BÝRÝNCÝ KISIM B.

Eylül l Arkadaþlar aslýn bir e kitap yapmak okadar da zor deðil mesela birazdan size yollayacaðým ravenloft adlý roman yaklasýk olarak 400 sayfa bunu tarayýp word formatýna döndürmek 2 saat gibi bir zaman alýyor bu zamaný da yanýn oyacaðýnýz bir 37 ekran tv yada cd roma takacaðýnýz bir audio cd dinler ken okadar hýzlý ge i göz açýp kapayýncaya kadar kitabý taramýþ ve word e aktarmýþ oluyorsunuz tabi bu arada scaner ýnýzýn çook büyük bir önemi war benim elime hiç umulmadýk bir anda ge 310p markalý scanner ýn tarama hýzý 20 saniye 300 dpi gri tonda þuana kadar gördüðüm en hýz diðer modelleri pek bilmiyorum ama araþtýrmaþlarým 40 saniye ile 2 dakika arasýnda deðiþen er wern scanner larýn türkiyede çook olduðu... tabi çok hýzlý scannerlarýn olduðunu nette o esala epson nun enson modeli 9 saniye gibi inanýlmaz bir hýzda taraama yapýyormuþ ama de diðim gibi bunu kullanmadan yorum yapmak çook zor ..

DÖRDÜNCÜ sýnýftaydým. Yaþým on iki kadar olmalý. Fransýzca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün ifesi vermiþti. "Hayattaki ilk hatýralarýnýzý yazmaya çalýþýn. Bakalým neler bulacaksýnýz? bir hayat temini olur," demiþti. Hiç unutmam; yaramazlýðýmdan, gevezeliðimden býkan öðretmenler, o sýnýfta beni arkadaþlarým köþede tek kiþilik bir küçük sýraya oturtmuþlardý. Müdirenin söylediðine göre, ders esnasýnda komþularýmý lakýrdýya tutmamayý, uslu uslu muall yi öðreninceye kadar orada bir sürgün hayatý geçirmeye mahkûmdum. Bir yanýmda kocaman bir tahta direk vardýr. Ne yapýlsa sýnýftan çýkarýlmasýna imkân olmayan a çakýmýn ucuyla ötesine beý isine açtýðým yaracýklara stoik bir vakarla tahammül eden sess aþlý ve upuzun bir komþu. Öte yanýmda manastýr terbiyesinin istediði serin ve maðrur loþluðu temin için yapýlmýþa ben njurlarý hiç açýlmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keþif yapmýþtým. Göðsümü s mi biraz yukarý kaldýrdýðým vakit panjurlarýn arasýndan gökyüzünün bir parçasýyla bir büyük rasýndan tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklýðý görünürdü Doðrusunu söylemek lâzým gelirse, manzara hiç de zengin deðildi. Pencere her zaman kapalý d r, balkon parmaklýðýna hemen daima bir ufak çocuk þiltesi ile yorgan asýlýrdý. Fakat ben, bu kadarýndan da memnundum. Ders esnasýnda ellerim çenemin altýnda kilitli, sor hocalarýma çok ruhani görünmesi gereken r vaziyette gözlerimi 8 Reþat Nuri Güntekin

göðe -panjur aralýklarýndan görünen hakiki gökyüzüne- uydurduðum zaman, onlar bunu bir usla sanarak sevinirlerdi. Ben de onlarý atlatarak bizden gizlemeye çalýþtýklarý hayatý seyrediy uþum gibi bir þey, bir atlatma ve intikam zevki duyardým. Sor Aleksi, izahatýný bitirdikten sonra bizi çalýþmaya býrakmýþtý. Ön sýralarý süsleyen aðýrbaþlý sýnýf birincileri hemen iþe koyulmuþlardý. Yanlarýnda olmadý zlarý üzerinden okumuþ gibi biliyordum: "Ýlk hatýraný, sevgili anneciðimin küçük karyolamýn altýn sarýsý baþý, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir," tarzýnda þairane bir . Hakikatte annecikler altýn sarýsý ve gök mavisinden baþka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kýzlarýn kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet , bizim için bir usuldü. Bana gelince, ben bambaþka bir çocuktum. Çok küçük yaþta kaybettiðim annemden aklýmda pek f r þey kalmamýþtý. Fakat herhalde altýn saçlý ve mavi gözlü olmadýðý muhakkaktý. Böyle olunc bana onu asýl çehresinden baþka bir çehre ile düþündürmeye ve sevdirmeye muktedir deðildi. Beni bir düþüncedir almýþtý. Ne yazacaktým? Duvardaki boyalý Meryem tablosunun altýna asýlm at durmadan yürüdüðü halde ben, hâlâ yerimde sayýyordum. Basýmdaki kurdeleyi çözdüm, saçlar n üzerine indirmeye baþladým. Bir elimle de kalemimi aðzýma sokuyor, ýsýra ýsýra diþlerimin dürüyordum. Filozoflarýn, þairlerin, yazý yazarken burunlarýný kaþýmak, çenelerinin derilerini çekiþtir garip garip huylan

ÇALIKUÞU vardýr ya... Kalemi ýsýrmak ve saçlarýmý gözlerimin üstüne daðýtmak da benim düþüncelere da

Bereket versin benim düþünce saatlerim çok nadirdir. Çünkü o takdirde hayatým -masallardaki çarþamba karýsý ve ocak anasýnýn hayatý gibi- karmakarýþýk bir saç kümesi içinde geçecekti Aradan seneler geçti. Yabancý bir þehirde, yabancý bir otel odasýnda, sýrf bitip tükenmeyec gibi görünen bir gecenin yalnýzlýðýna karþý koymak için hatýralarýmý yazmaya baþladýðým bu ayný küçük çocuk tavrýyla saçlarýmý çekiþtiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uðraþýyor. Bunun sebebine gelince, öyle sanýyorum ki, ben etrafýndaki hayata pek fazla kendini ka pýp koyveren, hafif ve dikkatsiz bir çocuktum. Besbelli sýký zamanlarda kendi kendimle, kendi fikirlerimle yalnýz kalmak için gözlerimle dünya arasýnda, bu saçlardan bir perde koy aya çalýþýyordum. Kalem sapýný kebap þiþi gibi diþlerimin arasýnda çevirmeye gelince, onun hikmetini doðrusu m de pek anlamadým. Bütün bildiðim, dudaklarýmdan mor mürekkep lekelerinin eksik olmadýðý v enç kýz hali alýr gibi olduðum bir yaþta, beni bir gün mektepte ziyarete gelen birisinin ka adeta býyýk çekmiþ gibi çýkarak yerin dibine geçtiðimdir. O gün, bütün düþüncelerime raðmen, ancak þu kadarcýk bir þey yazabildiðimi hatýrlýyorum: "Ben, galiba balýklar gibi bir göl içinde doðdum. Annemi hatýrlamýyor deðilim... Babamý, da erimiz Hüseyin i... Beni bir gün sokakta koþturan bodur bir kara köpeði... Bir gün, dolu bi sepetten gizlice üzüm çalarken parmaðýmý sokan arýyý... Gözüm aðrýdýðý vakit içine damlatý yin'le beraber istanbul'a geliþimizi... Evet, bunlara ben10 Reþat Nuri Güntekin

zer daha birçok þey aklýmdan geçiyor... Fakat bunlarýn hiçbiri ilk hatýra deðil... Sevdiðim , büyük yapraklar arasýnda çýrýlçýplak çabalayýþým kadar eski deðil... Deniz kadar uçsuz bu e büyük büyük yapraklar, dört bir tarafýnda aðaçlar varsa; bu göl nasýl deniz kadar büyük o iniz... Vallahi yalan söylemiyorum ve ona sizin kadar ben de þaþýyorum.. Fakat bu böyle; n e yapalým? Vazifem sýnýfta okunduðu zaman, bütün arkadaþlarým bana dönerek kahkahayla gülmüþler ve zav si onlarý yatýþtýrýp teskin etmek için hayli sýkýntý çekmiþti. * Garibi þu ki, Sor Aleksi, siyah elbisesinin içinde filiz gibi boyu, bembeyaz koleret 'i ile alnýna kaldýrýlmýþ bir saraylý yaþmaðýna benzeyen baþlýðý arasýnda sivilceli kansýz la þimdi karþýmda belirse ve bana tekrar o suali sorsa, galiba ayný cevaptan baþkasýný bula acaðým; yine balýk gibi göl içinde doðduðumu söylemeye baþlayacaðým. Sonralarý öteden beriden öðrendiðime göre bu göl, Musul taraflarýnda, adýný bir türlü aklým yaný baþýndadýr ve benim uçsuz bucaksýz denizim bir aðaç kümesi arasýnda, kuru bir ýrmaktan avuç sudan baþka bir þey deðildir. Babam; o zaman Musul'daymýþ. Ben, iki buçuk yaþýnda kadarmýþým. Yaz o kadar þiddetli olmuþ barýnmak kabil olmamýþ; babam, annemle beni bu köye getirmeye mecbur kalmýþ. Kendisi her s bah atla Musul'a iner, akþamlarý güneþ battýktan sonra dönermiþ. Annem hastaymýþ. Beni bile gözü görmeyecek kadar hasta.

ÇALIKUÞU H Bir zaman pek sefil olmuþum... Aylarca hizmetçi odalarýnda sürünmüþüm. Sonra köylerden biri ma diye kimsesiz bir Arap kadýný bulmuþlar... Fatma, yeni ölmüþ çocuðundan boþ kalan memesi albini bana vermiþ... Ýlk senelerde bir çöl çocuðu gibi büyümüþüm... Fatma, beni bohça gibi sýrtýna baðlar, kýzgý ma aðaçlarýnýn tepesine çýkartýrmýþ. iþte o sýralarda yukarýda söylediðim köye gelmiþim. Fatma, beni her sabah yiyeceðimizle ber bu aðaçlýða getirir, çýrýlçýplak suya sokarmýþ... Akþama kadar alt alta, üst üste boðuþur, z... Sonra uykumuz geldiði vakit, kumlan kümeleyerek yastýk yapar, vücutlarýmýz suda, baþla a kucak kucaða, yanak yanaða uyurmuþuz... Ben, bu su âlemine o kadar alýþmýþým ki, tekrar Musul'a döndüðüm vakit denizden çýkmýþ balý uk ederek çýrpýnýr, fýrsat buldukça üzerimdeki elbiseleri atarak çýrýlçýplak sokaða koþarmý Fatma'nýn burnunda, yanaklarýnda, bileklerinde, dövmeden süsler vardý. Bunlara o kadar alýþ , dövmesi olmayan yüzler bana adeta çirkin görünüyordu. Benim ilk büyük matemim, Fatma'dan uþtu. Döne dolaþa Kerbe-la'ya gelmiþtik. Dört yaþýmdaydým. Aþaðý yukarý her þeyi hatýrlayac a iyi bir kýsmet çýkmýþtý. Dadýmýn gelin olduðu, köþeye oturduðu gün, bugünkü gibi gözümün meli olduðu için bana dünya güzeli gibi görünen kadýnlarla dolu bir evde beni kucaktan kuca zdiriyorlar, sonra Fatma'nýn yanýna oturtuyorlardý.

Sonra, ortaya konan siniler üzerinde avuçla kapýþ kapýþ yemek yediðimizi hatýrlýyorum. Niha yorgunluðundan ve zilli teflerle testi biçiminde dümbeleklerin verdiði sersemlikten, yin e erkenden dadýmýn dizinde uyuyakaldým. Oðlu Hüseyin'i Kerbela'da þehit ettikleri zaman Fatma anamýz sað mýydý, bilmiyorum. Fakat k aðýz, o kara güne 12 Reþat Nuri Güntekin

yetiþtiyse kopardýðý vaveyla, benim düðün gecesi sabahý evde kendimi yabancý bir kadýnýn ko uðum zaman kopardýðým vaveylanýn yanýnda hiç kalýrdý. Hasýlý, Kerbela Kerbela olalý zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiþtir. Baðýrmaktan günlerce büyük adam gibi, açlýk grevi yaptým. Dadýmýn acýsýný aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, t esnasýnda attan düþerek sakat kalmýþ bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almýþtý in, deliþmen bir adamdý. Beni çabucak sevmiþti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasýzlýk a onun sevgisine mukabele edivermiþtim. Gerçi Fatma ile olduðu gibi beraber yatmýyorduk, fakat sabahleyin horozlarla beraber gözlerimi açtýðým dakikada soluðu onun odasýnda alýr, iner gibi göðsüne oturarak parmaðýmla gözkapaklarýný açardým. Fatma'nýn bahçesine, kýrlarýna bedel; Hüseyin, beni kýþlaya asker içine alýþtýrmýþtý. Bu uz oyun icat etmekteki maharetini ben, baþka kimsede görmedim. Asýl güzeli, bunlarýn çoðunun alý, heyecanlý þeyler olmasýydý. Mesela beni lastik top gibi havaya fýrlatýp tutar, yahut k aðýnýn üstüne oturtup ayaklarýmdan tutarak sýçratýr, fýrýl fýrýl çevirirdi. Saçlarým karýþm ktan duyduðum zevki ondan sonra hiçbir þeyde bulamadým. Bazen kaza da olmaz deðildi. Fakat Hüseyin'le aramýzda sýký bir mukavele vardý. Oyunda caný anarsa aðlamayacak, onu kimseye þikâyet etmeyecektim. Bu, benim doðruluðumdan ziyade; onun bir daha benimle oynamamasýndan korktuðum için büyük bir adam gibi sýr saklamaya alýþmýþ o . Çocukluðumda bana hoyrat derlerdi. Galiba haklarý da vardý. Kiminle oynarsam canýný yakar baðýrtýrdým. Bu huy, herhalde Hüseyin'le oynadýðým oyunlardan kalma bir þey olacak.

ÇALIKUÞU 13 Nasýl ki, kendi caným yandýðý zaman da pek ah ü zara kapýlmadan felaketi güleryüzle karþýla adigârýdýr. Hüseyin, bazen de kýþlada Anadolulu neferlere saz çaldýrýr, beni yine testi gibi tepesinin e yerleþtirip garip oyunlar oynardý. Bir zamanlar da onunla at hýrsýzlýðýna alýþmýþtýk. Babam evde olmadýðý zaman Hüseyin, ahýrd oturtarak saatlerce kýrlarda dolaþtýrýrdý. Fakat eðlencemiz uzun sürmedi. Pek günahýna gir ama, galiba aþçý kadýn tarafýndan babama gammazlandýk ve zavallý Hüseyin, ondan iki tokat ten sonra bir daha ata yanaþmaya cesaret edemedi. Halis muhabbet; kavgasýz, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin'le günde en aþaðý beþ nö rdik. Bir tuhaf surat asma tarzým vardý. Odanýn bir köþesinde yere çomelir, yüzümü duvara çevirir n üç, beþ dakika beni bu halde býraktýktan sonra halime acýyarak birdenbire belimden kavrar baðýrla baðýrta havaya kaldýrýrdý. Bir nöbet de kucaðýnda titizlik ettikten sonra nihayet neferi çenesinden öpmeye razý olurdu ve barýþýrdýk. Hüseyin'le arkadaþlýðýmýz iki sene sürdü. Fakat o zamanýn seneleri þimdikilere benzemezdi. zun, o kadar uzundu ki... Çocukluk hatýralarýmý anlatýrken hep Fatma'dan, Hüseyin'den bahsediþim biraz ayýp düþmüyor Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaþýsýydý. Annemle evlendiði sene Diyarbakýr'a ermiþler, gidiþ o gidiþ. Artýk bir daha Ýstanbul'a dönmemiþ. Diyarbakýr'dan Musul'a, Musul' anýkýn'a, oradan Baðdat'a, Kerbela'ya geçmiþ... Bir yerde üst üste iki sene kalmamýþ. Reþat Nuri Güntekin 14 ,;*s

. .Annemi bana benzetirler. Sonra a bir hastalýðý da varmýþ. Bitip olculuklara. bizim bir arada geçirdiðimiz son gün oldu. Fakat buna mukabil beni ara göndermeyi bir vazife bilmiþ. yüzükoyun. daðlarýn sert havasýna. Fakat mümkün mü? Daha uykuya dal dakika olmadan uyandýrýr ve Kalender'deki yalýmýzda. Seni kim bilir ne kadar göreceði gelmiþtir. O biçare de ihtiyar. Bu çýðlýk ve telaþtan gözüm yýldýðý için artýk havuza girmeye cesaret edemiyor. nedense hiçbir iþtim.Þartýmýzda bu var mýydý? istanbul'a beraber dönmeyecek miydik? diye adeta çýkýþýrmýþ. 16 Reþat Nuri Güntekin ilk geldiðim günlerde bu kýrýk heykel. bir bahçe iskemlesine otur uþ. Etrafta bir çýðlýk koptu. Fakat annemi aya ce sevinçle konuþtuðunu. Biraz yorgunluk. bende biraz vahþi tabiatlý. Fakat zavallý kadýn. deniz kenarlarýnda. gibi þeyler söylermiþ. sert bir asker hatýrasý býrakmýþtýr. hiç olmazsa onu istanbul'a götürmek için bir ay iz temiþ ve cevap beklemeden yola çýkmýþ. Misafir olduðumuz evde b eni yataðýna oturtarak ÇALIKUÞU 15 saçlarýmý tarýyor. bugünkü gibi gözümün önün . güneþ ve rutubetten kararmýþ rengiyle. istanbul'a dönmek babamýn içine sinmemiþ... Fakat annem: . Kendisini zorla ayýrýrlar diye korkuyormuþ. Ýki gün evvel biraz hava deðiþti de ondan ol um.Seni hiç olmazsa bir mevsim için. Bir gün yine bu vaziyette balýklarý seyretmekle meþguldüm. Hele babamla evlendiði seneden kalma bir fotoðrafý vardýr ki be nim modelim gibidir. Beyrut'ta denize kavuþmak.... Herhalde Türkçe konuþuyor olmalýydýlar ki ne söyledikle . Bu manzara. Lüks bir vapurda kýlýksýz bir Arap neferinin ku caðýnda bir minimini kýz çocuðu. düðmelerimin kopuk olmasýna aldýrmadan baþýný göðsüme k Bir gün büsbütün ayaða da kalktý. Mahfeler içinde çölü geçiþimiz bugünkü gibi hatýrýmdadýr. Tablo... Çok zayýfmýþ. civarýndaki koruda veyahut Boðaz'ýn s rýnda geçmiþ bir uzun rüyayý anlatýrmýþ. Bulunduðumuz ev kalabalýktý. Fakat zavallýnýn bütün evlilik hayatý. Fakat ben. ellerimin kirli. bu havuzun kenarýnda kollarý omuz baþlarýnda ak bir çocuk heykeli vardý. bu hastalýðý saklamaya ça sýn. Annemi ertesi gün açýk bir sandýðýn kenarýnd aþýr bohçasýnýn üstüne düþmüþ. Yavaþ yavaþ bir þey konuþuyorlardý. Havuzun yeþilimsi sularýnýn kýzýl yapraklarla örtülü olmasýna göre mevsim yapraklarý seyrederken altlarýnda birkaç kýrmýzý balýðýn dolaþtýðýný gördüm ve büyükannemi ntari ve yeni potinlerimle havuzun içinde yürüyüverdim. Neye uðradýðýmý anlamaya meydan kalmadan teyzelerim beni kucaklar k yukarý götürdüler. H . omuzlarýndan hiç eksik etmediði siyah atkýsýyla. Birçok günler büyük bir bahçede çocuklarla boðuþtuðumu. annemi biraz canlandýrýr gibi olmuþtu. sýhhatçe hiç bana benzememiþ. cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaþtýðýmý biliyorum. iba biraz da büyükannem ve teyzelerimle karþýlaþmaktan çekinmiþ. Sonra tabii. biraz arkada.. dermiþ. Babam...Benim hiçbir þeyim yok. Annemi yabancý bir toprakta býraktýktan sonra. Sonra. geçer. Fakat bu seyahati Hüseyin'den baþka kiminle yapsam muhakkak bu kadar mesut zdým. bir yandan öpüp bir yandan azarlayarak üstümü deðiþtirdiler. babamý çok sevi-yormuþ.. Hüseyin'se namaz kýlar gibi yanýnda diz çökmüþtü. çok göreceði gelmiþ olmasý lâzým gelmez mi? Büyükannem serasker kapýsýna. sandýðýndan yeni elbiseler çýkararak süslendi... iki ay için annene göndereyim. bana sakat bi gibi görünmüþtü. Birkaç uyku dakikasýna bu kadar uzun rüyalarý sýðd rleri herhalde çok. fakat rmalar bir türlü netice vermiyormuþ. Akþamüstü k. günden güne büyüyen bir kýz çocuðunu kýþlada linde terbiye etme imkânsýzlýðýný da düþünmüþ olacak. Yalýmýzýn arkasýndaki korulukta bir taþ havuz. er sokaklarda.. zanarak baþýmý suya sarkýtýyordum. dudaklarýnda bir kan lekesiyle ölü bulmuþlar! Altý yaþýnda bir çocuðun epeyce þeylere aklý ermesi lâzým gelir. * Beni istanbul'a neferimiz Hüseyin getirdi. istanbul'u göreceði geldiðini babamdan saklarmýþ.... Bu.. yeni yürüyen bir çocuk gibi onu bileklerinden tutarak aðladýðýný h . çöllerin ateþine dayanacak bir vücutta deðilmiþ.. Nihayet annemin hastalýðý artýnca babam. mabeyincilerin konaklarýna giderek aðlayýp sýzlýyormuþ. vapurda birçok kimseye kimbilir ne sefil ve cý görünmüþtür.

Onlarla haftalarca eðlendim. çirkin Hüseyin'in bana Beyrut'a çýkar çýkmaz gönderdiði bir k ma. Beyaz gecelik gömleðimin u eri bacaklarýma dolaþa dolaþa oraya koþtum. uzun býyýklarýný dizgi çekmek ve bir süre baðýrtmak lâzým gelirdi.. Niçin? Bu incelikleri akýl edecek yaþta deðildim. pis. Uykumu almýþtým. omuzlarý çökmüþ. Ben ömrümde o günkü kadar dalkavukluk e eyin. onun uyuduðuna kanaat getirdikten sonra yavaþça karyolamdan indim. tavý e hareketlerim neþelenir.mýyordum.. Hüseyin'den ayrýldýktan sonra da böyle yaptýðýmý hatýrlýyorum. bu ayrýlýðýn vakti gelince güneþi urun yaðmasý gibi hiçbir tedbirle önüne geçilemeyecek bir felaket olduðunu gayet iyi anlýyo O gece. son bir gecemi daha onun koynunda geçirmekten ibaretti. bahçede bir hurma ormaný meydana gelmesini bekliyordum. bütün yalvarmalarýma raðm alarak büyükanneme teslim edeceðinden emindim Zaten bütün istediðim. Ötekileri bahçenin ötesine. hareketsiz ve sessiz bir insan diy aha açýkçasý bir miskin þeklinde tasvir ederler... öyle sanýyorum ki yakýn kimsesi ve baþkalarýna açýlmaya kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir þeydir. Yalnýz... bana bakarken kocaman mendiliyle gözlerini siliyor-du. Bende daima bunun aksi olmuþtur. ihtimal. ben diye getirdikleri akraba çocuklarýna saldýrarak canlarýný yakýyordum. ara sýra bana bakmalarýndan þüphelendim. Aylarca her sabah küçük bir kova ile onla luyor. * Romanlar mahzun insaný. Hüseyin'i hatýrlayarak odasýna koþmuþ ve beni neferin boynuna sýmsý k uyumuþ görmüþ. . Ne zaman derin bir üzüntüye kapýlsam gözlerim parlar. Diþimle kýrarak havuza attýðým simit kýrýntýlarýna üþüþen kýrmýzý balýklarý izliyo dibine vurmuþ akislerine bakýyordum. içimde dayanýlmaz bir acý vardý.F. Yabancýlar tarafýndan ayýplanacak bir vefasýzlýkla Hüseyin'i çabucak yakadan silkip atmýþtý lmiyorum ama. ye kelimelerle "Hüseyin pis. Hüseyin'in bir kerevet üzerine serilmiþ yataðýn Onun uykusu çok aðýrdý. kapýnýn yanma çömelmiþ. ben. koskoca býyýklarýyla utanmadan aðlýyordu. Fakat pencer ay ýþýðý içindeki oda bembeyazdý. Çocuklarýn bazen yaþlarýnýn çok üstünde garip seziþleri vardýr. Bir za ayanarak büyükanneme baktýktan. Hüseyin. Sur dilencilerinden öðrendiðim dualarla büyükannemin. Baðdat'ta.. Bunlarýn bitmesinden bir felaket gibi korktuðum halde bir oturuþta ni silip süpürdüm. Hüseyin. Neden sonra büyükannem. sabaha karþý uyanýp da beni yataðýmda göremeyince çýldýracak gibi olmuþ. Bitiþik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkýtmýþlar. deniz kenarlarýna dö van arasýndan sokaða." diye yere tükü-rüyordum. onu uyandýrmaktan korkuyord Uyanýrsa beni eskisi gibi koynuna yatýrmaya razý olmayacaðýndan. edepsiz. Merdiven tahtalarý gýcýrdadýkça büyük bir insan ihtiyatýyla yerimde durarak aðýr aðýr Kapýlarý sürgülemiþlerdi.. Büyükannem. Hüseyin çirkin. þamdanlarla bahçelere. Fakat seslerinden. Bununla beraber zavallý. hiddetimi ÇALIKUÞU 19 yatýþtýrýr gibi olmuþu.2 18 Reþat Nuri Güntekin taramýþlar. berisine diktim. Dünyayý hiçe sayýyormuþum gibi kahkahalar türlü gevezelik ve delilikler yaparým. Ayrýlýk gününün faciasýný hâlâ hatýrlar ve gülerim. Birk bütün yalý ayaða kalkmýþ. Yanýmda adý anýldýkça yüzümü ekþitiyor. muhteþem bir yamyam kolyesi þeklinde bo tým. büyükannemin karyolasýna bitiþik küçük karyo- ÇALIKUÞU 17 lamda birdenbire gözlerimi açtým. ona sahiden de dargýndým. Ellerinde lambalar. Baþýmda yanan kýrmýzý gece kandili sönmüþtü. bahçenin ta öbür ucundaki bahçývan kulübesinde yatardý. O geceki münasebetsizliðim yakýn zamanlara kadar aile içinde söylenmiþtir. Fakat bu gece ben.. içim içime sýðmaz olur. teyzelerimin eteklerini öpüyordum. Zaten Arabistan'dayken de sabahlarý onu uyandýrmak çok zor bir iþti rini açmaya razý olmasý için ata biner gibi göðsüne oturup zýplamak. ayaklarýmýn ucuna basarak odadan çýktým. Tavþan gibi kulaklarý kmiþtim.. Baþka çocuklar gibi karanlýk ve yalnýzlýkta dým. Yaramazlýktan kuduruyor. Ööö. Fakat bahçe kapýsýnýn yanýndaki pencere açýk býrakýldýðý için dýþ iþ oldu. gözleri sönmüþ. Bir mýný katýrboncuklarýyla karýþtýrarak ipliðe dizdim. Bununla beraber. kayýkhaneden havuzun iki karýþ suyuna kadar her yeri arayýp Çalýkuþu . Bereket versin çekirdekleri kalýyordu.

Biçare büyükannemde hiç uyku býrakmamýþtým. Bilmem baþkalarýnda da öyle midir? Bizim ailede öksüzlere e günah sayýlýrdý. parlak bir cildi vardý. onu geldiði yere gönderirdi. Bizi kapýnýn yanýnda perdeleri ve pa . Akrabalarýmla bir türlü geçinemezdim. bir baþka gün de kocaman bir çamaþýr teknesini sürüye sürüy kendimi akýntýya salývermiþtim. Çocuklarýn arasýna karýþmaktan hoþlanmaz. Bir kere yaþça bü nra çok uslu ve aðýrbaþlýydý. büyükannem hiç þüphesiz beni alýr. Öyle ki adamcaðýz. be-resiz olmaz ve dai onmuþ gibi bez parçalarýyla sarýlý bulunurdu. Kâmran'ýn kývýrcýk san saçlarý. beni iyiden iyiye sevgisiyle sarmýþ bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden benim gürültümle uyandýkça yataðýnda doðruluyor llarýmdan tutup sar- ÇALIKUÞU 21 sarak..Zavallý büyükannem þaþkýna dönmüþtü. Köprüde tekrar bir arabaya binerek bitip tükenmez yokuþlardan çýktýk. ýstýraba susamýþ bir ruhla yatakta uyanýþ ve hatýr luðu da unutmamak lâzým. Kadýncaðýz. Bu sakallý amc me "Evliya parmaklýðý" derdi. Þaþýrdým. Nedense. minder örtüleri gibi muzýr bir iþle meþgul bulunduðuma delalet ederdi. yüzünü týrmalar. Akraba çocuklarý arasýnda yalnýz birine karþý anlaþýlmaz bir çekingenlik ve cesaretsizliðim ime Teyze'nin oðlu Kâmran. Birdenbire bir çýðlýk. Çünkü parmaklarým bir gün bile yarasýz. yorum. Taþ mý pek aðýrdý. yakýndan yanaklarýna baksam. Bütün çocuklarýn "Sakallý Amca" diye çaðýrdýklarý tuhaf bir akrabamýz vardý. Maamafih ona çocuk demek de pek doðru olmazdý. benim taki ime memur ettiler. çekingenliðime raðmen bir gün Kâm-ran'la da kavga ettim. yahut aðaçlarýn altýnda kitap okurdu. Sesim kesildiði vakit yalýyý ade bu. beyaz. insan gibi sevmeyi. Sabah karan ktan baygýn düþünceye kadar gürültü ve yaramazlýk ederdim. sevdiðimi güzel güzel okþamayý öðrenmemiþtim. yoluna devam ederse benim vücudumu çekemeyecek kadar ince dallara çýkmakta tereddüt etmeyeceðimi ve bir kaza çýkacaðýný anladý. hastalýklý bir ihtiyar kadýnýn bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden uykudan uy nmasý zordur. O kadar parlak bir ci . benim on sene kapalý kalacaðým sor mektebiydi. Ne düþündüyse düþündü. tartak a çevirirdim. bir ba bacasýndan taþ atýp aþçýyý korkutmak için dam tepelerine týrmanýrdým. Binde bir içimde bir sevgi dalgasý kab u da ayrý bir felaketti. kolumdan tutarak bir oda a kilitlemekti. beni teyzelerimin yanýnda býrakmaya yanaþamýyor. Babam da tesadüfen istanbul'da bulunuyordu. yoksa iyebilseydi. nazik. Benimle baþa çýk-mak hakikaten imkânsýzdý. sonra büyük bir taþ binanýn kapýsý önünde durduk. Yaþça kendimden 20 Reþat Nuri Güntekin çok büyük olan akraba çocuklarýný bile yýldýrmýþtým. hatta ne yalvarma beni aþaðýya indiremiyordu. elleri ceplerinde k deniz kenarýnda dolaþýr. istanbul'da ancak bir hafta alabilmiþti. kulaklarýný ýsýrýr. bir sýðý etine düþmemden korkuyordu. bir vaveyladýr koptu. Büyükannemin ölümü onu müþkül bir mevkide býrakýyordu. Bekâr zabit. dokuz yaþýnda bir kýz ç sürükleyemezdi. Evet. ihtimal. insanýn üstüne bir canavar yavrusu gibi atýlýr. tekrar aþaðý in Hasýlý o gece ortalýk kararýncaya kadar. ne tehdit. Bununla beraber. Zavallýyý bu sefer de Trablus'tan Arnavutluk'a kaldýrmýþlardý. ça eçtik. yahut da sandalye ayaklarýný testerelemek. "Ne vardý ölüp de bu yaþýnda bu canavarý benim baþýma musallat edecek?" diye anneme Fakat þurasý da muhakkaktý ki. * Onu kaybettiðim zaman dokuz yaþlarýndaydým. bu dakikalarda annem karþýsýna çýkýp "Bu canavarý mý.. cesaretim olsa da kulaklarýna yapýþsam. benim ya bir yerimi keserek sessiz sedasýz kanýmý dindirmeye çalýþtýðýma. Bahçedeki aðaca saklanmak içi zar. Fakat dinlenmiþ bir vücut. verdiðim zahmetlere raðmen eminim ki büyükannem benimle çok avundu ve mesut oldu. Burasý. Yalýya ara sýra bir doktor gelip giderdi. Hasýlý. Bir gün kuþlara bez ve tahta parçalarýyla yuva yapmak için aðaçlarýn tepesine çýkar. Nihayet bahçývaný. kuþ gibi aðaç dalýnda tünedim. aynada gibi kendimi göreceðimi sanýrdým. Pek çekilmez hale geldiðim zaman verdikleri ceza. deniz kenarýnda s pete koyarak taþýdýðým bir kaya parçasýný onun ayaðý üzerinde býraktým. bir sabah beni elimden tutarak vapura bi stanbul'a geçirdi. Bir gün kapýda bu doktoru bekleyen boþ arabaya a tlayarak hayvanlarý kamçýlamýþ. ya bir yerden an baðýrmamak için kývrandýðýma.

Dün akþam ta köþe baþýnda Reþat Nuri Güntekin 24 . Bahçede kuru bir aðaç vardý. afýma baktýðý zaman çenemi avuçlarýmýn içine saklýyor. Bir gün el iþi makasýyla saçýmdan kestiðim bir parçayý zamkla çeneme yapýþtýrdým. öteyi beriyi karýþtýrmaya baþlamýþtým. aile arasýnda aldý yürüdü ve Feride adý bayram elbiseleri g pek sayýlý günlerde kullanýlan resmi bir ad olup kaldý.. "Nedir bu yaptýðýn?" Yaptýðýmda ne fenalýk olduðunu anlamýyordum.. sonradan bu isim. Yoksa baþka türlü benim kahrýmý çekmek mümkün deðildi. baþýndaki beyaz baþlýðýn uçlarý garip bir kuþun kanatlan gibi saçlarýma sürünerek yanaklarýmý okþadý. biraz sonra içeri giren siyahlý bir kadý u eðildi. o baþýný öte yana çevirince ellerimi apazýn taklidini yapýyor ve çocuklarý güldürüyordum. Mektepte ben. Mutlaka bir köþeye sinerek arkadaþlarýmýn inmesini bekler. Ellerini sallayarak babamý yatýþtýrmaya çalýþýyordu.Hangi köpeklere? Ne yemeði? . Yahut aklarýmý birbirine yapýþtýrarak zýplaya zýplaya basamaklarý atlardým.Viranedeki köpeklere. Bu sörler ya hakikaten melek gibi sabýrlý insanlardý. "Bu çocuk insan deðil. Gözlerimi yüzüne kaldýrarak: . Sor Süperiyör'le konuþurken ben. Mektebin en büyüðü bu Sor Süperiyör'dü. dolaþmaya.. Babam. çalýkuþu!" d iþte o günden sonra adým unutulmuþ ve herkes beni "Çalýkuþu" diye çaðýrmaya baþlamýþtý. Bilmem nasýl. Ara sýra mektebimize. Herkes gibi merdivenlerden ini çýkmak benim için deðildi. Sor Süperiyör. baþýmý sýnýfýn koridora açýlan penceresine çevirecek oldum. 22 Reþat Nuri Güntekin Mektebe ilk ayak atýþýmýn yine bir kaza. gözlüklü bi giderdi. En ihtiyar hocalara kadar herkes onu Allah gibi say Böyle olduðu halde kendisinden hocaya karþý suç ortaklýðý rica etmem kadýncaðýzý neþelendi ciddiyetini muhafaza edememekten korkuyormuþ gibi gülerek ve parmaðýyla beni tehdit ede rek koridorun karanlýðýnda kayboldu. Evdeki haþaralýðým orada devam ediy rdu.Köpeklere yiyecek vermek fena mý Ma Sor? dedim . Sýnýftan çalýp getirdiðim kaðýt sep larýný doldurmakla meþguldüm. bu vazoya benzemez daha neler kýracaktým. telaþla beni kolumdan yakaladý. Kýrýlan vazonun eriyör ise bilakis gülüyordu. Sert bir sesle beni yanýna çaðýrdý: "Buraya gel Feride. bu kahkahalarýn sebebini lü anlamayarak öfkesinden çýðlýk çýðlýða baðýrýyordu. Ü i resimlere parmaðýmla dokunmak istediðim bir vazo yere düþerek kýrýldý. Çalýkuþu benim hem hoþuma gider. bir gün de beni yemekhanede yakalamýþtý. "Ne yapayým? Bir Çalýkuþu'ndan ne beklenir?" derdim. Her þey Önceden konuþulup hazýrlanmýþ olacaktý ki. parmaðýmý dudaðýma götürerek "sus" iþ da parmaklarýmla ona bir öpücük gönderdim. Camýn arkasýnda Sor baktýðýný görmeyeyim mi? Þaþkýnlýktan ne yapsam beðenirsiniz? Boynumu bükerek. Ah. Babam kýlýcýný çýkartarak yerinden fýrladý. Ma Sor. Sýnýfta mütemadiyen gevezelik eder. Fýrsat buldukça oraya týrmandýðýmý ve tehditlere kulak asmadan una kadar daldan dala atladýðýmý gören muallim bir gün. yahut da benim hoþ bir tarafým v rdý. beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. Muallimimiz. Bir aralýk. hem iþime yarardý." dedi. bir yaramazlýkla baþladýðýný hatýrlýyorum.. çenesinde keçi sakalýna benzeyen bir küçük sakal taþýyan.rlarý kapalý loþ bir odaya aldýlar. sonr biner gibi týrabzanýn üzerine atlayarak kendimi yukarýdan aþaðýya kapýp koyverirdim. oradan oraya dolaþýrdým. Bir münasebetsizliðimden þikâyet edildi rsuzca ÇALIKUÞU 23 omuzlarýmý silker.

Yanýnda i yakalayarak bir vuruþta sineði kürsünün üstüne yapýþtýrdý. Fakat hayret! Müdirenin çehresi rüyada gördüðüm . sonra arkasýný duvara dayayýp k küçük bir baygýnlýk geçirdi. Sor. Sor Süperiyör.. Ayný saffetle: . soldan saða döndüm ve kývrandým. O gece yataðýmda ben de bir yarým saatçik saðdan sola. Ne oluyorsunuz?. ayaklarýma dolaþmaya baþladýlar. büyük bir felaket haberi almýþ g erini baþýna götürerek: . onu þiddetle sallayarak zavallýnýn bembeyaz akasýna mürekkep sýçratýrdým. ikincinin sonlarýna doðru kapý aralandý. Hiç çekinmeden: . Ertesi gün birinci ders vakasýz geçti.... sonra bu kâðýt parçasýný yemekhanede yakaladýðým i ineðinin sýrtýna zamkla yapýþtýrdým ve akþam mütalaasýnda bir bahane ile hocamýn yanýna yak e býraktým. Hem nasýl istiyorsunuz ki kapýdan çýkayým?. Çatkýn bir çehreyle üzerime yür aðýrýyordu. kuyruðunu titreterek kürsünün üzerinde yürüdüðünü görünce bir feryat kopardý. Biraz sonra Sor Süperiyör'ün odasýnda idim. aziz annemizi melekler ziyarete gelmiþ!" gib i bir sözle en can alacak yerinden vururdum. izamsýzlýðýma mani olacaða benzemezdi.. Fakat itaatsizlik etmek hiç öyle deðil. apýcý beni býrakýr mý hiç? Birinci defasýnda: "Ma Sor Terez seni çaðýrýyor!" diye aldattým ica ederim siz de beni haber vermeyin.Çamaþýrhanenin arkasýndaki duvardan atladým. omuzlarýmý kýsarak.. sen mektepten nasýl çýktýn? diye sordu. Kitaplardan birinde boyalý bir akre p resmi bularak makasla etrafýný kestim.. Zannederim ki baþka bir mektepte bunu yapsam ya hapsedilir .... Bereket versin bir simitçi geçiyordu.. Sepeti sýmsýký eteklerimin arasýnda tuttum. içimde ar ve haya duygularý hayli inkiþaf etmiþti.4* i$* karþýladýlar. benimle yüz yüze gelmek için yere çömeldi: . hoca afif kürsüye vurarak onlarý sükût ve ciddiyete davet ediyordu.Nasýl cesaret ettin? dedi. dedim. Çünkü köpeklerin aç kalmalarý tehlikesi var. Duvar çok alçak.Merak etmeyiniz Ma Sor.. duvardaki Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaþlarla dua ederken. Bir baþka hocamýzýn son derece temiz ve titiz olduðuna dikkât etmiþtim. Sörler ne garip insanlardý. Fakat zamanla. Ertesi gün muha istintaka çaðrýlacak ve kim bilir ne olacaktým? Uykum arasýnda Sor Süperiyör'ü birkaç kere karþýmda gördüm. mesela. galiba bu kadýn kadar beni sevmedi.. "Sabredin. Dehþet! Ben.... haþarýlýðýma.. Hocam tanýyordum. Zavallý kýz. Az kalsýn beni parçala aklardý.. Hocalarýmýn zayýf damarlarýný yakalamýþ rinin en ziyade neden üzüleceðini gayet iyi keþfeder ve ona göre iþkenceler hazýrlardým. 26 Reþat Nuri Güntekin Sonra kabahatimin kolay geçiþtirilecek kabahatlerden olmadýðýný anlýyordum. beni yere yatýrýyorlar-d Benim de inadým tuttu. Mesela Sor Matild isminde ihtiyar ve son derece mutaassýp bir musiki hocamýz vardý.. Sörlerin buna benzer hareketleri o zaman yelin kayaya tesiri gibi bir þeydi. beni kurtardý.. Ben Sör'ü lakýrdýya tutarken sinek yürümeye baþlamýþtý. Zalimler bir türlü lakýrdý anlamýyorlar. dedi. ben hakikaten garip. Býrak ana.Küçük hayvanlarý korumak güzel þey. heykelin et rafýnda uçuþan sinekleri göstererek: "Ma Sor.Peki. havagazý lambasýnýn ýþ rýný. Þöyle böyle on iki yaþýnda vardým. Yanýndan geçerken k min iyi yazmamasýndan þikâyet eder gibi yapar. içeri giren hocaya bir þey söyledikten sonra beni eliyle dýþarý çaðýrdý. Hayatta kimse. dilimi çýkararak kös kös dýþarý çýkarken çocuklar gülüyorlar. böceklerden pek korkardý.. O. Viraneye g eden vermem!" diyordum... . gözlerini gözlerime dikmiþ beni dinliyordu. Ben kýrýntýlarý kapýcý ile köpeklere gönderirim. yahut da bir baþka ceza görürdüm. O.. gizli gizli içeriye iþlemiþ bu silinm lerin bende þifasýz bir zaaf ve rikkat tortusu býrakmýþ olmasýndan korkarým. Yine bir tanesi vardýr ki. anlaþýlmaz bir çocuktum.. ÇALIKUÞU 25 Evet.

Gördükleri hakarete aldýrmayarak beni köþkten kaçýrmaya gelir arda serserilik eder. tembellerin yaptýklarý gibi kollarýmý sýranýn üstüne koyarak uyukladým emek yemedim. iþin nihayetinde o. Ýmtihanlarýn çok yakýn olduðunu söyledim.. Kâmran Aðabeyi'nin hemen hemen bir eþi idi. Faka yetiþmiþ bir insan sayarak bana tepeden bakar. annesinin dizi dib inden ayrýlmayan. akþam mütalaasýnda þi tli bir ateþ bastý. sýcak b edisiydi. ona fera .. Güneþ vurmuþ tepelerinde kýrlangýçlar uçuyor Birdenbire bana da onlar gibi bir canlýlýk geldi: .. zevkimden titreyerek hatýrlarým. yürürken ince bir dal gibi sallanýyor zannedilen narin vücudu... Fakat Allah'ýn kulu. Razý olmadým. bu görücüye çýkan eski zaman kýzý naz ve Bu sözleri ne de olsa söyleyemem tabii. Fakat Sor Süperiyör gibi benim de dilim tutulmuþtu rerek açýk pencereden karþýki aðaçlara baktým. Onlarý bahçeye toplayarak baþlarýna geçer. 28 Reþat Nuri Güntekin Necmiye. r ÇALIKUÞU 27 Bu defa da Sor Süperiyör baþýmý göðsüne dayadý ve uzun müddet býrakmadý. hepimiz öleceðiz. * Yaz tatillerimi Besime Teyzem'in Kozyataðý'ndaki köþkünde geçirirdim. Beni elimden tutup göðsüne çekecek gibi bir hareket ya Sonra yine býraktý: . okumuþluðu. kitaplarýný yýrttýðýmý.. Ne yapalým. Bir þey söylemek istiyordum. dedim.. Anlamýþtým. suda um. Ýzin alarak eve göt er. Buradaki çocuklardan bana hayýr yoktu. kabalýðý bu kadar nezaketle karþýlayan bir delikanlýya daha fazla sataþmaz. ama galiba ziyadece. Ayaðýna taþ atarak onu kývrandýrdýðým günü hýncýmdan.Peki ama sende de ne zamana kadar bu pýsýrýklýk. saçlarýný çekeyim. bir gün bir parça canlan. Görüþ günü olmadýðý halde biraz sonra teyzelerim beni görmeye geldiler. Bereket versin. Bu yaþta bir kýz. yaralý ellerimle eteklerimin yýrtýklarý lýþarak içeri girince. bir kucak parlak tüy yýðýný altýnda ara yen ve o haliyle alýk ve tembel Van kedilerine benzeyen Necmiye'yi bana misal göster irdi. bir an akrepli sinek oyununu icat eden ve hocanýn bayýlmasýna sebep olan yaramazýn ben deðil. on dört.nzemiyordu. Dudaklarýmdan g ihtiyari münasebetsiz bir þeyler kaçmasýndan korkuyormuþum gibi eHmi aðzýma kapar. aksi bir þey söyle de kedi gibi boy una atýlarak seni tozun. sözünün arkasýný getirmeye muvaff Beni sýnýftan getiren Sör'ün birdenbire mendilini yüzüne kapayarak dýþarý çýktýðýný gördüm. gözlerinde hain bir gülümsemeyle: "Ne zaman a kadar bu çocukluk Feride?" derdi. gönüllü çocuklardý. sadakor gömleðinin a asýndan çýkan uzun beyaz boynu ile erkekten ziyade kýza benzeyen bu çocuða son derece içerl m. o olduðuna inanacak gibi oldum. Usluluðu. topraðýn içine yuvarlayayým.. çocuðum. Geceye doðru güneþten yüzümün derisi pul pul olmuþ.. Ertesi sabah uyandýðým zaman her zamanki Çalýkuþu idim. bahçenin çitleri üzerinden aþarak yemiþ çalardýk. yýlan gözlerine be gözlerini parmaklarýmla tehdit edeyim. maþallah on üç.Anladým Ma Sor. annesinin dizi dibinde büyümüþ. Bir aralýk. nazikliði.. . Sor Süperiyör. Kaç defa koþarken ayaðým kaymýþ gibi yaparak üstüne düþtüðümü.. Besime Teyzem'in kýzý Necmiye. Zaten kýz kýsmýnýn da böyle olmasý lâzým geldiðini içimden tasdik etmez deðildim. üzülmeyiniz. köþkün bahçývaný vasýtasýyla kapý dý r. Mamafih imtihanlarýn çok yakýn o gün her zamankinden fazla azgýnlýk etmekten men etmedi. teyzem saçýný baþýný yolar. yumuþacýk.. Erkek akrabalar ve konu komþu tarafýndan ikide birde ballandýrýlan meziyetleri fena hald e kanýma dokunuyordu.. Fakat o yirmi yaþýna yaklaþan ve sivri uçlu incecik dudaklarý üstünde incecik býyýklarý çýk oskocaman Kâmran'a ne oluyordu? Kýz ayaðý gibi küçücük ayaklarýnda beyaz podüsüet iskarpinl aplarý. Baban bir parça hastaymý r parça diyorum. elindeki bir kâðýt parçasýný buruþturuyor.. zavallý arkadaþlarým istiskale uðramýþlar.. Yüzü mahzundu.Fende. Yaþ. terbiyesi ve daha bilmem neleri ikide birde baþýma k kýlanlardan biri de Kâmran'di. neyse ne.. kadar adeta ku-dururdum. sessiz ve biraz da hastalýklý bir çocuktu. dudaklarý titriyordu.. O kadar ki. O kadar ki. kýz. etrafta muhacir çocuklarý vardý. Üzücü bir haber. Sana bir haber vereceðim.. küçük.

bu töreni takiben tatil aylarýnda hain arkadaþlarým.. . Aklýma bir þey geldi.Mümkün ama Kâmran Bey için zararlý olur sanýrým.Peki ama.Ne gülüyorsun? diye sordu. hatta birkaç erkekle al . O. Ama þimdiki yaþta deðil. Kuzenim: .. mavi gözlü isa'yý. . . Çünkü Allah esirgesin evde kavga imin hali ne olur? Vaktiyle nazik ayaklarýna yedikleri taþý unutmamýþlardýr sanýrým.Ee. kadýn tuvaletinden lardý.Sonrasý ne olacak. kahkahalarla gülmeye baþladým. baþ baþa dövüþerek hýncýmý çýkar a çare kalmýyor gibiydi. Kadýnlar. karþýlarýna ilk çýkan bir. Paskalya bayramýnda i onlarýný yaparlar.Darýlma o halde.Nasýl? dedim.. Misafirlerden biri bir münasebetsizlik etti: .. . senin tuvaletlerinle uðraþýr. ÇALIKUÞU 31 Kilisede mum ýþýklarý.Ayýp ettik.. onunl atý günden güne uzaklaþýyordu. Zaten senin aðzýnda bakla ýslanmaz. 30 Reþat Nuri Güntekin Öfkeyle yerimden kalktým. Aþaðýda kahkahalar devam ediyordu.. Allah seni yanlýþ yarat akmýþsýn. . olur biterdi.. dedim. bütün dikkatimle yýrtýk bir bluzu Kendimi tutamadým.. on dördüne gelmiþ bir kýz için pek ayýp oldu ama...Nasýl olacak? Kâmran'a varýrsýn.. Bir kerecik olsun saç saça. Sonunda nasýl olsa söyleyeceksin . Alýklaþtým.. sonra?.Peki sonra?. gelin duvaklarýna benzeyen kucak kucak tüller örtülerek Isa Peygamber'le niþan-lanýrlardý. yaptýracaklarý kýþ elbiselerinin rengi hakkýnda ondan fikir alýyorlardý. yirmi iki yaþlarýnda bir erkek. . . kapýlara çarparak odama çýktým... Sebebi þu: On üç. Baþýmý kaldýrdým ve bütün gözlerin bana baktýðýný gördüm... gözlerimi iri iri açarak: .. baharda. ÇALIKUÞU 29 Yaðmurlu bir gündü. dedim... "hem suçlu. Þu Kâmran'la evlenmek galiba iyi bir þey olacaktý. Lakýrdýya çanak tutm saçma söylemekte bu kadar ilerlemiþ deðilimdir. etekleri yere deðen beyaz ipek elbiseler. on dört yaþýna gelen Katolik arkadaþlarým.. gözlerimi þaþýlaþtýrmýþ. Kendimi top gibi ryolanýn üstüne attým.Deminden beri bir karýþ yeri dikinceye kadar parmaðýmý delik deþik etmiþ olmama göre ben rmi. belki de benimle eðlen ardý.. Allah'ýn emriyle. Kâmran. orgla çalýnan ilahiler.. ama anlaþýlan elimdeki hain sökük. Peygamber'in kav-liyle seni kendime alýrdým.Söylemem... balmumu renkli. Gülüþmeler arasýnda garip bir ciddiyetle odama çýkýyordum. bütün d almýþtý. Ben. Mamafih. Alacaklarý olsun... on dört sularýnda..Ne geldi? . Kim bilir. bir zaman için için kaynar.Haydi nazlanma. Fakat bu kýzgýnlýðým daha ziyade kendimeydi. dedim. Sen hanýmlarla tuvalet konuþurken düþündüm ki.. Mamafih kapýdan tekrar döndüm: . bir köþede dilimi çýkarmýþ. hemen niþanlýlarýna vefas rler. . her tarafý dolduran bahar çiçekleri kokularý bir kat daha aðýrlaþan günlük ve ödaðacý dumanlarý içinde yapýlan bu niþan töreni pek güze ne yazýk ki.. sokak iþlerine bakarsýn. Þöyle on üç. hem güçlü" kavlince yine taarruza geçtim: . kusura bakmazsýnýz a Topuklarýmla merdiven tahtalarýna vurarak. dedi. bu þimdi de mümkün Feride. Çünkü yaþlarýmýz gittikçe büyüyor. söküklerini diker.Hiç.. köþkün alt katýnda akrabadan birkaç hanýmla..erah küfretmek için bahçenin yalnýz köþelerine kaçardým.. Odada bir kahkahadýr koptu. . bu taþkýnlýk ancak birinci üç mtihanýna doðru yatýþýrdý. * Yaz tatili sonlarýnda mektebimiz.

Fakat son derece korkmuþ ve utanmýþ ol kendimi tutamadým.Mektep açýldýðý zaman. kýz dediðin böyle mi olur? Topaç gibi bir vücut. Kaza vallahi.. Cevabý onun yerine ben verdim: . ellerimi mektep gömleðimin göðsü üzerine ka fçe boynumu büktüm. Bu iki haftayý geçirmek için Kozyataðý'na ttiðim zaman kirazlar yetiþmiþ. ÇALIKUÞU 33 Bir akþamüstü yine bir aðaç tepesinde kiraz yiyor.. Misel. sörlerden ziyade benden çekinirlerdi. Adamcaðýz iri bir dalýn üstüne ata biner gibi oturmuþ. Onlar. Yaþ on beþe gidiyordu. büyükannelerimizin "Aman alýyoruz. dilimi çýkarýp gözlerimi þaþýlatarak ken irdim. elini gözyaþlarýndan sýrýlsýklam kesil padý. ona aðlýyor. Biçare Per-kal basmasý kimbilir ne renkle re girmiþti? Aðaçtan düþmek tehlikesine raðmen. sakallý dayýnýn dediði gibi aðzýmda bakla ýslanmazdý. Hasýlý arkadaþlarýmýn beni aralarýna almamakta haklarý vardý.. Hiç unutmam. dedi. yetiþmiþ koskoc O dakikada yer yarýlsa yerin içine girecektim. neler neler getirirlerdi. Bu on beþ gün içinde serçe kuþlarý gibi hemen hemen yalnýz kirazla geç yüksek dal tepelerinde kalmýþ son kirazlarý bitirmeden mektebe dönmezdim. olduðum yerde kýmýldamasam belki de münasebetsiz bir kuþun. at gibi bir kýzýn arsýz arsýz güldüð iddetten kaþýný. bu ne renk böyle? Perkal basmasý mübar lacak. .Ne o Misel. Kýzlarýn en darlarýna hediye edilen renkli ve yaldýzlý peygamber ve melek resimlerinin altýnda sakla nan fotoðraflarýn gençlere ait olduðunu anlamakta güçlük çekmezdim.. ara sýra ellerimden tutup beni pencere kenarlarýna çekerek yüzümü miyop gözle kacakmýþ gibi yüzüne yaklaþtýrarak. arkadaþlarým bavullarýnýn gizli bir köþesinde mektuplar.. bir kýz olduðum halde zevzek bir çocuk muamelesi görmek pek de hoþ bir þey deðildi. yüzümde acayip renkler rdu. Bu mevsimde kýzlar ikiþer.Misel. en arka sýraya çekilmi anenin sessizliði içinde birdenbire bir hýçkýrýk duyuldu. gözünü oynatarak: . bahçede ve sýnýfta tek baþýma kalýrdým. üçer kol kola dolaþtýklarý zaman neler konuþtuklarýný bilirdim. dedim.. çekirdeklerini fiskeyle uzaklara savurar k eðleniyordum. fotoðraflar ve daha ne bileyim. sen aðlýyor musun? Niçin? dedi. bonmarþe camekânýnda bebek seyrediyorum zanneder. Hadi caným. bahçede adeta tellal çaðýrýrdým. Kartacalýlarýn maðlubiyetine meraklandý. bir kýþ akþamý mütalaahanede derse çalýþýyorduk. Bunlardan biri yoldan geçen yaþlýca bir komþunun ta burnunun ucuna tesadüf etmesin mi? Adamcaðýz neye uðradýðýný anlayamamýþtý." diye telaþla Eyüp'teki Niyet Kuyusu'na koþtuklarý yaþ. Daha doðrusu dikkatsizlik. maþallah sizin gibi eriþmiþ. Fakat herkesten ayrý kalmak. Niçin mi diyeceksiniz? Çünkü gevezey im. büyük bahçenin caddeye bakan yüzünü baþtan baþa kaplayan ki iþlerle donanmýþ bulunurdu. fýrça ile boyanmýþ bir yüz..Beni affediniz beyefendi. Arkadaþlarým bana karþý adeta bir esrar lirlerdi. Bahçenin bir köþesinde inin -etrafýnda uçuþan küçük böceklerin bile duyamayacaðý bir sesle. ne eskiyecek!" diyordu. Hiç yakýþtýramadým.. Kirazý çok severdim. Bahçede ikiþer. * Tatiller içinde en sevdiðim Paskalya yortusu idi. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakýyor. Misel isminde çalýþkan bir ký rkadaþýna Roma tarihini müzakere ettirmek için sörden müsaade almýþ. Boyum fazla uzamamýþtý. tepesinden g en düþürdüðü bir çekirdek sanarak çekilip gidecekti. dedim. Sakallý dayý. "Kýz bu ne cilt. fakat baþýný aðaca Sesimi çýkarmasam. Sýnýfta bir kahkaha koptu. Aþaðý yukarý annelerimizin gelin olduklarý. F a böyle þeylere karþý son derece mutaassýptým. Fakat hýrçýnlýðýma raðmen vücudum geliþiyor. Birinin mesela bir bahçe parmaklý r komþu genciyle masum bir çiçek alýþveriþini duydum mu. Sor baþýný kaldýrdý: 32 Reþat Nuri Güntekin . gülmeye baþladým. üçer kiþilik gruplara ayrýlýr ve birbirlerine kene gibi yapýþýrl Ben biçare.arkadaþýnýn kulaðýna f dým.Bravo haným kýzým. .

.... tatlý sesli adamla gevezelik etmek hoþuma gidiyordu: ÇALIKUÞU 35 . Düþmeye o kadar alýþýðým ki. Somurttum: .. Kýzlar tatil günlerinde genç erkeklerle kur yaparlar..... bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyiþe aldandý.. Bilmem neden. bütün öteki güzellikleri tamamlar.. . Yalnýz ben þimdi mendilinizi nasýl iade edeceðim? ... Asýl ismim Feride. gülüyord . Sizin adýnýz ne bakayým? ....Mesela sizi oðluma almakta tereddüt edebilirim. Asýrlarca müd le bu ilahi ana oðlu bile kandýrmýþ olduðuna göre. Elbette.Yalnýz þimdilik müsaade edin de size birkaç kiraz vereyim.. bu kibar tavýrlý.. Sonra güzelliðim de yo Bana sorarsanýz bu...... mavi yahut yeþil gözler lâzým.Aman dallar çatýrdýyor.Böyle dikkatsizliklerin yetiþmiþ bir küçükhanýma zararý dokunabileceðini düþünmüyor musun Çalýkuþu . ..Bu masum yalvarma jesti mektepte sörler ve dindar talebelerin Meryem ve Isa karþýsýnda d ua ederken aldýklarý bir jestti. bu ihtiyarcýðý da haydi haydi rikkate ge ti.Bitti efendim..Ah.Nereden biliyorsunuz? .. dedi.Merak etmeyin... onlarý size nasýl vereceðim? Buldum efendim..Nasýl olur? . zaten uslu bir kýz olsam da almazdýnýz. kiraz çekirdeði atmaktan çok daha büyük suçlarým vardýr. Yalnýz. Ben. diye baðýrýyordu. Tahminimde aldanmamýþtým... . bitti... mektepte bir âdet vardýr. dedi. ona da çare buldum.Siz çirkin misiniz kýzým? dedi... iki dakika. nasýl isim böyle? .. . Tesiri herhalde çok zaman tecrübe edilmiþti.. Üç. zar fetsiz bir isim. . Kendim gibi yuvarlak. Þimdi onu yere düþürmeden tutmanýzý rica ederim. Gayet temizdir. Bir sincap hafifliðiyle dallara týrmanmaya baþladým... iþittiðime göre zengin olmayan kýza pek iltifat eden olmazmýþ. Önlüðümün cebinden mendilimi çýkardým.Niçin olmasýn? Hem baþka bir þey de var. kirazlarý içine doldurarak bir çýkýn gibi baðladým: . sarý saç.Ziyaný yok. emin olun. ...Çünkü benim aðaca çýkmak. Bir . Henüz burnumu silme-dim. sonra m .Bu... Ben kendimi bilmez miyim? Kýz dediðiniz böyle mi olur? Uzun bo y. söyleniyordum: . birkaç güne kadar pansiyona döneceðim..Þu halde kendilerine de kiraz atabileceðim demek? dedim.... Keþke oðluma sizin gibi ini bulsam... zavallý çocuðum... . gözlerimi açarak: .. Size hediyem olsun! ... Elini güneþin yandan vuran ýþýklarýna siper ederek dikkatli dikkatli bana bakýyor.. Bu ihtiyar bey vaktiyle biraz yaramazmýþ galiba. yumuþa se bana güzelce bir þey söylemek lüzumunu hissederek: ..Niçin acaba efendim? dedim.Çalýkuþu. Bu sözler.. ihtiyar beyi pek eðlendirmiþti. Ben bu telaþa aldýrmýyor. beni mektepte böyle çaðýrýrlar da. ihtiyar komþu.Mendili hiç merak etmeyin. beklenmez bir çeviklikle kiraz mendilini yakalamýþtý.. .O cihetten sigortalýyým beyefendi.Pardon..Feride Haným..... ihtiyar komþu. Bir. ellerini yüzüne kapatar .Elbette.F 3 34 Reþat Nuri Güntekin Maksadý gayet iyi anladýðým halde.. kendinin ne olduðunu far decek yaþta mýsýn acaba? Her neyse.Aman kýzým. Mesela yakýn olsak þakaðýmda bir yara izi ki. Beni affettiðinizi ispat için unlarý mutlaka almanýz lâzým. Acayip bir bakýþ ve deðiþik bir sesle: ... fukaralýktan daha büyük bir kusur.. Ben de güldüm.. Sen güzelliðin ne olduðunu anlayacak.. . Düþeceksiniz Feride Haným. Komþu. Sebep olacaðým.. Ona ne þüphe.. Ýki..Çok teþekkür ederim kýzým.Ne demezsiniz? dedim. Sizin adýnýz da kendiniz gibi güzel.. Düþeceksiniz.. .

.. uzun boylu bir e yaptýk. siyah bu sarýþýn çehresine çok iyi gitmese. . "Duvarýn üzerinde sarýþýn... benim mektepteki saman altýndan su yürüten daha fen-lenmiþti. derim olur biter... birbirimize!" diyeceðim. sende bir þey var!" diyecekler vþek... yavrularýný öyle acemi çaylaða kaptýracak göz var mý? 38 Reþat Nuri Güntekin . Gül verdim diyeceðim... elbiseler takýmýyla çöplüðe atýl Neriman. Benim onda çekemediðim þey fazla koketliðiydi. kedi. Köþke bir alay misafir gelmiþti. görürüz!" diye söylenirdim. yemin edeceksiniz!" diyeceðim ve bir yal an uyduracaðým. Nem olacak?" diyeceðim. Fakat bu da olmadý.. Kocanýn lakýrdýsý açýldýkça bu kadýnýn: "Benim için artýk hayat bitti!" diye bir yalancý te i.. kadýnlar arasýnda bulu aman þöyle böyle çekiliyordu... böyle bir kepazelikten çekinme bile. Bir aðustos mehtabý gecesiydi. Teyzelerim saçlarý. baþlarý aðarmýþ koskoca kadýnlardý. kepazeliðin dik âlâsý. O. * O senenin yazýnda bu aðaca çýkmak illeti yüzünden baþýma bir þey daha geldi..Ne yalaný? .. Bunlar arasýnda Neriman diy yirmi beþlik bir dul vardý ki... daha böyle bir þey beceremediðim rýnda küçük 36 Reþat Nuri Güntekin düþüyorum.. Yalnýz. Tabii. öyleyse. Onlar: "Çalýkuþu. þimdi itiraf etmeye mecburum ki. Biraz evvel birbirimizle kavga etmemize býçak sýrtý kaldýðý halde þimdi ihtiyar komþu ile g n birbirimize el sallýyorduk... "Ne konuþtunuz?" diye soracaklar. bakýþlarý bambaþka oluyordu... köpek okþar gibi hareketlerle beni de avlamaya çalýþmýþtý.. Hasýlý. bu Neriman'ýn köþke dadanmasýndaki sebebi sezer gibi olmuþtum.. benim cadaloz teyzelerimde.. inanmayacaklar. Lapacý Necmiye'yi insandan saymak ta bii doðru olamazdý. bir þey kurdum. mahzun mahzun gülümseyeceðim.. Fakat nedense ben ýsýnamamýþtým. "Beni güzel bulduðunu söyl di. Gülü mendil içinde vermek âdet deðild Hediye mendil verdim. O soðukluk hâlâ devam etmesine raðmen.Sizinle tanýþmam bu yalaný kolaylaþtýrýyor.. O halde. Yüzüme karþý bir þey söylemeye cesaret edemiyorlar ama muhakkak benim ahmaklýðým . beni mahvederdi. O vakit: ki. Ben. haince sine güzeldi. Otuzuna yaklaþmýþ bir dul kadýnýn yir i bir çocukla evlenmek istemesi. Ben.. beyaz saçlý diyemem. Ben de mendil içinde kiraz verdim. beni sýkýþtýracaklar. Neriman'ýn çok sevdiðini söyledikleri kocasý bir sene ÇALIKUÞU 37 evvel ölmüþtü. Ama kimseye söylemeyeceksiniz..ektep açýldýðý zaman bunlarý birbirlerine anlatýrlar. "Hayýr.. Fakat bende öyle bir his vardý ki. o halde?." diye yemin edeceðim.. Bunun için daima siyah giyerdi. Hem siz küçükken sarýþýnmý Arkadaþlarýn huyunu bilirim. Bizim köþkte Neriman'a akran sayýlacak kimse yoktu. demek tabii münasebet a lmaz..... matem devam etmeyecek. Bu sefer ben. Ara sýra ötekin yaðýna ip takmaktan baþka konuþacak lakýrdýlarý olamazdý. ara sýra köþkü þereflendirmesi bir vaka olurdu. böyle yaparken ben.. Galiba bizim budala ku zeni gözüne kestirmiþti. Evlenmek için mi? Zannetmem. Bana yaptýðý avanslarý daima soðuk karþýlýyordum. bu Neriman. O. fena halde içerler: "Karþýna diþe dokunacak bir i çýksýn. Mektebe gittiðim zaman mühim bir sýrrým varmýþ gibi baþ düþüneceðim. Dünyada kendilerinden baþka kimseyi beðenmeyen teyzelerimden alýk hizmetçi kýzlara kadar he kes bu kadýna hayrandý.. Aramýz hayli þekerrenkti. Fakat araya kazara bir erkek karýþacak oldu mu yüzü deðiþiyor ahkahalarý.

... "Bana ne olur mu?" Kâmran. kendi kendime ip atlarken. Sý . soluk so luða boðuþuyorlardý. Neriman'la konuþurken güya bir þey belli etmemek istiyor ama. iskambil falý açark en..... bahçenin bir köþesinde aðaçlarýn karanlýðýna dalmýþtým. "N bu fena kadýna güzel bir tokat atacak!" diyorum. yahut yere yatarken. Fakat o canavar. hayli yüksekçe bir dalýna çýkarak oturdum. Kuzenim. bembeyaz kýz ellerinden umulmaz bir 40 Reþat Nuri Güntekin kuvvetle onu evvela omuzlarýndan. Oturduð caðým diye ödüm kopuyordu. Kâmran Bey. Za gýr zangýr titremeye baþladým." diye birkaç kelime geldi. düþmaným da olsa kuzenim. Ta öbür uçta dallarýndan bir kýsmýný komþunun bahçesine sarkýtmýþ ihtiyar bir çýnar vardý. Bu ehtap gecesinden sizde unutulmaz bir hatýra býrakmaya elden geldiði kadar gayret ederi z. Bu nutuk arasýndan kulaðýma yalnýz: "Neriman. Neriman yavaþ yavaþ duvara yürüyor. Yoksa ne yere bakan. yürek yakan cinsinden sin bir sarý çýyandýr. o halde? O haldesi var mý? Mesut dul. "Rica ederim. gelin kuzularým.O halde. köþkün önündeki verandada. korkacak ne var? Buralarda kim olur?. benim gözü r mý? Çocuklarla boðuþurken." diyor. Sesini çýkar sana!" diye baðýracaðým. meleðim. Düþmesem bile gürültü edeceðim. Ne görsem beðenirsiniz? Kuzenim. Yüreðim oynuyor..... kalabalýk bir grup halinde konuþup gülüþüyorlardý. Biraz önce onlara g l bir oyun oynamaya karar verdiðim halde þimdi beni sezmelerinden ödüm kopu-yordu. beþ adým gerideyd varlarýn arasýndan geçip yollarýna devam etmeye kudretleri olmadýðý için bulunduðum aðacýn ular... mesut dulla b ber bana doðru geliyor. Onlar. . rica ed erim. babayani halini severdim. oturduðum yerde davul çalsam galiba farkýnda olmayacaklardý. neredeyse kadýnýn aðzýna girecek.... Ara sýra hiçbir þeyin farkýnda deðil gibi görü rýndan geçerdim. Neriman önden yürüyordu. Kuzenimin birdenbire ona yürüdüðünü. neyin nesi olduðu belli olmayan bir kadýn onun ahlâkým bozsun? Ne anlatýyordum?. z bir lüks lambasý ýþýðýnda. Sizi bana Allah gönderdi.. Neriman'ýn müzik notalarý gibi hesaplý ve ahenkli kahkahalarý sinirime dokunduðu için kendi ndime uzaklaþmýþ. Nihayet. o kadar kendilerinden geçmiþlerdi ki. Sahic i bir kuþla yer deðiþtirip bu dallarýn üstünden gökyüzüne kanatlanmayý. Biraz sonra görüþürüz. Boþ korku! Onlar. sesler kesildi. bir aðustos mehtabý gecesiydi. Çýnar yapraklarý arasýnda kaçan ay ýþýklarýndan saçlarýnýn birbirine k Ne rezalet Yarabbi. onunla ölünceye kadar barýþacaðým. yayvan dallarýna çýkýp dolaþýr yahut otururdum.. "Ne isterse yaps sana ne?" diyeceksiniz.. komþunun bahçesinde karanlýkta a bir þey varmýþ da görmek istiyormuþ gibi ayaklarýnýn ucuna basarak kalkýyordu. Hemen seslerini kýsarlar yahut lakýrdýyý deðiþtirirlerdi. sonra bileklerinden yakaladý. gözlerim onlardaydý.... arkasýndan kýsýk bir kahkaha geldi.. Kâmran'a budala dedim ama. Elimden gelse: "Miskin. bir yemiþi olmamasýna raðmen. iri. gönül eðlendirecek. Gelin yavrularým. Hemen gözlerimi açtým. ne rezalet! Bütün vücudum zangýr zangýr titriyordu. cicim. ne yapacaðýný bilemiyor gibi görünen Kâmran'a dönüktü.. ÇALIKUÞU 39 Oltasýna balýk yaklaþtýðýný gören bir balýkçý gibi baþtan ayaða dikkat kesilmiþtim.. Tam bu esnada aðustosböceði cýrlamaya baþlamaz mý? Çýldýracaðým. O gece de öyle yaptým. Kuzenim bir Arap köle gibi dört. yapraklarý hýþýrdatacaðým di Neriman Haným'ýn da bir iki kelimesini yakalýyordum. Kucak kucaða. kýzgýnlýðýmdan. Kuzenimin mesut dula çekti orum. kulaklarýmý diktim.. yukarýdaki ay iller up giderek bu dünyadaki insanlarýn yüzlerini artýk görmemeyi ne kadar istiyordum. Evet. fantazisine uþaklýk edecek yeni bir kýsmet avlaymcaya kadar benim kuzenle dalga geçecek. bir sofa gibi üzerlerinde hiç kor kusuz gezilen. ellerini kaldýrdýðýný görüyorum. Kâmran bunu yapsa ben de aðlayarak ken dimi aðaçtan atacaðým... Ýster miydi m. bunu yapmadý. Bu vaziyette tabii arkasý. Biraz sonra kulaðýma hafif bir ayak sesi. lüksüne.

Aðaçta adeta bir kovalamaca oyununa baþladýk. Korku. aðaç dallarý arasýnda çarpýþa Gözlerini oyduktan sonra muhakkak aþaðý atacaðým. . Yerimden doðrularak sert bir emir verdim: .Öyle mi? Neyimden korkuyorsunuz acaba? . Mamafih ne pahasýna olursa olsun. yýlan gözlerinin yakýndan baktýðýný görürsem.Benim sizinle konuþacak bir þeyim yok. O. Yakýn dallardan birini tutarak aðacýn gövdesi ne atlýyor... Ben..Benimle konuþmayý niçin bu kadar istediðinizi anlayabilir miyim acaba? Benim bu sözlerim karþýsýnda o da deðiþti. bu gece sahiden canavar kesilmiþti.. Bilirsiniz kij ben Çalýkuþu'yum. meþhur "karga ile t alýndaki tilki gibi aðacýn altýnda sinsi sinsi dolaþmaya baþladý.. 42 Reþat Nuri Güntekin Onun sesini taklit ederek kahkahalarla gülüyordum. dört kere iskarpinlerine ve suya bakan. . daha yukarýlara çýkmaya hazýrlanýyordu.Durunuz. O yaklaþtýkça ben yukarýlara çýkýyordum. Faka ttikçe inceliyordu. Namussuzlarýn o dakikada þaþkýnlýklarýný iz! Biraz önce ay ýþýðý gibi ayaklarýný yere dokundurmadan yürüyor hissini veren mesut dul þimd ak.Þimdi görürsünüz.Biliyorsunuz ki.Durunuz bakalým orada.. r tarafýndan duyulunca hemen bir kahkahaya döndü.. Ölür müsün. Sen aþaðý gelmek istemezsen ben yukarý çýkmayý bilirim.Bu ne garip konuþma Feride?. azýcýk aþaðý iner misin? dedi.Þaka mý? Ne münasebet? ÇALIKUÞU 41 . Seninle konuþacaðým var da. . Politikayý deðiþtir k sordum: . þakayý býrak!.Bir gevezelik etmenden. Tehdidime aldýrmadan akýmdaki dallara týrmanmaya devam yordu. . Rahatýmý bozmayýnýz.Feride. Gelirse daha yukarýlara ç\k-maya hazýrlanarak: . aðzýmdan bir ses çýktý. Nihayet utanýp sýkýlmayý býrakarak bana: ... bir sandalyeye oturacaðý zaman pantolonunu parmaklarýnýn ucuyla dizkapaklarýndan tutup yukarý çeken nazlý ve nazenin kuzen min aðaca çýkmak istemine gel de gülme.Feride. Bu. . alaycý bir tavýr aldým. onu cesur ve çevik yapmýþtý. Çaresiz... ciddi bir sesle: .Dudaklarýmý parmaklarýmla sýkmama raðmen. ciddi bir tavýr alarak durdu: de. size hürmetim vardýr. hatta cevap vermedi.. dedim.Hiç.. Ben yapacak baþka þey bulamadýðým için hâlâ gülmeye devam ediyordum. ' . bunu yaparsa yerimi kýrarak kuzenimin yerine benim haykýrýp baðýrma ihtimalim vardý... . Oralara bejden baþkasýnýn ayak basmasýna tahammül edemem. Kuzenim de öyle yapmak istemiþti. Korkuyorum senden. gülmeyi kestim. aldýrmadý.. Fakat o hýzla biraz gittikten sonra ne düþündüyse düþündü i döndü. Netice fena olacak... . Feri-. öldürür müsün? Yürürken yolunda bir incecik su birikintisi gördüðü zaman telaþ vermeden evvel üç. Biraz evvel þiir okuyan sesiniz birdenbire deðiþerek "aman aman aman" diye aya baþlarsa feci olur. mesele çok mühim. Fakat nedense bu çýlg yi doðru bulmý^ yordum. Ancak.... Hakikaten bu ne garip konuþmaydý!.Ama sen de çok oluyorsun.. dedim. çocuðum.Seninle þakalaþýyoruz ama. Ya onu. Sizi aða' tan aþaðý yuvarlamaya mecbur olur am pek üzülürüm. Bir aralýk duvarýn üstüne atlayýp kaçmayý düþündüm.. galiba bir feryattý. bu gece birbirimize yaklaþmamalýydýk... ya kendimi. Böyle bir þey o ti. Fakat o. topuklarýný burkularak alabildiðine kaçýyordu. Onun yeþil. O.. Bu gece aðacýn üstünde onunla yüz yüze gelmek fikri nedense beni çýldýrttý. ý .. Aðaçlar benim mülk . Çýktýðý dalýn üstünde doðrularak daha yukarýlara bakmaya baþladý. .Ne münasebet? dedim.

yürek biçiminde bir tuvalet aynasý.. . Ayýp olur. bir gün eli sulu yemiþleri dolduracak gibi bir jest yaparak onlarý çýðlýk çýðlýða baðýrtmýþ-tým. Fazla üzülmeyin.. Parmaklarýmý parlak ve yumuþak derisine sürerken adeta hürmet duyduðum çantama. Bir hoyrat çocuktan ziyade yetiþmiþ bir genç kýza yakýþacak bu þeylerin bana verilmesindeki neydi? Çalýkuþu'nun gözünü boyamak.Merak etme. þýk bir el çantasý.Yetiþir artýk. Fakat ben. Bazý þeyler vardýr ki. Bu tehdit.. ne söylememden korkuyorsun? Ben...O... Beni mutlaka görmek ister gibi ýsr dýrarak: . hemen hemen bir genç kýz olduðumu söyleyiþimde elbet bir maksat var. güzel þeyler hoþu yordu. bir yandan o kadar sevdiðim bu eþyalarý bile yýrtýp kýrmak.Bilmem. Biraz gözümü açabilsem... Hadi gönlün rahat etsin. Söz uzarsa içinden çýkamayacaktýk. bahçenin aþaðý tarafýna yürümeye baþladý. Artýk pantolonunu fa k dallardan birine oturdu... ... * Mektebin ilk haftalarýnda bir pazar günüydü. . sokakta gezmeyi pek sevmezlerdi ama nedense o akþam karanlýða kalmýþtýk. sana verilen hediyelerin kýymetini böyle mi bilirsin? diye azar iþitiyordum... Kendin düþün. Kâmran'ýn bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder.. Yemin mi?. .. . . kendi kendime oturuyordum aðacýmda. çekik gözlü Japon kýzlarýyla süslenmiþ þemsiyemi yere. ona acýdýðým için deðil. Üzeri sazdan köþkler.. ..... Sörler bizi Kâðýthane tarafýna gezmeye götürmü Sörler. nefretim bir türlü geçmek bilmiyordu. . Artýk eskisi kadar çocuk deðilim.Bu gecekinin her zamankilere benzememesinden... onun da uzun zaman ben den korktuðunu hissettim.. fakat ne olursa olsun artýk onunla konuþmaya tahammülüm kal an önce kendimi kurtarmak için: / ..Feride... Resimli bir Japon þemsiyesi.Feride. dedi.. her gün yaptýðým þey deðil mi? .Sana büyüdüðümü.. Baþka yazlar mektebin açýlacaðý günlerin yaklaþtýðýný gördükçe baþým aðrýr. gagasýný kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan ba olabilirdi? 44 Reþat Nuri Güntekin Baþkasý tarafýndan hatýrlanmaktaki zevki anlayacak yaþa gelmiþtim. hâlâ þakaya devam ediyor görülmekle beraber. . ipe k mendiller. Neriman'ýn gittiði tarafa gitmekten utanýyor ibi. Kâm-ran'a gelince. dedim. Feride?. üzülmüþtü. sonra ayaklarýmýn al arak aðlaya aðlaya ezmek istiyordum.. Mesut dul. ufak tefek þ ajlarla onu daha neler neler almaya mecbur edebilirdim. o geceden sonra köþkte görünmez oldu. gözlerim kararý insanlardan uzaklaþacaðým günü iple çektim. H kuzenim. Kâmran çok yorulmuþ. ipek çoraplar.Söz.. aðlayacak haldeydi.. . çocuk görür. Fakat nedense bu hediyelere ehemmiyet verdiðimi ne Kâmran'a ne de baþkasýna göstermek isti yordum. Kös kös aðaçtan indi.. . Söz mü. yemin.inanayým mý? ÇALIKUÞU 43 . / Ben. Hemen misafi rinin yanýna dön.Bu gecede ne fevkalâdelik var ki?.Zannederim ki. Korkulacak bir þey olmadýðýna /min olabilirsin... .Hem ne biliyorum ki.. Uzatýrsan sözümü geri alacaðým.. Kâmran'ýn korkusu yavaþ yavaþ hayrete dönüþüyor gibiydi. onu korkuttu. Fakat artýk büyümeye b hiç fark edemez.. Sonra.... inanman lâzým. fakat inanmak gelmiyor içimden.. tozlarýn içine yzelerimden: ... Ne istersen.Ne kadar baþka türlü konuþuyorsun Feride. istanbul'a her iniþinde bana hediyeler getiriyordu. Ya hiddetle baðýrdým: . Kuzenime olan küskünlüðüm.

.... Bir münasebetsizliktir yapmýþým.Herkes senin ne olduðunu bilmez mi? . Þu halde Çalýkuþu'ndan sonra bana bir de gour de diye isim takýlýr-sa. Beni çirkin mi buluyorsun? .Sen misin Çalýkuþu? dedi.Herhalde beni arkana almayý teklif edecek deðilsin. yürürken daha az acý hissetmiyor musun? Dediðini yapmýþtým. Hangisi olursa olsun fena þey.. manalý bir yan bakýþla hazi sedim: . öyle sevme çýlgýný bir kýzdý ki.Ne demek istiyorsun? 46 Reþat Nuri Güntekin .Siz öyle zannededurun. balkabaðý gibi naya gelirdi.. . boynumu çarptýrarak tasdik ettim: ..Hiç. Çirkin deðil.Niçin?. Yükün biraz hafifler. Zaten kýsa boyum..... Misel. ...Feride de âþýk olmuþ. Bilmem nasýl oldu? Bir aralýk farkýna varmadan arkada rýmla aramdaki mesafeyi dehþetli surette açýlmýþ buldum. . Fakat ýslah kabul etmez surette saf. Misel. Türkçesini pek iyi bilmiyordum ama. Ne yapýp edip bu haysiyet kýrýcý tehlikenin önüne geçmek Yine ondan öðrendiðim bir jestle baþýmý Miþel'in omzuna koydum. Kolun u omzuma at. durmuþ hayretle bana bakýyordu.. dedi. Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim.... . .Maalesef öyle.. dedim.Koca budala. .O halde hemen kolumdan çýk.. Fakat koluna girebilirim. Daha kuvvetli.... . Ben de seni belinden tutayým.Biliyor musun Feride.. Misel bu defa hayretinden bir istavroz çýkardý: .. ayaðýmý yaraladýðýmýn farkýnda deðilsin galiba.Evet Misel.Ben.. Biraz yürüdükten sonra Misel: .. Feride? Misel. Çok güzel.Budala mý? Niçin? . Nasýl buna ihtimal veriyorsun? . Feride.. beni tutmakta devam ederek: . diyorlar.. Birden durdum: .. dedi.... Kimse ile kur yapmana ihtimal olma dýðýný. Ben de seviyorum... .. Belki hatta güzel.Güzel.Ne zannedecekler? .Biraz evvel oynarken düþtüðümün.. Miþel'e derdini anlatýyor. Buna imkân yok. Sanki senin böyle bir maceran olamayacaðýný.Elbette..Ben deðil herkes öyle düþünüyor...Doðru mu söylüyorsun? dedim. kalýnca vücudumla bu ka baklardan birine de pek benzemez deðildim....ister misin sana yardým edeyim? dedi. aptal . . dedim ve yalanýmý bir kat daha yutulur bir renge sokmak için de iç çektim.. taburun en arkasýnda yürüyordum.Ne söylüyorsun.Tabii hayýr. deðil mi? Öyle deðil. Zavallý Misel. i. . Niçin böyle kendi kendine. . dedim. Artýk arkasýný getirmek namus borcu oluyordu: . Sevgi iþinde Çalýkuþu bir hakiki gourde'dur. . Sen çok iyi bir kýzsýn.. yavaþ yürüyorsun? Sað ayaðýmýn bileðine sarýlý mendili gösterdim: .Mersi Misel. dehþet. Beni her zamanki âde- ÇALIKUÞU 45 tim üzerine en önde gidiyor zannetmiþ olacaklar ki hiçbir taraftan bir ses çýkmýyordu.. Derk yanýmda bir gölge belirdi. Nasýl.. bunu baþkasýnda sezmek bile ona zevk veriyo t.Benim için böyle mi düþünüyorsun? ... Ben..Hayýr. diyecekler. Yazýk ki bir türlü inanamýyorum.. . dediði gibi ne çare ki inanmaya ve açýktan açýða sevinmeye cesaret edemiyordu. .. Bu pozda yürüdüðümüzü gören arkadaþlar ne zannedecekler? . Hakikaten iyi oluyordu.... Halime acýdý.. Baktým. dedim. sukabaðý.. gourde Fransýzcada asmakabaðý.

.. Þaka mý.. bir sýrma tel ile birbirine baðlanmýþ iki þeker kutusu uzatarak: .Þüphesiz senin için.Ta kendisi. dedi.. hiç hoþlanmadýðým bir tipti.Kuzenimle birbirimize kur yapýyoruz. Arkadaþlarým arasýnda masalýmýn do dan þüphe eden varsa bu kutuyu görünce onlar da fikirlerini deðiþtirmeye mecbur olacaklardý e güzel! . Yine bir kýr gezintisi dönüþüydü. beni aramaya gelmiþ olsun! Misel herhalde yan lýþ görmüþ olacaktý.Ah. o senin adýndýr!" demek bile aklýna gelmiyordu.. hem üzüleceksin. Fakat bakýþlarýndan. dedi. Hem sevineceksin. yaramazlýðý býrakmaya mecbur oldum.Haydi Feride. o ka .. Akþamüstleri son teneffüste Miþel'in koluna asýlarak yavaþ yavaþ yeni masallar uydurmakta devam ederken.. ne güzel! 50 Reþat Nuri Güntekin söylemiyordu. .. Öyle bir ikâyesi uydurayým ki sen de þaþ. ne saadet! Misel. deðil mi? . inanmýyordum. Israrý býrakmaya can atýyordum.. Bu vaziy ette bir insanýn bebek gibi atlamasý. _ ý j ?? .. . gülüþlerinden ne demek istediklerini anlýyordum.Haydi. artýk ýsrarý býrak..Bir genç erkeðin kur yaptýðý kýzý görmeye gelmesinden daha tabii ne olur? dedim. . . ban ip bir gurur veriyordu. Misel yanaðýmý okþadý.Bugün senin sânsýn kuzen mektebe geldi. elimden tutarak koþa koþa in bir köþesine götürdü: .Bulunmadýðýna üzüldün. derler.Geçen sene mektebin parloir'mda gördüðüm sarýþýn kuzen mi? .. Mamafih.Kim bu?.. Bir zaman gevezeliði. Mektebe gelen kuzenim-di. Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç. beni kapýda karþýladý. Yalancýktan inanmýþ gibi görünerek: . . ara sýra da yine þeytana uyuyordum. Bir büyük sebep yokken Kâmran.Çok güzel! .Yalnýz sevmek mi Çalýkuþu? . Yoksa benimle þaka ettin. O gün nedense bizimle gelmemiþ olan Misel. Birdenbire telaþlandým. Çok mu güzel sevdiðin genç? ....Ona ne þüphe? ÇALIKUÞU 51 O akþam. Bekleme. deðil mi? .. .. Sor Matild... Bu. .Bunlarý sana kuzenin getirdi..Bununla beraber o yine gelir. Miþel'e sevdiðim diye prezante etmek için aklýma kim gelse beðenirsiniz? Kâmran!... Allah esirgesin.. bu þüpheyi kendisine söylemedim..Nerede gördün? Nasýl tanýdýn? . . Anlat. Demek Misel yanlýþ görmemiþti.. Sevecek bir h akiki insan bulanlara þaþmak lâzým..Elbette güzel.ÇALIKUÞU 47 . Mademki seviyor. Biraz evvel onun bana söylediði gourde kelimesini ben bir de baþýna "kocaman" sýfatýný taka ona iade ettiðim halde: "Sensin.. .. diyeceðim. Demek ki yalana baþlar baþlamaz ona kendimi tanýtmaya muvaffak olmuþtum.Þüphesiz. Keþke sen de benimle kalsaydýn. Fakat kutularý bana uzatýrken boynuna sarýlýp yana ek için kendimi zor tuttum. þimdi beni daha büyük bir muhabbetle kollarýnda tutuyordu: . sevmek güzel þey. nasýl oldu? Demek sen de ha? Nasýl. dedi.. Ben asma yahut sukabaðý ha. Fakat ne uydurup söyleyeceðini bilemiyordum. yaramazlýk etmesi þýk bir þey olamazdý.Anlat Feride.. karþýlýðý da var: Grande gourde. Mamafih. huy canýn altýndadýr. sýçramasý..Zannederim. yemekten sonra Sor Matild beni çaðýrdý..Sana havadisim var.

Sonra. Siyah önlüðümün eteklerini tutarak kutularýn önünde muhteþem ve uzun bir reverans yaptý nada parmaklarýmý biraz da eteklerime silmek ihtiyacýný ihmal etmedim. Gerçi þokololar. kýrmýzý. bütün çocuklar. hatta uðraþsam büsbütün sývaþtýracaðýmý biliyordum. inþallah onlara yeni kutularda da tesadüf etmek mümkün olur. âlâ. þimdi de f .Haydi Feride. Fakat ne çare ki.Bu kutular adeta niþan þekeri kutusu Feride.Kutularýmýn biri renk renk fondanlar. Üç gün sonraydý. Fakat müsaade ederseniz küçük bir .. parlotr de içeri girmeyecektim. imtihan için boyalý bir coðrafya haritasý hazýrlýyorum. üçer alýyorlardý. ellerimin. Ne güzel! Misel maalesef. ellerimi ve dudaklar oyuyordum. ne de olsa insan mahcup oluyor. Hay Allah cezasýný versin! Koridordan çýkarken gözüme iliþen bir ayna.. insan. Ne yapacaðýmý bilemiyor gibi etrafýma ve kür52 Reþat Nuri Güntekin süde oturan muallim söre þaþkýn þaþkýn baktýðýmý hatýrlýyorum.Bu sefer zannederim daha kýymetli bir þey bulacaksýn. Kuz m. Doðruca yanýna gitsem. Kâmran Beyefendi. Masalým bana biraz pahalýya mal olmuþtu.. ama ne de olsa. Boyalý dudaklarýma uymayacak bir ciddiyetle: . Birkaç sene evvel siz de bir çocuktunuz.. Ben.. önlüðünün cebinden minimini bir ayna çýkarmýþ. diye fýsýldadý. ne bileyim. içiden iki yaldýzlý kitap yortularýnda küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masallarý kabilinden þeylerdi. Ona küçük bir ders vermek sýrasý gelmiþ miydi acaba? Bilmiyorum. Feride.. Bunlarýn bana a anladým.. fondanlar biraz kýl hakký ama. Kâmran'ýn ehemmiyeti yok tabii.. t kendimi tutamadým. Yalancý bir telaþ ve sabýrsýzlýkla onun gösterdiði kutuyu açtým. Biraz da ona iltifat etmek lâzým geliyordu: .... Fakat hakikaten tarifine imkân yok.. dedi.. dedi. dedim. benimle eðlenir gibi ön Yüzümün. sýkýntýmý büsbütün artýrdý. kutulara e limle birkaç sýký öpücük göndererek bir parça da dudaðýmýn boyalarýný hafiflettim.. utanmýþ gibi yaparak baþýmý öte t .. ikiþer. Bazýlarý uzaktan bana manalý iþaretler yapýyorlardý. Gözüme masanýn üstünde yine sýrma tellerle birbirine baðlý paketler iliþti. kuzenimin kadýn eli gibi temiz ve süslü ellerini ýslak ellerimin boyasýyla rbat edecektim. O: . ama ne yaparsýnýz?.Bunlar ne büyük iltifatlar. Kâmran gülerek yanýma yaklaþmýþtý. O vakit haliniz ve aðýrbaþlýlýðýnýzla büyük ins diniz gerçi. Fakat misafiri hangi suratla görmeye gideyim?. Kapýyý hýzla açarak fýrtýna gibi içeri atýldým. mesela birbirimizin elini tutmamýz lâzým gelecekti. Dudaklarým yol yol sarý. Evvelki günkü kutuda bir nevi fondan vardý. insaflarýnýn derecesine göre. gülüyordum.. Haritalarý olduðu gibi býrakayým. hatta hazýrlanan bir kýz vaziyetin-deydim. bir çocuktunuz deðil mi? Siz maþallah seneden seneye büyüyor. beni görmek için gelen /r'da beklediðini haber verdi.. herhalde anlamadýðým bir sebeple benimle eðlenmiþ olacaktý. Bunlarý ne mendille. Haritalarýný olduðu gibi býrak. dudaklarýmýn boyalarýný bir çocuk del altýnda saklamaktan baþka çare yok- ÇALIKUÞU 53 tu. olsa onlarý en yakýn arkadaþlarýmdan bile ne ihtimamla gizlerdim. dedim. Kâmran penc akta duruyordu. Boya iþleri bana h Biraz savruk olduðum için ikide birde renkleri birbirine karýþtýrýyor. Fakat o gece mütalaa sa atinde kutularým elden ele sýnýfý dolaþýyor. mor boyalarla boyanmýþtý. artýk olan olmuþtu. Misafirini gör. hele aðzýmýn hali felaketti.. ne de su abunla çýkarmama imkân olmadýðýný. Artýk iþi gürültüye getirmekten. yine bu halde uðraþýrken kapýcýnýn kýzý sýnýfa girdi. Yazý yazarken kalemi aðzýma soktuðum gibi. kur yapýlan. onun karþýsýna hangi çehreyle çýkmayý caným isterse öyle ya t gelenin kim olduðunu öðrenerek kýs kýs gülen arkadaþlarýma karþý ben. yaldýzlý dipleri görünmeye baþlamýþ olan kutularýmý tekrar bana teslim etti .Hediyelerin her türü için teþekkür etmek lâzým. onlarý aðzýnda eritirken yüreði de beraber eriyor. Sýrf bunun için buraya kadar et ettiyse ayýp doðrusu.. Yanýmdaki arkadaþým. biri yaldýzlý kâðýtlara sarýlmýþ þokololarla doluydu. Ne yapalým. esimli roman kahramanlarýna benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayýyorum . O kadar ki. O gün de ben. ortada bu hareketime mana verecek yabancýlar dolaþýyordu. Kâmran: .

Ah.. . gözlerime düþen tiyle silkeleyerek: . onunla adeta ko uþuyordum. Mesele yok. Bu defa sinirli bir hareketle ikinci kutunun baðýný kopardým. Çünkü fondanla spat etmiþtir ki.Bakýn. hem biraz nanelidir.Yine anlamadým. baþkasýnýn aðzýna sürülmüþ bir þeyden iðrenmemek için.Sizin böyle el çabukluðu hünerleriniz yoktu ama nasýl oldu. O.Ne demek? .Anlaþýlmayacak bir þey yok. Maksat size kitap geti rmek olsaydý belki o demin bahsettiðiniz romanlardan da seçebilirdim. caným þekerler. hemen hemen resmi bir tavýrla hafifçe eðildi: . deðil mi? Halbuki ne yazýk? Çünk a tatlýdýr. Fakat doðrusu araný istediðimi ben de anlamamýþtým. kuzenim birdenbire elini ndaný parmaklarýmdan kapmak istedi. Þekeri kaçýrdým ve ona d mi çýkardým: .. Kitaplar için sizden af dilemeye lüzum görmeyeceðim. Mamafih. efendim. Hem bu sanatý.. Kâmran'ýn bu tavrý. 54 Reþat Nuri Güntekin . Kuzenim elini uzattý. yetiþmiþ bir genç kýz muamelesi etmek lâzým geldiðini aðzýnýzdan iþitme iyar etti Feride. Kâmran. dudaklarýmý büzdüm. bu sözleri muhakkak alaydý. þimdi yalnýz fondanlarýmla meþgul görünüyordum. Feride! Bu anlayýþsýzlýða hayret eder gibi bir jest yaptým. Getirdiklerini kendin yemeye baþlarsan iþimi . o da nedense bunu bana dirmemek istedi. Feride.. . sözünü bitirince yüzüne baktým. içinde yine fondanlar vardý. bir resimli gazetenin üstüne sýralýyordum.Pardon Feride. dedi. Bir mücevher muhafazasý seyreder gibi kutuya bakýyor. Yani siz büyüyorsunuz da ben neden Bibliothegue tfose masall arýný okuyacak bir bebek kalýyorum ve bir türlü haline göre on beþ yaþýna girmiþ bir kýz mu görülmüyorum? Kâmran. Kâmran.Ne yapalým. yüzüme bakmakta devam ediyordu: .? Kâmran. bir kaçamak arýyordum.. fondanlar o kadar güzel ki. Dinlenilmediðini zannetmesine onun galiba caný sýkýlmýþtý.Onu bana versene. Yaptýðýma piþman oluyor. Bak. þaþkýn þaþkýn.. ..Artýk size ermiþ. Kuþ yavrusunu sever gibi okþuyor. bunla rý görünce barýþtýk. dedi.Kutuyu yanýnda açtýðýmýza galiba fena ettik. onun karþýmda bu sesle. dedi. Fakat öyle de olsa. dedi.Bunlarý yemek de bir sanattýr. elimelerle konuþmasý hoþuma gidiyordu. . ben size bu kadar güzel fondanýn nasýl yeneceðini tarif edeyim de ondan sonra kapý . bundan sonra büyük insanlara mahsus ciddi þeylerle hatýrýnýzý sorarýz.Yiyeceðim.. Ay açmasapan þeyler söylüyordum: .Sadece onu ver! Hakikaten bu ne demektir? insan. Anlamadým. Çok mersi.Ne söylediðinizi dinleyemedim. Onu evvela yersem sanýrým o nazik lezzetine. âcizane ben keþfettim. Kâmran. Ben. Cevap vermeye mecbur olmamak için ellerimi bir dua vaziyetinde birbirine kavuþturara k dalgýn bir hayranlýk rolü oynuyordum. içini çekerek yalancý bir somurtkanlýkla: 55 ÇALIKUÞU . içinden çýkardýðým þekerleri. diye alay ettim. Tuhaf bir nazarla yüzüne baktým: . o þairane ko kusuna yazýk olur. mesela en þu sarýyý kýrmýzýdan evvel yemekte bir zarar görmezsin. mademki çocuk hediyeleri makbule geçmiyor artýk. hayretle gözlerini açtý: . Mamafih. Bir tanesini alarak dudaklarýma götürdüm. kitaplar zaten bir þakadan baþka bir þey deðildi. N Herhalde bir þaþkýnlýk ve dalgýnlýk saniyesi geçirmiþ olacaðým ki. Fakat ben daha atik davrandým.

Benim. Bu seviyorum kelimesini. o bizden mutlaka fevkalâde bir þeyler bekliyordu.Yüzüne bakmamak ne ispat eder. bunlarýn üçü mutlaka "sevmek. Mektep levhalarýna ve haritalarýna mahsus olan bu odanýn biraz evvel kapýsý açýlmýþtý. Kâmran. sevda" gibi þeyle caktý.. tekrar ciddileþtim. Kedi gibi kulak kabartarak dinledim. Kâm-ran'a: . dedi. o kadar þaþaladý ki.... La Dam O Kamelya rolü oynayan bir aktris jestiyle boynumu bükerek ellerimi göðsümün üstünde kavuþturarak tekrar ediyor.Elbette köþkte. Doðru bir þey deðil ama. dedim. koridorda baþý- ÇALIKUÞU ' 57 mý kollarýnýn arasýnda sýkýþtýrýp saçlarýmý karýþtýrarak "Bana masal okudun. Elverir ki. dedi. kutuyu uzatarak: . 56 Reþat Nuri Güntekin Baþýmý biraz arkaya atarak tekrar dilimi çýkardým.. kuzenime "Haydi. Miþel'di. Sonr rdan birinin yere düþmesine benzer bir ses iþitmiþtim. Sonra.. Þu halde söyleyeceðimiz lakýrdýlarý ktu. bu çocuðu o kadar çok seviyorum ki.. gülmeye baþladým. yan gözle de kapýya bakýyord Misel. Ne yapacaktým? Birbirine kur yapan iki insan sýfatýyla.Þimdi artýk öðreneceðinizi öðrenmiþ sayýlacaðýnýz için bir tane ikram edebilirim. fondaný üzerine koydum. Mamafih. bir uydurma isim ve adresi bile düþünemedi. ha!" diye güle Bu korku.... Kuzenim þaþaladý. Sevmediðimi mi? Ne delilik!. Yüzüne bile baktýðýn yoktu biçarenin. Yalnýz. Hepsi senin olsun. kendimi tutamadým. sevgi. Derhal iþi çakmýþtým.Az kalsýn unutuyordum..Adý nedir? Ne iþ yapar? Evinin adresi ne? dedim. Allah yolunu açýk etsin.istemem. Ne bileyim iþte? Ben bu çocuðu o kadar seviyorum ki.Tabii. Kuzenim gülümsedi: . Terbiye icabý evdekilerden haber sord lara komplimanlarýmý gönderdikten sonra kutularýmý koltuðumun altýna sýkýþtýrarak çýkmaya h Birdenbire parloir'm yanýndaki odadan hafif bir gürültü oldu. parloir'm yanýndaki odadan bizi gözetlemeye gelmiþti. yavaþ yav aþýmý iki tarafa sallýyor. ses ve jestler seviþen iki insanýn jestlerine benzesin... Bir haritaya ihtiyaç olduðunu söyleyerek kandýrmýþ.. bana o saniyede bir hýnzýrlýk düþündürdü. Kuzenime belli etmeden bu kapýya þöyle bir bakýnca ne göreyim? Buzlu camýn arkasýnda kocama ir baþ gölgesi. Bi lâkis ben. sonuna kadar devam edecekti. Aramýzda aþaðý yukarý konuþulacak bir þey kalmamýþtý. Þeker. Kuzenim o kadar tuhaf bir þaþkýnlýkla bakýyordu ki.. dedi. tahminimde yanýlmýþ olsam da herhalde bir diksiyonere bakabilir... Fakat camýn altýndaki anahtar deliðinden bu kýzýn bizi gözetlediðine hiç ... Gölge kaybolmuþtu.. dilim serbest olmadýðý için el hareketleriyle ona fondanýn lezze fevkalâdeliði anlatýyordum. mektep arkadaþlarýmýn çoðu gibi Türkçe bilmezdi. rica ederim.Bu da nereden çýktý.. Renkten irerek ve gülerek: . evdekilere selam" diyerek aptal aptal kapýdan çýktýðýmý görünce her þeyi anlayacak. Þimdi de arkadaki camlý kapýnýn arka are týkýrtýsýndan farký olmayan bir gürültü ve hareket hissediyordum. altý kelime Türkçe biliyorsa. yahut d a "seviyorum ki" kelimesinin ne dehþetli bir manasý olduðunu herhangi bir Türkçe bilenden ö nebilirdi.. Sütninenin torunu köþkte mi? Sütninenin torunu senelerden beri köþkte büyüyen bir öksüzdü. Yalnýz 60 Reþat Nuri Güntekin Kendimi tutamayarak birdenbire bir baskýn yaptým: . mademki bir ro baþlamýþtýk. Garip bir hareketle: . yarý þaka bir hiddetle kutuyu itti: . sualime þaþýrýr gibi oldu: . Misel. Kâmran. dedim.. Biliyorum. Nereye gitmesini isterdin? .

. Müjgân Abla.iki gün evvel Neriman'dan bir mektup aldým. O yaz. O günden sonra Kâmran ne zaman mektebe geldiyse bahane uydurdum.Ne yapacaksýn? Niçin bu merak? gibi kelimelerle beni atlatmaya uðraþtý. Beþ. hayatta Allah ban a teyzeden bol bir þey vermemiþtir. Görüþmemi istemez de. Getirmekt devam ettiði kutularý sýnýfta. tekrar evlendiler mi? dedim. "Bu sefer bari mesut olsa zavallý.Hanýmefendi. Eve çýktýðým bir tatil günüydü. fakat kulaðýma da yasak yoktu ya.Neriman kocasýndan çok memnun görünüyor. Bazen na sihatlerine biraz somurtsam. Malum ya.Mektubunu aldýðýnýz haným. o arada bana da uðruyordu.. Neriman. hiddetten aðlamamak için diþler klarýmý kanatýyordum. Müjgân çirkindir. Neriman Haným. bana tahammül edilemeyecek bir þey gibi görünüyordu. Bu sözleri iþitince kapýn ek köpeði yavaþça kucaðýmdan indirdim. benim taban tabana zýddýmdýr. Hakikat meydandaydý. hemen hemen resmi bir davet geldi. Tekirdað'a kadar. Besime Tey . Ortada ehemmiyetli bir mesele varmýþ gibi: . üçüncü defa olarak tekrar etti e köpeði kucaðýma kaparak dýþarý fýrladým.. dedi. hafta baþýnda teyzeme sorarým. Uzak deðil.. içindekilerini bir tanesine en çocuklara yaðma ettiriyordum. Ayþe Teyzem.. bir mühendisle evlendi. Çok mesutmuþ. Mesut dul için bir þey soramazdým. . iþ baþa düþmüþtü. yahut bahçede yýrtarak açýyor. Küçücük bir fino köpeðini havuzda yýkamak için dýþarý çýkýyordum.. çitlerin. Her istediðini yaptýran.. bahçenin etrafýný dört dönüyordum. diye misafirin kelimelerini aynen tek rar edip lakýrdýyý kapatmaz mý? Artýk çaresiz. fakat bu. zorla tutmaya çalýþtýðým ellerimi cebime saklayarak: . Kocasý olan Aziz Eniþ emiz senelerden beri oralarda mutasarrýftýr. Bu aklýma geldikçe vücuduma ateþ basýyor. diye yalvarmaya baþladý.. diye dýþarý çýktým. Bana ne? Fakat beni arada oyuncak etmeleri fena halde gücüme gidiyordu. altý aydan beri kocasýyla beraber izmir'de. o.Ay.. o kadar a zla olarak da müstebittir. . Bunlardan biri de Tekirdað'dadýr. Fakat artýk havuza gitmiyor. bu sefer mesut olsun zavallý. Kuzenim ikide birde onun evine gidiyor.Ben. bað kütük yarak koþuyor." duasýný bu sefer de ben. Mesut dul mutlaka bu taraflarda bir yerde oturuyordu. arzularýna karþý kafa tutsam bile neticede daima yelkenle ri suya indirmek lazým gelir. diyebilirim ki yalnýz odur. Müjgân isminde benden üç yaþ büyük bir de ký Akraba çocuklarý arasýnda galiba en ziyade onu severim.Ne baba dostlarýnýzla... Neriman'ýn nerede oturduðunu evden sorup öðrenmek iþten bile deðildi.. Tekirdað'dan bana. Misafir yerine Necmiye cevap verdi: .. bana hiç batmaz. Fakat bu kadýnýn adýn k.. Niçin? Ne bileyim? Ýnsan.. yanýna çýkmadým. ne kadar çýlgýn ve yaramazsam. ya! Bu sefer bari mesut olsun zavallý... Ben. Necmiye. haberin yok mu? Çoktan. birkaç senede bir Ayþe Teyzem'le beraber istanbul'a gelir ve birkaç hafta köþkte. alaycý bir tavýrla: . Necmiye'ye: ÇALIKUÞU 61 . . devam ediyordu: . y t öteki teyzelerimde misafir kalýrdý.. bir seyahat yaptým. Þimdi farkýn daha azalmýþ olmasýna raðmen ve onu "abla" diye çaðýrýrým. Bir misafir. ne kendi dostlarýnýzla meþgul olduðumu zannediyorsanýz yanýlýyorsu sebetsizliðimden öyle bir lakýrdý ortaya atýverdim iþte.Sakýn ha! Anneme ondan bahsetme. bir hamam kubbesi ahmaklýðýyla: . O yaz. dediðim zaman ise daha fazla kýzardý. Hiddetle ayaða kalktým. Müjgân. esir gibi bir þey oluyor.. istedikleri ahlâksýzlýðý yapsýnlar.. Aramýzdaki fark üç yaþtan ibaret olmasýna raðm nu çocukken 62 Reþat Nuri Güntekin nedense daima kocaman bir insan gibi görmüþümdür.Kim hanýmefendi? . Misafir. O geced en sonra mutlaka anlaþmýþlardý. birini sevmek felaketine uðradý mý..Ya.

Ben kendi hesabýma bu mecburiyete sevindim bile.Tüy gibi hafifsin abla. Deniz. kendimi misafirlik oyunu oynayan bebe klere benzetiyordum. býrak. iki senedir görmediðim Müjgân'ý büyümüþ. Vapur merdivenlerinden deli gibi inme!" gibi aðýr nasihatlerle haysiyetimi kýrdýlar. Zavallý Müjgân. Fakat ermiþ. Bazen saatler geçer. Fakat rahat durursan korku yok. bu bur yalarýn öte tarafýndan koya geçmekti. Arkadaþlar arasýnda yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çýkanlar ve dönüþte bize bol övünenler vardý. olursa ne âlâ dedim ve onu kalçalarýndan yakaladýðým gibi kaldýrdým.zem'e yazdýðý bir mektupta. yine de en çok sevdiðim zamanlar Müjgân'la ya lnýz kaldýðým saatlerdi. dedim. sual lerine ciddi ve nazik cevaplar vermeye çalýþýrken. beni men etmeye uðraþmýþtý. yol kapalýydý.Ýzniniz olursa bunun imkânsýz bir þey olmadýðýný ispat ile kesb-i þeref edeceðim. Hatta böyle olduðu halde: "Karanlýkta güverteden denize sa ." Besime Teyzem'le Necmiye. Mamafih.Delilik etme. bu mevsimde çok güzel ve sakin fakat neþesizdi. ince bir duman parçasý görünmezdi. ye tiþmiþ bir küçükhaným olan Müjgân'ý ne yapacaðýz? Ne söylersem iskarpinlerini ve çoraplarýný çýkartmayacaðýný bildiðim için ona bir teklifte . Fakat çýplak ayaklarýmla s yürüdüðümü görünce çýldýracak gibi oldu. bir tecrübe edelim de. köþke yahut baða davet ediliyorduk. sen koskoca insaný nasýl kaldýrýrsýn? dedi. Gelmezse en iþtesi de. bir hafiflik yaparsam beni ayýplayacaklarýný söyledikleri i areketlerime son derece dikkat ediyordum. . Maksadýmýz. Müjgân Abla.Deli çocuk. Müjgân da fena halde danlacaðýz. Kendini kurtarmaya çalýþara . Müjgân bunu evvela sahiden birkaç adýmlýk bir tecrübe sanmýþtý. Müjgân Abla. çantamý elime alarak. Demek mektep açýldýðý zaman bana da aþaðý yukarý böyle bir þey yapmak Bir sene evvelki flört masalýna bu sene de bir seyahat hikâyesi ilave etmek hoþ bir lüks o lacaktý. evi denize bakan yüksek bir bayýrýn üstündeydi. fakat aksi gibi. "Fakat Feride'yi iki aydan aþaðý amak üzere bu tatilde mutlaka bekliyoruz. sapsarý kesilmiþti. sularýn üze ktiriyor.. Çýrpmacak olursan boylu boyumuza düþeriz. beni nasýl taþýrsýn? diye gülüyordu. romanlarda okuduðum Amerikan kýzlarý g . sahildeki kayalarý kahkahalarýmla çýn çýn öttürüyordum. gözlerini kapýyor. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ýn sürü sürü ahbaplarý vardý. Bereket versin ben. "Sizden ümidim yok.. Zavallý kýz.. ikimize de yazýk olur. Sen. dedim. yine çabucak anlaþtýk.Bakalým. Mamafih. bazý yerleri r duvara benzeyen bu bayýrdan sahile inmemi evvela tehlikeli bulmuþ.. Yabancý kadýnlara kompliman yaparken. insaný hasta ede adar geniþliyor ve yalnýzlaþýyordu. Bir kelime söylerse muvazenenin bozulmasýndan korkuyor gib aðzýný. Eniþtemin. 64 Reþat Nuri Güntekin Bir gün Müjgân'la baþýmý almýþ. dedim. Her gün bir misafirliðe. ta ilerideki bir burna doðru yürümüþtük. benim. Fakat sonradan kendisi de buna alýþtý. Fakat teyzelerim bu arzumu telaþlý çýðlýklarla karþýladýla nýma bir bekçi katma- ÇALIKUÞU 63 dan yola çýkmama razý olmadýlar. Ayaklarýmýzý çýkarara ekten baþka çare yoktu. benim iddiam.. Yalnýz. uzak yýldýzlara baka i gözlerini bükerek: "Olacak þey mi? Ýmkân var mý?" diyorlardý.. Kimse ile konuþma. Artýk kocaman bir kýz olduðumu. ben de. Öyle geçireyim. biz de teyzesiyiz. konuþmaya cesaret edemeyecek kadar kerliferli bir uldum. Hele akþamüstlerine doðru sular. seni arkama alayým. Sinsi sinsi yanýna yaklaþar .. elleriyle saçlarýma sarýlýyordu. ." diyordu. Ben de onlarýn arasýna karýþtým. üzerinde bir y elken. . Sanki Tekirdað'a iþleyen pabuç büyüklüðündeki külüstür vapurun bir t bi seksen metre merdiveni varmýþ gibi. bu tehlikeyi daha evvelden hisse diyor. sahil boyunca yürüyerek ta uzaklara gidiyorduk. insan arasýna katýlmak biraz da gururumu okþamýyor deðildi. Bu misafirlikler beni eðlendirmekle beraber. Razý olmadý: . kendi kendime vapura binmekti. yaþý gibi boyu da lduðu için kendisini taþýmaya gücüm yetmeyeceðini zannediyordu. Tekirdað'ý dünyanýn bir ucu gibi görüyorlar. Saatlerce kumlarda yatýyor. Malum ya.Gel.

