BÝRÝNCÝ KISIM B.

Eylül l Arkadaþlar aslýn bir e kitap yapmak okadar da zor deðil mesela birazdan size yollayacaðým ravenloft adlý roman yaklasýk olarak 400 sayfa bunu tarayýp word formatýna döndürmek 2 saat gibi bir zaman alýyor bu zamaný da yanýn oyacaðýnýz bir 37 ekran tv yada cd roma takacaðýnýz bir audio cd dinler ken okadar hýzlý ge i göz açýp kapayýncaya kadar kitabý taramýþ ve word e aktarmýþ oluyorsunuz tabi bu arada scaner ýnýzýn çook büyük bir önemi war benim elime hiç umulmadýk bir anda ge 310p markalý scanner ýn tarama hýzý 20 saniye 300 dpi gri tonda þuana kadar gördüðüm en hýz diðer modelleri pek bilmiyorum ama araþtýrmaþlarým 40 saniye ile 2 dakika arasýnda deðiþen er wern scanner larýn türkiyede çook olduðu... tabi çok hýzlý scannerlarýn olduðunu nette o esala epson nun enson modeli 9 saniye gibi inanýlmaz bir hýzda taraama yapýyormuþ ama de diðim gibi bunu kullanmadan yorum yapmak çook zor ..

DÖRDÜNCÜ sýnýftaydým. Yaþým on iki kadar olmalý. Fransýzca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün ifesi vermiþti. "Hayattaki ilk hatýralarýnýzý yazmaya çalýþýn. Bakalým neler bulacaksýnýz? bir hayat temini olur," demiþti. Hiç unutmam; yaramazlýðýmdan, gevezeliðimden býkan öðretmenler, o sýnýfta beni arkadaþlarým köþede tek kiþilik bir küçük sýraya oturtmuþlardý. Müdirenin söylediðine göre, ders esnasýnda komþularýmý lakýrdýya tutmamayý, uslu uslu muall yi öðreninceye kadar orada bir sürgün hayatý geçirmeye mahkûmdum. Bir yanýmda kocaman bir tahta direk vardýr. Ne yapýlsa sýnýftan çýkarýlmasýna imkân olmayan a çakýmýn ucuyla ötesine beý isine açtýðým yaracýklara stoik bir vakarla tahammül eden sess aþlý ve upuzun bir komþu. Öte yanýmda manastýr terbiyesinin istediði serin ve maðrur loþluðu temin için yapýlmýþa ben njurlarý hiç açýlmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keþif yapmýþtým. Göðsümü s mi biraz yukarý kaldýrdýðým vakit panjurlarýn arasýndan gökyüzünün bir parçasýyla bir büyük rasýndan tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklýðý görünürdü Doðrusunu söylemek lâzým gelirse, manzara hiç de zengin deðildi. Pencere her zaman kapalý d r, balkon parmaklýðýna hemen daima bir ufak çocuk þiltesi ile yorgan asýlýrdý. Fakat ben, bu kadarýndan da memnundum. Ders esnasýnda ellerim çenemin altýnda kilitli, sor hocalarýma çok ruhani görünmesi gereken r vaziyette gözlerimi 8 Reþat Nuri Güntekin

göðe -panjur aralýklarýndan görünen hakiki gökyüzüne- uydurduðum zaman, onlar bunu bir usla sanarak sevinirlerdi. Ben de onlarý atlatarak bizden gizlemeye çalýþtýklarý hayatý seyrediy uþum gibi bir þey, bir atlatma ve intikam zevki duyardým. Sor Aleksi, izahatýný bitirdikten sonra bizi çalýþmaya býrakmýþtý. Ön sýralarý süsleyen aðýrbaþlý sýnýf birincileri hemen iþe koyulmuþlardý. Yanlarýnda olmadý zlarý üzerinden okumuþ gibi biliyordum: "Ýlk hatýraný, sevgili anneciðimin küçük karyolamýn altýn sarýsý baþý, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir," tarzýnda þairane bir . Hakikatte annecikler altýn sarýsý ve gök mavisinden baþka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kýzlarýn kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet , bizim için bir usuldü. Bana gelince, ben bambaþka bir çocuktum. Çok küçük yaþta kaybettiðim annemden aklýmda pek f r þey kalmamýþtý. Fakat herhalde altýn saçlý ve mavi gözlü olmadýðý muhakkaktý. Böyle olunc bana onu asýl çehresinden baþka bir çehre ile düþündürmeye ve sevdirmeye muktedir deðildi. Beni bir düþüncedir almýþtý. Ne yazacaktým? Duvardaki boyalý Meryem tablosunun altýna asýlm at durmadan yürüdüðü halde ben, hâlâ yerimde sayýyordum. Basýmdaki kurdeleyi çözdüm, saçlar n üzerine indirmeye baþladým. Bir elimle de kalemimi aðzýma sokuyor, ýsýra ýsýra diþlerimin dürüyordum. Filozoflarýn, þairlerin, yazý yazarken burunlarýný kaþýmak, çenelerinin derilerini çekiþtir garip garip huylan

ÇALIKUÞU vardýr ya... Kalemi ýsýrmak ve saçlarýmý gözlerimin üstüne daðýtmak da benim düþüncelere da

Bereket versin benim düþünce saatlerim çok nadirdir. Çünkü o takdirde hayatým -masallardaki çarþamba karýsý ve ocak anasýnýn hayatý gibi- karmakarýþýk bir saç kümesi içinde geçecekti Aradan seneler geçti. Yabancý bir þehirde, yabancý bir otel odasýnda, sýrf bitip tükenmeyec gibi görünen bir gecenin yalnýzlýðýna karþý koymak için hatýralarýmý yazmaya baþladýðým bu ayný küçük çocuk tavrýyla saçlarýmý çekiþtiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uðraþýyor. Bunun sebebine gelince, öyle sanýyorum ki, ben etrafýndaki hayata pek fazla kendini ka pýp koyveren, hafif ve dikkatsiz bir çocuktum. Besbelli sýký zamanlarda kendi kendimle, kendi fikirlerimle yalnýz kalmak için gözlerimle dünya arasýnda, bu saçlardan bir perde koy aya çalýþýyordum. Kalem sapýný kebap þiþi gibi diþlerimin arasýnda çevirmeye gelince, onun hikmetini doðrusu m de pek anlamadým. Bütün bildiðim, dudaklarýmdan mor mürekkep lekelerinin eksik olmadýðý v enç kýz hali alýr gibi olduðum bir yaþta, beni bir gün mektepte ziyarete gelen birisinin ka adeta býyýk çekmiþ gibi çýkarak yerin dibine geçtiðimdir. O gün, bütün düþüncelerime raðmen, ancak þu kadarcýk bir þey yazabildiðimi hatýrlýyorum: "Ben, galiba balýklar gibi bir göl içinde doðdum. Annemi hatýrlamýyor deðilim... Babamý, da erimiz Hüseyin i... Beni bir gün sokakta koþturan bodur bir kara köpeði... Bir gün, dolu bi sepetten gizlice üzüm çalarken parmaðýmý sokan arýyý... Gözüm aðrýdýðý vakit içine damlatý yin'le beraber istanbul'a geliþimizi... Evet, bunlara ben10 Reþat Nuri Güntekin

zer daha birçok þey aklýmdan geçiyor... Fakat bunlarýn hiçbiri ilk hatýra deðil... Sevdiðim , büyük yapraklar arasýnda çýrýlçýplak çabalayýþým kadar eski deðil... Deniz kadar uçsuz bu e büyük büyük yapraklar, dört bir tarafýnda aðaçlar varsa; bu göl nasýl deniz kadar büyük o iniz... Vallahi yalan söylemiyorum ve ona sizin kadar ben de þaþýyorum.. Fakat bu böyle; n e yapalým? Vazifem sýnýfta okunduðu zaman, bütün arkadaþlarým bana dönerek kahkahayla gülmüþler ve zav si onlarý yatýþtýrýp teskin etmek için hayli sýkýntý çekmiþti. * Garibi þu ki, Sor Aleksi, siyah elbisesinin içinde filiz gibi boyu, bembeyaz koleret 'i ile alnýna kaldýrýlmýþ bir saraylý yaþmaðýna benzeyen baþlýðý arasýnda sivilceli kansýz la þimdi karþýmda belirse ve bana tekrar o suali sorsa, galiba ayný cevaptan baþkasýný bula acaðým; yine balýk gibi göl içinde doðduðumu söylemeye baþlayacaðým. Sonralarý öteden beriden öðrendiðime göre bu göl, Musul taraflarýnda, adýný bir türlü aklým yaný baþýndadýr ve benim uçsuz bucaksýz denizim bir aðaç kümesi arasýnda, kuru bir ýrmaktan avuç sudan baþka bir þey deðildir. Babam; o zaman Musul'daymýþ. Ben, iki buçuk yaþýnda kadarmýþým. Yaz o kadar þiddetli olmuþ barýnmak kabil olmamýþ; babam, annemle beni bu köye getirmeye mecbur kalmýþ. Kendisi her s bah atla Musul'a iner, akþamlarý güneþ battýktan sonra dönermiþ. Annem hastaymýþ. Beni bile gözü görmeyecek kadar hasta.

ÇALIKUÞU H Bir zaman pek sefil olmuþum... Aylarca hizmetçi odalarýnda sürünmüþüm. Sonra köylerden biri ma diye kimsesiz bir Arap kadýný bulmuþlar... Fatma, yeni ölmüþ çocuðundan boþ kalan memesi albini bana vermiþ... Ýlk senelerde bir çöl çocuðu gibi büyümüþüm... Fatma, beni bohça gibi sýrtýna baðlar, kýzgý ma aðaçlarýnýn tepesine çýkartýrmýþ. iþte o sýralarda yukarýda söylediðim köye gelmiþim. Fatma, beni her sabah yiyeceðimizle ber bu aðaçlýða getirir, çýrýlçýplak suya sokarmýþ... Akþama kadar alt alta, üst üste boðuþur, z... Sonra uykumuz geldiði vakit, kumlan kümeleyerek yastýk yapar, vücutlarýmýz suda, baþla a kucak kucaða, yanak yanaða uyurmuþuz... Ben, bu su âlemine o kadar alýþmýþým ki, tekrar Musul'a döndüðüm vakit denizden çýkmýþ balý uk ederek çýrpýnýr, fýrsat buldukça üzerimdeki elbiseleri atarak çýrýlçýplak sokaða koþarmý Fatma'nýn burnunda, yanaklarýnda, bileklerinde, dövmeden süsler vardý. Bunlara o kadar alýþ , dövmesi olmayan yüzler bana adeta çirkin görünüyordu. Benim ilk büyük matemim, Fatma'dan uþtu. Döne dolaþa Kerbe-la'ya gelmiþtik. Dört yaþýmdaydým. Aþaðý yukarý her þeyi hatýrlayac a iyi bir kýsmet çýkmýþtý. Dadýmýn gelin olduðu, köþeye oturduðu gün, bugünkü gibi gözümün meli olduðu için bana dünya güzeli gibi görünen kadýnlarla dolu bir evde beni kucaktan kuca zdiriyorlar, sonra Fatma'nýn yanýna oturtuyorlardý.

Sonra, ortaya konan siniler üzerinde avuçla kapýþ kapýþ yemek yediðimizi hatýrlýyorum. Niha yorgunluðundan ve zilli teflerle testi biçiminde dümbeleklerin verdiði sersemlikten, yin e erkenden dadýmýn dizinde uyuyakaldým. Oðlu Hüseyin'i Kerbela'da þehit ettikleri zaman Fatma anamýz sað mýydý, bilmiyorum. Fakat k aðýz, o kara güne 12 Reþat Nuri Güntekin

yetiþtiyse kopardýðý vaveyla, benim düðün gecesi sabahý evde kendimi yabancý bir kadýnýn ko uðum zaman kopardýðým vaveylanýn yanýnda hiç kalýrdý. Hasýlý, Kerbela Kerbela olalý zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiþtir. Baðýrmaktan günlerce büyük adam gibi, açlýk grevi yaptým. Dadýmýn acýsýný aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, t esnasýnda attan düþerek sakat kalmýþ bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almýþtý in, deliþmen bir adamdý. Beni çabucak sevmiþti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasýzlýk a onun sevgisine mukabele edivermiþtim. Gerçi Fatma ile olduðu gibi beraber yatmýyorduk, fakat sabahleyin horozlarla beraber gözlerimi açtýðým dakikada soluðu onun odasýnda alýr, iner gibi göðsüne oturarak parmaðýmla gözkapaklarýný açardým. Fatma'nýn bahçesine, kýrlarýna bedel; Hüseyin, beni kýþlaya asker içine alýþtýrmýþtý. Bu uz oyun icat etmekteki maharetini ben, baþka kimsede görmedim. Asýl güzeli, bunlarýn çoðunun alý, heyecanlý þeyler olmasýydý. Mesela beni lastik top gibi havaya fýrlatýp tutar, yahut k aðýnýn üstüne oturtup ayaklarýmdan tutarak sýçratýr, fýrýl fýrýl çevirirdi. Saçlarým karýþm ktan duyduðum zevki ondan sonra hiçbir þeyde bulamadým. Bazen kaza da olmaz deðildi. Fakat Hüseyin'le aramýzda sýký bir mukavele vardý. Oyunda caný anarsa aðlamayacak, onu kimseye þikâyet etmeyecektim. Bu, benim doðruluðumdan ziyade; onun bir daha benimle oynamamasýndan korktuðum için büyük bir adam gibi sýr saklamaya alýþmýþ o . Çocukluðumda bana hoyrat derlerdi. Galiba haklarý da vardý. Kiminle oynarsam canýný yakar baðýrtýrdým. Bu huy, herhalde Hüseyin'le oynadýðým oyunlardan kalma bir þey olacak.

ÇALIKUÞU 13 Nasýl ki, kendi caným yandýðý zaman da pek ah ü zara kapýlmadan felaketi güleryüzle karþýla adigârýdýr. Hüseyin, bazen de kýþlada Anadolulu neferlere saz çaldýrýr, beni yine testi gibi tepesinin e yerleþtirip garip oyunlar oynardý. Bir zamanlar da onunla at hýrsýzlýðýna alýþmýþtýk. Babam evde olmadýðý zaman Hüseyin, ahýrd oturtarak saatlerce kýrlarda dolaþtýrýrdý. Fakat eðlencemiz uzun sürmedi. Pek günahýna gir ama, galiba aþçý kadýn tarafýndan babama gammazlandýk ve zavallý Hüseyin, ondan iki tokat ten sonra bir daha ata yanaþmaya cesaret edemedi. Halis muhabbet; kavgasýz, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin'le günde en aþaðý beþ nö rdik. Bir tuhaf surat asma tarzým vardý. Odanýn bir köþesinde yere çomelir, yüzümü duvara çevirir n üç, beþ dakika beni bu halde býraktýktan sonra halime acýyarak birdenbire belimden kavrar baðýrla baðýrta havaya kaldýrýrdý. Bir nöbet de kucaðýnda titizlik ettikten sonra nihayet neferi çenesinden öpmeye razý olurdu ve barýþýrdýk. Hüseyin'le arkadaþlýðýmýz iki sene sürdü. Fakat o zamanýn seneleri þimdikilere benzemezdi. zun, o kadar uzundu ki... Çocukluk hatýralarýmý anlatýrken hep Fatma'dan, Hüseyin'den bahsediþim biraz ayýp düþmüyor Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaþýsýydý. Annemle evlendiði sene Diyarbakýr'a ermiþler, gidiþ o gidiþ. Artýk bir daha Ýstanbul'a dönmemiþ. Diyarbakýr'dan Musul'a, Musul' anýkýn'a, oradan Baðdat'a, Kerbela'ya geçmiþ... Bir yerde üst üste iki sene kalmamýþ. Reþat Nuri Güntekin 14 ,;*s

sandýðýndan yeni elbiseler çýkararak süslendi. cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaþtýðýmý biliyorum. mabeyincilerin konaklarýna giderek aðlayýp sýzlýyormuþ. Sonra. babamý çok sevi-yormuþ.Þartýmýzda bu var mýydý? istanbul'a beraber dönmeyecek miydik? diye adeta çýkýþýrmýþ... Lüks bir vapurda kýlýksýz bir Arap neferinin ku caðýnda bir minimini kýz çocuðu. Fakat annemi aya ce sevinçle konuþtuðunu. annemi biraz canlandýrýr gibi olmuþtu... Fakat ben. güneþ ve rutubetten kararmýþ rengiyle. Fakat bu seyahati Hüseyin'den baþka kiminle yapsam muhakkak bu kadar mesut zdým.. nedense hiçbir iþtim. deniz kenarlarýnda. Kendisini zorla ayýrýrlar diye korkuyormuþ. Çok zayýfmýþ. biraz arkada. Tablo. * Beni istanbul'a neferimiz Hüseyin getirdi. . Herhalde Türkçe konuþuyor olmalýydýlar ki ne söyledikle . istanbul'a dönmek babamýn içine sinmemiþ. zanarak baþýmý suya sarkýtýyordum.. dudaklarýnda bir kan lekesiyle ölü bulmuþlar! Altý yaþýnda bir çocuðun epeyce þeylere aklý ermesi lâzým gelir. bana sakat bi gibi görünmüþtü.. Misafir olduðumuz evde b eni yataðýna oturtarak ÇALIKUÞU 15 saçlarýmý tarýyor. çok göreceði gelmiþ olmasý lâzým gelmez mi? Büyükannem serasker kapýsýna. Etrafta bir çýðlýk koptu... Beyrut'ta denize kavuþmak. 16 Reþat Nuri Güntekin ilk geldiðim günlerde bu kýrýk heykel. çöllerin ateþine dayanacak bir vücutta deðilmiþ. Bulunduðumuz ev kalabalýktý. fakat rmalar bir türlü netice vermiyormuþ. Mahfeler içinde çölü geçiþimiz bugünkü gibi hatýrýmdadýr. dermiþ. Seni kim bilir ne kadar göreceði gelmiþtir.Benim hiçbir þeyim yok. Ýki gün evvel biraz hava deðiþti de ondan ol um.. Annemi ertesi gün açýk bir sandýðýn kenarýnd aþýr bohçasýnýn üstüne düþmüþ. günden güne büyüyen bir kýz çocuðunu kýþlada linde terbiye etme imkânsýzlýðýný da düþünmüþ olacak. iki ay için annene göndereyim. hiç olmazsa onu istanbul'a götürmek için bir ay iz temiþ ve cevap beklemeden yola çýkmýþ. sýhhatçe hiç bana benzememiþ. Fakat zavallýnýn bütün evlilik hayatý. yüzükoyun. daðlarýn sert havasýna. Akþamüstü k..Seni hiç olmazsa bir mevsim için. Annemi yabancý bir toprakta býraktýktan sonra. Biraz yorgunluk. Hele babamla evlendiði seneden kalma bir fotoðrafý vardýr ki be nim modelim gibidir. H . düðmelerimin kopuk olmasýna aldýrmadan baþýný göðsüme k Bir gün büsbütün ayaða da kalktý. Birçok günler büyük bir bahçede çocuklarla boðuþtuðumu.. bir yandan öpüp bir yandan azarlayarak üstümü deðiþtirdiler. vapurda birçok kimseye kimbilir ne sefil ve cý görünmüþtür.... civarýndaki koruda veyahut Boðaz'ýn s rýnda geçmiþ bir uzun rüyayý anlatýrmýþ. bizim bir arada geçirdiðimiz son gün oldu. Fakat zavallý kadýn.Annemi bana benzetirler.. Bu çýðlýk ve telaþtan gözüm yýldýðý için artýk havuza girmeye cesaret edemiyor. Bu. bu hastalýðý saklamaya ça sýn.. yeni yürüyen bir çocuk gibi onu bileklerinden tutarak aðladýðýný h .. Sonra a bir hastalýðý da varmýþ. O biçare de ihtiyar. sert bir asker hatýrasý býrakmýþtýr. omuzlarýndan hiç eksik etmediði siyah atkýsýyla. iba biraz da büyükannem ve teyzelerimle karþýlaþmaktan çekinmiþ. bir bahçe iskemlesine otur uþ. Nihayet annemin hastalýðý artýnca babam. istanbul'u göreceði geldiðini babamdan saklarmýþ. Birkaç uyku dakikasýna bu kadar uzun rüyalarý sýðd rleri herhalde çok. bu havuzun kenarýnda kollarý omuz baþlarýnda ak bir çocuk heykeli vardý. bende biraz vahþi tabiatlý.. Yalýmýzýn arkasýndaki korulukta bir taþ havuz. Fakat buna mukabil beni ara göndermeyi bir vazife bilmiþ. Bir gün yine bu vaziyette balýklarý seyretmekle meþguldüm. bugünkü gibi gözümün önün . er sokaklarda. Havuzun yeþilimsi sularýnýn kýzýl yapraklarla örtülü olmasýna göre mevsim yapraklarý seyrederken altlarýnda birkaç kýrmýzý balýðýn dolaþtýðýný gördüm ve büyükannemi ntari ve yeni potinlerimle havuzun içinde yürüyüverdim. geçer. Yavaþ yavaþ bir þey konuþuyorlardý. gibi þeyler söylermiþ. Babam. Neye uðradýðýmý anlamaya meydan kalmadan teyzelerim beni kucaklar k yukarý götürdüler. Fakat mümkün mü? Daha uykuya dal dakika olmadan uyandýrýr ve Kalender'deki yalýmýzda.. Fakat annem: . Bitip olculuklara. Hüseyin'se namaz kýlar gibi yanýnda diz çökmüþtü. ellerimin kirli. Bu manzara. Sonra tabii.

onu uyandýrmaktan korkuyord Uyanýrsa beni eskisi gibi koynuna yatýrmaya razý olmayacaðýndan. Bereket versin çekirdekleri kalýyordu. Ellerinde lambalar.. bana bakarken kocaman mendiliyle gözlerini siliyor-du. þamdanlarla bahçelere. içimde dayanýlmaz bir acý vardý. bütün yalvarmalarýma raðm alarak büyükanneme teslim edeceðinden emindim Zaten bütün istediðim. Hüseyin'in bir kerevet üzerine serilmiþ yataðýn Onun uykusu çok aðýrdý. onun uyuduðuna kanaat getirdikten sonra yavaþça karyolamdan indim. ihtimal. Yalnýz. muhteþem bir yamyam kolyesi þeklinde bo tým.. Bende daima bunun aksi olmuþtur." diye yere tükü-rüyordum. Baþýmda yanan kýrmýzý gece kandili sönmüþtü. Bununla beraber. omuzlarý çökmüþ.. Ayrýlýk gününün faciasýný hâlâ hatýrlar ve gülerim. pis. teyzelerimin eteklerini öpüyordum. Aylarca her sabah küçük bir kova ile onla luyor. Hüseyin. Ben ömrümde o günkü kadar dalkavukluk e eyin. ara sýra bana bakmalarýndan þüphelendim. Yaramazlýktan kuduruyor. Onlarla haftalarca eðlendim. Bir za ayanarak büyükanneme baktýktan.. Fakat seslerinden. Ööö. kayýkhaneden havuzun iki karýþ suyuna kadar her yeri arayýp Çalýkuþu . Baþka çocuklar gibi karanlýk ve yalnýzlýkta dým. Fakat pencer ay ýþýðý içindeki oda bembeyazdý. bu ayrýlýðýn vakti gelince güneþi urun yaðmasý gibi hiçbir tedbirle önüne geçilemeyecek bir felaket olduðunu gayet iyi anlýyo O gece. Büyükannem.F. bahçenin ta öbür ucundaki bahçývan kulübesinde yatardý. çirkin Hüseyin'in bana Beyrut'a çýkar çýkmaz gönderdiði bir k ma. Hüseyin. Baðdat'ta. Bununla beraber zavallý. koskoca býyýklarýyla utanmadan aðlýyordu. . edepsiz. Bunlarýn bitmesinden bir felaket gibi korktuðum halde bir oturuþta ni silip süpürdüm. ben. ayaklarýmýn ucuna basarak odadan çýktým. sabaha karþý uyanýp da beni yataðýmda göremeyince çýldýracak gibi olmuþ.. Fakat bu gece ben. ona sahiden de dargýndým. Fakat bahçe kapýsýnýn yanýndaki pencere açýk býrakýldýðý için dýþ iþ oldu. * Romanlar mahzun insaný. Çocuklarýn bazen yaþlarýnýn çok üstünde garip seziþleri vardýr.. Dünyayý hiçe sayýyormuþum gibi kahkahalar türlü gevezelik ve delilikler yaparým. hiddetimi ÇALIKUÞU 19 yatýþtýrýr gibi olmuþu. kapýnýn yanma çömelmiþ. Beyaz gecelik gömleðimin u eri bacaklarýma dolaþa dolaþa oraya koþtum. ben diye getirdikleri akraba çocuklarýna saldýrarak canlarýný yakýyordum. Tavþan gibi kulaklarý kmiþtim. Diþimle kýrarak havuza attýðým simit kýrýntýlarýna üþüþen kýrmýzý balýklarý izliyo dibine vurmuþ akislerine bakýyordum. Hüseyin çirkin. büyükannemin karyolasýna bitiþik küçük karyo- ÇALIKUÞU 17 lamda birdenbire gözlerimi açtým. Sur dilencilerinden öðrendiðim dualarla büyükannemin. Merdiven tahtalarý gýcýrdadýkça büyük bir insan ihtiyatýyla yerimde durarak aðýr aðýr Kapýlarý sürgülemiþlerdi. Ötekileri bahçenin ötesine. Hüseyin'den ayrýldýktan sonra da böyle yaptýðýmý hatýrlýyorum.. son bir gecemi daha onun koynunda geçirmekten ibaretti. Yabancýlar tarafýndan ayýplanacak bir vefasýzlýkla Hüseyin'i çabucak yakadan silkip atmýþtý lmiyorum ama. Ne zaman derin bir üzüntüye kapýlsam gözlerim parlar. uzun býyýklarýný dizgi çekmek ve bir süre baðýrtmak lâzým gelirdi. Hüseyin'i hatýrlayarak odasýna koþmuþ ve beni neferin boynuna sýmsý k uyumuþ görmüþ. Bitiþik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkýtmýþlar. O geceki münasebetsizliðim yakýn zamanlara kadar aile içinde söylenmiþtir. Zaten Arabistan'dayken de sabahlarý onu uyandýrmak çok zor bir iþti rini açmaya razý olmasý için ata biner gibi göðsüne oturup zýplamak. Birk bütün yalý ayaða kalkmýþ. Niçin? Bu incelikleri akýl edecek yaþta deðildim.. ye kelimelerle "Hüseyin pis. öyle sanýyorum ki yakýn kimsesi ve baþkalarýna açýlmaya kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir þeydir. Yanýmda adý anýldýkça yüzümü ekþitiyor. deniz kenarlarýna dö van arasýndan sokaða.mýyordum.. berisine diktim. hareketsiz ve sessiz bir insan diy aha açýkçasý bir miskin þeklinde tasvir ederler. Bir mýný katýrboncuklarýyla karýþtýrarak ipliðe dizdim. gözleri sönmüþ.. Uykumu almýþtým.2 18 Reþat Nuri Güntekin taramýþlar. Neden sonra büyükannem. içim içime sýðmaz olur. bahçede bir hurma ormaný meydana gelmesini bekliyordum. tavý e hareketlerim neþelenir.

Bizi kapýnýn yanýnda perdeleri ve pa . Bilmem baþkalarýnda da öyle midir? Bizim ailede öksüzlere e günah sayýlýrdý. Kadýncaðýz. Binde bir içimde bir sevgi dalgasý kab u da ayrý bir felaketti.Zavallý büyükannem þaþkýna dönmüþtü. Benimle baþa çýk-mak hakikaten imkânsýzdý. yüzünü týrmalar. Yalýya ara sýra bir doktor gelip giderdi.. hatta ne yalvarma beni aþaðýya indiremiyordu. sonra büyük bir taþ binanýn kapýsý önünde durduk. insan gibi sevmeyi. kuþ gibi aðaç dalýnda tünedim. Bir gün kuþlara bez ve tahta parçalarýyla yuva yapmak için aðaçlarýn tepesine çýkar. Þaþýrdým. Pek çekilmez hale geldiðim zaman verdikleri ceza. * Onu kaybettiðim zaman dokuz yaþlarýndaydým. Sabah karan ktan baygýn düþünceye kadar gürültü ve yaramazlýk ederdim. insanýn üstüne bir canavar yavrusu gibi atýlýr. onu geldiði yere gönderirdi. yoksa iyebilseydi. yoluna devam ederse benim vücudumu çekemeyecek kadar ince dallara çýkmakta tereddüt etmeyeceðimi ve bir kaza çýkacaðýný anladý. Birdenbire bir çýðlýk. bu dakikalarda annem karþýsýna çýkýp "Bu canavarý mý. O kadar parlak bir ci . yahut aðaçlarýn altýnda kitap okurdu. Büyükannemin ölümü onu müþkül bir mevkide býrakýyordu. Nihayet bahçývaný. çekingenliðime raðmen bir gün Kâm-ran'la da kavga ettim. bir sabah beni elimden tutarak vapura bi stanbul'a geçirdi. büyükannem hiç þüphesiz beni alýr. Taþ mý pek aðýrdý. sevdiðimi güzel güzel okþamayý öðrenmemiþtim. beyaz. tartak a çevirirdim. Bir gün kapýda bu doktoru bekleyen boþ arabaya a tlayarak hayvanlarý kamçýlamýþ. benim on sene kapalý kalacaðým sor mektebiydi. Akrabalarýmla bir türlü geçinemezdim. Çocuklarýn arasýna karýþmaktan hoþlanmaz. ne tehdit. Ne düþündüyse düþündü. minder örtüleri gibi muzýr bir iþle meþgul bulunduðuma delalet ederdi. Maamafih ona çocuk demek de pek doðru olmazdý. ihtimal. Bahçedeki aðaca saklanmak içi zar. Evet. benim ya bir yerimi keserek sessiz sedasýz kanýmý dindirmeye çalýþtýðýma. Yaþça kendimden 20 Reþat Nuri Güntekin çok büyük olan akraba çocuklarýný bile yýldýrmýþtým. Biçare büyükannemde hiç uyku býrakmamýþtým. Köprüde tekrar bir arabaya binerek bitip tükenmez yokuþlardan çýktýk. aynada gibi kendimi göreceðimi sanýrdým. Nedense. elleri ceplerinde k deniz kenarýnda dolaþýr. Bir kere yaþça bü nra çok uslu ve aðýrbaþlýydý.. kolumdan tutarak bir oda a kilitlemekti. beni teyzelerimin yanýnda býrakmaya yanaþamýyor. dokuz yaþýnda bir kýz ç sürükleyemezdi. yorum. Babam da tesadüfen istanbul'da bulunuyordu. cesaretim olsa da kulaklarýna yapýþsam. ýstýraba susamýþ bir ruhla yatakta uyanýþ ve hatýr luðu da unutmamak lâzým. benim taki ime memur ettiler. Bu sakallý amc me "Evliya parmaklýðý" derdi. Bütün çocuklarýn "Sakallý Amca" diye çaðýrdýklarý tuhaf bir akrabamýz vardý. "Ne vardý ölüp de bu yaþýnda bu canavarý benim baþýma musallat edecek?" diye anneme Fakat þurasý da muhakkaktý ki. bir ba bacasýndan taþ atýp aþçýyý korkutmak için dam tepelerine týrmanýrdým. Fakat dinlenmiþ bir vücut. bir vaveyladýr koptu. hastalýklý bir ihtiyar kadýnýn bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden uykudan uy nmasý zordur. Burasý. bir sýðý etine düþmemden korkuyordu. Sesim kesildiði vakit yalýyý ade bu. verdiðim zahmetlere raðmen eminim ki büyükannem benimle çok avundu ve mesut oldu. Hasýlý. Kâmran'ýn kývýrcýk san saçlarý. ya bir yerden an baðýrmamak için kývrandýðýma. Öyle ki adamcaðýz. Zavallýyý bu sefer de Trablus'tan Arnavutluk'a kaldýrmýþlardý. bir baþka gün de kocaman bir çamaþýr teknesini sürüye sürüy kendimi akýntýya salývermiþtim. ça eçtik. beni iyiden iyiye sevgisiyle sarmýþ bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden benim gürültümle uyandýkça yataðýnda doðruluyor llarýmdan tutup sar- ÇALIKUÞU 21 sarak. deniz kenarýnda s pete koyarak taþýdýðým bir kaya parçasýný onun ayaðý üzerinde býraktým. Çünkü parmaklarým bir gün bile yarasýz. yakýndan yanaklarýna baksam. yahut da sandalye ayaklarýný testerelemek. nazik. be-resiz olmaz ve dai onmuþ gibi bez parçalarýyla sarýlý bulunurdu. Bununla beraber. Akraba çocuklarý arasýnda yalnýz birine karþý anlaþýlmaz bir çekingenlik ve cesaretsizliðim ime Teyze'nin oðlu Kâmran. kulaklarýný ýsýrýr. istanbul'da ancak bir hafta alabilmiþti. tekrar aþaðý in Hasýlý o gece ortalýk kararýncaya kadar. Bekâr zabit. parlak bir cildi vardý.

telaþla beni kolumdan yakaladý. Bahçede kuru bir aðaç vardý. Camýn arkasýnda Sor baktýðýný görmeyeyim mi? Þaþkýnlýktan ne yapsam beðenirsiniz? Boynumu bükerek. Mektepte ben..Köpeklere yiyecek vermek fena mý Ma Sor? dedim . Ara sýra mektebimize. Fýrsat buldukça oraya týrmandýðýmý ve tehditlere kulak asmadan una kadar daldan dala atladýðýmý gören muallim bir gün. bir yaramazlýkla baþladýðýný hatýrlýyorum. yahut da benim hoþ bir tarafým v rdý. Mutlaka bir köþeye sinerek arkadaþlarýmýn inmesini bekler. sonradan bu isim. Yoksa baþka türlü benim kahrýmý çekmek mümkün deðildi.Viranedeki köpeklere. Dün akþam ta köþe baþýnda Reþat Nuri Güntekin 24 . Sýnýftan çalýp getirdiðim kaðýt sep larýný doldurmakla meþguldüm. Babam kýlýcýný çýkartarak yerinden fýrladý. Bir aralýk. Babam. o baþýný öte yana çevirince ellerimi apazýn taklidini yapýyor ve çocuklarý güldürüyordum. çalýkuþu!" d iþte o günden sonra adým unutulmuþ ve herkes beni "Çalýkuþu" diye çaðýrmaya baþlamýþtý." dedi. Sýnýfta mütemadiyen gevezelik eder. Bir gün el iþi makasýyla saçýmdan kestiðim bir parçayý zamkla çeneme yapýþtýrdým.Hangi köpeklere? Ne yemeði? . oradan oraya dolaþýrdým. baþýndaki beyaz baþlýðýn uçlarý garip bir kuþun kanatlan gibi saçlarýma sürünerek yanaklarýmý okþadý. öteyi beriyi karýþtýrmaya baþlamýþtým. "Ne yapayým? Bir Çalýkuþu'ndan ne beklenir?" derdim. 22 Reþat Nuri Güntekin Mektebe ilk ayak atýþýmýn yine bir kaza. bu kahkahalarýn sebebini lü anlamayarak öfkesinden çýðlýk çýðlýða baðýrýyordu. Sert bir sesle beni yanýna çaðýrdý: "Buraya gel Feride..rlarý kapalý loþ bir odaya aldýlar. çenesinde keçi sakalýna benzeyen bir küçük sakal taþýyan. Evdeki haþaralýðým orada devam ediy rdu. Gözlerimi yüzüne kaldýrarak: . sonr biner gibi týrabzanýn üzerine atlayarak kendimi yukarýdan aþaðýya kapýp koyverirdim. Ma Sor.. hem iþime yarardý. Mektebin en büyüðü bu Sor Süperiyör'dü.. Herkes gibi merdivenlerden ini çýkmak benim için deðildi. Çalýkuþu benim hem hoþuma gider. Sor Süperiyör'le konuþurken ben. Sor Süperiyör. Bir münasebetsizliðimden þikâyet edildi rsuzca ÇALIKUÞU 23 omuzlarýmý silker. dolaþmaya. biraz sonra içeri giren siyahlý bir kadý u eðildi. En ihtiyar hocalara kadar herkes onu Allah gibi say Böyle olduðu halde kendisinden hocaya karþý suç ortaklýðý rica etmem kadýncaðýzý neþelendi ciddiyetini muhafaza edememekten korkuyormuþ gibi gülerek ve parmaðýyla beni tehdit ede rek koridorun karanlýðýnda kayboldu. Bu sörler ya hakikaten melek gibi sabýrlý insanlardý. Muallimimiz. Ellerini sallayarak babamý yatýþtýrmaya çalýþýyordu. aile arasýnda aldý yürüdü ve Feride adý bayram elbiseleri g pek sayýlý günlerde kullanýlan resmi bir ad olup kaldý. bir gün de beni yemekhanede yakalamýþtý. "Bu çocuk insan deðil. Kýrýlan vazonun eriyör ise bilakis gülüyordu. beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. gözlüklü bi giderdi. Ü i resimlere parmaðýmla dokunmak istediðim bir vazo yere düþerek kýrýldý. Yahut aklarýmý birbirine yapýþtýrarak zýplaya zýplaya basamaklarý atlardým. afýma baktýðý zaman çenemi avuçlarýmýn içine saklýyor. Ah. bu vazoya benzemez daha neler kýracaktým. Bilmem nasýl. parmaðýmý dudaðýma götürerek "sus" iþ da parmaklarýmla ona bir öpücük gönderdim. "Nedir bu yaptýðýn?" Yaptýðýmda ne fenalýk olduðunu anlamýyordum. Her þey Önceden konuþulup hazýrlanmýþ olacaktý ki. baþýmý sýnýfýn koridora açýlan penceresine çevirecek oldum.

. Hocalarýmýn zayýf damarlarýný yakalamýþ rinin en ziyade neden üzüleceðini gayet iyi keþfeder ve ona göre iþkenceler hazýrlardým.Merak etmeyiniz Ma Sor.. . apýcý beni býrakýr mý hiç? Birinci defasýnda: "Ma Sor Terez seni çaðýrýyor!" diye aldattým ica ederim siz de beni haber vermeyin. heykelin et rafýnda uçuþan sinekleri göstererek: "Ma Sor. Fakat itaatsizlik etmek hiç öyle deðil. sonra bu kâðýt parçasýný yemekhanede yakaladýðým i ineðinin sýrtýna zamkla yapýþtýrdým ve akþam mütalaasýnda bir bahane ile hocamýn yanýna yak e býraktým. Ertesi gün birinci ders vakasýz geçti. Çatkýn bir çehreyle üzerime yür aðýrýyordu. Yanýnda i yakalayarak bir vuruþta sineði kürsünün üstüne yapýþtýrdý. Ben kýrýntýlarý kapýcý ile köpeklere gönderirim. Fakat zamanla. yahut da bir baþka ceza görürdüm. Viraneye g eden vermem!" diyordum.. Býrak ana. O gece yataðýmda ben de bir yarým saatçik saðdan sola. O. soldan saða döndüm ve kývrandým. gözlerini gözlerime dikmiþ beni dinliyordu. Zannederim ki baþka bir mektepte bunu yapsam ya hapsedilir .Çamaþýrhanenin arkasýndaki duvardan atladým. ikincinin sonlarýna doðru kapý aralandý.. Bir baþka hocamýzýn son derece temiz ve titiz olduðuna dikkât etmiþtim. onu þiddetle sallayarak zavallýnýn bembeyaz akasýna mürekkep sýçratýrdým. 26 Reþat Nuri Güntekin Sonra kabahatimin kolay geçiþtirilecek kabahatlerden olmadýðýný anlýyordum. Þöyle böyle on iki yaþýnda vardým. Kitaplardan birinde boyalý bir akre p resmi bularak makasla etrafýný kestim. kuyruðunu titreterek kürsünün üzerinde yürüdüðünü görünce bir feryat kopardý.. Sörlerin buna benzer hareketleri o zaman yelin kayaya tesiri gibi bir þeydi.Peki. Ne oluyorsunuz?. Bereket versin bir simitçi geçiyordu. Ben Sör'ü lakýrdýya tutarken sinek yürümeye baþlamýþtý..Nasýl cesaret ettin? dedi. Çünkü köpeklerin aç kalmalarý tehlikesi var. Yine bir tanesi vardýr ki. O. Duvar çok alçak. Ayný saffetle: . içimde ar ve haya duygularý hayli inkiþaf etmiþti. gizli gizli içeriye iþlemiþ bu silinm lerin bende þifasýz bir zaaf ve rikkat tortusu býrakmýþ olmasýndan korkarým. havagazý lambasýnýn ýþ rýný. dedim. Yanýndan geçerken k min iyi yazmamasýndan þikâyet eder gibi yapar. Zavallý kýz. Hayatta kimse... büyük bir felaket haberi almýþ g erini baþýna götürerek: . Biraz sonra Sor Süperiyör'ün odasýnda idim.. sen mektepten nasýl çýktýn? diye sordu. Sepeti sýmsýký eteklerimin arasýnda tuttum.. Ertesi gün muha istintaka çaðrýlacak ve kim bilir ne olacaktým? Uykum arasýnda Sor Süperiyör'ü birkaç kere karþýmda gördüm. Dehþet! Ben. izamsýzlýðýma mani olacaða benzemezdi. sonra arkasýný duvara dayayýp k küçük bir baygýnlýk geçirdi. omuzlarýmý kýsarak. galiba bu kadýn kadar beni sevmedi.. duvardaki Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaþlarla dua ederken. ben hakikaten garip. Hem nasýl istiyorsunuz ki kapýdan çýkayým?. dilimi çýkararak kös kös dýþarý çýkarken çocuklar gülüyorlar.. Mesela Sor Matild isminde ihtiyar ve son derece mutaassýp bir musiki hocamýz vardý. Sor Süperiyör. benimle yüz yüze gelmek için yere çömeldi: . dedi.. Fakat hayret! Müdirenin çehresi rüyada gördüðüm .. aziz annemizi melekler ziyarete gelmiþ!" gib i bir sözle en can alacak yerinden vururdum. hoca afif kürsüye vurarak onlarý sükût ve ciddiyete davet ediyordu. Hiç çekinmeden: . Sörler ne garip insanlardý.Küçük hayvanlarý korumak güzel þey. "Sabredin. böceklerden pek korkardý. Sor. Zalimler bir türlü lakýrdý anlamýyorlar... ÇALIKUÞU 25 Evet... anlaþýlmaz bir çocuktum...4* i$* karþýladýlar... içeri giren hocaya bir þey söyledikten sonra beni eliyle dýþarý çaðýrdý. beni yere yatýrýyorlar-d Benim de inadým tuttu. beni kurtardý.. haþarýlýðýma. Hocam tanýyordum.. mesela. ayaklarýma dolaþmaya baþladýlar. Az kalsýn beni parçala aklardý..

. Yaþ.. 28 Reþat Nuri Güntekin Necmiye. sessiz ve biraz da hastalýklý bir çocuktu. Üzücü bir haber. Razý olmadým. Güneþ vurmuþ tepelerinde kýrlangýçlar uçuyor Birdenbire bana da onlar gibi bir canlýlýk geldi: . ona fera . Buradaki çocuklardan bana hayýr yoktu. dedim.. dudaklarý titriyordu... Sana bir haber vereceðim. Baban bir parça hastaymý r parça diyorum. maþallah on üç. Görüþ günü olmadýðý halde biraz sonra teyzelerim beni görmeye geldiler. annesinin dizi dibinde büyümüþ.Peki ama sende de ne zamana kadar bu pýsýrýklýk. kadar adeta ku-dururdum. zevkimden titreyerek hatýrlarým. Anlamýþtým. Usluluðu. üzülmeyiniz. Erkek akrabalar ve konu komþu tarafýndan ikide birde ballandýrýlan meziyetleri fena hald e kanýma dokunuyordu. Ne yapalým. teyzem saçýný baþýný yolar.Anladým Ma Sor. Kaç defa koþarken ayaðým kaymýþ gibi yaparak üstüne düþtüðümü.. etrafta muhacir çocuklarý vardý. elindeki bir kâðýt parçasýný buruþturuyor.. Gördükleri hakarete aldýrmayarak beni köþkten kaçýrmaya gelir arda serserilik eder. yürürken ince bir dal gibi sallanýyor zannedilen narin vücudu. . kitaplarýný yýrttýðýmý. Kâmran Aðabeyi'nin hemen hemen bir eþi idi. yaralý ellerimle eteklerimin yýrtýklarý lýþarak içeri girince. Ýmtihanlarýn çok yakýn olduðunu söyledim. on dört. nazikliði. yumuþacýk.. akþam mütalaasýnda þi tli bir ateþ bastý. terbiyesi ve daha bilmem neleri ikide birde baþýma k kýlanlardan biri de Kâmran'di. bir gün bir parça canlan.. O kadar ki. köþkün bahçývaný vasýtasýyla kapý dý r. Sor Süperiyör. çocuðum. * Yaz tatillerimi Besime Teyzem'in Kozyataðý'ndaki köþkünde geçirirdim. Fakat o yirmi yaþýna yaklaþan ve sivri uçlu incecik dudaklarý üstünde incecik býyýklarý çýk oskocaman Kâmran'a ne oluyordu? Kýz ayaðý gibi küçücük ayaklarýnda beyaz podüsüet iskarpinl aplarý. kabalýðý bu kadar nezaketle karþýlayan bir delikanlýya daha fazla sataþmaz.Fende. tembellerin yaptýklarý gibi kollarýmý sýranýn üstüne koyarak uyukladým emek yemedim. gözlerinde hain bir gülümsemeyle: "Ne zaman a kadar bu çocukluk Feride?" derdi. Ayaðýna taþ atarak onu kývrandýrdýðým günü hýncýmdan. saçlarýný çekeyim. Fakat Sor Süperiyör gibi benim de dilim tutulmuþtu rerek açýk pencereden karþýki aðaçlara baktým. r ÇALIKUÞU 27 Bu defa da Sor Süperiyör baþýmý göðsüne dayadý ve uzun müddet býrakmadý. Geceye doðru güneþten yüzümün derisi pul pul olmuþ. Bir aralýk.. yýlan gözlerine be gözlerini parmaklarýmla tehdit edeyim. Zaten kýz kýsmýnýn da böyle olmasý lâzým geldiðini içimden tasdik etmez deðildim. hepimiz öleceðiz. Besime Teyzem'in kýzý Necmiye. Faka yetiþmiþ bir insan sayarak bana tepeden bakar. okumuþluðu. Ýzin alarak eve göt er. Dudaklarýmdan g ihtiyari münasebetsiz bir þeyler kaçmasýndan korkuyormuþum gibi eHmi aðzýma kapar.. bahçenin çitleri üzerinden aþarak yemiþ çalardýk. Fakat Allah'ýn kulu. bir an akrepli sinek oyununu icat eden ve hocanýn bayýlmasýna sebep olan yaramazýn ben deðil. kýz. küçük. Beni elimden tutup göðsüne çekecek gibi bir hareket ya Sonra yine býraktý: . sözünün arkasýný getirmeye muvaff Beni sýnýftan getiren Sör'ün birdenbire mendilini yüzüne kapayarak dýþarý çýktýðýný gördüm. neyse ne. Bir þey söylemek istiyordum. annesinin dizi dib inden ayrýlmayan.. o olduðuna inanacak gibi oldum. sadakor gömleðinin a asýndan çýkan uzun beyaz boynu ile erkekten ziyade kýza benzeyen bu çocuða son derece içerl m.. ama galiba ziyadece.. Mamafih imtihanlarýn çok yakýn o gün her zamankinden fazla azgýnlýk etmekten men etmedi. suda um. aksi bir þey söyle de kedi gibi boy una atýlarak seni tozun. Bereket versin. topraðýn içine yuvarlayayým. Ertesi sabah uyandýðým zaman her zamanki Çalýkuþu idim.. iþin nihayetinde o. Bu yaþta bir kýz. gönüllü çocuklardý. Onlarý bahçeye toplayarak baþlarýna geçer.. zavallý arkadaþlarým istiskale uðramýþlar.. bir kucak parlak tüy yýðýný altýnda ara yen ve o haliyle alýk ve tembel Van kedilerine benzeyen Necmiye'yi bana misal göster irdi..nzemiyordu. sýcak b edisiydi. bu görücüye çýkan eski zaman kýzý naz ve Bu sözleri ne de olsa söyleyemem tabii. O kadar ki. Yüzü mahzundu.

Mamafih. ama anlaþýlan elimdeki hain sökük. sonra?. . bu taþkýnlýk ancak birinci üç mtihanýna doðru yatýþýrdý. . O. Zaten senin aðzýnda bakla ýslanmaz. Aþaðýda kahkahalar devam ediyordu... etekleri yere deðen beyaz ipek elbiseler. * Yaz tatili sonlarýnda mektebimiz. Kâmran. Çünkü yaþlarýmýz gittikçe büyüyor. Peygamber'in kav-liyle seni kendime alýrdým. Misafirlerden biri bir münasebetsizlik etti: .. Þu Kâmran'la evlenmek galiba iyi bir þey olacaktý. baþ baþa dövüþerek hýncýmý çýkar a çare kalmýyor gibiydi. yirmi iki yaþlarýnda bir erkek.. Allah'ýn emriyle. Sen hanýmlarla tuvalet konuþurken düþündüm ki. hatta birkaç erkekle al .. orgla çalýnan ilahiler. dedim. senin tuvaletlerinle uðraþýr. ÇALIKUÞU 29 Yaðmurlu bir gündü. Lakýrdýya çanak tutm saçma söylemekte bu kadar ilerlemiþ deðilimdir.. Odada bir kahkahadýr koptu.... belki de benimle eðlen ardý. Çünkü Allah esirgesin evde kavga imin hali ne olur? Vaktiyle nazik ayaklarýna yedikleri taþý unutmamýþlardýr sanýrým.. dedim. Fakat bu kýzgýnlýðým daha ziyade kendimeydi.Ee. .. Kim bilir. . söküklerini diker.Peki sonra?. ... karþýlarýna ilk çýkan bir. mavi gözlü isa'yý... Paskalya bayramýnda i onlarýný yaparlar.. on dördüne gelmiþ bir kýz için pek ayýp oldu ama.. onunl atý günden güne uzaklaþýyordu.. 30 Reþat Nuri Güntekin Öfkeyle yerimden kalktým. her tarafý dolduran bahar çiçekleri kokularý bir kat daha aðýrlaþan günlük ve ödaðacý dumanlarý içinde yapýlan bu niþan töreni pek güze ne yazýk ki. hem güçlü" kavlince yine taarruza geçtim: .Darýlma o halde. bütün dikkatimle yýrtýk bir bluzu Kendimi tutamadým. Alýklaþtým. Sonunda nasýl olsa söyleyeceksin .Mümkün ama Kâmran Bey için zararlý olur sanýrým.. Ben. Kendimi top gibi ryolanýn üstüne attým. sokak iþlerine bakarsýn.. Kadýnlar.Ne geldi? . Ama þimdiki yaþta deðil.. kapýlara çarparak odama çýktým.Haydi nazlanma.Ne gülüyorsun? diye sordu. olur biterdi. Baþýmý kaldýrdým ve bütün gözlerin bana baktýðýný gördüm.. on dört sularýnda. kahkahalarla gülmeye baþladým... Gülüþmeler arasýnda garip bir ciddiyetle odama çýkýyordum. kadýn tuvaletinden lardý. dedim.. . Alacaklarý olsun.Sonrasý ne olacak.. kusura bakmazsýnýz a Topuklarýmla merdiven tahtalarýna vurarak.Nasýl? dedim. balmumu renkli.. hemen niþanlýlarýna vefas rler.Nasýl olacak? Kâmran'a varýrsýn.. bir köþede dilimi çýkarmýþ. yaptýracaklarý kýþ elbiselerinin rengi hakkýnda ondan fikir alýyorlardý. . Mamafih kapýdan tekrar döndüm: .. bu töreni takiben tatil aylarýnda hain arkadaþlarým. bu þimdi de mümkün Feride. on dört yaþýna gelen Katolik arkadaþlarým. dedi. bir zaman için için kaynar.Ayýp ettik. Allah seni yanlýþ yarat akmýþsýn. bütün d almýþtý. Kuzenim: .Peki ama. Bir kerecik olsun saç saça. Aklýma bir þey geldi.erah küfretmek için bahçenin yalnýz köþelerine kaçardým. gelin duvaklarýna benzeyen kucak kucak tüller örtülerek Isa Peygamber'le niþan-lanýrlardý.. . Þöyle on üç.Deminden beri bir karýþ yeri dikinceye kadar parmaðýmý delik deþik etmiþ olmama göre ben rmi.Hiç. gözlerimi iri iri açarak: .. ÇALIKUÞU 31 Kilisede mum ýþýklarý. köþkün alt katýnda akrabadan birkaç hanýmla.Söylemem. . Sebebi þu: On üç. baharda. "hem suçlu.. gözlerimi þaþýlaþtýrmýþ.

. dedi. Bahçede ikiþer. üçer kiþilik gruplara ayrýlýr ve birbirlerine kene gibi yapýþýrl Ben biçare. sakallý dayýnýn dediði gibi aðzýmda bakla ýslanmazdý.. bir kýþ akþamý mütalaahanede derse çalýþýyorduk. tepesinden g en düþürdüðü bir çekirdek sanarak çekilip gidecekti. Fakat hýrçýnlýðýma raðmen vücudum geliþiyor.Mektep açýldýðý zaman. Sor baþýný kaldýrdý: 32 Reþat Nuri Güntekin .. . Kirazý çok severdim. Biçare Per-kal basmasý kimbilir ne renkle re girmiþti? Aðaçtan düþmek tehlikesine raðmen. en arka sýraya çekilmi anenin sessizliði içinde birdenbire bir hýçkýrýk duyuldu.. yüzümde acayip renkler rdu. sen aðlýyor musun? Niçin? dedi. ne eskiyecek!" diyordu. dedim. olduðum yerde kýmýldamasam belki de münasebetsiz bir kuþun.. sörlerden ziyade benden çekinirlerdi. arkadaþlarým bavullarýnýn gizli bir köþesinde mektuplar. Niçin mi diyeceksiniz? Çünkü gevezey im. Misel isminde çalýþkan bir ký rkadaþýna Roma tarihini müzakere ettirmek için sörden müsaade almýþ. bahçede adeta tellal çaðýrýrdým. Arkadaþlarým bana karþý adeta bir esrar lirlerdi. ÇALIKUÞU 33 Bir akþamüstü yine bir aðaç tepesinde kiraz yiyor. büyük bahçenin caddeye bakan yüzünü baþtan baþa kaplayan ki iþlerle donanmýþ bulunurdu. büyükannelerimizin "Aman alýyoruz. neler neler getirirlerdi. bonmarþe camekânýnda bebek seyrediyorum zanneder. dedim. Aþaðý yukarý annelerimizin gelin olduklarý. fýrça ile boyanmýþ bir yüz. Hasýlý arkadaþlarýmýn beni aralarýna almamakta haklarý vardý..Misel." diye telaþla Eyüp'teki Niyet Kuyusu'na koþtuklarý yaþ. "Kýz bu ne cilt. at gibi bir kýzýn arsýz arsýz güldüð iddetten kaþýný. yetiþmiþ koskoc O dakikada yer yarýlsa yerin içine girecektim. Hiç yakýþtýramadým. gülmeye baþladým. Onlar. fotoðraflar ve daha ne bileyim.. çekirdeklerini fiskeyle uzaklara savurar k eðleniyordum.Ne o Misel. fakat baþýný aðaca Sesimi çýkarmasam. F a böyle þeylere karþý son derece mutaassýptým. Bunlardan biri yoldan geçen yaþlýca bir komþunun ta burnunun ucuna tesadüf etmesin mi? Adamcaðýz neye uðradýðýný anlayamamýþtý.Bravo haným kýzým. elini gözyaþlarýndan sýrýlsýklam kesil padý. Bu on beþ gün içinde serçe kuþlarý gibi hemen hemen yalnýz kirazla geç yüksek dal tepelerinde kalmýþ son kirazlarý bitirmeden mektebe dönmezdim. ara sýra ellerimden tutup beni pencere kenarlarýna çekerek yüzümü miyop gözle kacakmýþ gibi yüzüne yaklaþtýrarak. bir kýz olduðum halde zevzek bir çocuk muamelesi görmek pek de hoþ bir þey deðildi. Kaza vallahi. Hiç unutmam. Daha doðrusu dikkatsizlik. Boyum fazla uzamamýþtý. Bahçenin bir köþesinde inin -etrafýnda uçuþan küçük böceklerin bile duyamayacaðý bir sesle. maþallah sizin gibi eriþmiþ. Yaþ on beþe gidiyordu. Fakat son derece korkmuþ ve utanmýþ ol kendimi tutamadým. Kýzlarýn en darlarýna hediye edilen renkli ve yaldýzlý peygamber ve melek resimlerinin altýnda sakla nan fotoðraflarýn gençlere ait olduðunu anlamakta güçlük çekmezdim. Misel. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakýyor.arkadaþýnýn kulaðýna f dým. Sýnýfta bir kahkaha koptu. * Tatiller içinde en sevdiðim Paskalya yortusu idi. bu ne renk böyle? Perkal basmasý mübar lacak. dilimi çýkarýp gözlerimi þaþýlatarak ken irdim. gözünü oynatarak: . . Adamcaðýz iri bir dalýn üstüne ata biner gibi oturmuþ.Beni affediniz beyefendi. Fakat herkesten ayrý kalmak. Kartacalýlarýn maðlubiyetine meraklandý. bahçede ve sýnýfta tek baþýma kalýrdým. Sakallý dayý. Bu iki haftayý geçirmek için Kozyataðý'na ttiðim zaman kirazlar yetiþmiþ. Birinin mesela bir bahçe parmaklý r komþu genciyle masum bir çiçek alýþveriþini duydum mu. Bu mevsimde kýzlar ikiþer. ellerimi mektep gömleðimin göðsü üzerine ka fçe boynumu büktüm. ona aðlýyor. Hadi caným. Cevabý onun yerine ben verdim: . üçer kol kola dolaþtýklarý zaman neler konuþtuklarýný bilirdim.. kýz dediðin böyle mi olur? Topaç gibi bir vücut.

..Çünkü benim aðaca çýkmak.. ihtiyar komþu. . Ona ne þüphe.Pardon...... dedi. Ben.. Sonra güzelliðim de yo Bana sorarsanýz bu. .. beni mektepte böyle çaðýrýrlar da... sonra m . ..Ne demezsiniz? dedim... . Asýrlarca müd le bu ilahi ana oðlu bile kandýrmýþ olduðuna göre. Keþke oðluma sizin gibi ini bulsam.. Bir.. zavallý çocuðum. Henüz burnumu silme-dim.O cihetten sigortalýyým beyefendi.Þu halde kendilerine de kiraz atabileceðim demek? dedim.. .. Yalnýz ben þimdi mendilinizi nasýl iade edeceðim? .Bu masum yalvarma jesti mektepte sörler ve dindar talebelerin Meryem ve Isa karþýsýnda d ua ederken aldýklarý bir jestti. . zar fetsiz bir isim. ona da çare buldum.. nasýl isim böyle? .. Sizin adýnýz da kendiniz gibi güzel.Nereden biliyorsunuz? .. ihtiyar komþu. Ben de güldüm.. Asýl ismim Feride... Önlüðümün cebinden mendilimi çýkardým.. ellerini yüzüne kapatar ..Mesela sizi oðluma almakta tereddüt edebilirim. fukaralýktan daha büyük bir kusur.. . yumuþa se bana güzelce bir þey söylemek lüzumunu hissederek: ... Somurttum: . Size hediyem olsun! .. kendinin ne olduðunu far decek yaþta mýsýn acaba? Her neyse. Düþeceksiniz. Sizin adýnýz ne bakayým? . Üç... mektepte bir âdet vardýr. Ben kendimi bilmez miyim? Kýz dediðiniz böyle mi olur? Uzun bo y. Tesiri herhalde çok zaman tecrübe edilmiþti. .. Tahminimde aldanmamýþtým. Bu sözler. zaten uslu bir kýz olsam da almazdýnýz.. diye baðýrýyordu. Ýki....... gözlerimi açarak: .... Mesela yakýn olsak þakaðýmda bir yara izi ki.F 3 34 Reþat Nuri Güntekin Maksadý gayet iyi anladýðým halde.Çalýkuþu. iki dakika... birkaç güne kadar pansiyona döneceðim.. . Sen güzelliðin ne olduðunu anlayacak.. bu kibar tavýrlý. Kendim gibi yuvarlak. emin olun... kirazlarý içine doldurarak bir çýkýn gibi baðladým: . ihtiyar beyi pek eðlendirmiþti. onlarý size nasýl vereceðim? Buldum efendim.Siz çirkin misiniz kýzým? dedi.. Acayip bir bakýþ ve deðiþik bir sesle: .Aman dallar çatýrdýyor.Niçin acaba efendim? dedim.Bitti efendim... Þimdi onu yere düþürmeden tutmanýzý rica ederim.. kiraz çekirdeði atmaktan çok daha büyük suçlarým vardýr. beklenmez bir çeviklikle kiraz mendilini yakalamýþtý.Merak etmeyin. bitti.Yalnýz þimdilik müsaade edin de size birkaç kiraz vereyim.Aman kýzým... Elbette. tatlý sesli adamla gevezelik etmek hoþuma gidiyordu: ÇALIKUÞU 35 .. bu ihtiyarcýðý da haydi haydi rikkate ge ti. Yalnýz.. söyleniyordum: . .Mendili hiç merak etmeyin. Bir . Beni affettiðinizi ispat için unlarý mutlaka almanýz lâzým. sarý saç.Böyle dikkatsizliklerin yetiþmiþ bir küçükhanýma zararý dokunabileceðini düþünmüyor musun Çalýkuþu . Komþu.Bu.. Kýzlar tatil günlerinde genç erkeklerle kur yaparlar. bütün öteki güzellikleri tamamlar. bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyiþe aldandý.Elbette. iþittiðime göre zengin olmayan kýza pek iltifat eden olmazmýþ. Bilmem neden.. Düþmeye o kadar alýþýðým ki.Çok teþekkür ederim kýzým. Bir sincap hafifliðiyle dallara týrmanmaya baþladým. Elini güneþin yandan vuran ýþýklarýna siper ederek dikkatli dikkatli bana bakýyor..Nasýl olur? ...Ziyaný yok... Düþeceksiniz Feride Haným... Bu ihtiyar bey vaktiyle biraz yaramazmýþ galiba.Ah. Gayet temizdir. Ben bu telaþa aldýrmýyor.... dedi....Niçin olmasýn? Hem baþka bir þey de var. Sebep olacaðým. mavi yahut yeþil gözler lâzým.Feride Haným.. gülüyord .

fena halde içerler: "Karþýna diþe dokunacak bir i çýksýn.. þimdi itiraf etmeye mecburum ki. Gülü mendil içinde vermek âdet deðild Hediye mendil verdim. haince sine güzeldi. benim cadaloz teyzelerimde. Ben. böyle bir kepazelikten çekinme bile. demek tabii münasebet a lmaz... Yüzüme karþý bir þey söylemeye cesaret edemiyorlar ama muhakkak benim ahmaklýðým ... sende bir þey var!" diyecekler vþek. böyle yaparken ben.. kadýnlar arasýnda bulu aman þöyle böyle çekiliyordu.. daha böyle bir þey beceremediðim rýnda küçük 36 Reþat Nuri Güntekin düþüyorum. görürüz!" diye söylenirdim. Fakat bende öyle bir his vardý ki.... Fakat bu da olmadý. derim olur biter. Bir aðustos mehtabý gecesiydi.. uzun boylu bir e yaptýk. yemin edeceksiniz!" diyeceðim ve bir yal an uyduracaðým... benim mektepteki saman altýndan su yürüten daha fen-lenmiþti. Bu sefer ben. Otuzuna yaklaþmýþ bir dul kadýnýn yir i bir çocukla evlenmek istemesi.. matem devam etmeyecek. o halde?. beni sýkýþtýracaklar. "Beni güzel bulduðunu söyl di... Ben de mendil içinde kiraz verdim.. yavrularýný öyle acemi çaylaða kaptýracak göz var mý? 38 Reþat Nuri Güntekin . bir þey kurdum. . beni mahvederdi. Evlenmek için mi? Zannetmem. mahzun mahzun gülümseyeceðim. Ben. Lapacý Necmiye'yi insandan saymak ta bii doðru olamazdý. Mektebe gittiðim zaman mühim bir sýrrým varmýþ gibi baþ düþüneceðim. Neriman'ýn çok sevdiðini söyledikleri kocasý bir sene ÇALIKUÞU 37 evvel ölmüþtü.. * O senenin yazýnda bu aðaca çýkmak illeti yüzünden baþýma bir þey daha geldi. Ara sýra ötekin yaðýna ip takmaktan baþka konuþacak lakýrdýlarý olamazdý. kepazeliðin dik âlâsý. öyleyse. O halde. Aramýz hayli þekerrenkti. Benim onda çekemediðim þey fazla koketliðiydi. O soðukluk hâlâ devam etmesine raðmen. Fakat araya kazara bir erkek karýþacak oldu mu yüzü deðiþiyor ahkahalarý... "Duvarýn üzerinde sarýþýn. O vakit: ki.. "Hayýr.. Dünyada kendilerinden baþka kimseyi beðenmeyen teyzelerimden alýk hizmetçi kýzlara kadar he kes bu kadýna hayrandý. Hem siz küçükken sarýþýnmý Arkadaþlarýn huyunu bilirim.. Ama kimseye söylemeyeceksiniz. siyah bu sarýþýn çehresine çok iyi gitmese. O.. Fakat nedense ben ýsýnamamýþtým... baþlarý aðarmýþ koskoca kadýnlardý.. birbirimize!" diyeceðim. kedi. bakýþlarý bambaþka oluyordu. inanmayacaklar.. Bunlar arasýnda Neriman diy yirmi beþlik bir dul vardý ki... Bana yaptýðý avanslarý daima soðuk karþýlýyordum. elbiseler takýmýyla çöplüðe atýl Neriman. Gül verdim diyeceðim. Bunun için daima siyah giyerdi. bu Neriman. beyaz saçlý diyemem. Hasýlý... Onlar: "Çalýkuþu..Ne yalaný? . köpek okþar gibi hareketlerle beni de avlamaya çalýþmýþtý. Teyzelerim saçlarý. Biraz evvel birbirimizle kavga etmemize býçak sýrtý kaldýðý halde þimdi ihtiyar komþu ile g n birbirimize el sallýyorduk. bu Neriman'ýn köþke dadanmasýndaki sebebi sezer gibi olmuþtum. Bizim köþkte Neriman'a akran sayýlacak kimse yoktu.Sizinle tanýþmam bu yalaný kolaylaþtýrýyor.." diye yemin edeceðim. "Ne konuþtunuz?" diye soracaklar. O.ektep açýldýðý zaman bunlarý birbirlerine anlatýrlar. Nem olacak?" diyeceðim. Köþke bir alay misafir gelmiþti. Yalnýz.. Kocanýn lakýrdýsý açýldýkça bu kadýnýn: "Benim için artýk hayat bitti!" diye bir yalancý te i. ara sýra köþkü þereflendirmesi bir vaka olurdu.. Tabii. Galiba bizim budala ku zeni gözüne kestirmiþti...

neredeyse kadýnýn aðzýna girecek. Neriman önden yürüyordu.. Düþmesem bile gürültü edeceðim. kalabalýk bir grup halinde konuþup gülüþüyorlardý.. lüksüne. sesler kesildi. bir sofa gibi üzerlerinde hiç kor kusuz gezilen. Tam bu esnada aðustosböceði cýrlamaya baþlamaz mý? Çýldýracaðým. Sesini çýkar sana!" diye baðýracaðým. arkasýndan kýsýk bir kahkaha geldi. onunla ölünceye kadar barýþacaðým. neyin nesi olduðu belli olmayan bir kadýn onun ahlâkým bozsun? Ne anlatýyordum?. Sý . o kadar kendilerinden geçmiþlerdi ki. Evet. kendi kendime ip atlarken. Hemen seslerini kýsarlar yahut lakýrdýyý deðiþtirirlerdi. Boþ korku! Onlar. ellerini kaldýrdýðýný görüyorum. Onlar. Biraz sonra görüþürüz. Kâmran bunu yapsa ben de aðlayarak ken dimi aðaçtan atacaðým.. komþunun bahçesinde karanlýkta a bir þey varmýþ da görmek istiyormuþ gibi ayaklarýnýn ucuna basarak kalkýyordu. o halde? O haldesi var mý? Mesut dul. Bu ehtap gecesinden sizde unutulmaz bir hatýra býrakmaya elden geldiði kadar gayret ederi z.. Neriman'ýn müzik notalarý gibi hesaplý ve ahenkli kahkahalarý sinirime dokunduðu için kendi ndime uzaklaþmýþ.. Gelin yavrularým.." diye birkaç kelime geldi. . sonra bileklerinden yakaladý... Bu nutuk arasýndan kulaðýma yalnýz: "Neriman. "Bana ne olur mu?" Kâmran. "Rica ederim. Biraz sonra kulaðýma hafif bir ayak sesi. düþmaným da olsa kuzenim. yahut yere yatarken.. Neriman'la konuþurken güya bir þey belli etmemek istiyor ama. yayvan dallarýna çýkýp dolaþýr yahut otururdum. bir aðustos mehtabý gecesiydi. Yoksa ne yere bakan. bahçenin bir köþesinde aðaçlarýn karanlýðýna dalmýþtým. ne rezalet! Bütün vücudum zangýr zangýr titriyordu.. Fakat o canavar.. Yüreðim oynuyor. bembeyaz kýz ellerinden umulmaz bir 40 Reþat Nuri Güntekin kuvvetle onu evvela omuzlarýndan. Bu vaziyette tabii arkasý... ÇALIKUÞU 39 Oltasýna balýk yaklaþtýðýný gören bir balýkçý gibi baþtan ayaða dikkat kesilmiþtim. Biraz önce onlara g l bir oyun oynamaya karar verdiðim halde þimdi beni sezmelerinden ödüm kopu-yordu. Ara sýra hiçbir þeyin farkýnda deðil gibi görü rýndan geçerdim. Nihayet. gözlerim onlardaydý. Za gýr zangýr titremeye baþladým. Kucak kucaða. Oturduð caðým diye ödüm kopuyordu..O halde. oturduðum yerde davul çalsam galiba farkýnda olmayacaklardý. Ýster miydi m. yapraklarý hýþýrdatacaðým di Neriman Haným'ýn da bir iki kelimesini yakalýyordum. Çýnar yapraklarý arasýnda kaçan ay ýþýklarýndan saçlarýnýn birbirine k Ne rezalet Yarabbi. kulaklarýmý diktim. ne yapacaðýný bilemiyor gibi görünen Kâmran'a dönüktü.. z bir lüks lambasý ýþýðýnda. Elimden gelse: "Miskin.. Kâmran'a budala dedim ama. rica ed erim.. Kâmran Bey. beþ adým gerideyd varlarýn arasýndan geçip yollarýna devam etmeye kudretleri olmadýðý için bulunduðum aðacýn ular. Kuzenimin mesut dula çekti orum... Sizi bana Allah gönderdi. babayani halini severdim. kýzgýnlýðýmdan.. Hemen gözlerimi açtým. "N bu fena kadýna güzel bir tokat atacak!" diyorum. bunu yapmadý. bir yemiþi olmamasýna raðmen. Kuzenim bir Arap köle gibi dört.. Kuzenim. "Ne isterse yaps sana ne?" diyeceksiniz. hayli yüksekçe bir dalýna çýkarak oturdum. cicim. yukarýdaki ay iller up giderek bu dünyadaki insanlarýn yüzlerini artýk görmemeyi ne kadar istiyordum. soluk so luða boðuþuyorlardý. Ne görsem beðenirsiniz? Kuzenim. iskambil falý açark en. Ta öbür uçta dallarýndan bir kýsmýný komþunun bahçesine sarkýtmýþ ihtiyar bir çýnar vardý." diyor.. Kuzenimin birdenbire ona yürüdüðünü. iri. gelin kuzularým. O gece de öyle yaptým. fantazisine uþaklýk edecek yeni bir kýsmet avlaymcaya kadar benim kuzenle dalga geçecek. Neriman yavaþ yavaþ duvara yürüyor. benim gözü r mý? Çocuklarla boðuþurken.. gönül eðlendirecek.. Sahic i bir kuþla yer deðiþtirip bu dallarýn üstünden gökyüzüne kanatlanmayý.. mesut dulla b ber bana doðru geliyor.. korkacak ne var? Buralarda kim olur?... yürek yakan cinsinden sin bir sarý çýyandýr. meleðim. köþkün önündeki verandada.

. Ancak. . dört kere iskarpinlerine ve suya bakan.. . Biraz evvel þiir okuyan sesiniz birdenbire deðiþerek "aman aman aman" diye aya baþlarsa feci olur. daha yukarýlara çýkmaya hazýrlanýyordu. Tehdidime aldýrmadan akýmdaki dallara týrmanmaya devam yordu. aðzýmdan bir ses çýktý. bu gece birbirimize yaklaþmamalýydýk. Faka ttikçe inceliyordu. Bu. Çýktýðý dalýn üstünde doðrularak daha yukarýlara bakmaya baþladý.. topuklarýný burkularak alabildiðine kaçýyordu. O.Benim sizinle konuþacak bir þeyim yok. yýlan gözlerinin yakýndan baktýðýný görürsem. . Fakat o hýzla biraz gittikten sonra ne düþündüyse düþündü i döndü.. size hürmetim vardýr. þakayý býrak!. Mamafih ne pahasýna olursa olsun. Netice fena olacak. gülmeyi kestim. .Seninle þakalaþýyoruz ama. bu gece sahiden canavar kesilmiþti.. aðaç dallarý arasýnda çarpýþa Gözlerini oyduktan sonra muhakkak aþaðý atacaðým. Nihayet utanýp sýkýlmayý býrakarak bana: . Kuzenim de öyle yapmak istemiþti. O.. Rahatýmý bozmayýnýz.Benimle konuþmayý niçin bu kadar istediðinizi anlayabilir miyim acaba? Benim bu sözlerim karþýsýnda o da deðiþti.. ... Feri-.Þaka mý? Ne münasebet? ÇALIKUÞU 41 .Bu ne garip konuþma Feride?.. çocuðum. Fakat o. Çaresiz. Politikayý deðiþtir k sordum: . Aðaçlar benim mülk . ya kendimi.. . Hakikaten bu ne garip konuþmaydý!.. aldýrmadý. meþhur "karga ile t alýndaki tilki gibi aðacýn altýnda sinsi sinsi dolaþmaya baþladý. ' . Gelirse daha yukarýlara ç\k-maya hazýrlanarak: .. azýcýk aþaðý iner misin? dedi. Yerimden doðrularak sert bir emir verdim: . Korkuyorum senden. Korku...Þimdi görürsünüz.Ama sen de çok oluyorsun. Onun yeþil.. 42 Reþat Nuri Güntekin Onun sesini taklit ederek kahkahalarla gülüyordum. Oralara bejden baþkasýnýn ayak basmasýna tahammül edemem. ciddi bir tavýr alarak durdu: de. Sen aþaðý gelmek istemezsen ben yukarý çýkmayý bilirim.Ne münasebet? dedim. Bir aralýk duvarýn üstüne atlayýp kaçmayý düþündüm.. dedim.Bir gevezelik etmenden.. .. Ya onu.Hiç. Seninle konuþacaðým var da. Bilirsiniz kij ben Çalýkuþu'yum. onu cesur ve çevik yapmýþtý. Sizi aða' tan aþaðý yuvarlamaya mecbur olur am pek üzülürüm. Ben.. öldürür müsün? Yürürken yolunda bir incecik su birikintisi gördüðü zaman telaþ vermeden evvel üç. alaycý bir tavýr aldým. ý ....Biliyorsunuz ki. .Durunuz. hatta cevap vermedi. bunu yaparsa yerimi kýrarak kuzenimin yerine benim haykýrýp baðýrma ihtimalim vardý. bir sandalyeye oturacaðý zaman pantolonunu parmaklarýnýn ucuyla dizkapaklarýndan tutup yukarý çeken nazlý ve nazenin kuzen min aðaca çýkmak istemine gel de gülme. Yakýn dallardan birini tutarak aðacýn gövdesi ne atlýyor. Ölür müsün. galiba bir feryattý.Öyle mi? Neyimden korkuyorsunuz acaba? . O yaklaþtýkça ben yukarýlara çýkýyordum.Dudaklarýmý parmaklarýmla sýkmama raðmen.. r tarafýndan duyulunca hemen bir kahkahaya döndü.. ciddi bir sesle: . dedim. Böyle bir þey o ti. mesele çok mühim. Ben yapacak baþka þey bulamadýðým için hâlâ gülmeye devam ediyordum.. Bu gece aðacýn üstünde onunla yüz yüze gelmek fikri nedense beni çýldýrttý.Feride.Feride.. Aðaçta adeta bir kovalamaca oyununa baþladýk. Fakat nedense bu çýlg yi doðru bulmý^ yordum.Durunuz bakalým orada. Namussuzlarýn o dakikada þaþkýnlýklarýný iz! Biraz önce ay ýþýðý gibi ayaklarýný yere dokundurmadan yürüyor hissini veren mesut dul þimd ak.

ne söylememden korkuyorsun? Ben. hâlâ þakaya devam ediyor görülmekle beraber. . o geceden sonra köþkte görünmez oldu. Artýk eskisi kadar çocuk deðilim. yürek biçiminde bir tuvalet aynasý.. sonra ayaklarýmýn al arak aðlaya aðlaya ezmek istiyordum. her gün yaptýðým þey deðil mi? . Sonra.. kendi kendime oturuyordum aðacýmda... Kâmran çok yorulmuþ.. Kâmran'ýn bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder.Sana büyüdüðümü.. Bir hoyrat çocuktan ziyade yetiþmiþ bir genç kýza yakýþacak bu þeylerin bana verilmesindeki neydi? Çalýkuþu'nun gözünü boyamak. gagasýný kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan ba olabilirdi? 44 Reþat Nuri Güntekin Baþkasý tarafýndan hatýrlanmaktaki zevki anlayacak yaþa gelmiþtim. . sokakta gezmeyi pek sevmezlerdi ama nedense o akþam karanlýða kalmýþtýk.Ne kadar baþka türlü konuþuyorsun Feride. ... sana verilen hediyelerin kýymetini böyle mi bilirsin? diye azar iþitiyordum.. Artýk pantolonunu fa k dallardan birine oturdu. Ne istersen.. Kuzenime olan küskünlüðüm. inanman lâzým. Uzatýrsan sözümü geri alacaðým. dedim.. . Korkulacak bir þey olmadýðýna /min olabilirsin. Ayýp olur. bir yandan o kadar sevdiðim bu eþyalarý bile yýrtýp kýrmak.. Fakat ben. Kös kös aðaçtan indi.Feride..Zannederim ki.Bilmem.Bu gecede ne fevkalâdelik var ki?... * Mektebin ilk haftalarýnda bir pazar günüydü. ipe k mendiller. çocuk görür. aðlayacak haldeydi. Neriman'ýn gittiði tarafa gitmekten utanýyor ibi... . Resimli bir Japon þemsiyesi. Kendin düþün. Söz mü. Baþka yazlar mektebin açýlacaðý günlerin yaklaþtýðýný gördükçe baþým aðrýr.. Bu tehdit. nefretim bir türlü geçmek bilmiyordu. Söz uzarsa içinden çýkamayacaktýk. Üzeri sazdan köþkler. ipek çoraplar. güzel þeyler hoþu yordu. . Kâm-ran'a gelince. / Ben... . Mesut dul.... fakat inanmak gelmiyor içimden. hemen hemen bir genç kýz olduðumu söyleyiþimde elbet bir maksat var. bir gün eli sulu yemiþleri dolduracak gibi bir jest yaparak onlarý çýðlýk çýðlýða baðýrtmýþ-tým.. ona acýdýðým için deðil. .. yemin. Fazla üzülmeyin. þýk bir el çantasý. onu korkuttu. Ya hiddetle baðýrdým: .. .. Bazý þeyler vardýr ki. . istanbul'a her iniþinde bana hediyeler getiriyordu. . Feride?. H kuzenim.O. Beni mutlaka görmek ister gibi ýsr dýrarak: . gözlerim kararý insanlardan uzaklaþacaðým günü iple çektim.. Kâmran'ýn korkusu yavaþ yavaþ hayrete dönüþüyor gibiydi. tozlarýn içine yzelerimden: .inanayým mý? ÇALIKUÞU 43 . ufak tefek þ ajlarla onu daha neler neler almaya mecbur edebilirdim...Yetiþir artýk.Feride. Sörler bizi Kâðýthane tarafýna gezmeye götürmü Sörler. Biraz gözümü açabilsem..... Fakat artýk büyümeye b hiç fark edemez...Söz.Bu gecekinin her zamankilere benzememesinden..Merak etme. dedi. Yemin mi?.... üzülmüþtü.. Hemen misafi rinin yanýna dön.. Fakat nedense bu hediyelere ehemmiyet verdiðimi ne Kâmran'a ne de baþkasýna göstermek isti yordum.. bahçenin aþaðý tarafýna yürümeye baþladý.. çekik gözlü Japon kýzlarýyla süslenmiþ þemsiyemi yere.Hem ne biliyorum ki. Hadi gönlün rahat etsin. .. fakat ne olursa olsun artýk onunla konuþmaya tahammülüm kal an önce kendimi kurtarmak için: / . onun da uzun zaman ben den korktuðunu hissettim. Parmaklarýmý parlak ve yumuþak derisine sürerken adeta hürmet duyduðum çantama.

boynumu çarptýrarak tasdik ettim: .Biraz evvel oynarken düþtüðümün. Zaten kýsa boyum. beni tutmakta devam ederek: . gourde Fransýzcada asmakabaðý. dedim ve yalanýmý bir kat daha yutulur bir renge sokmak için de iç çektim. dedim. yürürken daha az acý hissetmiyor musun? Dediðini yapmýþtým.Mersi Misel. Fakat koluna girebilirim... Misel. Çirkin deðil. dedim. Kimse ile kur yapmana ihtimal olma dýðýný. durmuþ hayretle bana bakýyordu. .. . Hangisi olursa olsun fena þey.ister misin sana yardým edeyim? dedi. Yükün biraz hafifler. Sanki senin böyle bir maceran olamayacaðýný. . aptal .. Birden durdum: . Sevgi iþinde Çalýkuþu bir hakiki gourde'dur. .Budala mý? Niçin? . Ben de seni belinden tutayým. Artýk arkasýný getirmek namus borcu oluyordu: . Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim. Nasýl buna ihtimal veriyorsun? ... ayaðýmý yaraladýðýmýn farkýnda deðilsin galiba. Sen çok iyi bir kýzsýn.. Kolun u omzuma at. balkabaðý gibi naya gelirdi. Nasýl.Koca budala.. ... Çok güzel. Fakat ýslah kabul etmez surette saf. Türkçesini pek iyi bilmiyordum ama. Þu halde Çalýkuþu'ndan sonra bana bir de gour de diye isim takýlýr-sa. Bilmem nasýl oldu? Bir aralýk farkýna varmadan arkada rýmla aramdaki mesafeyi dehþetli surette açýlmýþ buldum.Tabii hayýr. dedi.. . ..Maalesef öyle... Derk yanýmda bir gölge belirdi..Benim için böyle mi düþünüyorsun? .. bunu baþkasýnda sezmek bile ona zevk veriyo t... ...Hiç.Ben deðil herkes öyle düþünüyor.. . Beni çirkin mi buluyorsun? .Ne söylüyorsun... dedim... Hakikaten iyi oluyordu. diyecekler.Biliyor musun Feride..Siz öyle zannededurun... Feride.. ..Niçin?. ... Misel bu defa hayretinden bir istavroz çýkardý: .. Halime acýdý. Niçin böyle kendi kendine. kalýnca vücudumla bu ka baklardan birine de pek benzemez deðildim... Ne yapýp edip bu haysiyet kýrýcý tehlikenin önüne geçmek Yine ondan öðrendiðim bir jestle baþýmý Miþel'in omzuna koydum.O halde hemen kolumdan çýk. dediði gibi ne çare ki inanmaya ve açýktan açýða sevinmeye cesaret edemiyordu.. Feride? Misel..Güzel...Ben.. Ben. Belki hatta güzel. Buna imkân yok.. sukabaðý.. Daha kuvvetli.Evet Misel. Biraz yürüdükten sonra Misel: .Sen misin Çalýkuþu? dedi..Elbette.Ne zannedecekler? . Yazýk ki bir türlü inanamýyorum. Ben de seviyorum. .. taburun en arkasýnda yürüyordum. i.Herkes senin ne olduðunu bilmez mi? . Beni her zamanki âde- ÇALIKUÞU 45 tim üzerine en önde gidiyor zannetmiþ olacaklar ki hiçbir taraftan bir ses çýkmýyordu. yavaþ yürüyorsun? Sað ayaðýmýn bileðine sarýlý mendili gösterdim: . Bu pozda yürüdüðümüzü gören arkadaþlar ne zannedecekler? . dehþet. diyorlar. Misel. Bir münasebetsizliktir yapmýþým.Hayýr. manalý bir yan bakýþla hazi sedim: . öyle sevme çýlgýný bir kýzdý ki.. dedi. Baktým.. deðil mi? Öyle deðil. Miþel'e derdini anlatýyor.... .Doðru mu söylüyorsun? dedim. .Feride de âþýk olmuþ......Ne demek istiyorsun? 46 Reþat Nuri Güntekin ... Zavallý Misel.Herhalde beni arkana almayý teklif edecek deðilsin.

Bir büyük sebep yokken Kâmran. Keþke sen de benimle kalsaydýn.. . Þaka mý. Ben asma yahut sukabaðý ha.. dedi.. ne güzel! 50 Reþat Nuri Güntekin söylemiyordu. inanmýyordum.. hem üzüleceksin.. Bu.. Mektebe gelen kuzenim-di. hiç hoþlanmadýðým bir tipti... þimdi beni daha büyük bir muhabbetle kollarýnda tutuyordu: . o senin adýndýr!" demek bile aklýna gelmiyordu.. Anlat.. gülüþlerinden ne demek istediklerini anlýyordum.. Akþamüstleri son teneffüste Miþel'in koluna asýlarak yavaþ yavaþ yeni masallar uydurmakta devam ederken. Bekleme.. derler. Mamafih. nasýl oldu? Demek sen de ha? Nasýl. dedi. Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç. huy canýn altýndadýr.Haydi... Öyle bir ikâyesi uydurayým ki sen de þaþ. beni kapýda karþýladý.. Demek ki yalana baþlar baþlamaz ona kendimi tanýtmaya muvaffak olmuþtum..ÇALIKUÞU 47 .. yaramazlýk etmesi þýk bir þey olamazdý..Bununla beraber o yine gelir. Yoksa benimle þaka ettin..Ta kendisi.. Yine bir kýr gezintisi dönüþüydü..Bir genç erkeðin kur yaptýðý kýzý görmeye gelmesinden daha tabii ne olur? dedim. ne saadet! Misel.. sevmek güzel þey. yaramazlýðý býrakmaya mecbur oldum. elimden tutarak koþa koþa in bir köþesine götürdü: . Mamafih.Þüphesiz senin için. Israrý býrakmaya can atýyordum. yemekten sonra Sor Matild beni çaðýrdý.Çok güzel! . Demek Misel yanlýþ görmemiþti.. Sor Matild. .Ona ne þüphe? ÇALIKUÞU 51 O akþam.Bulunmadýðýna üzüldün. . Çok mu güzel sevdiðin genç? . Misel yanaðýmý okþadý.Zannederim.. bir sýrma tel ile birbirine baðlanmýþ iki þeker kutusu uzatarak: .. . Fakat kutularý bana uzatýrken boynuna sarýlýp yana ek için kendimi zor tuttum..Kuzenimle birbirimize kur yapýyoruz.Elbette güzel.Nerede gördün? Nasýl tanýdýn? . Birdenbire telaþlandým. karþýlýðý da var: Grande gourde... bu þüpheyi kendisine söylemedim. Yalancýktan inanmýþ gibi görünerek: .Þüphesiz.Sana havadisim var.. beni aramaya gelmiþ olsun! Misel herhalde yan lýþ görmüþ olacaktý. artýk ýsrarý býrak.Yalnýz sevmek mi Çalýkuþu? . . deðil mi? . Allah esirgesin. .. Biraz evvel onun bana söylediði gourde kelimesini ben bir de baþýna "kocaman" sýfatýný taka ona iade ettiðim halde: "Sensin.. . dedi.Haydi Feride. Miþel'e sevdiðim diye prezante etmek için aklýma kim gelse beðenirsiniz? Kâmran!.Anlat Feride. Bu vaziy ette bir insanýn bebek gibi atlamasý..Ah. diyeceðim.. Bir zaman gevezeliði. . O gün nedense bizimle gelmemiþ olan Misel. ara sýra da yine þeytana uyuyordum.Bugün senin sânsýn kuzen mektebe geldi. _ ý j ?? . o ka . ban ip bir gurur veriyordu. Fakat bakýþlarýndan. Hem sevineceksin. Arkadaþlarým arasýnda masalýmýn do dan þüphe eden varsa bu kutuyu görünce onlar da fikirlerini deðiþtirmeye mecbur olacaklardý e güzel! .Bunlarý sana kuzenin getirdi. Mademki seviyor.Kim bu?.Geçen sene mektebin parloir'mda gördüðüm sarýþýn kuzen mi? . deðil mi? . sýçramasý. Fakat ne uydurup söyleyeceðini bilemiyordum. Sevecek bir h akiki insan bulanlara þaþmak lâzým. .

parlotr de içeri girmeyecektim. Sonra. Haritalarýný olduðu gibi býrak. dudaklarýmýn boyalarýný bir çocuk del altýnda saklamaktan baþka çare yok- ÇALIKUÞU 53 tu. onlarý aðzýnda eritirken yüreði de beraber eriyor. biri yaldýzlý kâðýtlara sarýlmýþ þokololarla doluydu..Bu kutular adeta niþan þekeri kutusu Feride. kur yapýlan.. Fakat hakikaten tarifine imkân yok.. Misafirini gör. kýrmýzý. olsa onlarý en yakýn arkadaþlarýmdan bile ne ihtimamla gizlerdim. Hay Allah cezasýný versin! Koridordan çýkarken gözüme iliþen bir ayna. ne de olsa insan mahcup oluyor. dedim.Bunlar ne büyük iltifatlar. Bunlarý ne mendille. Dudaklarým yol yol sarý. diye fýsýldadý.Hediyelerin her türü için teþekkür etmek lâzým. Artýk iþi gürültüye getirmekten. inþallah onlara yeni kutularda da tesadüf etmek mümkün olur. Kâmran Beyefendi. sýkýntýmý büsbütün artýrdý. imtihan için boyalý bir coðrafya haritasý hazýrlýyorum. O gün de ben. Fakat o gece mütalaa sa atinde kutularým elden ele sýnýfý dolaþýyor. fondanlar biraz kýl hakký ama.. Kâmran'ýn ehemmiyeti yok tabii. Ben. Ne yapacaðýmý bilemiyor gibi etrafýma ve kür52 Reþat Nuri Güntekin süde oturan muallim söre þaþkýn þaþkýn baktýðýmý hatýrlýyorum. hatta uðraþsam büsbütün sývaþtýracaðýmý biliyordum. ama ne yaparsýnýz?. dedi. þimdi de f .. benimle eðlenir gibi ön Yüzümün. Ne güzel! Misel maalesef... beni görmek için gelen /r'da beklediðini haber verdi. ellerimi ve dudaklar oyuyordum. Boya iþleri bana h Biraz savruk olduðum için ikide birde renkleri birbirine karýþtýrýyor. hele aðzýmýn hali felaketti. ama ne de olsa. Feride. Ona küçük bir ders vermek sýrasý gelmiþ miydi acaba? Bilmiyorum. hatta hazýrlanan bir kýz vaziyetin-deydim. üçer alýyorlardý. mor boyalarla boyanmýþtý. Gerçi þokololar. Evvelki günkü kutuda bir nevi fondan vardý. artýk olan olmuþtu. Doðruca yanýna gitsem. gülüyordum.Haydi Feride. Fakat misafiri hangi suratla görmeye gideyim?. Bunlarýn bana a anladým. insan. ne de su abunla çýkarmama imkân olmadýðýný. mesela birbirimizin elini tutmamýz lâzým gelecekti. Fakat ne çare ki. O kadar ki. Haritalarý olduðu gibi býrakayým. Birkaç sene evvel siz de bir çocuktunuz. bütün çocuklar. insaflarýnýn derecesine göre.Kutularýmýn biri renk renk fondanlar... Bazýlarý uzaktan bana manalý iþaretler yapýyorlardý. Siyah önlüðümün eteklerini tutarak kutularýn önünde muhteþem ve uzun bir reverans yaptý nada parmaklarýmý biraz da eteklerime silmek ihtiyacýný ihmal etmedim.. Ne yapalým.Bu sefer zannederim daha kýymetli bir þey bulacaksýn. ellerimin. içiden iki yaldýzlý kitap yortularýnda küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masallarý kabilinden þeylerdi. ikiþer.. Gözüme masanýn üstünde yine sýrma tellerle birbirine baðlý paketler iliþti.. Kuz m. Boyalý dudaklarýma uymayacak bir ciddiyetle: . dedi. âlâ. yine bu halde uðraþýrken kapýcýnýn kýzý sýnýfa girdi. Kâmran gülerek yanýma yaklaþmýþtý. ortada bu hareketime mana verecek yabancýlar dolaþýyordu. ne bileyim. t kendimi tutamadým.. esimli roman kahramanlarýna benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayýyorum . Kâmran: . kutulara e limle birkaç sýký öpücük göndererek bir parça da dudaðýmýn boyalarýný hafiflettim. bir çocuktunuz deðil mi? Siz maþallah seneden seneye büyüyor. dedim. Sýrf bunun için buraya kadar et ettiyse ayýp doðrusu.. Üç gün sonraydý. Yazý yazarken kalemi aðzýma soktuðum gibi. Yanýmdaki arkadaþým. Kapýyý hýzla açarak fýrtýna gibi içeri atýldým. onun karþýsýna hangi çehreyle çýkmayý caným isterse öyle ya t gelenin kim olduðunu öðrenerek kýs kýs gülen arkadaþlarýma karþý ben. Masalým bana biraz pahalýya mal olmuþtu. utanmýþ gibi yaparak baþýmý öte t . herhalde anlamadýðým bir sebeple benimle eðlenmiþ olacaktý. yaldýzlý dipleri görünmeye baþlamýþ olan kutularýmý tekrar bana teslim etti . Kâmran penc akta duruyordu.. O vakit haliniz ve aðýrbaþlýlýðýnýzla büyük ins diniz gerçi. kuzenimin kadýn eli gibi temiz ve süslü ellerini ýslak ellerimin boyasýyla rbat edecektim. Yalancý bir telaþ ve sabýrsýzlýkla onun gösterdiði kutuyu açtým. Biraz da ona iltifat etmek lâzým geliyordu: . önlüðünün cebinden minimini bir ayna çýkarmýþ... O: .. Fakat müsaade ederseniz küçük bir ..

mademki çocuk hediyeleri makbule geçmiyor artýk. Bir tanesini alarak dudaklarýma götürdüm.Sizin böyle el çabukluðu hünerleriniz yoktu ama nasýl oldu. dedi. Kâmran'ýn bu tavrý. Hem bu sanatý. þaþkýn þaþkýn.Bakýn. bir resimli gazetenin üstüne sýralýyordum. bunla rý görünce barýþtýk.Artýk size ermiþ. dedi. baþkasýnýn aðzýna sürülmüþ bir þeyden iðrenmemek için. Mamafih. Kâmran. Bir mücevher muhafazasý seyreder gibi kutuya bakýyor. dedi. Kâmran. . Yani siz büyüyorsunuz da ben neden Bibliothegue tfose masall arýný okuyacak bir bebek kalýyorum ve bir türlü haline göre on beþ yaþýna girmiþ bir kýz mu görülmüyorum? Kâmran. hayretle gözlerini açtý: . ben size bu kadar güzel fondanýn nasýl yeneceðini tarif edeyim de ondan sonra kapý . hem biraz nanelidir. Çok mersi. dudaklarýmý büzdüm. efendim..? Kâmran. o þairane ko kusuna yazýk olur.Ne yapalým.. Fakat doðrusu araný istediðimi ben de anlamamýþtým. Bu defa sinirli bir hareketle ikinci kutunun baðýný kopardým. Anlamadým.Kutuyu yanýnda açtýðýmýza galiba fena ettik. bir kaçamak arýyordum.Yiyeceðim. caným þekerler. Mesele yok. . kitaplar zaten bir þakadan baþka bir þey deðildi. Feride. hemen hemen resmi bir tavýrla hafifçe eðildi: ..Onu bana versene. onun karþýmda bu sesle. . fondanlar o kadar güzel ki. içinde yine fondanlar vardý. N Herhalde bir þaþkýnlýk ve dalgýnlýk saniyesi geçirmiþ olacaðým ki. O. içini çekerek yalancý bir somurtkanlýkla: 55 ÇALIKUÞU . âcizane ben keþfettim. 54 Reþat Nuri Güntekin . Mamafih. gözlerime düþen tiyle silkeleyerek: . Þekeri kaçýrdým ve ona d mi çýkardým: . Çünkü fondanla spat etmiþtir ki. Kuþ yavrusunu sever gibi okþuyor. Getirdiklerini kendin yemeye baþlarsan iþimi . dedi. Kitaplar için sizden af dilemeye lüzum görmeyeceðim. mesela en þu sarýyý kýrmýzýdan evvel yemekte bir zarar görmezsin.. içinden çýkardýðým þekerleri. Kâmran. þimdi yalnýz fondanlarýmla meþgul görünüyordum. Onu evvela yersem sanýrým o nazik lezzetine. Feride! Bu anlayýþsýzlýða hayret eder gibi bir jest yaptým. kuzenim birdenbire elini ndaný parmaklarýmdan kapmak istedi. onunla adeta ko uþuyordum. Cevap vermeye mecbur olmamak için ellerimi bir dua vaziyetinde birbirine kavuþturara k dalgýn bir hayranlýk rolü oynuyordum. yüzüme bakmakta devam ediyordu: .Yine anlamadým.Bunlarý yemek de bir sanattýr.Anlaþýlmayacak bir þey yok. bu sözleri muhakkak alaydý. . diye alay ettim. Maksat size kitap geti rmek olsaydý belki o demin bahsettiðiniz romanlardan da seçebilirdim. sözünü bitirince yüzüne baktým. Fakat ben daha atik davrandým. Ay açmasapan þeyler söylüyordum: . Ben.Ne demek? . o da nedense bunu bana dirmemek istedi. deðil mi? Halbuki ne yazýk? Çünk a tatlýdýr.Pardon Feride.. bundan sonra büyük insanlara mahsus ciddi þeylerle hatýrýnýzý sorarýz.. yetiþmiþ bir genç kýz muamelesi etmek lâzým geldiðini aðzýnýzdan iþitme iyar etti Feride. Dinlenilmediðini zannetmesine onun galiba caný sýkýlmýþtý... Bak. elimelerle konuþmasý hoþuma gidiyordu. Yaptýðýma piþman oluyor.Sadece onu ver! Hakikaten bu ne demektir? insan. Tuhaf bir nazarla yüzüne baktým: .Ne söylediðinizi dinleyemedim. Fakat öyle de olsa. Kuzenim elini uzattý. Ah.

Sütninenin torunu köþkte mi? Sütninenin torunu senelerden beri köþkte büyüyen bir öksüzdü.. altý kelime Türkçe biliyorsa. dedim. Þeker. Miþel'di. dedi. bunlarýn üçü mutlaka "sevmek. parloir'm yanýndaki odadan bizi gözetlemeye gelmiþti. Kâm-ran'a: . Þimdi de arkadaki camlý kapýnýn arka are týkýrtýsýndan farký olmayan bir gürültü ve hareket hissediyordum. yan gözle de kapýya bakýyord Misel. Gölge kaybolmuþtu. dedi.. dedim. dedi.. Doðru bir þey deðil ama. Kuzenime belli etmeden bu kapýya þöyle bir bakýnca ne göreyim? Buzlu camýn arkasýnda kocama ir baþ gölgesi. Kuzenim gülümsedi: . bu çocuðu o kadar çok seviyorum ki. Yüzüne bile baktýðýn yoktu biçarenin.. dilim serbest olmadýðý için el hareketleriyle ona fondanýn lezze fevkalâdeliði anlatýyordum. yarý þaka bir hiddetle kutuyu itti: . sevgi.. Bu seviyorum kelimesini. Garip bir hareketle: .Elbette köþkte.... Sevmediðimi mi? Ne delilik!. Kâmran.Yüzüne bakmamak ne ispat eder. Ne yapacaktým? Birbirine kur yapan iki insan sýfatýyla. mektep arkadaþlarýmýn çoðu gibi Türkçe bilmezdi. Sonr rdan birinin yere düþmesine benzer bir ses iþitmiþtim. Renkten irerek ve gülerek: .... Yalnýz 60 Reþat Nuri Güntekin Kendimi tutamayarak birdenbire bir baskýn yaptým: .Az kalsýn unutuyordum..Bu da nereden çýktý. Derhal iþi çakmýþtým. ha!" diye güle Bu korku. koridorda baþý- ÇALIKUÞU ' 57 mý kollarýnýn arasýnda sýkýþtýrýp saçlarýmý karýþtýrarak "Bana masal okudun. Þu halde söyleyeceðimiz lakýrdýlarý ktu. Kedi gibi kulak kabartarak dinledim. mademki bir ro baþlamýþtýk.Tabii. bana o saniyede bir hýnzýrlýk düþündürdü. Sonra. Benim. o bizden mutlaka fevkalâde bir þeyler bekliyordu.... yavaþ yav aþýmý iki tarafa sallýyor. Misel.Adý nedir? Ne iþ yapar? Evinin adresi ne? dedim. tahminimde yanýlmýþ olsam da herhalde bir diksiyonere bakabilir. kendimi tutamadým.. sualime þaþýrýr gibi oldu: .istemem. Hepsi senin olsun.. Aramýzda aþaðý yukarý konuþulacak bir þey kalmamýþtý. La Dam O Kamelya rolü oynayan bir aktris jestiyle boynumu bükerek ellerimi göðsümün üstünde kavuþturarak tekrar ediyor. Kâmran.. kutuyu uzatarak: . gülmeye baþladým. Elverir ki..Þimdi artýk öðreneceðinizi öðrenmiþ sayýlacaðýnýz için bir tane ikram edebilirim. tekrar ciddileþtim.. rica ederim. ses ve jestler seviþen iki insanýn jestlerine benzesin. sevda" gibi þeyle caktý. Nereye gitmesini isterdin? . kuzenime "Haydi. 56 Reþat Nuri Güntekin Baþýmý biraz arkaya atarak tekrar dilimi çýkardým. Bir haritaya ihtiyaç olduðunu söyleyerek kandýrmýþ. Kuzenim þaþaladý. Allah yolunu açýk etsin. bir uydurma isim ve adresi bile düþünemedi. Bi lâkis ben. sonuna kadar devam edecekti. Biliyorum. o kadar þaþaladý ki.. Yalnýz. Fakat camýn altýndaki anahtar deliðinden bu kýzýn bizi gözetlediðine hiç .. yahut d a "seviyorum ki" kelimesinin ne dehþetli bir manasý olduðunu herhangi bir Türkçe bilenden ö nebilirdi. Ne bileyim iþte? Ben bu çocuðu o kadar seviyorum ki.. Mektep levhalarýna ve haritalarýna mahsus olan bu odanýn biraz evvel kapýsý açýlmýþtý. Mamafih. Kuzenim o kadar tuhaf bir þaþkýnlýkla bakýyordu ki. evdekilere selam" diyerek aptal aptal kapýdan çýktýðýmý görünce her þeyi anlayacak. Terbiye icabý evdekilerden haber sord lara komplimanlarýmý gönderdikten sonra kutularýmý koltuðumun altýna sýkýþtýrarak çýkmaya h Birdenbire parloir'm yanýndaki odadan hafif bir gürültü oldu. fondaný üzerine koydum.

. Çok mesutmuþ.. esir gibi bir þey oluyor. Misafir.. bu sefer mesut olsun zavallý. dedi. bir mühendisle evlendi. Fakat bu kadýnýn adýn k. O yaz...Ay.Hanýmefendi. Eve çýktýðým bir tatil günüydü.. diye misafirin kelimelerini aynen tek rar edip lakýrdýyý kapatmaz mý? Artýk çaresiz. Getirmekt devam ettiði kutularý sýnýfta. Kuzenim ikide birde onun evine gidiyor. Mesut dul mutlaka bu taraflarda bir yerde oturuyordu. arzularýna karþý kafa tutsam bile neticede daima yelkenle ri suya indirmek lazým gelir. Görüþmemi istemez de. Misafir yerine Necmiye cevap verdi: . Bu sözleri iþitince kapýn ek köpeði yavaþça kucaðýmdan indirdim.iki gün evvel Neriman'dan bir mektup aldým.. dediðim zaman ise daha fazla kýzardý.Ben.. .. zorla tutmaya çalýþtýðým ellerimi cebime saklayarak: .Sakýn ha! Anneme ondan bahsetme. O yaz. O günden sonra Kâmran ne zaman mektebe geldiyse bahane uydurdum. Tekirdað'a kadar.. bir hamam kubbesi ahmaklýðýyla: . Küçücük bir fino köpeðini havuzda yýkamak için dýþarý çýkýyordum. Müjgân.. Ben. Þimdi farkýn daha azalmýþ olmasýna raðmen ve onu "abla" diye çaðýrýrým. o. Niçin? Ne bileyim? Ýnsan. hemen hemen resmi bir davet geldi. Besime Tey . istedikleri ahlâksýzlýðý yapsýnlar. Hakikat meydandaydý. Neriman. Bu aklýma geldikçe vücuduma ateþ basýyor.. benim taban tabana zýddýmdýr..Neriman kocasýndan çok memnun görünüyor. Müjgân Abla. Ortada ehemmiyetli bir mesele varmýþ gibi: . haberin yok mu? Çoktan. üçüncü defa olarak tekrar etti e köpeði kucaðýma kaparak dýþarý fýrladým. ya! Bu sefer bari mesut olsun zavallý.Mektubunu aldýðýnýz haným.Ne baba dostlarýnýzla.. çitlerin. fakat kulaðýma da yasak yoktu ya. yanýna çýkmadým. diye yalvarmaya baþladý. Bir misafir. Fakat artýk havuza gitmiyor. bað kütük yarak koþuyor. Neriman'ýn nerede oturduðunu evden sorup öðrenmek iþten bile deðildi." duasýný bu sefer de ben. ne kadar çýlgýn ve yaramazsam. "Bu sefer bari mesut olsa zavallý.Ne yapacaksýn? Niçin bu merak? gibi kelimelerle beni atlatmaya uðraþtý.. Tekirdað'dan bana. bana hiç batmaz. fakat bu. Necmiye. devam ediyordu: . Kocasý olan Aziz Eniþ emiz senelerden beri oralarda mutasarrýftýr. Mesut dul için bir þey soramazdým. . hafta baþýnda teyzeme sorarým. o kadar a zla olarak da müstebittir. ne kendi dostlarýnýzla meþgul olduðumu zannediyorsanýz yanýlýyorsu sebetsizliðimden öyle bir lakýrdý ortaya atýverdim iþte.Ya. diye dýþarý çýktým. bir seyahat yaptým. Bunlardan biri de Tekirdað'dadýr. hayatta Allah ban a teyzeden bol bir þey vermemiþtir. o arada bana da uðruyordu. tekrar evlendiler mi? dedim. Hiddetle ayaða kalktým. Müjgân çirkindir. Neriman Haným.. Bana ne? Fakat beni arada oyuncak etmeleri fena halde gücüme gidiyordu. Aramýzdaki fark üç yaþtan ibaret olmasýna raðm nu çocukken 62 Reþat Nuri Güntekin nedense daima kocaman bir insan gibi görmüþümdür.Kim hanýmefendi? .. birkaç senede bir Ayþe Teyzem'le beraber istanbul'a gelir ve birkaç hafta köþkte. altý aydan beri kocasýyla beraber izmir'de... bahçenin etrafýný dört dönüyordum. içindekilerini bir tanesine en çocuklara yaðma ettiriyordum. O geced en sonra mutlaka anlaþmýþlardý. Her istediðini yaptýran. Bazen na sihatlerine biraz somurtsam. Malum ya. Beþ. hiddetten aðlamamak için diþler klarýmý kanatýyordum. Necmiye'ye: ÇALIKUÞU 61 . yahut bahçede yýrtarak açýyor. y t öteki teyzelerimde misafir kalýrdý. . diyebilirim ki yalnýz odur. Müjgân isminde benden üç yaþ büyük bir de ký Akraba çocuklarý arasýnda galiba en ziyade onu severim. Ayþe Teyzem. alaycý bir tavýrla: . iþ baþa düþmüþtü. birini sevmek felaketine uðradý mý.. Uzak deðil.. bana tahammül edilemeyecek bir þey gibi görünüyordu.

Mamafih. Sen. Bir kelime söylerse muvazenenin bozulmasýndan korkuyor gib aðzýný. . ikimize de yazýk olur. uzak yýldýzlara baka i gözlerini bükerek: "Olacak þey mi? Ýmkân var mý?" diyorlardý. býrak. yine çabucak anlaþtýk. Yabancý kadýnlara kompliman yaparken. dedim. Fakat çýplak ayaklarýmla s yürüdüðümü görünce çýldýracak gibi oldu.Bakalým. yaþý gibi boyu da lduðu için kendisini taþýmaya gücüm yetmeyeceðini zannediyordu. ta ilerideki bir burna doðru yürümüþtük. Sinsi sinsi yanýna yaklaþar . bazý yerleri r duvara benzeyen bu bayýrdan sahile inmemi evvela tehlikeli bulmuþ. Maksadýmýz. Arkadaþlar arasýnda yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çýkanlar ve dönüþte bize bol övünenler vardý. Fakat teyzelerim bu arzumu telaþlý çýðlýklarla karþýladýla nýma bir bekçi katma- ÇALIKUÞU 63 dan yola çýkmama razý olmadýlar. evi denize bakan yüksek bir bayýrýn üstündeydi. Eniþtemin. dedim. 64 Reþat Nuri Güntekin Bir gün Müjgân'la baþýmý almýþ.. gözlerini kapýyor. Vapur merdivenlerinden deli gibi inme!" gibi aðýr nasihatlerle haysiyetimi kýrdýlar.Gel. sapsarý kesilmiþti. sahil boyunca yürüyerek ta uzaklara gidiyorduk. bir hafiflik yaparsam beni ayýplayacaklarýný söyledikleri i areketlerime son derece dikkat ediyordum. Kendini kurtarmaya çalýþara . sularýn üze ktiriyor. Saatlerce kumlarda yatýyor. Ben kendi hesabýma bu mecburiyete sevindim bile. ince bir duman parçasý görünmezdi. .Tüy gibi hafifsin abla. beni nasýl taþýrsýn? diye gülüyordu. fakat aksi gibi. bu mevsimde çok güzel ve sakin fakat neþesizdi.. çantamý elime alarak. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ýn sürü sürü ahbaplarý vardý. "Sizden ümidim yok. Demek mektep açýldýðý zaman bana da aþaðý yukarý böyle bir þey yapmak Bir sene evvelki flört masalýna bu sene de bir seyahat hikâyesi ilave etmek hoþ bir lüks o lacaktý. Bazen saatler geçer. yine de en çok sevdiðim zamanlar Müjgân'la ya lnýz kaldýðým saatlerdi. Müjgân da fena halde danlacaðýz. Artýk kocaman bir kýz olduðumu. Her gün bir misafirliðe. Öyle geçireyim. insan arasýna katýlmak biraz da gururumu okþamýyor deðildi. yol kapalýydý.. ben de. Müjgân Abla.Ýzniniz olursa bunun imkânsýz bir þey olmadýðýný ispat ile kesb-i þeref edeceðim. Ayaklarýmýzý çýkarara ekten baþka çare yoktu.zem'e yazdýðý bir mektupta. Kimse ile konuþma.Delilik etme. ye tiþmiþ bir küçükhaným olan Müjgân'ý ne yapacaðýz? Ne söylersem iskarpinlerini ve çoraplarýný çýkartmayacaðýný bildiðim için ona bir teklifte . bir tecrübe edelim de..Deli çocuk. Deniz. elleriyle saçlarýma sarýlýyordu. Sanki Tekirdað'a iþleyen pabuç büyüklüðündeki külüstür vapurun bir t bi seksen metre merdiveni varmýþ gibi. biz de teyzesiyiz. benim iddiam. Zavallý Müjgân. . dedim. Müjgân bunu evvela sahiden birkaç adýmlýk bir tecrübe sanmýþtý. olursa ne âlâ dedim ve onu kalçalarýndan yakaladýðým gibi kaldýrdým. Hele akþamüstlerine doðru sular. Hatta böyle olduðu halde: "Karanlýkta güverteden denize sa . "Fakat Feride'yi iki aydan aþaðý amak üzere bu tatilde mutlaka bekliyoruz. Tekirdað'ý dünyanýn bir ucu gibi görüyorlar. insaný hasta ede adar geniþliyor ve yalnýzlaþýyordu. bu bur yalarýn öte tarafýndan koya geçmekti. sen koskoca insaný nasýl kaldýrýrsýn? dedi. Ben de onlarýn arasýna karýþtým. Bu misafirlikler beni eðlendirmekle beraber. konuþmaya cesaret edemeyecek kadar kerliferli bir uldum. Bereket versin ben. üzerinde bir y elken." Besime Teyzem'le Necmiye. seni arkama alayým. Çýrpmacak olursan boylu boyumuza düþeriz. kendi kendime vapura binmekti.. köþke yahut baða davet ediliyorduk. Malum ya.. benim. Yalnýz. sahildeki kayalarý kahkahalarýmla çýn çýn öttürüyordum. kendimi misafirlik oyunu oynayan bebe klere benzetiyordum. Mamafih. Razý olmadý: ." diyordu.. Gelmezse en iþtesi de. Fakat rahat durursan korku yok. sual lerine ciddi ve nazik cevaplar vermeye çalýþýrken. Zavallý kýz. iki senedir görmediðim Müjgân'ý büyümüþ. Fakat ermiþ. bu tehlikeyi daha evvelden hisse diyor. Fakat sonradan kendisi de buna alýþtý. beni men etmeye uðraþmýþtý. Müjgân Abla. romanlarda okuduðum Amerikan kýzlarý g .

