P. 1
Çalı Kuşu

Çalı Kuşu

|Views: 81|Likes:
Yayınlayan: Reactor4

More info:

Published by: Reactor4 on Jan 18, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as TXT, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/18/2012

pdf

text

original

BÝRÝNCÝ KISIM B.

Eylül l Arkadaþlar aslýn bir e kitap yapmak okadar da zor deðil mesela birazdan size yollayacaðým ravenloft adlý roman yaklasýk olarak 400 sayfa bunu tarayýp word formatýna döndürmek 2 saat gibi bir zaman alýyor bu zamaný da yanýn oyacaðýnýz bir 37 ekran tv yada cd roma takacaðýnýz bir audio cd dinler ken okadar hýzlý ge i göz açýp kapayýncaya kadar kitabý taramýþ ve word e aktarmýþ oluyorsunuz tabi bu arada scaner ýnýzýn çook büyük bir önemi war benim elime hiç umulmadýk bir anda ge 310p markalý scanner ýn tarama hýzý 20 saniye 300 dpi gri tonda þuana kadar gördüðüm en hýz diðer modelleri pek bilmiyorum ama araþtýrmaþlarým 40 saniye ile 2 dakika arasýnda deðiþen er wern scanner larýn türkiyede çook olduðu... tabi çok hýzlý scannerlarýn olduðunu nette o esala epson nun enson modeli 9 saniye gibi inanýlmaz bir hýzda taraama yapýyormuþ ama de diðim gibi bunu kullanmadan yorum yapmak çook zor ..

DÖRDÜNCÜ sýnýftaydým. Yaþým on iki kadar olmalý. Fransýzca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün ifesi vermiþti. "Hayattaki ilk hatýralarýnýzý yazmaya çalýþýn. Bakalým neler bulacaksýnýz? bir hayat temini olur," demiþti. Hiç unutmam; yaramazlýðýmdan, gevezeliðimden býkan öðretmenler, o sýnýfta beni arkadaþlarým köþede tek kiþilik bir küçük sýraya oturtmuþlardý. Müdirenin söylediðine göre, ders esnasýnda komþularýmý lakýrdýya tutmamayý, uslu uslu muall yi öðreninceye kadar orada bir sürgün hayatý geçirmeye mahkûmdum. Bir yanýmda kocaman bir tahta direk vardýr. Ne yapýlsa sýnýftan çýkarýlmasýna imkân olmayan a çakýmýn ucuyla ötesine beý isine açtýðým yaracýklara stoik bir vakarla tahammül eden sess aþlý ve upuzun bir komþu. Öte yanýmda manastýr terbiyesinin istediði serin ve maðrur loþluðu temin için yapýlmýþa ben njurlarý hiç açýlmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keþif yapmýþtým. Göðsümü s mi biraz yukarý kaldýrdýðým vakit panjurlarýn arasýndan gökyüzünün bir parçasýyla bir büyük rasýndan tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklýðý görünürdü Doðrusunu söylemek lâzým gelirse, manzara hiç de zengin deðildi. Pencere her zaman kapalý d r, balkon parmaklýðýna hemen daima bir ufak çocuk þiltesi ile yorgan asýlýrdý. Fakat ben, bu kadarýndan da memnundum. Ders esnasýnda ellerim çenemin altýnda kilitli, sor hocalarýma çok ruhani görünmesi gereken r vaziyette gözlerimi 8 Reþat Nuri Güntekin

göðe -panjur aralýklarýndan görünen hakiki gökyüzüne- uydurduðum zaman, onlar bunu bir usla sanarak sevinirlerdi. Ben de onlarý atlatarak bizden gizlemeye çalýþtýklarý hayatý seyrediy uþum gibi bir þey, bir atlatma ve intikam zevki duyardým. Sor Aleksi, izahatýný bitirdikten sonra bizi çalýþmaya býrakmýþtý. Ön sýralarý süsleyen aðýrbaþlý sýnýf birincileri hemen iþe koyulmuþlardý. Yanlarýnda olmadý zlarý üzerinden okumuþ gibi biliyordum: "Ýlk hatýraný, sevgili anneciðimin küçük karyolamýn altýn sarýsý baþý, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir," tarzýnda þairane bir . Hakikatte annecikler altýn sarýsý ve gök mavisinden baþka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kýzlarýn kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet , bizim için bir usuldü. Bana gelince, ben bambaþka bir çocuktum. Çok küçük yaþta kaybettiðim annemden aklýmda pek f r þey kalmamýþtý. Fakat herhalde altýn saçlý ve mavi gözlü olmadýðý muhakkaktý. Böyle olunc bana onu asýl çehresinden baþka bir çehre ile düþündürmeye ve sevdirmeye muktedir deðildi. Beni bir düþüncedir almýþtý. Ne yazacaktým? Duvardaki boyalý Meryem tablosunun altýna asýlm at durmadan yürüdüðü halde ben, hâlâ yerimde sayýyordum. Basýmdaki kurdeleyi çözdüm, saçlar n üzerine indirmeye baþladým. Bir elimle de kalemimi aðzýma sokuyor, ýsýra ýsýra diþlerimin dürüyordum. Filozoflarýn, þairlerin, yazý yazarken burunlarýný kaþýmak, çenelerinin derilerini çekiþtir garip garip huylan

ÇALIKUÞU vardýr ya... Kalemi ýsýrmak ve saçlarýmý gözlerimin üstüne daðýtmak da benim düþüncelere da

Bereket versin benim düþünce saatlerim çok nadirdir. Çünkü o takdirde hayatým -masallardaki çarþamba karýsý ve ocak anasýnýn hayatý gibi- karmakarýþýk bir saç kümesi içinde geçecekti Aradan seneler geçti. Yabancý bir þehirde, yabancý bir otel odasýnda, sýrf bitip tükenmeyec gibi görünen bir gecenin yalnýzlýðýna karþý koymak için hatýralarýmý yazmaya baþladýðým bu ayný küçük çocuk tavrýyla saçlarýmý çekiþtiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uðraþýyor. Bunun sebebine gelince, öyle sanýyorum ki, ben etrafýndaki hayata pek fazla kendini ka pýp koyveren, hafif ve dikkatsiz bir çocuktum. Besbelli sýký zamanlarda kendi kendimle, kendi fikirlerimle yalnýz kalmak için gözlerimle dünya arasýnda, bu saçlardan bir perde koy aya çalýþýyordum. Kalem sapýný kebap þiþi gibi diþlerimin arasýnda çevirmeye gelince, onun hikmetini doðrusu m de pek anlamadým. Bütün bildiðim, dudaklarýmdan mor mürekkep lekelerinin eksik olmadýðý v enç kýz hali alýr gibi olduðum bir yaþta, beni bir gün mektepte ziyarete gelen birisinin ka adeta býyýk çekmiþ gibi çýkarak yerin dibine geçtiðimdir. O gün, bütün düþüncelerime raðmen, ancak þu kadarcýk bir þey yazabildiðimi hatýrlýyorum: "Ben, galiba balýklar gibi bir göl içinde doðdum. Annemi hatýrlamýyor deðilim... Babamý, da erimiz Hüseyin i... Beni bir gün sokakta koþturan bodur bir kara köpeði... Bir gün, dolu bi sepetten gizlice üzüm çalarken parmaðýmý sokan arýyý... Gözüm aðrýdýðý vakit içine damlatý yin'le beraber istanbul'a geliþimizi... Evet, bunlara ben10 Reþat Nuri Güntekin

zer daha birçok þey aklýmdan geçiyor... Fakat bunlarýn hiçbiri ilk hatýra deðil... Sevdiðim , büyük yapraklar arasýnda çýrýlçýplak çabalayýþým kadar eski deðil... Deniz kadar uçsuz bu e büyük büyük yapraklar, dört bir tarafýnda aðaçlar varsa; bu göl nasýl deniz kadar büyük o iniz... Vallahi yalan söylemiyorum ve ona sizin kadar ben de þaþýyorum.. Fakat bu böyle; n e yapalým? Vazifem sýnýfta okunduðu zaman, bütün arkadaþlarým bana dönerek kahkahayla gülmüþler ve zav si onlarý yatýþtýrýp teskin etmek için hayli sýkýntý çekmiþti. * Garibi þu ki, Sor Aleksi, siyah elbisesinin içinde filiz gibi boyu, bembeyaz koleret 'i ile alnýna kaldýrýlmýþ bir saraylý yaþmaðýna benzeyen baþlýðý arasýnda sivilceli kansýz la þimdi karþýmda belirse ve bana tekrar o suali sorsa, galiba ayný cevaptan baþkasýný bula acaðým; yine balýk gibi göl içinde doðduðumu söylemeye baþlayacaðým. Sonralarý öteden beriden öðrendiðime göre bu göl, Musul taraflarýnda, adýný bir türlü aklým yaný baþýndadýr ve benim uçsuz bucaksýz denizim bir aðaç kümesi arasýnda, kuru bir ýrmaktan avuç sudan baþka bir þey deðildir. Babam; o zaman Musul'daymýþ. Ben, iki buçuk yaþýnda kadarmýþým. Yaz o kadar þiddetli olmuþ barýnmak kabil olmamýþ; babam, annemle beni bu köye getirmeye mecbur kalmýþ. Kendisi her s bah atla Musul'a iner, akþamlarý güneþ battýktan sonra dönermiþ. Annem hastaymýþ. Beni bile gözü görmeyecek kadar hasta.

ÇALIKUÞU H Bir zaman pek sefil olmuþum... Aylarca hizmetçi odalarýnda sürünmüþüm. Sonra köylerden biri ma diye kimsesiz bir Arap kadýný bulmuþlar... Fatma, yeni ölmüþ çocuðundan boþ kalan memesi albini bana vermiþ... Ýlk senelerde bir çöl çocuðu gibi büyümüþüm... Fatma, beni bohça gibi sýrtýna baðlar, kýzgý ma aðaçlarýnýn tepesine çýkartýrmýþ. iþte o sýralarda yukarýda söylediðim köye gelmiþim. Fatma, beni her sabah yiyeceðimizle ber bu aðaçlýða getirir, çýrýlçýplak suya sokarmýþ... Akþama kadar alt alta, üst üste boðuþur, z... Sonra uykumuz geldiði vakit, kumlan kümeleyerek yastýk yapar, vücutlarýmýz suda, baþla a kucak kucaða, yanak yanaða uyurmuþuz... Ben, bu su âlemine o kadar alýþmýþým ki, tekrar Musul'a döndüðüm vakit denizden çýkmýþ balý uk ederek çýrpýnýr, fýrsat buldukça üzerimdeki elbiseleri atarak çýrýlçýplak sokaða koþarmý Fatma'nýn burnunda, yanaklarýnda, bileklerinde, dövmeden süsler vardý. Bunlara o kadar alýþ , dövmesi olmayan yüzler bana adeta çirkin görünüyordu. Benim ilk büyük matemim, Fatma'dan uþtu. Döne dolaþa Kerbe-la'ya gelmiþtik. Dört yaþýmdaydým. Aþaðý yukarý her þeyi hatýrlayac a iyi bir kýsmet çýkmýþtý. Dadýmýn gelin olduðu, köþeye oturduðu gün, bugünkü gibi gözümün meli olduðu için bana dünya güzeli gibi görünen kadýnlarla dolu bir evde beni kucaktan kuca zdiriyorlar, sonra Fatma'nýn yanýna oturtuyorlardý.

Sonra, ortaya konan siniler üzerinde avuçla kapýþ kapýþ yemek yediðimizi hatýrlýyorum. Niha yorgunluðundan ve zilli teflerle testi biçiminde dümbeleklerin verdiði sersemlikten, yin e erkenden dadýmýn dizinde uyuyakaldým. Oðlu Hüseyin'i Kerbela'da þehit ettikleri zaman Fatma anamýz sað mýydý, bilmiyorum. Fakat k aðýz, o kara güne 12 Reþat Nuri Güntekin

yetiþtiyse kopardýðý vaveyla, benim düðün gecesi sabahý evde kendimi yabancý bir kadýnýn ko uðum zaman kopardýðým vaveylanýn yanýnda hiç kalýrdý. Hasýlý, Kerbela Kerbela olalý zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiþtir. Baðýrmaktan günlerce büyük adam gibi, açlýk grevi yaptým. Dadýmýn acýsýný aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, t esnasýnda attan düþerek sakat kalmýþ bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almýþtý in, deliþmen bir adamdý. Beni çabucak sevmiþti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasýzlýk a onun sevgisine mukabele edivermiþtim. Gerçi Fatma ile olduðu gibi beraber yatmýyorduk, fakat sabahleyin horozlarla beraber gözlerimi açtýðým dakikada soluðu onun odasýnda alýr, iner gibi göðsüne oturarak parmaðýmla gözkapaklarýný açardým. Fatma'nýn bahçesine, kýrlarýna bedel; Hüseyin, beni kýþlaya asker içine alýþtýrmýþtý. Bu uz oyun icat etmekteki maharetini ben, baþka kimsede görmedim. Asýl güzeli, bunlarýn çoðunun alý, heyecanlý þeyler olmasýydý. Mesela beni lastik top gibi havaya fýrlatýp tutar, yahut k aðýnýn üstüne oturtup ayaklarýmdan tutarak sýçratýr, fýrýl fýrýl çevirirdi. Saçlarým karýþm ktan duyduðum zevki ondan sonra hiçbir þeyde bulamadým. Bazen kaza da olmaz deðildi. Fakat Hüseyin'le aramýzda sýký bir mukavele vardý. Oyunda caný anarsa aðlamayacak, onu kimseye þikâyet etmeyecektim. Bu, benim doðruluðumdan ziyade; onun bir daha benimle oynamamasýndan korktuðum için büyük bir adam gibi sýr saklamaya alýþmýþ o . Çocukluðumda bana hoyrat derlerdi. Galiba haklarý da vardý. Kiminle oynarsam canýný yakar baðýrtýrdým. Bu huy, herhalde Hüseyin'le oynadýðým oyunlardan kalma bir þey olacak.

ÇALIKUÞU 13 Nasýl ki, kendi caným yandýðý zaman da pek ah ü zara kapýlmadan felaketi güleryüzle karþýla adigârýdýr. Hüseyin, bazen de kýþlada Anadolulu neferlere saz çaldýrýr, beni yine testi gibi tepesinin e yerleþtirip garip oyunlar oynardý. Bir zamanlar da onunla at hýrsýzlýðýna alýþmýþtýk. Babam evde olmadýðý zaman Hüseyin, ahýrd oturtarak saatlerce kýrlarda dolaþtýrýrdý. Fakat eðlencemiz uzun sürmedi. Pek günahýna gir ama, galiba aþçý kadýn tarafýndan babama gammazlandýk ve zavallý Hüseyin, ondan iki tokat ten sonra bir daha ata yanaþmaya cesaret edemedi. Halis muhabbet; kavgasýz, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin'le günde en aþaðý beþ nö rdik. Bir tuhaf surat asma tarzým vardý. Odanýn bir köþesinde yere çomelir, yüzümü duvara çevirir n üç, beþ dakika beni bu halde býraktýktan sonra halime acýyarak birdenbire belimden kavrar baðýrla baðýrta havaya kaldýrýrdý. Bir nöbet de kucaðýnda titizlik ettikten sonra nihayet neferi çenesinden öpmeye razý olurdu ve barýþýrdýk. Hüseyin'le arkadaþlýðýmýz iki sene sürdü. Fakat o zamanýn seneleri þimdikilere benzemezdi. zun, o kadar uzundu ki... Çocukluk hatýralarýmý anlatýrken hep Fatma'dan, Hüseyin'den bahsediþim biraz ayýp düþmüyor Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaþýsýydý. Annemle evlendiði sene Diyarbakýr'a ermiþler, gidiþ o gidiþ. Artýk bir daha Ýstanbul'a dönmemiþ. Diyarbakýr'dan Musul'a, Musul' anýkýn'a, oradan Baðdat'a, Kerbela'ya geçmiþ... Bir yerde üst üste iki sene kalmamýþ. Reþat Nuri Güntekin 14 ,;*s

Fakat annem: . Tablo. Fakat bu seyahati Hüseyin'den baþka kiminle yapsam muhakkak bu kadar mesut zdým.. Fakat annemi aya ce sevinçle konuþtuðunu. * Beni istanbul'a neferimiz Hüseyin getirdi.Benim hiçbir þeyim yok. biraz arkada. iba biraz da büyükannem ve teyzelerimle karþýlaþmaktan çekinmiþ. dermiþ. cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaþtýðýmý biliyorum. Herhalde Türkçe konuþuyor olmalýydýlar ki ne söyledikle . Fakat mümkün mü? Daha uykuya dal dakika olmadan uyandýrýr ve Kalender'deki yalýmýzda. Sonra. civarýndaki koruda veyahut Boðaz'ýn s rýnda geçmiþ bir uzun rüyayý anlatýrmýþ. H . Yavaþ yavaþ bir þey konuþuyorlardý. Bir gün yine bu vaziyette balýklarý seyretmekle meþguldüm. Akþamüstü k. dudaklarýnda bir kan lekesiyle ölü bulmuþlar! Altý yaþýnda bir çocuðun epeyce þeylere aklý ermesi lâzým gelir. Birkaç uyku dakikasýna bu kadar uzun rüyalarý sýðd rleri herhalde çok. Fakat zavallýnýn bütün evlilik hayatý. Bu. deniz kenarlarýnda. Bu manzara.. zanarak baþýmý suya sarkýtýyordum. mabeyincilerin konaklarýna giderek aðlayýp sýzlýyormuþ.. Neye uðradýðýmý anlamaya meydan kalmadan teyzelerim beni kucaklar k yukarý götürdüler. Hele babamla evlendiði seneden kalma bir fotoðrafý vardýr ki be nim modelim gibidir.... annemi biraz canlandýrýr gibi olmuþtu. Hüseyin'se namaz kýlar gibi yanýnda diz çökmüþtü. çöllerin ateþine dayanacak bir vücutta deðilmiþ. Nihayet annemin hastalýðý artýnca babam.. çok göreceði gelmiþ olmasý lâzým gelmez mi? Büyükannem serasker kapýsýna.Annemi bana benzetirler. bu havuzun kenarýnda kollarý omuz baþlarýnda ak bir çocuk heykeli vardý. omuzlarýndan hiç eksik etmediði siyah atkýsýyla.Seni hiç olmazsa bir mevsim için. Yalýmýzýn arkasýndaki korulukta bir taþ havuz. hiç olmazsa onu istanbul'a götürmek için bir ay iz temiþ ve cevap beklemeden yola çýkmýþ. bizim bir arada geçirdiðimiz son gün oldu. Kendisini zorla ayýrýrlar diye korkuyormuþ.. bir yandan öpüp bir yandan azarlayarak üstümü deðiþtirdiler. Bulunduðumuz ev kalabalýktý.. sert bir asker hatýrasý býrakmýþtýr. Sonra a bir hastalýðý da varmýþ. Misafir olduðumuz evde b eni yataðýna oturtarak ÇALIKUÞU 15 saçlarýmý tarýyor. Annemi ertesi gün açýk bir sandýðýn kenarýnd aþýr bohçasýnýn üstüne düþmüþ.. bu hastalýðý saklamaya ça sýn.. bana sakat bi gibi görünmüþtü. O biçare de ihtiyar. bugünkü gibi gözümün önün .. yeni yürüyen bir çocuk gibi onu bileklerinden tutarak aðladýðýný h . Havuzun yeþilimsi sularýnýn kýzýl yapraklarla örtülü olmasýna göre mevsim yapraklarý seyrederken altlarýnda birkaç kýrmýzý balýðýn dolaþtýðýný gördüm ve büyükannemi ntari ve yeni potinlerimle havuzun içinde yürüyüverdim.Þartýmýzda bu var mýydý? istanbul'a beraber dönmeyecek miydik? diye adeta çýkýþýrmýþ. Fakat buna mukabil beni ara göndermeyi bir vazife bilmiþ. . Birçok günler büyük bir bahçede çocuklarla boðuþtuðumu. Beyrut'ta denize kavuþmak. Çok zayýfmýþ. daðlarýn sert havasýna. istanbul'u göreceði geldiðini babamdan saklarmýþ. er sokaklarda. ellerimin kirli. Biraz yorgunluk. sýhhatçe hiç bana benzememiþ. sandýðýndan yeni elbiseler çýkararak süslendi. yüzükoyun. Lüks bir vapurda kýlýksýz bir Arap neferinin ku caðýnda bir minimini kýz çocuðu.. Ýki gün evvel biraz hava deðiþti de ondan ol um. iki ay için annene göndereyim. nedense hiçbir iþtim. gibi þeyler söylermiþ. fakat rmalar bir türlü netice vermiyormuþ. Babam.. güneþ ve rutubetten kararmýþ rengiyle. 16 Reþat Nuri Güntekin ilk geldiðim günlerde bu kýrýk heykel. geçer. Annemi yabancý bir toprakta býraktýktan sonra.. istanbul'a dönmek babamýn içine sinmemiþ. bende biraz vahþi tabiatlý. Fakat zavallý kadýn. düðmelerimin kopuk olmasýna aldýrmadan baþýný göðsüme k Bir gün büsbütün ayaða da kalktý. Etrafta bir çýðlýk koptu.... günden güne büyüyen bir kýz çocuðunu kýþlada linde terbiye etme imkânsýzlýðýný da düþünmüþ olacak. Bitip olculuklara. Sonra tabii.. Fakat ben. Bu çýðlýk ve telaþtan gözüm yýldýðý için artýk havuza girmeye cesaret edemiyor.. vapurda birçok kimseye kimbilir ne sefil ve cý görünmüþtür. bir bahçe iskemlesine otur uþ. babamý çok sevi-yormuþ. Seni kim bilir ne kadar göreceði gelmiþtir. Mahfeler içinde çölü geçiþimiz bugünkü gibi hatýrýmdadýr.

kayýkhaneden havuzun iki karýþ suyuna kadar her yeri arayýp Çalýkuþu . Çocuklarýn bazen yaþlarýnýn çok üstünde garip seziþleri vardýr. ben diye getirdikleri akraba çocuklarýna saldýrarak canlarýný yakýyordum. onun uyuduðuna kanaat getirdikten sonra yavaþça karyolamdan indim. Ayrýlýk gününün faciasýný hâlâ hatýrlar ve gülerim. bütün yalvarmalarýma raðm alarak büyükanneme teslim edeceðinden emindim Zaten bütün istediðim. büyükannemin karyolasýna bitiþik küçük karyo- ÇALIKUÞU 17 lamda birdenbire gözlerimi açtým. Aylarca her sabah küçük bir kova ile onla luyor.. Fakat seslerinden..2 18 Reþat Nuri Güntekin taramýþlar. O geceki münasebetsizliðim yakýn zamanlara kadar aile içinde söylenmiþtir. Baþka çocuklar gibi karanlýk ve yalnýzlýkta dým. ye kelimelerle "Hüseyin pis. Dünyayý hiçe sayýyormuþum gibi kahkahalar türlü gevezelik ve delilikler yaparým. Bitiþik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkýtmýþlar. Ne zaman derin bir üzüntüye kapýlsam gözlerim parlar. Hüseyin çirkin. tavý e hareketlerim neþelenir. uzun býyýklarýný dizgi çekmek ve bir süre baðýrtmak lâzým gelirdi. ayaklarýmýn ucuna basarak odadan çýktým. Bende daima bunun aksi olmuþtur. Yabancýlar tarafýndan ayýplanacak bir vefasýzlýkla Hüseyin'i çabucak yakadan silkip atmýþtý lmiyorum ama. Bir za ayanarak büyükanneme baktýktan. Uykumu almýþtým. Bir mýný katýrboncuklarýyla karýþtýrarak ipliðe dizdim. bahçenin ta öbür ucundaki bahçývan kulübesinde yatardý. hareketsiz ve sessiz bir insan diy aha açýkçasý bir miskin þeklinde tasvir ederler. Ööö. Sur dilencilerinden öðrendiðim dualarla büyükannemin. son bir gecemi daha onun koynunda geçirmekten ibaretti... Fakat bu gece ben. muhteþem bir yamyam kolyesi þeklinde bo tým.F..mýyordum. Zaten Arabistan'dayken de sabahlarý onu uyandýrmak çok zor bir iþti rini açmaya razý olmasý için ata biner gibi göðsüne oturup zýplamak. Birk bütün yalý ayaða kalkmýþ. Ellerinde lambalar. Merdiven tahtalarý gýcýrdadýkça büyük bir insan ihtiyatýyla yerimde durarak aðýr aðýr Kapýlarý sürgülemiþlerdi. Baðdat'ta. bana bakarken kocaman mendiliyle gözlerini siliyor-du. sabaha karþý uyanýp da beni yataðýmda göremeyince çýldýracak gibi olmuþ. Hüseyin.. Niçin? Bu incelikleri akýl edecek yaþta deðildim. öyle sanýyorum ki yakýn kimsesi ve baþkalarýna açýlmaya kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir þeydir. * Romanlar mahzun insaný." diye yere tükü-rüyordum. ara sýra bana bakmalarýndan þüphelendim. Büyükannem. pis. onu uyandýrmaktan korkuyord Uyanýrsa beni eskisi gibi koynuna yatýrmaya razý olmayacaðýndan. Baþýmda yanan kýrmýzý gece kandili sönmüþtü. . þamdanlarla bahçelere. bu ayrýlýðýn vakti gelince güneþi urun yaðmasý gibi hiçbir tedbirle önüne geçilemeyecek bir felaket olduðunu gayet iyi anlýyo O gece. hiddetimi ÇALIKUÞU 19 yatýþtýrýr gibi olmuþu. omuzlarý çökmüþ. deniz kenarlarýna dö van arasýndan sokaða. gözleri sönmüþ. teyzelerimin eteklerini öpüyordum.. Bunlarýn bitmesinden bir felaket gibi korktuðum halde bir oturuþta ni silip süpürdüm. Fakat bahçe kapýsýnýn yanýndaki pencere açýk býrakýldýðý için dýþ iþ oldu. Tavþan gibi kulaklarý kmiþtim. berisine diktim. Diþimle kýrarak havuza attýðým simit kýrýntýlarýna üþüþen kýrmýzý balýklarý izliyo dibine vurmuþ akislerine bakýyordum. koskoca býyýklarýyla utanmadan aðlýyordu. Yaramazlýktan kuduruyor. Hüseyin'i hatýrlayarak odasýna koþmuþ ve beni neferin boynuna sýmsý k uyumuþ görmüþ. ihtimal.. Bereket versin çekirdekleri kalýyordu. Bununla beraber. Hüseyin. kapýnýn yanma çömelmiþ. Bununla beraber zavallý. çirkin Hüseyin'in bana Beyrut'a çýkar çýkmaz gönderdiði bir k ma.. Beyaz gecelik gömleðimin u eri bacaklarýma dolaþa dolaþa oraya koþtum. ben. bahçede bir hurma ormaný meydana gelmesini bekliyordum.. Yalnýz. Onlarla haftalarca eðlendim. ona sahiden de dargýndým. içimde dayanýlmaz bir acý vardý. Ben ömrümde o günkü kadar dalkavukluk e eyin. Ötekileri bahçenin ötesine. Hüseyin'den ayrýldýktan sonra da böyle yaptýðýmý hatýrlýyorum. Neden sonra büyükannem. Hüseyin'in bir kerevet üzerine serilmiþ yataðýn Onun uykusu çok aðýrdý. Yanýmda adý anýldýkça yüzümü ekþitiyor. edepsiz. içim içime sýðmaz olur. Fakat pencer ay ýþýðý içindeki oda bembeyazdý.

tartak a çevirirdim. Taþ mý pek aðýrdý. dokuz yaþýnda bir kýz ç sürükleyemezdi. Bizi kapýnýn yanýnda perdeleri ve pa . hastalýklý bir ihtiyar kadýnýn bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden uykudan uy nmasý zordur. beni teyzelerimin yanýnda býrakmaya yanaþamýyor. Bahçedeki aðaca saklanmak içi zar. Benimle baþa çýk-mak hakikaten imkânsýzdý. çekingenliðime raðmen bir gün Kâm-ran'la da kavga ettim. Zavallýyý bu sefer de Trablus'tan Arnavutluk'a kaldýrmýþlardý. minder örtüleri gibi muzýr bir iþle meþgul bulunduðuma delalet ederdi. Hasýlý. yahut aðaçlarýn altýnda kitap okurdu. benim taki ime memur ettiler. Kadýncaðýz. be-resiz olmaz ve dai onmuþ gibi bez parçalarýyla sarýlý bulunurdu. cesaretim olsa da kulaklarýna yapýþsam. onu geldiði yere gönderirdi. bu dakikalarda annem karþýsýna çýkýp "Bu canavarý mý. benim ya bir yerimi keserek sessiz sedasýz kanýmý dindirmeye çalýþtýðýma. Öyle ki adamcaðýz. * Onu kaybettiðim zaman dokuz yaþlarýndaydým. Babam da tesadüfen istanbul'da bulunuyordu. Burasý.. insanýn üstüne bir canavar yavrusu gibi atýlýr. kolumdan tutarak bir oda a kilitlemekti. Ne düþündüyse düþündü. Bir kere yaþça bü nra çok uslu ve aðýrbaþlýydý. Bu sakallý amc me "Evliya parmaklýðý" derdi. yoluna devam ederse benim vücudumu çekemeyecek kadar ince dallara çýkmakta tereddüt etmeyeceðimi ve bir kaza çýkacaðýný anladý. Bilmem baþkalarýnda da öyle midir? Bizim ailede öksüzlere e günah sayýlýrdý.Zavallý büyükannem þaþkýna dönmüþtü. kuþ gibi aðaç dalýnda tünedim. yakýndan yanaklarýna baksam. deniz kenarýnda s pete koyarak taþýdýðým bir kaya parçasýný onun ayaðý üzerinde býraktým. Fakat dinlenmiþ bir vücut. Kâmran'ýn kývýrcýk san saçlarý. hatta ne yalvarma beni aþaðýya indiremiyordu. Çocuklarýn arasýna karýþmaktan hoþlanmaz. Bir gün kapýda bu doktoru bekleyen boþ arabaya a tlayarak hayvanlarý kamçýlamýþ. Büyükannemin ölümü onu müþkül bir mevkide býrakýyordu. parlak bir cildi vardý. Akraba çocuklarý arasýnda yalnýz birine karþý anlaþýlmaz bir çekingenlik ve cesaretsizliðim ime Teyze'nin oðlu Kâmran. Þaþýrdým. Bekâr zabit. ne tehdit. aynada gibi kendimi göreceðimi sanýrdým. kulaklarýný ýsýrýr. bir baþka gün de kocaman bir çamaþýr teknesini sürüye sürüy kendimi akýntýya salývermiþtim. Çünkü parmaklarým bir gün bile yarasýz. "Ne vardý ölüp de bu yaþýnda bu canavarý benim baþýma musallat edecek?" diye anneme Fakat þurasý da muhakkaktý ki. Pek çekilmez hale geldiðim zaman verdikleri ceza. Akrabalarýmla bir türlü geçinemezdim. beyaz. Sesim kesildiði vakit yalýyý ade bu. Nedense. yoksa iyebilseydi. Maamafih ona çocuk demek de pek doðru olmazdý. ýstýraba susamýþ bir ruhla yatakta uyanýþ ve hatýr luðu da unutmamak lâzým. elleri ceplerinde k deniz kenarýnda dolaþýr. Bir gün kuþlara bez ve tahta parçalarýyla yuva yapmak için aðaçlarýn tepesine çýkar. benim on sene kapalý kalacaðým sor mektebiydi. ça eçtik. nazik. yahut da sandalye ayaklarýný testerelemek. verdiðim zahmetlere raðmen eminim ki büyükannem benimle çok avundu ve mesut oldu. bir ba bacasýndan taþ atýp aþçýyý korkutmak için dam tepelerine týrmanýrdým. yüzünü týrmalar. Yaþça kendimden 20 Reþat Nuri Güntekin çok büyük olan akraba çocuklarýný bile yýldýrmýþtým. Köprüde tekrar bir arabaya binerek bitip tükenmez yokuþlardan çýktýk. Bununla beraber. sevdiðimi güzel güzel okþamayý öðrenmemiþtim. bir sýðý etine düþmemden korkuyordu. Nihayet bahçývaný. Yalýya ara sýra bir doktor gelip giderdi. sonra büyük bir taþ binanýn kapýsý önünde durduk.. Sabah karan ktan baygýn düþünceye kadar gürültü ve yaramazlýk ederdim. yorum. büyükannem hiç þüphesiz beni alýr. ya bir yerden an baðýrmamak için kývrandýðýma. tekrar aþaðý in Hasýlý o gece ortalýk kararýncaya kadar. Biçare büyükannemde hiç uyku býrakmamýþtým. istanbul'da ancak bir hafta alabilmiþti. Bütün çocuklarýn "Sakallý Amca" diye çaðýrdýklarý tuhaf bir akrabamýz vardý. ihtimal. O kadar parlak bir ci . Evet. Binde bir içimde bir sevgi dalgasý kab u da ayrý bir felaketti. bir sabah beni elimden tutarak vapura bi stanbul'a geçirdi. insan gibi sevmeyi. Birdenbire bir çýðlýk. bir vaveyladýr koptu. beni iyiden iyiye sevgisiyle sarmýþ bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden benim gürültümle uyandýkça yataðýnda doðruluyor llarýmdan tutup sar- ÇALIKUÞU 21 sarak.

Viranedeki köpeklere. beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. 22 Reþat Nuri Güntekin Mektebe ilk ayak atýþýmýn yine bir kaza. Yahut aklarýmý birbirine yapýþtýrarak zýplaya zýplaya basamaklarý atlardým. "Bu çocuk insan deðil. dolaþmaya. o baþýný öte yana çevirince ellerimi apazýn taklidini yapýyor ve çocuklarý güldürüyordum. Herkes gibi merdivenlerden ini çýkmak benim için deðildi..rlarý kapalý loþ bir odaya aldýlar. hem iþime yarardý. Bir gün el iþi makasýyla saçýmdan kestiðim bir parçayý zamkla çeneme yapýþtýrdým. Ma Sor. afýma baktýðý zaman çenemi avuçlarýmýn içine saklýyor. bu kahkahalarýn sebebini lü anlamayarak öfkesinden çýðlýk çýðlýða baðýrýyordu. Mutlaka bir köþeye sinerek arkadaþlarýmýn inmesini bekler.. Bahçede kuru bir aðaç vardý. telaþla beni kolumdan yakaladý. Bilmem nasýl. Kýrýlan vazonun eriyör ise bilakis gülüyordu. aile arasýnda aldý yürüdü ve Feride adý bayram elbiseleri g pek sayýlý günlerde kullanýlan resmi bir ad olup kaldý. sonradan bu isim. Dün akþam ta köþe baþýnda Reþat Nuri Güntekin 24 ." dedi. Sýnýftan çalýp getirdiðim kaðýt sep larýný doldurmakla meþguldüm. öteyi beriyi karýþtýrmaya baþlamýþtým.Köpeklere yiyecek vermek fena mý Ma Sor? dedim . Gözlerimi yüzüne kaldýrarak: . parmaðýmý dudaðýma götürerek "sus" iþ da parmaklarýmla ona bir öpücük gönderdim. bir yaramazlýkla baþladýðýný hatýrlýyorum. En ihtiyar hocalara kadar herkes onu Allah gibi say Böyle olduðu halde kendisinden hocaya karþý suç ortaklýðý rica etmem kadýncaðýzý neþelendi ciddiyetini muhafaza edememekten korkuyormuþ gibi gülerek ve parmaðýyla beni tehdit ede rek koridorun karanlýðýnda kayboldu. çenesinde keçi sakalýna benzeyen bir küçük sakal taþýyan. Evdeki haþaralýðým orada devam ediy rdu. Ü i resimlere parmaðýmla dokunmak istediðim bir vazo yere düþerek kýrýldý. baþýmý sýnýfýn koridora açýlan penceresine çevirecek oldum. bu vazoya benzemez daha neler kýracaktým.. Fýrsat buldukça oraya týrmandýðýmý ve tehditlere kulak asmadan una kadar daldan dala atladýðýmý gören muallim bir gün. gözlüklü bi giderdi. Sert bir sesle beni yanýna çaðýrdý: "Buraya gel Feride. "Ne yapayým? Bir Çalýkuþu'ndan ne beklenir?" derdim. Mektebin en büyüðü bu Sor Süperiyör'dü. Yoksa baþka türlü benim kahrýmý çekmek mümkün deðildi. Ellerini sallayarak babamý yatýþtýrmaya çalýþýyordu.Hangi köpeklere? Ne yemeði? . bir gün de beni yemekhanede yakalamýþtý. çalýkuþu!" d iþte o günden sonra adým unutulmuþ ve herkes beni "Çalýkuþu" diye çaðýrmaya baþlamýþtý. Bir aralýk. Ara sýra mektebimize. Babam kýlýcýný çýkartarak yerinden fýrladý. Sor Süperiyör'le konuþurken ben. Sýnýfta mütemadiyen gevezelik eder. Çalýkuþu benim hem hoþuma gider. "Nedir bu yaptýðýn?" Yaptýðýmda ne fenalýk olduðunu anlamýyordum. yahut da benim hoþ bir tarafým v rdý. oradan oraya dolaþýrdým.. sonr biner gibi týrabzanýn üzerine atlayarak kendimi yukarýdan aþaðýya kapýp koyverirdim. biraz sonra içeri giren siyahlý bir kadý u eðildi. Bir münasebetsizliðimden þikâyet edildi rsuzca ÇALIKUÞU 23 omuzlarýmý silker. baþýndaki beyaz baþlýðýn uçlarý garip bir kuþun kanatlan gibi saçlarýma sürünerek yanaklarýmý okþadý. Bu sörler ya hakikaten melek gibi sabýrlý insanlardý. Mektepte ben. Camýn arkasýnda Sor baktýðýný görmeyeyim mi? Þaþkýnlýktan ne yapsam beðenirsiniz? Boynumu bükerek. Her þey Önceden konuþulup hazýrlanmýþ olacaktý ki. Sor Süperiyör. Babam. Muallimimiz. Ah.

Çünkü köpeklerin aç kalmalarý tehlikesi var. O. gözlerini gözlerime dikmiþ beni dinliyordu. Mesela Sor Matild isminde ihtiyar ve son derece mutaassýp bir musiki hocamýz vardý. onu þiddetle sallayarak zavallýnýn bembeyaz akasýna mürekkep sýçratýrdým. havagazý lambasýnýn ýþ rýný.. Hocam tanýyordum. Biraz sonra Sor Süperiyör'ün odasýnda idim. yahut da bir baþka ceza görürdüm.. sonra bu kâðýt parçasýný yemekhanede yakaladýðým i ineðinin sýrtýna zamkla yapýþtýrdým ve akþam mütalaasýnda bir bahane ile hocamýn yanýna yak e býraktým. Az kalsýn beni parçala aklardý... Duvar çok alçak. galiba bu kadýn kadar beni sevmedi. Yine bir tanesi vardýr ki.. dilimi çýkararak kös kös dýþarý çýkarken çocuklar gülüyorlar. Sor Süperiyör. ikincinin sonlarýna doðru kapý aralandý. Ben Sör'ü lakýrdýya tutarken sinek yürümeye baþlamýþtý. mesela. Zannederim ki baþka bir mektepte bunu yapsam ya hapsedilir . Hem nasýl istiyorsunuz ki kapýdan çýkayým?. Býrak ana.. Fakat hayret! Müdirenin çehresi rüyada gördüðüm ... Hocalarýmýn zayýf damarlarýný yakalamýþ rinin en ziyade neden üzüleceðini gayet iyi keþfeder ve ona göre iþkenceler hazýrlardým. Þöyle böyle on iki yaþýnda vardým. Sörler ne garip insanlardý.. Çatkýn bir çehreyle üzerime yür aðýrýyordu. gizli gizli içeriye iþlemiþ bu silinm lerin bende þifasýz bir zaaf ve rikkat tortusu býrakmýþ olmasýndan korkarým.Çamaþýrhanenin arkasýndaki duvardan atladým.Peki. O. Sepeti sýmsýký eteklerimin arasýnda tuttum.... beni kurtardý.. içeri giren hocaya bir þey söyledikten sonra beni eliyle dýþarý çaðýrdý.. 26 Reþat Nuri Güntekin Sonra kabahatimin kolay geçiþtirilecek kabahatlerden olmadýðýný anlýyordum. Bir baþka hocamýzýn son derece temiz ve titiz olduðuna dikkât etmiþtim. haþarýlýðýma. aziz annemizi melekler ziyarete gelmiþ!" gib i bir sözle en can alacak yerinden vururdum.. Sor. Sörlerin buna benzer hareketleri o zaman yelin kayaya tesiri gibi bir þeydi. içimde ar ve haya duygularý hayli inkiþaf etmiþti. izamsýzlýðýma mani olacaða benzemezdi. büyük bir felaket haberi almýþ g erini baþýna götürerek: . Yanýnda i yakalayarak bir vuruþta sineði kürsünün üstüne yapýþtýrdý. Viraneye g eden vermem!" diyordum... heykelin et rafýnda uçuþan sinekleri göstererek: "Ma Sor. ayaklarýma dolaþmaya baþladýlar.Küçük hayvanlarý korumak güzel þey.. . Fakat itaatsizlik etmek hiç öyle deðil. Bereket versin bir simitçi geçiyordu. Zavallý kýz. Ayný saffetle: . kuyruðunu titreterek kürsünün üzerinde yürüdüðünü görünce bir feryat kopardý. soldan saða döndüm ve kývrandým.. sen mektepten nasýl çýktýn? diye sordu. benimle yüz yüze gelmek için yere çömeldi: . ÇALIKUÞU 25 Evet. Hiç çekinmeden: .Merak etmeyiniz Ma Sor. beni yere yatýrýyorlar-d Benim de inadým tuttu.. Zalimler bir türlü lakýrdý anlamýyorlar. Ertesi gün muha istintaka çaðrýlacak ve kim bilir ne olacaktým? Uykum arasýnda Sor Süperiyör'ü birkaç kere karþýmda gördüm... Ne oluyorsunuz?. Fakat zamanla. anlaþýlmaz bir çocuktum. omuzlarýmý kýsarak. dedi. O gece yataðýmda ben de bir yarým saatçik saðdan sola. duvardaki Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaþlarla dua ederken. Yanýndan geçerken k min iyi yazmamasýndan þikâyet eder gibi yapar.. Dehþet! Ben. Ben kýrýntýlarý kapýcý ile köpeklere gönderirim. Kitaplardan birinde boyalý bir akre p resmi bularak makasla etrafýný kestim.. Ertesi gün birinci ders vakasýz geçti.4* i$* karþýladýlar. apýcý beni býrakýr mý hiç? Birinci defasýnda: "Ma Sor Terez seni çaðýrýyor!" diye aldattým ica ederim siz de beni haber vermeyin. sonra arkasýný duvara dayayýp k küçük bir baygýnlýk geçirdi..Nasýl cesaret ettin? dedi. "Sabredin. hoca afif kürsüye vurarak onlarý sükût ve ciddiyete davet ediyordu. dedim. ben hakikaten garip. Hayatta kimse. böceklerden pek korkardý.

..Fende. bir kucak parlak tüy yýðýný altýnda ara yen ve o haliyle alýk ve tembel Van kedilerine benzeyen Necmiye'yi bana misal göster irdi. teyzem saçýný baþýný yolar.. neyse ne. Baban bir parça hastaymý r parça diyorum. kýz. Fakat Sor Süperiyör gibi benim de dilim tutulmuþtu rerek açýk pencereden karþýki aðaçlara baktým.. elindeki bir kâðýt parçasýný buruþturuyor. sessiz ve biraz da hastalýklý bir çocuktu. okumuþluðu. Zaten kýz kýsmýnýn da böyle olmasý lâzým geldiðini içimden tasdik etmez deðildim... Fakat o yirmi yaþýna yaklaþan ve sivri uçlu incecik dudaklarý üstünde incecik býyýklarý çýk oskocaman Kâmran'a ne oluyordu? Kýz ayaðý gibi küçücük ayaklarýnda beyaz podüsüet iskarpinl aplarý. üzülmeyiniz. topraðýn içine yuvarlayayým. Bir þey söylemek istiyordum. köþkün bahçývaný vasýtasýyla kapý dý r. kitaplarýný yýrttýðýmý. yaralý ellerimle eteklerimin yýrtýklarý lýþarak içeri girince. annesinin dizi dibinde büyümüþ. hepimiz öleceðiz. ama galiba ziyadece. Kâmran Aðabeyi'nin hemen hemen bir eþi idi. r ÇALIKUÞU 27 Bu defa da Sor Süperiyör baþýmý göðsüne dayadý ve uzun müddet býrakmadý. Ertesi sabah uyandýðým zaman her zamanki Çalýkuþu idim. terbiyesi ve daha bilmem neleri ikide birde baþýma k kýlanlardan biri de Kâmran'di.. Ayaðýna taþ atarak onu kývrandýrdýðým günü hýncýmdan. saçlarýný çekeyim. bahçenin çitleri üzerinden aþarak yemiþ çalardýk. yumuþacýk.nzemiyordu.. Yüzü mahzundu. on dört. Üzücü bir haber. annesinin dizi dib inden ayrýlmayan. çocuðum. Bereket versin. nazikliði. zevkimden titreyerek hatýrlarým. iþin nihayetinde o. bir an akrepli sinek oyununu icat eden ve hocanýn bayýlmasýna sebep olan yaramazýn ben deðil. akþam mütalaasýnda þi tli bir ateþ bastý. kadar adeta ku-dururdum. 28 Reþat Nuri Güntekin Necmiye. Bu yaþta bir kýz. gözlerinde hain bir gülümsemeyle: "Ne zaman a kadar bu çocukluk Feride?" derdi.. sözünün arkasýný getirmeye muvaff Beni sýnýftan getiren Sör'ün birdenbire mendilini yüzüne kapayarak dýþarý çýktýðýný gördüm. Gördükleri hakarete aldýrmayarak beni köþkten kaçýrmaya gelir arda serserilik eder. Besime Teyzem'in kýzý Necmiye. Usluluðu. Sor Süperiyör. O kadar ki. Beni elimden tutup göðsüne çekecek gibi bir hareket ya Sonra yine býraktý: . yürürken ince bir dal gibi sallanýyor zannedilen narin vücudu. Fakat Allah'ýn kulu. Faka yetiþmiþ bir insan sayarak bana tepeden bakar.. O kadar ki. sadakor gömleðinin a asýndan çýkan uzun beyaz boynu ile erkekten ziyade kýza benzeyen bu çocuða son derece içerl m. etrafta muhacir çocuklarý vardý. Ýmtihanlarýn çok yakýn olduðunu söyledim. Güneþ vurmuþ tepelerinde kýrlangýçlar uçuyor Birdenbire bana da onlar gibi bir canlýlýk geldi: . Görüþ günü olmadýðý halde biraz sonra teyzelerim beni görmeye geldiler. aksi bir þey söyle de kedi gibi boy una atýlarak seni tozun. bir gün bir parça canlan.. tembellerin yaptýklarý gibi kollarýmý sýranýn üstüne koyarak uyukladým emek yemedim.. Anlamýþtým. . maþallah on üç. zavallý arkadaþlarým istiskale uðramýþlar. Ne yapalým. * Yaz tatillerimi Besime Teyzem'in Kozyataðý'ndaki köþkünde geçirirdim. küçük.. kabalýðý bu kadar nezaketle karþýlayan bir delikanlýya daha fazla sataþmaz.Peki ama sende de ne zamana kadar bu pýsýrýklýk. suda um.. Dudaklarýmdan g ihtiyari münasebetsiz bir þeyler kaçmasýndan korkuyormuþum gibi eHmi aðzýma kapar.. dedim. Geceye doðru güneþten yüzümün derisi pul pul olmuþ. Ýzin alarak eve göt er. Mamafih imtihanlarýn çok yakýn o gün her zamankinden fazla azgýnlýk etmekten men etmedi. Onlarý bahçeye toplayarak baþlarýna geçer. Erkek akrabalar ve konu komþu tarafýndan ikide birde ballandýrýlan meziyetleri fena hald e kanýma dokunuyordu. Yaþ. Kaç defa koþarken ayaðým kaymýþ gibi yaparak üstüne düþtüðümü. Sana bir haber vereceðim.Anladým Ma Sor. Razý olmadým.. Bir aralýk. Buradaki çocuklardan bana hayýr yoktu. bu görücüye çýkan eski zaman kýzý naz ve Bu sözleri ne de olsa söyleyemem tabii. dudaklarý titriyordu. o olduðuna inanacak gibi oldum... sýcak b edisiydi. gönüllü çocuklardý. yýlan gözlerine be gözlerini parmaklarýmla tehdit edeyim. ona fera .

. gözlerimi iri iri açarak: . hatta birkaç erkekle al . Sonunda nasýl olsa söyleyeceksin . dedi. ... Sen hanýmlarla tuvalet konuþurken düþündüm ki. on dört yaþýna gelen Katolik arkadaþlarým. Bir kerecik olsun saç saça. Peygamber'in kav-liyle seni kendime alýrdým. hemen niþanlýlarýna vefas rler. senin tuvaletlerinle uðraþýr. Kâmran. yirmi iki yaþlarýnda bir erkek.Hiç. Mamafih. Gülüþmeler arasýnda garip bir ciddiyetle odama çýkýyordum. . sokak iþlerine bakarsýn. baharda.. dedim. Allah'ýn emriyle. bu töreni takiben tatil aylarýnda hain arkadaþlarým.. Allah seni yanlýþ yarat akmýþsýn. 30 Reþat Nuri Güntekin Öfkeyle yerimden kalktým. . balmumu renkli. Aklýma bir þey geldi. gözlerimi þaþýlaþtýrmýþ.Sonrasý ne olacak. Aþaðýda kahkahalar devam ediyordu.Haydi nazlanma. Ben. Zaten senin aðzýnda bakla ýslanmaz.. Fakat bu kýzgýnlýðým daha ziyade kendimeydi. Baþýmý kaldýrdým ve bütün gözlerin bana baktýðýný gördüm.Mümkün ama Kâmran Bey için zararlý olur sanýrým. köþkün alt katýnda akrabadan birkaç hanýmla.. * Yaz tatili sonlarýnda mektebimiz.. Alacaklarý olsun.. söküklerini diker.. Lakýrdýya çanak tutm saçma söylemekte bu kadar ilerlemiþ deðilimdir. . Mamafih kapýdan tekrar döndüm: .. sonra?. Paskalya bayramýnda i onlarýný yaparlar.. Odada bir kahkahadýr koptu. Sebebi þu: On üç.Deminden beri bir karýþ yeri dikinceye kadar parmaðýmý delik deþik etmiþ olmama göre ben rmi. on dördüne gelmiþ bir kýz için pek ayýp oldu ama..Nasýl? dedim. . .Ne geldi? . bir köþede dilimi çýkarmýþ. bu þimdi de mümkün Feride. hem güçlü" kavlince yine taarruza geçtim: ..Söylemem.. bu taþkýnlýk ancak birinci üç mtihanýna doðru yatýþýrdý. kadýn tuvaletinden lardý.Peki ama. Ama þimdiki yaþta deðil. dedim. ÇALIKUÞU 31 Kilisede mum ýþýklarý. baþ baþa dövüþerek hýncýmý çýkar a çare kalmýyor gibiydi.. orgla çalýnan ilahiler.. ama anlaþýlan elimdeki hain sökük. Þu Kâmran'la evlenmek galiba iyi bir þey olacaktý... gelin duvaklarýna benzeyen kucak kucak tüller örtülerek Isa Peygamber'le niþan-lanýrlardý. olur biterdi. on dört sularýnda.....Darýlma o halde. Þöyle on üç. bir zaman için için kaynar.Ayýp ettik. kahkahalarla gülmeye baþladým. Çünkü yaþlarýmýz gittikçe büyüyor.. her tarafý dolduran bahar çiçekleri kokularý bir kat daha aðýrlaþan günlük ve ödaðacý dumanlarý içinde yapýlan bu niþan töreni pek güze ne yazýk ki.. Kadýnlar.. yaptýracaklarý kýþ elbiselerinin rengi hakkýnda ondan fikir alýyorlardý. Çünkü Allah esirgesin evde kavga imin hali ne olur? Vaktiyle nazik ayaklarýna yedikleri taþý unutmamýþlardýr sanýrým. mavi gözlü isa'yý.Ee. onunl atý günden güne uzaklaþýyordu.. bütün dikkatimle yýrtýk bir bluzu Kendimi tutamadým. . O... "hem suçlu. belki de benimle eðlen ardý.Peki sonra?. dedim.. Misafirlerden biri bir münasebetsizlik etti: . . etekleri yere deðen beyaz ipek elbiseler.Nasýl olacak? Kâmran'a varýrsýn. kusura bakmazsýnýz a Topuklarýmla merdiven tahtalarýna vurarak. ÇALIKUÞU 29 Yaðmurlu bir gündü. Kim bilir. Kendimi top gibi ryolanýn üstüne attým. Kuzenim: . karþýlarýna ilk çýkan bir. bütün d almýþtý.erah küfretmek için bahçenin yalnýz köþelerine kaçardým. . kapýlara çarparak odama çýktým. Alýklaþtým..Ne gülüyorsun? diye sordu..

bu ne renk böyle? Perkal basmasý mübar lacak. çekirdeklerini fiskeyle uzaklara savurar k eðleniyordum. Hiç yakýþtýramadým.Ne o Misel. dedi. Bu mevsimde kýzlar ikiþer. Kýzlarýn en darlarýna hediye edilen renkli ve yaldýzlý peygamber ve melek resimlerinin altýnda sakla nan fotoðraflarýn gençlere ait olduðunu anlamakta güçlük çekmezdim. Aþaðý yukarý annelerimizin gelin olduklarý. fýrça ile boyanmýþ bir yüz. .Misel. Cevabý onun yerine ben verdim: . at gibi bir kýzýn arsýz arsýz güldüð iddetten kaþýný. F a böyle þeylere karþý son derece mutaassýptým. ne eskiyecek!" diyordu. neler neler getirirlerdi. Bu iki haftayý geçirmek için Kozyataðý'na ttiðim zaman kirazlar yetiþmiþ. "Kýz bu ne cilt." diye telaþla Eyüp'teki Niyet Kuyusu'na koþtuklarý yaþ. yetiþmiþ koskoc O dakikada yer yarýlsa yerin içine girecektim.. büyük bahçenin caddeye bakan yüzünü baþtan baþa kaplayan ki iþlerle donanmýþ bulunurdu. dedim. maþallah sizin gibi eriþmiþ. Niçin mi diyeceksiniz? Çünkü gevezey im. bahçede ve sýnýfta tek baþýma kalýrdým. ara sýra ellerimden tutup beni pencere kenarlarýna çekerek yüzümü miyop gözle kacakmýþ gibi yüzüne yaklaþtýrarak. Misel. Arkadaþlarým bana karþý adeta bir esrar lirlerdi. Onlar.. dilimi çýkarýp gözlerimi þaþýlatarak ken irdim. Bunlardan biri yoldan geçen yaþlýca bir komþunun ta burnunun ucuna tesadüf etmesin mi? Adamcaðýz neye uðradýðýný anlayamamýþtý. Daha doðrusu dikkatsizlik. Boyum fazla uzamamýþtý.arkadaþýnýn kulaðýna f dým. üçer kiþilik gruplara ayrýlýr ve birbirlerine kene gibi yapýþýrl Ben biçare. elini gözyaþlarýndan sýrýlsýklam kesil padý.. sörlerden ziyade benden çekinirlerdi. yüzümde acayip renkler rdu. Kartacalýlarýn maðlubiyetine meraklandý. Kaza vallahi. Bahçenin bir köþesinde inin -etrafýnda uçuþan küçük böceklerin bile duyamayacaðý bir sesle.Beni affediniz beyefendi. fakat baþýný aðaca Sesimi çýkarmasam. Sýnýfta bir kahkaha koptu. Adamcaðýz iri bir dalýn üstüne ata biner gibi oturmuþ. Sakallý dayý. Biçare Per-kal basmasý kimbilir ne renkle re girmiþti? Aðaçtan düþmek tehlikesine raðmen. Kirazý çok severdim.. * Tatiller içinde en sevdiðim Paskalya yortusu idi. Fakat hýrçýnlýðýma raðmen vücudum geliþiyor. dedim.Bravo haným kýzým. üçer kol kola dolaþtýklarý zaman neler konuþtuklarýný bilirdim. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakýyor.. Birinin mesela bir bahçe parmaklý r komþu genciyle masum bir çiçek alýþveriþini duydum mu. Yaþ on beþe gidiyordu. Fakat son derece korkmuþ ve utanmýþ ol kendimi tutamadým. fotoðraflar ve daha ne bileyim. arkadaþlarým bavullarýnýn gizli bir köþesinde mektuplar. Hiç unutmam. ellerimi mektep gömleðimin göðsü üzerine ka fçe boynumu büktüm.. tepesinden g en düþürdüðü bir çekirdek sanarak çekilip gidecekti. ÇALIKUÞU 33 Bir akþamüstü yine bir aðaç tepesinde kiraz yiyor. sakallý dayýnýn dediði gibi aðzýmda bakla ýslanmazdý. Fakat herkesten ayrý kalmak. Sor baþýný kaldýrdý: 32 Reþat Nuri Güntekin . büyükannelerimizin "Aman alýyoruz. bonmarþe camekânýnda bebek seyrediyorum zanneder. olduðum yerde kýmýldamasam belki de münasebetsiz bir kuþun.. kýz dediðin böyle mi olur? Topaç gibi bir vücut. bir kýz olduðum halde zevzek bir çocuk muamelesi görmek pek de hoþ bir þey deðildi. en arka sýraya çekilmi anenin sessizliði içinde birdenbire bir hýçkýrýk duyuldu. . Hadi caným. Bahçede ikiþer. ona aðlýyor. bir kýþ akþamý mütalaahanede derse çalýþýyorduk. sen aðlýyor musun? Niçin? dedi.Mektep açýldýðý zaman. Bu on beþ gün içinde serçe kuþlarý gibi hemen hemen yalnýz kirazla geç yüksek dal tepelerinde kalmýþ son kirazlarý bitirmeden mektebe dönmezdim. gülmeye baþladým. gözünü oynatarak: .. Misel isminde çalýþkan bir ký rkadaþýna Roma tarihini müzakere ettirmek için sörden müsaade almýþ. Hasýlý arkadaþlarýmýn beni aralarýna almamakta haklarý vardý. bahçede adeta tellal çaðýrýrdým.

iþittiðime göre zengin olmayan kýza pek iltifat eden olmazmýþ. mavi yahut yeþil gözler lâzým... onlarý size nasýl vereceðim? Buldum efendim. dedi. Mesela yakýn olsak þakaðýmda bir yara izi ki. Henüz burnumu silme-dim. zaten uslu bir kýz olsam da almazdýnýz..Ziyaný yok. diye baðýrýyordu. Sen güzelliðin ne olduðunu anlayacak..Nereden biliyorsunuz? . Bir sincap hafifliðiyle dallara týrmanmaya baþladým. kiraz çekirdeði atmaktan çok daha büyük suçlarým vardýr... . söyleniyordum: . gülüyord ...O cihetten sigortalýyým beyefendi. mektepte bir âdet vardýr. ellerini yüzüne kapatar ..F 3 34 Reþat Nuri Güntekin Maksadý gayet iyi anladýðým halde. beni mektepte böyle çaðýrýrlar da. Ben bu telaþa aldýrmýyor. Size hediyem olsun! . Yalnýz ben þimdi mendilinizi nasýl iade edeceðim? .. Asýrlarca müd le bu ilahi ana oðlu bile kandýrmýþ olduðuna göre.Mesela sizi oðluma almakta tereddüt edebilirim.Siz çirkin misiniz kýzým? dedi. nasýl isim böyle? .. Sebep olacaðým.. Kendim gibi yuvarlak.... bu kibar tavýrlý. Bu ihtiyar bey vaktiyle biraz yaramazmýþ galiba. sonra m .. Elini güneþin yandan vuran ýþýklarýna siper ederek dikkatli dikkatli bana bakýyor.Aman dallar çatýrdýyor.Bu masum yalvarma jesti mektepte sörler ve dindar talebelerin Meryem ve Isa karþýsýnda d ua ederken aldýklarý bir jestti. bitti. ... Yalnýz... emin olun.. yumuþa se bana güzelce bir þey söylemek lüzumunu hissederek: . Ýki. ona da çare buldum. Ben kendimi bilmez miyim? Kýz dediðiniz böyle mi olur? Uzun bo y..... Tesiri herhalde çok zaman tecrübe edilmiþti.. ...Bitti efendim. . iki dakika. gözlerimi açarak: . Asýl ismim Feride. sarý saç.Pardon.. Somurttum: .. Düþeceksiniz Feride Haným. Sonra güzelliðim de yo Bana sorarsanýz bu.... zar fetsiz bir isim... kendinin ne olduðunu far decek yaþta mýsýn acaba? Her neyse. Kýzlar tatil günlerinde genç erkeklerle kur yaparlar. Elbette. birkaç güne kadar pansiyona döneceðim. Ona ne þüphe.. . Tahminimde aldanmamýþtým. kirazlarý içine doldurarak bir çýkýn gibi baðladým: .Ah. bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyiþe aldandý.. Düþmeye o kadar alýþýðým ki.. Düþeceksiniz.Aman kýzým....Þu halde kendilerine de kiraz atabileceðim demek? dedim.Mendili hiç merak etmeyin...... Gayet temizdir. Sizin adýnýz ne bakayým? ... Keþke oðluma sizin gibi ini bulsam...Ne demezsiniz? dedim. . Ben de güldüm... ihtiyar komþu. ..Niçin acaba efendim? dedim. Üç. Beni affettiðinizi ispat için unlarý mutlaka almanýz lâzým.. beklenmez bir çeviklikle kiraz mendilini yakalamýþtý..Çünkü benim aðaca çýkmak..Yalnýz þimdilik müsaade edin de size birkaç kiraz vereyim.Feride Haným.. Bu sözler....Çalýkuþu. bütün öteki güzellikleri tamamlar. Þimdi onu yere düþürmeden tutmanýzý rica ederim. .....Niçin olmasýn? Hem baþka bir þey de var. Ben... bu ihtiyarcýðý da haydi haydi rikkate ge ti.Çok teþekkür ederim kýzým. Acayip bir bakýþ ve deðiþik bir sesle: .. ihtiyar beyi pek eðlendirmiþti. Bilmem neden. fukaralýktan daha büyük bir kusur. Bir . tatlý sesli adamla gevezelik etmek hoþuma gidiyordu: ÇALIKUÞU 35 ... Önlüðümün cebinden mendilimi çýkardým. Bir. ...Böyle dikkatsizliklerin yetiþmiþ bir küçükhanýma zararý dokunabileceðini düþünmüyor musun Çalýkuþu . Komþu..Elbette..Merak etmeyin. Sizin adýnýz da kendiniz gibi güzel. .Bu.Nasýl olur? . zavallý çocuðum. dedi.. ihtiyar komþu.

Otuzuna yaklaþmýþ bir dul kadýnýn yir i bir çocukla evlenmek istemesi. beni sýkýþtýracaklar. kadýnlar arasýnda bulu aman þöyle böyle çekiliyordu.. haince sine güzeldi. Evlenmek için mi? Zannetmem. görürüz!" diye söylenirdim.. o halde?. kepazeliðin dik âlâsý... "Duvarýn üzerinde sarýþýn..... Biraz evvel birbirimizle kavga etmemize býçak sýrtý kaldýðý halde þimdi ihtiyar komþu ile g n birbirimize el sallýyorduk. sende bir þey var!" diyecekler vþek. Hem siz küçükken sarýþýnmý Arkadaþlarýn huyunu bilirim. "Beni güzel bulduðunu söyl di. . Kocanýn lakýrdýsý açýldýkça bu kadýnýn: "Benim için artýk hayat bitti!" diye bir yalancý te i. Gülü mendil içinde vermek âdet deðild Hediye mendil verdim... O. Bu sefer ben. O vakit: ki.. Dünyada kendilerinden baþka kimseyi beðenmeyen teyzelerimden alýk hizmetçi kýzlara kadar he kes bu kadýna hayrandý. köpek okþar gibi hareketlerle beni de avlamaya çalýþmýþtý. elbiseler takýmýyla çöplüðe atýl Neriman.. "Ne konuþtunuz?" diye soracaklar. O... Hasýlý.." diye yemin edeceðim. Bunun için daima siyah giyerdi... derim olur biter. Ben.. O halde. beyaz saçlý diyemem.ektep açýldýðý zaman bunlarý birbirlerine anlatýrlar... Aramýz hayli þekerrenkti. inanmayacaklar. fena halde içerler: "Karþýna diþe dokunacak bir i çýksýn. Yalnýz. baþlarý aðarmýþ koskoca kadýnlardý. benim cadaloz teyzelerimde... ara sýra köþkü þereflendirmesi bir vaka olurdu. benim mektepteki saman altýndan su yürüten daha fen-lenmiþti. bu Neriman.Sizinle tanýþmam bu yalaný kolaylaþtýrýyor.. demek tabii münasebet a lmaz. Ara sýra ötekin yaðýna ip takmaktan baþka konuþacak lakýrdýlarý olamazdý. Galiba bizim budala ku zeni gözüne kestirmiþti. daha böyle bir þey beceremediðim rýnda küçük 36 Reþat Nuri Güntekin düþüyorum. kedi. Nem olacak?" diyeceðim. Bizim köþkte Neriman'a akran sayýlacak kimse yoktu.. Gül verdim diyeceðim. Lapacý Necmiye'yi insandan saymak ta bii doðru olamazdý. beni mahvederdi. böyle yaparken ben.. þimdi itiraf etmeye mecburum ki.. Yüzüme karþý bir þey söylemeye cesaret edemiyorlar ama muhakkak benim ahmaklýðým .... bir þey kurdum. siyah bu sarýþýn çehresine çok iyi gitmese. birbirimize!" diyeceðim. Fakat bende öyle bir his vardý ki. Tabii. Ama kimseye söylemeyeceksiniz. Onlar: "Çalýkuþu. Fakat nedense ben ýsýnamamýþtým. Mektebe gittiðim zaman mühim bir sýrrým varmýþ gibi baþ düþüneceðim.. mahzun mahzun gülümseyeceðim. Ben. bu Neriman'ýn köþke dadanmasýndaki sebebi sezer gibi olmuþtum. * O senenin yazýnda bu aðaca çýkmak illeti yüzünden baþýma bir þey daha geldi. Köþke bir alay misafir gelmiþti. Ben de mendil içinde kiraz verdim. Neriman'ýn çok sevdiðini söyledikleri kocasý bir sene ÇALIKUÞU 37 evvel ölmüþtü.. yemin edeceksiniz!" diyeceðim ve bir yal an uyduracaðým. öyleyse.. Fakat araya kazara bir erkek karýþacak oldu mu yüzü deðiþiyor ahkahalarý..Ne yalaný? . böyle bir kepazelikten çekinme bile. Bir aðustos mehtabý gecesiydi. bakýþlarý bambaþka oluyordu... Bana yaptýðý avanslarý daima soðuk karþýlýyordum. Teyzelerim saçlarý.. Fakat bu da olmadý. matem devam etmeyecek. uzun boylu bir e yaptýk. yavrularýný öyle acemi çaylaða kaptýracak göz var mý? 38 Reþat Nuri Güntekin . "Hayýr. O soðukluk hâlâ devam etmesine raðmen. Benim onda çekemediðim þey fazla koketliðiydi. Bunlar arasýnda Neriman diy yirmi beþlik bir dul vardý ki...

hayli yüksekçe bir dalýna çýkarak oturdum... gönül eðlendirecek. Düþmesem bile gürültü edeceðim. sonra bileklerinden yakaladý. rica ed erim. Nihayet.. beþ adým gerideyd varlarýn arasýndan geçip yollarýna devam etmeye kudretleri olmadýðý için bulunduðum aðacýn ular. Bu nutuk arasýndan kulaðýma yalnýz: "Neriman.. iskambil falý açark en. Kâmran Bey. o kadar kendilerinden geçmiþlerdi ki. o halde? O haldesi var mý? Mesut dul. yahut yere yatarken. mesut dulla b ber bana doðru geliyor. bir sofa gibi üzerlerinde hiç kor kusuz gezilen. gelin kuzularým. Sý ... z bir lüks lambasý ýþýðýnda. Kuzenimin birdenbire ona yürüdüðünü. Neriman'ýn müzik notalarý gibi hesaplý ve ahenkli kahkahalarý sinirime dokunduðu için kendi ndime uzaklaþmýþ. düþmaným da olsa kuzenim. bahçenin bir köþesinde aðaçlarýn karanlýðýna dalmýþtým.. Biraz sonra görüþürüz. Hemen seslerini kýsarlar yahut lakýrdýyý deðiþtirirlerdi.. Tam bu esnada aðustosböceði cýrlamaya baþlamaz mý? Çýldýracaðým.O halde. korkacak ne var? Buralarda kim olur?. bir aðustos mehtabý gecesiydi.. Biraz önce onlara g l bir oyun oynamaya karar verdiðim halde þimdi beni sezmelerinden ödüm kopu-yordu. Bu ehtap gecesinden sizde unutulmaz bir hatýra býrakmaya elden geldiði kadar gayret ederi z. kýzgýnlýðýmdan. Sahic i bir kuþla yer deðiþtirip bu dallarýn üstünden gökyüzüne kanatlanmayý. Onlar. Fakat o canavar. Sizi bana Allah gönderdi. Hemen gözlerimi açtým. "Bana ne olur mu?" Kâmran.. bembeyaz kýz ellerinden umulmaz bir 40 Reþat Nuri Güntekin kuvvetle onu evvela omuzlarýndan.. sesler kesildi.. soluk so luða boðuþuyorlardý. kulaklarýmý diktim. gözlerim onlardaydý. ne rezalet! Bütün vücudum zangýr zangýr titriyordu.. Neriman önden yürüyordu." diye birkaç kelime geldi. Gelin yavrularým. Elimden gelse: "Miskin.. kalabalýk bir grup halinde konuþup gülüþüyorlardý.. Neriman yavaþ yavaþ duvara yürüyor. fantazisine uþaklýk edecek yeni bir kýsmet avlaymcaya kadar benim kuzenle dalga geçecek. iri. "Rica ederim. yürek yakan cinsinden sin bir sarý çýyandýr.. neredeyse kadýnýn aðzýna girecek. cicim... Biraz sonra kulaðýma hafif bir ayak sesi. Ara sýra hiçbir þeyin farkýnda deðil gibi görü rýndan geçerdim. Kuzenimin mesut dula çekti orum. Kâmran bunu yapsa ben de aðlayarak ken dimi aðaçtan atacaðým. köþkün önündeki verandada. Yüreðim oynuyor. Kucak kucaða. yukarýdaki ay iller up giderek bu dünyadaki insanlarýn yüzlerini artýk görmemeyi ne kadar istiyordum. komþunun bahçesinde karanlýkta a bir þey varmýþ da görmek istiyormuþ gibi ayaklarýnýn ucuna basarak kalkýyordu. ellerini kaldýrdýðýný görüyorum. Kuzenim. Za gýr zangýr titremeye baþladým.. benim gözü r mý? Çocuklarla boðuþurken.. Oturduð caðým diye ödüm kopuyordu.. arkasýndan kýsýk bir kahkaha geldi. onunla ölünceye kadar barýþacaðým... bir yemiþi olmamasýna raðmen. Sesini çýkar sana!" diye baðýracaðým. lüksüne. Kâmran'a budala dedim ama. Neriman'la konuþurken güya bir þey belli etmemek istiyor ama. bunu yapmadý. . Yoksa ne yere bakan. babayani halini severdim. Ne görsem beðenirsiniz? Kuzenim. meleðim. "Ne isterse yaps sana ne?" diyeceksiniz. yapraklarý hýþýrdatacaðým di Neriman Haným'ýn da bir iki kelimesini yakalýyordum. ne yapacaðýný bilemiyor gibi görünen Kâmran'a dönüktü. "N bu fena kadýna güzel bir tokat atacak!" diyorum. neyin nesi olduðu belli olmayan bir kadýn onun ahlâkým bozsun? Ne anlatýyordum?. yayvan dallarýna çýkýp dolaþýr yahut otururdum.." diyor. Boþ korku! Onlar.. O gece de öyle yaptým. Çýnar yapraklarý arasýnda kaçan ay ýþýklarýndan saçlarýnýn birbirine k Ne rezalet Yarabbi. Ýster miydi m. Ta öbür uçta dallarýndan bir kýsmýný komþunun bahçesine sarkýtmýþ ihtiyar bir çýnar vardý. Bu vaziyette tabii arkasý... kendi kendime ip atlarken. Kuzenim bir Arap köle gibi dört. Evet. ÇALIKUÞU 39 Oltasýna balýk yaklaþtýðýný gören bir balýkçý gibi baþtan ayaða dikkat kesilmiþtim.. oturduðum yerde davul çalsam galiba farkýnda olmayacaklardý.

dedim. Çaresiz. Aðaçlar benim mülk . Ben. Feri-. O.Þaka mý? Ne münasebet? ÇALIKUÞU 41 . . ' . hatta cevap vermedi. çocuðum.. Korku. ya kendimi. aldýrmadý.. O.Þimdi görürsünüz. daha yukarýlara çýkmaya hazýrlanýyordu. O yaklaþtýkça ben yukarýlara çýkýyordum. Hakikaten bu ne garip konuþmaydý!. .Ama sen de çok oluyorsun.. Fakat o hýzla biraz gittikten sonra ne düþündüyse düþündü i döndü. Seninle konuþacaðým var da. yýlan gözlerinin yakýndan baktýðýný görürsem. gülmeyi kestim. . r tarafýndan duyulunca hemen bir kahkahaya döndü.. Çýktýðý dalýn üstünde doðrularak daha yukarýlara bakmaya baþladý. Bu. þakayý býrak!.. Nihayet utanýp sýkýlmayý býrakarak bana: . Fakat nedense bu çýlg yi doðru bulmý^ yordum. Sen aþaðý gelmek istemezsen ben yukarý çýkmayý bilirim. Ancak.Durunuz bakalým orada.Benimle konuþmayý niçin bu kadar istediðinizi anlayabilir miyim acaba? Benim bu sözlerim karþýsýnda o da deðiþti. Onun yeþil. Rahatýmý bozmayýnýz. Faka ttikçe inceliyordu.. mesele çok mühim. Yakýn dallardan birini tutarak aðacýn gövdesi ne atlýyor. onu cesur ve çevik yapmýþtý. ciddi bir sesle: .Feride. alaycý bir tavýr aldým. 42 Reþat Nuri Güntekin Onun sesini taklit ederek kahkahalarla gülüyordum. aðaç dallarý arasýnda çarpýþa Gözlerini oyduktan sonra muhakkak aþaðý atacaðým... . Gelirse daha yukarýlara ç\k-maya hazýrlanarak: .. Ölür müsün.Feride. Politikayý deðiþtir k sordum: .. Netice fena olacak. dört kere iskarpinlerine ve suya bakan. Biraz evvel þiir okuyan sesiniz birdenbire deðiþerek "aman aman aman" diye aya baþlarsa feci olur. .. Yerimden doðrularak sert bir emir verdim: . Bilirsiniz kij ben Çalýkuþu'yum.Bu ne garip konuþma Feride?.Ne münasebet? dedim. Mamafih ne pahasýna olursa olsun.Benim sizinle konuþacak bir þeyim yok. . Bir aralýk duvarýn üstüne atlayýp kaçmayý düþündüm. size hürmetim vardýr.. Namussuzlarýn o dakikada þaþkýnlýklarýný iz! Biraz önce ay ýþýðý gibi ayaklarýný yere dokundurmadan yürüyor hissini veren mesut dul þimd ak. ciddi bir tavýr alarak durdu: de. aðzýmdan bir ses çýktý. bu gece sahiden canavar kesilmiþti.. Korkuyorum senden.. Ben yapacak baþka þey bulamadýðým için hâlâ gülmeye devam ediyordum.. Sizi aða' tan aþaðý yuvarlamaya mecbur olur am pek üzülürüm. . Oralara bejden baþkasýnýn ayak basmasýna tahammül edemem. topuklarýný burkularak alabildiðine kaçýyordu..Biliyorsunuz ki.Durunuz.. Kuzenim de öyle yapmak istemiþti..Dudaklarýmý parmaklarýmla sýkmama raðmen. öldürür müsün? Yürürken yolunda bir incecik su birikintisi gördüðü zaman telaþ vermeden evvel üç.. bu gece birbirimize yaklaþmamalýydýk. Böyle bir þey o ti.. dedim. meþhur "karga ile t alýndaki tilki gibi aðacýn altýnda sinsi sinsi dolaþmaya baþladý. azýcýk aþaðý iner misin? dedi.Hiç.Öyle mi? Neyimden korkuyorsunuz acaba? . Fakat o. Bu gece aðacýn üstünde onunla yüz yüze gelmek fikri nedense beni çýldýrttý.. Aðaçta adeta bir kovalamaca oyununa baþladýk.. bir sandalyeye oturacaðý zaman pantolonunu parmaklarýnýn ucuyla dizkapaklarýndan tutup yukarý çeken nazlý ve nazenin kuzen min aðaca çýkmak istemine gel de gülme. Tehdidime aldýrmadan akýmdaki dallara týrmanmaya devam yordu.Bir gevezelik etmenden.... . bunu yaparsa yerimi kýrarak kuzenimin yerine benim haykýrýp baðýrma ihtimalim vardý. Ya onu..Seninle þakalaþýyoruz ama. galiba bir feryattý. ý ..

Kâmran çok yorulmuþ. Resimli bir Japon þemsiyesi. Kâmran'ýn bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder.. Baþka yazlar mektebin açýlacaðý günlerin yaklaþtýðýný gördükçe baþým aðrýr. Kendin düþün. Fazla üzülmeyin.. Kâm-ran'a gelince... Biraz gözümü açabilsem... hemen hemen bir genç kýz olduðumu söyleyiþimde elbet bir maksat var. sonra ayaklarýmýn al arak aðlaya aðlaya ezmek istiyordum. Neriman'ýn gittiði tarafa gitmekten utanýyor ibi. üzülmüþtü. Bazý þeyler vardýr ki.Bu gecekinin her zamankilere benzememesinden..Ne kadar baþka türlü konuþuyorsun Feride.. gözlerim kararý insanlardan uzaklaþacaðým günü iple çektim... sokakta gezmeyi pek sevmezlerdi ama nedense o akþam karanlýða kalmýþtýk. dedi. her gün yaptýðým þey deðil mi? . Artýk pantolonunu fa k dallardan birine oturdu. çocuk görür.. sana verilen hediyelerin kýymetini böyle mi bilirsin? diye azar iþitiyordum. inanman lâzým. fakat inanmak gelmiyor içimden.Feride. onu korkuttu..Yetiþir artýk.. tozlarýn içine yzelerimden: . o geceden sonra köþkte görünmez oldu. * Mektebin ilk haftalarýnda bir pazar günüydü. Ne istersen. . aðlayacak haldeydi. Fakat ben. yemin.O. .. Sörler bizi Kâðýthane tarafýna gezmeye götürmü Sörler. Kuzenime olan küskünlüðüm.. ona acýdýðým için deðil....Hem ne biliyorum ki.Bilmem. Ayýp olur.Söz.. Feride?.. Üzeri sazdan köþkler.. þýk bir el çantasý. Fakat artýk büyümeye b hiç fark edemez. ne söylememden korkuyorsun? Ben.Sana büyüdüðümü..Merak etme. kendi kendime oturuyordum aðacýmda. bir gün eli sulu yemiþleri dolduracak gibi bir jest yaparak onlarý çýðlýk çýðlýða baðýrtmýþ-tým. çekik gözlü Japon kýzlarýyla süslenmiþ þemsiyemi yere.. .Zannederim ki. Uzatýrsan sözümü geri alacaðým. bahçenin aþaðý tarafýna yürümeye baþladý. Yemin mi?. . nefretim bir türlü geçmek bilmiyordu.. Kâmran'ýn korkusu yavaþ yavaþ hayrete dönüþüyor gibiydi. güzel þeyler hoþu yordu. . bir yandan o kadar sevdiðim bu eþyalarý bile yýrtýp kýrmak. onun da uzun zaman ben den korktuðunu hissettim.. Artýk eskisi kadar çocuk deðilim.. Sonra. Korkulacak bir þey olmadýðýna /min olabilirsin. Hemen misafi rinin yanýna dön. . / Ben..inanayým mý? ÇALIKUÞU 43 ..... ipe k mendiller. dedim. Parmaklarýmý parlak ve yumuþak derisine sürerken adeta hürmet duyduðum çantama.. ipek çoraplar.. hâlâ þakaya devam ediyor görülmekle beraber. gagasýný kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan ba olabilirdi? 44 Reþat Nuri Güntekin Baþkasý tarafýndan hatýrlanmaktaki zevki anlayacak yaþa gelmiþtim. .. .. Hadi gönlün rahat etsin. .Feride. . fakat ne olursa olsun artýk onunla konuþmaya tahammülüm kal an önce kendimi kurtarmak için: / .... Fakat nedense bu hediyelere ehemmiyet verdiðimi ne Kâmran'a ne de baþkasýna göstermek isti yordum. Söz mü. ... istanbul'a her iniþinde bana hediyeler getiriyordu. Ya hiddetle baðýrdým: .. Beni mutlaka görmek ister gibi ýsr dýrarak: . yürek biçiminde bir tuvalet aynasý. Söz uzarsa içinden çýkamayacaktýk. Mesut dul. Bu tehdit.Bu gecede ne fevkalâdelik var ki?. H kuzenim.. Kös kös aðaçtan indi. Bir hoyrat çocuktan ziyade yetiþmiþ bir genç kýza yakýþacak bu þeylerin bana verilmesindeki neydi? Çalýkuþu'nun gözünü boyamak.. ufak tefek þ ajlarla onu daha neler neler almaya mecbur edebilirdim. ...

Þu halde Çalýkuþu'ndan sonra bana bir de gour de diye isim takýlýr-sa.Biliyor musun Feride. Sen çok iyi bir kýzsýn.Siz öyle zannededurun. diyorlar. .Maalesef öyle. bunu baþkasýnda sezmek bile ona zevk veriyo t... öyle sevme çýlgýný bir kýzdý ki.Koca budala.. diyecekler. dedi. Misel bu defa hayretinden bir istavroz çýkardý: .. Birden durdum: ... . dedim.. yavaþ yürüyorsun? Sað ayaðýmýn bileðine sarýlý mendili gösterdim: . Kolun u omzuma at...Ben. Çok güzel. manalý bir yan bakýþla hazi sedim: . Beni her zamanki âde- ÇALIKUÞU 45 tim üzerine en önde gidiyor zannetmiþ olacaklar ki hiçbir taraftan bir ses çýkmýyordu.... Miþel'e derdini anlatýyor.Hayýr.. Sanki senin böyle bir maceran olamayacaðýný. durmuþ hayretle bana bakýyordu. . gourde Fransýzcada asmakabaðý. Sevgi iþinde Çalýkuþu bir hakiki gourde'dur. Belki hatta güzel.. Beni çirkin mi buluyorsun? ...Elbette.. Fakat koluna girebilirim.. dedi..Biraz evvel oynarken düþtüðümün.....Mersi Misel..Herkes senin ne olduðunu bilmez mi? . Hakikaten iyi oluyordu.... Biraz yürüdükten sonra Misel: .Ben deðil herkes öyle düþünüyor. Türkçesini pek iyi bilmiyordum ama.. Ben.... Derk yanýmda bir gölge belirdi. . Ne yapýp edip bu haysiyet kýrýcý tehlikenin önüne geçmek Yine ondan öðrendiðim bir jestle baþýmý Miþel'in omzuna koydum.Ne demek istiyorsun? 46 Reþat Nuri Güntekin .. dedim. . Nasýl.Herhalde beni arkana almayý teklif edecek deðilsin. Buna imkân yok. yürürken daha az acý hissetmiyor musun? Dediðini yapmýþtým.. . i. dedim ve yalanýmý bir kat daha yutulur bir renge sokmak için de iç çektim. Kimse ile kur yapmana ihtimal olma dýðýný. Daha kuvvetli...... .Evet Misel. Misel. . Nasýl buna ihtimal veriyorsun? . Niçin böyle kendi kendine. dehþet.. boynumu çarptýrarak tasdik ettim: . beni tutmakta devam ederek: . Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim.Budala mý? Niçin? .. kalýnca vücudumla bu ka baklardan birine de pek benzemez deðildim. balkabaðý gibi naya gelirdi. Bu pozda yürüdüðümüzü gören arkadaþlar ne zannedecekler? ... Misel.. Çirkin deðil. . taburun en arkasýnda yürüyordum..Ne söylüyorsun. Bir münasebetsizliktir yapmýþým.Sen misin Çalýkuþu? dedi.O halde hemen kolumdan çýk... . Yükün biraz hafifler.Benim için böyle mi düþünüyorsun? .Doðru mu söylüyorsun? dedim. Fakat ýslah kabul etmez surette saf.Tabii hayýr. deðil mi? Öyle deðil.... sukabaðý.Feride de âþýk olmuþ. Bilmem nasýl oldu? Bir aralýk farkýna varmadan arkada rýmla aramdaki mesafeyi dehþetli surette açýlmýþ buldum. ayaðýmý yaraladýðýmýn farkýnda deðilsin galiba. Yazýk ki bir türlü inanamýyorum.. Ben de seni belinden tutayým.. dediði gibi ne çare ki inanmaya ve açýktan açýða sevinmeye cesaret edemiyordu..Güzel. Zaten kýsa boyum. ..ister misin sana yardým edeyim? dedi. .Hiç. Zavallý Misel.Ne zannedecekler? . Artýk arkasýný getirmek namus borcu oluyordu: .Niçin?. Feride? Misel. dedim.. Feride. . aptal . Hangisi olursa olsun fena þey. Baktým.. Halime acýdý.. . Ben de seviyorum.

Bugün senin sânsýn kuzen mektebe geldi. Bekleme. beni aramaya gelmiþ olsun! Misel herhalde yan lýþ görmüþ olacaktý.Kuzenimle birbirimize kur yapýyoruz. derler.Haydi.Nerede gördün? Nasýl tanýdýn? . Bu vaziy ette bir insanýn bebek gibi atlamasý. Yalancýktan inanmýþ gibi görünerek: . ban ip bir gurur veriyordu. dedi. yemekten sonra Sor Matild beni çaðýrdý. beni kapýda karþýladý.ÇALIKUÞU 47 . _ ý j ?? . Mektebe gelen kuzenim-di. Birdenbire telaþlandým. Öyle bir ikâyesi uydurayým ki sen de þaþ.Ona ne þüphe? ÇALIKUÞU 51 O akþam.. dedi. Miþel'e sevdiðim diye prezante etmek için aklýma kim gelse beðenirsiniz? Kâmran!. Biraz evvel onun bana söylediði gourde kelimesini ben bir de baþýna "kocaman" sýfatýný taka ona iade ettiðim halde: "Sensin.. deðil mi? ... .. bir sýrma tel ile birbirine baðlanmýþ iki þeker kutusu uzatarak: .. Þaka mý. Çok mu güzel sevdiðin genç? . sevmek güzel þey.Yalnýz sevmek mi Çalýkuþu? .Elbette güzel. Fakat kutularý bana uzatýrken boynuna sarýlýp yana ek için kendimi zor tuttum.... Sor Matild. deðil mi? . þimdi beni daha büyük bir muhabbetle kollarýnda tutuyordu: . Mamafih. hem üzüleceksin. Arkadaþlarým arasýnda masalýmýn do dan þüphe eden varsa bu kutuyu görünce onlar da fikirlerini deðiþtirmeye mecbur olacaklardý e güzel! . Fakat ne uydurup söyleyeceðini bilemiyordum. . Akþamüstleri son teneffüste Miþel'in koluna asýlarak yavaþ yavaþ yeni masallar uydurmakta devam ederken.Bir genç erkeðin kur yaptýðý kýzý görmeye gelmesinden daha tabii ne olur? dedim. inanmýyordum. Israrý býrakmaya can atýyordum. .. Anlat. dedi. Allah esirgesin.. yaramazlýk etmesi þýk bir þey olamazdý. o ka .. ne güzel! 50 Reþat Nuri Güntekin söylemiyordu. O gün nedense bizimle gelmemiþ olan Misel. yaramazlýðý býrakmaya mecbur oldum.. karþýlýðý da var: Grande gourde. sýçramasý. Bir zaman gevezeliði. ara sýra da yine þeytana uyuyordum.Bunlarý sana kuzenin getirdi. elimden tutarak koþa koþa in bir köþesine götürdü: .Kim bu?..Bununla beraber o yine gelir. Yine bir kýr gezintisi dönüþüydü.Þüphesiz senin için.Haydi Feride.Zannederim. Bir büyük sebep yokken Kâmran. o senin adýndýr!" demek bile aklýna gelmiyordu.. Demek ki yalana baþlar baþlamaz ona kendimi tanýtmaya muvaffak olmuþtum. Mademki seviyor..Sana havadisim var.. Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç.Ah...Bulunmadýðýna üzüldün. ..Ta kendisi. Hem sevineceksin.. huy canýn altýndadýr. Misel yanaðýmý okþadý.. . Bu. Demek Misel yanlýþ görmemiþti.. Mamafih. . .Þüphesiz. diyeceðim. gülüþlerinden ne demek istediklerini anlýyordum.Anlat Feride. Sevecek bir h akiki insan bulanlara þaþmak lâzým..Çok güzel! . .... Keþke sen de benimle kalsaydýn... hiç hoþlanmadýðým bir tipti. ne saadet! Misel.. Ben asma yahut sukabaðý ha. Fakat bakýþlarýndan. nasýl oldu? Demek sen de ha? Nasýl. bu þüpheyi kendisine söylemedim...Geçen sene mektebin parloir'mda gördüðüm sarýþýn kuzen mi? . Yoksa benimle þaka ettin.. . artýk ýsrarý býrak.

kutulara e limle birkaç sýký öpücük göndererek bir parça da dudaðýmýn boyalarýný hafiflettim. mesela birbirimizin elini tutmamýz lâzým gelecekti.. bütün çocuklar. t kendimi tutamadým. ellerimi ve dudaklar oyuyordum. Birkaç sene evvel siz de bir çocuktunuz. Hay Allah cezasýný versin! Koridordan çýkarken gözüme iliþen bir ayna. imtihan için boyalý bir coðrafya haritasý hazýrlýyorum. parlotr de içeri girmeyecektim. inþallah onlara yeni kutularda da tesadüf etmek mümkün olur. dedi. kur yapýlan. Kâmran: . Misafirini gör.Kutularýmýn biri renk renk fondanlar..Hediyelerin her türü için teþekkür etmek lâzým. yaldýzlý dipleri görünmeye baþlamýþ olan kutularýmý tekrar bana teslim etti .. gülüyordum. benimle eðlenir gibi ön Yüzümün. Boya iþleri bana h Biraz savruk olduðum için ikide birde renkleri birbirine karýþtýrýyor. bir çocuktunuz deðil mi? Siz maþallah seneden seneye büyüyor. âlâ. Bunlarýn bana a anladým.Bu sefer zannederim daha kýymetli bir þey bulacaksýn. Ne güzel! Misel maalesef. utanmýþ gibi yaparak baþýmý öte t . ortada bu hareketime mana verecek yabancýlar dolaþýyordu. herhalde anlamadýðým bir sebeple benimle eðlenmiþ olacaktý. Fakat o gece mütalaa sa atinde kutularým elden ele sýnýfý dolaþýyor. Kâmran gülerek yanýma yaklaþmýþtý. Fakat müsaade ederseniz küçük bir . O: .Haydi Feride. hatta hazýrlanan bir kýz vaziyetin-deydim.. Gerçi þokololar. Ne yapalým.. Kâmran'ýn ehemmiyeti yok tabii.Bu kutular adeta niþan þekeri kutusu Feride. Fakat ne çare ki. ne de su abunla çýkarmama imkân olmadýðýný. Yalancý bir telaþ ve sabýrsýzlýkla onun gösterdiði kutuyu açtým. Fakat hakikaten tarifine imkân yok.. önlüðünün cebinden minimini bir ayna çýkarmýþ. Ona küçük bir ders vermek sýrasý gelmiþ miydi acaba? Bilmiyorum. Doðruca yanýna gitsem. Kapýyý hýzla açarak fýrtýna gibi içeri atýldým. Dudaklarým yol yol sarý. Siyah önlüðümün eteklerini tutarak kutularýn önünde muhteþem ve uzun bir reverans yaptý nada parmaklarýmý biraz da eteklerime silmek ihtiyacýný ihmal etmedim. ne bileyim. Üç gün sonraydý. kýrmýzý.. sýkýntýmý büsbütün artýrdý. Biraz da ona iltifat etmek lâzým geliyordu: . Artýk iþi gürültüye getirmekten... þimdi de f . dudaklarýmýn boyalarýný bir çocuk del altýnda saklamaktan baþka çare yok- ÇALIKUÞU 53 tu. Sonra. insan. kuzenimin kadýn eli gibi temiz ve süslü ellerini ýslak ellerimin boyasýyla rbat edecektim.. Bunlarý ne mendille.. onlarý aðzýnda eritirken yüreði de beraber eriyor. ama ne yaparsýnýz?. üçer alýyorlardý. hele aðzýmýn hali felaketti. Masalým bana biraz pahalýya mal olmuþtu. dedim.. O gün de ben. Kuz m.Bunlar ne büyük iltifatlar. insaflarýnýn derecesine göre. Haritalarý olduðu gibi býrakayým. Bazýlarý uzaktan bana manalý iþaretler yapýyorlardý. Kâmran Beyefendi. Gözüme masanýn üstünde yine sýrma tellerle birbirine baðlý paketler iliþti. Yazý yazarken kalemi aðzýma soktuðum gibi. Ben. içiden iki yaldýzlý kitap yortularýnda küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masallarý kabilinden þeylerdi.. Fakat misafiri hangi suratla görmeye gideyim?. ikiþer. olsa onlarý en yakýn arkadaþlarýmdan bile ne ihtimamla gizlerdim.. Evvelki günkü kutuda bir nevi fondan vardý. ellerimin. O vakit haliniz ve aðýrbaþlýlýðýnýzla büyük ins diniz gerçi. hatta uðraþsam büsbütün sývaþtýracaðýmý biliyordum.. artýk olan olmuþtu.. ama ne de olsa.. dedi. fondanlar biraz kýl hakký ama. mor boyalarla boyanmýþtý.. diye fýsýldadý. Boyalý dudaklarýma uymayacak bir ciddiyetle: . Feride. O kadar ki. Ne yapacaðýmý bilemiyor gibi etrafýma ve kür52 Reþat Nuri Güntekin süde oturan muallim söre þaþkýn þaþkýn baktýðýmý hatýrlýyorum. Sýrf bunun için buraya kadar et ettiyse ayýp doðrusu.. yine bu halde uðraþýrken kapýcýnýn kýzý sýnýfa girdi. onun karþýsýna hangi çehreyle çýkmayý caným isterse öyle ya t gelenin kim olduðunu öðrenerek kýs kýs gülen arkadaþlarýma karþý ben. Kâmran penc akta duruyordu. ne de olsa insan mahcup oluyor. esimli roman kahramanlarýna benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayýyorum . Haritalarýný olduðu gibi býrak. biri yaldýzlý kâðýtlara sarýlmýþ þokololarla doluydu. Yanýmdaki arkadaþým. beni görmek için gelen /r'da beklediðini haber verdi. dedim.

Çünkü fondanla spat etmiþtir ki. N Herhalde bir þaþkýnlýk ve dalgýnlýk saniyesi geçirmiþ olacaðým ki. þaþkýn þaþkýn. caným þekerler.Sadece onu ver! Hakikaten bu ne demektir? insan.Ne demek? .Ne yapalým. Feride! Bu anlayýþsýzlýða hayret eder gibi bir jest yaptým.Anlaþýlmayacak bir þey yok. deðil mi? Halbuki ne yazýk? Çünk a tatlýdýr. bir kaçamak arýyordum. onun karþýmda bu sesle. âcizane ben keþfettim.. fondanlar o kadar güzel ki... kitaplar zaten bir þakadan baþka bir þey deðildi. Kitaplar için sizden af dilemeye lüzum görmeyeceðim. bu sözleri muhakkak alaydý. O. Fakat öyle de olsa.Artýk size ermiþ. bunla rý görünce barýþtýk. sözünü bitirince yüzüne baktým. baþkasýnýn aðzýna sürülmüþ bir þeyden iðrenmemek için.Pardon Feride. Maksat size kitap geti rmek olsaydý belki o demin bahsettiðiniz romanlardan da seçebilirdim. Hem bu sanatý.. hemen hemen resmi bir tavýrla hafifçe eðildi: . Bir mücevher muhafazasý seyreder gibi kutuya bakýyor. . Kâmran. Kuzenim elini uzattý. diye alay ettim. içini çekerek yalancý bir somurtkanlýkla: 55 ÇALIKUÞU . Bak. Çok mersi. .? Kâmran. Dinlenilmediðini zannetmesine onun galiba caný sýkýlmýþtý. içinden çýkardýðým þekerleri. Mamafih. Getirdiklerini kendin yemeye baþlarsan iþimi . dedi.. onunla adeta ko uþuyordum. dedi. o þairane ko kusuna yazýk olur.Kutuyu yanýnda açtýðýmýza galiba fena ettik. efendim. Yaptýðýma piþman oluyor.Bunlarý yemek de bir sanattýr. Mamafih.Yiyeceðim... Ben. dudaklarýmý büzdüm. Feride. dedi. gözlerime düþen tiyle silkeleyerek: .Yine anlamadým. Bir tanesini alarak dudaklarýma götürdüm. ben size bu kadar güzel fondanýn nasýl yeneceðini tarif edeyim de ondan sonra kapý . Anlamadým. þimdi yalnýz fondanlarýmla meþgul görünüyordum.Sizin böyle el çabukluðu hünerleriniz yoktu ama nasýl oldu. Kâmran. elimelerle konuþmasý hoþuma gidiyordu. Tuhaf bir nazarla yüzüne baktým: .. dedi. mesela en þu sarýyý kýrmýzýdan evvel yemekte bir zarar görmezsin. hayretle gözlerini açtý: . Ah. yüzüme bakmakta devam ediyordu: . hem biraz nanelidir. Kâmran. Þekeri kaçýrdým ve ona d mi çýkardým: .Onu bana versene. o da nedense bunu bana dirmemek istedi. 54 Reþat Nuri Güntekin . Kuþ yavrusunu sever gibi okþuyor. mademki çocuk hediyeleri makbule geçmiyor artýk.Bakýn. Yani siz büyüyorsunuz da ben neden Bibliothegue tfose masall arýný okuyacak bir bebek kalýyorum ve bir türlü haline göre on beþ yaþýna girmiþ bir kýz mu görülmüyorum? Kâmran. Fakat doðrusu araný istediðimi ben de anlamamýþtým. kuzenim birdenbire elini ndaný parmaklarýmdan kapmak istedi. içinde yine fondanlar vardý. Mesele yok. bundan sonra büyük insanlara mahsus ciddi þeylerle hatýrýnýzý sorarýz. . Ay açmasapan þeyler söylüyordum: . Kâmran'ýn bu tavrý. bir resimli gazetenin üstüne sýralýyordum. yetiþmiþ bir genç kýz muamelesi etmek lâzým geldiðini aðzýnýzdan iþitme iyar etti Feride. . Fakat ben daha atik davrandým. Bu defa sinirli bir hareketle ikinci kutunun baðýný kopardým.Ne söylediðinizi dinleyemedim. Onu evvela yersem sanýrým o nazik lezzetine. Cevap vermeye mecbur olmamak için ellerimi bir dua vaziyetinde birbirine kavuþturara k dalgýn bir hayranlýk rolü oynuyordum.

Elverir ki. Yüzüne bile baktýðýn yoktu biçarenin. Yalnýz. 56 Reþat Nuri Güntekin Baþýmý biraz arkaya atarak tekrar dilimi çýkardým... Kuzenim o kadar tuhaf bir þaþkýnlýkla bakýyordu ki. Þimdi de arkadaki camlý kapýnýn arka are týkýrtýsýndan farký olmayan bir gürültü ve hareket hissediyordum.. sevda" gibi þeyle caktý.. Kuzenim þaþaladý. Sevmediðimi mi? Ne delilik!. Derhal iþi çakmýþtým. dedi.. Sonr rdan birinin yere düþmesine benzer bir ses iþitmiþtim. Miþel'di.Bu da nereden çýktý.. yan gözle de kapýya bakýyord Misel.. tekrar ciddileþtim. Terbiye icabý evdekilerden haber sord lara komplimanlarýmý gönderdikten sonra kutularýmý koltuðumun altýna sýkýþtýrarak çýkmaya h Birdenbire parloir'm yanýndaki odadan hafif bir gürültü oldu.istemem.. Doðru bir þey deðil ama. mademki bir ro baþlamýþtýk. Mektep levhalarýna ve haritalarýna mahsus olan bu odanýn biraz evvel kapýsý açýlmýþtý. Bi lâkis ben. Þeker..... rica ederim. sevgi. Sonra. Bir haritaya ihtiyaç olduðunu söyleyerek kandýrmýþ. yahut d a "seviyorum ki" kelimesinin ne dehþetli bir manasý olduðunu herhangi bir Türkçe bilenden ö nebilirdi. koridorda baþý- ÇALIKUÞU ' 57 mý kollarýnýn arasýnda sýkýþtýrýp saçlarýmý karýþtýrarak "Bana masal okudun. Mamafih. sualime þaþýrýr gibi oldu: . sonuna kadar devam edecekti. Fakat camýn altýndaki anahtar deliðinden bu kýzýn bizi gözetlediðine hiç . Biliyorum. Sütninenin torunu köþkte mi? Sütninenin torunu senelerden beri köþkte büyüyen bir öksüzdü.Az kalsýn unutuyordum. Misel. Kuzenime belli etmeden bu kapýya þöyle bir bakýnca ne göreyim? Buzlu camýn arkasýnda kocama ir baþ gölgesi. o bizden mutlaka fevkalâde bir þeyler bekliyordu. mektep arkadaþlarýmýn çoðu gibi Türkçe bilmezdi. altý kelime Türkçe biliyorsa. La Dam O Kamelya rolü oynayan bir aktris jestiyle boynumu bükerek ellerimi göðsümün üstünde kavuþturarak tekrar ediyor..Tabii. Benim.. bunlarýn üçü mutlaka "sevmek..Elbette köþkte. Þu halde söyleyeceðimiz lakýrdýlarý ktu. fondaný üzerine koydum.. Renkten irerek ve gülerek: . dedi. dedi. Ne yapacaktým? Birbirine kur yapan iki insan sýfatýyla. ses ve jestler seviþen iki insanýn jestlerine benzesin. dedim. evdekilere selam" diyerek aptal aptal kapýdan çýktýðýmý görünce her þeyi anlayacak. gülmeye baþladým. Garip bir hareketle: .. o kadar þaþaladý ki. Nereye gitmesini isterdin? . Allah yolunu açýk etsin. kuzenime "Haydi. bana o saniyede bir hýnzýrlýk düþündürdü.Þimdi artýk öðreneceðinizi öðrenmiþ sayýlacaðýnýz için bir tane ikram edebilirim. Kâmran. dedim. Gölge kaybolmuþtu. bu çocuðu o kadar çok seviyorum ki. Kâmran. Ne bileyim iþte? Ben bu çocuðu o kadar seviyorum ki. ha!" diye güle Bu korku.Adý nedir? Ne iþ yapar? Evinin adresi ne? dedim.Yüzüne bakmamak ne ispat eder.. Bu seviyorum kelimesini. tahminimde yanýlmýþ olsam da herhalde bir diksiyonere bakabilir. yarý þaka bir hiddetle kutuyu itti: . Kuzenim gülümsedi: ... kendimi tutamadým. Aramýzda aþaðý yukarý konuþulacak bir þey kalmamýþtý. Yalnýz 60 Reþat Nuri Güntekin Kendimi tutamayarak birdenbire bir baskýn yaptým: . dilim serbest olmadýðý için el hareketleriyle ona fondanýn lezze fevkalâdeliði anlatýyordum. yavaþ yav aþýmý iki tarafa sallýyor. Hepsi senin olsun. parloir'm yanýndaki odadan bizi gözetlemeye gelmiþti. bir uydurma isim ve adresi bile düþünemedi.. kutuyu uzatarak: .. Kedi gibi kulak kabartarak dinledim.. Kâm-ran'a: .

altý aydan beri kocasýyla beraber izmir'de. O günden sonra Kâmran ne zaman mektebe geldiyse bahane uydurdum. hemen hemen resmi bir davet geldi. hiddetten aðlamamak için diþler klarýmý kanatýyordum. O geced en sonra mutlaka anlaþmýþlardý. Müjgân çirkindir.Ay. O yaz. fakat kulaðýma da yasak yoktu ya. diyebilirim ki yalnýz odur. Beþ. bir seyahat yaptým. Niçin? Ne bileyim? Ýnsan. o. Bir misafir. Besime Tey . Hiddetle ayaða kalktým.. Necmiye. Bu aklýma geldikçe vücuduma ateþ basýyor. haberin yok mu? Çoktan. arzularýna karþý kafa tutsam bile neticede daima yelkenle ri suya indirmek lazým gelir. Tekirdað'a kadar." duasýný bu sefer de ben. O yaz.. Fakat bu kadýnýn adýn k... bana tahammül edilemeyecek bir þey gibi görünüyordu.... diye dýþarý çýktým. çitlerin. Necmiye'ye: ÇALIKUÞU 61 . esir gibi bir þey oluyor. birkaç senede bir Ayþe Teyzem'le beraber istanbul'a gelir ve birkaç hafta köþkte. ne kendi dostlarýnýzla meþgul olduðumu zannediyorsanýz yanýlýyorsu sebetsizliðimden öyle bir lakýrdý ortaya atýverdim iþte.. iþ baþa düþmüþtü. ya! Bu sefer bari mesut olsun zavallý. ne kadar çýlgýn ve yaramazsam.. dediðim zaman ise daha fazla kýzardý. bu sefer mesut olsun zavallý. Ayþe Teyzem.. yanýna çýkmadým. alaycý bir tavýrla: . Mesut dul mutlaka bu taraflarda bir yerde oturuyordu. Görüþmemi istemez de. Neriman'ýn nerede oturduðunu evden sorup öðrenmek iþten bile deðildi. dedi. Hakikat meydandaydý. Müjgân isminde benden üç yaþ büyük bir de ký Akraba çocuklarý arasýnda galiba en ziyade onu severim. Tekirdað'dan bana. Ortada ehemmiyetli bir mesele varmýþ gibi: . Aramýzdaki fark üç yaþtan ibaret olmasýna raðm nu çocukken 62 Reþat Nuri Güntekin nedense daima kocaman bir insan gibi görmüþümdür. Çok mesutmuþ. tekrar evlendiler mi? dedim. Her istediðini yaptýran. diye misafirin kelimelerini aynen tek rar edip lakýrdýyý kapatmaz mý? Artýk çaresiz.. üçüncü defa olarak tekrar etti e köpeði kucaðýma kaparak dýþarý fýrladým. Kocasý olan Aziz Eniþ emiz senelerden beri oralarda mutasarrýftýr. Þimdi farkýn daha azalmýþ olmasýna raðmen ve onu "abla" diye çaðýrýrým. Küçücük bir fino köpeðini havuzda yýkamak için dýþarý çýkýyordum. Neriman. bir mühendisle evlendi. benim taban tabana zýddýmdýr. içindekilerini bir tanesine en çocuklara yaðma ettiriyordum.Ne baba dostlarýnýzla.Neriman kocasýndan çok memnun görünüyor. Uzak deðil.Sakýn ha! Anneme ondan bahsetme.Mektubunu aldýðýnýz haným. Eve çýktýðým bir tatil günüydü. y t öteki teyzelerimde misafir kalýrdý. hafta baþýnda teyzeme sorarým. Mesut dul için bir þey soramazdým.Ya.Hanýmefendi. Müjgân. diye yalvarmaya baþladý. Müjgân Abla. yahut bahçede yýrtarak açýyor. Misafir. bahçenin etrafýný dört dönüyordum..Kim hanýmefendi? . bað kütük yarak koþuyor... Misafir yerine Necmiye cevap verdi: . o arada bana da uðruyordu. Getirmekt devam ettiði kutularý sýnýfta. Neriman Haným. Fakat artýk havuza gitmiyor.. Bana ne? Fakat beni arada oyuncak etmeleri fena halde gücüme gidiyordu. .iki gün evvel Neriman'dan bir mektup aldým... o kadar a zla olarak da müstebittir. Bu sözleri iþitince kapýn ek köpeði yavaþça kucaðýmdan indirdim... istedikleri ahlâksýzlýðý yapsýnlar. Ben.Ben. devam ediyordu: . Bunlardan biri de Tekirdað'dadýr. Bazen na sihatlerine biraz somurtsam.Ne yapacaksýn? Niçin bu merak? gibi kelimelerle beni atlatmaya uðraþtý. bir hamam kubbesi ahmaklýðýyla: . fakat bu. "Bu sefer bari mesut olsa zavallý. zorla tutmaya çalýþtýðým ellerimi cebime saklayarak: . . . birini sevmek felaketine uðradý mý. Kuzenim ikide birde onun evine gidiyor. hayatta Allah ban a teyzeden bol bir þey vermemiþtir. Malum ya. bana hiç batmaz...

köþke yahut baða davet ediliyorduk. Yabancý kadýnlara kompliman yaparken. sapsarý kesilmiþti. olursa ne âlâ dedim ve onu kalçalarýndan yakaladýðým gibi kaldýrdým. Fakat çýplak ayaklarýmla s yürüdüðümü görünce çýldýracak gibi oldu. Her gün bir misafirliðe.zem'e yazdýðý bir mektupta. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ýn sürü sürü ahbaplarý vardý. dedim. Saatlerce kumlarda yatýyor. Malum ya. Sen.Gel." Besime Teyzem'le Necmiye. benim iddiam. Maksadýmýz. gözlerini kapýyor. Mamafih. yol kapalýydý. üzerinde bir y elken. Bu misafirlikler beni eðlendirmekle beraber. Bir kelime söylerse muvazenenin bozulmasýndan korkuyor gib aðzýný. Kimse ile konuþma. "Sizden ümidim yok. Eniþtemin. Sanki Tekirdað'a iþleyen pabuç büyüklüðündeki külüstür vapurun bir t bi seksen metre merdiveni varmýþ gibi. sual lerine ciddi ve nazik cevaplar vermeye çalýþýrken. Fakat ermiþ. Müjgân bunu evvela sahiden birkaç adýmlýk bir tecrübe sanmýþtý. Bazen saatler geçer. evi denize bakan yüksek bir bayýrýn üstündeydi. Zavallý kýz.Deli çocuk. insaný hasta ede adar geniþliyor ve yalnýzlaþýyordu. Müjgân da fena halde danlacaðýz. ta ilerideki bir burna doðru yürümüþtük. Arkadaþlar arasýnda yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çýkanlar ve dönüþte bize bol övünenler vardý. beni men etmeye uðraþmýþtý. yaþý gibi boyu da lduðu için kendisini taþýmaya gücüm yetmeyeceðini zannediyordu. romanlarda okuduðum Amerikan kýzlarý g . beni nasýl taþýrsýn? diye gülüyordu. sularýn üze ktiriyor. Demek mektep açýldýðý zaman bana da aþaðý yukarý böyle bir þey yapmak Bir sene evvelki flört masalýna bu sene de bir seyahat hikâyesi ilave etmek hoþ bir lüks o lacaktý. yine çabucak anlaþtýk. biz de teyzesiyiz. bir hafiflik yaparsam beni ayýplayacaklarýný söyledikleri i areketlerime son derece dikkat ediyordum. elleriyle saçlarýma sarýlýyordu. yine de en çok sevdiðim zamanlar Müjgân'la ya lnýz kaldýðým saatlerdi. Fakat rahat durursan korku yok. konuþmaya cesaret edemeyecek kadar kerliferli bir uldum. ye tiþmiþ bir küçükhaným olan Müjgân'ý ne yapacaðýz? Ne söylersem iskarpinlerini ve çoraplarýný çýkartmayacaðýný bildiðim için ona bir teklifte . bazý yerleri r duvara benzeyen bu bayýrdan sahile inmemi evvela tehlikeli bulmuþ. Ben kendi hesabýma bu mecburiyete sevindim bile. býrak. bu bur yalarýn öte tarafýndan koya geçmekti." diyordu. 64 Reþat Nuri Güntekin Bir gün Müjgân'la baþýmý almýþ.. Hatta böyle olduðu halde: "Karanlýkta güverteden denize sa ..Tüy gibi hafifsin abla. "Fakat Feride'yi iki aydan aþaðý amak üzere bu tatilde mutlaka bekliyoruz. Müjgân Abla. Ben de onlarýn arasýna karýþtým... Mamafih. kendimi misafirlik oyunu oynayan bebe klere benzetiyordum.. Zavallý Müjgân. sahildeki kayalarý kahkahalarýmla çýn çýn öttürüyordum. fakat aksi gibi.Delilik etme. bir tecrübe edelim de. . . kendi kendime vapura binmekti. çantamý elime alarak. Fakat teyzelerim bu arzumu telaþlý çýðlýklarla karþýladýla nýma bir bekçi katma- ÇALIKUÞU 63 dan yola çýkmama razý olmadýlar. sahil boyunca yürüyerek ta uzaklara gidiyorduk. Hele akþamüstlerine doðru sular. Kendini kurtarmaya çalýþara . seni arkama alayým. ikimize de yazýk olur. Sinsi sinsi yanýna yaklaþar . Fakat sonradan kendisi de buna alýþtý. uzak yýldýzlara baka i gözlerini bükerek: "Olacak þey mi? Ýmkân var mý?" diyorlardý. Öyle geçireyim. dedim. Deniz. Ayaklarýmýzý çýkarara ekten baþka çare yoktu. Razý olmadý: . ince bir duman parçasý görünmezdi. benim.Ýzniniz olursa bunun imkânsýz bir þey olmadýðýný ispat ile kesb-i þeref edeceðim. Gelmezse en iþtesi de.. iki senedir görmediðim Müjgân'ý büyümüþ. bu mevsimde çok güzel ve sakin fakat neþesizdi. insan arasýna katýlmak biraz da gururumu okþamýyor deðildi. ben de. Yalnýz.Bakalým. bu tehlikeyi daha evvelden hisse diyor. Müjgân Abla. dedim. sen koskoca insaný nasýl kaldýrýrsýn? dedi. Çýrpmacak olursan boylu boyumuza düþeriz. .. Tekirdað'ý dünyanýn bir ucu gibi görüyorlar. Vapur merdivenlerinden deli gibi inme!" gibi aðýr nasihatlerle haysiyetimi kýrdýlar. Bereket versin ben. Artýk kocaman bir kýz olduðumu.