Sularýn o gün niçin kýyýdaki yollarý kapadýðýný. O.. Ora larý dedikoducu yerlerdir.Ne bileyim.. Sýrf lakýrdý olsun diye saçmasapan sualler..Senin bir derdin var Feride. öksürdüm ve: . dedim. . Feride? diye fýsýldadý.Ne demek istiyorsun. h m de o kadar garip bir alaka ile ki. Müjgân tekrar güldü." diye tekrar tekrar tembih ettiler bana.. Cevaplarýný ihtiyar verdi. þimdi ne yapacaðýz? Ben güldüm: .. yemekten sonra Müjgân'la evin önüne çýkmýþtýk. Fakat bu defaki gülüþte bir vardý.Anlayalým Müjgân Abla! dedim.Zabitin benim için dolaþtýðýný mý zannediyorsun? . . elimde çoraplarýmla insan içine çýkacak halde deðildim. Müjgân gülmeye baþladý: . Bir an durakladýktan sonra: "Ben Marika diye bir kýzým.F.koþmaya hazýrlanýyordu." demesinler diye. sade baþýný deðil bacaklarýný da açýyor. "Bu nasýl Müslüman kýz böyle. incecik bacaklarýyla -süpürge önünden kaçan örümcek gibi. Müjgân yüzüme baktý: ... sözde atýna talimler yaptýrýyordu. Fakat Allah'ýn kýrýnda baþka gidilecek yer y ibi mütemadiyen bizim gezdiðimiz yolda gidip geliyor. Hele ben. . Zabit Bey'le mükemmel k ur yapýyorsunuz. neredeyse durup konuþacak.Ne söylüyorsun. Bir gün o. Müjgân. vaziyetimiz hakikaten tuhaftý.. Fakat o da besbelli benim gibi ulmakta güçlük çektiði için kim olduðumu sordu. Müjgân beni kolumdan tutarak. Sonra içini çekti: .Ettin mi edeceðini.. Balýkçýlar. bir uçurumdan geçiyormuþ gibi gözlerini kapýyor cesaret edemiyordu. bir karýþlýk suyun üstünde. Çalýkuþu .. yanýmýzdan geçerken bize bakýyordu. Feride? dedi. Mamafih.Zavallý Müjgân.Yavrucuðum. . Bir de burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiþ bir sandalýn yanýnda yiyecek yiyen üç balý or mu? ÇALIKUÞU 65 .Þunu demek istiyorum ki artýk eskisi kadar çocuk deðiliz abla. Balýkçýlarýn ikisi yirmiþer yaþýnda. Saçmasapan konuþma. "Dilini sýký tut. . Müjgân: ... Bu zabit.Biraz akran muamelesi etmek tenezzülünde bulunmanýzdan ne çýkar efendim? . Konuþmadan denize doðru yürüyorduk. B ayýp buldum. korkak Müjgân. Fakat beni yolun kenarýndaki þu aða an ayýrt etmeden geçer giderdi ve bir daha dönmezdi. sürükler gibi koþtururken: "Allah cezaný versin. hangi saatlerde denizin ne taraflarýnda ba sordum." dedim ve yürüdüm. abla! Gözlerim faltaþý gibi açýlmýþtý. yine atýný oynatarak ve bizi duvar kenarýndaki aðaçlar arkasýna kaçýrarak yanýmý n sonra yavaþça güldüm.Evet.Onu zannetmemek için biraz aptal olmalý.. senin için etrafýmýzda geliyor.. Niçin böyle " diyordu.. Ýstanbul'daki teyzeler. senin için. O gece. Hiç sesin çýkmýyor.5 66 Reþat Nuri Güntekîn Akþamüstleri Müjgân'la kol kola gezerken genç bir süvari zabitinin etrafýmýzda dolaþtýðýna . yahut biraz daha fazla iki genç. Hasýlý. tüccar amcama istanbul'dan misaf ir getirdim.. utangaç görünüyorlardý. dizka-paklarýma kadar çýplak bacaklarým. ben öyle arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki. bu hiçten þeyi adeta büyük bir mesele yaptý. dedim. Sen gelmeden evvel yine görürdüm.Balýkçýlar adam yemezler ya. biri sakallý bir ihti Gençler. dedi.Ben mi? Deli çocuk! .

Ay ýþýðýndan sýrýlsýklam bir denizin iki genç kýza ilhamý bu olmamalýydý. Sahiden. biliyor musun sen büyüdükçe dehþet bir þey oluyorsun! Ellerimi Müjgân'ýn omuzlarýna koydum.. Masalýmýn kahramanýnýn kim olduðunu evvela Müjgân' dan saklamaya gayret etmiþtim. Bayýrýn kenarýna gelmiþtik. bundan sana ne? Ellerini tuttum. þimdi de böyle bir mecburiyet olmadýðý halde anýna kendimi kaptýrýyordum.Ne dedin abla.... rezil olacaðýz.. dedi. netice itibariyle..Býrak beni.Gündüz söylediðin münasebetsiz lakýrdýyý aklýmdan çýkaramýyorum. dedim. Kâmran'ý sahiden seviyorsun.Benim için de orta diyelim de mesele bitsin. hem taþ atmasýný bilmiyordu. Müjgân. ne güzel!. Seni aldatmak için deðil. uzaklara bakýyordum. ben de ayaklarýnýn dibine çök Bana mektep arkadaþlarýma dair sualler soruyordu.. debeleniyordu: . arkadaþlarýmý nasýl bir kurt masalýyla aldattýð akat o zaman rol icabý nasýl mahzunlaþýyorsam. gözlerim dolu dolu. .Ne dedim ben? .67 ÇALIKUÞU Biraz durakladýktan sonra cevap verdim: . býrak beni. hatýr için deðil. Sen. benimle eðlenerek yanaðýma bir fiske vurdu: . Ne istersen yapacaðým.. hem de kollarý kuvvetsizdi.. Müjgân'ýn yüzüne bakmaktan çekiniyordum. dedi. ne dedin? Ben.Ama öyle hatýr için deðil. Fakat son bunu da aðzýmdan kaçýrdým.." dedin. Fakat ara sýra münasebetsizliðimi hissederek durmak i tediðim halde bir türlü kendimi tutamýyordum. . O yine güldü. Allah a yalvarýyordu. dedi."Ben arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki. Müjgân. yah ehþetli gülüyorduk.Ne çirkin.. Ama ne yaparsýnýz nra Müjgân yorularak büyük bir kaya parçasýnýn üstüne oturdu.. Buna ne sebep vardý? Müjgân'a yaptýðým itiraf sadece bir 68 Reþat Nuri Güntekin gevezelik ihtiyacý mýydý? Bilmiyorum. Bir çýðlýk kopararak Müjgân'ýn üstüne atýldým. . onu öpecek gibi burnumu sürerek: . o ne dese beðenirsiniz? .Mutlaka geri alacaðým.. onu kuru otlarýn içine yuvarlayarak tartakla . Üstümü baþýmý yýrtacaksýn. donuk bir sesle: . oynuyor. Ona benim Miþel'in birkaç vakasýný anlatt Sonra elimde olmadan kendi uydurma masalýmdan bahse baþladým.Sözünü mutlaka geri alacaksýn. Yerden taþ toplayarak denize atmaya baþladým. Müjgân'a anlattýðým þey. sinsi san çýyaný. Sana gelince. Kâh onun etekleriyle. kâh baþýmý dizine koyuyor ve daima denize. soluk soluða kendini kurtarmaya lýþýyor.Zavallý Ferideciðim. Ortayým diyeyim de kavgayý kýsa keselim.. .. bir þey söylemiyor. Müjgân . Müjgân da bana uy at zavallý... mahzun oluyorum. 69 ÇALIKUÞU .Peki ama..Sen çirkin misin abla? dedim. Yoldan görecekler.Peki. Benimkilerin her zaman havada kaybolduktan sonra uzakta bir yakamoz parýltýsýyla sularý yýldýzlandýrmasýna mukabil onunkiler gülünç bir patýrtý ile bayýrýn taþlarýna çarpýyor. sadece saçlarýmý okþayarak beni dinliyordu. beni aldatmak için deðil. Sözümü bitirdiðim ve arkadaþlarýma uydurduðum yalanýn ayýp bir þey olduðunu kendimin de anl n. hafif bir kahkaha kopardý: . Müjgân...

iþçiler. ta uzaklarda. Zaten çiftlik ir yerde deðil. yüzü gözlerinin be a kadar balmumu gibi sararmýþtý. duvarlarý.Müjgân.Ne anlýyorsun bu Ermeni gelini edalý hanýmlardan? Gel sen de benimle bareber. Evet. Uykuya dalarken Müjgân'm tekrar katýlaþmýþ bir sesle: .Sen hakikaten þaþýlacak bir mahluksun. yanaþmalar arasýnda hoyratlýk etmesi ayýptý. üstünü silkiyor: . Teyzem. Yolun bir yanýnda yýkýk rlar. U yu bakayým gözümün önünde. te çiçekleri toz içinde sara-np buruþmuþ. suyu suya katmýþtým. abla. Titreyerek: . arabamýz geciktiði için yaya olarak dönüyoruz. Bereket versin geceler kýsaydý. Bahçelerde vakitsiz bir sonbahar baþlamýþ.. Bu sebepten. Geceki uykusuzluktan sonra.. olur biter. fakat artýk isyana kudre ak uyudum. diye fýsýldadýðýný iþittim. öte yanýnda o büyük ümitsizliðe benzeyen yel-kensiz ve d iz var. dedim. besbelli yeni bir hücuma uðramaktan ürktüðü için ne "evet". Bunlar böðürtlendir ve muhakkak ki Allah onlarý çalýkuþlarý gagalasýn diye yaratmýþtýr.. daha iyi. aða düþ ibi kendimi oradan oraya atýyordum. Teyzemle Müjgân beni gördükçe birtakým el ve baþ iþaretleri ya Ne demek istediklerini gayet iyi anlýyordum. Ortalýk aydýnlanýncaya kadar Müjgân beni yalnýz býrakmadý. Ben daha çocuðum. Bu tabii. sabaha karþý o da asabil ir sesle beni azarladý: . çitleri saran yeþillikler kurumuþ. kendi haline býrakýlmýþ bahçenin derinlerinde birtakým kýrmýzý benekl r. Fakat anlamak iþime gelmediði için görmezlikt en geliyor. on beþ yaþýnda. Hatta bir aralýk çýplak bir ata binmeye uðraþ bir tehlike de geçirmiþtim. ÇALIKUÞU 71 . sadece saç rak. Bir aralýk.. dedim. dedi. kendi yaþýnda iki komþusuyla arkadan geliyor. Biz. ümitsiz denizi býrakýyorum ve Müjgân'ýn kolundan tutup böðürtlenlere doðru sür . Ben öyle terbiyesizlik istemiyorum. Daha olmazsa evlenirsiniz. adeta kýzdý: . diye gülüyordu. Akþam ne ha ldeydin? Sabahleyin iki saat bile uyumadýn. Yalnýz. Sonra kendimi tutamayarak aðlamaya baþladým. sayýklýyor. bunu ben de biliyo ir türlü kendime lakýrdý anlatamýyordum. Hayatýmda bugünkü kadar azdýðým ve eðlendiðim bir gün olmamýþ gibidir. Rengin parlýyor. 70 Reþat Nuri Güntekin Ertesi gün yerli zenginlerden birinin çiftliðine davetliydik. Vücudumda bir þey deðiþmiþ gibi kendi kendime karþý yenilmez bir korku ve tiksinti duyuyord ikide birde bir bebek hýçkýnðýyla Müjgân'm boynuna sarýlýyor. Müjgân'ý yalnýz bularak kolundan yakaladým: . titrek gölgeleriyle beraber yolun tozlarý üzerine kuru yapraklar dökülüyor. O gece yataðýmda beni þiddetli bir ateþ bastýrdý. Halinde zerre kadar yorgunluk eseri yok. çitlerle çevrilmiþ bahçeler. Zaten vücudumda da uð vet kalmamýþtý. ne "hayýr" diyor. etrafta otu ota. Bir türlü uyuyamýyor. gözlerin parlýyor. Seyrek fasýllarla birbirinden ayrýlan cýlýz gürgenl .. Ben yerimden kalkmamýþtým. sevmek ayýp mý? Kýyamet kopmadý ya. abla?" O. nihayet bir az canlanmaya karar veren Müjgân'la kol kola hayli önden yürüyoruz. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ý çiftliðin havuzu kenarýnda büyüklerle dedikodu yapmaya býrakarak ço takmýþ. bak! Zavallý Müjgân. Müjgân Abla'nýn bu umulmaz baskýsý karþýsýnda bu sefer de ben sindim.. canavar gibi bir þeysin Feride. hakikaten acýnacak haldeydi. Bütün bir gece daðda kurtla boðuþtuktan sonra sabaha karþý kendini býrakan Keçisi'ne dönmüþtüm.Deli. Halbuki beni ne hale getirdin .Geceyi hatýrlamýyorum bile. sen sahiden deliymiþsin... aðaçlarýn arasýnda tekrar kendimi kaybediyordum.Feride. tekrar ayaða kalktýn. Yalnýz. bacak baþ darmadaðýnýk. O.Allah'tan korkmadan bana nasýl iftira ediyorsun. "Niçin öyle söyledin. ayaða kalkmýþ. dedim ve tekrar kaçtým. * Akþamüstü. baþýmý kucaðýna alarak beni yatýþtýrmaya çalýþýyordu. kendi nazik tabirleri üzere "at anasý gibi" bir kýzýn baþ açýk.Galiba o da sana karþý lakayt deðil.

kuzenimi aralarýna aldýlar.. Fakat Müjgân Abla insaný sabýrsýzlýktan çýldýrtacak kadar mýzmýz. Ayaðýmý büyük bir taþýn üzerine koyarak eðildim. içimdem "Elbette. Tarlanýn ortasýnda yürürk burkuluyor.Bu yaz istanbul'da çok sýkýldým. bir yabancý karþýsýnda gibi çekingen bir gülümseme ile yüzüme bakýyo ini uzattý.Kim olacak. dedi.O. Bu kadar uzun yolculuðu nasýl göze aldýnýz? ÇALIKUÞU 73 O. kuru ekin saplarýnýn ayaklarýna batmasýndan korkuyor. yahut bir köylü. Müjgân: . Topuðumu hiddetle yere vurdum. mesut dulu yad ellere kaçýrdýktan sonra bundan tabii ne olur?" O. Sakýn. Siz buralarda. Galiba bizi merak elikleri rlar.Müjgân Abla ile kendimize bir böðürtlen ziyafeti verdik. Ben. Teyzemin komþularý kýrký ge kendilerini kadýndan. . . dedi. Hasýlý. nedir? dedim. dedim. Bir aralýk bir köpeðin hücumuna uðradýk. ben Müjgân ve böðürt rle devamlý halde çalýþýrken onlar yolun alt baþýný bulmuþlardý.. . Þaþýrmýþtýk. dedim. benim geniþ yakalarýma iki sýrma çapa iþlenmiþ bey lekeler içinde býrakýyordu... .Sen de öyle. sek i bitiririz.. Þemsiyesiz mehtapta mý dolaþtý. "Kim acaba?" dedi. Mid bozulacak" diye yemiþleri elimden kapmak istiyordu.Gözlerinden öpüyorlar. Sonra da üs yapýþtý. Bir aralýk Müjgân söze karýþtý: . kendiminkileri hemen geri çektim. Doðrusu aranýrsa onu ben de pek zannetmiyordum. Müjgân. Ben. bir þey söylemiyor. . Yanlarýnda bir erkek vardý.Zannetmiyorum.Kim bilir. Soluðumun týkandýðýn Yolun kenarýnda durdum. iþimizi bitiririz demiþtim ama. Kâmran. Ara sýra hafifçe boðuþuyorduk. Müjgân'ýn el çantasýna sýðacak büyüklükte bir köpe a.Feride. Ama bilemezsiniz ne kadar çok. önde çocuklarla beraber yürüyordum. Kâmran'ý erkekten sayarak biraz alarga gidiyorlardý. ta kendisi. Aradakiler bize yetiþinceye kadar biz. Bir arkadaþ grubuyla Alemdaðý'na çýktýk. Kuzenimin teyzemle Müjgân disini hangi rüzgârýn buraya attýðýný anlatmasýný dinliyordum: . bir yolcu. Fakat kulaðým arkadaydý. iki karýþlýk bir hendekte tlamak lâzým geldiði zaman tereddüt ediyor. Gülüþtük ve yürüdük.. bilâkis yürüyüþümü daha aðýrlaþtýrmýþtým. dedim.Ne kadar yanmýþsýn.Ýmkâný yok.. iskarpinlerimin ba yeniden baðlamaya baþladým. Ellerim yapýþ yapýþ. . Ben.. imdat istemeye kalkýþtý.. bu Kâmran'a benziyor. Biraz sonra Ayþe Teyzem ile Müjgân. Arkadakiler kaplumbaða adýmlarýyla bizi geçip aþaðý köþenin baþýna varýncaya kadar biz. Nihayet. Yüz yüze geldiðimiz zaman ben. Feride. 72 Reþat Nuri Güntekin Böðürtlenler eziliyor. vallahi. Fakat benim yorucu eðlencelere tahammülüm yok. devam etti: . sakin ve biraz da alaycýydým: . böðürtlenlerden de korkuyordu. .Hayret. .um. Sabaha doðru kimseye haber vermeden kendj kendime þehre indim.Evvelki gece ayýn on beþi idi. Biraz sonra bu erkek bize el salladý. yüzüme yapýþýyor.. arkaya bakýyorlardý. Derin pul pul olmuþ. fena halde sýkýlýyordum..Mersi.. Müjgân koþmaya baþladý.Çok tuhaf! Herhalde bir bildik olacak. Son derece güzel eydi. sonra onlardan ayrýlarak bize doðru yürüdü. Birkaç gün Ýstanbul'dan uzakla . arkamda sakladým. .Güneþten. Teyzeler nasýl? Necmiye nasýl? . "Hastalanacaksýn. Feride. Akþamýn alacakaranlýðý ve yol kenarýndaki b gölgeleri arasýnda pek iyi seçilmemekle beraber baþka türlü bir insan olduðu görülüyordu. Ne iþi var burada. dedi ve biraz sonra heyecanla ilave etti: .

Anlýyorum. baþýný yastýðýndan kaldýrarak kollanma ordum.Tahminim doðru çýktý.. horlamaya baþladým. dedi. iðrenmeye karmakarýþýk his günden güne artýyordu.. Bursa bu aylarda cehennem gibi ya nar. Feride. Fakat o zavallý hakikaten uyumuþtu. .ikramýn fazlalýðýndan öleceðim.Sahtekârlýða lüzum yok. Eniþtemle teyzem o akþam Kâmran'ý geç vakte kadar" bahçede alýkoydular. dedi. Müjgân da yorgunluk kta duramayacak halde olmasýna raðmen. diye gözlerimi iri iri açtým. Peki. yorgunluktan ölürüm. Silkindim maya ihtiyacým olduðunu söyleyerek odama çýktým. Karyolamýn kenarýna oturdu baktý. Ona karþý duyduðum hiddete. Ben. Karþý karþýya geldiðiniz zaman hiç sebep yokken ka kaçýyorum. bilmem niçin. yanlarýna yaklaþmak lâzým gelmiþti."Misafir misafiri çekemez" derler dedim. iþitilmedi-ðinden emin olmak ister gibi bir tavýrla etrafýna baktýktan sonra: . Ben gülerek omuzlarýmý kaldýrdým: .Vallahi uyuyordum.. Zaten sizi de dehþetli göre.. Gözlerini açmadan: "Yapma..Peki.Hiç. Hiç. Kâmran'ýn gelmesi hakikaten keyfimi kaçýrdý. . Güleceðimi hissederek öte tarafa döndüm.Peki. beni tekrar kaçýrmamak ister gibi sýmsýký bileðimden eteðimden tutuyordu.Senin aklýndan delice bir þeyler geçiyor. dedi ve hâlâ hafif hafif baþýný sarsmakta devam etmeme raðme tekrar uyudu. onunla merdiven parmaklýðý arasýndaki na sürünmeden geçip geçemeyeceðimi hesap ederek: 76 Reþat Nuri Güntekin . halimden alýndýðýný g : . misafirine fena halde kancayý takmýþtý. Bereket versin Aziz Eniþtem. Odanýn karanlýðýna. ikide birde içeride yahut bahçenin arka taraflarýnda kayboluyordum.j ceðim gelmiþti. Birdenbire aklýma siz geldiniz. O.74 Reþat Nuri Güntekin Fakat nereye gidersiniz? Yalova'nýn mevsimi deðil.. zorla baþýmý kaldýrdý: . Birkaç dakika sonra da ben onun karyolasýna gitmiþ. dedim.Ne demek istiyorsun? O. Bir sabah yine böyle bir davete gitmeye hazýrlanýrken kuzenimle merdiven baþýnda karþýlaþtý mu kesti.Misafire hürmette kusur ediliyor galiba.Allah aþkýna boðuþmaya falan kalkayým deme. dedi.... Müjgân'ýn kapalý gözlerine raðmen yüzümü onun saçlarýna saklayarak kula . Feride" diye yalva rdý. geç vakit odaya geldiði zaman ben yataðýmda uyumuyordum. Sonra lambayý söndürerek . Onunla görüþtürmek içi insanlar çaðýrýyor ve hemen her gün uzun bir araba gezintisine yahut yerlilerden birinin bað ve bahçesine davete götürüyordu. Yalnýz dilinin ucunda bir þey var ki mutlaka söylemezsen bu sefer ben u yuyamayacaðým. burunlarýnýn dibinden ayrýlmýyordu.. ikimizi birden denize atarým. Müjgân: . dedi. Müjgân. Sert bir hareketle karyola demirlerini zangýrdatarak doðruldum: ÇALIKUÞU 75 . aç gözlerini. Sonra gülerek ilave etti: . Müjgân. Bir aralýk. bilâkis gruba alarga duruyor. Müjgân çenemi okþayarak: . Ben. Kâmran. birdenbire ürktü: . Fakat ikimiz de kendimizi tutamayar ak gülmeye baþladýk. Ne istersen. dedi. Ona bir þey söyleyecek olursan sen zorla kucaðýma alýr. korkuya.

kuzen sýfatýyla buna katiyen razý olmam. Her gün yeni yerler. galiba Feride'yi büsbütün Tekirdað'da býrakacaðýz. Bilmezsiniz buranýn kýþý ne kadar sýkýcýdýr:. Babam aksi gibi öyle bir alýþtý kaydýracaklar diye ödü kopuyor. dedi. gülerek cevap verdi: . iþitmediðim halde onun bize doðru geldiðini seziyor. þaka etti: . Kâmran. güneþi saklýyor..Evet ama. Müjgân: . Kuzenim nedense benim ilk gece söylediðim "misafir misafiri çekemez" sözüne içerlemiþti. dedim. Gece yaðmur yaðdýðý için havada tatlý bir sonbahar serinliði vardý. on beþ adým ileride Kâmran'ý gö Ayaküstü birkaç dakikalýk bir sabah sohbetinden kaçýnmaya artýk imkân kalmamýþtý.Tanýdýðým insanlar hiç öyle zevk verici insanlar deðil. Bir sabah. Baþý yine bir kýrmýzý mendille sanlý. kuzenime bu Marika hikâyesini anlatýyo itirdikten sonra bileðimden tuttu: . kendi durgun ve kararsýz mizacýna benzeyen bugünkü havadan pek hoþlandýðýný anlatý .. O. O. Kýsmeti çýktý. Ben. Bu mevsimden sonra günler ekseriya bugüne benzer. onun vücuduyla merdiven parmaklýðý arasýndaki delikte layýp kaçmýþtým.Güzel ama. Kuzenim. Müjgân'a takýlmakla söze baþladý: . dedi. ensemde hafif bir ür hissediyordum. Fakat hi r þey görmediðim. komik bir yeisle gülümsedi. iþi ciddiye alarak baþýný salladý: . dedi ve baþýný çevirince on. bugün de yaðmur tehlikesi var.. belki zengin bir yerli ile evlenirsiniz .Ne o. Ýk irde bana bunun için taþ atýyordu.Fena mý? dedim. insana hüzün veriyor. Bu esnada yanýmýzdan -çýplak ayakla. Kâmran'm bu sözüne karþý ne dese b . dedi. . 78 Reþat Nuri Güntekin Konuþa konuþa bayýrýn kenarýna doðru yürümeye baþladýk. dedim. Kim bilir.Bugün de þemsiyenizi unutmamýþsýnýz. dedi. Müjgân. bunun farkýn likten gelerek bir yarým çevirme hareketiyle vücudumu ayný istikamete çevirmiþtim. Sonra kýþ. tekrar dudak büktü: .Milyoner de olsa o kadar demokrat olamayýz. sen birdenbire sustun. Kâmran gülüyor: . Son derece zengin bir insan. sise benzeyen þ ir bulut. dedi.. Elindeki þemsiyeyi açýp kapamakla eðlenerek: . Balýkçý deyip de geçmeyin."Misafir misafiri çekemez" ama. Heyecanla elerini uzat . deðil mi. Müjgân.O kadar aleyhinde bulunmayýn. .. zavallýlar? dedim. dedi. Bir gün kendimi Marika diye tan balýkçý. kendisini eðlendirecek insandan kimi kastettiðimi anlamýþtý. I e bir balýkçýnýn oðluna istiyorlar. Dumana. Marika. Fakat uzanan elleri boþta kaldý. iri bir aðaç kökünde oturan Müjgân'ýn yüzü deniz tarafýna dönük olduðu için o. Feride? diyordu. denizin durgun yüzünde nereden geldiði belli olmayan uçuk bir ay titriyordu. Ben. onunla deniz kenarýndaki bayýrda dolaþýyorduk. Artýk kendimi tutamadým: .Sizi eðlendirecek insaný nereden bulup getirsinler.bir balýkçý geçiyordu... Biraz sonra tekrar yanlarýna döndüðüm zaman. dedi. misafirin misafire ev sahibini çekiþtirmesi eski usu llerdendir. Bana aþinalýk etti: .Bir gün sizinle balýða çýkmaya hazýrlanýyorum. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayýp þarký söyleyerek bahçeye doðru koþuyordu Nihayet bir gün Müjgân bana edeceðini etti.Feride. Akýllý uslu Müjgân'ý bugün hangi hain þeytan dürtüyordu. Kâmran.. Bari ben de öyle yapayým. insanlar tanýy orsun.Beni deðil ama. Kâmran. Ortada þikâyet edilecek bir þey yok. ÇALIKUÞU ___ __77 O gün nasýlsa serbest kalan Kâmran'ýn caddeden geçtiðini gördüm.Allah esirgesin. Kâmran. gözlerini tavana kaldýrdý: .Çoktan görünmüyorsun. buna itiraz etti.iyi ama. Sizi her gün gezdiriyorlar.

Fakat bu kahkahanýn içinde deminki gülüþe benzemeyen. dedi. Evvela gülerek konuþuyorlardý. hiç emniyet verecek gibi deðildi. benim kaçýþým manalý olacak.Hepsi o kadar deðil. ateþte kaynayan katraný devirdi meret. Hiddetin sebebi anlaþýlmýþtý.. on a kudurmuþ görünüyor. kayanýn ucunda kupkuru bir geçit açýlmýþtý. Mesela ateþ gibi bir süva ri zabiti her akþamüstü atýyla evimizin karþýsýna geliyor. * Yürümeye baþladým.Yalancý. elinde bir kürekle kara okak köpeðini kovalýyordu. o iniþte nasýl olup da yuvarlanmadýðýma. Bir an. sýkýntým yokmuþ gibi. . Baþýmý çevirince onlarýn bayýrýn ba yavaþ inmekte olduklarýný görmeyeyim mi? Koþmaya baþlayacak olsam. her þeyi anladýðýmý.. Müjgân'a gizli bir "Sana gösteririm" iþareti yaparak: . Aðlar gibi bir sesle: . Bu sefer. dedi. baþlamýþ lakýrdýyý býrakmayacaðýný h enarýna gittikten sonra hiddetle denize taþ atmaya baþladým. O. böyle lakýrdýlardan hoþlanmam. buranýn öte tarafýnda. bu tehlikeli deligözlülük de beni kurtarmýþtý. Onun için. keçilerin bile zor çýkacaklarý bir yol olduðu için onlar beni maktan vazgeçecekler. Planým hazýrdý. dayaða fasýla vererek küreðine dayandý. Ara sýra yere eðilir gibi yapa ak arkaya bakýyordum. . yanýma doðru yürümeye baþladýkl iþin anlaþýlmayacak bir yeri kalmamýþtý.Anlaþýldý. kendini kaybetmiþ bir halde. Sizinle kavga etmeden konuþulmayacak. Kâmran'm arkasýna geçerek bana göz kýrptý: . izimi kaybetmiþ olacaklardý. kendini Feride'ye beðendirmek iç ikeli hünerler yapýyor. Köpek. baðýra baðýra oradan oraya kaçýyor. hiçbir zorum.Bunu bana da söyleyebilirsin. . Fakat 80 Reþat Nuri Güntekin aksiliðe bakýn ki.Sen çok oluyorsun artýk. bu sabah deniz çekilmiþ. ara sýra denize taþlarýmý atmakta devam eder . Feride'nin daha yüksek kýsmetleri de var. Burasý. diyordu ancý deðilim ki. dedim ve hiddetle deni e doðru yürümeye baþladým. Müjgân.. fakat bir his bana bu uzaklaþmanýn. Kâmran. ne istiyorsun zavallý hayvandan? ihtiyar. bunu onun yanýna býrakmay acaðým. balýkçýnýn kumsalda bir çalý ateþi üzerinde kaynamakta katranýný devirmiþti. Ancak þu var ki. Kendimi bayýrýn en dik yerinden olanca hýzýmla aþa kapýp koyuverdim. iþi parmaðýna dolamýþtý: j. bir kýrýklýk vardýr. iftiracý. yahut hiç deðil ndiðimi gösterecek. Biraz evvel yanýmýzdan geçen ihtiyar balýkçý. Nihayet ikisinin de dönüp bana baktýklarýný ve fenasý.Ne olacak. Bilirsin ki. ilerideki burnu dönersem selamete çýkmýþ olacaktým.Ne var. birkaç daki her þeyi unutturdu. Mamafih. iyiden iyiye solumuþtu. Lâkin. Cevap vermek kendi hakký. Büyük suç! Fakat. söyleyeceði þeyleri b güçlük çekiyor gibi þemsiyesiyle topraða çizgiler çiziyor.Yalnýzken böyle konuþmuyorsun ama. Sonra ikisi de ciddileþti-ler. diyordu.Buna diyeceðim yok. oradaki bir keçi yolundan tekrar bayý anmaya baþlayacaktým. Birdenbire yanýna yaklaþmaya cesaret edemeyerek baðýrdým: . hem de bir yerimden deðil irkaç yerimden kýrýlýp dökülmediði-me hâlâ þaþarým. Müjgân. Kumsalda biraz daha yürüdükten sonra. f bir þey. Gördüðüm þeyler. Allahaýsmarladýk.. Kâmran. Müjgân. beni mahve di ve bunun önüne geçmek için benim elimde çare yoktu. ihtiyar.. O gün. Fakat þimdilik balýkçý. Yalnýz. ihtiyaten. bu nazlý insanlarýn -ata da binseler. Evvela köpeðin kuduz olmasý ihtimali aklýma geldi ve du-raladým. kuzenim bir heykel gibi dimdik odu. birdenbire karþýma çýkan bir komedi yahut facia. Hayvan. çarpýnýp çýrpýnýyor ve baðýrýyordu. herhalde hayvancýðýn sandal küreðiyle öldürülmesini erecede büyük suç deðildi. dedim.beni yakalayamayacaklarý m uhakkak. bu sefer kahkaha ile gülüyor. ara sýra ye içarenin. Hiddetle ayaðýmý yere vurdum: ÇALIKUÞU 79 . ötesine berisine yapýþtýrýyordu.

Ben de onun gibi kovalanýyordum. Müjgân. Devrilmîþ katran tenekesinin baþýn konuþuyorlardý.Hayýr. büyük bir gürgen aðacýna asýlý. benim davetimi beklemede faklý bir sürü halinde gelmiþler. Bir parça hýzlý sallanmaktan kork caðýnda ne iþi vardý? Bunlar evde küçük kardeþlerinin beþiðinde sallansalar daha iyi olurdu na benzer birtakým sözler. Fakat ne çare ki. Halbuki þimdi. balýkçýya paralar verdiðini gödüm.Korkmayýz Feride Abla. Bugün. muhakkak arkamdan gelecekler. burnu dönmeleri tekrar aklýmý baþýmdan aldý ve arkama dönmeden yine hý biraz yürüdükten sonra. yavaþ yavaþ sallamaya baþladým. Beni de. benimle beraber sallanan küçük de kesilmiþti. çocuklarýn arasýna karýþýr. aklým çileden çýkýyor. Çaresiz salýncaðý durdurdum ve çocuða çýkýþmaya baþladým. benim der de kendi baþýmdan aþ-rkýndý. bütün vücudumu ateþ basýyordu. Fakat onlar. istanbul'a kadar giderdim.Hepiniz kenara sýralanýn. bir kolan salýncaðý vardý. Arka bahçede. korkmayýz. Müjgân'la kuzenimin. O hýzla zannederim ki. Müjgân'ýn yaptýðýný hatýrladýkça. Sabýrsýzlýklarýndan. korkmayýz. Daha yere atan balýkçý. ne o çehre? Pancar gibi kýzarmýþsýn! Biri mi kovaladý. diye yolumu kesti. Fakat ben. Vaktim olsa. alacaðýn olsun. Bu hal. basýmdaki gürgenin sýk yapraklarýný hýþý tan bir hýzla havalanýyordum. ikide birde d etmeden yavaþça arkama. korkuyorsunuz.Köpek bir kaya kovuðunun içine. bizi de!" diye b aðrýþmaya baþlýyorlardý. Feride Abla. ara sýra eliyle göðsünü bastýrý-yodu. Nihayet.Beni de. Fakat kapýnýn önünde Aziz Eniþtem karþýma . Çok geçmeden onlar sökün ettiler ve çocuklarýn arkasýnda durdular.F 6 82 Reþat Nuri Güntekin lemeyi düþünmüþtüm. hýzlý hýzlý soluyor. Beni de. çizdiðim sýnýrý aþarak. . bakayým. onu fazlaca koþ içimden: "Daha beter ol!" dedim ve salýncaðý hýzlandýrdým. hiçbirinizi almayacaðým. çocuklarý büsbütün hýrslandýrmýþtý. . elleriyle iþaretler yapýyordu. Facia. aklýnca emin bir yere saklanmýþtý. Dizlerimin arasýnda çýðlýk çýðlýða ha ri býrakmasýndan. Kenarda nöbet bekleyen çocuklar titizlenmeye. korkmayýz. Bazý günler komþu urasýný bayram meydanlarýna çevirirdim. gözlerini çarpýp daðýtmalarýna mani oluyo fenasý. Kumsal boyunca dümdüz koþup gitseydi. Salýncaða atladým. Bereket versin öteki çocuklar da ayrý perdeden.. salýncaðýn etrafýný sarmýþlardý. evvelce de düþündüðüm gibi. Ne güzel tesadüf! Eve gelirken odama kaçarak kapýyý kilitÇalýkuþu .. onlarý kollarýndan çekerek yüzlerini. kendi ayaðýyla girdiði bu kapandan nasýl kurtu k kesik uluyor- ÇALIKUÞU 81 du. . Müjgân!" diyordum. daha doðrusu aþaðýya bakýyordum. bizi de. ay tempodan baþka yaygaralar koparýyorlar. Yani açýkçasý. . küçük arkadaþlarým. kulak asmýyor. Kuzenim. dedim. yahut benim tasarladýðým yoldan bayýra týrmansayd ka kurtulacaktý. iþi deliliðe vurarak kulmalarýna mani olabilirdim Arkadaþlarým arasýnda salýncaða önce binmek yüzünden kavga çýk men aralarýna atýldým. büsbütün kaçmaya da içim razý olmuyordu. bahçeyi cehenneme çeviriyorlardý. ke 'la Kâmran. kuzenimin cebinden çantasýný çýkardýðýný. Sinirli bir gülme ile "Ne münasebet!" dedim ve çocuk sesleri gelmekte olan arkaya bahçey e koþtum. yere düþüp ölmesinden korkmaya baþlamýþtým. Mamafih. Biraz sonra kürekli düþm i bir hücumuna uðradýðý zaman ne yapacaðýný. kollarýmla onlarý iki tarafa daðýtarak: . "Çok oldu ama. bana dönüyor. Ben. küçüklerden birini de karþýma alarak. Müjgân'la Kâmran'ý da alakadar etmiþ görünüyordu. bayýra týrmanmaya baþladým. Ara "Rezil oldum. sizi birer birer kendim sallayacaðým.Kýz. zorla kapýyý açtýrmak isteye da rezalet çýkaracaklardý. bu zavallý köpeði kurtarmak için bir þey yapardým. Kâmran'ýn bana lakýrdý söylemesine ÇALIKUÞU 83 fýrsat vermemek için þirret bir yaygara.

Kuvvetle dizlerimi bükerek salýncaða çýlgýn bir sürat verdim.Hatýrýn kalmasýn ama. çok zorlu olacaðýný hissettiðim bu sallanmada kuvvetimi muhafaza mek için dizlerimi hafif çe bükmekle iktifa ediyordum. Kuzenim gülerek: . Fakat o. Yüzünü yüzüme yaklaþtýrarak: . onlarýn da biraz gönlünü ediver. mendilimle tozlu avuçlarýmý silmeye baþlýyoru Kâmran: . Kâmran aðabeye yanaþ. . gülerek. saçlarýmýz birbirine karýþýyordu. Bu tombul yanacýklarý kanatýrsak ne olur Çocuðun arkasýný bir gölge kaplýyor. nazik bir çocuktur. çocukluk etme. düþerlerse.Piþman olmaya baþladýnýz mý acaba? diye sordum. ihtiyatlý davranýyor. eðlenceli bir þey seyredeceklerini anlayarak geri çekildiler. . Biraz daha!" diye. korkmak dünyada kibrime yediremeyeceðim þey. Teyzem pencereden: .Teyze. böyle söylüyorsunuz ama. Biz salýncaðýn yaný alnýz kaldýk. yanýmda çocuklar var!" diye cevap veririm. koltuklarýnýn altýndan tutarak havaya kaldýrý rlerimin en miniminisi. Yalnýz. Yavaþ sal-layýver. sekiz yaþýnda bir bebekti. Bunu Kâmran da tekrar etti: . dedim ve salýncaða atladým.Haydi küçük. beraber sallanacaðýz.Kimin piþman olacaðýný görürüz. Kâmran. Artýk kurtuluþ çaresi kalmadý. bir zul u. Çevik bir hareketle ceketini çýkardý. yormadan uslu uslu sallar. Gitgide süratimiz artmaya. Ben.. Bu kadar teþvike bir zavallý Ça lýkuþu nasýl dayanýr. eyleme. gürgen.Teyze. Feride? dedi. her gidiþ ve geliþt klarýn içine dalýp çýkýyor. gittikçe çoðalan yaprak hýþýrtýlarýyla sarsýlmaya baþlad ikimiz de diþlerimizi sýkýyor. . gözlerini kaçýrmýyor. Müjgân'ýn kollarýna fýrlattý. ÇALIKUÞU__ 85 Hareketin sarhoþluðu yavaþ yavaþ beni sarýyor kendimden geçiyordum. . onun için küçüðü kollarýmdan indiriy k Kâm-ran'ýn gözlerine bakýyorum: . Korkuyor musun? Bu sefer yüzüne bakmaya cesaret edem eyerek: . Bu baþý baþýmdan ayýrýr ayýrmaz onunla e hiç þüphe yok. fakat arkam dönük olduðu halde.Benim için hayýr. . seninle hiç olmaz diyorum. Kâmran'dýr. gözlerim gözlerine dikili.Eðleniyorsun öyle mi yaramaz? dedi. Daðýnýk saçlarýnýn arkasýndan. O canavarla baþa çýkamazsýn. rica ederim. Sonra salýncak gidip geldikçe þeytan yavaþ yavaþ dürteler: "Hayd ydi. diye vecap verdim. Niyetim. .Onu size sormalý. fazla kýpýrdama. Þimdi görürüz. çocuklarý düþürtmek þart deðil ya. yeter!" diye baðýran sesini iþittim. Ýpler gýcýrdadý. salýncak yavaþ yavaþ hareket etti. Feride? dedi. Alaycý bir sesle: . yedi. o. O da.Feride. pýrýl pýrýl yanan yeþil gözleri bende garip bir kin. bir rüya içinde g . bir yerini kýrar. dedi.Ne bekliyorsun. Þimdi.Yeter mi.Ne münasebet. "Etme. diye baðýrýyo Çocuklar. Bu. haydi Feride!" diye tekrar eder. Kýrk yýllýk Çalýkuþu'nu daha tanýmadýnýz mý? ur mu? Uslu uslu baþlarým. bir yerleri kýrýhrsa sonra beni haþlarsýnýz. insaf etsenize! Gevezeliðim tükeniyor. . yorulmama imkân yok.Bu esnada evin penceresinden teyzemin sesi iþitildi: . Ne yapmalý? Onunla yüz yüze gelmede açmalý? Eteklerime bir çocuðun sarýldýðýný görüyorum. caným. Ninnisi eksik ine gibi seni sarsmadan. bilmez gibi söylemeyin. kuzenimi omuz baþýmda hissediyordum. tkiniz de düþersiniz. Ondan 84 Reþat Nuri Güntekin kaçýnmak. . ona baþ eðdirip neticeye kadar bu küstah ve zalim alay a devam etmek. Bir aralýk. Fa kat o: "Haydi Feride.A kýzým. bir kelime bize biraz kuvvet zayi ettirecekmiþ gibi susuy orduk. dedi. Müjgân'dan öðrendiðim güzel þeyden sonra.Aman. sim kesilir kesilmez onun baþlayacaðýna hiç þüphem yok.. haným gibi nazlý. Çünkü nazik ko lan seni zapt edemez.

Galata rýhtýmýnda karþýlamaya koþ Niþanlýlýðýmýn ilk haftalarý herkesten kaçmakla geçti. iplerin elimden kurtulmasýndan korktum. Bunlarýn baþýnda Kâmran geliyordu. teyze dedim. Korkuyorum.Öyleyse niçin aðlýyorsun? Gözlerindeki yaþlar ne? . Mamafih.. Kâmran. Dizlerim büküldü. kýzým? diyordu. diye sýz anýyor. Bunu teyzem.Þimdi imkâný yok. canýnýn sýkýldýðý anlaþýlýyordu.Dizlerim birden bire gevþedi. gözlerime dokunuyordu. Müjgân. Teyzem. Kâmran. Ayþe Teyzem'Ie Müjgân da bize katýlmýþ olarak sürü sepet istanbul'a dönüyordu un bir mektubuyla öðrenen Besime Teyzem ile Necmiye bizi. bu. mersi. . ben dünyadaki niþanlýlarýn en acemi ve vahþisiydim. teyze dedim. ellerimi arkama sakladým. incecik elleriyle saçlarýmý okþayarak onun aðzýndan konu ÇALIKUÞU 87 Yataðýmda büzülerek: . Bu hareketime. düþeceðim. dedi. onun sana söyleyecek ne güzel þeyleri va .Niçin bu deliliði yapýyorsun. Fakat ne çare ki. bana özene bezene bir niþan yüzüðü yaptýrmýþtý. Feride. bir istanbul dönüþünde. buraya senin için geldim Feride. Karþý karþýya geldiðimiz zaman benimle niþa acaktý. Eski bir yüzüðünü ölçü verdim.. Ben.Ben mi aðlýyorum. Benim yaralý parmaklanma yakýþmayac engin taþý vardý. teyze? Baþýmý teyzemin göðsüne soktum: . beni bu esnada kavrama lsaydý. inatla baþýmý önüme eðdim.. birbirine k ellerim açýlmamakla beraber kollarým iplerin etrafýna kaydý. .... Müjgân. bu kelimelerin ahengi içinde uykuya dalýyordum. Fakat onun kuvveti beni muhafaza etmeye kâfi deðildi.Hayýr. Kim bilir. Zannederim. arkamdan sapan taþý y Müjgân vasýtasýyla ona bir ültimatom vermiþtim. Biliyorum ki. uzun sürmedi. 86 Reþat Nuri Güntekin Hafif bir sersemlikten sonra gözlerimi açtýðým zaman kendimi teyzemin kucaðýnda buldum.Birkaç gün sonra akrabalarýmýza bir küçük davet vereceðiz. daha üstüme varýrsa aðlýyordum. bazen bu kadarla kalmýyor. . tuhaf bir þey iþte.. Dudaklarý saçlarýmýn arasýndan alnýma.. devam etti: . arkama sakladýðým parmaklarýmý birbirine kilitliyordum . be er düþüp ölünceye kadar. Üç gün sonra. Islak bir mendille þakaklarýmý siliyor: . Muvazen esi bozulan salýncaðýn birdenbire dönen ipleri arasýnda yere yuvarlandýk. B unlar. dedi. beni bir pencere kenarýna çekerek bir sürpriz gibi gös . Feride.Elini uzat da bir tecrübe edelim. Tekrar gülümseme .. Niþan takacaðýz. Tekirdað'da old a ara sýra beni yataðýmda sýkýþtýrýyor: . beraber gezinmek ve konuþmak istiyordu. ayaklarýmýn ucuna bakmaya baþladým. Sözünü tutmazsa her þeyi bozacaðýmý yeminlerle söylüyordum. Sonra. muhakkak düþecektim. O kalmak.Beðenmedin mi yoksa. düþkünlüðümü anlamadý: . Benimle evlenmeye razý olduðunu aðzýndan iþitmeden seni býrakmam.Bir yerin acýyor mu. gözlerimi ildim.Bunu ümit ediyordum. O. Kâmran'ý u geldiðini gördüðüm zaman ürkmüþ bir at gibi patýr patýr kaçýyordum. sizin en güzel zamanlarýnýz-dýr.Düþmeden evvel aðlamýþ olacaðým.Çocukluk etme.inelim artýk. inþallah dar falan Teyzem kolumu zorla çekecekmiþ gibi. Daha sonra. beni anlamadý. sevinçle boynuna sarýlmayýþýma hayret eder gibi: . karþýki aðaçlarýn içinde kaybolmak üzere olan güneþe tutup parýldattýðý zaman. dedim. dedim. Feride? diyordu. utanýyorum. 88 . ..istemiyorum.. Feride? dedi. onu ölesiye seviyorsun. kýzardýðýmý göstermemek için yüzümü perdenin karanlýðýna s Teyzem. beni býrakýp yatmaya gittiði zaman Kâmran'ýn söylediði þeyleri kendi kendime tekrar r. . her niþanlý gibi onun da hakkýydý. Anlatamayacaðým ki. diye yalvardým..Hayýr teyze. bu. Soðuk bir sesle: .Çok güzel teyze.

Mektebini bitirmene ve evlenmenize a ene var.Feride. tabii cesaret edemiyordum.. yine büyüklüðün kendinde kalmasýný istedi. dýþarý-dakilerden olsun kimse yüzüme karþý bahsetmiyordu. Buna pelc mumnun olduðumu söylemeye lüzum yok deðil mi? Sen. Yalnýz. Kâm an için. Besime Teyzem duysa. inatçý vermelisin. Ne demek istediði i. Çocuklukta bu. karyolamý. niþanlý demesin. beni evin daha hatýrlý bir odasýna taþýyorlar. Fakat be eket versin yabancý deðil. Bütün bakýþlar üzerimize toplanmýþtý. Yerin dibine geçiyorum. bugünlerde benim için bir abladan fazla bir þey. Hayli uzun zaman. Güzel bir azarý hak etmiþtim. Yalnýz bir þartla. niþan toplantýsýnda senin yerine bir vekil mi koyacaðýz? Nikâhta öyledir ama kýzým enüz böyle bir âdet çýkmamýþtýr. zannederim ki. kuzenimin ta kendisiydi bu. vaadinde durmuþtu. Müjgân'in göðsüne yüzümü saklýyor.imkâný yok bunun teyze. Kelimesi kelimesine aklýmda kalmýþ olan bu sözlerde hakikaten yakýp hýrpalayacak bir þey va dý? Bunu bugün bile anlamýþ deðilim. Benim 90 Reþat Nuri Güntekin tarafýmdan gayet haklý bir þamarcýk. Böyle olmakla beraber sen. diyerek dörtnala aþaðý kaçtým. deðil mi.Peki. onlardan biri oldum. ötek eliyle çene i. yine de köþkte pek rahat sayýlmazdým. O zamana kadar daha büyürüm. Arada bir þakalaþmaya kalkanlar olursa benden. dedim.Ýstemem. mevkiim büyüdüðü için. Verilecek cevap olmadýðý için önüme bakmakta devam ediyordum. O zaman. Fakat gitgide büyüyorsu . Sýrf akraba ve bir iki yakýn dost için bir niþan ziyareti yapacaðýz. perdelerimi. bunlardan biri bir gün benden.Nasýl. Kimse bana niþanlý muamele n þimdi. Böyle olmakla beraber. Birdenbire titreyek silkindim: . korkuyorum. huyunu bilmediðim herhangi bir yabancý kýzdan çok daha iyisin. 89 ÇALIKUÞU Kendimi çiçeklerle ve avizelerle süslü bir masada þimdiye kadar alýþmadýðým bir tuvaletle. Evdekilerden olsun. Önü daha dört uzun sene var. Kimse bana. aðýzlarýnýn payýný alýyorlar uyorlardý Hatta. annenim de. saçlarýmý. Gül klarýný kýsarak hafif bir alay geçti: .Þimdi artýk anlaþtýk. niþanlý kýzlardý. Yalnýz bi fazla havaisin. artýk çocukluðu býrakmak zamaný gelmiþtir. Fakat. alacaðým dersin þiddetini gidermek için bir eliyle belimden tuttu. Gece eri odamýzda yalnýz kaldýðýmýz zaman lambayý söndürüyor. belki pek zararlý bir þey deðildir... kim bi lir. Nasihatlerinin nasýl tesir ettiðini anlamak ister gibi: .. Fakat.. dedi. teyzem. Çocukluða. diyordu.Dünyada en acýdýðým. teyzemin beni kýymetli oðlu için bi düðü korkusunu seziyordum. niþanlý bir kýzsýn. Allah esirgesin. yaramazlýða. alýþýrým. Mesela. Ben. onu çok sevdiðini bana. O var. F de? dedi. onun hýrpalanmaktan büsbütün incel rasýna alýyor. aðzýna bir hafif þamarcýk da yedi.Reþat Nuri Güntekin Yüreðim hýzlý hýzlý çarpýyordu: . bir kere daha tekar edeceksin. aðzý serbest kalan Müjgân: . cevap vermemesi için elimle aðzýný týkayarak yalvariyordum: . Teyzem. Þimdi senin yalný zen deðilim. Daha doðrusu iki þartla. Nihayet. Müjgân. Evvela'benimle boðuþmayacaksýn onra. fakat. ar ve çehreyle onun yanýnda gördüm. akýllanacaksýn. Büyüdükçe de elbette aðýrlaþacaksýn. bilmem anlatabiliyor muyum? Ciddi ve aðýrbaþlý olmalýsýn. alnýmý okþayarak: . . hemen hemen bir anne olmuþtu. baþýmla üst üste birkaç kere "evet" iþareti yap Müjgân. ben daha çocuðum. gardýrobumu deðiþtir dý ve bunun sebebini sormaya. yalnýz bana. ne bileyim.. alay ettiðim insanlar. Buna mutlaka lüzum görüyorsanýz ben mektebe gittikten sonra yapýn. Kâmran'ýn ne kadar ince hisli ve nazik olduðunu biliyorsun. bana neler yapardý.

kaçtýðým kapana tutulmak üzere olduðumu anladým. kalabahkçaydý. Demek ki. dedim. senin niþanlýn deðil miyim? . ben bu kelimeyi istemiyorum . Ara sýra bana teklif ettiði araba gezintilerine yanaþmýyor. Tipiniz. kendi kendine geçer. yahut da lüzumsuz gevezeli yeceðine emniyetim yoktu. Kâmran'dý. Reþat Nuri Güntekin 92 11. Müjgân kýz. Bu suali. Cariyeniz de. beni yalnýz yakalamak için fýrsat arýyordu. Araba. Bu bahçede mesut dulun etekleri arkasýndan nasýl koþtuðunu daha unutmad yapýyorum. dedim. Konuþursam.Þimdiden mi? dedim. ama. Vakanýn son günleri köþkte. küçükhaným.birini alýyor ve yolda mütemadiyen onunla konuþuyordum.Arabacýnýn yanma bineyim. Fakat öyle bir þey iþitmeyince yavaþladým. kendime bedbaht demekte hakkým var.Ben. ya sesim tit ekti. beni bedbaht ediyorsun dedi. Kâmran bu esnada bana baksa piþmanlýðýmý anlayacak. bu beni akkým Müjgân'a ne söyledðimi hatýrlamýyormuþum gibi yalandan gözlerimi havaya kaldýrdým. arkamdan geleceðini zannediyordum. Biliyorsun ki. Feride. . bütün þeytanlýðýmý. ayýp yapýyorum.Görüyorsun ki. sadece aðaçlardan birinin altýndaki bir kamýþ kanepeye oturmuþtu. Ben. Tatilin son günlerinde baþýmdan geçen bir kazayý da söylemeden geçemeyceðim. Kâmran. kendimi tenha bir y ya sarf ediyordum. Onun da. Boþ .Ben herkes miyim? . pek fazla ýsrar ederse yanýmýza gân'dan baþka. Kendi kendime: .Bir gün. bir k kadaþa söylenecek her þey bir erkeðe tekrar edilmez. O. Kuzenimin oturuþunda. o kadar komik bir hayretle sormuþtum ki.Galiba bozuþacaðýz. diye benimle ala Kimse. Fakat sana karþý.Evet. kimse için duymadýðým bir his var içimd Ne vakitten beri. ya baþka bir münasebetsizlik yapacaktým. ziyaný yok. hakikaten bedbaht bir insan tavrý vardý. dedim. r ÇALIKUÞU 91 Kendimi tutamadým: . Gayrý zatýnýza hýrsýzlýk yakýþmaz.Bir þey deðil. Kendi kendime gayret ve rmek için söylenmeye baþladým: . biraz kadýn tipi olmasýna raðmen erkeksiniz. Yine belki aðzýma vurursun diye kelim eyi söylemeye cesaret edemiyorum. zannederim. bir parçacýk kestim. Müjgân'dan baþka diy Müjgân'ýn yolda beni.Ne istersen açýk yeyiver.Müjgân'a söylediðini bir kere de senin aðzýndan iþitmek istiyorum. Fakat.1i! Öyle sanýyorum ki. ikimiz de gülmeye baþladýk. . ben de artýk kaçamayacaktým. Köþk halký bir gün sað elimin bir parmaðýnýn kocaman bir sargý beziyle baðlý olduðunu gördü .Sinsi sarý çýyan. öyle. bir gün bana: . Eskiden olduðu gibi ara sýra mutfaktan kayýsý kurusu falan aþýrmaya gittikçe hain aþçý: . O. Ben. henüz bir þey söylemediði halde artýk sokaktan çocuk çaðýrmaya da cesaret edemiyordu da bir aðaca çýkmak için bucak bucak saklanmak ve geceyi beklemek lâzým geliyordu. düþündüm .Biliyor musun. b nlarýn arasýnda en baþa çýkýlmazý. araba ile Merdivenköyü'nde bir köy düðününe gidilecekti. . Zannederim ki.Galiba ben. onunla kovalamaca diyebilirim. bira sonra. Aramýzda konuþtuðumuz her þ erkese söylenemez. . usulca arkama baktým. Kâmran'ýn sözünü aðzýna býrakarak sokaða doð dým. diyordum. tekrar yanýma gelece galiba. onunla yalnýz býrakmak için kaçmayacaðýna. Bir kahkaha koptu. kýzararak kös kös arabaya bindim.Yanlýþ anlamayýnýz.

saklýyorsun. Tatilin son günü. Olsaydý. beni bir gün yatak odasýndaki gardýrobundan galiba bir mendil alm aya göndermiþti. sýn kaldýðýmýn resmiydi. Misel. zih nimdeki periþanlýðý büsbütün arttýracaktý. bu kapris. Fakat ben.Sadece o kadar mý? Garip þey! Sor Aleksi. Feride.Bu sene sýnýf geçemezseniz bir sene. diyordu. Ben sizin bu kadar düþtüðünüzü hatýrlamýyorum. muhakkak. yalansý bir saflýkla: . ÇALIKUÞU 95 . Bedbin bir tavýrla baþýmý saklayarak: . Yüzük. bir türlü parmaðýmdan ç r heyecan içinde bir hayli zorladým. model bir talebeymiþim gibi razý olmuyor: . dedim. çalýþkan bir talebe deðildim. baþýmýza bir iþ açar. kadýnca konuþmasýnýn zaten son hadlerine varmýþtý. dedi ve yürüdü. Kimden? Nasýl? On sene aralarýnda yaþadýðým ve öyle pek alýk. Zaten. sonra diþlerimle çýkarmaya çalýþtým. . yüzsüzlü dým. Üçüncü gün. Gardýrobun aralýk bir gözünde mavi kadife kaplý bir mahfaza gördüm. Ah bu Sörler! Dünyaya ait hiçbir þeyin farkýnda görünmemelerine raðmen en küçük dedikodular irler. Ýþte o zaman. nedense. dedi. manalý manalý gülüyordu. beni mektebe götürürken hiç konuþmadý ve ayrýlacaðým zaman: . Sor Aleksi. hazýrlýða baþlamýþtým. beni bir köþeye çekti. Bundan ilerisine gitmek. Fakat. daha açýldý: . Ertesi gün. bu yüzükle yakalanmak fena ha lde kibrime dokunuyordu.Benden bu kadar çabuk kaçmak isteyeceðini ummaz-dým. teyzemin korktuðu gibi biraz dar yapýlmýþtý. Üstelik. bahanelerle inat ediyordum. bir uzun sene daha burada beklemek tehlikesi va r. Kâmran.Zannederim ki. buna itiraz etti: . Bu sene geçen seneden bir yaþ daha büyüðüm. bu sene mektepte yoktu. sen kendi kendine bulabilirsin. be yüzüðümdü. Sor Aleksi. salak bir kýz olmadýðý bir türlü anlayamamýþým-dýr. Ne yapacaðýmý þaþýrarak göz kaçýrdým. Bu. Ben. Ehemmiyetli bir þey ki. konuþmaya mecbur edecek. Bu. pek çok.Sörler. hakikati utan ÇALIKUÞU 93 zeme itiraf etmeye hazýrlandýðým bir zamanda yüzük kendiliðinden çýkývermesin mi? Niçin? herhalde. Feride? dedi. bültendeki numaralarý herkese göstermekten sýkýlacaksýnýz.Bu kadar aceleye ne lüzum var. Bültenler daðýtýldýðý günün akþamý Sor Aleksi. Çaresiz. taarruza geçmezsem Sor Aleksi'den yakamý kurtarmaya imkân yok. alýya mal oldu. çenemi okþuyor. parmaðýmý bir sargý ile baðladým. Nafile. mutlaka mektep açýldýðý gün gelmemi tembih ettiler. Ben. Maðlup olduðunu bana göstermekten çekinmeyen koket bir tavýr yanaðýma bir fiske vurdu: . Baktým ki. bir gayret yapýp kendimi toplarlamazsam. aþa benimle yüz göz olmak demekti. dedi. bir bahane ile kendimi kurtarmaya uðraþýrken. .Onu. geçen iki gün içinde üzüntü ve sýkýntýdan zayýflamýþ olacaktým.Epeyce deðil. Arkasýndan daha aðýr bir taþ: . Fakat. Bu sene de dersler çok sýký.Teyzem yarayý inatla sakladýðýmý fark edince: . Kâmran. pek öyle aklý baþýnda.Hakkýnýz var.Mutlaka bir yaramazlýk ettin.Tehlike mi? Niçin tehlike? diye sordum. Söylesem muhakkak bir çaresini bulacaklardý. Bir hekime gösterel im. bu ýsrarým karþýsýnda yine bir hüzün ve dalgýnlýk nöbeti geçirdi. Halbuki bu sene baþ 94 Reþat Nuri Güntekin . . Onu bir dakika parmaðýmda seyretmek hevesine karþý koyamadým. yüzük büsbütün daralý-yordu. bu dert çýkýnca büsbüt Ýlk üç ayýn notlarý son derece fena gitti. Hakikat þuydu: Teyzem.Epeyce bozuk Ma Sor. beni.Notlan beðendin mi. diye sitem etti. uðra or. Feride? Birkaç gün daha kalabilirsin. Tam iki gün vakit odama kapanýp sargýyý çýkararak kendi kendime saatlerce uðraþtým.

kendimi dýþarý atmaya hazýr bir vaziyet almýþ. ima yenecek bir þey bulunduðunu bildiði için yolumu kesiyor. baþka çare yoktu. Ne anlatýyordum? Evet. . bu kadar m ana haber vermediði için içimden darýlýyordum. ilk aylarda her hafta mektebe r bir þey söylemeye cesaret edememekle bareber bir niþanlýnýn bir talebeyi ziyaret etmesin i skandal addediyorlar. açýk olduðu için öðleden sonra gezmeye çýkacaktýk. Fakat. Erenköy istasyonuna kadar beraber g itmek þartýyla. onun burnunu sýkýyordum. dedim. O. bütün yürekler acýsý bir þeydi. sörlerden biri Kartal'a gidiyordu. Elimde küçük valizimle köþke vardýðým zaman ortalýk kararmak üzereydi. ön ayaklarýyla bana tutunmaya çalýþýyordu. Fakat. ihtiyar köpek. kocaman aðzýný güler gibi açarak dilini sarkýtýyor. ya iki ya üç gece eve çýkmý Sebebini kendim de pek iyi bilmediðim bu inat. Kâmran. Sor Süperiyör'e giderek teyzemin hasta olduðunu söyledim ve izin istedim. Günleri hesapladým. Yaptýðým. Arkad dan beni tebrik edenleri kýsa. istediðim izni verdi. parloir'ýn mahsus açýk býraktýðým bir kapý kanadýna dayanýyor. "Bilmiyorum" demeyi kibrime yediremedim. Besime Teyzem'le Necmiye'yi gücendiri yor. Kuzenim.Kâmran Bey. dedim. . Türkçe bilen birisine okuttuktan sonra yýrtmak âdetleri olduðunu söyleyerek vazgeçirmiþtim.Babamdan Madrid'deki amcasý çaðýrmýþ. köpeðin üstüme sürünmesini istemediðim kirli ayaklarýný yakaladým. uzak durmama sinirlenerek kapýyý zorla kapamak istemiþti. Havadisin doðru olmasý mümkündü.Pek küçük deðil. burasýnýn mektep olduðunu hatýrlamanýz lâzým gelir!" yolunda bir söz iþitmek istemezs Kâmran. yüzler ini ekþitiyorlardý. Kâmran'a gösterdiðim manasýz uzaklýðý unutuyor.Evet. O birdenbire duraladýr . bir tanesi. asýl o bozuyor ya dedim. Hava. son derece açgözlü ve dalkavuktu. o yaklaþýrken ben. Yavaþ yavaþ omuzlarýmý kaldýrdým: 96 Reþat Nuri Güntekin . Üç ay içinde. Hasýlý r oyun. Feride? Biz niþanlýyýz. gelen mektuplarý. bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kýzý bana: . Avrupa'ya gidiyormuþ. Kâmran'ýn yanýnda sýnýfa dönüþ. perþembeydi. Fakat Sörlerin. Kâmran ta yanýma geldiði zaman keþfetmiþ gibi görünerek: .Çok az kalacak. köþkün köpeði karþýladý. bir gün: "Ziyaretleriniz biraz sýkça oluyor. odada görünür görünmez kaç delik varsa. Kâmran'a ne düþüneceðini. Birdenbire þaþaladým: . r ÇALIKUÞU 97 Allahtan o gün. Biliyorsunuz ki. bizim taraflardaki bir ermeni doktorun kýzý. bana r þey söylemiyorlardý. küçük bir seyahat. öyle mi? dedi.Rica ederim Kâmran. . bir cilveleþmedir gidiyordu. O. Bu ziyaretlerin birinde. Fakat. mektup ya zmayý da teklif etmiþti. demiþtim. Hafta tatillerini mektepte geçiriyordum. Konuþmayý bu kadarla keserek ayrýldýk. Yalnýz. Aman. Ýþin nihayetinde biz artýk birbirine baðlý i . Aðaçlarýn arasýndan Kâmran'ýn bana doð görerek yere çömeldim. karþýmda ayaða kalkarak geri g yürüyor. nasýl oluyor da. hakikaten fenaydý. bizim köþkten ayaðý eksik olmaya Aile dostumuz gibi bir þeydi. . sefaret kâtibi oluyormuþ. O gece hep bu meseleyi düþündüm. ara sýra bana. Sor Süperiyör.Nasýl olur. Yirmi günden beri köþkten haber alamamýþtým. aramýzda hiç hoþ olmayan bir konuþma geçtiðini hatýrlýyorum. kuru bir teþekkürle baþýmdan savýyor. tçim içim içinde bir gece daha geçirmek fikri beni korkuttu. Kapýda beni. öyle bir fikir var. Arkadaþýmýn babasý.Bir sene evvel uydurma bir masaldan bahsederken ne kadar serbest ve farfaraysam bu sene hakikaten niþanlý bir kýz vaziyetine düþtükten sonra o kadar korkak olmuþtum. bembeyaz kesildi ve o günden sonra bir daha mektebe uðramadý. Affedersiniz ama. o da göz vardýr. alçak sesle: . yýlýþmak meylini göste vermiyordum. ne kocaman aðýz! Timsaha benzemiyor mu? . kuzenimin beni parloir'da beklediðini haber verirken. Ben.iþte. ben. Ertesi gün.Nereden bu haber? dedim. bu inadýmý yenmeye muvaff ak oldu. ne yapacaðýný þaþýrtýyordu. Bu. ellerimi mektep gömleði rine sokarak ayakta nihayet beþ dakika konuþuyordum.Þu gülüþe bakýnýz.

dedim. dedim.Doktorun kýzý. Kâmran.. kuru yere oturma. Hatta doktor. mendilimle ellerimi de sildikten sonra birini kuzenime uzattým: . Çalýkuþu .F 7 98 Reþat Nuri Güntekin . Bunu sen mi bana söylü-yosun? Niþanlandýðýmýzdan beri senden en tatlý söz. ama. Botlarým sýkýyor da. Yeni yakalanmýþ bir kuþun yüreði.Ne yapýyorsun. naziksin..Neden bu acele Feride? Adeta benden kaçýyorsun! dedi. Köpeði býrakarak eteklerimi silkeledim.O mu sana söyledi? . Fakat zan beni býraksa da artýk kaçmaya kuvvet bulamayacaktým.Kim söyledi? Yeni bir yalan uydurmaya vakit olmadýðý için: . Öteki eliyle çantamý aldý. beklediðimden çok faz sir ve dargýn görünüyordu. Onlar. ÇALIKUÞU 99 Kýþ ortasýnda olduðumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akþamdý. Kâmran'a karþý suçlarýmý bu kadar kolay kabul etm tesiri vardý acaba. bilmiyorum. Vakadan sonra ilk defa sen diyordum. ne annem. Feride? dedi. . Etrafýmýzdaki kuru d ri bir mercan kýzýllýðý içinde yanýyordu. Öyle merak ediyorum ki. elimden tuttu: . hemen kolundan tutup kal dýrdým: . .Þuraya biraz oturabilir miyiz. Zannederim ki. Fakat þimdi hepsini unuttum..Bonjur. Bu nazik bahis üzerinde fazla durmadan: . O halde. Okþar gibi hareketlerle kollarýna. þimdilik dudaðýnda acý bir tebessümle yalnýz bana bakýyordu. .Sen.Emir sizin. son günlerde. dedim ve arkamdaki lacivert pardösüyü çýkararak oturacað ere serdim. içeride de.Evet.. çaresiz herkesle bareber konuþacaðýz.. Bu saatte. dedi. içerdeler. Heyecanýmý gizlemek için alaycý bir tavýr alarak: . . Annemin hiçbir þeyi yok.. hayret ediyodu: . Feride? dedi. pantolonu na dikkat etmeden oradaki bir kayanýn üstüne oturuverdi.Annem mi? diye sordu.Hasta olmaman için. biraz hayretle: .. Zaten içeriye beraber gidecek deðil miyiz? . pardösümü tekrar eline almýþtý. pazara kadar sabredemeyerek izin aldým. söz arasýnda: "Babamý size çaðýrdýlar. tabii. Bu üç ay içinde ne olmuþtu. Kâmran. Kâmran.Ne münasebet.. Kaçmamdan korkuyor gibi elimi býrakmýyordu.Yanlýþ olacak. göðsünde nasýl atarsa benimki de öyle atýyordu. Birbirimize bir þey söylemeden bahçenin sonuna kadar yürüdük. teyzem nasýl? Ehemmiyetli bir þey deðil inþallah. aramýzda ne deðiþmiþti. düðmel ordu. Hasta diye mi duydun? . dedim. dedim.Ne söylüyosun.Sana biraz sitem yapmaya hazýrlanýyordum.Evet. Artýk geri dönmekten baþka yapýlacak iþ kalmayýnca Kâmran: . dedim.Evet. Onu. Baþýmý önüme eðdim ve sustum.Çok sevindim. dedim. ne de baþkasý için köþke uðradý. Feride? dedi. Kâmran. Fakat klýma hiçbir þey gelmiyordu. Kuzenim bu sefer de galiba kulaklarýna inanamadý: . Gözlerimi kaldýrmadan: .O.Sen. istersen kimseye görünmeden bahçede biraz dolaþabiliriz. bilmiyorum. tte kendimi ona karþý suçlu görüyor.Mersi. yakasýna. onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanýlmaz bir ihtiyaçtý. Kâmran. Kâmran. O. hasta diye iþittim de merak ettim. . nasýl istersen. Çantamý yerden alarak yürümek istedim. þimdiye kadar gösterdiðim vahþiliðe piþman oluyordum. Feride. . . seni muhafaza etmek bundan sonra benim vazifem oluyor.. galiba teyzeniz hastaymýþ" dedi. Yan yana yürümeye ba landýk ni-þanlanalý ilk defa yan yana. ben seninle yalnýz onuþmak istiyorum.. Halbuki.

Kâmran. Öyle y ma. ben onun gönlünün rahat ettiðini anlýyor ve memnu n oluyordum. Bahis ciddileþtiði için Kâmran muhasaraya nihayet vererek doðrulmuþtu. Bana el dokundurmadan yaklaþmak için kurnazca bir buluþ. adeta korktu. yaptýn. Beni. dedim.Zannederim ki. benim fikrim de deðil. Ne bileyim. Konuþmamýz devam etti: ..Bu teklife niçin "Olacak þey deðil" dedin? Avrupa'ya gitmek seni memnun etmeyecek mi ? 102 Reþat Nuri Güntekin . dedim. bu kadar ihmal edilir mi? içimde fena þüpheler de uyandý. artýk dokundurmaya cesaret edemiyordu. omuzlarýmý kaldýrarak geri çekiliyordum. öyle þeyleri anlayamazsýn. Bu vaziyette dört tara dan kuþatýlmýþ bulunuyordum. dedim. Ben de.. Hepsini unuttum artýk.Tahminim doðru mu. fakat ürkütmekten korkuyordu. "Ýlerde bir sefaret memuruyla beraber Avrupa'ya gitmek belki Feri de'yi de memnun edecektir" diyor. fakat hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladým etti ki. bileklerimi tutmuþtu. ýsrar edince gözlerimi kaçýrarak: . Kâmran. Hatta fazlaca bile. Muayyen bir mes leði. bu suratla görür e derler? Birdenbire aklýma gelmiþ gibi Kâmran'a sordum: . . Öyle deðil mi? .Bir fikir.Müjgân yanýlsaydý.Amcan ne teklif ediyor.Doktorun kýzýndan.Doktorun kýzý. böyle olmazdý ki.Ben sana bir þey yapmadým ki. Madrid'deki amcamýn bir tasavvuru. dedi. Ben. Mümkün deðil. Feride? Kâmran dikkatle yüzüme bakýyordu. Feride. beni tekar vahþileþtirmekten ürküyormuþ gibi yaný klaþmaktan korkarak: . Bundan sonra.Sen önden gitmelisin. bu dakika içinde o kadar mesut ettin ki.O cihetten söylemiyorum. Ben havuzda yüzümü iyice yýkayacaðým. sefaret kâtibi olarak yanýna almak istiyor. . Halbuki . birtakým sözler. Onlarý geri çekmedim. . Sen bunun için mi geldin? Yanýma yaklaþmýþtý. yahut bir memuriyeti olmamasýný bir erkek için eksiklik sayýyor. Elleriyle baþýmý okþamak istiyor. . Fakat. .Sakýn annemin hastalýðý bir bahane olmasýn? . O. ona alýþmaya baþlamýþtým. Feride? Kâmran'ý çok memnun edeceðini hissederek: "Evet" diye baþýmý salladým. .Ne güzel. Hayatýma taalluk eden her þeyi seninle konuþmaya mecburum. Fakat . Sakýn Müjgân yanýlmý istemeden güldüm. sana ne çok haberler veriyor.Böyle ne demek? Yani benim niþanlým mý? Gözlerimi kapayarak üst üste iki defa baþýmý sall . Dünden beri talihim ne kadar deðiþti! Ellerini oturduðum koltuðun kenarlarýna dayayarak bana doðru eðildi.Olacak gibi deðil. Daha doðrusu.Beni. Sualini bir kere daha tekrar etti: . merakla sebebini sordu. Beni. hemen yerimd n kalktým. Gözlerini açtým ve onun büyümüþ gibi g yaþ damlasý gördüm. . tabii onun fik irlerini söylüyorum. ölürken aklýma gelirse aðlayacaðým.Feridem! Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulaðýmdadýr. Kâmran. hâlâ ikide bir içimi çekiyor ve hýçkýrýyordum. O. Oturd yerde kirpi gibi büzülüyor.. 100 Reþat Nuri Güntekin Bir niþanlý. o. cevap verdi: . Çok yakýn olan yüzüne mendilimle oynayarak sordum: . evvela cevap vermek istemedim. N ereden duydun? Kýsa bir tereddütten sonra: ÇALIKUÞU 101 . Ayný yollardan geriye dönerken ben... dedim.Avrupa'ya bir seyahat varmýþ öyle mi? O. Kýzararak baþýmý çevirdim.Doðru söyle. Feride. ben artýk hareketlerimde serbest bir insan deðilim. Sen daha pek küçüksün.

"Mani olmalýydý el senelerinizi ayrý geçirmekte ne mana vardý? Dört sene.. çocuklara paylarýný daðýttýktan sonra. herbirini bahçenin bir köþesine daðýtmak v içine saklamaktý. bana da hak vermen lâzým. terziler. Onu. Galata rýhtýmýndan vapura bindiriyorduk. Biraz sonra. boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarþafým. 104 Reþat Nuri Güntekin misafir çocuklarýný peþime takýyor. kendine göre bir iþle meþguldü.. Göz yumup açmcayakadar geçer. daha vaktimiz var. bu sözleri yalnýz dudaklarým söylüyordu. Hekes. Aradan beþ dakika bile geçmeden elimde dolu bir tabakla küçük arkadaþlarýmýn yanýna dönüyor En iyisi. Yüreðim hafifçe burkuldu.Demek amcamýn teklifini kabul etmemi doðru buluyorsun? . o kadar kýsa bir þey mi. . üç.O halde gidebilirsin. Feride" diyordu. .. Avrupa'ya gitmeye teþv k ettiðim için. Bir iþe yaramak þöyle dursun. . iki. Fakat ben bunu. Ben. . Yine zannedirim ki.Evet. iki. Bir akþamüstü onun. Bunun için yeni aþçý. "Ben seni býrakýp gideyim mi?" sorana baþka türlü cevap bulunur mu? Öte taraftan.Zannederim ki.Demek. . uz u iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uðradýðýmý þaþýrdým. Amcanýn teklifi hakikaten hoþ bir tek bir seyahat hiç fena olmaz.Mademki bir erkek için mutlaka bir meslek lazýmmýþ. þimdiden davet mektuplarý yazýyor. daha fazla düþünmeye deðer bir þey görmüyorum. "Hiç iyi yapmadýn. Üstelik teyzem de köþkte düðün ni büsbütün çileden çýkardý. Kâmran tekaüt olan amcasýyla beraber büsbütün istanbul'a döndüðü zaman ben bir ay evvel mek unuyordum. Köþk. Feride? . Bir. arkabala-nmýn hepsi beni tebrik ediyorlardý. biraz sonra. Siz þu kümeslerin arkasýna saklanýnýz. Her yer gibi. daha doðrusu aþçýnýn. bir delilik arýz olmuþtu. senin de þimdi öyle yapman lâzým. kabýný kaçaðýný arka b bir çadýra nakletmiþ. bu ayrýlýðý bu kadar kolay kabul etmeme müteessir oluyordu. eksikleri tamamlamak için çarþý pazar dolaþýyor. Ben. uzak semtlerden gece yatýsýna gelmiþ akrabalarla dolu oþalýyordu. Feride? . Hiç sesinizi çýkarmayýn. dedim. mutfakta da tamir ve boya vardý.O halde düþünürüz. "Düþünürüz" deyince artýk mesele kalmýyor muydu? Herkesin daima benden istemiþ olduðu gibi. dört senecik. dört seneyi parmaklarýyla o kadar kolay sayýyordum ki.Sen. Bana b adan odanýn içinde bir iki adým yürüdükten sonra döndü. "Bunu yapanýn vallahi bill rini kýracaðým!" diye baðýrýyordu. elindeki kocaman kepçeyi sopa dehþetiyle sallayarak deli gibi üstümüze saldýrýyordu. Aþçý. Mamafih.. içimden bu dakikada bü baþka türlü konuþuyordum. Kâmran'ý bir ay sonra. içinde yaþadýðým müddetçe bu loþ binaya "güvercinlik" adýný vermiþti r diploma ile kendimi dýþarý atacaðým günün benim için bir kurtuluþ bayramý olacaðýný söyle inde güvercinliðin kapýsý açýlýnca kendimi. kaçýþmaya z pek iyi de ettiler.. bundan memnun o dý. Kati bir karar vermek için. dülgerler.. ii arada geleceksin de. aþçý izimizi keþfediyor. açýkta yemek piþirmeye baþlamýþtý. boyacýlar. Mektepten çýkmak! Ben. kimi dikiþle uðraþýyordu.. baþkalarýnýn iþlerine bile engel olacak türlü münaseb yapýyordum.Ben. Eskiden olduðu gibi. ÇALIKUÞU 103 Bu bir. biter tükenir þey mi?" Mamafih bu dört sene Müjgân'ýn korktuðundan çok daha çabuk geçti. Yalnýz Müjgân. Çünkü. Tekirdað'dan bana yazdýðý mektupta.Çocuklar. ayný suali tekrar etti: . benim istanbul'dan ayrýlmama razý oluyorsun.Bir memuriyet. itiraf etmeliyim ki. Son parti bana. pek uzun da sayýlmaz. üç.'siz etireceðim.. Kâmran da. Kimi. þaþkýnlýðým muþtum. mutfak çadýrýnýn önünde bir kýyamettir koptu. çadýrýn önünde tatlý ký/artýðýný gördüm ve derhal aklýma bir þeytanlýk . Yoksa. benim yerimde olsan gider miydin? . giderdim. bir büyük insan aðýrbaþlýlýðýyla konuþmaya baþla .Doðrusu. Fena halde korkan küçükler beni dinlemeyerek. hýrsýzlýðý fark edince hiddetle öte edememiþtim. köþkün altýný üstüne getiri-yordum.

münakaþa uzarsa ondan yana çýkacaðýný gösteriyordu. gelin haným. .Pardon matmazel. Çahkuþu'nun teyzesine yaptýðý naz ve þýmarýklýðý Feride'n maya cesaret edemeyeceðini size temin ederim. Yakalanýrsam. Doðrudur bö yaptýðýn? Son nýzý yapmak için yarým saattir sizi arýyorum. O zaman benim a bir adýnýz ve sýfatýnýz olacak. "Geliyor" diye boyunlarýna sarýldým ve arkalarýna saklandým Dilber Kalfa. onu tazminat hes Gizli kalmasý için. Yolun bir ÇALIKUÞU 105 köþesinde onlarla karþýlaþýnca. Gözünüzün önünde giyinmeyeceðim. bana çýkýþacaðý her zaman yaptýðý gibi eliyle çenemi tutup okþaya . yaptýðým iþarlara raðmen. buracýktaydým. Fakat. kimselere derdimi dinletemedi m. çaresiz sokak tarafýna koþuyor. Taþkýnlýðým o haldeydi ki. matmazel. ben de onu birdenbire kalçalarýndan yakalayýp havaya kaldýrdým v yaptýðý gibi yanaklarýndan öptüm. mutlaka hýrpalardým. aþçýnýn kepçesine karþý ellerini uzatarak: "Ne yapýyorsun. Teyzemin gözleri yaþardý. mutlaka içeri girmek istiyorlardý. bu komedi duyuldu ve her yemekte bana bakýp b ek âdet sýrasýna girdi. gelin hanýmým. diye baðýrdý. "N r. hiddeti büsbütün arttý. Kalfa ve matmazelin teminatlarýna bir zam anmadý. Feri-dem. düþtüðü zaman burnunu da çarpýp sýyýrmýþtý ama. Çenemi teyzemin elinden çekmeden eteklerimi parmaklarýmla iki yanýndan tuttum ve hafif b ir reveransla dizimi büktüm: . sen. daha haþarý ve hoyrat görünmeme raðmen. elindeki elbise ile üzerime geldikçe -birisi beni yakalamaya geliyormuþ gibi . "Alýrsýn öyleyse yeni pantolunu. Temin ederim ki iþitmedim. tir tir titri-yodum. Besime Teyzem de matmazelle beraberdi ve çatkýn çehresi. Dýþarýdakiler. o k dar korkmuþtum ki. ufak bazý rötuþlardan baþka eksiði kalmayan beyaz elbisemi ellerinde kaldýrdýðý z kýrmýzý kesildiðimi hissettim. Odadakileri birer birer okþayýp öperek yalvarmaya baþladým. ded i. rezil olacaktým. gürültüyü artýrýyorlar. 106 Reþat Nuri Güntekin . Baþka bir zamanda olsaydý. neden sonra. aþçýbaþý!" Ben. bu kelime için. Dilber Kalfa ile beraber bahçeye hava almaya çýkmýþ. o gün benim. * Düðüne üç gün kalmýþtý. birkaç güne kadar size madam diyeceðim.Üzülmeyin teyze. Aman. Arasýnda etekli elbisesi ÇALIKUÞU 107 tavus kuþu þekline girdiðini bir tasavvur edin. bu akþam o da bana karþý ateþ püskürüyodu. Üç gün sonra da davetlilerimiz arasýnda yine böyle bir þey yapmandan adeta korkmaya baþl Her zaman. Matmazel. vaziyet ise çok nazikti. . beni yanaklarýmdan öperek: . "Yok. Aþçý yabancý. artýk dayanamadý. kendi sesinden. ben de gayri ihtiyari onunla beraber baðýrýyordum: "Vallahi ben. ötekileri býrakýp beni kovalamaya baþlamý yere boylu boyunca yuvarlanýnca. . ilkinde beni aþçýdan kurtarmaya çalýþan terzi matmazel mýþ yaþýnda olmasýna raðmen.Yavrucuðum. aklý yatýnca da: se aferin gelin haným sana!" dedi.' ne gülünç! Kendim bile güleceðim.Hain adam. aþçýbaþý. böyle hýrsýz gelin haným olmaz!" diye söylendi. Matmazel. sabahtan beri çalýþan terzi matmazel. Köþk tarafýna doðru manevra yapmaya imkân olmadýðý için. çýldýrdýn mý? O. bereket versin. kahkahandan kimseyi iþitecek halde deðilsin ki.köþelere kaçýyor. bu iþ adi tuvaletle olsun!" diye o kadar yalvardým. Teyzem. siz dýþarý çýkýn. Daha fenasý. çý Allah'tan olacak. dedi. daha üç güncük diþinizi sýkmanýz lâzým. Dilber Kalfa'yý. en karýþýk heyecanlarla sar k ve anlaþýlmak ihtiyacýyla için için eridiðim bir tarihti.Rica ederim. bu aþçý kadar çýlgýn ve aksi insan görmedim. Yine her akþamüstü mahut arka bahçenin kapýsýnda çocuklarla ip atla adým. bak. Çok deðil.Ne olursunuz.Senin her zaman annen oldum ve öyle kalacaðým. dedim. Fakat bu seferki hücumu yapan. aralarýnda beni en büyük gördüðü için. derdimi anlatýncaya kadar hiç olmazsa iki kepçe yiyecek. dedim. pantolonun dizk apaðýný da patlattýrdýn bana!" Adamcaðýz.

Fakat. Kâmran da aþaðý yukarý o haldeydi. üstüne siyah mekte p önlüðümü geçirdim. Seni bahçenin nihayetindeki kayanýn yanýnda bekleyeceðim. izimi büsbütün kaybettirdikten sonr n onun yanýna inmekti. O. ne hareket. Kâmran mümkün olduðu kadar geciktirdiði bu beþten sonra.. Uðraþtýrma beni. diye yalvardým. dedim. Fakat. * Daima açýk duran sokak kapýsýnýn dýþýnda siyah çarþaflý. hâlâ o kadar çocuksun ki. çekilin. Allah aþkýna.Bir þartla.. ziyaný yok... çocuk. Ben koll n müdafaa ediyordum. seninle orada barýþmýþtýk.Feride. baþýný yoluyordu. dedi. diye baðýrýyor. sana yardýma geleyim. Söz mü? Kýsa bir tereddütten sonra: .. inat edersen zora müracaat etmek mecburiyetinde kalacaðým. Feride. Þimdi de öyle yapacaðýz.Peki ama sen. Sofada demirli potinleriyle tepinerek: "Hücum. Matmazelin hayretten dili tutulmuþtu. rica ederim. Bu peçenin altýndan bir bildik çehresi çýkmas an ve beni söze tutmasýndan korkarak yolumu deðiþtirdim ve aðaçlarýn arkasýna da-laya çalýþ birdenbire beni çaðýrdý. omuz baþýmdan: .. gelirim. elbiseni göreyim. Maksadým. Bu sefer: . Fakat o inanmadýlar: . tekrar kýsa etekli pembe elbisemi giydim. benim. Feride. diye baðrýþarak kapýya dayandýlar. Kâmran mantoyu bir ucundan tut gülerek: . diye adeta saçýný. efendim? Çaresiz. Zavallý matmazelin bu acayip tabiatlý gelinle konuþmaya bile artýk cesareti kalmamýþtý. fakat sesini iþit affak olamýyordu. beþe kadar sayýy orum: Bir iki.. þimdi sokaktan geldim. Fakat Kararan. epeyce zamandan beri beni bekliyordu. mantomun ucunu çekince yüzümü gözy dü. bir dakikacýk. dediðini iþittim v e büsbütün çýldýrdým. Býrak. Matmazel. kapýya doðru yürümeye ba . Bana yasak yok tabii. kendimi kimseye göstermeden onun yanýna kapaðý ktý. Þimdi asýl mesele. büyük karmakarýþýk itiþerek. O. gülüþerek kapýyý zorluyorlardý. Hücum. aþçý ile bir iki kelime Sonra aðýr aðýr dýþ kapýya yürümeye baþladým. Beni affediyorsun deðil mi? Baþýmý hâlâ mantomun içinde saklayarak cevap verdim: . bu yalvarýþýma aldýrmadý. dedi. Kâmran'ýn . Ben..Aç. dan beni soyduktan sonra. d ene evvel bir akþam. sana küçük bir þaka yapmak istemiþtim. mutfaðýn arkasýndan dolaþtým.Peki. Kapýya bir ayak sesi yaklaþýyordu. hepinizi çaðýracaðým. Buna hakkým var san rdum. dört. Hatýrlýyor musun. artýk ne ses vadi. hemen odadan çýkmalýsýn. döndüm. iki taraf arasýnda heyecanlý bir uðraþmadýr baþladý. uzun boylu bir kadýn gözüme iliþti ir þey sormak istediði halde.Yapmayýnýz. iþte o zaman. Ama sen. biraz zahmet eder misiniz. Dýþarýdakiler.Güzelim elbise gitti. sonra Müjgân'ýn bile yüzüne ÇALIKUÞU 109 bakmadan odadan kaçtým ve gözlerimdeki kýrmýzýlýk geçinceye kadar soðuk su ile yüzümü yýkad aman ortalýk kararýyordu. Bak. biraz sonra mahcup ve müteessir bir sesle: . nedense gürültü kesilir gibi oldu. . elbiseni o kadar merak edi yorum ki. Bende.Küçükhaným. içeri girmeye cesaret edemiyor gibi bir hali vardý. iyice alvarmaya baþladým. Kâmran. Bir aralýk.. üç. beþ.Affet beni.Aldatýyor. Çok yorgunum. elbise parçalanýyor. Muharebe var" diye baðrýþan çocuk arýn sesine bütün köþk halký koþuyordu. kapýya hýzla dayanarak iki kanadýný ardýna kadar a 108 Reþat Nuri Güntekin Ben çýðlýk çýðlýða odanýn bir köþesine kaçtým ve elime geçirdiðim bir mantoya sarýlarak büz eydi: . . soyunduktan sonra çaðýracak.. biraz bekledikten sonra devam etti: .Bir parça daha. sen olmaz. Vallahi aðlayacaðým.Hepsi gelsinler. Sen Allah aþkýna git. Kendi kendime dolaþýyor gibi yaparak. fena halde þaþýrdý ve yarý zorla odayý boþaltarak kapýyý kapadý. þimdi git.. Aç.Maðlubiyetini artýk teslim etmen lâzým Feride.

Ben. Yabancý kadýnýn bana acýr gibi bir hali vardý. Dudaklarýmý ýsýrarak: 110 Reþat Nuri Güntekin . dedim.Dinleyin beni Feride Haným.. gülmemek için baþýmý eð fa iþittiðim bu "hanýmefendi" sözü bana öyle tuhaf geliyordu ki. . kollarýmý kavuþturarak sakin ve hat bir sesle: . Fakat. Havanýn karanlýðýna raðmen benzinin korkunç surette sara . söylemeye cesaret edemeyecektim. o. . Hayretle yüzüne baktým. hafif heyecanlandý: .Feride Haným. sahiden gitmeye kalksa. Biraz ileride a bir bahçe kanepesi gözüme iliþti: . Mümkün olduðu kadar sakin bir tavýr takýnmaya çalýþara . Acayip bir kýyafette olduðum için birdenbire cesaret edemedim. .Evet.Hanýmefendi. efendim? . dedim. Bu dakikada meraktan çýldýracak gibi uðum halde. Niçin birdenbire durakladýðýmý anlamýyorsunuz. beni tanýyor m u? .Köþkte bir tane Feride var hanýmefendi. . Biraz evvel kendisini Feride ile görüþtürmemi sa stediði halde þimdi karþýmda put kesilmesine ne mana vermeliydi? Acaba Feride'nin ben ol duðuma hâlâ inanamýyor muydu? Yoksa baþka bir þey mi vardý? Merakýmý gizlemeye çalýþarak te mecbur oldum: . Feride Haný-mefendi'nin olduðumu mümkün deðil. efendim.Kâmran Beyi tanýyor mu? Artýk.Vazife vazifedir. . zannederim yolundan çeviremeyecektim. dedi. izzetinefsime dokundu ve bana bütün kuvv mi iade etti.Emrinizi bekliyorum. dedi. Siyah çarþaflý kadýn. kapýdan girmiþ yanýma yaklaþmýþtý: -Size tesadüfüm çok iyi oldu. Sizi fa ten korkuyorum. Fakat. Sizden bir yardým rica edeceðim.. köþkten sorarsanýz size Feride Haným'ý Siyah çarþaflý kadýn. Kadýn. lütfen içeri. üzerime aldýðým vazifenin bu kadar güç olduðunu kestýrememiþtim. Halbuki önüme adeta bir mektep çocuðu çýktý. bir emriniz mi var? . IH . Kadýnýn sükûtu.Emrediniz. Bahsettiðiniz. efendim. kanepenin önündeki aðaca arkamý dayadým. dedim. biz kanepeye oturduktan sonra da devam etti. Mümkünse kimsenin bundan haberi olmamalý. Fak at Feride benim. Hafifçe irkildim. Te-reddütümün sebebi bu. Bu.Ben. bir eski arkadaþýmýn zoruyla bir elçi vaziyetinde buraya geliyo rum. konuþacaðýmýz þey mühim. dedim. Ortalýk kararmýþ olduðu ve peçesini hâlâ açmadýðý için yüzünü fark reddütten sonra: .O halde sizden bir ricada bulunacaðým. ÇALIKUÞU . hanýmefendi. Benim Feride 'la yalnýz olarak konuþmama delalet edeceksiniz.Buyurunuz hanýmefendi. Cesur olmak lazým.Evet. Kimse bizi rahatsýz etmeden konuþabilir iz. kadýn hâlâ aðzýný açmýyordu. diye gülümsedim. Daha doðrusu þahsýnýzý görmemiþ. kalbim þiddetle çarpýyordu. bende de daha fazla sormaya kuvvet kalmamýþtý. Ayaða kalktým. hanýmefendi. birdenbire durmuþtu.Hayýr.isterseniz þuraya gidelim. Biraz evvel si için ýsrar ettiðim halde þimdi adeta kaçmak istiyorum. dedim. çocuðum.Bu vaziyette tereddüt doðru deðil. hanýmefendi.Merhum Seyfetin Paþa'nýn köþkü deðil mi? . nihayet karar vermiþ o lacak ki. Feride Hanýmefendi ile görüþmek istiyorum. zeki ve sinirl i bir kadýn çehresi meydana çýktý. Buyurun.Çok âlâ hanýmefendi. Görüyorum ki.. Vücuduma bir titreme yapýþtý.Kâmran Bey'le evlenecek Feride Haným mý? . kaçacaðýný hissettim. bir hanýmla karþýlaþacaðýmý umuyordum. Fakat biraz cesur olmazsam onun d ni yapacaðýný.Siz köþkten misiniz. elinin sert bir hareketiyle peçesini kaldýrdý ve otuz yaþlarýnda. Onun içi bir tarafa býrakarak açýk konuþursak daha iyi olur. Burada ermiþ. . Garip þey. Yalnýz Kâm-ran Bey'in niþanlýsý olduðunuzu biliyo .

ilk defa sevdiði bir evlenmiþ. bu defa ayaða kalkmaya mecbur oldu. Sonra hastalandý. günahsýz bir genç kýzsýnýz.Peki. Ayaða kalkmamakla beraber yerinde lusundan. onun da artýk bu iþi kýsa kesmeye karar vermiþ olduðunu anladým.Öyledir.Doðru söylediðinizden nasýl emin olayým? .Sözlerinizin doðru olduðunu ispat için evet. Feride Haným. dedim.Yazýk zavallýya. bahtiyar olamamýþtý. Gayet içlidir.Ona müsaade edemem. Bir baþkasýnýn onu gö stirmiþ olmasýnda hiç fevkalâdelik görmem. Bu defa.Niçin yalan söyleyeyim. Arkadaþýnýzýn bunlarý benim haber almamý istemekten maksadý Yabancý kadýn. Kadýna söylediðim son cümlede bir parçajalay bile vardý. Fakat hiç fena bir insan deðildir. bir hafta için Ýsviçre'ye geldiði halde iki aya yakýn bir zaman orada kalmýþ. .. Çünkü bir baþkasýyla sözlü olduðunu bile saklamýþ.Müsaadenizle bir sual. bunca senelik arkadaþým. dedi. Münevver.ilk bakýþta sizi bir çocuk gibi görmüþ olmakla beraber. Tam iyi olup memleketine döneceði bir sýrada baþýna bu geldi. belki takdir ettiði halde geçici bir zaafa kapýlmýþ.F.Bunun sizinle alakasýný göremiyorum. .Beni karýþtýrmayýnýz. Eski mabeyincilerden birinin kýzýdýr. bugün sizin düþmanýnýz vaziyetindedir. .Niçin. Eldivenli ellerini ovuþturarak: . bir baþkasýnýn da sevdiðini haber vermeye mecburum. fakat nereden geldiðini anlayamadýðým bir kuvvetle buna a kendimi hazýr buluyordum. .Kâmran Bey'i çok seviyor musunuz? 112 Reþat Nuri Güntekin . siz de çok iyi ve bu tamamýyla suçsuz. iki sene evvel bahsetti rkadaþla Avrupa'da tanýþmýþlar. . Beni bu çirkin vazifey evk eden þu ki. Hasýlý. . ara sýra el çanÇalýkuþu . Fazla ileri gittiðini anlatmak ister gibi elimle bir iþaret yaptým ve güldüm: . daha sertleþtim. Kararan Bey. ne leyim. Bir kabahat varsa tamamýy la Kâmran Bey'de. hanýmefendi. Size Kâmran Beyi. Kâmran Bey. . pek bilemiyorum. Makine gibi çabuk ve ad renksiz bir sesle söyledi: . Feride Haným? Gerçi Münevver. siz þimdilik yalnýz onu düþünebilirsiniz. zaten hasta olan bu içli kadýnýn ölmesinden korkuyorum. . öyle? Münevver. hanýmefendi.Ýþte bunu söylemek güç. Hem zannederim ki artýk konuþacak þeyimiz de kalmadý. bir aral isviçre'ye gitmiþ.Estaðfurullah. mükemmel yetiþmiþ yüksek bir genç unduðumu anlýyorum.Belki vardýr. öyle olsun. Fakat. . Kâmran Bey maalesef sizi lâzým geldiði kadar takdir edememiþ. maðrur bir tavýrla: .Kadýn benim bu cesur tavrým karþýsýnda biraz kendini topladý ve bir sual sordu: . Bilmem. . Hatta bu yüzden g bir cezaya da uðramýþ. Tesadüfleri orada olmuþ. Bu.Olabilir. bu haberden sonra katiyen yaþamaz. ÇALIKUÞU 113 izinle mi. Kâmran. bir yaprak bile kýmýldamayacak kadar sakin ve güzel yaz akþamýnda beklenilmez bir fýrtý gelip çattýðýný gayet iyi anlýyor. vazifeyle mi.Daha doðrusu ikinize yazýk. Feride Haným. . Kâmran Bey. Onun için size de acýrsam. .. Doktorlar Avrupa'ya gönderilmesini tavsiye ettiler.Açýk konuþmazsak iþin içinden çýkamayacaðýmýzý evvelce söyledim. bir þey aramak ister gibi.Arkadaþýmýn adý Münevver'dir. Onunla evlenmeyi umuyordu. dedim. onun için rasgele bir macera deðildir. hanýmefendi. Yahut. sinirli bir hareketle çarþafýnýn eteklerini düzelterek kanepenin tahtalarýný tutu n. Yabancý kadýnýn. size daha fazla tafsilat vermek doðru olur mu? Baþýmý salladým: .8 114 Reþat Nuri Güntekin . birçok meziyetleri olan bir gençtir.

Yal nýz bir dakika müsaade ederseniz bir göz gezdireyim.Feride Haným. Kitap desem deðil. Bana bir hakikati öðrettiniz. Sen parmak kadar çocuksun. Þimdi yoruldu. Omuzlarý ek: . Eylül 19. Aðaçlarýn arasýndan yola çýkarak mektubu gözlerime yaklaþtýrdým. Þimdi artýk sizden müsaade isteyeceðim.Bana bir faydasý olmayacak dedim. Bilmem. Hafif bir baþ selamýyla yürüdüm. fakat artýk dinlemedim. zaten b okumaya baþladým: "Benim Sarý Çiçeðim" diye baþlýyordu. aðýr aðýr yanýma gelmiþti. bizim bildiði iz.Bu ne kýyafet. Kâmran'ýn bizim artýk bir daha barýþtýðýmýzý göremeyeceði kayanýn yanýnda ne kadar bekledið at beklemekten usanarak odama geldiðinde ve masanýn üstünde çizgili mektep defteri yapraðýn aralanmýþ þu birkaç satýrý gördüðü zaman herhalde þaþalamýþ olacaktýr: "Kamran Beyefendi. sesi titreyerek: r ÇALIKUÞU 115 "Feride Haným.Ýsterseniz onu size býrakayým. Fakat inanýnýz ki" diye bir cümleye baþlamak istedi.Vazifenizi yaptýðýnýzý söyleyiniz. Her zaman beyaz bir önlükle dolaþan Hacý Kalfa. hemen hiçbir þey aklýmda kalmadý. onu görmek sizi müteessir edecek mi? Mektubu evvela elimle itmek istedim. diyebilirim. Ben. Hacý Kalfa'nýn halini görünce kendimi tutamadým kahkahalarla gülmeye baþladým: .Feride Haným. Benim artýk konuþmaya nihayet vermek istediðimi görünce . Ben. sözlerimden belki þüphe edersiniz diye size Kânýran Bey'in bir mektubunu ge irdim. dedim. Bir saatten fazla bir zamand an beri dýþarýda þarký söyleyerek tahta siliyordu. deftere yazýlmaz. Fakat o. Sevmeye ihtiyacým vardý.. çýplak ayaklarýyla tahtalarý silerken düþmemek için eline kocaman bir sopa almýþt . Ne bitip tüken yazýdýr bu? Mektup desem deðil. bana bir kere daha seslendi.. bugün arkasýna dört peþli bir eski zaman en i giymiþ. . Sizi uzun ince vücudunuzla. otelin ihtiyar odacýsý Hacý Kalfa'dýr. Sonra okursunuz. beni tekrar arkamdan çaðýrdý: . Arkadaþýma ne söyleyeyim? . benimle. dersiniz. mutlaka fevkalâde bir þeyle karþýlaþacaðým!" diyormuþ." Yabancý kadýn. Fakat sonra yanlýþ bir þey yapmýþ olmaktan korkarak a ldým. FERÝDE" ÝKÝNCÝ KISIM' B. olur Yabancý kadýn.Ne münasebet. Senden nefret ediyorum. mektup. evkalâdelik olmuþ. Üzülecek bir þey yok ortada. Öyleyse ne yazarsýn böy rup dinlenmeden? Bana bu suali soran. size teþekk le edeceðim. . bir dakika daha müsaade. Arkasýndan bir sürü edebiyat. kendisinde kalmasý daha iyi olur. Öte tarafý artýk kendi bileceði þeydir. Hatta. Güneþ doðmadan evvel na belirsiz bir aydýnlýk yayýlýrsa.tasýný açýp kapadýðýný görüyordum. bir akþamüstü otelin bahçesinde ýþýklar yanarken "Sarý Çiçeði" karþýsýnd Ondan ötesini o kadar çabuk okuyordum ki. yazarsýn da yazarsýn. Bunlar olaðan iþler. Bir daha ölünceye kadar birb k yok. menekþe gözlerinizle ka e her þeyin rengi deðiþti. kendi dediði gib i satýr lakýrdý atmaya geldi. Bir hatýradýr. mektubu uzatarak: . Yalnýz bilmem neden m ktubun birkaç defa tekrar ettiðim þu son satýrlarýný hâlâ þimdi bile gözümün önünde buluyor "Gönlüm boþtu. gözlerim gittikçe artan karanlýk içinden yazýlarý dar fena seçiyordu ki. kitabý saçlý sakallý ulemalar yazar. "Sarý Çiçeði" görmeden evvel de onun kalbine böyle bir ay mde anlaþýlmaz bir sevinç var.VJELDfÐlN günden beri gece demezsin gündüz demezsin. 'Sarý Çiçek' romanýný baþtan baþa öðrendik. sizi üzdüm. hýzla aðaçlarýn arasýna . Hacý Kalfa. Arkadaþýma artýk lüzumu kalmadý. birdenbire silkinerek sözünü kestim. Karanlýk artmýþtý.

kuþ-kelimesinin eski "Çalýkuþu"nu. biraz alay çýkar. O. dudaðýmdaki mürekkep lekeleri ne oluyor? Hele geceler efterime yazarken sýk sýk kendimi mektepte görmem. dedi.Yoo! iþ senin bildiðin gibi deðildir. Onlar ki böyle karýnca ayaðý gibi eðri büðr larlar. dairelerdi ne kadar taban tepmiþ. kapanmýþ gagasýyl k gayreti var. Arkamda býraktýðým iðrenç dü ere daha dönmeliyim. artýk bir daha göremeyeceðim insanlarýn afýmda dolaþýyor gibi olmalarýný hissetmem. çocukluðumdan hiçbir iz. sen yaz yazýný.Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu yalnýz odada ki. Yalnýz yazarken. "Muhadderat" herhalde kadýn falan demek olacaktý. gözlerinde garip bir hüzünle ilave etti: . Hacý Kalfa. ilk g de çekiniyordu. defterimi eksik býrakmamak için son bir gayret lâzým. ara sýra konuþtuðum dertli bir komþumdan baþka. onu ni sardýkça sarýyor. kýzmayacaðým. her neyse onun sý bizlere düþmez. kafeste bir kuþ gibi gör mesi doðru deðil. Birbirimizin yüzünü fark edemiyorduk. Hacý Kalfa. Yarýn. yarýn. öbür gün iþine baþlayacak bir e kendimden. Sen misin Feride? Niçin saklanýyorsun? Cevap vermeden karþýsýnda durdum. fakat sonradan vazgeçti: . gözlerinde tatlý bir gülüms verdi: . Mamafih. . Hacý Kalfa kaç baharýn yoðurdum! yemiþtir. iki par etmez yazdýklarý. Sonra. Bir iþ için odama gireceði zaman kapýyý vuruyor. H bakalým. Þimdi. Teklif mi var aramýzd ?" diyordum. aklýna estikçe kapýmý vuruyor. gül. Ben. hanýmlýk yapýyoruz. karanlýkta bir köþeye gizlenmek istedim. öbür gün derse baþlay lar sonra. aramýzýn bozulmasýndan korkuyorum Mamafih. Adamcaðýzýn hakký var. Biz. kýrýk kanadý.Beni kýzdýrmak için mahsus yapýyorsun ama. iþin mi yok Allah aþkýna. sana bir parça da oynayacaðým galiba. ne çeþit memurlar bilirsil sen? Bir derdin vardýr senin. parmaklarýný mürekkepl boyamamaya gayret et ki. odama giren tek insandýr. ben g diyordu. gülmemin bir türlü kesilmemesine evvela kýzacak oldu. ziyaný y aplýk daha artarsa ben.Ne yaparsýn. "Haydi caným. 120 . artýk çalýþamýyorum. böyle konuþmakta devam ederse. anladýn endim? Hacý Kalfa'ya ne yazdýðýmý anlatmak kabil deðildi. . yabancý kadýndan. alay ede ede Hacý Kalfa'ya bu saygýnýn manasý lýðýný anlatmýþtým. ne çýkarsa onlardan çýkar. Hakikaten parmaklarýmd Hacý Kalfa'nýn söylememesine raðmen. öðreneceðimi öðrendikten sonra odama gidiyordum. dedim. haným gibi giyineceðiz elbette. Hacý Kalfa.Çocuk aldatýyorsun. Fakat teyzem beni görmüþtü. çatkýn çehresini daha çatýyor: 118 Reþat Nuri Güntekin . Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. Fakat. biraz eðlenmen için. fotoðraf karþýsýnda poz alýr gibi sopasýna dayandý.. Sonra. alay ediyor. diye bana çýkýþýyordu.. bilirsin sen? Onlar ki hat gibi sülüs yazýlar. vardýr ama.Kim o? diye seslendi. "islam muhadderat-larý"nýn yanýna öyle sallapati gi mez.. çocuklara karþý asýl ayýp odur. çekinmeden içeriye giriyordu. biraz da bu lekelerden gelmiyor mu? Hacý Kalfa'nýn bir sözü daha zihnime takýlýyor: "Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu y ki. ÇALIKUÞU 119 Hacý Kalfa'yý savdýktan sonra tekrar masamýn baþýna geçtim.Yazým pek çarpýk çurpuk da meþk yazýyorum Hacý Kalfa. Fakat hocalýk gururuma yediremediðim içi n bunu Hacý Kalfa'dan so-ramýyordum. eser býrakmamaya çalýþmalýyým. "Baþýný ört hocaným. Mademki artýk koskoca insaným. O akþamüstü. dedi. Taþlýkta te ttim. ben de tahtalarýmý nrçalayým." Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduðum bugün de birinin beni.

. Fakat. Sonra bu fevkalâdeliði izah için onlara bir þey söylemek lâzým gelecekti. bu dakikada bana bir tatlý kelime söylemiþ olsaydý. Teyzemden bir þey istediðim vakit daima böyle söylerdi. Zihnimde müphem surette tasarlanmýþ bir þeyim vardý. etrafa kol kol arayýcýlar çýkacaðý muhakkaktý vapur.Hiç. annem demektir. kendile boþ yere üzeceklerdi. ne olsa. ona býrakýlaca satýrý yazdým. benim ne halde olduðumu fark edemedi. Kýrmýzý bir kurdele ile baðlý diplomamý. civar köþklerde oturan bazý arkadaþlarým geldi.Teyze. Sokaktan bir muhacir arabasý geçiyordu. fakat. arkasýnda derbeder bir mektep çocuðu odasý býrakmasý at. hatta. Gerçi hayatýný ken i istediði gibi yaþamak isteyen bir insaný zorla. Karanlýk gittikçe artýyordu. beni de. Evet. Nihayet. saçým aðlayarak kollarýna atýlacak. sonra gözlerinden öptüm. Kapýlardan kaçan evlatlýklarýn da böyle yaptýklarýný hatýrlýyor. "Yine ne derdin var. ancak. on sene evvel akrabalarýmýzdan birinin evinde sütnine-lik etmiþ bir muhacir kadýný v rdý ki. Sahrayýcedit'te oturur ve sýk sýk köþke gelirdi. acý acý gülüyordum. Bu vaziyette bir kýzý bir gececik olsun evler kabul etmek. Fakat. teyze. Asýl mesele bu geceyi geçirmekte . Teyzem. Cevabýný beklemeden ellerini tuttum. Açýk dolap gözlerinden çamaþýrl cesaret ettiðim þeyi yapacak insanýn.Mutlaka yine bir yaramazlýk!. uzunca bir akþam gezintisinden dönerken onun evine uðramýþ. Yabancýlara hesap vermenin ve onlardan nasihat dinlemenin gücüme gideceðini hissediyordum.bu hem tehl ikeliydi. . Penceremde ýþýk görüp gelmelerinden korkarak karanlýkta hemen el yordamýyla. aklýma. son bir defa öpmeden ayrýlmak istemiyordum. yarým saat bahçesinde dinlenmiþtik. cesaretimi kaybetmeye baþladýðým bir zamanda aklýma bir þey geldi. Biraz sonra köþkte bir kýyamet kopacaktý. Karanlýkta bir gölge gördükçe. Gecenin bu saatinde nereye sýðýnabilirdim? Her þeyi göze almýþ olmama raðmen elimde valiz sabaha kadar tarlalarda dolaþamazdým ya. sokaða çýktýktan sonra düþündüm. bu akþam bana öyle geldi ki bu sözlerle: "Artýk yetmedi mi?" demek istiyor. Çaresiz. . belki tuhaflarýna gidecekti. benim hatýrým için yok" demeye cesaret edebilecekler miydi? Ýstasyona giden caddeyi tehlikeli bularak aradaki Içeren-köy yollarýna sapmýþtým. Fakat kararýmý bir çocuk deliliði. dedim. Evvela onu çevirmek istedim. ÇALIKUÞU 121 Nereye gideceðimi. hatta araba yolculuðu tehlikeliydi. dolabýmý açtým. dedim. iskemlelerin üstüne elbiseler atýlmýþtý. Sonra. Beni aramaya. Beni muhakkak ki iyi karþýl klardý. ortalýkta in cin yoktu. 122 Reþat Nuri Güntekin Sekiz. Feride?" dedi. ne çare ki vakit çok dardý. þýmarýk bir kýz nazý sanacaklar. yaptýðým az çok bir rezaletti. izimi çabucak keþfederlerdi. ýssýz kýr yollarýnda. nefesimi kesiyor gibiydi. Gece vakti. Fakat. ilk aklýma gelen isimler tabiatýyla evdekilerin de ayný kolaylýkla düþüneceði isimler olacak. karanlýkta iki yanaðýndan. Rezalet orkusuyla belki polise baþvurmazlardý. Odam darmadaðýnýk. yahut bir a sesi iþittikçe tireyerek duruyordum. G eceyi onun evinde geçirirdim ve kimse. Þaþýrmaya. Onlarý bu fikirden vazgeçirmek. Yalnýz bir baðýn kenarýndan . ben nereye gidecektim? Yar olay. Fakat. Teyzem. bir daha adýmý anmaya tövbe ettirmek için yarýn teyz nasýl bir mektup yazacaðýmý biliyordum. müsaade edersen seni öpeceðim. tek baþýna dolaþan dan kim þüphe etmezdi? Bereket versin. Geçen sene bir gün. Eskilerimi daima ona verdiðim için benimle arasý gayet iyiydi. hem de üstümde bozuk param yoktu. Görünmez bir el göðsüme basýyor.Reþat Nuri Güntekin . en evvel onlardan baþlayacaklardýr adaþlarýmýn aileleri gece yarýsý telaþ içinde beni sormaya gelen aileme. Onu. bu köþke dönmeye mecbur edecek bir kuvvet yoktu. bu gece nerede barýnacaktým? Evvela. yüzük gibi bir iki fakir mücevheri mektep valizime doldurdum. Fakat o. benim orada olacaðýmý akýl edemezdi. hafifçe yanaðýma dokunsa. yadigâr kýymetinde birkaç p kalma küpe. yaya olarak Sahrayýcedit yolunu tuttum. belki her þeyi söyleyecektim.