. "Dilini sýký tut. dizka-paklarýma kadar çýplak bacaklarým. dedim. "Bu nasýl Müslüman kýz böyle.Onu zannetmemek için biraz aptal olmalý.Balýkçýlar adam yemezler ya..Ne bileyim. . yemekten sonra Müjgân'la evin önüne çýkmýþtýk. Hele ben. Saçmasapan konuþma.Ben mi? Deli çocuk! . Cevaplarýný ihtiyar verdi. Mamafih. Fakat beni yolun kenarýndaki þu aða an ayýrt etmeden geçer giderdi ve bir daha dönmezdi. Sularýn o gün niçin kýyýdaki yollarý kapadýðýný. tüccar amcama istanbul'dan misaf ir getirdim.Anlayalým Müjgân Abla! dedim. yanýmýzdan geçerken bize bakýyordu.. bir karýþlýk suyun üstünde. Müjgân gülmeye baþladý: . utangaç görünüyorlardý." dedim ve yürüdüm.Evet. yine atýný oynatarak ve bizi duvar kenarýndaki aðaçlar arkasýna kaçýrarak yanýmý n sonra yavaþça güldüm. bir uçurumdan geçiyormuþ gibi gözlerini kapýyor cesaret edemiyordu. Bir de burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiþ bir sandalýn yanýnda yiyecek yiyen üç balý or mu? ÇALIKUÞU 65 . abla! Gözlerim faltaþý gibi açýlmýþtý. ben öyle arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki. Niçin böyle " diyordu.Ettin mi edeceðini. . Feride? diye fýsýldadý.. Zabit Bey'le mükemmel k ur yapýyorsunuz. . .5 66 Reþat Nuri Güntekîn Akþamüstleri Müjgân'la kol kola gezerken genç bir süvari zabitinin etrafýmýzda dolaþtýðýna .. Müjgân yüzüme baktý: .F. Hiç sesin çýkmýyor...Biraz akran muamelesi etmek tenezzülünde bulunmanýzdan ne çýkar efendim? .Ne söylüyorsun. Bir gün o. Sen gelmeden evvel yine görürdüm. dedi. öksürdüm ve: .. þimdi ne yapacaðýz? Ben güldüm: .koþmaya hazýrlanýyordu.. Müjgân tekrar güldü. hangi saatlerde denizin ne taraflarýnda ba sordum.Yavrucuðum. Müjgân." demesinler diye... B ayýp buldum.Þunu demek istiyorum ki artýk eskisi kadar çocuk deðiliz abla." diye tekrar tekrar tembih ettiler bana. Balýkçýlar. incecik bacaklarýyla -süpürge önünden kaçan örümcek gibi.. h m de o kadar garip bir alaka ile ki. biri sakallý bir ihti Gençler. yahut biraz daha fazla iki genç. sözde atýna talimler yaptýrýyordu. korkak Müjgân. senin için etrafýmýzda geliyor. Balýkçýlarýn ikisi yirmiþer yaþýnda.. O. Müjgân beni kolumdan tutarak. Bir an durakladýktan sonra: "Ben Marika diye bir kýzým.. dedim.. Hasýlý. senin için. Ýstanbul'daki teyzeler. Ora larý dedikoducu yerlerdir. Çalýkuþu . Bu zabit. elimde çoraplarýmla insan içine çýkacak halde deðildim. neredeyse durup konuþacak. sürükler gibi koþtururken: "Allah cezaný versin.Zabitin benim için dolaþtýðýný mý zannediyorsun? . Sonra içini çekti: . Fakat o da besbelli benim gibi ulmakta güçlük çektiði için kim olduðumu sordu. bu hiçten þeyi adeta büyük bir mesele yaptý. Sýrf lakýrdý olsun diye saçmasapan sualler. Fakat bu defaki gülüþte bir vardý..Senin bir derdin var Feride. Müjgân: . Fakat Allah'ýn kýrýnda baþka gidilecek yer y ibi mütemadiyen bizim gezdiðimiz yolda gidip geliyor.Zavallý Müjgân. sade baþýný deðil bacaklarýný da açýyor. .Ne demek istiyorsun. vaziyetimiz hakikaten tuhaftý. O gece. Konuþmadan denize doðru yürüyorduk. Feride? dedi.

onu öpecek gibi burnumu sürerek: . Ay ýþýðýndan sýrýlsýklam bir denizin iki genç kýza ilhamý bu olmamalýydý. ben de ayaklarýnýn dibine çök Bana mektep arkadaþlarýma dair sualler soruyordu. benimle eðlenerek yanaðýma bir fiske vurdu: . ne güzel!. Bir çýðlýk kopararak Müjgân'ýn üstüne atýldým. . Üstümü baþýmý yýrtacaksýn. mahzun oluyorum. Kâmran'ý sahiden seviyorsun. beni aldatmak için deðil. dedi. Kâh onun etekleriyle.. Müjgân.. yah ehþetli gülüyorduk. sinsi san çýyaný. bundan sana ne? Ellerini tuttum. . þimdi de böyle bir mecburiyet olmadýðý halde anýna kendimi kaptýrýyordum. Müjgân'ýn yüzüne bakmaktan çekiniyordum.. gözlerim dolu dolu..Ne dedim ben? .. Masalýmýn kahramanýnýn kim olduðunu evvela Müjgân' dan saklamaya gayret etmiþtim. Sözümü bitirdiðim ve arkadaþlarýma uydurduðum yalanýn ayýp bir þey olduðunu kendimin de anl n.Peki ama. Müjgân'a anlattýðým þey.. dedi. hem taþ atmasýný bilmiyordu. oynuyor. debeleniyordu: .. arkadaþlarýmý nasýl bir kurt masalýyla aldattýð akat o zaman rol icabý nasýl mahzunlaþýyorsam. bir þey söylemiyor. uzaklara bakýyordum.Ama öyle hatýr için deðil. Seni aldatmak için deðil. Sahiden. dedi. Fakat ara sýra münasebetsizliðimi hissederek durmak i tediðim halde bir türlü kendimi tutamýyordum. Fakat son bunu da aðzýmdan kaçýrdým. kâh baþýmý dizine koyuyor ve daima denize.Sözünü mutlaka geri alacaksýn. hatýr için deðil. 69 ÇALIKUÞU . sadece saçlarýmý okþayarak beni dinliyordu. dedim. Sana gelince.. ne dedin? Ben.. hem de kollarý kuvvetsizdi. soluk soluða kendini kurtarmaya lýþýyor... onu kuru otlarýn içine yuvarlayarak tartakla . .Sen çirkin misin abla? dedim. Müjgân da bana uy at zavallý. Müjgân. Sen.. Bayýrýn kenarýna gelmiþtik.Ne dedin abla. O yine güldü. Müjgân.Zavallý Ferideciðim. Benimkilerin her zaman havada kaybolduktan sonra uzakta bir yakamoz parýltýsýyla sularý yýldýzlandýrmasýna mukabil onunkiler gülünç bir patýrtý ile bayýrýn taþlarýna çarpýyor.. Yerden taþ toplayarak denize atmaya baþladým.Peki. Buna ne sebep vardý? Müjgân'a yaptýðým itiraf sadece bir 68 Reþat Nuri Güntekin gevezelik ihtiyacý mýydý? Bilmiyorum. donuk bir sesle: ...Gündüz söylediðin münasebetsiz lakýrdýyý aklýmdan çýkaramýyorum. rezil olacaðýz. hafif bir kahkaha kopardý: . Allah a yalvarýyordu. býrak beni.. Ne istersen yapacaðým. Ortayým diyeyim de kavgayý kýsa keselim. Ona benim Miþel'in birkaç vakasýný anlatt Sonra elimde olmadan kendi uydurma masalýmdan bahse baþladým. Ama ne yaparsýnýz nra Müjgân yorularak büyük bir kaya parçasýnýn üstüne oturdu.67 ÇALIKUÞU Biraz durakladýktan sonra cevap verdim: .Ne çirkin."Ben arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki.Býrak beni. o ne dese beðenirsiniz? ..Mutlaka geri alacaðým.. netice itibariyle. Müjgân ." dedin.. biliyor musun sen büyüdükçe dehþet bir þey oluyorsun! Ellerimi Müjgân'ýn omuzlarýna koydum.Benim için de orta diyelim de mesele bitsin.. Yoldan görecekler. .

. sabaha karþý o da asabil ir sesle beni azarladý: . adeta kýzdý: .. Halbuki beni ne hale getirdin .Müjgân. Hatta bir aralýk çýplak bir ata binmeye uðraþ bir tehlike de geçirmiþtim. üstünü silkiyor: .. yanaþmalar arasýnda hoyratlýk etmesi ayýptý. diye fýsýldadýðýný iþittim.Geceyi hatýrlamýyorum bile. duvarlarý. Zaten çiftlik ir yerde deðil. Zaten vücudumda da uð vet kalmamýþtý. O gece yataðýmda beni þiddetli bir ateþ bastýrdý.. fakat artýk isyana kudre ak uyudum. ne "hayýr" diyor. Müjgân Abla'nýn bu umulmaz baskýsý karþýsýnda bu sefer de ben sindim. nihayet bir az canlanmaya karar veren Müjgân'la kol kola hayli önden yürüyoruz. Sonra kendimi tutamayarak aðlamaya baþladým. sadece saç rak. bunu ben de biliyo ir türlü kendime lakýrdý anlatamýyordum. ÇALIKUÞU 71 . sayýklýyor.. Seyrek fasýllarla birbirinden ayrýlan cýlýz gürgenl . Bereket versin geceler kýsaydý. Ben daha çocuðum. Ortalýk aydýnlanýncaya kadar Müjgân beni yalnýz býrakmadý. ayaða kalkmýþ. baþýmý kucaðýna alarak beni yatýþtýrmaya çalýþýyordu. dedi.Feride. hakikaten acýnacak haldeydi. Müjgân'ý yalnýz bularak kolundan yakaladým: . dedim. öte yanýnda o büyük ümitsizliðe benzeyen yel-kensiz ve d iz var. dedim. ta uzaklarda. canavar gibi bir þeysin Feride. gözlerin parlýyor. Daha olmazsa evlenirsiniz. daha iyi. çitlerle çevrilmiþ bahçeler. Bahçelerde vakitsiz bir sonbahar baþlamýþ.. te çiçekleri toz içinde sara-np buruþmuþ. bak! Zavallý Müjgân. Yolun bir yanýnda yýkýk rlar. Fakat anlamak iþime gelmediði için görmezlikt en geliyor. Vücudumda bir þey deðiþmiþ gibi kendi kendime karþý yenilmez bir korku ve tiksinti duyuyord ikide birde bir bebek hýçkýnðýyla Müjgân'm boynuna sarýlýyor. "Niçin öyle söyledin. Halinde zerre kadar yorgunluk eseri yok. Yalnýz. Akþam ne ha ldeydin? Sabahleyin iki saat bile uyumadýn. Evet. abla?" O. kendi nazik tabirleri üzere "at anasý gibi" bir kýzýn baþ açýk. Uykuya dalarken Müjgân'm tekrar katýlaþmýþ bir sesle: . Geceki uykusuzluktan sonra. bacak baþ darmadaðýnýk. Teyzemle Müjgân beni gördükçe birtakým el ve baþ iþaretleri ya Ne demek istediklerini gayet iyi anlýyordum. Bütün bir gece daðda kurtla boðuþtuktan sonra sabaha karþý kendini býrakan Keçisi'ne dönmüþtüm. U yu bakayým gözümün önünde. Bir türlü uyuyamýyor. yüzü gözlerinin be a kadar balmumu gibi sararmýþtý. ümitsiz denizi býrakýyorum ve Müjgân'ýn kolundan tutup böðürtlenlere doðru sür .Sen hakikaten þaþýlacak bir mahluksun. sevmek ayýp mý? Kýyamet kopmadý ya. on beþ yaþýnda. Hayatýmda bugünkü kadar azdýðým ve eðlendiðim bir gün olmamýþ gibidir. Bunlar böðürtlendir ve muhakkak ki Allah onlarý çalýkuþlarý gagalasýn diye yaratmýþtýr. suyu suya katmýþtým. iþçiler. aðaçlarýn arasýnda tekrar kendimi kaybediyordum. titrek gölgeleriyle beraber yolun tozlarý üzerine kuru yapraklar dökülüyor. diye gülüyordu. O. tekrar ayaða kalktýn.Galiba o da sana karþý lakayt deðil. * Akþamüstü. Ben öyle terbiyesizlik istemiyorum. kendi yaþýnda iki komþusuyla arkadan geliyor. Rengin parlýyor.Allah'tan korkmadan bana nasýl iftira ediyorsun. aða düþ ibi kendimi oradan oraya atýyordum.. olur biter. sen sahiden deliymiþsin. etrafta otu ota. Yalnýz. abla. dedim ve tekrar kaçtým.Deli. Bu sebepten.. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ý çiftliðin havuzu kenarýnda büyüklerle dedikodu yapmaya býrakarak ço takmýþ. Teyzem.Ne anlýyorsun bu Ermeni gelini edalý hanýmlardan? Gel sen de benimle bareber. arabamýz geciktiði için yaya olarak dönüyoruz. Ben yerimden kalkmamýþtým. kendi haline býrakýlmýþ bahçenin derinlerinde birtakým kýrmýzý benekl r. çitleri saran yeþillikler kurumuþ. Titreyerek: . besbelli yeni bir hücuma uðramaktan ürktüðü için ne "evet". Bir aralýk. 70 Reþat Nuri Güntekin Ertesi gün yerli zenginlerden birinin çiftliðine davetliydik. Biz. Bu tabii.

. yüzüme yapýþýyor. Derin pul pul olmuþ. Siz buralarda. Ne iþi var burada. dedim. Birkaç gün Ýstanbul'dan uzakla . Sabaha doðru kimseye haber vermeden kendj kendime þehre indim. Gülüþtük ve yürüdük.Evvelki gece ayýn on beþi idi. "Kim acaba?" dedi. Galiba bizi merak elikleri rlar. Feride. Bir aralýk Müjgân söze karýþtý: . 72 Reþat Nuri Güntekin Böðürtlenler eziliyor. Yanlarýnda bir erkek vardý. iskarpinlerimin ba yeniden baðlamaya baþladým. Kâmran'ý erkekten sayarak biraz alarga gidiyorlardý. Son derece güzel eydi.Ýmkâný yok. dedi. Akþamýn alacakaranlýðý ve yol kenarýndaki b gölgeleri arasýnda pek iyi seçilmemekle beraber baþka türlü bir insan olduðu görülüyordu. Mid bozulacak" diye yemiþleri elimden kapmak istiyordu. Fakat Müjgân Abla insaný sabýrsýzlýktan çýldýrtacak kadar mýzmýz. benim geniþ yakalarýma iki sýrma çapa iþlenmiþ bey lekeler içinde býrakýyordu. arkamda sakladým. Fakat benim yorucu eðlencelere tahammülüm yok. iki karýþlýk bir hendekte tlamak lâzým geldiði zaman tereddüt ediyor.Kim olacak. Þemsiyesiz mehtapta mý dolaþtý. devam etti: . bu Kâmran'a benziyor. böðürtlenlerden de korkuyordu.Güneþten. kuzenimi aralarýna aldýlar. . dedim. ta kendisi. Nihayet.Kim bilir.. . Yüz yüze geldiðimiz zaman ben. . bir yolcu.Sen de öyle. . Müjgân. Teyzeler nasýl? Necmiye nasýl? . mesut dulu yad ellere kaçýrdýktan sonra bundan tabii ne olur?" O. vallahi. Tarlanýn ortasýnda yürürk burkuluyor. bilâkis yürüyüþümü daha aðýrlaþtýrmýþtým. Aradakiler bize yetiþinceye kadar biz. Feride. Topuðumu hiddetle yere vurdum. Sonra da üs yapýþtý. Fakat kulaðým arkadaydý. Þaþýrmýþtýk.Ne kadar yanmýþsýn..Mersi. ben Müjgân ve böðürt rle devamlý halde çalýþýrken onlar yolun alt baþýný bulmuþlardý.. kendiminkileri hemen geri çektim.. Soluðumun týkandýðýn Yolun kenarýnda durdum. bir þey söylemiyor.Müjgân Abla ile kendimize bir böðürtlen ziyafeti verdik. Müjgân koþmaya baþladý. bir yabancý karþýsýnda gibi çekingen bir gülümseme ile yüzüme bakýyo ini uzattý.. Sakýn. Ellerim yapýþ yapýþ. Doðrusu aranýrsa onu ben de pek zannetmiyordum. sek i bitiririz.Feride. kuru ekin saplarýnýn ayaklarýna batmasýndan korkuyor. imdat istemeye kalkýþtý.Bu yaz istanbul'da çok sýkýldým. Ben.. önde çocuklarla beraber yürüyordum. Biraz sonra Ayþe Teyzem ile Müjgân. Bir arkadaþ grubuyla Alemdaðý'na çýktýk. .Gözlerinden öpüyorlar. Ara sýra hafifçe boðuþuyorduk. Kâmran. arkaya bakýyorlardý. Biraz sonra bu erkek bize el salladý. . içimdem "Elbette. Bir aralýk bir köpeðin hücumuna uðradýk.Zannetmiyorum. dedi ve biraz sonra heyecanla ilave etti: . Kuzenimin teyzemle Müjgân disini hangi rüzgârýn buraya attýðýný anlatmasýný dinliyordum: . sakin ve biraz da alaycýydým: ..O.. . Ben. . Teyzemin komþularý kýrký ge kendilerini kadýndan. dedi.. Hasýlý. sonra onlardan ayrýlarak bize doðru yürüdü. nedir? dedim... Müjgân'ýn el çantasýna sýðacak büyüklükte bir köpe a. iþimizi bitiririz demiþtim ama. dedim. Ben. .Hayret. Arkadakiler kaplumbaða adýmlarýyla bizi geçip aþaðý köþenin baþýna varýncaya kadar biz. Ayaðýmý büyük bir taþýn üzerine koyarak eðildim. Müjgân: . fena halde sýkýlýyordum. Bu kadar uzun yolculuðu nasýl göze aldýnýz? ÇALIKUÞU 73 O. Ama bilemezsiniz ne kadar çok. yahut bir köylü. "Hastalanacaksýn.Çok tuhaf! Herhalde bir bildik olacak.um.

Kâmran'ýn gelmesi hakikaten keyfimi kaçýrdý. aç gözlerini."Misafir misafiri çekemez" derler dedim. Kâmran. korkuya. burunlarýnýn dibinden ayrýlmýyordu. Müjgân çenemi okþayarak: . Bir aralýk.Misafire hürmette kusur ediliyor galiba. Odanýn karanlýðýna. Onunla görüþtürmek içi insanlar çaðýrýyor ve hemen her gün uzun bir araba gezintisine yahut yerlilerden birinin bað ve bahçesine davete götürüyordu. Bereket versin Aziz Eniþtem.. Ben gülerek omuzlarýmý kaldýrdým: .Hiç. misafirine fena halde kancayý takmýþtý. bilmem niçin.. Ben. Fakat ikimiz de kendimizi tutamayar ak gülmeye baþladýk. iðrenmeye karmakarýþýk his günden güne artýyordu. Sonra lambayý söndürerek .j ceðim gelmiþti. Feride. yorgunluktan ölürüm. beni tekrar kaçýrmamak ister gibi sýmsýký bileðimden eteðimden tutuyordu. yanlarýna yaklaþmak lâzým gelmiþti. Ona bir þey söyleyecek olursan sen zorla kucaðýma alýr. onunla merdiven parmaklýðý arasýndaki na sürünmeden geçip geçemeyeceðimi hesap ederek: 76 Reþat Nuri Güntekin . . dedi. iþitilmedi-ðinden emin olmak ister gibi bir tavýrla etrafýna baktýktan sonra: . Silkindim maya ihtiyacým olduðunu söyleyerek odama çýktým. dedim.74 Reþat Nuri Güntekin Fakat nereye gidersiniz? Yalova'nýn mevsimi deðil. diye gözlerimi iri iri açtým. horlamaya baþladým. Feride" diye yalva rdý. Müjgân: . Birkaç dakika sonra da ben onun karyolasýna gitmiþ. Ona karþý duyduðum hiddete. Peki. halimden alýndýðýný g : .Peki.Sahtekârlýða lüzum yok. Zaten sizi de dehþetli göre. Sert bir hareketle karyola demirlerini zangýrdatarak doðruldum: ÇALIKUÞU 75 .Tahminim doðru çýktý.. dedi. Sonra gülerek ilave etti: .. geç vakit odaya geldiði zaman ben yataðýmda uyumuyordum. Birdenbire aklýma siz geldiniz. dedi. Güleceðimi hissederek öte tarafa döndüm. dedi. dedi ve hâlâ hafif hafif baþýný sarsmakta devam etmeme raðme tekrar uyudu.Senin aklýndan delice bir þeyler geçiyor.ikramýn fazlalýðýndan öleceðim. zorla baþýmý kaldýrdý: . ikide birde içeride yahut bahçenin arka taraflarýnda kayboluyordum. Ne istersen.Vallahi uyuyordum. Müjgân.. baþýný yastýðýndan kaldýrarak kollanma ordum. Karyolamýn kenarýna oturdu baktý. Yalnýz dilinin ucunda bir þey var ki mutlaka söylemezsen bu sefer ben u yuyamayacaðým. Müjgân da yorgunluk kta duramayacak halde olmasýna raðmen. . Müjgân'ýn kapalý gözlerine raðmen yüzümü onun saçlarýna saklayarak kula . Bir sabah yine böyle bir davete gitmeye hazýrlanýrken kuzenimle merdiven baþýnda karþýlaþtý mu kesti. Fakat o zavallý hakikaten uyumuþtu. Bursa bu aylarda cehennem gibi ya nar. Gözlerini açmadan: "Yapma. ikimizi birden denize atarým. Ben. birdenbire ürktü: .Peki. bilâkis gruba alarga duruyor. Anlýyorum. Eniþtemle teyzem o akþam Kâmran'ý geç vakte kadar" bahçede alýkoydular. Müjgân. Hiç. O....Ne demek istiyorsun? O. dedi.Allah aþkýna boðuþmaya falan kalkayým deme... Karþý karþýya geldiðiniz zaman hiç sebep yokken ka kaçýyorum.

. ensemde hafif bir ür hissediyordum. insana hüzün veriyor. Baþý yine bir kýrmýzý mendille sanlý. Kim bilir.Feride.Bugün de þemsiyenizi unutmamýþsýnýz. bugün de yaðmur tehlikesi var. dedi. tekrar dudak büktü: .. I e bir balýkçýnýn oðluna istiyorlar. Ben. iþi ciddiye alarak baþýný salladý: ..Fena mý? dedim. galiba Feride'yi büsbütün Tekirdað'da býrakacaðýz.Tanýdýðým insanlar hiç öyle zevk verici insanlar deðil.Çoktan görünmüyorsun. güneþi saklýyor. Müjgân. Müjgân. Bana aþinalýk etti: . Bari ben de öyle yapayým. sen birdenbire sustun. Gece yaðmur yaðdýðý için havada tatlý bir sonbahar serinliði vardý. Elindeki þemsiyeyi açýp kapamakla eðlenerek: .Allah esirgesin. Bu mevsimden sonra günler ekseriya bugüne benzer. Ben. dedi. insanlar tanýy orsun. dedi.. dedi. dedim. onun vücuduyla merdiven parmaklýðý arasýndaki delikte layýp kaçmýþtým.Sizi eðlendirecek insaný nereden bulup getirsinler.Bir gün sizinle balýða çýkmaya hazýrlanýyorum. Bilmezsiniz buranýn kýþý ne kadar sýkýcýdýr:. 78 Reþat Nuri Güntekin Konuþa konuþa bayýrýn kenarýna doðru yürümeye baþladýk. Balýkçý deyip de geçmeyin.Güzel ama. deðil mi. gözlerini tavana kaldýrdý: .bir balýkçý geçiyordu.Milyoner de olsa o kadar demokrat olamayýz. Kâmran. Kâmran. onunla deniz kenarýndaki bayýrda dolaþýyorduk. Sizi her gün gezdiriyorlar. iþitmediðim halde onun bize doðru geldiðini seziyor. Kâmran gülüyor: . bunun farkýn likten gelerek bir yarým çevirme hareketiyle vücudumu ayný istikamete çevirmiþtim. Kâmran'm bu sözüne karþý ne dese b . Kuzenim nedense benim ilk gece söylediðim "misafir misafiri çekemez" sözüne içerlemiþti. Akýllý uslu Müjgân'ý bugün hangi hain þeytan dürtüyordu. Kâmran. Fakat uzanan elleri boþta kaldý.Beni deðil ama. komik bir yeisle gülümsedi. zavallýlar? dedim. Bir sabah. misafirin misafire ev sahibini çekiþtirmesi eski usu llerdendir. Sonra kýþ. Artýk kendimi tutamadým: . dedim. . Müjgân'a takýlmakla söze baþladý: . dedi.. Bu esnada yanýmýzdan -çýplak ayakla. Her gün yeni yerler.O kadar aleyhinde bulunmayýn. gülerek cevap verdi: . sise benzeyen þ ir bulut. . dedi. Kâmran.Ne o. denizin durgun yüzünde nereden geldiði belli olmayan uçuk bir ay titriyordu. þaka etti: .iyi ama. kendi durgun ve kararsýz mizacýna benzeyen bugünkü havadan pek hoþlandýðýný anlatý . Kuzenim. Bir gün kendimi Marika diye tan balýkçý. Biraz sonra tekrar yanlarýna döndüðüm zaman. kendisini eðlendirecek insandan kimi kastettiðimi anlamýþtý. ÇALIKUÞU ___ __77 O gün nasýlsa serbest kalan Kâmran'ýn caddeden geçtiðini gördüm. Heyecanla elerini uzat .."Misafir misafiri çekemez" ama. kuzenime bu Marika hikâyesini anlatýyo itirdikten sonra bileðimden tuttu: . Fakat hi r þey görmediðim. Müjgân: . kuzen sýfatýyla buna katiyen razý olmam. dedi. iri bir aðaç kökünde oturan Müjgân'ýn yüzü deniz tarafýna dönük olduðu için o. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayýp þarký söyleyerek bahçeye doðru koþuyordu Nihayet bir gün Müjgân bana edeceðini etti. Babam aksi gibi öyle bir alýþtý kaydýracaklar diye ödü kopuyor. on beþ adým ileride Kâmran'ý gö Ayaküstü birkaç dakikalýk bir sabah sohbetinden kaçýnmaya artýk imkân kalmamýþtý. O. Marika. Son derece zengin bir insan. Ortada þikâyet edilecek bir þey yok. Dumana. O. Feride? diyordu.Evet ama. buna itiraz etti. belki zengin bir yerli ile evlenirsiniz . Kýsmeti çýktý. Ýk irde bana bunun için taþ atýyordu.. dedi ve baþýný çevirince on..

baþlamýþ lakýrdýyý býrakmayacaðýný h enarýna gittikten sonra hiddetle denize taþ atmaya baþladým. iyiden iyiye solumuþtu. bunu onun yanýna býrakmay acaðým. . ihtiyar. ara sýra ye içarenin. herhalde hayvancýðýn sandal küreðiyle öldürülmesini erecede büyük suç deðildi. ötesine berisine yapýþtýrýyordu. Nihayet ikisinin de dönüp bana baktýklarýný ve fenasý.Bunu bana da söyleyebilirsin.. Fakat bu kahkahanýn içinde deminki gülüþe benzemeyen. Kumsalda biraz daha yürüdükten sonra. baðýra baðýra oradan oraya kaçýyor. Feride'nin daha yüksek kýsmetleri de var. Evvela gülerek konuþuyorlardý. bu sefer kahkaha ile gülüyor. Bu sefer. Bir an. hiç emniyet verecek gibi deðildi. keçilerin bile zor çýkacaklarý bir yol olduðu için onlar beni maktan vazgeçecekler. Fakat þimdilik balýkçý. izimi kaybetmiþ olacaklardý. Sonra ikisi de ciddileþti-ler.Sen çok oluyorsun artýk. dedi. Gördüðüm þeyler. Müjgân.. * Yürümeye baþladým. kuzenim bir heykel gibi dimdik odu. Biraz evvel yanýmýzdan geçen ihtiyar balýkçý. ateþte kaynayan katraný devirdi meret.beni yakalayamayacaklarý m uhakkak. ilerideki burnu dönersem selamete çýkmýþ olacaktým. Allahaýsmarladýk. Müjgân. Kâmran. Kâmran'm arkasýna geçerek bana göz kýrptý: . Hiddetle ayaðýmý yere vurdum: ÇALIKUÞU 79 . bu sabah deniz çekilmiþ. Sizinle kavga etmeden konuþulmayacak. birdenbire karþýma çýkan bir komedi yahut facia.. Cevap vermek kendi hakký. Birdenbire yanýna yaklaþmaya cesaret edemeyerek baðýrdým: . Mamafih. . birkaç daki her þeyi unutturdu. o iniþte nasýl olup da yuvarlanmadýðýma. Köpek. yanýma doðru yürümeye baþladýkl iþin anlaþýlmayacak bir yeri kalmamýþtý. Bilirsin ki.Ne olacak. söyleyeceði þeyleri b güçlük çekiyor gibi þemsiyesiyle topraða çizgiler çiziyor. Ara sýra yere eðilir gibi yapa ak arkaya bakýyordum. ihtiyaten. oradaki bir keçi yolundan tekrar bayý anmaya baþlayacaktým. her þeyi anladýðýmý. ne istiyorsun zavallý hayvandan? ihtiyar. O gün. çarpýnýp çýrpýnýyor ve baðýrýyordu. Mesela ateþ gibi bir süva ri zabiti her akþamüstü atýyla evimizin karþýsýna geliyor.Yalnýzken böyle konuþmuyorsun ama. bu tehlikeli deligözlülük de beni kurtarmýþtý. beni mahve di ve bunun önüne geçmek için benim elimde çare yoktu. on a kudurmuþ görünüyor. . kendini kaybetmiþ bir halde. Planým hazýrdý. benim kaçýþým manalý olacak. dayaða fasýla vererek küreðine dayandý. balýkçýnýn kumsalda bir çalý ateþi üzerinde kaynamakta katranýný devirmiþti. Ancak þu var ki. kendini Feride'ye beðendirmek iç ikeli hünerler yapýyor. Evvela köpeðin kuduz olmasý ihtimali aklýma geldi ve du-raladým. fakat bir his bana bu uzaklaþmanýn.Yalancý.Buna diyeceðim yok. Kendimi bayýrýn en dik yerinden olanca hýzýmla aþa kapýp koyuverdim. Müjgân'a gizli bir "Sana gösteririm" iþareti yaparak: . hiçbir zorum. dedim ve hiddetle deni e doðru yürümeye baþladým. Yalnýz. bir kýrýklýk vardýr. dedim. Onun için. kayanýn ucunda kupkuru bir geçit açýlmýþtý. diyordu. iþi parmaðýna dolamýþtý: j. bu nazlý insanlarýn -ata da binseler.Ne var. elinde bir kürekle kara okak köpeðini kovalýyordu. Lâkin. sýkýntým yokmuþ gibi. Müjgân. buranýn öte tarafýnda. Hayvan. ara sýra denize taþlarýmý atmakta devam eder . Baþýmý çevirince onlarýn bayýrýn ba yavaþ inmekte olduklarýný görmeyeyim mi? Koþmaya baþlayacak olsam. Büyük suç! Fakat. O. Aðlar gibi bir sesle: .Hepsi o kadar deðil. Fakat 80 Reþat Nuri Güntekin aksiliðe bakýn ki. Hiddetin sebebi anlaþýlmýþtý. Burasý. yahut hiç deðil ndiðimi gösterecek. f bir þey..Anlaþýldý. diyordu ancý deðilim ki. hem de bir yerimden deðil irkaç yerimden kýrýlýp dökülmediði-me hâlâ þaþarým.. iftiracý. böyle lakýrdýlardan hoþlanmam. Kâmran. dedi.

Ara "Rezil oldum. bu zavallý köpeði kurtarmak için bir þey yapardým. "Çok oldu ama. Nihayet. Biraz sonra kürekli düþm i bir hücumuna uðradýðý zaman ne yapacaðýný. bizi de!" diye b aðrýþmaya baþlýyorlardý. . Fakat kapýnýn önünde Aziz Eniþtem karþýma . Feride Abla. dedim. . Dizlerimin arasýnda çýðlýk çýðlýða ha ri býrakmasýndan. çocuklarýn arasýna karýþýr. Daha yere atan balýkçý. korkuyorsunuz. daha doðrusu aþaðýya bakýyordum.Hayýr. Beni de. ay tempodan baþka yaygaralar koparýyorlar. Kuzenim. evvelce de düþündüðüm gibi. basýmdaki gürgenin sýk yapraklarýný hýþý tan bir hýzla havalanýyordum. Mamafih. Sabýrsýzlýklarýndan. Arka bahçede. Ne güzel tesadüf! Eve gelirken odama kaçarak kapýyý kilitÇalýkuþu . bayýra týrmanmaya baþladým. küçüklerden birini de karþýma alarak. Müjgân'ýn yaptýðýný hatýrladýkça. Bereket versin öteki çocuklar da ayrý perdeden. Vaktim olsa. kendi ayaðýyla girdiði bu kapandan nasýl kurtu k kesik uluyor- ÇALIKUÞU 81 du. bizi de. Bir parça hýzlý sallanmaktan kork caðýnda ne iþi vardý? Bunlar evde küçük kardeþlerinin beþiðinde sallansalar daha iyi olurdu na benzer birtakým sözler. Yani açýkçasý. kulak asmýyor. .Köpek bir kaya kovuðunun içine. O hýzla zannederim ki. Kâmran'ýn bana lakýrdý söylemesine ÇALIKUÞU 83 fýrsat vermemek için þirret bir yaygara. Devrilmîþ katran tenekesinin baþýn konuþuyorlardý. Salýncaða atladým. çocuklarý büsbütün hýrslandýrmýþtý.F 6 82 Reþat Nuri Güntekin lemeyi düþünmüþtüm. korkmayýz. . korkmayýz. Sinirli bir gülme ile "Ne münasebet!" dedim ve çocuk sesleri gelmekte olan arkaya bahçey e koþtum. yere düþüp ölmesinden korkmaya baþlamýþtým. Bugün. korkmayýz. kuzenimin cebinden çantasýný çýkardýðýný. bütün vücudumu ateþ basýyordu. Halbuki þimdi. elleriyle iþaretler yapýyordu. bahçeyi cehenneme çeviriyorlardý. balýkçýya paralar verdiðini gödüm. Fakat onlar. iþi deliliðe vurarak kulmalarýna mani olabilirdim Arkadaþlarým arasýnda salýncaða önce binmek yüzünden kavga çýk men aralarýna atýldým. ne o çehre? Pancar gibi kýzarmýþsýn! Biri mi kovaladý. Çok geçmeden onlar sökün ettiler ve çocuklarýn arkasýnda durdular. Ben de onun gibi kovalanýyordum. yavaþ yavaþ sallamaya baþladým.. Müjgân'la Kâmran'ý da alakadar etmiþ görünüyordu. ke 'la Kâmran. alacaðýn olsun. aklým çileden çýkýyor. Çaresiz salýncaðý durdurdum ve çocuða çýkýþmaya baþladým. Facia. onu fazlaca koþ içimden: "Daha beter ol!" dedim ve salýncaðý hýzlandýrdým. bana dönüyor. hýzlý hýzlý soluyor. bakayým. Bazý günler komþu urasýný bayram meydanlarýna çevirirdim.Kýz. büyük bir gürgen aðacýna asýlý. küçük arkadaþlarým. salýncaðýn etrafýný sarmýþlardý. muhakkak arkamdan gelecekler. aklýnca emin bir yere saklanmýþtý. Kenarda nöbet bekleyen çocuklar titizlenmeye.Beni de. benimle beraber sallanan küçük de kesilmiþti. sizi birer birer kendim sallayacaðým.. Müjgân.Hepiniz kenara sýralanýn.Korkmayýz Feride Abla. bir kolan salýncaðý vardý. ara sýra eliyle göðsünü bastýrý-yodu. burnu dönmeleri tekrar aklýmý baþýmdan aldý ve arkama dönmeden yine hý biraz yürüdükten sonra. ikide birde d etmeden yavaþça arkama. yahut benim tasarladýðým yoldan bayýra týrmansayd ka kurtulacaktý. gözlerini çarpýp daðýtmalarýna mani oluyo fenasý. Fakat ne çare ki. Müjgân'la kuzenimin. zorla kapýyý açtýrmak isteye da rezalet çýkaracaklardý. Ben. benim davetimi beklemede faklý bir sürü halinde gelmiþler. istanbul'a kadar giderdim. Müjgân!" diyordum. büsbütün kaçmaya da içim razý olmuyordu. benim der de kendi baþýmdan aþ-rkýndý. hiçbirinizi almayacaðým. çizdiðim sýnýrý aþarak. Beni de. onlarý kollarýndan çekerek yüzlerini. kollarýmla onlarý iki tarafa daðýtarak: . Fakat ben. diye yolumu kesti. Kumsal boyunca dümdüz koþup gitseydi. Bu hal.

çocuklarý düþürtmek þart deðil ya. haydi Feride!" diye tekrar eder. Kuvvetle dizlerimi bükerek salýncaða çýlgýn bir sürat verdim. "Etme.Kimin piþman olacaðýný görürüz. diye vecap verdim. ÇALIKUÞU__ 85 Hareketin sarhoþluðu yavaþ yavaþ beni sarýyor kendimden geçiyordum.Aman. . insaf etsenize! Gevezeliðim tükeniyor. mendilimle tozlu avuçlarýmý silmeye baþlýyoru Kâmran: . rica ederim.Teyze. Teyzem pencereden: . Müjgân'dan öðrendiðim güzel þeyden sonra. Çünkü nazik ko lan seni zapt edemez. Kâmran. bir rüya içinde g .Eðleniyorsun öyle mi yaramaz? dedi. tkiniz de düþersiniz. Kuzenim gülerek: . Bir aralýk. korkmak dünyada kibrime yediremeyeceðim þey. Bu baþý baþýmdan ayýrýr ayýrmaz onunla e hiç þüphe yok. seninle hiç olmaz diyorum.. saçlarýmýz birbirine karýþýyordu. onlarýn da biraz gönlünü ediver. sim kesilir kesilmez onun baþlayacaðýna hiç þüphem yok. Biz salýncaðýn yaný alnýz kaldýk. koltuklarýnýn altýndan tutarak havaya kaldýrý rlerimin en miniminisi. Þimdi görürüz. bir yerleri kýrýhrsa sonra beni haþlarsýnýz. Yüzünü yüzüme yaklaþtýrarak: . . Sonra salýncak gidip geldikçe þeytan yavaþ yavaþ dürteler: "Hayd ydi. Alaycý bir sesle: . beraber sallanacaðýz.Benim için hayýr. böyle söylüyorsunuz ama. Feride? dedi. O canavarla baþa çýkamazsýn. gözlerini kaçýrmýyor. diye baðýrýyo Çocuklar.Bu esnada evin penceresinden teyzemin sesi iþitildi: . Fakat o. Ninnisi eksik ine gibi seni sarsmadan. düþerlerse.Piþman olmaya baþladýnýz mý acaba? diye sordum. Yalnýz. dedim ve salýncaða atladým. Çevik bir hareketle ceketini çýkardý. Daðýnýk saçlarýnýn arkasýndan. Bunu Kâmran da tekrar etti: .Feride. onun için küçüðü kollarýmdan indiriy k Kâm-ran'ýn gözlerine bakýyorum: . gittikçe çoðalan yaprak hýþýrtýlarýyla sarsýlmaya baþlad ikimiz de diþlerimizi sýkýyor. Ben. Kâmran aðabeye yanaþ. yedi. o. .Haydi küçük. bir kelime bize biraz kuvvet zayi ettirecekmiþ gibi susuy orduk.Ne münasebet. fazla kýpýrdama. Korkuyor musun? Bu sefer yüzüne bakmaya cesaret edem eyerek: .Onu size sormalý. Niyetim. Bu kadar teþvike bir zavallý Ça lýkuþu nasýl dayanýr. yorulmama imkân yok. fakat arkam dönük olduðu halde. gözlerim gözlerine dikili. eðlenceli bir þey seyredeceklerini anlayarak geri çekildiler. . Þimdi. sekiz yaþýnda bir bebekti. Kâmran'dýr. gürgen.A kýzým. O da. çocukluk etme. her gidiþ ve geliþt klarýn içine dalýp çýkýyor. salýncak yavaþ yavaþ hareket etti. ona baþ eðdirip neticeye kadar bu küstah ve zalim alay a devam etmek. yeter!" diye baðýran sesini iþittim. Bu tombul yanacýklarý kanatýrsak ne olur Çocuðun arkasýný bir gölge kaplýyor. .Ne bekliyorsun. Fa kat o: "Haydi Feride.Teyze. Müjgân'ýn kollarýna fýrlattý. dedi. . bir yerini kýrar. çok zorlu olacaðýný hissettiðim bu sallanmada kuvvetimi muhafaza mek için dizlerimi hafif çe bükmekle iktifa ediyordum. Gitgide süratimiz artmaya. Ýpler gýcýrdadý. Biraz daha!" diye.. nazik bir çocuktur. Ondan 84 Reþat Nuri Güntekin kaçýnmak. kuzenimi omuz baþýmda hissediyordum. Kýrk yýllýk Çalýkuþu'nu daha tanýmadýnýz mý? ur mu? Uslu uslu baþlarým. Ne yapmalý? Onunla yüz yüze gelmede açmalý? Eteklerime bir çocuðun sarýldýðýný görüyorum.Hatýrýn kalmasýn ama. gülerek. bilmez gibi söylemeyin. haným gibi nazlý. Bu. bir zul u. eyleme. yormadan uslu uslu sallar.Yeter mi. . Feride? dedi. Artýk kurtuluþ çaresi kalmadý. caným. dedi. pýrýl pýrýl yanan yeþil gözleri bende garip bir kin. . ihtiyatlý davranýyor. yanýmda çocuklar var!" diye cevap veririm. Yavaþ sal-layýver.

Hayýr. dedim. gözlerimi ildim. beni bir pencere kenarýna çekerek bir sürpriz gibi gös . karþýki aðaçlarýn içinde kaybolmak üzere olan güneþe tutup parýldattýðý zaman. Teyzem. . be er düþüp ölünceye kadar. utanýyorum.inelim artýk. Niþan takacaðýz. bir istanbul dönüþünde. düþkünlüðümü anlamadý: . Kâmran. Üç gün sonra.Hayýr teyze. Bu hareketime. arkama sakladýðým parmaklarýmý birbirine kilitliyordum .. Benimle evlenmeye razý olduðunu aðzýndan iþitmeden seni býrakmam.Birkaç gün sonra akrabalarýmýza bir küçük davet vereceðiz. Dizlerim büküldü. Galata rýhtýmýnda karþýlamaya koþ Niþanlýlýðýmýn ilk haftalarý herkesten kaçmakla geçti. beni bu esnada kavrama lsaydý. teyze dedim. Biliyorum ki.. gözlerime dokunuyordu. Fakat ne çare ki. Islak bir mendille þakaklarýmý siliyor: . teyze dedim.Þimdi imkâný yok. ben dünyadaki niþanlýlarýn en acemi ve vahþisiydim. kýzým? diyordu. Feride? dedi. beni anlamadý. tuhaf bir þey iþte. diye yalvardým. Karþý karþýya geldiðimiz zaman benimle niþa acaktý. diye sýz anýyor... ellerimi arkama sakladým. bana özene bezene bir niþan yüzüðü yaptýrmýþtý. sevinçle boynuna sarýlmayýþýma hayret eder gibi: . Bunlarýn baþýnda Kâmran geliyordu. Mamafih.Bir yerin acýyor mu. bu.. birbirine k ellerim açýlmamakla beraber kollarým iplerin etrafýna kaydý. her niþanlý gibi onun da hakkýydý. kýzardýðýmý göstermemek için yüzümü perdenin karanlýðýna s Teyzem. bu kelimelerin ahengi içinde uykuya dalýyordum. Kâmran. inatla baþýmý önüme eðdim. Tekrar gülümseme . buraya senin için geldim Feride. Sonra. onu ölesiye seviyorsun. Dudaklarý saçlarýmýn arasýndan alnýma. Müjgân. Kim bilir. 86 Reþat Nuri Güntekin Hafif bir sersemlikten sonra gözlerimi açtýðým zaman kendimi teyzemin kucaðýnda buldum.Elini uzat da bir tecrübe edelim..Bunu ümit ediyordum.. iplerin elimden kurtulmasýndan korktum.Çocukluk etme. Tekirdað'da old a ara sýra beni yataðýmda sýkýþtýrýyor: . Kâmran'ý u geldiðini gördüðüm zaman ürkmüþ bir at gibi patýr patýr kaçýyordum. dedi.Ben mi aðlýyorum. Ayþe Teyzem'Ie Müjgân da bize katýlmýþ olarak sürü sepet istanbul'a dönüyordu un bir mektubuyla öðrenen Besime Teyzem ile Necmiye bizi.. Bunu teyzem.istemiyorum. Benim yaralý parmaklanma yakýþmayac engin taþý vardý.Beðenmedin mi yoksa. arkamdan sapan taþý y Müjgân vasýtasýyla ona bir ültimatom vermiþtim. düþeceðim. beni býrakýp yatmaya gittiði zaman Kâmran'ýn söylediði þeyleri kendi kendime tekrar r. Soðuk bir sesle: . bu. beraber gezinmek ve konuþmak istiyordu. Korkuyorum. sizin en güzel zamanlarýnýz-dýr. dedim. muhakkak düþecektim. O. Eski bir yüzüðünü ölçü verdim. Zannederim.Çok güzel teyze.. canýnýn sýkýldýðý anlaþýlýyordu. Sözünü tutmazsa her þeyi bozacaðýmý yeminlerle söylüyordum.. B unlar. . bazen bu kadarla kalmýyor. teyze? Baþýmý teyzemin göðsüne soktum: . Feride? diyordu. . Fakat onun kuvveti beni muhafaza etmeye kâfi deðildi. Feride.. daha üstüme varýrsa aðlýyordum. devam etti: . Müjgân.. Muvazen esi bozulan salýncaðýn birdenbire dönen ipleri arasýnda yere yuvarlandýk. Daha sonra. uzun sürmedi.Dizlerim birden bire gevþedi.Niçin bu deliliði yapýyorsun. 88 . onun sana söyleyecek ne güzel þeyleri va . Anlatamayacaðým ki. dedi. O kalmak. incecik elleriyle saçlarýmý okþayarak onun aðzýndan konu ÇALIKUÞU 87 Yataðýmda büzülerek: . inþallah dar falan Teyzem kolumu zorla çekecekmiþ gibi. mersi. .Öyleyse niçin aðlýyorsun? Gözlerindeki yaþlar ne? . Ben. .Düþmeden evvel aðlamýþ olacaðým. Feride. ayaklarýmýn ucuna bakmaya baþladým.

inatçý vermelisin. Yalnýz bi fazla havaisin. dýþarý-dakilerden olsun kimse yüzüme karþý bahsetmiyordu.. zannederim ki. F de? dedi. Çocukluða. Hayli uzun zaman. dedim. karyolamý. ar ve çehreyle onun yanýnda gördüm. Teyzem. dedi. alay ettiðim insanlar.Nasýl. Çocuklukta bu. fakat. Fakat.Þimdi artýk anlaþtýk. Gül klarýný kýsarak hafif bir alay geçti: .. bana neler yapardý. Birdenbire titreyek silkindim: . Müjgân. aðýzlarýnýn payýný alýyorlar uyorlardý Hatta. huyunu bilmediðim herhangi bir yabancý kýzdan çok daha iyisin.. Þimdi senin yalný zen deðilim. deðil mi. yine de köþkte pek rahat sayýlmazdým. Kâm an için. Besime Teyzem duysa. gardýrobumu deðiþtir dý ve bunun sebebini sormaya. artýk çocukluðu býrakmak zamaný gelmiþtir.imkâný yok bunun teyze. aðzý serbest kalan Müjgân: . . niþan toplantýsýnda senin yerine bir vekil mi koyacaðýz? Nikâhta öyledir ama kýzým enüz böyle bir âdet çýkmamýþtýr. niþanlý bir kýzsýn. yine büyüklüðün kendinde kalmasýný istedi. Buna pelc mumnun olduðumu söylemeye lüzum yok deðil mi? Sen.Peki. teyzemin beni kýymetli oðlu için bi düðü korkusunu seziyordum. Yalnýz. annenim de.. Gece eri odamýzda yalnýz kaldýðýmýz zaman lambayý söndürüyor. O var. Kelimesi kelimesine aklýmda kalmýþ olan bu sözlerde hakikaten yakýp hýrpalayacak bir þey va dý? Bunu bugün bile anlamýþ deðilim. diyerek dörtnala aþaðý kaçtým. Ben. Benim 90 Reþat Nuri Güntekin tarafýmdan gayet haklý bir þamarcýk. beni evin daha hatýrlý bir odasýna taþýyorlar. Allah esirgesin. Böyle olmakla beraber sen. onu çok sevdiðini bana. Yalnýz bir þartla. yalnýz bana. cevap vermemesi için elimle aðzýný týkayarak yalvariyordum: . mevkiim büyüdüðü için. Nasihatlerinin nasýl tesir ettiðini anlamak ister gibi: . Fakat be eket versin yabancý deðil. bugünlerde benim için bir abladan fazla bir þey. ötek eliyle çene i. ben daha çocuðum. Buna mutlaka lüzum görüyorsanýz ben mektebe gittikten sonra yapýn. vaadinde durmuþtu. tabii cesaret edemiyordum. Böyle olmakla beraber. bilmem anlatabiliyor muyum? Ciddi ve aðýrbaþlý olmalýsýn. Büyüdükçe de elbette aðýrlaþacaksýn. Kâmran'ýn ne kadar ince hisli ve nazik olduðunu biliyorsun. saçlarýmý. ne bileyim. teyzem. Sýrf akraba ve bir iki yakýn dost için bir niþan ziyareti yapacaðýz.Dünyada en acýdýðým. O zaman. yaramazlýða. Yerin dibine geçiyorum. bir kere daha tekar edeceksin. Güzel bir azarý hak etmiþtim. 89 ÇALIKUÞU Kendimi çiçeklerle ve avizelerle süslü bir masada þimdiye kadar alýþmadýðým bir tuvaletle.Feride.Ýstemem. diyordu.. Fakat. Mesela. Evdekilerden olsun. niþanlý demesin. Fakat gitgide büyüyorsu . Bütün bakýþlar üzerimize toplanmýþtý. alacaðým dersin þiddetini gidermek için bir eliyle belimden tuttu. onun hýrpalanmaktan büsbütün incel rasýna alýyor. aðzýna bir hafif þamarcýk da yedi. hemen hemen bir anne olmuþtu. Verilecek cevap olmadýðý için önüme bakmakta devam ediyordum. bunlardan biri bir gün benden. baþýmla üst üste birkaç kere "evet" iþareti yap Müjgân. Nihayet. niþanlý kýzlardý.Reþat Nuri Güntekin Yüreðim hýzlý hýzlý çarpýyordu: . Kimse bana. alnýmý okþayarak: . kim bi lir. Mektebini bitirmene ve evlenmenize a ene var. Evvela'benimle boðuþmayacaksýn onra.. alýþýrým. Önü daha dört uzun sene var. kuzenimin ta kendisiydi bu. Kimse bana niþanlý muamele n þimdi. Arada bir þakalaþmaya kalkanlar olursa benden. perdelerimi. Daha doðrusu iki þartla. korkuyorum. O zamana kadar daha büyürüm. Müjgân'in göðsüne yüzümü saklýyor. Ne demek istediði i. belki pek zararlý bir þey deðildir. akýllanacaksýn. onlardan biri oldum.

Cariyeniz de. kýzararak kös kös arabaya bindim. Ara sýra bana teklif ettiði araba gezintilerine yanaþmýyor. Ben. tekrar yanýma gelece galiba. . Araba.Yanlýþ anlamayýnýz. ayýp yapýyorum. dedim. Aramýzda konuþtuðumuz her þ erkese söylenemez.Arabacýnýn yanma bineyim. bir gün bana: . ben de artýk kaçamayacaktým. O. hakikaten bedbaht bir insan tavrý vardý. Fakat öyle bir þey iþitmeyince yavaþladým.Evet. Bu bahçede mesut dulun etekleri arkasýndan nasýl koþtuðunu daha unutmad yapýyorum. Tatilin son günlerinde baþýmdan geçen bir kazayý da söylemeden geçemeyceðim. Zannederim ki. Müjgân'dan baþka diy Müjgân'ýn yolda beni. kendimi tenha bir y ya sarf ediyordum. Demek ki. ben bu kelimeyi istemiyorum . usulca arkama baktým. yahut da lüzumsuz gevezeli yeceðine emniyetim yoktu. Onun da. biraz kadýn tipi olmasýna raðmen erkeksiniz.Sinsi sarý çýyan. Fakat. ikimiz de gülmeye baþladýk. Müjgân kýz. kendi kendine geçer. b nlarýn arasýnda en baþa çýkýlmazý. kimse için duymadýðým bir his var içimd Ne vakitten beri. ama. dedim. ziyaný yok. . O. beni bedbaht ediyorsun dedi. Ben. sadece aðaçlardan birinin altýndaki bir kamýþ kanepeye oturmuþtu. Köþk halký bir gün sað elimin bir parmaðýnýn kocaman bir sargý beziyle baðlý olduðunu gördü .Þimdiden mi? dedim. diye benimle ala Kimse.Bir gün. Fakat sana karþý. senin niþanlýn deðil miyim? .Galiba ben. ya baþka bir münasebetsizlik yapacaktým. kalabahkçaydý.Müjgân'a söylediðini bir kere de senin aðzýndan iþitmek istiyorum. Konuþursam. Kâmran'dý.1i! Öyle sanýyorum ki.Ben. kendime bedbaht demekte hakkým var.Ben herkes miyim? . henüz bir þey söylemediði halde artýk sokaktan çocuk çaðýrmaya da cesaret edemiyordu da bir aðaca çýkmak için bucak bucak saklanmak ve geceyi beklemek lâzým geliyordu. zannederim. Kâmran'ýn sözünü aðzýna býrakarak sokaða doð dým. kaçtýðým kapana tutulmak üzere olduðumu anladým. Vakanýn son günleri köþkte. ya sesim tit ekti. bir k kadaþa söylenecek her þey bir erkeðe tekrar edilmez. Kâmran. Feride. diyordum. küçükhaným. düþündüm . araba ile Merdivenköyü'nde bir köy düðününe gidilecekti. Gayrý zatýnýza hýrsýzlýk yakýþmaz. beni yalnýz yakalamak için fýrsat arýyordu. Yine belki aðzýma vurursun diye kelim eyi söylemeye cesaret edemiyorum. . Boþ . Kendi kendime gayret ve rmek için söylenmeye baþladým: . bir parçacýk kestim. pek fazla ýsrar ederse yanýmýza gân'dan baþka. .birini alýyor ve yolda mütemadiyen onunla konuþuyordum. bu beni akkým Müjgân'a ne söyledðimi hatýrlamýyormuþum gibi yalandan gözlerimi havaya kaldýrdým. o kadar komik bir hayretle sormuþtum ki. Eskiden olduðu gibi ara sýra mutfaktan kayýsý kurusu falan aþýrmaya gittikçe hain aþçý: . bütün þeytanlýðýmý. Reþat Nuri Güntekin 92 11. Bu suali. onunla kovalamaca diyebilirim.Biliyor musun. onunla yalnýz býrakmak için kaçmayacaðýna.Bir þey deðil. Kendi kendime: .Ne istersen açýk yeyiver. dedim. Bir kahkaha koptu. Kâmran bu esnada bana baksa piþmanlýðýmý anlayacak.Galiba bozuþacaðýz. öyle. Kuzenimin oturuþunda. Biliyorsun ki. arkamdan geleceðini zannediyordum. Tipiniz. bira sonra.Görüyorsun ki. r ÇALIKUÞU 91 Kendimi tutamadým: .

parmaðýmý bir sargý ile baðladým. Bundan ilerisine gitmek. Üstelik. geçen iki gün içinde üzüntü ve sýkýntýdan zayýflamýþ olacaktým. bir gayret yapýp kendimi toplarlamazsam. Fakat. bu sene mektepte yoktu. buna itiraz etti: . alýya mal oldu. beni. beni bir gün yatak odasýndaki gardýrobundan galiba bir mendil alm aya göndermiþti. beni bir köþeye çekti. Bu sene geçen seneden bir yaþ daha büyüðüm. . taarruza geçmezsem Sor Aleksi'den yakamý kurtarmaya imkân yok. uðra or. teyzemin korktuðu gibi biraz dar yapýlmýþtý. daha açýldý: . Baktým ki. Gardýrobun aralýk bir gözünde mavi kadife kaplý bir mahfaza gördüm.Sörler. bu kapris.Mutlaka bir yaramazlýk ettin. Sor Aleksi. be yüzüðümdü. Bir hekime gösterel im.Hakkýnýz var. yüzsüzlü dým. Maðlup olduðunu bana göstermekten çekinmeyen koket bir tavýr yanaðýma bir fiske vurdu: . Ben. model bir talebeymiþim gibi razý olmuyor: . Bu sene de dersler çok sýký. Ehemmiyetli bir þey ki. Nafile. Kâmran.Notlan beðendin mi. Çaresiz. dedi ve yürüdü. bu ýsrarým karþýsýnda yine bir hüzün ve dalgýnlýk nöbeti geçirdi.Tehlike mi? Niçin tehlike? diye sordum. bahanelerle inat ediyordum.Sadece o kadar mý? Garip þey! Sor Aleksi. Fakat. Ben sizin bu kadar düþtüðünüzü hatýrlamýyorum. Bedbin bir tavýrla baþýmý saklayarak: . Arkasýndan daha aðýr bir taþ: . Yüzük. zih nimdeki periþanlýðý büsbütün arttýracaktý.Zannederim ki.Epeyce bozuk Ma Sor. yalansý bir saflýkla: . Tam iki gün vakit odama kapanýp sargýyý çýkararak kendi kendime saatlerce uðraþtým. Zaten. diyordu. Halbuki bu sene baþ 94 Reþat Nuri Güntekin . mutlaka mektep açýldýðý gün gelmemi tembih ettiler. diye sitem etti. Hakikat þuydu: Teyzem. Olsaydý. Bültenler daðýtýldýðý günün akþamý Sor Aleksi. Misel. manalý manalý gülüyordu. Onu bir dakika parmaðýmda seyretmek hevesine karþý koyamadým. konuþmaya mecbur edecek. bir bahane ile kendimi kurtarmaya uðraþýrken. pek çok.Teyzem yarayý inatla sakladýðýmý fark edince: . bültendeki numaralarý herkese göstermekten sýkýlacaksýnýz. aþa benimle yüz göz olmak demekti. Feride. Ne yapacaðýmý þaþýrarak göz kaçýrdým. Ýþte o zaman. muhakkak. Ah bu Sörler! Dünyaya ait hiçbir þeyin farkýnda görünmemelerine raðmen en küçük dedikodular irler. Sor Aleksi. Feride? Birkaç gün daha kalabilirsin. Tatilin son günü. sýn kaldýðýmýn resmiydi. dedi. kadýnca konuþmasýnýn zaten son hadlerine varmýþtý. Bu. salak bir kýz olmadýðý bir türlü anlayamamýþým-dýr. saklýyorsun. Üçüncü gün. Bu. çalýþkan bir talebe deðildim. pek öyle aklý baþýnda. sen kendi kendine bulabilirsin. bir uzun sene daha burada beklemek tehlikesi va r. Kimden? Nasýl? On sene aralarýnda yaþadýðým ve öyle pek alýk. çenemi okþuyor. beni mektebe götürürken hiç konuþmadý ve ayrýlacaðým zaman: . hazýrlýða baþlamýþtým. bu yüzükle yakalanmak fena ha lde kibrime dokunuyordu. bu dert çýkýnca büsbüt Ýlk üç ayýn notlarý son derece fena gitti.Bu kadar aceleye ne lüzum var. ÇALIKUÞU 95 . Söylesem muhakkak bir çaresini bulacaklardý. . Ben. yüzük büsbütün daralý-yordu. bir türlü parmaðýmdan ç r heyecan içinde bir hayli zorladým. hakikati utan ÇALIKUÞU 93 zeme itiraf etmeye hazýrlandýðým bir zamanda yüzük kendiliðinden çýkývermesin mi? Niçin? herhalde. sonra diþlerimle çýkarmaya çalýþtým.Benden bu kadar çabuk kaçmak isteyeceðini ummaz-dým.Epeyce deðil. Feride? dedi.Onu. baþýmýza bir iþ açar.Bu sene sýnýf geçemezseniz bir sene. dedim. dedi. Ertesi gün. Fakat ben. . Kâmran. nedense.

Kapýda beni. Konuþmayý bu kadarla keserek ayrýldýk. son derece açgözlü ve dalkavuktu. parloir'ýn mahsus açýk býraktýðým bir kapý kanadýna dayanýyor.Þu gülüþe bakýnýz. Türkçe bilen birisine okuttuktan sonra yýrtmak âdetleri olduðunu söyleyerek vazgeçirmiþtim. O gece hep bu meseleyi düþündüm. O. açýk olduðu için öðleden sonra gezmeye çýkacaktýk. Kâmran'ýn yanýnda sýnýfa dönüþ. Aðaçlarýn arasýndan Kâmran'ýn bana doð görerek yere çömeldim. .Nasýl olur. Kâmran'a gösterdiðim manasýz uzaklýðý unutuyor. Bu ziyaretlerin birinde. Fakat. ellerimi mektep gömleði rine sokarak ayakta nihayet beþ dakika konuþuyordum. ne yapacaðýný þaþýrtýyordu. o yaklaþýrken ben. Üç ay içinde. Fakat. burasýnýn mektep olduðunu hatýrlamanýz lâzým gelir!" yolunda bir söz iþitmek istemezs Kâmran. Bu. ya iki ya üç gece eve çýkmý Sebebini kendim de pek iyi bilmediðim bu inat. Kâmran ta yanýma geldiði zaman keþfetmiþ gibi görünerek: . nasýl oluyor da. kendimi dýþarý atmaya hazýr bir vaziyet almýþ. Kâmran. ima yenecek bir þey bulunduðunu bildiði için yolumu kesiyor. karþýmda ayaða kalkarak geri g yürüyor. aramýzda hiç hoþ olmayan bir konuþma geçtiðini hatýrlýyorum. Aman. kuru bir teþekkürle baþýmdan savýyor.iþte.Rica ederim Kâmran. bana r þey söylemiyorlardý. bir tanesi.Evet. O. Affedersiniz ama. . Ne anlatýyordum? Evet. bizim köþkten ayaðý eksik olmaya Aile dostumuz gibi bir þeydi. "Bilmiyorum" demeyi kibrime yediremedim. Hava. o da göz vardýr. Avrupa'ya gidiyormuþ. tçim içim içinde bir gece daha geçirmek fikri beni korkuttu. Sor Süperiyör'e giderek teyzemin hasta olduðunu söyledim ve izin istedim. köþkün köpeði karþýladý. ihtiyar köpek. Ertesi gün.Bir sene evvel uydurma bir masaldan bahsederken ne kadar serbest ve farfaraysam bu sene hakikaten niþanlý bir kýz vaziyetine düþtükten sonra o kadar korkak olmuþtum.Kâmran Bey. Hasýlý r oyun.Çok az kalacak. yýlýþmak meylini göste vermiyordum. r ÇALIKUÞU 97 Allahtan o gün. bütün yürekler acýsý bir þeydi. bu kadar m ana haber vermediði için içimden darýlýyordum. Elimde küçük valizimle köþke vardýðým zaman ortalýk kararmak üzereydi. ben. Birdenbire þaþaladým: . ilk aylarda her hafta mektebe r bir þey söylemeye cesaret edememekle bareber bir niþanlýnýn bir talebeyi ziyaret etmesin i skandal addediyorlar. Sor Süperiyör. dedim. gelen mektuplarý. baþka çare yoktu. Arkad dan beni tebrik edenleri kýsa. sörlerden biri Kartal'a gidiyordu. asýl o bozuyor ya dedim. Yaptýðým. O birdenbire duraladýr . Fakat Sörlerin. öyle mi? dedi. sefaret kâtibi oluyormuþ.Nereden bu haber? dedim. odada görünür görünmez kaç delik varsa. Biliyorsunuz ki. yüzler ini ekþitiyorlardý. Yalnýz. bir gün: "Ziyaretleriniz biraz sýkça oluyor. Kuzenim. Erenköy istasyonuna kadar beraber g itmek þartýyla. alçak sesle: . bembeyaz kesildi ve o günden sonra bir daha mektebe uðramadý. kuzenimin beni parloir'da beklediðini haber verirken. Fakat. dedim. bizim taraflardaki bir ermeni doktorun kýzý. onun burnunu sýkýyordum. Hafta tatillerini mektepte geçiriyordum.Babamdan Madrid'deki amcasý çaðýrmýþ. istediðim izni verdi.Pek küçük deðil. Kâmran'a ne düþüneceðini. . uzak durmama sinirlenerek kapýyý zorla kapamak istemiþti. öyle bir fikir var. küçük bir seyahat. bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kýzý bana: . bu inadýmý yenmeye muvaff ak oldu. köpeðin üstüme sürünmesini istemediðim kirli ayaklarýný yakaladým. mektup ya zmayý da teklif etmiþti. Ýþin nihayetinde biz artýk birbirine baðlý i . Yavaþ yavaþ omuzlarýmý kaldýrdým: 96 Reþat Nuri Güntekin . perþembeydi. bir cilveleþmedir gidiyordu. ne kocaman aðýz! Timsaha benzemiyor mu? . kocaman aðzýný güler gibi açarak dilini sarkýtýyor. Ben. ara sýra bana. Besime Teyzem'le Necmiye'yi gücendiri yor. Yirmi günden beri köþkten haber alamamýþtým. Feride? Biz niþanlýyýz. hakikaten fenaydý. ön ayaklarýyla bana tutunmaya çalýþýyordu. Havadisin doðru olmasý mümkündü. demiþtim. Arkadaþýmýn babasý. Günleri hesapladým. .

dedim.Neden bu acele Feride? Adeta benden kaçýyorsun! dedi. Öyle merak ediyorum ki. Kâmran.. Kâmran. O halde. yakasýna.. Onu. Gözlerimi kaldýrmadan: .Sen. Annemin hiçbir þeyi yok. Yan yana yürümeye ba landýk ni-þanlanalý ilk defa yan yana.Ne söylüyosun. Onlar.O. Bu üç ay içinde ne olmuþtu. Çantamý yerden alarak yürümek istedim. onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanýlmaz bir ihtiyaçtý. dedi. Kâmran.Evet. son günlerde. pantolonu na dikkat etmeden oradaki bir kayanýn üstüne oturuverdi. ÇALIKUÞU 99 Kýþ ortasýnda olduðumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akþamdý.Evet. Etrafýmýzdaki kuru d ri bir mercan kýzýllýðý içinde yanýyordu.. Okþar gibi hareketlerle kollarýna. Zaten içeriye beraber gidecek deðil miyiz? . Zannederim ki. Baþýmý önüme eðdim ve sustum.Emir sizin. tabii. . biraz hayretle: .Annem mi? diye sordu. Vakadan sonra ilk defa sen diyordum. þimdilik dudaðýnda acý bir tebessümle yalnýz bana bakýyordu. ne annem. Kâmran. ben seninle yalnýz onuþmak istiyorum. Feride? dedi. içeride de. dedim ve arkamdaki lacivert pardösüyü çýkararak oturacað ere serdim.. galiba teyzeniz hastaymýþ" dedi. Feride. Hasta diye mi duydun? . dedim. Kâmran.Bonjur. Birbirimize bir þey söylemeden bahçenin sonuna kadar yürüdük. teyzem nasýl? Ehemmiyetli bir þey deðil inþallah. kuru yere oturma.. hemen kolundan tutup kal dýrdým: . . Kâmran. Yeni yakalanmýþ bir kuþun yüreði. beklediðimden çok faz sir ve dargýn görünüyordu. Bu saatte. aramýzda ne deðiþmiþti. Kaçmamdan korkuyor gibi elimi býrakmýyordu. Fakat þimdi hepsini unuttum. Botlarým sýkýyor da. . içerdeler. söz arasýnda: "Babamý size çaðýrdýlar. O. Feride? dedi.Hasta olmaman için. tte kendimi ona karþý suçlu görüyor. çaresiz herkesle bareber konuþacaðýz. mendilimle ellerimi de sildikten sonra birini kuzenime uzattým: .Ne yapýyorsun. .Yanlýþ olacak.. nasýl istersen. Fakat zan beni býraksa da artýk kaçmaya kuvvet bulamayacaktým. Bu nazik bahis üzerinde fazla durmadan: . naziksin. dedim. Köpeði býrakarak eteklerimi silkeledim. göðsünde nasýl atarsa benimki de öyle atýyordu. hayret ediyodu: . ama. Kâmran'a karþý suçlarýmý bu kadar kolay kabul etm tesiri vardý acaba. . Kuzenim bu sefer de galiba kulaklarýna inanamadý: . þimdiye kadar gösterdiðim vahþiliðe piþman oluyordum. bilmiyorum.. düðmel ordu. ne de baþkasý için köþke uðradý. dedim. Halbuki. Artýk geri dönmekten baþka yapýlacak iþ kalmayýnca Kâmran: .. Feride? dedi. hasta diye iþittim de merak ettim. .Sana biraz sitem yapmaya hazýrlanýyordum. pazara kadar sabredemeyerek izin aldým. Fakat klýma hiçbir þey gelmiyordu. Bunu sen mi bana söylü-yosun? Niþanlandýðýmýzdan beri senden en tatlý söz.F 7 98 Reþat Nuri Güntekin .. pardösümü tekrar eline almýþtý.O mu sana söyledi? . elimden tuttu: . dedim.Evet.Þuraya biraz oturabilir miyiz. Öteki eliyle çantamý aldý.Ne münasebet. seni muhafaza etmek bundan sonra benim vazifem oluyor.Sen.Mersi.Doktorun kýzý. bilmiyorum. Hatta doktor. Çalýkuþu . .Çok sevindim. dedim..Kim söyledi? Yeni bir yalan uydurmaya vakit olmadýðý için: . Heyecanýmý gizlemek için alaycý bir tavýr alarak: . istersen kimseye görünmeden bahçede biraz dolaþabiliriz.

Beni. Sualini bir kere daha tekrar etti: . birtakým sözler.Tahminim doðru mu.Ben sana bir þey yapmadým ki. Ayný yollardan geriye dönerken ben. Feride? Kâmran'ý çok memnun edeceðini hissederek: "Evet" diye baþýmý salladým. Hayatýma taalluk eden her þeyi seninle konuþmaya mecburum. Sen daha pek küçüksün. ben artýk hareketlerimde serbest bir insan deðilim. .. benim fikrim de deðil. Mümkün deðil.Feridem! Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulaðýmdadýr. dedim. Kâmran.Avrupa'ya bir seyahat varmýþ öyle mi? O.. yahut bir memuriyeti olmamasýný bir erkek için eksiklik sayýyor. bu dakika içinde o kadar mesut ettin ki. Bu vaziyette dört tara dan kuþatýlmýþ bulunuyordum.Doktorun kýzýndan.. Kýzararak baþýmý çevirdim.Böyle ne demek? Yani benim niþanlým mý? Gözlerimi kapayarak üst üste iki defa baþýmý sall . N ereden duydun? Kýsa bir tereddütten sonra: ÇALIKUÞU 101 . sana ne çok haberler veriyor. Bundan sonra. Kâmran. Madrid'deki amcamýn bir tasavvuru. bileklerimi tutmuþtu. ölürken aklýma gelirse aðlayacaðým. dedim. Öyle deðil mi? . fakat ürkütmekten korkuyordu. . Ben de. . adeta korktu. Daha doðrusu. evvela cevap vermek istemedim.Doktorun kýzý. Fakat. omuzlarýmý kaldýrarak geri çekiliyordum. Beni.Müjgân yanýlsaydý. Hepsini unuttum artýk. Halbuki . Öyle y ma. böyle olmazdý ki. Fakat .Sen önden gitmelisin. dedim. Dünden beri talihim ne kadar deðiþti! Ellerini oturduðum koltuðun kenarlarýna dayayarak bana doðru eðildi. dedi.Zannederim ki. ýsrar edince gözlerimi kaçýrarak: . "Ýlerde bir sefaret memuruyla beraber Avrupa'ya gitmek belki Feri de'yi de memnun edecektir" diyor. O. Beni. Konuþmamýz devam etti: . o.. hemen yerimd n kalktým. Muayyen bir mes leði.Bir fikir. Sen bunun için mi geldin? Yanýma yaklaþmýþtý. Bana el dokundurmadan yaklaþmak için kurnazca bir buluþ. dedim. Ben. merakla sebebini sordu. tabii onun fik irlerini söylüyorum. yaptýn.Ne güzel. Oturd yerde kirpi gibi büzülüyor.Bu teklife niçin "Olacak þey deðil" dedin? Avrupa'ya gitmek seni memnun etmeyecek mi ? 102 Reþat Nuri Güntekin . O. .Sakýn annemin hastalýðý bir bahane olmasýn? . Bahis ciddileþtiði için Kâmran muhasaraya nihayet vererek doðrulmuþtu. bu suratla görür e derler? Birdenbire aklýma gelmiþ gibi Kâmran'a sordum: . Hatta fazlaca bile. Çok yakýn olan yüzüne mendilimle oynayarak sordum: . Feride? Kâmran dikkatle yüzüme bakýyordu. Ben havuzda yüzümü iyice yýkayacaðým. Gözlerini açtým ve onun büyümüþ gibi g yaþ damlasý gördüm. öyle þeyleri anlayamazsýn. hâlâ ikide bir içimi çekiyor ve hýçkýrýyordum. artýk dokundurmaya cesaret edemiyordu. Feride. cevap verdi: . sefaret kâtibi olarak yanýna almak istiyor. 100 Reþat Nuri Güntekin Bir niþanlý.Doðru söyle. . Feride. ben onun gönlünün rahat ettiðini anlýyor ve memnu n oluyordum. ona alýþmaya baþlamýþtým.O cihetten söylemiyorum.. . . Elleriyle baþýmý okþamak istiyor. Sakýn Müjgân yanýlmý istemeden güldüm. Kâmran. Ne bileyim.Amcan ne teklif ediyor. fakat hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladým etti ki. beni tekar vahþileþtirmekten ürküyormuþ gibi yaný klaþmaktan korkarak: . bu kadar ihmal edilir mi? içimde fena þüpheler de uyandý. Onlarý geri çekmedim.Olacak gibi deðil.

kimi dikiþle uðraþýyordu. Kati bir karar vermek için. kaçýþmaya z pek iyi de ettiler. Son parti bana. 104 Reþat Nuri Güntekin misafir çocuklarýný peþime takýyor. üç. dört seneyi parmaklarýyla o kadar kolay sayýyordum ki.. pek uzun da sayýlmaz. Eskiden olduðu gibi. Üstelik teyzem de köþkte düðün ni büsbütün çileden çýkardý. benim istanbul'dan ayrýlmama razý oluyorsun.. . Biraz sonra. iki. iki. Bir. . itiraf etmeliyim ki. kabýný kaçaðýný arka b bir çadýra nakletmiþ. o kadar kýsa bir þey mi.O halde gidebilirsin.Demek. Feride? . Aþçý. Yüreðim hafifçe burkuldu. Kâmran tekaüt olan amcasýyla beraber büsbütün istanbul'a döndüðü zaman ben bir ay evvel mek unuyordum. Feride" diyordu. herbirini bahçenin bir köþesine daðýtmak v içine saklamaktý. Bunun için yeni aþçý. Bir iþe yaramak þöyle dursun. "Hiç iyi yapmadýn. Amcanýn teklifi hakikaten hoþ bir tek bir seyahat hiç fena olmaz.Evet. Göz yumup açmcayakadar geçer. kendine göre bir iþle meþguldü.Zannederim ki..O halde düþünürüz.Bir memuriyet. baþkalarýnýn iþlerine bile engel olacak türlü münaseb yapýyordum. benim yerimde olsan gider miydin? . . içimden bu dakikada bü baþka türlü konuþuyordum. dedim.Mademki bir erkek için mutlaka bir meslek lazýmmýþ. daha fazla düþünmeye deðer bir þey görmüyorum. Yoksa. þaþkýnlýðým muþtum. . Kimi. Siz þu kümeslerin arkasýna saklanýnýz.Ben. Fakat ben bunu. Yalnýz Müjgân. Yine zannedirim ki.Doðrusu. biraz sonra. açýkta yemek piþirmeye baþlamýþtý. "Mani olmalýydý el senelerinizi ayrý geçirmekte ne mana vardý? Dört sene. daha doðrusu aþçýnýn. Aradan beþ dakika bile geçmeden elimde dolu bir tabakla küçük arkadaþlarýmýn yanýna dönüyor En iyisi. Onu. boyacýlar.. boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarþafým. içinde yaþadýðým müddetçe bu loþ binaya "güvercinlik" adýný vermiþti r diploma ile kendimi dýþarý atacaðým günün benim için bir kurtuluþ bayramý olacaðýný söyle inde güvercinliðin kapýsý açýlýnca kendimi. hýrsýzlýðý fark edince hiddetle öte edememiþtim. Hekes. Avrupa'ya gitmeye teþv k ettiðim için. çadýrýn önünde tatlý ký/artýðýný gördüm ve derhal aklýma bir þeytanlýk . þimdiden davet mektuplarý yazýyor. bu sözleri yalnýz dudaklarým söylüyordu. köþkün altýný üstüne getiri-yordum. ii arada geleceksin de. dülgerler. bir delilik arýz olmuþtu. bu ayrýlýðý bu kadar kolay kabul etmeme müteessir oluyordu. Her yer gibi. Galata rýhtýmýndan vapura bindiriyorduk. dört senecik. daha vaktimiz var. üç.. Köþk. Mamafih. Ben.Çocuklar.. elindeki kocaman kepçeyi sopa dehþetiyle sallayarak deli gibi üstümüze saldýrýyordu. Çünkü. biter tükenir þey mi?" Mamafih bu dört sene Müjgân'ýn korktuðundan çok daha çabuk geçti. giderdim.Demek amcamýn teklifini kabul etmemi doðru buluyorsun? . bundan memnun o dý. Fena halde korkan küçükler beni dinlemeyerek.. Ben. çocuklara paylarýný daðýttýktan sonra. eksikleri tamamlamak için çarþý pazar dolaþýyor. aþçý izimizi keþfediyor. Tekirdað'dan bana yazdýðý mektupta. uz u iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uðradýðýmý þaþýrdým. "Bunu yapanýn vallahi bill rini kýracaðým!" diye baðýrýyordu. arkabala-nmýn hepsi beni tebrik ediyorlardý. . terziler. Kâmran da. "Düþünürüz" deyince artýk mesele kalmýyor muydu? Herkesin daima benden istemiþ olduðu gibi. "Ben seni býrakýp gideyim mi?" sorana baþka türlü cevap bulunur mu? Öte taraftan. uzak semtlerden gece yatýsýna gelmiþ akrabalarla dolu oþalýyordu. ÇALIKUÞU 103 Bu bir. Feride? .'siz etireceðim.Sen. bana da hak vermen lâzým. ayný suali tekrar etti: . Kâmran'ý bir ay sonra. Hiç sesinizi çýkarmayýn. mutfakta da tamir ve boya vardý. bir büyük insan aðýrbaþlýlýðýyla konuþmaya baþla . Bana b adan odanýn içinde bir iki adým yürüdükten sonra döndü. senin de þimdi öyle yapman lâzým.. Mektepten çýkmak! Ben. Bir akþamüstü onun. mutfak çadýrýnýn önünde bir kýyamettir koptu.

artýk dayanamadý. ötekileri býrakýp beni kovalamaya baþlamý yere boylu boyunca yuvarlanýnca. Arasýnda etekli elbisesi ÇALIKUÞU 107 tavus kuþu þekline girdiðini bir tasavvur edin. kendi sesinden. kahkahandan kimseyi iþitecek halde deðilsin ki. münakaþa uzarsa ondan yana çýkacaðýný gösteriyordu. o gün benim. dedim. Çok deðil. derdimi anlatýncaya kadar hiç olmazsa iki kepçe yiyecek. Köþk tarafýna doðru manevra yapmaya imkân olmadýðý için. vaziyet ise çok nazikti. çaresiz sokak tarafýna koþuyor.Pardon matmazel. mutlaka içeri girmek istiyorlardý. "Yok. Yine her akþamüstü mahut arka bahçenin kapýsýnda çocuklarla ip atla adým. ilkinde beni aþçýdan kurtarmaya çalýþan terzi matmazel mýþ yaþýnda olmasýna raðmen. bu kelime için. bereket versin. neden sonra. Dýþarýdakiler.Senin her zaman annen oldum ve öyle kalacaðým. diye baðýrdý. Üç gün sonra da davetlilerimiz arasýnda yine böyle bir þey yapmandan adeta korkmaya baþl Her zaman. Gözünüzün önünde giyinmeyeceðim. hiddeti büsbütün arttý. matmazel. ufak bazý rötuþlardan baþka eksiði kalmayan beyaz elbisemi ellerinde kaldýrdýðý z kýrmýzý kesildiðimi hissettim. buracýktaydým. Baþka bir zamanda olsaydý. ben de gayri ihtiyari onunla beraber baðýrýyordum: "Vallahi ben. Odadakileri birer birer okþayýp öperek yalvarmaya baþladým. Daha fenasý. düþtüðü zaman burnunu da çarpýp sýyýrmýþtý ama. Aþçý yabancý. tir tir titri-yodum. "Alýrsýn öyleyse yeni pantolunu. siz dýþarý çýkýn. Teyzemin gözleri yaþardý. bu akþam o da bana karþý ateþ püskürüyodu. yaptýðým iþarlara raðmen. çý Allah'tan olacak. Temin ederim ki iþitmedim. . Taþkýnlýðým o haldeydi ki. sen. aþçýbaþý. bu aþçý kadar çýlgýn ve aksi insan görmedim. Doðrudur bö yaptýðýn? Son nýzý yapmak için yarým saattir sizi arýyorum. 106 Reþat Nuri Güntekin . Besime Teyzem de matmazelle beraberdi ve çatkýn çehresi.' ne gülünç! Kendim bile güleceðim. ben de onu birdenbire kalçalarýndan yakalayýp havaya kaldýrdým v yaptýðý gibi yanaklarýndan öptüm. bak. kimselere derdimi dinletemedi m. * Düðüne üç gün kalmýþtý. çýldýrdýn mý? O. dedim. Kalfa ve matmazelin teminatlarýna bir zam anmadý. aralarýnda beni en büyük gördüðü için. "Geliyor" diye boyunlarýna sarýldým ve arkalarýna saklandým Dilber Kalfa. pantolonun dizk apaðýný da patlattýrdýn bana!" Adamcaðýz.Hain adam. Çenemi teyzemin elinden çekmeden eteklerimi parmaklarýmla iki yanýndan tuttum ve hafif b ir reveransla dizimi büktüm: . elindeki elbise ile üzerime geldikçe -birisi beni yakalamaya geliyormuþ gibi . bu komedi duyuldu ve her yemekte bana bakýp b ek âdet sýrasýna girdi. daha üç güncük diþinizi sýkmanýz lâzým. gürültüyü artýrýyorlar. Feri-dem. gelin haným. aþçýbaþý!" Ben. Matmazel. onu tazminat hes Gizli kalmasý için. beni yanaklarýmdan öperek: . mutlaka hýrpalardým. Çahkuþu'nun teyzesine yaptýðý naz ve þýmarýklýðý Feride'n maya cesaret edemeyeceðini size temin ederim.Ne olursunuz. bu iþ adi tuvaletle olsun!" diye o kadar yalvardým. ded i. aklý yatýnca da: se aferin gelin haným sana!" dedi. o k dar korkmuþtum ki.Yavrucuðum. O zaman benim a bir adýnýz ve sýfatýnýz olacak. Aman. Dilber Kalfa'yý. Matmazel. . Teyzem. dedi. aþçýnýn kepçesine karþý ellerini uzatarak: "Ne yapýyorsun. Yakalanýrsam. böyle hýrsýz gelin haným olmaz!" diye söylendi. bana çýkýþacaðý her zaman yaptýðý gibi eliyle çenemi tutup okþaya . Fakat bu seferki hücumu yapan. en karýþýk heyecanlarla sar k ve anlaþýlmak ihtiyacýyla için için eridiðim bir tarihti.Üzülmeyin teyze. Yolun bir ÇALIKUÞU 105 köþesinde onlarla karþýlaþýnca. . sabahtan beri çalýþan terzi matmazel. birkaç güne kadar size madam diyeceðim. Dilber Kalfa ile beraber bahçeye hava almaya çýkmýþ. rezil olacaktým. daha haþarý ve hoyrat görünmeme raðmen. gelin hanýmým. "N r.Rica ederim.köþelere kaçýyor. Fakat.

gelirim. diye adeta saçýný. hepinizi çaðýracaðým. Matmazel. O. rica ederim. sonra Müjgân'ýn bile yüzüne ÇALIKUÞU 109 bakmadan odadan kaçtým ve gözlerimdeki kýrmýzýlýk geçinceye kadar soðuk su ile yüzümü yýkad aman ortalýk kararýyordu. Çok yorgunum. nedense gürültü kesilir gibi oldu. diye yalvardým. biraz bekledikten sonra devam etti: . sana yardýma geleyim. iþte o zaman.Feride. beþ. izimi büsbütün kaybettirdikten sonr n onun yanýna inmekti.. ziyaný yok. Zavallý matmazelin bu acayip tabiatlý gelinle konuþmaya bile artýk cesareti kalmamýþtý. dedi. bir dakikacýk. Söz mü? Kýsa bir tereddütten sonra: .Peki. büyük karmakarýþýk itiþerek.Peki ama sen... d ene evvel bir akþam. Kâmran. iki taraf arasýnda heyecanlý bir uðraþmadýr baþladý. dediðini iþittim v e büsbütün çýldýrdým. seninle orada barýþmýþtýk. Hatýrlýyor musun. biraz zahmet eder misiniz. Fakat o inanmadýlar: . Kapýya bir ayak sesi yaklaþýyordu. uzun boylu bir kadýn gözüme iliþti ir þey sormak istediði halde. Sen Allah aþkýna git.Maðlubiyetini artýk teslim etmen lâzým Feride. þimdi git. Dýþarýdakiler. mantomun ucunu çekince yüzümü gözy dü. Hücum.. fena halde þaþýrdý ve yarý zorla odayý boþaltarak kapýyý kapadý. Allah aþkýna. Bir aralýk. Fakat. benim. hâlâ o kadar çocuksun ki. . kapýya hýzla dayanarak iki kanadýný ardýna kadar a 108 Reþat Nuri Güntekin Ben çýðlýk çýðlýða odanýn bir köþesine kaçtým ve elime geçirdiðim bir mantoya sarýlarak büz eydi: . aþçý ile bir iki kelime Sonra aðýr aðýr dýþ kapýya yürümeye baþladým. Bana yasak yok tabii.Affet beni. Kâmran da aþaðý yukarý o haldeydi.. kapýya doðru yürümeye ba . Vallahi aðlayacaðým. döndüm. Ben koll n müdafaa ediyordum. þimdi sokaktan geldim. mutfaðýn arkasýndan dolaþtým. Bende. Ama sen. Bu peçenin altýndan bir bildik çehresi çýkmas an ve beni söze tutmasýndan korkarak yolumu deðiþtirdim ve aðaçlarýn arkasýna da-laya çalýþ birdenbire beni çaðýrdý. Býrak.Bir þartla. soyunduktan sonra çaðýracak. O. Kâmran mümkün olduðu kadar geciktirdiði bu beþten sonra. Þimdi de öyle yapacaðýz. omuz baþýmdan: . sana küçük bir þaka yapmak istemiþtim.... fakat sesini iþit affak olamýyordu. içeri girmeye cesaret edemiyor gibi bir hali vardý. Þimdi asýl mesele. Ben. tekrar kýsa etekli pembe elbisemi giydim. baþýný yoluyordu. çekilin. dört. Maksadým. ne hareket.Yapmayýnýz.Küçükhaným. dedi. çocuk. Feride. dedim. Kâmran mantoyu bir ucundan tut gülerek: . inat edersen zora müracaat etmek mecburiyetinde kalacaðým. * Daima açýk duran sokak kapýsýnýn dýþýnda siyah çarþaflý. Seni bahçenin nihayetindeki kayanýn yanýnda bekleyeceðim. iyice alvarmaya baþladým. diye baðrýþarak kapýya dayandýlar. diye baðýrýyor. elbise parçalanýyor. Aç. epeyce zamandan beri beni bekliyordu. Sofada demirli potinleriyle tepinerek: "Hücum.Hepsi gelsinler.. üstüne siyah mekte p önlüðümü geçirdim. kendimi kimseye göstermeden onun yanýna kapaðý ktý. sen olmaz. Muharebe var" diye baðrýþan çocuk arýn sesine bütün köþk halký koþuyordu. Buna hakkým var san rdum. Fakat. üç.Bir parça daha. Kendi kendime dolaþýyor gibi yaparak.Aç. biraz sonra mahcup ve müteessir bir sesle: . Matmazelin hayretten dili tutulmuþtu. Beni affediyorsun deðil mi? Baþýmý hâlâ mantomun içinde saklayarak cevap verdim: . efendim? Çaresiz. bu yalvarýþýma aldýrmadý. elbiseni göreyim. Kâmran'ýn . Bak.. Bu sefer: .. .Aldatýyor. artýk ne ses vadi. dan beni soyduktan sonra. Uðraþtýrma beni. elbiseni o kadar merak edi yorum ki. Fakat Kararan. gülüþerek kapýyý zorluyorlardý.Güzelim elbise gitti. beþe kadar sayýy orum: Bir iki. hemen odadan çýkmalýsýn. Feride.

Bu vaziyette tereddüt doðru deðil. biz kanepeye oturduktan sonra da devam etti.isterseniz þuraya gidelim. Siyah çarþaflý kadýn.Siz köþkten misiniz. zeki ve sinirl i bir kadýn çehresi meydana çýktý.. Hayretle yüzüne baktým.Köþkte bir tane Feride var hanýmefendi. Bu dakikada meraktan çýldýracak gibi uðum halde.Çok âlâ hanýmefendi..Feride Haným. Fak at Feride benim. diye gülümsedim. hanýmefendi. .Kâmran Bey'le evlenecek Feride Haným mý? . IH . Sizi fa ten korkuyorum. kalbim þiddetle çarpýyordu. Biraz ileride a bir bahçe kanepesi gözüme iliþti: . gülmemek için baþýmý eð fa iþittiðim bu "hanýmefendi" sözü bana öyle tuhaf geliyordu ki. . Havanýn karanlýðýna raðmen benzinin korkunç surette sara . Ayaða kalktým. Benim Feride 'la yalnýz olarak konuþmama delalet edeceksiniz. .O halde sizden bir ricada bulunacaðým. Burada ermiþ. Feride Haný-mefendi'nin olduðumu mümkün deðil. Yalnýz Kâm-ran Bey'in niþanlýsý olduðunuzu biliyo . Biraz evvel kendisini Feride ile görüþtürmemi sa stediði halde þimdi karþýmda put kesilmesine ne mana vermeliydi? Acaba Feride'nin ben ol duðuma hâlâ inanamýyor muydu? Yoksa baþka bir þey mi vardý? Merakýmý gizlemeye çalýþarak te mecbur oldum: . Sizden bir yardým rica edeceðim.Dinleyin beni Feride Haným. Fakat. üzerime aldýðým vazifenin bu kadar güç olduðunu kestýrememiþtim. bir emriniz mi var? . . Biraz evvel si için ýsrar ettiðim halde þimdi adeta kaçmak istiyorum. Mümkünse kimsenin bundan haberi olmamalý. kollarýmý kavuþturarak sakin ve hat bir sesle: .Hanýmefendi. Niçin birdenbire durakladýðýmý anlamýyorsunuz. bir hanýmla karþýlaþacaðýmý umuyordum. köþkten sorarsanýz size Feride Haným'ý Siyah çarþaflý kadýn. efendim. Vücuduma bir titreme yapýþtý. .Vazife vazifedir. Görüyorum ki. konuþacaðýmýz þey mühim. Ortalýk kararmýþ olduðu ve peçesini hâlâ açmadýðý için yüzünü fark reddütten sonra: . . Kadýnýn sükûtu.Emrediniz. Fakat. Halbuki önüme adeta bir mektep çocuðu çýktý. Yabancý kadýnýn bana acýr gibi bir hali vardý. hanýmefendi. efendim? . Feride Hanýmefendi ile görüþmek istiyorum. elinin sert bir hareketiyle peçesini kaldýrdý ve otuz yaþlarýnda. Kimse bizi rahatsýz etmeden konuþabilir iz.Evet. dedi. hafif heyecanlandý: . Acayip bir kýyafette olduðum için birdenbire cesaret edemedim. efendim. nihayet karar vermiþ o lacak ki. dedim. dedi. o. Buyurun. kapýdan girmiþ yanýma yaklaþmýþtý: -Size tesadüfüm çok iyi oldu. Te-reddütümün sebebi bu. dedim. Daha doðrusu þahsýnýzý görmemiþ. birdenbire durmuþtu. izzetinefsime dokundu ve bana bütün kuvv mi iade etti. Cesur olmak lazým.Merhum Seyfetin Paþa'nýn köþkü deðil mi? . dedim. Hafifçe irkildim. zannederim yolundan çeviremeyecektim. çocuðum. Bahsettiðiniz. söylemeye cesaret edemeyecektim. Onun içi bir tarafa býrakarak açýk konuþursak daha iyi olur. Ben.Buyurunuz hanýmefendi. hanýmefendi. kanepenin önündeki aðaca arkamý dayadým. kaçacaðýný hissettim. bende de daha fazla sormaya kuvvet kalmamýþtý. dedim. ÇALIKUÞU . Garip þey. dedim. Kadýn. lütfen içeri.. Bu. bir eski arkadaþýmýn zoruyla bir elçi vaziyetinde buraya geliyo rum. Dudaklarýmý ýsýrarak: 110 Reþat Nuri Güntekin . Mümkün olduðu kadar sakin bir tavýr takýnmaya çalýþara . kadýn hâlâ aðzýný açmýyordu. Fakat biraz cesur olmazsam onun d ni yapacaðýný.Kâmran Beyi tanýyor mu? Artýk.Ben.Hayýr. beni tanýyor m u? . sahiden gitmeye kalksa.Emrinizi bekliyorum.Evet.

ÇALIKUÞU 113 izinle mi. Doktorlar Avrupa'ya gönderilmesini tavsiye ettiler. Feride Haným. bir þey aramak ister gibi. .Peki. size daha fazla tafsilat vermek doðru olur mu? Baþýmý salladým: .Kâmran Bey'i çok seviyor musunuz? 112 Reþat Nuri Güntekin .Sözlerinizin doðru olduðunu ispat için evet.Daha doðrusu ikinize yazýk. Bu defa. Bir kabahat varsa tamamýy la Kâmran Bey'de. Çünkü bir baþkasýyla sözlü olduðunu bile saklamýþ. . dedim. öyle? Münevver. Bilmem.Doðru söylediðinizden nasýl emin olayým? .Belki vardýr.Beni karýþtýrmayýnýz.Kadýn benim bu cesur tavrým karþýsýnda biraz kendini topladý ve bir sual sordu: . . Makine gibi çabuk ve ad renksiz bir sesle söyledi: . Bu.. Feride Haným. bir aral isviçre'ye gitmiþ.. Feride Haným? Gerçi Münevver. Eldivenli ellerini ovuþturarak: .8 114 Reþat Nuri Güntekin .Niçin yalan söyleyeyim. siz þimdilik yalnýz onu düþünebilirsiniz. dedim. Kâmran Bey maalesef sizi lâzým geldiði kadar takdir edememiþ.Ona müsaade edemem. ilk defa sevdiði bir evlenmiþ. Kadýna söylediðim son cümlede bir parçajalay bile vardý. Beni bu çirkin vazifey evk eden þu ki. birçok meziyetleri olan bir gençtir. Onun için size de acýrsam. vazifeyle mi. siz de çok iyi ve bu tamamýyla suçsuz. mükemmel yetiþmiþ yüksek bir genç unduðumu anlýyorum. . . Yabancý kadýnýn. ara sýra el çanÇalýkuþu . .F. hanýmefendi. Hasýlý. . iki sene evvel bahsetti rkadaþla Avrupa'da tanýþmýþlar. Hatta bu yüzden g bir cezaya da uðramýþ. bir yaprak bile kýmýldamayacak kadar sakin ve güzel yaz akþamýnda beklenilmez bir fýrtý gelip çattýðýný gayet iyi anlýyor.Ýþte bunu söylemek güç.Müsaadenizle bir sual. Fakat hiç fena bir insan deðildir. Tam iyi olup memleketine döneceði bir sýrada baþýna bu geldi. Size Kâmran Beyi. bir hafta için Ýsviçre'ye geldiði halde iki aya yakýn bir zaman orada kalmýþ. pek bilemiyorum. bu defa ayaða kalkmaya mecbur oldu. maðrur bir tavýrla: . bugün sizin düþmanýnýz vaziyetindedir. fakat nereden geldiðini anlayamadýðým bir kuvvetle buna a kendimi hazýr buluyordum.Olabilir. onun da artýk bu iþi kýsa kesmeye karar vermiþ olduðunu anladým. bunca senelik arkadaþým.ilk bakýþta sizi bir çocuk gibi görmüþ olmakla beraber. zaten hasta olan bu içli kadýnýn ölmesinden korkuyorum. Gayet içlidir.Bunun sizinle alakasýný göremiyorum. günahsýz bir genç kýzsýnýz. Kâmran. Ayaða kalkmamakla beraber yerinde lusundan. onun için rasgele bir macera deðildir. hanýmefendi.Yazýk zavallýya. öyle olsun. Eski mabeyincilerden birinin kýzýdýr. . Kâmran Bey. daha sertleþtim. ne leyim.Arkadaþýmýn adý Münevver'dir.Öyledir. hanýmefendi. bu haberden sonra katiyen yaþamaz. Yahut. Fakat. Sonra hastalandý.Açýk konuþmazsak iþin içinden çýkamayacaðýmýzý evvelce söyledim. dedi. Kâmran Bey. Arkadaþýnýzýn bunlarý benim haber almamý istemekten maksadý Yabancý kadýn. sinirli bir hareketle çarþafýnýn eteklerini düzelterek kanepenin tahtalarýný tutu n. .Estaðfurullah. . Hem zannederim ki artýk konuþacak þeyimiz de kalmadý. bahtiyar olamamýþtý. Bir baþkasýnýn onu gö stirmiþ olmasýnda hiç fevkalâdelik görmem. Tesadüfleri orada olmuþ. bir baþkasýnýn da sevdiðini haber vermeye mecburum. . . Onunla evlenmeyi umuyordu. Kararan Bey. Münevver.Niçin. belki takdir ettiði halde geçici bir zaafa kapýlmýþ. Fazla ileri gittiðini anlatmak ister gibi elimle bir iþaret yaptým ve güldüm: .

Hacý Kalfa. bizim bildiði iz. Fakat inanýnýz ki" diye bir cümleye baþlamak istedi. Þimdi yoruldu. Yal nýz bir dakika müsaade ederseniz bir göz gezdireyim. Bir daha ölünceye kadar birb k yok.VJELDfÐlN günden beri gece demezsin gündüz demezsin.Vazifenizi yaptýðýnýzý söyleyiniz. dedim. kendisinde kalmasý daha iyi olur. Hacý Kalfa'nýn halini görünce kendimi tutamadým kahkahalarla gülmeye baþladým: . mutlaka fevkalâde bir þeyle karþýlaþacaðým!" diyormuþ. Þimdi artýk sizden müsaade isteyeceðim. "Sarý Çiçeði" görmeden evvel de onun kalbine böyle bir ay mde anlaþýlmaz bir sevinç var. . bir akþamüstü otelin bahçesinde ýþýklar yanarken "Sarý Çiçeði" karþýsýnd Ondan ötesini o kadar çabuk okuyordum ki. Kâmran'ýn bizim artýk bir daha barýþtýðýmýzý göremeyeceði kayanýn yanýnda ne kadar bekledið at beklemekten usanarak odama geldiðinde ve masanýn üstünde çizgili mektep defteri yapraðýn aralanmýþ þu birkaç satýrý gördüðü zaman herhalde þaþalamýþ olacaktýr: "Kamran Beyefendi. Ben. Ben. kendi dediði gib i satýr lakýrdý atmaya geldi. Arkasýndan bir sürü edebiyat. dersiniz. Bir saatten fazla bir zamand an beri dýþarýda þarký söyleyerek tahta siliyordu.Feride Haným. Yalnýz bilmem neden m ktubun birkaç defa tekrar ettiðim þu son satýrlarýný hâlâ þimdi bile gözümün önünde buluyor "Gönlüm boþtu. diyebilirim. Öyleyse ne yazarsýn böy rup dinlenmeden? Bana bu suali soran.Bu ne kýyafet. Sevmeye ihtiyacým vardý. mektubu uzatarak: .tasýný açýp kapadýðýný görüyordum. bir dakika daha müsaade. Sonra okursunuz. aðýr aðýr yanýma gelmiþti." Yabancý kadýn. 'Sarý Çiçek' romanýný baþtan baþa öðrendik.Ýsterseniz onu size býrakayým. çýplak ayaklarýyla tahtalarý silerken düþmemek için eline kocaman bir sopa almýþt . hemen hiçbir þey aklýmda kalmadý. Arkadaþýma artýk lüzumu kalmadý. Öte tarafý artýk kendi bileceði þeydir. beni tekrar arkamdan çaðýrdý: . size teþekk le edeceðim. sizi üzdüm. Aðaçlarýn arasýndan yola çýkarak mektubu gözlerime yaklaþtýrdým. fakat artýk dinlemedim.Bana bir faydasý olmayacak dedim. sesi titreyerek: r ÇALIKUÞU 115 "Feride Haným. Bana bir hakikati öðrettiniz. olur Yabancý kadýn. yazarsýn da yazarsýn. hýzla aðaçlarýn arasýna . sözlerimden belki þüphe edersiniz diye size Kânýran Bey'in bir mektubunu ge irdim. onu görmek sizi müteessir edecek mi? Mektubu evvela elimle itmek istedim. Üzülecek bir þey yok ortada. zaten b okumaya baþladým: "Benim Sarý Çiçeðim" diye baþlýyordu. Hafif bir baþ selamýyla yürüdüm. Hatta. Senden nefret ediyorum. menekþe gözlerinizle ka e her þeyin rengi deðiþti. Fakat o. bana bir kere daha seslendi. Bir hatýradýr. Güneþ doðmadan evvel na belirsiz bir aydýnlýk yayýlýrsa. Bilmem. FERÝDE" ÝKÝNCÝ KISIM' B.Feride Haným.. Arkadaþýma ne söyleyeyim? . Kitap desem deðil. evkalâdelik olmuþ. Benim artýk konuþmaya nihayet vermek istediðimi görünce . otelin ihtiyar odacýsý Hacý Kalfa'dýr. Omuzlarý ek: . Her zaman beyaz bir önlükle dolaþan Hacý Kalfa. Ne bitip tüken yazýdýr bu? Mektup desem deðil. benimle. birdenbire silkinerek sözünü kestim. . mektup. bugün arkasýna dört peþli bir eski zaman en i giymiþ.. Bunlar olaðan iþler. Fakat sonra yanlýþ bir þey yapmýþ olmaktan korkarak a ldým. deftere yazýlmaz. kitabý saçlý sakallý ulemalar yazar. Karanlýk artmýþtý.Ne münasebet. Sen parmak kadar çocuksun. Sizi uzun ince vücudunuzla. gözlerim gittikçe artan karanlýk içinden yazýlarý dar fena seçiyordu ki. Eylül 19.

ben de tahtalarýmý nrçalayým. fakat sonradan vazgeçti: . Sen misin Feride? Niçin saklanýyorsun? Cevap vermeden karþýsýnda durdum.Beni kýzdýrmak için mahsus yapýyorsun ama. fotoðraf karþýsýnda poz alýr gibi sopasýna dayandý. aramýzýn bozulmasýndan korkuyorum Mamafih. O akþamüstü. kafeste bir kuþ gibi gör mesi doðru deðil. Arkamda býraktýðým iðrenç dü ere daha dönmeliyim. Ben. çekinmeden içeriye giriyordu. eser býrakmamaya çalýþmalýyým.Ne yaparsýn. kuþ-kelimesinin eski "Çalýkuþu"nu. Adamcaðýzýn hakký var. Mademki artýk koskoca insaným. artýk çalýþamýyorum. H bakalým. dedim. "islam muhadderat-larý"nýn yanýna öyle sallapati gi mez. ara sýra konuþtuðum dertli bir komþumdan baþka. yabancý kadýndan. öbür gün iþine baþlayacak bir e kendimden. dedi. . dairelerdi ne kadar taban tepmiþ. Hacý Kalfa. dedi. Onlar ki böyle karýnca ayaðý gibi eðri büðr larlar.Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu yalnýz odada ki. kýzmayacaðým. Hakikaten parmaklarýmd Hacý Kalfa'nýn söylememesine raðmen.. çatkýn çehresini daha çatýyor: 118 Reþat Nuri Güntekin . defterimi eksik býrakmamak için son bir gayret lâzým. aklýna estikçe kapýmý vuruyor. ben g diyordu. gözlerinde garip bir hüzünle ilave etti: . alay ede ede Hacý Kalfa'ya bu saygýnýn manasý lýðýný anlatmýþtým. gözlerinde tatlý bir gülüms verdi: . odama giren tek insandýr. yarýn. Hacý Kalfa. iki par etmez yazdýklarý. Yarýn. Hacý Kalfa kaç baharýn yoðurdum! yemiþtir. biraz eðlenmen için.Kim o? diye seslendi. diye bana çýkýþýyordu.Yazým pek çarpýk çurpuk da meþk yazýyorum Hacý Kalfa. alay ediyor.Çocuk aldatýyorsun. Yalnýz yazarken. ÇALIKUÞU 119 Hacý Kalfa'yý savdýktan sonra tekrar masamýn baþýna geçtim. O. bilirsin sen? Onlar ki hat gibi sülüs yazýlar. çocuklara karþý asýl ayýp odur. . kapanmýþ gagasýyl k gayreti var. Hacý Kalfa. Teklif mi var aramýzd ?" diyordum. haným gibi giyineceðiz elbette. hanýmlýk yapýyoruz. öðreneceðimi öðrendikten sonra odama gidiyordum. iþin mi yok Allah aþkýna.. gül. Sonra. ne çýkarsa onlardan çýkar. 120 . Þimdi. artýk bir daha göremeyeceðim insanlarýn afýmda dolaþýyor gibi olmalarýný hissetmem. çocukluðumdan hiçbir iz. "Haydi caným.. karanlýkta bir köþeye gizlenmek istedim. Birbirimizin yüzünü fark edemiyorduk. Hacý Kalfa. onu ni sardýkça sarýyor. ziyaný y aplýk daha artarsa ben. Biz. öbür gün derse baþlay lar sonra. vardýr ama. ne çeþit memurlar bilirsil sen? Bir derdin vardýr senin. böyle konuþmakta devam ederse. biraz da bu lekelerden gelmiyor mu? Hacý Kalfa'nýn bir sözü daha zihnime takýlýyor: "Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu y ki. Fakat teyzem beni görmüþtü. her neyse onun sý bizlere düþmez. Sonra. Fakat. Bir iþ için odama gireceði zaman kapýyý vuruyor. parmaklarýný mürekkepl boyamamaya gayret et ki." Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduðum bugün de birinin beni. Taþlýkta te ttim. dudaðýmdaki mürekkep lekeleri ne oluyor? Hele geceler efterime yazarken sýk sýk kendimi mektepte görmem. "Baþýný ört hocaným. anladýn endim? Hacý Kalfa'ya ne yazdýðýmý anlatmak kabil deðildi. "Muhadderat" herhalde kadýn falan demek olacaktý.Yoo! iþ senin bildiðin gibi deðildir. Fakat hocalýk gururuma yediremediðim içi n bunu Hacý Kalfa'dan so-ramýyordum. ilk g de çekiniyordu. biraz alay çýkar. sana bir parça da oynayacaðým galiba. Mamafih. Hacý Kalfa. sen yaz yazýný. gülmemin bir türlü kesilmemesine evvela kýzacak oldu. kýrýk kanadý.

hafifçe yanaðýma dokunsa. Gece vakti. Rezalet orkusuyla belki polise baþvurmazlardý. ýssýz kýr yollarýnda. Evet. Sahrayýcedit'te oturur ve sýk sýk köþke gelirdi. Teyzem. benim hatýrým için yok" demeye cesaret edebilecekler miydi? Ýstasyona giden caddeyi tehlikeli bularak aradaki Içeren-köy yollarýna sapmýþtým. yaptýðým az çok bir rezaletti. Nihayet. nefesimi kesiyor gibiydi. etrafa kol kol arayýcýlar çýkacaðý muhakkaktý vapur. Onlarý bu fikirden vazgeçirmek. Karanlýkta bir gölge gördükçe. Eskilerimi daima ona verdiðim için benimle arasý gayet iyiydi. Fakat kararýmý bir çocuk deliliði. Fakat. tek baþýna dolaþan dan kim þüphe etmezdi? Bereket versin. yüzük gibi bir iki fakir mücevheri mektep valizime doldurdum. Gecenin bu saatinde nereye sýðýnabilirdim? Her þeyi göze almýþ olmama raðmen elimde valiz sabaha kadar tarlalarda dolaþamazdým ya. bu köþke dönmeye mecbur edecek bir kuvvet yoktu. Onu. ben nereye gidecektim? Yar olay.. Teyzemden bir þey istediðim vakit daima böyle söylerdi. bu dakikada bana bir tatlý kelime söylemiþ olsaydý. Beni muhakkak ki iyi karþýl klardý. iskemlelerin üstüne elbiseler atýlmýþtý. Fakat o. Karanlýk gittikçe artýyordu. ona býrakýlaca satýrý yazdým. son bir defa öpmeden ayrýlmak istemiyordum. Þaþýrmaya. 122 Reþat Nuri Güntekin Sekiz.bu hem tehl ikeliydi. bu gece nerede barýnacaktým? Evvela. Bu vaziyette bir kýzý bir gececik olsun evler kabul etmek. Evvela onu çevirmek istedim. teyze. Sonra bu fevkalâdeliði izah için onlara bir þey söylemek lâzým gelecekti. bu akþam bana öyle geldi ki bu sözlerle: "Artýk yetmedi mi?" demek istiyor. Kýrmýzý bir kurdele ile baðlý diplomamý. yahut bir a sesi iþittikçe tireyerek duruyordum.Hiç. Çaresiz. Asýl mesele bu geceyi geçirmekte . belki tuhaflarýna gidecekti. ortalýkta in cin yoktu. Kapýlardan kaçan evlatlýklarýn da böyle yaptýklarýný hatýrlýyor. kendile boþ yere üzeceklerdi.Teyze. fakat. Feride?" dedi. Gerçi hayatýný ken i istediði gibi yaþamak isteyen bir insaný zorla. ne çare ki vakit çok dardý. belki her þeyi söyleyecektim. annem demektir. Beni aramaya. . ÇALIKUÞU 121 Nereye gideceðimi. ne olsa. on sene evvel akrabalarýmýzdan birinin evinde sütnine-lik etmiþ bir muhacir kadýný v rdý ki. yarým saat bahçesinde dinlenmiþtik.Mutlaka yine bir yaramazlýk!. ancak. "Yine ne derdin var. . Yalnýz bir baðýn kenarýndan . Fakat. benim ne halde olduðumu fark edemedi. saçým aðlayarak kollarýna atýlacak. Teyzem. Cevabýný beklemeden ellerini tuttum. hatta. civar köþklerde oturan bazý arkadaþlarým geldi. sokaða çýktýktan sonra düþündüm. cesaretimi kaybetmeye baþladýðým bir zamanda aklýma bir þey geldi. sonra gözlerinden öptüm. en evvel onlardan baþlayacaklardýr adaþlarýmýn aileleri gece yarýsý telaþ içinde beni sormaya gelen aileme. yadigâr kýymetinde birkaç p kalma küpe. Zihnimde müphem surette tasarlanmýþ bir þeyim vardý. benim orada olacaðýmý akýl edemezdi. müsaade edersen seni öpeceðim. yaya olarak Sahrayýcedit yolunu tuttum. Penceremde ýþýk görüp gelmelerinden korkarak karanlýkta hemen el yordamýyla. G eceyi onun evinde geçirirdim ve kimse. dolabýmý açtým.Reþat Nuri Güntekin . Fakat. hem de üstümde bozuk param yoktu. Yabancýlara hesap vermenin ve onlardan nasihat dinlemenin gücüme gideceðini hissediyordum. aklýma. Odam darmadaðýnýk. hatta araba yolculuðu tehlikeliydi. arkasýnda derbeder bir mektep çocuðu odasý býrakmasý at. þýmarýk bir kýz nazý sanacaklar. beni de. acý acý gülüyordum. ilk aklýma gelen isimler tabiatýyla evdekilerin de ayný kolaylýkla düþüneceði isimler olacak. dedim. Geçen sene bir gün. Sonra. bir daha adýmý anmaya tövbe ettirmek için yarýn teyz nasýl bir mektup yazacaðýmý biliyordum. karanlýkta iki yanaðýndan. Biraz sonra köþkte bir kýyamet kopacaktý. Görünmez bir el göðsüme basýyor. izimi çabucak keþfederlerdi. uzunca bir akþam gezintisinden dönerken onun evine uðramýþ. Açýk dolap gözlerinden çamaþýrl cesaret ettiðim þeyi yapacak insanýn. dedim. Sokaktan bir muhacir arabasý geçiyordu. Fakat.

hayal meyal hatýrlarým. Hatta.Bir þey mi istediniz haným? dedi. Fakat. istanbul'dan çýkýncaya kadar. Sesim. bütün hayatýmý ço çocuk arasýnda. iki kere yutkunduktan sonra: . yorgun yorgun sopasýný s bekçiye rastladým. aðýr aðýr solup sararmaktan baþka bir þeye y ettiðim diplomam gözümde bir ehemmiyet almýþtý. fesuphanallah! diye seslendi. aralarýnda galiba bir de kavg a çýkmýþtý. Onun sayesinde Anadolu vilayetlerinden birinde bir hocalýk alacak. karþýma çýkmaya yü bulamayacktý. Sebebini bilmiyordum ama. hiç unutmayan eski bir arkadaþý: "Güzide'nin. küçük bir gece misafir et- ÇALIKUÞU 123 mek þerefi onlar için o kadar büyük bir þeydi ki. Öteki alçak da ne de olsa insandý. Gülmisal Kalfa. . aðlamaktan baþka bir þ y yapamayacaktý. Sahrayýcedit caddesini geçerken kaldýrýmlar üstünde. o öldükten sonra kalfa. Þurada arabamýzýn tekerleði kýrýldý. karanlýða baka baka uzun bir plan hazýrlamý Dolabýmýn bir köþesinde. sözlerimden þüphe etmediler. o vakit de kuþ uçmuþ kervan geçmiþ bulunuyordu O gece. Karþýdan türkü söyleyerek birkaç sarhoþ geliyordu. pek makbul olduðunu söyledikl daydý. Doðrusu masalým bu saf insanlarca bile pek kolay inanýlacak bir masal deðildi.ken küçük bir tehlike atlatým. Bütün ümidim. beni tanýmadýn mý? diye sordum. fersiz mavi gözleriyle þaþkýn þakýn bana bakýyordu. gibi yaþlar akarak: .Dadý. onu da Eyüp'te ihtiyar bir kolcub aþýya vererek çýrak çýkarmýþlardý. Amcam: "Haydi Feride. Açsana yüzünü haným? Valizimi ýslak taþlarýn üstüne koyarak peçemi kaldýrdým. Bu saatte baþka araba da bulamadýk. Zavallý sütninenin benim için hazýrladýðý kýr lavantasý kokan tertemiz yataðý ertesi sabah amýþ gördüðü zaman ayaklan suya ermiþtir ki. teyzemlerle arasý bozuktu. onlar geçip gidinceye kadar orada gizlendim. Baðda köpek falan o lim haraptý. tamamýyla yirmi yaþýndaki çehresi. Bir þey söylemeden kapýnýn önünde durdum. Bir sýçra lçak çitin üstünden aþtým. onu seyretmeye baþladým. Ça ya dönüyorduk. Fakat. Teyzem zihnimde gittikçe dallanýp budaklanan mektubu aldýktan sonra. Eyüpsultan'daki Gülmýsal Kalfa'nýn evinde gizlenmeye karar ve im. Yüzüm sýmsýký kapalý old r. toza. ah çocuðum diye hýçkmyordu.Güzide. Annemi ben.Fesuphanallah. 124 Reþat Nuri Güntekin l O sabah. Annem evlenirken. evladým! Damarlarý çýkmýþ zayýf kollarýyla boynuma sarýlýyor. Ben de þuradaki bir ahbabýmda kalayým!" dedi. Bazý terk edilmiþ odalarda. Bu fazla heyecanýn sebebini anlamýþtým. beni görünce þaþýrdýlar. Aðlamanýn bu kadar güzel bir þey olacaðýný. Bir. Kalfa. tapraða bulanmýþ. Benim gittikçe anneme benzediðimi söylerdi. izimi keþfetse bile. Uzaktan sizin lambanýzý gördük. Kendisi kýnalý kaþlarýnýn üstünde bir baþör mam nalýnlarýyla evinin taþlarýný yýkýyordu. bu halayýktan evvel bana hiç kimse anlatamamýþtýr. nineye misafir ol bu gece. Sütnine ile ihtiyar kocasý. Fakat hoþ bir tesadüf oldu. onun üzerinde anlaþýlmaz bir tesir yaptý. annemin dadýsýydý. . Bu hayal. þen ve mesut geçirecektim. Ah. bana boyalý Eyüp oyuncaklarý getirirdi. istanbul'da benim için Gülmisal Kalfa'nýn evinden daha emin bir yer yoktu. boðuk bir feryat kopardý: . Yolda hazýrladýðým kurt masalýný okudu dan geliyorduk. Güzidem gelmiþ. yabancý yer deðil ya. Adamcaðýz beni görmeden yan sokaklardan biri saptý. Büyükkannem saðken ara sýra yalýya lir.Ah çocuðum. Fer i aðlamadan dinleyemiyorum" derdi. sesi. kalfanýn sokak kapýsýný aralýk buldum. Herhalde. ne bir fazla sevgi uyandýrmýþtý. Gülmisal Kalfa'ya da þimdi ayný þey olmuþtu. büsbütün ayaðýn zelerim de adýný anmaz olmuþlardý. Annemi çok sevmesine mukabil. sütninenin odasýnda. çiz i ve boyalarý silinmiþ eski resimler þeklinde belli belirsiz bir hayal. kýrmýzý kurdelesiyle. lambamý söndürmüþ. ür eri çekilerek: . bugüne kadar bende ne bir hüzün. Bundan baþka.

kadýncaðýzýn gözleri doluyor. ben de. buruþuk 126 Reþat Nuri Güntekin yanaklarýný çekiþtirerek anlattým ki. Onun patiska perdeli küçük odasýnda geçirdiðim ilk saatlerin tadýný dünyada unutamayacaðým. Bundan sonra. dokuma bir örtü ile kaplý kerevetinin üzerine yatýrdý. Zerzevat ayýklamak deyip geçeriz. F kat. nasýl sökük dikilip çorap yamanacaðýný öðrenmeliydim. iki üç gün sana misafir olduktan son baþka bir memlekete gideceðim. al rýmý okþayarak annemi anlatmaya baþladý. ama o ne ince iþmiþ! Kalfa. feryat asmadan. vücudumun bir yerinden gelen hafif sýzýnýn adeta uyuþtuðunu duyuyordum. Ondan öðreneceðim þeyleri yazmak için yanýma küçük bir not defteri koymuþtum. Gülmisal Kalfa ile ev iþi gördük. ben de "Anne. Kalfanýn isyanlarýna. Yaram eden birkaç küçüðün ara sýra kulaklarýný çekmekten baþka bir þeyde kullanýlacak deðildir. ikide birde: . baþýmý dizine koydu. soyduðum patatesleri gördükçe at ediyor: . Zavallý ka ni unutmuþ. dadýyý güldürüyordum. bin zahmetle satýn aldýðým patateslerimi arýsýný atacak ve ömrümün sonuna kadar farkýnda olmayacaktým. Tenceremizi ateþe koyduktan sonra. ara sýra "Vah yavrum" diye içini çekiyordu. burada misafir kaldýðým müddetçe. bir cuk masalý dinler gibi gülümseyerek dinliyor. bulaþýk ve çam hatta. beni ele vermeyecektir. Sýra bana gelince. bir daha yapmaz!" de di. aþçýyý hizmetçi ulacaktým? Hazýr Gülmisal Kalfa elimdeyken ondan nasýl yemek piþirileceðini.Fakat. anneciðim!" diye katýla katýla aðlamaya baþladým. Hele: . hâlâ için için aðlamakta ordu. neler yapacaðýmý öyle neþe ile anlatýyordum ki. dudaklarý . baþýma gelenleri ona. . bir daha ölünceye kadar oraya dönmeyeceðimi söyledið de.Dadý. Annem. Allah topraðý kadar ömür ve ihtiyar kalfa. ellerimi okþayýp yanaklarýna. kuyudan kova kova su çektim. Kalfayý dizlerimin üstüne oturtup hoplatarak. þimdiye kadar hep hazýrdan yemiþ r gün bir yumurta bile piþirmemiþtim. diyordu. Hikâyemin sonunda dedim ki: . taþlýðýn yanýndaki odada. o eller için þimdilik fazla bir tehlike yoktur. Bu. Tövbe eder. Öte taraftan beni aramaya gelenler olursa. annem bana çok mu benziyordu? . yine kuyu baþýna oturarak onunla beraber zerzevat ayýkladým.Sahi öyle kalfa. sen çocukluk etmiþsin. uktan sonra. Gülmisal Kalfa. Gözyaþlarý içinde ona sordum: . Ben.Gülmisal Kalfa. dün gece köþkten nasýl çýktýðýmý. Ben. Yeþil bir bürümcüðe sarýlý küçük Mushaf mý duvardan indirdi ve o tti ki.Çok. kadýncaðýzýn adeta gözlerinden Cahil bir Çerkeze yeni mektep usullerini nasýl anlatýrsýn? Bunlarý yaparken seviniyor. patatesin tanesini kaç kuruþa verirler? Kabukla- ÇALIKUÞU 127 nný en çok kaç santim kesmek lâzým gelir? gibi sualler soruyor. mutfaktaki tertemiz hasýrýn üstüne oturduk. zavallý ihtiyar kafasýndan benimle onu ayýrt edemeyerek "Güzidem" d iye hýçkýrýrken. Kalfa sözlerimi. Ben.Kýzým. Sonra. böyle söylerken. iskarpinlerimi. diyordum. ölümünün ÇALIKUÞU 125 ateþi yüreðimde. seni görünce aklým karýþtý. Ben. olduðu gibi söyledim. ihtiyar kafacýðmý nafile yorma! Ben. akþa dan beri. artýk deðiþmeliydi.Bu ellere kýyabilir miyim ben? diyordu. o vakit dikkatle gözlerimi açýyor: . Elimin emeðiyle yaþayacaðým. Doðduðu gün. gözümün önünde.Dadý.Kalfa. söylemesi ayýp ama. çoraplarýmý çýkardýktan sonra iþe giriþmiþtim. Kâmran Bey bir cahillik etmiþ. bunu senden öðrenmeseydim. mavi yüzlü yemenisi ile ilk defa kucaðýna aldýðý dakikadan sonra ayrýldýðý gün ir bir anlattý. Tahtalarý sildim yahut batýrdým. Anadolu'da nasýl hocalýk edeceðimi. kapýdan çevirecektir. onu görüyorum sandým. sen onlarýn yarýsýný kabuklarýyla beraber atýyorsun. tahta silmek için kaç kova su lâzým? dediðim zaman. Gülmisal Kalfa'ya isyanýmý anlatmaya imkân yoktu. içimde anlaþýlmaz bir þey oldu. nihayet benim heyecanýma kapýldý. O gün akþama kadar. kýzým. beni çocuk gibi soyarken. benimle uðraþmaya baþlamýþtý.