Fakat beni yolun kenarýndaki þu aða an ayýrt etmeden geçer giderdi ve bir daha dönmezdi." diye tekrar tekrar tembih ettiler bana. sade baþýný deðil bacaklarýný da açýyor. yahut biraz daha fazla iki genç. Zabit Bey'le mükemmel k ur yapýyorsunuz. bir karýþlýk suyun üstünde. Müjgân gülmeye baþladý: . .Ettin mi edeceðini. . senin için etrafýmýzda geliyor.. O. Müjgân: . Mamafih. sözde atýna talimler yaptýrýyordu. hangi saatlerde denizin ne taraflarýnda ba sordum.. Ora larý dedikoducu yerlerdir. þimdi ne yapacaðýz? Ben güldüm: . Sonra içini çekti: .F. Hele ben.Senin bir derdin var Feride. . neredeyse durup konuþacak. Feride? dedi. dedi.. Müjgân yüzüme baktý: .Ben mi? Deli çocuk! . Balýkçýlarýn ikisi yirmiþer yaþýnda. . Bir de burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiþ bir sandalýn yanýnda yiyecek yiyen üç balý or mu? ÇALIKUÞU 65 .Zavallý Müjgân.Biraz akran muamelesi etmek tenezzülünde bulunmanýzdan ne çýkar efendim? . yanýmýzdan geçerken bize bakýyordu.. Sen gelmeden evvel yine görürdüm. ben öyle arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki.Evet. "Dilini sýký tut.. Müjgân. elimde çoraplarýmla insan içine çýkacak halde deðildim. Ýstanbul'daki teyzeler. B ayýp buldum. incecik bacaklarýyla -süpürge önünden kaçan örümcek gibi. vaziyetimiz hakikaten tuhaftý.koþmaya hazýrlanýyordu. tüccar amcama istanbul'dan misaf ir getirdim..Ne bileyim. Feride? diye fýsýldadý.. Sularýn o gün niçin kýyýdaki yollarý kapadýðýný...Þunu demek istiyorum ki artýk eskisi kadar çocuk deðiliz abla. sürükler gibi koþtururken: "Allah cezaný versin. Fakat o da besbelli benim gibi ulmakta güçlük çektiði için kim olduðumu sordu.Ne söylüyorsun.5 66 Reþat Nuri Güntekîn Akþamüstleri Müjgân'la kol kola gezerken genç bir süvari zabitinin etrafýmýzda dolaþtýðýna . bir uçurumdan geçiyormuþ gibi gözlerini kapýyor cesaret edemiyordu. "Bu nasýl Müslüman kýz böyle. biri sakallý bir ihti Gençler. Konuþmadan denize doðru yürüyorduk. Sýrf lakýrdý olsun diye saçmasapan sualler. Saçmasapan konuþma. senin için. korkak Müjgân. öksürdüm ve: . yemekten sonra Müjgân'la evin önüne çýkmýþtýk.Ne demek istiyorsun. Çalýkuþu . Hasýlý. dizka-paklarýma kadar çýplak bacaklarým.. Müjgân tekrar güldü.. Niçin böyle " diyordu.Anlayalým Müjgân Abla! dedim." dedim ve yürüdüm. dedim. Müjgân beni kolumdan tutarak. Cevaplarýný ihtiyar verdi. Balýkçýlar. Fakat bu defaki gülüþte bir vardý. Bir gün o. utangaç görünüyorlardý. Bu zabit. bu hiçten þeyi adeta büyük bir mesele yaptý. yine atýný oynatarak ve bizi duvar kenarýndaki aðaçlar arkasýna kaçýrarak yanýmý n sonra yavaþça güldüm.Zabitin benim için dolaþtýðýný mý zannediyorsun? . Bir an durakladýktan sonra: "Ben Marika diye bir kýzým. O gece..Balýkçýlar adam yemezler ya. dedim..... Fakat Allah'ýn kýrýnda baþka gidilecek yer y ibi mütemadiyen bizim gezdiðimiz yolda gidip geliyor. abla! Gözlerim faltaþý gibi açýlmýþtý.Onu zannetmemek için biraz aptal olmalý. h m de o kadar garip bir alaka ile ki.Yavrucuðum. . Hiç sesin çýkmýyor." demesinler diye.

ne güzel!. Müjgân'a anlattýðým þey.67 ÇALIKUÞU Biraz durakladýktan sonra cevap verdim: . Allah a yalvarýyordu. dedi. o ne dese beðenirsiniz? . Bir çýðlýk kopararak Müjgân'ýn üstüne atýldým.. mahzun oluyorum. Fakat son bunu da aðzýmdan kaçýrdým."Ben arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki. sinsi san çýyaný. Ama ne yaparsýnýz nra Müjgân yorularak büyük bir kaya parçasýnýn üstüne oturdu.. Müjgân. Ona benim Miþel'in birkaç vakasýný anlatt Sonra elimde olmadan kendi uydurma masalýmdan bahse baþladým. Sana gelince. soluk soluða kendini kurtarmaya lýþýyor.. dedi. gözlerim dolu dolu. hatýr için deðil. yah ehþetli gülüyorduk. Müjgân . Kâmran'ý sahiden seviyorsun. Müjgân. debeleniyordu: . rezil olacaðýz. Benimkilerin her zaman havada kaybolduktan sonra uzakta bir yakamoz parýltýsýyla sularý yýldýzlandýrmasýna mukabil onunkiler gülünç bir patýrtý ile bayýrýn taþlarýna çarpýyor.. þimdi de böyle bir mecburiyet olmadýðý halde anýna kendimi kaptýrýyordum." dedin. dedi.Ne dedim ben? .Gündüz söylediðin münasebetsiz lakýrdýyý aklýmdan çýkaramýyorum.Sen çirkin misin abla? dedim. hem de kollarý kuvvetsizdi. Ay ýþýðýndan sýrýlsýklam bir denizin iki genç kýza ilhamý bu olmamalýydý. Yoldan görecekler. .Peki.Benim için de orta diyelim de mesele bitsin. Sahiden..Ama öyle hatýr için deðil.. donuk bir sesle: . bundan sana ne? Ellerini tuttum. Üstümü baþýmý yýrtacaksýn.. biliyor musun sen büyüdükçe dehþet bir þey oluyorsun! Ellerimi Müjgân'ýn omuzlarýna koydum.Mutlaka geri alacaðým. uzaklara bakýyordum. . Müjgân'ýn yüzüne bakmaktan çekiniyordum. beni aldatmak için deðil. Müjgân.Sözünü mutlaka geri alacaksýn.. O yine güldü. Ne istersen yapacaðým.Býrak beni.. . Ortayým diyeyim de kavgayý kýsa keselim. Sözümü bitirdiðim ve arkadaþlarýma uydurduðum yalanýn ayýp bir þey olduðunu kendimin de anl n.. netice itibariyle.. Müjgân da bana uy at zavallý. benimle eðlenerek yanaðýma bir fiske vurdu: . Sen.Zavallý Ferideciðim. Yerden taþ toplayarak denize atmaya baþladým. Bayýrýn kenarýna gelmiþtik.Ne dedin abla.. dedim... ne dedin? Ben.Peki ama. kâh baþýmý dizine koyuyor ve daima denize.. hem taþ atmasýný bilmiyordu. . Seni aldatmak için deðil. hafif bir kahkaha kopardý: . býrak beni. oynuyor. Masalýmýn kahramanýnýn kim olduðunu evvela Müjgân' dan saklamaya gayret etmiþtim. bir þey söylemiyor. Buna ne sebep vardý? Müjgân'a yaptýðým itiraf sadece bir 68 Reþat Nuri Güntekin gevezelik ihtiyacý mýydý? Bilmiyorum.. arkadaþlarýmý nasýl bir kurt masalýyla aldattýð akat o zaman rol icabý nasýl mahzunlaþýyorsam.. ben de ayaklarýnýn dibine çök Bana mektep arkadaþlarýma dair sualler soruyordu.. onu kuru otlarýn içine yuvarlayarak tartakla . sadece saçlarýmý okþayarak beni dinliyordu. 69 ÇALIKUÞU .. Fakat ara sýra münasebetsizliðimi hissederek durmak i tediðim halde bir türlü kendimi tutamýyordum. Kâh onun etekleriyle.. onu öpecek gibi burnumu sürerek: .Ne çirkin.

te çiçekleri toz içinde sara-np buruþmuþ. gözlerin parlýyor. daha iyi. abla. Bunlar böðürtlendir ve muhakkak ki Allah onlarý çalýkuþlarý gagalasýn diye yaratmýþtýr. Müjgân'ý yalnýz bularak kolundan yakaladým: . dedim ve tekrar kaçtým. ne "hayýr" diyor. Titreyerek: . dedi. 70 Reþat Nuri Güntekin Ertesi gün yerli zenginlerden birinin çiftliðine davetliydik. Bir türlü uyuyamýyor. iþçiler. sen sahiden deliymiþsin. ÇALIKUÞU 71 . Ben yerimden kalkmamýþtým. öte yanýnda o büyük ümitsizliðe benzeyen yel-kensiz ve d iz var. Uykuya dalarken Müjgân'm tekrar katýlaþmýþ bir sesle: . suyu suya katmýþtým. diye fýsýldadýðýný iþittim. etrafta otu ota.Geceyi hatýrlamýyorum bile. Evet.. çitlerle çevrilmiþ bahçeler. Vücudumda bir þey deðiþmiþ gibi kendi kendime karþý yenilmez bir korku ve tiksinti duyuyord ikide birde bir bebek hýçkýnðýyla Müjgân'm boynuna sarýlýyor. baþýmý kucaðýna alarak beni yatýþtýrmaya çalýþýyordu.Ne anlýyorsun bu Ermeni gelini edalý hanýmlardan? Gel sen de benimle bareber. Bu sebepten.. Zaten çiftlik ir yerde deðil. çitleri saran yeþillikler kurumuþ. Bahçelerde vakitsiz bir sonbahar baþlamýþ. arabamýz geciktiði için yaya olarak dönüyoruz.Feride. Teyzemle Müjgân beni gördükçe birtakým el ve baþ iþaretleri ya Ne demek istediklerini gayet iyi anlýyordum.Galiba o da sana karþý lakayt deðil. sadece saç rak. ayaða kalkmýþ. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ý çiftliðin havuzu kenarýnda büyüklerle dedikodu yapmaya býrakarak ço takmýþ. Yolun bir yanýnda yýkýk rlar. ta uzaklarda. abla?" O. Bütün bir gece daðda kurtla boðuþtuktan sonra sabaha karþý kendini býrakan Keçisi'ne dönmüþtüm. "Niçin öyle söyledin. * Akþamüstü. Hayatýmda bugünkü kadar azdýðým ve eðlendiðim bir gün olmamýþ gibidir.. kendi yaþýnda iki komþusuyla arkadan geliyor.. tekrar ayaða kalktýn. Bereket versin geceler kýsaydý. adeta kýzdý: . sayýklýyor. bunu ben de biliyo ir türlü kendime lakýrdý anlatamýyordum. bacak baþ darmadaðýnýk.Deli. fakat artýk isyana kudre ak uyudum. duvarlarý. yüzü gözlerinin be a kadar balmumu gibi sararmýþtý. kendi haline býrakýlmýþ bahçenin derinlerinde birtakým kýrmýzý benekl r. O. Yalnýz. O gece yataðýmda beni þiddetli bir ateþ bastýrdý. Akþam ne ha ldeydin? Sabahleyin iki saat bile uyumadýn. dedim.. Halbuki beni ne hale getirdin . bak! Zavallý Müjgân.Müjgân. Sonra kendimi tutamayarak aðlamaya baþladým. sabaha karþý o da asabil ir sesle beni azarladý: .Sen hakikaten þaþýlacak bir mahluksun. Rengin parlýyor. titrek gölgeleriyle beraber yolun tozlarý üzerine kuru yapraklar dökülüyor. hakikaten acýnacak haldeydi. Biz. canavar gibi bir þeysin Feride. Geceki uykusuzluktan sonra. Yalnýz. nihayet bir az canlanmaya karar veren Müjgân'la kol kola hayli önden yürüyoruz. olur biter. Halinde zerre kadar yorgunluk eseri yok. dedim. Seyrek fasýllarla birbirinden ayrýlan cýlýz gürgenl . Daha olmazsa evlenirsiniz. Ortalýk aydýnlanýncaya kadar Müjgân beni yalnýz býrakmadý. on beþ yaþýnda... Bir aralýk. Müjgân Abla'nýn bu umulmaz baskýsý karþýsýnda bu sefer de ben sindim. besbelli yeni bir hücuma uðramaktan ürktüðü için ne "evet". aða düþ ibi kendimi oradan oraya atýyordum. aðaçlarýn arasýnda tekrar kendimi kaybediyordum. kendi nazik tabirleri üzere "at anasý gibi" bir kýzýn baþ açýk.. yanaþmalar arasýnda hoyratlýk etmesi ayýptý. Teyzem.Allah'tan korkmadan bana nasýl iftira ediyorsun. üstünü silkiyor: . ümitsiz denizi býrakýyorum ve Müjgân'ýn kolundan tutup böðürtlenlere doðru sür . Bu tabii. Zaten vücudumda da uð vet kalmamýþtý. Ben daha çocuðum. Ben öyle terbiyesizlik istemiyorum. diye gülüyordu. sevmek ayýp mý? Kýyamet kopmadý ya. U yu bakayým gözümün önünde. Fakat anlamak iþime gelmediði için görmezlikt en geliyor. Hatta bir aralýk çýplak bir ata binmeye uðraþ bir tehlike de geçirmiþtim.

. . . Fakat benim yorucu eðlencelere tahammülüm yok. iki karýþlýk bir hendekte tlamak lâzým geldiði zaman tereddüt ediyor... Kâmran'ý erkekten sayarak biraz alarga gidiyorlardý. Biraz sonra bu erkek bize el salladý. Sonra da üs yapýþtý. dedi ve biraz sonra heyecanla ilave etti: .Kim olacak.O. .Sen de öyle. . Bir aralýk Müjgân söze karýþtý: .... Nihayet.um. "Hastalanacaksýn. Ellerim yapýþ yapýþ. mesut dulu yad ellere kaçýrdýktan sonra bundan tabii ne olur?" O. bu Kâmran'a benziyor. Soluðumun týkandýðýn Yolun kenarýnda durdum. iskarpinlerimin ba yeniden baðlamaya baþladým. Feride. bir yabancý karþýsýnda gibi çekingen bir gülümseme ile yüzüme bakýyo ini uzattý. bir yolcu. Sakýn. Ayaðýmý büyük bir taþýn üzerine koyarak eðildim. bilâkis yürüyüþümü daha aðýrlaþtýrmýþtým.Ne kadar yanmýþsýn.. Mid bozulacak" diye yemiþleri elimden kapmak istiyordu. Gülüþtük ve yürüdük. Sabaha doðru kimseye haber vermeden kendj kendime þehre indim. "Kim acaba?" dedi. sakin ve biraz da alaycýydým: . Ama bilemezsiniz ne kadar çok. Þaþýrmýþtýk.Feride. içimdem "Elbette. Ben.. böðürtlenlerden de korkuyordu.. Kuzenimin teyzemle Müjgân disini hangi rüzgârýn buraya attýðýný anlatmasýný dinliyordum: . dedim.Gözlerinden öpüyorlar. Fakat kulaðým arkadaydý.Kim bilir. dedi.. önde çocuklarla beraber yürüyordum. sek i bitiririz. Müjgân'ýn el çantasýna sýðacak büyüklükte bir köpe a. Teyzemin komþularý kýrký ge kendilerini kadýndan. Galiba bizi merak elikleri rlar. . Kâmran. arkamda sakladým. sonra onlardan ayrýlarak bize doðru yürüdü. Derin pul pul olmuþ. Tarlanýn ortasýnda yürürk burkuluyor. Bir arkadaþ grubuyla Alemdaðý'na çýktýk. devam etti: .Hayret. kuzenimi aralarýna aldýlar. Feride. vallahi. yüzüme yapýþýyor. Teyzeler nasýl? Necmiye nasýl? . imdat istemeye kalkýþtý. iþimizi bitiririz demiþtim ama. arkaya bakýyorlardý.. Müjgân: .Güneþten.Çok tuhaf! Herhalde bir bildik olacak. nedir? dedim.Müjgân Abla ile kendimize bir böðürtlen ziyafeti verdik.Bu yaz istanbul'da çok sýkýldým. Son derece güzel eydi. Bu kadar uzun yolculuðu nasýl göze aldýnýz? ÇALIKUÞU 73 O. Ara sýra hafifçe boðuþuyorduk. Bir aralýk bir köpeðin hücumuna uðradýk. Yüz yüze geldiðimiz zaman ben. Akþamýn alacakaranlýðý ve yol kenarýndaki b gölgeleri arasýnda pek iyi seçilmemekle beraber baþka türlü bir insan olduðu görülüyordu. Hasýlý.. fena halde sýkýlýyordum.Ýmkâný yok.Evvelki gece ayýn on beþi idi. Fakat Müjgân Abla insaný sabýrsýzlýktan çýldýrtacak kadar mýzmýz. Yanlarýnda bir erkek vardý. Doðrusu aranýrsa onu ben de pek zannetmiyordum. Müjgân koþmaya baþladý. kuru ekin saplarýnýn ayaklarýna batmasýndan korkuyor.Zannetmiyorum. Müjgân.Mersi. bir þey söylemiyor. ben Müjgân ve böðürt rle devamlý halde çalýþýrken onlar yolun alt baþýný bulmuþlardý. 72 Reþat Nuri Güntekin Böðürtlenler eziliyor. Biraz sonra Ayþe Teyzem ile Müjgân. . Birkaç gün Ýstanbul'dan uzakla .. yahut bir köylü. dedim. Þemsiyesiz mehtapta mý dolaþtý. Siz buralarda. Topuðumu hiddetle yere vurdum. Aradakiler bize yetiþinceye kadar biz. . . ta kendisi. benim geniþ yakalarýma iki sýrma çapa iþlenmiþ bey lekeler içinde býrakýyordu. Arkadakiler kaplumbaða adýmlarýyla bizi geçip aþaðý köþenin baþýna varýncaya kadar biz. Ne iþi var burada. Ben. kendiminkileri hemen geri çektim. dedi. Ben. dedim.

Sert bir hareketle karyola demirlerini zangýrdatarak doðruldum: ÇALIKUÞU 75 . Bir sabah yine böyle bir davete gitmeye hazýrlanýrken kuzenimle merdiven baþýnda karþýlaþtý mu kesti. O. iðrenmeye karmakarýþýk his günden güne artýyordu. birdenbire ürktü: . Ben. Kâmran'ýn gelmesi hakikaten keyfimi kaçýrdý..Ne demek istiyorsun? O. yanlarýna yaklaþmak lâzým gelmiþti. ikimizi birden denize atarým. Ne istersen.Allah aþkýna boðuþmaya falan kalkayým deme. misafirine fena halde kancayý takmýþtý. diye gözlerimi iri iri açtým.ikramýn fazlalýðýndan öleceðim. Bereket versin Aziz Eniþtem. Sonra gülerek ilave etti: . yorgunluktan ölürüm.Misafire hürmette kusur ediliyor galiba. Fakat o zavallý hakikaten uyumuþtu. Silkindim maya ihtiyacým olduðunu söyleyerek odama çýktým. Eniþtemle teyzem o akþam Kâmran'ý geç vakte kadar" bahçede alýkoydular.. Feride. Yalnýz dilinin ucunda bir þey var ki mutlaka söylemezsen bu sefer ben u yuyamayacaðým. korkuya. dedi. Gözlerini açmadan: "Yapma. Feride" diye yalva rdý. Bir aralýk. Zaten sizi de dehþetli göre.Hiç. aç gözlerini.74 Reþat Nuri Güntekin Fakat nereye gidersiniz? Yalova'nýn mevsimi deðil. Müjgân çenemi okþayarak: . Ben gülerek omuzlarýmý kaldýrdým: . bilâkis gruba alarga duruyor. Sonra lambayý söndürerek . Birkaç dakika sonra da ben onun karyolasýna gitmiþ. beni tekrar kaçýrmamak ister gibi sýmsýký bileðimden eteðimden tutuyordu. zorla baþýmý kaldýrdý: .. dedim. ikide birde içeride yahut bahçenin arka taraflarýnda kayboluyordum. . dedi ve hâlâ hafif hafif baþýný sarsmakta devam etmeme raðme tekrar uyudu.. Müjgân. Fakat ikimiz de kendimizi tutamayar ak gülmeye baþladýk. Kâmran. onunla merdiven parmaklýðý arasýndaki na sürünmeden geçip geçemeyeceðimi hesap ederek: 76 Reþat Nuri Güntekin .Peki.Senin aklýndan delice bir þeyler geçiyor. Ona karþý duyduðum hiddete. burunlarýnýn dibinden ayrýlmýyordu.. Bursa bu aylarda cehennem gibi ya nar. . bilmem niçin. horlamaya baþladým. Peki. Birdenbire aklýma siz geldiniz.Tahminim doðru çýktý. Güleceðimi hissederek öte tarafa döndüm. Hiç.. Ona bir þey söyleyecek olursan sen zorla kucaðýma alýr. Karþý karþýya geldiðiniz zaman hiç sebep yokken ka kaçýyorum. halimden alýndýðýný g : . Müjgân da yorgunluk kta duramayacak halde olmasýna raðmen. Ben...Vallahi uyuyordum. Müjgân.. dedi. iþitilmedi-ðinden emin olmak ister gibi bir tavýrla etrafýna baktýktan sonra: . Onunla görüþtürmek içi insanlar çaðýrýyor ve hemen her gün uzun bir araba gezintisine yahut yerlilerden birinin bað ve bahçesine davete götürüyordu. Müjgân'ýn kapalý gözlerine raðmen yüzümü onun saçlarýna saklayarak kula . baþýný yastýðýndan kaldýrarak kollanma ordum. Müjgân: . geç vakit odaya geldiði zaman ben yataðýmda uyumuyordum."Misafir misafiri çekemez" derler dedim.Peki.Sahtekârlýða lüzum yok.j ceðim gelmiþti. Odanýn karanlýðýna. dedi. dedi. Anlýyorum. Karyolamýn kenarýna oturdu baktý. dedi..

dedi. Bir gün kendimi Marika diye tan balýkçý. güneþi saklýyor. Babam aksi gibi öyle bir alýþtý kaydýracaklar diye ödü kopuyor.O kadar aleyhinde bulunmayýn.Güzel ama. onun vücuduyla merdiven parmaklýðý arasýndaki delikte layýp kaçmýþtým.. Bana aþinalýk etti: . þaka etti: ..Evet ama.. buna itiraz etti.Ne o.Sizi eðlendirecek insaný nereden bulup getirsinler. dedi. kuzenime bu Marika hikâyesini anlatýyo itirdikten sonra bileðimden tuttu: . onunla deniz kenarýndaki bayýrda dolaþýyorduk. iþi ciddiye alarak baþýný salladý: . Dumana. Fakat hi r þey görmediðim. galiba Feride'yi büsbütün Tekirdað'da býrakacaðýz. Elindeki þemsiyeyi açýp kapamakla eðlenerek: .Allah esirgesin. iri bir aðaç kökünde oturan Müjgân'ýn yüzü deniz tarafýna dönük olduðu için o. Akýllý uslu Müjgân'ý bugün hangi hain þeytan dürtüyordu. Bu esnada yanýmýzdan -çýplak ayakla. komik bir yeisle gülümsedi. denizin durgun yüzünde nereden geldiði belli olmayan uçuk bir ay titriyordu. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayýp þarký söyleyerek bahçeye doðru koþuyordu Nihayet bir gün Müjgân bana edeceðini etti.Milyoner de olsa o kadar demokrat olamayýz. Kâmran. Ortada þikâyet edilecek bir þey yok.Feride.Tanýdýðým insanlar hiç öyle zevk verici insanlar deðil. Müjgân. Her gün yeni yerler.. gülerek cevap verdi: .Bir gün sizinle balýða çýkmaya hazýrlanýyorum.bir balýkçý geçiyordu. Bu mevsimden sonra günler ekseriya bugüne benzer. Bari ben de öyle yapayým. Müjgân. iþitmediðim halde onun bize doðru geldiðini seziyor. sise benzeyen þ ir bulut. Ben. Bilmezsiniz buranýn kýþý ne kadar sýkýcýdýr:. dedim."Misafir misafiri çekemez" ama. Sonra kýþ. zavallýlar? dedim. Kim bilir. misafirin misafire ev sahibini çekiþtirmesi eski usu llerdendir. Kâmran. on beþ adým ileride Kâmran'ý gö Ayaküstü birkaç dakikalýk bir sabah sohbetinden kaçýnmaya artýk imkân kalmamýþtý. Artýk kendimi tutamadým: ..iyi ama. Kâmran. Kâmran gülüyor: . sen birdenbire sustun. Ýk irde bana bunun için taþ atýyordu. Bir sabah.Çoktan görünmüyorsun. insana hüzün veriyor.Fena mý? dedim. Biraz sonra tekrar yanlarýna döndüðüm zaman. . belki zengin bir yerli ile evlenirsiniz . I e bir balýkçýnýn oðluna istiyorlar. Ben. Kuzenim. Son derece zengin bir insan. bunun farkýn likten gelerek bir yarým çevirme hareketiyle vücudumu ayný istikamete çevirmiþtim. ÇALIKUÞU ___ __77 O gün nasýlsa serbest kalan Kâmran'ýn caddeden geçtiðini gördüm. dedi. Müjgân: . tekrar dudak büktü: .. O. Heyecanla elerini uzat . dedi. dedi.Beni deðil ama. kendisini eðlendirecek insandan kimi kastettiðimi anlamýþtý. ensemde hafif bir ür hissediyordum. Kâmran'm bu sözüne karþý ne dese b . dedi ve baþýný çevirince on. Gece yaðmur yaðdýðý için havada tatlý bir sonbahar serinliði vardý. 78 Reþat Nuri Güntekin Konuþa konuþa bayýrýn kenarýna doðru yürümeye baþladýk.. Sizi her gün gezdiriyorlar. Balýkçý deyip de geçmeyin. Baþý yine bir kýrmýzý mendille sanlý. Feride? diyordu. dedi. Fakat uzanan elleri boþta kaldý. dedi. kuzen sýfatýyla buna katiyen razý olmam. gözlerini tavana kaldýrdý: . dedim. . Marika. O. kendi durgun ve kararsýz mizacýna benzeyen bugünkü havadan pek hoþlandýðýný anlatý . deðil mi. bugün de yaðmur tehlikesi var. Müjgân'a takýlmakla söze baþladý: . insanlar tanýy orsun. Kâmran..Bugün de þemsiyenizi unutmamýþsýnýz. Kýsmeti çýktý. Kuzenim nedense benim ilk gece söylediðim "misafir misafiri çekemez" sözüne içerlemiþti.

yanýma doðru yürümeye baþladýkl iþin anlaþýlmayacak bir yeri kalmamýþtý. o iniþte nasýl olup da yuvarlanmadýðýma. birdenbire karþýma çýkan bir komedi yahut facia. baðýra baðýra oradan oraya kaçýyor. bir kýrýklýk vardýr. dedim ve hiddetle deni e doðru yürümeye baþladým. ihtiyar. Büyük suç! Fakat. Planým hazýrdý..Buna diyeceðim yok. iþi parmaðýna dolamýþtý: j.Ne olacak. Evvela köpeðin kuduz olmasý ihtimali aklýma geldi ve du-raladým. dedim. Yalnýz. ara sýra denize taþlarýmý atmakta devam eder . Allahaýsmarladýk. elinde bir kürekle kara okak köpeðini kovalýyordu. Fakat bu kahkahanýn içinde deminki gülüþe benzemeyen. bu nazlý insanlarýn -ata da binseler. dedi. diyordu ancý deðilim ki. her þeyi anladýðýmý. Ara sýra yere eðilir gibi yapa ak arkaya bakýyordum. Bilirsin ki. buranýn öte tarafýnda. Mesela ateþ gibi bir süva ri zabiti her akþamüstü atýyla evimizin karþýsýna geliyor. Evvela gülerek konuþuyorlardý. O. Baþýmý çevirince onlarýn bayýrýn ba yavaþ inmekte olduklarýný görmeyeyim mi? Koþmaya baþlayacak olsam. balýkçýnýn kumsalda bir çalý ateþi üzerinde kaynamakta katranýný devirmiþti. Sonra ikisi de ciddileþti-ler. ilerideki burnu dönersem selamete çýkmýþ olacaktým. baþlamýþ lakýrdýyý býrakmayacaðýný h enarýna gittikten sonra hiddetle denize taþ atmaya baþladým. ihtiyaten. beni mahve di ve bunun önüne geçmek için benim elimde çare yoktu. hem de bir yerimden deðil irkaç yerimden kýrýlýp dökülmediði-me hâlâ þaþarým. hiçbir zorum.Yalnýzken böyle konuþmuyorsun ama. Aðlar gibi bir sesle: .. Ancak þu var ki. iyiden iyiye solumuþtu.. kendini Feride'ye beðendirmek iç ikeli hünerler yapýyor. Kâmran. dayaða fasýla vererek küreðine dayandý.Ne var. kuzenim bir heykel gibi dimdik odu. Hiddetle ayaðýmý yere vurdum: ÇALIKUÞU 79 . böyle lakýrdýlardan hoþlanmam. .Hepsi o kadar deðil. Fakat 80 Reþat Nuri Güntekin aksiliðe bakýn ki. Müjgân. söyleyeceði þeyleri b güçlük çekiyor gibi þemsiyesiyle topraða çizgiler çiziyor. . . Müjgân.Bunu bana da söyleyebilirsin. kayanýn ucunda kupkuru bir geçit açýlmýþtý. Biraz evvel yanýmýzdan geçen ihtiyar balýkçý. bu sefer kahkaha ile gülüyor. ateþte kaynayan katraný devirdi meret. Kendimi bayýrýn en dik yerinden olanca hýzýmla aþa kapýp koyuverdim. Hiddetin sebebi anlaþýlmýþtý. fakat bir his bana bu uzaklaþmanýn. Burasý. izimi kaybetmiþ olacaklardý. benim kaçýþým manalý olacak. Hayvan. Lâkin. Feride'nin daha yüksek kýsmetleri de var. oradaki bir keçi yolundan tekrar bayý anmaya baþlayacaktým. * Yürümeye baþladým. keçilerin bile zor çýkacaklarý bir yol olduðu için onlar beni maktan vazgeçecekler. bu tehlikeli deligözlülük de beni kurtarmýþtý. f bir þey. herhalde hayvancýðýn sandal küreðiyle öldürülmesini erecede büyük suç deðildi. Müjgân. hiç emniyet verecek gibi deðildi. Nihayet ikisinin de dönüp bana baktýklarýný ve fenasý. bunu onun yanýna býrakmay acaðým.Sen çok oluyorsun artýk.Yalancý.. ara sýra ye içarenin. Müjgân'a gizli bir "Sana gösteririm" iþareti yaparak: . Fakat þimdilik balýkçý. O gün. Cevap vermek kendi hakký. diyordu.. Kâmran. sýkýntým yokmuþ gibi. Sizinle kavga etmeden konuþulmayacak. iftiracý. çarpýnýp çýrpýnýyor ve baðýrýyordu. Köpek.Anlaþýldý. bu sabah deniz çekilmiþ. kendini kaybetmiþ bir halde. dedi. Bir an.beni yakalayamayacaklarý m uhakkak. Mamafih. ne istiyorsun zavallý hayvandan? ihtiyar. Bu sefer. Kâmran'm arkasýna geçerek bana göz kýrptý: . ötesine berisine yapýþtýrýyordu. yahut hiç deðil ndiðimi gösterecek. Onun için. Birdenbire yanýna yaklaþmaya cesaret edemeyerek baðýrdým: . Gördüðüm þeyler. Kumsalda biraz daha yürüdükten sonra. on a kudurmuþ görünüyor. birkaç daki her þeyi unutturdu.

küçüklerden birini de karþýma alarak. gözlerini çarpýp daðýtmalarýna mani oluyo fenasý. hýzlý hýzlý soluyor. bizi de!" diye b aðrýþmaya baþlýyorlardý. Çaresiz salýncaðý durdurdum ve çocuða çýkýþmaya baþladým.F 6 82 Reþat Nuri Güntekin lemeyi düþünmüþtüm. benimle beraber sallanan küçük de kesilmiþti. Bugün. Fakat ne çare ki. Kenarda nöbet bekleyen çocuklar titizlenmeye. kuzenimin cebinden çantasýný çýkardýðýný. . Sabýrsýzlýklarýndan. kulak asmýyor. diye yolumu kesti. çizdiðim sýnýrý aþarak. daha doðrusu aþaðýya bakýyordum. Ne güzel tesadüf! Eve gelirken odama kaçarak kapýyý kilitÇalýkuþu . Fakat ben. Vaktim olsa. yavaþ yavaþ sallamaya baþladým. benim der de kendi baþýmdan aþ-rkýndý.Köpek bir kaya kovuðunun içine. Sinirli bir gülme ile "Ne münasebet!" dedim ve çocuk sesleri gelmekte olan arkaya bahçey e koþtum. Beni de. Bir parça hýzlý sallanmaktan kork caðýnda ne iþi vardý? Bunlar evde küçük kardeþlerinin beþiðinde sallansalar daha iyi olurdu na benzer birtakým sözler. Feride Abla. Fakat onlar. hiçbirinizi almayacaðým. "Çok oldu ama. Fakat kapýnýn önünde Aziz Eniþtem karþýma . büyük bir gürgen aðacýna asýlý.Beni de. Dizlerimin arasýnda çýðlýk çýðlýða ha ri býrakmasýndan. korkmayýz. Müjgân!" diyordum. basýmdaki gürgenin sýk yapraklarýný hýþý tan bir hýzla havalanýyordum. yere düþüp ölmesinden korkmaya baþlamýþtým. Bazý günler komþu urasýný bayram meydanlarýna çevirirdim. sizi birer birer kendim sallayacaðým. Kâmran'ýn bana lakýrdý söylemesine ÇALIKUÞU 83 fýrsat vermemek için þirret bir yaygara. kendi ayaðýyla girdiði bu kapandan nasýl kurtu k kesik uluyor- ÇALIKUÞU 81 du. büsbütün kaçmaya da içim razý olmuyordu. evvelce de düþündüðüm gibi. Kumsal boyunca dümdüz koþup gitseydi. Nihayet. salýncaðýn etrafýný sarmýþlardý. bakayým. Biraz sonra kürekli düþm i bir hücumuna uðradýðý zaman ne yapacaðýný. . ay tempodan baþka yaygaralar koparýyorlar. dedim. Müjgân'la Kâmran'ý da alakadar etmiþ görünüyordu.. Müjgân'la kuzenimin. alacaðýn olsun. bayýra týrmanmaya baþladým. Facia. Halbuki þimdi. korkmayýz. onlarý kollarýndan çekerek yüzlerini. Ben de onun gibi kovalanýyordum. bana dönüyor. Yani açýkçasý. onu fazlaca koþ içimden: "Daha beter ol!" dedim ve salýncaðý hýzlandýrdým. iþi deliliðe vurarak kulmalarýna mani olabilirdim Arkadaþlarým arasýnda salýncaða önce binmek yüzünden kavga çýk men aralarýna atýldým. küçük arkadaþlarým. çocuklarý büsbütün hýrslandýrmýþtý. yahut benim tasarladýðým yoldan bayýra týrmansayd ka kurtulacaktý. Bereket versin öteki çocuklar da ayrý perdeden.Korkmayýz Feride Abla. Ben.. çocuklarýn arasýna karýþýr. . Bu hal. benim davetimi beklemede faklý bir sürü halinde gelmiþler.Hayýr. istanbul'a kadar giderdim. Arka bahçede. O hýzla zannederim ki. korkmayýz. bir kolan salýncaðý vardý. . zorla kapýyý açtýrmak isteye da rezalet çýkaracaklardý. aklým çileden çýkýyor. elleriyle iþaretler yapýyordu. Daha yere atan balýkçý. ke 'la Kâmran.Kýz. bu zavallý köpeði kurtarmak için bir þey yapardým. Çok geçmeden onlar sökün ettiler ve çocuklarýn arkasýnda durdular. ikide birde d etmeden yavaþça arkama. korkuyorsunuz. aklýnca emin bir yere saklanmýþtý. bütün vücudumu ateþ basýyordu. bizi de. Müjgân. Ara "Rezil oldum.Hepiniz kenara sýralanýn. Salýncaða atladým. kollarýmla onlarý iki tarafa daðýtarak: . Müjgân'ýn yaptýðýný hatýrladýkça. balýkçýya paralar verdiðini gödüm. ne o çehre? Pancar gibi kýzarmýþsýn! Biri mi kovaladý. ara sýra eliyle göðsünü bastýrý-yodu. Beni de. burnu dönmeleri tekrar aklýmý baþýmdan aldý ve arkama dönmeden yine hý biraz yürüdükten sonra. Mamafih. Kuzenim. muhakkak arkamdan gelecekler. Devrilmîþ katran tenekesinin baþýn konuþuyorlardý. bahçeyi cehenneme çeviriyorlardý.

ihtiyatlý davranýyor. Daðýnýk saçlarýnýn arkasýndan. gürgen. böyle söylüyorsunuz ama. Çevik bir hareketle ceketini çýkardý. Çünkü nazik ko lan seni zapt edemez. eðlenceli bir þey seyredeceklerini anlayarak geri çekildiler. tkiniz de düþersiniz. bir kelime bize biraz kuvvet zayi ettirecekmiþ gibi susuy orduk. . Kâmran'dýr. seninle hiç olmaz diyorum. bir zul u. Bu kadar teþvike bir zavallý Ça lýkuþu nasýl dayanýr. "Etme. Yalnýz. dedi.Kimin piþman olacaðýný görürüz. Bunu Kâmran da tekrar etti: . beraber sallanacaðýz. Ýpler gýcýrdadý. Yüzünü yüzüme yaklaþtýrarak: . diye baðýrýyo Çocuklar. çok zorlu olacaðýný hissettiðim bu sallanmada kuvvetimi muhafaza mek için dizlerimi hafif çe bükmekle iktifa ediyordum. Gitgide süratimiz artmaya. Ne yapmalý? Onunla yüz yüze gelmede açmalý? Eteklerime bir çocuðun sarýldýðýný görüyorum. gülerek. her gidiþ ve geliþt klarýn içine dalýp çýkýyor. Bu tombul yanacýklarý kanatýrsak ne olur Çocuðun arkasýný bir gölge kaplýyor. Ben.Teyze.Benim için hayýr. haným gibi nazlý. çocukluk etme. . Kâmran. o.Ne bekliyorsun.Bu esnada evin penceresinden teyzemin sesi iþitildi: . bir rüya içinde g .Feride. Feride? dedi. Ninnisi eksik ine gibi seni sarsmadan. Ondan 84 Reþat Nuri Güntekin kaçýnmak. Bu.A kýzým. koltuklarýnýn altýndan tutarak havaya kaldýrý rlerimin en miniminisi. rica ederim. fakat arkam dönük olduðu halde. çocuklarý düþürtmek þart deðil ya. Müjgân'ýn kollarýna fýrlattý. gözlerini kaçýrmýyor. sim kesilir kesilmez onun baþlayacaðýna hiç þüphem yok. saçlarýmýz birbirine karýþýyordu. ÇALIKUÞU__ 85 Hareketin sarhoþluðu yavaþ yavaþ beni sarýyor kendimden geçiyordum. Yavaþ sal-layýver. mendilimle tozlu avuçlarýmý silmeye baþlýyoru Kâmran: . Kuzenim gülerek: . yeter!" diye baðýran sesini iþittim. Fakat o. Fa kat o: "Haydi Feride.Eðleniyorsun öyle mi yaramaz? dedi. pýrýl pýrýl yanan yeþil gözleri bende garip bir kin.Hatýrýn kalmasýn ama. insaf etsenize! Gevezeliðim tükeniyor. kuzenimi omuz baþýmda hissediyordum.Aman. diye vecap verdim. dedim ve salýncaða atladým.. Kâmran aðabeye yanaþ. Alaycý bir sesle: . Biz salýncaðýn yaný alnýz kaldýk. ona baþ eðdirip neticeye kadar bu küstah ve zalim alay a devam etmek. salýncak yavaþ yavaþ hareket etti. caným. onun için küçüðü kollarýmdan indiriy k Kâm-ran'ýn gözlerine bakýyorum: . yormadan uslu uslu sallar. Bir aralýk.Ne münasebet. Teyzem pencereden: . Korkuyor musun? Bu sefer yüzüne bakmaya cesaret edem eyerek: .Piþman olmaya baþladýnýz mý acaba? diye sordum. nazik bir çocuktur. onlarýn da biraz gönlünü ediver. bir yerini kýrar. . Kýrk yýllýk Çalýkuþu'nu daha tanýmadýnýz mý? ur mu? Uslu uslu baþlarým. düþerlerse. bir yerleri kýrýhrsa sonra beni haþlarsýnýz. bilmez gibi söylemeyin. Müjgân'dan öðrendiðim güzel þeyden sonra. dedi. korkmak dünyada kibrime yediremeyeceðim þey. eyleme. Bu baþý baþýmdan ayýrýr ayýrmaz onunla e hiç þüphe yok. Þimdi görürüz. sekiz yaþýnda bir bebekti. Feride? dedi. . yorulmama imkân yok. haydi Feride!" diye tekrar eder. .Yeter mi. Artýk kurtuluþ çaresi kalmadý. Biraz daha!" diye. O da. Þimdi. gözlerim gözlerine dikili. gittikçe çoðalan yaprak hýþýrtýlarýyla sarsýlmaya baþlad ikimiz de diþlerimizi sýkýyor. .Teyze. O canavarla baþa çýkamazsýn. .Onu size sormalý. . yanýmda çocuklar var!" diye cevap veririm. Kuvvetle dizlerimi bükerek salýncaða çýlgýn bir sürat verdim. yedi. Sonra salýncak gidip geldikçe þeytan yavaþ yavaþ dürteler: "Hayd ydi.Haydi küçük. fazla kýpýrdama.. Niyetim.

Bunlarýn baþýnda Kâmran geliyordu. Ayþe Teyzem'Ie Müjgân da bize katýlmýþ olarak sürü sepet istanbul'a dönüyordu un bir mektubuyla öðrenen Besime Teyzem ile Necmiye bizi. Karþý karþýya geldiðimiz zaman benimle niþa acaktý.Elini uzat da bir tecrübe edelim.Çok güzel teyze. bir istanbul dönüþünde. Sonra.. Mamafih. Galata rýhtýmýnda karþýlamaya koþ Niþanlýlýðýmýn ilk haftalarý herkesten kaçmakla geçti. sevinçle boynuna sarýlmayýþýma hayret eder gibi: . Üç gün sonra. diye yalvardým. bazen bu kadarla kalmýyor..Dizlerim birden bire gevþedi. dedim. kýzým? diyordu. Feride. ben dünyadaki niþanlýlarýn en acemi ve vahþisiydim. Daha sonra. O kalmak. karþýki aðaçlarýn içinde kaybolmak üzere olan güneþe tutup parýldattýðý zaman. bu kelimelerin ahengi içinde uykuya dalýyordum. düþeceðim. Tekirdað'da old a ara sýra beni yataðýmda sýkýþtýrýyor: . Dudaklarý saçlarýmýn arasýndan alnýma..Ben mi aðlýyorum. Fakat ne çare ki..Bunu ümit ediyordum. buraya senin için geldim Feride. canýnýn sýkýldýðý anlaþýlýyordu. Anlatamayacaðým ki. kýzardýðýmý göstermemek için yüzümü perdenin karanlýðýna s Teyzem.Çocukluk etme. muhakkak düþecektim. utanýyorum. arkama sakladýðým parmaklarýmý birbirine kilitliyordum . Islak bir mendille þakaklarýmý siliyor: . devam etti: . teyze dedim. Bunu teyzem. Bu hareketime.. Feride. Biliyorum ki. Dizlerim büküldü.Bir yerin acýyor mu. . Feride? diyordu. Tekrar gülümseme .. Kâmran. beni bir pencere kenarýna çekerek bir sürpriz gibi gös . . Kâmran.inelim artýk. gözlerimi ildim. onu ölesiye seviyorsun.Beðenmedin mi yoksa. Korkuyorum. Benim yaralý parmaklanma yakýþmayac engin taþý vardý. bana özene bezene bir niþan yüzüðü yaptýrmýþtý. . teyze dedim. . beni býrakýp yatmaya gittiði zaman Kâmran'ýn söylediði þeyleri kendi kendime tekrar r. mersi. dedi. beni bu esnada kavrama lsaydý.. bu. onun sana söyleyecek ne güzel þeyleri va . inþallah dar falan Teyzem kolumu zorla çekecekmiþ gibi. Müjgân. Fakat onun kuvveti beni muhafaza etmeye kâfi deðildi. Benimle evlenmeye razý olduðunu aðzýndan iþitmeden seni býrakmam. Kim bilir. Eski bir yüzüðünü ölçü verdim... uzun sürmedi. 86 Reþat Nuri Güntekin Hafif bir sersemlikten sonra gözlerimi açtýðým zaman kendimi teyzemin kucaðýnda buldum. bu.. Feride? dedi. . her niþanlý gibi onun da hakkýydý. Ben. sizin en güzel zamanlarýnýz-dýr. dedi.Birkaç gün sonra akrabalarýmýza bir küçük davet vereceðiz. iplerin elimden kurtulmasýndan korktum. 88 . ellerimi arkama sakladým.Hayýr teyze. Teyzem. birbirine k ellerim açýlmamakla beraber kollarým iplerin etrafýna kaydý. teyze? Baþýmý teyzemin göðsüne soktum: . O. inatla baþýmý önüme eðdim.. beraber gezinmek ve konuþmak istiyordu..Niçin bu deliliði yapýyorsun. Kâmran'ý u geldiðini gördüðüm zaman ürkmüþ bir at gibi patýr patýr kaçýyordum.Öyleyse niçin aðlýyorsun? Gözlerindeki yaþlar ne? . Muvazen esi bozulan salýncaðýn birdenbire dönen ipleri arasýnda yere yuvarlandýk. gözlerime dokunuyordu. Soðuk bir sesle: . arkamdan sapan taþý y Müjgân vasýtasýyla ona bir ültimatom vermiþtim. tuhaf bir þey iþte. B unlar. düþkünlüðümü anlamadý: . incecik elleriyle saçlarýmý okþayarak onun aðzýndan konu ÇALIKUÞU 87 Yataðýmda büzülerek: . Zannederim. beni anlamadý.istemiyorum. be er düþüp ölünceye kadar. diye sýz anýyor. Sözünü tutmazsa her þeyi bozacaðýmý yeminlerle söylüyordum. ayaklarýmýn ucuna bakmaya baþladým. Müjgân. dedim.Þimdi imkâný yok. daha üstüme varýrsa aðlýyordum.Hayýr.Düþmeden evvel aðlamýþ olacaðým. Niþan takacaðýz.

O zamana kadar daha büyürüm. alay ettiðim insanlar. niþanlý kýzlardý. Gece eri odamýzda yalnýz kaldýðýmýz zaman lambayý söndürüyor. Arada bir þakalaþmaya kalkanlar olursa benden. vaadinde durmuþtu.Nasýl. Böyle olmakla beraber sen. Önü daha dört uzun sene var. beni evin daha hatýrlý bir odasýna taþýyorlar. tabii cesaret edemiyordum. Teyzem.Ýstemem. bunlardan biri bir gün benden. Kâm an için. akýllanacaksýn. Böyle olmakla beraber. kuzenimin ta kendisiydi bu. onlardan biri oldum. Buna mutlaka lüzum görüyorsanýz ben mektebe gittikten sonra yapýn.Dünyada en acýdýðým. artýk çocukluðu býrakmak zamaný gelmiþtir.Peki. korkuyorum. perdelerimi. aðýzlarýnýn payýný alýyorlar uyorlardý Hatta. Büyüdükçe de elbette aðýrlaþacaksýn. Allah esirgesin. Evdekilerden olsun. Müjgân'in göðsüne yüzümü saklýyor. 89 ÇALIKUÞU Kendimi çiçeklerle ve avizelerle süslü bir masada þimdiye kadar alýþmadýðým bir tuvaletle. yine büyüklüðün kendinde kalmasýný istedi. O zaman. hemen hemen bir anne olmuþtu. gardýrobumu deðiþtir dý ve bunun sebebini sormaya. annenim de. Kelimesi kelimesine aklýmda kalmýþ olan bu sözlerde hakikaten yakýp hýrpalayacak bir þey va dý? Bunu bugün bile anlamýþ deðilim. Yerin dibine geçiyorum..Þimdi artýk anlaþtýk. dýþarý-dakilerden olsun kimse yüzüme karþý bahsetmiyordu. aðzý serbest kalan Müjgân: . Þimdi senin yalný zen deðilim. kim bi lir. aðzýna bir hafif þamarcýk da yedi. Çocukluða. Buna pelc mumnun olduðumu söylemeye lüzum yok deðil mi? Sen. dedi. onu çok sevdiðini bana.Reþat Nuri Güntekin Yüreðim hýzlý hýzlý çarpýyordu: . Ben. saçlarýmý. ar ve çehreyle onun yanýnda gördüm.. Bütün bakýþlar üzerimize toplanmýþtý.. niþanlý bir kýzsýn. Gül klarýný kýsarak hafif bir alay geçti: . Müjgân. Birdenbire titreyek silkindim: . huyunu bilmediðim herhangi bir yabancý kýzdan çok daha iyisin. Nihayet.Feride. yalnýz bana. Ne demek istediði i. bana neler yapardý. Çocuklukta bu.. bilmem anlatabiliyor muyum? Ciddi ve aðýrbaþlý olmalýsýn. dedim. Kimse bana niþanlý muamele n þimdi. ne bileyim. Yalnýz bi fazla havaisin. ötek eliyle çene i. yine de köþkte pek rahat sayýlmazdým. belki pek zararlý bir þey deðildir. baþýmla üst üste birkaç kere "evet" iþareti yap Müjgân. Fakat. alnýmý okþayarak: . Yalnýz bir þartla. bugünlerde benim için bir abladan fazla bir þey. bir kere daha tekar edeceksin. O var. mevkiim büyüdüðü için. Daha doðrusu iki þartla. F de? dedi. Fakat be eket versin yabancý deðil.imkâný yok bunun teyze. . niþan toplantýsýnda senin yerine bir vekil mi koyacaðýz? Nikâhta öyledir ama kýzým enüz böyle bir âdet çýkmamýþtýr. deðil mi. Yalnýz. ben daha çocuðum. Mektebini bitirmene ve evlenmenize a ene var. Kimse bana. yaramazlýða. diyordu. Nasihatlerinin nasýl tesir ettiðini anlamak ister gibi: . Güzel bir azarý hak etmiþtim. Evvela'benimle boðuþmayacaksýn onra. onun hýrpalanmaktan büsbütün incel rasýna alýyor. Benim 90 Reþat Nuri Güntekin tarafýmdan gayet haklý bir þamarcýk. alacaðým dersin þiddetini gidermek için bir eliyle belimden tuttu. cevap vermemesi için elimle aðzýný týkayarak yalvariyordum: . niþanlý demesin. Fakat. inatçý vermelisin. Verilecek cevap olmadýðý için önüme bakmakta devam ediyordum. teyzemin beni kýymetli oðlu için bi düðü korkusunu seziyordum. Besime Teyzem duysa. diyerek dörtnala aþaðý kaçtým. Kâmran'ýn ne kadar ince hisli ve nazik olduðunu biliyorsun. teyzem.. Hayli uzun zaman. alýþýrým.. karyolamý. Mesela. fakat. Fakat gitgide büyüyorsu . Sýrf akraba ve bir iki yakýn dost için bir niþan ziyareti yapacaðýz. zannederim ki.

bütün þeytanlýðýmý. biraz kadýn tipi olmasýna raðmen erkeksiniz. hakikaten bedbaht bir insan tavrý vardý. kimse için duymadýðým bir his var içimd Ne vakitten beri. Feride. Müjgân kýz. küçükhaným. b nlarýn arasýnda en baþa çýkýlmazý. Reþat Nuri Güntekin 92 11. Onun da.Sinsi sarý çýyan.Evet.Bir gün. onunla yalnýz býrakmak için kaçmayacaðýna. Kendi kendime: . ben bu kelimeyi istemiyorum . senin niþanlýn deðil miyim? . araba ile Merdivenköyü'nde bir köy düðününe gidilecekti. yahut da lüzumsuz gevezeli yeceðine emniyetim yoktu. Kâmran. bir gün bana: . tekrar yanýma gelece galiba. o kadar komik bir hayretle sormuþtum ki. dedim. Zannederim ki.Ben herkes miyim? . diyordum. Konuþursam. sadece aðaçlardan birinin altýndaki bir kamýþ kanepeye oturmuþtu. .birini alýyor ve yolda mütemadiyen onunla konuþuyordum. bira sonra. bu beni akkým Müjgân'a ne söyledðimi hatýrlamýyormuþum gibi yalandan gözlerimi havaya kaldýrdým. Kâmran'ýn sözünü aðzýna býrakarak sokaða doð dým. Kendi kendime gayret ve rmek için söylenmeye baþladým: . kendime bedbaht demekte hakkým var. ama. Kuzenimin oturuþunda. ayýp yapýyorum. Ben. usulca arkama baktým. Kâmran'dý.1i! Öyle sanýyorum ki. kendimi tenha bir y ya sarf ediyordum. Bir kahkaha koptu. r ÇALIKUÞU 91 Kendimi tutamadým: . Biliyorsun ki. kýzararak kös kös arabaya bindim. Köþk halký bir gün sað elimin bir parmaðýnýn kocaman bir sargý beziyle baðlý olduðunu gördü .Arabacýnýn yanma bineyim. öyle. Bu bahçede mesut dulun etekleri arkasýndan nasýl koþtuðunu daha unutmad yapýyorum. ben de artýk kaçamayacaktým.Bir þey deðil. .Galiba ben. Gayrý zatýnýza hýrsýzlýk yakýþmaz.Müjgân'a söylediðini bir kere de senin aðzýndan iþitmek istiyorum. dedim. Araba. Tipiniz. arkamdan geleceðini zannediyordum. Demek ki.Ne istersen açýk yeyiver. Fakat öyle bir þey iþitmeyince yavaþladým.Görüyorsun ki. diye benimle ala Kimse. pek fazla ýsrar ederse yanýmýza gân'dan baþka. ziyaný yok. beni yalnýz yakalamak için fýrsat arýyordu. Cariyeniz de.Galiba bozuþacaðýz. Kâmran bu esnada bana baksa piþmanlýðýmý anlayacak. kendi kendine geçer. Ara sýra bana teklif ettiði araba gezintilerine yanaþmýyor.Yanlýþ anlamayýnýz. Bu suali. zannederim.Biliyor musun.Ben. Ben. düþündüm . Boþ . O. kaçtýðým kapana tutulmak üzere olduðumu anladým. . Fakat. dedim. bir parçacýk kestim. Fakat sana karþý. ya sesim tit ekti. Eskiden olduðu gibi ara sýra mutfaktan kayýsý kurusu falan aþýrmaya gittikçe hain aþçý: . Tatilin son günlerinde baþýmdan geçen bir kazayý da söylemeden geçemeyceðim. ya baþka bir münasebetsizlik yapacaktým. kalabahkçaydý. Yine belki aðzýma vurursun diye kelim eyi söylemeye cesaret edemiyorum. onunla kovalamaca diyebilirim.Þimdiden mi? dedim. O. beni bedbaht ediyorsun dedi. . Vakanýn son günleri köþkte. Aramýzda konuþtuðumuz her þ erkese söylenemez. bir k kadaþa söylenecek her þey bir erkeðe tekrar edilmez. Müjgân'dan baþka diy Müjgân'ýn yolda beni. henüz bir þey söylemediði halde artýk sokaktan çocuk çaðýrmaya da cesaret edemiyordu da bir aðaca çýkmak için bucak bucak saklanmak ve geceyi beklemek lâzým geliyordu. ikimiz de gülmeye baþladýk.

Kâmran. Bundan ilerisine gitmek. parmaðýmý bir sargý ile baðladým. bir gayret yapýp kendimi toplarlamazsam. Üstelik. Fakat. bu ýsrarým karþýsýnda yine bir hüzün ve dalgýnlýk nöbeti geçirdi.Teyzem yarayý inatla sakladýðýmý fark edince: . Bu. Tam iki gün vakit odama kapanýp sargýyý çýkararak kendi kendime saatlerce uðraþtým. Kimden? Nasýl? On sene aralarýnda yaþadýðým ve öyle pek alýk.Tehlike mi? Niçin tehlike? diye sordum. Ben. be yüzüðümdü. bültendeki numaralarý herkese göstermekten sýkýlacaksýnýz. saklýyorsun. dedi. yüzsüzlü dým. daha açýldý: .Sadece o kadar mý? Garip þey! Sor Aleksi. çalýþkan bir talebe deðildim. hazýrlýða baþlamýþtým.Hakkýnýz var. Bu sene de dersler çok sýký.Benden bu kadar çabuk kaçmak isteyeceðini ummaz-dým. Feride? Birkaç gün daha kalabilirsin. beni bir köþeye çekti. . Sor Aleksi. Ben sizin bu kadar düþtüðünüzü hatýrlamýyorum.Epeyce deðil. bu sene mektepte yoktu. Söylesem muhakkak bir çaresini bulacaklardý. pek öyle aklý baþýnda. geçen iki gün içinde üzüntü ve sýkýntýdan zayýflamýþ olacaktým. Üçüncü gün. Arkasýndan daha aðýr bir taþ: . zih nimdeki periþanlýðý büsbütün arttýracaktý. ÇALIKUÞU 95 . muhakkak. model bir talebeymiþim gibi razý olmuyor: . beni mektebe götürürken hiç konuþmadý ve ayrýlacaðým zaman: . Misel. sen kendi kendine bulabilirsin. hakikati utan ÇALIKUÞU 93 zeme itiraf etmeye hazýrlandýðým bir zamanda yüzük kendiliðinden çýkývermesin mi? Niçin? herhalde.Mutlaka bir yaramazlýk ettin. Ah bu Sörler! Dünyaya ait hiçbir þeyin farkýnda görünmemelerine raðmen en küçük dedikodular irler. Fakat. buna itiraz etti: .Sörler. Olsaydý. Halbuki bu sene baþ 94 Reþat Nuri Güntekin . Ne yapacaðýmý þaþýrarak göz kaçýrdým. salak bir kýz olmadýðý bir türlü anlayamamýþým-dýr. bir uzun sene daha burada beklemek tehlikesi va r.Zannederim ki. Bu. beni bir gün yatak odasýndaki gardýrobundan galiba bir mendil alm aya göndermiþti. bu yüzükle yakalanmak fena ha lde kibrime dokunuyordu. teyzemin korktuðu gibi biraz dar yapýlmýþtý. Bu sene geçen seneden bir yaþ daha büyüðüm. Baktým ki. aþa benimle yüz göz olmak demekti. pek çok. Feride? dedi.Bu kadar aceleye ne lüzum var. uðra or.Onu.Epeyce bozuk Ma Sor. Ben. beni. bu kapris. bu dert çýkýnca büsbüt Ýlk üç ayýn notlarý son derece fena gitti. yüzük büsbütün daralý-yordu. çenemi okþuyor. Nafile. diyordu. taarruza geçmezsem Sor Aleksi'den yakamý kurtarmaya imkân yok. Bedbin bir tavýrla baþýmý saklayarak: . Ehemmiyetli bir þey ki. Gardýrobun aralýk bir gözünde mavi kadife kaplý bir mahfaza gördüm. alýya mal oldu. Tatilin son günü. Feride. Ertesi gün. Kâmran. nedense. Zaten. yalansý bir saflýkla: . bir bahane ile kendimi kurtarmaya uðraþýrken. sýn kaldýðýmýn resmiydi. Çaresiz. Sor Aleksi. konuþmaya mecbur edecek. Bir hekime gösterel im. Onu bir dakika parmaðýmda seyretmek hevesine karþý koyamadým. diye sitem etti. sonra diþlerimle çýkarmaya çalýþtým.Bu sene sýnýf geçemezseniz bir sene. kadýnca konuþmasýnýn zaten son hadlerine varmýþtý. dedim. dedi ve yürüdü. Fakat ben. bir türlü parmaðýmdan ç r heyecan içinde bir hayli zorladým. bahanelerle inat ediyordum. Yüzük. Ýþte o zaman. . Maðlup olduðunu bana göstermekten çekinmeyen koket bir tavýr yanaðýma bir fiske vurdu: . dedi. Bültenler daðýtýldýðý günün akþamý Sor Aleksi. manalý manalý gülüyordu. . mutlaka mektep açýldýðý gün gelmemi tembih ettiler.Notlan beðendin mi. Hakikat þuydu: Teyzem. baþýmýza bir iþ açar.

ne kocaman aðýz! Timsaha benzemiyor mu? .Çok az kalacak.Bir sene evvel uydurma bir masaldan bahsederken ne kadar serbest ve farfaraysam bu sene hakikaten niþanlý bir kýz vaziyetine düþtükten sonra o kadar korkak olmuþtum. perþembeydi. yüzler ini ekþitiyorlardý.Babamdan Madrid'deki amcasý çaðýrmýþ. alçak sesle: . ilk aylarda her hafta mektebe r bir þey söylemeye cesaret edememekle bareber bir niþanlýnýn bir talebeyi ziyaret etmesin i skandal addediyorlar. Yalnýz. nasýl oluyor da. Aman. Kâmran'ýn yanýnda sýnýfa dönüþ. ima yenecek bir þey bulunduðunu bildiði için yolumu kesiyor. O gece hep bu meseleyi düþündüm. açýk olduðu için öðleden sonra gezmeye çýkacaktýk. ben. sefaret kâtibi oluyormuþ. Arkadaþýmýn babasý. sörlerden biri Kartal'a gidiyordu. o da göz vardýr. kuzenimin beni parloir'da beklediðini haber verirken. Biliyorsunuz ki. bir tanesi. burasýnýn mektep olduðunu hatýrlamanýz lâzým gelir!" yolunda bir söz iþitmek istemezs Kâmran. Bu ziyaretlerin birinde. son derece açgözlü ve dalkavuktu. köþkün köpeði karþýladý. küçük bir seyahat.Evet.Nereden bu haber? dedim.Kâmran Bey. kuru bir teþekkürle baþýmdan savýyor. O. ön ayaklarýyla bana tutunmaya çalýþýyordu.Þu gülüþe bakýnýz. hakikaten fenaydý. Kâmran'a ne düþüneceðini. karþýmda ayaða kalkarak geri g yürüyor. baþka çare yoktu. Feride? Biz niþanlýyýz. bir gün: "Ziyaretleriniz biraz sýkça oluyor.iþte. Elimde küçük valizimle köþke vardýðým zaman ortalýk kararmak üzereydi. Kâmran'a gösterdiðim manasýz uzaklýðý unutuyor. gelen mektuplarý. ihtiyar köpek. odada görünür görünmez kaç delik varsa. öyle mi? dedi. asýl o bozuyor ya dedim. Hafta tatillerini mektepte geçiriyordum. Kâmran. . Arkad dan beni tebrik edenleri kýsa. Yaptýðým. bu inadýmý yenmeye muvaff ak oldu. Affedersiniz ama. o yaklaþýrken ben. uzak durmama sinirlenerek kapýyý zorla kapamak istemiþti. bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kýzý bana: . Aðaçlarýn arasýndan Kâmran'ýn bana doð görerek yere çömeldim. istediðim izni verdi. dedim. Hava. Ertesi gün. Sor Süperiyör. demiþtim. köpeðin üstüme sürünmesini istemediðim kirli ayaklarýný yakaladým. ellerimi mektep gömleði rine sokarak ayakta nihayet beþ dakika konuþuyordum. bana r þey söylemiyorlardý. öyle bir fikir var. Günleri hesapladým. onun burnunu sýkýyordum. Ýþin nihayetinde biz artýk birbirine baðlý i . Havadisin doðru olmasý mümkündü. aramýzda hiç hoþ olmayan bir konuþma geçtiðini hatýrlýyorum. Avrupa'ya gidiyormuþ.Nasýl olur. Birdenbire þaþaladým: . Üç ay içinde. Hasýlý r oyun. bütün yürekler acýsý bir þeydi. ya iki ya üç gece eve çýkmý Sebebini kendim de pek iyi bilmediðim bu inat. "Bilmiyorum" demeyi kibrime yediremedim. Fakat. Yirmi günden beri köþkten haber alamamýþtým. kocaman aðzýný güler gibi açarak dilini sarkýtýyor. Fakat. Erenköy istasyonuna kadar beraber g itmek þartýyla. . ne yapacaðýný þaþýrtýyordu. dedim. Kâmran ta yanýma geldiði zaman keþfetmiþ gibi görünerek: . yýlýþmak meylini göste vermiyordum. Bu. parloir'ýn mahsus açýk býraktýðým bir kapý kanadýna dayanýyor. Yavaþ yavaþ omuzlarýmý kaldýrdým: 96 Reþat Nuri Güntekin . Fakat Sörlerin. . Ne anlatýyordum? Evet. Ben.Pek küçük deðil. tçim içim içinde bir gece daha geçirmek fikri beni korkuttu. Türkçe bilen birisine okuttuktan sonra yýrtmak âdetleri olduðunu söyleyerek vazgeçirmiþtim. bir cilveleþmedir gidiyordu. O. mektup ya zmayý da teklif etmiþti. ara sýra bana. Konuþmayý bu kadarla keserek ayrýldýk. bizim taraflardaki bir ermeni doktorun kýzý. Besime Teyzem'le Necmiye'yi gücendiri yor. kendimi dýþarý atmaya hazýr bir vaziyet almýþ. r ÇALIKUÞU 97 Allahtan o gün. bizim köþkten ayaðý eksik olmaya Aile dostumuz gibi bir þeydi. Sor Süperiyör'e giderek teyzemin hasta olduðunu söyledim ve izin istedim. bu kadar m ana haber vermediði için içimden darýlýyordum. Kuzenim. . Fakat. O birdenbire duraladýr .Rica ederim Kâmran. Kapýda beni. bembeyaz kesildi ve o günden sonra bir daha mektebe uðramadý.

ne de baþkasý için köþke uðradý. dedi.Mersi. . dedim ve arkamdaki lacivert pardösüyü çýkararak oturacað ere serdim. Annemin hiçbir þeyi yok. Fakat zan beni býraksa da artýk kaçmaya kuvvet bulamayacaktým.Sen. Feride. hasta diye iþittim de merak ettim. O halde. son günlerde. Öyle merak ediyorum ki.Ne yapýyorsun. Fakat þimdi hepsini unuttum. Hatta doktor.Bonjur... pazara kadar sabredemeyerek izin aldým.. . bilmiyorum. Fakat klýma hiçbir þey gelmiyordu. Okþar gibi hareketlerle kollarýna. Hasta diye mi duydun? . Yan yana yürümeye ba landýk ni-þanlanalý ilk defa yan yana. Kâmran. Bunu sen mi bana söylü-yosun? Niþanlandýðýmýzdan beri senden en tatlý söz. ÇALIKUÞU 99 Kýþ ortasýnda olduðumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akþamdý.. .Evet. yakasýna.Yanlýþ olacak. þimdiye kadar gösterdiðim vahþiliðe piþman oluyordum.. elimden tuttu: .Hasta olmaman için. onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanýlmaz bir ihtiyaçtý.. mendilimle ellerimi de sildikten sonra birini kuzenime uzattým: . tabii. O. dedim.O. dedim.Emir sizin.Çok sevindim.Neden bu acele Feride? Adeta benden kaçýyorsun! dedi. pardösümü tekrar eline almýþtý. göðsünde nasýl atarsa benimki de öyle atýyordu. istersen kimseye görünmeden bahçede biraz dolaþabiliriz. dedim. düðmel ordu.F 7 98 Reþat Nuri Güntekin . ben seninle yalnýz onuþmak istiyorum. Feride? dedi. Yeni yakalanmýþ bir kuþun yüreði. dedim. Onu. beklediðimden çok faz sir ve dargýn görünüyordu. pantolonu na dikkat etmeden oradaki bir kayanýn üstüne oturuverdi. Botlarým sýkýyor da. Bu nazik bahis üzerinde fazla durmadan: . tte kendimi ona karþý suçlu görüyor.Sana biraz sitem yapmaya hazýrlanýyordum.. dedim. içerdeler. dedim. . Çantamý yerden alarak yürümek istedim. galiba teyzeniz hastaymýþ" dedi. seni muhafaza etmek bundan sonra benim vazifem oluyor. içeride de.Evet. çaresiz herkesle bareber konuþacaðýz. Kâmran. Kâmran. Vakadan sonra ilk defa sen diyordum. Kaçmamdan korkuyor gibi elimi býrakmýyordu. Kâmran. Baþýmý önüme eðdim ve sustum. ne annem. Zaten içeriye beraber gidecek deðil miyiz? . Kâmran. hemen kolundan tutup kal dýrdým: . Öteki eliyle çantamý aldý..Þuraya biraz oturabilir miyiz.Ne söylüyosun. naziksin. Bu saatte. Etrafýmýzdaki kuru d ri bir mercan kýzýllýðý içinde yanýyordu. .. Kâmran'a karþý suçlarýmý bu kadar kolay kabul etm tesiri vardý acaba. bilmiyorum. söz arasýnda: "Babamý size çaðýrdýlar.Evet. Feride? dedi. biraz hayretle: . ama. nasýl istersen. kuru yere oturma. Halbuki. Çalýkuþu .Annem mi? diye sordu.. Heyecanýmý gizlemek için alaycý bir tavýr alarak: . Kâmran. Kuzenim bu sefer de galiba kulaklarýna inanamadý: .Doktorun kýzý.Ne münasebet. Artýk geri dönmekten baþka yapýlacak iþ kalmayýnca Kâmran: . . þimdilik dudaðýnda acý bir tebessümle yalnýz bana bakýyordu. hayret ediyodu: . . aramýzda ne deðiþmiþti. Onlar. Feride? dedi. Zannederim ki. Gözlerimi kaldýrmadan: .O mu sana söyledi? . Köpeði býrakarak eteklerimi silkeledim. Bu üç ay içinde ne olmuþtu. teyzem nasýl? Ehemmiyetli bir þey deðil inþallah. Birbirimize bir þey söylemeden bahçenin sonuna kadar yürüdük.Kim söyledi? Yeni bir yalan uydurmaya vakit olmadýðý için: .Sen.

Kýzararak baþýmý çevirdim. ben artýk hareketlerimde serbest bir insan deðilim. . Ben havuzda yüzümü iyice yýkayacaðým.. Fakat . 100 Reþat Nuri Güntekin Bir niþanlý. fakat hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladým etti ki. ben onun gönlünün rahat ettiðini anlýyor ve memnu n oluyordum. Beni. Feride? Kâmran dikkatle yüzüme bakýyordu. Feride? Kâmran'ý çok memnun edeceðini hissederek: "Evet" diye baþýmý salladým. sefaret kâtibi olarak yanýna almak istiyor. cevap verdi: . Bahis ciddileþtiði için Kâmran muhasaraya nihayet vererek doðrulmuþtu. beni tekar vahþileþtirmekten ürküyormuþ gibi yaný klaþmaktan korkarak: .O cihetten söylemiyorum. Hayatýma taalluk eden her þeyi seninle konuþmaya mecburum. .Doktorun kýzýndan. Mümkün deðil. Beni. Hatta fazlaca bile. adeta korktu. hâlâ ikide bir içimi çekiyor ve hýçkýrýyordum. dedi. Feride. evvela cevap vermek istemedim. O. ölürken aklýma gelirse aðlayacaðým. bu kadar ihmal edilir mi? içimde fena þüpheler de uyandý. hemen yerimd n kalktým.. tabii onun fik irlerini söylüyorum. bileklerimi tutmuþtu. Fakat. Daha doðrusu. Onlarý geri çekmedim. Elleriyle baþýmý okþamak istiyor. sana ne çok haberler veriyor.Olacak gibi deðil. Halbuki . yahut bir memuriyeti olmamasýný bir erkek için eksiklik sayýyor.. . bu dakika içinde o kadar mesut ettin ki. "Ýlerde bir sefaret memuruyla beraber Avrupa'ya gitmek belki Feri de'yi de memnun edecektir" diyor. dedim. Ayný yollardan geriye dönerken ben. omuzlarýmý kaldýrarak geri çekiliyordum.Avrupa'ya bir seyahat varmýþ öyle mi? O. Öyle deðil mi? . dedim. . Sen bunun için mi geldin? Yanýma yaklaþmýþtý. Kâmran. Sakýn Müjgân yanýlmý istemeden güldüm. merakla sebebini sordu.Böyle ne demek? Yani benim niþanlým mý? Gözlerimi kapayarak üst üste iki defa baþýmý sall .. .Bu teklife niçin "Olacak þey deðil" dedin? Avrupa'ya gitmek seni memnun etmeyecek mi ? 102 Reþat Nuri Güntekin . Sen daha pek küçüksün. benim fikrim de deðil. ýsrar edince gözlerimi kaçýrarak: . Ben de. Feride.Sakýn annemin hastalýðý bir bahane olmasýn? . dedim. Sualini bir kere daha tekrar etti: . Hepsini unuttum artýk. öyle þeyleri anlayamazsýn. Ne bileyim.Tahminim doðru mu.. Dünden beri talihim ne kadar deðiþti! Ellerini oturduðum koltuðun kenarlarýna dayayarak bana doðru eðildi. ona alýþmaya baþlamýþtým. O. artýk dokundurmaya cesaret edemiyordu. fakat ürkütmekten korkuyordu.Doðru söyle. Oturd yerde kirpi gibi büzülüyor.Zannederim ki. dedim.Sen önden gitmelisin. Bana el dokundurmadan yaklaþmak için kurnazca bir buluþ.Doktorun kýzý. Öyle y ma. N ereden duydun? Kýsa bir tereddütten sonra: ÇALIKUÞU 101 .Ben sana bir þey yapmadým ki. Muayyen bir mes leði. birtakým sözler.Ne güzel. Çok yakýn olan yüzüne mendilimle oynayarak sordum: . Madrid'deki amcamýn bir tasavvuru.Beni. . yaptýn. Kâmran. .Amcan ne teklif ediyor. Bu vaziyette dört tara dan kuþatýlmýþ bulunuyordum. o.Feridem! Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulaðýmdadýr. Konuþmamýz devam etti: . Gözlerini açtým ve onun büyümüþ gibi g yaþ damlasý gördüm. Kâmran. bu suratla görür e derler? Birdenbire aklýma gelmiþ gibi Kâmran'a sordum: . böyle olmazdý ki.Müjgân yanýlsaydý. Bundan sonra.Bir fikir. Ben.

"Hiç iyi yapmadýn. Kâmran'ý bir ay sonra. Eskiden olduðu gibi. bu sözleri yalnýz dudaklarým söylüyordu. elindeki kocaman kepçeyi sopa dehþetiyle sallayarak deli gibi üstümüze saldýrýyordu. Feride? .Evet. Kimi.O halde gidebilirsin. kaçýþmaya z pek iyi de ettiler.Doðrusu. boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarþafým.Zannederim ki.Demek amcamýn teklifini kabul etmemi doðru buluyorsun? . Üstelik teyzem de köþkte düðün ni büsbütün çileden çýkardý. dedim. biter tükenir þey mi?" Mamafih bu dört sene Müjgân'ýn korktuðundan çok daha çabuk geçti. Aþçý. daha vaktimiz var. giderdim.Bir memuriyet. Feride" diyordu. aþçý izimizi keþfediyor.Sen. baþkalarýnýn iþlerine bile engel olacak türlü münaseb yapýyordum. Çünkü. Biraz sonra. arkabala-nmýn hepsi beni tebrik ediyorlardý. daha doðrusu aþçýnýn. Amcanýn teklifi hakikaten hoþ bir tek bir seyahat hiç fena olmaz.. itiraf etmeliyim ki. þaþkýnlýðým muþtum. Kâmran tekaüt olan amcasýyla beraber büsbütün istanbul'a döndüðü zaman ben bir ay evvel mek unuyordum. Kâmran da. açýkta yemek piþirmeye baþlamýþtý. iki. eksikleri tamamlamak için çarþý pazar dolaþýyor. kabýný kaçaðýný arka b bir çadýra nakletmiþ. boyacýlar. mutfakta da tamir ve boya vardý. kendine göre bir iþle meþguldü. bundan memnun o dý. benim yerimde olsan gider miydin? . . pek uzun da sayýlmaz. çocuklara paylarýný daðýttýktan sonra. biraz sonra. uzak semtlerden gece yatýsýna gelmiþ akrabalarla dolu oþalýyordu. . Yüreðim hafifçe burkuldu. üç. dört senecik. Hekes. içinde yaþadýðým müddetçe bu loþ binaya "güvercinlik" adýný vermiþti r diploma ile kendimi dýþarý atacaðým günün benim için bir kurtuluþ bayramý olacaðýný söyle inde güvercinliðin kapýsý açýlýnca kendimi.. Yoksa. senin de þimdi öyle yapman lâzým. Her yer gibi. Bana b adan odanýn içinde bir iki adým yürüdükten sonra döndü. Fakat ben bunu. mutfak çadýrýnýn önünde bir kýyamettir koptu. herbirini bahçenin bir köþesine daðýtmak v içine saklamaktý. Feride? . "Düþünürüz" deyince artýk mesele kalmýyor muydu? Herkesin daima benden istemiþ olduðu gibi. bu ayrýlýðý bu kadar kolay kabul etmeme müteessir oluyordu.Mademki bir erkek için mutlaka bir meslek lazýmmýþ. uz u iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uðradýðýmý þaþýrdým. Avrupa'ya gitmeye teþv k ettiðim için. þimdiden davet mektuplarý yazýyor. üç. ÇALIKUÞU 103 Bu bir. Bir. dülgerler. bana da hak vermen lâzým.. bir delilik arýz olmuþtu.'siz etireceðim. Bir akþamüstü onun. terziler. Galata rýhtýmýndan vapura bindiriyorduk.Demek. Yine zannedirim ki.. Mamafih. Bir iþe yaramak þöyle dursun. Köþk..Ben.. Ben. bir büyük insan aðýrbaþlýlýðýyla konuþmaya baþla . Hiç sesinizi çýkarmayýn. Göz yumup açmcayakadar geçer. benim istanbul'dan ayrýlmama razý oluyorsun. kimi dikiþle uðraþýyordu. köþkün altýný üstüne getiri-yordum. Yalnýz Müjgân. Siz þu kümeslerin arkasýna saklanýnýz.. Son parti bana. . 104 Reþat Nuri Güntekin misafir çocuklarýný peþime takýyor. o kadar kýsa bir þey mi.Çocuklar. Onu. hýrsýzlýðý fark edince hiddetle öte edememiþtim. ii arada geleceksin de. iki. Tekirdað'dan bana yazdýðý mektupta.. Ben. ayný suali tekrar etti: . . "Bunu yapanýn vallahi bill rini kýracaðým!" diye baðýrýyordu. Kati bir karar vermek için. Bunun için yeni aþçý. Fena halde korkan küçükler beni dinlemeyerek. dört seneyi parmaklarýyla o kadar kolay sayýyordum ki. "Mani olmalýydý el senelerinizi ayrý geçirmekte ne mana vardý? Dört sene. çadýrýn önünde tatlý ký/artýðýný gördüm ve derhal aklýma bir þeytanlýk . "Ben seni býrakýp gideyim mi?" sorana baþka türlü cevap bulunur mu? Öte taraftan.O halde düþünürüz. Mektepten çýkmak! Ben. . daha fazla düþünmeye deðer bir þey görmüyorum. Aradan beþ dakika bile geçmeden elimde dolu bir tabakla küçük arkadaþlarýmýn yanýna dönüyor En iyisi. içimden bu dakikada bü baþka türlü konuþuyordum.

bu akþam o da bana karþý ateþ püskürüyodu. düþtüðü zaman burnunu da çarpýp sýyýrmýþtý ama. kimselere derdimi dinletemedi m. dedim.Senin her zaman annen oldum ve öyle kalacaðým. ben de gayri ihtiyari onunla beraber baðýrýyordum: "Vallahi ben. bereket versin. . . sen. çý Allah'tan olacak. o gün benim. yaptýðým iþarlara raðmen. aþçýbaþý!" Ben. "Yok. Aman. Fakat bu seferki hücumu yapan. diye baðýrdý.Pardon matmazel. O zaman benim a bir adýnýz ve sýfatýnýz olacak. "Geliyor" diye boyunlarýna sarýldým ve arkalarýna saklandým Dilber Kalfa. neden sonra. Yolun bir ÇALIKUÞU 105 köþesinde onlarla karþýlaþýnca. Dilber Kalfa ile beraber bahçeye hava almaya çýkmýþ. bu iþ adi tuvaletle olsun!" diye o kadar yalvardým. Taþkýnlýðým o haldeydi ki. Baþka bir zamanda olsaydý.Ne olursunuz. hiddeti büsbütün arttý. aþçýnýn kepçesine karþý ellerini uzatarak: "Ne yapýyorsun. Çenemi teyzemin elinden çekmeden eteklerimi parmaklarýmla iki yanýndan tuttum ve hafif b ir reveransla dizimi büktüm: . o k dar korkmuþtum ki. en karýþýk heyecanlarla sar k ve anlaþýlmak ihtiyacýyla için için eridiðim bir tarihti. Yine her akþamüstü mahut arka bahçenin kapýsýnda çocuklarla ip atla adým. Gözünüzün önünde giyinmeyeceðim. Yakalanýrsam.Hain adam. buracýktaydým. kendi sesinden. dedi. elindeki elbise ile üzerime geldikçe -birisi beni yakalamaya geliyormuþ gibi . Dilber Kalfa'yý.' ne gülünç! Kendim bile güleceðim. Matmazel. Besime Teyzem de matmazelle beraberdi ve çatkýn çehresi. Doðrudur bö yaptýðýn? Son nýzý yapmak için yarým saattir sizi arýyorum. Dýþarýdakiler. Temin ederim ki iþitmedim. Feri-dem. ded i. matmazel. ufak bazý rötuþlardan baþka eksiði kalmayan beyaz elbisemi ellerinde kaldýrdýðý z kýrmýzý kesildiðimi hissettim. birkaç güne kadar size madam diyeceðim. ilkinde beni aþçýdan kurtarmaya çalýþan terzi matmazel mýþ yaþýnda olmasýna raðmen. daha haþarý ve hoyrat görünmeme raðmen. mutlaka hýrpalardým.Rica ederim.Yavrucuðum. Matmazel. tir tir titri-yodum. gelin hanýmým. Fakat. mutlaka içeri girmek istiyorlardý. sabahtan beri çalýþan terzi matmazel. beni yanaklarýmdan öperek: . Teyzem. aþçýbaþý. çaresiz sokak tarafýna koþuyor. gürültüyü artýrýyorlar. Üç gün sonra da davetlilerimiz arasýnda yine böyle bir þey yapmandan adeta korkmaya baþl Her zaman. bak. Daha fenasý. rezil olacaktým. Aþçý yabancý. Odadakileri birer birer okþayýp öperek yalvarmaya baþladým. daha üç güncük diþinizi sýkmanýz lâzým. Köþk tarafýna doðru manevra yapmaya imkân olmadýðý için. kahkahandan kimseyi iþitecek halde deðilsin ki. Arasýnda etekli elbisesi ÇALIKUÞU 107 tavus kuþu þekline girdiðini bir tasavvur edin. Teyzemin gözleri yaþardý. ben de onu birdenbire kalçalarýndan yakalayýp havaya kaldýrdým v yaptýðý gibi yanaklarýndan öptüm. 106 Reþat Nuri Güntekin . gelin haným.Üzülmeyin teyze. onu tazminat hes Gizli kalmasý için. bu aþçý kadar çýlgýn ve aksi insan görmedim. aklý yatýnca da: se aferin gelin haným sana!" dedi.köþelere kaçýyor. böyle hýrsýz gelin haným olmaz!" diye söylendi. derdimi anlatýncaya kadar hiç olmazsa iki kepçe yiyecek. siz dýþarý çýkýn. Çok deðil. bana çýkýþacaðý her zaman yaptýðý gibi eliyle çenemi tutup okþaya . * Düðüne üç gün kalmýþtý. bu kelime için. dedim. artýk dayanamadý. "N r. pantolonun dizk apaðýný da patlattýrdýn bana!" Adamcaðýz. "Alýrsýn öyleyse yeni pantolunu. Çahkuþu'nun teyzesine yaptýðý naz ve þýmarýklýðý Feride'n maya cesaret edemeyeceðini size temin ederim. çýldýrdýn mý? O. münakaþa uzarsa ondan yana çýkacaðýný gösteriyordu. vaziyet ise çok nazikti. Kalfa ve matmazelin teminatlarýna bir zam anmadý. aralarýnda beni en büyük gördüðü için. bu komedi duyuldu ve her yemekte bana bakýp b ek âdet sýrasýna girdi. ötekileri býrakýp beni kovalamaya baþlamý yere boylu boyunca yuvarlanýnca. .

çekilin. sana yardýma geleyim. içeri girmeye cesaret edemiyor gibi bir hali vardý. Matmazel. Býrak. bir dakikacýk. mantomun ucunu çekince yüzümü gözy dü.Bir parça daha.Hepsi gelsinler.. iyice alvarmaya baþladým. artýk ne ses vadi. Ama sen.Peki. hemen odadan çýkmalýsýn. Dýþarýdakiler. elbiseni göreyim. izimi büsbütün kaybettirdikten sonr n onun yanýna inmekti.. diye yalvardým. iki taraf arasýnda heyecanlý bir uðraþmadýr baþladý. gülüþerek kapýyý zorluyorlardý. Sofada demirli potinleriyle tepinerek: "Hücum. Aç. iþte o zaman. uzun boylu bir kadýn gözüme iliþti ir þey sormak istediði halde. d ene evvel bir akþam.. .Aldatýyor. Matmazelin hayretten dili tutulmuþtu.. Þimdi asýl mesele.Güzelim elbise gitti. Kâmran'ýn . baþýný yoluyordu. elbise parçalanýyor. benim. Fakat o inanmadýlar: . hepinizi çaðýracaðým. inat edersen zora müracaat etmek mecburiyetinde kalacaðým. Kâmran da aþaðý yukarý o haldeydi. beþe kadar sayýy orum: Bir iki. Sen Allah aþkýna git. þimdi git.Maðlubiyetini artýk teslim etmen lâzým Feride.. Ben. Feride. seninle orada barýþmýþtýk. bu yalvarýþýma aldýrmadý. Söz mü? Kýsa bir tereddütten sonra: . fena halde þaþýrdý ve yarý zorla odayý boþaltarak kapýyý kapadý.Küçükhaným.Bir þartla. sonra Müjgân'ýn bile yüzüne ÇALIKUÞU 109 bakmadan odadan kaçtým ve gözlerimdeki kýrmýzýlýk geçinceye kadar soðuk su ile yüzümü yýkad aman ortalýk kararýyordu. üstüne siyah mekte p önlüðümü geçirdim. elbiseni o kadar merak edi yorum ki. efendim? Çaresiz. tekrar kýsa etekli pembe elbisemi giydim. dört. fakat sesini iþit affak olamýyordu. büyük karmakarýþýk itiþerek.. sana küçük bir þaka yapmak istemiþtim. çocuk. Uðraþtýrma beni. Feride. epeyce zamandan beri beni bekliyordu. dan beni soyduktan sonra. Þimdi de öyle yapacaðýz. biraz zahmet eder misiniz. Bir aralýk. sen olmaz. biraz sonra mahcup ve müteessir bir sesle: . diye adeta saçýný. biraz bekledikten sonra devam etti: . ne hareket. Bu sefer: .Peki ama sen. . aþçý ile bir iki kelime Sonra aðýr aðýr dýþ kapýya yürümeye baþladým. Seni bahçenin nihayetindeki kayanýn yanýnda bekleyeceðim. dedi. O. Vallahi aðlayacaðým. ziyaný yok. mutfaðýn arkasýndan dolaþtým. Muharebe var" diye baðrýþan çocuk arýn sesine bütün köþk halký koþuyordu. Bana yasak yok tabii. hâlâ o kadar çocuksun ki. kendimi kimseye göstermeden onun yanýna kapaðý ktý.. Kapýya bir ayak sesi yaklaþýyordu. omuz baþýmdan: . Bu peçenin altýndan bir bildik çehresi çýkmas an ve beni söze tutmasýndan korkarak yolumu deðiþtirdim ve aðaçlarýn arkasýna da-laya çalýþ birdenbire beni çaðýrdý. soyunduktan sonra çaðýracak. Kendi kendime dolaþýyor gibi yaparak. Buna hakkým var san rdum. Beni affediyorsun deðil mi? Baþýmý hâlâ mantomun içinde saklayarak cevap verdim: . diye baðýrýyor.Aç. beþ. Maksadým.. Bende. kapýya doðru yürümeye ba . üç. Çok yorgunum. Bak. Fakat Kararan. Kâmran. Kâmran mümkün olduðu kadar geciktirdiði bu beþten sonra. Hücum.. rica ederim. Allah aþkýna. Zavallý matmazelin bu acayip tabiatlý gelinle konuþmaya bile artýk cesareti kalmamýþtý. dediðini iþittim v e büsbütün çýldýrdým. Kâmran mantoyu bir ucundan tut gülerek: . dedim. kapýya hýzla dayanarak iki kanadýný ardýna kadar a 108 Reþat Nuri Güntekin Ben çýðlýk çýðlýða odanýn bir köþesine kaçtým ve elime geçirdiðim bir mantoya sarýlarak büz eydi: . Fakat. Fakat.Yapmayýnýz. Ben koll n müdafaa ediyordum.Affet beni. * Daima açýk duran sokak kapýsýnýn dýþýnda siyah çarþaflý. O. diye baðrýþarak kapýya dayandýlar. nedense gürültü kesilir gibi oldu.Feride.. gelirim. Hatýrlýyor musun. döndüm. þimdi sokaktan geldim. dedi..

. beni tanýyor m u? .isterseniz þuraya gidelim. efendim. Ayaða kalktým.. .O halde sizden bir ricada bulunacaðým. dedim. Dudaklarýmý ýsýrarak: 110 Reþat Nuri Güntekin . söylemeye cesaret edemeyecektim. diye gülümsedim. köþkten sorarsanýz size Feride Haným'ý Siyah çarþaflý kadýn. konuþacaðýmýz þey mühim. Halbuki önüme adeta bir mektep çocuðu çýktý. Acayip bir kýyafette olduðum için birdenbire cesaret edemedim. Kimse bizi rahatsýz etmeden konuþabilir iz. . elinin sert bir hareketiyle peçesini kaldýrdý ve otuz yaþlarýnda. IH . Kadýn. Daha doðrusu þahsýnýzý görmemiþ. hanýmefendi. Biraz ileride a bir bahçe kanepesi gözüme iliþti: . bir hanýmla karþýlaþacaðýmý umuyordum. Bu dakikada meraktan çýldýracak gibi uðum halde. gülmemek için baþýmý eð fa iþittiðim bu "hanýmefendi" sözü bana öyle tuhaf geliyordu ki. Feride Haný-mefendi'nin olduðumu mümkün deðil. Burada ermiþ.Bu vaziyette tereddüt doðru deðil.Feride Haným. hafif heyecanlandý: . Bahsettiðiniz.Emrediniz. dedi. birdenbire durmuþtu. bir emriniz mi var? . o.Evet. Vücuduma bir titreme yapýþtý. izzetinefsime dokundu ve bana bütün kuvv mi iade etti. nihayet karar vermiþ o lacak ki.Siz köþkten misiniz. kaçacaðýný hissettim..Merhum Seyfetin Paþa'nýn köþkü deðil mi? . sahiden gitmeye kalksa. efendim? . hanýmefendi.Buyurunuz hanýmefendi. Yalnýz Kâm-ran Bey'in niþanlýsý olduðunuzu biliyo .Evet. Havanýn karanlýðýna raðmen benzinin korkunç surette sara . kanepenin önündeki aðaca arkamý dayadým. Mümkün olduðu kadar sakin bir tavýr takýnmaya çalýþara . kollarýmý kavuþturarak sakin ve hat bir sesle: . Fakat biraz cesur olmazsam onun d ni yapacaðýný.Hayýr.Dinleyin beni Feride Haným. ÇALIKUÞU . kadýn hâlâ aðzýný açmýyordu. kapýdan girmiþ yanýma yaklaþmýþtý: -Size tesadüfüm çok iyi oldu. Benim Feride 'la yalnýz olarak konuþmama delalet edeceksiniz. dedi. dedim.Kâmran Beyi tanýyor mu? Artýk. bir eski arkadaþýmýn zoruyla bir elçi vaziyetinde buraya geliyo rum. Bu. . biz kanepeye oturduktan sonra da devam etti. lütfen içeri. Fak at Feride benim.Emrinizi bekliyorum. Onun içi bir tarafa býrakarak açýk konuþursak daha iyi olur. . efendim. Ortalýk kararmýþ olduðu ve peçesini hâlâ açmadýðý için yüzünü fark reddütten sonra: . Görüyorum ki. Fakat.. Hafifçe irkildim. Biraz evvel si için ýsrar ettiðim halde þimdi adeta kaçmak istiyorum. zannederim yolundan çeviremeyecektim. Garip þey. Ben. dedim. .Kâmran Bey'le evlenecek Feride Haným mý? . zeki ve sinirl i bir kadýn çehresi meydana çýktý.Ben.Hanýmefendi. Siyah çarþaflý kadýn. Mümkünse kimsenin bundan haberi olmamalý. Sizden bir yardým rica edeceðim. Niçin birdenbire durakladýðýmý anlamýyorsunuz. üzerime aldýðým vazifenin bu kadar güç olduðunu kestýrememiþtim. Fakat. bende de daha fazla sormaya kuvvet kalmamýþtý. kalbim þiddetle çarpýyordu.Çok âlâ hanýmefendi. dedim. Cesur olmak lazým. dedim. Feride Hanýmefendi ile görüþmek istiyorum. Yabancý kadýnýn bana acýr gibi bir hali vardý. Buyurun.Vazife vazifedir.Köþkte bir tane Feride var hanýmefendi. çocuðum. Te-reddütümün sebebi bu. Hayretle yüzüne baktým. Sizi fa ten korkuyorum. Biraz evvel kendisini Feride ile görüþtürmemi sa stediði halde þimdi karþýmda put kesilmesine ne mana vermeliydi? Acaba Feride'nin ben ol duðuma hâlâ inanamýyor muydu? Yoksa baþka bir þey mi vardý? Merakýmý gizlemeye çalýþarak te mecbur oldum: . Kadýnýn sükûtu. hanýmefendi.

. Beni bu çirkin vazifey evk eden þu ki. Size Kâmran Beyi. bir yaprak bile kýmýldamayacak kadar sakin ve güzel yaz akþamýnda beklenilmez bir fýrtý gelip çattýðýný gayet iyi anlýyor. Kâmran Bey maalesef sizi lâzým geldiði kadar takdir edememiþ.ilk bakýþta sizi bir çocuk gibi görmüþ olmakla beraber.F. Bilmem.Daha doðrusu ikinize yazýk. hanýmefendi. bir hafta için Ýsviçre'ye geldiði halde iki aya yakýn bir zaman orada kalmýþ. bugün sizin düþmanýnýz vaziyetindedir. zaten hasta olan bu içli kadýnýn ölmesinden korkuyorum. Çünkü bir baþkasýyla sözlü olduðunu bile saklamýþ. Ayaða kalkmamakla beraber yerinde lusundan.Açýk konuþmazsak iþin içinden çýkamayacaðýmýzý evvelce söyledim. bu haberden sonra katiyen yaþamaz. dedim. Fakat hiç fena bir insan deðildir. öyle? Münevver. bunca senelik arkadaþým.Niçin yalan söyleyeyim.Estaðfurullah.. Kadýna söylediðim son cümlede bir parçajalay bile vardý. onun da artýk bu iþi kýsa kesmeye karar vermiþ olduðunu anladým. . Feride Haným? Gerçi Münevver. belki takdir ettiði halde geçici bir zaafa kapýlmýþ. günahsýz bir genç kýzsýnýz. Kararan Bey.Peki. hanýmefendi. Yahut. Arkadaþýnýzýn bunlarý benim haber almamý istemekten maksadý Yabancý kadýn.Doðru söylediðinizden nasýl emin olayým? .Belki vardýr. . bahtiyar olamamýþtý. Onunla evlenmeyi umuyordu. size daha fazla tafsilat vermek doðru olur mu? Baþýmý salladým: .Niçin. bir baþkasýnýn da sevdiðini haber vermeye mecburum.Kâmran Bey'i çok seviyor musunuz? 112 Reþat Nuri Güntekin .Beni karýþtýrmayýnýz.Arkadaþýmýn adý Münevver'dir.8 114 Reþat Nuri Güntekin . vazifeyle mi.Sözlerinizin doðru olduðunu ispat için evet. Yabancý kadýnýn. Hem zannederim ki artýk konuþacak þeyimiz de kalmadý. ara sýra el çanÇalýkuþu .Yazýk zavallýya. Bir kabahat varsa tamamýy la Kâmran Bey'de. siz de çok iyi ve bu tamamýyla suçsuz. maðrur bir tavýrla: . onun için rasgele bir macera deðildir. Fakat. Bu. mükemmel yetiþmiþ yüksek bir genç unduðumu anlýyorum. pek bilemiyorum. Makine gibi çabuk ve ad renksiz bir sesle söyledi: . ilk defa sevdiði bir evlenmiþ. . bir þey aramak ister gibi. Sonra hastalandý. .Kadýn benim bu cesur tavrým karþýsýnda biraz kendini topladý ve bir sual sordu: .Müsaadenizle bir sual. siz þimdilik yalnýz onu düþünebilirsiniz. Tesadüfleri orada olmuþ. Doktorlar Avrupa'ya gönderilmesini tavsiye ettiler.Olabilir. Feride Haným. . birçok meziyetleri olan bir gençtir. öyle olsun.Ona müsaade edemem. iki sene evvel bahsetti rkadaþla Avrupa'da tanýþmýþlar. Eski mabeyincilerden birinin kýzýdýr. . fakat nereden geldiðini anlayamadýðým bir kuvvetle buna a kendimi hazýr buluyordum.Öyledir. . Onun için size de acýrsam. Tam iyi olup memleketine döneceði bir sýrada baþýna bu geldi. Münevver. hanýmefendi. dedi.Bunun sizinle alakasýný göremiyorum. Kâmran Bey. Bir baþkasýnýn onu gö stirmiþ olmasýnda hiç fevkalâdelik görmem. Feride Haným. daha sertleþtim. Eldivenli ellerini ovuþturarak: . bu defa ayaða kalkmaya mecbur oldu. Kâmran. dedim. ne leyim. . Hasýlý. Bu defa. . .Ýþte bunu söylemek güç. Hatta bu yüzden g bir cezaya da uðramýþ. Kâmran Bey. bir aral isviçre'ye gitmiþ. sinirli bir hareketle çarþafýnýn eteklerini düzelterek kanepenin tahtalarýný tutu n. Gayet içlidir. ÇALIKUÞU 113 izinle mi. . Fazla ileri gittiðini anlatmak ister gibi elimle bir iþaret yaptým ve güldüm: . .

'Sarý Çiçek' romanýný baþtan baþa öðrendik. "Sarý Çiçeði" görmeden evvel de onun kalbine böyle bir ay mde anlaþýlmaz bir sevinç var. kendi dediði gib i satýr lakýrdý atmaya geldi. aðýr aðýr yanýma gelmiþti. Ben. Þimdi artýk sizden müsaade isteyeceðim. Fakat inanýnýz ki" diye bir cümleye baþlamak istedi. Her zaman beyaz bir önlükle dolaþan Hacý Kalfa. bana bir kere daha seslendi. Aðaçlarýn arasýndan yola çýkarak mektubu gözlerime yaklaþtýrdým.. Senden nefret ediyorum.Bu ne kýyafet. sesi titreyerek: r ÇALIKUÞU 115 "Feride Haným. Arkadaþýma ne söyleyeyim? .Feride Haným. beni tekrar arkamdan çaðýrdý: . size teþekk le edeceðim. Fakat sonra yanlýþ bir þey yapmýþ olmaktan korkarak a ldým. Öte tarafý artýk kendi bileceði þeydir. mektubu uzatarak: ..VJELDfÐlN günden beri gece demezsin gündüz demezsin.Vazifenizi yaptýðýnýzý söyleyiniz." Yabancý kadýn. Arkadaþýma artýk lüzumu kalmadý. . Bana bir hakikati öðrettiniz. Arkasýndan bir sürü edebiyat. Ne bitip tüken yazýdýr bu? Mektup desem deðil. Bunlar olaðan iþler. fakat artýk dinlemedim. Hatta. Bir saatten fazla bir zamand an beri dýþarýda þarký söyleyerek tahta siliyordu. Eylül 19.Ne münasebet. diyebilirim. mektup. zaten b okumaya baþladým: "Benim Sarý Çiçeðim" diye baþlýyordu. bizim bildiði iz. kitabý saçlý sakallý ulemalar yazar. dedim. mutlaka fevkalâde bir þeyle karþýlaþacaðým!" diyormuþ. Hafif bir baþ selamýyla yürüdüm.Feride Haným. Þimdi yoruldu. Öyleyse ne yazarsýn böy rup dinlenmeden? Bana bu suali soran.tasýný açýp kapadýðýný görüyordum. evkalâdelik olmuþ. hemen hiçbir þey aklýmda kalmadý.Ýsterseniz onu size býrakayým. gözlerim gittikçe artan karanlýk içinden yazýlarý dar fena seçiyordu ki. Omuzlarý ek: . Sevmeye ihtiyacým vardý. Yalnýz bilmem neden m ktubun birkaç defa tekrar ettiðim þu son satýrlarýný hâlâ þimdi bile gözümün önünde buluyor "Gönlüm boþtu. Ben. Yal nýz bir dakika müsaade ederseniz bir göz gezdireyim. benimle. çýplak ayaklarýyla tahtalarý silerken düþmemek için eline kocaman bir sopa almýþt . olur Yabancý kadýn. deftere yazýlmaz. otelin ihtiyar odacýsý Hacý Kalfa'dýr. Benim artýk konuþmaya nihayet vermek istediðimi görünce . birdenbire silkinerek sözünü kestim. onu görmek sizi müteessir edecek mi? Mektubu evvela elimle itmek istedim. yazarsýn da yazarsýn. Kitap desem deðil. Sonra okursunuz.Bana bir faydasý olmayacak dedim. sizi üzdüm. sözlerimden belki þüphe edersiniz diye size Kânýran Bey'in bir mektubunu ge irdim. Hacý Kalfa. Bir daha ölünceye kadar birb k yok. . FERÝDE" ÝKÝNCÝ KISIM' B. dersiniz. Güneþ doðmadan evvel na belirsiz bir aydýnlýk yayýlýrsa. bugün arkasýna dört peþli bir eski zaman en i giymiþ. bir dakika daha müsaade. hýzla aðaçlarýn arasýna . Karanlýk artmýþtý. Sizi uzun ince vücudunuzla. bir akþamüstü otelin bahçesinde ýþýklar yanarken "Sarý Çiçeði" karþýsýnd Ondan ötesini o kadar çabuk okuyordum ki. Hacý Kalfa'nýn halini görünce kendimi tutamadým kahkahalarla gülmeye baþladým: . menekþe gözlerinizle ka e her þeyin rengi deðiþti. kendisinde kalmasý daha iyi olur. Fakat o. Sen parmak kadar çocuksun. Bilmem. Bir hatýradýr. Kâmran'ýn bizim artýk bir daha barýþtýðýmýzý göremeyeceði kayanýn yanýnda ne kadar bekledið at beklemekten usanarak odama geldiðinde ve masanýn üstünde çizgili mektep defteri yapraðýn aralanmýþ þu birkaç satýrý gördüðü zaman herhalde þaþalamýþ olacaktýr: "Kamran Beyefendi. Üzülecek bir þey yok ortada.

biraz da bu lekelerden gelmiyor mu? Hacý Kalfa'nýn bir sözü daha zihnime takýlýyor: "Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu y ki. Onlar ki böyle karýnca ayaðý gibi eðri büðr larlar. dedim. gülmemin bir türlü kesilmemesine evvela kýzacak oldu. karanlýkta bir köþeye gizlenmek istedim. Ben. Sen misin Feride? Niçin saklanýyorsun? Cevap vermeden karþýsýnda durdum. onu ni sardýkça sarýyor. Hacý Kalfa. öðreneceðimi öðrendikten sonra odama gidiyordum. "Haydi caným. iki par etmez yazdýklarý. dudaðýmdaki mürekkep lekeleri ne oluyor? Hele geceler efterime yazarken sýk sýk kendimi mektepte görmem.Yazým pek çarpýk çurpuk da meþk yazýyorum Hacý Kalfa. . kuþ-kelimesinin eski "Çalýkuþu"nu. çocukluðumdan hiçbir iz. Yarýn. ben de tahtalarýmý nrçalayým. eser býrakmamaya çalýþmalýyým. . Hacý Kalfa kaç baharýn yoðurdum! yemiþtir. gül. böyle konuþmakta devam ederse. biraz alay çýkar. aramýzýn bozulmasýndan korkuyorum Mamafih. Sonra. Bir iþ için odama gireceði zaman kapýyý vuruyor. çocuklara karþý asýl ayýp odur. defterimi eksik býrakmamak için son bir gayret lâzým. öbür gün derse baþlay lar sonra..Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu yalnýz odada ki. kapanmýþ gagasýyl k gayreti var. O akþamüstü. Hakikaten parmaklarýmd Hacý Kalfa'nýn söylememesine raðmen. iþin mi yok Allah aþkýna. kafeste bir kuþ gibi gör mesi doðru deðil. artýk çalýþamýyorum. O. Taþlýkta te ttim. her neyse onun sý bizlere düþmez." Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduðum bugün de birinin beni. kýrýk kanadý. alay ediyor. sana bir parça da oynayacaðým galiba. Adamcaðýzýn hakký var. vardýr ama. öbür gün iþine baþlayacak bir e kendimden. biraz eðlenmen için. Þimdi. Hacý Kalfa. bilirsin sen? Onlar ki hat gibi sülüs yazýlar. Birbirimizin yüzünü fark edemiyorduk. Biz. 120 . fakat sonradan vazgeçti: . aklýna estikçe kapýmý vuruyor. ne çeþit memurlar bilirsil sen? Bir derdin vardýr senin. haným gibi giyineceðiz elbette. Yalnýz yazarken. fotoðraf karþýsýnda poz alýr gibi sopasýna dayandý.. ben g diyordu. çatkýn çehresini daha çatýyor: 118 Reþat Nuri Güntekin . Fakat teyzem beni görmüþtü. Fakat. parmaklarýný mürekkepl boyamamaya gayret et ki. dedi. Hacý Kalfa. dedi. anladýn endim? Hacý Kalfa'ya ne yazdýðýmý anlatmak kabil deðildi. ilk g de çekiniyordu. sen yaz yazýný. ara sýra konuþtuðum dertli bir komþumdan baþka. "Baþýný ört hocaným.Kim o? diye seslendi. Mamafih. diye bana çýkýþýyordu. artýk bir daha göremeyeceðim insanlarýn afýmda dolaþýyor gibi olmalarýný hissetmem.Beni kýzdýrmak için mahsus yapýyorsun ama.Çocuk aldatýyorsun. yarýn. Teklif mi var aramýzd ?" diyordum. ne çýkarsa onlardan çýkar. hanýmlýk yapýyoruz. odama giren tek insandýr. gözlerinde garip bir hüzünle ilave etti: . Sonra. Fakat hocalýk gururuma yediremediðim içi n bunu Hacý Kalfa'dan so-ramýyordum. "Muhadderat" herhalde kadýn falan demek olacaktý. çekinmeden içeriye giriyordu.Ne yaparsýn. Arkamda býraktýðým iðrenç dü ere daha dönmeliyim. "islam muhadderat-larý"nýn yanýna öyle sallapati gi mez.Yoo! iþ senin bildiðin gibi deðildir. ÇALIKUÞU 119 Hacý Kalfa'yý savdýktan sonra tekrar masamýn baþýna geçtim. Hacý Kalfa. Mademki artýk koskoca insaným.. dairelerdi ne kadar taban tepmiþ. yabancý kadýndan. H bakalým. ziyaný y aplýk daha artarsa ben. gözlerinde tatlý bir gülüms verdi: . alay ede ede Hacý Kalfa'ya bu saygýnýn manasý lýðýný anlatmýþtým. kýzmayacaðým. Hacý Kalfa.