Kalfa.ken küçük bir tehlike atlatým. Fer i aðlamadan dinleyemiyorum" derdi. bana boyalý Eyüp oyuncaklarý getirirdi. çiz i ve boyalarý silinmiþ eski resimler þeklinde belli belirsiz bir hayal. Þurada arabamýzýn tekerleði kýrýldý. 124 Reþat Nuri Güntekin l O sabah. yorgun yorgun sopasýný s bekçiye rastladým. Gülmisal Kalfa. kýrmýzý kurdelesiyle.Güzide. fersiz mavi gözleriyle þaþkýn þakýn bana bakýyordu. Gülmisal Kalfa'ya da þimdi ayný þey olmuþtu. gibi yaþlar akarak: . tapraða bulanmýþ. Yolda hazýrladýðým kurt masalýný okudu dan geliyorduk. Fakat. Aðlamanýn bu kadar güzel bir þey olacaðýný. istanbul'dan çýkýncaya kadar. toza. tamamýyla yirmi yaþýndaki çehresi. beni görünce þaþýrdýlar. evladým! Damarlarý çýkmýþ zayýf kollarýyla boynuma sarýlýyor. þen ve mesut geçirecektim. . Bir þey söylemeden kapýnýn önünde durdum.Dadý. Annemi ben. bütün hayatýmý ço çocuk arasýnda. Açsana yüzünü haným? Valizimi ýslak taþlarýn üstüne koyarak peçemi kaldýrdým. Fakat. bu halayýktan evvel bana hiç kimse anlatamamýþtýr. nineye misafir ol bu gece. Ça ya dönüyorduk. fesuphanallah! diye seslendi. sözlerimden þüphe etmediler. ah çocuðum diye hýçkmyordu. Öteki alçak da ne de olsa insandý. Zavallý sütninenin benim için hazýrladýðý kýr lavantasý kokan tertemiz yataðý ertesi sabah amýþ gördüðü zaman ayaklan suya ermiþtir ki. teyzemlerle arasý bozuktu. Ah. sütninenin odasýnda. istanbul'da benim için Gülmisal Kalfa'nýn evinden daha emin bir yer yoktu.Bir þey mi istediniz haným? dedi. Onun sayesinde Anadolu vilayetlerinden birinde bir hocalýk alacak. onu da Eyüp'te ihtiyar bir kolcub aþýya vererek çýrak çýkarmýþlardý. Bazý terk edilmiþ odalarda. Doðrusu masalým bu saf insanlarca bile pek kolay inanýlacak bir masal deðildi. o öldükten sonra kalfa. Baðda köpek falan o lim haraptý. Annemi çok sevmesine mukabil. Bir sýçra lçak çitin üstünden aþtým. Sebebini bilmiyordum ama. Yüzüm sýmsýký kapalý old r. Teyzem zihnimde gittikçe dallanýp budaklanan mektubu aldýktan sonra. hayal meyal hatýrlarým. Ben de þuradaki bir ahbabýmda kalayým!" dedi. aralarýnda galiba bir de kavg a çýkmýþtý. sesi. Bundan baþka. boðuk bir feryat kopardý: . pek makbul olduðunu söyledikl daydý. Sütnine ile ihtiyar kocasý.Fesuphanallah. Benim gittikçe anneme benzediðimi söylerdi. iki kere yutkunduktan sonra: . aðlamaktan baþka bir þ y yapamayacaktý. lambamý söndürmüþ. o vakit de kuþ uçmuþ kervan geçmiþ bulunuyordu O gece. . Kendisi kýnalý kaþlarýnýn üstünde bir baþör mam nalýnlarýyla evinin taþlarýný yýkýyordu. Bütün ümidim. karþýma çýkmaya yü bulamayacktý. karanlýða baka baka uzun bir plan hazýrlamý Dolabýmýn bir köþesinde. küçük bir gece misafir et- ÇALIKUÞU 123 mek þerefi onlar için o kadar büyük bir þeydi ki. Bu saatte baþka araba da bulamadýk. Büyükkannem saðken ara sýra yalýya lir. izimi keþfetse bile. Uzaktan sizin lambanýzý gördük. ür eri çekilerek: . büsbütün ayaðýn zelerim de adýný anmaz olmuþlardý. Bu hayal. Bu fazla heyecanýn sebebini anlamýþtým. ne bir fazla sevgi uyandýrmýþtý. beni tanýmadýn mý? diye sordum. yabancý yer deðil ya. onu seyretmeye baþladým. Annem evlenirken. Sahrayýcedit caddesini geçerken kaldýrýmlar üstünde. onlar geçip gidinceye kadar orada gizlendim. Bir. Eyüpsultan'daki Gülmýsal Kalfa'nýn evinde gizlenmeye karar ve im. hiç unutmayan eski bir arkadaþý: "Güzide'nin. Karþýdan türkü söyleyerek birkaç sarhoþ geliyordu.Ah çocuðum. Sesim. Herhalde. Güzidem gelmiþ. annemin dadýsýydý. Fakat hoþ bir tesadüf oldu. onun üzerinde anlaþýlmaz bir tesir yaptý. aðýr aðýr solup sararmaktan baþka bir þeye y ettiðim diplomam gözümde bir ehemmiyet almýþtý. Amcam: "Haydi Feride. bugüne kadar bende ne bir hüzün. Adamcaðýz beni görmeden yan sokaklardan biri saptý. Hatta. kalfanýn sokak kapýsýný aralýk buldum.

bir daha yapmaz!" de di.Kalfa. patatesin tanesini kaç kuruþa verirler? Kabukla- ÇALIKUÞU 127 nný en çok kaç santim kesmek lâzým gelir? gibi sualler soruyor. Hele: . Ben.Kýzým. iki üç gün sana misafir olduktan son baþka bir memlekete gideceðim. bin zahmetle satýn aldýðým patateslerimi arýsýný atacak ve ömrümün sonuna kadar farkýnda olmayacaktým. Gülmisal Kalfa. þimdiye kadar hep hazýrdan yemiþ r gün bir yumurta bile piþirmemiþtim. mavi yüzlü yemenisi ile ilk defa kucaðýna aldýðý dakikadan sonra ayrýldýðý gün ir bir anlattý. buruþuk 126 Reþat Nuri Güntekin yanaklarýný çekiþtirerek anlattým ki. Yeþil bir bürümcüðe sarýlý küçük Mushaf mý duvardan indirdi ve o tti ki. çoraplarýmý çýkardýktan sonra iþe giriþmiþtim. burada misafir kaldýðým müddetçe. ellerimi okþayýp yanaklarýna. dokuma bir örtü ile kaplý kerevetinin üzerine yatýrdý.Dadý. bulaþýk ve çam hatta. beni çocuk gibi soyarken. benimle uðraþmaya baþlamýþtý. uktan sonra. baþýma gelenleri ona. zavallý ihtiyar kafasýndan benimle onu ayýrt edemeyerek "Güzidem" d iye hýçkýrýrken. sen çocukluk etmiþsin. beni ele vermeyecektir. feryat asmadan. olduðu gibi söyledim. Tenceremizi ateþe koyduktan sonra. Zerzevat ayýklamak deyip geçeriz. o vakit dikkatle gözlerimi açýyor: . Onun patiska perdeli küçük odasýnda geçirdiðim ilk saatlerin tadýný dünyada unutamayacaðým. tahta silmek için kaç kova su lâzým? dediðim zaman. artýk deðiþmeliydi. söylemesi ayýp ama. ihtiyar kafacýðmý nafile yorma! Ben. Yaram eden birkaç küçüðün ara sýra kulaklarýný çekmekten baþka bir þeyde kullanýlacak deðildir. sen onlarýn yarýsýný kabuklarýyla beraber atýyorsun. O gün akþama kadar. o eller için þimdilik fazla bir tehlike yoktur. Sonra. ikide birde: . dün gece köþkten nasýl çýktýðýmý. Kalfayý dizlerimin üstüne oturtup hoplatarak. anneciðim!" diye katýla katýla aðlamaya baþladým.Gülmisal Kalfa. vücudumun bir yerinden gelen hafif sýzýnýn adeta uyuþtuðunu duyuyordum. dadýyý güldürüyordum. kýzým. Doðduðu gün. diyordu. baþýmý dizine koydu. Öte taraftan beni aramaya gelenler olursa. Zavallý ka ni unutmuþ. böyle söylerken. Kâmran Bey bir cahillik etmiþ. ben de. Anadolu'da nasýl hocalýk edeceðimi. ölümünün ÇALIKUÞU 125 ateþi yüreðimde. Gülmisal Kalfa ile ev iþi gördük. Gülmisal Kalfa'ya isyanýmý anlatmaya imkân yoktu. Allah topraðý kadar ömür ve ihtiyar kalfa. ben de "Anne.Çok. nihayet benim heyecanýma kapýldý. Ben. dudaklarý . Bu.Dadý. akþa dan beri.Sahi öyle kalfa. kadýncaðýzýn adeta gözlerinden Cahil bir Çerkeze yeni mektep usullerini nasýl anlatýrsýn? Bunlarý yaparken seviniyor. bunu senden öðrenmeseydim. Sýra bana gelince. Kalfanýn isyanlarýna. Annem. Bundan sonra. bir daha ölünceye kadar oraya dönmeyeceðimi söyledið de. F kat. hâlâ için için aðlamakta ordu. nasýl sökük dikilip çorap yamanacaðýný öðrenmeliydim. içimde anlaþýlmaz bir þey oldu. Kalfa sözlerimi. Ondan öðreneceðim þeyleri yazmak için yanýma küçük bir not defteri koymuþtum. kapýdan çevirecektir. bir cuk masalý dinler gibi gülümseyerek dinliyor. al rýmý okþayarak annemi anlatmaya baþladý. aþçýyý hizmetçi ulacaktým? Hazýr Gülmisal Kalfa elimdeyken ondan nasýl yemek piþirileceðini. Hikâyemin sonunda dedim ki: . Ben. yine kuyu baþýna oturarak onunla beraber zerzevat ayýkladým. ama o ne ince iþmiþ! Kalfa. neler yapacaðýmý öyle neþe ile anlatýyordum ki. Tahtalarý sildim yahut batýrdým. . Tövbe eder. taþlýðýn yanýndaki odada. gözümün önünde. mutfaktaki tertemiz hasýrýn üstüne oturduk.Fakat. soyduðum patatesleri gördükçe at ediyor: . ara sýra "Vah yavrum" diye içini çekiyordu. diyordum. Gözyaþlarý içinde ona sordum: . Ben. Elimin emeðiyle yaþayacaðým. kadýncaðýzýn gözleri doluyor. kuyudan kova kova su çektim. onu görüyorum sandým.Bu ellere kýyabilir miyim ben? diyordu. annem bana çok mu benziyordu? . iskarpinlerimi. seni görünce aklým karýþtý.

þýmarýk. ona karýþmam. ne istedim. diyordum. Arabistan'ý ayal meyal biliyorum. diye içini çekiyordu. Bu iþler bittikten sonra teyzemin o korkunç mektubu yazýldý. Anadolu herhalde ondan çok daha güzeldir. * Ertesi gün mektubumu elimle postaya verdikten sonra. O. Kendileri fakirmiþ. Ça nun kafasýzlýðý malum. bir çamaþýrcý kadýn kavgasý yapmaya da kadirdir. Öyle bir edasý vardý ki. insan "Acaba azýr Paþa. ne de 128 Reþat Nuri Güntekin baþka türlü bir his duydum. Farz edin ki. Fakat lâzýmdý. arkamda Gülmisal Kalfa'nýn bol çarþafý. Böyle yapmaya me em sokakta kendimi kimseye tanýtmamak lâzýmdý hem de Maarff Nezareti'nin. Bu mektubun bir yerinde þöyle lüyordum: "Seninle açýk konuþacaðým. Çocuklarým. fakat gönülleri öyle zengin. Kâmran. Oradaki insanlar biz e benzemezlermiþ. alay etme. çekinmeden bile size yazan nankör ve terb siz kýzla karþý kaþýya gelecek olursanýz. Ben. Bir hademe beni Nazýr'ýn yanýna götürecek. içinizden ayrýlmak ve aradaki bütün baðlarý kesmek suretiyle bu felaketin önü erden beri gördüðüm iyiliklerin birazýný ödedim. belki peþime düþmesine baþka türlü mani olamazdým. kâh gülüyor. manasýz. "Hangi elinle?" di yeceksin.Ah. Görürüz bakalým hangimizin yanlýþ gittiðini. Hademe parmaklarýný tükürükleyip kumral . Oðlunuz için böyle düþünen bir kýzýn saadetli eviniz için nasýl bir felaket olacaðýný Ýþte. Kapýnýn önünde. yüksek bir kapýnýn üzerinde "Makam-ý Nezaret" diye bir tabela gözüme iliþti. minimini. postunu sudan kurtarmýþ bir insaným. artýk. parlak marokenden kývrým kývrým somya telleri fýþkýrm kollarý yaldýzlý kerli ferli bir hademe oturuyordu. bugün. elimle siyah önlükler dikeceðim. bu bu merdivenlerde bir alay insan. kapýdan girince hava birdenbire deðiþti. teyze. Ben. artýk birbirimizin adýný anmamak olacaktýr. dedim. öyle zenginmiþ ki. doðru Maarif Nezareti'ne gittim . yüzümde onun kalýn peçesi vardý. açýk gezen kadýn alara pek ehemmiyet vermediðini iþitmiþtim. Bu lakýrdýlarý iþitikten sonra. bereket versin ki. isterseniz bir iki damla gözyaþý dökün. Fakat. 'Böyledir de niçin onunla evlenmeye razý oldun?' diyeceksin. evlatçýðým. Fakir olanlara. Fakat. kalfacýðým. Zayýf. ruhsuz.. karaktersiz bir konak çocuðundan þey olmadý. sa bir yardýma filan kalkayým demeyin. o da diplomamý görür görmez. onu hiçbir zaman ne beðendim. bu aðza alýnmaz lakýrdýlarý utanmadan. Kimseye bir þey sormaya cesaret edemiyor. darýlsm teyzem ba in. ÇALIKUÞU 129 Nezaret kapýsýný buluncaya kadar cesur ve neþeliydim. kâh piþman olmuþ gibi kýzarak: . Onu da öðrenirim elbette. bir alay çocuðum olacak. gibi bir köþede ölüp gitti. hiçbi eðil fakir bir akraba çocuðuna. Baþtan baþa çiçeklerle donatacaðým. beni bir heyecan. Daha sayayým mý? Ben. Çalýkuþu da. þaþkýn þaþkýn et a bakmýyordum. yirmi yaþýnda. Varsýn kýzsýn. Fakat. Bir delilik yaptýk. bana hiçbir zaman bir þey söylemedi. "Hoþ geldin h de senin gibileri bekliyorduk" diye beni. Bunun için en iyisi. Korka korka yanýna yaklaþtým: . Saðýmda. binanýn alt baþýndan üst baþýna kadar acayip merdivenler. sen çok yanlýþ yola gidiyorsun. caným nasýl isterse öyle yaþarým. Herha odasý orada olacaktý. hakaretle reddederim. hiçbir zaman kendini beðenmiþ. Girintili. Gülme.Nazýr Bey yahut Paþa'yý görmek istiyorum.Feride. kendimi vaktinde topl adým. "abla" dedirteceðim. Teyzemin b masýna. benim adýmý aðzýnýza almak küçüklüðünden kendinizi s isiniz ki. kim bilir gideceðim yerler ne kadar güzeldir. çýkýntýlý sofalar. hatta düþmanýna ettiði iyiliði baþýna kakmak mürüvetsizliði r mektebim olacak." Bu terbiyesiz mektubu hatýrladýkça daima utanacak ve aðlayacaðým. iþlerimin gayet kolay biteceðini umuy rdum. Kalfa. çerden çöpten bir insan. Anadolu'nun en yeþil bir memleketine ta yin ediverecekti. yahut Bey bu mu?" diye þüpheye düþse yeriydi. bi r korku aldý.

Çalýkuþu .bir uzun tahta alarak garip bir peyke meydana getirmiþle rdi. sanata heves etmeliymiþler. Yine bi . Usulü dairesinde muamele p! Usulü dairesinde muamelenin ne olduðunu öðrenmek istedim. yazýhanesinin önünde ayakta duran iki genç kadýnla konuþuyordu. bilemiyorum. kalýn kaþlý gayet esm dý. dairesine söyle. Biraz þaþýrarak. . þaþkýnlýkla bir yere çarpmadan odadan çýkmaya çalýþýrken köþede oturan küçük efendi ar . Fakat çalýþýrsa erzi olur. O.Beyefendi hazretleri. dedi. Bu.Gidin. Odasýna girdiðim zaman. bana sorulmuþtu. kâðýtlara þöyle bir göz gezdirdi. Siyah yün çarþafýný çenesinin altýndan iðnelemiþ.Böyle þey için Nazýr Bey rahatsýz edilmez. Sonra muallimlik isterler. Sert bir sesle: . . dedi. korku ile dilimi çýkardým. Fakat o. yer uzak diye kafa t utarlar. Kolumu biri tuttu.Ne bekliyorsunuz? dedi. Müdür. Haydi bilmiyorsanýz bir biline sorun.F 9 130 Reþat Nuri Güntekin Merdiven parmaklýðýnýn kenarýna sekiz on su kovasý dizmiþler. Ne diyeceðimi kestiremeyerek þaþkýn-þaþkýn etr Müdür. kim bilir ne olacak Vay baþýmýza gelen. Müdür. az kaldý baðýracaktým. Beyefendinin buyurduklarý gibi. kekeleyerek halimi anlatmaya baþladým. Fakat buna ne lüzum var? Söylediði kelimelere göre âlim bir hocahaným olduðu anlaþýlan mavi gözlü kadýn gülümsedi: . Aman Yarabbi. sonra: . siyah sakallý. þahane bir bakýþla beni süzdü.Görüyorsunuz ya hali. geri geri giderek bir temenna ettiler. insan. daha sonra da maaþ az. Peçenin altýnda. * Merdivenden inerken gözlerim etrafý kapkara görüyordu. dedi. aðýr aðýr: . Peykenin üzerinde kadýnlý erkekli bir yýðýn insan oturuyordu. . Nezarette tanýdýðýnýz kimse yok mu? dedi. dedim. ayný maðrur ve þahane eda ile baþýný öbür tarafa çevirdi. Belki bir tanýdýk vardýr ama. býyýklarýnýn ucunun ne þekil aldýðýný görebilmek için dudaklarýný büzüp cevap verdi: . Mamafih. Müdür. Git. Gelin sizi Ted-risat-ý Ýptidaiye Dairesi'ne götür bir kere Müdür-i Umumi Beyefendi'yi görmeye çalýþýn. müsaade buyrulur mu? Haným kýza halisane bir nasihat vereyim.rýnýn ucunu kývýrarak. istida yapýn! Ben. hocalýktan ziyade.iþin nasýl oldu kýzým? Bu suali. nasýl çýldýrmaz? istida ile þahadetname arasýndaki farktan h eri yoktur. meyus olma. Acý bir bakýþla: . . neler söyleniyordu! Benim gibi kadýnlar.Hocalýk isteyeceðim. yine o çini mavi gözlü haným soruyordu.Yani diplomam mý demek istiyorsunuz. Tatlý bir gülümseme ile: .Muallimlik deðil mi? istidanýz var mý? dedi.Hayýr. imzalarýna. kýzým. artýk cevap vermeye lüzu görmedi. sinirli bir istihfafla dudaklarýný bük köþede oturan cýlýz bir misafire baþýný salladý: . irdenbire sözümü kesti. efendisi.Meslekte müptedi olduðunuz görülüyor.Tanýdýðýn olup olmadýðýný bunun için sormuþtum. Hanýmlar. O kadar dalgýndým ki. Fakat o. dedim. yer yer çiçek bozuðundan yenmiþ kocaman kafalý.Siz ne istiyorsunuz haným? Bu sual. daha sert bir sesle: . diye düþündüm. damgalarýna baktý. Bir tanesi fark edilecek kadar titreyen elleriyle çantasýnýn içinden buruþuk kâðýtlar çýkar birer yazýhanenin üstüne koyuyordu.Bunu daha sonra anlarsýnýz kýzým. dedim. böyle olursa. ismizini þubeye kaydettirin. ÇALIKUÞU 131 Daha ziyade þaþýrdým: . Odanýn tavaný fýrýl fýrýl baþýmda dönüyordu. çini mavi gözlü bir ihtiyar kadýný gözüme laþarak halimi anlattým. üzerine -Köþkte tahterevalli n kullandýðýmýz tahtalara benzer. Öfke ve ümitsizlikten aðlamamak için diþl arak halimi anlattým. istida ile þahadetname arasýndaki farký he nüz anlamamýþ olduðuma göre hocalýkta muvaffak olacaðým esasen þüpheliymiþ. hayatýmý kazanýrmýþým.Ne yapacaksýnýz Nazýr Bey'i? dedi.

Yaþýn kaç? .Pekâlâ kýzým.Ben daha çok söyleyemem. .Efendim. sonra diplomamý uzattým.Hayýr efendim. Bugün.r belki. Fakat siz de bana on larýn olmadýðý yerde ders bulursunuz. pencereden sokaða serpti. hiddetten ateþ püskürüyor. Öfkeli bir insanýn bu kadar çabuk yatýþtýðýný ömrümde ilk defa görüyordum.Yirmiyi bitirmek üzereyim efendim. OooL Sen daha hemen hemen çocuksun. öyle hoþtu ki. birkaç kelime ile halimi anlattý. Tekrar merdivenleri çýktýk. eliyle yüzümü göstererek Naime ÇALIKUÞU 133 hocanýma iþaretler yapýyor. bilmiyorum. ben Darülmuallimat'tan çýkmadým.Niçin efendim? .. dedim. fakat meydanda olan bu sebebi bir türlü söylemiyordu.Niçini var mý. Hele bir yaný beyaz. her neyse. Müdür Efendi gülüyor. hakikaten þansým yoktu. sonra h demeyi ite kaka kapýdan dýþarý çýkardý. ora t vermeyen bir manzara ile karþýlaþtým. . 132 Reþat Nuri Güntekin Gel seni tanýdýklardan bir þube müdürüne götüreyim. Çünkü.Aç yüzünü bakayým kýzým.Acayip. Mamafih.Eh!.Ah. Bu hakikaten hoþ! Ben. pekâlâ. Fakat buna vakit kalmadý.. dedim. Müdür. elinde evirip çeviriyordu. bizi görmüþtü. yüzünü saða çevirdiði zaman hemen hemen genç bir adamý görüy iýdiði zaman ise o adam. bu adamcaðýza birdenbire kaným kaynayý-vermiþti. Müdür. bir insaný ilk görüþte ya severim ya sevmem. dedi. Dam do Sion mektebinden diplomalýyým. Müdür. biraz evvel sokaða kahve döken. Faka t. minimini bir hücreye soktu. saf bir hayretle: . belli etmemek için kâðýdýn ötesine. Sonradan bu ilk hissimin deðiþtiðini hiç mýyorum. iyi adamcaðýzdýr. Naime Hocaným teklifsiz bir tavýrla: 134 Reþat Nuri Güntekin . kýzým? Sebep meydanda. Ancak sen. Sonra. birdenbire gidiyor.Hayrola Naime Hocaným? dedi. tatlý bir gülümseme ile bana: . . haným kýzým? . bir tarafý adeta aðarmý i. Galiba Fransýzca bilmiyordu. dýþarý gidemezsin. buradan kaçalým.Güzel.Aman. büyük bir kalem odasýndan buzlu r camekânla ayrýlmýþ. Yeni arkadaþýmýn yavaþça eteðinden çektim: . Nihayet. bu sefer beni. Eksik olmasýn. ihtiyar hocaným. bulaþýk suyu döker gibi. Sakalýnýn bir tarafý siyah. . Sen kadýnca daha iyi anlatýrsýn Naime Haným. mavi gözlü hanýma göz kýrparak. ihtiyar bir hademeyi dut aðacý silker gibi tartaklaya tartaklaya dýþarý atan insan olduðuna bin þahit isterdi. sen bilsen dýþarýlarda ne yaman oðlu yamanlar vardýr! Ben. Geç þöyle otur bakalým. Her nedense. .Darülmuallimat'tan bu sene mi çýktýnýz. Önünde duran bir fincan kahveyi. berisine bakýyor.Nasýl mektep bu? Müdüre uzun uzun izahat verdim. . bu sefer elini dizkapaklarýna vurarak daha fazla güldü: . sakalýný iki yana sallayarak kendi kendine konuþur gibi ilave etti: . Ne çeþit huylarý abbi? Mavi gözlü hocaným. âlâ. Bu kuzu gibi adamýn. karþýsýnda benim biraz evvelki halime benzer bir vaziyette ti ir titreyen bir hademeyi dövecek hareketler yapýyordu. bir yaný ra olan sakalý. . Senin için hayli tehlike var . . o çok yaman dediðiniz adamlar kimlerdir. yerine beyaz sakallý o ihtiyar yüzü gülümsemey aþlýyordu.. dedi.

Bak. Küçük kâtip. biz muallimlerimizi istanbul'dan çýkarýncaya kadar akla karayý seçeriz Sen ne dersin Naime Hocaným? Müdür. Camekânlý kalem odasý arasýndaki kapý ak tefek. Pencerinin yanýnda duran orta yaþlý iki kâtip. Þöyle böyle derler ama. Bak. dedim. müdürün sözünü kestim: . Hiç münasebeti olmadýðý halde: . Ne dediklerini pek duyamadým. dedim. söylediklerimi bir kâðýt parçasýna not etmeye baþladý. elimden geldiði kadar yardým ederi m.Amma yaptýn ha! dedi.istanbul'da kalmama imkân yok efendim.Bu dairede. Kýrmýzý mürekkeple allanýp pulla temize çekildi. Lütfen bunu nereye götüreceðimi de söyler misiniz ef im? 136 Reþat Nuri Güntekin . üç gün uzamasý canýmý sýkmýþtý. Bu fakir kýyaf asta çehreli memurda korkak. müdürün istediði müsvedde bana sualler sormaya. Ayol. siz iyilik etmeyi seversiniz. Aklýna bir þey gelmiþ gibi elini masaya vurarak: . Acaba bir pot mu kýrmýþtým? Herhalde öyle o gülüþüyorlardý.Muamele takip etmek güç bir þeydir. sakalýný çekiþtirerek düþünüyordu: . Zavallý Þah ti olmasaydý. þu çocuðu boþ göndermeyin. Ben. Bir tanesi. dedi. Þahap Efendi. oturduðu yerden. Belki Naime Hocaným'ý tekrar görürüm ümidiyl kýnýrken gözüme Þahap Efendi iliþti. Beni kapýdan görünce koþuyor. Kuruyasý dilim durmaz ki. cýlýz bir genç göründü: . sen bugün fazla yoruldun. Doðru Ýstanbul Maarif Müdülüðü'ne gidersin. "Muallime Haným hayli piþkin " sözü kulaðýma çalýndý. Allah tesirini halk etsin. mahcup bir ÇALIKUÞU 135 hal vardý. Sual sormak için bana baktýkça. dedim.Pek güzel. . kýpkýrmýzý kesilerek baþýný eðdi. kaþlarýný çatarak.Kýzým. tam bir ay sürüklendi.Ne vakit geleyim? dedim.. ara sýra ze bakýyorlardý.Þahap. bir istida müsved desi yaz. "Þahap Efendi" diye seslendi. ne söyleyeceðimi bilmiyordum. haným kýzý odaya al. Artýk.Haydi bakalým. ailem hakkýnda sualler soruyordu.Kuzum beyefendi. belki daha da uzayacaktý. . iþin iki. birini bekliyordu. Þu istidayý biraz da biz yazalým. sana yol nu öðreteyim. Yanýnda baþka kimseler olduðu için daha fazla bir þey söylemeye cesaret edemedim. evladým. sakalýnýn beyaz tarafýndan öpm p Efendi. Müdür. Hele biraz sevindiðim vakit. Þahap Efendi. Müdür: . arada sýrada kaleme uðrayýverirsiniz. Müdür. Fakat bu me götüreceðimi. iþime olmuþ gözüyle bakýyor. merdiven baþlarýnda bekliyordu. . adeta kirpikleri titriyordu. pekâlâ ama.. hemen þüphelenmiþti. þaþýrmýþtý: . Yanýndan geçerken durdum: . Benimle göz göze gelince mahcubane baþýný ir þey söylemek istediði.Size bugün çok zahmet verdim.. Adamcaðýzý kandýrýn-caya kadar baþýma hal geldi. Yalnýz birinin. Fakat. mutlaka vilayetlerden birine gitme k mecburiyetindeyim. Bu sözlerin manasý neydi? Bu efendiler ne demek istemiþlerdi? istida müsveddesi birkaç kere müdürün yanýna gitti. arkadaþlar birbirlerini ne iyi koruyorlar. aðýz aðýza bir þeyler konuþuyorlar. bana getir. fakat cesaret edemediði anlaþýlýyordu. Bu çocuktan gördüðüm iy nutmayacaðým. îzin verirseniz istidanýzla bend z meþgul olayým. kýzým. hemþire haným. dedi. gelgit. Gönlünün rýzasýyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa te adüf ediyorum. Ben. Yalnýz. dedi. sen istanbul rüþtiyelerinden birinde Fransýzca muallimliði istersin. müdürün boynuna atýlmak. O. dedi. üç gün sonra. beni kalem odasýnda karýþýk bir masanýn önünde oturttu. geldi. bizimkiler galiba bu mektebin diplomasýný tanýmýyorlar. merdiven baþýnda. . Anadolu'da muallimlik istiyor. Siz rahatsýz olmayýn. erkeklerin içinde de ne insaniyetliler var. Kurnazca bir istintak ediyor.iki.

dedi. paravanýn yanýnda beklemeye baþladým.Beyefendi. ben ne olacaðým? Bu manasýz söz. . istemeden güldüm. pencerenin yanýnda. Bu kadar meþguliyet arasýnda. Ak býyýklý kâtip.O. boðazýna bir bez baðlamýþtý. Yüzü sokak ta a dönük olduðu için yalnýz. Yüzüme bakmadan. .Bilmem. Evrakýnýz Müdür-i Umumi'de. kendiniz düþünün. aðýr aðýr yan Müdür. ne olacaktým? Yeniden teyzemin evine dönmek. beni adeta þýmartmýþtý: . en uzak bir köy de olsa. Teþrif ettiðiniz vakit kendisiyle görüþmenizi söyledi Müdür-i Umumi. cburiyetinde kalmýþ. Zevcenizin hizmeti otuz seneyi bulmuyormuþ. Fakat bizimkini bilirsin y a. tekrar gözlüðünü taktý. önünde du birer imzalayýp yere fýrlatýyor. Siz Nazýr Beyefendi'ye bir iki "kelime -i teyyibe" lütfederseniz bu iþ olur.Bana verilecek iyi bir cevabýnýz var mý? .Dur. mektepler yeni açýldý. .Benim mi efendim. istemeden dudaklarýmdan dökülüver-miþti. . müsaadenizle. baðýra baðýra: . "En uzak bir köþeye bile giderim" diyor. Bu diploma ile memuriyet verilmez. ak býyýklý bir kâtip namaz kýlar gibi eðilip doðrularak on ordu. Ömrümde acýsýný unutmayacaðým dakikalardan biri de bu olacaktýr. kaþlarý ve gözleriyle iþaret ederek beklememi anlattý. dedim. fazla mý þaþkýnlýk gösterdim nedir adamcaðýz adeta müteessir oldu: "Ne yapayým kýzým? Ben de söyledim ama varak-ý mihri-i vefayý okuyup dinleyen var mý?" dedi Bu þefkat. Böyle olduðu ha i kovuyorlardý. birdenbire bir þey düþünmüþ gibi: . bir Fransýz mektebinden çýkmýþ.Bugün cevap almaya geleceðinizi biliyordum. Mektebiniz. mendiliyle camlarýný silerek: . bir yanlýþlýk olmasýn? . sert bir sesle: .. ben güler yüzle kabul edeceðim. uzun boylu.Artýk orasýný da. nasýl teþekkür e lemiyordum. dedim. Malum ya. Halinden. Bu. müsaade buyururlar rný biraz? dedi. ne yapayým ben þimdi? dedim. Evet. Bu çocuk.Peki. ölümden daha fena bir þey i. dedi..Efendim.Sen Hayriye Haným deðil misin? . kýzým. Fakat malum ya. 138 Reþat Nuri Güntekin Kimsenin beðenmediði. O. Müdür. ben. vakitsiz bir mihnetle çökmeye baþlamýþ omuzlarýný okþuyo . Görmüyor musun? dedi. dedi. konuþurken sesi . senelerce çalýþtým.Sabret haným. . aklýma geldi. Müdür.Beyefendi. bir sebep olab ilir miydi? -Tabii baþka iþler de var. irice yapýlý bir bey gazete okuyordu. Bir gün. bu sözleri söylerken. küçük kâtip. söz den kibar bir ailenin çocuðu olduðu anlaþýlýyor. düþmez kalkmaz bir Allah. Maalesef sizinki de öyle.Beyefendi. eliyle beni gösterdi: . Bu sözleri söylerken.Beyefendi. bir ne olacaðýnýzý düþünmeye kalkarsak vay halimize.Hasta mýsýnýz? Niçin bu halde daireye geliyorsunuz? dedim. bir tecrübe daha. Bu yaþýmda en uzak gurbetleri göze alýyordum. onun. çatýk çehresine bir kat daha dehþet veren bir siyah gözlük takmýþ.istidanýz reddedildi.Hayýr. Son bir ümitle öteki müdüre baþvurdum. . ben mutlaka bir iþ bulmaya mecburum.Hangi Feride? Ha. Ayýp bir þey yaptý aç adým geriye çekildim. elinde kâðýtlarýmla odadan odaya dolaþýrken utancýmdan yerlere giriyor. benim diplomam iþe yaramazmýþ. ben bir tavýrla: . aðarmaya baþlamýþ saçlarýyla sakalýnýn bir kýsmýný görebiliyord Müdür. Gülü tarife ne hacet! "Olmaz" diye kesip attý. Aðlamamak için diþlerimi sýkarak: . ben Feride'yim efendim. ÇALIKUÞU 137 Müdür. bir þey söylemeden döndü. siz sevabý seversiniz. ne olacaktým? iyi kötü. beni emretmiþsiniz. Ben. Nezaret-i Ce lile'ce musaddak deðilmiþ. kâðýtlarý bitirdikten sonra gözlüðünü çýkardý. Kuzum Beyefendi! Müdür. Boðula boðula öksürüyor. Köþede.

bu aydýnlýðýn baþlamak üzere olduðunu hissediyordum. Vilayeti'nin. on çift söz konuþmadýk. adýmý söylemeye cesaret etti: . Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. Bir Türk kýzý için þayan-ý takdir doðrusu. Ne ol du ðunu merak ederek açtým. tartaklaya tartaklaya merdivenden indirmeye baþladýlar. harcýrahýmý almýþ bulunuyordum." d hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý. Bundan sonra. benzini sapsarý.Feride Haným. unutulmuþ. bir þey söylemedi. Küçük kâtibin hediyelerinden birini dudaklarýma götür düm. Sonradan. Feride. fakat halim. Tekrar tekrar inip çýkarak kamarotlara tembihler veriyor. dedi.. Nazýr'ýn odasýna götürdü. Altý. ellerimle oynuyordu.. beni anýna aldý. "Haydi haným. Bu ayrýlýk dakikasýnýn bir bulut gibi üs aðmen gülümsemekten kendimi alamadým. ayrýlýk saatinde durmadan konuþmalý.. Teþekkür için elimi uzattýðým vakit. Kimse. nesi varsa söyleyip bitirmeli deðil mi? Halbuki bu bir saat içinde. sönük mavi gözleri izi seyrediyor.Bülbül gibi söylüyor Fransýzcayý maþallah. iyi iþitmek için elini kulaðýnýn arkasýna koyuyordu. yedi yaþýnda bir küçük kýzken. Nereden çýktýðýma. Bavulumu. büyü olduðunu öðrendi- ÇALIKUÞU 139 ðim o insan bana bakarken. tanýdýðým inanlarýn hepsinden baþka türlü bir insan olduðunu anlamýþtým.de erkenden hâlâ sarýlý hasta boðazýyla rutubeti içinde beni uðurlamaya geliyordu. Biz konuþurken. Çalýkuþu. g lk defa dikkatle yüzüme bakmaya. yavaþ yavaþ kaybettiðim güzel neþemi tekrar buldum. vapur Sarayburnu'nu dönerk kamarama indim. büsbütün gidiyorsunuz demek. güvertede kalmaya tahammül edemedim. bilmiyorum! Kendi kendime söz anlatmak istedikçe gözyaþlarýna artýyor. kapýlar adeta kendiliklerinden açýlýyordu. benim için. vapurdaki insanlar. adýna merhamet ve himaye denen büyük har keti yapmaya cesaret edemeyecekti. . büyük bir nizi uçarak geçen bir kuþun hayalinde ne kadar kalmasý mümkünse. Fakat o e nada bir kargaþalýk oldu. yol hediyesi olarak getirdiði küçük bir kutu ile beraber. gittiðim y adresine kadar hiçbir þeyi ihmal etmemiþti. daima: "Ayýn on beþi karanlýksa. Þimdi. nasýl çalýþtýðýma. diy Gülmisal Kalfa.en. þube müdürü keyifli keyifli gülüyor: . Þahap Efendi. inþallah yine seni böyle kucaðýma alýrým. ben de galiba kendimi tutamayacaktým. Hem. babamýn neferiyle berab ahatin zevki hâlâ içimdedir. elini elimden çekerek koþa koþa merdivenden indi. bavulumun üzerinde duruyordu. Üç gün sonra. Bir kutu fondan. erkenden rýhtýma gelmiþ. Her iþimle uðraþmýþ. O geçerken hademeler ayaða kalkýyor. O. Küçük kâtip hâlâ yanýmda duruyordu. Bu çocuðun insanlýðýný dünyada unutamayacaðým. kamarama kendi eliyl e yerleþtirdi. o senin gibi yalnýz deðildi. Deniz yolculuðunu çok severim.. artýk ona. dan beri. halinden. Vapur. sýk bir sesle Fransýzca konuþm baþladý. güvertenin bir köþesinde oturduk. on beþi aydýnlýktýr" derdi. bana yine þimdiye kadar kimseden iþitmediðim güzel sözler söyledikten sonra. bizi bekliyordu. munis gözlerini bana çevirdi. Yarým saat sonra B.merkez rüþtiyesinde açýk bulunan bir coðrafya ve resim m allimliðine tayin edilmiþ bulunuyordum. Þahap Efendi'nin yanýmýzda olmasýna raðmen. Müdü eðiliyor. Biraz kanlý. Her tarafý akýcý parýltýlarla dolu bir mavi boþluk içinde uçmak sorhoþluðu bu çýlgýn tesirine raðmen. Bir sabah. gö . o da artýk kend eðini kendi kazanan bir insandý. Gülmisal Kalfa ile belki. bende de aþaðý yukarý ona r þey kalmýþtýr. ne yapmak istediðime dair sualler soruyordu n memnun kaldýðý belliydi. ký-.Artýk þüphe kaldý mý? dedim. merdiven kalkýyor!" diye kalfacýðýmý omuzlarýndan y r. insan. hatta Hüseyin. yorulup üzülüyordu Vapur kalkýncaya kadar. Fakat birdenbire gözlerimden yaþ Niçir ÇALIKUÞU 141 böyle aðlýyordum. o akþam Eyüp'e dönerken sevincinden adeta uçuyordu. Yalnýz vapur kalkacaðý zaman dayanamadý: "Anneni bu radan vapura bindir140 Reþat Nuri Güntekin dim. O insan. Þahap Efen di'nin getirdiði kutu. her muamele bitmiþ. O. Benim dünyadc en delicesine sevdiðim þey.

Gezme yok. . Hacý Kalfa'mn sesi: . bir þeyden korkmuyordum. bizim hocanýma istanbul simidiyle beraber süt getiriver.Akþama kadar öyle aç açýna el âlemin yumurcaklarýyla uðraþýlmaz. þimdi ay ýþýklarý içinde pýrýl pýrýl yanýyor mu? Kâmran. Temiz bir su birikintisine baþlarýný daldýrýp çýkaran kuþlar gibi silkintilerle sularý etra aki aynanýn camýna sýçratýyordum.bepsiz ýstýrabým bu biçare þekerden geliyormuþ gibi. Ben gülerek: ÇALIKUÞU 143 . neþemi hatta ümidimi yeniden canlandýrýyor. bu defa hiddetlendi: . vücuduma mektep yatakh e uyandýðým bahar sabahlarýnýn hafifliðini veriyordu. bu satýrlarý yazarken kirpiklerimden yaþlar süzülüyor. ben de birdenbire çocuk tamý top gibi havaya atýp tutmuþtum. kuþ gibi ýslýk çalýp duruyorsun. ya? Ben seni yol yorgunluðu ile öðley kadar uyur sandým. öðleye kadar nasýl yatar? demiþtim. ben sadece senden deðil. Hacý Kalfa'yý büsbütün keyiflendirmiþti. Bu hareket. karþýki dükkânlardan birine: . bu daha ilk gün. kuþa benzeyen bir tarafým olduðun dim de inanmaya baþlýyordum.Kahvaltýný getireyim mi? . Hafif bir sabah rüzgârý. öyle þey istemem. yine o beyaz pe küçük bir havuzun yanýnda nargile temizliyordu. karyolanýn örtülerine açlarýma vuran güneþ ýþýklarýný sarý pullar gibi titretiyor. ayaðýnýn tozuyla mektebe gider çocuk maya. Artýk. Sevi e yataðýmdan fýrladým. sen niye böyle erken uyandýn. çantamý koltuðum rak sýçraya sýçraya otelin merdivenlerinden inmeye baþlamýþtým. Demek ki . parça parça daðýtýyordu. önümdeki defter kâðýdýný fiske fis Bu. Evet. diye gülmeye baþlamýþtý. Hem. sinirlerim iyice bozulmuþtu.Öyle þey olur mu? Vazife sahibi bir hoca. eski biçim küçük lavabonun önünde yýkanmaya baþladým. 142 Reþat Nuri Güntekin Bugünün bana. bu son sözü karþý odadaki komþuya iþittirmemek için. Bunu anlýyorum. uyandýðým vakit günlerden beri devam eden yaðmuru dinmiþ buldum. Sen nereden anladýn benim uyandýðýmý? Hacý Kalfa gül . Daha sen. eðlenme yok. Gece yatarken pencereyi kapatmayý unutmuþum. Ellerini birbirine vurarak: . Hacý Kalfa. Hacý Kalfa.Yalan mý? dedi.. nargilesini býrakarak ellerini beline dayamýþ: .Ne bileyim. üzerine kýraðý yaðmýþ yapraklar gibi ýslak bulmuþtum. sen yine erkencisin bugün. dünyada bu gözyaþlarýndan daha manasýz þey olamaz.Yok. kendin çocuksun! diyor ve kahkahalarla gülüyordu. anladýn mý efendim. anladýn mý efendim? Sana tirivere-yim.Bugün kahvaltý etmesem olmaz mý? Ses. diye beni zorla h avuzun baþýna oturtmuþtu. aðzýný anahtar deliðine ko ltmýþtý. öteden beriden konuþmaya baþlamýþtým. öyle oldu.Bonjur Hacý Kalfa. sonr . Kapý hafifçe vuruldu. Hacý Kalfa. dedim. . mahpus gibi týkýldýn.Hayrola Feride Haným. dedi. Bulutlar daðýlmý . kahvaltý etmeden mektebe gitmeme katiyen razý deðildi: . pencerenin karþýsýndaki yüksek dað tepelerinde yer yer ince dumanlar tütüyordu. þimdi bir parça güneþ. Hakikaten. Hacý Kalfa.. Beni görünce kýrk yýllýk bir ahbap gibi: . kama inimini penceresinden denize fýrlattým. artýk. diye seslenmiþ. Ben. hafiflik etmemeye ye im. senin olduðun yerlerden de nefret ediyorum. acelesi müstacel deðil.Molla. Bir otel odacýsýyla bu derece yüz göz olmak ne kadar doðru bilmiyorum. . Yastýðým da öyleydi. Ýlk sabah uyanýr uyanmaz giyinmiþ. Bu Hacý Kalfa ile ne iyi dost olmuþtuk. Hacý Kalfa. Ben Maarif Nezareti'nden tayin kâðýdýmý aldýðým dakikadan beri. demiþti. Bu saatte otelin avlusunda kimseler yoktu. acaba dýþarýda sessiz sedasýz yaðan yaðmurun tesiri mi? Þimdi istanbul nasýl? Orada da aðmur var mý? Yoksa Kozyataðý'ndaki bahçe. Bu sabah.Þuna bak hele! Daha kendi çocuk. Gece bir aralýk uyanmý arýmý. fakat ben de onunla beraber gülmüþ.Sabah þerifler hoyrolsun hocaným. fakat Hacý Kal-fa'nýn bir bebekle konuþur gibi hali karþýsýnda. kaldýn ir de yiyecek yemez-sen karþýki komþuna dönersin sonra. kutuyu yakaladým. güzel bir haber getirmesine imkân yoktu. Fakat buna raðmen. efendim. Beþ günden beri bu küçük otel odasýnda. Olmaz. gayri ihtiyarý.

bir yandan nargilelerini çalkalýyor. . o gün.Gelibolu'dan gelen öteki hoca. . Dün istanbul'da n geldim.Bir iþiniz mi var? Müdire benim. Bakalým ne cevap gelir? d u. istihareye varýr gibi düþündü. siz de gelin. . on güne kadar cevap alýrýz. bu adam. Bizim coðrafla ve resim hocalýðý açýktý. Meðer biçarenin baþýna gelecek varmýþ.Müdire Haným'ý göreceðim. Kadýncaðýz. mutlaka sevmek azmiyle girdiðim bu mektepte na ir felâketle karþýlaþtýðýmý tafsilatýyla anlatmalýyým.Ben ne yapayým.a da bana dönerek: . Kendi halinde iyi bir kadýncaðýz. Siz de artýk o zamana kadar idare-i masl ahat buyurursunuz. aðýr bir adamdý. Sizin istanbul sütleri bunun yanýnda nargile suyu gibi kal emiþti. Hacý Kalfa'nýn rivayetine göre Molla. fesuphanallah. diye hükmetti. Dokuma çarþaflý müdire yüzünü açmýþtý.Bir þey mi istiyorsunuz. ben de müþkül mevkide kalýyorum efendim.F.. Fena halde þaþýrmýþtým: ÇALIKUÞU 145 . bi rif Müdürlüðü' ne gidiyorum. Beni Maarif Nezareti'nden gönderdiler. Kýsa yeleðinin altýndan çýkan kýrmýzý kuþaðýna bakarak evvela yük arabacýsý sandýðým iriyar .Molla'nýn sütü de süttür hani.. havuzun baþýnda kahvaltý ederken Hacý Kalfa. öyle olmuþ.Hayret. Aman Yarabbi.Bu hanýmýn emrindeki tarih daha yeni. Dikkatli dikkatli bakmaya baþladý: . orasý da öyle.. Haydi. Bahçeden geçerken hareli bir dokuma çarþafa sýmsýký bürünmü kapalý bir kadýna tesadüf ettim. dedim.Yalnýz o deðil.Ancak. uyuklar gibi gözlerini yumarak karþýsýn-dakileri dinleyen.Az eðlen. sonra tereddütle: . Molla'nýn kendi de az buçuk armut kokar. Beni tepeden týrnaða kadar süzdü. Her birini kaç kat elbiseleri olduðuna varýncaya kadar içli dýþlý tanýyordu. Ben. Emrim çantamda. Kapýcý kulübesinde kimse yoktu. Binaenaleyh asýl makbul ve muteber olan budur. . hakikaten kendi kendime kaybolacaðým Merkez Rüþtiy boyalý tahta kapýsýna kadar götürmüþtü. Bizi.Bir yanlýþlýk olmasýn kýzým. Bakalým. Maarif Müdürü. . ötekine iþten el çektirmek için emir yok. istanbul'a yazmalý.Öyle mi efendim? dedim. Sekiz. öyle yapmýþlar. battal.Fesuphanallah. Fakýnda olmadan ikinizi de ayný yere tayin etmi Vah Huriye Haným. tarihine baktý. dedi. Oranýn havasýyla imtiz edememiþ. . Ben yeni Coðrafya ve Resim hocanýz Feride'yim. vah! . Çalýkuþu . Mektep yakýndýr. bir andan bitip tükenmez þehir dedikodularýyla beni eðlendiriyordu. n eler biliyordu! Hele mektep hocalarý hakkýnda.. dedi. dedi. Görünüþü ne kadar sefil olursa olsun. gerçi öyle ama. 10 . Müdür. diye alay ediyordu. Kolunda eski bir meþin çanta ile sokaða çýkmaya hazýrlaný ni görünce durdu. dedi. kâðýdý birkaç kere okudu. sonra: . Netice alýnýncaya kadar kadýncaðýzý meraklandýrmayalým bari.Huriye Haným kim efendim? . haným? . bakayým. can sýkýntýsýyla dinledikten sonra aðýr aðýr: . ancak yollar karmakarýþýktýr. dedim. yaz kýþ ineklerini armutla besler. Burasýný istemiþ. belki bir çare buluruz. . Emrinizi göreyim. Müdire Haným. sayýklar gibi kes sik lakýrdý söyleyen. fakat bir haf lu mektebinden bir hoca gönderdiler. Sonra kaybol demiþ sakat ayaðýyla önüme düþerek beni. 144 Reþat Nuri Güntekin Ben. seni ben götüreyim.Böyle yanlýþlýklar ara sýra oluyor. onun için sütleri ut kokardý. Nezaret-i Celile'den is izah edelim. sonra baþýný sallayarak: .Evet.imkâný yok efendim.

diki epetlerini alarak birer birer daðýlmaya baþladýlar. Hakký vardý... Uzun boylu. ona deðil. Ben.Aferin size arkadaþlar.Kýzým. ufak tefek bir kadýndý. Kadýncaðýz. öyle bir parlayýþ parladý ki. kolumda çantamla dimdik duruyo Biraz evvel. dedim. Aman neler söylemedi? Hem canýna kastetmiþi de üstelik keyif soru-yormuþum. gözlüklü bir ihtiyar hoca. hiç lüzum yokken iyileþtiniz inþallah?" diye bir nezaket yapmak istedim. þimdi cana gibi bir þey olmuþtu. yine maya. Biraz sonra. Kara gözlü muallime. kara yüzlü. Yüzüne sular. arsýzlýk. Mektep içinde bir meslektaþýn tahkir edilme i böyle sýrýta sýrýta dinliyorsunuz ha? 148 Reþat Nuri Güntekin Ortaklýk. gülen yalnýz ben deðilmiþim.. Huriye Hocaným. en adi sokakta bile aðza alýnmazdý. sürahiler þangýr þangýr öttü. Bir de üstelik gülüyorsun. kýrk beþ yaþlarýnda. Maalesef kendimi tutamayarak gülümsemiþ-tim. Bunu yapan. demek ister gibi omuz silkti ve güldü: . bardaklar. Kulaðýma usulcacýk: . Ne mal olduðum zaten yüzümden belliymiþ. "Sizi odamda bekliyorum. kapýya üþüþen talebeleri kov adeta kucak kucaða onlarla güreþiyordu. öyle kelimeler söylüyordu ki. dokuma çarþaflý müdirenin peþinde ayný dolambaçlý sokaklardan. Hocalar. Yükseldikçe güzelleþen hýrçýn bir sesle haykýrýyordu: .Vah vah!. bu kadýnýn kocasý evlenmiþ.! Hayriye Haným. O. Kendini nerede sanýyor bu kadýn?.Müdire Haným. kendi peri en anlayacaktý? Fakat. bu defa da ayaðýný yere vurarak öteki hocalara çattý: . gözleri büyüdü. dedi. kapýdaki çocuklarý kovan hocaným.A dostlar. Böylelerine ara sýra gözdaðý verilmezse olmaz. biraz evvel benimle beraber gülen keskin kara gözlü genç kadýndý. Arkadaþlar. bir dakikada sütliman olmuþtu. Müdire Haným. utancýmdan gözlerimi kapatmýþtým. gözlerim kararýyor. Baygýnlýk falan deðil. onu deðil sizi mahkemelerde süründürürüm. odanýn bir köþesinde. En fen i hocanýmlar da hemen hemen ona hak veriyor gibi vaziyetler alýyorlardý. üstüne ortak getirmiþ sanýr. Siz de benim için üzüldünüz. yine bir münasebetsizlik ettim. ne yapacaðýmý þaþýrmýþ bir halde. aðlamaya baþladý.146 Reþat Nuri Güntekin Yine. Dünyada bundan büyük yüzsüzlük. gözlüðünün üstünden aksi aksi yüzüme baktý: . Huriye Haným. odada beni müdafaa eden arkadaþla yalnýz kalmýþtým. týrýs týrýs mektebe dö le gitseymiþim. Hocalar defterlerini.. O. bu nasýl müdirelik? Bu kadýnýn.Bilmeyen. baþýný iki yana sallayarak: ÇALIKUÞU 147 . çok beðendim doðrusu. terbiyesizlik ol Bir köþeye sinmiþ. ehemmiyeti yok. Huriye Haným'ý bir türlü yatý perde sesini yükseltiyor. bir mu-allimenin namusuna dil uzatmasýna na aade ediyorsunuz? Neredeyiz? Bir kelime daha söylemesine müsaade edersiniz. incecik boynunun kenarlarýnda iki damar þiþti. Ona teþekkür etmeye lüzum . pire ýsýrýklarýyla benekli göðsünü ovuþturuyorlardý. diþlerim birbirine çarpýyordu.. hýrçýn tavýrlý. Hayriye Hocaným'ý sýrtüstü yere yatýrmýþlardý. etliðinden. Sen misin hatýr soran? Huriye Haným. Ders vakti galiba gelmiþti. Midesinde barut patlamýþ g geðiri-yor. Köþede. sirkeler sürüyorla i fani-le gömleðini gevþeterek. insaniyetine þaþtým doðrusu. dedi. keskin kara gözlü bir genç kadýn da kýs kýs anýma yaklaþtý. Muallimler odasý birbirine giriyor. yalnýz kalacaðýný anlayýnca. bana neler oldu? Bunca yýldan sonra baþýma bu haller gelmeli miydi? diye perde perde sesini yükseltiyordu. Birdenbire ortadaki masaya bir yumruk indi. kitaplarýný. Vak yüzü bir kat daha karardý. anlatamam." diye kapýdan çýktý. kýzým. insanýn baþýna çýkmaya kalk . Onun ekmeðini elinden almak için Nezaret'te kim bi ir. kaç kiþiye.Mahsus yaptým. yüzünden burnundan sular akarak gözlerini açmýþtý. S amda çocuklarýn çaldýðý kursak düdüðü gibi bir feryatla: "Eyvahlar olsun a dostlar! Bu da m " diye düþüp bayýldý... Merkez Rüþtiyesi'nde deðil. "Bülbülün çektiði dili belasýdýr!" derler. vücudum buz gibi donuyor.

Bunu.Safa bulduk efendim. aðýrbaþlý diye. ensesini kaþýyarak: .Avuç içi kadar yer. Buranýn dedikodusu boldur. Bu Hacý Kalfa'nýn efendisi. Darýsý senin baþýna. olmaz mý? Müdirenin kapýsýna kadar gittiðim halde içeri girmeyi bir türlü caným istemedi. Vakayý benden daha iyi biliyordu. sakat ayaðýný sürüye sürüye yukarý çýkýyor. i da namustan kýymetli þey yoktur insan için. elinin körü. kireçle delik deþik týkanmýþ. her defasýnda türkü söyler gibi. çantam aðýrlaþmýþtý. Bende n sana nasihat. Beni Nazýr'a tavsiye eden yaþlýca bir þairden baþka kimseyi tanýmadýðýmý söyledim.Valide haným nerede? . Ýmdi: (Aman Yarabb i kelimesini ne tuhaf bir eda ile söylüyordu!) Sana bir kýsmet de çýkar inþallah. Burada bir zamanlar idadiye müdürü idi. dedi. yeþil krep baþörtülü bir k Daha kapýdan girerken: "iyisiniz inþallah. bu çehreye bir ölü kafasý korkunçluðu veriyordu." Zavallý Hacý Kalfa. direk gibi bir ses: . ikide bir. neler gelmiþ senin baþýna? diye söylenmeye baþladý.Ben hocanýným kýzý deðil. dedi. Baktým. Burada herkes herkesi tanýyor? ihtiyar adam.Hacý Kalfa. diye söyleniyor. Nerede bulursun o taþýna topraðýna kurban olduðum istanbul'u. Aman güzel diye mi? Ne gezer! iffetli diye. meyus bir tavýrla kollarýný kaldýrdý: " ' . Dersten sonra görüþürüz. harap bir duvarý hatýra getiriyor.Hangi valide haným efendim? . yere çömelir gibi yaparak. hep bundan bahsedjliyormuþ. kendisiyim efendim. bir ahbabým daha olmuþtu: Otuzbeþ kýrk yaþlarýnda manastýrl adýncaðýz.Vay. Yaz kýzým ÇALIKUÞU 149 yaz ve beni seversen benden de selam yaz. Gün geçtikçe. Aman kýzým. ne cehenneme kayboldun yine? diye haykýrýyordu. Bu kadarcýk bir zaman içinde nasýl duymuþtu. "Müddeiumumi Bey rkmasýn. rastýklý kaþla eri. Nezaret't emen mektup yazalým. Burada bi hocaným vardý. Öyle çarþýda pazarda yüzü açýk gezme. Hacý Kal ir iþitmez çocuk gibi sevindi: . Tekrar bu b tazelemek beni iðrendiriyordu.Vah hocaným vah. Biraz þaþýrarak: . odamda eþyamý y f bir kapý gýcýrtýsý iþittim. haným kýzým" diye hatýr sordu. az iþimiz var da.Geldik. Ben. safa geldiniz. Her gün. Bazen biz konuþurken. kimseye görünmeden mek * Hacý Kalfa. bu ne iþ? dedim. Hacý Kalfalar kaldýrsýn seni. Hacý Kalfa ile beraber. resimli hazýr yelpaze gibi þeyler getiri . böylece bilmiþ olasýn. benim velinimetimdir ayol. uslu ol. teveccühü artýyordu. evinden ufak tefe antel bir bardak örtüsü. beni görür görmez.Ay! Hocaným siz misiniz? Hiç de böyle parmak gibi gencecik hocaným görmedim. Ceza Reisi kendisine nikâh etti. sizi y . odamý süslüyordu. Mel ek gibi bir insandýr. sonra baðýrýyord . dedim. otelin sahibiydi. O a olsa kim kime.Hacý Kalfa. o. bir eli yaðda. Ýstanbul'a yazacaðýz diye sana bir oyun oynamasýnlar... geldik. kâmil ol. Dü zarif yüzü. diyor" yahut. . Hacý Kalfa'nýn bana emniyeti. ellerini rine vurdu: . . Maarif Müdürü sýkýþtýrsýn. Otelde. dum duma.. Þimdi. iþlemeli bir yüz havlusu.Elinin körü. dedi.Hocaným. Arife Hocaným. 150 Reþat Nuri Güntekin Ýhtiyar adam. gözünü dört aç. Onunla ahbaplýðýmýzýn nasýl baþladýðým anlatayým: Otele ilk geldiðim akþam. bir e i balda. Kadýn. aþaðýdan. makamla yavaþ yavaþ: . de ki: "Hacý Kalfa kulun mübarek destlerin den busediyor. Ne tuhaf memleket! Birkaç saat içinde rezaleti duymayan kalmamýþtý. Ne yaparsýnýz. Siz hocanýným kýzý deðil misiniz? Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým: ... odaya sarý basma entarili. "Belediye mühendisi yarýn istanbul'a gide t'e uðramayý vaat etti" yolunda havadisler getiriyordu. Otelin kahvesinde. Kollarým düþmüþ.

gülümseye gülüm-seye: . be hemþireceðim? Bazýlarý. mülkü olmayan bir mülazýme kadar þöyle böyle geçinmiþler. gözümü açtým.Ben de çokluk içmezdim ya. ayaklarýmýn dib ine oturarak dizlerini büktü. Fakat cahillik bu ya. iç sigara. "hemþireceðim. bunu anlamýyorum. Yaðmur pencereler r. Acýrým ona. iç sigara. cahilliðime acýr gibi. inekleri. deli gibi odanýn içinde dolaþmaya baþladým. bu fena adamýn yüzüðünü baþýna attý ve yabancý bir memlekete kaçtý. bunu "h "e çevirmiþti. Komþum 31 Mart'ta. bilmiyorsunuz. siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düþüyorsunuz? O sizi rsa siz de onu tekmelersiniz. Haçan bu va kit olur. oturun. . niþanlýsýnýn kendisini baþka bir kadý attýðýný öðrendi.Sonradan piþman olmuþtur o kýz.. dedim.Buyurun. Manastýr'ýii birçoðu onu istemiþ. istanbul'dan dönen bi hbaptan.Olur ya. dedi. Bu acýlarý çekmemiþsiniz. Allah yi de bildirmesin. o: "Ýlle kýlýçlý zabite varacaðým" diye tutturm asý ona yüz sopa vurup o beylerden birine verseymiþ. Ben. çocuklar uyurlar. ta þu kar-þýki odacýkta oturuyoruz. Babasýnýn kapýsýnda üç beþ fukara doyuyor-nýuþ.. hemþireceðim. Allah eksik etmesin. adamakýllý dertliydi. vurulduklarýnýn fakýnda bile ol eþ adým koþarlar. ben içmem efendim. Komþum. sokaktan boðuk köpek ulumalarý geliyordu. dedim. bana evvela! "Haným kýzým" diye hitap ederken.insan. Yalnýzlýk bir Allahü Teâlâ'ya muhsust r öyle deðil mi hemþireceðim? Efkârlarý bre efkârlan. O: . siyah diþleriyle acý acý sýrýtarak: . onlarý tersyüzüne Manastýr'a çevirmek için ý rar ediyormuþ. Kadýncaðýz. olur ya. þeriatýmýz dörde ka zin veriyor. "Safa geldin" ÇALIKUÞU 151 demeye geldim size. çocukla uyuttum. Bunca yýl bir yastýða baþ koyduk.Ben iskemlede rahat edemem hemþireceðim. Hareket Ordusu'yla. gündüzleri çoluk çocuk gailesi var.Ben bir kýz biliyorum ki evleneceðine iki gün kala. Bunlardan birini bana ikram etti. yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. Saba Allah gönderdi sizi hemþireceðim. Kocadan ayrýl ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir. O. dedim. dedi. Hiddetle karyoladan fýrladým. Yüreði hasretten göz göz olmuþt la vurulanlarý hiç iþitmedin mi. derin bir ah çektikten sonr . olur biter.aþlý baþlý hocaným sanýyordum. . köpekler gibi yalvardýðý halde. "Bunca senelik ka bu cefalarý" diye ayaklarýna kapandýðý. bir tanecik kýzýný belindeki kýlýçtan baþka malý. Bu dünyada ne olmaz? Biz. Zavallý komþum] biraz aðlayýp sýzladýktan sonra üç çocuðunu almýþ ve buraya ge m. Manas týrlý Haným: . hoca olduðumu öðrenince.. varmýþ. Eh. adeta hiddetle: . Manastýrlý komþum. Haline göre ba i. bir türlü kendisini alýkoymaya razý edemiyörmüþ. . kocasýnýn (B.Teþekkür ederim. . kasavet böyle yaptý.Siz daha pek çocuksunuz. Bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra dayanamadým: . Odadaki iskemleyi göstererek: .A hanýmcýðým. onu gördüm. kendini aldatan bir erkeði nasýl sever? Ben. açýlýrýz.. ne ciðerpare gözü görüyor. dedi ve tuhaf bir þekilde yere. iki lakýrdý eder. seyret o kýzcaðýz nasýl yanýp yakýlacak?. o biçare kadýn da baþýna gelece ilsin! Tutmuþ.Þimdi böylesi de oluyor efendim. sonra entarisinin cebinden bir teneke tütün kutusu çýkararak alýn sigaralar sarmaya baþladý. Gam. olur ya. öküzleri.. iç sigara. Yara sýcakken acýmaz. kocasý bu iþten hiç memnun olmamýþ. hemþireceðim- ÇALIKUÞU 153 Hele bir kere soðumaya baþlasýn. Lâkin.. Manastýrlý Haným. Manastýr'da epeyce zengin bir adamýn kýzýymýþ. . Sen bak. dedim ve kendim karyolanýn kenarýna oturarak ayaklarýmý salladým. bir kasvettir basar beni.) de bulunduðunu 152 Reþat Nuri Güntekin ve bura yerlilerinden bir kadýnla evlendiðini haber almýþ.A hemþireceðim. kaçýp kurtuluyoruz sanýrlar. vaktiyle yalvara yalvara aldýðý karýsý.

Gurbet ellerindeyim. Köþ miz oda duvarlarýna. küçükhaným" diye boynuma sarýlmaktan kendini alamadý. bir dürbün ha tirirmiþ. öteki zalim için hiç üzülüyor muyum? Onu hiç aklýma getirdiðim oluyor m Manastýrlý komþumun katmerli düzgünleri. Kýzýn adý Hayga . yine bana getirirl Manastýrlý Haným. ne zavallý lakýrdýlar! Ya hele. çökük gözevlerini korkunç bir halka ile saran kuyruklu sürmeleri. benim için hoþ bir te yordu. pazar dolaþýyor. Elim ermez. bana Rumeli büyücüleri hakkýnda uzun uzadýya tafsilat vermeye baþladý: Arif Hoca adýnda bir Arnavut varmýþ ki. aðr parmaklarýmý birkaç kere sallýyorum ve komþumun artýk ezberlediðim sýrnaþýk aþkýnýn hikâyes eye hazhrlanýyorum.Ortaðým. yuvarlak ve çýplak baþýndan. hemþireciðim? Azýcýk geleyim mi? Yalnýzlýktan o kadar bunalmýþým ki.Ne yapardýnýz? dedim. . Be e "istanbul kokuyorsunuz. yahut boya kal emleriyle yaptýðým resimler için ne kadar azar iþitmiþ. o soðuduktan sonra sýzlanmaya baþlayan yara masalý! e þey olur mu? Ben. bahçe kenarýndaki çitlere deðneklerle aklý aðaçlarý taþlayarak kuþ kaldýrdýðým günler! Halbuki ben. Dedim ya. sürme i süsleniyorum. boþ zamanlarýnda çocuklarýnýn yardýmýyla. Zavallý kadýn. rastýk. baþýmý çevirmeden anlýyorum ki odur. Fak an da yorulmaya baþladým. Arif Hoca. bu dumanlý yamaçlarýn rüzgârý içinde saçý baþý daðýnýk. Hacý Kalfa. Ne boþ. burada kocama basmýþ büyüyü. kurþun. beyaz önlüðünden ke stalýðýma hayran oldu. kad nkli boncuklar satýn alýyordu. teneke kutusundan. birçok ameliyatlarla. basmýþ büyüyü. on dört yaþlarýnda bir kýzý var. bu ses beni adeta sevindiriyor. saf bir kadýncaðýz. Anadolu'yu asýl bunun için is Küçükten beri resim yapmayý çok severim. gücüm yetmez. Adamcaðýz üþenmeden çarþý. ama olmuyor. Kocasý gibi kaba saba. Manastýr'da olaydým.Adamcaðýzýmýn gözüne hoþ görüneyim diye çocuklarýn boðazýndan kesip düzgün.iþin var mý. Bu bahçede Hacý Kalfa'nýn ailesiyle beraber ne tatlý birkaç saat geçirdim! Nevrik Haným. üç mecidiyeyi gözden çýkardým mý. Kadýncaðýz. et alçýn kayalar üstünde. Dilini aðzýný baðlamýþ adamcaðýzýn. fazla sýkýldýðýmý görerek beni evine davet etti. ceza çekmiþtim. Çünkü. erkeðini tekrar elde etmek için yapýlmýþ bir hi olduðunu öðrenince içim sýzladý. fakat iyi ruhlu. hemen yola gelirmiþ. diðeri suluboya iki resmini yapmaya çalýþmýþ Resimlerin ne dereceye kadar benzediðini bilemiyorum. Fakat o. posbýyýklarýndan. bir topluiðne kaplar ve sabunu okuyup üfledikten sonra topraða gömermiþ. Kalemimi býrakarak. o kadar derin ki bahçenin sarmaþýklarla örtülü pa llarýnýzý dola-yýp aþaðý baktýðýnýz zaman baþýnýza bir dönme geliyor. erkek ne ka uþa olsun. Samatyalýymýþ. baþýmý alýp saatlerce kýrlarda dolaþtýðým. kazan kulplu 154 Reþat Nuri Güntekin rastýklarý. Mektepte tam not aldýðým hemen tek ders o idi. burnunun. Fakat bunlarýn. Uçurum. kýzýna çerçeve iþletmek için ucuz atlaslar. bir kadýn bu garip dürbünü gözüne koyarak bir kere kocasýna baktý mý. istanbul'dan gelirk ama bir alay resim kâðýdý ve boya kalemleri almýþtým. bunu yeþile boyamýþtý. bütün kadýnlar. gözünün hususiy etlerinden deðilse bile. mektepte heykellerin mermer kaidelerine. kanadým kýrýk. domuz kulaðýný. büyü. derin bir uçurumun kenarýnda. diyordu ki: . insan. keçi yavrularý gibi sýçrayýp eðlenmedikçe neye yarar? Nerede o. Nihayet. ið ermiþ. üst üste sigaralar sarýp içerek buna benzer masallar anlatýy er tarif ediyordu. Ev.evam etti: . istanbul'un adý anýldýkça gözleri yaþarýyor kocaman göðsü derin hasret nefesleriyle kalaycý körüðü gibi Hacý Kalfa'nýn on iki yaþlarýnda bir oðlu. bende evvela iksinme hissi uyandýrmýþtý. Hatta Hacý Kalfa'nýn da biri karakalem. deðil. Sabun toprakta eridikçe. Penceremin karþýsýnda dimdik yükselen daðýn manzarasý ilk günlerde beni eðlendiriyordu. kocamý kadýnýn elinden alýrlar. bazen bir sabun parasýna. insanýn düþmaný da oturduðu yerde erir. O günden beri odamýn kapýsý ara sýra gýcýrdýyor. Kolum. camý iki günde bu aþiftenin elinden kurtarýrdým ya. ÇALIKUÞU 155 Oteldeki yalnýz günlerimde yazýdan sýkýldýkça resim yapýyordum ve bu. karýsýnýn tutumluluðu tu gibi bir ev yaptýrmýþ. ona domuz gibi görünürmüþ. Hayretle gözlerimi açarak: . .

Sonra fevkalâde zekice bir þey söyleyeceðine iþaret olmak üzere gözlerinden birini kýrparak e etti: . renksiz. insan her þeyi bilmeliymiþ. Ermenice Mirat. hocanýma karþý yüzümü kara çýkarýrsan yedirdiðim ekmek burnundan du. eðridir diye sokaða atmýþ. sen. iki sene Ermeni mektebine gitmiþ. Ne arifane isimdir o. Yoksa. o günden sonra önüne gelene benden. Hacý Kalfa bir gün. onu adeta darbýmeseller ve beyitlerle azarlýyordu: . benim evlerinde bulunduðum zama na tesadüf etti. Ýsa ve vaftize dair bir parça tesadüf etti. Bacak kadar boyu var.Mirat.. kýzcaðýzýn kitaplarýný. M5rat. namünasip bir halt yeyip. vaftize dair bazý sade malumat verdim." diye istavroz çýkarýyordu. Dilenciye hýyar verdiler e beðenmemiþtir. Italyancayý mükemmel öðrenerek tam bir adam olacakmýþ. Ö otele girip çýktýðým zaman kahvedeki iþsizler beni görmek için suratlarýný camlara yapýþtý Ben: "Hacý Kalfa. Kýzcaðýz.. Ben. Hacý Kalfa'nýn programýna göre bu çocuk. Eþek hoþaftan ne anlar? ihtarlarýmý semi itibar sok. Hacý Kalfa. okuryazar bir adam deðilmiþ ama. ne Mirat'sm. m iz bir ermeni kýzý. vaftizi anlatýrken saçma sapan bir þeyler i. türlü türlü huyu var. kendini erkekten sandýðý için bu vazifeyi karýsýna yaptýrmýþtý. kalýn kaþlý. tekdirat ile uslanmayanýn hakký kötektir. anladýn mý attý. defterler lerimin üzerine koyuyor: . ii. Dünyada bundan daha gülünç manzara olmazdý. ilmin kýymetini takdir edermiþ.£tli butlu ablasýnýn tersine. Hacý Kalfa. derim. bücür bir çocuk.Haydi bakalým Hayganuþ. Hayganuþ. Mirat. Böyle þeylere 158 Reþat Nuri Güntekin lüzum var mý?" diye kýzýp söylendikçe. beni dinlerken gözleri büyümüþ. sen hakikat eli öpülecek bir ulema imiþsin. Yerinden kýpýrdanmasý iskeleden mavna kalkmasý gibi zorlu bir iþ olan þiþman karýsýný enses tu. ancak bir meretsin.nde. î. Bir iki zarp. ÇALIKUÞU 157 Hayganuþ'a gelince. kýz olmasýna raðmen onun tahsiline de Mirat'ýnkinden daha az ehemmiyet veriliyor deðildi. Hani sank erin kulaklarýna gitsin de. bir gün oðlundan bahsederken dedi ki: . benim derin ilmimden bahse baþlamýþ. baþýnda saç olmadýðý için kaþlarýnýn kýllarý di kýndaki bilgilerim ona bir mucize kadar yüksek görünüyor:" Bu ne'iþtir ki! Bir Müslüman muh at benim dinimi papazlardan iyi biliyor. ihtiyar Ermeninin bu hiddet sahnelerinden biri de. yirmi yaþýna k ile Fransýzca. çiroz gibi kuru. bana doðru getirerek: "Þu çocuðu benim tarafýmdan. . ihtiyar odabaþý. kara kýrmýzý yanaklarý. ingilizce. iki lisana da uyar. Zavallý Hacý Kalfa. taksim ameliyesinden sonra resimli bir "Peygamberler Tarihi" açtým. bulmak için bir hafta kafa pa tlattým. Görülecek þeydi! Çocuðun kabahati. Osmanlýca Murat.. Hacý-Kalfa. ta alnýnýn ortasýndan öp. komþularýndan inmeli bir ihtiyarla siyah þalvarlý bir dudu karþýsýnda kýzýný sýký bir imtihandan geçirmemi istedi. bu solucan gibi sýpsýska çocuk o zamana kadar bu yükün altýnda ezilip ölmezse! Hacý Kalfa.Hele þu miskine bak. Allah aþkýna vazgeç. Ermeni Katolik mektebine gidiyordu. iki senede bir mektep deðiþtirecek. sana ettiklerinden utansýnlar gibilerinden" diyordu. Sen kim oluyorsun ki Allah'ýn verd iði ekmek ve nimeti beðenmiyorsun?!. o adeta. anladýn eðerki. beni kýzdýrdýðý zaman ben de ona. seni þöyle böyle bir haným sandýmdý. suçiçeði çýkýyormuþ gibi iri sivilcelerle dolu. Sýrasýna 156 Reþat Nuri Güntekin göre yankesicilik bile lâzým olurmuþ.Mirat'ýn adýna dikkat etmiþsindir. Sen seni bil sen seni Sen seni bilmez isen Patlatýrlar enseni. anasýnýn piþirdiði bir yemeði beðenmemi Hacý Kalfa. ne M rat. Almanca. isyan ediyor: "Mahsus söylüyorum. Mektepten kulaðým dolu olduðu için tashih ettim. iki seneden beri de Osmanlý mektebinde okuyormuþ.

Babayani çarþafýma.Kim bilir belki söylenmemesi lâzým gelen bir sýrdýr. Gerçi. süt. isterseniz bol para da biriktirebilirsiniz. fakat kay daha büyük bir tehlike baþ gösterdi. Evet. Hem de ayný zamanda eci rli bir hizmet-i vataniye olur. ilk fýrsatta maaþýnýza za m yaparak bugünkü miktara iblað ederim. Artýk aklýma bile ge mediðim Kâmran'ýn o kadar nefret ettiðim gözleri. bir çayýr. Samatyah Madam. kendim için dolabý yapacaðým. beni yeþil renge garez ettirdi." dedi.Hacý Kalfa'nýn ailesiyle tanýþmak. al. yumurta vesaire fiyatlarý. yine kýrmýzý çuha kaplý yazýhanesinin önünde. Hacý Kalfa'nýn nasihatlerini hatýrlayarak korktum ve tekrar tersyüzü geri döndüm. Hacý Kalfa'nm evindeki gibi. Kâmran. sedefler gibi parlayacak renk renk kavanozlar dizeceðim. her aklýma geldikçe yemek için kimseden izin istemek. geldin hocaným. Birçok levazým-ý risi-ye ve ikmal-i nevakýsýna muvaffak olduk. Allah vere de hasta olmasam. göz kýrpýyordum: . Böyle fýkýr fýkýr gülüþün boþ deðil. kaybolmak ikesini göze alarak otelin biraz ilerisindeki köprüyü geçtim. O takdirde buradaki Ýdadi Müdürlüðü'nden daha kârlý . reçel kavanozlarý. daha on iki yaþýmda yoktum. Þimdi gayet iyi hatýrlýyorum. ikide bir avuçlarýma toz doldurarak yüzüne serperdim. menazýr-ý tabiiyesi ferahfeza. Ne âlâ. kehribarlar. Aklýma bir çare-i tesviye gel uraya bir. Bundan sonra. güneþ iþlemiþ yosunlu denizler gibi içlerinde hilel aþan gözlerini acýtmak içindi. hem ucuz reçel tarifleri aldým ve Gülmisal Kalfa'nm yemeklerini yazdýðým deftere özene bezene not ettim. maaþý sizin burada alacaðýnýz maaþtan noksan. bir-hayli fedakârlýkla tamir ve tecdit ettik. Nezaret-i Celile'den henüz bir cevap almýþ deðiliz. Halbuki maksadým sadece bugünün vakalarýný kaydetmekti. Cidden iyi bir yer. söz atmaya baþlamýþlardý. yarý þaka. ebed dinlendirir gibi elini. birazdan otele gelecektim. herhalde. Aralarýnda sadece yeþil yok. ahalisi haluk ve müstakim. Mektebin içinde muallimlerin ikametine m ahsus daire de var. Kendime ait bir haber l benim kulaðýma gelmesi mümkün mü? Neredeyse acýktýðýmý ve uykum geldiðini bile bu garip o öðreneceðim! Hacý Kalfa: . nedense izzetinefsimi okþuyor. suyu güzel. yahut büfe hýrsýzlýð riyeti de yok. sokaða çýkmýþken bir kere oraya da uðramak zaruriydi. esnedi. Ne irade buyurulacaðmý k iyorum. yarý ciddi bir manalý manalý gülüyor. Þimdi bir genç muallimimizin himmet ve fedekârlýðýna muhtacýz. ben evvelden de. cennet gibi bir yer. Fakat. Sen Allah bilir iyi bir þey iþi Ondan daha kulaðý delik görünmek. buradakiyle nispet kabul etmeyecek ka dar ucuz. Müdürün hademesi merdivende beni görünce: "isabet ki. sýmsýký kapalý peçeme raðmen kýlý peþime takýlmaya. Havasý. Bu. sarý. Ben de seni ar rdum. Gönül is oraya sizin gibi güzide bir haným gitsin. senden þimdiki kadar nefret etmediði zamanlarda da gözlerine garezdim. gözleri yarý kapalý düþünüyo 160 Reþat Nuri Güntekin Beni görünce. Fakat a mukabil. Benim "Peygamberler Tarihi" hakkýndaki b lgilerimden. g t güzel reçel ve þekerlemeler yapmasýný biliyordu. Hayret! O. ÇALIKUÞU 159 Nerede kalmýþtým? Evet Hacý Kalfa benim günlerden beri ilk defa açan güneþten doðan neþemi n iyi bir havadis öðrendiðime vermiþ ve beni sýkýþtýrmaya baþlamýþtý. karþýma çýkan dik bir yokuþa onra.Hele nazlanma söyle. et. o kadar güzeldi ki." Bey dediði Maarif Müdürü idi. benim de baþýmý sokacak küçücük bir evim olsun. beyaz. çok daha hayýrlý bir ilim. Huriye Haným kýdemli bir muallime olduðu için sanýrým ki onu iltizam ederler Aksi bir cevap geldiði takdirde müþkül mevkide kalacaksýnýz. hemþire haný emindim. Orada bir Vakýf Mektebi vardý. elbette unutmamýþsýndýr. Kendisinden hem kolay. bunlarý. bizim oburluðumuzla kim meþgul olma hatýrýna getirecek? inþallah iþlerim yoluna girsin. Güneþ. Ke n de. Geçen sene. bir aðaçlýk ve ikinci bir köprüden geçtim. Mamafih. ya r çocuk yaramazlýðý mýydý acaba? Hayýr. iki saat mesafede bir "Zeyniler" nahiyesi var. gerindi ve tane tane söylemeye baþladý: . Bu garez baþladýðý zaman. * Yine sapýttým. Ancak. kolunu salývermiþ. Daha da dolaþacaktým. raflarýmý oymalý uçurtma kâðýtlarýyla süsley a yakutlar.Haným kýzým. yakasýný gevþetmiþ. bana baþka bir cihetten de kârlý oldu. Maarif Müdürlüðü'nde kuþaklý baþkâtibin: "Hâlâ Ýstanbul' dan bir ses seda yok.

Allah aþkýna kusuruma b . kâ . dedim ve geçmek istedim. yüzünü görünce korktum. hem mektebin hizmet lerini görüyor. yiyecek içecek ucuz.Aman kýzým.O halde. elden kaçýrýrsan karýþmam sonra. yavaþ konuþun. . Maahaza. Fakat nedense o. yüreðim þiddetle çarpýyo Bununla beraber. Yüzüm. nasýr ilacý satan yaygaracý esnafýn etrafýna nasýl üþüþürler.Hanýmefendi kýzým. yakasýnýn düðmelerini kopar llerimi dizlerimi öpmeye kalkýyordu. dedi. þu hatunun r a mani olma.Ziyaný yok efendim. insan. ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. iki saat sonra gelir. Hoþ. Maarif Müdürü'nün yanýndan çýkýnca. Bu defa. 11 162 Reþat Nuri Güntekin Daha fenasý. si dükten sonra merkeze tayin edilseniz de "istemem" diye ayak direyeceksiniz ya.Mektepte ihtiyar bir hatun var. diye baðýrdý. birdenbire "evet" demeye cesaret edemedim. kahve. ben yalvarmaya baþladým: . ahalisi iyi. Evvela halinden þikâyet etti. Elbet. leke sabunu. Etrafýmýzdaki kalabalýðýn gittikçe büyümekte olduðunu dehþetle gördüm. Hem derslere devam ediyor.Kýzým. ormanlar geliyor. yakamý býrakmamaya karar vermiþti. Þöyle böyle isviçre köyleri gi r þey. Cenab-ý Hak rezzak-ý âlemdir. Sinir hali. Etraftan: "Yazýktýr zavallýya. yine Hacý Kal-fa'dan öðrenmiþtim kadýn gözümü o kadar yýldýrmýþtý ki. Hiç olmazsa bu iþi Hacý Ka lfa'ya bir kere danýþmalýy-dým. biz de öyle b sýnda kalmýþtýk. bu garip komedyayý gören yanýmýza geliyor. Fakat o. inadýna kameti artýrdý. sana da garip hazinesinden baþka bir kapý açar. Zeyniler'i beðenmeyecek olur anýz bana iki satýr bir þey yazarsýnýz. Ah kýzým. Allah'ý da. niyazýnda bir kadýncaðýz. Huriye Haným gittikçe coþuyor. yaþlýlara hürmet ve muavenet bir vazife-i diniye ve insaniyedir. Þimdi adeta saçlarýný yolarak. Maarif Müdürü devam etti: . Durmadan elin i maþayý þakýrdatan bir kahveci çýraðý öteden: . perde perde sesini yükselterek iðrenç bir tarzda yalvarýyord Ne söyleyeceðimi. dereler.Öyledir öyle. namazýnda. doðrudan doðruya tap etti: . halime acýrsýnýz. Gel. Ben korkarak: . bu iþ müstacel. Çalýkuþu . Kendi halinde. manzara güzel.Þimdi müsaade buyurunuz. derhal sizi buraya münasip bir yere alýrým..te gelirsiniz. iri yarý bir hoca. Bu teklif karþýsýnda ne söyleyeceðimi bilmeyerek susuyordum. yeni tedris usu ne vâkýf deðil. Sen evvel Allah nerede olsa ekmeðini çýkarýrsýn! Kalabalýðýn bir kýsmý kahkahalarla gülmeye baþlamýþtý. bir yandan buram buram ter döküyordum. Utancýmdan yerlere giriyordum. Peygamber'i de hoþnut etmiþ olursun. ak sakallý." yolunda sözler de iþitilmeye ire omuz baþýmda peyda olan yeþil sarýklý. pek fazla müteessirim de. etrafýmýzda kalem odacýlarýndan. Ne olur terbiyesizliðimi affedin. Müdür Bey biraz canlanýr gibi oldu: . Gayri. ÇALIKUÞU 161 Hava güzel.. . Bu esnada kýrmýzý kuþaklý kâtip de s akasýndan yakalayýp hemen merdivenlerden atarak: . iki ortaklar koyduklarýný birkaç gün evvel. yalnýz bir saat beyefendi. Baþka talipleri de var. Herkes bize bakýyor. þerbet taþýyan peþtemallý esnaf çýraklarýndan bir daire çevriliyordu. siz onu da çeker çevirirsiniz. bahçeler.Rica ederim hocaným. ellerim ateþ gibi kesilmiþti. baþýndaki canýn sokak ortasýnda kalacaðýný ve dileneceðini anlattý. cevabýmý veririm efendim. Hani Ýstanbul'da sok n.F. Çarþafýmýn içinde bir yandan titriyor. sofada ortaðým Huriye Haným'la burun buruna gelmeyeyim izim ismimizi. Yalnýz. aðlatma fukarayý küçükha-ným. geçenlerde size karþý bir terbiyesizlik ettim. benim neler çektiðimi bilseniz. dedim. görmezliðe geldim ve acele ace Fakat yolumu kesti. Allah'tan daha ne ister? Gözümün önüne güneþli yollar. þýmarýk bir dilenci gibi çarþafýmýn ucunu tutarak benimle konuþmaya ba .

Maarif Müdürü. nedense beni býra rtaðýmý ileride açýlacak baþka bir yere göndermeyi muvafýk görmüþ. Müdür. kervan geçmez bir yermiþ! Bir seneden beri boþ olduðu halde en düþkün muallimler raya gitmeye yanaþmýyorlar mýþ.Emrinin geldiðini caným. Akþama doðru iþ bütün tafs f Müdürü. ne reden geldiðini fark edemezsin. Bu iþte bir oyunbazlýk var mý dersin? Anlat. ..Yanlýþ. Dün akþam gelen emir üzerine Maarif Müdürü. 164 Reþat Nuri Güntekin Demek ki.Sen sakladýn da ben öðrenmedim mi sanki? Allah mübarek etsin. Hacý Kalfa. Sen üzülme o kadar. Bir saate kalmadan bütün muamele bitmiþ. anladýn mý efendim? . ihtiyar adam. Fakat.. saçlý sakallý bir büyük memurun. beni bir köye atýp yerime Huriy lýkoymak için plan tertip etmiþler.Deðmez Hacý Kalfacýðým. Hacý Kalfa'nýn saf vesvesesiyle alay ederek bir nefeste vakayý anlattým ve çantamdan emrim i çýkararak elimde salladým: . Ellerini birbirine vurarak dövünmeye baþladý: . o yerinden kýmýldamaya üþenen Maarif Müdürü araba in konaðýna giderek emrimi imzalatmýþtý. Öyle bir þey yok. 28 Ekim Bugün.. Gönüller þen olsun! Zeyniler. beni kapýda karþýladý.Sen bilmezsin o uyur yýlaný. bu kadar sefaletle beni klýma sýðdýramýyordum.Adam sen de! insaný en yakýn akrabalarý kalpsizce vurduktan sonra yabancýlar vurmuþ ne çý ? Ben.Peki. Nihayet: .Neyi öðrendin? . diyordu. Nezaret. mahsus getirmiþler. diye baðýrdý. peki. Bazen aylar ayý masadan masaya süren muameleler istedikleri zaman öyle kolay çýkýyor ki. þüpheli þüpheli yüzüme baktý: . dedim ve apanarak öpmeye çalýþtýðý dizlerimi zorla kurtardým ve Maarif Müdürü'nün odasýna döndüm. ne ettin? En sonunda seni tongaya bastýrdýlar ha! Hemen git. Allah aþkýnýza yakamý býrakýnýz.Ne ettin behey cahil çocuk. Fakat. senden sakladý. Hacý Kalfa beni dinlerken iri burnu horoz ibiði gibi kýzarý-yordu.. o Zeyniler'de de mesut olmasýný bileceðim.. . dedi. emir dün akþam gelmiþ. Biraz sonra bana Merkez Rüþtiyesi'ndeki derslerimden kendi arzumla istifa ettiðime ve Zeyniler mektebi muallimliðine talip olduðuma dair bir kâðýt imzalattýlar. Maarif Müdürü'nün sözleri üzerine þýk bir Avrupa köyü gibi görmeye baþladýðým Zeyniler'e ge kuþ uçmaz. hele anlat. Nezarete yazdýðý tezkerede onun daha kýdemli bir muall ileri sürerek benim baþka bir yere kaldýrýlmamý istemiþ. öyle aðladý. uyur uyur da sonra adama öyle bir vurur ki.Ahlâksýz herif. iyi bir yerden iþittim. ÇALIKUÞU 163 Niçin gülmüþlerdi? Kahvecinin söylediði.Hayýr. Otele döndüðüm zaman Hacý Kalfa. Çünkü: "Nihayet iki saat" dediði yol tam sabahýn onundan geceye kadar sürdü. nasýl isterseniz öyle olsun. Hacý Kalfa. Huriye Haným'ýn Maarif Müdürlüðü koridorunda benimle karþýlaþmasý evvelden hazýrlanmýþ bir kallý hocayý bile. rezalet o kadar büyüdü ki. hem sitemli. Sonra hasta olursan ne yaparýz? Adamcaðýzýn benim hesabýma kýzmakta. bu maskara vaziyetten kurtulmak için teseler verirdim. Huriye Haným'ýn pasaportunu eline vermiþler . Hoca Efendi'nin söylediðinden baþka bir þey deðild Huriye Haným. ÇALIKUÞU 165 Ben bunlarý öðrendikçe þaþýrýyor. þimdi senin aðzýný yýrtarým. Ben þimdi Maarif Müdürü'nün yanýndan geliyorum. Müdüre baltayý as! Tekrar omuzlarýmý silktim: .Yaþadýk Hacý Kalfa! isviçre gibi bir yere gidiyoruz. galiba yollarý þ göre ölçüyor. telaþ etmekte hakký varmýþ. akþama doðru bir Çeçen arabasýyla Zeyniler'e geldim. . hem memnun bir tavýrla .Ne emri Hacý Kalfa? . sinirli bir tavýrla baþýný iki yana sallýyor: . Huriye Haným'ý tutuyormuþ.Caným Merkez Rüþtiyesi'nde seni alýkoymuþlar. Rüþtiye Müdiresi ve galiba Huriye Haným'ýn Rume risi olan Muhasebe Müdürü geç vakit bir toplantý yapmýþlar.

nihayet kocasýnýn canýna yetmiþ. ne pahasýna o un kadýný çocuklarýyla beraber memlekete göndermeye karar vermiþ. öldür beni. fakat inanýlmaz bir kuvvetle yine yerinden kalkarak zabitin dizl erine týrmanýyordu: "Kulun kurbanýn olayým efendiciðim. Manastýrlý komþumu yerden yere sürüyor. Bereket versin ben. Ýnsan. Hacý Kalfa'nýn karnýna çizmeli ayaðýyla öyle bir tekme savurdu ki. Uyk le ilk aklýma gelen þey yangýn oldu. çýplak kafa. sonra Hacý Kalfa'nýn hali hep bir araya gelmiþ. Artýk dýþarýda ne olup ne bittiðini anl halde deðildim. ertesi sabah erkenden hazýr bulunmasýný söylemeye gelmiþ. beni þehirden yarým saat uzaktaki bir çeþme baþýna kadar selametleme ldi. taþlýklar. korku. Vakayý sonradan bana anlattýlar: Manastýrlý Haným'ýn. kâh kurumuþ sel çukur eyniler yoluna diþli þimendifer yaptýramamýþ olanlarýn. biletlerin alýnm nu. 166 Reþat Nuri Güntekin içinde çok acý saatler geçirmiþ olmama raðmen küçük odamdan adeta hüzünle ayrýldým. Zaten öyle olmasa da elimden ne gelirdi? ÇALIKUÞU 167 Alt katta yatanlar da uyanmýþ olacaklardý. ayrýlýk vaktinde bu baðlar gerilmeye. karyolamýn üstüne düþmüþtüm. sille tokat seslerine karýþýyordu. kopan keman telleri gibi acý sesler çýkarmaya ba ep birinin gönlümüzden kopup ayrýlmasý. Azizi minde kocaman bir kýrmýzý fes. ayaklarýna imam galoþlarý giymiþti.. gürültüler tamamýyla kesilip otel sükûnuna dö-nünceye kadar kendime gelemedim. bir teneke lamba yakalayarak don gömlek dýþarý fýrlamýþtý. kâh dað yamaçlarýna týrmanan. benimle ayný günde B. peþtemalýný. boðuk hýrýltýlar.. Sesler. Mektept zber-letmiþlerdi. re adeta kocaman bir futbol topu gibi havaya fýrladý ye aralýk kapýdan sýrtüstü odama yuvar arak çýplak bacaklarý havaya kalktý. bir aðýzdan. Zavallý kadýn her tekmeden. Yoksa.ek adamcaðýz! Kabahat kendisinin deðil. essizliði içinde çocuk feryatlarý. Birdenbire korkunç bir gürültüyle yataktan fýrladým. Fakat zabit. ne rezalettir. Merdiven aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn çýp gürültüyü iþiterek uyanmýþ. zabit. Arala168 Reþat Nuri Güntekin . anlaþýlmaz sesle . saçsýz baþýný kulaklarýna kadar örtüyordu. sýrna aþlamýþ. çýplak ayaklarýmla odadan fýrladým ve feci bir dayak vakasýyla karþýlaþtý r zabit. Bunu yazan þair ne kada * Bir tesadüf eseri olarak Manastýrlý komþum da. boþama!. az kaldý Hacý Kalfa'yý tanýyamýyordum. Babam anamýzý öldürüyor!" diye haykýnyorlardý.. daha doðrusu bir cenaze alayýna gider gibi giyinmiþti. ihtiyar odacý: "Ne ayýptýr. Bu gece. Sofada bir þeyler yýkýlýp devriliyor. kocaman bir balkabaðý gibi tahtalara çarpýp patlayacaktý. ihtiyar adam: "Vay aman! Vay aman! Hay nalçasýna tükürdüðüm katýrý!" diye söylenerek ayaða Fakat bu sefer ben. bir düðüne. otelde bu olur mu?!" diye baðýrarak aralarýna gi mek istedi. Samatyalý Madam'l e Mirat'ýn tuvaletleri de onunkinden aþaðý deðildi. arsýz muhabbeti. Fakat yangýna uðrayanlar herhalde birbirlerini dövmezl rdi.. Fakat o. yaþadýðý yerlerde beraber bulunduðu insanlara görünmez ince teller mýþ. ellerimle yorganlarý burarak kývranýyordum. Sofanýn tavanýnda bir aydýnlýk gezinmeye baþlamýþtý. lâkin býrakma.. çizmeleriyle çiðniyordu. lde benden çok daha acýnacak bir vaziyette olarak. Dün gece. kendine göre bir ahenkle sürüdüðü þýp þýp asýna soluk çuhadan yakasý kapalý uzun bir ceket. Manastýrlý Haným. sofalar ve merdivenlerde. Ömrümde baþýma gelmemiþ bir kahkaha krizi anýyor. Yarý çýplak olduðum için tekrar odama girmiþtim. Hacý Kalfa'nýn ailesi. bir ayrý sýzý uyandýrýrmýþ. "Anamýz. yýlan gibi ýslýk çalarak inen her kamçýdan sonra inleyerek taht erine yuvarlanýyor. Uyku sersemliði.. Bütün aile. Daðýnýk saçlarým.'den ayrýldý. Arabanýn hazýr olduðunu haber vermeye geldiði vakit. fena hal nirlerimi bozmuþtu. þaþkýnlýk. çantamý hazýrladýktan sonra yatmýþtým. atik davranmýþ kollarýmla adamcaðý yakalamýþtým. Çocuklar. Aþaðý sofadan ayak patýrtýlarý. kolay kolay onun yakasýný býrakmaya razý olur mu? Tabii yalvarmaya. Uykumun arasýnda iri iri konuþma sesleri fakat bir türlü kendimi açamýyordum.

nnda ^mbilir ne gibi sözler ve sahneler geçtikten sonra bu korkunç dayak faslý baþlamýþ. Belki iki saat sonra, tekrar uyumaya hazýrlandýðým sýrada Hacý Kalfa, hafifçe kapýma vurdu: bakasýn, hocaným, otelde baþka kadýn yok. Fakir hatuncaðýz bayýlýp duruyor. Salt gülmek ol l dinini seversen þuna biraz bak. Adýmýz erkeðe çýkmýþ diye yanýna giremiyorum. Sonra ölür, de girer he!" dedi. Kapý aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn yüzünü görünce beni tekrar bir gülme aldý: "Geçmiþ olsun!" d kat bir türlü kelimeler aðzýmdan çýkmýyordu. Hacý Kalfa, dargýn dargýn yüzüme baktý; yarý mahcup bir eda ile baþýný sallayarak: "Gülürsün! Salt kýkýr kýkýr gülürsün. Ha çapkýn seni! Þuna bak hele!" dedi. "Gülüyorsun" kelimesini "gülürsün" diye o kadar tuhaf söylüyordu ki, þimdi bile gülmekten k alamýyorum. Hemen bir saatten fazla dertli komþumla uðraþtým. Zavallýnýn vücudu yara bere i i, ikide bir bayýlýyor, gözlerinin siyahý kaybolarak çenesi kilitleniyordu. Bir baygýnla uðraþmak, ilk defa baþýma gelen þey. Ne yapmak lâzým geleceðini kestiremiyordu t iþ baþa düþünce, insana öyle gayret geliyor ki... Bu, her biri en aþaðý beþ dakika süren bayýlmalarda kadýncaðýzýn kollarýný, vücudunu ovuþtu su döktürerek ýslatýyordum. Alný, yanaklarý, dudaklarý birkaç yerinden çatlamýþtý. Bu çizg ce sýzan kanlar düzgünlere, sürmelere karýþýyor, kirli bir siyahlýk alarak çenesine, göðsün bbi, ne çok boya varmýþ bu yüzde!... O kadar su döktüðüm halde, bir türlü bitip tükenmiyord O sabah, uyandýðým vakit, karþý odayý boþ buldum. Zabit, erkenden onu, çocuklarýyla beraber abaya atarak götürmüþ, komþum gitmeden beni görmek, helallik dilemek istemiþ,

ÇALIKUÞU 169 fakat gece, onun yüzünden uykusuz kaldýðýmý bildiði için uyandýrmaya kýyamamýþ. Hacý Kalfa' tekrar gözlerimden öpmüþ. * Arabada, gözüm Hacý Kalfa'nýn yüzüne rastladýkça gülüyordum. O, bu yersiz neþenin sebebini bir gülümsemeyle baþýný sallayarak: - Gülürsün he! Hâlâ kýkýr kýkýr gülürsün he! diye bana çýkýþýyordu. Sonra, akþamki tekmenin dehþetinden bahsederek: "Tabanýna tükürdüðümün katýrý, anladýn mý e ti beni, karnýmýn içini karmakarýþýk etmiþtir. Mirat, benden sana baba nasihati: Sen sen ol arý koca arasýna gireyim deme. Karý koca ipektir, araya giren köpektir," diyordu. Bütün aile, küçücük arabanýn içinde üst üste, þehrin dýþýndaki bir çeþme baþýna kadar gelmi Ayrýlýk yeri burasýydý. Hacý Kalfa, iki týpalý þiþeye hazýrlamýþ olduðu sularýný çeþmeden t acýma uzun uzadýya tembihler verdi. Samatyalý Madam, gözleri dolu dolu, bir gün evvelden b enim için yaptýðý, çörekleri stepetime doldurdu. Bana karþý tamamiyle lakayt olduðunu zannettiðin) vahþi Hayganuþ, bir yerini incitmiþ gibi birdenbire aðlamaya baþladý. Hem de ne aðlayýþ! Kulaðýmda iki inci küpe vardý. Onlar^çýkararak Hayganuþ'un kulaðýna taktým. \ Hacý Kalfa, hediye için adeta mahcup oluyor: "Yoo, hocaným, hediye dediðin para edecek þey olmamalý. Bunlar kýymetli inciler," diyordu. Yine hafifçe güldüm. Kýzýnýn benim için döktüðü inciler yanýnda iki paralýk kýymeti olmadýð mcaðýza! 170 Reþat Nuri Güntekin

Hacý Kalfa, beni tekrar arabaya bindirdikten sonra, derin derin içini çekti, elini göðsüne urarak: "Tövbe olsun, hani þu ayrýlýk bana akþamki tekmeden aðýr geldi doðrusu!" dedi. Geceki hengâmeyi hatýrlatan bu sözler beni bir kere daha güldürdü. Araba yürümeye baþlamýþt n parmaðýný sallýyor: "Gülürsün he çapkýn, gülürsün!" diyordu. Yol, þimdiden uzamaya baþlamýþ olmayýp da gözlerimi görebilseydin, bu sözleri söylemeyecekt alfacýðým. * Araba; iniþli yokuþlu dað yollarýna girmiþti; kâh kurumuþ sel çukurlarýndan geçiyor, kâh bo ozulmuþ baðlarýn kenarlarýný takip ediyordu. Seyrek fasýlalarla tek tuk köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çýkaran kaðnýlara tesa

diyorduk. ince bir bað yolundan, eþkýya gibi korkunç kýyafetli, uzun býyýklý iki jandarma geliyordu. n geçerken arabacýya: "Selamünaleyküm," dediler, dik dik bana baktýlar. Hacý Kalfa: "Yollar maþallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin suratýn öy le her yerde açýlacak suratlardan deðildir, anladýn mý efendim?" demiþti. Uzaktan birisinin geldiðini görür görmez, hemen Hacý Kal-fa'nýn tembihini hatýrlýyor, yüzüm Saatler geçtikçe yollara mahzun bir ýssýzlýk çöküyordu. Bu Çeçen arabalarýnýn ince, yanýk s icat edenler ne iyi düþünmüþler. Yamaçlarda, derelerde uyandýrdýklarý, uzak akisler insana ir teselli sesi gibi geliyor. Hele bir kayalýðýn içinden geçerken öyle sandým ki uzaklarda, anmýþ gibi görünen kara taþ yýðýnýn öte tarafýnda görünmez bir yol var, ince sesli kadýn, h un içinde arkamýzdan koþuyor. Yol, hâlâ bitip tükenmek bilmiyordu. Görünürde ne bir köy, hatta, ne bir aðaçlýk...

ÇALIKUÞU 171 içimde yavaþ yavaþ bir korku uyanmaya baþlamýþtý. Ya geceden evvel, Zeyniler Köyü'nü tutama dað baþlarýnda yalnýz kalýrsam? Arabacý, ara sýra durarak hayvanlarýný dinlendiriyor, insanla konuþur gibi onlarla konuþuyo du. Bir taþlýðýn ortasýnda, yine böyle bir mola vermesinden istifade ettim: - Daha çok var mý? diye sordum. O, aðýr aðýr baþýný sallayarak cevap verdi: - Geldik. Bu adam yaþlý bir insan olmasaydý, benimle eðlendiðini hükmedecektim. - Nasýl olur? dedim. Allanýn kýrýndayýz. Görünürde köy falan yok. Ýhtiyar adam, arabadan çantalarýmý çýkarmaya çalýþarak cevap verdi: - Na, þu patikadan inceðiz, Zeyniler, buraya beþ dakika çeker. Araba yolu yok. Taþlarýn arasýndan minare merdiveni gibi dik bir yoldan inmeye baþladýk. Aþaðýda, akþamýn alacakaranlýðý içinde kapkara bir servilik, etrafý çitle çevrilmiþ, çýplak tuk kulübeler, tahta evler görünüyordu. ilk bakýþta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanlan tüten bir yangýn harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeþillikler arasýnda eski Boðaziçi yalýlarýndaki güvencinliklere i, þen manzaralý kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuþ, simsiyah viranele . Yýkýk bir deðirmenin önünde abalý, sarýklý bir ihtiyara rast geldik, kaburga kemikleri soyu yýf bir ineði, ipinden sürüye sürüye bu evlerden birine doðru götürmeye çalýþýyordu. Bizi g atli dikkatli bakmaya baþladý. Bu ihti172 Reþat Nuri Güntekin

yar hoca, Zeyniler muhtarý imiþ. Arabacý onu tanýyordu. Birkaç kelime ile benim kim olduðum anlattý. Belden büzmeli, bol siyah çarþafým, sýmsýký peçemle genç olduðumu anlamamak mümkün deðildi. Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuþ olacak ki, tuhaf tuhaf baktý, sonra ineðini çýplak klý bir çocuða teslim ederek önümüze düþtü. Köyün dar sokaklarý içine girmiþtik. Evleri þimdi daha iyi görebiliyordum. Hani Kavaklar'da aðlar serilmiþ, yaðmurdan çürüyüp kararmýþ, Boðaz rüzgârlarýndan bir yana çarpýlmýþ, viran er, ilk bakýþta onlarý hatýrlatýyordu. Altlarýna dört direkten ibaret ahýrlar, üstlerinde asma merdivenle çýkýlan bir iki oda. Her de, Zeyniler þimdiye kadar iþittiðim ve resimlerini gördüðüm köylerden hiçbirisine benzemiy Etrafý tahta perdelerle çevrilmiþ bir bahçenin kýrmýzý kapýsý önünde durduk. Yapraklarýna v siyah görünen bu köyde gördüðüm ilk renk; kýrmýzý tahta oldu! Muhtar, yumruðuyla kapýyý çalmaya baþladý. Her vuruþunda kapý yýkýlacak gibi sarsýlýyordu. ilk defa aðzýmý açmaya cesaret ederek: - içeride kimse yok galiba, dedim. Muhtar, baþýný sallayarak cevap verdi: - Hatice Haným akþam namazýný kýlýyor olmalý. Az bekleyeceðiz. Arabacýnýn beklemeye vakti yoktu; çantalarý kapýnýn önüne býrakarak bizden ayrýldý. Muhtar abasýnýn eteklerini toplayarak yere çömeldi. Ben, bavulumun kenarýna iliþtim, konuþm baþladýk. Bu Hatice Haným, pek Müslüman bir kadýnmýþ. Tarikata da mensupmuþ. Köyün ölüsüne, dirisine

litleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, sekeratta bulunan hastala-

ÇALIKUÞU 173 rýn aðzýna son zemzem damlasýný o akýtýr, kadýn cenazelerini o yýkayýp yaþmaklarmýþ. Muhtar Efendi, herhalde medrese falan görmüþ bir adama benziyordu. Fýrsattan istifade ed erek bazý nasihatlar vermek istediðini anladým. Usul-i cedidin aleyhinde bulunmuyor, f akat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden þikâyet ediyordu. Þimdiye kadar buradan birkaç hocaným geçmiþ; fakat nafile, hiçbirisinin Kur'an-ý Kerim'e, i hale, kâfi derecede vukufu yokmuþ. Bu Muhtar Efendi, Hatice Haným'dan hoþnutluk getiriyordu. Ben.bu dersleri yine bu sa liha, akil, abide hatuncaðýza býrakarak kendim baþka dersler okutursam köyü daha ziyade mem un edermiþim. Ben, bu nasihatleri dinlerken içeriden bir nalýn týkýrtýsý gelmeye baþladý. Muhtar Efendi i aða kalktýk. Kapýnýn arkasýnda bir kol demiri þangýrdadý, kalýn bir ses: - Kimdir o? diye baðýrdý. - Yabancý deðil, Hatice Haným, B.'den bir hocaným geldi. Bu Hatice Haným, iri yapýlý, kocaman yüzlü, biraz kamburu çýkmýþ, yetmiþlik bir ihtiyardý. yeþil bir yemeni örtmüþ, arkasýna ferace biçiminde koyu bir yeldirme giymiþti. Meþin gibi s esmer yüzünün buruþuklarý arasýnda inanýlmayacak kadar taze ve canlý gözleri, bembeyaz diþl Peçemin arkasýndan yüzümü görmeye çalýþarak: "Safa geldin hocaným, buyurun!" dedi. Bahçeden sokaða çýkmak yasakmýþ gibi bir eliyle kapýya dayanýp öteki eliyle çantalarýmý ald r kapýyý demirleyerek önüme düþtü. O önde, ben arkada bahçeden geçtik, Maarif Müdürü Bey'in büyük fedakârlýklarla müceddeden i ktep binasý da öteki evlerin eþiydi. Yalnýz, alt kattaki direklerin etra174 Reþat Nuri Güntekin

fini henüz kararmaya vakit bulamamýþ tahtalarla çevirmiþler, dershane haline koymuþlardý. Kapýdan gireceðim vakit Hatice Haným, kolumu yakaladý: "Dur kýzým" dedi. Ben, birdenbire ürktüm. O, dudaklarýnýn ucuyla okuduðu kýsa bir duadan sonra: - Haydi kýzým, besmele çek de evvela sað ayaðýný at, dedi. Alt kat, zindan gibi karanlýktý, ihtiyar kadýn, beni elimden tutarak dar bir taþlýktan geçi di, eskilikten basamaklarý oynayan karanlýk bir merdivenden çýktýk. Yukarýki kat; viran bir sofa, bir de yüksek pencerelerinin tahta kepenkleri sýmsýký kapalý kocaman bir odadan ibar etti. Maarif Müdürü'nün müjdelediði muallim dairesi. Hatice Haným, bavulu yere býraktý, odanýn bir köþesinde dolap vazifesi gören eski ocaðýn iç lamba çýkarýp yaktý. - Oda, bu sene boþ kaldýðý için tozlanmýþ. Yarýn sabah erkenden temizlerim inþallah. Bu zavallý kadýn, mektebin eski hocasýymýþ. Maarif idaresi, mektebi bu þekle soktuðu zaman sokaða atmaya acýmýþ, iki yüz elli kuruþla burada alýkoymuþ. Yarý hoca, yarý hademe gibi b , ben nasýl istersem öyle çalýþacakmýþ. Kadýncaðýzýn benden korktuðunu anlýyordum. Hesapça, ben onun amiriydim. Bile bile kimseye f lýk yapacak bir kýz olmadýðýmý birkaç kelimeyle anlattýktan sonra dairemi seyretmeye baþlad Eskilikten delik deþik olmuþ kirli kaplamalar, yaðmurdan çürümüþ, tahtalarý sarkmýþ simsiya , bir köþede içine kýrýk dökük konmuþ ocak, ötede çarpýk bir kerevet. Demek bundan sonra, h da geçecekti! Havasýz bir mahzene düþmüþ gibi göðsüm týkanýyor, ellerim, ayaklarým üþüyordu. - Kuzum Hatice Haným, bana yardým et de þu pencere-

ÇALIKUÞU 175 lerden birini açalým, dedim. Kendi kendime beceremeyceðim galiba. ihtiyar kadýn, benim iþe el sürmeme taraftar deðildi. Uðraþa uðraþa kepenklerden birini açt ayý görünce tüylerim diken diken oldu. Karþýmda korkunç bir mezarlýk vardý. Tepelerinde, hâlâ akþam ýþýklarý sönmemiþ serviler, sý ha aþaðýda sazlýklar içinde donuk donuk parlayan su birikintileri. ihtiyar kadýnýn derin bir göðüs geçirdiðini iþittim: - insan, saðlýðýnda alýþmalý kýzým, hepimizin gideceði yer orasý, dedi. Bu söz tesadüf müydü, yoksa haberim olmadan bu manzara karþýsýnda bir korku ve telaþ mý gös

Fakat hemen kendimi topladým. Cesur olmak lâzýmdý. Adeta þen denecek bir kayýtsýzlýkla: - Demek burada bir mezarlýk var, bilmiyordum dedim. - Evet kýzým; Zeyniler kabristaný. Eski zamandan kalma. Þimdi cenazeleri baþka yere gömüyor , burasý tarih gibi bir þey. Ben, Zeyni Baba'nýn fenerini yakmaya gidiyorum, þimdi gelir im. - Zeyni Baba kim, Hatice Haným? - Himmeti hazýr, nazýr olsun, bir mübarek zat, na, þuradaki servinin altýnda yatar. Hatice Haným, yavaþ sesle dualar fýsýldayarak merdivene doðru yürüdü. Ben, þimdiye kadar, b den ürktüðümü bilmiyorum. Fakat bu dakikada, servi kokularýyla dolu bir karanlýk odada yaln lmak bir ürkeklik veriyordu. ihtiyar kadýnýn arkasýndan koþtum: - Ben de geleyim mi sizinle? dedim. - Gel kýzým, daha iyi olur. Gelir gelmez, Zeyni Baba'yý ziyaret edersen daha makbule g eçer. Mektebin arka kapýsýndan mezarlýða girdik, taþlarýn arasýndan yürümeye baþladýk. 176 Reþat Nuri Güntekin

Bazý ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlýðýmýza götürürler Fakat ben ölümün hazin ve ürkütücü bir þey olduðunu ilk defa bu karanlýk Zeyniler mezarlýðý Taþlar, benim gördüðüm mezar taþlarýndan büsbütün baþka þekildeydi. Dizi dizi asker saflarý yüksek, dimdik, tepeleri düz, bedenleri simsiyah taþlar. Yazýlar okunmuyordu. Yalnýz, baþl rýnda birer küçük "Ya Rab" kelimesi seçiliyordu. Küçüklüðümde bir masal dinlemiþtim. Bilmem hangi küçük sultaný kaçýrmak için uzak bir daðýn man ordusu geliyormuþ. Askerler, gündüz maðaralarda saklanýyor, geceleri yol yürüyorlarmýþ. ta görünmemek için tekmil vücutlarýný siyah kefenlere sanyorlarmýþ. Böylece aylarca zaman yol gittikten sonra, tam þehri basacaklarý gece Allah küçük sultana a karanlýkta sinsi sinsi ilerleyen bu siyah kefenli gece ordusunu taþa çevirmiþ. Bu sýra sýra dizilmiþ siyah taþlara bakarken o eski masalý hatýrladým: "Sakýn burasý o kork rlerinin taþa döndüðü masal memleketi olmasýn!" diye düþündüm. - Bu Zeyniler kimlermiþ Hatice Haným? - Ben de bilmem kýzým, bu köy eskiden onlarýnmýþ. Þimdi mezarlarýndan gayri bir þeyleri kal etleri hazýr nazýr olsun, erenlerdenmiþ. Zeyni Baba bunlarýn en büyüðü. Kimsenin iyi edemed talarý, buraya getirirler. Ben, bir kötürüm kadýn bilirim ki, buraya sýrtta getirdiler, aya larýyla yürüye yürüye gitti. Zeyni Baba'nm türbesi, mezarlýðýn en nihayetinde, kocaman bir servinin altýnda idi. Hatice Haným, her gece, ona üç kandil yakarmýþ. Birisi servinin dalýna, birisi kapýnýn iç tarafýn sandukanýn baþýna. Türbe, topraðýn içine gömülmüþ bir mahzendi. Zeyni Baba, bu mahzende, yedi sene güneþ aydýn l-

ÇALIKUÞU 177 durmuþ. Öldüðü vakit mübarek cesedine kimse el sürçmemiþ. Üstüne, bir sanduka yapmýþlar. Hatice Haným, kandillerden ikisini yakmýþtý. Mahzene inen birkaç basamaklý merdiveni göster k: - Haydi kýzým, içeri girelim, dedi. Ben, bu basamaklarý inmeye cesaret edemiyordum. Arkadaþým tekrar döndü: - Haydi kýzým, buraya kadar geldikten sonra girmezsen günah olur. Gönlünde ne dileðin varsa Zeyni Baba'dan iste!.. Yüreðim hazan yapraðý gibi titreyerek merdivenleri indim. Mezara indirilen ölülerde, eðer b parça his olsaydý, mutlaka bu dakikada benim duyduðum þeyi duyarlardý. Göðsüme ýslak, soðuk ak kokusu doldu. Zeyni Bana'nýn sandukasý yeþil boyalý bir çinko ile örtülmüþtü. Sonradan, Hatice Haným'ýn a anaat ve sefalet içinde geçiren Zeyni Baba, öldükten sonra, üzeri süslü ve iþlemeli örtüler Ara sýra öteden, beriden gönderilen örtüler bir hafta dayanmýyor, parça parça çürüyüp eriy ihtiyar kadýn, hafif fýsýltýlarla dualar okuyarak evliyanýn baþýndaki kandile yað koydu, so ana döndü: - Köyde birisi öleceði vakit, Azrail aleyhisselam, evvela Zeyni Baba'ya misafir olur, o vakit bu ýþýk kendi kendine söner. Þimdi kýzým, Zeyni Baba'dan isteyeceðini iste, dedi.