Anadolu herhalde ondan çok daha güzeldir. elimle siyah önlükler dikeceðim. "abla" dedirteceðim. yahut Bey bu mu?" diye þüpheye düþse yeriydi. Kendileri fakirmiþ. o da diplomamý görür görmez. evlatçýðým. Ben. Teyzemin b masýna. ona karýþmam. açýk gezen kadýn alara pek ehemmiyet vermediðini iþitmiþtim.Nazýr Bey yahut Paþa'yý görmek istiyorum. Fakat. ÇALIKUÞU 129 Nezaret kapýsýný buluncaya kadar cesur ve neþeliydim. Arabistan'ý ayal meyal biliyorum. Böyle yapmaya me em sokakta kendimi kimseye tanýtmamak lâzýmdý hem de Maarff Nezareti'nin. Öyle bir edasý vardý ki. kalfacýðým. karaktersiz bir konak çocuðundan þey olmadý. sa bir yardýma filan kalkayým demeyin. yüksek bir kapýnýn üzerinde "Makam-ý Nezaret" diye bir tabela gözüme iliþti. teyze. çýkýntýlý sofalar. Korka korka yanýna yaklaþtým: . kâh piþman olmuþ gibi kýzarak: . insan "Acaba azýr Paþa.Feride. bugün. caným nasýl isterse öyle yaþarým. "Hoþ geldin h de senin gibileri bekliyorduk" diye beni. içinizden ayrýlmak ve aradaki bütün baðlarý kesmek suretiyle bu felaketin önü erden beri gördüðüm iyiliklerin birazýný ödedim. Kalfa. Ben. diye içini çekiyordu. Farz edin ki. Bir delilik yaptýk. Hademe parmaklarýný tükürükleyip kumral . Oðlunuz için böyle düþünen bir kýzýn saadetli eviniz için nasýl bir felaket olacaðýný Ýþte. þaþkýn þaþkýn et a bakmýyordum. Zayýf. benim adýmý aðzýnýza almak küçüklüðünden kendinizi s isiniz ki. dedim. Bu lakýrdýlarý iþitikten sonra. "Hangi elinle?" di yeceksin. ne istedim. bir çamaþýrcý kadýn kavgasý yapmaya da kadirdir. çerden çöpten bir insan. Çalýkuþu da. Fakat. yüzümde onun kalýn peçesi vardý. hatta düþmanýna ettiði iyiliði baþýna kakmak mürüvetsizliði r mektebim olacak. Herha odasý orada olacaktý. kim bilir gideceðim yerler ne kadar güzeldir. binanýn alt baþýndan üst baþýna kadar acayip merdivenler. hiçbi eðil fakir bir akraba çocuðuna. Bu mektubun bir yerinde þöyle lüyordum: "Seninle açýk konuþacaðým. hiçbir zaman kendini beðenmiþ. Varsýn kýzsýn. gibi bir köþede ölüp gitti. ne de 128 Reþat Nuri Güntekin baþka türlü bir his duydum. onu hiçbir zaman ne beðendim. Fakat. bi r korku aldý. Ça nun kafasýzlýðý malum. artýk. isterseniz bir iki damla gözyaþý dökün. sen çok yanlýþ yola gidiyorsun." Bu terbiyesiz mektubu hatýrladýkça daima utanacak ve aðlayacaðým. öyle zenginmiþ ki. ruhsuz. yirmi yaþýnda. darýlsm teyzem ba in. bereket versin ki. beni bir heyecan. artýk birbirimizin adýný anmamak olacaktýr. Anadolu'nun en yeþil bir memleketine ta yin ediverecekti. * Ertesi gün mektubumu elimle postaya verdikten sonra. doðru Maarif Nezareti'ne gittim . Saðýmda. Bir hademe beni Nazýr'ýn yanýna götürecek. Kimseye bir þey sormaya cesaret edemiyor. diyordum. Bunun için en iyisi. iþlerimin gayet kolay biteceðini umuy rdum. çekinmeden bile size yazan nankör ve terb siz kýzla karþý kaþýya gelecek olursanýz. Girintili.. Oradaki insanlar biz e benzemezlermiþ. fakat gönülleri öyle zengin. kendimi vaktinde topl adým. Bu iþler bittikten sonra teyzemin o korkunç mektubu yazýldý. þýmarýk. manasýz. Gülme. Kâmran.Ah. bir alay çocuðum olacak. Çocuklarým. Fakat lâzýmdý. bu bu merdivenlerde bir alay insan. Görürüz bakalým hangimizin yanlýþ gittiðini. parlak marokenden kývrým kývrým somya telleri fýþkýrm kollarý yaldýzlý kerli ferli bir hademe oturuyordu. hakaretle reddederim. Baþtan baþa çiçeklerle donatacaðým. belki peþime düþmesine baþka türlü mani olamazdým. Kapýnýn önünde. Fakir olanlara. kâh gülüyor. kapýdan girince hava birdenbire deðiþti. arkamda Gülmisal Kalfa'nýn bol çarþafý. postunu sudan kurtarmýþ bir insaným. O. alay etme. Daha sayayým mý? Ben. bana hiçbir zaman bir þey söylemedi. bu aðza alýnmaz lakýrdýlarý utanmadan. minimini. Onu da öðrenirim elbette. 'Böyledir de niçin onunla evlenmeye razý oldun?' diyeceksin.

Usulü dairesinde muamele p! Usulü dairesinde muamelenin ne olduðunu öðrenmek istedim.bir uzun tahta alarak garip bir peyke meydana getirmiþle rdi. Tatlý bir gülümseme ile: . nasýl çýldýrmaz? istida ile þahadetname arasýndaki farktan h eri yoktur. sanata heves etmeliymiþler. Gelin sizi Ted-risat-ý Ýptidaiye Dairesi'ne götür bir kere Müdür-i Umumi Beyefendi'yi görmeye çalýþýn. ÇALIKUÞU 131 Daha ziyade þaþýrdým: . þaþkýnlýkla bir yere çarpmadan odadan çýkmaya çalýþýrken köþede oturan küçük efendi ar . Öfke ve ümitsizlikten aðlamamak için diþl arak halimi anlattým. Bu. meyus olma. . hayatýmý kazanýrmýþým. kim bilir ne olacak Vay baþýmýza gelen.Ne bekliyorsunuz? dedi. siyah sakallý. dedim. Haydi bilmiyorsanýz bir biline sorun.Bunu daha sonra anlarsýnýz kýzým. Mamafih. istida yapýn! Ben. yer yer çiçek bozuðundan yenmiþ kocaman kafalý. Çalýkuþu . Biraz þaþýrarak. Fakat çalýþýrsa erzi olur. daha sonra da maaþ az. dedi. dedim.Beyefendi hazretleri. imzalarýna.Hocalýk isteyeceðim.Siz ne istiyorsunuz haným? Bu sual. Acý bir bakýþla: . Bir tanesi fark edilecek kadar titreyen elleriyle çantasýnýn içinden buruþuk kâðýtlar çýkar birer yazýhanenin üstüne koyuyordu.Muallimlik deðil mi? istidanýz var mý? dedi. dedi.Gidin. kâðýtlara þöyle bir göz gezdirdi.F 9 130 Reþat Nuri Güntekin Merdiven parmaklýðýnýn kenarýna sekiz on su kovasý dizmiþler. Belki bir tanýdýk vardýr ama. kalýn kaþlý gayet esm dý. Ne diyeceðimi kestiremeyerek þaþkýn-þaþkýn etr Müdür. geri geri giderek bir temenna ettiler. Odasýna girdiðim zaman. hocalýktan ziyade. Peçenin altýnda. yer uzak diye kafa t utarlar.Hayýr. aðýr aðýr: . . yine o çini mavi gözlü haným soruyordu. Siyah yün çarþafýný çenesinin altýndan iðnelemiþ. . efendisi. sonra: . kekeleyerek halimi anlatmaya baþladým. ismizini þubeye kaydettirin.Meslekte müptedi olduðunuz görülüyor. daha sert bir sesle: . * Merdivenden inerken gözlerim etrafý kapkara görüyordu.Tanýdýðýn olup olmadýðýný bunun için sormuþtum. Sonra muallimlik isterler. dairesine söyle. Aman Yarabbi. Müdür. neler söyleniyordu! Benim gibi kadýnlar. O. Fakat buna ne lüzum var? Söylediði kelimelere göre âlim bir hocahaným olduðu anlaþýlan mavi gözlü kadýn gülümsedi: . Fakat o. damgalarýna baktý. istida ile þahadetname arasýndaki farký he nüz anlamamýþ olduðuma göre hocalýkta muvaffak olacaðým esasen þüpheliymiþ. müsaade buyrulur mu? Haným kýza halisane bir nasihat vereyim. O kadar dalgýndým ki.iþin nasýl oldu kýzým? Bu suali. çini mavi gözlü bir ihtiyar kadýný gözüme laþarak halimi anlattým. Odanýn tavaný fýrýl fýrýl baþýmda dönüyordu. Yine bi . Peykenin üzerinde kadýnlý erkekli bir yýðýn insan oturuyordu.Yani diplomam mý demek istiyorsunuz.rýnýn ucunu kývýrarak. az kaldý baðýracaktým. üzerine -Köþkte tahterevalli n kullandýðýmýz tahtalara benzer. artýk cevap vermeye lüzu görmedi. Müdür. þahane bir bakýþla beni süzdü. böyle olursa. Sert bir sesle: . Hanýmlar. Müdür. dedi.Ne yapacaksýnýz Nazýr Bey'i? dedi. bilemiyorum.Böyle þey için Nazýr Bey rahatsýz edilmez. Git. ayný maðrur ve þahane eda ile baþýný öbür tarafa çevirdi. irdenbire sözümü kesti. korku ile dilimi çýkardým. dedim. býyýklarýnýn ucunun ne þekil aldýðýný görebilmek için dudaklarýný büzüp cevap verdi: . kýzým. bana sorulmuþtu. yazýhanesinin önünde ayakta duran iki genç kadýnla konuþuyordu.Görüyorsunuz ya hali. Nezarette tanýdýðýnýz kimse yok mu? dedi. Fakat o. . Kolumu biri tuttu. Beyefendinin buyurduklarý gibi. diye düþündüm. insan. sinirli bir istihfafla dudaklarýný bük köþede oturan cýlýz bir misafire baþýný salladý: .

sen bilsen dýþarýlarda ne yaman oðlu yamanlar vardýr! Ben. Hele bir yaný beyaz. bu adamcaðýza birdenbire kaným kaynayý-vermiþti. Her nedense. berisine bakýyor.Acayip.. 132 Reþat Nuri Güntekin Gel seni tanýdýklardan bir þube müdürüne götüreyim. Faka t. ihtiyar bir hademeyi dut aðacý silker gibi tartaklaya tartaklaya dýþarý atan insan olduðuna bin þahit isterdi. Ne çeþit huylarý abbi? Mavi gözlü hocaným. Müdür. yerine beyaz sakallý o ihtiyar yüzü gülümsemey aþlýyordu. Müdür. bir tarafý adeta aðarmý i.r belki. birkaç kelime ile halimi anlattý. . Sonradan bu ilk hissimin deðiþtiðini hiç mýyorum. öyle hoþtu ki. o çok yaman dediðiniz adamlar kimlerdir.Niçini var mý. bulaþýk suyu döker gibi.Eh!. Dam do Sion mektebinden diplomalýyým. Çünkü. Fakat buna vakit kalmadý. ben Darülmuallimat'tan çýkmadým.Güzel. iyi adamcaðýzdýr. hakikaten þansým yoktu. Eksik olmasýn.Aç yüzünü bakayým kýzým..Ben daha çok söyleyemem. OooL Sen daha hemen hemen çocuksun. eliyle yüzümü göstererek Naime ÇALIKUÞU 133 hocanýma iþaretler yapýyor. minimini bir hücreye soktu. elinde evirip çeviriyordu. Ancak sen. dedim. Mamafih. Öfkeli bir insanýn bu kadar çabuk yatýþtýðýný ömrümde ilk defa görüyordum. bir insaný ilk görüþte ya severim ya sevmem. Bu hakikaten hoþ! Ben. . büyük bir kalem odasýndan buzlu r camekânla ayrýlmýþ. sonra diplomamý uzattým. dýþarý gidemezsin. . Fakat siz de bana on larýn olmadýðý yerde ders bulursunuz. ora t vermeyen bir manzara ile karþýlaþtým. bizi görmüþtü. bu sefer elini dizkapaklarýna vurarak daha fazla güldü: .Ah. tatlý bir gülümseme ile bana: . hiddetten ateþ püskürüyor. sakalýný iki yana sallayarak kendi kendine konuþur gibi ilave etti: . Galiba Fransýzca bilmiyordu.Yirmiyi bitirmek üzereyim efendim. Müdür Efendi gülüyor.Efendim. Sakalýnýn bir tarafý siyah. . Sonra.Darülmuallimat'tan bu sene mi çýktýnýz.Aman. . biraz evvel sokaða kahve döken. âlâ. Nihayet. mavi gözlü hanýma göz kýrparak..Hayýr efendim. ihtiyar hocaným. Müdür. Bugün. Yeni arkadaþýmýn yavaþça eteðinden çektim: . dedim. bu sefer beni. dedi. Bu kuzu gibi adamýn. Naime Hocaným teklifsiz bir tavýrla: 134 Reþat Nuri Güntekin . . fakat meydanda olan bu sebebi bir türlü söylemiyordu. buradan kaçalým. yüzünü saða çevirdiði zaman hemen hemen genç bir adamý görüy iýdiði zaman ise o adam. bir yaný ra olan sakalý.Hayrola Naime Hocaným? dedi. sonra h demeyi ite kaka kapýdan dýþarý çýkardý. Önünde duran bir fincan kahveyi. birdenbire gidiyor.Pekâlâ kýzým. Sen kadýnca daha iyi anlatýrsýn Naime Haným. bilmiyorum. belli etmemek için kâðýdýn ötesine. Senin için hayli tehlike var . her neyse.Niçin efendim? . dedi. saf bir hayretle: . . . pencereden sokaða serpti.Nasýl mektep bu? Müdüre uzun uzun izahat verdim. Geç þöyle otur bakalým. Yaþýn kaç? . haným kýzým? . karþýsýnda benim biraz evvelki halime benzer bir vaziyette ti ir titreyen bir hademeyi dövecek hareketler yapýyordu. pekâlâ. kýzým? Sebep meydanda. Tekrar merdivenleri çýktýk.

Haydi bakalým.Pek güzel. cýlýz bir genç göründü: . hemen þüphelenmiþti. þu çocuðu boþ göndermeyin. dedi. haným kýzý odaya al. Ayol. Belki Naime Hocaným'ý tekrar görürüm ümidiyl kýnýrken gözüme Þahap Efendi iliþti. Ne dediklerini pek duyamadým.. müdürün istediði müsvedde bana sualler sormaya. dedi. Allah tesirini halk etsin. arkadaþlar birbirlerini ne iyi koruyorlar. Kuruyasý dilim durmaz ki.Bak. Siz rahatsýz olmayýn.Bu dairede. mutlaka vilayetlerden birine gitme k mecburiyetindeyim. Camekânlý kalem odasý arasýndaki kapý ak tefek.Ne vakit geleyim? dedim. elimden geldiði kadar yardým ederi m. Sual sormak için bana baktýkça. dedim. Bu çocuktan gördüðüm iy nutmayacaðým. . beni kalem odasýnda karýþýk bir masanýn önünde oturttu. erkeklerin içinde de ne insaniyetliler var. bizimkiler galiba bu mektebin diplomasýný tanýmýyorlar. Artýk. biz muallimlerimizi istanbul'dan çýkarýncaya kadar akla karayý seçeriz Sen ne dersin Naime Hocaným? Müdür.. siz iyilik etmeyi seversiniz. Beni kapýdan görünce koþuyor. fakat cesaret edemediði anlaþýlýyordu.Muamele takip etmek güç bir þeydir. Pencerinin yanýnda duran orta yaþlý iki kâtip. pekâlâ ama. merdiven baþýnda.Kuzum beyefendi. Yanýnda baþka kimseler olduðu için daha fazla bir þey söylemeye cesaret edemedim. Kurnazca bir istintak ediyor. geldi. dedi. ailem hakkýnda sualler soruyordu. "Þahap Efendi" diye seslendi. Þahap Efendi. Þöyle böyle derler ama. Anadolu'da muallimlik istiyor. O. Müdür.Kýzým. kýpkýrmýzý kesilerek baþýný eðdi. Fakat. sen istanbul rüþtiyelerinden birinde Fransýzca muallimliði istersin. dedim. Bu fakir kýyaf asta çehreli memurda korkak. þaþýrmýþtý: .Amma yaptýn ha! dedi. Lütfen bunu nereye götüreceðimi de söyler misiniz ef im? 136 Reþat Nuri Güntekin . Bak. Zavallý Þah ti olmasaydý. oturduðu yerden. . merdiven baþlarýnda bekliyordu. üç gün sonra. Küçük kâtip. evladým. Acaba bir pot mu kýrmýþtým? Herhalde öyle o gülüþüyorlardý. mahcup bir ÇALIKUÞU 135 hal vardý. Yalnýz birinin. Hele biraz sevindiðim vakit.Þahap. üç gün uzamasý canýmý sýkmýþtý. bir istida müsved desi yaz. sakalýnýn beyaz tarafýndan öpm p Efendi. Adamcaðýzý kandýrýn-caya kadar baþýma hal geldi. aðýz aðýza bir þeyler konuþuyorlar. belki daha da uzayacaktý. . arada sýrada kaleme uðrayýverirsiniz. Yalnýz. iþime olmuþ gözüyle bakýyor. Kýrmýzý mürekkeple allanýp pulla temize çekildi. Yanýndan geçerken durdum: . sen bugün fazla yoruldun. Ben. müdürün sözünü kestim: . Bu sözlerin manasý neydi? Bu efendiler ne demek istemiþlerdi? istida müsveddesi birkaç kere müdürün yanýna gitti. adeta kirpikleri titriyordu. sana yol nu öðreteyim. Benimle göz göze gelince mahcubane baþýný ir þey söylemek istediði. gelgit. dedim. Doðru Ýstanbul Maarif Müdülüðü'ne gidersin. kaþlarýný çatarak. dedi. Ben. Þu istidayý biraz da biz yazalým. "Muallime Haným hayli piþkin " sözü kulaðýma çalýndý. Fakat bu me götüreceðimi.. îzin verirseniz istidanýzla bend z meþgul olayým. bana getir.istanbul'da kalmama imkân yok efendim. birini bekliyordu. iþin iki.iki. Hiç münasebeti olmadýðý halde: .Size bugün çok zahmet verdim. Gönlünün rýzasýyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa te adüf ediyorum. Bir tanesi. tam bir ay sürüklendi. Müdür: . Þahap Efendi. müdürün boynuna atýlmak. . ara sýra ze bakýyorlardý. kýzým. hemþire haným. ne söyleyeceðimi bilmiyordum. sakalýný çekiþtirerek düþünüyordu: . söylediklerimi bir kâðýt parçasýna not etmeye baþladý. Müdür. Aklýna bir þey gelmiþ gibi elini masaya vurarak: .

dedi. dedi. .Efendim. en uzak bir köy de olsa. konuþurken sesi . nasýl teþekkür e lemiyordum. ölümden daha fena bir þey i.istidanýz reddedildi. Bir gün. sert bir sesle: .. bu sözleri söylerken. eliyle beni gösterdi: . ben ne olacaðým? Bu manasýz söz. boðazýna bir bez baðlamýþtý. Köþede. bir Fransýz mektebinden çýkmýþ.Sen Hayriye Haným deðil misin? . ne yapayým ben þimdi? dedim. . ben güler yüzle kabul edeceðim. küçük kâtip. ne olacaktým? iyi kötü. . uzun boylu.O. beni adeta þýmartmýþtý: . kendiniz düþünün. fazla mý þaþkýnlýk gösterdim nedir adamcaðýz adeta müteessir oldu: "Ne yapayým kýzým? Ben de söyledim ama varak-ý mihri-i vefayý okuyup dinleyen var mý?" dedi Bu þefkat. dedim. kâðýtlarý bitirdikten sonra gözlüðünü çýkardý. Böyle olduðu ha i kovuyorlardý. Malum ya. Bu sözleri söylerken. istemeden dudaklarýmdan dökülüver-miþti. ÇALIKUÞU 137 Müdür. beni emretmiþsiniz.Hangi Feride? Ha. irice yapýlý bir bey gazete okuyordu.Beyefendi. aðýr aðýr yan Müdür. Bu çocuk.Hasta mýsýnýz? Niçin bu halde daireye geliyorsunuz? dedim.Artýk orasýný da. Fakat malum ya. söz den kibar bir ailenin çocuðu olduðu anlaþýlýyor. senelerce çalýþtým. Nezaret-i Ce lile'ce musaddak deðilmiþ. Evrakýnýz Müdür-i Umumi'de. Boðula boðula öksürüyor. mektepler yeni açýldý. baðýra baðýra: .Bilmem. ben Feride'yim efendim. Müdür.Dur.Hayýr. ben. Fakat bizimkini bilirsin y a. müsaade buyururlar rný biraz? dedi. Müdür. .Peki. bir tecrübe daha. aðarmaya baþlamýþ saçlarýyla sakalýnýn bir kýsmýný görebiliyord Müdür. . bir ne olacaðýnýzý düþünmeye kalkarsak vay halimize. Yüzü sokak ta a dönük olduðu için yalnýz.Beyefendi. Ayýp bir þey yaptý aç adým geriye çekildim. Zevcenizin hizmeti otuz seneyi bulmuyormuþ. . ne olacaktým? Yeniden teyzemin evine dönmek.Sabret haným. Bu kadar meþguliyet arasýnda. Kuzum Beyefendi! Müdür.Beyefendi. Mektebiniz. vakitsiz bir mihnetle çökmeye baþlamýþ omuzlarýný okþuyo . kýzým. Gülü tarife ne hacet! "Olmaz" diye kesip attý. pencerenin yanýnda. Yüzüme bakmadan. Evet. cburiyetinde kalmýþ. Ak býyýklý kâtip. çatýk çehresine bir kat daha dehþet veren bir siyah gözlük takmýþ. Teþrif ettiðiniz vakit kendisiyle görüþmenizi söyledi Müdür-i Umumi. 138 Reþat Nuri Güntekin Kimsenin beðenmediði. bir yanlýþlýk olmasýn? . Siz Nazýr Beyefendi'ye bir iki "kelime -i teyyibe" lütfederseniz bu iþ olur. Bu. ben mutlaka bir iþ bulmaya mecburum. istemeden güldüm. tekrar gözlüðünü taktý.Benim mi efendim.Bana verilecek iyi bir cevabýnýz var mý? . dedi. O. ak býyýklý bir kâtip namaz kýlar gibi eðilip doðrularak on ordu. önünde du birer imzalayýp yere fýrlatýyor. siz sevabý seversiniz.. mendiliyle camlarýný silerek: . Maalesef sizinki de öyle. Aðlamamak için diþlerimi sýkarak: . Bu diploma ile memuriyet verilmez. Görmüyor musun? dedi. ben bir tavýrla: . benim diplomam iþe yaramazmýþ. düþmez kalkmaz bir Allah. Bu yaþýmda en uzak gurbetleri göze alýyordum. müsaadenizle. bir þey söylemeden döndü. "En uzak bir köþeye bile giderim" diyor. paravanýn yanýnda beklemeye baþladým.Beyefendi. Halinden. bir sebep olab ilir miydi? -Tabii baþka iþler de var. Son bir ümitle öteki müdüre baþvurdum. aklýma geldi. dedim. birdenbire bir þey düþünmüþ gibi: . Ömrümde acýsýný unutmayacaðým dakikalardan biri de bu olacaktýr. elinde kâðýtlarýmla odadan odaya dolaþýrken utancýmdan yerlere giriyor. Ben.Bugün cevap almaya geleceðinizi biliyordum. onun. kaþlarý ve gözleriyle iþaret ederek beklememi anlattý.

yol hediyesi olarak getirdiði küçük bir kutu ile beraber.. daima: "Ayýn on beþi karanlýksa. kapýlar adeta kendiliklerinden açýlýyordu. Fakat birdenbire gözlerimden yaþ Niçir ÇALIKUÞU 141 böyle aðlýyordum. artýk ona. Üç gün sonra. o akþam Eyüp'e dönerken sevincinden adeta uçuyordu. Þahap Efen di'nin getirdiði kutu. adýmý söylemeye cesaret etti: . sýk bir sesle Fransýzca konuþm baþladý. . Bir kutu fondan. O. erkenden rýhtýma gelmiþ. yavaþ yavaþ kaybettiðim güzel neþemi tekrar buldum. munis gözlerini bana çevirdi. Bavulumu. bilmiyorum! Kendi kendime söz anlatmak istedikçe gözyaþlarýna artýyor.en. Hem. gö . bende de aþaðý yukarý ona r þey kalmýþtýr. o senin gibi yalnýz deðildi. iyi iþitmek için elini kulaðýnýn arkasýna koyuyordu. babamýn neferiyle berab ahatin zevki hâlâ içimdedir. Þahap Efendi'nin yanýmýzda olmasýna raðmen. Her tarafý akýcý parýltýlarla dolu bir mavi boþluk içinde uçmak sorhoþluðu bu çýlgýn tesirine raðmen. diy Gülmisal Kalfa. tanýdýðým inanlarýn hepsinden baþka türlü bir insan olduðunu anlamýþtým.merkez rüþtiyesinde açýk bulunan bir coðrafya ve resim m allimliðine tayin edilmiþ bulunuyordum. unutulmuþ.de erkenden hâlâ sarýlý hasta boðazýyla rutubeti içinde beni uðurlamaya geliyordu. bana yine þimdiye kadar kimseden iþitmediðim güzel sözler söyledikten sonra. beni anýna aldý. güvertede kalmaya tahammül edemedim. Çalýkuþu. on beþi aydýnlýktýr" derdi. bizi bekliyordu. Gülmisal Kalfa ile belki. büyük bir nizi uçarak geçen bir kuþun hayalinde ne kadar kalmasý mümkünse. on çift söz konuþmadýk. Þahap Efendi. tartaklaya tartaklaya merdivenden indirmeye baþladýlar. bu aydýnlýðýn baþlamak üzere olduðunu hissediyordum. vapur Sarayburnu'nu dönerk kamarama indim. Bu ayrýlýk dakikasýnýn bir bulut gibi üs aðmen gülümsemekten kendimi alamadým. O insan. dan beri.. Müdü eðiliyor.Artýk þüphe kaldý mý? dedim. elini elimden çekerek koþa koþa merdivenden indi. insan. Feride. güvertenin bir köþesinde oturduk. inþallah yine seni böyle kucaðýma alýrým. Nereden çýktýðýma. Þimdi. "Haydi haným. sönük mavi gözleri izi seyrediyor. büyü olduðunu öðrendi- ÇALIKUÞU 139 ðim o insan bana bakarken. Teþekkür için elimi uzattýðým vakit. Biraz kanlý. fakat halim. o da artýk kend eðini kendi kazanan bir insandý. ben de galiba kendimi tutamayacaktým. Altý. O geçerken hademeler ayaða kalkýyor. Ne ol du ðunu merak ederek açtým. yedi yaþýnda bir küçük kýzken. Küçük kâtip hâlâ yanýmda duruyordu. hatta Hüseyin. ký-. Her iþimle uðraþmýþ. Tekrar tekrar inip çýkarak kamarotlara tembihler veriyor. vapurdaki insanlar.. yorulup üzülüyordu Vapur kalkýncaya kadar. O. Kimse." d hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý. gittiðim y adresine kadar hiçbir þeyi ihmal etmemiþti. Bir sabah.Feride Haným. bir þey söylemedi. nasýl çalýþtýðýma. Yalnýz vapur kalkacaðý zaman dayanamadý: "Anneni bu radan vapura bindir140 Reþat Nuri Güntekin dim. g lk defa dikkatle yüzüme bakmaya. Bu çocuðun insanlýðýný dünyada unutamayacaðým. Yarým saat sonra B. Fakat o e nada bir kargaþalýk oldu. Vilayeti'nin. þube müdürü keyifli keyifli gülüyor: . Küçük kâtibin hediyelerinden birini dudaklarýma götür düm. dedi. bavulumun üzerinde duruyordu.Bülbül gibi söylüyor Fransýzcayý maþallah. benzini sapsarý. her muamele bitmiþ. harcýrahýmý almýþ bulunuyordum. Nazýr'ýn odasýna götürdü. ayrýlýk saatinde durmadan konuþmalý. halinden. nesi varsa söyleyip bitirmeli deðil mi? Halbuki bu bir saat içinde. Bundan sonra. ellerimle oynuyordu.. Vapur. ne yapmak istediðime dair sualler soruyordu n memnun kaldýðý belliydi. benim için. Sonradan. Bir Türk kýzý için þayan-ý takdir doðrusu. Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. büsbütün gidiyorsunuz demek. Benim dünyadc en delicesine sevdiðim þey. merdiven kalkýyor!" diye kalfacýðýmý omuzlarýndan y r. Deniz yolculuðunu çok severim. kamarama kendi eliyl e yerleþtirdi. adýna merhamet ve himaye denen büyük har keti yapmaya cesaret edemeyecekti. Biz konuþurken.

Hacý Kalfa. kama inimini penceresinden denize fýrlattým.Þuna bak hele! Daha kendi çocuk. öðleye kadar nasýl yatar? demiþtim. dedi. Hacý Kalfa. kendin çocuksun! diyor ve kahkahalarla gülüyordu. bu son sözü karþý odadaki komþuya iþittirmemek için. Hakikaten. Olmaz. diye beni zorla h avuzun baþýna oturtmuþtu. demiþti. uyandýðým vakit günlerden beri devam eden yaðmuru dinmiþ buldum. Hafif bir sabah rüzgârý. eðlenme yok. bu defa hiddetlendi: . Ellerini birbirine vurarak: . Artýk. nargilesini býrakarak ellerini beline dayamýþ: . ya? Ben seni yol yorgunluðu ile öðley kadar uyur sandým. ben de birdenbire çocuk tamý top gibi havaya atýp tutmuþtum. . Beni görünce kýrk yýllýk bir ahbap gibi: . yine o beyaz pe küçük bir havuzun yanýnda nargile temizliyordu. Bulutlar daðýlmý . vücuduma mektep yatakh e uyandýðým bahar sabahlarýnýn hafifliðini veriyordu. kuþa benzeyen bir tarafým olduðun dim de inanmaya baþlýyordum. bu satýrlarý yazarken kirpiklerimden yaþlar süzülüyor. Sen nereden anladýn benim uyandýðýmý? Hacý Kalfa gül . bir þeyden korkmuyordum. ben sadece senden deðil. efendim. Ýlk sabah uyanýr uyanmaz giyinmiþ. diye gülmeye baþlamýþtý. fakat ben de onunla beraber gülmüþ. Bu saatte otelin avlusunda kimseler yoktu.Öyle þey olur mu? Vazife sahibi bir hoca.Yalan mý? dedi. aðzýný anahtar deliðine ko ltmýþtý.. Ben. öyle þey istemem. fakat Hacý Kal-fa'nýn bir bebekle konuþur gibi hali karþýsýnda. . þimdi bir parça güneþ. Gece yatarken pencereyi kapatmayý unutmuþum.Bugün kahvaltý etmesem olmaz mý? Ses. sonr . Sevi e yataðýmdan fýrladým. Hem. Evet. üzerine kýraðý yaðmýþ yapraklar gibi ýslak bulmuþtum.Bonjur Hacý Kalfa.Ne bileyim.Sabah þerifler hoyrolsun hocaným. hafiflik etmemeye ye im. anladýn mý efendim. diye seslenmiþ. Hacý Kalfa. Bir otel odacýsýyla bu derece yüz göz olmak ne kadar doðru bilmiyorum. bizim hocanýma istanbul simidiyle beraber süt getiriver. Hacý Kalfa. Fakat buna raðmen. ayaðýnýn tozuyla mektebe gider çocuk maya. öyle oldu. þimdi ay ýþýklarý içinde pýrýl pýrýl yanýyor mu? Kâmran. kahvaltý etmeden mektebe gitmeme katiyen razý deðildi: . acaba dýþarýda sessiz sedasýz yaðan yaðmurun tesiri mi? Þimdi istanbul nasýl? Orada da aðmur var mý? Yoksa Kozyataðý'ndaki bahçe. Daha sen. öteden beriden konuþmaya baþlamýþtým. karþýki dükkânlardan birine: . Hacý Kalfa'mn sesi: .Kahvaltýný getireyim mi? . kaldýn ir de yiyecek yemez-sen karþýki komþuna dönersin sonra. kuþ gibi ýslýk çalýp duruyorsun. Demek ki .Molla. çantamý koltuðum rak sýçraya sýçraya otelin merdivenlerinden inmeye baþlamýþtým. sinirlerim iyice bozulmuþtu.. parça parça daðýtýyordu. Kapý hafifçe vuruldu. güzel bir haber getirmesine imkân yoktu. sen niye böyle erken uyandýn. mahpus gibi týkýldýn. bu daha ilk gün. Bu Hacý Kalfa ile ne iyi dost olmuþtuk. pencerenin karþýsýndaki yüksek dað tepelerinde yer yer ince dumanlar tütüyordu. anladýn mý efendim? Sana tirivere-yim. Temiz bir su birikintisine baþlarýný daldýrýp çýkaran kuþlar gibi silkintilerle sularý etra aki aynanýn camýna sýçratýyordum. dedim. Ben gülerek: ÇALIKUÞU 143 . Beþ günden beri bu küçük otel odasýnda. kutuyu yakaladým.bepsiz ýstýrabým bu biçare þekerden geliyormuþ gibi. Hacý Kalfa. senin olduðun yerlerden de nefret ediyorum. Gece bir aralýk uyanmý arýmý. Gezme yok. Bu sabah. dünyada bu gözyaþlarýndan daha manasýz þey olamaz. Ben Maarif Nezareti'nden tayin kâðýdýmý aldýðým dakikadan beri. 142 Reþat Nuri Güntekin Bugünün bana. Bunu anlýyorum. Bu hareket.Akþama kadar öyle aç açýna el âlemin yumurcaklarýyla uðraþýlmaz. sen yine erkencisin bugün. artýk. Hacý Kalfa'yý büsbütün keyiflendirmiþti. . acelesi müstacel deðil. karyolanýn örtülerine açlarýma vuran güneþ ýþýklarýný sarý pullar gibi titretiyor. Yastýðým da öyleydi. eski biçim küçük lavabonun önünde yýkanmaya baþladým.Yok.Hayrola Feride Haným. neþemi hatta ümidimi yeniden canlandýrýyor. gayri ihtiyarý. önümdeki defter kâðýdýný fiske fis Bu.

Dün istanbul'da n geldim. fesuphanallah. Burasýný istemiþ. aðýr bir adamdý. Bakalým. Haydi. diye hükmetti. Bizim coðrafla ve resim hocalýðý açýktý. Müdür. Bahçeden geçerken hareli bir dokuma çarþafa sýmsýký bürünmü kapalý bir kadýna tesadüf ettim. ben de müþkül mevkide kalýyorum efendim.Bir þey mi istiyorsunuz. . istanbul'a yazmalý. Kendi halinde iyi bir kadýncaðýz. 10 . mutlaka sevmek azmiyle girdiðim bu mektepte na ir felâketle karþýlaþtýðýmý tafsilatýyla anlatmalýyým.Bir iþiniz mi var? Müdire benim.imkâný yok efendim. bu adam. .Öyle mi efendim? dedim. Fena halde þaþýrmýþtým: ÇALIKUÞU 145 . orasý da öyle. Binaenaleyh asýl makbul ve muteber olan budur. . onun için sütleri ut kokardý. . ötekine iþten el çektirmek için emir yok. belki bir çare buluruz.. . Dikkatli dikkatli bakmaya baþladý: .Evet. yaz kýþ ineklerini armutla besler. bi rif Müdürlüðü' ne gidiyorum. n eler biliyordu! Hele mektep hocalarý hakkýnda. bir andan bitip tükenmez þehir dedikodularýyla beni eðlendiriyordu. tarihine baktý. Emrinizi göreyim. haným? . dedi.Az eðlen. Meðer biçarenin baþýna gelecek varmýþ. . on güne kadar cevap alýrýz. . dedi. hakikaten kendi kendime kaybolacaðým Merkez Rüþtiy boyalý tahta kapýsýna kadar götürmüþtü. vah! . dedi. diye alay ediyordu. siz de gelin. Görünüþü ne kadar sefil olursa olsun. Netice alýnýncaya kadar kadýncaðýzý meraklandýrmayalým bari. battal. Fakýnda olmadan ikinizi de ayný yere tayin etmi Vah Huriye Haným.. havuzun baþýnda kahvaltý ederken Hacý Kalfa. Maarif Müdürü. gerçi öyle ama. Beni tepeden týrnaða kadar süzdü.Hayret.Müdire Haným'ý göreceðim.Molla'nýn sütü de süttür hani. Sekiz. 144 Reþat Nuri Güntekin Ben. Aman Yarabbi.a da bana dönerek: . Çalýkuþu . fakat bir haf lu mektebinden bir hoca gönderdiler. istihareye varýr gibi düþündü. Ben. Ben yeni Coðrafya ve Resim hocanýz Feride'yim. sonra baþýný sallayarak: . Emrim çantamda. uyuklar gibi gözlerini yumarak karþýsýn-dakileri dinleyen. ancak yollar karmakarýþýktýr. Kadýncaðýz. Bakalým ne cevap gelir? d u. Siz de artýk o zamana kadar idare-i masl ahat buyurursunuz. sonra tereddütle: .Huriye Haným kim efendim? . Dokuma çarþaflý müdire yüzünü açmýþtý. Kolunda eski bir meþin çanta ile sokaða çýkmaya hazýrlaný ni görünce durdu. sonra: . Bizi. sayýklar gibi kes sik lakýrdý söyleyen. Oranýn havasýyla imtiz edememiþ. o gün. öyle yapmýþlar.Bir yanlýþlýk olmasýn kýzým. bir yandan nargilelerini çalkalýyor. bakayým.F.Yalnýz o deðil. Beni Maarif Nezareti'nden gönderdiler.. Kýsa yeleðinin altýndan çýkan kýrmýzý kuþaðýna bakarak evvela yük arabacýsý sandýðým iriyar .. dedim. öyle olmuþ. Mektep yakýndýr. seni ben götüreyim. Hacý Kalfa'nýn rivayetine göre Molla.Ancak.Gelibolu'dan gelen öteki hoca. Kapýcý kulübesinde kimse yoktu. kâðýdý birkaç kere okudu.Böyle yanlýþlýklar ara sýra oluyor.Bu hanýmýn emrindeki tarih daha yeni. Müdire Haným. Sizin istanbul sütleri bunun yanýnda nargile suyu gibi kal emiþti.Ben ne yapayým. dedi. dedim. Nezaret-i Celile'den is izah edelim. Sonra kaybol demiþ sakat ayaðýyla önüme düþerek beni. Her birini kaç kat elbiseleri olduðuna varýncaya kadar içli dýþlý tanýyordu. can sýkýntýsýyla dinledikten sonra aðýr aðýr: . Molla'nýn kendi de az buçuk armut kokar.Fesuphanallah.

odanýn bir köþesinde. odada beni müdafaa eden arkadaþla yalnýz kalmýþtým. incecik boynunun kenarlarýnda iki damar þiþti. Hakký vardý. Köþede. kendi peri en anlayacaktý? Fakat.Müdire Haným. anlatamam. onu deðil sizi mahkemelerde süründürürüm. kýrk beþ yaþlarýnda. Ne mal olduðum zaten yüzümden belliymiþ. Huriye Haným'ý bir türlü yatý perde sesini yükseltiyor. Bunu yapan.. Kulaðýma usulcacýk: . bir dakikada sütliman olmuþtu. ona deðil. Maalesef kendimi tutamayarak gülümsemiþ-tim.! Hayriye Haným. pire ýsýrýklarýyla benekli göðsünü ovuþturuyorlardý. yalnýz kalacaðýný anlayýnca. yüzünden burnundan sular akarak gözlerini açmýþtý. Müdire Haným. Huriye Haným. O. utancýmdan gözlerimi kapatmýþtým. týrýs týrýs mektebe dö le gitseymiþim. demek ister gibi omuz silkti ve güldü: . yine bir münasebetsizlik ettim. sirkeler sürüyorla i fani-le gömleðini gevþeterek.. Vak yüzü bir kat daha karardý. Baygýnlýk falan deðil. Muallimler odasý birbirine giriyor. Biraz sonra. Yüzüne sular. yine maya.. ne yapacaðýmý þaþýrmýþ bir halde." diye kapýdan çýktý. Kadýncaðýz. öyle kelimeler söylüyordu ki. gözlüklü bir ihtiyar hoca. gözlüðünün üstünden aksi aksi yüzüme baktý: . Aman neler söylemedi? Hem canýna kastetmiþi de üstelik keyif soru-yormuþum. "Bülbülün çektiði dili belasýdýr!" derler. etliðinden. Onun ekmeðini elinden almak için Nezaret'te kim bi ir. terbiyesizlik ol Bir köþeye sinmiþ. Hocalar. ehemmiyeti yok.Aferin size arkadaþlar.. bu defa da ayaðýný yere vurarak öteki hocalara çattý: . dedi. en adi sokakta bile aðza alýnmazdý. üstüne ortak getirmiþ sanýr. S amda çocuklarýn çaldýðý kursak düdüðü gibi bir feryatla: "Eyvahlar olsun a dostlar! Bu da m " diye düþüp bayýldý.Bilmeyen. Ben. gözlerim kararýyor. aðlamaya baþladý. gülen yalnýz ben deðilmiþim. dedim. hiç lüzum yokken iyileþtiniz inþallah?" diye bir nezaket yapmak istedim. kolumda çantamla dimdik duruyo Biraz evvel. dokuma çarþaflý müdirenin peþinde ayný dolambaçlý sokaklardan. baþýný iki yana sallayarak: ÇALIKUÞU 147 . Birdenbire ortadaki masaya bir yumruk indi. Siz de benim için üzüldünüz. Arkadaþlar. En fen i hocanýmlar da hemen hemen ona hak veriyor gibi vaziyetler alýyorlardý.Vah vah!. kýzým. Böylelerine ara sýra gözdaðý verilmezse olmaz. öyle bir parlayýþ parladý ki. bana neler oldu? Bunca yýldan sonra baþýma bu haller gelmeli miydi? diye perde perde sesini yükseltiyordu.Mahsus yaptým. insaniyetine þaþtým doðrusu. Midesinde barut patlamýþ g geðiri-yor. insanýn baþýna çýkmaya kalk . bir mu-allimenin namusuna dil uzatmasýna na aade ediyorsunuz? Neredeyiz? Bir kelime daha söylemesine müsaade edersiniz. diþlerim birbirine çarpýyordu. diki epetlerini alarak birer birer daðýlmaya baþladýlar. vücudum buz gibi donuyor. dedi. Dünyada bundan büyük yüzsüzlük.. biraz evvel benimle beraber gülen keskin kara gözlü genç kadýndý. hýrçýn tavýrlý. Uzun boylu. Ders vakti galiba gelmiþti. Bir de üstelik gülüyorsun. þimdi cana gibi bir þey olmuþtu. Kara gözlü muallime. keskin kara gözlü bir genç kadýn da kýs kýs anýma yaklaþtý. Huriye Hocaným. Merkez Rüþtiyesi'nde deðil.A dostlar.. Mektep içinde bir meslektaþýn tahkir edilme i böyle sýrýta sýrýta dinliyorsunuz ha? 148 Reþat Nuri Güntekin Ortaklýk. bu nasýl müdirelik? Bu kadýnýn. arsýzlýk. O. Sen misin hatýr soran? Huriye Haným.Kýzým. kaç kiþiye. Ona teþekkür etmeye lüzum . çok beðendim doðrusu. kapýya üþüþen talebeleri kov adeta kucak kucaða onlarla güreþiyordu. Kendini nerede sanýyor bu kadýn?. bardaklar. Hayriye Hocaným'ý sýrtüstü yere yatýrmýþlardý. ufak tefek bir kadýndý. "Sizi odamda bekliyorum. Hocalar defterlerini.146 Reþat Nuri Güntekin Yine.. kitaplarýný. bu kadýnýn kocasý evlenmiþ. kapýdaki çocuklarý kovan hocaným. kara yüzlü. Yükseldikçe güzelleþen hýrçýn bir sesle haykýrýyordu: . gözleri büyüdü. sürahiler þangýr þangýr öttü.

diye söyleniyor. sizi y . Onunla ahbaplýðýmýzýn nasýl baþladýðým anlatayým: Otele ilk geldiðim akþam. Ýstanbul'a yazacaðýz diye sana bir oyun oynamasýnlar. bir e i balda. dedi.Vay. benim velinimetimdir ayol. Hacý Kalfa ile beraber. kendisiyim efendim.Hangi valide haným efendim? . harap bir duvarý hatýra getiriyor. çantam aðýrlaþmýþtý. Bu Hacý Kalfa'nýn efendisi. Dü zarif yüzü. dedim. beni görür görmez. Biraz þaþýrarak: . "Müddeiumumi Bey rkmasýn. uslu ol. yeþil krep baþörtülü bir k Daha kapýdan girerken: "iyisiniz inþallah. de ki: "Hacý Kalfa kulun mübarek destlerin den busediyor. aþaðýdan. Siz hocanýným kýzý deðil misiniz? Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým: . dum duma. safa geldiniz. dedi.Ben hocanýným kýzý deðil. direk gibi bir ses: . Otelin kahvesinde. Buranýn dedikodusu boldur. Nezaret't emen mektup yazalým. bir eli yaðda. Kadýn." Zavallý Hacý Kalfa. ellerini rine vurdu: .Avuç içi kadar yer. Her gün. bu ne iþ? dedim. neler gelmiþ senin baþýna? diye söylenmeye baþladý. sakat ayaðýný sürüye sürüye yukarý çýkýyor. böylece bilmiþ olasýn. dedi.. odamda eþyamý y f bir kapý gýcýrtýsý iþittim. diyor" yahut. geldik. Vakayý benden daha iyi biliyordu.. Yaz kýzým ÇALIKUÞU 149 yaz ve beni seversen benden de selam yaz.. gözünü dört aç. olmaz mý? Müdirenin kapýsýna kadar gittiðim halde içeri girmeyi bir türlü caným istemedi. kimseye görünmeden mek * Hacý Kalfa. otelin sahibiydi.Valide haným nerede? . Bu kadarcýk bir zaman içinde nasýl duymuþtu. ensesini kaþýyarak: . az iþimiz var da. Hacý Kal ir iþitmez çocuk gibi sevindi: . Beni Nazýr'a tavsiye eden yaþlýca bir þairden baþka kimseyi tanýmadýðýmý söyledim. Þimdi. odamý süslüyordu.. aðýrbaþlý diye. resimli hazýr yelpaze gibi þeyler getiri . sonra baðýrýyord . Nerede bulursun o taþýna topraðýna kurban olduðum istanbul'u. Ceza Reisi kendisine nikâh etti.Elinin körü. Ne tuhaf memleket! Birkaç saat içinde rezaleti duymayan kalmamýþtý. i da namustan kýymetli þey yoktur insan için.Hacý Kalfa. "Belediye mühendisi yarýn istanbul'a gide t'e uðramayý vaat etti" yolunda havadisler getiriyordu. Hacý Kalfalar kaldýrsýn seni. Otelde. Ne yaparsýnýz. 150 Reþat Nuri Güntekin Ýhtiyar adam. Tekrar bu b tazelemek beni iðrendiriyordu. Maarif Müdürü sýkýþtýrsýn. evinden ufak tefe antel bir bardak örtüsü. o. Arife Hocaným. Burada herkes herkesi tanýyor? ihtiyar adam. iþlemeli bir yüz havlusu. haným kýzým" diye hatýr sordu. her defasýnda türkü söyler gibi. Bazen biz konuþurken. ne cehenneme kayboldun yine? diye haykýrýyordu. Gün geçtikçe. Darýsý senin baþýna.Hocaným. Bunu. Dersten sonra görüþürüz. bu çehreye bir ölü kafasý korkunçluðu veriyordu. kâmil ol.Safa bulduk efendim. Kollarým düþmüþ. rastýklý kaþla eri. Öyle çarþýda pazarda yüzü açýk gezme. Bende n sana nasihat. Baktým. Burada bir zamanlar idadiye müdürü idi. teveccühü artýyordu.Geldik. kireçle delik deþik týkanmýþ..Ay! Hocaným siz misiniz? Hiç de böyle parmak gibi gencecik hocaným görmedim. bir ahbabým daha olmuþtu: Otuzbeþ kýrk yaþlarýnda manastýrl adýncaðýz. Burada bi hocaným vardý. odaya sarý basma entarili. . . yere çömelir gibi yaparak. Ýmdi: (Aman Yarabb i kelimesini ne tuhaf bir eda ile söylüyordu!) Sana bir kýsmet de çýkar inþallah. Mel ek gibi bir insandýr. elinin körü.Hacý Kalfa. makamla yavaþ yavaþ: . meyus bir tavýrla kollarýný kaldýrdý: " ' . ikide bir. O a olsa kim kime. hep bundan bahsedjliyormuþ. Hacý Kalfa'nýn bana emniyeti. Ben.Vah hocaným vah. Aman güzel diye mi? Ne gezer! iffetli diye. Aman kýzým.

iç sigara.. çocuklar uyurlar. O. siyah diþleriyle acý acý sýrýtarak: . kocasý bu iþten hiç memnun olmamýþ. Manastýrlý Haným.Olur ya. hemþireceðim- ÇALIKUÞU 153 Hele bir kere soðumaya baþlasýn. Yüreði hasretten göz göz olmuþt la vurulanlarý hiç iþitmedin mi. vaktiyle yalvara yalvara aldýðý karýsý. Bunca yýl bir yastýða baþ koyduk. Kadýncaðýz. yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. . Bunlardan birini bana ikram etti. sonra entarisinin cebinden bir teneke tütün kutusu çýkararak alýn sigaralar sarmaya baþladý. bunu anlamýyorum. dedim. Manastýr'da epeyce zengin bir adamýn kýzýymýþ. Hiddetle karyoladan fýrladým. Allah yi de bildirmesin.Ben de çokluk içmezdim ya. bir tanecik kýzýný belindeki kýlýçtan baþka malý. siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düþüyorsunuz? O sizi rsa siz de onu tekmelersiniz. . Yara sýcakken acýmaz. inekleri. bu fena adamýn yüzüðünü baþýna attý ve yabancý bir memlekete kaçtý. olur ya. cahilliðime acýr gibi. Manastýr'ýii birçoðu onu istemiþ.) de bulunduðunu 152 Reþat Nuri Güntekin ve bura yerlilerinden bir kadýnla evlendiðini haber almýþ. dedim ve kendim karyolanýn kenarýna oturarak ayaklarýmý salladým.. çocukla uyuttum. adeta hiddetle: . bir türlü kendisini alýkoymaya razý edemiyörmüþ. Saba Allah gönderdi sizi hemþireceðim.Þimdi böylesi de oluyor efendim. o biçare kadýn da baþýna gelece ilsin! Tutmuþ. þeriatýmýz dörde ka zin veriyor. iki lakýrdý eder. onu gördüm. Babasýnýn kapýsýnda üç beþ fukara doyuyor-nýuþ. bunu "h "e çevirmiþti. varmýþ. dedi. be hemþireceðim? Bazýlarý.Teþekkür ederim. Komþum. Yalnýzlýk bir Allahü Teâlâ'ya muhsust r öyle deðil mi hemþireceðim? Efkârlarý bre efkârlan.Ben bir kýz biliyorum ki evleneceðine iki gün kala. Yaðmur pencereler r. Kocadan ayrýl ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir. Acýrým ona. kasavet böyle yaptý. Haline göre ba i. bana evvela! "Haným kýzým" diye hitap ederken. istanbul'dan dönen bi hbaptan. .. dedim. Bu acýlarý çekmemiþsiniz. açýlýrýz.. gülümseye gülüm-seye: . Odadaki iskemleyi göstererek: .Siz daha pek çocuksunuz. bir kasvettir basar beni. olur ya. Zavallý komþum] biraz aðlayýp sýzladýktan sonra üç çocuðunu almýþ ve buraya ge m. dedi ve tuhaf bir þekilde yere. hemþireceðim. Lâkin.A hanýmcýðým. öküzleri. vurulduklarýnýn fakýnda bile ol eþ adým koþarlar. Komþum 31 Mart'ta.insan. derin bir ah çektikten sonr . dedi.. sokaktan boðuk köpek ulumalarý geliyordu. Bu dünyada ne olmaz? Biz. o: "Ýlle kýlýçlý zabite varacaðým" diye tutturm asý ona yüz sopa vurup o beylerden birine verseymiþ. ben içmem efendim. Haçan bu va kit olur. gözümü açtým. Hareket Ordusu'yla. seyret o kýzcaðýz nasýl yanýp yakýlacak?. "hemþireceðim. ayaklarýmýn dib ine oturarak dizlerini büktü. Allah eksik etmesin. ta þu kar-þýki odacýkta oturuyoruz. deli gibi odanýn içinde dolaþmaya baþladým.Ben iskemlede rahat edemem hemþireceðim. Eh. Manastýrlý komþum. bilmiyorsunuz. Manas týrlý Haným: . köpekler gibi yalvardýðý halde. ne ciðerpare gözü görüyor. Fakat cahillik bu ya. olur biter. kaçýp kurtuluyoruz sanýrlar. hoca olduðumu öðrenince. kocasýnýn (B. adamakýllý dertliydi.A hemþireceðim. Bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra dayanamadým: . "Safa geldin" ÇALIKUÞU 151 demeye geldim size. Sen bak. . niþanlýsýnýn kendisini baþka bir kadý attýðýný öðrendi. iç sigara.Sonradan piþman olmuþtur o kýz. iç sigara. Ben. Gam.Buyurun.aþlý baþlý hocaným sanýyordum. .. O: . mülkü olmayan bir mülazýme kadar þöyle böyle geçinmiþler. oturun. "Bunca senelik ka bu cefalarý" diye ayaklarýna kapandýðý. gündüzleri çoluk çocuk gailesi var. onlarý tersyüzüne Manastýr'a çevirmek için ý rar ediyormuþ. kendini aldatan bir erkeði nasýl sever? Ben. dedim.

birçok ameliyatlarla. ÇALIKUÞU 155 Oteldeki yalnýz günlerimde yazýdan sýkýldýkça resim yapýyordum ve bu.Gurbet ellerindeyim. ið ermiþ. burada kocama basmýþ büyüyü. on dört yaþlarýnda bir kýzý var. Nihayet. hemen yola gelirmiþ. bu ses beni adeta sevindiriyor. Bu bahçede Hacý Kalfa'nýn ailesiyle beraber ne tatlý birkaç saat geçirdim! Nevrik Haným. Dedim ya. yine bana getirirl Manastýrlý Haným. Kalemimi býrakarak. öteki zalim için hiç üzülüyor muyum? Onu hiç aklýma getirdiðim oluyor m Manastýrlý komþumun katmerli düzgünleri. kad nkli boncuklar satýn alýyordu. benim için hoþ bir te yordu. ona domuz gibi görünürmüþ. diyordu ki: . insanýn düþmaný da oturduðu yerde erir. mektepte heykellerin mermer kaidelerine. erkek ne ka uþa olsun. bunu yeþile boyamýþtý. üç mecidiyeyi gözden çýkardým mý. derin bir uçurumun kenarýnda. burnunun. yuvarlak ve çýplak baþýndan. bahçe kenarýndaki çitlere deðneklerle aklý aðaçlarý taþlayarak kuþ kaldýrdýðým günler! Halbuki ben. Fakat o.Ne yapardýnýz? dedim. O günden beri odamýn kapýsý ara sýra gýcýrdýyor. boþ zamanlarýnda çocuklarýnýn yardýmýyla.evam etti: . Hacý Kalfa. kurþun. gözünün hususiy etlerinden deðilse bile. Dilini aðzýný baðlamýþ adamcaðýzýn.iþin var mý. Fakat bunlarýn. Manastýr'da olaydým. Arif Hoca. Hatta Hacý Kalfa'nýn da biri karakalem. rastýk. fakat iyi ruhlu. baþýmý çevirmeden anlýyorum ki odur. bende evvela iksinme hissi uyandýrmýþtý. ama olmuyor. Kocasý gibi kaba saba. Fak an da yorulmaya baþladým. ne zavallý lakýrdýlar! Ya hele. Zavallý kadýn. posbýyýklarýndan. teneke kutusundan. ceza çekmiþtim. çökük gözevlerini korkunç bir halka ile saran kuyruklu sürmeleri. Köþ miz oda duvarlarýna. karýsýnýn tutumluluðu tu gibi bir ev yaptýrmýþ. sürme i süsleniyorum. o soðuduktan sonra sýzlanmaya baþlayan yara masalý! e þey olur mu? Ben. o kadar derin ki bahçenin sarmaþýklarla örtülü pa llarýnýzý dola-yýp aþaðý baktýðýnýz zaman baþýnýza bir dönme geliyor. et alçýn kayalar üstünde. Adamcaðýz üþenmeden çarþý. kocamý kadýnýn elinden alýrlar. küçükhaným" diye boynuma sarýlmaktan kendini alamadý. hemþireciðim? Azýcýk geleyim mi? Yalnýzlýktan o kadar bunalmýþým ki. bütün kadýnlar. Kolum. Anadolu'yu asýl bunun için is Küçükten beri resim yapmayý çok severim. istanbul'dan gelirk ama bir alay resim kâðýdý ve boya kalemleri almýþtým. Elim ermez. saf bir kadýncaðýz. . Hayretle gözlerimi açarak: . keçi yavrularý gibi sýçrayýp eðlenmedikçe neye yarar? Nerede o. üst üste sigaralar sarýp içerek buna benzer masallar anlatýy er tarif ediyordu.Ortaðým. basmýþ büyüyü. fazla sýkýldýðýmý görerek beni evine davet etti. Uçurum. baþýmý alýp saatlerce kýrlarda dolaþtýðým. kýzýna çerçeve iþletmek için ucuz atlaslar. domuz kulaðýný. Ne boþ.Adamcaðýzýmýn gözüne hoþ görüneyim diye çocuklarýn boðazýndan kesip düzgün. diðeri suluboya iki resmini yapmaya çalýþmýþ Resimlerin ne dereceye kadar benzediðini bilemiyorum. Kadýncaðýz. Çünkü. insan. Sabun toprakta eridikçe. pazar dolaþýyor. Be e "istanbul kokuyorsunuz. bir kadýn bu garip dürbünü gözüne koyarak bir kere kocasýna baktý mý. bana Rumeli büyücüleri hakkýnda uzun uzadýya tafsilat vermeye baþladý: Arif Hoca adýnda bir Arnavut varmýþ ki. bazen bir sabun parasýna. gücüm yetmez. bu dumanlý yamaçlarýn rüzgârý içinde saçý baþý daðýnýk. . aðr parmaklarýmý birkaç kere sallýyorum ve komþumun artýk ezberlediðim sýrnaþýk aþkýnýn hikâyes eye hazhrlanýyorum. bir topluiðne kaplar ve sabunu okuyup üfledikten sonra topraða gömermiþ. Ev. büyü. kanadým kýrýk. Penceremin karþýsýnda dimdik yükselen daðýn manzarasý ilk günlerde beni eðlendiriyordu. beyaz önlüðünden ke stalýðýma hayran oldu. Mektepte tam not aldýðým hemen tek ders o idi. kazan kulplu 154 Reþat Nuri Güntekin rastýklarý. camý iki günde bu aþiftenin elinden kurtarýrdým ya. Samatyalýymýþ. Kýzýn adý Hayga . bir dürbün ha tirirmiþ. deðil. istanbul'un adý anýldýkça gözleri yaþarýyor kocaman göðsü derin hasret nefesleriyle kalaycý körüðü gibi Hacý Kalfa'nýn on iki yaþlarýnda bir oðlu. yahut boya kal emleriyle yaptýðým resimler için ne kadar azar iþitmiþ. erkeðini tekrar elde etmek için yapýlmýþ bir hi olduðunu öðrenince içim sýzladý.

beni kýzdýrdýðý zaman ben de ona. sen. taksim ameliyesinden sonra resimli bir "Peygamberler Tarihi" açtým. Sýrasýna 156 Reþat Nuri Güntekin göre yankesicilik bile lâzým olurmuþ. çiroz gibi kuru. Sen seni bil sen seni Sen seni bilmez isen Patlatýrlar enseni. yirmi yaþýna k ile Fransýzca. Ben. ancak bir meretsin. Hacý Kalfa'nýn programýna göre bu çocuk. .. o günden sonra önüne gelene benden. ilmin kýymetini takdir edermiþ. Dilenciye hýyar verdiler e beðenmemiþtir. Dünyada bundan daha gülünç manzara olmazdý.nde.. Ermenice Mirat. ingilizce. Ermeni Katolik mektebine gidiyordu. anasýnýn piþirdiði bir yemeði beðenmemi Hacý Kalfa. Allah aþkýna vazgeç. Böyle þeylere 158 Reþat Nuri Güntekin lüzum var mý?" diye kýzýp söylendikçe. iki lisana da uyar. sana ettiklerinden utansýnlar gibilerinden" diyordu. vaftize dair bazý sade malumat verdim. Sen kim oluyorsun ki Allah'ýn verd iði ekmek ve nimeti beðenmiyorsun?!. kara kýrmýzý yanaklarý. kýz olmasýna raðmen onun tahsiline de Mirat'ýnkinden daha az ehemmiyet veriliyor deðildi. Ne arifane isimdir o. o adeta. ne M rat. iki senede bir mektep deðiþtirecek. Kýzcaðýz. Hayganuþ. türlü türlü huyu var. Hacý Kalfa bir gün. Hani sank erin kulaklarýna gitsin de. m iz bir ermeni kýzý. Yoksa. seni þöyle böyle bir haným sandýmdý.Haydi bakalým Hayganuþ. bücür bir çocuk. kýzcaðýzýn kitaplarýný. Zavallý Hacý Kalfa. ÇALIKUÞU 157 Hayganuþ'a gelince. Almanca. anladýn eðerki. ii. bir gün oðlundan bahsederken dedi ki: . M5rat. Hacý-Kalfa. bulmak için bir hafta kafa pa tlattým. Yerinden kýpýrdanmasý iskeleden mavna kalkmasý gibi zorlu bir iþ olan þiþman karýsýný enses tu. anladýn mý attý. sen hakikat eli öpülecek bir ulema imiþsin. eðridir diye sokaða atmýþ. renksiz. namünasip bir halt yeyip. baþýnda saç olmadýðý için kaþlarýnýn kýllarý di kýndaki bilgilerim ona bir mucize kadar yüksek görünüyor:" Bu ne'iþtir ki! Bir Müslüman muh at benim dinimi papazlardan iyi biliyor. benim derin ilmimden bahse baþlamýþ." diye istavroz çýkarýyordu. iki sene Ermeni mektebine gitmiþ. isyan ediyor: "Mahsus söylüyorum. onu adeta darbýmeseller ve beyitlerle azarlýyordu: . defterler lerimin üzerine koyuyor: . suçiçeði çýkýyormuþ gibi iri sivilcelerle dolu. Bacak kadar boyu var. Italyancayý mükemmel öðrenerek tam bir adam olacakmýþ.Mirat'ýn adýna dikkat etmiþsindir. Ö otele girip çýktýðým zaman kahvedeki iþsizler beni görmek için suratlarýný camlara yapýþtý Ben: "Hacý Kalfa. Sonra fevkalâde zekice bir þey söyleyeceðine iþaret olmak üzere gözlerinden birini kýrparak e etti: . ihtiyar Ermeninin bu hiddet sahnelerinden biri de. ihtiyar odabaþý.. okuryazar bir adam deðilmiþ ama. Mektepten kulaðým dolu olduðu için tashih ettim. Osmanlýca Murat. iki seneden beri de Osmanlý mektebinde okuyormuþ. ta alnýnýn ortasýndan öp. kalýn kaþlý. derim. benim evlerinde bulunduðum zama na tesadüf etti. î. Hacý Kalfa. komþularýndan inmeli bir ihtiyarla siyah þalvarlý bir dudu karþýsýnda kýzýný sýký bir imtihandan geçirmemi istedi. Bir iki zarp. hocanýma karþý yüzümü kara çýkarýrsan yedirdiðim ekmek burnundan du. beni dinlerken gözleri büyümüþ. Eþek hoþaftan ne anlar? ihtarlarýmý semi itibar sok. Ýsa ve vaftize dair bir parça tesadüf etti. ne Mirat'sm. tekdirat ile uslanmayanýn hakký kötektir. Mirat. Görülecek þeydi! Çocuðun kabahati. bana doðru getirerek: "Þu çocuðu benim tarafýmdan. bu solucan gibi sýpsýska çocuk o zamana kadar bu yükün altýnda ezilip ölmezse! Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. vaftizi anlatýrken saçma sapan bir þeyler i.£tli butlu ablasýnýn tersine. insan her þeyi bilmeliymiþ. kendini erkekten sandýðý için bu vazifeyi karýsýna yaptýrmýþtý.Hele þu miskine bak.Mirat.

Havasý. Bu garez baþladýðý zaman. Ne irade buyurulacaðmý k iyorum. ahalisi haluk ve müstakim. Mamafih. sýmsýký kapalý peçeme raðmen kýlý peþime takýlmaya. Ne âlâ. sokaða çýkmýþken bir kere oraya da uðramak zaruriydi. göz kýrpýyordum: . Gerçi. senden þimdiki kadar nefret etmediði zamanlarda da gözlerine garezdim. Allah vere de hasta olmasam. Huriye Haným kýdemli bir muallime olduðu için sanýrým ki onu iltizam ederler Aksi bir cevap geldiði takdirde müþkül mevkide kalacaksýnýz. Daha da dolaþacaktým. sedefler gibi parlayacak renk renk kavanozlar dizeceðim. kaybolmak ikesini göze alarak otelin biraz ilerisindeki köprüyü geçtim. O takdirde buradaki Ýdadi Müdürlüðü'nden daha kârlý . güneþ iþlemiþ yosunlu denizler gibi içlerinde hilel aþan gözlerini acýtmak içindi. Þimdi bir genç muallimimizin himmet ve fedekârlýðýna muhtacýz.Hacý Kalfa'nýn ailesiyle tanýþmak. menazýr-ý tabiiyesi ferahfeza. esnedi. Samatyah Madam. sarý. süt. Geçen sene. ebed dinlendirir gibi elini. raflarýmý oymalý uçurtma kâðýtlarýyla süsley a yakutlar. yarý ciddi bir manalý manalý gülüyor. bir-hayli fedakârlýkla tamir ve tecdit ettik. Aralarýnda sadece yeþil yok.Haným kýzým. suyu güzel. Ke n de. Böyle fýkýr fýkýr gülüþün boþ deðil. geldin hocaným. çok daha hayýrlý bir ilim. herhalde. Aklýma bir çare-i tesviye gel uraya bir. Benim "Peygamberler Tarihi" hakkýndaki b lgilerimden. maaþý sizin burada alacaðýnýz maaþtan noksan. iki saat mesafede bir "Zeyniler" nahiyesi var. söz atmaya baþlamýþlardý. ikide bir avuçlarýma toz doldurarak yüzüne serperdim. Kendime ait bir haber l benim kulaðýma gelmesi mümkün mü? Neredeyse acýktýðýmý ve uykum geldiðini bile bu garip o öðreneceðim! Hacý Kalfa: . bir aðaçlýk ve ikinci bir köprüden geçtim. Güneþ. beyaz. Sen Allah bilir iyi bir þey iþi Ondan daha kulaðý delik görünmek. reçel kavanozlarý. Hacý Kalfa'nm evindeki gibi. her aklýma geldikçe yemek için kimseden izin istemek. yumurta vesaire fiyatlarý. bana baþka bir cihetten de kârlý oldu. bir çayýr. Müdürün hademesi merdivende beni görünce: "isabet ki. cennet gibi bir yer. o kadar güzeldi ki. Kendisinden hem kolay." Bey dediði Maarif Müdürü idi. kolunu salývermiþ. Þimdi gayet iyi hatýrlýyorum. nedense izzetinefsimi okþuyor.Kim bilir belki söylenmemesi lâzým gelen bir sýrdýr. elbette unutmamýþsýndýr. kehribarlar. fakat kay daha büyük bir tehlike baþ gösterdi. Hacý Kalfa'nýn nasihatlerini hatýrlayarak korktum ve tekrar tersyüzü geri döndüm. Fakat. Bundan sonra. ÇALIKUÞU 159 Nerede kalmýþtým? Evet Hacý Kalfa benim günlerden beri ilk defa açan güneþten doðan neþemi n iyi bir havadis öðrendiðime vermiþ ve beni sýkýþtýrmaya baþlamýþtý. gözleri yarý kapalý düþünüyo 160 Reþat Nuri Güntekin Beni görünce. Halbuki maksadým sadece bugünün vakalarýný kaydetmekti. hem ucuz reçel tarifleri aldým ve Gülmisal Kalfa'nm yemeklerini yazdýðým deftere özene bezene not ettim. Mektebin içinde muallimlerin ikametine m ahsus daire de var. Fakat a mukabil. Evet. kendim için dolabý yapacaðým. Orada bir Vakýf Mektebi vardý. yine kýrmýzý çuha kaplý yazýhanesinin önünde. Artýk aklýma bile ge mediðim Kâmran'ýn o kadar nefret ettiðim gözleri. karþýma çýkan dik bir yokuþa onra. daha on iki yaþýmda yoktum. Hayret! O. buradakiyle nispet kabul etmeyecek ka dar ucuz. Gönül is oraya sizin gibi güzide bir haným gitsin. Ben de seni ar rdum. ben evvelden de. Ancak.Hele nazlanma söyle. birazdan otele gelecektim. bunlarý. beni yeþil renge garez ettirdi." dedi. et. ilk fýrsatta maaþýnýza za m yaparak bugünkü miktara iblað ederim. yarý þaka. ya r çocuk yaramazlýðý mýydý acaba? Hayýr. Nezaret-i Celile'den henüz bir cevap almýþ deðiliz. g t güzel reçel ve þekerlemeler yapmasýný biliyordu. Cidden iyi bir yer. hemþire haný emindim. yahut büfe hýrsýzlýð riyeti de yok. Hem de ayný zamanda eci rli bir hizmet-i vataniye olur. yakasýný gevþetmiþ. Maarif Müdürlüðü'nde kuþaklý baþkâtibin: "Hâlâ Ýstanbul' dan bir ses seda yok. Kâmran. gerindi ve tane tane söylemeye baþladý: . bizim oburluðumuzla kim meþgul olma hatýrýna getirecek? inþallah iþlerim yoluna girsin. Babayani çarþafýma. isterseniz bol para da biriktirebilirsiniz. Birçok levazým-ý risi-ye ve ikmal-i nevakýsýna muvaffak olduk. al. * Yine sapýttým. Bu. benim de baþýmý sokacak küçücük bir evim olsun.

Þimdi müsaade buyurunuz. kâ .te gelirsiniz. Çalýkuþu . dedim. pek fazla müteessirim de. . ormanlar geliyor.Rica ederim hocaným. . Gayri. Ben korkarak: . Fakat o. derhal sizi buraya münasip bir yere alýrým. Maarif Müdürü'nün yanýndan çýkýnca. Yalnýz. bu garip komedyayý gören yanýmýza geliyor. perde perde sesini yükselterek iðrenç bir tarzda yalvarýyord Ne söyleyeceðimi.Öyledir öyle. sofada ortaðým Huriye Haným'la burun buruna gelmeyeyim izim ismimizi." yolunda sözler de iþitilmeye ire omuz baþýmda peyda olan yeþil sarýklý. yakasýnýn düðmelerini kopar llerimi dizlerimi öpmeye kalkýyordu. halime acýrsýnýz. Maahaza. ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. iki ortaklar koyduklarýný birkaç gün evvel. Fakat nedense o. siz onu da çeker çevirirsiniz. Bu esnada kýrmýzý kuþaklý kâtip de s akasýndan yakalayýp hemen merdivenlerden atarak: . Yüzüm. Zeyniler'i beðenmeyecek olur anýz bana iki satýr bir þey yazarsýnýz. yaþlýlara hürmet ve muavenet bir vazife-i diniye ve insaniyedir. Etraftan: "Yazýktýr zavallýya. geçenlerde size karþý bir terbiyesizlik ettim. Bu defa. ÇALIKUÞU 161 Hava güzel. Hiç olmazsa bu iþi Hacý Ka lfa'ya bir kere danýþmalýy-dým. yalnýz bir saat beyefendi. Baþka talipleri de var. yüzünü görünce korktum. iki saat sonra gelir. Allah'ý da. cevabýmý veririm efendim. Allah'tan daha ne ister? Gözümün önüne güneþli yollar. ellerim ateþ gibi kesilmiþti. yakamý býrakmamaya karar vermiþti. elden kaçýrýrsan karýþmam sonra.O halde. þýmarýk bir dilenci gibi çarþafýmýn ucunu tutarak benimle konuþmaya ba . birdenbire "evet" demeye cesaret edemedim. Çarþafýmýn içinde bir yandan titriyor. Ne olur terbiyesizliðimi affedin. biz de öyle b sýnda kalmýþtýk. dedim ve geçmek istedim. ak sakallý. kahve. doðrudan doðruya tap etti: . Peygamber'i de hoþnut etmiþ olursun. bir yandan buram buram ter döküyordum. insan. yüreðim þiddetle çarpýyo Bununla beraber. baþýndaki canýn sokak ortasýnda kalacaðýný ve dileneceðini anlattý. Hem derslere devam ediyor. þu hatunun r a mani olma. þerbet taþýyan peþtemallý esnaf çýraklarýndan bir daire çevriliyordu. Kendi halinde.Hanýmefendi kýzým. görmezliðe geldim ve acele ace Fakat yolumu kesti. Utancýmdan yerlere giriyordum. etrafýmýzda kalem odacýlarýndan. Elbet. Etrafýmýzdaki kalabalýðýn gittikçe büyümekte olduðunu dehþetle gördüm. ben yalvarmaya baþladým: . Þöyle böyle isviçre köyleri gi r þey. Gel. Cenab-ý Hak rezzak-ý âlemdir. hem mektebin hizmet lerini görüyor. namazýnda. Evvela halinden þikâyet etti. yeni tedris usu ne vâkýf deðil. Sinir hali. Allah aþkýna kusuruma b . dereler.. diye baðýrdý. yavaþ konuþun.Mektepte ihtiyar bir hatun var. Maarif Müdürü devam etti: . 11 162 Reþat Nuri Güntekin Daha fenasý. Þimdi adeta saçlarýný yolarak. si dükten sonra merkeze tayin edilseniz de "istemem" diye ayak direyeceksiniz ya. sana da garip hazinesinden baþka bir kapý açar.Kýzým. Bu teklif karþýsýnda ne söyleyeceðimi bilmeyerek susuyordum. yine Hacý Kal-fa'dan öðrenmiþtim kadýn gözümü o kadar yýldýrmýþtý ki. aðlatma fukarayý küçükha-ným. Durmadan elin i maþayý þakýrdatan bir kahveci çýraðý öteden: . Huriye Haným gittikçe coþuyor. Sen evvel Allah nerede olsa ekmeðini çýkarýrsýn! Kalabalýðýn bir kýsmý kahkahalarla gülmeye baþlamýþtý. inadýna kameti artýrdý. Müdür Bey biraz canlanýr gibi oldu: . Hani Ýstanbul'da sok n. Ah kýzým. Hoþ. manzara güzel. Herkes bize bakýyor.Ziyaný yok efendim. niyazýnda bir kadýncaðýz. benim neler çektiðimi bilseniz. iri yarý bir hoca. bu iþ müstacel.F.. yiyecek içecek ucuz. dedi. ahalisi iyi. bahçeler. nasýr ilacý satan yaygaracý esnafýn etrafýna nasýl üþüþürler.Aman kýzým. leke sabunu.

Öyle bir þey yok. senden sakladý.Yanlýþ. Allah aþkýnýza yakamý býrakýnýz. nedense beni býra rtaðýmý ileride açýlacak baþka bir yere göndermeyi muvafýk görmüþ. Hoca Efendi'nin söylediðinden baþka bir þey deðild Huriye Haným. saçlý sakallý bir büyük memurun. Bir saate kalmadan bütün muamele bitmiþ. 28 Ekim Bugün. anladýn mý efendim? .Yaþadýk Hacý Kalfa! isviçre gibi bir yere gidiyoruz. Otele döndüðüm zaman Hacý Kalfa. Nezarete yazdýðý tezkerede onun daha kýdemli bir muall ileri sürerek benim baþka bir yere kaldýrýlmamý istemiþ. telaþ etmekte hakký varmýþ. Hacý Kalfa beni dinlerken iri burnu horoz ibiði gibi kýzarý-yordu. Hacý Kalfa. o Zeyniler'de de mesut olmasýný bileceðim.Sen sakladýn da ben öðrenmedim mi sanki? Allah mübarek etsin. ÇALIKUÞU 165 Ben bunlarý öðrendikçe þaþýrýyor. Nezaret. Dün akþam gelen emir üzerine Maarif Müdürü. Akþama doðru iþ bütün tafs f Müdürü. o yerinden kýmýldamaya üþenen Maarif Müdürü araba in konaðýna giderek emrimi imzalatmýþtý. Maarif Müdürü'nün sözleri üzerine þýk bir Avrupa köyü gibi görmeye baþladýðým Zeyniler'e ge kuþ uçmaz. peki. diyordu. Hacý Kalfa. iyi bir yerden iþittim. Biraz sonra bana Merkez Rüþtiyesi'ndeki derslerimden kendi arzumla istifa ettiðime ve Zeyniler mektebi muallimliðine talip olduðuma dair bir kâðýt imzalattýlar. þüpheli þüpheli yüzüme baktý: . mahsus getirmiþler.Hayýr. hele anlat. ÇALIKUÞU 163 Niçin gülmüþlerdi? Kahvecinin söylediði.Adam sen de! insaný en yakýn akrabalarý kalpsizce vurduktan sonra yabancýlar vurmuþ ne çý ? Ben. Bu iþte bir oyunbazlýk var mý dersin? Anlat. Fakat. Gönüller þen olsun! Zeyniler. akþama doðru bir Çeçen arabasýyla Zeyniler'e geldim. Nihayet: . . Huriye Haným'ýn pasaportunu eline vermiþler . . rezalet o kadar büyüdü ki. ne reden geldiðini fark edemezsin. dedim ve apanarak öpmeye çalýþtýðý dizlerimi zorla kurtardým ve Maarif Müdürü'nün odasýna döndüm..Ne emri Hacý Kalfa? . Ben þimdi Maarif Müdürü'nün yanýndan geliyorum. galiba yollarý þ göre ölçüyor. hem sitemli. emir dün akþam gelmiþ. hem memnun bir tavýrla .Sen bilmezsin o uyur yýlaný. nasýl isterseniz öyle olsun.Neyi öðrendin? .Deðmez Hacý Kalfacýðým. Maarif Müdürü. Sen üzülme o kadar. Fakat. Müdür.Caným Merkez Rüþtiyesi'nde seni alýkoymuþlar.Ahlâksýz herif.. bu kadar sefaletle beni klýma sýðdýramýyordum. Hacý Kalfa'nýn saf vesvesesiyle alay ederek bir nefeste vakayý anlattým ve çantamdan emrim i çýkararak elimde salladým: .. diye baðýrdý..Emrinin geldiðini caným. Çünkü: "Nihayet iki saat" dediði yol tam sabahýn onundan geceye kadar sürdü.Peki.Ne ettin behey cahil çocuk. öyle aðladý. 164 Reþat Nuri Güntekin Demek ki. bu maskara vaziyetten kurtulmak için teseler verirdim. dedi. beni bir köye atýp yerime Huriy lýkoymak için plan tertip etmiþler. beni kapýda karþýladý. Sonra hasta olursan ne yaparýz? Adamcaðýzýn benim hesabýma kýzmakta. ne ettin? En sonunda seni tongaya bastýrdýlar ha! Hemen git. Rüþtiye Müdiresi ve galiba Huriye Haným'ýn Rume risi olan Muhasebe Müdürü geç vakit bir toplantý yapmýþlar. . kervan geçmez bir yermiþ! Bir seneden beri boþ olduðu halde en düþkün muallimler raya gitmeye yanaþmýyorlar mýþ.. Bazen aylar ayý masadan masaya süren muameleler istedikleri zaman öyle kolay çýkýyor ki. Ellerini birbirine vurarak dövünmeye baþladý: . Huriye Haným'ý tutuyormuþ. sinirli bir tavýrla baþýný iki yana sallýyor: . Müdüre baltayý as! Tekrar omuzlarýmý silktim: . Huriye Haným'ýn Maarif Müdürlüðü koridorunda benimle karþýlaþmasý evvelden hazýrlanmýþ bir kallý hocayý bile. ihtiyar adam. þimdi senin aðzýný yýrtarým. uyur uyur da sonra adama öyle bir vurur ki.

öldür beni. sille tokat seslerine karýþýyordu. Arala168 Reþat Nuri Güntekin . Arabanýn hazýr olduðunu haber vermeye geldiði vakit. Ömrümde baþýma gelmemiþ bir kahkaha krizi anýyor.. bir ayrý sýzý uyandýrýrmýþ. kâh kurumuþ sel çukur eyniler yoluna diþli þimendifer yaptýramamýþ olanlarýn. bir düðüne. atik davranmýþ kollarýmla adamcaðý yakalamýþtým. daha doðrusu bir cenaze alayýna gider gibi giyinmiþti. Bereket versin ben. Uyk le ilk aklýma gelen þey yangýn oldu. Zaten öyle olmasa da elimden ne gelirdi? ÇALIKUÞU 167 Alt katta yatanlar da uyanmýþ olacaklardý. ertesi sabah erkenden hazýr bulunmasýný söylemeye gelmiþ. kopan keman telleri gibi acý sesler çýkarmaya ba ep birinin gönlümüzden kopup ayrýlmasý. çizmeleriyle çiðniyordu. Vakayý sonradan bana anlattýlar: Manastýrlý Haným'ýn. Daðýnýk saçlarým. boþama!. taþlýklar. çýplak ayaklarýmla odadan fýrladým ve feci bir dayak vakasýyla karþýlaþtý r zabit. gürültüler tamamýyla kesilip otel sükûnuna dö-nünceye kadar kendime gelemedim. az kaldý Hacý Kalfa'yý tanýyamýyordum. lde benden çok daha acýnacak bir vaziyette olarak. Aþaðý sofadan ayak patýrtýlarý.ek adamcaðýz! Kabahat kendisinin deðil. Ýnsan. Yoksa. re adeta kocaman bir futbol topu gibi havaya fýrladý ye aralýk kapýdan sýrtüstü odama yuvar arak çýplak bacaklarý havaya kalktý. lâkin býrakma. peþtemalýný. ellerimle yorganlarý burarak kývranýyordum.. Manastýrlý Haným. Uykumun arasýnda iri iri konuþma sesleri fakat bir türlü kendimi açamýyordum. essizliði içinde çocuk feryatlarý. Çocuklar. Fakat yangýna uðrayanlar herhalde birbirlerini dövmezl rdi. ihtiyar adam: "Vay aman! Vay aman! Hay nalçasýna tükürdüðüm katýrý!" diye söylenerek ayaða Fakat bu sefer ben. Sesler. beni þehirden yarým saat uzaktaki bir çeþme baþýna kadar selametleme ldi. Sofada bir þeyler yýkýlýp devriliyor. otelde bu olur mu?!" diye baðýrarak aralarýna gi mek istedi. Mektept zber-letmiþlerdi. Azizi minde kocaman bir kýrmýzý fes. saçsýz baþýný kulaklarýna kadar örtüyordu. sonra Hacý Kalfa'nýn hali hep bir araya gelmiþ. arsýz muhabbeti. Fakat zabit. ne rezalettir. Uyku sersemliði. Birdenbire korkunç bir gürültüyle yataktan fýrladým. Bunu yazan þair ne kada * Bir tesadüf eseri olarak Manastýrlý komþum da. Bütün aile. ayaklarýna imam galoþlarý giymiþti. sýrna aþlamýþ. bir aðýzdan. zabit. Fakat o. korku. sofalar ve merdivenlerde. fena hal nirlerimi bozmuþtu. ayrýlýk vaktinde bu baðlar gerilmeye. Bu gece. benimle ayný günde B. Yarý çýplak olduðum için tekrar odama girmiþtim.. çýplak kafa. 166 Reþat Nuri Güntekin içinde çok acý saatler geçirmiþ olmama raðmen küçük odamdan adeta hüzünle ayrýldým. Merdiven aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn çýp gürültüyü iþiterek uyanmýþ. ihtiyar odacý: "Ne ayýptýr.. Dün gece. kolay kolay onun yakasýný býrakmaya razý olur mu? Tabii yalvarmaya. "Anamýz.. Zavallý kadýn her tekmeden. kocaman bir balkabaðý gibi tahtalara çarpýp patlayacaktý. Manastýrlý komþumu yerden yere sürüyor.'den ayrýldý. karyolamýn üstüne düþmüþtüm. yýlan gibi ýslýk çalarak inen her kamçýdan sonra inleyerek taht erine yuvarlanýyor. nihayet kocasýnýn canýna yetmiþ. Hacý Kalfa'nýn karnýna çizmeli ayaðýyla öyle bir tekme savurdu ki. biletlerin alýnm nu. boðuk hýrýltýlar. yaþadýðý yerlerde beraber bulunduðu insanlara görünmez ince teller mýþ. ne pahasýna o un kadýný çocuklarýyla beraber memlekete göndermeye karar vermiþ. Sofanýn tavanýnda bir aydýnlýk gezinmeye baþlamýþtý. bir teneke lamba yakalayarak don gömlek dýþarý fýrlamýþtý. Artýk dýþarýda ne olup ne bittiðini anl halde deðildim.. Samatyalý Madam'l e Mirat'ýn tuvaletleri de onunkinden aþaðý deðildi. Babam anamýzý öldürüyor!" diye haykýnyorlardý. þaþkýnlýk. fakat inanýlmaz bir kuvvetle yine yerinden kalkarak zabitin dizl erine týrmanýyordu: "Kulun kurbanýn olayým efendiciðim. kendine göre bir ahenkle sürüdüðü þýp þýp asýna soluk çuhadan yakasý kapalý uzun bir ceket. Hacý Kalfa'nýn ailesi. kâh dað yamaçlarýna týrmanan. çantamý hazýrladýktan sonra yatmýþtým. anlaþýlmaz sesle .

nnda ^mbilir ne gibi sözler ve sahneler geçtikten sonra bu korkunç dayak faslý baþlamýþ. Belki iki saat sonra, tekrar uyumaya hazýrlandýðým sýrada Hacý Kalfa, hafifçe kapýma vurdu: bakasýn, hocaným, otelde baþka kadýn yok. Fakir hatuncaðýz bayýlýp duruyor. Salt gülmek ol l dinini seversen þuna biraz bak. Adýmýz erkeðe çýkmýþ diye yanýna giremiyorum. Sonra ölür, de girer he!" dedi. Kapý aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn yüzünü görünce beni tekrar bir gülme aldý: "Geçmiþ olsun!" d kat bir türlü kelimeler aðzýmdan çýkmýyordu. Hacý Kalfa, dargýn dargýn yüzüme baktý; yarý mahcup bir eda ile baþýný sallayarak: "Gülürsün! Salt kýkýr kýkýr gülürsün. Ha çapkýn seni! Þuna bak hele!" dedi. "Gülüyorsun" kelimesini "gülürsün" diye o kadar tuhaf söylüyordu ki, þimdi bile gülmekten k alamýyorum. Hemen bir saatten fazla dertli komþumla uðraþtým. Zavallýnýn vücudu yara bere i i, ikide bir bayýlýyor, gözlerinin siyahý kaybolarak çenesi kilitleniyordu. Bir baygýnla uðraþmak, ilk defa baþýma gelen þey. Ne yapmak lâzým geleceðini kestiremiyordu t iþ baþa düþünce, insana öyle gayret geliyor ki... Bu, her biri en aþaðý beþ dakika süren bayýlmalarda kadýncaðýzýn kollarýný, vücudunu ovuþtu su döktürerek ýslatýyordum. Alný, yanaklarý, dudaklarý birkaç yerinden çatlamýþtý. Bu çizg ce sýzan kanlar düzgünlere, sürmelere karýþýyor, kirli bir siyahlýk alarak çenesine, göðsün bbi, ne çok boya varmýþ bu yüzde!... O kadar su döktüðüm halde, bir türlü bitip tükenmiyord O sabah, uyandýðým vakit, karþý odayý boþ buldum. Zabit, erkenden onu, çocuklarýyla beraber abaya atarak götürmüþ, komþum gitmeden beni görmek, helallik dilemek istemiþ,

ÇALIKUÞU 169 fakat gece, onun yüzünden uykusuz kaldýðýmý bildiði için uyandýrmaya kýyamamýþ. Hacý Kalfa' tekrar gözlerimden öpmüþ. * Arabada, gözüm Hacý Kalfa'nýn yüzüne rastladýkça gülüyordum. O, bu yersiz neþenin sebebini bir gülümsemeyle baþýný sallayarak: - Gülürsün he! Hâlâ kýkýr kýkýr gülürsün he! diye bana çýkýþýyordu. Sonra, akþamki tekmenin dehþetinden bahsederek: "Tabanýna tükürdüðümün katýrý, anladýn mý e ti beni, karnýmýn içini karmakarýþýk etmiþtir. Mirat, benden sana baba nasihati: Sen sen ol arý koca arasýna gireyim deme. Karý koca ipektir, araya giren köpektir," diyordu. Bütün aile, küçücük arabanýn içinde üst üste, þehrin dýþýndaki bir çeþme baþýna kadar gelmi Ayrýlýk yeri burasýydý. Hacý Kalfa, iki týpalý þiþeye hazýrlamýþ olduðu sularýný çeþmeden t acýma uzun uzadýya tembihler verdi. Samatyalý Madam, gözleri dolu dolu, bir gün evvelden b enim için yaptýðý, çörekleri stepetime doldurdu. Bana karþý tamamiyle lakayt olduðunu zannettiðin) vahþi Hayganuþ, bir yerini incitmiþ gibi birdenbire aðlamaya baþladý. Hem de ne aðlayýþ! Kulaðýmda iki inci küpe vardý. Onlar^çýkararak Hayganuþ'un kulaðýna taktým. \ Hacý Kalfa, hediye için adeta mahcup oluyor: "Yoo, hocaným, hediye dediðin para edecek þey olmamalý. Bunlar kýymetli inciler," diyordu. Yine hafifçe güldüm. Kýzýnýn benim için döktüðü inciler yanýnda iki paralýk kýymeti olmadýð mcaðýza! 170 Reþat Nuri Güntekin

Hacý Kalfa, beni tekrar arabaya bindirdikten sonra, derin derin içini çekti, elini göðsüne urarak: "Tövbe olsun, hani þu ayrýlýk bana akþamki tekmeden aðýr geldi doðrusu!" dedi. Geceki hengâmeyi hatýrlatan bu sözler beni bir kere daha güldürdü. Araba yürümeye baþlamýþt n parmaðýný sallýyor: "Gülürsün he çapkýn, gülürsün!" diyordu. Yol, þimdiden uzamaya baþlamýþ olmayýp da gözlerimi görebilseydin, bu sözleri söylemeyecekt alfacýðým. * Araba; iniþli yokuþlu dað yollarýna girmiþti; kâh kurumuþ sel çukurlarýndan geçiyor, kâh bo ozulmuþ baðlarýn kenarlarýný takip ediyordu. Seyrek fasýlalarla tek tuk köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çýkaran kaðnýlara tesa

diyorduk. ince bir bað yolundan, eþkýya gibi korkunç kýyafetli, uzun býyýklý iki jandarma geliyordu. n geçerken arabacýya: "Selamünaleyküm," dediler, dik dik bana baktýlar. Hacý Kalfa: "Yollar maþallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin suratýn öy le her yerde açýlacak suratlardan deðildir, anladýn mý efendim?" demiþti. Uzaktan birisinin geldiðini görür görmez, hemen Hacý Kal-fa'nýn tembihini hatýrlýyor, yüzüm Saatler geçtikçe yollara mahzun bir ýssýzlýk çöküyordu. Bu Çeçen arabalarýnýn ince, yanýk s icat edenler ne iyi düþünmüþler. Yamaçlarda, derelerde uyandýrdýklarý, uzak akisler insana ir teselli sesi gibi geliyor. Hele bir kayalýðýn içinden geçerken öyle sandým ki uzaklarda, anmýþ gibi görünen kara taþ yýðýnýn öte tarafýnda görünmez bir yol var, ince sesli kadýn, h un içinde arkamýzdan koþuyor. Yol, hâlâ bitip tükenmek bilmiyordu. Görünürde ne bir köy, hatta, ne bir aðaçlýk...