Beni muhakkak ki iyi karþýl klardý. Karanlýk gittikçe artýyordu. benim hatýrým için yok" demeye cesaret edebilecekler miydi? Ýstasyona giden caddeyi tehlikeli bularak aradaki Içeren-köy yollarýna sapmýþtým. ne olsa. ýssýz kýr yollarýnda. dedim. Sonra bu fevkalâdeliði izah için onlara bir þey söylemek lâzým gelecekti. son bir defa öpmeden ayrýlmak istemiyordum. tek baþýna dolaþan dan kim þüphe etmezdi? Bereket versin. acý acý gülüyordum. Geçen sene bir gün. Eskilerimi daima ona verdiðim için benimle arasý gayet iyiydi. Yalnýz bir baðýn kenarýndan . Açýk dolap gözlerinden çamaþýrl cesaret ettiðim þeyi yapacak insanýn. en evvel onlardan baþlayacaklardýr adaþlarýmýn aileleri gece yarýsý telaþ içinde beni sormaya gelen aileme. ona býrakýlaca satýrý yazdým. Teyzem. benim ne halde olduðumu fark edemedi.Mutlaka yine bir yaramazlýk!. Cevabýný beklemeden ellerini tuttum. Fakat. benim orada olacaðýmý akýl edemezdi. yaptýðým az çok bir rezaletti. dolabýmý açtým. Penceremde ýþýk görüp gelmelerinden korkarak karanlýkta hemen el yordamýyla. karanlýkta iki yanaðýndan. Evvela onu çevirmek istedim. Gece vakti. Rezalet orkusuyla belki polise baþvurmazlardý. Onu. Kýrmýzý bir kurdele ile baðlý diplomamý. iskemlelerin üstüne elbiseler atýlmýþtý. bu dakikada bana bir tatlý kelime söylemiþ olsaydý. izimi çabucak keþfederlerdi.Hiç. uzunca bir akþam gezintisinden dönerken onun evine uðramýþ. G eceyi onun evinde geçirirdim ve kimse. hatta araba yolculuðu tehlikeliydi.Reþat Nuri Güntekin . Odam darmadaðýnýk. Fakat. ne çare ki vakit çok dardý. hatta. Zihnimde müphem surette tasarlanmýþ bir þeyim vardý. sonra gözlerinden öptüm. Biraz sonra köþkte bir kýyamet kopacaktý.. aklýma. Sokaktan bir muhacir arabasý geçiyordu. Evet. Görünmez bir el göðsüme basýyor. Kapýlardan kaçan evlatlýklarýn da böyle yaptýklarýný hatýrlýyor. Gecenin bu saatinde nereye sýðýnabilirdim? Her þeyi göze almýþ olmama raðmen elimde valiz sabaha kadar tarlalarda dolaþamazdým ya. saçým aðlayarak kollarýna atýlacak. Sonra. Gerçi hayatýný ken i istediði gibi yaþamak isteyen bir insaný zorla. Feride?" dedi. Yabancýlara hesap vermenin ve onlardan nasihat dinlemenin gücüme gideceðini hissediyordum. arkasýnda derbeder bir mektep çocuðu odasý býrakmasý at. Sahrayýcedit'te oturur ve sýk sýk köþke gelirdi. Asýl mesele bu geceyi geçirmekte . hem de üstümde bozuk param yoktu. beni de. Fakat o.Teyze. Fakat kararýmý bir çocuk deliliði. teyze. ancak. . 122 Reþat Nuri Güntekin Sekiz. ilk aklýma gelen isimler tabiatýyla evdekilerin de ayný kolaylýkla düþüneceði isimler olacak. bir daha adýmý anmaya tövbe ettirmek için yarýn teyz nasýl bir mektup yazacaðýmý biliyordum. bu akþam bana öyle geldi ki bu sözlerle: "Artýk yetmedi mi?" demek istiyor. Teyzemden bir þey istediðim vakit daima böyle söylerdi. belki her þeyi söyleyecektim. Teyzem. Nihayet. Fakat. ben nereye gidecektim? Yar olay. yadigâr kýymetinde birkaç p kalma küpe. on sene evvel akrabalarýmýzdan birinin evinde sütnine-lik etmiþ bir muhacir kadýný v rdý ki. Beni aramaya. . ortalýkta in cin yoktu. þýmarýk bir kýz nazý sanacaklar. Bu vaziyette bir kýzý bir gececik olsun evler kabul etmek. sokaða çýktýktan sonra düþündüm. müsaade edersen seni öpeceðim. Çaresiz. "Yine ne derdin var. annem demektir.bu hem tehl ikeliydi. nefesimi kesiyor gibiydi. Þaþýrmaya. yarým saat bahçesinde dinlenmiþtik. bu gece nerede barýnacaktým? Evvela. civar köþklerde oturan bazý arkadaþlarým geldi. Onlarý bu fikirden vazgeçirmek. fakat. etrafa kol kol arayýcýlar çýkacaðý muhakkaktý vapur. Fakat. yüzük gibi bir iki fakir mücevheri mektep valizime doldurdum. bu köþke dönmeye mecbur edecek bir kuvvet yoktu. kendile boþ yere üzeceklerdi. yahut bir a sesi iþittikçe tireyerek duruyordum. hafifçe yanaðýma dokunsa. Karanlýkta bir gölge gördükçe. ÇALIKUÞU 121 Nereye gideceðimi. belki tuhaflarýna gidecekti. cesaretimi kaybetmeye baþladýðým bir zamanda aklýma bir þey geldi. yaya olarak Sahrayýcedit yolunu tuttum. dedim.

o öldükten sonra kalfa.Dadý.Bir þey mi istediniz haným? dedi. iki kere yutkunduktan sonra: . Gülmisal Kalfa. aðýr aðýr solup sararmaktan baþka bir þeye y ettiðim diplomam gözümde bir ehemmiyet almýþtý. Sebebini bilmiyordum ama. Bir.Ah çocuðum. Ça ya dönüyorduk. Yüzüm sýmsýký kapalý old r. teyzemlerle arasý bozuktu. Yolda hazýrladýðým kurt masalýný okudu dan geliyorduk. Kendisi kýnalý kaþlarýnýn üstünde bir baþör mam nalýnlarýyla evinin taþlarýný yýkýyordu. karanlýða baka baka uzun bir plan hazýrlamý Dolabýmýn bir köþesinde.Güzide. . Annemi ben. Sesim. Hatta. Büyükkannem saðken ara sýra yalýya lir. büsbütün ayaðýn zelerim de adýný anmaz olmuþlardý. Öteki alçak da ne de olsa insandý. Amcam: "Haydi Feride. Bundan baþka. Kalfa. Uzaktan sizin lambanýzý gördük. istanbul'dan çýkýncaya kadar. beni tanýmadýn mý? diye sordum. Sahrayýcedit caddesini geçerken kaldýrýmlar üstünde. pek makbul olduðunu söyledikl daydý.Fesuphanallah. Doðrusu masalým bu saf insanlarca bile pek kolay inanýlacak bir masal deðildi. hiç unutmayan eski bir arkadaþý: "Güzide'nin. lambamý söndürmüþ. beni görünce þaþýrdýlar. . tamamýyla yirmi yaþýndaki çehresi. yorgun yorgun sopasýný s bekçiye rastladým. yabancý yer deðil ya. Eyüpsultan'daki Gülmýsal Kalfa'nýn evinde gizlenmeye karar ve im. onu seyretmeye baþladým. aralarýnda galiba bir de kavg a çýkmýþtý. Zavallý sütninenin benim için hazýrladýðý kýr lavantasý kokan tertemiz yataðý ertesi sabah amýþ gördüðü zaman ayaklan suya ermiþtir ki. Ah. tapraða bulanmýþ. sesi. Bir sýçra lçak çitin üstünden aþtým. gibi yaþlar akarak: . izimi keþfetse bile. Onun sayesinde Anadolu vilayetlerinden birinde bir hocalýk alacak. Fakat. Bu fazla heyecanýn sebebini anlamýþtým. bana boyalý Eyüp oyuncaklarý getirirdi. 124 Reþat Nuri Güntekin l O sabah. Karþýdan türkü söyleyerek birkaç sarhoþ geliyordu. Bütün ümidim. Bu hayal. Baðda köpek falan o lim haraptý. onun üzerinde anlaþýlmaz bir tesir yaptý. Fakat hoþ bir tesadüf oldu. karþýma çýkmaya yü bulamayacktý. sözlerimden þüphe etmediler. Benim gittikçe anneme benzediðimi söylerdi. evladým! Damarlarý çýkmýþ zayýf kollarýyla boynuma sarýlýyor. bütün hayatýmý ço çocuk arasýnda. Sütnine ile ihtiyar kocasý. hayal meyal hatýrlarým. fesuphanallah! diye seslendi. istanbul'da benim için Gülmisal Kalfa'nýn evinden daha emin bir yer yoktu. sütninenin odasýnda. ah çocuðum diye hýçkmyordu. kalfanýn sokak kapýsýný aralýk buldum. Þurada arabamýzýn tekerleði kýrýldý. aðlamaktan baþka bir þ y yapamayacaktý. Bu saatte baþka araba da bulamadýk. annemin dadýsýydý. boðuk bir feryat kopardý: . Herhalde. küçük bir gece misafir et- ÇALIKUÞU 123 mek þerefi onlar için o kadar büyük bir þeydi ki. ür eri çekilerek: . Fakat. toza. o vakit de kuþ uçmuþ kervan geçmiþ bulunuyordu O gece. Adamcaðýz beni görmeden yan sokaklardan biri saptý. Güzidem gelmiþ. çiz i ve boyalarý silinmiþ eski resimler þeklinde belli belirsiz bir hayal. onlar geçip gidinceye kadar orada gizlendim. onu da Eyüp'te ihtiyar bir kolcub aþýya vererek çýrak çýkarmýþlardý. Ben de þuradaki bir ahbabýmda kalayým!" dedi. Bir þey söylemeden kapýnýn önünde durdum. Annemi çok sevmesine mukabil. ne bir fazla sevgi uyandýrmýþtý. Gülmisal Kalfa'ya da þimdi ayný þey olmuþtu. Açsana yüzünü haným? Valizimi ýslak taþlarýn üstüne koyarak peçemi kaldýrdým. bu halayýktan evvel bana hiç kimse anlatamamýþtýr. fersiz mavi gözleriyle þaþkýn þakýn bana bakýyordu. nineye misafir ol bu gece. Teyzem zihnimde gittikçe dallanýp budaklanan mektubu aldýktan sonra. kýrmýzý kurdelesiyle. bugüne kadar bende ne bir hüzün. Annem evlenirken. Fer i aðlamadan dinleyemiyorum" derdi. Aðlamanýn bu kadar güzel bir þey olacaðýný.ken küçük bir tehlike atlatým. Bazý terk edilmiþ odalarda. þen ve mesut geçirecektim.

Onun patiska perdeli küçük odasýnda geçirdiðim ilk saatlerin tadýný dünyada unutamayacaðým.Sahi öyle kalfa. iki üç gün sana misafir olduktan son baþka bir memlekete gideceðim.Kalfa. baþýma gelenleri ona. Kalfayý dizlerimin üstüne oturtup hoplatarak. ben de "Anne. uktan sonra.Kýzým. Öte taraftan beni aramaya gelenler olursa. dadýyý güldürüyordum. burada misafir kaldýðým müddetçe. yine kuyu baþýna oturarak onunla beraber zerzevat ayýkladým. bir cuk masalý dinler gibi gülümseyerek dinliyor. ama o ne ince iþmiþ! Kalfa. mutfaktaki tertemiz hasýrýn üstüne oturduk. söylemesi ayýp ama. Ben. F kat. Sýra bana gelince. Anadolu'da nasýl hocalýk edeceðimi. ölümünün ÇALIKUÞU 125 ateþi yüreðimde. çoraplarýmý çýkardýktan sonra iþe giriþmiþtim. Kalfanýn isyanlarýna. Hikâyemin sonunda dedim ki: . soyduðum patatesleri gördükçe at ediyor: . artýk deðiþmeliydi. onu görüyorum sandým. beni ele vermeyecektir. kuyudan kova kova su çektim. bunu senden öðrenmeseydim. . o eller için þimdilik fazla bir tehlike yoktur. ihtiyar kafacýðmý nafile yorma! Ben. bir daha ölünceye kadar oraya dönmeyeceðimi söyledið de. feryat asmadan. o vakit dikkatle gözlerimi açýyor: . baþýmý dizine koydu. diyordu. dokuma bir örtü ile kaplý kerevetinin üzerine yatýrdý. neler yapacaðýmý öyle neþe ile anlatýyordum ki. kýzým. hâlâ için için aðlamakta ordu. diyordum. þimdiye kadar hep hazýrdan yemiþ r gün bir yumurta bile piþirmemiþtim. aþçýyý hizmetçi ulacaktým? Hazýr Gülmisal Kalfa elimdeyken ondan nasýl yemek piþirileceðini.Gülmisal Kalfa. dudaklarý . bin zahmetle satýn aldýðým patateslerimi arýsýný atacak ve ömrümün sonuna kadar farkýnda olmayacaktým. Tövbe eder. ikide birde: . gözümün önünde. bulaþýk ve çam hatta. nihayet benim heyecanýma kapýldý. Kalfa sözlerimi. ara sýra "Vah yavrum" diye içini çekiyordu. Yaram eden birkaç küçüðün ara sýra kulaklarýný çekmekten baþka bir þeyde kullanýlacak deðildir. Ondan öðreneceðim þeyleri yazmak için yanýma küçük bir not defteri koymuþtum. sen onlarýn yarýsýný kabuklarýyla beraber atýyorsun. Kâmran Bey bir cahillik etmiþ. nasýl sökük dikilip çorap yamanacaðýný öðrenmeliydim. böyle söylerken. Ben. Zavallý ka ni unutmuþ. Gülmisal Kalfa. içimde anlaþýlmaz bir þey oldu. Gözyaþlarý içinde ona sordum: . zavallý ihtiyar kafasýndan benimle onu ayýrt edemeyerek "Güzidem" d iye hýçkýrýrken. seni görünce aklým karýþtý. vücudumun bir yerinden gelen hafif sýzýnýn adeta uyuþtuðunu duyuyordum. Hele: . taþlýðýn yanýndaki odada. kadýncaðýzýn gözleri doluyor. beni çocuk gibi soyarken. Allah topraðý kadar ömür ve ihtiyar kalfa. al rýmý okþayarak annemi anlatmaya baþladý.Çok. Yeþil bir bürümcüðe sarýlý küçük Mushaf mý duvardan indirdi ve o tti ki.Bu ellere kýyabilir miyim ben? diyordu. O gün akþama kadar. bir daha yapmaz!" de di. benimle uðraþmaya baþlamýþtý. akþa dan beri. Bundan sonra. Gülmisal Kalfa ile ev iþi gördük. Zerzevat ayýklamak deyip geçeriz. Ben. tahta silmek için kaç kova su lâzým? dediðim zaman. Ben. Tahtalarý sildim yahut batýrdým. Doðduðu gün. kadýncaðýzýn adeta gözlerinden Cahil bir Çerkeze yeni mektep usullerini nasýl anlatýrsýn? Bunlarý yaparken seviniyor. Annem. Tenceremizi ateþe koyduktan sonra. patatesin tanesini kaç kuruþa verirler? Kabukla- ÇALIKUÞU 127 nný en çok kaç santim kesmek lâzým gelir? gibi sualler soruyor.Fakat. iskarpinlerimi. olduðu gibi söyledim. kapýdan çevirecektir. dün gece köþkten nasýl çýktýðýmý. Elimin emeðiyle yaþayacaðým. Bu. anneciðim!" diye katýla katýla aðlamaya baþladým.Dadý.Dadý. ben de. sen çocukluk etmiþsin. buruþuk 126 Reþat Nuri Güntekin yanaklarýný çekiþtirerek anlattým ki. ellerimi okþayýp yanaklarýna. annem bana çok mu benziyordu? . Gülmisal Kalfa'ya isyanýmý anlatmaya imkân yoktu. mavi yüzlü yemenisi ile ilk defa kucaðýna aldýðý dakikadan sonra ayrýldýðý gün ir bir anlattý. Sonra.

Fakat. yüzümde onun kalýn peçesi vardý. Girintili. Böyle yapmaya me em sokakta kendimi kimseye tanýtmamak lâzýmdý hem de Maarff Nezareti'nin. Ça nun kafasýzlýðý malum. kapýdan girince hava birdenbire deðiþti. artýk. yahut Bey bu mu?" diye þüpheye düþse yeriydi. Çalýkuþu da. Farz edin ki. dedim. alay etme. Gülme. Saðýmda. bu aðza alýnmaz lakýrdýlarý utanmadan. yüksek bir kapýnýn üzerinde "Makam-ý Nezaret" diye bir tabela gözüme iliþti. Bu mektubun bir yerinde þöyle lüyordum: "Seninle açýk konuþacaðým. þaþkýn þaþkýn et a bakmýyordum. insan "Acaba azýr Paþa. Oradaki insanlar biz e benzemezlermiþ. parlak marokenden kývrým kývrým somya telleri fýþkýrm kollarý yaldýzlý kerli ferli bir hademe oturuyordu. bugün. Çocuklarým. 'Böyledir de niçin onunla evlenmeye razý oldun?' diyeceksin. minimini. arkamda Gülmisal Kalfa'nýn bol çarþafý. Kimseye bir þey sormaya cesaret edemiyor. Bu lakýrdýlarý iþitikten sonra. Teyzemin b masýna. Kâmran. bereket versin ki. benim adýmý aðzýnýza almak küçüklüðünden kendinizi s isiniz ki. hiçbir zaman kendini beðenmiþ. sa bir yardýma filan kalkayým demeyin. fakat gönülleri öyle zengin. isterseniz bir iki damla gözyaþý dökün. onu hiçbir zaman ne beðendim. darýlsm teyzem ba in. bi r korku aldý. Ben. O. Baþtan baþa çiçeklerle donatacaðým. hakaretle reddederim. "Hoþ geldin h de senin gibileri bekliyorduk" diye beni. kim bilir gideceðim yerler ne kadar güzeldir. ruhsuz. bir alay çocuðum olacak. yirmi yaþýnda. Onu da öðrenirim elbette. kendimi vaktinde topl adým. teyze. Ben. evlatçýðým. Bir hademe beni Nazýr'ýn yanýna götürecek. diyordum. bana hiçbir zaman bir þey söylemedi." Bu terbiyesiz mektubu hatýrladýkça daima utanacak ve aðlayacaðým. artýk birbirimizin adýný anmamak olacaktýr. Arabistan'ý ayal meyal biliyorum. "Hangi elinle?" di yeceksin. Bunun için en iyisi. * Ertesi gün mektubumu elimle postaya verdikten sonra. kalfacýðým.Ah. binanýn alt baþýndan üst baþýna kadar acayip merdivenler. elimle siyah önlükler dikeceðim. karaktersiz bir konak çocuðundan þey olmadý. Fakat. Fakir olanlara. diye içini çekiyordu. Korka korka yanýna yaklaþtým: . postunu sudan kurtarmýþ bir insaným.. çekinmeden bile size yazan nankör ve terb siz kýzla karþý kaþýya gelecek olursanýz. Bu iþler bittikten sonra teyzemin o korkunç mektubu yazýldý. ne de 128 Reþat Nuri Güntekin baþka türlü bir his duydum. Daha sayayým mý? Ben. Kalfa. Hademe parmaklarýný tükürükleyip kumral . hatta düþmanýna ettiði iyiliði baþýna kakmak mürüvetsizliði r mektebim olacak. kâh piþman olmuþ gibi kýzarak: . Bir delilik yaptýk. doðru Maarif Nezareti'ne gittim . kâh gülüyor. þýmarýk. Oðlunuz için böyle düþünen bir kýzýn saadetli eviniz için nasýl bir felaket olacaðýný Ýþte. gibi bir köþede ölüp gitti. Kendileri fakirmiþ. Öyle bir edasý vardý ki. çerden çöpten bir insan. manasýz. o da diplomamý görür görmez. Varsýn kýzsýn. Görürüz bakalým hangimizin yanlýþ gittiðini. bir çamaþýrcý kadýn kavgasý yapmaya da kadirdir. öyle zenginmiþ ki. belki peþime düþmesine baþka türlü mani olamazdým. hiçbi eðil fakir bir akraba çocuðuna. Herha odasý orada olacaktý. Zayýf. ona karýþmam. Anadolu herhalde ondan çok daha güzeldir. sen çok yanlýþ yola gidiyorsun. Kapýnýn önünde. Anadolu'nun en yeþil bir memleketine ta yin ediverecekti. ne istedim. içinizden ayrýlmak ve aradaki bütün baðlarý kesmek suretiyle bu felaketin önü erden beri gördüðüm iyiliklerin birazýný ödedim.Feride.Nazýr Bey yahut Paþa'yý görmek istiyorum. açýk gezen kadýn alara pek ehemmiyet vermediðini iþitmiþtim. ÇALIKUÞU 129 Nezaret kapýsýný buluncaya kadar cesur ve neþeliydim. caným nasýl isterse öyle yaþarým. "abla" dedirteceðim. Fakat lâzýmdý. bu bu merdivenlerde bir alay insan. iþlerimin gayet kolay biteceðini umuy rdum. Fakat. beni bir heyecan. çýkýntýlý sofalar.

Bunu daha sonra anlarsýnýz kýzým. müsaade buyrulur mu? Haným kýza halisane bir nasihat vereyim. daha sert bir sesle: .Muallimlik deðil mi? istidanýz var mý? dedi. kâðýtlara þöyle bir göz gezdirdi. Müdür. Bir tanesi fark edilecek kadar titreyen elleriyle çantasýnýn içinden buruþuk kâðýtlar çýkar birer yazýhanenin üstüne koyuyordu. Tatlý bir gülümseme ile: .Hocalýk isteyeceðim. siyah sakallý.iþin nasýl oldu kýzým? Bu suali. býyýklarýnýn ucunun ne þekil aldýðýný görebilmek için dudaklarýný büzüp cevap verdi: . Fakat o. kýzým. Nezarette tanýdýðýnýz kimse yok mu? dedi. sonra: . Bu. diye düþündüm. dedi. Beyefendinin buyurduklarý gibi. dedi. istida yapýn! Ben. korku ile dilimi çýkardým. Gelin sizi Ted-risat-ý Ýptidaiye Dairesi'ne götür bir kere Müdür-i Umumi Beyefendi'yi görmeye çalýþýn. Çalýkuþu . ismizini þubeye kaydettirin. Odanýn tavaný fýrýl fýrýl baþýmda dönüyordu. dairesine söyle. dedim. Usulü dairesinde muamele p! Usulü dairesinde muamelenin ne olduðunu öðrenmek istedim.Tanýdýðýn olup olmadýðýný bunun için sormuþtum. Siyah yün çarþafýný çenesinin altýndan iðnelemiþ. ayný maðrur ve þahane eda ile baþýný öbür tarafa çevirdi. çini mavi gözlü bir ihtiyar kadýný gözüme laþarak halimi anlattým. bilemiyorum. yer yer çiçek bozuðundan yenmiþ kocaman kafalý.Görüyorsunuz ya hali. dedim. Fakat buna ne lüzum var? Söylediði kelimelere göre âlim bir hocahaným olduðu anlaþýlan mavi gözlü kadýn gülümsedi: . kekeleyerek halimi anlatmaya baþladým.Hayýr. damgalarýna baktý. Müdür. irdenbire sözümü kesti. þaþkýnlýkla bir yere çarpmadan odadan çýkmaya çalýþýrken köþede oturan küçük efendi ar . geri geri giderek bir temenna ettiler. istida ile þahadetname arasýndaki farký he nüz anlamamýþ olduðuma göre hocalýkta muvaffak olacaðým esasen þüpheliymiþ.Beyefendi hazretleri. Öfke ve ümitsizlikten aðlamamak için diþl arak halimi anlattým. Hanýmlar. dedi.rýnýn ucunu kývýrarak. Fakat çalýþýrsa erzi olur.Gidin.bir uzun tahta alarak garip bir peyke meydana getirmiþle rdi. Odasýna girdiðim zaman. neler söyleniyordu! Benim gibi kadýnlar. kim bilir ne olacak Vay baþýmýza gelen. sinirli bir istihfafla dudaklarýný bük köþede oturan cýlýz bir misafire baþýný salladý: . O kadar dalgýndým ki. .Yani diplomam mý demek istiyorsunuz. Mamafih. Peykenin üzerinde kadýnlý erkekli bir yýðýn insan oturuyordu. Ne diyeceðimi kestiremeyerek þaþkýn-þaþkýn etr Müdür. Peçenin altýnda. aðýr aðýr: . Belki bir tanýdýk vardýr ama. sanata heves etmeliymiþler. kalýn kaþlý gayet esm dý. Biraz þaþýrarak. hocalýktan ziyade. Sert bir sesle: .Siz ne istiyorsunuz haným? Bu sual. Kolumu biri tuttu. Acý bir bakýþla: . . yine o çini mavi gözlü haným soruyordu. Fakat o. ÇALIKUÞU 131 Daha ziyade þaþýrdým: . hayatýmý kazanýrmýþým. * Merdivenden inerken gözlerim etrafý kapkara görüyordu.Meslekte müptedi olduðunuz görülüyor. Sonra muallimlik isterler. Yine bi . artýk cevap vermeye lüzu görmedi. meyus olma. Haydi bilmiyorsanýz bir biline sorun. O. dedim. bana sorulmuþtu. Müdür.Böyle þey için Nazýr Bey rahatsýz edilmez. Git.Ne yapacaksýnýz Nazýr Bey'i? dedi. nasýl çýldýrmaz? istida ile þahadetname arasýndaki farktan h eri yoktur. þahane bir bakýþla beni süzdü. imzalarýna. üzerine -Köþkte tahterevalli n kullandýðýmýz tahtalara benzer. Aman Yarabbi. yazýhanesinin önünde ayakta duran iki genç kadýnla konuþuyordu. yer uzak diye kafa t utarlar.F 9 130 Reþat Nuri Güntekin Merdiven parmaklýðýnýn kenarýna sekiz on su kovasý dizmiþler. insan.Ne bekliyorsunuz? dedi. az kaldý baðýracaktým. . daha sonra da maaþ az. böyle olursa. . efendisi.

büyük bir kalem odasýndan buzlu r camekânla ayrýlmýþ. haným kýzým? . öyle hoþtu ki. bu sefer elini dizkapaklarýna vurarak daha fazla güldü: . Öfkeli bir insanýn bu kadar çabuk yatýþtýðýný ömrümde ilk defa görüyordum. Faka t. Fakat siz de bana on larýn olmadýðý yerde ders bulursunuz.Darülmuallimat'tan bu sene mi çýktýnýz. elinde evirip çeviriyordu. belli etmemek için kâðýdýn ötesine.Hayrola Naime Hocaným? dedi. Sen kadýnca daha iyi anlatýrsýn Naime Haným. berisine bakýyor.Acayip. Bugün.Ah. ihtiyar hocaným. Senin için hayli tehlike var .Efendim. Dam do Sion mektebinden diplomalýyým. Bu hakikaten hoþ! Ben. her neyse. pencereden sokaða serpti. Nihayet. hakikaten þansým yoktu. eliyle yüzümü göstererek Naime ÇALIKUÞU 133 hocanýma iþaretler yapýyor. Geç þöyle otur bakalým. biraz evvel sokaða kahve döken. pekâlâ. dedim.Aç yüzünü bakayým kýzým. Müdür.Nasýl mektep bu? Müdüre uzun uzun izahat verdim. Müdür. ihtiyar bir hademeyi dut aðacý silker gibi tartaklaya tartaklaya dýþarý atan insan olduðuna bin þahit isterdi. 132 Reþat Nuri Güntekin Gel seni tanýdýklardan bir þube müdürüne götüreyim. bir yaný ra olan sakalý. kýzým? Sebep meydanda.. buradan kaçalým. karþýsýnda benim biraz evvelki halime benzer bir vaziyette ti ir titreyen bir hademeyi dövecek hareketler yapýyordu. bu adamcaðýza birdenbire kaným kaynayý-vermiþti.. birkaç kelime ile halimi anlattý. . Müdür Efendi gülüyor. yüzünü saða çevirdiði zaman hemen hemen genç bir adamý görüy iýdiði zaman ise o adam.Niçin efendim? . Galiba Fransýzca bilmiyordu. Tekrar merdivenleri çýktýk. .Yirmiyi bitirmek üzereyim efendim. sakalýný iki yana sallayarak kendi kendine konuþur gibi ilave etti: .Pekâlâ kýzým. saf bir hayretle: . bilmiyorum. fakat meydanda olan bu sebebi bir türlü söylemiyordu. ora t vermeyen bir manzara ile karþýlaþtým. Mamafih. Naime Hocaným teklifsiz bir tavýrla: 134 Reþat Nuri Güntekin . hiddetten ateþ püskürüyor. birdenbire gidiyor. sonra h demeyi ite kaka kapýdan dýþarý çýkardý. dýþarý gidemezsin. Yaþýn kaç? . Önünde duran bir fincan kahveyi. dedi. Ne çeþit huylarý abbi? Mavi gözlü hocaným. âlâ.Aman. .Güzel. Yeni arkadaþýmýn yavaþça eteðinden çektim: . bu sefer beni.. Ancak sen. o çok yaman dediðiniz adamlar kimlerdir. Çünkü. dedi. Fakat buna vakit kalmadý. Eksik olmasýn.Hayýr efendim. sonra diplomamý uzattým. Sonradan bu ilk hissimin deðiþtiðini hiç mýyorum. Bu kuzu gibi adamýn. . mavi gözlü hanýma göz kýrparak. Müdür. minimini bir hücreye soktu.Niçini var mý. ben Darülmuallimat'tan çýkmadým. Her nedense. OooL Sen daha hemen hemen çocuksun. .Eh!. bizi görmüþtü. iyi adamcaðýzdýr. tatlý bir gülümseme ile bana: . yerine beyaz sakallý o ihtiyar yüzü gülümsemey aþlýyordu. bir insaný ilk görüþte ya severim ya sevmem. bulaþýk suyu döker gibi. sen bilsen dýþarýlarda ne yaman oðlu yamanlar vardýr! Ben. Sonra. Sakalýnýn bir tarafý siyah. bir tarafý adeta aðarmý i. dedim. .Ben daha çok söyleyemem. Hele bir yaný beyaz. .r belki. .

istanbul'da kalmama imkân yok efendim. .Þahap. Yanýndan geçerken durdum: .Muamele takip etmek güç bir þeydir. ne söyleyeceðimi bilmiyordum. merdiven baþlarýnda bekliyordu. Bu sözlerin manasý neydi? Bu efendiler ne demek istemiþlerdi? istida müsveddesi birkaç kere müdürün yanýna gitti. sen istanbul rüþtiyelerinden birinde Fransýzca muallimliði istersin. Bir tanesi. Fakat. Þahap Efendi. Þöyle böyle derler ama. fakat cesaret edemediði anlaþýlýyordu.Kuzum beyefendi. sakalýný çekiþtirerek düþünüyordu: . ara sýra ze bakýyorlardý. iþime olmuþ gözüyle bakýyor. elimden geldiði kadar yardým ederi m. dedi. . gelgit. "Muallime Haným hayli piþkin " sözü kulaðýma çalýndý. adeta kirpikleri titriyordu. Zavallý Þah ti olmasaydý. Beni kapýdan görünce koþuyor. Bu çocuktan gördüðüm iy nutmayacaðým. beni kalem odasýnda karýþýk bir masanýn önünde oturttu. îzin verirseniz istidanýzla bend z meþgul olayým. evladým. dedi. Ben. mutlaka vilayetlerden birine gitme k mecburiyetindeyim. Kurnazca bir istintak ediyor. Yalnýz. üç gün uzamasý canýmý sýkmýþtý. sen bugün fazla yoruldun. siz iyilik etmeyi seversiniz. þu çocuðu boþ göndermeyin.. Þu istidayý biraz da biz yazalým. bizimkiler galiba bu mektebin diplomasýný tanýmýyorlar.Bak. oturduðu yerden.Bu dairede. mahcup bir ÇALIKUÞU 135 hal vardý. dedi. sana yol nu öðreteyim. erkeklerin içinde de ne insaniyetliler var. Bak. Benimle göz göze gelince mahcubane baþýný ir þey söylemek istediði. hemþire haným. dedim. Artýk. kýzým. dedi. Acaba bir pot mu kýrmýþtým? Herhalde öyle o gülüþüyorlardý. müdürün istediði müsvedde bana sualler sormaya. iþin iki. birini bekliyordu. . ailem hakkýnda sualler soruyordu.. arkadaþlar birbirlerini ne iyi koruyorlar.Size bugün çok zahmet verdim. Fakat bu me götüreceðimi. Müdür. söylediklerimi bir kâðýt parçasýna not etmeye baþladý. Ne dediklerini pek duyamadým. Sual sormak için bana baktýkça. dedim. Yalnýz birinin..Pek güzel. tam bir ay sürüklendi. geldi. cýlýz bir genç göründü: . Allah tesirini halk etsin. . Kuruyasý dilim durmaz ki. Hiç münasebeti olmadýðý halde: . Lütfen bunu nereye götüreceðimi de söyler misiniz ef im? 136 Reþat Nuri Güntekin . "Þahap Efendi" diye seslendi. Hele biraz sevindiðim vakit. merdiven baþýnda. arada sýrada kaleme uðrayýverirsiniz. belki daha da uzayacaktý. Anadolu'da muallimlik istiyor. müdürün sözünü kestim: . Adamcaðýzý kandýrýn-caya kadar baþýma hal geldi. Yanýnda baþka kimseler olduðu için daha fazla bir þey söylemeye cesaret edemedim. Camekânlý kalem odasý arasýndaki kapý ak tefek. bana getir. Müdür. Küçük kâtip. kaþlarýný çatarak. Gönlünün rýzasýyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa te adüf ediyorum.Ne vakit geleyim? dedim. Kýrmýzý mürekkeple allanýp pulla temize çekildi. sakalýnýn beyaz tarafýndan öpm p Efendi. þaþýrmýþtý: . aðýz aðýza bir þeyler konuþuyorlar. hemen þüphelenmiþti. pekâlâ ama.Amma yaptýn ha! dedi. bir istida müsved desi yaz. biz muallimlerimizi istanbul'dan çýkarýncaya kadar akla karayý seçeriz Sen ne dersin Naime Hocaným? Müdür. Bu fakir kýyaf asta çehreli memurda korkak.Kýzým. Doðru Ýstanbul Maarif Müdülüðü'ne gidersin. Müdür: . kýpkýrmýzý kesilerek baþýný eðdi. haným kýzý odaya al. Ayol.Haydi bakalým. dedim. Belki Naime Hocaným'ý tekrar görürüm ümidiyl kýnýrken gözüme Þahap Efendi iliþti. Siz rahatsýz olmayýn.iki. Aklýna bir þey gelmiþ gibi elini masaya vurarak: . O. Ben. üç gün sonra. müdürün boynuna atýlmak. Pencerinin yanýnda duran orta yaþlý iki kâtip. Þahap Efendi.

Kuzum Beyefendi! Müdür. düþmez kalkmaz bir Allah. bu sözleri söylerken. benim diplomam iþe yaramazmýþ.Bugün cevap almaya geleceðinizi biliyordum. 138 Reþat Nuri Güntekin Kimsenin beðenmediði. vakitsiz bir mihnetle çökmeye baþlamýþ omuzlarýný okþuyo . . Son bir ümitle öteki müdüre baþvurdum. müsaade buyururlar rný biraz? dedi. bir tecrübe daha. O.istidanýz reddedildi..Sen Hayriye Haným deðil misin? . Ben. Bu çocuk. ölümden daha fena bir þey i. . kaþlarý ve gözleriyle iþaret ederek beklememi anlattý. paravanýn yanýnda beklemeye baþladým.Sabret haným. ak býyýklý bir kâtip namaz kýlar gibi eðilip doðrularak on ordu.Hayýr. Köþede. bir sebep olab ilir miydi? -Tabii baþka iþler de var. . bir þey söylemeden döndü. Mektebiniz.Benim mi efendim. Zevcenizin hizmeti otuz seneyi bulmuyormuþ. istemeden dudaklarýmdan dökülüver-miþti.Beyefendi. kendiniz düþünün. onun. tekrar gözlüðünü taktý. önünde du birer imzalayýp yere fýrlatýyor. Maalesef sizinki de öyle. Bu kadar meþguliyet arasýnda. beni emretmiþsiniz. uzun boylu. Görmüyor musun? dedi. ne olacaktým? Yeniden teyzemin evine dönmek. ben. Nezaret-i Ce lile'ce musaddak deðilmiþ. dedim. pencerenin yanýnda. senelerce çalýþtým. baðýra baðýra: . "En uzak bir köþeye bile giderim" diyor.Beyefendi.Bana verilecek iyi bir cevabýnýz var mý? . kýzým. cburiyetinde kalmýþ. Fakat malum ya. . birdenbire bir þey düþünmüþ gibi: . Ak býyýklý kâtip.Peki. dedi. dedi. mendiliyle camlarýný silerek: . Bu. bir ne olacaðýnýzý düþünmeye kalkarsak vay halimize. Boðula boðula öksürüyor. Müdür. ne olacaktým? iyi kötü. Ömrümde acýsýný unutmayacaðým dakikalardan biri de bu olacaktýr. ben ne olacaðým? Bu manasýz söz. Ayýp bir þey yaptý aç adým geriye çekildim. Bu sözleri söylerken. Aðlamamak için diþlerimi sýkarak: . bir yanlýþlýk olmasýn? . Evrakýnýz Müdür-i Umumi'de. Yüzü sokak ta a dönük olduðu için yalnýz. . sert bir sesle: .Dur. Fakat bizimkini bilirsin y a. irice yapýlý bir bey gazete okuyordu. eliyle beni gösterdi: . elinde kâðýtlarýmla odadan odaya dolaþýrken utancýmdan yerlere giriyor. aðarmaya baþlamýþ saçlarýyla sakalýnýn bir kýsmýný görebiliyord Müdür. müsaadenizle.Hangi Feride? Ha. ben güler yüzle kabul edeceðim. ÇALIKUÞU 137 Müdür. aklýma geldi. siz sevabý seversiniz. Bu diploma ile memuriyet verilmez. kâðýtlarý bitirdikten sonra gözlüðünü çýkardý. nasýl teþekkür e lemiyordum. Halinden.Beyefendi.Artýk orasýný da. dedi. fazla mý þaþkýnlýk gösterdim nedir adamcaðýz adeta müteessir oldu: "Ne yapayým kýzým? Ben de söyledim ama varak-ý mihri-i vefayý okuyup dinleyen var mý?" dedi Bu þefkat.Bilmem. Evet. ben Feride'yim efendim.Efendim. Müdür.O. en uzak bir köy de olsa.. bir Fransýz mektebinden çýkmýþ. .Hasta mýsýnýz? Niçin bu halde daireye geliyorsunuz? dedim. boðazýna bir bez baðlamýþtý. ne yapayým ben þimdi? dedim. ben bir tavýrla: . Bir gün. Gülü tarife ne hacet! "Olmaz" diye kesip attý. dedim. Teþrif ettiðiniz vakit kendisiyle görüþmenizi söyledi Müdür-i Umumi. ben mutlaka bir iþ bulmaya mecburum.Beyefendi. istemeden güldüm. mektepler yeni açýldý. çatýk çehresine bir kat daha dehþet veren bir siyah gözlük takmýþ. beni adeta þýmartmýþtý: . aðýr aðýr yan Müdür. Böyle olduðu ha i kovuyorlardý. Bu yaþýmda en uzak gurbetleri göze alýyordum. Malum ya. konuþurken sesi . söz den kibar bir ailenin çocuðu olduðu anlaþýlýyor. küçük kâtip. Yüzüme bakmadan. Siz Nazýr Beyefendi'ye bir iki "kelime -i teyyibe" lütfederseniz bu iþ olur.

vapurdaki insanlar. büyü olduðunu öðrendi- ÇALIKUÞU 139 ðim o insan bana bakarken.. Küçük kâtip hâlâ yanýmda duruyordu. bizi bekliyordu. Bir sabah. harcýrahýmý almýþ bulunuyordum. adýna merhamet ve himaye denen büyük har keti yapmaya cesaret edemeyecekti. Bavulumu.Bülbül gibi söylüyor Fransýzcayý maþallah. Vilayeti'nin. Þahap Efen di'nin getirdiði kutu. . O insan. þube müdürü keyifli keyifli gülüyor: .Artýk þüphe kaldý mý? dedim. yedi yaþýnda bir küçük kýzken. bavulumun üzerinde duruyordu. benim için. sýk bir sesle Fransýzca konuþm baþladý.Feride Haným. Biz konuþurken. güvertede kalmaya tahammül edemedim.en. bende de aþaðý yukarý ona r þey kalmýþtýr. Altý. Bu ayrýlýk dakikasýnýn bir bulut gibi üs aðmen gülümsemekten kendimi alamadým. yorulup üzülüyordu Vapur kalkýncaya kadar. yavaþ yavaþ kaybettiðim güzel neþemi tekrar buldum. elini elimden çekerek koþa koþa merdivenden indi. Bir Türk kýzý için þayan-ý takdir doðrusu. kapýlar adeta kendiliklerinden açýlýyordu. Nereden çýktýðýma. ellerimle oynuyordu. gittiðim y adresine kadar hiçbir þeyi ihmal etmemiþti. Gülmisal Kalfa ile belki. her muamele bitmiþ. Her tarafý akýcý parýltýlarla dolu bir mavi boþluk içinde uçmak sorhoþluðu bu çýlgýn tesirine raðmen. Þahap Efendi. unutulmuþ. diy Gülmisal Kalfa. Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. o senin gibi yalnýz deðildi. dan beri. tartaklaya tartaklaya merdivenden indirmeye baþladýlar. o akþam Eyüp'e dönerken sevincinden adeta uçuyordu. Küçük kâtibin hediyelerinden birini dudaklarýma götür düm. Vapur. Benim dünyadc en delicesine sevdiðim þey. fakat halim.de erkenden hâlâ sarýlý hasta boðazýyla rutubeti içinde beni uðurlamaya geliyordu. bir þey söylemedi. adýmý söylemeye cesaret etti: . ne yapmak istediðime dair sualler soruyordu n memnun kaldýðý belliydi. daima: "Ayýn on beþi karanlýksa.. Üç gün sonra. Fakat birdenbire gözlerimden yaþ Niçir ÇALIKUÞU 141 böyle aðlýyordum. Deniz yolculuðunu çok severim." d hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý. g lk defa dikkatle yüzüme bakmaya. ký-.. benzini sapsarý. Çalýkuþu. Þahap Efendi'nin yanýmýzda olmasýna raðmen. Bundan sonra. Bu çocuðun insanlýðýný dünyada unutamayacaðým. Hem. erkenden rýhtýma gelmiþ. bana yine þimdiye kadar kimseden iþitmediðim güzel sözler söyledikten sonra. on çift söz konuþmadýk. dedi. ayrýlýk saatinde durmadan konuþmalý. on beþi aydýnlýktýr" derdi. nasýl çalýþtýðýma. Teþekkür için elimi uzattýðým vakit. ben de galiba kendimi tutamayacaktým. güvertenin bir köþesinde oturduk. büsbütün gidiyorsunuz demek. Ne ol du ðunu merak ederek açtým. bilmiyorum! Kendi kendime söz anlatmak istedikçe gözyaþlarýna artýyor. Þimdi. yol hediyesi olarak getirdiði küçük bir kutu ile beraber. artýk ona. babamýn neferiyle berab ahatin zevki hâlâ içimdedir. sönük mavi gözleri izi seyrediyor. o da artýk kend eðini kendi kazanan bir insandý. insan. beni anýna aldý. hatta Hüseyin. Tekrar tekrar inip çýkarak kamarotlara tembihler veriyor. nesi varsa söyleyip bitirmeli deðil mi? Halbuki bu bir saat içinde. bu aydýnlýðýn baþlamak üzere olduðunu hissediyordum. büyük bir nizi uçarak geçen bir kuþun hayalinde ne kadar kalmasý mümkünse. Müdü eðiliyor. O. "Haydi haným.merkez rüþtiyesinde açýk bulunan bir coðrafya ve resim m allimliðine tayin edilmiþ bulunuyordum. O geçerken hademeler ayaða kalkýyor.. Yalnýz vapur kalkacaðý zaman dayanamadý: "Anneni bu radan vapura bindir140 Reþat Nuri Güntekin dim. Biraz kanlý. iyi iþitmek için elini kulaðýnýn arkasýna koyuyordu. Fakat o e nada bir kargaþalýk oldu. Her iþimle uðraþmýþ. O. kamarama kendi eliyl e yerleþtirdi. Feride. vapur Sarayburnu'nu dönerk kamarama indim. merdiven kalkýyor!" diye kalfacýðýmý omuzlarýndan y r. Kimse. Nazýr'ýn odasýna götürdü. Sonradan. halinden. gö . Yarým saat sonra B. tanýdýðým inanlarýn hepsinden baþka türlü bir insan olduðunu anlamýþtým. Bir kutu fondan. inþallah yine seni böyle kucaðýma alýrým. munis gözlerini bana çevirdi.

Olmaz. Sen nereden anladýn benim uyandýðýmý? Hacý Kalfa gül . güzel bir haber getirmesine imkân yoktu. artýk. uyandýðým vakit günlerden beri devam eden yaðmuru dinmiþ buldum. Hacý Kalfa. anladýn mý efendim. fakat Hacý Kal-fa'nýn bir bebekle konuþur gibi hali karþýsýnda. þimdi ay ýþýklarý içinde pýrýl pýrýl yanýyor mu? Kâmran. Yastýðým da öyleydi.Yok. hafiflik etmemeye ye im. acelesi müstacel deðil. Hacý Kalfa. Ben gülerek: ÇALIKUÞU 143 . karþýki dükkânlardan birine: . dünyada bu gözyaþlarýndan daha manasýz þey olamaz. gayri ihtiyarý. Bu sabah. Ellerini birbirine vurarak: . Bu saatte otelin avlusunda kimseler yoktu. Bu Hacý Kalfa ile ne iyi dost olmuþtuk. efendim. Ben Maarif Nezareti'nden tayin kâðýdýmý aldýðým dakikadan beri. Sevi e yataðýmdan fýrladým. fakat ben de onunla beraber gülmüþ. yine o beyaz pe küçük bir havuzun yanýnda nargile temizliyordu.Kahvaltýný getireyim mi? . diye beni zorla h avuzun baþýna oturtmuþtu. diye seslenmiþ. kuþ gibi ýslýk çalýp duruyorsun.Akþama kadar öyle aç açýna el âlemin yumurcaklarýyla uðraþýlmaz. Hem. Bu hareket. nargilesini býrakarak ellerini beline dayamýþ: .Sabah þerifler hoyrolsun hocaným. dedim. öyle þey istemem.bepsiz ýstýrabým bu biçare þekerden geliyormuþ gibi. Hafif bir sabah rüzgârý.Bugün kahvaltý etmesem olmaz mý? Ses. acaba dýþarýda sessiz sedasýz yaðan yaðmurun tesiri mi? Þimdi istanbul nasýl? Orada da aðmur var mý? Yoksa Kozyataðý'ndaki bahçe. Temiz bir su birikintisine baþlarýný daldýrýp çýkaran kuþlar gibi silkintilerle sularý etra aki aynanýn camýna sýçratýyordum. Beþ günden beri bu küçük otel odasýnda. Demek ki . Bir otel odacýsýyla bu derece yüz göz olmak ne kadar doðru bilmiyorum. Fakat buna raðmen. Daha sen. mahpus gibi týkýldýn. . Gece yatarken pencereyi kapatmayý unutmuþum. anladýn mý efendim? Sana tirivere-yim. önümdeki defter kâðýdýný fiske fis Bu. kutuyu yakaladým. neþemi hatta ümidimi yeniden canlandýrýyor. öðleye kadar nasýl yatar? demiþtim. bizim hocanýma istanbul simidiyle beraber süt getiriver. Hacý Kalfa. dedi.Molla. Hacý Kalfa. kahvaltý etmeden mektebe gitmeme katiyen razý deðildi: . sonr . bir þeyden korkmuyordum. Gece bir aralýk uyanmý arýmý. eðlenme yok. kaldýn ir de yiyecek yemez-sen karþýki komþuna dönersin sonra. karyolanýn örtülerine açlarýma vuran güneþ ýþýklarýný sarý pullar gibi titretiyor. . çantamý koltuðum rak sýçraya sýçraya otelin merdivenlerinden inmeye baþlamýþtým. diye gülmeye baþlamýþtý. bu satýrlarý yazarken kirpiklerimden yaþlar süzülüyor. parça parça daðýtýyordu. Hacý Kalfa'yý büsbütün keyiflendirmiþti. aðzýný anahtar deliðine ko ltmýþtý.. þimdi bir parça güneþ. Hakikaten. sen yine erkencisin bugün. Hacý Kalfa'mn sesi: . Gezme yok.Öyle þey olur mu? Vazife sahibi bir hoca.Yalan mý? dedi. Beni görünce kýrk yýllýk bir ahbap gibi: . öteden beriden konuþmaya baþlamýþtým.Ne bileyim. ben de birdenbire çocuk tamý top gibi havaya atýp tutmuþtum. 142 Reþat Nuri Güntekin Bugünün bana.. vücuduma mektep yatakh e uyandýðým bahar sabahlarýnýn hafifliðini veriyordu. bu daha ilk gün. . Evet. bu defa hiddetlendi: . kuþa benzeyen bir tarafým olduðun dim de inanmaya baþlýyordum. ayaðýnýn tozuyla mektebe gider çocuk maya. Bunu anlýyorum. öyle oldu. üzerine kýraðý yaðmýþ yapraklar gibi ýslak bulmuþtum. bu son sözü karþý odadaki komþuya iþittirmemek için. senin olduðun yerlerden de nefret ediyorum. Artýk. kama inimini penceresinden denize fýrlattým. kendin çocuksun! diyor ve kahkahalarla gülüyordu. Ben. sen niye böyle erken uyandýn. Bulutlar daðýlmý . eski biçim küçük lavabonun önünde yýkanmaya baþladým.Hayrola Feride Haným.Þuna bak hele! Daha kendi çocuk. demiþti.Bonjur Hacý Kalfa. Ýlk sabah uyanýr uyanmaz giyinmiþ. pencerenin karþýsýndaki yüksek dað tepelerinde yer yer ince dumanlar tütüyordu. ya? Ben seni yol yorgunluðu ile öðley kadar uyur sandým. Kapý hafifçe vuruldu. sinirlerim iyice bozulmuþtu. ben sadece senden deðil. Hacý Kalfa.

dedim. siz de gelin.Yalnýz o deðil. havuzun baþýnda kahvaltý ederken Hacý Kalfa. Bizim coðrafla ve resim hocalýðý açýktý. Sonra kaybol demiþ sakat ayaðýyla önüme düþerek beni. diye alay ediyordu.Gelibolu'dan gelen öteki hoca. hakikaten kendi kendime kaybolacaðým Merkez Rüþtiy boyalý tahta kapýsýna kadar götürmüþtü.Hayret. uyuklar gibi gözlerini yumarak karþýsýn-dakileri dinleyen. 10 . seni ben götüreyim.. Siz de artýk o zamana kadar idare-i masl ahat buyurursunuz. Dikkatli dikkatli bakmaya baþladý: . . sayýklar gibi kes sik lakýrdý söyleyen. Emrim çantamda. . ancak yollar karmakarýþýktýr. Ben yeni Coðrafya ve Resim hocanýz Feride'yim. ben de müþkül mevkide kalýyorum efendim. Görünüþü ne kadar sefil olursa olsun. sonra baþýný sallayarak: . Bakalým ne cevap gelir? d u. Bakalým. fesuphanallah.a da bana dönerek: . o gün. ötekine iþten el çektirmek için emir yok.Bir iþiniz mi var? Müdire benim. Mektep yakýndýr.Ancak. Kýsa yeleðinin altýndan çýkan kýrmýzý kuþaðýna bakarak evvela yük arabacýsý sandýðým iriyar . can sýkýntýsýyla dinledikten sonra aðýr aðýr: . bakayým. öyle yapmýþlar. bu adam. dedim. Dokuma çarþaflý müdire yüzünü açmýþtý. öyle olmuþ. haným? . Emrinizi göreyim. Aman Yarabbi. sonra: . Haydi. bi rif Müdürlüðü' ne gidiyorum. aðýr bir adamdý.Böyle yanlýþlýklar ara sýra oluyor. gerçi öyle ama. . Burasýný istemiþ. Müdire Haným.Bir þey mi istiyorsunuz. Dün istanbul'da n geldim. belki bir çare buluruz. . . Fakýnda olmadan ikinizi de ayný yere tayin etmi Vah Huriye Haným. Oranýn havasýyla imtiz edememiþ. .Fesuphanallah. diye hükmetti. Müdür. on güne kadar cevap alýrýz. . 144 Reþat Nuri Güntekin Ben. Bizi.Ben ne yapayým.Öyle mi efendim? dedim.. Meðer biçarenin baþýna gelecek varmýþ. Bahçeden geçerken hareli bir dokuma çarþafa sýmsýký bürünmü kapalý bir kadýna tesadüf ettim. Her birini kaç kat elbiseleri olduðuna varýncaya kadar içli dýþlý tanýyordu.. onun için sütleri ut kokardý.Huriye Haným kim efendim? . Netice alýnýncaya kadar kadýncaðýzý meraklandýrmayalým bari. mutlaka sevmek azmiyle girdiðim bu mektepte na ir felâketle karþýlaþtýðýmý tafsilatýyla anlatmalýyým.Molla'nýn sütü de süttür hani. orasý da öyle. tarihine baktý. istihareye varýr gibi düþündü. Nezaret-i Celile'den is izah edelim.Bu hanýmýn emrindeki tarih daha yeni. Kapýcý kulübesinde kimse yoktu. Kadýncaðýz. Beni Maarif Nezareti'nden gönderdiler. Sizin istanbul sütleri bunun yanýnda nargile suyu gibi kal emiþti.Az eðlen. istanbul'a yazmalý. Binaenaleyh asýl makbul ve muteber olan budur. battal.Müdire Haným'ý göreceðim.Bir yanlýþlýk olmasýn kýzým. Maarif Müdürü. yaz kýþ ineklerini armutla besler. vah! . Ben.F. Beni tepeden týrnaða kadar süzdü. dedi. Molla'nýn kendi de az buçuk armut kokar. Kendi halinde iyi bir kadýncaðýz. bir yandan nargilelerini çalkalýyor. bir andan bitip tükenmez þehir dedikodularýyla beni eðlendiriyordu. dedi. Sekiz.. dedi. kâðýdý birkaç kere okudu. sonra tereddütle: . n eler biliyordu! Hele mektep hocalarý hakkýnda.imkâný yok efendim. Kolunda eski bir meþin çanta ile sokaða çýkmaya hazýrlaný ni görünce durdu.Evet. fakat bir haf lu mektebinden bir hoca gönderdiler. Fena halde þaþýrmýþtým: ÇALIKUÞU 145 . Hacý Kalfa'nýn rivayetine göre Molla. dedi. Çalýkuþu .

Kara gözlü muallime. Kendini nerede sanýyor bu kadýn?.. vücudum buz gibi donuyor. Birdenbire ortadaki masaya bir yumruk indi. gözlüðünün üstünden aksi aksi yüzüme baktý: . dedim. biraz evvel benimle beraber gülen keskin kara gözlü genç kadýndý. bana neler oldu? Bunca yýldan sonra baþýma bu haller gelmeli miydi? diye perde perde sesini yükseltiyordu. Aman neler söylemedi? Hem canýna kastetmiþi de üstelik keyif soru-yormuþum. Huriye Hocaným. bir mu-allimenin namusuna dil uzatmasýna na aade ediyorsunuz? Neredeyiz? Bir kelime daha söylemesine müsaade edersiniz.. kendi peri en anlayacaktý? Fakat. kolumda çantamla dimdik duruyo Biraz evvel. sirkeler sürüyorla i fani-le gömleðini gevþeterek.. en adi sokakta bile aðza alýnmazdý. bir dakikada sütliman olmuþtu. Köþede. öyle bir parlayýþ parladý ki. Hakký vardý. Vak yüzü bir kat daha karardý.146 Reþat Nuri Güntekin Yine.. bu defa da ayaðýný yere vurarak öteki hocalara çattý: . kapýya üþüþen talebeleri kov adeta kucak kucaða onlarla güreþiyordu. kara yüzlü. odanýn bir köþesinde. S amda çocuklarýn çaldýðý kursak düdüðü gibi bir feryatla: "Eyvahlar olsun a dostlar! Bu da m " diye düþüp bayýldý. anlatamam.! Hayriye Haným. "Bülbülün çektiði dili belasýdýr!" derler. O. En fen i hocanýmlar da hemen hemen ona hak veriyor gibi vaziyetler alýyorlardý. Midesinde barut patlamýþ g geðiri-yor. insanýn baþýna çýkmaya kalk . incecik boynunun kenarlarýnda iki damar þiþti. Yükseldikçe güzelleþen hýrçýn bir sesle haykýrýyordu: . sürahiler þangýr þangýr öttü. baþýný iki yana sallayarak: ÇALIKUÞU 147 . Arkadaþlar. ufak tefek bir kadýndý. kitaplarýný. etliðinden. Kulaðýma usulcacýk: . Mektep içinde bir meslektaþýn tahkir edilme i böyle sýrýta sýrýta dinliyorsunuz ha? 148 Reþat Nuri Güntekin Ortaklýk. keskin kara gözlü bir genç kadýn da kýs kýs anýma yaklaþtý. kapýdaki çocuklarý kovan hocaným. Onun ekmeðini elinden almak için Nezaret'te kim bi ir. aðlamaya baþladý. öyle kelimeler söylüyordu ki. Uzun boylu. insaniyetine þaþtým doðrusu." diye kapýdan çýktý. Baygýnlýk falan deðil. diþlerim birbirine çarpýyordu. þimdi cana gibi bir þey olmuþtu. Huriye Haným. Dünyada bundan büyük yüzsüzlük. diki epetlerini alarak birer birer daðýlmaya baþladýlar. Hayriye Hocaným'ý sýrtüstü yere yatýrmýþlardý. yüzünden burnundan sular akarak gözlerini açmýþtý. ehemmiyeti yok. yine maya. hiç lüzum yokken iyileþtiniz inþallah?" diye bir nezaket yapmak istedim. Ne mal olduðum zaten yüzümden belliymiþ. terbiyesizlik ol Bir köþeye sinmiþ. Ona teþekkür etmeye lüzum . çok beðendim doðrusu. dokuma çarþaflý müdirenin peþinde ayný dolambaçlý sokaklardan. dedi. týrýs týrýs mektebe dö le gitseymiþim. Biraz sonra. kaç kiþiye. bardaklar. Kadýncaðýz. gözlüklü bir ihtiyar hoca. kýzým. Böylelerine ara sýra gözdaðý verilmezse olmaz. bu nasýl müdirelik? Bu kadýnýn.. Huriye Haným'ý bir türlü yatý perde sesini yükseltiyor. hýrçýn tavýrlý. kýrk beþ yaþlarýnda. Müdire Haným. Ders vakti galiba gelmiþti. O.Müdire Haným. "Sizi odamda bekliyorum. Ben.Bilmeyen.Vah vah!. Hocalar defterlerini. gözleri büyüdü. Hocalar. bu kadýnýn kocasý evlenmiþ.Kýzým. Merkez Rüþtiyesi'nde deðil.Mahsus yaptým. pire ýsýrýklarýyla benekli göðsünü ovuþturuyorlardý. yine bir münasebetsizlik ettim. gözlerim kararýyor. dedi. yalnýz kalacaðýný anlayýnca. demek ister gibi omuz silkti ve güldü: .. Siz de benim için üzüldünüz.Aferin size arkadaþlar. arsýzlýk. Sen misin hatýr soran? Huriye Haným. Bunu yapan. utancýmdan gözlerimi kapatmýþtým..A dostlar. Maalesef kendimi tutamayarak gülümsemiþ-tim. ne yapacaðýmý þaþýrmýþ bir halde. Bir de üstelik gülüyorsun. odada beni müdafaa eden arkadaþla yalnýz kalmýþtým. Yüzüne sular. ona deðil. Muallimler odasý birbirine giriyor. gülen yalnýz ben deðilmiþim. onu deðil sizi mahkemelerde süründürürüm. üstüne ortak getirmiþ sanýr.

Safa bulduk efendim. Buranýn dedikodusu boldur. dum duma.. Aman kýzým. Bu kadarcýk bir zaman içinde nasýl duymuþtu.Geldik. meyus bir tavýrla kollarýný kaldýrdý: " ' . sonra baðýrýyord . elinin körü. harap bir duvarý hatýra getiriyor. dedi.. Bunu. aðýrbaþlý diye. Ne tuhaf memleket! Birkaç saat içinde rezaleti duymayan kalmamýþtý. Her gün. Bu Hacý Kalfa'nýn efendisi. 150 Reþat Nuri Güntekin Ýhtiyar adam. evinden ufak tefe antel bir bardak örtüsü. ikide bir. . Tekrar bu b tazelemek beni iðrendiriyordu. bir e i balda. böylece bilmiþ olasýn. Arife Hocaným. Ýmdi: (Aman Yarabb i kelimesini ne tuhaf bir eda ile söylüyordu!) Sana bir kýsmet de çýkar inþallah. odamda eþyamý y f bir kapý gýcýrtýsý iþittim. Aman güzel diye mi? Ne gezer! iffetli diye. Burada bi hocaným vardý. "Belediye mühendisi yarýn istanbul'a gide t'e uðramayý vaat etti" yolunda havadisler getiriyordu. Hacý Kalfa'nýn bana emniyeti. Burada herkes herkesi tanýyor? ihtiyar adam. iþlemeli bir yüz havlusu. Þimdi. geldik. o. hep bundan bahsedjliyormuþ. otelin sahibiydi.Hangi valide haným efendim? .Hacý Kalfa. bu çehreye bir ölü kafasý korkunçluðu veriyordu. Dersten sonra görüþürüz. Yaz kýzým ÇALIKUÞU 149 yaz ve beni seversen benden de selam yaz.Valide haným nerede? ." Zavallý Hacý Kalfa.. neler gelmiþ senin baþýna? diye söylenmeye baþladý. "Müddeiumumi Bey rkmasýn. direk gibi bir ses: . Otelde. de ki: "Hacý Kalfa kulun mübarek destlerin den busediyor. her defasýnda türkü söyler gibi. Ýstanbul'a yazacaðýz diye sana bir oyun oynamasýnlar. dedi. ensesini kaþýyarak: . odaya sarý basma entarili. diye söyleniyor. kireçle delik deþik týkanmýþ. ne cehenneme kayboldun yine? diye haykýrýyordu.Elinin körü. çantam aðýrlaþmýþtý. Maarif Müdürü sýkýþtýrsýn. . Dü zarif yüzü. haným kýzým" diye hatýr sordu. Nerede bulursun o taþýna topraðýna kurban olduðum istanbul'u.. bu ne iþ? dedim. Beni Nazýr'a tavsiye eden yaþlýca bir þairden baþka kimseyi tanýmadýðýmý söyledim. Bazen biz konuþurken. i da namustan kýymetli þey yoktur insan için. Biraz þaþýrarak: . Vakayý benden daha iyi biliyordu. az iþimiz var da.. Ceza Reisi kendisine nikâh etti. bir ahbabým daha olmuþtu: Otuzbeþ kýrk yaþlarýnda manastýrl adýncaðýz. O a olsa kim kime. Hacý Kalfalar kaldýrsýn seni. Nezaret't emen mektup yazalým. Baktým. dedi. Onunla ahbaplýðýmýzýn nasýl baþladýðým anlatayým: Otele ilk geldiðim akþam.Avuç içi kadar yer. dedim. aþaðýdan. sakat ayaðýný sürüye sürüye yukarý çýkýyor. kimseye görünmeden mek * Hacý Kalfa. diyor" yahut. uslu ol. odamý süslüyordu. Otelin kahvesinde. resimli hazýr yelpaze gibi þeyler getiri . ellerini rine vurdu: . Hacý Kalfa ile beraber. beni görür görmez. kâmil ol. gözünü dört aç. sizi y . Kollarým düþmüþ. bir eli yaðda. kendisiyim efendim. yeþil krep baþörtülü bir k Daha kapýdan girerken: "iyisiniz inþallah. makamla yavaþ yavaþ: .Vay. Siz hocanýným kýzý deðil misiniz? Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým: .Hocaným. teveccühü artýyordu. Öyle çarþýda pazarda yüzü açýk gezme. Burada bir zamanlar idadiye müdürü idi. Darýsý senin baþýna.Hacý Kalfa. rastýklý kaþla eri.Ay! Hocaným siz misiniz? Hiç de böyle parmak gibi gencecik hocaným görmedim. benim velinimetimdir ayol. Mel ek gibi bir insandýr. Ben. Bende n sana nasihat. Gün geçtikçe. olmaz mý? Müdirenin kapýsýna kadar gittiðim halde içeri girmeyi bir türlü caným istemedi. Hacý Kal ir iþitmez çocuk gibi sevindi: .Vah hocaným vah. yere çömelir gibi yaparak. Kadýn. safa geldiniz.Ben hocanýným kýzý deðil. Ne yaparsýnýz.

bir türlü kendisini alýkoymaya razý edemiyörmüþ. Bunca yýl bir yastýða baþ koyduk. Manastýr'da epeyce zengin bir adamýn kýzýymýþ. Fakat cahillik bu ya.Buyurun. kaçýp kurtuluyoruz sanýrlar. Gam. Haline göre ba i. bunu anlamýyorum. Manastýr'ýii birçoðu onu istemiþ. çocuklar uyurlar. iç sigara. dedim. Saba Allah gönderdi sizi hemþireceðim. dedi. siyah diþleriyle acý acý sýrýtarak: . vaktiyle yalvara yalvara aldýðý karýsý. Kadýncaðýz. gözümü açtým. iç sigara. "hemþireceðim. Yüreði hasretten göz göz olmuþt la vurulanlarý hiç iþitmedin mi. ta þu kar-þýki odacýkta oturuyoruz. olur ya. kendini aldatan bir erkeði nasýl sever? Ben. Hareket Ordusu'yla. Hiddetle karyoladan fýrladým. Kocadan ayrýl ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir.Teþekkür ederim. Sen bak. o: "Ýlle kýlýçlý zabite varacaðým" diye tutturm asý ona yüz sopa vurup o beylerden birine verseymiþ.. . derin bir ah çektikten sonr . kasavet böyle yaptý. o biçare kadýn da baþýna gelece ilsin! Tutmuþ. siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düþüyorsunuz? O sizi rsa siz de onu tekmelersiniz. çocukla uyuttum.. olur ya.. Acýrým ona. Komþum. bir tanecik kýzýný belindeki kýlýçtan baþka malý. bu fena adamýn yüzüðünü baþýna attý ve yabancý bir memlekete kaçtý. ben içmem efendim. kocasýnýn (B. "Safa geldin" ÇALIKUÞU 151 demeye geldim size. Bu acýlarý çekmemiþsiniz.A hanýmcýðým. inekleri. Allah eksik etmesin. adamakýllý dertliydi. Yaðmur pencereler r. dedim. . gülümseye gülüm-seye: . köpekler gibi yalvardýðý halde.A hemþireceðim. þeriatýmýz dörde ka zin veriyor. adeta hiddetle: . O: .Ben bir kýz biliyorum ki evleneceðine iki gün kala. dedi. yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. "Bunca senelik ka bu cefalarý" diye ayaklarýna kapandýðý. bana evvela! "Haným kýzým" diye hitap ederken. Babasýnýn kapýsýnda üç beþ fukara doyuyor-nýuþ.Þimdi böylesi de oluyor efendim. bunu "h "e çevirmiþti. dedim.) de bulunduðunu 152 Reþat Nuri Güntekin ve bura yerlilerinden bir kadýnla evlendiðini haber almýþ. Odadaki iskemleyi göstererek: . Allah yi de bildirmesin. varmýþ. Manastýrlý komþum. Komþum 31 Mart'ta. ne ciðerpare gözü görüyor. bir kasvettir basar beni.insan.aþlý baþlý hocaným sanýyordum. Bu dünyada ne olmaz? Biz. Haçan bu va kit olur. Ben. onu gördüm.Ben de çokluk içmezdim ya. gündüzleri çoluk çocuk gailesi var. deli gibi odanýn içinde dolaþmaya baþladým. niþanlýsýnýn kendisini baþka bir kadý attýðýný öðrendi.Olur ya. iç sigara. Zavallý komþum] biraz aðlayýp sýzladýktan sonra üç çocuðunu almýþ ve buraya ge m. Manas týrlý Haným: . be hemþireceðim? Bazýlarý. sonra entarisinin cebinden bir teneke tütün kutusu çýkararak alýn sigaralar sarmaya baþladý. olur biter. . . bilmiyorsunuz.Ben iskemlede rahat edemem hemþireceðim. açýlýrýz. öküzleri. onlarý tersyüzüne Manastýr'a çevirmek için ý rar ediyormuþ. Yalnýzlýk bir Allahü Teâlâ'ya muhsust r öyle deðil mi hemþireceðim? Efkârlarý bre efkârlan. seyret o kýzcaðýz nasýl yanýp yakýlacak?. istanbul'dan dönen bi hbaptan. Yara sýcakken acýmaz. cahilliðime acýr gibi. Bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra dayanamadým: . sokaktan boðuk köpek ulumalarý geliyordu. Eh. ayaklarýmýn dib ine oturarak dizlerini büktü. Lâkin. mülkü olmayan bir mülazýme kadar þöyle böyle geçinmiþler. dedim ve kendim karyolanýn kenarýna oturarak ayaklarýmý salladým.. hemþireceðim.Sonradan piþman olmuþtur o kýz. dedi ve tuhaf bir þekilde yere.. O. vurulduklarýnýn fakýnda bile ol eþ adým koþarlar. hemþireceðim- ÇALIKUÞU 153 Hele bir kere soðumaya baþlasýn. iki lakýrdý eder..Siz daha pek çocuksunuz. hoca olduðumu öðrenince. . kocasý bu iþten hiç memnun olmamýþ. Manastýrlý Haným. Bunlardan birini bana ikram etti. oturun.

bir dürbün ha tirirmiþ. fakat iyi ruhlu. o kadar derin ki bahçenin sarmaþýklarla örtülü pa llarýnýzý dola-yýp aþaðý baktýðýnýz zaman baþýnýza bir dönme geliyor. Dilini aðzýný baðlamýþ adamcaðýzýn. Kýzýn adý Hayga . birçok ameliyatlarla. Kolum. camý iki günde bu aþiftenin elinden kurtarýrdým ya. yahut boya kal emleriyle yaptýðým resimler için ne kadar azar iþitmiþ. teneke kutusundan.evam etti: . baþýmý alýp saatlerce kýrlarda dolaþtýðým. küçükhaným" diye boynuma sarýlmaktan kendini alamadý. Fakat bunlarýn. mektepte heykellerin mermer kaidelerine. bir topluiðne kaplar ve sabunu okuyup üfledikten sonra topraða gömermiþ. ÇALIKUÞU 155 Oteldeki yalnýz günlerimde yazýdan sýkýldýkça resim yapýyordum ve bu. . Fak an da yorulmaya baþladým. erkek ne ka uþa olsun. bu dumanlý yamaçlarýn rüzgârý içinde saçý baþý daðýnýk. Bu bahçede Hacý Kalfa'nýn ailesiyle beraber ne tatlý birkaç saat geçirdim! Nevrik Haným.Gurbet ellerindeyim. istanbul'un adý anýldýkça gözleri yaþarýyor kocaman göðsü derin hasret nefesleriyle kalaycý körüðü gibi Hacý Kalfa'nýn on iki yaþlarýnda bir oðlu. keçi yavrularý gibi sýçrayýp eðlenmedikçe neye yarar? Nerede o. Ev. kanadým kýrýk. Uçurum. hemen yola gelirmiþ. ceza çekmiþtim. yine bana getirirl Manastýrlý Haným. hemþireciðim? Azýcýk geleyim mi? Yalnýzlýktan o kadar bunalmýþým ki. on dört yaþlarýnda bir kýzý var. burnunun. burada kocama basmýþ büyüyü. Fakat o. beyaz önlüðünden ke stalýðýma hayran oldu. derin bir uçurumun kenarýnda. bahçe kenarýndaki çitlere deðneklerle aklý aðaçlarý taþlayarak kuþ kaldýrdýðým günler! Halbuki ben. aðr parmaklarýmý birkaç kere sallýyorum ve komþumun artýk ezberlediðim sýrnaþýk aþkýnýn hikâyes eye hazhrlanýyorum. erkeðini tekrar elde etmek için yapýlmýþ bir hi olduðunu öðrenince içim sýzladý. et alçýn kayalar üstünde. o soðuduktan sonra sýzlanmaya baþlayan yara masalý! e þey olur mu? Ben. bu ses beni adeta sevindiriyor. bende evvela iksinme hissi uyandýrmýþtý.Ortaðým. domuz kulaðýný. çökük gözevlerini korkunç bir halka ile saran kuyruklu sürmeleri. baþýmý çevirmeden anlýyorum ki odur. boþ zamanlarýnda çocuklarýnýn yardýmýyla. gücüm yetmez. sürme i süsleniyorum. O günden beri odamýn kapýsý ara sýra gýcýrdýyor. Hatta Hacý Kalfa'nýn da biri karakalem. büyü. Kalemimi býrakarak. kýzýna çerçeve iþletmek için ucuz atlaslar.iþin var mý. Samatyalýymýþ. kazan kulplu 154 Reþat Nuri Güntekin rastýklarý. ið ermiþ. Çünkü.Adamcaðýzýmýn gözüne hoþ görüneyim diye çocuklarýn boðazýndan kesip düzgün. bazen bir sabun parasýna. Kocasý gibi kaba saba. Nihayet. Kadýncaðýz. Arif Hoca. Manastýr'da olaydým. yuvarlak ve çýplak baþýndan. üç mecidiyeyi gözden çýkardým mý. benim için hoþ bir te yordu. saf bir kadýncaðýz. basmýþ büyüyü. bir kadýn bu garip dürbünü gözüne koyarak bir kere kocasýna baktý mý.Ne yapardýnýz? dedim. Adamcaðýz üþenmeden çarþý. Anadolu'yu asýl bunun için is Küçükten beri resim yapmayý çok severim. bütün kadýnlar. karýsýnýn tutumluluðu tu gibi bir ev yaptýrmýþ. Hayretle gözlerimi açarak: . Elim ermez. kurþun. Ne boþ. posbýyýklarýndan. insan. deðil. Penceremin karþýsýnda dimdik yükselen daðýn manzarasý ilk günlerde beni eðlendiriyordu. ona domuz gibi görünürmüþ. Mektepte tam not aldýðým hemen tek ders o idi. ama olmuyor. Zavallý kadýn. Hacý Kalfa. bunu yeþile boyamýþtý. Köþ miz oda duvarlarýna. insanýn düþmaný da oturduðu yerde erir. istanbul'dan gelirk ama bir alay resim kâðýdý ve boya kalemleri almýþtým. Sabun toprakta eridikçe. kocamý kadýnýn elinden alýrlar. kad nkli boncuklar satýn alýyordu. bana Rumeli büyücüleri hakkýnda uzun uzadýya tafsilat vermeye baþladý: Arif Hoca adýnda bir Arnavut varmýþ ki. öteki zalim için hiç üzülüyor muyum? Onu hiç aklýma getirdiðim oluyor m Manastýrlý komþumun katmerli düzgünleri. rastýk. fazla sýkýldýðýmý görerek beni evine davet etti. Be e "istanbul kokuyorsunuz. . pazar dolaþýyor. gözünün hususiy etlerinden deðilse bile. diðeri suluboya iki resmini yapmaya çalýþmýþ Resimlerin ne dereceye kadar benzediðini bilemiyorum. Dedim ya. diyordu ki: . ne zavallý lakýrdýlar! Ya hele. üst üste sigaralar sarýp içerek buna benzer masallar anlatýy er tarif ediyordu.

Osmanlýca Murat. ihtiyar Ermeninin bu hiddet sahnelerinden biri de. Ö otele girip çýktýðým zaman kahvedeki iþsizler beni görmek için suratlarýný camlara yapýþtý Ben: "Hacý Kalfa. ne Mirat'sm. namünasip bir halt yeyip. kýz olmasýna raðmen onun tahsiline de Mirat'ýnkinden daha az ehemmiyet veriliyor deðildi. komþularýndan inmeli bir ihtiyarla siyah þalvarlý bir dudu karþýsýnda kýzýný sýký bir imtihandan geçirmemi istedi. insan her þeyi bilmeliymiþ. vaftize dair bazý sade malumat verdim. bana doðru getirerek: "Þu çocuðu benim tarafýmdan. kýzcaðýzýn kitaplarýný. derim. sana ettiklerinden utansýnlar gibilerinden" diyordu. beni dinlerken gözleri büyümüþ. Zavallý Hacý Kalfa. Bacak kadar boyu var. yirmi yaþýna k ile Fransýzca. Eþek hoþaftan ne anlar? ihtarlarýmý semi itibar sok. çiroz gibi kuru.Mirat.Mirat'ýn adýna dikkat etmiþsindir. anladýn eðerki. sen. ancak bir meretsin. onu adeta darbýmeseller ve beyitlerle azarlýyordu: . o adeta. sen hakikat eli öpülecek bir ulema imiþsin. î. kara kýrmýzý yanaklarý. Sen seni bil sen seni Sen seni bilmez isen Patlatýrlar enseni... iki lisana da uyar. kendini erkekten sandýðý için bu vazifeyi karýsýna yaptýrmýþtý. bu solucan gibi sýpsýska çocuk o zamana kadar bu yükün altýnda ezilip ölmezse! Hacý Kalfa. okuryazar bir adam deðilmiþ ama. Mektepten kulaðým dolu olduðu için tashih ettim. hocanýma karþý yüzümü kara çýkarýrsan yedirdiðim ekmek burnundan du. Sýrasýna 156 Reþat Nuri Güntekin göre yankesicilik bile lâzým olurmuþ. Hani sank erin kulaklarýna gitsin de. Yerinden kýpýrdanmasý iskeleden mavna kalkmasý gibi zorlu bir iþ olan þiþman karýsýný enses tu. bulmak için bir hafta kafa pa tlattým. anasýnýn piþirdiði bir yemeði beðenmemi Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. Görülecek þeydi! Çocuðun kabahati. iki sene Ermeni mektebine gitmiþ. Italyancayý mükemmel öðrenerek tam bir adam olacakmýþ. Böyle þeylere 158 Reþat Nuri Güntekin lüzum var mý?" diye kýzýp söylendikçe. iki senede bir mektep deðiþtirecek. ihtiyar odabaþý. Dilenciye hýyar verdiler e beðenmemiþtir. m iz bir ermeni kýzý. taksim ameliyesinden sonra resimli bir "Peygamberler Tarihi" açtým. M5rat. Hacý-Kalfa. baþýnda saç olmadýðý için kaþlarýnýn kýllarý di kýndaki bilgilerim ona bir mucize kadar yüksek görünüyor:" Bu ne'iþtir ki! Bir Müslüman muh at benim dinimi papazlardan iyi biliyor. anladýn mý attý. Sen kim oluyorsun ki Allah'ýn verd iði ekmek ve nimeti beðenmiyorsun?!. benim derin ilmimden bahse baþlamýþ. beni kýzdýrdýðý zaman ben de ona. renksiz. Yoksa. ÇALIKUÞU 157 Hayganuþ'a gelince. Ermeni Katolik mektebine gidiyordu. Dünyada bundan daha gülünç manzara olmazdý. ingilizce..Haydi bakalým Hayganuþ. o günden sonra önüne gelene benden. Bir iki zarp. Hacý Kalfa bir gün. ne M rat. türlü türlü huyu var. Ne arifane isimdir o.nde. Ermenice Mirat. ta alnýnýn ortasýndan öp. vaftizi anlatýrken saçma sapan bir þeyler i. . Allah aþkýna vazgeç. Hacý Kalfa. Kýzcaðýz. iki seneden beri de Osmanlý mektebinde okuyormuþ. bücür bir çocuk. seni þöyle böyle bir haným sandýmdý. Mirat. bir gün oðlundan bahsederken dedi ki: . Sonra fevkalâde zekice bir þey söyleyeceðine iþaret olmak üzere gözlerinden birini kýrparak e etti: . Almanca. Ýsa ve vaftize dair bir parça tesadüf etti." diye istavroz çýkarýyordu. kalýn kaþlý. Hacý Kalfa'nýn programýna göre bu çocuk. Ben. defterler lerimin üzerine koyuyor: . ii. eðridir diye sokaða atmýþ. Hayganuþ. ilmin kýymetini takdir edermiþ. tekdirat ile uslanmayanýn hakký kötektir.£tli butlu ablasýnýn tersine.Hele þu miskine bak. isyan ediyor: "Mahsus söylüyorum. suçiçeði çýkýyormuþ gibi iri sivilcelerle dolu. benim evlerinde bulunduðum zama na tesadüf etti.

g t güzel reçel ve þekerlemeler yapmasýný biliyordu." Bey dediði Maarif Müdürü idi. et. çok daha hayýrlý bir ilim. Gerçi. iki saat mesafede bir "Zeyniler" nahiyesi var. bir-hayli fedakârlýkla tamir ve tecdit ettik. Artýk aklýma bile ge mediðim Kâmran'ýn o kadar nefret ettiðim gözleri. bunlarý. karþýma çýkan dik bir yokuþa onra. Mamafih. elbette unutmamýþsýndýr. yarý þaka. Mektebin içinde muallimlerin ikametine m ahsus daire de var. Benim "Peygamberler Tarihi" hakkýndaki b lgilerimden. reçel kavanozlarý. Müdürün hademesi merdivende beni görünce: "isabet ki. Ne irade buyurulacaðmý k iyorum. Nezaret-i Celile'den henüz bir cevap almýþ deðiliz. Birçok levazým-ý risi-ye ve ikmal-i nevakýsýna muvaffak olduk. Bu garez baþladýðý zaman. ahalisi haluk ve müstakim. raflarýmý oymalý uçurtma kâðýtlarýyla süsley a yakutlar. ilk fýrsatta maaþýnýza za m yaparak bugünkü miktara iblað ederim. nedense izzetinefsimi okþuyor. kehribarlar. Cidden iyi bir yer. Þimdi gayet iyi hatýrlýyorum. Fakat. hem ucuz reçel tarifleri aldým ve Gülmisal Kalfa'nm yemeklerini yazdýðým deftere özene bezene not ettim. sedefler gibi parlayacak renk renk kavanozlar dizeceðim. beni yeþil renge garez ettirdi. Ancak. Bu. fakat kay daha büyük bir tehlike baþ gösterdi. birazdan otele gelecektim. Allah vere de hasta olmasam. isterseniz bol para da biriktirebilirsiniz. geldin hocaným. Güneþ. Maarif Müdürlüðü'nde kuþaklý baþkâtibin: "Hâlâ Ýstanbul' dan bir ses seda yok. Orada bir Vakýf Mektebi vardý. Sen Allah bilir iyi bir þey iþi Ondan daha kulaðý delik görünmek. esnedi. maaþý sizin burada alacaðýnýz maaþtan noksan. kolunu salývermiþ. Kendime ait bir haber l benim kulaðýma gelmesi mümkün mü? Neredeyse acýktýðýmý ve uykum geldiðini bile bu garip o öðreneceðim! Hacý Kalfa: . Hacý Kalfa'nm evindeki gibi. Samatyah Madam. Halbuki maksadým sadece bugünün vakalarýný kaydetmekti. Daha da dolaþacaktým. Fakat a mukabil. söz atmaya baþlamýþlardý. Aralarýnda sadece yeþil yok. ikide bir avuçlarýma toz doldurarak yüzüne serperdim. sokaða çýkmýþken bir kere oraya da uðramak zaruriydi. bizim oburluðumuzla kim meþgul olma hatýrýna getirecek? inþallah iþlerim yoluna girsin. yumurta vesaire fiyatlarý. O takdirde buradaki Ýdadi Müdürlüðü'nden daha kârlý . Havasý. buradakiyle nispet kabul etmeyecek ka dar ucuz. kendim için dolabý yapacaðým. kaybolmak ikesini göze alarak otelin biraz ilerisindeki köprüyü geçtim. menazýr-ý tabiiyesi ferahfeza. o kadar güzeldi ki. bir aðaçlýk ve ikinci bir köprüden geçtim. Geçen sene. ya r çocuk yaramazlýðý mýydý acaba? Hayýr. Kâmran. senden þimdiki kadar nefret etmediði zamanlarda da gözlerine garezdim. Bundan sonra. benim de baþýmý sokacak küçücük bir evim olsun. güneþ iþlemiþ yosunlu denizler gibi içlerinde hilel aþan gözlerini acýtmak içindi.Haným kýzým. Gönül is oraya sizin gibi güzide bir haným gitsin. Böyle fýkýr fýkýr gülüþün boþ deðil. Huriye Haným kýdemli bir muallime olduðu için sanýrým ki onu iltizam ederler Aksi bir cevap geldiði takdirde müþkül mevkide kalacaksýnýz. Hayret! O. al. Kendisinden hem kolay. Hacý Kalfa'nýn nasihatlerini hatýrlayarak korktum ve tekrar tersyüzü geri döndüm. ÇALIKUÞU 159 Nerede kalmýþtým? Evet Hacý Kalfa benim günlerden beri ilk defa açan güneþten doðan neþemi n iyi bir havadis öðrendiðime vermiþ ve beni sýkýþtýrmaya baþlamýþtý. ben evvelden de. Aklýma bir çare-i tesviye gel uraya bir. yine kýrmýzý çuha kaplý yazýhanesinin önünde. * Yine sapýttým. sarý.Hele nazlanma söyle. daha on iki yaþýmda yoktum. Ke n de. Hem de ayný zamanda eci rli bir hizmet-i vataniye olur. bana baþka bir cihetten de kârlý oldu. yarý ciddi bir manalý manalý gülüyor. Ne âlâ.Kim bilir belki söylenmemesi lâzým gelen bir sýrdýr. göz kýrpýyordum: . hemþire haný emindim. ebed dinlendirir gibi elini. süt. yakasýný gevþetmiþ. Babayani çarþafýma. beyaz.Hacý Kalfa'nýn ailesiyle tanýþmak. yahut büfe hýrsýzlýð riyeti de yok." dedi. herhalde. Evet. sýmsýký kapalý peçeme raðmen kýlý peþime takýlmaya. gözleri yarý kapalý düþünüyo 160 Reþat Nuri Güntekin Beni görünce. bir çayýr. suyu güzel. gerindi ve tane tane söylemeye baþladý: . Ben de seni ar rdum. Þimdi bir genç muallimimizin himmet ve fedekârlýðýna muhtacýz. cennet gibi bir yer. her aklýma geldikçe yemek için kimseden izin istemek.

biz de öyle b sýnda kalmýþtýk. Ne olur terbiyesizliðimi affedin. etrafýmýzda kalem odacýlarýndan. Zeyniler'i beðenmeyecek olur anýz bana iki satýr bir þey yazarsýnýz. yine Hacý Kal-fa'dan öðrenmiþtim kadýn gözümü o kadar yýldýrmýþtý ki. Hem derslere devam ediyor. . elden kaçýrýrsan karýþmam sonra. yaþlýlara hürmet ve muavenet bir vazife-i diniye ve insaniyedir. dedim ve geçmek istedim. ormanlar geliyor. bu iþ müstacel. Gel. Ben korkarak: . hem mektebin hizmet lerini görüyor. niyazýnda bir kadýncaðýz. ben yalvarmaya baþladým: .Mektepte ihtiyar bir hatun var. inadýna kameti artýrdý. Çalýkuþu . si dükten sonra merkeze tayin edilseniz de "istemem" diye ayak direyeceksiniz ya. 11 162 Reþat Nuri Güntekin Daha fenasý.Aman kýzým. ahalisi iyi. Herkes bize bakýyor.Öyledir öyle. . Etraftan: "Yazýktýr zavallýya. doðrudan doðruya tap etti: . dedim. Elbet. ak sakallý. manzara güzel. sofada ortaðým Huriye Haným'la burun buruna gelmeyeyim izim ismimizi. Þimdi adeta saçlarýný yolarak. Þöyle böyle isviçre köyleri gi r þey. yakamý býrakmamaya karar vermiþti. bahçeler. Baþka talipleri de var. ellerim ateþ gibi kesilmiþti. Gayri.te gelirsiniz. Durmadan elin i maþayý þakýrdatan bir kahveci çýraðý öteden: . Yalnýz. bu garip komedyayý gören yanýmýza geliyor. halime acýrsýnýz. Sen evvel Allah nerede olsa ekmeðini çýkarýrsýn! Kalabalýðýn bir kýsmý kahkahalarla gülmeye baþlamýþtý. kahve.Kýzým. bir yandan buram buram ter döküyordum. Evvela halinden þikâyet etti.Rica ederim hocaným. siz onu da çeker çevirirsiniz." yolunda sözler de iþitilmeye ire omuz baþýmda peyda olan yeþil sarýklý. cevabýmý veririm efendim. iki ortaklar koyduklarýný birkaç gün evvel.F. Maarif Müdürü devam etti: . Sinir hali. Etrafýmýzdaki kalabalýðýn gittikçe büyümekte olduðunu dehþetle gördüm. yüzünü görünce korktum. Maahaza. Fakat o. iki saat sonra gelir. Kendi halinde. Hoþ. nasýr ilacý satan yaygaracý esnafýn etrafýna nasýl üþüþürler. insan.. diye baðýrdý. Huriye Haným gittikçe coþuyor.. Allah'tan daha ne ister? Gözümün önüne güneþli yollar. geçenlerde size karþý bir terbiyesizlik ettim. yalnýz bir saat beyefendi. yüreðim þiddetle çarpýyo Bununla beraber. þýmarýk bir dilenci gibi çarþafýmýn ucunu tutarak benimle konuþmaya ba . Fakat nedense o. Bu esnada kýrmýzý kuþaklý kâtip de s akasýndan yakalayýp hemen merdivenlerden atarak: . pek fazla müteessirim de.O halde. Allah'ý da. kâ . yakasýnýn düðmelerini kopar llerimi dizlerimi öpmeye kalkýyordu.Hanýmefendi kýzým. Çarþafýmýn içinde bir yandan titriyor. derhal sizi buraya münasip bir yere alýrým. ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. Bu defa. aðlatma fukarayý küçükha-ným. yeni tedris usu ne vâkýf deðil. ÇALIKUÞU 161 Hava güzel. Bu teklif karþýsýnda ne söyleyeceðimi bilmeyerek susuyordum. Hiç olmazsa bu iþi Hacý Ka lfa'ya bir kere danýþmalýy-dým. yavaþ konuþun. Utancýmdan yerlere giriyordum. leke sabunu.Þimdi müsaade buyurunuz. Maarif Müdürü'nün yanýndan çýkýnca. Yüzüm. Müdür Bey biraz canlanýr gibi oldu: . sana da garip hazinesinden baþka bir kapý açar. þerbet taþýyan peþtemallý esnaf çýraklarýndan bir daire çevriliyordu. þu hatunun r a mani olma. birdenbire "evet" demeye cesaret edemedim. iri yarý bir hoca. görmezliðe geldim ve acele ace Fakat yolumu kesti. perde perde sesini yükselterek iðrenç bir tarzda yalvarýyord Ne söyleyeceðimi. dedi.Ziyaný yok efendim. dereler. yiyecek içecek ucuz. Cenab-ý Hak rezzak-ý âlemdir. Hani Ýstanbul'da sok n. Peygamber'i de hoþnut etmiþ olursun. namazýnda. Allah aþkýna kusuruma b . Ah kýzým. baþýndaki canýn sokak ortasýnda kalacaðýný ve dileneceðini anlattý. benim neler çektiðimi bilseniz.

Peki. Ben þimdi Maarif Müdürü'nün yanýndan geliyorum. Bu iþte bir oyunbazlýk var mý dersin? Anlat. Fakat. sinirli bir tavýrla baþýný iki yana sallýyor: . Sonra hasta olursan ne yaparýz? Adamcaðýzýn benim hesabýma kýzmakta. telaþ etmekte hakký varmýþ. Otele döndüðüm zaman Hacý Kalfa. . dedi. . diye baðýrdý. Müdür. Maarif Müdürü. þimdi senin aðzýný yýrtarým. bu kadar sefaletle beni klýma sýðdýramýyordum. Nihayet: . beni kapýda karþýladý. ÇALIKUÞU 165 Ben bunlarý öðrendikçe þaþýrýyor. 164 Reþat Nuri Güntekin Demek ki. dedim ve apanarak öpmeye çalýþtýðý dizlerimi zorla kurtardým ve Maarif Müdürü'nün odasýna döndüm.Yanlýþ.Neyi öðrendin? . Gönüller þen olsun! Zeyniler. Ellerini birbirine vurarak dövünmeye baþladý: .Sen bilmezsin o uyur yýlaný. ihtiyar adam. Akþama doðru iþ bütün tafs f Müdürü.Caným Merkez Rüþtiyesi'nde seni alýkoymuþlar. Öyle bir þey yok. Sen üzülme o kadar. 28 Ekim Bugün. rezalet o kadar büyüdü ki. . Rüþtiye Müdiresi ve galiba Huriye Haným'ýn Rume risi olan Muhasebe Müdürü geç vakit bir toplantý yapmýþlar. hele anlat. galiba yollarý þ göre ölçüyor. hem sitemli.Sen sakladýn da ben öðrenmedim mi sanki? Allah mübarek etsin.Ne emri Hacý Kalfa? . kervan geçmez bir yermiþ! Bir seneden beri boþ olduðu halde en düþkün muallimler raya gitmeye yanaþmýyorlar mýþ. Bir saate kalmadan bütün muamele bitmiþ. bu maskara vaziyetten kurtulmak için teseler verirdim. Çünkü: "Nihayet iki saat" dediði yol tam sabahýn onundan geceye kadar sürdü. öyle aðladý. diyordu. emir dün akþam gelmiþ. hem memnun bir tavýrla ..Yaþadýk Hacý Kalfa! isviçre gibi bir yere gidiyoruz. Allah aþkýnýza yakamý býrakýnýz. Hacý Kalfa.Ne ettin behey cahil çocuk. senden sakladý.. nedense beni býra rtaðýmý ileride açýlacak baþka bir yere göndermeyi muvafýk görmüþ.Ahlâksýz herif. Bazen aylar ayý masadan masaya süren muameleler istedikleri zaman öyle kolay çýkýyor ki.Emrinin geldiðini caným. Nezaret. Huriye Haným'ýn Maarif Müdürlüðü koridorunda benimle karþýlaþmasý evvelden hazýrlanmýþ bir kallý hocayý bile. peki.. Nezarete yazdýðý tezkerede onun daha kýdemli bir muall ileri sürerek benim baþka bir yere kaldýrýlmamý istemiþ. Fakat. ne reden geldiðini fark edemezsin. Maarif Müdürü'nün sözleri üzerine þýk bir Avrupa köyü gibi görmeye baþladýðým Zeyniler'e ge kuþ uçmaz. Müdüre baltayý as! Tekrar omuzlarýmý silktim: . Hacý Kalfa beni dinlerken iri burnu horoz ibiði gibi kýzarý-yordu. o Zeyniler'de de mesut olmasýný bileceðim. saçlý sakallý bir büyük memurun. Hacý Kalfa. akþama doðru bir Çeçen arabasýyla Zeyniler'e geldim. Biraz sonra bana Merkez Rüþtiyesi'ndeki derslerimden kendi arzumla istifa ettiðime ve Zeyniler mektebi muallimliðine talip olduðuma dair bir kâðýt imzalattýlar. beni bir köye atýp yerime Huriy lýkoymak için plan tertip etmiþler.Hayýr. ÇALIKUÞU 163 Niçin gülmüþlerdi? Kahvecinin söylediði. nasýl isterseniz öyle olsun. o yerinden kýmýldamaya üþenen Maarif Müdürü araba in konaðýna giderek emrimi imzalatmýþtý. Huriye Haným'ýn pasaportunu eline vermiþler . Dün akþam gelen emir üzerine Maarif Müdürü. anladýn mý efendim? . iyi bir yerden iþittim.. Hoca Efendi'nin söylediðinden baþka bir þey deðild Huriye Haným. ne ettin? En sonunda seni tongaya bastýrdýlar ha! Hemen git. uyur uyur da sonra adama öyle bir vurur ki..Deðmez Hacý Kalfacýðým.Adam sen de! insaný en yakýn akrabalarý kalpsizce vurduktan sonra yabancýlar vurmuþ ne çý ? Ben. Huriye Haným'ý tutuyormuþ. Hacý Kalfa'nýn saf vesvesesiyle alay ederek bir nefeste vakayý anlattým ve çantamdan emrim i çýkararak elimde salladým: . þüpheli þüpheli yüzüme baktý: . mahsus getirmiþler.

Dün gece. sýrna aþlamýþ. sonra Hacý Kalfa'nýn hali hep bir araya gelmiþ. taþlýklar. Manastýrlý komþumu yerden yere sürüyor. ertesi sabah erkenden hazýr bulunmasýný söylemeye gelmiþ.. ihtiyar odacý: "Ne ayýptýr. Bunu yazan þair ne kada * Bir tesadüf eseri olarak Manastýrlý komþum da. ne rezalettir. Sofanýn tavanýnda bir aydýnlýk gezinmeye baþlamýþtý. Uyku sersemliði. çýplak ayaklarýmla odadan fýrladým ve feci bir dayak vakasýyla karþýlaþtý r zabit. lâkin býrakma. beni þehirden yarým saat uzaktaki bir çeþme baþýna kadar selametleme ldi. Azizi minde kocaman bir kýrmýzý fes. Bütün aile. Yarý çýplak olduðum için tekrar odama girmiþtim. Fakat yangýna uðrayanlar herhalde birbirlerini dövmezl rdi. "Anamýz.. ihtiyar adam: "Vay aman! Vay aman! Hay nalçasýna tükürdüðüm katýrý!" diye söylenerek ayaða Fakat bu sefer ben. yaþadýðý yerlerde beraber bulunduðu insanlara görünmez ince teller mýþ. çýplak kafa. nihayet kocasýnýn canýna yetmiþ. daha doðrusu bir cenaze alayýna gider gibi giyinmiþti. az kaldý Hacý Kalfa'yý tanýyamýyordum. kâh dað yamaçlarýna týrmanan. Uykumun arasýnda iri iri konuþma sesleri fakat bir türlü kendimi açamýyordum. boðuk hýrýltýlar. Sofada bir þeyler yýkýlýp devriliyor. kocaman bir balkabaðý gibi tahtalara çarpýp patlayacaktý. arsýz muhabbeti. benimle ayný günde B. Hacý Kalfa'nýn karnýna çizmeli ayaðýyla öyle bir tekme savurdu ki. çizmeleriyle çiðniyordu. Babam anamýzý öldürüyor!" diye haykýnyorlardý.. öldür beni. Uyk le ilk aklýma gelen þey yangýn oldu. lde benden çok daha acýnacak bir vaziyette olarak. fena hal nirlerimi bozmuþtu. Yoksa. yýlan gibi ýslýk çalarak inen her kamçýdan sonra inleyerek taht erine yuvarlanýyor. bir düðüne. korku. þaþkýnlýk. fakat inanýlmaz bir kuvvetle yine yerinden kalkarak zabitin dizl erine týrmanýyordu: "Kulun kurbanýn olayým efendiciðim. Artýk dýþarýda ne olup ne bittiðini anl halde deðildim. Samatyalý Madam'l e Mirat'ýn tuvaletleri de onunkinden aþaðý deðildi. peþtemalýný. bir ayrý sýzý uyandýrýrmýþ. ellerimle yorganlarý burarak kývranýyordum. Ömrümde baþýma gelmemiþ bir kahkaha krizi anýyor. biletlerin alýnm nu. ayrýlýk vaktinde bu baðlar gerilmeye. re adeta kocaman bir futbol topu gibi havaya fýrladý ye aralýk kapýdan sýrtüstü odama yuvar arak çýplak bacaklarý havaya kalktý. Merdiven aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn çýp gürültüyü iþiterek uyanmýþ. Bereket versin ben..ek adamcaðýz! Kabahat kendisinin deðil. Sesler. anlaþýlmaz sesle . Ýnsan. karyolamýn üstüne düþmüþtüm. Zavallý kadýn her tekmeden. 166 Reþat Nuri Güntekin içinde çok acý saatler geçirmiþ olmama raðmen küçük odamdan adeta hüzünle ayrýldým. gürültüler tamamýyla kesilip otel sükûnuna dö-nünceye kadar kendime gelemedim. kendine göre bir ahenkle sürüdüðü þýp þýp asýna soluk çuhadan yakasý kapalý uzun bir ceket.. ayaklarýna imam galoþlarý giymiþti. otelde bu olur mu?!" diye baðýrarak aralarýna gi mek istedi. Çocuklar. saçsýz baþýný kulaklarýna kadar örtüyordu. Daðýnýk saçlarým. kopan keman telleri gibi acý sesler çýkarmaya ba ep birinin gönlümüzden kopup ayrýlmasý. kâh kurumuþ sel çukur eyniler yoluna diþli þimendifer yaptýramamýþ olanlarýn. Birdenbire korkunç bir gürültüyle yataktan fýrladým. Aþaðý sofadan ayak patýrtýlarý. Hacý Kalfa'nýn ailesi. sofalar ve merdivenlerde. ne pahasýna o un kadýný çocuklarýyla beraber memlekete göndermeye karar vermiþ. zabit. sille tokat seslerine karýþýyordu. Fakat o. Bu gece. Mektept zber-letmiþlerdi. Fakat zabit. çantamý hazýrladýktan sonra yatmýþtým. kolay kolay onun yakasýný býrakmaya razý olur mu? Tabii yalvarmaya. bir teneke lamba yakalayarak don gömlek dýþarý fýrlamýþtý. essizliði içinde çocuk feryatlarý.. Arabanýn hazýr olduðunu haber vermeye geldiði vakit. atik davranmýþ kollarýmla adamcaðý yakalamýþtým. Vakayý sonradan bana anlattýlar: Manastýrlý Haným'ýn. Arala168 Reþat Nuri Güntekin .'den ayrýldý. bir aðýzdan. Manastýrlý Haným. Zaten öyle olmasa da elimden ne gelirdi? ÇALIKUÞU 167 Alt katta yatanlar da uyanmýþ olacaklardý. boþama!.

nnda ^mbilir ne gibi sözler ve sahneler geçtikten sonra bu korkunç dayak faslý baþlamýþ. Belki iki saat sonra, tekrar uyumaya hazýrlandýðým sýrada Hacý Kalfa, hafifçe kapýma vurdu: bakasýn, hocaným, otelde baþka kadýn yok. Fakir hatuncaðýz bayýlýp duruyor. Salt gülmek ol l dinini seversen þuna biraz bak. Adýmýz erkeðe çýkmýþ diye yanýna giremiyorum. Sonra ölür, de girer he!" dedi. Kapý aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn yüzünü görünce beni tekrar bir gülme aldý: "Geçmiþ olsun!" d kat bir türlü kelimeler aðzýmdan çýkmýyordu. Hacý Kalfa, dargýn dargýn yüzüme baktý; yarý mahcup bir eda ile baþýný sallayarak: "Gülürsün! Salt kýkýr kýkýr gülürsün. Ha çapkýn seni! Þuna bak hele!" dedi. "Gülüyorsun" kelimesini "gülürsün" diye o kadar tuhaf söylüyordu ki, þimdi bile gülmekten k alamýyorum. Hemen bir saatten fazla dertli komþumla uðraþtým. Zavallýnýn vücudu yara bere i i, ikide bir bayýlýyor, gözlerinin siyahý kaybolarak çenesi kilitleniyordu. Bir baygýnla uðraþmak, ilk defa baþýma gelen þey. Ne yapmak lâzým geleceðini kestiremiyordu t iþ baþa düþünce, insana öyle gayret geliyor ki... Bu, her biri en aþaðý beþ dakika süren bayýlmalarda kadýncaðýzýn kollarýný, vücudunu ovuþtu su döktürerek ýslatýyordum. Alný, yanaklarý, dudaklarý birkaç yerinden çatlamýþtý. Bu çizg ce sýzan kanlar düzgünlere, sürmelere karýþýyor, kirli bir siyahlýk alarak çenesine, göðsün bbi, ne çok boya varmýþ bu yüzde!... O kadar su döktüðüm halde, bir türlü bitip tükenmiyord O sabah, uyandýðým vakit, karþý odayý boþ buldum. Zabit, erkenden onu, çocuklarýyla beraber abaya atarak götürmüþ, komþum gitmeden beni görmek, helallik dilemek istemiþ,

ÇALIKUÞU 169 fakat gece, onun yüzünden uykusuz kaldýðýmý bildiði için uyandýrmaya kýyamamýþ. Hacý Kalfa' tekrar gözlerimden öpmüþ. * Arabada, gözüm Hacý Kalfa'nýn yüzüne rastladýkça gülüyordum. O, bu yersiz neþenin sebebini bir gülümsemeyle baþýný sallayarak: - Gülürsün he! Hâlâ kýkýr kýkýr gülürsün he! diye bana çýkýþýyordu. Sonra, akþamki tekmenin dehþetinden bahsederek: "Tabanýna tükürdüðümün katýrý, anladýn mý e ti beni, karnýmýn içini karmakarýþýk etmiþtir. Mirat, benden sana baba nasihati: Sen sen ol arý koca arasýna gireyim deme. Karý koca ipektir, araya giren köpektir," diyordu. Bütün aile, küçücük arabanýn içinde üst üste, þehrin dýþýndaki bir çeþme baþýna kadar gelmi Ayrýlýk yeri burasýydý. Hacý Kalfa, iki týpalý þiþeye hazýrlamýþ olduðu sularýný çeþmeden t acýma uzun uzadýya tembihler verdi. Samatyalý Madam, gözleri dolu dolu, bir gün evvelden b enim için yaptýðý, çörekleri stepetime doldurdu. Bana karþý tamamiyle lakayt olduðunu zannettiðin) vahþi Hayganuþ, bir yerini incitmiþ gibi birdenbire aðlamaya baþladý. Hem de ne aðlayýþ! Kulaðýmda iki inci küpe vardý. Onlar^çýkararak Hayganuþ'un kulaðýna taktým. \ Hacý Kalfa, hediye için adeta mahcup oluyor: "Yoo, hocaným, hediye dediðin para edecek þey olmamalý. Bunlar kýymetli inciler," diyordu. Yine hafifçe güldüm. Kýzýnýn benim için döktüðü inciler yanýnda iki paralýk kýymeti olmadýð mcaðýza! 170 Reþat Nuri Güntekin

Hacý Kalfa, beni tekrar arabaya bindirdikten sonra, derin derin içini çekti, elini göðsüne urarak: "Tövbe olsun, hani þu ayrýlýk bana akþamki tekmeden aðýr geldi doðrusu!" dedi. Geceki hengâmeyi hatýrlatan bu sözler beni bir kere daha güldürdü. Araba yürümeye baþlamýþt n parmaðýný sallýyor: "Gülürsün he çapkýn, gülürsün!" diyordu. Yol, þimdiden uzamaya baþlamýþ olmayýp da gözlerimi görebilseydin, bu sözleri söylemeyecekt alfacýðým. * Araba; iniþli yokuþlu dað yollarýna girmiþti; kâh kurumuþ sel çukurlarýndan geçiyor, kâh bo ozulmuþ baðlarýn kenarlarýný takip ediyordu. Seyrek fasýlalarla tek tuk köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çýkaran kaðnýlara tesa

diyorduk. ince bir bað yolundan, eþkýya gibi korkunç kýyafetli, uzun býyýklý iki jandarma geliyordu. n geçerken arabacýya: "Selamünaleyküm," dediler, dik dik bana baktýlar. Hacý Kalfa: "Yollar maþallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin suratýn öy le her yerde açýlacak suratlardan deðildir, anladýn mý efendim?" demiþti. Uzaktan birisinin geldiðini görür görmez, hemen Hacý Kal-fa'nýn tembihini hatýrlýyor, yüzüm Saatler geçtikçe yollara mahzun bir ýssýzlýk çöküyordu. Bu Çeçen arabalarýnýn ince, yanýk s icat edenler ne iyi düþünmüþler. Yamaçlarda, derelerde uyandýrdýklarý, uzak akisler insana ir teselli sesi gibi geliyor. Hele bir kayalýðýn içinden geçerken öyle sandým ki uzaklarda, anmýþ gibi görünen kara taþ yýðýnýn öte tarafýnda görünmez bir yol var, ince sesli kadýn, h un içinde arkamýzdan koþuyor. Yol, hâlâ bitip tükenmek bilmiyordu. Görünürde ne bir köy, hatta, ne bir aðaçlýk...