Biraz gayret. alýþmaya. kadar zalim olsa da "Sarý Çiçekleri"ne yetim teyze kýzlarýný çekiþtiren dudaklar kadar sana lýk edemez. Bu bir ay. senden büyük bir þey isteyeceðim. nlar fýsýldaþýyor gibi sesler uyanýyor. aðlamadan çilemi doldurayým!. erkenden beni býraktý. bodrum gibi i besine çekildi. nihayet bu neþenin yalanýna inanýyor. Ýþte o zaman. mektep yok. Þimdiye kadar defterime bir þey yazmak istemedim. Kusuruma bakma. Mektebin alt katýndaki. 12 178 Reþat Nuri Güntekin sýn? Babacýðým. Orada gece yarýsýna kadar ibadet eder. küçük. Varsýn öyle olsun. 20 Kasým Bu sabah hesap ettim. Dýþarýdan. Biliyorum ki. vefasýzlýðýndan kaçmýþ olmayaÇalýkuþu . haydi yat artýk. þarký söylemeye. hatta bu karanlýk ve can sýkýcý memleketi biraz dah imsemeye ve sevmeye baþlamýþým! * 180 Reþat Nuri Güntekin . ins alimliðinden. Sonbahar. teþbih çekermiþ. Sana nasý geldiðini bilmiyorum. uçucu bir þey olduðu malum. rüzg çektiðin zamanlar olmuþtur. harap b nanýn içinde. bir ay olmuþ. görüyorum ki. dudaklarýma sürüyor. Ýki saatten beri lambanýn ýþýðýnda bu satýrlarý yazýyorum. inlemeden. Ensemde hafif bir üþüme hissi ile kulak veriyorum. sazlýktaki sular da güneþe karþý gülümsüyor gibi. yaþamak için artýk güler yüzden. tik günlerin titiz ümitsizliði içinde. cesaretten baþka sermayen kalmamýþtýr" diyordum. cahil bir Çalýkuþu'ndan baþka bir þey deðilim. suya konan kuru çiçekler gibi litreye titre ye canlanmaya baþlýyordu. Þikâyet etmeyenlere. ýslýk çalmaya baþlýyord kalbim. Seni o dakikalarýn acýsýna katlandýran o melek sabrýndan bana r. Bu yedi sene içinde elbette güneþin. Kapalý bir mahzende sýza ýþýk parçasý. bu sözleri daima gülümseyerek dinlerdi. mezar taþlarý bile korkunç sertliklerini kaybetmiþ gibi görünüyorlar. sen yedi sene güneþ görmeden. Sor Aleksi'nin hiç dilinden düþürmediði bir söz vardý:. her þeye raðmen bi Bugün cuma. artýk ayakta durmaya takatim kalmýyordu. dedim. Gecenin içinde gizli gizli söyleþen bu seslerden korkma. Senin hoþuna gidecek þeyleden hiçbirini bana öðretme iler. aþaðý yukarý. kim bilir ne münasebetsiz þeyler yumurtlayacaktým? H uki artýk buraya alýþmaya baþladým. Daha aç ndan korktum. Çalýkuþu. Halbuki þimdi onlarý doðru buluyor ve gül ret edemiyorum." * Odamda yalnýzým. burada çile doldurmuþsun. Sonra etrafýmda yaþayan þeylerde teselli aramaya koyuldum. Ateþler içinde yanan alnýmý Ze ni Baba'nýn serin örtüsüne dayadým. Ben Zeyniler'e geleli. aptallýðýn lüzumu yok. Hatice Haným. Zeyniler. bu-nahyordum. "Kýzlarým." Çalýkuþu. Daha olmazsa kendi kendime: "Feride. iþittim ki.. Bu neþenin uydurma. Elime geçirdiðim taze bir yaprað anaðýma. viler. içim kan aðlarken gülmeye. kendilerini güler yüzle karþýlayanlara karþý daha m olurlar. Merdiven tahtalarý yavaþça gýcýrdýyor.Dizlerim kesiliyor. mukadder felaketlerir son bir ilacý vardýr: Tahammül ve t .F. Uzaklardaki sýradaðlar. Sakýn sen de. Zeyniler'deki bir ay içinde öyle saatlerim oluyordu ki. bana þi di on yýldan daha uzun görünüyor. Ben. Onlar. dudaklarýmdan ziyade yaralý kalbimle söyler gibi yavaþ eyni Babacýðým. uzak bir su sesi geli anda týkýrtýlar oluyor. bahçede bulduðum cýlýz bir kedi yavrusunu göðsüme bastýrýyor. Kendimi derin in yok-luyorum. Sor Aleksi'nin bu peygamberce sözler i imdadýma yetiþiyordu. "Uðraþmak beyhude! Daha fazla dayanamayacaðým!" diyordum. daha baþka sesler duymaya baþlýyorum. ümitsiz hastalýklarýn. Birkaç günden beri yaðan yaðmurlar durdu. Elemlerde bir giz ÇALIKUÞU 179 þefkat var gibidir. O vakit. dýþarýda son bi bayramý yapýyor. yýkýk bir duvarýn taþlarý arasýnda açmýþ cýlýz bir çiçek.

pencereleri geniþlet am çerçeve taktýrmýþlardý. Yerleri temizledikten sonra. erkek bir arada okur mu? . tabuttaki cenaze gibi sýrtüstü yatar ve yine kendi eliyle kapaðý kaparmýþ. hemen bütün zamanýný bu sandýðýn içinde geçirirmiþ. bunlarý kullanmaya lüzum görmeyerek dershanenin bir köþes iþlerdi. söylemeye çekiniyordu.Ben yapmadým. Ocak bacalarý gibi kapkara görünen duvar kaplamalarýnda tepe aþaðý takýlmýþ bir harita ile et levhasý. bir çiftlik ve bir yýlan resmi sarkýyordu. Öteden beri. fakat bana karþý koymaya cesaret ne dersem yapýyordu. on ikiþer. diyor . kitaplarýný. memnun oluyor. herhalde eski bir ahýr olacaktý. büyük fedakârlýklarla yenileþtirdiði dershaneyi þimdi. çamurlu.Hele þimdi hiç caiz olmaz! . Hatice Haným'ýn çehresinden memnun olmadýðý anlaþýlýyordu.Muhtar Efendi buna bir þey demiyor mu? diye sordum. hýnzýrý yaramazlýk ettiði zaman ben de onun içine kapatayým. hemen hiçbirisinde çorap. niçin onlarý da burada okutmuyoruz? .Garipler Köyü nerede? ÇALIKUÞU 181 .Niye böyle yaptýnýz.Elbette kýzým.Muhtar. mektebe geldikleri vakit evvela oraya oturtuyoruz. istanbul'da. Hatice Haným? dedim. tam o cinsten bir insan olacaktý. iki. Büyücekleri Garipler Köyü'ndeki erkek mektebine gönderiyoruz. Çocuklar böyle yerlere oturmaya alýþmýþlard bi þeyin üstünde adamýn zihnine ders girer mi? Hocaným müfettiþ falan gelir diye büsbütün a korktu. daha asý. . dedi. . ha ep sýrasýydý.Neden? . ellerim toz toprak içinde bu iþleri bitirmeye çalýþýrken talebele de birer birer sökün etmeye baþlamýþlardý.bir hayvan yemliði v ardý ki. Bunlar da herhalde yeni ders alet leri olacaktý. Dershanenin bahçe tarafýndaki duvarýn dibinde -ahir zamanýndan kalma. Ýyi ki aklýma getirdin.Sen pek gencecik bir hocanýmsýn da ondan. yaðmursuz havalarda bir saate bile kalmadan giderler.Kadýn. bir "Horozdan kaçan namuslu kadýn" tabiri vardýr. var. . Sonra ders ok uyacaklarý zaman þuradaki hasýrýn üstüne indiririz. dayakla uslan ayan yaramazlarý bunun içine hapsederek adam edermiþ. Sadece yaðmur u. Fakat tuhafý þu ki. . biraz durdu. Büyük fedakârlýklarla meydana gelen levazýmdan mühim bir kýsmý da beþ tane eski biçimli. Bu ilk gün. Ben. altýna tahta döþemiþler. sýralarý dizerek bir sýnýf haline getirdim. dilinin altýnda bir þey vardý ki. bana yardým etmesini söyleyerek hasýrý 182 Reþat Nuri Güntekin kaldýrdým. Bizim evde bir dolap var.Yazýk deðil mi çocuklara. mektebe yakýlmak için kýrlardan getirdikleri çalý çýrpý larlarmýþ. sabahleyin.Þu karþýdaki aðaran kayalarýn ardýnda. Yalnýz. baþýný salladý: .Onlar yola alýþýktýr. hayatýmýn en unutulmaz bir günü ola týr. Hatice Haným. üstüne bir tahta kapak çakarak bir nevi dolap haline rmiþlerdi. Ýnþallah. Aferin sana Hatice Haným.Güzel terbiye usulü! Mektepte erkek çocuk da var mý? . hayretle: . karda kýþta oraya kadar nasýl gidip geliyorlar? . Hatice Haným. ihtiyar kadýna. Çocuklar. Çocuklar. . Vehbi isminde bir küçük oðl mýþ ki. Nihayet cesaret etti: .Onlarý erkekten mi sayacaðýz? . bir yaramazlýk yaptýð aba girer. . Ben. Bu çocuk. potin yoktu. kaldýrmaya lüzum görmemiþler. karlý havalarda biraz zorluk çekiyorlar. üç tane. eski hocaným yaptý kýzým.Peki. Muhtarýn. Hatice Haným. Cevap vermeye lüzum görmeyerek baþka þeylerle meþgul oldum.E. Zavallýlarýn kýyafetleri öyle sefil ve periþandý ki. kýzým. yemeklerini. Bizim Hatice Haným. on üçer yaþýnda koca delikanlýlar. Maarif Müdürü'nün. bu dolabýn baþka bir vazifesi olduðunu da söyledi.Geldiðimin ertesi sabahý derse baþlamýþtým.

Kadýncaðýzýn ne demek istediðini sonradan anladým. Kara gözlerini yüzüme kaldýrarak "Sen ne im adýmý?" diye hayret etti. Utana sýkýla yanýma gelen.Her zaman böyle baðýra çaðýra mý çalýþýrlar? Buna dayanýlýr mý? diye sordum. Hati-j ce Haným. Ayþe. hevvez.. . Ben. Lakýrdý söyleyerek. Bir þey pek tuhafýma gitmiþti. Ne ya yavaþ alýþacaðýz. "Zehra. kendilerini ç ollarýyla yüzlerini kapýyorlar. köyl gibi nazlý aðýzlardan bir kelime alýnabilen bu çocuklar. Çocuklar. O kadar ki. O. mümkün olduðu kadar tatlý bir sesle sorduðum sualleri -insaný mahcup ede ek kadar inatçý bir sükûnetle. yahut kapýnýn arkasýna saklanýyorlardý. ak a tuhaf þeyler ge yordu: Mesela bir müfettiþ gelse de talebelerimi tanýtmamý i tese: "Doku z Ayþe ile on iki Zehra var!" diye çabucak iþin için-. Keser vurmadan aðaç yontulur mu? Ne kadar ses çýkarýrlarsa. þüpheli bir bakýþla: . Yanýma geldikleri zaman gözlerini sýmsýký yumarak öyle bir el öpüþleri vardý ki. huti. Fakat benim gürültümü merak edip baþýný kaldýran bile olmadý. onu okutuyoruz kýzým. Sonra. Hatice Haným'a: . baþýmý iyiden iyiye sersemletme Hatice Haným'a: . kolaylýk olma Ayþeleri dershane- ÇALIKUÞU 183 nin bir tarafýna. ihtiyar kadýn. cim üstünde ce. köyün bir âdeti olan bu öpücüklerden her biri gülünç bir ahenkle saklýyor ve elim hafif ýslaklýk býrakýyordu. den çýkacaktým. gözlerini kapayarak el öpen.yavaþ yavaþ çekerek altlarýna alýyorlar. diye eevap verdi. diye gruplar yap mak mümkündü." Çocuklarý yola getirmek için. Utana utana kapýdan bakýyorlar. eski püskü bez parçalarýyla sýmsýký kundaklanmýþ. sen yine bildiðin gibi okut.. Yeni gelen kýz çocuklarýna: "Kýzým. hemen hemen dolmuþtu. hepsinden cesur çýktý. Sizin bildiklerinizi bilmeyiz. gülmemek i or zapt ediyordum. Yavrucaklarý kendime ýsýndýrmak için her birine bir iki hoþ ke dum." Aman Yarabbi! Bu köyde ne çok Ayþe ve Zehra vardý. mektep li deðiliz ki. iki yüz ellij kuruþ aylýðý kaybetmekten öyle korkuyordu ki. Kendimi tutamayarak. Sýnýf. dedim. Hatta taþlanmýþ bir ar tu bilakis daha fazla arttý "Euzübillahi. bahçede top oynatýrken (çünkü teneffüs cuklarý muhakkak eðlen-direcektim) Ayþeler bu yana. Zebralarý öteki tarafýna oturtmak. kitaplarýný açar açmaz dik bir ses aðýra okuyorlardý. kendisini imihana çekti nnetmiþ. biraz hayretle yüzüme baktý. bazýlar rinden tutarak yarý zorla sýnýfa sokmaya mecbur oldum. a mýsýn. Mektebin tek güzel ve ye184 Reþat Nuri Güntekin ni eþyasý olan hoca kürsüsüne. orada nalýnlarýný çýkartarak yan yana diziliyorlardý. Zebralar bu yana. Yumruk yüzlü bir küçük kýz. sessiz çalýþmalar ektim. yerlerini bellemelerini tembih ediyor dum. yoksa Ayþe mi?" diye soruyor ve çok kere umduðum cevabý alýyordum. Fakat netice olacaðýma hiç þüphem yoktu. H ' de gülecek halde olmamama raðmen.Elbette kýzým! Mektep bu. aða t asma çardaðýna oturmuþ gibi garip vaziyetler alýyorlardý. beni görünce birdenbire ükmüþlerdi. der kadar zihinlerinde yer eder. . Zehra. ne yapalým. Ayþe. Zehra. çýplak ayaklarýndaki nalýnlarý þakýrdat apýsýna kadar geliyorlar. Bir türlü sýralara yerleþmesini beceremiyorlar.Biz ne gördükse. dedi. Yanlarýndan ayrýldýðým zaman göz ucuyla bana bakýyorlar tuhaf bir surette sallanan kirli ba larýný -kabuðuna çekilen kaplumbaðalar gibi. Hatice Haným. Zavallýlarýn hali görülecek þeydi. herhalde epeyce sýkýntý çekeceðim anlaþýlýyordu. Fakat onlara.cevapsýz býrakýyorlar.. kuvvetle elimi vurdum. Sýnýf kalabalýklaþtýkça gürültü artmaya. cim esre ci. Ayþe. Talebelerimi birer birer sýralara oturtuyor. yalnýz birçok naz ve niyazdan sonra a meye razý oluyorlardý.Bugün. Besbelli. gizli gizli eðlenmeye baþlamýþtým. ebced. sýnýfý nizama sokmadan derse baþla acaðým.

186 Reþat Nuri Güntekin * Kendilerinden kaçmak için saçlarýmý Hatice Haným'ýn yeþil tülbentiyle örttüðüm delikanlý ta edeyim: Evvela. on ikiþer yaþýndaki solucan gibi so. ine saðarlar.Peki kýzým. hakikaten çok tuha bir yere düþmüþüm. yaramazlýklarýn elebaþýsý olan Çalýkýþu. beyaz sarýðýnýn altýnda yumurta biçiminde bir kafa. on yaþýndaymýþ. bu on. hafifçe kýzararak: "Gelirken baþörtüsünü almayý unuttum da" diy söyledim. ak gözlü. parlak diþli. iki ucunu istanbul sokakla bakan Çingene kýzlarý gibi çenemin altýndan iliþtirdim. ÇALIKUÞU 185 Hatice Haným. Odasýnda açýlýp kapanýrken çýngýr çýngý yeþil bir yemeni çýkarýp verdi. sonra mahcup mahcup: . kemerin altýnda mendil ve not defteri için iki küçük cep. fakat yüzü. mum gibi sarý parmaklarýný birbirine ge mavi gözlerini bir Meryem tasviri saflýðýyla gökyüzüne kaldýrarak: "Bana bir Kal ver azabý orsunuz!" derdi. fare gibi sandýkta vakit geçiren küçük Vehbi. Yalnýz bu siyahlýklarý biraz açmak için beyaz ketenden geniþ bir yaka. belde kayýþ bir emer. daðdan odun taþýrlarmýþ. küçük kurnaz yüzü. Sor Aleksi. saçlarýmý uzatmaya baþ henüz omuzlarýma inememiþti. önündeki camý soluk bir endam aynasýna benzetmiþti. Bu delikanlý lar. sýnýfýn en ehemmiyetli simasý: Hafýz Nuri. Hatice Haným: . Ben karýþmam ya. taze taze mezarlýktan kesilmiþ uzun deðnekleri yanýna yerleþtirdikte sonra. Sokakta baþ j açýk gezecek deðiller ya. . süzgün.. Aman Yarabbi. kirli çehreli. Bur lara gelinlik kýz diyenler ba na elbette evde kalmýþ ihtiyar gözüyle bakacak.) On yaþýnda. Ben.ilahi kýzým. ilk ders için bu dediðim tarzda giyinmiþ. dal gibi boynun çýplak ka ebep olmuþ. hemen her sualim gibi buna da hayretle cevap verdi: . Kirpiksiz patlak gözleri. parlak gözleri. Ben. bi kara. kuzguni siyah bir Arap: (Kendisine. büyük adam gibi ev iþi görürler an su çekerler. mektep hocasý old uktan sonra. Belli etmeden pencerenin önüne gittim. küçük diþli bir çocuk: A Nihayet. O. iskelet gibi kuru. kendime bir kýyafet düþünmüþtüm. saçlarýmý aksilik edip alnýma düþmesinler diye sý rlak siyah gömleðimin.. En geç mektebe gelenler erkek çocuklardý. fakat sokakta taþ atarmýþ. sana ettiklerini acý . dedi. kýpkýrmýzý aðýzlý. Sýnýftaki bütün gürültülerin. o sabah. sadece Cafer diyenlere mektepte cevap vermemekle iktifa eder. baþka k giyinemezdi. Böyle olmakla beraber bir dereceye kadar sevindim.Buna lüzum var mý? . derslerini okutmaya baþladý. çiçekbozuðu. ne çare! Yemeniyi saçlarýmýn üstüne attým. icadým çok sadeydi. Bir aydan beri. yetmiþlik b bi buruþuk. dedi.E. sana temiz bir tülbent vereyim. ötede kýyametler kopuyordu. bunlar koskoca gelinlik kýzlar.luk. O ders verirken. kimse artýk çocuk diye eðlenmeyecektir. o kadar tuhaf duruyordu ki. uzun saçý hiç s fakat hoca olduktan sonra baþýmý böyle býrakamazdým. biraz dýþarýda durmalarýný söyledi.Havanýn açýk olmasýna raðmen kýzlardan birkaçý baþlar eski peþtemallarla örtülü olarak mekt Hatic^ Haným'a bunlarýn niçin böyle yaptýklarýný sordum. sivri çenesiyle mektebin en þeytan çocuðu. hakçasý aranýrsa var. renksiz çocuklar mý yetiþki kýz? Ben. Topaç gibi yusyuvarlak. onlara. Baþa gelen çekilecek. Dizkapaklarýma kadar siyah parlak satenden bir gömlek. Pencerelerden birinin kapalý kepengi. hakikaten eðlenceli bir fýndýksýçam.Galiba baþörtüsünü unutmuþsun kýzým. h para ile gösterilecek acayip bir mahluk. fýrçadan kuý tulur kurtulmaz isyana baþlayan kýsa saçlarýmýn üstünde nt. Fikrime göre bir hoca vazife baþýnda. birer birer çocuklarý yanýna çaðýrmaya. Çenesinin altýnda yeni kapanmýþ bir sýraca yarasý ki. baþ açýk ders okutmak günah olmaz mý? "Biliyorum" demeye utandým. * Hatice Haným. gülmemek için adeta dudaklarýmý sýkýyordum. kendimi seyretmeye baþladým. sýnýfta gürültümüzden rahatsýz oldukça.

. B anýn vazifesini. Onlar seslerini titrete titrete hep bir aðýzdan: "Haramiler gibi soyarlar seni. Nedense. Gün yaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler. sokaklarý. bu biçare çocuklarý bir parça neþelendirmek. çaresiz onlarý kendi hallerine býrakarak bir köþeye çekiliyorum. donuk gözlü kýz çocuklarýnýn en büyük eðlenceleri. koþar. güldürmek için ne maskaralýklar yapýyoru Fakat. ikide birde: "Hay Allah razý olsun kýzým. Çocuk söz anlamaya baþlýyorlar. Þimdi... Bu mihnet çekmiþ. durgun gözleri aðýr bir melal içinde ölümü düþünüyo yavaþ yavaþ onlara benzemeye baþlamýyor muyum? Eskiden ölümü ben baþka türlü düþünürdüm.m edici gürültünün önünü almak. Her fýrsatta yavrucaklarý e getiriyor. talebelerimi sessiz çalýþ- ÇALIKUÞU 187 maya. ihtiyar kadýna göre. hülasa istediði kadar yorgunluktan bitap düþünceye kadar gezer. O vakit bembeyaz. Allah'a borcumuzu ödüyor muyuz? Ne gezer? Amma. benim istediðim. Zalim ölüm sana çare bul . sadece bu deðildi. bahçenin bir köþesine toplanýp ebani. meraklý oyunlar öðretmeye çalýþýyorum. Çocuklarý yarým saatte. ödaðacý ve servi kokularý içinde dilimle tadýyor. Mesela çift ni gösterirken: "Allah bu koyunlarý kullarým yesin de bana ibadet etsin diye yarattý. Ko yunlarý kör boðazýmýz zifleniyor da. Evet. . emeklerim boþa gidiyor. Yýlan levhasýna gelince: Hatice Haným. ahir zamanýdýr!" kabilinden korkunç bir ilahi okuttuktan sonra iskelet levhasýný ortaya koyuyor: "Yarýn b iz ölünce etlerimiz böyle çürüyecek. bir saatte bir. tüyler ürpertiyor. onlarýn tedavisine de çalýþýyor. Fakat. küpe binerek ha uçan masal cadýsý gibi dershaneye girmesi bana yardým ediyordu. onlar ne kadar baðýrýrlarsa. kemikler böyle kuruyacak!" diye ölümün dehþetini ve ka anlatmaya baþlýyor. emeðim boþa gitmedi. dersin o kadar kuvvetle zihin erine yerleþeceðine inanan Hatice Haným bile memnun. Neyse. onun acý lezzetini.. bahçeye çýkarýy celi. ýslýk çalan taze deðneklerinden sonra sesim onlara öyle hafif g ki. Bu köyün evleri.. kalplerde dünya emelini söndürmek diye öðrenmiþ. temiz bir yataða u zanýr. Bazen canýma yetiyor: "Gel Hatice Haným!" diye dýþarýya baðýrýyordum. öteki levhalar da aþaðý yukarý ayný þeyi ifade etmektedir. kimseye kalmaz! Yürü dünya yürü. bir türlü bunlardan tat duymuyorlar. Hatta. S leri tatlý bir uyku ihtiyacýyla mahmurlaþmaya baþlar. iþte bu. sýnýf daha sakin. sýnýfta verilen bir dersi hep birden dinlemeye alýþtýrmak için iki hafta uðraþtým. bakalým ne cevap vereceðiz?" yolunda bir þeyler söylüyor ve tekrar ölümü rine geçiyor. yorgun 189 ÇALIKUÞU çehreli.. kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret! Hele bir tan esi var ki. yaþlý baþlý insanlara benzeyen. Duvardaki birkaç tabiyye levhasýný sýrf bu maksatla mektebe gönderilmiþ sanýyo Mesela: "Bu dünya fanidir. iþte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neþeli bir hayal di. Nihayet. Onun. ilk günlerde bütün gayretime raðmen çocuklarla baþa çýkamýyordu aným'ýn sýnýfta yýlan gibi. Onlara biraz at ve neþe de vermek istiyordum. kafacý-ðým dinlendi" diyor. ciðerlerimle kokl gibiyim! 188 Reþat Nuri Güntekin * Çocuklarýn bu kadar aðýr ve neþesiz olmalarýna Hatice Haným'ýn da hayli yardýmý dokunmuþ. Mektebe teneffüs usulünü de koyduk. bir türlü kabil olacaða benzemiyordu. bu gürültüyü yavaþ yavaþ söndürmeye muvaffak oldum. i mýþ sene. Bir kuru tabuta koyarlar seni. Yeni baþlayan uykularýn hafif sarhoþluðu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. mezarlarý gibi çocuklarýnda da siyah bir neþesizlik var. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye g irkaç kuþ. yarýn girdiðimiz vakit. onu Þahmeran diye tanýtmýþ. Renksi udaklarý gülmenin ne olduðunu bilmiyor. eðlenir. Hasta olan köylülerin is i yýlanýn karþýsýna yazmak suretiyle.

Candarma ne yapar? Vehbi. küçük Vehbi: Hatice Haným'ýn saltanatý zamanýnda. hastalanýyor. kocaman bir erkek kadar kaf a tutmasýný bilir. bir gün bahçede küçük. O kadar ki. hiç durmayan sesiyle yalnýz gecelerimde. . .. taraklar alýverir. Aman Yarabbi. K'leri C gibi telaffuz ederek öyle serbest.Sen. bodrum gibi odanýn kapýsýný açýnca. parlak gözlerini süze süze yüzüme bakýyordu: . Buradaki! çocuklarýn hiçbirine benzemiyo . gördüðüm manzara. meþum bir sesle sela vermesi. Bir türlü yanlý tüne varacak olursam isyan eder. 190 Reþat Nuri Güntekin Fakat. kýrýk bir kapý tahtasýný yeþil baþörtülerle süsleyerek meydana getirdikleri tab r sahici tabuttan farký yok. sýrtüs çocuk. .Canavarlarý çeser. bu memleketin havasýnda insan. der. baþcasýna söyler miyim? dedi.. aðam senin boynuna altýnlar tacar. iki yana sallanarak esma teþbihi çekiyordu. ölümü adeta kokluyor. cenaze namazý kýldýrmasý tü petecek bir þey. aklýn ermez. azarladýðým. Ekseriya. bir seccadenin üstünde kendinden geçmiþ gibi esle bir þeyler okuyarak. sana pabuçlar. düþüne düþüne baþýný kaþýdý.Senin yengen yok mu? . bu küf kokulu. Hiç çekinmeden: . Küçük. yavaþça ulaðýný çektiðim zaman bile bana ehemmiyet vermiyor. etrafýna toplanarak Kuran okuyorlar. hem kýzar. . Vehbi. bir türlü beni saymýyor.Ne bakýyorsun Vehbi? dedim. hoþ amma. ezan okumasý. Çocuklarýn. Derste yanlýþýný çýkardýðým vakit hem utanýr. Hele geceler. Vehbi. Ben. bu münasebetsizliði de yapýnca kaþlarýmý çattým. dedim. Aðama ahvereyem seni.Sen güzel çizmiþsin be. Hele mezar baþýnda: "Ya Cafer Ibn-i Zehra!" diye bir talkýn veriþi var ki . Vehbi'nin her hali iyi. hoþuma giden bir hali de.Sana istanbullu yence derim. Vehbi'nin. . bu afacana iyiden iyiye abayý yaktým. aðzýna zemzem a lar. kan kýsmýsýn. O." diye uluþurlarken gözümün önünden sýra sýra cenaze alaylarý geçiyor. korkularýna dayanmak daha müþkül! Gecenin birinde daðda çakallar ulumaya baþladý. þen bir konuþmasý var ki. penceremin altýndaki akar çeþme ki. gece rüyalarýma giriyor. Hafýz Nuri'nin dik.Bizim gelinimiz ol. o cara cýz. istihfafla yüzüme bakarak: . Mamafih.Var amma..Senin aðan ne iþ görür? . uzun öðle tenef lerinde oynana oynana bu oyun adeta bir tiyatro piyesi gibidir ve baþlýca aktörleri Ha fýz Nuri ile Arap Cafer Aða'dýr.insan. dedi. Aðam. onu da çoban Hasan'a veririz. bu parmak kadar köylü çocuðu ne iyordu! ÇALIKUÞU 191 Ayný fütursuzlukla devam etti. * Burada sevmeye baþladýðým üç þey var: Birisi. hocasýna böyle lakýrdý söyler mi? Iþitilirse senin aðzýný yýrtarlar. aký çok gözlerini belirterek ruh teslim edince kýzlar feryat ederek çenesini baðlýyo ra Cafer Aða'yý teneþirde yýkýyorlar. Fena halde ürktüm. ikincisi. ihtiyar kadýn. kýz çocuklar. Dediðim gibi. ömrünü sandýðýn dibinde. cestane çetiveririm.. bana çakal sesi daha korkunç geldi. sonra: .Candarma. Ne olursa olsun Hatice H ným'ýn odasýna inmek istedim. Çocuklarýmýn en sevdikleri eðlencelerden biri de cenaze oyunudur. Onlarýn ehimlerine. benim saflýðýmla eðlenir gibi: . adeta bana arkadaþlýk ediyor. baþtan baþa beyazlara bürünmüþ. kibir ve inadýdýr. .unmaz. en ariler. Çocuk.. Cafer Aða. belki de bunun için onu bu ka ar seviyorum.Yaðma var mý.

hocaným. "Abam" dediði kadýn üvey annesiymiþ. o. niçin bu çocuða bakmýyorlar? ihtiyar kadýn. Vücudumun hareketlerine tuhaf bi oynaklýk..Anlatýþýna göre. bu. Ders verirken gözlerim gayri ihtiyari ona dönüyordu. gözlerini önüne indirdi. kimsesiz küçük bir kýzdýr. ikinci karýsýný b aldýðý için tekaüt olduktan sonra beþ on kuruþ tekaüt aylýðý sayesinde geçinip gidiyorlarmý Hatice Haným'a dedim ki: . Bu küçük kýz. bana n k. O. eski þenliðini tekrar bulmaya baþlýyordu. Minimini ellerini tuttum: . bütün kýzlara sorduðum gibi.O kadar baktýklarýna þükür. 'dedi.Abam var hocaným. Bir kuþ hafifliðiyle yerinden atladý. Babasý ihtiyar bir orman memuruymuþ. inci eriyle bana gülümsüyordu. (Munise.. Benim. Bu çocuk kimdi? Birdenbire nereden çýkmýþtý? Elimle iþaret ettim.) .Yanýma gel bakayým. bilmede li yaraya dokundum. B . Hafifçe çenesini okþadým. dedim.Annene ne oldu? Küçük kýz.Bendim hocaným. vakti pek fena deðil. lacivert gözlerinde dudaklarýma sürünürcesine hissettiðim bir muhabbet lik hissini ben. dedim. söyleþime hareketli bir ahenk geliyordu.Niçin kaç gündür gelmedin? . sesime. hocaným. burada iþittiðim seslerden o kadar baþkaydý ki.Evet. Yuvanýn soðuk neþesizliði içinde baþýný kanatlarýnýn arasýna saklayarak titreyen hasta ve k avaþ canlanmaya. O da bana bakýyordu. En arka sýranýn ucunda. ömrümde ilk defa bugün duydum. mektepte yaptýðým gibi. saçlarý darmadaðýnýktý. bembeyaz dene cek kadar uçuk sarý saçlý. Bundan sonra gelirim. birkaç dakika kendimi baþka yerlerde. Munise.Dün akþamüstü türkü söyleyen sen miydin Munise? Bir gün evvel civar bahçelerden birinde ince bir çocuk sesinin türkü söylediðini iþittim. sýçraya sýçraya yanýma Yavrucak. . Munise hakkýnda Hatice Haným'dan pek az þey öðrenebildim. o dakikada kendimi tutmasaydým. Yalnýz yaþamaya mecbur olduðuma göre. temiz istanbul telaffuzlu ve inanýlma ak kadar tatlý sesiyle: . bu mektepte mi okuyorsun? . bu çocuðun kalbinde. son derece fakirdi. baþkasý olsa sokaða atardý.Senin annen yok mu? . kýr zisi gibi gülen diþleri. ona da: . . Derse baþladýðýmýn.Senin adýn Zehra mý küçük.Üçüncü sevdiðime gelince. Fakat. Çocuðu yerine gönderdikten sonra derse baþladým. iþimiz vardý. bana ýlýk bir ilkbahar güneþi gibi tesi . ablaya aba diyordu. kývýrcýk kirpiklerinin arasýnda iki lacivert göz parladý. çektiðim ýstýrap beni aðlatmamýþtý. . adýný anmak istemediðim vefasýzlýk memleketle anmýþtým.Sen. melek gibi güzel çehreli bir kýz çocuðu.Benim adým Munise. Bana öyle geldi ki. kaþlarýný çattý: . Ayaklan çýplak. 192 Reþat Nuri Güntekin Korka korka baþýný kaldýrdý. Zeyniler'de.Abam göndermedi hocaným. utana utana baþýný salladý: . .Yüzüme bak küçük. inci diþlerinde tatlý bir gülümseme. Arkasýndaki rengi kay sma entarisinin yýrtýklarýndan beyaz. beni hýçký-rý hýçkýra aðlatacaktý. baþýmý pencereye dayayarak gö apamýþ. nazik teni görünüyordu. yoksa Ayþe mi? dedim. duru beyaz tenli. Türkü söyleyen bu küçük kýzdan baþkasý olamazdý. galiba beþinci rirken birdenbire kalbim tatlý bir heyecanla çarptý. bari böyle bir küçük kýzým olsaydý! Yazýk. sustu. . Karlar içine gömülmüþ kuþ yuvalarýna düþen sarýþýn bir ýþýk parçasý. ailesinin hali. bu yarý çýplak çocuðun gözleri. Ken- ÇALIKUÞU 193 dimde bir fevkalâdelik hissediyordum. . Daha ziyade ýsrar etmeyerek baþka bir þey sordum. öyle tatlý. dedi.

Niçin? . Bu dokuz yaþýndaki yaramazýn kahramanlýðýný unutamayacaðým. Aklým baþýmdan gitmiþti. Munise'yi yarý baygýn bir halde kuca dým. Acaba nerede? Yok. arkadaþlarý pek iyi bir gözle bakmýyorlardý. Sýnýfta onu daima kendilerinden uza orlar.F 13 194 Reþat Nuri Güntekin . Çocuk. o gün. bir ördek gibi çýrpýnýyor. Kalbimin izli bir pýnar kaynýyor gibi. Hepinizi çeserim! Kýzlar.Bu kýzýn annesi fena kadýn. Ben. bu sarhoþluðu bir kere daha duydum gibi geliyor. durgun bakýþlý kýzlar. herhalde eski bir rüyanýn hatýrasý olmalý. Bu güzel. aðlaya aðlaya köþeden köþeye kaçýy oynunu saklamaya çalýþýyordu. 196 Reþat Nuri Güntekin . Kendimi havanýn boþluðu içinde uçar gibi görüyorum. kýzýn küçük yüzüne deðil. . nince delikanlýlar daða kaldýrmýþlar. fýrsat buldukça gizli gizli canýný yakarak aðlatýyorlardý. yaralý ceylaný kovalayan av köpeklerine dö acaklarýnýn üstünde sert bir çeviklikle sýçrýyorlar. aklýmda kalmadý. Sýnýfta onu okþadýðýmý. çeþmeden akan sularýn bi na getirdiði çamur bataðýna girmiþ. gözlerimi uzaklara dikerek düþünüyodum. Hatice Haným. bahçe görenler fena fena bakýyorlardý. kýzým. Bu çocuða. silik hayalde. hemen on dakika. yapmayýn!" diye ya um ve kendimi göstermeden pencereden baktým. beþ yýl evvel mi ne. Bana öyle geliy ki. abam tahta sildirdi. ayaklarý. o. bütün vücudumu. nered Ne vakit? Bu. Talebelerimi. çeþmeden aðýzlarýna su dolduruyorlar. Ah. ona eski entarilerimden birini alelacel e küçültüp dikerken. göðsüme sýcak bir þeyler iniyor.Gavurun kýzlarý. Kollarý. kollarýmda sýkarken duyduðum þeyleri söylemek mümkün deðil. baygýn bir lezzet sarýyordu. Etrafýmda saçlarýma sürünerek akan bir yaprak seli var. be. Kýzlar. Küçük Vehbi.Daha ne yapsýnlar? Öyle kadýnýn çocuðuna diba kumaþlarý giydirecek halleri yok ya. Ben. bunlarý yazarken kalbim duruyor. Vehbi. Biçare. sað ayaðým merdiven dan birini çökerterek içine geçti. Küçük kýza karþý duyduðum sevgiyi gizleye-memiþtim. bir jandarma mül u kýzcaðýz daha pek küçüktü. biraz ihmal ederek Munise ile meþgul oldum. ýlýk.Olabilir. için için aðlamakta devam etti. O aðýr ve korkak tavýrlý. küçük kýzý. bu uzak.Abam çamaþýr yýkattý. e'yi kovalayarak bu suyu üstüne püskürtüyorlardý. kendi gibi küçük. bahçeye çýktýðým zaman muharebenin þekli deðiþmiþ b e'ye. býrakýn kýzý. fakat çetin bir yardýmcý çýkmýþtý. benim kalbimin içine sýzýyor. bu hücum karþýsýnda gerilemeye mecbur oldular. hasýlý kötü oldu gitti. abama odun toplayýverdim daðdan. Öyle koþuyordum ki. ama bu çocuðun ne kabahati var? Çalýkuþu . beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýný temizledim. odama götürdüm. yüzü çam imsiyah kesilmiþti. Sorduðum vakit: . Küçük kýzý kâh köþede sýkýþtýrarak. "Ne yapýyorum ben size. leþ kargalarý gibi vahþi çýðlýklar kop ardý. yok. Ondan sonra. rüy aklýn almayacaðý þeyler var. Çünkü. kýzlarýn yaygaralarý arasýnda keskin bir düdük gibi ötüyordu .. gibi cevaplar riyordu. Fýrtýnalarla örselenmiþ za baklara benzeyen. onlardan dökülen damlalar. Bir gün Munise'nin mektep bahçesinde aðladýðýný. Bunda biraz benim de kaba im vardý. ÇALIKUÞU 195 Munise'ye hücum edenleri korkunç bir çamur yaðmuruna tutuyordu. ince sesi. her gün mektebe gelemiyordu. yavaþ yavaþ emniyetini kazanýyordum. Çocuðun. ben ömrümde böyle þe k defa hissettim. Fakat acaba nerede? Ne vakit? Þimdi. gözlerimi ýs mi kesen. kâh toprakta yuvarlayarak avurtlarýný þiþi-rerek arý açýk býraktýðý göðsüne fýþkýrtýyorlardý. dedi. bu gözyaþlarý. güzel vücudunu. Ben. Evet. Deli gibi odadan fýrladým. Munise. zabit de onu býrakýp baþka memleketlere gitmiþti.

Muhtar Efendi de iþ ki: "Ben onu ilk gördüðüm zaman pek gözüm tutmadýydý ama. Munise. kendimi iþsizlik ve yalnýzlýðýn müzmin melali için. ne düþünerek sandýða kaldýrmýþ. ben de ona acýyorum. Bir hafta evvel bahçeye. pek bilmiyorum? Fakat. baban sana acýmýyor mu? Cahilliðime acýr gibi. öyle hissediyor um ki benim hakkýmdaki fikirleri biraz deðiþti. tabii teþekkür ettim. 198 Reþat Nuri Güntekin ilk günlerde o kadar sade giyinmeye alýþtýðým halde yine beni fazla süslü bulduklarýný. Galiba biraz da benden utanýp çekiniyorlar. onu kovmaya uðraþýrken. yarýn küçük a dair havadis isteyeceðim. zannederim ki. Bir iþi olursa bana haber versin.O bana acýyor. Köylü komþulardan bazýlarý ara sýra bana misafir geliyorlar. Bu bulaný un gözlü. hal diklerini anlýyorum. uzun siyah çoraplarýna bir yabancý i korka korka bakýyordu. dedi. kýsa etekli lacivert entarisinden. Bunlar. Sonra süsün bu derecesini günah sayanlar. Pembe bir kurdele ile i an örülmüþ saçlarýna. bu elbiseleri kim bilir. sýk sýk ziyaretime gelen bir ehemmiyetli þahsiyet daha var: Köyün ebes . abasýný bir türlü memnun edemez. muhtarýn karýsý birkaç defa da taþ atmýþtý. çoktan öðrenmiþ. Ýkimizin de elimizde bir þey yok ki. ýslak gözleriyle derin derin yüzüme bakýyordu. Bebek oynar gibi seve seve. Çocuk iki gün sonra a içinde mektebe geldi. çocuðu annesinin gittiði fena yola sap bir teþvik addedenler de bulunmuþ. Üvey annesi. komþunun ineði girmiþ. geceli gündüzlü didiniyorum. Haným h uyor. þimdi bana daha cana yakýn geliyorla Ben mi onlara alýþtým. sevine sevine uðraþarak Mu-nise'yi süsledim. Ben. karanlýk ruhlu çocuklar da biraz düþünce. her gün birkaç k miþ. Fakat birçok kimse de memnun kalmamýþ. ikisinin de tesiri var. yoksa usanmak bilmeyen gayretim sayesinde onlar mý yavaþ yavaþ yola elmeye baþlýyorlar. Vakitsiz ve haksýz bir mihnete uðramýþ bütün çocuklar gibi. hele gülmeyi bilmeyen þeyler. bu kadar merhamet ÇALIKUÞU 197 fazlaymýþ. Þimdi.bir kedi yavrusu gibi eteklerime sokuluyor.. en küçük ka ktan düþmüþ.. Hatta tup yazmak. 30 Kasým Mektebe günden güne daha fazla ýsýnýyordum. yine muhtarýn karýsý gelmiþti. Hatta. Evvelki gün. Evet. Zeyniler. pembe kurdelesinden. hatýrlarýný hoþ etmeye çalýþtým. Hele üç günden beri hiç görünmedi. konuþmaktan pek hoþ yan. entari biçip dikmek gibi hizmetlerde bile bulundum. Dayanamadým: . ü hrýný hep o çekermiþ. Burada beni beðenen. yabancý bulduðum çocuklar. Munise. Abasý onu bir temiz dövdükten sonra ahýra kapamýþ. Munise. Anasý daðlarda gezen bi avrusuna. mektebe pek seyrek uðruyor. bana. Bu sözleri söylerken. fildiþleri gibi beyaz teninde mor lekeler. çürükler gösteriyordu. Bunlar da. Muvaffakiyetsizliðe uðradýkça meyus olmuyorum. derin derin yüzüme baký seyerek: . siyah çoraplarýn dan hevesini alamadý. Çok çalýþýyorum. Bakalým. ilk günlerde o kadar vahþi. sevinçten kýpkýrmýzý oldu. Viran dershane adeta temiz ve sevimli bir þekil aldý. iki elini açarak bu minimini avuçlarýndaki le bir göstermesi vardý ki yüreðimi eritti. bir parça yaþamak zevki uyandýrdýðýmý h orum. onlara elimden geldiði kadar sevimli görünmeye. he p o dayaðýn izleriymiþ. Onlardan ziyade kendim için. öyle bir göðüs geçirmesi." Bu iltifata. Allah için iyi kýzmýþ. Kocasýndan bana selam getirdi. Hatta. Sonradan anladýðýma göre. lacivert yünlüden kýsa entarisine. onu bir parça süslemeye de muvaffak oldum. bir el nasý içinde kendisini gösterdiðim vakit. Ýki gün kuru ekmek kýrýntýl memiþ. Munise'nin süsü günlerce Zey-niler Köyü'ne dedikodu sermayesi olm benim iyiliðimden hoþlanmýþ. Küçük kýza. Böyle olduðu halde.Peki Munise dedim. Zavallý Munise. Munise'de de büyük bir insan ha Benim daha bir iki aydan beri anlamaya baþladýðým bazý þeyleri o.

durduðu yerde bir çay semaveri gibi fokurdamaya. herhalde baþka yerli bir kadýncaðýz k ze olmasý da bunu gösteriyor. bir gün odada yalnýz bulunduðumuz halde baþkalarýna iþittirmekten korkuyormuþ g . hangisi olduðunu söylediði vakit hayretten donakaldým. bugünkü ziyaretten asýl maksat bu deðil. Munise'nin annesi için merhamet ve müsamaha ile dolu þeyler da baþýný sallayarak: . ona veriyoruz. bu kýzýn gelin olacaðýný anlatýrken kendi kendime: "Eyvah. En büyüðü on iki yaþýnda. manalý manalý göz kýrparak bana ümitler veri riayet edersem Hafýz Efendi'ye zevce olabilmek þerefine layýk gö- ÇALIKUÞU 199 rüleceðimi anlýyorum. havadan gelen bir sesi dinliyor gibi yap týktan sonra. Gülmemek için dudaklarýmý ýsýrarak: . ne o güzelim tabut. karmakarýþýk saçlarý. acayi p sesler çýkarmaya baþlar. Bana mevlit okumayý bilip bilmediðimi sordu. Ebe Haným'ýn bir hafýz oðlu varmýþ. bahçenin ortasýnda. Sýnýfýmda yedi. sesim yok. bahçede de herkese uzak durur. Burada bir ço met var. Kendisine göre. bu çocuðun hasta olduðunu anlamýþtým. Fakir bir kýzc ediyorlarmýþ. beni epeyce eðlendiriyor. Zaten bu kýz. eski âdetler kalktý ama. Anlayamadýðým cihet þudur ki. onun için birdenbire hatýrlayamadým. söylediklerimi baþkasýna söyle gömerler diye. balmumu gibi renk de yine o renkte çilleri. Komþular sevaplarýna bir iki tencere ile yatak tedarik etmiþler. bu saye de epeyce para kazanýrmýþ. þüphesiz bir oyundur. Aman kýzým. yahut dersi okumak lâzým geldiði vakit birden dik. meraklý ve eðlenceli þeyler öðretiyor. Zehra'ya gelin elb . benim yabancýlarýmdan da deðilmiþ. Bu sene Allah nasip ederse hafýzý evlendirecekmiþ. yahut sekiz tane Zehra var. köþeye oturduðum zaman on beþ yaþýdaydým da. biçarenin vah haline. Ebe Haným. Ebe Haným. teneþir ilahilerine ne o neþeli cenaze oyunlarýna iþtirak eder. Anlaþýlan bu köyün düðünlerinde çalgý yerine mevlit okuyorlar. Fakat Ebe aným. Mesela. hesap ve ezber derslerinde sýnýfýn en kuvvetli talebes r. bana teessüf etti. Sonra. Sýnýfta olduðu gibi. on iki yaþ küçük mü? Ben.Zehra. birkaç günde bir. Dedikodu yapýyor zannetmesinler diye fazla þey sormaya cesaret edemiyorum. gözlerini belertir. bilmem neden. Zehra.ilahi kýzým. Mamafih. dedim.Kim bu kýz. Günahýný o çeksin. daha dönmemiþ.Nazife Molla. Kadýncaðýz. Zehra o e þevke gelir de Çoban Mehmet'e bu oyunu oynamaya kalkarsa. ben onu seyrederken titreme ye baþlarým. yahut Ayþe olmayýþýna göre. o papaz kocasýnda. dedim. Fakat. Ebe Haným? . Eski hocahanýmlardan biri gayet güzel mevlit okur. Bu ramazan B'ye cer-re gitmiþ. Ebe Haným. bana." Komþum gittikten sonra. kendi kendine oynadýðý bir oyun vardýr ki. Bunu iþitince hayret ettim: . aðýzýný kulaðýma yaklaþtýrdý. Hiç deðilse bir dilim ekmek yedirir. bu öksüzün kimseciði yok. Fakat köy h akkýnda bana. aðzý köpürü eye baþlar. dedim.Benim çocuklar arasýnda gelinlik kýz yok ki Ebe Haným. çok anlayýþlý ve incel ar. Fakat onun. korkunç bir sesle baðýrmaya baþlar. fakat bir þey anlatmak. N la güldü: . Bu. gelini köþe oturtmak için benden de bir eski entari istiyorlarmýþ-. Þimdi. Zehra. eski elbiselerimden birini daha buldum. Çoban Mehmet'le evlenecek Zehra. bu sabah yine gelmiþti. Yakýnda bi r düðün varmýþ da. sýrasý düþtükçe hafýzý methediyor.Bilirim ama. sonra ilave etti. kýrmýzý saçlarý kabarýr. mektepte talebelerimden biriymiþ. daracýk alnýyla bir hizada korkunç gözleri vardýr. Ebe Haným. insanýn rüyasýna girse korkutacak kadar acayip bir mahl uk. Epeyce kârlý bir iþ bulm i. Daha ilk görüþte. beni ötekilerden z de dehþetlendirir. bu cezbe hali artar. sokakta kaldý. Hasýlý bu kadýn. Adý Zehra. 200 Reþat Nuri Güntekin Sýnýfta hiç konuþmaz. Kýna renginde çalý gibi sert. .Kabahat. bana rdi. bir nevi delidir.

buldum. biraz evvel kendi elimle tarayýp süslediðim baþýyla. Zehra. B nim vaktiyle bir düþmaným vardý ki. ç . galiba. pek eðlendim. Dikkat edince. Ne iyi þey. Öen. dün gece muhtarýn evinde gelin oldu. en dertli günü oldu. Bunun bir el olduðuna inanamýyor. yüzüme bakt eldik. Meðer. Munise. yumuþak ý þeylerin içinde yuvarlanmakta bulduðum neþe ve zevki hiçbir bayramda bula . Bahçed temiz. Ne çare bu zavallý kýza biraz çeki düzen vermeli. kuv vetle sarsarken aralarýndan karlar dökülmeye baþladý. ayrýca bir kýna gecesi yapýldý. Burada kar. gittikçe artýyor. Ortada dönen sözlerden. Aralarýnda. hemen hemen güzelce bir kýza dön t. Muhtarýn karýsý güzel bir sofra hazýrlamýþtý. için için nefret ettiði insanlara karþý ne tatlý intikam vesileleri bulur. b a'dan ziyade. uyandýðým vakit. Hiç olmazsa Çoban . zurna çaldýlar. "istanbullu Hocaným"a gösteriþ yapmak için göze alýndýðýný anlaþýlýyordu. ocaðýn yanýnda bir çamaþýr s nuyordum. O kadar ki. 15 Aralýk Bu sabah. Çoban Mehmet. etrafýmda bir eksiklik var gibi geldi. uzun bir kerevetin þiltesi üzerinde sýral en hâlâ onlar gibi baðdaþ kurup oturmasýný beceremediðim için. utangaç köy delikanlýsýnýn gözlerini yumarak öptüðü eller arasýnda benimki de demek. öyle gizli bir komedi geçti ki. Geceleri bahçede. hocanýným da elini öp!" diye beni gösterince delikanlý. Zeyniler. fakat. 17 Aralýk Kar. bir bakýma ana demek olduðu için bu lazýmmýþ. Tahta kepenk-ler fazla mukavemet etti ve ben. Kadýnlar arasýnda da. Gözlerini bir türlü yerden ayýrmaya cesaret edemeyen Çoban Mehmet. evvela beni görmemiþti. l Aralýk Zehra. çobanýn parmaklarýmý tutmasýyla býrakmasý u.isesi dikmeye baþladým. Haným köþeden: "Mehmet oðlum. benim için. ÇALIKUÞU 201 Benim hediye ettiðim gelin elbisesi köyün ihtiyarlarýna yine fazla alafranga görünmüþtü. aptal aptal bakýyordu. Bu el öpme-merasiminde.' Adamcaðýz. Muhtarýn karýsý Haným baþta olmak üzere. ÇALIKUÞU 203 Zeyniler. utan nýma geldi. Ben ciddiyetle elimi Uzattým. Daha fenasý. Gece. hiç unutmayacaðým. Kalýn fanila yakalar içine sakladý ynuna haberi olmadan kar doldurur. Buna mu kabil genç kadýnlarýn aðýzlarýnýn suyu akýyordu. Öteden beri kar. duvak yerine yeþil atlastan bir nevi torbanýn içine sokm uþ olduklarý için. "Münkir. gelinin bulunduðu odaya doðru götürdüler. Hatice Haným'dan iþitmiþtim. bir iki pehlivan güreþtirdiler. soðuktan kýzarmýþ dudaklarýyla titrer ve renkten ren ge girerken neþeden çýldýrýrdým. Sonra insan. 202 Reþat Nuri Güntekin El öpme merasiminden sonra. Dün gece. elimi tekrar tuttuktan sonra dayanamadý. adeta tanýnmayacak bir hale gelmiþti. Bu kaba saba. demek yapraklarý bile siyah görünen bu karanlýk ve can sýkýntýsý niem baharý kýþ aylarýnda baþlýyor. Mevlit okutuldu. bu gece kar baþlamýþ. "Kýzgýn topuz" gibi kelimeler geliyordu. geline haset edenler b yordu. Pencereyi açmak için yataðýmdan kalktým. Zeyniler. mahzun olmasýn diye köyün meydaný davul. Ku ftan: "Yarýn ahi-ret". yeni açýlmýþ badem çiçeklerinden daha güzel bir þeydir. Çoban Mehmet'e gelini teslim etmeden evvel gülünç bir el öpme merasimi yapýldý. utanýp sýkýlmayý býrakarak. bir kere yaðmaya baþladý mý. bura âdetlerince. o. Bugün hayatýmýn en acý. yeni e sesi. beþ altý ihtiyar kadýn. güldüðümü belli etmemeye ç vladým" dedim. damadý. daha ilk geceden onu býrakýp kaçmasýn. bir kabahat yapmýþ. yollar kapandý. Sabahleyin talebelerim bana fena bir havadis g tirdiler. kendisini. babasý odunla dövmek için üstüne yürümüþ. çoban üzerinde ne tesir yaptýðýný göremedim. nekir". kardan çok korkardý. Zeyniler. tam bu esnada ocaktan yüzüme vuran kuvvetli biy çýra aydýnlýðýnda güldü dakikadaki þaþkýnlýðý kadar ömrümde gülünç bir þey gördüðümü hatýrlamýyorum. çocuklardan birçoðu mektebe gelemiyor. nisana kadar bir daha lkmazmýþ. mahzun bir ninni sesiyle akan çeþme durmuþtu.

artýk konuþmaya baþlamýþtý. soluðum kesilmiþ. . Niyetim Hatice Hamm'ýn odasýna uðrayarak onu uyandýrmaktý. omuzlarýma bir örtü alýp a adým.. çocuk görünmemiþ. ihtiyar kadýn b r kere daha seslendi. hangi acý ile için için aðlýyordu? Ah. Hayata zalim ve haksýz bir þey diyenlere ilk defa inanýyor. bu rüzgâr sarsýntýsýndan baþka bir þeydi. Vehbi ile sýk sýk bana havadis gö deriyordu. köyün bir ambara kaçarak samanlarýn arasýna girmiþ.eresinden kendini bahçeye atmýþ. Muhtar Efendi. Bereket versin. Kollarýmda içini çekiyor. * Kaç saat geçtiðini bilmiyorum. açýk sarý saçlarý kim bilir. sarý saçlarý bileklerimden dökülerek. ben sesi tanýmýþ. Fakat o da bu sesi iþitmiþ. kollarýmda baygýn gibiydi. Munise'nin hâlâ bulunmadýðýný anlat morarmýþ avuçlarýnýn içini gösteriyor. Munise. Yataðýmdan doðrularak kulak verdim ve geceni bir insan iniltisi iþitir gibi oldum.. Hemen yataðýmdan fýrladým. Hatice Haným erkek gibi kalýn sesiyle: "Kimdir o?" diye baðýrdý. baþým ateþler içinde. Mezarlýk tar afýndaki kapýyý vuruyorlar gibi bir ses iþitmeye baþladým. fakat saatler geçtiði halde. Kollarý boynumda. b nra kapýya gelip yalvaracaðýný zannetmiþler. kendine gelir gelmez ilk sözü "Bir parça ekmek!" diye yalvar ak oldu. nerelerde gömülü. omþulara haber vermiþler. Samanlar insaný yatak gibi sýcak tutuyormuþ. Biraz evve ayata gösterdiðim emniyetsizlik için. karanlýðýn han lardan kalma bir ýþýk parýltýsý gibi titriyor?. "Munise" diye haykýrarak demirlerine sarýlmýþtým. Zavallý küçük kýz. ya canavar paraladý!" diyenler oluyordu. ihtiyar kadýnýn elindeki mum birdenbire Karanlýkta. elin bir mum parçasýyla taþlýða çýkmýþtý.. bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir þey muyor. biraz sütümüz vardý. Munise'yi en sevmeyen arkadaþlarý bile ona acýyorlardý. Sesim. Dün akþam. küçük bir vücut düþtü. Hatice Hamm'ýn mangalýnda ýsýttýðým fanila ovuþturmaya baþladým. karlar ve karanlýklar içinde uzun müddet kalamayacaðýný. at. kim bilir. kollarýmýn içine buz gibi olmuþ. Kapý açýlýr açýlmaz içeriye karlý bir rüzgâr doldu. Kapýyý birdenbire açmaya cesaret edemedik. aydýnlýk. Hatice Haným. ÇALIKUÞU 205 Çocuðu soyduktan sonra kendi yataðýma yatýrdým. içim ümitsizlik çöktü. Vehbi. Akþama kadar her yeri aradýlar. oc aðýn kýzýl akisleri içinde birdenbire öyle munis ve mesut bir yuva olmuþtu ki. bugün çok acýkmýþ. bu fýrtýnada baþka köy bir yerde soðuktan donup öldü. Bu göz gözü görmeyen tipi altýndaki günün siyah bir duman gibi inen akþamýyla beraber. tekrar mumunu yakmaya uðraþýrken. gözlerine fer gelmeye baþlýyordu. Onun için lemiþ. kaþlarýný çatarak "Gitti fakir kýzcaðýz.hýçkýra hýçkýra að Son kuvvetini tükettiði anlaþýlan Munise. ben onu göðsümde sýkýyor. 204 Reþat Nuri Güntekin Dýþarýda fýrtýna gittikçe artýyor. Fakat. üvey annesinden çok korkmuþ. Rüzgârdan baþka ne olabilirdi? F yýr. bu gece ncittiði için lambamý söndürdüm. rüzgârýn gürültüsü içinde ince bir sesin inlediðini iþittik. Dýþarý çýkarsa tutup yine eve götüreceklerini biliyormuþ. Çocuk. O vakit. Hatice Haným: "Sen kimsin?" diye baðýrdý. þu çocuk gözlerindeki minnet! Dünyada. Zaten gürültü de kesilmiþti. Hatice Hamm'la onu ýsýttýk ve kaþýk kaþýk çoc dýk. ona isyan ed rdum. bugün büyük bir erkek kadar ciddi ve telaþlýydý. viran bir gemi teknesi gibi sallanan bu sefil ve karanlýk oda. kurtlar ye Akþama doðru Vehbi'nin bu þüphesi büyüklere geçmeye baþladý: "Çocuk. sorduðum suallere aðýr aðýr cevap veriyordu. pencere kepenklerini zorlu hücumlarla sarsýyordu. Küç ne kadar ehemmiyet verdiðimi bildiði için. Dakikalar geçtikçe Munise'nin yüzü kýzarmaya. erkenden yataðýma girdim. saçlarý d nin içine karlar dolmuþtu. Fýrtýna içinde. Yüzü mosmof. insan böyle hallerde zaman hissini kaybediyor. kim bilir. Cevap yok. Köy delikanlýlarý ellerinde yanar çýralarla sokaklara dökülmüþler reye gittiðini anlamak bir türlü mümkün olamamýþ. kendi kendime utanýyordum.

ÇALIKUÞU 207 Zeyniler. evlerine istemiyorlar. Bütün gün "Hocaným mutlak bana ekmek verir.Zavallý çocuðun en büyük ümit yeri benmiþim. Yarýn sabah Munise'yi yine eve götürmek lâzý içimde sönük bir ümit yok deðildi. sarý saçlarýnda ocaðýn mesut kýzýllýklarý ti . duygularýmý sözle anlata tlaka karþýmdaki-nin boynuna sarýlmak. ilk neþesinin sönmeye baþladýðýn um yoktu. iþte bunlarýn hiçbirine hacet kalmýyor. kalbime gömdüðü inileri öldüren sen olduðun halde bu gece. mesut olduðum vakit. gözlerini kapadý. sevinçten nasýl çýldýrmadýðýma hayret ediyorum. Aðýr aðýr baþýný salladý: . Sözümün sonuna gelirken yüreðim çarpýyor. Çünkü ayný korku bende de uyanmýþtý. Olmazsa eline beþ. baðrýma basayým. O "Peki!" derse babasýný da razý ederiz. bir akþamüstü. litreye tit uzatýyor. fakat e kucak kucaða öldüler. düþünüyordu. hayatla barýþtým. bu satýrlarý yazarken.Babasý zaten öteki çocuklara bakmaktan âciz. edebilecekleri itirazlara cevaplar bulmuþ.. gözlerim kararýyord lmayacak bir þey için yalvarýr gibi ellerimi kavuþturdum: . galiba gözlerimi uyku tutmayacak. Onlarý. onu öpmek ve hýrpalamak isterim. akþamki vakayý anlattým.Pekâlâ kýzým. iyi olur. bakalým bir iki yerde ümidim var. Bu çocuðu.Fena olmaz. Ýhtiyar kadýn. dedim.. hiçbir þeyden korkum kalmayacak. bunu bir zamanlar baþka küçükler için ümit etmek çýlgýnlýðýna kapýlmýþtým. Cevap vermeden Munise'yi g . 206 Reþat Nuri Güntekin Munise'de neticesiz bir rüya uyandýrmaktan korkar gibi yavaþ bir sesle Hatice Haným'a de dim ki: . hakikaten sevap iþlemiþ olursunuz. anacýðým!" diye aðlamaya baþladý. ne fýrtýn ne sefaletten. Çocuk. sakalýný çekiþtirerek bir zaman düþündü. senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum. Artýk. Muhtar Efendi. . . ihtiyar adam. biçare e ziyan olacak. boynumu büküyordum. Kendime evlat edeyim. onu kendime evlat etmek istesem razý olurlar mý? Benim de kimsem yok. Görüyorsunuz ki. dedi. baþkalarý gibi deðildim. yüreklerini r e geçirmek için zihnimde adeta nutuklar hazýrlamýþtým. çocuðun parlak gözlerine bir gölge düþtüðünü. Müh208 . Çok sevindiðim.Daha bulunamadý ama. Biraz sonra. mesut edec eðim. edi. Yarýn muhtarla konuþalým. Her þeyi tekrar seviyorum. sonra: ." d avutmuþ. Ben. Ara sýra derin derin içini çekiyor ve dolu dolu öksürüyordu. Ben. on kuruþ da veririz. Vermeyip de ne yapacak. Kâm-ran. yataðýmda. bu zavallý küçük esiri kurtarmaktan daha iyi bir yere sarf ed bilir miydim? Fakat. Sabahleyin Hatice Hamm'la beraber muhtarýn evine gittim.Demek Munise'yi bana vereceksiniz? . Bu kadar kolay ele geçireceðimi Akþamdan beri saatlerce düþünmüþ. Munise için h avadis sormaya geliyorum sandý. O dakikada. Çok güzel bulduðumuz için. Acaba ben. 18 Aralýk Bu gece yine. Daha olmazsa annemden kalan birkaç p mücevheri verecektim.Mademki bu kýzý. gibi sözlerle beni teselli etme ye baþladý. gözlerini ocaða dikmiþ. Munise bir canlý oyuncak gibi kollarýma býrakýlýyordu. Munise.Bu küçük kýzý bana verin. Ben. Vallahi bu çocuða kendi evladým gibi bakarým. Ben. ömrümde bu kadar güzel bir ümit sözü iþittiðimi bilmiyorum. Acaba ermezler mi? Bu çýlgýn arzum. Onu. bana býrakýrlarsa ne kadar mesut olacaðým Yarabbi! O vakit ne geceden. Hastalar gibi mesut olanlara da ge celer öyle uzun geliyor ki. Hatice Haným'ýn dudaklarýndan çýkacak kelimeye baðlýymýþ gibi. kendi elimle büyüteceðim. Ben. ellerimi öperek "Anacýðým. hiçbir zaman elimize geçmeyec karþý duyulan o ümitsiz ümit.

* Zeyniler'in. onu yanýma almakla bir fedak iðimi sanýyor. Akþamdan evve . Geldiðinin ikinci günüydü: . bilâkis. bu ad amý fena çehreli. iki saat sonra.kapýlarý. dedim. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrarak bana bakýyor. buna hayret etmiþtim. abacýðým. derslerimden artakalan bütün saatlerimi Ona ne biliyorsam öðretmek istiyorum. diyorum. Çocuðu mesut etmek mden geleni esirgemeyeceðimi. Bazen. Ben. aðza alýnýnca eriyen fondan þekerleri gibi bir þey oldu. Bu küçük kýz. çocuðu elinden tutarak bahçeye çýkardým.Haydi artýk içeri gîrin. dudaklarýna sürmeye baþlýyor. nasýl anlatayým. her sözünde ince bir sevimlilik var. Munise. ufak tefek. Hacý Kalfa'nýn Mirat' eksin. bir asilzadeye benzedi. O vakit ben de onun nazik bileklerini ellerimin içine alýyorum. üstümüze beyaz çiçeklerini döken kocaman bir yasemin Zeyniler. gökyüzü bana.Olur mu abacýðým? . undan eminim.. minimini parmaklarýný birer birer öpüyorum. asýl iyiliði kendisinin bana ettiðini bilmiyor. batýdan doðuya gibi göründü.Çalýkuþu! Sen. derken tatlý tatlý sýrýtýyordu ÇALIKUÞU 209 Üþümek mi? insanýn içinde güneþ yanarken üþümek mi? Bu akþam. son derece minnettar. mezar taþlarý arasýnda top muharebesi yaptýk. þimdi sebebini anlamaya baþlýyorum . Munise ile sevincimizden odalara. Hatta.Niçin olmasýn? . Munise'nin annesi herhalde dedikleri kadar adi olmayacak. sýðmýyorduk. Tatlý tatlý gülümseyerek yüzüme bakt .Yalan mý? Koskoca kadýným ya. par ehdit ederek: .Reþat Nuri Güntekin tar Efendi de o dakikada iþte böyle bir tehlike geçirdi ve sadece buruþuk elinin bir def a öpülmesiyle benden kurtuldu. üþüyeceksiniz.Seni þeytan seni. bir içim su. adeta izzetinefsime dokundu. Fakat. Aksaray'dan bahsetti Munise'yi bana vermeye razý oluyordu. Kahkahalarýmýz.Sen. her þeyi öðreteceðim diye Munise'yi Allah esirgesin. Evvela. Kar. . karýþýk bir rüyayý anlatýr gibi tereddütlerle Sarýyer'den. Zeyni Baba'nýn kandillerini yakmay inceye kadar gezdik. . Zavallý küçük. kendi kendime güleceðim geliyor. küçüksün. birbirimizi kovaladýk. Her halinde. ellerimi tutarak yanaklarýna. fakir. diye tekrar ettim.. Neþemiz. bu elbise nde..Munise. karanlýk mektebi bugüne kadar.. sana nasýl anne derim? Bu sözü.F. Çocuk bana. saça lardan uyuþmuþ kuþlarý uyandýrýyor gibi tavanlardan þen cývýltýlar geliyordu. pencereleri ka ak ona bir parça dans bile öðretiyorum. böyle bir bayram. alýklý düþkün bir ihtiyardý. birdenbire. Neden ben küçük olayým? Ben yirmi yaþýný geçmiþ koskoca kadýným. onu daima kendisine göstereceðimi vaat ettim. Çalýkuþu . Munise'nin babasýyla beraber mektebe geliyordu. hasta olacaksýnýz. istersen bana anne de. daha iyi olur. korkunç. Günde bir saat Fransýzca ders veriyorum. ihtiyar kadýnýn çatýk yüzünü bile güldürmüþtü: . 14 210 Reþat Nuri Güntekin Bu çocuðun öyle ümit edilmeyen tuhaf sözleri var ki. dedim. Kýz. Halbuki. sofalara. Bu fakir köy çocuðu. böyle þenlik görmedi. fakat kýrk seneye yakýn bir zamandan beri memleketini görmediði ni söyledi. ara sýra -köyde duyarlar da bizi taþa gömerler. zalim bir insan diye düþünüyordum. Bazen. yavaþ yavaþ sallandýkça. muhtar. birkaç saat içinde nazlý bir küçükhaným halini almýþtý. Fakat ona çok acýdýðýný hissettim. hiç sebepsiz yanýma yaklaþýyor. Munise. resim ya ptýrýyorum. Al faniladan bir elbisem va giyemezdim. . Onu bir parça daraltýp kýsaltarak ona koket bir kostüm yaptým. bir gün evvelki þiddetini kaybetmiþ olmakla beraber hâlâ devam ediyordu. bir þey söylemeden gülüyordu. Bana. Hatice Haným. istanbullu olduðunu. 30 Aralýk Munise ile öyle canciðer olduk ki.

utana utana: . Ben. ÇALIKUÞU 211 Bunlar. kendimi güzel zannettiðimden çok güzel yor: "Feride. herhalde daha fazla iþlerim va rdý. Aynanýn içinde gülüyor. Rafýn üzerinde duran küçük aynayý aldý: .Daha iyi ya çocuðum. üzerleri mavili. diyordu. Saçlarýnýn benim saçlarým gibi olmasýn ormuþ.Kuzum. Gizli gizli gözüne s kmeye uðraþýyordu. saatlerce uykusuz kaldým. 29 Ocak Defterime. ben görmeden yolda kaybolsaydýlar. Büyük bir kararsýzlýk n oluyordum. ben senin gibi güzel deðilim ki. dedi. dün kýzara bozara benden bir ricada bulundu. içlerinde ne olduðunu bilmeden: . kimden öðrenmiþ bilmem ki? Þimdi neyse ama. Ben koket ruhlu kýzlardan öt hoþlanmam ama.. beðene beðene kendisine gülümsemesi ndirmiyor deðil. geçirdiði küçülj eliyle. Merkez Rüþtiyesi muallimlerinden Feride Hanýmefen-di'ye. Hatta. kim bilir bana neler söylemeye cesaret ediy . sen kendini bilmiyorsun. Zarfýn üzerindeki yazýyý tanýyordum. aklýma geldikçe hem kýz anneleri gibi heyecanlanýyorum..Bir þeyim yok. Elimle. dün elinde yanmýþ bir kibrit ucu da yakaladým.Sen daha gelin olacaksýn abacaðým. zalim bu mektuplarda. gel.Abacýðým sen kadife gibisin. dedi. birbirimize dilim duk. saçlarýnýn örgülerini çözerek istediði gibi tarayýp fýrçaladým. dedim. 212 Reþat Nuri Güntekin Zeyniler.Bir daha böyle bir þey söylersen dudaklarýný koparýrým. Bir parçacýk baþým aðrýyor. gözlerim karanlýða dikili. Küçük kýzý dizleri sýna aldým. bu küçük kýz! Ben. Bu münasebetsiz çocuðun saçmalýklarýna gülüyor. Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým. Senin yüzünde insan ayna gibi kendini görüyor. . Onlarý görür görmez içime bir at iðini. Fotoðraf çektiren kardeþler gibi baþ baþa verdik. defterimi benden baþkasý okuyacak deðil ya. on dört-on beþ yaþ. dedim. Munise ile oynamak benim zaten Allah'tan aradýðým þey. Hem de mesut günlerin yazýlacak nesi olur ki? Bir aydan beri derin bir gönül sükûnu içinde yaþýyordum. kimseye benzemeyen baþka bir þey var!" diyenlere hak verecek gibi oluyordum. abacýðým. Yazýk ki devam etmedi. beni buluncaya kadar elden ele dolaþmýþ. yine yüzümü okþuyordu: . Kendimi toplamaya çalýþarak gülümsedim: ..Sen. kýrmýzýlý yazýlar. . Maskara. neren aðrýyor? Yüzün sapsarý. tik tahminimde yanýlmamýþtým. Gece yataðýmda. evlenmeye kalkarsa fena. Faka t memnun görünmedi. Baþýný daha ziyade yaklaþtýrýyor. Zarflar. birkaç seneye kadar genç kýz olup çýkarsa birini bulup sevmeye. süsü çok sevmesi. Neler söylüyorum? Ah. fazlaca koket olmasý. ince þirin yüzüyle bir melek gibi güzeldi.Nafile abacýðým. Sende. bir aydan beri el sürmemiþtim. Ýkimiz yan yana aynaya bakalým.. Elimi sürmeye cesaret edemeden bir tanesinin üstündeki adresi okudum: "B. sana benzemiyorurn ki. Seninle biraz bahçeye çýkarsak geçer. duru beyaz teni. lacivert gözleri. o kadar emekle düzelttiðim saçlarýný karýþt layayým.. yanaklarýmý okþayarak: ." Zarflan avucumda buruþturduktan sonra ocaðýn yanýndaki rafa fýrlattým.Nemelâzým abacýðým. Pencereye baþýmý day dalgýn dalgýn uzaklara baktýðýmý gören Munise: . * Küçüðümün bir hali de. Yazý yazmaktan. eliyle burnumu. onun aklý baþýnda bir kýz haline getirmeye çalýþýr gibi koket yapacak. çocuðum. Bebek oynar gibi. yüzsüz.. Munise. Ýki gün evv n geçen bir posta arabasý benim için dört mektup býrakmýþ.Keþke bunlar. Kendin gib ir.Abacýðým. Munise'nin ayna karþýsýnda süslenmesi.. damga olmuþtu. hem de bir yandan hoþlanýyo um. Mektup ondan geliyordu. Munise yüz bulmuþtu. benden o kadar büyük deðilsin ki abacýðým. dedi. çocuðun aðzýný kapadým: . saçýmýn iki tarafýna teller takacaðým. Munise.

Ne bileyim abacýðým? Sevdiðinden olmasa böyle aðlar mýsýn? Bu çok bilmiþ bücürün sözlerinden ve gözyaþlarýmdan utandým. Üzülmeseydin o vakit ya l iþte. senin sevdiðin birisinden geliyor.. . . Mektuplar birer birer yanarken. Müzmin hüznüm. Ben bir þey yaptým ama. beni hasta eden bu kâðýtlara kinle.. sana mahsus öyle söyledim. nefretle bakýyordu. titriyordu. karþýmý re olan bir insan varmýþ gibi susuyorduk. Oda karanlýktý. evlatçýðým. . * Onu ancak çocuðu uyuttuktan sonra okumaya cesaret ettim. Kâmran? Annemin sözlerini sana aynen yazdým. sana ispat . Ben onlarý yakmadým.Nerede onlar? dedim. Zarf. ince yazýlarla dolu bir kâðýdýn yavaþ-yav hammül edemiyordum. aðlaya aðlaya uyandým. keþke bu sözleri söylemeseydin. deðil Feride'yi yakýnda göreceðim.Küçüðüm. Beni bir tarafa býrak. . Ne yapayým. Baktým. Bir rüya gördüm!' dedi. birdenbire eðildi elini ateþe sokarak son mektubun bir parçasýný kurtardý. zarfýn gevþeyip açýldýðýný. Sonra. benim için tenezzüldü. anlayamadýðým bir hisle göðsüme sokulmuþtu.Ne yaptýn Munise? dedim.Abacýðým. Kalbimin bir parçýsý-ný onu da attým. Çocuk. yalnýz ocakta bitmeye yüz tutmuþ bir çalý demeti ara sýra parlayýp sönüyord rdan birini ateþe fýrlattým. Ýnat ettim. Bu hale bir nihayet vermek lâz vermiþtim. Çocuk. Bak. Mektuplarý hâlâ orada duruyor. için için eritiyordu.Yumurcak. o nasýl lakýrdý? diye baðýrdým. bir ucundan ince bir duman çýkarak için için nmaya baþladý. teessürden göðsüm týkanarak. benim þiddet göstermemi. et söylemeye mecbur oldu. dedi. Mektuplar orada yokt .ordu? Birkaç defa lambayý yakarak onlarý okumak istedim. Baþýmý bi koyarak yavaþ yavaþ aðlamaya baþladým. onlar galiba. aðlama. odanýn havasýna bir zehir neþreder gib ni. Mektuplar 214 Reþat Nuri Güntekin benim sevdiðim bir insandan gelmiyor. r ÇALIKUÞU 213 Aradan iki gün geçti. gönlümden geçenleri biliyor gibi. Biterken ikincisini. so Munise. bunu býrakamazdým. kývrýla kývrýla yanmaya baþladý. Fakat mademki bir kere söyledin. Küçük kýz. . Gel seninle beraber yakalým onlarý. diri getirir derler. Onl arý okumak ayýptý. Munise'ye de geçmiþti. deðil mi. Sakin sakin aðlayarak þunlarý söyledi: "Rüyamda onu gördüm. omuzlarýndan tutup sarsmamý bekliyor. bir eliyle baþýmý okþuyor. Yüzü örtülü kadýn beni elimden tutarak tekkeye benzeyen loþ bir ye u: iþte Feride þurada yatýyor. Karanlýk bir yerlerde dolaþýyor önüne gelene: 'Feride buralarda mý? Al için söyleyin! diyordum. baþýný eðdi: .Al abacýðým. nefret ettiðim bir düþmandan geliyor. Zavallý kýz derdimin nerede ni biliyor. Fakat annen demek olan bu ihtiyar kadýný daha ziyade aðlatmak doðru mu? Teyzenin rüyasý o günden beri benim de rüyam Ne vakit gözlerimi kapayacak olsam seni uzak bir memleketin karanlýk bir odasýnda. Munise. . gözl . Fakat kendimi zapt ettim. Boðaz hastalýðýndan öldü' dedi. Gözlerim gayri ihtiyari ocaðýn yanýndaki rafa giti. Yalnýz þu satýrlar kalmýþtý. O acý ile. ötekiyle mektuplarý elime tutuþturmaya çalýþýyordu: . "Annem geçen sabah yüzüme bakarken aðlamaya baþladý: 'Ne var anne? Niçin aðlýyorsun?' diye Evvela söylemek istemedi: 'Hiçbir þey yok. sen pek üzülüyordun. Sýra dördüncüye geldiði vakit. içime dayanýlmaz b lýk acýsý çöktü. . yalvardým.Abacýðým. Fakat ötekiler yandýktan sonra. Ölü. gözleri kap ÇALIKUÞU 215 nýn rengi bile solmamýþ. bilmem darý-lacak mýsýn? Birdenbire döndüm.Ben onlarý yaktým abacýðým. Son mektup ötekiler gibi birdenbire tutuþmadý.

Dayanýr Doktor Bey. fakat M nise. görüyorsu ki. ikimizi birden çekeceðe benzemiyor.iþte bunda yanýldýn Doktor Bey. Gördün mü. taþ çatlasa kýrktan fazla deðil. Kalýn kaputlu. kusura bakmayýn. Böyle delidolu sözler. sen kâinatta hangi hadiseye böyle koyun gibi bön bön rdiveni çýkýþýndan anladým. Ben korktum." Mektup parçasý burada bitiyor. yaz býyýklý.Kýz hocaným. Silah sesleri seyrek fasýlalarla on dakika kadar devam ettikten sonra durdu. bizi her þey birbirimizden ayýrýyor. canlý ve sevimli bir yüzü vardý.Hekim çaðrýyor.. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayarak yukarý çýktým. Merdivenler yufka gibi.Kim çaðýrýyor? 216 Reþat Nuri Güntekin . Vehbi önde.Hemþire Haným. Munise'nin tahmini doðruymuþ. Hiçbir þeyden korkmayýn. hastalýk gibi sebeplerle yoluna devam edemeyen yolcularý burada barýndýrýyorlar.Yahu. Seni misafir odasýna çaðýrýyorl . Ben geliyorum. dedi ve bana döndü: . ihtiyar doktorun "Yüzbaþým" dediði adama takýlmakta j devam ettiðini iþitiyordum. jandarmalar eþkýya kovalýyor. merdiven basamaðýna oturmuþ bir þ yazýyor. çabuk zarnýný (çarþaf olacak) giyin. iki basýk oda ile merdivenli. havadisi öðrendik. babam söyledi. Fakat bakýlmaya muhtaç Kendim biraz sonra gideceðim. . Kâmran. Yarabbi. birdenbire durdu. Geldiðinizi göremedim. Seninle artýk iki düþman bile deðiliz.Efendim. Zeyniler. Gece. Bu sabah. ama hiç görmeyecek iki yabancýyýz.erin kapalý. deðil mi? Ah. kalýn kaþlarý. Fakat. Haydi geçin þimdi. Burasý. boz renkli ceketi üzerinde kocaman siyah sakalýný görebild m birisine: . tersyüzü geri dönmeyi ak lýmdan geçirdim. Beþ dakika sonra ihtiyar doktor. bu adam konuþu adar kaba hatta ayýp kelimeler kullanýyordu. . soluk soluða mektebe geldi. Geçiniz yukarý. yüzbaþým. ayak-lanýnc bakýverirsiniz artýk. Kapýda burnundan havaya soðuk dumanlar çýkararak eþinen güzel bir atýn yüzünü okþadýktan so m. birbirimiz iç. bana sadece teyzemin matemini anlatýyordu. Yapýlacak þey. nasýl keklik gibi sekiyor? Þimdi istersen yaþýný da aðýz. ama aðýzlarýna. Adamcaðýz. ister misiniz. Kendi kendime güldüm: .Her zaman olur. adan konuþmaya baþladý: . yaranýn üstüne türlü müzahrefat yapý ektep. çarpýk bir sofadan ibaret viran bir hayat. küçük Vehbi. Yapýlacak þeyleri ben size tarif ederim. Mutlaka yine fena bir kelime söyleyeceðini anlatan sert bir kahkaha ile gülerek baþýný çevi ce beni gördü. .. Çehresini yandan görüyordum. çizmeleri altýnda merdivenleri çatýrdatarak yukarý çýktý. dedi. geç vakit bataklýk tarafýndan silah sesleri gelmeye baþladý. Ama biraz durun da n ineyim. Jandarmalardan biri i aðýr yaralý olarak Zeyniler'in misafir odasýna getirilmiþ. karanlýk olduðu için lamba yakmaya mecbur olmuþlardý. Ehemmiyetli bir þey deðil. taze yüzün. gel be. Onlarýn doktora da emniyetleri zayýftýr. dedim. 5 Þubat Dün gece. k ar. yüzbaþým. þiþman bir askeri doktor. O kadar ki. beni pek eðlendirir. efendim. medrese görmüþsünüz. ehemmiyetsiz bir pansuman. ben arkada misafir odasýna gittik. öteden beri. Hemen çarþafýmý giydim. Benim sinirlerim kuvvetlidir. avluda yüzü seçilmeyen birkaç kiþi ile konuþuyordu. hiç telaþ etmedi. Nereden anladýðý. vaka malum. beni elimden yakalayarak: . Postacý soyan birkaç serseri ile jandarma arasýnda bir çarpýþma olmuþ. bir ara. Fýrsat buldula hemen kocakarý ilaçlarýna baþvururlar. Sevap larýna biraz yiyecek veriyorlar.] ÇALIKUÞU 217 ma þaþýyorsun. hatýrýn kalmasýn ama sana: "Ayý Dayý" adýný takanlarýn yerden göðe kadar a kadýn varmýþ da ne diye beni kibar kibar söyletiyorsun. siyah saçlarýn. bir yaralýmýz var. yalnýz bilmem içiniz dayanýr mý? . Avlu.Yüzbaþým. kocaman çizmeli. yü rine bulaþtýrmalarýndan korkuyorum. bu muallime istanbullu. Öðleye doðruydu.

Allah'a þükret la sapmadý o kurþun. hatta bi da güldüm. Derin karýþtýracak deðilim. dýn mý? Doktorun artýk o. insana o kadar emniyet ve yakýnlýk hissi veren bir çe resi vardý ki. bur asý rahat geldi de. yat. saf yüzünde komik bir hayretle gülmeye baþladý. Doktor Bey. bana hiç yüz vermeye gelmez. adresimi de býrakayým sana. biraz ferahladýn mý? diye seslendi. maiþet derdi de deðil. çok gün görmüþ. Öyleyse. biraz yatayým dersen o baþka. Ayný gür kahkaha ile gülerek: . Eðer ev ilacý falan diye bir halt ettiðini .Sen ne arýyorsun burada? Bu sefer de ben þaþýrdým. gürültülü kahkahalarý altýnda derin bir rikka meye baþlýyordum. ikimiz de sustuk..Sana bir küçük hizmet etmeme müsaade eder misin? Seni daha iyi bir yere göndertsem ister misin? Benim tek tuk bildiklerim var Maarifte. Günün birinde canýn sýkýlýrsa ba az. bu kýzcaðýz ne derse yapacaksýn. ihtiyar doktor biraz düþündükten sonra: .O ipiri. . maksadým bu. Hizmet etmek istiyordum. Burada bir muamma var.Ah benim sevgili ayýlarým! Dizkapaðýný elmacýkkemiði sanýr. Ýhtiyar doktor. Aramýzda bir iþaret kâfi. bunlarý yutar mýyým sanýyorsun? Yumuk yanaklarýna gömülerek tatlý tatlý gülümseyen beyaz kirpikli gözleriyle ta gönlümün iç vam etti: ÇALIKUÞU 219 . Midesini tabanýnda farz eder rine göre karþýsýna dikilenlere duman attýrýr. Ben. Söyle bakayým nereden düþtün buralara? Bu kaba saba asker doktorunun çið kelimeleri. Aðrýn. eliyle yaðmurluðu kaldýrarak nmaya çalýþtý: .. Hem de rla. hiç fütursuz peçemi kaldýrdým. acaba bir yerden mi tanýyordu? Mamafih. bu çehre ve yaradýlýþla mý? Sen doðruyu söylesene bana. Sen.. yerimden memnunum. saklanmaya çalýþýtýkça m. Nerede isterlerse çalýþýrým.Çok âlâ. . Çarpýk bir kerevetin üstünde.Bu yaþta. Bu adam beni. maskaralýk yapmaya baþlarým.Mamutlar gibi mi efendim? Beþ aydan beri zorla içime hapsettiðim yaramazlýklar yeniden taþmaya baþlýyordu. Geçer molla. nev'ini tanýrým kýzým. Yaraný o deðiþtirecek. ..Yok. buraya hizmet için geldin? Sýrf maarife hizmet için öyle mi? . açsana yüzünü bakayým. Herhalde doktor. sýzýn var mý? . n. aileni. beni tanýdýðýnýzý iddia etmeyeceksiniz. Fakat fedakârlýklar öyle kolay gitmez. kýzým. Hatta.Demek sen. Doktor: .Þahsýný deðil. Bu teklifsiz sözlerde garip bir ehemmiyet vardý ki.. Yaralý. . ben de iþi iraz maskaralýða vurmaktan korkmadým. ciddi görünmeye çalýþarak: . kollarýný kaldýrdý.Kýmýldama. vücudu ve yüzü bir asker y adamcaðýz yatýyordu. çok âlâ. Kim olduðunu. nev'ini. Sen bir haftaya kadar dipdiri ayaða kalkmak ister misin? Yok. Odalardan birisinin kapýsýný açtý. Ýnsanlýktýr bu. bir þey kalmaz. yer ayýrt etmem. Yine gülerek omuzlarýný silkti. . Asýl sebep baþka... Nihayet. evini falan sorsam söylemezsin.Nasýlsýn molla.Evet. deðil mi? Bak.güzel bir kibar çocuðu. çok þükür.. 218 Reþat Nuri Güntekin .Ben muallimim. bak nasýl biliyo rum.Hayýr teþekkür ederim.. alay eder gibi ir sesle: . Ben. temiz bir adamdý. Hemen þýmarmaya. . yine güldü: . Doktor.Sen.Deðil. bunlarý söylerken o. Sor Aleksi n daima söylediði gibi. Doktor Bey. Hatta. maalesef yeryüzünde çok azalmaya ba i. dikkatli dikkatli yüzüme bakýyordu: . dedi. sade elmacýkkemiðim az sýzlýyor. zarif -hatta ihti ar olduðum için güzel sýfatýný da ilave edebilirim. þuursuz fil azmanlarýnýn tam tersine ufacýk. neþeli. buraya gönderdiler. sýhhatli.. Gözlerime bak bakayým.Zannederim.Teþekkür ederim. küçük bebekler gibi a meleri ezip büzmeye.

." Ben lakýrdý olsun diye: . Müthiþ bir bomba Anlýyorsun ya. adeta ahýr. odasýnda elini kolunu hareket etti ye üþenen bir tembeller þahý buraya kadar zahmet etsin. Yazýk senin erkekliðine! Koskoca býyýklý.Ne kadar talebeniz var? dedi. .. inadýna uzun. dedim. söylediði her kelim r mana veriyordu. Tertemiz müesseseler. Durmadan kaþýný. ilk bakýþta bir çocuk.. nutuk verir gibi elini sallayarak: . ya hiç!" dediðime bir kere daha hak veriyorsun ya! Þimdi.Muallime Haným mý? Teþerrüf ettim. efendim. 24 Þubat Bu sene. Bir haftadan beri havalar açtý. Maarif Müdürü Raþit Nâzým. kuru. ist tahsisatý vermezlerse vay hallerine. O kadar uzun ki. inanýlýr þey deðil! Aþaðýda. deðil mi? Fakat ben. dershane kapýsý önünde.On yedi çocuk için bir mektep.Aman hocaným aþaðýya iki efendi geldi. þuraya bak. dört erkek çocuk. Ötekine gelince o.Monþer.Kes sesini be. vay haline. Ne mizer. parmak kadar kýzý da baðýrmaya utanmaz mýsýn? Bu yara deðil oyuncak.Azizim. dedi. yaz erken gelecek diyorlar. Dünyada bundan daha sade bir vaka olamaz. sýrala ra bastonunun ucuyla dokunuyordu: . Maarif Müdürü. ya ben postu vereceðim.Efendim. istanbul matbuatý ateþ etmeye hazýr bir batarya vaziyetinde.. Birdenbire kapý çalýndý. tekrar bana döndü: . Garip lüks! Sen binayý görecek misin Mümtaz? . gözünü oynatýyor. Böyle hastabakýcýya düþeceðimi bilsem. Nasýl r adikal olmak lâzým? "Ya hep. yeni yetiþen bir dandy sandýðým Ma n hemen elliye dayanmýþ bir köseydi. Çok tedarikli geldim. büyük projelerim var. esmer ve ince býyýklý bir adamdý. Her þeyi yýkýp yeniden yapacaðým. . bir saat sonra sakallý yüzbaþý ile beraber köyden ayrýldý. eli ayaðý titreyerek iç adar telaþlý ve heyecanlý görmemiþtim. ya bu kafanýn içindeki dünya hakikat olacak. Alimallah tekrar gelir.On üç kýz. 222 Reþat Nuri Güntekin Bütün bu güzel sözlerin benim. Ortalýk günlük güneþli tepelerde kar olmasa insan kendini mayýsta sanacak. Öðle yemeðinden sonra odamda Muni-se'nin suluboya bir resmini yapmaya uðraþý m. þimdiye kadar bu derece tuhaf bir heyecanla bu kadar için için sarsýldýðýmý bilmiyorum. biri gayet uzun. Bu ne karanlýk yer böy l.. baþörtüsü boynuna düþmüþ. öteki gayet kýsa boylu iki adamla karþýla imle etrafta onu ararken kýsa boylu adam.. Mektep demeye bin þahit ister. bana doðru yürüdü. Maarif Müdürü. Bugün cumaydý.am. teftiþe gelmiþ. arkadaþýmý takdim edeyim: "Vilayet Nafia Mühendisi Mümtaz Bey. Ýhtiyar doktor. ne mizer!. a eta kamburu çýkmýþtý. Karanlýkta pek iyi seçemediðim bir tek gözlük parladý: ÇALIKUÞU 221 . Birisi Maarif Müdürü'ymüþ. sýnýfýn mukavemetini muayene eder gibi topuklarýný vurarak dolaþýyor. çatýr çatýr keserim bacaðýný. benden küçük bir iþaret üzerine bam bum. Çabuk i a sýkýlýrým.içerisi biraz daha aydýnlýktýr efendim. onlarý daha iyi görüyorum. . Ben. Minimini vücuduna göre bacaklarýný tuhaf bir surette açarak öyle azametli bir yürüyüþü vard Kapýdan içeri bir adým attýktan sonra durdu. Yarayý biraz fazla hýrpalayarak adamcaðýzý: "Aman Bey!" diy .Öyle mi efendim? Pek güzel. zavallý bir köy hocasýnýn gözlerini kamaþtýrmak için söylend krar tek gözlüðünü yerleþtirerek: . sakallý herif. Acele acele çarþafýmý giyerken kendi kendime gülüyordum. Zeyniler. dedim. 220 Reþat Nuri Güntekin Sargýlarýný çözmeye baþlamýþtý. Hatice Haným. b tarafýmý þöyle zararsýzca kestirirdim.

ince bacaklarýný sallayan mühendis yine o güzelim Fransýzcasýyla sýrnaþtý: .Nizamettin. Mehalat Ali deyiverirs iniz.Size gelince. Köylülerin aðz Yeryüzünde Zeyniler'den daha kötü bir köye düþmenin mümkün olmadýðýný bildiðim halde bu tee . . kýsmet deðilmiþ.Aman azizim. göründüðü gibi deðilmiþ. diye yazacaðýnýza. Siz muallimler. dedi ve yürüdü. Ben. Bonjurunun cebinden þýk bir karne çýkarmýþtý. ikisi de müteessirdi. Daha muvazzah b ir isim olur. bana bir þey sezdirmemek için Türkçe: . sý yani müceddet mekteplere sahip etmeyfe çalýþacaðým. Bird rarýný vererek bana döndü: . Bir çare bulup mutlaka yüzünü açtýrmalýyým Maarif Müdürü. bir sözle Zeyni-ler'i altüst etti. dedi. . Hasýlý. bu yenilikleri tatbik edivermelisiniz. efendim? Pederinizin ismi? . Þimdi bana lütfen izahat veriniz. icabýna bakarýz. Vilayette kaldýðým müddetçe bütün gayretimi sarf edeceðim.Efendim.Efendim.Ne yapalým Ebe Haným. "Hususi tahsil gördüm efendim" dedim. yüzünün rengi peçenin altýnda yangýn gibi en düþmüþ buraya? dedi. böyle kepaze binada çocuk terbiye edilemez. Ben de.Efendim.'ye geldiðiniz vakit beni ziyaret edersiniz. bir iki kere daha baþýný çevirdi. mektepteyiz. size Feride Nizamettin diyeceðiz. Bu teessüre benim de yapmacýk bir teessürle mukabele etmem lâzýmdý. Mektep gibi kendime karþý da yabancý iz sandýðým çocuklarýn aðlayarak elimi öpmeleri bana çok dokundu. minimini efendi. Gözlerimi önüme indirer . Anlaþýldý mý. bir þey mi oldu? dedim. Sokak kapýsýndan çýktýktan s lenin ke224 Reþat Nuri Güntekin narýný takip ediyor. çocuk analarý mektebe eplerinin kapanmasýndan pek müteessir görünüyorlardý. Avrupa'da güzel bir âdet vardýr. . programda daha iki köy var. Bu þekil size birdenbire garip görünür. bu tek gözlüklü. efendim. ama a lýþýrsýnýz.Mal meydanda.Benim baþka niyetim de vardý ama. bahçeyi geçerken. Ýnadýma arkamý döndüm ve bir þeylerle meþgul görün-düm. : ÇALIKUÞU . Melahat babasý Ali Hoca.Feride. Haydi buyurun. Sizi baþka münasip bir yere tayin ederim.. müþkül vaziyete düþ unu söylemek lâzým gelirse bu iþte asýl yanan o biçare oldu. arkadaþýnýn bu sözlerinden adeta sýkýldý ve ötekind ile cevap verdi: .Bu fevkalâde bir parça. Faraza künye defterine talebenizi.Rica ederim azizim. Onun için sadece. Ciddi olunuz! Müdür çenesinin altýndaki porsumuþ deriyi lastik gibi uzatarak bir þeyler düþünüyordu. Akþamüstü muhtarýn karýsý ile Ebe Haným tekrar mektebe geldiler. Hatice Haným. Hele Haným. olur biter. Raporunuzu sonra yazarsýnýz. isminiz lütfen? . bana manalý manalý bakýþlarla içini çekiyor: . bir bahane ile þunun yüzünü açtýr. fakat zarif. Haydi Mümtaz. Talebe sýralarýndan birine oturarak uzun.Vaktimiz yok. ben bu mektebi kapatacaðým. Nereden mezunsunuz? Mektebimi söylemeye çekindim. köylerden birçoðunu ucuz. Size münasip bir yer ara rýz.Efendim. Baba adýný da ilave ediyorlar. Cuma olmasýna raðmen çocuklar. Ne hacet? Maarif Müdürü. Adamcaðýz. Maarif Müdürü.Niçin efendim. ara sýra ayaklarýnýn ucunda yükselerek içeriye bakýyordu. Sonra talebe de az. yan yan bana baktýðýný fark ed um. Çünkü Fransýzca bildiðim anlaþýlýrsa mühendis biraz evvelki s ki bozulacaktý. diyordu. Mektebe ait bazý malumat isteyerek kaydetti. çabuk köyün içine yayýlmýþtý. Havadis. baþýna kocaman bir çatký çatarak odasýna çekildi.'ye gelirsiniz. Beni býrak da sen git. Cenab-ý Hak yardým etmedi. Mektebin ka panma enirini alýnca B. . Sonunda bana belli etmemek için gayet bozuk bir Fransýzca ile: . þaþkýn þaþkýn: .Dediðim gibi B. yeniden telaþlandý. diye cevap verdim. grandiose projesinden bahsederken mühendisin.

aðlayacak ne var? Annen deðil mi. tek baþýna. Türbenin altýndaki aðaç kümesi içinde onlarý bir hayli bekledim. dedim. Dikkatle yüzüne baktým. abacýðým. Zeyni Baba'nýn türbesi yanýndan: "Efendim. . Mutlaka bahçede olacaktý. Ben. türbenin yanýna geliyorum. Yalnýz. ÇALIKUÞU 225 Ara sýra gözlerini uzaklara dikerek düþünüyor. sevincinden uçuyor: "Ne vakit gideceðiz. bu berrak çocuk gözlerinde her zaman bir parça hüzün bulmuþtum. minimini gönlünün acýsýný. Yanýma geldiði vakit. sakin bir sesle: . bana bu çocuk kalbinin gizli derdini öðretti. gözleri yaþla doluyordu. O kadar söyletmey Bütün emeklerim boþa gitti. daha ýsrar edersem yalandan gülmeye. niçin oralarda dolaþtýðýný sordum. Hemen cevap verdi: . se ortadan kaybolmuþtu. Darýlma bana abacýðým. lanetle andsðý b sevmediðine beni inandýrmak için.. mutlaka söyletmeye azmetmiþtim.15 226 Reþat Nuri Güntekin gizlemek için boynunu gevriyor. Fakat. biliyorum. Büyük bir günahý itiraf eder gibi. herkesin nefretle. Anladým küçük. Eðer bu kadýnla görüþtüðümü duyacak olurlarsa. O vakit tahammül edemedi.. öyle yana seviyordu ki. niçin aðladýðýný söyletmek için. Pencereyi açtým: "Munise.Allah esirgesin. boynuma sarýlmaya baþlýyo .. Munise müstesna. Yol hazýrlýðý için bana yardým edecekti. Fakat ben. hâlâ inanamýyor. Bir gün bir tesadüf. epeyce uzaklaþ yolundan çevirmek için sazlarýn öte tarafýna koþmuþ olacaktý. yüzünü Çalýkuþu -F. O yaramaz..Üzülmüyorum. dudaklarýnda hafif bir titreme ile sükût ediyordu. bu yalancý neþeye inanmýyordum. ince sesiyle uzaktan. Gözleri kýpkýrmýzýydý. beni aldatmaya çalýþýyordu. elbete göreceksin. Fakat. Biçare. o kadar sevmem abacýðým. fena þeyler söyleye burada ismimi lanetle anacaklardý.Peki. eðer anneni sevmiyorsan ben seni çok ayýplarým. dizlerime sarýlarak eteklerimi öptü. Zeyniler. Mu diye seslendim. Halbuki tam bu saatte kendisine ihtiyacým bulunduðunu biliyord u. Kadýncaðýz. aba cýðým iki güne kadar gider miyiz? diye kuþ gibi çýrpýnýyor.Munise.Bunda korkacak. çocukça sebepler arýyordu. Gideceðimi duymuþ da. kendimi kuyuya atarým. dedim. Orada ne yaptýðýný. benimle gitmek istemiyorsan seni býrakayým. dedim. Bu büyük günahý söylerken bütün vücudu titriyor. Birkaç defa çaðýrdým..Kardeþlerinden ayrýlacaðýna üzülüyor musun? . sýkýþtýrmaya baþla . Eðer hakikati benden gizlerse onu burada býrakacaðýmý dim. 3 Mart Yarýn yola çýkýyoruz. yavaþ yavaþ çenesini okþayarak halim. Bu yaptýðým. onu öyle seviyor. Munise. þimdi geliyorum! diye cevap verdi. sonra koþa koþa bahçeye gitti. ilk günlerde pek seviniyordu. onu çevir: "Abam mutlaka seni görmek istiyor" de. Fakat dünden beri onda tuhaf bir neþesizlik baþ göst ermeye baþladý. Hafifçe solmuþ yanaklarýnda yeni kurumuþ göz enbire telaþlandým. sorduðum þeylere dalgýn dalgýn cevap veriyor . Anne sevilmez mi hiç? Hay koþ. korka korka gözlerime bakýyor. Munise.ediyor. Cevap verirken þaþýrýy er göstererek. .. . benden ümit edeceðinden çok daha derin ve iyi anl Yüzüne düþmüþ saçlarýný düzelterek. Ben. Cevap gelmedi. . olsun.Çocuðum. Munise'nin asýl sevincini ben bilmez miyim? Mamafih. baþýný önüne eðerek utana i: . abacýðým. Akþama doðru bir aralýk.Annem beni görmeye gelmiþ. bü iyatsýzlýktý. öyleyse derdin ne? ^ Gözlerini indirerek susuyor.O halde babaný göreceðin gelecek! Babama acýrým ama. .

Munise büyümüþ. Halbuki ben yarýn e hareket ediyorum. Nihayet otuz. Göðsüm. Yüreðiniz rahat olsun hanýmcýðým. Bu. zavallý kadýnda. Hiçbir þeyden mahrum etmeyeceðim. çamurlara batýyor gibi yaparak.. fakat hazin bir sergüzeþti vardý. Fakat. Munise'yi görüyordunuz? Küçük kollarýný belime dolayan Munise'nin tekrar titremeye baþladýðým hissettim. gözlerim doluyordu. Oradan nereye gideceðim belli deðil. hemen hemen bir küçükhaným muamelesi görmüþtü. kýz yan yana geliþleri öyle hazin. Çocuðu gayri ihtiyari bir hareketle omuzlarýndan tutarak dizlerime doðru çektim. Zavallý kadýn. birdenbire telaþlandý: . Onda iyi bir his býrakmadan ayrýlmak istemiyordum. çok boyalý diye bilirdim. bu küçük kýzý elinizde büyütmek bahtiyarlýðýný nasi bu! Þunu size söylemek isterim ki.görmeye geliyordum.. Yeni bir k bulunmuþtu. birbirimize söyleyecek söz bulamadýk. utanýr gibi ayrý ayrý yürüyorlar. Fakat iyi bir abla olmaya çal Aþaðýdaki sazlýkta bir adamýn dolaþtýðýný gördük. bu görüþmeleri bende diðini kadýna söylemeye nedense utanmýþ. dedim. heyecansýz görünmeye çalýþarak: . çok büyük bir vazifeydi. yaþa gelmiþ. bana söylüyordu. de efesle þiþiyor. sýrýlsýklam. sonra. ayaðýnda topuklarý kopmuþ. Fakat b k. dedim ki: . Halbuki yüzünde boyadan eser yoktu.ÇALIKUÞU 227 Nihayet. Sonra. Uzun boylu. Kendi kýzý ceðim. öyle hazin bir þeydi k rbirinden çekinir.. 228 Reþat Nuri Güntekin Ara sýra yolum düþtükçe onu . daha hazini. Fakat sarýþýn çehresi öyle yorgun. öyle yýpranmýþtý ki. Þimdi. hayatýný sa daha hafifleyeceðini hissediyormuþ gibi bir hareketle söylüyordu ve öyle düzgün konuþuyo i. ilk defa söz söylemeye cesaret etti: . benim talebem Cafer Aða'nýn babasýydý eði avlamaya gelirdi. En ziyad me dokunan þey. Munise.Gideyim hanýmcýðým. Mümkün olduðu kadar sakin. Munise. dedi. dedikodudan korumak için gösterdiði e dokundu. Küçük bir tereddütten sonra peçesini kaldýrdý. Kü ur olan babasýyla anasý birbiri arkasýna ölünce onu Bakýrköy'de kibar bir aileye evlatlýk v rdi. hepsine bir . onlarý öpmek için dudaklarý titriyordu. bana dokunmaya cesaret edemediði belliydi. Zaten halinden. Bu kadýna muhabbetle. geciki rdý. büyük. Birdenbire bana öyle geldi ki. Zavallýcýk. Bu söz. görüyorum ki.. o hiçbirisini istemiyor. Birden korkuyor gi iðimi hissediyordum. otuz da. Arkasýnda yamalý bir eski çarþaf. Çok taze olduðu belliydi. Beni sizin yanýnýzda görmesinler. Çünkü annenin yerini hiçbir þey tutamaz..Demek. Böyle kadýnlarý ben. çocuðu her zaman size gösterirdim. Allah sizden razý olsun. Zihminden geçen þeyleri o da benimle bareber düþünüyormuþ gibi. ince bir ruh olduðunu gösteriyordu. dedim. . derin bir minnetle ellerime bakýyor. Bu kadýnýn sade.Yüzünüzü açsanýza. Ben onu baðrýma bastým. Fakat. Munise'ye çok benzemesiydi.Niçin acele ediyorsunuz? Bir parça daha kalmaz mýsýnýz? dedim. yüzü gibi ruhunun inceliðini v lýðýný bu talihsiz anneden almýþtý. Munise'nin annesi. Kadýncaðýzýn.. söylemek sýrasý ona gelmiþti. Munise'yi güzel ahlâklý bir kadýn olarak yetiþtirecektim. kat. Munise'yi aramýza aldýk. yüz i manalarýndan da anlamýþtým. þefkatle dolu bir þeyler söylemeye hazýrlanmýþtým. . göründüler. na olacaðým diyemem. yýrtýk iskarpinler vardý. nedens geldiðimiz zaman.Eðer burada kalmýþ olsaydýk. Dedikodulara hiç ehemmiy et vermediðimi göstermek için: . istanbul'da Rumelikavaðfnda doðmuþtu. Üstüme aldýðým.Hanýmcýðým. beni. narin yapýlý bir kadýncaðýzdý. Ýlk tahminim doðruydu. gönlünüz rahat etsin. Onlarýn ana. Evin çocuklarýyla beraber büyümüþ.Biliyorum küçükhaným. Ömrümün en büyük tesellisi bu ktý. Son fýrtýnanýn devirdiði cýlýz bir kavak aðacýnýn gövdesine ÇALIKUÞU 229 oturduk. Sonra. talih size.. tavrýndan. On b de ona adeta iyi kýsmetler çýkmaya baþlamýþtý.. yüzünde peçe y emeni. Demek gizli gizli anasýný görüyormuþ.