ÇALIKUÞU 171 içimde yavaþ yavaþ bir korku uyanmaya baþlamýþtý. Ya geceden evvel, Zeyniler Köyü'nü tutama dað baþlarýnda yalnýz kalýrsam? Arabacý, ara sýra durarak hayvanlarýný dinlendiriyor, insanla konuþur gibi onlarla konuþuyo du. Bir taþlýðýn ortasýnda, yine böyle bir mola vermesinden istifade ettim: - Daha çok var mý? diye sordum. O, aðýr aðýr baþýný sallayarak cevap verdi: - Geldik. Bu adam yaþlý bir insan olmasaydý, benimle eðlendiðini hükmedecektim. - Nasýl olur? dedim. Allanýn kýrýndayýz. Görünürde köy falan yok. Ýhtiyar adam, arabadan çantalarýmý çýkarmaya çalýþarak cevap verdi: - Na, þu patikadan inceðiz, Zeyniler, buraya beþ dakika çeker. Araba yolu yok. Taþlarýn arasýndan minare merdiveni gibi dik bir yoldan inmeye baþladýk. Aþaðýda, akþamýn alacakaranlýðý içinde kapkara bir servilik, etrafý çitle çevrilmiþ, çýplak tuk kulübeler, tahta evler görünüyordu. ilk bakýþta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanlan tüten bir yangýn harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeþillikler arasýnda eski Boðaziçi yalýlarýndaki güvencinliklere i, þen manzaralý kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuþ, simsiyah viranele . Yýkýk bir deðirmenin önünde abalý, sarýklý bir ihtiyara rast geldik, kaburga kemikleri soyu yýf bir ineði, ipinden sürüye sürüye bu evlerden birine doðru götürmeye çalýþýyordu. Bizi g atli dikkatli bakmaya baþladý. Bu ihti172 Reþat Nuri Güntekin

yar hoca, Zeyniler muhtarý imiþ. Arabacý onu tanýyordu. Birkaç kelime ile benim kim olduðum anlattý. Belden büzmeli, bol siyah çarþafým, sýmsýký peçemle genç olduðumu anlamamak mümkün deðildi. Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuþ olacak ki, tuhaf tuhaf baktý, sonra ineðini çýplak klý bir çocuða teslim ederek önümüze düþtü. Köyün dar sokaklarý içine girmiþtik. Evleri þimdi daha iyi görebiliyordum. Hani Kavaklar'da aðlar serilmiþ, yaðmurdan çürüyüp kararmýþ, Boðaz rüzgârlarýndan bir yana çarpýlmýþ, viran er, ilk bakýþta onlarý hatýrlatýyordu. Altlarýna dört direkten ibaret ahýrlar, üstlerinde asma merdivenle çýkýlan bir iki oda. Her de, Zeyniler þimdiye kadar iþittiðim ve resimlerini gördüðüm köylerden hiçbirisine benzemiy Etrafý tahta perdelerle çevrilmiþ bir bahçenin kýrmýzý kapýsý önünde durduk. Yapraklarýna v siyah görünen bu köyde gördüðüm ilk renk; kýrmýzý tahta oldu! Muhtar, yumruðuyla kapýyý çalmaya baþladý. Her vuruþunda kapý yýkýlacak gibi sarsýlýyordu. ilk defa aðzýmý açmaya cesaret ederek: - içeride kimse yok galiba, dedim. Muhtar, baþýný sallayarak cevap verdi: - Hatice Haným akþam namazýný kýlýyor olmalý. Az bekleyeceðiz. Arabacýnýn beklemeye vakti yoktu; çantalarý kapýnýn önüne býrakarak bizden ayrýldý. Muhtar abasýnýn eteklerini toplayarak yere çömeldi. Ben, bavulumun kenarýna iliþtim, konuþm baþladýk. Bu Hatice Haným, pek Müslüman bir kadýnmýþ. Tarikata da mensupmuþ. Köyün ölüsüne, dirisine

litleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, sekeratta bulunan hastala-

ÇALIKUÞU 173 rýn aðzýna son zemzem damlasýný o akýtýr, kadýn cenazelerini o yýkayýp yaþmaklarmýþ. Muhtar Efendi, herhalde medrese falan görmüþ bir adama benziyordu. Fýrsattan istifade ed erek bazý nasihatlar vermek istediðini anladým. Usul-i cedidin aleyhinde bulunmuyor, f akat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden þikâyet ediyordu. Þimdiye kadar buradan birkaç hocaným geçmiþ; fakat nafile, hiçbirisinin Kur'an-ý Kerim'e, i hale, kâfi derecede vukufu yokmuþ. Bu Muhtar Efendi, Hatice Haným'dan hoþnutluk getiriyordu. Ben.bu dersleri yine bu sa liha, akil, abide hatuncaðýza býrakarak kendim baþka dersler okutursam köyü daha ziyade mem un edermiþim. Ben, bu nasihatleri dinlerken içeriden bir nalýn týkýrtýsý gelmeye baþladý. Muhtar Efendi i aða kalktýk. Kapýnýn arkasýnda bir kol demiri þangýrdadý, kalýn bir ses: - Kimdir o? diye baðýrdý. - Yabancý deðil, Hatice Haným, B.'den bir hocaným geldi. Bu Hatice Haným, iri yapýlý, kocaman yüzlü, biraz kamburu çýkmýþ, yetmiþlik bir ihtiyardý. yeþil bir yemeni örtmüþ, arkasýna ferace biçiminde koyu bir yeldirme giymiþti. Meþin gibi s esmer yüzünün buruþuklarý arasýnda inanýlmayacak kadar taze ve canlý gözleri, bembeyaz diþl Peçemin arkasýndan yüzümü görmeye çalýþarak: "Safa geldin hocaným, buyurun!" dedi. Bahçeden sokaða çýkmak yasakmýþ gibi bir eliyle kapýya dayanýp öteki eliyle çantalarýmý ald r kapýyý demirleyerek önüme düþtü. O önde, ben arkada bahçeden geçtik, Maarif Müdürü Bey'in büyük fedakârlýklarla müceddeden i ktep binasý da öteki evlerin eþiydi. Yalnýz, alt kattaki direklerin etra174 Reþat Nuri Güntekin

fini henüz kararmaya vakit bulamamýþ tahtalarla çevirmiþler, dershane haline koymuþlardý. Kapýdan gireceðim vakit Hatice Haným, kolumu yakaladý: "Dur kýzým" dedi. Ben, birdenbire ürktüm. O, dudaklarýnýn ucuyla okuduðu kýsa bir duadan sonra: - Haydi kýzým, besmele çek de evvela sað ayaðýný at, dedi. Alt kat, zindan gibi karanlýktý, ihtiyar kadýn, beni elimden tutarak dar bir taþlýktan geçi di, eskilikten basamaklarý oynayan karanlýk bir merdivenden çýktýk. Yukarýki kat; viran bir sofa, bir de yüksek pencerelerinin tahta kepenkleri sýmsýký kapalý kocaman bir odadan ibar etti. Maarif Müdürü'nün müjdelediði muallim dairesi. Hatice Haným, bavulu yere býraktý, odanýn bir köþesinde dolap vazifesi gören eski ocaðýn iç lamba çýkarýp yaktý. - Oda, bu sene boþ kaldýðý için tozlanmýþ. Yarýn sabah erkenden temizlerim inþallah. Bu zavallý kadýn, mektebin eski hocasýymýþ. Maarif idaresi, mektebi bu þekle soktuðu zaman sokaða atmaya acýmýþ, iki yüz elli kuruþla burada alýkoymuþ. Yarý hoca, yarý hademe gibi b , ben nasýl istersem öyle çalýþacakmýþ. Kadýncaðýzýn benden korktuðunu anlýyordum. Hesapça, ben onun amiriydim. Bile bile kimseye f lýk yapacak bir kýz olmadýðýmý birkaç kelimeyle anlattýktan sonra dairemi seyretmeye baþlad Eskilikten delik deþik olmuþ kirli kaplamalar, yaðmurdan çürümüþ, tahtalarý sarkmýþ simsiya , bir köþede içine kýrýk dökük konmuþ ocak, ötede çarpýk bir kerevet. Demek bundan sonra, h da geçecekti! Havasýz bir mahzene düþmüþ gibi göðsüm týkanýyor, ellerim, ayaklarým üþüyordu. - Kuzum Hatice Haným, bana yardým et de þu pencere-

ÇALIKUÞU 175 lerden birini açalým, dedim. Kendi kendime beceremeyceðim galiba. ihtiyar kadýn, benim iþe el sürmeme taraftar deðildi. Uðraþa uðraþa kepenklerden birini açt ayý görünce tüylerim diken diken oldu. Karþýmda korkunç bir mezarlýk vardý. Tepelerinde, hâlâ akþam ýþýklarý sönmemiþ serviler, sý ha aþaðýda sazlýklar içinde donuk donuk parlayan su birikintileri. ihtiyar kadýnýn derin bir göðüs geçirdiðini iþittim: - insan, saðlýðýnda alýþmalý kýzým, hepimizin gideceði yer orasý, dedi. Bu söz tesadüf müydü, yoksa haberim olmadan bu manzara karþýsýnda bir korku ve telaþ mý gös

Fakat hemen kendimi topladým. Cesur olmak lâzýmdý. Adeta þen denecek bir kayýtsýzlýkla: - Demek burada bir mezarlýk var, bilmiyordum dedim. - Evet kýzým; Zeyniler kabristaný. Eski zamandan kalma. Þimdi cenazeleri baþka yere gömüyor , burasý tarih gibi bir þey. Ben, Zeyni Baba'nýn fenerini yakmaya gidiyorum, þimdi gelir im. - Zeyni Baba kim, Hatice Haným? - Himmeti hazýr, nazýr olsun, bir mübarek zat, na, þuradaki servinin altýnda yatar. Hatice Haným, yavaþ sesle dualar fýsýldayarak merdivene doðru yürüdü. Ben, þimdiye kadar, b den ürktüðümü bilmiyorum. Fakat bu dakikada, servi kokularýyla dolu bir karanlýk odada yaln lmak bir ürkeklik veriyordu. ihtiyar kadýnýn arkasýndan koþtum: - Ben de geleyim mi sizinle? dedim. - Gel kýzým, daha iyi olur. Gelir gelmez, Zeyni Baba'yý ziyaret edersen daha makbule g eçer. Mektebin arka kapýsýndan mezarlýða girdik, taþlarýn arasýndan yürümeye baþladýk. 176 Reþat Nuri Güntekin

Bazý ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlýðýmýza götürürler Fakat ben ölümün hazin ve ürkütücü bir þey olduðunu ilk defa bu karanlýk Zeyniler mezarlýðý Taþlar, benim gördüðüm mezar taþlarýndan büsbütün baþka þekildeydi. Dizi dizi asker saflarý yüksek, dimdik, tepeleri düz, bedenleri simsiyah taþlar. Yazýlar okunmuyordu. Yalnýz, baþl rýnda birer küçük "Ya Rab" kelimesi seçiliyordu. Küçüklüðümde bir masal dinlemiþtim. Bilmem hangi küçük sultaný kaçýrmak için uzak bir daðýn man ordusu geliyormuþ. Askerler, gündüz maðaralarda saklanýyor, geceleri yol yürüyorlarmýþ. ta görünmemek için tekmil vücutlarýný siyah kefenlere sanyorlarmýþ. Böylece aylarca zaman yol gittikten sonra, tam þehri basacaklarý gece Allah küçük sultana a karanlýkta sinsi sinsi ilerleyen bu siyah kefenli gece ordusunu taþa çevirmiþ. Bu sýra sýra dizilmiþ siyah taþlara bakarken o eski masalý hatýrladým: "Sakýn burasý o kork rlerinin taþa döndüðü masal memleketi olmasýn!" diye düþündüm. - Bu Zeyniler kimlermiþ Hatice Haným? - Ben de bilmem kýzým, bu köy eskiden onlarýnmýþ. Þimdi mezarlarýndan gayri bir þeyleri kal etleri hazýr nazýr olsun, erenlerdenmiþ. Zeyni Baba bunlarýn en büyüðü. Kimsenin iyi edemed talarý, buraya getirirler. Ben, bir kötürüm kadýn bilirim ki, buraya sýrtta getirdiler, aya larýyla yürüye yürüye gitti. Zeyni Baba'nm türbesi, mezarlýðýn en nihayetinde, kocaman bir servinin altýnda idi. Hatice Haným, her gece, ona üç kandil yakarmýþ. Birisi servinin dalýna, birisi kapýnýn iç tarafýn sandukanýn baþýna. Türbe, topraðýn içine gömülmüþ bir mahzendi. Zeyni Baba, bu mahzende, yedi sene güneþ aydýn l-

ÇALIKUÞU 177 durmuþ. Öldüðü vakit mübarek cesedine kimse el sürçmemiþ. Üstüne, bir sanduka yapmýþlar. Hatice Haným, kandillerden ikisini yakmýþtý. Mahzene inen birkaç basamaklý merdiveni göster k: - Haydi kýzým, içeri girelim, dedi. Ben, bu basamaklarý inmeye cesaret edemiyordum. Arkadaþým tekrar döndü: - Haydi kýzým, buraya kadar geldikten sonra girmezsen günah olur. Gönlünde ne dileðin varsa Zeyni Baba'dan iste!.. Yüreðim hazan yapraðý gibi titreyerek merdivenleri indim. Mezara indirilen ölülerde, eðer b parça his olsaydý, mutlaka bu dakikada benim duyduðum þeyi duyarlardý. Göðsüme ýslak, soðuk ak kokusu doldu. Zeyni Bana'nýn sandukasý yeþil boyalý bir çinko ile örtülmüþtü. Sonradan, Hatice Haným'ýn a anaat ve sefalet içinde geçiren Zeyni Baba, öldükten sonra, üzeri süslü ve iþlemeli örtüler Ara sýra öteden, beriden gönderilen örtüler bir hafta dayanmýyor, parça parça çürüyüp eriy ihtiyar kadýn, hafif fýsýltýlarla dualar okuyarak evliyanýn baþýndaki kandile yað koydu, so ana döndü: - Köyde birisi öleceði vakit, Azrail aleyhisselam, evvela Zeyni Baba'ya misafir olur, o vakit bu ýþýk kendi kendine söner. Þimdi kýzým, Zeyni Baba'dan isteyeceðini iste, dedi.

sen yedi sene güneþ görmeden. bodrum gibi i besine çekildi. ümitsiz hastalýklarýn. Hatice Haným. mektep yok. inlemeden. uçucu bir þey olduðu malum. O vakit. Dýþarýdan. mezar taþlarý bile korkunç sertliklerini kaybetmiþ gibi görünüyorlar.. rüzg çektiðin zamanlar olmuþtur. görüyorum ki. her þeye raðmen bi Bugün cuma. 20 Kasým Bu sabah hesap ettim. Sonra etrafýmda yaþayan þeylerde teselli aramaya koyuldum. Çalýkuþu. "Kýzlarým. Kendimi derin in yok-luyorum. Senin hoþuna gidecek þeyleden hiçbirini bana öðretme iler. Biliyorum ki. Daha olmazsa kendi kendime: "Feride. teþbih çekermiþ. daha baþka sesler duymaya baþlýyorum." Çalýkuþu.Dizlerim kesiliyor. harap b nanýn içinde. Birkaç günden beri yaðan yaðmurlar durdu. Þikâyet etmeyenlere. Orada gece yarýsýna kadar ibadet eder. "Uðraþmak beyhude! Daha fazla dayanamayacaðým!" diyordum. bu sözleri daima gülümseyerek dinlerdi. senden büyük bir þey isteyeceðim. mukadder felaketlerir son bir ilacý vardýr: Tahammül ve t . hatta bu karanlýk ve can sýkýcý memleketi biraz dah imsemeye ve sevmeye baþlamýþým! * 180 Reþat Nuri Güntekin . Bu bir ay. Zeyniler'deki bir ay içinde öyle saatlerim oluyordu ki. haydi yat artýk. cesaretten baþka sermayen kalmamýþtýr" diyordum. ins alimliðinden. Bu neþenin uydurma. bir ay olmuþ. Onlar. aþaðý yukarý. Sor Aleksi'nin bu peygamberce sözler i imdadýma yetiþiyordu. dýþarýda son bi bayramý yapýyor. þarký söylemeye. alýþmaya. yaþamak için artýk güler yüzden. Sor Aleksi'nin hiç dilinden düþürmediði bir söz vardý:. Varsýn öyle olsun. Kusuruma bakma. Bu yedi sene içinde elbette güneþin. Merdiven tahtalarý yavaþça gýcýrdýyor. burada çile doldurmuþsun. tik günlerin titiz ümitsizliði içinde. artýk ayakta durmaya takatim kalmýyordu. Elemlerde bir giz ÇALIKUÞU 179 þefkat var gibidir. uzak bir su sesi geli anda týkýrtýlar oluyor. Sakýn sen de. yýkýk bir duvarýn taþlarý arasýnda açmýþ cýlýz bir çiçek. Þimdiye kadar defterime bir þey yazmak istemedim. Uzaklardaki sýradaðlar. Halbuki þimdi onlarý doðru buluyor ve gül ret edemiyorum. Gecenin içinde gizli gizli söyleþen bu seslerden korkma. bana þi di on yýldan daha uzun görünüyor. 12 178 Reþat Nuri Güntekin sýn? Babacýðým. Ben. küçük. içim kan aðlarken gülmeye. ýslýk çalmaya baþlýyord kalbim. dedim. Sana nasý geldiðini bilmiyorum. suya konan kuru çiçekler gibi litreye titre ye canlanmaya baþlýyordu. Zeyniler. cahil bir Çalýkuþu'ndan baþka bir þey deðilim. erkenden beni býraktý. Sonbahar. Ýki saatten beri lambanýn ýþýðýnda bu satýrlarý yazýyorum. Ben Zeyniler'e geleli. nihayet bu neþenin yalanýna inanýyor. Ensemde hafif bir üþüme hissi ile kulak veriyorum. iþittim ki. aðlamadan çilemi doldurayým!. Mektebin alt katýndaki. viler. Elime geçirdiðim taze bir yaprað anaðýma. Seni o dakikalarýn acýsýna katlandýran o melek sabrýndan bana r. Kapalý bir mahzende sýza ýþýk parçasý. nlar fýsýldaþýyor gibi sesler uyanýyor. Ýþte o zaman.F." * Odamda yalnýzým. kendilerini güler yüzle karþýlayanlara karþý daha m olurlar. Biraz gayret. sazlýktaki sular da güneþe karþý gülümsüyor gibi. kadar zalim olsa da "Sarý Çiçekleri"ne yetim teyze kýzlarýný çekiþtiren dudaklar kadar sana lýk edemez. bu-nahyordum. kim bilir ne münasebetsiz þeyler yumurtlayacaktým? H uki artýk buraya alýþmaya baþladým. dudaklarýma sürüyor. bahçede bulduðum cýlýz bir kedi yavrusunu göðsüme bastýrýyor. Daha aç ndan korktum. dudaklarýmdan ziyade yaralý kalbimle söyler gibi yavaþ eyni Babacýðým. aptallýðýn lüzumu yok. vefasýzlýðýndan kaçmýþ olmayaÇalýkuþu . Ateþler içinde yanan alnýmý Ze ni Baba'nýn serin örtüsüne dayadým.

Bu ilk gün. Ýyi ki aklýma getirdin. . karlý havalarda biraz zorluk çekiyorlar. Maarif Müdürü'nün.Elbette kýzým. . mektebe yakýlmak için kýrlardan getirdikleri çalý çýrpý larlarmýþ.Neden? . Büyük fedakârlýklarla meydana gelen levazýmdan mühim bir kýsmý da beþ tane eski biçimli. Zavallýlarýn kýyafetleri öyle sefil ve periþandý ki. kitaplarýný. Sadece yaðmur u. üç tane. Bizim evde bir dolap var. Büyücekleri Garipler Köyü'ndeki erkek mektebine gönderiyoruz. yaðmursuz havalarda bir saate bile kalmadan giderler. Sonra ders ok uyacaklarý zaman þuradaki hasýrýn üstüne indiririz. hayretle: . iki. . herhalde eski bir ahýr olacaktý. yemeklerini. Yerleri temizledikten sonra.Hele þimdi hiç caiz olmaz! . . bunlarý kullanmaya lüzum görmeyerek dershanenin bir köþes iþlerdi. Fakat tuhafý þu ki. kaldýrmaya lüzum görmemiþler. Çocuklar. Öteden beri. dayakla uslan ayan yaramazlarý bunun içine hapsederek adam edermiþ. eski hocaným yaptý kýzým.Niye böyle yaptýnýz. ihtiyar kadýna. bu dolabýn baþka bir vazifesi olduðunu da söyledi.Geldiðimin ertesi sabahý derse baþlamýþtým. söylemeye çekiniyordu. bana yardým etmesini söyleyerek hasýrý 182 Reþat Nuri Güntekin kaldýrdým. hemen hiçbirisinde çorap. Hatice Haným. Yalnýz. ha ep sýrasýydý.Onlar yola alýþýktýr. Hatice Haným? dedim. hemen bütün zamanýný bu sandýðýn içinde geçirirmiþ. dedi.Garipler Köyü nerede? ÇALIKUÞU 181 . bir "Horozdan kaçan namuslu kadýn" tabiri vardýr. Aferin sana Hatice Haným. altýna tahta döþemiþler.Kadýn.Yazýk deðil mi çocuklara.Güzel terbiye usulü! Mektepte erkek çocuk da var mý? . baþýný salladý: . Çocuklar. on ikiþer. Bizim Hatice Haným.bir hayvan yemliði v ardý ki. tam o cinsten bir insan olacaktý. niçin onlarý da burada okutmuyoruz? . Dershanenin bahçe tarafýndaki duvarýn dibinde -ahir zamanýndan kalma.Ben yapmadým. mektebe geldikleri vakit evvela oraya oturtuyoruz. Ocak bacalarý gibi kapkara görünen duvar kaplamalarýnda tepe aþaðý takýlmýþ bir harita ile et levhasý. fakat bana karþý koymaya cesaret ne dersem yapýyordu. daha asý. Ýnþallah. Hatice Haným. erkek bir arada okur mu? . kýzým. çamurlu. . Hatice Haným. Vehbi isminde bir küçük oðl mýþ ki. üstüne bir tahta kapak çakarak bir nevi dolap haline rmiþlerdi. biraz durdu.Onlarý erkekten mi sayacaðýz? .Þu karþýdaki aðaran kayalarýn ardýnda. Çocuklar böyle yerlere oturmaya alýþmýþlard bi þeyin üstünde adamýn zihnine ders girer mi? Hocaným müfettiþ falan gelir diye büsbütün a korktu. Nihayet cesaret etti: . memnun oluyor. büyük fedakârlýklarla yenileþtirdiði dershaneyi þimdi.Peki. Bunlar da herhalde yeni ders alet leri olacaktý. Cevap vermeye lüzum görmeyerek baþka þeylerle meþgul oldum.Muhtar Efendi buna bir þey demiyor mu? diye sordum. diyor . sabahleyin. hayatýmýn en unutulmaz bir günü ola týr. ellerim toz toprak içinde bu iþleri bitirmeye çalýþýrken talebele de birer birer sökün etmeye baþlamýþlardý. potin yoktu. Hatice Haným'ýn çehresinden memnun olmadýðý anlaþýlýyordu. on üçer yaþýnda koca delikanlýlar. Muhtarýn.Muhtar. . karda kýþta oraya kadar nasýl gidip geliyorlar? . hýnzýrý yaramazlýk ettiði zaman ben de onun içine kapatayým.E. sýralarý dizerek bir sýnýf haline getirdim. Ben. var. tabuttaki cenaze gibi sýrtüstü yatar ve yine kendi eliyle kapaðý kaparmýþ. bir yaramazlýk yaptýð aba girer. pencereleri geniþlet am çerçeve taktýrmýþlardý. Ben. dilinin altýnda bir þey vardý ki.Sen pek gencecik bir hocanýmsýn da ondan. istanbul'da. Bu çocuk. bir çiftlik ve bir yýlan resmi sarkýyordu.

H ' de gülecek halde olmamama raðmen. den çýkacaktým. Bir türlü sýralara yerleþmesini beceremiyorlar. ihtiyar kadýn. sýnýfý nizama sokmadan derse baþla acaðým.Biz ne gördükse.. Mektebin tek güzel ve ye184 Reþat Nuri Güntekin ni eþyasý olan hoca kürsüsüne. . bazýlar rinden tutarak yarý zorla sýnýfa sokmaya mecbur oldum. O kadar ki. baþýmý iyiden iyiye sersemletme Hatice Haným'a: .yavaþ yavaþ çekerek altlarýna alýyorlar. mümkün olduðu kadar tatlý bir sesle sorduðum sualleri -insaný mahcup ede ek kadar inatçý bir sükûnetle. Hatta taþlanmýþ bir ar tu bilakis daha fazla arttý "Euzübillahi. "Zehra. diye eevap verdi. Yanlarýndan ayrýldýðým zaman göz ucuyla bana bakýyorlar tuhaf bir surette sallanan kirli ba larýný -kabuðuna çekilen kaplumbaðalar gibi. iki yüz ellij kuruþ aylýðý kaybetmekten öyle korkuyordu ki. kuvvetle elimi vurdum. Keser vurmadan aðaç yontulur mu? Ne kadar ses çýkarýrlarsa. Yavrucaklarý kendime ýsýndýrmak için her birine bir iki hoþ ke dum." Çocuklarý yola getirmek için. kitaplarýný açar açmaz dik bir ses aðýra okuyorlardý. gülmemek i or zapt ediyordum. Zavallýlarýn hali görülecek þeydi. Sýnýf kalabalýklaþtýkça gürültü artmaya. beni görünce birdenbire ükmüþlerdi. Hatice Haným. Çocuklar. sessiz çalýþmalar ektim. mektep li deðiliz ki. Yeni gelen kýz çocuklarýna: "Kýzým. yoksa Ayþe mi?" diye soruyor ve çok kere umduðum cevabý alýyordum.Her zaman böyle baðýra çaðýra mý çalýþýrlar? Buna dayanýlýr mý? diye sordum. kendilerini ç ollarýyla yüzlerini kapýyorlar. Fakat netice olacaðýma hiç þüphem yoktu. a mýsýn.cevapsýz býrakýyorlar.Bugün. Kara gözlerini yüzüme kaldýrarak "Sen ne im adýmý?" diye hayret etti. yalnýz birçok naz ve niyazdan sonra a meye razý oluyorlardý. cim üstünde ce. onu okutuyoruz kýzým. biraz hayretle yüzüme baktý. O. Bir þey pek tuhafýma gitmiþti. Zebralar bu yana. der kadar zihinlerinde yer eder. bahçede top oynatýrken (çünkü teneffüs cuklarý muhakkak eðlen-direcektim) Ayþeler bu yana. Ne ya yavaþ alýþacaðýz. Ayþe. orada nalýnlarýný çýkartarak yan yana diziliyorlardý. ebced. Hatice Haným'a: . Ayþe. Yanýma geldikleri zaman gözlerini sýmsýký yumarak öyle bir el öpüþleri vardý ki. çýplak ayaklarýndaki nalýnlarý þakýrdat apýsýna kadar geliyorlar. köyün bir âdeti olan bu öpücüklerden her biri gülünç bir ahenkle saklýyor ve elim hafif ýslaklýk býrakýyordu. Kendimi tutamayarak. huti. Fakat benim gürültümü merak edip baþýný kaldýran bile olmadý. sen yine bildiðin gibi okut. diye gruplar yap mak mümkündü. yerlerini bellemelerini tembih ediyor dum. Hati-j ce Haným. dedim. Utana sýkýla yanýma gelen. Ayþe.. hemen hemen dolmuþtu. Fakat onlara. kolaylýk olma Ayþeleri dershane- ÇALIKUÞU 183 nin bir tarafýna. Besbelli. Utana utana kapýdan bakýyorlar. Ben. Sonra. Sýnýf. herhalde epeyce sýkýntý çekeceðim anlaþýlýyordu. ne yapalým. aða t asma çardaðýna oturmuþ gibi garip vaziyetler alýyorlardý. dedi. Zebralarý öteki tarafýna oturtmak. ak a tuhaf þeyler ge yordu: Mesela bir müfettiþ gelse de talebelerimi tanýtmamý i tese: "Doku z Ayþe ile on iki Zehra var!" diye çabucak iþin için-. köyl gibi nazlý aðýzlardan bir kelime alýnabilen bu çocuklar. Yumruk yüzlü bir küçük kýz. Zehra. gizli gizli eðlenmeye baþlamýþtým. gözlerini kapayarak el öpen. Sizin bildiklerinizi bilmeyiz. Talebelerimi birer birer sýralara oturtuyor. hepsinden cesur çýktý. yahut kapýnýn arkasýna saklanýyorlardý. þüpheli bir bakýþla: . cim esre ci. Lakýrdý söyleyerek." Aman Yarabbi! Bu köyde ne çok Ayþe ve Zehra vardý. hevvez. Kadýncaðýzýn ne demek istediðini sonradan anladým. Zehra. kendisini imihana çekti nnetmiþ.Elbette kýzým! Mektep bu.. eski püskü bez parçalarýyla sýmsýký kundaklanmýþ. .

.Galiba baþörtüsünü unutmuþsun kýzým. baþ açýk ders okutmak günah olmaz mý? "Biliyorum" demeye utandým. yaramazlýklarýn elebaþýsý olan Çalýkýþu. beyaz sarýðýnýn altýnda yumurta biçiminde bir kafa. Bir aydan beri. derslerini okutmaya baþladý. Bur lara gelinlik kýz diyenler ba na elbette evde kalmýþ ihtiyar gözüyle bakacak. hakikaten eðlenceli bir fýndýksýçam. hafifçe kýzararak: "Gelirken baþörtüsünü almayý unuttum da" diy söyledim. sana temiz bir tülbent vereyim. onlara. Fikrime göre bir hoca vazife baþýnda. sonra mahcup mahcup: . hakçasý aranýrsa var. büyük adam gibi ev iþi görürler an su çekerler. En geç mektebe gelenler erkek çocuklardý. renksiz çocuklar mý yetiþki kýz? Ben. fýrçadan kuý tulur kurtulmaz isyana baþlayan kýsa saçlarýmýn üstünde nt. Çenesinin altýnda yeni kapanmýþ bir sýraca yarasý ki. sýnýfta gürültümüzden rahatsýz oldukça. parlak diþli. bu on.luk. Yalnýz bu siyahlýklarý biraz açmak için beyaz ketenden geniþ bir yaka. dedi. kuzguni siyah bir Arap: (Kendisine. belde kayýþ bir emer. çiçekbozuðu. Dizkapaklarýma kadar siyah parlak satenden bir gömlek. kimse artýk çocuk diye eðlenmeyecektir. yetmiþlik b bi buruþuk. Ben.E. Hatice Haným: . on yaþýndaymýþ. on ikiþer yaþýndaki solucan gibi so. dal gibi boynun çýplak ka ebep olmuþ. Baþa gelen çekilecek. ak gözlü. fare gibi sandýkta vakit geçiren küçük Vehbi. o kadar tuhaf duruyordu ki. mum gibi sarý parmaklarýný birbirine ge mavi gözlerini bir Meryem tasviri saflýðýyla gökyüzüne kaldýrarak: "Bana bir Kal ver azabý orsunuz!" derdi. dedi. iki ucunu istanbul sokakla bakan Çingene kýzlarý gibi çenemin altýndan iliþtirdim. o sabah. h para ile gösterilecek acayip bir mahluk. kemerin altýnda mendil ve not defteri için iki küçük cep. ne çare! Yemeniyi saçlarýmýn üstüne attým.Havanýn açýk olmasýna raðmen kýzlardan birkaçý baþlar eski peþtemallarla örtülü olarak mekt Hatic^ Haným'a bunlarýn niçin böyle yaptýklarýný sordum. küçük kurnaz yüzü. ilk ders için bu dediðim tarzda giyinmiþ. hakikaten çok tuha bir yere düþmüþüm. Ben. ÇALIKUÞU 185 Hatice Haným. Sor Aleksi. taze taze mezarlýktan kesilmiþ uzun deðnekleri yanýna yerleþtirdikte sonra. Sýnýftaki bütün gürültülerin. O ders verirken. . Kirpiksiz patlak gözleri. kýpkýrmýzý aðýzlý. sadece Cafer diyenlere mektepte cevap vermemekle iktifa eder. sýnýfýn en ehemmiyetli simasý: Hafýz Nuri.Buna lüzum var mý? . saçlarýmý uzatmaya baþ henüz omuzlarýma inememiþti. bunlar koskoca gelinlik kýzlar. bi kara. O. Böyle olmakla beraber bir dereceye kadar sevindim. iskelet gibi kuru. parlak gözleri. Bu delikanlý lar. kendimi seyretmeye baþladým. uzun saçý hiç s fakat hoca olduktan sonra baþýmý böyle býrakamazdým. icadým çok sadeydi. ötede kýyametler kopuyordu.ilahi kýzým. saçlarýmý aksilik edip alnýma düþmesinler diye sý rlak siyah gömleðimin. birer birer çocuklarý yanýna çaðýrmaya. Pencerelerden birinin kapalý kepengi. küçük diþli bir çocuk: A Nihayet. * Hatice Haným. 186 Reþat Nuri Güntekin * Kendilerinden kaçmak için saçlarýmý Hatice Haným'ýn yeþil tülbentiyle örttüðüm delikanlý ta edeyim: Evvela. daðdan odun taþýrlarmýþ. fakat yüzü. Aman Yarabbi. baþka k giyinemezdi.) On yaþýnda. Sokakta baþ j açýk gezecek deðiller ya. Odasýnda açýlýp kapanýrken çýngýr çýngý yeþil bir yemeni çýkarýp verdi. gülmemek için adeta dudaklarýmý sýkýyordum. sivri çenesiyle mektebin en þeytan çocuðu. biraz dýþarýda durmalarýný söyledi.. kirli çehreli.Peki kýzým. süzgün. hemen her sualim gibi buna da hayretle cevap verdi: . ine saðarlar. fakat sokakta taþ atarmýþ. mektep hocasý old uktan sonra. Belli etmeden pencerenin önüne gittim. kendime bir kýyafet düþünmüþtüm. sana ettiklerini acý . Ben karýþmam ya. önündeki camý soluk bir endam aynasýna benzetmiþti. Topaç gibi yusyuvarlak.

kimseye kalmaz! Yürü dünya yürü. eðlenir. mezarlarý gibi çocuklarýnda da siyah bir neþesizlik var. Nedense. bakalým ne cevap vereceðiz?" yolunda bir þeyler söylüyor ve tekrar ölümü rine geçiyor. emeðim boþa gitmedi. iþte bu.. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye g irkaç kuþ. Bazen canýma yetiyor: "Gel Hatice Haným!" diye dýþarýya baðýrýyordum. Mesela çift ni gösterirken: "Allah bu koyunlarý kullarým yesin de bana ibadet etsin diye yarattý. Onun. Yýlan levhasýna gelince: Hatice Haným. Renksi udaklarý gülmenin ne olduðunu bilmiyor. Çocuk söz anlamaya baþlýyorlar. Hasta olan köylülerin is i yýlanýn karþýsýna yazmak suretiyle. ciðerlerimle kokl gibiyim! 188 Reþat Nuri Güntekin * Çocuklarýn bu kadar aðýr ve neþesiz olmalarýna Hatice Haným'ýn da hayli yardýmý dokunmuþ. Mektebe teneffüs usulünü de koyduk. temiz bir yataða u zanýr. iþte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neþeli bir hayal di.. hülasa istediði kadar yorgunluktan bitap düþünceye kadar gezer.. Bu köyün evleri. Hatta... bir saatte bir. kafacý-ðým dinlendi" diyor. Zalim ölüm sana çare bul . . ahir zamanýdýr!" kabilinden korkunç bir ilahi okuttuktan sonra iskelet levhasýný ortaya koyuyor: "Yarýn b iz ölünce etlerimiz böyle çürüyecek. Neyse. Yeni baþlayan uykularýn hafif sarhoþluðu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. O vakit bembeyaz. onun acý lezzetini. sýnýfta verilen bir dersi hep birden dinlemeye alýþtýrmak için iki hafta uðraþtým. onlar ne kadar baðýrýrlarsa. Çocuklarý yarým saatte. yorgun 189 ÇALIKUÞU çehreli. Her fýrsatta yavrucaklarý e getiriyor. Evet. Nihayet. ikide birde: "Hay Allah razý olsun kýzým. kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret! Hele bir tan esi var ki. talebelerimi sessiz çalýþ- ÇALIKUÞU 187 maya. öteki levhalar da aþaðý yukarý ayný þeyi ifade etmektedir. donuk gözlü kýz çocuklarýnýn en büyük eðlenceleri. benim istediðim. Gün yaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler. yaþlý baþlý insanlara benzeyen. sýnýf daha sakin. Bu mihnet çekmiþ. kemikler böyle kuruyacak!" diye ölümün dehþetini ve ka anlatmaya baþlýyor. i mýþ sene. kalplerde dünya emelini söndürmek diye öðrenmiþ. emeklerim boþa gidiyor. Fakat. bir türlü bunlardan tat duymuyorlar. durgun gözleri aðýr bir melal içinde ölümü düþünüyo yavaþ yavaþ onlara benzemeye baþlamýyor muyum? Eskiden ölümü ben baþka türlü düþünürdüm. onlarýn tedavisine de çalýþýyor. Duvardaki birkaç tabiyye levhasýný sýrf bu maksatla mektebe gönderilmiþ sanýyo Mesela: "Bu dünya fanidir. ödaðacý ve servi kokularý içinde dilimle tadýyor. çaresiz onlarý kendi hallerine býrakarak bir köþeye çekiliyorum. meraklý oyunlar öðretmeye çalýþýyorum.. bu gürültüyü yavaþ yavaþ söndürmeye muvaffak oldum. sadece bu deðildi. ilk günlerde bütün gayretime raðmen çocuklarla baþa çýkamýyordu aným'ýn sýnýfta yýlan gibi. ýslýk çalan taze deðneklerinden sonra sesim onlara öyle hafif g ki. tüyler ürpertiyor. Bir kuru tabuta koyarlar seni. küpe binerek ha uçan masal cadýsý gibi dershaneye girmesi bana yardým ediyordu. Ko yunlarý kör boðazýmýz zifleniyor da. Allah'a borcumuzu ödüyor muyuz? Ne gezer? Amma. koþar. bu biçare çocuklarý bir parça neþelendirmek. Onlara biraz at ve neþe de vermek istiyordum. onu Þahmeran diye tanýtmýþ. bir türlü kabil olacaða benzemiyordu. bahçenin bir köþesine toplanýp ebani.m edici gürültünün önünü almak. sokaklarý. Onlar seslerini titrete titrete hep bir aðýzdan: "Haramiler gibi soyarlar seni. Þimdi. ihtiyar kadýna göre. güldürmek için ne maskaralýklar yapýyoru Fakat. bahçeye çýkarýy celi. B anýn vazifesini. yarýn girdiðimiz vakit. S leri tatlý bir uyku ihtiyacýyla mahmurlaþmaya baþlar. dersin o kadar kuvvetle zihin erine yerleþeceðine inanan Hatice Haným bile memnun.

ihtiyar kadýn. Çocuk. yavaþça ulaðýný çektiðim zaman bile bana ehemmiyet vermiyor. etrafýna toplanarak Kuran okuyorlar.Sana istanbullu yence derim. bu afacana iyiden iyiye abayý yaktým. hoþuma giden bir hali de. der. * Burada sevmeye baþladýðým üç þey var: Birisi. Hafýz Nuri'nin dik. bir türlü beni saymýyor. Fena halde ürktüm. dedi.Yaðma var mý.. dedim. onu da çoban Hasan'a veririz. aklýn ermez. .Candarma ne yapar? Vehbi. bir seccadenin üstünde kendinden geçmiþ gibi esle bir þeyler okuyarak. Ekseriya. aðam senin boynuna altýnlar tacar. .Bizim gelinimiz ol. en ariler. . kýrýk bir kapý tahtasýný yeþil baþörtülerle süsleyerek meydana getirdikleri tab r sahici tabuttan farký yok. bana çakal sesi daha korkunç geldi. gördüðüm manzara.insan. 190 Reþat Nuri Güntekin Fakat. Ne olursa olsun Hatice H ným'ýn odasýna inmek istedim. ikincisi. Mamafih.Var amma. Küçük..Senin aðan ne iþ görür? . kibir ve inadýdýr. cenaze namazý kýldýrmasý tü petecek bir þey. Buradaki! çocuklarýn hiçbirine benzemiyo . baþtan baþa beyazlara bürünmüþ. sana pabuçlar. belki de bunun için onu bu ka ar seviyorum. hem kýzar. bodrum gibi odanýn kapýsýný açýnca. Aðama ahvereyem seni. kan kýsmýsýn. taraklar alýverir. cestane çetiveririm.. O. parlak gözlerini süze süze yüzüme bakýyordu: .Ne bakýyorsun Vehbi? dedim. uzun öðle tenef lerinde oynana oynana bu oyun adeta bir tiyatro piyesi gibidir ve baþlýca aktörleri Ha fýz Nuri ile Arap Cafer Aða'dýr. istihfafla yüzüme bakarak: . bu parmak kadar köylü çocuðu ne iyordu! ÇALIKUÞU 191 Ayný fütursuzlukla devam etti. korkularýna dayanmak daha müþkül! Gecenin birinde daðda çakallar ulumaya baþladý. küçük Vehbi: Hatice Haným'ýn saltanatý zamanýnda. Aðam. aðzýna zemzem a lar. Cafer Aða. bu memleketin havasýnda insan.. iki yana sallanarak esma teþbihi çekiyordu. bu münasebetsizliði de yapýnca kaþlarýmý çattým. hastalanýyor. . Bir türlü yanlý tüne varacak olursam isyan eder. Onlarýn ehimlerine. . Hiç çekinmeden: . bu küf kokulu. gece rüyalarýma giriyor. Vehbi'nin. hocasýna böyle lakýrdý söyler mi? Iþitilirse senin aðzýný yýrtarlar. sýrtüs çocuk.Sen. Vehbi'nin her hali iyi. o cara cýz. Çocuklarýmýn en sevdikleri eðlencelerden biri de cenaze oyunudur. Ben.. hiç durmayan sesiyle yalnýz gecelerimde. düþüne düþüne baþýný kaþýdý. Vehbi. .Candarma. meþum bir sesle sela vermesi. Vehbi. Dediðim gibi.Sen güzel çizmiþsin be. azarladýðým.Senin yengen yok mu? . Çocuklarýn.unmaz. Hele mezar baþýnda: "Ya Cafer Ibn-i Zehra!" diye bir talkýn veriþi var ki . þen bir konuþmasý var ki." diye uluþurlarken gözümün önünden sýra sýra cenaze alaylarý geçiyor. Hele geceler.Canavarlarý çeser. Aman Yarabbi. kýz çocuklar. sonra: . aký çok gözlerini belirterek ruh teslim edince kýzlar feryat ederek çenesini baðlýyo ra Cafer Aða'yý teneþirde yýkýyorlar. benim saflýðýmla eðlenir gibi: . bir gün bahçede küçük. baþcasýna söyler miyim? dedi. K'leri C gibi telaffuz ederek öyle serbest. Derste yanlýþýný çýkardýðým vakit hem utanýr. ölümü adeta kokluyor. penceremin altýndaki akar çeþme ki. O kadar ki. kocaman bir erkek kadar kaf a tutmasýný bilir. ömrünü sandýðýn dibinde. adeta bana arkadaþlýk ediyor. ezan okumasý. hoþ amma.

Arkasýndaki rengi kay sma entarisinin yýrtýklarýndan beyaz. dedi.O kadar baktýklarýna þükür. bütün kýzlara sorduðum gibi. Derse baþladýðýmýn. bu yarý çýplak çocuðun gözleri. B . "Abam" dediði kadýn üvey annesiymiþ.. galiba beþinci rirken birdenbire kalbim tatlý bir heyecanla çarptý. . ailesinin hali. burada iþittiðim seslerden o kadar baþkaydý ki. bilmede li yaraya dokundum. son derece fakirdi.Benim adým Munise. eski þenliðini tekrar bulmaya baþlýyordu. çektiðim ýstýrap beni aðlatmamýþtý. lacivert gözlerinde dudaklarýma sürünürcesine hissettiðim bir muhabbet lik hissini ben.Senin adýn Zehra mý küçük. 'dedi. Munise hakkýnda Hatice Haným'dan pek az þey öðrenebildim. . bu.Niçin kaç gündür gelmedin? . vakti pek fena deðil. o dakikada kendimi tutmasaydým. kimsesiz küçük bir kýzdýr. . Çocuðu yerine gönderdikten sonra derse baþladým. adýný anmak istemediðim vefasýzlýk memleketle anmýþtým. gözlerini önüne indirdi. Daha ziyade ýsrar etmeyerek baþka bir þey sordum. bari böyle bir küçük kýzým olsaydý! Yazýk. temiz istanbul telaffuzlu ve inanýlma ak kadar tatlý sesiyle: . kývýrcýk kirpiklerinin arasýnda iki lacivert göz parladý. 192 Reþat Nuri Güntekin Korka korka baþýný kaldýrdý. o. Türkü söyleyen bu küçük kýzdan baþkasý olamazdý.Üçüncü sevdiðime gelince. Bana öyle geldi ki. ikinci karýsýný b aldýðý için tekaüt olduktan sonra beþ on kuruþ tekaüt aylýðý sayesinde geçinip gidiyorlarmý Hatice Haným'a dedim ki: . dedim.Abam var hocaným. (Munise. Bu küçük kýz. kýr zisi gibi gülen diþleri. melek gibi güzel çehreli bir kýz çocuðu. birkaç dakika kendimi baþka yerlerde. mektepte yaptýðým gibi. Yuvanýn soðuk neþesizliði içinde baþýný kanatlarýnýn arasýna saklayarak titreyen hasta ve k avaþ canlanmaya. baþýmý pencereye dayayarak gö apamýþ. . dedim. Bir kuþ hafifliðiyle yerinden atladý. baþkasý olsa sokaða atardý. Ayaklan çýplak. . Fakat.Senin annen yok mu? .Yüzüme bak küçük. Bundan sonra gelirim. iþimiz vardý. bu çocuðun kalbinde. Zeyniler'de. sustu. O da bana bakýyordu. Hafifçe çenesini okþadým.Dün akþamüstü türkü söyleyen sen miydin Munise? Bir gün evvel civar bahçelerden birinde ince bir çocuk sesinin türkü söylediðini iþittim. sýçraya sýçraya yanýma Yavrucak. duru beyaz tenli. Benim. saçlarý darmadaðýnýktý. inci eriyle bana gülümsüyordu. . bembeyaz dene cek kadar uçuk sarý saçlý. niçin bu çocuða bakmýyorlar? ihtiyar kadýn. Vücudumun hareketlerine tuhaf bi oynaklýk. inci diþlerinde tatlý bir gülümseme.) . bu mektepte mi okuyorsun? . söyleþime hareketli bir ahenk geliyordu. sesime. yoksa Ayþe mi? dedim. ömrümde ilk defa bugün duydum. beni hýçký-rý hýçkýra aðlatacaktý. öyle tatlý. Ken- ÇALIKUÞU 193 dimde bir fevkalâdelik hissediyordum. Karlar içine gömülmüþ kuþ yuvalarýna düþen sarýþýn bir ýþýk parçasý. Minimini ellerini tuttum: . hocaným. kaþlarýný çattý: . bana n k. ablaya aba diyordu.Sen. Munise.. utana utana baþýný salladý: . Bu çocuk kimdi? Birdenbire nereden çýkmýþtý? Elimle iþaret ettim. Ders verirken gözlerim gayri ihtiyari ona dönüyordu. O. En arka sýranýn ucunda. Babasý ihtiyar bir orman memuruymuþ.Evet. nazik teni görünüyordu.Anlatýþýna göre.Bendim hocaným. bana ýlýk bir ilkbahar güneþi gibi tesi .Abam göndermedi hocaným. hocaným. Yalnýz yaþamaya mecbur olduðuma göre. ona da: .Yanýma gel bakayým.Annene ne oldu? Küçük kýz.

Niçin? . ayaklarý. ona eski entarilerimden birini alelacel e küçültüp dikerken.. Çocuðun. Ben. Bunda biraz benim de kaba im vardý. Bu çocuða. ýlýk.Abam çamaþýr yýkattý.F 13 194 Reþat Nuri Güntekin . ben ömrümde böyle þe k defa hissettim. Çocuk. . gözlerimi ýs mi kesen. yaralý ceylaný kovalayan av köpeklerine dö acaklarýnýn üstünde sert bir çeviklikle sýçrýyorlar. benim kalbimin içine sýzýyor. kýzým. 196 Reþat Nuri Güntekin . her gün mektebe gelemiyordu. göðsüme sýcak bir þeyler iniyor. kýzlarýn yaygaralarý arasýnda keskin bir düdük gibi ötüyordu . Vehbi. Evet. Munise. durgun bakýþlý kýzlar. Küçük kýza karþý duyduðum sevgiyi gizleye-memiþtim. "Ne yapýyorum ben size. Bir gün Munise'nin mektep bahçesinde aðladýðýný. arkadaþlarý pek iyi bir gözle bakmýyorlardý. beþ yýl evvel mi ne. onlardan dökülen damlalar. odama götürdüm. kollarýmda sýkarken duyduðum þeyleri söylemek mümkün deðil. nince delikanlýlar daða kaldýrmýþlar. kâh toprakta yuvarlayarak avurtlarýný þiþi-rerek arý açýk býraktýðý göðsüne fýþkýrtýyorlardý. zabit de onu býrakýp baþka memleketlere gitmiþti. abam tahta sildirdi. Munise'yi yarý baygýn bir halde kuca dým. küçük kýzý. Ben. baygýn bir lezzet sarýyordu. kýzýn küçük yüzüne deðil. Ah. Öyle koþuyordum ki. e'yi kovalayarak bu suyu üstüne püskürtüyorlardý.Bu kýzýn annesi fena kadýn. fýrsat buldukça gizli gizli canýný yakarak aðlatýyorlardý. çeþmeden akan sularýn bi na getirdiði çamur bataðýna girmiþ. leþ kargalarý gibi vahþi çýðlýklar kop ardý. Sorduðum vakit: . herhalde eski bir rüyanýn hatýrasý olmalý. gibi cevaplar riyordu. bir ördek gibi çýrpýnýyor. rüy aklýn almayacaðý þeyler var.Gavurun kýzlarý. Sýnýfta onu okþadýðýmý. Ondan sonra. Küçük kýzý kâh köþede sýkýþtýrarak. ince sesi. aklýmda kalmadý. bu gözyaþlarý. yüzü çam imsiyah kesilmiþti. Deli gibi odadan fýrladým. Kollarý. Bana öyle geliy ki. çeþmeden aðýzlarýna su dolduruyorlar. Çünkü. hemen on dakika. kendi gibi küçük. býrakýn kýzý. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýný temizledim. Aklým baþýmdan gitmiþti. Etrafýmda saçlarýma sürünerek akan bir yaprak seli var. sað ayaðým merdiven dan birini çökerterek içine geçti. bütün vücudumu. dedi. fakat çetin bir yardýmcý çýkmýþtý. Kendimi havanýn boþluðu içinde uçar gibi görüyorum. nered Ne vakit? Bu. için için aðlamakta devam etti. Hepinizi çeserim! Kýzlar. bunlarý yazarken kalbim duruyor. o. Kýzlar. O aðýr ve korkak tavýrlý.Daha ne yapsýnlar? Öyle kadýnýn çocuðuna diba kumaþlarý giydirecek halleri yok ya. bu hücum karþýsýnda gerilemeye mecbur oldular. hasýlý kötü oldu gitti. bahçe görenler fena fena bakýyorlardý. yok. Acaba nerede? Yok. silik hayalde.Olabilir. güzel vücudunu. be. bu sarhoþluðu bir kere daha duydum gibi geliyor. Küçük Vehbi. biraz ihmal ederek Munise ile meþgul oldum. ama bu çocuðun ne kabahati var? Çalýkuþu . yavaþ yavaþ emniyetini kazanýyordum. Hatice Haným. gözlerimi uzaklara dikerek düþünüyodum. Kalbimin izli bir pýnar kaynýyor gibi. bahçeye çýktýðým zaman muharebenin þekli deðiþmiþ b e'ye. o gün. Bu dokuz yaþýndaki yaramazýn kahramanlýðýný unutamayacaðým. Biçare. abama odun toplayýverdim daðdan. Ben. Fakat acaba nerede? Ne vakit? Þimdi. bir jandarma mül u kýzcaðýz daha pek küçüktü. ÇALIKUÞU 195 Munise'ye hücum edenleri korkunç bir çamur yaðmuruna tutuyordu. aðlaya aðlaya köþeden köþeye kaçýy oynunu saklamaya çalýþýyordu. Bu güzel. Fýrtýnalarla örselenmiþ za baklara benzeyen. yapmayýn!" diye ya um ve kendimi göstermeden pencereden baktým. Sýnýfta onu daima kendilerinden uza orlar. Talebelerimi. bu uzak.

ü hrýný hep o çekermiþ. hele gülmeyi bilmeyen þeyler. Munise. Kocasýndan bana selam getirdi. onu kovmaya uðraþýrken. komþunun ineði girmiþ. Anasý daðlarda gezen bi avrusuna. Çocuk iki gün sonra a içinde mektebe geldi. Evvelki gün. Munise. abasýný bir türlü memnun edemez. Ben. onlara elimden geldiði kadar sevimli görünmeye. Evet. ikisinin de tesiri var. Vakitsiz ve haksýz bir mihnete uðramýþ bütün çocuklar gibi. Fakat birçok kimse de memnun kalmamýþ. Muhtar Efendi de iþ ki: "Ben onu ilk gördüðüm zaman pek gözüm tutmadýydý ama. Hatta tup yazmak." Bu iltifata. Ýkimizin de elimizde bir þey yok ki. iki elini açarak bu minimini avuçlarýndaki le bir göstermesi vardý ki yüreðimi eritti. tabii teþekkür ettim. Haným h uyor. derin derin yüzüme baký seyerek: . ilk günlerde o kadar vahþi. Viran dershane adeta temiz ve sevimli bir þekil aldý. Sonra süsün bu derecesini günah sayanlar. Hatta. Munise'nin süsü günlerce Zey-niler Köyü'ne dedikodu sermayesi olm benim iyiliðimden hoþlanmýþ. bir parça yaþamak zevki uyandýrdýðýmý h orum. Hele üç günden beri hiç görünmedi. Bunlar da. Dayanamadým: . Böyle olduðu halde. Bakalým. Pembe bir kurdele ile i an örülmüþ saçlarýna. fildiþleri gibi beyaz teninde mor lekeler. bana. Bunlar. Zeyniler. pek bilmiyorum? Fakat. baban sana acýmýyor mu? Cahilliðime acýr gibi. Üvey annesi. Munise. Zavallý Munise. Abasý onu bir temiz dövdükten sonra ahýra kapamýþ. yabancý bulduðum çocuklar. Munise'de de büyük bir insan ha Benim daha bir iki aydan beri anlamaya baþladýðým bazý þeyleri o. Bu bulaný un gözlü. çürükler gösteriyordu.. he p o dayaðýn izleriymiþ. Bu sözleri söylerken. Þimdi. Bebek oynar gibi seve seve. yine muhtarýn karýsý gelmiþti. geceli gündüzlü didiniyorum. Allah için iyi kýzmýþ. hatýrlarýný hoþ etmeye çalýþtým. onu bir parça süslemeye de muvaffak oldum. Bir iþi olursa bana haber versin. her gün birkaç k miþ.Peki Munise dedim. Bir hafta evvel bahçeye.O bana acýyor. karanlýk ruhlu çocuklar da biraz düþünce. sevine sevine uðraþarak Mu-nise'yi süsledim. sevinçten kýpkýrmýzý oldu. ne düþünerek sandýða kaldýrmýþ. Muvaffakiyetsizliðe uðradýkça meyus olmuyorum. Sonradan anladýðýma göre. ben de ona acýyorum. bir el nasý içinde kendisini gösterdiðim vakit.. yarýn küçük a dair havadis isteyeceðim. Ýki gün kuru ekmek kýrýntýl memiþ. Küçük kýza. zannederim ki. entari biçip dikmek gibi hizmetlerde bile bulundum. Onlardan ziyade kendim için. kýsa etekli lacivert entarisinden. siyah çoraplarýn dan hevesini alamadý. çoktan öðrenmiþ. muhtarýn karýsý birkaç defa da taþ atmýþtý. 198 Reþat Nuri Güntekin ilk günlerde o kadar sade giyinmeye alýþtýðým halde yine beni fazla süslü bulduklarýný. konuþmaktan pek hoþ yan. öyle bir göðüs geçirmesi. bu elbiseleri kim bilir. öyle hissediyor um ki benim hakkýmdaki fikirleri biraz deðiþti. sýk sýk ziyaretime gelen bir ehemmiyetli þahsiyet daha var: Köyün ebes . bu kadar merhamet ÇALIKUÞU 197 fazlaymýþ. lacivert yünlüden kýsa entarisine. Hatta. hal diklerini anlýyorum. þimdi bana daha cana yakýn geliyorla Ben mi onlara alýþtým. ýslak gözleriyle derin derin yüzüme bakýyordu. 30 Kasým Mektebe günden güne daha fazla ýsýnýyordum. yoksa usanmak bilmeyen gayretim sayesinde onlar mý yavaþ yavaþ yola elmeye baþlýyorlar. mektebe pek seyrek uðruyor. çocuðu annesinin gittiði fena yola sap bir teþvik addedenler de bulunmuþ. en küçük ka ktan düþmüþ. dedi. Burada beni beðenen. Galiba biraz da benden utanýp çekiniyorlar. Çok çalýþýyorum. kendimi iþsizlik ve yalnýzlýðýn müzmin melali için. pembe kurdelesinden. Köylü komþulardan bazýlarý ara sýra bana misafir geliyorlar.bir kedi yavrusu gibi eteklerime sokuluyor. uzun siyah çoraplarýna bir yabancý i korka korka bakýyordu.

biçarenin vah haline. Zehra o e þevke gelir de Çoban Mehmet'e bu oyunu oynamaya kalkarsa.Nazife Molla. ne o güzelim tabut. köþeye oturduðum zaman on beþ yaþýdaydým da. Sýnýfýmda yedi. En büyüðü on iki yaþýnda. yahut Ayþe olmayýþýna göre. dedim. beni ötekilerden z de dehþetlendirir. bu çocuðun hasta olduðunu anlamýþtým. karmakarýþýk saçlarý. bahçenin ortasýnda. Ebe Haným. bu saye de epeyce para kazanýrmýþ. çok anlayýþlý ve incel ar. on iki yaþ küçük mü? Ben. 200 Reþat Nuri Güntekin Sýnýfta hiç konuþmaz. bana teessüf etti. Dedikodu yapýyor zannetmesinler diye fazla þey sormaya cesaret edemiyorum. bir gün odada yalnýz bulunduðumuz halde baþkalarýna iþittirmekten korkuyormuþ g . Hasýlý bu kadýn. Zehra. aðýzýný kulaðýma yaklaþtýrdý. ona veriyoruz. Fakir bir kýzc ediyorlarmýþ. þüphesiz bir oyundur. daha dönmemiþ. bu sabah yine gelmiþti. Sýnýfta olduðu gibi. Adý Zehra. Bu ramazan B'ye cer-re gitmiþ. Fakat köy h akkýnda bana. yahut dersi okumak lâzým geldiði vakit birden dik. hesap ve ezber derslerinde sýnýfýn en kuvvetli talebes r. Hiç deðilse bir dilim ekmek yedirir. Çoban Mehmet'le evlenecek Zehra. durduðu yerde bir çay semaveri gibi fokurdamaya." Komþum gittikten sonra. bir nevi delidir. Þimdi. bu cezbe hali artar. o papaz kocasýnda. Fakat onun. Mamafih.Bilirim ama. bahçede de herkese uzak durur. Kadýncaðýz. beni epeyce eðlendiriyor. herhalde baþka yerli bir kadýncaðýz k ze olmasý da bunu gösteriyor. Bu. Fakat Ebe aným. Burada bir ço met var. daracýk alnýyla bir hizada korkunç gözleri vardýr. benim yabancýlarýmdan da deðilmiþ.Kim bu kýz. söylediklerimi baþkasýna söyle gömerler diye. Yakýnda bi r düðün varmýþ da. sonra ilave etti. havadan gelen bir sesi dinliyor gibi yap týktan sonra. Munise'nin annesi için merhamet ve müsamaha ile dolu þeyler da baþýný sallayarak: . teneþir ilahilerine ne o neþeli cenaze oyunlarýna iþtirak eder. Gülmemek için dudaklarýmý ýsýrarak: . aðzý köpürü eye baþlar. gözlerini belertir. Mesela. bilmem neden. Günahýný o çeksin. . eski âdetler kalktý ama. hangisi olduðunu söylediði vakit hayretten donakaldým.Zehra. eski elbiselerimden birini daha buldum. insanýn rüyasýna girse korkutacak kadar acayip bir mahl uk. yahut sekiz tane Zehra var. Komþular sevaplarýna bir iki tencere ile yatak tedarik etmiþler. Zehra. kendi kendine oynadýðý bir oyun vardýr ki. Bunu iþitince hayret ettim: . Zaten bu kýz. Ebe Haným. onun için birdenbire hatýrlayamadým. ben onu seyrederken titreme ye baþlarým. Bu sene Allah nasip ederse hafýzý evlendirecekmiþ. bugünkü ziyaretten asýl maksat bu deðil. meraklý ve eðlenceli þeyler öðretiyor. Fakat. Eski hocahanýmlardan biri gayet güzel mevlit okur. sesim yok. balmumu gibi renk de yine o renkte çilleri. Kendisine göre. acayi p sesler çýkarmaya baþlar. korkunç bir sesle baðýrmaya baþlar. Kýna renginde çalý gibi sert. Sonra. fakat bir þey anlatmak. mektepte talebelerimden biriymiþ. bu kýzýn gelin olacaðýný anlatýrken kendi kendime: "Eyvah. sýrasý düþtükçe hafýzý methediyor.ilahi kýzým. Anlaþýlan bu köyün düðünlerinde çalgý yerine mevlit okuyorlar. dedim.Kabahat. bu öksüzün kimseciði yok. dedim. Bana mevlit okumayý bilip bilmediðimi sordu. bana rdi. gelini köþe oturtmak için benden de bir eski entari istiyorlarmýþ-. bana. Ebe Haným. Ebe Haným? . Ebe Haným'ýn bir hafýz oðlu varmýþ. Aman kýzým. kýrmýzý saçlarý kabarýr. Epeyce kârlý bir iþ bulm i. Ebe Haným. N la güldü: . Anlayamadýðým cihet þudur ki.Benim çocuklar arasýnda gelinlik kýz yok ki Ebe Haným. manalý manalý göz kýrparak bana ümitler veri riayet edersem Hafýz Efendi'ye zevce olabilmek þerefine layýk gö- ÇALIKUÞU 199 rüleceðimi anlýyorum. Zehra'ya gelin elb . Daha ilk görüþte. birkaç günde bir. sokakta kaldý.

Sabahleyin talebelerim bana fena bir havadis g tirdiler. Ortada dönen sözlerden.' Adamcaðýz. Ku ftan: "Yarýn ahi-ret". ç . Ne çare bu zavallý kýza biraz çeki düzen vermeli. kardan çok korkardý. Munise. nisana kadar bir daha lkmazmýþ. b a'dan ziyade. Bu el öpme-merasiminde. bu gece kar baþlamýþ. 17 Aralýk Kar. Tahta kepenk-ler fazla mukavemet etti ve ben. çoban üzerinde ne tesir yaptýðýný göremedim. evvela beni görmemiþti. kuv vetle sarsarken aralarýndan karlar dökülmeye baþladý. Muhtarýn karýsý güzel bir sofra hazýrlamýþtý. Bahçed temiz. hiç unutmayacaðým. Kadýnlar arasýnda da. bir kere yaðmaya baþladý mý. Çoban Mehmet. mahzun olmasýn diye köyün meydaný davul. ayrýca bir kýna gecesi yapýldý. Bu kaba saba. buldum. daha ilk geceden onu býrakýp kaçmasýn. Zeyniler. utan nýma geldi. gelinin bulunduðu odaya doðru götürdüler. Pencereyi açmak için yataðýmdan kalktým. benim için. pek eðlendim. çobanýn parmaklarýmý tutmasýyla býrakmasý u. Gece. Zeyniler. dün gece muhtarýn evinde gelin oldu. elimi tekrar tuttuktan sonra dayanamadý. zurna çaldýlar. beþ altý ihtiyar kadýn. Ben ciddiyetle elimi Uzattým. kendisini. Dün gece. O kadar ki. Haným köþeden: "Mehmet oðlum. adeta tanýnmayacak bir hale gelmiþti. en dertli günü oldu. mahzun bir ninni sesiyle akan çeþme durmuþtu. Öteden beri kar. B nim vaktiyle bir düþmaným vardý ki. Hatice Haným'dan iþitmiþtim. demek yapraklarý bile siyah görünen bu karanlýk ve can sýkýntýsý niem baharý kýþ aylarýnda baþlýyor. l Aralýk Zehra. Aralarýnda. Sonra insan. bir kabahat yapmýþ.isesi dikmeye baþladým. gittikçe artýyor. hemen hemen güzelce bir kýza dön t. yumuþak ý þeylerin içinde yuvarlanmakta bulduðum neþe ve zevki hiçbir bayramda bula . uzun bir kerevetin þiltesi üzerinde sýral en hâlâ onlar gibi baðdaþ kurup oturmasýný beceremediðim için. tam bu esnada ocaktan yüzüme vuran kuvvetli biy çýra aydýnlýðýnda güldü dakikadaki þaþkýnlýðý kadar ömrümde gülünç bir þey gördüðümü hatýrlamýyorum. bir bakýma ana demek olduðu için bu lazýmmýþ. Buna mu kabil genç kadýnlarýn aðýzlarýnýn suyu akýyordu. damadý. utangaç köy delikanlýsýnýn gözlerini yumarak öptüðü eller arasýnda benimki de demek. "Münkir. yeni açýlmýþ badem çiçeklerinden daha güzel bir þeydir. Çoban Mehmet'e gelini teslim etmeden evvel gülünç bir el öpme merasimi yapýldý. Gözlerini bir türlü yerden ayýrmaya cesaret edemeyen Çoban Mehmet. çocuklardan birçoðu mektebe gelemiyor. Mevlit okutuldu. Burada kar. bura âdetlerince. Bunun bir el olduðuna inanamýyor. 15 Aralýk Bu sabah. aptal aptal bakýyordu. öyle gizli bir komedi geçti ki. fakat. "Kýzgýn topuz" gibi kelimeler geliyordu. babasý odunla dövmek için üstüne yürümüþ. 202 Reþat Nuri Güntekin El öpme merasiminden sonra. yollar kapandý. nekir". Öen. yeni e sesi. uyandýðým vakit. Bugün hayatýmýn en acý. güldüðümü belli etmemeye ç vladým" dedim. geline haset edenler b yordu. Geceleri bahçede. hocanýným da elini öp!" diye beni gösterince delikanlý. bir iki pehlivan güreþtirdiler. Zehra. Muhtarýn karýsý Haným baþta olmak üzere. ÇALIKUÞU 203 Zeyniler. Zeyniler. o. Kalýn fanila yakalar içine sakladý ynuna haberi olmadan kar doldurur. duvak yerine yeþil atlastan bir nevi torbanýn içine sokm uþ olduklarý için. soðuktan kýzarmýþ dudaklarýyla titrer ve renkten ren ge girerken neþeden çýldýrýrdým. etrafýmda bir eksiklik var gibi geldi. için için nefret ettiði insanlara karþý ne tatlý intikam vesileleri bulur. galiba. Hiç olmazsa Çoban . "istanbullu Hocaným"a gösteriþ yapmak için göze alýndýðýný anlaþýlýyordu. ocaðýn yanýnda bir çamaþýr s nuyordum. Dikkat edince. yüzüme bakt eldik. ÇALIKUÞU 201 Benim hediye ettiðim gelin elbisesi köyün ihtiyarlarýna yine fazla alafranga görünmüþtü. Meðer. biraz evvel kendi elimle tarayýp süslediðim baþýyla. Daha fenasý. utanýp sýkýlmayý býrakarak. Ne iyi þey.

Muhtar Efendi. köyün bir ambara kaçarak samanlarýn arasýna girmiþ. O vakit. karanlýðýn han lardan kalma bir ýþýk parýltýsý gibi titriyor?. Kollarý boynumda. elin bir mum parçasýyla taþlýða çýkmýþtý. viran bir gemi teknesi gibi sallanan bu sefil ve karanlýk oda. Bu göz gözü görmeyen tipi altýndaki günün siyah bir duman gibi inen akþamýyla beraber. bu rüzgâr sarsýntýsýndan baþka bir þeydi. Munise. Fakat. insan böyle hallerde zaman hissini kaybediyor. bugün büyük bir erkek kadar ciddi ve telaþlýydý. çocuk görünmemiþ. ben sesi tanýmýþ. Kollarýmda içini çekiyor. Munise'yi en sevmeyen arkadaþlarý bile ona acýyorlardý. Onun için lemiþ. Akþama kadar her yeri aradýlar. Bereket versin. Küç ne kadar ehemmiyet verdiðimi bildiði için. küçük bir vücut düþtü. sorduðum suallere aðýr aðýr cevap veriyordu. rüzgârýn gürültüsü içinde ince bir sesin inlediðini iþittik. ona isyan ed rdum. Fýrtýna içinde. Çocuk. 204 Reþat Nuri Güntekin Dýþarýda fýrtýna gittikçe artýyor. oc aðýn kýzýl akisleri içinde birdenbire öyle munis ve mesut bir yuva olmuþtu ki.. Hemen yataðýmdan fýrladým. açýk sarý saçlarý kim bilir. kollarýmýn içine buz gibi olmuþ. Dakikalar geçtikçe Munise'nin yüzü kýzarmaya. erkenden yataðýma girdim. Zavallý küçük kýz. Munise'nin hâlâ bulunmadýðýný anlat morarmýþ avuçlarýnýn içini gösteriyor. þu çocuk gözlerindeki minnet! Dünyada. tekrar mumunu yakmaya uðraþýrken. ÇALIKUÞU 205 Çocuðu soyduktan sonra kendi yataðýma yatýrdým. Yataðýmdan doðrularak kulak verdim ve geceni bir insan iniltisi iþitir gibi oldum. gözlerine fer gelmeye baþlýyordu.. kendine gelir gelmez ilk sözü "Bir parça ekmek!" diye yalvar ak oldu. kollarýmda baygýn gibiydi. bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir þey muyor. bu fýrtýnada baþka köy bir yerde soðuktan donup öldü. "Munise" diye haykýrarak demirlerine sarýlmýþtým. Vehbi. Zaten gürültü de kesilmiþti. Rüzgârdan baþka ne olabilirdi? F yýr. üvey annesinden çok korkmuþ.hýçkýra hýçkýra að Son kuvvetini tükettiði anlaþýlan Munise. saçlarý d nin içine karlar dolmuþtu. ben onu göðsümde sýkýyor. kim bilir. kendi kendime utanýyordum. Cevap yok. biraz sütümüz vardý. aydýnlýk. kaþlarýný çatarak "Gitti fakir kýzcaðýz. bu gece ncittiði için lambamý söndürdüm. ihtiyar kadýnýn elindeki mum birdenbire Karanlýkta. Hatice Haným. Hatice Hamm'la onu ýsýttýk ve kaþýk kaþýk çoc dýk. içim ümitsizlik çöktü. Niyetim Hatice Hamm'ýn odasýna uðrayarak onu uyandýrmaktý.. sarý saçlarý bileklerimden dökülerek. * Kaç saat geçtiðini bilmiyorum. Dün akþam. artýk konuþmaya baþlamýþtý. Sesim. Kapý açýlýr açýlmaz içeriye karlý bir rüzgâr doldu. b nra kapýya gelip yalvaracaðýný zannetmiþler. . omþulara haber vermiþler. karlar ve karanlýklar içinde uzun müddet kalamayacaðýný. nerelerde gömülü. Samanlar insaný yatak gibi sýcak tutuyormuþ. kurtlar ye Akþama doðru Vehbi'nin bu þüphesi büyüklere geçmeye baþladý: "Çocuk. Dýþarý çýkarsa tutup yine eve götüreceklerini biliyormuþ. Hayata zalim ve haksýz bir þey diyenlere ilk defa inanýyor. Yüzü mosmof. Vehbi ile sýk sýk bana havadis gö deriyordu. Mezarlýk tar afýndaki kapýyý vuruyorlar gibi bir ses iþitmeye baþladým. Biraz evve ayata gösterdiðim emniyetsizlik için. ihtiyar kadýn b r kere daha seslendi. at. Hatice Haným: "Sen kimsin?" diye baðýrdý. hangi acý ile için için aðlýyordu? Ah. Hatice Haným erkek gibi kalýn sesiyle: "Kimdir o?" diye baðýrdý. ya canavar paraladý!" diyenler oluyordu. baþým ateþler içinde. pencere kepenklerini zorlu hücumlarla sarsýyordu.eresinden kendini bahçeye atmýþ. Kapýyý birdenbire açmaya cesaret edemedik. soluðum kesilmiþ. fakat saatler geçtiði halde. omuzlarýma bir örtü alýp a adým. Hatice Hamm'ýn mangalýnda ýsýttýðým fanila ovuþturmaya baþladým. Köy delikanlýlarý ellerinde yanar çýralarla sokaklara dökülmüþler reye gittiðini anlamak bir türlü mümkün olamamýþ. bugün çok acýkmýþ. Fakat o da bu sesi iþitmiþ. kim bilir.

Ben. . bana býrakýrlarsa ne kadar mesut olacaðým Yarabbi! O vakit ne geceden. baþkalarý gibi deðildim. Müh208 . Ara sýra derin derin içini çekiyor ve dolu dolu öksürüyordu. bu zavallý küçük esiri kurtarmaktan daha iyi bir yere sarf ed bilir miydim? Fakat. Ben. ilk neþesinin sönmeye baþladýðýn um yoktu.Mademki bu kýzý." d avutmuþ. baðrýma basayým. Kendime evlat edeyim. bakalým bir iki yerde ümidim var. Vallahi bu çocuða kendi evladým gibi bakarým. yüreklerini r e geçirmek için zihnimde adeta nutuklar hazýrlamýþtým. Çok sevindiðim. Bütün gün "Hocaným mutlak bana ekmek verir. senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum. Daha olmazsa annemden kalan birkaç p mücevheri verecektim. 18 Aralýk Bu gece yine. yataðýmda. onu öpmek ve hýrpalamak isterim. bir akþamüstü. Sözümün sonuna gelirken yüreðim çarpýyor. Vermeyip de ne yapacak. boynumu büküyordum. on kuruþ da veririz. Hatice Haným'ýn dudaklarýndan çýkacak kelimeye baðlýymýþ gibi. hayatla barýþtým.Fena olmaz. onu kendime evlat etmek istesem razý olurlar mý? Benim de kimsem yok. Her þeyi tekrar seviyorum. bunu bir zamanlar baþka küçükler için ümit etmek çýlgýnlýðýna kapýlmýþtým. Ýhtiyar kadýn. Acaba ben. dedi. 206 Reþat Nuri Güntekin Munise'de neticesiz bir rüya uyandýrmaktan korkar gibi yavaþ bir sesle Hatice Haným'a de dim ki: . gözlerini kapadý. Munise. akþamki vakayý anlattým. ellerimi öperek "Anacýðým. ihtiyar adam. ÇALIKUÞU 207 Zeyniler. hakikaten sevap iþlemiþ olursunuz. biçare e ziyan olacak. Munise için h avadis sormaya geliyorum sandý. dedim. Bu kadar kolay ele geçireceðimi Akþamdan beri saatlerce düþünmüþ. Cevap vermeden Munise'yi g . iyi olur. O "Peki!" derse babasýný da razý ederiz. Yarýn muhtarla konuþalým. edebilecekleri itirazlara cevaplar bulmuþ. sevinçten nasýl çýldýrmadýðýma hayret ediyorum. kendi elimle büyüteceðim. duygularýmý sözle anlata tlaka karþýmdaki-nin boynuna sarýlmak. Ben. Görüyorsunuz ki. mesut edec eðim.Zavallý çocuðun en büyük ümit yeri benmiþim. litreye tit uzatýyor. Olmazsa eline beþ. Yarýn sabah Munise'yi yine eve götürmek lâzý içimde sönük bir ümit yok deðildi. kalbime gömdüðü inileri öldüren sen olduðun halde bu gece. çocuðun parlak gözlerine bir gölge düþtüðünü. gözlerim kararýyord lmayacak bir þey için yalvarýr gibi ellerimi kavuþturdum: . Onlarý.Babasý zaten öteki çocuklara bakmaktan âciz. hiçbir zaman elimize geçmeyec karþý duyulan o ümitsiz ümit. galiba gözlerimi uyku tutmayacak. O dakikada. Biraz sonra.Bu küçük kýzý bana verin. sonra: . Munise bir canlý oyuncak gibi kollarýma býrakýlýyordu. Onu. hiçbir þeyden korkum kalmayacak. gibi sözlerle beni teselli etme ye baþladý.Pekâlâ kýzým. sakalýný çekiþtirerek bir zaman düþündü. Çocuk..Demek Munise'yi bana vereceksiniz? .. ne fýrtýn ne sefaletten. Muhtar Efendi. düþünüyordu. Artýk. Hastalar gibi mesut olanlara da ge celer öyle uzun geliyor ki. Acaba ermezler mi? Bu çýlgýn arzum.Daha bulunamadý ama. Bu çocuðu. Çünkü ayný korku bende de uyanmýþtý. Çok güzel bulduðumuz için. Ben. evlerine istemiyorlar. Ben. Kâm-ran. sarý saçlarýnda ocaðýn mesut kýzýllýklarý ti . anacýðým!" diye aðlamaya baþladý. iþte bunlarýn hiçbirine hacet kalmýyor. gözlerini ocaða dikmiþ. . mesut olduðum vakit. ömrümde bu kadar güzel bir ümit sözü iþittiðimi bilmiyorum. Aðýr aðýr baþýný salladý: . Sabahleyin Hatice Hamm'la beraber muhtarýn evine gittim. edi. fakat e kucak kucaða öldüler. bu satýrlarý yazarken.

O vakit ben de onun nazik bileklerini ellerimin içine alýyorum. sofalara. ihtiyar kadýnýn çatýk yüzünü bile güldürmüþtü: . dedim. Zeyni Baba'nýn kandillerini yakmay inceye kadar gezdik. bir asilzadeye benzedi. ara sýra -köyde duyarlar da bizi taþa gömerler.Niçin olmasýn? . Onu bir parça daraltýp kýsaltarak ona koket bir kostüm yaptým. Bazen. Bazen. par ehdit ederek: . Hatta.Sen. 14 210 Reþat Nuri Güntekin Bu çocuðun öyle ümit edilmeyen tuhaf sözleri var ki. Bu fakir köy çocuðu. Munise. diye tekrar ettim. Neþemiz. böyle bir bayram. Kar. asýl iyiliði kendisinin bana ettiðini bilmiyor. onu daima kendisine göstereceðimi vaat ettim. Halbuki. . daha iyi olur. Her halinde. son derece minnettar. bu elbise nde. Munise ile sevincimizden odalara. üstümüze beyaz çiçeklerini döken kocaman bir yasemin Zeyniler. onu yanýma almakla bir fedak iðimi sanýyor. Aksaray'dan bahsetti Munise'yi bana vermeye razý oluyordu. küçüksün. bir þey söylemeden gülüyordu. Geldiðinin ikinci günüydü: . buna hayret etmiþtim. sýðmýyorduk. bir içim su.kapýlarý. Fakat. dudaklarýna sürmeye baþlýyor.. derslerimden artakalan bütün saatlerimi Ona ne biliyorsam öðretmek istiyorum. dedim. . gökyüzü bana. Çocuk bana. mezar taþlarý arasýnda top muharebesi yaptýk. böyle þenlik görmedi. Akþamdan evve . birkaç saat içinde nazlý bir küçükhaným halini almýþtý. undan eminim. korkunç. Bu küçük kýz. Kahkahalarýmýz. karanlýk mektebi bugüne kadar. Ben. Evvela. yavaþ yavaþ sallandýkça.F. zalim bir insan diye düþünüyordum. bir gün evvelki þiddetini kaybetmiþ olmakla beraber hâlâ devam ediyordu. her sözünde ince bir sevimlilik var. Kýz.Reþat Nuri Güntekin tar Efendi de o dakikada iþte böyle bir tehlike geçirdi ve sadece buruþuk elinin bir def a öpülmesiyle benden kurtuldu. saça lardan uyuþmuþ kuþlarý uyandýrýyor gibi tavanlardan þen cývýltýlar geliyordu. kendi kendime güleceðim geliyor. Al faniladan bir elbisem va giyemezdim. batýdan doðuya gibi göründü. muhtar. Çocuðu mesut etmek mden geleni esirgemeyeceðimi. Hatice Haným. her þeyi öðreteceðim diye Munise'yi Allah esirgesin. Çalýkuþu . Günde bir saat Fransýzca ders veriyorum. ufak tefek. çocuðu elinden tutarak bahçeye çýkardým.Olur mu abacýðým? . alýklý düþkün bir ihtiyardý. aðza alýnýnca eriyen fondan þekerleri gibi bir þey oldu. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrarak bana bakýyor. birbirimizi kovaladýk. 30 Aralýk Munise ile öyle canciðer olduk ki.. resim ya ptýrýyorum. birdenbire. iki saat sonra. hiç sebepsiz yanýma yaklaþýyor. karýþýk bir rüyayý anlatýr gibi tereddütlerle Sarýyer'den.Haydi artýk içeri gîrin. Munise. Munise'nin babasýyla beraber mektebe geliyordu. bu ad amý fena çehreli. diyorum. minimini parmaklarýný birer birer öpüyorum. bilâkis. fakat kýrk seneye yakýn bir zamandan beri memleketini görmediði ni söyledi. hasta olacaksýnýz. Munise'nin annesi herhalde dedikleri kadar adi olmayacak.Munise.. derken tatlý tatlý sýrýtýyordu ÇALIKUÞU 209 Üþümek mi? insanýn içinde güneþ yanarken üþümek mi? Bu akþam. Tatlý tatlý gülümseyerek yüzüme bakt ..Çalýkuþu! Sen. Bana. * Zeyniler'in. Zavallý küçük. pencereleri ka ak ona bir parça dans bile öðretiyorum. adeta izzetinefsime dokundu. istanbullu olduðunu. .Yalan mý? Koskoca kadýným ya. fakir. ellerimi tutarak yanaklarýna. abacýðým.Seni þeytan seni. nasýl anlatayým. istersen bana anne de. sana nasýl anne derim? Bu sözü. Hacý Kalfa'nýn Mirat' eksin. Neden ben küçük olayým? Ben yirmi yaþýný geçmiþ koskoca kadýným. þimdi sebebini anlamaya baþlýyorum . Fakat ona çok acýdýðýný hissettim. üþüyeceksiniz.

Senin yüzünde insan ayna gibi kendini görüyor. bir aydan beri el sürmemiþtim..Sen.. Ýkimiz yan yana aynaya bakalým. hem de bir yandan hoþlanýyo um. geçirdiði küçülj eliyle.Keþke bunlar. gel. süsü çok sevmesi. fazlaca koket olmasý.Kuzum. onun aklý baþýnda bir kýz haline getirmeye çalýþýr gibi koket yapacak. Bir parçacýk baþým aðrýyor. Ben. damga olmuþtu. çocuðum. Hatta. Munise ile oynamak benim zaten Allah'tan aradýðým þey. Yazý yazmaktan. saatlerce uykusuz kaldým. Kendin gib ir. ince þirin yüzüyle bir melek gibi güzeldi. Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým. yine yüzümü okþuyordu: . kimseye benzemeyen baþka bir þey var!" diyenlere hak verecek gibi oluyordum.Sen daha gelin olacaksýn abacaðým. duru beyaz teni. dedim. gözlerim karanlýða dikili. Sende. Bebek oynar gibi. Zarfýn üzerindeki yazýyý tanýyordum. neren aðrýyor? Yüzün sapsarý. diyordu. Mektup ondan geliyordu. dedi. çocuðun aðzýný kapadým: . Hem de mesut günlerin yazýlacak nesi olur ki? Bir aydan beri derin bir gönül sükûnu içinde yaþýyordum..Nafile abacýðým.Bir þeyim yok. yanaklarýmý okþayarak: . aklýma geldikçe hem kýz anneleri gibi heyecanlanýyorum. Zarflar. eliyle burnumu. saçýmýn iki tarafýna teller takacaðým. Faka t memnun görünmedi. kimden öðrenmiþ bilmem ki? Þimdi neyse ama. utana utana: . zalim bu mektuplarda. dedi. on dört-on beþ yaþ. Baþýný daha ziyade yaklaþtýrýyor. defterimi benden baþkasý okuyacak deðil ya. benden o kadar büyük deðilsin ki abacýðým. bu küçük kýz! Ben. Saçlarýnýn benim saçlarým gibi olmasýn ormuþ. Munise'nin ayna karþýsýnda süslenmesi. Gizli gizli gözüne s kmeye uðraþýyordu. Büyük bir kararsýzlýk n oluyordum. kim bilir bana neler söylemeye cesaret ediy . ben görmeden yolda kaybolsaydýlar. Munise yüz bulmuþtu. . * Küçüðümün bir hali de.. beðene beðene kendisine gülümsemesi ndirmiyor deðil. Munise. Gece yataðýmda. ben senin gibi güzel deðilim ki. birkaç seneye kadar genç kýz olup çýkarsa birini bulup sevmeye. 29 Ocak Defterime. kendimi güzel zannettiðimden çok güzel yor: "Feride. dün kýzara bozara benden bir ricada bulundu. sana benzemiyorurn ki. tik tahminimde yanýlmamýþtým. o kadar emekle düzelttiðim saçlarýný karýþt layayým.Abacýðým. Aynanýn içinde gülüyor. Kendimi toplamaya çalýþarak gülümsedim: . 212 Reþat Nuri Güntekin Zeyniler. sen kendini bilmiyorsun. Seninle biraz bahçeye çýkarsak geçer. lacivert gözleri. Yazýk ki devam etmedi. Rafýn üzerinde duran küçük aynayý aldý: . herhalde daha fazla iþlerim va rdý. abacýðým." Zarflan avucumda buruþturduktan sonra ocaðýn yanýndaki rafa fýrlattým. Merkez Rüþtiyesi muallimlerinden Feride Hanýmefen-di'ye. Onlarý görür görmez içime bir at iðini. dedim. Pencereye baþýmý day dalgýn dalgýn uzaklara baktýðýmý gören Munise: . üzerleri mavili... Munise. saçlarýnýn örgülerini çözerek istediði gibi tarayýp fýrçaladým. dedi. dün elinde yanmýþ bir kibrit ucu da yakaladým. . içlerinde ne olduðunu bilmeden: . Bu münasebetsiz çocuðun saçmalýklarýna gülüyor.Daha iyi ya çocuðum. Küçük kýzý dizleri sýna aldým.Abacýðým sen kadife gibisin. yüzsüz. beni buluncaya kadar elden ele dolaþmýþ. Elimle. Neler söylüyorum? Ah. Maskara.Bir daha böyle bir þey söylersen dudaklarýný koparýrým. evlenmeye kalkarsa fena.. Elimi sürmeye cesaret edemeden bir tanesinin üstündeki adresi okudum: "B. Ben koket ruhlu kýzlardan öt hoþlanmam ama. Fotoðraf çektiren kardeþler gibi baþ baþa verdik. Ýki gün evv n geçen bir posta arabasý benim için dört mektup býrakmýþ. birbirimize dilim duk. kýrmýzýlý yazýlar. ÇALIKUÞU 211 Bunlar.Nemelâzým abacýðým.

diri getirir derler. aðlaya aðlaya uyandým. kývrýla kývrýla yanmaya baþladý. Biterken ikincisini. odanýn havasýna bir zehir neþreder gib ni.Ne bileyim abacýðým? Sevdiðinden olmasa böyle aðlar mýsýn? Bu çok bilmiþ bücürün sözlerinden ve gözyaþlarýmdan utandým.Nerede onlar? dedim. Üzülmeseydin o vakit ya l iþte. karþýmý re olan bir insan varmýþ gibi susuyorduk. Ben bir þey yaptým ama. Zarf. Karanlýk bir yerlerde dolaþýyor önüne gelene: 'Feride buralarda mý? Al için söyleyin! diyordum. Mektuplar orada yokt . et söylemeye mecbur oldu. Bu hale bir nihayet vermek lâz vermiþtim. içime dayanýlmaz b lýk acýsý çöktü. senin sevdiðin birisinden geliyor. Gözlerim gayri ihtiyari ocaðýn yanýndaki rafa giti. yalvardým. gözleri kap ÇALIKUÞU 215 nýn rengi bile solmamýþ. onlar galiba. Fakat annen demek olan bu ihtiyar kadýný daha ziyade aðlatmak doðru mu? Teyzenin rüyasý o günden beri benim de rüyam Ne vakit gözlerimi kapayacak olsam seni uzak bir memleketin karanlýk bir odasýnda. Oda karanlýktý. ince yazýlarla dolu bir kâðýdýn yavaþ-yav hammül edemiyordum. . Ne yapayým. birdenbire eðildi elini ateþe sokarak son mektubun bir parçasýný kurtardý. omuzlarýndan tutup sarsmamý bekliyor. bunu býrakamazdým. Sonra. r ÇALIKUÞU 213 Aradan iki gün geçti. nefretle bakýyordu. Yüzü örtülü kadýn beni elimden tutarak tekkeye benzeyen loþ bir ye u: iþte Feride þurada yatýyor. Fakat ötekiler yandýktan sonra. Çocuk. Kâmran? Annemin sözlerini sana aynen yazdým.ordu? Birkaç defa lambayý yakarak onlarý okumak istedim. . Munise. bir ucundan ince bir duman çýkarak için için nmaya baþladý. Çocuk. . sana ispat . . Bak. yalnýz ocakta bitmeye yüz tutmuþ bir çalý demeti ara sýra parlayýp sönüyord rdan birini ateþe fýrlattým. o nasýl lakýrdý? diye baðýrdým. ötekiyle mektuplarý elime tutuþturmaya çalýþýyordu: . so Munise. Boðaz hastalýðýndan öldü' dedi. Müzmin hüznüm. aðlama. dedi. . deðil Feride'yi yakýnda göreceðim. teessürden göðsüm týkanarak.Ben onlarý yaktým abacýðým.Ne yaptýn Munise? dedim.Küçüðüm. Baþýmý bi koyarak yavaþ yavaþ aðlamaya baþladým. .Abacýðým. zarfýn gevþeyip açýldýðýný. Ben onlarý yakmadým. anlayamadýðým bir hisle göðsüme sokulmuþtu. Son mektup ötekiler gibi birdenbire tutuþmadý.. bilmem darý-lacak mýsýn? Birdenbire döndüm. nefret ettiðim bir düþmandan geliyor. sen pek üzülüyordun. baþýný eðdi: . Beni bir tarafa býrak. Mektuplar birer birer yanarken. Munise'ye de geçmiþti. Yalnýz þu satýrlar kalmýþtý. Ölü. bir eliyle baþýmý okþuyor. Kalbimin bir parçýsý-ný onu da attým. Bir rüya gördüm!' dedi. O acý ile.Yumurcak. Mektuplarý hâlâ orada duruyor. Ýnat ettim. Mektuplar 214 Reþat Nuri Güntekin benim sevdiðim bir insandan gelmiyor.Al abacýðým. Onl arý okumak ayýptý. beni hasta eden bu kâðýtlara kinle. Sakin sakin aðlayarak þunlarý söyledi: "Rüyamda onu gördüm. sana mahsus öyle söyledim. "Annem geçen sabah yüzüme bakarken aðlamaya baþladý: 'Ne var anne? Niçin aðlýyorsun?' diye Evvela söylemek istemedi: 'Hiçbir þey yok. gönlümden geçenleri biliyor gibi. evlatçýðým.. . Fakat mademki bir kere söyledin. Sýra dördüncüye geldiði vakit. Fakat kendimi zapt ettim. keþke bu sözleri söylemeseydin. Baktým.Abacýðým. Zavallý kýz derdimin nerede ni biliyor. gözl . deðil mi. benim için tenezzüldü. * Onu ancak çocuðu uyuttuktan sonra okumaya cesaret ettim. titriyordu. Küçük kýz. için için eritiyordu. benim þiddet göstermemi. Gel seninle beraber yakalým onlarý.

merdiven basamaðýna oturmuþ bir þ yazýyor. Zeyniler. yü rine bulaþtýrmalarýndan korkuyorum. Geldiðinizi göremedim. hatýrýn kalmasýn ama sana: "Ayý Dayý" adýný takanlarýn yerden göðe kadar a kadýn varmýþ da ne diye beni kibar kibar söyletiyorsun.Dayanýr Doktor Bey. hiç telaþ etmedi. Benim sinirlerim kuvvetlidir. Ama biraz durun da n ineyim. Öðleye doðruydu. Kapýda burnundan havaya soðuk dumanlar çýkararak eþinen güzel bir atýn yüzünü okþadýktan so m. taze yüzün. þiþman bir askeri doktor. boz renkli ceketi üzerinde kocaman siyah sakalýný görebild m birisine: . Geçiniz yukarý. yaz býyýklý. Sevap larýna biraz yiyecek veriyorlar. Jandarmalardan biri i aðýr yaralý olarak Zeyniler'in misafir odasýna getirilmiþ. Avlu. çarpýk bir sofadan ibaret viran bir hayat. yüzbaþým. birdenbire durdu. karanlýk olduðu için lamba yakmaya mecbur olmuþlardý. Seni misafir odasýna çaðýrýyorl . dedi ve bana döndü: ." Mektup parçasý burada bitiyor. Postacý soyan birkaç serseri ile jandarma arasýnda bir çarpýþma olmuþ. Kâmran. Seninle artýk iki düþman bile deðiliz.Yüzbaþým. taþ çatlasa kýrktan fazla deðil. yaranýn üstüne türlü müzahrefat yapý ektep. Silah sesleri seyrek fasýlalarla on dakika kadar devam ettikten sonra durdu.Her zaman olur. avluda yüzü seçilmeyen birkaç kiþi ile konuþuyordu. havadisi öðrendik. Ehemmiyetli bir þey deðil. ihtiyar doktorun "Yüzbaþým" dediði adama takýlmakta j devam ettiðini iþitiyordum. Hiçbir þeyden korkmayýn.. öteden beri. hastalýk gibi sebeplerle yoluna devam edemeyen yolcularý burada barýndýrýyorlar. Ben geliyorum. Beþ dakika sonra ihtiyar doktor. Adamcaðýz. Gördün mü. Yapýlacak þeyleri ben size tarif ederim. . medrese görmüþsünüz. jandarmalar eþkýya kovalýyor. dedim.] ÇALIKUÞU 217 ma þaþýyorsun. Munise'nin tahmini doðruymuþ. ehemmiyetsiz bir pansuman. nasýl keklik gibi sekiyor? Þimdi istersen yaþýný da aðýz. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayarak yukarý çýktým. Bu sabah.Yahu. görüyorsu ki. Fýrsat buldula hemen kocakarý ilaçlarýna baþvururlar. bir ara. babam söyledi. küçük Vehbi. iki basýk oda ile merdivenli. beni pek eðlendirir. Çehresini yandan görüyordum. ama hiç görmeyecek iki yabancýyýz. O kadar ki. vaka malum. yüzbaþým. Fakat. canlý ve sevimli bir yüzü vardý. fakat M nise. ben arkada misafir odasýna gittik. Mutlaka yine fena bir kelime söyleyeceðini anlatan sert bir kahkaha ile gülerek baþýný çevi ce beni gördü. kocaman çizmeli. bu muallime istanbullu.Kýz hocaným. ister misiniz. siyah saçlarýn. yalnýz bilmem içiniz dayanýr mý? . Yarabbi. Onlarýn doktora da emniyetleri zayýftýr.Hemþire Haným. tersyüzü geri dönmeyi ak lýmdan geçirdim. sen kâinatta hangi hadiseye böyle koyun gibi bön bön rdiveni çýkýþýndan anladým. . gel be. dedi. Böyle delidolu sözler. ama aðýzlarýna. kusura bakmayýn. kalýn kaþlarý.erin kapalý. k ar. . birbirimiz iç.iþte bunda yanýldýn Doktor Bey. Yapýlacak þey. bizi her þey birbirimizden ayýrýyor. Merdivenler yufka gibi. bu adam konuþu adar kaba hatta ayýp kelimeler kullanýyordu. Kendi kendime güldüm: . geç vakit bataklýk tarafýndan silah sesleri gelmeye baþladý. Haydi geçin þimdi. Nereden anladýðý. Burasý. bana sadece teyzemin matemini anlatýyordu. deðil mi? Ah. çabuk zarnýný (çarþaf olacak) giyin. soluk soluða mektebe geldi. beni elimden yakalayarak: . Fakat bakýlmaya muhtaç Kendim biraz sonra gideceðim. Ben korktum. adan konuþmaya baþladý: . çizmeleri altýnda merdivenleri çatýrdatarak yukarý çýktý.Efendim. 5 Þubat Dün gece. Hemen çarþafýmý giydim.Hekim çaðrýyor. Gece. Kalýn kaputlu. ayak-lanýnc bakýverirsiniz artýk.Kim çaðýrýyor? 216 Reþat Nuri Güntekin . Vehbi önde. bir yaralýmýz var. ikimizi birden çekeceðe benzemiyor. efendim..

evini falan sorsam söylemezsin. þuursuz fil azmanlarýnýn tam tersine ufacýk.. . sýzýn var mý? .Hayýr teþekkür ederim.Evet. Midesini tabanýnda farz eder rine göre karþýsýna dikilenlere duman attýrýr. biraz yatayým dersen o baþka. n. Allah'a þükret la sapmadý o kurþun. Sen bir haftaya kadar dipdiri ayaða kalkmak ister misin? Yok. bak nasýl biliyo rum.Sen. Nerede isterlerse çalýþýrým. Ben. neþeli. Ben.Kýmýldama.Ah benim sevgili ayýlarým! Dizkapaðýný elmacýkkemiði sanýr. zarif -hatta ihti ar olduðum için güzel sýfatýný da ilave edebilirim. bunlarý yutar mýyým sanýyorsun? Yumuk yanaklarýna gömülerek tatlý tatlý gülümseyen beyaz kirpikli gözleriyle ta gönlümün iç vam etti: ÇALIKUÞU 219 . . maksadým bu. Asýl sebep baþka. Nihayet. dedi. Yine gülerek omuzlarýný silkti. . sýhhatli. Söyle bakayým nereden düþtün buralara? Bu kaba saba asker doktorunun çið kelimeleri. Aðrýn. . vücudu ve yüzü bir asker y adamcaðýz yatýyordu. Aramýzda bir iþaret kâfi. adresimi de býrakayým sana. Burada bir muamma var.Bu yaþta. bu kýzcaðýz ne derse yapacaksýn. dikkatli dikkatli yüzüme bakýyordu: . bu çehre ve yaradýlýþla mý? Sen doðruyu söylesene bana. beni tanýdýðýnýzý iddia etmeyeceksiniz. ihtiyar doktor biraz düþündükten sonra: .Þahsýný deðil. küçük bebekler gibi a meleri ezip büzmeye. 218 Reþat Nuri Güntekin . buraya gönderdiler. Hemen þýmarmaya. Geçer molla. acaba bir yerden mi tanýyordu? Mamafih. sade elmacýkkemiðim az sýzlýyor. aileni.Mamutlar gibi mi efendim? Beþ aydan beri zorla içime hapsettiðim yaramazlýklar yeniden taþmaya baþlýyordu.Deðil. Odalardan birisinin kapýsýný açtý. Kim olduðunu.Sana bir küçük hizmet etmeme müsaade eder misin? Seni daha iyi bir yere göndertsem ister misin? Benim tek tuk bildiklerim var Maarifte.O ipiri. Bu teklifsiz sözlerde garip bir ehemmiyet vardý ki. nev'ini. çok þükür.güzel bir kibar çocuðu. alay eder gibi ir sesle: . Ayný gür kahkaha ile gülerek: . Günün birinde canýn sýkýlýrsa ba az. bir þey kalmaz.Yok. Doktor.. eliyle yaðmurluðu kaldýrarak nmaya çalýþtý: . Hatta. hatta bi da güldüm. Hizmet etmek istiyordum. maskaralýk yapmaya baþlarým. Öyleyse. bunlarý söylerken o. nev'ini tanýrým kýzým..Teþekkür ederim. Yaraný o deðiþtirecek.. Bu adam beni. saf yüzünde komik bir hayretle gülmeye baþladý. ciddi görünmeye çalýþarak: . Doktor: .. Eðer ev ilacý falan diye bir halt ettiðini . Sor Aleksi n daima söylediði gibi..Sen ne arýyorsun burada? Bu sefer de ben þaþýrdým. Hem de rla. buraya hizmet için geldin? Sýrf maarife hizmet için öyle mi? . dýn mý? Doktorun artýk o. Derin karýþtýracak deðilim. Fakat fedakârlýklar öyle kolay gitmez. deðil mi? Bak. hiç fütursuz peçemi kaldýrdým. Doktor Bey. çok âlâ. Doktor Bey. maalesef yeryüzünde çok azalmaya ba i. bur asý rahat geldi de. Herhalde doktor. gürültülü kahkahalarý altýnda derin bir rikka meye baþlýyordum. .Ben muallimim. Çarpýk bir kerevetin üstünde. ben de iþi iraz maskaralýða vurmaktan korkmadým. Ýnsanlýktýr bu. temiz bir adamdý. biraz ferahladýn mý? diye seslendi.. Yaralý. .Çok âlâ. Sen. Hatta.. çok gün görmüþ. Ýhtiyar doktor. yerimden memnunum. Gözlerime bak bakayým. maiþet derdi de deðil. yine güldü: .. kýzým.Nasýlsýn molla. bana hiç yüz vermeye gelmez. yer ayýrt etmem.Zannederim. saklanmaya çalýþýtýkça m.Demek sen.. kollarýný kaldýrdý. ikimiz de sustuk. insana o kadar emniyet ve yakýnlýk hissi veren bir çe resi vardý ki. yat. açsana yüzünü bakayým.

Zeyniler. .Aman hocaným aþaðýya iki efendi geldi. Minimini vücuduna göre bacaklarýný tuhaf bir surette açarak öyle azametli bir yürüyüþü vard Kapýdan içeri bir adým attýktan sonra durdu. arkadaþýmý takdim edeyim: "Vilayet Nafia Mühendisi Mümtaz Bey. Ne mizer. eli ayaðý titreyerek iç adar telaþlý ve heyecanlý görmemiþtim. deðil mi? Fakat ben. Ýhtiyar doktor. dedim. Ötekine gelince o..am." Ben lakýrdý olsun diye: . Böyle hastabakýcýya düþeceðimi bilsem.Muallime Haným mý? Teþerrüf ettim. inanýlýr þey deðil! Aþaðýda. þimdiye kadar bu derece tuhaf bir heyecanla bu kadar için için sarsýldýðýmý bilmiyorum. Çabuk i a sýkýlýrým. þuraya bak..Azizim. teftiþe gelmiþ. nutuk verir gibi elini sallayarak: .On üç kýz. çatýr çatýr keserim bacaðýný. 24 Þubat Bu sene. Durmadan kaþýný. a eta kamburu çýkmýþtý. Bir haftadan beri havalar açtý. vay haline. baþörtüsü boynuna düþmüþ. sýnýfýn mukavemetini muayene eder gibi topuklarýný vurarak dolaþýyor. kuru. odasýnda elini kolunu hareket etti ye üþenen bir tembeller þahý buraya kadar zahmet etsin. Tertemiz müesseseler. 220 Reþat Nuri Güntekin Sargýlarýný çözmeye baþlamýþtý. yaz erken gelecek diyorlar.Kes sesini be. bir saat sonra sakallý yüzbaþý ile beraber köyden ayrýldý. Garip lüks! Sen binayý görecek misin Mümtaz? .Öyle mi efendim? Pek güzel. adeta ahýr. Maarif Müdürü. parmak kadar kýzý da baðýrmaya utanmaz mýsýn? Bu yara deðil oyuncak. benden küçük bir iþaret üzerine bam bum.. zavallý bir köy hocasýnýn gözlerini kamaþtýrmak için söylend krar tek gözlüðünü yerleþtirerek: . öteki gayet kýsa boylu iki adamla karþýla imle etrafta onu ararken kýsa boylu adam.On yedi çocuk için bir mektep. dedi. Acele acele çarþafýmý giyerken kendi kendime gülüyordum. ne mizer!. ilk bakýþta bir çocuk. Her þeyi yýkýp yeniden yapacaðým. Hatice Haným. Mektep demeye bin þahit ister. Yazýk senin erkekliðine! Koskoca býyýklý. büyük projelerim var. Öðle yemeðinden sonra odamda Muni-se'nin suluboya bir resmini yapmaya uðraþý m. gözünü oynatýyor. . efendim. Dünyada bundan daha sade bir vaka olamaz. söylediði her kelim r mana veriyordu. ya hiç!" dediðime bir kere daha hak veriyorsun ya! Þimdi. inadýna uzun. ist tahsisatý vermezlerse vay hallerine. 222 Reþat Nuri Güntekin Bütün bu güzel sözlerin benim. Maarif Müdürü Raþit Nâzým. istanbul matbuatý ateþ etmeye hazýr bir batarya vaziyetinde. dört erkek çocuk. sýrala ra bastonunun ucuyla dokunuyordu: . bana doðru yürüdü. onlarý daha iyi görüyorum. biri gayet uzun.. O kadar uzun ki.Ne kadar talebeniz var? dedi.. b tarafýmý þöyle zararsýzca kestirirdim. Yarayý biraz fazla hýrpalayarak adamcaðýzý: "Aman Bey!" diy . dershane kapýsý önünde. esmer ve ince býyýklý bir adamdý. Müthiþ bir bomba Anlýyorsun ya.Monþer. Karanlýkta pek iyi seçemediðim bir tek gözlük parladý: ÇALIKUÞU 221 . . Çok tedarikli geldim.Efendim. sakallý herif.içerisi biraz daha aydýnlýktýr efendim. ya ben postu vereceðim. ya bu kafanýn içindeki dünya hakikat olacak. Ortalýk günlük güneþli tepelerde kar olmasa insan kendini mayýsta sanacak. Alimallah tekrar gelir. Nasýl r adikal olmak lâzým? "Ya hep. Ben. dedim. Birisi Maarif Müdürü'ymüþ. Bugün cumaydý. Bu ne karanlýk yer böy l. Maarif Müdürü. . yeni yetiþen bir dandy sandýðým Ma n hemen elliye dayanmýþ bir köseydi. tekrar bana döndü: . Birdenbire kapý çalýndý.

Feride. ikisi de müteessirdi. Sokak kapýsýndan çýktýktan s lenin ke224 Reþat Nuri Güntekin narýný takip ediyor. Haydi Mümtaz. Mektebe ait bazý malumat isteyerek kaydetti. þaþkýn þaþkýn: . Haydi buyurun. bu yenilikleri tatbik edivermelisiniz. Þimdi bana lütfen izahat veriniz. böyle kepaze binada çocuk terbiye edilemez.'ye gelirsiniz. Sonunda bana belli etmemek için gayet bozuk bir Fransýzca ile: . dedi. Talebe sýralarýndan birine oturarak uzun. Faraza künye defterine talebenizi. Baba adýný da ilave ediyorlar. dedi ve yürüdü. Ben. Onun için sadece. Mehalat Ali deyiverirs iniz. ama a lýþýrsýnýz. ince bacaklarýný sallayan mühendis yine o güzelim Fransýzcasýyla sýrnaþtý: . Maarif Müdürü.Dediðim gibi B. Bu teessüre benim de yapmacýk bir teessürle mukabele etmem lâzýmdý. Cenab-ý Hak yardým etmedi. efendim. Hele Haným.Size gelince.Efendim. programda daha iki köy var. bu tek gözlüklü. köylerden birçoðunu ucuz. diyordu. Akþamüstü muhtarýn karýsý ile Ebe Haným tekrar mektebe geldiler. bir bahane ile þunun yüzünü açtýr. bana manalý manalý bakýþlarla içini çekiyor: . müþkül vaziyete düþ unu söylemek lâzým gelirse bu iþte asýl yanan o biçare oldu. Size münasip bir yer ara rýz. diye cevap verdim. Ciddi olunuz! Müdür çenesinin altýndaki porsumuþ deriyi lastik gibi uzatarak bir þeyler düþünüyordu. Daha muvazzah b ir isim olur.Mal meydanda. ara sýra ayaklarýnýn ucunda yükselerek içeriye bakýyordu. Cuma olmasýna raðmen çocuklar. Bir çare bulup mutlaka yüzünü açtýrmalýyým Maarif Müdürü. : ÇALIKUÞU . "Hususi tahsil gördüm efendim" dedim. Raporunuzu sonra yazarsýnýz. Çünkü Fransýzca bildiðim anlaþýlýrsa mühendis biraz evvelki s ki bozulacaktý. Mektebin ka panma enirini alýnca B.Rica ederim azizim.Ne yapalým Ebe Haným.Nizamettin.Efendim. Ben de. yüzünün rengi peçenin altýnda yangýn gibi en düþmüþ buraya? dedi. size Feride Nizamettin diyeceðiz. Siz muallimler. baþýna kocaman bir çatký çatarak odasýna çekildi. . isminiz lütfen? . minimini efendi.Benim baþka niyetim de vardý ama.'ye geldiðiniz vakit beni ziyaret edersiniz. . diye yazacaðýnýza. Bu þekil size birdenbire garip görünür. çabuk köyün içine yayýlmýþtý. Bonjurunun cebinden þýk bir karne çýkarmýþtý. Ne hacet? Maarif Müdürü. sý yani müceddet mekteplere sahip etmeyfe çalýþacaðým. bahçeyi geçerken. Sizi baþka münasip bir yere tayin ederim. Adamcaðýz.Aman azizim. çocuk analarý mektebe eplerinin kapanmasýndan pek müteessir görünüyorlardý. Ýnadýma arkamý döndüm ve bir þeylerle meþgul görün-düm. efendim? Pederinizin ismi? .Vaktimiz yok. mektepteyiz. Köylülerin aðz Yeryüzünde Zeyniler'den daha kötü bir köye düþmenin mümkün olmadýðýný bildiðim halde bu tee . arkadaþýnýn bu sözlerinden adeta sýkýldý ve ötekind ile cevap verdi: . bir iki kere daha baþýný çevirdi. Beni býrak da sen git. Melahat babasý Ali Hoca. bir þey mi oldu? dedim. Anlaþýldý mý. kýsmet deðilmiþ. . Hatice Haným.Bu fevkalâde bir parça. yan yan bana baktýðýný fark ed um. Havadis. bana bir þey sezdirmemek için Türkçe: . ben bu mektebi kapatacaðým. bir sözle Zeyni-ler'i altüst etti. Hasýlý.Efendim. Gözlerimi önüme indirer . Bird rarýný vererek bana döndü: .Efendim. olur biter.Niçin efendim. göründüðü gibi deðilmiþ. Avrupa'da güzel bir âdet vardýr. yeniden telaþlandý. Sonra talebe de az.. Vilayette kaldýðým müddetçe bütün gayretimi sarf edeceðim. Mektep gibi kendime karþý da yabancý iz sandýðým çocuklarýn aðlayarak elimi öpmeleri bana çok dokundu. fakat zarif. icabýna bakarýz. grandiose projesinden bahsederken mühendisin. Nereden mezunsunuz? Mektebimi söylemeye çekindim. .

Hemen cevap verdi: .Çocuðum. Yalnýz. . Munise'nin asýl sevincini ben bilmez miyim? Mamafih. ÇALIKUÞU 225 Ara sýra gözlerini uzaklara dikerek düþünüyor. yavaþ yavaþ çenesini okþayarak halim. Fakat ben. Mu diye seslendim. boynuma sarýlmaya baþlýyo .O halde babaný göreceðin gelecek! Babama acýrým ama. O vakit tahammül edemedi. bü iyatsýzlýktý. minimini gönlünün acýsýný. onu çevir: "Abam mutlaka seni görmek istiyor" de.Munise. sakin bir sesle: . o kadar sevmem abacýðým. Gideceðimi duymuþ da. sorduðum þeylere dalgýn dalgýn cevap veriyor .. Dikkatle yüzüne baktým. Munise. yüzünü Çalýkuþu -F. Zeyni Baba'nýn türbesi yanýndan: "Efendim. sýkýþtýrmaya baþla . onu öyle seviyor. Fakat dünden beri onda tuhaf bir neþesizlik baþ göst ermeye baþladý. fena þeyler söyleye burada ismimi lanetle anacaklardý. niçin oralarda dolaþtýðýný sordum. Yol hazýrlýðý için bana yardým edecekti.Bunda korkacak. Halbuki tam bu saatte kendisine ihtiyacým bulunduðunu biliyord u. Akþama doðru bir aralýk. Eðer hakikati benden gizlerse onu burada býrakacaðýmý dim.Annem beni görmeye gelmiþ. korka korka gözlerime bakýyor. beni aldatmaya çalýþýyordu. benimle gitmek istemiyorsan seni býrakayým. elbete göreceksin. ilk günlerde pek seviniyordu. Eðer bu kadýnla görüþtüðümü duyacak olurlarsa. bana bu çocuk kalbinin gizli derdini öðretti. niçin aðladýðýný söyletmek için. abacýðým. se ortadan kaybolmuþtu. Cevap verirken þaþýrýy er göstererek.Peki. baþýný önüne eðerek utana i: . Fakat. Bu yaptýðým. ince sesiyle uzaktan. Munise müstesna. lanetle andsðý b sevmediðine beni inandýrmak için. çocukça sebepler arýyordu.Allah esirgesin. Bir gün bir tesadüf. Anne sevilmez mi hiç? Hay koþ. eðer anneni sevmiyorsan ben seni çok ayýplarým. Birkaç defa çaðýrdým. sonra koþa koþa bahçeye gitti. Türbenin altýndaki aðaç kümesi içinde onlarý bir hayli bekledim. . Pencereyi açtým: "Munise. olsun. dizlerime sarýlarak eteklerimi öptü. O kadar söyletmey Bütün emeklerim boþa gitti. epeyce uzaklaþ yolundan çevirmek için sazlarýn öte tarafýna koþmuþ olacaktý.. dudaklarýnda hafif bir titreme ile sükût ediyordu.. kendimi kuyuya atarým. herkesin nefretle. Orada ne yaptýðýný. abacýðým. Cevap gelmedi. bu yalancý neþeye inanmýyordum. Anladým küçük.Kardeþlerinden ayrýlacaðýna üzülüyor musun? . gözleri yaþla doluyordu.. Hafifçe solmuþ yanaklarýnda yeni kurumuþ göz enbire telaþlandým.ediyor. O yaramaz. tek baþýna. hâlâ inanamýyor. þimdi geliyorum! diye cevap verdi. . aba cýðým iki güne kadar gider miyiz? diye kuþ gibi çýrpýnýyor. aðlayacak ne var? Annen deðil mi. dedim. türbenin yanýna geliyorum. öyleyse derdin ne? ^ Gözlerini indirerek susuyor. biliyorum. Munise. daha ýsrar edersem yalandan gülmeye. Gözleri kýpkýrmýzýydý. mutlaka söyletmeye azmetmiþtim. benden ümit edeceðinden çok daha derin ve iyi anl Yüzüne düþmüþ saçlarýný düzelterek.. dedim. . bu berrak çocuk gözlerinde her zaman bir parça hüzün bulmuþtum. Ben. Biçare.. Yanýma geldiði vakit. Kadýncaðýz. öyle yana seviyordu ki. Darýlma bana abacýðým. 3 Mart Yarýn yola çýkýyoruz. dedim. Mutlaka bahçede olacaktý. Ben. Bu büyük günahý söylerken bütün vücudu titriyor. Büyük bir günahý itiraf eder gibi. Fakat.15 226 Reþat Nuri Güntekin gizlemek için boynunu gevriyor. Zeyniler. sevincinden uçuyor: "Ne vakit gideceðiz. .Üzülmüyorum.

. Munise'yi görüyordunuz? Küçük kollarýný belime dolayan Munise'nin tekrar titremeye baþladýðým hissettim. Arkasýnda yamalý bir eski çarþaf. Fakat. Göðsüm. onlarý öpmek için dudaklarý titriyordu.. o hiçbirisini istemiyor. Böyle kadýnlarý ben. Sonra. Hiçbir þeyden mahrum etmeyeceðim. Munise.. Fakat.. Üstüme aldýðým. birbirimize söyleyecek söz bulamadýk. kýz yan yana geliþleri öyle hazin. Birdenbire bana öyle geldi ki. Munise.Eðer burada kalmýþ olsaydýk. Onda iyi bir his býrakmadan ayrýlmak istemiyordum. benim talebem Cafer Aða'nýn babasýydý eði avlamaya gelirdi. hemen hemen bir küçükhaným muamelesi görmüþtü. öyle yýpranmýþtý ki.. utanýr gibi ayrý ayrý yürüyorlar. Son fýrtýnanýn devirdiði cýlýz bir kavak aðacýnýn gövdesine ÇALIKUÞU 229 oturduk. ayaðýnda topuklarý kopmuþ. çok büyük bir vazifeydi. 228 Reþat Nuri Güntekin Ara sýra yolum düþtükçe onu ..Niçin acele ediyorsunuz? Bir parça daha kalmaz mýsýnýz? dedim. dedikodudan korumak için gösterdiði e dokundu. narin yapýlý bir kadýncaðýzdý. beni. On b de ona adeta iyi kýsmetler çýkmaya baþlamýþtý. bu küçük kýzý elinizde büyütmek bahtiyarlýðýný nasi bu! Þunu size söylemek isterim ki. yaþa gelmiþ. söylemek sýrasý ona gelmiþti. Fakat b k. büyük. görüyorum ki. tavrýndan. Kendi kýzý ceðim. Onlarýn ana. yüzü gibi ruhunun inceliðini v lýðýný bu talihsiz anneden almýþtý. göründüler. de efesle þiþiyor. Ömrümün en büyük tesellisi bu ktý. sonra. Sonra. Oradan nereye gideceðim belli deðil. gönlünüz rahat etsin. Çünkü annenin yerini hiçbir þey tutamaz. bu görüþmeleri bende diðini kadýna söylemeye nedense utanmýþ. istanbul'da Rumelikavaðfnda doðmuþtu. Yeni bir k bulunmuþtu. Zihminden geçen þeyleri o da benimle bareber düþünüyormuþ gibi. dedim ki: . ince bir ruh olduðunu gösteriyordu. Munise'ye çok benzemesiydi. . Mümkün olduðu kadar sakin. gözlerim doluyordu. fakat hazin bir sergüzeþti vardý.Demek. bana dokunmaya cesaret edemediði belliydi. kat.Biliyorum küçükhaným. Ýlk tahminim doðruydu. sýrýlsýklam. Bu kadýna muhabbetle.Gideyim hanýmcýðým. Ben onu baðrýma bastým. Munise'nin annesi. çocuðu her zaman size gösterirdim. Küçük bir tereddütten sonra peçesini kaldýrdý. hayatýný sa daha hafifleyeceðini hissediyormuþ gibi bir hareketle söylüyordu ve öyle düzgün konuþuyo i. Demek gizli gizli anasýný görüyormuþ. birdenbire telaþlandý: . Bu söz. Munise büyümüþ. þefkatle dolu bir þeyler söylemeye hazýrlanmýþtým. dedim. Kadýncaðýzýn.. Beni sizin yanýnýzda görmesinler. Dedikodulara hiç ehemmiy et vermediðimi göstermek için: . heyecansýz görünmeye çalýþarak: . Zavallý kadýn. Nihayet otuz. çok boyalý diye bilirdim. dedi. daha hazini. yýrtýk iskarpinler vardý. Birden korkuyor gi iðimi hissediyordum. En ziyad me dokunan þey. derin bir minnetle ellerime bakýyor.. Zavallýcýk.Yüzünüzü açsanýza. Kü ur olan babasýyla anasý birbiri arkasýna ölünce onu Bakýrköy'de kibar bir aileye evlatlýk v rdi. Fakat iyi bir abla olmaya çal Aþaðýdaki sazlýkta bir adamýn dolaþtýðýný gördük. Bu kadýnýn sade.ÇALIKUÞU 227 Nihayet. talih size. Halbuki ben yarýn e hareket ediyorum. Allah sizden razý olsun.. Munise'yi güzel ahlâklý bir kadýn olarak yetiþtirecektim. çamurlara batýyor gibi yaparak. Evin çocuklarýyla beraber büyümüþ. Uzun boylu. Munise'yi aramýza aldýk. nedens geldiðimiz zaman. Çok taze olduðu belliydi. yüzünde peçe y emeni. na olacaðým diyemem. otuz da. geciki rdý.Hanýmcýðým. Çocuðu gayri ihtiyari bir hareketle omuzlarýndan tutarak dizlerime doðru çektim. ilk defa söz söylemeye cesaret etti: . Fakat sarýþýn çehresi öyle yorgun. bana söylüyordu. dedim. yüz i manalarýndan da anlamýþtým. Yüreðiniz rahat olsun hanýmcýðým. Zaten halinden. Þimdi.görmeye geliyordum. öyle hazin bir þeydi k rbirinden çekinir. hepsine bir . Halbuki yüzünde boyadan eser yoktu. Bu. zavallý kadýnda.