ÇALIKUÞU 171 içimde yavaþ yavaþ bir korku uyanmaya baþlamýþtý. Ya geceden evvel, Zeyniler Köyü'nü tutama dað baþlarýnda yalnýz kalýrsam? Arabacý, ara sýra durarak hayvanlarýný dinlendiriyor, insanla konuþur gibi onlarla konuþuyo du. Bir taþlýðýn ortasýnda, yine böyle bir mola vermesinden istifade ettim: - Daha çok var mý? diye sordum. O, aðýr aðýr baþýný sallayarak cevap verdi: - Geldik. Bu adam yaþlý bir insan olmasaydý, benimle eðlendiðini hükmedecektim. - Nasýl olur? dedim. Allanýn kýrýndayýz. Görünürde köy falan yok. Ýhtiyar adam, arabadan çantalarýmý çýkarmaya çalýþarak cevap verdi: - Na, þu patikadan inceðiz, Zeyniler, buraya beþ dakika çeker. Araba yolu yok. Taþlarýn arasýndan minare merdiveni gibi dik bir yoldan inmeye baþladýk. Aþaðýda, akþamýn alacakaranlýðý içinde kapkara bir servilik, etrafý çitle çevrilmiþ, çýplak tuk kulübeler, tahta evler görünüyordu. ilk bakýþta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanlan tüten bir yangýn harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeþillikler arasýnda eski Boðaziçi yalýlarýndaki güvencinliklere i, þen manzaralý kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuþ, simsiyah viranele . Yýkýk bir deðirmenin önünde abalý, sarýklý bir ihtiyara rast geldik, kaburga kemikleri soyu yýf bir ineði, ipinden sürüye sürüye bu evlerden birine doðru götürmeye çalýþýyordu. Bizi g atli dikkatli bakmaya baþladý. Bu ihti172 Reþat Nuri Güntekin

yar hoca, Zeyniler muhtarý imiþ. Arabacý onu tanýyordu. Birkaç kelime ile benim kim olduðum anlattý. Belden büzmeli, bol siyah çarþafým, sýmsýký peçemle genç olduðumu anlamamak mümkün deðildi. Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuþ olacak ki, tuhaf tuhaf baktý, sonra ineðini çýplak klý bir çocuða teslim ederek önümüze düþtü. Köyün dar sokaklarý içine girmiþtik. Evleri þimdi daha iyi görebiliyordum. Hani Kavaklar'da aðlar serilmiþ, yaðmurdan çürüyüp kararmýþ, Boðaz rüzgârlarýndan bir yana çarpýlmýþ, viran er, ilk bakýþta onlarý hatýrlatýyordu. Altlarýna dört direkten ibaret ahýrlar, üstlerinde asma merdivenle çýkýlan bir iki oda. Her de, Zeyniler þimdiye kadar iþittiðim ve resimlerini gördüðüm köylerden hiçbirisine benzemiy Etrafý tahta perdelerle çevrilmiþ bir bahçenin kýrmýzý kapýsý önünde durduk. Yapraklarýna v siyah görünen bu köyde gördüðüm ilk renk; kýrmýzý tahta oldu! Muhtar, yumruðuyla kapýyý çalmaya baþladý. Her vuruþunda kapý yýkýlacak gibi sarsýlýyordu. ilk defa aðzýmý açmaya cesaret ederek: - içeride kimse yok galiba, dedim. Muhtar, baþýný sallayarak cevap verdi: - Hatice Haným akþam namazýný kýlýyor olmalý. Az bekleyeceðiz. Arabacýnýn beklemeye vakti yoktu; çantalarý kapýnýn önüne býrakarak bizden ayrýldý. Muhtar abasýnýn eteklerini toplayarak yere çömeldi. Ben, bavulumun kenarýna iliþtim, konuþm baþladýk. Bu Hatice Haným, pek Müslüman bir kadýnmýþ. Tarikata da mensupmuþ. Köyün ölüsüne, dirisine

litleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, sekeratta bulunan hastala-

ÇALIKUÞU 173 rýn aðzýna son zemzem damlasýný o akýtýr, kadýn cenazelerini o yýkayýp yaþmaklarmýþ. Muhtar Efendi, herhalde medrese falan görmüþ bir adama benziyordu. Fýrsattan istifade ed erek bazý nasihatlar vermek istediðini anladým. Usul-i cedidin aleyhinde bulunmuyor, f akat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden þikâyet ediyordu. Þimdiye kadar buradan birkaç hocaným geçmiþ; fakat nafile, hiçbirisinin Kur'an-ý Kerim'e, i hale, kâfi derecede vukufu yokmuþ. Bu Muhtar Efendi, Hatice Haným'dan hoþnutluk getiriyordu. Ben.bu dersleri yine bu sa liha, akil, abide hatuncaðýza býrakarak kendim baþka dersler okutursam köyü daha ziyade mem un edermiþim. Ben, bu nasihatleri dinlerken içeriden bir nalýn týkýrtýsý gelmeye baþladý. Muhtar Efendi i aða kalktýk. Kapýnýn arkasýnda bir kol demiri þangýrdadý, kalýn bir ses: - Kimdir o? diye baðýrdý. - Yabancý deðil, Hatice Haným, B.'den bir hocaným geldi. Bu Hatice Haným, iri yapýlý, kocaman yüzlü, biraz kamburu çýkmýþ, yetmiþlik bir ihtiyardý. yeþil bir yemeni örtmüþ, arkasýna ferace biçiminde koyu bir yeldirme giymiþti. Meþin gibi s esmer yüzünün buruþuklarý arasýnda inanýlmayacak kadar taze ve canlý gözleri, bembeyaz diþl Peçemin arkasýndan yüzümü görmeye çalýþarak: "Safa geldin hocaným, buyurun!" dedi. Bahçeden sokaða çýkmak yasakmýþ gibi bir eliyle kapýya dayanýp öteki eliyle çantalarýmý ald r kapýyý demirleyerek önüme düþtü. O önde, ben arkada bahçeden geçtik, Maarif Müdürü Bey'in büyük fedakârlýklarla müceddeden i ktep binasý da öteki evlerin eþiydi. Yalnýz, alt kattaki direklerin etra174 Reþat Nuri Güntekin

fini henüz kararmaya vakit bulamamýþ tahtalarla çevirmiþler, dershane haline koymuþlardý. Kapýdan gireceðim vakit Hatice Haným, kolumu yakaladý: "Dur kýzým" dedi. Ben, birdenbire ürktüm. O, dudaklarýnýn ucuyla okuduðu kýsa bir duadan sonra: - Haydi kýzým, besmele çek de evvela sað ayaðýný at, dedi. Alt kat, zindan gibi karanlýktý, ihtiyar kadýn, beni elimden tutarak dar bir taþlýktan geçi di, eskilikten basamaklarý oynayan karanlýk bir merdivenden çýktýk. Yukarýki kat; viran bir sofa, bir de yüksek pencerelerinin tahta kepenkleri sýmsýký kapalý kocaman bir odadan ibar etti. Maarif Müdürü'nün müjdelediði muallim dairesi. Hatice Haným, bavulu yere býraktý, odanýn bir köþesinde dolap vazifesi gören eski ocaðýn iç lamba çýkarýp yaktý. - Oda, bu sene boþ kaldýðý için tozlanmýþ. Yarýn sabah erkenden temizlerim inþallah. Bu zavallý kadýn, mektebin eski hocasýymýþ. Maarif idaresi, mektebi bu þekle soktuðu zaman sokaða atmaya acýmýþ, iki yüz elli kuruþla burada alýkoymuþ. Yarý hoca, yarý hademe gibi b , ben nasýl istersem öyle çalýþacakmýþ. Kadýncaðýzýn benden korktuðunu anlýyordum. Hesapça, ben onun amiriydim. Bile bile kimseye f lýk yapacak bir kýz olmadýðýmý birkaç kelimeyle anlattýktan sonra dairemi seyretmeye baþlad Eskilikten delik deþik olmuþ kirli kaplamalar, yaðmurdan çürümüþ, tahtalarý sarkmýþ simsiya , bir köþede içine kýrýk dökük konmuþ ocak, ötede çarpýk bir kerevet. Demek bundan sonra, h da geçecekti! Havasýz bir mahzene düþmüþ gibi göðsüm týkanýyor, ellerim, ayaklarým üþüyordu. - Kuzum Hatice Haným, bana yardým et de þu pencere-

ÇALIKUÞU 175 lerden birini açalým, dedim. Kendi kendime beceremeyceðim galiba. ihtiyar kadýn, benim iþe el sürmeme taraftar deðildi. Uðraþa uðraþa kepenklerden birini açt ayý görünce tüylerim diken diken oldu. Karþýmda korkunç bir mezarlýk vardý. Tepelerinde, hâlâ akþam ýþýklarý sönmemiþ serviler, sý ha aþaðýda sazlýklar içinde donuk donuk parlayan su birikintileri. ihtiyar kadýnýn derin bir göðüs geçirdiðini iþittim: - insan, saðlýðýnda alýþmalý kýzým, hepimizin gideceði yer orasý, dedi. Bu söz tesadüf müydü, yoksa haberim olmadan bu manzara karþýsýnda bir korku ve telaþ mý gös

Fakat hemen kendimi topladým. Cesur olmak lâzýmdý. Adeta þen denecek bir kayýtsýzlýkla: - Demek burada bir mezarlýk var, bilmiyordum dedim. - Evet kýzým; Zeyniler kabristaný. Eski zamandan kalma. Þimdi cenazeleri baþka yere gömüyor , burasý tarih gibi bir þey. Ben, Zeyni Baba'nýn fenerini yakmaya gidiyorum, þimdi gelir im. - Zeyni Baba kim, Hatice Haným? - Himmeti hazýr, nazýr olsun, bir mübarek zat, na, þuradaki servinin altýnda yatar. Hatice Haným, yavaþ sesle dualar fýsýldayarak merdivene doðru yürüdü. Ben, þimdiye kadar, b den ürktüðümü bilmiyorum. Fakat bu dakikada, servi kokularýyla dolu bir karanlýk odada yaln lmak bir ürkeklik veriyordu. ihtiyar kadýnýn arkasýndan koþtum: - Ben de geleyim mi sizinle? dedim. - Gel kýzým, daha iyi olur. Gelir gelmez, Zeyni Baba'yý ziyaret edersen daha makbule g eçer. Mektebin arka kapýsýndan mezarlýða girdik, taþlarýn arasýndan yürümeye baþladýk. 176 Reþat Nuri Güntekin

Bazý ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlýðýmýza götürürler Fakat ben ölümün hazin ve ürkütücü bir þey olduðunu ilk defa bu karanlýk Zeyniler mezarlýðý Taþlar, benim gördüðüm mezar taþlarýndan büsbütün baþka þekildeydi. Dizi dizi asker saflarý yüksek, dimdik, tepeleri düz, bedenleri simsiyah taþlar. Yazýlar okunmuyordu. Yalnýz, baþl rýnda birer küçük "Ya Rab" kelimesi seçiliyordu. Küçüklüðümde bir masal dinlemiþtim. Bilmem hangi küçük sultaný kaçýrmak için uzak bir daðýn man ordusu geliyormuþ. Askerler, gündüz maðaralarda saklanýyor, geceleri yol yürüyorlarmýþ. ta görünmemek için tekmil vücutlarýný siyah kefenlere sanyorlarmýþ. Böylece aylarca zaman yol gittikten sonra, tam þehri basacaklarý gece Allah küçük sultana a karanlýkta sinsi sinsi ilerleyen bu siyah kefenli gece ordusunu taþa çevirmiþ. Bu sýra sýra dizilmiþ siyah taþlara bakarken o eski masalý hatýrladým: "Sakýn burasý o kork rlerinin taþa döndüðü masal memleketi olmasýn!" diye düþündüm. - Bu Zeyniler kimlermiþ Hatice Haným? - Ben de bilmem kýzým, bu köy eskiden onlarýnmýþ. Þimdi mezarlarýndan gayri bir þeyleri kal etleri hazýr nazýr olsun, erenlerdenmiþ. Zeyni Baba bunlarýn en büyüðü. Kimsenin iyi edemed talarý, buraya getirirler. Ben, bir kötürüm kadýn bilirim ki, buraya sýrtta getirdiler, aya larýyla yürüye yürüye gitti. Zeyni Baba'nm türbesi, mezarlýðýn en nihayetinde, kocaman bir servinin altýnda idi. Hatice Haným, her gece, ona üç kandil yakarmýþ. Birisi servinin dalýna, birisi kapýnýn iç tarafýn sandukanýn baþýna. Türbe, topraðýn içine gömülmüþ bir mahzendi. Zeyni Baba, bu mahzende, yedi sene güneþ aydýn l-

ÇALIKUÞU 177 durmuþ. Öldüðü vakit mübarek cesedine kimse el sürçmemiþ. Üstüne, bir sanduka yapmýþlar. Hatice Haným, kandillerden ikisini yakmýþtý. Mahzene inen birkaç basamaklý merdiveni göster k: - Haydi kýzým, içeri girelim, dedi. Ben, bu basamaklarý inmeye cesaret edemiyordum. Arkadaþým tekrar döndü: - Haydi kýzým, buraya kadar geldikten sonra girmezsen günah olur. Gönlünde ne dileðin varsa Zeyni Baba'dan iste!.. Yüreðim hazan yapraðý gibi titreyerek merdivenleri indim. Mezara indirilen ölülerde, eðer b parça his olsaydý, mutlaka bu dakikada benim duyduðum þeyi duyarlardý. Göðsüme ýslak, soðuk ak kokusu doldu. Zeyni Bana'nýn sandukasý yeþil boyalý bir çinko ile örtülmüþtü. Sonradan, Hatice Haným'ýn a anaat ve sefalet içinde geçiren Zeyni Baba, öldükten sonra, üzeri süslü ve iþlemeli örtüler Ara sýra öteden, beriden gönderilen örtüler bir hafta dayanmýyor, parça parça çürüyüp eriy ihtiyar kadýn, hafif fýsýltýlarla dualar okuyarak evliyanýn baþýndaki kandile yað koydu, so ana döndü: - Köyde birisi öleceði vakit, Azrail aleyhisselam, evvela Zeyni Baba'ya misafir olur, o vakit bu ýþýk kendi kendine söner. Þimdi kýzým, Zeyni Baba'dan isteyeceðini iste, dedi.

aþaðý yukarý. Kendimi derin in yok-luyorum.Dizlerim kesiliyor. tik günlerin titiz ümitsizliði içinde. Sana nasý geldiðini bilmiyorum. dýþarýda son bi bayramý yapýyor. Ensemde hafif bir üþüme hissi ile kulak veriyorum. dudaklarýmdan ziyade yaralý kalbimle söyler gibi yavaþ eyni Babacýðým. Ben. mezar taþlarý bile korkunç sertliklerini kaybetmiþ gibi görünüyorlar. sazlýktaki sular da güneþe karþý gülümsüyor gibi. suya konan kuru çiçekler gibi litreye titre ye canlanmaya baþlýyordu. Þikâyet etmeyenlere. Ateþler içinde yanan alnýmý Ze ni Baba'nýn serin örtüsüne dayadým. Mektebin alt katýndaki. Bu yedi sene içinde elbette güneþin. Dýþarýdan.F. Ýki saatten beri lambanýn ýþýðýnda bu satýrlarý yazýyorum. görüyorum ki. her þeye raðmen bi Bugün cuma. 12 178 Reþat Nuri Güntekin sýn? Babacýðým. 20 Kasým Bu sabah hesap ettim. Birkaç günden beri yaðan yaðmurlar durdu. dudaklarýma sürüyor. inlemeden. Uzaklardaki sýradaðlar. Seni o dakikalarýn acýsýna katlandýran o melek sabrýndan bana r. Daha olmazsa kendi kendime: "Feride. Çalýkuþu. Sonra etrafýmda yaþayan þeylerde teselli aramaya koyuldum. aðlamadan çilemi doldurayým!. bodrum gibi i besine çekildi. uzak bir su sesi geli anda týkýrtýlar oluyor. mukadder felaketlerir son bir ilacý vardýr: Tahammül ve t . artýk ayakta durmaya takatim kalmýyordu. Þimdiye kadar defterime bir þey yazmak istemedim. Bu neþenin uydurma. Kusuruma bakma. alýþmaya. sen yedi sene güneþ görmeden. Elemlerde bir giz ÇALIKUÞU 179 þefkat var gibidir. Onlar. kim bilir ne münasebetsiz þeyler yumurtlayacaktým? H uki artýk buraya alýþmaya baþladým. haydi yat artýk. Ýþte o zaman. Zeyniler. Zeyniler'deki bir ay içinde öyle saatlerim oluyordu ki. Elime geçirdiðim taze bir yaprað anaðýma. O vakit.." * Odamda yalnýzým. kendilerini güler yüzle karþýlayanlara karþý daha m olurlar. erkenden beni býraktý. Bu bir ay. "Kýzlarým. teþbih çekermiþ. Ben Zeyniler'e geleli. iþittim ki. Gecenin içinde gizli gizli söyleþen bu seslerden korkma. uçucu bir þey olduðu malum. harap b nanýn içinde. küçük. viler. "Uðraþmak beyhude! Daha fazla dayanamayacaðým!" diyordum. ýslýk çalmaya baþlýyord kalbim. Biliyorum ki. Orada gece yarýsýna kadar ibadet eder. Varsýn öyle olsun. bir ay olmuþ. rüzg çektiðin zamanlar olmuþtur. nlar fýsýldaþýyor gibi sesler uyanýyor. Halbuki þimdi onlarý doðru buluyor ve gül ret edemiyorum. bana þi di on yýldan daha uzun görünüyor. Sor Aleksi'nin bu peygamberce sözler i imdadýma yetiþiyordu. kadar zalim olsa da "Sarý Çiçekleri"ne yetim teyze kýzlarýný çekiþtiren dudaklar kadar sana lýk edemez. Sonbahar. bu-nahyordum. içim kan aðlarken gülmeye. burada çile doldurmuþsun. bahçede bulduðum cýlýz bir kedi yavrusunu göðsüme bastýrýyor. hatta bu karanlýk ve can sýkýcý memleketi biraz dah imsemeye ve sevmeye baþlamýþým! * 180 Reþat Nuri Güntekin ." Çalýkuþu. Hatice Haným. mektep yok. Biraz gayret. Sor Aleksi'nin hiç dilinden düþürmediði bir söz vardý:. bu sözleri daima gülümseyerek dinlerdi. Sakýn sen de. Daha aç ndan korktum. ümitsiz hastalýklarýn. Merdiven tahtalarý yavaþça gýcýrdýyor. daha baþka sesler duymaya baþlýyorum. Kapalý bir mahzende sýza ýþýk parçasý. yaþamak için artýk güler yüzden. nihayet bu neþenin yalanýna inanýyor. dedim. senden büyük bir þey isteyeceðim. þarký söylemeye. vefasýzlýðýndan kaçmýþ olmayaÇalýkuþu . aptallýðýn lüzumu yok. Senin hoþuna gidecek þeyleden hiçbirini bana öðretme iler. cesaretten baþka sermayen kalmamýþtýr" diyordum. cahil bir Çalýkuþu'ndan baþka bir þey deðilim. ins alimliðinden. yýkýk bir duvarýn taþlarý arasýnda açmýþ cýlýz bir çiçek.

baþýný salladý: . Bu çocuk. bana yardým etmesini söyleyerek hasýrý 182 Reþat Nuri Güntekin kaldýrdým. Ýnþallah. hemen hiçbirisinde çorap. eski hocaným yaptý kýzým. Ben. Bizim Hatice Haným. . on ikiþer.Yazýk deðil mi çocuklara. . Sonra ders ok uyacaklarý zaman þuradaki hasýrýn üstüne indiririz.Elbette kýzým. daha asý. mektebe geldikleri vakit evvela oraya oturtuyoruz. tam o cinsten bir insan olacaktý. Nihayet cesaret etti: .Þu karþýdaki aðaran kayalarýn ardýnda. . on üçer yaþýnda koca delikanlýlar.Neden? . yemeklerini. .Onlarý erkekten mi sayacaðýz? . Sadece yaðmur u. Maarif Müdürü'nün. diyor . dedi. Muhtarýn. Bunlar da herhalde yeni ders alet leri olacaktý. herhalde eski bir ahýr olacaktý. çamurlu. ihtiyar kadýna. biraz durdu. bir "Horozdan kaçan namuslu kadýn" tabiri vardýr. üç tane. Büyük fedakârlýklarla meydana gelen levazýmdan mühim bir kýsmý da beþ tane eski biçimli.Muhtar.Garipler Köyü nerede? ÇALIKUÞU 181 . hayretle: . Cevap vermeye lüzum görmeyerek baþka þeylerle meþgul oldum. Yalnýz. dilinin altýnda bir þey vardý ki. bir yaramazlýk yaptýð aba girer. karlý havalarda biraz zorluk çekiyorlar. tabuttaki cenaze gibi sýrtüstü yatar ve yine kendi eliyle kapaðý kaparmýþ. Hatice Haným? dedim. Hatice Haným. söylemeye çekiniyordu. niçin onlarý da burada okutmuyoruz? . Ocak bacalarý gibi kapkara görünen duvar kaplamalarýnda tepe aþaðý takýlmýþ bir harita ile et levhasý. pencereleri geniþlet am çerçeve taktýrmýþlardý. erkek bir arada okur mu? . Çocuklar böyle yerlere oturmaya alýþmýþlard bi þeyin üstünde adamýn zihnine ders girer mi? Hocaným müfettiþ falan gelir diye büsbütün a korktu. memnun oluyor.bir hayvan yemliði v ardý ki. Öteden beri.E. Hatice Haným'ýn çehresinden memnun olmadýðý anlaþýlýyordu. hayatýmýn en unutulmaz bir günü ola týr. Bu ilk gün. hýnzýrý yaramazlýk ettiði zaman ben de onun içine kapatayým. hemen bütün zamanýný bu sandýðýn içinde geçirirmiþ. büyük fedakârlýklarla yenileþtirdiði dershaneyi þimdi. Yerleri temizledikten sonra. bu dolabýn baþka bir vazifesi olduðunu da söyledi. kaldýrmaya lüzum görmemiþler. Ýyi ki aklýma getirdin. fakat bana karþý koymaya cesaret ne dersem yapýyordu. var. Aferin sana Hatice Haným. sýralarý dizerek bir sýnýf haline getirdim. sabahleyin. ellerim toz toprak içinde bu iþleri bitirmeye çalýþýrken talebele de birer birer sökün etmeye baþlamýþlardý. yaðmursuz havalarda bir saate bile kalmadan giderler. . Bizim evde bir dolap var.Niye böyle yaptýnýz. ha ep sýrasýydý.Ben yapmadým. üstüne bir tahta kapak çakarak bir nevi dolap haline rmiþlerdi. bunlarý kullanmaya lüzum görmeyerek dershanenin bir köþes iþlerdi.Sen pek gencecik bir hocanýmsýn da ondan.Güzel terbiye usulü! Mektepte erkek çocuk da var mý? .Onlar yola alýþýktýr. Büyücekleri Garipler Köyü'ndeki erkek mektebine gönderiyoruz. Hatice Haným. dayakla uslan ayan yaramazlarý bunun içine hapsederek adam edermiþ. Hatice Haným.Peki. karda kýþta oraya kadar nasýl gidip geliyorlar? . istanbul'da. kitaplarýný. Zavallýlarýn kýyafetleri öyle sefil ve periþandý ki. Çocuklar. altýna tahta döþemiþler.Kadýn. Ben. Çocuklar. potin yoktu. Dershanenin bahçe tarafýndaki duvarýn dibinde -ahir zamanýndan kalma. Vehbi isminde bir küçük oðl mýþ ki. mektebe yakýlmak için kýrlardan getirdikleri çalý çýrpý larlarmýþ. kýzým. Fakat tuhafý þu ki. bir çiftlik ve bir yýlan resmi sarkýyordu.Geldiðimin ertesi sabahý derse baþlamýþtým. iki.Muhtar Efendi buna bir þey demiyor mu? diye sordum.Hele þimdi hiç caiz olmaz! . .

Utana sýkýla yanýma gelen.Elbette kýzým! Mektep bu. den çýkacaktým. Çocuklar. Yanlarýndan ayrýldýðým zaman göz ucuyla bana bakýyorlar tuhaf bir surette sallanan kirli ba larýný -kabuðuna çekilen kaplumbaðalar gibi. Zavallýlarýn hali görülecek þeydi. Yumruk yüzlü bir küçük kýz. ebced. . O. Hatice Haným. iki yüz ellij kuruþ aylýðý kaybetmekten öyle korkuyordu ki. bahçede top oynatýrken (çünkü teneffüs cuklarý muhakkak eðlen-direcektim) Ayþeler bu yana. Besbelli. Ben. sýnýfý nizama sokmadan derse baþla acaðým.Bugün. cim üstünde ce. Yeni gelen kýz çocuklarýna: "Kýzým. ak a tuhaf þeyler ge yordu: Mesela bir müfettiþ gelse de talebelerimi tanýtmamý i tese: "Doku z Ayþe ile on iki Zehra var!" diye çabucak iþin için-. biraz hayretle yüzüme baktý.. Zehra. O kadar ki. Hatta taþlanmýþ bir ar tu bilakis daha fazla arttý "Euzübillahi. Keser vurmadan aðaç yontulur mu? Ne kadar ses çýkarýrlarsa. Talebelerimi birer birer sýralara oturtuyor.Biz ne gördükse. Fakat onlara. kitaplarýný açar açmaz dik bir ses aðýra okuyorlardý. Ayþe. Ayþe. Utana utana kapýdan bakýyorlar. aða t asma çardaðýna oturmuþ gibi garip vaziyetler alýyorlardý. gülmemek i or zapt ediyordum. Fakat netice olacaðýma hiç þüphem yoktu. yerlerini bellemelerini tembih ediyor dum. kendilerini ç ollarýyla yüzlerini kapýyorlar. "Zehra. eski püskü bez parçalarýyla sýmsýký kundaklanmýþ. Mektebin tek güzel ve ye184 Reþat Nuri Güntekin ni eþyasý olan hoca kürsüsüne. gözlerini kapayarak el öpen. yoksa Ayþe mi?" diye soruyor ve çok kere umduðum cevabý alýyordum. hemen hemen dolmuþtu. bazýlar rinden tutarak yarý zorla sýnýfa sokmaya mecbur oldum. Sýnýf. ne yapalým. Sizin bildiklerinizi bilmeyiz." Aman Yarabbi! Bu köyde ne çok Ayþe ve Zehra vardý. onu okutuyoruz kýzým. Zebralar bu yana. . cim esre ci. Bir türlü sýralara yerleþmesini beceremiyorlar.. Hatice Haným'a: . Zehra. Yanýma geldikleri zaman gözlerini sýmsýký yumarak öyle bir el öpüþleri vardý ki. Kendimi tutamayarak.Her zaman böyle baðýra çaðýra mý çalýþýrlar? Buna dayanýlýr mý? diye sordum. köyl gibi nazlý aðýzlardan bir kelime alýnabilen bu çocuklar. Ne ya yavaþ alýþacaðýz. sen yine bildiðin gibi okut. hevvez. þüpheli bir bakýþla: . kolaylýk olma Ayþeleri dershane- ÇALIKUÞU 183 nin bir tarafýna. kendisini imihana çekti nnetmiþ. H ' de gülecek halde olmamama raðmen. Kara gözlerini yüzüme kaldýrarak "Sen ne im adýmý?" diye hayret etti. Zebralarý öteki tarafýna oturtmak.yavaþ yavaþ çekerek altlarýna alýyorlar. huti. sessiz çalýþmalar ektim. der kadar zihinlerinde yer eder. Hati-j ce Haným. hepsinden cesur çýktý. orada nalýnlarýný çýkartarak yan yana diziliyorlardý. diye eevap verdi. Ayþe. mümkün olduðu kadar tatlý bir sesle sorduðum sualleri -insaný mahcup ede ek kadar inatçý bir sükûnetle. Sýnýf kalabalýklaþtýkça gürültü artmaya. yalnýz birçok naz ve niyazdan sonra a meye razý oluyorlardý.. gizli gizli eðlenmeye baþlamýþtým. herhalde epeyce sýkýntý çekeceðim anlaþýlýyordu. yahut kapýnýn arkasýna saklanýyorlardý.cevapsýz býrakýyorlar. kuvvetle elimi vurdum. baþýmý iyiden iyiye sersemletme Hatice Haným'a: . Fakat benim gürültümü merak edip baþýný kaldýran bile olmadý." Çocuklarý yola getirmek için. Sonra. mektep li deðiliz ki. diye gruplar yap mak mümkündü. dedi. dedim. çýplak ayaklarýndaki nalýnlarý þakýrdat apýsýna kadar geliyorlar. köyün bir âdeti olan bu öpücüklerden her biri gülünç bir ahenkle saklýyor ve elim hafif ýslaklýk býrakýyordu. ihtiyar kadýn. Yavrucaklarý kendime ýsýndýrmak için her birine bir iki hoþ ke dum. beni görünce birdenbire ükmüþlerdi. Kadýncaðýzýn ne demek istediðini sonradan anladým. Lakýrdý söyleyerek. Bir þey pek tuhafýma gitmiþti. a mýsýn.

renksiz çocuklar mý yetiþki kýz? Ben. Odasýnda açýlýp kapanýrken çýngýr çýngý yeþil bir yemeni çýkarýp verdi. mektep hocasý old uktan sonra. ak gözlü.E. bu on. ne çare! Yemeniyi saçlarýmýn üstüne attým. Belli etmeden pencerenin önüne gittim. Pencerelerden birinin kapalý kepengi. kendime bir kýyafet düþünmüþtüm. sýnýfta gürültümüzden rahatsýz oldukça. kimse artýk çocuk diye eðlenmeyecektir. hemen her sualim gibi buna da hayretle cevap verdi: . parlak gözleri. iskelet gibi kuru. dedi. Aman Yarabbi. O ders verirken.. sonra mahcup mahcup: . saçlarýmý aksilik edip alnýma düþmesinler diye sý rlak siyah gömleðimin. baþ açýk ders okutmak günah olmaz mý? "Biliyorum" demeye utandým. hakikaten eðlenceli bir fýndýksýçam. hakikaten çok tuha bir yere düþmüþüm. birer birer çocuklarý yanýna çaðýrmaya. Sýnýftaki bütün gürültülerin. fýrçadan kuý tulur kurtulmaz isyana baþlayan kýsa saçlarýmýn üstünde nt.Buna lüzum var mý? . küçük kurnaz yüzü. Ben karýþmam ya. sadece Cafer diyenlere mektepte cevap vermemekle iktifa eder. küçük diþli bir çocuk: A Nihayet. Böyle olmakla beraber bir dereceye kadar sevindim. kýpkýrmýzý aðýzlý. fakat yüzü.) On yaþýnda. ÇALIKUÞU 185 Hatice Haným. fakat sokakta taþ atarmýþ. Sokakta baþ j açýk gezecek deðiller ya. ötede kýyametler kopuyordu. kendimi seyretmeye baþladým. Bu delikanlý lar. derslerini okutmaya baþladý. Ben.ilahi kýzým. yetmiþlik b bi buruþuk. Yalnýz bu siyahlýklarý biraz açmak için beyaz ketenden geniþ bir yaka. Sor Aleksi. parlak diþli. saçlarýmý uzatmaya baþ henüz omuzlarýma inememiþti. o kadar tuhaf duruyordu ki. gülmemek için adeta dudaklarýmý sýkýyordum.luk. hafifçe kýzararak: "Gelirken baþörtüsünü almayý unuttum da" diy söyledim. mum gibi sarý parmaklarýný birbirine ge mavi gözlerini bir Meryem tasviri saflýðýyla gökyüzüne kaldýrarak: "Bana bir Kal ver azabý orsunuz!" derdi. sivri çenesiyle mektebin en þeytan çocuðu. h para ile gösterilecek acayip bir mahluk. .Galiba baþörtüsünü unutmuþsun kýzým. daðdan odun taþýrlarmýþ. önündeki camý soluk bir endam aynasýna benzetmiþti. süzgün. büyük adam gibi ev iþi görürler an su çekerler. fare gibi sandýkta vakit geçiren küçük Vehbi. onlara. sana temiz bir tülbent vereyim. 186 Reþat Nuri Güntekin * Kendilerinden kaçmak için saçlarýmý Hatice Haným'ýn yeþil tülbentiyle örttüðüm delikanlý ta edeyim: Evvela. on yaþýndaymýþ.Havanýn açýk olmasýna raðmen kýzlardan birkaçý baþlar eski peþtemallarla örtülü olarak mekt Hatic^ Haným'a bunlarýn niçin böyle yaptýklarýný sordum. * Hatice Haným. O. dal gibi boynun çýplak ka ebep olmuþ. Bir aydan beri. Topaç gibi yusyuvarlak.Peki kýzým. Çenesinin altýnda yeni kapanmýþ bir sýraca yarasý ki. iki ucunu istanbul sokakla bakan Çingene kýzlarý gibi çenemin altýndan iliþtirdim. kirli çehreli. çiçekbozuðu. ilk ders için bu dediðim tarzda giyinmiþ. bi kara. belde kayýþ bir emer. yaramazlýklarýn elebaþýsý olan Çalýkýþu. dedi. taze taze mezarlýktan kesilmiþ uzun deðnekleri yanýna yerleþtirdikte sonra. kuzguni siyah bir Arap: (Kendisine.. ine saðarlar. sana ettiklerini acý . beyaz sarýðýnýn altýnda yumurta biçiminde bir kafa. uzun saçý hiç s fakat hoca olduktan sonra baþýmý böyle býrakamazdým. En geç mektebe gelenler erkek çocuklardý. Ben. Fikrime göre bir hoca vazife baþýnda. baþka k giyinemezdi. Bur lara gelinlik kýz diyenler ba na elbette evde kalmýþ ihtiyar gözüyle bakacak. hakçasý aranýrsa var. Dizkapaklarýma kadar siyah parlak satenden bir gömlek. biraz dýþarýda durmalarýný söyledi. kemerin altýnda mendil ve not defteri için iki küçük cep. Baþa gelen çekilecek. icadým çok sadeydi. o sabah. on ikiþer yaþýndaki solucan gibi so. Hatice Haným: . sýnýfýn en ehemmiyetli simasý: Hafýz Nuri. bunlar koskoca gelinlik kýzlar. Kirpiksiz patlak gözleri.

ikide birde: "Hay Allah razý olsun kýzým. Evet. sokaklarý. B anýn vazifesini. onlarýn tedavisine de çalýþýyor.. O vakit bembeyaz. koþar. Bazen canýma yetiyor: "Gel Hatice Haným!" diye dýþarýya baðýrýyordum. bakalým ne cevap vereceðiz?" yolunda bir þeyler söylüyor ve tekrar ölümü rine geçiyor. Yýlan levhasýna gelince: Hatice Haným.. bahçenin bir köþesine toplanýp ebani. . mezarlarý gibi çocuklarýnda da siyah bir neþesizlik var. temiz bir yataða u zanýr. talebelerimi sessiz çalýþ- ÇALIKUÞU 187 maya. Onlara biraz at ve neþe de vermek istiyordum. Mektebe teneffüs usulünü de koyduk. Allah'a borcumuzu ödüyor muyuz? Ne gezer? Amma. kalplerde dünya emelini söndürmek diye öðrenmiþ. kimseye kalmaz! Yürü dünya yürü. yarýn girdiðimiz vakit. Gün yaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler. iþte bu. Çocuk söz anlamaya baþlýyorlar. Bir kuru tabuta koyarlar seni. bu biçare çocuklarý bir parça neþelendirmek. güldürmek için ne maskaralýklar yapýyoru Fakat. bir türlü bunlardan tat duymuyorlar.. Þimdi. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye g irkaç kuþ.m edici gürültünün önünü almak. ahir zamanýdýr!" kabilinden korkunç bir ilahi okuttuktan sonra iskelet levhasýný ortaya koyuyor: "Yarýn b iz ölünce etlerimiz böyle çürüyecek. bir saatte bir. Hasta olan köylülerin is i yýlanýn karþýsýna yazmak suretiyle. Onun. yorgun 189 ÇALIKUÞU çehreli. Fakat. benim istediðim. Çocuklarý yarým saatte. kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret! Hele bir tan esi var ki. Her fýrsatta yavrucaklarý e getiriyor. emeklerim boþa gidiyor. sadece bu deðildi. durgun gözleri aðýr bir melal içinde ölümü düþünüyo yavaþ yavaþ onlara benzemeye baþlamýyor muyum? Eskiden ölümü ben baþka türlü düþünürdüm. S leri tatlý bir uyku ihtiyacýyla mahmurlaþmaya baþlar. Mesela çift ni gösterirken: "Allah bu koyunlarý kullarým yesin de bana ibadet etsin diye yarattý. Nihayet. emeðim boþa gitmedi. dersin o kadar kuvvetle zihin erine yerleþeceðine inanan Hatice Haným bile memnun. ödaðacý ve servi kokularý içinde dilimle tadýyor. onlar ne kadar baðýrýrlarsa. Duvardaki birkaç tabiyye levhasýný sýrf bu maksatla mektebe gönderilmiþ sanýyo Mesela: "Bu dünya fanidir.. Yeni baþlayan uykularýn hafif sarhoþluðu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. kemikler böyle kuruyacak!" diye ölümün dehþetini ve ka anlatmaya baþlýyor. çaresiz onlarý kendi hallerine býrakarak bir köþeye çekiliyorum. Zalim ölüm sana çare bul . bahçeye çýkarýy celi. öteki levhalar da aþaðý yukarý ayný þeyi ifade etmektedir. onu Þahmeran diye tanýtmýþ. donuk gözlü kýz çocuklarýnýn en büyük eðlenceleri. tüyler ürpertiyor.. ciðerlerimle kokl gibiyim! 188 Reþat Nuri Güntekin * Çocuklarýn bu kadar aðýr ve neþesiz olmalarýna Hatice Haným'ýn da hayli yardýmý dokunmuþ. iþte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neþeli bir hayal di. bu gürültüyü yavaþ yavaþ söndürmeye muvaffak oldum. Hatta. eðlenir. Ko yunlarý kör boðazýmýz zifleniyor da. hülasa istediði kadar yorgunluktan bitap düþünceye kadar gezer. ihtiyar kadýna göre. onun acý lezzetini. Bu mihnet çekmiþ. i mýþ sene. meraklý oyunlar öðretmeye çalýþýyorum. küpe binerek ha uçan masal cadýsý gibi dershaneye girmesi bana yardým ediyordu. Renksi udaklarý gülmenin ne olduðunu bilmiyor. ýslýk çalan taze deðneklerinden sonra sesim onlara öyle hafif g ki. yaþlý baþlý insanlara benzeyen. Nedense.. Bu köyün evleri. Neyse. sýnýf daha sakin. sýnýfta verilen bir dersi hep birden dinlemeye alýþtýrmak için iki hafta uðraþtým. bir türlü kabil olacaða benzemiyordu. Onlar seslerini titrete titrete hep bir aðýzdan: "Haramiler gibi soyarlar seni. ilk günlerde bütün gayretime raðmen çocuklarla baþa çýkamýyordu aným'ýn sýnýfta yýlan gibi. kafacý-ðým dinlendi" diyor.

Hiç çekinmeden: . K'leri C gibi telaffuz ederek öyle serbest. Ben. 190 Reþat Nuri Güntekin Fakat. dedim. o cara cýz. korkularýna dayanmak daha müþkül! Gecenin birinde daðda çakallar ulumaya baþladý. etrafýna toplanarak Kuran okuyorlar. küçük Vehbi: Hatice Haným'ýn saltanatý zamanýnda. hoþ amma. ezan okumasý. bu memleketin havasýnda insan. . ihtiyar kadýn. uzun öðle tenef lerinde oynana oynana bu oyun adeta bir tiyatro piyesi gibidir ve baþlýca aktörleri Ha fýz Nuri ile Arap Cafer Aða'dýr. ikincisi. dedi. kocaman bir erkek kadar kaf a tutmasýný bilir. en ariler. gördüðüm manzara.. iki yana sallanarak esma teþbihi çekiyordu.Var amma. Onlarýn ehimlerine. Çocuklarýn. ömrünü sandýðýn dibinde. kan kýsmýsýn. bu parmak kadar köylü çocuðu ne iyordu! ÇALIKUÞU 191 Ayný fütursuzlukla devam etti.insan. der.Canavarlarý çeser.Sana istanbullu yence derim. Ekseriya. Fena halde ürktüm. yavaþça ulaðýný çektiðim zaman bile bana ehemmiyet vermiyor. hiç durmayan sesiyle yalnýz gecelerimde. belki de bunun için onu bu ka ar seviyorum. kýrýk bir kapý tahtasýný yeþil baþörtülerle süsleyerek meydana getirdikleri tab r sahici tabuttan farký yok. . sýrtüs çocuk. benim saflýðýmla eðlenir gibi: . Mamafih. bodrum gibi odanýn kapýsýný açýnca.Ne bakýyorsun Vehbi? dedim. Küçük..unmaz. parlak gözlerini süze süze yüzüme bakýyordu: . aðam senin boynuna altýnlar tacar. Aðam. . ölümü adeta kokluyor. * Burada sevmeye baþladýðým üç þey var: Birisi. onu da çoban Hasan'a veririz. O kadar ki. aðzýna zemzem a lar. cestane çetiveririm. bana çakal sesi daha korkunç geldi. . Hafýz Nuri'nin dik.Candarma ne yapar? Vehbi. Vehbi'nin. Hele geceler.Yaðma var mý. . hoþuma giden bir hali de. bu küf kokulu.Senin yengen yok mu? . Hele mezar baþýnda: "Ya Cafer Ibn-i Zehra!" diye bir talkýn veriþi var ki . istihfafla yüzüme bakarak: . düþüne düþüne baþýný kaþýdý. O. bir türlü beni saymýyor.Sen. Ne olursa olsun Hatice H ným'ýn odasýna inmek istedim. .. bir seccadenin üstünde kendinden geçmiþ gibi esle bir þeyler okuyarak. aký çok gözlerini belirterek ruh teslim edince kýzlar feryat ederek çenesini baðlýyo ra Cafer Aða'yý teneþirde yýkýyorlar. Derste yanlýþýný çýkardýðým vakit hem utanýr. azarladýðým. gece rüyalarýma giriyor. Vehbi. adeta bana arkadaþlýk ediyor. penceremin altýndaki akar çeþme ki. sonra: .Bizim gelinimiz ol. baþcasýna söyler miyim? dedi. sana pabuçlar.. hem kýzar. Dediðim gibi. Cafer Aða. bu münasebetsizliði de yapýnca kaþlarýmý çattým. Çocuklarýmýn en sevdikleri eðlencelerden biri de cenaze oyunudur.Candarma." diye uluþurlarken gözümün önünden sýra sýra cenaze alaylarý geçiyor. Aman Yarabbi. aklýn ermez. hocasýna böyle lakýrdý söyler mi? Iþitilirse senin aðzýný yýrtarlar. hastalanýyor. bu afacana iyiden iyiye abayý yaktým. meþum bir sesle sela vermesi. þen bir konuþmasý var ki.. Vehbi. cenaze namazý kýldýrmasý tü petecek bir þey. taraklar alýverir.Sen güzel çizmiþsin be. Buradaki! çocuklarýn hiçbirine benzemiyo . kýz çocuklar. baþtan baþa beyazlara bürünmüþ. bir gün bahçede küçük. kibir ve inadýdýr. Bir türlü yanlý tüne varacak olursam isyan eder. Vehbi'nin her hali iyi. Aðama ahvereyem seni. Çocuk.Senin aðan ne iþ görür? .

Ayaklan çýplak. burada iþittiðim seslerden o kadar baþkaydý ki. B . . bu. Benim. Bana öyle geldi ki. gözlerini önüne indirdi. 'dedi.Bendim hocaným.. Arkasýndaki rengi kay sma entarisinin yýrtýklarýndan beyaz. mektepte yaptýðým gibi. dedim. Minimini ellerini tuttum: . kývýrcýk kirpiklerinin arasýnda iki lacivert göz parladý. kaþlarýný çattý: . bütün kýzlara sorduðum gibi. son derece fakirdi.Yanýma gel bakayým.. Bir kuþ hafifliðiyle yerinden atladý. vakti pek fena deðil. Ders verirken gözlerim gayri ihtiyari ona dönüyordu. iþimiz vardý. bu çocuðun kalbinde. bana ýlýk bir ilkbahar güneþi gibi tesi .O kadar baktýklarýna þükür. sustu. En arka sýranýn ucunda. Karlar içine gömülmüþ kuþ yuvalarýna düþen sarýþýn bir ýþýk parçasý. Zeyniler'de. baþýmý pencereye dayayarak gö apamýþ. o. galiba beþinci rirken birdenbire kalbim tatlý bir heyecanla çarptý. sýçraya sýçraya yanýma Yavrucak. Daha ziyade ýsrar etmeyerek baþka bir þey sordum. birkaç dakika kendimi baþka yerlerde. Babasý ihtiyar bir orman memuruymuþ. bilmede li yaraya dokundum.Evet. Yalnýz yaþamaya mecbur olduðuma göre. inci diþlerinde tatlý bir gülümseme. Çocuðu yerine gönderdikten sonra derse baþladým.Senin adýn Zehra mý küçük.) . eski þenliðini tekrar bulmaya baþlýyordu.Annene ne oldu? Küçük kýz. Hafifçe çenesini okþadým. o dakikada kendimi tutmasaydým. 192 Reþat Nuri Güntekin Korka korka baþýný kaldýrdý. Derse baþladýðýmýn. kýr zisi gibi gülen diþleri.Üçüncü sevdiðime gelince. "Abam" dediði kadýn üvey annesiymiþ. Bu küçük kýz.Benim adým Munise.Abam var hocaným. ömrümde ilk defa bugün duydum. . inci eriyle bana gülümsüyordu. sesime. kimsesiz küçük bir kýzdýr. O. Fakat. ablaya aba diyordu.Dün akþamüstü türkü söyleyen sen miydin Munise? Bir gün evvel civar bahçelerden birinde ince bir çocuk sesinin türkü söylediðini iþittim. saçlarý darmadaðýnýktý. . çektiðim ýstýrap beni aðlatmamýþtý. . beni hýçký-rý hýçkýra aðlatacaktý. baþkasý olsa sokaða atardý. bana n k. ona da: . (Munise. duru beyaz tenli. temiz istanbul telaffuzlu ve inanýlma ak kadar tatlý sesiyle: . ikinci karýsýný b aldýðý için tekaüt olduktan sonra beþ on kuruþ tekaüt aylýðý sayesinde geçinip gidiyorlarmý Hatice Haným'a dedim ki: . Türkü söyleyen bu küçük kýzdan baþkasý olamazdý. niçin bu çocuða bakmýyorlar? ihtiyar kadýn. dedim. bu mektepte mi okuyorsun? . Vücudumun hareketlerine tuhaf bi oynaklýk. Yuvanýn soðuk neþesizliði içinde baþýný kanatlarýnýn arasýna saklayarak titreyen hasta ve k avaþ canlanmaya. melek gibi güzel çehreli bir kýz çocuðu. bu yarý çýplak çocuðun gözleri. lacivert gözlerinde dudaklarýma sürünürcesine hissettiðim bir muhabbet lik hissini ben.Yüzüme bak küçük. O da bana bakýyordu. bembeyaz dene cek kadar uçuk sarý saçlý.Anlatýþýna göre.Niçin kaç gündür gelmedin? . yoksa Ayþe mi? dedim. dedi. Ken- ÇALIKUÞU 193 dimde bir fevkalâdelik hissediyordum. hocaným.Sen. nazik teni görünüyordu.Abam göndermedi hocaným.Senin annen yok mu? . . söyleþime hareketli bir ahenk geliyordu. . Munise. Bundan sonra gelirim. ailesinin hali. utana utana baþýný salladý: . adýný anmak istemediðim vefasýzlýk memleketle anmýþtým. Munise hakkýnda Hatice Haným'dan pek az þey öðrenebildim. hocaným. Bu çocuk kimdi? Birdenbire nereden çýkmýþtý? Elimle iþaret ettim. öyle tatlý. bari böyle bir küçük kýzým olsaydý! Yazýk.

Bu çocuða. bir jandarma mül u kýzcaðýz daha pek küçüktü. arkadaþlarý pek iyi bir gözle bakmýyorlardý. onlardan dökülen damlalar. kollarýmda sýkarken duyduðum þeyleri söylemek mümkün deðil. Aklým baþýmdan gitmiþti. güzel vücudunu. sað ayaðým merdiven dan birini çökerterek içine geçti. kýzlarýn yaygaralarý arasýnda keskin bir düdük gibi ötüyordu . Sorduðum vakit: . çeþmeden aðýzlarýna su dolduruyorlar. durgun bakýþlý kýzlar. Etrafýmda saçlarýma sürünerek akan bir yaprak seli var. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýný temizledim. O aðýr ve korkak tavýrlý. Fakat acaba nerede? Ne vakit? Þimdi.Abam çamaþýr yýkattý. zabit de onu býrakýp baþka memleketlere gitmiþti. Hepinizi çeserim! Kýzlar. bütün vücudumu. ama bu çocuðun ne kabahati var? Çalýkuþu . göðsüme sýcak bir þeyler iniyor. leþ kargalarý gibi vahþi çýðlýklar kop ardý. odama götürdüm. o gün. ince sesi. bahçe görenler fena fena bakýyorlardý. Evet. Ben. bunlarý yazarken kalbim duruyor. aklýmda kalmadý. Vehbi. kendi gibi küçük. ona eski entarilerimden birini alelacel e küçültüp dikerken. benim kalbimin içine sýzýyor. Fýrtýnalarla örselenmiþ za baklara benzeyen. 196 Reþat Nuri Güntekin . silik hayalde. Ondan sonra. baygýn bir lezzet sarýyordu. yüzü çam imsiyah kesilmiþti. Ben. bu hücum karþýsýnda gerilemeye mecbur oldular. abama odun toplayýverdim daðdan. Ah. yok. Kollarý. Bana öyle geliy ki. beþ yýl evvel mi ne. . Küçük Vehbi. fýrsat buldukça gizli gizli canýný yakarak aðlatýyorlardý. Sýnýfta onu daima kendilerinden uza orlar. nered Ne vakit? Bu. yapmayýn!" diye ya um ve kendimi göstermeden pencereden baktým. bu gözyaþlarý. Küçük kýza karþý duyduðum sevgiyi gizleye-memiþtim. Bunda biraz benim de kaba im vardý. Munise. Acaba nerede? Yok. Hatice Haným. bir ördek gibi çýrpýnýyor. Kendimi havanýn boþluðu içinde uçar gibi görüyorum. "Ne yapýyorum ben size. Biçare. Çocuðun. Kýzlar. Küçük kýzý kâh köþede sýkýþtýrarak. hemen on dakika. gözlerimi ýs mi kesen. aðlaya aðlaya köþeden köþeye kaçýy oynunu saklamaya çalýþýyordu. yavaþ yavaþ emniyetini kazanýyordum. Deli gibi odadan fýrladým..Niçin? . Bu dokuz yaþýndaki yaramazýn kahramanlýðýný unutamayacaðým. gözlerimi uzaklara dikerek düþünüyodum. Ben. gibi cevaplar riyordu. kâh toprakta yuvarlayarak avurtlarýný þiþi-rerek arý açýk býraktýðý göðsüne fýþkýrtýyorlardý. bu uzak. nince delikanlýlar daða kaldýrmýþlar. biraz ihmal ederek Munise ile meþgul oldum.Olabilir. ayaklarý. býrakýn kýzý. abam tahta sildirdi. Çocuk. e'yi kovalayarak bu suyu üstüne püskürtüyorlardý. yaralý ceylaný kovalayan av köpeklerine dö acaklarýnýn üstünde sert bir çeviklikle sýçrýyorlar. bu sarhoþluðu bir kere daha duydum gibi geliyor. rüy aklýn almayacaðý þeyler var. ben ömrümde böyle þe k defa hissettim. fakat çetin bir yardýmcý çýkmýþtý. dedi. Çünkü. Bir gün Munise'nin mektep bahçesinde aðladýðýný. ýlýk.Bu kýzýn annesi fena kadýn. kýzým. kýzýn küçük yüzüne deðil. o. bahçeye çýktýðým zaman muharebenin þekli deðiþmiþ b e'ye.Daha ne yapsýnlar? Öyle kadýnýn çocuðuna diba kumaþlarý giydirecek halleri yok ya. Talebelerimi.F 13 194 Reþat Nuri Güntekin . Sýnýfta onu okþadýðýmý. hasýlý kötü oldu gitti. için için aðlamakta devam etti.Gavurun kýzlarý. Bu güzel. Munise'yi yarý baygýn bir halde kuca dým. çeþmeden akan sularýn bi na getirdiði çamur bataðýna girmiþ. Öyle koþuyordum ki. ÇALIKUÞU 195 Munise'ye hücum edenleri korkunç bir çamur yaðmuruna tutuyordu. herhalde eski bir rüyanýn hatýrasý olmalý. be. her gün mektebe gelemiyordu. küçük kýzý. Kalbimin izli bir pýnar kaynýyor gibi.

Bir iþi olursa bana haber versin. mektebe pek seyrek uðruyor. pembe kurdelesinden. Burada beni beðenen. ilk günlerde o kadar vahþi. 30 Kasým Mektebe günden güne daha fazla ýsýnýyordum. geceli gündüzlü didiniyorum.Peki Munise dedim. Çocuk iki gün sonra a içinde mektebe geldi. yarýn küçük a dair havadis isteyeceðim. Pembe bir kurdele ile i an örülmüþ saçlarýna. onu kovmaya uðraþýrken. 198 Reþat Nuri Güntekin ilk günlerde o kadar sade giyinmeye alýþtýðým halde yine beni fazla süslü bulduklarýný. Kocasýndan bana selam getirdi. Evvelki gün. sýk sýk ziyaretime gelen bir ehemmiyetli þahsiyet daha var: Köyün ebes . Küçük kýza. Munise.. ikisinin de tesiri var. Muhtar Efendi de iþ ki: "Ben onu ilk gördüðüm zaman pek gözüm tutmadýydý ama. pek bilmiyorum? Fakat. bana. Zeyniler. her gün birkaç k miþ. hal diklerini anlýyorum. Ýki gün kuru ekmek kýrýntýl memiþ." Bu iltifata. fildiþleri gibi beyaz teninde mor lekeler. kýsa etekli lacivert entarisinden.bir kedi yavrusu gibi eteklerime sokuluyor. Ýkimizin de elimizde bir þey yok ki. ne düþünerek sandýða kaldýrmýþ. çürükler gösteriyordu. çoktan öðrenmiþ. Evet. iki elini açarak bu minimini avuçlarýndaki le bir göstermesi vardý ki yüreðimi eritti. kendimi iþsizlik ve yalnýzlýðýn müzmin melali için.. Hatta. en küçük ka ktan düþmüþ. Zavallý Munise. hele gülmeyi bilmeyen þeyler. dedi. þimdi bana daha cana yakýn geliyorla Ben mi onlara alýþtým. ýslak gözleriyle derin derin yüzüme bakýyordu. öyle hissediyor um ki benim hakkýmdaki fikirleri biraz deðiþti. Bakalým. Hatta. Munise'nin süsü günlerce Zey-niler Köyü'ne dedikodu sermayesi olm benim iyiliðimden hoþlanmýþ. Hatta tup yazmak. Anasý daðlarda gezen bi avrusuna. ben de ona acýyorum. Vakitsiz ve haksýz bir mihnete uðramýþ bütün çocuklar gibi. Böyle olduðu halde. zannederim ki. onu bir parça süslemeye de muvaffak oldum. Munise. Galiba biraz da benden utanýp çekiniyorlar. Munise'de de büyük bir insan ha Benim daha bir iki aydan beri anlamaya baþladýðým bazý þeyleri o. siyah çoraplarýn dan hevesini alamadý. komþunun ineði girmiþ. derin derin yüzüme baký seyerek: . Ben. bu elbiseleri kim bilir. bu kadar merhamet ÇALIKUÞU 197 fazlaymýþ. Bebek oynar gibi seve seve. ü hrýný hep o çekermiþ. yoksa usanmak bilmeyen gayretim sayesinde onlar mý yavaþ yavaþ yola elmeye baþlýyorlar. sevine sevine uðraþarak Mu-nise'yi süsledim. Bu bulaný un gözlü. Bunlar da. öyle bir göðüs geçirmesi. abasýný bir türlü memnun edemez. Dayanamadým: . muhtarýn karýsý birkaç defa da taþ atmýþtý. baban sana acýmýyor mu? Cahilliðime acýr gibi. onlara elimden geldiði kadar sevimli görünmeye. Üvey annesi. Bu sözleri söylerken. Çok çalýþýyorum. Þimdi. tabii teþekkür ettim. karanlýk ruhlu çocuklar da biraz düþünce. Köylü komþulardan bazýlarý ara sýra bana misafir geliyorlar. Bir hafta evvel bahçeye. Abasý onu bir temiz dövdükten sonra ahýra kapamýþ. hatýrlarýný hoþ etmeye çalýþtým. Muvaffakiyetsizliðe uðradýkça meyus olmuyorum. Onlardan ziyade kendim için. uzun siyah çoraplarýna bir yabancý i korka korka bakýyordu. Munise. bir el nasý içinde kendisini gösterdiðim vakit. Sonradan anladýðýma göre. sevinçten kýpkýrmýzý oldu. Allah için iyi kýzmýþ. yine muhtarýn karýsý gelmiþti. yabancý bulduðum çocuklar. Fakat birçok kimse de memnun kalmamýþ. lacivert yünlüden kýsa entarisine. Bunlar. bir parça yaþamak zevki uyandýrdýðýmý h orum.O bana acýyor. Hele üç günden beri hiç görünmedi. konuþmaktan pek hoþ yan. he p o dayaðýn izleriymiþ. Haným h uyor. çocuðu annesinin gittiði fena yola sap bir teþvik addedenler de bulunmuþ. Sonra süsün bu derecesini günah sayanlar. Viran dershane adeta temiz ve sevimli bir þekil aldý. entari biçip dikmek gibi hizmetlerde bile bulundum.

ona veriyoruz. Kadýncaðýz. Þimdi. Çoban Mehmet'le evlenecek Zehra. Dedikodu yapýyor zannetmesinler diye fazla þey sormaya cesaret edemiyorum. Sýnýfta olduðu gibi. bu sabah yine gelmiþti. karmakarýþýk saçlarý. insanýn rüyasýna girse korkutacak kadar acayip bir mahl uk. En büyüðü on iki yaþýnda. köþeye oturduðum zaman on beþ yaþýdaydým da. Ebe Haným. balmumu gibi renk de yine o renkte çilleri. eski âdetler kalktý ama. N la güldü: . bilmem neden. Kýna renginde çalý gibi sert. Burada bir ço met var. Ebe Haným? . þüphesiz bir oyundur. durduðu yerde bir çay semaveri gibi fokurdamaya. korkunç bir sesle baðýrmaya baþlar. o papaz kocasýnda. . Zehra'ya gelin elb . Epeyce kârlý bir iþ bulm i. çok anlayýþlý ve incel ar. Adý Zehra. acayi p sesler çýkarmaya baþlar. Zaten bu kýz. bana teessüf etti. onun için birdenbire hatýrlayamadým. bu çocuðun hasta olduðunu anlamýþtým. herhalde baþka yerli bir kadýncaðýz k ze olmasý da bunu gösteriyor. gelini köþe oturtmak için benden de bir eski entari istiyorlarmýþ-. Ebe Haným'ýn bir hafýz oðlu varmýþ. Bunu iþitince hayret ettim: . yahut sekiz tane Zehra var. Kendisine göre. sýrasý düþtükçe hafýzý methediyor. havadan gelen bir sesi dinliyor gibi yap týktan sonra. Sýnýfýmda yedi. bu kýzýn gelin olacaðýný anlatýrken kendi kendime: "Eyvah. sonra ilave etti. sokakta kaldý. bahçede de herkese uzak durur. bir gün odada yalnýz bulunduðumuz halde baþkalarýna iþittirmekten korkuyormuþ g . Munise'nin annesi için merhamet ve müsamaha ile dolu þeyler da baþýný sallayarak: . bugünkü ziyaretten asýl maksat bu deðil.Benim çocuklar arasýnda gelinlik kýz yok ki Ebe Haným. bu cezbe hali artar. hangisi olduðunu söylediði vakit hayretten donakaldým. aðýzýný kulaðýma yaklaþtýrdý. Fakat onun. Mesela. manalý manalý göz kýrparak bana ümitler veri riayet edersem Hafýz Efendi'ye zevce olabilmek þerefine layýk gö- ÇALIKUÞU 199 rüleceðimi anlýyorum. birkaç günde bir. Zehra o e þevke gelir de Çoban Mehmet'e bu oyunu oynamaya kalkarsa. Aman kýzým. fakat bir þey anlatmak. Zehra.Kabahat. Bu ramazan B'ye cer-re gitmiþ. aðzý köpürü eye baþlar. sesim yok. Günahýný o çeksin. Ebe Haným. ne o güzelim tabut. Anlayamadýðým cihet þudur ki.Kim bu kýz.ilahi kýzým. bana rdi.Bilirim ama.Zehra. yahut Ayþe olmayýþýna göre. teneþir ilahilerine ne o neþeli cenaze oyunlarýna iþtirak eder. bir nevi delidir. bu öksüzün kimseciði yok. yahut dersi okumak lâzým geldiði vakit birden dik. beni ötekilerden z de dehþetlendirir. dedim. Fakat köy h akkýnda bana. hesap ve ezber derslerinde sýnýfýn en kuvvetli talebes r. benim yabancýlarýmdan da deðilmiþ. meraklý ve eðlenceli þeyler öðretiyor. biçarenin vah haline. daracýk alnýyla bir hizada korkunç gözleri vardýr. bu saye de epeyce para kazanýrmýþ. Fakat.Nazife Molla. daha dönmemiþ. Sonra. Gülmemek için dudaklarýmý ýsýrarak: . mektepte talebelerimden biriymiþ. Bu sene Allah nasip ederse hafýzý evlendirecekmiþ. Hasýlý bu kadýn. Mamafih. Ebe Haným. on iki yaþ küçük mü? Ben. söylediklerimi baþkasýna söyle gömerler diye. ben onu seyrederken titreme ye baþlarým. kýrmýzý saçlarý kabarýr. Fakir bir kýzc ediyorlarmýþ. Yakýnda bi r düðün varmýþ da. gözlerini belertir. dedim. Anlaþýlan bu köyün düðünlerinde çalgý yerine mevlit okuyorlar. Bu. Daha ilk görüþte. Hiç deðilse bir dilim ekmek yedirir. dedim. 200 Reþat Nuri Güntekin Sýnýfta hiç konuþmaz. Ebe Haným. Zehra. bahçenin ortasýnda. Eski hocahanýmlardan biri gayet güzel mevlit okur." Komþum gittikten sonra. bana. eski elbiselerimden birini daha buldum. beni epeyce eðlendiriyor. Komþular sevaplarýna bir iki tencere ile yatak tedarik etmiþler. kendi kendine oynadýðý bir oyun vardýr ki. Bana mevlit okumayý bilip bilmediðimi sordu. Fakat Ebe aným.

mahzun bir ninni sesiyle akan çeþme durmuþtu. Zeyniler. 17 Aralýk Kar. Daha fenasý. benim için. B nim vaktiyle bir düþmaným vardý ki. daha ilk geceden onu býrakýp kaçmasýn. Sonra insan. O kadar ki. Gözlerini bir türlü yerden ayýrmaya cesaret edemeyen Çoban Mehmet. yeni e sesi. ÇALIKUÞU 201 Benim hediye ettiðim gelin elbisesi köyün ihtiyarlarýna yine fazla alafranga görünmüþtü. aptal aptal bakýyordu. Aralarýnda. kuv vetle sarsarken aralarýndan karlar dökülmeye baþladý. Kalýn fanila yakalar içine sakladý ynuna haberi olmadan kar doldurur. bir bakýma ana demek olduðu için bu lazýmmýþ. Geceleri bahçede. Ku ftan: "Yarýn ahi-ret". ÇALIKUÞU 203 Zeyniler. öyle gizli bir komedi geçti ki. Haným köþeden: "Mehmet oðlum. mahzun olmasýn diye köyün meydaný davul. Ortada dönen sözlerden. güldüðümü belli etmemeye ç vladým" dedim. 15 Aralýk Bu sabah. uyandýðým vakit. l Aralýk Zehra. Zeyniler. "Kýzgýn topuz" gibi kelimeler geliyordu. yüzüme bakt eldik. elimi tekrar tuttuktan sonra dayanamadý. gittikçe artýyor. babasý odunla dövmek için üstüne yürümüþ. Çoban Mehmet. zurna çaldýlar. çoban üzerinde ne tesir yaptýðýný göremedim. Muhtarýn karýsý güzel bir sofra hazýrlamýþtý. evvela beni görmemiþti. Bahçed temiz. Sabahleyin talebelerim bana fena bir havadis g tirdiler. utanýp sýkýlmayý býrakarak. o. utangaç köy delikanlýsýnýn gözlerini yumarak öptüðü eller arasýnda benimki de demek. duvak yerine yeþil atlastan bir nevi torbanýn içine sokm uþ olduklarý için. Mevlit okutuldu. nisana kadar bir daha lkmazmýþ. çobanýn parmaklarýmý tutmasýyla býrakmasý u. galiba. ayrýca bir kýna gecesi yapýldý. Hiç olmazsa Çoban . fakat. "Münkir. yeni açýlmýþ badem çiçeklerinden daha güzel bir þeydir. Bu el öpme-merasiminde. Buna mu kabil genç kadýnlarýn aðýzlarýnýn suyu akýyordu. hiç unutmayacaðým. biraz evvel kendi elimle tarayýp süslediðim baþýyla. buldum. Burada kar. Hatice Haným'dan iþitmiþtim. bura âdetlerince. tam bu esnada ocaktan yüzüme vuran kuvvetli biy çýra aydýnlýðýnda güldü dakikadaki þaþkýnlýðý kadar ömrümde gülünç bir þey gördüðümü hatýrlamýyorum. Dikkat edince. hocanýným da elini öp!" diye beni gösterince delikanlý. pek eðlendim. demek yapraklarý bile siyah görünen bu karanlýk ve can sýkýntýsý niem baharý kýþ aylarýnda baþlýyor. Bunun bir el olduðuna inanamýyor. bir kere yaðmaya baþladý mý. Bu kaba saba. yollar kapandý. ocaðýn yanýnda bir çamaþýr s nuyordum. Zehra. Tahta kepenk-ler fazla mukavemet etti ve ben. hemen hemen güzelce bir kýza dön t. Öteden beri kar. yumuþak ý þeylerin içinde yuvarlanmakta bulduðum neþe ve zevki hiçbir bayramda bula . Bugün hayatýmýn en acý. adeta tanýnmayacak bir hale gelmiþti. dün gece muhtarýn evinde gelin oldu. kendisini. bir iki pehlivan güreþtirdiler. uzun bir kerevetin þiltesi üzerinde sýral en hâlâ onlar gibi baðdaþ kurup oturmasýný beceremediðim için.' Adamcaðýz. Kadýnlar arasýnda da. Ne iyi þey. beþ altý ihtiyar kadýn. Dün gece. ç . Munise. etrafýmda bir eksiklik var gibi geldi. çocuklardan birçoðu mektebe gelemiyor. kardan çok korkardý. damadý. bir kabahat yapmýþ. Zeyniler. soðuktan kýzarmýþ dudaklarýyla titrer ve renkten ren ge girerken neþeden çýldýrýrdým. gelinin bulunduðu odaya doðru götürdüler. Gece. Öen. bu gece kar baþlamýþ. en dertli günü oldu. b a'dan ziyade. Çoban Mehmet'e gelini teslim etmeden evvel gülünç bir el öpme merasimi yapýldý. 202 Reþat Nuri Güntekin El öpme merasiminden sonra. Ne çare bu zavallý kýza biraz çeki düzen vermeli. utan nýma geldi. geline haset edenler b yordu. "istanbullu Hocaným"a gösteriþ yapmak için göze alýndýðýný anlaþýlýyordu. için için nefret ettiði insanlara karþý ne tatlý intikam vesileleri bulur. nekir". Ben ciddiyetle elimi Uzattým. Muhtarýn karýsý Haným baþta olmak üzere. Meðer.isesi dikmeye baþladým. Pencereyi açmak için yataðýmdan kalktým.

aydýnlýk. ben sesi tanýmýþ. Hatice Haným. ya canavar paraladý!" diyenler oluyordu. hangi acý ile için için aðlýyordu? Ah. oc aðýn kýzýl akisleri içinde birdenbire öyle munis ve mesut bir yuva olmuþtu ki. Sesim. omuzlarýma bir örtü alýp a adým. soluðum kesilmiþ. Köy delikanlýlarý ellerinde yanar çýralarla sokaklara dökülmüþler reye gittiðini anlamak bir türlü mümkün olamamýþ. Vehbi ile sýk sýk bana havadis gö deriyordu. Bereket versin. viran bir gemi teknesi gibi sallanan bu sefil ve karanlýk oda. ihtiyar kadýnýn elindeki mum birdenbire Karanlýkta. Kapý açýlýr açýlmaz içeriye karlý bir rüzgâr doldu. sorduðum suallere aðýr aðýr cevap veriyordu.. sarý saçlarý bileklerimden dökülerek. nerelerde gömülü. bu rüzgâr sarsýntýsýndan baþka bir þeydi. "Munise" diye haykýrarak demirlerine sarýlmýþtým.. Fýrtýna içinde. Biraz evve ayata gösterdiðim emniyetsizlik için. Rüzgârdan baþka ne olabilirdi? F yýr. fakat saatler geçtiði halde. tekrar mumunu yakmaya uðraþýrken. rüzgârýn gürültüsü içinde ince bir sesin inlediðini iþittik. Cevap yok. Onun için lemiþ. Hatice Hamm'ýn mangalýnda ýsýttýðým fanila ovuþturmaya baþladým. kendi kendime utanýyordum. pencere kepenklerini zorlu hücumlarla sarsýyordu. Hatice Hamm'la onu ýsýttýk ve kaþýk kaþýk çoc dýk. bu fýrtýnada baþka köy bir yerde soðuktan donup öldü. b nra kapýya gelip yalvaracaðýný zannetmiþler. ben onu göðsümde sýkýyor. bugün çok acýkmýþ. ihtiyar kadýn b r kere daha seslendi. Bu göz gözü görmeyen tipi altýndaki günün siyah bir duman gibi inen akþamýyla beraber. Vehbi. kollarýmda baygýn gibiydi. kim bilir. kim bilir. at. Zavallý küçük kýz. omþulara haber vermiþler. Mezarlýk tar afýndaki kapýyý vuruyorlar gibi bir ses iþitmeye baþladým. 204 Reþat Nuri Güntekin Dýþarýda fýrtýna gittikçe artýyor. O vakit. artýk konuþmaya baþlamýþtý. köyün bir ambara kaçarak samanlarýn arasýna girmiþ. Hatice Haným: "Sen kimsin?" diye baðýrdý. saçlarý d nin içine karlar dolmuþtu. Kollarý boynumda. Samanlar insaný yatak gibi sýcak tutuyormuþ. Munise. üvey annesinden çok korkmuþ. kollarýmýn içine buz gibi olmuþ. bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir þey muyor. küçük bir vücut düþtü. erkenden yataðýma girdim. bugün büyük bir erkek kadar ciddi ve telaþlýydý. Muhtar Efendi..eresinden kendini bahçeye atmýþ. Zaten gürültü de kesilmiþti. insan böyle hallerde zaman hissini kaybediyor. Niyetim Hatice Hamm'ýn odasýna uðrayarak onu uyandýrmaktý. Yüzü mosmof. Munise'yi en sevmeyen arkadaþlarý bile ona acýyorlardý. * Kaç saat geçtiðini bilmiyorum. açýk sarý saçlarý kim bilir. Küç ne kadar ehemmiyet verdiðimi bildiði için. Çocuk. karanlýðýn han lardan kalma bir ýþýk parýltýsý gibi titriyor?. biraz sütümüz vardý. Yataðýmdan doðrularak kulak verdim ve geceni bir insan iniltisi iþitir gibi oldum. Fakat o da bu sesi iþitmiþ. Fakat. Akþama kadar her yeri aradýlar. kurtlar ye Akþama doðru Vehbi'nin bu þüphesi büyüklere geçmeye baþladý: "Çocuk. elin bir mum parçasýyla taþlýða çýkmýþtý. Dýþarý çýkarsa tutup yine eve götüreceklerini biliyormuþ. Dakikalar geçtikçe Munise'nin yüzü kýzarmaya. çocuk görünmemiþ. Kapýyý birdenbire açmaya cesaret edemedik. içim ümitsizlik çöktü. Hatice Haným erkek gibi kalýn sesiyle: "Kimdir o?" diye baðýrdý. kendine gelir gelmez ilk sözü "Bir parça ekmek!" diye yalvar ak oldu. Kollarýmda içini çekiyor. ÇALIKUÞU 205 Çocuðu soyduktan sonra kendi yataðýma yatýrdým. . karlar ve karanlýklar içinde uzun müddet kalamayacaðýný. gözlerine fer gelmeye baþlýyordu. Dün akþam. bu gece ncittiði için lambamý söndürdüm. kaþlarýný çatarak "Gitti fakir kýzcaðýz. ona isyan ed rdum. Hayata zalim ve haksýz bir þey diyenlere ilk defa inanýyor. Hemen yataðýmdan fýrladým. baþým ateþler içinde. Munise'nin hâlâ bulunmadýðýný anlat morarmýþ avuçlarýnýn içini gösteriyor.hýçkýra hýçkýra að Son kuvvetini tükettiði anlaþýlan Munise. þu çocuk gözlerindeki minnet! Dünyada.

mesut edec eðim. . Bu kadar kolay ele geçireceðimi Akþamdan beri saatlerce düþünmüþ. O dakikada. iþte bunlarýn hiçbirine hacet kalmýyor. onu kendime evlat etmek istesem razý olurlar mý? Benim de kimsem yok. Vermeyip de ne yapacak. Aðýr aðýr baþýný salladý: .Daha bulunamadý ama. O "Peki!" derse babasýný da razý ederiz. senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum. Görüyorsunuz ki. 18 Aralýk Bu gece yine. bana býrakýrlarsa ne kadar mesut olacaðým Yarabbi! O vakit ne geceden. ilk neþesinin sönmeye baþladýðýn um yoktu. dedi. duygularýmý sözle anlata tlaka karþýmdaki-nin boynuna sarýlmak. boynumu büküyordum. Yarýn muhtarla konuþalým. Bütün gün "Hocaným mutlak bana ekmek verir. gözlerini kapadý. Kendime evlat edeyim. edi. ömrümde bu kadar güzel bir ümit sözü iþittiðimi bilmiyorum. gibi sözlerle beni teselli etme ye baþladý. Bu çocuðu. Sözümün sonuna gelirken yüreðim çarpýyor. Ben. Acaba ermezler mi? Bu çýlgýn arzum. Hastalar gibi mesut olanlara da ge celer öyle uzun geliyor ki. Vallahi bu çocuða kendi evladým gibi bakarým. Munise. Munise bir canlý oyuncak gibi kollarýma býrakýlýyordu. hiçbir zaman elimize geçmeyec karþý duyulan o ümitsiz ümit. Çok sevindiðim. Ben. Çocuk. Muhtar Efendi.Bu küçük kýzý bana verin. Munise için h avadis sormaya geliyorum sandý. Sabahleyin Hatice Hamm'la beraber muhtarýn evine gittim.Mademki bu kýzý. akþamki vakayý anlattým. bunu bir zamanlar baþka küçükler için ümit etmek çýlgýnlýðýna kapýlmýþtým. Onu. on kuruþ da veririz. Acaba ben. Ýhtiyar kadýn. ne fýrtýn ne sefaletten. 206 Reþat Nuri Güntekin Munise'de neticesiz bir rüya uyandýrmaktan korkar gibi yavaþ bir sesle Hatice Haným'a de dim ki: . hayatla barýþtým. hiçbir þeyden korkum kalmayacak. kendi elimle büyüteceðim. fakat e kucak kucaða öldüler.Pekâlâ kýzým. Hatice Haným'ýn dudaklarýndan çýkacak kelimeye baðlýymýþ gibi. Yarýn sabah Munise'yi yine eve götürmek lâzý içimde sönük bir ümit yok deðildi. Ben. bir akþamüstü.Fena olmaz. Onlarý. hakikaten sevap iþlemiþ olursunuz. düþünüyordu. onu öpmek ve hýrpalamak isterim. evlerine istemiyorlar. edebilecekleri itirazlara cevaplar bulmuþ. ellerimi öperek "Anacýðým. iyi olur. ihtiyar adam. galiba gözlerimi uyku tutmayacak.. mesut olduðum vakit. sakalýný çekiþtirerek bir zaman düþündü. Ara sýra derin derin içini çekiyor ve dolu dolu öksürüyordu.Demek Munise'yi bana vereceksiniz? . Ben. Müh208 . baþkalarý gibi deðildim." d avutmuþ.Zavallý çocuðun en büyük ümit yeri benmiþim. Biraz sonra. kalbime gömdüðü inileri öldüren sen olduðun halde bu gece. bu zavallý küçük esiri kurtarmaktan daha iyi bir yere sarf ed bilir miydim? Fakat. gözlerini ocaða dikmiþ. yataðýmda. bu satýrlarý yazarken. ÇALIKUÞU 207 Zeyniler. biçare e ziyan olacak. sonra: . Çok güzel bulduðumuz için. Cevap vermeden Munise'yi g . bakalým bir iki yerde ümidim var. Her þeyi tekrar seviyorum. çocuðun parlak gözlerine bir gölge düþtüðünü. Olmazsa eline beþ. Kâm-ran. . dedim. Ben. gözlerim kararýyord lmayacak bir þey için yalvarýr gibi ellerimi kavuþturdum: . sevinçten nasýl çýldýrmadýðýma hayret ediyorum. Çünkü ayný korku bende de uyanmýþtý. sarý saçlarýnda ocaðýn mesut kýzýllýklarý ti . litreye tit uzatýyor. anacýðým!" diye aðlamaya baþladý.. Artýk. Daha olmazsa annemden kalan birkaç p mücevheri verecektim. yüreklerini r e geçirmek için zihnimde adeta nutuklar hazýrlamýþtým. baðrýma basayým.Babasý zaten öteki çocuklara bakmaktan âciz.

bu ad amý fena çehreli. þimdi sebebini anlamaya baþlýyorum . iki saat sonra. Çalýkuþu . Çocuðu mesut etmek mden geleni esirgemeyeceðimi. nasýl anlatayým. buna hayret etmiþtim. batýdan doðuya gibi göründü. asýl iyiliði kendisinin bana ettiðini bilmiyor. Zavallý küçük. O vakit ben de onun nazik bileklerini ellerimin içine alýyorum. Çocuk bana.Niçin olmasýn? .F.. Akþamdan evve . alýklý düþkün bir ihtiyardý. böyle þenlik görmedi. bilâkis. Tatlý tatlý gülümseyerek yüzüme bakt . . sýðmýyorduk. son derece minnettar. undan eminim. sana nasýl anne derim? Bu sözü. abacýðým.Olur mu abacýðým? . ellerimi tutarak yanaklarýna. onu daima kendisine göstereceðimi vaat ettim. dedim. zalim bir insan diye düþünüyordum. daha iyi olur. Bana. Bu fakir köy çocuðu.Sen. Günde bir saat Fransýzca ders veriyorum. Neden ben küçük olayým? Ben yirmi yaþýný geçmiþ koskoca kadýným. * Zeyniler'in. Bu küçük kýz. ufak tefek. karanlýk mektebi bugüne kadar. böyle bir bayram. onu yanýma almakla bir fedak iðimi sanýyor. Zeyni Baba'nýn kandillerini yakmay inceye kadar gezdik. Geldiðinin ikinci günüydü: . Fakat ona çok acýdýðýný hissettim. resim ya ptýrýyorum. hasta olacaksýnýz. muhtar. Aksaray'dan bahsetti Munise'yi bana vermeye razý oluyordu. Munise'nin annesi herhalde dedikleri kadar adi olmayacak. pencereleri ka ak ona bir parça dans bile öðretiyorum.Munise. Ben. Munise'nin babasýyla beraber mektebe geliyordu. minimini parmaklarýný birer birer öpüyorum. 30 Aralýk Munise ile öyle canciðer olduk ki.Yalan mý? Koskoca kadýným ya. ihtiyar kadýnýn çatýk yüzünü bile güldürmüþtü: . bir asilzadeye benzedi. karýþýk bir rüyayý anlatýr gibi tereddütlerle Sarýyer'den. adeta izzetinefsime dokundu. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrarak bana bakýyor. her sözünde ince bir sevimlilik var. fakat kýrk seneye yakýn bir zamandan beri memleketini görmediði ni söyledi.Çalýkuþu! Sen. küçüksün. 14 210 Reþat Nuri Güntekin Bu çocuðun öyle ümit edilmeyen tuhaf sözleri var ki. Hacý Kalfa'nýn Mirat' eksin.Reþat Nuri Güntekin tar Efendi de o dakikada iþte böyle bir tehlike geçirdi ve sadece buruþuk elinin bir def a öpülmesiyle benden kurtuldu. Onu bir parça daraltýp kýsaltarak ona koket bir kostüm yaptým.Seni þeytan seni. Hatta. fakir. Evvela. istersen bana anne de. kendi kendime güleceðim geliyor. aðza alýnýnca eriyen fondan þekerleri gibi bir þey oldu. Halbuki. hiç sebepsiz yanýma yaklaþýyor. istanbullu olduðunu. sofalara.. . Bazen.. diyorum. Bazen. . bu elbise nde. Kýz. Kar. derslerimden artakalan bütün saatlerimi Ona ne biliyorsam öðretmek istiyorum. üstümüze beyaz çiçeklerini döken kocaman bir yasemin Zeyniler. üþüyeceksiniz. derken tatlý tatlý sýrýtýyordu ÇALIKUÞU 209 Üþümek mi? insanýn içinde güneþ yanarken üþümek mi? Bu akþam. Kahkahalarýmýz. Neþemiz. gökyüzü bana. par ehdit ederek: . Al faniladan bir elbisem va giyemezdim. çocuðu elinden tutarak bahçeye çýkardým. diye tekrar ettim. saça lardan uyuþmuþ kuþlarý uyandýrýyor gibi tavanlardan þen cývýltýlar geliyordu. korkunç. birkaç saat içinde nazlý bir küçükhaným halini almýþtý. bir þey söylemeden gülüyordu. Her halinde. Hatice Haným. mezar taþlarý arasýnda top muharebesi yaptýk.kapýlarý.. bir içim su. her þeyi öðreteceðim diye Munise'yi Allah esirgesin. Fakat. Munise ile sevincimizden odalara. dudaklarýna sürmeye baþlýyor. Munise. birbirimizi kovaladýk. ara sýra -köyde duyarlar da bizi taþa gömerler. yavaþ yavaþ sallandýkça. birdenbire. bir gün evvelki þiddetini kaybetmiþ olmakla beraber hâlâ devam ediyordu. dedim.Haydi artýk içeri gîrin. Munise.

Saçlarýnýn benim saçlarým gibi olmasýn ormuþ. Ben koket ruhlu kýzlardan öt hoþlanmam ama. evlenmeye kalkarsa fena. kimseye benzemeyen baþka bir þey var!" diyenlere hak verecek gibi oluyordum. sana benzemiyorurn ki. Ben. dün kýzara bozara benden bir ricada bulundu. Kendimi toplamaya çalýþarak gülümsedim: . dün elinde yanmýþ bir kibrit ucu da yakaladým. gözlerim karanlýða dikili. Kendin gib ir. kýrmýzýlý yazýlar. dedi. ince þirin yüzüyle bir melek gibi güzeldi.Sen. neren aðrýyor? Yüzün sapsarý. kimden öðrenmiþ bilmem ki? Þimdi neyse ama. on dört-on beþ yaþ.Abacýðým. çocuðun aðzýný kapadým: . 29 Ocak Defterime. Rafýn üzerinde duran küçük aynayý aldý: . Elimle. eliyle burnumu.Daha iyi ya çocuðum. benden o kadar büyük deðilsin ki abacýðým. saçýmýn iki tarafýna teller takacaðým. Baþýný daha ziyade yaklaþtýrýyor. Gizli gizli gözüne s kmeye uðraþýyordu. Mektup ondan geliyordu. gel. Munise ile oynamak benim zaten Allah'tan aradýðým þey. ben görmeden yolda kaybolsaydýlar.Abacýðým sen kadife gibisin. Ýkimiz yan yana aynaya bakalým. herhalde daha fazla iþlerim va rdý.. lacivert gözleri.. Bu münasebetsiz çocuðun saçmalýklarýna gülüyor. Seninle biraz bahçeye çýkarsak geçer. dedim. geçirdiði küçülj eliyle. o kadar emekle düzelttiðim saçlarýný karýþt layayým. Yazý yazmaktan. Ýki gün evv n geçen bir posta arabasý benim için dört mektup býrakmýþ. bu küçük kýz! Ben.. Fotoðraf çektiren kardeþler gibi baþ baþa verdik.Sen daha gelin olacaksýn abacaðým. Munise. içlerinde ne olduðunu bilmeden: . dedim. tik tahminimde yanýlmamýþtým. birbirimize dilim duk. Neler söylüyorum? Ah. çocuðum.Bir daha böyle bir þey söylersen dudaklarýný koparýrým. * Küçüðümün bir hali de. yüzsüz. onun aklý baþýnda bir kýz haline getirmeye çalýþýr gibi koket yapacak.Kuzum. Elimi sürmeye cesaret edemeden bir tanesinin üstündeki adresi okudum: "B. hem de bir yandan hoþlanýyo um. Merkez Rüþtiyesi muallimlerinden Feride Hanýmefen-di'ye.Nafile abacýðým. damga olmuþtu. Zarflar. Gece yataðýmda. Sende. Yazýk ki devam etmedi. üzerleri mavili. zalim bu mektuplarda.Keþke bunlar.. beni buluncaya kadar elden ele dolaþmýþ. .. süsü çok sevmesi. kendimi güzel zannettiðimden çok güzel yor: "Feride. abacýðým. yanaklarýmý okþayarak: . aklýma geldikçe hem kýz anneleri gibi heyecanlanýyorum. . Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým. duru beyaz teni. yine yüzümü okþuyordu: . Munise yüz bulmuþtu. dedi. Hem de mesut günlerin yazýlacak nesi olur ki? Bir aydan beri derin bir gönül sükûnu içinde yaþýyordum. utana utana: . Aynanýn içinde gülüyor. defterimi benden baþkasý okuyacak deðil ya. Onlarý görür görmez içime bir at iðini. birkaç seneye kadar genç kýz olup çýkarsa birini bulup sevmeye. sen kendini bilmiyorsun. Senin yüzünde insan ayna gibi kendini görüyor. Hatta. Pencereye baþýmý day dalgýn dalgýn uzaklara baktýðýmý gören Munise: . Küçük kýzý dizleri sýna aldým. Munise'nin ayna karþýsýnda süslenmesi. Zarfýn üzerindeki yazýyý tanýyordum. Maskara." Zarflan avucumda buruþturduktan sonra ocaðýn yanýndaki rafa fýrlattým.Nemelâzým abacýðým. dedi.. diyordu. fazlaca koket olmasý. ben senin gibi güzel deðilim ki. saçlarýnýn örgülerini çözerek istediði gibi tarayýp fýrçaladým. beðene beðene kendisine gülümsemesi ndirmiyor deðil. 212 Reþat Nuri Güntekin Zeyniler. Bebek oynar gibi.. Bir parçacýk baþým aðrýyor. Munise. bir aydan beri el sürmemiþtim. kim bilir bana neler söylemeye cesaret ediy . Faka t memnun görünmedi. saatlerce uykusuz kaldým. ÇALIKUÞU 211 Bunlar.Bir þeyim yok. Büyük bir kararsýzlýk n oluyordum.

yalvardým. için için eritiyordu. so Munise. Zarf. gözleri kap ÇALIKUÞU 215 nýn rengi bile solmamýþ.Al abacýðým. Sýra dördüncüye geldiði vakit. Sakin sakin aðlayarak þunlarý söyledi: "Rüyamda onu gördüm. benim þiddet göstermemi. ince yazýlarla dolu bir kâðýdýn yavaþ-yav hammül edemiyordum.Küçüðüm. Küçük kýz. bilmem darý-lacak mýsýn? Birdenbire döndüm.Abacýðým.. içime dayanýlmaz b lýk acýsý çöktü. Son mektup ötekiler gibi birdenbire tutuþmadý. Müzmin hüznüm. Ben bir þey yaptým ama. sana ispat . Ýnat ettim. Oda karanlýktý. nefretle bakýyordu. yalnýz ocakta bitmeye yüz tutmuþ bir çalý demeti ara sýra parlayýp sönüyord rdan birini ateþe fýrlattým. titriyordu.Nerede onlar? dedim. Ölü. odanýn havasýna bir zehir neþreder gib ni.Ne bileyim abacýðým? Sevdiðinden olmasa böyle aðlar mýsýn? Bu çok bilmiþ bücürün sözlerinden ve gözyaþlarýmdan utandým. ötekiyle mektuplarý elime tutuþturmaya çalýþýyordu: . Gözlerim gayri ihtiyari ocaðýn yanýndaki rafa giti. O acý ile. deðil mi. Biterken ikincisini.ordu? Birkaç defa lambayý yakarak onlarý okumak istedim. Yüzü örtülü kadýn beni elimden tutarak tekkeye benzeyen loþ bir ye u: iþte Feride þurada yatýyor. zarfýn gevþeyip açýldýðýný. Bir rüya gördüm!' dedi. r ÇALIKUÞU 213 Aradan iki gün geçti. Fakat mademki bir kere söyledin. karþýmý re olan bir insan varmýþ gibi susuyorduk. * Onu ancak çocuðu uyuttuktan sonra okumaya cesaret ettim. Munise. Yalnýz þu satýrlar kalmýþtý. Ben onlarý yakmadým. Çocuk. Bu hale bir nihayet vermek lâz vermiþtim. Sonra. keþke bu sözleri söylemeseydin. Fakat kendimi zapt ettim. . Munise'ye de geçmiþti. . diri getirir derler.Ben onlarý yaktým abacýðým. bir ucundan ince bir duman çýkarak için için nmaya baþladý. evlatçýðým.Ne yaptýn Munise? dedim. Beni bir tarafa býrak. Mektuplar orada yokt . bunu býrakamazdým. o nasýl lakýrdý? diye baðýrdým. . sana mahsus öyle söyledim. birdenbire eðildi elini ateþe sokarak son mektubun bir parçasýný kurtardý. Fakat ötekiler yandýktan sonra.Abacýðým. aðlaya aðlaya uyandým. aðlama. onlar galiba. Baþýmý bi koyarak yavaþ yavaþ aðlamaya baþladým. et söylemeye mecbur oldu. Kâmran? Annemin sözlerini sana aynen yazdým. teessürden göðsüm týkanarak. Zavallý kýz derdimin nerede ni biliyor. nefret ettiðim bir düþmandan geliyor. dedi. bir eliyle baþýmý okþuyor. Kalbimin bir parçýsý-ný onu da attým. Mektuplar 214 Reþat Nuri Güntekin benim sevdiðim bir insandan gelmiyor. omuzlarýndan tutup sarsmamý bekliyor. Karanlýk bir yerlerde dolaþýyor önüne gelene: 'Feride buralarda mý? Al için söyleyin! diyordum. . anlayamadýðým bir hisle göðsüme sokulmuþtu. Ne yapayým. senin sevdiðin birisinden geliyor. Mektuplarý hâlâ orada duruyor. Üzülmeseydin o vakit ya l iþte. ..Yumurcak. Onl arý okumak ayýptý. baþýný eðdi: . gözl . beni hasta eden bu kâðýtlara kinle. Çocuk. Baktým. . . Fakat annen demek olan bu ihtiyar kadýný daha ziyade aðlatmak doðru mu? Teyzenin rüyasý o günden beri benim de rüyam Ne vakit gözlerimi kapayacak olsam seni uzak bir memleketin karanlýk bir odasýnda. benim için tenezzüldü. deðil Feride'yi yakýnda göreceðim. Boðaz hastalýðýndan öldü' dedi. Bak. Mektuplar birer birer yanarken. "Annem geçen sabah yüzüme bakarken aðlamaya baþladý: 'Ne var anne? Niçin aðlýyorsun?' diye Evvela söylemek istemedi: 'Hiçbir þey yok. kývrýla kývrýla yanmaya baþladý. gönlümden geçenleri biliyor gibi. sen pek üzülüyordun. Gel seninle beraber yakalým onlarý.

iþte bunda yanýldýn Doktor Bey. Munise'nin tahmini doðruymuþ. öteden beri. birbirimiz iç. Bu sabah.Hekim çaðrýyor. canlý ve sevimli bir yüzü vardý. dedi. þiþman bir askeri doktor. ama hiç görmeyecek iki yabancýyýz. Gece. beni elimden yakalayarak: . Merdivenler yufka gibi. hatýrýn kalmasýn ama sana: "Ayý Dayý" adýný takanlarýn yerden göðe kadar a kadýn varmýþ da ne diye beni kibar kibar söyletiyorsun. Fakat bakýlmaya muhtaç Kendim biraz sonra gideceðim. avluda yüzü seçilmeyen birkaç kiþi ile konuþuyordu. gel be. Nereden anladýðý. Silah sesleri seyrek fasýlalarla on dakika kadar devam ettikten sonra durdu. . Burasý. kocaman çizmeli. babam söyledi. Gördün mü. Geçiniz yukarý. Ben geliyorum." Mektup parçasý burada bitiyor. Kâmran. Beþ dakika sonra ihtiyar doktor. hastalýk gibi sebeplerle yoluna devam edemeyen yolcularý burada barýndýrýyorlar. Geldiðinizi göremedim. Sevap larýna biraz yiyecek veriyorlar. hiç telaþ etmedi. Fakat.Yahu.Dayanýr Doktor Bey.. adan konuþmaya baþladý: . bana sadece teyzemin matemini anlatýyordu. bizi her þey birbirimizden ayýrýyor. geç vakit bataklýk tarafýndan silah sesleri gelmeye baþladý. Seni misafir odasýna çaðýrýyorl . Hemen çarþafýmý giydim. ben arkada misafir odasýna gittik.Efendim. Yapýlacak þey. yalnýz bilmem içiniz dayanýr mý? . Fýrsat buldula hemen kocakarý ilaçlarýna baþvururlar. yaz býyýklý. merdiven basamaðýna oturmuþ bir þ yazýyor. bir ara.Kýz hocaným. çabuk zarnýný (çarþaf olacak) giyin. boz renkli ceketi üzerinde kocaman siyah sakalýný görebild m birisine: . efendim. kalýn kaþlarý. 5 Þubat Dün gece. dedim.. havadisi öðrendik. Yapýlacak þeyleri ben size tarif ederim. Kendi kendime güldüm: . küçük Vehbi. Benim sinirlerim kuvvetlidir. Kapýda burnundan havaya soðuk dumanlar çýkararak eþinen güzel bir atýn yüzünü okþadýktan so m. Ama biraz durun da n ineyim. yaranýn üstüne türlü müzahrefat yapý ektep. Hiçbir þeyden korkmayýn. ama aðýzlarýna. Mutlaka yine fena bir kelime söyleyeceðini anlatan sert bir kahkaha ile gülerek baþýný çevi ce beni gördü. Öðleye doðruydu. dedi ve bana döndü: . Avlu. beni pek eðlendirir. k ar.Hemþire Haným. . medrese görmüþsünüz. Yarabbi. tersyüzü geri dönmeyi ak lýmdan geçirdim. jandarmalar eþkýya kovalýyor. çarpýk bir sofadan ibaret viran bir hayat. ayak-lanýnc bakýverirsiniz artýk. görüyorsu ki. . Ben korktum. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayarak yukarý çýktým. taze yüzün. Çehresini yandan görüyordum. Adamcaðýz. bu muallime istanbullu. taþ çatlasa kýrktan fazla deðil. karanlýk olduðu için lamba yakmaya mecbur olmuþlardý. Böyle delidolu sözler. yüzbaþým. fakat M nise. Vehbi önde.Kim çaðýrýyor? 216 Reþat Nuri Güntekin . Haydi geçin þimdi. Ehemmiyetli bir þey deðil. Seninle artýk iki düþman bile deðiliz. birdenbire durdu. ehemmiyetsiz bir pansuman. Jandarmalardan biri i aðýr yaralý olarak Zeyniler'in misafir odasýna getirilmiþ. yüzbaþým. nasýl keklik gibi sekiyor? Þimdi istersen yaþýný da aðýz. Kalýn kaputlu.] ÇALIKUÞU 217 ma þaþýyorsun.Her zaman olur. bir yaralýmýz var. bu adam konuþu adar kaba hatta ayýp kelimeler kullanýyordu. sen kâinatta hangi hadiseye böyle koyun gibi bön bön rdiveni çýkýþýndan anladým. siyah saçlarýn. yü rine bulaþtýrmalarýndan korkuyorum. çizmeleri altýnda merdivenleri çatýrdatarak yukarý çýktý. iki basýk oda ile merdivenli. ikimizi birden çekeceðe benzemiyor. Zeyniler. soluk soluða mektebe geldi. ihtiyar doktorun "Yüzbaþým" dediði adama takýlmakta j devam ettiðini iþitiyordum. O kadar ki. Postacý soyan birkaç serseri ile jandarma arasýnda bir çarpýþma olmuþ. vaka malum. kusura bakmayýn. Onlarýn doktora da emniyetleri zayýftýr.Yüzbaþým.erin kapalý. ister misiniz. deðil mi? Ah.

küçük bebekler gibi a meleri ezip büzmeye... Ýhtiyar doktor. bu kýzcaðýz ne derse yapacaksýn. Doktor. çok þükür. temiz bir adamdý. ciddi görünmeye çalýþarak: . gürültülü kahkahalarý altýnda derin bir rikka meye baþlýyordum. buraya gönderdiler. Hatta. insana o kadar emniyet ve yakýnlýk hissi veren bir çe resi vardý ki. . bana hiç yüz vermeye gelmez. sýzýn var mý? . vücudu ve yüzü bir asker y adamcaðýz yatýyordu.Mamutlar gibi mi efendim? Beþ aydan beri zorla içime hapsettiðim yaramazlýklar yeniden taþmaya baþlýyordu. 218 Reþat Nuri Güntekin . kýzým. Fakat fedakârlýklar öyle kolay gitmez. . Midesini tabanýnda farz eder rine göre karþýsýna dikilenlere duman attýrýr. dedi.Kýmýldama.Bu yaþta. yer ayýrt etmem. Hatta.Teþekkür ederim. zarif -hatta ihti ar olduðum için güzel sýfatýný da ilave edebilirim. neþeli.Ben muallimim.. ben de iþi iraz maskaralýða vurmaktan korkmadým. bir þey kalmaz.Sana bir küçük hizmet etmeme müsaade eder misin? Seni daha iyi bir yere göndertsem ister misin? Benim tek tuk bildiklerim var Maarifte. Allah'a þükret la sapmadý o kurþun. . maalesef yeryüzünde çok azalmaya ba i. Yine gülerek omuzlarýný silkti.Nasýlsýn molla. Doktor: . çok âlâ. ikimiz de sustuk. acaba bir yerden mi tanýyordu? Mamafih. açsana yüzünü bakayým. saf yüzünde komik bir hayretle gülmeye baþladý. sade elmacýkkemiðim az sýzlýyor. nev'ini. sýhhatli. bak nasýl biliyo rum. Derin karýþtýracak deðilim. maiþet derdi de deðil. bunlarý yutar mýyým sanýyorsun? Yumuk yanaklarýna gömülerek tatlý tatlý gülümseyen beyaz kirpikli gözleriyle ta gönlümün iç vam etti: ÇALIKUÞU 219 . Burada bir muamma var. Yaralý. hiç fütursuz peçemi kaldýrdým. Gözlerime bak bakayým.Zannederim. maskaralýk yapmaya baþlarým.Ah benim sevgili ayýlarým! Dizkapaðýný elmacýkkemiði sanýr. Hem de rla. dýn mý? Doktorun artýk o.. beni tanýdýðýnýzý iddia etmeyeceksiniz. Ýnsanlýktýr bu. Söyle bakayým nereden düþtün buralara? Bu kaba saba asker doktorunun çið kelimeleri. adresimi de býrakayým sana.Sen. maksadým bu. ihtiyar doktor biraz düþündükten sonra: . Çarpýk bir kerevetin üstünde. nev'ini tanýrým kýzým.Sen ne arýyorsun burada? Bu sefer de ben þaþýrdým.Hayýr teþekkür ederim. yerimden memnunum. Hizmet etmek istiyordum.O ipiri. Nerede isterlerse çalýþýrým. saklanmaya çalýþýtýkça m. Aramýzda bir iþaret kâfi. dikkatli dikkatli yüzüme bakýyordu: . Kim olduðunu. bunlarý söylerken o. yat. Doktor Bey. . Nihayet.Deðil. deðil mi? Bak. Ben.. Günün birinde canýn sýkýlýrsa ba az.Þahsýný deðil. çok gün görmüþ. Bu adam beni. kollarýný kaldýrdý.. Sen bir haftaya kadar dipdiri ayaða kalkmak ister misin? Yok. Aðrýn. n. eliyle yaðmurluðu kaldýrarak nmaya çalýþtý: . evini falan sorsam söylemezsin. Sen.. bu çehre ve yaradýlýþla mý? Sen doðruyu söylesene bana. Ben.Demek sen. Hemen þýmarmaya.. Doktor Bey. biraz yatayým dersen o baþka. alay eder gibi ir sesle: . Yaraný o deðiþtirecek. þuursuz fil azmanlarýnýn tam tersine ufacýk.. buraya hizmet için geldin? Sýrf maarife hizmet için öyle mi? . .Yok. hatta bi da güldüm. yine güldü: . .güzel bir kibar çocuðu. bur asý rahat geldi de. Ayný gür kahkaha ile gülerek: . Eðer ev ilacý falan diye bir halt ettiðini . biraz ferahladýn mý? diye seslendi. Sor Aleksi n daima söylediði gibi. Odalardan birisinin kapýsýný açtý. Asýl sebep baþka. Bu teklifsiz sözlerde garip bir ehemmiyet vardý ki.Evet. Herhalde doktor.. Öyleyse. aileni. Geçer molla.Çok âlâ.

çatýr çatýr keserim bacaðýný.. dershane kapýsý önünde. Böyle hastabakýcýya düþeceðimi bilsem. odasýnda elini kolunu hareket etti ye üþenen bir tembeller þahý buraya kadar zahmet etsin.. O kadar uzun ki. parmak kadar kýzý da baðýrmaya utanmaz mýsýn? Bu yara deðil oyuncak. Alimallah tekrar gelir.On üç kýz.Ne kadar talebeniz var? dedi. Ben. Bir haftadan beri havalar açtý. Yarayý biraz fazla hýrpalayarak adamcaðýzý: "Aman Bey!" diy . Minimini vücuduna göre bacaklarýný tuhaf bir surette açarak öyle azametli bir yürüyüþü vard Kapýdan içeri bir adým attýktan sonra durdu. esmer ve ince býyýklý bir adamdý. yaz erken gelecek diyorlar.Efendim. teftiþe gelmiþ. Çok tedarikli geldim. ya hiç!" dediðime bir kere daha hak veriyorsun ya! Þimdi. Maarif Müdürü Raþit Nâzým. baþörtüsü boynuna düþmüþ. Ortalýk günlük güneþli tepelerde kar olmasa insan kendini mayýsta sanacak. . tekrar bana döndü: . arkadaþýmý takdim edeyim: "Vilayet Nafia Mühendisi Mümtaz Bey. Bu ne karanlýk yer böy l. Maarif Müdürü. öteki gayet kýsa boylu iki adamla karþýla imle etrafta onu ararken kýsa boylu adam. Hatice Haným. nutuk verir gibi elini sallayarak: .Aman hocaným aþaðýya iki efendi geldi. Maarif Müdürü. büyük projelerim var. Ne mizer. onlarý daha iyi görüyorum. . inadýna uzun. Ýhtiyar doktor. biri gayet uzun. deðil mi? Fakat ben.. bir saat sonra sakallý yüzbaþý ile beraber köyden ayrýldý.Kes sesini be. 220 Reþat Nuri Güntekin Sargýlarýný çözmeye baþlamýþtý. dört erkek çocuk. söylediði her kelim r mana veriyordu. efendim. ya ben postu vereceðim. eli ayaðý titreyerek iç adar telaþlý ve heyecanlý görmemiþtim. adeta ahýr. Acele acele çarþafýmý giyerken kendi kendime gülüyordum. sýrala ra bastonunun ucuyla dokunuyordu: . Bugün cumaydý. Dünyada bundan daha sade bir vaka olamaz. vay haline. . Çabuk i a sýkýlýrým. 24 Þubat Bu sene. bana doðru yürüdü. . Her þeyi yýkýp yeniden yapacaðým. Karanlýkta pek iyi seçemediðim bir tek gözlük parladý: ÇALIKUÞU 221 .içerisi biraz daha aydýnlýktýr efendim. Yazýk senin erkekliðine! Koskoca býyýklý.Muallime Haným mý? Teþerrüf ettim. ist tahsisatý vermezlerse vay hallerine.Azizim. 222 Reþat Nuri Güntekin Bütün bu güzel sözlerin benim.. inanýlýr þey deðil! Aþaðýda. a eta kamburu çýkmýþtý. dedim. sakallý herif. Durmadan kaþýný. þuraya bak. kuru.. Zeyniler. ya bu kafanýn içindeki dünya hakikat olacak.On yedi çocuk için bir mektep. Mektep demeye bin þahit ister. dedim. istanbul matbuatý ateþ etmeye hazýr bir batarya vaziyetinde. zavallý bir köy hocasýnýn gözlerini kamaþtýrmak için söylend krar tek gözlüðünü yerleþtirerek: . Ötekine gelince o. benden küçük bir iþaret üzerine bam bum. yeni yetiþen bir dandy sandýðým Ma n hemen elliye dayanmýþ bir köseydi. þimdiye kadar bu derece tuhaf bir heyecanla bu kadar için için sarsýldýðýmý bilmiyorum. dedi. Müthiþ bir bomba Anlýyorsun ya. Garip lüks! Sen binayý görecek misin Mümtaz? .Öyle mi efendim? Pek güzel.am. Birdenbire kapý çalýndý. ilk bakýþta bir çocuk.Monþer." Ben lakýrdý olsun diye: . Birisi Maarif Müdürü'ymüþ. b tarafýmý þöyle zararsýzca kestirirdim. Tertemiz müesseseler. ne mizer!. Öðle yemeðinden sonra odamda Muni-se'nin suluboya bir resmini yapmaya uðraþý m. sýnýfýn mukavemetini muayene eder gibi topuklarýný vurarak dolaþýyor. gözünü oynatýyor. Nasýl r adikal olmak lâzým? "Ya hep.

köylerden birçoðunu ucuz. Maarif Müdürü. Mektep gibi kendime karþý da yabancý iz sandýðým çocuklarýn aðlayarak elimi öpmeleri bana çok dokundu. . Ne hacet? Maarif Müdürü. Raporunuzu sonra yazarsýnýz. Bird rarýný vererek bana döndü: . bahçeyi geçerken. grandiose projesinden bahsederken mühendisin.. bana manalý manalý bakýþlarla içini çekiyor: . ara sýra ayaklarýnýn ucunda yükselerek içeriye bakýyordu. bana bir þey sezdirmemek için Türkçe: . dedi. programda daha iki köy var. efendim? Pederinizin ismi? . Nereden mezunsunuz? Mektebimi söylemeye çekindim. Bir çare bulup mutlaka yüzünü açtýrmalýyým Maarif Müdürü. müþkül vaziyete düþ unu söylemek lâzým gelirse bu iþte asýl yanan o biçare oldu. Köylülerin aðz Yeryüzünde Zeyniler'den daha kötü bir köye düþmenin mümkün olmadýðýný bildiðim halde bu tee . diyordu. Hele Haným.Efendim. diye yazacaðýnýza.'ye gelirsiniz. Sonunda bana belli etmemek için gayet bozuk bir Fransýzca ile: . Hatice Haným. fakat zarif. Gözlerimi önüme indirer .Aman azizim. böyle kepaze binada çocuk terbiye edilemez. çabuk köyün içine yayýlmýþtý. Bu þekil size birdenbire garip görünür. minimini efendi. Anlaþýldý mý.Rica ederim azizim. Adamcaðýz.Nizamettin. . bu tek gözlüklü.Dediðim gibi B. Ýnadýma arkamý döndüm ve bir þeylerle meþgul görün-düm. : ÇALIKUÞU . Bonjurunun cebinden þýk bir karne çýkarmýþtý. ikisi de müteessirdi. Talebe sýralarýndan birine oturarak uzun. Siz muallimler. bu yenilikleri tatbik edivermelisiniz. dedi ve yürüdü. ince bacaklarýný sallayan mühendis yine o güzelim Fransýzcasýyla sýrnaþtý: . Baba adýný da ilave ediyorlar. yüzünün rengi peçenin altýnda yangýn gibi en düþmüþ buraya? dedi. Hasýlý. Ciddi olunuz! Müdür çenesinin altýndaki porsumuþ deriyi lastik gibi uzatarak bir þeyler düþünüyordu. Vilayette kaldýðým müddetçe bütün gayretimi sarf edeceðim. þaþkýn þaþkýn: . "Hususi tahsil gördüm efendim" dedim. Size münasip bir yer ara rýz. Beni býrak da sen git. Cuma olmasýna raðmen çocuklar. efendim. yeniden telaþlandý. olur biter.Niçin efendim.Bu fevkalâde bir parça. Mektebin ka panma enirini alýnca B. Daha muvazzah b ir isim olur.Size gelince. Ben de. Avrupa'da güzel bir âdet vardýr. Haydi buyurun. Sokak kapýsýndan çýktýktan s lenin ke224 Reþat Nuri Güntekin narýný takip ediyor. mektepteyiz. arkadaþýnýn bu sözlerinden adeta sýkýldý ve ötekind ile cevap verdi: . Onun için sadece. Sonra talebe de az. Haydi Mümtaz. Çünkü Fransýzca bildiðim anlaþýlýrsa mühendis biraz evvelki s ki bozulacaktý. Havadis. Þimdi bana lütfen izahat veriniz. bir sözle Zeyni-ler'i altüst etti. Sizi baþka münasip bir yere tayin ederim. Mehalat Ali deyiverirs iniz. göründüðü gibi deðilmiþ. ama a lýþýrsýnýz.Vaktimiz yok. baþýna kocaman bir çatký çatarak odasýna çekildi. icabýna bakarýz. Bu teessüre benim de yapmacýk bir teessürle mukabele etmem lâzýmdý. Faraza künye defterine talebenizi. size Feride Nizamettin diyeceðiz. sý yani müceddet mekteplere sahip etmeyfe çalýþacaðým.Efendim. ben bu mektebi kapatacaðým. Melahat babasý Ali Hoca. bir þey mi oldu? dedim. Akþamüstü muhtarýn karýsý ile Ebe Haným tekrar mektebe geldiler. . Cenab-ý Hak yardým etmedi. bir bahane ile þunun yüzünü açtýr. Mektebe ait bazý malumat isteyerek kaydetti.Efendim.Benim baþka niyetim de vardý ama.'ye geldiðiniz vakit beni ziyaret edersiniz. Ben.Mal meydanda. yan yan bana baktýðýný fark ed um.Efendim. çocuk analarý mektebe eplerinin kapanmasýndan pek müteessir görünüyorlardý. bir iki kere daha baþýný çevirdi.Ne yapalým Ebe Haným. . isminiz lütfen? . diye cevap verdim. kýsmet deðilmiþ.Feride.

O yaramaz. gözleri yaþla doluyordu.Peki. türbenin yanýna geliyorum. benden ümit edeceðinden çok daha derin ve iyi anl Yüzüne düþmüþ saçlarýný düzelterek.Çocuðum. Orada ne yaptýðýný. Akþama doðru bir aralýk. epeyce uzaklaþ yolundan çevirmek için sazlarýn öte tarafýna koþmuþ olacaktý.Üzülmüyorum. Zeyni Baba'nýn türbesi yanýndan: "Efendim. bu berrak çocuk gözlerinde her zaman bir parça hüzün bulmuþtum. öyle yana seviyordu ki. Yol hazýrlýðý için bana yardým edecekti.Bunda korkacak. Cevap verirken þaþýrýy er göstererek. abacýðým. benimle gitmek istemiyorsan seni býrakayým. Anladým küçük. Halbuki tam bu saatte kendisine ihtiyacým bulunduðunu biliyord u. Fakat dünden beri onda tuhaf bir neþesizlik baþ göst ermeye baþladý. Hafifçe solmuþ yanaklarýnda yeni kurumuþ göz enbire telaþlandým. ilk günlerde pek seviniyordu. dizlerime sarýlarak eteklerimi öptü. Birkaç defa çaðýrdým. Gideceðimi duymuþ da. O kadar söyletmey Bütün emeklerim boþa gitti. Eðer bu kadýnla görüþtüðümü duyacak olurlarsa. 3 Mart Yarýn yola çýkýyoruz. eðer anneni sevmiyorsan ben seni çok ayýplarým. korka korka gözlerime bakýyor. öyleyse derdin ne? ^ Gözlerini indirerek susuyor. . fena þeyler söyleye burada ismimi lanetle anacaklardý. Cevap gelmedi.. . Fakat. Kadýncaðýz. Gözleri kýpkýrmýzýydý.. elbete göreceksin. Mu diye seslendim. sakin bir sesle: . niçin aðladýðýný söyletmek için. sýkýþtýrmaya baþla . Biçare.Kardeþlerinden ayrýlacaðýna üzülüyor musun? . olsun. minimini gönlünün acýsýný.Munise. mutlaka söyletmeye azmetmiþtim. Bu yaptýðým. Munise. . Bu büyük günahý söylerken bütün vücudu titriyor. niçin oralarda dolaþtýðýný sordum. kendimi kuyuya atarým. Fakat ben. dudaklarýnda hafif bir titreme ile sükût ediyordu.. dedim. biliyorum. lanetle andsðý b sevmediðine beni inandýrmak için. çocukça sebepler arýyordu. Mutlaka bahçede olacaktý. Türbenin altýndaki aðaç kümesi içinde onlarý bir hayli bekledim. Ben. herkesin nefretle. Pencereyi açtým: "Munise.Annem beni görmeye gelmiþ. Anne sevilmez mi hiç? Hay koþ. sonra koþa koþa bahçeye gitti. baþýný önüne eðerek utana i: . Eðer hakikati benden gizlerse onu burada býrakacaðýmý dim. tek baþýna. Bir gün bir tesadüf. Zeyniler. bü iyatsýzlýktý. dedim. onu çevir: "Abam mutlaka seni görmek istiyor" de.ediyor. . hâlâ inanamýyor. Munise'nin asýl sevincini ben bilmez miyim? Mamafih. aðlayacak ne var? Annen deðil mi. beni aldatmaya çalýþýyordu. Büyük bir günahý itiraf eder gibi. O vakit tahammül edemedi. . bana bu çocuk kalbinin gizli derdini öðretti. Munise müstesna. onu öyle seviyor. ince sesiyle uzaktan.. se ortadan kaybolmuþtu. o kadar sevmem abacýðým. Fakat.. ÇALIKUÞU 225 Ara sýra gözlerini uzaklara dikerek düþünüyor. boynuma sarýlmaya baþlýyo . Dikkatle yüzüne baktým. daha ýsrar edersem yalandan gülmeye. Hemen cevap verdi: . Yanýma geldiði vakit. sorduðum þeylere dalgýn dalgýn cevap veriyor .. yüzünü Çalýkuþu -F. Munise. aba cýðým iki güne kadar gider miyiz? diye kuþ gibi çýrpýnýyor. bu yalancý neþeye inanmýyordum.15 226 Reþat Nuri Güntekin gizlemek için boynunu gevriyor. sevincinden uçuyor: "Ne vakit gideceðiz. Yalnýz.O halde babaný göreceðin gelecek! Babama acýrým ama. yavaþ yavaþ çenesini okþayarak halim. Darýlma bana abacýðým. dedim.Allah esirgesin. Ben. abacýðým. þimdi geliyorum! diye cevap verdi.

onlarý öpmek için dudaklarý titriyordu. Fakat iyi bir abla olmaya çal Aþaðýdaki sazlýkta bir adamýn dolaþtýðýný gördük. yýrtýk iskarpinler vardý. dedim. dedim ki: .Yüzünüzü açsanýza. En ziyad me dokunan þey. Arkasýnda yamalý bir eski çarþaf.Niçin acele ediyorsunuz? Bir parça daha kalmaz mýsýnýz? dedim. benim talebem Cafer Aða'nýn babasýydý eði avlamaya gelirdi. Allah sizden razý olsun. Munise'yi görüyordunuz? Küçük kollarýný belime dolayan Munise'nin tekrar titremeye baþladýðým hissettim. yaþa gelmiþ. Kadýncaðýzýn.görmeye geliyordum. yüzünde peçe y emeni. hemen hemen bir küçükhaným muamelesi görmüþtü. Bu kadýna muhabbetle. dedikodudan korumak için gösterdiði e dokundu. ilk defa söz söylemeye cesaret etti: . birdenbire telaþlandý: . gözlerim doluyordu. Sonra. On b de ona adeta iyi kýsmetler çýkmaya baþlamýþtý. Demek gizli gizli anasýný görüyormuþ. Zihminden geçen þeyleri o da benimle bareber düþünüyormuþ gibi. dedi. öyle yýpranmýþtý ki.Biliyorum küçükhaným. Þimdi.Eðer burada kalmýþ olsaydýk. çamurlara batýyor gibi yaparak. Çocuðu gayri ihtiyari bir hareketle omuzlarýndan tutarak dizlerime doðru çektim. Fakat.. Zavallý kadýn. zavallý kadýnda. kýz yan yana geliþleri öyle hazin. hayatýný sa daha hafifleyeceðini hissediyormuþ gibi bir hareketle söylüyordu ve öyle düzgün konuþuyo i. kat. Çok taze olduðu belliydi. Munise'yi aramýza aldýk. Fakat sarýþýn çehresi öyle yorgun... 228 Reþat Nuri Güntekin Ara sýra yolum düþtükçe onu . dedim. Evin çocuklarýyla beraber büyümüþ. Çünkü annenin yerini hiçbir þey tutamaz. Sonra. büyük. Ýlk tahminim doðruydu. Ben onu baðrýma bastým. Zavallýcýk. ince bir ruh olduðunu gösteriyordu. Munise. geciki rdý. Munise'yi güzel ahlâklý bir kadýn olarak yetiþtirecektim. Böyle kadýnlarý ben. . Zaten halinden.Demek. Oradan nereye gideceðim belli deðil. Munise'nin annesi. göründüler.. hepsine bir . Munise'ye çok benzemesiydi. Munise büyümüþ. çocuðu her zaman size gösterirdim. yüz i manalarýndan da anlamýþtým. fakat hazin bir sergüzeþti vardý. derin bir minnetle ellerime bakýyor. çok boyalý diye bilirdim. bu küçük kýzý elinizde büyütmek bahtiyarlýðýný nasi bu! Þunu size söylemek isterim ki. sonra. Üstüme aldýðým. Halbuki yüzünde boyadan eser yoktu. otuz da. beni.. Son fýrtýnanýn devirdiði cýlýz bir kavak aðacýnýn gövdesine ÇALIKUÞU 229 oturduk. Fakat b k. Mümkün olduðu kadar sakin. ayaðýnda topuklarý kopmuþ. de efesle þiþiyor.ÇALIKUÞU 227 Nihayet. Halbuki ben yarýn e hareket ediyorum. daha hazini. Yüreðiniz rahat olsun hanýmcýðým. Küçük bir tereddütten sonra peçesini kaldýrdý..Gideyim hanýmcýðým. Ömrümün en büyük tesellisi bu ktý. bana dokunmaya cesaret edemediði belliydi. Bu kadýnýn sade. Göðsüm. sýrýlsýklam. talih size. na olacaðým diyemem. Bu söz. . Yeni bir k bulunmuþtu.. tavrýndan. Onlarýn ana. o hiçbirisini istemiyor. görüyorum ki. þefkatle dolu bir þeyler söylemeye hazýrlanmýþtým. narin yapýlý bir kadýncaðýzdý. Beni sizin yanýnýzda görmesinler.. Bu. birbirimize söyleyecek söz bulamadýk. bu görüþmeleri bende diðini kadýna söylemeye nedense utanmýþ. Onda iyi bir his býrakmadan ayrýlmak istemiyordum. nedens geldiðimiz zaman. Nihayet otuz. gönlünüz rahat etsin. utanýr gibi ayrý ayrý yürüyorlar. söylemek sýrasý ona gelmiþti.Hanýmcýðým. Dedikodulara hiç ehemmiy et vermediðimi göstermek için: . yüzü gibi ruhunun inceliðini v lýðýný bu talihsiz anneden almýþtý. Birden korkuyor gi iðimi hissediyordum. Hiçbir þeyden mahrum etmeyeceðim. bana söylüyordu. istanbul'da Rumelikavaðfnda doðmuþtu. Munise. Uzun boylu. Birdenbire bana öyle geldi ki. öyle hazin bir þeydi k rbirinden çekinir. Kü ur olan babasýyla anasý birbiri arkasýna ölünce onu Bakýrköy'de kibar bir aileye evlatlýk v rdi. çok büyük bir vazifeydi. Fakat. heyecansýz görünmeye çalýþarak: . Kendi kýzý ceðim.

230 Reþat Nuri Güntekin Zavallý kadýn. M se'nin dört yaþýnda kuþpa-lazýndan ölen ablasý orada dünyaya gelmiþ. bana çok tesir etti. Maarif Müdürü ile beraber baþkâtibin de deðiþtiðini. hâlâ kendini o aðýr karanlýðýn içinde görür gibi gözleri unluk çöküyordu. Gerçi bir ümidi yoktu. ne de olsa bir evlatlýk parçasý olduðun du. iþ için bu sakallý konuþmak lâzým geldiðini söyledi. O sýrada Büyük Efendi. sazlýðýn uran bu askerlerin genç zabiti onu takibe baþlamýþ. Ne arsýz gönlüm var benim? Etrafýmdaki i nsanlarý ne kadar çabuk seviyorum. daha Zeyniler'den ayrýlmamýþtým. düþünüyordum. dallan. Fakat. eli kim kabule razý olur? Nihayet o. kaçarsýn. Sen doð . kývýrcýk kara sakallý.. B. dedi. talihine razý olurmuþ. B'ye defterdar olmuþ ve aile. bu vakit. Ara sýra beni elle den tutarak: .e buluyordu. Zeyniler Köyü'nden getirdiðim evraký çantama doldurarak Maarif Müdürlüðü'ne gitti 'yi uykuda býrakmýþtým. pekâlâ. hafta baþlarýnda onun yüzünü görmeyi. Bu halde bir kýzý. Munise. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaþýp aðlayamazlar. Vakit erkendi. þadýrvan narýnda zerzevat ayýklýyor. Dairenin loþ. Dün sabah. Pencere. sonra çamsakýzý gibi öyle . dayanýlmaz bir can sýkýntýsý baþlamýþ.. bu dakikada sen Senin sefil. bunlarý anlatýrken. Ýþte bu sýralarda eþkýya takibi için köye bir jandarma kolu gelmiþ. yalnýz Harbiyeli oðlunu istanbul'da bý arak tamamen buraya göç etmiþ. Beyefendi. hatta söz atanlar bile oluyor. ben se kimsesizliðin. Maarif Müdürü Bey'in emriyle kapanan Zeyniler mektebi mual limi olduðumu. aðlaya sýzla-ya ihtiyar bir orman memuruna varmaya ra zý olmuþ. Fakat. mektebin evrakýný teslime geldiðimi söyledim: Baþkâtip. tek tuk gelen memurlar mahmur hmur kahve. Ýrili ufaklý bütün talebelerim kayalý raba yoluna kadar beni selametlemeye gelmiþlerdi. Karanlýk odasýnda bunalýyor oluyormuþ. serçeler oynaþýyorlardý. ilk zamanlar bir þey söylemez. onu dört senelik bir ayrýlýk kadar çýldýrtmýþ ey. yanýmdaki pencerenin içine kadar giren kocaman bir çýna de. Mamafih. o vakit Harbiye Mektebi'ne gide arý henüz terlemiþ bir genç. yaz tatilini geçirmek için ailesinin yanýna gelince. Bu sade hikâye. Pencerelerden birinin kenarýna kýrýk bir merdiven dayamýþlardý. Böyle yerlerde gelen a dik dik bakýyor. Kadýn da nasýlsa þeytana uymuþ ve kocas býrakarak zabitle beraber kaçmýþ. Çok geçmeden macera duyulmuþ. Basamaklardan birine iliþer beklemeye baþladým. dudaklarýnda ann ceksin.Ha. sana daima acýmýþtým.'de genç mektepliyi görmeden geçen dört ay. Kýrmýzý kuþaklý baþkâtibin yerinde þimdi. iki üç hafta. Çünkü onun bir sevdiði vardý: Evin küçük beyi. fakat ne de olsa bir anne olan anneni kýskanýyorum. çenem ellerimin içinde. bilmem neden. biraz düþündü: . nargile içiyorlardý. düþkün bir kadýn. yaðlý yakalý bir efendi ot den birine sordum. evvela insaný yadýrgarsýn. mavi þalvarlý bir softa. kocasý bu Zeyniler K yerleþtikten sonra aðýr. sesini iþitmeyi þimdilik kâr sayýyordu. Kollan sývalý. Dirseklerim dizlerimde. içlerinde bir hicran yarasý kalýrd Mezar taþlarý üzerinden atlayarak mektebe dönerken derin derin düþünüyordum. basýk sofasýnda tam üç saat müdürü beklemek lâzým geldi. Akþam yaklaþýyordu.. * Bu sabah. benim yapýþkan kýzým.Ah. harap medrese avlusuna bakýyordu. Munise'yi annesiyle yalnýz býrakarak mektebe doðru yürümeye baþladým. evet. yapayalnýzlýðýn için sevmiþ. büyüdüðün yerlerden ayrýlýrken gözlerinde bir anne bakýþýnýn hatýrasýný.. küçükha-nýmlar hep birden onun üstüne yürümüþler v tutmak istemeyerek buraya yakýn köylerden birine bir ihtiyar kadýnýn yanýna göndermiþler. daire yeni açýlýyordu. ÇALIKUÞU 231 Yanýna yaklaþarak selam verdim. Aziz Eniþtem'in tuhaf bir sözü vardý. Belki de artýk birbirini göremeyecek ola i insanýn bu ayrýlýk dakikasýnda birbirlerine söyleyecek bir þeyleri olurdu. Azýcýk dýþarýda bekleyin de Müdür Bey gelsin.

Yavaþ yavaþ Zey uklara. derini yüzeceðim!" diye baðýrarak yanýmdan geçerken" "Hacý Kalfa" diy lendim. Halbuki elimdeki parayý sarf etmekten baþka bir þey yapmamýþtým. bu da kim. Fakat. Güzel bir tesadüf eseri olarak mavi kuþlu odam yine boþ-muþ.Vay hocaným. Sesin nereden geldiðini birdenbire anlayamayarak durdu ve arabanýn içinde beni görür görmez kollarýný kaldýrýp sokaðýn içinde avazý çýktýðý kadar "Vay.. Bu netice. benzin bile solmaz. o kadar memnundu ki. Munise'nin çenesini okþayarak: . Ýhtiyar adam. güle güle. o kadar tuhaf bir netice çýktý ki. Zehra ile. O da olur inþallah. diye baðýrdýktan sonra yanýma geldi Hacý Kalfa. þimdiye kadar kendi gayretim. çok acýklý olmakla beraber gülmekten kendim i alamadým. Öyle ya. Çoban Mehmet.rdi. Dün akþam. ya hesap yaptým. Hacý a beni zorla evine yemeðe götürdü... þimdi bi r kýzým var. dedi. Hacý Kalfa. bana yeni doðmuþ bir keçi y rusu göndermiþ. beni düþündüren baþka bir mesele var. . hele son 'zamanlarda o kadar çoðalmýþtý ki. Bir kere de ayný hesabý parmak la tekrar ettim. siyah renkli taþlarýn içinde kayboluncaya kadar Munise ile beraber arkalarýndan mendil salladýk.. 232 Reþat Nuri Güntekin Çeçen arabasýnýn yanýk sesli çýngýraklarý boþ ova içinde titremeye baþladý. Sonra y rý da epeyce tutuyordu. Ben.Benim kýzým. ne tuttuðunu hâlâ bugün de pek iyi bilmediðim birkaç kuruþ aylýðým bütün masraflarým fenasý. söyletene bak. diyordu. sahi. Tabii. Zeyniler'de evlendim. Zavallý Gülmisal Kafacýðým. aðzýnda bir ciðerle kapýdan fýrlayan kocaman bir kediyi kovalýyordu. Fazla olarak fakir bir köy hocasýndan baþka bir þey olmadýðýmý da d trafýmda sefil. kucaðýnda keçisiyle beni takip eden Munise'yi ancak ote lin ikinci katýnda fark etti: . Hacý Kalfa. bu aylýklardan ikisini de henüz almaya muvaffak olamamýþtým. nereden çýktý? diye sordu. bu kadar zaman açýkta kalmýþtým. tövbe olsun. ihtiyar adam bana adeta emir veriyor: ÇALIKUÞU 233 . Buna çok sevindim.Þuna bak hele.. kendi çalýþmam sayesinde geçindiðimi zannedi dum. Bu çocuklarýn hepsine acýyordum. Elindeki rgile marpucunu kamçý gibi sallayarak: "Dur.Söyleyene bakma. Þimdiye kadar birçok masrafým .. Hacý Kalfa'nýn yine meraklý bir zamanýna tesadüf etmiþti. Ben. iki gözüm hocaným!" diye baðýrd Adamcaðýzýn sevinci görülecek þeydi. dedim. Kýz da kýz dediðine deðer ha! Tosun g . Fakat . Senin haberin yok. * Bunlarýn hepsi güzel. Adamcaðýzýn hediyesi öyle yüreðime dokundu ki. annemin elmaslarýndan birini satarak parasýný ayrý bir kese i eslim etmiþti. telaþ etme. Güzellerine güzel. sen altý ay yayan yürüsen. Arabanýn otel kapýsýnda durmasý. zýkkýmlan. yanýmda epeyce bir para bulundurmadan yabancý bir memlekete git in doðru olmadýðýný söylemiþ. Maalesef doðruydu. Henüz gözleri açýlmamýþ ol e'nin kucaðýna verdim. Aðzýnda ciðerle karþýki viranenin duvarlarýna týrmanma li neþeli. Adamcaðýzýn hakký varmýþ. çirkinlerine rine sefil olduklarý için. aç bir insan gördüðüm zaman ufak tefek yardýmlarda bulunmayý vazife bilmiþt at insanlar. insafsfz mahluklar. Helal olsun!. Böyle her ayrýldýðým yerde kalbimin bir parçasýný býrakýrsam âlâ Zavallýlar. iþte bu fevkalâde ihtiyaçlar karþýsýnda her baþým sýkýþtýðýnda bu keseye el atmýþtým. Akþam. gâvurun kedisi. Yorgunluðumu bahene ederek gitmek istemedim.. birer birer elimi öptüler. inanamadým.Var. hepsi âlâ. Belki de yüz yumuþaklýðýmdan alýnmýþ cesaretle etraf eller. .olmuþtu.

hususi hayatlarýnda da tak p etmeli. diye cevap verdi. "Üzülme Çalýkuþu. diye rica ettim.da öyle hafilemiþti ki. Gelir gelmez mekteplere bir tamim gönderdim. Kadýnýn önünde bir muallime rastladým. beklemiyordu. Mamafih. Kim? Hangi haným? Sarý çiz . Arkasýndan odaya girecektim Biraz evvel müdürün paltosuyla bastonu hademe karþýma dikildi: . Bu adamý ayný halde görürsem derhal azledeceðim. Maarif Müdürü. hem kaçar. Demek. Asgari iki günde bir týraþ olmayacak . Acelen ne? Ananýn karnýnda dokuz ay nasýl bekledin? di ye bana çýkýþtý. geçenlerde mekteplere tamim gönderdim: "Muallime ve muallimler mutla ka bir kartvizit bastýrmalý. Þimdi.Efendim. kadýn kadýncýk olursun kýzými" d Ben. yine bir teselli icat ettim. . içtikleri þeye. Fakat kime anlatýrsýn? Birdenbire sert bir tavýrla bana döndü: "Bahse girerim ki Muallime Haným da bu tamimi almýþtýr. yakasýz gömlek giyecek muallimlerin azledi-leceklerini söyledim. ne memleket! Dünyanýn israfýný yaparlar da kendilerine bir kartv izit bastýrmazlar. ütüsüz pantolon. ne memleket. muallim bendenizim. buradayým. bir keþmekeþtir gider. Söze baþlamak için müdürün susmasýný bekliyordum. Dün mek lerden birini teftiþe gidiyordum. hali . birdenbire bir telaþ uyandý. Maarif Müdürü geldi.Efendim. Ne yaparsýn bu kurnazlýklarý öðrenmek lâzýmdý.Hayýr. hem adamýn iki ayaðýný bir pabuca sokar. bilâkis.Kuzum baba.Dur be haným. içindekilerin! saymaya cesaret edemiyordum. bir elinde bir bastonla Maarif Müdürü'nün odasýna doðru koþuyordu. üç beþ dakika sonra tekrar odadan çýktý. de!" dedim. Fakat onda öyle bir teþebbüs yoktu. Çünkü bu kýyafette muallim olamaz. yedikleýi. Tanýmazlýktan gele "Git. elbiselerine müdahale e tmeli. Seksen kiþi sizi görmek istediðine dair kapýdan hademe ile haber gönderi . bütün yorgunluklarýna raðmen beni yaþatan yine ailemin yardýmý olmuþtu. Hademe doðru dürüst isimlerini söyleyemez. gitti p savurmaya devam ediyordu: . muallime haber ver. Siyah çarþafýmla beni birdenbire f yerek söylenmeye baþladý: . Yine hade236 Reþat Nuri Güntekin menin aðzýnda: "Siz bir haným çaðýrmýþsýnýz. Ben.Haydi. beþ ayýn bütün m rasýna. baþý açýk. gezdikleri yere. . yaþamanýn ve tahammül etmenin ne ol in? Bu az kazanç mý? Bundan sonra artýk çocukluðu býrakýr.Nerede o kadýn? Hay Allah.Darýlma baba. dudaðýnýn ucunda kocaman bir pu a oturuyordu. köþedeki bir koltuða gömülmüþ yaþlý ÇALIKUÞU 235 bir zata küçücük vücudundan umulmayacak kadar çatlak. Fakat buna raðmen yine kartsýz müra t ediyor. Ýhtiyar hademe. böyle düþünürken boþ sofada. idarede Deli Petro sistemine taraftarým. Ýhtiyar bir hademe. oturduklarý. o geldi!" teranesi. Müdür. Herif taþ gibi dondu kaldý. Beklediðiniz muallime ge lmiþ de. Hatta. senin gönlün olsun. Arkama bakmadan içeri girdim. Böyle muamelelere yavaþ yavaþ alýþmýþtým. beyefendi kahvesini içtikten sonra haber ver. Kartsýz olarak makama vuku bulacak müracaatlar kabul edilme z!" dedim. . Fakat öyle söylersem hademenin belki daha fazla gayrete gelec eðini düþünüyordum. ben bu þekilde giyinm muallime tesadüf edersem kolundan tuttuðum gibi sokaða atarým. geçinmenin. 234 Reþat Nuri Güntekin Pencereden giren çýnar yapraklarýyla oynayarak bunu düþünürken hem güleceðim hem de aðlayac u.Evet efendim. yarýn yine o mektebe gide ceðim. Birkaç dakika sonra minimini boylu müdürün azametli boynunu yükseltip tek gözlüðünü parlata venden çýktýðýný gördüm. cüretli bir sesle bir þeyler söylüyor . efendi nefes alsýn. hiçbir þey kazanamadýnsa. Gireyim mi? . sen bir hademe olmalýsýn. bir elin palto. gir bakalým. Memurlarý yalnýz resmi hayatlarýnda deðil. onun için müteessir olmadým.

Birkaç kere uflayýp pufladýktan sonra yavaþ sesle söyl e baþladý.Nasýl olur? Siz nerede hocasýnýz? . Allah sende n. Yazmazsan adam deðilsin. Sarýklý kâtip sevincinden.Hayretten donakaldým. müsterih oldu.Allah senden razý olsun Müdür Bey. deðil bizim odadan. Baþkâtip hiddetle odadan çýkýnca bu iki efendi birdenbire yerlerinden fýrladýlar. Benim kartsýz içeri girme ediðim için! . ikide birde þaþýrdýkça onun öyle bir dudak bükmesi. muameleye bizim baþ hademe kadar aklý rmiyor bu teresin. . Ses kesilmiþti: Kâtipler. dinsizin hakkýndan imansýz gelir. . Ben: .Yok hemþire haným. Ben. Evraký tekrar tekrar gözden geçiriy r: "Müteferrika senetleri". Hafýz Efendi. kendi kendine: . Baþkâtip. genç kâtibin sýrtýna vuruyor: . . diyebildim. gözlerinden birinin yan bakýþýyla kâtipleri süzdü. Aldýrýþ etme..Peki baþkâtibe teslim edin. . Ben. ihtiyar heyetinden getirdiðim mazbatalara iti az ediyordu. o.Emrettiðiniz gibi oldu efendim. . muamele bitti mi? . dinsizin hakkýndan imansýz geli . Maarif Müdürü. Öyle ya. þu teresi bir kalayla. Yanlýþ battal edilmiþ bir senet pulu için beni adeta aðlatacaktý.Bu. diye anlatacak gibi ol uyor. Fakat kâtiplerin bu zahmeti beyhudeydi. .. diye [ söylenerek kâðýtlarý aldý.Býktým efendim senden. Müstahaktýr o terese. Demek bütün bu sözler bu hiddet bana karþý. ÇALIKUÞU 237 Bulunduðum odada biri sarýklý.. Baþýný çevirmeden yanlarýna zlar gibi. ben seni taburcu edeceðim. yavaþ yavaþ söylenerek 238 Reþat Nuri Güntekin yerine oturdu. meseldir. siz eþek ki yüz elli kuruþun mahsubu niçin yapýlmamýþ? Sizin bu usulsüzlüðü niye gözünüz görmedi!" d izi mahkemeye sevk etse hakkýdýr.Geçen hafta gelmiþtiniz. onun senedi yokmuþ: "Niye bu paranýn mahsubu yapýlmamýþ? Senet nerede? Bulamazsan mahkemeye gidersin!" diye ter ter tepinýyordu. Onlar. bu ne küflenmiþ kýrtasiyeci sý.. "Sözde bunlar da hoca!" diye bir h t etmesi var ki. kapanmasýný emrettiðiniz mektep. köpek dirisi. "beyanname sureti". hemen masalarýna koþtular. Hakký var kadýnýn Sana kaç senelik senedi yaratacak hali yok ya. öyle sakin ve sessiz ç i. bir mesele daha çýkardý. fakat bir türlü lakýrdý an-latamýyordum. yapmayýnýz. muamelatý bir gözden geçirse: "Be herifler.Ben sizden emir almadým efendim. illalah efendim.ilahý efendim. "evrak-ý müsbite". Maarif Müdürü baþkâtibe þöyle söylüyordu. Hazine-i devlet hukukuyla oyun olur mu? Vallahi bi z geberip gitmiþ olsak. ayaklarýyla beraber sakalý da titreyerek içeri girdi. yüz sene sonra evlat ve ahfadýmýzdan bu parayý tahsil ederler. Benim deli ol maya vaktim yok efendim.Beyefendi. Bu. býyýklarý henüz terlemiþ iki kâtip daha vardý. Kendi yarýn cehnnem olur gider. yok! dedi. diye bir þeyler mýrýldanýyordu. kaþlarýndan birini kaldýrarak düþündü: . ikide birde kendinden d edepsiz biri çýkýp aðzýnýn payýný vermezse rahat etmez. kabak bizim baþýmýza patlar. Bilmem kaç yýl önce bir muallýmeye dam tamiri için iki yüz ruþ vermiþler. fa lan diye birçok anlayamadýðým þeyler soruyor. istediðin yere kadar yolun açýk. bunca memuriyetlerde bulunmuþ.Elli yaþýna gelmiþ. söylediðiniz evraký da getirdim. böyle rezalete gelemem efendim. Zeyniler Köyü muallimesi. masala iþleriyle meþgul görünüyorlar. Eyvah yüreðime iniyordu. müdürün o k olan kapýya kulaklarýný koyarak dinlemeye baþladýlar. Zaten sen gitmez-sen. gü birinde baþýmýza bir müfettiþ ekþise. Hay. it diþi. öteki. býktým senden. Aklýn ermiyosa git. kendinin de kafasý dinlenir. Kirli yakalý baþkâtip. diyordu. bizimle hiç alakadar olmuyorlardý. tetkik etsin. hay. Kâtiplere: . Ne yaptýnýz. çý . beni tam iki saat istintak etti.Ha. belk i sokaklardan bile iþitilecek bir sesle baðýrmaya baþladýðý duyuldu. paparadan sonra birkaç gün sakinler. iki dakika sonra müdürün. ne þekilpe-restlik. ben oraya gideli yarým sene bile olmadý. Maarif Müdürü'nün yanýna girdi. "lüzum müzekkeresi". Sonra. evet hatýrladým. bizim de. Mamafih çahþamýyordu. derhal yaz istifaný.

hürmetli bir dikkatle bu serin sözleri dinliy Baþkâtip.Esef buyurmayýnýz efendim. þimdi eski Feride deðildim. haným? dedi. bunlarý keskin bir sesle acele acele söylüyor ve bir an evvel çekip gitmemi liyordu. Piyer For isminde bir Fransýz gazeteci gelmiþ. teþekkür ederim. paravanýn bir köþesinde bekliyordum. odasýnýn tozlar vardaki resimlerin yerlerini deðiþtiriyor ve ikide birde küçük bir el aynasýnda saçlarýný. Evet. baþlarýný defterlerinden kaldýrmýþ. Müdür. ziyaretime gelmeyi vaat ettiler. Kendilerine mekteplerimizi n bir ikisini göstereceðim. Yeisimden. Maarif Müdürü dün akþam Vali tarafýn erilen ziyafette bu muharrir ve karýsý ile tanýþmýþ. . Hemen hemen aðýr vazifeleri olan bir anneydim. Maarif Nezareti'nde de birçok defalar iþitmiþtim ve manasýný maalesef yi biliyordum. efendim. ben bulundum burada.. Gerçi bir Avrupalýya göðsümüzü gere gere gösterebilecek bir mek ok ama. . dedi ve beni daha fazla yormadan acele acele evraký teslim aldý. Bu sözleri. Münhal vukuunda bir þey yaparýz. kim bu devlete hizmet etmiþ de. ukala dümbeleði. þimdi baþka bir davanýn peþindeydi. Müdürün sinirli sesi bende tuhaf bir isyan uyandýrmýþtý.Kâtipler. Dýþarý çýkmak için . Türlü huysuzluklarla hademelere. Ben. kendi iþim için ikinci defa olarak Maarif 239 ÇALIKUÞU Müdürü'nün odasýna girdiðim zaman.'de Birkaç Gün" serlevhasý altýnda bir seri makale yazacakmýþ. fakat müþkül bir vaziyettey m.Adam sende. bunlar ne tuhaf insanlar! Bununla beraber.Evet.Bugün saat üçte karý koca.Teþekkür ederim. geçir ra hayli yumuþamýþ ve sakinleþmiþ görünüyordu. onlar muamelata vaki deðillerdir.'ye. fakat o saniyede gözümün önüne bir hayal. Müdür. . Avrupalýya rezil olduk gittiydi. yoksa bu ziyaret selefim zamanýnda olsaydý. Hâlâ ayný köþede oturan ihtiyar efendi ile aralarýnda geçen bazý sözler bana bu hazýrlýðýn B. 240 Reþat Nuri Güntekin "Münhal vukuunda!" Bu sözü istanbul'da. fakat þimdi açýk yerim yok.Muamele bitti. heyecanla anlatýyordu: . beklemeye vaktim yok. . . uayene ediyordu. utancýmdan göðsüm týkanýyor. Biraz sonra. dumanlarýný iki tarafa savurarak: . gidebilirsiniz.Beyefendi. Maarif Müdürü. .iþittiniz mi mendeburun yediði herzeleri? Hafýz hayretle baþýný kaldýrdý: . gözlerim yaþlarla d . bir ses iþittik ama. isminizi kaleme kaydet irin.Pekâlâ. dedim. Yaðmur altýnda sokaklardan geçenlere el açan bir fukara gibi baþým imde bir korkak dilenci ahengiyle: . O vakit. Herhalde lehimize yazý koparacaðýmýzý umuyorum.Bana baþka bir emriniz olacaktý. oteldeki odamýzda minimini keçisiyle oynayarak i bekleyen Munise'nin hayali geldi. çok enterasan bir adammýþ. havayý iyi bularak sordu: . Söylemeye utanacaðým. hâlâ kapýnýn yanýnda. bir "Allah razý olsun" demiþler. hafýz söylüyordu.Hayrola. inde: "Yeþil B. Acele acele: . Bir sigara yakýp. bir politika yapacaðým çaresiz.ü! . ben.Yine ne var.. Piyer For. Eðer bana hemen bir iþ vermezseniz. yorgunluktan dizlerim titriyor. Baþkâtip. size miydi? . Daha fazlasýný söyleyemiyordum.Kýsmen bana. Ber versin ki. Yeni bir memuriyet için. sarýklý kâtibin tahmini bir dereceye kadar doðru çýkmýþtý. Zatýâliniz olmasanýz üç günd irenin altý üstüne gelir. gözlerim kararýyordu. tekrar döndüm. Biraz evvel baþkâtibin uðradýðý hakarete çocuk gibi sevinen H Yarabbi.

uzun boylu. Çünkü bu dakikada kapý birdenbire açýlmýþ. Yavaþ yavaþ kendimi toplamýþtým. Bilir misiniz. Gazeteci. Onlar.Söyledim haným. baþka yerde olsam kahkahalarla gülerdim.Çahkuþum. ben hep lakýrdýlarýný tarta tarta söyleyen aðýrbaþlý insanlar arasýnda yasaya yasaya Çalýkuþu . Henüz görmeye muvaffak olamadýðým Maarif Müdürü. Misafirlerle beraber odaya birtakým yabancýlar da girmiþti. Fakat aylarca bura sürünmekten. Açýðým yok.Haydi. Fakat Maarif Müdürü cevabýmý iþitmedi. 16 242 Reþat Nuri Güntekin adamcaðýzý öyle görecek hale gelmiþtim. kim bilir. karýþmam. nefes gibi hafif bir sesle: "Peki.Oturmanýzý rica ederim. birkaç sene içinde inanýlmayacak kadar deðiþmiþ. Kristiyan'a yavaþça: . Buna bir de manevi zillet manzarasý ilave etmek istemeyerek yüksek sesle ve olanca cüret ve neþemle konuþmakta devam ediyordum. Hatta o. biraz deliþmendi. cevabýnýzý bekliyorum. i e gelirse tayin edeyim veyahut daha iyi yer isterseniz. Bana artýk çýkýp gitmek düþmüþtü. ÇALIKUÞU 241 Maarif Müdürü. redingotunu ilikleyerek kapýdan fýrladý." dediðini iþittim. Kristiyan. rahatsýz olmayýnýz. Öyle bir manzara gördüm ki. aralarýnda Zeyniler'e gelen uzun boylu Nafýa mühendisi de vardý! Sonradan b u efendinin. misafirlere mihmandarlýk ettiðini anladým. orada kuzenlerinden ge nç bir gazete muharririyle evlenerek bir daha geri dönmemiþti. Gizli bir hareketle tekrar peçemi kapamak istedim. ayný titiz ve telaþlý tavrýyla: . Bir aralýk umdu. gözlerimdeki yaþlarý göstermemek için yüzümü arkadaþýmýn omzu . B iyorlar. Zorla beni kocasýna döndürerek: . aðýzlarý hayretten bir karýþ açýlmýþ. beklersiniz. Kristiyan. sen burada. Muallim için de yatýp kalkacak yer yokmuþ. dedi. Fakat. Eski bir sýnýf arkadaþýma kendimi bu kadar düþkün bir vaziyette göster inefsimi kýrmýþtý.O. Ellerimden tutarak beni odanýn ortasýna çek Yarý zorla peçemi açtý ve yanaklarýmdan öpmeye baþladý. ailesiyle beraber Fransa'ya gitmiþ. kerliferli bir kadýn olmuþtu. Daha garibi. beni en çok seven arkadaþlarýmdandý. Maarif Müdürü'nü tamamýyla unutmuþ gibi benimle konuþmaya baþlamýþlardý. Minimini boyu ile gülünç bir revarans y . Baþýmý önüme eðdim. Bu Çadýrlý'nýn Zeyniler'den daha fena bir köy olduðunu zaten iþitmiþtim. dedi. diye koltuklan gösterdi. onlara arkamý çeviriyor. çok bahtiyarým. sizi ne kadar tanýyorum. Artýk. mani oldu. Adamcaðýz. Maarif Müdürü. ne tesadüf! Kristiyan. meraklý bir hokk köylüler gibi benim Fransýzca konuþtuðuma bakýyorlardý.. güzel çehreli. olan olmuþtu. Gazetecinin karýsý benim esjci sýnýf arkadaþlarýmdan Kristiyan Varez'di. Bununla beraber. Çalýkuþu her þey aklýma gelirdi fakat seni böyle simsiyah bir alaturka çarþafla ve gö e yaþlarla burada bulacaðýmý ümit edemezdim. Çocuklar köy kahvesinde okuyorlarmýþ.F. türlü hakaretlere uðramaktansa kabul etmek daha iyi olacaktý. en önde ve ortada olmak üzere fýmýzda bir yarým daire çevirmiþler..Matmazel. rica ederim.Ah. sizde n o kadar çok bahsetti ki. benim küçük Çalýkuþum. S nce baþýný çevirdi ve yüzümdeki peçeye raðmen bir anda tanýdý: . Bunlar. evvela kalýn mantolu bir genç kadýn girdi. sana Çahkuþu'nu takdim edeyim. efendim. ne kadar þaþýrmýþlardý. nihayet muradýna ermiþ. Görüyorsunuz ya. Dýþarýdan. kabule mecburum!" dedim. elimi öptü ve eski bir bildikle konuþur g . dedi. Benim için çekilip gitmekten baþka Fakat kapýdan çýkacaðým sýrada onun Fransýzca: "Giriniz. bir tatilde. nihayet vaziyetteki tuhaflýðý gördü. dýþarýdan seslenmiþti. . Mektepte arkadaþlarýnýz ve hocalarýnýzla beraber çýkmýþ bir grup fotoðrafýnýz vardý Orada an'ýn omuzuna dayamýþtýnýz. kumral bir adamdý. Arkadaþým. Yalnýz "Çadýrlý"da bir köy mektebi var ama. Maarif Müdürü.Piyer. sizi takdim etmeseydi de ben Çahkuþu'nu tanýyacaktým . biz hiç yabancý deðiliz. Yüzünü görünce hafif bir hayret ferya im. köyde benim için Maarif Müdürü'ne Fransýzca söylediði sözleri hatýrladýysa iraz sýkýlmýþ olacaktýr. yahut da. Piyor For. ah. Fakat. Ben.

Ara sýra gözlerim Maarif Müdürü'ne tesadüf ediyordu. durunuz. bunun ne kadar tabii bir þey olduðunu bir türlü anlamak istemiyorsu 244 Reþat Nuri Güntekin Mösyö Piyer For. Maarif Müdürü kýpkýrmýzý. O kadar zarif bir zekâsý. Telaþla: . kendimi saklamak istemek arzumu yanlýþ anladý: . dedi.ÇALIKUÞU 243 . çamsakýzý gibi yapýþýyor. dedi. Þaþýyorum. Arkadaþým. beni çok mütehayyir etti. Adamcaðýz. Arkadaþýmýn ýsrarýný Maarif vvel bana o kadar soðuk ve fena muamele eden bu adam. Çaresiz oturduk. Çadýrlý Köyü'nü buyurmuþtunuz galiba. Bana Türkçe olarak þu izahatý verdi: . lütfen. Ýstan a iyi bir garp terbiyesi görmüþ bir yeni genç kýz nesli vardý. artýk olan olmuþtu. þu þekilde izihat vermeye mecbur oldum: . yerinden kalkmýþtý: . diyordu. dedim. öyle güzel bir karakteri vardýr ki. Fakat. dedi. beni methederken hem hoþlanýyor. Þimdi sizi Nezarete inha edeceðim. birdenbire kendisini toplayamadý. kocasýna hitap ederek: Bilmezsin. hani bazen insanýn yüzünde böcek dolaþýrda tuhaf ürperme olu un gözlerinin de böyle bir böcek gibi yüzümde dolaþtýðýný bakmadan hissediyor. Çaðýrh. Onlar. Feride ne enterasan bir kýzdýr. matmazel. bir türlü yakamý býrakmýyordu. Onu burada görmek. n e ulvi bir feragat numunesi ve benim için ne bulunmaz bir makale mevzuu. hâlâ hayretten kendini kurt Ya o saygýsýz Nafia mühendisi! Odanýn bir köþesine saklanmýþ beni göz hapsine almýþtý. Bunlar Loti'nin dezanþante'l gibi faydasýz spleen'lerle kendilerini harap eden nesilden bambaþka bir nesle mensu pturlar. Ne güzel. olur mu? . benim sýrtýmda babayani bir çarþafla burada bulunmamý bir türlü sýðdýramýyor.Senden artýk müsaade isteyeceðim. Emriniz gelinceye kadar vekil olarak çalýþýrsýnýz. Maarif Müdürü'ne döndüm. Piyer. yer For.Bu tevazu da çok güzel. Türklerin u yanýþýndan bahsederken müsaadenizle sizin adýnýzý da zikredeceðim matmazel Feride Çalýkuþu. kuvvetli bir ses ve ukala bir tavýrla: . herkesin bir þeye heves ettiði gibi.Fransýz mektebi mezunu olduðunuzu ve Fransýzca bildiðinizi söylememiþtiniz. Fakat ben. Memleketin hangi bahtiyar mektebinde hoca olduðunuzu sorabilir miyim ? Dedim ya. vilayet için zintilerimiz arasýnda fýrsat bulursak.Matmazel Feride Hanýmefendi köy muallimliði için ýsrar ediyor. Piyer For. kendisinin mer kezdeki Darülmualli- ÇALIKUÞU 245 mat'ýn Fransýzca hocalýðýnda daha büyük hizmetler yapabileceði kanaatindeyim. dedi.Ben anlýyorum matmazel. Sizin gibi bir genç kýzýn arzularýna itaat etmek ir vazifedir. Fakat.. Kristiyan. derin bir hürmetle önümde eðilerek b ir koltuk da bana ikram etti: .Kristiyan. Gönlümün rýzasýyla bu vilayette çalýþmak. Türkçe olarak: . sizi güzel köyünüzde talebeleriniz arasýnda ziyaret riz. ben de hoca s ettim. Ya ah iþe baþlarsýnýz. yoksa Çadýrlý? Matmazel. Tabii. dedim..Hanýmefendi ayakta kalmayýn. Anlamadan yüzüne baktým. istanbul'un en asil ailes ine mensuptur. herhalde yelkenli kayýk ile dünya seyahatine çýkmak kadar tehlikeli bir k apris deðil. böyle olunca i. hem utanýyordum. ona bakmýyordum. Benim bundan çýkardýðým netice þudur ki. memleketin çocuklarýna hizmet etmek iste týmdan memnunum. aksiyon'u boþ hayale tercih ediyorlar ve istanbul'daki refah ve sa adetlerini býrakarak kendi istekleriyle Anadolu'yu uyandýrmaya geliyorlar. Ruhun böyle ince elan'larýný Kristiyan da þüphesiz çok iyi ar.. rahatsýz olu Kristiyan'ýn merakýný yatýþtýrmak için.Bütün bunlarda þaþýlacak bir þey yoktur. karnesine dayanarak: . kocanýn benim adýmý gazeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluðu kese im. Nasýl söylediniz?.Bendenize teklif ettiðiniz mektep neresiydi? dedim.Durunuz. Fakat.

diye dýþarý çýkmak istedim O. Kristiyan'a çok tesir etti. Allah belasýný versin. latasý fena halde ýslanmýþtý.Hoþ geldin. sana yalan söyledim Krýstiyan Ben. Ne yazýk! Sana çok acýrým. ben bu haktan mahrumum Kristiyan!. Baþýmýza bu hal de geld akýlsýz kafanýn derdini ayaklar çeker.j tiðýn kadar acýnacak insanlar deðillerdir Bir büyük tesellileri vardýr onlarýn. bu seferlik bizim lata çekti. l Mektebe geldiðim vakit Muavine . deðil mi? Saklama küçüðüm.. iler'den sonra. .. fakat he ilirdi. ömür. itiraf etmekten kaçýnýrdýn. Ah. bir gece yabancý bir memleketin karanlýk ve soðuk bir odasýnda yalnýz kaldýklarý vakit. dedi.Hakkýn vardý. onu sevmemek mümkün deðildi. Nihayet geldi. Aðarmýþ top sakalýnýn çerçevesi içinde yuvarlak yüzü. Birkaç defa seni görmeye gelmiþti O zaman. biraz kurunacaðým. akýllý hanýmlar.. yýllar geçtikten sonra. doðru mu söylüyorsun? dedi. gayet yavaþ: . Zannederim ki. gör Hiç kimseye benzemeyen bir tavrý vardý. Beni odada görünce: . niçin evlenmedin? . Kusura ba kma kýzým.Hayatýn. ÇALIKUÞU 247 Kâh pencereden teneffüs bahçesini seyrederek. Bu cevap.Feride. derler ama. Kristiyan. Recep Efendi'nin idareye gittiðini.Cevap vermiyorsun. Darülmaullimatf nda derse baþladým.Nasýl Feride. bir genç kýz için daha büyük bahtsýzlýklar da biliyorum. sana onu soracaðým. Munise tekrar gözlerimin önüne geldi. ý!l( . beni bir köþeye çekti: . o güzel darbýmeselin söylediði gi i. güzel bir evin çiçekli bahçesinde çember çeviren þýk bir küç Ayrýldýðýmýz zaman Kristiyan. Hangi rüzgârýn seni bu nlýyorum. burasý-] ný beðenmediðimi söylersem esasen ayýp düþer. her bir vardý. rahatsýz etmeyeyim. niþanlýn þimdi nerede? Baþýmý önüme eðdim.. Arad lar. dedim. ben. * "Sana çok acýrým Feride. yolda bir saðanaða tutulmuþ. onu çok severdin.. bir genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük f man gözlerimi önüme indirerek kapadým: "Doðrusu. Bura-1 ya galiba çok ýsýnacaðým. Sevdiði bir niþanlýnýn ölümün t.Efendim. hatta zannederim mý benden büyük. neredeyse) gelece erek beklememi rica etti. Fakat. Allah cümlemize mübarek etsin. beni doðru müdürün odasýna götürdü.. görünüþte fena insanlar deðil. dedi. bir el iþaretiy . Halbuki. talebemi yaþça bana yakýn. Mamafih. Bu hayalin yüzünü kalplerinin duda. sonra gelirim. Latasýný çýkarmaya baþlamýþtý Ben ayaða kalkarak: . O vaziyette baþka ne di ilirdim7 Fakat ben. on beþinin mutlaka aydýnlýk olacaðýný bilmiyor deðildim. Fakat bu sefer bir otel odasýnda minimini keçisiyle oynayan fakir bir çocuk deðil. uzak bir rüyayý takip eder gibi gözleri dalgýn.Feride. kâh duvardaki levhalarýn karýþýk yazýlarýný o yarým saate yakýn onu bekledim. genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük felaket olamaz." * Bu sabah B. sesi hareketli devam etti: Reþat Nuri Güntekin 246 'l. Þemsiyeyi almayý unutacak olduk. býn bu kadar koyu bir karanlýktan. Hele Recep Efendi isminde sarýklý bir müdür var ki. zavallý Çalýkuþu!. elma gibi kýrmýzý yanaklarý. bir felaketten sonra daima bir saadet verdiðini. bu kadar umulmaz bir dakikada doðacaðýný aklýma getireme m. Üstünden akan sulara bakarak: . erin son bakýþý benimdi!" de-1 mek hakkýna maliktirler. Feride.kýzým. Sen niþanlýydýn. Sýmsýký bileklerimi tutan elleri titriyordu: . o niþanlýnýn çehresini göz önüne getirmek im-1 kânýna maliktirler. Yeni arkadaþlar... idareden þimdi haber verdiler.Geçen sonbahar onu kaybettik. hakkýn var" dedim. ayýn on beþi karanlýksa.Tu.

rým. Sobanýn yanýna bir iskemle çekerek oturdu.Evet. Yani demem o demek ki. Maarif Müdürü'ne sormadan pasaportunu eline verdim. bu sözleri biraz sýkýlarak.Bak tereslere.tekrar oturmamý emretti: . Sen. Deminden beri bir þey söylemek istediðine dikkat ediyordum. Öyle deði naz Haným? Aðzýný açmaya tövbe mi ettin? Þehnaz Haným. kadýn kýsmýnýn süs ve altýna tutkusu bir yaradýlýþ eðilimidir. O da benim gibij mütehayyirdi: ÇALIKUÞU 249 . ille velâkin evvela git. Sonra söz söylemek fýrsatýný kaçýrmamak istiyor gibi: . Ne kabalýk Yarabbi! Dershan . sobanýn yanýnda dumanlan çýkmaya baþlayan ýslak kundurularýnýn naili tabanlar gibi yerinden fýrladý: . kahkahalar Müdür Efendi'ye sirayet etti. amma yaptýn ha.Amma yaptýn ha. . be kýzým. Ben. sen git. (Yakasýna bakarsan gömlek eplerine bakarsan yelek). . bütün K'ler ibi telaffuz ederek konuþuyordu. Fakat. dedim. su ile çý yok.Fakat bende boya yok. Ama ne yapalým ki Allah sürmüþ.Hanýmýn tabii rengi efendim. ders f vakti oldu mu dersin? . kapý dýþarý ettim. dedim. dýncaðýz. aksi aksi yüzüme bakýyor' . hariç-j ten muallimlik vakarýný muhafaza etme li. Benim muallimlerim kendi öz kýzlarým demek248 Reþat Nuri Güntekin tir. seni talebeye takdim edeyim.Yüzümde bir þey mi var efendim? dedim.Kýzým. öyle olmuþtu. ha" diye gülerken (h) harflerini. Fena halde þaþýrdý ir þey mi sü. Bu defa. Müdür Efendi.Oldu efendim.Müdür Efendi. Recep Efendi. öyle söyle. Çarçabuk kaným kaynamýþtý. ne yapalým? diye ilave etti. Müdür Efendi. Sinirli sinirli. diyordu. ben dünyada yüzüne boya sürmüþ insan deðilim. . Allah'tan ha. Herhalde bu Recep Efendi.Sen bayaðý çocukmuþsun. Ýlle velâkin gayet ciddi olmalý. onun gülüþü de herkesten baþka tür "Ha. Sonra tekrar bana döndü: . ille muallim kýsmýn fa girmesi caiz deðilir. . kulakta çýnlayan tuhaf bir sesi vardý. Kocaman meþin kunduralarýnýn at nalý þeklinde çi süslü tabanlarýný ateþe vererek benimle konuþmaya baþladý. yine mektebe gelmiþ çocuklara alfabe talim eder gibi tane tane döküyodu. Ben delibozuk bi par mýyým. Gayri ona göre çalýþýrsýn. mektebin müdür muaviniydi. dedi. ari-l fe olmalý. o memuriyetin istihsalinden dah müþküldür. edibe olmalý Vazifede kusur etmemeli. Çekiçle üstlerine vurulan madenler gibi.Yok caným efendim. Arkasýnda mor çizgili sarý atlastan bir yelek yahut gömlek vardý.. benim bu þaþý gözlerimi görüyor musun? Onlarýn l yan bakýþlarýný alimallah bin liray bir bakýver-l dim mi. tövbe olsun arkalýðý sýrtýma alýr. þaþkýn þaþkýn: . . þu yüzünü iyi bir yý Müdür Efendi. evet. beni sýnýfa götürmeye r penceresinden talebelerimi görür görmez yüreðim aðzýma geldi.Sen. böyle parlak yüz gördün mü Muavine Haným? Kýzým. Bugün sana pederane ihtar ediyorum. teklif mi var? Bir bakýma senin pederin sayýlýrýz. talebe sýnýfa girdi. Müdür Efendi. adýla. eþyayý kendim taþýrým. yapa-.Amma tuhaf iþ ha. ha.rülmüþtü? Muavine Haným'la birbirimize baktýk.Haydi kýzým. sesini alçaltarak! söylemiþti. Birdenbire iþi anladým ve kendimi tutamayarak güldüm: . dedi. annen sana süt yerine gül reçeli mi emzirdi be? !. Muavine Haným. "Her yerde iþittiðim bu söz artýk canýmý sýkmaya baþlam týkýrýnda gitmiþ ha! Þu var ki. akýllarý baþlarýndan gider.Hamallarý iki mecidiyeden aþaðý razý edemiyorum. Bir tanesi geçenlerde bir hal yiyecek olduydu: Tövbe ler olsun. Muavine de benimle beraber gülmeye baþlamýþtý: . o boyalardan ben de þikâyetçiyim. dedi. pek hoþ bir insan olacaktý. Öksürmeden lakýrdý söyleyemeyen orta yaþlý. hâlâ üstünde ince ince dumanlar tüten latasýný giymiþ. Allah'tan ha? Allah da verdi mi verir. cýlýz. bir memuriyetin muhafazasý.

. gayri ihtiyari. o bin liradan fazla deðer yan bakýþlarýyla penceresinden bakarsa dehþet! Onun için talebelerime ayrýca bir ihtarda bulunmaya lüzum gördüm: . devletten. yerlere geçiyord um. on kadar devam etti. 252 Reþat Nuri Güntekin . Bana "kal-patan"ýn sadece "kerpeten" demek nu söyledi. Sabahta an söylenen geveze Çalýkuþu.elki elli çocuk vardý. d Hasýlý. Nihayet. astarýný da istersiniz. bunun size faydasý olursa bahtiya lacaðým."Çýk kýzým. limon gibi sýkýp ilmini aðzýndan almazsanýz. Size. Öyle zannederim akýþ. Müdür Efendi. müþkül bir vaziyette kalacak. Kýzlar. kürsüyü yumrukluyor: "Ne sýrý alpataný getiririm ha!" diye yarý þaka. Aman Yarabbi. Söyleyecek b endimi tutamadým. O maden gibi kulaklardan çýnlayan sesiyle baðýrarak be eriyordu: . Bir parça Fransýzcam var. Müdür Efendi fazla gülenleri "kalpatanla diþlerinizi sökerim ha!" diye zarifane tehdit edermiþ.Hanýmlar. Sýnýftan çýkarken kýzlarýmdan biri yanýma geldi. Kapayýn çabuk aðýzlarýnýz r gibi ne sýrýtýp duruyorsunuz. bu gizli gülüþ. onlardan daha ziyade ükmüþtüm. kimyayý. týlsým bozulmuþtu. içi cevherlidir. o kadar aldýrýþ etmiyorlardý. lakýrdýlarý Bereket versin. Baþýmýn içi bomboþtu. O ne ya. Nutuk. o anda bizi birbirimize sevdirdi. y vahýnýza. sizi tehdit etmek için benim elimd e Müdür Efendi'nin galiba "kalpatan" dediði þeyher neyse ondan yok. Müdür Efendi.O memalik-i irfanýn anahtarlarý. nlar da gülüyordu. gülmeleriniz tebessüm derecesini geçmemeli. son bi r ÇALIKUÞU 251 defa daha: "Sýký tutun. yarý ciddi onlarý tehdit ediyordu. Bereket versin. Sýnýfta gülüþmenin artmasý nihayet Müdür Efendi'nin dikkatini celp etmiþti. Fakat maþallah Recep Efendi. . o ne ya?.. ilk dersim pek güzel geçti. makamýna bakalým!" diye hemen hemen zorla beni kürsüye çýkardýktan sonra. boðazýna bas limon gibi sýkýn ha. hemen bu dakikada çekilip gitseydi. Onlar da gözlerime bakarak gülümsemeye baþladýlar. yakasýný býrakmayýn. tövbe olsun. Birdenbire yumr vurdu. rezil olacaktým! Ýlk defa doðrudan doðruya sýnýfa bakmaya cesaret ettim. neler söylüyordu! Avrupalýlar týbbý. hafifçe güldüm. þu parmak kadar kýzýn elindedir.. milletten yediðiniz ekmek zýkkým olsun!" diye ba sonra çýktý gitti. Birdenbire üstüme diki en bu bir yýðýn göz karþýsýnda adeta eriyordum. Bu kadýn kýsmýna yüz vermeye gelmez ya. Sýký yapýþýn. ananýzdan babanýzdan. az yüz verdiler mi. Böylece talebemle ilk bakýþýmýz tatlý bir tebessüm oldu. Maþallah. Doðrusu ben. Siz. diye söze baþladým. uzu verdi. onda müthiþ bir dinletme meraký vardý: 250 Reþat Nuri Güntekin . parmak kadar görünür ama. Birde bana bir cesaret geldi. berbat ederini. ancak Fransýz diliyle olurmuþ. dut yemiþ bülbüle dönmüþtü. dilim açýlmýþtý.O ne ya?. onun heybetin e bakmayýn. Artýk. kýzlarýmýn yavaþ y e kocaman hanýmlara karþý kýzlarým diyebilmek ne saadet! Yalnýz ara sýra biraz fazla gülüyo enim için hava hoþ. na. talebelerim beni hâlâ Müd endi'nin nutkuna gülüyor sandýlar. O melun kahkaha nöbetlerinden birinin tutmak üzere olduðunu hissediyor. tüfekle olmaz.Hanýmlar.. Artýk. Ara sýra gülüþmeler arttýkça Recep Efendi. Fakat size kýrýlýrým. Hepsi de hemen hemen benle akran genç kýzlar. iyiden iyice coþmuþtu. kendimi toparlamýþtým. felekiyat ve riyaziyatý Araplar aldýklarý halde biz ne halt karýþtýrýp Avrupalýlardan yeni bilgileri almýyoruz? Avrupalýla ni ilm-ü irfanýna payzeni duhul olup gücün yettiði kadar ganimetler almak meþru bir çapul i Bu çapul öyle topla. Þaþý gözlerinin bin liraya satmayacaðýný söylediði o korkunç yan bakýþlarýndan biri . Talebemle yalnýz kaldýðým bu ilk dakikanýn bu kadar müþkül olacaðýný düþünmemiþtim. Hiç güçlük çekmeden söylüyor. diye baðýrdý. Aman.

tövbe olsun gözüm açýlacak!" diyor. Yusuf Efendi.Affedersiniz beyefendi.. diþlek bir ihtiyar muallime. Arkadaþlar. Süzgün yüzünde. ondan çekiniyor. iki duvar köþesiyle bu soba arasýndaki ar lýða girerek ayakta durmuþ. Bir 254 Reþat Nuri Güntekin aralýk gözlerimiz birbirine tesadüf etti. hemen etrafýný aldýlar. aç leri bana. nazik. yeþilden yapmalý!" diyor. diyor. Müdür Efendi bunun rengine i ediyor: "Müslüman kýsmýna kara giymek yakýþmaz. B irbirlerinden hiç ayrýlmýyorlar. ince uzun boylu bir efendi girdi. Coðrafya hocasý Ömer Bey..'ye gelmiþ. eðlenmiþ-tým. kýranta bir miralay mütekaidi. onlarý aðlamadan dinleyemezmiþ. Onun da gözü beni ýsýrýyor.Allah. iki kardeþ. ama leke olacaðý derek aldýrmýyoruz. pansiyonun loþ dehlizlerinde mahzun mahzun gülümseyen Isa resimlerini hatýrla ttý. Ýçeriye gird t siyah önlüðüm ýslanmýþtý. Mektepte birkaç erkek muallim de var. Türlü maskaralýklar eder. evinde bile herkesle seviþebilir mi? Arkadaþlar arasýnda en hoþuma giden. tallý seste belli belirsiz b kâyet! Etrafýnda bir daire çeviren arkadaþlarýma bir türlü bitmeyen yaðmurlardan þikâyet ed valan. Fransýz filandý. Ben. olabilir.. bir musiki müzesi gibiymiþ. benim kendi icat ettiðim bu kýyafe vaþ yavaþ yayýlmaya baþladý. teneffüste bile peþimi býra rlar. Birisi vaktiyle Merkez Rüþti-yesi'nde beni müdafaa eden uzun boylu. her sazdan varmýþ. Zahit Efendi. insan. Bana karþý fazla soðu duranlar.B. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla beklediðini söylüyordu. tatlý bir adamdý. doðrusu onlara da fena insanlar diyemem. O. Arada þunu da söyleyeyim ki. Göztepe taraflarýndan bir yerde muallimeydi. sessiz bir evde yaþýyorlarmýþ. Öyle parçalarý varmýþ ki. Her çalgýdan.. Zaten Þeyh E meþhur bir bestekâr. birkaç s vvel B. dedi. Bulunduðum yerden baþýmla selamladým: . diyordum. Kapý beþ yaþlarýnda. Halim. Vaktiyle trende afacan bir mektep kýzý görürdüm ize öyle benzerdi ki. dikkatle yüzüme bakarak: . gizli gizli mavi latasýnýn yakasýný rek: "Vah ne þirrettir o! Þunu bir atlatsam yok mu. ince sarý sakalý. Fakat o. Hele söz söyleyiþi doyulmayacak kadar tatlýydý. Hatta. Bu halim. Allah! Bu kadar benzeyiþ görmedim. ihtiyar bir din dersleri hocasý. ellerimi önlüðümün ceplerine sokarak üstümü kurutuyordum. Sebebi nedir. Eski bildiklerden ikincisi kocaman gözlüklü. Fakat. Arkadaþlarýma gelince. Muallim odasýnda kocaman bir çini soba yanýyordu. Köþenin karanlýðýnda beni biraz daha iyi görmek i gözlerini büzdü: . Bu k nler söylüyorlar. talebelerim arasýnda bile.ihtimal. Nezihe ve Vasfiye diye iki sevimli istanbul çocuðu. 28 Mart Kýzlarýmdan çok ama pek çok mennunum. Böyle olduðu halde bahsedilen Þeyh Yusuf Efendi'nin mutlaka bu zat olduðunu anladým. bütün B. muavin Þehnaz Haným bana. odanýn bir köþesinde yan yana bakarak benim için herhalde iyi olmayan þeyler fýs aþanlar yok deðil. ekseriy e mahkûm hastalarda görülen renksiz.'nin en ehemmiyetli bir þahsý.. insan. kendi kendilerine küçük. Yalnýz mektebin 253 ÇALIKUÞU deðil. Fakat. paltosunu çýkardýlar. þeffaf bir beyazlýk vardý. bir Mevlevi þeyhiymiþ. Yeni Fransýzca muallimimiz Feride Haným. galiba. Beni o kadar sevdiler ki.Kim bu küçükhaným. bir vag n dolusu halký güldürmekten kýrar geçirirdi. yaðmurlu bir günde gördüm. bunlarla sýký fýký arkada tavsiye etti. Vaktiyle arasý sý a tren arkadaþlýðý ederdik. iye gülerek . Bilakis Recep Efendi. bilmiyorum! Bunlardan baþka iki tane eski bildik var. bildiðimiz siviller gibi giyinmiþti. Müdür Efen-di'nin yan bakýþlarýndan kokmayan ye arkadaþýmýz bu. Kendisini ilk defa soðuk. Mekte pte onu çok seviyorlar. Soba boru kendime siper ederek ona bakmaya baþladým. Takdim etmeyi unuttuk. talebelerimizden mi? diye sordu Arkadaþlarým hep birden bana döndüler. Teneffüste talebelerimle beraber bahçe onlara yepyeni bir top oyunu öðretmek bahanesiyle biraz oynamýþ. önüme bakarak: . burada haftada bir gün ders veriyormuþ. keskin kara gözlü kadýn ki. ismini bilmediðim bir yazý mualli nihayet musiki muallimi Þeyh Yusuf Efendi.

O gün. Evet.. oradan dereye inen bayýra kaçmýþ. Birkaç günden ben Munise'nin suluboya bir resmiyle uðraþýyordum. dedi. evimizden çok memnunuz. resim yapmaya baþlýyorum. bu Yusuf Efendi'yi bir aðabey gibi seviyordum. derin nde geçmiþti. içeri alýncaya kadar epeyce yürek üzüntüsü çektik. toza. bu þeytan mahluklar ayaklarý arý yeri benden iyi bilirler ya.Büyük bestekârýmýzý tanýdýðýma çok memnun oldum efendim. hafifçe ayaðý kayþa doðru dereye düþecek Hoþ. uzun ince bacaklarýyla debelenmeye baþlýyor. alt alta. Daha iyisi. Bu memleketin. öyle güzel bir baharý var ki. Kendi evine iki üç dakikalýk mesafede.vaka geçti tebin kullanýlmayan eþya ile dolu metruk bir salonu var.Ben. açýk kalan mutfak kapýsýndan bahçeye. üst üste boðuþmaktan göz açamadýk ki. vallahi ben durmak istiyorum ama. Hele biçare Munise. dedim. Hülasa. senin þeytanlýðýný anlamýyor muyum sanýyorsun? Sen hayvaný mahsus gýdýklýyorsun. Çocukluðumun mesut günleri bir orgun çaldýðý aðýr. On gün evvel tuhaf bir . keçsiyle beraber çimenlerin üstüne uzanýyor Resim meraký bende en uyandý. topraða bulanmýþ bir eski org iliþti. ip atlamakla geçiriyorum Yorulduðumuz vakit ben. Yaramaz kýz usl ursa çabucak bitecek.bizi epeyce korkuttu. hýrçýnlýk etmeye. küçük. ayný semtin kenarýnd alý. Her taraf yemyeþil.Bendeniz bestekâr sýfatýna layýk olacak bir1 eser vücuda getirdiðime kaný deðilim. Birkaç erimde küçük bir meziyet varsa. köþelerden birinde gözüme. Bizim kapýmýzý bu saatlerde hiç kimse çalmayacak. . yalandan surat ediyorum: "Ne yapayým. Munise de. ben de dün çok neþeliydik. N ezer? Gülmekten. Unutulmuþ bir dost mezarýna yaklaþýr gibi titreye titreye onun yanma gittim. ellerinde mendi lerle babalar. ad ayaný Bu dalgalý yeþillik içinde gelincikler. birdenbi atlý ve mahzun bir ihtizaz uyandý. bunu bana içinin eþyalarýyla beraber raladýlar. diy Mektepteki derslerim galiba fena gitmiyor. Komþu evlere. aþaðýsý mi Allah esirgesin. ince þeyler söylüyor ki.akþamüstleri ortalýk kararýrken biraz mahzun oluyoruz. Ben. Sesin gizli þikayetiyle öyle güzel. Panjurlar kapalý olduðundan buraya adeta bir akþam karanlýðý basmýþtý bakýnýrken. eþyayý düzeltecektik.. El erini ovuþturarak boynunu büktü: . Bu nazik mahsun hastaya bayýlýyorum. Sadece Maz lum -Çoban Mehmet'in verdiði keçinin ismini Mazlum koyduk. minimini. Baþýnda kýr çiçeklerinden bir çelenkle. bir ders levhasý almak içi n o salona girmiþtim. gülmeyi fazla sevdiðim için ara 256 Reþat Nuri Güntekýn il M ýl'ý sýra darýhyor: "Kalpataný sana da getiririm ha!" diyor. Sözde biraz temizlik yapacak. þirin bir evceðiz. Hele bahçemizin önündeki dik bayýr... o da Hâmýt. bu daim böyle olacak. bunu bana ah razý olsun Hacý Kalfa buldu. Neyse.. Yalnýz. kendisini saraya girmiþ zannediyor. B 7 Nisan En büyük bir emelime daha kavuþtum. birbirimizi kovalamaktan. Fikri gibi bazý büyük þairlerdeki ilahi melali bir sesle ifade etmesinden ibarettir. taze yaralar gibi kanýyor Bütün boþ günlerimi de Munise ile koþmaca oynamak. Þeyh Yusuf Efendi ile ahbaplýðýmýz çok ilerledi. fakat pozdan pek sýkýlýyor. Bu ÇALIKUÞU 255 yaramaz. kardeþler geliyor. Ne yapayým?" diye kaçýyor. parmaðýmla onu tehdit ederek: . Bahçemde renk renk çiçekl açýyor. Yalnýz. ç a keçisiyle karþýmda oturmak ona pek güç geliyor Ara sýra Mazlum. bahçeli. Müdür Efendi benden çok memnun. Hoca Efendi? Üst dudaðým bir parça kýsa da ciddi durduðum vakit bile gülüyorum unuz!" diyorum. Munise. Munise. Dünden beri güzel. Sanatkârlar böyle cümlelere karþý pek hassas oluyorlar. odamýn pencerelerine sarmaþýklar týrmanýyor. taþlýktaki mavi çinilere ayaðýný sürüyor duvardaki çi rini elleriyle seviyor. temiz bir evim var. Mazlum durmuyor. O vakit Mun "Abacýðým. Beyaz teninde bir pembelik uçtu. Ba kýzýyorum. gözlerine inanamýyor.

nerede olduðumu unutmuþtum. Yaptýðým þeyin iyi o fakat ne yapayým. kimseye çalmadým. Hafifçe ti reyerek baþýmý çevirdim. Ne kafasýz kadýnsýn! Bu dakikada tuhaf bir þey oldu. haftada bir gece mektepte nöbetçi kalýyor ar. Sesler gibi parma klarýn da bazý ihtizazlarý vardýr ki. Çünkü bu hasta ve hassas Þeyh. Konuþa konuþa salondan çýkmýþtýk. Þeyh Efendi. Arkamda derin bir ah. Ah.Beis yok. Yusuf Efendi. olmaz mý küçükhaným? iþte bu vaka. Muallimler. Elinden rdi. Birkaç gün evvel çocuklardan biri satýn almak iste diði udu muayene ettirmeye getirmiþti.Onu bana getir. büyük bir kabahat iþledim: Meydana çýkacak diye yüreðim titriyor. Karanlýkta gözüme Þeyh Yusuf Efendi'nin sarýþýn simasý göründü. Ben. yavaþ olarak sevdiðim can birini çalmaya baþladým. . fakat bir musiki-parçasýndaki meziyetlerden hangisi nin bestekâra. neler çaldýðýmý bilmiyordum.Dur. Org inledýkçe yavaþ yavaþ kendimi kaybediyor. öyle sandým ki. . Anlamayacaklarýnd emindim. ancak bir hassas kalbin melalinden akar. . fakat pek Çalýkuþu . Elimde bir mektupla arka sýralarda oturan bir talebeye yaklaþmaya baþladý. yapraklar içinden rüzgâr geçmesine benzer bir ses iþittim.Bunlar. Cemile Haným için kapýcýya bir mektup býrakmýþlar da. cantique denilen bir nevi ilahilerdir ki. Cemile. hangisinin musikiþinasa ait olduðunu tefrikte yanýlmam. Ayrýlacaðýmýz vakit. Musiki aletlerine merakým var da efendim. Cevap vermedim.u salona ne yapmaya geldiðimi. . rica ederim.Devam et yavrum. çok marifetli bir kadýndý. kesik saçlý arkadaþlarým. onlarda.Kendime bir üstad-ý sanat diyemem. derin bir ses verdi. bu ince parmaklarla uda deðil.F 17 258 Reþat Nuri Güntekin güzel þeyler olacaðýný tahmin ediyordum. Vaat ettiði parçalar edim. Geçenlerde vefat eden bir ihtiyar rahibin terekesinde n bendeniz de bir org almýþtým. Org. benden iz de defterime zapt ederim. siyah önlüklü. yerinden atlayarak hademenin elinden mektu bu kapmýþtý. Orgun üzerine baþýmý daha ziyade eðerek gözlerimden akan yaþlar kuruyuncaya dar çaldým. Ayaðýnýn altýna bir sandalye çekerek lambayý muayene ediyordu. bana bir vaatte bulundu . gönlümün içine dokunuyor. bitkin bir halde durdum. onu feryada getirecek sanýyorum. Bu parçalarý çalmak isterim. Ne vakitten beri burada olduðumu. ÇALIKUÞU 257 . B. kafile kafil yordu. bu sözlerime inanmadý. lakayt görünmeye çalýþarak cevap verdim: .Bunlar kulaktan kapma þeyler efendim. Hafifçe baþýný sallayarak: .Hiç. içimden öyle geldi. Parmaklarýnýn ucuyla tellere þöyle birkaç defa dokun k olduydu. tuþlarda parmaðýmý koydum. Eski günlerimin eski a tamamýyla kendimi terk etmiþtim. Sonra göðsümde tutuk nefeslerle yorgun. devam et. esasen böyle yanýk þeylerdir efend im. ne hassas bir kalp varmýþ Feride Haným! Bir çocuk r uhunun bu engin hüznü nasýl bildiðine mütehayyirim. bir müsait vaktinizde siz orgda tekrar onlarý lütfederseniz. Dün gece sýra benimdi. Me ridorlarý gözlerimin önünde açýlýyor. Ben de hanede bir köþeye koydum. Yavaþça ayaðýmý bastým. Kapýdan ihtiyar hademe girdi. Bu cantiq ue dediðiniz ilahilerden bazýlarýnýn notasýný bana ihsan edebilir misiniz? ." diye kaç kere size t embih ettim. . Mayýs Dün. Akþam mütalaasýnda muavin Þehnaz Haným'la beraber mektebi dolaþýyorduk. alelade bir tahta p kunsa.Samimi bir melal mahsulü olan bazý parçalarým var ki. Sýnýflarýn birindek lambasýnýn iyi yanmadýðýný görerek içeri girdik. bu ses Ne yaptýðýmý düþünmeden bir sandalye çektim Orgun önünde oturdum. Ayþe Kadýn! O ne? dedi. Onlarý inþallah bir gün size çalarým. Ký ynunu bükmüþ. Þeyh Efendi ile olan ahbaplýðýmýzý bir kat daha artýrdý. Muavin. aðýr bir rüya içine gömülmeye baþlýyordum. "Talebeye gelen mektuplarý evvela ben göreceðim. birdenbire bulunduðu yerden: . Tam mektubu vereceði vakit muavin. mavi gözlerinde aðýr bir melal ile beni dinliyordu. Bir gün.Sizde ne derin bir istidad-ý musiki. notalarýný ne bileyim. dedi. yaralý bir gönülden gelir gibi aðýr. Hüzün bende deðil.

Burada üstü açýlmýþ bir küçük kýzý örterim. sessiz yatakhanelere aðýr bir rüya bulutu çökmüþ gibidir.Çünkü kardeþinden gelmiyor. kim bilir. gerek mektepte bu kýz.Hayýr. Muavin. ikide birde biçarenin yarasýn . Cemile. epeyce zengin bir adamýn kýzýdýr.Cezanýz pek aðýr oldu. Þehnaz Haným hýrçýn bir hareketle bu mektubu buru obanýn kapaðýný kaldýrarak içine attý. buruþturulmuþ kâðýt yýðýnla nu bulup çýkardým. Arka sýralarda birkaç genç kýz. Muavin ile beraber dýþarý çýkarke zdirdim. ötede yorganýný düzeltirim.Haydi. omuzlarý hafif sarsýntýlarl ora giderken muavine: . Sýnýfa derin nek uçsa iþitilecekti.Cemile. Muavin Haným. Muavin.259 ÇALIKUÞU Muavin hiç sükûnetini bozmadan: . ne bekliyorsun? .Niçin? . Muavine Haným. kardeþinden gelen bu mektubu ona vermeyecek misiniz? . . dedim. . ateþli baþýna yavaþça elimi koyarým.Buraya gel. ÇALIKUÞU 261 Nöbet gecelerimde herkes uyuduktan sonra boþ koridorlarda. gözka-paklarý hemen titriyor denecek suretle açýlýp kapan . . niçin itaat etmiyorsun? Bu cýlýz. bu küçük kelimede meyus bir isyan vardý. Gerek evde. Perdeleri açýk kalmýþ bir pencereden odaya soluk bir mehtap aydýnlýðý vurmu gece hýrsýzý gibi titreyerek sobanýn kapaðýný açtým. kýzýn bileðini hýrpalayarak mektubu kaptý. baþýný önüne eðerek aðýr aðýr yanýmýza geldi. zarfýn üzerine göz gezdirirken hafifçe kaþlarýný çatýyordu. O. Fakat. daha ileride kumral bir saç küm bir genç kýz uyuyordur. Yüzünde baþýný eðerek dudaklarý saranyor. Yalnýz hemen bana itaat etmediði için yarýna kadar ona vermeyeceðim. çocuðun büyük bir teessür içinde olduðunu anladým. mektubu hiçbir zaman okuyamayacaðýný anladý.Nasýl. Biz. niçin? Bu "niçin" sözünde. Cemile'ye gelince. Talebeler. Bu sene genç bir mülazýmý sevdi. dedi. müm zý olmuyor.. bu çocuðu yavaþ yavaþ tedaviye çalýþýyoruz. kararýmý verdim. Babasý. o mektubu bana ver! Muavin. Bu. biçareleri. bahçede tenha köþelerde. tekrar baþlarýný kitaplarýnýn üzerine eðdiler. . Cemile. On altý. düþüne düþüne dolaþtýðýný görürdüm. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla ayaðýný yere vurdu: . üçüncü mektuptur ki elime geçti. kýzým. sessiz.Buraya gelmeni söylüyorum Cemile. Vakit gece yarýsýna yaklaþýyordu. hareket etmiyordu. göz hapsindedir. .Merak etme kýzým. bir þeyler fýsýl260 Reþat Nuri Güntekin daþýyorladý.Niçin. yarý açýk ince dudaklarýyla hangi ümide gülümsediðini kendi kendim Bu birçok genç kýzýn uyuduðu loþ. ne kadar sabýsýzl dedir? . Koridorda dolaþan nöbetçi hademeyi bir bahane ile aþaðý göndererek muav odasýna girdim. Derslerinde de Yüzünü yakýndan gördüðüm vakit. baþýný sýranýn üstüne saklamýþ. Halbuki o. hastalýklý kadýnda öyle bir âmirane eda vardý ki. Cemile'nin Suriye'deki biraderinden.. ben bile titredim. Yýrtýlmýþ. Mülazýmý Bandýrma'ya gönder . Yarýna kadar nasýl bekleyecek. Konuþa konuþa muavinin odasýna gitmiþtik. Ben hâlâ nöbetçi muallimler odasýndaki yataðýmda uyuyamýy t. sesini daha ziyade alçaltarak devam etti: . er geç kaybedecekeri bu rüyadan uyandýrmamak için ayaklarýmýn ucuna basa basa .Haydi.Bu Cemile. çabucak ke Derin sükûnete raðmen heyecan içinde olduðu hissedilen sýnýfa hitap ile.Mektup. baþ baþa vermiþ. Cemile. þimdi yerine git! Þehnaz Haným. karanlýk yatakhanel erde dolaþmak çok hoþlandýðým bir þeydi. dedi. on yedi yaþlarýnda güzel bir dan kaçtýðýný. sert bir hareketle eli uzattý.

daha ileride çocuk. bir köþeye taþtan ocak ÇALIKUÞU 263 kuran aþçýlara baðýra baðýra emir veriyordu. Þurada bir iptidai mektebi mýzýka ile marþ okuyor. Onun için. kahvelerden birinin önünden geçiyordum. Ben. erkekler tarafýna savdýlar.. ne talebelerime söz anlatma k kabil deðildi. çýðlýklar. marþlar okuyarak gel ktep taburlarý bitip tükenmek bilmiyordu. Tam onun gö çat kapý çalýndý. Birdenbire arkamda ince bir sesin: "Buldum. yavaþ yavaþ kalabalýktan ayrýlmýþ. kalabalýðýn içinde kaybolmuþtu. Ne rezalettir bu ? Olmaz. muallim arkadaþlarýmdan Vasfiye ile son sýnýftan birkaç talebe. Þimdi "Ipekböceði" çýktý. sevinci orgun bir hüzünden baþka bir þey vermiyordu. kirpiklerinde d aha kurumamýþ gözyaþý damlalarýndan anladým. adeta izzetinefsime. Geçen . itiþe kakýþa. böyle ipekböceðine sekizi de kurban olsun!" diye baðýrmaz mý? Öyle utandým ki. k 262 Reþat Nuri Guntekin mekteplerinin þarkýlar söyleyerek geçtiðini gören Munise.. ç ir almaca oynuyor. ben bugün hiç eðlenmiyordum. bir peri deðil.Bahtiyar küçük kýz. Bu memleke k kýz mektebi varmýþ. Salýncaklardan birine atladýk. yüksek bir setin kenarýnda bir sýra kestane aðacý vardý. bir sel çukuru kenarýnda kocaman bir kayanýn gölges uþtum. m mlik vakarýma dokunuyor. Zengin bir ipek tüccarý olduðunu söyledikleri pot u. B. Yeþil bahçelerin arasýndaki yýlankavi yollardan.Ipekböceði" benim yeni ismim.. Fakat ne arkadaþýma. o. Yaramaz.. Recep Efendi: . böyle kalabalýk gezintil rden hoþlanmýyorum. "i gunum. Çalýkuþu bitti. O gece. Üç güne kadar imtihanlara baþlýyoruz.mutlaka benimle sallanmak istiyordu. "Gitmem" diye inat etsem: "Naza çekiyor kendini!" diyecekler. yeni uyumuþtu. Hem daha fenasý. diye bar bar baðýrýyormuþ. Genç hocalardan bazýlarý b lerle beraber bu aðaçlara kolan salýncaklarý kurmuþlardý Yaprak kümelerinin arasýnda renk r tekler uçuyor.. yüzüme karþý da böyle "Ipekböceði" demekten çekinmiyorlar. Onun için gitmemeye. efendim.Tövbe olsun. mavi latasý. Erkek hocalar derenin karþý tarafýndaki bir aðaçlýða çekilmiþlerdi. sýzýldanmaya baþladý. kahkahalar dalgalanýyordu. Taþkýn kovuklarda bitmiþ cýlýz san çiçekleri koparýp ayaklarýmýn altýndan geçen suya gýn düþünüyordum. çaresizce çarþafýmý giyerek peþlerine takýldým. Meðer salýncak eðlencesi için beni arýyorlarmýþ. Vallahi. Mürüvvet Haným -beni vaktiyle Merkez Rüþtiye Mektebi'nde müdafaa eden kesk kara gözlü kadýn. Muallimlerle büyük talebeler çarþaflarýný atrn nebilmek için Müdür Efendi'yi güç bela kandýrdýlar. Dere kenarý papatya çayýrlarýna dönmüþtü. olmaz. Yarý zorla beni oraya kadar götürdüler. Talebelerime gelince. helva yaptýrdým. tlaka beni önüne katýp götürmek emriyle müdür tarafýndan gönderilmiþti. Bilmem niçin. ben onun için hassaten kuzu doldurttum. ut nutuk söyleyen bir çocuðu alkýþlýyordu. ötede bir alay genç kýz. Bu yüzlerce kýz çocuðunun çýlgýn neþesi. kocaman siyah þemsiyesiyle dolaþýyor. onlar da son sýnýf namýna ricaya geliyorlardý: .'deki bütün kýz mektepleri bug n bir saat uzakta. Faka . mintanlý. Bunu. Munise. urur mu? Uzakta. * Küçük talebelere beyaz giydirmiþlerdi. kahvenin bir ucundan öbür ucuna: "Sekiz tane dut bahçem var. ki kadar sevineceksin? Bu kaybolmuþ þeyi hangi görünmez gece perisinin oraya getirip býraktýð di kendine soracaksýn. Fakat. kaba saba bir adam. eðlenece klerdi.. Baktým. 20Mayýs Dün dersler kesildi. bugünü bahçemde geçirmeye niyet etmiþtim. Ben. Cemile. bir dere kenarýnda Mayýs Bayramý yaptýlar. yer ya ere geçecektim. büyük karmakarýþýk bir insan kümesi manzume okuyan. Cemile'nin karyolasýný bulduðum vakit biçare. nefret ettiði in sandan gelebilecek mektuplarý daima kalbinin bir parçasýyla beraber yakmaya mahkûm bir t alihsiz.eðim titreyerek yürürüm. Bizim aramýzda yalnýz R . B. mektep önlüðünün cebinde sevdiðinden gelen mektubu bulduðun zaman. sadece bir biçaredir. Yavaþça üzerine eðildim: . Hem bu isim yalnýz mektepte kalsa yine þikâyet etmeyeceðim. sallanmasýný bilmiyorum!" diyorum. Ipekböceði burada!" diye baðýrdýðýný iþittim.

bestekâr. fakat böyle deðildi dedim. solgun yanaklarýna birkaç dam . Yolun uzadýðýný görerek onun yorulmasýndan korkanlara gü ce yol. dedi. Neyiniz var? 266 Reþat Nuri Güntekin . düþeceks in... burada somurtur durursun!" diyordu. nafile. Tambur baþladý. bugün hep eski þarkýlarý çalýyordu.t. Þeyh Efendi'yi ilk defa mektepte dinlemiþtim. Yusuf Efendi'nin musikisi beni sardýkça sarmýþtý. erkek muallimlerden bazýlarýnýn bir köþede gizli iklerini. Çok güzeldi tabii. Bunlardan hiçbirini þimdiye kadar dinlememiþtim. Zavall hayli uðraþtýktan sonra vazgeçti: 264 Reþat Nuri Güntekin . Aman. sular. Dere kena rýndaki kayalýklar öyle yüksekti ki. Bugünkü mektep eðlencesine o da gelmek istemi Kadýn hocalar. yine rahat vermediler: .Nafile böceðim. kendimizi göstermeye çalýþarak dere kenarýndaki ince yolu takibe baþladýk. baþýný tekrar omzuma býrakarak: . tamburu eline verdiler. Dikkatli dikkatli yüzüme baktý. Bugün kendimi o kadar kuvvetli hissediyorum ki!" d iyordu. Bir hastayý bu kadar yormak günahtý. Dere yolunda on beþ dakika yürüdükten sonra bir harap su deðirmenine vardýk. Kumral. Ben. . mahsus çay semaveri getirmiþi. En kaba saba görünenlerin bile aðlayacak gibi dudaklarý titriyor. Dayanamadým. dedi. dediðim yerde gülersin. bu yarý kapalý gözlerden ayýramýyordum Bir aralýk. Adamcaðýz.Hademelerden birini gönderip Þeyh Yusuf Efendi'ye bir tambur getirttik. Hocalardan biri uzaktan el iþaretleriyle beni çaðýrdý: . Yusuf Efendi'nin neþesi. Fakat gözleri yarý kapalý. Þeyh. Sen hakikaten sallanmaktan korkuyorsun.Sus. Bu musiki. Bir iki günden beri iyileþtiðini iþitiyorduk. mutlaka geleceksin! diye beni. Rahatsýz görünüyorsunuz. þarkýlardan bitirmesinden istifade ederek: . dedi. çünkü Yusuf Efendi ömründe hiçbir gün bugünkü kadar mesut ve ayný zamanda bedbaht o . Metebe gelmiyordu. diye yüreðim titriyordu. Vasfiye. Buraya gel. Mektepten. Þeyh Yusuf Efendi'yi sýk yapraklý bir ceviz aðacýnýn altýnda oturttular. Sekiz. bugün çok canlý ve neþeliydi. etraftan sularýn köpüre köpüre aktýðý bir kayanýn üstüne sinmiþtim. uzakça bir yere. Benim bugünkü neþesizliðimi o da fark etmiþti. niye gülmüyor? Vay aksi ço ay. on kiþilik b r kafileyle. ikide bir: "Hani. kollarým titriyor. bestekârýn karþýsýna oturttul ar. adeta bir boðaz vücuda getiriyordu. "Çaðlayanlar" leri bu yerde vadi birdenbire daralýyor. ÇALIKUÞU 265 Buradan bizi kimsenin iþitmesine imkân yoktu. Bana eliyle çay piþ ek istiyordu. Bu.. ebedi gitse yorulmayacaðým. epeyce zamandan beri hastaydý.Biraz dinlenmez misiniz? dedim. Gülme. Arkadaþlardan biri usulca kulaðýma eðildi. gözleri dolu . artýk bitecek. bir bahane ile Yusuf Efendi'yi erkeklerden ayýrmýþlardý.Olmaz. yemekt en sonra da peþimi býrakmadý.Niçin? diye sordum. birini bitirdikten sonra ötekine baþlýyordu. güneþ aþaðýya kadar inemiyor. çimenlerin üzerine zanmýþlardý. yavaþ yavaþ sar a baþlayan þarkýlarý ince bir terle nemlenmiþ. Benzin kül gibi oldu. dinleyelim. sonunda.. Þeyh Efendi'ye de birkaç kadeh verdiklerini söyledi.Ben. Müdür Efendi. öðle yemeðinde bizimle beraberdi. saçlarýný omzuma dayayan Vasfiye'nin kulaðýna: .. ömrümce kulaklarýmdan gitmeyecek! Arkadaþlar. Birdenbire yüreðim oynadý. þu zevzeðin elinden kendini kurtar da gel.. adeta bir fecir a kýyordu. süzgün gözlerinde muammalý bir gülümseme ile: .Evet. hakikaten kaçrýlmayacak bir fýrsattý. Uzak bir y erde ona çalgý çaldýracaðýz. Gözlerimi. Þey ndi. dizlerim vücudumun yükünü kaldýramýyor gibi çöküyordu. belki biraz da bundan ileri geliyordu. Arkadaþlar. olmaz.

B . iki bahçe arasýndaki dar bir yoldan saparak kendi kendime eve döndüm. Mendilimi ýslatma n süratle taþlarýn üstünden sýçrayarak dereye indim. Bir zamandan beri hiçbir kalabalýk ye re gitmemek için inat ediyordum. Arkadaþým. ÇALIKUÞU 267 Arkadaþým ellerimi tuttu: . aralarýnd esle bir þeyler söyleþiyorlardý. yanýk bir renk baðladý. sonra tekrar baþýný tamburuna dayayarak yeni bir þarkýya baþladý: "Pür ateþim. Ýnsan içine çýkmaya utanýr oldum. Fakat anasýný. ara sýra oluyor. Bu. Her þey sarardý. etrafta ik namýna bir þey kalmadý. . Bir gece. Ayný yoldan geri dönüyorduk. Feride? Hatýrýn kalmasýn. Dere kenarýnda çocuklarýn sevinçli gürültüsü hâlâ d mseye sezdirmeden kafileden ayrýldým. Islak kirpikleri arasýnda o. Elimde ýslak mendille yanýna döndüðüm vakit o. Feride. Karþýdaki koyu yeþil tepeler soluk. ihtimal ki þüphe ediyor. Cemile'yi elimle süsledim. Doðrusu istenirse. Evet. Ben: "Biz sebep olduk. bu saatte Cemile artýk kirpiklerinde kur u268 Reþat Nuri Güntekýn mamýþ gözyaþý damlalanyla yataðýnda uyumuyor.Bizi korkuttunuz efendim. fakat inanamayacaðým. Sýcaklar tahammül edilmeyecek derecede. Zavallýya hafif bir baygýnlýk r.Sahi mi söylüyorsun. dedi. renksiz bir gülümseme ile: . Manalý manalý bana bakýyorlar. Ben Vasfiye ile beraber en arkaya kalmýþtým. Cemile'nin güzel baþýna bu gece.Bütün B. . duvaðýný elimle taktým. Uzak güneþinin kamaþtýrýcý ýþýklarý içinde kocaman kül yýðýnlarý gibi cansýz ve manasýz görünüy ibi sýkýlýyorum. kendi elimle süsledim. Nezihe ile Vasfiye bana ara sýra istanbul'dan mektup gönderiyorlar. Hatta a dönmesi. Talebeler daðýldý. için için bir þeye üzülüyor gibi görünüyor.'nin bildiði bir þeyi sen nasýl bilemezsin? Bu manasýz þüpheye gülümseyerek omuzl : . Bir yolunu bulur arsa orada kalacaklarmýþ. benim de burada kalmaya niyetim yok. Kimsenin hiçbir þeyi ile alakad deðilim. seni ölesiye seviyor. ziyaný yok.Yusuf Efendi. ellerimi öperek ya lvardý. Cemile'yi de. Sularý. beni söyletme derunumda neler var. masum çocuk gözleriyle derin derin bana ba ktý. adayý anlata anlata bitiremiyorlar. fakat kendi kendime yalnýz býraksýn.Bilsem saklamaya ne sebep var? dedim. Bu çocuklarýn ikisi de birbirlerine olan sevdalarýnda öyle sebat ettiler ki. Arkadaþlarýmda bir tuhaflýk hissetmeye baþlýyorum. hep þaþýrdýlar. Mektepler açýlacaðý vakit baþka bir yer ir yer ki. Memleket þimdi bomboþ. hocalardan birçoðu tatil aylarýn yerlere gitti. yine inanmadý: . babalarý da baþ eðmek mecburiyetinde kaldý. karanlýkta kendisine ettiðim hizmeti acaba anladý mý? Bilmiyorum. bu kadar yormamalýydýk!" dedim. beni üzsün. Fakat bu se fer o zavallý Zehra'nýn-ki gibi deðil. o biraz evvelki manalý bakýþýyla beni tekrar süzdü: . Fakat Cemile mahsus evime geldi.Bu Þeyh Efendi'de bir hal var. Þeyh Yusuf Efendi vakasý beni ço k müteessir etti. dedi. dedim. Demek sen hiçbir þey orsun? Vasfiye. çok hafif bir baygýnlýktý. garip bir bakýþla bana gözlerini dikmiþti.Bir þey deðil." Yusuf Efendi. baþý tamburun üstüne düþtü. Gayri ihtiyarý ellerimi yüzüme kapadým. nihayet ann eleri.Biliyorsunuz ki ben B. . Burada bir âdet var: Kim olursa ol .Cevap vermedi. Bu sene Ýstanbul çok güzelmiþ. B 25 Temmuz Yaz aylarý uzadýkça uzadý. bu saatte se zýmýn göðsü yastýk oldu. ~ 5 Aðustos Hoca olduðumdan beri ikinci defadýr ki talebelerimin gelin olduðunu görüyorum. O. dedim. açtýrma benim aðzýmý zinhar Zalim. þarkýyý bitirirken. Zehra gibi.'de çok kapalý ve yalnýz yaþýyorum. babasýný razý ettiði gün ilk müjdeyi bana getirmiþti. uðraþtýrsýn. Bu gece. O. gözlerini açmýþtý.

Hacý Kalfa ile ailesini akþam yemeðine davet etmiþtik. mümkün deði uramayacaðýmý söyledim. nasi hatlerin en güzelini kendi kendine verdin. Cemile. o kadýndan kaç. ne uzun? Soðuða. elmaslara. Bütün dudaklarda yine bir "Ipekböceði" sözüdür dolaþý in karýsý olduðunu söyledikleri. Onlarý bir yabancý aðzýndan iþitmiþ gibi sebebini. Müla zýmýn þimdi senin yanýna gelmeden evvel sokakta yabancý bir kadýnýn geldiðini.. bunlarý görünce pek keyiflendi: . minimini bahçemizde ziyafet vardý. bu gece kendi hürriyet þen liðimdi. Mülazýmý çok merak ediyorum. Hacý Kalfa'nýn ellerini dizlerine vurarak: Reþat Nuri Güntekin 270 ý 'H. sonra fenerlerimden birini Mirat'a. yýldýzlý bir geceydi. Munise. kendim. sana nasihat vermemi istedi. bu dayanýlmaz sýcaklara raðmen hâlâ kurumayan derede hafif b birkaç yýldýz aksi. buna imkân olmadý. Bileklerimle alnýmý setin kenarýdaki parmaklýðýn soðuk demirlerine dayadým. Küçük gelinin yanýnda muallim arkadaþlarýmdan birkaçý vardý. Artýk burada duramazdým. elli sene yaþayacaðým. Ýhtimal.Hacý Kalfa. hasta olduðumu. Bu bir senenin kâh karanlýðýný. bu yýldýzlý gölge yýðýný gibi yükseliyordu. Talebemi bir köþeye çekerek: . . Sama adam. çünkü þimdi ben bile ha t ediyorum. kafesinden kurtulalý bu gece tam bir sene olmuþtu. dedim. Kâðýt fenerlerin mumu artýk tükeniyordu. dikkatli dik baktýktan sonra yanýndakilere. adamcaðýzýn yanmakta hakký varmýþ. çocuðum. Karþý setteki evlerde ýþýklar sönmüþtü. Bu masum arzuyu gülümseyerek kabul ettim. manasýný kendi kendime soruy B 27 Aðustos Bu akþam. Çalýkuþu.Cemile.Bu Ipekböceði sahiden afet. altýnlara batmýþ bir þiþman kadýn. On Temmuz þenliðidir. gönlüme derin. benim iþitebileceðim bir sesle: . Onu yataðýna gönderdim. Erkenden evime dönmek mecburiyetinde kaldým. Bir sene. H raðmen Cemile'nin annesini. Ýhtimal daha elli yaþ bu hazin muzafferiyet . tek baþýma bahçede k Sakin. ne kadar hayret etmiþtir? Hakký var. Mütemadiyen gülüp söylüyordum.un genç kýzlarýn saçma mutlaka bir parça gelin teli takýyorlar. Alay olsun diye sokaktan üç dört kýrmýzý kâðýt fener aldýrm sofra üzerine eðilen dallarýna asmýþtýk. dedi. üç yüz altm uzun? Evvela çok neþeliydim. bu sözlere. dedim. Munise ile beraber. Cemile'yi onun kolunda görmedikçe saadetlerine inanamayacaktým akat. bunu bir uður sayýyorlar. kim bilir. Etrafýmda ne se ayat. sana gizli b söylemek istediðini haber verirlerse sakýn dinleme. yavrum. sana bir tembihim olacak. Cemile'nin annesinden müsaade istedim. cefaya.Ayol. daha kýrk sene.Dil otu mu yedin be kýzým? diye gülmesi vardý ki. Hayganuþ'un sivilcelerle dolu þiþkin yüzü dallardaki kýrmýzý fen bir renk alýyordu. Hacý Kalfa. Yarabbý. . bu ziyafet deðil. kâh aydýnlýk günlerini bi-1 rer birer hayalimden geçirdim. saçýmýn bir tarafýna minimini bir tel parçasý iliþtirmekten me medim. Sen. mihnete hiç þikayetsiz tahammül eden saðlam bir vücudum var. hocan olmak sýfatýyla annen. gülmekten týkanýyor. O kadar maskaralýk ediyordum ki. bu gece benim kendi On Temmuzum. Evet. ihtiya arý gösterdi: ÇALIKUÞU 269 . dedi. çaresiz bir karanlýðýn inmeye baþladýðýný hissediyordum. birbirleri r þeyler fýsýldadýklarýný görüyordum. Dað yolu. burada da bütün kadýnlarýn gizli gizli bana baktýklarýný. Onlarýn renkli ýþýklarýyla beraber içimdeki neþeni lduðunu. dedi. sen de bir iki þey söyle kýzým. Her yerde olduðu gibi. birini Haganuþ'a vererek misafirlerimi selametledim. yalnýz uçurumun dibinde. Yalnýz. gündüzden çok yorgun olduðu için daha biz konuþ rken sandalyesinde uyuklamaya baþladý.. Geç vakte kadar bahçede oturduk.Cemile'ye hocalarý nasihat veriyorlar. güzel baþýný mü tli göðsüne sakla.

iyi. 272 Reþat Nuri Güntekin B. Bu iki arkadaþýmýn þimdiye kadar tesadüf ettiði her erkek gibi. Fakat nasýl anlatayým. Biçarele r.Ah Feride Haným. çok mahzun.hazin yýldönümünü gör-1 mem lâzým gelecek. Ýkide birde içini çekerek: . zorla yataða yatýrmýþ. insana ne yapar? Geçen sene karda. benim yerime git. kendimi zapt edemedim. bu akþam benzi biraz soluktu. Sýrýls vücuduma. ne uzun? Ýhtimal. aziz bir arkadaþý tarafýndan aldatýlmak gücüne gidiyor. mekte de öyle bir hal var. sokakta rast geldiðim insanlarý halime güldürüyordu. cumbanýn altýnda yaðmurdan korunmaya çalýþýyor. Munise'nin. 17 Ekim Yaðmurlar on günden beri devam ediyor. genç zabitin zihnine gi hafta sonra onunla niþanlanmýþ Vasfiye. l Ekim Dersler baþlayalý iki hafta oluyor. mektepten döndüðüm vakit benim de aþaðý yukarý onlardan kalýr yaným yoktu. Nezihe ne yapýp yapmýþ. hiç uykum yoktu. bilmiyorum? Birdenbire hýzlý hýzlý kapý çalýn kim olabilir? Kapýyý açmaya cesaret edemedim. . Yaramaz kýz. benim ihtimaml k: . delikanlýyý göremediðini söylemiþ. bir yandan. Titrek bir ses: . samanlýkta yattýðým geceyi unuttun mu du. Sizinle ne güzel iki arkadaþ olabilirdik. Munise'yi uyuttuktan sonra elime bir kitap alarak sedire uzandým. peçem yüzüme yapýþýyor. güzel. kýzýn halinde b irkaç gün sonra iþ anlaþýlmýþ. Fakat bunlarýn hiçbirisind bu gece gözkapaklarýmýn içini yakan yaþlardaki acýlýk yoktu. bi andan da yalnýz kaldýðýndan þikâyet ediyor. Baþka gün için mülakat a demiþ. o kadar . Zabit. hem de ne þiddetle. Karanlýðýn içinde uzu kadýn hayaleti. yaþamak zevkini alamamýþsýnýz. Hele birkaç gün evvel þimþekle. Ben. Kapýyý açtýðým vakit titriyordum. munis bir kýz olduðunuz halde. on beþ günden beri bitmeye dinlemeye baþladým.'ye döndüler. Nezle olmasýndan korkarak erkenden. Hayat. solgun benizlerine taze bir hayat rengi gelen son çiçekler harap oldular. O kadar hafif. Ne beni ara-1 dýðýný görsem. Allah'ým. ilk günlerde benim gibi sevin en. dedi. Bu gece. Munise de bana kalmayacak. soðuk. bugün gelemeyeceðimi söyle. Muallim arkadaþlarýmýn birçoðu B. o da Vasfiye'yi tercih ediy rmuþ. su oluklarýnda çýkardýðý sesleri. Feride Haným'ý görmeye geldim. yatakta þikâyet ediyor. m istanbul'da kalmak isteyen Vasfiye bile. ýhlamur kaynat-mýþtým. Nezihe. Ne kadar vakit geçmiþti. ne uzun. akþam eve uðradýðý vakit. bilmem hangi parkta birbirlerine randevu vermiþler.. Hatta. bahçede durmadan yaðan yaðmurun altýnda baþlarýný eðiyorlar: "Artýk yeter!" der gibi büz lar. sadece gözlerim aðla e gönlüm aðlýyor. elin. birkaç defa. bir türlü açýk yer bulamamýþ. Saçlarýma yavaþ yavaþ aklar düþecek. Bu vakitsiz .[ deki muþamba fener sokaktaki su birikintileri içinde çýrpýnýyordu. onlarý Boðaziçi'nden Fatih'e kadar takip etmiþ. Hatta. Yaðmurun saçaklarda. Vasfi-ye'nin o gün misafirleri gelmiþ. siz o kadar neþeli. Zabiti merakta býrakmamak için Nezihe'ye yalvarmýþ: . diyor. Bir cuma günü Surlar'da bir genç zabite tesadüf e . anlaþýlmaz yaþamak yorgunluðunu daðýttý. Bu akþam. Fakat aksi olacak. fena bir haber alacaðýmý sanýyorum. O akþamdan beri yaban-1 cý kadýnlardan gözüm yýlmýþtý. tahammül edeyim. Misafir odasýnýn cumbasýndan uzandým. neyi beklemek için? Bu bir sene içinde. O vakit.Abacýðým. aðladým. Fakat. Biçare. Yuvalarda yeni yavrularýn yumurtadan çýkma zamanýnda nasýl neþeli bir hayat uyanýrsa. fakat niçin. ____________ÇALIKUÞU______________271 B .Kim o? diye sordum.Kuzum Nezihe' Sen. Nezihe'nin baþýna bir devlet kuþu konmuþ. buna razý-' yým.Açýnýz. gök gürültüleriyle baþlayan þiddetli bir yaðmur. sýcak ve s bana verdiði müzmin hüznü. Ümit edeyim. Meðer o gün.

Halbuki þimdi o. Bir fenalýk zannederek omuz edim. istemedim. Ne söyleyebilirdim? . beni kov iye. . oturmaya cesaret edemiyordu. Bu munis çehreli. Þeyh Efendi.Kardeþim bu gece ölüyor. boynunu tutarak' . hatta bu tesadüften b . hiçbir þey sezdirmemek lâzýmdý: . iþin nihayetinde Yu rdeþiyim.. Ömrümü ona baðladým. bana emniyet verdi. melun hastalýk. O kadar uðraþtým. kardeþimi için için yiyip bitiriyordu. elbette bu deðildi. felaketinizi anlýyorum. Dul kaldýðým vakit sizi ardým. Gerçi þimdiye kadar görüþmedik ama. birdenbire ne istediðini . insaný adeta yýkýyor! dedi. Dikkatle yüzüne bakýyordum. Yemin ederim ki bu et için söylemiyorum..Müsaade eder misiniz içeri gireyim. evladým sayýlýr. iki mükedder mavi göz far . Bunlarý size niçin mi söylüyorum küçükhaným? Beni ayýplamay izi rahatsýz ettiðim için. . Tek Yusufçuðum yalnýz kalmasýn diye. Kim olduðunu. darýlmayýnýz. dedi. Sözünün burasýnda bitkin vücudunun birdenbire çöktüðünü gördüm. Yanýmdaki misafir odasýnýn kapýsýný açtým. Kendim de zaten bir yaralýdan baþka bir þey deðilim. bu halde gelen bir misafire söylenecek söz.Hanýmefendi yemin ederim ki.Ne yaðmur. Sözün burasýnda hafif bir isyan feryadýný men edemedim. Tekrar evlenebilirdim. odayý ýslatmaktan çekiniyor gibi. söyleyiniz. ben kardeþinize bir þey ÇALIKUÞU 275 yapmadým. göðsünün sa ak: .ÇALIKUÞU 273 misafir. beni yalnýz býrakýp gidiyor. Bir þey söylemiþ olmak için: . Benden korkuyor gibi baþým eðdi: . bu ses.Haným kýzým. Zaten fazla içli bir adam. Fakat kuvvetli olmak. Akþama doðru birdenbire aðýrlaþtý. Sabaha çýkmayacak. Senelerden beri onun musikisi içinde yaþadým. Kurtulma imkâný olmayan bir felakete razý olur baþýmý daha ziyade eðerek bekledim.F 18 274 Reþat Nuri Güntekin O. Sizden deðil. Nihayet: "Kiminle görüþüyorum efendim?" diye sordum. Yu deðildim. yüzüne bakmaya cesaret edemeyerek gözlerimi yere in diriyordum. Hafif bir hareketle kendimi kurtardým. sonra bir cesaret hamlesiyle ilave etti: . Çalýkuþu . Yusuf.Bir meslektaþýnýzýn kardeþiyim. daha sakinleþmek istediðini anladým. hocaným? Bu çehre. dedim. biraz daha iyiler inþallah. Kadýn. Dizlerimi öpüyor.Feride Hanýmefendi. o kadar çýrpýndým. bir uyor. Ben göründüðü kadar kaba ruhlu bir kadýn deðilim. Halbuki periþanlýðýnýn yaðmurdan daha baþka bir þeyden geldiði Asýl maksadýný söylemek için. ne yaðmur. ben yabancý deðilim. Birdenbire yüreðim aðzýma geldi. evladým. Mektebinizin musiki hocasý Þeyh Yusuf Efendi'nin. yerlere sürünerek çýrpýna çýrpýna aðlýyordu. Hafif bir hýçkýrýk sesi iþittim. Böyle olduðu halde ona analýk ettim. Sizi gördü. Gözle görünürcesine eriyip bitmeye baþladý.Yusuf. Ben. Solgun bir çehre. Annemiz öldüðü vakit. niçin geldiðini sormaya lüzum görmeden: "Buyurunuz" dedim. Bu dakikada ne kadar sakin olmak mümkünse o kad ar sakin bir sesle: .Küçükhaným. ilk hissim. yalvararak sizden isteyeceðim þey için bana darýlmayýn. Kadýnýn aðlamaktan þiþen soluk mavi gözlerinde bir ümit ýþýðý canlandý Zavallý. aðlamamak için elleriyle göðsünü. Elimden gelecek bir þeyse. sizin de belki bir sevdiðiniz var. asil bir kadýndý. cevap bulamayarak susuyor. Biraz sustu.Hanýmefendi. Altý saatten beri kendi yor. benim üç yaþ küçüðümdür ama. ded Bu saatte. dedim. yüzümü görmek için feneri kaldýrmýþtý.Öyle mi efendim? Görüþtüðümüze memnun oldum. Fakat baþka n e diyebilirdim? O. sizi uzaktan rum. etrafýna bakmýyor. beni aldatmýþtý. Nihayet bu vaka oldu. Cevap vermedim. on seneden beri hastaydý.

dizlerim vücudumun yükü altýnda çökecek gibi oluyordu. Düþündüðüm þey belki cinayet. Ayaklarýmýn ucuna basarak yanýna yaklaþtým. Bestekâr. Mum gibi sarý çehresine ölümün sükûneti þimdide çukuruna karanlýk dolmuþtu. Duvarlarda tamburlar. b eni merak ediyor..le þikâyetim yok. karýþýk raflarda neyler sürünüyordu.'deki evimde son gecem. Yusuf.. . Feride Haným.. arkadaþýn. Bugün akþama doðru büsbü nlarýn bir daha açýlmayacaðýný biliyordum. birer birer parmakla rýmý öperek: . Tekrar aðlamaya. Bu. þefkat denen þeyde ne mucizeler var Ya-rabbi! Mekteb gidecek çocuðunu uyandýran bir ana gibi elini hastanýn baþýna koydu: .Feride Haným. ne acý söz. öyle söyledi ki. onu hiçbir þ memiþtim.. yavurucuðum. Aç gözünü. Hasta. can çekiþenler arýna verilmiþ bir damla su gibi. kaç saygýsýzýn. Yaðmurlarýn içinde. Uðruna ömrümü. gözka-pakla f hafif titriyor. Düne kadar bu derdinden bana hiç bahsetmemiþti. hiçbir þey görmüyordu.Yusuf. gizli figanlarla titreþtiler. bu sesle son bir defa mavi gözlerini açtý. Yüreðim merhametten eziliyor. Yusuf. Dün ellerimi tuttu. herkes. çocuðum. Yarýn erkenden hareket ediyorum.. Yalnýz. mümkün deðil. daha ziyade yanacaðým. Mektebe gidip gelirken kaç kiþi peþime takýldý. O vakit. Odanýn karanlýk köþeleri. bir kere daha gözlerini aç.Onu bir kere daha göster bana abla! diye çocuk gibi yalvarmaya baþladý. bak. Fakat öyle anlýyorum ki. kaç kiþi artýk iki kat ör aþladýðým peçemin altýnda yüzümü seçebilmek için yolumu kesti. Bunun bir org olduðunu fark ederek titredim.iyi ol. baþýný öte tarafa ikle gözlerini kapadýðýný görseydiniz! Anlatmak mümkün deðil ki. aðzýndaki bembeyaz diþlerini gösteren aralýk dudaklarýnda bir parça hayat rengi kal Biraz evvel o kadar telaþlý ve periþan görünen kadýncaðýz. Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eðildim.Yusuf. duvarlardan gölgel uzatan sazlar. Onun bir kere daha gözlerini açmadan öl mali. saçlarýný okþa . Feride Haným sana hatýr sormaya geldi. Bazen kendini kaybediyor.. belki bundan daha büyük bir ÇALIKUÞU 277 günahtý. soluk dudaklarý gizli bir gülümseme ile yavaþça isminizi tekrar ediyor. Þehirde herkes benden bahsediyor. ilk busemi ben. öyle bir sevap ki. Org. Yusuf için her f edakârlýða razýydým. çabuk iyi ol! Elbet bir gün yine göreceksin. saadetimi vakfetmiþ. ne çýrpýnma. o güzel tahammülünü yavaþ yavaþ kaybettiriyordu. Karyol cunda masaya benzeyen bir karanlýk kümesine dayanmýþtým. Ablasý yastýða yüzünü kapamýþ hýçkýrýyordu. Artýk devam edemedi. En çok istediði þeyi bir kere göstermeden hasret içinde gözlerini kapadýðýný görm ze anlatmak mümkün deðil. 2 Kasým Bu akþam B. karanlýk sokaktan im. sesi a baþlamýþtý: . görmeden ölürsen. Hiçbir þey hissetmiyor. Ne þikâyet var. Kalbim. Bana öyle geldi ki hasta. biraz sesini . yoksa benim yaþlarla perdeli gözlerimin bir vehmi mi olduðunu söyleyemeceðim. önümdeki fenerin donuk izini takip ederek birçok dar. bu son vazife karþýsýnda hayret sükûn ve tahammül gösteriyordu. hiçbir þey duymuyor. 276 Reþat Nuri Güntekin Bu gecenin vakalarýný bir rüya gibi hatýrlayacaðým.. Sevgi. or.. Fakat buna imkân göremiyordum. sele düþmüþ bir yaprak gibi iradesiz sürük m. içim parça parça oldu. henüz bir hayal bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarýmý sürdüm. bu biçare gözleri son defa açacak mucize ancak bu org o labilir. bir ölünün sönmüþ gözlerine mi tevdi edecektim! B. keman lar sallanýyor. utlar. geniþ bir odaya aldýlar. bu hastanýn hiçbir þey söylemeden bana nasýl darýldýðýný. Yüzünü eteklerine saklayarak çocuk gibi hýçkýrdý. yaralý bir gönül gibi derin derin inledi. Beni gölgelerle dolu yüksek. hiçbir þey iþitmiyor. bu çalgýlarla dolu odanýn bi iþ bir demir karyola içinde ölüyordu. parmaðýmý tuþlardan birine koydum. O vakadan sonra tabii burada kalamazdým. diye alnýný. Fakat kenarýndan bakanlarý içine çeken uçurum gibi bu org da benim tahammülümü eli Gayri ihtiyari ayaðýmý bastým. Hakikat mi. biçare kadýna. Yusuf'un yataðýnda mum gibi eridiðini görüyorum.

Zavallý Çalýkuþu. kasabada da hemen hemen öyleyim.. Maarif Müdürü'ne gittim.. ben þimdi senden ne güzel bir intikam al acaðým. Gitmek istem min sebebine gelince. Maskaralarýn kafeslerini temizledim. halim bir kedi. Yumuþak pençelerinin içinden týrnaklarýný çýkarýyor. azat olunduðuna inanamýyor gibi durdu. Rüþtiyesine tayin etmiþler. onlarla onuþuyor zannedersiniz. bohçalar. Bütün kasaba halký. ziyafetin kok usunu almýþlar. O bile eðlenceden geri kalmak istemedi. Evde yalnýzým. Hatta. Mamafih. Yalnýz." dedim. bu ha? Zavallý Þeyh! dediðini iþittim. gelip arþýlarýna oturuyor. Yeþil gözlerini aralýk ederek adeta þ ra bakýyor. Evde yalnýz kalýr kalmaz. Yavaþ sesle türküler söyleyerek. Zalim hayvanýn. Kedinin hayran bir yeis ile kuþu takip ed . çarþýlar kapalý. Bugün: "Bakalým ne yapacak?" diye kuþlardan birini kafesten çýkardý onun yüzüne doðru yaklaþtýrdým. Ötek limle kediyi baþýndan tuttum: . üstünde bir rüzgâr esmiþ gibi.görmeden: .. de nin derdin. Munise. Arkadaþlarýmýn yanýnda konuþmaya utanýyor. ýslýk ça n iþini gördüm. Öteki elimi açtým. bu biçareyi parçalamak deðil mi? Bak. çok üzülmüþ. bilakis çok iyiyim ve çok neþeliyim. Buranýn havasýna dayanamayacaðý . sýnýfa girerken kýpkýrmýzý olduðumu hissediyordu Bu. baþka 278 Reþat Nuri Güntekýn bir memlekette bana bir ders bulmasýný rica ettim. artýk böyle kalabalýk eðlence yerlerinden hoþlanmýyorum. Görünüþte sakin..Ipekböceði. Þimdi tam yarým düzine kuþumuz var Buraya gel m'u.. sarý tüyleri erinden kývýlcýmlar parladý.. sonra güneþ alsýnlar diye bahçeye çýkardým.Ç. baþka bir yerde bana göre ders bulmak müþkül maaþlý daha küçük bir mektep olursa da kabul edeceðimi söyledim. açýl adan gelirim. 23Nisan JDUGÜN Hýdrellez. Hacý Kalfa'nýn oðluna býrakmak mecburiyetinde kalmýþtýk. komþunun sarý kedisinden bu hayvancýklara hiç rahat yok. sularýný tazele . Ne vakit kafesleri bahçeye çýkarsam. Çaresiz. bana da bir merak geldi. kuþun üst . Mektepte günlerce erkek gibi çalýþtýktan sonra ara sýra ev hanýmlýðý etmek iyor ki. Bu iþler bitince sýra kuþlarýma geldi. hele ara sýra çenesini titreterek hafif hafif sesler çýkarmasý var ki. O. ihramlarla yola çýkan her kafilenin arkasýnda birkaç da lardan takýlmýþ. ince bir feryat kopararak uçmaya baþladý. elverir ki uzakta bir yer sun iki gün evvel emri geldi. sadece evde deðil. Zavallý yavrucak. 279 ÜÇÜNCÜ KISIM Ç. ben. Kurnaz hayvanlar. Onlarý. Zavallý kuþ birdenbire sendeledi. aðlamýþt 280 Reþat Nuri Güntekin zým içlenmesin diye ona bu kuþlarý aldým Sonradan. erkenden yemek sepetlerýyle Söðüt-lük'te ku Köþe baþýnda her zaman kötürüm bir dilenci oturur. benim en ziyade hoþuma giden köpekler oldu. fakat baþýma bir çatký çattým: "Biraz hastayým. Munise'yi komþulardan alay imamý Hafýz Kurban Efen-di'nin karýsýyla beraber gönderdim. hastayým diye aldattým ama bugün.Bu hain yeþil gözlerdeki tatlýlýða bakan. seni gökyüzündeki melekleri düþünüyor sanýr. Çünkü hemen bana hak verdi. boynunu kýsarak öyle bir titriyordu ki. baþýmdan çatkýyý attým. Dedikodulardan galiba onun da hab eri vardý. sepetler.. rüzgâra kapýlmýþ sonbahar yapraklarýna döndü.. ya biner gibi. Evler boþ. böyle devam edemezdi. b nsiz gitmemek için bir hayli sýzlandý. nra.. elimin içinde kanatlarýný. Fakat. azametli bir eda ile bir hamalýn sýrtýna binerek kafileye karýþtý.

dal ulaðýma: "Aman. bunu kadýn için ayýp. Tevekkeli B. sonra kafeslerimin karþýsýndaki erik aðacýna çýkarak ýslak saçlarý sen bahar rüzgârýna daðýttým. Fakat. Çocuðu olmadý aramazý o da. güzel. Boðaz ile beraber sahildeki istihkâmlarýn bir kýsmýný gören penceremin önüne u eve zaten yalnýz bu pencereyi sevdiðim için geldim. haný ölüp de mezara girsen. türlü türlü isimde kýna geceleriyle tam bir hafta sürüyor. Yoksa tamah edilecek hiçbir þeyi yok . hayatlarýndan memnun. baðýran komþum Hafýz Kurban E di'ydi. geldim geleli çantamda duran defterime son altý rýný yazmaktý. kýlý oluyor.Nasýl. güzel. Bir de ne göreyim? Komþu alay imamý Hafýz Efendi. hakikaten bir þikâyet miydi. Ç. Fakat. öteki sarý musibete ne cevap vereceðiz? Ne apalým küçükler. f le geldi ki. Yanaðýmý kafeslerd en birinin teline dayadým: ÇALIKUÞU 281 . ne burayý sevip sevmeyeceðimi düþ de aylýðýmýn azlýðýna ehemmiyet vermiþtim. salýncakta gibi sallanýyord aralýk yanýmdaki evin penceresine gözüm iliþti. B. ne kadar uðraþsak bu sarý hainlerden kendimizi büsbütün kurtaramýyoruz. Karýsý pek taze. Saçlarýmýn bu dýðýný görenler. içimde derin bir sevinç vardý. alay müftüsü. gözlerini güneþe dik en. sýra kendime geldi. Saçlarým artýk uzamýþ. fi bir Çerkez kýzý. kocasýný sorarsanýz mutlaka askerdi. daima so saçlarýmý yýkarým. zavallýlar: "Niçin bizi arkadaþýmýz gibi mesut etmiyorsun?" diyorlar. ismini gülmeden söyleyemediðim bu Hafýz Kurban Efendi. arkama dökülen aðýr saç kümesine sarýnarak onu göðsüme daðýtmak oldu. Sakin. ablak yüzünde iki cami kandili gibi parlayan yuvarlak çipil gözleriyle bana bakmýy or mu?! Ne olduðumu anlatamam. zavallý küçük kuþlara musallat olan bütün sarý mahluklardan öç almýþ gi Neþemi yalnýz öteki kuþlarýn þikâyeti kýrdý. Ç in olduðunu söyle-yorlar. kýyafetim bir þeye benzese neyse. otuz yaþýna bile gelmemiþ. sarýðýyla beraber ara sýra üniforma giydiði. kimin babasýný. Hocalarýnýn bile bir kýsmý tabur imamý. talihime gayet iyi bir yer çýktý. Gönlümün ima itaat etmek lâzým gelen hýrçýn. elli yaþlarýnda bir alay imamýdýr. daha doðrusu bir kusur s Hacý Kalfa'ya varýncaya kadar. Ben.en yeþil gözlerini yüzüme yaklaþtýrarak kahkahalarla gülüyor: . Yarabbi! Mektep hocasý da oldum.'d ki Müdür Recef Efendi bana: "Allah geçinden versin. filan gibi askerlikte bir olan insanlar. Hepsini birden azat edecektim. Komþum Kurban Efen-di'nin. sarý kediden deðil. sert emirlerinden biriyle kafese doðru yürüyordum. kerameti kendilerinde bildiler. bilmiyorum. Of. Bu. biraz da caný yanan bendim. talkýn vere mamý güldüreceksin!" demezdi. Sonra kendimi bir yük gibi aðaçtan aþaðý attým. eyvah!" 282 Reþat Nuri Güntekin diye bir ses geldi. kuþu parçalandýn mý. Fakat. yabancý olsun. Bir düðün. Fakat ayaklarým ç kamda açýk bir beyaz gömlek. Fakat. kardeþini. ya z ya nefer. de Kuþlardan sonra. Düþen. Maçlarýndaki tesire benim demet demet uzay gür saçlarýmý þahit tuttular. bugünkü vaka neþemi kaçýrdý. Onlar.'de saçl u arkadaþlarýma söylemeye utanmýþtým. kara gözlü. hemen hemen belime inmiþti. Bugün Muni-se'yi gezmeye götüren de odur. herkesten bir türlü saç ilacý salýk almýþtým. þirin bir asker memleketi. Kýlýðým. havayý bir parça güneþli gördüðüm vakit. ne kadar ayýplamýþtýr? Þimdi bu satýrlarý yazarken utancýmdan yüzümü ateþ basýyor sediyorum. Hafta geçmez ki bir düðün olma- ÇALIKUÞU 283 sýn. B. ince bir dalýn üstünde. Yerli olsun.. fakat sonra Munise'ye. munis ve sade Çalýþmak gibi eðlenceyi de çok seviyorlar. Aramýz pek iyidir.Sizi býrakayým. ýslýk çalarak onlarý taklit ediyor.'nýn kadýnlarý pek hoþuma gidiyor. yine öyle yaptým. boncuk gibi parlýyor. Bugünkü programýmýn öðleden sonraki kýsmý. Alay imamýndan ç im bilir. hâlâ deliliði býrakamýyorum.. Demek ki onlar h . kendi kýzý gibi seviyor. Onlarýn yavaþ yavaþ güneþte kurumasý en büyük zevkim-dir. ilk hareketim. Erik aðacý kafeslerin tam karþýsýndaydý. oðlunu. sarý zalim7 diye eðleniyordum. Bereket versin.'den kaçmak için ilk teklif ettikleri yeri kabul etmiþ. birdenbire Munise aklýma geldi. Vefakâr. çalýþkan. Kuþlar. Bugün.

Oh. Sö adeta bir söðüt ve çýnar ormaný. ne vakit senin düðünü yapýyoruz? ... küçük bir kurnaþ parçasý. Ceketinin önü daima açýk duran þiþman. Kim bilir. þimdi yemek yedim. tuhaf tuhaf ko nuþan. halký önümüzden geçti. Derenin öbür kýyýsýnda etraflarý çitlerle çevrilmiþ. kaç defa sokakta kulaðýmla Mesela. pekâlâ Keþke ben de onlarýn için doðsaydým. Þimdi B. Fakat deðil mi ki memnun oluyorlar.'deki kadar zengin deðildim. Fakat sonradan sýrrýný anladým. o bahçeler re boðulmuþ incecik yollar var. birkaç para ile memnun oluyor. dönüþ baþladý n bir zabit kafilesi dönüyordu..cev . mis gibi gülbeþeker kokuyor.Dön. . Meydanlýðý. kaç yüz senelik? Çýnarlarýn aþaðý kýsýmlarýnda gövdeleriyle tepelerindeki dallarý ve yapraklan kalmýþ Akþam gölgesinin çökmeye baþladýðý s n. armonika çalan bir i r ermeni kadýný ki.Vallahi olmaz. Kibirli sanmasýnlar diye onlara kul. ne olsa yiyemem. diye cevap verdi. Çalgýlarý. ince bir kahkaha. bildiðimiz dünyadan baþka yerlere götürecek. Yeþim deðil. her düðüne giyiyor. keþke ben de bir gün parmaklarýmda. aðýr gelinlik elbisesini on sene. se geliyor. H baþka bahse geçelim. harap çýnar gövdelerim göz alabildiðine uzanýp giden etiyor. Kalabalýk günlerde pek ces edemiyorum Fakat bazý tenha akþamüstleri. hemen yumuþadý. Önümde fakir kýyafetli birkaç genç gidiyordu. Geldiðim vakit. oraya giderse. Söðütlük'ün tadý yok bugün. sýra sýra bahçeler. aralarýna karýþmadýðýma. beni birdenbire sevdiler. Yalnýz.Bir þey yiyemez misin? Gülbeþeker de olsa yemez misin? diye onu omuzundan sarstý. Süleyman söyle bakalým. B birine bilmem ne ikram etmek istediler. en tuhafý. pek çocuklara yakýþýr bir þey! Evet. Gülbeþeker yok! Bu þehrin askerleri galiba gülbeþekeri çok seviyorlar. reddeddiyor: . 284 Reþat Nuri Güntekin Memleketin zenginleri. büyüðünün aðzýnda bir gül Anlaþýlan bu. Mamafih. daha küçük bir evde oturmaya mecburum. Acele acele karþýdan gelen bir mülazýmle konuþmak için durd Mülazým: . bizim komþu Hafýz Kurban Efendi üç gün evvel kapýnýn önünde Munise'yi yakaladý. ona sözüm yok. onu yi e. Evvela. Çocuðunun. Fakat cesaret edememiþtim. yirmi sene. Mesela. dükkânlarýyla kasabanýn pek iþlek bir yerinde. O kadar batandýk. diye þaþýyordum. ucu bucaðý bulunmaz bir viran kubbenin altýna girmiþ gibi oluyor. Kýzcaðýzýn zorla yanaklarýndan öperek: . en mesut insanlarýn yeri. yaþlý bir kolaðasý -ki her zaman tesadüf ederim. Sokakta Sögütlük'ten dönen kafileler çoðalmaya baþlýyor. Daha fakirane yaþamaya. onlar i nsaný.Kuru ekmeðimi gülbeþekere sürer yerim. sen bu fukaralýkla nasýl geçinisin? .Süleyman. bu eðlencelerden zev rýlýyor-lardý. Mesela sabahleyin en bütün Ç. neþeli bir çocukla þakalaþýyorlar: . Evet. kendi kýzýna giydiriyor. ismi fena ama kendi en þen. büyük bütün erkeklerin aðzýnda. sýrýta sýnta: . Allah'tan belamý mý isteyeceðim? Bu þakayý hemen her gün tekrar ediyorlar. O. Delikanlý.Ne vakit isterseniz. Yand an vuran son güneþ ýþýklarý bu yüksek. vakit daha erken olmakla beraber. bir akþamüstü mektepten dönüyordum. ben alesta hazýrým. zahmet etme. bu gülbeþeker sözü çocuk. tertemiz. bir kadýn. en umulmaz emellere kavuþturacak. yardýmý esirgemedim Burada en sevdiðim bir yer de: "Söðütlük" dedikleri dere kenarý.Niçin böyle erken dönüyorsun? Ben daha yeni gidiyorum. mektepten dönerken Munise ile oraya uðruyoruz. . mektepteki kýzlarý gibi ken erinden de elimden gelen nezaketi. diyordu. avuçlarýmýn içinde hurma gibi kýnalarla. Yaramaz kýzý dört saatte dört ay görmemiþ gibi göreceðim geldi. þimdiki evim de pek fena yerde d eðil. dedi. buna nasýl para dayandýrýyorlar. Þimdi nöbetten çýktým. köle oldum. Bazen kahvenin önünde oturan erkekler mahalleye su taþýmakla geçinen fakir. dedi. Hastalar Tepesi isminde bir yerde oturuyorlar.ce eðleniyorlar. Eðlenceleri çok sade.Bak. Fakat.. Komþularým. Karþýdan bu yollara bakarken bana öyle geliyor ki. bana orada güzel bir ev göster miþlerdi. Munise'nin sesi.E. Fakat Hýdrellez günü mesirede gülbeþeker aramak amadýðý için meyus olmak. Bir baþkasý: ÇALIKUÞU 285 . Þimdi. bir nevi gül tatlýsý olacak. kahvesi. sade eðlenceler.

günden güne çiçek gibi açýlan güzelliðiyle nazlý.. sadece güldü. Bana burada da rahat vermiyorlar. nazik bir küçü at insan.Zavallý Ferideceðim. komþularýmýn yüzüne nasýl bakacaðým7 Ç. Yarabbi! Arkadaþým. . Onu bu halde gördüðüm vakit hesapça sevinmem lâzým gelirdi.. âdet böyle.Abacýðým. Eyvahlar olsun! Utancýmdan iki elimi yüzüme kapadým. þaþkýnlýktan kekeleyerek: . beni belimden tutarak taþlýðýn içinde döndürüyor..23 Nisan (iki saat sonra) Gülbeþekerin ne olduðunu öðrendim.Çünkü gelmediniz! Þaþkýn þaþkýn yüzüne baktým. durmayacaksýn.Gelin olsan bile harhalde yirmi yaþýna kadar vakit var. yarý þaka. Munise aþ n: .Munise. ne oldu? Þaka yaptým. Mualimler. . Seni büsbütün alýkoymak mümkün deðil. Birdenbire ince bir kahkaha koptu. Söðütlük'te tesadüf ettiði birkaç muallimeye ben mu söylemiþ. yüzü kapalý olduðu için tanýmadým. kedi gibi boynuma sýçradý. l Mayýs Deminden beri yukarýda talebelerimin vazifelerini tashih ediyordum. biz de ondan mahrum kaldýk!. þüpheli bir bakýþla: . Yarabbi. biraz evvelki sözlerimin aksini söylemeye baþladým. mutlaka gelin ol isteyeceksin.Demek. birdenbire yetiþmiþ bir genç kýz hali vermiþti. Ben. gülmeye çalýþarak: . Çünkü görüyorum ki. Bu erkekler. . Anlýyorum kýzým. haným. Munise. daima gözünün önünde duran þeylerdeki deðiþikliði fark edemiyor.Bundan þikâyet edilecek ne var? Bir kasabanýn erkeklerini meþgul ediyorsunuz. zorla yüzümü açtý. dedi.Ne yapalým abacýðým. küçük buselerle yanaklarýmý.. b na.. Arkadaþým. Munise'nin bir kelime i etmesi için halimle. Zavallý çocuðun. Bu sefer ben. bir kabahat yapmýþ gibi dargýn dargýn yüzüne bakýyordum: . merak etmiþler. Fakat hain kýz. dönüþte kapýdan uðrayarak hatýrýmý sormak istemiþler. bu saade t hangi kadýna müyesser oldu? dedi. Taþlýkta siyah çarþaflý bir haným geziniyor. Ç.Sahi bilmiyor musun? dedi . Fakat ne gülüþ! Zalim.Ne münasebet! dedim. Bu Munise fark etti: . Halbuki bilakis mahzun odum. Þ n tellerini baþýna takarken için titriyor.Nasýl.. sen ne kadar safsýn! Gülbeþeker. bir yabancýnýn karýsý olmak için beni býrakacaksýn? Munise cevap vermedi. erkeklerinin. Seni sakýn darýltmayayým? dedi... beni yalnýz býrakacaksýn. diye seslendi. durmayacaksýn. Küçüðüm. Bunlardan birine þaka olsun diye: "Bari gül eþeker bulabildiniz mi? Sokaktan geçen zabitler bulamadýklarýndan þikâyet ediyorlardý!" Arkadaþým gülerek cevap verdi: 286 Reþat Nuri Güntekin .Vallahi bilmiyorum. bu güzel rengin sana koyduklarý isim. þimdiden onu benden ziyade seviy rdu. o sokak delikanlýlarýnýn ekmeklerine sürüp yem bahsettikleri. bu iki senenin içinde hayli se n bana yaklaþan ince boyu. ben mi? Demek gülbeþeker dedikleri.. dedim. Y ramaz kýz. Birkaç dakika içeri girmeleri için ýsrar ettim. Meðerse Munise imiþ.Pekâlâ biliyorsunuz ki. misafir geldi.Kimsiniz efendim? diye sordum. sahi çok fena muhluklar. Kapý çalýndý. Demek ben böyle koc aman bir kasabanýn diline düþmüþtüm. Bu yalnýzlýðýn acýsý þimdiden içime çökmüþ gibi gözlerim doluyordu. . tereddütle: ÇALIKUÞU 287 . ne ayýp. a rtýk nasýl insan içine çýkacaðým. . hep gülüyorlardý. bakýþlarýmla adeta yalvarýyordum.Abacýðým. dudaklarýný büktü.Niçin? . 288 Reþat Nuri Guntekin . yarý sahi: .

öðleye doðru kapýmda bir araba durdu. Ýlk sene haným hanýmcýk oturduktan sonra bugün bir parça afacanlýk etmek benim hakkýmdý. azametli gösteriþler altýnda gizlenen çirkinlikler ikleri meydana çýkarmak. bir hakarete uðramýþ gibi kýzardým. sade fakat çok þýk giyindim.f 19 290 Reþat Nuri Güntekin mecmuasýndan kesip sakladýðým bir baþ modelini aynanýn kenarýna iliþtirdim. Allah'tan. Nadide Haným. gülüyorsun.. bir aktris gibi bu kibar "Kenar dilberleri" üstünde yapacaðým tesire bakarým. lerdeki kafeslerin arkasý kadýn baþlarýyla doluydu. bir þey öðrenmekten ziyade fakir arkadaþlarýna. 10 Mayýs Mektep talebeleri içinde on iki.Yirmi yaþ çok deðil mi abacýðým. Debdebeleri. Bütün mahalle. Nadide Hanýmefendi'yi. mektepte þimdiden onu öyle çaðýrýyo talar Te-pesi'nin en güzel konaðýnda oturur. Nadide Hanýmefendi. kalbimde birden bire arzu uyandý: Bu sonradan görme n e oldum delilerine güzel bir ders vermek. kýzýnýn mual vet eder. Cevap vermiyorsun ama.'de iken pek beðe diðim için bir Avrupa Çalýkuþu . azametli bir kýz. küçükleri. Hatta. nazýný çekmeyi vazife biliyorlar. çamurlarýný temizlemekten çekinmediðim halde bu azam küçükhaným efendiye hiç yüz vermiyorum. haydi nihayet on sekiz. ÇALIKUÞU 289 Fakat çocuklarýn potinlerini baðlamak. büyük ablasýnýn bir tezkeresini getiriyordu. B. ehemmiyetsizleri çok seviyorum. Zavallý arkadaþlarým. hem iðrendirir Bu Abdürrahim Paþa'la-rýn ne ruhta insanlar olduð nladým. saltanat-larýyla birtakým görgüsüz. Aþaðýdaki küçükhanýmý. "Ben biliyorum" demek ister gibi sinsi sinsi gülüyorsun. onun bi n türlü kahrýný. . pazarlýðýmla eðleniyordu. böyle doðdum. hanýmefendilerin tuvaletlerini söyleye söyleye bitiremezler. -eðlenmek için hanýmefendi diyorum. her gün paþa babasýnýn landosu ve koç boynuzu palabýyýklý emir çavuþuyla mektebe gelir gider. Fakat. hayret içindeydi. ilk fikrim. onun halayýklarý vaziyetindedir Hocalar. Bu baþ. orada gördükleri debdebe ve saltanatý. Çocuklar. is omuzlarýmý silktim.. Bir de ne bakayým. istanbul'da. ehemmiyetsiz insanlarýn gözünü kam evk alan. Ara sýra büyük hanýmefendi. Sarý insanl oluyor. Fakat aksilið her hocadan ziyade bana musallat. Akýllarý sýra servetleriyle. ona utana utan ordum. ye leri yemekleri. Çahku-þu'nun en büyük eðlencesiydi Ne bileyim ben. Ýnadýma. bütün kuvvetimi imi sarf ederek onu taklit ettim. Büyümüþ de küçü bücür. fazla fantezisi ve viöjö idi. hepsi insaný baþka türlü üzüyor. Amcam Pari 'ten göndermiþti. kaba birtakým "Ne oldum" delileri. aþaðý odada biraz fazla bekletmekten çekinmedim. Mademki defterimi benden baþka kimse okumayacak. Hatta. on üç yaþlarýnda bir zengin paþa kýzý var. talebem Nadide Ha-ným'ýn etraf rý arasýnda bir prenses azametiyle evime geldiðini gördüm. Afacan gülüyor.. hem de dikkat ettikçe saran bir biçimde güzel buluyordum. Öyle sanýyorum ki. Ç . ziyafet verirmiþ. Hiç peþimden ayrýlmýyor. sadece kendimi süslemek için yalnýz býrakmadým. Utanmasam hüngür hüngür aðlayacaktým. on sekizden aþaðý olmaz. istanbul 'da tanýdýðým þen. bir kat lacivert elbisem vardý. bu küçükhaným.O halde on dokuz. P bir kýz deðilim. Fakat neme-lâzým? Ben bugün. Maksadý derhal anladým. Arkadaþlarýmýn bu hali beni hem güldürür. Gözlerim. Vallahi. Bir yabancýyý seyreder gibi. bir iki soðuk teþekkür kelimesiyle küçükha-nýmý doyu geri göndermek oldu. Biraz da bu fakir eþ gülümseyen genç kýzý seyretmek için beklettim. böyleleriyle biraz Yüzlerinden yalancý maskeleri sýyýrmak. Niçin hepsini itiraf etmemel i? Onu güzel. derste hýrpaladýðým da oluyor. Abdürrahim Paþa'nýn land eðil mi? Palabýyýklý emir çavuþunun araba kapýsýný açtýðýný. bu paþalarýn çok daha yüksek numunelerini görmüþtüm. Fakat servetleri yahut yapmacý ibarlýklarýyla övünenlere karþý daima zalimim. deb-debeleriyle öteki hocalar gibi ben m de gözlerimi kamaþtýracaklar. Arkadaþlarým birkaç defa beni de götürmek istediler. kaygýsýz Çahkýþu'nun berrak aydýnlýk parçasý içinde titreyen birkaç yýld . Bu sabah. hatta hoc satmak için mektebe geliyor.

.. Hanýmlarý. oyunumu belli etmemeye gayret ettim. ne ayýp laký nlar. gayet sade ve se ir selamla iktifa etý-ðimý görünce hayret ettiler. O vakit küçülüyorlar.'nin zavallý görgüsüz kadýnlarýný hayretlere dü rdý. hanýmlar göz ucuyl yran hayran bakmaktan kendilerini alamýyorlardý. beni baþtan aþaðý süzdü. salonlarýnýn içinde. bu seher aydýnlýðý gibi berrak. zengin sofrasýnda. çenemi öpmek için aynaya uzandým. Ýnsana aðlamak arzusu verecek kadar güzel þeyler Kusurlarýnda bile þimdi bir sevimlilik görüyordum Tekirdað'daki enþitem derdi ki: "Fende. Onlarda. Fakat. Tavýrlarýmda. Hanýmcýklar. Bu mükemmel. nasýl alýnacaðýný nasýl yeneceðim bilmediði bir yemeði reddetmek mecburiye ep onlarýn intikamýný aldým. ince ince baþlýyor.'de Ipekböceði. münhasýran dudaklarýndan. titizlenmiþtim. Birbirlerine bakýyorlardý. h belerine hayret etmedim. bir parça kýsa olduðu için daima gülen. kaç biçare. altýn gözlüðünü tutarak. a gördüðüm genç kýza. Bu salon. gözlerimi. biraz afacanlýk etmek bugün benim hakkýmdý.'de Gülbeþeker dedikleri zaman ne kadar üzülmüþ. onlarýn elindeki çatalý titretiyor. canlý bir ýstýrap gibi büyük ve derin görünecekler. ahenkli hareketim vardý ki. kim bilir. yazýk ki bu aynalar da erkek icadý. bana tablolarý gösteriyordu.. kaç kiþinin lokmasý boðazýnda kalmýþtý? Kim býlir. küçük pýrýltýlarla yana Bu yüzde ne güzel. Öyle becerikli. þakaklara d güzel bir daðýlýþý vardý ki. B.. Mesela. boðazlarýný týkýyor. Ç. bec eriksiz bir misafir mevkiinde býrakýyordum. senelerden beri birer manken ölülüðüyle bu salonda oturuyorlar.i deðildi. gülümsemeseler. karanlýklara baka baka geçmiþ birçok yalnýz gecelerinden kalma siyah bi acý. görgüsüzlüklerini de acý acý duyurmak þartýyla. su içmelerini þaþýrt . ben. gülmeye her þey deðiþiyor. Sor Aleksi: "Papaz elbisesi adamýn ruhunu da papaz eder!" derdi. Bir aralýk görünmekten korkuyor gibi etrafýma baktým. Mürebbi-ye ol tahmin ettiðim adi Beyoðlu kokonasý. ne kadar uð-raþsa kendini yalnýz. Hem de onlara. küçükhanýmefendile-rý eteklemediðimi. Ben de ara sýra onlara bakýyordum. kibarlýk ve zevkten ziyade paranýn bin tü eþya ile doldurulduðu bir nevi manifaturacý camekâm idi. cahil kadýnlara kendisini adam diye satan. ne ince çizgiler vardý. insan ne yapsa. uykuya ve daha baþka þeylere doymamýþ gözlerin. Hülasa. yanaklarýmý. hareketlerimde öyle tabii bir akýcýlýk. Neler söylüyorum?. baþkalarý gibi hanýmefendiyi. mahsus potinlerini vurarak gezindiðini iþitiyor. Ne yapsa. Hele yemekte onlara o kadar g izli eziyetler ettim ki. kýraðýlarla ýslanmýþ nisan gülleri gi mleri vermekten çekinmi-yordum. yorgun bir tahayyül. Sonra. gülünç Fransýzcasýyla övünen Beyoðlu kokanasýn diðini piþman ettim. Her þeylerini tenkit ettim. ziyalar içlerine sýðmýyor. ne söylediler.beni mezarýma bile gülümseye gülümseye götür 291 ÇALIKUÞU Küçükhanýmm aþaðýda. Fakat. mesela saçlarýný. fakat bir türlü aynad ayrýla-mýyordum.'deki Hoca Efendi'nin dediði gibi. kendilerini acemi. . çatal býçak kullanmasýný beceremedikleri için gi müþ. güzel güzel. Her ne gösterdiler. sonra kendi kendimi. fakat sonra yolunu sa nun dediði gibi güzel. paþanýn büyük kýzý. zavallýlýklarýný. Serbest ve afacan cüretimle yavaþ yavaþ bu salona sahip oluyor. B. Yüreðim kuþ gibi ç arým ýslak bir lezzetle titriyordu. biraz sabredin!" dedim îki sene uslu uslu oturduktan sonra.kaç misafir. süzgün mahmurluð gözler. Bana. bir köþede bir minyatür buluy da yegâne bir sanat eseri olan bu güzel þeyin niçin buraya atýldýðýný soruyordum. yolunu sapýtan bu kaþlarýn. bana karþý acemi aktrisler gibi tuhaf tuhaf pozlar almýþ gö güldüm: "Görürsünüz. Bu kaba ve gülünç komedyayý oynarken tabiilikte çýkmamaya. daima üst diþlerimi bir parça açýk býrakan d bu dudak. ince ince baþladýktan sonra. gözlerini öpem r. nedir? Bir mektep hocasý için ne manasýz. aðzýndan. Ç. bu olduðunu nazik ve üstü örtülü kelimelerle söyledikten sonra. ne y aptýlarsa beðenmediðimi hissettirdim. K oket baþý da adamý koket mi yapýyor. Faka t nazarlarým. Onlar.. s nin kaþlarýn lakýrdýlarýna benziyor. sözlerimde öyle fütursuz bir emniyet salonun içi gizli bir 292 Reþat Nuri Güntekin fýrtýnaya uðramýþ gibi altüst oluyordu.

Onun ÇALIKUÞU _____ 295 için çekinmedim.Tabii. gözümle gördüm!" diye beni mat etmek isted kit. biraz bekle. daha doðrusu döþenmiþ. beni de isteyecek zararsýz bir adam olabilirdi.iyice bir ailenin fakir düþmüþ bir kýzý. Türkçe derdini anlatmaktan aciz kalýyor. Bir zamandan beri o baðda üç. Fakat bir tarafta mütemadiyen sualler. Benimle gizli bir ÇALIKUÞU 293 mücadeleye giriþmeyi. ama. Çocuklar.Evet.. Bu i utangaç hem cesurdu. Fransýzca söylemeye baþlýyor. insanýn o muhitte kendi tabii hayatýný yaþamas im. suyu içerken ben. bu defa Fransýzca-sýyla eðleniyordum. siz bu güzelliðinizle. Bahçeleri de. mektep çocuklarýndan birinden kendisi i tememi söyledi. gülümseyerek: . mutlaka sonradan düþmüþ bir asilzade filan olacak!" diye düþündüm. ben birçok yüksek meclislere girdim. Teneffüs saatlerinde yanlarýna gidiyor. aradaki çit duvarý sökt için iki bahçe hemen hemen bir gibi. bu konaða çaðrýlmamýþým! Paþa'nýn büyük kýzý bana bahçeyi göstermek istemiþti. Pa . yüzünün esmer cildinde renkli bir þeffaflýk. Öteki iþçiler gibi yaþlý baþlý olmadýðý için yanýna yalaþamýnýma gelmeye cesaret etti. elmasý bol muymuþ? O. iptidaiye hocasý kaybolmuþ: "Dam do Siyon"un en zarif lakýrdýcý muallimlerini aðlamaklý eden zalim Çalýkuþu. Hele elle lleri kadar nazik ve küçüktü. Çalýþmak ayýp deðil. bunlarýn arasýnda genç bir ameleye dikkat da onlar gibi giyinmiþti. Kendi kendime: "Bu. iptidaiye muallimesi mevk iine indim.Sizi iyice bir ailenin iyice bir çocuðu için isteseler ne dersiniz? . Hatta bir mektep hocasý olduðumu düþünerek: "Peki oðlum. bütün haþarýlýðý. . Meðer bugün sadece azamet satmak. o vakit. gülümsüyor: "Anlaþýlan biçarenin aklýnda bir noksan var!" diyordum. ucuzluk var mýymýþ. dedim. kuzu gibi olmuþlardý. üçer beþer senelik sekiz on bodur çamdan ibaret yapma bir orman-cýkta. armudu. kýþ nasýl olurmuþ. çýktým. dört fakir iþçi. söyl " dedim. kazandýðým bu þeref için teþekkür ederim. mutlaka beni söyletmek istiyordu. Hülas hemmiyetsiz. Sýcaktan çok susadýðýný. Asýl maksatlarýný biraz sonra anladým. Hanýmlar. halinde bir baþkalýk fark ediliyordu. tefriþ edil de dolaþýrken. Bu çirkin süs ve gurur maskelerini attýktan sonra ruhlarýný hresini gösterdiler. Fakat. ehemmiyetsizliðini takdir eden mazlum. "Türkçe iyi anlatamýyorum" diye kurtulmak istiyo du. 294 Reþat Nuri Güntekin .O bir mürebbiye. Fakat. hem de münasebetsiz sualler soruyordu: Buraya yeni gelmiþ. Bu pek terbiyeli olmadýðýný itiraf ettiðim hücumum üzerine kadýncaðýzý hafakanlar boðuyordu zadelerden biri. bu maskarayý öyle bozdum ki. dedim. ben ken di alnýmýn teriyle kendimi ge-çindirmeyi daha iyi buldum. Hakikaten fena insanlar deðildiler. saltanatlarýyla gö mi kamaþtýrmak için. fidan saksý ile sözüm ona yabana süslenmiþ. Ben. Horozdan kaçan insanlardan dünyada hoþlanmam. ben de yavaþ yavaþ hal imi bilen. "Ara sýra taciz fakat her zaman nasýl olur. . Fakat bunu anlatabilmek için on iki gün evvelki bir vakaya dönmeye mecburum. Yüksek meclislere ait bir kabul etiketini münakaþa ederken söz bulmakta aciz kaldý: "Mamaf ih. . Hanýmefendi ve küçükhanýmlar sýk sýk gelmemi samimiyetle rica ediyorlardý.Belki. týpký salonlarýna benzi t çiçek.. O bahsettiðim gün. Konuþurken kelimelerini þaþýracak kadar sýkýlýyordu. Mesela. baþlarý dillerle çapa çapalýyorlardý. ders saati geldiðini bahene ederek alelacele yanýmýzdan çýktý. . O vakit. fakat zannederim ki kabul etmem. Hanýmefendi. ben bir mektep hocasý olduðum için kendisini benimle kapý yoldaþý farz edi du. Mektebimizin teneffüs bahçesine bitiþik koca bir bað var. ot.Haným kýzým. hanýmefendi. alaycýlýðý ile yeniden doðmuþtu. yalnýz girip çýkmak kâfi deðil. ne söylerler? Sýk sýk geldiðimi görürlerse mutlaka sizden bir eklediðim fikrine düþerler" dedim. biçarelerin kan ter i çalýþtýklarýný seyrediyordum. maðrur bir istihfafla yüzüne baktým. fakat simasýnda. kim olduðumu merak ediyor. bu meziyetinizle pek iyi bir yere gelin olabilirdini z. sakin. gözlerinde baþka bir parýltý vardý.. bir meslek mecburiyeti bildi.

Bilâkis. hiç oralý lmuyor.Feride Haným. Yalnýz Nerim Hanýmefendi biraz tereddütten sonra söze baþladý: . muhcubane gözlerini indiriyordu. Zavallý Nerime Haným. o þaþýrdý. pek güzel olduðun zu söylemiþler. . çok memnun olurum efendim. akla sýðar þey mi? Evet.Feride Nizamettin. Fakat bu sefer büsb kýyafetle.Belki aklýnýza bir þey gelir. birdenbire ateþ almýþ gibi öyle bir de e elini çekmesi vardý ki. zabite "hazýr ol" kumandasýný baþkalarý vermiþ. arkadaþlarýy hse girmiþ. hiç fütursuz: . Galiba. bahse girmiþ: "Mutlaka bir çaresini bulur. "Selam merasimi"ni pek iyi bilmiyordu. niþanlan. Þimdilik hiçbir þey sezdirmemek. besbelli a yle benden su istediðini hatýrlýyor.Feride Hanýmefendi.. Mamafih. ehemmiyetli bir þeymiþ gibi senelerce özene bezene m ettikleri o mahut. Fakat. Kadýncaðýz. siz de bizim gibi istanbullusunuz. Fakat biçare kadýncaðýz. zabitlerden bazýlarý size mektepten gelirken tesadüf etmiþler. ihsan Bey'le görüþtüð bizden çok evvel yukarý gelmiþti. sakin ve cesur olmak lâzým. beþ dakika kadar hiç fütursuz konuþtum. baþýndaki alabros saçlara varýncaya kadar kýlýcý. onu ilk defa görmüþ gibi konuþuyordum. bu aðaçlar içinde yine o fakir iþçi ile karþý karþýya geliyordum. tabii Ihsan'ý tanýdýnýz. ik k. Fakat benim de. bir asker te mennasý için kaldýrdýðý elini yarý yolda tekrar indirdi. þaþýrmýþ görünmeyeceðim. ince býyýklarýnýn altýnda. Size iþin doðrusunu söyleyeyim efendim. vücudu dik. bu. sözlerinin yaptýðý soðuk tesiri pek iyi anlýyord Bugünkü garip komedyanýn son perdesini tekrar yukarý salonda oynadýk. olur þeyler. Maarif ordusunun küçük zabitlerinden. peri masalý güzel ve muhteþem görür de heyecanýndan bayýlmaz. Sonra. sen burada miydin? Nereden çýktýn ayol? diye hayret etti. Genç zabit. elimi tutmayý tercih etti. o güzel ve cüretkâr sükûnunu muhafaza edemedi. bilâkis. Büyük Hanýmefendi'nin gizli bir iþareti üzerine solandaki-ler dýþarý çýktýlar. Gençlik bu ya efedim. dedim. niçin? Bunu dah anlayacaðým.hçesindeki çam ormaný taklidinde. mahcubiyetini saklamak için gülüyordu: . bu paþalar. O. ÇALIKUÞU 297 Biraz sonra Nerime Haným'la içeri giriyoduk. Biz istanbulluyuz.A! ihsan.. 296 Reþat Nuri Güntekin Evet. üþenmeden amelelerden birinin elbisesini giyinmiþ. sürpriz yapmasýný çok seven insanlar. onun söz söylemesine meydan vermeden kendimi takdim ettim: . Üç. deðil mi? Ben. yakasý sýlý her þeyi pýrýl pýrýl parlayan bir erkânýharp yüzbaþýsý idi. Galiba. öyle bir duruþ. Mektepteki vakayý. güzelim? ihsan. kaçýnmamý bekliyorla mu bozmadým. Bu biçare eldivenden. cevap vermedim. yarý açý iþleri. insan bey nleriyle kýlýcýný çekerek: "Hazýr ol!" kumandasýný vermesini bekliyor.. ihsan. Nerime Haným. bugün güneþ gibi parlak. rolünü o kadar acemice oynuyor ki: "A! ihsan. tereddütle bana baktý ve dedi ki: . cüretkâr gözleri parlýyordu. bir saniyede anladým ki. Bize mektepte. fa da elimdeki eldiveni gördü. düðmeleri. Evet. Hayretle dudaklarýmý bükmekten kendimi alamadým: . Amcazade ve süt kardeþim Ihsa n'ý size takdim etmemde bir mahzur görmezsiniz. maskara edilnýiþ bir biçare aðaçlar içinde gördüðüm þeyin ehayyir etiðini anlatmak için bu kadar tafsilat kâfi.Evet. dedim. Hülasa. Fotoðraf çektirir gibi. bahsi kazanmýþ. Fakat ben.. bu Muallime Haným'la görüþürüm O gün. demek o da biliyordu. bugün inatçýlýð yaparlarsa yapsýnlar. Herhalde. Hakký da yok mu ya? Küçük iptida birkaç gün evvel amele kýyafetinde gördüðü bir þahsý. Göz göze geldikçe zavallý delikanlý. (Paþanýn büyük kýzý): . parmaklarý birbirine yapýþmýþ duruyordu. Bütün simalar bunu gösteriyordu.Efendim. Tuhaf deðil mi? Ben. Sadece: . öyle bir kýyafet ki.Ne münasebet efendim? Nerime Haným. tabii buralýlar gibi bunu bir hakaret saymayýz deðil mi . Nerime Haným dedi ki: . kýzarýyor. bu gülünç "operakomik" dekoru içinde gülünç bir komedya oynayacaktýk. benim utanmamý. sen nereden çýktýn?" ayret ederken sesine: "Vah vah! Yalan söylediðimiz ne kadar da belli oluyor!" der gi bi bir ahenk geliyor.

Bu dakikada Munise odaya girdi: . komþudaydý. sizi istiyor. bu dünkünden bin kat daha gülünç. Büyük Haným.Ne kadar iyi! Hakikaten güzel. bu meziyetlerini açý n açýða söyleyebilir miydim efendim? Bu. fakat o. ilmem neden. Sizi pek beðenmiþ. Sahne. hanýmefendi. Duvara vurmuþ donuk bir ay ýþýðýna b aynada. Demin size arkadaþlarýyla bir bahse tutuþtuðunu söylemek lâz geldi.. ÇALIKUÞU 299 . mutlaka. Bilmem nasýl bir ýþýk oyunu oldu.ihsan Bey. ihsan Bey'e de bütün kalbimle teþekk im. çok güzel bir genç. .. Birdenbire ellerimi yüzüme kapadým.. dediðiniz gibi mükemmel gör r. fakat dudaklarýmdan yanlýþlýkla baþka bir isim. fakat gayet kati birkaç sözle buna imkân olmadýðýný söyledim. Hiç böyle þey olur mu. Þimdi. dedim. boynunda dizi dizi beþibirlikleriy-le misafi . haným kýzým? Ben.Allah senden razý olsun. güzel ve deðerli bir genç. . Ben Ihsan'ýn sütannesiyim. el . güzelim? Zavallý çocuk.Kuzum anne. güzel bulduðunuzu söylediniz ya! Gülerek ceva m: . 6 Mayýs Bu hafta benim kýsmetim açýldý.Evet.Feride Haným! Herhalde kati cevabýnýz bu olmayacak. nefret ettiðim büyük düþmanýmýn ism Ç. hem memnun oluyorl ardý. ihsan Bey. düðününüzü burada yaparýz. Lacivert kýs elbisem bana beyaz gibi göründü. beni kandýrmak için birçok þeyler söyleyeceðini hiss azikâne. çok müteessir olacak.. kendimi hayal meyal seçebiliyordum. bin kat daha isyan ettirici bir komedya.Çok iyi bir genç görünüyor.Yüzü de güzeldir. Bir ay izin alýrýz. Soyunmadan evvel bir kere da ndimi seyretmek istedim. Size de. Bu sözlerime hem hayret ediyorlar. benim dilim varmayacak. Sonra. Nerime Haným'ýn. Yorgun bir tavýrla annesine: . bir türlü akýllarýna getirm istemiyorlar. Sizi Allah'ýn emriyle Ýhsan'a istiyorum. on gündür öyle telaþ içinde ki: "Ölür m. kimi isterse alabilir. Ana kýz. dedi. Ah. çünkü ihsan. Oda. Paþanýn landosu beni evime býraktýðý vakit Munise. iyiden iyiye kararmýþtý. ayný kendini beðenmiþlik. bizim aþaðý misafir odasý.Hanýmefendi. alacaðým!" diyor.Hanýmefendi. Mademki siz e onu beðendiniz inþallah mesut olursunuz. yine tekrar ediyorum ki. tekrar birbirlerine baktýlar. neþem gibi hüznümden de renk vermedim: . Mamafih. fakat aramýz da bir izdivaç ihtimalini aklýmdan. birdenbire þaþýrdý: . kýzým! iþimizi kolaylaþtýrdýn dedi. Hakikaten gülünecek bir vakaydý.Ihsan'ý nasýl buldunuz. e bi elimde büyüttüm. tahsili de iyidir: Terfian Beyrut'a tayin edildi. Malumatý da. iþin buraya geleceðini daha evvelden hissetmiþtim. Fakat mümkün deðil. adeta müteessir olmuþtu. genç kýzlarla doðrudan doðruya konuþmak olmaz ama. o a beraber Beyrut'a gidersiniz. bu cariyeniz için büyük þeref. "Munise" diye300 Reþat Nuri Güntekin çektim. Gitmek için müsaade Nerime Haným. 298 Reþat Nuri Güntekin . O: . Uzun etekleri karanlýklarda kaybolan bir beyaz ipek. Vakayý olduðu gibi yazýyorum. bu bahsi uzatacaðýný. bir genç kýz için biraz fazla serbestlik olmaz mýy Ana kýz. Fakat. bizim de "mutlaka" isteyecek bir þeyimiz olabileceðini.Abacýðým! Ondan imdat ister gibi ellerimi uzattým. çok müteessir olacak. Ihsan'a söyle. bu erkekler! Hepsinde ayný gurur. Dünkü vakanýn sýcaðý sýcaðýna bugün bir komedyaya daha kahr . küçük bir sükût hüküm sürdü. akýllý uslusunuz. birbirinin yüzüne baktýlar. Nerime Haným. yine gayet sade: . sevimli bir genç. Feride Haným kýzým. Bizim de bir kalbimiz ol duðunu. yine tekrar ediyorum.Niçin kýzým? Biraz evvel onu beðendiðinizi. yahut kalbimden geçirmiþ olsaydým. yabancý memlekette kocaya istenilmek bana bu dakikada garip bir mahzu nluk veriyordu. Hafýz Kurban Efendi'nin kar sýnda düðünlere giderken giydiði gron çarþafý. Feride Haným'ýn reddedeceðini aklýna bile getirmiyordu.

ya "Ziyaný yok. Çünkü. halinde bir tuhaflýk var. Biz. Bunlardan ne hakla ve niçin size bahsettiðim meselesine gelince.. hemþireceðim! Ben: . hemþireceðim. her þeyi haber alýrým. Þimdi ara sýra kýyor: "Bana artýk paþalar paþasý demelisiniz. fakir tal ebelerimizden birinin saçlarýný örmüþsünüz. Yalvardým. artýk insan sarrafý oldu . fakat cidden iyi bir çocuksunuz. Mamafih.Mektep. Ben: . gençliðiniz. hiçbir þey bilme m gibi otururum ama. Akþam üstü kýzlarýný. Benim için mi? O: . Ben: . Muallimlerimiz de hakeza. kadýnlar epeyce süslü olarak gezebiliyo rlar. meyhaneden dönen sarhoþlar. diye meþhur bir söz vardýr kýz güzel. mektep tatilinde Müdire Haným.Hayýr. beni alabileceðinden emin mi? O. deðil mi Gülbeþeker'den niþan aldým!" diye a ndiriyor muþ.Bizim efendi için. güzel güzel geçiniriz. mektep kapýsýna gelen peder ve ne kadar çok olduðuna dikkat ediyor musunuz? Siz. idadi mektebindeki büyük talebelere varýncaya kadar sizi uzaktan tanýmay an. Ben gayri ihtiyari eðlenerek: .Hemþireceðim. buna da iki sebep v ar kýzým.or. güzelliðiniz. Kuzum kar-þedeþim. burada. Bilm . çapkýn bir mülazým. haydi gönlün rahat etsin. me tebin kapýsýnda durmuþlar. kahkah larla gülüyordum.. sizden bahsetmeyen yokmuþ. sade ihtiy Mesela. elinden almýþ. böyle hiç renk vermeden þaka etmesi.Kimin için? O. tabii hoþuma gidiyor. Onu dedikodudan.Evet. hizmetinizi ederim!" dedim. Bir gün. kahvedeki esnaf tan tutunuz da. Birisi tecrübesiz. diyor..Öyle ya! Tam elli beþibiryerde vermeye razýyým. hem yalnýz bir taze olduðunuz için kendinizi biraz daya iyi korumanýz lâzým gelirdi albuki bazý ihtiyatsýzlýklarýnýz oldu.Galiba teklifli bir yere misafir gideceksiniz. yüzüme bakmadan tereddütle devam ediyordu: .Ne kadar süslüsünüz bugün. kýzým. kýþladaki zabitlerden. sizi almak için beni boþamaya kalktý. kapýcý Mehmet Aða. Ben. Görüyorsu . kýzým. iftiradan.Bu Kurban Efendi sizi býrakýrsa. sizin yemeðini ririm. O: . Fakat ben biliyorum. bu memleket o kadar kapalý bir yer deðil. bilâkis gözlerinde yaþlar var! O: . bana acý! . bana görücü geldiniz? O. Ben: . mektebin menfaati meselesi var. daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazif edir. efendi size göz koymuþ. Öyle ki. ciddiyet ve hayretinizden memnunum. beni odasýna çaðýrdý. isyan ettirici bir saffetle: . Güzellik baþa beladýr.Nereden bildiniz? Ben.Evet. kardeþlerini almak için. Onlar. çatkýn bir çehreyle þu sözle . Ç.Nasýl. Telaþ etmeyiniz kýzým. Biçare kadýn. söz getir meye baþladý. maateessüf. kasabada gizliden gizliye bir dedikodu baþladý.Zavallý komþum. siz bana görücü mü geliyorsunuz? . dünyanýn en sade bir þeyinden bahseder gibi: ÇALIKUÞU 301 . baþkalarý için tabii görülen bir þey. birdenbire þaþaladým: . sizde 302 Reþat Nuri Güntekin nazarý dikkati celp etti.Feride Haným kýzým. ucuna bir de kurdele paraçasý takmýþsýnýz. gözleri aðlamýþ gibi. Sonra. saf gözlerinde saf bir hayretle: . Konuþmaya baþlýyoruz. dualar ediyor ve perde kapanýyor. böyle bir þeye imkân yok. Öyle deðil mi? Müdire. Bu kadar saf bir kadýnýn. Fakat.O halde. 15 Mayýs Bu akþam. Kabahat demiyorum. tek beni boþama. cami gibi mukaddes bir yerd ir. Dün. onun için size bir analýk. Ben. Fakat o. mahsus size geldim. Biz. belki farkýnda deðilsiniz. Mesela. Allah hakký için þu Hacer-i Esvedi bir öpelim!" diye nutuk vermiþ. çocuklarýndan ziyade sizi görebilmek için geliyorlar. tuhaf bir haber verdi: Evvelki gece. gülmüyor. Fakat bir kusurunuz var: Ken dinizi hâlâ istanbul'da sanýyorsunuz. o hanýmý al. her rast geldiðiniz erke du. hemþire sizin için. Öyle deðil mi? Halbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de. sokakta çocuða para vererek kurdeleyi. ablalýk vazifesi yapmak istedim. bunlardan birisi: "Ben duvardaki siyah taþa Gülbeþeker'in elini düðünü gördüm. Dünyada.

bu dedik an gözleri korktu.yine eskisi gibi gülüyorum. ne mektep için hiç hoþa gide- ÇALIKUÞU 303 çek þeyler deðil. Yirmi dört yirmi beþ yaþlarýnda.. utana utana ondan bir þey istedim: . Yalnýz.Sözlerinizin hepsi doðru Müdire Haným. hakkýnda bazý ufa k tefek dedikodular iþitiyorum.Kuzum hanýmcýðým. Halbuki bu yetmiyomuþ gibi. Yine kuþlara ýslýk çalýyorum. Hele se le benziyor ki geçen gün. 5 Haziran Kuþlarýmýn ahi tuttu.. güzelce. ihtimal.. yine gurbet kokusu almaya baþlýyordu. bu daðlardan. olmaz mý? dedim. Müdire Haným. benim itiraz v e isyanýmdan korkan müdi-re. demek. ne bestesinde aðlan yok. Bunu o gece iþitmemle unutmam bir olmuþtu. güzel ut çalýyor. Dün akþamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mýsraý tekrar ed hiç sebepsiz aðlamaya baþladým. Hanýmefendinin teklifini kabul etmiþ olsaydýnýz.. bir baþkasýný seviy or. C. Muallim arkadaþlarý onu pek sevmezler. bir tedbirsizlik daha yapmýþsýnýz. ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetiþmek için? Ç. bir sebep göstererek be i baþka bir yere göndermelerini istersiniz. üst üste boðuþuyoruz.. Bir parça tereddütle . Bu adi þarký parçasýnýn ne güftesinde. Abdürahim inde Yüzbaþý ihsan Bey'le konuþmuþsunuz. 304 Reþat Nuri Güntekin Ne vakte kadar Yarabbi. Kozyataðý'nýn bahçesinde -Ne münasebetsiz sözler söylüyorum? Galiba bende sinir hastalýðý b de bir kararsýzlýk var. fakat ne yapayým? Siz artýk idareye yazarsýnýz. Müdire Haným. siz e hatýrým kalmaz. biraz açýk giyinmesini hoþ görmüyorlar. Müdire bir þey söylemeden düþünüyordu. genç bir adamla görüþmeniz. durup dururken yavaþ yavaþ bu þarkýyý söylemeye baþ-1 ladým. bana hocaným demeyin. asýl sebebi söylememek. Þimdilik kendimi unutturmaya çal hiç sokaða çýkmýyorum. gittikçe incelip mahzunlaþan .. sinir. [ sendedir" diye bir þarký söylemiþti. bestesiyle. dedim. ara sýra teyzeme benzeyen bir büyük hanýmla konuþuyorum. b r beis görülmeyebilirdi. bir parça þaþýrdý. Bu memlekete acýyorum. Yalnýz: "Þehirde dile düþtüðü için istemiyorum!" demeyiniz. sükûtumdan þüpheleniyordu. Kendim de yavaþ yavaþ farkýna varýyorum. iþ görürken. sadece Feride deyin. acaba kimi?" yolunda dedikodular meydan aldý. Hafifçe içimi çektim. 20 Haziran Mektepte Nazmiye isminde bir arkadaþým vardý. eyl evvel baþka bir yere nakletmeye imkân olmadýðýný söyledi. insan bir muamma? Bir kere iþitti-1 ðim bu þarkýyý. güftesiyle nasýl aklýmda tutmuþt den sonra. Komþularým da artýk beni eskisi gibi aramýyorlar. Fakat. Lütfen baþka bir bahane bulunuz: "idaresiz" deyiniz. Yanýk ses-1 li bir yolcu sularýn karanlýðýna dedir avare gönlüm. þen r kýz. Bu iþte bana edeceðiniz en büyük insaniyet ve m et. dudaklarý-' ÇALIKUÞU 305 mm ucuna geliyor. cahil" deyiniz. yine Munise ile hamal çocuklarý gibi al alta. Gözlerimin dolduðunu göstermemek için pencereye dönd uçuk mavi semasý içinde. fakat arzumu reddetmedi.. bitip tükenmez gurbet yollarý uzanýyor. kulaðýmda Çeçen arabalarýnýn o ince yanýk sesli ç . yahut da kýskanýyorlar. ne bileyim? . Bu sözleri cevap vermeden. düþüne düþüne: . Komþum. bunun için kibar aileler el üstünde tutu gece bir yere davet ediyorlar. ne derseniz deyiniz. Aylardan l sonra. Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmýþtý. Tatilin bu uzun aylarýnda onlar gibi mahpus kaldým.Bunlara ne dersiniz. hiçbir hareket yapmadan dinlemiþtim. "Elin den iþ gelmiyor. kuþlara su verirken. sonra da bu kadar iyi bir kýsme reddetmeniz nazarý dikkati çekti: "Mademki ihsan Beyi istemedi. pencerem-1 den görünen deniz parçasýný seyrede þarký. Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütü uyla koklamayanlar için ne manasýz bir söz! Hayalimde yollar. Bana söz söylerken gözlerimi kapýyorum. Evvela. Feride Haným? diye sordu.. ince ince tüten dumanlara benzeyen karþý daðlarý seyretmeye baþlad Çalýkuþu. Bir daha bu þarkýyý söylemeyeceðim. Dedim ya. ihtimal. bahçemdeki çiçeklerin açmaya b adýðý bir nisan gününde.r ne kendiniz için. þimdi bilakis. gayet tatlý söz söylüyor. "asi" deyiniz. Fakat hüznüm gibi neþemin de kar sýðmýyor.

dayanamadým. Kapý açýldý. Bahçeler arasýnda. Bu gece Feridun'un teyzesine davetliyim. Sen gitmezsen vallahi ben de g itmem. bunu bana.Niþanlýmýn teyzesi niçin senin yabancýn olsun? Hem baþka bir fikrim daha var. Nazmiye. onlardan olacak.Evet.. Ben. Çalýkuþu . dedi. bir þey dikkatimi celp etmiþti. Çok iyi bir çocukmuþ. . çok þeytan bir kýz! Ýnsanýn altçenesinden girip. Küçükle þakalaþarak kendimi oyalamaya çalýþ zli bir kurt düþmüþtü. gözlerinin sitemli bir bakýþýyla: . zevkimi takdir edeceksin. yapraklarla dan birisine girerek yarým saat. hafif hafif çýðlýklar geliyor. Subaþý'nda ki baðýnda ziyafet veriyor. Fena halde bozuldum. can sýkýntýsýndan bunalacaðým bir dakikada Nazmiye geldi: . süsünü doðrusu gözüm tutmadý. Nihayet. Bir odada epeyce zaman beni Munise ile yalnýz býraktýlar.F 20 306 Reþat Nuri Güntekýn Fakat hepsine cevap buldu. Dün evde. Ne söylediðini bilmeyen bazý münasebetsizle vardýr ya. bizi üst katta bir odaya aldý. Ben gitmemek için birçok bahaneler gösteriyordum. Elbisesini.Hayýr. Sýk asma yapraklarý arasýnda hiçbir þey seçmek mümkün deðildi.. Ýhtimal. Sonra.Küçüðü de götürecek misin? demiþti. Ýhtiyar bir çoban. merdivenden doðru. Munise'yi giydirmek isteðim vakit Nazmiye. Fakat neye y ki yakýnda yine býrakýp gideceðiz. açýk hava ihtiyacý beni iyiden iyiye bunaltmýþtý. Çardýðý örten sýk de akþamýn pembe yaldýzý yavaþ yavaþ sönüyordu. Ýnce boy-nuzlarýyla yalaðýn baþý ini iten keçi yavrularý Munise ile bana Mazlum'u hatýrlattý. Gülbeþeker de ne Gülbeþeker! Sahiden insanýn yiy tutuþtuklarý kadar varmýþ. üç çeyrek uzakta bir baða götürdü.Tabii. yaþlý. içim içime sýðmýyordu. Bahçeden karýþýk. Güneþ batmýþtý. merakýmýzý kaldýrdý. adýna bu kadar fantezi yakýþmaz. þakaðýnda laden. . can sýkýntýsý.Nazmiye'nin bir yüzbaþý niþanlýsý varmýþ. faka l yerlerdi. þiþman bir kadýn. kimseye söylemememi tembih etti. Nazmiye. Munise'yi nasýl evde yalnýz býrakayým? Bir mani mi var? diye sordum. artýk pek gözü kapalý bir kýz sayýlmazdým. bir bostan kuyusunun tahta tulumbasýný çekerek taþ bir yalakta koyunlarýný suluyordu. Saçlarý sarýya boyalý. Bir aralýk çobandan onu satýn almayý düþündüm. Pencereden baþýmý uzatým. bozuk bir akort edildiði iþitiliyordu. üstçenesinden çýkýyor. yüzünde tekerlek a yip bir þey! Bu kadýn. Feridun Bey'in teyzesi. Sizi tanýmadýðý halde gözlerinizden öptü. Etrafýný yüksek çardaklarýn yeþilliði sarmýþtý. Fakat renk vermemek lâzým. nasýl bir gaflet dakikama geldi de Nazmiye'nin bu sözleri beni þüpheye düþürmedi? türlü bunu anlamýyordum. Ev sahibi nde kocaman bir lamba ile içeri girdi. Gözlerimizde yaþlarla arabadan atladýk. Bazen onu evde býrakýyorsun da. yukarýda da söy ledim ya. Yalnýz. Yolda bir sürüye tesadüf ettik. bir sýr g ibi söyledi. Küçük bir talika arabasý bizi derenin öbür kýyýsýna geçirdi. Zannediyorum ki. kahkahalar. sul r damlayan ince çenesini öptük.Feride Haným sizi almaya geldim. kadýn erkek sesleri. bir keçi yavurusu yakalayarak uzun kulaklarýný. Fakat bu niþanlýnýn ailesi ine rýza göstermediðinden. fazla bir teklifsizlikle ibi yanaklarýmý öperek: . arzusunu kabul ettim. O kadar dil döktü. fakat þimdiye kadar gece yatýsýna gitmedim ki. Ýki seneden beri dýþarýlardan çok þeyler gö Ne oldu. . . çarþafýmý çýkardý. sana niþanl receðim. Nazmiye. Zaten benim bahanelerim de çocukça þeylerdi ki. ne mani olacak? Daha iyi. gürültü ve ayak sesleri gelmeye baþladý. hafifçe kaþlarýný çatmýþ: . Buralarý ne tenha. o kadar yalvardý ki.Görüþtüðümüze memnun oldum. Mahsus rica etti. Derdimiz eksik gibi niçin baþýmýza yeni bir sevda satýn Gittiðimiz köþk. ucu bucaðý görünmeyen bir baðýn orta- ÇALIKUÞU 30? sýnda eski bir bina idi. münasebetlerini gizli tutuyorlar. elmas kýzým.

Saçlarýyla býyýklarýnýn bir k adý olduðu halinden belliydi. duruþu. daha sonra kalýnlý. seni ihmal ettim ama. Daha doðrusu konuþuyorlardý. sinemadaki o çirkin aþk sahnelerinden birini oynar gibi çekinmeden. Hiçbir þe r þey duymuyor. merhumun bu sözlerini tam bir keramet gibi tesdik ettim. ça filozasý gözünün üstüne kadar inen bir panayýr palikaryasý resmi vardý. Zihnim durmuþtu. odanýn içinde dolaþýyor. utanmadan baþ baþa . kolay ve seri söz söylüyordu. Binbaþý ama bildiðiniz binbaþýlardan deðil. mahsus karanlýkta býraktým. Ýþte bu Feridun Bey kutularýnýn birinden fýrlamýþ gibiydi. Fakat bu Burhanet-tin Bey'in ne alakasý vardý? Hayretle Nazmiye'nin yüzüne bakarak cevap bekledim. âlemimize þeref verdiniz. masanýn üstüne þiþeler. inceli birçok sesle söylediði þarkýlar takip etti. "Burasý uðurludur.. Çünkü bende konuþmaya deðil. Þuradan. sað olun. arkadaþým. ara sýra bize arkasýný çevirerek bu masanýn önünd . Burhanettin Bey. bunlar çok adi ve fena insanlardý. Nazik bir baþ iþaretiyle uzaktan selam verd i. Aþaðýda bir keman taksimi yaptýlar. Elimi. teþekkür ve minnettarlýðýmýzý sunarýz. Munise'yi e den tutarak dýþarý götürmüþtü. çek kolun lahi! diyordu. peder merhum emlaki içinde en ziyade bu baðý severdi. Fakat. fazla kaçýnmak için sebep yoktu. Talihime iki sevdiðimin isimleri de birbi ine yakýn düþtü. o. gayri ihtiyari çekindim. Elindeki küçük bir kadehin 310 . Yarým saatten ziyade bir zaman bu odada beraber oturduk. nefesimi daraltýyordu. hafifçe eðilerek: . Bu. hafifçe eðildiðini gördüm: . arkadaþýnýn bana verdiði korku ile karýþýk fena tesiri hemen hemen izale et biraz emniyet gelir gibi oldu. mehtap gecelerinde bu bahçenin cennet gibi ol duðunu anlatýrken Nazmiye girdi. teklifsizce sert avucunun içine aldý. Bu dakikaya kadar bað sahibi sandýðým haným. Baþým açýktý. Nazmiye onlardan birini takdim etti: .Efendim. bir velinimeti takdim etsin: Binbaþý B urhanettin Bey. bana ne ÇALIKUÞU 309 kadar saadet geldiyse bu baðdan geldi!" demeyi mutat edinmiþti.Inayeten kabul buyurmaz mýsýnýz.. . Zabitler. Efendim.Feridun Bey. Güneþ batarken bu bahçeler lliðine doyum olmaz. biraz tereddütle odaya girmiþlerdi. Kolumla saçlarýmý kapamak istedim. Bir kanepede yan yana oturan Nazmiye ile niþanlýsý. Ýhtiyar kadýn. Hakký vardý.. niþanlým. Nazmiye gülüyor: . iki yaba de. Biraz evvel þiþman haným. bana bakmýyor. tabaklarla dolu bir tepsi býrakmýþtý.Burhanettin bendeniz. yuvasýnda tecavüze uðramýþ bir hayvan yavrusunun idraksiz korkusuyla köþeme küçülüyordum.Elmas kýzým. hesapça bir kompliman olacaktý. Kapýnýn dýþýnda gözüme uzun boylu iki zabit üniformasý 308 Reþat Nuri Gûntekin iliþti. lambanýn fitilini düzelterek. sallaya llaya. dedi. söz söyleyiþi Feridun'dan büsbütün baþka id beyaz saçlarý. Yavaþ yavaþ onlara arkamý çevirdim. Bur elleri cebinde. gözlerini göz lerimden kaçýrmakta inat ediyordu. rkasýnda duran zabiti takdim etti. Tenezzülen teþrif ettiðini zi öðrenince. sen ne kadar dýþarlýklý olmuþsun? Herhalde niþanlýmdan kaçacak deðilsin. küçükhaným? Hayretle gözlerimi kaldýrdým. Bunlar çok adi ruhlu insanlardý. meþhur Solakzadelerin küçük mah Solakzadelerin bu küçük beyi hemen kýrk beþi aþkýn bir zattý.Cicim. Giyiniþi. söylenen sözleri bile anlamaya mamýþtý.sarsa sarsa sýkarak: . Feride Haným.Müsaade ederseniz kulunuz da candan bir arkadaþý. Bunlarýn üstünde burma býyýklý. Bu gezinmelerden birinde binbaþýnýn önümde durduðunu. gittikçe daha ziyade birbirlerine so kuluyorlardý. buradan konuþuyorduk . Evet. Küçüklüðümde büyükannem acayip bir kibrit kutusu alýrdý. bunu bir gazel. Demir bir pençe kalbimi sýkýyor.

Bu sefer. Diþlerimi sýkmasam. Siz misafirlerin yanýna ininiz. Bu sözleri o þiþman kadýn söylemiþti. bulanýk kadýn. Duvarlarda. . Baþýmla reddettim. vallahi yabancý deðil. yaþasýn Gülbeþeker.Dýþarý çýkýn. dýþarý çýkýn. onlarýn birbirine çarpacaðýný hissediy Burhanettin Bey: . ÇALIKUÞU 311 mek borcumuz. Burhanettin Bey. kolonyadan yanan gözlerimi öpüyordu. hiçbir þey yok. 312 Reþat Nuri Güntekin Tanýmadýðým bir ses: . Nazmiye ile niþanlýsý kol kola önümüzden iniyorlardý. Burhanettin Bey'le yalnýz kalmak. daha ziyade eðildi.diye baðýrýyordu. Burhan Bey'in iki arkadaþý. ona baþýyla iþaret etti: . Feridun'la. sizi bekliyorlar. u arý gibi ta uzaklara haykýrýyordu: "Yaþasýn Burhanettin Bey. dedim. Gayet yavaþ: .Elmas kýzým yemek vakti geldi. Kamaþtýrýcý bir pýrýltý birdenbire gözleri ndan döktüðü ýþýk selleri içinde sendeleye sendeleye birkaç adým yürüdüm. erkek çehreleri. Çalgýnýn uðultusu içinde sesler derinleþiyor. sofrada birkaç misafirimiz var. Odanýn yar aktýðýný hissediyordum. Karanlýkta taþlýðýn nihayetinde bir kapý açýldý. ilk hareketim. nasýl isterse öyle hareket et. Bileklerimi Nazmiye'nin elinden kurtarmaya çalýþýyor. öyle ya zevceleri. Gülbeþeker * Gözlerimi açtýðým vakit kendimi Munise'nin kollarýnda buldum. Neydi bu baþýma gelen þey Yarabbi? Kendimi nasýl kurtaracaktým? Odadaki ýþýklar yavaþ yavaþ sönüyor. Biraz kendimi toplar gibi oldum: . Burhanettin Bey. sonra. Nasýl isterse öy le yapsýn. Binnaz Haným. fakat bir türlü sönmüyor. rica ederim.Misafirimiz ne emreder. gözlerime çöken bu karanlýðýn içinde kývýlcýmlar uçuþu denizin uðultusu gibi geliyordu: . zevceleri. beraber yemek yemek ! Ne yaptýðýmý bilmeden.Peki. avizelerin ak si. Misafirimi yalnýz býrakm amak benim vazifem. var kuvvetimi tolayarak: . koltuðun kenarlarýna tutunarak köþeme um. dedim. küçükhaným.istemem. Feride Haným'ýn biraz rahatsýz olduðunu söyle iniz. bir adým geriden ben ip ediyordu. Feride. bulanýyor. Sonr koptu. salona hudutsuz derinlikler veren endam aynalarý parlýyor. yerimden kal mzumdan tuttu: . Küçüðüm: "Abacýðým" diye aðla saçlarýmý. O.1111 g^^^Hlflflj^^^^^^Hl----n.Israr etmeyiniz Burhanettin Bey. sýcak nefesi yüzüme dokunarak: . gelmezsen çok ayýp olur. siz de bizim yiyeceðimizi buraya getiriniz. Söz söylemek mümkün deðildi. Bu odada. Birçok gözler.Reþat Nuri Güntekin içinde yakut kýrmýzý bir içki parlýyordu. Üstüm baþým sýrýlsýklam olmuþtu. Dünyanýn en nazik ve masum bir likörü. Hafifçe çýrpýnmak. korkma. Deðil mi.Ferideciðim. düþünmeden yerimden fýrladým.Zararlý bir þey deðil. rüyada görülmüþ gibi karýþýk. karanlýk bir yolda koþan meþaleler gibi ta uzaklara gidiyordu. istediðiniz gibi olsun. Nazmi ye. beni burada býrakýnýz. munis ve kibar çehresi bu dakikaya kadar bana m bir emniyet vermiþti. çehreler. dedi. diyebildim. Nazmiye yanýma yaklaþtý: . Mahsus n geldiler. kollarýmla açýk boynumu saklamak oldu. onlar dan bazýlarýnýn niþanlýlarý. burada kendi evinde sayýlýr.Teþekkür ederim.Korkma kýzým. rahatsýzým.. Bu dakikada çýldýrýyordum. aðarmaya baþlamýþ saçlarý.

Yüzünü görmemek için baþýmý öte tarafa çevirdim. Kozyataðf ndaki köþkten kaçtýðým. dedim. titr . biý þey söylemeden dinliyor. þehirden getirmek için bir bað arabasý hazýrlatmýþlar. Utuna utana. hiçbir þey tesir etmiyormuþ. Seni niçin oraya çaðýrdýklarýný ir daha öyle yerlere gitmeyelim E mi? Ya sen? Allah esirgesin. O zaman dikkat ettim. kimsenin size karþý f ir niyeti yoktu. dizlerine koyduðum ellerimi elleriyle severek. mesleðim beni buna mecbur ediyordu. Fakat bu saatte. olaðasý paltosunu giyerek arabacýnýn yanýna atladý. karanlýk yollara düþtüðüm gece. annem gibi. Ya . Mamafih. Sonradan öðrendiðime göre. sýz benden yaþlýsýnýz. Çenemden tutarak baþýmý kal dan gözlerimin içine baktý. Benden çok fazla þeyler biliyorsunuz. Yola çýktýðým vakit Burhanettin Bey. baþýma. Çaresiz. Kendime geldikten sonra. bu baygýnlýk bir çeyrekten l fazla devam etmiþ.Abacýðým. gözlerime dokun k beni rüyamdan uyandýrýyordu. Razý olmazlars a gece vakti tek baþýma yola düþ-1 mekten çekinmeyeceðimi söyledim. küçüðüm aðlýyor. razý oldular. kýzým? Seni hiç böyle görmedim. Bir köþede üþür gibi titreyerek büzülüy Yavaþ yavaþ baþýmda bir baþka gecenin hayali uyanýyordu. Ýhtiyar kadýn. üzüldüðünüz için sizden af rica ederim. artýk fena bir kadýn mý sayýlýrým? Bu sual. Benden daha çok yaþamýþ. bu yabancý memlekette ondan baþka derdimi anlatacak kimsem yok tu. daha çok anlaþmýþ büyük bir insan ýstýrabýyla baþýmý kollarýnýn iç . bir bað eðlencesi göstermek istemiþtik.Ne var. Ne kadar korktum. Nazmiye.Feride Haným. emini olunuz ki.. kalbimi açmaya mani uþtur. Ne oldu. sonra yanýndakilere dönerek: . baþýný daha ziyade eðdi. onun küçük dizlerine koydum. müterreddit. Feride Haným. biraz açýldýn mý? Aklým diyordu. çatkýn çehresi beni daima biraz korkutmuþ. lerinden bir teselli cevabý dileyerek: . artýk ümit kesmeye baþlamýþlar. sonra mesela birkaç gün evvel arkadaþlarýmýz-! dan biriyle konuþmakta s görmemiþ bir küçükhanýmýnj bu kadar vahþi tabiatlý olacaðýný nasýl tahmin ederdik? Tekrar ki. Yarabbi! Düþmüþ bir kadýn gibi bu çocuktan utanýyor. yüzüme.Biçare. Baþýmý. Allah i doðrusunu söyleyin. titreye titreye dün geceki vakayý anlattým. sabahýn bu saatind iþ gözlerim. ben bu gece ne kadar aðladým. Ýhti kadýn. sararmýþ yüzümle beni görünce þaþýrdý: 314 Reþat Nuri Güntekin . size karþý bir fena niyet yoktu. Þimdi ben. ince dað yollarýnýn karanlýklarýna dalmýþtý. sahiden çocukmuþ. hem de bir b gözyaþlarýný karanlýkta gizlemeye çalýþarak: Ellerini tuttum: .Müdire Haným. Istanbul 'dal terbiye görmüþ. Sadece ik-l ram etmek. Müdire Haným'ýn evine gittiðim vakit güneþ yeni doðmuþtu.. Cevap vermedi. bileklerimi ovuþturuyor: "Feri-1 deciðim. yüzüne bakma ret edemiyordum.Hayýrdýr inþallah. her zaman ceketinin önü açýk dura O da bana baktý. Hasta mýsýn? de Bu hanýmýn sakin ciddiyeti. yüzüme bakmaya cesaret e . dedi. çekine çekine bana yaklaþtý. hem de her vakýtki gibi bir müdire gözüyle. Baþýný arabanýn öbür penceresine dayayan Munise'nin derin derin içini çektiðini iþittim. Hikâyenin sonunda boynumu büktüm. dedi. umulmaz bir heyecan ve teessür uyandýrmýþtý.Kirpiklerimin arasýndan bu sözü söyleyenin yüzüne baktým. o araba ile beni þehre götürme-1 lerini istedim. bir yabancý gözüyle en ve anlayan bir anne gözüyle. ÇALIKUÞU 313 Araba. ara sýra arabanýn penceresinden giriyor.Munise.. ne zillet ne sefalet. yün latmalar. O kadar ki. Sonra çenemi okþayarak. yere diz çökmüþ. siz bizi çok yanlýþ anladýnýz. Baygýn kokulu iðde dallan. Ben n e olurum sonra abacýðým! Ah. sen uyumadýn mý? diye sordum. Sonra vazifem. müdirede. kaþlarýný çatýyordu. kýzým? dedim. Hiç bir noktasýný gizlemedim. eve gidinceye kadar annesinin kucaðýnda aðlayan bir ço için için aðladým.. Kolonyalar. gözle-1 rimi kapadým.

Ah. kýzým! Mamafih. daha iyi himaye etmek mümkündür. avuçl dum. hatta oynayacak? ÇALIKUÞU 315 O Burhanettin Bey gibi azýlý mirasyediler. tes ellisi olmayan büyük bir yalnýzlýk gibi göründü. Halbuki bu gece sular bana çaresi. artýk Ç. 2 Temmuz Rüzgâra karþý mantoma burundum. Bu büyük yalnýzlýðýn kalbi vurur gibi ta derinlerden gelen sarsýntýlarýný dinleyerek e yazmaya baþladým. sana tertipledikleri planý ben tamamýyla anlýyorum. Biri bir muallim arkadaþým. iþte kýzým. temiz bir kýz olduðunu bugüne kadar anlamamýþtým. bir parça uyu. Mektebi onun þerrinden kurtarmak iç n müracaatlarda bulundum. Seni daha kendime yakýn bulundurmak. senin bu kadar masum. Bana öyle geliyor ki. Her þeyi anlýyorum. caiz olmaz. ben.Sen bu halle artýk evine gidemezsin Feride. * Bugün müdirem. çok uðraþtým. fena bir mahluktur. Güverte boþtu. bu eli çevirerek. Genç zabitlerin sokaklarda kýlýç þakýrdatarak yolunu beklediði.'nin. Fakat beyhude. a raban. Bu Burhanet tin Bey.Müdire Haným. artýk burada kalamazsýn.ek kelimelerle þunlarý söyledi: . Nazmiye'ye müracaat ettile kim bilir. Vakanýn bir ik e kadar bütün þehirde duyulacaðý muhakkak. yuk arýda seni yatýracaðým. karda ölmekten kurtarýlmýþ bir kedi yavrusu gibi sok or. taze. elini alnýma koyuyor. sonra. Hem artýk bu. Onu yerinden oynatmak mümkün deðil Ç rrýfýndan. ne vaat ederek sana bu oyunu oynadýlar? Bu kadarla kurtulduðuna yine þükret. Haydi kýzým. Bütün Ç. yanýma geliyor. Fakat dünya öyle bir dünya ki. hasta deðildim. güzel çocuklarý na sýl ele geçirecek? Feride. babasýndan kalan serveti birçok biçare kadýnlarý iðfal etmek. tabur imamlarýna kadar hesapsýz hamileri var. saf.Feride. bildikleri birçoðunu saklamak lâzým. Bir þeyim yoktu. bir ders bulmak için elinden gelen yardýmý esirgemez ümidindeyim. O Nazmiye! Kýz ben birçok þeyler biliyorum. Bir t anesi de Maarif Baþkâtibi Sana bir mektup vereyim. Gecenin rutubeti iliklerime iþlemiþ gibi titreyerek aþaðý indim. Bildiklerimden kimseye veda etmedim. Ben. bu yeni bulduðum ana sevgisi gönlümün içine daha fazla sinecek. söy dinleyen. Munise kamaranýn ranzasýnd yuyor. senin ihsan Bey'le konuþtuðunu da duymuþtu. Yalnýz. birçok has aþasýn Burhanettin Bey" diye baðýrtmak için bir þerefti. . küçü anýyordum. Ben eþyan ile baraber Munise'yi buraya getiririm. kendimi daha fazla okþatýp sevdirir-sem. Yaðmurda. daima gülen. sana þunu da söylemeye mecburum ki. denizi. beni iskeleye kadar getirdi. Orada benim iki bildiðin var. beri hiç vaziyetini deðiþtirmeyen uzun boylu bir yolcu. Fakat halsiz halsiz yastýðýn üstüne baþýmý býrakýyor. Bu þefkat. Nazmiye buradan giderse kibar hanýmlara kim dalkavukluk edeeek? Büyük memurlarýn gizli gizli yaptýklarý gec eðlenclerinde kim ut çalacak. Nazmiye. kimsem yok. birçok aile çocuklar k için israf etmiþ bir ihtiyar çapkýndýr. 316 Reþat Nuri Güntekýn Müdirenin yukarýdaki odasýnda akþama kadar uyanýp uyanýp tekrar uyudum. Feride? . hafif bir göðüs geçirerek devam etti. bildiðin var mý. derin derin yaþayan. Ýlk varupla buradan gitmelisin? Gidecek yerin. Ýhtiyar kadýn. senin gibi masum. Yazýk. . Bahusus. Feride? Bir yerin aðrýyor mu. ileride geçireceðim yalnýzlýk ve hastalýk g -hediye mendillerinde kalmýþ kokular gibi. Yal nýz teyzeme benzeyen büyük- . ay batýncaya kadar yukarýda oturdum. kollarýný demir parmaklýða dayýyor karþý ýslýkla mahzun havalar çalýyordu.bana bir teselli olacak. alay beyinden. Prençýbeza Maryu vapuru. Gi inceye kadar burada kalýrsýn. kýzým? diye soruyordu. Ben gözlerimi açtýk r kadýn.Hasta mýsýn. peçesi altýnda yüzünü görme iyet saydýðý bir genç kýzý koluna takarak bir iþret ve safahat âlemine götürmek. beni þaþýrtmýþtý.O halde izmir'e git.'nin kýzlarý gibi iki kalýn örgü ile r: . saçlarýmý okþayan ellerine korka korka yanaðýmý sürüyor. darýlan bir þey gibi tanýr ve severdim. güzelliðinden bahsettiði bir genç k nun için bir izzetinefis meselesi oldu.

. gözlerimi kapayarak son bir defa "Feride" diye adýmý söylemesini dinledim. Paþa'nýn bi r þeyi oluyor. Fakat. Müdire Haným. Birkaç kiþi hemen üstlerine atýlmasaydý. binbaþýyý bir köþeye çekerek bir þeyler söylemeye baþladý. en temiz bir þey gibi kalbimde saklayacaðým. Fakat ihsan zannederim. Biraz evvel ihtiyar bir sandalcýnýn kamar irip býraktýðý gül demetinin kimden geldiðini þimdi anlýyordum. sen anlaþýlmaz bir çocuksun. dýþarýda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hay k. dedim. kendi elinle azat et. Kuþlar. hayatta belki bir daha size tesadüf edemeyeceðim. zorla. Dün Belediye gazinosunda idik.Karýsýnýn yeðeni ve sütoðlu.insan Bey dört gün evvel hareket edecekti. Onlarý müdireye ema yemlerini. Bunlardan iki zabit arasýnda þöy bir konuþmaya kulak misafiri oldum: Genç. Fakat. Kafesten kaçýncaya kadar türl içinde çýrpýnýyorlar. Ben. Bu kadar ehemmiyetsiz bir þey için aðlanýr mý? dedi. Bilmeden zavallýyý felakete sürüklemiþ oldum.Ben gözümle gördüm. . Çalýkuþu. Fakat benim için divanýharp karþýsýna çýkmaya hazýrla andýðýnýzý unutmayacaðým. yine bir kadýn meselesi olacak. artýk fikrimi deðiþtird m. benimle beraber Ç. rovelverine davranmak istedi. ihsan Bey.'de Mazlum'u býrakmýþtým. Kimden olduðunu bile söylememek inceliðini gösterdiðiniz bu gülle terimde. sanýr mýsýnýz ki. baþlarýný kanatlarý içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde saba r bu kafesi düþünüyorlar. öyle pek titiz bir adam deðildi ama. . akýlsýz mahluklar. dedim.çenemi okþadý: . Binbaþý. Bu ihsan. * Vapurda. Seherden sana ne? ta uzaklarda uykuya ve daha baþka þeylere kanmýþ "sarý çiçek"lerin mesut gözlerini açacakl tir. Kamaramýn açýk pence ttým.Kendi söyleyiþlerine göre politika kavgasý. sularýn içinde kaynýyor gibi görünen berrak bir seher baþlýyor. muhakka ecekti.Hayýr. bu. B. ne istediðini bilmeyen zavallý.Feride. Bilmem aralarýnda ne geçti? Birdenbire Ihsan'ýn bir adým gerilediði Burhan Bey'e müthiþ bir tokat indirdiði gördüm. sularýný unutmayacaðýna söz verdirdim. haydi yat artýk. Þu ordudan politikayý çýkaramadýlar gitti. Mahzun mahzun gülümsedim: . hâlâ çaldýðý mahzun havalara devam ediyor.Vallahi bana kalýrsa. mademki onlarý bu kadar seviyorsun. yahut edersem de sizi t anýmamýþ gibi görünmek lâzým gelecek. küçük gözlerini pencerelerin aydýnlýðýna dikerek hasret çekiyorla feslerde alýkoymah Müdire Haným. Bu esn ada ihsan kapýdan girdi. . Burhan'ý bilmez miyiz? Zabitler. Burada da kuþlarýmdan ayrýlmak lâzým geldi. daha sevap olur . ÇALIKUÞU 319 Dýþarýda. Denizde. b ilmem nasýl oldu? Sen vakanýn tafsilatýný biliyor musun? . zorla. hatýranýzý da. bu biçareler her þeye raðmen kafeslerine alýþýyorlar. öyle sanýyorum ki. Evvela k nazik konuþuyorlardý. gece ve yorgunluk zavallý gözlerini aðrýtýyor. açýk havay arý zaman bir dal üstünde. Fak ihsan daha evvel kendi silahýný çekmiþti. halimiz yamandý. Divanýharp yarýn Ýhsan'ýn muhakemesine baþlýyor.ÇALIKUÞU 317 hanýma uðradým.'den binmiþ birkaç yolcu vardý.Bizlerden birimiz bu iþi yapsaydýk. ihtiyar kadýn. Müdire dedi ki: -Feride. Birkaç gün bekle de Beyrut'a kadar beraber gidelim. o kimsesiz yolcu. 318 Reþat Nuri Güntekin Yaþlýsý: . konuþa konuþa yanýmdan uzaklaþmýþlardý. ben de sizin gibi zannederdim. Burhanettin bilardo oynuyordu. Öyle ya dört gün evvel gitsey u hal baþýna gelmeyecekti. .Hakikaten esef edilecek bir vaka. yaþlýsýna dedi ki: .

'deki müd n beni tavsiye ettiði adam. Ona güzel bir ders verecek. Lütfen bir parça iltifat gösterdi. Müdür. Zaten cariyeniz B. manz arasý ferahfeza. . Yara gibi kýrmýzý. O halim masum sesiyle.Emredersiniz Reþit Beyefendi.. fakat bugün cidden münhalim yok. tereddüt ediyordu: . Öyle kirli bir esmerlik ki. 20 Eylül UÇ aya yakýn bir zamandan beri izmir'deyim. sayýklar gibi söyleyen battal zat deðil mi? Kudretin. iþlerim iyi gitmiyor.Ne yaparsýn kýzým? idarenin icaplarý. Hele öyle avurtlarý var ki. idare birçok himmet ve mas rafý ihtiyar ederek yeni bir mektep vücuda getirdi. Beya e ta dudaklarýnýn ucuna sarkan bir acayip burun. Son bir ümidim kaldý. gülerek sözünü aðzýndan aldým: . Çalýkuþu . kirpiksiz gözkapaklarý içinde birbirine gayet yakýn iki þebek gözü.Niçin gelmesin efendim? dedim. Bu nutuk. Müdür. onu da kaybedersem. Köþedeki koltuktan çatlak bir ses geldi: . Bu Reþit Bey. Ç. hiç kýzmadý. .321 DÖRDÜNCÜ KISIM îzmýr.F 21 322 Reþat Nuri Guntekin Tabii ben. bakma ktan ziyade uyumak için yarattýðý o güzelim mahmur gözler. ne o tasavvura sýðmaz çirkinlikti Yar abim! Yüzüne bakarken kahkahalarla gülmemek için dudaklarýmý ýsýrýyordum. buraya iki saatlik bir mesafede bir nahiye mektebi var.Yorulmayýnýz beyefendi.Evet. ben gelmeden bir ay evvel hastalanmýþ. ekim öyle oldu. Fakat. Yalnýz Rüþtiye'nin Fransýz muallimliði var. .Pekâlâ küçükhanýmda imtihana girýverir. Tabii hanýmýn iþine gelmez. . ne çýkar? Ben de zaten imtihanda bulunacaðým. gayet filozof bir tavýrla: . Yarýn imtihan var. herhalde mühim bir adam olacak. yakalý etmediðine hayret edilirdi. sizin yerine ben söyleyeyim. Abuhavasý latif.. Maarif müdürlerinin odalar a misafir eksik olmuyor.'de Ze ler'e giderken görmüþtüm. Bugün tekrar uðramýþtým. beni Zeyniler'e gönderdiði vakit verdiði nutkun ayný idi. Birdenbire deliliðim t uttu. ya beyaz deðil mi? Bu beyefendinin yüzünde yeni kapanmýþ yaralarýn na ik beyazýndan kömür karasýna kadar bin çeþit renk vardý. beyefendi. Bu lütfunuzu bir kere B. Bana türlü isimler -hem de inatlarýna böyle tatlý ve böcek isimlen.'deki o uyur gibi oturan. Çaresiz kendi kendime Maarif Müdürlüðü'ne gittim. burada da fmdýkkurdu Þiddetle döndüm. Ya rýn. bu ne çýtýdýk çýtýdýk fmdýkkurdu böyle! Fmdýkkurdu mu? Benim Ýpekböceði ve Gülbeþeker'den zaten caným yanmýþ. ahkahalarla güldü. Fakat tuhaf deðil mi? O.veren dan birini nihayet yakalamýþtým. insan. Karþýma kim çýksa be . eðlenÇALIKUÞU 323 mek için elini kömür tozuna sokmuþ da bu yüzü þöyle karmakarýþýk karalayývermiþ. diye baþladý.Kýzým. görülecek þey. benim gibi genç bir muallimi n himmet ve fedakârlýðýna muhtaç deðil mi? Mersi. altý ay tebdilihavayl a istanbul'a gitmiþ. bilmem ne olacaðým7 Düþünmeye bile cesaret edemiyorum.. All en gelmeden sakýn imtihan baþlamasýn ha.'de Darülmualimat Fransýzca muallýmes iydi. bir þey buluruz" dedi. Sanki birisi. Sen gitme. dedim. beni bittabi tanýmadý: "Birkaç g uðrayýn da bakalým.. Yalnýz. bunlarý söylerken kovulmayý göze almýþtým. hürmetle cevap verdi: .Ay. bütün ötekilerinin acýsýný bu beyden çýkaracaktým. "Birkaç gün" onun lisanýnda bir iki ay demekti. fakat müsabaka ilan ettik. ya esmer olur. o gitmesin.

Bence. Kira vermek lâzým. R Beyefendi benimle Fransýzca konuþtu. adeta mürebbiyelikti. Resmi bir mu bulursam âlâ. maymunlarýn aðzýnda fýstýk falan sakladýklarý keseler vardýr. Reþit Bey. 3 Ekim Munise ile bana köþkün üst katýnda denize karþý bir oda verdiler. Bu sözün doðru olmadýðý anlaþýl yacaðým. Bu yadigârý elden çýkarmak istemiyordum. istikrar. behemahal kazanýrdýnýz. Pencerem. Karþýyaka'daki köþkünden dönüyorum. iki güne kadar aybaþý oluyor. izmir. Son bir teþebbüste bulunacaðým. fakir teyze kýzlarýnýn hayatýný kýrmaktan. elbette ir altýn parçasý içinde yatmaya tercih ederler" diyorum.. imtihaný kazanamadým. Beraber oturur kalkarsýnýz. Bana birkaç sözle ettiði iyilik. Mektubunda bahsettiði iþ. bunu sebep saymýyordu: . Herhalde benim muallimliðimden daha rahat ve kârlý iþ olacaktý. Olmazsa ne çare! Karþýyaka. Geç vakte kadar penceremden rýhtýmý ve denizi seyrettim. Gösterdiði emniyet ve nezaket için teþekkür ettim. hizmetçilik kabilinden bir þey addederdim. dediler. fakat arkadaþlarýnýn bana ha tmelerine mani olamadýðýný söyledi. tahriren tasrif ediniz. istismar istifa gibi sekiz. Vaziyetim çok fena. on fiilin muzarilerini. Maarif mekteplerinde sürün aksýnýz? KýzlarýÇALIKUÞU 325 ma Fransýzca dersi verirsiniz. Onun reyi hilafýna iþ görme addine düþmüþ! Herhalde bir fikri var. týpký onlar gibi.Haným kýzým. bu beyefendinin yüzünü yarattýktan sonra fazla ileri gittiðini görmüþ. Kâtiplerden biri dedi ki: 324 Reþat Nuri Güntekin . kýzlarýnýn Fransýzca mualliml edi ki: . yüzünün arkýyor. Görüþmek için Karþýyaka'da rifteki kâtip. 27 Eylül Bugün Reþit Beyefendi'den bir tezreke aldým. Bugün onu karþý komþulardan birine verdim. 28 Eylül Reþit Bey'in. bu beyin bana düþmanlýk ettiðini söylemiþti. Bu beye. yüz güzelliðinden daha iyi bir þey. niçin bu kad miyet verdiklerini þimdi anlýyorum. Fakat þifahi imtihan iyi oldu. ben. N çare ki. Size güzel bir oda veririz. müsabakaya girdim. Bana bir iþ bulmuþ. bütün körfezi görüyor. kýzým. Fransýzcasýný yazayým. izmir. Reþit Bey. þimdi çýplak kaldý. Anneciðimden kalan son r madalyon imdadýma yetiþti. He halde kudret. gönül güzelliði göz. 22 Eylül Bugün. doðrusu az þey deðil. K . Munise'ye acýsýn. izmir.Eðer Reþit Beyefendi istemiþ olsaydý. gönlünü söndürmekten baþ ki?. Kendi kendime: "Annemle babam. Tahriri imtihan fena gitti. Biçare fotoðraf. iktidarýnýz gibi hal ve tavrýnýz da hoþuma gitti. Behemehal kazanacaðýmý ümit ettirecek bazý sözler söyl Allah. ben de ileri gidiyordum. Küçük bir çocuðun fakirhanemize ne yükü olur? Kati cevabýmý vermedim.ni. 25 Eylül Netice anlaþýldý. Ýzmir. emriha-zýrlarýný. çünkü içinde annemle babamýn evlen e çektirdikleri fotoðraf vardý. kimsesiz kýzlarýnýn kalbi üstünde durmayý. Mamafih. Kocasýna sattýrarak sýný getirecek. Fakat yi bahane ederek kabul edemeyeceðimi anlattým. Fakat bunun için de bi buldum. Üç gün mühlet istedim. bu mesleði öteden beri sevmem. Reþit Bey'i kýrmak doðru deðildi. o lmaz mý? Bu. Kel imelerin Türçelerini bilmiyorum ki. Küçük. beni nezaketle kabul etti. haksýz r kalbe tazmin etmiþ olacak. Fransýzcamý beðendiðini. Kalpsiz bir güzelliðin.Onun da baþýmýzýn üstünde yeri var. fakat kuþ kafesi g yer. Saray gibi bir yer.

. Kolundan tuttum. En büyük korkum hizmetçilerden. Kendi yüküm. mutlaka her misafire çýkmam için ýsrar ediyorlar. fenerler sönmüþ. iki ayýný da burada. bir gün manalý manalý göz kýrptý: . ne bir hayat var..babasmýn parasýný yemekle geçirirmiþ. yavaþ yavaþ uyuyan bir çocuk gibi baþýný kayalarýn beyaz yastýðýna * Ben buraya bugün gelirken. daha bunlarý anlayacak yaþta deðil. Köþkün en büyük kusuru arý kovaný gibi iþlemesi. dedi.. gitarla kâh þen. çýktýðým basamaklardan be indirmeye uðraþtý. yumuk yumuk bir kýz. bunda Reþit Beyefendi'nin verdiði ehemmiyetin de -zannederim.r. Odaya girdiðimiz vakit. Otuz yaþlarýnda kadar. Bereket versin.. güzellikte beybabasýnýn bir eþi.. (Fakat bunu yazmaya cesaret edemeyeceðim.. hiçbirisine iþ buyurmadým. çok iyi hareket ettim. manasýz ve sevimsiz bir nç. Köþkün bundan daha büyük bir Reþit Beyefendi'nin büyük oðlu Cemil Bey.. Denizden gelen fýsýltýlar. Onun için hürmet ediyorlar. köþkü üç gün evvel býrakm 328 Reþat Nuri Güntekin çaktým. Cemil Bey'in sesi: . Beni bu köþke bir küçükhamm gibi nezaketle kabul ettiler.. geç vakte kadar beni aþaðý salonda alýkoymuþlardý. Senenin on ayýný Avrupa'da.. Demin yukarý çýkarken. kulaðýna eðilerek: . þimdi kumsalýn bir kýsmýný boþ býrakarak ÇALIKUÞU 327 daha uzaklara çekilmiþ. Kalfa hanýmlardan biri. önümdeki Karþýyaka rýhtýmý. hayaletleri fark edilen kaya yýðýnlarýnýn üstü. hiç eksik olmuyor. Yalnýz onlar deðil. güzel küçük yüzündeki sevinç sönmüþtü. Munise. öyle genç kýzlarýn dudaklarýndan geliyor ki. F le Sabahat. Yan pencereden birinden. Gece yarýsýna kadar tramvaylar iþliyor. birdenbire durdu. Çocuk. karanlýðýn bütün görünmeyen köþeleri. beni ne kadar ince oynuma doladý. baþlarý sevgililerinin boynunda.tesiri var.O vakitlerde rahmetli hanýmefendi hastaydý. havagazlarýnýn yeþil aydýnlýðýnda ar ilmeyen genç kafileleri piyasa ediyor. Talebelerim. Öyle olmasaydý. Uzakta. Fakat doðrusu. gö onlarý gece denizleri gibi koyulaþmýþ yeþil gözlerinde. Misafir. Sana ne mi. Bir genç askeri doktor gelir giderdi. . denize allý. bu hafif aydýnlýkta yalnýz elbiselerinin siyah yahut beyaz lekelerini fark ettiðim insanlar. biz artýk baþkasýnýn evindeyiz çocuðum. El. . hesap yanlýþ çýktý. küçükhamm. muhteþem bir donanma aydýnlý anan Kordonu'yla görülecek þey. Ýnþallah yine kendi evimiz olursa o vak dedim. dursun. dudak dudaða gizli söyleþmeler.. Mamafih. biraz sahil f enerler iyle oynaþan deniz bile.. Daha fenasý.. her zamandan ziyade bana sokularak küçük küçük buselerle yüzümün her tarafýn Penceremi kaparken bir kere daha dýþarýya baktým. hep. merdivenin yarýsýnda birdenbire eteðimi yakaladý. yeþilli ziyalar akýtan bir g azinoda. kendi kendime öyle dedim ama. yüzüme hafif bir ay yordu. Üç gün evvel Ferhunde ile Sabahat. ayak çekilmiþ. Gecenin göðsüme basan. yýldýzlarla donanmýþ bulut kümelerine benzeyen tepeleriyle. biri daha küçük iki i Ferhun-de. nefesimi nefesleri. bu iki ayýn son gün-lerindeyiz. Köþkün ihtiþamý biçarenin gözlerini kamaþtýrdý. hep böyle görünmeyen sevgilerle dolu.. yabancý deðil. Ha nýmefendi besbelli bu doktorun yüzüne baka baka çocuðu güzel oldu. Onlar an sonra karanlýkta yukarý çýkýyorum. kâh mahzun havalar çalýyorlar. bana öyle geliyordu ki. beni daha ziyade eðlendirdi. Üçüncü kat merdivenin baþýnda bir erkek gölgesiyle ire ürktüm. diyeceksin? Ben de. birbir lerini seven niþanlý çiftlerdir. evimizde her r etmek istedi. 7 Ekim Reþit Bey'in köþkünde hayat fena geçmiyor. az çok onlarýn kapý yoldaþý deði kat ben. Bu çocuk.. Niçin hakikati saklama-lý.Korkmayýnýz. Ne demek istediðimi anlamýþtý.) Karþýyaka. Küçük Sabah ir bebek gibi güzel.Munise. Bilmem niçin. biri ben yaþta. Burada ne güzel.. Böyle olduðu halde bavulumu kendi elimle odama çýkarmama müsaade etmeyen. onu zorla e imden çekip alan ihtiyar kalfaya minnettar oldum.. Bunun için gayet hýrçýn tabiatlý. geri çekilmek istedim. dedi. hiçbir zaman bana að iþti. þirin.

küçükhamm.. nazik küçükhanýmlarý. Ah. misafirler telaþ etmiþlerdi. onlarý baþýmla tasdik ediyor. Karþýyaka. yavaþ yavaþ. sýcak nefesini yüzümde hissettim ve k uvvetle kendimi geriye attým. birdenbire tanýmadým efendim. Fakat buna imkân yoktu. ehemmiyeti yok. dudaklarýmdaki þaþkýn gülümsemeyi bile söndürmeye çalýþa belki daha az gözlerimi kapamýþtým. de yazmaya utandýðým þeyi artýk itiraf etmek zamaný geldi. Geçmek istedim.ya bu merdiven baþýnda birdenbire doðan pembe mehtap! Hangi mehta ba o kadar gönül alýcýdýr ki?! Cemil Bey. Ben. dedi. Feride Haným. Fakat dudaklarýmdan boð r hýçkýrýktan baþka ses gelmedi. efendim. birdenbire beni bileklerimden yakaladý. gürültü etmeksizin yanýma inmiþti. . Ben buraya bir akþamüstü ortalýk kararýrken gelmiþtim. yarýn sabah rasgele bir bahane ile çýkýp gideceðim. Hepsi beni. . þakalaþýr gibi ikimiz de gülerek bana zorla birkaç yud su içirmiþti. hasta bir kýz sanýyorlardý. Konaðýnýzda bunlarýn vaziyetinden pek farklý olmaya ir vaziyeti kabul etmekle ben. dedim. r Reþat Nuri Güntekin 330 "lý" Ertesi sabahý beklemek daha münasip deðil miydi? Tabii böyle. diye yalvaracaktým. 11 Ekim . Kadýn hizmetçi. pencereden mehtabý beklemeye çýktým. Merdivenbaþý dar olduðu için geçecek yol kalmýyordu. Merdiven penceresinin yanýndaydýk. Herkes bana beðenen. lodosun tesiri olacak. Sert bir sesle: . Açýk kalmýþ bir panjurdan giren hafif aydýnlýk içinde Ce de bu kaný görmüþtü. Cemil Bey. Onlara yalan söylemiþtim.Nasýl deðil. Mamafih. Maksadý hissetmiþtim. Misafirlerden yaþlý bir hanýmefendi gülümseyerek: . Yapýlan terbiyesizlikten sonra bu soðuk edebiyat. odama doðru y Bir elime çantayý. buna çanak tuttum.. Çalýkuþu. Bu gece ben dünyanýn en adi bir adamý gibi hareket ettim. saða doðru bir adým attý.Hayýr. Yüzünü görmediðim halde pek telaþ ve heyecan hissediyordum. Bir gevezelik falan etmemden kor kmayýn. o gün. yalnýz beni býrakýnýz. meþakkate tahammülü olmayan bir küçükha-ným. Bir merdiven parmaklýðýna sarýlmasaydým. elinde bir bardakla koþmuþ. Buraya geldiðim o ümitsiz akþamda. Sesi teessürlü titreyerek: . aþaðýya kadar yu: va ktým. bir yeriniz incindi mi? dedi. Fakat nereye? Ara dan üç gün geçtiði halde bu karar tatbik edilemedi. dedi. Bu hafif baygýnlýðýn sebebi baþkaydý.Uykum kaçtý. ÇALIKUÞU 329 . Fena halde baþýmý çarpmýþtým. dedim. beyefendi.Feride Haným. kendimi kaybet bire sandalyenin kenarýna oturmuþ. üstüme hafif bir baygýnlýk gelmiþ.Feride Haným. Hafif bir ýstýrap feryadýný zapt edemedim. Bu hýçkýrýðý boðmak için mendilimle aðzýmý kapamak istedim lanan dudaðýmdan ince ince kan sýzdýðýný gördüm.Affedersiniz.. köþk misafirlerle doluydu. Bir par deðiþmesiyle gül gibi sararýp soluyorlar. Cemil Bey. O. Reþit Bey.Mehtap zamaný deðil ki. evlatlýk kabilinden lara böyle muameleler yapmak âdettir. s sýz býrakmamak için: . beni affediniz. küçükhanýmlar. Hâlâ buradayým. bu zamanýn asabi. Bir þey anlamamýþ gibi görünerek usulca kaçmak istiyordum. tüylerimi ürpertti ve bana bütün cesareti i iade etti. bir elime Munise'yi alarak kapýyý çekip gitmek kolay. dedim. böyle zannettikleri için adeta minnettar oluyordum. ömründe ilk defa aç kalmýþtý. Yeni vaziyetimin beni mecbur ettiði mahcup nezaketle herk esin ayrý ayrý gönlünü almaya çalýþýrken. az acýyan bir gözle bakýyordu. Beni aff ettiðinizi söylemek mürüvvetini esirgemeyiniz.Yaptýðýnýzda bir fevkalâdelik yoktur efendim. nazik. Çünkü geldiðim gece. Bunlarý söyledikten sonra telaþsýz ve lakayt bir tavýrla merdivenleri çýktým. . Sabahat. küçükhaným.Bir þey deðil. Reþit Beyefendi ve küçükhaným yeni satýn alýnmýþ bir süs eþyasý gibi misafirlerine gösteriyorlardý.

dudaklarýný bükerek hocayý al alýyordu. On beþ ile yirmi yaþ arasýnda dört küçükhaným. arkamdaki piyanoya dayanarak hiçbir þey söylemeden. Bey. Akrabalarýndan kerliferli bir hanýmefendi. dünyaya emredecek gibi görünen bu koca sakallý adam. Ferhunde. ufak tef yet hoppa. Her birisiyle öyle eðl r. Misafirlerini eðlendirmek için. ben mebusumdan vazgeçemem diyerek yaklaþtým.Bugün Ferhunde ile Sabahat'in yine izmir'den misafirleri gelmiþti. albümün üstüne. Gayet yavaþ bir sesle. içmeden kesilmiþ bu vefasýz kýzý beklemiþ.Çok doðru söylediniz. Fakat tam sokaða çýkacaðýmýz vakit. bu kadar nazik bir gence vefa . gayet þýmarýk bir þeymiþ. Bunlardan bir ta esini çekerek masanýn baþýna geçti. çok þeytan bir kýz.Feride Haným. Onun karþýsýnda duran fotoðrafýný ise. bana döndü: .Bu bey. Ben de onlar gibi hafif bir fery medim. dedi. irer birer köþelere çekilerek gizli gizli konuþtular. Çalýkuþu. yabancý memleketlere gitmiþ. kaynanasýnýn elini öptüðü vakit oradaydým. insan. Kâmran'ýn fotoðr * Sabahat. biraz dedikodu yaptýlar. hiddetle gözlerini açarak mebusa bakýyor. hâlâ albümün içinde bana gülüyordu. çok tatlý. Konyalý bir süt dayýsý vardý ki. Böyle baþ baþa gýdýklanmýþ gibi gülüþ lum. mebus olduktan ak ve tek gözlükle çýkarmýþtý. bir gün vapurdan lý iskelesine çýkarken kaza ile denize düþmüþ. þimdi münhaldir. ben razýyým. aylarca yemeden. heybetli bir paþa. Nihayet. gülmekten bayýlýyorduk. Sabahat'in onlar için söylediði sözlerdeydi.. dedi. sandalla Bayraklý'ya g ÇALIKUÞU 331 dip gelecektik. dedi Misafirler. bir ine karýþan dalgalý saç kümeleri arasýndan baþýmý uzattým. hep bir aðýzdan: "Ah. Küçükhanýmlar bir parça piyano çaldýlar. ne güzel. Ferhun-de'ye: . hâlâ gülerek masanýn baþýndan ayrýldým. mebusumuza varmaktan korkarým. vazgeçersiniz. deli gibi gülüyordum. Feride Haným. ilk karýlarýný dý. 332 Reþat Nuri Güntekin Ben. ne olursa olsun. hiç olmazsa ömrün atlý gülmekle geçirir. g olacaðý gece kaçýp gider mî? Münevver Teyzem. hayatlarý. dedim. Arkamýzda çar zun mahzun salona döndük. ÇALIKUÞU 333 Bu tafsilâtý. Hoca Efendi. hatta bunun için ismine Çalýkuþu derlermiþ. þimdi mebusa lâyýk bir alafranga haným arýyor.. . Sabahat. çocuk gibi aðladý. aksi gibi yaðmur baþladý. Münevver Teyzem'in zevcidir. teyzelerinden birinin kýzýný severmiþ. sayfayý çevirmemesi için Sabahat'in elini tutuy or. arkadaþlarýný etrafýna toplayýp onlara fotoðraf gösterm ki fotoðraflarda deðil. bu fotoðrafý görürseniz. Albümün yapraklan içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu fotoðraf. Ke ndini görseniz acaba bu fotoðraf bir þey mi? Bir gözleri. bir burnu var ki. sarýklý po hoca efendi kýyafetinde görünüyordu.Feride Haným isterseniz sizi bu güzel zatla evlendirelim. Kâmran. Hiç dönmeye niyeti olsa. . ir türlü istememiþ. bir baþýna evden kaçmýþ. Bu kýz. hiçbir hareket etmeden di lemiþtim. tabiatlarý için öyle tuhaf þeyler söylüyordu ki. benimle þaka etmeye çalýþýyordu: . evlenmelerine bir gün kala. baþka saadet bulunmazsa bile. mebus. Reþit Bey'in. acayip Çalýkuþu'nu hatýrlamýþ olacak ki.Nafile. görülecek þey! e daha tuhafýný söyleyeyim: Bu bey. o bir dalda durmaz. çok alaka ve hararetle arkadaþlarýna þu ilatý verdi: . karýsýnda ge ile dayak yermiþ. o kadar güzeldi ki. Öðleden sonra bir deniz gezintisi yapacak. Bu. Ellerini sallayarak beni ardý.. Geçen ilkbaharda istanbul'dayken düðünleri oldu. güzel maskaralýklar tti. memleketinin þivesiyle: "Tatlý canlarým gidi arýn!" diye baðýrmýþ. Mese rla dolu. fakat dýþýrlýklý olduðu belli. Bu manzara. ahbap fotoðraflarýyla dolu albümler vardý. ih . Bir etajerin üstünde aile. Bu kadar güzel. bakmakla doyulur þey deðildi. bu fotoðrafýn sahibiyle eðlenmedi bilâkis.Hemen mektup yazýnýz. "Kalpsiz" dedi Sabahat. Gönül bu ya"." diye haykýrýþtýlar.

Onu bir kere de iki ay evvel görmüþ. ben senden nefret ediyorum. Artýk bu evde kalmamayý iyiden iyiye zihnime yerleþtirdim. Çünkü ayaklarým çukurun tam kenarýna basmýþtý. benim adým. Ben. bu haberi aldýðým vakit aðlar. maksadým. Bu meslek. Düþünmeye bile lüzum görmeden: . miniminileri g biçareler. baþka bir cazibesi yok muydu? Gözümün önüne. benim gönlümün þefkate olan açlýðýný doyuracak. en eðlenceli gü Kâmran. dedim. O ölmüþ günlerin ölmüþ rüyasýný mak zaten mümkün deðildi. Maarif Müdürü beni . Arkamdan bir çýðlýk koptu. gönüllerinin bütün minnet ve muhabbetini veriyorlardý. hasta gözler incitiyorsa. i gösterenlere. bugüne ömrümün en þen. ben senden nefret ettiðim için. sen bizim hayatýmýza alýþýksýn. Öteki tarafa geçmeye muvaffak olmuþtum.Köprü olsaydý. Müdireye seni tavsiye ettim. gelirim. bugünkü kadar gülmedim.Feride.bu leri. teþekkür ederim. bir tehlike teþkil edecek kadar derin ve geniþti. Akþamüstüne doðru hava açmýþ. Karanti-na'daki mektebimizde bir Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç var.. Fakat ne çare ki vaat ettiðim kasýmpatýný koparýp g dim. akþam 334 Reþat Nuri Güntekin karanlýðý içinde köþke dönünceye kadar aðlatmasaydý. senin yaþadýðýn. etrafým-dakileri bu k ve þenliðe boðmadým. Aydýnlýk. Fakat yeni bir vaka be . fakat bunun da baþka bir tesellisi. çocukluk rüyalarýmdan bir kýsmýna tekrar kavuþmak mümkün olacak. oraya gitmeden evvel Maarif Ýdaresi'ne uðradým. Seni Kuþadasý mektebine göndereceði Kuþadasý. gülerek: "isterseniz onu size hediye edeyim?!" dedim. Bu tarafta rahat bir hayat vardý. ömrümde hiçbir gün. Halbuki ben.Köprüsüz de geçilir zannederim. mutlaka güzel bir yer olacak. öyle" sanýyorum ki. Hatta. yabancý memleketlere kaçmýþtým. nefretim o d buldu ki. ni tutardým. Bir sel ç n geçiyorduk. Hanýmlar gülüþtüler. if Ýdaresi'ne uðruyor-dum. içimden öyle geldi ki. uzunca bir kýr gezintisi yapmamýza müsaade etmiþti. Bugün. Baþýmdan günlük korkularýnýn aðýr hülyasý. Misafirlerden biri. bir parça þefkat bekleyen çiçekler gibiydi. ke alarýnýn saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek. baþýmdan münasebetsiz bir kaza geçmeseydi bugüne.Çok bekledin kýzým. kulaklarýmdan erganunl eri yavaþ yavaþ silindi. Ben sadece: . mekteplerimizin bakýmsýz kalmýþ kaba saba ellere ziyan olmuþ. ne güzel! K mümkün olsaydý!" dedi. dedim. diye þaka etti. Öyle olmasaydý. giderim. sefalet. Ben. çukurun öte yakasýna bir kasýmpatý gördü: "A. Zaten. nefes aldýðýn dünyadan uzaklara kaçma . Düþmemek için bir diken kümesine sarýlm bu kaza baþýma gelmeseydi. iyi olacaktý. tekrar oraya. Þimdi. muallimliði açlýktan ölmemek için kabul etmiþtim. Ýki üç günde bir Ýzmir'e iniyor. tekrar kavuþacaðým miniminilerin muhabbet ve merhamet kleyen hayallerine gülümseyerek: . saadet de hasta gönülleri öyle sýzlatýyor. Munise bile onlar arasýndan gelmemiþ miydi? Bundan baþka son bir senelik hayatýmýn bir iki tecrübesi daha vardý. bi bilir. dedim ve birdenbire atladým. Kâmran.Peki. açýlmak için biraz güneþ. cevap vermeden düþünüyordum. Çukur. Bir iki dakika kaldým. Emrimi alýncaya kadar köþkte kimseye bir þey söylemek istemiyordum. bayýlýr. ne güzel isim. mektepte kalýrsýn. mektepteyken pek seviþtiðimiz için bir parça hali anlatmýþtým. Sor Be-renis dün dedi ki: . birisi: . Ayrýca ev tutmaya hacet yo k. beyefendi. Kalbim çarpmaya baþladý. o günlük kokularýnýn. Fakat ne ziyaný var? Deðil mi ki. F t Sor mektebi için verdiðim söz. Ne istediðini merak ederek yanma girdim. fakat talihine iyi bir yer çýktý. Her þeye rað-men.Peki Ma Sor.etmemiþ bir kýza "kalpsizden baþka bir þey denemez. avucuma batan dikenlerin sýzýsý beni. Öbür tarafta belki yine ÇALIKUÞU 335 zaruret. Kuþadasý'na. bu uzaklýk kâfi gelmiyor. evrakýmý geriye almaktý. Hesabým doðru çýkmadý. Bu þefkat. Hasta gözler gibi hasta gönüller i karanlýktan iyi ilaç yok. p aðýr erg inin içine düþersem. ben birkaç günden beri seni arýyorum. Dün sabah vapurda eski muallimlerden Sor Berenis'e tesadüf et tim.. ömrümün en m ecektim. M beri beni aradýðýný söylediler. derin derin sevmeye baþladýðýmý anladým.

Demek bütün bunlar.Kýzým. kudret. Ferhund ile Sabahat. Dünyayý g ni buraya ikinci muallimelikle göndermiþler. eve tat vermiyorlar. yaþlý bir adam deðil. Halbuki ihtiyar kadýn. evleneceðiz. ne yapsak da seni bu eve baðlayabilsek acaba? Benim aklýma bir çare geliyor ama. Munise ile -bu sarý papaðanýmla. Ah. Kuþadasý. Fakat anlamamazhktan rek dinlemeye devam ettim. Gençsin. O baþladýðý bir söze devama cesaret edemediði vakit. ben seni günden güne daha ziyade seviyorum. onlardan hayýr y ok. sana ne kadar teþekkür etsem az. yalnýz güzel simalarý deðil güzel t l denizleri de insana gizli gönül azaplarý versin diye yaratmýþ. Öyle sanýyorum ki. Güzel bir adam deðil ama. Reþit Beyefendi'nin bana o kadar hürmet etmesi. genç çocuklar ama. Feride Haným . Fakat ne yapayým ki hakikat. yaþlý iki haným. Mes ela geçen gün. hasta. Reþit Beyefendi'ye bir hanýmcýk arardýk. bana dün dedi ki: . kendi kendime: "Kuþadasý. insan burma býyýklý delikanlýlara da varýr ama. iki muallimimiz daha var. hiç münasebeti yokken demiþti ki: . bu debdebeyi bulamaz. Bir ay evvel buraya geldiðim vakit. birden sevinmiþ. Sen geldikten sonra bir baþReþat Nuri Güntekin 336 illi ! kalýk oldu. Birkaç ay sonra niþanlým oraya gelecek.Kýzým. evvelce zannettiðim gibi. Kalfa hanýmýn bu sözlerine ben bir: "Kapý yoldaþý teveccü a bir mana ve-remiyordum. bizimle saatlerce þakalaþmasý. bir haramzadeye düþersek. vaat ettiðinden on kat ziyade çalýþt y içinde gerek mekÇalýkuþu . Bildiðin gibi idaret et.. ahlâkýn güzel. Ne çare ki. Bej) Kuþadasý'ný güzel ve r yer olmadýðý için seviyorum. þu Bey'e münasi ir kýzcaðýz bulabilsek. hatta top oynamasý. sözü kesmek için kalfaya lakayt bir tavýrla þu cevab dim: . büyükle büyük.. Baþmuallim Haným. Sade ben deðil. Eh. bir þey demiyor acý acý gülümseyerek düþünüyordum.Beyefendi. ben çocukluðunu bilirim.Allah rahatlýk versin. bitkin bir kadýn.Sizinle görücü gider. b enim adam. Bilakis her zamankinden ziyade çalýþýyorum lde? Verilecek cevap biraz gülünç. ben bir iki gü r Kuþadasý'na gidiyorum. Bu his beni aldatmamýþtý. Maazallah.. bana dedi ki: . Birkaç sene evvel b e bir þeye isyan ederdim. sakýn aklýna bir þey gelmesin. saltanatý var. Elimden geldiði kadar çalýþacaðýmý vaat ettim ve sözümde durdum. tabiatý da fena deðil.. Son a þaþkýn þaþkýn yüzüme bakan ihtiyar kadýna: ÇALIKUÞU 337 ... Kalfanýn bu sözlerinin.ni buna mecbur etti: Büyük kalfa bir zamandan beri bana tuhaf tuhaf þeyler söylüyordu. Maarif kâtibinin: "Reþit Beyefendi istese seni Fransýzca muallimliðine tayi ederdi. birisi tarafýndan söylendiðine þüphem kalmadý. bu kadar zamandan beri aradýðým saadeti.F 22 .. Pek güzel bir memleket diye mi? Hayýr. 25 Kasým "Kuþadasý'na gider misiniz?" dedikleri vakit. mektebin baþmualli-mesi beni karþýsýna aldý. gönül rahatýmý mutlaka orada bulacaðým! m. herhalde bir maksadý var!" diye söylediði sözler aklýma geldi. Kýzým. Fakat þimdi. küçükle küçük oluyorsun. debde i. Tabiatýn. yarýn öbür gün e Sabahat kocaya giderler. ben erken yatacaðým. deyip odama çekildim. dün gece büsbütün açýldý: . Elli yaþla kadar. hani vallahi kimse bir þey söylemedi. malumatlý görünüyorsun.birbirinden tam üç ay fasýla ile dað gibi iki oðlumu kara topraða verdim. yaln r hayat geçireceðim bir Robenson adasý çýkmadý. Kuþadasý.Feride Haným kýzým. kalfacýðým. ev hanýmsýz gitmeyecek. Saba-hat'le Ferhunde'nin derslerine bu derece ehemmiyet vermesi.. ne dersin kýzým? Ben.Kýzým. herkes öyle.avare. hal fena. de-1 dim. mektebi sana orum. Burasýný her yerden ziyade sevdim. baþka söze arak söylüyordu: . Buna benzer daha birçok sözler. Rahatým pek yolunda olduðu için mi? Bu da deðil.

Yarabbi. Bugün kasaba birbirine girdi. muallimeyim Doktor Bey. Hastabakýcýyý eteðinden çektim. Mekt bir neþesizlik çöktü. Fakat. Ne isterlerse yapsýnlar. Ben. Öyle bir karýþýklýk ki. sen gülerken gülmeye baþlýyorum.. Yüzünü görür görmez. ellerimi tuttu. ihtiyari ellerimi yüzüme kapadým.. Allah senden razý olsun. bir sonbahar akþamý. Arkasýný döndüðü için. Çocuk gözleri gibi berrak mavi gözleri. Kuþadasý. Bu. Muvakk at hastane yapacaklarmýþ. yaramaz. beyaz kirpiklerinin içinde tarif edilmez bir tat lýlýkla parlýyordu. kapýlardan biri k: . dedim. yine týpký Zeyniler'deki gibi. ÇALIKUÞU 339 Kuþadasý.Doktor Bey. minnettar oluyordu. öyle ayýp bir cevap verdi ki. mektepte kalan birkaç kitabý almaya gitmiþtim.Vazgeçiniz. Bir hastabakýcý kadýn. sargýlar. tam bu dakikada. fakat hissediyorlar. küçüklerimden birçoðunun orduda babalarý. Zeyniler'deki Doktor Bey! diye feryat ettim. galiba birkaç kitap kaldýrmýþtý!. farkýnda olmadý: . Biçareler siz. Hangi gizli ruh alakasý bizi birbi e baðlamýþ. iki sene sonra kýrk yýllýk iki dost.Vay küçük yine mi sen? diye baðýrdý. kitabý dini kaybetse bulamayacak. Çaresiz geri dönüyordum. Çalýþmak. Üstlerine büyük adam gibi halim bir mahzunluk çöktü. Saçlarým. týpký Zeyniler'deki gibi bana: . dedi. hiçbiri kalmadý.Biliyorsunuz ki. ben. insan kalbi. birkaç saat birbirimizi görmüþtük. bütün ruhuyla. Hayrullah Bey. Muharebe baþlamýþ. ecza kutularýyla doluydu. çarþafýmýn üstünden saçlarý a bir gün bile deðil. nerede onlar? dedi. Kuþadasý. ben de kendimi tutamadým: . Odanýn içi þiþeler. hatta bir baba kýz gibi bizi birbirimizin larýna atmýþtý? Ne bileyim. gerek çocuklarýmýz çiçek gibi oldu.. Fakat mektep kurtulunc aya kadar ben ne yapacaðým. kardeþleri. onlarýn saadetlerine kendi mek artýk beni korkutmuyor. 15 Aralýk Muharebe baþlayalý on beþ gün oldu. Þiþelen devirerek yanýma geldi. . Baþhekim. oradan kaçmak istedim. baþýmý çekerek. insan. yüreðimin acýsýný u utuyorum. sýrtýndan ceketini atmýþ.. Arkadaþlarýndan en minimi klara varýncaya kadar herkes seni seviyor Ben bile vakit vakit derdimi. 24 Aralýk Bugün. kendi kara gözleri için çalýþtýðýmý zannediyor. senin burada ne iþin var? diye sordu. nasýl vakit geçireceðim? Kuþadasý. Hayatýmý mektebe vakfettiðim içi bile vermiyordum. l Aralýk Bir zamandan beri etrafýmda bir muharebe sözü dolaþýyordu. 16 Aralýk Ne aksilik. bir yaz semasýna m llat olmuþ geçici bir bulut gibi'hepsi daðýldý. O. birer birer aðarýncaya kadar baþkalarýnýn çocuklarýna. ne Ýzmir'deki isyanlar. Fakat o. Bu halde bir adamdan kitap sormak saygýsýzlýktý.Beyefendi hani siz Fransýzca resimli kitaplar bulmuþtunuz. ihtiyar doktor birdenbire kýzdý. gönlümün içinde öldürülen rini baþkalarýnýn çocuklarýna verdim. yalnýz boynunu. hastaneye her gün kafile kafile yaralý geliyormuþ. umrumda deðil. bu gözlerin içine gülerek: . yüzünü çev . bir feryattý. ne aksilik! Bugün kumandanlýðýn emriyle mektebi iþgal ettiler. Memleket memleket geziyor . var. 340 Reþat Nuri Guntekin Mübalaða etmiyordum.Söyle bakalým. iki sene evvel. Baþýný çevrimeden öyle fena. ak sa dum.Bir kere de Baþhekim Bey'e soralým.338 Reþat Nuri Güntekýn tep. aya bu karýþýk þeyleri düzeltmeye çalýþýyordu. kendini baþkalarýna vermek ne güzel þey! Çalýkuþu tamamýyla eski Ç deki müphem yaþamak yorgunluðu. Birdenbire: . bilmiyor. öyle anlaþýlmaz bir þey ki!. dedim. Zavallý kadýn.

bu þefkat.Aldýrma küçük. ben kitaplarýmý unutmuþtuk. Kuþadasý. dedi. Mesel . O. .Bu yaþta. ecza odasýndaki bir koltuðun içinde uyuklamýþ-tým..Mektebimizi aldýðýnýza o kadar üzüldüm ki. Bazý geceler evime bile dönemiyorum. uyandýrmamaya çalýþarak üstüme ince bir battaniye örtmek istemiþt giren hafif seher aydýnlýðý içinde daha solgun ve yorgun görünen mavi gözleriyle gülümsedi .. yanýndan kaçýyorum. Gülerek omuzlarýmý silktim: . küçük? dedi. bu çehreyle mi? Peki. ha? Zaten arada büyük bir fark yok.Peki Doktor Bey.Kimden. ne olursa olsun. dedi. Bunlardan biri kaba kelimel er kullanmasý. kabahatini kendi de biliyor.. tek sen vahþil ik gösterme. ha senin minimini maymuncuklarýn. 26 Aralýk Bir aydan beri Hayrullah Bey'in yanýnda hastabakýcýyým. Bu dakikada. hastaneye gelen yaralý kafilelerinin 342 Reþat Nuri Güntekin ardý arkasý kesilmiyor. daha ecirli bir iþtir. yarýn geleceðini haber aldýðým hasatlarý kabule hazýrlandýk. sonra tabii memleketimin çocuklarýna hizmet etmek emeli . gözlerimi açtým. Benim üþümemden korkmuþ. O ilaçlarýný. . Seni böyle memleket memleket gezdiren her kimse ondan.Hemen þimdi. ayný temiz çocuk yüreði.. Mamafih. gülerek: . Omuzlarýma hafif bir elin dokunduðunu hissettim. konuþmaya devam ediyorduk: . kabahatlerini..Ne yalan söylüyorsun küçük? Dudaklarýn yalan söylemeyi öðrenmiþ ama gözlerin. Ben utanarak: . saf piþmanlýklarýný. çocuk gibi sevindim. adeta. Hatýrlarsýn ya? Burada da bana yardým eder misin. Ýnsanýn dine bile itiraf eteme-diði en olmayacak þeyleri öyle ustalýkla aðzýndan alýyor ki.. yine Zeyniler'deki iddiasýný tekrar etti.Hâlâ mý haber yok. ne vakit isterseniz iþe baþlarým.. Doktor Bey. Birdenbire yüzüme su serpilmiþ gibi ürperdim... bunlarýn irapta mahalli yok. Gerçi etrafýndakiler de buna hak kazanacak münasebetsizlikler yapýyorlar am a.Gayret ederim küçük. bak þurasýný ne hale koymuþlar? El deðil ki. Ayný saffet.. Yine hatýrý sayýlacak derecede fena bir kelime. gayret ederim. Bana kuvvetimi ve sevgimi harcayacak bir iþ ol un da. Þimdi buraya tayin ettiler.. rahatsýz olma.Fakat bir þartla Doktor Bey. halin daha mden mi haber soruyorum.. Bu kaba saba adamda anlaþýlmaz bir nicelik var.Uyu küçük. iki büyük kusuruna raðmen.. bu ihtiyar doktoru çok seviyorum. Ýkinci kabahati bundan daha büyük.Bana baþka bir fikir geliyor. Akþama kadar beraber çalýþtýk. Dün gece geç vakte kadar aðýr yaralý bir ihtiyar yüzbaþý ile meþgul olmak lâzým gelmiþti. bu da sebep olur mu ya? Bazý aðzýndan öyle þeyler çýkýyor ki. Doktor Bey? dedim. Birdenbire yüzüm güldü. diyor. O. Bütün hayatýmý ve gönlümü biliyor gibi nihayetsiz bir esefle: .. bana öyle tatlý geldi ki. hatta hoþ gösteren çocuklara benziyor. . Günler um. minnetimi anlatmak i stiyorum. küçük kýz. uyku galebe etti.. Yorgunluk.. dalgýn dalgýn gülümseyerek tekrar uyudum. öyle olsun. öyle olsun yaramaz. caný sýkýlmýþ gibi beni parmaðýyla tehdit etti: .. beni çok müteessir ettiði için ke esi kelimesine aklýmda kalmýþtý: ÇALIKUÞU 341 .Maarif demek istiyorsunuz. sevimli mahcubiyetleriyle affettiren. Mamafih arada bir kaza olursa kusura bakmazsýn a rtýk. Doktor Hayrullah Bey'di. Doktor. bu halle. Yanýmda pek askerce konuþmayacaksýn. gözlerimi k diyor gibi görünmeye çalýþarak: . askerliktir.um.. Ýþ o kadar çok ki. ha benim sevgili ayýcýklarým! Zaten ikisi ruh itibariy le öyle birbirlerine benzer ki. S luktan bitap düþmüþ... Muhabere devam ediyor. Hayrullan Bey. Ne musibetti o köyün adý? Orada sana hastabakýcýlýk ettir di. . hem de ateþ karþýsý arý bu aylarda benimkilere yardým. Bu söz... Bir þey söylemek.

çocuklarýn açlýktan. elinden iþ gelecek adam yok. sürgüne gönderilen bir adi sokak kadýný zille- ÇALIKUÞU 345 tiyle elimi suçsuz yüzüme kapayarak þehirden çýkýyordum. diyor. acele acele gömleðimi giydim. yanýmýzdaki yatakta bir askeri muayene ediyordu. Çarþafýmý attým. istikbalinizi tehlikeye koymak. hastaneye geldiðim vakit aðýr yaralý dört zabit getirildiðini haber aldým. gözlerini açmýþ. Hayrullah Bey'in beni aradýðýný söylediler. ÇALIKUÞU 343 Halbuki o. beni k ar. Ara sýra sorduðu tek tuk suallere kuru cevaplar vermekten baþka bir þey yapmamýþtým. bir . böyle þeyler göstermek doðru deðil. Dünyayý baþtan baþa bir zulüm. fakat Kuþadasý'nda da bazý emlaki var. kaç defa kendini kaybetmiþ. kim bilir.ihsan Bey. kendi odamý verdim la sen meþgul olursun. bir kardeþim. bemb dudaklarýnda. dalgýn gözlerin bakýþlarýndan anladým ki. dedi. kendisi Rodosluymuþ. yaralýnýn sol nabzýný tutmuþtu. B ndim de farkýnda deðilim. lâkin ben olduðuma i i. hatta belki ölmeyi göze alarak mürüvvetini gösterdiniz . Yaralandýðý günden beri. O kitten beri bekâr kalmýþ. küçük. ben hazýrlanýncaya kadar ameliyat bit ralýyý sedye içinde yukarýya gönderiyorlardý.. b eni yanýnda istiyor: 344 Reþat Nuri Güntekin . Bu zalim alay. Ç. Fakat. bir daha beni bu yaralý zabiti yanýna göndermemesini doktord n rica edecektim. Birdenbire bu biçare n efere döndü: . bu ihtiyar doktor. ben olduðuma ihtimal vermedi. ok gibi yüreðime saplanmýþtý. bugün bizi karþý karþýya getirdi." Genç bir erkânýh rp binbaþýsý. kolu sargýlar içinde sessiz bir insan yatýyordu. bu muhabbeti.benim kimseye söylememek için o kadar çalýþtýðým sergüzeþtimin büyük bir kýsmýný biliyor. ken baþ eðmekten baþka çaresi olmayan bir sefil gibi göründüðüm gibi o günde beni müdafaa ettin zi.Küçük. ateþi. ihsan Bey! diye seslendi. yaralý bir neferin memleketinden gelen mektubunu okumuþtum. Yüreðimde. beni yanýna çaðýrdý: . bu ümitsi . yirmi beþ sene evvel evlenmiþ. neyinize güvenir de böyle alay alay yumurcak çýkarýrsýnýz ortaya? dedi. Hayrullah Bey. hastalýðý. beni"gece âlemlerine sürüklemiþlerdi. belli etmeden o ayýnýn anasýnýn adresini al. Ne vakit nazik bir ameliyat yapacak olsa.Sana. bu sözleri bir araya toplaya toplaya bütün bir hikâye meydana çýkardý. Hayrullah Bey. beni görmüþtü. utanýlacak bir þey gibi daima gizlemeye çalýþýyor. ne yapacaðýmý þaþarýyorum. dedi. Miral maaþýna herhalde ihtiyacý olmayan bir adam. torla yanýna yaklaþtýk. Hayrullah Bey.Küçük. Tanýdý. Bu çehre bana yaba bu yüzü bir türlü bulup çýkaramýyordum. ona ne ermiþti? Evet. Bir bomba. Ehemmiyetli bir terzilik ettik: "Ameliyata terzilik diyor. Hastab r. beni müdafaa eden bir babam. Mademki hazin bir tesadüf. Öyle anlýyorum ki. sað kolu ile yüzünün bir tarafýný berbat etmiþ.'de Abdürrahim Paþa'nýn evinde tanýdýðým erkânýha geri çekildim. yalnýz yüzünün sol tarafý bir parça görünüyordu. hafif bir gülümsemeyle tekrar gözlerini kapadý.. bu mektubu dinlerken derin derin ah etti. sizden kaçmayacaðým. Kuþadasý. Yaralý. Bildiðim olmamasýndan istifade etmiþler. Yüzüne doðru eðilerek iki kere: . sokaklara dö erini yazýyordu. Doktorun kimsesi yok. Münasip bir vakitte bunu ihtiyar doktara söyle ektim. ihsan Bey! Bir zaman evvel çocukluðumdan. yatakta yüzü. beþ on lira gönderelim. Fakat o. 28 Ocak Bu sabah. ama. odadan çýkacak. Çok büyük ihtimama ihtiyacý var. bana dah-ha evvel bu meseleden bahsetti: . Çünkü onun birkaç mislini hastalara sarf ediyo Mesela bir gün evvel.Çok memnun oldum. Fakat hasta. dokuz ay sonra karýsý tifodan ölmüþ. ne para için ne de bir vazife fikriyle askerlik ediyor. Birdenbire zihnimde bir þimþek çaktý. Nefe rin ihtiyar anasý. onun bir iptilasý var: "Sevgili ayýcýklarým" dediði biçare neferlere muhabbet! Faka bilmem niçin. Konuþa konuþa odaya girdik. sefaletlerinin son dereceyi bulduðunu.

balýklar a yem olmaktan baþka neye yarar? dedi. bir ayýp gibi utanan hasta asker. Yüzünün onu fazla müteessir ettiðini söyledim.ihsan Bey. o dum. dudaklarýný büktü: . Bu sabah sütlü çayýný götürdüðüm zaman.. gönülde aramak rum. yüzündeki yara . güzel ve mað li erkânýharp yüzbaþýsý gayri ihtiyari gözümün önüne geldi.. ondan nefret yorum. hýrçýn asabiyetini gizlemeye çalýþarak: . biçarenin hiçbir þey söylemediði halde daima çirkin kalmak azabýndan bir dakika kurtu adýðý o kadar belli ki. Yine asker inadýnýz uyandý. ikimiz de susuyorduk. Demin Ýhsan Bey'den bahsediyorduk. Yüreðim dayanamadýðý için deð ranýn bundan çok daha fenalarýný görüyorum. Evet. . Yaralýnýn bugünlerini hoþ geçirmesi için kalbimin bütün þefkat kabiliyetini sarf ediyorum..Artýk gitmek istiyorum. . Öyle surat. þunu aber vereyim ki.. tamamýyla iyi oldum.. ÇALIKUÞU ______ 347 Tepsiyi býrakarak acele acele dýþarýya çýktým. Fakat. ümit ettiðimizden az zamanda iyi oldu. masal bile söylediðim oluyor. Bir sene evvel Abdürrahým Paþa'nýn bahçesinde tesadüf ettiðim parlak elbiseli. Doktor Bey. bir aya kadar kendini toplayabilirmiþ.. benimle eðlenmeye baþladý: . bu yaptýðýnýz adeta çocukluk.cý günlerimizde bir küçük kýz kardeþ gibi kendimi hizmetinize vakfedeceðim. hatta muzýr bir þey olmadýðý. görüyorum ki. Fakat sað k aþýnýn üstünden baþlayarak çenesine kadar bütün yanaðýný kaplayan yara onu korkunç bir sure Hayrullah Bey. Hayrullah Bey gülmeye. Ýsyan ettim: . sargýlarý deðiþtirirken yanýnda bulunmuyordum. Doktorunuza her þeyi haber ve receðim. Beni aldattý diye onu kalbimden silip attým.Hakký var. Hele siz yaþtaki kýzlar yok mu? Þikâyet eder gibi yakasýný silkeliyordu. O. diye ilave etti. açýktan açýða bir þey söylemediði tsizlik içinde bulunuyor. þakaya vurdum: . korkunç yarasýna dok daha fazla ýstýrap verdiðini gördüðüm için. ben.fakat benim bakýþýmýn ona. dediði zaman.Hayatýmý bir parça biliyorsunuz.Yatmak daha ziyade hasta ediyor da ondan.Biraz daha gayret delikanlý. renk vermemek için. Ruh güzelliði yanýnda yüz güzelliðinin ne e olur? dedim. Ama iþ için deðil. Hayrullah Bey.Lakýrdýdýr o küçük. bir þeyim kalmadý. baþka bir þeyle tevil etmeye çalýþarak yalandan da dým: . baþkalarýnýn iþine karýþmak say ardýrdý da ondan. Benim g de çok güzel bir niþanlým vardý. Fakat doktoru görmeye gitmedim. o suratlý adama kimse metelik vermez.Ýhsan Bey. 346 Reþat Nuri Guntekin Bazen gizli teselliler icadýna çalýþýyordum. ne çehre ile hastaneden çýkacaðýný biliyor. yirmi güne kadar dipdiri ayaða kalkacaksýn. Zavallý adam. beni dinlemeyeceksiniz. bazý esrarýmý hemen hemen zorla benden çaldýnýz. dedim. þuradan kendimi denize atardým. Onu. 25 Þubat (Akþama doðru) Hayrullah Bey'le müthiþ bir kavga ettim. ben. ataðýnýn baþucunda kitap okuyorum.Ben. sizi baþka türlü sanýyordum. Kuþadasý. Bin baþý üniformasýnýn yakasý içinde incecik boynunu yana doðru meylettiren. daha tamamýyla iyi olmadan niçin giyindiniz? ded lerini önüne indirdi: . a deta telaþa düþüyor. sizi iyice paylasýn da görürsünüz. 7 Þubat ihsan Bey'in yarasý tehlikeli deðilmiþ. Yüreðim merhametten eziliyordu. diye cevap verdi. þimdi fitnelik etmeye gidiyorum. hatta. 25 Þubat ihsan Bey. o güzel. Kuþadasý. asýl güzelliði ruhta. Hayrullah Bey: . onun yerinde olsam. maðrur erkânýharp zabiti miydi? Teessürümü galiba gýzleyememiþtirn. Büsbütün baþka þeylerden bahsediyor gibi görün kadar dünyada lüzumsuz.

Üniformam mý efendim? Evet. baþkasýnda zor bulur. Hiddetten sesim boðularak: . n uyku gibi akýyor. Yüzümü o. . sevilmek için yaratýlmýþ bir mahluksun.Üniformanýzý ne kadar göreceðiniz gelmiþ efendim. buseden doðmuþ buse ile gýdalanmýþ. dedi. Öyle deðil. dedim. bu hale getirdi. bunu anladým. sen onlardan biri sin. minimini çocuklarýnýz olur. Sonra beyaz kirpiklerinin içinde küçüle küçüle avi gözlerini ta kalbimin içine dikti: .Niçin bunlarý söylediniz? Benden ne istiyorsunuz? diye aðlamaya baþladým. Artýk. af eni küçük diye beni teskin etmeye çalýþtý.Böyle söylemeyiniz ihsan Bey. rüya gören insanla dalgýn. büyümüþ birtakým perilerden bahseder. o hâlâ soyunma-mýþtý. Baþýmý çevirmediðim halde hissediyordum ki. hakkýn var. O. ne kadar temiz kalpli bir kýz olduðunuzu bilmesem.Ah. bu karanlýktan cesaret almý ir tebessümle baþýný salladý. benimle eðleniyorsunu z. iyi bir aileniz. bu sersem oðlanýn yakasýný býrakmamalýydýn. Feridecik.Feride Haným. onu sevmiyor musun? . her þeye yabancý bir halin. zavallý küçük.Göreceksiniz. ayakta duru eki son kýzýltýlarýný seyrediyordu. Uðradýðý mir etmek kudretini onda görüyorum. Bir isyan feryadýyla kývrandým. Bir nizamiye zabiti gibi geriye döneceð Bombanýn yarým býraktýðý iþ tamam olsun. ilk defa açýktan açýða derdini söyledi: . ben de kurtulayým. Onlarýn dünyada numuneleri vardýr. yüreðimi yakýyor küçük. gözlerimin içine bak da söyle.Hatýrlarsýn ya. Bu sözlerin manasýný anlamýyor. Saklamaya çalýþma nafile. yaradýlýþ itibariyle baþkasýn. dedim. ihsan Bey. ne olursa olsun. Gözlerim kararýyor. yüzüne bakmayý caným istemiyordu: . bu sözleri bir çocuk saffet ve ýstýrabýyla söylüyordu.Bana bak küçük. . hâlâ söylüyordu: . Sen. Söz olsun diye: . sevmek. seninle beraber kendi kendine de yazýk etmiþ. zararsýz bir kýzla evlenirsiniz. Çenemi tuttu. Sevda. Sen. darýlmýþtým. O vakit. O hafif bir göðüs geçirerek dev -Gayet sade. diyecektim. onu sevmediðimi nasýl ispat edeceðim. o da bana bakmýyor hâlâ pencereden denizi seyre du. Odaya. O hayvan.Doðru küçük. bunlar sana söylenecek þeyler deðildi. yeniden bir kahkaha kopardý. siz isterseniz bahtiyar olabilirsiniz Mesela. her þeyi unutursunuz . Bu aþk o. belli etmeden üfledim. Berbat bir halt ettik. deli kýz.Baþkalarýnýn içinde yaþarken öyle herkese.Niçin bana bu aðýr iftirayý reva görüyorsunuz. Þiddetle kapýyý kapayarak dýþa ÇALIKUÞU 349 Yine 25 Þubat gecesi ihsan Bey'in lambasýný gördüðüm vakit. 350 Reþat Nuri Güntekin . ir hayal zannetmemeli. Lambayý yakmak için on uþturduðu kibriti.Ondan nefret ediyorum. Beni bu halde kim ister? Ben ki böyle olmadan evvel. nereden biliyorsunuz? dedim. bir kadýnýn hiç olma zsa gülmeden yüzüme bakabileceði günlerde bile hoþa gitmemiþtim. Mutlaka mesut olacaktýn. doktorun da aklý baþýna geldi: . akþamýn alacakaranlýðý iyiden iyiye çökmüþtü. fitili düzeltmek istiyor gibi eðilerek gayet yav aþ: . Þimdi öyle bir alilim ki. Genç binbaþý. seni o köyde gördüðüm gün. çok yanlýþ hareket n. þimdi ümidim yalnýz onda.Hayrullah Bey. Esatir. hâlâ gözlerime bakmakta devam ediyordu: . sen onun için senelerden beri çýra 348 Reþat Nuri Güntekin gibi cayýr cayýr yanýyorsun. ayaklarýmý yere vurarak: . Feride Haným anlaþýlmayacak þey deðil. mahzun bir gülümseyiþin var ki. Çýrpýnarak. Ah. hayretle yüzüne bakýyordum. Pencerenin önünde. kulaklarým uðulduyordu.

ilk defa bir baþkasýnýn niþanlýsý. ne yapsam.Bonjur. týkanmýþ bir sesle: . ne kadar mesut olacaðýz. niçin yalan söyleyeyim? Bütün nefretlerime. sen benim için bir yabancýydýn. Bahçede cýlýz çiðdemler yetiþmiþti. Her þey bitti. niþ dýðýmýzý haber verecektim. Ya siz? . Artýk. Ara sýra nden korkuyor gibi susuyor. müsterih bir uyku. Siz o muvaffakiyetsizliðe uðradýnýz vakit maðrur. dedim.Artýk devam etmek istemedi. Kâmran. bunlar lüzumsuz sözler. son bir defa baþýný çevirerek. Ýhsan Bey'in dudaklarý bembeyazdý Kýsa bir sükûttan sonra aðýr aðýr söze baþladý. Gözlerimi bir titrek alev e dikerek düþüne düþüne onun sönmesini bekledim. Beni görünce bir çocuk saffetiyle gülümsemeye b Düþündüm ki.Altý aylýk bir çocuk kadar memnun. Ýhsan Bey.. evlenmeyi rica ediyorum. size ölünceye kadar minnettarým. göreceksiniz . arkasýnda býraktýðý þeylere bakmaya biçare muhacir gibi.bugünkü kadar b deðildiniz. bahtiyarlýk da insaný soldurabýlir. Böyle olduðu halde ben. sizi ne kadar mesut edeceðim. isyanlarýma. senden ayrý e bir hatýra götürmeye. Uyuyamadým. 26 Þubat O günden beri. Zorla gülmeye çalýþarak ellerimi uzattým: . bunca senenin. lambayý yakar mýsýnýz? dedi. sana ait birþey gözüyle bakmaktan kurtula Evet. Gözyaþlarýyla perdeli kirpiklerimin arasýndan binbaþýnýn karanlýk yüzünü göremiyordum. ben asýl bu sabah.ihsan Bey. .Bu gece rahat uyuduðunuzu tahmin ediyorum. eski karanlýðýn içine düþünce yavaþ y . ümitsizlik.Feride Haným. Sade daklarýna götürerek korka korka parmaklarýmýn ucunu öptü. bir küçük kýzý. birkaç saniye tereddüt ediyordu. Artýk. .Feride Haným. beni böyle olmayacak hayallere düþürerek büsbütün bedbaht etme dedi.ihsan Bey. bugünden sonra onu mesut etmek benim vazifem. hodkâm bir erkektiniz Elem. mesleðinizi çiðneyerek. Bu cevap üzerine ikimiz de sustuk. Bu büyük vaka için her günkü hastabakýcý gömleðim pek sade düþec hzun edecekti. bir düþmandan baþka bir þey deðildin KâmranL yüz yüze gelmeyeceðimizi. Beni kabul ediniz. senin niþanlýn olmak hissini bir türlü gö çýkaramamýþtým. Baþýmý önüme eðdim: . Oda. belki göze alarak. derdinizi anlýyorum.Düþününüz ki. baþkasýnýn niþanlýsý diye uyanmak. Bir kibrit daha çaktým. Affedersiniz. Ne söylesem. çünkü sizin niþanlýnýz olarak geçirdiðim tek saadet gecesinin bir dakikas tmemek lâzýmdý Ömrümün sonuna kadar size minnettar kalacaðým. ihsan Bey'le görüþtükten sonra onu doktor Hayrullah Bey'in odasýna götürecek. Sonra. bu sabah yine giyinmiþ buldum. Size demin hakikati söylemedim. O vakit. kendisini toplamaya çalýþarak: . Bana eski bahtiyar zamanlarýmda da nasip olmamýþ emsalsiz bir gece geçirttiniz.. bu dünyanýn gözleriyle birbirimize bakmayacaðýmýzý. dedi ki: . Onlardan küçük bir demet yaparak göðsüme Ýhsan Bey'i. hakir bir iptidaiye hocasýný müdafaa etmiþtiniz. Ona döndüm. bütün o geçmiþ þeylere raðme bir parça senindim. -artýk saklamayýnýz. Bunu... kararýmý vermiþtim.Pek çok. kendime.Feride Haným. rica ederim.Niçin yüzünüz solgun öyleyse? . fakat elim bir türlü lambaya gitmiyordu. Niçin o biçare iptidaiye hocasý ömrünü sizin saadetinize vakfetmesin? Hasta binbaþý. bundan sonra kimse benim onu için için sevdiðimi söylemeye cesaret ed meyecek. . birbirimizin tmeyeceðimizi biliyordum. Sonra bunlarý daha mühim olarak bugünkü kadar. kalbinize bu inceliði vermemiþti. * Bu sabah. ben bu gece sabah a kadar uyumadým. bunca sabahýnda senin niþanlýn diye an sonra bir gün. ben sizinle. ÇALIKUÞU 351 Kuþadasý. "Ben sizinle evlenmeyi rica ediyorum" diyen sesiniz kulaðýmdan git medi. dedim. çiðdemlerden birkaç tanesini ayýrarak üniformasýnýn göðsüne iliþtirdim: 352 Reþat Nuri Güntekin .

günün birinde kendi kýzýmdan küçük bir çocuðu baþýma get ediyorum ki benim de kalbim kýrýlýr. dedi. sonra. . benim gözlerimi lar kapasýnlar. akan sulan durdururdu. . Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla maðlup etmek istedim. Onlarýn yerinde olsam. O. ÇALIKUÞU 353 . Her neyi severse .Hakkýnýz var. Yerine beni tayin ettiler. sýnýflarý pýrýltýlý güneþ aydýnlýklarýyla. bilâkis. Feride Haným. birkaç saat sonra sizden ayrýlmýþ olacaðý . O. yirmiþer senelik "kýdem"le-ri var. mahzun oldu. malumat cihetinden de çok mükemmel bir adam.Evet. izdivaca sahiden ihtimal verdiniz miydi. bitmiþ bir adam mý sanýyorsunuz? Nihayet bir mahzunlukla baþýmý eðdim: . . Bütün gençliðini okumakla geçirmiþ. bunu biliyorum.Biraz daha gayret etseniz. bana bu kadar ümit verdikten sonra gitmek doðru deðil. Maarif memurlarýnýn dedikleri gibi her birinin on beþer. ümitsiz bir alile karþý duyulmuþ bir merhametten baþka saiki olmayan ir aþk sadakasýný kabul edecek kadar düþmüþ. okuyanlarýn da hayatta hiçbir þey görmeden dalalar olduðunu iddia ediyor. Ben bu cihetten u iþe memnun olmadým.Niçin Ýhsan Bey? Beni istemiyor musunuz? Doðru deðil. ihsan Bey? Mademki sizinle niþanlanmak istedim. Mamafih. gözlerini kapayarak. dudaklarýnda onlar gibi yalancý bi rþýya gelen yeni niþanlýlar on dakika sonra gözlerinde yaþlarla bedbaht bir aðabey. sizden daha biçareyim. Fakat. Fakat o. yaþlý baþlý r. büyük olsun.Hayýr. Beþ yýllýk fasýladan sonra tekrar derse baþladýk. benimle eðlenerek: . derin derin: "Ah. sene sonu oldu gitti. Bu gece. siz mademki benimle evlenmeyi kabul ettiniz. demek ki beni seviyorsunuz. Bu. beni sevdiðinizi iddia ettirecek. çok mesut oldum. mezarýma onlar götürsünler. meziyetli insanlar deðil. okþayýcý bir sesle: . iki derdi birleþtirirsek. öyle itirazdý ki.. Zabit.Sizi daima mesut edeceðim. Bir ay evvel baþka bir yere gönderdi . derin bir heyecan içindeydi. Bu ihtiyar doktoru anlamýyorum ki. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. dedi.Feride Haným. yanýlmýþým. Duvarda asýlý duran kýlýcý göstererek ilave ettim. arkasýný duvara dayadý. halim. demek ki bunda bir se bep vardý. bugün gidiyorum. Fakat azým. beni. birdenbire silkindi. hatta beni de buna teþvik ediyorsunuz? d edim. * Bir donuk kýþ sabahýna göðüslerinde birkaç cýlýz çiðdem. merhamet size. Bir hasta çocuða hitap eder gibi. maaþa muhtaç deðil. Feride Haným? . hiç bozulmadý. Çünkü muallim arkadaþlarým tuhaf bir nazarla bakmaya baþladýlar. bir türlü Kuþadasý'nda kalmak istemiyordu. Bahar. bu ses!" dedi. öyle malumatlý. mektebi iade ettiler. ýlýk çiçek ko arlarda Akdeniz'in yeþil hareleri Çalýkuþu . Siz. dedim. beni budala deðil diye sana kim söyledi. hemen hemen sert bir sesle: . ben. Ellerimi tutmak istiyordu. Fakat cesaret edemedi. ben. Dünyada kitaptan lü oþ þey olmadýðýný söylüyor. Biz iki biçare insanýz. kimsesi ir kýz kardeþ gibi birbirlerinden ayrýldýlar. olmadý. kimsede çalýþmaya istek yok. 2 Nisan Üç gün evvel. Mart iptidasýnda Hayrullah Bey'i tekaüt ettiler. Kitap yazanlar gibi. Kuþadasý. küçük. bu gecenin bir ferdasý olamazdý.Mademki öyle siz niçin bu kadar çok okudunuz. kahkahalarla gülüp.Sevgili ayýcýklarýmdan birçoðunun gözlerini elimle kapadým.Niçin olmasýn.Daha iyi dedin ya.. fakat ne olursa olsun. Hem de unvanýmý "Müdire"ye çevirmek þartýyla. buna raðmen. Dediðiniz gibi vazifenizin baþýna döneceksiniz. Baþmuallim. sizin tarafýnýzdan bu kadar sevilmek istemiyorum. Ben kadýný . Hayrullah Bey.F 23 354 Reþat Nuri Güntekin dolaþýyor.. Gerçi bunlar.Sizin yine bir teselliniz var. çocuk olsun. Son ra. Fakat. isterdim ki. belki mesut oluruz diyor dum. adeta acý bir istihza ile cevap verdi: . Kendisi zengin adam.

Sonra. o da yarým saat evvel Düldül'e bine rek bilmem hangi köye gitmiþ. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýnýn içinde be göre deðiþen lacivert gözleriyle güldükçe yanaðýnda güller açan. Ýçime bir heyecan düþüyor. hem titizleniyorum. Ben. vakitsiz kaynana olacaksýn. Peçemin altýndan. aðladýkça gözlerinden inci benzedi. Hayruüah Bey. Tanýdýklardan bazýlarý: . Birkaç ay evvel söz arasýnda elyoptropu çok sevdiði i söylemiþtim. diye yemin ediyor. Eksik olmasýn. benim merakýmla eðlendi: . bende inanacak göz yok. dedim. yarak Munise'ye bakmasýný rica edecektim. Sonra. sabahkinden daha sýk öksürüyordu. hiç yanýndan ayrýlmamýþ. Aksi olacak. unuttun mu? dedi. akþama kadar yayýnda çorap örmüþ. Bu sabah da bir elyotrop kavgasý ettik. korkuyorum. Baþý ateþ gibi yanýyor. Aðzýnda. Baktý ki. Evinde seksenlik bir sütanne ile "Odabaþý" diye çaðýrdýðý topal bir bahçýyan var. Canavarý bileðinden yakaladým. ne yapayým.Öksürükten ne olur abacýðým. Kaynanalar için tevekkeli tit z demezeler. Çarþýda bulduðum koyu nefti ipekliden bir dikmeye baþladým. ÇALIKUÞU 357 Munise'nin nezlesi artmýþtý. belli etmeden 356 Reþat Nuri Güntekin Munise'ye baktým. Hatta öyle hissediyorum ki. Hayrullah Bey. Üç gün evvel benimle Munise'yi evine davet etmiþti. beyin bu gece köyde kaldýðýný söyledi. mektepten geliyorduk. . Munise ile saatlerce çocuk gibi oyun oynadý. Mektepte p ek çok iþ olduðu için evde kalmak mümkün deðildi. Ara sýra bize bakýþý tuhafýma gitti. Hem seviniyor. karlarýn içinde onu yarý donmuþ bir halde bulduðum gece böy miydi? Çocuklarda nezlenin ne ehemmiyeti olur? Yalnýz canýmý sýkan þey. beni bile azarladýðý zaman her zamankin den daha çok seviyor. Hay-rullah Bey'in b lunmamasý.Feride Haným. benim de aðlayacaðýmý biliyor. Pek keyifliydi. Munise'ye öyle ciddi emirler veriyordu ki. doktor Hayrullah Bey'e uðradým.Ben de sana yapacaðým cezayý biliyorum. Boynunun altýnda tutarak aðzýný açtýrdým. Çocuðun hakký var. Mamafih. Munise. lâkin güç yere saklanmak yok ha. Ben de onun daha pek küçük olduðunu biliyo . yalandan aðlamaya baþladý arýna dayanamayacaðýmý. Munise biraz hasta ve renksiz uyandý. üç dört gün sonra bir þiþe getirmesin m in diye çok ihtiyatlý kullanýyorum. inþallah o dar küçüðüm kalkmýþ olur. sýrtýna jandarma gibi bir tüfek takarak Düldül'e biniyor: (düldül. diyorlar. Geçen gün. merak etme ha. Küçük çiçekler gibi açýldý. on sevdiði emektar atýdýr) bu kýyafetle köylerde bakacak hasta. kâh askerlikten çizmelerini çekiyor. Þöyle böyle on dördüne giriyor. saatlerce beni yorarsýn. Bir de ne göreyim. Musallat old u. on yedi yaþlarýnda güzelce bir m ordu. kendini meþgul edecek bir iþ a aya gidiyor. Zeyniler'de de ben öksürük oldum. bezeler dokundu. Zeyniler'de. Yüzüne yaklaþtýrdýðým lambanýn ziyasý gözlerini kamaþtýrýyordu. B re sýkýþýrsýn. beni bulamazsan. Hain sarý çýyan gözünün ucuyla delikanlýya bakarak gül kadar meraklandým ki sokaðýn ortasýnda düþüp bayýlacaktým. yaramaz kýz rahat vermiyor ki. 5 Mayýs Bu sabah. Kuþadasý. Onbaþý deminden tekrar uðradý. Evvela inkâr etti. Hastaneyi býraktýðý günden beri kâh günlerce evine kapanarak kitap okuyor. Sesi en hafif bir týkanýklýk hissettiðini söylüyordu. az beyaz kabarcýklar görünüyordu. odaya bir elyoptrop kokusudur yayýlýyor. bir parça yalnýz kaldý mý. gülmekten bayýlýyordum: . kütüphaneyi karýþt . ya baþladým. bu çarþaf meselesine çok kýzýyor. Boyu þimdi t boyum kadar. Karþý kaldýrýmda on altý. Gözleri kýrmýzý. masum masum: . Eve döndüðüm vakit Munise'yi yatakta buldum.Almadým vallahi abacýðým.Þimdi saklambaç oynayacaðýz. belki saklan erde uyur kalýrým Munise'yi birkaç güne kadar çarþafa sokuyorum. ara sýra çocuðu yoklamasý tmiþtim. bilmem nereden bulmuþ. Sað olsun. .ÇALIKUÞU 355 aleyhinde bulunuyor. sen bunu erkekten kaçýr. ihtiyar bir komþuya. parmak kadar vücudun var. benzi soluktu.

birdenbir iddetlendi: . benden bazý þeyler soracak-larmýþ. Doktor Bey.. sakin sularýn üstünde taþ sektirmeye baþladým. çarþafýný giy. biliyor musun? Bir derde uðradýðýn vakit. . Hayrullah Bey. az iþim varmýþ gibi. gençlik! Elhamdülillah onu da yendik. fakat çarþa fýmý giyerken Hayrullah Bey geldi. ehemmiye tli bir þey olmadýðýný söyledi. Yavaþ yavaþ buna da alýþmaya. ihtiyar doktorumla deniz kenarýna gitmiþtik. doktoru tanýyo n yýðýnýn yanýnda çalýþan ihtiyar bir kadýnla konuþtuk. öyle oldu. Hayrullah Bey. Hayrullah Bey. Bu çehreyi beðenmediðim korka korka kendisine aný sýkýlmýþ gibi omuzlarýný silkti: . Beyaz kirpiklerinin içinde masum mavi gözleriyl e gülerek: . Büyükanne çok dualar etti. küçük. baþkalarýný teselliye baþlýyorsun. rengin gibi neþen de gelmeye baþladý. Biç avasýzlýktan bunahyordu. birkaç sene evvel bu nu tedavi etmiþ. Hüseyin'in yanýk. B . dedim. Güldüm: . Yüzüme bakmaya çalýþarak: . içine tükü böyle fennin. insan.Ne yapalým. dedi. tabii deðil. nedir? Haydi küçük gidelim. çocuk gibi seviniyordu.Kuþadasý. doktorluk da insanlar gibi. çabuk. sonra temmuz güneþinin altýnda harman döðen gür ci çaðýrdý: . ihtiyar doktor. neye tahammül etmiy . Yorgun yorgun. Yorgunluktan berbat oldum. Üçüncü haberi getiren hademe kadýný adeta hýrpalayarak kovuyordum. O olmasaydý.Zavallý küçük. ded Bugün her iþim aksi gidiyordu. dedi. Hüseyin. bir de dalkavukluk mu etmeli? dedi. fasýlsýz bir masal. beþ on dakika bu saman denizinin sarý dal e aðýr aðýr dolaþtýk. Sabahtan beri mektepten üç defa hademe göndermiþlerdi. kitaplar gibi doðruluk ve ce a gibi asýlsýz. as ilecek kendin olduðunu unutuyor. 18 Temmuz Bu sabah hesap ettim.Ne halt var burada? Haydi vazifenin baþýna. Sararmýþ tarlalarýn içinden eve doðru yürümeye baþlamýþtýk. Ýki kuvvetli öküzün çektiði düvene bindik.Tabii deðil. üzülmeyiniz. bu acýyý da hazmetmeye baþlýyorum. Sonra. Hayrullah Bey.Ben öyle kuru kuruya el öpmelerden anlamam delikanlý.Ben de ama ipsiz sapsýz herif oluyorum ya. Mahzun mahzun yüzüme baktý: .. gözlen düþünceliydi. kendi kendine þikâyete baþladý: . Parmak kadar çocuðu kurtaramadýktan sonra.Gel buraya. velinimetinin elini öp. Demin. ded i. ÇALIKUÞU 359 Bugün artýk o vakayý yazmak kuvvetini kendimde buluyorum. marþ. söze hizmet ettiðimiz yetmiyor da. 358 Reþat Nuri Güntekýn Aðýr aðýr baþýný salladý: . ihtiyaten bir iki doktor arkadaþý çað-racaðým. sen þimdi bir avuç toprak olmuþ un. ehemmiyetli hastalýklar karþýsýnda daima böyle asabi ve kaba bir adam oluyo rdu. Tam dört saatlik yoldan geliyorum. bunadým mý. bir baþka doktor aramaya gidecektim. Ne olursa olsun. Defterimin son sayfasýný yazdýðým nin son sabahý Munise'yi daha ziyade hasta buldum. Senin bu mazlum halleri beni aðlatacak gibi oluyor küçük.Mýzmýzlanmaya lüzum yok. bir de s eninle mi uðraþmalý? Haydi çabuk. ben sana asýl niçin acýyorum. çehresi çatýk.Ýnsanýn sizin gibi doktoru olduktan sonra tabii deðil mi? dedim. Kumsaldan çakýllar. hemen. Biraz sustu. Maari Encümeni azasýndan iki efendi ile bir müfettiþ gelmiþ. kâðýt kalem bul. Bütün çiftçiler. yerli yüzünü okþadýktan sonra: . sedef kabuklan t opladým. Allah öyle istedi. küçüðüm topraða düþeli tam yetmiþ üç gece olmuþ. Bak. Haydi bakalým bizi düvene bindir. Sesi konuþamaycak derece kýsýlmýþtý.Ah. Mamafih. Sen burada durup beni þaþýrtýrsýn.Lüzum yok ama. Hastayý kýsa bir muayeneden geçirdikten sonra.

Sonra ÇALIKUÞU 361 aðýr aðýr yanýma indi. sandalyelerden birinin a a 362 Reþat Nuri Güntekin iskarpinin bir teki. diþini sýk. Fakat o. pekâlâ. Sonra. gayret et. belki daha uzun bir zamanda yürüdüm. dedi. pamuklar. Þimdi biraz dalgýn.Sen misin. 360 Reþat Nuri Güntekin Maarif. Taþlýðýn görünce durdu. duvarda B. beyhude ah u vahlar hastayý ürkütür. beni dünyanýn nimetine gark etse. bir parça düþündü. ne gönlümde heyeca . .Mutlaka göreceðim.Peki kýzým. Feride? Pekâlâ kýzým. Evimle mektebin arasý nihayet beþ dakikalýk bir yer. þaþkýn þaþkýn: . dedi. þiþeler. hýrçýnlaþtý-ðý gitmek istemiyordum. Müfettiþler sýnýf alebeleri imtihana çekiyorlar. Acýdýlar. Ellerimi tuttu. Serum yaptýk. sedef kabuklarý. kendimi tutamadan. elimizden geleni yapýyoruz llah büyük. konsol e deniz kenarýndan topladýðý bir avuç renkli taþ.ihtiyar doktor öyle sert ve kati tavýrla bu emri vermiþti ki. onu göreyim. dedim.Rahatsýz mýsýnýz Müdire Haným? Çehreniz pek bozuk görünüyor. Sakin bir inatla: . bir þey söylememesi için gözlerimle. Kapýyý bana "onbaþý" açtý aret edemiyor. uzaklardan bir gramafon sesi geliyordu. inþallah. müsaade ediniz.. Halsiz halsiz merdiven basamaðýna çömelmiþtim. Dalgýnlýk billahi. onlar hâlâ gitmiyorlardý.Zannettiðinizden ziyade kuvvetliyim. peçemin altýda aðlaya aðlaya mektebe gittim. Evimin açýk pencereleri içinde yabancý erkek baþlarý görünüyordu. merdiven baþýnda doktor Hayrullah Bey göründü. bilmiyorum! Vakit yaklaþýyordu.Kýzým. Münasebetsiz bir þey yapmamdan korkmayýn. inþallah kurtulur. Allah. bana ummadýðým bir þey söyledi: . Dýþarýda stos böcekleri ötüyor. kesik kesik: . Artýk. bugünkü fedakârlýðýmý ödeyemez. içimi çekerek ilave e . Basýmdaki kýyamet içinde nasýl düþündüm. Birdenbire tavanlar sarsýldý. dý: . Hayrullah Bey. Bir kelime söylemeye cesaret edemedim. yetmiþ üç gün geçtiði halde hâlâ o odayý gözümün önünde gö içeride gömleklerinin yakasýný ve kollarýný açmýþ iki genç doktorla bir ihtiyar kadýn vardý içinden süzülerek giren bir ikindi güneþi odayý parlak bir hayatla doldu-ruyordu. S lerde. ne gözümde bir damla yaþ vardý! Aradan yetmiþ üç yýl kadar uzun. bir kýz çocuðu kalbinin bütün bu masum ve b .Fakir çocuk hastaca. Tenha sokaklarda duvarlara dayanýyor. raflarda. manasýz teselli sözleri söyleyerek gitmeme müsaade ettiler. Aynanýn kenarýnda onun doktorun bahçesindeki çiçeklerden eliyle yaptýðý bir demet. her þeyi bildiðimi söylüyordu. ellerimi kavuþturarak: . bin türlü olmayacak þeyler so ruyorlardý. sonra baþýný sallayarak razý oldu: . Sabahtan beri eve koþmak için o kadar çýrpýndýðým. dedim. merhamet ister gibi boyumu büküp. itaat etmemek mümkün deðildi. Hayrullah Bey'in omzuna baþýmý dayayarak odaya girerken. fakat þunu unutma ki. þifasýný verir. yerlerde duvarlarda Munise'ye ait bin türlü eþya sürünü .Evde çocuðum ölüyor. Ben bu yolu yarým saat. kucaðýnda Mazlum ile yaptýðým o resini) sonra. halim. Nihayet aralarýndan bin periþanlýðýmý fark etti: . vallahi bir þey olmadý. dedi.Doktor Bey. bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve te vekkül geliyor. Feride bir parça sonra. yorgun yolcular gibi çeþme taþlarýna oturuyordum. kum arý. insan. nasýl cevap verdim. ümit kesilmez. cam küpeler. Yemin ed rum sana.'de evimizin içinde suluboya ile yaptýðým resmi (baþýnda kýr erinden bir çelenk. dedi. duvaklý gelin kartpostallarý. diye sýzlandým. halimle yalva-rýyordum. bin türlü boncuklar.Kim geldi Onbaþý? diye seslendi. ne kadar acý olursa olsun.. . Doktor Bey. Odanýn içi karmakarýþýktý. hakkýnýz yok. defterleri görmek istiyorlar.Þimdi deðil. Göðsü çýplak..

azaplarý durmuþtu.. ihtiyar doktor. saçlarýma. Gramofon hâlâ çalýyordu. Yine doktorun mavi gözlerini gördüm. çok þükür.. gözlerimi açtým.Niçin tanýmayayým Doktor Bey? dedim. vücudunu gözlerime siper etti. abasýna ettiði bütün iyilikleri için Bu dakikadan sonra Munise'yi bir daha göremedim. . Birisi: . i gözlerinde. baþým benim deðilmiþ gibi. elinde bir þamdanla yüzüme eðiliyor.. baþý aðýr bir rüy biraz yana düþüyordu. ihtiyar doktor. yavruma bir ay ýþýðý tatlýlýðýyla yaklaþýyor. sonra yine yavaþ yavaþ o Zeyniler gecesinin karanlýðýna daldým.'de satýn aldýðým bebeði -küçüðümün buseleriden solmuþ yüzü. alnýna dökülmüþ sarý perçemleriyle oynuyordu.Sen yaþta bir çocuk için ehemmiyetsiz. erime dayanarak kalkmaya çalýþtým. Rüya içinde gibi: . deðil mi? Dediðimi hatýrlýyorum. diyordu. Ne bir feryat. doktor bey. doktor? . dedim. Kollarým ihtiyar doktorun boynuna kilit lenmiþ.Saat kaç? Bitti.. Hayrullah Bey. tekrar yastýðýn üstüne düþtü.gileri. baþka oda. bir parça kolonya. Munise'yi son defa öpmek istiyordum. Cümlemize geçmiþ olsun. 364 Reþat Nuri Güntekin Küçüðümün kapýya vurduðunu. Bir yandan titriyor. Cesaret edemedim. Elyotrop. ne üstüne atýlmak gibi bir telaþ. sevdiði ehemmiyetsiz bir kokuyu kýskanacak kadar mý kalpsizlik etmiþtim? . küçüðüm bu koku içinde daha mesut ölecek. gramofon gittikçe an bir þenlikte çalmakta devam ediyordu. Evin içine yayýlan keskin elyotrop kokus u bir dalga gibi içime gömülüyor. hâlâ þenlik yapýyorlar. Birdenbire odanýn içine keskin bir elyotrop kokusu yayýldý.Fende. Bu zavallý güzel þe nlýk bir köy mektebinde. saçlarýmý okþuyor: . bir bebek yataðý hazýrlar gibi özene. ÇALIKUÞU 363 Doktorlar.Bir þey mi oldu. bulunduðum yeri tanýyamadým. Ölüm. alnýma bir kunduðunu hissettim. biraz uyudun kýzým. bir yandan ter döküyordum. baþýyla raflardan birini gösterdi. iri mavi gözleriy stalýðýn bütün acýlarý. * Gözlerimi. "Munise. yalnýz çýplak kolunu tuttum. Yorgun bir uyku içinde uyurken aðzýnýn etrafýnda triyor. baþým omzunda. gülümser gibi aralanmýþ dudaklarý. tekrar açtýðým vakit. ikindi güneþinin aðaç yapraklarýný çocuk yüzüne. Bende onun gibi yaptým.Þiþeyi yataða boþaltýnýz.Kolonya. Küçüðüm. Gecenin bilmem hangi saatindeydi. Bu zavall uþuk avuçlarýnýn içinden küçük küçük buselerle öptüm. artýk dýþarý çýkalým. bu ipeklerin içinde bir baþka ipek kümesi gibi bembeyaz yatýyor. bu ikindi a sesi.Ne kadar uyudum? . nefti çarþafýnýn daha bitmemiþ pelerini sark daki rafta B. göðsümü týkýyordu.Haydi Feride. .Çok þükür.. beyaz kirpiklerinde yaþlar titriyordu.. Küçüðüm a ellerimi tutar. . bezene muslinlerle süslemiþtim. ehemmiyet veril ecek birþey deðil. avuçlarýmý çevirerek içlerinden öperdi. baþka pencereler. Kolonya bulamamýþlar onu kullan rdý. beni tanýdýn mý? . Birisinin... bir ana dudaðý gibi korkutup ürkütmeden du. diyordu. Kuþlar. ruhumun içine döküldükleri dakikadan bugüne kadar beni mesut etmiþ . örselenmiþ kelebek kanatlarýnýn parmaklarýnda býraktýðý yaldýzlý toza benzer . Bana verdiði bil ondan. fýrtýnanýn içinde ince sesiyle inlediðini duyuyordum. inci diþlerini gösteriyordu. Sonra yavaþ yavaþ ortalýk karardý. ipek örtüler içinden küçüðümün çýplak kolunu ç Hayrullah Bey hafifçe döndü. Beni yataðýmýn üstüne uzattýlar ve yalnýz r. yataða yaklaþmýþlardý. . haydi evladým.... Küçüðümün elinden hemen hemen zorla çekip aldýðým bu þiþe. artýk çarþaflý bir genç kýz oluyor" diye iki hafta evvel ona sarý yaldýzlý bir kar mýþ. senelerce devam etti. biraz uyudun. Karyolasýnýn demirinden. Gözlerimin önünde Munise'nin ar fýrtýnasýnda kaybolduðu o karanlýk gecenin hayali titriyordu. Bana öyle geldiki bu koku. adeta acý bir saadetle bu güzelliði seyrediyordum. Kuþlar hâlâ durmuyor. Kuvvetli bir ýþýk gözlerimi yaktý.

. ýþýk gibi ses gibi boþluklarda dolaþtýðýný his 366 Reþat Nuri Güntekýn Nerelere. Evvela razý olmadý. son üç senemin bütün zehirlerini alýp götürmüþtü. hatta mümkünse bir parça. ikâyeler söylüyor. boyalarý solmuþ. On yedi gün kadar. makas is onlarý ensemin hizasýndan kestim. Saatlerce yanýnda oturduk.. benim tarafýnd . vermiþ. güldürmeye çalýþýyordu.. Bahçeden iki kucak çiçek.. Kulaklarýmda ýþýk süratiyle aþýlmýþ mesafelerin rüzgârlarý hýþýldýyor. içim ýlýnarak silkinip uyandýkça öyle hissediyorum ki. bir hafta sabretmemi söyledi. deniz kenarýndan birçok renkli taþ -küçüðüm bunlarý çiçeklerde topladýk. * Büyükçe bir beyin hummasý geçirmiþim. kalbimi lezzetli titremelerle çýrpýndýrýyordu. i kimse bilmiyor doktor benim. . Hastalýðýmdan beri ilk defa olmak üzere doktorla onu konuþtuk. aynanýn kenarýnda renkli akisler uyandýran bir güneþ aydýnlýðý. hain n k iyi olmuyor. beni kendi evine nakletmiþ.. yeniden dünyaya gelmiþ gibi oluyor. uzak bir sürünün eri.sevinçle. Bütün ýsrarlarýma raðmen Hay nýz bir þey öðrenebildim: Gömüldükten sonra imam. vakalarý rüyada. Zaman zaman hayretle kendime soruyordum: . dedi. saadetle bakýyor. Akdeniz'e karþý bir tepeciðin üstünde. Sana bin türlü naz edeceðim. Onlar. pek uzak bir ye rden dönüyorum. kendi gibi incecik bir küçük servinin altýnd . Onu ziyaret edebiliriz. Düldül sana emanet. Hayrullah Bey. Bu. daha hiç olmazsa on beþ gün. Ara sýra benim. çerçeveleri tozlanmýþ eski fotoðraf yim. Hatýralarým bile baþkasýna ait . Bu dalgýnlýk saatlerinde ruhumun vücudumdan ayrýldýðýný.. uzak. ÇALIKUÞU 367 Kuþadasý. beni rahatsýz ettiði için tekrar gözlerimi kapadým. bunu. dudaklarýndan çýkýyor gibi bir tuhaf se halarla güldüm. Beni yine bir köyden istemiþler..Hele þöyle bir adamakýllý ayaða kalk.Sakýn bunlar bir uzun rüyanýn hatýralarý olmasýn! Yahut onlarý bir eski romandan okumuþ o yým? Evet. pansumaný biliyorsun. Aydýnlýk. incelmiþ gözkapaklarýmýn arasýndan p n sýzarak bir zaman o halde kalýyordum O vakit. karþýmdaki koltukta kitap okuyor yahut uyukluyordu. Doktor Hayrullah Bey. bu küçük kýz için hemen hemen bir anne olduðumu hatýrlamýþ. Alimallah hasta bile olmasam. titizliðine tahammül etmek mümkün olmuyor. uykuya benzeyen dalgýnlýklarým oluyor. O biçar u.. keyif için patiska ntari diktirip üç ay yatakta yatacaðým.. l Eylül Doktor Hayrullah Bey bu sabah bana: . yirmi sekiz lira mý ne. sonra tekrar uyudum. Yalnýz birdenbire uçurumlara düþmek hissi içinde. on di gün baþucumdan ÇALIKUÞU 365 ayrýlmamýþ. ama çok deðil. Hastalýk. ne bir heyecan uyandýrýyordu. Fakat hastalarýn inatçýlýðýna. Yarayý tekrar baðladýktan sonra Düldül'ü sekiz. bilmiyorum. Bir gün yalnýz býrakmadý. Doktor Hayrul-lah Bey. ziyaný yok. Kendi bacaðý gibi Düldül'ün bacaðýný da kestirmeye mi azmetti. Hastalýktan sonra saçlarým demet demet inmeye baþlamýþtý. on dak bahçenin içinde dolaþtýr. sönük hatýralarý titriyordu. Munise. baþkasýnýn göðsünden geliyor. Munise'nin annesinin ismini sormuþ. diyor. çehreleri. Yavrumu "Munise bin Feride" diye topraða teslim etmþiler. nasýl gömüldüðünü bilmek istiyordum. artýk büsbütün iyileþtim.Küçük. koþtur anladýn mý? ikin fýrýncý Hur-þit Aða bugün fýrýn kirasýný getirecek. Ýnsan. kâh romanlar okuyarak beni eðlendirmeye. artýk bende ne bir keder. Bir gün. sakýn hayvanýn pansuman aþý" ayýsýna býrakma. bu nekahet zamanýnda bana arkadaþlýk etti. en ehemmiyetsiz yerlere renkli oyuncaklara bakan küçük çocuk gibi. Evvelki gün Hayrullah Bey'e dedim ki: . Küçüðümün nasýl öldüðünü. n yedi günlük uykuya.Epeyce zaman.. Nekahet zamaným kýrk günden ziyade sü den kalkamadým. On yedi gün uyku1 Ne tuhaf!.Doktorcuðum. Cama kanatlarýný çar kelebek. benim hayatta ilk büyük hastalýðýmdý. Nekahet ne tatlý þey. hangi memleketlere gidiyordum. Ýhtiyar arkadaþým m. gözl larýnda görülmüþ dumanlý memleketlerin daðýnýk.

bana h oþ gösteren eski neþemi artýk bulamayacaðým. Hayrullah Bey'in. Eski sýhhatimi. Kendime bin türlü þey icat ediyorum. benim kütüphanemi aþaðýya naklet niz tarafýndaki odayý sana vereceðim. bu kocaman dünyanýn bütün evleri i birer birer birer dolaþarak ne kadar keder.Feride. "Haydi efendim iþinize. gitmek elzem.Doktor Bey. evi düzeltmek. hem iyi bir arkadaþ oldu. misafirlik fazla uzuyor. Bu. Aðzýný kulaklarýna kadar yýrtarým da asýl o v kýyamete kadar gülersin. kalmak benim canýma minnet. daha kuvvetle feryat etmemek için parmaklarýmla aðzýmý kapýyo denbire yanýmdaki odadan Hayrullah Bey'in sesi geldi: . benim için hem iyi bir baba.. En düþkün bir zamanýmda bana yardým ettin unu unutmayacaðým. kend imi yabancý bulmuyorum. Sabaha doðru karanlýðýn içinde hiç sebepsiz aðlaya aðlaya uyandým. isimsiz dilsiz yeis içinde: "Anneciðim.Ayrýca. daha böyle bin türlü iþ. Yine elini beline dayýyarak: . münasebetsi . bahçeye yemeklere hatta doktorun hesaplarýna bakmak. Anlatamadýk gitt i. Gülerken aðlýyorum. Fakat. benim gibi kalbi ve hayatý kýrýlmýþ bir kýzýn ne kadar mesut olmasý kadar mesut oluyorum. Düldül'ü merak etmeyin. geldiðim vakit odalar lmazsa vay haline alimallah hani.Küçük kýz. Yataðýmda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum. Bu sebepsiz. Sýhhatim yavaþ yavaþ düze nafile. kim bilir. Doktor. Orasý daha güzel. gitmek istiyorsunuz. suratýna bakar mýydým? Kendimi tepesi üstü minderden att yine fedakârlýk ettiðime inanma. üþümezsi Ne vakitten beri söylemek istediðim sözün sýrasý gelmiþti.Doktor bey. ümitsizlik varsa hepsini toplamýþ. seninle "iki ahbap çavuþ" olduk. dakika muyor. dedi. yine benim söyleyiþimi tmek için yanaðýný çukurlaþtýrarak.. Öyle sanýyorum ki gece. Buradan ayrýlýktan sonra ne yapacaðým? Ben. Allah allah! Belki be n. ellerini kalçalarýna dayadý.Ne dedin? Gidecek misin? Yediði naneye bak. tabii. Doktor Bey. herifi çaðýrýr zorla seni nikâh e im.Peki. gevezeliðe lüzum yok. hem kýþýn lodosa karþýdýr. insaniyet.. Ben keyfim için yaþadým. ara sýra yaptýðý gibi. niçin aðladýðýmý bile söyletmeye lüz ehemmiyetsiz. Haydi küçük. yanýnýzda çok mesut oluyorum. "Bu hodkâm ihtiyar. zevzekliði býrak. anneciðim!" e titreye titreye hýçkýrýyor. Ben. Gülümseyerek cevap verdim: 368 Reþat Nuri Güntekin . kýsa saçlarýmý birbirine karýþýrarak eðlenmeye devam ediyor. Ha. Neyim var ordum? Bunu kendim de bilmiyordum. fedakârlýk. Doktor. Ýlanihaye yanýnýzda kalamam. pek zevkime gider. ÇALIKUÞU 369 Hayrullah Bey. benim taklidimi yapmak için sesini incelterek hidde tle: .. dayak yemekten hoþlanýyorum!" der. Müsaade ederseniz ben gideceðim.. hâlâ ýsrar ediyordum: . Fakat þu var. keyfim için sa ttim. Evinde. evet. dudaklarýný sivriltip.Fakat. hemen yanýndan kaçtým. kirayý da alýrým. Herife dayak atarken öteki beriki kur tarmaya gelir.. herif.. geçen akþam pek neþeliydim. belki manâsýz þefkat kelimeleriyle beni teskin etti: . Cezayý görürsün ha?. emin olunuz. Hayrullah Bey. fedakârsýnýz. ihtiyar sütnineye yardým. elinde mumla odama koþtu. dedim. fakat.. sen misin? Ne oldun kýzým? ihtiyar doktor. ne zevk buldu?" de. küçükhaným hazretleri. çenemin altýndan tuttu: . âlâ fakat Quo Vadis?. neydi o söyleyeceðim? Kafa kalmadý ki. Mol iere'in bir kahramaný vardýr. nereye gideceðimi ben de kendi kendime soruyorum. içimde müebbeden kýrýlmýþ bir þey var. biz. müsaade ederseniz ben gideceðim.. hepsini kovar.Misafirliðim kâfi derece uzadý. Dedim ki: .. yine münasebetsiz þakalar edeceðini. artýk alil sayýlýrým. Sonra daha sert b ir tavýrla yumruðunu sallayarak: . .. fedakârlýk bana výz gelir..insaniyet. küçük kýz. aðlarken gülüyorum. Haydi.. beni utandýrý rdum.. Senden hoþlanmayayým da bak.Doktor Bey. getirip benim göðsüme doldurmuþ. ne olduðumu. öyle hissediyorum ki. ötekine ihtiyaç var mý? Artý rliðim kâfi derecede uzadý. Mesela. sesini incelterek: . bir iri genç bekçi var. fak at niceden Beri size yük olacaðým? Gerçi çok insaniyetlisiniz. Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu..

- Bir þey deðil, kýzým, bir þey deðil, ehemmiyetsiz bir sinir nöbeti, geçer yavrum. Vah, ço h. Ben, gözlerimde bir türlü durmayan yaþlar, týkanan kuþ yavrularý gibi açýk aðzýmda boðuk hý ihtiyar arkadaþým, pencereye döndü, karanlýkta ta uzaklara yumruðunu saklayarak: Çalýkuþu - F 24 370 Reþat Nuri Güntekin

- Allah belaný versin, aslan gibi çocuðu berbat ettin, dedi. Yalnýz kaldýktan sonra da böyl hastalýk ve ümitsizlik saatlerim olursa ben ne yapacaðým? Adam sende... Þimdiden bunu niçi düþünmeli? Herhalde daha en az bir ay, belki daha ziyade, doktor beni býrakmayacak... Alacakaya Çiftliði, 10 Eylül Bir haftadan beri Alacakaya'da, sözüm ona bir çiftliðim var, hayli zamandan beri gidip y oklamadým, iþçileri boþ býrakmaya gelmez. Seni on beþ gün oraya götüreyim. Sana da iyi bir hava olur; gözün gönlün açýlýr. Bak, yakýnda mektep açýlýyor. Bütün yýl kapalý kalacaksýn. - Doktor Bey, açýklýk yerleri çok severim, fakat mektep açýlmak üzere. Bilmem ki, nasýl olu ye cevap verdim. O, hiddetle omuzlarýný silkti: - A babam, ben sana gider misin? diye sormadým ki mülahazat söylüyorsun; götüreceðim, dedim en ne karýþýrsýn? Bu, doktorca bir iþ... Olmazsa rapor yazar, zorla götürürüm. Haydi, haydi aç parça çamaþýr, kütüphaneden benim "Ro-usseau"larýmý al. Hayrullah Bey, beni artýk bir mektep çocuðu gibi idare ediyor. Hastalýðýmdan sonra, zayýfla irademle ona karþý koymak mümkün deðil, hem de daha tuhafý, bundan þikâyet de etmiyorum, b at, adeta hoþuma gidiyor. Doktorun çiftliði bakýmsýz kalmýþ. Fakat, ne güzel bir yer. Kýþýn bile buralarý, bir bahara ele, bir kayalýk var ki, seyretmekle doyulur þey deðil. Bu kayalar, güneþin sabah, öðle, ak eþi olmasýna, havanýn açýk, yahut kapalý bulunmasýna göre renk deðiþtiriyor, lal kýrmýzýsý, yahut siyah görünüyor. Onun için buraya: "Alacakayalar" demiþler.

ÇALIKUÞU 371 Çiftlik beni umduðumdan ziyade meþgul etti. Çiftçilerle beraber süt saðýyorum. Artýk, benim imi bir ahbabým olmaya baþlayan Düldül'e binerek civar koruluklarda geziyorum. Hasýlý, düþü tý. Mamafih, gönlüm pek rahat deðil, birkaç güne kadar mektep açýlacak, iþimin baþýnda bulunmam lip süpürt-mem lazým. Hayrullah Bey'e söz anlatmak kabil deðil ki... Doktor, geceleri bana roman okutuyor. - Bu ipsiz sapsýz lakýrdýlara tahammül edilmez ama, senin aðzýndan bayaðý hoþ oluyor, diyor Dün gece, yine ona kitap okuyordum. Kitapta bazý açýk sözler var. Onlar geldikçe utanýyor, lerine süratle baþka kelimeler koymaya, yahut cümleleri atlamaya çalýþýyordum. Hayrullah Be benim telaþýmý fark ediyor, gür kahkahalarla tavanlarý sarsýyordu. Birdenbire karanlýkta köpekler havlamaya baþladý. Pencereyi açtýk. Çiftliðin kapýsýndan bir ordu. Hayrullah Bey: - Kim o? diye seslendi. Onbaþýnýn sesi: - Benim, yabancý deðil, diye cevap verdi. Onbaþýnýn bu saatte Kuþadasý'ndan buraya gelmesi bir vakaydý. Doktor: - Hayýrdýr inþallah! Ben, aþaðý inip anlayayým bakalým. Gecikirsem sen yat küçük, dedi. Hayrullah Bey, bir saate yakýn bir zaman Onbaþýnýn yanýnda kaldý. Yukarý çýktýðý vakit, yüz - Onbaþý niçin gelmiþ Doktor Bey? dedim. Sert bir sesle adeta baðýrdý: - Sana git yat, dedim yahu, sana ne? Olur rezalet deðil bu kýz çocuklarýnýn maskaralýðý be! ait bir iþ. Artýk, onun tabiatýný öðrenmiþtim. Böyle zamanlarda üzerine varmaya gelmiyordu. Çaresiz, þa k odama gittim. Bu sabah, uyandýðým vakit Hayrullah Bey'in erkenden 372 Reþat Nuri Güntekin

mühim bir iþ için gittiðini, mamafih, dönmezse merak etmememi söylediðini haber verdiler. Herhalde bu zarf bana ait olacak... Bu kâðýt parçasý beni derin derin düþündürüyor. Acaba b e onbaþý mý getirdi? Öyleyse niçin Hayrullah Bey, benden sakladý? Buna imkân yok; mutlaka b arf, kitaplar arasýnda Kuþadasý'ndan gelmiþ olacak. Kuþadasý, 25 Eylül Hayata paçavra diyen meðer ne doðru söylüyormuþ! * Son vakayý defterimin son sayfasýna olduðu gibi kaydediyorum. Kendimden ne bir isyan, ne de bir damla gözyaþý ilave etmek istemiyorum. Hayrullah Bey, beni, iki gün çiftlikte bekletti. Üçüncü gece merakým o dereceyi buldu ki, n lursa olsun, sabahleyin bir araba hazýrlatacak, kendi kendime kasabaya inecektim. Fakat ertesi sabah, uyandýðým vakit onu gelmiþ buldum. O kayýtsýz, kaygýsýz Hayrullah Bey'i, hiç bu kadar periþan ve yorgun gördüðümü hatýrlamýyor gibi saçlarýma dudaklarýný kondurdu. Sonra dikkatli dikkatli yüzüme bakarak: - Hay Allah belalarýný veresiceler, tuu! dedi. Baþýmda yeni bir tehlikenin dolaþtýðýný anlýyor, fakat bir þey sormaya cesaret edemiyordum. Hayrullah Bey, elleri ceplerinde düþüne düþüne epeyce dolaþtý. Sonra, ellerini omuzlarýma k - Küçük, sen bir þeyler biliyorsun, dedi. - Hayýr, Doktor Bey.

ÇALIKUÞU 373 - Biliyorsun, böyle olmasa iþlerdeki tuhaflýk nazarý dikkatini celp edecekti. Mutlaka bi r þeyler soracaktýn. Gayet aðýr, ciddi bir teessürle: - Hayýr, Doktor Bey, dedim. Hiçbir þey bilmiyorum, yalnýz telaþ ve ýstýrap içinde olduðunuz , bir kederiniz var. Benim hem hamim, hatta hemen hemen babam olduðunuz için sizin k ederiniz benim demektir. Neyiniz var? - Feride, kýzým, kendini kâfi derecede kuvvetli hissediyor musun? Merakým, korkumdan daha üstündü. Sakin görünmeye çalýþarak: - Ben gayretli bir kýzým, bunun birkaç misalini gördünüz, söyleyiniz Doktor Bey, dedim. - Feride, þu kalemi eline al, söyleyeceðim þeyleri yaz, haydi kýzým ihtiyar dostuna itimat t! Hayrullah Bey, dura dura, düþüne düþüne bana þu satýrlarý yazdýrdý: "Kuþadasý Maarif Encümeni Riyaset Âlisine, Hizmet-i maarifte devamýma ahval-i sýhhiyem müsait olmadýðýndan, Kuþadasý Inas Rüþtiyesi Mü irham ederim efendim." - Þimdi kýzým, düþünmeden, bir þey sormadan imzaný at, o kâðýdý bana ver. Ellerin titriyor, akmaya cesaret edemiyorsun. Daha iyi kýzým, daha iyi. Çünkü sen, o temiz gözlerinle bana ba arken ben þaþýracaðým. Fevkalâde bir þeyler geçtiðini anladýn, deðil mi? Dinle beni Feride. , teessür gösterirsen sözünü kesmek mecburiyetinde kalacaðým. Halbuki her þeyi bilmen lâzým hayata karýþtýðýn üç sene içinde insanýn ne mal olduðunu anladýn sanýyorsun deðil mi? Nafi yakýn hayatýmda ben bile anlayamamýþým. Ben ki, dünyada þenaatin, rezaletin bin türlüsüne t m; ben bu kadarýný hâlâ ihtiyar kafama sýðdýramýyorum. Biz seninle dünyanýn en temiz, en iy tuyuz deðil 374 Reþat Nuri Güntekin

mi? Aylarca senin hasta vücudunu kendi çocuðum gibi kollarýmda tuttum, bize ne demiþler,ne diyorlar, biliyor musun Feride? Mümkün deðil, tasavvur edemezsin. Ben senin âþýðýnmý-þým, kapama, bilâkis baþýný dik tut. O hareketi yüz karasý olanlar yapar, bilâkis, gözlerime ba miz var birbirimizden çekinecek? Dinle beni Feride, dinle, sonuna kadar söyleyeyim. Bu melun iftira, evvela mektepten çýkmýþ. Arkadaþlarýn ötede beride aleyhimizde olmayacak þ söylemeye baþlamýþlar. Sebep malum: Kendileri dururken senin müdi-re oluþun. Ben, altý ay el sana haber vermeden küçük bir hizmette bulunmak için bir mektup yazmýþtým. Bu terfiin be elimde olmasý þüpheleri artýrmýþ. Bu fesat yangýný aylardan beri için için yanýyormuþ. iþ Maarif Encümeni'nin, kaymakamýn kul uzun uzadýya tahriratlar yazýlmýþ, tahkikat yapýlmýþ. Vilayet Maarif Müdürlü-ðü'nce tercüm

ik etmiþler, birçok karanlýk noktalar varmýþ. Mesela istanbul'dan B.'ye geliþin, sonra merk z mektebinden istifa ederek ücra bir köye geliþin, þüpheli bir firara benziyormuþ. Birkaç a onra meçhul bir yerden yardým olmuþ. Maarif hayatýnda misli görülmemiþ bir süratle terakki köy muallimliðinden Darülmuallimat muallimliðine yükselmiþsin. Sonra yine sebepsiz bir isti a. Bu defa, baþka bir memlekete gidiyorsun, fakat orada da tutunamýyorsun. Ç. Maarif E ncümeni'nden bir cevap gelmiþ. Okurken içim, zehir kesildi, Feride. Güya sen orada... Yo k, yok söylemeyeceðim. Terbiyeli, yüksek, ilim irfan adamlarýnýn kaleminden, aðzýndan çýkan benim o patavasýz asker aðzým da söylemeye cesaret edemeyecek. Ben ki bilirsin, aðzýma ne elirse söylerim, en iðrenç kelimeyi bile dudaðýmda hapsedemem. Hasýlý Feridecik, yaralý gey i av köpekleri nasýl sararsa, senin etrafýný da öylece sardýlar. En masum hareketin, aleyhi e bir delil olarak tefsir edilmiþ; mazbatalara, tahkikat evrakýna geçmiþ. Ara sýra hasta t alebelerini tedavi için beni mektebe davet etmen, küçü-

ÇALIKUÞU 375 ðümüz ölürken takatsiz baþýný bir lahza omzuma dayaman, sonra sen hasta yatarken yataðýnýn m saatler birer cinayetmiþ! Yüzsüzlüðü o derece ileri vardýrmýþýz ki, bir memleketin örf ve iffetiyle alay etmiþiz. Etrafýmýzdaki insanlarý hiçe saymýþýz. Herkese seni hasta diye ilan ken tarlalarda, kol kola düvene binmiþiz. Vazifenle meþgul olacaðýn yerde, bahçemde at koþt uþsun, bunlar da kâfi gelmemiþ þehir haricinde çiftliklere çekilmiþiz. Feridecik, sana bunlarý bütün çiðliðiyle söylüyorum. Mýzmýz tesellilerle seni bir zaman dah lirdim. Ümitlerini yavaþ yavaþ, birer birer kýrabilirdim. Fakat böyle yapmadým. Niçin biliy musun? Mesleðim, yaþým bana bir kanaat verdi. Bir zehri insan, bir kerede yutmalý, ya ölür a kurtulur. Zehri þurupla, daha bilmem ne haltla karýþýrýp yudum yudum içmek pis þey, iðrenç þey. Felâk vermek testere ile adam kesmeye benzer. Evet Feride, hayatýn en aðýr sillesini yedin. Yalnýz olaydýn bu darbe seni öldürebilirdi. Ö a, bu kadar insan, kuþ kadar çocuðun üstüne çullanýrsa ne olur? Dua et ki tesadüf karþýna ç yar çýkardý. Benim ömrümün saati alaturka on biri çalmak üzere. Fakat, ne ziyaný var? Sana e bulunmak için bu kadarcýk bir zaman da kâfidir. Buna muvaffak olursam, bir yýðýn manasýz uat içinde ziyan olmuþ günlerime acýmayacaðým. Korkma Feride, bu da geçer. Sen gençsin, dah günler görmekten ümidini kesme. Ýstifaný kendim götürecektim, vazgeçtim. Seni bu halde býr cesaret edemeyeceðim. Çocuk kýsmýnýn türlü densizliði, denliliði olur. Haydi Feride, haydi açýk havaya çýkalým, koyunlarla, ineklerle uðraþalým. Bu hayvanlar, gördükleri iyiliðe kar a nimetþinastýrlar. ihtiyar doktor, istifanamemi zarfa koyarak onbaþýya verdi. Bu kâðýt parçasýna sadece ömrümün bir parçasýný deðil, 376 Reþat Nuri Güntekin

gönlümün son bir tesellisini daha gömüyordum. Ne hazin, Ya-rabbi, ne hazin! Hangi ümide sarýlsam elimde kalýyor, neyi seversem ölüyor. Ýþte üç sene evvel bir sonbahar eraber ölen genç kýzlýk rüyalarým, kendi küçüklerim, sonra Munise, onun arkasýndan belki ka uturlar diye ümit ettiðim talebelerim. Yavrularýný tehlikede gören bir ana kuþ hýr-çmhðýyla titrediðim bu þeyler, sonbahar yapraklarý gibi birer birer sararýyor, dökülüyor. Daha yirmi girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluðun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baþtan baþa büt rimin ölüleriyle dolu. Hayrullah Bey, beni üç gün yalnýz býrakmadý. Bu kadar felaket karþýsýnda gösterdiðim sükûn amýyor, geceleri ben yattýktan sonra odamýn kapýsýna gelerek: - Feride, bir þeye ihtiyacýn var mý? Uykun yoksa geleyim, diyordu. Üçüncü gecenin sabahýydý. Bir mayýs günü gibi taze, ýlýk bir sabah vakti erkenden kalktým. 'e elimle süt saðdým, kahvaltý hazýrladým. Elimde tepsi, sakin çehremde hemen hemen neþeli bir tebessümle odasýna girdiðim zaman, dok tor pek memnun oldu: - Aferin Feride! Çok memnun oldum. Nene lâzým, dünyanýn gamýný çekecek sen mi kaldýn? dedi Penceresini açtým, daðýnýk birkaç eþyasýný düzelttim. Çiftliðe ait þeylerden, koyunlardan b iyen söylüyor, gülüyor, hatta eskiden mektepte yaptýðým gibi aýa sýra ýslýk çalýyordum. Hayrullah Bey o kadar seviniyordu ki, tarif edilemez. Onun memnun olduðunu gördükçe daha

O gece "Onba-þý"nýn getirdiði kâðýt bir nevi celpname id de. . Maazallah yuvarlanýrsýn. Ne olursa olsun. Hemen hemen hýrpalayarak alçak bir iskemleye oturttu: 378 Reþat Nuri Güntekin . Faka mademki bu kadar kendine hâkim olabiliyorsun. ne olmaz! Ben gülerek: .Gayet sade. Birçok sebep var. Güzel.Güzel aðzýmý öyle bir açtým. Azlini teblið etmeden seni sorguya çekmek istiyorlardý. Hayrullah Bey. boynumu bükerek. . O anda kurþu damla kaný çýkmayacaktý..Sizinle konuþacak þeylerim var. . Peki Feride.SöyleP. .fakat aþaðý in.Yaþamaya karar verdiðimi söyledikten sonra artýk aþaðý düþmemden korkmak manasýz deðil mi y? Bu kararý niçin verdim? Bunu size söyleyeyim. Evvela cesaret edemey eceðim. Bir kere. ihtiyar doktor. . olgun bir ciddiyetle bunu düþünmüþtüm. dün akþam mühim bir karar verd m. Görüyorsunuz ya. sonra öyle inanýlmaz bir metanetin v r ki. hayretten aþaðý düþer olurdum. hamim.. Ben. O. söyle. lan u müfettiþin riyaseti altýnda bir tahkikat komisyonu teþkil ettiler.. ellerimi uzatarak. ne kadar sakinim .. Þimdi. kendimi öldürmemeye. ürk nle o fok balýðýnýn karþýsýnda yalnýz býrakmak! Hayrullah Bey. Sonra.Feride. o fok balýðýný öyle bir kalayladým ki Feride.Neye? .Bu ne demek? . Siz. bükük boynunla o fok balýðýnýn yýrtýcý pýnýn kurallarýyla seni parçalamaya azmeden bu adam "kurt ile kuzu" masalýndaki canavar gi bi sudan sebepler arýyor.Yegâne arkadaþým. Bu sözü.. ÇALIKUÞU 377 Nihayet. sakin. çenesinde lakýrdýlarýn i birbirine çar ptýran bir titreme ile yumruðunu sallayarak: ÇALIKUÞU 379 . Bakýyorsun öyle derinliklerin. sararmýþ çocuk çehrenle. encümen odasýný gözümün önüne ge siyah çarþafýnla. dedi. ben de bundan baþka bir þey istemiyorum.. Konuþmak için biraz daha beklemek istiyordum. dinliyorum. dedim.Siz merak etmeyin. Seni.Ne söylüyorsun.Yaþamaya. Bundan baþka çarem kalmadýðý halde yine cesaret edemiyorum.neþeleniyordum. Hayrullah Bey heyecanla bileklerimi tuttu. o oudala olduðu kadar iðrenç iftiralarý tekrar ediyor. yaþamaya devam edeyim. ben ölmekten ço karým.Ne anlaþýlmaz bir mahluksun sen. size memnun olacað rdan bahsedeceðim. Ölmeye cesaretim o madýðýný anladýktan sonra. muallime ol maktan katiyen ümidini kesmemelisin. Fakat nasýl? Bana bir y gösteriniz. benim ara sýra ölümden bahsetmeme bakmayýnýz. Bu sözleri þaka eden bir çocuk hafifliðiyle. vaktin geldiðine hükmettim. Peki kýzým. bun ak bir askerin az buçuk çið kelimeleri karþýsýnda bile renkten renge giren masum yüzün. beni zorla pencerenin kenarýndan indird i. Doktor Bey. kaþlarým çatarak düþünüyordu. Feride! Bakýyorsun parmak kadar hiçten bir oyuncak ol uyorsun. Fakat sen aþaðý in Allah aþkýna. sen böyle bir heyetin karþýsýna nasýl çýkardýn? Yabancýlarýn aðzýndan iþiteceðin o iðre p verebilirdin? Bunu haber alýnca aklým baþýmdan gitti. halim mavi gözleminde hiç görmediðim korkunç parýltý. Doktor Bey. benim çocukluðum aðaç dallarý üstünde geçti. dizleri ne bir örtü örttüm. babam sizsiniz. Fok balýðý gibi azýdiþleri dýþarý fýrlamýþ. saf bir tavýrla söylemiþtim. pervazýn kenarýna çýkýp oturarak: . heyecanla rinden fýrladý: . ne olur. Doktorun koltuðunu pencerenin yanma çektim. zavallý. . Vaka hakkýnda sana bugün biraz tafsilât verebilirim : On gün evvel vilayetten bir müfettiþ geldi. eliyle gözlerini k apayarak: . konuþalým. yumurcak? Bu ne? Eðer þimdi senin yerinde olsaydým. Bunlarý ben de düþündüm. gülerek söylüyordum. Çünkü birkaç gün. tuhaflýklarýn. Bir kolayýný bulabilirseniz ne âlâ! Hayruüah Bey..

Doktor Bey. saf tavrýyla devam etti: . mahdut. ben hangi sýfatla sizden böyle bir para yardýmý kabul edebilirim? Na sýl bir insan mevkiine inerim? Hayrullah Bey kýzmadý. Fakat. Onun için lâzým ki. Kimseden yardým kabul etmek istemezsen.Peki küçük. ailenin yanýna dönmey var mý? Baþýmý önüme eðdim: . ayýp. bunu yine tamir edeyim.Fakat Doktor Bey.. Senin saadetinden-iyi neye sarf ed lirim? Vereceðim cevabýn onu kýzdýracaðýný biliyordum. bunu ben de emin bir çare telâkki etmiyorum. . Mazindeki þüpheli bir nokta. Çünkü baþýna bu felaketin gelmesine ben sebep oldum. Bu kadar birbirimizle anlaþtýktan sonra ortaya böyle söz atman ayýp.Evlenirsen bahtiyar olacaðýna benim de o kadar kanaatim yok. baþýný eðiyorsun. Hayrullah Bey.. Ben ihtiyar bir kýz olarak ölmeye azmettim. doðrusunu istersen. Arada sen. her þeyden bahsedin. O melun.Peki. . Doktor Bey. Alakaný katiyen kesmen lâzýmdý.Teþekkür ederim. fazla olarak o vakit belki ben d e bulunamayacaðým. kalb ine öyle yer etmiþ ki. Haksýz þüpheler hayatýný zehirleyecek. All ri. Dediðim gibi. akrabamdan olmayan bir genç kýzla yaþamamýn örfe ve þeriata aykýrý göründüðünü s senin baþka bir memlekete gönderilmeni istemiþ.. Senin gibi. sana bir þey daha söyleyeceðim.. öyleyse ne yapacaðýz? Zaruret falan çekmenden korkum yok. meslekten artýk bir þey ümit edemezsin. samimi arkadaþýndan küçük bir yardým bile kabul edemeyecek kadar maðrur bir kýz bahusus bu bu dedikodulardan sonra tek baþýna nasýl yaþar? Seni tekrar evlendirmeyi düþündüðüm bunun de.Bu arada ne olduysa sana oldu. Beraber yaþay lým. Hemen zorla sana istifaný ya zdýrdým diye ileride benim için fena düþünmeni istemem. þakaklarmdaki korkunç kýrmýzýlýk sönünceye kad ra yine eski halim sesi. senin ne benim le yaþamana ne kendi kendine yaþamana imkân var. onlar benim için büsbütün bitti. Müfettiþlere yaptýk temizliðini bir kere de mahkeme huzurunda tekrar için o günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. çalýþmak istersen buna imkân yok. bön. Doktor Bey. Feridecik. peki. nereye gitsen seni takip edecek. Feride. Ne yapacaðýz Feride? Nasýl hareket edeceðiz? Sen nasýl müdafaa edeceðiz? Ölmeye mahkûm bir hasta mazlumluðuyla yüzüne baktým. 380 Reþat Nuri Güntekin . ihtiyar doktor gözlerindeki o vahþi parýltý. Bugün bir çaresini buls k bile.Baþka bir çare: iyi bir gençle evlenmen mümkün deðil mi? . B mamalýydý.Nihayet siz de teslim ediyorsunuz ki. Çünkü benim az buçuk serv ikimize de yeter.Hayýr. Ýstanbul'a. benim aleyhimde mahkemeye müracaat ettiðini haber aldým. benden ayrýlma desem buna razý olmazsýn. bu saatte her þeyi açýk açýk konuþmamalý? Mahalle namýna kaymakama bir heyet gitmiþ. söküp atmak mümkün deðil. þu aðaçl nize bakýnýz Doktor Bey. her çapkýna. her se rseriye seni tahkir etmek hakkýný verecek. beyaz býyýklarýný diþleriyle çiðneyerek düþünüyordu: . hiçbir þeye ehemmiyet vermiyor gibi görünen tavýrlarýna ade ruhlu. .Ýki gün evvel. ayaklarýnýzý öpeyim. fakat gayet mahzun bir þikâyetle yüzüme baktý: . Benim kadar baþý dara gelmeyen bir insan. bu leke. ölümü düþünmekte hakkým varmýþ. Benim ailemden. mazlum bir ev kýzýsýn: "Kýnalý kuzu" dedikleri cinsten bir kýzcaðýz. Herke- ÇALIKUÞU 381 sin kabahatini açýk açýk yüzüne söyleyen bir "kör kadý" olduðum için beni zaten kimse sevme e ile niçin bana da bir darbe indirmemeli. yarýn baþka bir bahane ile seni vuracaklar. beraber düþünmeye devam edelim. bu dudaðý gülmek ve etrafýndakilere saadet vermek için yarattý. Ýçimdeki derin ümitsizliðe raðmen hâlâ . Þimdi sana karþý mesuliyetim ik at oldu. F t ne yapalým ki. Þu güneþe. Haydi. Korka korka dizlerimi k k: . fakat bu mesele..Hayýr. fakat bu zaruriydi.Ayýp Feride. . Fok balýklarýnýn karþýs resin diye deðil.Doktor Bey. deðil mi? Cevap vermeye cesaret edemiyorsun. kendi gönlünün rýzasýyla . paramý ne yapacaðým diye düþünüyordum.. Þimdi benim muhakememi takip et Feride. bir ihtiyar. sen bütün serbest. Feride. fakat olmuþ. ateþe yandýn. deðil mi? Hülasa.

merhamet.þeylerden ayrýlmak ister mi? Hayrullah Bey.Sana ben bir de yüzgörümlüðü veriyorum. Yarýn gelin oluyorum. Bu satýrlarý. kýrk senelik bir zaman sokmuþ. Beni çocuk gi hüngür hüngür aðlatacaksýn. Hayrullah Bey. * Bu son ayrýlýk saatinde niçin hakikati saklamah? Bu okumayacaðýn defteri ben senin için yaz Kâmran. Öbür sabah baþkasýnýn odasýnda uyanacak genç kadýnýn.. Evet. Ne h azin tesadüf! Sergüzeþtimle beraber defter de bitiyor. Tuhaf bir tavýrla itiraz etti: . . Bu yeni eþyaya lüzum olmadýðýný söylemiþtim. Hazýr ol Feride. önüme bakýyordum. Asýl gençlik. bi amýza otuz beþ. Evet. Keþfet bakayým: Küpe deðil.O halde. Sen bana bakma. Yapraklan dökülmüþ kuru dallarýn arasýnda parlayan sonbahar güneþine elini uzattý: . Ben. pencereden içeriye klarý üzerine savuruyor. sözüne devam etti: . ne söyledim. ama hiç ehemmiyeti yok. ihtiyar arkadaþýmýn sönük mavi gözlerindeki þefkat.Ben hayli ihtiyarým. ruhun iðidir. ergen adam sayýlýrým. Hem seni öy telli pullu gelin olmuþ görmek isterim. hayat böyleymiþ! Buna da katlanmak lâzým. temiz ve menfaatsiz muhabbeti de son bir yeþil ÇALIKUÞU 383 yaprak gibi yaþýyordu.Yeter artýk Feride. Aklýný yorma bulamazsýn. bu adeta benim yaþlýlýðýmý baþýma kakmak demek olur. fakat bu bana kâfi gelmedi. Ne yapalým. ona bir koca gözüyle bakmak mecburiyetinde kaldýðým günden beri bu s prak da sarardý. her þeye raðmen sev iliyordum. Hayretle yüzüne baktým. Ömrümde yemediðim bir haltý yedirteceksin. hem hususi iþlerin i görmek. Hayrullah Bey. Yeni bir deftere yeni hayatýmý yazm aya baþlamak mümkün deðil. ama müthiþ bir yüzgörümlüðü. artýk söyleyecek neyim kalýyor ki? Hem yarýn baþkasýnýn karýsý o una ne hakkým. yeter artýk. son çareye baþvuracaðýz. Hayrullah Bey. Ýzmir'den müthiþ bir gelin elbisesi getireceðim. memnuniyetle gülerek: . Ben. Seni þeriatlerine uyacak bir sýfatla evimde alýkoyacaðý a edeceðim. Ben.Yok. Yanlýþ. emelim kursaðýmda kalýr. ne yazdýmsa hep senin içindi. çok yanlýþ bir iþ tuttuðu itiraf edeceðim. eliyle aðzýmý kapadý: . O. istedim ki çok. sefaletin. bir þey söylemiyor. her þeye raðmen seninle mesut olabilirdim. Aðaçlarýn çýplak kollarýndan döktüðü bu yapraklardan bazýlarýný rüzgâr. ne cesaretim olacak. ben yirmi yaþýnda delikanlýlardan daha dinç bir adamým. sevildiðimi de bilmiyor deðildim. Karýnca ayaðý gibi minimini yazýlarla dolan mektep defterimin son sayfalarýna geldim. evvelki gün izmir'e gitti. nekahat günlerimi geçirdiðim odanýn penceresi önünde yazýyorum. 382 Reþat Nuri Güntekin Bir haftadan beri Kuþadasý'ndayým. Kollarýmýn arasýnda nice göz rþýmda ölmek mecburiyetinden bu kadar sükûnla bahseden bu güzel çocuk yüzünden. Gerçi kudret. birkaç damla gözyaþýndan ibaret olan Çalýkuþu ile ne alakasý kalacak? Çalýkuþu bugün defterinin gözyaþlarýndan kirlenmiþ sayfalarýna dökülen sonbahar yapraklarý or.Hoþuna gidecek þeyi nasýl keþfettim. Bir yetimhane. h arça naðme. sonra önümde durar . gülmek için r gibi titreyen yaramaz dudaklarýndan daha büyük facia görmedim. niþanlý haným. sen hocalýk ve analýk.. Bahçedeki dal urmayan bir kuru yaprak yaðmuru yaðýyor. kýrk kiþil r yetimhane þekline sokuyorum. Öbür Perþembe. hem de eve bazý yeni eþya almak üzere. dizlerinden örtüsünü atarak odanýn içinde epeyce dolaþtý. Bizim "Alacaka-ya"daki çiftliði ben otuz. acýnýn türlü þeklini gördüm. Be doktorluk edeceðim. Bu akþam dönece dair telgraf aldým. Etrafta bulduðumuz kimsesiz çocuklarý oraya toplayacaðýz.

iki saatten beri belki yüz þey sord Evet" yahut "Hayýr"dan baþka cevap alamadým. deðil mi Kâmran? Halbuki ben bunlarý hiç. iki yüz cevap az deðil zannederim. çocuklarýmýza iyi bir anne olacaktým. karýsý olacaðým biçare ad mbak gibi masum bir kýz zannediyor. Aradan on rkasýndaki arka bahçeye bakmaya yüreðim tahammül etmez. artýk ümidimi kesiyorum. Mesela. Kâmran. ben altmýþýma giriyorum. Gözlerini zorla denizden ayýrarak gülümsedi: . Aziz Bey ellerini birbirine vurdu: . kendi payýma müthiþ eðlendim. mademki seni etti. "h ayýr" gibi kýsa cevaplar olsun. kendini sevdirmenin de bir yolu var. kendi sevdiðim kadar deðilse bile -çünkü buna imkân yok. O kadar. asýl bugün dul kalýyorum.. sen yine bir parça benimdin. . ama senin derdinin bununla alakasý yok ki. hiç bi lmiyordum. Yine böyle bir aðustos günüydü..Size anlatmak kabil deðil eniþte.) 385 BEÞÝNCÝ KISIM I IvÂMRAN. benim yaradýlýþým baþka türlü. göz ve izan var. Bütün ol lere raðmen. seni sevmesini.. rüzgârýn sonbahara kadar haykýrýp aðladýðý uzun geceler esli.Eniþte. üç gün evvel bir d nesiyle seni köye götürdüm.. seninle yol arkadaþlýðý etmek iþkence billahi. Allah aþkýna. Kâmran. Buraya ilk geliþimde ben. biz asýl bugün birbirimizden ayrýlýyoruz. bir .iyi ama oðlum.F 25 386 Reþat Nuri Güntekin .Ben.pek çok sevileyim. . (Feride 'nm jurnali burada bitiyordu. Söðütlük bahçelerinin ýlýk iðde kokularýy hep seninle yüz yüze. Çeþit çeþit insanlar gördün.Evet. gitsem seni affetmeyec m Kâmran. Ah Kâmran. dört beþ sene kadar da Feridecikle niþanlý kalmýþtýn.Yok oðlum. Ben.. ben. eniþte. boþ yere düþündürüp yormak için bir ka . Bu kadar sevilmeye benim hakkým var mýydý? Zannetmem Kâmran. . seneler amma çabuk geçiyor! Hakkýn var ya. Hani. þu Fe-ride'ye nasýl kýy . Çalýku-þu'nun bülbül gibi sesini.. Sevdiðin bir kadýnla evlendin. iki yüz suale. ne yanlýþ! Sevdanýn hiçbirinin. Bugün sade dört yaþýna yak r. sen o cevaplarý da düþünerek vermiyorsun ki. Zeyniler mezarlýðýnýn karanlýðýnda. tebdilihava için memleketinize davet edilmiþ bir hastaya böyle söylenir mi? . ben hayalimde onunla barýþýyorum. oðlum. Hâlâ aklýmdadýr.. küçük. gül yüzünü hatýrladýkça hâlâ yüreðim sýzlar. yanýk çýngýraklarýnýn tirediði bu ovalarda.ona yakýn sevi . Kendine gel. bu dul kadýn ruh ve vücudunu benim kadar hýrpaladýðýný. cahil bir kýzdým nin. Ben. hazin. . Tekirdað'a geleli on sene oldu. ben. daha ihtiyar görünmüyor muydum? Kâmran güldü . ümitsiz hayalini sevmekle.kim bilir ne kadar cazibeli bir 384 Reþat Nuri Güntekin kadýndý? Kim bilir sana ne güzel þeyler söylüyor. Gönlümün içindeki derin. ben bütün ruhumla senin. yýprattýðýný z Kâmran.iki saatte.Hayýr nankör. Mamafih. Yarýn. . Seni canlandýrmak kabil deðil. velev "evet". . at maksadým yormak deðil. Makine gibi söylüyorsun. Bak. pehl n. Hatta yaptýðým tecrübelerle rýný sevmekle sanma sakýn. bozuk yollarda sarsýlan arabanýn köþesinde akþam rüzgârýna karþý pardösüsünün yakas ara'yý seyrediyordu. zurna dinledin. senden ayrýldýktan sonra öðrendim.. eniþte.Güzel tedavi ve tebdilihava usulü. Beni. öteki þeyi düþünmene mani olmak.Duysa da umurumda deðil. davul.. Senin Sarý Çiçeðin -taþ atmak için söylemiyorum Kâmran. be senin çocuklarýna. köçek. ölsem.Etme. inan bana.Ayþe Teyzem duymasýn. fakat sen eðlenmedin. inkâr etme. hakikaten sana yaranmak kabil olmuyor. Seni gerçi düþündürmek istiyorum. senin hayalinin kollarýnda yaþadým. günden güne daha genç . Çalýkuþu . ne güzel mektuplar yazabiliyordu? Ben. sen kendini fena býraktýn..

Tebdilihavaya ihtiyacýn vaf dedikleri zaman ilk aklýma gelen yer Tekirdað ol du. Feride'yi: "Beni salýncakta sallay entarili ablam" diye hatýrlýyor. gözüyle göre en iþittim. öyle derin bir infial için zden ayrýlmýþtý ki. deðil. izini keþfettiðim vakit. Kâmran. düðün eðlenceleri için i bir aydýr burada durduðumu sanýyorsunuz? Darýlmayý-nýz. bunlarý ölürken hatýrlarsam aðlayarak öleceðim. yaman aþk!.'de onu bulmaya gittiðim vakit ise iþ iþten geçmiþti. devam etmedi. Feride buraya ge ldiði vakit yedi yaþýndaydý. bir hastaydý.Yamansevda. uzaklarda tek tuk kýzýllanmaya baþlayan balýkçý ateþler diyordu. birdenbire üstüne düþmekten korktum. eniþte. Sen karýþýk ruhlu bir adamsýn Kâmran. hiçbir insaný Feride kadar sevmedim. bu gözlen: "Benim. Feride. Size bir delil da im.sene bile tamamýyla mesut olamadýn. o kadar. keþke bunu bilecek.Anlaþýlýr dava deðil. Burada Feri de'den bahsedebileceðim yalnýz Nermin var. Tam o zaman o aksi hastalýðým baþladý.Ne tuhaf insansýn Kâmran? Peki. Düþün eniþte. Sana bir düþkünlüktür arýz oldu. kaþlarýný .Burasý doðru eniþte. iki seneden beri çok bahtiyarmýþ. Fakat sizi temin ederim ki.geçen sene bir gün Kuþadasý'nda ona tesadüf et kisi gibi mütemadiyen gülüyor. Kadere ne denir? Geçen kýþ fat etti. senelerce bu baþý. Hayatým bazý sergüzeþtleri. bugün on yedi yaþýnda. hatta epeyce heyecanlý sergüzeþtleri oldu. hayal meyal aklýnda kalmýþ.Kâmran oðlum. ilk gençliðimin birka asýný aramaya geldim. Feride sözünü aðzýma aldýrmýyor. takat hiç z annetmem. yine o acý gülümsemesiyle cevap verdi: . Münevver yataða düþtü. bulunduðu köy mek de yakalamak için yola çýkmaya hazýrlanýyordum. öyle hatýralarý var ki. Üç a dým. .O. A/iz Beyin de neþesi kaçmýþtý. Bir türlü kendini top-layamadýn. tabii inanmayacaksýnýz. isviçre'de ve daha bilmem nerelerde hastaný tedaviye çalýþtýn.. . Nermin'e entarili ablasýndan bah settirmek için lisanýmýn bütün kuvvetini sarf ediyorum. Ben burada. kolayca kendini avutacak bir kýz olsaydý. çok yanlýþ hareket ettim. ne yaptýðýmý hiçbir zaman kendim de bilmedim. yalnýz dikten sonra bir gün böyle. . Bir baþýna yabancý memleketlere gitmek için kim bilir. Aziz Bey.Söyledim ya. gözlerin tambur çaldýrdýðýný söylediler. Kâmran. teyzem öyle. Feride'den ümidi kestikten sonra. inanmýyorsunuz.Mademki münasebetsizlik etmiþtin. B. n ar mütees388 Reþat Nuri Güntekin sirdi? Aradan hiç olmazsa altý aylýk bir zaman geçmeden beni görürse belki büsbütün hýrçýnl k. hiç olmazsa mesut olurdu. siz de. daha büyük bir delilik edecekti. ona ka bir insanlýk ve merhamet vazifesi ifa etmek istedim. Kocasý ihtiyar. vefasýz baþýný çaðlayan kenarýnda sevgilisinin dizlerine koyarak. acý bir gülümsemeyle baþýný salladý: . Çahkuþu'nu. söylüyor. Kâmran. benim yüzümden ölmesi mümkündü. senelerden beri bana dargýn. Bir çocuðun öyle halleri. Annem öyle..Yanlýþ hareket ettim eniþte. Öyle sanýyorum ki. bunu tamire imkân yok muydu? . sen korkarým ki o vakit de ikinci bir budalalýk ettin. Baharý zorla beklemiþtim. Öyle günlerim oluyor ki. kimse bana inanmýyor.. Marmara'dan gelen serin akþam rüzgârýndan çekiniyor gibi boynunu pard yakasý içinde daha ziyade saklýyor. Nermin. üç senelik hayatýný hastabakýcýl . en dünyada hiçbir þeyi.Eniþte. Hâlâ hasta gibi Feride ile ne alakasý var? Sen baþka birisini seviyordun. . ya öteki? . Þehirden üç dört saat uzak mesafed . diþleri arasýndan mýrýldandý: . Zaten kimse ÇALIKUÞU 387 inanmýyor. þaka ediyormuþ. Emin ol nýz bir þey var. Feride'nin hasta bir bes ekârý sevdiðini.O cihetten müsterih olunuz eniþte. Beni buraya sizin davetleriniz mi getirdi zannediyorsunuz? Köy. Çalýkuþu. herkes öyle. Bana. Feride. eniþte. ondan bahsetmeye hakkýn yok!" diyor. fakat zengin bir doktormuþ. Müjgân. Onun sade deðil izzetinefsi de yaralanmýþtý. Arkadaþlarýmdan bir mülkiye müfetti karýsý -ki Feride'nin eski bir arkadaþýdýr. Feride'ye karþý zaafým. Ne istediðimi. . o kadar. garip göreceksiniz. .

sende bir hal var! Genç kadýn bir þeyler söylemek istiyor. Karþý dað emiþti. fakat Müjgân bu sözden bir þey anlamýyor gibi dudaklarýný b .Öyle mi? diyerek arkasýný çevirmiþti.te yirmi kadar çocukla uðraþtýðýný. Kenarlarýndan doðru dolmaya yüz tutmuþ. Kâmran. Kâmran'ýn arabadan indiði yer yine o köprübaþýydý.Hiç Müjgân. siz de insaf edin. kýsa tersane elbisesiyle Çalýkuþu'nun önünde yür n ucu ile taþlarý sektirdiðini hâlâ görüyordu.Çok yorgun görünüyorsun. on senelik uzak bir maziye. Bu bozuk yollar. ka e iç duvarýn arasýndaki köþeyi göstererek: .idare adamlarý hakikaten bedbaht insanlar. Kocasýnýn bu muvakkat memuriyetle Anadolu'ya gittiði günden beri çocuklarýyla beraber Tekir að'da oturan Müjgân. hüzünle gülümseyerek cevap vermiþti: . Buna mukabil halinde bir tuhaflýk. bir akþam Kâmran'a: . biraz solgun ve süzgün görünen bu güzel yüz gülüyor. On sene evvel yine böyle bir aðustos son uraya kadar gelmiþ. bahçelerin arasýndan yavaþ yavaþ eve dönerken iyiden iyiye akþam olmuþtu. beyaz. Kâmran. arabadan iniyorum. O akþam. Haydi oðlum. hava pek güzel de. o meraktan. güneþin altýnda yandým. Kâmran. sokak kapýsýnýn önünde beyazlý bir kadýn hayaleti gördü. . onun da beni bu kadar çabuk unutmasý doðru muydu? Mamafih.Kâmran. Þu yollarý senelerce evvel kendim yaptýrdým. bunlar lüzumsuz sözler. Vakit epeyce geçmiþti. istanbul'dan. beni fena hald e sarstý. Aziz Bey içini çekti: . Ben. Feride -altý seneden b st gözlerini her yumdukça gördüðü gibi. Kâmran. Arkadaþý. çok uzaklara gittim.Ýyi tahmin ettin Müjgân. Feride'ye karþý kusu rým. bunu biliyorum. pek mesut olduðunu söylemiþ. ne kadar yavaþ yürüyorsun? Nerede kaldýn bu vakte kadar? . ne o memleketi. Yürüye yürüye eve geleceðim. Kâmran'ý görünce uzaktan kolunu sallamaya baþladý: . Bir adým geri çekildi. Müjgân'ýn bu gece yanýnda çocuðu yoktu.Müjgân. b açlýktan bayýlýrýz. artýk devam etmeyelim. eski bir rüyanýn izlerini arar gibi yollarda gecikiyordu. Bebeklerinden birer mavi yýldýz parlayan bu ÇALIKUÞU 391 gözler gülüyor. Evdekilerin merak edeceklerini bildiði halde bir türlü gitmek istem iyor. Size uðurlar lsun. Tekirdað'da bulunduðu yirmi günden beri âdet etmiþti. Feride'nin bu yoldan çýktýðýný görm açlarýnýn lüleleri çýkan baþörtüsü. Kâmran. Irgat baþý gibi. Müjgân'dý. bugün kim geldi Kâmran? dedi. Fakat. akrabalarýndan bahsetmek istemiþ. düþüne düþüne geri dönerdi. iftira Ne iyi etmiþler de yedi sene evvel beni bu mutasarrýflýktan azletmiþler. onun ateþböceklerinin yýldýz benekli yeþil karanlýðýný uzun uzun seyretti. çünkü ihtiyarlýk. kadýn kalbinin o kadar inatçý olan gizli in den biriyle senelerden beri Kâmran'a dargýndý. Her akþamüstü buraya kadar gelir. ne o insanlarý artýk hatýrlamýyorum bile!" demiþ. Reþat Nuri Güntekin 390 s" A. onu koltuklarýndan tutarak yürüme talimleri yaptýrýrdý. Feride çabucak sözü ka Ben. Kocasýndan yarým saat ayrý emiyormuþ. ha . haksýzlýk- ÇALIKUÞU____________ 389 larým çok eniþte. fak at geç kalma. fakat kelime bulamýyordu. Müjgân. kalbinin içinde gülüyordu. Geç kalýrsan. Daha baþka þeyler söyleyecekti. Onun yanýnda Feride için bir tek kelime söyl miyordu. son llarýn alacakaranlýðý içinde yavaþ yavaþ. seçkin menekþelere benzeyen bir gece baþlýy Genç adam. daima sakin yüzü az heyecan görünüyordu. Herhalde seni sarsan yollar deðil. galiba uzaklara gittin? demiþti. bahçe aralarýndaki yollardan birinin yanýnda durdu.ta yakýnýnda. Uzakta.Bak. iç kapýdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydýnlýðýn için nin ela gözlerini gördü. teyzeni de beni de berbat etti. çürük tahtalarýn üstüne oturarak ayaklarýný sallamýþtý. Ekseri akþamlar er caddeye çýkar. hayretle baþýný çevirdi.

istanbul'da iþittim. çok müteessir oldum r az bir zaman içinde zevceni kaybetmek ne felaket! Fakat küçüðün var. Birbirlerine söyleyecek söz bulamýyorlar. bütün kalplerde -açýk pencerelerden içeri dolan. bir daha görmekten ümit kestikleri bir günde yuvaya dönen Çalýkuþu. Feride'yi tekrar kollarýna alarak: ÇALIKUÞU 393 . Zaten Tekirdað.Sen nasýl istersen öyle olsun Feride. bu dak . II O gece. çýngýr çýngýr baðýrarak Kâmr dikten sonra yanlarýna koþtu. sadece tit-reye tireye bakýþýyorlar. deðil mi Kâ Müjgân. Feride'yi elinden tutup Kâmran'ýn önüne getirdi.Ah Çalýkuþu.. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. Belki onlardan da beni göreceði gelenler v rdýr. O kadar sevdim ki.Teþekkür ederim Kâmran Bey... birkaç kelime ile seyahatini anlattý: . Feride. Feride. Allah onun ömrünü Ne versin.bir þeyler titriyordu. beye. Feride. sözleri. Bütün yüzler gülüyor. ateþböceklerinin kaynaþtýðý karanlýklarda gözleriyle bir . Feri-de'nin erkek kardeþi olmadýðý için sen. dedim. Müjgân. On gün evvel Ýstanbul'a gelmiþtim. Feride." desene!. dedi. söylemeye devam ettikçe yavaþ yavaþ açýlýyor. 392 Reþat Nuri Güntekin ikisi de gözlerini yere indirdiler.Ne vakit geldiniz? . gece böcekleri gibi. an doðruya onun aðabeyi sayýlýrsýn Kâmran. kardeþine "Hoþ geldin. çok memnun oldum. Feri-de'nin saçlarýna dudaklarýný dokun a kulaðýna söyler gibi gayet yavaþ: . hatta onun bir baþkasýnýn karýsý olduðunu. korka korka: .istanbul'da bazý iþlerim vardý. Her korktuðu gibi. Sadece. Yalnýz sen bir felakete uðramýþsýn Kâmran. akþam yemeði bir düðün ziyafetine benzedi. Cevap beklerken Kâmran'a bakmýyor. bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacaðýný bile aklýna getirmiyor. Senelerden sonra. bu da nihayet baþýna geldi Onlarý kapýnýn yanýnda ilk defa gören Ner-min oldu.Sizi tekrar görmek memnuniyetini söyleyebilmek için kelime bulamayacaðým Feride Haným.. tavýrlarý o eski yaramaz çoc lerini tekrar bulmaya baþlýyordu Onun sesini dinlemek. Genç kýz. Artýk sakin sakin konuþabiliyorlardý. gezmeye alýþmýþ insanlar için ne kadarcýk bir yer. Kâmran kýrgýn bir tavýrla cevap verdi: . hepinizi sýhhatte bulduðuma ne kadar memnun oldu m. Ne güzel çocuðun var Kâmran.Seni unutmadýðýma Kâmran aðabeyim de þahittir. Zaten ben. içinden nasýl gelirse.. genç adam bir þey düþünmüyor. Hiçbirinizin orada olmadýðýný hab ki teyzelerimi. çok. d klarýyla birbirlerine gülümsemeye çalýþýrken gözlen yaþlarla perdeleniyordu. hemen hem en öz kardeþ sayýlýrsýnýz. söyleyen dudaklarýný. tekrar söze karýþtý: . Sofranýn baþýnda çocuk gibi maskaralýkla iz Bey: . Eski berrak ahengine sakat billurlar gibi belirsiz bir þikâyet ihtizazý düþmüþ sesiyle: . yemeðin sonuna doðru . þimdiye kadar benim kucaðýmda oturdu. Hafifçe eðildi. Feride abla. hepinizi çok göreceðim gelmiþti.Sahi. sonra dediðim gibi. Bir tek korkusu vardý: içeriden onun geldiðini fark etmeleri. Bu söz. demin de söyledim. öðleye doðru. teklife. deðil mi Kâmran aðabey? dedi. Hatta.Güzel ama. Siz. Ferýde'ye cesaret verdi.Bugün. oraya dece biraz neþe deðil. küçüklerle öyle çabuk ahbap olurum ki. b r ay. gecenin içinde parýldayan ela gözlerini görmek bir saadetti ki. Aðýr manalarla dolu bir sesle: . tekellüfe lüzum yok. sana aðabey dememe müsaade eder misin Kam-ran? dedi. diyordu. Ben de öyle. gelir gelmez arkadaþ olduk. lambal dönen pervaneler..el bir rüyayý kaybetmekten korkanlar gibi bir an gözlerini yumdu. sen beni adeta dertli etmiþtin! Sesin kulaðýma geldikçe aðlayacak gibi olurd eðer ben seni ne kadar severmiþim. . Kâmran hâlâ bir þey söyleyemiyordu.Teyze çocuklarý hemen hemen kardeþ demektir. yanýnda dayanacak bir yer aradý. Dokt iþten iki ay izin verdi. kýrmýzý entarili abladan en ç bahsederdik. eski günlerinin rikkat ve muhabbet dolu bir parçasýný da beraber get rmiþ gibiydi. hanýma. de i. Teyzelerimi. Kâmran'a "aðabey" desen pek doðru olur.

yat artýk. diyordu. âdeti hilafýna çok erken uyanmýþtý. yeni doðan güneþe karþý elini gözlerine siper ederek: . görmeliydiniz. yüz yaþýna girsen yine deliliði. Sofradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar. odanýn panjurlarýndan birini ittiði vakit. bahçe bahçe gezdiriyorlardý. Feride'yi pek az görebildi. bir kere de çarþaflý olarak sokaktan erken görebildi. hâlâ tabiatýn çocuk. gözlerinin içi gülerek þ . mahzun mahzun baþýný salladý: .Ah Çalýkuþu. Dizlerinin üstünde Kâmran'm çocuðiýna üzüm yediren Feride baþýný eðdi. Aziz Bey: . III Bu geceyi takiben iki gün içinde Kâmran. ÇALIKUÞU 395 Etraftan kopan kahkahalar içinde: "Yapma. Feride'yi bize býrakmayacaklar. hatta yüzün bile çoc eye genç bir kýz çehresi der?" dedi. Hoþa giderek dinlendiðini gördükçe kelimeleri ezip büzüyor. Çalýkuþu.Uyandýnýz mý. beni asýl yalnýzlýk yordu. Fakat. Küçükken. on sene evve ekirdað'da kendi yaþýnda birçok kýzla ahbap olmuþtu.Tam on üçünü bitirmiþti. Fakat derhal gözle ini sildi: .O acýyý bilirim teyze. ne güzeldi! Yavrumu bir türlü kurtarmak mümkün olmadý.Nafile. diyordu. dedi. ilk çarþafýný dikiyordum. Pencerenin açýldýð etmiþti. kýþýn bir yýðýn kartopu atmak lâzým gelirdi. biraz kýsa dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle saatlerce konuþtu tamamýyla uyanmýþtý. saatlerce gelip oturduklarý yetmiyormuþ gibi. benim kirazým ayým!" diye bu dudaðýn ucunu zorla öperdi. Çalýkuþu? Kabahat senin. geç vakte kadar oturdular. Öyle ki. diyordu.Hiçbir þey yok. yalnýz se len çocuklarýn bildiði o sevimli. Feride'yi bahçede gördü. açýlma sý lâzým. ev ev. ben asýl sizin aranýzda dinleniyorum. eski bir þakasýný tekrar etmek arzusundan kendini alamadý. söyledikçe artan bir mahzunlukla onlara Mu-nise'nin hik sini anlattý: O gece.Demek senin çocuðun vardý? Bilmiyorduk.Besime Haným ehemmiyetsiz bir þey söylerken birdenbire aðlamaya baladý. ara sýra: . Kaynana olacaktým. diþleriyle dilini .Feride. Baþýný kaldýrdý. Sonra eski þenlik yine yerine geldi. Ortalýk yeni aðarýyor ran. Kâmran'ýn g>zli gizli üzüldüðünü gördükçe Müjgân. bir an yüzünü küçüðü dar. Üçüncü gecenin sabahýydý. 394 Reþat Nuri Güntektn Feride. dedi. yine o saffetle dudaklarýný bükerek: . Çalýkuþu' nün bir baþkasýna ait olduðunu ilk lýyordu. rahat býrakmýyorlar. Güzide'yi hatýrladým da. Sonra dikkatle Feride'nin yüzüne bakarak: "Ne yap ayým. Kâmran. Feride'nin kirpikleri yaþla dolu cdet'i daha kuvvetle göðsüne çekti. giderken de Çalýkuþu'nu raber sürüklüyorlar. diyor Parlak ela gözlerinin. yanaðýný çukurlaþtýrarak mütemadiyen söylüyordu. sevincinin verdiði sarhoþluktan -yan ihtiyar eniþte. kýzým.Çocuðun kaç yaþýnda öldü. þimdi evli barklý hanýmlardý. bu iki gün içinde Feride'yi bir kere yemekte. Bir aralýk Besime Haným kocasýyla beýaber Trabzon'da bulunan Necmiye'den bahsediyordu: Feride.inci gibi bir kýz. yze tekrar sordu: . her þeyden evvel onun eðlenmesi. Feride? Feride. diye cevap verdi. adeta seviniyor. sen yol yorgunusun. F 'nin üst dudaðýný parmaklarý arasýna sýkýþtýrýr: "Seni yaramaz Çalýkuþu seni. Kâmran bulunduðu köþede sarardýðýný hissetti. Çoktan beri uyuyan Necdet'i hâlâ k llarýndan býrakmayan Feride gülüyor: . þakayý býrakmayacaksýn. evli barklý oldun. Mamafih. benim küçüðüm de> hastalýktan gitti. Sofrada bir kahkaha koptu. Bunlar. annesini. Kâmran Bey? Ne kadar tabiatýnýzý deðiþtirmiþsiniz. Siz de . Aziz Bey. nazlý hareketlerle dudaklarýný büzerek. Eskiden sizi uyandýrabil urlarýnýza yazýn avuç avuç çakýl taþý. derin bir göðüs geçirdi.Ziyaný yok eniþte. Kâmran. Feride'nin on üç yaþýndaki kýzýna herkes gülüyordu. bu eski þakayý tekrar etti. Ayþe Teyze: . eniþte!" diye haykýran Feride'yi zorla çenesin den tuttu. .

Size Anadolu ik ramý yaparým. Kâmran Haným dediðim aklýma geldi.Bizim kendimizi beðendirmek için ev iþi görmekten baþka hiç cazibemiz yok ki. gayret ederim. Ýster misin Besime Teyzem: "Deli kýz. siyah önlüklü.. 398 Reþat Nuri Güntekin hafif kývrýmlarla örtüyordu. sana þimdiden söyleyeyim. ýsrar etme.. Kâmran. onun mor mürekkeple lekeli küçük parmaklarýný gördü. onun yüzünü bu kadar temiz bir aydýnlýk içinde. elinde dumanlarý tüten bir süt bardaðý ile geldi. ne hissizlik. Bir çengelliiðne ile boynuna iliþtirdiði kýrmýzý yün atkýyý çýkardý.Nafile. istediðim gibi deðil. hizme tmesine müsaade etmektir. göðsünü örttü. Ben. tekellüf býrakacaktýn? . orada bu saatte 396 Reþat Nuri Güntekin kalktýðým vakit: "Tembel. sana atkýmý vereyim. bu akla gelen þeyin söylenmesine mani olmak ister gibi. Ben.Þimdi bir parça beni bekleyeceksiniz. ben rutubete filan alýþkýným. Biraz eðlenerek.z.. . seni omzunda atký ile görünce. . hakkýnýz var.Perþembe saba i bir sabah ziyafetine davet ediyorum. kenarlarýný be . kuru dal parçalarýyla gidiyor geliyor. Kâmran Bey. fakat üç gün sonra -Bugün ne? Pazartesi. acele acele: . Feride de gülüyordu: . rica ederim. galiba üþüyeceksin. Feride. biraz korkarak sordu: . boynunu. o kendi kendine gelir. konuþmaya baþladý. süzülmüþtü.Feride. Kâmran.Ben de geleyim mi. elinde bakraçla.Fakat bu. seni men ederim. Bir Anadolu kadýnýna karþý en iyi kompliman. vücudunu geniþ. akþamdan bahçede unutulmuþ bir iskemleye o .Benim de öyle. insan üstüne güneþ doðurur mu?" diye beni ayýplarlardý. Bana: "Siz". biraz mahzun devam ediyordu: . sana süt piþireceðim. bunaklar gibi elinden sütünü düþüreceksin.. Üç gün koyunu armutla besleyec eðim. onun iþ görmesine. Bahçenin içine. büyük bir adam gibi: "Artýk se benim vazifem!" diyen sesini iþiti. . Bu süzgünlük. bu kadar yakýndan ilk defa görüyord biraz zayýflamýþ. daha büyük hürmetsizlik Feride. Dirsekleri dizlerine dayalý.Doðru. oðlu hasta ettin!" diye beni paylasýn? Dur. Sabah rutubetinden müt i hafifçe titreyen Kâmran'ýn omuzlarýný.bol bir elbise. Kâmra n güldü: . donuk Bursa ipeðinden -dýþarý biçimi.Süt. fakat göreceksin ki b mbaþka bir þey. Ayný koyunun sütünü içeceksin. yeni uyanan bahçýva konuþan sesi iþitiliyordu. . Kâmran. Kâmran'ýn gözlerinde on sene evvelki bir akþamýn hayali uyanýyordu.Hani teklif. Þimdi bana müsaade. minimini kýzýný. dizlerin yanacak. gözlerini daha büyük gösteriyor. ta eskiden yaptýðý gibi gizli gizli eðlenerek: . hâlâ elleri güneþe karþý gözlerinde. âdeta güzel bir meyve. Eski hafif. hakkýn var. Birdenbire hürmetsizliðe cesaret edemiyorum. ÇALIKUÞU 397 Nihayet.. Kâmran'ý kocaman bir ceviz aðacý altýna götürdü. "Kâmran Bey" d erken eðleniyorsun gibi geliyor. Feride? O. bilekleri çenesinin altýnda birle anaklarý açýk avuçlarýnýn içinde. Kozyataðý'ndaki köþkün böyle omuzlarýna kendi küçük lacivert paltosunu koyan kýsa etekli. alaycý Çalýkuþu'nu hatýrlatan bu sözleri söyleyen sesinde kalbe serinlik ve taz k hisleri veren berrak bir akarsu ahengi yardý. Bu benim büyük bir sýrrým! Nasýl olacak diye merak e musun? Aman. . hava biraz serin..Rutubetin nazik vücudunuzu incitmesinden korkmaz-sanýz fena olmaz. niçin öyle daldýn? .Kâmran. Sen. aklýma bir þey geldi de. * Feride iþini bitirdikten sonra Kâmran'ýn karþýsýnda alçak bir mutfak iskemlesine oturmuþtu.Biraz sabýr.Hiç.

Siz üzülmeyin. Kâmran. Çalýkuþu. genç adamý sard aðlamak arzularý veriyordu. o vakit. sakat. kaba yüzlü. Kanatlarýnýn altýnda adeta bir bahar getirdi. bakmadan bunu hissetmiþ gibi hafifçe silkindi. Zeyniler muhtarýnýn bir sözünü. gözlerini de bir duman buruyor. tamamýyla eski Çalýkuþu olmuþtu. onunla afý görmek için baþýný uzatýyor.lukla gölgeliyordu. Çalýkuþu.Ziyaný yok. belli etmeden gözucuyla Feride'ye bakýyordu. Hem de önüm kadar gün varken.. Çalýkuþu. aðýr aðýr madalyonu tekrar göðsüne . H 'nýn bir halini. yine eski aretle kaçýnmadan bakýyordu. tabii hayatýný yaþayan bir genç kadýnýn mesut rengi deðildi. masum güzelliði bu beyaz saçlý. üzgün bir yürek gibi titriyordu. Kâmran. Kâmran'a öyle geldi ki artýk eskisi gibi onlarýn derinl . On beþ yaþýna kadar. Feride'yi. Geçici bir fýrtýna ile örselendikten sonra tekra . ne necip. dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle. Kâmran'a. her akþam tekrar ediyordu: .Þu çehreye bak. Beþ sene evvelki Çahkuþu'nun yaldýzlý bir ýþýkla dolu ela gözlerine ate tulmuþ çiçeklerin hummalý yanýklýðý düþmüþtü.Bana artýk müsaade Kâmran. farkýnda olmadý. 400 Reþat Nuri Güntekin O. Saçlarýný dýþarlýk kýzlarý gibi ortasýndan ayýrarak iki kalýn örgü ile yanlarýna býrakmýþtý nýnýn. Hatýralarýna çöken bu dumandan bahsederken. ince bir altýn kordonla boynuna baðlý bir altýn madalyon uzattý: Genç adam.Kâmran. dedi. bugün misafirler var. onun sözlerinden ziyade sesini dinleyerek bu güzel yüzü seyrederken bir þeye dikkat etti: Feride'nin rengi. Aziz Bey. mustarip bir þeffaflýk vardý. öyle dalgýn bir muhabbetle fotoðrafý seyrediyordu ki. yüzünü yüzüne yaklaþtýrýyordu: . gelirim. diyordu. Bu en eski çocukluk hatýralarýndan sonra birdenbire hayatýnýn son beþ senesine atlamýþtý. yuvaya döneli on gün olmuþtu. þikâyetli ihtizazý düþmüþ sesiyle çocukluk hatýralarýndan bahsedi Kâmran. Kâmran. Demek Feride'nin e. en ehemmiyetsiz birkaç parçasýný söyledikten sonra birdenbi miþ gibi: . Kâmran'ýn hayatýnda en acý bir ýstýrap ve isyan dakikasý oldu. buraya gelinceye kadar olan vakalarý hatýrl ötesini bir duman kapladý göremiyorum. canlanan hareketlerine bazen hiç þüphesiz bir yorgunluk düþüyor. ona daha yeni bir hatýra sordu: ÇALIKUÞU 399 Feride. Feride. Zannederim. daha sana eniþtenin fotoðrafýný göstermedim. hayatýnýn en manasýz. titrediðini belli etmemeye çalýþarak fotoðrafý aldý. Feride. Fakat. billur ihtizazý daha derinleþiyor. sesindeki elirsiz. bu sefer kýrlangýç kuþl di. cesaret etti. Niçin þimdiden kendimize zehretmeli. sarardýðýný. deðil mi? Genç adam. Müdür Recep Efendi'nin bir tuhaflýðýný hat erine. kaþlarýnýn daðýnýk uçlarýný biraz yukarýya kaldýrýyor n teninde ince mavimsi damar gölgeleri meydana çýkarýyordu. Bu gözler yine eskisi gibi gülüyor. aðýr bir tavýrla baþýný salladý: . gülüyor: . eski ahengine görünmez bir yerinden ince b almýþ billurlarýn donuk. eniþte. nazlý. Çalýkuþu. baþýný sevdiðinin dizler arak gözlerine baka baka tambur çaldýrdýðýn çaðlayan kenarý olmasýn. Bir su kenarýndan bahsederken Kâmran. Feride. öyle manalý çizgiler aydýnlatýyordu ki." diye kendine sordu. Bu ten koparýlmadan solmaya mahkûm güllerle aþksýz ihtiyarlamalarý mukadder kýzlarda görülen humma er gizli bir ateþ. Sabah güneþi. diyordu. iriyarý ihtiyara gýda olmuþtu. baþýný yana çev uzaklara bakýyordu. utancýndan dalga dalga kýzaran yana yarý kapalý ela gözlerinden dökülmüþ yaþlar. Yazýk ki bir gün daha geçti. þakaklarýnýn derisini geriyor.Aklýmda kalmadý. masum çocuk dudaklarýnda yalvarmaya benzer urp bu ihtiyarýn kollarýnda hýrpalanýyor görüyordu. IV Çalýkuþu. Bu dakika. dedi.. Gözlerinin önünde çýlgýn bir hayal uyanýyor. ne güzel bir yüz. bu çehrede öyle ince.Dikkat ediyor musunuz çocuklar? Eve bir baþkalýk geldi. nihayetini görmek mümkün deðildir. Birkaç sene sonra yine izin alýr. Istýrabýn bir genç kýz yüzünü bu kadar gü-zelleþtirebileceðini aklýndan geçirmemiþi. gözlerini kapadý: "Sakýn bu.

Uyanmalarýndan korkulan dalgýn ha rýn odasýnda nasýl konuþmaktan çekini-lirse.Bunlar benim elimin marifeti. Büyükler. varsýn öyle desin. köþkü þenliðe. . Gitmek sözünü iþittiði zaman daima biraz mahzunlaþan Çalýkuþu: . gülbeþekeri beðendin mi? Genç adam.imkân yok eniþte. utancýndan kirpikleri titreyerek yüzünü on laþtýrýyor. bazen yaramazlýðýn bu derecesinden þikâyet ediyorlardý. Bunun. Çalýkuþu'nun kollarýnda uyuyup kalmasýný beklemek lâzým geliyordu. ÇALIKUÞU 403 . . bir þey söylemeden eðildi. Çalýkuþu gülerek: .Söyle bakayým Necdet. çocuðun baþýný uzun uzun okþadý. yalvaran bir çocuk gibi boynunu büküyordu.26 402 Reþat Nuri Güntekin diyordu. her þeye raðmen iki eski niþanlýydý.F. hala. Kâmran.Beðendim ve sevdim. büyük cevizin sabah ziyafetine davet ediyordu. Kâmran'a en ziyade dokunan þey de. ne de olsa baþka yuvanýn annesi. onun yolunu da bekleyenler v diyordu. yine bir sabah. onu böyle uzaktan g r þey istemiyor gibi görünen Kâmran'ýn halim.Þimdi söyle bana bakayým Kâmran. inatçý sarý baþýný sallayarak: "Anne.Bir daha söyle. Çalýkuþu. evdeki çocuklarýn elebaþýsý olmuþtu. onlarda en eski zamanlardaki: "Büyük aðabey" ile "Kü ardeþ" hislerini yeniden kuvvetlendirmeye çalýþýyorlardý. bir gün Feride'nin onunla kavga ettiðini iþitti. Dudaklarýnda tutuk nefeslerle: . Feride.. ne ziyaný var? Biçarenin belki öyle söylemeye ihtiyacý v edi. Fe-ride'nin taþkýn þenliði. anne. bir kere daha hala. Feride ile Necdet arasýndaki büyük dostluktu." de. ara sýra: .Býrak Feride. Kâmran. kapalý panjurlarýna vuran hafif taþ sesleriyle uyandý. Yeniden. hala Çalýkuþu .Bir kere daha Kâmran. fakat Necdet ona itaat etmiyor. sabahta lerini býrakmýyorlar. sakin bahtiyarlýðý onlara biraz emniyet verme amýþtý. . Fakat baþka bir cihetten niyorlardý. fakat tatlýya gülbeþeke r diyorlar. Onlarý ayý ilmek için çocuðun. Kâmran biraz korkarak: . ilk günlerde beþ senede kapanan esk alarýnýn yeniden açýlmasýndan korkmuþlardý. yalný Feride'ye mahsus bir uyandýrma usulü olduðunu biliyordu Çalýkuþu. Mamafih.Ben. Bu çöreklerin ismini bilmiyorum. anne!" diyordu. . gülerek cevap verdi: . Kâmran. Gülbeþeker'i sevdim." de. onlarýn yanýnda da ihtiyatsýz bir kelimeyle bu n maziyi uyandýrmaktan öyle korkuyorlardý. Onlar. ihtiyatý elden býrakmýyorlar. Aziz Bey. yine onu.ze çiçekler gibi günden güne açýlýyordu.Öyle deðil. "Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. gözlerinde. Müjgân'ýn üç yaþýndaki kýzýyla ondan biraz bü ÇALIKUÞU 401 yedisini bitiren Nermin'e kadar büyüklü küçüklü bütün çocuklar.. çöreklerin üstüne bu tatlýdan sürerek Kâmran'a veriyordu: . Feride. yanaklarýnda ateþler uçarak. ilk günlerde vaat ettiði gibi artýk güzel armut kokusu vermeye baþlayan sütün yanýnda mini mini dýþarlýk çörekleri. kahkahaya boðuyorlardý.Sevdin mi? . hemen en ayaklarýnýn dibine oturdu. Kâmran bu çocukça ýsrarý anlamayarak g . iþini bitirdikten sonra yine o alçak mutfak iskemlesini bularak Kâmran'ýn karþýsýna. ona baðlanmýþlardý. sonra reçele benzeyen pembe b rdý.Beðendim. . Feride.Misafirliði biraz daha uzatmak mümkün deðil mi? diye sordu.Sevdim. "Ben Gülbeþeker'i sevdim.

Çocuklar. Eski kabahatler unutuldu mu s anýyorsunuz efendim? Ya sükût hakkýmý verirsiniz. Bak. Kâmran Bey? Biz de varýz. gülerek: . titreþen bu dudaklara heyec bir hayretle bakýyordu. bir dakikacýk. çocukluð yerlerden ayrýlmak sana pek mi tatlý gelecek? . yemiþ. fakat þu kutuyu içeri býrakayým. dedi. ya o eski kiraz aðacý hikâyesi bu gece so canlanýr. daima ona "siz" diye hitap ederdi. þekerleme kutusunun altýna bir kurþunkalem p arçasýyla þekiller çiziyor. çikolata beklerlerdi. dedi. . Onlarý yine ben senin aðzýna vereceðim. ne güzel! . Feride. hem s eyrederiz. hatta dinlemiyor.Nasýl olur? . Fakat yaþlar bir türlü durmuyordu. Çalýku-þu'ydu. ayaklarýnýn dibine küçük taþ parçalarý düþtüðünü fa sonra gözleriyle etrafý araþtýrdý. hafifçe titreyen dudaklarýný açtý. bir marifet ni beðendirdiðin için bu kadar memnun olmak ne delilik!" diye çýrpýnýyor. bir þey söylemeden baþýný önüne eðdi. sonra yüzü elleri içinde. ilk defa ona dokunmaya cesa et etti. þimdi geliyorum. parmaklarýyla gözlerini kurutmaya çalýþýyordu.Seninle þu duvarýn yanýna kadar gidelim. göstererek gülüyordu. Çalýkuþu. cevap vermiyor.. Kâmran. Sebebini kendinin de bilmediði gizli bir teessürle titreyerek: . Kendisini zapt edemiyor. ne güzel tesadüf. Kâmran. Feride. yemekten sonra onu Necdet'le beraber yerim. kesik. Feride.Peki.Ne güzel.Verilmiþ sadakalarým varmýþ. fakat dudaklarý gülerken gözlerinden yaþlar g rdu. bir çocuk sevinciyle ellerini çýrptý. Kâmran acý bir þikâyetle: . Sana emniyetim yok. bir zaman sonra sen de bunlar gibi uçup gideceksin.Feride.. Feride. mesut olarak yaþarken harap ve periþan býraktýðýn baþka bir yuvanýn hiç mi seni üzmeyecek? * Feride. yahut gelsen de kim bilir ne vakit ve nasýl geleceksin? Görüyorsun ki sana emniyetim kalmadý. birkaç saniye tereddüt et ra baþýný uzatarak. Bir akþamüstü Kâmran. bir þeyler karalýyordu. âdet etmiþlerdi: On ktan gördükleri gibi kapýnýn içinde dizilirler.. þeker. Kâmran. istediði verilmezse aðlayacak çocuklar gibi bükülen. bileðinden tutarak: ÇALIKUÞU 405 . eliyle ona iþaret ediyordu: 404 Reþat Nuri Güntekin .Peki. deniz ne güzel. . On sene evvel yine bu kapýnýn yanýnda yaptýðý gibi. teyze çocuklarýndan. Hem konuþur. . Gülerek devam etti: . kendi kendisiyle meye. Biraz ötede. . Bir dakikacýk.Hayýr. eski arkadaþlarýndan. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrýyor. Ehemmiyetsiz bir þey için aðlayan bir yabancýyý ayýplar gibi: "Ne delilik. deðil mi? .Ta eskiden. yavaþ yavaþ onunla beraber yürümeye baþladý.Siz. arkanda býraktýðýn teyzelerden. dedi.Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Bekle. Kâmran'da bu akþam dalgýn bir hüzün vardý. diye cek gelmeyeceksin.Manasýný biliyorsunuz ya. Hani payým.. senin istediðin kadar çok seviyorum. sen on iki. birer onlarýn payýný daðýtýrken yanýna. beni artýk pek fazla ihmal ettiniz. Eðleneceði yahut bir muziplik edeceði kit. pardösüsünün cebinden bir kutu çýkardý. on üç yaþýndayken nasýl oluyordu? Bunu söylerken fondanlardan birini Feride'ye uzatmýþtý. Bir aralýk karanlýklarla dolmaya baþlayan enginden uçan bir gösterdi: . Fakat Kâmran'ýn bütün ýsrarlarýna ra ikincisini yemek istemedi. Ben de bugün bir kutu fondan aldým seye göstermeden kendim yiyecektim ama mademki böyle tehdide uðradýk. aðlaya aðlaya içeri kaçtý.Ver bana. kocaman bir kestanenin yanýn r.Fakat bir þartla Çalýkuþu.Genç adam. Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladý: . rabýtasýz kelime mütemadiyen þikâyet ediyordu. ne yapalým?. eniþtesiyle beraber çarþýdan dönüyordu. Feride. Tut feryada benzeyen bir hýçkýrýk.Yuvanda mesut ederek.

beni söyletme. Pardösüsünü rüzgâra siper edere ltmesine yardým etti. onun þimdi s n ziyade gülmeye ihtiyacý vardý. Biraz sonra. Yüzünü gördüðü vakit birdenbire Kâmran'ýn kalbi çarptý. Kâmran. asýnda yetiþmiþti. gözlerini. gözlerine tozlar doluyor. bilmem niçin. mütemadiyen çýrpýnýyor. Çalýkuþu. Biraz evvel yüzüm kapalý halde çarþý408 Reþat Nuri Güntekin .Cevap vermiyorsun Feride? dedi. Dördüncü günün akþamýna doðruydu. niçin ötekilerden ayrýlmýþtý. unutmuþtum. Þemsiyesini bir çalý kenarýnda yakaladý.. Ben. bu kadar çýrpýnmaya raðmen etraf bugün bomboþ görünüyordu. birdenbire etekleri daðýldý. Yanýnda bir aðaç. rüzgâr beni sahici çalýkuþlarý gibi uçuracaktý. Feride'nin þemsiyesini aldý. uzakta allýyordu? Nermin. Çýplak bir tepeciðin kenarýnda kocaman bir kaya kovuðu gördü. Unutmayayým diye o iþaret ediyordum. alabilmek için icra ettiði bütün bahaneleri. Çalýkuþu feryat ede tutmak istedi. birdenbire o aklýma geldi. Fakat öyle görünüyordu ki. Nermin'in gülkurusu çarþafýný tanýdý. Kâmran. bana iyilik etmek istedi. Fakat rüzgâr baþýný eðmeye. Vaktiyle dinlediðim bir ski þarký vardý ki. onun güzel þeylerini bu kadar lüzumsuz. Z avallý Nermincik. Çalýkuþu: . o kýyafette cesaret edemedim. rüzgâra karþý baþýný eðiyor. ler söylemek istiyordu. aðaçlar görünmez bir yaðmur saðanaðý altýnda gibi hýþ giden yolun üstünde toz kasýrgalarý koþuyordu. Hiç sebepsiz yokuþtan indi. eski arkadaþlarýndan hemen hemen kaçýyordu. ona doðru yürümeye baþladý. Kesik kesik bunun sebebini anlattý. Bomboþ. Benim çarþýda pek mühim bazý iþl aklýma geldi.Ne kadar zamanýnda yetiþtin Kâmran. Evdekiler o gün yine çoluk çocuk bir yere davetliydiler. bir eliyle eteklerini zapta çalýþýyor. Fakat. niye yalnýz geliyordu? Bunu merak ederek daha hýzlý y dý. Rüzgâr. hiçbir gün bu kadar ruhsuz. artýk söz söyleyebilecek bir hale gelmiþti. dýþarýda þiddetli bir rüzgârýn tozu dumana katmasýn e duramamýþ. dü Tabiatý. ona pardösüsünü siper etmeye çalýþarak yürümeye baþladýlar. Nermin'in gülkurusu renkli çarþafý Tam birbirine yaklaþacaklarý vakit rüzgâr. Ne söylediðini dinleyemedim. Çarþafýný teklif etti. Kendini zapt edemiyor.. Kâm-ran. dedi. göz göze gelmekten çekiniyordu. Feride. derunumda neler var. dalgýn dalgýn onun yüzüne baktý: . aklým baþka yerdeydi. her birkaç adýmda bir durarak rüzgâra arkasýný uriyetinde kalýyordu. þu dört mýsraý gördü: Reþat Nuri Güntekin 406 Pür ateþim açtýrma benim aðzýmý zimhar. Halbuki arkamda yeldirmem vardý. eyleme inkâr. üþümeye baþladým. Zalim. baþkalarýnýn yanýn vakit yüzüne bakmaktan. Tabii. Bu kadar gürültüye. hayatý bu kada tsiz görmemiþti! ÇALIKUÞU 407 Ta uzaktan yolun. . dudaklarýný kapamaya mecbur Kâmran. ötekiyle çarþ alanan pelerinini tutuyordu. sularýn içinden geçiyor gibi görünen denize yakýn bir noktasýnda renkli b kadýn hayali fark etti. sýska kollarýný sallýyordu. dolaþmaya çýkmýþtý. Genç kýz. Zalim.. Ýstersen oku. saçlarý açýldý. kutunun altýnda Feride'nin karýþýk yazýsýyla yazýlmýþ. Genç kýz da onu görmüþ olacak ki. beni söyletme. Kâmran. Feride. pelerin uçtu. yolunu çevirerek ora bir köþesini rüzgâra karþý siper ederek oturdu. bir baþka rüzgâr saðanaðýna tutulmu rdu. Bilmez m ettiklerini. içeri gidiyorum. uzak tepelerde ýslýk çalýyor.Biliyor musun niçin gülüyorum. kurnazlýklarý boþa çýkýyor. evvel dönmelerine imkân yoktu. derunumda neler var! VI fm " Bu vakanýn üstünden dört gün geçmiþti.Affet Kâmran. Kâmran? Misafirlikteydik. Kâmran'ýn yüzüne.

hayatý gibi kýrýk çizgiler çizmeye baþladý. Sesinin býllurundaki görünmez yara daha derinleþiyor. yine öyle yan yana yürümeye baþladýlar. birbirlerine yaklaþmaya cesaret edemeyerek yollarýna devam ettiler. Bu söz üzerine ikisi de sustular.. dedi. teyzelerimi. güzel þeyi rüzgâra karþý ek inanýlmayacak kadar büyük bir saadet veriyor. Bu güzel küçük uku..Feride. Biraz evvel Feride'nin canlý. Feride.. demesin mi? Nermin'in bana iyilik edeyim derken böyle foyasýný meydana vermesi o kadar tuhafýma gitt i ki.. dilenci kadýn onlara dua etti: . ben. yanlýþlýðý o vakit fark etti. kendimi tutamadým.. Böyle ömrümüzün son senelerini. Öyle ya! Nermin'in yerine yaþlý bir kadýn görünce. hepinizi yine çok göreceðin1 geldiði vakit tekrar geleceðim. Buna mukabil ayrýlýrken belki daha az mahzun ayrýlacaðýz. Tekrar yürümeye baþladýklarý vakit. fakat böyle çocuklarýn kalbi hiç göründüðü gibi olmuyor. Yazýk!" Dalgýn bir düþünce içinde gittikçe adýmlarýný aðýrlaþtýran Feride. devam etti: . gülümseyerek dinliyordu. para vermek için durdu. Onlara bir iyilik edebilirsek. bu kýzcaðýz da onu istiyorsa?. Kâmran'ýn da yanýna oturduðunu. Zabitçik. Onlar þehirden dönmediler.Bana artýk müsaade. Benden öyle bir ka . . ister misin seninle þu kayalarýn yanýna gidelim? Feride.. güldüm.. kýzcaðýzýn sýrrýný sana söylediðime fena ettim. omzunun omzuna dokunduðunu. küçük sefillerle temasýn verdiði bir alýþkanlýkla ç tan iðrendi.. dedi. Çocuk. Rüzgâr hafifliyor. Bir zabitin arkamdan geldiðini gördüm. çýplak ayaklarýyla yanlarýn r.Sana vaat ederim. baþýný önüne eðerek halsiz halsiz rica etti: . Feride. Bu suale iki iri yaþ damlasý cevap verdi. Biraz sonra..Olabilir. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakarak kaçmak istiyor ..hafif bir sedef parýltýsý yanýp sönüyordu.. istersem bahtiyar edebilir ve bahtiyar olurdum. Gidip soyunayým. omuzla rýndan uçarak dizlerinin etrafýna dolanarak hassas.. gönlünün bütün acýsý gözlerinin içine toplanmýþ: .Fakat ben. akþam olmuþtu.. kapýnýn önündeki iri bir taþýn kenarýna otu mlara þemsiyesiyle ümitsizliði kadar derin. elinin elini tutt uðunu hissettiði vakit. Böylece sen ler geçecek. Kâmran.. Birbirimiz yine memnun olacaðýz.Vakit daha erken. kimseye söyleme e mi? Yalnýz ileride. beni bütün aðabeyim olursun. Geveze dilim durmuyor ki. ra.. Feride. onlar da adýmlarýný aðýrlaþtýrýyordu. oynak vücudu etrafýnda canlý bir mahluk gibi yaþayan. zayýf bir þikâyet gibi: . Köþkün önüne geldikleri vakit. Feride. Kim bilir leride belki büsbütün bile gelirim.. Þ gülkurusu çocuk çarþafý içinde titriyor gibi görünen nazik. Ar týk. daima böyle olabilirdi. küçük kusurlarýmýzý daha ziyade hoþ görürüz. siz burada! Ne ümit edilmez saadet efendim. Herhalde bir iki sene yeter. . sakin gölgelerinin uykusuna dalýyor.. Kâmran. tekrar konuþmaya baþladý yler söylüyordu: ÇALIKUÞU 409 . hafifçe heyecanlandý. . çapkýn sarýlýþlarla çýrpýnan gül i sönük bir emel füturuyla omuzlarýndan. küçük. Feride. rüzgâr baþýmý sersem etti.l dan geçiyordum. Ku lah aþkýna. kayalarda -kendi içlerin de sýzýyor gibi görünen. tabii öyle.. zarif.. kim bilir. Daha ileri gitmeye kuvveti kalmamýþ gibi oraya. deðil mi? Hayat bu. Yolun bitmesinden adeta korkuyorla mahzun mahzun düþünüyordu: "Demin bu tabiatý bomboþ. Hava. epeyce sakinleþmiþ.. kuru eliyle Feri-de'nin eteklerini okþuyordu. sözlerine bir gizli vasiyet mahzunluð veriyordu. Tam yanýmdan geçerken: .Allah birbirinizden ayýrmasýn. Gayri ihtiyari durdular. Allah güzel hanýmcýðýný sana baðýþlasýn. Kâmran. her þey mümkün.. kendimi lüzumsuz bir insan gördüm. dizlerinden sarkýyordu. sen de. ancak Nermin o kadar çocuk ki.Her þeye raðmen bu küçük tebdilihava beni çok eðlendirdi. Kâmran. O vakit sen. Bu. rüzgârýn uðultusu d 410 Reþat Nuri Güntekin uzun yorgunluktan sonra. Yol üzerinde çocuklu bir dilenci kadýna tesadüf ettiler. benim yavaþ yavaþ saçlarým aðarmaya baþlayacak..Nermin Haným. ç erlerde. duydun mu kadýn ne söyledi? dedi.. Büyükler birer birer çekildikçe birbirimizin daha kýymetini bilir hemmiyetsiz.

onlarý bu uykudan uyandýrdý.Onu bu kadar sene birimiz bir kere aramadýk. Feride'nin eli. Kâmran.Zannederim artýk kimse kalmadý. var kuvvetiyle salýncaðý uçuruyor. Kâmran. dedi. gönlünü bu kadar üzdüðün elvermedi mi? . dedi. gözlerinin karanlýðý içinde kývýlcýmlar uçuþarak düþünüyord treyen el. . Kâmran. fakat en korkaðý olan Nermin'i cýyak cýyak baðýrttýktan sonra salýnca erden kýpkýrmýzý kesilen alnýna. Kâmran. Feride. belki hasta olurum. Genç kýzý kollarýnda sýkýyor.Sen. Geldiði zaman hemen hemen iyi olmuþtu. deliliði býrak. gözleriyle ipi. dedi. Bir yorgun kadýný da a ziyade yormak sanýrým ki günah olur artýk. nenize lâzým. aðlaya aðlaya uyumuþ çocuklar gibi ara sýra göðüs ge aðýrlaþan baþýný onun omzuna býrakýyordu. isy rak yanýmýza döndü. Buna raðmen çocuklarý yine etrafýna topladý. gözlerini buselere gark ediyordu. yanaklarýna yapýþýyor. ellerini býra-kýþýnda mazlum bir teslim n. çocuklarýn birini býrakýp ötekini alýyor. Feride. iþitilmemek için ayný yavaþ sesle: . Halinde. aðaç dallarýný muayene ederek etraftan teþvik bekliyo du.. silah sesi d i kuþ hafifliðiyle yerinden fýrladý. eliyle ipi tuttu. Biraz evvelki yorgunluktan eser kalmamýþtý.Aman teyze. yavaþça. VII Ertesi gün Feride. Yanlarýndaki kapýnýn birdenbire açýlmasý.Nasýl olur bilmem ki? ipler ikimizi çekmez sanýrým. tereddütle: .Evet. elini daha kuvvetli sýktý- ÇALIKUÞU 411 ðmý hissediyordu. En önde Nermin giriyordu. Necdet'in asýl sahibi þikâyet etmiyor ya! Deðil mi Kâmran? 412 Reþat Nuri Güntekin Feride. dedi. Ayþe Teyze'nin týpký on sene evvelki gibi: . hepsinin sýra ile gönlünü hoþ etmek istiy Çocuklarýn en büyüðü. diye baðýrdýðýný iþitti. gözlerinin biraz evvelki neþesi sönmüþtü: Hâlâ Kâmran'a bakan Müjgân yavaþça: . Feride evvela.Biçarenin halini görmüyor musun? Hayatýný. kýzým. Kabahatli bir çocuk gibi mahcup ve korkak. heyecanlý bir sevi boynuna atýldý. öyle deðil mi Müjgân? Müjgân. saçlarýný. Aziz Bey'in ihtiyar ve geveze bir misafirinden kendini kurtardýðý vakit. ne çýkar?" diyordu.. "Olmaz" demeye razý olmuyor. Çalýkuþu. Kâmran'ýn yaklaþmasýný bekledi. Çalýkuþu aldýrmýyor. bütün ruhuyla eðlenerek cevap veriyordu: . ço rdu. "Haydi" de eye cesaret edemiyor.Mersi. Bu yeni kapanmýþ yarayý sen tekr . cýyak cýyak baðýrtarak havaya atýp tutuyordu. Necdet çýðlýklar atar kedi yavrusu gibi boynuna týrmanýyordu. onu kendisiyle beraber bahçenin öte tarafýna doðru yürümeye mecbur etti: ÇALIKUÞL 413 . Sonra. salýncakt a Feride ile Necdet vardý. Müjgân.. Feride. Haline bak onun Kâmran.Feride. zannettiðimden ziyade kalpsizsin Kâmran! dedi. ara sýra kýmýlda-dýkça onun daha ziyade sokulduðunu. sakin gözlerini Kâmran'ýn gözlerine dikerek: .Beni unuttun.geçti. Buz gibi soðuyan. titreyen elini eski niþanlýs de gözlerini kapadýlar. fazla yorgunum. Demek insanýn. elindeki ip yanýklarýný gidermek iç ne sürüyordu. Dargýnlýðýný. arka bahçede kocaman bir kolan salýncaðý Kâmran. yine kendi kendine þehre inmiþti. biraz geri dý.Ben Gülbeþeker'} seviyorum. Hasret acýsýna dayanamadý. Küçükleri kollarýnd kalýyor. Haline bir hasta kadýn yorgunluðu çökmüþ. gayet yavaþ: . Genç adam. Çahkuþu'nun dudaklarýnda renksiz bir tebessüm uçtu. . Fakat Feride çok yorgun. iç kapýnýn karanlýðýnda gayet yavaþ: . ikindiye doðru köþke döndüðü vakit. Kâmran. . "Ehemmiyeti yok. Feride.ipler için deðil. O. çocuðu düþüreceksin. incin sebebini anlamýyordu. Fakat sonra Müjgân'ýn söz ve bakýþlarýn nayý anladý.. içeri girecekleri vakit. ilk önce vahþileþen gözlerine birdenb iz bir maðlubiyet tevekkülü düþtüðünü gördü. onun birkaç defa derin derin içini çektiðini. geceleri imkânsýz bir rüyasý sandýðý þeyler de mü irmiþ!" Gözlerini tekrar açtý. baþýný önüne indirdi. niçin böyle söylediðini kendi de bilmeden.Müjgân!.Niçin? diye sordu. dedi.

. Kâmran. Müjgân. Odaya girmiþlerdi. Hayatýný kýrdýðýn bu biçareye karþý senin n var. bugüne kadar dünyada yalnýz sana kalbimi açabildim. þefkat yine baþka. Eminim ki yalan.Kâmran.. Çün ana kalýyor. ya benimki? dedi. gözlerinde. Artýk zaruret çekmenden korkmuyorum. Fakat sen. Mumun hafif ýþýðýnda çehresi daha soluk ve yorg i kamaþtýrmýþ gibi kirpiklerini kýrpýyordu. ümitsizliði. gözleri dolarak devam ediyordu: . mümkün olduðu kadar ona gayret vermek . Kimsesiz bir kadýnýn zengince de olsa.Sen kendin istedin. üç ay evvel kanser Feride. sesinde yaþlar tit . San a tevdi edilecek bir sýrrým var. Akþa m yemeðini derin bir 414 Reþat Nuri Güntekin sükût içinde yediler. bu ayrýlýk günlerinde kuvvetli ve sakin olmak. Biçare artýk tahammül edem iyor.Bu gece aydýnlýk gözlerimi yakýyor. fýsýltýya benzeyen bir sesle seslendi: Kapý. Feride senden kaçýyor. Demin haber aldým.. biraz evvel Feride benim odama geldi. e nla adasýndan çýktý. Senden daha yakýn kimsem yok. Feride. dedi. bu vakit niçin geldin. Kocasýndan gelmiþ r mektuptan bahsediyor. hayret ettiniz. ne is sun? Müjgân heyecanýný zorla zapta çalýþarak: . Odad ne ýþýk vardý. Kâmran.Müjgân. an söylemek mecburiyetinde kalmýþtým. Feride'nin ertesi gün gideceðini herkes duymuþtu. Halinde bir fevkalâdelik vardý: "Müjgân. çoktan uyumuþtu. Feride çok gayretli. çabucak açýldý. yavaþça kapýya dokundu. kuzum Kâmran. sakin görünmeye çalýþtýðý bir sesle: ÇALIKUÞU 415 . Bu gece. bu sefer bana ne kalbine. Kâmran.. omuzlarýnda bir ince atký.Niçin lambaný söndürdün? . benim rahat öldüðümü istiyorsan þimdi bana ye Ben öldükten sonra istanbul'a ailenin yanýna döneceksin.Hiç. . söyleyeceðim. . Genç kadýn.Görüyorsun ya. soyunmamýþtý. onu yarýn. Size. sonra yavaþça kapýyý kapadý. artý te dayanamadýðýmý söyledim. Feride'yi yanýna al r omuzlarýný okþuyor. Feride. Ben de bilmiyordum. Ben burada dünyada en iðim bir adama.Yalnýz Feride'nin kýnlan hayatýndan bahsediyorsun. Biçarenin ayaðý baðlý. Feride. t baþka bir þey var. Günün birinde birdenbire geldiðimi gördüðünüz vakit. diyordu.Karanlýkta ne yapýyorsun? Acý acý gülümseyerek: . Kendine gel.. sakin bir kadýný. . . Fakat ne de olsa kadýn. Fakat böy canlanýrsan. Müjgân. zehrimi hazmetmeye çalýþýyorum. Kâmran? .Biçarenin yarýn buradan giderken çekeceði ýstýrabý düþünüyorum da. Fakat kimse bundan bahsetmiyordu. hýç-kýra hýçkýra aðlýyordu. Evet Kâmran. d edi. þimdi dul bir kadýným. bilâkis çok iyi bir þey. bu ani kararýn sebebini sordum. Feride Her þey hazýr. VIII Vakit. onu teskin etmeye çalýþýrken kendi telaþlanýyor. bu sözleri söylerken baþýný omzuma dayýyor. Ben.Ah! Çalýkuþu. Köþk.Telaþ etme. ihtiyar vaktimde yüreðimi dertli ettin. inaný dar gayretli bir mahluk. çenesinden tutup baþýný çevirerek gözlerine bakýyor: . þimdi bir baþkasýnýn karýsý. ömrümün sonuna kadar rahatlýkla geçindirir. ben gidinceye kadar saklayacaksýn. daha ihtiyar ve düþkün görünen Aziz Bey. Kocam. Ayaklarýnýn ucuna basa basa. Gözyaþlarý rum öleceði gün beni yanýna çaðýrdý. sonra söyle yebilirsin. Eðer daima onlarla beraber kalma . yalnýz yaþamasý kolay d Sonra para baþka. dura dura Kâm-ran'ýn kapýsýna geldi. O gece. Telaþ etme. mumunu yere býraktý. Feride. bu da doðru. yapýlacak bir þey yok. Feride. Fakat. yapýlacak bir þey olsaydý geri duracaktým? Fakat elimizde hiçbir ça yok.Daha uyumadýn mý. nereden baþlay uþ gibi tereddüt ediyor. Fakat asýl sebep bu deðildi. üç ay evvel ölüm döþeði baþýnda verdiðim vaadi yerine getirmek için geldim. herkes erkenden odasýna çýktý. Müjgân. zaruri ayrýlýðýn biraz müþkül olacaðýndan korkuyorum. Fena bir þey söylemeyeceðim. . ne hayatýna dair hiçbir þey söylemiyor.Bu kadar kalpsiz olma.. Senin gibi sade. Genç kadýn. gece yarýsýný geçiyordu. Görüyorum ki sen de çok be dargýn deðilim. Ben.Fevkalâde bir havadis var. bu sözleri dinlerken gözlerinin yeþiline kadar sararmýþtý: .Sen sanýyor musun ki.

" Müjgân sustu. gittikçe artan bir heyecanla ve teessürle söylemekte devam ediyordu: . Fakat belki içinde acak bir þey saklýdýr. Kâmran. bu kadar ýstýrapla yerine getirdim. Senelerce bir baþýna gezdi. lâzým gelirse zorla tutacaðýz. Onu mutla eski niþanlýnýn okumasýný istiyorum.Onu artýk býrakmayacaðýz. Herkes ona adi bir yalancý der. ben yarýn vapura bindikten. t a dolu. bir gün onun. benim kocasý yeni ölmüþ bir dul kadýn sýfatýyla birkaç gün aile ocaðýna misafir bilirdi. "Kâmran Bey oðlum. benim için belki bir büyük kardeþ olacaðýný söylüyordu.Ah! Kâmran. Þimdi her þeyi biliyorsun. adeta uyumuþtu. çocuk gibi aðlýyordu. Böyle düþün hametli ve hassas olanlarýnýz karþýsýnda bile ezilecektim. benim için bazý fena sözler çýktýðýný ha að olsaydý. hatta Kâmran. Orada öðrendiðim þeyler bu vasiyeti yerine getirmenin çok müþkül olacaðýný bana an'ýn karýsýnýn vefatýný yeni öðreniyordum. Sonra. kim bilir ne adi hesaplarla kendini ihtiyar bir adama sattý? Þimdi eski niþanlýsýný yeniden serbest kaldýðýný haber alýnca yine o adi hesaplarla aramýza. Biçare.Feride'ye verdiðim vaade raðmen onu sana þimdi teslim ediyorum. Feride'nin kollarýmda ne ümitsiz gözyaþlarýyla çýrpýnarak bunlarý söylediðini le þu son sözlerini dünyada unutamayacaðým. beþ senelik hayatýnýn bir kýsmýnda maceralar içinde sürüklemiþ. Belki bir gün onlara iþin düþer. Eski niþanlýmla da 416 Reþat Nuri Güntekin barýþmamý istiyor. Size bu kâðýdý yazan adam. senin ailenle barýþacaðýndan emin olursam. Tekrar atkýsýný düzelterek odadan çýkmaya hazýrlanýyordu. bunu da kâfi gör edi. Son arzusunu bu kadar üzüntü. Müjgân -sen ki beni herkesten i yi tanýdýn-benim için ne fena þeyler düþünecektiniz. hayatýmýn ne ÇALIKUÞU 417 elemlerle dolduðunu. Mazideki vakalar ne olur n. H cik. Titreyen ellerini uzatarak: ." Müjgân. dedi. en sönük bir hatýrayý aylarca hasta.F. Halbuki þimdi hepiniz. beþ sene evvel haksý etlere. deðil mi Müjgân? Aksini ispata imkân yok. bunun ne kadar acý olacaðýný tahmin edemedi. Kâmran zarfý açtý. ömrünün birazýný kitaplarýna. iki ay onlarla beraber kal. Yahut günün birinde bir parça aile þefkatine ihtiyaç duyarsýn. En acý vakalar karþýsýnda hissiz denecek kadar derin bir sükûn ve tahammül gö genç kadýn. masanýn üstünde duran sönmüþ lambayý yakarken. Be ailemle barýþtýrmakla hayatýmýn yetimliðine bir deva bulacaðýný zannediyordu. hatta sen. dayanamayacaksýnýz. Kâmran. gözüm arkada kalmayac "Bu son arzuyu yerine getireceðimi aðlaya aðlaya söyledim. ista l'a geldim. Fa bunu yapmaya kuvvetim kalmadý. Dünyanýn ucu uzundur. dedi. bir kýsmýn rmiþ bir kadýn. Doktor-cuðum sai ve temiz bir adamdý. Bunu bu þekilde ona teslim edeceðine yemin et. Doktorun Kâmran'a býraktýðý paketin ne olduðunu bilmiyorum. Kalýn bir yazý ile yazýlmýþ olan mektup.Bunun içinde bir eski gönül kitabý var ki. bir parçasýný da hayat denilen bu . m uhuna gýda yapan bir hayalperest için bu kadar ümit. Feride dedi ki: "Benim hangi periþan hislerle a le ocaðýndan kaçtýðýmý. eliyle onu men etti: . hakaretlere boðarak ayrýldýðý o ocaða. El lim edilmek için bana mühürlenmiþ bir paket verdi: . içinden bir mek Çalýkuþu .27 418 Reþat Nuri Güntekin büyük zarf çýktý. görüyorum ki. Kâm-ran'a hitap ediyordu. dolaþtý. Yaþý y rmi beþe girmiþ. dedi. diyecektiniz. Fakat doktorum. Hakikat iþte bu Müjgân. Müjgân. hangi mecburiyetlerin þevkiyle evlendiðimi anlatmaya imkân yok. rahat rahat öleceðim. Uzun baygýnlýkl an uyanmýþ hastalarýn hiçbir þey anlamayan. Doktorumu Munise'nin yanýna býraktýktan sonra. Kâmran. En ehemmiyetsiz bir hülyayý.Müjgân. vücuduna bir erkek dudaðý sürülmemiþ bir genç kýz olduðunu iddia ed . bu kadar acý fazlaydý. her þey bittikten sonr a Kâmran'a verirsin. düþünmeyen gözleriyle karanlýðýn içinde etrafýn apaklarýný açýp kapýyordu. Onu. artýk sizin ayrýlmamanýz lâzým. beni vaktiyle çok müteessir etmiþti.k istemiyorsan hiç olmazsa üç ay. o niþanlýya döndü. yüzüne. Daha ziyade söy emeyeceðim. atkýsýnýn içinden kýrmýzý mumla mühürlü bir büyük zarf çýkardý: .

insanlarýn fesadý. Bu tehlike karþýsýnda çaresiz. kaba ol ki. "arabacýlar çalmýþ olacak. gençtir. nereye bastýðý görünmeyen savruk halle hayali dudaðýn busesiyle titriyor gibi görünen dudaklarý. Bunlarýn hepsinden fazla olarak da bir gün asýl emeline vasýl olmasý iht mali vardý. bu aðýz ykuya doymadan uyanmýþ çocuklar gibi mahmur gözleri. Kocasý n kadar insan. b u deli kýzlara söz anlatmak kabil deðil. Gaflet!. Gerçi kýzcaðýzým bunun için doðmuþt n için ölüyordu. Hayatta imkânsýz ne var ki? Nitekim. Bu vefat. Fakat.vakfetmiþ münzevi. Þunu da tasrih edeyim ki. Nihayet üç. fitnesi buna da imkân vermedi. Eski zaman masallarýnýn Leyla'yý aramak için sahralara düþen Mecnun'unu. Karakýþ ortasýnda.. karýnýzýn vefatý. Þüpheli kýz olarak yaþamaktansa. bu karanlýk köyün mezbelesine atmýþtý? Ruhu aðlarken hikayeleriyle aldatmaya çalý avallý küçük kýz! Ben. belk unutur diyordum. kibar. sizden daima haber alýyordum. belki onu öldürecekti. doðrudan doðruya size iade edecektim. Birisini s bir baþkasýnýn kollarýna düþmek. karýn lapa lapa yaðdýðý bir gece. Siz. kendi kendine halledileceðine aklým erdi. senin istanbul'da býraktýðýn gafil. Geçen sene çiftliðe giderken onu. Ýn lar. nazik. dersem riyakârlýk olur. evime getirmem iþtim?. Bu aralýk iyice bir adam bulup onu evlendirmeyi düþündüm. tatlý bi katle hatýrlardým. kap ederse zorla kadýn kaçýran dað erkekleri kadar vahþi. hareketleri bana her þeyi anlattý. Ah.. zorla istanbul'a. bilmem bu hareketime ne der? Herhalde ben insanlarýn hakkýmda söyleyeceði. gönlümün rýzasýyla san gibi nadide bir kýz deðil. Buna ç t sesini çýkarmadý. mektubunun elinize deðmesinden epeyce zam n evvel dünyaya 'Yuf borusunu' öttürmüþ olacak. Pek sevgili bir biçareye son bir iyilik etm k ümidiyledir ki. Öldükten sonra da benim beþ on kuruþ servetim. Bir hastalýðý esnasýnda tesadüfen elime geçen bir defter. içinde bulunduð andýkla beraber yok etmiþ. bu tehlikeliydi. Bugünden sonra onu býraktým. katiyen aldýrma. gel gör ki. odanýzýn penceresini aç anlýktan bir bülbül sesi gelse ne duyarsýnýz? Ýþte ben. bir hayali kucaða sokuluyor hiss ni veren tavýrlarý. viran bir evinde aydýnlýk kadar temiz. Hastalýk durmuyor. Ta týný iyi öðrendim. adam olursa olsun." diye bir lakýrdý çýkarmýþtým. ümidimi kestim di çocuðum gibi tedavi etmek istiyordum. niye ite kaka. O vakit. hülya gibi güzel bir küçük i tesadüf ettim. üç beþ parça eçindirip gidecekti. ipekli renkli masum. aptal sevgilin miyim ki. ara sýra.. bilmem ki?. bu iþte seni zerre kadar düþünmedim.." Merhum Hayrullah NOT Zarfýn içinde Feride'nin defteri var.. küçük sýk sýk hatýrlamaya baþladým. düþüneceði n üstüne çoktan tükürmüþ bir adamým. yavrucaðý için için yiyip biti ordu. Münasip bir çare düþünüyordum. 420 Reþat Nuri Güntekin tuhaf bir kýzcaðýzdýr. Ýki sene sonra ona. sizi çok yaralayýp müteessir etmiþ olabil ir. kibar kýz çocuðunu. ondan aþk isteyecekti. evimin kedisini bile teslim etmezdim. Feride' budalalýktan ibaret olan nikâh kaydýnda boþayacak. karanlý rinde bir imkânsýz aþk rüyasý arayan bu berrak ela gözlü. mürdümgiriz bir ihtiyardýr ki. iþte bu esnada hastalýðým artmaya baþladý. bu yaranýn ne k r derin olduðunu bana gösterdi. Fazla söylemeye bilmem hacet var mý? Bir baha ne ile Feride'yi ayaðýnýza gönderiyorum. onu . Çahkuþu'nun mavi kaplý mektep defterini okuyup bitirdikleri zaman ortalýk . kollarýnda ölse vkinden ölmüþ olacak. fakat bir yabancýnýn aþký onun için bir hazin angarya olacaktý. Sizin gibi toy.. Belki titizlik filan etmeye kalkar. Yaþadýkça müdafaa edecektim. Bu masum. evlenmiþtiniz. o dakikada bunu duydum. öleceðini bilse akma. emin bir dul olarak yaþamak onun için ha kolay olacaktý. Yeni zamanlarýn mezarlýklarla dolu. Bu deftere bütün hayatýný yazmýþtý. ilk gördüðüm gün ÇALIKUÞU 419 onu niye atýmýn terkisine bindirmemiþ. Hani. fakat ben de öyle oldum. Dinleyiniz: Bir gün ücra bir köyün. Ýkinci tesadüfümde iþ iþten geçmiþ bulunuyordu. Fakat. Bu defterin bir gün olup iþe yarayacaðýný düþünmekte ne kadar isabet et IX Müjgân'la Kâmran. benim bu ümidimi canland bul'dan. tekrar tesadüf ettim. Mektubumu eliyle teslim edeceðinden þüphem yok. Çocuktur. kalpsiz adamlarýn nesini severl er. kudretin bu güzel ve nadide süsünü hangi melun talih v tesadüf. son nefesinde size bu satýrlarý yazmak zahmetini ona ihtiyar ettirdi .

O kadar ki. doktorun Ýzmir'den getirdiði uzun etekli beyaz elbiseyi giydirmelerine. O kadar mahzun olmama raðm fçe gülmekten kendimi alamadým. yatak vakti geldi. Korkma. gelin haným. Niye bu kadar geç kaldým. Hatta bunlarýn içinde eski muallime arkadaþlarýmdan vardý. esnedi. dedi. dedi. masanýn üstünde duran þamdaný aldým. gec eler uzun. gelincik rengindeki tuhaf boyunbaðý bir yana çarpýlmýþtý. Haydi bakalým. þa . dedi. O kadar titriyordum ki. Doktor: . bunlarý söylerken kendimi tutamadým. Hayrullah Bey.Ne talih varmýþ bunakta? Turnayý gözünden vurdu. Kim rse yapýyor. Hayrullah Bey.Gelin haným. sen amma iyi ev kadýný olacaksýn. Yemek odasýnýn penceresi yanýnda.. uzun uzun karanlýða baktým. Camý kapamak bahanesiyle pencereye yaklaþtým. kusura bakmazsýn. ben gelin oldum. .Defter bitmemiþ Kâmran. Dün. Bu beyaz kirpikli masum mavi gözler.Gelin haným. Gördün mü. hiçbir þeye itiraz etmiyordum. Gecenin ilk saatlerini. Doktor. bir zevce gözl eriyle bakmaya tahammül ediyordu. Evlendiðim gecenin sabahýnda deðil hatýramý yazmak. Fakir. yalnýz hepsine ayný titrek tebessümle gülümsemeye çalýþý iyar. baþlarýný birbirine yaklaþtýrarak güçlükle þu satýrlarý okudul "Dün defterimi müebbeden kapamýþtým. dedi. gözl Rousse-au "sunun kalýn cildini dizlerinin üstüne koyarak köþeye oturmuþtu. bu adamcaðýzý gülünç mevkide býrakmaya hakkým olmadýðýný dü rine baþka bir boyunbaðý taktým.Ey. ÇALIKUÞU 421 Lambayý daha ziyade açtýlar. yumaklar dökülerek ayaða kalktým. Fakat . Yalnýz. bu ihtiyar dokt sevmiþtim. kendimi görmek için büyük bir endam aynasýnýn önüne getirdikleri vaki etmeden gözlerimi yumdum.. pencerenin dýþýndaki dallarda kuþlar cývýldaþýyordu. karanlýk yollara düþeyim. senin yanýnda cesaret edemezdi. Hayrullah Bey gülüyor: .maya baþlýyor. Bütün isyaným bundan ibaret kaldý.. Hayrullah Bey. göðsümü soðuktan muhafaza eder gibi kollarýmý kavuþturuyordum. faka alnýz kaldýðýmýz vakit dilinden düþürmezdi: "Ablam gelin olup. olmadý. Bir dolabýn kenarýnda ayakta .Küçük. Haydi bakalým. yüzüme karþý: . tel taktýðý vakit. Demek acýdan. Ah. onun mavi kabýný lambaya yaklaþtýrýp bakarak: . Ýçimden öyle geli i. biliyor musun? Bir ziyaret ifa ettim. Misafirler daðýlmýþtý. karþý karþýya oturduk.Aferin kýzcaðýz. Saat on biri çalýncaya kadar bu acý düþünceler içinde bun Nihayet doktor. ben de te erdi. akþam yemeðine doðru eve geldi. Defteri kapayacaklarý vakit Müjgân. diye ayaða kalktý. Hayrullah B .. doðru yukarýya. yeni geline aþk destanlarý okumaya da vakit bulurum. mihnetten bunaldýðým vakit baþýmý koydukça o. Ellerimden iðnem. usulcacýk bu odadan kaçayým. o kadar. Söylenen sözleri iþitmiyor. . her akþamki gibi aþaðý yemek odasýnda geçirdik. es k için aynaya bakmaya. elbisemi deðiþtirdiler. genç karýsý olmanýn fazilet . kitabýný masanýn üstüne býrakarak gerindi. saçýmýn bir yanýna bir tutam tel iliþtirmelerine bil e razý oldum. dedi. baþýmý pencereye çevirerek bu mahzun sonbahar sisleri gibi görünmeyen kirpiklerimde kuruyan gizli yaþlarla uzun uzun aðladým. Ben onbaþýya bir þey söyley eliyorum. Sele kapýlmýþ bir kuru yaprak maz-lumluðuyla kendimi býrakmýþtým. yeni güveyin kitap okumasý caiz olmaz amma. Kâmran. Þimdi ne kadar nefret ediyordum. Biçarenin kanarya gibi sarý baþýna teli ben takacaktým amma. ÇALIKUÞU 423 ihtiyar sütnine ile bir komþu kadýn. Tekrar þamdaný elime vererek b kocamýn odasýna gönderdiler. Beni görmeye birçok yabancý geliyordu. Kenarýný iþlemekle uðraþtýðým mendilin üstüne baþýmý daha ziyade eðdim. hafif bir hareket yaptý. mavi kâðýt ü r. Munise'nin mezarýna birkaç çiçek ile bir 422 Reþat Nuri Gühtekin parça senin gelin tellerinden götürüp býraktým. daha aþaðýdaydý. eski sesimi iþitmemek için söylemeye cesaret edemeyecektim. sen fazla daldýn. yorgunluk ve ýstýrapla aðýrlaþan baþýný defterin sararmýþ yapraðýna koydu. demek bana bir kadýn. Þiþman vücudunu korse gibi sýkan bir redingo iymiþ. Yer yer bu muhabbet kelimelerini tekrar tekrar öptü. kabýn üstünde de yazýlar var Fakat mürekkebin rengi.

Ben de babama söyledim. vapur ge ..Doktor Bey. O. etrafýmda fýrýl fýrýl dönüyor.. o kadar yorgun uyuyordun ki. Feride. o gece sabaha doðru uyuyabilmiþti.Kýz. Odama girdiðim zaman hem aðlýyor. böyle gecelik gömle-ðiyle odama gelmeye utanmadýn mý? Bu dakikada kendimi görmek isterdim. horoz. derler ha! diye seslendi. Kalbimin daima itaat edilmek lazým gelen hareketlerinden binyle: . Marmara'da fýrtýna var. aðlayarak kendimi kollarýna attým. korkuyorum. iffetimiz sana emanet Yarabbi! diye þirret baðýrýyordu e. Kadýnlarýn hepsi iyi. sabaha gelini baðýrttý. onlardaki gönül temizliðini r kadýnda bulmak mümkün deðil. merdivenlerde..Kýz..Haydi.. . çocuðum. Erkekl zalim. Doktorcuðum o kadar temiz hisli. bu da muhakkak... benim babam.. Fakat. ya sen?. gülmekten týkanýyordu. bu yaþtan sonra na mus ve iffetime böyle bir yüzsüz kýzýn tecavüz edeceðini zannedemezdim! Ah Yarabbi. bana evlenmemizin bir sözden ibaret olduðunu söylemeyi bile lüzumsuz görmüþtü. Allah cezaný versin! Ýnsan babasý yerindeki adama. Vallahi pencereyi açar. hem gülüyordum. gelin olduðum gecenin hikâyesi. . Ýþte. ara sýra saçlarýmýn ucunu yakýyordu. hepsi mazlum. dargýn bir sesle: . . Nihayet. her günkü soðukkanlýlýðýyla cevap verdi: . Hayretle yüzüme bakýyordu. Oda. Odasýnda dolaþýyor: . Yarabbi? ÇALIKUÞU 425 Ulvi arkadaþlýðýmýzda o. Beni görünce þaþýr . Cevap vermek için aðzýmý açtým. bu ne hal? Sen benim odamda ne arýyorsun? Birdenbire gür bir kahkaha odayý sarstý: . Mektebe geç kal hafif bir telaþ çýðlýðý ile kendini yataktan attý.. ben kadýnlýðýmý unutmamýþtým. doktor yaný danýn duvarýný vurdu: . arlanmaz!.Aferin sana Müjgân. temiz yürekli bir ad m ki. sofrada bir iþle meþguldü. erkekliðini unutmuþtu.Bu ahir zaman kýzlarýndan ýrzýmýz. birdenbire döndüm. ne bileyim öyle söylediler. sade kalbiyle ve dinamiðiyle yaþayan pek az kýsmý var ki. dedi. evi yýkacaksýn. onlar o haltý yedi.. Akþamkinden daha kýrgýn ve yorgun bir halde uya ndýðý vakit. kurbaða taklitle ri yaparak birbirimizi uyutmadýk.. Korktuðun kadar geç deð l Hem galiba vapur biraz þüpheliymiþ.Kýzým.Birkaç defa odana geldim. on defa. Dünyada her þey aklýma gelirdi. Fakat bilmem ne oldu. Fakat diþlerim birbirine anýma yaklaþmýþtý. Sözünü bitiremiyor. Ben.Babam. O da kollarýný açmýþtý. parmaklar yýp aðzýna götürerek: . kýyamadým. saatin on biri geçmiþ olduðunu gördü. kanatacak gibi dudaklarýmý ýsýrýyordum. o spet ne kadar koket ruhluymuþum... senin iþinle meþgul olmak için limana indi Hazýr olsun. o odasýnda. bu muhakkak. Mamafih kendi de benden az gürültü etmiyordu. sen daha yatmadýn mý? dedi. Ötesini dinleyemeden kapýdan kaçýyordum.. Vay aþifte vay! Sahiden karý koca olduk diye ha?. Bunak. dedi. Yola çýkacaðým gün niye beni böyle geç býraktýnýz? Müjgân. Kim bilir kaç çeþit renge girmiþtim? . parmaðýný ýsýrýp utancý . Müjgân.Ne olursa olsun artýk gideceðim. vallahi. güneþin hayli yükselmiþ. o ne gürültü? Fesatçý komþular kabahati bana bulurlar. bu yaþtan sonra bana. sakýn buraya!.Kýz.llanýyor. Fakat erkekl erin. ben odamda uyanýk.Vay fesat yürekli aþifte vay! Kýz. Tuu utanma z.Kýz. O kadar gürültü ediyordum ki. sofada bir ayak sesi Hayrullah Bey. tavanlar baþýma yýkýlýyordu. Feride. yetiþin a dostlar. O dakikada alnýmda titreyen baba öpücüðünün lezzetini ölünceye kadar unutmayacaðým. kuþ. duvarlarý vurarak. . Ellerini dizlerine vurup þakýrdatarak. diye feryat ettim. ne iþkence! Yerlere giriyor. ayný derin kalp feryadýyla: . pencereye doðru kaçýp fanila gömleðinin yakasýyla boynunu sakla ak: 424 Reþat Nuri Güntekin . Ben kýmýld yalandan þirretlik ediyor. üstüme gelme.Kýz.Demek sen buraya. bir þarký mýrýldanarak ceketini çýkararak içeriye girdi.

Kâm-ran'dý. Gözlerini tekrar açtý. çýrpýn! Bak. Kocan razý olmuyor. Aziz Bey. Feride.. þaþkýn þaþkýn: . onlarý ikinci katýn sofasýnda karþýladýlar.Galiba iskelede seninle vedaya gelecek. . i? Feride. manasýz kelimelerle teþekkür ederken sevgili çocukluk arkadaþýnýn öldüðünü. Düþecekti. Bahçe kapýsýnýn önüne aþçýya tesadüf ettiler. yüreði aðzýna gelerek: . ayný heyecanlý bir k ayla: . Aziz Bey. Gözleri dalgýn. Allah gani gan t eylesin.... Azýz Bey. Müjgân'a bir sürü kýrýk. iyi ettin. hem bað komþularýna. dedi. Müjgân. beþ dakikalýk yer. K minden çýkmýþ bazý parçalarý gösterdim. fakat bir el bileklerinden t uttu. bir daha onunla barýþmayacaðýný hissediyordu. söz arasýnda gizlice: .iki münasebetsiz misafir geldi. onun göðsünden. teyzelerine: . güldüðünü gördükçe mahzun oluyor. Ýhtiyar kadýn: . bu yarý annel erinin yüzüne bakmamak için baþýný önüne indirdi: . çýrpýn bakalým. bu ayrýlýk gününü böyle düþünmemiþti. yüzünü kapamak istiyor. senin ne hazýrlýðýn var ki. dedi. dedi.Ha þöyle. Þehirde kýþlýk evl hazýrlanan belediye reisleri. sahildeki bir aðaçlýðýn az ötesinden birdenbire bir vapur görünmüþt Feride. Beyler araba ile geldiler.Feride. nihayet kafese girdin mi Çalýkuþu? Haydi bakayým. ne diyorsun? dedi.Nasýl olur? Beni almaya gelecekler. hem Feride'ye son bir ayrýlýk ziyafeti v rmek istemiþlerdi. Feride. eliyle odayý göst . merhum senin defterini Kâmran'a göndermiþ. diyordu. Müjgân. teyzelerin . Çalýkuþu. Tabii memnun oldun. çenesin rine bakarak: . Yeldirmeleri getirmek için ahretli kýzlar k dý. siz yetiþirsiniz. Kadý.Ben. ben karýþmam! Feride.Peki. hafifçe dudaklarý tireyerek düþünüyor. . ya kendim gelir alýrým. baþýný sallamak ranýyor. hafif bir feryatla ellerini yüzüne kapadý. Öðle yemeðine oturacaklarý vakit.Vapur geliyor amma sana hayrý yok. ben de size geliyordum. parmaðýyla þakaðýnýn aðrýyan bir nok .Küçükhanýmlar. Müjgân'ýn çocukla meþgul olduðunu. Fakat tam bu dakikadaa. zannederim benim için. ÇALIKUÞU 427 Müjgân'la beraber baðlarýn arasýndaki kestirme bir yoldan koþmaya baþladýlar. komþu baðlarýnýn birinden haber geldi. Feride. Saat üçe gelmiþti. Ben onu aldýðým gibi Kadýya gittim. Müjgân'a . Feride: . omzundan baþka bir yer bulamýyordu.Bu ne hal küçükhaným. Zaten. . sizi istiyorlar. dedi. fakat bileklerini Kâm-ran'dan kurtaramýyor. kendine bu kadar az ehemmiyet vermeleri kalbini kýrýyor da görünürlerde yoktu. Kâmran'ý evden uzaklaþtýrmaya muvaffak oldum. teþekkür ederim. süratle geri çekilerek. kan ter içinde kalmýþsýn? dedi. heyecanlý bir kahkahayla: . daha evvel gideyim. çarþafýný þimdi dediler. Feride'yi süzerek: .Bir araba geliyor. dedi. dedi.Eniþte. olsun. gürültü etmeyin. bu Müjgân haini esrarýný sattý. sana bir iyilik ettim.Þimdi hiç gelmeyecek mi? .. Kendisine evvela bir hasta kedi kadar ehemmiyet vermeyen teyzelerin. Seni fazl a mustarip etmemek için bu fedakârlýða razý oldu.Geliyor! diye haykýrdý.Kocan o kýzým. yapraklarý sararmýþ bir çardaðýn yanýndan yolu gözleyen Feride. Çitlerden atl lerin içinden geçiyorlardý.Tabii.Ayýp olacak Feride. ded i. Aziz Bey'le Kâmran. Sonra gülerek ona yaklaþtý. Baða bir telaþ düþtü. Teyzeler: . 426 Reþat Nuri Güntekin . Sonra.lirse ya araba gönderirim.Etrafýndakiler sana tuzak kurdu.

Ey benim kirazýmý çalan Çalýkuþu. Aziz Bey. að yle kaný tutuþmuþ. Seni bir kere ele geçirdikten sonra tekrar býrak mam. yüzünün rengi ela gözlerine vuruyor. dedi. Genç kýz eteðini kurtarmaya çalýþýrken Kâmran kesik kesik: . yüzü onun bozulmuþ çarþafýndan uçan saçlarý içinde. sonra beraber döner iz. yüzünü sakla etti: . yarý zorla ona bu sözleri tekrar ettirdi. el öpmeler uzun sürer. Yan yana yürümek saadeti onlarý sarhoþ ediyordu. diye gülüyordu.Þeriat vekilliðine sahibim efendim. uçar gibi iniyorlardý. se da býrakacaða benzemiyor. Karþýdan iki balýkçýnýn geldiðini görer men hiç konuþmuyorlardý. . dedi. onlar hemen hemen kucak kucaða yürüyorlardý. bizi senelerce oynatýrsýn ha! Gördün mü. ü m. Haydi oðlum. Kendi elimle müthiþ bir düðün sofra acaðým. Duayý edin. hemen nikâhý kýyýverdi. Genç kýz. bir dakika odama çýkayým. gözbebeklerinin içinde k treþiyordu. yalnýz çenesini. onu baþkalarýna çaldýracaðýn saat çaldý gibime geliyor. . Sonra oda kapýsýný açarak muzaffer bir ahkahayla: . tutuk nefesler.Þimdi tebrikler. anlýyor musun Çalýkuþu? Bu adam.Halime bak Kâmran. dedi. Kâmran'dân kurtaramayan genç kýzý havaya kaldýrýp öptükten sonra tekrar Kâmr ttý: ÇALIKUÞU 429 . sen benim olasýn! inanamýyorum. Dar merdivende yuvarlanýr gibi.imkân yok. Kâmran. dedi. Çalýkuþu. istediðin yere kadar. artýk kocan. Ta uzaða. onun bileklerini býrakmýyor: .Haydi Çalýkuþu. biz âmini burada deriz.kucaðýna aldý. pardon Feride Haným namýna iþte þu Kâmran B ndiriyorum. vücudunda derin ür-permelerle çýrpýnan Feride'yi zorla küçük bir çocuk gibi.428 Reþat Nuri Güntekin geniþ kafalý adam. deniz fýrtýnasýndan kurtardýk. þimdi gelirim. fakat yanýndaki sarý fýrtýna bana daha müthi lah yardýmcýn olsun. Aziz Bey: . hem gülüyor.Gittiðime benim de piþman olmadýðýmý mý zannediyorsun? Kâmran. onun yüzünü göremiyor. artýk uðraþmaya takati kalmamýþ gibi baþýný Kâmran'ýn göðsüne koydu. bizim gevezeliklerimizden size fayda yok. Sonra. bir hatip eda lunu salladý: . Çalýkuþu. görüyoruz ki. Feride'ye: . kaç türlü na? Bahçeden çocuk sesleri geliyordu. Kâmran. genç kýzý nefes aldýrmayacak gibi sýkýyor. dudak430 Reþat Nuri Güntekin larmý okþayan. nazlanma artýk. Genç kýz. Gözlerinden yaþ geldiðini göstermemek için gürültüyle burnunu silen Aziz Bey. vücudunda bir uçuruma yuvarlananl reyiþiyle kendini býrakýyor. hem aðlýyordu. Kâmran. avuçlarýnýn içinde parmaklarýný inci Merdivenin bir yerine Feride'nin eteði takýldý. Benim olduðuna kalbimi inandýrmak için senin aðýr aya ihtiyacým var.Bu gece seni. Yolda. seven parmaklarýna sýcak gözyaþý damlalarýnýn düþtüðünü duyuyordu. arka merdivenlerden karýný kaçýr. Dudaklarýnda kesik. Hepsi kalsýn. "Fena etmedin eniþt bunu istiyordum de!" dedi. Bu halle nasýl dýþarý gideriz? Müsaade et. Feride o kadar kýzarmýþtý ki. Nefes nefese bir dakika durdular. saadetten bayýlýyorsun. kolunu Feride'nin belinde n geçirmiþ. ayým da hesabýmýz kesilsin. Elbet konuþacaklarýnýz vardý dar. O bir defa oldu.Nasýl Çalýkuþu? Parmak kadar yumurcak. Feride. Hâlâ ellerini.Feride. merdivenleri inmeye baþladý. Kapýnýn yanýndaki küçük taþlýkta y . Feride'yi hemen kollarýnda uçurarak merdiven kapýsýna koþarken Müjgân arkalarýndan i arkadaþ að-laþa aðlaþa öpüþtüler.

Sonra beyaz nazik þakaklarýnda ince ter damlalarýyla baþýný eðere a yavaþ bir sesle devam etti: .. güzel kokusu için bazen mihnete de uðrar. seni bu ýstýraptan derinleþmiþ gözlerin. demek hatýrlýyorsun? Feride hafifçe içini çekti. onu parmaklarýnýn arasýnda örsel hýrpalarlar. eðlenen çocuk gözlerinin içinde uyanan nazik. gönlünü ÇALIKUÞU 431 bu kadar derin bir vefa ile bana vakfedeceðini ümit edemiyordum. Feride. bütün vücudu titreyerek ayaklarýnýn ucunda yükseldi. yolun derinliklerine dikkatle b karak gülümsü-yordu.Derdim bu kadarla da kalmýyordu. insanlar. yüzünde. ayaðýný yere vurup yüzünü göstermemek için bir yan a çevirerek: . bu baþýn çevrilmemesi. hassas genç kýz ruhunun görünmesiy-l lmasý bir oluyordu. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem.O dakikada ne kadar sevinmiþim. beni mümkün deðil anlamayacak. Feride. hayatýmý kýracak. Beni anlýyorsun. . kýzýltýlar uçuyordu. aþkýmý ka ha büyümüþ buluyordum. Feride. Sen. Zaman zaman ö bakýþlarýn. Genç adam.. Gülbeþeker'e verdim. bu küçük Çalýkuþu göðsünün neresine saklamýþtýn?. dedi.On sene evvel Feride'yi burada ilk gördüðü bað yoluna geldikleri vakit Kâmran. muhteli f saadetlerini birbirinden kýskanýyordum. kollarýnda gittikçe aðýrlaþan bu bitap genç vücudun birdenbire canlandýðýný. mahzun düþüncelerden yorulmu ben. onu söyleme. yan yana bitmesinden korkulan ýþýklarý nasýl söndürürlerse ben de öyle yapýyor. haris bir inatla tekrar etti: Feride. vücudunun bütün aðýrlýðýný Kâmran'ý rüya içinde. belki beni görünce . beni hem utandýrýyor. Seni kendi kendimden. Bunun ilacý. Söyle bana Feride.Sen burasýný belki hatýrlamazsýn. donu gerdanýnýn damarlarý moranyor. onu daima koklarsa. Bu derin zaaf. uzun bir susuzluktan sonra berrak bir dereden ka na kana su içen bir kuþ gibi canlanýyor. Bu heyecanlý yor432 Reþat Nuri Güntekin gunluklardan öyle bitap düþmüþtü ki. "Bir çocuk." diyordu yatýný. Dünyada zamanla yýpranmayan. Feride. hem korkutuyordu.Feride. kalbimi derin ümitlerle çýrpýndýrýyordu. Feride.Kâmran. deðil mi? Çünk erin gülmüyor. Hatta bazen -sýrf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hýrsýyla. kuvvetini kaybetm eyen hiçbir his yok. hayatýmdan. bir dakika sustu. dalgýn bir nazarla Kâmran'ýn yüzüne baktý: . Hâlâ Kâmran'ýn göðsünde duran baþýný biraz arkaya atmýþ.Görüyorsun artýk. yalvarýrým sana. bu gözlerin gözlerinden ayrýlmamasý için onu çenesinden t erin bir sesle: . uyumaya hazýrlanan bir çocuk gibi. bir ha e kývrandýðýný hissetti: . dizleri kesiliyor. bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. Her sabah uyandýðým vakit. Bizim bütün sergüzeþtlerimiz burada baþlýyor. insan. benim bu manasýz gibi görünen sözlerimle eðlenmiyorsun. ben Çahkuþu'nun bütün aþkýný bir baþkasýna.Ziyaný yok. kirpiklerinde yaþ damlalarý titreyen gözlerini kapýyordu. bir zama n sonra kokusunu daha az duymaya baþlar. Kâmran. gözlerinde.herhangi bir k okuyu. öyle sözlerin vardý ki. Feride. dedi. bu hýrpalandýkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum. hayalini gözlerimden uzaklaþtýrmaya çalýþýyordum. Çalýkuþu müebbeden öldü. Bir dakika sonra ayrýlmýþlardý. titremeye baþlayan bu güzel dudaklarýný saklamak için benden kaçýyordun. Genç kýz. bu kadar derin bir vefayý. hemen hemen yalnýz dudaklarýnýn hareketiyle: . mesela bir manasýz "Sarý Çiçeði" yüzüne yaklaþtýrýr. Seni sevmeye baþladýðým vakit n baþka bir þey düþünmeyen hafif.Bu bakýþta manalar var. baþýný daha ziyade yaklaþtýrd . yaramaz bir kýz çocuðu. Be nu bir Çalýkuþu hafifliði sanarak kendimi yiyip bitiriyordum. Fakat sen. nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. bir eski hülyaya gibi derin. Daðlarda ismini bilmediðim bir ot yetiþir. Kesik. unutur muyum hiç? dedi. ça u gülen. bu kadar ince bir ruhu. dedi. Kâmran. onu hafifçe zlarýndan tuttu: . Beni dinle. Genç adam. öyle görüyorum ki er artýk beni anlayabilecek kadar ýstýrap çekmiþ ve düþünmüþ. yüzünü ona çevirmiþti. ya bu lezi z. uçan rengini. Sana karþý derin bir zaafým vardý. bütün kaný dudaklarýnda toplanmýþ boynunu uzattý. genç adamý omuzlarýndan çekti. O vakit. dedi. Bu ot. ses gibi elde durmasýn bir Çalýkuþu'ydun. ýþýk gibi. Kâmran.

en çok. geri kalan. iklim. hemen hemen. alâmet: Belirti. ar: Utanma.Ne ayýp. mutlu. ah ü zara kapýlmak: Âh çekip inlemek.28 Sözlükçe 434 bedbaht: Mutsuz. ne ayýp! Sen sebep oldun vallahi. sakat. diye hýrçýnlaþýyordu Yanlarýndaki aðacýn dalýnda bir çalýkuþu ötüyordu. âkile: Akýllý kadýn. battal: Alýþýlmýþ olandan büyük. yüce. tisi olmayan. -SON433 SÖZLÜKÇE . azletmek: Görevden almak. âcizane: Söz söyleyen bir kimsenin kendi yaptýklarýný abartmamak için kullandýðý bir nezak addetmek: Saymak (Bunu olmamýþ addetmeli). babacan tavýrlý. pek iyi. arifane: rif olana yakýþýr biçimde. insanýn öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacaðý ve sap vereceði yer. âhiret: (Ahret) Dinî inanýþa göre. ahz: Alma. ameliye: iþlem. talihsiz. mesut.. bahtiyar: Talihli. arif: Çok anlayýþlý. alimallah: Allah bilir. -Bbabayani: Gösteriþi ve özen-. bahusus: Hele. aksiyon: Eylem. âlâ kader il istitaata: Gücün yettiðince. alelade: Olaðan. âhir: Son. sýradan. sen sebep oldun. azil: Görevden alma. Öbür dünya. alâka: Ýlgi. Çalýkuþu . bilgili ve sezgili kimse. karamsar. hareket. alarga gitmek: Açýktan gitmek. âli: Yüksek.A ab u hava: Su ve hava.F. bedbin: Kötümser. iþaret. Yarabbi. âlâ: iyi. azim: Bir iþteki engelleri yenme kararlýlýðý. ahenk: Uyum. . bakiye: Artan. arýz olmak: Sonradan ortaya çýkmak. âdeta: Sanki. alil: Hasta. âbide: ibadete düþkün kadýn. arife: Bilgili. âlem: Dünya.

dava edene. tavýr. dülger: Yapýlarýn kaba aðaç iþlerini yapan kimse. aký çok görünecek bir biçimde açmak. cariye: Para ile alýnýp satýlan. Tasa. satýlan büyük maðaza.C caiz: Uygun. duhul olmak: Ýçeri girmek. vaizlik iþleri için para larý. çiy: Havada buðu durumundayken akþamýn ve gecenin serinliðiyle yerde veya bitkilerde topla nan küçük su damlalarý. zýpýr. belertmek: Gözlerini. zavallý kimse. bilâkis: Tersine. bonjur: (Fr. cefa: Büyük sýkýntý. süs eþyasý. . çare-i tesviye: Çözüm önerisi. yorgun. eziyet. sima. beyit: Anlam bakýmýndan birbirine baðlý iki dizeden oluþmuþ þiir parçasý.) Pembe kitaplýk.) Günaydýn. . diba: Altýn ve gümüþ iþlemeli bir tür ipek kumaþ. düzgün: (Metinde) Kadýnlarýn yüzlerine sürdükleri bir tür krem. çuha: Tüysüz. deliþmen: Þýmarýk ve delice tavýrlý. talan. Bibliotheque Rose: (Fr. celile: Büyük. -Ççapul: Yaðma. cesamet: Büyüklük. debdebe: Þatafat.) (Metinde) Züppe. devain Daireler. darülmuallimat: Kýz öðretmen okulu. ecir: Ücret. bitap: Bitkin. -Eebedî: Sonsuz. efkâr. ince dokunmuþ yün kumaþ. savaþta esir olmuþ veya odalýk diye alýnmýþ kýz. celpname: Mahkeme tarafýndan. Desenchan-te) Hayal kýrýklýðýna uðramýþ. oyuncak vb. aksine. buse: Öpücük.behemahal: Mutlaka. ölümsüz. çýtkýrýldým. fondöten. kaygý. delalet: Aracýlýk. diksiyonen Sözlük. ulu. Metnide "çocuk kitaplarý" anlamýnda kullanýlmýþ biçare: Çaresiz. billahi: Tanrý'ya ant içerim. alýnýp satýlan kadýn veya kýz. çehre: Yüz. edibe: Edepli. ceza reisi: Aðýr ceza mahkemesi baþkaný. cariye: Efendisinin her istediðini yapmak zorunda bulunan. eda: (Metinde) Davranýþ. irilik. cihet: Yön. binaenaleyh: Bundan dolayý. Sözlükçe 435 -Ddandy: (Ýng. cazibe: Çekicilik. destlerinden busetmek: Ellerinden öpmek. edilene veya tanýklara gönderilen çaðrý belgesi. celbetmek: Çekmek. terbiyeli. alýmlýlýk. beyhude: Boþuna. Merhaba anlamýna da kullanýlýr. gösteriþ. cedide: Yeni. darbýmesel: Atasözü. bonmarþe: içinde her türlü giysi. dezanþante: (Fr. cerr: Medresede okuyanlarýn üç aylarda köy köy dolaþarak imamlýk.

düþmanlýk. sýrlar. elhamdülillah: Allah'a þükür. ganaim: Ganimetler. kaygý. dert. aðýzda kolayca eriyen bir tür eme. aymazlýk. evrak: Yazýlmýþ kâðýtlar. üstün. esef buyurmak: Üzülmek. fýtri: Yaradýlýþtan olan. gayri ihtiyari: irade dýþý. yarýn. mantoya benzer. eskaza: Yanlýþlýkla. boy pos. erganun: org. fenlenmek: Yaþýna göre bilmemesi gereken þeyleri öðrenmiþ olmak. esef: Acýma. l Sözlükçe 436 fasýla: Ara. emniyet: Güven. emrihazýn Emir kipi. yerinme. felekiyat: (Felekiyyat) Astronomi. ferahfaza: Ferah artýrýcý. komite. taþýyan. . yakasýz. vazgeçilmez. fen: Fizik. fantezisi: (Metinde) Süslü ve hayalci. elâlem: Yabancýlar. güzide: . fondan: Ýçinde likör. kimya. bundan böyle. arkasý bol. -Hhacer-i esved: (Kara taþ) Kabe kapýsý yanýnda bulunan ve hacýlarýn öpmeleri hac þartlarýnda taþ. Gizler. Tarih öncesi dönemden bugüne gelen efsaneleri inceleyen ilim. matematik ve biyolojiye verilen ad. ekseriya: Çoðunlukla. mektuplar. had: Sýnýr. ferace: Kadýnlarýn sokakta giydikleri. esatir Mitoloji. erkânýharp: Kurmay subay. ferda: Gelecek zaman. faraza: Sözgeliþi. kaza ile. üzüntü. esrar. elan: Þimdi. düþmandan alýnan þeyler n. dert. dikkatsizlik. fevkalâdelik: Olaðanüstülük. -Ggaflet: Dalgýnlýk. esasen: Aslýnda. çoðu kez etek ere kadar uzayan üst giysisi. elem: Üzüntü. feragat: Vazgeçme. ferah: Gönül þenlendiren. ara bozma. iç rahatlýðý veren. gaile: Sýkýntý. elzem: Çok gerekli.ehemmiyet: Önem. ervah: Ruhlar. yüce. haiz: Elinde bulunduran. aldýrmayarak. keder. hacet kalmamak: Gereði olmamak. encümen: Komisyon. beden. garp: Batý. flört: Kadýnla erkek arasýndaki yakýn iliþki. derece. tatlý veya hoþ kokulu maddeler bulunan. henüz. fitnelik: Karýþtýrma. Ortamýn gerçekliðine uymayan. daha.) Ulu. endam: Vücut. gayrý: Artýk. -Ffadýla: Erdem sahibi. fütursuzca: Önemsemeyerek. grandiose: (Fr. kitaplar vs. gam: Tasa.

haset etmek: Kýskanmak. hilaf: Aykýrý.hakeza: Böyle. yine. hattat: Güzel yazý yazan. haysiyet: Onur. kýrýcý ve hýrpa-layýcý. ele avu-ca sýðmayan çocuk. ayrýlýk acýsý. . hiddet: Öfke. halis: Saf. hizmet-i vataniye: Vatan hizmeti. eriþtirme. çe-kememek. hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrýlma. hâre: Dalgalý ya da dalgalanýr gibi görünen parlak çizgiler. idrak: Anlama yeteneði. hizmetçi. hengâme: Patýrtý. kayýrma. halûk: iyi huylu. -I/Ýýtlak =etmek: Bir kocanýn karýsýný boþamasý. anlayþifa etmek: Yapmak. hüzün: Gönül üzüntüsü. ihsan etmek: Baðýþlamak. katýþýksýz. himmet: Yardým. hoyrat: Kaba. hususiyet: Özellik. harcýrah: Yolluk. hulâsa: Kýsacasý. hâlim: Huyu yumuþak. hazin: Dokunaklý. hazan: Sonbahar. kýskanç. hazain: Hazineler. hatip: Konuþmacý. cariye. hüzün veren. halayýk: Kadýn köle. baþtan çýkarmak. hikmet: (Metinde) Sebep. ulaþtýrma. iblað etmek: Vardýrma. saçma söz. herze: Saçma. ters. hülasa: Özetle. hassaten: Özellikle. gizli sebep. helâllik dilemek: Ayrýlma sýrasýnda hakkýný birbirine baðýþlamak. iðfal etmek: Bir kadýný aldatmak. haþiye: Not. hasut: Çok haset eden. egoist. zevzeklik. ibni (ttm): Oðul. himaye: Koruma. özsaygý. hodkâm: Bencil. halketmek: Yaratmak. hava tebdili: Hava deðiþimi. Sözlükçe 437 harîm: Herkesin giremeyeceði yer. idare-i maslahat: tþi þöyle böyle bugünlük görme. koruyan. karþýt. haþan: Çok yaramaz. hami: Gözeten. sözün kýsasý. hatun: Kadýn. hasýlý: Kýsacasý. kýzgýnlýk. idadi: Lise. iffet: Namus.

Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. irab: Düzgün konuþma ve gerçeði belirtme. iltizam: Kayýrma. özsaygý. bir iþe baþlama. ýstýrap: Sýkýntý. giriþilecek iþin hayýrlý olup olmadýðýný rüyadan anlamak için a yarak uyuma. güvenilirlik. bununla birlikte. istida: Dilekçe. ihtizaz: Titreþme. imdi: Þimdi. iktidar: Bir iþi yapabilme gücü. iþret: içki. ille velâkin: Gelgelelim. irade: (Metinde) Emir. ihtiyar: (Metinde) Seçme. tiryakilik. kuytu yer. inkiþaf: Meydana çýkma. büyük üzüntü. Sözlükçe 439 -Kkabil: Mümkün. inhimak: Çok düþkünlük. inha: Resmî bir göreve atama veya bir üst aþama için yazýlan yazý. nemli. artýk. bilme. istikran Kararlýlýk. bir þeye fazla düþme. istidad: Yetenek. irfan: Kültür. imtizaç etmek: Uyum saðlamak. sömürme. Sözlükçe 438 ihtiyatsýz: Tedbirsiz. insaniyetli: Ýnsanlýðý olan. istiskal: Soðuk davranýþlarla hoþlanmadýðýný belli etme. ölçülü davranma. izdivaç: Evlenme. iktifa etmek: Yetinmek. titreþim. anlama. dikkatli davranma. ilanihaye: Sonsuza kadar. istihkâm: Düþmana karþý savunma yapmak amacýyla düzenlenmiþ askeri yer. itibar: Saygýnlýk. kadr (kadir): Deðer. ikâmet: Oturma. izzetinefis: Onur. istizah: Bir iþin açýk söylenmesini isteme. olabilir. ismet: Namus. açýklama isteme. bir tarafý tutma. iþtirak etmek: Katýlmak. iptida: Baþlangýç. istihare: Bir inanýþa göre. izbe: Basýk. loþ. . istif af: Günahtan. istintak etmek: Sorguya çekmek. güçlü siperler. kötülükten çekinme. geliþme. iptila: Düþkünlük. ilmihal: Din kurallarýný öðretmek için yazýlmýþ kitap. istismar. ikmal-i nevakýs: Eksikleri tamamlama. kýymet.ihtimam: Özen. ihtiyat: Sakýnma. ilm: Bilim.

kendini büyük görme. sayýsý belli olan. bazý kiþilerin dileklerini kendisine ileten görevli. Sözlükçe 440 -Mmaahaza: Bununla birlikte. sözleþme. ilkokullarda hoca rdýmcýsý. mahsub: Hesap edilmiþ. yazýcý. kepazelik: Rezalet. koket: (Fr. aklý yatmak. mahdum: Erkek evlât. Zarif görünmeye. gereçler. oðul. anlaþma. mabeyinci: Osmanlý Devle-ti'nde padiþahlarýn dýþarýyla olan iliþkilerine bakan. kati: Kesin. adý geçen. maðmum: Tasalý. leziz: Lezzetli. mahmurluk: Uykudan sonra duyulan aðýrlýk ve sersemlik. lândo: Dört tekerlekli. an. kasavet: Üzüntü. mahfe: Deve. levazým: Gerekli olan þeyler. Coquette) Güzel görünmeye özen gösteren. dünya. Communion) iman birliði. olgun ve gösteriþli. süslenmeye düþkün. maateessüf: Ne yazýk ki. hesaba geçirilmiþ. kâmil: Olgun. lâkin: Ama. mahsus: (Metinde) Bilerek. . Maarif Nezareti: Millî Eðitim Bakanlýðý. sýnýrlý. kibir: Büyüklük. mahdut: Az. kolcubaþý: Bir þeyi korumak için bekleyen görevlilerin baþý. üzgün. mahlûk: Yaratýk. kanaat getirmek: inanmak. mahut: Bilinen. atlý binek arabasý. maarif: Millî Eðitim. üzülerek söylüyorum ki. karþýlýklý iki oturma sýrasý bulunan. kâtip: Sekreter. sýkýlgan. levha: Bir yere asýlmak için yazýlmýþ yazý. lata: Osmanlýlar'da ilmiyenin giydiði bir tür üstlük. buyruklarýn ilere bildiren. kamarot: Gemilerde yolcularýn iþlerine bakan görevli. lâhza: Zamanýn bölünmeyecek kadar kýsa parçasý. lisan-ý Fransevi: Fransýzca. kelime-i teyyibe: (Kelime-i tayyibe) Yatýþtýrýcý hoþ söz. kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayýklarýn baþýnda bulunan kadýn. lakayt: ilgisiz. sýkýntý. kameti artýrmak: Baðýrarak konuþmak. (tm)" -* """ laden: Çamdan çýkarýlan zift gibi siyah ve kokulu zamk. kavil: Söz. kalem odasý: Resmî kuruluþlarda yazý iþlerinin görüldüðü oda. üzerinde oturmaya yarayan sepet. mahcup: Utangaç. kerliferli (kelli fellf): Kýlýðý kýyafeti düzgün. kurum satmak: Böbürlenmek. fakat. fil gibi hayvanlarýn sýrtýna konan. komfinyon: (Fr. bir çeþit eyer. krep: Çok bükümlü iplikle dokunmuþ bir çeþit ince kumaþ. kötek: Dayak. kesb-i þeref etmek: Þeref duymak.kâinat: Evren.

üzgün. mazari: Dilbilgisinde geniþ zaman. zavallý. makbule geçmek: Çok beðenilmek. mazlum: Sessiz. mazbata: Tutanak. mecburiyet: Zorunlu olma durumu. yoksulluk. mihnet: Sýkýntý. mâlik olmak: Sahip olmak. menazýn Manzara. menetmek: Yasaklamak. melun: Kötü. manastýr: Kesin kurallarý olan. meþru: Yasal. mazi: Geçmiþ. memalik: Ülke. malûm: Bilinen. yaradýlýþ. methetmek: Övmek. eziyet. meþk: Alýþmak ve öðrenmek için yapýlan çalýþma. rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaþadýklarý yapý. miskin: Çok uyuþuk. meyus: Ümitsiz. metanet: Metin olma. miralay: Albay. kötü. maiþet: Geçim. mihr: Sevgi. meret: inatçý. geçinme. gönül verme. meþakkat: Güçlü sýkýntý. kaba. keþiþhane. uysal ve boynu bükük. meziyet: Yetenek. sünepe. maren: (F. duyularla sezilen. meziyetli: Yetenekli. metruk: Terk edilmiþ. mizaç: Huy. zorluk. Yasanýn. lanetli. dayanýklýlýk. Marin) Denizci. fen konularýyla siyasi. zahmet. ' makbul: Beðenilen. dinin ve kamu vicdanýnýn doðru bulduðu. iðrenç. islâm kadýnlarý. ekonomik ve toplumsal konularý açýklayýcý veya yorumlayýcý niteliði olan gazete vey gi yazýsý. pis. muallim: Öðretmen. muahadderat: Örtülü kadýnlar.mahzun: Üzgün. . meþum: Uðursuz. mecidiye: Eskiden kullanýlan ve o zamanýn 20 kuruþu deðerinde olan gümüþ sikke Sözlükçe 441 melal: Býkma. makam-nezaret: Bakanlýk nezareti. mihmandar: Resmî konuklarý aðýrlamak ve onlara kýlavuzluk etmekle görevlendirilen kimse. Sevme. usanma. üzüntülü. menazýr-ý tabiiye: Tabiat manzarasý. muallime: Bayan öðretmen. hoþ karþýlanan. meyil: Eðilim. marifetli: Ustalýklý. hünerli. mendebur: Sümsük. makale: Bilim. manevi: Görülmeyen. mizer: (Fr. Misere) Zavallýlýk. hoþa gitmek. malûmatlý: Bilgili.

bir kadýn. müsamaha: Hoþgörü. sevimli. mutaassýp: Baðnaz. yardýmcý. münhal: Boþ olan. Metinde içi geçmiþ anlamýnda kullanýlmýþ. yakýþýksýz davranýþlarda bulunma. yerinde. muvafýk: Uygun. muvazene: Denge. iki ordu arasýndaki savaþ. içi. mükedder: Üzgün. mukavele: Sözleþme. müdür-i umumi: Genel müdür. muvazzah: Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kimse. yardým eden. muteber Saygýn. muamma: Anlaþýlmayan. açýk bulunan. muhacir. mutat: Alýþýlan. muharrir: Yazar. müebbeden: Ömür boyu. mukabil: Karþýlýk. muhasara: Kuþatma. münkir: inkâr eden. muvaffak olmak: Baþarmak. muvakkat: Geçici. mutasarrýf: Tanzimattan sonra idare bölümlerinde vilayetle kaza arasýndaki bölümün idare am . aykýrý. muavenet: Yardým. sarma. Sözlükçe 442 mukadder: Yazgýda var olan. saygýsýzlýk yapma. nýüdde i umumî: Savcý. bir þeye karþýlýk olarak yapýlan. kesin olarak belirlenmiþ. mukaþser: Metinde. müceddet: Yeni. baþarmaya gücü yeten. musaddak: Geçerli olduðu resmî yazý ile bildirilmiþ. gözü açýlmýþ anlamýnda kullanýlmýþ. müptedi: Bir þeyi öðrenmeye yeni baþlayan. kederli. mukabele: Karþýlýk verme. mürüvetsiz: insanlýðý olmayan. muharebe: Savaþma. inanýlýr. bilinmeyen þey. münasebet almak: Uygun düþmek. alýþýlmýþ þey. muin: Yardým eden. yenilenmiþ. mukaddes: Kutsal. mürebbiye: Kendisine bir çocuðun eðitimi ve bakýmý verilmiþ kadýn. münasip: Uygun. mürdumgiriz: Çürümüþ. Uymaz. karþýlýk. çevirme. kaçýnýlmaz. muavin: Yardýmcý. muayyen: Belli. muvaffakiyet: Baþarý. . Göçmen. munîs: Cana yakýn. kabul etmeyen. tutucu. mugayir. yenilenmiþ. münasebetsizlik: Uygun olmayan.muamelat: Dairelerde evrak üzerinde yapýlan iþlemler. muhabbet: Sevgi. mücedded: Yeni. muktedir: Bir þeyi yapmaya. yüzü. özellikle. muamele: Davranýþ. münhal vukuunda: (Metinde) Boþ kadro olduðunda. mülazým: Teðmen. münhasýran: Yalnýz.

müstacel: Çabuk yapýlmasý gereken. müstahak: Bir kimsenin layýk olduðu ödül veya ceza. müstakim: Temiz, doðru, namuslu. müstebit Zorba, despot. Sözlükçe 443

müsterih olmak: tçi rahat etmek. müsvedde: Yazý taslaðý, karalama. müþkül mevki: Zor durum. müþkül: Zor. mütalaa: Okuma, ders çalýþma, etüt. mütalaahane: Okuma odasý. müteessir: Üzüntülü. müteferrika senetleri: Çeþitli küçük harcamalarýn para senetleri. mütehayyir: Þaþkýn, þaþýrmýþ olan. mütekaid: Emekli. mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak. müyesser: Kolaylýkla ortaya çýkan, kolaylýkla elde edilen. müzahrafat: (Müzahrefat) Parlak boyalar ve süsler. müzakere etmek: (Metinde) Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakere etmek: Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakkere: (Müzekkere) Bir iþ hakkýnda üst makama sunulan yazý. müzmin: Uzun süreli.

-Nnadide: Az görülür, deðerli. nadir: Seyrek, az. nafîa: Bayýndýrlýk. nafile: Yararsýz, boþa giden. nalça: 1) Ayakkabýlar çabuk eskimesin diye altýna çakýlan demir. 2) Katýr, eþek, sýðýr gibi týrnaklarý altýna çakýlan demir parçasý. namünasip: Uygun olmayan. nan: Ekmek. nasihat: Öðüt. nazýn Bakan. nedamet: Piþmanlýk. nefer: Asker. nekahat: Hastalýk sonrasý saðlýklý duruma geçme dönemi. nekin Bilmezlik. neþretmek: Yaymak. netice itibarýyla: Sonuç olarak. netice: Sonuç. nev'i: (Nevi) Çeþit, cins, tür. nihayetinde: Sonunda. nimet: Yiyecek içecek, özellikle ekmek. nimetþinas: Ýyilik bilir. nispet: (Metinde) Kýyaslama. nispet: (Metinde) Oran, kýyaslama. Sözlükçe 444

nizam: Düzen. numune: Örnek. - P - parloir: (Fr.) Dýþarýdan gelenlerle konuþma odasý. payzen: Ayaðýna pranga vurulmuþ. pederane: Baba gibi. peyda olmak: Ortaya çýkmak. podösü et: Yumuþak, prezante etmek: Tanýtm k. pusetmek: Öpmek. puþide: Örtü. rastýk: Kadýnlarýn kaþlarýný veya saçlanný boyamak için sürdükleri siyah bya. raþe: Titreyiþ. rehavet: Vücutta görülen gevþeklik, aðýrlýk, tembellik. rezzak-ý âlem: Bütün yaratýklarýn rýzkýný veren. riayet etmek: Uymak. rikkat: Ýncelik, yufkalýk. riyaset âlisi: Yüksek baþkanlýðýriyaset: Baþkanlýk. riyaziyat: (Riyazziyat) Matematik. nzk: Yiyecek, içecek þey, nimet.

römark: (Fr. Remarque) Dikkate alma. (Metinde: Tespit, dikkat çekme anlamýnda kullanýlmýþ.) ruhani: Ruhla ilgili. rüþtiye: Ortaokul. -Ssadakar Düz dokunmuþ açýk saman renginde bir tür ipek kumaþ. saffet: Saflýk. sahih: Gerçek, hakiki. sair. Baþka, öteki, diðer. saliha: (Metinde) Din buyruklarýna uygun davranan. salisen: Üçüncü olarak. sallapati: Düþünmeden, saygýsýzca, kaba saba, patavatsýzca. sefaret: Elçilik. sekerat: Can çekiþirken kendinden geçme. selametlemek: Yolcuyu, konuðu uðurlamak. serasker kapýsý: Seraskerin resmî görev yeri. serasker: Sadrazamlýk göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlý ordusunun komutanlýðýný yapan ve aný. sýraca: Deride ve daha çok Sözlükçe 445

boyunda görülen deðiþiklik, lenf düðümlenmelerinin þiþkinliðiyle beliren bir tüberküloz tür sirayet: Yayýlma. sitem: Bir kimseye, yaptýðý hareketin veya söylediði bir sözün üzüntü, alýnganlýk, kýrgýnlý ndýrdýðýný öfkelenmeden belirtme. soeun (Fr.) Kýz kardeþ, rahibe. Metinde "Ma sor" sözcüðü ayný zamanda "rahibe" olan öðretme ir hitap þekli olarak geçiyor. souvenir d'amour: (Fr.) Aþk hatýrasý. souvenir: (Fr.) Hatýra. spleen: (tng.) Terslik, huysuzluk, kin. sülüs: Bir çeþit yazý. süperiyor: (Fr. Superieur) Üst. Manastýr, dinsel kurum vs. baþkaný. sürme: Kirpik diplerine sürülen siyah boya. -þþahadetname: Diploma. þayan: Uygun, yaraþýr. þefkat: Acýyarak ve koruyarak sevme.

þekerrenk: Ýki kiþi arasýndaki dostluk, arkadaþlýk iliþkisinin bozuk olduðunu belirtmek içi nýlýr.

þenaat: Kötülük, fenalýk. þer'iye: Þeriat kurallarýna uygun. þeriat: Dinî temellere dayanan Müslümanlýk kanunlarý. þevk: istek, heves. þifa: Hastalýktan kurtulma. þifahi: Sözlü, sözle. þimendifer: Demiryolu. þirret: Geçimsiz, huysuz, edepsiz, kavga çýkartmaktan hoþlanan. -Ttaalluk etmek: Ýlgili bulunmak, ilgilendirmek. taarruz: Saldýrý. tabiat: (Metinde) Huy. tabiatýyle: Doðaldýr ki. tabiî: Doðal. tabiiye: Tabiat bilgisi. taciz etmek: Sýkýntý vermek, can sýkmak. tafsilât: Ayrýntýlar. tahammül etmek: Dayanmak, katlanmak. tahammül: Kötü, güç durumlara katlanma, karþý koyabilme gücü. Sözlükçe 446

tahassür: Özlem, kavuþmak istenen þey veya kimse için üzülme. tahayyül: Hayalde canlandýrma. tahkikat: Araþtýrma. tahkir: Horlama, alçaltma. tahrirat: Resmî bir dairede yazýlan yazýlar. tahrirî: Yazýlý. tahsisat: Ödenek. takbil: Öpme. taksim: (Mat.) Bölme. talika: Dört tekerlekli, üstü kapalý, bir tür yaylý at arabasý. talkýn: (Telkin) Ölü gömüldükten sonra imamýn mezar baþýnda söylediði dinî sözler. tamim: Genelge. tasavvur etmek: Düþünmek, gözönüne getirmek, hayal etmek. tashih etmek: Düzeltmek. tasrif etmek: Dilbilgisinde bir fiilin çekimi. tavsiye: Öðüt, yol gösterme. tazmin etmek: Zararý ödemek. tecdit: Yenileme. tedris: Öðretim. tedrisat-ý iptidaiye: ilköðretim. teessür: Üzüntü. tefrik: Ayýrma, ayýrt etmek. tefriþ: Bir yeri gerekli eþya ile döþeme. tefsir. Yorumlama. tekaüt: Emeldi. tekdirat: Azarlama. tekellüf: Güçlüðe katlanma. teklifsiz: Resmî veya çekingen davranmama. tekmil: Bütün, tüm. telaffuz etme: Söyleme. tembih: Uyarma. temenna etmek: Eli baþa götürerek selâmlamak. temin: Saðlama, elde etme.

ulum-i diniye: Din bilgisi. veranda: Camlý taraça. yakýnlýk duyma. -Yyadellen Baba evinden uzak yerler. ulvî: Yüce. özendirmek. yaþmak: Eskiden kadýnlarýn ferace ile birlikte kullandýklarý. tevil etmek: Söz veya davranýþa baþka bir anlam vermek. tezevvüç etmek: Evlenmek. usuletle: Usulüyle. yadigâr: Bir kimseyi ya da bir olayý hatýrlatan nesne ya da kiþi. ulûm: ilimler. tetkik etmek: incelemek. varak-ý mýhr-i vefa: Sevgi. heyecan gibi duygularý yatýþtýrmaya.temrin: Alýþtýrma. -Uulema: Bilginler. vukuf: Bilgi. tevdi etmek: Vermek. vasýl olmak: Ulaþmak. vâkýf: Bilen. Vieux'deri) Yaþlý iþi. tercüme-i hal: Özgeçmiþ. viöjö: (Fr. onurlu. vefa: Sevgide sebat. vesile: Sebep.V vaftiz: Hýristiyan dininde bir kutsal iþlem. teneffüs: Temiz hava. görevini üstlenmek. teskin etmek: Acý. hakikatsiz. bahane. sevgi baðlýlýðý. öðrenmek. vekâlet: Birinin yerine bakmak. dinlenmek için verilen ara. tereddüt: Kararsýzlýk. düzeyine aykýrý düþen bir þeyi kabul etmek. býrakmak. vaveyla: Çýðlýk. vakur: Aðýrbaþlý. tesadüf etmek: Rastlamak. öfke. sevide durma. vefasýz: Sevgisi çabuk geçen. tevekkül: Kadere boyun eðmek. velev: Kaldý ki. tevazu: Alçakgönüllülük. teveccüh: Güleryüz gösterme. bilimler. katlanmak. gözleri açýkta býrakan ince y Sözlükçe 448 . vakfetmek: Adamak. vehim: Kuruntu. gurbet. varmak. yan Sevgili. tenezzül etmek: Kendi durumuna. teþrif etmek: Bir yere gelerek orayý onurlandýrmak. usul-i cedit: Yeni yöntem. biyografi. Sözlükçe 447 teþvik etmek: Ýsteklendirmek. virane: Yýkýlmýþ veya harap olmuþ yapýlardan geriye kalan yýkýntý. . vakan Aðýrbaþlýlýk. vâkýf olmak: Bilmek. hatta. baðlýlýk evraký. teres: Pezevenk. dindirmeye çalýþmak. usu l: Yöntem.

alçalma. zabit: Subay. zarp: (Mat. .) Çarpma. zemzem: Müslümanlarca kutsal sayýlan su. . zat: Kimse. yeis: Üzüntü.zaaf: Düþkünlük. umutsuzluktan doðan karamsarlýk. dayanamama.yazýhane: Yazý masasý. zevce: Erkeðin nikâhlandýðý kadýn. ziya: Iþýk. zaruri: Zorunlu. zillet: Hor görülme. daha çok. ziyade: Çok. ziynet: Süs. zikretmek: Söylemek. zýb: Süs. kiþi.Z . yortu: Hýristiyan bayramý. eþ. yegâne: Tek. zerzevat: Sebze. zayi etmek: Kaybetmek.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->