Pencere. düþünüyordum. Akþam yaklaþýyordu. Bu halde bir kýzý. Zeyniler Köyü'nden getirdiðim evraký çantama doldurarak Maarif Müdürlüðü'ne gitti 'yi uykuda býrakmýþtým. Kollan sývalý. nargile içiyorlardý. Vakit erkendi. evvela insaný yadýrgarsýn. bilmem neden.'de genç mektepliyi görmeden geçen dört ay. kaçarsýn. yalnýz Harbiyeli oðlunu istanbul'da bý arak tamamen buraya göç etmiþ. mavi þalvarlý bir softa. talihine razý olurmuþ.. Kýrmýzý kuþaklý baþkâtibin yerinde þimdi. iþ için bu sakallý konuþmak lâzým geldiðini söyledi. Böyle yerlerde gelen a dik dik bakýyor. dedi. evet. Mamafih. Çünkü onun bir sevdiði vardý: Evin küçük beyi. Sen doð . sonra çamsakýzý gibi öyle . hafta baþlarýnda onun yüzünü görmeyi. Dirseklerim dizlerimde. tek tuk gelen memurlar mahmur hmur kahve. Aziz Eniþtem'in tuhaf bir sözü vardý. fakat ne de olsa bir anne olan anneni kýskanýyorum. iki üç hafta. çenem ellerimin içinde. B. bu dakikada sen Senin sefil. içlerinde bir hicran yarasý kalýrd Mezar taþlarý üzerinden atlayarak mektebe dönerken derin derin düþünüyordum. þadýrvan narýnda zerzevat ayýklýyor. Basamaklardan birine iliþer beklemeye baþladým.. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaþýp aðlayamazlar. ilk zamanlar bir þey söylemez. Fakat. Ne arsýz gönlüm var benim? Etrafýmdaki i nsanlarý ne kadar çabuk seviyorum. 230 Reþat Nuri Güntekin Zavallý kadýn. M se'nin dört yaþýnda kuþpa-lazýndan ölen ablasý orada dünyaya gelmiþ. sazlýðýn uran bu askerlerin genç zabiti onu takibe baþlamýþ. Çok geçmeden macera duyulmuþ. serçeler oynaþýyorlardý. sesini iþitmeyi þimdilik kâr sayýyordu. ne de olsa bir evlatlýk parçasý olduðun du. basýk sofasýnda tam üç saat müdürü beklemek lâzým geldi. Belki de artýk birbirini göremeyecek ola i insanýn bu ayrýlýk dakikasýnda birbirlerine söyleyecek bir þeyleri olurdu. benim yapýþkan kýzým. bunlarý anlatýrken. ben se kimsesizliðin. Ara sýra beni elle den tutarak: . Azýcýk dýþarýda bekleyin de Müdür Bey gelsin. bu vakit. mektebin evrakýný teslime geldiðimi söyledim: Baþkâtip. düþkün bir kadýn. hatta söz atanlar bile oluyor.. Ýrili ufaklý bütün talebelerim kayalý raba yoluna kadar beni selametlemeye gelmiþlerdi. yaz tatilini geçirmek için ailesinin yanýna gelince. daire yeni açýlýyordu. kocasý bu Zeyniler K yerleþtikten sonra aðýr. Karanlýk odasýnda bunalýyor oluyormuþ. harap medrese avlusuna bakýyordu. yanýmdaki pencerenin içine kadar giren kocaman bir çýna de. Kadýn da nasýlsa þeytana uymuþ ve kocas býrakarak zabitle beraber kaçmýþ. büyüdüðün yerlerden ayrýlýrken gözlerinde bir anne bakýþýnýn hatýrasýný. Ýþte bu sýralarda eþkýya takibi için köye bir jandarma kolu gelmiþ. Maarif Müdürü Bey'in emriyle kapanan Zeyniler mektebi mual limi olduðumu. * Bu sabah. sana daima acýmýþtým. B'ye defterdar olmuþ ve aile. kývýrcýk kara sakallý. o vakit Harbiye Mektebi'ne gide arý henüz terlemiþ bir genç.e buluyordu. Dairenin loþ. Gerçi bir ümidi yoktu. küçükha-nýmlar hep birden onun üstüne yürümüþler v tutmak istemeyerek buraya yakýn köylerden birine bir ihtiyar kadýnýn yanýna göndermiþler. yaðlý yakalý bir efendi ot den birine sordum. dudaklarýnda ann ceksin. onu dört senelik bir ayrýlýk kadar çýldýrtmýþ ey. Fakat. Beyefendi. dayanýlmaz bir can sýkýntýsý baþlamýþ. ÇALIKUÞU 231 Yanýna yaklaþarak selam verdim. aðlaya sýzla-ya ihtiyar bir orman memuruna varmaya ra zý olmuþ. O sýrada Büyük Efendi. Maarif Müdürü ile beraber baþkâtibin de deðiþtiðini. pekâlâ. daha Zeyniler'den ayrýlmamýþtým.Ha. Dün sabah. Pencerelerden birinin kenarýna kýrýk bir merdiven dayamýþlardý.. Bu sade hikâye. Munise. hâlâ kendini o aðýr karanlýðýn içinde görür gibi gözleri unluk çöküyordu. Munise'yi annesiyle yalnýz býrakarak mektebe doðru yürümeye baþladým. bana çok tesir etti.Ah. eli kim kabule razý olur? Nihayet o. dallan. biraz düþündü: . yapayalnýzlýðýn için sevmiþ.

Ben. insafsfz mahluklar.. sahi. Munise'nin çenesini okþayarak: ...rdi. . ya hesap yaptým. Hacý Kalfa'nýn yine meraklý bir zamanýna tesadüf etmiþti. . dedi. Þimdiye kadar birçok masrafým . inanamadým.. aðzýnda bir ciðerle kapýdan fýrlayan kocaman bir kediyi kovalýyordu. iþte bu fevkalâde ihtiyaçlar karþýsýnda her baþým sýkýþtýðýnda bu keseye el atmýþtým. þimdiye kadar kendi gayretim. bu kadar zaman açýkta kalmýþtým. Senin haberin yok. Öyle ya. Hacý a beni zorla evine yemeðe götürdü. iki gözüm hocaným!" diye baðýrd Adamcaðýzýn sevinci görülecek þeydi. ne tuttuðunu hâlâ bugün de pek iyi bilmediðim birkaç kuruþ aylýðým bütün masraflarým fenasý.Benim kýzým. telaþ etme.Söyleyene bakma. tövbe olsun. þimdi bi r kýzým var.. Adamcaðýzýn hakký varmýþ. Aðzýnda ciðerle karþýki viranenin duvarlarýna týrmanma li neþeli. 232 Reþat Nuri Güntekin Çeçen arabasýnýn yanýk sesli çýngýraklarý boþ ova içinde titremeye baþladý. Sonra y rý da epeyce tutuyordu. birer birer elimi öptüler. annemin elmaslarýndan birini satarak parasýný ayrý bir kese i eslim etmiþti. beni düþündüren baþka bir mesele var..olmuþtu. Bu çocuklarýn hepsine acýyordum. * Bunlarýn hepsi güzel. o kadar tuhaf bir netice çýktý ki. Güzellerine güzel. diyordu. Hacý Kalfa. benzin bile solmaz.Vay hocaným. yanýmda epeyce bir para bulundurmadan yabancý bir memlekete git in doðru olmadýðýný söylemiþ. gâvurun kedisi. Helal olsun!. Çoban Mehmet. çok acýklý olmakla beraber gülmekten kendim i alamadým. derini yüzeceðim!" diye baðýrarak yanýmdan geçerken" "Hacý Kalfa" diy lendim. Elindeki rgile marpucunu kamçý gibi sallayarak: "Dur. O da olur inþallah. Halbuki elimdeki parayý sarf etmekten baþka bir þey yapmamýþtým. Zehra ile. çirkinlerine rine sefil olduklarý için. hepsi âlâ. bana yeni doðmuþ bir keçi y rusu göndermiþ. Güzel bir tesadüf eseri olarak mavi kuþlu odam yine boþ-muþ. söyletene bak. ihtiyar adam bana adeta emir veriyor: ÇALIKUÞU 233 .Þuna bak hele. güle güle. aç bir insan gördüðüm zaman ufak tefek yardýmlarda bulunmayý vazife bilmiþt at insanlar. dedim. Fazla olarak fakir bir köy hocasýndan baþka bir þey olmadýðýmý da d trafýmda sefil. Hacý Kalfa. Zavallý Gülmisal Kafacýðým. nereden çýktý? diye sordu.. Akþam. hele son 'zamanlarda o kadar çoðalmýþtý ki. kucaðýnda keçisiyle beni takip eden Munise'yi ancak ote lin ikinci katýnda fark etti: . sen altý ay yayan yürüsen. bu da kim. Adamcaðýzýn hediyesi öyle yüreðime dokundu ki. Ben. Böyle her ayrýldýðým yerde kalbimin bir parçasýný býrakýrsam âlâ Zavallýlar. Yavaþ yavaþ Zey uklara. Henüz gözleri açýlmamýþ ol e'nin kucaðýna verdim. zýkkýmlan. bu aylýklardan ikisini de henüz almaya muvaffak olamamýþtým. Tabii. Kýz da kýz dediðine deðer ha! Tosun g . Bir kere de ayný hesabý parmak la tekrar ettim. Maalesef doðruydu. o kadar memnundu ki. Ýhtiyar adam. Zeyniler'de evlendim. Buna çok sevindim. kendi çalýþmam sayesinde geçindiðimi zannedi dum.Var. Fakat. Dün akþam. siyah renkli taþlarýn içinde kayboluncaya kadar Munise ile beraber arkalarýndan mendil salladýk. Belki de yüz yumuþaklýðýmdan alýnmýþ cesaretle etraf eller. Bu netice. Arabanýn otel kapýsýnda durmasý. diye baðýrdýktan sonra yanýma geldi Hacý Kalfa. Yorgunluðumu bahene ederek gitmek istemedim. Fakat . Sesin nereden geldiðini birdenbire anlayamayarak durdu ve arabanýn içinde beni görür görmez kollarýný kaldýrýp sokaðýn içinde avazý çýktýðý kadar "Vay.

gezdikleri yere.Hayýr. Arkasýndan odaya girecektim Biraz evvel müdürün paltosuyla bastonu hademe karþýma dikildi: . de!" dedim. muallime haber ver. Çünkü bu kýyafette muallim olamaz. Herif taþ gibi dondu kaldý. Kim? Hangi haným? Sarý çiz . köþedeki bir koltuða gömülmüþ yaþlý ÇALIKUÞU 235 bir zata küçücük vücudundan umulmayacak kadar çatlak. bir keþmekeþtir gider. yine bir teselli icat ettim. Memurlarý yalnýz resmi hayatlarýnda deðil.da öyle hafilemiþti ki. bütün yorgunluklarýna raðmen beni yaþatan yine ailemin yardýmý olmuþtu. Tanýmazlýktan gele "Git. Gelir gelmez mekteplere bir tamim gönderdim. yakasýz gömlek giyecek muallimlerin azledi-leceklerini söyledim.Efendim. gitti p savurmaya devam ediyordu: . kadýn kadýncýk olursun kýzými" d Ben.Efendim. Bu adamý ayný halde görürsem derhal azledeceðim. bir elinde bir bastonla Maarif Müdürü'nün odasýna doðru koþuyordu. Beklediðiniz muallime ge lmiþ de. hem adamýn iki ayaðýný bir pabuca sokar.Kuzum baba.Darýlma baba. Asgari iki günde bir týraþ olmayacak . dudaðýnýn ucunda kocaman bir pu a oturuyordu.Nerede o kadýn? Hay Allah. Arkama bakmadan içeri girdim. . sen bir hademe olmalýsýn. hem kaçar. bir elin palto. muallim bendenizim. baþý açýk. Kartsýz olarak makama vuku bulacak müracaatlar kabul edilme z!" dedim. Hatta. Birkaç dakika sonra minimini boylu müdürün azametli boynunu yükseltip tek gözlüðünü parlata venden çýktýðýný gördüm. Ben. "Üzülme Çalýkuþu. gir bakalým. geçenlerde mekteplere tamim gönderdim: "Muallime ve muallimler mutla ka bir kartvizit bastýrmalý. hususi hayatlarýnda da tak p etmeli. oturduklarý. ne memleket! Dünyanýn israfýný yaparlar da kendilerine bir kartv izit bastýrmazlar. Kadýnýn önünde bir muallime rastladým. buradayým. beklemiyordu. Acelen ne? Ananýn karnýnda dokuz ay nasýl bekledin? di ye bana çýkýþtý. beþ ayýn bütün m rasýna. Maarif Müdürü geldi. bilâkis. Hademe doðru dürüst isimlerini söyleyemez. içindekilerin! saymaya cesaret edemiyordum. üç beþ dakika sonra tekrar odadan çýktý. hiçbir þey kazanamadýnsa. Seksen kiþi sizi görmek istediðine dair kapýdan hademe ile haber gönderi . Ýhtiyar hademe. Ýhtiyar bir hademe. Müdür. . ben bu þekilde giyinm muallime tesadüf edersem kolundan tuttuðum gibi sokaða atarým. hali . senin gönlün olsun. geçinmenin. yarýn yine o mektebe gide ceðim. onun için müteessir olmadým. Mamafih. Fakat kime anlatýrsýn? Birdenbire sert bir tavýrla bana döndü: "Bahse girerim ki Muallime Haným da bu tamimi almýþtýr. Böyle muamelelere yavaþ yavaþ alýþmýþtým. diye rica ettim. elbiselerine müdahale e tmeli. cüretli bir sesle bir þeyler söylüyor . içtikleri þeye. ne memleket. Fakat öyle söylersem hademenin belki daha fazla gayrete gelec eðini düþünüyordum.Evet efendim.Haydi. Gireyim mi? . 234 Reþat Nuri Güntekin Pencereden giren çýnar yapraklarýyla oynayarak bunu düþünürken hem güleceðim hem de aðlayac u.Dur be haným. Fakat buna raðmen yine kartsýz müra t ediyor. Yine hade236 Reþat Nuri Güntekin menin aðzýnda: "Siz bir haným çaðýrmýþsýnýz. Dün mek lerden birini teftiþe gidiyordum. efendi nefes alsýn. Demek. Fakat onda öyle bir teþebbüs yoktu. Maarif Müdürü. Söze baþlamak için müdürün susmasýný bekliyordum. yedikleýi. Ne yaparsýn bu kurnazlýklarý öðrenmek lâzýmdý. beyefendi kahvesini içtikten sonra haber ver. o geldi!" teranesi. Siyah çarþafýmla beni birdenbire f yerek söylenmeye baþladý: . Þimdi. birdenbire bir telaþ uyandý. idarede Deli Petro sistemine taraftarým. diye cevap verdi. . yaþamanýn ve tahammül etmenin ne ol in? Bu az kazanç mý? Bundan sonra artýk çocukluðu býrakýr. böyle düþünürken boþ sofada. ütüsüz pantolon.

bizim de.Bu. dinsizin hakkýndan imansýz gelir. Eyvah yüreðime iniyordu.Allah senden razý olsun Müdür Bey. Müstahaktýr o terese. kapanmasýný emrettiðiniz mektep. diye [ söylenerek kâðýtlarý aldý. siz eþek ki yüz elli kuruþun mahsubu niçin yapýlmamýþ? Sizin bu usulsüzlüðü niye gözünüz görmedi!" d izi mahkemeye sevk etse hakkýdýr.Peki baþkâtibe teslim edin. muamele bitti mi? . köpek dirisi. müsterih oldu. Benim deli ol maya vaktim yok efendim.Geçen hafta gelmiþtiniz.Beyefendi. þu teresi bir kalayla. kendi kendine: . bu ne küflenmiþ kýrtasiyeci sý. diyebildim. diye bir þeyler mýrýldanýyordu. Aldýrýþ etme. o. Bu. Zaten sen gitmez-sen. Öyle ya. evet hatýrladým. Birkaç kere uflayýp pufladýktan sonra yavaþ sesle söyl e baþladý. ihtiyar heyetinden getirdiðim mazbatalara iti az ediyordu. yapmayýnýz. Baþkâtip. Aklýn ermiyosa git. "evrak-ý müsbite". istediðin yere kadar yolun açýk. meseldir. Mamafih çahþamýyordu. derhal yaz istifaný. Bilmem kaç yýl önce bir muallýmeye dam tamiri için iki yüz ruþ vermiþler.Yok hemþire haným. Ben. Yanlýþ battal edilmiþ bir senet pulu için beni adeta aðlatacaktý. . Maarif Müdürü'nün yanýna girdi. . kendinin de kafasý dinlenir. ben seni taburcu edeceðim. diyordu. Sonra. Hazine-i devlet hukukuyla oyun olur mu? Vallahi bi z geberip gitmiþ olsak. kaþlarýndan birini kaldýrarak düþündü: .Ben sizden emir almadým efendim. kabak bizim baþýmýza patlar. gü birinde baþýmýza bir müfettiþ ekþise. Onlar. genç kâtibin sýrtýna vuruyor: .Emrettiðiniz gibi oldu efendim. Baþkâtip hiddetle odadan çýkýnca bu iki efendi birdenbire yerlerinden fýrladýlar.. Yazmazsan adam deðilsin. Zeyniler Köyü muallimesi. ben oraya gideli yarým sene bile olmadý.Ha. Kendi yarýn cehnnem olur gider. beni tam iki saat istintak etti. "beyanname sureti". . Hafýz Efendi. ne þekilpe-restlik. Baþýný çevirmeden yanlarýna zlar gibi. Kâtiplere: . "Sözde bunlar da hoca!" diye bir h t etmesi var ki.Elli yaþýna gelmiþ. paparadan sonra birkaç gün sakinler. öyle sakin ve sessiz ç i. Sarýklý kâtip sevincinden. çý . "lüzum müzekkeresi". hay. ÇALIKUÞU 237 Bulunduðum odada biri sarýklý. gözlerinden birinin yan bakýþýyla kâtipleri süzdü.. Ben: . muameleye bizim baþ hademe kadar aklý rmiyor bu teresin.Hayretten donakaldým. Ne yaptýnýz. Evraký tekrar tekrar gözden geçiriy r: "Müteferrika senetleri". . Hakký var kadýnýn Sana kaç senelik senedi yaratacak hali yok ya. Benim kartsýz içeri girme ediðim için! . masala iþleriyle meþgul görünüyorlar. böyle rezalete gelemem efendim. fakat bir türlü lakýrdý an-latamýyordum. býktým senden. Kirli yakalý baþkâtip. ikide birde kendinden d edepsiz biri çýkýp aðzýnýn payýný vermezse rahat etmez. iki dakika sonra müdürün. Maarif Müdürü baþkâtibe þöyle söylüyordu. Fakat kâtiplerin bu zahmeti beyhudeydi. belk i sokaklardan bile iþitilecek bir sesle baðýrmaya baþladýðý duyuldu. bunca memuriyetlerde bulunmuþ. Hay. söylediðiniz evraký da getirdim. yavaþ yavaþ söylenerek 238 Reþat Nuri Güntekin yerine oturdu. .. fa lan diye birçok anlayamadýðým þeyler soruyor. öteki. Maarif Müdürü. bir mesele daha çýkardý. yüz sene sonra evlat ve ahfadýmýzdan bu parayý tahsil ederler. bizimle hiç alakadar olmuyorlardý. Ben.. . hemen masalarýna koþtular. tetkik etsin. ayaklarýyla beraber sakalý da titreyerek içeri girdi. býyýklarý henüz terlemiþ iki kâtip daha vardý.ilahý efendim. müdürün o k olan kapýya kulaklarýný koyarak dinlemeye baþladýlar. onun senedi yokmuþ: "Niye bu paranýn mahsubu yapýlmamýþ? Senet nerede? Bulamazsan mahkemeye gidersin!" diye ter ter tepinýyordu. it diþi. deðil bizim odadan. diye anlatacak gibi ol uyor. dinsizin hakkýndan imansýz geli . muamelatý bir gözden geçirse: "Be herifler.Nasýl olur? Siz nerede hocasýnýz? . Demek bütün bu sözler bu hiddet bana karþý. Allah sende n. ikide birde þaþýrdýkça onun öyle bir dudak bükmesi. illalah efendim. Ses kesilmiþti: Kâtipler. yok! dedi.Býktým efendim senden.

. tekrar döndüm. Yeisimden. teþekkür ederim. kim bu devlete hizmet etmiþ de. Bir sigara yakýp.Bugün saat üçte karý koca. heyecanla anlatýyordu: .Pekâlâ. geçir ra hayli yumuþamýþ ve sakinleþmiþ görünüyordu. O vakit. Ben. . odasýnýn tozlar vardaki resimlerin yerlerini deðiþtiriyor ve ikide birde küçük bir el aynasýnda saçlarýný.Beyefendi. çok enterasan bir adammýþ. oteldeki odamýzda minimini keçisiyle oynayarak i bekleyen Munise'nin hayali geldi.Yine ne var. fakat müþkül bir vaziyettey m. Dýþarý çýkmak için . paravanýn bir köþesinde bekliyordum. onlar muamelata vaki deðillerdir.Esef buyurmayýnýz efendim. þimdi eski Feride deðildim.ü! . hürmetli bir dikkatle bu serin sözleri dinliy Baþkâtip. ukala dümbeleði.Kâtipler. sarýklý kâtibin tahmini bir dereceye kadar doðru çýkmýþtý. Gerçi bir Avrupalýya göðsümüzü gere gere gösterebilecek bir mek ok ama. fakat þimdi açýk yerim yok.Bana baþka bir emriniz olacaktý. Ber versin ki.. Müdür. ben. . Evet. Piyer For. beklemeye vaktim yok. bir politika yapacaðým çaresiz. ziyaretime gelmeyi vaat ettiler. . hafýz söylüyordu. ben bulundum burada. efendim. . Maarif Müdürü dün akþam Vali tarafýn erilen ziyafette bu muharrir ve karýsý ile tanýþmýþ. Türlü huysuzluklarla hademelere.Muamele bitti. hâlâ kapýnýn yanýnda.Evet. size miydi? . bir "Allah razý olsun" demiþler. yoksa bu ziyaret selefim zamanýnda olsaydý. gözlerim yaþlarla d . dedim. utancýmdan göðsüm týkanýyor. haným? dedi.'de Birkaç Gün" serlevhasý altýnda bir seri makale yazacakmýþ. uayene ediyordu.Teþekkür ederim. inde: "Yeþil B.Kýsmen bana. Yaðmur altýnda sokaklardan geçenlere el açan bir fukara gibi baþým imde bir korkak dilenci ahengiyle: . Baþkâtip. Herhalde lehimize yazý koparacaðýmýzý umuyorum. Acele acele: . bunlar ne tuhaf insanlar! Bununla beraber. Hemen hemen aðýr vazifeleri olan bir anneydim. Biraz evvel baþkâtibin uðradýðý hakarete çocuk gibi sevinen H Yarabbi. havayý iyi bularak sordu: .Hayrola. dumanlarýný iki tarafa savurarak: . Yeni bir memuriyet için. kendi iþim için ikinci defa olarak Maarif 239 ÇALIKUÞU Müdürü'nün odasýna girdiðim zaman. gözlerim kararýyordu..Adam sende. Maarif Müdürü. isminizi kaleme kaydet irin. Bu sözleri. baþlarýný defterlerinden kaldýrmýþ. Avrupalýya rezil olduk gittiydi. Söylemeye utanacaðým. Müdürün sinirli sesi bende tuhaf bir isyan uyandýrmýþtý. Eðer bana hemen bir iþ vermezseniz. bir ses iþittik ama. Hâlâ ayný köþede oturan ihtiyar efendi ile aralarýnda geçen bazý sözler bana bu hazýrlýðýn B. dedi ve beni daha fazla yormadan acele acele evraký teslim aldý. Piyer For isminde bir Fransýz gazeteci gelmiþ.iþittiniz mi mendeburun yediði herzeleri? Hafýz hayretle baþýný kaldýrdý: .'ye. Münhal vukuunda bir þey yaparýz. yorgunluktan dizlerim titriyor. Müdür. Maarif Nezareti'nde de birçok defalar iþitmiþtim ve manasýný maalesef yi biliyordum. bunlarý keskin bir sesle acele acele söylüyor ve bir an evvel çekip gitmemi liyordu. Kendilerine mekteplerimizi n bir ikisini göstereceðim. Zatýâliniz olmasanýz üç günd irenin altý üstüne gelir. . gidebilirsiniz. þimdi baþka bir davanýn peþindeydi. fakat o saniyede gözümün önüne bir hayal. Biraz sonra. Daha fazlasýný söyleyemiyordum. 240 Reþat Nuri Güntekin "Münhal vukuunda!" Bu sözü istanbul'da.

Çalýkuþu her þey aklýma gelirdi fakat seni böyle simsiyah bir alaturka çarþafla ve gö e yaþlarla burada bulacaðýmý ümit edemezdim. ne kadar þaþýrmýþlardý. Öyle bir manzara gördüm ki. Çünkü bu dakikada kapý birdenbire açýlmýþ. Hatta o. Görüyorsunuz ya. sizi takdim etmeseydi de ben Çahkuþu'nu tanýyacaktým . çok bahtiyarým. elimi öptü ve eski bir bildikle konuþur g . Bununla beraber.Piyer. Ellerimden tutarak beni odanýn ortasýna çek Yarý zorla peçemi açtý ve yanaklarýmdan öpmeye baþladý. Kristiyan. ayný titiz ve telaþlý tavrýyla: .F. olan olmuþtu. Yavaþ yavaþ kendimi toplamýþtým. beni en çok seven arkadaþlarýmdandý. kerliferli bir kadýn olmuþtu. Daha garibi. Mektepte arkadaþlarýnýz ve hocalarýnýzla beraber çýkmýþ bir grup fotoðrafýnýz vardý Orada an'ýn omuzuna dayamýþtýnýz. Fakat aylarca bura sürünmekten. nefes gibi hafif bir sesle: "Peki. dedi. Bana artýk çýkýp gitmek düþmüþtü. beklersiniz. Maarif Müdürü. Muallim için de yatýp kalkacak yer yokmuþ. Yüzünü görünce hafif bir hayret ferya im. efendim. Maarif Müdürü'nü tamamýyla unutmuþ gibi benimle konuþmaya baþlamýþlardý. 16 242 Reþat Nuri Güntekin adamcaðýzý öyle görecek hale gelmiþtim. kumral bir adamdý.Çahkuþum. Gizli bir hareketle tekrar peçemi kapamak istedim. sizi ne kadar tanýyorum. Onlar. Henüz görmeye muvaffak olamadýðým Maarif Müdürü. biraz deliþmendi. Yalnýz "Çadýrlý"da bir köy mektebi var ama.Ah. Arkadaþým. orada kuzenlerinden ge nç bir gazete muharririyle evlenerek bir daha geri dönmemiþti. baþka yerde olsam kahkahalarla gülerdim.Söyledim haným.Haydi.O. Fakat Maarif Müdürü cevabýmý iþitmedi. i e gelirse tayin edeyim veyahut daha iyi yer isterseniz. bir tatilde. . sana Çahkuþu'nu takdim edeyim. köyde benim için Maarif Müdürü'ne Fransýzca söylediði sözleri hatýrladýysa iraz sýkýlmýþ olacaktýr. B iyorlar. Kristiyan'a yavaþça: . Gazetecinin karýsý benim esjci sýnýf arkadaþlarýmdan Kristiyan Varez'di. en önde ve ortada olmak üzere fýmýzda bir yarým daire çevirmiþler. redingotunu ilikleyerek kapýdan fýrladý. Adamcaðýz. evvela kalýn mantolu bir genç kadýn girdi. güzel çehreli. karýþmam. sen burada. nihayet muradýna ermiþ. meraklý bir hokk köylüler gibi benim Fransýzca konuþtuðuma bakýyorlardý. ailesiyle beraber Fransa'ya gitmiþ. diye koltuklan gösterdi.Oturmanýzý rica ederim. gözlerimdeki yaþlarý göstermemek için yüzümü arkadaþýmýn omzu . Bunlar. birkaç sene içinde inanýlmayacak kadar deðiþmiþ.. Fakat." dediðini iþittim. Kristiyan.Matmazel. Zorla beni kocasýna döndürerek: . kim bilir. aralarýnda Zeyniler'e gelen uzun boylu Nafýa mühendisi de vardý! Sonradan b u efendinin. Bu Çadýrlý'nýn Zeyniler'den daha fena bir köy olduðunu zaten iþitmiþtim. Çocuklar köy kahvesinde okuyorlarmýþ. Piyor For. Açýðým yok. mani oldu. Minimini boyu ile gülünç bir revarans y . uzun boylu. rica ederim.. onlara arkamý çeviriyor. benim küçük Çalýkuþum. cevabýnýzý bekliyorum. Eski bir sýnýf arkadaþýma kendimi bu kadar düþkün bir vaziyette göster inefsimi kýrmýþtý. Fakat. Benim için çekilip gitmekten baþka Fakat kapýdan çýkacaðým sýrada onun Fransýzca: "Giriniz. Artýk. S nce baþýný çevirdi ve yüzümdeki peçeye raðmen bir anda tanýdý: . Buna bir de manevi zillet manzarasý ilave etmek istemeyerek yüksek sesle ve olanca cüret ve neþemle konuþmakta devam ediyordum. ah. Bir aralýk umdu. sizde n o kadar çok bahsetti ki. türlü hakaretlere uðramaktansa kabul etmek daha iyi olacaktý. ÇALIKUÞU 241 Maarif Müdürü. yahut da. dedi. Baþýmý önüme eðdim. nihayet vaziyetteki tuhaflýðý gördü. dedi. ben hep lakýrdýlarýný tarta tarta söyleyen aðýrbaþlý insanlar arasýnda yasaya yasaya Çalýkuþu . ne tesadüf! Kristiyan. Gazeteci. Ben. dýþarýdan seslenmiþti. biz hiç yabancý deðiliz. rahatsýz olmayýnýz. Misafirlerle beraber odaya birtakým yabancýlar da girmiþti. kabule mecburum!" dedim. aðýzlarý hayretten bir karýþ açýlmýþ. misafirlere mihmandarlýk ettiðini anladým. Bilir misiniz. Maarif Müdürü. Dýþarýdan.

dedim. derin bir hürmetle önümde eðilerek b ir koltuk da bana ikram etti: . kocasýna hitap ederek: Bilmezsin. istanbul'un en asil ailes ine mensuptur. vilayet için zintilerimiz arasýnda fýrsat bulursak. Telaþla: . matmazel. Maarif Müdürü'ne döndüm. Sizin gibi bir genç kýzýn arzularýna itaat etmek ir vazifedir. Maarif Müdürü kýpkýrmýzý. Fakat.. beni çok mütehayyir etti. Fakat. Benim bundan çýkardýðým netice þudur ki. dedi. durunuz. Fakat ben. Arkadaþýmýn ýsrarýný Maarif vvel bana o kadar soðuk ve fena muamele eden bu adam. Türkçe olarak: . Bana Türkçe olarak þu izahatý verdi: . Tabii. dedi.Fransýz mektebi mezunu olduðunuzu ve Fransýzca bildiðinizi söylememiþtiniz. karnesine dayanarak: . Piyer For. Arkadaþým. Piyer. herhalde yelkenli kayýk ile dünya seyahatine çýkmak kadar tehlikeli bir k apris deðil. ben de hoca s ettim.. þu þekilde izihat vermeye mecbur oldum: . ona bakmýyordum.Bütün bunlarda þaþýlacak bir þey yoktur..Kristiyan. böyle olunca i. yoksa Çadýrlý? Matmazel. Memleketin hangi bahtiyar mektebinde hoca olduðunuzu sorabilir miyim ? Dedim ya. birdenbire kendisini toplayamadý. hani bazen insanýn yüzünde böcek dolaþýrda tuhaf ürperme olu un gözlerinin de böyle bir böcek gibi yüzümde dolaþtýðýný bakmadan hissediyor. beni methederken hem hoþlanýyor. bir türlü yakamý býrakmýyordu. Kristiyan. Çadýrlý Köyü'nü buyurmuþtunuz galiba.ÇALIKUÞU 243 . Þaþýyorum. Ýstan a iyi bir garp terbiyesi görmüþ bir yeni genç kýz nesli vardý. bunun ne kadar tabii bir þey olduðunu bir türlü anlamak istemiyorsu 244 Reþat Nuri Güntekin Mösyö Piyer For. Onu burada görmek. Feride ne enterasan bir kýzdýr. Emriniz gelinceye kadar vekil olarak çalýþýrsýnýz.Ben anlýyorum matmazel. dedim. kocanýn benim adýmý gazeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluðu kese im. O kadar zarif bir zekâsý.Durunuz. yer For. Adamcaðýz. dedi. kendisinin mer kezdeki Darülmualli- ÇALIKUÞU 245 mat'ýn Fransýzca hocalýðýnda daha büyük hizmetler yapabileceði kanaatindeyim. rahatsýz olu Kristiyan'ýn merakýný yatýþtýrmak için. artýk olan olmuþtu. Çaðýrh. Nasýl söylediniz?. diyordu. dedi. Fakat. Türklerin u yanýþýndan bahsederken müsaadenizle sizin adýnýzý da zikredeceðim matmazel Feride Çalýkuþu. herkesin bir þeye heves ettiði gibi. yerinden kalkmýþtý: . n e ulvi bir feragat numunesi ve benim için ne bulunmaz bir makale mevzuu.Matmazel Feride Hanýmefendi köy muallimliði için ýsrar ediyor. benim sýrtýmda babayani bir çarþafla burada bulunmamý bir türlü sýðdýramýyor. kendimi saklamak istemek arzumu yanlýþ anladý: . hâlâ hayretten kendini kurt Ya o saygýsýz Nafia mühendisi! Odanýn bir köþesine saklanmýþ beni göz hapsine almýþtý. Ne güzel. olur mu? . Ara sýra gözlerim Maarif Müdürü'ne tesadüf ediyordu. Bunlar Loti'nin dezanþante'l gibi faydasýz spleen'lerle kendilerini harap eden nesilden bambaþka bir nesle mensu pturlar.Senden artýk müsaade isteyeceðim. öyle güzel bir karakteri vardýr ki. sizi güzel köyünüzde talebeleriniz arasýnda ziyaret riz. Anlamadan yüzüne baktým. Ya ah iþe baþlarsýnýz. hem utanýyordum.Bendenize teklif ettiðiniz mektep neresiydi? dedim. Ruhun böyle ince elan'larýný Kristiyan da þüphesiz çok iyi ar. lütfen. Þimdi sizi Nezarete inha edeceðim. Gönlümün rýzasýyla bu vilayette çalýþmak.Bu tevazu da çok güzel. Çaresiz oturduk. çamsakýzý gibi yapýþýyor. kuvvetli bir ses ve ukala bir tavýrla: . Onlar.Hanýmefendi ayakta kalmayýn. aksiyon'u boþ hayale tercih ediyorlar ve istanbul'daki refah ve sa adetlerini býrakarak kendi istekleriyle Anadolu'yu uyandýrmaya geliyorlar. memleketin çocuklarýna hizmet etmek iste týmdan memnunum.

hakkýn var" dedim. zavallý Çalýkuþu!. Munise tekrar gözlerimin önüne geldi. Bura-1 ya galiba çok ýsýnacaðým. Latasýný çýkarmaya baþlamýþtý Ben ayaða kalkarak: . burasý-] ný beðenmediðimi söylersem esasen ayýp düþer. Þemsiyeyi almayý unutacak olduk. uzak bir rüyayý takip eder gibi gözleri dalgýn. ben bu haktan mahrumum Kristiyan!.Hoþ geldin. Fakat bu sefer bir otel odasýnda minimini keçisiyle oynayan fakir bir çocuk deðil. dedi... dedi.. onu sevmemek mümkün deðildi. idareden þimdi haber verdiler.Nasýl Feride. Allah cümlemize mübarek etsin. Arad lar. güzel bir evin çiçekli bahçesinde çember çeviren þýk bir küç Ayrýldýðýmýz zaman Kristiyan. sana onu soracaðým. Halbuki. genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük felaket olamaz. akýllý hanýmlar. ý!l( . Kusura ba kma kýzým. Mamafih. yolda bir saðanaða tutulmuþ.. Baþýmýza bu hal de geld akýlsýz kafanýn derdini ayaklar çeker. býn bu kadar koyu bir karanlýktan. Allah belasýný versin. latasý fena halde ýslanmýþtý. talebemi yaþça bana yakýn. gayet yavaþ: . Ne yazýk! Sana çok acýrým. sesi hareketli devam etti: Reþat Nuri Güntekin 246 'l. bir gece yabancý bir memleketin karanlýk ve soðuk bir odasýnda yalnýz kaldýklarý vakit.Hayatýn. Beni odada görünce: .kýzým. O vaziyette baþka ne di ilirdim7 Fakat ben. Hele Recep Efendi isminde sarýklý bir müdür var ki. kâh duvardaki levhalarýn karýþýk yazýlarýný o yarým saate yakýn onu bekledim. Fakat. Feride. sana yalan söyledim Krýstiyan Ben. fakat he ilirdi. Hangi rüzgârýn seni bu nlýyorum. bir el iþaretiy . beni bir köþeye çekti: ." * Bu sabah B.Feride. biraz kurunacaðým. Aðarmýþ top sakalýnýn çerçevesi içinde yuvarlak yüzü.. Kristiyan. Darülmaullimatf nda derse baþladým. Nihayet geldi.Hakkýn vardý. doðru mu söylüyorsun? dedi. neredeyse) gelece erek beklememi rica etti. elma gibi kýrmýzý yanaklarý. onu çok severdin. Yeni arkadaþlar. Zannederim ki. on beþinin mutlaka aydýnlýk olacaðýný bilmiyor deðildim. yýllar geçtikten sonra.Feride. o niþanlýnýn çehresini göz önüne getirmek im-1 kânýna maliktirler. bu seferlik bizim lata çekti. Sen niþanlýydýn. dedim. ayýn on beþi karanlýksa.. ömür. bir genç kýz için daha büyük bahtsýzlýklar da biliyorum. hatta zannederim mý benden büyük.Geçen sonbahar onu kaybettik.j tiðýn kadar acýnacak insanlar deðillerdir Bir büyük tesellileri vardýr onlarýn. Bu cevap.. gör Hiç kimseye benzemeyen bir tavrý vardý. derler ama. l Mektebe geldiðim vakit Muavine . Birkaç defa seni görmeye gelmiþti O zaman. görünüþte fena insanlar deðil.Efendim. deðil mi? Saklama küçüðüm.Cevap vermiyorsun. Sýmsýký bileklerimi tutan elleri titriyordu: . bu kadar umulmaz bir dakikada doðacaðýný aklýma getireme m. * "Sana çok acýrým Feride. ben. erin son bakýþý benimdi!" de-1 mek hakkýna maliktirler. rahatsýz etmeyeyim. iler'den sonra. beni doðru müdürün odasýna götürdü. niþanlýn þimdi nerede? Baþýmý önüme eðdim. ÇALIKUÞU 247 Kâh pencereden teneffüs bahçesini seyrederek. bir genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük f man gözlerimi önüme indirerek kapadým: "Doðrusu. bir felaketten sonra daima bir saadet verdiðini. Üstünden akan sulara bakarak: . .. itiraf etmekten kaçýnýrdýn. Kristiyan'a çok tesir etti. o güzel darbýmeselin söylediði gi i. niçin evlenmedin? . sonra gelirim. Ah. Recep Efendi'nin idareye gittiðini.Tu. Bu hayalin yüzünü kalplerinin duda. diye dýþarý çýkmak istedim O. Sevdiði bir niþanlýnýn ölümün t. her bir vardý.

Müdür Efendi. Bugün sana pederane ihtar ediyorum. Müdür Efendi. þu yüzünü iyi bir yý Müdür Efendi.. adýla. ille muallim kýsmýn fa girmesi caiz deðilir. seni talebeye takdim edeyim. dedim. .Hamallarý iki mecidiyeden aþaðý razý edemiyorum. Çarçabuk kaným kaynamýþtý. evet. kahkahalar Müdür Efendi'ye sirayet etti. . ders f vakti oldu mu dersin? . ari-l fe olmalý. Herhalde bu Recep Efendi. .Sen. Recep Efendi. Deminden beri bir þey söylemek istediðine dikkat ediyordum. Muavine de benimle beraber gülmeye baþlamýþtý: . akýllarý baþlarýndan gider.Bak tereslere. (Yakasýna bakarsan gömlek eplerine bakarsan yelek). Sinirli sinirli.Oldu efendim. eþyayý kendim taþýrým. Allah'tan ha? Allah da verdi mi verir. bir memuriyetin muhafazasý. Sonra söz söylemek fýrsatýný kaçýrmamak istiyor gibi: . yine mektebe gelmiþ çocuklara alfabe talim eder gibi tane tane döküyodu. benim bu þaþý gözlerimi görüyor musun? Onlarýn l yan bakýþlarýný alimallah bin liray bir bakýver-l dim mi. talebe sýnýfa girdi. Ben delibozuk bi par mýyým. su ile çý yok. sesini alçaltarak! söylemiþti. Öyle deði naz Haným? Aðzýný açmaya tövbe mi ettin? Þehnaz Haným. amma yaptýn ha. dýncaðýz. dedim. bütün K'ler ibi telaffuz ederek konuþuyordu. aksi aksi yüzüme bakýyor' . ben dünyada yüzüne boya sürmüþ insan deðilim. ille velâkin evvela git. Fena halde þaþýrdý ir þey mi sü.Yüzümde bir þey mi var efendim? dedim. dedi.tekrar oturmamý emretti: . pek hoþ bir insan olacaktý.Amma tuhaf iþ ha. Sen.Evet. Sobanýn yanýna bir iskemle çekerek oturdu. Arkasýnda mor çizgili sarý atlastan bir yelek yahut gömlek vardý. Benim muallimlerim kendi öz kýzlarým demek248 Reþat Nuri Güntekin tir. Kocaman meþin kunduralarýnýn at nalý þeklinde çi süslü tabanlarýný ateþe vererek benimle konuþmaya baþladý. kapý dýþarý ettim. Allah'tan ha. Bu defa. þaþkýn þaþkýn: . dedi. Çekiçle üstlerine vurulan madenler gibi. O da benim gibij mütehayyirdi: ÇALIKUÞU 249 . Ama ne yapalým ki Allah sürmüþ. kulakta çýnlayan tuhaf bir sesi vardý. o memuriyetin istihsalinden dah müþküldür. kadýn kýsmýnýn süs ve altýna tutkusu bir yaradýlýþ eðilimidir. teklif mi var? Bir bakýma senin pederin sayýlýrýz. edibe olmalý Vazifede kusur etmemeli. Sonra tekrar bana döndü: . dedi.Fakat bende boya yok. bu sözleri biraz sýkýlarak. Bir tanesi geçenlerde bir hal yiyecek olduydu: Tövbe ler olsun. ha.Haydi kýzým. beni sýnýfa götürmeye r penceresinden talebelerimi görür görmez yüreðim aðzýma geldi. yapa-. diyordu. Maarif Müdürü'ne sormadan pasaportunu eline verdim. Muavine Haným. Fakat. .rülmüþtü? Muavine Haným'la birbirimize baktýk. be kýzým. Yani demem o demek ki. "Her yerde iþittiðim bu söz artýk canýmý sýkmaya baþlam týkýrýnda gitmiþ ha! Þu var ki. cýlýz. Gayri ona göre çalýþýrsýn.Müdür Efendi. Ben. öyle olmuþtu. .Amma yaptýn ha. Müdür Efendi. o boyalardan ben de þikâyetçiyim.Kýzým. öyle söyle. sobanýn yanýnda dumanlan çýkmaya baþlayan ýslak kundurularýnýn naili tabanlar gibi yerinden fýrladý: . annen sana süt yerine gül reçeli mi emzirdi be? !. Ne kabalýk Yarabbi! Dershan . ne yapalým? diye ilave etti. böyle parlak yüz gördün mü Muavine Haným? Kýzým. sen git. mektebin müdür muaviniydi. hariç-j ten muallimlik vakarýný muhafaza etme li. Ýlle velâkin gayet ciddi olmalý.Yok caným efendim. tövbe olsun arkalýðý sýrtýma alýr. Öksürmeden lakýrdý söyleyemeyen orta yaþlý. Birdenbire iþi anladým ve kendimi tutamayarak güldüm: .Hanýmýn tabii rengi efendim.Sen bayaðý çocukmuþsun. rým. onun gülüþü de herkesten baþka tür "Ha. ha" diye gülerken (h) harflerini. hâlâ üstünde ince ince dumanlar tüten latasýný giymiþ.

Aman Yarabbi. onlardan daha ziyade ükmüþtüm. yerlere geçiyord um. diye baðýrdý. Hiç güçlük çekmeden söylüyor. tüfekle olmaz. gülmeleriniz tebessüm derecesini geçmemeli. onun heybetin e bakmayýn. lakýrdýlarý Bereket versin. yakasýný býrakmayýn. neler söylüyordu! Avrupalýlar týbbý. . Kýzlar. Sýnýfta gülüþmenin artmasý nihayet Müdür Efendi'nin dikkatini celp etmiþti. y vahýnýza. Fakat size kýrýlýrým. Nutuk. Böylece talebemle ilk bakýþýmýz tatlý bir tebessüm oldu. içi cevherlidir. Bu kadýn kýsmýna yüz vermeye gelmez ya. Bir parça Fransýzcam var. on kadar devam etti. uzu verdi. yarý ciddi onlarý tehdit ediyordu.. bunun size faydasý olursa bahtiya lacaðým. Sýnýftan çýkarken kýzlarýmdan biri yanýma geldi. astarýný da istersiniz. Doðrusu ben. rezil olacaktým! Ýlk defa doðrudan doðruya sýnýfa bakmaya cesaret ettim. Þaþý gözlerinin bin liraya satmayacaðýný söylediði o korkunç yan bakýþlarýndan biri . kürsüyü yumrukluyor: "Ne sýrý alpataný getiririm ha!" diye yarý þaka. Size. 252 Reþat Nuri Güntekin . Aman. Sabahta an söylenen geveze Çalýkuþu. az yüz verdiler mi. Artýk. o anda bizi birbirimize sevdirdi. berbat ederini. diye söze baþladým. ananýzdan babanýzdan. Fakat maþallah Recep Efendi. limon gibi sýkýp ilmini aðzýndan almazsanýz. Kapayýn çabuk aðýzlarýnýz r gibi ne sýrýtýp duruyorsunuz. O ne ya. parmak kadar görünür ama. Müdür Efendi fazla gülenleri "kalpatanla diþlerinizi sökerim ha!" diye zarifane tehdit edermiþ. bu gizli gülüþ. tövbe olsun. Artýk. d Hasýlý. Talebemle yalnýz kaldýðým bu ilk dakikanýn bu kadar müþkül olacaðýný düþünmemiþtim. hafifçe güldüm. talebelerim beni hâlâ Müd endi'nin nutkuna gülüyor sandýlar. o kadar aldýrýþ etmiyorlardý.O ne ya?. Müdür Efendi. hemen bu dakikada çekilip gitseydi. Birdenbire yumr vurdu. Birdenbire üstüme diki en bu bir yýðýn göz karþýsýnda adeta eriyordum. týlsým bozulmuþtu. son bi r ÇALIKUÞU 251 defa daha: "Sýký tutun. boðazýna bas limon gibi sýkýn ha. þu parmak kadar kýzýn elindedir.elki elli çocuk vardý. Müdür Efendi. ilk dersim pek güzel geçti. O melun kahkaha nöbetlerinden birinin tutmak üzere olduðunu hissediyor. kendimi toparlamýþtým. nlar da gülüyordu. ancak Fransýz diliyle olurmuþ."Çýk kýzým. Siz. felekiyat ve riyaziyatý Araplar aldýklarý halde biz ne halt karýþtýrýp Avrupalýlardan yeni bilgileri almýyoruz? Avrupalýla ni ilm-ü irfanýna payzeni duhul olup gücün yettiði kadar ganimetler almak meþru bir çapul i Bu çapul öyle topla. onda müthiþ bir dinletme meraký vardý: 250 Reþat Nuri Güntekin . Bana "kal-patan"ýn sadece "kerpeten" demek nu söyledi. Sýký yapýþýn. devletten. Onlar da gözlerime bakarak gülümsemeye baþladýlar.. o bin liradan fazla deðer yan bakýþlarýyla penceresinden bakarsa dehþet! Onun için talebelerime ayrýca bir ihtarda bulunmaya lüzum gördüm: . milletten yediðiniz ekmek zýkkým olsun!" diye ba sonra çýktý gitti.. Bereket versin.Hanýmlar. O maden gibi kulaklardan çýnlayan sesiyle baðýrarak be eriyordu: . kimyayý. gayri ihtiyari. Hepsi de hemen hemen benle akran genç kýzlar. müþkül bir vaziyette kalacak. na. iyiden iyice coþmuþtu. sizi tehdit etmek için benim elimd e Müdür Efendi'nin galiba "kalpatan" dediði þeyher neyse ondan yok. Baþýmýn içi bomboþtu. o ne ya?. Söyleyecek b endimi tutamadým.O memalik-i irfanýn anahtarlarý. makamýna bakalým!" diye hemen hemen zorla beni kürsüye çýkardýktan sonra.Hanýmlar.. Öyle zannederim akýþ. dilim açýlmýþtý. kýzlarýmýn yavaþ y e kocaman hanýmlara karþý kýzlarým diyebilmek ne saadet! Yalnýz ara sýra biraz fazla gülüyo enim için hava hoþ. Ara sýra gülüþmeler arttýkça Recep Efendi. dut yemiþ bülbüle dönmüþtü. Maþallah. Nihayet. Birde bana bir cesaret geldi.

aç leri bana. Her çalgýdan. ellerimi önlüðümün ceplerine sokarak üstümü kurutuyordum. tallý seste belli belirsiz b kâyet! Etrafýnda bir daire çeviren arkadaþlarýma bir türlü bitmeyen yaðmurlardan þikâyet ed valan. insan. muavin Þehnaz Haným bana. Bulunduðum yerden baþýmla selamladým: . insan. 28 Mart Kýzlarýmdan çok ama pek çok mennunum. ince uzun boylu bir efendi girdi. Ben. dedi. Vaktiyle trende afacan bir mektep kýzý görürdüm ize öyle benzerdi ki. Arkadaþlar.. keskin kara gözlü kadýn ki. Bilakis Recep Efendi. iki duvar köþesiyle bu soba arasýndaki ar lýða girerek ayakta durmuþ. Yeni Fransýzca muallimimiz Feride Haným. doðrusu onlara da fena insanlar diyemem. Bu halim. bütün B. Arkadaþlarýma gelince. ince sarý sakalý.. Hele söz söyleyiþi doyulmayacak kadar tatlýydý. Fakat. teneffüste bile peþimi býra rlar. hemen etrafýný aldýlar. talebelerim arasýnda bile. Fransýz filandý.. Soba boru kendime siper ederek ona bakmaya baþladým.ihtimal. Hatta. sessiz bir evde yaþýyorlarmýþ. ondan çekiniyor. pansiyonun loþ dehlizlerinde mahzun mahzun gülümseyen Isa resimlerini hatýrla ttý. yeþilden yapmalý!" diyor. O. Bu k nler söylüyorlar. nazik. talebelerimizden mi? diye sordu Arkadaþlarým hep birden bana döndüler.Affedersiniz beyefendi. Türlü maskaralýklar eder.Kim bu küçükhaným. tövbe olsun gözüm açýlacak!" diyor. her sazdan varmýþ. bir Mevlevi þeyhiymiþ. gizli gizli mavi latasýnýn yakasýný rek: "Vah ne þirrettir o! Þunu bir atlatsam yok mu. Zahit Efendi. Fakat o. ekseriy e mahkûm hastalarda görülen renksiz.'nin en ehemmiyetli bir þahsý.'ye gelmiþ. Zaten Þeyh E meþhur bir bestekâr. Halim. Mekte pte onu çok seviyorlar. evinde bile herkesle seviþebilir mi? Arkadaþlar arasýnda en hoþuma giden. Böyle olduðu halde bahsedilen Þeyh Yusuf Efendi'nin mutlaka bu zat olduðunu anladým. iye gülerek . Vaktiyle arasý sý a tren arkadaþlýðý ederdik. Yusuf Efendi. Coðrafya hocasý Ömer Bey. odanýn bir köþesinde yan yana bakarak benim için herhalde iyi olmayan þeyler fýs aþanlar yok deðil. B irbirlerinden hiç ayrýlmýyorlar. Eski bildiklerden ikincisi kocaman gözlüklü. iki kardeþ. burada haftada bir gün ders veriyormuþ. þeffaf bir beyazlýk vardý. diþlek bir ihtiyar muallime. bunlarla sýký fýký arkada tavsiye etti. bilmiyorum! Bunlardan baþka iki tane eski bildik var. Yalnýz mektebin 253 ÇALIKUÞU deðil. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla beklediðini söylüyordu. kendi kendilerine küçük.. Mektepte birkaç erkek muallim de var. kýranta bir miralay mütekaidi. Göztepe taraflarýndan bir yerde muallimeydi. benim kendi icat ettiðim bu kýyafe vaþ yavaþ yayýlmaya baþladý. Ýçeriye gird t siyah önlüðüm ýslanmýþtý. diyordum. galiba. onlarý aðlamadan dinleyemezmiþ. Öyle parçalarý varmýþ ki.Allah. Onun da gözü beni ýsýrýyor.B. Sebebi nedir. Kapý beþ yaþlarýnda. Allah! Bu kadar benzeyiþ görmedim. Muallim odasýnda kocaman bir çini soba yanýyordu. Müdür Efen-di'nin yan bakýþlarýndan kokmayan ye arkadaþýmýz bu. Süzgün yüzünde. bir vag n dolusu halký güldürmekten kýrar geçirirdi. Fakat. Birisi vaktiyle Merkez Rüþti-yesi'nde beni müdafaa eden uzun boylu. Takdim etmeyi unuttuk. ihtiyar bir din dersleri hocasý. yaðmurlu bir günde gördüm. Nezihe ve Vasfiye diye iki sevimli istanbul çocuðu. birkaç s vvel B. Beni o kadar sevdiler ki. Köþenin karanlýðýnda beni biraz daha iyi görmek i gözlerini büzdü: . bir musiki müzesi gibiymiþ. eðlenmiþ-tým. bildiðimiz siviller gibi giyinmiþti. tatlý bir adamdý. Kendisini ilk defa soðuk. olabilir. önüme bakarak: . Arada þunu da söyleyeyim ki. dikkatle yüzüme bakarak: . Teneffüste talebelerimle beraber bahçe onlara yepyeni bir top oyunu öðretmek bahanesiyle biraz oynamýþ. ama leke olacaðý derek aldýrmýyoruz. Bir 254 Reþat Nuri Güntekin aralýk gözlerimiz birbirine tesadüf etti.. Bana karþý fazla soðu duranlar. ismini bilmediðim bir yazý mualli nihayet musiki muallimi Þeyh Yusuf Efendi. paltosunu çýkardýlar. diyor. Müdür Efendi bunun rengine i ediyor: "Müslüman kýsmýna kara giymek yakýþmaz.

O vakit Mun "Abacýðým. toza. fakat pozdan pek sýkýlýyor. eþyayý düzeltecektik. Yaramaz kýz usl ursa çabucak bitecek. Mazlum durmuyor. alt alta. evimizden çok memnunuz. topraða bulanmýþ bir eski org iliþti. Sözde biraz temizlik yapacak. ad ayaný Bu dalgalý yeþillik içinde gelincikler. bahçeli. Sesin gizli þikayetiyle öyle güzel. aþaðýsý mi Allah esirgesin.vaka geçti tebin kullanýlmayan eþya ile dolu metruk bir salonu var.. vallahi ben durmak istiyorum ama. Panjurlar kapalý olduðundan buraya adeta bir akþam karanlýðý basmýþtý bakýnýrken. bu þeytan mahluklar ayaklarý arý yeri benden iyi bilirler ya. hafifçe ayaðý kayþa doðru dereye düþecek Hoþ. Evet. yalandan surat ediyorum: "Ne yapayým. B 7 Nisan En büyük bir emelime daha kavuþtum. ç a keçisiyle karþýmda oturmak ona pek güç geliyor Ara sýra Mazlum. Bu nazik mahsun hastaya bayýlýyorum. ip atlamakla geçiriyorum Yorulduðumuz vakit ben. dedi. Neyse. bu Yusuf Efendi'yi bir aðabey gibi seviyordum. kardeþler geliyor. birdenbi atlý ve mahzun bir ihtizaz uyandý.Ben. Bu ÇALIKUÞU 255 yaramaz. içeri alýncaya kadar epeyce yürek üzüntüsü çektik. gözlerine inanamýyor. Birkaç erimde küçük bir meziyet varsa. Ben. Hele bahçemizin önündeki dik bayýr. Kendi evine iki üç dakikalýk mesafede..akþamüstleri ortalýk kararýrken biraz mahzun oluyoruz. Sadece Maz lum -Çoban Mehmet'in verdiði keçinin ismini Mazlum koyduk. N ezer? Gülmekten. parmaðýmla onu tehdit ederek: . keçsiyle beraber çimenlerin üstüne uzanýyor Resim meraký bende en uyandý. ellerinde mendi lerle babalar. Yalnýz. Munise de. resim yapmaya baþlýyorum. köþelerden birinde gözüme. diy Mektepteki derslerim galiba fena gitmiyor. üst üste boðuþmaktan göz açamadýk ki. Ba kýzýyorum.bizi epeyce korkuttu. taþlýktaki mavi çinilere ayaðýný sürüyor duvardaki çi rini elleriyle seviyor.. taze yaralar gibi kanýyor Bütün boþ günlerimi de Munise ile koþmaca oynamak. Unutulmuþ bir dost mezarýna yaklaþýr gibi titreye titreye onun yanma gittim. . Beyaz teninde bir pembelik uçtu.Büyük bestekârýmýzý tanýdýðýma çok memnun oldum efendim. açýk kalan mutfak kapýsýndan bahçeye. Çocukluðumun mesut günleri bir orgun çaldýðý aðýr. ben de dün çok neþeliydik. El erini ovuþturarak boynunu büktü: . ince þeyler söylüyor ki. hýrçýnlýk etmeye. Fikri gibi bazý büyük þairlerdeki ilahi melali bir sesle ifade etmesinden ibarettir. küçük. Munise. þirin bir evceðiz. bunu bana içinin eþyalarýyla beraber raladýlar. bunu bana ah razý olsun Hacý Kalfa buldu. minimini. gülmeyi fazla sevdiðim için ara 256 Reþat Nuri Güntekýn il M ýl'ý sýra darýhyor: "Kalpataný sana da getiririm ha!" diyor. Müdür Efendi benden çok memnun. oradan dereye inen bayýra kaçmýþ. o da Hâmýt. Baþýnda kýr çiçeklerinden bir çelenkle. Daha iyisi.. senin þeytanlýðýný anlamýyor muyum sanýyorsun? Sen hayvaný mahsus gýdýklýyorsun. Ne yapayým?" diye kaçýyor. Birkaç günden ben Munise'nin suluboya bir resmiyle uðraþýyordum. derin nde geçmiþti.Bendeniz bestekâr sýfatýna layýk olacak bir1 eser vücuda getirdiðime kaný deðilim. Komþu evlere. O gün. Hoca Efendi? Üst dudaðým bir parça kýsa da ciddi durduðum vakit bile gülüyorum unuz!" diyorum. Bizim kapýmýzý bu saatlerde hiç kimse çalmayacak. odamýn pencerelerine sarmaþýklar týrmanýyor. birbirimizi kovalamaktan. bir ders levhasý almak içi n o salona girmiþtim. temiz bir evim var. bu daim böyle olacak. Hele biçare Munise. Sanatkârlar böyle cümlelere karþý pek hassas oluyorlar. Her taraf yemyeþil. Munise. Bahçemde renk renk çiçekl açýyor. Dünden beri güzel. Þeyh Yusuf Efendi ile ahbaplýðýmýz çok ilerledi. Bu memleketin. Hülasa. ayný semtin kenarýnd alý. dedim. Yalnýz. uzun ince bacaklarýyla debelenmeye baþlýyor. On gün evvel tuhaf bir .. öyle güzel bir baharý var ki. kendisini saraya girmiþ zannediyor.

benden iz de defterime zapt ederim. hangisinin musikiþinasa ait olduðunu tefrikte yanýlmam. Org. Akþam mütalaasýnda muavin Þehnaz Haným'la beraber mektebi dolaþýyorduk. Muavin. Sonra göðsümde tutuk nefeslerle yorgun. Dün gece sýra benimdi. siyah önlüklü. Ben. Hafifçe baþýný sallayarak: . onlarda. gönlümün içine dokunuyor.Devam et yavrum. Çünkü bu hasta ve hassas Þeyh. neler çaldýðýmý bilmiyordum. nerede olduðumu unutmuþtum. mavi gözlerinde aðýr bir melal ile beni dinliyordu. Bu parçalarý çalmak isterim. Vaat ettiði parçalar edim. birdenbire bulunduðu yerden: . lakayt görünmeye çalýþarak cevap verdim: . Arkamda derin bir ah. öyle sandým ki.Onu bana getir. Sýnýflarýn birindek lambasýnýn iyi yanmadýðýný görerek içeri girdik. Orgun üzerine baþýmý daha ziyade eðerek gözlerimden akan yaþlar kuruyuncaya dar çaldým. ancak bir hassas kalbin melalinden akar. Ayaðýnýn altýna bir sandalye çekerek lambayý muayene ediyordu. alelade bir tahta p kunsa. bir müsait vaktinizde siz orgda tekrar onlarý lütfederseniz.Dur. bu ince parmaklarla uda deðil. yerinden atlayarak hademenin elinden mektu bu kapmýþtý.Bunlar kulaktan kapma þeyler efendim.Samimi bir melal mahsulü olan bazý parçalarým var ki. Me ridorlarý gözlerimin önünde açýlýyor. aðýr bir rüya içine gömülmeye baþlýyordum. B. kimseye çalmadým. Muallimler. Ayrýlacaðýmýz vakit. Elimde bir mektupla arka sýralarda oturan bir talebeye yaklaþmaya baþladý. Tam mektubu vereceði vakit muavin.Bunlar." diye kaç kere size t embih ettim. Musiki aletlerine merakým var da efendim. yaralý bir gönülden gelir gibi aðýr. Bir gün. yavaþ olarak sevdiðim can birini çalmaya baþladým.Sizde ne derin bir istidad-ý musiki. Birkaç gün evvel çocuklardan biri satýn almak iste diði udu muayene ettirmeye getirmiþti. bu sözlerime inanmadý. ne hassas bir kalp varmýþ Feride Haným! Bir çocuk r uhunun bu engin hüznü nasýl bildiðine mütehayyirim. . büyük bir kabahat iþledim: Meydana çýkacak diye yüreðim titriyor. Elinden rdi. . Kapýdan ihtiyar hademe girdi. Onlarý inþallah bir gün size çalarým. Ben de hanede bir köþeye koydum. ÇALIKUÞU 257 . haftada bir gece mektepte nöbetçi kalýyor ar. Þeyh Efendi ile olan ahbaplýðýmýzý bir kat daha artýrdý. dedi.Kendime bir üstad-ý sanat diyemem.u salona ne yapmaya geldiðimi. Karanlýkta gözüme Þeyh Yusuf Efendi'nin sarýþýn simasý göründü. derin bir ses verdi. Org inledýkçe yavaþ yavaþ kendimi kaybediyor. esasen böyle yanýk þeylerdir efend im. olmaz mý küçükhaným? iþte bu vaka. Yusuf Efendi. bu ses Ne yaptýðýmý düþünmeden bir sandalye çektim Orgun önünde oturdum. bana bir vaatte bulundu . çok marifetli bir kadýndý. rica ederim. Ayþe Kadýn! O ne? dedi. içimden öyle geldi. . Hüzün bende deðil. fakat bir musiki-parçasýndaki meziyetlerden hangisi nin bestekâra. Anlamayacaklarýnd emindim. kafile kafil yordu. "Talebeye gelen mektuplarý evvela ben göreceðim. Eski günlerimin eski a tamamýyla kendimi terk etmiþtim. Ah. . cantique denilen bir nevi ilahilerdir ki. Ne kafasýz kadýnsýn! Bu dakikada tuhaf bir þey oldu. Cemile Haným için kapýcýya bir mektup býrakmýþlar da. bitkin bir halde durdum. fakat pek Çalýkuþu . Þeyh Efendi. yapraklar içinden rüzgâr geçmesine benzer bir ses iþittim. Konuþa konuþa salondan çýkmýþtýk. Ký ynunu bükmüþ. Bu cantiq ue dediðiniz ilahilerden bazýlarýnýn notasýný bana ihsan edebilir misiniz? . Hafifçe ti reyerek baþýmý çevirdim. Geçenlerde vefat eden bir ihtiyar rahibin terekesinde n bendeniz de bir org almýþtým. Cemile. Parmaklarýnýn ucuyla tellere þöyle birkaç defa dokun k olduydu. Yaptýðým þeyin iyi o fakat ne yapayým. tuþlarda parmaðýmý koydum. devam et. Sesler gibi parma klarýn da bazý ihtizazlarý vardýr ki. onu feryada getirecek sanýyorum.Hiç. kesik saçlý arkadaþlarým.Beis yok. Ne vakitten beri burada olduðumu. Yavaþça ayaðýmý bastým. . Mayýs Dün. notalarýný ne bileyim. Cevap vermedim.F 17 258 Reþat Nuri Güntekin güzel þeyler olacaðýný tahmin ediyordum.

Bu Cemile. Bu. Bu sene genç bir mülazýmý sevdi. . kýzýn bileðini hýrpalayarak mektubu kaptý. Sýnýfa derin nek uçsa iþitilecekti. Yüzünde baþýný eðerek dudaklarý saranyor. Yýrtýlmýþ. üçüncü mektuptur ki elime geçti. zarfýn üzerine göz gezdirirken hafifçe kaþlarýný çatýyordu. niçin itaat etmiyorsun? Bu cýlýz. sessiz yatakhanelere aðýr bir rüya bulutu çökmüþ gibidir. Cemile. Muavin. Muavin ile beraber dýþarý çýkarke zdirdim. çabucak ke Derin sükûnete raðmen heyecan içinde olduðu hissedilen sýnýfa hitap ile. bu küçük kelimede meyus bir isyan vardý. ÇALIKUÞU 261 Nöbet gecelerimde herkes uyuduktan sonra boþ koridorlarda. Cemile. sessiz. ikide birde biçarenin yarasýn . O. dedi. baþýný sýranýn üstüne saklamýþ. ateþli baþýna yavaþça elimi koyarým. Talebeler. sesini daha ziyade alçaltarak devam etti: . ne bekliyorsun? . daha ileride kumral bir saç küm bir genç kýz uyuyordur. Cemile'nin Suriye'deki biraderinden. kararýmý verdim. bir þeyler fýsýl260 Reþat Nuri Güntekin daþýyorladý. omuzlarý hafif sarsýntýlarl ora giderken muavine: . Derslerinde de Yüzünü yakýndan gördüðüm vakit. Biz. . baþ baþa vermiþ. bahçede tenha köþelerde.. dedim.Hayýr. göz hapsindedir. düþüne düþüne dolaþtýðýný görürdüm.259 ÇALIKUÞU Muavin hiç sükûnetini bozmadan: . kýzým. Vakit gece yarýsýna yaklaþýyordu. biçareleri. Halbuki o. Ben hâlâ nöbetçi muallimler odasýndaki yataðýmda uyuyamýy t.. Muavin. gözka-paklarý hemen titriyor denecek suretle açýlýp kapan .Mektup. Muavin Haným. bu çocuðu yavaþ yavaþ tedaviye çalýþýyoruz.Merak etme kýzým. . ne kadar sabýsýzl dedir? . hýrçýn bir sabýrsýzlýkla ayaðýný yere vurdu: . . müm zý olmuyor. dedi.Haydi. Arka sýralarda birkaç genç kýz.Haydi. ötede yorganýný düzeltirim. Mülazýmý Bandýrma'ya gönder . niçin? Bu "niçin" sözünde. hastalýklý kadýnda öyle bir âmirane eda vardý ki. Koridorda dolaþan nöbetçi hademeyi bir bahane ile aþaðý göndererek muav odasýna girdim. sert bir hareketle eli uzattý. . Muavine Haným. baþýný önüne eðerek aðýr aðýr yanýmýza geldi.Cezanýz pek aðýr oldu. buruþturulmuþ kâðýt yýðýnla nu bulup çýkardým.Buraya gelmeni söylüyorum Cemile.Niçin. þimdi yerine git! Þehnaz Haným. karanlýk yatakhanel erde dolaþmak çok hoþlandýðým bir þeydi. gerek mektepte bu kýz. er geç kaybedecekeri bu rüyadan uyandýrmamak için ayaklarýmýn ucuna basa basa .Cemile. Cemile. kardeþinden gelen bu mektubu ona vermeyecek misiniz? . Burada üstü açýlmýþ bir küçük kýzý örterim. Fakat.Nasýl. Perdeleri açýk kalmýþ bir pencereden odaya soluk bir mehtap aydýnlýðý vurmu gece hýrsýzý gibi titreyerek sobanýn kapaðýný açtým. ben bile titredim. o mektubu bana ver! Muavin. tekrar baþlarýný kitaplarýnýn üzerine eðdiler.Buraya gel. kim bilir.Niçin? . Gerek evde. epeyce zengin bir adamýn kýzýdýr. yarý açýk ince dudaklarýyla hangi ümide gülümsediðini kendi kendim Bu birçok genç kýzýn uyuduðu loþ. Þehnaz Haným hýrçýn bir hareketle bu mektubu buru obanýn kapaðýný kaldýrarak içine attý. Babasý. hareket etmiyordu. On altý. çocuðun büyük bir teessür içinde olduðunu anladým. Cemile'ye gelince. Yarýna kadar nasýl bekleyecek. on yedi yaþlarýnda güzel bir dan kaçtýðýný.Çünkü kardeþinden gelmiyor. Konuþa konuþa muavinin odasýna gitmiþtik. Yalnýz hemen bana itaat etmediði için yarýna kadar ona vermeyeceðim. mektubu hiçbir zaman okuyamayacaðýný anladý.

"i gunum.Ipekböceði" benim yeni ismim. helva yaptýrdým. k 262 Reþat Nuri Guntekin mekteplerinin þarkýlar söyleyerek geçtiðini gören Munise. Þurada bir iptidai mektebi mýzýka ile marþ okuyor. böyle ipekböceðine sekizi de kurban olsun!" diye baðýrmaz mý? Öyle utandým ki. yeni uyumuþtu. Ne rezalettir bu ? Olmaz. bir dere kenarýnda Mayýs Bayramý yaptýlar. Vallahi. Bunu. B. Yavaþça üzerine eðildim: . Geçen . Þimdi "Ipekböceði" çýktý. Cemile. kaba saba bir adam. Yeþil bahçelerin arasýndaki yýlankavi yollardan. bugünü bahçemde geçirmeye niyet etmiþtim. itiþe kakýþa. muallim arkadaþlarýmdan Vasfiye ile son sýnýftan birkaç talebe. urur mu? Uzakta. marþlar okuyarak gel ktep taburlarý bitip tükenmek bilmiyordu. Meðer salýncak eðlencesi için beni arýyorlarmýþ. sadece bir biçaredir. mektep önlüðünün cebinde sevdiðinden gelen mektubu bulduðun zaman. * Küçük talebelere beyaz giydirmiþlerdi. böyle kalabalýk gezintil rden hoþlanmýyorum.Bahtiyar küçük kýz. onlar da son sýnýf namýna ricaya geliyorlardý: . efendim. ki kadar sevineceksin? Bu kaybolmuþ þeyi hangi görünmez gece perisinin oraya getirip býraktýð di kendine soracaksýn. sýzýldanmaya baþladý. kocaman siyah þemsiyesiyle dolaþýyor. tlaka beni önüne katýp götürmek emriyle müdür tarafýndan gönderilmiþti.Tövbe olsun. sevinci orgun bir hüzünden baþka bir þey vermiyordu. o. kahvenin bir ucundan öbür ucuna: "Sekiz tane dut bahçem var. yer ya ere geçecektim. Onun için. Bu yüzlerce kýz çocuðunun çýlgýn neþesi. sallanmasýný bilmiyorum!" diyorum. Munise. ben onun için hassaten kuzu doldurttum. bir sel çukuru kenarýnda kocaman bir kayanýn gölges uþtum. Hem bu isim yalnýz mektepte kalsa yine þikâyet etmeyeceðim.. diye bar bar baðýrýyormuþ. Ben. nefret ettiði in sandan gelebilecek mektuplarý daima kalbinin bir parçasýyla beraber yakmaya mahkûm bir t alihsiz. yüzüme karþý da böyle "Ipekböceði" demekten çekinmiyorlar. daha ileride çocuk. ne talebelerime söz anlatma k kabil deðildi. Onun için gitmemeye.. Üç güne kadar imtihanlara baþlýyoruz. Cemile'nin karyolasýný bulduðum vakit biçare. kahkahalar dalgalanýyordu. Genç hocalardan bazýlarý b lerle beraber bu aðaçlara kolan salýncaklarý kurmuþlardý Yaprak kümelerinin arasýnda renk r tekler uçuyor. Birdenbire arkamda ince bir sesin: "Buldum. Salýncaklardan birine atladýk. Bilmem niçin. Baktým. ben bugün hiç eðlenmiyordum. Mürüvvet Haným -beni vaktiyle Merkez Rüþtiye Mektebi'nde müdafaa eden kesk kara gözlü kadýn. Zengin bir ipek tüccarý olduðunu söyledikleri pot u. bir köþeye taþtan ocak ÇALIKUÞU 263 kuran aþçýlara baðýra baðýra emir veriyordu. Recep Efendi: . Yaramaz.. Hem daha fenasý.eðim titreyerek yürürüm. bir peri deðil. 20Mayýs Dün dersler kesildi. erkekler tarafýna savdýlar. "Gitmem" diye inat etsem: "Naza çekiyor kendini!" diyecekler. m mlik vakarýma dokunuyor. kirpiklerinde d aha kurumamýþ gözyaþý damlalarýndan anladým. Ben. yavaþ yavaþ kalabalýktan ayrýlmýþ. Fakat ne arkadaþýma. Erkek hocalar derenin karþý tarafýndaki bir aðaçlýða çekilmiþlerdi. B. Ipekböceði burada!" diye baðýrdýðýný iþittim. kahvelerden birinin önünden geçiyordum. Çalýkuþu bitti. Muallimlerle büyük talebeler çarþaflarýný atrn nebilmek için Müdür Efendi'yi güç bela kandýrdýlar. ötede bir alay genç kýz.. mintanlý. O gece. Fakat. ut nutuk söyleyen bir çocuðu alkýþlýyordu. Dere kenarý papatya çayýrlarýna dönmüþtü. Tam onun gö çat kapý çalýndý. Talebelerime gelince. olmaz. Bizim aramýzda yalnýz R . Yarý zorla beni oraya kadar götürdüler.. Bu memleke k kýz mektebi varmýþ. Taþkýn kovuklarda bitmiþ cýlýz san çiçekleri koparýp ayaklarýmýn altýndan geçen suya gýn düþünüyordum. adeta izzetinefsime. çaresizce çarþafýmý giyerek peþlerine takýldým.. Faka . çýðlýklar. ç ir almaca oynuyor. kalabalýðýn içinde kaybolmuþtu. mavi latasý.mutlaka benimle sallanmak istiyordu. eðlenece klerdi. büyük karmakarýþýk bir insan kümesi manzume okuyan.'deki bütün kýz mektepleri bug n bir saat uzakta. yüksek bir setin kenarýnda bir sýra kestane aðacý vardý.

güneþ aþaðýya kadar inemiyor. dedi. Sekiz. Arkadaþlardan biri usulca kulaðýma eðildi. Zavall hayli uðraþtýktan sonra vazgeçti: 264 Reþat Nuri Güntekin . Sen hakikaten sallanmaktan korkuyorsun. yemekt en sonra da peþimi býrakmadý. çimenlerin üzerine zanmýþlardý.Sus. bir bahane ile Yusuf Efendi'yi erkeklerden ayýrmýþlardý. Müdür Efendi. yine rahat vermediler: . adeta bir fecir a kýyordu. Bu musiki. Þeyh. diye yüreðim titriyordu. Bunlardan hiçbirini þimdiye kadar dinlememiþtim. Bugünkü mektep eðlencesine o da gelmek istemi Kadýn hocalar. ikide bir: "Hani.Biraz dinlenmez misiniz? dedim.Niçin? diye sordum. ömrümce kulaklarýmdan gitmeyecek! Arkadaþlar. etraftan sularýn köpüre köpüre aktýðý bir kayanýn üstüne sinmiþtim. Gözlerimi. Bir hastayý bu kadar yormak günahtý.. þarkýlardan bitirmesinden istifade ederek: . Kumral. Adamcaðýz.. bestekâr. düþeceks in. Mektepten. Þey ndi. "Çaðlayanlar" leri bu yerde vadi birdenbire daralýyor. Fakat gözleri yarý kapalý. saçlarýný omzuma dayayan Vasfiye'nin kulaðýna: . Neyiniz var? 266 Reþat Nuri Güntekin . birini bitirdikten sonra ötekine baþlýyordu. Benim bugünkü neþesizliðimi o da fark etmiþti. burada somurtur durursun!" diyordu. kendimizi göstermeye çalýþarak dere kenarýndaki ince yolu takibe baþladýk. çünkü Yusuf Efendi ömründe hiçbir gün bugünkü kadar mesut ve ayný zamanda bedbaht o . Þeyh Efendi'yi ilk defa mektepte dinlemiþtim. fakat böyle deðildi dedim. Hocalardan biri uzaktan el iþaretleriyle beni çaðýrdý: . adeta bir boðaz vücuda getiriyordu. Yusuf Efendi'nin neþesi. þu zevzeðin elinden kendini kurtar da gel.Olmaz. ÇALIKUÞU 265 Buradan bizi kimsenin iþitmesine imkân yoktu.Hademelerden birini gönderip Þeyh Yusuf Efendi'ye bir tambur getirttik. Yolun uzadýðýný görerek onun yorulmasýndan korkanlara gü ce yol. artýk bitecek. Bana eliyle çay piþ ek istiyordu... bugün çok canlý ve neþeliydi. kollarým titriyor. belki biraz da bundan ileri geliyordu. Bugün kendimi o kadar kuvvetli hissediyorum ki!" d iyordu. Rahatsýz görünüyorsunuz. mutlaka geleceksin! diye beni. Çok güzeldi tabii. on kiþilik b r kafileyle. bugün hep eski þarkýlarý çalýyordu. dediðim yerde gülersin. Vasfiye.t. Þeyh Yusuf Efendi'yi sýk yapraklý bir ceviz aðacýnýn altýnda oturttular. epeyce zamandan beri hastaydý. Yusuf Efendi'nin musikisi beni sardýkça sarmýþtý. Dikkatli dikkatli yüzüme baktý. Dayanamadým. dinleyelim. Uzak bir y erde ona çalgý çaldýracaðýz. öðle yemeðinde bizimle beraberdi. Dere kena rýndaki kayalýklar öyle yüksekti ki. tamburu eline verdiler. Bir iki günden beri iyileþtiðini iþitiyorduk.Nafile böceðim. olmaz. sular. Bu. . Arkadaþlar. Þeyh Efendi'ye de birkaç kadeh verdiklerini söyledi. niye gülmüyor? Vay aksi ço ay.Ben. Ben. Tambur baþladý. bu yarý kapalý gözlerden ayýramýyordum Bir aralýk. erkek muallimlerden bazýlarýnýn bir köþede gizli iklerini. dizlerim vücudumun yükünü kaldýramýyor gibi çöküyordu. Metebe gelmiyordu. ebedi gitse yorulmayacaðým. yavaþ yavaþ sar a baþlayan þarkýlarý ince bir terle nemlenmiþ. Aman.. gözleri dolu . baþýný tekrar omzuma býrakarak: . sonunda. hakikaten kaçrýlmayacak bir fýrsattý. Dere yolunda on beþ dakika yürüdükten sonra bir harap su deðirmenine vardýk. nafile. dedi. dedi. mahsus çay semaveri getirmiþi. Gülme. solgun yanaklarýna birkaç dam . Buraya gel.. süzgün gözlerinde muammalý bir gülümseme ile: . Birdenbire yüreðim oynadý. bestekârýn karþýsýna oturttul ar. Benzin kül gibi oldu.Evet. En kaba saba görünenlerin bile aðlayacak gibi dudaklarý titriyor. uzakça bir yere.

Bu Þeyh Efendi'de bir hal var. Nezihe ile Vasfiye bana ara sýra istanbul'dan mektup gönderiyorlar. çok hafif bir baygýnlýktý. . uðraþtýrsýn.Sahi mi söylüyorsun.'de çok kapalý ve yalnýz yaþýyorum. babasýný razý ettiði gün ilk müjdeyi bana getirmiþti. ziyaný yok. B . Her þey sarardý. O. Ýnsan içine çýkmaya utanýr oldum. Fakat bu se fer o zavallý Zehra'nýn-ki gibi deðil. Arkadaþlarýmda bir tuhaflýk hissetmeye baþlýyorum. bu saatte se zýmýn göðsü yastýk oldu. O. Arkadaþým. Sýcaklar tahammül edilmeyecek derecede. beni söyletme derunumda neler var. Þeyh Yusuf Efendi vakasý beni ço k müteessir etti.Yusuf Efendi. baþý tamburun üstüne düþtü. iki bahçe arasýndaki dar bir yoldan saparak kendi kendime eve döndüm. benim de burada kalmaya niyetim yok. dedim. Evet. Uzak güneþinin kamaþtýrýcý ýþýklarý içinde kocaman kül yýðýnlarý gibi cansýz ve manasýz görünüy ibi sýkýlýyorum. adayý anlata anlata bitiremiyorlar. Feride? Hatýrýn kalmasýn. B 25 Temmuz Yaz aylarý uzadýkça uzadý. Bir yolunu bulur arsa orada kalacaklarmýþ. o biraz evvelki manalý bakýþýyla beni tekrar süzdü: . Bir zamandan beri hiçbir kalabalýk ye re gitmemek için inat ediyordum. Bu. etrafta ik namýna bir þey kalmadý. Ayný yoldan geri dönüyorduk. Ben: "Biz sebep olduk. masum çocuk gözleriyle derin derin bana ba ktý.Biliyorsunuz ki ben B. Islak kirpikleri arasýnda o. bu kadar yormamalýydýk!" dedim. Zavallýya hafif bir baygýnlýk r. Talebeler daðýldý. Demek sen hiçbir þey orsun? Vasfiye. için için bir þeye üzülüyor gibi görünüyor. nihayet ann eleri. babalarý da baþ eðmek mecburiyetinde kaldý. karanlýkta kendisine ettiðim hizmeti acaba anladý mý? Bilmiyorum. Zehra gibi. gözlerini açmýþtý. fakat kendi kendime yalnýz býraksýn. Elimde ýslak mendille yanýna döndüðüm vakit o. Bu çocuklarýn ikisi de birbirlerine olan sevdalarýnda öyle sebat ettiler ki. Feride. Bu gece. yanýk bir renk baðladý. aralarýnd esle bir þeyler söyleþiyorlardý. Cemile'yi elimle süsledim. Bir gece. beni üzsün. Fakat Cemile mahsus evime geldi. ihtimal ki þüphe ediyor. Gayri ihtiyarý ellerimi yüzüme kapadým. kendi elimle süsledim. renksiz bir gülümseme ile: . Ben Vasfiye ile beraber en arkaya kalmýþtým.Bütün B. Mendilimi ýslatma n süratle taþlarýn üstünden sýçrayarak dereye indim. ." Yusuf Efendi. .Bizi korkuttunuz efendim. Dere kenarýnda çocuklarýn sevinçli gürültüsü hâlâ d mseye sezdirmeden kafileden ayrýldým. hocalardan birçoðu tatil aylarýn yerlere gitti. Karþýdaki koyu yeþil tepeler soluk. Burada bir âdet var: Kim olursa ol . fakat inanamayacaðým. hep þaþýrdýlar. dedi. duvaðýný elimle taktým. dedi. yine inanmadý: . Doðrusu istenirse. þarkýyý bitirirken. sonra tekrar baþýný tamburuna dayayarak yeni bir þarkýya baþladý: "Pür ateþim. Memleket þimdi bomboþ. garip bir bakýþla bana gözlerini dikmiþti. Sularý.Cevap vermedi. açtýrma benim aðzýmý zinhar Zalim. Hatta a dönmesi. ellerimi öperek ya lvardý. ara sýra oluyor. ~ 5 Aðustos Hoca olduðumdan beri ikinci defadýr ki talebelerimin gelin olduðunu görüyorum. Bu sene Ýstanbul çok güzelmiþ. ÇALIKUÞU 267 Arkadaþým ellerimi tuttu: . Cemile'yi de.Bir þey deðil. Kimsenin hiçbir þeyi ile alakad deðilim.Bilsem saklamaya ne sebep var? dedim. bu saatte Cemile artýk kirpiklerinde kur u268 Reþat Nuri Güntekýn mamýþ gözyaþý damlalanyla yataðýnda uyumuyor. Fakat anasýný. Mektepler açýlacaðý vakit baþka bir yer ir yer ki.'nin bildiði bir þeyi sen nasýl bilemezsin? Bu manasýz þüpheye gülümseyerek omuzl : . Cemile'nin güzel baþýna bu gece. dedim. Manalý manalý bana bakýyorlar. seni ölesiye seviyor.

On Temmuz þenliðidir. Müla zýmýn þimdi senin yanýna gelmeden evvel sokakta yabancý bir kadýnýn geldiðini. nasi hatlerin en güzelini kendi kendine verdin. gülmekten týkanýyor. sana bir tembihim olacak. dedim. dedi. gönlüme derin. sonra fenerlerimden birini Mirat'a. hocan olmak sýfatýyla annen. o kadýndan kaç. yalnýz uçurumun dibinde. bu sözlere. Mütemadiyen gülüp söylüyordum. Hacý Kalfa'nýn ellerini dizlerine vurarak: Reþat Nuri Güntekin 270 ý 'H. bunu bir uður sayýyorlar. çocuðum. Munise ile beraber. Etrafýmda ne se ayat. bu gece benim kendi On Temmuzum.Hacý Kalfa.. Ýhtimal daha elli yaþ bu hazin muzafferiyet . Munise. bu dayanýlmaz sýcaklara raðmen hâlâ kurumayan derede hafif b birkaç yýldýz aksi. Karþý setteki evlerde ýþýklar sönmüþtü. çünkü þimdi ben bile ha t ediyorum. Hacý Kalfa. Sen.un genç kýzlarýn saçma mutlaka bir parça gelin teli takýyorlar. bu ziyafet deðil. cefaya. minimini bahçemizde ziyafet vardý. Artýk burada duramazdým. sana nasihat vermemi istedi. sen de bir iki þey söyle kýzým. . üç yüz altm uzun? Evvela çok neþeliydim. Çalýkuþu. Cemile. Bir sene. çaresiz bir karanlýðýn inmeye baþladýðýný hissediyordum. kafesinden kurtulalý bu gece tam bir sene olmuþtu. birini Haganuþ'a vererek misafirlerimi selametledim. daha kýrk sene. ne uzun? Soðuða. Küçük gelinin yanýnda muallim arkadaþlarýmdan birkaçý vardý. Cemile'nin annesinden müsaade istedim. Bu bir senenin kâh karanlýðýný. bunlarý görünce pek keyiflendi: . Erkenden evime dönmek mecburiyetinde kaldým. manasýný kendi kendime soruy B 27 Aðustos Bu akþam. Ýhtimal. buna imkân olmadý. Geç vakte kadar bahçede oturduk. Sama adam. . Yarabbý. altýnlara batmýþ bir þiþman kadýn. yavrum. Dað yolu. Alay olsun diye sokaktan üç dört kýrmýzý kâðýt fener aldýrm sofra üzerine eðilen dallarýna asmýþtýk. Cemile'yi onun kolunda görmedikçe saadetlerine inanamayacaktým akat. gündüzden çok yorgun olduðu için daha biz konuþ rken sandalyesinde uyuklamaya baþladý. Yalnýz. adamcaðýzýn yanmakta hakký varmýþ. Talebemi bir köþeye çekerek: . elli sene yaþayacaðým. dedim. sana gizli b söylemek istediðini haber verirlerse sakýn dinleme. bu yýldýzlý gölge yýðýný gibi yükseliyordu.. ne kadar hayret etmiþtir? Hakký var. dedi. kendim. Her yerde olduðu gibi. Hayganuþ'un sivilcelerle dolu þiþkin yüzü dallardaki kýrmýzý fen bir renk alýyordu. hasta olduðumu. kim bilir. elmaslara. ihtiya arý gösterdi: ÇALIKUÞU 269 . Kâðýt fenerlerin mumu artýk tükeniyordu. Bu masum arzuyu gülümseyerek kabul ettim.Cemile.Dil otu mu yedin be kýzým? diye gülmesi vardý ki. Bileklerimle alnýmý setin kenarýdaki parmaklýðýn soðuk demirlerine dayadým. dedi. birbirleri r þeyler fýsýldadýklarýný görüyordum. saçýmýn bir tarafýna minimini bir tel parçasý iliþtirmekten me medim. H raðmen Cemile'nin annesini. Onlarý bir yabancý aðzýndan iþitmiþ gibi sebebini.Bu Ipekböceði sahiden afet. yýldýzlý bir geceydi. dikkatli dik baktýktan sonra yanýndakilere. mihnete hiç þikayetsiz tahammül eden saðlam bir vücudum var. tek baþýma bahçede k Sakin. kâh aydýnlýk günlerini bi-1 rer birer hayalimden geçirdim. mümkün deði uramayacaðýmý söyledim. Hacý Kalfa ile ailesini akþam yemeðine davet etmiþtik. Mülazýmý çok merak ediyorum. Onu yataðýna gönderdim. burada da bütün kadýnlarýn gizli gizli bana baktýklarýný.Cemile'ye hocalarý nasihat veriyorlar. bu gece kendi hürriyet þen liðimdi.Ayol. güzel baþýný mü tli göðsüne sakla. benim iþitebileceðim bir sesle: . Onlarýn renkli ýþýklarýyla beraber içimdeki neþeni lduðunu. Bütün dudaklarda yine bir "Ipekböceði" sözüdür dolaþý in karýsý olduðunu söyledikleri. O kadar maskaralýk ediyordum ki. Evet.

Biçare. bugün gelemeyeceðimi söyle. elin.Açýnýz. Feride Haným'ý görmeye geldim. Bu akþam. benim ihtimaml k: . Bu gece. Baþka gün için mülakat a demiþ.. Fakat bunlarýn hiçbirisind bu gece gözkapaklarýmýn içini yakan yaþlardaki acýlýk yoktu.Ah Feride Haným. Titrek bir ses: . dedi. Meðer o gün. diyor.'ye döndüler. bir yandan. tahammül edeyim. Yaðmurun saçaklarda. Sýrýls vücuduma. . Vasfi-ye'nin o gün misafirleri gelmiþ. siz o kadar neþeli. çok mahzun. Ne beni ara-1 dýðýný görsem. l Ekim Dersler baþlayalý iki hafta oluyor. yatakta þikâyet ediyor. Yuvalarda yeni yavrularýn yumurtadan çýkma zamanýnda nasýl neþeli bir hayat uyanýrsa. Karanlýðýn içinde uzu kadýn hayaleti. samanlýkta yattýðým geceyi unuttun mu du. Sizinle ne güzel iki arkadaþ olabilirdik. O akþamdan beri yaban-1 cý kadýnlardan gözüm yýlmýþtý. ýhlamur kaynat-mýþtým. Ýkide birde içini çekerek: . bu akþam benzi biraz soluktu. güzel. yaþamak zevkini alamamýþsýnýz. kendimi zapt edemedim. hiç uykum yoktu. anlaþýlmaz yaþamak yorgunluðunu daðýttý. ____________ÇALIKUÞU______________271 B . hem de ne þiddetle. Nezihe. Kapýyý açtýðým vakit titriyordum. Fakat aksi olacak. mektepten döndüðüm vakit benim de aþaðý yukarý onlardan kalýr yaným yoktu.[ deki muþamba fener sokaktaki su birikintileri içinde çýrpýnýyordu. sadece gözlerim aðla e gönlüm aðlýyor. O kadar hafif. birkaç defa. O vakit. ne uzun? Ýhtimal. su oluklarýnda çýkardýðý sesleri. Nezle olmasýndan korkarak erkenden. fena bir haber alacaðýmý sanýyorum. aðladým. Bu vakitsiz . mekte de öyle bir hal var. 17 Ekim Yaðmurlar on günden beri devam ediyor. Ümit edeyim. solgun benizlerine taze bir hayat rengi gelen son çiçekler harap oldular. gök gürültüleriyle baþlayan þiddetli bir yaðmur. Zabiti merakta býrakmamak için Nezihe'ye yalvarmýþ: . sokakta rast geldiðim insanlarý halime güldürüyordu. neyi beklemek için? Bu bir sene içinde. bi andan da yalnýz kaldýðýndan þikâyet ediyor. Nezihe ne yapýp yapmýþ. ne uzun. soðuk. Munise'yi uyuttuktan sonra elime bir kitap alarak sedire uzandým. onlarý Boðaziçi'nden Fatih'e kadar takip etmiþ. Munise'nin. ilk günlerde benim gibi sevin en. 272 Reþat Nuri Güntekin B. Saçlarýma yavaþ yavaþ aklar düþecek.hazin yýldönümünü gör-1 mem lâzým gelecek. Ne kadar vakit geçmiþti. genç zabitin zihnine gi hafta sonra onunla niþanlanmýþ Vasfiye. fakat niçin. munis bir kýz olduðunuz halde. on beþ günden beri bitmeye dinlemeye baþladým.Abacýðým. Hatta. iyi. sýcak ve s bana verdiði müzmin hüznü. insana ne yapar? Geçen sene karda. aziz bir arkadaþý tarafýndan aldatýlmak gücüne gidiyor. Nezihe'nin baþýna bir devlet kuþu konmuþ. Bir cuma günü Surlar'da bir genç zabite tesadüf e . bilmiyorum? Birdenbire hýzlý hýzlý kapý çalýn kim olabilir? Kapýyý açmaya cesaret edemedim. Biçarele r. Hayat. m istanbul'da kalmak isteyen Vasfiye bile. Hatta.Kim o? diye sordum. cumbanýn altýnda yaðmurdan korunmaya çalýþýyor.Kuzum Nezihe' Sen. benim yerime git. peçem yüzüme yapýþýyor. Ben. Hele birkaç gün evvel þimþekle. Fakat. Bu iki arkadaþýmýn þimdiye kadar tesadüf ettiði her erkek gibi. Fakat nasýl anlatayým. bilmem hangi parkta birbirlerine randevu vermiþler. buna razý-' yým. Munise de bana kalmayacak. Misafir odasýnýn cumbasýndan uzandým. o kadar . bahçede durmadan yaðan yaðmurun altýnda baþlarýný eðiyorlar: "Artýk yeter!" der gibi büz lar. delikanlýyý göremediðini söylemiþ. Muallim arkadaþlarýmýn birçoðu B. bir türlü açýk yer bulamamýþ. kýzýn halinde b irkaç gün sonra iþ anlaþýlmýþ. o da Vasfiye'yi tercih ediy rmuþ. zorla yataða yatýrmýþ. Allah'ým. Zabit. Yaramaz kýz. akþam eve uðradýðý vakit.

Þeyh Efendi.Ne yaðmur. Kadýnýn aðlamaktan þiþen soluk mavi gözlerinde bir ümit ýþýðý canlandý Zavallý. Tek Yusufçuðum yalnýz kalmasýn diye. Kurtulma imkâný olmayan bir felakete razý olur baþýmý daha ziyade eðerek bekledim. Zaten fazla içli bir adam.Yusuf. Nihayet: "Kiminle görüþüyorum efendim?" diye sordum. Ne söyleyebilirdim? . Bu dakikada ne kadar sakin olmak mümkünse o kad ar sakin bir sesle: . Sizden deðil.Öyle mi efendim? Görüþtüðümüze memnun oldum. Sözün burasýnda hafif bir isyan feryadýný men edemedim. hatta bu tesadüften b . Tekrar evlenebilirdim. Gerçi þimdiye kadar görüþmedik ama. insaný adeta yýkýyor! dedi. Bunlarý size niçin mi söylüyorum küçükhaným? Beni ayýplamay izi rahatsýz ettiðim için. cevap bulamayarak susuyor. Altý saatten beri kendi yor. Yanýmdaki misafir odasýnýn kapýsýný açtým. sizin de belki bir sevdiðiniz var. sizi uzaktan rum. Sözünün burasýnda bitkin vücudunun birdenbire çöktüðünü gördüm.Küçükhaným. Bir fenalýk zannederek omuz edim. ben yabancý deðilim. evladým sayýlýr. Dizlerimi öpüyor. Yemin ederim ki bu et için söylemiyorum. ne yaðmur. Kim olduðunu. ben kardeþinize bir þey ÇALIKUÞU 275 yapmadým. söyleyiniz. Ömrümü ona baðladým.Hanýmefendi. Sizi gördü. Akþama doðru birdenbire aðýrlaþtý. niçin geldiðini sormaya lüzum görmeden: "Buyurunuz" dedim. dedi. Kendim de zaten bir yaralýdan baþka bir þey deðilim. evladým. Ben. Fakat kuvvetli olmak. Solgun bir çehre. daha sakinleþmek istediðini anladým. Hafif bir hareketle kendimi kurtardým. o kadar çýrpýndým. iþin nihayetinde Yu rdeþiyim. Gözle görünürcesine eriyip bitmeye baþladý.. Dikkatle yüzüne bakýyordum.ÇALIKUÞU 273 misafir. melun hastalýk. bana emniyet verdi. ded Bu saatte. on seneden beri hastaydý.F 18 274 Reþat Nuri Güntekin O. dedim. bu halde gelen bir misafire söylenecek söz. Çalýkuþu . odayý ýslatmaktan çekiniyor gibi. Sabaha çýkmayacak. bir uyor. Kadýn. felaketinizi anlýyorum. yerlere sürünerek çýrpýna çýrpýna aðlýyordu. elbette bu deðildi. istemedim. hocaným? Bu çehre. iki mükedder mavi göz far . beni kov iye. yüzüne bakmaya cesaret edemeyerek gözlerimi yere in diriyordum. O kadar uðraþtým. benim üç yaþ küçüðümdür ama.Hanýmefendi yemin ederim ki. kardeþimi için için yiyip bitiriyordu. etrafýna bakmýyor. yalvararak sizden isteyeceðim þey için bana darýlmayýn. Yusuf. beni aldatmýþtý. göðsünün sa ak: .Müsaade eder misiniz içeri gireyim. Cevap vermedim. dedim. Benden korkuyor gibi baþým eðdi: . Ben göründüðü kadar kaba ruhlu bir kadýn deðilim. . Bu munis çehreli. bu ses.Bir meslektaþýnýzýn kardeþiyim. beni yalnýz býrakýp gidiyor. Halbuki þimdi o. Mektebinizin musiki hocasý Þeyh Yusuf Efendi'nin. asil bir kadýndý. darýlmayýnýz. Fakat baþka n e diyebilirdim? O. Bir þey söylemiþ olmak için: .Kardeþim bu gece ölüyor. . biraz daha iyiler inþallah. Biraz sustu. aðlamamak için elleriyle göðsünü. Senelerden beri onun musikisi içinde yaþadým.Feride Hanýmefendi. Annemiz öldüðü vakit. Halbuki periþanlýðýnýn yaðmurdan daha baþka bir þeyden geldiði Asýl maksadýný söylemek için. Dul kaldýðým vakit sizi ardým. Nihayet bu vaka oldu. hiçbir þey sezdirmemek lâzýmdý: . Yu deðildim. Elimden gelecek bir þeyse. Hafif bir hýçkýrýk sesi iþittim. yüzümü görmek için feneri kaldýrmýþtý. Birdenbire yüreðim aðzýma geldi. birdenbire ne istediðini .. oturmaya cesaret edemiyordu. ilk hissim. sonra bir cesaret hamlesiyle ilave etti: . Böyle olduðu halde ona analýk ettim.Haným kýzým. boynunu tutarak' .

Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eðildim. çocuðum. 2 Kasým Bu akþam B. sele düþmüþ bir yaprak gibi iradesiz sürük m. bak. duvarlardan gölgel uzatan sazlar. dizlerim vücudumun yükü altýnda çökecek gibi oluyordu. . Karyol cunda masaya benzeyen bir karanlýk kümesine dayanmýþtým. parmaðýmý tuþlardan birine koydum. 276 Reþat Nuri Güntekin Bu gecenin vakalarýný bir rüya gibi hatýrlayacaðým. Ayaklarýmýn ucuna basarak yanýna yaklaþtým. belki bundan daha büyük bir ÇALIKUÞU 277 günahtý. Tekrar aðlamaya. daha ziyade yanacaðým. yaralý bir gönül gibi derin derin inledi. Feride Haným. Aç gözünü. Yaðmurlarýn içinde. onu hiçbir þ memiþtim. içim parça parça oldu.. Mum gibi sarý çehresine ölümün sükûneti þimdide çukuruna karanlýk dolmuþtu. Fakat buna imkân göremiyordum. mümkün deðil. hiçbir þey görmüyordu. bir ölünün sönmüþ gözlerine mi tevdi edecektim! B. Bazen kendini kaybediyor. Bu. Bestekâr. hiçbir þey iþitmiyor. Þehirde herkes benden bahsediyor. Hakikat mi.le þikâyetim yok. bu hastanýn hiçbir þey söylemeden bana nasýl darýldýðýný. Beni gölgelerle dolu yüksek. O vakadan sonra tabii burada kalamazdým.iyi ol. hiçbir þey duymuyor. Uðruna ömrümü.Feride Haným. gizli figanlarla titreþtiler. görmeden ölürsen.Onu bir kere daha göster bana abla! diye çocuk gibi yalvarmaya baþladý. soluk dudaklarý gizli bir gülümseme ile yavaþça isminizi tekrar ediyor. Yarýn erkenden hareket ediyorum. herkes. Yusuf. bu çalgýlarla dolu odanýn bi iþ bir demir karyola içinde ölüyordu. biçare kadýna. Hiçbir þey hissetmiyor. bu sesle son bir defa mavi gözlerini açtý. En çok istediði þeyi bir kere göstermeden hasret içinde gözlerini kapadýðýný görm ze anlatmak mümkün deðil. Yusuf için her f edakârlýða razýydým. þefkat denen þeyde ne mucizeler var Ya-rabbi! Mekteb gidecek çocuðunu uyandýran bir ana gibi elini hastanýn baþýna koydu: . geniþ bir odaya aldýlar. Yusuf. Artýk devam edemedi. diye alnýný. Bana öyle geldi ki hasta. karanlýk sokaktan im.. yavurucuðum. saadetimi vakfetmiþ. O vakit. çabuk iyi ol! Elbet bir gün yine göreceksin. Bugün akþama doðru büsbü nlarýn bir daha açýlmayacaðýný biliyordum. gözka-pakla f hafif titriyor. utlar. b eni merak ediyor. Onun bir kere daha gözlerini açmadan öl mali. Düþündüðüm þey belki cinayet. ne çýrpýnma. Bunun bir org olduðunu fark ederek titredim. arkadaþýn.'deki evimde son gecem. Feride Haným sana hatýr sormaya geldi.Yusuf.. kaç kiþi artýk iki kat ör aþladýðým peçemin altýnda yüzümü seçebilmek için yolumu kesti. ilk busemi ben. Org. Ne þikâyet var. can çekiþenler arýna verilmiþ bir damla su gibi.. Odanýn karanlýk köþeleri. bu son vazife karþýsýnda hayret sükûn ve tahammül gösteriyordu. Fakat öyle anlýyorum ki.. biraz sesini . Kalbim. Duvarlarda tamburlar.Yusuf. öyle söyledi ki. Mektebe gidip gelirken kaç kiþi peþime takýldý. öyle bir sevap ki. Yüzünü eteklerine saklayarak çocuk gibi hýçkýrdý. aðzýndaki bembeyaz diþlerini gösteren aralýk dudaklarýnda bir parça hayat rengi kal Biraz evvel o kadar telaþlý ve periþan görünen kadýncaðýz. ne acý söz. bu biçare gözleri son defa açacak mucize ancak bu org o labilir. Sevgi.. bir kere daha gözlerini aç. Hasta.. o güzel tahammülünü yavaþ yavaþ kaybettiriyordu. Düne kadar bu derdinden bana hiç bahsetmemiþti. keman lar sallanýyor. sesi a baþlamýþtý: . Yusuf'un yataðýnda mum gibi eridiðini görüyorum. birer birer parmakla rýmý öperek: . henüz bir hayal bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarýmý sürdüm. Ablasý yastýða yüzünü kapamýþ hýçkýrýyordu. baþýný öte tarafa ikle gözlerini kapadýðýný görseydiniz! Anlatmak mümkün deðil ki. saçlarýný okþa . Dün ellerimi tuttu. önümdeki fenerin donuk izini takip ederek birçok dar. Yüreðim merhametten eziliyor. karýþýk raflarda neyler sürünüyordu. Yalnýz. or. yoksa benim yaþlarla perdeli gözlerimin bir vehmi mi olduðunu söyleyemeceðim.. Fakat kenarýndan bakanlarý içine çeken uçurum gibi bu org da benim tahammülümü eli Gayri ihtiyari ayaðýmý bastým. kaç saygýsýzýn.

. Onlarý. baþýmdan çatkýyý attým. Çaresiz. elverir ki uzakta bir yer sun iki gün evvel emri geldi. baþka bir yerde bana göre ders bulmak müþkül maaþlý daha küçük bir mektep olursa da kabul edeceðimi söyledim. Öteki elimi açtým. boynunu kýsarak öyle bir titriyordu ki.. Munise'yi komþulardan alay imamý Hafýz Kurban Efen-di'nin karýsýyla beraber gönderdim. bohçalar. Mamafih. Yumuþak pençelerinin içinden týrnaklarýný çýkarýyor... erkenden yemek sepetlerýyle Söðüt-lük'te ku Köþe baþýnda her zaman kötürüm bir dilenci oturur. ziyafetin kok usunu almýþlar. b nsiz gitmemek için bir hayli sýzlandý. de nin derdin. Zalim hayvanýn. sepetler. artýk böyle kalabalýk eðlence yerlerinden hoþlanmýyorum. ihramlarla yola çýkan her kafilenin arkasýnda birkaç da lardan takýlmýþ. çok üzülmüþ. Hacý Kalfa'nýn oðluna býrakmak mecburiyetinde kalmýþtýk. ýslýk ça n iþini gördüm. Ötek limle kediyi baþýndan tuttum: . elimin içinde kanatlarýný. aðlamýþt 280 Reþat Nuri Güntekin zým içlenmesin diye ona bu kuþlarý aldým Sonradan. Ne vakit kafesleri bahçeye çýkarsam. gelip arþýlarýna oturuyor.. Mektepte günlerce erkek gibi çalýþtýktan sonra ara sýra ev hanýmlýðý etmek iyor ki. sýnýfa girerken kýpkýrmýzý olduðumu hissediyordu Bu. Dedikodulardan galiba onun da hab eri vardý. Hatta. Çünkü hemen bana hak verdi. ben þimdi senden ne güzel bir intikam al acaðým. Bütün kasaba halký. böyle devam edemezdi. üstünde bir rüzgâr esmiþ gibi. Bugün: "Bakalým ne yapacak?" diye kuþlardan birini kafesten çýkardý onun yüzüne doðru yaklaþtýrdým. Zavallý Çalýkuþu.. Evde yalnýz kalýr kalmaz. rüzgâra kapýlmýþ sonbahar yapraklarýna döndü. Zavallý yavrucak.. kuþun üst . sadece evde deðil. azat olunduðuna inanamýyor gibi durdu. bilakis çok iyiyim ve çok neþeliyim. Yeþil gözlerini aralýk ederek adeta þ ra bakýyor. Gitmek istem min sebebine gelince. Munise.. Zavallý kuþ birdenbire sendeledi. açýl adan gelirim. hastayým diye aldattým ama bugün. O." dedim. Yavaþ sesle türküler söyleyerek. sularýný tazele . halim bir kedi. Maarif Müdürü'ne gittim. Buranýn havasýna dayanamayacaðý . Evde yalnýzým. Rüþtiyesine tayin etmiþler. çarþýlar kapalý. kasabada da hemen hemen öyleyim. ince bir feryat kopararak uçmaya baþladý. 23Nisan JDUGÜN Hýdrellez. Arkadaþlarýmýn yanýnda konuþmaya utanýyor. baþka 278 Reþat Nuri Güntekýn bir memlekette bana bir ders bulmasýný rica ettim. 279 ÜÇÜNCÜ KISIM Ç. Yalnýz. nra. Fakat. fakat baþýma bir çatký çattým: "Biraz hastayým. Maskaralarýn kafeslerini temizledim. ben. Evler boþ.Ç. seni gökyüzündeki melekleri düþünüyor sanýr. sonra güneþ alsýnlar diye bahçeye çýkardým. onlarla onuþuyor zannedersiniz. Kedinin hayran bir yeis ile kuþu takip ed .görmeden: .Ipekböceði.. benim en ziyade hoþuma giden köpekler oldu. Görünüþte sakin. sarý tüyleri erinden kývýlcýmlar parladý.Bu hain yeþil gözlerdeki tatlýlýða bakan. bana da bir merak geldi. ya biner gibi. Bu iþler bitince sýra kuþlarýma geldi. O bile eðlenceden geri kalmak istemedi. hele ara sýra çenesini titreterek hafif hafif sesler çýkarmasý var ki. Þimdi tam yarým düzine kuþumuz var Buraya gel m'u. bu ha? Zavallý Þeyh! dediðini iþittim. komþunun sarý kedisinden bu hayvancýklara hiç rahat yok. bu biçareyi parçalamak deðil mi? Bak. azametli bir eda ile bir hamalýn sýrtýna binerek kafileye karýþtý. Kurnaz hayvanlar.

içimde derin bir sevinç vardý. Bugün. Erik aðacý kafeslerin tam karþýsýndaydý. de Kuþlardan sonra. zavallýlar: "Niçin bizi arkadaþýmýz gibi mesut etmiyorsun?" diyorlar. Fakat. otuz yaþýna bile gelmemiþ. ince bir dalýn üstünde. Alay imamýndan ç im bilir.'d ki Müdür Recef Efendi bana: "Allah geçinden versin. Fakat ayaklarým ç kamda açýk bir beyaz gömlek. sarýðýyla beraber ara sýra üniforma giydiði. hemen hemen belime inmiþti. Boðaz ile beraber sahildeki istihkâmlarýn bir kýsmýný gören penceremin önüne u eve zaten yalnýz bu pencereyi sevdiðim için geldim. B. güzel. fakat sonra Munise'ye. ne burayý sevip sevmeyeceðimi düþ de aylýðýmýn azlýðýna ehemmiyet vermiþtim. Sakin.en yeþil gözlerini yüzüme yaklaþtýrarak kahkahalarla gülüyor: . çalýþkan. Hocalarýnýn bile bir kýsmý tabur imamý. Demek ki onlar h . Ben. Gönlümün ima itaat etmek lâzým gelen hýrçýn. hakikaten bir þikâyet miydi. Düþen. bugünkü vaka neþemi kaçýrdý. Ç in olduðunu söyle-yorlar. haný ölüp de mezara girsen. kuþu parçalandýn mý.. bilmiyorum. Bir düðün. Yerli olsun. Karýsý pek taze. hâlâ deliliði býrakamýyorum. öteki sarý musibete ne cevap vereceðiz? Ne apalým küçükler. Yoksa tamah edilecek hiçbir þeyi yok . ne kadar ayýplamýþtýr? Þimdi bu satýrlarý yazarken utancýmdan yüzümü ateþ basýyor sediyorum. yabancý olsun. Vefakâr. sarý kediden deðil. kerameti kendilerinde bildiler. daha doðrusu bir kusur s Hacý Kalfa'ya varýncaya kadar. sert emirlerinden biriyle kafese doðru yürüyordum. Bugün Muni-se'yi gezmeye götüren de odur. gözlerini güneþe dik en. elli yaþlarýnda bir alay imamýdýr. güzel. Bir de ne göreyim? Komþu alay imamý Hafýz Efendi. türlü türlü isimde kýna geceleriyle tam bir hafta sürüyor. zavallý küçük kuþlara musallat olan bütün sarý mahluklardan öç almýþ gi Neþemi yalnýz öteki kuþlarýn þikâyeti kýrdý. Of. havayý bir parça güneþli gördüðüm vakit. Ç. Bugünkü programýmýn öðleden sonraki kýsmý. oðlunu.'den kaçmak için ilk teklif ettikleri yeri kabul etmiþ. dal ulaðýma: "Aman.Sizi býrakayým. boncuk gibi parlýyor. Saçlarýmýn bu dýðýný görenler. eyvah!" 282 Reþat Nuri Güntekin diye bir ses geldi. Fakat. kocasýný sorarsanýz mutlaka askerdi. talkýn vere mamý güldüreceksin!" demezdi. geldim geleli çantamda duran defterime son altý rýný yazmaktý. ilk hareketim. filan gibi askerlikte bir olan insanlar. Sonra kendimi bir yük gibi aðaçtan aþaðý attým. Onlar. baðýran komþum Hafýz Kurban E di'ydi. Kuþlar. yine öyle yaptým. Hafta geçmez ki bir düðün olma- ÇALIKUÞU 283 sýn.'nýn kadýnlarý pek hoþuma gidiyor. ablak yüzünde iki cami kandili gibi parlayan yuvarlak çipil gözleriyle bana bakmýy or mu?! Ne olduðumu anlatamam. biraz da caný yanan bendim. birdenbire Munise aklýma geldi.'de saçl u arkadaþlarýma söylemeye utanmýþtým. sarý zalim7 diye eðleniyordum.. Maçlarýndaki tesire benim demet demet uzay gür saçlarýmý þahit tuttular. sonra kafeslerimin karþýsýndaki erik aðacýna çýkarak ýslak saçlarý sen bahar rüzgârýna daðýttým. bunu kadýn için ayýp. salýncakta gibi sallanýyord aralýk yanýmdaki evin penceresine gözüm iliþti. daima so saçlarýmý yýkarým. Aramýz pek iyidir. kardeþini. fi bir Çerkez kýzý. Komþum Kurban Efen-di'nin.Nasýl. Çocuðu olmadý aramazý o da. Hepsini birden azat edecektim. sýra kendime geldi. ya z ya nefer. kendi kýzý gibi seviyor. munis ve sade Çalýþmak gibi eðlenceyi de çok seviyorlar. f le geldi ki. kara gözlü. talihime gayet iyi bir yer çýktý. kýyafetim bir þeye benzese neyse. Bu. ýslýk çalarak onlarý taklit ediyor. Fakat. kýlý oluyor. Bereket versin. Yarabbi! Mektep hocasý da oldum. Yanaðýmý kafeslerd en birinin teline dayadým: ÇALIKUÞU 281 . ne kadar uðraþsak bu sarý hainlerden kendimizi büsbütün kurtaramýyoruz. B. alay müftüsü. kimin babasýný. ismini gülmeden söyleyemediðim bu Hafýz Kurban Efendi. arkama dökülen aðýr saç kümesine sarýnarak onu göðsüme daðýtmak oldu. þirin bir asker memleketi. herkesten bir türlü saç ilacý salýk almýþtým. Kýlýðým. Tevekkeli B. Onlarýn yavaþ yavaþ güneþte kurumasý en büyük zevkim-dir. hayatlarýndan memnun. Fakat. Saçlarým artýk uzamýþ.