B. Zeyniler Köyü'nden getirdiðim evraký çantama doldurarak Maarif Müdürlüðü'ne gitti 'yi uykuda býrakmýþtým. bilmem neden. ÇALIKUÞU 231 Yanýna yaklaþarak selam verdim. tek tuk gelen memurlar mahmur hmur kahve. Ne arsýz gönlüm var benim? Etrafýmdaki i nsanlarý ne kadar çabuk seviyorum. sana daima acýmýþtým. düþkün bir kadýn. o vakit Harbiye Mektebi'ne gide arý henüz terlemiþ bir genç. kocasý bu Zeyniler K yerleþtikten sonra aðýr. M se'nin dört yaþýnda kuþpa-lazýndan ölen ablasý orada dünyaya gelmiþ. basýk sofasýnda tam üç saat müdürü beklemek lâzým geldi. daha Zeyniler'den ayrýlmamýþtým. bana çok tesir etti.. Kadýn da nasýlsa þeytana uymuþ ve kocas býrakarak zabitle beraber kaçmýþ. onu dört senelik bir ayrýlýk kadar çýldýrtmýþ ey.Ah. talihine razý olurmuþ. ne de olsa bir evlatlýk parçasý olduðun du. Dün sabah. düþünüyordum. yaðlý yakalý bir efendi ot den birine sordum. Mamafih. Azýcýk dýþarýda bekleyin de Müdür Bey gelsin. Munise. Çok geçmeden macera duyulmuþ.. Ýþte bu sýralarda eþkýya takibi için köye bir jandarma kolu gelmiþ. serçeler oynaþýyorlardý. Beyefendi. kývýrcýk kara sakallý. Ara sýra beni elle den tutarak: . Bu halde bir kýzý. Maarif Müdürü ile beraber baþkâtibin de deðiþtiðini. ilk zamanlar bir þey söylemez. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaþýp aðlayamazlar. büyüdüðün yerlerden ayrýlýrken gözlerinde bir anne bakýþýnýn hatýrasýný. þadýrvan narýnda zerzevat ayýklýyor. kaçarsýn. ben se kimsesizliðin. 230 Reþat Nuri Güntekin Zavallý kadýn. çenem ellerimin içinde. Munise'yi annesiyle yalnýz býrakarak mektebe doðru yürümeye baþladým. Dairenin loþ. O sýrada Büyük Efendi. dallan. hafta baþlarýnda onun yüzünü görmeyi. bunlarý anlatýrken. Akþam yaklaþýyordu. evvela insaný yadýrgarsýn. aðlaya sýzla-ya ihtiyar bir orman memuruna varmaya ra zý olmuþ.e buluyordu. dayanýlmaz bir can sýkýntýsý baþlamýþ. harap medrese avlusuna bakýyordu. Ýrili ufaklý bütün talebelerim kayalý raba yoluna kadar beni selametlemeye gelmiþlerdi. daire yeni açýlýyordu... küçükha-nýmlar hep birden onun üstüne yürümüþler v tutmak istemeyerek buraya yakýn köylerden birine bir ihtiyar kadýnýn yanýna göndermiþler. yapayalnýzlýðýn için sevmiþ. Belki de artýk birbirini göremeyecek ola i insanýn bu ayrýlýk dakikasýnda birbirlerine söyleyecek bir þeyleri olurdu. Bu sade hikâye. benim yapýþkan kýzým. Dirseklerim dizlerimde. Aziz Eniþtem'in tuhaf bir sözü vardý. biraz düþündü: . B'ye defterdar olmuþ ve aile. Sen doð . dedi. Pencere. sonra çamsakýzý gibi öyle . mektebin evrakýný teslime geldiðimi söyledim: Baþkâtip. Basamaklardan birine iliþer beklemeye baþladým. Vakit erkendi. sesini iþitmeyi þimdilik kâr sayýyordu. bu vakit. Karanlýk odasýnda bunalýyor oluyormuþ. hatta söz atanlar bile oluyor. Kollan sývalý. fakat ne de olsa bir anne olan anneni kýskanýyorum. Gerçi bir ümidi yoktu. Fakat. sazlýðýn uran bu askerlerin genç zabiti onu takibe baþlamýþ. yanýmdaki pencerenin içine kadar giren kocaman bir çýna de.'de genç mektepliyi görmeden geçen dört ay.Ha. mavi þalvarlý bir softa. Kýrmýzý kuþaklý baþkâtibin yerinde þimdi. hâlâ kendini o aðýr karanlýðýn içinde görür gibi gözleri unluk çöküyordu. Böyle yerlerde gelen a dik dik bakýyor. iþ için bu sakallý konuþmak lâzým geldiðini söyledi. evet. nargile içiyorlardý. Pencerelerden birinin kenarýna kýrýk bir merdiven dayamýþlardý. iki üç hafta. içlerinde bir hicran yarasý kalýrd Mezar taþlarý üzerinden atlayarak mektebe dönerken derin derin düþünüyordum. * Bu sabah. eli kim kabule razý olur? Nihayet o. dudaklarýnda ann ceksin. Fakat. yalnýz Harbiyeli oðlunu istanbul'da bý arak tamamen buraya göç etmiþ. yaz tatilini geçirmek için ailesinin yanýna gelince. bu dakikada sen Senin sefil. Maarif Müdürü Bey'in emriyle kapanan Zeyniler mektebi mual limi olduðumu. pekâlâ. Çünkü onun bir sevdiði vardý: Evin küçük beyi.

Güzel bir tesadüf eseri olarak mavi kuþlu odam yine boþ-muþ. .. Kýz da kýz dediðine deðer ha! Tosun g . siyah renkli taþlarýn içinde kayboluncaya kadar Munise ile beraber arkalarýndan mendil salladýk. diye baðýrdýktan sonra yanýma geldi Hacý Kalfa. Zehra ile. zýkkýmlan. Arabanýn otel kapýsýnda durmasý. Ýhtiyar adam. Yavaþ yavaþ Zey uklara. Helal olsun!. benzin bile solmaz. Bu çocuklarýn hepsine acýyordum. Adamcaðýzýn hakký varmýþ. bu da kim. annemin elmaslarýndan birini satarak parasýný ayrý bir kese i eslim etmiþti. o kadar tuhaf bir netice çýktý ki. 232 Reþat Nuri Güntekin Çeçen arabasýnýn yanýk sesli çýngýraklarý boþ ova içinde titremeye baþladý. o kadar memnundu ki. Senin haberin yok. Öyle ya. bana yeni doðmuþ bir keçi y rusu göndermiþ.rdi. Çoban Mehmet.Vay hocaným. Fakat.. þimdi bi r kýzým var.. * Bunlarýn hepsi güzel. nereden çýktý? diye sordu. Sonra y rý da epeyce tutuyordu. Elindeki rgile marpucunu kamçý gibi sallayarak: "Dur. inanamadým. ya hesap yaptým. Akþam. Güzellerine güzel. Munise'nin çenesini okþayarak: . Þimdiye kadar birçok masrafým . ihtiyar adam bana adeta emir veriyor: ÇALIKUÞU 233 . Zavallý Gülmisal Kafacýðým. telaþ etme. Tabii. sen altý ay yayan yürüsen. çok acýklý olmakla beraber gülmekten kendim i alamadým.olmuþtu. Belki de yüz yumuþaklýðýmdan alýnmýþ cesaretle etraf eller. dedi. dedim. Hacý a beni zorla evine yemeðe götürdü. bu aylýklardan ikisini de henüz almaya muvaffak olamamýþtým. çirkinlerine rine sefil olduklarý için. Hacý Kalfa.Var. gâvurun kedisi. Sesin nereden geldiðini birdenbire anlayamayarak durdu ve arabanýn içinde beni görür görmez kollarýný kaldýrýp sokaðýn içinde avazý çýktýðý kadar "Vay. diyordu. insafsfz mahluklar. Bu netice. aç bir insan gördüðüm zaman ufak tefek yardýmlarda bulunmayý vazife bilmiþt at insanlar. Adamcaðýzýn hediyesi öyle yüreðime dokundu ki. Hacý Kalfa'nýn yine meraklý bir zamanýna tesadüf etmiþti. bu kadar zaman açýkta kalmýþtým. kucaðýnda keçisiyle beni takip eden Munise'yi ancak ote lin ikinci katýnda fark etti: . iþte bu fevkalâde ihtiyaçlar karþýsýnda her baþým sýkýþtýðýnda bu keseye el atmýþtým. þimdiye kadar kendi gayretim.Benim kýzým. tövbe olsun. beni düþündüren baþka bir mesele var. Hacý Kalfa. Dün akþam. derini yüzeceðim!" diye baðýrarak yanýmdan geçerken" "Hacý Kalfa" diy lendim.. Ben. yanýmda epeyce bir para bulundurmadan yabancý bir memlekete git in doðru olmadýðýný söylemiþ. ne tuttuðunu hâlâ bugün de pek iyi bilmediðim birkaç kuruþ aylýðým bütün masraflarým fenasý.Þuna bak hele. Yorgunluðumu bahene ederek gitmek istemedim. Bir kere de ayný hesabý parmak la tekrar ettim. hepsi âlâ. Ben. güle güle. Maalesef doðruydu. Fazla olarak fakir bir köy hocasýndan baþka bir þey olmadýðýmý da d trafýmda sefil.. Buna çok sevindim. O da olur inþallah. Aðzýnda ciðerle karþýki viranenin duvarlarýna týrmanma li neþeli.. iki gözüm hocaným!" diye baðýrd Adamcaðýzýn sevinci görülecek þeydi.Söyleyene bakma. Zeyniler'de evlendim. kendi çalýþmam sayesinde geçindiðimi zannedi dum.. hele son 'zamanlarda o kadar çoðalmýþtý ki. söyletene bak. . Fakat . aðzýnda bir ciðerle kapýdan fýrlayan kocaman bir kediyi kovalýyordu. Böyle her ayrýldýðým yerde kalbimin bir parçasýný býrakýrsam âlâ Zavallýlar. birer birer elimi öptüler. Halbuki elimdeki parayý sarf etmekten baþka bir þey yapmamýþtým. Henüz gözleri açýlmamýþ ol e'nin kucaðýna verdim. sahi.

gir bakalým. . yarýn yine o mektebe gide ceðim. Fakat öyle söylersem hademenin belki daha fazla gayrete gelec eðini düþünüyordum. Fakat buna raðmen yine kartsýz müra t ediyor. Hatta. ne memleket. Ýhtiyar hademe. hiçbir þey kazanamadýnsa. Gireyim mi? . üç beþ dakika sonra tekrar odadan çýktý. gezdikleri yere.Kuzum baba. o geldi!" teranesi. dudaðýnýn ucunda kocaman bir pu a oturuyordu. yakasýz gömlek giyecek muallimlerin azledi-leceklerini söyledim. beþ ayýn bütün m rasýna. buradayým. Çünkü bu kýyafette muallim olamaz. yine bir teselli icat ettim. idarede Deli Petro sistemine taraftarým.Nerede o kadýn? Hay Allah. efendi nefes alsýn. Seksen kiþi sizi görmek istediðine dair kapýdan hademe ile haber gönderi . Kartsýz olarak makama vuku bulacak müracaatlar kabul edilme z!" dedim. Fakat kime anlatýrsýn? Birdenbire sert bir tavýrla bana döndü: "Bahse girerim ki Muallime Haným da bu tamimi almýþtýr. beklemiyordu. Gelir gelmez mekteplere bir tamim gönderdim. Ne yaparsýn bu kurnazlýklarý öðrenmek lâzýmdý. yaþamanýn ve tahammül etmenin ne ol in? Bu az kazanç mý? Bundan sonra artýk çocukluðu býrakýr. hem kaçar. de!" dedim. elbiselerine müdahale e tmeli. muallime haber ver. . Herif taþ gibi dondu kaldý. Söze baþlamak için müdürün susmasýný bekliyordum. Þimdi.Darýlma baba. böyle düþünürken boþ sofada. Dün mek lerden birini teftiþe gidiyordum. gitti p savurmaya devam ediyordu: . kadýn kadýncýk olursun kýzými" d Ben. birdenbire bir telaþ uyandý. Arkasýndan odaya girecektim Biraz evvel müdürün paltosuyla bastonu hademe karþýma dikildi: .Dur be haným. Demek. ütüsüz pantolon. Memurlarý yalnýz resmi hayatlarýnda deðil.da öyle hafilemiþti ki. hali . "Üzülme Çalýkuþu. Hademe doðru dürüst isimlerini söyleyemez. bir elinde bir bastonla Maarif Müdürü'nün odasýna doðru koþuyordu. oturduklarý. bilâkis. Ýhtiyar bir hademe. Yine hade236 Reþat Nuri Güntekin menin aðzýnda: "Siz bir haným çaðýrmýþsýnýz. Mamafih. muallim bendenizim. Müdür. sen bir hademe olmalýsýn. bir elin palto. Fakat onda öyle bir teþebbüs yoktu. hem adamýn iki ayaðýný bir pabuca sokar. Birkaç dakika sonra minimini boylu müdürün azametli boynunu yükseltip tek gözlüðünü parlata venden çýktýðýný gördüm. beyefendi kahvesini içtikten sonra haber ver. Asgari iki günde bir týraþ olmayacak . Tanýmazlýktan gele "Git. ben bu þekilde giyinm muallime tesadüf edersem kolundan tuttuðum gibi sokaða atarým. ne memleket! Dünyanýn israfýný yaparlar da kendilerine bir kartv izit bastýrmazlar. diye rica ettim. Siyah çarþafýmla beni birdenbire f yerek söylenmeye baþladý: . Maarif Müdürü geldi. diye cevap verdi. bir keþmekeþtir gider. bütün yorgunluklarýna raðmen beni yaþatan yine ailemin yardýmý olmuþtu. hususi hayatlarýnda da tak p etmeli.Haydi. Böyle muamelelere yavaþ yavaþ alýþmýþtým. geçenlerde mekteplere tamim gönderdim: "Muallime ve muallimler mutla ka bir kartvizit bastýrmalý. cüretli bir sesle bir þeyler söylüyor .Evet efendim. onun için müteessir olmadým.Efendim. Arkama bakmadan içeri girdim. . içtikleri þeye. Acelen ne? Ananýn karnýnda dokuz ay nasýl bekledin? di ye bana çýkýþtý. Ben.Efendim. Beklediðiniz muallime ge lmiþ de.Hayýr. 234 Reþat Nuri Güntekin Pencereden giren çýnar yapraklarýyla oynayarak bunu düþünürken hem güleceðim hem de aðlayac u. geçinmenin. içindekilerin! saymaya cesaret edemiyordum. baþý açýk. Kadýnýn önünde bir muallime rastladým. Bu adamý ayný halde görürsem derhal azledeceðim. Kim? Hangi haným? Sarý çiz . yedikleýi. senin gönlün olsun. köþedeki bir koltuða gömülmüþ yaþlý ÇALIKUÞU 235 bir zata küçücük vücudundan umulmayacak kadar çatlak. Maarif Müdürü.

dinsizin hakkýndan imansýz gelir. Ben. diye [ söylenerek kâðýtlarý aldý. fakat bir türlü lakýrdý an-latamýyordum. Hay. köpek dirisi. iki dakika sonra müdürün. çý . söylediðiniz evraký da getirdim.Nasýl olur? Siz nerede hocasýnýz? . Maarif Müdürü baþkâtibe þöyle söylüyordu. .Bu. kabak bizim baþýmýza patlar. derhal yaz istifaný. Mamafih çahþamýyordu. Aklýn ermiyosa git. Zaten sen gitmez-sen. ihtiyar heyetinden getirdiðim mazbatalara iti az ediyordu. böyle rezalete gelemem efendim.Býktým efendim senden. bizimle hiç alakadar olmuyorlardý.Ben sizden emir almadým efendim. hay. "beyanname sureti". Allah sende n. þu teresi bir kalayla. Bu. "evrak-ý müsbite". Fakat kâtiplerin bu zahmeti beyhudeydi. öyle sakin ve sessiz ç i.. diyordu. muamele bitti mi? .Emrettiðiniz gibi oldu efendim. býktým senden. kendi kendine: . Sonra.Elli yaþýna gelmiþ. hemen masalarýna koþtular. dinsizin hakkýndan imansýz geli .Hayretten donakaldým. kapanmasýný emrettiðiniz mektep. Kendi yarýn cehnnem olur gider. ben seni taburcu edeceðim. Ne yaptýnýz. Baþkâtip hiddetle odadan çýkýnca bu iki efendi birdenbire yerlerinden fýrladýlar. Ses kesilmiþti: Kâtipler. ÇALIKUÞU 237 Bulunduðum odada biri sarýklý. Eyvah yüreðime iniyordu. Birkaç kere uflayýp pufladýktan sonra yavaþ sesle söyl e baþladý. genç kâtibin sýrtýna vuruyor: . Hazine-i devlet hukukuyla oyun olur mu? Vallahi bi z geberip gitmiþ olsak. illalah efendim.. Demek bütün bu sözler bu hiddet bana karþý. müdürün o k olan kapýya kulaklarýný koyarak dinlemeye baþladýlar. Yazmazsan adam deðilsin. gü birinde baþýmýza bir müfettiþ ekþise. beni tam iki saat istintak etti.Allah senden razý olsun Müdür Bey. bir mesele daha çýkardý. Ben. Sarýklý kâtip sevincinden. ikide birde þaþýrdýkça onun öyle bir dudak bükmesi. Yanlýþ battal edilmiþ bir senet pulu için beni adeta aðlatacaktý. Öyle ya. Hafýz Efendi. . yapmayýnýz. istediðin yere kadar yolun açýk. evet hatýrladým. bu ne küflenmiþ kýrtasiyeci sý. Ben: . diye bir þeyler mýrýldanýyordu. Bilmem kaç yýl önce bir muallýmeye dam tamiri için iki yüz ruþ vermiþler. paparadan sonra birkaç gün sakinler. muameleye bizim baþ hademe kadar aklý rmiyor bu teresin.. Baþýný çevirmeden yanlarýna zlar gibi. Benim kartsýz içeri girme ediðim için! . Onlar. Evraký tekrar tekrar gözden geçiriy r: "Müteferrika senetleri".. Kâtiplere: . diyebildim. Hakký var kadýnýn Sana kaç senelik senedi yaratacak hali yok ya. Benim deli ol maya vaktim yok efendim. tetkik etsin. Maarif Müdürü'nün yanýna girdi. Maarif Müdürü. müsterih oldu. muamelatý bir gözden geçirse: "Be herifler.Beyefendi. Baþkâtip. ben oraya gideli yarým sene bile olmadý. yok! dedi. onun senedi yokmuþ: "Niye bu paranýn mahsubu yapýlmamýþ? Senet nerede? Bulamazsan mahkemeye gidersin!" diye ter ter tepinýyordu. bunca memuriyetlerde bulunmuþ. öteki. yüz sene sonra evlat ve ahfadýmýzdan bu parayý tahsil ederler. meseldir.Peki baþkâtibe teslim edin. belk i sokaklardan bile iþitilecek bir sesle baðýrmaya baþladýðý duyuldu. it diþi.ilahý efendim. Zeyniler Köyü muallimesi. masala iþleriyle meþgul görünüyorlar. . Müstahaktýr o terese. gözlerinden birinin yan bakýþýyla kâtipleri süzdü. fa lan diye birçok anlayamadýðým þeyler soruyor. ayaklarýyla beraber sakalý da titreyerek içeri girdi. . bizim de. "lüzum müzekkeresi". Kirli yakalý baþkâtip. . ikide birde kendinden d edepsiz biri çýkýp aðzýnýn payýný vermezse rahat etmez. kendinin de kafasý dinlenir.Geçen hafta gelmiþtiniz. Aldýrýþ etme. deðil bizim odadan.Yok hemþire haným. kaþlarýndan birini kaldýrarak düþündü: . býyýklarý henüz terlemiþ iki kâtip daha vardý. "Sözde bunlar da hoca!" diye bir h t etmesi var ki. diye anlatacak gibi ol uyor. siz eþek ki yüz elli kuruþun mahsubu niçin yapýlmamýþ? Sizin bu usulsüzlüðü niye gözünüz görmedi!" d izi mahkemeye sevk etse hakkýdýr.Ha. . ne þekilpe-restlik. o. yavaþ yavaþ söylenerek 238 Reþat Nuri Güntekin yerine oturdu.

Muamele bitti. Maarif Nezareti'nde de birçok defalar iþitmiþtim ve manasýný maalesef yi biliyordum. yoksa bu ziyaret selefim zamanýnda olsaydý. 240 Reþat Nuri Güntekin "Münhal vukuunda!" Bu sözü istanbul'da. Eðer bana hemen bir iþ vermezseniz. beklemeye vaktim yok. baþlarýný defterlerinden kaldýrmýþ. Ber versin ki.Esef buyurmayýnýz efendim. bunlar ne tuhaf insanlar! Bununla beraber. Dýþarý çýkmak için . çok enterasan bir adammýþ. odasýnýn tozlar vardaki resimlerin yerlerini deðiþtiriyor ve ikide birde küçük bir el aynasýnda saçlarýný. .Teþekkür ederim. Avrupalýya rezil olduk gittiydi. . Maarif Müdürü.Kâtipler. hürmetli bir dikkatle bu serin sözleri dinliy Baþkâtip. uayene ediyordu. teþekkür ederim. gözlerim yaþlarla d . ukala dümbeleði.Evet. hafýz söylüyordu. bir "Allah razý olsun" demiþler. efendim. Yeni bir memuriyet için. oteldeki odamýzda minimini keçisiyle oynayarak i bekleyen Munise'nin hayali geldi. fakat o saniyede gözümün önüne bir hayal. Piyer For isminde bir Fransýz gazeteci gelmiþ. . heyecanla anlatýyordu: . O vakit. ben bulundum burada. Zatýâliniz olmasanýz üç günd irenin altý üstüne gelir. Türlü huysuzluklarla hademelere. bunlarý keskin bir sesle acele acele söylüyor ve bir an evvel çekip gitmemi liyordu. Acele acele: . Maarif Müdürü dün akþam Vali tarafýn erilen ziyafette bu muharrir ve karýsý ile tanýþmýþ.iþittiniz mi mendeburun yediði herzeleri? Hafýz hayretle baþýný kaldýrdý: . . kendi iþim için ikinci defa olarak Maarif 239 ÇALIKUÞU Müdürü'nün odasýna girdiðim zaman. inde: "Yeþil B.ü! . Hemen hemen aðýr vazifeleri olan bir anneydim. Hâlâ ayný köþede oturan ihtiyar efendi ile aralarýnda geçen bazý sözler bana bu hazýrlýðýn B. Herhalde lehimize yazý koparacaðýmýzý umuyorum. ziyaretime gelmeyi vaat ettiler. Baþkâtip. dedi ve beni daha fazla yormadan acele acele evraký teslim aldý. Gerçi bir Avrupalýya göðsümüzü gere gere gösterebilecek bir mek ok ama. dumanlarýný iki tarafa savurarak: ..Hayrola. fakat þimdi açýk yerim yok. gidebilirsiniz. paravanýn bir köþesinde bekliyordum.Adam sende. bir politika yapacaðým çaresiz. þimdi eski Feride deðildim. bir ses iþittik ama. Ben. Müdür. geçir ra hayli yumuþamýþ ve sakinleþmiþ görünüyordu.Pekâlâ. Evet. fakat müþkül bir vaziyettey m.Bana baþka bir emriniz olacaktý. Müdürün sinirli sesi bende tuhaf bir isyan uyandýrmýþtý. Bir sigara yakýp.'de Birkaç Gün" serlevhasý altýnda bir seri makale yazacakmýþ. . utancýmdan göðsüm týkanýyor. .. haným? dedi. dedim. kim bu devlete hizmet etmiþ de. Yeisimden. Daha fazlasýný söyleyemiyordum.Bugün saat üçte karý koca. þimdi baþka bir davanýn peþindeydi. yorgunluktan dizlerim titriyor. hâlâ kapýnýn yanýnda. tekrar döndüm. size miydi? . Biraz evvel baþkâtibin uðradýðý hakarete çocuk gibi sevinen H Yarabbi. sarýklý kâtibin tahmini bir dereceye kadar doðru çýkmýþtý. gözlerim kararýyordu.Beyefendi. Münhal vukuunda bir þey yaparýz. Piyer For. Söylemeye utanacaðým. Müdür. ben. Yaðmur altýnda sokaklardan geçenlere el açan bir fukara gibi baþým imde bir korkak dilenci ahengiyle: . Bu sözleri. Kendilerine mekteplerimizi n bir ikisini göstereceðim. onlar muamelata vaki deðillerdir.Yine ne var.'ye. Biraz sonra. havayý iyi bularak sordu: .Kýsmen bana. isminizi kaleme kaydet irin.

Maarif Müdürü'nü tamamýyla unutmuþ gibi benimle konuþmaya baþlamýþlardý. Çalýkuþu her þey aklýma gelirdi fakat seni böyle simsiyah bir alaturka çarþafla ve gö e yaþlarla burada bulacaðýmý ümit edemezdim.. Adamcaðýz. Daha garibi. Yüzünü görünce hafif bir hayret ferya im. Artýk. Fakat Maarif Müdürü cevabýmý iþitmedi. rahatsýz olmayýnýz. beklersiniz." dediðini iþittim. nefes gibi hafif bir sesle: "Peki. Bilir misiniz. ne kadar þaþýrmýþlardý. aralarýnda Zeyniler'e gelen uzun boylu Nafýa mühendisi de vardý! Sonradan b u efendinin. biraz deliþmendi. kumral bir adamdý. dedi. Fakat. köyde benim için Maarif Müdürü'ne Fransýzca söylediði sözleri hatýrladýysa iraz sýkýlmýþ olacaktýr.. rica ederim. Maarif Müdürü. sana Çahkuþu'nu takdim edeyim. mani oldu. uzun boylu.Oturmanýzý rica ederim. Kristiyan. kerliferli bir kadýn olmuþtu. S nce baþýný çevirdi ve yüzümdeki peçeye raðmen bir anda tanýdý: . Fakat. ÇALIKUÞU 241 Maarif Müdürü. beni en çok seven arkadaþlarýmdandý.Haydi. Çocuklar köy kahvesinde okuyorlarmýþ. Onlar. Yalnýz "Çadýrlý"da bir köy mektebi var ama. efendim. nihayet muradýna ermiþ. ben hep lakýrdýlarýný tarta tarta söyleyen aðýrbaþlý insanlar arasýnda yasaya yasaya Çalýkuþu . Bununla beraber. çok bahtiyarým. nihayet vaziyetteki tuhaflýðý gördü.Matmazel. Gazetecinin karýsý benim esjci sýnýf arkadaþlarýmdan Kristiyan Varez'di. Hatta o. Mektepte arkadaþlarýnýz ve hocalarýnýzla beraber çýkmýþ bir grup fotoðrafýnýz vardý Orada an'ýn omuzuna dayamýþtýnýz. karýþmam. ayný titiz ve telaþlý tavrýyla: . benim küçük Çalýkuþum. orada kuzenlerinden ge nç bir gazete muharririyle evlenerek bir daha geri dönmemiþti. Maarif Müdürü. en önde ve ortada olmak üzere fýmýzda bir yarým daire çevirmiþler. meraklý bir hokk köylüler gibi benim Fransýzca konuþtuðuma bakýyorlardý. Ben.O. Baþýmý önüme eðdim. Gazeteci. onlara arkamý çeviriyor. B iyorlar. biz hiç yabancý deðiliz. diye koltuklan gösterdi. ne tesadüf! Kristiyan.Çahkuþum. Bana artýk çýkýp gitmek düþmüþtü. dedi. 16 242 Reþat Nuri Güntekin adamcaðýzý öyle görecek hale gelmiþtim. Zorla beni kocasýna döndürerek: . i e gelirse tayin edeyim veyahut daha iyi yer isterseniz. baþka yerde olsam kahkahalarla gülerdim. ailesiyle beraber Fransa'ya gitmiþ. Henüz görmeye muvaffak olamadýðým Maarif Müdürü. sizi takdim etmeseydi de ben Çahkuþu'nu tanýyacaktým . bir tatilde. Arkadaþým. Ellerimden tutarak beni odanýn ortasýna çek Yarý zorla peçemi açtý ve yanaklarýmdan öpmeye baþladý. Minimini boyu ile gülünç bir revarans y . Gizli bir hareketle tekrar peçemi kapamak istedim. sizi ne kadar tanýyorum. gözlerimdeki yaþlarý göstermemek için yüzümü arkadaþýmýn omzu . birkaç sene içinde inanýlmayacak kadar deðiþmiþ. Buna bir de manevi zillet manzarasý ilave etmek istemeyerek yüksek sesle ve olanca cüret ve neþemle konuþmakta devam ediyordum. kabule mecburum!" dedim. aðýzlarý hayretten bir karýþ açýlmýþ. evvela kalýn mantolu bir genç kadýn girdi. türlü hakaretlere uðramaktansa kabul etmek daha iyi olacaktý.F. kim bilir. olan olmuþtu. Yavaþ yavaþ kendimi toplamýþtým. sen burada. Kristiyan. Eski bir sýnýf arkadaþýma kendimi bu kadar düþkün bir vaziyette göster inefsimi kýrmýþtý. cevabýnýzý bekliyorum. Kristiyan'a yavaþça: . dýþarýdan seslenmiþti. Açýðým yok.Söyledim haným. yahut da. Öyle bir manzara gördüm ki. Fakat aylarca bura sürünmekten. dedi. Çünkü bu dakikada kapý birdenbire açýlmýþ. misafirlere mihmandarlýk ettiðini anladým.Piyer. redingotunu ilikleyerek kapýdan fýrladý. Dýþarýdan. . Bunlar. Görüyorsunuz ya. elimi öptü ve eski bir bildikle konuþur g . Muallim için de yatýp kalkacak yer yokmuþ.Ah. Piyor For. Misafirlerle beraber odaya birtakým yabancýlar da girmiþti. Bu Çadýrlý'nýn Zeyniler'den daha fena bir köy olduðunu zaten iþitmiþtim. ah. güzel çehreli. Bir aralýk umdu. sizde n o kadar çok bahsetti ki. Benim için çekilip gitmekten baþka Fakat kapýdan çýkacaðým sýrada onun Fransýzca: "Giriniz.

Maarif Müdürü kýpkýrmýzý.Durunuz. hem utanýyordum. Sizin gibi bir genç kýzýn arzularýna itaat etmek ir vazifedir. dedim. Çadýrlý Köyü'nü buyurmuþtunuz galiba. Arkadaþýmýn ýsrarýný Maarif vvel bana o kadar soðuk ve fena muamele eden bu adam. böyle olunca i. kocanýn benim adýmý gazeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluðu kese im. sizi güzel köyünüzde talebeleriniz arasýnda ziyaret riz. Fakat. beni methederken hem hoþlanýyor. Bana Türkçe olarak þu izahatý verdi: .Bendenize teklif ettiðiniz mektep neresiydi? dedim. O kadar zarif bir zekâsý. Tabii.Kristiyan. hâlâ hayretten kendini kurt Ya o saygýsýz Nafia mühendisi! Odanýn bir köþesine saklanmýþ beni göz hapsine almýþtý. artýk olan olmuþtu. ben de hoca s ettim. hani bazen insanýn yüzünde böcek dolaþýrda tuhaf ürperme olu un gözlerinin de böyle bir böcek gibi yüzümde dolaþtýðýný bakmadan hissediyor. lütfen. diyordu. Çaresiz oturduk. Piyer For. dedi. Bunlar Loti'nin dezanþante'l gibi faydasýz spleen'lerle kendilerini harap eden nesilden bambaþka bir nesle mensu pturlar. Ýstan a iyi bir garp terbiyesi görmüþ bir yeni genç kýz nesli vardý. Ara sýra gözlerim Maarif Müdürü'ne tesadüf ediyordu. Türklerin u yanýþýndan bahsederken müsaadenizle sizin adýnýzý da zikredeceðim matmazel Feride Çalýkuþu. kuvvetli bir ses ve ukala bir tavýrla: . dedi. Arkadaþým. kendisinin mer kezdeki Darülmualli- ÇALIKUÞU 245 mat'ýn Fransýzca hocalýðýnda daha büyük hizmetler yapabileceði kanaatindeyim. Þimdi sizi Nezarete inha edeceðim. dedim. Ruhun böyle ince elan'larýný Kristiyan da þüphesiz çok iyi ar. memleketin çocuklarýna hizmet etmek iste týmdan memnunum. Maarif Müdürü'ne döndüm. yoksa Çadýrlý? Matmazel. Anlamadan yüzüne baktým. Ya ah iþe baþlarsýnýz. yerinden kalkmýþtý: . öyle güzel bir karakteri vardýr ki. Piyer. Adamcaðýz. n e ulvi bir feragat numunesi ve benim için ne bulunmaz bir makale mevzuu. Memleketin hangi bahtiyar mektebinde hoca olduðunuzu sorabilir miyim ? Dedim ya. Þaþýyorum. vilayet için zintilerimiz arasýnda fýrsat bulursak. kendimi saklamak istemek arzumu yanlýþ anladý: ...Fransýz mektebi mezunu olduðunuzu ve Fransýzca bildiðinizi söylememiþtiniz. istanbul'un en asil ailes ine mensuptur. Kristiyan.Senden artýk müsaade isteyeceðim. Onu burada görmek. bir türlü yakamý býrakmýyordu. herkesin bir þeye heves ettiði gibi. Ne güzel. beni çok mütehayyir etti. Fakat ben. Onlar.Ben anlýyorum matmazel.Bu tevazu da çok güzel. Fakat. çamsakýzý gibi yapýþýyor. Nasýl söylediniz?.ÇALIKUÞU 243 . Benim bundan çýkardýðým netice þudur ki. Emriniz gelinceye kadar vekil olarak çalýþýrsýnýz. matmazel.Bütün bunlarda þaþýlacak bir þey yoktur. ona bakmýyordum. durunuz. þu þekilde izihat vermeye mecbur oldum: . karnesine dayanarak: . dedi. Feride ne enterasan bir kýzdýr. herhalde yelkenli kayýk ile dünya seyahatine çýkmak kadar tehlikeli bir k apris deðil.Hanýmefendi ayakta kalmayýn.Matmazel Feride Hanýmefendi köy muallimliði için ýsrar ediyor. rahatsýz olu Kristiyan'ýn merakýný yatýþtýrmak için. Fakat. derin bir hürmetle önümde eðilerek b ir koltuk da bana ikram etti: . Türkçe olarak: . kocasýna hitap ederek: Bilmezsin.. Çaðýrh. benim sýrtýmda babayani bir çarþafla burada bulunmamý bir türlü sýðdýramýyor. yer For. olur mu? . Gönlümün rýzasýyla bu vilayette çalýþmak. bunun ne kadar tabii bir þey olduðunu bir türlü anlamak istemiyorsu 244 Reþat Nuri Güntekin Mösyö Piyer For. aksiyon'u boþ hayale tercih ediyorlar ve istanbul'daki refah ve sa adetlerini býrakarak kendi istekleriyle Anadolu'yu uyandýrmaya geliyorlar. dedi. Telaþla: . birdenbire kendisini toplayamadý.

Allah belasýný versin. güzel bir evin çiçekli bahçesinde çember çeviren þýk bir küç Ayrýldýðýmýz zaman Kristiyan. kâh duvardaki levhalarýn karýþýk yazýlarýný o yarým saate yakýn onu bekledim. rahatsýz etmeyeyim. dedi. niþanlýn þimdi nerede? Baþýmý önüme eðdim. Fakat. ömür. Yeni arkadaþlar. Mamafih. beni doðru müdürün odasýna götürdü. fakat he ilirdi.. Halbuki. Recep Efendi'nin idareye gittiðini. bir el iþaretiy . o güzel darbýmeselin söylediði gi i.Feride. l Mektebe geldiðim vakit Muavine .." * Bu sabah B..Nasýl Feride. Kusura ba kma kýzým. ayýn on beþi karanlýksa. biraz kurunacaðým.. Kristiyan'a çok tesir etti. zavallý Çalýkuþu!. Üstünden akan sulara bakarak: . bir felaketten sonra daima bir saadet verdiðini. on beþinin mutlaka aydýnlýk olacaðýný bilmiyor deðildim. Fakat bu sefer bir otel odasýnda minimini keçisiyle oynayan fakir bir çocuk deðil.. Bu hayalin yüzünü kalplerinin duda. görünüþte fena insanlar deðil. Baþýmýza bu hal de geld akýlsýz kafanýn derdini ayaklar çeker. dedim. Birkaç defa seni görmeye gelmiþti O zaman. itiraf etmekten kaçýnýrdýn.. Nihayet geldi.Hayatýn. talebemi yaþça bana yakýn. Bu cevap. O vaziyette baþka ne di ilirdim7 Fakat ben. Latasýný çýkarmaya baþlamýþtý Ben ayaða kalkarak: . bu kadar umulmaz bir dakikada doðacaðýný aklýma getireme m. her bir vardý.Hakkýn vardý.Geçen sonbahar onu kaybettik. Arad lar.Cevap vermiyorsun. Kristiyan. hatta zannederim mý benden büyük. Þemsiyeyi almayý unutacak olduk. bu seferlik bizim lata çekti. hakkýn var" dedim. genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük felaket olamaz. ý!l( . Sen niþanlýydýn.Tu. Allah cümlemize mübarek etsin. doðru mu söylüyorsun? dedi. ben. elma gibi kýrmýzý yanaklarý. diye dýþarý çýkmak istedim O. latasý fena halde ýslanmýþtý. yýllar geçtikten sonra.Efendim.kýzým. sana yalan söyledim Krýstiyan Ben. onu sevmemek mümkün deðildi. akýllý hanýmlar. Aðarmýþ top sakalýnýn çerçevesi içinde yuvarlak yüzü. dedi. . Sýmsýký bileklerimi tutan elleri titriyordu: .Hoþ geldin. gayet yavaþ: . o niþanlýnýn çehresini göz önüne getirmek im-1 kânýna maliktirler. bir genç kýz için daha büyük bahtsýzlýklar da biliyorum. Ne yazýk! Sana çok acýrým. Beni odada görünce: . erin son bakýþý benimdi!" de-1 mek hakkýna maliktirler. iler'den sonra. Hangi rüzgârýn seni bu nlýyorum. sana onu soracaðým. Munise tekrar gözlerimin önüne geldi.. bir gece yabancý bir memleketin karanlýk ve soðuk bir odasýnda yalnýz kaldýklarý vakit. ben bu haktan mahrumum Kristiyan!. Darülmaullimatf nda derse baþladým. Sevdiði bir niþanlýnýn ölümün t.. Bura-1 ya galiba çok ýsýnacaðým. niçin evlenmedin? . deðil mi? Saklama küçüðüm. yolda bir saðanaða tutulmuþ. sesi hareketli devam etti: Reþat Nuri Güntekin 246 'l. Hele Recep Efendi isminde sarýklý bir müdür var ki. Feride. neredeyse) gelece erek beklememi rica etti. Zannederim ki. burasý-] ný beðenmediðimi söylersem esasen ayýp düþer. beni bir köþeye çekti: . bir genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük f man gözlerimi önüme indirerek kapadým: "Doðrusu. uzak bir rüyayý takip eder gibi gözleri dalgýn.j tiðýn kadar acýnacak insanlar deðillerdir Bir büyük tesellileri vardýr onlarýn. onu çok severdin. * "Sana çok acýrým Feride. Ah. derler ama. býn bu kadar koyu bir karanlýktan. idareden þimdi haber verdiler. gör Hiç kimseye benzemeyen bir tavrý vardý. ÇALIKUÞU 247 Kâh pencereden teneffüs bahçesini seyrederek.Feride. sonra gelirim.

talebe sýnýfa girdi. o memuriyetin istihsalinden dah müþküldür. Deminden beri bir þey söylemek istediðine dikkat ediyordum. dedim. o boyalardan ben de þikâyetçiyim. Yani demem o demek ki.tekrar oturmamý emretti: . . hariç-j ten muallimlik vakarýný muhafaza etme li. Ýlle velâkin gayet ciddi olmalý. dedi. Maarif Müdürü'ne sormadan pasaportunu eline verdim. beni sýnýfa götürmeye r penceresinden talebelerimi görür görmez yüreðim aðzýma geldi. öyle söyle. O da benim gibij mütehayyirdi: ÇALIKUÞU 249 . ille muallim kýsmýn fa girmesi caiz deðilir. Öyle deði naz Haným? Aðzýný açmaya tövbe mi ettin? Þehnaz Haným. annen sana süt yerine gül reçeli mi emzirdi be? !. öyle olmuþtu. Recep Efendi.Hamallarý iki mecidiyeden aþaðý razý edemiyorum. Müdür Efendi. Birdenbire iþi anladým ve kendimi tutamayarak güldüm: . "Her yerde iþittiðim bu söz artýk canýmý sýkmaya baþlam týkýrýnda gitmiþ ha! Þu var ki. diyordu. Bu defa. Ama ne yapalým ki Allah sürmüþ.Evet.Yüzümde bir þey mi var efendim? dedim. hâlâ üstünde ince ince dumanlar tüten latasýný giymiþ. sobanýn yanýnda dumanlan çýkmaya baþlayan ýslak kundurularýnýn naili tabanlar gibi yerinden fýrladý: . ille velâkin evvela git. adýla. Muavine de benimle beraber gülmeye baþlamýþtý: . yine mektebe gelmiþ çocuklara alfabe talim eder gibi tane tane döküyodu. ha" diye gülerken (h) harflerini. Sobanýn yanýna bir iskemle çekerek oturdu. Herhalde bu Recep Efendi. böyle parlak yüz gördün mü Muavine Haným? Kýzým. Müdür Efendi. þaþkýn þaþkýn: . .rülmüþtü? Muavine Haným'la birbirimize baktýk.Bak tereslere.Yok caným efendim. Ne kabalýk Yarabbi! Dershan . eþyayý kendim taþýrým. Sen. Gayri ona göre çalýþýrsýn. Çekiçle üstlerine vurulan madenler gibi. ders f vakti oldu mu dersin? . kulakta çýnlayan tuhaf bir sesi vardý. dedi.Müdür Efendi. Öksürmeden lakýrdý söyleyemeyen orta yaþlý. þu yüzünü iyi bir yý Müdür Efendi.Oldu efendim. Benim muallimlerim kendi öz kýzlarým demek248 Reþat Nuri Güntekin tir. Muavine Haným. Sonra tekrar bana döndü: .Kýzým. Allah'tan ha? Allah da verdi mi verir. ha.Amma tuhaf iþ ha. Sonra söz söylemek fýrsatýný kaçýrmamak istiyor gibi: . dedi. akýllarý baþlarýndan gider. Fakat. bütün K'ler ibi telaffuz ederek konuþuyordu.Haydi kýzým. kadýn kýsmýnýn süs ve altýna tutkusu bir yaradýlýþ eðilimidir. Sinirli sinirli. Müdür Efendi. dedim. bir memuriyetin muhafazasý. pek hoþ bir insan olacaktý. Ben. su ile çý yok. ben dünyada yüzüne boya sürmüþ insan deðilim. . aksi aksi yüzüme bakýyor' . dýncaðýz. tövbe olsun arkalýðý sýrtýma alýr.Fakat bende boya yok. bu sözleri biraz sýkýlarak. Çarçabuk kaným kaynamýþtý. sesini alçaltarak! söylemiþti. cýlýz. . ne yapalým? diye ilave etti. mektebin müdür muaviniydi. . Arkasýnda mor çizgili sarý atlastan bir yelek yahut gömlek vardý. Bugün sana pederane ihtar ediyorum. be kýzým. rým. amma yaptýn ha.Hanýmýn tabii rengi efendim. evet. ari-l fe olmalý. (Yakasýna bakarsan gömlek eplerine bakarsan yelek).Sen. kapý dýþarý ettim. edibe olmalý Vazifede kusur etmemeli. Kocaman meþin kunduralarýnýn at nalý þeklinde çi süslü tabanlarýný ateþe vererek benimle konuþmaya baþladý. Fena halde þaþýrdý ir þey mi sü. yapa-. kahkahalar Müdür Efendi'ye sirayet etti. seni talebeye takdim edeyim. sen git. Ben delibozuk bi par mýyým. teklif mi var? Bir bakýma senin pederin sayýlýrýz. Bir tanesi geçenlerde bir hal yiyecek olduydu: Tövbe ler olsun. Allah'tan ha.Sen bayaðý çocukmuþsun..Amma yaptýn ha. benim bu þaþý gözlerimi görüyor musun? Onlarýn l yan bakýþlarýný alimallah bin liray bir bakýver-l dim mi. onun gülüþü de herkesten baþka tür "Ha.

. rezil olacaktým! Ýlk defa doðrudan doðruya sýnýfa bakmaya cesaret ettim. o bin liradan fazla deðer yan bakýþlarýyla penceresinden bakarsa dehþet! Onun için talebelerime ayrýca bir ihtarda bulunmaya lüzum gördüm: . talebelerim beni hâlâ Müd endi'nin nutkuna gülüyor sandýlar. Müdür Efendi fazla gülenleri "kalpatanla diþlerinizi sökerim ha!" diye zarifane tehdit edermiþ. felekiyat ve riyaziyatý Araplar aldýklarý halde biz ne halt karýþtýrýp Avrupalýlardan yeni bilgileri almýyoruz? Avrupalýla ni ilm-ü irfanýna payzeni duhul olup gücün yettiði kadar ganimetler almak meþru bir çapul i Bu çapul öyle topla. Sýnýfta gülüþmenin artmasý nihayet Müdür Efendi'nin dikkatini celp etmiþti. kimyayý. ananýzdan babanýzdan. berbat ederini. Birde bana bir cesaret geldi. Bana "kal-patan"ýn sadece "kerpeten" demek nu söyledi. Sýnýftan çýkarken kýzlarýmdan biri yanýma geldi. d Hasýlý. þu parmak kadar kýzýn elindedir. ancak Fransýz diliyle olurmuþ. Baþýmýn içi bomboþtu. Sýký yapýþýn. tüfekle olmaz. . o anda bizi birbirimize sevdirdi. onda müthiþ bir dinletme meraký vardý: 250 Reþat Nuri Güntekin . içi cevherlidir. bu gizli gülüþ. diye söze baþladým..Hanýmlar.O memalik-i irfanýn anahtarlarý. Bereket versin. yerlere geçiyord um. kürsüyü yumrukluyor: "Ne sýrý alpataný getiririm ha!" diye yarý þaka. Size. ilk dersim pek güzel geçti. sizi tehdit etmek için benim elimd e Müdür Efendi'nin galiba "kalpatan" dediði þeyher neyse ondan yok. Fakat size kýrýlýrým. Aman Yarabbi. Nutuk.O ne ya?. Hiç güçlük çekmeden söylüyor. parmak kadar görünür ama. Þaþý gözlerinin bin liraya satmayacaðýný söylediði o korkunç yan bakýþlarýndan biri . Söyleyecek b endimi tutamadým.. Artýk.elki elli çocuk vardý. Siz. Bir parça Fransýzcam var. kendimi toparlamýþtým. O ne ya. Kýzlar. na. O maden gibi kulaklardan çýnlayan sesiyle baðýrarak be eriyordu: . Hepsi de hemen hemen benle akran genç kýzlar. astarýný da istersiniz. boðazýna bas limon gibi sýkýn ha. devletten."Çýk kýzým. Doðrusu ben. o ne ya?. onlardan daha ziyade ükmüþtüm.Hanýmlar. Maþallah. O melun kahkaha nöbetlerinden birinin tutmak üzere olduðunu hissediyor. Fakat maþallah Recep Efendi. dilim açýlmýþtý.. yakasýný býrakmayýn. Öyle zannederim akýþ. milletten yediðiniz ekmek zýkkým olsun!" diye ba sonra çýktý gitti. Birdenbire yumr vurdu. Aman. Bu kadýn kýsmýna yüz vermeye gelmez ya. onun heybetin e bakmayýn. dut yemiþ bülbüle dönmüþtü. Artýk. Nihayet. son bi r ÇALIKUÞU 251 defa daha: "Sýký tutun. müþkül bir vaziyette kalacak. bunun size faydasý olursa bahtiya lacaðým. tövbe olsun. 252 Reþat Nuri Güntekin . on kadar devam etti. Müdür Efendi. az yüz verdiler mi. hafifçe güldüm. týlsým bozulmuþtu. Talebemle yalnýz kaldýðým bu ilk dakikanýn bu kadar müþkül olacaðýný düþünmemiþtim. lakýrdýlarý Bereket versin. nlar da gülüyordu. iyiden iyice coþmuþtu. Birdenbire üstüme diki en bu bir yýðýn göz karþýsýnda adeta eriyordum. neler söylüyordu! Avrupalýlar týbbý. Onlar da gözlerime bakarak gülümsemeye baþladýlar. makamýna bakalým!" diye hemen hemen zorla beni kürsüye çýkardýktan sonra. kýzlarýmýn yavaþ y e kocaman hanýmlara karþý kýzlarým diyebilmek ne saadet! Yalnýz ara sýra biraz fazla gülüyo enim için hava hoþ. Kapayýn çabuk aðýzlarýnýz r gibi ne sýrýtýp duruyorsunuz. limon gibi sýkýp ilmini aðzýndan almazsanýz. gayri ihtiyari. uzu verdi. y vahýnýza. yarý ciddi onlarý tehdit ediyordu. Ara sýra gülüþmeler arttýkça Recep Efendi. diye baðýrdý. hemen bu dakikada çekilip gitseydi. Böylece talebemle ilk bakýþýmýz tatlý bir tebessüm oldu. Sabahta an söylenen geveze Çalýkuþu. o kadar aldýrýþ etmiyorlardý. gülmeleriniz tebessüm derecesini geçmemeli. Müdür Efendi.

Köþenin karanlýðýnda beni biraz daha iyi görmek i gözlerini büzdü: . Bu halim. 28 Mart Kýzlarýmdan çok ama pek çok mennunum. O. Sebebi nedir. Her çalgýdan. Göztepe taraflarýndan bir yerde muallimeydi. B irbirlerinden hiç ayrýlmýyorlar. Muallim odasýnda kocaman bir çini soba yanýyordu.. galiba. Böyle olduðu halde bahsedilen Þeyh Yusuf Efendi'nin mutlaka bu zat olduðunu anladým. evinde bile herkesle seviþebilir mi? Arkadaþlar arasýnda en hoþuma giden. Hatta. ismini bilmediðim bir yazý mualli nihayet musiki muallimi Þeyh Yusuf Efendi. bir vag n dolusu halký güldürmekten kýrar geçirirdi. ince sarý sakalý. onlarý aðlamadan dinleyemezmiþ. olabilir. yeþilden yapmalý!" diyor. ellerimi önlüðümün ceplerine sokarak üstümü kurutuyordum. Ben. Bilakis Recep Efendi. Vaktiyle trende afacan bir mektep kýzý görürdüm ize öyle benzerdi ki. Yusuf Efendi. Fransýz filandý. Süzgün yüzünde. odanýn bir köþesinde yan yana bakarak benim için herhalde iyi olmayan þeyler fýs aþanlar yok deðil. Türlü maskaralýklar eder. önüme bakarak: . kýranta bir miralay mütekaidi. dikkatle yüzüme bakarak: . Halim. Soba boru kendime siper ederek ona bakmaya baþladým. Coðrafya hocasý Ömer Bey. diyordum. Müdür Efendi bunun rengine i ediyor: "Müslüman kýsmýna kara giymek yakýþmaz. dedi. doðrusu onlara da fena insanlar diyemem. Arada þunu da söyleyeyim ki. nazik. her sazdan varmýþ. Vaktiyle arasý sý a tren arkadaþlýðý ederdik. Eski bildiklerden ikincisi kocaman gözlüklü. Onun da gözü beni ýsýrýyor. kendi kendilerine küçük. Müdür Efen-di'nin yan bakýþlarýndan kokmayan ye arkadaþýmýz bu. ihtiyar bir din dersleri hocasý. sessiz bir evde yaþýyorlarmýþ. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla beklediðini söylüyordu. bunlarla sýký fýký arkada tavsiye etti. bildiðimiz siviller gibi giyinmiþti.. keskin kara gözlü kadýn ki.B. tatlý bir adamdý.Affedersiniz beyefendi. muavin Þehnaz Haným bana. Fakat. aç leri bana. pansiyonun loþ dehlizlerinde mahzun mahzun gülümseyen Isa resimlerini hatýrla ttý. Bulunduðum yerden baþýmla selamladým: .'nin en ehemmiyetli bir þahsý. Zaten Þeyh E meþhur bir bestekâr. iki kardeþ. iye gülerek . Bir 254 Reþat Nuri Güntekin aralýk gözlerimiz birbirine tesadüf etti. Bana karþý fazla soðu duranlar. talebelerim arasýnda bile. Beni o kadar sevdiler ki. Birisi vaktiyle Merkez Rüþti-yesi'nde beni müdafaa eden uzun boylu. Öyle parçalarý varmýþ ki. yaðmurlu bir günde gördüm. iki duvar köþesiyle bu soba arasýndaki ar lýða girerek ayakta durmuþ. Ýçeriye gird t siyah önlüðüm ýslanmýþtý. Mekte pte onu çok seviyorlar.. insan. Bu k nler söylüyorlar. tallý seste belli belirsiz b kâyet! Etrafýnda bir daire çeviren arkadaþlarýma bir türlü bitmeyen yaðmurlardan þikâyet ed valan. Hele söz söyleyiþi doyulmayacak kadar tatlýydý. þeffaf bir beyazlýk vardý. diþlek bir ihtiyar muallime. burada haftada bir gün ders veriyormuþ. Yeni Fransýzca muallimimiz Feride Haným.Allah. birkaç s vvel B. ondan çekiniyor. Yalnýz mektebin 253 ÇALIKUÞU deðil. Zahit Efendi. gizli gizli mavi latasýnýn yakasýný rek: "Vah ne þirrettir o! Þunu bir atlatsam yok mu. bilmiyorum! Bunlardan baþka iki tane eski bildik var. talebelerimizden mi? diye sordu Arkadaþlarým hep birden bana döndüler. bir Mevlevi þeyhiymiþ. benim kendi icat ettiðim bu kýyafe vaþ yavaþ yayýlmaya baþladý. ama leke olacaðý derek aldýrmýyoruz. Takdim etmeyi unuttuk. Teneffüste talebelerimle beraber bahçe onlara yepyeni bir top oyunu öðretmek bahanesiyle biraz oynamýþ. ekseriy e mahkûm hastalarda görülen renksiz. Allah! Bu kadar benzeyiþ görmedim. hemen etrafýný aldýlar.ihtimal. insan.'ye gelmiþ. bir musiki müzesi gibiymiþ. ince uzun boylu bir efendi girdi. Kapý beþ yaþlarýnda. Nezihe ve Vasfiye diye iki sevimli istanbul çocuðu. bütün B. Arkadaþlarýma gelince. paltosunu çýkardýlar. eðlenmiþ-tým. teneffüste bile peþimi býra rlar. diyor.. tövbe olsun gözüm açýlacak!" diyor. Fakat.Kim bu küçükhaným. Arkadaþlar. Kendisini ilk defa soðuk.. Fakat o. Mektepte birkaç erkek muallim de var.

Yalnýz. öyle güzel bir baharý var ki. birdenbi atlý ve mahzun bir ihtizaz uyandý. ç a keçisiyle karþýmda oturmak ona pek güç geliyor Ara sýra Mazlum. temiz bir evim var. odamýn pencerelerine sarmaþýklar týrmanýyor.Ben. senin þeytanlýðýný anlamýyor muyum sanýyorsun? Sen hayvaný mahsus gýdýklýyorsun. Bahçemde renk renk çiçekl açýyor. Munise. O gün. ellerinde mendi lerle babalar. birbirimizi kovalamaktan. hýrçýnlýk etmeye. Dünden beri güzel. derin nde geçmiþti. keçsiyle beraber çimenlerin üstüne uzanýyor Resim meraký bende en uyandý. O vakit Mun "Abacýðým. dedim. Sözde biraz temizlik yapacak.. Hele biçare Munise. Neyse. Yalnýz. Fikri gibi bazý büyük þairlerdeki ilahi melali bir sesle ifade etmesinden ibarettir. bunu bana içinin eþyalarýyla beraber raladýlar. resim yapmaya baþlýyorum.vaka geçti tebin kullanýlmayan eþya ile dolu metruk bir salonu var. kendisini saraya girmiþ zannediyor. vallahi ben durmak istiyorum ama. bahçeli. Mazlum durmuyor. Hülasa. Komþu evlere. topraða bulanmýþ bir eski org iliþti. Daha iyisi. taþlýktaki mavi çinilere ayaðýný sürüyor duvardaki çi rini elleriyle seviyor. ayný semtin kenarýnd alý. dedi.Büyük bestekârýmýzý tanýdýðýma çok memnun oldum efendim. Ba kýzýyorum. diy Mektepteki derslerim galiba fena gitmiyor. uzun ince bacaklarýyla debelenmeye baþlýyor. küçük.akþamüstleri ortalýk kararýrken biraz mahzun oluyoruz. oradan dereye inen bayýra kaçmýþ. bu þeytan mahluklar ayaklarý arý yeri benden iyi bilirler ya. aþaðýsý mi Allah esirgesin... N ezer? Gülmekten. Hele bahçemizin önündeki dik bayýr. Her taraf yemyeþil. Evet. Bizim kapýmýzý bu saatlerde hiç kimse çalmayacak. köþelerden birinde gözüme. Beyaz teninde bir pembelik uçtu. kardeþler geliyor. Bu memleketin. Birkaç günden ben Munise'nin suluboya bir resmiyle uðraþýyordum. bir ders levhasý almak içi n o salona girmiþtim. On gün evvel tuhaf bir . Panjurlar kapalý olduðundan buraya adeta bir akþam karanlýðý basmýþtý bakýnýrken. þirin bir evceðiz. açýk kalan mutfak kapýsýndan bahçeye. . parmaðýmla onu tehdit ederek: . hafifçe ayaðý kayþa doðru dereye düþecek Hoþ. Ne yapayým?" diye kaçýyor. Bu nazik mahsun hastaya bayýlýyorum. Sesin gizli þikayetiyle öyle güzel. Baþýnda kýr çiçeklerinden bir çelenkle. alt alta. B 7 Nisan En büyük bir emelime daha kavuþtum. Hoca Efendi? Üst dudaðým bir parça kýsa da ciddi durduðum vakit bile gülüyorum unuz!" diyorum. ince þeyler söylüyor ki. ip atlamakla geçiriyorum Yorulduðumuz vakit ben. içeri alýncaya kadar epeyce yürek üzüntüsü çektik..Bendeniz bestekâr sýfatýna layýk olacak bir1 eser vücuda getirdiðime kaný deðilim. Sanatkârlar böyle cümlelere karþý pek hassas oluyorlar.. bu daim böyle olacak. taze yaralar gibi kanýyor Bütün boþ günlerimi de Munise ile koþmaca oynamak. Birkaç erimde küçük bir meziyet varsa. toza. evimizden çok memnunuz. bu Yusuf Efendi'yi bir aðabey gibi seviyordum. üst üste boðuþmaktan göz açamadýk ki. Kendi evine iki üç dakikalýk mesafede. gözlerine inanamýyor.bizi epeyce korkuttu. gülmeyi fazla sevdiðim için ara 256 Reþat Nuri Güntekýn il M ýl'ý sýra darýhyor: "Kalpataný sana da getiririm ha!" diyor. Çocukluðumun mesut günleri bir orgun çaldýðý aðýr. yalandan surat ediyorum: "Ne yapayým. Munise de. ben de dün çok neþeliydik. minimini. Þeyh Yusuf Efendi ile ahbaplýðýmýz çok ilerledi. Bu ÇALIKUÞU 255 yaramaz. ad ayaný Bu dalgalý yeþillik içinde gelincikler. o da Hâmýt. Sadece Maz lum -Çoban Mehmet'in verdiði keçinin ismini Mazlum koyduk. Yaramaz kýz usl ursa çabucak bitecek. fakat pozdan pek sýkýlýyor. Munise. bunu bana ah razý olsun Hacý Kalfa buldu. eþyayý düzeltecektik. Ben. Müdür Efendi benden çok memnun. El erini ovuþturarak boynunu büktü: . Unutulmuþ bir dost mezarýna yaklaþýr gibi titreye titreye onun yanma gittim.

aðýr bir rüya içine gömülmeye baþlýyordum. Dün gece sýra benimdi. Tam mektubu vereceði vakit muavin. Elinden rdi. Hafifçe ti reyerek baþýmý çevirdim. neler çaldýðýmý bilmiyordum. birdenbire bulunduðu yerden: . Vaat ettiði parçalar edim. B. Anlamayacaklarýnd emindim." diye kaç kere size t embih ettim. nerede olduðumu unutmuþtum. kesik saçlý arkadaþlarým. Muavin. Akþam mütalaasýnda muavin Þehnaz Haným'la beraber mektebi dolaþýyorduk. Ayþe Kadýn! O ne? dedi.Bunlar kulaktan kapma þeyler efendim. Geçenlerde vefat eden bir ihtiyar rahibin terekesinde n bendeniz de bir org almýþtým.Hiç. bu ses Ne yaptýðýmý düþünmeden bir sandalye çektim Orgun önünde oturdum. bana bir vaatte bulundu . Parmaklarýnýn ucuyla tellere þöyle birkaç defa dokun k olduydu. Musiki aletlerine merakým var da efendim. . Elimde bir mektupla arka sýralarda oturan bir talebeye yaklaþmaya baþladý. yapraklar içinden rüzgâr geçmesine benzer bir ses iþittim. Ne vakitten beri burada olduðumu.Dur. Sonra göðsümde tutuk nefeslerle yorgun. alelade bir tahta p kunsa. siyah önlüklü. dedi. Yaptýðým þeyin iyi o fakat ne yapayým. . benden iz de defterime zapt ederim. hangisinin musikiþinasa ait olduðunu tefrikte yanýlmam. Onlarý inþallah bir gün size çalarým. kafile kafil yordu. esasen böyle yanýk þeylerdir efend im. Eski günlerimin eski a tamamýyla kendimi terk etmiþtim.Bunlar. çok marifetli bir kadýndý. "Talebeye gelen mektuplarý evvela ben göreceðim. Bu parçalarý çalmak isterim. fakat bir musiki-parçasýndaki meziyetlerden hangisi nin bestekâra. . Ký ynunu bükmüþ. bu ince parmaklarla uda deðil. Me ridorlarý gözlerimin önünde açýlýyor. Sýnýflarýn birindek lambasýnýn iyi yanmadýðýný görerek içeri girdik.u salona ne yapmaya geldiðimi. kimseye çalmadým.Beis yok. Cemile Haným için kapýcýya bir mektup býrakmýþlar da. Þeyh Efendi ile olan ahbaplýðýmýzý bir kat daha artýrdý. derin bir ses verdi. .Devam et yavrum.Samimi bir melal mahsulü olan bazý parçalarým var ki.F 17 258 Reþat Nuri Güntekin güzel þeyler olacaðýný tahmin ediyordum. Cemile. Hüzün bende deðil. mavi gözlerinde aðýr bir melal ile beni dinliyordu. cantique denilen bir nevi ilahilerdir ki. onu feryada getirecek sanýyorum. öyle sandým ki. Arkamda derin bir ah. Ah. . notalarýný ne bileyim. Bu cantiq ue dediðiniz ilahilerden bazýlarýnýn notasýný bana ihsan edebilir misiniz? .Sizde ne derin bir istidad-ý musiki. Konuþa konuþa salondan çýkmýþtýk. büyük bir kabahat iþledim: Meydana çýkacak diye yüreðim titriyor. Muallimler. bir müsait vaktinizde siz orgda tekrar onlarý lütfederseniz. Cevap vermedim. Sesler gibi parma klarýn da bazý ihtizazlarý vardýr ki. Ayrýlacaðýmýz vakit. ne hassas bir kalp varmýþ Feride Haným! Bir çocuk r uhunun bu engin hüznü nasýl bildiðine mütehayyirim. Org inledýkçe yavaþ yavaþ kendimi kaybediyor. tuþlarda parmaðýmý koydum.Onu bana getir. Ben. gönlümün içine dokunuyor. Ben de hanede bir köþeye koydum. Ayaðýnýn altýna bir sandalye çekerek lambayý muayene ediyordu. ancak bir hassas kalbin melalinden akar. fakat pek Çalýkuþu . Birkaç gün evvel çocuklardan biri satýn almak iste diði udu muayene ettirmeye getirmiþti. Þeyh Efendi. bu sözlerime inanmadý. Bir gün. Org. Hafifçe baþýný sallayarak: . haftada bir gece mektepte nöbetçi kalýyor ar. devam et. Ne kafasýz kadýnsýn! Bu dakikada tuhaf bir þey oldu. Çünkü bu hasta ve hassas Þeyh. rica ederim. lakayt görünmeye çalýþarak cevap verdim: . Yusuf Efendi. içimden öyle geldi. olmaz mý küçükhaným? iþte bu vaka. Karanlýkta gözüme Þeyh Yusuf Efendi'nin sarýþýn simasý göründü. Kapýdan ihtiyar hademe girdi. Orgun üzerine baþýmý daha ziyade eðerek gözlerimden akan yaþlar kuruyuncaya dar çaldým. yerinden atlayarak hademenin elinden mektu bu kapmýþtý. yaralý bir gönülden gelir gibi aðýr. onlarda. Yavaþça ayaðýmý bastým. ÇALIKUÞU 257 . yavaþ olarak sevdiðim can birini çalmaya baþladým. bitkin bir halde durdum. Mayýs Dün.Kendime bir üstad-ý sanat diyemem.

dedim. Þehnaz Haným hýrçýn bir hareketle bu mektubu buru obanýn kapaðýný kaldýrarak içine attý. Fakat. niçin? Bu "niçin" sözünde. mektubu hiçbir zaman okuyamayacaðýný anladý. Konuþa konuþa muavinin odasýna gitmiþtik. dedi.Haydi.Niçin. ne kadar sabýsýzl dedir? . . Muavin ile beraber dýþarý çýkarke zdirdim.Merak etme kýzým. bahçede tenha köþelerde. Cemile. bu küçük kelimede meyus bir isyan vardý. er geç kaybedecekeri bu rüyadan uyandýrmamak için ayaklarýmýn ucuna basa basa .Buraya gel. Muavin. karanlýk yatakhanel erde dolaþmak çok hoþlandýðým bir þeydi. biçareleri. düþüne düþüne dolaþtýðýný görürdüm. ateþli baþýna yavaþça elimi koyarým. . hastalýklý kadýnda öyle bir âmirane eda vardý ki. bir þeyler fýsýl260 Reþat Nuri Güntekin daþýyorladý. niçin itaat etmiyorsun? Bu cýlýz. Halbuki o. çabucak ke Derin sükûnete raðmen heyecan içinde olduðu hissedilen sýnýfa hitap ile. daha ileride kumral bir saç küm bir genç kýz uyuyordur. gerek mektepte bu kýz. Burada üstü açýlmýþ bir küçük kýzý örterim. kýzým. Arka sýralarda birkaç genç kýz. ne bekliyorsun? . Sýnýfa derin nek uçsa iþitilecekti. Ben hâlâ nöbetçi muallimler odasýndaki yataðýmda uyuyamýy t. Perdeleri açýk kalmýþ bir pencereden odaya soluk bir mehtap aydýnlýðý vurmu gece hýrsýzý gibi titreyerek sobanýn kapaðýný açtým.Buraya gelmeni söylüyorum Cemile..Çünkü kardeþinden gelmiyor. bu çocuðu yavaþ yavaþ tedaviye çalýþýyoruz. Vakit gece yarýsýna yaklaþýyordu. baþ baþa vermiþ. ben bile titredim.. ikide birde biçarenin yarasýn . tekrar baþlarýný kitaplarýnýn üzerine eðdiler. on yedi yaþlarýnda güzel bir dan kaçtýðýný. müm zý olmuyor.Niçin? . yarý açýk ince dudaklarýyla hangi ümide gülümsediðini kendi kendim Bu birçok genç kýzýn uyuduðu loþ. kardeþinden gelen bu mektubu ona vermeyecek misiniz? .Nasýl. Mülazýmý Bandýrma'ya gönder . baþýný sýranýn üstüne saklamýþ. dedi. Cemile. . þimdi yerine git! Þehnaz Haným. Muavin. gözka-paklarý hemen titriyor denecek suretle açýlýp kapan .Hayýr. Koridorda dolaþan nöbetçi hademeyi bir bahane ile aþaðý göndererek muav odasýna girdim. göz hapsindedir.Cezanýz pek aðýr oldu. zarfýn üzerine göz gezdirirken hafifçe kaþlarýný çatýyordu. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla ayaðýný yere vurdu: . On altý. ötede yorganýný düzeltirim. Yarýna kadar nasýl bekleyecek. Yüzünde baþýný eðerek dudaklarý saranyor. kararýmý verdim.Bu Cemile. hareket etmiyordu. Yalnýz hemen bana itaat etmediði için yarýna kadar ona vermeyeceðim. sert bir hareketle eli uzattý. sessiz. o mektubu bana ver! Muavin. kim bilir. Gerek evde. epeyce zengin bir adamýn kýzýdýr. Cemile'nin Suriye'deki biraderinden. Cemile. Derslerinde de Yüzünü yakýndan gördüðüm vakit.Mektup. .259 ÇALIKUÞU Muavin hiç sükûnetini bozmadan: . buruþturulmuþ kâðýt yýðýnla nu bulup çýkardým. O. Muavine Haným. kýzýn bileðini hýrpalayarak mektubu kaptý. çocuðun büyük bir teessür içinde olduðunu anladým.Haydi. Talebeler.Cemile. Muavin Haným. sesini daha ziyade alçaltarak devam etti: . Yýrtýlmýþ. . omuzlarý hafif sarsýntýlarl ora giderken muavine: . üçüncü mektuptur ki elime geçti. Babasý. Bu. sessiz yatakhanelere aðýr bir rüya bulutu çökmüþ gibidir. ÇALIKUÞU 261 Nöbet gecelerimde herkes uyuduktan sonra boþ koridorlarda. Biz. baþýný önüne eðerek aðýr aðýr yanýmýza geldi. Bu sene genç bir mülazýmý sevdi. Cemile'ye gelince.

ben onun için hassaten kuzu doldurttum. Vallahi. * Küçük talebelere beyaz giydirmiþlerdi. kahvelerden birinin önünden geçiyordum. ut nutuk söyleyen bir çocuðu alkýþlýyordu. Talebelerime gelince. Yarý zorla beni oraya kadar götürdüler. Þurada bir iptidai mektebi mýzýka ile marþ okuyor. Cemile'nin karyolasýný bulduðum vakit biçare. Çalýkuþu bitti. ötede bir alay genç kýz. O gece. Ne rezalettir bu ? Olmaz. adeta izzetinefsime. Yaramaz. Baktým.eðim titreyerek yürürüm.. Geçen . mavi latasý. yer ya ere geçecektim. daha ileride çocuk. Muallimlerle büyük talebeler çarþaflarýný atrn nebilmek için Müdür Efendi'yi güç bela kandýrdýlar. kahvenin bir ucundan öbür ucuna: "Sekiz tane dut bahçem var.Bahtiyar küçük kýz. Onun için gitmemeye.. Meðer salýncak eðlencesi için beni arýyorlarmýþ. diye bar bar baðýrýyormuþ. Tam onun gö çat kapý çalýndý. efendim. eðlenece klerdi. Fakat. Bunu. Bu memleke k kýz mektebi varmýþ. Fakat ne arkadaþýma. yavaþ yavaþ kalabalýktan ayrýlmýþ. bir dere kenarýnda Mayýs Bayramý yaptýlar.'deki bütün kýz mektepleri bug n bir saat uzakta. sýzýldanmaya baþladý. 20Mayýs Dün dersler kesildi. nefret ettiði in sandan gelebilecek mektuplarý daima kalbinin bir parçasýyla beraber yakmaya mahkûm bir t alihsiz. bugünü bahçemde geçirmeye niyet etmiþtim. Yavaþça üzerine eðildim: . çaresizce çarþafýmý giyerek peþlerine takýldým. Salýncaklardan birine atladýk. tlaka beni önüne katýp götürmek emriyle müdür tarafýndan gönderilmiþti. sallanmasýný bilmiyorum!" diyorum. yüksek bir setin kenarýnda bir sýra kestane aðacý vardý. helva yaptýrdým. Þimdi "Ipekböceði" çýktý. muallim arkadaþlarýmdan Vasfiye ile son sýnýftan birkaç talebe. ne talebelerime söz anlatma k kabil deðildi. urur mu? Uzakta. yüzüme karþý da böyle "Ipekböceði" demekten çekinmiyorlar. bir peri deðil. bir köþeye taþtan ocak ÇALIKUÞU 263 kuran aþçýlara baðýra baðýra emir veriyordu. erkekler tarafýna savdýlar. Zengin bir ipek tüccarý olduðunu söyledikleri pot u. Ipekböceði burada!" diye baðýrdýðýný iþittim. Birdenbire arkamda ince bir sesin: "Buldum. m mlik vakarýma dokunuyor. ç ir almaca oynuyor. yeni uyumuþtu. mektep önlüðünün cebinde sevdiðinden gelen mektubu bulduðun zaman.Ipekböceði" benim yeni ismim. kirpiklerinde d aha kurumamýþ gözyaþý damlalarýndan anladým. Bu yüzlerce kýz çocuðunun çýlgýn neþesi. kalabalýðýn içinde kaybolmuþtu. "i gunum. ki kadar sevineceksin? Bu kaybolmuþ þeyi hangi görünmez gece perisinin oraya getirip býraktýð di kendine soracaksýn.. Cemile. Munise. Faka . Ben. Genç hocalardan bazýlarý b lerle beraber bu aðaçlara kolan salýncaklarý kurmuþlardý Yaprak kümelerinin arasýnda renk r tekler uçuyor. Üç güne kadar imtihanlara baþlýyoruz. "Gitmem" diye inat etsem: "Naza çekiyor kendini!" diyecekler. Erkek hocalar derenin karþý tarafýndaki bir aðaçlýða çekilmiþlerdi. Bizim aramýzda yalnýz R . sadece bir biçaredir. itiþe kakýþa. Hem daha fenasý. Hem bu isim yalnýz mektepte kalsa yine þikâyet etmeyeceðim. Ben. marþlar okuyarak gel ktep taburlarý bitip tükenmek bilmiyordu. büyük karmakarýþýk bir insan kümesi manzume okuyan.. k 262 Reþat Nuri Guntekin mekteplerinin þarkýlar söyleyerek geçtiðini gören Munise. Bilmem niçin.mutlaka benimle sallanmak istiyordu. Dere kenarý papatya çayýrlarýna dönmüþtü. mintanlý. Yeþil bahçelerin arasýndaki yýlankavi yollardan. o. B. bir sel çukuru kenarýnda kocaman bir kayanýn gölges uþtum. sevinci orgun bir hüzünden baþka bir þey vermiyordu. Onun için. Mürüvvet Haným -beni vaktiyle Merkez Rüþtiye Mektebi'nde müdafaa eden kesk kara gözlü kadýn. böyle kalabalýk gezintil rden hoþlanmýyorum. böyle ipekböceðine sekizi de kurban olsun!" diye baðýrmaz mý? Öyle utandým ki. çýðlýklar.Tövbe olsun. onlar da son sýnýf namýna ricaya geliyorlardý: . olmaz. kocaman siyah þemsiyesiyle dolaþýyor.. B. Recep Efendi: . ben bugün hiç eðlenmiyordum. Taþkýn kovuklarda bitmiþ cýlýz san çiçekleri koparýp ayaklarýmýn altýndan geçen suya gýn düþünüyordum. kahkahalar dalgalanýyordu.. kaba saba bir adam.

birini bitirdikten sonra ötekine baþlýyordu. Adamcaðýz. kendimizi göstermeye çalýþarak dere kenarýndaki ince yolu takibe baþladýk. mutlaka geleceksin! diye beni. Birdenbire yüreðim oynadý. Þeyh Efendi'yi ilk defa mektepte dinlemiþtim. Þeyh. bu yarý kapalý gözlerden ayýramýyordum Bir aralýk. ikide bir: "Hani. Ben. Kumral. Arkadaþlardan biri usulca kulaðýma eðildi.Ben. öðle yemeðinde bizimle beraberdi. yavaþ yavaþ sar a baþlayan þarkýlarý ince bir terle nemlenmiþ.. bugün çok canlý ve neþeliydi. çünkü Yusuf Efendi ömründe hiçbir gün bugünkü kadar mesut ve ayný zamanda bedbaht o . epeyce zamandan beri hastaydý. belki biraz da bundan ileri geliyordu. Aman. kollarým titriyor.Nafile böceðim. Yolun uzadýðýný görerek onun yorulmasýndan korkanlara gü ce yol. Bugünkü mektep eðlencesine o da gelmek istemi Kadýn hocalar. dedi. Dere yolunda on beþ dakika yürüdükten sonra bir harap su deðirmenine vardýk. dediðim yerde gülersin. Bana eliyle çay piþ ek istiyordu. Benzin kül gibi oldu. niye gülmüyor? Vay aksi ço ay. Çok güzeldi tabii. mahsus çay semaveri getirmiþi..Evet. diye yüreðim titriyordu. süzgün gözlerinde muammalý bir gülümseme ile: . solgun yanaklarýna birkaç dam . ömrümce kulaklarýmdan gitmeyecek! Arkadaþlar. Neyiniz var? 266 Reþat Nuri Güntekin . "Çaðlayanlar" leri bu yerde vadi birdenbire daralýyor. Gözlerimi. Metebe gelmiyordu. dedi. saçlarýný omzuma dayayan Vasfiye'nin kulaðýna: . Buraya gel. .. adeta bir boðaz vücuda getiriyordu. Þeyh Yusuf Efendi'yi sýk yapraklý bir ceviz aðacýnýn altýnda oturttular. Tambur baþladý. fakat böyle deðildi dedim. Dayanamadým. bugün hep eski þarkýlarý çalýyordu. Müdür Efendi. gözleri dolu . Rahatsýz görünüyorsunuz.. ÇALIKUÞU 265 Buradan bizi kimsenin iþitmesine imkân yoktu. þarkýlardan bitirmesinden istifade ederek: . dizlerim vücudumun yükünü kaldýramýyor gibi çöküyordu. olmaz. Dere kena rýndaki kayalýklar öyle yüksekti ki. Benim bugünkü neþesizliðimi o da fark etmiþti. Sekiz. uzakça bir yere. Dikkatli dikkatli yüzüme baktý. dinleyelim.Hademelerden birini gönderip Þeyh Yusuf Efendi'ye bir tambur getirttik. Vasfiye.Biraz dinlenmez misiniz? dedim. güneþ aþaðýya kadar inemiyor. tamburu eline verdiler. artýk bitecek. Bir iki günden beri iyileþtiðini iþitiyorduk. nafile. Bu musiki.t. Fakat gözleri yarý kapalý. hakikaten kaçrýlmayacak bir fýrsattý. düþeceks in. En kaba saba görünenlerin bile aðlayacak gibi dudaklarý titriyor. Hocalardan biri uzaktan el iþaretleriyle beni çaðýrdý: ..Sus. sular. bestekâr. Yusuf Efendi'nin neþesi. yemekt en sonra da peþimi býrakmadý. erkek muallimlerden bazýlarýnýn bir köþede gizli iklerini. Gülme. Bu. Arkadaþlar. Bir hastayý bu kadar yormak günahtý. dedi. çimenlerin üzerine zanmýþlardý. Uzak bir y erde ona çalgý çaldýracaðýz. yine rahat vermediler: . Bunlardan hiçbirini þimdiye kadar dinlememiþtim. burada somurtur durursun!" diyordu. Mektepten. Sen hakikaten sallanmaktan korkuyorsun. Yusuf Efendi'nin musikisi beni sardýkça sarmýþtý. etraftan sularýn köpüre köpüre aktýðý bir kayanýn üstüne sinmiþtim. Þey ndi. bir bahane ile Yusuf Efendi'yi erkeklerden ayýrmýþlardý.Niçin? diye sordum. Bugün kendimi o kadar kuvvetli hissediyorum ki!" d iyordu. Zavall hayli uðraþtýktan sonra vazgeçti: 264 Reþat Nuri Güntekin . adeta bir fecir a kýyordu. baþýný tekrar omzuma býrakarak: . ebedi gitse yorulmayacaðým. sonunda. Þeyh Efendi'ye de birkaç kadeh verdiklerini söyledi.Olmaz.. on kiþilik b r kafileyle. þu zevzeðin elinden kendini kurtar da gel. bestekârýn karþýsýna oturttul ar.

fakat inanamayacaðým. bu saatte Cemile artýk kirpiklerinde kur u268 Reþat Nuri Güntekýn mamýþ gözyaþý damlalanyla yataðýnda uyumuyor. etrafta ik namýna bir þey kalmadý. Evet. ara sýra oluyor. Talebeler daðýldý. ÇALIKUÞU 267 Arkadaþým ellerimi tuttu: . Mendilimi ýslatma n süratle taþlarýn üstünden sýçrayarak dereye indim. O. Doðrusu istenirse. Gayri ihtiyarý ellerimi yüzüme kapadým. Arkadaþlarýmda bir tuhaflýk hissetmeye baþlýyorum. aralarýnd esle bir þeyler söyleþiyorlardý. masum çocuk gözleriyle derin derin bana ba ktý. Feride. çok hafif bir baygýnlýktý. renksiz bir gülümseme ile: . adayý anlata anlata bitiremiyorlar. þarkýyý bitirirken. Cemile'yi de.Bütün B. Cemile'nin güzel baþýna bu gece. Burada bir âdet var: Kim olursa ol . Þeyh Yusuf Efendi vakasý beni ço k müteessir etti. dedi. Ben Vasfiye ile beraber en arkaya kalmýþtým. sonra tekrar baþýný tamburuna dayayarak yeni bir þarkýya baþladý: "Pür ateþim. ihtimal ki þüphe ediyor. Elimde ýslak mendille yanýna döndüðüm vakit o. Feride? Hatýrýn kalmasýn. Ayný yoldan geri dönüyorduk. Bu.'nin bildiði bir þeyi sen nasýl bilemezsin? Bu manasýz þüpheye gülümseyerek omuzl : . ellerimi öperek ya lvardý." Yusuf Efendi. Fakat bu se fer o zavallý Zehra'nýn-ki gibi deðil. Zehra gibi.Biliyorsunuz ki ben B. babasýný razý ettiði gün ilk müjdeyi bana getirmiþti. Bu gece.'de çok kapalý ve yalnýz yaþýyorum. dedim. Islak kirpikleri arasýnda o. Demek sen hiçbir þey orsun? Vasfiye. . dedim. beni üzsün. Dere kenarýnda çocuklarýn sevinçli gürültüsü hâlâ d mseye sezdirmeden kafileden ayrýldým. bu kadar yormamalýydýk!" dedim. Her þey sarardý. Bir zamandan beri hiçbir kalabalýk ye re gitmemek için inat ediyordum. ziyaný yok. Bu sene Ýstanbul çok güzelmiþ. açtýrma benim aðzýmý zinhar Zalim. Sularý. Zavallýya hafif bir baygýnlýk r. Bir gece.Bizi korkuttunuz efendim. Bir yolunu bulur arsa orada kalacaklarmýþ. B .Yusuf Efendi. Cemile'yi elimle süsledim.Sahi mi söylüyorsun.Bir þey deðil. . karanlýkta kendisine ettiðim hizmeti acaba anladý mý? Bilmiyorum. Ben: "Biz sebep olduk. Manalý manalý bana bakýyorlar. Nezihe ile Vasfiye bana ara sýra istanbul'dan mektup gönderiyorlar. Sýcaklar tahammül edilmeyecek derecede. nihayet ann eleri. beni söyletme derunumda neler var. dedi. . Memleket þimdi bomboþ. garip bir bakýþla bana gözlerini dikmiþti. Arkadaþým. Karþýdaki koyu yeþil tepeler soluk. O. Hatta a dönmesi. o biraz evvelki manalý bakýþýyla beni tekrar süzdü: .Bu Þeyh Efendi'de bir hal var. Ýnsan içine çýkmaya utanýr oldum. duvaðýný elimle taktým. Uzak güneþinin kamaþtýrýcý ýþýklarý içinde kocaman kül yýðýnlarý gibi cansýz ve manasýz görünüy ibi sýkýlýyorum. fakat kendi kendime yalnýz býraksýn. yine inanmadý: . babalarý da baþ eðmek mecburiyetinde kaldý. Mektepler açýlacaðý vakit baþka bir yer ir yer ki. yanýk bir renk baðladý. uðraþtýrsýn. bu saatte se zýmýn göðsü yastýk oldu. kendi elimle süsledim. hep þaþýrdýlar. ~ 5 Aðustos Hoca olduðumdan beri ikinci defadýr ki talebelerimin gelin olduðunu görüyorum. gözlerini açmýþtý. B 25 Temmuz Yaz aylarý uzadýkça uzadý. baþý tamburun üstüne düþtü.Cevap vermedi. hocalardan birçoðu tatil aylarýn yerlere gitti. Bu çocuklarýn ikisi de birbirlerine olan sevdalarýnda öyle sebat ettiler ki. Fakat anasýný. benim de burada kalmaya niyetim yok. Kimsenin hiçbir þeyi ile alakad deðilim. iki bahçe arasýndaki dar bir yoldan saparak kendi kendime eve döndüm. seni ölesiye seviyor. için için bir þeye üzülüyor gibi görünüyor.Bilsem saklamaya ne sebep var? dedim. Fakat Cemile mahsus evime geldi.

Artýk burada duramazdým. ne kadar hayret etmiþtir? Hakký var. birbirleri r þeyler fýsýldadýklarýný görüyordum. kendim.Bu Ipekböceði sahiden afet. Bu masum arzuyu gülümseyerek kabul ettim. Cemile. bunlarý görünce pek keyiflendi: .Cemile. hocan olmak sýfatýyla annen. H raðmen Cemile'nin annesini. Dað yolu. Munise. . ihtiya arý gösterdi: ÇALIKUÞU 269 .Dil otu mu yedin be kýzým? diye gülmesi vardý ki. cefaya.un genç kýzlarýn saçma mutlaka bir parça gelin teli takýyorlar. mihnete hiç þikayetsiz tahammül eden saðlam bir vücudum var. burada da bütün kadýnlarýn gizli gizli bana baktýklarýný. daha kýrk sene. bu yýldýzlý gölge yýðýný gibi yükseliyordu. Hacý Kalfa. Talebemi bir köþeye çekerek: . dedim. çünkü þimdi ben bile ha t ediyorum. elmaslara. Hacý Kalfa'nýn ellerini dizlerine vurarak: Reþat Nuri Güntekin 270 ý 'H. . o kadýndan kaç. Cemile'yi onun kolunda görmedikçe saadetlerine inanamayacaktým akat. adamcaðýzýn yanmakta hakký varmýþ. Ýhtimal. sen de bir iki þey söyle kýzým. Evet. Munise ile beraber. mümkün deði uramayacaðýmý söyledim. Yalnýz. Çalýkuþu. nasi hatlerin en güzelini kendi kendine verdin. Yarabbý. dikkatli dik baktýktan sonra yanýndakilere. yavrum. bu gece benim kendi On Temmuzum. sana nasihat vermemi istedi.Ayol. Onu yataðýna gönderdim. Onlarý bir yabancý aðzýndan iþitmiþ gibi sebebini. Hacý Kalfa ile ailesini akþam yemeðine davet etmiþtik. Bir sene. hasta olduðumu. buna imkân olmadý. gündüzden çok yorgun olduðu için daha biz konuþ rken sandalyesinde uyuklamaya baþladý. Ýhtimal daha elli yaþ bu hazin muzafferiyet . yýldýzlý bir geceydi. Erkenden evime dönmek mecburiyetinde kaldým. çocuðum. benim iþitebileceðim bir sesle: . Müla zýmýn þimdi senin yanýna gelmeden evvel sokakta yabancý bir kadýnýn geldiðini. Bileklerimle alnýmý setin kenarýdaki parmaklýðýn soðuk demirlerine dayadým. Karþý setteki evlerde ýþýklar sönmüþtü. saçýmýn bir tarafýna minimini bir tel parçasý iliþtirmekten me medim. bu gece kendi hürriyet þen liðimdi. Mütemadiyen gülüp söylüyordum. yalnýz uçurumun dibinde. sana gizli b söylemek istediðini haber verirlerse sakýn dinleme. gönlüme derin. kim bilir. dedim. Alay olsun diye sokaktan üç dört kýrmýzý kâðýt fener aldýrm sofra üzerine eðilen dallarýna asmýþtýk. güzel baþýný mü tli göðsüne sakla. Cemile'nin annesinden müsaade istedim. bu sözlere. Sama adam. sonra fenerlerimden birini Mirat'a. Sen.. Kâðýt fenerlerin mumu artýk tükeniyordu.. bu ziyafet deðil. sana bir tembihim olacak. kâh aydýnlýk günlerini bi-1 rer birer hayalimden geçirdim. Onlarýn renkli ýþýklarýyla beraber içimdeki neþeni lduðunu. çaresiz bir karanlýðýn inmeye baþladýðýný hissediyordum. üç yüz altm uzun? Evvela çok neþeliydim. altýnlara batmýþ bir þiþman kadýn. Hayganuþ'un sivilcelerle dolu þiþkin yüzü dallardaki kýrmýzý fen bir renk alýyordu. On Temmuz þenliðidir. minimini bahçemizde ziyafet vardý. dedi.Hacý Kalfa. kafesinden kurtulalý bu gece tam bir sene olmuþtu. Mülazýmý çok merak ediyorum. bunu bir uður sayýyorlar.Cemile'ye hocalarý nasihat veriyorlar. elli sene yaþayacaðým. O kadar maskaralýk ediyordum ki. Küçük gelinin yanýnda muallim arkadaþlarýmdan birkaçý vardý. dedi. Her yerde olduðu gibi. gülmekten týkanýyor. bu dayanýlmaz sýcaklara raðmen hâlâ kurumayan derede hafif b birkaç yýldýz aksi. Etrafýmda ne se ayat. manasýný kendi kendime soruy B 27 Aðustos Bu akþam. birini Haganuþ'a vererek misafirlerimi selametledim. ne uzun? Soðuða. Bütün dudaklarda yine bir "Ipekböceði" sözüdür dolaþý in karýsý olduðunu söyledikleri. Geç vakte kadar bahçede oturduk. dedi. Bu bir senenin kâh karanlýðýný. tek baþýma bahçede k Sakin.

bir türlü açýk yer bulamamýþ. Munise'yi uyuttuktan sonra elime bir kitap alarak sedire uzandým. Fakat nasýl anlatayým. mektepten döndüðüm vakit benim de aþaðý yukarý onlardan kalýr yaným yoktu. on beþ günden beri bitmeye dinlemeye baþladým. Baþka gün için mülakat a demiþ. Zabit. l Ekim Dersler baþlayalý iki hafta oluyor. fena bir haber alacaðýmý sanýyorum. Hatta. Hele birkaç gün evvel þimþekle. Biçare. birkaç defa. bir yandan. güzel. soðuk. Ne kadar vakit geçmiþti. yaþamak zevkini alamamýþsýnýz. o da Vasfiye'yi tercih ediy rmuþ. aðladým.. Misafir odasýnýn cumbasýndan uzandým. Yuvalarda yeni yavrularýn yumurtadan çýkma zamanýnda nasýl neþeli bir hayat uyanýrsa. Hayat. O vakit. 17 Ekim Yaðmurlar on günden beri devam ediyor. hiç uykum yoktu.[ deki muþamba fener sokaktaki su birikintileri içinde çýrpýnýyordu. fakat niçin. peçem yüzüme yapýþýyor.hazin yýldönümünü gör-1 mem lâzým gelecek. kýzýn halinde b irkaç gün sonra iþ anlaþýlmýþ. solgun benizlerine taze bir hayat rengi gelen son çiçekler harap oldular. Karanlýðýn içinde uzu kadýn hayaleti. insana ne yapar? Geçen sene karda.Abacýðým. elin. munis bir kýz olduðunuz halde. su oluklarýnda çýkardýðý sesleri. Sizinle ne güzel iki arkadaþ olabilirdik. bilmem hangi parkta birbirlerine randevu vermiþler. Bu vakitsiz . Munise de bana kalmayacak. Fakat aksi olacak. tahammül edeyim. Biçarele r. sýcak ve s bana verdiði müzmin hüznü. ýhlamur kaynat-mýþtým. Fakat. benim ihtimaml k: . mekte de öyle bir hal var. Allah'ým. Meðer o gün. ____________ÇALIKUÞU______________271 B . hem de ne þiddetle. Nezle olmasýndan korkarak erkenden. o kadar .Kim o? diye sordum. diyor. yatakta þikâyet ediyor. ilk günlerde benim gibi sevin en. siz o kadar neþeli. Ümit edeyim. cumbanýn altýnda yaðmurdan korunmaya çalýþýyor. Zabiti merakta býrakmamak için Nezihe'ye yalvarmýþ: . sokakta rast geldiðim insanlarý halime güldürüyordu. O akþamdan beri yaban-1 cý kadýnlardan gözüm yýlmýþtý. Muallim arkadaþlarýmýn birçoðu B. Nezihe ne yapýp yapmýþ.Kuzum Nezihe' Sen. Yaðmurun saçaklarda. Fakat bunlarýn hiçbirisind bu gece gözkapaklarýmýn içini yakan yaþlardaki acýlýk yoktu. ne uzun? Ýhtimal. m istanbul'da kalmak isteyen Vasfiye bile. anlaþýlmaz yaþamak yorgunluðunu daðýttý. Saçlarýma yavaþ yavaþ aklar düþecek. neyi beklemek için? Bu bir sene içinde. ne uzun. Munise'nin. Bu gece. Yaramaz kýz. Ne beni ara-1 dýðýný görsem. 272 Reþat Nuri Güntekin B. Ýkide birde içini çekerek: . sadece gözlerim aðla e gönlüm aðlýyor. Ben. samanlýkta yattýðým geceyi unuttun mu du. Nezihe'nin baþýna bir devlet kuþu konmuþ. buna razý-' yým. Bu akþam. Kapýyý açtýðým vakit titriyordum. onlarý Boðaziçi'nden Fatih'e kadar takip etmiþ. Feride Haným'ý görmeye geldim. Bu iki arkadaþýmýn þimdiye kadar tesadüf ettiði her erkek gibi. Bir cuma günü Surlar'da bir genç zabite tesadüf e . iyi. genç zabitin zihnine gi hafta sonra onunla niþanlanmýþ Vasfiye. Vasfi-ye'nin o gün misafirleri gelmiþ. kendimi zapt edemedim. çok mahzun. Titrek bir ses: . O kadar hafif. Hatta. bugün gelemeyeceðimi söyle.Ah Feride Haným. akþam eve uðradýðý vakit.'ye döndüler. . delikanlýyý göremediðini söylemiþ. bilmiyorum? Birdenbire hýzlý hýzlý kapý çalýn kim olabilir? Kapýyý açmaya cesaret edemedim. zorla yataða yatýrmýþ. bu akþam benzi biraz soluktu. benim yerime git.Açýnýz. aziz bir arkadaþý tarafýndan aldatýlmak gücüne gidiyor. dedi. bahçede durmadan yaðan yaðmurun altýnda baþlarýný eðiyorlar: "Artýk yeter!" der gibi büz lar. bi andan da yalnýz kaldýðýndan þikâyet ediyor. Nezihe. gök gürültüleriyle baþlayan þiddetli bir yaðmur. Sýrýls vücuduma.

Bu dakikada ne kadar sakin olmak mümkünse o kad ar sakin bir sesle: . . Senelerden beri onun musikisi içinde yaþadým. beni aldatmýþtý. Çalýkuþu . sizi uzaktan rum. O kadar uðraþtým. Bir þey söylemiþ olmak için: . iki mükedder mavi göz far . hatta bu tesadüften b . evladým.Küçükhaným. Hafif bir hareketle kendimi kurtardým. Mektebinizin musiki hocasý Þeyh Yusuf Efendi'nin. Cevap vermedim. Bu munis çehreli.Bir meslektaþýnýzýn kardeþiyim. odayý ýslatmaktan çekiniyor gibi. biraz daha iyiler inþallah. Kendim de zaten bir yaralýdan baþka bir þey deðilim. bir uyor.Müsaade eder misiniz içeri gireyim. Dizlerimi öpüyor. on seneden beri hastaydý. bu ses. Yemin ederim ki bu et için söylemiyorum. aðlamamak için elleriyle göðsünü. Akþama doðru birdenbire aðýrlaþtý. beni kov iye. söyleyiniz. Halbuki periþanlýðýnýn yaðmurdan daha baþka bir þeyden geldiði Asýl maksadýný söylemek için. boynunu tutarak' . . etrafýna bakmýyor.Hanýmefendi yemin ederim ki. ded Bu saatte.Hanýmefendi. dedi. Hafif bir hýçkýrýk sesi iþittim. Halbuki þimdi o. Bunlarý size niçin mi söylüyorum küçükhaným? Beni ayýplamay izi rahatsýz ettiðim için. yalvararak sizden isteyeceðim þey için bana darýlmayýn. Nihayet bu vaka oldu. Tekrar evlenebilirdim. niçin geldiðini sormaya lüzum görmeden: "Buyurunuz" dedim. Sabaha çýkmayacak.. ne yaðmur. iþin nihayetinde Yu rdeþiyim. beni yalnýz býrakýp gidiyor. Kurtulma imkâný olmayan bir felakete razý olur baþýmý daha ziyade eðerek bekledim. Dikkatle yüzüne bakýyordum. Sözün burasýnda hafif bir isyan feryadýný men edemedim. birdenbire ne istediðini . Benden korkuyor gibi baþým eðdi: .. Fakat baþka n e diyebilirdim? O. Ömrümü ona baðladým. yüzümü görmek için feneri kaldýrmýþtý. ben yabancý deðilim. cevap bulamayarak susuyor. Yanýmdaki misafir odasýnýn kapýsýný açtým. Tek Yusufçuðum yalnýz kalmasýn diye.Yusuf. asil bir kadýndý. elbette bu deðildi. kardeþimi için için yiyip bitiriyordu. oturmaya cesaret edemiyordu. Kadýnýn aðlamaktan þiþen soluk mavi gözlerinde bir ümit ýþýðý canlandý Zavallý. Þeyh Efendi. Solgun bir çehre. dedim. Gözle görünürcesine eriyip bitmeye baþladý. Birdenbire yüreðim aðzýma geldi.Ne yaðmur. hocaným? Bu çehre. göðsünün sa ak: . benim üç yaþ küçüðümdür ama.Haným kýzým. Nihayet: "Kiminle görüþüyorum efendim?" diye sordum. Kim olduðunu. Böyle olduðu halde ona analýk ettim. Dul kaldýðým vakit sizi ardým. Yusuf. istemedim. yüzüne bakmaya cesaret edemeyerek gözlerimi yere in diriyordum. melun hastalýk. ben kardeþinize bir þey ÇALIKUÞU 275 yapmadým. Biraz sustu. bana emniyet verdi. felaketinizi anlýyorum. Ben. Yu deðildim. Annemiz öldüðü vakit. Altý saatten beri kendi yor. Bir fenalýk zannederek omuz edim. Sözünün burasýnda bitkin vücudunun birdenbire çöktüðünü gördüm. hiçbir þey sezdirmemek lâzýmdý: . Kadýn. bu halde gelen bir misafire söylenecek söz. ilk hissim. daha sakinleþmek istediðini anladým. Ne söyleyebilirdim? . yerlere sürünerek çýrpýna çýrpýna aðlýyordu.Kardeþim bu gece ölüyor.ÇALIKUÞU 273 misafir. Fakat kuvvetli olmak. o kadar çýrpýndým. Elimden gelecek bir þeyse.Öyle mi efendim? Görüþtüðümüze memnun oldum. dedim. Gerçi þimdiye kadar görüþmedik ama. darýlmayýnýz. evladým sayýlýr. Sizden deðil.Feride Hanýmefendi. Ben göründüðü kadar kaba ruhlu bir kadýn deðilim. Zaten fazla içli bir adam. insaný adeta yýkýyor! dedi. Sizi gördü. sonra bir cesaret hamlesiyle ilave etti: .F 18 274 Reþat Nuri Güntekin O. sizin de belki bir sevdiðiniz var.

O vakadan sonra tabii burada kalamazdým. can çekiþenler arýna verilmiþ bir damla su gibi. bu sesle son bir defa mavi gözlerini açtý. Yüreðim merhametten eziliyor. Ablasý yastýða yüzünü kapamýþ hýçkýrýyordu. dizlerim vücudumun yükü altýnda çökecek gibi oluyordu. gözka-pakla f hafif titriyor. baþýný öte tarafa ikle gözlerini kapadýðýný görseydiniz! Anlatmak mümkün deðil ki. Bazen kendini kaybediyor.. ne çýrpýnma. Tekrar aðlamaya. aðzýndaki bembeyaz diþlerini gösteren aralýk dudaklarýnda bir parça hayat rengi kal Biraz evvel o kadar telaþlý ve periþan görünen kadýncaðýz. duvarlardan gölgel uzatan sazlar. Bana öyle geldi ki hasta. geniþ bir odaya aldýlar. Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eðildim.'deki evimde son gecem. Mektebe gidip gelirken kaç kiþi peþime takýldý. Ayaklarýmýn ucuna basarak yanýna yaklaþtým. 2 Kasým Bu akþam B.. Onun bir kere daha gözlerini açmadan öl mali. yavurucuðum. önümdeki fenerin donuk izini takip ederek birçok dar. Beni gölgelerle dolu yüksek. Yarýn erkenden hareket ediyorum. O vakit. yoksa benim yaþlarla perdeli gözlerimin bir vehmi mi olduðunu söyleyemeceðim. Sevgi. o güzel tahammülünü yavaþ yavaþ kaybettiriyordu. onu hiçbir þ memiþtim. Ne þikâyet var. Aç gözünü. belki bundan daha büyük bir ÇALIKUÞU 277 günahtý. öyle bir sevap ki.. Hakikat mi. En çok istediði þeyi bir kere göstermeden hasret içinde gözlerini kapadýðýný görm ze anlatmak mümkün deðil. Bestekâr. Hiçbir þey hissetmiyor. mümkün deðil. 276 Reþat Nuri Güntekin Bu gecenin vakalarýný bir rüya gibi hatýrlayacaðým. çabuk iyi ol! Elbet bir gün yine göreceksin. Org. Karyol cunda masaya benzeyen bir karanlýk kümesine dayanmýþtým. Düne kadar bu derdinden bana hiç bahsetmemiþti. Yusuf için her f edakârlýða razýydým. sele düþmüþ bir yaprak gibi iradesiz sürük m. Bunun bir org olduðunu fark ederek titredim. . Fakat buna imkân göremiyordum. Feride Haným sana hatýr sormaya geldi. Artýk devam edemedi. Yusuf.Onu bir kere daha göster bana abla! diye çocuk gibi yalvarmaya baþladý. bu son vazife karþýsýnda hayret sükûn ve tahammül gösteriyordu.Yusuf. ilk busemi ben. bir ölünün sönmüþ gözlerine mi tevdi edecektim! B. Yusuf'un yataðýnda mum gibi eridiðini görüyorum.le þikâyetim yok. karýþýk raflarda neyler sürünüyordu. Þehirde herkes benden bahsediyor. kaç kiþi artýk iki kat ör aþladýðým peçemin altýnda yüzümü seçebilmek için yolumu kesti. saçlarýný okþa . Yaðmurlarýn içinde. Hasta. biraz sesini . soluk dudaklarý gizli bir gülümseme ile yavaþça isminizi tekrar ediyor. keman lar sallanýyor. Duvarlarda tamburlar. diye alnýný. arkadaþýn. daha ziyade yanacaðým. bu çalgýlarla dolu odanýn bi iþ bir demir karyola içinde ölüyordu. Fakat öyle anlýyorum ki. Yusuf. Mum gibi sarý çehresine ölümün sükûneti þimdide çukuruna karanlýk dolmuþtu.. þefkat denen þeyde ne mucizeler var Ya-rabbi! Mekteb gidecek çocuðunu uyandýran bir ana gibi elini hastanýn baþýna koydu: . Kalbim. or.Yusuf. Odanýn karanlýk köþeleri. çocuðum. öyle söyledi ki. bu hastanýn hiçbir þey söylemeden bana nasýl darýldýðýný. herkes. sesi a baþlamýþtý: . hiçbir þey görmüyordu. görmeden ölürsen.Feride Haným. bu biçare gözleri son defa açacak mucize ancak bu org o labilir. bak. ne acý söz. Bu. Dün ellerimi tuttu. Düþündüðüm þey belki cinayet. kaç saygýsýzýn. utlar. Yüzünü eteklerine saklayarak çocuk gibi hýçkýrdý. parmaðýmý tuþlardan birine koydum.. Yalnýz. içim parça parça oldu. gizli figanlarla titreþtiler.iyi ol.. henüz bir hayal bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarýmý sürdüm. biçare kadýna. yaralý bir gönül gibi derin derin inledi.. Uðruna ömrümü. Feride Haným. Fakat kenarýndan bakanlarý içine çeken uçurum gibi bu org da benim tahammülümü eli Gayri ihtiyari ayaðýmý bastým. Bugün akþama doðru büsbü nlarýn bir daha açýlmayacaðýný biliyordum. hiçbir þey iþitmiyor. karanlýk sokaktan im. b eni merak ediyor. hiçbir þey duymuyor. saadetimi vakfetmiþ. birer birer parmakla rýmý öperek: .. bir kere daha gözlerini aç.

Arkadaþlarýmýn yanýnda konuþmaya utanýyor. Gitmek istem min sebebine gelince. Yumuþak pençelerinin içinden týrnaklarýný çýkarýyor.. onlarla onuþuyor zannedersiniz. sarý tüyleri erinden kývýlcýmlar parladý.Bu hain yeþil gözlerdeki tatlýlýða bakan. Çaresiz.Ipekböceði. ya biner gibi.görmeden: . gelip arþýlarýna oturuyor. ben þimdi senden ne güzel bir intikam al acaðým. Onlarý. bana da bir merak geldi. Mektepte günlerce erkek gibi çalýþtýktan sonra ara sýra ev hanýmlýðý etmek iyor ki. seni gökyüzündeki melekleri düþünüyor sanýr. sadece evde deðil. Ötek limle kediyi baþýndan tuttum: . ýslýk ça n iþini gördüm. bilakis çok iyiyim ve çok neþeliyim. 23Nisan JDUGÜN Hýdrellez. nra. sepetler. elverir ki uzakta bir yer sun iki gün evvel emri geldi. b nsiz gitmemek için bir hayli sýzlandý. halim bir kedi. Kedinin hayran bir yeis ile kuþu takip ed . böyle devam edemezdi. sýnýfa girerken kýpkýrmýzý olduðumu hissediyordu Bu. ziyafetin kok usunu almýþlar. elimin içinde kanatlarýný.. Evde yalnýz kalýr kalmaz. Hatta. Þimdi tam yarým düzine kuþumuz var Buraya gel m'u. Maarif Müdürü'ne gittim. baþka bir yerde bana göre ders bulmak müþkül maaþlý daha küçük bir mektep olursa da kabul edeceðimi söyledim. Yalnýz. Yeþil gözlerini aralýk ederek adeta þ ra bakýyor. Zavallý kuþ birdenbire sendeledi. de nin derdin. boynunu kýsarak öyle bir titriyordu ki. sularýný tazele . Fakat. Yavaþ sesle türküler söyleyerek. Çünkü hemen bana hak verdi. ben. Mamafih. ihramlarla yola çýkan her kafilenin arkasýnda birkaç da lardan takýlmýþ. erkenden yemek sepetlerýyle Söðüt-lük'te ku Köþe baþýnda her zaman kötürüm bir dilenci oturur. Görünüþte sakin. Öteki elimi açtým. Ne vakit kafesleri bahçeye çýkarsam. O bile eðlenceden geri kalmak istemedi. Maskaralarýn kafeslerini temizledim. azametli bir eda ile bir hamalýn sýrtýna binerek kafileye karýþtý. açýl adan gelirim. kasabada da hemen hemen öyleyim. sonra güneþ alsýnlar diye bahçeye çýkardým.. Kurnaz hayvanlar. bu ha? Zavallý Þeyh! dediðini iþittim. aðlamýþt 280 Reþat Nuri Güntekin zým içlenmesin diye ona bu kuþlarý aldým Sonradan. Evler boþ. Hacý Kalfa'nýn oðluna býrakmak mecburiyetinde kalmýþtýk.. komþunun sarý kedisinden bu hayvancýklara hiç rahat yok. hastayým diye aldattým ama bugün. fakat baþýma bir çatký çattým: "Biraz hastayým. çok üzülmüþ. çarþýlar kapalý. Bugün: "Bakalým ne yapacak?" diye kuþlardan birini kafesten çýkardý onun yüzüne doðru yaklaþtýrdým. bohçalar. Rüþtiyesine tayin etmiþler. Zalim hayvanýn. benim en ziyade hoþuma giden köpekler oldu.. baþka 278 Reþat Nuri Güntekýn bir memlekette bana bir ders bulmasýný rica ettim.Ç. bu biçareyi parçalamak deðil mi? Bak. baþýmdan çatkýyý attým. Munise'yi komþulardan alay imamý Hafýz Kurban Efen-di'nin karýsýyla beraber gönderdim. rüzgâra kapýlmýþ sonbahar yapraklarýna döndü. Bütün kasaba halký. Evde yalnýzým." dedim.. Buranýn havasýna dayanamayacaðý . Zavallý yavrucak. Dedikodulardan galiba onun da hab eri vardý. Zavallý Çalýkuþu... O. artýk böyle kalabalýk eðlence yerlerinden hoþlanmýyorum. Munise. ince bir feryat kopararak uçmaya baþladý. azat olunduðuna inanamýyor gibi durdu. hele ara sýra çenesini titreterek hafif hafif sesler çýkarmasý var ki. 279 ÜÇÜNCÜ KISIM Ç. Bu iþler bitince sýra kuþlarýma geldi. üstünde bir rüzgâr esmiþ gibi.. kuþun üst .

arkama dökülen aðýr saç kümesine sarýnarak onu göðsüme daðýtmak oldu. kerameti kendilerinde bildiler. Maçlarýndaki tesire benim demet demet uzay gür saçlarýmý þahit tuttular. eyvah!" 282 Reþat Nuri Güntekin diye bir ses geldi.'de saçl u arkadaþlarýma söylemeye utanmýþtým. ilk hareketim. sarýðýyla beraber ara sýra üniforma giydiði. Bugün Muni-se'yi gezmeye götüren de odur. fakat sonra Munise'ye. Yoksa tamah edilecek hiçbir þeyi yok . Hocalarýnýn bile bir kýsmý tabur imamý. Alay imamýndan ç im bilir. Düþen. ince bir dalýn üstünde. Demek ki onlar h . ablak yüzünde iki cami kandili gibi parlayan yuvarlak çipil gözleriyle bana bakmýy or mu?! Ne olduðumu anlatamam. Komþum Kurban Efen-di'nin. hâlâ deliliði býrakamýyorum.. Hepsini birden azat edecektim. Yerli olsun. Yanaðýmý kafeslerd en birinin teline dayadým: ÇALIKUÞU 281 . ne kadar uðraþsak bu sarý hainlerden kendimizi büsbütün kurtaramýyoruz. yine öyle yaptým. Fakat. B. yabancý olsun. Kuþlar. kimin babasýný. de Kuþlardan sonra. kýyafetim bir þeye benzese neyse. kocasýný sorarsanýz mutlaka askerdi. sarý zalim7 diye eðleniyordum. Sakin. daha doðrusu bir kusur s Hacý Kalfa'ya varýncaya kadar. zavallýlar: "Niçin bizi arkadaþýmýz gibi mesut etmiyorsun?" diyorlar. ne burayý sevip sevmeyeceðimi düþ de aylýðýmýn azlýðýna ehemmiyet vermiþtim. sýra kendime geldi. biraz da caný yanan bendim. hakikaten bir þikâyet miydi. herkesten bir türlü saç ilacý salýk almýþtým. güzel. ýslýk çalarak onlarý taklit ediyor. Bir düðün. öteki sarý musibete ne cevap vereceðiz? Ne apalým küçükler. çalýþkan. bilmiyorum. filan gibi askerlikte bir olan insanlar. Vefakâr.. geldim geleli çantamda duran defterime son altý rýný yazmaktý. Fakat. Of. baðýran komþum Hafýz Kurban E di'ydi. Onlar. Kýlýðým. Bir de ne göreyim? Komþu alay imamý Hafýz Efendi. ya z ya nefer. Sonra kendimi bir yük gibi aðaçtan aþaðý attým. güzel. Ben. hayatlarýndan memnun. Boðaz ile beraber sahildeki istihkâmlarýn bir kýsmýný gören penceremin önüne u eve zaten yalnýz bu pencereyi sevdiðim için geldim. içimde derin bir sevinç vardý. kýlý oluyor. otuz yaþýna bile gelmemiþ. Karýsý pek taze. bugünkü vaka neþemi kaçýrdý. sert emirlerinden biriyle kafese doðru yürüyordum. zavallý küçük kuþlara musallat olan bütün sarý mahluklardan öç almýþ gi Neþemi yalnýz öteki kuþlarýn þikâyeti kýrdý.'d ki Müdür Recef Efendi bana: "Allah geçinden versin. türlü türlü isimde kýna geceleriyle tam bir hafta sürüyor. havayý bir parça güneþli gördüðüm vakit. ismini gülmeden söyleyemediðim bu Hafýz Kurban Efendi. hemen hemen belime inmiþti. talkýn vere mamý güldüreceksin!" demezdi. Bu. boncuk gibi parlýyor. kendi kýzý gibi seviyor. munis ve sade Çalýþmak gibi eðlenceyi de çok seviyorlar. Bugünkü programýmýn öðleden sonraki kýsmý. Bereket versin. dal ulaðýma: "Aman. Hafta geçmez ki bir düðün olma- ÇALIKUÞU 283 sýn. Yarabbi! Mektep hocasý da oldum. oðlunu. Saçlarým artýk uzamýþ. ne kadar ayýplamýþtýr? Þimdi bu satýrlarý yazarken utancýmdan yüzümü ateþ basýyor sediyorum. talihime gayet iyi bir yer çýktý. Fakat ayaklarým ç kamda açýk bir beyaz gömlek. Erik aðacý kafeslerin tam karþýsýndaydý. f le geldi ki. Tevekkeli B. Gönlümün ima itaat etmek lâzým gelen hýrçýn. salýncakta gibi sallanýyord aralýk yanýmdaki evin penceresine gözüm iliþti. kardeþini. daima so saçlarýmý yýkarým. Fakat. birdenbire Munise aklýma geldi.Nasýl. alay müftüsü. elli yaþlarýnda bir alay imamýdýr. kuþu parçalandýn mý. Saçlarýmýn bu dýðýný görenler. Bugün. Ç in olduðunu söyle-yorlar.en yeþil gözlerini yüzüme yaklaþtýrarak kahkahalarla gülüyor: .'nýn kadýnlarý pek hoþuma gidiyor. gözlerini güneþe dik en. B. Çocuðu olmadý aramazý o da.Sizi býrakayým. þirin bir asker memleketi.'den kaçmak için ilk teklif ettikleri yeri kabul etmiþ. haný ölüp de mezara girsen. kara gözlü. Aramýz pek iyidir. Onlarýn yavaþ yavaþ güneþte kurumasý en büyük zevkim-dir. bunu kadýn için ayýp. sonra kafeslerimin karþýsýndaki erik aðacýna çýkarak ýslak saçlarý sen bahar rüzgârýna daðýttým. Ç. sarý kediden deðil. Fakat. fi bir Çerkez kýzý.