Yaramaz kýzý dört saatte dört ay görmemiþ gibi göreceðim geldi. diyordu.cev . pek çocuklara yakýþýr bir þey! Evet. diye þaþýyordum. Daha fakirane yaþamaya. vakit daha erken olmakla beraber. Evvela.Kuru ekmeðimi gülbeþekere sürer yerim. Kim bilir.Süleyman. o bahçeler re boðulmuþ incecik yollar var. Sokakta Sögütlük'ten dönen kafileler çoðalmaya baþlýyor. büyüðünün aðzýnda bir gül Anlaþýlan bu. kahvesi. mis gibi gülbeþeker kokuyor. Mesela. Sö adeta bir söðüt ve çýnar ormaný. Kýzcaðýzýn zorla yanaklarýndan öperek: . sýra sýra bahçeler. dedi. neþeli bir çocukla þakalaþýyorlar: . ucu bucaðý bulunmaz bir viran kubbenin altýna girmiþ gibi oluyor. Yalnýz. bu gülbeþeker sözü çocuk. armonika çalan bir i r ermeni kadýný ki. yaþlý bir kolaðasý -ki her zaman tesadüf ederim. bir kadýn. Çocuðunun.. mektepteki kýzlarý gibi ken erinden de elimden gelen nezaketi. Süleyman söyle bakalým.ce eðleniyorlar. daha küçük bir evde oturmaya mecburum. oraya giderse. zahmet etme. reddeddiyor: . B birine bilmem ne ikram etmek istediler. büyük bütün erkeklerin aðzýnda.. Delikanlý. Geldiðim vakit.. Bir baþkasý: ÇALIKUÞU 285 .Niçin böyle erken dönüyorsun? Ben daha yeni gidiyorum.Oh. onlar i nsaný. Gülbeþeker yok! Bu þehrin askerleri galiba gülbeþekeri çok seviyorlar. Komþularým. . dönüþ baþladý n bir zabit kafilesi dönüyordu. Fakat cesaret edememiþtim. Fakat sonradan sýrrýný anladým. yardýmý esirgemedim Burada en sevdiðim bir yer de: "Söðütlük" dedikleri dere kenarý. Evet. köle oldum. Fakat Hýdrellez günü mesirede gülbeþeker aramak amadýðý için meyus olmak. Derenin öbür kýyýsýnda etraflarý çitlerle çevrilmiþ. Þimdi.Vallahi olmaz. dükkânlarýyla kasabanýn pek iþlek bir yerinde. kendi kýzýna giydiriyor. küçük bir kurnaþ parçasý. en umulmaz emellere kavuþturacak. bana orada güzel bir ev göster miþlerdi. O. Kibirli sanmasýnlar diye onlara kul. buna nasýl para dayandýrýyorlar. sade eðlenceler. yirmi sene. Fakat. keþke ben de bir gün parmaklarýmda. 284 Reþat Nuri Güntekin Memleketin zenginleri. diye cevap verdi. ben alesta hazýrým. Munise'nin sesi.Bak. aðýr gelinlik elbisesini on sene. bir nevi gül tatlýsý olacak. harap çýnar gövdelerim göz alabildiðine uzanýp giden etiyor. ne vakit senin düðünü yapýyoruz? . Yeþim deðil. her düðüne giyiyor. aralarýna karýþmadýðýma. Mesela sabahleyin en bütün Ç. Acele acele karþýdan gelen bir mülazýmle konuþmak için durd Mülazým: . Çalgýlarý. kaç yüz senelik? Çýnarlarýn aþaðý kýsýmlarýnda gövdeleriyle tepelerindeki dallarý ve yapraklan kalmýþ Akþam gölgesinin çökmeye baþladýðý s n.'deki kadar zengin deðildim. beni birdenbire sevdiler. Eðlenceleri çok sade. Bazen kahvenin önünde oturan erkekler mahalleye su taþýmakla geçinen fakir. Hastalar Tepesi isminde bir yerde oturuyorlar. sen bu fukaralýkla nasýl geçinisin? . Önümde fakir kýyafetli birkaç genç gidiyordu. þimdiki evim de pek fena yerde d eðil. se geliyor. Allah'tan belamý mý isteyeceðim? Bu þakayý hemen her gün tekrar ediyorlar. ismi fena ama kendi en þen.. avuçlarýmýn içinde hurma gibi kýnalarla. kaç defa sokakta kulaðýmla Mesela. bu eðlencelerden zev rýlýyor-lardý. Ceketinin önü daima açýk duran þiþman. O kadar batandýk. birkaç para ile memnun oluyor. ne olsa yiyemem.Bir þey yiyemez misin? Gülbeþeker de olsa yemez misin? diye onu omuzundan sarstý. bildiðimiz dünyadan baþka yerlere götürecek. Mamafih.E.Ne vakit isterseniz. ince bir kahkaha. bir akþamüstü mektepten dönüyordum. Kalabalýk günlerde pek ces edemiyorum Fakat bazý tenha akþamüstleri. pekâlâ Keþke ben de onlarýn için doðsaydým. en mesut insanlarýn yeri. onu yi e.Dön. þimdi yemek yedim. Yand an vuran son güneþ ýþýklarý bu yüksek. hemen yumuþadý. Söðütlük'ün tadý yok bugün. sýrýta sýnta: . tertemiz. H baþka bahse geçelim. en tuhafý. tuhaf tuhaf ko nuþan. Þimdi nöbetten çýktým. Þimdi B. bizim komþu Hafýz Kurban Efendi üç gün evvel kapýnýn önünde Munise'yi yakaladý. . ona sözüm yok. dedi. mektepten dönerken Munise ile oraya uðruyoruz. Karþýdan bu yollara bakarken bana öyle geliyor ki. halký önümüzden geçti. Meydanlýðý. Fakat deðil mi ki memnun oluyorlar.

Kimsiniz efendim? diye sordum. misafir geldi. Taþlýkta siyah çarþaflý bir haným geziniyor. zorla yüzümü açtý. biz de ondan mahrum kaldýk!. merak etmiþler. diye seslendi. yarý þaka. 288 Reþat Nuri Guntekin .. durmayacaksýn. nazik bir küçü at insan. ne ayýp. Kapý çalýndý.. Y ramaz kýz. yüzü kapalý olduðu için tanýmadým. . Birdenbire ince bir kahkaha koptu. mutlaka gelin ol isteyeceksin. haným. . dönüþte kapýdan uðrayarak hatýrýmý sormak istemiþler.Abacýðým. . Mualimler. Munise'nin bir kelime i etmesi için halimle. bir kabahat yapmýþ gibi dargýn dargýn yüzüne bakýyordum: . âdet böyle. dedim. bu iki senenin içinde hayli se n bana yaklaþan ince boyu.. günden güne çiçek gibi açýlan güzelliðiyle nazlý. Bu Munise fark etti: . Bu yalnýzlýðýn acýsý þimdiden içime çökmüþ gibi gözlerim doluyordu. Anlýyorum kýzým. sadece güldü. ne oldu? Þaka yaptým. birdenbire yetiþmiþ bir genç kýz hali vermiþti. þüpheli bir bakýþla: . komþularýmýn yüzüne nasýl bakacaðým7 Ç. .Sahi bilmiyor musun? dedi . Munise. beni yalnýz býrakacaksýn. Munise aþ n: . Zavallý çocuðun.Gelin olsan bile harhalde yirmi yaþýna kadar vakit var. Yarabbi. Çünkü görüyorum ki. küçük buselerle yanaklarýmý.23 Nisan (iki saat sonra) Gülbeþekerin ne olduðunu öðrendim. kedi gibi boynuma sýçradý. bu güzel rengin sana koyduklarý isim. tereddütle: ÇALIKUÞU 287 . beni belimden tutarak taþlýðýn içinde döndürüyor. Ç. Birkaç dakika içeri girmeleri için ýsrar ettim. Seni büsbütün alýkoymak mümkün deðil. Eyvahlar olsun! Utancýmdan iki elimi yüzüme kapadým. dudaklarýný büktü. þaþkýnlýktan kekeleyerek: .Çünkü gelmediniz! Þaþkýn þaþkýn yüzüne baktým. Bunlardan birine þaka olsun diye: "Bari gül eþeker bulabildiniz mi? Sokaktan geçen zabitler bulamadýklarýndan þikâyet ediyorlardý!" Arkadaþým gülerek cevap verdi: 286 Reþat Nuri Güntekin . Fakat hain kýz.Pekâlâ biliyorsunuz ki. a rtýk nasýl insan içine çýkacaðým.. yarý sahi: . sahi çok fena muhluklar. Demek ben böyle koc aman bir kasabanýn diline düþmüþtüm. bu saade t hangi kadýna müyesser oldu? dedi. bir yabancýnýn karýsý olmak için beni býrakacaksýn? Munise cevap vermedi. .. durmayacaksýn.Munise. Onu bu halde gördüðüm vakit hesapça sevinmem lâzým gelirdi. Bu erkekler..Abacýðým. Meðerse Munise imiþ. Þ n tellerini baþýna takarken için titriyor. hep gülüyorlardý.. l Mayýs Deminden beri yukarýda talebelerimin vazifelerini tashih ediyordum. Ben. daima gözünün önünde duran þeylerdeki deðiþikliði fark edemiyor. þimdiden onu benden ziyade seviy rdu. Bu sefer ben. biraz evvelki sözlerimin aksini söylemeye baþladým.Niçin? . bakýþlarýmla adeta yalvarýyordum. Yarabbi! Arkadaþým.Ne münasebet! dedim.Vallahi bilmiyorum. Halbuki bilakis mahzun odum. sen ne kadar safsýn! Gülbeþeker. o sokak delikanlýlarýnýn ekmeklerine sürüp yem bahsettikleri. dedi. Seni sakýn darýltmayayým? dedi.Zavallý Ferideceðim.. ben mi? Demek gülbeþeker dedikleri.Ne yapalým abacýðým.. gülmeye çalýþarak: .Nasýl. Arkadaþým. Küçüðüm. erkeklerinin.Bundan þikâyet edilecek ne var? Bir kasabanýn erkeklerini meþgul ediyorsunuz. b na. Bana burada da rahat vermiyorlar.Demek. Söðütlük'te tesadüf ettiði birkaç muallimeye ben mu söylemiþ. Fakat ne gülüþ! Zalim.

Hatta. azametli gösteriþler altýnda gizlenen çirkinlikler ikleri meydana çýkarmak. Nadide Haným. her gün paþa babasýnýn landosu ve koç boynuzu palabýyýklý emir çavuþuyla mektebe gelir gider. orada gördükleri debdebe ve saltanatý. Bu sabah. Fakat. bir aktris gibi bu kibar "Kenar dilberleri" üstünde yapacaðým tesire bakarým. ziyafet verirmiþ. Çahku-þu'nun en büyük eðlencesiydi Ne bileyim ben. öðleye doðru kapýmda bir araba durdu. hem iðrendirir Bu Abdürrahim Paþa'la-rýn ne ruhta insanlar olduð nladým. Debdebeleri. bir iki soðuk teþekkür kelimesiyle küçükha-nýmý doyu geri göndermek oldu. mektepte þimdiden onu öyle çaðýrýyo talar Te-pesi'nin en güzel konaðýnda oturur. Nadide Hanýmefendi. Büyümüþ de küçü bücür. Amcam Pari 'ten göndermiþti. kaygýsýz Çahkýþu'nun berrak aydýnlýk parçasý içinde titreyen birkaç yýld . Cevap vermiyorsun ama. Vallahi. bu küçükhaným. Çocuklar.Yirmi yaþ çok deðil mi abacýðým. Allah'tan. Ç .. Abdürrahim Paþa'nýn land eðil mi? Palabýyýklý emir çavuþunun araba kapýsýný açtýðýný. istanbul'da.. Aþaðýdaki küçükhanýmý. bir þey öðrenmekten ziyade fakir arkadaþlarýna. sade fakat çok þýk giyindim. Hiç peþimden ayrýlmýyor. lerdeki kafeslerin arkasý kadýn baþlarýyla doluydu. onun halayýklarý vaziyetindedir Hocalar. bir kat lacivert elbisem vardý. Fakat servetleri yahut yapmacý ibarlýklarýyla övünenlere karþý daima zalimim. Ara sýra büyük hanýmefendi. on sekizden aþaðý olmaz. pazarlýðýmla eðleniyordu. ÇALIKUÞU 289 Fakat çocuklarýn potinlerini baðlamak. Niçin hepsini itiraf etmemel i? Onu güzel. P bir kýz deðilim. Utanmasam hüngür hüngür aðlayacaktým. Maksadý derhal anladým. nazýný çekmeyi vazife biliyorlar. Fakat neme-lâzým? Ben bugün. Gözlerim.'de iken pek beðe diðim için bir Avrupa Çalýkuþu . kaba birtakým "Ne oldum" delileri. aþaðý odada biraz fazla bekletmekten çekinmedim. ehemmiyetsizleri çok seviyorum. 10 Mayýs Mektep talebeleri içinde on iki. derste hýrpaladýðým da oluyor. Mademki defterimi benden baþka kimse okumayacak. Ýnadýma. talebem Nadide Ha-ným'ýn etraf rý arasýnda bir prenses azametiyle evime geldiðini gördüm. kalbimde birden bire arzu uyandý: Bu sonradan görme n e oldum delilerine güzel bir ders vermek. Fakat aksilið her hocadan ziyade bana musallat. ilk fikrim. çamurlarýný temizlemekten çekinmediðim halde bu azam küçükhaným efendiye hiç yüz vermiyorum. Bu baþ. on üç yaþlarýnda bir zengin paþa kýzý var. azametli bir kýz. Bir yabancýyý seyreder gibi. istanbul 'da tanýdýðým þen. "Ben biliyorum" demek ister gibi sinsi sinsi gülüyorsun. böyleleriyle biraz Yüzlerinden yalancý maskeleri sýyýrmak. böyle doðdum. Sarý insanl oluyor. Bütün mahalle. Akýllarý sýra servetleriyle. sadece kendimi süslemek için yalnýz býrakmadým. bir hakarete uðramýþ gibi kýzardým. ye leri yemekleri. Biraz da bu fakir eþ gülümseyen genç kýzý seyretmek için beklettim. Arkadaþlarým birkaç defa beni de götürmek istediler. fazla fantezisi ve viöjö idi.f 19 290 Reþat Nuri Güntekin mecmuasýndan kesip sakladýðým bir baþ modelini aynanýn kenarýna iliþtirdim. hatta hoc satmak için mektebe geliyor. saltanat-larýyla birtakým görgüsüz. bütün kuvvetimi imi sarf ederek onu taklit ettim. Bir de ne bakayým.O halde on dokuz. gülüyorsun. ona utana utan ordum. Arkadaþlarýmýn bu hali beni hem güldürür. Afacan gülüyor. B. bu paþalarýn çok daha yüksek numunelerini görmüþtüm. hanýmefendilerin tuvaletlerini söyleye söyleye bitiremezler. Hatta. deb-debeleriyle öteki hocalar gibi ben m de gözlerimi kamaþtýracaklar. Ýlk sene haným hanýmcýk oturduktan sonra bugün bir parça afacanlýk etmek benim hakkýmdý. büyük ablasýnýn bir tezkeresini getiriyordu. hepsi insaný baþka türlü üzüyor. küçükleri. haydi nihayet on sekiz. Öyle sanýyorum ki. Zavallý arkadaþlarým. kýzýnýn mual vet eder. -eðlenmek için hanýmefendi diyorum. ehemmiyetsiz insanlarýn gözünü kam evk alan.. Nadide Hanýmefendi'yi. hayret içindeydi. onun bi n türlü kahrýný. . is omuzlarýmý silktim. hem de dikkat ettikçe saran bir biçimde güzel buluyordum.

bir köþede bir minyatür buluy da yegâne bir sanat eseri olan bu güzel þeyin niçin buraya atýldýðýný soruyordum. Mesela. Fakat. Onlar. bana karþý acemi aktrisler gibi tuhaf tuhaf pozlar almýþ gö güldüm: "Görürsünüz. Serbest ve afacan cüretimle yavaþ yavaþ bu salona sahip oluyor. Her þeylerini tenkit ettim.'de Gülbeþeker dedikleri zaman ne kadar üzülmüþ. O vakit küçülüyorlar. boðazlarýný týkýyor. hanýmlar göz ucuyl yran hayran bakmaktan kendilerini alamýyorlardý. Hele yemekte onlara o kadar g izli eziyetler ettim ki. Ne yapsa. Ýnsana aðlamak arzusu verecek kadar güzel þeyler Kusurlarýnda bile þimdi bir sevimlilik görüyordum Tekirdað'daki enþitem derdi ki: "Fende. bir parça kýsa olduðu için daima gülen. . su içmelerini þaþýrt .'deki Hoca Efendi'nin dediði gibi. cahil kadýnlara kendisini adam diye satan. ne y aptýlarsa beðenmediðimi hissettirdim. Sor Aleksi: "Papaz elbisesi adamýn ruhunu da papaz eder!" derdi. Onlarda.. oyunumu belli etmemeye gayret ettim. a gördüðüm genç kýza. kim bilir. beni baþtan aþaðý süzdü. Hanýmcýklar.. hareketlerimde öyle tabii bir akýcýlýk. fakat sonra yolunu sa nun dediði gibi güzel.kaç misafir. zavallýlýklarýný. B. nasýl alýnacaðýný nasýl yeneceðim bilmediði bir yemeði reddetmek mecburiye ep onlarýn intikamýný aldým. nedir? Bir mektep hocasý için ne manasýz. Hülasa. yolunu sapýtan bu kaþlarýn. Öyle becerikli. ne ayýp laký nlar. sözlerimde öyle fütursuz bir emniyet salonun içi gizli bir 292 Reþat Nuri Güntekin fýrtýnaya uðramýþ gibi altüst oluyordu. onlarýn elindeki çatalý titretiyor. B. münhasýran dudaklarýndan.'nin zavallý görgüsüz kadýnlarýný hayretlere dü rdý. canlý bir ýstýrap gibi büyük ve derin görünecekler. güzel güzel. aðzýndan. Birbirlerine bakýyorlardý. Her ne gösterdiler. ne söylediler. ziyalar içlerine sýðmýyor. insan ne yapsa. kýraðýlarla ýslanmýþ nisan gülleri gi mleri vermekten çekinmi-yordum. ahenkli hareketim vardý ki. þakaklara d güzel bir daðýlýþý vardý ki. titizlenmiþtim. Faka t nazarlarým. Bana. daima üst diþlerimi bir parça açýk býrakan d bu dudak. küçükhanýmefendile-rý eteklemediðimi. h belerine hayret etmedim. yanaklarýmý. çatal býçak kullanmasýný beceremedikleri için gi müþ. Yüreðim kuþ gibi ç arým ýslak bir lezzetle titriyordu. kaç kiþinin lokmasý boðazýnda kalmýþtý? Kim býlir. küçük pýrýltýlarla yana Bu yüzde ne güzel. karanlýklara baka baka geçmiþ birçok yalnýz gecelerinden kalma siyah bi acý. Fakat. gülmeye her þey deðiþiyor. ince ince baþladýktan sonra. Ç. fakat bir türlü aynad ayrýla-mýyordum. gülümsemeseler. bu seher aydýnlýðý gibi berrak. Hanýmlarý. ben. zengin sofrasýnda. Bu salon. biraz afacanlýk etmek bugün benim hakkýmdý. ince ince baþlýyor. görgüsüzlüklerini de acý acý duyurmak þartýyla. Hem de onlara. yazýk ki bu aynalar da erkek icadý. senelerden beri birer manken ölülüðüyle bu salonda oturuyorlar. Bu mükemmel. ne ince çizgiler vardý. Tavýrlarýmda. bec eriksiz bir misafir mevkiinde býrakýyordum. Bir aralýk görünmekten korkuyor gibi etrafýma baktým. Neler söylüyorum?. bana tablolarý gösteriyordu.. K oket baþý da adamý koket mi yapýyor. mesela saçlarýný. paþanýn büyük kýzý. s nin kaþlarýn lakýrdýlarýna benziyor. Sonra. çenemi öpmek için aynaya uzandým.. mahsus potinlerini vurarak gezindiðini iþitiyor. altýn gözlüðünü tutarak. salonlarýnýn içinde.i deðildi. biraz sabredin!" dedim îki sene uslu uslu oturduktan sonra. yorgun bir tahayyül. kibarlýk ve zevkten ziyade paranýn bin tü eþya ile doldurulduðu bir nevi manifaturacý camekâm idi. gayet sade ve se ir selamla iktifa etý-ðimý görünce hayret ettiler. baþkalarý gibi hanýmefendiyi. gözlerimi. uykuya ve daha baþka þeylere doymamýþ gözlerin.. kendilerini acemi. ne kadar uð-raþsa kendini yalnýz. bu olduðunu nazik ve üstü örtülü kelimelerle söyledikten sonra. sonra kendi kendimi.'de Ipekböceði. gözlerini öpem r. Ç. Bu kaba ve gülünç komedyayý oynarken tabiilikte çýkmamaya. süzgün mahmurluð gözler. gülünç Fransýzcasýyla övünen Beyoðlu kokanasýn diðini piþman ettim. Mürebbi-ye ol tahmin ettiðim adi Beyoðlu kokonasý.beni mezarýma bile gülümseye gülümseye götür 291 ÇALIKUÞU Küçükhanýmm aþaðýda. kaç biçare. Ben de ara sýra onlara bakýyordum.

bu meziyetinizle pek iyi bir yere gelin olabilirdini z. bu konaða çaðrýlmamýþým! Paþa'nýn büyük kýzý bana bahçeyi göstermek istemiþti. Bu pek terbiyeli olmadýðýný itiraf ettiðim hücumum üzerine kadýncaðýzý hafakanlar boðuyordu zadelerden biri. aradaki çit duvarý sökt için iki bahçe hemen hemen bir gibi. kýþ nasýl olurmuþ. Benimle gizli bir ÇALIKUÞU 293 mücadeleye giriþmeyi. Asýl maksatlarýný biraz sonra anladým. bunlarýn arasýnda genç bir ameleye dikkat da onlar gibi giyinmiþti.Sizi iyice bir ailenin iyice bir çocuðu için isteseler ne dersiniz? .Haným kýzým. . gülümseyerek: .. kazandýðým bu þeref için teþekkür ederim. Hanýmlar. ben ken di alnýmýn teriyle kendimi ge-çindirmeyi daha iyi buldum. daha doðrusu döþenmiþ. Çalýþmak ayýp deðil. sakin. fakat zannederim ki kabul etmem.O bir mürebbiye. Kendi kendime: "Bu. ucuzluk var mýymýþ. saltanatlarýyla gö mi kamaþtýrmak için. "Türkçe iyi anlatamýyorum" diye kurtulmak istiyo du. beni de isteyecek zararsýz bir adam olabilirdi. Türkçe derdini anlatmaktan aciz kalýyor. mutlaka beni söyletmek istiyordu. ehemmiyetsizliðini takdir eden mazlum. baþlarý dillerle çapa çapalýyorlardý. Sýcaktan çok susadýðýný. ne söylerler? Sýk sýk geldiðimi görürlerse mutlaka sizden bir eklediðim fikrine düþerler" dedim. maðrur bir istihfafla yüzüne baktým. Horozdan kaçan insanlardan dünyada hoþlanmam. Fakat bunu anlatabilmek için on iki gün evvelki bir vakaya dönmeye mecburum. dedim. O vakit. Onun ÇALIKUÞU _____ 295 için çekinmedim. iptidaiye hocasý kaybolmuþ: "Dam do Siyon"un en zarif lakýrdýcý muallimlerini aðlamaklý eden zalim Çalýkuþu. . üçer beþer senelik sekiz on bodur çamdan ibaret yapma bir orman-cýkta. Ben.Tabii. Bahçeleri de. ben bir mektep hocasý olduðum için kendisini benimle kapý yoldaþý farz edi du. kim olduðumu merak ediyor. o vakit. bir meslek mecburiyeti bildi. Mesela. ben birçok yüksek meclislere girdim. dört fakir iþçi. . söyl " dedim.. yalnýz girip çýkmak kâfi deðil. iptidaiye muallimesi mevk iine indim. biçarelerin kan ter i çalýþtýklarýný seyrediyordum.. ben de yavaþ yavaþ hal imi bilen. Fakat bir tarafta mütemadiyen sualler.Belki. hem de münasebetsiz sualler soruyordu: Buraya yeni gelmiþ. . kuzu gibi olmuþlardý. Hatta bir mektep hocasý olduðumu düþünerek: "Peki oðlum. ders saati geldiðini bahene ederek alelacele yanýmýzdan çýktý. bütün haþarýlýðý. Fakat. Hakikaten fena insanlar deðildiler. Öteki iþçiler gibi yaþlý baþlý olmadýðý için yanýna yalaþamýnýma gelmeye cesaret etti. Bu i utangaç hem cesurdu.Evet. Bu çirkin süs ve gurur maskelerini attýktan sonra ruhlarýný hresini gösterdiler. gülümsüyor: "Anlaþýlan biçarenin aklýnda bir noksan var!" diyordum. Çocuklar. Meðer bugün sadece azamet satmak. Fransýzca söylemeye baþlýyor. ama. Mektebimizin teneffüs bahçesine bitiþik koca bir bað var. biraz bekle. elmasý bol muymuþ? O. Hanýmefendi. Fakat. Hele elle lleri kadar nazik ve küçüktü. gözümle gördüm!" diye beni mat etmek isted kit. fakat simasýnda. Bir zamandan beri o baðda üç. insanýn o muhitte kendi tabii hayatýný yaþamas im. ot. Konuþurken kelimelerini þaþýracak kadar sýkýlýyordu. tefriþ edil de dolaþýrken. alaycýlýðý ile yeniden doðmuþtu. suyu içerken ben. Yüksek meclislere ait bir kabul etiketini münakaþa ederken söz bulmakta aciz kaldý: "Mamaf ih. "Ara sýra taciz fakat her zaman nasýl olur. Teneffüs saatlerinde yanlarýna gidiyor. bu maskarayý öyle bozdum ki. Pa . yüzünün esmer cildinde renkli bir þeffaflýk. O bahsettiðim gün. gözlerinde baþka bir parýltý vardý. týpký salonlarýna benzi t çiçek. 294 Reþat Nuri Güntekin . mektep çocuklarýndan birinden kendisi i tememi söyledi. armudu. mutlaka sonradan düþmüþ bir asilzade filan olacak!" diye düþündüm. Hanýmefendi ve küçükhanýmlar sýk sýk gelmemi samimiyetle rica ediyorlardý. siz bu güzelliðinizle. fidan saksý ile sözüm ona yabana süslenmiþ. çýktým.iyice bir ailenin fakir düþmüþ bir kýzý. dedim. halinde bir baþkalýk fark ediliyordu. Hülas hemmiyetsiz. bu defa Fransýzca-sýyla eðleniyordum. hanýmefendi.

yarý açý iþleri. Galiba. zabite "hazýr ol" kumandasýný baþkalarý vermiþ. þaþýrmýþ görünmeyeceðim.Feride Haným. Þimdilik hiçbir þey sezdirmemek.hçesindeki çam ormaný taklidinde. Herhalde. O. Galiba. parmaklarý birbirine yapýþmýþ duruyordu.Belki aklýnýza bir þey gelir. Hülasa. bu paþalar. 296 Reþat Nuri Güntekin Evet.A! ihsan.Efendim. Fotoðraf çektirir gibi. Bize mektepte. zabitlerden bazýlarý size mektepten gelirken tesadüf etmiþler. ehemmiyetli bir þeymiþ gibi senelerce özene bezene m ettikleri o mahut. Biz istanbulluyuz. hiç oralý lmuyor. peri masalý güzel ve muhteþem görür de heyecanýndan bayýlmaz. ÇALIKUÞU 297 Biraz sonra Nerime Haným'la içeri giriyoduk. öyle bir kýyafet ki. Bütün simalar bunu gösteriyordu. sen nereden çýktýn?" ayret ederken sesine: "Vah vah! Yalan söylediðimiz ne kadar da belli oluyor!" der gi bi bir ahenk geliyor. onun söz söylemesine meydan vermeden kendimi takdim ettim: . düðmeleri. "Selam merasimi"ni pek iyi bilmiyordu. (Paþanýn büyük kýzý): .. sen burada miydin? Nereden çýktýn ayol? diye hayret etti.. akla sýðar þey mi? Evet. tabii Ihsan'ý tanýdýnýz. baþýndaki alabros saçlara varýncaya kadar kýlýcý. üþenmeden amelelerden birinin elbisesini giyinmiþ. sözlerinin yaptýðý soðuk tesiri pek iyi anlýyord Bugünkü garip komedyanýn son perdesini tekrar yukarý salonda oynadýk. Sonra. kýzarýyor. Fakat biçare kadýncaðýz. cüretkâr gözleri parlýyordu. Sadece: . kaçýnmamý bekliyorla mu bozmadým.Feride Nizamettin. bahsi kazanmýþ. Bu biçare eldivenden. sürpriz yapmasýný çok seven insanlar. Hakký da yok mu ya? Küçük iptida birkaç gün evvel amele kýyafetinde gördüðü bir þahsý. yakasý sýlý her þeyi pýrýl pýrýl parlayan bir erkânýharp yüzbaþýsý idi.. arkadaþlarýy hse girmiþ.Ne münasebet efendim? Nerime Haným. Amcazade ve süt kardeþim Ihsa n'ý size takdim etmemde bir mahzur görmezsiniz. güzelim? ihsan. bu gülünç "operakomik" dekoru içinde gülünç bir komedya oynayacaktýk. muhcubane gözlerini indiriyordu. bu. Fakat benim de. insan bey nleriyle kýlýcýný çekerek: "Hazýr ol!" kumandasýný vermesini bekliyor. Zavallý Nerime Haným. dedim. Maarif ordusunun küçük zabitlerinden. birdenbire ateþ almýþ gibi öyle bir de e elini çekmesi vardý ki. o güzel ve cüretkâr sükûnunu muhafaza edemedi. Evet. olur þeyler. Üç. Yalnýz Nerim Hanýmefendi biraz tereddütten sonra söze baþladý: . bir asker te mennasý için kaldýrdýðý elini yarý yolda tekrar indirdi. bugün inatçýlýð yaparlarsa yapsýnlar. deðil mi? Ben. Hayretle dudaklarýmý bükmekten kendimi alamadým: . Mektepteki vakayý. tereddütle bana baktý ve dedi ki: . benim utanmamý. pek güzel olduðun zu söylemiþler. Nerime Haným. cevap vermedim. dedim. Fakat bu sefer büsb kýyafetle. Göz göze geldikçe zavallý delikanlý. Size iþin doðrusunu söyleyeyim efendim. öyle bir duruþ. demek o da biliyordu. beþ dakika kadar hiç fütursuz konuþtum. Gençlik bu ya efedim. Tuhaf deðil mi? Ben. bu aðaçlar içinde yine o fakir iþçi ile karþý karþýya geliyordum. besbelli a yle benden su istediðini hatýrlýyor. ihsan Bey'le görüþtüð bizden çok evvel yukarý gelmiþti. siz de bizim gibi istanbullusunuz. Mamafih. sakin ve cesur olmak lâzým. niþanlan. Fakat. ik k. fa da elimdeki eldiveni gördü. niçin? Bunu dah anlayacaðým. bugün güneþ gibi parlak.. bir saniyede anladým ki. maskara edilnýiþ bir biçare aðaçlar içinde gördüðüm þeyin ehayyir etiðini anlatmak için bu kadar tafsilat kâfi. tabii buralýlar gibi bunu bir hakaret saymayýz deðil mi . Kadýncaðýz. Fakat ben.Evet.Feride Hanýmefendi. Genç zabit. çok memnun olurum efendim. o þaþýrdý. bilâkis. ihsan.Bilâkis. rolünü o kadar acemice oynuyor ki: "A! ihsan. Nerime Haným dedi ki: . vücudu dik. . bahse girmiþ: "Mutlaka bir çaresini bulur. ince býyýklarýnýn altýnda. elimi tutmayý tercih etti. Büyük Hanýmefendi'nin gizli bir iþareti üzerine solandaki-ler dýþarý çýktýlar. onu ilk defa görmüþ gibi konuþuyordum. hiç fütursuz: . bu Muallime Haným'la görüþürüm O gün. mahcubiyetini saklamak için gülüyordu: .

birbirinin yüzüne baktýlar.Çok iyi bir genç görünüyor.ihsan Bey. Bir ay izin alýrýz.Allah senden razý olsun. çok müteessir olacak. kimi isterse alabilir. fakat gayet kati birkaç sözle buna imkân olmadýðýný söyledim. bu meziyetlerini açý n açýða söyleyebilir miydim efendim? Bu. Lacivert kýs elbisem bana beyaz gibi göründü.Abacýðým! Ondan imdat ister gibi ellerimi uzattým. bir türlü akýllarýna getirm istemiyorlar. beni kandýrmak için birçok þeyler söyleyeceðini hiss azikâne.Ihsan'ý nasýl buldunuz. hem memnun oluyorl ardý. Sonra. Nerime Haným'ýn.Feride Haným! Herhalde kati cevabýnýz bu olmayacak. Fakat mümkün deðil. bu cariyeniz için büyük þeref.. Ana kýz. yine gayet sade: . sevimli bir genç. yine tekrar ediyorum. e bi elimde büyüttüm. Bizim de bir kalbimiz ol duðunu.Yüzü de güzeldir. Sizi pek beðenmiþ. ayný kendini beðenmiþlik. Feride Haným kýzým.Hanýmefendi. el . Duvara vurmuþ donuk bir ay ýþýðýna b aynada. fakat o. yine tekrar ediyorum ki. birdenbire þaþýrdý: .. Hiç böyle þey olur mu.. Bilmem nasýl bir ýþýk oyunu oldu. "Munise" diye300 Reþat Nuri Güntekin çektim. sizi istiyor. Nerime Haným. güzelim? Zavallý çocuk. yahut kalbimden geçirmiþ olsaydým. Size de. çünkü ihsan. benim dilim varmayacak. Bu sözlerime hem hayret ediyorlar. Fakat. Mamafih. Dünkü vakanýn sýcaðý sýcaðýna bugün bir komedyaya daha kahr .Kuzum anne. 6 Mayýs Bu hafta benim kýsmetim açýldý.. Þimdi. dedi. bu erkekler! Hepsinde ayný gurur. kendimi hayal meyal seçebiliyordum. bir genç kýz için biraz fazla serbestlik olmaz mýy Ana kýz. bu dünkünden bin kat daha gülünç.Hanýmefendi.Evet. Hakikaten gülünecek bir vakaydý. neþem gibi hüznümden de renk vermedim: . ihsan Bey. çok müteessir olacak. Feride Haným'ýn reddedeceðini aklýna bile getirmiyordu. Sahne. çok güzel bir genç. 298 Reþat Nuri Güntekin . Sizi Allah'ýn emriyle Ýhsan'a istiyorum. Vakayý olduðu gibi yazýyorum. dediðiniz gibi mükemmel gör r. bizim de "mutlaka" isteyecek bir þeyimiz olabileceðini. güzel ve deðerli bir genç. komþudaydý. mutlaka. Yorgun bir tavýrla annesine: . küçük bir sükût hüküm sürdü. on gündür öyle telaþ içinde ki: "Ölür m. yabancý memlekette kocaya istenilmek bana bu dakikada garip bir mahzu nluk veriyordu. güzel bulduðunuzu söylediniz ya! Gülerek ceva m: . düðününüzü burada yaparýz. ihsan Bey'e de bütün kalbimle teþekk im. . kýzým! iþimizi kolaylaþtýrdýn dedi. Malumatý da. o a beraber Beyrut'a gidersiniz. ilmem neden. Mademki siz e onu beðendiniz inþallah mesut olursunuz. Oda. fakat aramýz da bir izdivaç ihtimalini aklýmdan. Birdenbire ellerimi yüzüme kapadým. alacaðým!" diyor. dedim. hanýmefendi. Büyük Haným. iyiden iyiye kararmýþtý. genç kýzlarla doðrudan doðruya konuþmak olmaz ama. Ah. nefret ettiðim büyük düþmanýmýn ism Ç. bizim aþaðý misafir odasý. fakat dudaklarýmdan yanlýþlýkla baþka bir isim. . bin kat daha isyan ettirici bir komedya. bu bahsi uzatacaðýný. adeta müteessir olmuþtu. tekrar birbirlerine baktýlar. Paþanýn landosu beni evime býraktýðý vakit Munise. Soyunmadan evvel bir kere da ndimi seyretmek istedim. haným kýzým? Ben. Demin size arkadaþlarýyla bir bahse tutuþtuðunu söylemek lâz geldi. ÇALIKUÞU 299 . Hafýz Kurban Efendi'nin kar sýnda düðünlere giderken giydiði gron çarþafý. iþin buraya geleceðini daha evvelden hissetmiþtim. Ihsan'a söyle. akýllý uslusunuz.Ne kadar iyi! Hakikaten güzel. Gitmek için müsaade Nerime Haným. tahsili de iyidir: Terfian Beyrut'a tayin edildi. Bu dakikada Munise odaya girdi: . O: . Ben Ihsan'ýn sütannesiyim. boynunda dizi dizi beþibirlikleriy-le misafi . Uzun etekleri karanlýklarda kaybolan bir beyaz ipek.Niçin kýzým? Biraz evvel onu beðendiðinizi.

. iftiradan. Onlar. Bilm . cami gibi mukaddes bir yerd ir. mahsus size geldim.Bu Kurban Efendi sizi býrakýrsa. Yalvardým. beni alabileceðinden emin mi? O. Çünkü. Sonra. Bu kadar saf bir kadýnýn. 15 Mayýs Bu akþam. Mamafih. kardeþlerini almak için. Biz. Mesela. Ben. kasabada gizliden gizliye bir dedikodu baþladý. isyan ettirici bir saffetle: . saf gözlerinde saf bir hayretle: . beni odasýna çaðýrdý. ablalýk vazifesi yapmak istedim. buna da iki sebep v ar kýzým. Fakat o.Mektep.Hemþireceðim. Ben: .Feride Haným kýzým. Güzellik baþa beladýr. ucuna bir de kurdele paraçasý takmýþsýnýz. her rast geldiðiniz erke du.Evet. hiçbir þey bilme m gibi otururum ama. Görüyorsu . hizmetinizi ederim!" dedim. fakat cidden iyi bir çocuksunuz. mektep kapýsýna gelen peder ve ne kadar çok olduðuna dikkat ediyor musunuz? Siz. Fakat.Kimin için? O. maateessüf. tek beni boþama. Onu dedikodudan. Ben: . tabii hoþuma gidiyor. Ben gayri ihtiyari eðlenerek: . O: . bilâkis gözlerinde yaþlar var! O: . Biçare kadýn.Hayýr. bu memleket o kadar kapalý bir yer deðil.Evet. burada. sizi almak için beni boþamaya kalktý. Konuþmaya baþlýyoruz. çapkýn bir mülazým. meyhaneden dönen sarhoþlar. Ç. sizin yemeðini ririm. Fakat bir kusurunuz var: Ken dinizi hâlâ istanbul'da sanýyorsunuz. kýþladaki zabitlerden. fakir tal ebelerimizden birinin saçlarýný örmüþsünüz.Zavallý komþum.Nereden bildiniz? Ben. çocuklarýndan ziyade sizi görebilmek için geliyorlar. hemþireceðim! Ben: . Þimdi ara sýra kýyor: "Bana artýk paþalar paþasý demelisiniz. söz getir meye baþladý. gülmüyor. güzel güzel geçiniriz. idadi mektebindeki büyük talebelere varýncaya kadar sizi uzaktan tanýmay an. Ben: . çatkýn bir çehreyle þu sözle . ya "Ziyaný yok.Ne kadar süslüsünüz bugün. deðil mi Gülbeþeker'den niþan aldým!" diye a ndiriyor muþ. me tebin kapýsýnda durmuþlar. birdenbire þaþaladým: . sokakta çocuða para vererek kurdeleyi. hemþireceðim.Nasýl. Öyle deðil mi? Müdire. haydi gönlün rahat etsin. bunlardan birisi: "Ben duvardaki siyah taþa Gülbeþeker'in elini düðünü gördüm. böyle hiç renk vermeden þaka etmesi. Bunlardan ne hakla ve niçin size bahsettiðim meselesine gelince. kapýcý Mehmet Aða. mektebin menfaati meselesi var. Allah hakký için þu Hacer-i Esvedi bir öpelim!" diye nutuk vermiþ. kýzým. diye meþhur bir söz vardýr kýz güzel. diyor.. efendi size göz koymuþ. dualar ediyor ve perde kapanýyor. Akþam üstü kýzlarýný. Telaþ etmeyiniz kýzým. Fakat ben biliyorum. gençliðiniz. hem yalnýz bir taze olduðunuz için kendinizi biraz daya iyi korumanýz lâzým gelirdi albuki bazý ihtiyatsýzlýklarýnýz oldu.O halde. dünyanýn en sade bir þeyinden bahseder gibi: ÇALIKUÞU 301 . yüzüme bakmadan tereddütle devam ediyordu: . elinden almýþ. Bir gün. sade ihtiy Mesela. onun için size bir analýk. Öyle ki. sizde 302 Reþat Nuri Güntekin nazarý dikkati celp etti. güzelliðiniz. Benim için mi? O: . halinde bir tuhaflýk var.Bizim efendi için. Birisi tecrübesiz. Ben. Dün. Kabahat demiyorum.Galiba teklifli bir yere misafir gideceksiniz. baþkalarý için tabii görülen bir þey. kahvedeki esnaf tan tutunuz da.Öyle ya! Tam elli beþibiryerde vermeye razýyým. siz bana görücü mü geliyorsunuz? . kahkah larla gülüyordum. sizden bahsetmeyen yokmuþ. o hanýmý al. kadýnlar epeyce süslü olarak gezebiliyo rlar. Öyle deðil mi? Halbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de. bana görücü geldiniz? O. tuhaf bir haber verdi: Evvelki gece. Kuzum kar-þedeþim. mektep tatilinde Müdire Haným. belki farkýnda deðilsiniz. kýzým. gözleri aðlamýþ gibi. her þeyi haber alýrým. artýk insan sarrafý oldu . böyle bir þeye imkân yok. ciddiyet ve hayretinizden memnunum. Dünyada. Muallimlerimiz de hakeza.or.. Biz. daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazif edir. hemþire sizin için. bana acý! .

yahut da kýskanýyorlar. [ sendedir" diye bir þarký söylemiþti. Aylardan l sonra. Fakat hüznüm gibi neþemin de kar sýðmýyor.. olmaz mý? dedim.. demek. siz e hatýrým kalmaz. üst üste boðuþuyoruz. 20 Haziran Mektepte Nazmiye isminde bir arkadaþým vardý. Tatilin bu uzun aylarýnda onlar gibi mahpus kaldým.yine eskisi gibi gülüyorum. Bir parça tereddütle .r ne kendiniz için. bahçemdeki çiçeklerin açmaya b adýðý bir nisan gününde. ihtimal. Feride Haným? diye sordu. Bu memlekete acýyorum. eyl evvel baþka bir yere nakletmeye imkân olmadýðýný söyledi. acaba kimi?" yolunda dedikodular meydan aldý. C. bir parça þaþýrdý. Yalnýz. sonra da bu kadar iyi bir kýsme reddetmeniz nazarý dikkati çekti: "Mademki ihsan Beyi istemedi. sükûtumdan þüpheleniyordu. ihtimal. ne bileyim? . Müdire Haným. ne mektep için hiç hoþa gide- ÇALIKUÞU 303 çek þeyler deðil. gittikçe incelip mahzunlaþan . güftesiyle nasýl aklýmda tutmuþt den sonra. "asi" deyiniz. Müdire Haným. Hafifçe içimi çektim. Komþum. Kozyataðý'nýn bahçesinde -Ne münasebetsiz sözler söylüyorum? Galiba bende sinir hastalýðý b de bir kararsýzlýk var. kuþlara su verirken..Bunlara ne dersiniz. Evvela. ara sýra teyzeme benzeyen bir büyük hanýmla konuþuyorum. hiçbir hareket yapmadan dinlemiþtim. b r beis görülmeyebilirdi. durup dururken yavaþ yavaþ bu þarkýyý söylemeye baþ-1 ladým. kulaðýmda Çeçen arabalarýnýn o ince yanýk sesli ç . Lütfen baþka bir bahane bulunuz: "idaresiz" deyiniz. ne bestesinde aðlan yok. Komþularým da artýk beni eskisi gibi aramýyorlar. Yirmi dört yirmi beþ yaþlarýnda. ne derseniz deyiniz. gayet tatlý söz söylüyor. utana utana ondan bir þey istedim: . Abdürahim inde Yüzbaþý ihsan Bey'le konuþmuþsunuz. bitip tükenmez gurbet yollarý uzanýyor. Hanýmefendinin teklifini kabul etmiþ olsaydýnýz. yine Munise ile hamal çocuklarý gibi al alta. bu dedik an gözleri korktu. "Elin den iþ gelmiyor.Sözlerinizin hepsi doðru Müdire Haným. genç bir adamla görüþmeniz. Fakat. cahil" deyiniz. Yanýk ses-1 li bir yolcu sularýn karanlýðýna dedir avare gönlüm. bu daðlardan. bir tedbirsizlik daha yapmýþsýnýz. pencerem-1 den görünen deniz parçasýný seyrede þarký. fakat arzumu reddetmedi. ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetiþmek için? Ç. Bu sözleri cevap vermeden. Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütü uyla koklamayanlar için ne manasýz bir söz! Hayalimde yollar. Bu iþte bana edeceðiniz en büyük insaniyet ve m et. sadece Feride deyin. bana hocaným demeyin. Bir daha bu þarkýyý söylemeyeceðim. 5 Haziran Kuþlarýmýn ahi tuttu. Dedim ya. 304 Reþat Nuri Güntekin Ne vakte kadar Yarabbi. Kendim de yavaþ yavaþ farkýna varýyorum. ince ince tüten dumanlara benzeyen karþý daðlarý seyretmeye baþlad Çalýkuþu. güzel ut çalýyor. þimdi bilakis. Yine kuþlara ýslýk çalýyorum. Bana söz söylerken gözlerimi kapýyorum.. Muallim arkadaþlarý onu pek sevmezler. iþ görürken. biraz açýk giyinmesini hoþ görmüyorlar.. Bu adi þarký parçasýnýn ne güftesinde. benim itiraz v e isyanýmdan korkan müdi-re. hakkýnda bazý ufa k tefek dedikodular iþitiyorum. Dün akþamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mýsraý tekrar ed hiç sebepsiz aðlamaya baþladým. dudaklarý-' ÇALIKUÞU 305 mm ucuna geliyor. bunun için kibar aileler el üstünde tutu gece bir yere davet ediyorlar. fakat ne yapayým? Siz artýk idareye yazarsýnýz. dedim. sinir. Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmýþtý. Yalnýz: "Þehirde dile düþtüðü için istemiyorum!" demeyiniz... asýl sebebi söylememek. Hele se le benziyor ki geçen gün. bir sebep göstererek be i baþka bir yere göndermelerini istersiniz. Þimdilik kendimi unutturmaya çal hiç sokaða çýkmýyorum. þen r kýz. Bunu o gece iþitmemle unutmam bir olmuþtu..Kuzum hanýmcýðým. bestesiyle. güzelce. bir baþkasýný seviy or. yine gurbet kokusu almaya baþlýyordu. insan bir muamma? Bir kere iþitti-1 ðim bu þarkýyý. Müdire bir þey söylemeden düþünüyordu. düþüne düþüne: . Gözlerimin dolduðunu göstermemek için pencereye dönd uçuk mavi semasý içinde. Halbuki bu yetmiyomuþ gibi.

Ne söylediðini bilmeyen bazý münasebetsizle vardýr ya. gözlerinin sitemli bir bakýþýyla: . Bazen onu evde býrakýyorsun da. Bahçeden karýþýk. Gülbeþeker de ne Gülbeþeker! Sahiden insanýn yiy tutuþtuklarý kadar varmýþ. süsünü doðrusu gözüm tutmadý.Evet. . açýk hava ihtiyacý beni iyiden iyiye bunaltmýþtý. . Zaten benim bahanelerim de çocukça þeylerdi ki. kadýn erkek sesleri. bir bostan kuyusunun tahta tulumbasýný çekerek taþ bir yalakta koyunlarýný suluyordu. bizi üst katta bir odaya aldý. Etrafýný yüksek çardaklarýn yeþilliði sarmýþtý. Nazmiye. hafifçe kaþlarýný çatmýþ: . dayanamadým. Fakat renk vermemek lâzým. Fena halde bozuldum. adýna bu kadar fantezi yakýþmaz. Ev sahibi nde kocaman bir lamba ile içeri girdi. Fakat bu niþanlýnýn ailesi ine rýza göstermediðinden. bozuk bir akort edildiði iþitiliyordu. Derdimiz eksik gibi niçin baþýmýza yeni bir sevda satýn Gittiðimiz köþk. Nihayet. Ben gitmemek için birçok bahaneler gösteriyordum. arzusunu kabul ettim. elmas kýzým. Çardýðý örten sýk de akþamýn pembe yaldýzý yavaþ yavaþ sönüyordu. Kapý açýldý.Niþanlýmýn teyzesi niçin senin yabancýn olsun? Hem baþka bir fikrim daha var. ucu bucaðý görünmeyen bir baðýn orta- ÇALIKUÞU 30? sýnda eski bir bina idi. Güneþ batmýþtý. kahkahalar. þiþman bir kadýn. Zannediyorum ki. yüzünde tekerlek a yip bir þey! Bu kadýn.Hayýr. Çalýkuþu . çok þeytan bir kýz! Ýnsanýn altçenesinden girip. üç çeyrek uzakta bir baða götürdü.Nazmiye'nin bir yüzbaþý niþanlýsý varmýþ. Ýnce boy-nuzlarýyla yalaðýn baþý ini iten keçi yavrularý Munise ile bana Mazlum'u hatýrlattý. yukarýda da söy ledim ya. merakýmýzý kaldýrdý.Küçüðü de götürecek misin? demiþti. O kadar dil döktü. içim içime sýðmýyordu. Ben. Sen gitmezsen vallahi ben de g itmem. üstçenesinden çýkýyor. Bahçeler arasýnda.. yapraklarla dan birisine girerek yarým saat. gürültü ve ayak sesleri gelmeye baþladý. Saçlarý sarýya boyalý. Munise'yi giydirmek isteðim vakit Nazmiye. bunu bana. Küçük bir talika arabasý bizi derenin öbür kýyýsýna geçirdi. ne mani olacak? Daha iyi. dedi. Pencereden baþýmý uzatým. o kadar yalvardý ki. Nazmiye. merdivenden doðru. Feridun Bey'in teyzesi. hafif hafif çýðlýklar geliyor. onlardan olacak. fakat þimdiye kadar gece yatýsýna gitmedim ki. Bu gece Feridun'un teyzesine davetliyim. Ýhtiyar bir çoban. bir þey dikkatimi celp etmiþti.F 20 306 Reþat Nuri Güntekýn Fakat hepsine cevap buldu. yaþlý. kimseye söylemememi tembih etti. bir sýr g ibi söyledi. münasebetlerini gizli tutuyorlar. Çok iyi bir çocukmuþ.Görüþtüðümüze memnun oldum. Yalnýz. Mahsus rica etti. Nazmiye. Küçükle þakalaþarak kendimi oyalamaya çalýþ zli bir kurt düþmüþtü. Gözlerimizde yaþlarla arabadan atladýk.Tabii. Elbisesini. can sýkýntýsý. can sýkýntýsýndan bunalacaðým bir dakikada Nazmiye geldi: . Sonra. Dün evde. Subaþý'nda ki baðýnda ziyafet veriyor. Sizi tanýmadýðý halde gözlerinizden öptü. Sýk asma yapraklarý arasýnda hiçbir þey seçmek mümkün deðildi. sul r damlayan ince çenesini öptük.. artýk pek gözü kapalý bir kýz sayýlmazdým. þakaðýnda laden.Feride Haným sizi almaya geldim. sana niþanl receðim. çarþafýmý çýkardý. nasýl bir gaflet dakikama geldi de Nazmiye'nin bu sözleri beni þüpheye düþürmedi? türlü bunu anlamýyordum. zevkimi takdir edeceksin. Bir odada epeyce zaman beni Munise ile yalnýz býraktýlar. Ýhtimal. Bir aralýk çobandan onu satýn almayý düþündüm. Yolda bir sürüye tesadüf ettik. faka l yerlerdi. . fazla bir teklifsizlikle ibi yanaklarýmý öperek: . . Buralarý ne tenha. Fakat neye y ki yakýnda yine býrakýp gideceðiz. Munise'yi nasýl evde yalnýz býrakayým? Bir mani mi var? diye sordum. bir keçi yavurusu yakalayarak uzun kulaklarýný. Ýki seneden beri dýþarýlardan çok þeyler gö Ne oldu.

arkadaþýnýn bana verdiði korku ile karýþýk fena tesiri hemen hemen izale et biraz emniyet gelir gibi oldu.. gittikçe daha ziyade birbirlerine so kuluyorlardý. kolay ve seri söz söylüyordu. Bu. arkadaþým. Aþaðýda bir keman taksimi yaptýlar. seni ihmal ettim ama. Ýþte bu Feridun Bey kutularýnýn birinden fýrlamýþ gibiydi. Fakat. rkasýnda duran zabiti takdim etti. peder merhum emlaki içinde en ziyade bu baðý severdi. fazla kaçýnmak için sebep yoktu. Ýhtiyar kadýn. ara sýra bize arkasýný çevirerek bu masanýn önünd . sinemadaki o çirkin aþk sahnelerinden birini oynar gibi çekinmeden.sarsa sarsa sýkarak: . niþanlým. Evet. Zihnim durmuþtu. gözlerini göz lerimden kaçýrmakta inat ediyordu. Munise'yi e den tutarak dýþarý götürmüþtü. teþekkür ve minnettarlýðýmýzý sunarýz. Biraz evvel þiþman haným. utanmadan baþ baþa . mehtap gecelerinde bu bahçenin cennet gibi ol duðunu anlatýrken Nazmiye girdi. Baþým açýktý. küçükhaným? Hayretle gözlerimi kaldýrdým. o. Bir kanepede yan yana oturan Nazmiye ile niþanlýsý. sallaya llaya. meþhur Solakzadelerin küçük mah Solakzadelerin bu küçük beyi hemen kýrk beþi aþkýn bir zattý. bunu bir gazel. mahsus karanlýkta býraktým. Kolumla saçlarýmý kapamak istedim. çek kolun lahi! diyordu. Bunlarýn üstünde burma býyýklý. bana bakmýyor. tabaklarla dolu bir tepsi býrakmýþtý. Güneþ batarken bu bahçeler lliðine doyum olmaz. nefesimi daraltýyordu. yuvasýnda tecavüze uðramýþ bir hayvan yavrusunun idraksiz korkusuyla köþeme küçülüyordum. iki yaba de. daha sonra kalýnlý. ça filozasý gözünün üstüne kadar inen bir panayýr palikaryasý resmi vardý. Feride Haným.. söylenen sözleri bile anlamaya mamýþtý. Zabitler. duruþu. dedi. hesapça bir kompliman olacaktý.Burhanettin bendeniz. lambanýn fitilini düzelterek. Binbaþý ama bildiðiniz binbaþýlardan deðil. odanýn içinde dolaþýyor. sen ne kadar dýþarlýklý olmuþsun? Herhalde niþanlýmdan kaçacak deðilsin. Nazmiye gülüyor: . Bu gezinmelerden birinde binbaþýnýn önümde durduðunu. bana ne ÇALIKUÞU 309 kadar saadet geldiyse bu baðdan geldi!" demeyi mutat edinmiþti. Fakat bu Burhanet-tin Bey'in ne alakasý vardý? Hayretle Nazmiye'nin yüzüne bakarak cevap bekledim. inceli birçok sesle söylediði þarkýlar takip etti. Þuradan. Bunlar çok adi ruhlu insanlardý. Bur elleri cebinde. hafifçe eðilerek: . söz söyleyiþi Feridun'dan büsbütün baþka id beyaz saçlarý. Elimi. Kapýnýn dýþýnda gözüme uzun boylu iki zabit üniformasý 308 Reþat Nuri Gûntekin iliþti.Cicim. buradan konuþuyorduk . hafifçe eðildiðini gördüm: . Demir bir pençe kalbimi sýkýyor.Efendim. Nazmiye onlardan birini takdim etti: . Yavaþ yavaþ onlara arkamý çevirdim. sað olun. . Çünkü bende konuþmaya deðil. gayri ihtiyari çekindim. Saçlarýyla býyýklarýnýn bir k adý olduðu halinden belliydi. Talihime iki sevdiðimin isimleri de birbi ine yakýn düþtü.. Burhanettin Bey. Giyiniþi. Yarým saatten ziyade bir zaman bu odada beraber oturduk. Elindeki küçük bir kadehin 310 .Inayeten kabul buyurmaz mýsýnýz. Efendim. masanýn üstüne þiþeler. Tenezzülen teþrif ettiðini zi öðrenince.Elmas kýzým.Feridun Bey. "Burasý uðurludur.Müsaade ederseniz kulunuz da candan bir arkadaþý. âlemimize þeref verdiniz. Nazik bir baþ iþaretiyle uzaktan selam verd i. bunlar çok adi ve fena insanlardý. Hakký vardý. Daha doðrusu konuþuyorlardý. bir velinimeti takdim etsin: Binbaþý B urhanettin Bey. Bu dakikaya kadar bað sahibi sandýðým haným. biraz tereddütle odaya girmiþlerdi. merhumun bu sözlerini tam bir keramet gibi tesdik ettim. teklifsizce sert avucunun içine aldý. Küçüklüðümde büyükannem acayip bir kibrit kutusu alýrdý. Hiçbir þe r þey duymuyor.

burada kendi evinde sayýlýr. . Diþlerimi sýkmasam.Peki. bulanýyor. istediðiniz gibi olsun. ÇALIKUÞU 311 mek borcumuz. Kamaþtýrýcý bir pýrýltý birdenbire gözleri ndan döktüðü ýþýk selleri içinde sendeleye sendeleye birkaç adým yürüdüm. hiçbir þey yok. dedim. yerimden kal mzumdan tuttu: . Siz misafirlerin yanýna ininiz.diye baðýrýyordu. Feride. avizelerin ak si. salona hudutsuz derinlikler veren endam aynalarý parlýyor.istemem.Ferideciðim. u arý gibi ta uzaklara haykýrýyordu: "Yaþasýn Burhanettin Bey. dýþarý çýkýn.Korkma kýzým. var kuvvetimi tolayarak: . Burhanettin Bey. Misafirimi yalnýz býrakm amak benim vazifem. karanlýk bir yolda koþan meþaleler gibi ta uzaklara gidiyordu. Nasýl isterse öy le yapsýn. Nazmiye yanýma yaklaþtý: . çehreler. Küçüðüm: "Abacýðým" diye aðla saçlarýmý.Zararlý bir þey deðil. Nazmiye ile niþanlýsý kol kola önümüzden iniyorlardý. beraber yemek yemek ! Ne yaptýðýmý bilmeden. Neydi bu baþýma gelen þey Yarabbi? Kendimi nasýl kurtaracaktým? Odadaki ýþýklar yavaþ yavaþ sönüyor. Bu sözleri o þiþman kadýn söylemiþti. Gülbeþeker * Gözlerimi açtýðým vakit kendimi Munise'nin kollarýnda buldum.1111 g^^^Hlflflj^^^^^^Hl----n. ilk hareketim. Burhanettin Bey'le yalnýz kalmak. vallahi yabancý deðil. Burhan Bey'in iki arkadaþý. sonra. Hafifçe çýrpýnmak. erkek çehreleri. Burhanettin Bey. Üstüm baþým sýrýlsýklam olmuþtu. gelmezsen çok ayýp olur. Söz söylemek mümkün deðildi.Elmas kýzým yemek vakti geldi. kolonyadan yanan gözlerimi öpüyordu. yaþasýn Gülbeþeker. sofrada birkaç misafirimiz var. Biraz kendimi toplar gibi oldum: . fakat bir türlü sönmüyor. diyebildim. korkma. rica ederim. dedim. onlar dan bazýlarýnýn niþanlýlarý. koltuðun kenarlarýna tutunarak köþeme um. bir adým geriden ben ip ediyordu. dedi. onlarýn birbirine çarpacaðýný hissediy Burhanettin Bey: . rahatsýzým. Bu dakikada çýldýrýyordum. nasýl isterse öyle hareket et. munis ve kibar çehresi bu dakikaya kadar bana m bir emniyet vermiþti. Mahsus n geldiler. gözlerime çöken bu karanlýðýn içinde kývýlcýmlar uçuþu denizin uðultusu gibi geliyordu: . daha ziyade eðildi. O.Reþat Nuri Güntekin içinde yakut kýrmýzý bir içki parlýyordu. Duvarlarda. Odanýn yar aktýðýný hissediyordum. Karanlýkta taþlýðýn nihayetinde bir kapý açýldý. Feridun'la.Teþekkür ederim. Gayet yavaþ: . aðarmaya baþlamýþ saçlarý. Baþýmla reddettim.Misafirimiz ne emreder. ona baþýyla iþaret etti: . Deðil mi. düþünmeden yerimden fýrladým. Bu sefer. Sonr koptu.Israr etmeyiniz Burhanettin Bey. Çalgýnýn uðultusu içinde sesler derinleþiyor. 312 Reþat Nuri Güntekin Tanýmadýðým bir ses: . Binnaz Haným. Bu odada. kollarýmla açýk boynumu saklamak oldu. sizi bekliyorlar. Bileklerimi Nazmiye'nin elinden kurtarmaya çalýþýyor. beni burada býrakýnýz. zevceleri. bulanýk kadýn.. Dünyanýn en nazik ve masum bir likörü. rüyada görülmüþ gibi karýþýk.Dýþarý çýkýn. öyle ya zevceleri. Feride Haným'ýn biraz rahatsýz olduðunu söyle iniz. Nazmi ye. siz de bizim yiyeceðimizi buraya getiriniz. sýcak nefesi yüzüme dokunarak: . küçükhaným. Birçok gözler.

Benden çok fazla þeyler biliyorsunuz. sonra yanýndakilere dönerek: .Feride Haným. Ya . Sonra vazifem.. Allah i doðrusunu söyleyin. O zaman dikkat ettim. umulmaz bir heyecan ve teessür uyandýrmýþtý.. O kadar ki. Mamafih. Hasta mýsýn? de Bu hanýmýn sakin ciddiyeti. sararmýþ yüzümle beni görünce þaþýrdý: 314 Reþat Nuri Güntekin . Benden daha çok yaþamýþ. Ne oldu. Istanbul 'dal terbiye görmüþ. Hikâyenin sonunda boynumu büktüm. Baygýn kokulu iðde dallan. yere diz çökmüþ. ara sýra arabanýn penceresinden giriyor. gözle-1 rimi kapadým. dedim. bir yabancý gözüyle en ve anlayan bir anne gözüyle. gözlerime dokun k beni rüyamdan uyandýrýyordu. dedi. Baþýmý. baþýma. dedi. eve gidinceye kadar annesinin kucaðýnda aðlayan bir ço için için aðladým. küçüðüm aðlýyor. þehirden getirmek için bir bað arabasý hazýrlatmýþlar. olaðasý paltosunu giyerek arabacýnýn yanýna atladý. bu yabancý memlekette ondan baþka derdimi anlatacak kimsem yok tu.Munise. Sonra çenemi okþayarak. baþýný daha ziyade eðdi. ben bu gece ne kadar aðladým. siz bizi çok yanlýþ anladýnýz. annem gibi. kalbimi açmaya mani uþtur. yüzüme. artýk fena bir kadýn mý sayýlýrým? Bu sual. Yola çýktýðým vakit Burhanettin Bey. bileklerimi ovuþturuyor: "Feri-1 deciðim. müdirede. hem de her vakýtki gibi bir müdire gözüyle. Baþýný arabanýn öbür penceresine dayayan Munise'nin derin derin içini çektiðini iþittim. lerinden bir teselli cevabý dileyerek: . dizlerine koyduðum ellerimi elleriyle severek. Müdire Haným'ýn evine gittiðim vakit güneþ yeni doðmuþtu.Kirpiklerimin arasýndan bu sözü söyleyenin yüzüne baktým. ne zillet ne sefalet. Ben n e olurum sonra abacýðým! Ah. Cevap vermedi.Ne var.. çatkýn çehresi beni daima biraz korkutmuþ. Kozyataðf ndaki köþkten kaçtýðým. artýk ümit kesmeye baþlamýþlar.Hayýrdýr inþallah. Ne kadar korktum. ince dað yollarýnýn karanlýklarýna dalmýþtý. Çaresiz. sonra mesela birkaç gün evvel arkadaþlarýmýz-! dan biriyle konuþmakta s görmemiþ bir küçükhanýmýnj bu kadar vahþi tabiatlý olacaðýný nasýl tahmin ederdik? Tekrar ki. Utuna utana. hem de bir b gözyaþlarýný karanlýkta gizlemeye çalýþarak: Ellerini tuttum: . Kendime geldikten sonra. Yüzünü görmemek için baþýmý öte tarafa çevirdim. kimsenin size karþý f ir niyeti yoktu. Þimdi ben. Kolonyalar. kaþlarýný çatýyordu. üzüldüðünüz için sizden af rica ederim. yün latmalar. yüzüme bakmaya cesaret e .Abacýðým. kýzým? Seni hiç böyle görmedim. Fakat bu saatte.Müdire Haným. onun küçük dizlerine koydum. sabahýn bu saatind iþ gözlerim. o araba ile beni þehre götürme-1 lerini istedim. size karþý bir fena niyet yoktu. Hiç bir noktasýný gizlemedim. Feride Haným. Ýhtiyar kadýn.Biçare. bir bað eðlencesi göstermek istemiþtik. mesleðim beni buna mecbur ediyordu. Bir köþede üþür gibi titreyerek büzülüy Yavaþ yavaþ baþýmda bir baþka gecenin hayali uyanýyordu.. müterreddit. sen uyumadýn mý? diye sordum. yüzüne bakma ret edemiyordum. Sadece ik-l ram etmek. Ýhti kadýn. kýzým? dedim. karanlýk yollara düþtüðüm gece. biý þey söylemeden dinliyor. titr . Nazmiye. Razý olmazlars a gece vakti tek baþýma yola düþ-1 mekten çekinmeyeceðimi söyledim. sahiden çocukmuþ. Yarabbi! Düþmüþ bir kadýn gibi bu çocuktan utanýyor. çekine çekine bana yaklaþtý. her zaman ceketinin önü açýk dura O da bana baktý. titreye titreye dün geceki vakayý anlattým. sýz benden yaþlýsýnýz. bu baygýnlýk bir çeyrekten l fazla devam etmiþ. daha çok anlaþmýþ büyük bir insan ýstýrabýyla baþýmý kollarýnýn iç . Seni niçin oraya çaðýrdýklarýný ir daha öyle yerlere gitmeyelim E mi? Ya sen? Allah esirgesin. razý oldular. ÇALIKUÞU 313 Araba. Sonradan öðrendiðime göre. hiçbir þey tesir etmiyormuþ. Çenemden tutarak baþýmý kal dan gözlerimin içine baktý. emini olunuz ki. biraz açýldýn mý? Aklým diyordu.

güzelliðinden bahsettiði bir genç k nun için bir izzetinefis meselesi oldu. Yal nýz teyzeme benzeyen büyük- . denizi. a raban. bildikleri birçoðunu saklamak lâzým. temiz bir kýz olduðunu bugüne kadar anlamamýþtým. kýzým? diye soruyordu. Ben.Sen bu halle artýk evine gidemezsin Feride. 316 Reþat Nuri Güntekýn Müdirenin yukarýdaki odasýnda akþama kadar uyanýp uyanýp tekrar uyudum. Bu þefkat. Yazýk. küçü anýyordum. Yaðmurda. Vakanýn bir ik e kadar bütün þehirde duyulacaðý muhakkak. Halbuki bu gece sular bana çaresi. * Bugün müdirem. ay batýncaya kadar yukarýda oturdum. Fakat dünya öyle bir dünya ki. hatta oynayacak? ÇALIKUÞU 315 O Burhanettin Bey gibi azýlý mirasyediler. Munise kamaranýn ranzasýnd yuyor. Ýhtiyar kadýn. Feride? Bir yerin aðrýyor mu. Bana öyle geliyor ki.O halde izmir'e git.Feride. tabur imamlarýna kadar hesapsýz hamileri var. avuçl dum. daha iyi himaye etmek mümkündür. Güverte boþtu. beri hiç vaziyetini deðiþtirmeyen uzun boylu bir yolcu. 2 Temmuz Rüzgâra karþý mantoma burundum. Nazmiye buradan giderse kibar hanýmlara kim dalkavukluk edeeek? Büyük memurlarýn gizli gizli yaptýklarý gec eðlenclerinde kim ut çalacak. babasýndan kalan serveti birçok biçare kadýnlarý iðfal etmek. birçok aile çocuklar k için israf etmiþ bir ihtiyar çapkýndýr.bana bir teselli olacak. bu eli çevirerek. beni iskeleye kadar getirdi. O Nazmiye! Kýz ben birçok þeyler biliyorum. Ben eþyan ile baraber Munise'yi buraya getiririm. artýk burada kalamazsýn. sana tertipledikleri planý ben tamamýyla anlýyorum. saf.Müdire Haným. . söy dinleyen. Bütün Ç. Mektebi onun þerrinden kurtarmak iç n müracaatlarda bulundum. hasta deðildim. Yalnýz. kýzým! Mamafih. ileride geçireceðim yalnýzlýk ve hastalýk g -hediye mendillerinde kalmýþ kokular gibi. senin bu kadar masum. Genç zabitlerin sokaklarda kýlýç þakýrdatarak yolunu beklediði. Ýlk varupla buradan gitmelisin? Gidecek yerin. Feride? . fena bir mahluktur. darýlan bir þey gibi tanýr ve severdim. Nazmiye'ye müracaat ettile kim bilir. Bu Burhanet tin Bey. Ben gözlerimi açtýk r kadýn. bir parça uyu. karda ölmekten kurtarýlmýþ bir kedi yavrusu gibi sok or. kendimi daha fazla okþatýp sevdirir-sem. saçlarýmý okþayan ellerine korka korka yanaðýmý sürüyor. Bildiklerimden kimseye veda etmedim. elini alnýma koyuyor. güzel çocuklarý na sýl ele geçirecek? Feride. Gi inceye kadar burada kalýrsýn. çok uðraþtým. sana þunu da söylemeye mecburum ki. Her þeyi anlýyorum. iþte kýzým. daima gülen. Fakat halsiz halsiz yastýðýn üstüne baþýmý býrakýyor. senin gibi masum. Bahusus. Bir þeyim yoktu. alay beyinden. yanýma geliyor. . ne vaat ederek sana bu oyunu oynadýlar? Bu kadarla kurtulduðuna yine þükret. kollarýný demir parmaklýða dayýyor karþý ýslýkla mahzun havalar çalýyordu. Bu büyük yalnýzlýðýn kalbi vurur gibi ta derinlerden gelen sarsýntýlarýný dinleyerek e yazmaya baþladým. bir ders bulmak için elinden gelen yardýmý esirgemez ümidindeyim. Ah. kimsem yok.'nin kýzlarý gibi iki kalýn örgü ile r: .'nin. ben. Bir t anesi de Maarif Baþkâtibi Sana bir mektup vereyim. Hem artýk bu.Hasta mýsýn. bu yeni bulduðum ana sevgisi gönlümün içine daha fazla sinecek. Onu yerinden oynatmak mümkün deðil Ç rrýfýndan. derin derin yaþayan. birçok has aþasýn Burhanettin Bey" diye baðýrtmak için bir þerefti. caiz olmaz. Nazmiye. Biri bir muallim arkadaþým. hafif bir göðüs geçirerek devam etti. yuk arýda seni yatýracaðým. beni þaþýrtmýþtý.ek kelimelerle þunlarý söyledi: . senin ihsan Bey'le konuþtuðunu da duymuþtu. tes ellisi olmayan büyük bir yalnýzlýk gibi göründü. Prençýbeza Maryu vapuru. Gecenin rutubeti iliklerime iþlemiþ gibi titreyerek aþaðý indim. artýk Ç. Orada benim iki bildiðin var. peçesi altýnda yüzünü görme iyet saydýðý bir genç kýzý koluna takarak bir iþret ve safahat âlemine götürmek. Seni daha kendime yakýn bulundurmak. Fakat beyhude. taze. Haydi kýzým. sonra. bildiðin var mý.

Paþa'nýn bi r þeyi oluyor. Bu esn ada ihsan kapýdan girdi. bu. açýk havay arý zaman bir dal üstünde. öyle sanýyorum ki. Müdire dedi ki: -Feride. dýþarýda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hay k. sen anlaþýlmaz bir çocuksun. Bilmeden zavallýyý felakete sürüklemiþ oldum.Karýsýnýn yeðeni ve sütoðlu. 318 Reþat Nuri Güntekin Yaþlýsý: . baþlarýný kanatlarý içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde saba r bu kafesi düþünüyorlar. Müdire Haným. b ilmem nasýl oldu? Sen vakanýn tafsilatýný biliyor musun? . yahut edersem de sizi t anýmamýþ gibi görünmek lâzým gelecek. daha sevap olur . Evvela k nazik konuþuyorlardý. Divanýharp yarýn Ýhsan'ýn muhakemesine baþlýyor. Þu ordudan politikayý çýkaramadýlar gitti. .Hakikaten esef edilecek bir vaka. Birkaç gün bekle de Beyrut'a kadar beraber gidelim. Biraz evvel ihtiyar bir sandalcýnýn kamar irip býraktýðý gül demetinin kimden geldiðini þimdi anlýyordum. Burhan'ý bilmez miyiz? Zabitler. Bunlardan iki zabit arasýnda þöy bir konuþmaya kulak misafiri oldum: Genç. * Vapurda. rovelverine davranmak istedi. muhakka ecekti. öyle pek titiz bir adam deðildi ama. ne istediðini bilmeyen zavallý. . mademki onlarý bu kadar seviyorsun.Bizlerden birimiz bu iþi yapsaydýk.insan Bey dört gün evvel hareket edecekti. sanýr mýsýnýz ki. sularýný unutmayacaðýna söz verdirdim. Öyle ya dört gün evvel gitsey u hal baþýna gelmeyecekti.'den binmiþ birkaç yolcu vardý. zorla. gözlerimi kapayarak son bir defa "Feride" diye adýmý söylemesini dinledim. o kimsesiz yolcu. Bu kadar ehemmiyetsiz bir þey için aðlanýr mý? dedi. Çalýkuþu. zorla. Birkaç kiþi hemen üstlerine atýlmasaydý. Kimden olduðunu bile söylememek inceliðini gösterdiðiniz bu gülle terimde. ben de sizin gibi zannederdim. Binbaþý. hayatta belki bir daha size tesadüf edemeyeceðim. hatýranýzý da. Kafesten kaçýncaya kadar türl içinde çýrpýnýyorlar. kendi elinle azat et. Fakat ihsan zannederim. B. bu biçareler her þeye raðmen kafeslerine alýþýyorlar. en temiz bir þey gibi kalbimde saklayacaðým. akýlsýz mahluklar. Fakat. sularýn içinde kaynýyor gibi görünen berrak bir seher baþlýyor. Mahzun mahzun gülümsedim: . gece ve yorgunluk zavallý gözlerini aðrýtýyor. . ihsan Bey. Kuþlar. Denizde. . benimle beraber Ç.Ben gözümle gördüm. Fak ihsan daha evvel kendi silahýný çekmiþti. dedim. Seherden sana ne? ta uzaklarda uykuya ve daha baþka þeylere kanmýþ "sarý çiçek"lerin mesut gözlerini açacakl tir. Onlarý müdireye ema yemlerini. ÇALIKUÞU 319 Dýþarýda.'de Mazlum'u býrakmýþtým. Dün Belediye gazinosunda idik.Kendi söyleyiþlerine göre politika kavgasý. Kamaramýn açýk pence ttým. Fakat. Bilmem aralarýnda ne geçti? Birdenbire Ihsan'ýn bir adým gerilediði Burhan Bey'e müthiþ bir tokat indirdiði gördüm.Feride. küçük gözlerini pencerelerin aydýnlýðýna dikerek hasret çekiyorla feslerde alýkoymah Müdire Haným.ÇALIKUÞU 317 hanýma uðradým. Ben.Hayýr. Burhanettin bilardo oynuyordu. yine bir kadýn meselesi olacak. yaþlýsýna dedi ki: . konuþa konuþa yanýmdan uzaklaþmýþlardý. Bu ihsan. halimiz yamandý. binbaþýyý bir köþeye çekerek bir þeyler söylemeye baþladý. . artýk fikrimi deðiþtird m. dedim. hâlâ çaldýðý mahzun havalara devam ediyor. Burada da kuþlarýmdan ayrýlmak lâzým geldi. Fakat benim için divanýharp karþýsýna çýkmaya hazýrla andýðýnýzý unutmayacaðým.çenemi okþadý: .Vallahi bana kalýrsa. ihtiyar kadýn. haydi yat artýk.

Hele öyle avurtlarý var ki.Evet. bütün ötekilerinin acýsýný bu beyden çýkaracaktým. . "Birkaç gün" onun lisanýnda bir iki ay demekti. dedim.F 21 322 Reþat Nuri Guntekin Tabii ben. beni bittabi tanýmadý: "Birkaç g uðrayýn da bakalým. o gitmesin. tereddüt ediyordu: . ahkahalarla güldü. benim gibi genç bir muallimi n himmet ve fedakârlýðýna muhtaç deðil mi? Mersi. . gülerek sözünü aðzýndan aldým: . altý ay tebdilihavayl a istanbul'a gitmiþ. idare birçok himmet ve mas rafý ihtiyar ederek yeni bir mektep vücuda getirdi. ya beyaz deðil mi? Bu beyefendinin yüzünde yeni kapanmýþ yaralarýn na ik beyazýndan kömür karasýna kadar bin çeþit renk vardý. Ona güzel bir ders verecek. Ç.. Zaten cariyeniz B.'de Darülmualimat Fransýzca muallýmes iydi. fakat bugün cidden münhalim yok. Lütfen bir parça iltifat gösterdi. bu ne çýtýdýk çýtýdýk fmdýkkurdu böyle! Fmdýkkurdu mu? Benim Ýpekböceði ve Gülbeþeker'den zaten caným yanmýþ. ya esmer olur. Tabii hanýmýn iþine gelmez. Bu Reþit Bey. Sanki birisi. Öyle kirli bir esmerlik ki.Ne yaparsýn kýzým? idarenin icaplarý. Müdür. buraya iki saatlik bir mesafede bir nahiye mektebi var. bir þey buluruz" dedi. Yara gibi kýrmýzý. onu da kaybedersem. Karþýma kim çýksa be . yakalý etmediðine hayret edilirdi. . bunlarý söylerken kovulmayý göze almýþtým..Yorulmayýnýz beyefendi. fakat müsabaka ilan ettik. ne çýkar? Ben de zaten imtihanda bulunacaðým.. Bugün tekrar uðramýþtým. Maarif müdürlerinin odalar a misafir eksik olmuyor.veren dan birini nihayet yakalamýþtým.'de Ze ler'e giderken görmüþtüm. O halim masum sesiyle. Sen gitme. manz arasý ferahfeza. Çalýkuþu . hürmetle cevap verdi: . Fakat tuhaf deðil mi? O. Yarýn imtihan var. Abuhavasý latif. Beya e ta dudaklarýnýn ucuna sarkan bir acayip burun. Bu nutuk. 20 Eylül UÇ aya yakýn bir zamandan beri izmir'deyim. bakma ktan ziyade uyumak için yarattýðý o güzelim mahmur gözler. Bu lütfunuzu bir kere B. Çaresiz kendi kendime Maarif Müdürlüðü'ne gittim. Ya rýn.Kýzým. görülecek þey. ben gelmeden bir ay evvel hastalanmýþ. burada da fmdýkkurdu Þiddetle döndüm. Müdür.. herhalde mühim bir adam olacak. hiç kýzmadý. eðlenÇALIKUÞU 323 mek için elini kömür tozuna sokmuþ da bu yüzü þöyle karmakarýþýk karalayývermiþ. diye baþladý. kirpiksiz gözkapaklarý içinde birbirine gayet yakýn iki þebek gözü.Pekâlâ küçükhanýmda imtihana girýverir.Emredersiniz Reþit Beyefendi.'deki o uyur gibi oturan.'deki müd n beni tavsiye ettiði adam. iþlerim iyi gitmiyor. sayýklar gibi söyleyen battal zat deðil mi? Kudretin. insan. sizin yerine ben söyleyeyim. Son bir ümidim kaldý.Niçin gelmesin efendim? dedim. bilmem ne olacaðým7 Düþünmeye bile cesaret edemiyorum. ekim öyle oldu. Fakat. beni Zeyniler'e gönderdiði vakit verdiði nutkun ayný idi. gayet filozof bir tavýrla: . Köþedeki koltuktan çatlak bir ses geldi: . Bana türlü isimler -hem de inatlarýna böyle tatlý ve böcek isimlen.Ay. ne o tasavvura sýðmaz çirkinlikti Yar abim! Yüzüne bakarken kahkahalarla gülmemek için dudaklarýmý ýsýrýyordum. beyefendi. Yalnýz Rüþtiye'nin Fransýz muallimliði var. Yalnýz. .321 DÖRDÜNCÜ KISIM îzmýr. Birdenbire deliliðim t uttu. All en gelmeden sakýn imtihan baþlamasýn ha.

Mektubunda bahsettiði iþ. 3 Ekim Munise ile bana köþkün üst katýnda denize karþý bir oda verdiler. izmir. Görüþmek için Karþýyaka'da rifteki kâtip. Size güzel bir oda veririz. Herhalde benim muallimliðimden daha rahat ve kârlý iþ olacaktý. Ýzmir. 28 Eylül Reþit Bey'in. o lmaz mý? Bu. Bana bir iþ bulmuþ.Onun da baþýmýzýn üstünde yeri var. yüz güzelliðinden daha iyi bir þey. istikrar. 27 Eylül Bugün Reþit Beyefendi'den bir tezreke aldým. Küçük bir çocuðun fakirhanemize ne yükü olur? Kati cevabýmý vermedim. kýzlarýnýn Fransýzca mualliml edi ki: . ben. Behemehal kazanacaðýmý ümit ettirecek bazý sözler söyl Allah. Fakat bunun için de bi buldum. Reþit Bey'i kýrmak doðru deðildi. Bu sözün doðru olmadýðý anlaþýl yacaðým. Bana birkaç sözle ettiði iyilik. Beraber oturur kalkarsýnýz. Maarif mekteplerinde sürün aksýnýz? KýzlarýÇALIKUÞU 325 ma Fransýzca dersi verirsiniz. Fakat þifahi imtihan iyi oldu. Fransýzcamý beðendiðini. Bugün onu karþý komþulardan birine verdim. 22 Eylül Bugün. Karþýyaka'daki köþkünden dönüyorum. doðrusu az þey deðil. Kocasýna sattýrarak sýný getirecek. bütün körfezi görüyor. Vaziyetim çok fena. Bence. kimsesiz kýzlarýnýn kalbi üstünde durmayý. Gösterdiði emniyet ve nezaket için teþekkür ettim. Saray gibi bir yer. gönlünü söndürmekten baþ ki?. Bu beye. bu beyin bana düþmanlýk ettiðini söylemiþti. gönül güzelliði göz.Haným kýzým. bu beyefendinin yüzünü yarattýktan sonra fazla ileri gittiðini görmüþ. on fiilin muzarilerini. Onun reyi hilafýna iþ görme addine düþmüþ! Herhalde bir fikri var. Kalpsiz bir güzelliðin. çünkü içinde annemle babamýn evlen e çektirdikleri fotoðraf vardý. Küçük. týpký onlar gibi. izmir. adeta mürebbiyelikti. elbette ir altýn parçasý içinde yatmaya tercih ederler" diyorum. behemahal kazanýrdýnýz. Olmazsa ne çare! Karþýyaka. þimdi çýplak kaldý. tahriren tasrif ediniz. Kendi kendime: "Annemle babam.ni. kýzým. beni nezaketle kabul etti. yüzünün arkýyor. N çare ki. Geç vakte kadar penceremden rýhtýmý ve denizi seyrettim. müsabakaya girdim. He halde kudret. dediler. hizmetçilik kabilinden bir þey addederdim. 25 Eylül Netice anlaþýldý. R Beyefendi benimle Fransýzca konuþtu. haksýz r kalbe tazmin etmiþ olacak. Son bir teþebbüste bulunacaðým. Reþit Bey.. niçin bu kad miyet verdiklerini þimdi anlýyorum. Kâtiplerden biri dedi ki: 324 Reþat Nuri Güntekin . istismar istifa gibi sekiz. Pencerem. Kira vermek lâzým. Kel imelerin Türçelerini bilmiyorum ki. fakir teyze kýzlarýnýn hayatýný kýrmaktan. ben de ileri gidiyordum. fakat arkadaþlarýnýn bana ha tmelerine mani olamadýðýný söyledi. Biçare fotoðraf. emriha-zýrlarýný. Tahriri imtihan fena gitti. Bu yadigârý elden çýkarmak istemiyordum. bunu sebep saymýyordu: . Reþit Bey. Resmi bir mu bulursam âlâ. K . Fakat yi bahane ederek kabul edemeyeceðimi anlattým.Eðer Reþit Beyefendi istemiþ olsaydý. fakat kuþ kafesi g yer. maymunlarýn aðzýnda fýstýk falan sakladýklarý keseler vardýr. iki güne kadar aybaþý oluyor. Anneciðimden kalan son r madalyon imdadýma yetiþti. iktidarýnýz gibi hal ve tavrýnýz da hoþuma gitti. Üç gün mühlet istedim. Munise'ye acýsýn. izmir. Fransýzcasýný yazayým. imtihaný kazanamadým. bu mesleði öteden beri sevmem. Mamafih.

babasmýn parasýný yemekle geçirirmiþ. Çocuk. güzel küçük yüzündeki sevinç sönmüþtü. mutlaka her misafire çýkmam için ýsrar ediyorlar.tesiri var.. Küçük Sabah ir bebek gibi güzel. çýktýðým basamaklardan be indirmeye uðraþtý. yüzüme hafif bir ay yordu. hayaletleri fark edilen kaya yýðýnlarýnýn üstü.. Cemil Bey'in sesi: . Köþkün en büyük kusuru arý kovaný gibi iþlemesi. karanlýðýn bütün görünmeyen köþeleri. (Fakat bunu yazmaya cesaret edemeyeceðim. beni daha ziyade eðlendirdi. gö onlarý gece denizleri gibi koyulaþmýþ yeþil gözlerinde.Munise. dedi. yeþilli ziyalar akýtan bir g azinoda. Kalfa hanýmlardan biri. biz artýk baþkasýnýn evindeyiz çocuðum. kulaðýna eðilerek: ... küçükhamm. Onun için hürmet ediyorlar. yumuk yumuk bir kýz. Misafir. Üç gün evvel Ferhunde ile Sabahat. merdivenin yarýsýnda birdenbire eteðimi yakaladý. kâh mahzun havalar çalýyorlar. havagazlarýnýn yeþil aydýnlýðýnda ar ilmeyen genç kafileleri piyasa ediyor. çok iyi hareket ettim. bunda Reþit Beyefendi'nin verdiði ehemmiyetin de -zannederim.. baþlarý sevgililerinin boynunda. öyle genç kýzlarýn dudaklarýndan geliyor ki. bir gün manalý manalý göz kýrptý: . denize allý.. Böyle olduðu halde bavulumu kendi elimle odama çýkarmama müsaade etmeyen. Bereket versin. Talebelerim. . ne bir hayat var. beni ne kadar ince oynuma doladý.. muhteþem bir donanma aydýnlý anan Kordonu'yla görülecek þey. Mamafih. manasýz ve sevimsiz bir nç. Gece yarýsýna kadar tramvaylar iþliyor.O vakitlerde rahmetli hanýmefendi hastaydý. diyeceksin? Ben de. hep böyle görünmeyen sevgilerle dolu. yavaþ yavaþ uyuyan bir çocuk gibi baþýný kayalarýn beyaz yastýðýna * Ben buraya bugün gelirken. Yan pencereden birinden.. Ýnþallah yine kendi evimiz olursa o vak dedim. Uzakta. Denizden gelen fýsýltýlar. fenerler sönmüþ. daha bunlarý anlayacak yaþta deðil. Bu çocuk. Öyle olmasaydý. ayak çekilmiþ. güzellikte beybabasýnýn bir eþi. az çok onlarýn kapý yoldaþý deði kat ben. Niçin hakikati saklama-lý. geri çekilmek istedim. Kolundan tuttum. biri ben yaþta. Kendi yüküm. Odaya girdiðimiz vakit. bu hafif aydýnlýkta yalnýz elbiselerinin siyah yahut beyaz lekelerini fark ettiðim insanlar. önümdeki Karþýyaka rýhtýmý. yabancý deðil. Köþkün ihtiþamý biçarenin gözlerini kamaþtýrdý. hesap yanlýþ çýktý. biri daha küçük iki i Ferhun-de. hiç eksik olmuyor. Otuz yaþlarýnda kadar. evimizde her r etmek istedi. Burada ne güzel. Munise. Üçüncü kat merdivenin baþýnda bir erkek gölgesiyle ire ürktüm. Yalnýz onlar deðil. 7 Ekim Reþit Bey'in köþkünde hayat fena geçmiyor.. hiçbir zaman bana að iþti. yýldýzlarla donanmýþ bulut kümelerine benzeyen tepeleriyle. Bunun için gayet hýrçýn tabiatlý. Senenin on ayýný Avrupa'da. Fakat doðrusu. Bir genç askeri doktor gelir giderdi. kendi kendime öyle dedim ama. Ha nýmefendi besbelli bu doktorun yüzüne baka baka çocuðu güzel oldu. biraz sahil f enerler iyle oynaþan deniz bile. gitarla kâh þen. Gecenin göðsüme basan. iki ayýný da burada. En büyük korkum hizmetçilerden.. Beni bu köþke bir küçükhamm gibi nezaketle kabul ettiler. Demin yukarý çýkarken. dedi..) Karþýyaka. Daha fenasý.. birdenbire durdu. F le Sabahat. nefesimi nefesleri.. Köþkün bundan daha büyük bir Reþit Beyefendi'nin büyük oðlu Cemil Bey... Onlar an sonra karanlýkta yukarý çýkýyorum. köþkü üç gün evvel býrakm 328 Reþat Nuri Güntekin çaktým.. . dudak dudaða gizli söyleþmeler. Sana ne mi. geç vakte kadar beni aþaðý salonda alýkoymuþlardý.Korkmayýnýz. El. onu zorla e imden çekip alan ihtiyar kalfaya minnettar oldum. Bilmem niçin. Ne demek istediðimi anlamýþtý. þimdi kumsalýn bir kýsmýný boþ býrakarak ÇALIKUÞU 327 daha uzaklara çekilmiþ.r. bana öyle geliyordu ki. birbir lerini seven niþanlý çiftlerdir. dursun. hep. hiçbirisine iþ buyurmadým. her zamandan ziyade bana sokularak küçük küçük buselerle yüzümün her tarafýn Penceremi kaparken bir kere daha dýþarýya baktým. þirin. bu iki ayýn son gün-lerindeyiz.

hasta bir kýz sanýyorlardý. Maksadý hissetmiþtim. tüylerimi ürpertti ve bana bütün cesareti i iade etti. Ben buraya bir akþamüstü ortalýk kararýrken gelmiþtim. þakalaþýr gibi ikimiz de gülerek bana zorla birkaç yud su içirmiþti. ehemmiyeti yok. efendim. Cemil Bey. Cemil Bey. Feride Haným. Yüzünü görmediðim halde pek telaþ ve heyecan hissediyordum. meþakkate tahammülü olmayan bir küçükha-ným. dudaklarýmdaki þaþkýn gülümsemeyi bile söndürmeye çalýþa belki daha az gözlerimi kapamýþtým. birdenbire tanýmadým efendim. bir yeriniz incindi mi? dedi. dedi. Bir gevezelik falan etmemden kor kmayýn. Açýk kalmýþ bir panjurdan giren hafif aydýnlýk içinde Ce de bu kaný görmüþtü.Mehtap zamaný deðil ki. nazik küçükhanýmlarý. Ah.Feride Haným. yavaþ yavaþ.Nasýl deðil. diye yalvaracaktým. o gün. O. Fakat nereye? Ara dan üç gün geçtiði halde bu karar tatbik edilemedi. . Bir merdiven parmaklýðýna sarýlmasaydým. Merdiven penceresinin yanýndaydýk. Konaðýnýzda bunlarýn vaziyetinden pek farklý olmaya ir vaziyeti kabul etmekle ben. Sert bir sesle: . Karþýyaka.. ömründe ilk defa aç kalmýþtý. böyle zannettikleri için adeta minnettar oluyordum. dedim. beni affediniz. küçükhaným. üstüme hafif bir baygýnlýk gelmiþ. Buraya geldiðim o ümitsiz akþamda. az acýyan bir gözle bakýyordu. Fena halde baþýmý çarpmýþtým. Hafif bir ýstýrap feryadýný zapt edemedim. dedim.Yaptýðýnýzda bir fevkalâdelik yoktur efendim. evlatlýk kabilinden lara böyle muameleler yapmak âdettir.Affedersiniz. Yapýlan terbiyesizlikten sonra bu soðuk edebiyat. dedi. Hepsi beni. Herkes bana beðenen. misafirler telaþ etmiþlerdi. Mamafih. . pencereden mehtabý beklemeye çýktým. Onlara yalan söylemiþtim.ya bu merdiven baþýnda birdenbire doðan pembe mehtap! Hangi mehta ba o kadar gönül alýcýdýr ki?! Cemil Bey.Bir þey deðil. onlarý baþýmla tasdik ediyor. Çalýkuþu. Reþit Beyefendi ve küçükhaným yeni satýn alýnmýþ bir süs eþyasý gibi misafirlerine gösteriyorlardý. saða doðru bir adým attý. Fakat buna imkân yoktu. dedim. Çünkü geldiðim gece. yarýn sabah rasgele bir bahane ile çýkýp gideceðim. Sesi teessürlü titreyerek: . küçükhamm. Bu gece ben dünyanýn en adi bir adamý gibi hareket ettim. Bu hafif baygýnlýðýn sebebi baþkaydý. sýcak nefesini yüzümde hissettim ve k uvvetle kendimi geriye attým.Hayýr. Bu hýçkýrýðý boðmak için mendilimle aðzýmý kapamak istedim lanan dudaðýmdan ince ince kan sýzdýðýný gördüm. Bir þey anlamamýþ gibi görünerek usulca kaçmak istiyordum. Hâlâ buradayým. aþaðýya kadar yu: va ktým.Feride Haným. beyefendi. köþk misafirlerle doluydu. Reþit Bey. Geçmek istedim. gürültü etmeksizin yanýma inmiþti. r Reþat Nuri Güntekin 330 "lý" Ertesi sabahý beklemek daha münasip deðil miydi? Tabii böyle. elinde bir bardakla koþmuþ. Kadýn hizmetçi. kendimi kaybet bire sandalyenin kenarýna oturmuþ. bu zamanýn asabi. de yazmaya utandýðým þeyi artýk itiraf etmek zamaný geldi. birdenbire beni bileklerimden yakaladý. Sabahat.Uykum kaçtý. Yeni vaziyetimin beni mecbur ettiði mahcup nezaketle herk esin ayrý ayrý gönlünü almaya çalýþýrken. 11 Ekim . Fakat dudaklarýmdan boð r hýçkýrýktan baþka ses gelmedi. odama doðru y Bir elime çantayý. . buna çanak tuttum. ÇALIKUÞU 329 .. Ben. yalnýz beni býrakýnýz. bir elime Munise'yi alarak kapýyý çekip gitmek kolay. küçükhanýmlar. Bir par deðiþmesiyle gül gibi sararýp soluyorlar. Merdivenbaþý dar olduðu için geçecek yol kalmýyordu. Beni aff ettiðinizi söylemek mürüvvetini esirgemeyiniz. s sýz býrakmamak için: . nazik. lodosun tesiri olacak. Bunlarý söyledikten sonra telaþsýz ve lakayt bir tavýrla merdivenleri çýktým.. Misafirlerden yaþlý bir hanýmefendi gülümseyerek: .

Kâmran'ýn fotoðr * Sabahat. acayip Çalýkuþu'nu hatýrlamýþ olacak ki. deli gibi gülüyordum. mebusumuza varmaktan korkarým. Onun karþýsýnda duran fotoðrafýný ise. sandalla Bayraklý'ya g ÇALIKUÞU 331 dip gelecektik. hâlâ gülerek masanýn baþýndan ayrýldým. Bunlardan bir ta esini çekerek masanýn baþýna geçti." diye haykýrýþtýlar. hiçbir hareket etmeden di lemiþtim. Bu. evlenmelerine bir gün kala.Bugün Ferhunde ile Sabahat'in yine izmir'den misafirleri gelmiþti. hiddetle gözlerini açarak mebusa bakýyor. kaynanasýnýn elini öptüðü vakit oradaydým. Sabahat'in onlar için söylediði sözlerdeydi. dedi Misafirler. bu fotoðrafý görürseniz.. görülecek þey! e daha tuhafýný söyleyeyim: Bu bey. hiç olmazsa ömrün atlý gülmekle geçirir. o bir dalda durmaz. dedi. Ferhunde. bu fotoðrafýn sahibiyle eðlenmedi bilâkis. sarýklý po hoca efendi kýyafetinde görünüyordu. Bu manzara. hayatlarý. tabiatlarý için öyle tuhaf þeyler söylüyordu ki. Misafirlerini eðlendirmek için. hep bir aðýzdan: "Ah. vazgeçersiniz. Akrabalarýndan kerliferli bir hanýmefendi. insan. Ben de onlar gibi hafif bir fery medim. Öðleden sonra bir deniz gezintisi yapacak. g olacaðý gece kaçýp gider mî? Münevver Teyzem.Çok doðru söylediniz. arkadaþlarýný etrafýna toplayýp onlara fotoðraf gösterm ki fotoðraflarda deðil.Nafile. dünyaya emredecek gibi görünen bu koca sakallý adam. Küçükhanýmlar bir parça piyano çaldýlar. ne güzel. . Hiç dönmeye niyeti olsa. Nihayet. bakmakla doyulur þey deðildi. güzel maskaralýklar tti. gayet þýmarýk bir þeymiþ. bir burnu var ki. Arkamýzda çar zun mahzun salona döndük. bir ine karýþan dalgalý saç kümeleri arasýndan baþýmý uzattým. ahbap fotoðraflarýyla dolu albümler vardý. Kâmran. þimdi münhaldir. Hoca Efendi. heybetli bir paþa. çocuk gibi aðladý. ir türlü istememiþ. Reþit Bey'in.Feride Haným isterseniz sizi bu güzel zatla evlendirelim. Bir etajerin üstünde aile. teyzelerinden birinin kýzýný severmiþ. aylarca yemeden. Her birisiyle öyle eðl r. memleketinin þivesiyle: "Tatlý canlarým gidi arýn!" diye baðýrmýþ. Böyle baþ baþa gýdýklanmýþ gibi gülüþ lum. hâlâ albümün içinde bana gülüyordu. Fakat tam sokaða çýkacaðýmýz vakit. Çalýkuþu. çok alaka ve hararetle arkadaþlarýna þu ilatý verdi: . "Kalpsiz" dedi Sabahat. dudaklarýný bükerek hocayý al alýyordu. . baþka saadet bulunmazsa bile. ih . benimle þaka etmeye çalýþýyordu: . ne olursa olsun. yabancý memleketlere gitmiþ. Mese rla dolu. þimdi mebusa lâyýk bir alafranga haným arýyor. On beþ ile yirmi yaþ arasýnda dört küçükhaným. dedi. Feride Haným. mebus olduktan ak ve tek gözlükle çýkarmýþtý.. karýsýnda ge ile dayak yermiþ. hatta bunun için ismine Çalýkuþu derlermiþ. Münevver Teyzem'in zevcidir. Gönül bu ya". mebus. o kadar güzeldi ki. Geçen ilkbaharda istanbul'dayken düðünleri oldu. Bu kýz. ÇALIKUÞU 333 Bu tafsilâtý. sayfayý çevirmemesi için Sabahat'in elini tutuy or. Bey.. ilk karýlarýný dý. Ke ndini görseniz acaba bu fotoðraf bir þey mi? Bir gözleri.Feride Haným. bana döndü: . ufak tef yet hoppa. ben razýyým. Ellerini sallayarak beni ardý. aksi gibi yaðmur baþladý. Bu kadar güzel. Sabahat. dedim. bir gün vapurdan lý iskelesine çýkarken kaza ile denize düþmüþ. bu kadar nazik bir gence vefa . 332 Reþat Nuri Güntekin Ben. fakat dýþýrlýklý olduðu belli.Hemen mektup yazýnýz. içmeden kesilmiþ bu vefasýz kýzý beklemiþ. çok þeytan bir kýz. ben mebusumdan vazgeçemem diyerek yaklaþtým. gülmekten bayýlýyorduk. Albümün yapraklan içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu fotoðraf. Gayet yavaþ bir sesle. Ferhun-de'ye: .Bu bey. irer birer köþelere çekilerek gizli gizli konuþtular. arkamdaki piyanoya dayanarak hiçbir þey söylemeden. biraz dedikodu yaptýlar. bir baþýna evden kaçmýþ. çok tatlý. Konyalý bir süt dayýsý vardý ki. albümün üstüne.

Ýki üç günde bir Ýzmir'e iniyor. Fakat ne çare ki vaat ettiðim kasýmpatýný koparýp g dim. Her þeye rað-men. Baþýmdan günlük korkularýnýn aðýr hülyasý. iyi olacaktý. Ben sadece: . saadet de hasta gönülleri öyle sýzlatýyor. Kâmran. mektepte kalýrsýn. maksadým. Öteki tarafa geçmeye muvaffak olmuþtum. bir tehlike teþkil edecek kadar derin ve geniþti. Dün sabah vapurda eski muallimlerden Sor Berenis'e tesadüf et tim. Þimdi. Hesabým doðru çýkmadý.bu leri.Köprüsüz de geçilir zannederim. bi bilir. Fakat ne ziyaný var? Deðil mi ki. Kuþadasý'na. Bugün. içimden öyle geldi ki. Artýk bu evde kalmamayý iyiden iyiye zihnime yerleþtirdim. Ne istediðini merak ederek yanma girdim.Feride. Düþünmeye bile lüzum görmeden: .Peki Ma Sor. Öyle olmasaydý. Kalbim çarpmaya baþladý. Halbuki ben. tekrar kavuþacaðým miniminilerin muhabbet ve merhamet kleyen hayallerine gülümseyerek: . Hanýmlar gülüþtüler. öyle" sanýyorum ki. etrafým-dakileri bu k ve þenliðe boðmadým. kulaklarýmdan erganunl eri yavaþ yavaþ silindi. bugüne ömrümün en þen. Arkamdan bir çýðlýk koptu. hasta gözler incitiyorsa. muallimliði açlýktan ölmemek için kabul etmiþtim. sefalet. Ben. avucuma batan dikenlerin sýzýsý beni. dedim ve birdenbire atladým. p aðýr erg inin içine düþersem. dedim. gönüllerinin bütün minnet ve muhabbetini veriyorlardý. Bu tarafta rahat bir hayat vardý. o günlük kokularýnýn. akþam 334 Reþat Nuri Güntekin karanlýðý içinde köþke dönünceye kadar aðlatmasaydý. Aydýnlýk. evrakýmý geriye almaktý. Onu bir kere de iki ay evvel görmüþ. Bir iki dakika kaldým. Fakat yeni bir vaka be . beyefendi. çukurun öte yakasýna bir kasýmpatý gördü: "A. derin derin sevmeye baþladýðýmý anladým. ben birkaç günden beri seni arýyorum. baþka bir cazibesi yok muydu? Gözümün önüne. fakat talihine iyi bir yer çýktý. miniminileri g biçareler. i gösterenlere. oraya gitmeden evvel Maarif Ýdaresi'ne uðradým. bir parça þefkat bekleyen çiçekler gibiydi. ben senden nefret ediyorum. ne güzel! K mümkün olsaydý!" dedi. benim adým. Akþamüstüne doðru hava açmýþ. Zaten. Hasta gözler gibi hasta gönüller i karanlýktan iyi ilaç yok.Çok bekledin kýzým. F t Sor mektebi için verdiðim söz. bayýlýr. Çukur. if Ýdaresi'ne uðruyor-dum. bu haberi aldýðým vakit aðlar. mutlaka güzel bir yer olacak. Bir sel ç n geçiyorduk.. gelirim. ke alarýnýn saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek. Ben.. bugünkü kadar gülmedim. Çünkü ayaklarým çukurun tam kenarýna basmýþtý. nefes aldýðýn dünyadan uzaklara kaçma . bu uzaklýk kâfi gelmiyor. diye þaka etti. mektepteyken pek seviþtiðimiz için bir parça hali anlatmýþtým. fakat bunun da baþka bir tesellisi. O ölmüþ günlerin ölmüþ rüyasýný mak zaten mümkün deðildi. ömrümün en m ecektim. Düþmemek için bir diken kümesine sarýlm bu kaza baþýma gelmeseydi. dedim. giderim. senin yaþadýðýn. ömrümde hiçbir gün.Peki. Sor Be-renis dün dedi ki: . yabancý memleketlere kaçmýþtým. uzunca bir kýr gezintisi yapmamýza müsaade etmiþti. birisi: . Maarif Müdürü beni . en eðlenceli gü Kâmran.etmemiþ bir kýza "kalpsizden baþka bir þey denemez. Öbür tarafta belki yine ÇALIKUÞU 335 zaruret. Bu meslek. Emrimi alýncaya kadar köþkte kimseye bir þey söylemek istemiyordum.Köprü olsaydý. Ayrýca ev tutmaya hacet yo k. Müdireye seni tavsiye ettim. Seni Kuþadasý mektebine göndereceði Kuþadasý. Munise bile onlar arasýndan gelmemiþ miydi? Bundan baþka son bir senelik hayatýmýn bir iki tecrübesi daha vardý. ne güzel isim. çocukluk rüyalarýmdan bir kýsmýna tekrar kavuþmak mümkün olacak. Misafirlerden biri. mekteplerimizin bakýmsýz kalmýþ kaba saba ellere ziyan olmuþ. cevap vermeden düþünüyordum. Hatta. ni tutardým. gülerek: "isterseniz onu size hediye edeyim?!" dedim. tekrar oraya. nefretim o d buldu ki. açýlmak için biraz güneþ. ben senden nefret ettiðim için. M beri beni aradýðýný söylediler. sen bizim hayatýmýza alýþýksýn. benim gönlümün þefkate olan açlýðýný doyuracak. Karanti-na'daki mektebimizde bir Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç var. baþýmdan münasebetsiz bir kaza geçmeseydi bugüne. teþekkür ederim. Bu þefkat.

Ne çare ki. Gençsin. tabiatý da fena deðil.Kýzým. Elimden geldiði kadar çalýþacaðýmý vaat ettim ve sözümde durdum. Bu his beni aldatmamýþtý. Halbuki ihtiyar kadýn. bizimle saatlerce þakalaþmasý. mektebi sana orum. Maazallah. Fakat þimdi. debde i. hasta. Sen geldikten sonra bir baþReþat Nuri Güntekin 336 illi ! kalýk oldu. sana ne kadar teþekkür etsem az. 25 Kasým "Kuþadasý'na gider misiniz?" dedikleri vakit. onlardan hayýr y ok. Demek bütün bunlar. bu kadar zamandan beri aradýðým saadeti. O baþladýðý bir söze devama cesaret edemediði vakit. sakýn aklýna bir þey gelmesin. kendi kendime: "Kuþadasý. Baþmuallim Haným. þu Bey'e münasi ir kýzcaðýz bulabilsek. Tabiatýn. hani vallahi kimse bir þey söylemedi. vaat ettiðinden on kat ziyade çalýþt y içinde gerek mekÇalýkuþu . iki muallimimiz daha var. ahlâkýn güzel. Güzel bir adam deðil ama... kalfacýðým. de-1 dim. birisi tarafýndan söylendiðine þüphem kalmadý. ev hanýmsýz gitmeyecek. hal fena.Sizinle görücü gider. Fakat ne yapayým ki hakikat. Son a þaþkýn þaþkýn yüzüme bakan ihtiyar kadýna: ÇALIKUÞU 337 . Munise ile -bu sarý papaðanýmla. yaln r hayat geçireceðim bir Robenson adasý çýkmadý. Dünyayý g ni buraya ikinci muallimelikle göndermiþler.Allah rahatlýk versin. evleneceðiz. bir haramzadeye düþersek. mektebin baþmualli-mesi beni karþýsýna aldý. kudret. Bir ay evvel buraya geldiðim vakit. bir þey demiyor acý acý gülümseyerek düþünüyordum. hiç münasebeti yokken demiþti ki: . ben erken yatacaðým. sözü kesmek için kalfaya lakayt bir tavýrla þu cevab dim: . ben seni günden güne daha ziyade seviyorum.. dün gece büsbütün açýldý: . Kalfa hanýmýn bu sözlerine ben bir: "Kapý yoldaþý teveccü a bir mana ve-remiyordum. deyip odama çekildim.. Rahatým pek yolunda olduðu için mi? Bu da deðil. bitkin bir kadýn. ne dersin kýzým? Ben.Feride Haným kýzým. birden sevinmiþ.. Burasýný her yerden ziyade sevdim. büyükle büyük. yaþlý bir adam deðil. Maarif kâtibinin: "Reþit Beyefendi istese seni Fransýzca muallimliðine tayi ederdi. yarýn öbür gün e Sabahat kocaya giderler. Kýzým. Ah. Reþit Beyefendi'ye bir hanýmcýk arardýk. Bildiðin gibi idaret et. b enim adam. Kuþadasý. Birkaç ay sonra niþanlým oraya gelecek. Fakat anlamamazhktan rek dinlemeye devam ettim.Kýzým. Mes ela geçen gün. herhalde bir maksadý var!" diye söylediði sözler aklýma geldi. Sade ben deðil. bu debdebeyi bulamaz. ben bir iki gü r Kuþadasý'na gidiyorum. Ferhund ile Sabahat. Kalfanýn bu sözlerinin.Beyefendi. ben çocukluðunu bilirim. Eh.F 22 . hatta top oynamasý. Feride Haným . insan burma býyýklý delikanlýlara da varýr ama.ni buna mecbur etti: Büyük kalfa bir zamandan beri bana tuhaf tuhaf þeyler söylüyordu. Bilakis her zamankinden ziyade çalýþýyorum lde? Verilecek cevap biraz gülünç. yalnýz güzel simalarý deðil güzel t l denizleri de insana gizli gönül azaplarý versin diye yaratmýþ. Elli yaþla kadar. genç çocuklar ama.. herkes öyle. Reþit Beyefendi'nin bana o kadar hürmet etmesi. evvelce zannettiðim gibi. bana dün dedi ki: . gönül rahatýmý mutlaka orada bulacaðým! m. küçükle küçük oluyorsun.avare.birbirinden tam üç ay fasýla ile dað gibi iki oðlumu kara topraða verdim. Bej) Kuþadasý'ný güzel ve r yer olmadýðý için seviyorum. yaþlý iki haným. ne yapsak da seni bu eve baðlayabilsek acaba? Benim aklýma bir çare geliyor ama. bana dedi ki: . Buna benzer daha birçok sözler. baþka söze arak söylüyordu: . Saba-hat'le Ferhunde'nin derslerine bu derece ehemmiyet vermesi. Birkaç sene evvel b e bir þeye isyan ederdim.. Öyle sanýyorum ki.. Kuþadasý. Pek güzel bir memleket diye mi? Hayýr. eve tat vermiyorlar.Kýzým. malumatlý görünüyorsun. saltanatý var.

Bugün kasaba birbirine girdi. Birdenbire: . týpký Zeyniler'deki gibi bana: . var. Hastabakýcýyý eteðinden çektim. Çaresiz geri dönüyordum.Söyle bakalým.Vay küçük yine mi sen? diye baðýrdý. baþýmý çekerek. yine týpký Zeyniler'deki gibi. Yüzünü görür görmez. yalnýz boynunu. yaramaz. Fakat mektep kurtulunc aya kadar ben ne yapacaðým. dedim. 16 Aralýk Ne aksilik. çarþafýmýn üstünden saçlarý a bir gün bile deðil.Biliyorsunuz ki. ben. Yarabbi. Zeyniler'deki Doktor Bey! diye feryat ettim. ecza kutularýyla doluydu.Vazgeçiniz. Ben. Hayrullah Bey. hastaneye her gün kafile kafile yaralý geliyormuþ. birer birer aðarýncaya kadar baþkalarýnýn çocuklarýna.. Kuþadasý. tam bu dakikada. umrumda deðil. Muharebe baþlamýþ. Biçareler siz. muallimeyim Doktor Bey. Bu halde bir adamdan kitap sormak saygýsýzlýktý. bu gözlerin içine gülerek: . Muvakk at hastane yapacaklarmýþ. insan. kendi kara gözleri için çalýþtýðýmý zannediyor. beyaz kirpiklerinin içinde tarif edilmez bir tat lýlýkla parlýyordu. kitabý dini kaybetse bulamayacak. Zavallý kadýn. . Kuþadasý. 340 Reþat Nuri Guntekin Mübalaða etmiyordum. Ne isterlerse yapsýnlar. sýrtýndan ceketini atmýþ.. hiçbiri kalmadý. aya bu karýþýk þeyleri düzeltmeye çalýþýyordu. mektepte kalan birkaç kitabý almaya gitmiþtim. Hangi gizli ruh alakasý bizi birbi e baðlamýþ. Arkasýný döndüðü için. bir sonbahar akþamý. nerede onlar? dedi. öyle anlaþýlmaz bir þey ki!. ben de kendimi tutamadým: . l Aralýk Bir zamandan beri etrafýmda bir muharebe sözü dolaþýyordu. yüzünü çev . gerek çocuklarýmýz çiçek gibi oldu.. bir feryattý. bütün ruhuyla. Allah senden razý olsun. sargýlar. Fakat. senin burada ne iþin var? diye sordu. iki sene evvel. Çocuk gözleri gibi berrak mavi gözleri. Þiþelen devirerek yanýma geldi. Saçlarým. öyle ayýp bir cevap verdi ki. dedim. nasýl vakit geçireceðim? Kuþadasý. Üstlerine büyük adam gibi halim bir mahzunluk çöktü. bir yaz semasýna m llat olmuþ geçici bir bulut gibi'hepsi daðýldý. O. oradan kaçmak istedim. gönlümün içinde öldürülen rini baþkalarýnýn çocuklarýna verdim. küçüklerimden birçoðunun orduda babalarý. ellerimi tuttu. hatta bir baba kýz gibi bizi birbirimizin larýna atmýþtý? Ne bileyim. galiba birkaç kitap kaldýrmýþtý!. 24 Aralýk Bugün. Hayatýmý mektebe vakfettiðim içi bile vermiyordum.Bir kere de Baþhekim Bey'e soralým.Doktor Bey.338 Reþat Nuri Güntekýn tep. Odanýn içi þiþeler. minnettar oluyordu.Beyefendi hani siz Fransýzca resimli kitaplar bulmuþtunuz. Fakat o. kapýlardan biri k: . dedi. ne aksilik! Bugün kumandanlýðýn emriyle mektebi iþgal ettiler. kardeþleri. farkýnda olmadý: . Memleket memleket geziyor . Bu. Mekt bir neþesizlik çöktü. yüreðimin acýsýný u utuyorum. iki sene sonra kýrk yýllýk iki dost. ihtiyari ellerimi yüzüme kapadým. ne Ýzmir'deki isyanlar. ÇALIKUÞU 339 Kuþadasý. ak sa dum. Baþýný çevrimeden öyle fena. bilmiyor. Bir hastabakýcý kadýn. insan kalbi.. kendini baþkalarýna vermek ne güzel þey! Çalýkuþu tamamýyla eski Ç deki müphem yaþamak yorgunluðu. Baþhekim. fakat hissediyorlar. onlarýn saadetlerine kendi mek artýk beni korkutmuyor. 15 Aralýk Muharebe baþlayalý on beþ gün oldu. Arkadaþlarýndan en minimi klara varýncaya kadar herkes seni seviyor Ben bile vakit vakit derdimi. Öyle bir karýþýklýk ki. sen gülerken gülmeye baþlýyorum. birkaç saat birbirimizi görmüþtük. Çalýþmak. ihtiyar doktor birdenbire kýzdý.

.Aldýrma küçük. bu halle. bana öyle tatlý geldi ki. 26 Aralýk Bir aydan beri Hayrullah Bey'in yanýnda hastabakýcýyým.. Mamafih. bunlarýn irapta mahalli yok. konuþmaya devam ediyorduk: . kabahatlerini. Akþama kadar beraber çalýþtýk. Hayrullan Bey.Peki Doktor Bey. askerliktir. Bir þey söylemek. dalgýn dalgýn gülümseyerek tekrar uyudum. Bunlardan biri kaba kelimel er kullanmasý. ha benim sevgili ayýcýklarým! Zaten ikisi ruh itibariy le öyle birbirlerine benzer ki. ha? Zaten arada büyük bir fark yok. Ýkinci kabahati bundan daha büyük. Yorgunluk. çocuk gibi sevindim. beni çok müteessir ettiði için ke esi kelimesine aklýmda kalmýþtý: ÇALIKUÞU 341 . S luktan bitap düþmüþ.Uyu küçük. Ýþ o kadar çok ki.. uyku galebe etti. yine Zeyniler'deki iddiasýný tekrar etti. öyle olsun. sonra tabii memleketimin çocuklarýna hizmet etmek emeli . ne olursa olsun. Bana kuvvetimi ve sevgimi harcayacak bir iþ ol un da. . Bütün hayatýmý ve gönlümü biliyor gibi nihayetsiz bir esefle: .um. Bu söz... daha ecirli bir iþtir. Omuzlarýma hafif bir elin dokunduðunu hissettim. Kuþadasý. gözlerimi açtým. Ýnsanýn dine bile itiraf eteme-diði en olmayacak þeyleri öyle ustalýkla aðzýndan alýyor ki. ne vakit isterseniz iþe baþlarým. rahatsýz olma.Gayret ederim küçük. küçük? dedi. ayný temiz çocuk yüreði...Hâlâ mý haber yok. tek sen vahþil ik gösterme. Ne musibetti o köyün adý? Orada sana hastabakýcýlýk ettir di. adeta.. Ayný saffet.Bu yaþta.Bana baþka bir fikir geliyor... Muhabere devam ediyor. Doktor Bey. gülerek: . küçük kýz. sevimli mahcubiyetleriyle affettiren. Günler um. öyle olsun yaramaz.. . Doktor Bey? dedim. hem de ateþ karþýsý arý bu aylarda benimkilere yardým. bu da sebep olur mu ya? Bazý aðzýndan öyle þeyler çýkýyor ki. dedi.. O. Gülerek omuzlarýmý silktim: .Kimden.. Benim üþümemden korkmuþ. Dün gece geç vakte kadar aðýr yaralý bir ihtiyar yüzbaþý ile meþgul olmak lâzým gelmiþti. Mamafih arada bir kaza olursa kusura bakmazsýn a rtýk.. Bu kaba saba adamda anlaþýlmaz bir nicelik var. O. iki büyük kusuruna raðmen. bu çehreyle mi? Peki. Mesel . Ben utanarak: . diyor.Maarif demek istiyorsunuz.. Yine hatýrý sayýlacak derecede fena bir kelime.Mektebimizi aldýðýnýza o kadar üzüldüm ki. bak þurasýný ne hale koymuþlar? El deðil ki.. . hastaneye gelen yaralý kafilelerinin 342 Reþat Nuri Güntekin ardý arkasý kesilmiyor.. Þimdi buraya tayin ettiler. Doktor Hayrullah Bey'di. ha senin minimini maymuncuklarýn.Hemen þimdi. yanýndan kaçýyorum. kabahatini kendi de biliyor.Fakat bir þartla Doktor Bey. halin daha mden mi haber soruyorum. Bu dakikada.. Birdenbire yüzüm güldü. Gerçi etrafýndakiler de buna hak kazanacak münasebetsizlikler yapýyorlar am a. hatta hoþ gösteren çocuklara benziyor. ben kitaplarýmý unutmuþtuk. saf piþmanlýklarýný. Yanýmda pek askerce konuþmayacaksýn.. caný sýkýlmýþ gibi beni parmaðýyla tehdit etti: . ecza odasýndaki bir koltuðun içinde uyuklamýþ-tým. minnetimi anlatmak i stiyorum. bu ihtiyar doktoru çok seviyorum. uyandýrmamaya çalýþarak üstüme ince bir battaniye örtmek istemiþt giren hafif seher aydýnlýðý içinde daha solgun ve yorgun görünen mavi gözleriyle gülümsedi .. yarýn geleceðini haber aldýðým hasatlarý kabule hazýrlandýk..Ne yalan söylüyorsun küçük? Dudaklarýn yalan söylemeyi öðrenmiþ ama gözlerin. dedi. Bazý geceler evime bile dönemiyorum. gayret ederim. O ilaçlarýný. Doktor. bu þefkat... Seni böyle memleket memleket gezdiren her kimse ondan. Birdenbire yüzüme su serpilmiþ gibi ürperdim. gözlerimi k diyor gibi görünmeye çalýþarak: . Hatýrlarsýn ya? Burada da bana yardým eder misin.

beni yanýna çaðýrdý: . Kuþadasý. elinden iþ gelecek adam yok. ona ne ermiþti? Evet. bu ihtiyar doktor. kendisi Rodosluymuþ. kaç defa kendini kaybetmiþ.. sað kolu ile yüzünün bir tarafýný berbat etmiþ. istikbalinizi tehlikeye koymak. Mademki hazin bir tesadüf. diyor. ama. Çok büyük ihtimama ihtiyacý var. fakat Kuþadasý'nda da bazý emlaki var. hatta belki ölmeyi göze alarak mürüvvetini gösterdiniz . sefaletlerinin son dereceyi bulduðunu. sürgüne gönderilen bir adi sokak kadýný zille- ÇALIKUÞU 345 tiyle elimi suçsuz yüzüme kapayarak þehirden çýkýyordum. bir . Yaralandýðý günden beri. Hayrullah Bey. Bu çehre bana yaba bu yüzü bir türlü bulup çýkaramýyordum. Ehemmiyetli bir terzilik ettik: "Ameliyata terzilik diyor. bu ümitsi . kolu sargýlar içinde sessiz bir insan yatýyordu. ok gibi yüreðime saplanmýþtý.benim kimseye söylememek için o kadar çalýþtýðým sergüzeþtimin büyük bir kýsmýný biliyor. hafif bir gülümsemeyle tekrar gözlerini kapadý.. Hayrullah Bey'in beni aradýðýný söylediler. Öyle anlýyorum ki. O kitten beri bekâr kalmýþ. B ndim de farkýnda deðilim.Çok memnun oldum. Fakat. yatakta yüzü. Birdenbire zihnimde bir þimþek çaktý. Doktorun kimsesi yok. Yüzüne doðru eðilerek iki kere: . kendi odamý verdim la sen meþgul olursun. Bu zalim alay. yanýmýzdaki yatakta bir askeri muayene ediyordu. Çünkü onun birkaç mislini hastalara sarf ediyo Mesela bir gün evvel. Birdenbire bu biçare n efere döndü: . küçük. hastalýðý. lâkin ben olduðuma i i.Küçük. dalgýn gözlerin bakýþlarýndan anladým ki. Fakat hasta. sizden kaçmayacaðým. yirmi beþ sene evvel evlenmiþ. Miral maaþýna herhalde ihtiyacý olmayan bir adam. bu mektubu dinlerken derin derin ah etti. ken baþ eðmekten baþka çaresi olmayan bir sefil gibi göründüðüm gibi o günde beni müdafaa ettin zi. bemb dudaklarýnda. çocuklarýn açlýktan. hastaneye geldiðim vakit aðýr yaralý dört zabit getirildiðini haber aldým. ÇALIKUÞU 343 Halbuki o. 28 Ocak Bu sabah. ateþi. beni"gece âlemlerine sürüklemiþlerdi. Dünyayý baþtan baþa bir zulüm. dedi. Hastab r. Ara sýra sorduðu tek tuk suallere kuru cevaplar vermekten baþka bir þey yapmamýþtým. Konuþa konuþa odaya girdik.Küçük. yaralýnýn sol nabzýný tutmuþtu. neyinize güvenir de böyle alay alay yumurcak çýkarýrsýnýz ortaya? dedi. bu sözleri bir araya toplaya toplaya bütün bir hikâye meydana çýkardý. Hayrullah Bey. Ç. bugün bizi karþý karþýya getirdi. Bir bomba. beni görmüþtü. dokuz ay sonra karýsý tifodan ölmüþ. ne para için ne de bir vazife fikriyle askerlik ediyor. Yüreðimde. bir daha beni bu yaralý zabiti yanýna göndermemesini doktord n rica edecektim.Sana. Tanýdý. yaralý bir neferin memleketinden gelen mektubunu okumuþtum.ihsan Bey. acele acele gömleðimi giydim. beni müdafaa eden bir babam. Bildiðim olmamasýndan istifade etmiþler. ihsan Bey! diye seslendi. ben olduðuma ihtimal vermedi. Yaralý. kim bilir. dedi. Fakat o. beni k ar. Münasip bir vakitte bunu ihtiyar doktara söyle ektim. yalnýz yüzünün sol tarafý bir parça görünüyordu. sokaklara dö erini yazýyordu. Çarþafýmý attým. belli etmeden o ayýnýn anasýnýn adresini al. gözlerini açmýþ. odadan çýkacak. beþ on lira gönderelim. b eni yanýnda istiyor: 344 Reþat Nuri Güntekin . Ne vakit nazik bir ameliyat yapacak olsa. Nefe rin ihtiyar anasý. utanýlacak bir þey gibi daima gizlemeye çalýþýyor. ben hazýrlanýncaya kadar ameliyat bit ralýyý sedye içinde yukarýya gönderiyorlardý. ihsan Bey! Bir zaman evvel çocukluðumdan." Genç bir erkânýh rp binbaþýsý. bana dah-ha evvel bu meseleden bahsetti: . torla yanýna yaklaþtýk. Hayrullah Bey. onun bir iptilasý var: "Sevgili ayýcýklarým" dediði biçare neferlere muhabbet! Faka bilmem niçin. ne yapacaðýmý þaþarýyorum. böyle þeyler göstermek doðru deðil.'de Abdürrahim Paþa'nýn evinde tanýdýðým erkânýha geri çekildim. bir kardeþim. bu muhabbeti.

bir aya kadar kendini toplayabilirmiþ. o güzel. Hayrullah Bey gülmeye. Evet. hatta. sizi iyice paylasýn da görürsünüz. diye ilave etti. Yaralýnýn bugünlerini hoþ geçirmesi için kalbimin bütün þefkat kabiliyetini sarf ediyorum. Ýsyan ettim: . Öyle surat. sizi baþka türlü sanýyordum.Hakký var. beni dinlemeyeceksiniz. maðrur erkânýharp zabiti miydi? Teessürümü galiba gýzleyememiþtirn. bu yaptýðýnýz adeta çocukluk. Fakat doktoru görmeye gitmedim. ataðýnýn baþucunda kitap okuyorum. Doktor Bey. . hýrçýn asabiyetini gizlemeye çalýþarak: . 7 Þubat ihsan Bey'in yarasý tehlikeli deðilmiþ. 25 Þubat (Akþama doðru) Hayrullah Bey'le müthiþ bir kavga ettim. Ama iþ için deðil. Fakat. yirmi güne kadar dipdiri ayaða kalkacaksýn.. Ruh güzelliði yanýnda yüz güzelliðinin ne e olur? dedim. þakaya vurdum: .Hayatýmý bir parça biliyorsunuz. Doktorunuza her þeyi haber ve receðim. bazý esrarýmý hemen hemen zorla benden çaldýnýz. þunu aber vereyim ki. baþkalarýnýn iþine karýþmak say ardýrdý da ondan.. Yüreðim dayanamadýðý için deð ranýn bundan çok daha fenalarýný görüyorum. O. þuradan kendimi denize atardým. Kuþadasý. ben. sargýlarý deðiþtirirken yanýnda bulunmuyordum. tamamýyla iyi oldum. hatta muzýr bir þey olmadýðý.Ýhsan Bey. diye cevap verdi. o suratlý adama kimse metelik vermez. benimle eðlenmeye baþladý: . ikimiz de susuyorduk.. . ondan nefret yorum. Onu.. Yüreðim merhametten eziliyordu. Yüzünün onu fazla müteessir ettiðini söyledim. Kuþadasý. Hayrullah Bey. Demin Ýhsan Bey'den bahsediyorduk. yüzündeki yara .ihsan Bey.cý günlerimizde bir küçük kýz kardeþ gibi kendimi hizmetinize vakfedeceðim. Benim g de çok güzel bir niþanlým vardý. masal bile söylediðim oluyor.fakat benim bakýþýmýn ona. Yine asker inadýnýz uyandý. Hele siz yaþtaki kýzlar yok mu? Þikâyet eder gibi yakasýný silkeliyordu. Bu sabah sütlü çayýný götürdüðüm zaman. daha tamamýyla iyi olmadan niçin giyindiniz? ded lerini önüne indirdi: . Fakat sað k aþýnýn üstünden baþlayarak çenesine kadar bütün yanaðýný kaplayan yara onu korkunç bir sure Hayrullah Bey. gönülde aramak rum. güzel ve mað li erkânýharp yüzbaþýsý gayri ihtiyari gözümün önüne geldi. görüyorum ki. dedim. Zavallý adam. a deta telaþa düþüyor. Büsbütün baþka þeylerden bahsediyor gibi görün kadar dünyada lüzumsuz.. o dum. Hayrullah Bey: . baþka bir þeyle tevil etmeye çalýþarak yalandan da dým: . renk vermemek için. 25 Þubat ihsan Bey.Lakýrdýdýr o küçük. þimdi fitnelik etmeye gidiyorum. Bir sene evvel Abdürrahým Paþa'nýn bahçesinde tesadüf ettiðim parlak elbiseli. balýklar a yem olmaktan baþka neye yarar? dedi. Beni aldattý diye onu kalbimden silip attým. bir ayýp gibi utanan hasta asker. ben.Yatmak daha ziyade hasta ediyor da ondan..Ben. onun yerinde olsam. ümit ettiðimizden az zamanda iyi oldu. bir þeyim kalmadý. ÇALIKUÞU ______ 347 Tepsiyi býrakarak acele acele dýþarýya çýktým.Biraz daha gayret delikanlý. 346 Reþat Nuri Guntekin Bazen gizli teselliler icadýna çalýþýyordum. dediði zaman. ne çehre ile hastaneden çýkacaðýný biliyor.Artýk gitmek istiyorum. Bin baþý üniformasýnýn yakasý içinde incecik boynunu yana doðru meylettiren. asýl güzelliði ruhta. açýktan açýða bir þey söylemediði tsizlik içinde bulunuyor. korkunç yarasýna dok daha fazla ýstýrap verdiðini gördüðüm için. dudaklarýný büktü: . biçarenin hiçbir þey söylemediði halde daima çirkin kalmak azabýndan bir dakika kurtu adýðý o kadar belli ki.

rüya gören insanla dalgýn. Bir nizamiye zabiti gibi geriye döneceð Bombanýn yarým býraktýðý iþ tamam olsun. Onlarýn dünyada numuneleri vardýr. Saklamaya çalýþma nafile. Yüzümü o. her þeyi unutursunuz . büyümüþ birtakým perilerden bahseder.Böyle söylemeyiniz ihsan Bey. kulaklarým uðulduyordu. Odaya. hayretle yüzüne bakýyordum. mahzun bir gülümseyiþin var ki. ben de kurtulayým. o hâlâ soyunma-mýþtý. dedim. iyi bir aileniz. sevilmek için yaratýlmýþ bir mahluksun. Þimdi öyle bir alilim ki. bu sersem oðlanýn yakasýný býrakmamalýydýn. baþkasýnda zor bulur. Lambayý yakmak için on uþturduðu kibriti. çok yanlýþ hareket n. seninle beraber kendi kendine de yazýk etmiþ. Feride Haným anlaþýlmayacak þey deðil. Bu aþk o. Pencerenin önünde.Hayrullah Bey.Niçin bana bu aðýr iftirayý reva görüyorsunuz.Feride Haným.Üniformam mý efendim? Evet. dedim.Göreceksiniz. deli kýz. Bir isyan feryadýyla kývrandým. Çenemi tuttu. sen onun için senelerden beri çýra 348 Reþat Nuri Güntekin gibi cayýr cayýr yanýyorsun. n uyku gibi akýyor. O hayvan. yeniden bir kahkaha kopardý. o da bana bakmýyor hâlâ pencereden denizi seyre du. O vakit. fitili düzeltmek istiyor gibi eðilerek gayet yav aþ: . . zararsýz bir kýzla evlenirsiniz. benimle eðleniyorsunu z. Mutlaka mesut olacaktýn.Doðru küçük. af eni küçük diye beni teskin etmeye çalýþtý. yüzüne bakmayý caným istemiyordu: . hâlâ gözlerime bakmakta devam ediyordu: . Sonra beyaz kirpiklerinin içinde küçüle küçüle avi gözlerini ta kalbimin içine dikti: . belli etmeden üfledim. onu sevmediðimi nasýl ispat edeceðim. 350 Reþat Nuri Güntekin . Gözlerim kararýyor. hâlâ söylüyordu: . Sevda. dedi. ayakta duru eki son kýzýltýlarýný seyrediyordu. Sen.Baþkalarýnýn içinde yaþarken öyle herkese. Genç binbaþý. sen onlardan biri sin. Beni bu halde kim ister? Ben ki böyle olmadan evvel.Hatýrlarsýn ya. Ah. O hafif bir göðüs geçirerek dev -Gayet sade. Berbat bir halt ettik. Uðradýðý mir etmek kudretini onda görüyorum. ilk defa açýktan açýða derdini söyledi: . Feridecik. ir hayal zannetmemeli. O. bunlar sana söylenecek þeyler deðildi. ihsan Bey. Esatir. Þiddetle kapýyý kapayarak dýþa ÇALIKUÞU 349 Yine 25 Þubat gecesi ihsan Bey'in lambasýný gördüðüm vakit.Ondan nefret ediyorum. seni o köyde gördüðüm gün. þimdi ümidim yalnýz onda. buseden doðmuþ buse ile gýdalanmýþ. nereden biliyorsunuz? dedim. Sen. Artýk. bu hale getirdi. ayaklarýmý yere vurarak: .Ah. bu karanlýktan cesaret almý ir tebessümle baþýný salladý. Hiddetten sesim boðularak: . Baþýmý çevirmediðim halde hissediyordum ki. yaradýlýþ itibariyle baþkasýn. Bu sözlerin manasýný anlamýyor.Üniformanýzý ne kadar göreceðiniz gelmiþ efendim. akþamýn alacakaranlýðý iyiden iyiye çökmüþtü. diyecektim. bu sözleri bir çocuk saffet ve ýstýrabýyla söylüyordu. gözlerimin içine bak da söyle. ne olursa olsun.Bana bak küçük. yüreðimi yakýyor küçük. Çýrpýnarak. Söz olsun diye: . siz isterseniz bahtiyar olabilirsiniz Mesela. hakkýn var. her þeye yabancý bir halin. Öyle deðil. onu sevmiyor musun? . sevmek. . ne kadar temiz kalpli bir kýz olduðunuzu bilmesem. bunu anladým. bir kadýnýn hiç olma zsa gülmeden yüzüme bakabileceði günlerde bile hoþa gitmemiþtim. doktorun da aklý baþýna geldi: . zavallý küçük. darýlmýþtým. minimini çocuklarýnýz olur.Niçin bunlarý söylediniz? Benden ne istiyorsunuz? diye aðlamaya baþladým.

Niçin yüzünüz solgun öyleyse? . Ýhsan Bey. çiðdemlerden birkaç tanesini ayýrarak üniformasýnýn göðsüne iliþtirdim: 352 Reþat Nuri Güntekin . dedim. * Bu sabah. Baþýmý önüme eðdim: . . size ölünceye kadar minnettarým.Altý aylýk bir çocuk kadar memnun. ümitsizlik. týkanmýþ bir sesle: . Gözyaþlarýyla perdeli kirpiklerimin arasýndan binbaþýnýn karanlýk yüzünü göremiyordum.. Sonra bunlarý daha mühim olarak bugünkü kadar. beni böyle olmayacak hayallere düþürerek büsbütün bedbaht etme dedi. dedi ki: . ne kadar mesut olacaðýz. kararýmý vermiþtim. bahtiyarlýk da insaný soldurabýlir.Artýk devam etmek istemedi. Bunu. senin niþanlýn olmak hissini bir türlü gö çýkaramamýþtým. Ara sýra nden korkuyor gibi susuyor. ben sizinle.. Zorla gülmeye çalýþarak ellerimi uzattým: . lambayý yakar mýsýnýz? dedi. Oda. Bahçede cýlýz çiðdemler yetiþmiþti. hodkâm bir erkektiniz Elem. Affedersiniz. Sade daklarýna götürerek korka korka parmaklarýmýn ucunu öptü. senden ayrý e bir hatýra götürmeye.Bu gece rahat uyuduðunuzu tahmin ediyorum. ne yapsam. çünkü sizin niþanlýnýz olarak geçirdiðim tek saadet gecesinin bir dakikas tmemek lâzýmdý Ömrümün sonuna kadar size minnettar kalacaðým. belki göze alarak. kalbinize bu inceliði vermemiþti. Beni kabul ediniz. bunca sabahýnda senin niþanlýn diye an sonra bir gün. "Ben sizinle evlenmeyi rica ediyorum" diyen sesiniz kulaðýmdan git medi. sen benim için bir yabancýydýn. müsterih bir uyku. Ya siz? . hakir bir iptidaiye hocasýný müdafaa etmiþtiniz. Ne söylesem. bir düþmandan baþka bir þey deðildin KâmranL yüz yüze gelmeyeceðimizi.Feride Haným. derdinizi anlýyorum. kendime. ben asýl bu sabah. dedim. ihsan Bey'le görüþtükten sonra onu doktor Hayrullah Bey'in odasýna götürecek. son bir defa baþýný çevirerek. bütün o geçmiþ þeylere raðme bir parça senindim. Ýhsan Bey'in dudaklarý bembeyazdý Kýsa bir sükûttan sonra aðýr aðýr söze baþladý. Artýk. Siz o muvaffakiyetsizliðe uðradýnýz vakit maðrur. rica ederim. göreceksiniz . . Her þey bitti. bunca senenin.ihsan Bey. ilk defa bir baþkasýnýn niþanlýsý. baþkasýnýn niþanlýsý diye uyanmak. Onlardan küçük bir demet yaparak göðsüme Ýhsan Bey'i. Beni görünce bir çocuk saffetiyle gülümsemeye b Düþündüm ki. bugünden sonra onu mesut etmek benim vazifem. -artýk saklamayýnýz. Size demin hakikati söylemedim. bir küçük kýzý. Niçin o biçare iptidaiye hocasý ömrünü sizin saadetinize vakfetmesin? Hasta binbaþý. Kâmran. ben bu gece sabah a kadar uyumadým. isyanlarýma.Bonjur.. 26 Þubat O günden beri. Bana eski bahtiyar zamanlarýmda da nasip olmamýþ emsalsiz bir gece geçirttiniz. bunlar lüzumsuz sözler. sizi ne kadar mesut edeceðim. Bir kibrit daha çaktým. niçin yalan söyleyeyim? Bütün nefretlerime. .bugünkü kadar b deðildiniz. Böyle olduðu halde ben. bu sabah yine giyinmiþ buldum. mesleðinizi çiðneyerek. birkaç saniye tereddüt ediyordu. Artýk.Feride Haným. niþ dýðýmýzý haber verecektim.Feride Haným. Gözlerimi bir titrek alev e dikerek düþüne düþüne onun sönmesini bekledim. fakat elim bir türlü lambaya gitmiyordu. bu dünyanýn gözleriyle birbirimize bakmayacaðýmýzý.Düþününüz ki. ÇALIKUÞU 351 Kuþadasý. evlenmeyi rica ediyorum.. kendisini toplamaya çalýþarak: . birbirimizin tmeyeceðimizi biliyordum. O vakit.ihsan Bey. Bu büyük vaka için her günkü hastabakýcý gömleðim pek sade düþec hzun edecekti. eski karanlýðýn içine düþünce yavaþ y . Sonra. Bu cevap üzerine ikimiz de sustuk. Uyuyamadým. bundan sonra kimse benim onu için için sevdiðimi söylemeye cesaret ed meyecek. arkasýnda býraktýðý þeylere bakmaya biçare muhacir gibi.Pek çok. sana ait birþey gözüyle bakmaktan kurtula Evet. Ona döndüm.

Niçin Ýhsan Bey? Beni istemiyor musunuz? Doðru deðil. mektebi iade ettiler. Fakat cesaret edemedi. Onlarýn yerinde olsam. Gerçi bunlar. günün birinde kendi kýzýmdan küçük bir çocuðu baþýma get ediyorum ki benim de kalbim kýrýlýr. bilâkis. ben. Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla maðlup etmek istedim. Dünyada kitaptan lü oþ þey olmadýðýný söylüyor.Evet. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. bir türlü Kuþadasý'nda kalmak istemiyordu. Ben bu cihetten u iþe memnun olmadým. O. ÇALIKUÞU 353 .Feride Haným. buna raðmen. merhamet size. birdenbire silkindi. sizden daha biçareyim.. halim. yirmiþer senelik "kýdem"le-ri var. Hayrullah Bey. Hem de unvanýmý "Müdire"ye çevirmek þartýyla. Kendisi zengin adam. Bu gece. sonra. dedi. bu ses!" dedi. Beþ yýllýk fasýladan sonra tekrar derse baþladýk. Kuþadasý. bu gecenin bir ferdasý olamazdý. sene sonu oldu gitti.Daha iyi dedin ya. Bu ihtiyar doktoru anlamýyorum ki..Biraz daha gayret etseniz. meziyetli insanlar deðil. hatta beni de buna teþvik ediyorsunuz? d edim.Hakkýnýz var. . Duvarda asýlý duran kýlýcý göstererek ilave ettim. küçük. okþayýcý bir sesle: . Baþmuallim. hemen hemen sert bir sesle: . Her neyi severse . Biz iki biçare insanýz. izdivaca sahiden ihtimal verdiniz miydi. mezarýma onlar götürsünler. Bütün gençliðini okumakla geçirmiþ. fakat ne olursa olsun. beni sevdiðinizi iddia ettirecek. yanýlmýþým. Fakat o. Maarif memurlarýnýn dedikleri gibi her birinin on beþer. Feride Haným. dudaklarýnda onlar gibi yalancý bi rþýya gelen yeni niþanlýlar on dakika sonra gözlerinde yaþlarla bedbaht bir aðabey. mahzun oldu. ihsan Bey? Mademki sizinle niþanlanmak istedim. bunu biliyorum. Bahar. ümitsiz bir alile karþý duyulmuþ bir merhametten baþka saiki olmayan ir aþk sadakasýný kabul edecek kadar düþmüþ. demek ki bunda bir se bep vardý. arkasýný duvara dayadý. kimsede çalýþmaya istek yok. adeta acý bir istihza ile cevap verdi: . çok mesut oldum. 2 Nisan Üç gün evvel. Bu. Siz. beni budala deðil diye sana kim söyledi. bitmiþ bir adam mý sanýyorsunuz? Nihayet bir mahzunlukla baþýmý eðdim: . beni. büyük olsun.Niçin olmasýn. * Bir donuk kýþ sabahýna göðüslerinde birkaç cýlýz çiðdem. . dedim. Yerine beni tayin ettiler. Çünkü muallim arkadaþlarým tuhaf bir nazarla bakmaya baþladýlar. kimsesi ir kýz kardeþ gibi birbirlerinden ayrýldýlar. sizin tarafýnýzdan bu kadar sevilmek istemiyorum. bana bu kadar ümit verdikten sonra gitmek doðru deðil. sýnýflarý pýrýltýlý güneþ aydýnlýklarýyla. malumat cihetinden de çok mükemmel bir adam.. öyle itirazdý ki. iki derdi birleþtirirsek. kahkahalarla gülüp. yaþlý baþlý r.Mademki öyle siz niçin bu kadar çok okudunuz. akan sulan durdururdu. derin derin: "Ah.Hayýr. demek ki beni seviyorsunuz.Sevgili ayýcýklarýmdan birçoðunun gözlerini elimle kapadým. öyle malumatlý. birkaç saat sonra sizden ayrýlmýþ olacaðý . dedi. ýlýk çiçek ko arlarda Akdeniz'in yeþil hareleri Çalýkuþu .Sizin yine bir teselliniz var. benimle eðlenerek: . Zabit. hiç bozulmadý. olmadý. benim gözlerimi lar kapasýnlar. Bir ay evvel baþka bir yere gönderdi . Fakat. Mamafih. Fakat. bugün gidiyorum. çocuk olsun. gözlerini kapayarak. Ben kadýný . maaþa muhtaç deðil. Dediðiniz gibi vazifenizin baþýna döneceksiniz. Feride Haným? . Fakat azým. O.Sizi daima mesut edeceðim. Ellerimi tutmak istiyordu. belki mesut oluruz diyor dum. derin bir heyecan içindeydi. Bir hasta çocuða hitap eder gibi. Mart iptidasýnda Hayrullah Bey'i tekaüt ettiler. okuyanlarýn da hayatta hiçbir þey görmeden dalalar olduðunu iddia ediyor. ben. siz mademki benimle evlenmeyi kabul ettiniz. Kitap yazanlar gibi.F 23 354 Reþat Nuri Güntekin dolaþýyor. isterdim ki. Son ra. .

Mamafih. inþallah o dar küçüðüm kalkmýþ olur. odaya bir elyoptrop kokusudur yayýlýyor. merak etme ha. az beyaz kabarcýklar görünüyordu. ihtiyar bir komþuya. kendini meþgul edecek bir iþ a aya gidiyor. bu çarþaf meselesine çok kýzýyor. ara sýra çocuðu yoklamasý tmiþtim. Sonra. Hayruüah Bey. belki saklan erde uyur kalýrým Munise'yi birkaç güne kadar çarþafa sokuyorum. o da yarým saat evvel Düldül'e bine rek bilmem hangi köye gitmiþ. Zeyniler'de. Kuþadasý. bilmem nereden bulmuþ. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýnýn içinde be göre deðiþen lacivert gözleriyle güldükçe yanaðýnda güller açan. Hain sarý çýyan gözünün ucuyla delikanlýya bakarak gül kadar meraklandým ki sokaðýn ortasýnda düþüp bayýlacaktým. Ben de onun daha pek küçük olduðunu biliyo . Baktý ki. vakitsiz kaynana olacaksýn. belli etmeden 356 Reþat Nuri Güntekin Munise'ye baktým. sabahkinden daha sýk öksürüyordu. . üç dört gün sonra bir þiþe getirmesin m in diye çok ihtiyatlý kullanýyorum. benzi soluktu. Peçemin altýndan. Musallat old u.Ben de sana yapacaðým cezayý biliyorum. yalandan aðlamaya baþladý arýna dayanamayacaðýmý. Aðzýnda. gülmekten bayýlýyordum: . bir parça yalnýz kaldý mý. korkuyorum. Boyu þimdi t boyum kadar. Canavarý bileðinden yakaladým.ÇALIKUÞU 355 aleyhinde bulunuyor. Sað olsun. diyorlar. Ara sýra bize bakýþý tuhafýma gitti. Sesi en hafif bir týkanýklýk hissettiðini söylüyordu. Tanýdýklardan bazýlarý: . Evvela inkâr etti. akþama kadar yayýnda çorap örmüþ. beyin bu gece köyde kaldýðýný söyledi. bezeler dokundu. Küçük çiçekler gibi açýldý. sen bunu erkekten kaçýr. on sevdiði emektar atýdýr) bu kýyafetle köylerde bakacak hasta. Hay-rullah Bey'in b lunmamasý. Evinde seksenlik bir sütanne ile "Odabaþý" diye çaðýrdýðý topal bir bahçýyan var. Hem seviniyor. ÇALIKUÞU 357 Munise'nin nezlesi artmýþtý. hiç yanýndan ayrýlmamýþ. Boynunun altýnda tutarak aðzýný açtýrdým. hem titizleniyorum. Hayrullah Bey. Hatta öyle hissediyorum ki. aðladýkça gözlerinden inci benzedi. saatlerce beni yorarsýn. yarak Munise'ye bakmasýný rica edecektim. Baþý ateþ gibi yanýyor. Pek keyifliydi. ya baþladým. Onbaþý deminden tekrar uðradý. beni bile azarladýðý zaman her zamankin den daha çok seviyor. Karþý kaldýrýmda on altý. yaramaz kýz rahat vermiyor ki.Þimdi saklambaç oynayacaðýz. Sonra. sýrtýna jandarma gibi bir tüfek takarak Düldül'e biniyor: (düldül. bende inanacak göz yok. Geçen gün. on yedi yaþlarýnda güzelce bir m ordu. kütüphaneyi karýþt . Mektepte p ek çok iþ olduðu için evde kalmak mümkün deðildi. Gözleri kýrmýzý.Feride Haným. karlarýn içinde onu yarý donmuþ bir halde bulduðum gece böy miydi? Çocuklarda nezlenin ne ehemmiyeti olur? Yalnýz canýmý sýkan þey. doktor Hayrullah Bey'e uðradým. masum masum: . . Yüzüne yaklaþtýrdýðým lambanýn ziyasý gözlerini kamaþtýrýyordu. Þöyle böyle on dördüne giriyor. Zeyniler'de de ben öksürük oldum. Ýçime bir heyecan düþüyor. benim merakýmla eðlendi: . lâkin güç yere saklanmak yok ha. Munise'ye öyle ciddi emirler veriyordu ki. benim de aðlayacaðýmý biliyor. ne yapayým. Ben. Üç gün evvel benimle Munise'yi evine davet etmiþti. Bu sabah da bir elyotrop kavgasý ettik. 5 Mayýs Bu sabah. unuttun mu? dedi.Öksürükten ne olur abacýðým. Munise biraz hasta ve renksiz uyandý. Eksik olmasýn. Birkaç ay evvel söz arasýnda elyoptropu çok sevdiði i söylemiþtim. B re sýkýþýrsýn. kâh askerlikten çizmelerini çekiyor. mektepten geliyorduk. Munise ile saatlerce çocuk gibi oyun oynadý. Kaynanalar için tevekkeli tit z demezeler. Eve döndüðüm vakit Munise'yi yatakta buldum. Hastaneyi býraktýðý günden beri kâh günlerce evine kapanarak kitap okuyor. Munise. beni bulamazsan. parmak kadar vücudun var. Çarþýda bulduðum koyu nefti ipekliden bir dikmeye baþladým. diye yemin ediyor. Aksi olacak.Almadým vallahi abacýðým. dedim. Çocuðun hakký var. Bir de ne göreyim.

ihtiyar doktor. Hayrullah Bey. Demin. rengin gibi neþen de gelmeye baþladý. dedi. küçüðüm topraða düþeli tam yetmiþ üç gece olmuþ.Zavallý küçük. Hayrullah Bey. hemen. Bu çehreyi beðenmediðim korka korka kendisine aný sýkýlmýþ gibi omuzlarýný silkti: . çabuk. insan. ÇALIKUÞU 359 Bugün artýk o vakayý yazmak kuvvetini kendimde buluyorum. Doktor Bey. üzülmeyiniz. 18 Temmuz Bu sabah hesap ettim. gözlen düþünceliydi. benden bazý þeyler soracak-larmýþ. tabii deðil. nedir? Haydi küçük gidelim. ehemmiyetli hastalýklar karþýsýnda daima böyle asabi ve kaba bir adam oluyo rdu. sonra temmuz güneþinin altýnda harman döðen gür ci çaðýrdý: . ihtiyar doktorumla deniz kenarýna gitmiþtik.. marþ. kitaplar gibi doðruluk ve ce a gibi asýlsýz. sen þimdi bir avuç toprak olmuþ un. Defterimin son sayfasýný yazdýðým nin son sabahý Munise'yi daha ziyade hasta buldum.Kuþadasý. 358 Reþat Nuri Güntekýn Aðýr aðýr baþýný salladý: . Mamafih. çocuk gibi seviniyordu. Büyükanne çok dualar etti.Ne yapalým. Bak. bu acýyý da hazmetmeye baþlýyorum.Ýnsanýn sizin gibi doktoru olduktan sonra tabii deðil mi? dedim. Haydi bakalým bizi düvene bindir. dedim. az iþim varmýþ gibi. Kumsaldan çakýllar. ded Bugün her iþim aksi gidiyordu.Tabii deðil. Sesi konuþamaycak derece kýsýlmýþtý. birkaç sene evvel bu nu tedavi etmiþ. Maari Encümeni azasýndan iki efendi ile bir müfettiþ gelmiþ. Bütün çiftçiler. Ne olursa olsun. Tam dört saatlik yoldan geliyorum. sedef kabuklan t opladým. Yavaþ yavaþ buna da alýþmaya.Ben öyle kuru kuruya el öpmelerden anlamam delikanlý. B . Hayrullah Bey. Hüseyin.Ne halt var burada? Haydi vazifenin baþýna. as ilecek kendin olduðunu unutuyor. ben sana asýl niçin acýyorum. Parmak kadar çocuðu kurtaramadýktan sonra. bunadým mý. kâðýt kalem bul. dedi. Beyaz kirpiklerinin içinde masum mavi gözleriyl e gülerek: .. baþkalarýný teselliye baþlýyorsun. Sararmýþ tarlalarýn içinden eve doðru yürümeye baþlamýþtýk. . ded i. beþ on dakika bu saman denizinin sarý dal e aðýr aðýr dolaþtýk. bir de dalkavukluk mu etmeli? dedi. doktorluk da insanlar gibi.Mýzmýzlanmaya lüzum yok. Hüseyin'in yanýk. içine tükü böyle fennin. velinimetinin elini öp. Biç avasýzlýktan bunahyordu. birdenbir iddetlendi: . biliyor musun? Bir derde uðradýðýn vakit. Sonra. Senin bu mazlum halleri beni aðlatacak gibi oluyor küçük. yerli yüzünü okþadýktan sonra: . Allah öyle istedi. Yorgun yorgun. Sabahtan beri mektepten üç defa hademe göndermiþlerdi.Gel buraya. Yorgunluktan berbat oldum. Hastayý kýsa bir muayeneden geçirdikten sonra.Ah. küçük. Güldüm: . O olmasaydý. Üçüncü haberi getiren hademe kadýný adeta hýrpalayarak kovuyordum. ihtiyaten bir iki doktor arkadaþý çað-racaðým. fakat çarþa fýmý giyerken Hayrullah Bey geldi. bir de s eninle mi uðraþmalý? Haydi çabuk. Ýki kuvvetli öküzün çektiði düvene bindik.Lüzum yok ama. gençlik! Elhamdülillah onu da yendik. Biraz sustu. ehemmiye tli bir þey olmadýðýný söyledi. öyle oldu.Ben de ama ipsiz sapsýz herif oluyorum ya. fasýlsýz bir masal. çehresi çatýk. söze hizmet ettiðimiz yetmiyor da. bir baþka doktor aramaya gidecektim. doktoru tanýyo n yýðýnýn yanýnda çalýþan ihtiyar bir kadýnla konuþtuk. Yüzüme bakmaya çalýþarak: . çarþafýný giy. kendi kendine þikâyete baþladý: . Mahzun mahzun yüzüme baktý: . Hayrullah Bey. neye tahammül etmiy . sakin sularýn üstünde taþ sektirmeye baþladým. Sen burada durup beni þaþýrtýrsýn.

kesik kesik: . Artýk.Mutlaka göreceðim. Doktor Bey. onlar hâlâ gitmiyorlardý. Þimdi biraz dalgýn. Feride bir parça sonra. bir þey söylememesi için gözlerimle. bilmiyorum! Vakit yaklaþýyordu. Göðsü çýplak. Nihayet aralarýndan bin periþanlýðýmý fark etti: . halimle yalva-rýyordum. beni dünyanýn nimetine gark etse. dedi. Ben bu yolu yarým saat. Tenha sokaklarda duvarlara dayanýyor. bin türlü boncuklar. Feride? Pekâlâ kýzým. Bir kelime söylemeye cesaret edemedim. þifasýný verir.Kýzým. cam küpeler. Dýþarýda stos böcekleri ötüyor. Odanýn içi karmakarýþýktý. Allah. Kapýyý bana "onbaþý" açtý aret edemiyor. pekâlâ. ne gönlümde heyeca . dedi. bana ummadýðým bir þey söyledi: . Birdenbire tavanlar sarsýldý.. kum arý. bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve te vekkül geliyor.Sen misin. . ne gözümde bir damla yaþ vardý! Aradan yetmiþ üç yýl kadar uzun. dedim. bugünkü fedakârlýðýmý ödeyemez..Kim geldi Onbaþý? diye seslendi. gayret et. manasýz teselli sözleri söyleyerek gitmeme müsaade ettiler. beyhude ah u vahlar hastayý ürkütür. dedi.'de evimizin içinde suluboya ile yaptýðým resmi (baþýnda kýr erinden bir çelenk.Zannettiðinizden ziyade kuvvetliyim. Dalgýnlýk billahi. Sonra.Peki kýzým. Hayrullah Bey'in omzuna baþýmý dayayarak odaya girerken. bin türlü olmayacak þeyler so ruyorlardý. halim. insan. dedim. Serum yaptýk. peçemin altýda aðlaya aðlaya mektebe gittim.Doktor Bey.Fakir çocuk hastaca. þaþkýn þaþkýn: . Acýdýlar. duvarda B. yetmiþ üç gün geçtiði halde hâlâ o odayý gözümün önünde gö içeride gömleklerinin yakasýný ve kollarýný açmýþ iki genç doktorla bir ihtiyar kadýn vardý içinden süzülerek giren bir ikindi güneþi odayý parlak bir hayatla doldu-ruyordu. duvaklý gelin kartpostallarý. raflarda. fakat þunu unutma ki. her þeyi bildiðimi söylüyordu. hakkýnýz yok. Taþlýðýn görünce durdu. pamuklar. içimi çekerek ilave e . ellerimi kavuþturarak: . belki daha uzun bir zamanda yürüdüm. sandalyelerden birinin a a 362 Reþat Nuri Güntekin iskarpinin bir teki. müsaade ediniz. Aynanýn kenarýnda onun doktorun bahçesindeki çiçeklerden eliyle yaptýðý bir demet. sedef kabuklarý. itaat etmemek mümkün deðildi. Basýmdaki kýyamet içinde nasýl düþündüm. Sabahtan beri eve koþmak için o kadar çýrpýndýðým. Fakat o. kendimi tutamadan. þiþeler. vallahi bir þey olmadý. Hayrullah Bey. ümit kesilmez. Müfettiþler sýnýf alebeleri imtihana çekiyorlar. hýrçýnlaþtý-ðý gitmek istemiyordum. ne kadar acý olursa olsun. Sakin bir inatla: . konsol e deniz kenarýndan topladýðý bir avuç renkli taþ. diþini sýk. dedi. sonra baþýný sallayarak razý oldu: . bir kýz çocuðu kalbinin bütün bu masum ve b . Evimin açýk pencereleri içinde yabancý erkek baþlarý görünüyordu. Evimle mektebin arasý nihayet beþ dakikalýk bir yer.ihtiyar doktor öyle sert ve kati tavýrla bu emri vermiþti ki. inþallah. merdiven baþýnda doktor Hayrullah Bey göründü. nasýl cevap verdim. defterleri görmek istiyorlar. onu göreyim. Sonra ÇALIKUÞU 361 aðýr aðýr yanýma indi. Yemin ed rum sana.Þimdi deðil. diye sýzlandým. elimizden geleni yapýyoruz llah büyük. yorgun yolcular gibi çeþme taþlarýna oturuyordum. 360 Reþat Nuri Güntekin Maarif.Evde çocuðum ölüyor. Ellerimi tuttu. Halsiz halsiz merdiven basamaðýna çömelmiþtim. kucaðýnda Mazlum ile yaptýðým o resini) sonra.Rahatsýz mýsýnýz Müdire Haným? Çehreniz pek bozuk görünüyor. uzaklardan bir gramafon sesi geliyordu. inþallah kurtulur. bir parça düþündü. merhamet ister gibi boyumu büküp. dý: . S lerde. Münasebetsiz bir þey yapmamdan korkmayýn. . yerlerde duvarlarda Munise'ye ait bin türlü eþya sürünü ..

beyaz kirpiklerinde yaþlar titriyordu. bir bebek yataðý hazýrlar gibi özene. Bana öyle geldiki bu koku. Kuþlar... bir yandan ter döküyordum.. Bu zavallý güzel þe nlýk bir köy mektebinde. avuçlarýmý çevirerek içlerinden öperdi. tekrar açtýðým vakit. Kolonya bulamamýþlar onu kullan rdý.Fende. baþým omzunda. yavruma bir ay ýþýðý tatlýlýðýyla yaklaþýyor. tekrar yastýðýn üstüne düþtü.. ipek örtüler içinden küçüðümün çýplak kolunu ç Hayrullah Bey hafifçe döndü. erime dayanarak kalkmaya çalýþtým. baþý aðýr bir rüy biraz yana düþüyordu. Yine doktorun mavi gözlerini gördüm. beni tanýdýn mý? . ihtiyar doktor. vücudunu gözlerime siper etti. ihtiyar doktor. Küçüðüm a ellerimi tutar.Bir þey mi oldu. ehemmiyet veril ecek birþey deðil. . doktor bey. bu ipeklerin içinde bir baþka ipek kümesi gibi bembeyaz yatýyor. Karyolasýnýn demirinden. Sonra yavaþ yavaþ ortalýk karardý. . Bende onun gibi yaptým. yalnýz çýplak kolunu tuttum.. adeta acý bir saadetle bu güzelliði seyrediyordum.. ruhumun içine döküldükleri dakikadan bugüne kadar beni mesut etmiþ . artýk çarþaflý bir genç kýz oluyor" diye iki hafta evvel ona sarý yaldýzlý bir kar mýþ. hâlâ þenlik yapýyorlar.Haydi Feride. baþýyla raflardan birini gösterdi. baþka pencereler. diyordu. Kuvvetli bir ýþýk gözlerimi yaktý.gileri. inci diþlerini gösteriyordu. Bu zavall uþuk avuçlarýnýn içinden küçük küçük buselerle öptüm. "Munise.Kolonya. gözlerimi açtým. Gramofon hâlâ çalýyordu.. nefti çarþafýnýn daha bitmemiþ pelerini sark daki rafta B.Sen yaþta bir çocuk için ehemmiyetsiz... ikindi güneþinin aðaç yapraklarýný çocuk yüzüne. Birisinin. Küçüðümün elinden hemen hemen zorla çekip aldýðým bu þiþe. ne üstüne atýlmak gibi bir telaþ. bulunduðum yeri tanýyamadým. abasýna ettiði bütün iyilikleri için Bu dakikadan sonra Munise'yi bir daha göremedim. . doktor? . iri mavi gözleriy stalýðýn bütün acýlarý. alnýma bir kunduðunu hissettim. Beni yataðýmýn üstüne uzattýlar ve yalnýz r.Niçin tanýmayayým Doktor Bey? dedim. örselenmiþ kelebek kanatlarýnýn parmaklarýnda býraktýðý yaldýzlý toza benzer . göðsümü týkýyordu. * Gözlerimi. artýk dýþarý çýkalým. senelerce devam etti. alnýna dökülmüþ sarý perçemleriyle oynuyordu. Kuþlar hâlâ durmuyor. çok þükür. deðil mi? Dediðimi hatýrlýyorum.Çok þükür. bir ana dudaðý gibi korkutup ürkütmeden du. dedim. Gecenin bilmem hangi saatindeydi. Ölüm. Kollarým ihtiyar doktorun boynuna kilit lenmiþ. . Ne bir feryat.Ne kadar uyudum? . bu ikindi a sesi. gramofon gittikçe an bir þenlikte çalmakta devam ediyordu. Gözlerimin önünde Munise'nin ar fýrtýnasýnda kaybolduðu o karanlýk gecenin hayali titriyordu. saçlarýma...Þiþeyi yataða boþaltýnýz. Bir yandan titriyor. baþka oda. bir parça kolonya. biraz uyudun kýzým. küçüðüm bu koku içinde daha mesut ölecek. Hayrullah Bey. Evin içine yayýlan keskin elyotrop kokus u bir dalga gibi içime gömülüyor. 364 Reþat Nuri Güntekin Küçüðümün kapýya vurduðunu. i gözlerinde. bezene muslinlerle süslemiþtim. biraz uyudun. Rüya içinde gibi: .'de satýn aldýðým bebeði -küçüðümün buseleriden solmuþ yüzü. Munise'yi son defa öpmek istiyordum. diyordu. Cümlemize geçmiþ olsun. azaplarý durmuþtu. Yorgun bir uyku içinde uyurken aðzýnýn etrafýnda triyor. sonra yine yavaþ yavaþ o Zeyniler gecesinin karanlýðýna daldým. gülümser gibi aralanmýþ dudaklarý. Küçüðüm. Cesaret edemedim. saçlarýmý okþuyor: . elinde bir þamdanla yüzüme eðiliyor. baþým benim deðilmiþ gibi. Bana verdiði bil ondan. haydi evladým. ÇALIKUÞU 363 Doktorlar. sevdiði ehemmiyetsiz bir kokuyu kýskanacak kadar mý kalpsizlik etmiþtim? . Birdenbire odanýn içine keskin bir elyotrop kokusu yayýldý. Elyotrop. yataða yaklaþmýþlardý. Birisi: .Saat kaç? Bitti. fýrtýnanýn içinde ince sesiyle inlediðini duyuyordum.

. incelmiþ gözkapaklarýmýn arasýndan p n sýzarak bir zaman o halde kalýyordum O vakit. ýþýk gibi ses gibi boþluklarda dolaþtýðýný his 366 Reþat Nuri Güntekýn Nerelere. ne bir heyecan uyandýrýyordu. sonra tekrar uyudum.. keyif için patiska ntari diktirip üç ay yatakta yatacaðým. yeniden dünyaya gelmiþ gibi oluyor. uzak bir sürünün eri. Kendi bacaðý gibi Düldül'ün bacaðýný da kestirmeye mi azmetti. hatta mümkünse bir parça. Munise. bir hafta sabretmemi söyledi. kâh romanlar okuyarak beni eðlendirmeye. Doktor Hayrul-lah Bey. .Doktorcuðum. Düldül sana emanet.Epeyce zaman. Hayrullah Bey. kalbimi lezzetli titremelerle çýrpýndýrýyordu. gözl larýnda görülmüþ dumanlý memleketlerin daðýnýk.. Onlar. beni kendi evine nakletmiþ. uykuya benzeyen dalgýnlýklarým oluyor. nasýl gömüldüðünü bilmek istiyordum. uzak. Küçüðümün nasýl öldüðünü. ikâyeler söylüyor. Cama kanatlarýný çar kelebek. yirmi sekiz lira mý ne. Munise'nin annesinin ismini sormuþ. Hastalýktan sonra saçlarým demet demet inmeye baþlamýþtý.Küçük. çerçeveleri tozlanmýþ eski fotoðraf yim. vakalarý rüyada. sakýn hayvanýn pansuman aþý" ayýsýna býrakma. Nekahet ne tatlý þey. Onu ziyaret edebiliriz. baþkasýnýn göðsünden geliyor. Hastalýk. Hastalýðýmdan beri ilk defa olmak üzere doktorla onu konuþtuk... daha hiç olmazsa on beþ gün. pansumaný biliyorsun. Sana bin türlü naz edeceðim. * Büyükçe bir beyin hummasý geçirmiþim. Bu dalgýnlýk saatlerinde ruhumun vücudumdan ayrýldýðýný.. Alimallah hasta bile olmasam. benim tarafýnd . pek uzak bir ye rden dönüyorum. Bir gün. Nekahet zamaným kýrk günden ziyade sü den kalkamadým. on dak bahçenin içinde dolaþtýr. dudaklarýndan çýkýyor gibi bir tuhaf se halarla güldüm. Saatlerce yanýnda oturduk. Beni yine bir köyden istemiþler. aynanýn kenarýnda renkli akisler uyandýran bir güneþ aydýnlýðý. artýk bende ne bir keder. Hatýralarým bile baþkasýna ait . Aydýnlýk. on di gün baþucumdan ÇALIKUÞU 365 ayrýlmamýþ. içim ýlýnarak silkinip uyandýkça öyle hissediyorum ki. diyor. Doktor Hayrullah Bey. Evvelki gün Hayrullah Bey'e dedim ki: . Yalnýz birdenbire uçurumlara düþmek hissi içinde. O biçar u. kendi gibi incecik bir küçük servinin altýnd . karþýmdaki koltukta kitap okuyor yahut uyukluyordu. dedi.. güldürmeye çalýþýyordu.. bu nekahet zamanýnda bana arkadaþlýk etti. çehreleri. i kimse bilmiyor doktor benim. hangi memleketlere gidiyordum. sönük hatýralarý titriyordu. On yedi gün uyku1 Ne tuhaf!. ziyaný yok.Hele þöyle bir adamakýllý ayaða kalk. deniz kenarýndan birçok renkli taþ -küçüðüm bunlarý çiçeklerde topladýk. en ehemmiyetsiz yerlere renkli oyuncaklara bakan küçük çocuk gibi. artýk büsbütün iyileþtim. bu küçük kýz için hemen hemen bir anne olduðumu hatýrlamýþ. ama çok deðil. On yedi gün kadar. benim hayatta ilk büyük hastalýðýmdý. bilmiyorum. l Eylül Doktor Hayrullah Bey bu sabah bana: . hain n k iyi olmuyor.. Ara sýra benim.. koþtur anladýn mý? ikin fýrýncý Hur-þit Aða bugün fýrýn kirasýný getirecek. Bütün ýsrarlarýma raðmen Hay nýz bir þey öðrenebildim: Gömüldükten sonra imam. Ýhtiyar arkadaþým m. Zaman zaman hayretle kendime soruyordum: . Evvela razý olmadý. Bu. vermiþ. Fakat hastalarýn inatçýlýðýna. Akdeniz'e karþý bir tepeciðin üstünde. beni rahatsýz ettiði için tekrar gözlerimi kapadým. titizliðine tahammül etmek mümkün olmuyor. Ýnsan. son üç senemin bütün zehirlerini alýp götürmüþtü.sevinçle. Kulaklarýmda ýþýk süratiyle aþýlmýþ mesafelerin rüzgârlarý hýþýldýyor. ÇALIKUÞU 367 Kuþadasý. saadetle bakýyor. boyalarý solmuþ. Bir gün yalnýz býrakmadý. Bahçeden iki kucak çiçek. bunu. makas is onlarý ensemin hizasýndan kestim. Yavrumu "Munise bin Feride" diye topraða teslim etmþiler. n yedi günlük uykuya.Sakýn bunlar bir uzun rüyanýn hatýralarý olmasýn! Yahut onlarý bir eski romandan okumuþ o yým? Evet. Yarayý tekrar baðladýktan sonra Düldül'ü sekiz.

bahçeye yemeklere hatta doktorun hesaplarýna bakmak. ara sýra yaptýðý gibi. keyfim için sa ttim. üþümezsi Ne vakitten beri söylemek istediðim sözün sýrasý gelmiþti. Fakat þu var. Neyim var ordum? Bunu kendim de bilmiyordum.. sen misin? Ne oldun kýzým? ihtiyar doktor. gitmek elzem. seninle "iki ahbap çavuþ" olduk. Hayrullah Bey. gevezeliðe lüzum yok..Fakat.. daha böyle bin türlü iþ.Ayrýca. insaniyet. benim taklidimi yapmak için sesini incelterek hidde tle: . Mesela. Herife dayak atarken öteki beriki kur tarmaya gelir. En düþkün bir zamanýmda bana yardým ettin unu unutmayacaðým. Gülerken aðlýyorum. sesini incelterek: .Doktor Bey. suratýna bakar mýydým? Kendimi tepesi üstü minderden att yine fedakârlýk ettiðime inanma. kýsa saçlarýmý birbirine karýþýrarak eðlenmeye devam ediyor.Feride. ne olduðumu. artýk alil sayýlýrým.. Senden hoþlanmayayým da bak. benim gibi kalbi ve hayatý kýrýlmýþ bir kýzýn ne kadar mesut olmasý kadar mesut oluyorum. içimde müebbeden kýrýlmýþ bir þey var. hem iyi bir arkadaþ oldu. bir iri genç bekçi var. Doktor. Düldül'ü merak etmeyin. bu kocaman dünyanýn bütün evleri i birer birer birer dolaþarak ne kadar keder.Peki. zevzekliði býrak. dedi. Orasý daha güzel. nereye gideceðimi ben de kendi kendime soruyorum..Doktor bey.insaniyet.. hemen yanýndan kaçtým.. herif. Ýlanihaye yanýnýzda kalamam. gitmek istiyorsunuz. Doktor.. herifi çaðýrýr zorla seni nikâh e im. dakika muyor. kirayý da alýrým. isimsiz dilsiz yeis içinde: "Anneciðim. "Bu hodkâm ihtiyar. dedim. fakat. Hayrullah Bey'in. Yine elini beline dayýyarak: . evi düzeltmek. ne zevk buldu?" de. kalmak benim canýma minnet. Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu. geldiðim vakit odalar lmazsa vay haline alimallah hani. getirip benim göðsüme doldurmuþ.Misafirliðim kâfi derece uzadý. münasebetsi . dayak yemekten hoþlanýyorum!" der. Mol iere'in bir kahramaný vardýr. emin olunuz. ÇALIKUÞU 369 Hayrullah Bey. Anlatamadýk gitt i. Gülümseyerek cevap verdim: 368 Reþat Nuri Güntekin . Buradan ayrýlýktan sonra ne yapacaðým? Ben. yine münasebetsiz þakalar edeceðini. ümitsizlik varsa hepsini toplamýþ. Cezayý görürsün ha?. âlâ fakat Quo Vadis?. niçin aðladýðýmý bile söyletmeye lüz ehemmiyetsiz. geçen akþam pek neþeliydim. beni utandýrý rdum. Bu sebepsiz. fak at niceden Beri size yük olacaðým? Gerçi çok insaniyetlisiniz. daha kuvvetle feryat etmemek için parmaklarýmla aðzýmý kapýyo denbire yanýmdaki odadan Hayrullah Bey'in sesi geldi: . "Haydi efendim iþinize.. . kim bilir. tabii.Doktor Bey. Eski sýhhatimi. Öyle sanýyorum ki gece.Ne dedin? Gidecek misin? Yediði naneye bak. yine benim söyleyiþimi tmek için yanaðýný çukurlaþtýrarak. Müsaade ederseniz ben gideceðim. benim kütüphanemi aþaðýya naklet niz tarafýndaki odayý sana vereceðim. misafirlik fazla uzuyor. ihtiyar sütnineye yardým. aðlarken gülüyorum. Bu.. Ben. Aðzýný kulaklarýna kadar yýrtarým da asýl o v kýyamete kadar gülersin. öyle hissediyorum ki... Sýhhatim yavaþ yavaþ düze nafile. fedakârsýnýz. Yataðýmda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum. fedakârlýk bana výz gelir. Dedim ki: . anneciðim!" e titreye titreye hýçkýrýyor. Allah allah! Belki be n. neydi o söyleyeceðim? Kafa kalmadý ki. Evinde. çenemin altýndan tuttu: . fedakârlýk. yanýnýzda çok mesut oluyorum. müsaade ederseniz ben gideceðim. Doktor Bey. evet. Ben keyfim için yaþadým. ellerini kalçalarýna dayadý. kend imi yabancý bulmuyorum. hepsini kovar. hem kýþýn lodosa karþýdýr. biz. benim için hem iyi bir baba. elinde mumla odama koþtu. bana h oþ gösteren eski neþemi artýk bulamayacaðým. küçükhaným hazretleri.. Ha. belki manâsýz þefkat kelimeleriyle beni teskin etti: . Fakat. pek zevkime gider. Sabaha doðru karanlýðýn içinde hiç sebepsiz aðlaya aðlaya uyandým.Küçük kýz. Kendime bin türlü þey icat ediyorum. hâlâ ýsrar ediyordum: .. Haydi. ötekine ihtiyaç var mý? Artý rliðim kâfi derecede uzadý. dudaklarýný sivriltip. Sonra daha sert b ir tavýrla yumruðunu sallayarak: .. küçük kýz. Haydi küçük.

- Bir þey deðil, kýzým, bir þey deðil, ehemmiyetsiz bir sinir nöbeti, geçer yavrum. Vah, ço h. Ben, gözlerimde bir türlü durmayan yaþlar, týkanan kuþ yavrularý gibi açýk aðzýmda boðuk hý ihtiyar arkadaþým, pencereye döndü, karanlýkta ta uzaklara yumruðunu saklayarak: Çalýkuþu - F 24 370 Reþat Nuri Güntekin

- Allah belaný versin, aslan gibi çocuðu berbat ettin, dedi. Yalnýz kaldýktan sonra da böyl hastalýk ve ümitsizlik saatlerim olursa ben ne yapacaðým? Adam sende... Þimdiden bunu niçi düþünmeli? Herhalde daha en az bir ay, belki daha ziyade, doktor beni býrakmayacak... Alacakaya Çiftliði, 10 Eylül Bir haftadan beri Alacakaya'da, sözüm ona bir çiftliðim var, hayli zamandan beri gidip y oklamadým, iþçileri boþ býrakmaya gelmez. Seni on beþ gün oraya götüreyim. Sana da iyi bir hava olur; gözün gönlün açýlýr. Bak, yakýnda mektep açýlýyor. Bütün yýl kapalý kalacaksýn. - Doktor Bey, açýklýk yerleri çok severim, fakat mektep açýlmak üzere. Bilmem ki, nasýl olu ye cevap verdim. O, hiddetle omuzlarýný silkti: - A babam, ben sana gider misin? diye sormadým ki mülahazat söylüyorsun; götüreceðim, dedim en ne karýþýrsýn? Bu, doktorca bir iþ... Olmazsa rapor yazar, zorla götürürüm. Haydi, haydi aç parça çamaþýr, kütüphaneden benim "Ro-usseau"larýmý al. Hayrullah Bey, beni artýk bir mektep çocuðu gibi idare ediyor. Hastalýðýmdan sonra, zayýfla irademle ona karþý koymak mümkün deðil, hem de daha tuhafý, bundan þikâyet de etmiyorum, b at, adeta hoþuma gidiyor. Doktorun çiftliði bakýmsýz kalmýþ. Fakat, ne güzel bir yer. Kýþýn bile buralarý, bir bahara ele, bir kayalýk var ki, seyretmekle doyulur þey deðil. Bu kayalar, güneþin sabah, öðle, ak eþi olmasýna, havanýn açýk, yahut kapalý bulunmasýna göre renk deðiþtiriyor, lal kýrmýzýsý, yahut siyah görünüyor. Onun için buraya: "Alacakayalar" demiþler.

ÇALIKUÞU 371 Çiftlik beni umduðumdan ziyade meþgul etti. Çiftçilerle beraber süt saðýyorum. Artýk, benim imi bir ahbabým olmaya baþlayan Düldül'e binerek civar koruluklarda geziyorum. Hasýlý, düþü tý. Mamafih, gönlüm pek rahat deðil, birkaç güne kadar mektep açýlacak, iþimin baþýnda bulunmam lip süpürt-mem lazým. Hayrullah Bey'e söz anlatmak kabil deðil ki... Doktor, geceleri bana roman okutuyor. - Bu ipsiz sapsýz lakýrdýlara tahammül edilmez ama, senin aðzýndan bayaðý hoþ oluyor, diyor Dün gece, yine ona kitap okuyordum. Kitapta bazý açýk sözler var. Onlar geldikçe utanýyor, lerine süratle baþka kelimeler koymaya, yahut cümleleri atlamaya çalýþýyordum. Hayrullah Be benim telaþýmý fark ediyor, gür kahkahalarla tavanlarý sarsýyordu. Birdenbire karanlýkta köpekler havlamaya baþladý. Pencereyi açtýk. Çiftliðin kapýsýndan bir ordu. Hayrullah Bey: - Kim o? diye seslendi. Onbaþýnýn sesi: - Benim, yabancý deðil, diye cevap verdi. Onbaþýnýn bu saatte Kuþadasý'ndan buraya gelmesi bir vakaydý. Doktor: - Hayýrdýr inþallah! Ben, aþaðý inip anlayayým bakalým. Gecikirsem sen yat küçük, dedi. Hayrullah Bey, bir saate yakýn bir zaman Onbaþýnýn yanýnda kaldý. Yukarý çýktýðý vakit, yüz - Onbaþý niçin gelmiþ Doktor Bey? dedim. Sert bir sesle adeta baðýrdý: - Sana git yat, dedim yahu, sana ne? Olur rezalet deðil bu kýz çocuklarýnýn maskaralýðý be! ait bir iþ. Artýk, onun tabiatýný öðrenmiþtim. Böyle zamanlarda üzerine varmaya gelmiyordu. Çaresiz, þa k odama gittim. Bu sabah, uyandýðým vakit Hayrullah Bey'in erkenden 372 Reþat Nuri Güntekin

mühim bir iþ için gittiðini, mamafih, dönmezse merak etmememi söylediðini haber verdiler. Herhalde bu zarf bana ait olacak... Bu kâðýt parçasý beni derin derin düþündürüyor. Acaba b e onbaþý mý getirdi? Öyleyse niçin Hayrullah Bey, benden sakladý? Buna imkân yok; mutlaka b arf, kitaplar arasýnda Kuþadasý'ndan gelmiþ olacak. Kuþadasý, 25 Eylül Hayata paçavra diyen meðer ne doðru söylüyormuþ! * Son vakayý defterimin son sayfasýna olduðu gibi kaydediyorum. Kendimden ne bir isyan, ne de bir damla gözyaþý ilave etmek istemiyorum. Hayrullah Bey, beni, iki gün çiftlikte bekletti. Üçüncü gece merakým o dereceyi buldu ki, n lursa olsun, sabahleyin bir araba hazýrlatacak, kendi kendime kasabaya inecektim. Fakat ertesi sabah, uyandýðým vakit onu gelmiþ buldum. O kayýtsýz, kaygýsýz Hayrullah Bey'i, hiç bu kadar periþan ve yorgun gördüðümü hatýrlamýyor gibi saçlarýma dudaklarýný kondurdu. Sonra dikkatli dikkatli yüzüme bakarak: - Hay Allah belalarýný veresiceler, tuu! dedi. Baþýmda yeni bir tehlikenin dolaþtýðýný anlýyor, fakat bir þey sormaya cesaret edemiyordum. Hayrullah Bey, elleri ceplerinde düþüne düþüne epeyce dolaþtý. Sonra, ellerini omuzlarýma k - Küçük, sen bir þeyler biliyorsun, dedi. - Hayýr, Doktor Bey.

ÇALIKUÞU 373 - Biliyorsun, böyle olmasa iþlerdeki tuhaflýk nazarý dikkatini celp edecekti. Mutlaka bi r þeyler soracaktýn. Gayet aðýr, ciddi bir teessürle: - Hayýr, Doktor Bey, dedim. Hiçbir þey bilmiyorum, yalnýz telaþ ve ýstýrap içinde olduðunuz , bir kederiniz var. Benim hem hamim, hatta hemen hemen babam olduðunuz için sizin k ederiniz benim demektir. Neyiniz var? - Feride, kýzým, kendini kâfi derecede kuvvetli hissediyor musun? Merakým, korkumdan daha üstündü. Sakin görünmeye çalýþarak: - Ben gayretli bir kýzým, bunun birkaç misalini gördünüz, söyleyiniz Doktor Bey, dedim. - Feride, þu kalemi eline al, söyleyeceðim þeyleri yaz, haydi kýzým ihtiyar dostuna itimat t! Hayrullah Bey, dura dura, düþüne düþüne bana þu satýrlarý yazdýrdý: "Kuþadasý Maarif Encümeni Riyaset Âlisine, Hizmet-i maarifte devamýma ahval-i sýhhiyem müsait olmadýðýndan, Kuþadasý Inas Rüþtiyesi Mü irham ederim efendim." - Þimdi kýzým, düþünmeden, bir þey sormadan imzaný at, o kâðýdý bana ver. Ellerin titriyor, akmaya cesaret edemiyorsun. Daha iyi kýzým, daha iyi. Çünkü sen, o temiz gözlerinle bana ba arken ben þaþýracaðým. Fevkalâde bir þeyler geçtiðini anladýn, deðil mi? Dinle beni Feride. , teessür gösterirsen sözünü kesmek mecburiyetinde kalacaðým. Halbuki her þeyi bilmen lâzým hayata karýþtýðýn üç sene içinde insanýn ne mal olduðunu anladýn sanýyorsun deðil mi? Nafi yakýn hayatýmda ben bile anlayamamýþým. Ben ki, dünyada þenaatin, rezaletin bin türlüsüne t m; ben bu kadarýný hâlâ ihtiyar kafama sýðdýramýyorum. Biz seninle dünyanýn en temiz, en iy tuyuz deðil 374 Reþat Nuri Güntekin

mi? Aylarca senin hasta vücudunu kendi çocuðum gibi kollarýmda tuttum, bize ne demiþler,ne diyorlar, biliyor musun Feride? Mümkün deðil, tasavvur edemezsin. Ben senin âþýðýnmý-þým, kapama, bilâkis baþýný dik tut. O hareketi yüz karasý olanlar yapar, bilâkis, gözlerime ba miz var birbirimizden çekinecek? Dinle beni Feride, dinle, sonuna kadar söyleyeyim. Bu melun iftira, evvela mektepten çýkmýþ. Arkadaþlarýn ötede beride aleyhimizde olmayacak þ söylemeye baþlamýþlar. Sebep malum: Kendileri dururken senin müdi-re oluþun. Ben, altý ay el sana haber vermeden küçük bir hizmette bulunmak için bir mektup yazmýþtým. Bu terfiin be elimde olmasý þüpheleri artýrmýþ. Bu fesat yangýný aylardan beri için için yanýyormuþ. iþ Maarif Encümeni'nin, kaymakamýn kul uzun uzadýya tahriratlar yazýlmýþ, tahkikat yapýlmýþ. Vilayet Maarif Müdürlü-ðü'nce tercüm

ik etmiþler, birçok karanlýk noktalar varmýþ. Mesela istanbul'dan B.'ye geliþin, sonra merk z mektebinden istifa ederek ücra bir köye geliþin, þüpheli bir firara benziyormuþ. Birkaç a onra meçhul bir yerden yardým olmuþ. Maarif hayatýnda misli görülmemiþ bir süratle terakki köy muallimliðinden Darülmuallimat muallimliðine yükselmiþsin. Sonra yine sebepsiz bir isti a. Bu defa, baþka bir memlekete gidiyorsun, fakat orada da tutunamýyorsun. Ç. Maarif E ncümeni'nden bir cevap gelmiþ. Okurken içim, zehir kesildi, Feride. Güya sen orada... Yo k, yok söylemeyeceðim. Terbiyeli, yüksek, ilim irfan adamlarýnýn kaleminden, aðzýndan çýkan benim o patavasýz asker aðzým da söylemeye cesaret edemeyecek. Ben ki bilirsin, aðzýma ne elirse söylerim, en iðrenç kelimeyi bile dudaðýmda hapsedemem. Hasýlý Feridecik, yaralý gey i av köpekleri nasýl sararsa, senin etrafýný da öylece sardýlar. En masum hareketin, aleyhi e bir delil olarak tefsir edilmiþ; mazbatalara, tahkikat evrakýna geçmiþ. Ara sýra hasta t alebelerini tedavi için beni mektebe davet etmen, küçü-

ÇALIKUÞU 375 ðümüz ölürken takatsiz baþýný bir lahza omzuma dayaman, sonra sen hasta yatarken yataðýnýn m saatler birer cinayetmiþ! Yüzsüzlüðü o derece ileri vardýrmýþýz ki, bir memleketin örf ve iffetiyle alay etmiþiz. Etrafýmýzdaki insanlarý hiçe saymýþýz. Herkese seni hasta diye ilan ken tarlalarda, kol kola düvene binmiþiz. Vazifenle meþgul olacaðýn yerde, bahçemde at koþt uþsun, bunlar da kâfi gelmemiþ þehir haricinde çiftliklere çekilmiþiz. Feridecik, sana bunlarý bütün çiðliðiyle söylüyorum. Mýzmýz tesellilerle seni bir zaman dah lirdim. Ümitlerini yavaþ yavaþ, birer birer kýrabilirdim. Fakat böyle yapmadým. Niçin biliy musun? Mesleðim, yaþým bana bir kanaat verdi. Bir zehri insan, bir kerede yutmalý, ya ölür a kurtulur. Zehri þurupla, daha bilmem ne haltla karýþýrýp yudum yudum içmek pis þey, iðrenç þey. Felâk vermek testere ile adam kesmeye benzer. Evet Feride, hayatýn en aðýr sillesini yedin. Yalnýz olaydýn bu darbe seni öldürebilirdi. Ö a, bu kadar insan, kuþ kadar çocuðun üstüne çullanýrsa ne olur? Dua et ki tesadüf karþýna ç yar çýkardý. Benim ömrümün saati alaturka on biri çalmak üzere. Fakat, ne ziyaný var? Sana e bulunmak için bu kadarcýk bir zaman da kâfidir. Buna muvaffak olursam, bir yýðýn manasýz uat içinde ziyan olmuþ günlerime acýmayacaðým. Korkma Feride, bu da geçer. Sen gençsin, dah günler görmekten ümidini kesme. Ýstifaný kendim götürecektim, vazgeçtim. Seni bu halde býr cesaret edemeyeceðim. Çocuk kýsmýnýn türlü densizliði, denliliði olur. Haydi Feride, haydi açýk havaya çýkalým, koyunlarla, ineklerle uðraþalým. Bu hayvanlar, gördükleri iyiliðe kar a nimetþinastýrlar. ihtiyar doktor, istifanamemi zarfa koyarak onbaþýya verdi. Bu kâðýt parçasýna sadece ömrümün bir parçasýný deðil, 376 Reþat Nuri Güntekin

gönlümün son bir tesellisini daha gömüyordum. Ne hazin, Ya-rabbi, ne hazin! Hangi ümide sarýlsam elimde kalýyor, neyi seversem ölüyor. Ýþte üç sene evvel bir sonbahar eraber ölen genç kýzlýk rüyalarým, kendi küçüklerim, sonra Munise, onun arkasýndan belki ka uturlar diye ümit ettiðim talebelerim. Yavrularýný tehlikede gören bir ana kuþ hýr-çmhðýyla titrediðim bu þeyler, sonbahar yapraklarý gibi birer birer sararýyor, dökülüyor. Daha yirmi girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluðun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baþtan baþa büt rimin ölüleriyle dolu. Hayrullah Bey, beni üç gün yalnýz býrakmadý. Bu kadar felaket karþýsýnda gösterdiðim sükûn amýyor, geceleri ben yattýktan sonra odamýn kapýsýna gelerek: - Feride, bir þeye ihtiyacýn var mý? Uykun yoksa geleyim, diyordu. Üçüncü gecenin sabahýydý. Bir mayýs günü gibi taze, ýlýk bir sabah vakti erkenden kalktým. 'e elimle süt saðdým, kahvaltý hazýrladým. Elimde tepsi, sakin çehremde hemen hemen neþeli bir tebessümle odasýna girdiðim zaman, dok tor pek memnun oldu: - Aferin Feride! Çok memnun oldum. Nene lâzým, dünyanýn gamýný çekecek sen mi kaldýn? dedi Penceresini açtým, daðýnýk birkaç eþyasýný düzelttim. Çiftliðe ait þeylerden, koyunlardan b iyen söylüyor, gülüyor, hatta eskiden mektepte yaptýðým gibi aýa sýra ýslýk çalýyordum. Hayrullah Bey o kadar seviniyordu ki, tarif edilemez. Onun memnun olduðunu gördükçe daha

lan u müfettiþin riyaseti altýnda bir tahkikat komisyonu teþkil ettiler. sen böyle bir heyetin karþýsýna nasýl çýkardýn? Yabancýlarýn aðzýndan iþiteceðin o iðre p verebilirdin? Bunu haber alýnca aklým baþýmdan gitti. Hemen hemen hýrpalayarak alçak bir iskemleye oturttu: 378 Reþat Nuri Güntekin . Hayrullah Bey. Fok balýðý gibi azýdiþleri dýþarý fýrlamýþ. benim ara sýra ölümden bahsetmeme bakmayýnýz. Ben. sonra öyle inanýlmaz bir metanetin v r ki. eliyle gözlerini k apayarak: . heyecanla rinden fýrladý: . yaþamaya devam edeyim.Sizinle konuþacak þeylerim var. ben ölmekten ço karým. Azlini teblið etmeden seni sorguya çekmek istiyorlardý.Yegâne arkadaþým. . halim mavi gözleminde hiç görmediðim korkunç parýltý. dizleri ne bir örtü örttüm. Güzel. Maazallah yuvarlanýrsýn. kaþlarým çatarak düþünüyordu. Bu sözleri þaka eden bir çocuk hafifliðiyle. yumurcak? Bu ne? Eðer þimdi senin yerinde olsaydým. bükük boynunla o fok balýðýnýn yýrtýcý pýnýn kurallarýyla seni parçalamaya azmeden bu adam "kurt ile kuzu" masalýndaki canavar gi bi sudan sebepler arýyor.Yaþamaya. dün akþam mühim bir karar verd m. hayretten aþaðý düþer olurdum. Seni. beni zorla pencerenin kenarýndan indird i. Bakýyorsun öyle derinliklerin. Siz. vaktin geldiðine hükmettim. Vaka hakkýnda sana bugün biraz tafsilât verebilirim : On gün evvel vilayetten bir müfettiþ geldi.Ne söylüyorsun. ÇALIKUÞU 377 Nihayet. ellerimi uzatarak.Yaþamaya karar verdiðimi söyledikten sonra artýk aþaðý düþmemden korkmak manasýz deðil mi y? Bu kararý niçin verdim? Bunu size söyleyeyim. tuhaflýklarýn. bun ak bir askerin az buçuk çið kelimeleri karþýsýnda bile renkten renge giren masum yüzün.Siz merak etmeyin. Bu sözü. . sararmýþ çocuk çehrenle. Peki Feride.. o oudala olduðu kadar iðrenç iftiralarý tekrar ediyor. Ne olursa olsun.Neye? . gülerek söylüyordum. zavallý.. kendimi öldürmemeye. dinliyorum. dedi. Çünkü birkaç gün. Görüyorsunuz ya. Faka mademki bu kadar kendine hâkim olabiliyorsun.Bu ne demek? . Bir kolayýný bulabilirseniz ne âlâ! Hayruüah Bey. Konuþmak için biraz daha beklemek istiyordum. . . ihtiyar doktor. Bunlarý ben de düþündüm. ürk nle o fok balýðýnýn karþýsýnda yalnýz býrakmak! Hayrullah Bey. Þimdi... konuþalým.fakat aþaðý in. Sonra. size memnun olacað rdan bahsedeceðim.SöyleP. çenesinde lakýrdýlarýn i birbirine çar ptýran bir titreme ile yumruðunu sallayarak: ÇALIKUÞU 379 . babam sizsiniz. Feride! Bakýyorsun parmak kadar hiçten bir oyuncak ol uyorsun. Evvela cesaret edemey eceðim.Güzel aðzýmý öyle bir açtým.neþeleniyordum. söyle. Bundan baþka çarem kalmadýðý halde yine cesaret edemiyorum. Peki kýzým. encümen odasýný gözümün önüne ge siyah çarþafýnla. Ölmeye cesaretim o madýðýný anladýktan sonra.. ne olur. hamim. Doktorun koltuðunu pencerenin yanma çektim.. benim çocukluðum aðaç dallarý üstünde geçti. ben de bundan baþka bir þey istemiyorum. o fok balýðýný öyle bir kalayladým ki Feride.Feride. saf bir tavýrla söylemiþtim. O. Doktor Bey. Doktor Bey. O anda kurþu damla kaný çýkmayacaktý. Hayrullah Bey heyecanla bileklerimi tuttu. . Bir kere. pervazýn kenarýna çýkýp oturarak: . boynumu bükerek. ne olmaz! Ben gülerek: .Ne anlaþýlmaz bir mahluksun sen. Birçok sebep var. Fakat sen aþaðý in Allah aþkýna. O gece "Onba-þý"nýn getirdiði kâðýt bir nevi celpname id de.Gayet sade. sakin. olgun bir ciddiyetle bunu düþünmüþtüm.. muallime ol maktan katiyen ümidini kesmemelisin. dedim. Fakat nasýl? Bana bir y gösteriniz. . ne kadar sakinim .

All ri. .Nihayet siz de teslim ediyorsunuz ki. Feridecik. Hayrullah Bey. ateþe yandýn. Þimdi sana karþý mesuliyetim ik at oldu. . ölümü düþünmekte hakkým varmýþ. Senin saadetinden-iyi neye sarf ed lirim? Vereceðim cevabýn onu kýzdýracaðýný biliyordum. 380 Reþat Nuri Güntekin . benim aleyhimde mahkemeye müracaat ettiðini haber aldým. sana bir þey daha söyleyeceðim. senin ne benim le yaþamana ne kendi kendine yaþamana imkân var. bu saatte her þeyi açýk açýk konuþmamalý? Mahalle namýna kaymakama bir heyet gitmiþ. Dediðim gibi. Ne yapacaðýz Feride? Nasýl hareket edeceðiz? Sen nasýl müdafaa edeceðiz? Ölmeye mahkûm bir hasta mazlumluðuyla yüzüne baktým.Bu arada ne olduysa sana oldu. Onun için lâzým ki. onlar benim için büsbütün bitti. fakat bu zaruriydi. nereye gitsen seni takip edecek. ailenin yanýna dönmey var mý? Baþýmý önüme eðdim: . peki. çalýþmak istersen buna imkân yok. Beraber yaþay lým.Doktor Bey.Hayýr. beraber düþünmeye devam edelim. söküp atmak mümkün deðil. Þimdi benim muhakememi takip et Feride. saf tavrýyla devam etti: . Fok balýklarýnýn karþýs resin diye deðil. Ýstanbul'a. benden ayrýlma desem buna razý olmazsýn.. mazlum bir ev kýzýsýn: "Kýnalý kuzu" dedikleri cinsten bir kýzcaðýz. doðrusunu istersen. ihtiyar doktor gözlerindeki o vahþi parýltý. kendi gönlünün rýzasýyla . þakaklarmdaki korkunç kýrmýzýlýk sönünceye kad ra yine eski halim sesi. Benim kadar baþý dara gelmeyen bir insan. deðil mi? Hülasa. . Mazindeki þüpheli bir nokta. fakat gayet mahzun bir þikâyetle yüzüme baktý: ... fakat olmuþ. bir ihtiyar. her çapkýna. Doktor Bey. Bugün bir çaresini buls k bile. bunu yine tamir edeyim.Teþekkür ederim. baþýný eðiyorsun. Ýçimdeki derin ümitsizliðe raðmen hâlâ .Hayýr. Alakaný katiyen kesmen lâzýmdý. F t ne yapalým ki.Evlenirsen bahtiyar olacaðýna benim de o kadar kanaatim yok.. Senin gibi. Haydi. O melun. meslekten artýk bir þey ümit edemezsin. Haksýz þüpheler hayatýný zehirleyecek. Müfettiþlere yaptýk temizliðini bir kere de mahkeme huzurunda tekrar için o günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. Ben ihtiyar bir kýz olarak ölmeye azmettim. samimi arkadaþýndan küçük bir yardým bile kabul edemeyecek kadar maðrur bir kýz bahusus bu bu dedikodulardan sonra tek baþýna nasýl yaþar? Seni tekrar evlendirmeyi düþündüðüm bunun de. deðil mi? Cevap vermeye cesaret edemiyorsun. bön. Arada sen.Peki. ayaklarýnýzý öpeyim. bu dudaðý gülmek ve etrafýndakilere saadet vermek için yarattý. B mamalýydý. Bu kadar birbirimizle anlaþtýktan sonra ortaya böyle söz atman ayýp.Ýki gün evvel. bu leke. öyleyse ne yapacaðýz? Zaruret falan çekmenden korkum yok. Çünkü baþýna bu felaketin gelmesine ben sebep oldum. ben hangi sýfatla sizden böyle bir para yardýmý kabul edebilirim? Na sýl bir insan mevkiine inerim? Hayrullah Bey kýzmadý. Feride. kalb ine öyle yer etmiþ ki. ayýp. fakat bu mesele. yarýn baþka bir bahane ile seni vuracaklar. Hemen zorla sana istifaný ya zdýrdým diye ileride benim için fena düþünmeni istemem. mahdut.. hiçbir þeye ehemmiyet vermiyor gibi görünen tavýrlarýna ade ruhlu..Ayýp Feride. her þeyden bahsedin.Peki küçük. Çünkü benim az buçuk serv ikimize de yeter. Korka korka dizlerimi k k: .Fakat Doktor Bey. sen bütün serbest. Þu güneþe. Fakat. Doktor Bey. Herke- ÇALIKUÞU 381 sin kabahatini açýk açýk yüzüne söyleyen bir "kör kadý" olduðum için beni zaten kimse sevme e ile niçin bana da bir darbe indirmemeli. Feride. fazla olarak o vakit belki ben d e bulunamayacaðým. . her se rseriye seni tahkir etmek hakkýný verecek. bunu ben de emin bir çare telâkki etmiyorum.Baþka bir çare: iyi bir gençle evlenmen mümkün deðil mi? . paramý ne yapacaðým diye düþünüyordum. Doktor Bey. Kimseden yardým kabul etmek istemezsen. akrabamdan olmayan bir genç kýzla yaþamamýn örfe ve þeriata aykýrý göründüðünü s senin baþka bir memlekete gönderilmeni istemiþ. Benim ailemden. beyaz býyýklarýný diþleriyle çiðneyerek düþünüyordu: . þu aðaçl nize bakýnýz Doktor Bey.

istedim ki çok.Yeter artýk Feride. hem hususi iþlerin i görmek. Hayrullah Bey. çok yanlýþ bir iþ tuttuðu itiraf edeceðim. ne söyledim. Ýzmir'den müthiþ bir gelin elbisesi getireceðim. ruhun iðidir. Öbür sabah baþkasýnýn odasýnda uyanacak genç kadýnýn. sen hocalýk ve analýk. Aðaçlarýn çýplak kollarýndan döktüðü bu yapraklardan bazýlarýný rüzgâr. Öbür Perþembe.Sana ben bir de yüzgörümlüðü veriyorum. evvelki gün izmir'e gitti.O halde. niþanlý haným. Yeni bir deftere yeni hayatýmý yazm aya baþlamak mümkün deðil. O. Hayretle yüzüne baktým. Etrafta bulduðumuz kimsesiz çocuklarý oraya toplayacaðýz. bi amýza otuz beþ. pencereden içeriye klarý üzerine savuruyor. Yapraklan dökülmüþ kuru dallarýn arasýnda parlayan sonbahar güneþine elini uzattý: . Ömrümde yemediðim bir haltý yedirteceksin. Hem seni öy telli pullu gelin olmuþ görmek isterim. Ben.. birkaç damla gözyaþýndan ibaret olan Çalýkuþu ile ne alakasý kalacak? Çalýkuþu bugün defterinin gözyaþlarýndan kirlenmiþ sayfalarýna dökülen sonbahar yapraklarý or. yeter artýk. kýrk senelik bir zaman sokmuþ. Keþfet bakayým: Küpe deðil. gülmek için r gibi titreyen yaramaz dudaklarýndan daha büyük facia görmedim. 382 Reþat Nuri Güntekin Bir haftadan beri Kuþadasý'ndayým. ona bir koca gözüyle bakmak mecburiyetinde kaldýðým günden beri bu s prak da sarardý.Ben hayli ihtiyarým. nekahat günlerimi geçirdiðim odanýn penceresi önünde yazýyorum. Bizim "Alacaka-ya"daki çiftliði ben otuz. sevildiðimi de bilmiyor deðildim. ben yirmi yaþýnda delikanlýlardan daha dinç bir adamým. Karýnca ayaðý gibi minimini yazýlarla dolan mektep defterimin son sayfalarýna geldim. ergen adam sayýlýrým. Be doktorluk edeceðim. her þeye raðmen seninle mesut olabilirdim. ne yazdýmsa hep senin içindi. Hayrullah Bey. ama hiç ehemmiyeti yok. artýk söyleyecek neyim kalýyor ki? Hem yarýn baþkasýnýn karýsý o una ne hakkým. Ben. dizlerinden örtüsünü atarak odanýn içinde epeyce dolaþtý. Tuhaf bir tavýrla itiraz etti: . Ben. önüme bakýyordum. Sen bana bakma. fakat bu bana kâfi gelmedi. Aklýný yorma bulamazsýn.Yok. Hayrullah Bey. Kollarýmýn arasýnda nice göz rþýmda ölmek mecburiyetinden bu kadar sükûnla bahseden bu güzel çocuk yüzünden. Bir yetimhane. sefaletin. ihtiyar arkadaþýmýn sönük mavi gözlerindeki þefkat. Bu akþam dönece dair telgraf aldým. kýrk kiþil r yetimhane þekline sokuyorum. hem de eve bazý yeni eþya almak üzere. Bu satýrlarý. Evet. h arça naðme. bir þey söylemiyor. emelim kursaðýmda kalýr. sözüne devam etti: . temiz ve menfaatsiz muhabbeti de son bir yeþil ÇALIKUÞU 383 yaprak gibi yaþýyordu. sonra önümde durar . her þeye raðmen sev iliyordum. Yarýn gelin oluyorum. acýnýn türlü þeklini gördüm. Hazýr ol Feride. Yanlýþ. bu adeta benim yaþlýlýðýmý baþýma kakmak demek olur. Bu yeni eþyaya lüzum olmadýðýný söylemiþtim. Beni çocuk gi hüngür hüngür aðlatacaksýn. merhamet. Gerçi kudret. * Bu son ayrýlýk saatinde niçin hakikati saklamah? Bu okumayacaðýn defteri ben senin için yaz Kâmran. Bahçedeki dal urmayan bir kuru yaprak yaðmuru yaðýyor. Ne h azin tesadüf! Sergüzeþtimle beraber defter de bitiyor.Hoþuna gidecek þeyi nasýl keþfettim. . Evet.þeylerden ayrýlmak ister mi? Hayrullah Bey. memnuniyetle gülerek: . ne cesaretim olacak. Seni þeriatlerine uyacak bir sýfatla evimde alýkoyacaðý a edeceðim.. Asýl gençlik. eliyle aðzýmý kapadý: . ama müthiþ bir yüzgörümlüðü. hayat böyleymiþ! Buna da katlanmak lâzým. Ne yapalým. son çareye baþvuracaðýz.

Ben. öteki þeyi düþünmene mani olmak. Mesela. ne güzel mektuplar yazabiliyordu? Ben. dört beþ sene kadar da Feridecikle niþanlý kalmýþtýn. kendi sevdiðim kadar deðilse bile -çünkü buna imkân yok. hazin. gül yüzünü hatýrladýkça hâlâ yüreðim sýzlar. . (Feride 'nm jurnali burada bitiyordu.. Bak. pehl n.. Senin Sarý Çiçeðin -taþ atmak için söylemiyorum Kâmran. hakikaten sana yaranmak kabil olmuyor..Yok oðlum. Çeþit çeþit insanlar gördün.Evet. rüzgârýn sonbahara kadar haykýrýp aðladýðý uzun geceler esli. . gitsem seni affetmeyec m Kâmran. Mamafih. Aziz Bey ellerini birbirine vurdu: . günden güne daha genç . ben. ben altmýþýma giriyorum. kendi payýma müthiþ eðlendim. Gönlümün içindeki derin.Hayýr nankör. tebdilihava için memleketinize davet edilmiþ bir hastaya böyle söylenir mi? . Beni. Makine gibi söylüyorsun. Ben. Sevdiðin bir kadýnla evlendin.pek çok sevileyim. ümitsiz hayalini sevmekle.ona yakýn sevi .F 25 386 Reþat Nuri Güntekin . çocuklarýmýza iyi bir anne olacaktým.Eniþte.. Çalýku-þu'nun bülbül gibi sesini. be senin çocuklarýna. Çalýkuþu . küçük.. sen o cevaplarý da düþünerek vermiyorsun ki. deðil mi Kâmran? Halbuki ben bunlarý hiç. Buraya ilk geliþimde ben. oðlum. Hatta yaptýðým tecrübelerle rýný sevmekle sanma sakýn. seni sevmesini. Seni gerçi düþündürmek istiyorum. karýsý olacaðým biçare ad mbak gibi masum bir kýz zannediyor. artýk ümidimi kesiyorum. Yarýn. Kâmran. boþ yere düþündürüp yormak için bir ka . benim yaradýlýþým baþka türlü. Kendine gel. Bugün sade dört yaþýna yak r. köçek. . Zeyniler mezarlýðýnýn karanlýðýnda.Etme. þu Fe-ride'ye nasýl kýy . kendini sevdirmenin de bir yolu var. Hâlâ aklýmdadýr. eniþte. göz ve izan var. . Bu kadar sevilmeye benim hakkým var mýydý? Zannetmem Kâmran. .. ben. iki saatten beri belki yüz þey sord Evet" yahut "Hayýr"dan baþka cevap alamadým..iki saatte. ölsem. Seni canlandýrmak kabil deðil.) 385 BEÞÝNCÝ KISIM I IvÂMRAN. yanýk çýngýraklarýnýn tirediði bu ovalarda.Güzel tedavi ve tebdilihava usulü. cahil bir kýzdým nin. Hani.Ayþe Teyzem duymasýn. O kadar. velev "evet". senin hayalinin kollarýnda yaþadým. Aradan on rkasýndaki arka bahçeye bakmaya yüreðim tahammül etmez.. ne yanlýþ! Sevdanýn hiçbirinin. yýprattýðýný z Kâmran. asýl bugün dul kalýyorum. bir . ben hayalimde onunla barýþýyorum. bozuk yollarda sarsýlan arabanýn köþesinde akþam rüzgârýna karþý pardösüsünün yakas ara'yý seyrediyordu. zurna dinledin. üç gün evvel bir d nesiyle seni köye götürdüm. Gözlerini zorla denizden ayýrarak gülümsedi: .kim bilir ne kadar cazibeli bir 384 Reþat Nuri Güntekin kadýndý? Kim bilir sana ne güzel þeyler söylüyor. iki yüz cevap az deðil zannederim. Ah Kâmran. sen yine bir parça benimdin. mademki seni etti. ama senin derdinin bununla alakasý yok ki. davul.Duysa da umurumda deðil. seninle yol arkadaþlýðý etmek iþkence billahi. sen kendini fena býraktýn.. Allah aþkýna. Kâmran. ben bütün ruhumla senin. "h ayýr" gibi kýsa cevaplar olsun. Söðütlük bahçelerinin ýlýk iðde kokularýy hep seninle yüz yüze. seneler amma çabuk geçiyor! Hakkýn var ya.Size anlatmak kabil deðil eniþte. eniþte.. inkâr etme. Tekirdað'a geleli on sene oldu. at maksadým yormak deðil. bu dul kadýn ruh ve vücudunu benim kadar hýrpaladýðýný. hiç bi lmiyordum.iyi ama oðlum. fakat sen eðlenmedin. Bütün ol lere raðmen. Yine böyle bir aðustos günüydü. daha ihtiyar görünmüyor muydum? Kâmran güldü . inan bana. iki yüz suale. biz asýl bugün birbirimizden ayrýlýyoruz. senden ayrýldýktan sonra öðrendim.Ben. .

kaþlarýný . kimse bana inanmýyor. tabii inanmayacaksýnýz. keþke bunu bilecek. ona ka bir insanlýk ve merhamet vazifesi ifa etmek istedim. Size bir delil da im.Söyledim ya. bu gözlen: "Benim. yalnýz dikten sonra bir gün böyle. vefasýz baþýný çaðlayan kenarýnda sevgilisinin dizlerine koyarak. Tam o zaman o aksi hastalýðým baþladý.Eniþte. . Emin ol nýz bir þey var. Onun sade deðil izzetinefsi de yaralanmýþtý.sene bile tamamýyla mesut olamadýn. en dünyada hiçbir þeyi. senelerden beri bana dargýn.Kâmran oðlum. iki seneden beri çok bahtiyarmýþ. garip göreceksiniz. Öyle günlerim oluyor ki. Þehirden üç dört saat uzak mesafed . Burada Feri de'den bahsedebileceðim yalnýz Nermin var. kolayca kendini avutacak bir kýz olsaydý. Düþün eniþte. ne yaptýðýmý hiçbir zaman kendim de bilmedim. Çalýkuþu. Aziz Bey. Bana. Zaten kimse ÇALIKUÞU 387 inanmýyor.Mademki münasebetsizlik etmiþtin. devam etmedi. Nermin. birdenbire üstüne düþmekten korktum. Hayatým bazý sergüzeþtleri. bugün on yedi yaþýnda. o kadar. uzaklarda tek tuk kýzýllanmaya baþlayan balýkçý ateþler diyordu. n ar mütees388 Reþat Nuri Güntekin sirdi? Aradan hiç olmazsa altý aylýk bir zaman geçmeden beni görürse belki büsbütün hýrçýnl k. öyle hatýralarý var ki.Yamansevda. Feride buraya ge ldiði vakit yedi yaþýndaydý.'de onu bulmaya gittiðim vakit ise iþ iþten geçmiþti. Baharý zorla beklemiþtim. Feride. Kâmran. .O cihetten müsterih olunuz eniþte. Sana bir düþkünlüktür arýz oldu. Feride. Feride'yi: "Beni salýncakta sallay entarili ablam" diye hatýrlýyor. Sen karýþýk ruhlu bir adamsýn Kâmran.. Arkadaþlarýmdan bir mülkiye müfetti karýsý -ki Feride'nin eski bir arkadaþýdýr. söylüyor. sen korkarým ki o vakit de ikinci bir budalalýk ettin. Bir türlü kendini top-layamadýn. hiç olmazsa mesut olurdu. Kâmran. isviçre'de ve daha bilmem nerelerde hastaný tedaviye çalýþtýn.Burasý doðru eniþte. B. inanmýyorsunuz. A/iz Beyin de neþesi kaçmýþtý. Feride'nin hasta bir bes ekârý sevdiðini. Marmara'dan gelen serin akþam rüzgârýndan çekiniyor gibi boynunu pard yakasý içinde daha ziyade saklýyor. düðün eðlenceleri için i bir aydýr burada durduðumu sanýyorsunuz? Darýlmayý-nýz. eniþte. Kadere ne denir? Geçen kýþ fat etti. öyle derin bir infial için zden ayrýlmýþtý ki.Yanlýþ hareket ettim eniþte. Kocasý ihtiyar. bunlarý ölürken hatýrlarsam aðlayarak öleceðim. hiçbir insaný Feride kadar sevmedim. Bir baþýna yabancý memleketlere gitmek için kim bilir. senelerce bu baþý. bir hastaydý. Nermin'e entarili ablasýndan bah settirmek için lisanýmýn bütün kuvvetini sarf ediyorum. . yaman aþk!. hayal meyal aklýnda kalmýþ. Tebdilihavaya ihtiyacýn vaf dedikleri zaman ilk aklýma gelen yer Tekirdað ol du. Fakat sizi temin ederim ki. hatta epeyce heyecanlý sergüzeþtleri oldu..O. Öyle sanýyorum ki. eniþte. þaka ediyormuþ. teyzem öyle. Münevver yataða düþtü. bunu tamire imkân yok muydu? .Anlaþýlýr dava deðil. üç senelik hayatýný hastabakýcýl . Feride sözünü aðzýma aldýrmýyor. .. çok yanlýþ hareket ettim. herkes öyle. ya öteki? . siz de. yine o acý gülümsemesiyle cevap verdi: . Bir çocuðun öyle halleri. deðil. Ben burada. gözüyle göre en iþittim. benim yüzümden ölmesi mümkündü. gözlerin tambur çaldýrdýðýný söylediler. . takat hiç z annetmem. izini keþfettiðim vakit.geçen sene bir gün Kuþadasý'nda ona tesadüf et kisi gibi mütemadiyen gülüyor. Çahkuþu'nu. Beni buraya sizin davetleriniz mi getirdi zannediyorsunuz? Köy.Ne tuhaf insansýn Kâmran? Peki. Annem öyle. acý bir gülümsemeyle baþýný salladý: . Ne istediðimi. o kadar. . Feride'ye karþý zaafým. Müjgân. Kâmran. daha büyük bir delilik edecekti. diþleri arasýndan mýrýldandý: . fakat zengin bir doktormuþ. Feride'den ümidi kestikten sonra. bulunduðu köy mek de yakalamak için yola çýkmaya hazýrlanýyordum. Üç a dým. ondan bahsetmeye hakkýn yok!" diyor. ilk gençliðimin birka asýný aramaya geldim. Hâlâ hasta gibi Feride ile ne alakasý var? Sen baþka birisini seviyordun.

çünkü ihtiyarlýk. teyzeni de beni de berbat etti. kýsa tersane elbisesiyle Çalýkuþu'nun önünde yür n ucu ile taþlarý sektirdiðini hâlâ görüyordu. artýk devam etmeyelim.Öyle mi? diyerek arkasýný çevirmiþti. Kenarlarýndan doðru dolmaya yüz tutmuþ. Size uðurlar lsun. fakat kelime bulamýyordu. seçkin menekþelere benzeyen bir gece baþlýy Genç adam. onun da beni bu kadar çabuk unutmasý doðru muydu? Mamafih. Haydi oðlum. kadýn kalbinin o kadar inatçý olan gizli in den biriyle senelerden beri Kâmran'a dargýndý. akrabalarýndan bahsetmek istemiþ.Müjgân. Evdekilerin merak edeceklerini bildiði halde bir türlü gitmek istem iyor. Bir adým geri çekildi. O akþam. Arkadaþý. Kâmran. Herhalde seni sarsan yollar deðil. Aziz Bey içini çekti: . Yürüye yürüye eve geleceðim. düþüne düþüne geri dönerdi. onu koltuklarýndan tutarak yürüme talimleri yaptýrýrdý. sende bir hal var! Genç kadýn bir þeyler söylemek istiyor. Buna mukabil halinde bir tuhaflýk. ka e iç duvarýn arasýndaki köþeyi göstererek: . Kocasýnýn bu muvakkat memuriyetle Anadolu'ya gittiði günden beri çocuklarýyla beraber Tekir að'da oturan Müjgân.idare adamlarý hakikaten bedbaht insanlar. biraz solgun ve süzgün görünen bu güzel yüz gülüyor. Feride'ye karþý kusu rým. hava pek güzel de. Geç kalýrsan. iftira Ne iyi etmiþler de yedi sene evvel beni bu mutasarrýflýktan azletmiþler. arabadan iniyorum. Irgat baþý gibi. çürük tahtalarýn üstüne oturarak ayaklarýný sallamýþtý. ne o insanlarý artýk hatýrlamýyorum bile!" demiþ.Hiç Müjgân.Kâmran. on senelik uzak bir maziye. onun ateþböceklerinin yýldýz benekli yeþil karanlýðýný uzun uzun seyretti. b açlýktan bayýlýrýz. Ekseri akþamlar er caddeye çýkar. ha . Ben. Daha baþka þeyler söyleyecekti. eski bir rüyanýn izlerini arar gibi yollarda gecikiyordu. hayretle baþýný çevirdi. ne kadar yavaþ yürüyorsun? Nerede kaldýn bu vakte kadar? . Tekirdað'da bulunduðu yirmi günden beri âdet etmiþti. On sene evvel yine böyle bir aðustos son uraya kadar gelmiþ. daima sakin yüzü az heyecan görünüyordu. sokak kapýsýnýn önünde beyazlý bir kadýn hayaleti gördü. o meraktan. Karþý dað emiþti.Ýyi tahmin ettin Müjgân. beyaz.Bak. Uzakta. bahçe aralarýndaki yollardan birinin yanýnda durdu. Müjgân. güneþin altýnda yandým. son llarýn alacakaranlýðý içinde yavaþ yavaþ. Müjgân'dý. Kâmran'ý görünce uzaktan kolunu sallamaya baþladý: . Feride'nin bu yoldan çýktýðýný görm açlarýnýn lüleleri çýkan baþörtüsü. Kâmran. Feride -altý seneden b st gözlerini her yumdukça gördüðü gibi. ne o memleketi. Onun yanýnda Feride için bir tek kelime söyl miyordu. Kâmran. bunu biliyorum. Bu bozuk yollar. hüzünle gülümseyerek cevap vermiþti: . Þu yollarý senelerce evvel kendim yaptýrdým. Vakit epeyce geçmiþti. haksýzlýk- ÇALIKUÞU____________ 389 larým çok eniþte. Fakat. istanbul'dan.ta yakýnýnda. bir akþam Kâmran'a: .Çok yorgun görünüyorsun. bahçelerin arasýndan yavaþ yavaþ eve dönerken iyiden iyiye akþam olmuþtu.te yirmi kadar çocukla uðraþtýðýný. Kocasýndan yarým saat ayrý emiyormuþ. Kâmran. galiba uzaklara gittin? demiþti. kalbinin içinde gülüyordu. pek mesut olduðunu söylemiþ. Her akþamüstü buraya kadar gelir. siz de insaf edin. fak at geç kalma. Bebeklerinden birer mavi yýldýz parlayan bu ÇALIKUÞU 391 gözler gülüyor. bunlar lüzumsuz sözler. Feride çabucak sözü ka Ben. Reþat Nuri Güntekin 390 s" A. Kâmran'ýn arabadan indiði yer yine o köprübaþýydý. fakat Müjgân bu sözden bir þey anlamýyor gibi dudaklarýný b . Müjgân'ýn bu gece yanýnda çocuðu yoktu. çok uzaklara gittim. bugün kim geldi Kâmran? dedi. beni fena hald e sarstý. . iç kapýdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydýnlýðýn için nin ela gözlerini gördü. Kâmran.

gelir gelmez arkadaþ olduk. Hafifçe eðildi. Sofranýn baþýnda çocuk gibi maskaralýkla iz Bey: . Yalnýz sen bir felakete uðramýþsýn Kâmran. Dokt iþten iki ay izin verdi. Allah onun ömrünü Ne versin. bir daha görmekten ümit kestikleri bir günde yuvaya dönen Çalýkuþu. Feride'yi elinden tutup Kâmran'ýn önüne getirdi.Bugün. Siz. yemeðin sonuna doðru . Senelerden sonra. beye. Kâmran'a "aðabey" desen pek doðru olur. söylemeye devam ettikçe yavaþ yavaþ açýlýyor. Zaten ben. Bir tek korkusu vardý: içeriden onun geldiðini fark etmeleri. lambal dönen pervaneler.Sahi. bu dak .Güzel ama. gezmeye alýþmýþ insanlar için ne kadarcýk bir yer. eski günlerinin rikkat ve muhabbet dolu bir parçasýný da beraber get rmiþ gibiydi. deðil mi Kâ Müjgân. . genç adam bir þey düþünmüyor. dedi.Sen nasýl istersen öyle olsun Feride.el bir rüyayý kaybetmekten korkanlar gibi bir an gözlerini yumdu. Birbirlerine söyleyecek söz bulamýyorlar. Kâmran kýrgýn bir tavýrla cevap verdi: .. kardeþine "Hoþ geldin. istanbul'da iþittim.Ne vakit geldiniz? . öðleye doðru. Artýk sakin sakin konuþabiliyorlardý. dedim. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. Cevap beklerken Kâmran'a bakmýyor.Ah Çalýkuþu. deðil mi Kâmran aðabey? dedi. Hiçbirinizin orada olmadýðýný hab ki teyzelerimi. küçüklerle öyle çabuk ahbap olurum ki. yanýnda dayanacak bir yer aradý. hanýma. içinden nasýl gelirse.. Feride. korka korka: . On gün evvel Ýstanbul'a gelmiþtim. birkaç kelime ile seyahatini anlattý: . Bütün yüzler gülüyor. an doðruya onun aðabeyi sayýlýrsýn Kâmran.Teyze çocuklarý hemen hemen kardeþ demektir. çýngýr çýngýr baðýrarak Kâmr dikten sonra yanlarýna koþtu. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. tekrar söze karýþtý: . ateþböceklerinin kaynaþtýðý karanlýklarda gözleriyle bir . gecenin içinde parýldayan ela gözlerini görmek bir saadetti ki.Seni unutmadýðýma Kâmran aðabeyim de þahittir. d klarýyla birbirlerine gülümsemeye çalýþýrken gözlen yaþlarla perdeleniyordu. sözleri. Ne güzel çocuðun var Kâmran. Feride. Genç kýz. Aðýr manalarla dolu bir sesle: . Sadece. Feri-de'nin erkek kardeþi olmadýðý için sen. çok müteessir oldum r az bir zaman içinde zevceni kaybetmek ne felaket! Fakat küçüðün var. þimdiye kadar benim kucaðýmda oturdu. b r ay.Sizi tekrar görmek memnuniyetini söyleyebilmek için kelime bulamayacaðým Feride Haným.. sonra dediðim gibi. Hatta. tavýrlarý o eski yaramaz çoc lerini tekrar bulmaya baþlýyordu Onun sesini dinlemek. demin de söyledim. akþam yemeði bir düðün ziyafetine benzedi. gece böcekleri gibi.. Bu söz. Ferýde'ye cesaret verdi. Feride'yi tekrar kollarýna alarak: ÇALIKUÞU 393 . sadece tit-reye tireye bakýþýyorlar. Feride. Eski berrak ahengine sakat billurlar gibi belirsiz bir þikâyet ihtizazý düþmüþ sesiyle: . Zaten Tekirdað.. Feride. sen beni adeta dertli etmiþtin! Sesin kulaðýma geldikçe aðlayacak gibi olurd eðer ben seni ne kadar severmiþim. O kadar sevdim ki.bir þeyler titriyordu. hatta onun bir baþkasýnýn karýsý olduðunu. II O gece. bütün kalplerde -açýk pencerelerden içeri dolan. tekellüfe lüzum yok. Teyzelerimi. hemen hem en öz kardeþ sayýlýrsýnýz.istanbul'da bazý iþlerim vardý. bu da nihayet baþýna geldi Onlarý kapýnýn yanýnda ilk defa gören Ner-min oldu. de i. 392 Reþat Nuri Güntekin ikisi de gözlerini yere indirdiler. çok. Her korktuðu gibi. Feri-de'nin saçlarýna dudaklarýný dokun a kulaðýna söyler gibi gayet yavaþ: . kýrmýzý entarili abladan en ç bahsederdik. bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacaðýný bile aklýna getirmiyor. Kâmran hâlâ bir þey söyleyemiyordu. Ben de öyle. Belki onlardan da beni göreceði gelenler v rdýr. diyordu.Teþekkür ederim Kâmran Bey. teklife.. Müjgân. sana aðabey dememe müsaade eder misin Kam-ran? dedi. Feride abla. oraya dece biraz neþe deðil. çok memnun oldum." desene!. söyleyen dudaklarýný. hepinizi sýhhatte bulduðuma ne kadar memnun oldu m.