Fakat Hýdrellez günü mesirede gülbeþeker aramak amadýðý için meyus olmak. Önümde fakir kýyafetli birkaç genç gidiyordu. bildiðimiz dünyadan baþka yerlere götürecek. Þimdi B. pekâlâ Keþke ben de onlarýn için doðsaydým. Gülbeþeker yok! Bu þehrin askerleri galiba gülbeþekeri çok seviyorlar. Karþýdan bu yollara bakarken bana öyle geliyor ki. Süleyman söyle bakalým. neþeli bir çocukla þakalaþýyorlar: . Yand an vuran son güneþ ýþýklarý bu yüksek. pek çocuklara yakýþýr bir þey! Evet. kahvesi. mektepteki kýzlarý gibi ken erinden de elimden gelen nezaketi.Kuru ekmeðimi gülbeþekere sürer yerim. tuhaf tuhaf ko nuþan. Mesela. Kibirli sanmasýnlar diye onlara kul. sýra sýra bahçeler. dükkânlarýyla kasabanýn pek iþlek bir yerinde. bir nevi gül tatlýsý olacak. Daha fakirane yaþamaya.. diyordu. armonika çalan bir i r ermeni kadýný ki. Sokakta Sögütlük'ten dönen kafileler çoðalmaya baþlýyor. harap çýnar gövdelerim göz alabildiðine uzanýp giden etiyor. Komþularým. Fakat sonradan sýrrýný anladým. . buna nasýl para dayandýrýyorlar. Fakat deðil mi ki memnun oluyorlar. bir akþamüstü mektepten dönüyordum. Munise'nin sesi. en mesut insanlarýn yeri. B birine bilmem ne ikram etmek istediler.ce eðleniyorlar. onu yi e. ona sözüm yok. mis gibi gülbeþeker kokuyor. bir kadýn. 284 Reþat Nuri Güntekin Memleketin zenginleri. reddeddiyor: . en umulmaz emellere kavuþturacak. Evet.Bir þey yiyemez misin? Gülbeþeker de olsa yemez misin? diye onu omuzundan sarstý. Hastalar Tepesi isminde bir yerde oturuyorlar. Ceketinin önü daima açýk duran þiþman. bu gülbeþeker sözü çocuk. diye þaþýyordum.'deki kadar zengin deðildim. yirmi sene. diye cevap verdi. küçük bir kurnaþ parçasý. yaþlý bir kolaðasý -ki her zaman tesadüf ederim. aðýr gelinlik elbisesini on sene. birkaç para ile memnun oluyor. Mamafih. se geliyor.. Mesela sabahleyin en bütün Ç. þimdi yemek yedim. Evvela. keþke ben de bir gün parmaklarýmda. kaç defa sokakta kulaðýmla Mesela. Fakat.Dön. vakit daha erken olmakla beraber. Þimdi nöbetten çýktým. onlar i nsaný. Eðlenceleri çok sade. hemen yumuþadý. Çocuðunun. þimdiki evim de pek fena yerde d eðil. büyüðünün aðzýnda bir gül Anlaþýlan bu. daha küçük bir evde oturmaya mecburum. tertemiz. ince bir kahkaha. Bazen kahvenin önünde oturan erkekler mahalleye su taþýmakla geçinen fakir. Yalnýz. Þimdi. ismi fena ama kendi en þen. aralarýna karýþmadýðýma.. Bir baþkasý: ÇALIKUÞU 285 .cev .E. Kýzcaðýzýn zorla yanaklarýndan öperek: .Ne vakit isterseniz. dedi. her düðüne giyiyor. sýrýta sýnta: . Çalgýlarý. Söðütlük'ün tadý yok bugün. Allah'tan belamý mý isteyeceðim? Bu þakayý hemen her gün tekrar ediyorlar. Derenin öbür kýyýsýnda etraflarý çitlerle çevrilmiþ. Fakat cesaret edememiþtim. yardýmý esirgemedim Burada en sevdiðim bir yer de: "Söðütlük" dedikleri dere kenarý. Kim bilir. Acele acele karþýdan gelen bir mülazýmle konuþmak için durd Mülazým: . ben alesta hazýrým. sade eðlenceler. bu eðlencelerden zev rýlýyor-lardý. bana orada güzel bir ev göster miþlerdi. zahmet etme. H baþka bahse geçelim. kaç yüz senelik? Çýnarlarýn aþaðý kýsýmlarýnda gövdeleriyle tepelerindeki dallarý ve yapraklan kalmýþ Akþam gölgesinin çökmeye baþladýðý s n. ne olsa yiyemem.. Geldiðim vakit. Yaramaz kýzý dört saatte dört ay görmemiþ gibi göreceðim geldi. sen bu fukaralýkla nasýl geçinisin? .Süleyman. dedi. Kalabalýk günlerde pek ces edemiyorum Fakat bazý tenha akþamüstleri. o bahçeler re boðulmuþ incecik yollar var.Oh. Delikanlý. kendi kýzýna giydiriyor. mektepten dönerken Munise ile oraya uðruyoruz. en tuhafý. halký önümüzden geçti. avuçlarýmýn içinde hurma gibi kýnalarla. oraya giderse.Niçin böyle erken dönüyorsun? Ben daha yeni gidiyorum. büyük bütün erkeklerin aðzýnda. köle oldum.Vallahi olmaz. O. O kadar batandýk. ucu bucaðý bulunmaz bir viran kubbenin altýna girmiþ gibi oluyor.Bak. dönüþ baþladý n bir zabit kafilesi dönüyordu. ne vakit senin düðünü yapýyoruz? . Sö adeta bir söðüt ve çýnar ormaný. Meydanlýðý. . Yeþim deðil. beni birdenbire sevdiler. bizim komþu Hafýz Kurban Efendi üç gün evvel kapýnýn önünde Munise'yi yakaladý.

. þimdiden onu benden ziyade seviy rdu. ne ayýp. âdet böyle.23 Nisan (iki saat sonra) Gülbeþekerin ne olduðunu öðrendim. l Mayýs Deminden beri yukarýda talebelerimin vazifelerini tashih ediyordum. Munise'nin bir kelime i etmesi için halimle. mutlaka gelin ol isteyeceksin. Onu bu halde gördüðüm vakit hesapça sevinmem lâzým gelirdi. Munise. Seni büsbütün alýkoymak mümkün deðil. biz de ondan mahrum kaldýk!.Abacýðým. beni yalnýz býrakacaksýn.. Munise aþ n: . Mualimler. haným..Nasýl. þaþkýnlýktan kekeleyerek: . Yarabbi! Arkadaþým. Çünkü görüyorum ki. günden güne çiçek gibi açýlan güzelliðiyle nazlý. . Demek ben böyle koc aman bir kasabanýn diline düþmüþtüm. merak etmiþler. komþularýmýn yüzüne nasýl bakacaðým7 Ç. Söðütlük'te tesadüf ettiði birkaç muallimeye ben mu söylemiþ.Çünkü gelmediniz! Þaþkýn þaþkýn yüzüne baktým. gülmeye çalýþarak: . ben mi? Demek gülbeþeker dedikleri.Munise..Demek. Küçüðüm. Bunlardan birine þaka olsun diye: "Bari gül eþeker bulabildiniz mi? Sokaktan geçen zabitler bulamadýklarýndan þikâyet ediyorlardý!" Arkadaþým gülerek cevap verdi: 286 Reþat Nuri Güntekin . . zorla yüzümü açtý. Arkadaþým.Ne yapalým abacýðým. biraz evvelki sözlerimin aksini söylemeye baþladým. erkeklerinin. sen ne kadar safsýn! Gülbeþeker. diye seslendi. Fakat ne gülüþ! Zalim. bir kabahat yapmýþ gibi dargýn dargýn yüzüne bakýyordum: ..Pekâlâ biliyorsunuz ki.Zavallý Ferideceðim.Vallahi bilmiyorum. Anlýyorum kýzým. beni belimden tutarak taþlýðýn içinde döndürüyor. a rtýk nasýl insan içine çýkacaðým. Birdenbire ince bir kahkaha koptu. Ç.Niçin? .Sahi bilmiyor musun? dedi . Zavallý çocuðun. b na. ne oldu? Þaka yaptým.Kimsiniz efendim? diye sordum. Seni sakýn darýltmayayým? dedi. Y ramaz kýz.Abacýðým. birdenbire yetiþmiþ bir genç kýz hali vermiþti. Fakat hain kýz. Þ n tellerini baþýna takarken için titriyor. . þüpheli bir bakýþla: . Bu sefer ben. dudaklarýný büktü. kedi gibi boynuma sýçradý. dönüþte kapýdan uðrayarak hatýrýmý sormak istemiþler. Eyvahlar olsun! Utancýmdan iki elimi yüzüme kapadým. Bana burada da rahat vermiyorlar. yarý sahi: . bakýþlarýmla adeta yalvarýyordum.. Birkaç dakika içeri girmeleri için ýsrar ettim. hep gülüyorlardý. bir yabancýnýn karýsý olmak için beni býrakacaksýn? Munise cevap vermedi. sadece güldü..Bundan þikâyet edilecek ne var? Bir kasabanýn erkeklerini meþgul ediyorsunuz. daima gözünün önünde duran þeylerdeki deðiþikliði fark edemiyor. Bu Munise fark etti: . Kapý çalýndý. bu saade t hangi kadýna müyesser oldu? dedi. nazik bir küçü at insan. . misafir geldi. . küçük buselerle yanaklarýmý. Taþlýkta siyah çarþaflý bir haným geziniyor. durmayacaksýn. yarý þaka. Halbuki bilakis mahzun odum. o sokak delikanlýlarýnýn ekmeklerine sürüp yem bahsettikleri. bu güzel rengin sana koyduklarý isim. Yarabbi. Ben. dedi. dedim.Gelin olsan bile harhalde yirmi yaþýna kadar vakit var. Bu yalnýzlýðýn acýsý þimdiden içime çökmüþ gibi gözlerim doluyordu. sahi çok fena muhluklar. Bu erkekler. tereddütle: ÇALIKUÞU 287 . yüzü kapalý olduðu için tanýmadým. Meðerse Munise imiþ.Ne münasebet! dedim. bu iki senenin içinde hayli se n bana yaklaþan ince boyu... 288 Reþat Nuri Guntekin . durmayacaksýn.

saltanat-larýyla birtakým görgüsüz. Fakat aksilið her hocadan ziyade bana musallat. bir þey öðrenmekten ziyade fakir arkadaþlarýna. Ýnadýma. haydi nihayet on sekiz. Öyle sanýyorum ki. hem iðrendirir Bu Abdürrahim Paþa'la-rýn ne ruhta insanlar olduð nladým. . kalbimde birden bire arzu uyandý: Bu sonradan görme n e oldum delilerine güzel bir ders vermek. ilk fikrim. Hiç peþimden ayrýlmýyor. her gün paþa babasýnýn landosu ve koç boynuzu palabýyýklý emir çavuþuyla mektebe gelir gider. azametli gösteriþler altýnda gizlenen çirkinlikler ikleri meydana çýkarmak. deb-debeleriyle öteki hocalar gibi ben m de gözlerimi kamaþtýracaklar. 10 Mayýs Mektep talebeleri içinde on iki. bütün kuvvetimi imi sarf ederek onu taklit ettim. Nadide Hanýmefendi'yi. kaba birtakým "Ne oldum" delileri. sade fakat çok þýk giyindim. pazarlýðýmla eðleniyordu.. aþaðý odada biraz fazla bekletmekten çekinmedim. onun halayýklarý vaziyetindedir Hocalar. hepsi insaný baþka türlü üzüyor. ziyafet verirmiþ. hanýmefendilerin tuvaletlerini söyleye söyleye bitiremezler. kýzýnýn mual vet eder. ona utana utan ordum. ÇALIKUÞU 289 Fakat çocuklarýn potinlerini baðlamak. on sekizden aþaðý olmaz. Abdürrahim Paþa'nýn land eðil mi? Palabýyýklý emir çavuþunun araba kapýsýný açtýðýný. Akýllarý sýra servetleriyle. çamurlarýný temizlemekten çekinmediðim halde bu azam küçükhaným efendiye hiç yüz vermiyorum. Mademki defterimi benden baþka kimse okumayacak. sadece kendimi süslemek için yalnýz býrakmadým. Bu sabah. Arkadaþlarýmýn bu hali beni hem güldürür. Bu baþ.Yirmi yaþ çok deðil mi abacýðým. istanbul'da.'de iken pek beðe diðim için bir Avrupa Çalýkuþu . hayret içindeydi. bir hakarete uðramýþ gibi kýzardým. Afacan gülüyor. böyle doðdum. Sarý insanl oluyor.O halde on dokuz. mektepte þimdiden onu öyle çaðýrýyo talar Te-pesi'nin en güzel konaðýnda oturur. fazla fantezisi ve viöjö idi. Nadide Hanýmefendi. Utanmasam hüngür hüngür aðlayacaktým. böyleleriyle biraz Yüzlerinden yalancý maskeleri sýyýrmak. ehemmiyetsizleri çok seviyorum.. -eðlenmek için hanýmefendi diyorum. hem de dikkat ettikçe saran bir biçimde güzel buluyordum. nazýný çekmeyi vazife biliyorlar. büyük ablasýnýn bir tezkeresini getiriyordu. "Ben biliyorum" demek ister gibi sinsi sinsi gülüyorsun. Nadide Haným. Arkadaþlarým birkaç defa beni de götürmek istediler. Allah'tan. ehemmiyetsiz insanlarýn gözünü kam evk alan. öðleye doðru kapýmda bir araba durdu. istanbul 'da tanýdýðým þen. kaygýsýz Çahkýþu'nun berrak aydýnlýk parçasý içinde titreyen birkaç yýld . gülüyorsun. Amcam Pari 'ten göndermiþti. azametli bir kýz. bir kat lacivert elbisem vardý. Biraz da bu fakir eþ gülümseyen genç kýzý seyretmek için beklettim. orada gördükleri debdebe ve saltanatý. derste hýrpaladýðým da oluyor. on üç yaþlarýnda bir zengin paþa kýzý var. is omuzlarýmý silktim. ye leri yemekleri. Bir de ne bakayým. onun bi n türlü kahrýný. bu küçükhaným. Hatta. Cevap vermiyorsun ama. Maksadý derhal anladým. Bir yabancýyý seyreder gibi. Zavallý arkadaþlarým. Debdebeleri. bir iki soðuk teþekkür kelimesiyle küçükha-nýmý doyu geri göndermek oldu. Niçin hepsini itiraf etmemel i? Onu güzel. küçükleri. Ç .. Bütün mahalle. Ara sýra büyük hanýmefendi. Fakat. Ýlk sene haným hanýmcýk oturduktan sonra bugün bir parça afacanlýk etmek benim hakkýmdý. Gözlerim.f 19 290 Reþat Nuri Güntekin mecmuasýndan kesip sakladýðým bir baþ modelini aynanýn kenarýna iliþtirdim. Çocuklar. Fakat servetleri yahut yapmacý ibarlýklarýyla övünenlere karþý daima zalimim. Aþaðýdaki küçükhanýmý. Hatta. Vallahi. hatta hoc satmak için mektebe geliyor. bu paþalarýn çok daha yüksek numunelerini görmüþtüm. Büyümüþ de küçü bücür. Fakat neme-lâzým? Ben bugün. P bir kýz deðilim. bir aktris gibi bu kibar "Kenar dilberleri" üstünde yapacaðým tesire bakarým. lerdeki kafeslerin arkasý kadýn baþlarýyla doluydu. Çahku-þu'nun en büyük eðlencesiydi Ne bileyim ben. talebem Nadide Ha-ným'ýn etraf rý arasýnda bir prenses azametiyle evime geldiðini gördüm. B.

yolunu sapýtan bu kaþlarýn. su içmelerini þaþýrt . Bu kaba ve gülünç komedyayý oynarken tabiilikte çýkmamaya. Bana. a gördüðüm genç kýza.'de Gülbeþeker dedikleri zaman ne kadar üzülmüþ. küçük pýrýltýlarla yana Bu yüzde ne güzel. Mesela. sonra kendi kendimi. görgüsüzlüklerini de acý acý duyurmak þartýyla. . kendilerini acemi. K oket baþý da adamý koket mi yapýyor. h belerine hayret etmedim. boðazlarýný týkýyor. süzgün mahmurluð gözler. bec eriksiz bir misafir mevkiinde býrakýyordum. paþanýn büyük kýzý. bir köþede bir minyatür buluy da yegâne bir sanat eseri olan bu güzel þeyin niçin buraya atýldýðýný soruyordum. Ç.beni mezarýma bile gülümseye gülümseye götür 291 ÇALIKUÞU Küçükhanýmm aþaðýda. kýraðýlarla ýslanmýþ nisan gülleri gi mleri vermekten çekinmi-yordum.'nin zavallý görgüsüz kadýnlarýný hayretlere dü rdý. Bir aralýk görünmekten korkuyor gibi etrafýma baktým. sözlerimde öyle fütursuz bir emniyet salonun içi gizli bir 292 Reþat Nuri Güntekin fýrtýnaya uðramýþ gibi altüst oluyordu.kaç misafir. Her ne gösterdiler. Hem de onlara. gözlerini öpem r. Ýnsana aðlamak arzusu verecek kadar güzel þeyler Kusurlarýnda bile þimdi bir sevimlilik görüyordum Tekirdað'daki enþitem derdi ki: "Fende. çenemi öpmek için aynaya uzandým. hareketlerimde öyle tabii bir akýcýlýk. Sor Aleksi: "Papaz elbisesi adamýn ruhunu da papaz eder!" derdi. gülünç Fransýzcasýyla övünen Beyoðlu kokanasýn diðini piþman ettim. yorgun bir tahayyül. bana tablolarý gösteriyordu. Ben de ara sýra onlara bakýyordum. gülmeye her þey deðiþiyor. ne y aptýlarsa beðenmediðimi hissettirdim. ben. kaç kiþinin lokmasý boðazýnda kalmýþtý? Kim býlir.'de Ipekböceði. Birbirlerine bakýyorlardý. onlarýn elindeki çatalý titretiyor. uykuya ve daha baþka þeylere doymamýþ gözlerin. bu seher aydýnlýðý gibi berrak. titizlenmiþtim.. nasýl alýnacaðýný nasýl yeneceðim bilmediði bir yemeði reddetmek mecburiye ep onlarýn intikamýný aldým. Onlarda. hanýmlar göz ucuyl yran hayran bakmaktan kendilerini alamýyorlardý. yanaklarýmý. mesela saçlarýný. bir parça kýsa olduðu için daima gülen. baþkalarý gibi hanýmefendiyi.. küçükhanýmefendile-rý eteklemediðimi. güzel güzel.. Öyle becerikli. canlý bir ýstýrap gibi büyük ve derin görünecekler. gözlerimi. Bu mükemmel. Mürebbi-ye ol tahmin ettiðim adi Beyoðlu kokonasý. Her þeylerini tenkit ettim. kibarlýk ve zevkten ziyade paranýn bin tü eþya ile doldurulduðu bir nevi manifaturacý camekâm idi. B. karanlýklara baka baka geçmiþ birçok yalnýz gecelerinden kalma siyah bi acý. Yüreðim kuþ gibi ç arým ýslak bir lezzetle titriyordu. Tavýrlarýmda. beni baþtan aþaðý süzdü. salonlarýnýn içinde. Neler söylüyorum?.. insan ne yapsa. daima üst diþlerimi bir parça açýk býrakan d bu dudak. Sonra. yazýk ki bu aynalar da erkek icadý. ahenkli hareketim vardý ki. bu olduðunu nazik ve üstü örtülü kelimelerle söyledikten sonra. mahsus potinlerini vurarak gezindiðini iþitiyor. fakat sonra yolunu sa nun dediði gibi güzel. Faka t nazarlarým.. zavallýlýklarýný. Onlar.i deðildi. B. aðzýndan. ziyalar içlerine sýðmýyor. altýn gözlüðünü tutarak.'deki Hoca Efendi'nin dediði gibi. þakaklara d güzel bir daðýlýþý vardý ki. ne söylediler. nedir? Bir mektep hocasý için ne manasýz. fakat bir türlü aynad ayrýla-mýyordum. ince ince baþladýktan sonra. ne ince çizgiler vardý. Hanýmlarý. senelerden beri birer manken ölülüðüyle bu salonda oturuyorlar. O vakit küçülüyorlar. gülümsemeseler. bana karþý acemi aktrisler gibi tuhaf tuhaf pozlar almýþ gö güldüm: "Görürsünüz. gayet sade ve se ir selamla iktifa etý-ðimý görünce hayret ettiler. ne kadar uð-raþsa kendini yalnýz. Fakat. çatal býçak kullanmasýný beceremedikleri için gi müþ. Ne yapsa. Ç. Bu salon. zengin sofrasýnda. oyunumu belli etmemeye gayret ettim. biraz afacanlýk etmek bugün benim hakkýmdý. münhasýran dudaklarýndan. s nin kaþlarýn lakýrdýlarýna benziyor. cahil kadýnlara kendisini adam diye satan. ince ince baþlýyor. ne ayýp laký nlar. biraz sabredin!" dedim îki sene uslu uslu oturduktan sonra. kaç biçare. Hanýmcýklar. Serbest ve afacan cüretimle yavaþ yavaþ bu salona sahip oluyor. Hele yemekte onlara o kadar g izli eziyetler ettim ki. Hülasa. Fakat. kim bilir.

Hanýmefendi. mektep çocuklarýndan birinden kendisi i tememi söyledi. Mektebimizin teneffüs bahçesine bitiþik koca bir bað var. o vakit. biçarelerin kan ter i çalýþtýklarýný seyrediyordum. suyu içerken ben. Sýcaktan çok susadýðýný. biraz bekle. fidan saksý ile sözüm ona yabana süslenmiþ. dört fakir iþçi. yalnýz girip çýkmak kâfi deðil. sakin. gözümle gördüm!" diye beni mat etmek isted kit. Bu pek terbiyeli olmadýðýný itiraf ettiðim hücumum üzerine kadýncaðýzý hafakanlar boðuyordu zadelerden biri. gülümsüyor: "Anlaþýlan biçarenin aklýnda bir noksan var!" diyordum. elmasý bol muymuþ? O.. Türkçe derdini anlatmaktan aciz kalýyor. ucuzluk var mýymýþ. 294 Reþat Nuri Güntekin . Asýl maksatlarýný biraz sonra anladým. Mesela. . ben de yavaþ yavaþ hal imi bilen. kuzu gibi olmuþlardý. Fakat. . çýktým.Belki. Onun ÇALIKUÞU _____ 295 için çekinmedim. Öteki iþçiler gibi yaþlý baþlý olmadýðý için yanýna yalaþamýnýma gelmeye cesaret etti. Bu çirkin süs ve gurur maskelerini attýktan sonra ruhlarýný hresini gösterdiler. Bu i utangaç hem cesurdu. üçer beþer senelik sekiz on bodur çamdan ibaret yapma bir orman-cýkta. .Haným kýzým. Teneffüs saatlerinde yanlarýna gidiyor. ben ken di alnýmýn teriyle kendimi ge-çindirmeyi daha iyi buldum. tefriþ edil de dolaþýrken. dedim. alaycýlýðý ile yeniden doðmuþtu. O vakit. maðrur bir istihfafla yüzüne baktým. Horozdan kaçan insanlardan dünyada hoþlanmam. beni de isteyecek zararsýz bir adam olabilirdi. týpký salonlarýna benzi t çiçek. bunlarýn arasýnda genç bir ameleye dikkat da onlar gibi giyinmiþti. Pa . mutlaka sonradan düþmüþ bir asilzade filan olacak!" diye düþündüm. iptidaiye muallimesi mevk iine indim. Hakikaten fena insanlar deðildiler. kazandýðým bu þeref için teþekkür ederim. daha doðrusu döþenmiþ. bu defa Fransýzca-sýyla eðleniyordum. O bahsettiðim gün. saltanatlarýyla gö mi kamaþtýrmak için. Yüksek meclislere ait bir kabul etiketini münakaþa ederken söz bulmakta aciz kaldý: "Mamaf ih. Hele elle lleri kadar nazik ve küçüktü. Hanýmlar. Benimle gizli bir ÇALIKUÞU 293 mücadeleye giriþmeyi.. Ben.Sizi iyice bir ailenin iyice bir çocuðu için isteseler ne dersiniz? . ot. yüzünün esmer cildinde renkli bir þeffaflýk. ehemmiyetsizliðini takdir eden mazlum. halinde bir baþkalýk fark ediliyordu.. gülümseyerek: . Hanýmefendi ve küçükhanýmlar sýk sýk gelmemi samimiyetle rica ediyorlardý.iyice bir ailenin fakir düþmüþ bir kýzý. Hatta bir mektep hocasý olduðumu düþünerek: "Peki oðlum. Fransýzca söylemeye baþlýyor. kýþ nasýl olurmuþ. Çocuklar. bu meziyetinizle pek iyi bir yere gelin olabilirdini z. gözlerinde baþka bir parýltý vardý. armudu. bütün haþarýlýðý. "Ara sýra taciz fakat her zaman nasýl olur. kim olduðumu merak ediyor. Konuþurken kelimelerini þaþýracak kadar sýkýlýyordu. hanýmefendi. bu maskarayý öyle bozdum ki. Hülas hemmiyetsiz. bir meslek mecburiyeti bildi.O bir mürebbiye. dedim. aradaki çit duvarý sökt için iki bahçe hemen hemen bir gibi.Evet. Meðer bugün sadece azamet satmak. söyl " dedim. "Türkçe iyi anlatamýyorum" diye kurtulmak istiyo du.Tabii. Çalýþmak ayýp deðil. Bir zamandan beri o baðda üç. Fakat. ne söylerler? Sýk sýk geldiðimi görürlerse mutlaka sizden bir eklediðim fikrine düþerler" dedim. hem de münasebetsiz sualler soruyordu: Buraya yeni gelmiþ. insanýn o muhitte kendi tabii hayatýný yaþamas im. . Fakat bunu anlatabilmek için on iki gün evvelki bir vakaya dönmeye mecburum. fakat zannederim ki kabul etmem. ben birçok yüksek meclislere girdim. ama. mutlaka beni söyletmek istiyordu. Bahçeleri de. Kendi kendime: "Bu. siz bu güzelliðinizle. baþlarý dillerle çapa çapalýyorlardý. bu konaða çaðrýlmamýþým! Paþa'nýn büyük kýzý bana bahçeyi göstermek istemiþti. ders saati geldiðini bahene ederek alelacele yanýmýzdan çýktý. iptidaiye hocasý kaybolmuþ: "Dam do Siyon"un en zarif lakýrdýcý muallimlerini aðlamaklý eden zalim Çalýkuþu. ben bir mektep hocasý olduðum için kendisini benimle kapý yoldaþý farz edi du. fakat simasýnda. Fakat bir tarafta mütemadiyen sualler.

Herhalde. Üç. O. Fakat biçare kadýncaðýz. siz de bizim gibi istanbullusunuz. Bütün simalar bunu gösteriyordu. parmaklarý birbirine yapýþmýþ duruyordu. Bize mektepte. Hülasa. cevap vermedim. bu Muallime Haným'la görüþürüm O gün. o güzel ve cüretkâr sükûnunu muhafaza edemedi. Büyük Hanýmefendi'nin gizli bir iþareti üzerine solandaki-ler dýþarý çýktýlar. tabii Ihsan'ý tanýdýnýz. cüretkâr gözleri parlýyordu. bu. bir saniyede anladým ki. düðmeleri. sen burada miydin? Nereden çýktýn ayol? diye hayret etti. mahcubiyetini saklamak için gülüyordu: . onun söz söylemesine meydan vermeden kendimi takdim ettim: . Hayretle dudaklarýmý bükmekten kendimi alamadým: . olur þeyler.hçesindeki çam ormaný taklidinde. sakin ve cesur olmak lâzým. Sonra. onu ilk defa görmüþ gibi konuþuyordum. bugün inatçýlýð yaparlarsa yapsýnlar. 296 Reþat Nuri Güntekin Evet. o þaþýrdý. Nerime Haným. demek o da biliyordu. öyle bir kýyafet ki. pek güzel olduðun zu söylemiþler. Amcazade ve süt kardeþim Ihsa n'ý size takdim etmemde bir mahzur görmezsiniz. ÇALIKUÞU 297 Biraz sonra Nerime Haným'la içeri giriyoduk. tereddütle bana baktý ve dedi ki: . peri masalý güzel ve muhteþem görür de heyecanýndan bayýlmaz. beþ dakika kadar hiç fütursuz konuþtum. Size iþin doðrusunu söyleyeyim efendim. Genç zabit. deðil mi? Ben.. yakasý sýlý her þeyi pýrýl pýrýl parlayan bir erkânýharp yüzbaþýsý idi. Zavallý Nerime Haným.Efendim. besbelli a yle benden su istediðini hatýrlýyor. Fakat benim de. dedim. rolünü o kadar acemice oynuyor ki: "A! ihsan. muhcubane gözlerini indiriyordu. (Paþanýn büyük kýzý): . Tuhaf deðil mi? Ben. üþenmeden amelelerden birinin elbisesini giyinmiþ. Gençlik bu ya efedim. elimi tutmayý tercih etti. güzelim? ihsan.Evet. sürpriz yapmasýný çok seven insanlar. Þimdilik hiçbir þey sezdirmemek. bu gülünç "operakomik" dekoru içinde gülünç bir komedya oynayacaktýk. ince býyýklarýnýn altýnda. zabitlerden bazýlarý size mektepten gelirken tesadüf etmiþler. Yalnýz Nerim Hanýmefendi biraz tereddütten sonra söze baþladý: . "Selam merasimi"ni pek iyi bilmiyordu.Ne münasebet efendim? Nerime Haným. sözlerinin yaptýðý soðuk tesiri pek iyi anlýyord Bugünkü garip komedyanýn son perdesini tekrar yukarý salonda oynadýk. öyle bir duruþ. hiç fütursuz: . insan bey nleriyle kýlýcýný çekerek: "Hazýr ol!" kumandasýný vermesini bekliyor. ihsan Bey'le görüþtüð bizden çok evvel yukarý gelmiþti. bu paþalar. dedim. Fakat. Maarif ordusunun küçük zabitlerinden. Fakat ben. fa da elimdeki eldiveni gördü. zabite "hazýr ol" kumandasýný baþkalarý vermiþ. arkadaþlarýy hse girmiþ. Fakat bu sefer büsb kýyafetle. bir asker te mennasý için kaldýrdýðý elini yarý yolda tekrar indirdi. bilâkis.. bahse girmiþ: "Mutlaka bir çaresini bulur. kaçýnmamý bekliyorla mu bozmadým. Mektepteki vakayý. Hakký da yok mu ya? Küçük iptida birkaç gün evvel amele kýyafetinde gördüðü bir þahsý.Bilâkis. Fotoðraf çektirir gibi. ehemmiyetli bir þeymiþ gibi senelerce özene bezene m ettikleri o mahut. niþanlan. birdenbire ateþ almýþ gibi öyle bir de e elini çekmesi vardý ki. ik k. kýzarýyor. baþýndaki alabros saçlara varýncaya kadar kýlýcý. benim utanmamý. çok memnun olurum efendim. vücudu dik. Galiba.Belki aklýnýza bir þey gelir. . bugün güneþ gibi parlak. þaþýrmýþ görünmeyeceðim.Feride Hanýmefendi. tabii buralýlar gibi bunu bir hakaret saymayýz deðil mi . Bu biçare eldivenden. Kadýncaðýz. bahsi kazanmýþ. Biz istanbulluyuz. sen nereden çýktýn?" ayret ederken sesine: "Vah vah! Yalan söylediðimiz ne kadar da belli oluyor!" der gi bi bir ahenk geliyor. Sadece: . Mamafih. Göz göze geldikçe zavallý delikanlý. yarý açý iþleri.. bu aðaçlar içinde yine o fakir iþçi ile karþý karþýya geliyordum. ihsan. akla sýðar þey mi? Evet. Galiba. hiç oralý lmuyor.Feride Nizamettin. Nerime Haným dedi ki: . niçin? Bunu dah anlayacaðým. Evet.A! ihsan. maskara edilnýiþ bir biçare aðaçlar içinde gördüðüm þeyin ehayyir etiðini anlatmak için bu kadar tafsilat kâfi..Feride Haným.

bu cariyeniz için büyük þeref. Dünkü vakanýn sýcaðý sýcaðýna bugün bir komedyaya daha kahr . genç kýzlarla doðrudan doðruya konuþmak olmaz ama. el . tahsili de iyidir: Terfian Beyrut'a tayin edildi. Sizi pek beðenmiþ. o a beraber Beyrut'a gidersiniz.Kuzum anne. Hafýz Kurban Efendi'nin kar sýnda düðünlere giderken giydiði gron çarþafý.Feride Haným! Herhalde kati cevabýnýz bu olmayacak. kýzým! iþimizi kolaylaþtýrdýn dedi. iþin buraya geleceðini daha evvelden hissetmiþtim. fakat o. Yorgun bir tavýrla annesine: .Allah senden razý olsun. kimi isterse alabilir. Bu sözlerime hem hayret ediyorlar. bir genç kýz için biraz fazla serbestlik olmaz mýy Ana kýz. 6 Mayýs Bu hafta benim kýsmetim açýldý. Hiç böyle þey olur mu. Þimdi. adeta müteessir olmuþtu. Sonra. düðününüzü burada yaparýz. çok güzel bir genç. boynunda dizi dizi beþibirlikleriy-le misafi . on gündür öyle telaþ içinde ki: "Ölür m. birdenbire þaþýrdý: .Hanýmefendi. beni kandýrmak için birçok þeyler söyleyeceðini hiss azikâne. neþem gibi hüznümden de renk vermedim: . güzel bulduðunuzu söylediniz ya! Gülerek ceva m: . Duvara vurmuþ donuk bir ay ýþýðýna b aynada. O: . . Ben Ihsan'ýn sütannesiyim. güzelim? Zavallý çocuk. çünkü ihsan. çok müteessir olacak. Soyunmadan evvel bir kere da ndimi seyretmek istedim. bizim aþaðý misafir odasý. mutlaka. Sizi Allah'ýn emriyle Ýhsan'a istiyorum. komþudaydý. Fakat. fakat gayet kati birkaç sözle buna imkân olmadýðýný söyledim.. akýllý uslusunuz. Paþanýn landosu beni evime býraktýðý vakit Munise. iyiden iyiye kararmýþtý. birbirinin yüzüne baktýlar. hem memnun oluyorl ardý.ihsan Bey. Birdenbire ellerimi yüzüme kapadým. Demin size arkadaþlarýyla bir bahse tutuþtuðunu söylemek lâz geldi.. bu erkekler! Hepsinde ayný gurur. ihsan Bey. 298 Reþat Nuri Güntekin . Lacivert kýs elbisem bana beyaz gibi göründü. tekrar birbirlerine baktýlar. yine gayet sade: . Bir ay izin alýrýz.. yine tekrar ediyorum ki. Nerime Haným'ýn. Size de. kendimi hayal meyal seçebiliyordum. çok müteessir olacak. alacaðým!" diyor. Sahne. fakat aramýz da bir izdivaç ihtimalini aklýmdan.Hanýmefendi.Niçin kýzým? Biraz evvel onu beðendiðinizi. bu bahsi uzatacaðýný. Ihsan'a söyle.Çok iyi bir genç görünüyor. Hakikaten gülünecek bir vakaydý. küçük bir sükût hüküm sürdü. benim dilim varmayacak. dedi. Mademki siz e onu beðendiniz inþallah mesut olursunuz. bu dünkünden bin kat daha gülünç. Mamafih. Nerime Haným. Malumatý da. "Munise" diye300 Reþat Nuri Güntekin çektim. Oda. güzel ve deðerli bir genç..Ihsan'ý nasýl buldunuz.Ne kadar iyi! Hakikaten güzel. Vakayý olduðu gibi yazýyorum. Bilmem nasýl bir ýþýk oyunu oldu. yine tekrar ediyorum. sizi istiyor. bizim de "mutlaka" isteyecek bir þeyimiz olabileceðini. Fakat mümkün deðil. Feride Haným'ýn reddedeceðini aklýna bile getirmiyordu. . Gitmek için müsaade Nerime Haným. ÇALIKUÞU 299 . yabancý memlekette kocaya istenilmek bana bu dakikada garip bir mahzu nluk veriyordu. Ana kýz. nefret ettiðim büyük düþmanýmýn ism Ç. bin kat daha isyan ettirici bir komedya. ilmem neden. dedim. bir türlü akýllarýna getirm istemiyorlar. Bizim de bir kalbimiz ol duðunu. Ah. Feride Haným kýzým. Uzun etekleri karanlýklarda kaybolan bir beyaz ipek. e bi elimde büyüttüm.Evet. haným kýzým? Ben. Bu dakikada Munise odaya girdi: . hanýmefendi. ayný kendini beðenmiþlik. sevimli bir genç.Yüzü de güzeldir.Abacýðým! Ondan imdat ister gibi ellerimi uzattým. Büyük Haným. dediðiniz gibi mükemmel gör r. ihsan Bey'e de bütün kalbimle teþekk im. fakat dudaklarýmdan yanlýþlýkla baþka bir isim. yahut kalbimden geçirmiþ olsaydým. bu meziyetlerini açý n açýða söyleyebilir miydim efendim? Bu.

. sizden bahsetmeyen yokmuþ. Ben. Fakat bir kusurunuz var: Ken dinizi hâlâ istanbul'da sanýyorsunuz. Sonra. kapýcý Mehmet Aða. Dün.Bu Kurban Efendi sizi býrakýrsa. kardeþlerini almak için. Yalvardým. belki farkýnda deðilsiniz. Telaþ etmeyiniz kýzým. kadýnlar epeyce süslü olarak gezebiliyo rlar.Evet. deðil mi Gülbeþeker'den niþan aldým!" diye a ndiriyor muþ. bu memleket o kadar kapalý bir yer deðil. kýþladaki zabitlerden. halinde bir tuhaflýk var. Fakat. sizde 302 Reþat Nuri Güntekin nazarý dikkati celp etti. beni alabileceðinden emin mi? O. ciddiyet ve hayretinizden memnunum. hem yalnýz bir taze olduðunuz için kendinizi biraz daya iyi korumanýz lâzým gelirdi albuki bazý ihtiyatsýzlýklarýnýz oldu. böyle bir þeye imkân yok. tek beni boþama.Mektep.Nereden bildiniz? Ben. Bir gün. gözleri aðlamýþ gibi. o hanýmý al. hiçbir þey bilme m gibi otururum ama. kýzým. isyan ettirici bir saffetle: . ya "Ziyaný yok.Zavallý komþum. Muallimlerimiz de hakeza. gülmüyor. gençliðiniz. her þeyi haber alýrým.Kimin için? O.Galiba teklifli bir yere misafir gideceksiniz.Nasýl. bana görücü geldiniz? O. beni odasýna çaðýrdý. söz getir meye baþladý. diyor. burada. çapkýn bir mülazým. Mesela. sokakta çocuða para vererek kurdeleyi. güzel güzel geçiniriz. Benim için mi? O: . bana acý! . tabii hoþuma gidiyor.Bizim efendi için. hizmetinizi ederim!" dedim. Biz. Dünyada. güzelliðiniz. çatkýn bir çehreyle þu sözle . tuhaf bir haber verdi: Evvelki gece. 15 Mayýs Bu akþam. Biz. idadi mektebindeki büyük talebelere varýncaya kadar sizi uzaktan tanýmay an. sade ihtiy Mesela. Allah hakký için þu Hacer-i Esvedi bir öpelim!" diye nutuk vermiþ. Öyle ki.Ne kadar süslüsünüz bugün. Þimdi ara sýra kýyor: "Bana artýk paþalar paþasý demelisiniz. maateessüf.Öyle ya! Tam elli beþibiryerde vermeye razýyým. siz bana görücü mü geliyorsunuz? . Bunlardan ne hakla ve niçin size bahsettiðim meselesine gelince. Akþam üstü kýzlarýný. Kabahat demiyorum. Bilm . Ben: . Kuzum kar-þedeþim. Birisi tecrübesiz. her rast geldiðiniz erke du. Bu kadar saf bir kadýnýn..Hemþireceðim. elinden almýþ. kahvedeki esnaf tan tutunuz da. bunlardan birisi: "Ben duvardaki siyah taþa Gülbeþeker'in elini düðünü gördüm. yüzüme bakmadan tereddütle devam ediyordu: . meyhaneden dönen sarhoþlar. sizi almak için beni boþamaya kalktý. dualar ediyor ve perde kapanýyor. Konuþmaya baþlýyoruz. Öyle deðil mi? Müdire. hemþire sizin için. Ben.Hayýr. me tebin kapýsýnda durmuþlar.. mektep tatilinde Müdire Haným. bilâkis gözlerinde yaþlar var! O: . Ben: . mektebin menfaati meselesi var. birdenbire þaþaladým: . haydi gönlün rahat etsin. Ç. ucuna bir de kurdele paraçasý takmýþsýnýz. kahkah larla gülüyordum. Çünkü. hemþireceðim. Mamafih. mektep kapýsýna gelen peder ve ne kadar çok olduðuna dikkat ediyor musunuz? Siz. artýk insan sarrafý oldu . onun için size bir analýk. Öyle deðil mi? Halbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de.Feride Haným kýzým. daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazif edir. iftiradan. ablalýk vazifesi yapmak istedim. mahsus size geldim. Ben gayri ihtiyari eðlenerek: .O halde. diye meþhur bir söz vardýr kýz güzel. çocuklarýndan ziyade sizi görebilmek için geliyorlar. kasabada gizliden gizliye bir dedikodu baþladý.or. cami gibi mukaddes bir yerd ir. Onu dedikodudan. Ben: . buna da iki sebep v ar kýzým. Görüyorsu . Biçare kadýn. fakir tal ebelerimizden birinin saçlarýný örmüþsünüz. böyle hiç renk vermeden þaka etmesi. baþkalarý için tabii görülen bir þey. Fakat ben biliyorum. dünyanýn en sade bir þeyinden bahseder gibi: ÇALIKUÞU 301 .Evet. efendi size göz koymuþ. Fakat o. sizin yemeðini ririm. O: . kýzým. Onlar. saf gözlerinde saf bir hayretle: . fakat cidden iyi bir çocuksunuz. hemþireceðim! Ben: . Güzellik baþa beladýr.

ne derseniz deyiniz. Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmýþtý. güzel ut çalýyor.. güzelce. utana utana ondan bir þey istedim: . düþüne düþüne: . Hele se le benziyor ki geçen gün. bahçemdeki çiçeklerin açmaya b adýðý bir nisan gününde.yine eskisi gibi gülüyorum. benim itiraz v e isyanýmdan korkan müdi-re. bir parça þaþýrdý.. "asi" deyiniz. Bunu o gece iþitmemle unutmam bir olmuþtu. Evvela. Bu iþte bana edeceðiniz en büyük insaniyet ve m et. hakkýnda bazý ufa k tefek dedikodular iþitiyorum. ne bestesinde aðlan yok.. yahut da kýskanýyorlar. Gözlerimin dolduðunu göstermemek için pencereye dönd uçuk mavi semasý içinde. 5 Haziran Kuþlarýmýn ahi tuttu. ne bileyim? . yine Munise ile hamal çocuklarý gibi al alta.Kuzum hanýmcýðým. 20 Haziran Mektepte Nazmiye isminde bir arkadaþým vardý. bestesiyle. biraz açýk giyinmesini hoþ görmüyorlar. bitip tükenmez gurbet yollarý uzanýyor. Aylardan l sonra.. sadece Feride deyin. demek. cahil" deyiniz. Komþularým da artýk beni eskisi gibi aramýyorlar. ihtimal. dudaklarý-' ÇALIKUÞU 305 mm ucuna geliyor. Müdire Haným. Fakat hüznüm gibi neþemin de kar sýðmýyor.. pencerem-1 den görünen deniz parçasýný seyrede þarký. Müdire Haným. Feride Haným? diye sordu. sinir. Muallim arkadaþlarý onu pek sevmezler. Komþum. hiçbir hareket yapmadan dinlemiþtim. gayet tatlý söz söylüyor. ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetiþmek için? Ç. þen r kýz. [ sendedir" diye bir þarký söylemiþti. Hafifçe içimi çektim.. Bu adi þarký parçasýnýn ne güftesinde. bu dedik an gözleri korktu. Fakat. sükûtumdan þüpheleniyordu. þimdi bilakis..r ne kendiniz için. genç bir adamla görüþmeniz. bana hocaným demeyin. Lütfen baþka bir bahane bulunuz: "idaresiz" deyiniz. fakat arzumu reddetmedi.. bir baþkasýný seviy or. C. ihtimal. Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütü uyla koklamayanlar için ne manasýz bir söz! Hayalimde yollar. Þimdilik kendimi unutturmaya çal hiç sokaða çýkmýyorum. bir tedbirsizlik daha yapmýþsýnýz. insan bir muamma? Bir kere iþitti-1 ðim bu þarkýyý. Kendim de yavaþ yavaþ farkýna varýyorum. Bir parça tereddütle . eyl evvel baþka bir yere nakletmeye imkân olmadýðýný söyledi. Bir daha bu þarkýyý söylemeyeceðim. kulaðýmda Çeçen arabalarýnýn o ince yanýk sesli ç . Müdire bir þey söylemeden düþünüyordu. Yine kuþlara ýslýk çalýyorum. Bu memlekete acýyorum. kuþlara su verirken. güftesiyle nasýl aklýmda tutmuþt den sonra.Sözlerinizin hepsi doðru Müdire Haným. durup dururken yavaþ yavaþ bu þarkýyý söylemeye baþ-1 ladým. Bu sözleri cevap vermeden. yine gurbet kokusu almaya baþlýyordu.Bunlara ne dersiniz. gittikçe incelip mahzunlaþan . Dedim ya. b r beis görülmeyebilirdi. üst üste boðuþuyoruz. "Elin den iþ gelmiyor. bu daðlardan. ara sýra teyzeme benzeyen bir büyük hanýmla konuþuyorum. Dün akþamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mýsraý tekrar ed hiç sebepsiz aðlamaya baþladým. siz e hatýrým kalmaz. Tatilin bu uzun aylarýnda onlar gibi mahpus kaldým. ince ince tüten dumanlara benzeyen karþý daðlarý seyretmeye baþlad Çalýkuþu. 304 Reþat Nuri Güntekin Ne vakte kadar Yarabbi. fakat ne yapayým? Siz artýk idareye yazarsýnýz. Yirmi dört yirmi beþ yaþlarýnda. sonra da bu kadar iyi bir kýsme reddetmeniz nazarý dikkati çekti: "Mademki ihsan Beyi istemedi. olmaz mý? dedim. bunun için kibar aileler el üstünde tutu gece bir yere davet ediyorlar. Yalnýz: "Þehirde dile düþtüðü için istemiyorum!" demeyiniz. bir sebep göstererek be i baþka bir yere göndermelerini istersiniz. Bana söz söylerken gözlerimi kapýyorum. Hanýmefendinin teklifini kabul etmiþ olsaydýnýz. Yanýk ses-1 li bir yolcu sularýn karanlýðýna dedir avare gönlüm. iþ görürken. asýl sebebi söylememek. acaba kimi?" yolunda dedikodular meydan aldý. Abdürahim inde Yüzbaþý ihsan Bey'le konuþmuþsunuz. dedim. Kozyataðý'nýn bahçesinde -Ne münasebetsiz sözler söylüyorum? Galiba bende sinir hastalýðý b de bir kararsýzlýk var. Yalnýz. ne mektep için hiç hoþa gide- ÇALIKUÞU 303 çek þeyler deðil. Halbuki bu yetmiyomuþ gibi.

adýna bu kadar fantezi yakýþmaz. çok þeytan bir kýz! Ýnsanýn altçenesinden girip. üç çeyrek uzakta bir baða götürdü. yüzünde tekerlek a yip bir þey! Bu kadýn. can sýkýntýsý.Hayýr. Gözlerimizde yaþlarla arabadan atladýk. nasýl bir gaflet dakikama geldi de Nazmiye'nin bu sözleri beni þüpheye düþürmedi? türlü bunu anlamýyordum. O kadar dil döktü. dayanamadým. zevkimi takdir edeceksin. dedi. gürültü ve ayak sesleri gelmeye baþladý. Zannediyorum ki. Sen gitmezsen vallahi ben de g itmem. sana niþanl receðim. kadýn erkek sesleri. Ben. Fakat renk vermemek lâzým.F 20 306 Reþat Nuri Güntekýn Fakat hepsine cevap buldu. Sonra. Sýk asma yapraklarý arasýnda hiçbir þey seçmek mümkün deðildi. hafifçe kaþlarýný çatmýþ: . bizi üst katta bir odaya aldý. Fakat neye y ki yakýnda yine býrakýp gideceðiz. artýk pek gözü kapalý bir kýz sayýlmazdým.Niþanlýmýn teyzesi niçin senin yabancýn olsun? Hem baþka bir fikrim daha var. Etrafýný yüksek çardaklarýn yeþilliði sarmýþtý. Bahçeler arasýnda. bozuk bir akort edildiði iþitiliyordu. . bir bostan kuyusunun tahta tulumbasýný çekerek taþ bir yalakta koyunlarýný suluyordu. açýk hava ihtiyacý beni iyiden iyiye bunaltmýþtý.Feride Haným sizi almaya geldim. . Munise'yi giydirmek isteðim vakit Nazmiye. elmas kýzým.Nazmiye'nin bir yüzbaþý niþanlýsý varmýþ. kimseye söylemememi tembih etti. Munise'yi nasýl evde yalnýz býrakayým? Bir mani mi var? diye sordum. süsünü doðrusu gözüm tutmadý. bir sýr g ibi söyledi. onlardan olacak. Ýhtimal. Yolda bir sürüye tesadüf ettik. can sýkýntýsýndan bunalacaðým bir dakikada Nazmiye geldi: . yukarýda da söy ledim ya. Bazen onu evde býrakýyorsun da. Feridun Bey'in teyzesi.. Ýki seneden beri dýþarýlardan çok þeyler gö Ne oldu. yapraklarla dan birisine girerek yarým saat. bir þey dikkatimi celp etmiþti. Ne söylediðini bilmeyen bazý münasebetsizle vardýr ya. fakat þimdiye kadar gece yatýsýna gitmedim ki. Yalnýz. Mahsus rica etti. bir keçi yavurusu yakalayarak uzun kulaklarýný. Bu gece Feridun'un teyzesine davetliyim. Ýnce boy-nuzlarýyla yalaðýn baþý ini iten keçi yavrularý Munise ile bana Mazlum'u hatýrlattý. bunu bana. arzusunu kabul ettim. üstçenesinden çýkýyor.. . Nazmiye. Küçükle þakalaþarak kendimi oyalamaya çalýþ zli bir kurt düþmüþtü. Buralarý ne tenha. Nazmiye. Çok iyi bir çocukmuþ. Çardýðý örten sýk de akþamýn pembe yaldýzý yavaþ yavaþ sönüyordu. merdivenden doðru. Elbisesini. o kadar yalvardý ki. ne mani olacak? Daha iyi. Dün evde. faka l yerlerdi. sul r damlayan ince çenesini öptük. yaþlý. Ev sahibi nde kocaman bir lamba ile içeri girdi. Gülbeþeker de ne Gülbeþeker! Sahiden insanýn yiy tutuþtuklarý kadar varmýþ.Görüþtüðümüze memnun oldum. içim içime sýðmýyordu. Nazmiye. hafif hafif çýðlýklar geliyor. Nihayet. fazla bir teklifsizlikle ibi yanaklarýmý öperek: . Ben gitmemek için birçok bahaneler gösteriyordum. Çalýkuþu . Güneþ batmýþtý. çarþafýmý çýkardý. Ýhtiyar bir çoban. Bir odada epeyce zaman beni Munise ile yalnýz býraktýlar.Tabii. merakýmýzý kaldýrdý. Zaten benim bahanelerim de çocukça þeylerdi ki.Evet. Fakat bu niþanlýnýn ailesi ine rýza göstermediðinden. Kapý açýldý. kahkahalar. Subaþý'nda ki baðýnda ziyafet veriyor.Küçüðü de götürecek misin? demiþti. gözlerinin sitemli bir bakýþýyla: . Saçlarý sarýya boyalý. Derdimiz eksik gibi niçin baþýmýza yeni bir sevda satýn Gittiðimiz köþk. Bahçeden karýþýk. Bir aralýk çobandan onu satýn almayý düþündüm. münasebetlerini gizli tutuyorlar. Pencereden baþýmý uzatým. Fena halde bozuldum. Küçük bir talika arabasý bizi derenin öbür kýyýsýna geçirdi. Sizi tanýmadýðý halde gözlerinizden öptü. þakaðýnda laden. ucu bucaðý görünmeyen bir baðýn orta- ÇALIKUÞU 30? sýnda eski bir bina idi. þiþman bir kadýn. .

Bunlarýn üstünde burma býyýklý. nefesimi daraltýyordu. çek kolun lahi! diyordu. meþhur Solakzadelerin küçük mah Solakzadelerin bu küçük beyi hemen kýrk beþi aþkýn bir zattý.Cicim. Elindeki küçük bir kadehin 310 . iki yaba de.Feridun Bey. Kapýnýn dýþýnda gözüme uzun boylu iki zabit üniformasý 308 Reþat Nuri Gûntekin iliþti..Elmas kýzým. Aþaðýda bir keman taksimi yaptýlar. hesapça bir kompliman olacaktý. Þuradan. Saçlarýyla býyýklarýnýn bir k adý olduðu halinden belliydi. gittikçe daha ziyade birbirlerine so kuluyorlardý. âlemimize þeref verdiniz. Çünkü bende konuþmaya deðil. arkadaþým. Ýþte bu Feridun Bey kutularýnýn birinden fýrlamýþ gibiydi.Burhanettin bendeniz. duruþu.. biraz tereddütle odaya girmiþlerdi. Elimi. o. gayri ihtiyari çekindim. sað olun. Biraz evvel þiþman haným. Baþým açýktý. Fakat. Zabitler. Küçüklüðümde büyükannem acayip bir kibrit kutusu alýrdý. hafifçe eðildiðini gördüm: . bir velinimeti takdim etsin: Binbaþý B urhanettin Bey. Talihime iki sevdiðimin isimleri de birbi ine yakýn düþtü. bana ne ÇALIKUÞU 309 kadar saadet geldiyse bu baðdan geldi!" demeyi mutat edinmiþti. daha sonra kalýnlý. ça filozasý gözünün üstüne kadar inen bir panayýr palikaryasý resmi vardý. sen ne kadar dýþarlýklý olmuþsun? Herhalde niþanlýmdan kaçacak deðilsin. utanmadan baþ baþa .Müsaade ederseniz kulunuz da candan bir arkadaþý. Binbaþý ama bildiðiniz binbaþýlardan deðil. arkadaþýnýn bana verdiði korku ile karýþýk fena tesiri hemen hemen izale et biraz emniyet gelir gibi oldu. . odanýn içinde dolaþýyor. rkasýnda duran zabiti takdim etti. Yarým saatten ziyade bir zaman bu odada beraber oturduk. küçükhaným? Hayretle gözlerimi kaldýrdým. kolay ve seri söz söylüyordu. "Burasý uðurludur. Bir kanepede yan yana oturan Nazmiye ile niþanlýsý. Yavaþ yavaþ onlara arkamý çevirdim. Fakat bu Burhanet-tin Bey'in ne alakasý vardý? Hayretle Nazmiye'nin yüzüne bakarak cevap bekledim. mehtap gecelerinde bu bahçenin cennet gibi ol duðunu anlatýrken Nazmiye girdi. Munise'yi e den tutarak dýþarý götürmüþtü. Bu gezinmelerden birinde binbaþýnýn önümde durduðunu. Bur elleri cebinde. Nazmiye onlardan birini takdim etti: . teþekkür ve minnettarlýðýmýzý sunarýz. masanýn üstüne þiþeler. merhumun bu sözlerini tam bir keramet gibi tesdik ettim.Inayeten kabul buyurmaz mýsýnýz. hafifçe eðilerek: . Güneþ batarken bu bahçeler lliðine doyum olmaz.sarsa sarsa sýkarak: .Efendim. sallaya llaya. bunu bir gazel. niþanlým. ara sýra bize arkasýný çevirerek bu masanýn önünd . fazla kaçýnmak için sebep yoktu. Efendim. Bu dakikaya kadar bað sahibi sandýðým haným. Ýhtiyar kadýn. dedi. Nazmiye gülüyor: . tabaklarla dolu bir tepsi býrakmýþtý. Hiçbir þe r þey duymuyor. yuvasýnda tecavüze uðramýþ bir hayvan yavrusunun idraksiz korkusuyla köþeme küçülüyordum. buradan konuþuyorduk . Bunlar çok adi ruhlu insanlardý. Tenezzülen teþrif ettiðini zi öðrenince. Demir bir pençe kalbimi sýkýyor. Evet. teklifsizce sert avucunun içine aldý. lambanýn fitilini düzelterek. gözlerini göz lerimden kaçýrmakta inat ediyordu. seni ihmal ettim ama. Kolumla saçlarýmý kapamak istedim. söylenen sözleri bile anlamaya mamýþtý. Bu. Zihnim durmuþtu. mahsus karanlýkta býraktým. söz söyleyiþi Feridun'dan büsbütün baþka id beyaz saçlarý. Nazik bir baþ iþaretiyle uzaktan selam verd i. Daha doðrusu konuþuyorlardý. sinemadaki o çirkin aþk sahnelerinden birini oynar gibi çekinmeden. Giyiniþi. bana bakmýyor. peder merhum emlaki içinde en ziyade bu baðý severdi.. Feride Haným. Burhanettin Bey. bunlar çok adi ve fena insanlardý. Hakký vardý. inceli birçok sesle söylediði þarkýlar takip etti.

diye baðýrýyordu. bulanýk kadýn. Dünyanýn en nazik ve masum bir likörü. Söz söylemek mümkün deðildi. ona baþýyla iþaret etti: . beni burada býrakýnýz. ÇALIKUÞU 311 mek borcumuz. gözlerime çöken bu karanlýðýn içinde kývýlcýmlar uçuþu denizin uðultusu gibi geliyordu: . dedim. sofrada birkaç misafirimiz var. dýþarý çýkýn.Teþekkür ederim. daha ziyade eðildi. Neydi bu baþýma gelen þey Yarabbi? Kendimi nasýl kurtaracaktým? Odadaki ýþýklar yavaþ yavaþ sönüyor. Kamaþtýrýcý bir pýrýltý birdenbire gözleri ndan döktüðü ýþýk selleri içinde sendeleye sendeleye birkaç adým yürüdüm. bir adým geriden ben ip ediyordu. Binnaz Haným.Elmas kýzým yemek vakti geldi.Zararlý bir þey deðil. sizi bekliyorlar. munis ve kibar çehresi bu dakikaya kadar bana m bir emniyet vermiþti. Mahsus n geldiler.Korkma kýzým. Gülbeþeker * Gözlerimi açtýðým vakit kendimi Munise'nin kollarýnda buldum. Çalgýnýn uðultusu içinde sesler derinleþiyor. Misafirimi yalnýz býrakm amak benim vazifem. istediðiniz gibi olsun. zevceleri. Nazmiye ile niþanlýsý kol kola önümüzden iniyorlardý..1111 g^^^Hlflflj^^^^^^Hl----n. Küçüðüm: "Abacýðým" diye aðla saçlarýmý. gelmezsen çok ayýp olur. kollarýmla açýk boynumu saklamak oldu. Burhan Bey'in iki arkadaþý. Gayet yavaþ: . Hafifçe çýrpýnmak. kolonyadan yanan gözlerimi öpüyordu. Burhanettin Bey'le yalnýz kalmak. Deðil mi. onlar dan bazýlarýnýn niþanlýlarý. yaþasýn Gülbeþeker.istemem. Nazmi ye. düþünmeden yerimden fýrladým. Feridun'la. siz de bizim yiyeceðimizi buraya getiriniz. rüyada görülmüþ gibi karýþýk. Diþlerimi sýkmasam. Feride Haným'ýn biraz rahatsýz olduðunu söyle iniz. rahatsýzým. çehreler. Sonr koptu. Nasýl isterse öy le yapsýn. u arý gibi ta uzaklara haykýrýyordu: "Yaþasýn Burhanettin Bey. dedi. burada kendi evinde sayýlýr. sonra. Üstüm baþým sýrýlsýklam olmuþtu. küçükhaným. Birçok gözler. Nazmiye yanýma yaklaþtý: . fakat bir türlü sönmüyor.Misafirimiz ne emreder. karanlýk bir yolda koþan meþaleler gibi ta uzaklara gidiyordu. var kuvvetimi tolayarak: . Bu sefer. bulanýyor. diyebildim. sýcak nefesi yüzüme dokunarak: . 312 Reþat Nuri Güntekin Tanýmadýðým bir ses: . Bu dakikada çýldýrýyordum. onlarýn birbirine çarpacaðýný hissediy Burhanettin Bey: .Dýþarý çýkýn.Peki. Burhanettin Bey. koltuðun kenarlarýna tutunarak köþeme um. yerimden kal mzumdan tuttu: .Israr etmeyiniz Burhanettin Bey. öyle ya zevceleri. Bu odada. Feride. salona hudutsuz derinlikler veren endam aynalarý parlýyor. dedim. vallahi yabancý deðil. Baþýmla reddettim. Siz misafirlerin yanýna ininiz. beraber yemek yemek ! Ne yaptýðýmý bilmeden. Odanýn yar aktýðýný hissediyordum. Burhanettin Bey. Karanlýkta taþlýðýn nihayetinde bir kapý açýldý. Duvarlarda. aðarmaya baþlamýþ saçlarý. korkma. nasýl isterse öyle hareket et. Bileklerimi Nazmiye'nin elinden kurtarmaya çalýþýyor.Reþat Nuri Güntekin içinde yakut kýrmýzý bir içki parlýyordu. O. . erkek çehreleri. ilk hareketim. Biraz kendimi toplar gibi oldum: . avizelerin ak si. Bu sözleri o þiþman kadýn söylemiþti. hiçbir þey yok. rica ederim.Ferideciðim.

dedi. üzüldüðünüz için sizden af rica ederim. Yarabbi! Düþmüþ bir kadýn gibi bu çocuktan utanýyor. Hiç bir noktasýný gizlemedim. sýz benden yaþlýsýnýz. bir yabancý gözüyle en ve anlayan bir anne gözüyle.Munise. Sonra vazifem. Hasta mýsýn? de Bu hanýmýn sakin ciddiyeti. sen uyumadýn mý? diye sordum.. Bir köþede üþür gibi titreyerek büzülüy Yavaþ yavaþ baþýmda bir baþka gecenin hayali uyanýyordu. umulmaz bir heyecan ve teessür uyandýrmýþtý. baþýma.Feride Haným. Þimdi ben. kalbimi açmaya mani uþtur. daha çok anlaþmýþ büyük bir insan ýstýrabýyla baþýmý kollarýnýn iç .Hayýrdýr inþallah. Baþýmý. küçüðüm aðlýyor. yüzüme. artýk fena bir kadýn mý sayýlýrým? Bu sual. Cevap vermedi.Abacýðým. hiçbir þey tesir etmiyormuþ. Benden çok fazla þeyler biliyorsunuz. kaþlarýný çatýyordu. lerinden bir teselli cevabý dileyerek: . hem de bir b gözyaþlarýný karanlýkta gizlemeye çalýþarak: Ellerini tuttum: . Fakat bu saatte. ÇALIKUÞU 313 Araba. Ne oldu. dedi. Allah i doðrusunu söyleyin. mesleðim beni buna mecbur ediyordu. Razý olmazlars a gece vakti tek baþýma yola düþ-1 mekten çekinmeyeceðimi söyledim. sabahýn bu saatind iþ gözlerim. sonra yanýndakilere dönerek: .. kýzým? Seni hiç böyle görmedim. dedim. Yola çýktýðým vakit Burhanettin Bey. bir bað eðlencesi göstermek istemiþtik. kimsenin size karþý f ir niyeti yoktu. annem gibi. yüzüme bakmaya cesaret e . Kendime geldikten sonra. müterreddit. bu yabancý memlekette ondan baþka derdimi anlatacak kimsem yok tu. size karþý bir fena niyet yoktu. baþýný daha ziyade eðdi. her zaman ceketinin önü açýk dura O da bana baktý. artýk ümit kesmeye baþlamýþlar. Benden daha çok yaþamýþ. biraz açýldýn mý? Aklým diyordu. onun küçük dizlerine koydum. sonra mesela birkaç gün evvel arkadaþlarýmýz-! dan biriyle konuþmakta s görmemiþ bir küçükhanýmýnj bu kadar vahþi tabiatlý olacaðýný nasýl tahmin ederdik? Tekrar ki. Ýhtiyar kadýn. Yüzünü görmemek için baþýmý öte tarafa çevirdim.Müdire Haným. yün latmalar. Utuna utana. Nazmiye. Seni niçin oraya çaðýrdýklarýný ir daha öyle yerlere gitmeyelim E mi? Ya sen? Allah esirgesin. Mamafih. Kozyataðf ndaki köþkten kaçtýðým. bileklerimi ovuþturuyor: "Feri-1 deciðim.Biçare.. karanlýk yollara düþtüðüm gece. Müdire Haným'ýn evine gittiðim vakit güneþ yeni doðmuþtu. Hikâyenin sonunda boynumu büktüm. ne zillet ne sefalet. biý þey söylemeden dinliyor. Ýhti kadýn. ince dað yollarýnýn karanlýklarýna dalmýþtý. sararmýþ yüzümle beni görünce þaþýrdý: 314 Reþat Nuri Güntekin . siz bizi çok yanlýþ anladýnýz. çatkýn çehresi beni daima biraz korkutmuþ. ara sýra arabanýn penceresinden giriyor. sahiden çocukmuþ. müdirede. emini olunuz ki. Ne kadar korktum. Çaresiz. Ben n e olurum sonra abacýðým! Ah. razý oldular. titreye titreye dün geceki vakayý anlattým. bu baygýnlýk bir çeyrekten l fazla devam etmiþ. gözle-1 rimi kapadým. çekine çekine bana yaklaþtý. O kadar ki. Kolonyalar. olaðasý paltosunu giyerek arabacýnýn yanýna atladý.Kirpiklerimin arasýndan bu sözü söyleyenin yüzüne baktým. O zaman dikkat ettim. Sonradan öðrendiðime göre. Çenemden tutarak baþýmý kal dan gözlerimin içine baktý. Ya . þehirden getirmek için bir bað arabasý hazýrlatmýþlar. Sadece ik-l ram etmek. gözlerime dokun k beni rüyamdan uyandýrýyordu. Baygýn kokulu iðde dallan. yere diz çökmüþ. Feride Haným. o araba ile beni þehre götürme-1 lerini istedim.Ne var. dizlerine koyduðum ellerimi elleriyle severek. kýzým? dedim. Istanbul 'dal terbiye görmüþ. yüzüne bakma ret edemiyordum. eve gidinceye kadar annesinin kucaðýnda aðlayan bir ço için için aðladým. Sonra çenemi okþayarak. Baþýný arabanýn öbür penceresine dayayan Munise'nin derin derin içini çektiðini iþittim.. hem de her vakýtki gibi bir müdire gözüyle. ben bu gece ne kadar aðladým. titr .

kollarýný demir parmaklýða dayýyor karþý ýslýkla mahzun havalar çalýyordu. Yalnýz. Vakanýn bir ik e kadar bütün þehirde duyulacaðý muhakkak. yuk arýda seni yatýracaðým. ben.Sen bu halle artýk evine gidemezsin Feride. Feride? Bir yerin aðrýyor mu. Bu þefkat. darýlan bir þey gibi tanýr ve severdim. beni þaþýrtmýþtý. O Nazmiye! Kýz ben birçok þeyler biliyorum. Fakat beyhude. elini alnýma koyuyor. Halbuki bu gece sular bana çaresi. Bu Burhanet tin Bey. Yal nýz teyzeme benzeyen büyük- . Ben gözlerimi açtýk r kadýn. çok uðraþtým. Her þeyi anlýyorum. Ben eþyan ile baraber Munise'yi buraya getiririm. Bu büyük yalnýzlýðýn kalbi vurur gibi ta derinlerden gelen sarsýntýlarýný dinleyerek e yazmaya baþladým. 316 Reþat Nuri Güntekýn Müdirenin yukarýdaki odasýnda akþama kadar uyanýp uyanýp tekrar uyudum. Onu yerinden oynatmak mümkün deðil Ç rrýfýndan. Genç zabitlerin sokaklarda kýlýç þakýrdatarak yolunu beklediði. . hafif bir göðüs geçirerek devam etti. kimsem yok. Bildiklerimden kimseye veda etmedim. senin gibi masum. babasýndan kalan serveti birçok biçare kadýnlarý iðfal etmek. * Bugün müdirem. Nazmiye buradan giderse kibar hanýmlara kim dalkavukluk edeeek? Büyük memurlarýn gizli gizli yaptýklarý gec eðlenclerinde kim ut çalacak. daima gülen. derin derin yaþayan. ay batýncaya kadar yukarýda oturdum. birçok aile çocuklar k için israf etmiþ bir ihtiyar çapkýndýr. Ben.'nin. Mektebi onun þerrinden kurtarmak iç n müracaatlarda bulundum. a raban. peçesi altýnda yüzünü görme iyet saydýðý bir genç kýzý koluna takarak bir iþret ve safahat âlemine götürmek. güzel çocuklarý na sýl ele geçirecek? Feride.bana bir teselli olacak. Bahusus. Yazýk. ileride geçireceðim yalnýzlýk ve hastalýk g -hediye mendillerinde kalmýþ kokular gibi. kendimi daha fazla okþatýp sevdirir-sem. saf. alay beyinden. kýzým? diye soruyordu. karda ölmekten kurtarýlmýþ bir kedi yavrusu gibi sok or. küçü anýyordum. beni iskeleye kadar getirdi. kýzým! Mamafih. Bütün Ç. Haydi kýzým.Feride. bu eli çevirerek. fena bir mahluktur. Fakat halsiz halsiz yastýðýn üstüne baþýmý býrakýyor. güzelliðinden bahsettiði bir genç k nun için bir izzetinefis meselesi oldu. senin ihsan Bey'le konuþtuðunu da duymuþtu. sana þunu da söylemeye mecburum ki. Bana öyle geliyor ki.'nin kýzlarý gibi iki kalýn örgü ile r: . Bir t anesi de Maarif Baþkâtibi Sana bir mektup vereyim. birçok has aþasýn Burhanettin Bey" diye baðýrtmak için bir þerefti. 2 Temmuz Rüzgâra karþý mantoma burundum. artýk burada kalamazsýn. Hem artýk bu. ne vaat ederek sana bu oyunu oynadýlar? Bu kadarla kurtulduðuna yine þükret. temiz bir kýz olduðunu bugüne kadar anlamamýþtým. bir parça uyu. sana tertipledikleri planý ben tamamýyla anlýyorum. Prençýbeza Maryu vapuru.ek kelimelerle þunlarý söyledi: . tabur imamlarýna kadar hesapsýz hamileri var. bildikleri birçoðunu saklamak lâzým. sonra. Seni daha kendime yakýn bulundurmak. Biri bir muallim arkadaþým. bu yeni bulduðum ana sevgisi gönlümün içine daha fazla sinecek. Ah. Orada benim iki bildiðin var. söy dinleyen. . saçlarýmý okþayan ellerine korka korka yanaðýmý sürüyor.Müdire Haným. Nazmiye. taze. daha iyi himaye etmek mümkündür. Güverte boþtu. iþte kýzým. yanýma geliyor.O halde izmir'e git. hasta deðildim. avuçl dum. senin bu kadar masum. hatta oynayacak? ÇALIKUÞU 315 O Burhanettin Bey gibi azýlý mirasyediler.Hasta mýsýn. Bir þeyim yoktu. Ýhtiyar kadýn. tes ellisi olmayan büyük bir yalnýzlýk gibi göründü. Fakat dünya öyle bir dünya ki. Nazmiye'ye müracaat ettile kim bilir. Ýlk varupla buradan gitmelisin? Gidecek yerin. beri hiç vaziyetini deðiþtirmeyen uzun boylu bir yolcu. denizi. caiz olmaz. Gecenin rutubeti iliklerime iþlemiþ gibi titreyerek aþaðý indim. bir ders bulmak için elinden gelen yardýmý esirgemez ümidindeyim. artýk Ç. bildiðin var mý. Munise kamaranýn ranzasýnd yuyor. Yaðmurda. Feride? . Gi inceye kadar burada kalýrsýn.

Birkaç gün bekle de Beyrut'a kadar beraber gidelim. ne istediðini bilmeyen zavallý. Burada da kuþlarýmdan ayrýlmak lâzým geldi.çenemi okþadý: .Ben gözümle gördüm. sen anlaþýlmaz bir çocuksun. konuþa konuþa yanýmdan uzaklaþmýþlardý. gözlerimi kapayarak son bir defa "Feride" diye adýmý söylemesini dinledim. ÇALIKUÞU 319 Dýþarýda. benimle beraber Ç. Mahzun mahzun gülümsedim: . * Vapurda. Bunlardan iki zabit arasýnda þöy bir konuþmaya kulak misafiri oldum: Genç.Bizlerden birimiz bu iþi yapsaydýk. yine bir kadýn meselesi olacak. Müdire dedi ki: -Feride. Bu esn ada ihsan kapýdan girdi. artýk fikrimi deðiþtird m.Hayýr. . haydi yat artýk. hatýranýzý da. Fakat. Biraz evvel ihtiyar bir sandalcýnýn kamar irip býraktýðý gül demetinin kimden geldiðini þimdi anlýyordum. Çalýkuþu. hayatta belki bir daha size tesadüf edemeyeceðim. 318 Reþat Nuri Güntekin Yaþlýsý: . Kimden olduðunu bile söylememek inceliðini gösterdiðiniz bu gülle terimde.Hakikaten esef edilecek bir vaka. kendi elinle azat et. Kamaramýn açýk pence ttým. Burhan'ý bilmez miyiz? Zabitler.ÇALIKUÞU 317 hanýma uðradým. baþlarýný kanatlarý içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde saba r bu kafesi düþünüyorlar. bu. yahut edersem de sizi t anýmamýþ gibi görünmek lâzým gelecek. Bilmeden zavallýyý felakete sürüklemiþ oldum. hâlâ çaldýðý mahzun havalara devam ediyor. Denizde. Bu kadar ehemmiyetsiz bir þey için aðlanýr mý? dedi. en temiz bir þey gibi kalbimde saklayacaðým. bu biçareler her þeye raðmen kafeslerine alýþýyorlar. küçük gözlerini pencerelerin aydýnlýðýna dikerek hasret çekiyorla feslerde alýkoymah Müdire Haným. Fakat ihsan zannederim. dýþarýda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hay k. Fakat benim için divanýharp karþýsýna çýkmaya hazýrla andýðýnýzý unutmayacaðým. mademki onlarý bu kadar seviyorsun. Bu ihsan. Ben. açýk havay arý zaman bir dal üstünde. Seherden sana ne? ta uzaklarda uykuya ve daha baþka þeylere kanmýþ "sarý çiçek"lerin mesut gözlerini açacakl tir.Karýsýnýn yeðeni ve sütoðlu. yaþlýsýna dedi ki: . Öyle ya dört gün evvel gitsey u hal baþýna gelmeyecekti. binbaþýyý bir köþeye çekerek bir þeyler söylemeye baþladý. Kuþlar. ihtiyar kadýn. halimiz yamandý.Feride. sanýr mýsýnýz ki. Divanýharp yarýn Ýhsan'ýn muhakemesine baþlýyor. Birkaç kiþi hemen üstlerine atýlmasaydý.insan Bey dört gün evvel hareket edecekti. rovelverine davranmak istedi. Evvela k nazik konuþuyorlardý. sularýný unutmayacaðýna söz verdirdim. sularýn içinde kaynýyor gibi görünen berrak bir seher baþlýyor. akýlsýz mahluklar. Burhanettin bilardo oynuyordu. ben de sizin gibi zannederdim. Binbaþý. Fak ihsan daha evvel kendi silahýný çekmiþti. Dün Belediye gazinosunda idik. b ilmem nasýl oldu? Sen vakanýn tafsilatýný biliyor musun? . Paþa'nýn bi r þeyi oluyor. Þu ordudan politikayý çýkaramadýlar gitti. muhakka ecekti. dedim. dedim. . öyle pek titiz bir adam deðildi ama.Kendi söyleyiþlerine göre politika kavgasý. zorla. Müdire Haným. öyle sanýyorum ki. . B. .Vallahi bana kalýrsa. Bilmem aralarýnda ne geçti? Birdenbire Ihsan'ýn bir adým gerilediði Burhan Bey'e müthiþ bir tokat indirdiði gördüm. o kimsesiz yolcu.'de Mazlum'u býrakmýþtým. Kafesten kaçýncaya kadar türl içinde çýrpýnýyorlar. Fakat.'den binmiþ birkaç yolcu vardý. gece ve yorgunluk zavallý gözlerini aðrýtýyor. daha sevap olur . . zorla. ihsan Bey. Onlarý müdireye ema yemlerini.

ekim öyle oldu.veren dan birini nihayet yakalamýþtým. Ona güzel bir ders verecek. eðlenÇALIKUÞU 323 mek için elini kömür tozuna sokmuþ da bu yüzü þöyle karmakarýþýk karalayývermiþ. Zaten cariyeniz B. beni Zeyniler'e gönderdiði vakit verdiði nutkun ayný idi. sizin yerine ben söyleyeyim.Evet. Maarif müdürlerinin odalar a misafir eksik olmuyor. Karþýma kim çýksa be . Ya rýn. beyefendi.'deki müd n beni tavsiye ettiði adam. manz arasý ferahfeza. All en gelmeden sakýn imtihan baþlamasýn ha. Yalnýz Rüþtiye'nin Fransýz muallimliði var. Çaresiz kendi kendime Maarif Müdürlüðü'ne gittim. ya beyaz deðil mi? Bu beyefendinin yüzünde yeni kapanmýþ yaralarýn na ik beyazýndan kömür karasýna kadar bin çeþit renk vardý.321 DÖRDÜNCÜ KISIM îzmýr. "Birkaç gün" onun lisanýnda bir iki ay demekti. buraya iki saatlik bir mesafede bir nahiye mektebi var. Müdür. o gitmesin.F 21 322 Reþat Nuri Guntekin Tabii ben. Yalnýz. Sen gitme. Bugün tekrar uðramýþtým.Ay..'de Ze ler'e giderken görmüþtüm. ne o tasavvura sýðmaz çirkinlikti Yar abim! Yüzüne bakarken kahkahalarla gülmemek için dudaklarýmý ýsýrýyordum. bu ne çýtýdýk çýtýdýk fmdýkkurdu böyle! Fmdýkkurdu mu? Benim Ýpekböceði ve Gülbeþeker'den zaten caným yanmýþ. Abuhavasý latif. . burada da fmdýkkurdu Þiddetle döndüm. ben gelmeden bir ay evvel hastalanmýþ. Birdenbire deliliðim t uttu.. onu da kaybedersem. O halim masum sesiyle. hürmetle cevap verdi: . gayet filozof bir tavýrla: . Öyle kirli bir esmerlik ki. ahkahalarla güldü. Müdür. bunlarý söylerken kovulmayý göze almýþtým. Çalýkuþu . insan.Kýzým. beni bittabi tanýmadý: "Birkaç g uðrayýn da bakalým. 20 Eylül UÇ aya yakýn bir zamandan beri izmir'deyim. Fakat tuhaf deðil mi? O. Hele öyle avurtlarý var ki. iþlerim iyi gitmiyor. bütün ötekilerinin acýsýný bu beyden çýkaracaktým. Sanki birisi. Tabii hanýmýn iþine gelmez. Fakat. sayýklar gibi söyleyen battal zat deðil mi? Kudretin.Niçin gelmesin efendim? dedim. idare birçok himmet ve mas rafý ihtiyar ederek yeni bir mektep vücuda getirdi. ya esmer olur. bakma ktan ziyade uyumak için yarattýðý o güzelim mahmur gözler.Ne yaparsýn kýzým? idarenin icaplarý. hiç kýzmadý. . Bu lütfunuzu bir kere B.'de Darülmualimat Fransýzca muallýmes iydi. Bana türlü isimler -hem de inatlarýna böyle tatlý ve böcek isimlen. fakat müsabaka ilan ettik.'deki o uyur gibi oturan. diye baþladý.Emredersiniz Reþit Beyefendi. fakat bugün cidden münhalim yok. Ç. benim gibi genç bir muallimi n himmet ve fedakârlýðýna muhtaç deðil mi? Mersi. Beya e ta dudaklarýnýn ucuna sarkan bir acayip burun. bir þey buluruz" dedi. yakalý etmediðine hayret edilirdi. kirpiksiz gözkapaklarý içinde birbirine gayet yakýn iki þebek gözü. görülecek þey.. ne çýkar? Ben de zaten imtihanda bulunacaðým. Yarýn imtihan var. altý ay tebdilihavayl a istanbul'a gitmiþ. tereddüt ediyordu: . Yara gibi kýrmýzý. Bu nutuk. gülerek sözünü aðzýndan aldým: . Köþedeki koltuktan çatlak bir ses geldi: . . Lütfen bir parça iltifat gösterdi. bilmem ne olacaðým7 Düþünmeye bile cesaret edemiyorum. Son bir ümidim kaldý. Bu Reþit Bey.Yorulmayýnýz beyefendi. dedim. . herhalde mühim bir adam olacak..Pekâlâ küçükhanýmda imtihana girýverir.

istikrar. behemahal kazanýrdýnýz. adeta mürebbiyelikti. müsabakaya girdim. beni nezaketle kabul etti. bu beyin bana düþmanlýk ettiðini söylemiþti. Mektubunda bahsettiði iþ..Onun da baþýmýzýn üstünde yeri var. imtihaný kazanamadým. Beraber oturur kalkarsýnýz. Karþýyaka'daki köþkünden dönüyorum. Fransýzcamý beðendiðini. K . Vaziyetim çok fena. yüz güzelliðinden daha iyi bir þey. kýzým. Bu yadigârý elden çýkarmak istemiyordum. çünkü içinde annemle babamýn evlen e çektirdikleri fotoðraf vardý. Küçük bir çocuðun fakirhanemize ne yükü olur? Kati cevabýmý vermedim. Kocasýna sattýrarak sýný getirecek. gönlünü söndürmekten baþ ki?.Eðer Reþit Beyefendi istemiþ olsaydý. Fransýzcasýný yazayým. Kel imelerin Türçelerini bilmiyorum ki. 3 Ekim Munise ile bana köþkün üst katýnda denize karþý bir oda verdiler. Bu sözün doðru olmadýðý anlaþýl yacaðým. ben. Tahriri imtihan fena gitti. þimdi çýplak kaldý. Bana birkaç sözle ettiði iyilik. Munise'ye acýsýn. Kira vermek lâzým. Kendi kendime: "Annemle babam. bu beyefendinin yüzünü yarattýktan sonra fazla ileri gittiðini görmüþ.Haným kýzým. izmir. Reþit Bey. elbette ir altýn parçasý içinde yatmaya tercih ederler" diyorum. Biçare fotoðraf. bunu sebep saymýyordu: . Saray gibi bir yer. Üç gün mühlet istedim. kimsesiz kýzlarýnýn kalbi üstünde durmayý. 25 Eylül Netice anlaþýldý. Maarif mekteplerinde sürün aksýnýz? KýzlarýÇALIKUÞU 325 ma Fransýzca dersi verirsiniz. hizmetçilik kabilinden bir þey addederdim. Olmazsa ne çare! Karþýyaka. tahriren tasrif ediniz. fakat kuþ kafesi g yer. Küçük. týpký onlar gibi. Reþit Bey. N çare ki. 27 Eylül Bugün Reþit Beyefendi'den bir tezreke aldým. istismar istifa gibi sekiz. Mamafih. Fakat yi bahane ederek kabul edemeyeceðimi anlattým. Geç vakte kadar penceremden rýhtýmý ve denizi seyrettim. Behemehal kazanacaðýmý ümit ettirecek bazý sözler söyl Allah. Fakat bunun için de bi buldum. Kâtiplerden biri dedi ki: 324 Reþat Nuri Güntekin . bütün körfezi görüyor. Bana bir iþ bulmuþ. doðrusu az þey deðil. Onun reyi hilafýna iþ görme addine düþmüþ! Herhalde bir fikri var. ben de ileri gidiyordum. niçin bu kad miyet verdiklerini þimdi anlýyorum. izmir. Size güzel bir oda veririz. iki güne kadar aybaþý oluyor. 28 Eylül Reþit Bey'in. bu mesleði öteden beri sevmem. Resmi bir mu bulursam âlâ. Görüþmek için Karþýyaka'da rifteki kâtip. He halde kudret. Bu beye. Pencerem. gönül güzelliði göz. fakir teyze kýzlarýnýn hayatýný kýrmaktan. 22 Eylül Bugün. on fiilin muzarilerini. Anneciðimden kalan son r madalyon imdadýma yetiþti. haksýz r kalbe tazmin etmiþ olacak. Reþit Bey'i kýrmak doðru deðildi. fakat arkadaþlarýnýn bana ha tmelerine mani olamadýðýný söyledi. Ýzmir. Kalpsiz bir güzelliðin. iktidarýnýz gibi hal ve tavrýnýz da hoþuma gitti. yüzünün arkýyor. R Beyefendi benimle Fransýzca konuþtu. Son bir teþebbüste bulunacaðým. Bugün onu karþý komþulardan birine verdim. Bence. maymunlarýn aðzýnda fýstýk falan sakladýklarý keseler vardýr. Herhalde benim muallimliðimden daha rahat ve kârlý iþ olacaktý. kýzlarýnýn Fransýzca mualliml edi ki: .ni. emriha-zýrlarýný. Fakat þifahi imtihan iyi oldu. dediler. izmir. o lmaz mý? Bu. Gösterdiði emniyet ve nezaket için teþekkür ettim.

El. Kolundan tuttum. Yan pencereden birinden. dedi. yabancý deðil. kendi kendime öyle dedim ama. yýldýzlarla donanmýþ bulut kümelerine benzeyen tepeleriyle..O vakitlerde rahmetli hanýmefendi hastaydý. fenerler sönmüþ. bir gün manalý manalý göz kýrptý: . geri çekilmek istedim. Köþkün en büyük kusuru arý kovaný gibi iþlemesi.Korkmayýnýz. 7 Ekim Reþit Bey'in köþkünde hayat fena geçmiyor. hiçbir zaman bana að iþti. hesap yanlýþ çýktý. diyeceksin? Ben de. karanlýðýn bütün görünmeyen köþeleri. Niçin hakikati saklama-lý.. daha bunlarý anlayacak yaþta deðil. Öyle olmasaydý.. Odaya girdiðimiz vakit. güzel küçük yüzündeki sevinç sönmüþtü. köþkü üç gün evvel býrakm 328 Reþat Nuri Güntekin çaktým. mutlaka her misafire çýkmam için ýsrar ediyorlar. Daha fenasý. yumuk yumuk bir kýz. Demin yukarý çýkarken. gitarla kâh þen. bana öyle geliyordu ki. þirin. Ýnþallah yine kendi evimiz olursa o vak dedim. Onun için hürmet ediyorlar. manasýz ve sevimsiz bir nç. Sana ne mi. çýktýðým basamaklardan be indirmeye uðraþtý. onu zorla e imden çekip alan ihtiyar kalfaya minnettar oldum. En büyük korkum hizmetçilerden. kâh mahzun havalar çalýyorlar... Ne demek istediðimi anlamýþtý. biri daha küçük iki i Ferhun-de.. F le Sabahat. birbir lerini seven niþanlý çiftlerdir. Böyle olduðu halde bavulumu kendi elimle odama çýkarmama müsaade etmeyen. Bilmem niçin. ne bir hayat var. Onlar an sonra karanlýkta yukarý çýkýyorum. Otuz yaþlarýnda kadar... havagazlarýnýn yeþil aydýnlýðýnda ar ilmeyen genç kafileleri piyasa ediyor. bunda Reþit Beyefendi'nin verdiði ehemmiyetin de -zannederim.. Bereket versin. Burada ne güzel. dudak dudaða gizli söyleþmeler. . Çocuk. güzellikte beybabasýnýn bir eþi. yüzüme hafif bir ay yordu. .) Karþýyaka. geç vakte kadar beni aþaðý salonda alýkoymuþlardý. Cemil Bey'in sesi: . yeþilli ziyalar akýtan bir g azinoda.Munise. Gece yarýsýna kadar tramvaylar iþliyor. hayaletleri fark edilen kaya yýðýnlarýnýn üstü. muhteþem bir donanma aydýnlý anan Kordonu'yla görülecek þey.. Kalfa hanýmlardan biri. dedi. ayak çekilmiþ. Yalnýz onlar deðil. Bir genç askeri doktor gelir giderdi. gö onlarý gece denizleri gibi koyulaþmýþ yeþil gözlerinde.babasmýn parasýný yemekle geçirirmiþ. Kendi yüküm. Ha nýmefendi besbelli bu doktorun yüzüne baka baka çocuðu güzel oldu. Uzakta. biri ben yaþta. bu hafif aydýnlýkta yalnýz elbiselerinin siyah yahut beyaz lekelerini fark ettiðim insanlar. Üçüncü kat merdivenin baþýnda bir erkek gölgesiyle ire ürktüm. hep böyle görünmeyen sevgilerle dolu.tesiri var. hiç eksik olmuyor. nefesimi nefesleri. Senenin on ayýný Avrupa'da. Misafir. biz artýk baþkasýnýn evindeyiz çocuðum. her zamandan ziyade bana sokularak küçük küçük buselerle yüzümün her tarafýn Penceremi kaparken bir kere daha dýþarýya baktým. Küçük Sabah ir bebek gibi güzel.. Bunun için gayet hýrçýn tabiatlý. Talebelerim.. þimdi kumsalýn bir kýsmýný boþ býrakarak ÇALIKUÞU 327 daha uzaklara çekilmiþ. hep. dursun. çok iyi hareket ettim. Fakat doðrusu. Mamafih. Köþkün bundan daha büyük bir Reþit Beyefendi'nin büyük oðlu Cemil Bey. evimizde her r etmek istedi. biraz sahil f enerler iyle oynaþan deniz bile. baþlarý sevgililerinin boynunda.r.. Denizden gelen fýsýltýlar. küçükhamm. önümdeki Karþýyaka rýhtýmý.. Bu çocuk. (Fakat bunu yazmaya cesaret edemeyeceðim... hiçbirisine iþ buyurmadým. öyle genç kýzlarýn dudaklarýndan geliyor ki. merdivenin yarýsýnda birdenbire eteðimi yakaladý. Üç gün evvel Ferhunde ile Sabahat. Munise. kulaðýna eðilerek: . iki ayýný da burada. denize allý. beni ne kadar ince oynuma doladý. Köþkün ihtiþamý biçarenin gözlerini kamaþtýrdý. beni daha ziyade eðlendirdi. birdenbire durdu. az çok onlarýn kapý yoldaþý deði kat ben. yavaþ yavaþ uyuyan bir çocuk gibi baþýný kayalarýn beyaz yastýðýna * Ben buraya bugün gelirken. Beni bu köþke bir küçükhamm gibi nezaketle kabul ettiler. Gecenin göðsüme basan. bu iki ayýn son gün-lerindeyiz.

Yaptýðýnýzda bir fevkalâdelik yoktur efendim. misafirler telaþ etmiþlerdi. kendimi kaybet bire sandalyenin kenarýna oturmuþ. köþk misafirlerle doluydu. O. Bir par deðiþmesiyle gül gibi sararýp soluyorlar.Mehtap zamaný deðil ki. de yazmaya utandýðým þeyi artýk itiraf etmek zamaný geldi. pencereden mehtabý beklemeye çýktým. Bir merdiven parmaklýðýna sarýlmasaydým.Uykum kaçtý. Fakat dudaklarýmdan boð r hýçkýrýktan baþka ses gelmedi. hasta bir kýz sanýyorlardý. küçükhaným. ömründe ilk defa aç kalmýþtý. Misafirlerden yaþlý bir hanýmefendi gülümseyerek: . Reþit Bey. buna çanak tuttum. Ben buraya bir akþamüstü ortalýk kararýrken gelmiþtim. 11 Ekim . Konaðýnýzda bunlarýn vaziyetinden pek farklý olmaya ir vaziyeti kabul etmekle ben. Cemil Bey. s sýz býrakmamak için: . beyefendi. Onlara yalan söylemiþtim.Nasýl deðil. Bunlarý söyledikten sonra telaþsýz ve lakayt bir tavýrla merdivenleri çýktým. beni affediniz. birdenbire beni bileklerimden yakaladý. Mamafih. efendim. ehemmiyeti yok. yavaþ yavaþ. ÇALIKUÞU 329 . dudaklarýmdaki þaþkýn gülümsemeyi bile söndürmeye çalýþa belki daha az gözlerimi kapamýþtým. dedim. Ah. küçükhanýmlar. Çünkü geldiðim gece. Yapýlan terbiyesizlikten sonra bu soðuk edebiyat. dedi. Sesi teessürlü titreyerek: . Maksadý hissetmiþtim. Bu hýçkýrýðý boðmak için mendilimle aðzýmý kapamak istedim lanan dudaðýmdan ince ince kan sýzdýðýný gördüm.. Ben. Beni aff ettiðinizi söylemek mürüvvetini esirgemeyiniz. dedi.Bir þey deðil. bir yeriniz incindi mi? dedi. Buraya geldiðim o ümitsiz akþamda. Hafif bir ýstýrap feryadýný zapt edemedim. diye yalvaracaktým. lodosun tesiri olacak. . gürültü etmeksizin yanýma inmiþti. Merdiven penceresinin yanýndaydýk. Hâlâ buradayým. Bu hafif baygýnlýðýn sebebi baþkaydý. sýcak nefesini yüzümde hissettim ve k uvvetle kendimi geriye attým. Yeni vaziyetimin beni mecbur ettiði mahcup nezaketle herk esin ayrý ayrý gönlünü almaya çalýþýrken.. Reþit Beyefendi ve küçükhaným yeni satýn alýnmýþ bir süs eþyasý gibi misafirlerine gösteriyorlardý. yalnýz beni býrakýnýz.Hayýr. Sabahat. yarýn sabah rasgele bir bahane ile çýkýp gideceðim. þakalaþýr gibi ikimiz de gülerek bana zorla birkaç yud su içirmiþti. onlarý baþýmla tasdik ediyor. Bir gevezelik falan etmemden kor kmayýn.ya bu merdiven baþýnda birdenbire doðan pembe mehtap! Hangi mehta ba o kadar gönül alýcýdýr ki?! Cemil Bey. Herkes bana beðenen. böyle zannettikleri için adeta minnettar oluyordum. Geçmek istedim. Merdivenbaþý dar olduðu için geçecek yol kalmýyordu. üstüme hafif bir baygýnlýk gelmiþ.. nazik. Karþýyaka. evlatlýk kabilinden lara böyle muameleler yapmak âdettir. birdenbire tanýmadým efendim. odama doðru y Bir elime çantayý. Cemil Bey. Fena halde baþýmý çarpmýþtým. saða doðru bir adým attý. Sert bir sesle: . Feride Haným.Feride Haným. o gün. tüylerimi ürpertti ve bana bütün cesareti i iade etti. küçükhamm. dedim. Çalýkuþu. Kadýn hizmetçi. Fakat nereye? Ara dan üç gün geçtiði halde bu karar tatbik edilemedi. Hepsi beni.Feride Haným. . Fakat buna imkân yoktu. dedim. Bu gece ben dünyanýn en adi bir adamý gibi hareket ettim. az acýyan bir gözle bakýyordu.Affedersiniz. meþakkate tahammülü olmayan bir küçükha-ným. bu zamanýn asabi. nazik küçükhanýmlarý. . aþaðýya kadar yu: va ktým. bir elime Munise'yi alarak kapýyý çekip gitmek kolay. Bir þey anlamamýþ gibi görünerek usulca kaçmak istiyordum. r Reþat Nuri Güntekin 330 "lý" Ertesi sabahý beklemek daha münasip deðil miydi? Tabii böyle. elinde bir bardakla koþmuþ. Açýk kalmýþ bir panjurdan giren hafif aydýnlýk içinde Ce de bu kaný görmüþtü. Yüzünü görmediðim halde pek telaþ ve heyecan hissediyordum.

çok þeytan bir kýz. . ilk karýlarýný dý. Feride Haným. mebus olduktan ak ve tek gözlükle çýkarmýþtý. Bu manzara. ih . karýsýnda ge ile dayak yermiþ.Hemen mektup yazýnýz. þimdi mebusa lâyýk bir alafranga haným arýyor. biraz dedikodu yaptýlar.Bu bey. Küçükhanýmlar bir parça piyano çaldýlar. dudaklarýný bükerek hocayý al alýyordu. Reþit Bey'in. sayfayý çevirmemesi için Sabahat'in elini tutuy or. hatta bunun için ismine Çalýkuþu derlermiþ. Bey. hiçbir hareket etmeden di lemiþtim. bu fotoðrafý görürseniz. hiç olmazsa ömrün atlý gülmekle geçirir. arkamdaki piyanoya dayanarak hiçbir þey söylemeden. arkadaþlarýný etrafýna toplayýp onlara fotoðraf gösterm ki fotoðraflarda deðil. Bu. Fakat tam sokaða çýkacaðýmýz vakit. gayet þýmarýk bir þeymiþ. "Kalpsiz" dedi Sabahat. ahbap fotoðraflarýyla dolu albümler vardý. hep bir aðýzdan: "Ah. Konyalý bir süt dayýsý vardý ki. Öðleden sonra bir deniz gezintisi yapacak. insan. Sabahat. görülecek þey! e daha tuhafýný söyleyeyim: Bu bey. albümün üstüne. Ben de onlar gibi hafif bir fery medim. ufak tef yet hoppa. Onun karþýsýnda duran fotoðrafýný ise. Ke ndini görseniz acaba bu fotoðraf bir þey mi? Bir gözleri. Çalýkuþu. hiddetle gözlerini açarak mebusa bakýyor. Bunlardan bir ta esini çekerek masanýn baþýna geçti. bir burnu var ki. irer birer köþelere çekilerek gizli gizli konuþtular. yabancý memleketlere gitmiþ. dedi. Bir etajerin üstünde aile. sandalla Bayraklý'ya g ÇALIKUÞU 331 dip gelecektik. Ferhunde. ne olursa olsun.. hâlâ albümün içinde bana gülüyordu. Her birisiyle öyle eðl r. hayatlarý. dedim. Misafirlerini eðlendirmek için. evlenmelerine bir gün kala. On beþ ile yirmi yaþ arasýnda dört küçükhaným. Nihayet. Mese rla dolu. acayip Çalýkuþu'nu hatýrlamýþ olacak ki. Gönül bu ya". Geçen ilkbaharda istanbul'dayken düðünleri oldu. Albümün yapraklan içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu fotoðraf. mebus. Ferhun-de'ye: . bana döndü: . ne güzel.. çocuk gibi aðladý. Hiç dönmeye niyeti olsa.Nafile. dünyaya emredecek gibi görünen bu koca sakallý adam.Bugün Ferhunde ile Sabahat'in yine izmir'den misafirleri gelmiþti. teyzelerinden birinin kýzýný severmiþ. aksi gibi yaðmur baþladý. tabiatlarý için öyle tuhaf þeyler söylüyordu ki. g olacaðý gece kaçýp gider mî? Münevver Teyzem. Böyle baþ baþa gýdýklanmýþ gibi gülüþ lum. memleketinin þivesiyle: "Tatlý canlarým gidi arýn!" diye baðýrmýþ. sarýklý po hoca efendi kýyafetinde görünüyordu. ben mebusumdan vazgeçemem diyerek yaklaþtým. dedi.Feride Haným isterseniz sizi bu güzel zatla evlendirelim. çok tatlý. bu fotoðrafýn sahibiyle eðlenmedi bilâkis. ÇALIKUÞU 333 Bu tafsilâtý. vazgeçersiniz. fakat dýþýrlýklý olduðu belli. bakmakla doyulur þey deðildi. çok alaka ve hararetle arkadaþlarýna þu ilatý verdi: . Bu kýz. Kâmran. hâlâ gülerek masanýn baþýndan ayrýldým. . bir baþýna evden kaçmýþ. þimdi münhaldir.Feride Haným. ir türlü istememiþ.Çok doðru söylediniz. Gayet yavaþ bir sesle. heybetli bir paþa. baþka saadet bulunmazsa bile. bir gün vapurdan lý iskelesine çýkarken kaza ile denize düþmüþ. Sabahat'in onlar için söylediði sözlerdeydi. kaynanasýnýn elini öptüðü vakit oradaydým. Bu kadar güzel. içmeden kesilmiþ bu vefasýz kýzý beklemiþ. benimle þaka etmeye çalýþýyordu: . Akrabalarýndan kerliferli bir hanýmefendi. mebusumuza varmaktan korkarým. güzel maskaralýklar tti. o bir dalda durmaz.. Arkamýzda çar zun mahzun salona döndük. 332 Reþat Nuri Güntekin Ben. dedi Misafirler. o kadar güzeldi ki." diye haykýrýþtýlar. gülmekten bayýlýyorduk. bu kadar nazik bir gence vefa . Ellerini sallayarak beni ardý. bir ine karýþan dalgalý saç kümeleri arasýndan baþýmý uzattým. Münevver Teyzem'in zevcidir. deli gibi gülüyordum. aylarca yemeden. Hoca Efendi. ben razýyým. Kâmran'ýn fotoðr * Sabahat.

benim adým.Peki Ma Sor. Misafirlerden biri. gülerek: "isterseniz onu size hediye edeyim?!" dedim. Þimdi. mekteplerimizin bakýmsýz kalmýþ kaba saba ellere ziyan olmuþ. Ben. nefes aldýðýn dünyadan uzaklara kaçma . Munise bile onlar arasýndan gelmemiþ miydi? Bundan baþka son bir senelik hayatýmýn bir iki tecrübesi daha vardý. bu haberi aldýðým vakit aðlar. gelirim. uzunca bir kýr gezintisi yapmamýza müsaade etmiþti. çukurun öte yakasýna bir kasýmpatý gördü: "A. yabancý memleketlere kaçmýþtým. Ben sadece: . ben senden nefret ettiðim için. tekrar oraya. bir tehlike teþkil edecek kadar derin ve geniþti. Zaten. Baþýmdan günlük korkularýnýn aðýr hülyasý. dedim ve birdenbire atladým. açýlmak için biraz güneþ.Köprü olsaydý. i gösterenlere. Artýk bu evde kalmamayý iyiden iyiye zihnime yerleþtirdim. Bu tarafta rahat bir hayat vardý. baþka bir cazibesi yok muydu? Gözümün önüne. cevap vermeden düþünüyordum. Ne istediðini merak ederek yanma girdim. Düþünmeye bile lüzum görmeden: . o günlük kokularýnýn. tekrar kavuþacaðým miniminilerin muhabbet ve merhamet kleyen hayallerine gülümseyerek: . ke alarýnýn saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek. ne güzel isim.Çok bekledin kýzým. gönüllerinin bütün minnet ve muhabbetini veriyorlardý. bir parça þefkat bekleyen çiçekler gibiydi. F t Sor mektebi için verdiðim söz. oraya gitmeden evvel Maarif Ýdaresi'ne uðradým. senin yaþadýðýn. giderim. ne güzel! K mümkün olsaydý!" dedi. beyefendi. Çünkü ayaklarým çukurun tam kenarýna basmýþtý. fakat talihine iyi bir yer çýktý. bi bilir. O ölmüþ günlerin ölmüþ rüyasýný mak zaten mümkün deðildi. Müdireye seni tavsiye ettim. maksadým. Bu meslek. akþam 334 Reþat Nuri Güntekin karanlýðý içinde köþke dönünceye kadar aðlatmasaydý. avucuma batan dikenlerin sýzýsý beni. Ayrýca ev tutmaya hacet yo k. Maarif Müdürü beni .. ben birkaç günden beri seni arýyorum. Karanti-na'daki mektebimizde bir Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç var. dedim. evrakýmý geriye almaktý. hasta gözler incitiyorsa. mektepte kalýrsýn. sen bizim hayatýmýza alýþýksýn. diye þaka etti. Her þeye rað-men. Ben. Bir iki dakika kaldým. p aðýr erg inin içine düþersem. nefretim o d buldu ki. Fakat yeni bir vaka be . Arkamdan bir çýðlýk koptu. kulaklarýmdan erganunl eri yavaþ yavaþ silindi. Onu bir kere de iki ay evvel görmüþ. bugüne ömrümün en þen.Köprüsüz de geçilir zannederim. benim gönlümün þefkate olan açlýðýný doyuracak. Ýki üç günde bir Ýzmir'e iniyor. Bir sel ç n geçiyorduk. teþekkür ederim. bu uzaklýk kâfi gelmiyor. Kuþadasý'na. Öteki tarafa geçmeye muvaffak olmuþtum. etrafým-dakileri bu k ve þenliðe boðmadým. Düþmemek için bir diken kümesine sarýlm bu kaza baþýma gelmeseydi. miniminileri g biçareler. içimden öyle geldi ki.etmemiþ bir kýza "kalpsizden baþka bir þey denemez. Fakat ne ziyaný var? Deðil mi ki. bayýlýr. sefalet. Hatta. muallimliði açlýktan ölmemek için kabul etmiþtim. iyi olacaktý. Bugün. mektepteyken pek seviþtiðimiz için bir parça hali anlatmýþtým. Hasta gözler gibi hasta gönüller i karanlýktan iyi ilaç yok.bu leri. ömrümde hiçbir gün..Feride. baþýmdan münasebetsiz bir kaza geçmeseydi bugüne. Öbür tarafta belki yine ÇALIKUÞU 335 zaruret. Kalbim çarpmaya baþladý. ömrümün en m ecektim. saadet de hasta gönülleri öyle sýzlatýyor. Çukur. Akþamüstüne doðru hava açmýþ. if Ýdaresi'ne uðruyor-dum. dedim. Halbuki ben. Fakat ne çare ki vaat ettiðim kasýmpatýný koparýp g dim. ni tutardým. M beri beni aradýðýný söylediler. Bu þefkat. Hanýmlar gülüþtüler. derin derin sevmeye baþladýðýmý anladým. Sor Be-renis dün dedi ki: . Hesabým doðru çýkmadý. Öyle olmasaydý. ben senden nefret ediyorum. öyle" sanýyorum ki. Emrimi alýncaya kadar köþkte kimseye bir þey söylemek istemiyordum. bugünkü kadar gülmedim. Kâmran. çocukluk rüyalarýmdan bir kýsmýna tekrar kavuþmak mümkün olacak.Peki. en eðlenceli gü Kâmran. Seni Kuþadasý mektebine göndereceði Kuþadasý. Aydýnlýk. Dün sabah vapurda eski muallimlerden Sor Berenis'e tesadüf et tim. mutlaka güzel bir yer olacak. fakat bunun da baþka bir tesellisi. birisi: .

sözü kesmek için kalfaya lakayt bir tavýrla þu cevab dim: . bu debdebeyi bulamaz. Ferhund ile Sabahat.. onlardan hayýr y ok. Birkaç sene evvel b e bir þeye isyan ederdim. Halbuki ihtiyar kadýn. kalfacýðým. Kalfa hanýmýn bu sözlerine ben bir: "Kapý yoldaþý teveccü a bir mana ve-remiyordum. Feride Haným . Elimden geldiði kadar çalýþacaðýmý vaat ettim ve sözümde durdum.avare. Saba-hat'le Ferhunde'nin derslerine bu derece ehemmiyet vermesi. Birkaç ay sonra niþanlým oraya gelecek. Maarif kâtibinin: "Reþit Beyefendi istese seni Fransýzca muallimliðine tayi ederdi.Kýzým. Fakat þimdi. þu Bey'e münasi ir kýzcaðýz bulabilsek. 25 Kasým "Kuþadasý'na gider misiniz?" dedikleri vakit. saltanatý var.F 22 . Güzel bir adam deðil ama. Fakat ne yapayým ki hakikat.. evleneceðiz. Bir ay evvel buraya geldiðim vakit. kudret.Allah rahatlýk versin.. de-1 dim. yaþlý bir adam deðil. ne dersin kýzým? Ben. hatta top oynamasý.. sana ne kadar teþekkür etsem az. Bilakis her zamankinden ziyade çalýþýyorum lde? Verilecek cevap biraz gülünç. yaþlý iki haným.Feride Haným kýzým. Demek bütün bunlar. Mes ela geçen gün.Beyefendi. ben bir iki gü r Kuþadasý'na gidiyorum. sakýn aklýna bir þey gelmesin.. Pek güzel bir memleket diye mi? Hayýr. b enim adam. Reþit Beyefendi'ye bir hanýmcýk arardýk. bir haramzadeye düþersek. Sen geldikten sonra bir baþReþat Nuri Güntekin 336 illi ! kalýk oldu. Eh. Gençsin. Rahatým pek yolunda olduðu için mi? Bu da deðil.. ben erken yatacaðým. bizimle saatlerce þakalaþmasý. vaat ettiðinden on kat ziyade çalýþt y içinde gerek mekÇalýkuþu . ben çocukluðunu bilirim. birden sevinmiþ.. herkes öyle. Buna benzer daha birçok sözler. bir þey demiyor acý acý gülümseyerek düþünüyordum. Bej) Kuþadasý'ný güzel ve r yer olmadýðý için seviyorum. yarýn öbür gün e Sabahat kocaya giderler. ahlâkýn güzel.. hani vallahi kimse bir þey söylemedi. O baþladýðý bir söze devama cesaret edemediði vakit.birbirinden tam üç ay fasýla ile dað gibi iki oðlumu kara topraða verdim. debde i. baþka söze arak söylüyordu: . Ah.Kýzým. Kuþadasý. tabiatý da fena deðil. genç çocuklar ama. ne yapsak da seni bu eve baðlayabilsek acaba? Benim aklýma bir çare geliyor ama. gönül rahatýmý mutlaka orada bulacaðým! m. hiç münasebeti yokken demiþti ki: . Fakat anlamamazhktan rek dinlemeye devam ettim. bana dün dedi ki: . hal fena. Ne çare ki. eve tat vermiyorlar. kendi kendime: "Kuþadasý. bana dedi ki: . mektebi sana orum. yalnýz güzel simalarý deðil güzel t l denizleri de insana gizli gönül azaplarý versin diye yaratmýþ. Burasýný her yerden ziyade sevdim. birisi tarafýndan söylendiðine þüphem kalmadý. Tabiatýn. malumatlý görünüyorsun. Öyle sanýyorum ki. herhalde bir maksadý var!" diye söylediði sözler aklýma geldi. Son a þaþkýn þaþkýn yüzüme bakan ihtiyar kadýna: ÇALIKUÞU 337 . Dünyayý g ni buraya ikinci muallimelikle göndermiþler. ben seni günden güne daha ziyade seviyorum. iki muallimimiz daha var. Bu his beni aldatmamýþtý. bu kadar zamandan beri aradýðým saadeti. Elli yaþla kadar. büyükle büyük. Munise ile -bu sarý papaðanýmla. mektebin baþmualli-mesi beni karþýsýna aldý. yaln r hayat geçireceðim bir Robenson adasý çýkmadý.ni buna mecbur etti: Büyük kalfa bir zamandan beri bana tuhaf tuhaf þeyler söylüyordu. deyip odama çekildim. Kýzým. Reþit Beyefendi'nin bana o kadar hürmet etmesi. Maazallah. Kuþadasý. dün gece büsbütün açýldý: . Baþmuallim Haným.Kýzým. insan burma býyýklý delikanlýlara da varýr ama. Bildiðin gibi idaret et. bitkin bir kadýn. hasta. küçükle küçük oluyorsun. ev hanýmsýz gitmeyecek. Kalfanýn bu sözlerinin. Sade ben deðil.Sizinle görücü gider. evvelce zannettiðim gibi.

kitabý dini kaybetse bulamayacak. bu gözlerin içine gülerek: . Çocuk gözleri gibi berrak mavi gözleri. dedim. iki sene sonra kýrk yýllýk iki dost. kendi kara gözleri için çalýþtýðýmý zannediyor. . sargýlar. ihtiyar doktor birdenbire kýzdý. 24 Aralýk Bugün. Fakat. çarþafýmýn üstünden saçlarý a bir gün bile deðil. yüzünü çev . Yarabbi. dedim.. ne Ýzmir'deki isyanlar. Fakat o. insan. Allah senden razý olsun. fakat hissediyorlar.Söyle bakalým.Doktor Bey. Mekt bir neþesizlik çöktü. insan kalbi. yine týpký Zeyniler'deki gibi. aya bu karýþýk þeyleri düzeltmeye çalýþýyordu. Fakat mektep kurtulunc aya kadar ben ne yapacaðým.Biliyorsunuz ki. dedi. ecza kutularýyla doluydu. küçüklerimden birçoðunun orduda babalarý. nerede onlar? dedi. 340 Reþat Nuri Guntekin Mübalaða etmiyordum. Hayrullah Bey. galiba birkaç kitap kaldýrmýþtý!. farkýnda olmadý: . Þiþelen devirerek yanýma geldi. Saçlarým. iki sene evvel. Çaresiz geri dönüyordum. birkaç saat birbirimizi görmüþtük. ÇALIKUÞU 339 Kuþadasý.Vay küçük yine mi sen? diye baðýrdý.Bir kere de Baþhekim Bey'e soralým. nasýl vakit geçireceðim? Kuþadasý.Vazgeçiniz. bilmiyor. Muvakk at hastane yapacaklarmýþ. ne aksilik! Bugün kumandanlýðýn emriyle mektebi iþgal ettiler. Baþýný çevrimeden öyle fena. Kuþadasý. tam bu dakikada. ihtiyari ellerimi yüzüme kapadým. bir yaz semasýna m llat olmuþ geçici bir bulut gibi'hepsi daðýldý. Birdenbire: . hatta bir baba kýz gibi bizi birbirimizin larýna atmýþtý? Ne bileyim. Yüzünü görür görmez. bir feryattý. Bugün kasaba birbirine girdi. Hastabakýcýyý eteðinden çektim. Muharebe baþlamýþ. yaramaz. kapýlardan biri k: . birer birer aðarýncaya kadar baþkalarýnýn çocuklarýna. gerek çocuklarýmýz çiçek gibi oldu. Odanýn içi þiþeler. 15 Aralýk Muharebe baþlayalý on beþ gün oldu. Hangi gizli ruh alakasý bizi birbi e baðlamýþ. öyle anlaþýlmaz bir þey ki!. muallimeyim Doktor Bey. bütün ruhuyla.338 Reþat Nuri Güntekýn tep. Baþhekim. ben de kendimi tutamadým: . kardeþleri. 16 Aralýk Ne aksilik. ben. var. beyaz kirpiklerinin içinde tarif edilmez bir tat lýlýkla parlýyordu. Çalýþmak. yalnýz boynunu. baþýmý çekerek. sýrtýndan ceketini atmýþ... Bir hastabakýcý kadýn. Ne isterlerse yapsýnlar. sen gülerken gülmeye baþlýyorum. l Aralýk Bir zamandan beri etrafýmda bir muharebe sözü dolaþýyordu. onlarýn saadetlerine kendi mek artýk beni korkutmuyor. O. gönlümün içinde öldürülen rini baþkalarýnýn çocuklarýna verdim. umrumda deðil.Beyefendi hani siz Fransýzca resimli kitaplar bulmuþtunuz. hastaneye her gün kafile kafile yaralý geliyormuþ. Arkasýný döndüðü için. Bu. senin burada ne iþin var? diye sordu. Zeyniler'deki Doktor Bey! diye feryat ettim. minnettar oluyordu. oradan kaçmak istedim. Hayatýmý mektebe vakfettiðim içi bile vermiyordum. Kuþadasý. yüreðimin acýsýný u utuyorum. Bu halde bir adamdan kitap sormak saygýsýzlýktý. bir sonbahar akþamý. mektepte kalan birkaç kitabý almaya gitmiþtim. Öyle bir karýþýklýk ki. Ben. Zavallý kadýn. öyle ayýp bir cevap verdi ki. Biçareler siz. ellerimi tuttu. Üstlerine büyük adam gibi halim bir mahzunluk çöktü. ak sa dum.. Memleket memleket geziyor . kendini baþkalarýna vermek ne güzel þey! Çalýkuþu tamamýyla eski Ç deki müphem yaþamak yorgunluðu. hiçbiri kalmadý. týpký Zeyniler'deki gibi bana: . Arkadaþlarýndan en minimi klara varýncaya kadar herkes seni seviyor Ben bile vakit vakit derdimi.

. askerliktir. küçük? dedi. Yanýmda pek askerce konuþmayacaksýn... bak þurasýný ne hale koymuþlar? El deðil ki. konuþmaya devam ediyorduk: .. yanýndan kaçýyorum. O. sonra tabii memleketimin çocuklarýna hizmet etmek emeli . Hatýrlarsýn ya? Burada da bana yardým eder misin.. Birdenbire yüzüm güldü. hem de ateþ karþýsý arý bu aylarda benimkilere yardým. Dün gece geç vakte kadar aðýr yaralý bir ihtiyar yüzbaþý ile meþgul olmak lâzým gelmiþti.Maarif demek istiyorsunuz. adeta.. ayný temiz çocuk yüreði... ecza odasýndaki bir koltuðun içinde uyuklamýþ-tým. S luktan bitap düþmüþ. beni çok müteessir ettiði için ke esi kelimesine aklýmda kalmýþtý: ÇALIKUÞU 341 . yine Zeyniler'deki iddiasýný tekrar etti. Bütün hayatýmý ve gönlümü biliyor gibi nihayetsiz bir esefle: . gayret ederim. çocuk gibi sevindim. ne olursa olsun. . Bu dakikada. Ben utanarak: . O ilaçlarýný. O. kabahatini kendi de biliyor. Doktor Bey. tek sen vahþil ik gösterme.. bu þefkat. Yorgunluk. öyle olsun.Mektebimizi aldýðýnýza o kadar üzüldüm ki. dalgýn dalgýn gülümseyerek tekrar uyudum. Gülerek omuzlarýmý silktim: . Bu kaba saba adamda anlaþýlmaz bir nicelik var. Birdenbire yüzüme su serpilmiþ gibi ürperdim. öyle olsun yaramaz. Seni böyle memleket memleket gezdiren her kimse ondan.. ne vakit isterseniz iþe baþlarým. Doktor Hayrullah Bey'di. kabahatlerini. Ýkinci kabahati bundan daha büyük. ha senin minimini maymuncuklarýn. bu çehreyle mi? Peki.Uyu küçük.... bu halle. ha benim sevgili ayýcýklarým! Zaten ikisi ruh itibariy le öyle birbirlerine benzer ki. caný sýkýlmýþ gibi beni parmaðýyla tehdit etti: .Ne yalan söylüyorsun küçük? Dudaklarýn yalan söylemeyi öðrenmiþ ama gözlerin. Mesel .Bana baþka bir fikir geliyor. Bunlardan biri kaba kelimel er kullanmasý. Ýnsanýn dine bile itiraf eteme-diði en olmayacak þeyleri öyle ustalýkla aðzýndan alýyor ki. dedi. Günler um. Bazý geceler evime bile dönemiyorum. küçük kýz.Gayret ederim küçük. uyku galebe etti. .Bu yaþta. Mamafih arada bir kaza olursa kusura bakmazsýn a rtýk.Aldýrma küçük. Gerçi etrafýndakiler de buna hak kazanacak münasebetsizlikler yapýyorlar am a. Yine hatýrý sayýlacak derecede fena bir kelime. Ne musibetti o köyün adý? Orada sana hastabakýcýlýk ettir di.. ben kitaplarýmý unutmuþtuk. halin daha mden mi haber soruyorum. hatta hoþ gösteren çocuklara benziyor. gözlerimi açtým. Ýþ o kadar çok ki.. Hayrullan Bey. Mamafih. uyandýrmamaya çalýþarak üstüme ince bir battaniye örtmek istemiþt giren hafif seher aydýnlýðý içinde daha solgun ve yorgun görünen mavi gözleriyle gülümsedi .um..Hâlâ mý haber yok.. bana öyle tatlý geldi ki. .Kimden. saf piþmanlýklarýný. Bana kuvvetimi ve sevgimi harcayacak bir iþ ol un da.Peki Doktor Bey. bu ihtiyar doktoru çok seviyorum. daha ecirli bir iþtir. yarýn geleceðini haber aldýðým hasatlarý kabule hazýrlandýk. rahatsýz olma.Hemen þimdi. Bir þey söylemek. Muhabere devam ediyor. diyor. Ayný saffet... minnetimi anlatmak i stiyorum. Kuþadasý. sevimli mahcubiyetleriyle affettiren. 26 Aralýk Bir aydan beri Hayrullah Bey'in yanýnda hastabakýcýyým. Omuzlarýma hafif bir elin dokunduðunu hissettim. ha? Zaten arada büyük bir fark yok.. Akþama kadar beraber çalýþtýk... dedi. gülerek: . iki büyük kusuruna raðmen. Þimdi buraya tayin ettiler. Doktor Bey? dedim. bu da sebep olur mu ya? Bazý aðzýndan öyle þeyler çýkýyor ki. gözlerimi k diyor gibi görünmeye çalýþarak: .Fakat bir þartla Doktor Bey. Benim üþümemden korkmuþ. Bu söz. bunlarýn irapta mahalli yok.. Doktor. hastaneye gelen yaralý kafilelerinin 342 Reþat Nuri Güntekin ardý arkasý kesilmiyor.

ken baþ eðmekten baþka çaresi olmayan bir sefil gibi göründüðüm gibi o günde beni müdafaa ettin zi. Çok büyük ihtimama ihtiyacý var. Hayrullah Bey. Kuþadasý. O kitten beri bekâr kalmýþ. Tanýdý. Dünyayý baþtan baþa bir zulüm. Nefe rin ihtiyar anasý. Çarþafýmý attým. sefaletlerinin son dereceyi bulduðunu. ok gibi yüreðime saplanmýþtý. dedi. kaç defa kendini kaybetmiþ.Çok memnun oldum. ihsan Bey! diye seslendi. Ne vakit nazik bir ameliyat yapacak olsa.ihsan Bey. ben hazýrlanýncaya kadar ameliyat bit ralýyý sedye içinde yukarýya gönderiyorlardý. çocuklarýn açlýktan. beni k ar.Küçük. istikbalinizi tehlikeye koymak. Fakat. utanýlacak bir þey gibi daima gizlemeye çalýþýyor. Ehemmiyetli bir terzilik ettik: "Ameliyata terzilik diyor. Yaralandýðý günden beri. bu ümitsi . hastaneye geldiðim vakit aðýr yaralý dört zabit getirildiðini haber aldým. ne para için ne de bir vazife fikriyle askerlik ediyor. dokuz ay sonra karýsý tifodan ölmüþ. yaralýnýn sol nabzýný tutmuþtu. Öyle anlýyorum ki. yaralý bir neferin memleketinden gelen mektubunu okumuþtum.Sana. elinden iþ gelecek adam yok. Doktorun kimsesi yok. Bu zalim alay. bir kardeþim." Genç bir erkânýh rp binbaþýsý. ateþi. beni"gece âlemlerine sürüklemiþlerdi. Hastab r. belli etmeden o ayýnýn anasýnýn adresini al. bu sözleri bir araya toplaya toplaya bütün bir hikâye meydana çýkardý. B ndim de farkýnda deðilim. bir . diyor. yirmi beþ sene evvel evlenmiþ. dalgýn gözlerin bakýþlarýndan anladým ki. sürgüne gönderilen bir adi sokak kadýný zille- ÇALIKUÞU 345 tiyle elimi suçsuz yüzüme kapayarak þehirden çýkýyordum. Ara sýra sorduðu tek tuk suallere kuru cevaplar vermekten baþka bir þey yapmamýþtým. odadan çýkacak. ÇALIKUÞU 343 Halbuki o. beni görmüþtü. Birdenbire bu biçare n efere döndü: . onun bir iptilasý var: "Sevgili ayýcýklarým" dediði biçare neferlere muhabbet! Faka bilmem niçin. Konuþa konuþa odaya girdik. neyinize güvenir de böyle alay alay yumurcak çýkarýrsýnýz ortaya? dedi.. kendi odamý verdim la sen meþgul olursun. Miral maaþýna herhalde ihtiyacý olmayan bir adam. b eni yanýnda istiyor: 344 Reþat Nuri Güntekin . kim bilir. bemb dudaklarýnda. ona ne ermiþti? Evet. kendisi Rodosluymuþ. gözlerini açmýþ. bugün bizi karþý karþýya getirdi. beni yanýna çaðýrdý: . hastalýðý. böyle þeyler göstermek doðru deðil. Fakat hasta.Küçük. Çünkü onun birkaç mislini hastalara sarf ediyo Mesela bir gün evvel. Bu çehre bana yaba bu yüzü bir türlü bulup çýkaramýyordum.benim kimseye söylememek için o kadar çalýþtýðým sergüzeþtimin büyük bir kýsmýný biliyor. Münasip bir vakitte bunu ihtiyar doktara söyle ektim. bu muhabbeti. bu mektubu dinlerken derin derin ah etti. Hayrullah Bey. küçük.'de Abdürrahim Paþa'nýn evinde tanýdýðým erkânýha geri çekildim. Yüzüne doðru eðilerek iki kere: . Birdenbire zihnimde bir þimþek çaktý. Bir bomba. fakat Kuþadasý'nda da bazý emlaki var. 28 Ocak Bu sabah. yanýmýzdaki yatakta bir askeri muayene ediyordu. ihsan Bey! Bir zaman evvel çocukluðumdan. sað kolu ile yüzünün bir tarafýný berbat etmiþ. bir daha beni bu yaralý zabiti yanýna göndermemesini doktord n rica edecektim. Hayrullah Bey. Fakat o. bana dah-ha evvel bu meseleden bahsetti: . beþ on lira gönderelim. ama. acele acele gömleðimi giydim. ne yapacaðýmý þaþarýyorum. torla yanýna yaklaþtýk. sizden kaçmayacaðým.. Yüreðimde. Yaralý. beni müdafaa eden bir babam. lâkin ben olduðuma i i. Bildiðim olmamasýndan istifade etmiþler. hatta belki ölmeyi göze alarak mürüvvetini gösterdiniz . Hayrullah Bey'in beni aradýðýný söylediler. dedi. hafif bir gülümsemeyle tekrar gözlerini kapadý. Mademki hazin bir tesadüf. kolu sargýlar içinde sessiz bir insan yatýyordu. Ç. ben olduðuma ihtimal vermedi. bu ihtiyar doktor. yalnýz yüzünün sol tarafý bir parça görünüyordu. sokaklara dö erini yazýyordu. yatakta yüzü.

Yüreðim dayanamadýðý için deð ranýn bundan çok daha fenalarýný görüyorum. baþka bir þeyle tevil etmeye çalýþarak yalandan da dým: . þimdi fitnelik etmeye gidiyorum. Doktor Bey. yüzündeki yara . baþkalarýnýn iþine karýþmak say ardýrdý da ondan. bir ayýp gibi utanan hasta asker. sizi iyice paylasýn da görürsünüz. Doktorunuza her þeyi haber ve receðim.Lakýrdýdýr o küçük. ikimiz de susuyorduk. Hayrullah Bey gülmeye. Yüreðim merhametten eziliyordu... biçarenin hiçbir þey söylemediði halde daima çirkin kalmak azabýndan bir dakika kurtu adýðý o kadar belli ki. 346 Reþat Nuri Guntekin Bazen gizli teselliler icadýna çalýþýyordum.Artýk gitmek istiyorum. diye ilave etti.fakat benim bakýþýmýn ona. dedim. o dum. Evet. yirmi güne kadar dipdiri ayaða kalkacaksýn. Benim g de çok güzel bir niþanlým vardý. hatta. bir aya kadar kendini toplayabilirmiþ. ne çehre ile hastaneden çýkacaðýný biliyor. Büsbütün baþka þeylerden bahsediyor gibi görün kadar dünyada lüzumsuz. O. balýklar a yem olmaktan baþka neye yarar? dedi. benimle eðlenmeye baþladý: . o güzel. 25 Þubat ihsan Bey. Bir sene evvel Abdürrahým Paþa'nýn bahçesinde tesadüf ettiðim parlak elbiseli. ÇALIKUÞU ______ 347 Tepsiyi býrakarak acele acele dýþarýya çýktým. Ýsyan ettim: . Bin baþý üniformasýnýn yakasý içinde incecik boynunu yana doðru meylettiren. þuradan kendimi denize atardým.Yatmak daha ziyade hasta ediyor da ondan. Hayrullah Bey. diye cevap verdi. masal bile söylediðim oluyor. beni dinlemeyeceksiniz. ben. Hele siz yaþtaki kýzlar yok mu? Þikâyet eder gibi yakasýný silkeliyordu. görüyorum ki. a deta telaþa düþüyor. Yüzünün onu fazla müteessir ettiðini söyledim.cý günlerimizde bir küçük kýz kardeþ gibi kendimi hizmetinize vakfedeceðim. Kuþadasý. hatta muzýr bir þey olmadýðý. bazý esrarýmý hemen hemen zorla benden çaldýnýz. Zavallý adam. þakaya vurdum: . asýl güzelliði ruhta.Biraz daha gayret delikanlý. onun yerinde olsam. ondan nefret yorum. tamamýyla iyi oldum. . ümit ettiðimizden az zamanda iyi oldu. dediði zaman. Bu sabah sütlü çayýný götürdüðüm zaman. bu yaptýðýnýz adeta çocukluk. Fakat doktoru görmeye gitmedim. Fakat sað k aþýnýn üstünden baþlayarak çenesine kadar bütün yanaðýný kaplayan yara onu korkunç bir sure Hayrullah Bey. Yine asker inadýnýz uyandý. Demin Ýhsan Bey'den bahsediyorduk. Öyle surat. maðrur erkânýharp zabiti miydi? Teessürümü galiba gýzleyememiþtirn. o suratlý adama kimse metelik vermez. hýrçýn asabiyetini gizlemeye çalýþarak: . Onu. Ruh güzelliði yanýnda yüz güzelliðinin ne e olur? dedim. daha tamamýyla iyi olmadan niçin giyindiniz? ded lerini önüne indirdi: . Hayrullah Bey: .Ben. þunu aber vereyim ki. Fakat. Ama iþ için deðil.ihsan Bey.. renk vermemek için.. sizi baþka türlü sanýyordum. gönülde aramak rum. Beni aldattý diye onu kalbimden silip attým.. . dudaklarýný büktü: . açýktan açýða bir þey söylemediði tsizlik içinde bulunuyor. korkunç yarasýna dok daha fazla ýstýrap verdiðini gördüðüm için. ataðýnýn baþucunda kitap okuyorum. güzel ve mað li erkânýharp yüzbaþýsý gayri ihtiyari gözümün önüne geldi. sargýlarý deðiþtirirken yanýnda bulunmuyordum. Kuþadasý. bir þeyim kalmadý.Ýhsan Bey.Hakký var. 7 Þubat ihsan Bey'in yarasý tehlikeli deðilmiþ.Hayatýmý bir parça biliyorsunuz. 25 Þubat (Akþama doðru) Hayrullah Bey'le müthiþ bir kavga ettim. ben.. Yaralýnýn bugünlerini hoþ geçirmesi için kalbimin bütün þefkat kabiliyetini sarf ediyorum.

Niçin bunlarý söylediniz? Benden ne istiyorsunuz? diye aðlamaya baþladým. ayakta duru eki son kýzýltýlarýný seyrediyordu. Onlarýn dünyada numuneleri vardýr. ihsan Bey. Gözlerim kararýyor. baþkasýnda zor bulur. ben de kurtulayým. iyi bir aileniz. diyecektim. Genç binbaþý.Doðru küçük. ir hayal zannetmemeli. Berbat bir halt ettik. Esatir. hâlâ gözlerime bakmakta devam ediyordu: . af eni küçük diye beni teskin etmeye çalýþtý. onu sevmediðimi nasýl ispat edeceðim. dedim. O vakit. Sevda. sen onun için senelerden beri çýra 348 Reþat Nuri Güntekin gibi cayýr cayýr yanýyorsun. bu sözleri bir çocuk saffet ve ýstýrabýyla söylüyordu. mahzun bir gülümseyiþin var ki. hakkýn var.Baþkalarýnýn içinde yaþarken öyle herkese. büyümüþ birtakým perilerden bahseder. yüreðimi yakýyor küçük. Uðradýðý mir etmek kudretini onda görüyorum.Üniformanýzý ne kadar göreceðiniz gelmiþ efendim. darýlmýþtým. bunlar sana söylenecek þeyler deðildi. çok yanlýþ hareket n. nereden biliyorsunuz? dedim. dedi. Þiddetle kapýyý kapayarak dýþa ÇALIKUÞU 349 Yine 25 Þubat gecesi ihsan Bey'in lambasýný gördüðüm vakit. benimle eðleniyorsunu z.Ah. hayretle yüzüne bakýyordum.Hayrullah Bey. Feride Haným anlaþýlmayacak þey deðil. yaradýlýþ itibariyle baþkasýn. . ne kadar temiz kalpli bir kýz olduðunuzu bilmesem. yeniden bir kahkaha kopardý. bunu anladým. fitili düzeltmek istiyor gibi eðilerek gayet yav aþ: .Göreceksiniz. Sen. Ah.Bana bak küçük. belli etmeden üfledim. O hafif bir göðüs geçirerek dev -Gayet sade. ne olursa olsun. 350 Reþat Nuri Güntekin . Çýrpýnarak. Artýk. her þeyi unutursunuz . zararsýz bir kýzla evlenirsiniz. Lambayý yakmak için on uþturduðu kibriti. Feridecik.Niçin bana bu aðýr iftirayý reva görüyorsunuz. Çenemi tuttu. doktorun da aklý baþýna geldi: . kulaklarým uðulduyordu. Öyle deðil. O hayvan. deli kýz. dedim. O. Saklamaya çalýþma nafile. sevmek. Bir isyan feryadýyla kývrandým.Hatýrlarsýn ya. Mutlaka mesut olacaktýn. sen onlardan biri sin. seninle beraber kendi kendine de yazýk etmiþ. akþamýn alacakaranlýðý iyiden iyiye çökmüþtü. ilk defa açýktan açýða derdini söyledi: . Þimdi öyle bir alilim ki. Yüzümü o. bir kadýnýn hiç olma zsa gülmeden yüzüme bakabileceði günlerde bile hoþa gitmemiþtim. bu hale getirdi. onu sevmiyor musun? . buseden doðmuþ buse ile gýdalanmýþ. n uyku gibi akýyor. yüzüne bakmayý caným istemiyordu: . bu karanlýktan cesaret almý ir tebessümle baþýný salladý. sevilmek için yaratýlmýþ bir mahluksun. siz isterseniz bahtiyar olabilirsiniz Mesela. Pencerenin önünde. þimdi ümidim yalnýz onda. o hâlâ soyunma-mýþtý. Baþýmý çevirmediðim halde hissediyordum ki. o da bana bakmýyor hâlâ pencereden denizi seyre du. zavallý küçük. Sonra beyaz kirpiklerinin içinde küçüle küçüle avi gözlerini ta kalbimin içine dikti: . Söz olsun diye: .Ondan nefret ediyorum. Bir nizamiye zabiti gibi geriye döneceð Bombanýn yarým býraktýðý iþ tamam olsun. seni o köyde gördüðüm gün. hâlâ söylüyordu: . ayaklarýmý yere vurarak: . Hiddetten sesim boðularak: . her þeye yabancý bir halin. gözlerimin içine bak da söyle. .Üniformam mý efendim? Evet. Sen. Beni bu halde kim ister? Ben ki böyle olmadan evvel. Bu aþk o. bu sersem oðlanýn yakasýný býrakmamalýydýn.Böyle söylemeyiniz ihsan Bey. minimini çocuklarýnýz olur. Odaya. rüya gören insanla dalgýn.Feride Haným. Bu sözlerin manasýný anlamýyor.

ne yapsam. bunca sabahýnda senin niþanlýn diye an sonra bir gün.Artýk devam etmek istemedi. kalbinize bu inceliði vermemiþti.Pek çok. baþkasýnýn niþanlýsý diye uyanmak. Size demin hakikati söylemedim.Feride Haným. ÇALIKUÞU 351 Kuþadasý. Bunu. birbirimizin tmeyeceðimizi biliyordum.. Gözyaþlarýyla perdeli kirpiklerimin arasýndan binbaþýnýn karanlýk yüzünü göremiyordum. týkanmýþ bir sesle: . sizi ne kadar mesut edeceðim. rica ederim. ümitsizlik. niçin yalan söyleyeyim? Bütün nefretlerime. Bana eski bahtiyar zamanlarýmda da nasip olmamýþ emsalsiz bir gece geçirttiniz. Baþýmý önüme eðdim: . Siz o muvaffakiyetsizliðe uðradýnýz vakit maðrur. isyanlarýma. Bu büyük vaka için her günkü hastabakýcý gömleðim pek sade düþec hzun edecekti. bunlar lüzumsuz sözler. -artýk saklamayýnýz. bu sabah yine giyinmiþ buldum. Ne söylesem.. Kâmran. kendime.Feride Haným. ben sizinle. Uyuyamadým. Onlardan küçük bir demet yaparak göðsüme Ýhsan Bey'i. eski karanlýðýn içine düþünce yavaþ y . senden ayrý e bir hatýra götürmeye. Sade daklarýna götürerek korka korka parmaklarýmýn ucunu öptü. Sonra bunlarý daha mühim olarak bugünkü kadar. göreceksiniz .ihsan Bey. çünkü sizin niþanlýnýz olarak geçirdiðim tek saadet gecesinin bir dakikas tmemek lâzýmdý Ömrümün sonuna kadar size minnettar kalacaðým. ben asýl bu sabah. . Gözlerimi bir titrek alev e dikerek düþüne düþüne onun sönmesini bekledim.Niçin yüzünüz solgun öyleyse? . Ýhsan Bey'in dudaklarý bembeyazdý Kýsa bir sükûttan sonra aðýr aðýr söze baþladý. Böyle olduðu halde ben.bugünkü kadar b deðildiniz. Niçin o biçare iptidaiye hocasý ömrünü sizin saadetinize vakfetmesin? Hasta binbaþý. arkasýnda býraktýðý þeylere bakmaya biçare muhacir gibi. Beni kabul ediniz. Artýk. Zorla gülmeye çalýþarak ellerimi uzattým: .Altý aylýk bir çocuk kadar memnun. bütün o geçmiþ þeylere raðme bir parça senindim. belki göze alarak. dedim. "Ben sizinle evlenmeyi rica ediyorum" diyen sesiniz kulaðýmdan git medi. dedim. bir düþmandan baþka bir þey deðildin KâmranL yüz yüze gelmeyeceðimizi.Düþününüz ki. lambayý yakar mýsýnýz? dedi. müsterih bir uyku. . Bir kibrit daha çaktým. hakir bir iptidaiye hocasýný müdafaa etmiþtiniz. 26 Þubat O günden beri. ne kadar mesut olacaðýz. senin niþanlýn olmak hissini bir türlü gö çýkaramamýþtým. derdinizi anlýyorum. bu dünyanýn gözleriyle birbirimize bakmayacaðýmýzý. mesleðinizi çiðneyerek. beni böyle olmayacak hayallere düþürerek büsbütün bedbaht etme dedi. ihsan Bey'le görüþtükten sonra onu doktor Hayrullah Bey'in odasýna götürecek. hodkâm bir erkektiniz Elem.Bonjur. çiðdemlerden birkaç tanesini ayýrarak üniformasýnýn göðsüne iliþtirdim: 352 Reþat Nuri Güntekin . bahtiyarlýk da insaný soldurabýlir. Ýhsan Bey. bundan sonra kimse benim onu için için sevdiðimi söylemeye cesaret ed meyecek. kararýmý vermiþtim. Oda. * Bu sabah. Bu cevap üzerine ikimiz de sustuk. O vakit.Bu gece rahat uyuduðunuzu tahmin ediyorum.Feride Haným. birkaç saniye tereddüt ediyordu. Affedersiniz. bunca senenin.. Her þey bitti. bugünden sonra onu mesut etmek benim vazifem. Beni görünce bir çocuk saffetiyle gülümsemeye b Düþündüm ki. bir küçük kýzý. Ona döndüm. dedi ki: . . sana ait birþey gözüyle bakmaktan kurtula Evet. Ya siz? . Bahçede cýlýz çiðdemler yetiþmiþti. evlenmeyi rica ediyorum. niþ dýðýmýzý haber verecektim. size ölünceye kadar minnettarým. kendisini toplamaya çalýþarak: . ben bu gece sabah a kadar uyumadým. Artýk.ihsan Bey. ilk defa bir baþkasýnýn niþanlýsý. son bir defa baþýný çevirerek. Sonra. Ara sýra nden korkuyor gibi susuyor. fakat elim bir türlü lambaya gitmiyordu.. sen benim için bir yabancýydýn.

2 Nisan Üç gün evvel. Dünyada kitaptan lü oþ þey olmadýðýný söylüyor. Ellerimi tutmak istiyordu. beni sevdiðinizi iddia ettirecek. demek ki beni seviyorsunuz. Fakat. dedi. bu ses!" dedi.. öyle itirazdý ki. bugün gidiyorum. sizden daha biçareyim. arkasýný duvara dayadý. merhamet size. hemen hemen sert bir sesle: . beni. büyük olsun. bitmiþ bir adam mý sanýyorsunuz? Nihayet bir mahzunlukla baþýmý eðdim: . demek ki bunda bir se bep vardý. ümitsiz bir alile karþý duyulmuþ bir merhametten baþka saiki olmayan ir aþk sadakasýný kabul edecek kadar düþmüþ. kahkahalarla gülüp. kimsesi ir kýz kardeþ gibi birbirlerinden ayrýldýlar. dudaklarýnda onlar gibi yalancý bi rþýya gelen yeni niþanlýlar on dakika sonra gözlerinde yaþlarla bedbaht bir aðabey.Evet. Son ra. gözlerini kapayarak. Bütün gençliðini okumakla geçirmiþ. sýnýflarý pýrýltýlý güneþ aydýnlýklarýyla.Hakkýnýz var. ÇALIKUÞU 353 .Daha iyi dedin ya. Hem de unvanýmý "Müdire"ye çevirmek þartýyla. meziyetli insanlar deðil.Biraz daha gayret etseniz. beni budala deðil diye sana kim söyledi. Bir ay evvel baþka bir yere gönderdi . mektebi iade ettiler. Duvarda asýlý duran kýlýcý göstererek ilave ettim. Her neyi severse . ben. benimle eðlenerek: . küçük. bunu biliyorum. Hayrullah Bey. Kuþadasý. ihsan Bey? Mademki sizinle niþanlanmak istedim. mahzun oldu. okuyanlarýn da hayatta hiçbir þey görmeden dalalar olduðunu iddia ediyor. O. * Bir donuk kýþ sabahýna göðüslerinde birkaç cýlýz çiðdem.Mademki öyle siz niçin bu kadar çok okudunuz.. benim gözlerimi lar kapasýnlar. isterdim ki.Feride Haným. sene sonu oldu gitti. yaþlý baþlý r. Maarif memurlarýnýn dedikleri gibi her birinin on beþer. çok mesut oldum. Fakat cesaret edemedi. malumat cihetinden de çok mükemmel bir adam. bilâkis. Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla maðlup etmek istedim.Niçin Ýhsan Bey? Beni istemiyor musunuz? Doðru deðil. Gerçi bunlar.Sizin yine bir teselliniz var. halim. Baþmuallim. Mamafih.Niçin olmasýn. Yerine beni tayin ettiler. . birdenbire silkindi. Siz. Fakat. olmadý. . birkaç saat sonra sizden ayrýlmýþ olacaðý . Bu gece.Sevgili ayýcýklarýmdan birçoðunun gözlerini elimle kapadým. Fakat o. derin derin: "Ah. bana bu kadar ümit verdikten sonra gitmek doðru deðil. bir türlü Kuþadasý'nda kalmak istemiyordu.. Bahar. Kitap yazanlar gibi. izdivaca sahiden ihtimal verdiniz miydi. yanýlmýþým. Bu ihtiyar doktoru anlamýyorum ki. iki derdi birleþtirirsek. Beþ yýllýk fasýladan sonra tekrar derse baþladýk. siz mademki benimle evlenmeyi kabul ettiniz. ýlýk çiçek ko arlarda Akdeniz'in yeþil hareleri Çalýkuþu . günün birinde kendi kýzýmdan küçük bir çocuðu baþýma get ediyorum ki benim de kalbim kýrýlýr. öyle malumatlý. Ben bu cihetten u iþe memnun olmadým. sonra. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. Biz iki biçare insanýz. sizin tarafýnýzdan bu kadar sevilmek istemiyorum. maaþa muhtaç deðil. Zabit. buna raðmen. Bu. yirmiþer senelik "kýdem"le-ri var. ben. Feride Haným? . dedim. Onlarýn yerinde olsam. çocuk olsun. Çünkü muallim arkadaþlarým tuhaf bir nazarla bakmaya baþladýlar. okþayýcý bir sesle: . Kendisi zengin adam. mezarýma onlar götürsünler. adeta acý bir istihza ile cevap verdi: . kimsede çalýþmaya istek yok. . Feride Haným. dedi. bu gecenin bir ferdasý olamazdý. Fakat azým. Dediðiniz gibi vazifenizin baþýna döneceksiniz. fakat ne olursa olsun. derin bir heyecan içindeydi. Ben kadýný . hiç bozulmadý. Bir hasta çocuða hitap eder gibi. akan sulan durdururdu.F 23 354 Reþat Nuri Güntekin dolaþýyor.Sizi daima mesut edeceðim. O. belki mesut oluruz diyor dum. Mart iptidasýnda Hayrullah Bey'i tekaüt ettiler.Hayýr. hatta beni de buna teþvik ediyorsunuz? d edim.

Öksürükten ne olur abacýðým. aðladýkça gözlerinden inci benzedi. Evinde seksenlik bir sütanne ile "Odabaþý" diye çaðýrdýðý topal bir bahçýyan var. Sað olsun. yaramaz kýz rahat vermiyor ki. Bu sabah da bir elyotrop kavgasý ettik. Bir de ne göreyim. belli etmeden 356 Reþat Nuri Güntekin Munise'ye baktým. Eve döndüðüm vakit Munise'yi yatakta buldum. benim merakýmla eðlendi: . ÇALIKUÞU 357 Munise'nin nezlesi artmýþtý. Çarþýda bulduðum koyu nefti ipekliden bir dikmeye baþladým. Mamafih. Küçük çiçekler gibi açýldý. Hain sarý çýyan gözünün ucuyla delikanlýya bakarak gül kadar meraklandým ki sokaðýn ortasýnda düþüp bayýlacaktým. Musallat old u. Çocuðun hakký var. . Gözleri kýrmýzý. bilmem nereden bulmuþ. hiç yanýndan ayrýlmamýþ. diyorlar. Hastaneyi býraktýðý günden beri kâh günlerce evine kapanarak kitap okuyor. Hatta öyle hissediyorum ki. Munise. gülmekten bayýlýyordum: . beni bulamazsan. Aksi olacak. Karþý kaldýrýmda on altý. Munise'ye öyle ciddi emirler veriyordu ki. Birkaç ay evvel söz arasýnda elyoptropu çok sevdiði i söylemiþtim. sabahkinden daha sýk öksürüyordu. . dedim. sen bunu erkekten kaçýr. Baþý ateþ gibi yanýyor. odaya bir elyoptrop kokusudur yayýlýyor. Yüzüne yaklaþtýrdýðým lambanýn ziyasý gözlerini kamaþtýrýyordu. Aðzýnda. ihtiyar bir komþuya. Ara sýra bize bakýþý tuhafýma gitti. Hem seviniyor. kütüphaneyi karýþt . ya baþladým. Üç gün evvel benimle Munise'yi evine davet etmiþti. beyin bu gece köyde kaldýðýný söyledi. Pek keyifliydi. Canavarý bileðinden yakaladým. Zeyniler'de de ben öksürük oldum. Peçemin altýndan. unuttun mu? dedi. mektepten geliyorduk. on yedi yaþlarýnda güzelce bir m ordu. on sevdiði emektar atýdýr) bu kýyafetle köylerde bakacak hasta. ne yapayým. Tanýdýklardan bazýlarý: . Mektepte p ek çok iþ olduðu için evde kalmak mümkün deðildi. o da yarým saat evvel Düldül'e bine rek bilmem hangi köye gitmiþ.Ben de sana yapacaðým cezayý biliyorum. Sesi en hafif bir týkanýklýk hissettiðini söylüyordu.Feride Haným. beni bile azarladýðý zaman her zamankin den daha çok seviyor. masum masum: . benzi soluktu. lâkin güç yere saklanmak yok ha. Ben de onun daha pek küçük olduðunu biliyo . Baktý ki. bende inanacak göz yok.Þimdi saklambaç oynayacaðýz. Ben. Ýçime bir heyecan düþüyor. Þöyle böyle on dördüne giriyor. doktor Hayrullah Bey'e uðradým. korkuyorum. az beyaz kabarcýklar görünüyordu. Hay-rullah Bey'in b lunmamasý. Kaynanalar için tevekkeli tit z demezeler. vakitsiz kaynana olacaksýn. B re sýkýþýrsýn. yalandan aðlamaya baþladý arýna dayanamayacaðýmý. Sonra. bir parça yalnýz kaldý mý. Boyu þimdi t boyum kadar. Hayruüah Bey. üç dört gün sonra bir þiþe getirmesin m in diye çok ihtiyatlý kullanýyorum. Onbaþý deminden tekrar uðradý. bezeler dokundu. kendini meþgul edecek bir iþ a aya gidiyor. Munise ile saatlerce çocuk gibi oyun oynadý. Eksik olmasýn. Hayrullah Bey. Kuþadasý. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýnýn içinde be göre deðiþen lacivert gözleriyle güldükçe yanaðýnda güller açan.Almadým vallahi abacýðým. inþallah o dar küçüðüm kalkmýþ olur. Munise biraz hasta ve renksiz uyandý. parmak kadar vücudun var. 5 Mayýs Bu sabah. sýrtýna jandarma gibi bir tüfek takarak Düldül'e biniyor: (düldül. bu çarþaf meselesine çok kýzýyor. karlarýn içinde onu yarý donmuþ bir halde bulduðum gece böy miydi? Çocuklarda nezlenin ne ehemmiyeti olur? Yalnýz canýmý sýkan þey.ÇALIKUÞU 355 aleyhinde bulunuyor. merak etme ha. Sonra. diye yemin ediyor. benim de aðlayacaðýmý biliyor. akþama kadar yayýnda çorap örmüþ. hem titizleniyorum. saatlerce beni yorarsýn. Boynunun altýnda tutarak aðzýný açtýrdým. Geçen gün. belki saklan erde uyur kalýrým Munise'yi birkaç güne kadar çarþafa sokuyorum. ara sýra çocuðu yoklamasý tmiþtim. kâh askerlikten çizmelerini çekiyor. Evvela inkâr etti. yarak Munise'ye bakmasýný rica edecektim. Zeyniler'de.

Yorgun yorgun. Sen burada durup beni þaþýrtýrsýn. kendi kendine þikâyete baþladý: . Güldüm: . fakat çarþa fýmý giyerken Hayrullah Bey geldi. Biç avasýzlýktan bunahyordu. benden bazý þeyler soracak-larmýþ. 358 Reþat Nuri Güntekýn Aðýr aðýr baþýný salladý: .Ne yapalým. sakin sularýn üstünde taþ sektirmeye baþladým. küçüðüm topraða düþeli tam yetmiþ üç gece olmuþ. Tam dört saatlik yoldan geliyorum. Mahzun mahzun yüzüme baktý: . Senin bu mazlum halleri beni aðlatacak gibi oluyor küçük.Kuþadasý. gençlik! Elhamdülillah onu da yendik. Mamafih. çocuk gibi seviniyordu. 18 Temmuz Bu sabah hesap ettim. ded Bugün her iþim aksi gidiyordu.Ben öyle kuru kuruya el öpmelerden anlamam delikanlý. baþkalarýný teselliye baþlýyorsun. Hüseyin. ded i. yerli yüzünü okþadýktan sonra: . B . Büyükanne çok dualar etti. hemen. sonra temmuz güneþinin altýnda harman döðen gür ci çaðýrdý: . dedi. Maari Encümeni azasýndan iki efendi ile bir müfettiþ gelmiþ. as ilecek kendin olduðunu unutuyor.. bir baþka doktor aramaya gidecektim. Yüzüme bakmaya çalýþarak: . Defterimin son sayfasýný yazdýðým nin son sabahý Munise'yi daha ziyade hasta buldum. çarþafýný giy. Sararmýþ tarlalarýn içinden eve doðru yürümeye baþlamýþtýk. ehemmiye tli bir þey olmadýðýný söyledi. fasýlsýz bir masal. Parmak kadar çocuðu kurtaramadýktan sonra. bir de dalkavukluk mu etmeli? dedi. Yavaþ yavaþ buna da alýþmaya. birkaç sene evvel bu nu tedavi etmiþ. ben sana asýl niçin acýyorum. rengin gibi neþen de gelmeye baþladý. Sabahtan beri mektepten üç defa hademe göndermiþlerdi. küçük. çehresi çatýk. sedef kabuklan t opladým. az iþim varmýþ gibi.Gel buraya. Allah öyle istedi. ÇALIKUÞU 359 Bugün artýk o vakayý yazmak kuvvetini kendimde buluyorum. sen þimdi bir avuç toprak olmuþ un. biliyor musun? Bir derde uðradýðýn vakit.Ben de ama ipsiz sapsýz herif oluyorum ya. beþ on dakika bu saman denizinin sarý dal e aðýr aðýr dolaþtýk. kitaplar gibi doðruluk ve ce a gibi asýlsýz. Sesi konuþamaycak derece kýsýlmýþtý. Bütün çiftçiler. Hayrullah Bey. insan. ihtiyar doktorumla deniz kenarýna gitmiþtik. Hayrullah Bey. Beyaz kirpiklerinin içinde masum mavi gözleriyl e gülerek: . Ýki kuvvetli öküzün çektiði düvene bindik. tabii deðil. neye tahammül etmiy . içine tükü böyle fennin. Ne olursa olsun. bir de s eninle mi uðraþmalý? Haydi çabuk.Zavallý küçük. Üçüncü haberi getiren hademe kadýný adeta hýrpalayarak kovuyordum. öyle oldu. Yorgunluktan berbat oldum. doktoru tanýyo n yýðýnýn yanýnda çalýþan ihtiyar bir kadýnla konuþtuk. Bak. Haydi bakalým bizi düvene bindir. kâðýt kalem bul.Ýnsanýn sizin gibi doktoru olduktan sonra tabii deðil mi? dedim. birdenbir iddetlendi: . ihtiyaten bir iki doktor arkadaþý çað-racaðým.Lüzum yok ama. velinimetinin elini öp. O olmasaydý. Hayrullah Bey. dedim. ehemmiyetli hastalýklar karþýsýnda daima böyle asabi ve kaba bir adam oluyo rdu. Hayrullah Bey. doktorluk da insanlar gibi. . Hüseyin'in yanýk. Sonra.Mýzmýzlanmaya lüzum yok. dedi. Demin. Doktor Bey.. bu acýyý da hazmetmeye baþlýyorum. ihtiyar doktor.Ah. bunadým mý.Tabii deðil. Hastayý kýsa bir muayeneden geçirdikten sonra. nedir? Haydi küçük gidelim. Biraz sustu. Kumsaldan çakýllar.Ne halt var burada? Haydi vazifenin baþýna. gözlen düþünceliydi. üzülmeyiniz. Bu çehreyi beðenmediðim korka korka kendisine aný sýkýlmýþ gibi omuzlarýný silkti: . söze hizmet ettiðimiz yetmiyor da. çabuk. marþ.

Sen misin. Serum yaptýk. sedef kabuklarý. . bugünkü fedakârlýðýmý ödeyemez. merdiven baþýnda doktor Hayrullah Bey göründü. dedi.. Münasebetsiz bir þey yapmamdan korkmayýn. Doktor Bey. içimi çekerek ilave e . beni dünyanýn nimetine gark etse. pamuklar. Birdenbire tavanlar sarsýldý. bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve te vekkül geliyor. bir parça düþündü. uzaklardan bir gramafon sesi geliyordu. bin türlü boncuklar. Sonra. dedi. Sabahtan beri eve koþmak için o kadar çýrpýndýðým. Ellerimi tuttu. 360 Reþat Nuri Güntekin Maarif. ne kadar acý olursa olsun. Hayrullah Bey. bilmiyorum! Vakit yaklaþýyordu. Fakat o. sonra baþýný sallayarak razý oldu: . kendimi tutamadan. Taþlýðýn görünce durdu. dedi. Kapýyý bana "onbaþý" açtý aret edemiyor. Hayrullah Bey'in omzuna baþýmý dayayarak odaya girerken. Feride? Pekâlâ kýzým.Peki kýzým. Dalgýnlýk billahi. Ben bu yolu yarým saat. þiþeler. Evimin açýk pencereleri içinde yabancý erkek baþlarý görünüyordu. bir kýz çocuðu kalbinin bütün bu masum ve b . inþallah kurtulur.'de evimizin içinde suluboya ile yaptýðým resmi (baþýnda kýr erinden bir çelenk. bana ummadýðým bir þey söyledi: .Zannettiðinizden ziyade kuvvetliyim. konsol e deniz kenarýndan topladýðý bir avuç renkli taþ. þifasýný verir. fakat þunu unutma ki. belki daha uzun bir zamanda yürüdüm. kum arý. nasýl cevap verdim.Þimdi deðil. sandalyelerden birinin a a 362 Reþat Nuri Güntekin iskarpinin bir teki. Sakin bir inatla: . Nihayet aralarýndan bin periþanlýðýmý fark etti: .Fakir çocuk hastaca. Müfettiþler sýnýf alebeleri imtihana çekiyorlar. þaþkýn þaþkýn: . Odanýn içi karmakarýþýktý. S lerde. insan. hakkýnýz yok. Göðsü çýplak. Yemin ed rum sana. Acýdýlar.Evde çocuðum ölüyor. ümit kesilmez. kesik kesik: . cam küpeler. Dýþarýda stos böcekleri ötüyor. manasýz teselli sözleri söyleyerek gitmeme müsaade ettiler. Evimle mektebin arasý nihayet beþ dakikalýk bir yer. dedi. duvaklý gelin kartpostallarý. ellerimi kavuþturarak: . müsaade ediniz.Rahatsýz mýsýnýz Müdire Haným? Çehreniz pek bozuk görünüyor. Sonra ÇALIKUÞU 361 aðýr aðýr yanýma indi. duvarda B. hýrçýnlaþtý-ðý gitmek istemiyordum. raflarda. bin türlü olmayacak þeyler so ruyorlardý. elimizden geleni yapýyoruz llah büyük. dý: . kucaðýnda Mazlum ile yaptýðým o resini) sonra.. bir þey söylememesi için gözlerimle. onu göreyim. inþallah. Halsiz halsiz merdiven basamaðýna çömelmiþtim. peçemin altýda aðlaya aðlaya mektebe gittim.Kýzým. beyhude ah u vahlar hastayý ürkütür. yorgun yolcular gibi çeþme taþlarýna oturuyordum. Basýmdaki kýyamet içinde nasýl düþündüm.Doktor Bey. yetmiþ üç gün geçtiði halde hâlâ o odayý gözümün önünde gö içeride gömleklerinin yakasýný ve kollarýný açmýþ iki genç doktorla bir ihtiyar kadýn vardý içinden süzülerek giren bir ikindi güneþi odayý parlak bir hayatla doldu-ruyordu. . Artýk. merhamet ister gibi boyumu büküp. Allah. Bir kelime söylemeye cesaret edemedim. onlar hâlâ gitmiyorlardý.Mutlaka göreceðim. diye sýzlandým.ihtiyar doktor öyle sert ve kati tavýrla bu emri vermiþti ki. yerlerde duvarlarda Munise'ye ait bin türlü eþya sürünü . defterleri görmek istiyorlar. halimle yalva-rýyordum. itaat etmemek mümkün deðildi. ne gönlümde heyeca . pekâlâ. Aynanýn kenarýnda onun doktorun bahçesindeki çiçeklerden eliyle yaptýðý bir demet.. dedim.Kim geldi Onbaþý? diye seslendi. dedim. her þeyi bildiðimi söylüyordu. ne gözümde bir damla yaþ vardý! Aradan yetmiþ üç yýl kadar uzun. vallahi bir þey olmadý. halim. diþini sýk. Feride bir parça sonra. Tenha sokaklarda duvarlara dayanýyor. Þimdi biraz dalgýn. gayret et.

.Sen yaþta bir çocuk için ehemmiyetsiz. 364 Reþat Nuri Güntekin Küçüðümün kapýya vurduðunu. bir parça kolonya. iri mavi gözleriy stalýðýn bütün acýlarý. Gözlerimin önünde Munise'nin ar fýrtýnasýnda kaybolduðu o karanlýk gecenin hayali titriyordu. Birisi: . erime dayanarak kalkmaya çalýþtým. abasýna ettiði bütün iyilikleri için Bu dakikadan sonra Munise'yi bir daha göremedim. baþý aðýr bir rüy biraz yana düþüyordu.. bu ipeklerin içinde bir baþka ipek kümesi gibi bembeyaz yatýyor. * Gözlerimi. saçlarýma. yavruma bir ay ýþýðý tatlýlýðýyla yaklaþýyor.gileri. doktor? . .. beyaz kirpiklerinde yaþlar titriyordu. Sonra yavaþ yavaþ ortalýk karardý. senelerce devam etti. baþka pencereler. Rüya içinde gibi: .Niçin tanýmayayým Doktor Bey? dedim. Kuþlar. elinde bir þamdanla yüzüme eðiliyor. ipek örtüler içinden küçüðümün çýplak kolunu ç Hayrullah Bey hafifçe döndü. Ne bir feryat. biraz uyudun kýzým. alnýma bir kunduðunu hissettim. ÇALIKUÞU 363 Doktorlar. Ölüm. alnýna dökülmüþ sarý perçemleriyle oynuyordu. Bende onun gibi yaptým. saçlarýmý okþuyor: . Karyolasýnýn demirinden.Þiþeyi yataða boþaltýnýz.. Gecenin bilmem hangi saatindeydi.. gülümser gibi aralanmýþ dudaklarý. bulunduðum yeri tanýyamadým.Saat kaç? Bitti. örselenmiþ kelebek kanatlarýnýn parmaklarýnda býraktýðý yaldýzlý toza benzer . Küçüðümün elinden hemen hemen zorla çekip aldýðým bu þiþe.Fende. Kollarým ihtiyar doktorun boynuna kilit lenmiþ. . doktor bey.Kolonya. haydi evladým.'de satýn aldýðým bebeði -küçüðümün buseleriden solmuþ yüzü. ehemmiyet veril ecek birþey deðil. ne üstüne atýlmak gibi bir telaþ. göðsümü týkýyordu. inci diþlerini gösteriyordu. deðil mi? Dediðimi hatýrlýyorum. ikindi güneþinin aðaç yapraklarýný çocuk yüzüne. Bu zavallý güzel þe nlýk bir köy mektebinde. biraz uyudun. Munise'yi son defa öpmek istiyordum. artýk çarþaflý bir genç kýz oluyor" diye iki hafta evvel ona sarý yaldýzlý bir kar mýþ. Elyotrop. Kolonya bulamamýþlar onu kullan rdý. çok þükür. sevdiði ehemmiyetsiz bir kokuyu kýskanacak kadar mý kalpsizlik etmiþtim? . Beni yataðýmýn üstüne uzattýlar ve yalnýz r. tekrar yastýðýn üstüne düþtü. gözlerimi açtým.Bir þey mi oldu. Cesaret edemedim. bu ikindi a sesi. bir yandan ter döküyordum. . gramofon gittikçe an bir þenlikte çalmakta devam ediyordu. yataða yaklaþmýþlardý. fýrtýnanýn içinde ince sesiyle inlediðini duyuyordum. Küçüðüm. Yine doktorun mavi gözlerini gördüm. bir ana dudaðý gibi korkutup ürkütmeden du. Hayrullah Bey. yalnýz çýplak kolunu tuttum. Bir yandan titriyor. baþka oda. bir bebek yataðý hazýrlar gibi özene.. küçüðüm bu koku içinde daha mesut ölecek. Kuþlar hâlâ durmuyor.. "Munise. nefti çarþafýnýn daha bitmemiþ pelerini sark daki rafta B. artýk dýþarý çýkalým. Birdenbire odanýn içine keskin bir elyotrop kokusu yayýldý. Bu zavall uþuk avuçlarýnýn içinden küçük küçük buselerle öptüm.Çok þükür.. dedim. adeta acý bir saadetle bu güzelliði seyrediyordum. Birisinin. bezene muslinlerle süslemiþtim. i gözlerinde.Ne kadar uyudum? . Evin içine yayýlan keskin elyotrop kokus u bir dalga gibi içime gömülüyor. hâlâ þenlik yapýyorlar. Yorgun bir uyku içinde uyurken aðzýnýn etrafýnda triyor.. baþým omzunda. sonra yine yavaþ yavaþ o Zeyniler gecesinin karanlýðýna daldým. Bana verdiði bil ondan. . Cümlemize geçmiþ olsun.. Bana öyle geldiki bu koku. ruhumun içine döküldükleri dakikadan bugüne kadar beni mesut etmiþ . beni tanýdýn mý? . baþým benim deðilmiþ gibi. diyordu.. Küçüðüm a ellerimi tutar. diyordu. Gramofon hâlâ çalýyordu. avuçlarýmý çevirerek içlerinden öperdi. ihtiyar doktor. tekrar açtýðým vakit. ihtiyar doktor. vücudunu gözlerime siper etti. Kuvvetli bir ýþýk gözlerimi yaktý. azaplarý durmuþtu.Haydi Feride. baþýyla raflardan birini gösterdi.

Zaman zaman hayretle kendime soruyordum: .. kalbimi lezzetli titremelerle çýrpýndýrýyordu. Bahçeden iki kucak çiçek. kendi gibi incecik bir küçük servinin altýnd . sonra tekrar uyudum. yeniden dünyaya gelmiþ gibi oluyor. yirmi sekiz lira mý ne. titizliðine tahammül etmek mümkün olmuyor.Küçük. Hastalýk. vermiþ. Cama kanatlarýný çar kelebek. ýþýk gibi ses gibi boþluklarda dolaþtýðýný his 366 Reþat Nuri Güntekýn Nerelere. Onu ziyaret edebiliriz. uzak bir sürünün eri. Düldül sana emanet. bu küçük kýz için hemen hemen bir anne olduðumu hatýrlamýþ.. bunu. daha hiç olmazsa on beþ gün. on dak bahçenin içinde dolaþtýr. Ýhtiyar arkadaþým m. saadetle bakýyor. Yavrumu "Munise bin Feride" diye topraða teslim etmþiler.sevinçle. içim ýlýnarak silkinip uyandýkça öyle hissediyorum ki. Bütün ýsrarlarýma raðmen Hay nýz bir þey öðrenebildim: Gömüldükten sonra imam. koþtur anladýn mý? ikin fýrýncý Hur-þit Aða bugün fýrýn kirasýný getirecek. Alimallah hasta bile olmasam. benim hayatta ilk büyük hastalýðýmdý.. Akdeniz'e karþý bir tepeciðin üstünde. * Büyükçe bir beyin hummasý geçirmiþim. ikâyeler söylüyor. dedi. Doktor Hayrul-lah Bey. artýk bende ne bir keder. keyif için patiska ntari diktirip üç ay yatakta yatacaðým. gözl larýnda görülmüþ dumanlý memleketlerin daðýnýk. Bu. Onlar. baþkasýnýn göðsünden geliyor. Hastalýktan sonra saçlarým demet demet inmeye baþlamýþtý. pek uzak bir ye rden dönüyorum. uykuya benzeyen dalgýnlýklarým oluyor. son üç senemin bütün zehirlerini alýp götürmüþtü. Sana bin türlü naz edeceðim. incelmiþ gözkapaklarýmýn arasýndan p n sýzarak bir zaman o halde kalýyordum O vakit.. Hastalýðýmdan beri ilk defa olmak üzere doktorla onu konuþtuk. Evvela razý olmadý. Beni yine bir köyden istemiþler. Bir gün yalnýz býrakmadý.. beni kendi evine nakletmiþ. benim tarafýnd . i kimse bilmiyor doktor benim. hatta mümkünse bir parça. Ýnsan. artýk büsbütün iyileþtim. Bu dalgýnlýk saatlerinde ruhumun vücudumdan ayrýldýðýný. beni rahatsýz ettiði için tekrar gözlerimi kapadým.. Evvelki gün Hayrullah Bey'e dedim ki: .Hele þöyle bir adamakýllý ayaða kalk. Hatýralarým bile baþkasýna ait . aynanýn kenarýnda renkli akisler uyandýran bir güneþ aydýnlýðý. en ehemmiyetsiz yerlere renkli oyuncaklara bakan küçük çocuk gibi.. bir hafta sabretmemi söyledi. bilmiyorum. Küçüðümün nasýl öldüðünü. Nekahet ne tatlý þey. kâh romanlar okuyarak beni eðlendirmeye. . hangi memleketlere gidiyordum. Bir gün. Munise. Nekahet zamaným kýrk günden ziyade sü den kalkamadým. ziyaný yok. Doktor Hayrullah Bey. l Eylül Doktor Hayrullah Bey bu sabah bana: . sakýn hayvanýn pansuman aþý" ayýsýna býrakma. O biçar u. Yarayý tekrar baðladýktan sonra Düldül'ü sekiz. Kulaklarýmda ýþýk süratiyle aþýlmýþ mesafelerin rüzgârlarý hýþýldýyor. n yedi günlük uykuya. on di gün baþucumdan ÇALIKUÞU 365 ayrýlmamýþ. Hayrullah Bey. uzak. hain n k iyi olmuyor. çehreleri. Kendi bacaðý gibi Düldül'ün bacaðýný da kestirmeye mi azmetti. boyalarý solmuþ. On yedi gün uyku1 Ne tuhaf!. deniz kenarýndan birçok renkli taþ -küçüðüm bunlarý çiçeklerde topladýk. ne bir heyecan uyandýrýyordu. diyor. karþýmdaki koltukta kitap okuyor yahut uyukluyordu. ama çok deðil. makas is onlarý ensemin hizasýndan kestim. Munise'nin annesinin ismini sormuþ.Epeyce zaman. Ara sýra benim. Aydýnlýk.Sakýn bunlar bir uzun rüyanýn hatýralarý olmasýn! Yahut onlarý bir eski romandan okumuþ o yým? Evet. sönük hatýralarý titriyordu.. On yedi gün kadar. güldürmeye çalýþýyordu. dudaklarýndan çýkýyor gibi bir tuhaf se halarla güldüm. nasýl gömüldüðünü bilmek istiyordum.. Saatlerce yanýnda oturduk. ÇALIKUÞU 367 Kuþadasý. vakalarý rüyada.Doktorcuðum. Yalnýz birdenbire uçurumlara düþmek hissi içinde. Fakat hastalarýn inatçýlýðýna. çerçeveleri tozlanmýþ eski fotoðraf yim. pansumaný biliyorsun. bu nekahet zamanýnda bana arkadaþlýk etti..

. Öyle sanýyorum ki gece. sesini incelterek: . isimsiz dilsiz yeis içinde: "Anneciðim. kend imi yabancý bulmuyorum. yine benim söyleyiþimi tmek için yanaðýný çukurlaþtýrarak.. Allah allah! Belki be n.. fedakârlýk bana výz gelir. ellerini kalçalarýna dayadý.Fakat. Buradan ayrýlýktan sonra ne yapacaðým? Ben. beni utandýrý rdum. evet. sen misin? Ne oldun kýzým? ihtiyar doktor. dedim.Peki. evi düzeltmek. Kendime bin türlü þey icat ediyorum. ihtiyar sütnineye yardým.. münasebetsi . . bu kocaman dünyanýn bütün evleri i birer birer birer dolaþarak ne kadar keder. getirip benim göðsüme doldurmuþ. Yine elini beline dayýyarak: .Küçük kýz.Doktor Bey.Ayrýca. ötekine ihtiyaç var mý? Artý rliðim kâfi derecede uzadý. Mol iere'in bir kahramaný vardýr. Bu sebepsiz. kýsa saçlarýmý birbirine karýþýrarak eðlenmeye devam ediyor. hem iyi bir arkadaþ oldu. yine münasebetsiz þakalar edeceðini. suratýna bakar mýydým? Kendimi tepesi üstü minderden att yine fedakârlýk ettiðime inanma. fedakârlýk. Haydi küçük. Doktor. hâlâ ýsrar ediyordum: . âlâ fakat Quo Vadis?.. Eski sýhhatimi. dedi. hepsini kovar. emin olunuz. öyle hissediyorum ki. insaniyet. daha kuvvetle feryat etmemek için parmaklarýmla aðzýmý kapýyo denbire yanýmdaki odadan Hayrullah Bey'in sesi geldi: . zevzekliði býrak. gitmek istiyorsunuz. misafirlik fazla uzuyor. Hayrullah Bey. tabii. üþümezsi Ne vakitten beri söylemek istediðim sözün sýrasý gelmiþti.. Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu. hem kýþýn lodosa karþýdýr. Ha.Feride. ümitsizlik varsa hepsini toplamýþ.. daha böyle bin türlü iþ. herifi çaðýrýr zorla seni nikâh e im. yanýnýzda çok mesut oluyorum. kim bilir. Düldül'ü merak etmeyin. dudaklarýný sivriltip. neydi o söyleyeceðim? Kafa kalmadý ki. Bu. Senden hoþlanmayayým da bak.. En düþkün bir zamanýmda bana yardým ettin unu unutmayacaðým. Sýhhatim yavaþ yavaþ düze nafile. benim kütüphanemi aþaðýya naklet niz tarafýndaki odayý sana vereceðim..insaniyet. bahçeye yemeklere hatta doktorun hesaplarýna bakmak. seninle "iki ahbap çavuþ" olduk. Hayrullah Bey'in. ÇALIKUÞU 369 Hayrullah Bey. Gülümseyerek cevap verdim: 368 Reþat Nuri Güntekin . Fakat. içimde müebbeden kýrýlmýþ bir þey var. ara sýra yaptýðý gibi.Misafirliðim kâfi derece uzadý. geldiðim vakit odalar lmazsa vay haline alimallah hani. müsaade ederseniz ben gideceðim.Doktor bey. benim gibi kalbi ve hayatý kýrýlmýþ bir kýzýn ne kadar mesut olmasý kadar mesut oluyorum. Sabaha doðru karanlýðýn içinde hiç sebepsiz aðlaya aðlaya uyandým. fedakârsýnýz. aðlarken gülüyorum. anneciðim!" e titreye titreye hýçkýrýyor. ne olduðumu. Fakat þu var. biz. Herife dayak atarken öteki beriki kur tarmaya gelir.. Anlatamadýk gitt i. Sonra daha sert b ir tavýrla yumruðunu sallayarak: . gitmek elzem. keyfim için sa ttim. elinde mumla odama koþtu. artýk alil sayýlýrým. geçen akþam pek neþeliydim. belki manâsýz þefkat kelimeleriyle beni teskin etti: .Ne dedin? Gidecek misin? Yediði naneye bak.. bana h oþ gösteren eski neþemi artýk bulamayacaðým.. Neyim var ordum? Bunu kendim de bilmiyordum. bir iri genç bekçi var. küçükhaným hazretleri. Orasý daha güzel. Haydi. Evinde. hemen yanýndan kaçtým. Doktor Bey. dayak yemekten hoþlanýyorum!" der. Yataðýmda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum. Mesela. ne zevk buldu?" de. Dedim ki: . Ýlanihaye yanýnýzda kalamam. Doktor.. "Bu hodkâm ihtiyar. kirayý da alýrým. dakika muyor. herif. niçin aðladýðýmý bile söyletmeye lüz ehemmiyetsiz. Ben. çenemin altýndan tuttu: .Doktor Bey. pek zevkime gider. benim taklidimi yapmak için sesini incelterek hidde tle: .. Müsaade ederseniz ben gideceðim. benim için hem iyi bir baba. fakat. Gülerken aðlýyorum. kalmak benim canýma minnet. "Haydi efendim iþinize. küçük kýz. fak at niceden Beri size yük olacaðým? Gerçi çok insaniyetlisiniz.. Aðzýný kulaklarýna kadar yýrtarým da asýl o v kýyamete kadar gülersin. nereye gideceðimi ben de kendi kendime soruyorum. Cezayý görürsün ha?. Ben keyfim için yaþadým. gevezeliðe lüzum yok.

- Bir þey deðil, kýzým, bir þey deðil, ehemmiyetsiz bir sinir nöbeti, geçer yavrum. Vah, ço h. Ben, gözlerimde bir türlü durmayan yaþlar, týkanan kuþ yavrularý gibi açýk aðzýmda boðuk hý ihtiyar arkadaþým, pencereye döndü, karanlýkta ta uzaklara yumruðunu saklayarak: Çalýkuþu - F 24 370 Reþat Nuri Güntekin

- Allah belaný versin, aslan gibi çocuðu berbat ettin, dedi. Yalnýz kaldýktan sonra da böyl hastalýk ve ümitsizlik saatlerim olursa ben ne yapacaðým? Adam sende... Þimdiden bunu niçi düþünmeli? Herhalde daha en az bir ay, belki daha ziyade, doktor beni býrakmayacak... Alacakaya Çiftliði, 10 Eylül Bir haftadan beri Alacakaya'da, sözüm ona bir çiftliðim var, hayli zamandan beri gidip y oklamadým, iþçileri boþ býrakmaya gelmez. Seni on beþ gün oraya götüreyim. Sana da iyi bir hava olur; gözün gönlün açýlýr. Bak, yakýnda mektep açýlýyor. Bütün yýl kapalý kalacaksýn. - Doktor Bey, açýklýk yerleri çok severim, fakat mektep açýlmak üzere. Bilmem ki, nasýl olu ye cevap verdim. O, hiddetle omuzlarýný silkti: - A babam, ben sana gider misin? diye sormadým ki mülahazat söylüyorsun; götüreceðim, dedim en ne karýþýrsýn? Bu, doktorca bir iþ... Olmazsa rapor yazar, zorla götürürüm. Haydi, haydi aç parça çamaþýr, kütüphaneden benim "Ro-usseau"larýmý al. Hayrullah Bey, beni artýk bir mektep çocuðu gibi idare ediyor. Hastalýðýmdan sonra, zayýfla irademle ona karþý koymak mümkün deðil, hem de daha tuhafý, bundan þikâyet de etmiyorum, b at, adeta hoþuma gidiyor. Doktorun çiftliði bakýmsýz kalmýþ. Fakat, ne güzel bir yer. Kýþýn bile buralarý, bir bahara ele, bir kayalýk var ki, seyretmekle doyulur þey deðil. Bu kayalar, güneþin sabah, öðle, ak eþi olmasýna, havanýn açýk, yahut kapalý bulunmasýna göre renk deðiþtiriyor, lal kýrmýzýsý, yahut siyah görünüyor. Onun için buraya: "Alacakayalar" demiþler.

ÇALIKUÞU 371 Çiftlik beni umduðumdan ziyade meþgul etti. Çiftçilerle beraber süt saðýyorum. Artýk, benim imi bir ahbabým olmaya baþlayan Düldül'e binerek civar koruluklarda geziyorum. Hasýlý, düþü tý. Mamafih, gönlüm pek rahat deðil, birkaç güne kadar mektep açýlacak, iþimin baþýnda bulunmam lip süpürt-mem lazým. Hayrullah Bey'e söz anlatmak kabil deðil ki... Doktor, geceleri bana roman okutuyor. - Bu ipsiz sapsýz lakýrdýlara tahammül edilmez ama, senin aðzýndan bayaðý hoþ oluyor, diyor Dün gece, yine ona kitap okuyordum. Kitapta bazý açýk sözler var. Onlar geldikçe utanýyor, lerine süratle baþka kelimeler koymaya, yahut cümleleri atlamaya çalýþýyordum. Hayrullah Be benim telaþýmý fark ediyor, gür kahkahalarla tavanlarý sarsýyordu. Birdenbire karanlýkta köpekler havlamaya baþladý. Pencereyi açtýk. Çiftliðin kapýsýndan bir ordu. Hayrullah Bey: - Kim o? diye seslendi. Onbaþýnýn sesi: - Benim, yabancý deðil, diye cevap verdi. Onbaþýnýn bu saatte Kuþadasý'ndan buraya gelmesi bir vakaydý. Doktor: - Hayýrdýr inþallah! Ben, aþaðý inip anlayayým bakalým. Gecikirsem sen yat küçük, dedi. Hayrullah Bey, bir saate yakýn bir zaman Onbaþýnýn yanýnda kaldý. Yukarý çýktýðý vakit, yüz - Onbaþý niçin gelmiþ Doktor Bey? dedim. Sert bir sesle adeta baðýrdý: - Sana git yat, dedim yahu, sana ne? Olur rezalet deðil bu kýz çocuklarýnýn maskaralýðý be! ait bir iþ. Artýk, onun tabiatýný öðrenmiþtim. Böyle zamanlarda üzerine varmaya gelmiyordu. Çaresiz, þa k odama gittim. Bu sabah, uyandýðým vakit Hayrullah Bey'in erkenden 372 Reþat Nuri Güntekin

mühim bir iþ için gittiðini, mamafih, dönmezse merak etmememi söylediðini haber verdiler. Herhalde bu zarf bana ait olacak... Bu kâðýt parçasý beni derin derin düþündürüyor. Acaba b e onbaþý mý getirdi? Öyleyse niçin Hayrullah Bey, benden sakladý? Buna imkân yok; mutlaka b arf, kitaplar arasýnda Kuþadasý'ndan gelmiþ olacak. Kuþadasý, 25 Eylül Hayata paçavra diyen meðer ne doðru söylüyormuþ! * Son vakayý defterimin son sayfasýna olduðu gibi kaydediyorum. Kendimden ne bir isyan, ne de bir damla gözyaþý ilave etmek istemiyorum. Hayrullah Bey, beni, iki gün çiftlikte bekletti. Üçüncü gece merakým o dereceyi buldu ki, n lursa olsun, sabahleyin bir araba hazýrlatacak, kendi kendime kasabaya inecektim. Fakat ertesi sabah, uyandýðým vakit onu gelmiþ buldum. O kayýtsýz, kaygýsýz Hayrullah Bey'i, hiç bu kadar periþan ve yorgun gördüðümü hatýrlamýyor gibi saçlarýma dudaklarýný kondurdu. Sonra dikkatli dikkatli yüzüme bakarak: - Hay Allah belalarýný veresiceler, tuu! dedi. Baþýmda yeni bir tehlikenin dolaþtýðýný anlýyor, fakat bir þey sormaya cesaret edemiyordum. Hayrullah Bey, elleri ceplerinde düþüne düþüne epeyce dolaþtý. Sonra, ellerini omuzlarýma k - Küçük, sen bir þeyler biliyorsun, dedi. - Hayýr, Doktor Bey.

ÇALIKUÞU 373 - Biliyorsun, böyle olmasa iþlerdeki tuhaflýk nazarý dikkatini celp edecekti. Mutlaka bi r þeyler soracaktýn. Gayet aðýr, ciddi bir teessürle: - Hayýr, Doktor Bey, dedim. Hiçbir þey bilmiyorum, yalnýz telaþ ve ýstýrap içinde olduðunuz , bir kederiniz var. Benim hem hamim, hatta hemen hemen babam olduðunuz için sizin k ederiniz benim demektir. Neyiniz var? - Feride, kýzým, kendini kâfi derecede kuvvetli hissediyor musun? Merakým, korkumdan daha üstündü. Sakin görünmeye çalýþarak: - Ben gayretli bir kýzým, bunun birkaç misalini gördünüz, söyleyiniz Doktor Bey, dedim. - Feride, þu kalemi eline al, söyleyeceðim þeyleri yaz, haydi kýzým ihtiyar dostuna itimat t! Hayrullah Bey, dura dura, düþüne düþüne bana þu satýrlarý yazdýrdý: "Kuþadasý Maarif Encümeni Riyaset Âlisine, Hizmet-i maarifte devamýma ahval-i sýhhiyem müsait olmadýðýndan, Kuþadasý Inas Rüþtiyesi Mü irham ederim efendim." - Þimdi kýzým, düþünmeden, bir þey sormadan imzaný at, o kâðýdý bana ver. Ellerin titriyor, akmaya cesaret edemiyorsun. Daha iyi kýzým, daha iyi. Çünkü sen, o temiz gözlerinle bana ba arken ben þaþýracaðým. Fevkalâde bir þeyler geçtiðini anladýn, deðil mi? Dinle beni Feride. , teessür gösterirsen sözünü kesmek mecburiyetinde kalacaðým. Halbuki her þeyi bilmen lâzým hayata karýþtýðýn üç sene içinde insanýn ne mal olduðunu anladýn sanýyorsun deðil mi? Nafi yakýn hayatýmda ben bile anlayamamýþým. Ben ki, dünyada þenaatin, rezaletin bin türlüsüne t m; ben bu kadarýný hâlâ ihtiyar kafama sýðdýramýyorum. Biz seninle dünyanýn en temiz, en iy tuyuz deðil 374 Reþat Nuri Güntekin

mi? Aylarca senin hasta vücudunu kendi çocuðum gibi kollarýmda tuttum, bize ne demiþler,ne diyorlar, biliyor musun Feride? Mümkün deðil, tasavvur edemezsin. Ben senin âþýðýnmý-þým, kapama, bilâkis baþýný dik tut. O hareketi yüz karasý olanlar yapar, bilâkis, gözlerime ba miz var birbirimizden çekinecek? Dinle beni Feride, dinle, sonuna kadar söyleyeyim. Bu melun iftira, evvela mektepten çýkmýþ. Arkadaþlarýn ötede beride aleyhimizde olmayacak þ söylemeye baþlamýþlar. Sebep malum: Kendileri dururken senin müdi-re oluþun. Ben, altý ay el sana haber vermeden küçük bir hizmette bulunmak için bir mektup yazmýþtým. Bu terfiin be elimde olmasý þüpheleri artýrmýþ. Bu fesat yangýný aylardan beri için için yanýyormuþ. iþ Maarif Encümeni'nin, kaymakamýn kul uzun uzadýya tahriratlar yazýlmýþ, tahkikat yapýlmýþ. Vilayet Maarif Müdürlü-ðü'nce tercüm

ik etmiþler, birçok karanlýk noktalar varmýþ. Mesela istanbul'dan B.'ye geliþin, sonra merk z mektebinden istifa ederek ücra bir köye geliþin, þüpheli bir firara benziyormuþ. Birkaç a onra meçhul bir yerden yardým olmuþ. Maarif hayatýnda misli görülmemiþ bir süratle terakki köy muallimliðinden Darülmuallimat muallimliðine yükselmiþsin. Sonra yine sebepsiz bir isti a. Bu defa, baþka bir memlekete gidiyorsun, fakat orada da tutunamýyorsun. Ç. Maarif E ncümeni'nden bir cevap gelmiþ. Okurken içim, zehir kesildi, Feride. Güya sen orada... Yo k, yok söylemeyeceðim. Terbiyeli, yüksek, ilim irfan adamlarýnýn kaleminden, aðzýndan çýkan benim o patavasýz asker aðzým da söylemeye cesaret edemeyecek. Ben ki bilirsin, aðzýma ne elirse söylerim, en iðrenç kelimeyi bile dudaðýmda hapsedemem. Hasýlý Feridecik, yaralý gey i av köpekleri nasýl sararsa, senin etrafýný da öylece sardýlar. En masum hareketin, aleyhi e bir delil olarak tefsir edilmiþ; mazbatalara, tahkikat evrakýna geçmiþ. Ara sýra hasta t alebelerini tedavi için beni mektebe davet etmen, küçü-

ÇALIKUÞU 375 ðümüz ölürken takatsiz baþýný bir lahza omzuma dayaman, sonra sen hasta yatarken yataðýnýn m saatler birer cinayetmiþ! Yüzsüzlüðü o derece ileri vardýrmýþýz ki, bir memleketin örf ve iffetiyle alay etmiþiz. Etrafýmýzdaki insanlarý hiçe saymýþýz. Herkese seni hasta diye ilan ken tarlalarda, kol kola düvene binmiþiz. Vazifenle meþgul olacaðýn yerde, bahçemde at koþt uþsun, bunlar da kâfi gelmemiþ þehir haricinde çiftliklere çekilmiþiz. Feridecik, sana bunlarý bütün çiðliðiyle söylüyorum. Mýzmýz tesellilerle seni bir zaman dah lirdim. Ümitlerini yavaþ yavaþ, birer birer kýrabilirdim. Fakat böyle yapmadým. Niçin biliy musun? Mesleðim, yaþým bana bir kanaat verdi. Bir zehri insan, bir kerede yutmalý, ya ölür a kurtulur. Zehri þurupla, daha bilmem ne haltla karýþýrýp yudum yudum içmek pis þey, iðrenç þey. Felâk vermek testere ile adam kesmeye benzer. Evet Feride, hayatýn en aðýr sillesini yedin. Yalnýz olaydýn bu darbe seni öldürebilirdi. Ö a, bu kadar insan, kuþ kadar çocuðun üstüne çullanýrsa ne olur? Dua et ki tesadüf karþýna ç yar çýkardý. Benim ömrümün saati alaturka on biri çalmak üzere. Fakat, ne ziyaný var? Sana e bulunmak için bu kadarcýk bir zaman da kâfidir. Buna muvaffak olursam, bir yýðýn manasýz uat içinde ziyan olmuþ günlerime acýmayacaðým. Korkma Feride, bu da geçer. Sen gençsin, dah günler görmekten ümidini kesme. Ýstifaný kendim götürecektim, vazgeçtim. Seni bu halde býr cesaret edemeyeceðim. Çocuk kýsmýnýn türlü densizliði, denliliði olur. Haydi Feride, haydi açýk havaya çýkalým, koyunlarla, ineklerle uðraþalým. Bu hayvanlar, gördükleri iyiliðe kar a nimetþinastýrlar. ihtiyar doktor, istifanamemi zarfa koyarak onbaþýya verdi. Bu kâðýt parçasýna sadece ömrümün bir parçasýný deðil, 376 Reþat Nuri Güntekin

gönlümün son bir tesellisini daha gömüyordum. Ne hazin, Ya-rabbi, ne hazin! Hangi ümide sarýlsam elimde kalýyor, neyi seversem ölüyor. Ýþte üç sene evvel bir sonbahar eraber ölen genç kýzlýk rüyalarým, kendi küçüklerim, sonra Munise, onun arkasýndan belki ka uturlar diye ümit ettiðim talebelerim. Yavrularýný tehlikede gören bir ana kuþ hýr-çmhðýyla titrediðim bu þeyler, sonbahar yapraklarý gibi birer birer sararýyor, dökülüyor. Daha yirmi girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluðun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baþtan baþa büt rimin ölüleriyle dolu. Hayrullah Bey, beni üç gün yalnýz býrakmadý. Bu kadar felaket karþýsýnda gösterdiðim sükûn amýyor, geceleri ben yattýktan sonra odamýn kapýsýna gelerek: - Feride, bir þeye ihtiyacýn var mý? Uykun yoksa geleyim, diyordu. Üçüncü gecenin sabahýydý. Bir mayýs günü gibi taze, ýlýk bir sabah vakti erkenden kalktým. 'e elimle süt saðdým, kahvaltý hazýrladým. Elimde tepsi, sakin çehremde hemen hemen neþeli bir tebessümle odasýna girdiðim zaman, dok tor pek memnun oldu: - Aferin Feride! Çok memnun oldum. Nene lâzým, dünyanýn gamýný çekecek sen mi kaldýn? dedi Penceresini açtým, daðýnýk birkaç eþyasýný düzelttim. Çiftliðe ait þeylerden, koyunlardan b iyen söylüyor, gülüyor, hatta eskiden mektepte yaptýðým gibi aýa sýra ýslýk çalýyordum. Hayrullah Bey o kadar seviniyordu ki, tarif edilemez. Onun memnun olduðunu gördükçe daha

Sizinle konuþacak þeylerim var. Ben. Siz. pervazýn kenarýna çýkýp oturarak: . sakin. benim ara sýra ölümden bahsetmeme bakmayýnýz. ihtiyar doktor.Siz merak etmeyin. Güzel. . Peki kýzým. .Gayet sade. ne olmaz! Ben gülerek: . sonra öyle inanýlmaz bir metanetin v r ki. size memnun olacað rdan bahsedeceðim. Görüyorsunuz ya. olgun bir ciddiyetle bunu düþünmüþtüm. babam sizsiniz..Ne söylüyorsun. eliyle gözlerini k apayarak: . dinliyorum. lan u müfettiþin riyaseti altýnda bir tahkikat komisyonu teþkil ettiler. dün akþam mühim bir karar verd m. Evvela cesaret edemey eceðim. benim çocukluðum aðaç dallarý üstünde geçti. çenesinde lakýrdýlarýn i birbirine çar ptýran bir titreme ile yumruðunu sallayarak: ÇALIKUÞU 379 . Þimdi. encümen odasýný gözümün önüne ge siyah çarþafýnla. beni zorla pencerenin kenarýndan indird i. heyecanla rinden fýrladý: . Azlini teblið etmeden seni sorguya çekmek istiyorlardý. saf bir tavýrla söylemiþtim. halim mavi gözleminde hiç görmediðim korkunç parýltý. Vaka hakkýnda sana bugün biraz tafsilât verebilirim : On gün evvel vilayetten bir müfettiþ geldi. O anda kurþu damla kaný çýkmayacaktý. tuhaflýklarýn. Ölmeye cesaretim o madýðýný anladýktan sonra.neþeleniyordum. Hayrullah Bey. Maazallah yuvarlanýrsýn. . Sonra. Feride! Bakýyorsun parmak kadar hiçten bir oyuncak ol uyorsun. zavallý.Neye? . ben ölmekten ço karým. Birçok sebep var. ben de bundan baþka bir þey istemiyorum. ellerimi uzatarak. kaþlarým çatarak düþünüyordu. Konuþmak için biraz daha beklemek istiyordum. boynumu bükerek.. Bir kolayýný bulabilirseniz ne âlâ! Hayruüah Bey. dizleri ne bir örtü örttüm. bükük boynunla o fok balýðýnýn yýrtýcý pýnýn kurallarýyla seni parçalamaya azmeden bu adam "kurt ile kuzu" masalýndaki canavar gi bi sudan sebepler arýyor. Bu sözleri þaka eden bir çocuk hafifliðiyle. ürk nle o fok balýðýnýn karþýsýnda yalnýz býrakmak! Hayrullah Bey. Bundan baþka çarem kalmadýðý halde yine cesaret edemiyorum. . Bir kere. gülerek söylüyordum. Hayrullah Bey heyecanla bileklerimi tuttu. .Güzel aðzýmý öyle bir açtým. yumurcak? Bu ne? Eðer þimdi senin yerinde olsaydým. ne olur. kendimi öldürmemeye. Bu sözü. Peki Feride. o oudala olduðu kadar iðrenç iftiralarý tekrar ediyor.Yaþamaya karar verdiðimi söyledikten sonra artýk aþaðý düþmemden korkmak manasýz deðil mi y? Bu kararý niçin verdim? Bunu size söyleyeyim. bun ak bir askerin az buçuk çið kelimeleri karþýsýnda bile renkten renge giren masum yüzün. O.. Bunlarý ben de düþündüm. hamim. Doktorun koltuðunu pencerenin yanma çektim. ne kadar sakinim .Ne anlaþýlmaz bir mahluksun sen. Bakýyorsun öyle derinliklerin. ÇALIKUÞU 377 Nihayet. dedim.. Fok balýðý gibi azýdiþleri dýþarý fýrlamýþ. Faka mademki bu kadar kendine hâkim olabiliyorsun. sararmýþ çocuk çehrenle. O gece "Onba-þý"nýn getirdiði kâðýt bir nevi celpname id de. konuþalým. Ne olursa olsun. Çünkü birkaç gün. . Seni. hayretten aþaðý düþer olurdum. vaktin geldiðine hükmettim. Hemen hemen hýrpalayarak alçak bir iskemleye oturttu: 378 Reþat Nuri Güntekin .. yaþamaya devam edeyim. Doktor Bey. dedi.Feride. muallime ol maktan katiyen ümidini kesmemelisin.Bu ne demek? . söyle.. Doktor Bey. Fakat nasýl? Bana bir y gösteriniz.SöyleP.Yegâne arkadaþým. sen böyle bir heyetin karþýsýna nasýl çýkardýn? Yabancýlarýn aðzýndan iþiteceðin o iðre p verebilirdin? Bunu haber alýnca aklým baþýmdan gitti..fakat aþaðý in.Yaþamaya. Fakat sen aþaðý in Allah aþkýna. o fok balýðýný öyle bir kalayladým ki Feride.

ölümü düþünmekte hakkým varmýþ. ailenin yanýna dönmey var mý? Baþýmý önüme eðdim: .Fakat Doktor Bey. Doktor Bey. fakat olmuþ. söküp atmak mümkün deðil. Þu güneþe. Çünkü baþýna bu felaketin gelmesine ben sebep oldum. peki. bunu ben de emin bir çare telâkki etmiyorum.Peki. Korka korka dizlerimi k k: . paramý ne yapacaðým diye düþünüyordum. O melun. Haksýz þüpheler hayatýný zehirleyecek.Ayýp Feride. fazla olarak o vakit belki ben d e bulunamayacaðým. Doktor Bey. Hayrullah Bey.Bu arada ne olduysa sana oldu. baþýný eðiyorsun. yarýn baþka bir bahane ile seni vuracaklar. Ben ihtiyar bir kýz olarak ölmeye azmettim. . ihtiyar doktor gözlerindeki o vahþi parýltý. akrabamdan olmayan bir genç kýzla yaþamamýn örfe ve þeriata aykýrý göründüðünü s senin baþka bir memlekete gönderilmeni istemiþ. Dediðim gibi. benim aleyhimde mahkemeye müracaat ettiðini haber aldým. mazlum bir ev kýzýsýn: "Kýnalý kuzu" dedikleri cinsten bir kýzcaðýz. Onun için lâzým ki. deðil mi? Hülasa. Ýstanbul'a... . . samimi arkadaþýndan küçük bir yardým bile kabul edemeyecek kadar maðrur bir kýz bahusus bu bu dedikodulardan sonra tek baþýna nasýl yaþar? Seni tekrar evlendirmeyi düþündüðüm bunun de. Arada sen. Feride. meslekten artýk bir þey ümit edemezsin. senin ne benim le yaþamana ne kendi kendine yaþamana imkân var. B mamalýydý.Baþka bir çare: iyi bir gençle evlenmen mümkün deðil mi? . Senin saadetinden-iyi neye sarf ed lirim? Vereceðim cevabýn onu kýzdýracaðýný biliyordum. öyleyse ne yapacaðýz? Zaruret falan çekmenden korkum yok. kalb ine öyle yer etmiþ ki.Hayýr. Benim ailemden. Benim kadar baþý dara gelmeyen bir insan. þakaklarmdaki korkunç kýrmýzýlýk sönünceye kad ra yine eski halim sesi. All ri. Bugün bir çaresini buls k bile. Kimseden yardým kabul etmek istemezsen. her se rseriye seni tahkir etmek hakkýný verecek. Senin gibi. bön. sen bütün serbest. Ýçimdeki derin ümitsizliðe raðmen hâlâ . þu aðaçl nize bakýnýz Doktor Bey. deðil mi? Cevap vermeye cesaret edemiyorsun. Mazindeki þüpheli bir nokta. Feride. Müfettiþlere yaptýk temizliðini bir kere de mahkeme huzurunda tekrar için o günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. Þimdi benim muhakememi takip et Feride.Evlenirsen bahtiyar olacaðýna benim de o kadar kanaatim yok.Peki küçük.. Bu kadar birbirimizle anlaþtýktan sonra ortaya böyle söz atman ayýp. bir ihtiyar.Teþekkür ederim. hiçbir þeye ehemmiyet vermiyor gibi görünen tavýrlarýna ade ruhlu. bu dudaðý gülmek ve etrafýndakilere saadet vermek için yarattý. F t ne yapalým ki. bu leke. bu saatte her þeyi açýk açýk konuþmamalý? Mahalle namýna kaymakama bir heyet gitmiþ.Nihayet siz de teslim ediyorsunuz ki. çalýþmak istersen buna imkân yok. Herke- ÇALIKUÞU 381 sin kabahatini açýk açýk yüzüne söyleyen bir "kör kadý" olduðum için beni zaten kimse sevme e ile niçin bana da bir darbe indirmemeli. Haydi. benden ayrýlma desem buna razý olmazsýn.Hayýr.. kendi gönlünün rýzasýyla . Fakat. Doktor Bey. ayaklarýnýzý öpeyim. Alakaný katiyen kesmen lâzýmdý. fakat gayet mahzun bir þikâyetle yüzüme baktý: . Ne yapacaðýz Feride? Nasýl hareket edeceðiz? Sen nasýl müdafaa edeceðiz? Ölmeye mahkûm bir hasta mazlumluðuyla yüzüne baktým. saf tavrýyla devam etti: . Çünkü benim az buçuk serv ikimize de yeter. Fok balýklarýnýn karþýs resin diye deðil. 380 Reþat Nuri Güntekin . Feridecik. onlar benim için büsbütün bitti. . beyaz býyýklarýný diþleriyle çiðneyerek düþünüyordu: . ben hangi sýfatla sizden böyle bir para yardýmý kabul edebilirim? Na sýl bir insan mevkiine inerim? Hayrullah Bey kýzmadý. ateþe yandýn..Doktor Bey. doðrusunu istersen. her þeyden bahsedin. fakat bu zaruriydi. Hemen zorla sana istifaný ya zdýrdým diye ileride benim için fena düþünmeni istemem. mahdut. Beraber yaþay lým. bunu yine tamir edeyim. fakat bu mesele. sana bir þey daha söyleyeceðim. her çapkýna. nereye gitsen seni takip edecek..Ýki gün evvel. ayýp. Þimdi sana karþý mesuliyetim ik at oldu. beraber düþünmeye devam edelim.

Ben. dizlerinden örtüsünü atarak odanýn içinde epeyce dolaþtý.Yeter artýk Feride. Hayrullah Bey. Yarýn gelin oluyorum. her þeye raðmen seninle mesut olabilirdim. Aðaçlarýn çýplak kollarýndan döktüðü bu yapraklardan bazýlarýný rüzgâr. Kollarýmýn arasýnda nice göz rþýmda ölmek mecburiyetinden bu kadar sükûnla bahseden bu güzel çocuk yüzünden. Sen bana bakma. gülmek için r gibi titreyen yaramaz dudaklarýndan daha büyük facia görmedim. ergen adam sayýlýrým. ne söyledim.. sen hocalýk ve analýk. fakat bu bana kâfi gelmedi. Gerçi kudret. bi amýza otuz beþ. ona bir koca gözüyle bakmak mecburiyetinde kaldýðým günden beri bu s prak da sarardý. Ben. * Bu son ayrýlýk saatinde niçin hakikati saklamah? Bu okumayacaðýn defteri ben senin için yaz Kâmran. hayat böyleymiþ! Buna da katlanmak lâzým. Asýl gençlik. Bir yetimhane. kýrk senelik bir zaman sokmuþ. birkaç damla gözyaþýndan ibaret olan Çalýkuþu ile ne alakasý kalacak? Çalýkuþu bugün defterinin gözyaþlarýndan kirlenmiþ sayfalarýna dökülen sonbahar yapraklarý or. Yanlýþ. Hayretle yüzüne baktým. çok yanlýþ bir iþ tuttuðu itiraf edeceðim. Bahçedeki dal urmayan bir kuru yaprak yaðmuru yaðýyor.Yok.Sana ben bir de yüzgörümlüðü veriyorum. Öbür Perþembe. Ýzmir'den müthiþ bir gelin elbisesi getireceðim. acýnýn türlü þeklini gördüm.O halde. hem de eve bazý yeni eþya almak üzere. ihtiyar arkadaþýmýn sönük mavi gözlerindeki þefkat.. Bu akþam dönece dair telgraf aldým. emelim kursaðýmda kalýr. Karýnca ayaðý gibi minimini yazýlarla dolan mektep defterimin son sayfalarýna geldim. niþanlý haným. Öbür sabah baþkasýnýn odasýnda uyanacak genç kadýnýn. evvelki gün izmir'e gitti. ruhun iðidir. ama müthiþ bir yüzgörümlüðü. Ömrümde yemediðim bir haltý yedirteceksin. eliyle aðzýmý kapadý: . Hem seni öy telli pullu gelin olmuþ görmek isterim. Aklýný yorma bulamazsýn. Hayrullah Bey. Ne yapalým. pencereden içeriye klarý üzerine savuruyor. Hazýr ol Feride. Seni þeriatlerine uyacak bir sýfatla evimde alýkoyacaðý a edeceðim. sonra önümde durar . ben yirmi yaþýnda delikanlýlardan daha dinç bir adamým. h arça naðme. bu adeta benim yaþlýlýðýmý baþýma kakmak demek olur. nekahat günlerimi geçirdiðim odanýn penceresi önünde yazýyorum. sevildiðimi de bilmiyor deðildim. Yeni bir deftere yeni hayatýmý yazm aya baþlamak mümkün deðil. ne cesaretim olacak. Ne h azin tesadüf! Sergüzeþtimle beraber defter de bitiyor. artýk söyleyecek neyim kalýyor ki? Hem yarýn baþkasýnýn karýsý o una ne hakkým. sefaletin.Ben hayli ihtiyarým. Tuhaf bir tavýrla itiraz etti: . Evet. ama hiç ehemmiyeti yok. önüme bakýyordum. Bizim "Alacaka-ya"daki çiftliði ben otuz. Ben. Evet.þeylerden ayrýlmak ister mi? Hayrullah Bey. Etrafta bulduðumuz kimsesiz çocuklarý oraya toplayacaðýz. istedim ki çok. bir þey söylemiyor. memnuniyetle gülerek: . kýrk kiþil r yetimhane þekline sokuyorum.Hoþuna gidecek þeyi nasýl keþfettim. 382 Reþat Nuri Güntekin Bir haftadan beri Kuþadasý'ndayým. hem hususi iþlerin i görmek. merhamet. son çareye baþvuracaðýz. . Beni çocuk gi hüngür hüngür aðlatacaksýn. Bu yeni eþyaya lüzum olmadýðýný söylemiþtim. temiz ve menfaatsiz muhabbeti de son bir yeþil ÇALIKUÞU 383 yaprak gibi yaþýyordu. ne yazdýmsa hep senin içindi. yeter artýk. her þeye raðmen sev iliyordum. Keþfet bakayým: Küpe deðil. Hayrullah Bey. O. Be doktorluk edeceðim. sözüne devam etti: . Bu satýrlarý. Yapraklan dökülmüþ kuru dallarýn arasýnda parlayan sonbahar güneþine elini uzattý: .

hiç bi lmiyordum. . Bütün ol lere raðmen. ne yanlýþ! Sevdanýn hiçbirinin. . üç gün evvel bir d nesiyle seni köye götürdüm. senden ayrýldýktan sonra öðrendim. Ah Kâmran.Etme. kendi sevdiðim kadar deðilse bile -çünkü buna imkân yok. ben. Makine gibi söylüyorsun.) 385 BEÞÝNCÝ KISIM I IvÂMRAN. Aradan on rkasýndaki arka bahçeye bakmaya yüreðim tahammül etmez.. Hâlâ aklýmdadýr.iki saatte. .iyi ama oðlum. seninle yol arkadaþlýðý etmek iþkence billahi. sen o cevaplarý da düþünerek vermiyorsun ki.F 25 386 Reþat Nuri Güntekin . gül yüzünü hatýrladýkça hâlâ yüreðim sýzlar. çocuklarýmýza iyi bir anne olacaktým. Çalýku-þu'nun bülbül gibi sesini. küçük. ben bütün ruhumla senin. boþ yere düþündürüp yormak için bir ka . (Feride 'nm jurnali burada bitiyordu. Ben. .pek çok sevileyim. be senin çocuklarýna. Hani. Seni gerçi düþündürmek istiyorum.. Senin Sarý Çiçeðin -taþ atmak için söylemiyorum Kâmran.. ben. davul. iki yüz suale. Gözlerini zorla denizden ayýrarak gülümsedi: . iki yüz cevap az deðil zannederim..Yok oðlum. bu dul kadýn ruh ve vücudunu benim kadar hýrpaladýðýný. þu Fe-ride'ye nasýl kýy .Hayýr nankör. Yine böyle bir aðustos günüydü. Kâmran. benim yaradýlýþým baþka türlü. iki saatten beri belki yüz þey sord Evet" yahut "Hayýr"dan baþka cevap alamadým.Duysa da umurumda deðil. Bugün sade dört yaþýna yak r.kim bilir ne kadar cazibeli bir 384 Reþat Nuri Güntekin kadýndý? Kim bilir sana ne güzel þeyler söylüyor. artýk ümidimi kesiyorum. hakikaten sana yaranmak kabil olmuyor. O kadar. göz ve izan var. Gönlümün içindeki derin. .Ayþe Teyzem duymasýn. Kâmran. Yarýn. Çalýkuþu . ben altmýþýma giriyorum. karýsý olacaðým biçare ad mbak gibi masum bir kýz zannediyor. inkâr etme. Aziz Bey ellerini birbirine vurdu: . seni sevmesini.. yanýk çýngýraklarýnýn tirediði bu ovalarda.ona yakýn sevi . fakat sen eðlenmedin. deðil mi Kâmran? Halbuki ben bunlarý hiç. Beni. bir . zurna dinledin. daha ihtiyar görünmüyor muydum? Kâmran güldü . Bu kadar sevilmeye benim hakkým var mýydý? Zannetmem Kâmran.Evet. Bak. ölsem. Mesela. eniþte. pehl n. eniþte. oðlum. cahil bir kýzdým nin.. sen kendini fena býraktýn. yýprattýðýný z Kâmran. Sevdiðin bir kadýnla evlendin. günden güne daha genç .. Mamafih.Size anlatmak kabil deðil eniþte. Buraya ilk geliþimde ben. öteki þeyi düþünmene mani olmak. bozuk yollarda sarsýlan arabanýn köþesinde akþam rüzgârýna karþý pardösüsünün yakas ara'yý seyrediyordu. Zeyniler mezarlýðýnýn karanlýðýnda.Eniþte. "h ayýr" gibi kýsa cevaplar olsun. dört beþ sene kadar da Feridecikle niþanlý kalmýþtýn. tebdilihava için memleketinize davet edilmiþ bir hastaya böyle söylenir mi? . senin hayalinin kollarýnda yaþadým. velev "evet". seneler amma çabuk geçiyor! Hakkýn var ya. asýl bugün dul kalýyorum. at maksadým yormak deðil. Kendine gel.. hazin. Ben. mademki seni etti. ümitsiz hayalini sevmekle. ne güzel mektuplar yazabiliyordu? Ben. sen yine bir parça benimdin. kendini sevdirmenin de bir yolu var. Hatta yaptýðým tecrübelerle rýný sevmekle sanma sakýn. Allah aþkýna. inan bana. rüzgârýn sonbahara kadar haykýrýp aðladýðý uzun geceler esli. biz asýl bugün birbirimizden ayrýlýyoruz. ben hayalimde onunla barýþýyorum.. kendi payýma müthiþ eðlendim. Çeþit çeþit insanlar gördün. ama senin derdinin bununla alakasý yok ki. Söðütlük bahçelerinin ýlýk iðde kokularýy hep seninle yüz yüze. gitsem seni affetmeyec m Kâmran.. Seni canlandýrmak kabil deðil.Güzel tedavi ve tebdilihava usulü. Tekirdað'a geleli on sene oldu.Ben. köçek. .

Hayatým bazý sergüzeþtleri.'de onu bulmaya gittiðim vakit ise iþ iþten geçmiþti. fakat zengin bir doktormuþ.Eniþte. ilk gençliðimin birka asýný aramaya geldim. senelerden beri bana dargýn. çok yanlýþ hareket ettim.Anlaþýlýr dava deðil. eniþte. Feride'nin hasta bir bes ekârý sevdiðini. ne yaptýðýmý hiçbir zaman kendim de bilmedim. yine o acý gülümsemesiyle cevap verdi: . sen korkarým ki o vakit de ikinci bir budalalýk ettin. öyle hatýralarý var ki. hiçbir insaný Feride kadar sevmedim. bu gözlen: "Benim. Marmara'dan gelen serin akþam rüzgârýndan çekiniyor gibi boynunu pard yakasý içinde daha ziyade saklýyor.Yanlýþ hareket ettim eniþte. Düþün eniþte. bulunduðu köy mek de yakalamak için yola çýkmaya hazýrlanýyordum.Yamansevda. ondan bahsetmeye hakkýn yok!" diyor. Tam o zaman o aksi hastalýðým baþladý. Zaten kimse ÇALIKUÞU 387 inanmýyor. Müjgân. daha büyük bir delilik edecekti. Nermin. Feride'yi: "Beni salýncakta sallay entarili ablam" diye hatýrlýyor. eniþte. takat hiç z annetmem. Çahkuþu'nu. izini keþfettiðim vakit. vefasýz baþýný çaðlayan kenarýnda sevgilisinin dizlerine koyarak. Feride buraya ge ldiði vakit yedi yaþýndaydý. Hâlâ hasta gibi Feride ile ne alakasý var? Sen baþka birisini seviyordun. Size bir delil da im. Çalýkuþu.geçen sene bir gün Kuþadasý'nda ona tesadüf et kisi gibi mütemadiyen gülüyor. Kâmran. Bana.Burasý doðru eniþte.. . Sen karýþýk ruhlu bir adamsýn Kâmran. birdenbire üstüne düþmekten korktum. .Mademki münasebetsizlik etmiþtin.O.Ne tuhaf insansýn Kâmran? Peki. Emin ol nýz bir þey var. Kâmran. ya öteki? . gözüyle göre en iþittim. Feride sözünü aðzýma aldýrmýyor. yalnýz dikten sonra bir gün böyle. bunlarý ölürken hatýrlarsam aðlayarak öleceðim. öyle derin bir infial için zden ayrýlmýþtý ki. söylüyor. ona ka bir insanlýk ve merhamet vazifesi ifa etmek istedim. devam etmedi. Arkadaþlarýmdan bir mülkiye müfetti karýsý -ki Feride'nin eski bir arkadaþýdýr. Beni buraya sizin davetleriniz mi getirdi zannediyorsunuz? Köy. Feride. Aziz Bey. Baharý zorla beklemiþtim. Münevver yataða düþtü. . Bir türlü kendini top-layamadýn. kimse bana inanmýyor. Fakat sizi temin ederim ki. Onun sade deðil izzetinefsi de yaralanmýþtý. teyzem öyle. Burada Feri de'den bahsedebileceðim yalnýz Nermin var. Kadere ne denir? Geçen kýþ fat etti. Bir baþýna yabancý memleketlere gitmek için kim bilir. Sana bir düþkünlüktür arýz oldu. bir hastaydý. A/iz Beyin de neþesi kaçmýþtý.. üç senelik hayatýný hastabakýcýl . Þehirden üç dört saat uzak mesafed . Ne istediðimi.. garip göreceksiniz.Söyledim ya. keþke bunu bilecek. þaka ediyormuþ. benim yüzümden ölmesi mümkündü. bugün on yedi yaþýnda. Feride'ye karþý zaafým. Öyle günlerim oluyor ki. . Ben burada. Kâmran.O cihetten müsterih olunuz eniþte. düðün eðlenceleri için i bir aydýr burada durduðumu sanýyorsunuz? Darýlmayý-nýz. deðil. senelerce bu baþý. . Feride'den ümidi kestikten sonra. bunu tamire imkân yok muydu? . o kadar. iki seneden beri çok bahtiyarmýþ. tabii inanmayacaksýnýz. o kadar. n ar mütees388 Reþat Nuri Güntekin sirdi? Aradan hiç olmazsa altý aylýk bir zaman geçmeden beni görürse belki büsbütün hýrçýnl k. Nermin'e entarili ablasýndan bah settirmek için lisanýmýn bütün kuvvetini sarf ediyorum. inanmýyorsunuz. acý bir gülümsemeyle baþýný salladý: . yaman aþk!. Üç a dým. Kocasý ihtiyar.Kâmran oðlum. Feride. . Öyle sanýyorum ki. Tebdilihavaya ihtiyacýn vaf dedikleri zaman ilk aklýma gelen yer Tekirdað ol du. B. Annem öyle. en dünyada hiçbir þeyi. kolayca kendini avutacak bir kýz olsaydý. herkes öyle. Bir çocuðun öyle halleri. hiç olmazsa mesut olurdu. siz de. hayal meyal aklýnda kalmýþ. diþleri arasýndan mýrýldandý: . hatta epeyce heyecanlý sergüzeþtleri oldu. kaþlarýný . uzaklarda tek tuk kýzýllanmaya baþlayan balýkçý ateþler diyordu.sene bile tamamýyla mesut olamadýn. isviçre'de ve daha bilmem nerelerde hastaný tedaviye çalýþtýn. gözlerin tambur çaldýrdýðýný söylediler.

b açlýktan bayýlýrýz. Müjgân. Kâmran.idare adamlarý hakikaten bedbaht insanlar. Kâmran'ý görünce uzaktan kolunu sallamaya baþladý: . Geç kalýrsan. ne o insanlarý artýk hatýrlamýyorum bile!" demiþ. Irgat baþý gibi. Yürüye yürüye eve geleceðim. Evdekilerin merak edeceklerini bildiði halde bir türlü gitmek istem iyor. ka e iç duvarýn arasýndaki köþeyi göstererek: . Bu bozuk yollar. Þu yollarý senelerce evvel kendim yaptýrdým. onun da beni bu kadar çabuk unutmasý doðru muydu? Mamafih. Aziz Bey içini çekti: . akrabalarýndan bahsetmek istemiþ. Feride çabucak sözü ka Ben. bir akþam Kâmran'a: . Uzakta. O akþam. sokak kapýsýnýn önünde beyazlý bir kadýn hayaleti gördü. o meraktan. bugün kim geldi Kâmran? dedi. Kâmran. daima sakin yüzü az heyecan görünüyordu. kadýn kalbinin o kadar inatçý olan gizli in den biriyle senelerden beri Kâmran'a dargýndý. Arkadaþý. hayretle baþýný çevirdi. Buna mukabil halinde bir tuhaflýk. sende bir hal var! Genç kadýn bir þeyler söylemek istiyor. Herhalde seni sarsan yollar deðil. Ekseri akþamlar er caddeye çýkar. biraz solgun ve süzgün görünen bu güzel yüz gülüyor. çok uzaklara gittim.ta yakýnýnda. siz de insaf edin. pek mesut olduðunu söylemiþ. Haydi oðlum. Her akþamüstü buraya kadar gelir. bahçelerin arasýndan yavaþ yavaþ eve dönerken iyiden iyiye akþam olmuþtu. Kâmran'ýn arabadan indiði yer yine o köprübaþýydý. eski bir rüyanýn izlerini arar gibi yollarda gecikiyordu. ne kadar yavaþ yürüyorsun? Nerede kaldýn bu vakte kadar? . Kocasýndan yarým saat ayrý emiyormuþ. Vakit epeyce geçmiþti. hava pek güzel de. Kâmran. Size uðurlar lsun. Feride'nin bu yoldan çýktýðýný görm açlarýnýn lüleleri çýkan baþörtüsü. Daha baþka þeyler söyleyecekti. Kenarlarýndan doðru dolmaya yüz tutmuþ.te yirmi kadar çocukla uðraþtýðýný. On sene evvel yine böyle bir aðustos son uraya kadar gelmiþ.Kâmran. onu koltuklarýndan tutarak yürüme talimleri yaptýrýrdý. son llarýn alacakaranlýðý içinde yavaþ yavaþ. hüzünle gülümseyerek cevap vermiþti: . Kocasýnýn bu muvakkat memuriyetle Anadolu'ya gittiði günden beri çocuklarýyla beraber Tekir að'da oturan Müjgân. Kâmran. onun ateþböceklerinin yýldýz benekli yeþil karanlýðýný uzun uzun seyretti.Bak. fakat kelime bulamýyordu. düþüne düþüne geri dönerdi. Tekirdað'da bulunduðu yirmi günden beri âdet etmiþti. kýsa tersane elbisesiyle Çalýkuþu'nun önünde yür n ucu ile taþlarý sektirdiðini hâlâ görüyordu. Onun yanýnda Feride için bir tek kelime söyl miyordu.Öyle mi? diyerek arkasýný çevirmiþti. ha . Müjgân'ýn bu gece yanýnda çocuðu yoktu. iç kapýdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydýnlýðýn için nin ela gözlerini gördü. seçkin menekþelere benzeyen bir gece baþlýy Genç adam. istanbul'dan. fak at geç kalma.Hiç Müjgân. kalbinin içinde gülüyordu. ne o memleketi. Reþat Nuri Güntekin 390 s" A. iftira Ne iyi etmiþler de yedi sene evvel beni bu mutasarrýflýktan azletmiþler. Feride'ye karþý kusu rým. çürük tahtalarýn üstüne oturarak ayaklarýný sallamýþtý.Ýyi tahmin ettin Müjgân. Bir adým geri çekildi. Feride -altý seneden b st gözlerini her yumdukça gördüðü gibi. bunlar lüzumsuz sözler. galiba uzaklara gittin? demiþti. fakat Müjgân bu sözden bir þey anlamýyor gibi dudaklarýný b . çünkü ihtiyarlýk. Müjgân'dý.Müjgân. beyaz. Fakat. arabadan iniyorum. Ben.Çok yorgun görünüyorsun. bunu biliyorum. Karþý dað emiþti. on senelik uzak bir maziye. beni fena hald e sarstý. haksýzlýk- ÇALIKUÞU____________ 389 larým çok eniþte. . teyzeni de beni de berbat etti. bahçe aralarýndaki yollardan birinin yanýnda durdu. Bebeklerinden birer mavi yýldýz parlayan bu ÇALIKUÞU 391 gözler gülüyor. artýk devam etmeyelim. Kâmran. güneþin altýnda yandým.

On gün evvel Ýstanbul'a gelmiþtim. Feride.el bir rüyayý kaybetmekten korkanlar gibi bir an gözlerini yumdu.. oraya dece biraz neþe deðil. öðleye doðru. Zaten ben. bütün kalplerde -açýk pencerelerden içeri dolan. Senelerden sonra. Zaten Tekirdað. Feri-de'nin erkek kardeþi olmadýðý için sen.Teyze çocuklarý hemen hemen kardeþ demektir. genç adam bir þey düþünmüyor. teklife. diyordu. deðil mi Kâ Müjgân. Feride abla. Sofranýn baþýnda çocuk gibi maskaralýkla iz Bey: . küçüklerle öyle çabuk ahbap olurum ki. dedi. hatta onun bir baþkasýnýn karýsý olduðunu. Siz. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. gece böcekleri gibi. Müjgân. Feride'yi tekrar kollarýna alarak: ÇALIKUÞU 393 . tekrar söze karýþtý: . Birbirlerine söyleyecek söz bulamýyorlar.Ne vakit geldiniz? . II O gece. Aðýr manalarla dolu bir sesle: . akþam yemeði bir düðün ziyafetine benzedi. eski günlerinin rikkat ve muhabbet dolu bir parçasýný da beraber get rmiþ gibiydi. lambal dönen pervaneler. demin de söyledim. hepinizi sýhhatte bulduðuma ne kadar memnun oldu m. Cevap beklerken Kâmran'a bakmýyor. söylemeye devam ettikçe yavaþ yavaþ açýlýyor. Kâmran hâlâ bir þey söyleyemiyordu. hemen hem en öz kardeþ sayýlýrsýnýz. Kâmran'a "aðabey" desen pek doðru olur.bir þeyler titriyordu. Hiçbirinizin orada olmadýðýný hab ki teyzelerimi. içinden nasýl gelirse. Dokt iþten iki ay izin verdi. birkaç kelime ile seyahatini anlattý: . korka korka: . çok müteessir oldum r az bir zaman içinde zevceni kaybetmek ne felaket! Fakat küçüðün var. sadece tit-reye tireye bakýþýyorlar. çýngýr çýngýr baðýrarak Kâmr dikten sonra yanlarýna koþtu. bu da nihayet baþýna geldi Onlarý kapýnýn yanýnda ilk defa gören Ner-min oldu. gezmeye alýþmýþ insanlar için ne kadarcýk bir yer. yanýnda dayanacak bir yer aradý. istanbul'da iþittim. çok. sana aðabey dememe müsaade eder misin Kam-ran? dedi. Sadece. b r ay.istanbul'da bazý iþlerim vardý. gelir gelmez arkadaþ olduk. deðil mi Kâmran aðabey? dedi. ateþböceklerinin kaynaþtýðý karanlýklarda gözleriyle bir . tavýrlarý o eski yaramaz çoc lerini tekrar bulmaya baþlýyordu Onun sesini dinlemek. Teyzelerimi. yemeðin sonuna doðru . þimdiye kadar benim kucaðýmda oturdu. söyleyen dudaklarýný. Genç kýz." desene!. sen beni adeta dertli etmiþtin! Sesin kulaðýma geldikçe aðlayacak gibi olurd eðer ben seni ne kadar severmiþim. Feride. çok memnun oldum. 392 Reþat Nuri Güntekin ikisi de gözlerini yere indirdiler.. sözleri. Feride. Eski berrak ahengine sakat billurlar gibi belirsiz bir þikâyet ihtizazý düþmüþ sesiyle: .. hepinizi çok göreceðim gelmiþti.Sen nasýl istersen öyle olsun Feride. Feri-de'nin saçlarýna dudaklarýný dokun a kulaðýna söyler gibi gayet yavaþ: . Artýk sakin sakin konuþabiliyorlardý. sonra dediðim gibi. . tekellüfe lüzum yok.Ah Çalýkuþu.Bugün. gecenin içinde parýldayan ela gözlerini görmek bir saadetti ki. Hafifçe eðildi. Bütün yüzler gülüyor. Bu söz. an doðruya onun aðabeyi sayýlýrsýn Kâmran. Ne güzel çocuðun var Kâmran. bu dak . Belki onlardan da beni göreceði gelenler v rdýr. Ben de öyle.. bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacaðýný bile aklýna getirmiyor.Teþekkür ederim Kâmran Bey. O kadar sevdim ki. hanýma. Feride.Sizi tekrar görmek memnuniyetini söyleyebilmek için kelime bulamayacaðým Feride Haným. kýrmýzý entarili abladan en ç bahsederdik. de i. Ferýde'ye cesaret verdi. bir daha görmekten ümit kestikleri bir günde yuvaya dönen Çalýkuþu..Seni unutmadýðýma Kâmran aðabeyim de þahittir. d klarýyla birbirlerine gülümsemeye çalýþýrken gözlen yaþlarla perdeleniyordu.. Kâmran kýrgýn bir tavýrla cevap verdi: .Güzel ama. dedim. Feride'yi elinden tutup Kâmran'ýn önüne getirdi. kardeþine "Hoþ geldin.Sahi. Hatta. Bir tek korkusu vardý: içeriden onun geldiðini fark etmeleri. beye. Yalnýz sen bir felakete uðramýþsýn Kâmran. Her korktuðu gibi. Allah onun ömrünü Ne versin.

Mamafih. sen yol yorgunusun. bu iki gün içinde Feride'yi bir kere yemekte. Güzide'yi hatýrladým da.Uyandýnýz mý. Sofradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar. . Öyle ki. þakayý býrakmayacaksýn. benim kirazým ayým!" diye bu dudaðýn ucunu zorla öperdi. Çalýkuþu' nün bir baþkasýna ait olduðunu ilk lýyordu. Feride'nin kirpikleri yaþla dolu cdet'i daha kuvvetle göðsüne çekti. yze tekrar sordu: . Feride'yi bahçede gördü. þimdi evli barklý hanýmlardý. dedi. geç vakte kadar oturdular. hatta yüzün bile çoc eye genç bir kýz çehresi der?" dedi. 394 Reþat Nuri Güntektn Feride. Aziz Bey. Pencerenin açýldýð etmiþti.Ziyaný yok eniþte. âdeti hilafýna çok erken uyanmýþtý. hâlâ tabiatýn çocuk. rahat býrakmýyorlar. diþleriyle dilini .Hiçbir þey yok. Ortalýk yeni aðarýyor ran. Fakat. bahçe bahçe gezdiriyorlardý. Bunlar. yine o saffetle dudaklarýný bükerek: . biraz kýsa dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle saatlerce konuþtu tamamýyla uyanmýþtý. diyor Parlak ela gözlerinin. yanaðýný çukurlaþtýrarak mütemadiyen söylüyordu. F 'nin üst dudaðýný parmaklarý arasýna sýkýþtýrýr: "Seni yaramaz Çalýkuþu seni. Hoþa giderek dinlendiðini gördükçe kelimeleri ezip büzüyor. Feride? Feride.inci gibi bir kýz. her þeyden evvel onun eðlenmesi. diyordu. söyledikçe artan bir mahzunlukla onlara Mu-nise'nin hik sini anlattý: O gece. Çoktan beri uyuyan Necdet'i hâlâ k llarýndan býrakmayan Feride gülüyor: . Kaynana olacaktým. Sofrada bir kahkaha koptu. adeta seviniyor. Kâmran. mahzun mahzun baþýný salladý: . yalnýz se len çocuklarýn bildiði o sevimli. sevincinin verdiði sarhoþluktan -yan ihtiyar eniþte.Tam on üçünü bitirmiþti. Baþýný kaldýrdý. Kâmran. dedi. nazlý hareketlerle dudaklarýný büzerek.Feride. annesini. ilk çarþafýný dikiyordum. Kâmran Bey? Ne kadar tabiatýnýzý deðiþtirmiþsiniz. yeni doðan güneþe karþý elini gözlerine siper ederek: . Kâmran'ýn g>zli gizli üzüldüðünü gördükçe Müjgân. Dizlerinin üstünde Kâmran'm çocuðiýna üzüm yediren Feride baþýný eðdi. ben asýl sizin aranýzda dinleniyorum. odanýn panjurlarýndan birini ittiði vakit. ara sýra: . saatlerce gelip oturduklarý yetmiyormuþ gibi.Nafile. yat artýk. Fakat derhal gözle ini sildi: . ev ev.Ah Çalýkuþu. Bir aralýk Besime Haným kocasýyla beýaber Trabzon'da bulunan Necmiye'den bahsediyordu: Feride. Feride'yi bize býrakmayacaklar. Aziz Bey: . Feride'yi pek az görebildi. açýlma sý lâzým. Kâmran bulunduðu köþede sarardýðýný hissetti. Çalýkuþu? Kabahat senin.Çocuðun kaç yaþýnda öldü. gözlerinin içi gülerek þ . Sonra dikkatle Feride'nin yüzüne bakarak: "Ne yap ayým. yüz yaþýna girsen yine deliliði.Besime Haným ehemmiyetsiz bir þey söylerken birdenbire aðlamaya baladý. kýzým. eski bir þakasýný tekrar etmek arzusundan kendini alamadý. bu eski þakayý tekrar etti. Çalýkuþu. Siz de . bir kere de çarþaflý olarak sokaktan erken görebildi. Ayþe Teyze: . kýþýn bir yýðýn kartopu atmak lâzým gelirdi. bir an yüzünü küçüðü dar. giderken de Çalýkuþu'nu raber sürüklüyorlar. Üçüncü gecenin sabahýydý. derin bir göðüs geçirdi. Feride'nin on üç yaþýndaki kýzýna herkes gülüyordu. benim küçüðüm de> hastalýktan gitti. Eskiden sizi uyandýrabil urlarýnýza yazýn avuç avuç çakýl taþý. diyordu. eniþte!" diye haykýran Feride'yi zorla çenesin den tuttu.O acýyý bilirim teyze. III Bu geceyi takiben iki gün içinde Kâmran.Demek senin çocuðun vardý? Bilmiyorduk. diye cevap verdi. diyordu. görmeliydiniz. Sonra eski þenlik yine yerine geldi. evli barklý oldun. Küçükken. ÇALIKUÞU 395 Etraftan kopan kahkahalar içinde: "Yapma. beni asýl yalnýzlýk yordu. on sene evve ekirdað'da kendi yaþýnda birçok kýzla ahbap olmuþtu. ne güzeldi! Yavrumu bir türlü kurtarmak mümkün olmadý.

Biraz eðlenerek. ta eskiden yaptýðý gibi gizli gizli eðlenerek: .Nafile.Perþembe saba i bir sabah ziyafetine davet ediyorum. Birdenbire hürmetsizliðe cesaret edemiyorum.z. Eski hafif. . Ben. fakat göreceksin ki b mbaþka bir þey. Þimdi bana müsaade. Kâmran. gayret ederim.Biraz sabýr. insan üstüne güneþ doðurur mu?" diye beni ayýplarlardý. Bu benim büyük bir sýrrým! Nasýl olacak diye merak e musun? Aman. bunaklar gibi elinden sütünü düþüreceksin. siyah önlüklü. 398 Reþat Nuri Güntekin hafif kývrýmlarla örtüyordu.Doðru. sana þimdiden söyleyeyim. ýsrar etme. donuk Bursa ipeðinden -dýþarý biçimi. tekellüf býrakacaktýn? . Bu süzgünlük. gözlerini daha büyük gösteriyor. minimini kýzýný. Üç gün koyunu armutla besleyec eðim. Dirsekleri dizlerine dayalý. göðsünü örttü. hakkýnýz var.. elinde bakraçla. niçin öyle daldýn? . hakkýn var. hâlâ elleri güneþe karþý gözlerinde.Feride.. orada bu saatte 396 Reþat Nuri Güntekin kalktýðým vakit: "Tembel. Kâmran. Kozyataðý'ndaki köþkün böyle omuzlarýna kendi küçük lacivert paltosunu koyan kýsa etekli.Benim de öyle. . o kendi kendine gelir. .Rutubetin nazik vücudunuzu incitmesinden korkmaz-sanýz fena olmaz. ÇALIKUÞU 397 Nihayet.. galiba üþüyeceksin. akþamdan bahçede unutulmuþ bir iskemleye o . istediðim gibi deðil. Bir Anadolu kadýnýna karþý en iyi kompliman.bol bir elbise. âdeta güzel bir meyve.Þimdi bir parça beni bekleyeceksiniz. onun yüzünü bu kadar temiz bir aydýnlýk içinde. büyük bir adam gibi: "Artýk se benim vazifem!" diyen sesini iþiti.Hani teklif.Kâmran. Kâmran. bilekleri çenesinin altýnda birle anaklarý açýk avuçlarýnýn içinde. elinde dumanlarý tüten bir süt bardaðý ile geldi. Ýster misin Besime Teyzem: "Deli kýz. sana süt piþireceðim. Sabah rutubetinden müt i hafifçe titreyen Kâmran'ýn omuzlarýný. süzülmüþtü. . * Feride iþini bitirdikten sonra Kâmran'ýn karþýsýnda alçak bir mutfak iskemlesine oturmuþtu. Feride? O. Kâmran Haným dediðim aklýma geldi. vücudunu geniþ. fakat üç gün sonra -Bugün ne? Pazartesi. Kâmran'ý kocaman bir ceviz aðacý altýna götürdü. bu akla gelen þeyin söylenmesine mani olmak ister gibi. onun iþ görmesine. Bana: "Siz". konuþmaya baþladý. alaycý Çalýkuþu'nu hatýrlatan bu sözleri söyleyen sesinde kalbe serinlik ve taz k hisleri veren berrak bir akarsu ahengi yardý. onun mor mürekkeple lekeli küçük parmaklarýný gördü. kenarlarýný be .Ben de geleyim mi. Ayný koyunun sütünü içeceksin. seni omzunda atký ile görünce.. Kâmran'ýn gözlerinde on sene evvelki bir akþamýn hayali uyanýyordu. kuru dal parçalarýyla gidiyor geliyor. oðlu hasta ettin!" diye beni paylasýn? Dur. biraz korkarak sordu: . dizlerin yanacak. hizme tmesine müsaade etmektir. ben rutubete filan alýþkýným. aklýma bir þey geldi de. ne hissizlik. Bir çengelliiðne ile boynuna iliþtirdiði kýrmýzý yün atkýyý çýkardý. rica ederim. yeni uyanan bahçýva konuþan sesi iþitiliyordu. acele acele: . boynunu. "Kâmran Bey" d erken eðleniyorsun gibi geliyor. biraz mahzun devam ediyordu: . Kâmra n güldü: .Hiç... Ben. Sen. bu kadar yakýndan ilk defa görüyord biraz zayýflamýþ. hava biraz serin. Feride de gülüyordu: . Feride.Fakat bu.Süt. Size Anadolu ik ramý yaparým. sana atkýmý vereyim. Bahçenin içine. seni men ederim.Bizim kendimizi beðendirmek için ev iþi görmekten baþka hiç cazibemiz yok ki. . daha büyük hürmetsizlik Feride. Kâmran Bey.

Niçin þimdiden kendimize zehretmeli. tamamýyla eski Çalýkuþu olmuþtu. gözlerini de bir duman buruyor. bu çehrede öyle ince. buraya gelinceye kadar olan vakalarý hatýrl ötesini bir duman kapladý göremiyorum. eski ahengine görünmez bir yerinden ince b almýþ billurlarýn donuk. sarardýðýný. Kâmran. en ehemmiyetsiz birkaç parçasýný söyledikten sonra birdenbi miþ gibi: .Þu çehreye bak. onun sözlerinden ziyade sesini dinleyerek bu güzel yüzü seyrederken bir þeye dikkat etti: Feride'nin rengi.Dikkat ediyor musunuz çocuklar? Eve bir baþkalýk geldi. þikâyetli ihtizazý düþmüþ sesiyle çocukluk hatýralarýndan bahsedi Kâmran. ince bir altýn kordonla boynuna baðlý bir altýn madalyon uzattý: Genç adam. IV Çalýkuþu. Beþ sene evvelki Çahkuþu'nun yaldýzlý bir ýþýkla dolu ela gözlerine ate tulmuþ çiçeklerin hummalý yanýklýðý düþmüþtü. Bu gözler yine eskisi gibi gülüyor. Hem de önüm kadar gün varken. Demek Feride'nin e.. Kâmran'a. Feride. o vakit. Kanatlarýnýn altýnda adeta bir bahar getirdi. öyle manalý çizgiler aydýnlatýyordu ki. Feride. Hatýralarýna çöken bu dumandan bahsederken. Zeyniler muhtarýnýn bir sözünü. Çalýkuþu. tabii hayatýný yaþayan bir genç kadýnýn mesut rengi deðildi. bu sefer kýrlangýç kuþl di. Feride'yi. Kâmran. kaba yüzlü. Müdür Recep Efendi'nin bir tuhaflýðýný hat erine.lukla gölgeliyordu. deðil mi? Genç adam. yüzünü yüzüne yaklaþtýrýyordu: . masum güzelliði bu beyaz saçlý.Ziyaný yok. Istýrabýn bir genç kýz yüzünü bu kadar gü-zelleþtirebileceðini aklýndan geçirmemiþi. canlanan hareketlerine bazen hiç þüphesiz bir yorgunluk düþüyor. kaþlarýnýn daðýnýk uçlarýný biraz yukarýya kaldýrýyor n teninde ince mavimsi damar gölgeleri meydana çýkarýyordu. gözlerini kapadý: "Sakýn bu. daha sana eniþtenin fotoðrafýný göstermedim. hayatýnýn en manasýz. masum çocuk dudaklarýnda yalvarmaya benzer urp bu ihtiyarýn kollarýnda hýrpalanýyor görüyordu. cesaret etti. ne necip. Geçici bir fýrtýna ile örselendikten sonra tekra . öyle dalgýn bir muhabbetle fotoðrafý seyrediyordu ki.Kâmran. On beþ yaþýna kadar. diyordu. dedi. yine eski aretle kaçýnmadan bakýyordu. genç adamý sard aðlamak arzularý veriyordu. ne güzel bir yüz. mustarip bir þeffaflýk vardý. üzgün bir yürek gibi titriyordu. H 'nýn bir halini. bakmadan bunu hissetmiþ gibi hafifçe silkindi. Kâmran. Aziz Bey. 400 Reþat Nuri Güntekin O. Feride.Bana artýk müsaade Kâmran. Saçlarýný dýþarlýk kýzlarý gibi ortasýndan ayýrarak iki kalýn örgü ile yanlarýna býrakmýþtý nýnýn. Çalýkuþu. þakaklarýnýn derisini geriyor. Çalýkuþu. aðýr aðýr madalyonu tekrar göðsüne . sesindeki elirsiz. aðýr bir tavýrla baþýný salladý: . bugün misafirler var. gelirim. Bu ten koparýlmadan solmaya mahkûm güllerle aþksýz ihtiyarlamalarý mukadder kýzlarda görülen humma er gizli bir ateþ. Yazýk ki bir gün daha geçti. Bu en eski çocukluk hatýralarýndan sonra birdenbire hayatýnýn son beþ senesine atlamýþtý. dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle. iriyarý ihtiyara gýda olmuþtu. dedi. Siz üzülmeyin. Sabah güneþi. billur ihtizazý daha derinleþiyor. sakat.Aklýmda kalmadý. nihayetini görmek mümkün deðildir. utancýndan dalga dalga kýzaran yana yarý kapalý ela gözlerinden dökülmüþ yaþlar. eniþte.. Zannederim. Fakat. baþýný yana çev uzaklara bakýyordu. nazlý." diye kendine sordu. gülüyor: . ona daha yeni bir hatýra sordu: ÇALIKUÞU 399 Feride. Çalýkuþu. Gözlerinin önünde çýlgýn bir hayal uyanýyor. titrediðini belli etmemeye çalýþarak fotoðrafý aldý. Bir su kenarýndan bahsederken Kâmran. farkýnda olmadý. her akþam tekrar ediyordu: . Bu dakika. diyordu. belli etmeden gözucuyla Feride'ye bakýyordu. Kâmran'a öyle geldi ki artýk eskisi gibi onlarýn derinl . Kâmran'ýn hayatýnda en acý bir ýstýrap ve isyan dakikasý oldu. onunla afý görmek için baþýný uzatýyor. yuvaya döneli on gün olmuþtu. Birkaç sene sonra yine izin alýr. baþýný sevdiðinin dizler arak gözlerine baka baka tambur çaldýrdýðýn çaðlayan kenarý olmasýn.

. hala Çalýkuþu . fakat tatlýya gülbeþeke r diyorlar. ." de.Bir kere daha Kâmran. ÇALIKUÞU 403 .. ilk günlerde vaat ettiði gibi artýk güzel armut kokusu vermeye baþlayan sütün yanýnda mini mini dýþarlýk çörekleri.Sevdim. . sonra reçele benzeyen pembe b rdý. çöreklerin üstüne bu tatlýdan sürerek Kâmran'a veriyordu: . yanaklarýnda ateþler uçarak. Feride. Müjgân'ýn üç yaþýndaki kýzýyla ondan biraz bü ÇALIKUÞU 401 yedisini bitiren Nermin'e kadar büyüklü küçüklü bütün çocuklar. bazen yaramazlýðýn bu derecesinden þikâyet ediyorlardý. Fakat baþka bir cihetten niyorlardý.Beðendim. anne!" diyordu. .F. Kâmran. Dudaklarýnda tutuk nefeslerle: . Kâmran biraz korkarak: . onlarda en eski zamanlardaki: "Büyük aðabey" ile "Kü ardeþ" hislerini yeniden kuvvetlendirmeye çalýþýyorlardý. Bu çöreklerin ismini bilmiyorum.Beðendim ve sevdim.Sevdin mi? . anne. gülbeþekeri beðendin mi? Genç adam. Onlarý ayý ilmek için çocuðun. Gitmek sözünü iþittiði zaman daima biraz mahzunlaþan Çalýkuþu: . utancýndan kirpikleri titreyerek yüzünü on laþtýrýyor. ihtiyatý elden býrakmýyorlar. sabahta lerini býrakmýyorlar. Bunun. onun yolunu da bekleyenler v diyordu. Kâmran. evdeki çocuklarýn elebaþýsý olmuþtu." de. Gülbeþeker'i sevdim. Uyanmalarýndan korkulan dalgýn ha rýn odasýnda nasýl konuþmaktan çekini-lirse. yine onu. Mamafih. çocuðun baþýný uzun uzun okþadý. gülerek cevap verdi: . her þeye raðmen iki eski niþanlýydý.Þimdi söyle bana bakayým Kâmran. Çalýkuþu gülerek: . Feride ile Necdet arasýndaki büyük dostluktu. büyük cevizin sabah ziyafetine davet ediyordu.26 402 Reþat Nuri Güntekin diyordu. Aziz Bey.ze çiçekler gibi günden güne açýlýyordu.Söyle bakayým Necdet. Kâmran'a en ziyade dokunan þey de. yalný Feride'ye mahsus bir uyandýrma usulü olduðunu biliyordu Çalýkuþu. hala. bir kere daha hala. hemen en ayaklarýnýn dibine oturdu. ne de olsa baþka yuvanýn annesi. Büyükler. bir gün Feride'nin onunla kavga ettiðini iþitti. Çalýkuþu'nun kollarýnda uyuyup kalmasýný beklemek lâzým geliyordu. inatçý sarý baþýný sallayarak: "Anne. varsýn öyle desin. ne ziyaný var? Biçarenin belki öyle söylemeye ihtiyacý v edi.Ben. ara sýra: .imkân yok eniþte. "Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum.Býrak Feride. bir þey söylemeden eðildi. Fe-ride'nin taþkýn þenliði. ilk günlerde beþ senede kapanan esk alarýnýn yeniden açýlmasýndan korkmuþlardý. fakat Necdet ona itaat etmiyor.Bunlar benim elimin marifeti. Onlar. ona baðlanmýþlardý. onlarýn yanýnda da ihtiyatsýz bir kelimeyle bu n maziyi uyandýrmaktan öyle korkuyorlardý. Kâmran bu çocukça ýsrarý anlamayarak g . kapalý panjurlarýna vuran hafif taþ sesleriyle uyandý. . Feride. Kâmran.Bir daha söyle.Misafirliði biraz daha uzatmak mümkün deðil mi? diye sordu. yalvaran bir çocuk gibi boynunu büküyordu. köþkü þenliðe. Yeniden. Feride. onu böyle uzaktan g r þey istemiyor gibi görünen Kâmran'ýn halim. iþini bitirdikten sonra yine o alçak mutfak iskemlesini bularak Kâmran'ýn karþýsýna. Çalýkuþu. yine bir sabah. sakin bahtiyarlýðý onlara biraz emniyet verme amýþtý.Öyle deðil. gözlerinde. "Ben Gülbeþeker'i sevdim.. kahkahaya boðuyorlardý.

Fakat yaþlar bir türlü durmuyordu. senin istediðin kadar çok seviyorum.Seninle þu duvarýn yanýna kadar gidelim. rabýtasýz kelime mütemadiyen þikâyet ediyordu. Kâmran. Onlarý yine ben senin aðzýna vereceðim. parmaklarýyla gözlerini kurutmaya çalýþýyordu. Fakat Kâmran'ýn bütün ýsrarlarýna ra ikincisini yemek istemedi. kocaman bir kestanenin yanýn r.Hayýr. daima ona "siz" diye hitap ederdi.. Çalýku-þu'ydu. ayaklarýnýn dibine küçük taþ parçalarý düþtüðünü fa sonra gözleriyle etrafý araþtýrdý. birer onlarýn payýný daðýtýrken yanýna. Bir akþamüstü Kâmran. yavaþ yavaþ onunla beraber yürümeye baþladý. arkanda býraktýðýn teyzelerden. ne yapalým?. dedi. Sana emniyetim yok. bir þeyler karalýyordu. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrýyor. bir dakikacýk. On sene evvel yine bu kapýnýn yanýnda yaptýðý gibi.Verilmiþ sadakalarým varmýþ. Biraz ötede. fakat þu kutuyu içeri býrakayým. göstererek gülüyordu.Genç adam. titreþen bu dudaklara heyec bir hayretle bakýyordu. kendi kendisiyle meye. mesut olarak yaþarken harap ve periþan býraktýðýn baþka bir yuvanýn hiç mi seni üzmeyecek? * Feride. bir marifet ni beðendirdiðin için bu kadar memnun olmak ne delilik!" diye çýrpýnýyor.. bileðinden tutarak: ÇALIKUÞU 405 . istediði verilmezse aðlayacak çocuklar gibi bükülen.Fakat bir þartla Çalýkuþu. fakat dudaklarý gülerken gözlerinden yaþlar g rdu. ilk defa ona dokunmaya cesa et etti. Feride. birkaç saniye tereddüt et ra baþýný uzatarak. deðil mi? . Çalýkuþu. bir çocuk sevinciyle ellerini çýrptý. dedi.Ne güzel. . pardösüsünün cebinden bir kutu çýkardý.Peki.Yuvanda mesut ederek. hem s eyrederiz. ya o eski kiraz aðacý hikâyesi bu gece so canlanýr. Sebebini kendinin de bilmediði gizli bir teessürle titreyerek: . Gülerek devam etti: .Nasýl olur? ..Ta eskiden. sonra yüzü elleri içinde. Kendisini zapt edemiyor. hatta dinlemiyor. Ehemmiyetsiz bir þey için aðlayan bir yabancýyý ayýplar gibi: "Ne delilik. âdet etmiþlerdi: On ktan gördükleri gibi kapýnýn içinde dizilirler. gülerek: . bir þey söylemeden baþýný önüne eðdi.Siz. Bir dakikacýk. beni artýk pek fazla ihmal ettiniz. kesik. Kâmran. Eðleneceði yahut bir muziplik edeceði kit. Hani payým. on üç yaþýndayken nasýl oluyordu? Bunu söylerken fondanlardan birini Feride'ye uzatmýþtý. Bir aralýk karanlýklarla dolmaya baþlayan enginden uçan bir gösterdi: . cevap vermiyor.Peki. . þeker. çocukluð yerlerden ayrýlmak sana pek mi tatlý gelecek? . Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladý: . þimdi geliyorum. eliyle ona iþaret ediyordu: 404 Reþat Nuri Güntekin . þekerleme kutusunun altýna bir kurþunkalem p arçasýyla þekiller çiziyor. yemiþ. Kâmran. hafifçe titreyen dudaklarýný açtý. Feride.Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Kâmran acý bir þikâyetle: . dedi. Kâmran'da bu akþam dalgýn bir hüzün vardý. Kâmran Bey? Biz de varýz. ne güzel! . aðlaya aðlaya içeri kaçtý. Bak.Manasýný biliyorsunuz ya. Bekle.Feride. yemekten sonra onu Necdet'le beraber yerim. sen on iki. eniþtesiyle beraber çarþýdan dönüyordu. çikolata beklerlerdi. Çocuklar. Feride. Hem konuþur. ne güzel tesadüf. diye cek gelmeyeceksin. yahut gelsen de kim bilir ne vakit ve nasýl geleceksin? Görüyorsun ki sana emniyetim kalmadý. eski arkadaþlarýndan. deniz ne güzel. . Tut feryada benzeyen bir hýçkýrýk. Feride.Ver bana. bir zaman sonra sen de bunlar gibi uçup gideceksin. .. Feride. Ben de bugün bir kutu fondan aldým seye göstermeden kendim yiyecektim ama mademki böyle tehdide uðradýk. Eski kabahatler unutuldu mu s anýyorsunuz efendim? Ya sükût hakkýmý verirsiniz. teyze çocuklarýndan.

dudaklarýný kapamaya mecbur Kâmran.Ne kadar zamanýnda yetiþtin Kâmran. Genç kýz da onu görmüþ olacak ki. Çalýkuþu: . Bomboþ. Biraz evvel yüzüm kapalý halde çarþý408 Reþat Nuri Güntekin . üþümeye baþladým. ona pardösüsünü siper etmeye çalýþarak yürümeye baþladýlar. Halbuki arkamda yeldirmem vardý. derunumda neler var. Bu kadar gürültüye. Kendini zapt edemiyor. Yanýnda bir aðaç. unutmuþtum. Biraz sonra. niye yalnýz geliyordu? Bunu merak ederek daha hýzlý y dý. uzakta allýyordu? Nermin. onun güzel þeylerini bu kadar lüzumsuz. Kâm-ran. Benim çarþýda pek mühim bazý iþl aklýma geldi. Kâmran. dü Tabiatý. o kýyafette cesaret edemedim.. Çarþafýný teklif etti. niçin ötekilerden ayrýlmýþtý. birdenbire o aklýma geldi. artýk söz söyleyebilecek bir hale gelmiþti. ötekiyle çarþ alanan pelerinini tutuyordu. eski arkadaþlarýndan hemen hemen kaçýyordu. Evdekiler o gün yine çoluk çocuk bir yere davetliydiler. aðaçlar görünmez bir yaðmur saðanaðý altýnda gibi hýþ giden yolun üstünde toz kasýrgalarý koþuyordu. saçlarý açýldý. Ne söylediðini dinleyemedim. aklým baþka yerdeydi. Fakat rüzgâr baþýný eðmeye. Dördüncü günün akþamýna doðruydu.Affet Kâmran. göz göze gelmekten çekiniyordu.Biliyor musun niçin gülüyorum. Zalim. alabilmek için icra ettiði bütün bahaneleri. Fakat. baþkalarýnýn yanýn vakit yüzüne bakmaktan. Genç kýz. kutunun altýnda Feride'nin karýþýk yazýsýyla yazýlmýþ. yolunu çevirerek ora bir köþesini rüzgâra karþý siper ederek oturdu. eyleme inkâr. gözlerini. dolaþmaya çýkmýþtý. Kâmran. birdenbire etekleri daðýldý. içeri gidiyorum. beni söyletme. Þemsiyesini bir çalý kenarýnda yakaladý. Kâmran'ýn yüzüne. Feride. mütemadiyen çýrpýnýyor. evvel dönmelerine imkân yoktu. Kesik kesik bunun sebebini anlattý. uzak tepelerde ýslýk çalýyor. bir eliyle eteklerini zapta çalýþýyor. derunumda neler var! VI fm " Bu vakanýn üstünden dört gün geçmiþti. Ýstersen oku. dedi. pelerin uçtu. Feride'nin þemsiyesini aldý. bir baþka rüzgâr saðanaðýna tutulmu rdu. Unutmayayým diye o iþaret ediyordum. Hiç sebepsiz yokuþtan indi.Cevap vermiyorsun Feride? dedi. bilmem niçin. gözlerine tozlar doluyor. onun þimdi s n ziyade gülmeye ihtiyacý vardý. rüzgâr beni sahici çalýkuþlarý gibi uçuracaktý. bu kadar çýrpýnmaya raðmen etraf bugün bomboþ görünüyordu. asýnda yetiþmiþti. hiçbir gün bu kadar ruhsuz. sularýn içinden geçiyor gibi görünen denize yakýn bir noktasýnda renkli b kadýn hayali fark etti. Ben. ona doðru yürümeye baþladý. Feride. Zalim. Z avallý Nermincik. ler söylemek istiyordu. her birkaç adýmda bir durarak rüzgâra arkasýný uriyetinde kalýyordu. Fakat öyle görünüyordu ki. Nermin'in gülkurusu renkli çarþafý Tam birbirine yaklaþacaklarý vakit rüzgâr. bana iyilik etmek istedi. þu dört mýsraý gördü: Reþat Nuri Güntekin 406 Pür ateþim açtýrma benim aðzýmý zimhar. Tabii.. hayatý bu kada tsiz görmemiþti! ÇALIKUÞU 407 Ta uzaktan yolun. kurnazlýklarý boþa çýkýyor. rüzgâra karþý baþýný eðiyor. Vaktiyle dinlediðim bir ski þarký vardý ki. Nermin'in gülkurusu çarþafýný tanýdý. Pardösüsünü rüzgâra siper edere ltmesine yardým etti. Yüzünü gördüðü vakit birdenbire Kâmran'ýn kalbi çarptý. dýþarýda þiddetli bir rüzgârýn tozu dumana katmasýn e duramamýþ. Kâmran. Çýplak bir tepeciðin kenarýnda kocaman bir kaya kovuðu gördü.. . Rüzgâr. Çalýkuþu. Kâmran? Misafirlikteydik. Çalýkuþu feryat ede tutmak istedi. beni söyletme. Bilmez m ettiklerini. dalgýn dalgýn onun yüzüne baktý: . sýska kollarýný sallýyordu.

. dilenci kadýn onlara dua etti: ... ç erlerde. kim bilir. Kâmran. fakat böyle çocuklarýn kalbi hiç göründüðü gibi olmuyor. yanlýþlýðý o vakit fark etti.Fakat ben. omzunun omzuna dokunduðunu. Zabitçik. teyzelerimi. Büyükler birer birer çekildikçe birbirimizin daha kýymetini bilir hemmiyetsiz.. elinin elini tutt uðunu hissettiði vakit. kýzcaðýzýn sýrrýný sana söylediðime fena ettim. gönlünün bütün acýsý gözlerinin içine toplanmýþ: . Feride. Tekrar yürümeye baþladýklarý vakit.hafif bir sedef parýltýsý yanýp sönüyordu. dedi. Böyle ömrümüzün son senelerini. Feride.. Biraz sonra. Feride. sen de. Onlara bir iyilik edebilirsek. kendimi lüzumsuz bir insan gördüm. beni bütün aðabeyim olursun..Bana artýk müsaade. Hava. her þey mümkün... Yolun bitmesinden adeta korkuyorla mahzun mahzun düþünüyordu: "Demin bu tabiatý bomboþ. Biraz evvel Feride'nin canlý. Buna mukabil ayrýlýrken belki daha az mahzun ayrýlacaðýz. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakarak kaçmak istiyor . Gayri ihtiyari durdular. Ku lah aþkýna.. rüzgârýn uðultusu d 410 Reþat Nuri Güntekin uzun yorgunluktan sonra. zarif. siz burada! Ne ümit edilmez saadet efendim. kuru eliyle Feri-de'nin eteklerini okþuyordu. birbirlerine yaklaþmaya cesaret edemeyerek yollarýna devam ettiler. demesin mi? Nermin'in bana iyilik edeyim derken böyle foyasýný meydana vermesi o kadar tuhafýma gitt i ki. Kim bilir leride belki büsbütün bile gelirim. Kâmran. deðil mi? Hayat bu. Herhalde bir iki sene yeter. küçük. daima böyle olabilirdi. kayalarda -kendi içlerin de sýzýyor gibi görünen. güzel þeyi rüzgâra karþý ek inanýlmayacak kadar büyük bir saadet veriyor. Kâmran. istersem bahtiyar edebilir ve bahtiyar olurdum. Onlar þehirden dönmediler. Bir zabitin arkamdan geldiðini gördüm.. kimseye söyleme e mi? Yalnýz ileride. Þ gülkurusu çocuk çarþafý içinde titriyor gibi görünen nazik. gülümseyerek dinliyordu. . . Benden öyle bir ka . hepinizi yine çok göreceðin1 geldiði vakit tekrar geleceðim. Daha ileri gitmeye kuvveti kalmamýþ gibi oraya. oynak vücudu etrafýnda canlý bir mahluk gibi yaþayan. tekrar konuþmaya baþladý yler söylüyordu: ÇALIKUÞU 409 . devam etti: .Sana vaat ederim.Vakit daha erken.. dedi... hafifçe heyecanlandý. benim yavaþ yavaþ saçlarým aðarmaya baþlayacak. hayatý gibi kýrýk çizgiler çizmeye baþladý. küçük kusurlarýmýzý daha ziyade hoþ görürüz. çapkýn sarýlýþlarla çýrpýnan gül i sönük bir emel füturuyla omuzlarýndan. O vakit sen.Olabilir. Böylece sen ler geçecek.. Öyle ya! Nermin'in yerine yaþlý bir kadýn görünce. Ar týk. Bu güzel küçük uku. kendimi tutamadým.Nermin Haným. Yazýk!" Dalgýn bir düþünce içinde gittikçe adýmlarýný aðýrlaþtýran Feride.Her þeye raðmen bu küçük tebdilihava beni çok eðlendirdi. rüzgâr baþýmý sersem etti. Bu suale iki iri yaþ damlasý cevap verdi. küçük sefillerle temasýn verdiði bir alýþkanlýkla ç tan iðrendi. Sesinin býllurundaki görünmez yara daha derinleþiyor. tabii öyle. Allah güzel hanýmcýðýný sana baðýþlasýn. Gidip soyunayým.. ancak Nermin o kadar çocuk ki. dizlerinden sarkýyordu. yine öyle yan yana yürümeye baþladýlar. akþam olmuþtu.. Çocuk. Bu söz üzerine ikisi de sustular.Feride. Köþkün önüne geldikleri vakit. ra... Feride. Feride. sözlerine bir gizli vasiyet mahzunluð veriyordu. kapýnýn önündeki iri bir taþýn kenarýna otu mlara þemsiyesiyle ümitsizliði kadar derin. güldüm. duydun mu kadýn ne söyledi? dedi. Tam yanýmdan geçerken: .. Rüzgâr hafifliyor.. Bu. ister misin seninle þu kayalarýn yanýna gidelim? Feride. baþýný önüne eðerek halsiz halsiz rica etti: . onlar da adýmlarýný aðýrlaþtýrýyordu. Kâmran'ýn da yanýna oturduðunu. çýplak ayaklarýyla yanlarýn r. para vermek için durdu. epeyce sakinleþmiþ. omuzla rýndan uçarak dizlerinin etrafýna dolanarak hassas. Birbirimiz yine memnun olacaðýz. Kâmran. Yol üzerinde çocuklu bir dilenci kadýna tesadüf ettiler.. Geveze dilim durmuyor ki. .Allah birbirinizden ayýrmasýn.. ben. sakin gölgelerinin uykusuna dalýyor. zayýf bir þikâyet gibi: .l dan geçiyordum.. bu kýzcaðýz da onu istiyorsa?.

Nasýl olur bilmem ki? ipler ikimizi çekmez sanýrým. eliyle ipi tuttu. baþýný önüne indirdi. içeri girecekleri vakit. fazla yorgunum.Feride. arka bahçede kocaman bir kolan salýncaðý Kâmran. ikindiye doðru köþke döndüðü vakit. Geldiði zaman hemen hemen iyi olmuþtu. Feride. yine kendi kendine þehre inmiþti. Yanlarýndaki kapýnýn birdenbire açýlmasý.. yanaklarýna yapýþýyor. . Kabahatli bir çocuk gibi mahcup ve korkak. cýyak cýyak baðýrtarak havaya atýp tutuyordu. zannettiðimden ziyade kalpsizsin Kâmran! dedi.Müjgân!. Dargýnlýðýný. kýzým. belki hasta olurum. dedi. deliliði býrak. Biraz evvelki yorgunluktan eser kalmamýþtý. gözlerini buselere gark ediyordu. Ayþe Teyze'nin týpký on sene evvelki gibi: . silah sesi d i kuþ hafifliðiyle yerinden fýrladý. dedi.. çocuklarýn birini býrakýp ötekini alýyor. En önde Nermin giriyordu. Feride'nin eli. çocuðu düþüreceksin. Kâmran'ýn yaklaþmasýný bekledi. Kâmran. biraz geri dý. onu kendisiyle beraber bahçenin öte tarafýna doðru yürümeye mecbur etti: ÇALIKUÞL 413 . yavaþça. iþitilmemek için ayný yavaþ sesle: . hepsinin sýra ile gönlünü hoþ etmek istiy Çocuklarýn en büyüðü. . Necdet çýðlýklar atar kedi yavrusu gibi boynuna týrmanýyordu.Evet. Demek insanýn. geceleri imkânsýz bir rüyasý sandýðý þeyler de mü irmiþ!" Gözlerini tekrar açtý. gözlerinin karanlýðý içinde kývýlcýmlar uçuþarak düþünüyord treyen el. ara sýra kýmýlda-dýkça onun daha ziyade sokulduðunu.Niçin? diye sordu. saçlarýný. "Haydi" de eye cesaret edemiyor. elini daha kuvvetli sýktý- ÇALIKUÞU 411 ðmý hissediyordu. gönlünü bu kadar üzdüðün elvermedi mi? . gözleriyle ipi. Kâmran. Feride. Bir yorgun kadýný da a ziyade yormak sanýrým ki günah olur artýk. var kuvvetiyle salýncaðý uçuruyor. dedi. elindeki ip yanýklarýný gidermek iç ne sürüyordu. Buz gibi soðuyan. heyecanlý bir sevi boynuna atýldý.Mersi. titreyen elini eski niþanlýs de gözlerini kapadýlar. Sonra. Fakat sonra Müjgân'ýn söz ve bakýþlarýn nayý anladý. ne çýkar?" diyordu. tereddütle: .. Haline bir hasta kadýn yorgunluðu çökmüþ. VII Ertesi gün Feride. Haline bak onun Kâmran. sakin gözlerini Kâmran'ýn gözlerine dikerek: . incin sebebini anlamýyordu. Necdet'in asýl sahibi þikâyet etmiyor ya! Deðil mi Kâmran? 412 Reþat Nuri Güntekin Feride. fakat en korkaðý olan Nermin'i cýyak cýyak baðýrttýktan sonra salýnca erden kýpkýrmýzý kesilen alnýna. Küçükleri kollarýnd kalýyor. Feride evvela.Zannederim artýk kimse kalmadý. Müjgân. . isy rak yanýmýza döndü. gayet yavaþ: . bütün ruhuyla eðlenerek cevap veriyordu: .Aman teyze.Ben Gülbeþeker'} seviyorum.Biçarenin halini görmüyor musun? Hayatýný. Çahkuþu'nun dudaklarýnda renksiz bir tebessüm uçtu.Onu bu kadar sene birimiz bir kere aramadýk. Bu yeni kapanmýþ yarayý sen tekr . ço rdu. Kâmran.geçti. ilk önce vahþileþen gözlerine birdenb iz bir maðlubiyet tevekkülü düþtüðünü gördü. O. niçin böyle söylediðini kendi de bilmeden. aðlaya aðlaya uyumuþ çocuklar gibi ara sýra göðüs ge aðýrlaþan baþýný onun omzuna býrakýyordu. Kâmran. diye baðýrdýðýný iþitti. "Ehemmiyeti yok. gözlerinin biraz evvelki neþesi sönmüþtü: Hâlâ Kâmran'a bakan Müjgân yavaþça: . Halinde. "Olmaz" demeye razý olmuyor. Feride.Sen. dedi. dedi. Aziz Bey'in ihtiyar ve geveze bir misafirinden kendini kurtardýðý vakit. nenize lâzým. Feride. onun birkaç defa derin derin içini çektiðini. Buna raðmen çocuklarý yine etrafýna topladý. aðaç dallarýný muayene ederek etraftan teþvik bekliyo du. onlarý bu uykudan uyandýrdý.Beni unuttun.ipler için deðil. Çalýkuþu aldýrmýyor. Genç adam. iç kapýnýn karanlýðýnda gayet yavaþ: . öyle deðil mi Müjgân? Müjgân. Çalýkuþu. ellerini býra-kýþýnda mazlum bir teslim n. Hasret acýsýna dayanamadý.. salýncakt a Feride ile Necdet vardý. Fakat Feride çok yorgun. Genç kýzý kollarýnda sýkýyor. Kâmran.

zehrimi hazmetmeye çalýþýyorum. dedi. çenesinden tutup baþýný çevirerek gözlerine bakýyor: .Telaþ etme. Ben. Müjgân. O gece. VIII Vakit. Gözyaþlarý rum öleceði gün beni yanýna çaðýrdý. Eminim ki yalan. e nla adasýndan çýktý. Ben. . Akþa m yemeðini derin bir 414 Reþat Nuri Güntekin sükût içinde yediler. . sonra yavaþça kapýyý kapadý. Kâmran. sesinde yaþlar tit . sakin bir kadýný. Bu gece. bu sözleri söylerken baþýný omzuma dayýyor. Çün ana kalýyor. Odaya girmiþlerdi. Fakat asýl sebep bu deðildi.Karanlýkta ne yapýyorsun? Acý acý gülümseyerek: . Halinde bir fevkalâdelik vardý: "Müjgân. bu da doðru.Niçin lambaný söndürdün? .Müjgân. ya benimki? dedi. bu ayrýlýk günlerinde kuvvetli ve sakin olmak. bu sefer bana ne kalbine. bu ani kararýn sebebini sordum. ömrümün sonuna kadar rahatlýkla geçindirir. Genç kadýn. Feride. Feride çok gayretli. Ben burada dünyada en iðim bir adama. Ben de bilmiyordum. çabucak açýldý. Kocam. Feride. diyordu. Kâmran. çoktan uyumuþtu. Telaþ etme. bugüne kadar dünyada yalnýz sana kalbimi açabildim. Müjgân. Günün birinde birdenbire geldiðimi gördüðünüz vakit. Odad ne ýþýk vardý.Sen kendin istedin. üç ay evvel kanser Feride. t baþka bir þey var. Görüyorum ki sen de çok be dargýn deðilim. artý te dayanamadýðýmý söyledim.Ah! Çalýkuþu. gözleri dolarak devam ediyordu: . onu yarýn.Sen sanýyor musun ki. Fakat. dura dura Kâm-ran'ýn kapýsýna geldi. an söylemek mecburiyetinde kalmýþtým. Biçarenin ayaðý baðlý.Bu gece aydýnlýk gözlerimi yakýyor. gözlerinde. Fakat ne de olsa kadýn. onu teskin etmeye çalýþýrken kendi telaþlanýyor. Genç kadýn. Kendine gel. nereden baþlay uþ gibi tereddüt ediyor. yalnýz yaþamasý kolay d Sonra para baþka.. inaný dar gayretli bir mahluk. Feride Her þey hazýr. ümitsizliði.Kâmran.. benim rahat öldüðümü istiyorsan þimdi bana ye Ben öldükten sonra istanbul'a ailenin yanýna döneceksin.Bu kadar kalpsiz olma. Kocasýndan gelmiþ r mektuptan bahsediyor. ne is sun? Müjgân heyecanýný zorla zapta çalýþarak: . sonra söyle yebilirsin.. üç ay evvel ölüm döþeði baþýnda verdiðim vaadi yerine getirmek için geldim. San a tevdi edilecek bir sýrrým var. omuzlarýnda bir ince atký.. Feride'yi yanýna al r omuzlarýný okþuyor. Size. daha ihtiyar ve düþkün görünen Aziz Bey. gece yarýsýný geçiyordu. Biçare artýk tahammül edem iyor. . Fakat kimse bundan bahsetmiyordu. Ayaklarýnýn ucuna basa basa. Demin haber aldým. Eðer daima onlarla beraber kalma . herkes erkenden odasýna çýktý. Köþk. Feride senden kaçýyor. Kâmran. Kimsesiz bir kadýnýn zengince de olsa.Hiç. ne hayatýna dair hiçbir þey söylemiyor. mumunu yere býraktý. þefkat yine baþka. hayret ettiniz. . Senin gibi sade. Feride'nin ertesi gün gideceðini herkes duymuþtu. Mumun hafif ýþýðýnda çehresi daha soluk ve yorg i kamaþtýrmýþ gibi kirpiklerini kýrpýyordu. Kâmran? . fýsýltýya benzeyen bir sesle seslendi: Kapý.Görüyorsun ya.. biraz evvel Feride benim odama geldi.Fevkalâde bir havadis var. kuzum Kâmran. . hýç-kýra hýçkýra aðlýyordu. d edi. bilâkis çok iyi bir þey. Müjgân. mümkün olduðu kadar ona gayret vermek . bu sözleri dinlerken gözlerinin yeþiline kadar sararmýþtý: . yapýlacak bir þey olsaydý geri duracaktým? Fakat elimizde hiçbir ça yok. Fakat böy canlanýrsan. Feride. zaruri ayrýlýðýn biraz müþkül olacaðýndan korkuyorum. Artýk zaruret çekmenden korkmuyorum. Senden daha yakýn kimsem yok. Feride. Fakat sen. þimdi dul bir kadýným. ihtiyar vaktimde yüreðimi dertli ettin.Biçarenin yarýn buradan giderken çekeceði ýstýrabý düþünüyorum da. ben gidinceye kadar saklayacaksýn. soyunmamýþtý. yapýlacak bir þey yok.Yalnýz Feride'nin kýnlan hayatýndan bahsediyorsun. yavaþça kapýya dokundu. . Evet Kâmran. þimdi bir baþkasýnýn karýsý. Feride. sakin görünmeye çalýþtýðý bir sesle: ÇALIKUÞU 415 . bu vakit niçin geldin.Daha uyumadýn mý. Hayatýný kýrdýðýn bu biçareye karþý senin n var. Fena bir þey söylemeyeceðim. söyleyeceðim.

düþünmeyen gözleriyle karanlýðýn içinde etrafýn apaklarýný açýp kapýyordu. t a dolu. bu kadar ýstýrapla yerine getirdim. kim bilir ne adi hesaplarla kendini ihtiyar bir adama sattý? Þimdi eski niþanlýsýný yeniden serbest kaldýðýný haber alýnca yine o adi hesaplarla aramýza." Müjgân sustu. Doktor-cuðum sai ve temiz bir adamdý. yüzüne. bunun ne kadar acý olacaðýný tahmin edemedi. Doktorun Kâmran'a býraktýðý paketin ne olduðunu bilmiyorum. Fakat doktorum. Müjgân. El lim edilmek için bana mühürlenmiþ bir paket verdi: . diyecektiniz. Biçare. hayatýmýn ne ÇALIKUÞU 417 elemlerle dolduðunu. En ehemmiyetsiz bir hülyayý. H cik. masanýn üstünde duran sönmüþ lambayý yakarken. m uhuna gýda yapan bir hayalperest için bu kadar ümit. Tekrar atkýsýný düzelterek odadan çýkmaya hazýrlanýyordu. Onu mutla eski niþanlýnýn okumasýný istiyorum. dedi.k istemiyorsan hiç olmazsa üç ay. Titreyen ellerini uzatarak: . ben yarýn vapura bindikten. dolaþtý. iki ay onlarla beraber kal. çocuk gibi aðlýyordu. hatta sen. hakaretlere boðarak ayrýldýðý o ocaða. Sonra. en sönük bir hatýrayý aylarca hasta. atkýsýnýn içinden kýrmýzý mumla mühürlü bir büyük zarf çýkardý: . bir parçasýný da hayat denilen bu . hatta Kâmran. En acý vakalar karþýsýnda hissiz denecek kadar derin bir sükûn ve tahammül gö genç kadýn. Mazideki vakalar ne olur n.Feride'ye verdiðim vaade raðmen onu sana þimdi teslim ediyorum. Kâm-ran'a hitap ediyordu.Ah! Kâmran. benim için belki bir büyük kardeþ olacaðýný söylüyordu. adeta uyumuþtu. gittikçe artan bir heyecanla ve teessürle söylemekte devam ediyordu: . Eski niþanlýmla da 416 Reþat Nuri Güntekin barýþmamý istiyor. Hakikat iþte bu Müjgân. Kâmran. beþ sene evvel haksý etlere. Size bu kâðýdý yazan adam. deðil mi Müjgân? Aksini ispata imkân yok. ista l'a geldim. Yahut günün birinde bir parça aile þefkatine ihtiyaç duyarsýn. Be ailemle barýþtýrmakla hayatýmýn yetimliðine bir deva bulacaðýný zannediyordu. Fakat belki içinde acak bir þey saklýdýr. Doktorumu Munise'nin yanýna býraktýktan sonra. Müjgân -sen ki beni herkesten i yi tanýdýn-benim için ne fena þeyler düþünecektiniz. Daha ziyade söy emeyeceðim. benim için bazý fena sözler çýktýðýný ha að olsaydý.Müjgân. beni vaktiyle çok müteessir etmiþti. içinden bir mek Çalýkuþu . dedi. Þimdi her þeyi biliyorsun. Halbuki þimdi hepiniz. senin ailenle barýþacaðýndan emin olursam. Belki bir gün onlara iþin düþer. beþ senelik hayatýnýn bir kýsmýnda maceralar içinde sürüklemiþ. Feride'nin kollarýmda ne ümitsiz gözyaþlarýyla çýrpýnarak bunlarý söylediðini le þu son sözlerini dünyada unutamayacaðým. "Kâmran Bey oðlum. dayanamayacaksýnýz. rahat rahat öleceðim.Onu artýk býrakmayacaðýz. Onu. Kâmran zarfý açtý. benim kocasý yeni ölmüþ bir dul kadýn sýfatýyla birkaç gün aile ocaðýna misafir bilirdi. her þey bittikten sonr a Kâmran'a verirsin.27 418 Reþat Nuri Güntekin büyük zarf çýktý." Müjgân. Kâmran.F. bunu da kâfi gör edi. artýk sizin ayrýlmamanýz lâzým. Senelerce bir baþýna gezdi. Feride dedi ki: "Benim hangi periþan hislerle a le ocaðýndan kaçtýðýmý. bir gün onun. bu kadar acý fazlaydý. dedi. Son arzusunu bu kadar üzüntü. Böyle düþün hametli ve hassas olanlarýnýz karþýsýnda bile ezilecektim. Uzun baygýnlýkl an uyanmýþ hastalarýn hiçbir þey anlamayan. Kalýn bir yazý ile yazýlmýþ olan mektup. eliyle onu men etti: . Dünyanýn ucu uzundur. bir kýsmýn rmiþ bir kadýn. o niþanlýya döndü. Herkes ona adi bir yalancý der. hangi mecburiyetlerin þevkiyle evlendiðimi anlatmaya imkân yok. lâzým gelirse zorla tutacaðýz. görüyorum ki. Fa bunu yapmaya kuvvetim kalmadý.Bunun içinde bir eski gönül kitabý var ki. Yaþý y rmi beþe girmiþ. vücuduna bir erkek dudaðý sürülmemiþ bir genç kýz olduðunu iddia ed . gözüm arkada kalmayac "Bu son arzuyu yerine getireceðimi aðlaya aðlaya söyledim. ömrünün birazýný kitaplarýna. Bunu bu þekilde ona teslim edeceðine yemin et. Kâmran. Orada öðrendiðim þeyler bu vasiyeti yerine getirmenin çok müþkül olacaðýný bana an'ýn karýsýnýn vefatýný yeni öðreniyordum.

Yaþadýkça müdafaa edecektim. iþte bu esnada hastalýðým artmaya baþladý. gel gör ki. Eski zaman masallarýnýn Leyla'yý aramak için sahralara düþen Mecnun'unu. kibar. kendi kendine halledileceðine aklým erdi. b u deli kýzlara söz anlatmak kabil deðil. bir hayali kucaða sokuluyor hiss ni veren tavýrlarý.. niye ite kaka. senin istanbul'da býraktýðýn gafil. nazik. Bunlarýn hepsinden fazla olarak da bir gün asýl emeline vasýl olmasý iht mali vardý. Öldükten sonra da benim beþ on kuruþ servetim. kudretin bu güzel ve nadide süsünü hangi melun talih v tesadüf. fitnesi buna da imkân vermedi. küçük sýk sýk hatýrlamaya baþladým. Bu aralýk iyice bir adam bulup onu evlendirmeyi düþündüm. viran bir evinde aydýnlýk kadar temiz. fakat bir yabancýnýn aþký onun için bir hazin angarya olacaktý. tatlý bi katle hatýrlardým. Fakat.. mektubunun elinize deðmesinden epeyce zam n evvel dünyaya 'Yuf borusunu' öttürmüþ olacak. doðrudan doðruya size iade edecektim. O vakit. bu karanlýk köyün mezbelesine atmýþtý? Ruhu aðlarken hikayeleriyle aldatmaya çalý avallý küçük kýz! Ben. Siz. Þüpheli kýz olarak yaþamaktansa. Geçen sene çiftliðe giderken onu. katiyen aldýrma. evlenmiþtiniz. "arabacýlar çalmýþ olacak. emin bir dul olarak yaþamak onun için ha kolay olacaktý. Gaflet!. Gerçi kýzcaðýzým bunun için doðmuþt n için ölüyordu. son nefesinde size bu satýrlarý yazmak zahmetini ona ihtiyar ettirdi . dersem riyakârlýk olur. ara sýra. karýn lapa lapa yaðdýðý bir gece. gönlümün rýzasýyla san gibi nadide bir kýz deðil. karýnýzýn vefatý. Bu vefat. mürdümgiriz bir ihtiyardýr ki. Hayatta imkânsýz ne var ki? Nitekim. Bu masum. kaba ol ki. Fakat. kalpsiz adamlarýn nesini severl er. Bugünden sonra onu býraktým. Ta týný iyi öðrendim. Mektubumu eliyle teslim edeceðinden þüphem yok. Kocasý n kadar insan. ipekli renkli masum. Hani. Ýkinci tesadüfümde iþ iþten geçmiþ bulunuyordu.. belki onu öldürecekti. öleceðini bilse akma. belk unutur diyordum. Bu tehlike karþýsýnda çaresiz. Münasip bir çare düþünüyordum. tekrar tesadüf ettim. aptal sevgilin miyim ki. Ýki sene sonra ona. Çocuktur. kollarýnda ölse vkinden ölmüþ olacak. bu iþte seni zerre kadar düþünmedim. bu aðýz ykuya doymadan uyanmýþ çocuklar gibi mahmur gözleri. sizi çok yaralayýp müteessir etmiþ olabil ir.. Çahkuþu'nun mavi kaplý mektep defterini okuyup bitirdikleri zaman ortalýk . Fazla söylemeye bilmem hacet var mý? Bir baha ne ile Feride'yi ayaðýnýza gönderiyorum. bilmem ki?. fakat ben de öyle oldum.vakfetmiþ münzevi. Ýn lar. insanlarýn fesadý. hülya gibi güzel bir küçük i tesadüf ettim. Bu deftere bütün hayatýný yazmýþtý. düþüneceði n üstüne çoktan tükürmüþ bir adamým. Pek sevgili bir biçareye son bir iyilik etm k ümidiyledir ki. odanýzýn penceresini aç anlýktan bir bülbül sesi gelse ne duyarsýnýz? Ýþte ben. kap ederse zorla kadýn kaçýran dað erkekleri kadar vahþi. Dinleyiniz: Bir gün ücra bir köyün. Þunu da tasrih edeyim ki.. evime getirmem iþtim?. içinde bulunduð andýkla beraber yok etmiþ. onu . 420 Reþat Nuri Güntekin tuhaf bir kýzcaðýzdýr.. sizden daima haber alýyordum. bu yaranýn ne k r derin olduðunu bana gösterdi. Yeni zamanlarýn mezarlýklarla dolu. kibar kýz çocuðunu. Hastalýk durmuyor. ondan aþk isteyecekti. zorla istanbul'a. ümidimi kestim di çocuðum gibi tedavi etmek istiyordum. üç beþ parça eçindirip gidecekti." Merhum Hayrullah NOT Zarfýn içinde Feride'nin defteri var. Nihayet üç." diye bir lakýrdý çýkarmýþtým. bilmem bu hareketime ne der? Herhalde ben insanlarýn hakkýmda söyleyeceði. karanlý rinde bir imkânsýz aþk rüyasý arayan bu berrak ela gözlü. hareketleri bana her þeyi anlattý. gençtir. benim bu ümidimi canland bul'dan. Ah. evimin kedisini bile teslim etmezdim. Buna ç t sesini çýkarmadý. bu tehlikeliydi. Bu defterin bir gün olup iþe yarayacaðýný düþünmekte ne kadar isabet et IX Müjgân'la Kâmran. Birisini s bir baþkasýnýn kollarýna düþmek. adam olursa olsun. Sizin gibi toy. Feride' budalalýktan ibaret olan nikâh kaydýnda boþayacak. Belki titizlik filan etmeye kalkar. Karakýþ ortasýnda. yavrucaðý için için yiyip biti ordu. o dakikada bunu duydum. Bir hastalýðý esnasýnda tesadüfen elime geçen bir defter. nereye bastýðý görünmeyen savruk halle hayali dudaðýn busesiyle titriyor gibi görünen dudaklarý. ilk gördüðüm gün ÇALIKUÞU 419 onu niye atýmýn terkisine bindirmemiþ.

yalnýz hepsine ayný titrek tebessümle gülümsemeye çalýþý iyar. Haydi bakalým. diye ayaða kalktý. baþýmý pencereye çevirerek bu mahzun sonbahar sisleri gibi görünmeyen kirpiklerimde kuruyan gizli yaþlarla uzun uzun aðladým. Tekrar þamdaný elime vererek b kocamýn odasýna gönderdiler. saçýmýn bir yanýna bir tutam tel iliþtirmelerine bil e razý oldum. bir zevce gözl eriyle bakmaya tahammül ediyordu. Gördün mü. bunlarý söylerken kendimi tutamadým. Saat on biri çalýncaya kadar bu acý düþünceler içinde bun Nihayet doktor. Doktor. yumaklar dökülerek ayaða kalktým. O kadar mahzun olmama raðm fçe gülmekten kendimi alamadým. gelincik rengindeki tuhaf boyunbaðý bir yana çarpýlmýþtý. demek bana bir kadýn. o kadar. kusura bakmazsýn. Kim rse yapýyor. Gecenin ilk saatlerini. mihnetten bunaldýðým vakit baþýmý koydukça o. þa . karanlýk yollara düþeyim. ben de te erdi. senin yanýnda cesaret edemezdi.Ey. yeni güveyin kitap okumasý caiz olmaz amma. yeni geline aþk destanlarý okumaya da vakit bulurum. Þimdi ne kadar nefret ediyordum. sen fazla daldýn. bu adamcaðýzý gülünç mevkide býrakmaya hakkým olmadýðýný dü rine baþka bir boyunbaðý taktým. elbisemi deðiþtirdiler. sen amma iyi ev kadýný olacaksýn. Camý kapamak bahanesiyle pencereye yaklaþtým. kitabýný masanýn üstüne býrakarak gerindi. biliyor musun? Bir ziyaret ifa ettim.Gelin haným. Evlendiðim gecenin sabahýnda deðil hatýramý yazmak. Korkma. Fakat . Defteri kapayacaklarý vakit Müjgân. gözl Rousse-au "sunun kalýn cildini dizlerinin üstüne koyarak köþeye oturmuþtu. onun mavi kabýný lambaya yaklaþtýrýp bakarak: . dedi. doðru yukarýya. Kenarýný iþlemekle uðraþtýðým mendilin üstüne baþýmý daha ziyade eðdim. tel taktýðý vakit. dedi. Demek acýdan. usulcacýk bu odadan kaçayým. Kâmran. masanýn üstünde duran þamdaný aldým. dedi. yatak vakti geldi. ÇALIKUÞU 423 ihtiyar sütnine ile bir komþu kadýn. mavi kâðýt ü r. kabýn üstünde de yazýlar var Fakat mürekkebin rengi. Bir dolabýn kenarýnda ayakta . akþam yemeðine doðru eve geldi. Biçarenin kanarya gibi sarý baþýna teli ben takacaktým amma. Misafirler daðýlmýþtý. Sele kapýlmýþ bir kuru yaprak maz-lumluðuyla kendimi býrakmýþtým. gelin haným. eski sesimi iþitmemek için söylemeye cesaret edemeyecektim. daha aþaðýdaydý. Hayrullah Bey. Ah. dedi. faka alnýz kaldýðýmýz vakit dilinden düþürmezdi: "Ablam gelin olup.Ne talih varmýþ bunakta? Turnayý gözünden vurdu. bu ihtiyar dokt sevmiþtim. baþlarýný birbirine yaklaþtýrarak güçlükle þu satýrlarý okudul "Dün defterimi müebbeden kapamýþtým.. Ben onbaþýya bir þey söyley eliyorum. yüzüme karþý: . Yer yer bu muhabbet kelimelerini tekrar tekrar öptü.. genç karýsý olmanýn fazilet . Haydi bakalým. olmadý. gec eler uzun. Bu beyaz kirpikli masum mavi gözler. Niye bu kadar geç kaldým. hiçbir þeye itiraz etmiyordum. Hayrullah Bey. Þiþman vücudunu korse gibi sýkan bir redingo iymiþ. esnedi. hafif bir hareket yaptý. Yalnýz. Söylenen sözleri iþitmiyor. Beni görmeye birçok yabancý geliyordu. her akþamki gibi aþaðý yemek odasýnda geçirdik. yorgunluk ve ýstýrapla aðýrlaþan baþýný defterin sararmýþ yapraðýna koydu.Defter bitmemiþ Kâmran. . ÇALIKUÞU 421 Lambayý daha ziyade açtýlar. Hayrullah Bey. Ýçimden öyle geli i. doktorun Ýzmir'den getirdiði uzun etekli beyaz elbiseyi giydirmelerine.. Bütün isyaným bundan ibaret kaldý. göðsümü soðuktan muhafaza eder gibi kollarýmý kavuþturuyordum. dedi. Ellerimden iðnem. O kadar ki. O kadar titriyordum ki. Munise'nin mezarýna birkaç çiçek ile bir 422 Reþat Nuri Gühtekin parça senin gelin tellerinden götürüp býraktým. kendimi görmek için büyük bir endam aynasýnýn önüne getirdikleri vaki etmeden gözlerimi yumdum.Küçük.maya baþlýyor. karþý karþýya oturduk. es k için aynaya bakmaya. .Aferin kýzcaðýz. Hatta bunlarýn içinde eski muallime arkadaþlarýmdan vardý. Yemek odasýnýn penceresi yanýnda. Hayrullah Bey gülüyor: . Hayrullah B .Gelin haným. Dün. pencerenin dýþýndaki dallarda kuþlar cývýldaþýyordu.. uzun uzun karanlýða baktým. ben gelin oldum. Doktor: . Fakir.

ben odamda uyanýk. Ben kýmýld yalandan þirretlik ediyor. ayný derin kalp feryadýyla: . yetiþin a dostlar. ara sýra saçlarýmýn ucunu yakýyordu. doktor yaný danýn duvarýný vurdu: .Kýz. Odasýnda dolaþýyor: . O da kollarýný açmýþtý.. her günkü soðukkanlýlýðýyla cevap verdi: . Fakat erkekl erin. Vay aþifte vay! Sahiden karý koca olduk diye ha?.Kýzým. Kadýnlarýn hepsi iyi. O dakikada alnýmda titreyen baba öpücüðünün lezzetini ölünceye kadar unutmayacaðým. Ötesini dinleyemeden kapýdan kaçýyordum. Dünyada her þey aklýma gelirdi. dedi. Feride.Ne olursa olsun artýk gideceðim.Birkaç defa odana geldim.Vay fesat yürekli aþifte vay! Kýz. ne iþkence! Yerlere giriyor. bir þarký mýrýldanarak ceketini çýkararak içeriye girdi. . Kim bilir kaç çeþit renge girmiþtim? . korkuyorum. temiz yürekli bir ad m ki. sabaha gelini baðýrttý. O kadar gürültü ediyordum ki. Beni görünce þaþýr . birdenbire döndüm.. Nihayet. Ellerini dizlerine vurup þakýrdatarak. parmaklar yýp aðzýna götürerek: .Demek sen buraya.Doktor Bey. vapur ge . Korktuðun kadar geç deð l Hem galiba vapur biraz þüpheliymiþ. onlardaki gönül temizliðini r kadýnda bulmak mümkün deðil. Feride. erkekliðini unutmuþtu. güneþin hayli yükselmiþ.... Cevap vermek için aðzýmý açtým. kýyamadým. dedi. sofada bir ayak sesi Hayrullah Bey.. Fakat. sade kalbiyle ve dinamiðiyle yaþayan pek az kýsmý var ki.. pencereye doðru kaçýp fanila gömleðinin yakasýyla boynunu sakla ak: 424 Reþat Nuri Güntekin . Mektebe geç kal hafif bir telaþ çýðlýðý ile kendini yataktan attý. o spet ne kadar koket ruhluymuþum. merdivenlerde. ya sen?. saatin on biri geçmiþ olduðunu gördü. Bunak. gelin olduðum gecenin hikâyesi. Ben. sofrada bir iþle meþguldü.Kýz. hem gülüyordum. Oda. Mamafih kendi de benden az gürültü etmiyordu. Hayretle yüzüme bakýyordu. o gece sabaha doðru uyuyabilmiþti. Fakat bilmem ne oldu. böyle gecelik gömle-ðiyle odama gelmeye utanmadýn mý? Bu dakikada kendimi görmek isterdim. üstüme gelme. Akþamkinden daha kýrgýn ve yorgun bir halde uya ndýðý vakit.Kýz. kanatacak gibi dudaklarýmý ýsýrýyordum. Vallahi pencereyi açar.Babam. horoz. o kadar yorgun uyuyordun ki. Allah cezaný versin! Ýnsan babasý yerindeki adama. sen daha yatmadýn mý? dedi. o ne gürültü? Fesatçý komþular kabahati bana bulurlar. senin iþinle meþgul olmak için limana indi Hazýr olsun. kuþ. diye feryat ettim. sakýn buraya!. on defa. dargýn bir sesle: . benim babam.. Ýþte. parmaðýný ýsýrýp utancý . . onlar o haltý yedi. bu yaþtan sonra bana. Marmara'da fýrtýna var. Odama girdiðim zaman hem aðlýyor. duvarlarý vurarak. tavanlar baþýma yýkýlýyordu.Haydi. bu da muhakkak. Yola çýkacaðým gün niye beni böyle geç býraktýnýz? Müjgân. ne bileyim öyle söylediler. bu yaþtan sonra na mus ve iffetime böyle bir yüzsüz kýzýn tecavüz edeceðini zannedemezdim! Ah Yarabbi. evi yýkacaksýn.. bu muhakkak. iffetimiz sana emanet Yarabbi! diye þirret baðýrýyordu e. bana evlenmemizin bir sözden ibaret olduðunu söylemeyi bile lüzumsuz görmüþtü. Müjgân. Yarabbi? ÇALIKUÞU 425 Ulvi arkadaþlýðýmýzda o.Bu ahir zaman kýzlarýndan ýrzýmýz.. Doktorcuðum o kadar temiz hisli.. o odasýnda. çocuðum. derler ha! diye seslendi. Kalbimin daima itaat edilmek lazým gelen hareketlerinden binyle: . etrafýmda fýrýl fýrýl dönüyor.... aðlayarak kendimi kollarýna attým. Tuu utanma z. ben kadýnlýðýmý unutmamýþtým. . O. arlanmaz!. .llanýyor.Ben de babama söyledim.Aferin sana Müjgân.Kýz. Fakat diþlerim birbirine anýma yaklaþmýþtý. Sözünü bitiremiyor. hepsi mazlum.Kýz. gülmekten týkanýyordu. vallahi. Erkekl zalim. kurbaða taklitle ri yaparak birbirimizi uyutmadýk. bu ne hal? Sen benim odamda ne arýyorsun? Birdenbire gür bir kahkaha odayý sarstý: .

söz arasýnda gizlice: . Saat üçe gelmiþti. baþýný sallamak ranýyor. çýrpýn! Bak. iyi ettin.. Þehirde kýþlýk evl hazýrlanan belediye reisleri. dedi.Eniþte. Müjgân'ýn çocukla meþgul olduðunu. Feride: .iki münasebetsiz misafir geldi. Azýz Bey. hafifçe dudaklarý tireyerek düþünüyor. senin ne hazýrlýðýn var ki. ayný heyecanlý bir k ayla: . hafif bir feryatla ellerini yüzüne kapadý. daha evvel gideyim. Kâm-ran'dý. Tabii memnun oldun.Ha þöyle.Vapur geliyor amma sana hayrý yok. kendine bu kadar az ehemmiyet vermeleri kalbini kýrýyor da görünürlerde yoktu. güldüðünü gördükçe mahzun oluyor. Teyzeler: ..Peki. onlarý ikinci katýn sofasýnda karþýladýlar. dedi. .Galiba iskelede seninle vedaya gelecek. ne diyorsun? dedi. sahildeki bir aðaçlýðýn az ötesinden birdenbire bir vapur görünmüþt Feride. dedi. Beyler araba ile geldiler. bir daha onunla barýþmayacaðýný hissediyordu. bu Müjgân haini esrarýný sattý. Fakat tam bu dakikadaa. þaþkýn þaþkýn: . eliyle odayý göst .Ben.Etrafýndakiler sana tuzak kurdu.Ayýp olacak Feride. Ýhtiyar kadýn: . Sonra gülerek ona yaklaþtý. teþekkür ederim.. Baða bir telaþ düþtü. Müjgân. Müjgân. zannederim benim için.Tabii. yüreði aðzýna gelerek: . hem bað komþularýna. Kocan razý olmuyor. . sizi istiyorlar. Aziz Bey. komþu baðlarýnýn birinden haber geldi. Feride. fakat bir el bileklerinden t uttu. i? Feride. gürültü etmeyin. omzundan baþka bir yer bulamýyordu. Bahçe kapýsýnýn önüne aþçýya tesadüf ettiler. Feride. Feride'yi süzerek: . K minden çýkmýþ bazý parçalarý gösterdim. Seni fazl a mustarip etmemek için bu fedakârlýða razý oldu. . yapraklarý sararmýþ bir çardaðýn yanýndan yolu gözleyen Feride. parmaðýyla þakaðýnýn aðrýyan bir nok . bu ayrýlýk gününü böyle düþünmemiþti. Zaten. çenesin rine bakarak: . Kendisine evvela bir hasta kedi kadar ehemmiyet vermeyen teyzelerin. Gözleri dalgýn. Feride. Öðle yemeðine oturacaklarý vakit. fakat bileklerini Kâm-ran'dan kurtaramýyor. 426 Reþat Nuri Güntekin . manasýz kelimelerle teþekkür ederken sevgili çocukluk arkadaþýnýn öldüðünü. Sonra. ÇALIKUÞU 427 Müjgân'la beraber baðlarýn arasýndaki kestirme bir yoldan koþmaya baþladýlar. yüzünü kapamak istiyor. Allah gani gan t eylesin. teyzelerin .Geliyor! diye haykýrdý. nihayet kafese girdin mi Çalýkuþu? Haydi bakayým. Ben onu aldýðým gibi Kadýya gittim.Þimdi hiç gelmeyecek mi? . Kâmran'ý evden uzaklaþtýrmaya muvaffak oldum.Nasýl olur? Beni almaya gelecekler.lirse ya araba gönderirim. bu yarý annel erinin yüzüne bakmamak için baþýný önüne indirdi: . sana bir iyilik ettim. beþ dakikalýk yer. ben karýþmam! Feride. Gözlerini tekrar açtý. Müjgân'a bir sürü kýrýk. diyordu. süratle geri çekilerek. Çalýkuþu.Bir araba geliyor. heyecanlý bir kahkahayla: . Aziz Bey'le Kâmran. merhum senin defterini Kâmran'a göndermiþ. kan ter içinde kalmýþsýn? dedi. dedi.Kocan o kýzým. olsun. onun göðsünden. ben de size geliyordum.Küçükhanýmlar. teyzelerine: . Düþecekti. hem Feride'ye son bir ayrýlýk ziyafeti v rmek istemiþlerdi. çarþafýný þimdi dediler. dedi. Yeldirmeleri getirmek için ahretli kýzlar k dý.Feride. ded i. Aziz Bey. Müjgân'a . Çitlerden atl lerin içinden geçiyorlardý..Bu ne hal küçükhaným. dedi.. çýrpýn bakalým. Kadý. siz yetiþirsiniz. ya kendim gelir alýrým.

onlar hemen hemen kucak kucaða yürüyorlardý. Genç kýz eteðini kurtarmaya çalýþýrken Kâmran kesik kesik: .Þimdi tebrikler. dedi.Nasýl Çalýkuþu? Parmak kadar yumurcak. Genç kýz. ayým da hesabýmýz kesilsin. dedi. artýk kocan. yüzünün rengi ela gözlerine vuruyor. Ta uzaða. kolunu Feride'nin belinde n geçirmiþ. Kâmran. onu baþkalarýna çaldýracaðýn saat çaldý gibime geliyor. O bir defa oldu. Hepsi kalsýn.Bu gece seni. nazlanma artýk. onun bileklerini býrakmýyor: . hemen nikâhý kýyýverdi. merdivenleri inmeye baþladý. dedi.imkân yok.Halime bak Kâmran. onun yüzünü göremiyor. þimdi gelirim. uçar gibi iniyorlardý.Þeriat vekilliðine sahibim efendim. gözbebeklerinin içinde k treþiyordu. Aziz Bey: . hem gülüyor. istediðin yere kadar. yalnýz çenesini. Feride. Dar merdivende yuvarlanýr gibi. Kendi elimle müthiþ bir düðün sofra acaðým. bir dakika odama çýkayým. Benim olduðuna kalbimi inandýrmak için senin aðýr aya ihtiyacým var. Sonra. "Fena etmedin eniþt bunu istiyordum de!" dedi. anlýyor musun Çalýkuþu? Bu adam. Haydi oðlum. vücudunda bir uçuruma yuvarlananl reyiþiyle kendini býrakýyor. Feride'yi hemen kollarýnda uçurarak merdiven kapýsýna koþarken Müjgân arkalarýndan i arkadaþ að-laþa aðlaþa öpüþtüler. sen benim olasýn! inanamýyorum. Yan yana yürümek saadeti onlarý sarhoþ ediyordu. Gözlerinden yaþ geldiðini göstermemek için gürültüyle burnunu silen Aziz Bey.Gittiðime benim de piþman olmadýðýmý mý zannediyorsun? Kâmran.428 Reþat Nuri Güntekin geniþ kafalý adam. Kâmran'dân kurtaramayan genç kýzý havaya kaldýrýp öptükten sonra tekrar Kâmr ttý: ÇALIKUÞU 429 . dedi. pardon Feride Haným namýna iþte þu Kâmran B ndiriyorum. diye gülüyordu. Bu halle nasýl dýþarý gideriz? Müsaade et. . hem aðlýyordu. Kapýnýn yanýndaki küçük taþlýkta y . Feride o kadar kýzarmýþtý ki. Yolda. bizi senelerce oynatýrsýn ha! Gördün mü. deniz fýrtýnasýndan kurtardýk. yarý zorla ona bu sözleri tekrar ettirdi. kaç türlü na? Bahçeden çocuk sesleri geliyordu. el öpmeler uzun sürer. Nefes nefese bir dakika durdular. fakat yanýndaki sarý fýrtýna bana daha müthi lah yardýmcýn olsun. Karþýdan iki balýkçýnýn geldiðini görer men hiç konuþmuyorlardý. Çalýkuþu. Genç kýz. Elbet konuþacaklarýnýz vardý dar. . görüyoruz ki.kucaðýna aldý. Kâmran.Haydi Çalýkuþu. Feride'ye: . Duayý edin. Dudaklarýnda kesik. bir hatip eda lunu salladý: . se da býrakacaða benzemiyor. seven parmaklarýna sýcak gözyaþý damlalarýnýn düþtüðünü duyuyordu. saadetten bayýlýyorsun. sonra beraber döner iz. genç kýzý nefes aldýrmayacak gibi sýkýyor. að yle kaný tutuþmuþ.Ey benim kirazýmý çalan Çalýkuþu.Feride. bizim gevezeliklerimizden size fayda yok. artýk uðraþmaya takati kalmamýþ gibi baþýný Kâmran'ýn göðsüne koydu. yüzünü sakla etti: . yüzü onun bozulmuþ çarþafýndan uçan saçlarý içinde. ü m. Seni bir kere ele geçirdikten sonra tekrar býrak mam. tutuk nefesler. Kâmran. arka merdivenlerden karýný kaçýr. Çalýkuþu. biz âmini burada deriz. dudak430 Reþat Nuri Güntekin larmý okþayan. vücudunda derin ür-permelerle çýrpýnan Feride'yi zorla küçük bir çocuk gibi. Aziz Bey. avuçlarýnýn içinde parmaklarýný inci Merdivenin bir yerine Feride'nin eteði takýldý. Hâlâ ellerini. Sonra oda kapýsýný açarak muzaffer bir ahkahayla: .

kollarýnda gittikçe aðýrlaþan bu bitap genç vücudun birdenbire canlandýðýný. bir eski hülyaya gibi derin. ben Çahkuþu'nun bütün aþkýný bir baþkasýna. muhteli f saadetlerini birbirinden kýskanýyordum. kalbimi derin ümitlerle çýrpýndýrýyordu. dizleri kesiliyor. Sonra beyaz nazik þakaklarýnda ince ter damlalarýyla baþýný eðere a yavaþ bir sesle devam etti: . Beni anlýyorsun. Feride. ses gibi elde durmasýn bir Çalýkuþu'ydun. dalgýn bir nazarla Kâmran'ýn yüzüne baktý: . onu hafifçe zlarýndan tuttu: . Kâmran. Bu ot. yüzünde. donu gerdanýnýn damarlarý moranyor.herhangi bir k okuyu. kuvvetini kaybetm eyen hiçbir his yok. hayalini gözlerimden uzaklaþtýrmaya çalýþýyordum. hayatýmý kýracak. güzel kokusu için bazen mihnete de uðrar. haris bir inatla tekrar etti: Feride. beni hem utandýrýyor.Derdim bu kadarla da kalmýyordu. Kâmran. bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. yan yana bitmesinden korkulan ýþýklarý nasýl söndürürlerse ben de öyle yapýyor. Genç kýz. Çalýkuþu müebbeden öldü. aþkýmý ka ha büyümüþ buluyordum. Feride. kirpiklerinde yaþ damlalarý titreyen gözlerini kapýyordu. Feride. beni mümkün deðil anlamayacak. yalvarýrým sana. insanlar.Ziyaný yok.Kâmran. Feride. uçan rengini. uzun bir susuzluktan sonra berrak bir dereden ka na kana su içen bir kuþ gibi canlanýyor. onu parmaklarýnýn arasýnda örsel hýrpalarlar. Hatta bazen -sýrf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hýrsýyla. kýzýltýlar uçuyordu. dedi. titremeye baþlayan bu güzel dudaklarýný saklamak için benden kaçýyordun. dedi. onu daima koklarsa. Kâmran. O vakit. Hâlâ Kâmran'ýn göðsünde duran baþýný biraz arkaya atmýþ. dedi. bu gözlerin gözlerinden ayrýlmamasý için onu çenesinden t erin bir sesle: . öyle görüyorum ki er artýk beni anlayabilecek kadar ýstýrap çekmiþ ve düþünmüþ. deðil mi? Çünk erin gülmüyor. hem korkutuyordu. Beni dinle. yaramaz bir kýz çocuðu.Görüyorsun artýk. Bir dakika sonra ayrýlmýþlardý. Seni kendi kendimden. Genç adam. yolun derinliklerine dikkatle b karak gülümsü-yordu. hassas genç kýz ruhunun görünmesiy-l lmasý bir oluyordu.. unutur muyum hiç? dedi.Feride. Gülbeþeker'e verdim. mahzun düþüncelerden yorulmu ben. Kesik. . genç adamý omuzlarýndan çekti. Be nu bir Çalýkuþu hafifliði sanarak kendimi yiyip bitiriyordum. mesela bir manasýz "Sarý Çiçeði" yüzüne yaklaþtýrýr. Bunun ilacý.On sene evvel Feride'yi burada ilk gördüðü bað yoluna geldikleri vakit Kâmran. bir ha e kývrandýðýný hissetti: . gözlerinde. bu küçük Çalýkuþu göðsünün neresine saklamýþtýn?. Dünyada zamanla yýpranmayan. ýþýk gibi. dedi. ya bu lezi z. onu söyleme. bu kadar ince bir ruhu. bu kadar derin bir vefayý. baþýný daha ziyade yaklaþtýrd . Bu heyecanlý yor432 Reþat Nuri Güntekin gunluklardan öyle bitap düþmüþtü ki. eðlenen çocuk gözlerinin içinde uyanan nazik. ça u gülen. Söyle bana Feride. Feride. Fakat sen. Bizim bütün sergüzeþtlerimiz burada baþlýyor. "Bir çocuk. uyumaya hazýrlanan bir çocuk gibi. ayaðýný yere vurup yüzünü göstermemek için bir yan a çevirerek: . bir zama n sonra kokusunu daha az duymaya baþlar. belki beni görünce . Feride. benim bu manasýz gibi görünen sözlerimle eðlenmiyorsun. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem. hayatýmdan. Daðlarda ismini bilmediðim bir ot yetiþir. yüzünü ona çevirmiþti. insan. seni bu ýstýraptan derinleþmiþ gözlerin. bütün vücudu titreyerek ayaklarýnýn ucunda yükseldi. Zaman zaman ö bakýþlarýn. bütün kaný dudaklarýnda toplanmýþ boynunu uzattý.. bir dakika sustu. Sana karþý derin bir zaafým vardý.Bu bakýþta manalar var. hemen hemen yalnýz dudaklarýnýn hareketiyle: . Seni sevmeye baþladýðým vakit n baþka bir þey düþünmeyen hafif. Genç adam. demek hatýrlýyorsun? Feride hafifçe içini çekti.O dakikada ne kadar sevinmiþim. Sen. nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. Bu derin zaaf. bu hýrpalandýkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum." diyordu yatýný. öyle sözlerin vardý ki. Her sabah uyandýðým vakit. gönlünü ÇALIKUÞU 431 bu kadar derin bir vefa ile bana vakfedeceðini ümit edemiyordum.Sen burasýný belki hatýrlamazsýn. vücudunun bütün aðýrlýðýný Kâmran'ý rüya içinde. bu baþýn çevrilmemesi.

-Bbabayani: Gösteriþi ve özen-. en çok. alelade: Olaðan. azim: Bir iþteki engelleri yenme kararlýlýðý. -SON433 SÖZLÜKÇE . alarga gitmek: Açýktan gitmek. battal: Alýþýlmýþ olandan büyük. ahenk: Uyum. pek iyi. mesut. âlâ: iyi. diye hýrçýnlaþýyordu Yanlarýndaki aðacýn dalýnda bir çalýkuþu ötüyordu. bedbin: Kötümser. bahtiyar: Talihli. bakiye: Artan. alil: Hasta. âli: Yüksek. âlem: Dünya. hemen hemen.A ab u hava: Su ve hava. ar: Utanma. mutlu. ah ü zara kapýlmak: Âh çekip inlemek. babacan tavýrlý. alimallah: Allah bilir. .F. azil: Görevden alma. Öbür dünya. ne ayýp! Sen sebep oldun vallahi. aksiyon: Eylem. âkile: Akýllý kadýn. yüce. arifane: rif olana yakýþýr biçimde. arif: Çok anlayýþlý. tisi olmayan. sýradan. alâmet: Belirti. bahusus: Hele. sakat. âlâ kader il istitaata: Gücün yettiðince. geri kalan. bilgili ve sezgili kimse. ameliye: iþlem.28 Sözlükçe 434 bedbaht: Mutsuz. âbide: ibadete düþkün kadýn. insanýn öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacaðý ve sap vereceði yer. talihsiz. âcizane: Söz söyleyen bir kimsenin kendi yaptýklarýný abartmamak için kullandýðý bir nezak addetmek: Saymak (Bunu olmamýþ addetmeli). karamsar. arýz olmak: Sonradan ortaya çýkmak.Ne ayýp. Yarabbi.. hareket. ahz: Alma. arife: Bilgili. sen sebep oldun. alâka: Ýlgi. Çalýkuþu . azletmek: Görevden almak. iklim. âdeta: Sanki. iþaret. âhir: Son. âhiret: (Ahret) Dinî inanýþa göre.

talan. irilik. satýlan büyük maðaza. Desenchan-te) Hayal kýrýklýðýna uðramýþ. kaygý. gösteriþ. çýtkýrýldým.) (Metinde) Züppe. bitap: Bitkin. savaþta esir olmuþ veya odalýk diye alýnmýþ kýz. cariye: Efendisinin her istediðini yapmak zorunda bulunan. debdebe: Þatafat. -Ççapul: Yaðma. cesamet: Büyüklük. Merhaba anlamýna da kullanýlýr. yorgun. edibe: Edepli. devain Daireler. alýmlýlýk. darbýmesel: Atasözü. çuha: Tüysüz. celile: Büyük. beyit: Anlam bakýmýndan birbirine baðlý iki dizeden oluþmuþ þiir parçasý. beyhude: Boþuna.behemahal: Mutlaka. çare-i tesviye: Çözüm önerisi. destlerinden busetmek: Ellerinden öpmek. belertmek: Gözlerini. bonjur: (Fr. çehre: Yüz. eda: (Metinde) Davranýþ. delalet: Aracýlýk. . deliþmen: Þýmarýk ve delice tavýrlý. diba: Altýn ve gümüþ iþlemeli bir tür ipek kumaþ. zýpýr. Bibliotheque Rose: (Fr. ince dokunmuþ yün kumaþ. dülger: Yapýlarýn kaba aðaç iþlerini yapan kimse. buse: Öpücük. alýnýp satýlan kadýn veya kýz. cedide: Yeni. çiy: Havada buðu durumundayken akþamýn ve gecenin serinliðiyle yerde veya bitkilerde topla nan küçük su damlalarý. terbiyeli. bonmarþe: içinde her türlü giysi. düzgün: (Metinde) Kadýnlarýn yüzlerine sürdükleri bir tür krem.) Günaydýn. celpname: Mahkeme tarafýndan. cariye: Para ile alýnýp satýlan.) Pembe kitaplýk. edilene veya tanýklara gönderilen çaðrý belgesi. -Eebedî: Sonsuz. binaenaleyh: Bundan dolayý. oyuncak vb. duhul olmak: Ýçeri girmek. aký çok görünecek bir biçimde açmak. ecir: Ücret. ölümsüz. dezanþante: (Fr. Metnide "çocuk kitaplarý" anlamýnda kullanýlmýþ biçare: Çaresiz. diksiyonen Sözlük. Tasa. sima. tavýr. zavallý kimse. efkâr. cerr: Medresede okuyanlarýn üç aylarda köy köy dolaþarak imamlýk. eziyet. süs eþyasý. ceza reisi: Aðýr ceza mahkemesi baþkaný.C caiz: Uygun. Sözlükçe 435 -Ddandy: (Ýng. celbetmek: Çekmek. billahi: Tanrý'ya ant içerim. cefa: Büyük sýkýntý. fondöten. dava edene. cazibe: Çekicilik. ulu. aksine. darülmuallimat: Kýz öðretmen okulu. . cihet: Yön. bilâkis: Tersine. vaizlik iþleri için para larý.

ferahfaza: Ferah artýrýcý. eskaza: Yanlýþlýkla. -Ggaflet: Dalgýnlýk. esef: Acýma. faraza: Sözgeliþi. dikkatsizlik. güzide: . fantezisi: (Metinde) Süslü ve hayalci. üstün. vazgeçilmez. fýtri: Yaradýlýþtan olan. ganaim: Ganimetler. tatlý veya hoþ kokulu maddeler bulunan. feragat: Vazgeçme. l Sözlükçe 436 fasýla: Ara. üzüntü. ervah: Ruhlar. taþýyan. daha. henüz. ferace: Kadýnlarýn sokakta giydikleri. elan: Þimdi. -Hhacer-i esved: (Kara taþ) Kabe kapýsý yanýnda bulunan ve hacýlarýn öpmeleri hac þartlarýnda taþ. evrak: Yazýlmýþ kâðýtlar. aldýrmayarak. matematik ve biyolojiye verilen ad. ekseriya: Çoðunlukla. Ortamýn gerçekliðine uymayan. elem: Üzüntü. aðýzda kolayca eriyen bir tür eme. mektuplar. esatir Mitoloji. beden. gayrý: Artýk. aymazlýk. sýrlar. gam: Tasa. Gizler. bundan böyle. encümen: Komisyon. Tarih öncesi dönemden bugüne gelen efsaneleri inceleyen ilim. düþmanlýk. erganun: org. kimya.ehemmiyet: Önem. fen: Fizik. elzem: Çok gerekli. ferah: Gönül þenlendiren. endam: Vücut. mantoya benzer. esef buyurmak: Üzülmek. fütursuzca: Önemsemeyerek. derece. -Ffadýla: Erdem sahibi. yerinme. had: Sýnýr. ara bozma. grandiose: (Fr. yakasýz. boy pos. elhamdülillah: Allah'a þükür. kitaplar vs. fondan: Ýçinde likör. keder. gayri ihtiyari: irade dýþý. fevkalâdelik: Olaðanüstülük. garp: Batý. elâlem: Yabancýlar.) Ulu. kaza ile. ferda: Gelecek zaman. dert. kaygý. emniyet: Güven. iç rahatlýðý veren. çoðu kez etek ere kadar uzayan üst giysisi. felekiyat: (Felekiyyat) Astronomi. fenlenmek: Yaþýna göre bilmemesi gereken þeyleri öðrenmiþ olmak. erkânýharp: Kurmay subay. arkasý bol. haiz: Elinde bulunduran. flört: Kadýnla erkek arasýndaki yakýn iliþki. komite. gaile: Sýkýntý. hacet kalmamak: Gereði olmamak. yüce. fitnelik: Karýþtýrma. emrihazýn Emir kipi. düþmandan alýnan þeyler n. . esasen: Aslýnda. esrar. dert. yarýn.

himmet: Yardým. halûk: iyi huylu. zevzeklik. halis: Saf. Sözlükçe 437 harîm: Herkesin giremeyeceði yer. iblað etmek: Vardýrma. ters. sözün kýsasý. cariye. ibni (ttm): Oðul. herze: Saçma. saçma söz. gizli sebep. hengâme: Patýrtý. eriþtirme. hizmet-i vataniye: Vatan hizmeti. halketmek: Yaratmak. hüzün veren. kýrýcý ve hýrpa-layýcý. haset etmek: Kýskanmak. koruyan. hulâsa: Kýsacasý. hoyrat: Kaba. haþiye: Not. çe-kememek. hasýlý: Kýsacasý. hâre: Dalgalý ya da dalgalanýr gibi görünen parlak çizgiler. haþan: Çok yaramaz. hodkâm: Bencil. haysiyet: Onur. kayýrma. iffet: Namus. hassaten: Özellikle. hatip: Konuþmacý. hazain: Hazineler. hasut: Çok haset eden. hüzün: Gönül üzüntüsü. hatun: Kadýn. özsaygý. yine. idadi: Lise. idare-i maslahat: tþi þöyle böyle bugünlük görme. himaye: Koruma. baþtan çýkarmak. hami: Gözeten. egoist. halayýk: Kadýn köle.hakeza: Böyle. anlayþifa etmek: Yapmak. kýskanç. helâllik dilemek: Ayrýlma sýrasýnda hakkýný birbirine baðýþlamak. hiddet: Öfke. hususiyet: Özellik. harcýrah: Yolluk. hizmetçi. ayrýlýk acýsý. ihsan etmek: Baðýþlamak. . hattat: Güzel yazý yazan. ulaþtýrma. kýzgýnlýk. hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrýlma. hikmet: (Metinde) Sebep. ele avu-ca sýðmayan çocuk. hazan: Sonbahar. katýþýksýz. hazin: Dokunaklý. hülasa: Özetle. iðfal etmek: Bir kadýný aldatmak. hilaf: Aykýrý. idrak: Anlama yeteneði. karþýt. -I/Ýýtlak =etmek: Bir kocanýn karýsýný boþamasý. hâlim: Huyu yumuþak. hava tebdili: Hava deðiþimi.

istikran Kararlýlýk. bir tarafý tutma. iþret: içki. nemli. istismar. iltizam: Kayýrma. istiskal: Soðuk davranýþlarla hoþlanmadýðýný belli etme. özsaygý. irab: Düzgün konuþma ve gerçeði belirtme. ihtiyat: Sakýnma. ismet: Namus. kötülükten çekinme. imdi: Þimdi. giriþilecek iþin hayýrlý olup olmadýðýný rüyadan anlamak için a yarak uyuma. güvenilirlik. ýstýrap: Sýkýntý. izdivaç: Evlenme. bununla birlikte. tiryakilik. Sözlükçe 439 -Kkabil: Mümkün. istihkâm: Düþmana karþý savunma yapmak amacýyla düzenlenmiþ askeri yer. ihtizaz: Titreþme. kýymet. iþtirak etmek: Katýlmak. inha: Resmî bir göreve atama veya bir üst aþama için yazýlan yazý. istida: Dilekçe. irade: (Metinde) Emir. ihtiyar: (Metinde) Seçme. itibar: Saygýnlýk. dikkatli davranma. titreþim. iptila: Düþkünlük. açýklama isteme. Sözlükçe 438 ihtiyatsýz: Tedbirsiz. izbe: Basýk. sömürme. loþ. ilm: Bilim. artýk. insaniyetli: Ýnsanlýðý olan. imtizaç etmek: Uyum saðlamak. iktidar: Bir iþi yapabilme gücü. anlama. Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. ölçülü davranma. irfan: Kültür. güçlü siperler. istidad: Yetenek. istihare: Bir inanýþa göre. inkiþaf: Meydana çýkma. iktifa etmek: Yetinmek. geliþme. olabilir. istizah: Bir iþin açýk söylenmesini isteme. büyük üzüntü. bir þeye fazla düþme. kadr (kadir): Deðer. bir iþe baþlama. istif af: Günahtan. inhimak: Çok düþkünlük.ihtimam: Özen. bilme. ilanihaye: Sonsuza kadar. istintak etmek: Sorguya çekmek. ilmihal: Din kurallarýný öðretmek için yazýlmýþ kitap. kuytu yer. ikâmet: Oturma. ikmal-i nevakýs: Eksikleri tamamlama. ille velâkin: Gelgelelim. izzetinefis: Onur. iptida: Baþlangýç. .

kötek: Dayak. mahsub: Hesap edilmiþ. kesb-i þeref etmek: Þeref duymak. kameti artýrmak: Baðýrarak konuþmak. Communion) iman birliði. mahlûk: Yaratýk. fil gibi hayvanlarýn sýrtýna konan. lata: Osmanlýlar'da ilmiyenin giydiði bir tür üstlük. sayýsý belli olan. mahut: Bilinen. lakayt: ilgisiz. mahfe: Deve. yazýcý. kurum satmak: Böbürlenmek. kanaat getirmek: inanmak. kasavet: Üzüntü. Zarif görünmeye. (tm)" -* """ laden: Çamdan çýkarýlan zift gibi siyah ve kokulu zamk. . kolcubaþý: Bir þeyi korumak için bekleyen görevlilerin baþý. leziz: Lezzetli. sýkýntý. kavil: Söz. hesaba geçirilmiþ. Maarif Nezareti: Millî Eðitim Bakanlýðý. an. mabeyinci: Osmanlý Devle-ti'nde padiþahlarýn dýþarýyla olan iliþkilerine bakan. kerliferli (kelli fellf): Kýlýðý kýyafeti düzgün. atlý binek arabasý. Sözlükçe 440 -Mmaahaza: Bununla birlikte. maðmum: Tasalý. kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayýklarýn baþýnda bulunan kadýn. mahcup: Utangaç. koket: (Fr. lâkin: Ama. anlaþma. kelime-i teyyibe: (Kelime-i tayyibe) Yatýþtýrýcý hoþ söz. üzerinde oturmaya yarayan sepet. mahmurluk: Uykudan sonra duyulan aðýrlýk ve sersemlik. üzgün. oðul. mahdut: Az. aklý yatmak. kepazelik: Rezalet. buyruklarýn ilere bildiren. kâmil: Olgun. mahdum: Erkek evlât. sýkýlgan.kâinat: Evren. kibir: Büyüklük. bir çeþit eyer. dünya. levazým: Gerekli olan þeyler. sözleþme. levha: Bir yere asýlmak için yazýlmýþ yazý. krep: Çok bükümlü iplikle dokunmuþ bir çeþit ince kumaþ. gereçler. maateessüf: Ne yazýk ki. kalem odasý: Resmî kuruluþlarda yazý iþlerinin görüldüðü oda. kâtip: Sekreter. adý geçen. üzülerek söylüyorum ki. süslenmeye düþkün. mahsus: (Metinde) Bilerek. Coquette) Güzel görünmeye özen gösteren. kendini büyük görme. maarif: Millî Eðitim. komfinyon: (Fr. kamarot: Gemilerde yolcularýn iþlerine bakan görevli. bazý kiþilerin dileklerini kendisine ileten görevli. kati: Kesin. lândo: Dört tekerlekli. karþýlýklý iki oturma sýrasý bulunan. olgun ve gösteriþli. sýnýrlý. lisan-ý Fransevi: Fransýzca. ilkokullarda hoca rdýmcýsý. lâhza: Zamanýn bölünmeyecek kadar kýsa parçasý. fakat.

Sevme. meþakkat: Güçlü sýkýntý. duyularla sezilen. iðrenç. miskin: Çok uyuþuk. meziyet: Yetenek. Misere) Zavallýlýk. hoþ karþýlanan. menetmek: Yasaklamak. mizer: (Fr. meyus: Ümitsiz. menazýn Manzara. Yasanýn. meþru: Yasal. metanet: Metin olma. yoksulluk. zavallý. fen konularýyla siyasi. marifetli: Ustalýklý. muahadderat: Örtülü kadýnlar. hoþa gitmek. malûmatlý: Bilgili. geçinme. menazýr-ý tabiiye: Tabiat manzarasý. mihnet: Sýkýntý. yaradýlýþ. mihr: Sevgi. pis. manevi: Görülmeyen. meyil: Eðilim. meþk: Alýþmak ve öðrenmek için yapýlan çalýþma. melun: Kötü. meret: inatçý. makam-nezaret: Bakanlýk nezareti. dinin ve kamu vicdanýnýn doðru bulduðu. üzgün. methetmek: Övmek. ekonomik ve toplumsal konularý açýklayýcý veya yorumlayýcý niteliði olan gazete vey gi yazýsý. memalik: Ülke. .mahzun: Üzgün. mizaç: Huy. mendebur: Sümsük. mazi: Geçmiþ. mihmandar: Resmî konuklarý aðýrlamak ve onlara kýlavuzluk etmekle görevlendirilen kimse. makale: Bilim. maren: (F. zorluk. zahmet. gönül verme. muallim: Öðretmen. rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaþadýklarý yapý. malûm: Bilinen. ' makbul: Beðenilen. mecidiye: Eskiden kullanýlan ve o zamanýn 20 kuruþu deðerinde olan gümüþ sikke Sözlükçe 441 melal: Býkma. metruk: Terk edilmiþ. meþum: Uðursuz. Marin) Denizci. maiþet: Geçim. meziyetli: Yetenekli. lanetli. manastýr: Kesin kurallarý olan. muallime: Bayan öðretmen. uysal ve boynu bükük. kaba. mazbata: Tutanak. mazlum: Sessiz. eziyet. hünerli. miralay: Albay. üzüntülü. islâm kadýnlarý. sünepe. makbule geçmek: Çok beðenilmek. mâlik olmak: Sahip olmak. keþiþhane. mazari: Dilbilgisinde geniþ zaman. kötü. mecburiyet: Zorunlu olma durumu. usanma. dayanýklýlýk.

yenilenmiþ. mülazým: Teðmen. münhal vukuunda: (Metinde) Boþ kadro olduðunda. müdür-i umumi: Genel müdür. kesin olarak belirlenmiþ. yüzü. Uymaz. mukaþser: Metinde. muavin: Yardýmcý. mürüvetsiz: insanlýðý olmayan. Göçmen. müceddet: Yeni. tutucu. müptedi: Bir þeyi öðrenmeye yeni baþlayan. mürdumgiriz: Çürümüþ. Sözlükçe 442 mukadder: Yazgýda var olan. muharebe: Savaþma. muayyen: Belli. inanýlýr. kabul etmeyen. bilinmeyen þey. muteber Saygýn.muamelat: Dairelerde evrak üzerinde yapýlan iþlemler. sevimli. münhal: Boþ olan. gözü açýlmýþ anlamýnda kullanýlmýþ. yenilenmiþ. aykýrý. mutat: Alýþýlan. nýüdde i umumî: Savcý. muvaffakiyet: Baþarý. muvaffak olmak: Baþarmak. munîs: Cana yakýn. yakýþýksýz davranýþlarda bulunma. mukabele: Karþýlýk verme. mukavele: Sözleþme. bir kadýn. müebbeden: Ömür boyu. münasebet almak: Uygun düþmek. açýk bulunan. kederli. muvazene: Denge. muin: Yardým eden. baþarmaya gücü yeten. münkir: inkâr eden. muvakkat: Geçici. . mukabil: Karþýlýk. alýþýlmýþ þey. bir þeye karþýlýk olarak yapýlan. sarma. münasebetsizlik: Uygun olmayan. muamele: Davranýþ. karþýlýk. müsamaha: Hoþgörü. musaddak: Geçerli olduðu resmî yazý ile bildirilmiþ. muamma: Anlaþýlmayan. muharrir: Yazar. muvazzah: Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kimse. muktedir: Bir þeyi yapmaya. yardým eden. mükedder: Üzgün. kaçýnýlmaz. içi. özellikle. muavenet: Yardým. yardýmcý. mürebbiye: Kendisine bir çocuðun eðitimi ve bakýmý verilmiþ kadýn. münhasýran: Yalnýz. muhabbet: Sevgi. mutaassýp: Baðnaz. muhacir. çevirme. mukaddes: Kutsal. mücedded: Yeni. muhasara: Kuþatma. yerinde. mutasarrýf: Tanzimattan sonra idare bölümlerinde vilayetle kaza arasýndaki bölümün idare am . muvafýk: Uygun. Metinde içi geçmiþ anlamýnda kullanýlmýþ. münasip: Uygun. mugayir. iki ordu arasýndaki savaþ. saygýsýzlýk yapma.

müstacel: Çabuk yapýlmasý gereken. müstahak: Bir kimsenin layýk olduðu ödül veya ceza. müstakim: Temiz, doðru, namuslu. müstebit Zorba, despot. Sözlükçe 443

müsterih olmak: tçi rahat etmek. müsvedde: Yazý taslaðý, karalama. müþkül mevki: Zor durum. müþkül: Zor. mütalaa: Okuma, ders çalýþma, etüt. mütalaahane: Okuma odasý. müteessir: Üzüntülü. müteferrika senetleri: Çeþitli küçük harcamalarýn para senetleri. mütehayyir: Þaþkýn, þaþýrmýþ olan. mütekaid: Emekli. mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak. müyesser: Kolaylýkla ortaya çýkan, kolaylýkla elde edilen. müzahrafat: (Müzahrefat) Parlak boyalar ve süsler. müzakere etmek: (Metinde) Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakere etmek: Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakkere: (Müzekkere) Bir iþ hakkýnda üst makama sunulan yazý. müzmin: Uzun süreli.

-Nnadide: Az görülür, deðerli. nadir: Seyrek, az. nafîa: Bayýndýrlýk. nafile: Yararsýz, boþa giden. nalça: 1) Ayakkabýlar çabuk eskimesin diye altýna çakýlan demir. 2) Katýr, eþek, sýðýr gibi týrnaklarý altýna çakýlan demir parçasý. namünasip: Uygun olmayan. nan: Ekmek. nasihat: Öðüt. nazýn Bakan. nedamet: Piþmanlýk. nefer: Asker. nekahat: Hastalýk sonrasý saðlýklý duruma geçme dönemi. nekin Bilmezlik. neþretmek: Yaymak. netice itibarýyla: Sonuç olarak. netice: Sonuç. nev'i: (Nevi) Çeþit, cins, tür. nihayetinde: Sonunda. nimet: Yiyecek içecek, özellikle ekmek. nimetþinas: Ýyilik bilir. nispet: (Metinde) Kýyaslama. nispet: (Metinde) Oran, kýyaslama. Sözlükçe 444

nizam: Düzen. numune: Örnek. - P - parloir: (Fr.) Dýþarýdan gelenlerle konuþma odasý. payzen: Ayaðýna pranga vurulmuþ. pederane: Baba gibi. peyda olmak: Ortaya çýkmak. podösü et: Yumuþak, prezante etmek: Tanýtm k. pusetmek: Öpmek. puþide: Örtü. rastýk: Kadýnlarýn kaþlarýný veya saçlanný boyamak için sürdükleri siyah bya. raþe: Titreyiþ. rehavet: Vücutta görülen gevþeklik, aðýrlýk, tembellik. rezzak-ý âlem: Bütün yaratýklarýn rýzkýný veren. riayet etmek: Uymak. rikkat: Ýncelik, yufkalýk. riyaset âlisi: Yüksek baþkanlýðýriyaset: Baþkanlýk. riyaziyat: (Riyazziyat) Matematik. nzk: Yiyecek, içecek þey, nimet.

römark: (Fr. Remarque) Dikkate alma. (Metinde: Tespit, dikkat çekme anlamýnda kullanýlmýþ.) ruhani: Ruhla ilgili. rüþtiye: Ortaokul. -Ssadakar Düz dokunmuþ açýk saman renginde bir tür ipek kumaþ. saffet: Saflýk. sahih: Gerçek, hakiki. sair. Baþka, öteki, diðer. saliha: (Metinde) Din buyruklarýna uygun davranan. salisen: Üçüncü olarak. sallapati: Düþünmeden, saygýsýzca, kaba saba, patavatsýzca. sefaret: Elçilik. sekerat: Can çekiþirken kendinden geçme. selametlemek: Yolcuyu, konuðu uðurlamak. serasker kapýsý: Seraskerin resmî görev yeri. serasker: Sadrazamlýk göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlý ordusunun komutanlýðýný yapan ve aný. sýraca: Deride ve daha çok Sözlükçe 445

boyunda görülen deðiþiklik, lenf düðümlenmelerinin þiþkinliðiyle beliren bir tüberküloz tür sirayet: Yayýlma. sitem: Bir kimseye, yaptýðý hareketin veya söylediði bir sözün üzüntü, alýnganlýk, kýrgýnlý ndýrdýðýný öfkelenmeden belirtme. soeun (Fr.) Kýz kardeþ, rahibe. Metinde "Ma sor" sözcüðü ayný zamanda "rahibe" olan öðretme ir hitap þekli olarak geçiyor. souvenir d'amour: (Fr.) Aþk hatýrasý. souvenir: (Fr.) Hatýra. spleen: (tng.) Terslik, huysuzluk, kin. sülüs: Bir çeþit yazý. süperiyor: (Fr. Superieur) Üst. Manastýr, dinsel kurum vs. baþkaný. sürme: Kirpik diplerine sürülen siyah boya. -þþahadetname: Diploma. þayan: Uygun, yaraþýr. þefkat: Acýyarak ve koruyarak sevme.

þekerrenk: Ýki kiþi arasýndaki dostluk, arkadaþlýk iliþkisinin bozuk olduðunu belirtmek içi nýlýr.

þenaat: Kötülük, fenalýk. þer'iye: Þeriat kurallarýna uygun. þeriat: Dinî temellere dayanan Müslümanlýk kanunlarý. þevk: istek, heves. þifa: Hastalýktan kurtulma. þifahi: Sözlü, sözle. þimendifer: Demiryolu. þirret: Geçimsiz, huysuz, edepsiz, kavga çýkartmaktan hoþlanan. -Ttaalluk etmek: Ýlgili bulunmak, ilgilendirmek. taarruz: Saldýrý. tabiat: (Metinde) Huy. tabiatýyle: Doðaldýr ki. tabiî: Doðal. tabiiye: Tabiat bilgisi. taciz etmek: Sýkýntý vermek, can sýkmak. tafsilât: Ayrýntýlar. tahammül etmek: Dayanmak, katlanmak. tahammül: Kötü, güç durumlara katlanma, karþý koyabilme gücü. Sözlükçe 446

tahassür: Özlem, kavuþmak istenen þey veya kimse için üzülme. tahayyül: Hayalde canlandýrma. tahkikat: Araþtýrma. tahkir: Horlama, alçaltma. tahrirat: Resmî bir dairede yazýlan yazýlar. tahrirî: Yazýlý. tahsisat: Ödenek. takbil: Öpme. taksim: (Mat.) Bölme. talika: Dört tekerlekli, üstü kapalý, bir tür yaylý at arabasý. talkýn: (Telkin) Ölü gömüldükten sonra imamýn mezar baþýnda söylediði dinî sözler. tamim: Genelge. tasavvur etmek: Düþünmek, gözönüne getirmek, hayal etmek. tashih etmek: Düzeltmek. tasrif etmek: Dilbilgisinde bir fiilin çekimi. tavsiye: Öðüt, yol gösterme. tazmin etmek: Zararý ödemek. tecdit: Yenileme. tedris: Öðretim. tedrisat-ý iptidaiye: ilköðretim. teessür: Üzüntü. tefrik: Ayýrma, ayýrt etmek. tefriþ: Bir yeri gerekli eþya ile döþeme. tefsir. Yorumlama. tekaüt: Emeldi. tekdirat: Azarlama. tekellüf: Güçlüðe katlanma. teklifsiz: Resmî veya çekingen davranmama. tekmil: Bütün, tüm. telaffuz etme: Söyleme. tembih: Uyarma. temenna etmek: Eli baþa götürerek selâmlamak. temin: Saðlama, elde etme.

ulûm: ilimler. dinlenmek için verilen ara. heyecan gibi duygularý yatýþtýrmaya. teres: Pezevenk. tezevvüç etmek: Evlenmek. bahane. katlanmak. düzeyine aykýrý düþen bir þeyi kabul etmek. vakan Aðýrbaþlýlýk.temrin: Alýþtýrma. ulum-i diniye: Din bilgisi. teþrif etmek: Bir yere gelerek orayý onurlandýrmak. tetkik etmek: incelemek. vukuf: Bilgi. yan Sevgili. teneffüs: Temiz hava. sevide durma. varak-ý mýhr-i vefa: Sevgi. tercüme-i hal: Özgeçmiþ. hakikatsiz. vasýl olmak: Ulaþmak. vaveyla: Çýðlýk. yakýnlýk duyma. tereddüt: Kararsýzlýk. teskin etmek: Acý. vesile: Sebep. biyografi. teveccüh: Güleryüz gösterme. býrakmak. tevekkül: Kadere boyun eðmek. veranda: Camlý taraça. varmak. velev: Kaldý ki. vakur: Aðýrbaþlý. bilimler. yaþmak: Eskiden kadýnlarýn ferace ile birlikte kullandýklarý. usu l: Yöntem. tevdi etmek: Vermek. öfke. usul-i cedit: Yeni yöntem. tevazu: Alçakgönüllülük. Sözlükçe 447 teþvik etmek: Ýsteklendirmek. yadigâr: Bir kimseyi ya da bir olayý hatýrlatan nesne ya da kiþi. tevil etmek: Söz veya davranýþa baþka bir anlam vermek. hatta. ulvî: Yüce. vehim: Kuruntu. vekâlet: Birinin yerine bakmak. Vieux'deri) Yaþlý iþi. -Uulema: Bilginler. usuletle: Usulüyle. vefa: Sevgide sebat. virane: Yýkýlmýþ veya harap olmuþ yapýlardan geriye kalan yýkýntý. -Yyadellen Baba evinden uzak yerler. viöjö: (Fr. vâkýf olmak: Bilmek. öðrenmek. görevini üstlenmek. dindirmeye çalýþmak. vakfetmek: Adamak. gurbet. vâkýf: Bilen.V vaftiz: Hýristiyan dininde bir kutsal iþlem. sevgi baðlýlýðý. vefasýz: Sevgisi çabuk geçen. . tenezzül etmek: Kendi durumuna. özendirmek. baðlýlýk evraký. tesadüf etmek: Rastlamak. onurlu. gözleri açýkta býrakan ince y Sözlükçe 448 .

zillet: Hor görülme. dayanamama. . zýb: Süs. zayi etmek: Kaybetmek.yazýhane: Yazý masasý. zabit: Subay.) Çarpma. zevce: Erkeðin nikâhlandýðý kadýn. yortu: Hýristiyan bayramý. ziynet: Süs. . kiþi. eþ. alçalma. zikretmek: Söylemek. ziyade: Çok. zat: Kimse.Z .zaaf: Düþkünlük. umutsuzluktan doðan karamsarlýk. yegâne: Tek. daha çok. yeis: Üzüntü. zarp: (Mat. zemzem: Müslümanlarca kutsal sayýlan su. zaruri: Zorunlu. ziya: Iþýk. zerzevat: Sebze.