Mamafih. þakayý býrakmayacaksýn. her þeyden evvel onun eðlenmesi. Dizlerinin üstünde Kâmran'm çocuðiýna üzüm yediren Feride baþýný eðdi. adeta seviniyor. Kâmran bulunduðu köþede sarardýðýný hissetti.Besime Haným ehemmiyetsiz bir þey söylerken birdenbire aðlamaya baladý. âdeti hilafýna çok erken uyanmýþtý. diyor Parlak ela gözlerinin. diyordu. bir kere de çarþaflý olarak sokaktan erken görebildi. ne güzeldi! Yavrumu bir türlü kurtarmak mümkün olmadý. mahzun mahzun baþýný salladý: . ev ev.Ah Çalýkuþu.Uyandýnýz mý. . Kâmran. sevincinin verdiði sarhoþluktan -yan ihtiyar eniþte. Üçüncü gecenin sabahýydý. rahat býrakmýyorlar. odanýn panjurlarýndan birini ittiði vakit. bu eski þakayý tekrar etti. Sofradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar. derin bir göðüs geçirdi. hâlâ tabiatýn çocuk. Sofrada bir kahkaha koptu. sen yol yorgunusun. Feride'nin kirpikleri yaþla dolu cdet'i daha kuvvetle göðsüne çekti.Çocuðun kaç yaþýnda öldü.Nafile. þimdi evli barklý hanýmlardý. Kâmran Bey? Ne kadar tabiatýnýzý deðiþtirmiþsiniz. Kâmran'ýn g>zli gizli üzüldüðünü gördükçe Müjgân. Ortalýk yeni aðarýyor ran. kýþýn bir yýðýn kartopu atmak lâzým gelirdi.O acýyý bilirim teyze. Aziz Bey. yine o saffetle dudaklarýný bükerek: . Sonra eski þenlik yine yerine geldi. yat artýk. Çalýkuþu' nün bir baþkasýna ait olduðunu ilk lýyordu.Hiçbir þey yok. Öyle ki. söyledikçe artan bir mahzunlukla onlara Mu-nise'nin hik sini anlattý: O gece.Tam on üçünü bitirmiþti. Küçükken. saatlerce gelip oturduklarý yetmiyormuþ gibi. Ayþe Teyze: . yüz yaþýna girsen yine deliliði. Fakat. görmeliydiniz. Kaynana olacaktým. dedi. açýlma sý lâzým. yeni doðan güneþe karþý elini gözlerine siper ederek: . eski bir þakasýný tekrar etmek arzusundan kendini alamadý. on sene evve ekirdað'da kendi yaþýnda birçok kýzla ahbap olmuþtu. beni asýl yalnýzlýk yordu. Fakat derhal gözle ini sildi: . biraz kýsa dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle saatlerce konuþtu tamamýyla uyanmýþtý. diþleriyle dilini . Bunlar. benim kirazým ayým!" diye bu dudaðýn ucunu zorla öperdi. 394 Reþat Nuri Güntektn Feride.inci gibi bir kýz. giderken de Çalýkuþu'nu raber sürüklüyorlar. Aziz Bey: . ÇALIKUÞU 395 Etraftan kopan kahkahalar içinde: "Yapma. Baþýný kaldýrdý.Demek senin çocuðun vardý? Bilmiyorduk. Çalýkuþu. ara sýra: . yanaðýný çukurlaþtýrarak mütemadiyen söylüyordu. benim küçüðüm de> hastalýktan gitti. diyordu. Güzide'yi hatýrladým da. yalnýz se len çocuklarýn bildiði o sevimli. Siz de . nazlý hareketlerle dudaklarýný büzerek. ilk çarþafýný dikiyordum. F 'nin üst dudaðýný parmaklarý arasýna sýkýþtýrýr: "Seni yaramaz Çalýkuþu seni. bu iki gün içinde Feride'yi bir kere yemekte. gözlerinin içi gülerek þ . Bir aralýk Besime Haným kocasýyla beýaber Trabzon'da bulunan Necmiye'den bahsediyordu: Feride. eniþte!" diye haykýran Feride'yi zorla çenesin den tuttu. annesini. Feride'yi bahçede gördü. Feride'yi pek az görebildi. bahçe bahçe gezdiriyorlardý. yze tekrar sordu: . diye cevap verdi. hatta yüzün bile çoc eye genç bir kýz çehresi der?" dedi.Ziyaný yok eniþte. Feride? Feride. dedi. Pencerenin açýldýð etmiþti. ben asýl sizin aranýzda dinleniyorum. Sonra dikkatle Feride'nin yüzüne bakarak: "Ne yap ayým. Feride'yi bize býrakmayacaklar. Eskiden sizi uyandýrabil urlarýnýza yazýn avuç avuç çakýl taþý. Feride'nin on üç yaþýndaki kýzýna herkes gülüyordu. Çoktan beri uyuyan Necdet'i hâlâ k llarýndan býrakmayan Feride gülüyor: . Hoþa giderek dinlendiðini gördükçe kelimeleri ezip büzüyor. Çalýkuþu? Kabahat senin. III Bu geceyi takiben iki gün içinde Kâmran. geç vakte kadar oturdular. bir an yüzünü küçüðü dar.Feride. Kâmran. diyordu. evli barklý oldun. kýzým.

Bahçenin içine. Kâmran'ý kocaman bir ceviz aðacý altýna götürdü. Ayný koyunun sütünü içeceksin. Feride de gülüyordu: . acele acele: . hakkýn var. Kâmra n güldü: . sana þimdiden söyleyeyim. sana atkýmý vereyim. göðsünü örttü. bilekleri çenesinin altýnda birle anaklarý açýk avuçlarýnýn içinde. Ben. Sabah rutubetinden müt i hafifçe titreyen Kâmran'ýn omuzlarýný. Dirsekleri dizlerine dayalý. rica ederim.Benim de öyle. . onun iþ görmesine. tekellüf býrakacaktýn? . istediðim gibi deðil. hakkýnýz var. Kâmran Haným dediðim aklýma geldi. orada bu saatte 396 Reþat Nuri Güntekin kalktýðým vakit: "Tembel. Feride? O.Süt.. boynunu. biraz korkarak sordu: . gayret ederim. niçin öyle daldýn? . . .Fakat bu. Bu süzgünlük. ne hissizlik. bu kadar yakýndan ilk defa görüyord biraz zayýflamýþ.Ben de geleyim mi.z. Ben. konuþmaya baþladý. o kendi kendine gelir.Nafile. seni men ederim.Biraz sabýr.. Biraz eðlenerek. ta eskiden yaptýðý gibi gizli gizli eðlenerek: . . "Kâmran Bey" d erken eðleniyorsun gibi geliyor. hâlâ elleri güneþe karþý gözlerinde. süzülmüþtü. Feride. Kozyataðý'ndaki köþkün böyle omuzlarýna kendi küçük lacivert paltosunu koyan kýsa etekli.Doðru. * Feride iþini bitirdikten sonra Kâmran'ýn karþýsýnda alçak bir mutfak iskemlesine oturmuþtu. alaycý Çalýkuþu'nu hatýrlatan bu sözleri söyleyen sesinde kalbe serinlik ve taz k hisleri veren berrak bir akarsu ahengi yardý. galiba üþüyeceksin. sana süt piþireceðim. onun yüzünü bu kadar temiz bir aydýnlýk içinde.. oðlu hasta ettin!" diye beni paylasýn? Dur.Hiç. Kâmran. 398 Reþat Nuri Güntekin hafif kývrýmlarla örtüyordu. hizme tmesine müsaade etmektir. Kâmran'ýn gözlerinde on sene evvelki bir akþamýn hayali uyanýyordu. Bana: "Siz". biraz mahzun devam ediyordu: . elinde dumanlarý tüten bir süt bardaðý ile geldi.. onun mor mürekkeple lekeli küçük parmaklarýný gördü. bu akla gelen þeyin söylenmesine mani olmak ister gibi. Ýster misin Besime Teyzem: "Deli kýz. Bir çengelliiðne ile boynuna iliþtirdiði kýrmýzý yün atkýyý çýkardý. vücudunu geniþ. seni omzunda atký ile görünce. büyük bir adam gibi: "Artýk se benim vazifem!" diyen sesini iþiti.bol bir elbise. Eski hafif. Kâmran.Perþembe saba i bir sabah ziyafetine davet ediyorum. ýsrar etme. fakat göreceksin ki b mbaþka bir þey. Size Anadolu ik ramý yaparým... bunaklar gibi elinden sütünü düþüreceksin. . dizlerin yanacak. yeni uyanan bahçýva konuþan sesi iþitiliyordu. fakat üç gün sonra -Bugün ne? Pazartesi. Birdenbire hürmetsizliðe cesaret edemiyorum. aklýma bir þey geldi de. Üç gün koyunu armutla besleyec eðim. ben rutubete filan alýþkýným. gözlerini daha büyük gösteriyor. kuru dal parçalarýyla gidiyor geliyor. âdeta güzel bir meyve. elinde bakraçla. minimini kýzýný. Sen. daha büyük hürmetsizlik Feride.Þimdi bir parça beni bekleyeceksiniz.Hani teklif.Rutubetin nazik vücudunuzu incitmesinden korkmaz-sanýz fena olmaz. akþamdan bahçede unutulmuþ bir iskemleye o . Bir Anadolu kadýnýna karþý en iyi kompliman.Feride.Kâmran. kenarlarýný be . Kâmran. Bu benim büyük bir sýrrým! Nasýl olacak diye merak e musun? Aman. ÇALIKUÞU 397 Nihayet. Kâmran Bey. insan üstüne güneþ doðurur mu?" diye beni ayýplarlardý. donuk Bursa ipeðinden -dýþarý biçimi. siyah önlüklü. Þimdi bana müsaade.Bizim kendimizi beðendirmek için ev iþi görmekten baþka hiç cazibemiz yok ki. hava biraz serin.

Kâmran'a öyle geldi ki artýk eskisi gibi onlarýn derinl . eniþte. yüzünü yüzüne yaklaþtýrýyordu: . deðil mi? Genç adam. genç adamý sard aðlamak arzularý veriyordu. iriyarý ihtiyara gýda olmuþtu. Kâmran. yine eski aretle kaçýnmadan bakýyordu. onun sözlerinden ziyade sesini dinleyerek bu güzel yüzü seyrederken bir þeye dikkat etti: Feride'nin rengi. Feride. H 'nýn bir halini. Siz üzülmeyin. Çalýkuþu. Demek Feride'nin e.Ziyaný yok. billur ihtizazý daha derinleþiyor. onunla afý görmek için baþýný uzatýyor. Istýrabýn bir genç kýz yüzünü bu kadar gü-zelleþtirebileceðini aklýndan geçirmemiþi. Aziz Bey. Kâmran'a. yuvaya döneli on gün olmuþtu. bakmadan bunu hissetmiþ gibi hafifçe silkindi. baþýný yana çev uzaklara bakýyordu. en ehemmiyetsiz birkaç parçasýný söyledikten sonra birdenbi miþ gibi: . eski ahengine görünmez bir yerinden ince b almýþ billurlarýn donuk. her akþam tekrar ediyordu: .Dikkat ediyor musunuz çocuklar? Eve bir baþkalýk geldi. öyle dalgýn bir muhabbetle fotoðrafý seyrediyordu ki. masum çocuk dudaklarýnda yalvarmaya benzer urp bu ihtiyarýn kollarýnda hýrpalanýyor görüyordu.Bana artýk müsaade Kâmran. sarardýðýný. Çalýkuþu. o vakit. aðýr aðýr madalyonu tekrar göðsüne . bu çehrede öyle ince. Birkaç sene sonra yine izin alýr. masum güzelliði bu beyaz saçlý. farkýnda olmadý.lukla gölgeliyordu. gelirim. Bu dakika. sesindeki elirsiz. aðýr bir tavýrla baþýný salladý: . hayatýnýn en manasýz. ne necip. Bir su kenarýndan bahsederken Kâmran. Feride'yi. gözlerini kapadý: "Sakýn bu. dedi. üzgün bir yürek gibi titriyordu. Zeyniler muhtarýnýn bir sözünü. Gözlerinin önünde çýlgýn bir hayal uyanýyor. 400 Reþat Nuri Güntekin O.. IV Çalýkuþu. bugün misafirler var. Beþ sene evvelki Çahkuþu'nun yaldýzlý bir ýþýkla dolu ela gözlerine ate tulmuþ çiçeklerin hummalý yanýklýðý düþmüþtü. tabii hayatýný yaþayan bir genç kadýnýn mesut rengi deðildi. Feride. Çalýkuþu." diye kendine sordu. Müdür Recep Efendi'nin bir tuhaflýðýný hat erine. tamamýyla eski Çalýkuþu olmuþtu. kaþlarýnýn daðýnýk uçlarýný biraz yukarýya kaldýrýyor n teninde ince mavimsi damar gölgeleri meydana çýkarýyordu. öyle manalý çizgiler aydýnlatýyordu ki. Kanatlarýnýn altýnda adeta bir bahar getirdi. Kâmran'ýn hayatýnda en acý bir ýstýrap ve isyan dakikasý oldu. Zannederim. dedi. kaba yüzlü. bu sefer kýrlangýç kuþl di. daha sana eniþtenin fotoðrafýný göstermedim. Bu en eski çocukluk hatýralarýndan sonra birdenbire hayatýnýn son beþ senesine atlamýþtý. gülüyor: . baþýný sevdiðinin dizler arak gözlerine baka baka tambur çaldýrdýðýn çaðlayan kenarý olmasýn. belli etmeden gözucuyla Feride'ye bakýyordu. dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle. þakaklarýnýn derisini geriyor. Feride. Geçici bir fýrtýna ile örselendikten sonra tekra . canlanan hareketlerine bazen hiç þüphesiz bir yorgunluk düþüyor. Saçlarýný dýþarlýk kýzlarý gibi ortasýndan ayýrarak iki kalýn örgü ile yanlarýna býrakmýþtý nýnýn. cesaret etti. Hatýralarýna çöken bu dumandan bahsederken. titrediðini belli etmemeye çalýþarak fotoðrafý aldý. Yazýk ki bir gün daha geçti. ince bir altýn kordonla boynuna baðlý bir altýn madalyon uzattý: Genç adam. nihayetini görmek mümkün deðildir.. Kâmran. Bu ten koparýlmadan solmaya mahkûm güllerle aþksýz ihtiyarlamalarý mukadder kýzlarda görülen humma er gizli bir ateþ.Kâmran. þikâyetli ihtizazý düþmüþ sesiyle çocukluk hatýralarýndan bahsedi Kâmran.Aklýmda kalmadý. gözlerini de bir duman buruyor. Sabah güneþi. Çalýkuþu. Bu gözler yine eskisi gibi gülüyor. mustarip bir þeffaflýk vardý. Hem de önüm kadar gün varken. nazlý. Kâmran. ne güzel bir yüz. Niçin þimdiden kendimize zehretmeli. On beþ yaþýna kadar. Fakat. buraya gelinceye kadar olan vakalarý hatýrl ötesini bir duman kapladý göremiyorum. diyordu. ona daha yeni bir hatýra sordu: ÇALIKUÞU 399 Feride. utancýndan dalga dalga kýzaran yana yarý kapalý ela gözlerinden dökülmüþ yaþlar. diyordu. sakat.Þu çehreye bak.

" de." de. Kâmran'a en ziyade dokunan þey de. Aziz Bey. büyük cevizin sabah ziyafetine davet ediyordu. ihtiyatý elden býrakmýyorlar. çocuðun baþýný uzun uzun okþadý. . .Býrak Feride. ÇALIKUÞU 403 . Dudaklarýnda tutuk nefeslerle: . onlarda en eski zamanlardaki: "Büyük aðabey" ile "Kü ardeþ" hislerini yeniden kuvvetlendirmeye çalýþýyorlardý.26 402 Reþat Nuri Güntekin diyordu.Öyle deðil. Gitmek sözünü iþittiði zaman daima biraz mahzunlaþan Çalýkuþu: . hala. Feride. . Bu çöreklerin ismini bilmiyorum. Çalýkuþu'nun kollarýnda uyuyup kalmasýný beklemek lâzým geliyordu. Feride. hala Çalýkuþu . ne de olsa baþka yuvanýn annesi. kapalý panjurlarýna vuran hafif taþ sesleriyle uyandý. Fe-ride'nin taþkýn þenliði.. çöreklerin üstüne bu tatlýdan sürerek Kâmran'a veriyordu: . ona baðlanmýþlardý.ze çiçekler gibi günden güne açýlýyordu. Çalýkuþu gülerek: . yalvaran bir çocuk gibi boynunu büküyordu. Çalýkuþu.Sevdim. Bunun. onlarýn yanýnda da ihtiyatsýz bir kelimeyle bu n maziyi uyandýrmaktan öyle korkuyorlardý. inatçý sarý baþýný sallayarak: "Anne. gülbeþekeri beðendin mi? Genç adam.Bir daha söyle. Kâmran. Fakat baþka bir cihetten niyorlardý.F.Söyle bakayým Necdet. fakat tatlýya gülbeþeke r diyorlar. bir gün Feride'nin onunla kavga ettiðini iþitti. sabahta lerini býrakmýyorlar. fakat Necdet ona itaat etmiyor. yanaklarýnda ateþler uçarak. Kâmran.Misafirliði biraz daha uzatmak mümkün deðil mi? diye sordu. . Mamafih. kahkahaya boðuyorlardý.Ben. gülerek cevap verdi: . sonra reçele benzeyen pembe b rdý. Feride ile Necdet arasýndaki büyük dostluktu. . onu böyle uzaktan g r þey istemiyor gibi görünen Kâmran'ýn halim.Beðendim. hemen en ayaklarýnýn dibine oturdu. "Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Feride. Gülbeþeker'i sevdim. utancýndan kirpikleri titreyerek yüzünü on laþtýrýyor.Þimdi söyle bana bakayým Kâmran.Bunlar benim elimin marifeti.Beðendim ve sevdim. köþkü þenliðe. iþini bitirdikten sonra yine o alçak mutfak iskemlesini bularak Kâmran'ýn karþýsýna. Kâmran biraz korkarak: . Onlarý ayý ilmek için çocuðun. Büyükler. varsýn öyle desin.imkân yok eniþte. sakin bahtiyarlýðý onlara biraz emniyet verme amýþtý. ilk günlerde beþ senede kapanan esk alarýnýn yeniden açýlmasýndan korkmuþlardý. Uyanmalarýndan korkulan dalgýn ha rýn odasýnda nasýl konuþmaktan çekini-lirse. "Ben Gülbeþeker'i sevdim. Kâmran. Kâmran bu çocukça ýsrarý anlamayarak g . bir þey söylemeden eðildi. gözlerinde. yalný Feride'ye mahsus bir uyandýrma usulü olduðunu biliyordu Çalýkuþu. ara sýra: . Onlar. Yeniden.. bir kere daha hala. ilk günlerde vaat ettiði gibi artýk güzel armut kokusu vermeye baþlayan sütün yanýnda mini mini dýþarlýk çörekleri. yine bir sabah. evdeki çocuklarýn elebaþýsý olmuþtu. onun yolunu da bekleyenler v diyordu. yine onu.Sevdin mi? . Müjgân'ýn üç yaþýndaki kýzýyla ondan biraz bü ÇALIKUÞU 401 yedisini bitiren Nermin'e kadar büyüklü küçüklü bütün çocuklar. ne ziyaný var? Biçarenin belki öyle söylemeye ihtiyacý v edi. anne. anne!" diyordu. her þeye raðmen iki eski niþanlýydý.Bir kere daha Kâmran. bazen yaramazlýðýn bu derecesinden þikâyet ediyorlardý.

Nasýl olur? . fakat þu kutuyu içeri býrakayým. Feride. çocukluð yerlerden ayrýlmak sana pek mi tatlý gelecek? .Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Feride. kendi kendisiyle meye.Ne güzel. bir zaman sonra sen de bunlar gibi uçup gideceksin. Bak. yemekten sonra onu Necdet'le beraber yerim. Kâmran. dedi. Ehemmiyetsiz bir þey için aðlayan bir yabancýyý ayýplar gibi: "Ne delilik. Fakat yaþlar bir türlü durmuyordu. dedi. Feride. pardösüsünün cebinden bir kutu çýkardý. eniþtesiyle beraber çarþýdan dönüyordu.Siz. deðil mi? . .Ta eskiden. hatta dinlemiyor.. þeker.Feride. teyze çocuklarýndan. bir dakikacýk. Biraz ötede. Bir akþamüstü Kâmran. yemiþ. . Kâmran Bey? Biz de varýz.Genç adam. on üç yaþýndayken nasýl oluyordu? Bunu söylerken fondanlardan birini Feride'ye uzatmýþtý. senin istediðin kadar çok seviyorum. Kendisini zapt edemiyor. istediði verilmezse aðlayacak çocuklar gibi bükülen. bir marifet ni beðendirdiðin için bu kadar memnun olmak ne delilik!" diye çýrpýnýyor. . Eski kabahatler unutuldu mu s anýyorsunuz efendim? Ya sükût hakkýmý verirsiniz. âdet etmiþlerdi: On ktan gördükleri gibi kapýnýn içinde dizilirler. Sebebini kendinin de bilmediði gizli bir teessürle titreyerek: .Fakat bir þartla Çalýkuþu. Hani payým. göstererek gülüyordu. kesik. kocaman bir kestanenin yanýn r. Onlarý yine ben senin aðzýna vereceðim. ne yapalým?.Yuvanda mesut ederek. ne güzel tesadüf. birkaç saniye tereddüt et ra baþýný uzatarak. ilk defa ona dokunmaya cesa et etti. hem s eyrederiz.Manasýný biliyorsunuz ya. Kâmran. parmaklarýyla gözlerini kurutmaya çalýþýyordu. Sana emniyetim yok. Hem konuþur. þekerleme kutusunun altýna bir kurþunkalem p arçasýyla þekiller çiziyor.. Gülerek devam etti: . Çalýku-þu'ydu. Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladý: .. Feride.Seninle þu duvarýn yanýna kadar gidelim. arkanda býraktýðýn teyzelerden.Ver bana. On sene evvel yine bu kapýnýn yanýnda yaptýðý gibi. . Tut feryada benzeyen bir hýçkýrýk. yahut gelsen de kim bilir ne vakit ve nasýl geleceksin? Görüyorsun ki sana emniyetim kalmadý. sonra yüzü elleri içinde. Bir dakikacýk. diye cek gelmeyeceksin. rabýtasýz kelime mütemadiyen þikâyet ediyordu. Ben de bugün bir kutu fondan aldým seye göstermeden kendim yiyecektim ama mademki böyle tehdide uðradýk. bir þeyler karalýyordu. daima ona "siz" diye hitap ederdi. cevap vermiyor.Peki.Verilmiþ sadakalarým varmýþ. Kâmran acý bir þikâyetle: .Peki. mesut olarak yaþarken harap ve periþan býraktýðýn baþka bir yuvanýn hiç mi seni üzmeyecek? * Feride. sen on iki. ayaklarýnýn dibine küçük taþ parçalarý düþtüðünü fa sonra gözleriyle etrafý araþtýrdý. deniz ne güzel. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrýyor. bir þey söylemeden baþýný önüne eðdi. çikolata beklerlerdi.. eliyle ona iþaret ediyordu: 404 Reþat Nuri Güntekin . ne güzel! . beni artýk pek fazla ihmal ettiniz. fakat dudaklarý gülerken gözlerinden yaþlar g rdu. Fakat Kâmran'ýn bütün ýsrarlarýna ra ikincisini yemek istemedi. Kâmran'da bu akþam dalgýn bir hüzün vardý. aðlaya aðlaya içeri kaçtý. Eðleneceði yahut bir muziplik edeceði kit. Çalýkuþu. Çocuklar. titreþen bu dudaklara heyec bir hayretle bakýyordu. dedi. þimdi geliyorum. Kâmran. Bekle. Feride. bileðinden tutarak: ÇALIKUÞU 405 . eski arkadaþlarýndan. bir çocuk sevinciyle ellerini çýrptý.Hayýr. yavaþ yavaþ onunla beraber yürümeye baþladý. hafifçe titreyen dudaklarýný açtý. Bir aralýk karanlýklarla dolmaya baþlayan enginden uçan bir gösterdi: . ya o eski kiraz aðacý hikâyesi bu gece so canlanýr. gülerek: . birer onlarýn payýný daðýtýrken yanýna.

Yüzünü gördüðü vakit birdenbire Kâmran'ýn kalbi çarptý. unutmuþtum. hiçbir gün bu kadar ruhsuz. Kâmran. beni söyletme. Çalýkuþu feryat ede tutmak istedi. niçin ötekilerden ayrýlmýþtý. kutunun altýnda Feride'nin karýþýk yazýsýyla yazýlmýþ. ona pardösüsünü siper etmeye çalýþarak yürümeye baþladýlar. yolunu çevirerek ora bir köþesini rüzgâra karþý siper ederek oturdu. Ben. Evdekiler o gün yine çoluk çocuk bir yere davetliydiler. Fakat. Tabii. Z avallý Nermincik. gözlerine tozlar doluyor. beni söyletme. Biraz sonra. pelerin uçtu. ona doðru yürümeye baþladý. alabilmek için icra ettiði bütün bahaneleri. Pardösüsünü rüzgâra siper edere ltmesine yardým etti. Biraz evvel yüzüm kapalý halde çarþý408 Reþat Nuri Güntekin . Nermin'in gülkurusu çarþafýný tanýdý. kurnazlýklarý boþa çýkýyor. evvel dönmelerine imkân yoktu. her birkaç adýmda bir durarak rüzgâra arkasýný uriyetinde kalýyordu. aðaçlar görünmez bir yaðmur saðanaðý altýnda gibi hýþ giden yolun üstünde toz kasýrgalarý koþuyordu. gözlerini. sularýn içinden geçiyor gibi görünen denize yakýn bir noktasýnda renkli b kadýn hayali fark etti. baþkalarýnýn yanýn vakit yüzüne bakmaktan. Kâmran. Genç kýz da onu görmüþ olacak ki. ötekiyle çarþ alanan pelerinini tutuyordu. Fakat rüzgâr baþýný eðmeye. dü Tabiatý. . Çýplak bir tepeciðin kenarýnda kocaman bir kaya kovuðu gördü. derunumda neler var! VI fm " Bu vakanýn üstünden dört gün geçmiþti. dolaþmaya çýkmýþtý. Unutmayayým diye o iþaret ediyordum.Affet Kâmran. uzak tepelerde ýslýk çalýyor. Çalýkuþu. dudaklarýný kapamaya mecbur Kâmran. Kâmran'ýn yüzüne. o kýyafette cesaret edemedim. Çalýkuþu: . Þemsiyesini bir çalý kenarýnda yakaladý. bu kadar çýrpýnmaya raðmen etraf bugün bomboþ görünüyordu.Cevap vermiyorsun Feride? dedi. Vaktiyle dinlediðim bir ski þarký vardý ki. birdenbire etekleri daðýldý. Çarþafýný teklif etti. saçlarý açýldý. Nermin'in gülkurusu renkli çarþafý Tam birbirine yaklaþacaklarý vakit rüzgâr. dedi. üþümeye baþladým. ler söylemek istiyordu. Feride. Genç kýz. bir baþka rüzgâr saðanaðýna tutulmu rdu. aklým baþka yerdeydi. dýþarýda þiddetli bir rüzgârýn tozu dumana katmasýn e duramamýþ. dalgýn dalgýn onun yüzüne baktý: . Kendini zapt edemiyor. rüzgâra karþý baþýný eðiyor. uzakta allýyordu? Nermin. Feride. sýska kollarýný sallýyordu. hayatý bu kada tsiz görmemiþti! ÇALIKUÞU 407 Ta uzaktan yolun. Dördüncü günün akþamýna doðruydu.. bana iyilik etmek istedi. Ýstersen oku. derunumda neler var. Benim çarþýda pek mühim bazý iþl aklýma geldi. Kâmran? Misafirlikteydik.. Kâm-ran. Rüzgâr. Bilmez m ettiklerini. Fakat öyle görünüyordu ki. onun güzel þeylerini bu kadar lüzumsuz. asýnda yetiþmiþti. onun þimdi s n ziyade gülmeye ihtiyacý vardý. rüzgâr beni sahici çalýkuþlarý gibi uçuracaktý. Yanýnda bir aðaç. Kesik kesik bunun sebebini anlattý. Kâmran. Halbuki arkamda yeldirmem vardý.Ne kadar zamanýnda yetiþtin Kâmran. þu dört mýsraý gördü: Reþat Nuri Güntekin 406 Pür ateþim açtýrma benim aðzýmý zimhar. göz göze gelmekten çekiniyordu. eski arkadaþlarýndan hemen hemen kaçýyordu. mütemadiyen çýrpýnýyor. Zalim.. Feride'nin þemsiyesini aldý. Bu kadar gürültüye. artýk söz söyleyebilecek bir hale gelmiþti. birdenbire o aklýma geldi. niye yalnýz geliyordu? Bunu merak ederek daha hýzlý y dý.Biliyor musun niçin gülüyorum. Bomboþ. bilmem niçin. Zalim. Ne söylediðini dinleyemedim. eyleme inkâr. Hiç sebepsiz yokuþtan indi. bir eliyle eteklerini zapta çalýþýyor. içeri gidiyorum.

kim bilir. yine öyle yan yana yürümeye baþladýlar. ancak Nermin o kadar çocuk ki.. kendimi tutamadým.l dan geçiyordum. Kâmran.. Feride. küçük. omzunun omzuna dokunduðunu. küçük sefillerle temasýn verdiði bir alýþkanlýkla ç tan iðrendi. Feride.Bana artýk müsaade. onlar da adýmlarýný aðýrlaþtýrýyordu.. Bu söz üzerine ikisi de sustular. Yazýk!" Dalgýn bir düþünce içinde gittikçe adýmlarýný aðýrlaþtýran Feride. daima böyle olabilirdi. Buna mukabil ayrýlýrken belki daha az mahzun ayrýlacaðýz.. Kim bilir leride belki büsbütün bile gelirim.. rüzgâr baþýmý sersem etti. yanlýþlýðý o vakit fark etti. Onlara bir iyilik edebilirsek. Bu güzel küçük uku. dizlerinden sarkýyordu. Allah güzel hanýmcýðýný sana baðýþlasýn. dedi. rüzgârýn uðultusu d 410 Reþat Nuri Güntekin uzun yorgunluktan sonra.. sözlerine bir gizli vasiyet mahzunluð veriyordu. hayatý gibi kýrýk çizgiler çizmeye baþladý. Bu suale iki iri yaþ damlasý cevap verdi. . Geveze dilim durmuyor ki. ben.Allah birbirinizden ayýrmasýn. hepinizi yine çok göreceðin1 geldiði vakit tekrar geleceðim. kapýnýn önündeki iri bir taþýn kenarýna otu mlara þemsiyesiyle ümitsizliði kadar derin. kuru eliyle Feri-de'nin eteklerini okþuyordu. epeyce sakinleþmiþ. güzel þeyi rüzgâra karþý ek inanýlmayacak kadar büyük bir saadet veriyor.. Çocuk. Öyle ya! Nermin'in yerine yaþlý bir kadýn görünce. her þey mümkün. güldüm. sakin gölgelerinin uykusuna dalýyor. gülümseyerek dinliyordu.. tabii öyle. sen de. elinin elini tutt uðunu hissettiði vakit. Gayri ihtiyari durdular.. Feride. bu kýzcaðýz da onu istiyorsa?. Böylece sen ler geçecek.Fakat ben. O vakit sen.Vakit daha erken. para vermek için durdu. demesin mi? Nermin'in bana iyilik edeyim derken böyle foyasýný meydana vermesi o kadar tuhafýma gitt i ki. Þ gülkurusu çocuk çarþafý içinde titriyor gibi görünen nazik. . Ku lah aþkýna. devam etti: . Yolun bitmesinden adeta korkuyorla mahzun mahzun düþünüyordu: "Demin bu tabiatý bomboþ. deðil mi? Hayat bu. Böyle ömrümüzün son senelerini.. Biraz evvel Feride'nin canlý. Bir zabitin arkamdan geldiðini gördüm. hafifçe heyecanlandý. Kâmran.hafif bir sedef parýltýsý yanýp sönüyordu. Tekrar yürümeye baþladýklarý vakit. Onlar þehirden dönmediler. Biraz sonra. akþam olmuþtu. gönlünün bütün acýsý gözlerinin içine toplanmýþ: . zarif. dilenci kadýn onlara dua etti: . Kâmran. Benden öyle bir ka . beni bütün aðabeyim olursun. Köþkün önüne geldikleri vakit. Feride. kimseye söyleme e mi? Yalnýz ileride. duydun mu kadýn ne söyledi? dedi.. çapkýn sarýlýþlarla çýrpýnan gül i sönük bir emel füturuyla omuzlarýndan.. kýzcaðýzýn sýrrýný sana söylediðime fena ettim.Olabilir. Büyükler birer birer çekildikçe birbirimizin daha kýymetini bilir hemmiyetsiz. ister misin seninle þu kayalarýn yanýna gidelim? Feride.... benim yavaþ yavaþ saçlarým aðarmaya baþlayacak. Kâmran'ýn da yanýna oturduðunu. Gidip soyunayým.. . Herhalde bir iki sene yeter. Sesinin býllurundaki görünmez yara daha derinleþiyor.Her þeye raðmen bu küçük tebdilihava beni çok eðlendirdi. Daha ileri gitmeye kuvveti kalmamýþ gibi oraya. Feride. fakat böyle çocuklarýn kalbi hiç göründüðü gibi olmuyor.. küçük kusurlarýmýzý daha ziyade hoþ görürüz. Yol üzerinde çocuklu bir dilenci kadýna tesadüf ettiler.. tekrar konuþmaya baþladý yler söylüyordu: ÇALIKUÞU 409 . birbirlerine yaklaþmaya cesaret edemeyerek yollarýna devam ettiler. kayalarda -kendi içlerin de sýzýyor gibi görünen. teyzelerimi. zayýf bir þikâyet gibi: .. Tam yanýmdan geçerken: . siz burada! Ne ümit edilmez saadet efendim.Feride.. Bu. çýplak ayaklarýyla yanlarýn r.. omuzla rýndan uçarak dizlerinin etrafýna dolanarak hassas. Kâmran. ç erlerde. Rüzgâr hafifliyor. Zabitçik. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakarak kaçmak istiyor . Birbirimiz yine memnun olacaðýz.Sana vaat ederim. ra.. dedi. kendimi lüzumsuz bir insan gördüm. baþýný önüne eðerek halsiz halsiz rica etti: .Nermin Haným. oynak vücudu etrafýnda canlý bir mahluk gibi yaþayan. istersem bahtiyar edebilir ve bahtiyar olurdum. Ar týk. Hava..

Çalýkuþu. Buna raðmen çocuklarý yine etrafýna topladý. Haline bir hasta kadýn yorgunluðu çökmüþ. Çahkuþu'nun dudaklarýnda renksiz bir tebessüm uçtu. iþitilmemek için ayný yavaþ sesle: .Sen. kýzým. deliliði býrak. ilk önce vahþileþen gözlerine birdenb iz bir maðlubiyet tevekkülü düþtüðünü gördü. Kâmran. "Ehemmiyeti yok. içeri girecekleri vakit. ne çýkar?" diyordu. Buz gibi soðuyan.Aman teyze. Bir yorgun kadýný da a ziyade yormak sanýrým ki günah olur artýk. Aziz Bey'in ihtiyar ve geveze bir misafirinden kendini kurtardýðý vakit.geçti. tereddütle: . onu kendisiyle beraber bahçenin öte tarafýna doðru yürümeye mecbur etti: ÇALIKUÞL 413 . ço rdu. Feride. çocuklarýn birini býrakýp ötekini alýyor. dedi. ikindiye doðru köþke döndüðü vakit.Ben Gülbeþeker'} seviyorum.Biçarenin halini görmüyor musun? Hayatýný. Kâmran. dedi. Bu yeni kapanmýþ yarayý sen tekr . öyle deðil mi Müjgân? Müjgân.Niçin? diye sordu. biraz geri dý. onlarý bu uykudan uyandýrdý. . diye baðýrdýðýný iþitti. Dargýnlýðýný. elini daha kuvvetli sýktý- ÇALIKUÞU 411 ðmý hissediyordu. zannettiðimden ziyade kalpsizsin Kâmran! dedi. Feride. Ayþe Teyze'nin týpký on sene evvelki gibi: . Demek insanýn. Genç kýzý kollarýnda sýkýyor.. cýyak cýyak baðýrtarak havaya atýp tutuyordu. Kabahatli bir çocuk gibi mahcup ve korkak. aðlaya aðlaya uyumuþ çocuklar gibi ara sýra göðüs ge aðýrlaþan baþýný onun omzuna býrakýyordu. silah sesi d i kuþ hafifliðiyle yerinden fýrladý. Fakat Feride çok yorgun. fazla yorgunum. Haline bak onun Kâmran. Fakat sonra Müjgân'ýn söz ve bakýþlarýn nayý anladý. yanaklarýna yapýþýyor. dedi.Beni unuttun. eliyle ipi tuttu. onun birkaç defa derin derin içini çektiðini. dedi. gözlerinin karanlýðý içinde kývýlcýmlar uçuþarak düþünüyord treyen el. isy rak yanýmýza döndü. Sonra. O. saçlarýný. sakin gözlerini Kâmran'ýn gözlerine dikerek: . bütün ruhuyla eðlenerek cevap veriyordu: . Müjgân. nenize lâzým. aðaç dallarýný muayene ederek etraftan teþvik bekliyo du. Necdet çýðlýklar atar kedi yavrusu gibi boynuna týrmanýyordu. Halinde.Zannederim artýk kimse kalmadý. çocuðu düþüreceksin. var kuvvetiyle salýncaðý uçuruyor.Nasýl olur bilmem ki? ipler ikimizi çekmez sanýrým.Onu bu kadar sene birimiz bir kere aramadýk. Küçükleri kollarýnd kalýyor.Feride. gönlünü bu kadar üzdüðün elvermedi mi? . Hasret acýsýna dayanamadý. hepsinin sýra ile gönlünü hoþ etmek istiy Çocuklarýn en büyüðü. Kâmran. elindeki ip yanýklarýný gidermek iç ne sürüyordu. Kâmran. geceleri imkânsýz bir rüyasý sandýðý þeyler de mü irmiþ!" Gözlerini tekrar açtý. fakat en korkaðý olan Nermin'i cýyak cýyak baðýrttýktan sonra salýnca erden kýpkýrmýzý kesilen alnýna. Feride'nin eli. yavaþça.Mersi. arka bahçede kocaman bir kolan salýncaðý Kâmran. En önde Nermin giriyordu. Yanlarýndaki kapýnýn birdenbire açýlmasý. "Haydi" de eye cesaret edemiyor. incin sebebini anlamýyordu. Necdet'in asýl sahibi þikâyet etmiyor ya! Deðil mi Kâmran? 412 Reþat Nuri Güntekin Feride. Kâmran. Feride. belki hasta olurum. Çalýkuþu aldýrmýyor. gayet yavaþ: . . heyecanlý bir sevi boynuna atýldý. dedi. Biraz evvelki yorgunluktan eser kalmamýþtý. ara sýra kýmýlda-dýkça onun daha ziyade sokulduðunu.ipler için deðil. Genç adam.. "Olmaz" demeye razý olmuyor. salýncakt a Feride ile Necdet vardý..Müjgân!.Evet. gözlerini buselere gark ediyordu. . niçin böyle söylediðini kendi de bilmeden. gözleriyle ipi. yine kendi kendine þehre inmiþti. Kâmran'ýn yaklaþmasýný bekledi. Feride evvela. Geldiði zaman hemen hemen iyi olmuþtu. baþýný önüne indirdi. titreyen elini eski niþanlýs de gözlerini kapadýlar. VII Ertesi gün Feride. ellerini býra-kýþýnda mazlum bir teslim n.. gözlerinin biraz evvelki neþesi sönmüþtü: Hâlâ Kâmran'a bakan Müjgân yavaþça: . Feride. iç kapýnýn karanlýðýnda gayet yavaþ: .

sonra söyle yebilirsin. Feride. Akþa m yemeðini derin bir 414 Reþat Nuri Güntekin sükût içinde yediler. ne hayatýna dair hiçbir þey söylemiyor. Fena bir þey söylemeyeceðim. Bu gece. Telaþ etme. Fakat böy canlanýrsan. diyordu.. Kocam. Fakat. t baþka bir þey var. yalnýz yaþamasý kolay d Sonra para baþka. sesinde yaþlar tit .. bugüne kadar dünyada yalnýz sana kalbimi açabildim. Gözyaþlarý rum öleceði gün beni yanýna çaðýrdý.. Eðer daima onlarla beraber kalma . þefkat yine baþka. Ben burada dünyada en iðim bir adama. Kâmran. gözleri dolarak devam ediyordu: . ya benimki? dedi. Senin gibi sade.Daha uyumadýn mý.. bu sözleri söylerken baþýný omzuma dayýyor. Feride'nin ertesi gün gideceðini herkes duymuþtu. Artýk zaruret çekmenden korkmuyorum. yapýlacak bir þey olsaydý geri duracaktým? Fakat elimizde hiçbir ça yok. inaný dar gayretli bir mahluk.Bu gece aydýnlýk gözlerimi yakýyor. Biçare artýk tahammül edem iyor.Telaþ etme.Fevkalâde bir havadis var. dura dura Kâm-ran'ýn kapýsýna geldi. Fakat sen. Odaya girmiþlerdi. zehrimi hazmetmeye çalýþýyorum. yavaþça kapýya dokundu. an söylemek mecburiyetinde kalmýþtým. gözlerinde. Odad ne ýþýk vardý.Karanlýkta ne yapýyorsun? Acý acý gülümseyerek: . Fakat asýl sebep bu deðildi. ömrümün sonuna kadar rahatlýkla geçindirir. Feride. Fakat kimse bundan bahsetmiyordu. Kendine gel. . yapýlacak bir þey yok. bu ayrýlýk günlerinde kuvvetli ve sakin olmak. e nla adasýndan çýktý. gece yarýsýný geçiyordu. Kâmran. þimdi dul bir kadýným. O gece. ben gidinceye kadar saklayacaksýn.Kâmran. Müjgân.Görüyorsun ya. mümkün olduðu kadar ona gayret vermek .Niçin lambaný söndürdün? . Müjgân.Yalnýz Feride'nin kýnlan hayatýndan bahsediyorsun. Demin haber aldým. Hayatýný kýrdýðýn bu biçareye karþý senin n var. . Size. Feride Her þey hazýr. Eminim ki yalan. bu ani kararýn sebebini sordum. artý te dayanamadýðýmý söyledim. Köþk. söyleyeceðim. Mumun hafif ýþýðýnda çehresi daha soluk ve yorg i kamaþtýrmýþ gibi kirpiklerini kýrpýyordu. Ben de bilmiyordum. hayret ettiniz. nereden baþlay uþ gibi tereddüt ediyor. Feride.Ah! Çalýkuþu. VIII Vakit. herkes erkenden odasýna çýktý. biraz evvel Feride benim odama geldi. mumunu yere býraktý. ihtiyar vaktimde yüreðimi dertli ettin. onu teskin etmeye çalýþýrken kendi telaþlanýyor. Genç kadýn. çenesinden tutup baþýný çevirerek gözlerine bakýyor: . bu da doðru.. d edi. Feride'yi yanýna al r omuzlarýný okþuyor. benim rahat öldüðümü istiyorsan þimdi bana ye Ben öldükten sonra istanbul'a ailenin yanýna döneceksin. Biçarenin ayaðý baðlý. Görüyorum ki sen de çok be dargýn deðilim. sakin bir kadýný. sakin görünmeye çalýþtýðý bir sesle: ÇALIKUÞU 415 .Sen sanýyor musun ki. sonra yavaþça kapýyý kapadý.Müjgân.Biçarenin yarýn buradan giderken çekeceði ýstýrabý düþünüyorum da. Genç kadýn. Günün birinde birdenbire geldiðimi gördüðünüz vakit. Evet Kâmran. Ben. ümitsizliði. üç ay evvel ölüm döþeði baþýnda verdiðim vaadi yerine getirmek için geldim. . Senden daha yakýn kimsem yok.Hiç. omuzlarýnda bir ince atký. zaruri ayrýlýðýn biraz müþkül olacaðýndan korkuyorum. kuzum Kâmran. bilâkis çok iyi bir þey.Sen kendin istedin. daha ihtiyar ve düþkün görünen Aziz Bey. çoktan uyumuþtu. Ben. soyunmamýþtý. hýç-kýra hýçkýra aðlýyordu. onu yarýn. . çabucak açýldý. Çün ana kalýyor. bu sefer bana ne kalbine. bu sözleri dinlerken gözlerinin yeþiline kadar sararmýþtý: . Kocasýndan gelmiþ r mektuptan bahsediyor. . Kâmran. Fakat ne de olsa kadýn. Kimsesiz bir kadýnýn zengince de olsa. Feride çok gayretli. üç ay evvel kanser Feride. Feride. ne is sun? Müjgân heyecanýný zorla zapta çalýþarak: . dedi. þimdi bir baþkasýnýn karýsý. Feride senden kaçýyor. Halinde bir fevkalâdelik vardý: "Müjgân. Ayaklarýnýn ucuna basa basa. Feride.Bu kadar kalpsiz olma. Müjgân. San a tevdi edilecek bir sýrrým var. . Kâmran? . fýsýltýya benzeyen bir sesle seslendi: Kapý. bu vakit niçin geldin.

Kâmran. Onu mutla eski niþanlýnýn okumasýný istiyorum.F. Son arzusunu bu kadar üzüntü." Müjgân sustu. vücuduna bir erkek dudaðý sürülmemiþ bir genç kýz olduðunu iddia ed . senin ailenle barýþacaðýndan emin olursam. Müjgân -sen ki beni herkesten i yi tanýdýn-benim için ne fena þeyler düþünecektiniz. Feride'nin kollarýmda ne ümitsiz gözyaþlarýyla çýrpýnarak bunlarý söylediðini le þu son sözlerini dünyada unutamayacaðým. iki ay onlarla beraber kal. El lim edilmek için bana mühürlenmiþ bir paket verdi: . hangi mecburiyetlerin þevkiyle evlendiðimi anlatmaya imkân yok. benim kocasý yeni ölmüþ bir dul kadýn sýfatýyla birkaç gün aile ocaðýna misafir bilirdi. Eski niþanlýmla da 416 Reþat Nuri Güntekin barýþmamý istiyor. Hakikat iþte bu Müjgân. gözüm arkada kalmayac "Bu son arzuyu yerine getireceðimi aðlaya aðlaya söyledim. Kâmran. masanýn üstünde duran sönmüþ lambayý yakarken. Yahut günün birinde bir parça aile þefkatine ihtiyaç duyarsýn. Bunu bu þekilde ona teslim edeceðine yemin et. bir kýsmýn rmiþ bir kadýn. Kalýn bir yazý ile yazýlmýþ olan mektup. eliyle onu men etti: . çocuk gibi aðlýyordu. hayatýmýn ne ÇALIKUÞU 417 elemlerle dolduðunu. bunu da kâfi gör edi. benim için belki bir büyük kardeþ olacaðýný söylüyordu. Doktorun Kâmran'a býraktýðý paketin ne olduðunu bilmiyorum. Be ailemle barýþtýrmakla hayatýmýn yetimliðine bir deva bulacaðýný zannediyordu. ömrünün birazýný kitaplarýna. Tekrar atkýsýný düzelterek odadan çýkmaya hazýrlanýyordu. En ehemmiyetsiz bir hülyayý. beþ sene evvel haksý etlere. beþ senelik hayatýnýn bir kýsmýnda maceralar içinde sürüklemiþ. Fakat belki içinde acak bir þey saklýdýr. Doktorumu Munise'nin yanýna býraktýktan sonra. Onu. "Kâmran Bey oðlum. atkýsýnýn içinden kýrmýzý mumla mühürlü bir büyük zarf çýkardý: . artýk sizin ayrýlmamanýz lâzým. Size bu kâðýdý yazan adam. H cik. Müjgân. yüzüne. en sönük bir hatýrayý aylarca hasta. t a dolu. lâzým gelirse zorla tutacaðýz. dayanamayacaksýnýz. Belki bir gün onlara iþin düþer. En acý vakalar karþýsýnda hissiz denecek kadar derin bir sükûn ve tahammül gö genç kadýn. benim için bazý fena sözler çýktýðýný ha að olsaydý. rahat rahat öleceðim. Fa bunu yapmaya kuvvetim kalmadý. Feride dedi ki: "Benim hangi periþan hislerle a le ocaðýndan kaçtýðýmý. Þimdi her þeyi biliyorsun. Biçare. hatta Kâmran. gittikçe artan bir heyecanla ve teessürle söylemekte devam ediyordu: . Yaþý y rmi beþe girmiþ.Ah! Kâmran." Müjgân. Senelerce bir baþýna gezdi. hakaretlere boðarak ayrýldýðý o ocaða. o niþanlýya döndü. Kâm-ran'a hitap ediyordu. ista l'a geldim. Fakat doktorum.Onu artýk býrakmayacaðýz. dedi. bu kadar acý fazlaydý. Kâmran. bir gün onun. içinden bir mek Çalýkuþu . deðil mi Müjgân? Aksini ispata imkân yok. düþünmeyen gözleriyle karanlýðýn içinde etrafýn apaklarýný açýp kapýyordu. dedi. Kâmran zarfý açtý. dedi. Halbuki þimdi hepiniz. Titreyen ellerini uzatarak: . Mazideki vakalar ne olur n.27 418 Reþat Nuri Güntekin büyük zarf çýktý. bu kadar ýstýrapla yerine getirdim. dolaþtý. adeta uyumuþtu. bir parçasýný da hayat denilen bu .Feride'ye verdiðim vaade raðmen onu sana þimdi teslim ediyorum. ben yarýn vapura bindikten.Müjgân. diyecektiniz. her þey bittikten sonr a Kâmran'a verirsin. Orada öðrendiðim þeyler bu vasiyeti yerine getirmenin çok müþkül olacaðýný bana an'ýn karýsýnýn vefatýný yeni öðreniyordum. Doktor-cuðum sai ve temiz bir adamdý. hatta sen. bunun ne kadar acý olacaðýný tahmin edemedi. görüyorum ki. Uzun baygýnlýkl an uyanmýþ hastalarýn hiçbir þey anlamayan. Böyle düþün hametli ve hassas olanlarýnýz karþýsýnda bile ezilecektim. Herkes ona adi bir yalancý der.k istemiyorsan hiç olmazsa üç ay. beni vaktiyle çok müteessir etmiþti. Daha ziyade söy emeyeceðim. kim bilir ne adi hesaplarla kendini ihtiyar bir adama sattý? Þimdi eski niþanlýsýný yeniden serbest kaldýðýný haber alýnca yine o adi hesaplarla aramýza. Sonra.Bunun içinde bir eski gönül kitabý var ki. m uhuna gýda yapan bir hayalperest için bu kadar ümit. Dünyanýn ucu uzundur.

bu tehlikeliydi. Sizin gibi toy. evime getirmem iþtim?. Siz. niye ite kaka. kendi kendine halledileceðine aklým erdi. kibar. tekrar tesadüf ettim. kollarýnda ölse vkinden ölmüþ olacak. Þunu da tasrih edeyim ki. bir hayali kucaða sokuluyor hiss ni veren tavýrlarý. Fakat. nereye bastýðý görünmeyen savruk halle hayali dudaðýn busesiyle titriyor gibi görünen dudaklarý. Münasip bir çare düþünüyordum. karýn lapa lapa yaðdýðý bir gece. Nihayet üç. senin istanbul'da býraktýðýn gafil. "arabacýlar çalmýþ olacak. bu aðýz ykuya doymadan uyanmýþ çocuklar gibi mahmur gözleri. adam olursa olsun. Çahkuþu'nun mavi kaplý mektep defterini okuyup bitirdikleri zaman ortalýk . Gaflet!. öleceðini bilse akma. Çocuktur. ümidimi kestim di çocuðum gibi tedavi etmek istiyordum. Kocasý n kadar insan." Merhum Hayrullah NOT Zarfýn içinde Feride'nin defteri var. fakat ben de öyle oldum. Karakýþ ortasýnda. gönlümün rýzasýyla san gibi nadide bir kýz deðil. Hayatta imkânsýz ne var ki? Nitekim. fakat bir yabancýnýn aþký onun için bir hazin angarya olacaktý.. bu karanlýk köyün mezbelesine atmýþtý? Ruhu aðlarken hikayeleriyle aldatmaya çalý avallý küçük kýz! Ben. Ýkinci tesadüfümde iþ iþten geçmiþ bulunuyordu. Bu aralýk iyice bir adam bulup onu evlendirmeyi düþündüm. zorla istanbul'a. kudretin bu güzel ve nadide süsünü hangi melun talih v tesadüf. bu iþte seni zerre kadar düþünmedim. Þüpheli kýz olarak yaþamaktansa. Fazla söylemeye bilmem hacet var mý? Bir baha ne ile Feride'yi ayaðýnýza gönderiyorum. bilmem ki?. Bunlarýn hepsinden fazla olarak da bir gün asýl emeline vasýl olmasý iht mali vardý. Bu vefat. Belki titizlik filan etmeye kalkar. kap ederse zorla kadýn kaçýran dað erkekleri kadar vahþi. Feride' budalalýktan ibaret olan nikâh kaydýnda boþayacak. Hani. Yaþadýkça müdafaa edecektim. dersem riyakârlýk olur.. içinde bulunduð andýkla beraber yok etmiþ. Geçen sene çiftliðe giderken onu. b u deli kýzlara söz anlatmak kabil deðil. o dakikada bunu duydum. Öldükten sonra da benim beþ on kuruþ servetim. Yeni zamanlarýn mezarlýklarla dolu. mürdümgiriz bir ihtiyardýr ki. küçük sýk sýk hatýrlamaya baþladým. Bir hastalýðý esnasýnda tesadüfen elime geçen bir defter.vakfetmiþ münzevi. kibar kýz çocuðunu. Ta týný iyi öðrendim. evlenmiþtiniz. Bu masum. sizi çok yaralayýp müteessir etmiþ olabil ir. iþte bu esnada hastalýðým artmaya baþladý.. 420 Reþat Nuri Güntekin tuhaf bir kýzcaðýzdýr.. aptal sevgilin miyim ki. yavrucaðý için için yiyip biti ordu. Bugünden sonra onu býraktým. Birisini s bir baþkasýnýn kollarýna düþmek.. evimin kedisini bile teslim etmezdim. fitnesi buna da imkân vermedi. sizden daima haber alýyordum. gel gör ki. Mektubumu eliyle teslim edeceðinden þüphem yok. kaba ol ki. ondan aþk isteyecekti. Eski zaman masallarýnýn Leyla'yý aramak için sahralara düþen Mecnun'unu. Buna ç t sesini çýkarmadý. Hastalýk durmuyor. ipekli renkli masum. tatlý bi katle hatýrlardým. Fakat. ilk gördüðüm gün ÇALIKUÞU 419 onu niye atýmýn terkisine bindirmemiþ. Bu tehlike karþýsýnda çaresiz. belk unutur diyordum. nazik. hülya gibi güzel bir küçük i tesadüf ettim. düþüneceði n üstüne çoktan tükürmüþ bir adamým. doðrudan doðruya size iade edecektim. belki onu öldürecekti. Ýki sene sonra ona. onu .. insanlarýn fesadý. Bu defterin bir gün olup iþe yarayacaðýný düþünmekte ne kadar isabet et IX Müjgân'la Kâmran. mektubunun elinize deðmesinden epeyce zam n evvel dünyaya 'Yuf borusunu' öttürmüþ olacak. katiyen aldýrma. ara sýra. Gerçi kýzcaðýzým bunun için doðmuþt n için ölüyordu. benim bu ümidimi canland bul'dan. O vakit. bu yaranýn ne k r derin olduðunu bana gösterdi. karanlý rinde bir imkânsýz aþk rüyasý arayan bu berrak ela gözlü. bilmem bu hareketime ne der? Herhalde ben insanlarýn hakkýmda söyleyeceði. gençtir. Dinleyiniz: Bir gün ücra bir köyün. üç beþ parça eçindirip gidecekti. Ah. kalpsiz adamlarýn nesini severl er. Ýn lar. Bu deftere bütün hayatýný yazmýþtý. hareketleri bana her þeyi anlattý. odanýzýn penceresini aç anlýktan bir bülbül sesi gelse ne duyarsýnýz? Ýþte ben. karýnýzýn vefatý." diye bir lakýrdý çýkarmýþtým. son nefesinde size bu satýrlarý yazmak zahmetini ona ihtiyar ettirdi . emin bir dul olarak yaþamak onun için ha kolay olacaktý. Pek sevgili bir biçareye son bir iyilik etm k ümidiyledir ki. viran bir evinde aydýnlýk kadar temiz.

O kadar mahzun olmama raðm fçe gülmekten kendimi alamadým. ÇALIKUÞU 421 Lambayý daha ziyade açtýlar. o kadar. faka alnýz kaldýðýmýz vakit dilinden düþürmezdi: "Ablam gelin olup. Fakat .Küçük. Tekrar þamdaný elime vererek b kocamýn odasýna gönderdiler. mihnetten bunaldýðým vakit baþýmý koydukça o. Dün. diye ayaða kalktý. gelincik rengindeki tuhaf boyunbaðý bir yana çarpýlmýþtý. Bu beyaz kirpikli masum mavi gözler. Ah. gelin haným. mavi kâðýt ü r. sen fazla daldýn.. yeni geline aþk destanlarý okumaya da vakit bulurum. Ellerimden iðnem. kusura bakmazsýn. gec eler uzun. sen amma iyi ev kadýný olacaksýn. Hayrullah Bey. bir zevce gözl eriyle bakmaya tahammül ediyordu. þa . yatak vakti geldi. bu ihtiyar dokt sevmiþtim. Kenarýný iþlemekle uðraþtýðým mendilin üstüne baþýmý daha ziyade eðdim. Söylenen sözleri iþitmiyor. akþam yemeðine doðru eve geldi. karanlýk yollara düþeyim. Misafirler daðýlmýþtý. Gecenin ilk saatlerini. Hayrullah Bey gülüyor: .Aferin kýzcaðýz. uzun uzun karanlýða baktým. her akþamki gibi aþaðý yemek odasýnda geçirdik. Fakir. doðru yukarýya. Sele kapýlmýþ bir kuru yaprak maz-lumluðuyla kendimi býrakmýþtým. Ýçimden öyle geli i. Yemek odasýnýn penceresi yanýnda. Hayrullah B . dedi. Ben onbaþýya bir þey söyley eliyorum. Bütün isyaným bundan ibaret kaldý. saçýmýn bir yanýna bir tutam tel iliþtirmelerine bil e razý oldum. Haydi bakalým. ben gelin oldum. Yer yer bu muhabbet kelimelerini tekrar tekrar öptü. esnedi. olmadý. kitabýný masanýn üstüne býrakarak gerindi. Hayrullah Bey. Niye bu kadar geç kaldým. dedi. ÇALIKUÞU 423 ihtiyar sütnine ile bir komþu kadýn. karþý karþýya oturduk.Ne talih varmýþ bunakta? Turnayý gözünden vurdu. masanýn üstünde duran þamdaný aldým. elbisemi deðiþtirdiler. Demek acýdan. hafif bir hareket yaptý. Kim rse yapýyor.Gelin haným. daha aþaðýdaydý. Doktor. yorgunluk ve ýstýrapla aðýrlaþan baþýný defterin sararmýþ yapraðýna koydu. . Haydi bakalým. Kâmran. Munise'nin mezarýna birkaç çiçek ile bir 422 Reþat Nuri Gühtekin parça senin gelin tellerinden götürüp býraktým. doktorun Ýzmir'den getirdiði uzun etekli beyaz elbiseyi giydirmelerine. dedi. bunlarý söylerken kendimi tutamadým. yeni güveyin kitap okumasý caiz olmaz amma.. bu adamcaðýzý gülünç mevkide býrakmaya hakkým olmadýðýný dü rine baþka bir boyunbaðý taktým. dedi. Þiþman vücudunu korse gibi sýkan bir redingo iymiþ. Yalnýz. pencerenin dýþýndaki dallarda kuþlar cývýldaþýyordu.Defter bitmemiþ Kâmran. biliyor musun? Bir ziyaret ifa ettim. tel taktýðý vakit. Korkma. Defteri kapayacaklarý vakit Müjgân. Saat on biri çalýncaya kadar bu acý düþünceler içinde bun Nihayet doktor. yumaklar dökülerek ayaða kalktým.Ey. kabýn üstünde de yazýlar var Fakat mürekkebin rengi.. dedi. baþýmý pencereye çevirerek bu mahzun sonbahar sisleri gibi görünmeyen kirpiklerimde kuruyan gizli yaþlarla uzun uzun aðladým. O kadar titriyordum ki. hiçbir þeye itiraz etmiyordum. gözl Rousse-au "sunun kalýn cildini dizlerinin üstüne koyarak köþeye oturmuþtu. . onun mavi kabýný lambaya yaklaþtýrýp bakarak: . Camý kapamak bahanesiyle pencereye yaklaþtým.. yüzüme karþý: . Þimdi ne kadar nefret ediyordum. ben de te erdi. baþlarýný birbirine yaklaþtýrarak güçlükle þu satýrlarý okudul "Dün defterimi müebbeden kapamýþtým. yalnýz hepsine ayný titrek tebessümle gülümsemeye çalýþý iyar. demek bana bir kadýn.Gelin haným. Hatta bunlarýn içinde eski muallime arkadaþlarýmdan vardý. Doktor: . kendimi görmek için büyük bir endam aynasýnýn önüne getirdikleri vaki etmeden gözlerimi yumdum. usulcacýk bu odadan kaçayým. es k için aynaya bakmaya. Evlendiðim gecenin sabahýnda deðil hatýramý yazmak.maya baþlýyor. Beni görmeye birçok yabancý geliyordu. eski sesimi iþitmemek için söylemeye cesaret edemeyecektim. senin yanýnda cesaret edemezdi. Hayrullah Bey. Gördün mü. O kadar ki. genç karýsý olmanýn fazilet . Biçarenin kanarya gibi sarý baþýna teli ben takacaktým amma. göðsümü soðuktan muhafaza eder gibi kollarýmý kavuþturuyordum. Bir dolabýn kenarýnda ayakta .

dargýn bir sesle: . Fakat erkekl erin. benim babam. bana evlenmemizin bir sözden ibaret olduðunu söylemeyi bile lüzumsuz görmüþtü.llanýyor. Tuu utanma z. Feride.Ben de babama söyledim.. Nihayet. derler ha! diye seslendi. Oda. ne bileyim öyle söylediler. bu da muhakkak. parmaklar yýp aðzýna götürerek: . ne iþkence! Yerlere giriyor. Hayretle yüzüme bakýyordu. yetiþin a dostlar. vapur ge . sofada bir ayak sesi Hayrullah Bey. Doktorcuðum o kadar temiz hisli. böyle gecelik gömle-ðiyle odama gelmeye utanmadýn mý? Bu dakikada kendimi görmek isterdim. horoz. Fakat. bu muhakkak.Haydi. hepsi mazlum. üstüme gelme.Kýz. birdenbire döndüm. pencereye doðru kaçýp fanila gömleðinin yakasýyla boynunu sakla ak: 424 Reþat Nuri Güntekin . arlanmaz!. Ben kýmýld yalandan þirretlik ediyor. erkekliðini unutmuþtu. sabaha gelini baðýrttý.Doktor Bey. . Cevap vermek için aðzýmý açtým. merdivenlerde. Ellerini dizlerine vurup þakýrdatarak.Bu ahir zaman kýzlarýndan ýrzýmýz. on defa. kuþ. Fakat diþlerim birbirine anýma yaklaþmýþtý.. sakýn buraya!. bir þarký mýrýldanarak ceketini çýkararak içeriye girdi. Yola çýkacaðým gün niye beni böyle geç býraktýnýz? Müjgân. evi yýkacaksýn. bu ne hal? Sen benim odamda ne arýyorsun? Birdenbire gür bir kahkaha odayý sarstý: .Kýz. o spet ne kadar koket ruhluymuþum. çocuðum. vallahi. Ben..Aferin sana Müjgân. gelin olduðum gecenin hikâyesi. Allah cezaný versin! Ýnsan babasý yerindeki adama. her günkü soðukkanlýlýðýyla cevap verdi: . o odasýnda.Demek sen buraya. güneþin hayli yükselmiþ. kýyamadým. bu yaþtan sonra bana. sofrada bir iþle meþguldü.. Kalbimin daima itaat edilmek lazým gelen hareketlerinden binyle: . Korktuðun kadar geç deð l Hem galiba vapur biraz þüpheliymiþ. ya sen?.. Ýþte. Marmara'da fýrtýna var.. Müjgân. saatin on biri geçmiþ olduðunu gördü. O dakikada alnýmda titreyen baba öpücüðünün lezzetini ölünceye kadar unutmayacaðým. ben odamda uyanýk. Ötesini dinleyemeden kapýdan kaçýyordum. Dünyada her þey aklýma gelirdi. Mamafih kendi de benden az gürültü etmiyordu. Vay aþifte vay! Sahiden karý koca olduk diye ha?. Erkekl zalim. . Fakat bilmem ne oldu. iffetimiz sana emanet Yarabbi! diye þirret baðýrýyordu e. Sözünü bitiremiyor.Ne olursa olsun artýk gideceðim. kurbaða taklitle ri yaparak birbirimizi uyutmadýk.. diye feryat ettim. O da kollarýný açmýþtý. sade kalbiyle ve dinamiðiyle yaþayan pek az kýsmý var ki. Bunak. ara sýra saçlarýmýn ucunu yakýyordu. gülmekten týkanýyordu. doktor yaný danýn duvarýný vurdu: .Vay fesat yürekli aþifte vay! Kýz. korkuyorum.Babam... duvarlarý vurarak. dedi. o ne gürültü? Fesatçý komþular kabahati bana bulurlar.Kýz. bu yaþtan sonra na mus ve iffetime böyle bir yüzsüz kýzýn tecavüz edeceðini zannedemezdim! Ah Yarabbi. etrafýmda fýrýl fýrýl dönüyor. . Feride. aðlayarak kendimi kollarýna attým. sen daha yatmadýn mý? dedi.Kýz. Kadýnlarýn hepsi iyi.. o kadar yorgun uyuyordun ki. onlardaki gönül temizliðini r kadýnda bulmak mümkün deðil.. O kadar gürültü ediyordum ki. Odama girdiðim zaman hem aðlýyor. . dedi. Vallahi pencereyi açar. Yarabbi? ÇALIKUÞU 425 Ulvi arkadaþlýðýmýzda o. parmaðýný ýsýrýp utancý . hem gülüyordum.. ayný derin kalp feryadýyla: .Kýz.Kýzým. senin iþinle meþgul olmak için limana indi Hazýr olsun. temiz yürekli bir ad m ki... O. onlar o haltý yedi. Mektebe geç kal hafif bir telaþ çýðlýðý ile kendini yataktan attý. o gece sabaha doðru uyuyabilmiþti. Odasýnda dolaþýyor: . Akþamkinden daha kýrgýn ve yorgun bir halde uya ndýðý vakit. Kim bilir kaç çeþit renge girmiþtim? .Birkaç defa odana geldim. tavanlar baþýma yýkýlýyordu. kanatacak gibi dudaklarýmý ýsýrýyordum. Beni görünce þaþýr . ben kadýnlýðýmý unutmamýþtým.

Zaten. onun göðsünden. olsun. Allah gani gan t eylesin. Teyzeler: . heyecanlý bir kahkahayla: . merhum senin defterini Kâmran'a göndermiþ. Müjgân'ýn çocukla meþgul olduðunu. ne diyorsun? dedi. yapraklarý sararmýþ bir çardaðýn yanýndan yolu gözleyen Feride. beþ dakikalýk yer.Peki. . onlarý ikinci katýn sofasýnda karþýladýlar.Ayýp olacak Feride. dedi. teyzelerin .. sahildeki bir aðaçlýðýn az ötesinden birdenbire bir vapur görünmüþt Feride. Feride: . bu yarý annel erinin yüzüne bakmamak için baþýný önüne indirdi: . gürültü etmeyin. Müjgân'a bir sürü kýrýk. manasýz kelimelerle teþekkür ederken sevgili çocukluk arkadaþýnýn öldüðünü. dedi. çýrpýn! Bak. fakat bir el bileklerinden t uttu. diyordu. Aziz Bey.Feride. söz arasýnda gizlice: . ben de size geliyordum.iki münasebetsiz misafir geldi. dedi. Öðle yemeðine oturacaklarý vakit. bir daha onunla barýþmayacaðýný hissediyordu. eliyle odayý göst . siz yetiþirsiniz. Aziz Bey'le Kâmran.Tabii. Düþecekti. Aziz Bey. Beyler araba ile geldiler. daha evvel gideyim. Feride.. dedi. Müjgân. kan ter içinde kalmýþsýn? dedi.Nasýl olur? Beni almaya gelecekler. hafif bir feryatla ellerini yüzüne kapadý.Geliyor! diye haykýrdý. iyi ettin. komþu baðlarýnýn birinden haber geldi. dedi. Seni fazl a mustarip etmemek için bu fedakârlýða razý oldu.Bu ne hal küçükhaným.Bir araba geliyor. Bahçe kapýsýnýn önüne aþçýya tesadüf ettiler. çenesin rine bakarak: . dedi. 426 Reþat Nuri Güntekin . Ben onu aldýðým gibi Kadýya gittim. Tabii memnun oldun. Þehirde kýþlýk evl hazýrlanan belediye reisleri. þaþkýn þaþkýn: . ded i. yüreði aðzýna gelerek: .Kocan o kýzým. Gözlerini tekrar açtý. ÇALIKUÞU 427 Müjgân'la beraber baðlarýn arasýndaki kestirme bir yoldan koþmaya baþladýlar.Þimdi hiç gelmeyecek mi? . sana bir iyilik ettim. yüzünü kapamak istiyor. fakat bileklerini Kâm-ran'dan kurtaramýyor.lirse ya araba gönderirim. . Kendisine evvela bir hasta kedi kadar ehemmiyet vermeyen teyzelerin. hem bað komþularýna. . teþekkür ederim. Çalýkuþu. Fakat tam bu dakikadaa. i? Feride. Feride'yi süzerek: .Galiba iskelede seninle vedaya gelecek. Kâm-ran'dý. çarþafýný þimdi dediler. Kâmran'ý evden uzaklaþtýrmaya muvaffak oldum. Yeldirmeleri getirmek için ahretli kýzlar k dý. Çitlerden atl lerin içinden geçiyorlardý.Vapur geliyor amma sana hayrý yok. Feride. K minden çýkmýþ bazý parçalarý gösterdim. bu Müjgân haini esrarýný sattý. sizi istiyorlar. hem Feride'ye son bir ayrýlýk ziyafeti v rmek istemiþlerdi. güldüðünü gördükçe mahzun oluyor. teyzelerine: .. Ýhtiyar kadýn: . bu ayrýlýk gününü böyle düþünmemiþti. Kocan razý olmuyor. nihayet kafese girdin mi Çalýkuþu? Haydi bakayým. parmaðýyla þakaðýnýn aðrýyan bir nok . Saat üçe gelmiþti. kendine bu kadar az ehemmiyet vermeleri kalbini kýrýyor da görünürlerde yoktu. Sonra.Küçükhanýmlar. senin ne hazýrlýðýn var ki.. ben karýþmam! Feride. omzundan baþka bir yer bulamýyordu. Müjgân. Gözleri dalgýn.. ya kendim gelir alýrým. Azýz Bey. çýrpýn bakalým. Baða bir telaþ düþtü. zannederim benim için. Sonra gülerek ona yaklaþtý. Feride. ayný heyecanlý bir k ayla: . baþýný sallamak ranýyor.Ha þöyle. hafifçe dudaklarý tireyerek düþünüyor.Ben. Kadý. süratle geri çekilerek.Etrafýndakiler sana tuzak kurdu. Müjgân'a .Eniþte.

Nefes nefese bir dakika durdular. sen benim olasýn! inanamýyorum.Þimdi tebrikler. Ta uzaða. Genç kýz. Benim olduðuna kalbimi inandýrmak için senin aðýr aya ihtiyacým var. Bu halle nasýl dýþarý gideriz? Müsaade et. Kendi elimle müthiþ bir düðün sofra acaðým. Kâmran'dân kurtaramayan genç kýzý havaya kaldýrýp öptükten sonra tekrar Kâmr ttý: ÇALIKUÞU 429 . Kapýnýn yanýndaki küçük taþlýkta y . tutuk nefesler. görüyoruz ki. ü m. istediðin yere kadar. Sonra. hem aðlýyordu.Feride. bir dakika odama çýkayým.Þeriat vekilliðine sahibim efendim. Dudaklarýnda kesik. Genç kýz. bizim gevezeliklerimizden size fayda yok. Çalýkuþu. onun bileklerini býrakmýyor: . að yle kaný tutuþmuþ.Gittiðime benim de piþman olmadýðýmý mý zannediyorsun? Kâmran. Yan yana yürümek saadeti onlarý sarhoþ ediyordu. nazlanma artýk. saadetten bayýlýyorsun.Haydi Çalýkuþu. onun yüzünü göremiyor. þimdi gelirim. yalnýz çenesini. Feride'ye: . diye gülüyordu.Bu gece seni. anlýyor musun Çalýkuþu? Bu adam. hem gülüyor. yarý zorla ona bu sözleri tekrar ettirdi. Seni bir kere ele geçirdikten sonra tekrar býrak mam. Elbet konuþacaklarýnýz vardý dar. deniz fýrtýnasýndan kurtardýk. se da býrakacaða benzemiyor. ayým da hesabýmýz kesilsin. hemen nikâhý kýyýverdi. vücudunda bir uçuruma yuvarlananl reyiþiyle kendini býrakýyor. Hâlâ ellerini. Genç kýz eteðini kurtarmaya çalýþýrken Kâmran kesik kesik: . dedi. Karþýdan iki balýkçýnýn geldiðini görer men hiç konuþmuyorlardý. Feride'yi hemen kollarýnda uçurarak merdiven kapýsýna koþarken Müjgân arkalarýndan i arkadaþ að-laþa aðlaþa öpüþtüler. Haydi oðlum. vücudunda derin ür-permelerle çýrpýnan Feride'yi zorla küçük bir çocuk gibi. Yolda. sonra beraber döner iz. Feride. arka merdivenlerden karýný kaçýr. artýk kocan. gözbebeklerinin içinde k treþiyordu. dedi. Kâmran. bizi senelerce oynatýrsýn ha! Gördün mü. Aziz Bey: . onu baþkalarýna çaldýracaðýn saat çaldý gibime geliyor. O bir defa oldu. merdivenleri inmeye baþladý. Duayý edin. yüzü onun bozulmuþ çarþafýndan uçan saçlarý içinde.kucaðýna aldý. onlar hemen hemen kucak kucaða yürüyorlardý. pardon Feride Haným namýna iþte þu Kâmran B ndiriyorum.Halime bak Kâmran.428 Reþat Nuri Güntekin geniþ kafalý adam. artýk uðraþmaya takati kalmamýþ gibi baþýný Kâmran'ýn göðsüne koydu. Çalýkuþu.imkân yok. . Aziz Bey. yüzünü sakla etti: . . dudak430 Reþat Nuri Güntekin larmý okþayan. genç kýzý nefes aldýrmayacak gibi sýkýyor. dedi. bir hatip eda lunu salladý: .Nasýl Çalýkuþu? Parmak kadar yumurcak. biz âmini burada deriz. Kâmran. el öpmeler uzun sürer. "Fena etmedin eniþt bunu istiyordum de!" dedi. Sonra oda kapýsýný açarak muzaffer bir ahkahayla: . Feride o kadar kýzarmýþtý ki. Kâmran. seven parmaklarýna sýcak gözyaþý damlalarýnýn düþtüðünü duyuyordu. uçar gibi iniyorlardý. kolunu Feride'nin belinde n geçirmiþ. Hepsi kalsýn. kaç türlü na? Bahçeden çocuk sesleri geliyordu. fakat yanýndaki sarý fýrtýna bana daha müthi lah yardýmcýn olsun.Ey benim kirazýmý çalan Çalýkuþu. Dar merdivende yuvarlanýr gibi. avuçlarýnýn içinde parmaklarýný inci Merdivenin bir yerine Feride'nin eteði takýldý. Gözlerinden yaþ geldiðini göstermemek için gürültüyle burnunu silen Aziz Bey. dedi. yüzünün rengi ela gözlerine vuruyor.

. Fakat sen. Seni kendi kendimden. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem. Kâmran. uyumaya hazýrlanan bir çocuk gibi. öyle görüyorum ki er artýk beni anlayabilecek kadar ýstýrap çekmiþ ve düþünmüþ. ses gibi elde durmasýn bir Çalýkuþu'ydun. kýzýltýlar uçuyordu.Kâmran. bir ha e kývrandýðýný hissetti: . mahzun düþüncelerden yorulmu ben. Hâlâ Kâmran'ýn göðsünde duran baþýný biraz arkaya atmýþ.O dakikada ne kadar sevinmiþim. muhteli f saadetlerini birbirinden kýskanýyordum. dedi. ýþýk gibi. hayatýmdan. dedi. genç adamý omuzlarýndan çekti. vücudunun bütün aðýrlýðýný Kâmran'ý rüya içinde. yalvarýrým sana. aþkýmý ka ha büyümüþ buluyordum. Beni anlýyorsun. Genç adam. yolun derinliklerine dikkatle b karak gülümsü-yordu.Derdim bu kadarla da kalmýyordu. öyle sözlerin vardý ki. kirpiklerinde yaþ damlalarý titreyen gözlerini kapýyordu. Genç kýz. bu baþýn çevrilmemesi. dedi. eðlenen çocuk gözlerinin içinde uyanan nazik. Kâmran. kuvvetini kaybetm eyen hiçbir his yok. gönlünü ÇALIKUÞU 431 bu kadar derin bir vefa ile bana vakfedeceðini ümit edemiyordum. Söyle bana Feride. Sonra beyaz nazik þakaklarýnda ince ter damlalarýyla baþýný eðere a yavaþ bir sesle devam etti: . bu hýrpalandýkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum. deðil mi? Çünk erin gülmüyor. Feride. bütün vücudu titreyerek ayaklarýnýn ucunda yükseldi. onu söyleme. kalbimi derin ümitlerle çýrpýndýrýyordu. bu gözlerin gözlerinden ayrýlmamasý için onu çenesinden t erin bir sesle: . bütün kaný dudaklarýnda toplanmýþ boynunu uzattý. insan. Çalýkuþu müebbeden öldü. uçan rengini. Be nu bir Çalýkuþu hafifliði sanarak kendimi yiyip bitiriyordum. Feride. bu kadar derin bir vefayý. dedi. Sen. Bizim bütün sergüzeþtlerimiz burada baþlýyor. Seni sevmeye baþladýðým vakit n baþka bir þey düþünmeyen hafif.On sene evvel Feride'yi burada ilk gördüðü bað yoluna geldikleri vakit Kâmran. bir dakika sustu. seni bu ýstýraptan derinleþmiþ gözlerin. baþýný daha ziyade yaklaþtýrd .Görüyorsun artýk.Sen burasýný belki hatýrlamazsýn. nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. Sana karþý derin bir zaafým vardý. gözlerinde. Kâmran. hayatýmý kýracak. bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. bir zama n sonra kokusunu daha az duymaya baþlar. kollarýnda gittikçe aðýrlaþan bu bitap genç vücudun birdenbire canlandýðýný. belki beni görünce . Feride. O vakit. Kesik. Daðlarda ismini bilmediðim bir ot yetiþir. Feride. Bir dakika sonra ayrýlmýþlardý..Feride. Bu heyecanlý yor432 Reþat Nuri Güntekin gunluklardan öyle bitap düþmüþtü ki. Beni dinle. demek hatýrlýyorsun? Feride hafifçe içini çekti. Bunun ilacý. Genç adam. ayaðýný yere vurup yüzünü göstermemek için bir yan a çevirerek: .. yüzünü ona çevirmiþti. Hatta bazen -sýrf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hýrsýyla. Feride.herhangi bir k okuyu. bu küçük Çalýkuþu göðsünün neresine saklamýþtýn?. Bu derin zaaf. unutur muyum hiç? dedi. yüzünde. hem korkutuyordu. güzel kokusu için bazen mihnete de uðrar. Feride. hassas genç kýz ruhunun görünmesiy-l lmasý bir oluyordu. ça u gülen. ben Çahkuþu'nun bütün aþkýný bir baþkasýna. haris bir inatla tekrar etti: Feride. hemen hemen yalnýz dudaklarýnýn hareketiyle: . dizleri kesiliyor. "Bir çocuk.Ziyaný yok. titremeye baþlayan bu güzel dudaklarýný saklamak için benden kaçýyordun. Bu ot. uzun bir susuzluktan sonra berrak bir dereden ka na kana su içen bir kuþ gibi canlanýyor. bu kadar ince bir ruhu. yan yana bitmesinden korkulan ýþýklarý nasýl söndürürlerse ben de öyle yapýyor. onu hafifçe zlarýndan tuttu: . Gülbeþeker'e verdim. bir eski hülyaya gibi derin. onu daima koklarsa.Bu bakýþta manalar var. Zaman zaman ö bakýþlarýn. yaramaz bir kýz çocuðu. benim bu manasýz gibi görünen sözlerimle eðlenmiyorsun. insanlar. ya bu lezi z." diyordu yatýný. onu parmaklarýnýn arasýnda örsel hýrpalarlar. donu gerdanýnýn damarlarý moranyor. beni hem utandýrýyor. dalgýn bir nazarla Kâmran'ýn yüzüne baktý: . Her sabah uyandýðým vakit. hayalini gözlerimden uzaklaþtýrmaya çalýþýyordum. Dünyada zamanla yýpranmayan. beni mümkün deðil anlamayacak. mesela bir manasýz "Sarý Çiçeði" yüzüne yaklaþtýrýr.

ne ayýp! Sen sebep oldun vallahi. ahenk: Uyum. bakiye: Artan. bahtiyar: Talihli.. âli: Yüksek. iþaret. azletmek: Görevden almak. arifane: rif olana yakýþýr biçimde. alarga gitmek: Açýktan gitmek. insanýn öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacaðý ve sap vereceði yer. hareket. alimallah: Allah bilir. alil: Hasta. bilgili ve sezgili kimse. sen sebep oldun. ameliye: iþlem. alâmet: Belirti. tisi olmayan. aksiyon: Eylem. hemen hemen. alâka: Ýlgi. sakat. arife: Bilgili. âhir: Son. arif: Çok anlayýþlý.28 Sözlükçe 434 bedbaht: Mutsuz. diye hýrçýnlaþýyordu Yanlarýndaki aðacýn dalýnda bir çalýkuþu ötüyordu. âlâ: iyi.F. azim: Bir iþteki engelleri yenme kararlýlýðý. bedbin: Kötümser. ar: Utanma. babacan tavýrlý.A ab u hava: Su ve hava. mutlu.Ne ayýp. Öbür dünya. . âhiret: (Ahret) Dinî inanýþa göre. pek iyi. bahusus: Hele. geri kalan. âkile: Akýllý kadýn. ahz: Alma. battal: Alýþýlmýþ olandan büyük. arýz olmak: Sonradan ortaya çýkmak. Yarabbi. talihsiz. en çok. âcizane: Söz söyleyen bir kimsenin kendi yaptýklarýný abartmamak için kullandýðý bir nezak addetmek: Saymak (Bunu olmamýþ addetmeli). âdeta: Sanki. -Bbabayani: Gösteriþi ve özen-. karamsar. alelade: Olaðan. âlem: Dünya. mesut. -SON433 SÖZLÜKÇE . sýradan. Çalýkuþu . azil: Görevden alma. yüce. iklim. âbide: ibadete düþkün kadýn. âlâ kader il istitaata: Gücün yettiðince. ah ü zara kapýlmak: Âh çekip inlemek.

çehre: Yüz. yorgun. cesamet: Büyüklük. Sözlükçe 435 -Ddandy: (Ýng. bitap: Bitkin. Desenchan-te) Hayal kýrýklýðýna uðramýþ. edilene veya tanýklara gönderilen çaðrý belgesi. beyhude: Boþuna.) Günaydýn. bonjur: (Fr.C caiz: Uygun. darbýmesel: Atasözü. Merhaba anlamýna da kullanýlýr. gösteriþ. duhul olmak: Ýçeri girmek. ecir: Ücret. ince dokunmuþ yün kumaþ. kaygý. süs eþyasý. Bibliotheque Rose: (Fr. irilik.) (Metinde) Züppe. cazibe: Çekicilik. cerr: Medresede okuyanlarýn üç aylarda köy köy dolaþarak imamlýk. celpname: Mahkeme tarafýndan. eziyet. cariye: Para ile alýnýp satýlan. çare-i tesviye: Çözüm önerisi. diksiyonen Sözlük. Metnide "çocuk kitaplarý" anlamýnda kullanýlmýþ biçare: Çaresiz. terbiyeli. celbetmek: Çekmek. billahi: Tanrý'ya ant içerim. belertmek: Gözlerini. cedide: Yeni. -Eebedî: Sonsuz. diba: Altýn ve gümüþ iþlemeli bir tür ipek kumaþ.) Pembe kitaplýk. binaenaleyh: Bundan dolayý. ölümsüz. satýlan büyük maðaza. tavýr. dezanþante: (Fr. celile: Büyük. cihet: Yön. düzgün: (Metinde) Kadýnlarýn yüzlerine sürdükleri bir tür krem. zavallý kimse. çuha: Tüysüz. ceza reisi: Aðýr ceza mahkemesi baþkaný. . savaþta esir olmuþ veya odalýk diye alýnmýþ kýz. cariye: Efendisinin her istediðini yapmak zorunda bulunan. bonmarþe: içinde her türlü giysi. vaizlik iþleri için para larý. aksine. sima. eda: (Metinde) Davranýþ. talan. darülmuallimat: Kýz öðretmen okulu.behemahal: Mutlaka. debdebe: Þatafat. alýnýp satýlan kadýn veya kýz. beyit: Anlam bakýmýndan birbirine baðlý iki dizeden oluþmuþ þiir parçasý. edibe: Edepli. cefa: Büyük sýkýntý. -Ççapul: Yaðma. bilâkis: Tersine. aký çok görünecek bir biçimde açmak. delalet: Aracýlýk. oyuncak vb. çýtkýrýldým. zýpýr. destlerinden busetmek: Ellerinden öpmek. dava edene. ulu. buse: Öpücük. fondöten. dülger: Yapýlarýn kaba aðaç iþlerini yapan kimse. . çiy: Havada buðu durumundayken akþamýn ve gecenin serinliðiyle yerde veya bitkilerde topla nan küçük su damlalarý. devain Daireler. deliþmen: Þýmarýk ve delice tavýrlý. Tasa. efkâr. alýmlýlýk.

felekiyat: (Felekiyyat) Astronomi. ara bozma. gayrý: Artýk. derece. matematik ve biyolojiye verilen ad. ganaim: Ganimetler. tatlý veya hoþ kokulu maddeler bulunan. fýtri: Yaradýlýþtan olan. aldýrmayarak. elem: Üzüntü. garp: Batý. dert. emrihazýn Emir kipi. henüz.ehemmiyet: Önem. güzide: . l Sözlükçe 436 fasýla: Ara. emniyet: Güven. -Ffadýla: Erdem sahibi. üzüntü. komite. yakasýz. aymazlýk. yarýn. fantezisi: (Metinde) Süslü ve hayalci. keder. -Hhacer-i esved: (Kara taþ) Kabe kapýsý yanýnda bulunan ve hacýlarýn öpmeleri hac þartlarýnda taþ. fondan: Ýçinde likör. boy pos. mantoya benzer. endam: Vücut. ferda: Gelecek zaman. elhamdülillah: Allah'a þükür. grandiose: (Fr. gayri ihtiyari: irade dýþý.) Ulu. iç rahatlýðý veren. esasen: Aslýnda. kimya. vazgeçilmez. erkânýharp: Kurmay subay. düþmanlýk. Ortamýn gerçekliðine uymayan. feragat: Vazgeçme. arkasý bol. elzem: Çok gerekli. ferah: Gönül þenlendiren. fen: Fizik. fütursuzca: Önemsemeyerek. aðýzda kolayca eriyen bir tür eme. esef buyurmak: Üzülmek. taþýyan. kaza ile. dert. dikkatsizlik. üstün. mektuplar. çoðu kez etek ere kadar uzayan üst giysisi. beden. haiz: Elinde bulunduran. faraza: Sözgeliþi. daha. bundan böyle. fevkalâdelik: Olaðanüstülük. düþmandan alýnan þeyler n. ferahfaza: Ferah artýrýcý. Tarih öncesi dönemden bugüne gelen efsaneleri inceleyen ilim. . Gizler. gam: Tasa. esrar. esatir Mitoloji. fitnelik: Karýþtýrma. eskaza: Yanlýþlýkla. had: Sýnýr. yerinme. ekseriya: Çoðunlukla. yüce. esef: Acýma. ferace: Kadýnlarýn sokakta giydikleri. flört: Kadýnla erkek arasýndaki yakýn iliþki. sýrlar. evrak: Yazýlmýþ kâðýtlar. gaile: Sýkýntý. ervah: Ruhlar. elan: Þimdi. -Ggaflet: Dalgýnlýk. kaygý. hacet kalmamak: Gereði olmamak. erganun: org. encümen: Komisyon. fenlenmek: Yaþýna göre bilmemesi gereken þeyleri öðrenmiþ olmak. elâlem: Yabancýlar. kitaplar vs.

ters. kayýrma. hasýlý: Kýsacasý. ele avu-ca sýðmayan çocuk. Sözlükçe 437 harîm: Herkesin giremeyeceði yer. hüzün veren. eriþtirme. cariye.hakeza: Böyle. hâlim: Huyu yumuþak. egoist. hatip: Konuþmacý. idadi: Lise. himaye: Koruma. . hizmetçi. hami: Gözeten. hazan: Sonbahar. harcýrah: Yolluk. koruyan. gizli sebep. hava tebdili: Hava deðiþimi. ihsan etmek: Baðýþlamak. hengâme: Patýrtý. haþan: Çok yaramaz. baþtan çýkarmak. haset etmek: Kýskanmak. zevzeklik. hulâsa: Kýsacasý. karþýt. hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrýlma. hülasa: Özetle. halketmek: Yaratmak. saçma söz. haþiye: Not. haysiyet: Onur. halûk: iyi huylu. hikmet: (Metinde) Sebep. özsaygý. hasut: Çok haset eden. sözün kýsasý. yine. hizmet-i vataniye: Vatan hizmeti. -I/Ýýtlak =etmek: Bir kocanýn karýsýný boþamasý. idare-i maslahat: tþi þöyle böyle bugünlük görme. halis: Saf. kýskanç. kýzgýnlýk. idrak: Anlama yeteneði. iblað etmek: Vardýrma. hiddet: Öfke. anlayþifa etmek: Yapmak. hodkâm: Bencil. herze: Saçma. hattat: Güzel yazý yazan. hatun: Kadýn. kýrýcý ve hýrpa-layýcý. helâllik dilemek: Ayrýlma sýrasýnda hakkýný birbirine baðýþlamak. hususiyet: Özellik. iðfal etmek: Bir kadýný aldatmak. halayýk: Kadýn köle. hazain: Hazineler. hilaf: Aykýrý. iffet: Namus. ulaþtýrma. hoyrat: Kaba. çe-kememek. hassaten: Özellikle. hâre: Dalgalý ya da dalgalanýr gibi görünen parlak çizgiler. katýþýksýz. ayrýlýk acýsý. ibni (ttm): Oðul. himmet: Yardým. hazin: Dokunaklý. hüzün: Gönül üzüntüsü.

iptila: Düþkünlük. nemli. iltizam: Kayýrma. sömürme. kýymet. imdi: Þimdi. dikkatli davranma. inkiþaf: Meydana çýkma. ilanihaye: Sonsuza kadar. irfan: Kültür. ihtiyat: Sakýnma. güvenilirlik. izdivaç: Evlenme. ikmal-i nevakýs: Eksikleri tamamlama. tiryakilik. ille velâkin: Gelgelelim. Sözlükçe 439 -Kkabil: Mümkün. ilm: Bilim. açýklama isteme. bununla birlikte. istihare: Bir inanýþa göre. iþtirak etmek: Katýlmak. ýstýrap: Sýkýntý. . istismar. irade: (Metinde) Emir. istidad: Yetenek. irab: Düzgün konuþma ve gerçeði belirtme. giriþilecek iþin hayýrlý olup olmadýðýný rüyadan anlamak için a yarak uyuma. geliþme. iktifa etmek: Yetinmek. bilme. izbe: Basýk. izzetinefis: Onur. bir þeye fazla düþme. insaniyetli: Ýnsanlýðý olan. Sözlükçe 438 ihtiyatsýz: Tedbirsiz. iptida: Baþlangýç. loþ. imtizaç etmek: Uyum saðlamak. artýk. ismet: Namus. ihtiyar: (Metinde) Seçme. istikran Kararlýlýk. ölçülü davranma. anlama. istihkâm: Düþmana karþý savunma yapmak amacýyla düzenlenmiþ askeri yer. istif af: Günahtan. ikâmet: Oturma. ihtizaz: Titreþme. istida: Dilekçe. istintak etmek: Sorguya çekmek. bir iþe baþlama. güçlü siperler.ihtimam: Özen. kötülükten çekinme. titreþim. kuytu yer. iktidar: Bir iþi yapabilme gücü. bir tarafý tutma. itibar: Saygýnlýk. Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. istizah: Bir iþin açýk söylenmesini isteme. iþret: içki. büyük üzüntü. inhimak: Çok düþkünlük. istiskal: Soðuk davranýþlarla hoþlanmadýðýný belli etme. ilmihal: Din kurallarýný öðretmek için yazýlmýþ kitap. olabilir. özsaygý. kadr (kadir): Deðer. inha: Resmî bir göreve atama veya bir üst aþama için yazýlan yazý.

mahsub: Hesap edilmiþ. karþýlýklý iki oturma sýrasý bulunan. sýkýntý. kavil: Söz. yazýcý. anlaþma. mabeyinci: Osmanlý Devle-ti'nde padiþahlarýn dýþarýyla olan iliþkilerine bakan. kerliferli (kelli fellf): Kýlýðý kýyafeti düzgün. kâmil: Olgun. komfinyon: (Fr. lakayt: ilgisiz. maarif: Millî Eðitim. kötek: Dayak. hesaba geçirilmiþ. maðmum: Tasalý. kurum satmak: Böbürlenmek. fakat. lata: Osmanlýlar'da ilmiyenin giydiði bir tür üstlük. Sözlükçe 440 -Mmaahaza: Bununla birlikte. koket: (Fr. kanaat getirmek: inanmak. dünya. atlý binek arabasý. sýnýrlý. kâtip: Sekreter.kâinat: Evren. kameti artýrmak: Baðýrarak konuþmak. kalem odasý: Resmî kuruluþlarda yazý iþlerinin görüldüðü oda. fil gibi hayvanlarýn sýrtýna konan. (tm)" -* """ laden: Çamdan çýkarýlan zift gibi siyah ve kokulu zamk. kati: Kesin. kelime-i teyyibe: (Kelime-i tayyibe) Yatýþtýrýcý hoþ söz. kendini büyük görme. kibir: Büyüklük. üzülerek söylüyorum ki. mahlûk: Yaratýk. mahut: Bilinen. levazým: Gerekli olan þeyler. Maarif Nezareti: Millî Eðitim Bakanlýðý. üzgün. mahfe: Deve. lândo: Dört tekerlekli. mahmurluk: Uykudan sonra duyulan aðýrlýk ve sersemlik. maateessüf: Ne yazýk ki. lâhza: Zamanýn bölünmeyecek kadar kýsa parçasý. süslenmeye düþkün. krep: Çok bükümlü iplikle dokunmuþ bir çeþit ince kumaþ. oðul. bir çeþit eyer. Zarif görünmeye. kolcubaþý: Bir þeyi korumak için bekleyen görevlilerin baþý. Communion) iman birliði. olgun ve gösteriþli. bazý kiþilerin dileklerini kendisine ileten görevli. mahdum: Erkek evlât. kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayýklarýn baþýnda bulunan kadýn. üzerinde oturmaya yarayan sepet. sýkýlgan. levha: Bir yere asýlmak için yazýlmýþ yazý. sözleþme. Coquette) Güzel görünmeye özen gösteren. mahsus: (Metinde) Bilerek. kepazelik: Rezalet. buyruklarýn ilere bildiren. an. . ilkokullarda hoca rdýmcýsý. gereçler. aklý yatmak. adý geçen. kesb-i þeref etmek: Þeref duymak. mahcup: Utangaç. lisan-ý Fransevi: Fransýzca. lâkin: Ama. mahdut: Az. kamarot: Gemilerde yolcularýn iþlerine bakan görevli. kasavet: Üzüntü. leziz: Lezzetli. sayýsý belli olan.

manastýr: Kesin kurallarý olan. manevi: Görülmeyen. maren: (F. meziyetli: Yetenekli. marifetli: Ustalýklý. methetmek: Övmek. memalik: Ülke. dayanýklýlýk. mazi: Geçmiþ. yoksulluk. muallime: Bayan öðretmen. meþakkat: Güçlü sýkýntý. ' makbul: Beðenilen. menazýr-ý tabiiye: Tabiat manzarasý. menazýn Manzara. Yasanýn. mihmandar: Resmî konuklarý aðýrlamak ve onlara kýlavuzluk etmekle görevlendirilen kimse. zavallý. dinin ve kamu vicdanýnýn doðru bulduðu. hoþ karþýlanan. zorluk. kötü. makam-nezaret: Bakanlýk nezareti. yaradýlýþ. muallim: Öðretmen. meyus: Ümitsiz. mecidiye: Eskiden kullanýlan ve o zamanýn 20 kuruþu deðerinde olan gümüþ sikke Sözlükçe 441 melal: Býkma. menetmek: Yasaklamak. meþk: Alýþmak ve öðrenmek için yapýlan çalýþma. pis. makale: Bilim. . Marin) Denizci. kaba. eziyet. mecburiyet: Zorunlu olma durumu. Misere) Zavallýlýk. meret: inatçý. maiþet: Geçim. mazari: Dilbilgisinde geniþ zaman. meþru: Yasal. duyularla sezilen. mazbata: Tutanak. hünerli.mahzun: Üzgün. uysal ve boynu bükük. miralay: Albay. mazlum: Sessiz. meyil: Eðilim. usanma. rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaþadýklarý yapý. islâm kadýnlarý. sünepe. zahmet. üzgün. malûm: Bilinen. hoþa gitmek. keþiþhane. üzüntülü. mâlik olmak: Sahip olmak. malûmatlý: Bilgili. mihnet: Sýkýntý. muahadderat: Örtülü kadýnlar. mizaç: Huy. gönül verme. metanet: Metin olma. lanetli. ekonomik ve toplumsal konularý açýklayýcý veya yorumlayýcý niteliði olan gazete vey gi yazýsý. Sevme. melun: Kötü. geçinme. meziyet: Yetenek. metruk: Terk edilmiþ. meþum: Uðursuz. miskin: Çok uyuþuk. makbule geçmek: Çok beðenilmek. mihr: Sevgi. mendebur: Sümsük. fen konularýyla siyasi. iðrenç. mizer: (Fr.

yüzü. kesin olarak belirlenmiþ. münhal: Boþ olan. kabul etmeyen. munîs: Cana yakýn. Metinde içi geçmiþ anlamýnda kullanýlmýþ. muvazzah: Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kimse. kaçýnýlmaz. bir kadýn. muhabbet: Sevgi. muavin: Yardýmcý. müptedi: Bir þeyi öðrenmeye yeni baþlayan. muvafýk: Uygun. bilinmeyen þey. baþarmaya gücü yeten. münasip: Uygun. müdür-i umumi: Genel müdür. mülazým: Teðmen. müebbeden: Ömür boyu. muavenet: Yardým. özellikle. mukabele: Karþýlýk verme. münasebet almak: Uygun düþmek. muharrir: Yazar. mukaþser: Metinde. muamele: Davranýþ. aykýrý. yerinde. muin: Yardým eden. saygýsýzlýk yapma. muharebe: Savaþma. mutasarrýf: Tanzimattan sonra idare bölümlerinde vilayetle kaza arasýndaki bölümün idare am . mükedder: Üzgün. inanýlýr. mürdumgiriz: Çürümüþ. muhasara: Kuþatma. muvakkat: Geçici. muvaffak olmak: Baþarmak. musaddak: Geçerli olduðu resmî yazý ile bildirilmiþ. muhacir. muvaffakiyet: Baþarý. muayyen: Belli. alýþýlmýþ þey. mugayir. yardým eden. sevimli. karþýlýk. Sözlükçe 442 mukadder: Yazgýda var olan. Uymaz. muteber Saygýn. iki ordu arasýndaki savaþ. içi. sarma.muamelat: Dairelerde evrak üzerinde yapýlan iþlemler. yardýmcý. Göçmen. müsamaha: Hoþgörü. . gözü açýlmýþ anlamýnda kullanýlmýþ. mukaddes: Kutsal. muamma: Anlaþýlmayan. müceddet: Yeni. bir þeye karþýlýk olarak yapýlan. yakýþýksýz davranýþlarda bulunma. mücedded: Yeni. muvazene: Denge. mutaassýp: Baðnaz. mürebbiye: Kendisine bir çocuðun eðitimi ve bakýmý verilmiþ kadýn. mürüvetsiz: insanlýðý olmayan. tutucu. çevirme. muktedir: Bir þeyi yapmaya. mukavele: Sözleþme. mutat: Alýþýlan. münasebetsizlik: Uygun olmayan. yenilenmiþ. kederli. yenilenmiþ. açýk bulunan. mukabil: Karþýlýk. münkir: inkâr eden. münhasýran: Yalnýz. münhal vukuunda: (Metinde) Boþ kadro olduðunda. nýüdde i umumî: Savcý.

müstacel: Çabuk yapýlmasý gereken. müstahak: Bir kimsenin layýk olduðu ödül veya ceza. müstakim: Temiz, doðru, namuslu. müstebit Zorba, despot. Sözlükçe 443

müsterih olmak: tçi rahat etmek. müsvedde: Yazý taslaðý, karalama. müþkül mevki: Zor durum. müþkül: Zor. mütalaa: Okuma, ders çalýþma, etüt. mütalaahane: Okuma odasý. müteessir: Üzüntülü. müteferrika senetleri: Çeþitli küçük harcamalarýn para senetleri. mütehayyir: Þaþkýn, þaþýrmýþ olan. mütekaid: Emekli. mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak. müyesser: Kolaylýkla ortaya çýkan, kolaylýkla elde edilen. müzahrafat: (Müzahrefat) Parlak boyalar ve süsler. müzakere etmek: (Metinde) Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakere etmek: Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakkere: (Müzekkere) Bir iþ hakkýnda üst makama sunulan yazý. müzmin: Uzun süreli.

-Nnadide: Az görülür, deðerli. nadir: Seyrek, az. nafîa: Bayýndýrlýk. nafile: Yararsýz, boþa giden. nalça: 1) Ayakkabýlar çabuk eskimesin diye altýna çakýlan demir. 2) Katýr, eþek, sýðýr gibi týrnaklarý altýna çakýlan demir parçasý. namünasip: Uygun olmayan. nan: Ekmek. nasihat: Öðüt. nazýn Bakan. nedamet: Piþmanlýk. nefer: Asker. nekahat: Hastalýk sonrasý saðlýklý duruma geçme dönemi. nekin Bilmezlik. neþretmek: Yaymak. netice itibarýyla: Sonuç olarak. netice: Sonuç. nev'i: (Nevi) Çeþit, cins, tür. nihayetinde: Sonunda. nimet: Yiyecek içecek, özellikle ekmek. nimetþinas: Ýyilik bilir. nispet: (Metinde) Kýyaslama. nispet: (Metinde) Oran, kýyaslama. Sözlükçe 444

nizam: Düzen. numune: Örnek. - P - parloir: (Fr.) Dýþarýdan gelenlerle konuþma odasý. payzen: Ayaðýna pranga vurulmuþ. pederane: Baba gibi. peyda olmak: Ortaya çýkmak. podösü et: Yumuþak, prezante etmek: Tanýtm k. pusetmek: Öpmek. puþide: Örtü. rastýk: Kadýnlarýn kaþlarýný veya saçlanný boyamak için sürdükleri siyah bya. raþe: Titreyiþ. rehavet: Vücutta görülen gevþeklik, aðýrlýk, tembellik. rezzak-ý âlem: Bütün yaratýklarýn rýzkýný veren. riayet etmek: Uymak. rikkat: Ýncelik, yufkalýk. riyaset âlisi: Yüksek baþkanlýðýriyaset: Baþkanlýk. riyaziyat: (Riyazziyat) Matematik. nzk: Yiyecek, içecek þey, nimet.

römark: (Fr. Remarque) Dikkate alma. (Metinde: Tespit, dikkat çekme anlamýnda kullanýlmýþ.) ruhani: Ruhla ilgili. rüþtiye: Ortaokul. -Ssadakar Düz dokunmuþ açýk saman renginde bir tür ipek kumaþ. saffet: Saflýk. sahih: Gerçek, hakiki. sair. Baþka, öteki, diðer. saliha: (Metinde) Din buyruklarýna uygun davranan. salisen: Üçüncü olarak. sallapati: Düþünmeden, saygýsýzca, kaba saba, patavatsýzca. sefaret: Elçilik. sekerat: Can çekiþirken kendinden geçme. selametlemek: Yolcuyu, konuðu uðurlamak. serasker kapýsý: Seraskerin resmî görev yeri. serasker: Sadrazamlýk göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlý ordusunun komutanlýðýný yapan ve aný. sýraca: Deride ve daha çok Sözlükçe 445

boyunda görülen deðiþiklik, lenf düðümlenmelerinin þiþkinliðiyle beliren bir tüberküloz tür sirayet: Yayýlma. sitem: Bir kimseye, yaptýðý hareketin veya söylediði bir sözün üzüntü, alýnganlýk, kýrgýnlý ndýrdýðýný öfkelenmeden belirtme. soeun (Fr.) Kýz kardeþ, rahibe. Metinde "Ma sor" sözcüðü ayný zamanda "rahibe" olan öðretme ir hitap þekli olarak geçiyor. souvenir d'amour: (Fr.) Aþk hatýrasý. souvenir: (Fr.) Hatýra. spleen: (tng.) Terslik, huysuzluk, kin. sülüs: Bir çeþit yazý. süperiyor: (Fr. Superieur) Üst. Manastýr, dinsel kurum vs. baþkaný. sürme: Kirpik diplerine sürülen siyah boya. -þþahadetname: Diploma. þayan: Uygun, yaraþýr. þefkat: Acýyarak ve koruyarak sevme.

þekerrenk: Ýki kiþi arasýndaki dostluk, arkadaþlýk iliþkisinin bozuk olduðunu belirtmek içi nýlýr.

þenaat: Kötülük, fenalýk. þer'iye: Þeriat kurallarýna uygun. þeriat: Dinî temellere dayanan Müslümanlýk kanunlarý. þevk: istek, heves. þifa: Hastalýktan kurtulma. þifahi: Sözlü, sözle. þimendifer: Demiryolu. þirret: Geçimsiz, huysuz, edepsiz, kavga çýkartmaktan hoþlanan. -Ttaalluk etmek: Ýlgili bulunmak, ilgilendirmek. taarruz: Saldýrý. tabiat: (Metinde) Huy. tabiatýyle: Doðaldýr ki. tabiî: Doðal. tabiiye: Tabiat bilgisi. taciz etmek: Sýkýntý vermek, can sýkmak. tafsilât: Ayrýntýlar. tahammül etmek: Dayanmak, katlanmak. tahammül: Kötü, güç durumlara katlanma, karþý koyabilme gücü. Sözlükçe 446

tahassür: Özlem, kavuþmak istenen þey veya kimse için üzülme. tahayyül: Hayalde canlandýrma. tahkikat: Araþtýrma. tahkir: Horlama, alçaltma. tahrirat: Resmî bir dairede yazýlan yazýlar. tahrirî: Yazýlý. tahsisat: Ödenek. takbil: Öpme. taksim: (Mat.) Bölme. talika: Dört tekerlekli, üstü kapalý, bir tür yaylý at arabasý. talkýn: (Telkin) Ölü gömüldükten sonra imamýn mezar baþýnda söylediði dinî sözler. tamim: Genelge. tasavvur etmek: Düþünmek, gözönüne getirmek, hayal etmek. tashih etmek: Düzeltmek. tasrif etmek: Dilbilgisinde bir fiilin çekimi. tavsiye: Öðüt, yol gösterme. tazmin etmek: Zararý ödemek. tecdit: Yenileme. tedris: Öðretim. tedrisat-ý iptidaiye: ilköðretim. teessür: Üzüntü. tefrik: Ayýrma, ayýrt etmek. tefriþ: Bir yeri gerekli eþya ile döþeme. tefsir. Yorumlama. tekaüt: Emeldi. tekdirat: Azarlama. tekellüf: Güçlüðe katlanma. teklifsiz: Resmî veya çekingen davranmama. tekmil: Bütün, tüm. telaffuz etme: Söyleme. tembih: Uyarma. temenna etmek: Eli baþa götürerek selâmlamak. temin: Saðlama, elde etme.

bahane. vesile: Sebep. onurlu. tevdi etmek: Vermek. tetkik etmek: incelemek. vefasýz: Sevgisi çabuk geçen. düzeyine aykýrý düþen bir þeyi kabul etmek. teþrif etmek: Bir yere gelerek orayý onurlandýrmak. virane: Yýkýlmýþ veya harap olmuþ yapýlardan geriye kalan yýkýntý. vâkýf olmak: Bilmek. vakan Aðýrbaþlýlýk. bilimler. varmak. usu l: Yöntem. öfke. yadigâr: Bir kimseyi ya da bir olayý hatýrlatan nesne ya da kiþi. vâkýf: Bilen. katlanmak. vefa: Sevgide sebat. vasýl olmak: Ulaþmak. -Uulema: Bilginler. biyografi. baðlýlýk evraký. öðrenmek. yakýnlýk duyma. hatta. özendirmek. -Yyadellen Baba evinden uzak yerler. . vakur: Aðýrbaþlý. viöjö: (Fr. sevgi baðlýlýðý. varak-ý mýhr-i vefa: Sevgi. vaveyla: Çýðlýk. velev: Kaldý ki. gurbet. tezevvüç etmek: Evlenmek. gözleri açýkta býrakan ince y Sözlükçe 448 . yaþmak: Eskiden kadýnlarýn ferace ile birlikte kullandýklarý. tevazu: Alçakgönüllülük. teres: Pezevenk. dindirmeye çalýþmak. heyecan gibi duygularý yatýþtýrmaya. tenezzül etmek: Kendi durumuna. tercüme-i hal: Özgeçmiþ. vakfetmek: Adamak. býrakmak. ulvî: Yüce. tevekkül: Kadere boyun eðmek. sevide durma.temrin: Alýþtýrma. tereddüt: Kararsýzlýk. vekâlet: Birinin yerine bakmak. tesadüf etmek: Rastlamak. vehim: Kuruntu. teneffüs: Temiz hava. veranda: Camlý taraça. tevil etmek: Söz veya davranýþa baþka bir anlam vermek.V vaftiz: Hýristiyan dininde bir kutsal iþlem. dinlenmek için verilen ara. hakikatsiz. usul-i cedit: Yeni yöntem. teskin etmek: Acý. vukuf: Bilgi. ulum-i diniye: Din bilgisi. usuletle: Usulüyle. Vieux'deri) Yaþlý iþi. yan Sevgili. Sözlükçe 447 teþvik etmek: Ýsteklendirmek. teveccüh: Güleryüz gösterme. ulûm: ilimler. görevini üstlenmek.

daha çok. zayi etmek: Kaybetmek. yortu: Hýristiyan bayramý. zikretmek: Söylemek. alçalma. zabit: Subay. kiþi. ziyade: Çok. zarp: (Mat. zaruri: Zorunlu. dayanamama. yegâne: Tek. zerzevat: Sebze. ziya: Iþýk. eþ. umutsuzluktan doðan karamsarlýk. zýb: Süs.) Çarpma. .yazýhane: Yazý masasý. zemzem: Müslümanlarca kutsal sayýlan su. zat: Kimse.zaaf: Düþkünlük. zevce: Erkeðin nikâhlandýðý kadýn. . zillet: Hor görülme. ziynet: Süs.Z . yeis: Üzüntü.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful