BÝRÝNCÝ KISIM B.

Eylül l Arkadaþlar aslýn bir e kitap yapmak okadar da zor deðil mesela birazdan size yollayacaðým ravenloft adlý roman yaklasýk olarak 400 sayfa bunu tarayýp word formatýna döndürmek 2 saat gibi bir zaman alýyor bu zamaný da yanýn oyacaðýnýz bir 37 ekran tv yada cd roma takacaðýnýz bir audio cd dinler ken okadar hýzlý ge i göz açýp kapayýncaya kadar kitabý taramýþ ve word e aktarmýþ oluyorsunuz tabi bu arada scaner ýnýzýn çook büyük bir önemi war benim elime hiç umulmadýk bir anda ge 310p markalý scanner ýn tarama hýzý 20 saniye 300 dpi gri tonda þuana kadar gördüðüm en hýz diðer modelleri pek bilmiyorum ama araþtýrmaþlarým 40 saniye ile 2 dakika arasýnda deðiþen er wern scanner larýn türkiyede çook olduðu... tabi çok hýzlý scannerlarýn olduðunu nette o esala epson nun enson modeli 9 saniye gibi inanýlmaz bir hýzda taraama yapýyormuþ ama de diðim gibi bunu kullanmadan yorum yapmak çook zor ..

DÖRDÜNCÜ sýnýftaydým. Yaþým on iki kadar olmalý. Fransýzca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün ifesi vermiþti. "Hayattaki ilk hatýralarýnýzý yazmaya çalýþýn. Bakalým neler bulacaksýnýz? bir hayat temini olur," demiþti. Hiç unutmam; yaramazlýðýmdan, gevezeliðimden býkan öðretmenler, o sýnýfta beni arkadaþlarým köþede tek kiþilik bir küçük sýraya oturtmuþlardý. Müdirenin söylediðine göre, ders esnasýnda komþularýmý lakýrdýya tutmamayý, uslu uslu muall yi öðreninceye kadar orada bir sürgün hayatý geçirmeye mahkûmdum. Bir yanýmda kocaman bir tahta direk vardýr. Ne yapýlsa sýnýftan çýkarýlmasýna imkân olmayan a çakýmýn ucuyla ötesine beý isine açtýðým yaracýklara stoik bir vakarla tahammül eden sess aþlý ve upuzun bir komþu. Öte yanýmda manastýr terbiyesinin istediði serin ve maðrur loþluðu temin için yapýlmýþa ben njurlarý hiç açýlmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keþif yapmýþtým. Göðsümü s mi biraz yukarý kaldýrdýðým vakit panjurlarýn arasýndan gökyüzünün bir parçasýyla bir büyük rasýndan tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklýðý görünürdü Doðrusunu söylemek lâzým gelirse, manzara hiç de zengin deðildi. Pencere her zaman kapalý d r, balkon parmaklýðýna hemen daima bir ufak çocuk þiltesi ile yorgan asýlýrdý. Fakat ben, bu kadarýndan da memnundum. Ders esnasýnda ellerim çenemin altýnda kilitli, sor hocalarýma çok ruhani görünmesi gereken r vaziyette gözlerimi 8 Reþat Nuri Güntekin

göðe -panjur aralýklarýndan görünen hakiki gökyüzüne- uydurduðum zaman, onlar bunu bir usla sanarak sevinirlerdi. Ben de onlarý atlatarak bizden gizlemeye çalýþtýklarý hayatý seyrediy uþum gibi bir þey, bir atlatma ve intikam zevki duyardým. Sor Aleksi, izahatýný bitirdikten sonra bizi çalýþmaya býrakmýþtý. Ön sýralarý süsleyen aðýrbaþlý sýnýf birincileri hemen iþe koyulmuþlardý. Yanlarýnda olmadý zlarý üzerinden okumuþ gibi biliyordum: "Ýlk hatýraný, sevgili anneciðimin küçük karyolamýn altýn sarýsý baþý, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir," tarzýnda þairane bir . Hakikatte annecikler altýn sarýsý ve gök mavisinden baþka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kýzlarýn kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet , bizim için bir usuldü. Bana gelince, ben bambaþka bir çocuktum. Çok küçük yaþta kaybettiðim annemden aklýmda pek f r þey kalmamýþtý. Fakat herhalde altýn saçlý ve mavi gözlü olmadýðý muhakkaktý. Böyle olunc bana onu asýl çehresinden baþka bir çehre ile düþündürmeye ve sevdirmeye muktedir deðildi. Beni bir düþüncedir almýþtý. Ne yazacaktým? Duvardaki boyalý Meryem tablosunun altýna asýlm at durmadan yürüdüðü halde ben, hâlâ yerimde sayýyordum. Basýmdaki kurdeleyi çözdüm, saçlar n üzerine indirmeye baþladým. Bir elimle de kalemimi aðzýma sokuyor, ýsýra ýsýra diþlerimin dürüyordum. Filozoflarýn, þairlerin, yazý yazarken burunlarýný kaþýmak, çenelerinin derilerini çekiþtir garip garip huylan

ÇALIKUÞU vardýr ya... Kalemi ýsýrmak ve saçlarýmý gözlerimin üstüne daðýtmak da benim düþüncelere da

Bereket versin benim düþünce saatlerim çok nadirdir. Çünkü o takdirde hayatým -masallardaki çarþamba karýsý ve ocak anasýnýn hayatý gibi- karmakarýþýk bir saç kümesi içinde geçecekti Aradan seneler geçti. Yabancý bir þehirde, yabancý bir otel odasýnda, sýrf bitip tükenmeyec gibi görünen bir gecenin yalnýzlýðýna karþý koymak için hatýralarýmý yazmaya baþladýðým bu ayný küçük çocuk tavrýyla saçlarýmý çekiþtiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uðraþýyor. Bunun sebebine gelince, öyle sanýyorum ki, ben etrafýndaki hayata pek fazla kendini ka pýp koyveren, hafif ve dikkatsiz bir çocuktum. Besbelli sýký zamanlarda kendi kendimle, kendi fikirlerimle yalnýz kalmak için gözlerimle dünya arasýnda, bu saçlardan bir perde koy aya çalýþýyordum. Kalem sapýný kebap þiþi gibi diþlerimin arasýnda çevirmeye gelince, onun hikmetini doðrusu m de pek anlamadým. Bütün bildiðim, dudaklarýmdan mor mürekkep lekelerinin eksik olmadýðý v enç kýz hali alýr gibi olduðum bir yaþta, beni bir gün mektepte ziyarete gelen birisinin ka adeta býyýk çekmiþ gibi çýkarak yerin dibine geçtiðimdir. O gün, bütün düþüncelerime raðmen, ancak þu kadarcýk bir þey yazabildiðimi hatýrlýyorum: "Ben, galiba balýklar gibi bir göl içinde doðdum. Annemi hatýrlamýyor deðilim... Babamý, da erimiz Hüseyin i... Beni bir gün sokakta koþturan bodur bir kara köpeði... Bir gün, dolu bi sepetten gizlice üzüm çalarken parmaðýmý sokan arýyý... Gözüm aðrýdýðý vakit içine damlatý yin'le beraber istanbul'a geliþimizi... Evet, bunlara ben10 Reþat Nuri Güntekin

zer daha birçok þey aklýmdan geçiyor... Fakat bunlarýn hiçbiri ilk hatýra deðil... Sevdiðim , büyük yapraklar arasýnda çýrýlçýplak çabalayýþým kadar eski deðil... Deniz kadar uçsuz bu e büyük büyük yapraklar, dört bir tarafýnda aðaçlar varsa; bu göl nasýl deniz kadar büyük o iniz... Vallahi yalan söylemiyorum ve ona sizin kadar ben de þaþýyorum.. Fakat bu böyle; n e yapalým? Vazifem sýnýfta okunduðu zaman, bütün arkadaþlarým bana dönerek kahkahayla gülmüþler ve zav si onlarý yatýþtýrýp teskin etmek için hayli sýkýntý çekmiþti. * Garibi þu ki, Sor Aleksi, siyah elbisesinin içinde filiz gibi boyu, bembeyaz koleret 'i ile alnýna kaldýrýlmýþ bir saraylý yaþmaðýna benzeyen baþlýðý arasýnda sivilceli kansýz la þimdi karþýmda belirse ve bana tekrar o suali sorsa, galiba ayný cevaptan baþkasýný bula acaðým; yine balýk gibi göl içinde doðduðumu söylemeye baþlayacaðým. Sonralarý öteden beriden öðrendiðime göre bu göl, Musul taraflarýnda, adýný bir türlü aklým yaný baþýndadýr ve benim uçsuz bucaksýz denizim bir aðaç kümesi arasýnda, kuru bir ýrmaktan avuç sudan baþka bir þey deðildir. Babam; o zaman Musul'daymýþ. Ben, iki buçuk yaþýnda kadarmýþým. Yaz o kadar þiddetli olmuþ barýnmak kabil olmamýþ; babam, annemle beni bu köye getirmeye mecbur kalmýþ. Kendisi her s bah atla Musul'a iner, akþamlarý güneþ battýktan sonra dönermiþ. Annem hastaymýþ. Beni bile gözü görmeyecek kadar hasta.

ÇALIKUÞU H Bir zaman pek sefil olmuþum... Aylarca hizmetçi odalarýnda sürünmüþüm. Sonra köylerden biri ma diye kimsesiz bir Arap kadýný bulmuþlar... Fatma, yeni ölmüþ çocuðundan boþ kalan memesi albini bana vermiþ... Ýlk senelerde bir çöl çocuðu gibi büyümüþüm... Fatma, beni bohça gibi sýrtýna baðlar, kýzgý ma aðaçlarýnýn tepesine çýkartýrmýþ. iþte o sýralarda yukarýda söylediðim köye gelmiþim. Fatma, beni her sabah yiyeceðimizle ber bu aðaçlýða getirir, çýrýlçýplak suya sokarmýþ... Akþama kadar alt alta, üst üste boðuþur, z... Sonra uykumuz geldiði vakit, kumlan kümeleyerek yastýk yapar, vücutlarýmýz suda, baþla a kucak kucaða, yanak yanaða uyurmuþuz... Ben, bu su âlemine o kadar alýþmýþým ki, tekrar Musul'a döndüðüm vakit denizden çýkmýþ balý uk ederek çýrpýnýr, fýrsat buldukça üzerimdeki elbiseleri atarak çýrýlçýplak sokaða koþarmý Fatma'nýn burnunda, yanaklarýnda, bileklerinde, dövmeden süsler vardý. Bunlara o kadar alýþ , dövmesi olmayan yüzler bana adeta çirkin görünüyordu. Benim ilk büyük matemim, Fatma'dan uþtu. Döne dolaþa Kerbe-la'ya gelmiþtik. Dört yaþýmdaydým. Aþaðý yukarý her þeyi hatýrlayac a iyi bir kýsmet çýkmýþtý. Dadýmýn gelin olduðu, köþeye oturduðu gün, bugünkü gibi gözümün meli olduðu için bana dünya güzeli gibi görünen kadýnlarla dolu bir evde beni kucaktan kuca zdiriyorlar, sonra Fatma'nýn yanýna oturtuyorlardý.

Sonra, ortaya konan siniler üzerinde avuçla kapýþ kapýþ yemek yediðimizi hatýrlýyorum. Niha yorgunluðundan ve zilli teflerle testi biçiminde dümbeleklerin verdiði sersemlikten, yin e erkenden dadýmýn dizinde uyuyakaldým. Oðlu Hüseyin'i Kerbela'da þehit ettikleri zaman Fatma anamýz sað mýydý, bilmiyorum. Fakat k aðýz, o kara güne 12 Reþat Nuri Güntekin

yetiþtiyse kopardýðý vaveyla, benim düðün gecesi sabahý evde kendimi yabancý bir kadýnýn ko uðum zaman kopardýðým vaveylanýn yanýnda hiç kalýrdý. Hasýlý, Kerbela Kerbela olalý zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiþtir. Baðýrmaktan günlerce büyük adam gibi, açlýk grevi yaptým. Dadýmýn acýsýný aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, t esnasýnda attan düþerek sakat kalmýþ bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almýþtý in, deliþmen bir adamdý. Beni çabucak sevmiþti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasýzlýk a onun sevgisine mukabele edivermiþtim. Gerçi Fatma ile olduðu gibi beraber yatmýyorduk, fakat sabahleyin horozlarla beraber gözlerimi açtýðým dakikada soluðu onun odasýnda alýr, iner gibi göðsüne oturarak parmaðýmla gözkapaklarýný açardým. Fatma'nýn bahçesine, kýrlarýna bedel; Hüseyin, beni kýþlaya asker içine alýþtýrmýþtý. Bu uz oyun icat etmekteki maharetini ben, baþka kimsede görmedim. Asýl güzeli, bunlarýn çoðunun alý, heyecanlý þeyler olmasýydý. Mesela beni lastik top gibi havaya fýrlatýp tutar, yahut k aðýnýn üstüne oturtup ayaklarýmdan tutarak sýçratýr, fýrýl fýrýl çevirirdi. Saçlarým karýþm ktan duyduðum zevki ondan sonra hiçbir þeyde bulamadým. Bazen kaza da olmaz deðildi. Fakat Hüseyin'le aramýzda sýký bir mukavele vardý. Oyunda caný anarsa aðlamayacak, onu kimseye þikâyet etmeyecektim. Bu, benim doðruluðumdan ziyade; onun bir daha benimle oynamamasýndan korktuðum için büyük bir adam gibi sýr saklamaya alýþmýþ o . Çocukluðumda bana hoyrat derlerdi. Galiba haklarý da vardý. Kiminle oynarsam canýný yakar baðýrtýrdým. Bu huy, herhalde Hüseyin'le oynadýðým oyunlardan kalma bir þey olacak.

ÇALIKUÞU 13 Nasýl ki, kendi caným yandýðý zaman da pek ah ü zara kapýlmadan felaketi güleryüzle karþýla adigârýdýr. Hüseyin, bazen de kýþlada Anadolulu neferlere saz çaldýrýr, beni yine testi gibi tepesinin e yerleþtirip garip oyunlar oynardý. Bir zamanlar da onunla at hýrsýzlýðýna alýþmýþtýk. Babam evde olmadýðý zaman Hüseyin, ahýrd oturtarak saatlerce kýrlarda dolaþtýrýrdý. Fakat eðlencemiz uzun sürmedi. Pek günahýna gir ama, galiba aþçý kadýn tarafýndan babama gammazlandýk ve zavallý Hüseyin, ondan iki tokat ten sonra bir daha ata yanaþmaya cesaret edemedi. Halis muhabbet; kavgasýz, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin'le günde en aþaðý beþ nö rdik. Bir tuhaf surat asma tarzým vardý. Odanýn bir köþesinde yere çomelir, yüzümü duvara çevirir n üç, beþ dakika beni bu halde býraktýktan sonra halime acýyarak birdenbire belimden kavrar baðýrla baðýrta havaya kaldýrýrdý. Bir nöbet de kucaðýnda titizlik ettikten sonra nihayet neferi çenesinden öpmeye razý olurdu ve barýþýrdýk. Hüseyin'le arkadaþlýðýmýz iki sene sürdü. Fakat o zamanýn seneleri þimdikilere benzemezdi. zun, o kadar uzundu ki... Çocukluk hatýralarýmý anlatýrken hep Fatma'dan, Hüseyin'den bahsediþim biraz ayýp düþmüyor Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaþýsýydý. Annemle evlendiði sene Diyarbakýr'a ermiþler, gidiþ o gidiþ. Artýk bir daha Ýstanbul'a dönmemiþ. Diyarbakýr'dan Musul'a, Musul' anýkýn'a, oradan Baðdat'a, Kerbela'ya geçmiþ... Bir yerde üst üste iki sene kalmamýþ. Reþat Nuri Güntekin 14 ,;*s

Birçok günler büyük bir bahçede çocuklarla boðuþtuðumu. Etrafta bir çýðlýk koptu. dudaklarýnda bir kan lekesiyle ölü bulmuþlar! Altý yaþýnda bir çocuðun epeyce þeylere aklý ermesi lâzým gelir. omuzlarýndan hiç eksik etmediði siyah atkýsýyla. H . daðlarýn sert havasýna. Havuzun yeþilimsi sularýnýn kýzýl yapraklarla örtülü olmasýna göre mevsim yapraklarý seyrederken altlarýnda birkaç kýrmýzý balýðýn dolaþtýðýný gördüm ve büyükannemi ntari ve yeni potinlerimle havuzun içinde yürüyüverdim. Herhalde Türkçe konuþuyor olmalýydýlar ki ne söyledikle . Yavaþ yavaþ bir þey konuþuyorlardý.Annemi bana benzetirler.Þartýmýzda bu var mýydý? istanbul'a beraber dönmeyecek miydik? diye adeta çýkýþýrmýþ. Fakat bu seyahati Hüseyin'den baþka kiminle yapsam muhakkak bu kadar mesut zdým. yüzükoyun. Lüks bir vapurda kýlýksýz bir Arap neferinin ku caðýnda bir minimini kýz çocuðu. gibi þeyler söylermiþ. yeni yürüyen bir çocuk gibi onu bileklerinden tutarak aðladýðýný h . Beyrut'ta denize kavuþmak.. Tablo. . Seni kim bilir ne kadar göreceði gelmiþtir.. nedense hiçbir iþtim. Fakat buna mukabil beni ara göndermeyi bir vazife bilmiþ. düðmelerimin kopuk olmasýna aldýrmadan baþýný göðsüme k Bir gün büsbütün ayaða da kalktý. civarýndaki koruda veyahut Boðaz'ýn s rýnda geçmiþ bir uzun rüyayý anlatýrmýþ... zanarak baþýmý suya sarkýtýyordum. Kendisini zorla ayýrýrlar diye korkuyormuþ.. sert bir asker hatýrasý býrakmýþtýr. bu hastalýðý saklamaya ça sýn. Neye uðradýðýmý anlamaya meydan kalmadan teyzelerim beni kucaklar k yukarý götürdüler. Fakat zavallý kadýn. er sokaklarda.Benim hiçbir þeyim yok. Birkaç uyku dakikasýna bu kadar uzun rüyalarý sýðd rleri herhalde çok. annemi biraz canlandýrýr gibi olmuþtu.. güneþ ve rutubetten kararmýþ rengiyle. deniz kenarlarýnda. O biçare de ihtiyar. bugünkü gibi gözümün önün . fakat rmalar bir türlü netice vermiyormuþ. biraz arkada. Bitip olculuklara. Sonra a bir hastalýðý da varmýþ.. Fakat mümkün mü? Daha uykuya dal dakika olmadan uyandýrýr ve Kalender'deki yalýmýzda. Bulunduðumuz ev kalabalýktý.. Biraz yorgunluk.. Fakat annemi aya ce sevinçle konuþtuðunu. bizim bir arada geçirdiðimiz son gün oldu. çok göreceði gelmiþ olmasý lâzým gelmez mi? Büyükannem serasker kapýsýna. Fakat zavallýnýn bütün evlilik hayatý. bende biraz vahþi tabiatlý. Bu çýðlýk ve telaþtan gözüm yýldýðý için artýk havuza girmeye cesaret edemiyor. bu havuzun kenarýnda kollarý omuz baþlarýnda ak bir çocuk heykeli vardý.. Mahfeler içinde çölü geçiþimiz bugünkü gibi hatýrýmdadýr. iki ay için annene göndereyim. Nihayet annemin hastalýðý artýnca babam.. ellerimin kirli. Bu. Babam. istanbul'u göreceði geldiðini babamdan saklarmýþ. çöllerin ateþine dayanacak bir vücutta deðilmiþ.. geçer. Annemi yabancý bir toprakta býraktýktan sonra. Bu manzara. Akþamüstü k. Misafir olduðumuz evde b eni yataðýna oturtarak ÇALIKUÞU 15 saçlarýmý tarýyor. Çok zayýfmýþ. cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaþtýðýmý biliyorum. günden güne büyüyen bir kýz çocuðunu kýþlada linde terbiye etme imkânsýzlýðýný da düþünmüþ olacak. Sonra tabii. Fakat annem: . Annemi ertesi gün açýk bir sandýðýn kenarýnd aþýr bohçasýnýn üstüne düþmüþ. bir bahçe iskemlesine otur uþ. Yalýmýzýn arkasýndaki korulukta bir taþ havuz.Seni hiç olmazsa bir mevsim için.. bir yandan öpüp bir yandan azarlayarak üstümü deðiþtirdiler.. Bir gün yine bu vaziyette balýklarý seyretmekle meþguldüm. Hüseyin'se namaz kýlar gibi yanýnda diz çökmüþtü. Fakat ben. dermiþ. iba biraz da büyükannem ve teyzelerimle karþýlaþmaktan çekinmiþ. sandýðýndan yeni elbiseler çýkararak süslendi. hiç olmazsa onu istanbul'a götürmek için bir ay iz temiþ ve cevap beklemeden yola çýkmýþ.. 16 Reþat Nuri Güntekin ilk geldiðim günlerde bu kýrýk heykel. mabeyincilerin konaklarýna giderek aðlayýp sýzlýyormuþ. istanbul'a dönmek babamýn içine sinmemiþ. babamý çok sevi-yormuþ.. * Beni istanbul'a neferimiz Hüseyin getirdi. bana sakat bi gibi görünmüþtü. Sonra. sýhhatçe hiç bana benzememiþ... vapurda birçok kimseye kimbilir ne sefil ve cý görünmüþtür.. Hele babamla evlendiði seneden kalma bir fotoðrafý vardýr ki be nim modelim gibidir.. Ýki gün evvel biraz hava deðiþti de ondan ol um.

hiddetimi ÇALIKUÞU 19 yatýþtýrýr gibi olmuþu. Hüseyin'i hatýrlayarak odasýna koþmuþ ve beni neferin boynuna sýmsý k uyumuþ görmüþ. Bir mýný katýrboncuklarýyla karýþtýrarak ipliðe dizdim. Diþimle kýrarak havuza attýðým simit kýrýntýlarýna üþüþen kýrmýzý balýklarý izliyo dibine vurmuþ akislerine bakýyordum.. çirkin Hüseyin'in bana Beyrut'a çýkar çýkmaz gönderdiði bir k ma. ara sýra bana bakmalarýndan þüphelendim. sabaha karþý uyanýp da beni yataðýmda göremeyince çýldýracak gibi olmuþ. Bunlarýn bitmesinden bir felaket gibi korktuðum halde bir oturuþta ni silip süpürdüm. Beyaz gecelik gömleðimin u eri bacaklarýma dolaþa dolaþa oraya koþtum. bu ayrýlýðýn vakti gelince güneþi urun yaðmasý gibi hiçbir tedbirle önüne geçilemeyecek bir felaket olduðunu gayet iyi anlýyo O gece.mýyordum. Baþýmda yanan kýrmýzý gece kandili sönmüþtü. deniz kenarlarýna dö van arasýndan sokaða. kayýkhaneden havuzun iki karýþ suyuna kadar her yeri arayýp Çalýkuþu . bana bakarken kocaman mendiliyle gözlerini siliyor-du.. Birk bütün yalý ayaða kalkmýþ..2 18 Reþat Nuri Güntekin taramýþlar. Fakat bahçe kapýsýnýn yanýndaki pencere açýk býrakýldýðý için dýþ iþ oldu.. Dünyayý hiçe sayýyormuþum gibi kahkahalar türlü gevezelik ve delilikler yaparým. hareketsiz ve sessiz bir insan diy aha açýkçasý bir miskin þeklinde tasvir ederler. edepsiz. * Romanlar mahzun insaný. koskoca býyýklarýyla utanmadan aðlýyordu.. Tavþan gibi kulaklarý kmiþtim. ayaklarýmýn ucuna basarak odadan çýktým. pis. onu uyandýrmaktan korkuyord Uyanýrsa beni eskisi gibi koynuna yatýrmaya razý olmayacaðýndan. berisine diktim. içim içime sýðmaz olur. Ötekileri bahçenin ötesine. büyükannemin karyolasýna bitiþik küçük karyo- ÇALIKUÞU 17 lamda birdenbire gözlerimi açtým. uzun býyýklarýný dizgi çekmek ve bir süre baðýrtmak lâzým gelirdi. Çocuklarýn bazen yaþlarýnýn çok üstünde garip seziþleri vardýr. ben. Fakat seslerinden. Ellerinde lambalar. bahçede bir hurma ormaný meydana gelmesini bekliyordum.. þamdanlarla bahçelere. Bununla beraber zavallý. Ayrýlýk gününün faciasýný hâlâ hatýrlar ve gülerim. Hüseyin. Onlarla haftalarca eðlendim. Bereket versin çekirdekleri kalýyordu. Yalnýz. Baðdat'ta. ye kelimelerle "Hüseyin pis. son bir gecemi daha onun koynunda geçirmekten ibaretti. Ööö. Hüseyin'den ayrýldýktan sonra da böyle yaptýðýmý hatýrlýyorum.. öyle sanýyorum ki yakýn kimsesi ve baþkalarýna açýlmaya kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir þeydir. muhteþem bir yamyam kolyesi þeklinde bo tým. O geceki münasebetsizliðim yakýn zamanlara kadar aile içinde söylenmiþtir. Bununla beraber. teyzelerimin eteklerini öpüyordum. Aylarca her sabah küçük bir kova ile onla luyor. Baþka çocuklar gibi karanlýk ve yalnýzlýkta dým. Yanýmda adý anýldýkça yüzümü ekþitiyor." diye yere tükü-rüyordum. Büyükannem.. Bir za ayanarak büyükanneme baktýktan. bahçenin ta öbür ucundaki bahçývan kulübesinde yatardý. Ne zaman derin bir üzüntüye kapýlsam gözlerim parlar. omuzlarý çökmüþ. Zaten Arabistan'dayken de sabahlarý onu uyandýrmak çok zor bir iþti rini açmaya razý olmasý için ata biner gibi göðsüne oturup zýplamak. ihtimal. . Bende daima bunun aksi olmuþtur. Yaramazlýktan kuduruyor. tavý e hareketlerim neþelenir. kapýnýn yanma çömelmiþ. bütün yalvarmalarýma raðm alarak büyükanneme teslim edeceðinden emindim Zaten bütün istediðim.. Merdiven tahtalarý gýcýrdadýkça büyük bir insan ihtiyatýyla yerimde durarak aðýr aðýr Kapýlarý sürgülemiþlerdi. Hüseyin çirkin. Hüseyin'in bir kerevet üzerine serilmiþ yataðýn Onun uykusu çok aðýrdý. Ben ömrümde o günkü kadar dalkavukluk e eyin. Sur dilencilerinden öðrendiðim dualarla büyükannemin. ona sahiden de dargýndým. Yabancýlar tarafýndan ayýplanacak bir vefasýzlýkla Hüseyin'i çabucak yakadan silkip atmýþtý lmiyorum ama. Fakat pencer ay ýþýðý içindeki oda bembeyazdý. Uykumu almýþtým. Bitiþik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkýtmýþlar. onun uyuduðuna kanaat getirdikten sonra yavaþça karyolamdan indim. içimde dayanýlmaz bir acý vardý.. Hüseyin. Niçin? Bu incelikleri akýl edecek yaþta deðildim. ben diye getirdikleri akraba çocuklarýna saldýrarak canlarýný yakýyordum. Neden sonra büyükannem. gözleri sönmüþ. Fakat bu gece ben.F.

bir ba bacasýndan taþ atýp aþçýyý korkutmak için dam tepelerine týrmanýrdým. tekrar aþaðý in Hasýlý o gece ortalýk kararýncaya kadar. Kadýncaðýz. be-resiz olmaz ve dai onmuþ gibi bez parçalarýyla sarýlý bulunurdu. Bütün çocuklarýn "Sakallý Amca" diye çaðýrdýklarý tuhaf bir akrabamýz vardý. benim on sene kapalý kalacaðým sor mektebiydi. Büyükannemin ölümü onu müþkül bir mevkide býrakýyordu. deniz kenarýnda s pete koyarak taþýdýðým bir kaya parçasýný onun ayaðý üzerinde býraktým. Öyle ki adamcaðýz. yakýndan yanaklarýna baksam. verdiðim zahmetlere raðmen eminim ki büyükannem benimle çok avundu ve mesut oldu. * Onu kaybettiðim zaman dokuz yaþlarýndaydým. Nedense. Bizi kapýnýn yanýnda perdeleri ve pa . benim taki ime memur ettiler.. büyükannem hiç þüphesiz beni alýr. parlak bir cildi vardý. bir vaveyladýr koptu. Yaþça kendimden 20 Reþat Nuri Güntekin çok büyük olan akraba çocuklarýný bile yýldýrmýþtým. Pek çekilmez hale geldiðim zaman verdikleri ceza. nazik. yahut aðaçlarýn altýnda kitap okurdu. bir baþka gün de kocaman bir çamaþýr teknesini sürüye sürüy kendimi akýntýya salývermiþtim. Akraba çocuklarý arasýnda yalnýz birine karþý anlaþýlmaz bir çekingenlik ve cesaretsizliðim ime Teyze'nin oðlu Kâmran. Çünkü parmaklarým bir gün bile yarasýz. bir sabah beni elimden tutarak vapura bi stanbul'a geçirdi. kolumdan tutarak bir oda a kilitlemekti. yorum. Birdenbire bir çýðlýk. yüzünü týrmalar. Bir gün kapýda bu doktoru bekleyen boþ arabaya a tlayarak hayvanlarý kamçýlamýþ. bu dakikalarda annem karþýsýna çýkýp "Bu canavarý mý. Akrabalarýmla bir türlü geçinemezdim. Nihayet bahçývaný.. hatta ne yalvarma beni aþaðýya indiremiyordu. yoluna devam ederse benim vücudumu çekemeyecek kadar ince dallara çýkmakta tereddüt etmeyeceðimi ve bir kaza çýkacaðýný anladý. ne tehdit. Köprüde tekrar bir arabaya binerek bitip tükenmez yokuþlardan çýktýk. Çocuklarýn arasýna karýþmaktan hoþlanmaz. Benimle baþa çýk-mak hakikaten imkânsýzdý. bir sýðý etine düþmemden korkuyordu. benim ya bir yerimi keserek sessiz sedasýz kanýmý dindirmeye çalýþtýðýma. ya bir yerden an baðýrmamak için kývrandýðýma. sevdiðimi güzel güzel okþamayý öðrenmemiþtim. insanýn üstüne bir canavar yavrusu gibi atýlýr. yahut da sandalye ayaklarýný testerelemek. insan gibi sevmeyi. "Ne vardý ölüp de bu yaþýnda bu canavarý benim baþýma musallat edecek?" diye anneme Fakat þurasý da muhakkaktý ki. Kâmran'ýn kývýrcýk san saçlarý. istanbul'da ancak bir hafta alabilmiþti. Sesim kesildiði vakit yalýyý ade bu. Babam da tesadüfen istanbul'da bulunuyordu. ýstýraba susamýþ bir ruhla yatakta uyanýþ ve hatýr luðu da unutmamak lâzým. cesaretim olsa da kulaklarýna yapýþsam. ça eçtik. onu geldiði yere gönderirdi. kuþ gibi aðaç dalýnda tünedim. Taþ mý pek aðýrdý. elleri ceplerinde k deniz kenarýnda dolaþýr. yoksa iyebilseydi. ihtimal. Yalýya ara sýra bir doktor gelip giderdi. tartak a çevirirdim. aynada gibi kendimi göreceðimi sanýrdým. beni iyiden iyiye sevgisiyle sarmýþ bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden benim gürültümle uyandýkça yataðýnda doðruluyor llarýmdan tutup sar- ÇALIKUÞU 21 sarak. Bekâr zabit. Evet. Bahçedeki aðaca saklanmak içi zar. minder örtüleri gibi muzýr bir iþle meþgul bulunduðuma delalet ederdi. çekingenliðime raðmen bir gün Kâm-ran'la da kavga ettim. Maamafih ona çocuk demek de pek doðru olmazdý. Bilmem baþkalarýnda da öyle midir? Bizim ailede öksüzlere e günah sayýlýrdý. beni teyzelerimin yanýnda býrakmaya yanaþamýyor. hastalýklý bir ihtiyar kadýnýn bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden uykudan uy nmasý zordur. Sabah karan ktan baygýn düþünceye kadar gürültü ve yaramazlýk ederdim. Hasýlý. sonra büyük bir taþ binanýn kapýsý önünde durduk. Burasý. Þaþýrdým. kulaklarýný ýsýrýr. Bir kere yaþça bü nra çok uslu ve aðýrbaþlýydý. Binde bir içimde bir sevgi dalgasý kab u da ayrý bir felaketti. dokuz yaþýnda bir kýz ç sürükleyemezdi. Bir gün kuþlara bez ve tahta parçalarýyla yuva yapmak için aðaçlarýn tepesine çýkar. O kadar parlak bir ci . Bununla beraber. Fakat dinlenmiþ bir vücut. beyaz. Ne düþündüyse düþündü. Bu sakallý amc me "Evliya parmaklýðý" derdi.Zavallý büyükannem þaþkýna dönmüþtü. Biçare büyükannemde hiç uyku býrakmamýþtým. Zavallýyý bu sefer de Trablus'tan Arnavutluk'a kaldýrmýþlardý.

çenesinde keçi sakalýna benzeyen bir küçük sakal taþýyan. Çalýkuþu benim hem hoþuma gider. Ü i resimlere parmaðýmla dokunmak istediðim bir vazo yere düþerek kýrýldý. hem iþime yarardý.Viranedeki köpeklere. "Nedir bu yaptýðýn?" Yaptýðýmda ne fenalýk olduðunu anlamýyordum. En ihtiyar hocalara kadar herkes onu Allah gibi say Böyle olduðu halde kendisinden hocaya karþý suç ortaklýðý rica etmem kadýncaðýzý neþelendi ciddiyetini muhafaza edememekten korkuyormuþ gibi gülerek ve parmaðýyla beni tehdit ede rek koridorun karanlýðýnda kayboldu. baþýmý sýnýfýn koridora açýlan penceresine çevirecek oldum. bir gün de beni yemekhanede yakalamýþtý. Bir aralýk. baþýndaki beyaz baþlýðýn uçlarý garip bir kuþun kanatlan gibi saçlarýma sürünerek yanaklarýmý okþadý. oradan oraya dolaþýrdým. sonr biner gibi týrabzanýn üzerine atlayarak kendimi yukarýdan aþaðýya kapýp koyverirdim. parmaðýmý dudaðýma götürerek "sus" iþ da parmaklarýmla ona bir öpücük gönderdim. biraz sonra içeri giren siyahlý bir kadý u eðildi. "Bu çocuk insan deðil. telaþla beni kolumdan yakaladý. öteyi beriyi karýþtýrmaya baþlamýþtým. 22 Reþat Nuri Güntekin Mektebe ilk ayak atýþýmýn yine bir kaza.. Camýn arkasýnda Sor baktýðýný görmeyeyim mi? Þaþkýnlýktan ne yapsam beðenirsiniz? Boynumu bükerek." dedi. Gözlerimi yüzüne kaldýrarak: . Bahçede kuru bir aðaç vardý. Sor Süperiyör. Muallimimiz. Mektebin en büyüðü bu Sor Süperiyör'dü. Ara sýra mektebimize. Babam. Fýrsat buldukça oraya týrmandýðýmý ve tehditlere kulak asmadan una kadar daldan dala atladýðýmý gören muallim bir gün. aile arasýnda aldý yürüdü ve Feride adý bayram elbiseleri g pek sayýlý günlerde kullanýlan resmi bir ad olup kaldý. Sýnýfta mütemadiyen gevezelik eder.rlarý kapalý loþ bir odaya aldýlar.. Bu sörler ya hakikaten melek gibi sabýrlý insanlardý. Babam kýlýcýný çýkartarak yerinden fýrladý. Ellerini sallayarak babamý yatýþtýrmaya çalýþýyordu. Sor Süperiyör'le konuþurken ben. yahut da benim hoþ bir tarafým v rdý. Bilmem nasýl. Herkes gibi merdivenlerden ini çýkmak benim için deðildi.. dolaþmaya. Yahut aklarýmý birbirine yapýþtýrarak zýplaya zýplaya basamaklarý atlardým. bu kahkahalarýn sebebini lü anlamayarak öfkesinden çýðlýk çýðlýða baðýrýyordu. Bir gün el iþi makasýyla saçýmdan kestiðim bir parçayý zamkla çeneme yapýþtýrdým.Köpeklere yiyecek vermek fena mý Ma Sor? dedim . sonradan bu isim. Bir münasebetsizliðimden þikâyet edildi rsuzca ÇALIKUÞU 23 omuzlarýmý silker. Sýnýftan çalýp getirdiðim kaðýt sep larýný doldurmakla meþguldüm. çalýkuþu!" d iþte o günden sonra adým unutulmuþ ve herkes beni "Çalýkuþu" diye çaðýrmaya baþlamýþtý. Yoksa baþka türlü benim kahrýmý çekmek mümkün deðildi. Dün akþam ta köþe baþýnda Reþat Nuri Güntekin 24 . o baþýný öte yana çevirince ellerimi apazýn taklidini yapýyor ve çocuklarý güldürüyordum. Kýrýlan vazonun eriyör ise bilakis gülüyordu. Ma Sor.. Evdeki haþaralýðým orada devam ediy rdu. Mektepte ben. "Ne yapayým? Bir Çalýkuþu'ndan ne beklenir?" derdim. gözlüklü bi giderdi. Ah.Hangi köpeklere? Ne yemeði? . afýma baktýðý zaman çenemi avuçlarýmýn içine saklýyor. bu vazoya benzemez daha neler kýracaktým. bir yaramazlýkla baþladýðýný hatýrlýyorum. beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. Sert bir sesle beni yanýna çaðýrdý: "Buraya gel Feride. Her þey Önceden konuþulup hazýrlanmýþ olacaktý ki. Mutlaka bir köþeye sinerek arkadaþlarýmýn inmesini bekler.

.Çamaþýrhanenin arkasýndaki duvardan atladým. 26 Reþat Nuri Güntekin Sonra kabahatimin kolay geçiþtirilecek kabahatlerden olmadýðýný anlýyordum. benimle yüz yüze gelmek için yere çömeldi: . hoca afif kürsüye vurarak onlarý sükût ve ciddiyete davet ediyordu... Dehþet! Ben. beni yere yatýrýyorlar-d Benim de inadým tuttu. anlaþýlmaz bir çocuktum. omuzlarýmý kýsarak. O gece yataðýmda ben de bir yarým saatçik saðdan sola. sonra arkasýný duvara dayayýp k küçük bir baygýnlýk geçirdi. haþarýlýðýma. Þöyle böyle on iki yaþýnda vardým. Sor Süperiyör. apýcý beni býrakýr mý hiç? Birinci defasýnda: "Ma Sor Terez seni çaðýrýyor!" diye aldattým ica ederim siz de beni haber vermeyin... Yine bir tanesi vardýr ki.Peki. dedim.Nasýl cesaret ettin? dedi. "Sabredin. O. Ne oluyorsunuz?. Ertesi gün birinci ders vakasýz geçti. içimde ar ve haya duygularý hayli inkiþaf etmiþti. sen mektepten nasýl çýktýn? diye sordu. ÇALIKUÞU 25 Evet. heykelin et rafýnda uçuþan sinekleri göstererek: "Ma Sor.. soldan saða döndüm ve kývrandým. Duvar çok alçak.. Hocalarýmýn zayýf damarlarýný yakalamýþ rinin en ziyade neden üzüleceðini gayet iyi keþfeder ve ona göre iþkenceler hazýrlardým..Merak etmeyiniz Ma Sor. beni kurtardý.. Çatkýn bir çehreyle üzerime yür aðýrýyordu. havagazý lambasýnýn ýþ rýný. büyük bir felaket haberi almýþ g erini baþýna götürerek: . Ben Sör'ü lakýrdýya tutarken sinek yürümeye baþlamýþtý. mesela. Ayný saffetle: . ayaklarýma dolaþmaya baþladýlar.. galiba bu kadýn kadar beni sevmedi. Mesela Sor Matild isminde ihtiyar ve son derece mutaassýp bir musiki hocamýz vardý. Zavallý kýz. dilimi çýkararak kös kös dýþarý çýkarken çocuklar gülüyorlar. aziz annemizi melekler ziyarete gelmiþ!" gib i bir sözle en can alacak yerinden vururdum. Býrak ana. gözlerini gözlerime dikmiþ beni dinliyordu. onu þiddetle sallayarak zavallýnýn bembeyaz akasýna mürekkep sýçratýrdým. izamsýzlýðýma mani olacaða benzemezdi. Hem nasýl istiyorsunuz ki kapýdan çýkayým?.. Biraz sonra Sor Süperiyör'ün odasýnda idim. böceklerden pek korkardý...4* i$* karþýladýlar. Hiç çekinmeden: .. Hocam tanýyordum. sonra bu kâðýt parçasýný yemekhanede yakaladýðým i ineðinin sýrtýna zamkla yapýþtýrdým ve akþam mütalaasýnda bir bahane ile hocamýn yanýna yak e býraktým. Sepeti sýmsýký eteklerimin arasýnda tuttum... duvardaki Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaþlarla dua ederken. Yanýndan geçerken k min iyi yazmamasýndan þikâyet eder gibi yapar. Ben kýrýntýlarý kapýcý ile köpeklere gönderirim.. Ertesi gün muha istintaka çaðrýlacak ve kim bilir ne olacaktým? Uykum arasýnda Sor Süperiyör'ü birkaç kere karþýmda gördüm. dedi.... Bir baþka hocamýzýn son derece temiz ve titiz olduðuna dikkât etmiþtim. Viraneye g eden vermem!" diyordum. O.. kuyruðunu titreterek kürsünün üzerinde yürüdüðünü görünce bir feryat kopardý. Çünkü köpeklerin aç kalmalarý tehlikesi var. . ben hakikaten garip. Sörler ne garip insanlardý.. Fakat itaatsizlik etmek hiç öyle deðil. Sor... Sörlerin buna benzer hareketleri o zaman yelin kayaya tesiri gibi bir þeydi. içeri giren hocaya bir þey söyledikten sonra beni eliyle dýþarý çaðýrdý. Yanýnda i yakalayarak bir vuruþta sineði kürsünün üstüne yapýþtýrdý. Kitaplardan birinde boyalý bir akre p resmi bularak makasla etrafýný kestim. gizli gizli içeriye iþlemiþ bu silinm lerin bende þifasýz bir zaaf ve rikkat tortusu býrakmýþ olmasýndan korkarým. Bereket versin bir simitçi geçiyordu. yahut da bir baþka ceza görürdüm. ikincinin sonlarýna doðru kapý aralandý. Fakat zamanla. Fakat hayret! Müdirenin çehresi rüyada gördüðüm .Küçük hayvanlarý korumak güzel þey. Zalimler bir türlü lakýrdý anlamýyorlar. Az kalsýn beni parçala aklardý.. Zannederim ki baþka bir mektepte bunu yapsam ya hapsedilir . Hayatta kimse.

Besime Teyzem'in kýzý Necmiye. Fakat Sor Süperiyör gibi benim de dilim tutulmuþtu rerek açýk pencereden karþýki aðaçlara baktým. o olduðuna inanacak gibi oldum. gönüllü çocuklardý. Bu yaþta bir kýz. akþam mütalaasýnda þi tli bir ateþ bastý.. Razý olmadým. bahçenin çitleri üzerinden aþarak yemiþ çalardýk. topraðýn içine yuvarlayayým. Ertesi sabah uyandýðým zaman her zamanki Çalýkuþu idim. Yaþ. Yüzü mahzundu. . Fakat Allah'ýn kulu. Mamafih imtihanlarýn çok yakýn o gün her zamankinden fazla azgýnlýk etmekten men etmedi.. Beni elimden tutup göðsüne çekecek gibi bir hareket ya Sonra yine býraktý: . Baban bir parça hastaymý r parça diyorum.. Sor Süperiyör. * Yaz tatillerimi Besime Teyzem'in Kozyataðý'ndaki köþkünde geçirirdim. iþin nihayetinde o. sadakor gömleðinin a asýndan çýkan uzun beyaz boynu ile erkekten ziyade kýza benzeyen bu çocuða son derece içerl m. Erkek akrabalar ve konu komþu tarafýndan ikide birde ballandýrýlan meziyetleri fena hald e kanýma dokunuyordu.. r ÇALIKUÞU 27 Bu defa da Sor Süperiyör baþýmý göðsüne dayadý ve uzun müddet býrakmadý. teyzem saçýný baþýný yolar.. zevkimden titreyerek hatýrlarým. Bereket versin. Ýzin alarak eve göt er. Kâmran Aðabeyi'nin hemen hemen bir eþi idi. kitaplarýný yýrttýðýmý.. bir kucak parlak tüy yýðýný altýnda ara yen ve o haliyle alýk ve tembel Van kedilerine benzeyen Necmiye'yi bana misal göster irdi. zavallý arkadaþlarým istiskale uðramýþlar. annesinin dizi dib inden ayrýlmayan. Dudaklarýmdan g ihtiyari münasebetsiz bir þeyler kaçmasýndan korkuyormuþum gibi eHmi aðzýma kapar. Sana bir haber vereceðim. köþkün bahçývaný vasýtasýyla kapý dý r.nzemiyordu. Faka yetiþmiþ bir insan sayarak bana tepeden bakar. ama galiba ziyadece. Buradaki çocuklardan bana hayýr yoktu. hepimiz öleceðiz.. O kadar ki. tembellerin yaptýklarý gibi kollarýmý sýranýn üstüne koyarak uyukladým emek yemedim. Üzücü bir haber. etrafta muhacir çocuklarý vardý. Görüþ günü olmadýðý halde biraz sonra teyzelerim beni görmeye geldiler.. yumuþacýk. Gördükleri hakarete aldýrmayarak beni köþkten kaçýrmaya gelir arda serserilik eder. gözlerinde hain bir gülümsemeyle: "Ne zaman a kadar bu çocukluk Feride?" derdi.Peki ama sende de ne zamana kadar bu pýsýrýklýk.Fende. üzülmeyiniz. yaralý ellerimle eteklerimin yýrtýklarý lýþarak içeri girince. sessiz ve biraz da hastalýklý bir çocuktu.. nazikliði. çocuðum. Ne yapalým.. Ýmtihanlarýn çok yakýn olduðunu söyledim.. O kadar ki. Kaç defa koþarken ayaðým kaymýþ gibi yaparak üstüne düþtüðümü. okumuþluðu. Fakat o yirmi yaþýna yaklaþan ve sivri uçlu incecik dudaklarý üstünde incecik býyýklarý çýk oskocaman Kâmran'a ne oluyordu? Kýz ayaðý gibi küçücük ayaklarýnda beyaz podüsüet iskarpinl aplarý. Onlarý bahçeye toplayarak baþlarýna geçer. bu görücüye çýkan eski zaman kýzý naz ve Bu sözleri ne de olsa söyleyemem tabii.. saçlarýný çekeyim.. Güneþ vurmuþ tepelerinde kýrlangýçlar uçuyor Birdenbire bana da onlar gibi bir canlýlýk geldi: ... bir an akrepli sinek oyununu icat eden ve hocanýn bayýlmasýna sebep olan yaramazýn ben deðil. annesinin dizi dibinde büyümüþ. kadar adeta ku-dururdum. terbiyesi ve daha bilmem neleri ikide birde baþýma k kýlanlardan biri de Kâmran'di. dedim. Bir aralýk.. yürürken ince bir dal gibi sallanýyor zannedilen narin vücudu. aksi bir þey söyle de kedi gibi boy una atýlarak seni tozun. Zaten kýz kýsmýnýn da böyle olmasý lâzým geldiðini içimden tasdik etmez deðildim. Anlamýþtým. neyse ne. dudaklarý titriyordu. 28 Reþat Nuri Güntekin Necmiye. kýz. on dört. sýcak b edisiydi. suda um.. Geceye doðru güneþten yüzümün derisi pul pul olmuþ. yýlan gözlerine be gözlerini parmaklarýmla tehdit edeyim. maþallah on üç. bir gün bir parça canlan.. ona fera . Bir þey söylemek istiyordum. sözünün arkasýný getirmeye muvaff Beni sýnýftan getiren Sör'ün birdenbire mendilini yüzüne kapayarak dýþarý çýktýðýný gördüm. kabalýðý bu kadar nezaketle karþýlayan bir delikanlýya daha fazla sataþmaz. elindeki bir kâðýt parçasýný buruþturuyor. küçük. Ayaðýna taþ atarak onu kývrandýrdýðým günü hýncýmdan.Anladým Ma Sor. Usluluðu.

Çünkü yaþlarýmýz gittikçe büyüyor..Darýlma o halde. ÇALIKUÞU 29 Yaðmurlu bir gündü... hem güçlü" kavlince yine taarruza geçtim: ..Peki sonra?.Sonrasý ne olacak. bu töreni takiben tatil aylarýnda hain arkadaþlarým. Aklýma bir þey geldi. Misafirlerden biri bir münasebetsizlik etti: .Nasýl olacak? Kâmran'a varýrsýn. dedim. Þöyle on üç. mavi gözlü isa'yý.. Fakat bu kýzgýnlýðým daha ziyade kendimeydi. Kuzenim: . .. köþkün alt katýnda akrabadan birkaç hanýmla. Paskalya bayramýnda i onlarýný yaparlar. kusura bakmazsýnýz a Topuklarýmla merdiven tahtalarýna vurarak. . bir köþede dilimi çýkarmýþ. kahkahalarla gülmeye baþladým. Odada bir kahkahadýr koptu. Sen hanýmlarla tuvalet konuþurken düþündüm ki. her tarafý dolduran bahar çiçekleri kokularý bir kat daha aðýrlaþan günlük ve ödaðacý dumanlarý içinde yapýlan bu niþan töreni pek güze ne yazýk ki. Kadýnlar. "hem suçlu.Ayýp ettik. . gözlerimi þaþýlaþtýrmýþ... . söküklerini diker.. hemen niþanlýlarýna vefas rler... Allah seni yanlýþ yarat akmýþsýn. on dört sularýnda. Ben. karþýlarýna ilk çýkan bir. Gülüþmeler arasýnda garip bir ciddiyetle odama çýkýyordum. Çünkü Allah esirgesin evde kavga imin hali ne olur? Vaktiyle nazik ayaklarýna yedikleri taþý unutmamýþlardýr sanýrým. yirmi iki yaþlarýnda bir erkek.Söylemem. sonra?.. orgla çalýnan ilahiler. . Sonunda nasýl olsa söyleyeceksin . Alacaklarý olsun. . Kim bilir. bütün dikkatimle yýrtýk bir bluzu Kendimi tutamadým. Zaten senin aðzýnda bakla ýslanmaz.. Kâmran. gelin duvaklarýna benzeyen kucak kucak tüller örtülerek Isa Peygamber'le niþan-lanýrlardý. ÇALIKUÞU 31 Kilisede mum ýþýklarý. baharda... dedi..Deminden beri bir karýþ yeri dikinceye kadar parmaðýmý delik deþik etmiþ olmama göre ben rmi. baþ baþa dövüþerek hýncýmý çýkar a çare kalmýyor gibiydi. .Nasýl? dedim. * Yaz tatili sonlarýnda mektebimiz.. Bir kerecik olsun saç saça. kapýlara çarparak odama çýktým.Mümkün ama Kâmran Bey için zararlý olur sanýrým. bütün d almýþtý. etekleri yere deðen beyaz ipek elbiseler. Kendimi top gibi ryolanýn üstüne attým. Aþaðýda kahkahalar devam ediyordu. Allah'ýn emriyle. sokak iþlerine bakarsýn.. bir zaman için için kaynar. gözlerimi iri iri açarak: .. senin tuvaletlerinle uðraþýr....Haydi nazlanma.. ama anlaþýlan elimdeki hain sökük. kadýn tuvaletinden lardý.Ne gülüyorsun? diye sordu. balmumu renkli..Hiç.... Alýklaþtým. 30 Reþat Nuri Güntekin Öfkeyle yerimden kalktým. dedim. Peygamber'in kav-liyle seni kendime alýrdým. Lakýrdýya çanak tutm saçma söylemekte bu kadar ilerlemiþ deðilimdir.. belki de benimle eðlen ardý. on dört yaþýna gelen Katolik arkadaþlarým. Ama þimdiki yaþta deðil.Ne geldi? . yaptýracaklarý kýþ elbiselerinin rengi hakkýnda ondan fikir alýyorlardý.. dedim. Sebebi þu: On üç. . bu taþkýnlýk ancak birinci üç mtihanýna doðru yatýþýrdý.erah küfretmek için bahçenin yalnýz köþelerine kaçardým..Peki ama. Baþýmý kaldýrdým ve bütün gözlerin bana baktýðýný gördüm. hatta birkaç erkekle al ..Ee.. Mamafih. olur biterdi. bu þimdi de mümkün Feride. Þu Kâmran'la evlenmek galiba iyi bir þey olacaktý. onunl atý günden güne uzaklaþýyordu. on dördüne gelmiþ bir kýz için pek ayýp oldu ama. Mamafih kapýdan tekrar döndüm: . O. .

ne eskiyecek!" diyordu. kýz dediðin böyle mi olur? Topaç gibi bir vücut. Bu mevsimde kýzlar ikiþer. Fakat hýrçýnlýðýma raðmen vücudum geliþiyor. Boyum fazla uzamamýþtý. Bunlardan biri yoldan geçen yaþlýca bir komþunun ta burnunun ucuna tesadüf etmesin mi? Adamcaðýz neye uðradýðýný anlayamamýþtý. Daha doðrusu dikkatsizlik. Sakallý dayý.. Sor baþýný kaldýrdý: 32 Reþat Nuri Güntekin .. Bu on beþ gün içinde serçe kuþlarý gibi hemen hemen yalnýz kirazla geç yüksek dal tepelerinde kalmýþ son kirazlarý bitirmeden mektebe dönmezdim.Beni affediniz beyefendi. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakýyor.. sörlerden ziyade benden çekinirlerdi. büyük bahçenin caddeye bakan yüzünü baþtan baþa kaplayan ki iþlerle donanmýþ bulunurdu. Sýnýfta bir kahkaha koptu. . Misel. bahçede ve sýnýfta tek baþýma kalýrdým. fotoðraflar ve daha ne bileyim. neler neler getirirlerdi. Bahçenin bir köþesinde inin -etrafýnda uçuþan küçük böceklerin bile duyamayacaðý bir sesle. Yaþ on beþe gidiyordu.Ne o Misel. sakallý dayýnýn dediði gibi aðzýmda bakla ýslanmazdý. ara sýra ellerimden tutup beni pencere kenarlarýna çekerek yüzümü miyop gözle kacakmýþ gibi yüzüne yaklaþtýrarak. Aþaðý yukarý annelerimizin gelin olduklarý. Hiç unutmam. olduðum yerde kýmýldamasam belki de münasebetsiz bir kuþun. çekirdeklerini fiskeyle uzaklara savurar k eðleniyordum.. Arkadaþlarým bana karþý adeta bir esrar lirlerdi. Biçare Per-kal basmasý kimbilir ne renkle re girmiþti? Aðaçtan düþmek tehlikesine raðmen. bahçede adeta tellal çaðýrýrdým. maþallah sizin gibi eriþmiþ. Kýzlarýn en darlarýna hediye edilen renkli ve yaldýzlý peygamber ve melek resimlerinin altýnda sakla nan fotoðraflarýn gençlere ait olduðunu anlamakta güçlük çekmezdim. Kirazý çok severdim. Niçin mi diyeceksiniz? Çünkü gevezey im. gülmeye baþladým. "Kýz bu ne cilt. üçer kiþilik gruplara ayrýlýr ve birbirlerine kene gibi yapýþýrl Ben biçare. en arka sýraya çekilmi anenin sessizliði içinde birdenbire bir hýçkýrýk duyuldu. fakat baþýný aðaca Sesimi çýkarmasam. gözünü oynatarak: . elini gözyaþlarýndan sýrýlsýklam kesil padý. Bahçede ikiþer. F a böyle þeylere karþý son derece mutaassýptým. bonmarþe camekânýnda bebek seyrediyorum zanneder. bir kýþ akþamý mütalaahanede derse çalýþýyorduk. sen aðlýyor musun? Niçin? dedi. Adamcaðýz iri bir dalýn üstüne ata biner gibi oturmuþ. dedi.arkadaþýnýn kulaðýna f dým. Kartacalýlarýn maðlubiyetine meraklandý. bu ne renk böyle? Perkal basmasý mübar lacak." diye telaþla Eyüp'teki Niyet Kuyusu'na koþtuklarý yaþ. dedim. tepesinden g en düþürdüðü bir çekirdek sanarak çekilip gidecekti.Bravo haným kýzým. Hiç yakýþtýramadým. ellerimi mektep gömleðimin göðsü üzerine ka fçe boynumu büktüm. arkadaþlarým bavullarýnýn gizli bir köþesinde mektuplar. Hadi caným. yüzümde acayip renkler rdu. ÇALIKUÞU 33 Bir akþamüstü yine bir aðaç tepesinde kiraz yiyor. ona aðlýyor. Misel isminde çalýþkan bir ký rkadaþýna Roma tarihini müzakere ettirmek için sörden müsaade almýþ. Fakat son derece korkmuþ ve utanmýþ ol kendimi tutamadým. Onlar. Birinin mesela bir bahçe parmaklý r komþu genciyle masum bir çiçek alýþveriþini duydum mu.Misel.. yetiþmiþ koskoc O dakikada yer yarýlsa yerin içine girecektim. dilimi çýkarýp gözlerimi þaþýlatarak ken irdim... fýrça ile boyanmýþ bir yüz. Hasýlý arkadaþlarýmýn beni aralarýna almamakta haklarý vardý. ..Mektep açýldýðý zaman. * Tatiller içinde en sevdiðim Paskalya yortusu idi. büyükannelerimizin "Aman alýyoruz. Kaza vallahi. üçer kol kola dolaþtýklarý zaman neler konuþtuklarýný bilirdim. dedim. Bu iki haftayý geçirmek için Kozyataðý'na ttiðim zaman kirazlar yetiþmiþ. bir kýz olduðum halde zevzek bir çocuk muamelesi görmek pek de hoþ bir þey deðildi. Fakat herkesten ayrý kalmak. Cevabý onun yerine ben verdim: . at gibi bir kýzýn arsýz arsýz güldüð iddetten kaþýný.

Elbette. .Niçin acaba efendim? dedim..Çünkü benim aðaca çýkmak..O cihetten sigortalýyým beyefendi. Tahminimde aldanmamýþtým.. sarý saç.. iki dakika. Düþeceksiniz Feride Haným. kendinin ne olduðunu far decek yaþta mýsýn acaba? Her neyse... kiraz çekirdeði atmaktan çok daha büyük suçlarým vardýr.Böyle dikkatsizliklerin yetiþmiþ bir küçükhanýma zararý dokunabileceðini düþünmüyor musun Çalýkuþu . Mesela yakýn olsak þakaðýmda bir yara izi ki. ihtiyar komþu. mektepte bir âdet vardýr.Mesela sizi oðluma almakta tereddüt edebilirim...... Beni affettiðinizi ispat için unlarý mutlaka almanýz lâzým....... beni mektepte böyle çaðýrýrlar da..Bu. emin olun. Elbette. Elini güneþin yandan vuran ýþýklarýna siper ederek dikkatli dikkatli bana bakýyor. Asýrlarca müd le bu ilahi ana oðlu bile kandýrmýþ olduðuna göre. fukaralýktan daha büyük bir kusur. ihtiyar komþu. Yalnýz ben þimdi mendilinizi nasýl iade edeceðim? . Sonra güzelliðim de yo Bana sorarsanýz bu.Çalýkuþu.Aman kýzým... .. Sizin adýnýz ne bakayým? . kirazlarý içine doldurarak bir çýkýn gibi baðladým: ... bitti. tatlý sesli adamla gevezelik etmek hoþuma gidiyordu: ÇALIKUÞU 35 . sonra m .Siz çirkin misiniz kýzým? dedi... birkaç güne kadar pansiyona döneceðim.... iþittiðime göre zengin olmayan kýza pek iltifat eden olmazmýþ.Feride Haným.F 3 34 Reþat Nuri Güntekin Maksadý gayet iyi anladýðým halde. .. . Komþu.Bitti efendim. bu ihtiyarcýðý da haydi haydi rikkate ge ti..Yalnýz þimdilik müsaade edin de size birkaç kiraz vereyim.... Tesiri herhalde çok zaman tecrübe edilmiþti..Aman dallar çatýrdýyor. Sen güzelliðin ne olduðunu anlayacak. yumuþa se bana güzelce bir þey söylemek lüzumunu hissederek: . .. Bir sincap hafifliðiyle dallara týrmanmaya baþladým.. . . Düþeceksiniz.Çok teþekkür ederim kýzým. ... . Henüz burnumu silme-dim..... Bu ihtiyar bey vaktiyle biraz yaramazmýþ galiba. Size hediyem olsun! . Bu sözler. ellerini yüzüne kapatar ...Nasýl olur? . Acayip bir bakýþ ve deðiþik bir sesle: .. zaten uslu bir kýz olsam da almazdýnýz.. nasýl isim böyle? . Asýl ismim Feride. Üç. Ona ne þüphe.. Ben kendimi bilmez miyim? Kýz dediðiniz böyle mi olur? Uzun bo y.Mendili hiç merak etmeyin. Bir . Önlüðümün cebinden mendilimi çýkardým. dedi..Bu masum yalvarma jesti mektepte sörler ve dindar talebelerin Meryem ve Isa karþýsýnda d ua ederken aldýklarý bir jestti.Pardon..Þu halde kendilerine de kiraz atabileceðim demek? dedim. diye baðýrýyordu. Keþke oðluma sizin gibi ini bulsam. Ben. Düþmeye o kadar alýþýðým ki.. Kendim gibi yuvarlak... Bir.Nereden biliyorsunuz? ... Gayet temizdir. Sebep olacaðým.. gülüyord . Ben de güldüm.. Kýzlar tatil günlerinde genç erkeklerle kur yaparlar. Bilmem neden. gözlerimi açarak: ... bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyiþe aldandý. . söyleniyordum: ...Niçin olmasýn? Hem baþka bir þey de var. Sizin adýnýz da kendiniz gibi güzel.Merak etmeyin.... Ben bu telaþa aldýrmýyor.. ihtiyar beyi pek eðlendirmiþti. ona da çare buldum. mavi yahut yeþil gözler lâzým. onlarý size nasýl vereceðim? Buldum efendim.Ne demezsiniz? dedim... Yalnýz. dedi... bu kibar tavýrlý..Ah... zar fetsiz bir isim.. Somurttum: . bütün öteki güzellikleri tamamlar. beklenmez bir çeviklikle kiraz mendilini yakalamýþtý.. Þimdi onu yere düþürmeden tutmanýzý rica ederim.Ziyaný yok. zavallý çocuðum.. Ýki.

Bunlar arasýnda Neriman diy yirmi beþlik bir dul vardý ki. sende bir þey var!" diyecekler vþek. Ara sýra ötekin yaðýna ip takmaktan baþka konuþacak lakýrdýlarý olamazdý.. "Beni güzel bulduðunu söyl di. köpek okþar gibi hareketlerle beni de avlamaya çalýþmýþtý.. mahzun mahzun gülümseyeceðim.... Gül verdim diyeceðim.. Nem olacak?" diyeceðim.. Bunun için daima siyah giyerdi.. Benim onda çekemediðim þey fazla koketliðiydi. görürüz!" diye söylenirdim. Aramýz hayli þekerrenkti. kadýnlar arasýnda bulu aman þöyle böyle çekiliyordu. bu Neriman'ýn köþke dadanmasýndaki sebebi sezer gibi olmuþtum... kedi.Ne yalaný? . þimdi itiraf etmeye mecburum ki. böyle bir kepazelikten çekinme bile. kepazeliðin dik âlâsý. Fakat nedense ben ýsýnamamýþtým. Teyzelerim saçlarý. Bizim köþkte Neriman'a akran sayýlacak kimse yoktu... bir þey kurdum. haince sine güzeldi. Tabii. O halde... derim olur biter. Yalnýz.. baþlarý aðarmýþ koskoca kadýnlardý.. Yüzüme karþý bir þey söylemeye cesaret edemiyorlar ama muhakkak benim ahmaklýðým . . O. beyaz saçlý diyemem. Neriman'ýn çok sevdiðini söyledikleri kocasý bir sene ÇALIKUÞU 37 evvel ölmüþtü.. Bana yaptýðý avanslarý daima soðuk karþýlýyordum.. Gülü mendil içinde vermek âdet deðild Hediye mendil verdim.. Bir aðustos mehtabý gecesiydi... birbirimize!" diyeceðim. bu Neriman. O vakit: ki.." diye yemin edeceðim.. "Ne konuþtunuz?" diye soracaklar. bakýþlarý bambaþka oluyordu.. Dünyada kendilerinden baþka kimseyi beðenmeyen teyzelerimden alýk hizmetçi kýzlara kadar he kes bu kadýna hayrandý. demek tabii münasebet a lmaz. Mektebe gittiðim zaman mühim bir sýrrým varmýþ gibi baþ düþüneceðim. Otuzuna yaklaþmýþ bir dul kadýnýn yir i bir çocukla evlenmek istemesi. öyleyse.. uzun boylu bir e yaptýk. Hasýlý. ara sýra köþkü þereflendirmesi bir vaka olurdu. "Hayýr.Sizinle tanýþmam bu yalaný kolaylaþtýrýyor... Kocanýn lakýrdýsý açýldýkça bu kadýnýn: "Benim için artýk hayat bitti!" diye bir yalancý te i. beni sýkýþtýracaklar. Galiba bizim budala ku zeni gözüne kestirmiþti. "Duvarýn üzerinde sarýþýn.. daha böyle bir þey beceremediðim rýnda küçük 36 Reþat Nuri Güntekin düþüyorum. elbiseler takýmýyla çöplüðe atýl Neriman. Bu sefer ben. Biraz evvel birbirimizle kavga etmemize býçak sýrtý kaldýðý halde þimdi ihtiyar komþu ile g n birbirimize el sallýyorduk. Fakat bu da olmadý. o halde?. matem devam etmeyecek. beni mahvederdi. Ben de mendil içinde kiraz verdim..ektep açýldýðý zaman bunlarý birbirlerine anlatýrlar.. Hem siz küçükken sarýþýnmý Arkadaþlarýn huyunu bilirim. yavrularýný öyle acemi çaylaða kaptýracak göz var mý? 38 Reþat Nuri Güntekin . benim mektepteki saman altýndan su yürüten daha fen-lenmiþti. Ben.... inanmayacaklar. Onlar: "Çalýkuþu. böyle yaparken ben. Evlenmek için mi? Zannetmem. Ben. yemin edeceksiniz!" diyeceðim ve bir yal an uyduracaðým. Fakat bende öyle bir his vardý ki. Köþke bir alay misafir gelmiþti.. fena halde içerler: "Karþýna diþe dokunacak bir i çýksýn. Lapacý Necmiye'yi insandan saymak ta bii doðru olamazdý. siyah bu sarýþýn çehresine çok iyi gitmese. Ama kimseye söylemeyeceksiniz.. Fakat araya kazara bir erkek karýþacak oldu mu yüzü deðiþiyor ahkahalarý. * O senenin yazýnda bu aðaca çýkmak illeti yüzünden baþýma bir þey daha geldi.. benim cadaloz teyzelerimde.. O. O soðukluk hâlâ devam etmesine raðmen..

.. Sý . komþunun bahçesinde karanlýkta a bir þey varmýþ da görmek istiyormuþ gibi ayaklarýnýn ucuna basarak kalkýyordu. babayani halini severdim. bahçenin bir köþesinde aðaçlarýn karanlýðýna dalmýþtým. iskambil falý açark en.. düþmaným da olsa kuzenim. oturduðum yerde davul çalsam galiba farkýnda olmayacaklardý.. Za gýr zangýr titremeye baþladým. Sesini çýkar sana!" diye baðýracaðým. lüksüne.. Boþ korku! Onlar. kýzgýnlýðýmdan. z bir lüks lambasý ýþýðýnda. Bu nutuk arasýndan kulaðýma yalnýz: "Neriman. kendi kendime ip atlarken. sonra bileklerinden yakaladý. Ne görsem beðenirsiniz? Kuzenim. Tam bu esnada aðustosböceði cýrlamaya baþlamaz mý? Çýldýracaðým. iri. Onlar. bembeyaz kýz ellerinden umulmaz bir 40 Reþat Nuri Güntekin kuvvetle onu evvela omuzlarýndan. yapraklarý hýþýrdatacaðým di Neriman Haným'ýn da bir iki kelimesini yakalýyordum... Neriman'la konuþurken güya bir þey belli etmemek istiyor ama.. o halde? O haldesi var mý? Mesut dul. bir aðustos mehtabý gecesiydi. Bu vaziyette tabii arkasý. "N bu fena kadýna güzel bir tokat atacak!" diyorum. Yoksa ne yere bakan. Biraz sonra görüþürüz. korkacak ne var? Buralarda kim olur?. Kâmran bunu yapsa ben de aðlayarak ken dimi aðaçtan atacaðým. Sahic i bir kuþla yer deðiþtirip bu dallarýn üstünden gökyüzüne kanatlanmayý... bir yemiþi olmamasýna raðmen.. Ta öbür uçta dallarýndan bir kýsmýný komþunun bahçesine sarkýtmýþ ihtiyar bir çýnar vardý. fantazisine uþaklýk edecek yeni bir kýsmet avlaymcaya kadar benim kuzenle dalga geçecek. gelin kuzularým. benim gözü r mý? Çocuklarla boðuþurken. "Ne isterse yaps sana ne?" diyeceksiniz. Neriman önden yürüyordu." diye birkaç kelime geldi. bunu yapmadý. gönül eðlendirecek... "Bana ne olur mu?" Kâmran. Biraz sonra kulaðýma hafif bir ayak sesi. beþ adým gerideyd varlarýn arasýndan geçip yollarýna devam etmeye kudretleri olmadýðý için bulunduðum aðacýn ular.... yahut yere yatarken." diyor. neredeyse kadýnýn aðzýna girecek.. Kuzenim. Elimden gelse: "Miskin. Hemen gözlerimi açtým. kulaklarýmý diktim... Kucak kucaða. Kuzenimin mesut dula çekti orum. yürek yakan cinsinden sin bir sarý çýyandýr. ne yapacaðýný bilemiyor gibi görünen Kâmran'a dönüktü. gözlerim onlardaydý. Yüreðim oynuyor. Bu ehtap gecesinden sizde unutulmaz bir hatýra býrakmaya elden geldiði kadar gayret ederi z. Fakat o canavar. yukarýdaki ay iller up giderek bu dünyadaki insanlarýn yüzlerini artýk görmemeyi ne kadar istiyordum. Nihayet. Hemen seslerini kýsarlar yahut lakýrdýyý deðiþtirirlerdi. Kuzenim bir Arap köle gibi dört. O gece de öyle yaptým. mesut dulla b ber bana doðru geliyor. Kâmran Bey.. ne rezalet! Bütün vücudum zangýr zangýr titriyordu. hayli yüksekçe bir dalýna çýkarak oturdum. Oturduð caðým diye ödüm kopuyordu.. Biraz önce onlara g l bir oyun oynamaya karar verdiðim halde þimdi beni sezmelerinden ödüm kopu-yordu. Kuzenimin birdenbire ona yürüdüðünü. rica ed erim... Kâmran'a budala dedim ama. cicim. Ara sýra hiçbir þeyin farkýnda deðil gibi görü rýndan geçerdim. sesler kesildi. Neriman'ýn müzik notalarý gibi hesaplý ve ahenkli kahkahalarý sinirime dokunduðu için kendi ndime uzaklaþmýþ. Neriman yavaþ yavaþ duvara yürüyor. "Rica ederim. ÇALIKUÞU 39 Oltasýna balýk yaklaþtýðýný gören bir balýkçý gibi baþtan ayaða dikkat kesilmiþtim. Ýster miydi m. ellerini kaldýrdýðýný görüyorum... köþkün önündeki verandada.. o kadar kendilerinden geçmiþlerdi ki. Sizi bana Allah gönderdi. neyin nesi olduðu belli olmayan bir kadýn onun ahlâkým bozsun? Ne anlatýyordum?. bir sofa gibi üzerlerinde hiç kor kusuz gezilen. onunla ölünceye kadar barýþacaðým. Düþmesem bile gürültü edeceðim. meleðim. Gelin yavrularým. kalabalýk bir grup halinde konuþup gülüþüyorlardý. . soluk so luða boðuþuyorlardý.O halde.. Evet.. yayvan dallarýna çýkýp dolaþýr yahut otururdum. Çýnar yapraklarý arasýnda kaçan ay ýþýklarýndan saçlarýnýn birbirine k Ne rezalet Yarabbi. arkasýndan kýsýk bir kahkaha geldi.

..Benim sizinle konuþacak bir þeyim yok. Bu gece aðacýn üstünde onunla yüz yüze gelmek fikri nedense beni çýldýrttý. Mamafih ne pahasýna olursa olsun. . ya kendimi. Seninle konuþacaðým var da.. Hakikaten bu ne garip konuþmaydý!. . Ben. bir sandalyeye oturacaðý zaman pantolonunu parmaklarýnýn ucuyla dizkapaklarýndan tutup yukarý çeken nazlý ve nazenin kuzen min aðaca çýkmak istemine gel de gülme. aldýrmadý.. Netice fena olacak.. .. dedim.Dudaklarýmý parmaklarýmla sýkmama raðmen. Ancak. topuklarýný burkularak alabildiðine kaçýyordu. ... Tehdidime aldýrmadan akýmdaki dallara týrmanmaya devam yordu. dedim. Biraz evvel þiir okuyan sesiniz birdenbire deðiþerek "aman aman aman" diye aya baþlarsa feci olur. Çýktýðý dalýn üstünde doðrularak daha yukarýlara bakmaya baþladý. ..Bu ne garip konuþma Feride?. aðaç dallarý arasýnda çarpýþa Gözlerini oyduktan sonra muhakkak aþaðý atacaðým.Durunuz. Feri-. Yerimden doðrularak sert bir emir verdim: . þakayý býrak!. Yakýn dallardan birini tutarak aðacýn gövdesi ne atlýyor. ý . bu gece birbirimize yaklaþmamalýydýk. bu gece sahiden canavar kesilmiþti. Gelirse daha yukarýlara ç\k-maya hazýrlanarak: . Sen aþaðý gelmek istemezsen ben yukarý çýkmayý bilirim... meþhur "karga ile t alýndaki tilki gibi aðacýn altýnda sinsi sinsi dolaþmaya baþladý. O... 42 Reþat Nuri Güntekin Onun sesini taklit ederek kahkahalarla gülüyordum..Seninle þakalaþýyoruz ama. Namussuzlarýn o dakikada þaþkýnlýklarýný iz! Biraz önce ay ýþýðý gibi ayaklarýný yere dokundurmadan yürüyor hissini veren mesut dul þimd ak.. mesele çok mühim. yýlan gözlerinin yakýndan baktýðýný görürsem.. Faka ttikçe inceliyordu..Feride. . Ya onu. Ölür müsün. çocuðum. ciddi bir sesle: . onu cesur ve çevik yapmýþtý. Kuzenim de öyle yapmak istemiþti.Öyle mi? Neyimden korkuyorsunuz acaba? . Bilirsiniz kij ben Çalýkuþu'yum.Durunuz bakalým orada.. Fakat o hýzla biraz gittikten sonra ne düþündüyse düþündü i döndü.Hiç. Onun yeþil. azýcýk aþaðý iner misin? dedi. dört kere iskarpinlerine ve suya bakan.. Rahatýmý bozmayýnýz. Aðaçta adeta bir kovalamaca oyununa baþladýk.Þimdi görürsünüz. Fakat o..Biliyorsunuz ki. aðzýmdan bir ses çýktý. Böyle bir þey o ti. Fakat nedense bu çýlg yi doðru bulmý^ yordum. Sizi aða' tan aþaðý yuvarlamaya mecbur olur am pek üzülürüm. alaycý bir tavýr aldým. ciddi bir tavýr alarak durdu: de. daha yukarýlara çýkmaya hazýrlanýyordu.Þaka mý? Ne münasebet? ÇALIKUÞU 41 . bunu yaparsa yerimi kýrarak kuzenimin yerine benim haykýrýp baðýrma ihtimalim vardý. Bir aralýk duvarýn üstüne atlayýp kaçmayý düþündüm. hatta cevap vermedi..Bir gevezelik etmenden. Ben yapacak baþka þey bulamadýðým için hâlâ gülmeye devam ediyordum. O. Aðaçlar benim mülk . gülmeyi kestim. .Feride.. Politikayý deðiþtir k sordum: . O yaklaþtýkça ben yukarýlara çýkýyordum. galiba bir feryattý.. ' . öldürür müsün? Yürürken yolunda bir incecik su birikintisi gördüðü zaman telaþ vermeden evvel üç.Benimle konuþmayý niçin bu kadar istediðinizi anlayabilir miyim acaba? Benim bu sözlerim karþýsýnda o da deðiþti. Bu. Nihayet utanýp sýkýlmayý býrakarak bana: . size hürmetim vardýr. Korku..... Oralara bejden baþkasýnýn ayak basmasýna tahammül edemem.Ama sen de çok oluyorsun. .Ne münasebet? dedim. r tarafýndan duyulunca hemen bir kahkahaya döndü. Çaresiz. Korkuyorum senden.

. Korkulacak bir þey olmadýðýna /min olabilirsin. Artýk pantolonunu fa k dallardan birine oturdu. Parmaklarýmý parlak ve yumuþak derisine sürerken adeta hürmet duyduðum çantama.Söz.Feride. Uzatýrsan sözümü geri alacaðým... . sokakta gezmeyi pek sevmezlerdi ama nedense o akþam karanlýða kalmýþtýk. onu korkuttu. Resimli bir Japon þemsiyesi. Neriman'ýn gittiði tarafa gitmekten utanýyor ibi. Yemin mi?. Beni mutlaka görmek ister gibi ýsr dýrarak: . Kâmran'ýn bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder. fakat inanmak gelmiyor içimden. Hadi gönlün rahat etsin. Bu tehdit.. gagasýný kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan ba olabilirdi? 44 Reþat Nuri Güntekin Baþkasý tarafýndan hatýrlanmaktaki zevki anlayacak yaþa gelmiþtim.. dedim..Feride.. ona acýdýðým için deðil. H kuzenim... . Kâmran'ýn korkusu yavaþ yavaþ hayrete dönüþüyor gibiydi. Ya hiddetle baðýrdým: . ipek çoraplar.. Bir hoyrat çocuktan ziyade yetiþmiþ bir genç kýza yakýþacak bu þeylerin bana verilmesindeki neydi? Çalýkuþu'nun gözünü boyamak.. Fakat nedense bu hediyelere ehemmiyet verdiðimi ne Kâmran'a ne de baþkasýna göstermek isti yordum. Söz mü. bir yandan o kadar sevdiðim bu eþyalarý bile yýrtýp kýrmak. bahçenin aþaðý tarafýna yürümeye baþladý..inanayým mý? ÇALIKUÞU 43 . bir gün eli sulu yemiþleri dolduracak gibi bir jest yaparak onlarý çýðlýk çýðlýða baðýrtmýþ-tým.. Mesut dul. / Ben. ufak tefek þ ajlarla onu daha neler neler almaya mecbur edebilirdim. .Hem ne biliyorum ki. nefretim bir türlü geçmek bilmiyordu.. hâlâ þakaya devam ediyor görülmekle beraber. inanman lâzým. . kendi kendime oturuyordum aðacýmda.Bu gecede ne fevkalâdelik var ki?. yemin... þýk bir el çantasý. gözlerim kararý insanlardan uzaklaþacaðým günü iple çektim. Kâmran çok yorulmuþ. o geceden sonra köþkte görünmez oldu... Ne istersen.. Fazla üzülmeyin. sonra ayaklarýmýn al arak aðlaya aðlaya ezmek istiyordum. Ayýp olur.... .. ne söylememden korkuyorsun? Ben. Kendin düþün...Yetiþir artýk. fakat ne olursa olsun artýk onunla konuþmaya tahammülüm kal an önce kendimi kurtarmak için: / .. . Artýk eskisi kadar çocuk deðilim. üzülmüþtü.Zannederim ki. yürek biçiminde bir tuvalet aynasý. çekik gözlü Japon kýzlarýyla süslenmiþ þemsiyemi yere. aðlayacak haldeydi.. hemen hemen bir genç kýz olduðumu söyleyiþimde elbet bir maksat var. Fakat ben. * Mektebin ilk haftalarýnda bir pazar günüydü..Bu gecekinin her zamankilere benzememesinden. Feride?...Merak etme. . Kös kös aðaçtan indi. Hemen misafi rinin yanýna dön.... .. .. Sörler bizi Kâðýthane tarafýna gezmeye götürmü Sörler. Kâm-ran'a gelince. Sonra... istanbul'a her iniþinde bana hediyeler getiriyordu.Bilmem. Fakat artýk büyümeye b hiç fark edemez... Bazý þeyler vardýr ki. sana verilen hediyelerin kýymetini böyle mi bilirsin? diye azar iþitiyordum.. Kuzenime olan küskünlüðüm. ipe k mendiller. onun da uzun zaman ben den korktuðunu hissettim...Ne kadar baþka türlü konuþuyorsun Feride. dedi.Sana büyüdüðümü. Baþka yazlar mektebin açýlacaðý günlerin yaklaþtýðýný gördükçe baþým aðrýr. tozlarýn içine yzelerimden: . çocuk görür. Söz uzarsa içinden çýkamayacaktýk. ... Üzeri sazdan köþkler. her gün yaptýðým þey deðil mi? . ..O. . Biraz gözümü açabilsem. güzel þeyler hoþu yordu.

.Siz öyle zannededurun. . Halime acýdý. ..Mersi Misel... Yazýk ki bir türlü inanamýyorum. Bilmem nasýl oldu? Bir aralýk farkýna varmadan arkada rýmla aramdaki mesafeyi dehþetli surette açýlmýþ buldum. Nasýl buna ihtimal veriyorsun? . Baktým. Kimse ile kur yapmana ihtimal olma dýðýný.. ...... Fakat koluna girebilirim. aptal . Misel bu defa hayretinden bir istavroz çýkardý: .Ne demek istiyorsun? 46 Reþat Nuri Güntekin . dehþet. Fakat ýslah kabul etmez surette saf.. diyorlar.ister misin sana yardým edeyim? dedi.O halde hemen kolumdan çýk. Ben. ayaðýmý yaraladýðýmýn farkýnda deðilsin galiba..Ne zannedecekler? . Ne yapýp edip bu haysiyet kýrýcý tehlikenin önüne geçmek Yine ondan öðrendiðim bir jestle baþýmý Miþel'in omzuna koydum. i. Misel.. balkabaðý gibi naya gelirdi.. .. gourde Fransýzcada asmakabaðý.Doðru mu söylüyorsun? dedim... Zaten kýsa boyum.. dedi. Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim.. Daha kuvvetli.Biraz evvel oynarken düþtüðümün. kalýnca vücudumla bu ka baklardan birine de pek benzemez deðildim.Budala mý? Niçin? .. yürürken daha az acý hissetmiyor musun? Dediðini yapmýþtým. Sen çok iyi bir kýzsýn.Koca budala.Ben.Sen misin Çalýkuþu? dedi. Sevgi iþinde Çalýkuþu bir hakiki gourde'dur. Çirkin deðil. .. dedim.. diyecekler.Evet Misel....Niçin?. Hakikaten iyi oluyordu. Buna imkân yok. Derk yanýmda bir gölge belirdi. Ben de seni belinden tutayým.... .Hiç.. .. Misel. öyle sevme çýlgýný bir kýzdý ki.. dedim.. taburun en arkasýnda yürüyordum.Biliyor musun Feride.Güzel.. .Hayýr.Herkes senin ne olduðunu bilmez mi? . dediði gibi ne çare ki inanmaya ve açýktan açýða sevinmeye cesaret edemiyordu... Sanki senin böyle bir maceran olamayacaðýný. .Benim için böyle mi düþünüyorsun? .Herhalde beni arkana almayý teklif edecek deðilsin. Feride? Misel. Miþel'e derdini anlatýyor..... Feride. Türkçesini pek iyi bilmiyordum ama.Ben deðil herkes öyle düþünüyor. bunu baþkasýnda sezmek bile ona zevk veriyo t... Bu pozda yürüdüðümüzü gören arkadaþlar ne zannedecekler? . .. Kolun u omzuma at.Maalesef öyle. .. Biraz yürüdükten sonra Misel: . Zavallý Misel.Feride de âþýk olmuþ. dedim. sukabaðý. Belki hatta güzel. Beni her zamanki âde- ÇALIKUÞU 45 tim üzerine en önde gidiyor zannetmiþ olacaklar ki hiçbir taraftan bir ses çýkmýyordu.. yavaþ yürüyorsun? Sað ayaðýmýn bileðine sarýlý mendili gösterdim: . boynumu çarptýrarak tasdik ettim: .Elbette. Birden durdum: .Ne söylüyorsun.. .. Bir münasebetsizliktir yapmýþým.. Niçin böyle kendi kendine. Hangisi olursa olsun fena þey. . . Nasýl. deðil mi? Öyle deðil.Tabii hayýr. Beni çirkin mi buluyorsun? . dedim ve yalanýmý bir kat daha yutulur bir renge sokmak için de iç çektim... Çok güzel.. dedi.. Yükün biraz hafifler.. Ben de seviyorum.. Þu halde Çalýkuþu'ndan sonra bana bir de gour de diye isim takýlýr-sa... beni tutmakta devam ederek: .. Artýk arkasýný getirmek namus borcu oluyordu: . durmuþ hayretle bana bakýyordu. manalý bir yan bakýþla hazi sedim: .

Bu. Birdenbire telaþlandým. Bekleme. hem üzüleceksin. Ben asma yahut sukabaðý ha.. O gün nedense bizimle gelmemiþ olan Misel. Mektebe gelen kuzenim-di.Bir genç erkeðin kur yaptýðý kýzý görmeye gelmesinden daha tabii ne olur? dedim.Þüphesiz senin için.. Misel yanaðýmý okþadý.. yaramazlýk etmesi þýk bir þey olamazdý. Arkadaþlarým arasýnda masalýmýn do dan þüphe eden varsa bu kutuyu görünce onlar da fikirlerini deðiþtirmeye mecbur olacaklardý e güzel! . Bu vaziy ette bir insanýn bebek gibi atlamasý.. Yoksa benimle þaka ettin.. dedi. o senin adýndýr!" demek bile aklýna gelmiyordu.Ah. beni aramaya gelmiþ olsun! Misel herhalde yan lýþ görmüþ olacaktý. Sevecek bir h akiki insan bulanlara þaþmak lâzým. bir sýrma tel ile birbirine baðlanmýþ iki þeker kutusu uzatarak: . Çok mu güzel sevdiðin genç? . artýk ýsrarý býrak.Ona ne þüphe? ÇALIKUÞU 51 O akþam. dedi. Mamafih. .Sana havadisim var... Anlat. . Hem sevineceksin.Þüphesiz. Biraz evvel onun bana söylediði gourde kelimesini ben bir de baþýna "kocaman" sýfatýný taka ona iade ettiðim halde: "Sensin..Nerede gördün? Nasýl tanýdýn? ..Haydi. nasýl oldu? Demek sen de ha? Nasýl. . Israrý býrakmaya can atýyordum. ban ip bir gurur veriyordu. karþýlýðý da var: Grande gourde.Kim bu?. sevmek güzel þey. Akþamüstleri son teneffüste Miþel'in koluna asýlarak yavaþ yavaþ yeni masallar uydurmakta devam ederken. _ ý j ?? . Mamafih. huy canýn altýndadýr. Yalancýktan inanmýþ gibi görünerek: ...Kuzenimle birbirimize kur yapýyoruz. ne güzel! 50 Reþat Nuri Güntekin söylemiyordu.. Miþel'e sevdiðim diye prezante etmek için aklýma kim gelse beðenirsiniz? Kâmran!.Yalnýz sevmek mi Çalýkuþu? ... sýçramasý. . Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç.. Bir büyük sebep yokken Kâmran. . ne saadet! Misel.. Demek ki yalana baþlar baþlamaz ona kendimi tanýtmaya muvaffak olmuþtum. beni kapýda karþýladý.. elimden tutarak koþa koþa in bir köþesine götürdü: ..ÇALIKUÞU 47 .. Demek Misel yanlýþ görmemiþti.Haydi Feride. diyeceðim. dedi. inanmýyordum..Bununla beraber o yine gelir.. Allah esirgesin. Þaka mý. Öyle bir ikâyesi uydurayým ki sen de þaþ. þimdi beni daha büyük bir muhabbetle kollarýnda tutuyordu: . . ara sýra da yine þeytana uyuyordum. Yine bir kýr gezintisi dönüþüydü.. hiç hoþlanmadýðým bir tipti..Ta kendisi. yaramazlýðý býrakmaya mecbur oldum. Mademki seviyor. Keþke sen de benimle kalsaydýn.Çok güzel! . . bu þüpheyi kendisine söylemedim..Bunlarý sana kuzenin getirdi. deðil mi? ..Zannederim... Fakat ne uydurup söyleyeceðini bilemiyordum. o ka .Anlat Feride. . yemekten sonra Sor Matild beni çaðýrdý.Bugün senin sânsýn kuzen mektebe geldi. Fakat kutularý bana uzatýrken boynuna sarýlýp yana ek için kendimi zor tuttum...Elbette güzel.. gülüþlerinden ne demek istediklerini anlýyordum.Geçen sene mektebin parloir'mda gördüðüm sarýþýn kuzen mi? . Sor Matild. deðil mi? .. Fakat bakýþlarýndan. . derler.. Bir zaman gevezeliði.Bulunmadýðýna üzüldün..

.. onun karþýsýna hangi çehreyle çýkmayý caným isterse öyle ya t gelenin kim olduðunu öðrenerek kýs kýs gülen arkadaþlarýma karþý ben. herhalde anlamadýðým bir sebeple benimle eðlenmiþ olacaktý. Ne yapacaðýmý bilemiyor gibi etrafýma ve kür52 Reþat Nuri Güntekin süde oturan muallim söre þaþkýn þaþkýn baktýðýmý hatýrlýyorum. Yanýmdaki arkadaþým. kur yapýlan. yine bu halde uðraþýrken kapýcýnýn kýzý sýnýfa girdi. Gözüme masanýn üstünde yine sýrma tellerle birbirine baðlý paketler iliþti. mor boyalarla boyanmýþtý. inþallah onlara yeni kutularda da tesadüf etmek mümkün olur.. insan. Fakat ne çare ki. ellerimi ve dudaklar oyuyordum.Bu sefer zannederim daha kýymetli bir þey bulacaksýn. ama ne yaparsýnýz?. sýkýntýmý büsbütün artýrdý. olsa onlarý en yakýn arkadaþlarýmdan bile ne ihtimamla gizlerdim..Bu kutular adeta niþan þekeri kutusu Feride. dedi. Kapýyý hýzla açarak fýrtýna gibi içeri atýldým. hele aðzýmýn hali felaketti. Misafirini gör. Kâmran Beyefendi. kýrmýzý. hatta uðraþsam büsbütün sývaþtýracaðýmý biliyordum.Bunlar ne büyük iltifatlar. Haritalarýný olduðu gibi býrak. Hay Allah cezasýný versin! Koridordan çýkarken gözüme iliþen bir ayna. ortada bu hareketime mana verecek yabancýlar dolaþýyordu.. Fakat misafiri hangi suratla görmeye gideyim?. O gün de ben.. Kâmran gülerek yanýma yaklaþmýþtý. ama ne de olsa. Bunlarýn bana a anladým. bütün çocuklar. Artýk iþi gürültüye getirmekten. Birkaç sene evvel siz de bir çocuktunuz. ikiþer.Kutularýmýn biri renk renk fondanlar. Masalým bana biraz pahalýya mal olmuþtu.Hediyelerin her türü için teþekkür etmek lâzým. Doðruca yanýna gitsem.. bir çocuktunuz deðil mi? Siz maþallah seneden seneye büyüyor. âlâ. Ben. Bunlarý ne mendille. dedim. Fakat o gece mütalaa sa atinde kutularým elden ele sýnýfý dolaþýyor.. Evvelki günkü kutuda bir nevi fondan vardý. Gerçi þokololar. ellerimin. beni görmek için gelen /r'da beklediðini haber verdi. gülüyordum. biri yaldýzlý kâðýtlara sarýlmýþ þokololarla doluydu. dedi. Kâmran: .. Sýrf bunun için buraya kadar et ettiyse ayýp doðrusu. Boya iþleri bana h Biraz savruk olduðum için ikide birde renkleri birbirine karýþtýrýyor. O kadar ki. insaflarýnýn derecesine göre.Haydi Feride. Haritalarý olduðu gibi býrakayým.. hatta hazýrlanan bir kýz vaziyetin-deydim... Bazýlarý uzaktan bana manalý iþaretler yapýyorlardý. Ne yapalým. utanmýþ gibi yaparak baþýmý öte t . Boyalý dudaklarýma uymayacak bir ciddiyetle: . mesela birbirimizin elini tutmamýz lâzým gelecekti. t kendimi tutamadým. üçer alýyorlardý. O: ... þimdi de f . esimli roman kahramanlarýna benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayýyorum . Üç gün sonraydý. onlarý aðzýnda eritirken yüreði de beraber eriyor. Ne güzel! Misel maalesef. Dudaklarým yol yol sarý. Siyah önlüðümün eteklerini tutarak kutularýn önünde muhteþem ve uzun bir reverans yaptý nada parmaklarýmý biraz da eteklerime silmek ihtiyacýný ihmal etmedim. Fakat hakikaten tarifine imkân yok. benimle eðlenir gibi ön Yüzümün.. parlotr de içeri girmeyecektim. Kâmran'ýn ehemmiyeti yok tabii. kutulara e limle birkaç sýký öpücük göndererek bir parça da dudaðýmýn boyalarýný hafiflettim. imtihan için boyalý bir coðrafya haritasý hazýrlýyorum. ne de olsa insan mahcup oluyor. Kâmran penc akta duruyordu. önlüðünün cebinden minimini bir ayna çýkarmýþ. Kuz m. artýk olan olmuþtu. Feride... Biraz da ona iltifat etmek lâzým geliyordu: . fondanlar biraz kýl hakký ama. ne bileyim. ne de su abunla çýkarmama imkân olmadýðýný. dudaklarýmýn boyalarýný bir çocuk del altýnda saklamaktan baþka çare yok- ÇALIKUÞU 53 tu. Ona küçük bir ders vermek sýrasý gelmiþ miydi acaba? Bilmiyorum.. Yalancý bir telaþ ve sabýrsýzlýkla onun gösterdiði kutuyu açtým. Yazý yazarken kalemi aðzýma soktuðum gibi. Fakat müsaade ederseniz küçük bir . diye fýsýldadý. içiden iki yaldýzlý kitap yortularýnda küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masallarý kabilinden þeylerdi. Sonra. kuzenimin kadýn eli gibi temiz ve süslü ellerini ýslak ellerimin boyasýyla rbat edecektim. O vakit haliniz ve aðýrbaþlýlýðýnýzla büyük ins diniz gerçi.. yaldýzlý dipleri görünmeye baþlamýþ olan kutularýmý tekrar bana teslim etti . dedim.

ben size bu kadar güzel fondanýn nasýl yeneceðini tarif edeyim de ondan sonra kapý . gözlerime düþen tiyle silkeleyerek: .Bakýn. elimelerle konuþmasý hoþuma gidiyordu. hayretle gözlerini açtý: . hemen hemen resmi bir tavýrla hafifçe eðildi: . Yani siz büyüyorsunuz da ben neden Bibliothegue tfose masall arýný okuyacak bir bebek kalýyorum ve bir türlü haline göre on beþ yaþýna girmiþ bir kýz mu görülmüyorum? Kâmran. Mamafih. sözünü bitirince yüzüne baktým.Bunlarý yemek de bir sanattýr.. dedi. kuzenim birdenbire elini ndaný parmaklarýmdan kapmak istedi. Kâmran.Yine anlamadým. yüzüme bakmakta devam ediyordu: ... Bu defa sinirli bir hareketle ikinci kutunun baðýný kopardým. Tuhaf bir nazarla yüzüne baktým: .Yiyeceðim. Çok mersi.Ne demek? . Anlamadým. Kâmran'ýn bu tavrý. bunla rý görünce barýþtýk. N Herhalde bir þaþkýnlýk ve dalgýnlýk saniyesi geçirmiþ olacaðým ki. kitaplar zaten bir þakadan baþka bir þey deðildi. bundan sonra büyük insanlara mahsus ciddi þeylerle hatýrýnýzý sorarýz. mademki çocuk hediyeleri makbule geçmiyor artýk. Ben. efendim. hem biraz nanelidir. baþkasýnýn aðzýna sürülmüþ bir þeyden iðrenmemek için. bir kaçamak arýyordum. Mamafih. Maksat size kitap geti rmek olsaydý belki o demin bahsettiðiniz romanlardan da seçebilirdim. Dinlenilmediðini zannetmesine onun galiba caný sýkýlmýþtý.Ne yapalým. âcizane ben keþfettim. içinde yine fondanlar vardý. bu sözleri muhakkak alaydý.. caným þekerler. .Ne söylediðinizi dinleyemedim. . þaþkýn þaþkýn.Sadece onu ver! Hakikaten bu ne demektir? insan. Feride. onunla adeta ko uþuyordum. o þairane ko kusuna yazýk olur. yetiþmiþ bir genç kýz muamelesi etmek lâzým geldiðini aðzýnýzdan iþitme iyar etti Feride. Mesele yok. Çünkü fondanla spat etmiþtir ki. Getirdiklerini kendin yemeye baþlarsan iþimi . Þekeri kaçýrdým ve ona d mi çýkardým: . mesela en þu sarýyý kýrmýzýdan evvel yemekte bir zarar görmezsin. Kuzenim elini uzattý.? Kâmran. diye alay ettim. onun karþýmda bu sesle. Kuþ yavrusunu sever gibi okþuyor.Sizin böyle el çabukluðu hünerleriniz yoktu ama nasýl oldu. deðil mi? Halbuki ne yazýk? Çünk a tatlýdýr.. þimdi yalnýz fondanlarýmla meþgul görünüyordum. Fakat doðrusu araný istediðimi ben de anlamamýþtým. Ay açmasapan þeyler söylüyordum: . dedi. 54 Reþat Nuri Güntekin . Bir mücevher muhafazasý seyreder gibi kutuya bakýyor. . Fakat ben daha atik davrandým..Kutuyu yanýnda açtýðýmýza galiba fena ettik. fondanlar o kadar güzel ki. . Feride! Bu anlayýþsýzlýða hayret eder gibi bir jest yaptým. Kâmran.Anlaþýlmayacak bir þey yok. Hem bu sanatý. Bak. içinden çýkardýðým þekerleri. Kitaplar için sizden af dilemeye lüzum görmeyeceðim. Yaptýðýma piþman oluyor. O.. Fakat öyle de olsa. dedi.. Ah. Cevap vermeye mecbur olmamak için ellerimi bir dua vaziyetinde birbirine kavuþturara k dalgýn bir hayranlýk rolü oynuyordum. dedi. Onu evvela yersem sanýrým o nazik lezzetine. içini çekerek yalancý bir somurtkanlýkla: 55 ÇALIKUÞU . dudaklarýmý büzdüm. Bir tanesini alarak dudaklarýma götürdüm. o da nedense bunu bana dirmemek istedi.Pardon Feride.Onu bana versene. bir resimli gazetenin üstüne sýralýyordum.Artýk size ermiþ. Kâmran.

Yüzüne bakmamak ne ispat eder..Tabii. dedi. Benim.. Bi lâkis ben. yarý þaka bir hiddetle kutuyu itti: . Misel. Sonra. Yalnýz.istemem. o kadar þaþaladý ki. dilim serbest olmadýðý için el hareketleriyle ona fondanýn lezze fevkalâdeliði anlatýyordum. sualime þaþýrýr gibi oldu: . ha!" diye güle Bu korku... tahminimde yanýlmýþ olsam da herhalde bir diksiyonere bakabilir. Kâm-ran'a: . Kâmran.Þimdi artýk öðreneceðinizi öðrenmiþ sayýlacaðýnýz için bir tane ikram edebilirim.. Þimdi de arkadaki camlý kapýnýn arka are týkýrtýsýndan farký olmayan bir gürültü ve hareket hissediyordum. o bizden mutlaka fevkalâde bir þeyler bekliyordu. Yüzüne bile baktýðýn yoktu biçarenin.. Biliyorum. Allah yolunu açýk etsin. Doðru bir þey deðil ama.. kuzenime "Haydi. mademki bir ro baþlamýþtýk. Aramýzda aþaðý yukarý konuþulacak bir þey kalmamýþtý. rica ederim. Sonr rdan birinin yere düþmesine benzer bir ses iþitmiþtim.. Renkten irerek ve gülerek: .. Terbiye icabý evdekilerden haber sord lara komplimanlarýmý gönderdikten sonra kutularýmý koltuðumun altýna sýkýþtýrarak çýkmaya h Birdenbire parloir'm yanýndaki odadan hafif bir gürültü oldu. sevda" gibi þeyle caktý. Mektep levhalarýna ve haritalarýna mahsus olan bu odanýn biraz evvel kapýsý açýlmýþtý. yahut d a "seviyorum ki" kelimesinin ne dehþetli bir manasý olduðunu herhangi bir Türkçe bilenden ö nebilirdi. Kâmran. Þeker... evdekilere selam" diyerek aptal aptal kapýdan çýktýðýmý görünce her þeyi anlayacak. Hepsi senin olsun. bunlarýn üçü mutlaka "sevmek.. dedi. yan gözle de kapýya bakýyord Misel. bir uydurma isim ve adresi bile düþünemedi. Derhal iþi çakmýþtým. kendimi tutamadým. Gölge kaybolmuþtu. Ne yapacaktým? Birbirine kur yapan iki insan sýfatýyla. Yalnýz 60 Reþat Nuri Güntekin Kendimi tutamayarak birdenbire bir baskýn yaptým: . sonuna kadar devam edecekti. dedim. Þu halde söyleyeceðimiz lakýrdýlarý ktu. Bu seviyorum kelimesini. Kedi gibi kulak kabartarak dinledim. 56 Reþat Nuri Güntekin Baþýmý biraz arkaya atarak tekrar dilimi çýkardým.... Nereye gitmesini isterdin? . Elverir ki.. kutuyu uzatarak: . Mamafih.Az kalsýn unutuyordum. fondaný üzerine koydum. ses ve jestler seviþen iki insanýn jestlerine benzesin.. sevgi. Miþel'di.. Garip bir hareketle: . dedim.. Bir haritaya ihtiyaç olduðunu söyleyerek kandýrmýþ.. Kuzenim gülümsedi: .. dedi. mektep arkadaþlarýmýn çoðu gibi Türkçe bilmezdi.Elbette köþkte. altý kelime Türkçe biliyorsa. Ne bileyim iþte? Ben bu çocuðu o kadar seviyorum ki. Kuzenim þaþaladý. gülmeye baþladým. parloir'm yanýndaki odadan bizi gözetlemeye gelmiþti.. bana o saniyede bir hýnzýrlýk düþündürdü. Kuzenime belli etmeden bu kapýya þöyle bir bakýnca ne göreyim? Buzlu camýn arkasýnda kocama ir baþ gölgesi. Sütninenin torunu köþkte mi? Sütninenin torunu senelerden beri köþkte büyüyen bir öksüzdü. yavaþ yav aþýmý iki tarafa sallýyor.Adý nedir? Ne iþ yapar? Evinin adresi ne? dedim. Sevmediðimi mi? Ne delilik!..Bu da nereden çýktý. Kuzenim o kadar tuhaf bir þaþkýnlýkla bakýyordu ki. koridorda baþý- ÇALIKUÞU ' 57 mý kollarýnýn arasýnda sýkýþtýrýp saçlarýmý karýþtýrarak "Bana masal okudun. La Dam O Kamelya rolü oynayan bir aktris jestiyle boynumu bükerek ellerimi göðsümün üstünde kavuþturarak tekrar ediyor. tekrar ciddileþtim. bu çocuðu o kadar çok seviyorum ki. Fakat camýn altýndaki anahtar deliðinden bu kýzýn bizi gözetlediðine hiç .

..Kim hanýmefendi? . Uzak deðil... Müjgân isminde benden üç yaþ büyük bir de ký Akraba çocuklarý arasýnda galiba en ziyade onu severim.Ne yapacaksýn? Niçin bu merak? gibi kelimelerle beni atlatmaya uðraþtý. Bu aklýma geldikçe vücuduma ateþ basýyor. Misafir yerine Necmiye cevap verdi: . Ortada ehemmiyetli bir mesele varmýþ gibi: . O günden sonra Kâmran ne zaman mektebe geldiyse bahane uydurdum. o. ya! Bu sefer bari mesut olsun zavallý. Tekirdað'a kadar. O yaz.Neriman kocasýndan çok memnun görünüyor." duasýný bu sefer de ben. Ben.. dedi. "Bu sefer bari mesut olsa zavallý. hemen hemen resmi bir davet geldi. o arada bana da uðruyordu. Neriman.. O geced en sonra mutlaka anlaþmýþlardý. Müjgân Abla...iki gün evvel Neriman'dan bir mektup aldým. iþ baþa düþmüþtü.. Necmiye. Neriman Haným. Tekirdað'dan bana. tekrar evlendiler mi? dedim. hayatta Allah ban a teyzeden bol bir þey vermemiþtir. dediðim zaman ise daha fazla kýzardý. Bana ne? Fakat beni arada oyuncak etmeleri fena halde gücüme gidiyordu. zorla tutmaya çalýþtýðým ellerimi cebime saklayarak: . istedikleri ahlâksýzlýðý yapsýnlar.Ay. hafta baþýnda teyzeme sorarým. Küçücük bir fino köpeðini havuzda yýkamak için dýþarý çýkýyordum. Mesut dul mutlaka bu taraflarda bir yerde oturuyordu. ne kendi dostlarýnýzla meþgul olduðumu zannediyorsanýz yanýlýyorsu sebetsizliðimden öyle bir lakýrdý ortaya atýverdim iþte.Ya.. Misafir. içindekilerini bir tanesine en çocuklara yaðma ettiriyordum. O yaz. bahçenin etrafýný dört dönüyordum.Ben. Þimdi farkýn daha azalmýþ olmasýna raðmen ve onu "abla" diye çaðýrýrým. Müjgân çirkindir. haberin yok mu? Çoktan. esir gibi bir þey oluyor. Görüþmemi istemez de. birkaç senede bir Ayþe Teyzem'le beraber istanbul'a gelir ve birkaç hafta köþkte.. Hakikat meydandaydý.. hiddetten aðlamamak için diþler klarýmý kanatýyordum. Bazen na sihatlerine biraz somurtsam. Fakat artýk havuza gitmiyor. Malum ya. ne kadar çýlgýn ve yaramazsam. Fakat bu kadýnýn adýn k.. Hiddetle ayaða kalktým.Ne baba dostlarýnýzla. Beþ. alaycý bir tavýrla: .. Getirmekt devam ettiði kutularý sýnýfta. altý aydan beri kocasýyla beraber izmir'de. Bunlardan biri de Tekirdað'dadýr. Müjgân. yanýna çýkmadým. . birini sevmek felaketine uðradý mý.. üçüncü defa olarak tekrar etti e köpeði kucaðýma kaparak dýþarý fýrladým. Bir misafir. bir seyahat yaptým. çitlerin. Neriman'ýn nerede oturduðunu evden sorup öðrenmek iþten bile deðildi.. arzularýna karþý kafa tutsam bile neticede daima yelkenle ri suya indirmek lazým gelir. bana tahammül edilemeyecek bir þey gibi görünüyordu. diye misafirin kelimelerini aynen tek rar edip lakýrdýyý kapatmaz mý? Artýk çaresiz. diyebilirim ki yalnýz odur. fakat bu. bir hamam kubbesi ahmaklýðýyla: . diye dýþarý çýktým.. Mesut dul için bir þey soramazdým. Çok mesutmuþ. Kuzenim ikide birde onun evine gidiyor. Kocasý olan Aziz Eniþ emiz senelerden beri oralarda mutasarrýftýr. fakat kulaðýma da yasak yoktu ya.Hanýmefendi. Niçin? Ne bileyim? Ýnsan. . .Sakýn ha! Anneme ondan bahsetme. benim taban tabana zýddýmdýr. devam ediyordu: .. diye yalvarmaya baþladý. y t öteki teyzelerimde misafir kalýrdý. bu sefer mesut olsun zavallý. yahut bahçede yýrtarak açýyor.. Aramýzdaki fark üç yaþtan ibaret olmasýna raðm nu çocukken 62 Reþat Nuri Güntekin nedense daima kocaman bir insan gibi görmüþümdür.. Bu sözleri iþitince kapýn ek köpeði yavaþça kucaðýmdan indirdim. bana hiç batmaz. Necmiye'ye: ÇALIKUÞU 61 . Besime Tey .. Ayþe Teyzem.Mektubunu aldýðýnýz haným. Her istediðini yaptýran. Eve çýktýðým bir tatil günüydü. bir mühendisle evlendi. o kadar a zla olarak da müstebittir. bað kütük yarak koþuyor.

Arkadaþlar arasýnda yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çýkanlar ve dönüþte bize bol övünenler vardý. Maksadýmýz. Zavallý kýz. Öyle geçireyim. Razý olmadý: . Her gün bir misafirliðe. sahil boyunca yürüyerek ta uzaklara gidiyorduk. köþke yahut baða davet ediliyorduk. Fakat sonradan kendisi de buna alýþtý." Besime Teyzem'le Necmiye. "Sizden ümidim yok. evi denize bakan yüksek bir bayýrýn üstündeydi. ta ilerideki bir burna doðru yürümüþtük.. olursa ne âlâ dedim ve onu kalçalarýndan yakaladýðým gibi kaldýrdým. Ben de onlarýn arasýna karýþtým. Mamafih. gözlerini kapýyor. Hatta böyle olduðu halde: "Karanlýkta güverteden denize sa . Müjgân Abla. ye tiþmiþ bir küçükhaným olan Müjgân'ý ne yapacaðýz? Ne söylersem iskarpinlerini ve çoraplarýný çýkartmayacaðýný bildiðim için ona bir teklifte . Deniz. romanlarda okuduðum Amerikan kýzlarý g . elleriyle saçlarýma sarýlýyordu. dedim. Çýrpmacak olursan boylu boyumuza düþeriz. Saatlerce kumlarda yatýyor. Bazen saatler geçer.Bakalým. Yalnýz. dedim. bir hafiflik yaparsam beni ayýplayacaklarýný söyledikleri i areketlerime son derece dikkat ediyordum. . Sen. sapsarý kesilmiþti. Demek mektep açýldýðý zaman bana da aþaðý yukarý böyle bir þey yapmak Bir sene evvelki flört masalýna bu sene de bir seyahat hikâyesi ilave etmek hoþ bir lüks o lacaktý. iki senedir görmediðim Müjgân'ý büyümüþ. Kendini kurtarmaya çalýþara . konuþmaya cesaret edemeyecek kadar kerliferli bir uldum. biz de teyzesiyiz. Ayaklarýmýzý çýkarara ekten baþka çare yoktu. Gelmezse en iþtesi de. . Yabancý kadýnlara kompliman yaparken.Tüy gibi hafifsin abla. uzak yýldýzlara baka i gözlerini bükerek: "Olacak þey mi? Ýmkân var mý?" diyorlardý. Bereket versin ben. dedim. Fakat rahat durursan korku yok. Müjgân bunu evvela sahiden birkaç adýmlýk bir tecrübe sanmýþtý. sahildeki kayalarý kahkahalarýmla çýn çýn öttürüyordum. Ben kendi hesabýma bu mecburiyete sevindim bile. kendimi misafirlik oyunu oynayan bebe klere benzetiyordum. Vapur merdivenlerinden deli gibi inme!" gibi aðýr nasihatlerle haysiyetimi kýrdýlar. kendi kendime vapura binmekti. sularýn üze ktiriyor. üzerinde bir y elken. Hele akþamüstlerine doðru sular. bazý yerleri r duvara benzeyen bu bayýrdan sahile inmemi evvela tehlikeli bulmuþ. insan arasýna katýlmak biraz da gururumu okþamýyor deðildi. Bu misafirlikler beni eðlendirmekle beraber. Fakat çýplak ayaklarýmla s yürüdüðümü görünce çýldýracak gibi oldu. fakat aksi gibi. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ýn sürü sürü ahbaplarý vardý. Tekirdað'ý dünyanýn bir ucu gibi görüyorlar. Müjgân da fena halde danlacaðýz.Delilik etme. ben de. Müjgân Abla. Mamafih. insaný hasta ede adar geniþliyor ve yalnýzlaþýyordu. beni men etmeye uðraþmýþtý.. seni arkama alayým. beni nasýl taþýrsýn? diye gülüyordu.. yine de en çok sevdiðim zamanlar Müjgân'la ya lnýz kaldýðým saatlerdi. Zavallý Müjgân.zem'e yazdýðý bir mektupta. yol kapalýydý..Ýzniniz olursa bunun imkânsýz bir þey olmadýðýný ispat ile kesb-i þeref edeceðim. Kimse ile konuþma. benim iddiam. Fakat teyzelerim bu arzumu telaþlý çýðlýklarla karþýladýla nýma bir bekçi katma- ÇALIKUÞU 63 dan yola çýkmama razý olmadýlar.. bu bur yalarýn öte tarafýndan koya geçmekti.Deli çocuk. Sanki Tekirdað'a iþleyen pabuç büyüklüðündeki külüstür vapurun bir t bi seksen metre merdiveni varmýþ gibi. benim. bu mevsimde çok güzel ve sakin fakat neþesizdi. yaþý gibi boyu da lduðu için kendisini taþýmaya gücüm yetmeyeceðini zannediyordu. . çantamý elime alarak. ince bir duman parçasý görünmezdi.Gel. bir tecrübe edelim de. Bir kelime söylerse muvazenenin bozulmasýndan korkuyor gib aðzýný. "Fakat Feride'yi iki aydan aþaðý amak üzere bu tatilde mutlaka bekliyoruz. 64 Reþat Nuri Güntekin Bir gün Müjgân'la baþýmý almýþ. Eniþtemin.. yine çabucak anlaþtýk. Sinsi sinsi yanýna yaklaþar . býrak.. sual lerine ciddi ve nazik cevaplar vermeye çalýþýrken. Malum ya. sen koskoca insaný nasýl kaldýrýrsýn? dedi. ikimize de yazýk olur." diyordu. bu tehlikeyi daha evvelden hisse diyor. Artýk kocaman bir kýz olduðumu. Fakat ermiþ.

abla! Gözlerim faltaþý gibi açýlmýþtý. Fakat beni yolun kenarýndaki þu aða an ayýrt etmeden geçer giderdi ve bir daha dönmezdi.Senin bir derdin var Feride. Hele ben. senin için etrafýmýzda geliyor. bir karýþlýk suyun üstünde... yemekten sonra Müjgân'la evin önüne çýkmýþtýk. Balýkçýlar. Bir gün o. Müjgân gülmeye baþladý: .Þunu demek istiyorum ki artýk eskisi kadar çocuk deðiliz abla. utangaç görünüyorlardý. h m de o kadar garip bir alaka ile ki. Feride? diye fýsýldadý." diye tekrar tekrar tembih ettiler bana... öksürdüm ve: .Yavrucuðum. Müjgân yüzüme baktý: .. vaziyetimiz hakikaten tuhaftý. Mamafih. Sularýn o gün niçin kýyýdaki yollarý kapadýðýný. korkak Müjgân.Zabitin benim için dolaþtýðýný mý zannediyorsun? .F. "Dilini sýký tut.. Sen gelmeden evvel yine görürdüm. Müjgân.. incecik bacaklarýyla -süpürge önünden kaçan örümcek gibi. dizka-paklarýma kadar çýplak bacaklarým. þimdi ne yapacaðýz? Ben güldüm: . . Fakat Allah'ýn kýrýnda baþka gidilecek yer y ibi mütemadiyen bizim gezdiðimiz yolda gidip geliyor. biri sakallý bir ihti Gençler. . .. Zabit Bey'le mükemmel k ur yapýyorsunuz. . sözde atýna talimler yaptýrýyordu.Evet. senin için.Onu zannetmemek için biraz aptal olmalý. Sonra içini çekti: .Ne söylüyorsun. ben öyle arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki.Ettin mi edeceðini.Anlayalým Müjgân Abla! dedim. dedim. yine atýný oynatarak ve bizi duvar kenarýndaki aðaçlar arkasýna kaçýrarak yanýmý n sonra yavaþça güldüm.. Feride? dedi.Biraz akran muamelesi etmek tenezzülünde bulunmanýzdan ne çýkar efendim? . Bir de burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiþ bir sandalýn yanýnda yiyecek yiyen üç balý or mu? ÇALIKUÞU 65 . elimde çoraplarýmla insan içine çýkacak halde deðildim. O. Bu zabit. Çalýkuþu . bir uçurumdan geçiyormuþ gibi gözlerini kapýyor cesaret edemiyordu. Cevaplarýný ihtiyar verdi.. Konuþmadan denize doðru yürüyorduk. Fakat bu defaki gülüþte bir vardý. yahut biraz daha fazla iki genç. Müjgân tekrar güldü. Fakat o da besbelli benim gibi ulmakta güçlük çektiði için kim olduðumu sordu.. dedim.Zavallý Müjgân.Ne demek istiyorsun. tüccar amcama istanbul'dan misaf ir getirdim. hangi saatlerde denizin ne taraflarýnda ba sordum." dedim ve yürüdüm. yanýmýzdan geçerken bize bakýyordu. Niçin böyle " diyordu.. sade baþýný deðil bacaklarýný da açýyor.. .. Müjgân beni kolumdan tutarak. Hasýlý. neredeyse durup konuþacak. Hiç sesin çýkmýyor. sürükler gibi koþtururken: "Allah cezaný versin.5 66 Reþat Nuri Güntekîn Akþamüstleri Müjgân'la kol kola gezerken genç bir süvari zabitinin etrafýmýzda dolaþtýðýna . Ýstanbul'daki teyzeler. bu hiçten þeyi adeta büyük bir mesele yaptý.Ne bileyim. "Bu nasýl Müslüman kýz böyle. Saçmasapan konuþma.Balýkçýlar adam yemezler ya." demesinler diye. Müjgân: ..koþmaya hazýrlanýyordu. Ora larý dedikoducu yerlerdir.. Bir an durakladýktan sonra: "Ben Marika diye bir kýzým.Ben mi? Deli çocuk! . dedi. Sýrf lakýrdý olsun diye saçmasapan sualler. B ayýp buldum. O gece. Balýkçýlarýn ikisi yirmiþer yaþýnda.

arkadaþlarýmý nasýl bir kurt masalýyla aldattýð akat o zaman rol icabý nasýl mahzunlaþýyorsam. Kâh onun etekleriyle." dedin. Sahiden. dedi."Ben arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki.Ne çirkin. hafif bir kahkaha kopardý: . .Mutlaka geri alacaðým. Ne istersen yapacaðým. netice itibariyle.Sen çirkin misin abla? dedim. .... Müjgân . ne güzel!. Masalýmýn kahramanýnýn kim olduðunu evvela Müjgân' dan saklamaya gayret etmiþtim. kâh baþýmý dizine koyuyor ve daima denize. Müjgân'ýn yüzüne bakmaktan çekiniyordum. Müjgân. Müjgân.. onu kuru otlarýn içine yuvarlayarak tartakla . 69 ÇALIKUÞU .Benim için de orta diyelim de mesele bitsin. hem taþ atmasýný bilmiyordu. sinsi san çýyaný.. Seni aldatmak için deðil. mahzun oluyorum. gözlerim dolu dolu.. hem de kollarý kuvvetsizdi. Fakat ara sýra münasebetsizliðimi hissederek durmak i tediðim halde bir türlü kendimi tutamýyordum.Ne dedim ben? .Peki ama.67 ÇALIKUÞU Biraz durakladýktan sonra cevap verdim: . dedi. hatýr için deðil. Üstümü baþýmý yýrtacaksýn. o ne dese beðenirsiniz? . Fakat son bunu da aðzýmdan kaçýrdým..Ne dedin abla.. Ama ne yaparsýnýz nra Müjgân yorularak büyük bir kaya parçasýnýn üstüne oturdu. ben de ayaklarýnýn dibine çök Bana mektep arkadaþlarýma dair sualler soruyordu.Zavallý Ferideciðim. bir þey söylemiyor. dedim. biliyor musun sen büyüdükçe dehþet bir þey oluyorsun! Ellerimi Müjgân'ýn omuzlarýna koydum. Sana gelince. Buna ne sebep vardý? Müjgân'a yaptýðým itiraf sadece bir 68 Reþat Nuri Güntekin gevezelik ihtiyacý mýydý? Bilmiyorum. Benimkilerin her zaman havada kaybolduktan sonra uzakta bir yakamoz parýltýsýyla sularý yýldýzlandýrmasýna mukabil onunkiler gülünç bir patýrtý ile bayýrýn taþlarýna çarpýyor. Bayýrýn kenarýna gelmiþtik. uzaklara bakýyordum. yah ehþetli gülüyorduk.. ne dedin? Ben.. Yerden taþ toplayarak denize atmaya baþladým. bundan sana ne? Ellerini tuttum.Ama öyle hatýr için deðil. Müjgân da bana uy at zavallý. onu öpecek gibi burnumu sürerek: . Ay ýþýðýndan sýrýlsýklam bir denizin iki genç kýza ilhamý bu olmamalýydý.. Yoldan görecekler. Ortayým diyeyim de kavgayý kýsa keselim. beni aldatmak için deðil. Müjgân. sadece saçlarýmý okþayarak beni dinliyordu. Kâmran'ý sahiden seviyorsun. donuk bir sesle: .. . býrak beni.Gündüz söylediðin münasebetsiz lakýrdýyý aklýmdan çýkaramýyorum. benimle eðlenerek yanaðýma bir fiske vurdu: . Sözümü bitirdiðim ve arkadaþlarýma uydurduðum yalanýn ayýp bir þey olduðunu kendimin de anl n. oynuyor. soluk soluða kendini kurtarmaya lýþýyor.Býrak beni.Peki. rezil olacaðýz.Sözünü mutlaka geri alacaksýn.. þimdi de böyle bir mecburiyet olmadýðý halde anýna kendimi kaptýrýyordum. . Allah a yalvarýyordu. debeleniyordu: .. dedi. Bir çýðlýk kopararak Müjgân'ýn üstüne atýldým.. Müjgân'a anlattýðým þey. O yine güldü. Ona benim Miþel'in birkaç vakasýný anlatt Sonra elimde olmadan kendi uydurma masalýmdan bahse baþladým. Sen......

abla. Ben daha çocuðum.Ne anlýyorsun bu Ermeni gelini edalý hanýmlardan? Gel sen de benimle bareber. Halinde zerre kadar yorgunluk eseri yok. Teyzemle Müjgân beni gördükçe birtakým el ve baþ iþaretleri ya Ne demek istediklerini gayet iyi anlýyordum.Galiba o da sana karþý lakayt deðil. Yolun bir yanýnda yýkýk rlar. besbelli yeni bir hücuma uðramaktan ürktüðü için ne "evet".Allah'tan korkmadan bana nasýl iftira ediyorsun. Bir türlü uyuyamýyor. ayaða kalkmýþ. Ben yerimden kalkmamýþtým. Hatta bir aralýk çýplak bir ata binmeye uðraþ bir tehlike de geçirmiþtim..Geceyi hatýrlamýyorum bile. etrafta otu ota. arabamýz geciktiði için yaya olarak dönüyoruz. öte yanýnda o büyük ümitsizliðe benzeyen yel-kensiz ve d iz var. nihayet bir az canlanmaya karar veren Müjgân'la kol kola hayli önden yürüyoruz. çitleri saran yeþillikler kurumuþ. hakikaten acýnacak haldeydi. Bütün bir gece daðda kurtla boðuþtuktan sonra sabaha karþý kendini býrakan Keçisi'ne dönmüþtüm. Hayatýmda bugünkü kadar azdýðým ve eðlendiðim bir gün olmamýþ gibidir. 70 Reþat Nuri Güntekin Ertesi gün yerli zenginlerden birinin çiftliðine davetliydik. üstünü silkiyor: . duvarlarý. Daha olmazsa evlenirsiniz. Bu tabii.. ta uzaklarda.. sabaha karþý o da asabil ir sesle beni azarladý: . Titreyerek: .Müjgân. iþçiler. kendi nazik tabirleri üzere "at anasý gibi" bir kýzýn baþ açýk. aða düþ ibi kendimi oradan oraya atýyordum. Teyzem. Biz. Zaten çiftlik ir yerde deðil. ÇALIKUÞU 71 . baþýmý kucaðýna alarak beni yatýþtýrmaya çalýþýyordu. sen sahiden deliymiþsin. Müjgân'ý yalnýz bularak kolundan yakaladým: . Ayþe Teyzem'le Müjgân'ý çiftliðin havuzu kenarýnda büyüklerle dedikodu yapmaya býrakarak ço takmýþ. olur biter. O.Sen hakikaten þaþýlacak bir mahluksun. dedim.. dedim. on beþ yaþýnda. Rengin parlýyor. Bahçelerde vakitsiz bir sonbahar baþlamýþ. "Niçin öyle söyledin. Sonra kendimi tutamayarak aðlamaya baþladým. dedim ve tekrar kaçtým. tekrar ayaða kalktýn. sayýklýyor. * Akþamüstü. ne "hayýr" diyor. sevmek ayýp mý? Kýyamet kopmadý ya. Geceki uykusuzluktan sonra. Fakat anlamak iþime gelmediði için görmezlikt en geliyor. Zaten vücudumda da uð vet kalmamýþtý. Ben öyle terbiyesizlik istemiyorum. bak! Zavallý Müjgân. dedi. fakat artýk isyana kudre ak uyudum.Deli. Uykuya dalarken Müjgân'm tekrar katýlaþmýþ bir sesle: . bacak baþ darmadaðýnýk.Feride. Yalnýz.. Evet. abla?" O. kendi haline býrakýlmýþ bahçenin derinlerinde birtakým kýrmýzý benekl r. gözlerin parlýyor. U yu bakayým gözümün önünde. titrek gölgeleriyle beraber yolun tozlarý üzerine kuru yapraklar dökülüyor. kendi yaþýnda iki komþusuyla arkadan geliyor. Müjgân Abla'nýn bu umulmaz baskýsý karþýsýnda bu sefer de ben sindim. diye fýsýldadýðýný iþittim. O gece yataðýmda beni þiddetli bir ateþ bastýrdý.. Bunlar böðürtlendir ve muhakkak ki Allah onlarý çalýkuþlarý gagalasýn diye yaratmýþtýr. Bu sebepten. Ortalýk aydýnlanýncaya kadar Müjgân beni yalnýz býrakmadý. aðaçlarýn arasýnda tekrar kendimi kaybediyordum. diye gülüyordu. Vücudumda bir þey deðiþmiþ gibi kendi kendime karþý yenilmez bir korku ve tiksinti duyuyord ikide birde bir bebek hýçkýnðýyla Müjgân'm boynuna sarýlýyor. yanaþmalar arasýnda hoyratlýk etmesi ayýptý. bunu ben de biliyo ir türlü kendime lakýrdý anlatamýyordum. canavar gibi bir þeysin Feride. Akþam ne ha ldeydin? Sabahleyin iki saat bile uyumadýn. çitlerle çevrilmiþ bahçeler. Bereket versin geceler kýsaydý. Halbuki beni ne hale getirdin .. suyu suya katmýþtým. ümitsiz denizi býrakýyorum ve Müjgân'ýn kolundan tutup böðürtlenlere doðru sür . te çiçekleri toz içinde sara-np buruþmuþ. sadece saç rak. Yalnýz.. yüzü gözlerinin be a kadar balmumu gibi sararmýþtý. daha iyi. Bir aralýk. adeta kýzdý: . Seyrek fasýllarla birbirinden ayrýlan cýlýz gürgenl .

Birkaç gün Ýstanbul'dan uzakla . Nihayet. Mid bozulacak" diye yemiþleri elimden kapmak istiyordu. "Hastalanacaksýn. Müjgân'ýn el çantasýna sýðacak büyüklükte bir köpe a. kuzenimi aralarýna aldýlar. Ben. nedir? dedim. Biraz sonra Ayþe Teyzem ile Müjgân.Kim bilir. Biraz sonra bu erkek bize el salladý. Siz buralarda. . Fakat Müjgân Abla insaný sabýrsýzlýktan çýldýrtacak kadar mýzmýz. Hasýlý. Sonra da üs yapýþtý. içimdem "Elbette. fena halde sýkýlýyordum.Çok tuhaf! Herhalde bir bildik olacak. Teyzemin komþularý kýrký ge kendilerini kadýndan.Bu yaz istanbul'da çok sýkýldým. dedim. Ne iþi var burada. devam etti: .. . imdat istemeye kalkýþtý. dedim.. Müjgân: . böðürtlenlerden de korkuyordu. kuru ekin saplarýnýn ayaklarýna batmasýndan korkuyor. bir yabancý karþýsýnda gibi çekingen bir gülümseme ile yüzüme bakýyo ini uzattý. Bir arkadaþ grubuyla Alemdaðý'na çýktýk. bir þey söylemiyor. bu Kâmran'a benziyor. önde çocuklarla beraber yürüyordum. Feride. iki karýþlýk bir hendekte tlamak lâzým geldiði zaman tereddüt ediyor. Aradakiler bize yetiþinceye kadar biz. Kâmran. Derin pul pul olmuþ. Bir aralýk bir köpeðin hücumuna uðradýk. dedim. mesut dulu yad ellere kaçýrdýktan sonra bundan tabii ne olur?" O. arkaya bakýyorlardý. bir yolcu..Kim olacak. Bir aralýk Müjgân söze karýþtý: . Þemsiyesiz mehtapta mý dolaþtý. Ellerim yapýþ yapýþ.. Yanlarýnda bir erkek vardý.Gözlerinden öpüyorlar.. Doðrusu aranýrsa onu ben de pek zannetmiyordum. iskarpinlerimin ba yeniden baðlamaya baþladým. Bu kadar uzun yolculuðu nasýl göze aldýnýz? ÇALIKUÞU 73 O. ta kendisi. Soluðumun týkandýðýn Yolun kenarýnda durdum. Ama bilemezsiniz ne kadar çok.Mersi.Evvelki gece ayýn on beþi idi. Fakat benim yorucu eðlencelere tahammülüm yok...Zannetmiyorum. iþimizi bitiririz demiþtim ama. Ara sýra hafifçe boðuþuyorduk. Feride. yahut bir köylü. "Kim acaba?" dedi. Arkadakiler kaplumbaða adýmlarýyla bizi geçip aþaðý köþenin baþýna varýncaya kadar biz.um.Müjgân Abla ile kendimize bir böðürtlen ziyafeti verdik.Hayret.. dedi. yüzüme yapýþýyor. .Sen de öyle. Ben.. benim geniþ yakalarýma iki sýrma çapa iþlenmiþ bey lekeler içinde býrakýyordu. Gülüþtük ve yürüdük. . Sakýn. Ayaðýmý büyük bir taþýn üzerine koyarak eðildim. .Feride. Topuðumu hiddetle yere vurdum. arkamda sakladým. Teyzeler nasýl? Necmiye nasýl? . Müjgân koþmaya baþladý. Tarlanýn ortasýnda yürürk burkuluyor..Ne kadar yanmýþsýn. dedi ve biraz sonra heyecanla ilave etti: . Ben. sek i bitiririz. bilâkis yürüyüþümü daha aðýrlaþtýrmýþtým. ben Müjgân ve böðürt rle devamlý halde çalýþýrken onlar yolun alt baþýný bulmuþlardý. .. kendiminkileri hemen geri çektim. 72 Reþat Nuri Güntekin Böðürtlenler eziliyor. Son derece güzel eydi.O. Kâmran'ý erkekten sayarak biraz alarga gidiyorlardý. vallahi. Fakat kulaðým arkadaydý. . sonra onlardan ayrýlarak bize doðru yürüdü. . Müjgân. dedi. Akþamýn alacakaranlýðý ve yol kenarýndaki b gölgeleri arasýnda pek iyi seçilmemekle beraber baþka türlü bir insan olduðu görülüyordu. sakin ve biraz da alaycýydým: . Kuzenimin teyzemle Müjgân disini hangi rüzgârýn buraya attýðýný anlatmasýný dinliyordum: . Þaþýrmýþtýk. Yüz yüze geldiðimiz zaman ben. Sabaha doðru kimseye haber vermeden kendj kendime þehre indim.Güneþten..Ýmkâný yok. Galiba bizi merak elikleri rlar. .

. Peki.Peki. Hiç. . . Gözlerini açmadan: "Yapma.Senin aklýndan delice bir þeyler geçiyor.. dedim. burunlarýnýn dibinden ayrýlmýyordu.ikramýn fazlalýðýndan öleceðim. baþýný yastýðýndan kaldýrarak kollanma ordum. Zaten sizi de dehþetli göre. O. birdenbire ürktü: .Peki. Fakat o zavallý hakikaten uyumuþtu. Fakat ikimiz de kendimizi tutamayar ak gülmeye baþladýk. Müjgân: .74 Reþat Nuri Güntekin Fakat nereye gidersiniz? Yalova'nýn mevsimi deðil.Misafire hürmette kusur ediliyor galiba..Hiç.. iðrenmeye karmakarýþýk his günden güne artýyordu. Anlýyorum. dedi. onunla merdiven parmaklýðý arasýndaki na sürünmeden geçip geçemeyeceðimi hesap ederek: 76 Reþat Nuri Güntekin . Ona bir þey söyleyecek olursan sen zorla kucaðýma alýr. beni tekrar kaçýrmamak ister gibi sýmsýký bileðimden eteðimden tutuyordu. Ne istersen. Müjgân çenemi okþayarak: . Güleceðimi hissederek öte tarafa döndüm. Kâmran. horlamaya baþladým. dedi. Bir aralýk.Ne demek istiyorsun? O. ikide birde içeride yahut bahçenin arka taraflarýnda kayboluyordum. Müjgân. halimden alýndýðýný g : . zorla baþýmý kaldýrdý: .Vallahi uyuyordum. Ona karþý duyduðum hiddete. dedi. Yalnýz dilinin ucunda bir þey var ki mutlaka söylemezsen bu sefer ben u yuyamayacaðým. dedi. Ben gülerek omuzlarýmý kaldýrdým: . Feride. Feride" diye yalva rdý. yanlarýna yaklaþmak lâzým gelmiþti.Sahtekârlýða lüzum yok. Ben. ikimizi birden denize atarým. diye gözlerimi iri iri açtým. Onunla görüþtürmek içi insanlar çaðýrýyor ve hemen her gün uzun bir araba gezintisine yahut yerlilerden birinin bað ve bahçesine davete götürüyordu. yorgunluktan ölürüm. Birdenbire aklýma siz geldiniz. geç vakit odaya geldiði zaman ben yataðýmda uyumuyordum. Müjgân. misafirine fena halde kancayý takmýþtý. Karyolamýn kenarýna oturdu baktý.. bilmem niçin. iþitilmedi-ðinden emin olmak ister gibi bir tavýrla etrafýna baktýktan sonra: . dedi.. Müjgân da yorgunluk kta duramayacak halde olmasýna raðmen.Allah aþkýna boðuþmaya falan kalkayým deme. Bir sabah yine böyle bir davete gitmeye hazýrlanýrken kuzenimle merdiven baþýnda karþýlaþtý mu kesti. Sonra gülerek ilave etti: .j ceðim gelmiþti.Tahminim doðru çýktý. korkuya. aç gözlerini. dedi ve hâlâ hafif hafif baþýný sarsmakta devam etmeme raðme tekrar uyudu. Bursa bu aylarda cehennem gibi ya nar. bilâkis gruba alarga duruyor.. Birkaç dakika sonra da ben onun karyolasýna gitmiþ. Odanýn karanlýðýna.. Sert bir hareketle karyola demirlerini zangýrdatarak doðruldum: ÇALIKUÞU 75 . Müjgân'ýn kapalý gözlerine raðmen yüzümü onun saçlarýna saklayarak kula . Karþý karþýya geldiðiniz zaman hiç sebep yokken ka kaçýyorum. Bereket versin Aziz Eniþtem. Eniþtemle teyzem o akþam Kâmran'ý geç vakte kadar" bahçede alýkoydular."Misafir misafiri çekemez" derler dedim. Kâmran'ýn gelmesi hakikaten keyfimi kaçýrdý. Sonra lambayý söndürerek .. Ben. Silkindim maya ihtiyacým olduðunu söyleyerek odama çýktým..

dedi. kuzen sýfatýyla buna katiyen razý olmam. þaka etti: .O kadar aleyhinde bulunmayýn. Kuzenim nedense benim ilk gece söylediðim "misafir misafiri çekemez" sözüne içerlemiþti. Son derece zengin bir insan. zavallýlar? dedim. Kuzenim.. Artýk kendimi tutamadým: . 78 Reþat Nuri Güntekin Konuþa konuþa bayýrýn kenarýna doðru yürümeye baþladýk. Dumana. dedi. onun vücuduyla merdiven parmaklýðý arasýndaki delikte layýp kaçmýþtým. denizin durgun yüzünde nereden geldiði belli olmayan uçuk bir ay titriyordu. Ýk irde bana bunun için taþ atýyordu.. Kâmran.. Her gün yeni yerler. onunla deniz kenarýndaki bayýrda dolaþýyorduk.Tanýdýðým insanlar hiç öyle zevk verici insanlar deðil. insana hüzün veriyor...Ne o. sen birdenbire sustun.Beni deðil ama. galiba Feride'yi büsbütün Tekirdað'da býrakacaðýz. Müjgân: ..Feride. Baþý yine bir kýrmýzý mendille sanlý. Feride? diyordu.Fena mý? dedim. dedim. kendisini eðlendirecek insandan kimi kastettiðimi anlamýþtý.Bir gün sizinle balýða çýkmaya hazýrlanýyorum."Misafir misafiri çekemez" ama. Bari ben de öyle yapayým. Sizi her gün gezdiriyorlar. buna itiraz etti. dedi. sise benzeyen þ ir bulut. O.iyi ama. Bir sabah. Kâmran'm bu sözüne karþý ne dese b . Sonra kýþ. Balýkçý deyip de geçmeyin. Kýsmeti çýktý.. güneþi saklýyor..Bugün de þemsiyenizi unutmamýþsýnýz. Bir gün kendimi Marika diye tan balýkçý. . Heyecanla elerini uzat . Babam aksi gibi öyle bir alýþtý kaydýracaklar diye ödü kopuyor.bir balýkçý geçiyordu. tekrar dudak büktü: . Bana aþinalýk etti: . Bu esnada yanýmýzdan -çýplak ayakla. dedi. Kâmran. dedi. Fakat uzanan elleri boþta kaldý. insanlar tanýy orsun. gözlerini tavana kaldýrdý: . Gece yaðmur yaðdýðý için havada tatlý bir sonbahar serinliði vardý. iri bir aðaç kökünde oturan Müjgân'ýn yüzü deniz tarafýna dönük olduðu için o. bunun farkýn likten gelerek bir yarým çevirme hareketiyle vücudumu ayný istikamete çevirmiþtim. Ben. dedi ve baþýný çevirince on. Müjgân. Müjgân'a takýlmakla söze baþladý: . kuzenime bu Marika hikâyesini anlatýyo itirdikten sonra bileðimden tuttu: . deðil mi. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayýp þarký söyleyerek bahçeye doðru koþuyordu Nihayet bir gün Müjgân bana edeceðini etti. Kâmran. Fakat hi r þey görmediðim. kendi durgun ve kararsýz mizacýna benzeyen bugünkü havadan pek hoþlandýðýný anlatý . on beþ adým ileride Kâmran'ý gö Ayaküstü birkaç dakikalýk bir sabah sohbetinden kaçýnmaya artýk imkân kalmamýþtý.Güzel ama.Evet ama. Ortada þikâyet edilecek bir þey yok. I e bir balýkçýnýn oðluna istiyorlar. . misafirin misafire ev sahibini çekiþtirmesi eski usu llerdendir. bugün de yaðmur tehlikesi var. ÇALIKUÞU ___ __77 O gün nasýlsa serbest kalan Kâmran'ýn caddeden geçtiðini gördüm.Çoktan görünmüyorsun. Marika. dedi. Elindeki þemsiyeyi açýp kapamakla eðlenerek: . Ben. dedim. iþi ciddiye alarak baþýný salladý: . Kâmran. Kim bilir. O. Bu mevsimden sonra günler ekseriya bugüne benzer. Akýllý uslu Müjgân'ý bugün hangi hain þeytan dürtüyordu. komik bir yeisle gülümsedi.Allah esirgesin. dedi. Kâmran gülüyor: . Bilmezsiniz buranýn kýþý ne kadar sýkýcýdýr:. Biraz sonra tekrar yanlarýna döndüðüm zaman. gülerek cevap verdi: . Müjgân. belki zengin bir yerli ile evlenirsiniz . ensemde hafif bir ür hissediyordum.Sizi eðlendirecek insaný nereden bulup getirsinler.Milyoner de olsa o kadar demokrat olamayýz. iþitmediðim halde onun bize doðru geldiðini seziyor.

Biraz evvel yanýmýzdan geçen ihtiyar balýkçý. ihtiyaten.Ne olacak. yanýma doðru yürümeye baþladýkl iþin anlaþýlmayacak bir yeri kalmamýþtý. Köpek. Cevap vermek kendi hakký. keçilerin bile zor çýkacaklarý bir yol olduðu için onlar beni maktan vazgeçecekler. bunu onun yanýna býrakmay acaðým. . benim kaçýþým manalý olacak. böyle lakýrdýlardan hoþlanmam. dedim ve hiddetle deni e doðru yürümeye baþladým. ateþte kaynayan katraný devirdi meret. f bir þey.Bunu bana da söyleyebilirsin. Ancak þu var ki. Kâmran.Hepsi o kadar deðil. iftiracý. beni mahve di ve bunun önüne geçmek için benim elimde çare yoktu. on a kudurmuþ görünüyor. Sonra ikisi de ciddileþti-ler.. Allahaýsmarladýk.Ne var. Kâmran'm arkasýna geçerek bana göz kýrptý: . Evvela köpeðin kuduz olmasý ihtimali aklýma geldi ve du-raladým. çarpýnýp çýrpýnýyor ve baðýrýyordu. fakat bir his bana bu uzaklaþmanýn. izimi kaybetmiþ olacaklardý.. Baþýmý çevirince onlarýn bayýrýn ba yavaþ inmekte olduklarýný görmeyeyim mi? Koþmaya baþlayacak olsam. her þeyi anladýðýmý. Hayvan. * Yürümeye baþladým. Müjgân. hiçbir zorum. . Onun için. Kâmran. Fakat bu kahkahanýn içinde deminki gülüþe benzemeyen. ara sýra ye içarenin. Hiddetin sebebi anlaþýlmýþtý. Gördüðüm þeyler. baþlamýþ lakýrdýyý býrakmayacaðýný h enarýna gittikten sonra hiddetle denize taþ atmaya baþladým.. Ara sýra yere eðilir gibi yapa ak arkaya bakýyordum. Müjgân. oradaki bir keçi yolundan tekrar bayý anmaya baþlayacaktým. elinde bir kürekle kara okak köpeðini kovalýyordu.. bu nazlý insanlarýn -ata da binseler. bu sefer kahkaha ile gülüyor. Fakat þimdilik balýkçý. Kumsalda biraz daha yürüdükten sonra. dedi. söyleyeceði þeyleri b güçlük çekiyor gibi þemsiyesiyle topraða çizgiler çiziyor. birdenbire karþýma çýkan bir komedi yahut facia. bu tehlikeli deligözlülük de beni kurtarmýþtý. sýkýntým yokmuþ gibi. Lâkin.beni yakalayamayacaklarý m uhakkak.Buna diyeceðim yok. kayanýn ucunda kupkuru bir geçit açýlmýþtý. buranýn öte tarafýnda. Hiddetle ayaðýmý yere vurdum: ÇALIKUÞU 79 . Nihayet ikisinin de dönüp bana baktýklarýný ve fenasý.Sen çok oluyorsun artýk. ötesine berisine yapýþtýrýyordu. hiç emniyet verecek gibi deðildi. Sizinle kavga etmeden konuþulmayacak. Aðlar gibi bir sesle: . ihtiyar. Mamafih. Fakat 80 Reþat Nuri Güntekin aksiliðe bakýn ki. O. herhalde hayvancýðýn sandal küreðiyle öldürülmesini erecede büyük suç deðildi. baðýra baðýra oradan oraya kaçýyor. hem de bir yerimden deðil irkaç yerimden kýrýlýp dökülmediði-me hâlâ þaþarým. bir kýrýklýk vardýr.Yalancý. Yalnýz. Feride'nin daha yüksek kýsmetleri de var. Burasý. kendini Feride'ye beðendirmek iç ikeli hünerler yapýyor. O gün. balýkçýnýn kumsalda bir çalý ateþi üzerinde kaynamakta katranýný devirmiþti. Planým hazýrdý. kuzenim bir heykel gibi dimdik odu. dedim. Evvela gülerek konuþuyorlardý. ara sýra denize taþlarýmý atmakta devam eder . iyiden iyiye solumuþtu. dayaða fasýla vererek küreðine dayandý. kendini kaybetmiþ bir halde. Bilirsin ki. birkaç daki her þeyi unutturdu. iþi parmaðýna dolamýþtý: j. Bir an. Mesela ateþ gibi bir süva ri zabiti her akþamüstü atýyla evimizin karþýsýna geliyor. Büyük suç! Fakat.Yalnýzken böyle konuþmuyorsun ama. Bu sefer. ne istiyorsun zavallý hayvandan? ihtiyar. diyordu. Müjgân'a gizli bir "Sana gösteririm" iþareti yaparak: . Kendimi bayýrýn en dik yerinden olanca hýzýmla aþa kapýp koyuverdim. ilerideki burnu dönersem selamete çýkmýþ olacaktým.. Birdenbire yanýna yaklaþmaya cesaret edemeyerek baðýrdým: . Müjgân. o iniþte nasýl olup da yuvarlanmadýðýma. dedi. bu sabah deniz çekilmiþ. yahut hiç deðil ndiðimi gösterecek. diyordu ancý deðilim ki.Anlaþýldý. .

istanbul'a kadar giderdim. yahut benim tasarladýðým yoldan bayýra týrmansayd ka kurtulacaktý. benim der de kendi baþýmdan aþ-rkýndý. Mamafih. daha doðrusu aþaðýya bakýyordum. Nihayet.Hayýr. bizi de!" diye b aðrýþmaya baþlýyorlardý. O hýzla zannederim ki. basýmdaki gürgenin sýk yapraklarýný hýþý tan bir hýzla havalanýyordum. Müjgân'la kuzenimin. Fakat kapýnýn önünde Aziz Eniþtem karþýma . çocuklarýn arasýna karýþýr. büyük bir gürgen aðacýna asýlý. Facia. Arka bahçede. ne o çehre? Pancar gibi kýzarmýþsýn! Biri mi kovaladý. Çok geçmeden onlar sökün ettiler ve çocuklarýn arkasýnda durdular. Ben de onun gibi kovalanýyordum. Fakat onlar. Ara "Rezil oldum. bütün vücudumu ateþ basýyordu. zorla kapýyý açtýrmak isteye da rezalet çýkaracaklardý. ke 'la Kâmran. Müjgân'ýn yaptýðýný hatýrladýkça. Çaresiz salýncaðý durdurdum ve çocuða çýkýþmaya baþladým. benim davetimi beklemede faklý bir sürü halinde gelmiþler. bir kolan salýncaðý vardý. ay tempodan baþka yaygaralar koparýyorlar. . Ben. bu zavallý köpeði kurtarmak için bir þey yapardým. yavaþ yavaþ sallamaya baþladým. Dizlerimin arasýnda çýðlýk çýðlýða ha ri býrakmasýndan. iþi deliliðe vurarak kulmalarýna mani olabilirdim Arkadaþlarým arasýnda salýncaða önce binmek yüzünden kavga çýk men aralarýna atýldým. Bugün. . küçüklerden birini de karþýma alarak. diye yolumu kesti. Fakat ne çare ki. elleriyle iþaretler yapýyordu. Kuzenim. Müjgân. ikide birde d etmeden yavaþça arkama.Korkmayýz Feride Abla. Daha yere atan balýkçý. kendi ayaðýyla girdiði bu kapandan nasýl kurtu k kesik uluyor- ÇALIKUÞU 81 du. gözlerini çarpýp daðýtmalarýna mani oluyo fenasý. çizdiðim sýnýrý aþarak. küçük arkadaþlarým. bayýra týrmanmaya baþladým. Bir parça hýzlý sallanmaktan kork caðýnda ne iþi vardý? Bunlar evde küçük kardeþlerinin beþiðinde sallansalar daha iyi olurdu na benzer birtakým sözler. salýncaðýn etrafýný sarmýþlardý. sizi birer birer kendim sallayacaðým. korkmayýz. burnu dönmeleri tekrar aklýmý baþýmdan aldý ve arkama dönmeden yine hý biraz yürüdükten sonra. aklýnca emin bir yere saklanmýþtý. Müjgân!" diyordum. Salýncaða atladým.F 6 82 Reþat Nuri Güntekin lemeyi düþünmüþtüm. çocuklarý büsbütün hýrslandýrmýþtý. evvelce de düþündüðüm gibi. Kenarda nöbet bekleyen çocuklar titizlenmeye. büsbütün kaçmaya da içim razý olmuyordu.. kuzenimin cebinden çantasýný çýkardýðýný. . kollarýmla onlarý iki tarafa daðýtarak: . benimle beraber sallanan küçük de kesilmiþti. Yani açýkçasý.Kýz.Beni de. Biraz sonra kürekli düþm i bir hücumuna uðradýðý zaman ne yapacaðýný. Beni de. Fakat ben. hýzlý hýzlý soluyor.Hepiniz kenara sýralanýn. bizi de. kulak asmýyor. Müjgân'la Kâmran'ý da alakadar etmiþ görünüyordu. ara sýra eliyle göðsünü bastýrý-yodu. korkmayýz. muhakkak arkamdan gelecekler. Bu hal. Halbuki þimdi. Vaktim olsa. Ne güzel tesadüf! Eve gelirken odama kaçarak kapýyý kilitÇalýkuþu . bahçeyi cehenneme çeviriyorlardý. korkmayýz.Köpek bir kaya kovuðunun içine. onu fazlaca koþ içimden: "Daha beter ol!" dedim ve salýncaðý hýzlandýrdým. Kâmran'ýn bana lakýrdý söylemesine ÇALIKUÞU 83 fýrsat vermemek için þirret bir yaygara. korkuyorsunuz. Kumsal boyunca dümdüz koþup gitseydi.. yere düþüp ölmesinden korkmaya baþlamýþtým. Devrilmîþ katran tenekesinin baþýn konuþuyorlardý. Bazý günler komþu urasýný bayram meydanlarýna çevirirdim. . Feride Abla. alacaðýn olsun. Sabýrsýzlýklarýndan. Beni de. hiçbirinizi almayacaðým. Bereket versin öteki çocuklar da ayrý perdeden. bakayým. onlarý kollarýndan çekerek yüzlerini. dedim. Sinirli bir gülme ile "Ne münasebet!" dedim ve çocuk sesleri gelmekte olan arkaya bahçey e koþtum. aklým çileden çýkýyor. "Çok oldu ama. bana dönüyor. balýkçýya paralar verdiðini gödüm.

Kâmran. . bir rüya içinde g . rica ederim. çocuklarý düþürtmek þart deðil ya. diye vecap verdim. haydi Feride!" diye tekrar eder. gürgen. koltuklarýnýn altýndan tutarak havaya kaldýrý rlerimin en miniminisi. yorulmama imkân yok. Alaycý bir sesle: . ÇALIKUÞU__ 85 Hareketin sarhoþluðu yavaþ yavaþ beni sarýyor kendimden geçiyordum. gözlerini kaçýrmýyor. Gitgide süratimiz artmaya. mendilimle tozlu avuçlarýmý silmeye baþlýyoru Kâmran: .Feride. "Etme. çocukluk etme. Biz salýncaðýn yaný alnýz kaldýk. yeter!" diye baðýran sesini iþittim.. Daðýnýk saçlarýnýn arkasýndan.Onu size sormalý. Feride? dedi.Kimin piþman olacaðýný görürüz.Hatýrýn kalmasýn ama. onun için küçüðü kollarýmdan indiriy k Kâm-ran'ýn gözlerine bakýyorum: . eðlenceli bir þey seyredeceklerini anlayarak geri çekildiler. . Bu tombul yanacýklarý kanatýrsak ne olur Çocuðun arkasýný bir gölge kaplýyor. Bu kadar teþvike bir zavallý Ça lýkuþu nasýl dayanýr.Ne bekliyorsun. böyle söylüyorsunuz ama. Kâmran'dýr. . Þimdi. Müjgân'dan öðrendiðim güzel þeyden sonra. bir zul u. Sonra salýncak gidip geldikçe þeytan yavaþ yavaþ dürteler: "Hayd ydi. salýncak yavaþ yavaþ hareket etti. Çevik bir hareketle ceketini çýkardý. sim kesilir kesilmez onun baþlayacaðýna hiç þüphem yok.Haydi küçük. . çok zorlu olacaðýný hissettiðim bu sallanmada kuvvetimi muhafaza mek için dizlerimi hafif çe bükmekle iktifa ediyordum.Aman. Yavaþ sal-layýver. beraber sallanacaðýz. Kuvvetle dizlerimi bükerek salýncaða çýlgýn bir sürat verdim. dedim ve salýncaða atladým. Korkuyor musun? Bu sefer yüzüne bakmaya cesaret edem eyerek: . yanýmda çocuklar var!" diye cevap veririm. gülerek. o.Eðleniyorsun öyle mi yaramaz? dedi. Ýpler gýcýrdadý. onlarýn da biraz gönlünü ediver. insaf etsenize! Gevezeliðim tükeniyor.Benim için hayýr. . eyleme. Bir aralýk. seninle hiç olmaz diyorum. nazik bir çocuktur.Yeter mi. Çünkü nazik ko lan seni zapt edemez. O canavarla baþa çýkamazsýn. saçlarýmýz birbirine karýþýyordu. Müjgân'ýn kollarýna fýrlattý. gözlerim gözlerine dikili. gittikçe çoðalan yaprak hýþýrtýlarýyla sarsýlmaya baþlad ikimiz de diþlerimizi sýkýyor. Bu. .Teyze. ihtiyatlý davranýyor.. Fa kat o: "Haydi Feride. bir yerini kýrar. düþerlerse. Bu baþý baþýmdan ayýrýr ayýrmaz onunla e hiç þüphe yok. bir kelime bize biraz kuvvet zayi ettirecekmiþ gibi susuy orduk. pýrýl pýrýl yanan yeþil gözleri bende garip bir kin. Kâmran aðabeye yanaþ. . Biraz daha!" diye. O da. yormadan uslu uslu sallar. dedi. fazla kýpýrdama. yedi. Yüzünü yüzüme yaklaþtýrarak: . diye baðýrýyo Çocuklar.Teyze. Ben. Bunu Kâmran da tekrar etti: . bilmez gibi söylemeyin. dedi.Piþman olmaya baþladýnýz mý acaba? diye sordum. ona baþ eðdirip neticeye kadar bu küstah ve zalim alay a devam etmek. tkiniz de düþersiniz. korkmak dünyada kibrime yediremeyeceðim þey. Fakat o. sekiz yaþýnda bir bebekti. Niyetim. fakat arkam dönük olduðu halde.Ne münasebet.A kýzým. Kýrk yýllýk Çalýkuþu'nu daha tanýmadýnýz mý? ur mu? Uslu uslu baþlarým. Yalnýz. haným gibi nazlý. Þimdi görürüz. caným. Feride? dedi. her gidiþ ve geliþt klarýn içine dalýp çýkýyor.Bu esnada evin penceresinden teyzemin sesi iþitildi: . Teyzem pencereden: . Ondan 84 Reþat Nuri Güntekin kaçýnmak. kuzenimi omuz baþýmda hissediyordum. Kuzenim gülerek: . Ne yapmalý? Onunla yüz yüze gelmede açmalý? Eteklerime bir çocuðun sarýldýðýný görüyorum. bir yerleri kýrýhrsa sonra beni haþlarsýnýz. Artýk kurtuluþ çaresi kalmadý. Ninnisi eksik ine gibi seni sarsmadan. .

bana özene bezene bir niþan yüzüðü yaptýrmýþtý.istemiyorum.Bir yerin acýyor mu.Birkaç gün sonra akrabalarýmýza bir küçük davet vereceðiz. uzun sürmedi. incecik elleriyle saçlarýmý okþayarak onun aðzýndan konu ÇALIKUÞU 87 Yataðýmda büzülerek: . bu. canýnýn sýkýldýðý anlaþýlýyordu. ellerimi arkama sakladým. gözlerime dokunuyordu.Bunu ümit ediyordum. 88 . iplerin elimden kurtulmasýndan korktum.Çok güzel teyze. beni býrakýp yatmaya gittiði zaman Kâmran'ýn söylediði þeyleri kendi kendime tekrar r. her niþanlý gibi onun da hakkýydý. . Tekrar gülümseme . bu kelimelerin ahengi içinde uykuya dalýyordum. dedim. Zannederim. Galata rýhtýmýnda karþýlamaya koþ Niþanlýlýðýmýn ilk haftalarý herkesten kaçmakla geçti.Hayýr teyze. Muvazen esi bozulan salýncaðýn birdenbire dönen ipleri arasýnda yere yuvarlandýk. dedim.. be er düþüp ölünceye kadar. bir istanbul dönüþünde. beni bu esnada kavrama lsaydý.Beðenmedin mi yoksa. Bunlarýn baþýnda Kâmran geliyordu. muhakkak düþecektim. karþýki aðaçlarýn içinde kaybolmak üzere olan güneþe tutup parýldattýðý zaman... Anlatamayacaðým ki. Fakat ne çare ki.. B unlar. Tekirdað'da old a ara sýra beni yataðýmda sýkýþtýrýyor: . arkamdan sapan taþý y Müjgân vasýtasýyla ona bir ültimatom vermiþtim. diye yalvardým.Çocukluk etme. dedi. . . dedi. arkama sakladýðým parmaklarýmý birbirine kilitliyordum . sevinçle boynuna sarýlmayýþýma hayret eder gibi: . . Soðuk bir sesle: . buraya senin için geldim Feride. Feride? dedi. kýzým? diyordu. Benim yaralý parmaklanma yakýþmayac engin taþý vardý. . Kâmran. diye sýz anýyor. Fakat onun kuvveti beni muhafaza etmeye kâfi deðildi. düþkünlüðümü anlamadý: . bu. Sözünü tutmazsa her þeyi bozacaðýmý yeminlerle söylüyordum. onu ölesiye seviyorsun.Niçin bu deliliði yapýyorsun. tuhaf bir þey iþte. gözlerimi ildim. düþeceðim. Eski bir yüzüðünü ölçü verdim.Elini uzat da bir tecrübe edelim.Öyleyse niçin aðlýyorsun? Gözlerindeki yaþlar ne? . Feride? diyordu. Kâmran'ý u geldiðini gördüðüm zaman ürkmüþ bir at gibi patýr patýr kaçýyordum. teyze dedim.Dizlerim birden bire gevþedi.. beraber gezinmek ve konuþmak istiyordu.Þimdi imkâný yok. Müjgân. Benimle evlenmeye razý olduðunu aðzýndan iþitmeden seni býrakmam. utanýyorum. beni anlamadý. Sonra. Bu hareketime. Müjgân. onun sana söyleyecek ne güzel þeyleri va . teyze? Baþýmý teyzemin göðsüne soktum: . O kalmak.Düþmeden evvel aðlamýþ olacaðým. ben dünyadaki niþanlýlarýn en acemi ve vahþisiydim. sizin en güzel zamanlarýnýz-dýr. Bunu teyzem. devam etti: ... mersi. Dizlerim büküldü. teyze dedim.Ben mi aðlýyorum. Korkuyorum. Ayþe Teyzem'Ie Müjgân da bize katýlmýþ olarak sürü sepet istanbul'a dönüyordu un bir mektubuyla öðrenen Besime Teyzem ile Necmiye bizi. bazen bu kadarla kalmýyor.inelim artýk. Dudaklarý saçlarýmýn arasýndan alnýma. Kâmran. Karþý karþýya geldiðimiz zaman benimle niþa acaktý. Üç gün sonra. kýzardýðýmý göstermemek için yüzümü perdenin karanlýðýna s Teyzem. Mamafih. 86 Reþat Nuri Güntekin Hafif bir sersemlikten sonra gözlerimi açtýðým zaman kendimi teyzemin kucaðýnda buldum. Ben.Hayýr. Feride... Islak bir mendille þakaklarýmý siliyor: .. O. inþallah dar falan Teyzem kolumu zorla çekecekmiþ gibi. Daha sonra. Teyzem. ayaklarýmýn ucuna bakmaya baþladým. daha üstüme varýrsa aðlýyordum.. inatla baþýmý önüme eðdim. birbirine k ellerim açýlmamakla beraber kollarým iplerin etrafýna kaydý. Kim bilir. beni bir pencere kenarýna çekerek bir sürpriz gibi gös . Feride. Biliyorum ki.. Niþan takacaðýz.

bilmem anlatabiliyor muyum? Ciddi ve aðýrbaþlý olmalýsýn. Kelimesi kelimesine aklýmda kalmýþ olan bu sözlerde hakikaten yakýp hýrpalayacak bir þey va dý? Bunu bugün bile anlamýþ deðilim. onun hýrpalanmaktan büsbütün incel rasýna alýyor. Sýrf akraba ve bir iki yakýn dost için bir niþan ziyareti yapacaðýz. O zaman. ar ve çehreyle onun yanýnda gördüm. onlardan biri oldum. Çocukluða. hemen hemen bir anne olmuþtu. Fakat gitgide büyüyorsu . gardýrobumu deðiþtir dý ve bunun sebebini sormaya. Yalnýz. alay ettiðim insanlar. Yalnýz bir þartla. Mesela. karyolamý. Ben. Kimse bana. kim bi lir. Fakat. bana neler yapardý. Gül klarýný kýsarak hafif bir alay geçti: . Güzel bir azarý hak etmiþtim. 89 ÇALIKUÞU Kendimi çiçeklerle ve avizelerle süslü bir masada þimdiye kadar alýþmadýðým bir tuvaletle.Þimdi artýk anlaþtýk. Bütün bakýþlar üzerimize toplanmýþtý. Fakat. niþan toplantýsýnda senin yerine bir vekil mi koyacaðýz? Nikâhta öyledir ama kýzým enüz böyle bir âdet çýkmamýþtýr. bunlardan biri bir gün benden. niþanlý demesin. bir kere daha tekar edeceksin. huyunu bilmediðim herhangi bir yabancý kýzdan çok daha iyisin.. Fakat be eket versin yabancý deðil. aðzý serbest kalan Müjgân: . mevkiim büyüdüðü için. Kâmran'ýn ne kadar ince hisli ve nazik olduðunu biliyorsun. Yalnýz bi fazla havaisin. Verilecek cevap olmadýðý için önüme bakmakta devam ediyordum.. Nihayet. Benim 90 Reþat Nuri Güntekin tarafýmdan gayet haklý bir þamarcýk. cevap vermemesi için elimle aðzýný týkayarak yalvariyordum: . Þimdi senin yalný zen deðilim. fakat. Mektebini bitirmene ve evlenmenize a ene var. Nasihatlerinin nasýl tesir ettiðini anlamak ister gibi: . F de? dedi. annenim de.. Böyle olmakla beraber. Çocuklukta bu. yine büyüklüðün kendinde kalmasýný istedi. O var. Arada bir þakalaþmaya kalkanlar olursa benden. Daha doðrusu iki þartla.. Gece eri odamýzda yalnýz kaldýðýmýz zaman lambayý söndürüyor. alacaðým dersin þiddetini gidermek için bir eliyle belimden tuttu. deðil mi. akýllanacaksýn. kuzenimin ta kendisiydi bu. teyzem. diyerek dörtnala aþaðý kaçtým. Evdekilerden olsun. O zamana kadar daha büyürüm. Kâm an için. . ne bileyim. dýþarý-dakilerden olsun kimse yüzüme karþý bahsetmiyordu. Evvela'benimle boðuþmayacaksýn onra. artýk çocukluðu býrakmak zamaný gelmiþtir. Hayli uzun zaman. Buna pelc mumnun olduðumu söylemeye lüzum yok deðil mi? Sen. tabii cesaret edemiyordum. dedim.Nasýl. saçlarýmý. ben daha çocuðum.Feride. belki pek zararlý bir þey deðildir. Kimse bana niþanlý muamele n þimdi. yine de köþkte pek rahat sayýlmazdým. Teyzem. aðýzlarýnýn payýný alýyorlar uyorlardý Hatta. alýþýrým. teyzemin beni kýymetli oðlu için bi düðü korkusunu seziyordum. Allah esirgesin. onu çok sevdiðini bana. ötek eliyle çene i. niþanlý bir kýzsýn.. Büyüdükçe de elbette aðýrlaþacaksýn. bugünlerde benim için bir abladan fazla bir þey. beni evin daha hatýrlý bir odasýna taþýyorlar. Birdenbire titreyek silkindim: . Yerin dibine geçiyorum. Besime Teyzem duysa.imkâný yok bunun teyze. diyordu. Buna mutlaka lüzum görüyorsanýz ben mektebe gittikten sonra yapýn.. Müjgân'in göðsüne yüzümü saklýyor. Ne demek istediði i.Dünyada en acýdýðým. Önü daha dört uzun sene var.Ýstemem.Reþat Nuri Güntekin Yüreðim hýzlý hýzlý çarpýyordu: . dedi. yaramazlýða. perdelerimi. vaadinde durmuþtu. korkuyorum.Peki. inatçý vermelisin. Müjgân. Böyle olmakla beraber sen. niþanlý kýzlardý. baþýmla üst üste birkaç kere "evet" iþareti yap Müjgân. zannederim ki. aðzýna bir hafif þamarcýk da yedi. alnýmý okþayarak: . yalnýz bana.

Köþk halký bir gün sað elimin bir parmaðýnýn kocaman bir sargý beziyle baðlý olduðunu gördü . o kadar komik bir hayretle sormuþtum ki. araba ile Merdivenköyü'nde bir köy düðününe gidilecekti. biraz kadýn tipi olmasýna raðmen erkeksiniz. diyordum. kendime bedbaht demekte hakkým var.Ben herkes miyim? .Görüyorsun ki. Kâmran. ben bu kelimeyi istemiyorum .Biliyor musun. Feride. ziyaný yok. Cariyeniz de. dedim. Tipiniz.Ben.Sinsi sarý çýyan. arkamdan geleceðini zannediyordum. Demek ki. ayýp yapýyorum. onunla yalnýz býrakmak için kaçmayacaðýna. Zannederim ki. Aramýzda konuþtuðumuz her þ erkese söylenemez. senin niþanlýn deðil miyim? .Bir þey deðil. kalabahkçaydý. Ben. tekrar yanýma gelece galiba. Fakat.birini alýyor ve yolda mütemadiyen onunla konuþuyordum.Bir gün.Galiba bozuþacaðýz. pek fazla ýsrar ederse yanýmýza gân'dan baþka. ben de artýk kaçamayacaktým. henüz bir þey söylemediði halde artýk sokaktan çocuk çaðýrmaya da cesaret edemiyordu da bir aðaca çýkmak için bucak bucak saklanmak ve geceyi beklemek lâzým geliyordu. Eskiden olduðu gibi ara sýra mutfaktan kayýsý kurusu falan aþýrmaya gittikçe hain aþçý: . küçükhaným. beni yalnýz yakalamak için fýrsat arýyordu. Fakat sana karþý. sadece aðaçlardan birinin altýndaki bir kamýþ kanepeye oturmuþtu. .Galiba ben. diye benimle ala Kimse. hakikaten bedbaht bir insan tavrý vardý. Ara sýra bana teklif ettiði araba gezintilerine yanaþmýyor. . Biliyorsun ki. . O. kendimi tenha bir y ya sarf ediyordum. bu beni akkým Müjgân'a ne söyledðimi hatýrlamýyormuþum gibi yalandan gözlerimi havaya kaldýrdým. zannederim.1i! Öyle sanýyorum ki. Ben.Ne istersen açýk yeyiver. bir k kadaþa söylenecek her þey bir erkeðe tekrar edilmez. Bir kahkaha koptu. ama. ya sesim tit ekti. onunla kovalamaca diyebilirim. b nlarýn arasýnda en baþa çýkýlmazý. Kuzenimin oturuþunda. bir gün bana: .Evet. Araba. ya baþka bir münasebetsizlik yapacaktým. beni bedbaht ediyorsun dedi. Bu suali. kýzararak kös kös arabaya bindim. usulca arkama baktým. dedim. öyle. Konuþursam. Kâmran'ýn sözünü aðzýna býrakarak sokaða doð dým. Kendi kendime gayret ve rmek için söylenmeye baþladým: . bir parçacýk kestim. dedim. Tatilin son günlerinde baþýmdan geçen bir kazayý da söylemeden geçemeyceðim. Yine belki aðzýma vurursun diye kelim eyi söylemeye cesaret edemiyorum. ikimiz de gülmeye baþladýk. Müjgân'dan baþka diy Müjgân'ýn yolda beni. Kendi kendime: . Reþat Nuri Güntekin 92 11. kendi kendine geçer. Bu bahçede mesut dulun etekleri arkasýndan nasýl koþtuðunu daha unutmad yapýyorum. kimse için duymadýðým bir his var içimd Ne vakitten beri. O.Yanlýþ anlamayýnýz. düþündüm . Vakanýn son günleri köþkte.Þimdiden mi? dedim. bütün þeytanlýðýmý.Müjgân'a söylediðini bir kere de senin aðzýndan iþitmek istiyorum. kaçtýðým kapana tutulmak üzere olduðumu anladým. Kâmran'dý. yahut da lüzumsuz gevezeli yeceðine emniyetim yoktu.Arabacýnýn yanma bineyim. Müjgân kýz. r ÇALIKUÞU 91 Kendimi tutamadým: . . Kâmran bu esnada bana baksa piþmanlýðýmý anlayacak. bira sonra. Gayrý zatýnýza hýrsýzlýk yakýþmaz. Onun da. Fakat öyle bir þey iþitmeyince yavaþladým. Boþ .

yüzük büsbütün daralý-yordu.Sadece o kadar mý? Garip þey! Sor Aleksi. Yüzük. diyordu. Sor Aleksi. hakikati utan ÇALIKUÞU 93 zeme itiraf etmeye hazýrlandýðým bir zamanda yüzük kendiliðinden çýkývermesin mi? Niçin? herhalde. hazýrlýða baþlamýþtým. Bu. zih nimdeki periþanlýðý büsbütün arttýracaktý. Bu sene de dersler çok sýký. kadýnca konuþmasýnýn zaten son hadlerine varmýþtý. .Epeyce deðil. Kâmran. Sor Aleksi. Maðlup olduðunu bana göstermekten çekinmeyen koket bir tavýr yanaðýma bir fiske vurdu: . Baktým ki. Bedbin bir tavýrla baþýmý saklayarak: . dedi ve yürüdü. Üçüncü gün. Çaresiz. konuþmaya mecbur edecek. bu ýsrarým karþýsýnda yine bir hüzün ve dalgýnlýk nöbeti geçirdi. Söylesem muhakkak bir çaresini bulacaklardý. bir uzun sene daha burada beklemek tehlikesi va r. bir türlü parmaðýmdan ç r heyecan içinde bir hayli zorladým. dedim. bu yüzükle yakalanmak fena ha lde kibrime dokunuyordu.Epeyce bozuk Ma Sor. bahanelerle inat ediyordum. Feride? dedi.Zannederim ki. Ýþte o zaman. Ben. Misel. beni bir köþeye çekti. çenemi okþuyor. Gardýrobun aralýk bir gözünde mavi kadife kaplý bir mahfaza gördüm. bültendeki numaralarý herkese göstermekten sýkýlacaksýnýz. buna itiraz etti: . bu dert çýkýnca büsbüt Ýlk üç ayýn notlarý son derece fena gitti. pek çok. yüzsüzlü dým. Bundan ilerisine gitmek. Bu sene geçen seneden bir yaþ daha büyüðüm. beni mektebe götürürken hiç konuþmadý ve ayrýlacaðým zaman: . Feride. yalansý bir saflýkla: . bir bahane ile kendimi kurtarmaya uðraþýrken. Kâmran. bu sene mektepte yoktu.Teyzem yarayý inatla sakladýðýmý fark edince: .Sörler. salak bir kýz olmadýðý bir türlü anlayamamýþým-dýr. Ne yapacaðýmý þaþýrarak göz kaçýrdým. Onu bir dakika parmaðýmda seyretmek hevesine karþý koyamadým. Tam iki gün vakit odama kapanýp sargýyý çýkararak kendi kendime saatlerce uðraþtým.Benden bu kadar çabuk kaçmak isteyeceðini ummaz-dým. çalýþkan bir talebe deðildim. model bir talebeymiþim gibi razý olmuyor: .Bu kadar aceleye ne lüzum var. Bu. Feride? Birkaç gün daha kalabilirsin. diye sitem etti. manalý manalý gülüyordu. Zaten. sýn kaldýðýmýn resmiydi. Fakat. Olsaydý. Üstelik. aþa benimle yüz göz olmak demekti. parmaðýmý bir sargý ile baðladým.Onu. alýya mal oldu. Ah bu Sörler! Dünyaya ait hiçbir þeyin farkýnda görünmemelerine raðmen en küçük dedikodular irler. bu kapris. daha açýldý: . sonra diþlerimle çýkarmaya çalýþtým.Bu sene sýnýf geçemezseniz bir sene. beni. Ben. Bültenler daðýtýldýðý günün akþamý Sor Aleksi. Bir hekime gösterel im. beni bir gün yatak odasýndaki gardýrobundan galiba bir mendil alm aya göndermiþti. . dedi. Nafile. dedi.Tehlike mi? Niçin tehlike? diye sordum. geçen iki gün içinde üzüntü ve sýkýntýdan zayýflamýþ olacaktým. mutlaka mektep açýldýðý gün gelmemi tembih ettiler. taarruza geçmezsem Sor Aleksi'den yakamý kurtarmaya imkân yok. baþýmýza bir iþ açar.Hakkýnýz var. Kimden? Nasýl? On sene aralarýnda yaþadýðým ve öyle pek alýk. pek öyle aklý baþýnda.Notlan beðendin mi. saklýyorsun. Fakat. Fakat ben. bir gayret yapýp kendimi toplarlamazsam. sen kendi kendine bulabilirsin. Ehemmiyetli bir þey ki. ÇALIKUÞU 95 . Ben sizin bu kadar düþtüðünüzü hatýrlamýyorum. Ertesi gün.Mutlaka bir yaramazlýk ettin. Arkasýndan daha aðýr bir taþ: . teyzemin korktuðu gibi biraz dar yapýlmýþtý. Tatilin son günü. be yüzüðümdü. uðra or. muhakkak. Halbuki bu sene baþ 94 Reþat Nuri Güntekin . . Hakikat þuydu: Teyzem. nedense.

kuru bir teþekkürle baþýmdan savýyor. . Arkad dan beni tebrik edenleri kýsa. Aðaçlarýn arasýndan Kâmran'ýn bana doð görerek yere çömeldim. Elimde küçük valizimle köþke vardýðým zaman ortalýk kararmak üzereydi. ya iki ya üç gece eve çýkmý Sebebini kendim de pek iyi bilmediðim bu inat. Yavaþ yavaþ omuzlarýmý kaldýrdým: 96 Reþat Nuri Güntekin . Ben. sefaret kâtibi oluyormuþ. o yaklaþýrken ben. bir cilveleþmedir gidiyordu. ben. bizim taraflardaki bir ermeni doktorun kýzý. demiþtim. hakikaten fenaydý. sörlerden biri Kartal'a gidiyordu. son derece açgözlü ve dalkavuktu. perþembeydi. Arkadaþýmýn babasý. Biliyorsunuz ki. Hava. r ÇALIKUÞU 97 Allahtan o gün. bütün yürekler acýsý bir þeydi. karþýmda ayaða kalkarak geri g yürüyor. odada görünür görünmez kaç delik varsa. O. ön ayaklarýyla bana tutunmaya çalýþýyordu. parloir'ýn mahsus açýk býraktýðým bir kapý kanadýna dayanýyor. mektup ya zmayý da teklif etmiþti. burasýnýn mektep olduðunu hatýrlamanýz lâzým gelir!" yolunda bir söz iþitmek istemezs Kâmran.Þu gülüþe bakýnýz. baþka çare yoktu. asýl o bozuyor ya dedim. istediðim izni verdi. bir gün: "Ziyaretleriniz biraz sýkça oluyor.Çok az kalacak. Havadisin doðru olmasý mümkündü. küçük bir seyahat. bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kýzý bana: . açýk olduðu için öðleden sonra gezmeye çýkacaktýk. O birdenbire duraladýr . Kâmran'a ne düþüneceðini. ihtiyar köpek. Avrupa'ya gidiyormuþ. köpeðin üstüme sürünmesini istemediðim kirli ayaklarýný yakaladým. nasýl oluyor da. ara sýra bana.iþte. ilk aylarda her hafta mektebe r bir þey söylemeye cesaret edememekle bareber bir niþanlýnýn bir talebeyi ziyaret etmesin i skandal addediyorlar. Fakat. Ne anlatýyordum? Evet.Babamdan Madrid'deki amcasý çaðýrmýþ. ima yenecek bir þey bulunduðunu bildiði için yolumu kesiyor. . Ýþin nihayetinde biz artýk birbirine baðlý i . onun burnunu sýkýyordum. yýlýþmak meylini göste vermiyordum. dedim. Türkçe bilen birisine okuttuktan sonra yýrtmak âdetleri olduðunu söyleyerek vazgeçirmiþtim. öyle bir fikir var. yüzler ini ekþitiyorlardý. Yalnýz. kendimi dýþarý atmaya hazýr bir vaziyet almýþ. Birdenbire þaþaladým: . Fakat. Kâmran'a gösterdiðim manasýz uzaklýðý unutuyor. . Sor Süperiyör'e giderek teyzemin hasta olduðunu söyledim ve izin istedim. O gece hep bu meseleyi düþündüm. Günleri hesapladým. ne kocaman aðýz! Timsaha benzemiyor mu? . Ertesi gün. Fakat. ne yapacaðýný þaþýrtýyordu. bana r þey söylemiyorlardý.Kâmran Bey. Besime Teyzem'le Necmiye'yi gücendiri yor. Konuþmayý bu kadarla keserek ayrýldýk. öyle mi? dedi. tçim içim içinde bir gece daha geçirmek fikri beni korkuttu. kuzenimin beni parloir'da beklediðini haber verirken. Fakat Sörlerin. "Bilmiyorum" demeyi kibrime yediremedim. Kuzenim.Nereden bu haber? dedim. kocaman aðzýný güler gibi açarak dilini sarkýtýyor. bu inadýmý yenmeye muvaff ak oldu. Feride? Biz niþanlýyýz. alçak sesle: . Kâmran. bu kadar m ana haber vermediði için içimden darýlýyordum. o da göz vardýr. Kapýda beni. Yaptýðým. Sor Süperiyör. Hasýlý r oyun.Evet. ellerimi mektep gömleði rine sokarak ayakta nihayet beþ dakika konuþuyordum. uzak durmama sinirlenerek kapýyý zorla kapamak istemiþti. Yirmi günden beri köþkten haber alamamýþtým.Rica ederim Kâmran.Pek küçük deðil. Erenköy istasyonuna kadar beraber g itmek þartýyla.Nasýl olur. Üç ay içinde. bembeyaz kesildi ve o günden sonra bir daha mektebe uðramadý. aramýzda hiç hoþ olmayan bir konuþma geçtiðini hatýrlýyorum. bizim köþkten ayaðý eksik olmaya Aile dostumuz gibi bir þeydi. Affedersiniz ama. Aman. Bu. Kâmran'ýn yanýnda sýnýfa dönüþ. Hafta tatillerini mektepte geçiriyordum. . gelen mektuplarý.Bir sene evvel uydurma bir masaldan bahsederken ne kadar serbest ve farfaraysam bu sene hakikaten niþanlý bir kýz vaziyetine düþtükten sonra o kadar korkak olmuþtum. Kâmran ta yanýma geldiði zaman keþfetmiþ gibi görünerek: . O. köþkün köpeði karþýladý. bir tanesi. dedim. Bu ziyaretlerin birinde.

Kâmran. Feride? dedi. galiba teyzeniz hastaymýþ" dedi. .O.F 7 98 Reþat Nuri Güntekin . mendilimle ellerimi de sildikten sonra birini kuzenime uzattým: .Emir sizin. aramýzda ne deðiþmiþti. Feride? dedi. Yan yana yürümeye ba landýk ni-þanlanalý ilk defa yan yana.. þimdilik dudaðýnda acý bir tebessümle yalnýz bana bakýyordu. Artýk geri dönmekten baþka yapýlacak iþ kalmayýnca Kâmran: . Kâmran. dedim. Hatta doktor. dedi. Bu nazik bahis üzerinde fazla durmadan: . Feride? dedi. beklediðimden çok faz sir ve dargýn görünüyordu. Heyecanýmý gizlemek için alaycý bir tavýr alarak: . Annemin hiçbir þeyi yok. pantolonu na dikkat etmeden oradaki bir kayanýn üstüne oturuverdi.. bilmiyorum. Onlar. ÇALIKUÞU 99 Kýþ ortasýnda olduðumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akþamdý. ne annem. O. çaresiz herkesle bareber konuþacaðýz.Kim söyledi? Yeni bir yalan uydurmaya vakit olmadýðý için: . dedim.Þuraya biraz oturabilir miyiz. Kâmran. istersen kimseye görünmeden bahçede biraz dolaþabiliriz.. biraz hayretle: . O halde.Ne yapýyorsun. Etrafýmýzdaki kuru d ri bir mercan kýzýllýðý içinde yanýyordu. Hasta diye mi duydun? .Annem mi? diye sordu. Kaçmamdan korkuyor gibi elimi býrakmýyordu. .Sen. Kâmran. kuru yere oturma. tte kendimi ona karþý suçlu görüyor. hasta diye iþittim de merak ettim. Onu. ben seninle yalnýz onuþmak istiyorum. hemen kolundan tutup kal dýrdým: . Fakat klýma hiçbir þey gelmiyordu. . Fakat zan beni býraksa da artýk kaçmaya kuvvet bulamayacaktým. Okþar gibi hareketlerle kollarýna.Evet. Kâmran. nasýl istersen... Bu üç ay içinde ne olmuþtu. Bunu sen mi bana söylü-yosun? Niþanlandýðýmýzdan beri senden en tatlý söz. Kâmran'a karþý suçlarýmý bu kadar kolay kabul etm tesiri vardý acaba. Baþýmý önüme eðdim ve sustum.Sana biraz sitem yapmaya hazýrlanýyordum. dedim ve arkamdaki lacivert pardösüyü çýkararak oturacað ere serdim. düðmel ordu. Köpeði býrakarak eteklerimi silkeledim. Yeni yakalanmýþ bir kuþun yüreði. Çantamý yerden alarak yürümek istedim. hayret ediyodu: . Öyle merak ediyorum ki. Botlarým sýkýyor da. Öteki eliyle çantamý aldý. . .Ne söylüyosun.Yanlýþ olacak. içerdeler. teyzem nasýl? Ehemmiyetli bir þey deðil inþallah. ..Mersi. bilmiyorum. dedim. Fakat þimdi hepsini unuttum.Ne münasebet. dedim. Kuzenim bu sefer de galiba kulaklarýna inanamadý: .. Gözlerimi kaldýrmadan: .Bonjur.Çok sevindim. içeride de. son günlerde. pazara kadar sabredemeyerek izin aldým. yakasýna.Hasta olmaman için. dedim. söz arasýnda: "Babamý size çaðýrdýlar. Bu saatte. .Neden bu acele Feride? Adeta benden kaçýyorsun! dedi. naziksin. ne de baþkasý için köþke uðradý. Halbuki. Birbirimize bir þey söylemeden bahçenin sonuna kadar yürüdük. Zannederim ki..Evet.Evet.. ama. Zaten içeriye beraber gidecek deðil miyiz? . onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanýlmaz bir ihtiyaçtý. pardösümü tekrar eline almýþtý..O mu sana söyledi? . göðsünde nasýl atarsa benimki de öyle atýyordu. Çalýkuþu . Kâmran. Feride. Vakadan sonra ilk defa sen diyordum. elimden tuttu: . seni muhafaza etmek bundan sonra benim vazifem oluyor. dedim. þimdiye kadar gösterdiðim vahþiliðe piþman oluyordum. tabii.Doktorun kýzý.Sen.

100 Reþat Nuri Güntekin Bir niþanlý. Ben de.Olacak gibi deðil.Feridem! Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulaðýmdadýr. Beni. . öyle þeyleri anlayamazsýn. Sualini bir kere daha tekrar etti: .Doktorun kýzýndan. Beni. fakat hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladým etti ki.. artýk dokundurmaya cesaret edemiyordu.Sakýn annemin hastalýðý bir bahane olmasýn? . ýsrar edince gözlerimi kaçýrarak: . bu dakika içinde o kadar mesut ettin ki. bu kadar ihmal edilir mi? içimde fena þüpheler de uyandý. bileklerimi tutmuþtu.Doktorun kýzý. ben onun gönlünün rahat ettiðini anlýyor ve memnu n oluyordum.Bu teklife niçin "Olacak þey deðil" dedin? Avrupa'ya gitmek seni memnun etmeyecek mi ? 102 Reþat Nuri Güntekin . . Bundan sonra. Onlarý geri çekmedim. böyle olmazdý ki. dedim. Muayyen bir mes leði. Bu vaziyette dört tara dan kuþatýlmýþ bulunuyordum. dedim.Avrupa'ya bir seyahat varmýþ öyle mi? O.Zannederim ki. "Ýlerde bir sefaret memuruyla beraber Avrupa'ya gitmek belki Feri de'yi de memnun edecektir" diyor. Bana el dokundurmadan yaklaþmak için kurnazca bir buluþ. birtakým sözler. ölürken aklýma gelirse aðlayacaðým. Fakat. Hayatýma taalluk eden her þeyi seninle konuþmaya mecburum.Amcan ne teklif ediyor. Ben. Kâmran. Ne bileyim. hemen yerimd n kalktým. N ereden duydun? Kýsa bir tereddütten sonra: ÇALIKUÞU 101 . Oturd yerde kirpi gibi büzülüyor. Bahis ciddileþtiði için Kâmran muhasaraya nihayet vererek doðrulmuþtu.Ne güzel.Sen önden gitmelisin. Kâmran. Halbuki .Bir fikir..O cihetten söylemiyorum. Gözlerini açtým ve onun büyümüþ gibi g yaþ damlasý gördüm. dedim. Feride? Kâmran dikkatle yüzüme bakýyordu. dedim.Böyle ne demek? Yani benim niþanlým mý? Gözlerimi kapayarak üst üste iki defa baþýmý sall . O. Hatta fazlaca bile. beni tekar vahþileþtirmekten ürküyormuþ gibi yaný klaþmaktan korkarak: . Çok yakýn olan yüzüne mendilimle oynayarak sordum: . cevap verdi: .Tahminim doðru mu. Kâmran. yahut bir memuriyeti olmamasýný bir erkek için eksiklik sayýyor. Mümkün deðil. Dünden beri talihim ne kadar deðiþti! Ellerini oturduðum koltuðun kenarlarýna dayayarak bana doðru eðildi. ben artýk hareketlerimde serbest bir insan deðilim. benim fikrim de deðil. tabii onun fik irlerini söylüyorum.. Sen bunun için mi geldin? Yanýma yaklaþmýþtý.Ben sana bir þey yapmadým ki. Öyle deðil mi? . Sakýn Müjgân yanýlmý istemeden güldüm. Madrid'deki amcamýn bir tasavvuru.. Daha doðrusu. Hepsini unuttum artýk. Ayný yollardan geriye dönerken ben. yaptýn. Konuþmamýz devam etti: . . sana ne çok haberler veriyor. merakla sebebini sordu.Müjgân yanýlsaydý. Ben havuzda yüzümü iyice yýkayacaðým. omuzlarýmý kaldýrarak geri çekiliyordum. . Sen daha pek küçüksün. . Elleriyle baþýmý okþamak istiyor. o. evvela cevap vermek istemedim. sefaret kâtibi olarak yanýna almak istiyor. fakat ürkütmekten korkuyordu. Kýzararak baþýmý çevirdim. .. O. dedi. Feride? Kâmran'ý çok memnun edeceðini hissederek: "Evet" diye baþýmý salladým. Feride.Beni. Öyle y ma. bu suratla görür e derler? Birdenbire aklýma gelmiþ gibi Kâmran'a sordum: . hâlâ ikide bir içimi çekiyor ve hýçkýrýyordum.Doðru söyle. ona alýþmaya baþlamýþtým. adeta korktu. Feride. Fakat . .

Hiç sesinizi çýkarmayýn.. açýkta yemek piþirmeye baþlamýþtý. iki. biraz sonra. bir büyük insan aðýrbaþlýlýðýyla konuþmaya baþla . uz u iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uðradýðýmý þaþýrdým. Ben. Köþk. Fena halde korkan küçükler beni dinlemeyerek.O halde gidebilirsin.Demek amcamýn teklifini kabul etmemi doðru buluyorsun? . Bunun için yeni aþçý. Aþçý. Onu. iki. itiraf etmeliyim ki. þaþkýnlýðým muþtum. Çünkü. Bir. boyacýlar.Zannederim ki. benim yerimde olsan gider miydin? .Bir memuriyet. benim istanbul'dan ayrýlmama razý oluyorsun. Tekirdað'dan bana yazdýðý mektupta.Doðrusu. baþkalarýnýn iþlerine bile engel olacak türlü münaseb yapýyordum. . Galata rýhtýmýndan vapura bindiriyorduk. mutfakta da tamir ve boya vardý. Üstelik teyzem de köþkte düðün ni büsbütün çileden çýkardý. Kâmran'ý bir ay sonra. Feride" diyordu. Bana b adan odanýn içinde bir iki adým yürüdükten sonra döndü. Yalnýz Müjgân.Ben. köþkün altýný üstüne getiri-yordum. pek uzun da sayýlmaz. bir delilik arýz olmuþtu. Avrupa'ya gitmeye teþv k ettiðim için. üç.O halde düþünürüz.Evet. arkabala-nmýn hepsi beni tebrik ediyorlardý. "Hiç iyi yapmadýn. bu sözleri yalnýz dudaklarým söylüyordu. Mektepten çýkmak! Ben. Aradan beþ dakika bile geçmeden elimde dolu bir tabakla küçük arkadaþlarýmýn yanýna dönüyor En iyisi. aþçý izimizi keþfediyor.. Her yer gibi. ii arada geleceksin de. Feride? . Kati bir karar vermek için.Çocuklar. bana da hak vermen lâzým. senin de þimdi öyle yapman lâzým. Hekes. kabýný kaçaðýný arka b bir çadýra nakletmiþ. þimdiden davet mektuplarý yazýyor.Sen.. ÇALIKUÞU 103 Bu bir. dedim. Yüreðim hafifçe burkuldu. eksikleri tamamlamak için çarþý pazar dolaþýyor.. boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarþafým. Bir akþamüstü onun. Siz þu kümeslerin arkasýna saklanýnýz. Kâmran tekaüt olan amcasýyla beraber büsbütün istanbul'a döndüðü zaman ben bir ay evvel mek unuyordum. üç. giderdim. Fakat ben bunu.Demek. . uzak semtlerden gece yatýsýna gelmiþ akrabalarla dolu oþalýyordu. daha vaktimiz var. Kimi.'siz etireceðim. hýrsýzlýðý fark edince hiddetle öte edememiþtim. . Yoksa. o kadar kýsa bir þey mi. Eskiden olduðu gibi. kendine göre bir iþle meþguldü. biter tükenir þey mi?" Mamafih bu dört sene Müjgân'ýn korktuðundan çok daha çabuk geçti. çocuklara paylarýný daðýttýktan sonra. "Mani olmalýydý el senelerinizi ayrý geçirmekte ne mana vardý? Dört sene. Ben. Yine zannedirim ki. Bir iþe yaramak þöyle dursun. kimi dikiþle uðraþýyordu. daha doðrusu aþçýnýn.. mutfak çadýrýnýn önünde bir kýyamettir koptu. Kâmran da. dört senecik. "Ben seni býrakýp gideyim mi?" sorana baþka türlü cevap bulunur mu? Öte taraftan. Amcanýn teklifi hakikaten hoþ bir tek bir seyahat hiç fena olmaz. Biraz sonra. 104 Reþat Nuri Güntekin misafir çocuklarýný peþime takýyor. ayný suali tekrar etti: . "Bunu yapanýn vallahi bill rini kýracaðým!" diye baðýrýyordu. içinde yaþadýðým müddetçe bu loþ binaya "güvercinlik" adýný vermiþti r diploma ile kendimi dýþarý atacaðým günün benim için bir kurtuluþ bayramý olacaðýný söyle inde güvercinliðin kapýsý açýlýnca kendimi. içimden bu dakikada bü baþka türlü konuþuyordum. kaçýþmaya z pek iyi de ettiler. Mamafih. . Göz yumup açmcayakadar geçer. "Düþünürüz" deyince artýk mesele kalmýyor muydu? Herkesin daima benden istemiþ olduðu gibi. dört seneyi parmaklarýyla o kadar kolay sayýyordum ki... bu ayrýlýðý bu kadar kolay kabul etmeme müteessir oluyordu. terziler. .Mademki bir erkek için mutlaka bir meslek lazýmmýþ. dülgerler.. çadýrýn önünde tatlý ký/artýðýný gördüm ve derhal aklýma bir þeytanlýk . herbirini bahçenin bir köþesine daðýtmak v içine saklamaktý. Feride? . elindeki kocaman kepçeyi sopa dehþetiyle sallayarak deli gibi üstümüze saldýrýyordu. bundan memnun o dý. daha fazla düþünmeye deðer bir þey görmüyorum. Son parti bana.

daha haþarý ve hoyrat görünmeme raðmen. bu komedi duyuldu ve her yemekte bana bakýp b ek âdet sýrasýna girdi. 106 Reþat Nuri Güntekin . kahkahandan kimseyi iþitecek halde deðilsin ki. Teyzem. Dilber Kalfa'yý. Matmazel. Yakalanýrsam. o k dar korkmuþtum ki. mutlaka içeri girmek istiyorlardý. Aman. .Hain adam. dedim. bu akþam o da bana karþý ateþ püskürüyodu. vaziyet ise çok nazikti. onu tazminat hes Gizli kalmasý için. Kalfa ve matmazelin teminatlarýna bir zam anmadý. kimselere derdimi dinletemedi m. düþtüðü zaman burnunu da çarpýp sýyýrmýþtý ama. dedim. ben de gayri ihtiyari onunla beraber baðýrýyordum: "Vallahi ben. Daha fenasý. gelin haným. aþçýbaþý!" Ben.Rica ederim. bereket versin. kendi sesinden. gelin hanýmým. derdimi anlatýncaya kadar hiç olmazsa iki kepçe yiyecek. buracýktaydým. çýldýrdýn mý? O. ötekileri býrakýp beni kovalamaya baþlamý yere boylu boyunca yuvarlanýnca. Besime Teyzem de matmazelle beraberdi ve çatkýn çehresi. o gün benim. elindeki elbise ile üzerime geldikçe -birisi beni yakalamaya geliyormuþ gibi . O zaman benim a bir adýnýz ve sýfatýnýz olacak. en karýþýk heyecanlarla sar k ve anlaþýlmak ihtiyacýyla için için eridiðim bir tarihti. Baþka bir zamanda olsaydý. * Düðüne üç gün kalmýþtý. ilkinde beni aþçýdan kurtarmaya çalýþan terzi matmazel mýþ yaþýnda olmasýna raðmen. "Geliyor" diye boyunlarýna sarýldým ve arkalarýna saklandým Dilber Kalfa. aþçýbaþý. Çahkuþu'nun teyzesine yaptýðý naz ve þýmarýklýðý Feride'n maya cesaret edemeyeceðini size temin ederim. Çok deðil. ded i.Ne olursunuz. diye baðýrdý.Üzülmeyin teyze. . Taþkýnlýðým o haldeydi ki. Yolun bir ÇALIKUÞU 105 köþesinde onlarla karþýlaþýnca. Yine her akþamüstü mahut arka bahçenin kapýsýnda çocuklarla ip atla adým. Arasýnda etekli elbisesi ÇALIKUÞU 107 tavus kuþu þekline girdiðini bir tasavvur edin. böyle hýrsýz gelin haným olmaz!" diye söylendi. bak. Odadakileri birer birer okþayýp öperek yalvarmaya baþladým. pantolonun dizk apaðýný da patlattýrdýn bana!" Adamcaðýz. sen. ben de onu birdenbire kalçalarýndan yakalayýp havaya kaldýrdým v yaptýðý gibi yanaklarýndan öptüm. bu kelime için.' ne gülünç! Kendim bile güleceðim. ufak bazý rötuþlardan baþka eksiði kalmayan beyaz elbisemi ellerinde kaldýrdýðý z kýrmýzý kesildiðimi hissettim. beni yanaklarýmdan öperek: . "Yok. tir tir titri-yodum. neden sonra. matmazel. Feri-dem. Aþçý yabancý. daha üç güncük diþinizi sýkmanýz lâzým. Gözünüzün önünde giyinmeyeceðim. Dilber Kalfa ile beraber bahçeye hava almaya çýkmýþ.Senin her zaman annen oldum ve öyle kalacaðým. dedi. yaptýðým iþarlara raðmen. birkaç güne kadar size madam diyeceðim. Dýþarýdakiler.köþelere kaçýyor. aklý yatýnca da: se aferin gelin haným sana!" dedi. Temin ederim ki iþitmedim.Pardon matmazel. aþçýnýn kepçesine karþý ellerini uzatarak: "Ne yapýyorsun. rezil olacaktým. gürültüyü artýrýyorlar. artýk dayanamadý.Yavrucuðum. Çenemi teyzemin elinden çekmeden eteklerimi parmaklarýmla iki yanýndan tuttum ve hafif b ir reveransla dizimi büktüm: . münakaþa uzarsa ondan yana çýkacaðýný gösteriyordu. aralarýnda beni en büyük gördüðü için. Fakat. "N r. bu iþ adi tuvaletle olsun!" diye o kadar yalvardým. bana çýkýþacaðý her zaman yaptýðý gibi eliyle çenemi tutup okþaya . hiddeti büsbütün arttý. çý Allah'tan olacak. Köþk tarafýna doðru manevra yapmaya imkân olmadýðý için. sabahtan beri çalýþan terzi matmazel. Teyzemin gözleri yaþardý. "Alýrsýn öyleyse yeni pantolunu. bu aþçý kadar çýlgýn ve aksi insan görmedim. mutlaka hýrpalardým. . çaresiz sokak tarafýna koþuyor. Fakat bu seferki hücumu yapan. Matmazel. Üç gün sonra da davetlilerimiz arasýnda yine böyle bir þey yapmandan adeta korkmaya baþl Her zaman. Doðrudur bö yaptýðýn? Son nýzý yapmak için yarým saattir sizi arýyorum. siz dýþarý çýkýn.

d ene evvel bir akþam.Yapmayýnýz.Bir parça daha. hepinizi çaðýracaðým. Kâmran da aþaðý yukarý o haldeydi.. döndüm. Bende. Fakat Kararan. biraz bekledikten sonra devam etti: . diye baðýrýyor. Feride. kapýya doðru yürümeye ba . ne hareket. . mutfaðýn arkasýndan dolaþtým. Aç. içeri girmeye cesaret edemiyor gibi bir hali vardý. aþçý ile bir iki kelime Sonra aðýr aðýr dýþ kapýya yürümeye baþladým. sana yardýma geleyim. Fakat o inanmadýlar: . çekilin. uzun boylu bir kadýn gözüme iliþti ir þey sormak istediði halde. beþ. Býrak. rica ederim. hemen odadan çýkmalýsýn.. biraz sonra mahcup ve müteessir bir sesle: .. Kâmran mümkün olduðu kadar geciktirdiði bu beþten sonra. iki taraf arasýnda heyecanlý bir uðraþmadýr baþladý. beþe kadar sayýy orum: Bir iki. hâlâ o kadar çocuksun ki. dediðini iþittim v e büsbütün çýldýrdým. Çok yorgunum. Matmazelin hayretten dili tutulmuþtu. dedim. Bu sefer: . dan beni soyduktan sonra. bu yalvarýþýma aldýrmadý. sen olmaz. Fakat. izimi büsbütün kaybettirdikten sonr n onun yanýna inmekti. sana küçük bir þaka yapmak istemiþtim. gelirim. Feride.. Sofada demirli potinleriyle tepinerek: "Hücum. Allah aþkýna. Hücum. Kâmran'ýn . seninle orada barýþmýþtýk. Uðraþtýrma beni. biraz zahmet eder misiniz. büyük karmakarýþýk itiþerek. diye baðrýþarak kapýya dayandýlar. Bana yasak yok tabii. benim.Feride. diye adeta saçýný. elbiseni göreyim. Söz mü? Kýsa bir tereddütten sonra: . Maksadým. Þimdi de öyle yapacaðýz. þimdi git. Kendi kendime dolaþýyor gibi yaparak. Buna hakkým var san rdum. tekrar kýsa etekli pembe elbisemi giydim. diye yalvardým. bir dakikacýk.Bir þartla. nedense gürültü kesilir gibi oldu. Ben.. Fakat. Hatýrlýyor musun. üç. dedi. sonra Müjgân'ýn bile yüzüne ÇALIKUÞU 109 bakmadan odadan kaçtým ve gözlerimdeki kýrmýzýlýk geçinceye kadar soðuk su ile yüzümü yýkad aman ortalýk kararýyordu. fena halde þaþýrdý ve yarý zorla odayý boþaltarak kapýyý kapadý. O. inat edersen zora müracaat etmek mecburiyetinde kalacaðým. Kapýya bir ayak sesi yaklaþýyordu.Aç. omuz baþýmdan: . baþýný yoluyordu. Bak. . Beni affediyorsun deðil mi? Baþýmý hâlâ mantomun içinde saklayarak cevap verdim: . dedi..Hepsi gelsinler. Kâmran mantoyu bir ucundan tut gülerek: . þimdi sokaktan geldim. Þimdi asýl mesele. elbiseni o kadar merak edi yorum ki. üstüne siyah mekte p önlüðümü geçirdim.Güzelim elbise gitti. kendimi kimseye göstermeden onun yanýna kapaðý ktý. soyunduktan sonra çaðýracak. Zavallý matmazelin bu acayip tabiatlý gelinle konuþmaya bile artýk cesareti kalmamýþtý. epeyce zamandan beri beni bekliyordu. Muharebe var" diye baðrýþan çocuk arýn sesine bütün köþk halký koþuyordu. Ama sen.. dört. gülüþerek kapýyý zorluyorlardý. iþte o zaman. O. efendim? Çaresiz. * Daima açýk duran sokak kapýsýnýn dýþýnda siyah çarþaflý. elbise parçalanýyor. çocuk. iyice alvarmaya baþladým... Dýþarýdakiler. mantomun ucunu çekince yüzümü gözy dü.Peki. Vallahi aðlayacaðým. fakat sesini iþit affak olamýyordu. artýk ne ses vadi.Küçükhaným.Maðlubiyetini artýk teslim etmen lâzým Feride. Bu peçenin altýndan bir bildik çehresi çýkmas an ve beni söze tutmasýndan korkarak yolumu deðiþtirdim ve aðaçlarýn arkasýna da-laya çalýþ birdenbire beni çaðýrdý.Aldatýyor.Peki ama sen. ziyaný yok. Matmazel. Ben koll n müdafaa ediyordum. Seni bahçenin nihayetindeki kayanýn yanýnda bekleyeceðim. kapýya hýzla dayanarak iki kanadýný ardýna kadar a 108 Reþat Nuri Güntekin Ben çýðlýk çýðlýða odanýn bir köþesine kaçtým ve elime geçirdiðim bir mantoya sarýlarak büz eydi: . Sen Allah aþkýna git.. Bir aralýk. Kâmran.Affet beni..

Dudaklarýmý ýsýrarak: 110 Reþat Nuri Güntekin . dedim. Kimse bizi rahatsýz etmeden konuþabilir iz. sahiden gitmeye kalksa. Bahsettiðiniz. konuþacaðýmýz þey mühim. . beni tanýyor m u? .. efendim.Evet. Fakat biraz cesur olmazsam onun d ni yapacaðýný. Hayretle yüzüne baktým. zannederim yolundan çeviremeyecektim. Sizden bir yardým rica edeceðim. Halbuki önüme adeta bir mektep çocuðu çýktý. bir hanýmla karþýlaþacaðýmý umuyordum. Buyurun. dedim. izzetinefsime dokundu ve bana bütün kuvv mi iade etti. . hafif heyecanlandý: . Kadýn. kaçacaðýný hissettim. Biraz evvel kendisini Feride ile görüþtürmemi sa stediði halde þimdi karþýmda put kesilmesine ne mana vermeliydi? Acaba Feride'nin ben ol duðuma hâlâ inanamýyor muydu? Yoksa baþka bir þey mi vardý? Merakýmý gizlemeye çalýþarak te mecbur oldum: . Ben. Mümkün olduðu kadar sakin bir tavýr takýnmaya çalýþara ..Ben. hanýmefendi. Benim Feride 'la yalnýz olarak konuþmama delalet edeceksiniz. Biraz evvel si için ýsrar ettiðim halde þimdi adeta kaçmak istiyorum. hanýmefendi. dedi. . Onun içi bir tarafa býrakarak açýk konuþursak daha iyi olur.isterseniz þuraya gidelim. Feride Hanýmefendi ile görüþmek istiyorum. . Fakat. kalbim þiddetle çarpýyordu. Havanýn karanlýðýna raðmen benzinin korkunç surette sara . kollarýmý kavuþturarak sakin ve hat bir sesle: .Kâmran Beyi tanýyor mu? Artýk. üzerime aldýðým vazifenin bu kadar güç olduðunu kestýrememiþtim. efendim. ÇALIKUÞU .O halde sizden bir ricada bulunacaðým. Vücuduma bir titreme yapýþtý.Vazife vazifedir. dedim. o. gülmemek için baþýmý eð fa iþittiðim bu "hanýmefendi" sözü bana öyle tuhaf geliyordu ki. Fak at Feride benim. biz kanepeye oturduktan sonra da devam etti. Fakat. IH . söylemeye cesaret edemeyecektim.Emrediniz.Emrinizi bekliyorum. Burada ermiþ. . Ayaða kalktým. bir emriniz mi var? . Biraz ileride a bir bahçe kanepesi gözüme iliþti: . Siyah çarþaflý kadýn. nihayet karar vermiþ o lacak ki.Çok âlâ hanýmefendi. Garip þey. lütfen içeri.. efendim? .Feride Haným. dedi. Yabancý kadýnýn bana acýr gibi bir hali vardý. Yalnýz Kâm-ran Bey'in niþanlýsý olduðunuzu biliyo .Bu vaziyette tereddüt doðru deðil. dedim.Siz köþkten misiniz. diye gülümsedim. Te-reddütümün sebebi bu. Mümkünse kimsenin bundan haberi olmamalý. kadýn hâlâ aðzýný açmýyordu. Acayip bir kýyafette olduðum için birdenbire cesaret edemedim.Merhum Seyfetin Paþa'nýn köþkü deðil mi? .Hayýr.Dinleyin beni Feride Haným.Buyurunuz hanýmefendi. Ortalýk kararmýþ olduðu ve peçesini hâlâ açmadýðý için yüzünü fark reddütten sonra: . Bu dakikada meraktan çýldýracak gibi uðum halde. bir eski arkadaþýmýn zoruyla bir elçi vaziyetinde buraya geliyo rum.Köþkte bir tane Feride var hanýmefendi.Kâmran Bey'le evlenecek Feride Haným mý? . Feride Haný-mefendi'nin olduðumu mümkün deðil. bende de daha fazla sormaya kuvvet kalmamýþtý. kapýdan girmiþ yanýma yaklaþmýþtý: -Size tesadüfüm çok iyi oldu. kanepenin önündeki aðaca arkamý dayadým. birdenbire durmuþtu. Niçin birdenbire durakladýðýmý anlamýyorsunuz. dedim. çocuðum. hanýmefendi.Hanýmefendi. Görüyorum ki. . Daha doðrusu þahsýnýzý görmemiþ. Hafifçe irkildim. elinin sert bir hareketiyle peçesini kaldýrdý ve otuz yaþlarýnda.Evet. Cesur olmak lazým. zeki ve sinirl i bir kadýn çehresi meydana çýktý. Sizi fa ten korkuyorum. köþkten sorarsanýz size Feride Haným'ý Siyah çarþaflý kadýn. Bu. Kadýnýn sükûtu.

bir yaprak bile kýmýldamayacak kadar sakin ve güzel yaz akþamýnda beklenilmez bir fýrtý gelip çattýðýný gayet iyi anlýyor. bahtiyar olamamýþtý. Tam iyi olup memleketine döneceði bir sýrada baþýna bu geldi.Bunun sizinle alakasýný göremiyorum. daha sertleþtim. .Öyledir. Fakat hiç fena bir insan deðildir. . fakat nereden geldiðini anlayamadýðým bir kuvvetle buna a kendimi hazýr buluyordum.. Bir baþkasýnýn onu gö stirmiþ olmasýnda hiç fevkalâdelik görmem. Feride Haným. Size Kâmran Beyi.Niçin yalan söyleyeyim. Bilmem.F. Kadýna söylediðim son cümlede bir parçajalay bile vardý.Beni karýþtýrmayýnýz. Gayet içlidir. vazifeyle mi. onun da artýk bu iþi kýsa kesmeye karar vermiþ olduðunu anladým. bir aral isviçre'ye gitmiþ. bunca senelik arkadaþým. Fazla ileri gittiðini anlatmak ister gibi elimle bir iþaret yaptým ve güldüm: . bir hafta için Ýsviçre'ye geldiði halde iki aya yakýn bir zaman orada kalmýþ. ara sýra el çanÇalýkuþu . hanýmefendi.Arkadaþýmýn adý Münevver'dir. ne leyim. . Tesadüfleri orada olmuþ. hanýmefendi. . . Kâmran Bey maalesef sizi lâzým geldiði kadar takdir edememiþ. bir baþkasýnýn da sevdiðini haber vermeye mecburum. Bu. Yahut.Daha doðrusu ikinize yazýk. Onun için size de acýrsam. Yabancý kadýnýn.Müsaadenizle bir sual.Sözlerinizin doðru olduðunu ispat için evet. öyle olsun. pek bilemiyorum. Hasýlý. Sonra hastalandý.Ýþte bunu söylemek güç. . iki sene evvel bahsetti rkadaþla Avrupa'da tanýþmýþlar. Hatta bu yüzden g bir cezaya da uðramýþ.Belki vardýr.Açýk konuþmazsak iþin içinden çýkamayacaðýmýzý evvelce söyledim. siz þimdilik yalnýz onu düþünebilirsiniz. Beni bu çirkin vazifey evk eden þu ki. birçok meziyetleri olan bir gençtir. Feride Haným.. belki takdir ettiði halde geçici bir zaafa kapýlmýþ. . sinirli bir hareketle çarþafýnýn eteklerini düzelterek kanepenin tahtalarýný tutu n. bir þey aramak ister gibi. günahsýz bir genç kýzsýnýz. size daha fazla tafsilat vermek doðru olur mu? Baþýmý salladým: . Kâmran Bey. Kâmran Bey. bugün sizin düþmanýnýz vaziyetindedir. dedi. Arkadaþýnýzýn bunlarý benim haber almamý istemekten maksadý Yabancý kadýn.Estaðfurullah. Hem zannederim ki artýk konuþacak þeyimiz de kalmadý. Çünkü bir baþkasýyla sözlü olduðunu bile saklamýþ. Kararan Bey. Onunla evlenmeyi umuyordu. Doktorlar Avrupa'ya gönderilmesini tavsiye ettiler. öyle? Münevver.Niçin. Fakat.Kadýn benim bu cesur tavrým karþýsýnda biraz kendini topladý ve bir sual sordu: .ilk bakýþta sizi bir çocuk gibi görmüþ olmakla beraber. maðrur bir tavýrla: . hanýmefendi. onun için rasgele bir macera deðildir. Feride Haným? Gerçi Münevver. Ayaða kalkmamakla beraber yerinde lusundan.Ona müsaade edemem. . siz de çok iyi ve bu tamamýyla suçsuz. . dedim. mükemmel yetiþmiþ yüksek bir genç unduðumu anlýyorum. Münevver.Yazýk zavallýya. Bu defa. ilk defa sevdiði bir evlenmiþ. . ÇALIKUÞU 113 izinle mi.Olabilir.Kâmran Bey'i çok seviyor musunuz? 112 Reþat Nuri Güntekin . . bu defa ayaða kalkmaya mecbur oldu. bu haberden sonra katiyen yaþamaz. Makine gibi çabuk ve ad renksiz bir sesle söyledi: .Doðru söylediðinizden nasýl emin olayým? . dedim. Eski mabeyincilerden birinin kýzýdýr. zaten hasta olan bu içli kadýnýn ölmesinden korkuyorum. Kâmran.8 114 Reþat Nuri Güntekin .Peki. Eldivenli ellerini ovuþturarak: . . Bir kabahat varsa tamamýy la Kâmran Bey'de.

Vazifenizi yaptýðýnýzý söyleyiniz. Bana bir hakikati öðrettiniz. Her zaman beyaz bir önlükle dolaþan Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. aðýr aðýr yanýma gelmiþti. Arkasýndan bir sürü edebiyat. beni tekrar arkamdan çaðýrdý: . birdenbire silkinerek sözünü kestim. Senden nefret ediyorum. Aðaçlarýn arasýndan yola çýkarak mektubu gözlerime yaklaþtýrdým.Ne münasebet. Fakat inanýnýz ki" diye bir cümleye baþlamak istedi. Üzülecek bir þey yok ortada. Öte tarafý artýk kendi bileceði þeydir. otelin ihtiyar odacýsý Hacý Kalfa'dýr. Hafif bir baþ selamýyla yürüdüm. zaten b okumaya baþladým: "Benim Sarý Çiçeðim" diye baþlýyordu. Þimdi yoruldu. Yalnýz bilmem neden m ktubun birkaç defa tekrar ettiðim þu son satýrlarýný hâlâ þimdi bile gözümün önünde buluyor "Gönlüm boþtu.Feride Haným. dersiniz. benimle. Fakat sonra yanlýþ bir þey yapmýþ olmaktan korkarak a ldým. fakat artýk dinlemedim. evkalâdelik olmuþ. Karanlýk artmýþtý. dedim. gözlerim gittikçe artan karanlýk içinden yazýlarý dar fena seçiyordu ki. Ne bitip tüken yazýdýr bu? Mektup desem deðil. olur Yabancý kadýn. Arkadaþýma ne söyleyeyim? . "Sarý Çiçeði" görmeden evvel de onun kalbine böyle bir ay mde anlaþýlmaz bir sevinç var. bizim bildiði iz. deftere yazýlmaz. bir dakika daha müsaade. Ben. yazarsýn da yazarsýn. Bunlar olaðan iþler." Yabancý kadýn. hemen hiçbir þey aklýmda kalmadý. Güneþ doðmadan evvel na belirsiz bir aydýnlýk yayýlýrsa. Fakat o. 'Sarý Çiçek' romanýný baþtan baþa öðrendik. sizi üzdüm.Ýsterseniz onu size býrakayým. bana bir kere daha seslendi. menekþe gözlerinizle ka e her þeyin rengi deðiþti. diyebilirim. onu görmek sizi müteessir edecek mi? Mektubu evvela elimle itmek istedim. Sizi uzun ince vücudunuzla. Öyleyse ne yazarsýn böy rup dinlenmeden? Bana bu suali soran. sözlerimden belki þüphe edersiniz diye size Kânýran Bey'in bir mektubunu ge irdim.VJELDfÐlN günden beri gece demezsin gündüz demezsin. sesi titreyerek: r ÇALIKUÞU 115 "Feride Haným. Ben. mektubu uzatarak: . Bilmem. Hacý Kalfa'nýn halini görünce kendimi tutamadým kahkahalarla gülmeye baþladým: . Bir daha ölünceye kadar birb k yok. çýplak ayaklarýyla tahtalarý silerken düþmemek için eline kocaman bir sopa almýþt ..Bu ne kýyafet. Eylül 19. size teþekk le edeceðim. Yal nýz bir dakika müsaade ederseniz bir göz gezdireyim. Bir saatten fazla bir zamand an beri dýþarýda þarký söyleyerek tahta siliyordu. kendisinde kalmasý daha iyi olur. mektup. Hatta. bir akþamüstü otelin bahçesinde ýþýklar yanarken "Sarý Çiçeði" karþýsýnd Ondan ötesini o kadar çabuk okuyordum ki. hýzla aðaçlarýn arasýna . Arkadaþýma artýk lüzumu kalmadý. . Sonra okursunuz. Sevmeye ihtiyacým vardý. Þimdi artýk sizden müsaade isteyeceðim. Omuzlarý ek: . FERÝDE" ÝKÝNCÝ KISIM' B. kitabý saçlý sakallý ulemalar yazar. Benim artýk konuþmaya nihayet vermek istediðimi görünce . Sen parmak kadar çocuksun. kendi dediði gib i satýr lakýrdý atmaya geldi. .. Bir hatýradýr.Feride Haným. Kâmran'ýn bizim artýk bir daha barýþtýðýmýzý göremeyeceði kayanýn yanýnda ne kadar bekledið at beklemekten usanarak odama geldiðinde ve masanýn üstünde çizgili mektep defteri yapraðýn aralanmýþ þu birkaç satýrý gördüðü zaman herhalde þaþalamýþ olacaktýr: "Kamran Beyefendi. Kitap desem deðil. mutlaka fevkalâde bir þeyle karþýlaþacaðým!" diyormuþ. bugün arkasýna dört peþli bir eski zaman en i giymiþ.Bana bir faydasý olmayacak dedim.tasýný açýp kapadýðýný görüyordum.

ben de tahtalarýmý nrçalayým. biraz eðlenmen için.Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu yalnýz odada ki.Beni kýzdýrmak için mahsus yapýyorsun ama. vardýr ama. 120 . karanlýkta bir köþeye gizlenmek istedim. Hacý Kalfa kaç baharýn yoðurdum! yemiþtir. haným gibi giyineceðiz elbette. Ben.. defterimi eksik býrakmamak için son bir gayret lâzým. Mamafih.. fotoðraf karþýsýnda poz alýr gibi sopasýna dayandý. eser býrakmamaya çalýþmalýyým. kafeste bir kuþ gibi gör mesi doðru deðil. her neyse onun sý bizlere düþmez. diye bana çýkýþýyordu. "islam muhadderat-larý"nýn yanýna öyle sallapati gi mez. dudaðýmdaki mürekkep lekeleri ne oluyor? Hele geceler efterime yazarken sýk sýk kendimi mektepte görmem. hanýmlýk yapýyoruz. ara sýra konuþtuðum dertli bir komþumdan baþka. kýrýk kanadý. bilirsin sen? Onlar ki hat gibi sülüs yazýlar. dedi. H bakalým. çekinmeden içeriye giriyordu. kuþ-kelimesinin eski "Çalýkuþu"nu. Adamcaðýzýn hakký var. gül. böyle konuþmakta devam ederse. gözlerinde tatlý bir gülüms verdi: . Þimdi. öbür gün iþine baþlayacak bir e kendimden. fakat sonradan vazgeçti: . ne çeþit memurlar bilirsil sen? Bir derdin vardýr senin. dairelerdi ne kadar taban tepmiþ. artýk çalýþamýyorum. Hacý Kalfa. Yarýn. sen yaz yazýný.. çocukluðumdan hiçbir iz. "Muhadderat" herhalde kadýn falan demek olacaktý. sana bir parça da oynayacaðým galiba. kapanmýþ gagasýyl k gayreti var. Yalnýz yazarken." Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduðum bugün de birinin beni. öðreneceðimi öðrendikten sonra odama gidiyordum. alay ede ede Hacý Kalfa'ya bu saygýnýn manasý lýðýný anlatmýþtým. çatkýn çehresini daha çatýyor: 118 Reþat Nuri Güntekin . ne çýkarsa onlardan çýkar. "Haydi caným. alay ediyor. "Baþýný ört hocaným. Mademki artýk koskoca insaným. ÇALIKUÞU 119 Hacý Kalfa'yý savdýktan sonra tekrar masamýn baþýna geçtim. ben g diyordu.Yoo! iþ senin bildiðin gibi deðildir. aramýzýn bozulmasýndan korkuyorum Mamafih. Sonra. Sonra. Teklif mi var aramýzd ?" diyordum. ziyaný y aplýk daha artarsa ben. Hakikaten parmaklarýmd Hacý Kalfa'nýn söylememesine raðmen. Hacý Kalfa. Fakat hocalýk gururuma yediremediðim içi n bunu Hacý Kalfa'dan so-ramýyordum. ilk g de çekiniyordu. . Arkamda býraktýðým iðrenç dü ere daha dönmeliyim. Onlar ki böyle karýnca ayaðý gibi eðri büðr larlar. biraz alay çýkar. Hacý Kalfa. onu ni sardýkça sarýyor. Hacý Kalfa. aklýna estikçe kapýmý vuruyor. biraz da bu lekelerden gelmiyor mu? Hacý Kalfa'nýn bir sözü daha zihnime takýlýyor: "Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu y ki. anladýn endim? Hacý Kalfa'ya ne yazdýðýmý anlatmak kabil deðildi. O. Sen misin Feride? Niçin saklanýyorsun? Cevap vermeden karþýsýnda durdum. Biz. Bir iþ için odama gireceði zaman kapýyý vuruyor.Yazým pek çarpýk çurpuk da meþk yazýyorum Hacý Kalfa. O akþamüstü. iki par etmez yazdýklarý. Hacý Kalfa. gözlerinde garip bir hüzünle ilave etti: . kýzmayacaðým. .Çocuk aldatýyorsun. öbür gün derse baþlay lar sonra. artýk bir daha göremeyeceðim insanlarýn afýmda dolaþýyor gibi olmalarýný hissetmem. dedi.Ne yaparsýn. Fakat teyzem beni görmüþtü. yarýn. parmaklarýný mürekkepl boyamamaya gayret et ki. çocuklara karþý asýl ayýp odur. odama giren tek insandýr. Taþlýkta te ttim. Birbirimizin yüzünü fark edemiyorduk.Kim o? diye seslendi. gülmemin bir türlü kesilmemesine evvela kýzacak oldu. yabancý kadýndan. dedim. iþin mi yok Allah aþkýna. Fakat.

Cevabýný beklemeden ellerini tuttum. Görünmez bir el göðsüme basýyor. Fakat. Penceremde ýþýk görüp gelmelerinden korkarak karanlýkta hemen el yordamýyla. bu gece nerede barýnacaktým? Evvela. Teyzem. Bu vaziyette bir kýzý bir gececik olsun evler kabul etmek. hatta. uzunca bir akþam gezintisinden dönerken onun evine uðramýþ. 122 Reþat Nuri Güntekin Sekiz.. yahut bir a sesi iþittikçe tireyerek duruyordum. kendile boþ yere üzeceklerdi. Fakat. ilk aklýma gelen isimler tabiatýyla evdekilerin de ayný kolaylýkla düþüneceði isimler olacak. son bir defa öpmeden ayrýlmak istemiyordum. ona býrakýlaca satýrý yazdým. Karanlýkta bir gölge gördükçe. ne çare ki vakit çok dardý. ben nereye gidecektim? Yar olay. Asýl mesele bu geceyi geçirmekte . acý acý gülüyordum. yadigâr kýymetinde birkaç p kalma küpe. hem de üstümde bozuk param yoktu. Onlarý bu fikirden vazgeçirmek. Zihnimde müphem surette tasarlanmýþ bir þeyim vardý. Odam darmadaðýnýk. Yalnýz bir baðýn kenarýndan . "Yine ne derdin var. ýssýz kýr yollarýnda. dedim. teyze. izimi çabucak keþfederlerdi. yarým saat bahçesinde dinlenmiþtik. belki her þeyi söyleyecektim. Sonra. Geçen sene bir gün. hatta araba yolculuðu tehlikeliydi. yüzük gibi bir iki fakir mücevheri mektep valizime doldurdum. . Evvela onu çevirmek istedim.Hiç. Fakat o. Yabancýlara hesap vermenin ve onlardan nasihat dinlemenin gücüme gideceðini hissediyordum. yaya olarak Sahrayýcedit yolunu tuttum. ne olsa. þýmarýk bir kýz nazý sanacaklar.Reþat Nuri Güntekin .bu hem tehl ikeliydi. arkasýnda derbeder bir mektep çocuðu odasý býrakmasý at. dedim. Fakat. Nihayet. Teyzemden bir þey istediðim vakit daima böyle söylerdi. aklýma. Onu. Beni aramaya. Fakat kararýmý bir çocuk deliliði. karanlýkta iki yanaðýndan. bu dakikada bana bir tatlý kelime söylemiþ olsaydý. Sokaktan bir muhacir arabasý geçiyordu. nefesimi kesiyor gibiydi. Kýrmýzý bir kurdele ile baðlý diplomamý. Fakat. fakat. saçým aðlayarak kollarýna atýlacak. benim orada olacaðýmý akýl edemezdi. Çaresiz. G eceyi onun evinde geçirirdim ve kimse. en evvel onlardan baþlayacaklardýr adaþlarýmýn aileleri gece yarýsý telaþ içinde beni sormaya gelen aileme. hafifçe yanaðýma dokunsa. annem demektir. iskemlelerin üstüne elbiseler atýlmýþtý. benim ne halde olduðumu fark edemedi. civar köþklerde oturan bazý arkadaþlarým geldi. beni de. ÇALIKUÞU 121 Nereye gideceðimi.Teyze. benim hatýrým için yok" demeye cesaret edebilecekler miydi? Ýstasyona giden caddeyi tehlikeli bularak aradaki Içeren-köy yollarýna sapmýþtým. bu akþam bana öyle geldi ki bu sözlerle: "Artýk yetmedi mi?" demek istiyor. ancak. yaptýðým az çok bir rezaletti. Gecenin bu saatinde nereye sýðýnabilirdim? Her þeyi göze almýþ olmama raðmen elimde valiz sabaha kadar tarlalarda dolaþamazdým ya. belki tuhaflarýna gidecekti. Beni muhakkak ki iyi karþýl klardý. on sene evvel akrabalarýmýzdan birinin evinde sütnine-lik etmiþ bir muhacir kadýný v rdý ki. etrafa kol kol arayýcýlar çýkacaðý muhakkaktý vapur. Feride?" dedi. Gerçi hayatýný ken i istediði gibi yaþamak isteyen bir insaný zorla. sokaða çýktýktan sonra düþündüm. bu köþke dönmeye mecbur edecek bir kuvvet yoktu. Karanlýk gittikçe artýyordu. cesaretimi kaybetmeye baþladýðým bir zamanda aklýma bir þey geldi. .Mutlaka yine bir yaramazlýk!. sonra gözlerinden öptüm. Sonra bu fevkalâdeliði izah için onlara bir þey söylemek lâzým gelecekti. Kapýlardan kaçan evlatlýklarýn da böyle yaptýklarýný hatýrlýyor. dolabýmý açtým. Evet. Þaþýrmaya. Sahrayýcedit'te oturur ve sýk sýk köþke gelirdi. tek baþýna dolaþan dan kim þüphe etmezdi? Bereket versin. ortalýkta in cin yoktu. Açýk dolap gözlerinden çamaþýrl cesaret ettiðim þeyi yapacak insanýn. bir daha adýmý anmaya tövbe ettirmek için yarýn teyz nasýl bir mektup yazacaðýmý biliyordum. müsaade edersen seni öpeceðim. Teyzem. Eskilerimi daima ona verdiðim için benimle arasý gayet iyiydi. Gece vakti. Rezalet orkusuyla belki polise baþvurmazlardý. Biraz sonra köþkte bir kýyamet kopacaktý.

izimi keþfetse bile. sesi. iki kere yutkunduktan sonra: . bugüne kadar bende ne bir hüzün. Gülmisal Kalfa. Teyzem zihnimde gittikçe dallanýp budaklanan mektubu aldýktan sonra. teyzemlerle arasý bozuktu. karanlýða baka baka uzun bir plan hazýrlamý Dolabýmýn bir köþesinde. Sütnine ile ihtiyar kocasý. Yüzüm sýmsýký kapalý old r. Hatta. Benim gittikçe anneme benzediðimi söylerdi. Kalfa. fersiz mavi gözleriyle þaþkýn þakýn bana bakýyordu. nineye misafir ol bu gece. fesuphanallah! diye seslendi. yabancý yer deðil ya. Karþýdan türkü söyleyerek birkaç sarhoþ geliyordu. Ah. Annem evlenirken. Bir þey söylemeden kapýnýn önünde durdum. Ben de þuradaki bir ahbabýmda kalayým!" dedi. o vakit de kuþ uçmuþ kervan geçmiþ bulunuyordu O gece. aðýr aðýr solup sararmaktan baþka bir þeye y ettiðim diplomam gözümde bir ehemmiyet almýþtý. onun üzerinde anlaþýlmaz bir tesir yaptý. pek makbul olduðunu söyledikl daydý. Aðlamanýn bu kadar güzel bir þey olacaðýný. istanbul'da benim için Gülmisal Kalfa'nýn evinden daha emin bir yer yoktu. Baðda köpek falan o lim haraptý. tapraða bulanmýþ. bütün hayatýmý ço çocuk arasýnda. Uzaktan sizin lambanýzý gördük. Bir sýçra lçak çitin üstünden aþtým. sözlerimden þüphe etmediler. hiç unutmayan eski bir arkadaþý: "Güzide'nin. sütninenin odasýnda. istanbul'dan çýkýncaya kadar. küçük bir gece misafir et- ÇALIKUÞU 123 mek þerefi onlar için o kadar büyük bir þeydi ki. Sahrayýcedit caddesini geçerken kaldýrýmlar üstünde. onu da Eyüp'te ihtiyar bir kolcub aþýya vererek çýrak çýkarmýþlardý. onlar geçip gidinceye kadar orada gizlendim. Amcam: "Haydi Feride. Fakat. o öldükten sonra kalfa. Annemi çok sevmesine mukabil. Büyükkannem saðken ara sýra yalýya lir. Güzidem gelmiþ. tamamýyla yirmi yaþýndaki çehresi. beni görünce þaþýrdýlar. Bu fazla heyecanýn sebebini anlamýþtým. Bir. Sesim. Yolda hazýrladýðým kurt masalýný okudu dan geliyorduk. boðuk bir feryat kopardý: . Ça ya dönüyorduk. Herhalde. yorgun yorgun sopasýný s bekçiye rastladým. Annemi ben. beni tanýmadýn mý? diye sordum. Fer i aðlamadan dinleyemiyorum" derdi. gibi yaþlar akarak: . ür eri çekilerek: .Ah çocuðum. 124 Reþat Nuri Güntekin l O sabah. ne bir fazla sevgi uyandýrmýþtý.Dadý. Bundan baþka. Bu hayal. bu halayýktan evvel bana hiç kimse anlatamamýþtýr. hayal meyal hatýrlarým. kalfanýn sokak kapýsýný aralýk buldum. Açsana yüzünü haným? Valizimi ýslak taþlarýn üstüne koyarak peçemi kaldýrdým.ken küçük bir tehlike atlatým. kýrmýzý kurdelesiyle.Güzide. Sebebini bilmiyordum ama. Doðrusu masalým bu saf insanlarca bile pek kolay inanýlacak bir masal deðildi. onu seyretmeye baþladým. . aralarýnda galiba bir de kavg a çýkmýþtý.Fesuphanallah. lambamý söndürmüþ. Fakat hoþ bir tesadüf oldu. Zavallý sütninenin benim için hazýrladýðý kýr lavantasý kokan tertemiz yataðý ertesi sabah amýþ gördüðü zaman ayaklan suya ermiþtir ki. Gülmisal Kalfa'ya da þimdi ayný þey olmuþtu. Bütün ümidim. toza. Eyüpsultan'daki Gülmýsal Kalfa'nýn evinde gizlenmeye karar ve im. Onun sayesinde Anadolu vilayetlerinden birinde bir hocalýk alacak. karþýma çýkmaya yü bulamayacktý. büsbütün ayaðýn zelerim de adýný anmaz olmuþlardý. evladým! Damarlarý çýkmýþ zayýf kollarýyla boynuma sarýlýyor. çiz i ve boyalarý silinmiþ eski resimler þeklinde belli belirsiz bir hayal. Fakat. Adamcaðýz beni görmeden yan sokaklardan biri saptý. ah çocuðum diye hýçkmyordu. Bu saatte baþka araba da bulamadýk. Þurada arabamýzýn tekerleði kýrýldý. bana boyalý Eyüp oyuncaklarý getirirdi. Bazý terk edilmiþ odalarda. þen ve mesut geçirecektim. aðlamaktan baþka bir þ y yapamayacaktý. Kendisi kýnalý kaþlarýnýn üstünde bir baþör mam nalýnlarýyla evinin taþlarýný yýkýyordu. Öteki alçak da ne de olsa insandý.Bir þey mi istediniz haným? dedi. annemin dadýsýydý. .

. ikide birde: . içimde anlaþýlmaz bir þey oldu. akþa dan beri. dokuma bir örtü ile kaplý kerevetinin üzerine yatýrdý. soyduðum patatesleri gördükçe at ediyor: . iskarpinlerimi. onu görüyorum sandým. Sýra bana gelince. Kâmran Bey bir cahillik etmiþ.Sahi öyle kalfa. Öte taraftan beni aramaya gelenler olursa. hâlâ için için aðlamakta ordu. dudaklarý . olduðu gibi söyledim. o vakit dikkatle gözlerimi açýyor: . Ben. sen onlarýn yarýsýný kabuklarýyla beraber atýyorsun. Onun patiska perdeli küçük odasýnda geçirdiðim ilk saatlerin tadýný dünyada unutamayacaðým. ölümünün ÇALIKUÞU 125 ateþi yüreðimde. aþçýyý hizmetçi ulacaktým? Hazýr Gülmisal Kalfa elimdeyken ondan nasýl yemek piþirileceðini. annem bana çok mu benziyordu? . dün gece köþkten nasýl çýktýðýmý. iki üç gün sana misafir olduktan son baþka bir memlekete gideceðim.Gülmisal Kalfa. böyle söylerken. Ben.Kalfa. Kalfayý dizlerimin üstüne oturtup hoplatarak. Annem. kýzým. artýk deðiþmeliydi. sen çocukluk etmiþsin. feryat asmadan. Ben. Ben. kapýdan çevirecektir. Gülmisal Kalfa'ya isyanýmý anlatmaya imkân yoktu. uktan sonra. Bu. baþýma gelenleri ona. beni ele vermeyecektir. ama o ne ince iþmiþ! Kalfa. Anadolu'da nasýl hocalýk edeceðimi.Bu ellere kýyabilir miyim ben? diyordu. dadýyý güldürüyordum. gözümün önünde. yine kuyu baþýna oturarak onunla beraber zerzevat ayýkladým. Kalfanýn isyanlarýna. al rýmý okþayarak annemi anlatmaya baþladý. vücudumun bir yerinden gelen hafif sýzýnýn adeta uyuþtuðunu duyuyordum. ihtiyar kafacýðmý nafile yorma! Ben. mutfaktaki tertemiz hasýrýn üstüne oturduk. Yaram eden birkaç küçüðün ara sýra kulaklarýný çekmekten baþka bir þeyde kullanýlacak deðildir. benimle uðraþmaya baþlamýþtý.Dadý. bir daha ölünceye kadar oraya dönmeyeceðimi söyledið de. baþýmý dizine koydu. F kat. Gülmisal Kalfa ile ev iþi gördük. Bundan sonra. bir cuk masalý dinler gibi gülümseyerek dinliyor. ben de. burada misafir kaldýðým müddetçe. patatesin tanesini kaç kuruþa verirler? Kabukla- ÇALIKUÞU 127 nný en çok kaç santim kesmek lâzým gelir? gibi sualler soruyor. ellerimi okþayýp yanaklarýna. ara sýra "Vah yavrum" diye içini çekiyordu. beni çocuk gibi soyarken. çoraplarýmý çýkardýktan sonra iþe giriþmiþtim. taþlýðýn yanýndaki odada.Dadý. Doðduðu gün.Fakat. bin zahmetle satýn aldýðým patateslerimi arýsýný atacak ve ömrümün sonuna kadar farkýnda olmayacaktým. Tenceremizi ateþe koyduktan sonra. diyordum. diyordu. ben de "Anne. nasýl sökük dikilip çorap yamanacaðýný öðrenmeliydim. Zerzevat ayýklamak deyip geçeriz. Gözyaþlarý içinde ona sordum: . anneciðim!" diye katýla katýla aðlamaya baþladým. kadýncaðýzýn adeta gözlerinden Cahil bir Çerkeze yeni mektep usullerini nasýl anlatýrsýn? Bunlarý yaparken seviniyor. Zavallý ka ni unutmuþ.Kýzým. tahta silmek için kaç kova su lâzým? dediðim zaman. Ondan öðreneceðim þeyleri yazmak için yanýma küçük bir not defteri koymuþtum. Sonra. O gün akþama kadar. nihayet benim heyecanýma kapýldý. Gülmisal Kalfa. kuyudan kova kova su çektim. söylemesi ayýp ama. neler yapacaðýmý öyle neþe ile anlatýyordum ki. Allah topraðý kadar ömür ve ihtiyar kalfa. bulaþýk ve çam hatta. kadýncaðýzýn gözleri doluyor. o eller için þimdilik fazla bir tehlike yoktur. Tahtalarý sildim yahut batýrdým. þimdiye kadar hep hazýrdan yemiþ r gün bir yumurta bile piþirmemiþtim. bir daha yapmaz!" de di. Hele: .Çok. Yeþil bir bürümcüðe sarýlý küçük Mushaf mý duvardan indirdi ve o tti ki. mavi yüzlü yemenisi ile ilk defa kucaðýna aldýðý dakikadan sonra ayrýldýðý gün ir bir anlattý. bunu senden öðrenmeseydim. Elimin emeðiyle yaþayacaðým. Hikâyemin sonunda dedim ki: . seni görünce aklým karýþtý. zavallý ihtiyar kafasýndan benimle onu ayýrt edemeyerek "Güzidem" d iye hýçkýrýrken. Kalfa sözlerimi. Tövbe eder. buruþuk 126 Reþat Nuri Güntekin yanaklarýný çekiþtirerek anlattým ki.

alay etme. Teyzemin b masýna. benim adýmý aðzýnýza almak küçüklüðünden kendinizi s isiniz ki. ruhsuz. Hademe parmaklarýný tükürükleyip kumral .. insan "Acaba azýr Paþa. yüksek bir kapýnýn üzerinde "Makam-ý Nezaret" diye bir tabela gözüme iliþti. Çalýkuþu da. caným nasýl isterse öyle yaþarým. ÇALIKUÞU 129 Nezaret kapýsýný buluncaya kadar cesur ve neþeliydim. bereket versin ki. Çocuklarým. Bunun için en iyisi. manasýz. o da diplomamý görür görmez. 'Böyledir de niçin onunla evlenmeye razý oldun?' diyeceksin. "abla" dedirteceðim. Fakir olanlara. hatta düþmanýna ettiði iyiliði baþýna kakmak mürüvetsizliði r mektebim olacak. sen çok yanlýþ yola gidiyorsun. bi r korku aldý. Onu da öðrenirim elbette. Anadolu herhalde ondan çok daha güzeldir.Ah. ne de 128 Reþat Nuri Güntekin baþka türlü bir his duydum. Oðlunuz için böyle düþünen bir kýzýn saadetli eviniz için nasýl bir felaket olacaðýný Ýþte. Fakat. Bu lakýrdýlarý iþitikten sonra. hakaretle reddederim. artýk birbirimizin adýný anmamak olacaktýr. diye içini çekiyordu. Fakat. Ben. bu bu merdivenlerde bir alay insan. kâh piþman olmuþ gibi kýzarak: . fakat gönülleri öyle zengin. kendimi vaktinde topl adým. þýmarýk. Arabistan'ý ayal meyal biliyorum. Kimseye bir þey sormaya cesaret edemiyor. Saðýmda. çerden çöpten bir insan. Bu iþler bittikten sonra teyzemin o korkunç mektubu yazýldý. bir alay çocuðum olacak. Daha sayayým mý? Ben. kapýdan girince hava birdenbire deðiþti. Bu mektubun bir yerinde þöyle lüyordum: "Seninle açýk konuþacaðým. Kendileri fakirmiþ. þaþkýn þaþkýn et a bakmýyordum. bu aðza alýnmaz lakýrdýlarý utanmadan. Zayýf. Oradaki insanlar biz e benzemezlermiþ. Fakat. darýlsm teyzem ba in." Bu terbiyesiz mektubu hatýrladýkça daima utanacak ve aðlayacaðým. öyle zenginmiþ ki. isterseniz bir iki damla gözyaþý dökün. kim bilir gideceðim yerler ne kadar güzeldir. Bir hademe beni Nazýr'ýn yanýna götürecek. parlak marokenden kývrým kývrým somya telleri fýþkýrm kollarý yaldýzlý kerli ferli bir hademe oturuyordu. Kapýnýn önünde. postunu sudan kurtarmýþ bir insaným. minimini. iþlerimin gayet kolay biteceðini umuy rdum. Görürüz bakalým hangimizin yanlýþ gittiðini. çekinmeden bile size yazan nankör ve terb siz kýzla karþý kaþýya gelecek olursanýz. kalfacýðým. çýkýntýlý sofalar. Ben. yahut Bey bu mu?" diye þüpheye düþse yeriydi. Kâmran. Farz edin ki. Varsýn kýzsýn. bugün. bir çamaþýrcý kadýn kavgasý yapmaya da kadirdir. Fakat lâzýmdý. gibi bir köþede ölüp gitti. hiçbi eðil fakir bir akraba çocuðuna. Öyle bir edasý vardý ki. Bir delilik yaptýk. içinizden ayrýlmak ve aradaki bütün baðlarý kesmek suretiyle bu felaketin önü erden beri gördüðüm iyiliklerin birazýný ödedim. hiçbir zaman kendini beðenmiþ. teyze. yirmi yaþýnda. evlatçýðým. arkamda Gülmisal Kalfa'nýn bol çarþafý. "Hoþ geldin h de senin gibileri bekliyorduk" diye beni.Feride. açýk gezen kadýn alara pek ehemmiyet vermediðini iþitmiþtim. Anadolu'nun en yeþil bir memleketine ta yin ediverecekti. elimle siyah önlükler dikeceðim. sa bir yardýma filan kalkayým demeyin. ona karýþmam. kâh gülüyor. Korka korka yanýna yaklaþtým: . * Ertesi gün mektubumu elimle postaya verdikten sonra. Gülme. doðru Maarif Nezareti'ne gittim . Ça nun kafasýzlýðý malum. Baþtan baþa çiçeklerle donatacaðým. O. Girintili. onu hiçbir zaman ne beðendim. Böyle yapmaya me em sokakta kendimi kimseye tanýtmamak lâzýmdý hem de Maarff Nezareti'nin. Kalfa. "Hangi elinle?" di yeceksin. diyordum. karaktersiz bir konak çocuðundan þey olmadý. dedim. ne istedim. yüzümde onun kalýn peçesi vardý. bana hiçbir zaman bir þey söylemedi. beni bir heyecan. belki peþime düþmesine baþka türlü mani olamazdým. binanýn alt baþýndan üst baþýna kadar acayip merdivenler.Nazýr Bey yahut Paþa'yý görmek istiyorum. Herha odasý orada olacaktý. artýk.

sanata heves etmeliymiþler. neler söyleniyordu! Benim gibi kadýnlar.Muallimlik deðil mi? istidanýz var mý? dedi. Kolumu biri tuttu. istida yapýn! Ben. Hanýmlar. Acý bir bakýþla: . insan. kýzým.Böyle þey için Nazýr Bey rahatsýz edilmez. hocalýktan ziyade. çini mavi gözlü bir ihtiyar kadýný gözüme laþarak halimi anlattým. Odasýna girdiðim zaman. dairesine söyle.Beyefendi hazretleri. sinirli bir istihfafla dudaklarýný bük köþede oturan cýlýz bir misafire baþýný salladý: . . yazýhanesinin önünde ayakta duran iki genç kadýnla konuþuyordu. Gelin sizi Ted-risat-ý Ýptidaiye Dairesi'ne götür bir kere Müdür-i Umumi Beyefendi'yi görmeye çalýþýn. daha sonra da maaþ az. korku ile dilimi çýkardým. þahane bir bakýþla beni süzdü.Tanýdýðýn olup olmadýðýný bunun için sormuþtum. yer yer çiçek bozuðundan yenmiþ kocaman kafalý. býyýklarýnýn ucunun ne þekil aldýðýný görebilmek için dudaklarýný büzüp cevap verdi: . Nezarette tanýdýðýnýz kimse yok mu? dedi. kekeleyerek halimi anlatmaya baþladým. . daha sert bir sesle: . dedi. Peçenin altýnda. dedi. dedim. Aman Yarabbi. hayatýmý kazanýrmýþým.Meslekte müptedi olduðunuz görülüyor. artýk cevap vermeye lüzu görmedi.Yani diplomam mý demek istiyorsunuz. . O kadar dalgýndým ki. bana sorulmuþtu. Git. imzalarýna. sonra: .Görüyorsunuz ya hali. kâðýtlara þöyle bir göz gezdirdi. Beyefendinin buyurduklarý gibi. Müdür. damgalarýna baktý. * Merdivenden inerken gözlerim etrafý kapkara görüyordu.Gidin. Sonra muallimlik isterler. meyus olma. Yine bi . Ne diyeceðimi kestiremeyerek þaþkýn-þaþkýn etr Müdür. Belki bir tanýdýk vardýr ama. Çalýkuþu . dedim.F 9 130 Reþat Nuri Güntekin Merdiven parmaklýðýnýn kenarýna sekiz on su kovasý dizmiþler. Müdür. efendisi.Hayýr. O. Tatlý bir gülümseme ile: . Fakat çalýþýrsa erzi olur.Ne bekliyorsunuz? dedi.rýnýn ucunu kývýrarak. Usulü dairesinde muamele p! Usulü dairesinde muamelenin ne olduðunu öðrenmek istedim. müsaade buyrulur mu? Haným kýza halisane bir nasihat vereyim. nasýl çýldýrmaz? istida ile þahadetname arasýndaki farktan h eri yoktur. Bir tanesi fark edilecek kadar titreyen elleriyle çantasýnýn içinden buruþuk kâðýtlar çýkar birer yazýhanenin üstüne koyuyordu. Bu. Fakat o. yer uzak diye kafa t utarlar. irdenbire sözümü kesti. Öfke ve ümitsizlikten aðlamamak için diþl arak halimi anlattým. . az kaldý baðýracaktým. yine o çini mavi gözlü haným soruyordu. üzerine -Köþkte tahterevalli n kullandýðýmýz tahtalara benzer. dedi. Haydi bilmiyorsanýz bir biline sorun. aðýr aðýr: .Hocalýk isteyeceðim. diye düþündüm. geri geri giderek bir temenna ettiler. ismizini þubeye kaydettirin. böyle olursa.iþin nasýl oldu kýzým? Bu suali. ayný maðrur ve þahane eda ile baþýný öbür tarafa çevirdi. þaþkýnlýkla bir yere çarpmadan odadan çýkmaya çalýþýrken köþede oturan küçük efendi ar .bir uzun tahta alarak garip bir peyke meydana getirmiþle rdi.Siz ne istiyorsunuz haným? Bu sual. istida ile þahadetname arasýndaki farký he nüz anlamamýþ olduðuma göre hocalýkta muvaffak olacaðým esasen þüpheliymiþ. siyah sakallý. Odanýn tavaný fýrýl fýrýl baþýmda dönüyordu. Mamafih. bilemiyorum. kim bilir ne olacak Vay baþýmýza gelen.Bunu daha sonra anlarsýnýz kýzým. Fakat o. Fakat buna ne lüzum var? Söylediði kelimelere göre âlim bir hocahaným olduðu anlaþýlan mavi gözlü kadýn gülümsedi: . Biraz þaþýrarak. Sert bir sesle: . Peykenin üzerinde kadýnlý erkekli bir yýðýn insan oturuyordu. Müdür. ÇALIKUÞU 131 Daha ziyade þaþýrdým: . dedim. Siyah yün çarþafýný çenesinin altýndan iðnelemiþ. kalýn kaþlý gayet esm dý.Ne yapacaksýnýz Nazýr Bey'i? dedi.

. Geç þöyle otur bakalým. Naime Hocaným teklifsiz bir tavýrla: 134 Reþat Nuri Güntekin .Acayip. hakikaten þansým yoktu. âlâ. bu sefer beni. eliyle yüzümü göstererek Naime ÇALIKUÞU 133 hocanýma iþaretler yapýyor. haným kýzým? . . Dam do Sion mektebinden diplomalýyým. ben Darülmuallimat'tan çýkmadým. dedi. sonra h demeyi ite kaka kapýdan dýþarý çýkardý. Önünde duran bir fincan kahveyi.Efendim. karþýsýnda benim biraz evvelki halime benzer bir vaziyette ti ir titreyen bir hademeyi dövecek hareketler yapýyordu. Çünkü. minimini bir hücreye soktu. ora t vermeyen bir manzara ile karþýlaþtým. Müdür. Senin için hayli tehlike var . öyle hoþtu ki.Aman. tatlý bir gülümseme ile bana: . bu adamcaðýza birdenbire kaným kaynayý-vermiþti. Fakat siz de bana on larýn olmadýðý yerde ders bulursunuz. o çok yaman dediðiniz adamlar kimlerdir.Aç yüzünü bakayým kýzým. Galiba Fransýzca bilmiyordu. fakat meydanda olan bu sebebi bir türlü söylemiyordu.r belki. Nihayet. Sen kadýnca daha iyi anlatýrsýn Naime Haným. buradan kaçalým. Hele bir yaný beyaz. Fakat buna vakit kalmadý. . OooL Sen daha hemen hemen çocuksun. 132 Reþat Nuri Güntekin Gel seni tanýdýklardan bir þube müdürüne götüreyim. bir yaný ra olan sakalý.Nasýl mektep bu? Müdüre uzun uzun izahat verdim. Sonra. iyi adamcaðýzdýr. mavi gözlü hanýma göz kýrparak. ihtiyar hocaným. . Mamafih. Her nedense.Hayrola Naime Hocaným? dedi. büyük bir kalem odasýndan buzlu r camekânla ayrýlmýþ. Eksik olmasýn. Bu hakikaten hoþ! Ben. dedi. bir insaný ilk görüþte ya severim ya sevmem. .Ben daha çok söyleyemem. belli etmemek için kâðýdýn ötesine. bilmiyorum. yüzünü saða çevirdiði zaman hemen hemen genç bir adamý görüy iýdiði zaman ise o adam.Niçini var mý. Bugün. her neyse. Sonradan bu ilk hissimin deðiþtiðini hiç mýyorum.Darülmuallimat'tan bu sene mi çýktýnýz. kýzým? Sebep meydanda. sonra diplomamý uzattým. hiddetten ateþ püskürüyor. Müdür. pekâlâ.Ah. Sakalýnýn bir tarafý siyah.Hayýr efendim. dedim. Müdür. Ancak sen. saf bir hayretle: . Müdür Efendi gülüyor. Faka t. bir tarafý adeta aðarmý i. sakalýný iki yana sallayarak kendi kendine konuþur gibi ilave etti: . . birdenbire gidiyor. ihtiyar bir hademeyi dut aðacý silker gibi tartaklaya tartaklaya dýþarý atan insan olduðuna bin þahit isterdi. .. berisine bakýyor.Güzel. . Yaþýn kaç? . Ne çeþit huylarý abbi? Mavi gözlü hocaným.Eh!. bu sefer elini dizkapaklarýna vurarak daha fazla güldü: . bizi görmüþtü. Öfkeli bir insanýn bu kadar çabuk yatýþtýðýný ömrümde ilk defa görüyordum. . birkaç kelime ile halimi anlattý. Bu kuzu gibi adamýn. elinde evirip çeviriyordu.Niçin efendim? . dýþarý gidemezsin. biraz evvel sokaða kahve döken. bulaþýk suyu döker gibi. pencereden sokaða serpti. dedim. Yeni arkadaþýmýn yavaþça eteðinden çektim: . sen bilsen dýþarýlarda ne yaman oðlu yamanlar vardýr! Ben.Yirmiyi bitirmek üzereyim efendim.Pekâlâ kýzým. yerine beyaz sakallý o ihtiyar yüzü gülümsemey aþlýyordu. Tekrar merdivenleri çýktýk..

Benimle göz göze gelince mahcubane baþýný ir þey söylemek istediði. mutlaka vilayetlerden birine gitme k mecburiyetindeyim. Yanýndan geçerken durdum: .Þahap. tam bir ay sürüklendi.Kuzum beyefendi. Þahap Efendi.Muamele takip etmek güç bir þeydir. Zavallý Þah ti olmasaydý. haným kýzý odaya al. bana getir. adeta kirpikleri titriyordu. Lütfen bunu nereye götüreceðimi de söyler misiniz ef im? 136 Reþat Nuri Güntekin .Ne vakit geleyim? dedim. dedim.. ailem hakkýnda sualler soruyordu.Amma yaptýn ha! dedi. Þöyle böyle derler ama. Ayol.. cýlýz bir genç göründü: . Allah tesirini halk etsin. mahcup bir ÇALIKUÞU 135 hal vardý. sen bugün fazla yoruldun. dedim.Pek güzel. O. fakat cesaret edemediði anlaþýlýyordu. ne söyleyeceðimi bilmiyordum. biz muallimlerimizi istanbul'dan çýkarýncaya kadar akla karayý seçeriz Sen ne dersin Naime Hocaným? Müdür. Acaba bir pot mu kýrmýþtým? Herhalde öyle o gülüþüyorlardý. üç gün sonra. sakalýný çekiþtirerek düþünüyordu: .Bu dairede. .Bak. Bu sözlerin manasý neydi? Bu efendiler ne demek istemiþlerdi? istida müsveddesi birkaç kere müdürün yanýna gitti. Þahap Efendi. . þu çocuðu boþ göndermeyin.istanbul'da kalmama imkân yok efendim. Bu fakir kýyaf asta çehreli memurda korkak. müdürün sözünü kestim: . oturduðu yerden. Artýk. Camekânlý kalem odasý arasýndaki kapý ak tefek. Fakat. erkeklerin içinde de ne insaniyetliler var. Siz rahatsýz olmayýn. hemen þüphelenmiþti. bizimkiler galiba bu mektebin diplomasýný tanýmýyorlar. dedi. Beni kapýdan görünce koþuyor.. Þu istidayý biraz da biz yazalým. arada sýrada kaleme uðrayýverirsiniz. kaþlarýný çatarak. dedi. pekâlâ ama. iþin iki. hemþire haným. Gönlünün rýzasýyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa te adüf ediyorum. Hele biraz sevindiðim vakit. kýzým. kýpkýrmýzý kesilerek baþýný eðdi. Yalnýz. merdiven baþlarýnda bekliyordu. belki daha da uzayacaktý. Fakat bu me götüreceðimi. . ara sýra ze bakýyorlardý. Sual sormak için bana baktýkça. Bir tanesi. Belki Naime Hocaným'ý tekrar görürüm ümidiyl kýnýrken gözüme Þahap Efendi iliþti. müdürün istediði müsvedde bana sualler sormaya. Doðru Ýstanbul Maarif Müdülüðü'ne gidersin. iþime olmuþ gözüyle bakýyor. Hiç münasebeti olmadýðý halde: . söylediklerimi bir kâðýt parçasýna not etmeye baþladý. sen istanbul rüþtiyelerinden birinde Fransýzca muallimliði istersin. þaþýrmýþtý: . Yanýnda baþka kimseler olduðu için daha fazla bir þey söylemeye cesaret edemedim. Ben.Kýzým. Adamcaðýzý kandýrýn-caya kadar baþýma hal geldi. Kuruyasý dilim durmaz ki. geldi. sana yol nu öðreteyim. Müdür. Bak. üç gün uzamasý canýmý sýkmýþtý.Size bugün çok zahmet verdim. "Þahap Efendi" diye seslendi. dedim. Ne dediklerini pek duyamadým. Anadolu'da muallimlik istiyor. birini bekliyordu. bir istida müsved desi yaz. Bu çocuktan gördüðüm iy nutmayacaðým. beni kalem odasýnda karýþýk bir masanýn önünde oturttu. aðýz aðýza bir þeyler konuþuyorlar. arkadaþlar birbirlerini ne iyi koruyorlar. Kurnazca bir istintak ediyor. Kýrmýzý mürekkeple allanýp pulla temize çekildi.iki. Pencerinin yanýnda duran orta yaþlý iki kâtip. "Muallime Haným hayli piþkin " sözü kulaðýma çalýndý. Aklýna bir þey gelmiþ gibi elini masaya vurarak: . . dedi. gelgit. Ben. Küçük kâtip. Müdür. merdiven baþýnda. müdürün boynuna atýlmak. evladým. sakalýnýn beyaz tarafýndan öpm p Efendi. dedi. Yalnýz birinin.Haydi bakalým. siz iyilik etmeyi seversiniz. elimden geldiði kadar yardým ederi m. îzin verirseniz istidanýzla bend z meþgul olayým. Müdür: .

Efendim. . pencerenin yanýnda. küçük kâtip. Fakat bizimkini bilirsin y a. dedim. Bu sözleri söylerken.Hasta mýsýnýz? Niçin bu halde daireye geliyorsunuz? dedim.Bugün cevap almaya geleceðinizi biliyordum. beni adeta þýmartmýþtý: . Fakat malum ya. Halinden. bir sebep olab ilir miydi? -Tabii baþka iþler de var. Bu çocuk.Beyefendi. kendiniz düþünün. Nezaret-i Ce lile'ce musaddak deðilmiþ. cburiyetinde kalmýþ. Ömrümde acýsýný unutmayacaðým dakikalardan biri de bu olacaktýr. kaþlarý ve gözleriyle iþaret ederek beklememi anlattý. nasýl teþekkür e lemiyordum. istemeden dudaklarýmdan dökülüver-miþti.. Bu.Sen Hayriye Haným deðil misin? . Görmüyor musun? dedi. Son bir ümitle öteki müdüre baþvurdum. önünde du birer imzalayýp yere fýrlatýyor. Ak býyýklý kâtip. O.Beyefendi. Gülü tarife ne hacet! "Olmaz" diye kesip attý. düþmez kalkmaz bir Allah.Peki. ben bir tavýrla: . Maalesef sizinki de öyle. kýzým. Böyle olduðu ha i kovuyorlardý. . mektepler yeni açýldý. beni emretmiþsiniz.Hangi Feride? Ha. tekrar gözlüðünü taktý. vakitsiz bir mihnetle çökmeye baþlamýþ omuzlarýný okþuyo . aðýr aðýr yan Müdür.Bilmem. ne olacaktým? Yeniden teyzemin evine dönmek. fazla mý þaþkýnlýk gösterdim nedir adamcaðýz adeta müteessir oldu: "Ne yapayým kýzým? Ben de söyledim ama varak-ý mihri-i vefayý okuyup dinleyen var mý?" dedi Bu þefkat. elinde kâðýtlarýmla odadan odaya dolaþýrken utancýmdan yerlere giriyor. . Müdür. ak býyýklý bir kâtip namaz kýlar gibi eðilip doðrularak on ordu. mendiliyle camlarýný silerek: . dedim.Beyefendi. Yüzüme bakmadan. Ayýp bir þey yaptý aç adým geriye çekildim. bir Fransýz mektebinden çýkmýþ. Bu kadar meþguliyet arasýnda. bir þey söylemeden döndü.Dur. bir ne olacaðýnýzý düþünmeye kalkarsak vay halimize. Siz Nazýr Beyefendi'ye bir iki "kelime -i teyyibe" lütfederseniz bu iþ olur. ben. ölümden daha fena bir þey i. Yüzü sokak ta a dönük olduðu için yalnýz. söz den kibar bir ailenin çocuðu olduðu anlaþýlýyor.. ne yapayým ben þimdi? dedim.Artýk orasýný da. müsaade buyururlar rný biraz? dedi. uzun boylu. baðýra baðýra: .Benim mi efendim. Kuzum Beyefendi! Müdür. ÇALIKUÞU 137 Müdür. paravanýn yanýnda beklemeye baþladým. ben mutlaka bir iþ bulmaya mecburum. Aðlamamak için diþlerimi sýkarak: . bir yanlýþlýk olmasýn? .Sabret haným. kâðýtlarý bitirdikten sonra gözlüðünü çýkardý. Bu yaþýmda en uzak gurbetleri göze alýyordum. istemeden güldüm. Evet. dedi. konuþurken sesi . dedi. senelerce çalýþtým. onun.Hayýr. 138 Reþat Nuri Güntekin Kimsenin beðenmediði. benim diplomam iþe yaramazmýþ. Boðula boðula öksürüyor. siz sevabý seversiniz. irice yapýlý bir bey gazete okuyordu. ne olacaktým? iyi kötü.O. Mektebiniz. Evrakýnýz Müdür-i Umumi'de. . Köþede.Bana verilecek iyi bir cevabýnýz var mý? . dedi. "En uzak bir köþeye bile giderim" diyor. Ben. Müdür.Beyefendi. Zevcenizin hizmeti otuz seneyi bulmuyormuþ. aklýma geldi. birdenbire bir þey düþünmüþ gibi: . ben Feride'yim efendim. Bu diploma ile memuriyet verilmez. bu sözleri söylerken. ben ne olacaðým? Bu manasýz söz. aðarmaya baþlamýþ saçlarýyla sakalýnýn bir kýsmýný görebiliyord Müdür. Malum ya. ben güler yüzle kabul edeceðim. sert bir sesle: . Bir gün. bir tecrübe daha. müsaadenizle. . Teþrif ettiðiniz vakit kendisiyle görüþmenizi söyledi Müdür-i Umumi. çatýk çehresine bir kat daha dehþet veren bir siyah gözlük takmýþ. boðazýna bir bez baðlamýþtý. en uzak bir köy de olsa.istidanýz reddedildi. eliyle beni gösterdi: . .

sýk bir sesle Fransýzca konuþm baþladý. unutulmuþ. Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. adýna merhamet ve himaye denen büyük har keti yapmaya cesaret edemeyecekti. nasýl çalýþtýðýma. kamarama kendi eliyl e yerleþtirdi. Þahap Efen di'nin getirdiði kutu.de erkenden hâlâ sarýlý hasta boðazýyla rutubeti içinde beni uðurlamaya geliyordu.. erkenden rýhtýma gelmiþ. bende de aþaðý yukarý ona r þey kalmýþtýr. artýk ona. Bir Türk kýzý için þayan-ý takdir doðrusu." d hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý. elini elimden çekerek koþa koþa merdivenden indi. hatta Hüseyin. yorulup üzülüyordu Vapur kalkýncaya kadar. o da artýk kend eðini kendi kazanan bir insandý. bavulumun üzerinde duruyordu.en. beni anýna aldý. tanýdýðým inanlarýn hepsinden baþka türlü bir insan olduðunu anlamýþtým.. O. benzini sapsarý. daima: "Ayýn on beþi karanlýksa. büyük bir nizi uçarak geçen bir kuþun hayalinde ne kadar kalmasý mümkünse. Deniz yolculuðunu çok severim.. Bir sabah. bir þey söylemedi. ben de galiba kendimi tutamayacaktým. dan beri. büsbütün gidiyorsunuz demek. Yalnýz vapur kalkacaðý zaman dayanamadý: "Anneni bu radan vapura bindir140 Reþat Nuri Güntekin dim. bizi bekliyordu. nesi varsa söyleyip bitirmeli deðil mi? Halbuki bu bir saat içinde. Küçük kâtip hâlâ yanýmda duruyordu. dedi. güvertenin bir köþesinde oturduk. Küçük kâtibin hediyelerinden birini dudaklarýma götür düm.merkez rüþtiyesinde açýk bulunan bir coðrafya ve resim m allimliðine tayin edilmiþ bulunuyordum. Tekrar tekrar inip çýkarak kamarotlara tembihler veriyor. ayrýlýk saatinde durmadan konuþmalý. Kimse.Bülbül gibi söylüyor Fransýzcayý maþallah. . kapýlar adeta kendiliklerinden açýlýyordu. "Haydi haným. yedi yaþýnda bir küçük kýzken. Biz konuþurken. Gülmisal Kalfa ile belki. Fakat birdenbire gözlerimden yaþ Niçir ÇALIKUÞU 141 böyle aðlýyordum. ellerimle oynuyordu. Hem. O. inþallah yine seni böyle kucaðýma alýrým. gittiðim y adresine kadar hiçbir þeyi ihmal etmemiþti. o akþam Eyüp'e dönerken sevincinden adeta uçuyordu. güvertede kalmaya tahammül edemedim. Þahap Efendi'nin yanýmýzda olmasýna raðmen. Çalýkuþu. fakat halim. vapurdaki insanlar. Biraz kanlý. her muamele bitmiþ. Bundan sonra. Sonradan. tartaklaya tartaklaya merdivenden indirmeye baþladýlar. büyü olduðunu öðrendi- ÇALIKUÞU 139 ðim o insan bana bakarken. Altý. Her iþimle uðraþmýþ. adýmý söylemeye cesaret etti: . Fakat o e nada bir kargaþalýk oldu. Nazýr'ýn odasýna götürdü.Feride Haným. Üç gün sonra. Bu çocuðun insanlýðýný dünyada unutamayacaðým. halinden. o senin gibi yalnýz deðildi. vapur Sarayburnu'nu dönerk kamarama indim. Müdü eðiliyor. Ne ol du ðunu merak ederek açtým. yavaþ yavaþ kaybettiðim güzel neþemi tekrar buldum. Vilayeti'nin. ne yapmak istediðime dair sualler soruyordu n memnun kaldýðý belliydi. harcýrahýmý almýþ bulunuyordum. yol hediyesi olarak getirdiði küçük bir kutu ile beraber. sönük mavi gözleri izi seyrediyor. Nereden çýktýðýma. gö . insan. merdiven kalkýyor!" diye kalfacýðýmý omuzlarýndan y r. munis gözlerini bana çevirdi. þube müdürü keyifli keyifli gülüyor: . Vapur. iyi iþitmek için elini kulaðýnýn arkasýna koyuyordu. Þahap Efendi. bilmiyorum! Kendi kendime söz anlatmak istedikçe gözyaþlarýna artýyor. Yarým saat sonra B. g lk defa dikkatle yüzüme bakmaya. bana yine þimdiye kadar kimseden iþitmediðim güzel sözler söyledikten sonra. Þimdi. O geçerken hademeler ayaða kalkýyor.. benim için. Feride. Bir kutu fondan. ký-. diy Gülmisal Kalfa. Her tarafý akýcý parýltýlarla dolu bir mavi boþluk içinde uçmak sorhoþluðu bu çýlgýn tesirine raðmen. Teþekkür için elimi uzattýðým vakit. O insan. Bavulumu. babamýn neferiyle berab ahatin zevki hâlâ içimdedir. Benim dünyadc en delicesine sevdiðim þey. on çift söz konuþmadýk.Artýk þüphe kaldý mý? dedim. Bu ayrýlýk dakikasýnýn bir bulut gibi üs aðmen gülümsemekten kendimi alamadým. bu aydýnlýðýn baþlamak üzere olduðunu hissediyordum. on beþi aydýnlýktýr" derdi.

öyle oldu. Gezme yok. ya? Ben seni yol yorgunluðu ile öðley kadar uyur sandým. bu son sözü karþý odadaki komþuya iþittirmemek için.. kutuyu yakaladým. anladýn mý efendim? Sana tirivere-yim. öteden beriden konuþmaya baþlamýþtým. karþýki dükkânlardan birine: .Öyle þey olur mu? Vazife sahibi bir hoca. ben de birdenbire çocuk tamý top gibi havaya atýp tutmuþtum. 142 Reþat Nuri Güntekin Bugünün bana. demiþti. Fakat buna raðmen. Bir otel odacýsýyla bu derece yüz göz olmak ne kadar doðru bilmiyorum. Bu hareket. Yastýðým da öyleydi. neþemi hatta ümidimi yeniden canlandýrýyor. Beni görünce kýrk yýllýk bir ahbap gibi: . kahvaltý etmeden mektebe gitmeme katiyen razý deðildi: . Bunu anlýyorum. Daha sen.Yok. öðleye kadar nasýl yatar? demiþtim.bepsiz ýstýrabým bu biçare þekerden geliyormuþ gibi. Demek ki . kuþa benzeyen bir tarafým olduðun dim de inanmaya baþlýyordum. vücuduma mektep yatakh e uyandýðým bahar sabahlarýnýn hafifliðini veriyordu. karyolanýn örtülerine açlarýma vuran güneþ ýþýklarýný sarý pullar gibi titretiyor.Kahvaltýný getireyim mi? . çantamý koltuðum rak sýçraya sýçraya otelin merdivenlerinden inmeye baþlamýþtým.Bugün kahvaltý etmesem olmaz mý? Ses. üzerine kýraðý yaðmýþ yapraklar gibi ýslak bulmuþtum. artýk. parça parça daðýtýyordu. efendim. fakat Hacý Kal-fa'nýn bir bebekle konuþur gibi hali karþýsýnda.Sabah þerifler hoyrolsun hocaným. sen niye böyle erken uyandýn. Hacý Kalfa. Ellerini birbirine vurarak: . senin olduðun yerlerden de nefret ediyorum. Sevi e yataðýmdan fýrladým. ben sadece senden deðil. Gece bir aralýk uyanmý arýmý. . eski biçim küçük lavabonun önünde yýkanmaya baþladým. uyandýðým vakit günlerden beri devam eden yaðmuru dinmiþ buldum. acaba dýþarýda sessiz sedasýz yaðan yaðmurun tesiri mi? Þimdi istanbul nasýl? Orada da aðmur var mý? Yoksa Kozyataðý'ndaki bahçe.Akþama kadar öyle aç açýna el âlemin yumurcaklarýyla uðraþýlmaz. önümdeki defter kâðýdýný fiske fis Bu. bizim hocanýma istanbul simidiyle beraber süt getiriver. Hafif bir sabah rüzgârý. Bu Hacý Kalfa ile ne iyi dost olmuþtuk. dedim. hafiflik etmemeye ye im. anladýn mý efendim. Bulutlar daðýlmý . sinirlerim iyice bozulmuþtu. diye beni zorla h avuzun baþýna oturtmuþtu.Ne bileyim.Bonjur Hacý Kalfa. Olmaz. Gece yatarken pencereyi kapatmayý unutmuþum. diye seslenmiþ. . Hacý Kalfa. ayaðýnýn tozuyla mektebe gider çocuk maya. sonr . bu satýrlarý yazarken kirpiklerimden yaþlar süzülüyor. Hacý Kalfa'mn sesi: . diye gülmeye baþlamýþtý. Hacý Kalfa. Artýk. bu defa hiddetlendi: . sen yine erkencisin bugün. Kapý hafifçe vuruldu. yine o beyaz pe küçük bir havuzun yanýnda nargile temizliyordu. acelesi müstacel deðil. dünyada bu gözyaþlarýndan daha manasýz þey olamaz. kuþ gibi ýslýk çalýp duruyorsun. gayri ihtiyarý. þimdi ay ýþýklarý içinde pýrýl pýrýl yanýyor mu? Kâmran. güzel bir haber getirmesine imkân yoktu. . eðlenme yok. Beþ günden beri bu küçük otel odasýnda. Bu sabah. öyle þey istemem.Hayrola Feride Haným. Ben gülerek: ÇALIKUÞU 143 . Bu saatte otelin avlusunda kimseler yoktu. Hacý Kalfa. nargilesini býrakarak ellerini beline dayamýþ: . Hakikaten. Evet. pencerenin karþýsýndaki yüksek dað tepelerinde yer yer ince dumanlar tütüyordu.. aðzýný anahtar deliðine ko ltmýþtý. Temiz bir su birikintisine baþlarýný daldýrýp çýkaran kuþlar gibi silkintilerle sularý etra aki aynanýn camýna sýçratýyordum. Hacý Kalfa. Ben Maarif Nezareti'nden tayin kâðýdýmý aldýðým dakikadan beri. bir þeyden korkmuyordum. kaldýn ir de yiyecek yemez-sen karþýki komþuna dönersin sonra. bu daha ilk gün. Ýlk sabah uyanýr uyanmaz giyinmiþ.Þuna bak hele! Daha kendi çocuk. dedi. Sen nereden anladýn benim uyandýðýmý? Hacý Kalfa gül . kendin çocuksun! diyor ve kahkahalarla gülüyordu. fakat ben de onunla beraber gülmüþ. Ben. kama inimini penceresinden denize fýrlattým. þimdi bir parça güneþ. Hacý Kalfa'yý büsbütün keyiflendirmiþti. mahpus gibi týkýldýn.Yalan mý? dedi.Molla. Hem.

F. Sekiz..Bir yanlýþlýk olmasýn kýzým. Emrim çantamda.. sonra baþýný sallayarak: .. bakayým. ancak yollar karmakarýþýktýr. dedi. Sizin istanbul sütleri bunun yanýnda nargile suyu gibi kal emiþti.Evet. . yaz kýþ ineklerini armutla besler.Hayret. Haydi. istihareye varýr gibi düþündü.Gelibolu'dan gelen öteki hoca. sonra: . . havuzun baþýnda kahvaltý ederken Hacý Kalfa. haným? . hakikaten kendi kendime kaybolacaðým Merkez Rüþtiy boyalý tahta kapýsýna kadar götürmüþtü. battal. Bakalým ne cevap gelir? d u. onun için sütleri ut kokardý. fakat bir haf lu mektebinden bir hoca gönderdiler. dedi. orasý da öyle. Kadýncaðýz. bu adam. sayýklar gibi kes sik lakýrdý söyleyen. Kolunda eski bir meþin çanta ile sokaða çýkmaya hazýrlaný ni görünce durdu. seni ben götüreyim. belki bir çare buluruz.Yalnýz o deðil. mutlaka sevmek azmiyle girdiðim bu mektepte na ir felâketle karþýlaþtýðýmý tafsilatýyla anlatmalýyým. dedim. Kýsa yeleðinin altýndan çýkan kýrmýzý kuþaðýna bakarak evvela yük arabacýsý sandýðým iriyar .Az eðlen. Ben. dedi. Sonra kaybol demiþ sakat ayaðýyla önüme düþerek beni. Dokuma çarþaflý müdire yüzünü açmýþtý.Ancak. Meðer biçarenin baþýna gelecek varmýþ. Ben yeni Coðrafya ve Resim hocanýz Feride'yim. Oranýn havasýyla imtiz edememiþ. Aman Yarabbi. Çalýkuþu .a da bana dönerek: .Huriye Haným kim efendim? . 10 . Fena halde þaþýrmýþtým: ÇALIKUÞU 145 . Mektep yakýndýr.Öyle mi efendim? dedim. uyuklar gibi gözlerini yumarak karþýsýn-dakileri dinleyen. n eler biliyordu! Hele mektep hocalarý hakkýnda. bi rif Müdürlüðü' ne gidiyorum. on güne kadar cevap alýrýz. fesuphanallah. öyle olmuþ. Görünüþü ne kadar sefil olursa olsun. . öyle yapmýþlar. Bizi. Maarif Müdürü. sonra tereddütle: . Müdire Haným. diye hükmetti. Fakýnda olmadan ikinizi de ayný yere tayin etmi Vah Huriye Haným. ben de müþkül mevkide kalýyorum efendim. aðýr bir adamdý. bir yandan nargilelerini çalkalýyor. tarihine baktý. Bakalým. . Bahçeden geçerken hareli bir dokuma çarþafa sýmsýký bürünmü kapalý bir kadýna tesadüf ettim. siz de gelin.Bir iþiniz mi var? Müdire benim. Kendi halinde iyi bir kadýncaðýz. bir andan bitip tükenmez þehir dedikodularýyla beni eðlendiriyordu. Dün istanbul'da n geldim.Bu hanýmýn emrindeki tarih daha yeni.imkâný yok efendim. Binaenaleyh asýl makbul ve muteber olan budur.Molla'nýn sütü de süttür hani. Molla'nýn kendi de az buçuk armut kokar.. Siz de artýk o zamana kadar idare-i masl ahat buyurursunuz. 144 Reþat Nuri Güntekin Ben. . can sýkýntýsýyla dinledikten sonra aðýr aðýr: . Nezaret-i Celile'den is izah edelim.Böyle yanlýþlýklar ara sýra oluyor. Beni Maarif Nezareti'nden gönderdiler. . . dedi. o gün.Fesuphanallah. Emrinizi göreyim. Dikkatli dikkatli bakmaya baþladý: . Beni tepeden týrnaða kadar süzdü. Her birini kaç kat elbiseleri olduðuna varýncaya kadar içli dýþlý tanýyordu. Müdür. Hacý Kalfa'nýn rivayetine göre Molla. Burasýný istemiþ. vah! . istanbul'a yazmalý. gerçi öyle ama. diye alay ediyordu. Bizim coðrafla ve resim hocalýðý açýktý. Netice alýnýncaya kadar kadýncaðýzý meraklandýrmayalým bari. dedim. ötekine iþten el çektirmek için emir yok. kâðýdý birkaç kere okudu.Müdire Haným'ý göreceðim. Kapýcý kulübesinde kimse yoktu.Ben ne yapayým.Bir þey mi istiyorsunuz.

kolumda çantamla dimdik duruyo Biraz evvel. Köþede. ne yapacaðýmý þaþýrmýþ bir halde. Sen misin hatýr soran? Huriye Haným. gözlüklü bir ihtiyar hoca. Onun ekmeðini elinden almak için Nezaret'te kim bi ir. üstüne ortak getirmiþ sanýr. kendi peri en anlayacaktý? Fakat. baþýný iki yana sallayarak: ÇALIKUÞU 147 . insanýn baþýna çýkmaya kalk .Aferin size arkadaþlar. Ona teþekkür etmeye lüzum . bir dakikada sütliman olmuþtu. ehemmiyeti yok. öyle bir parlayýþ parladý ki.! Hayriye Haným..Müdire Haným. etliðinden.Bilmeyen. Hakký vardý. Muallimler odasý birbirine giriyor. diki epetlerini alarak birer birer daðýlmaya baþladýlar.. kapýya üþüþen talebeleri kov adeta kucak kucaða onlarla güreþiyordu. gözlerim kararýyor. Hocalar defterlerini. Biraz sonra. Aman neler söylemedi? Hem canýna kastetmiþi de üstelik keyif soru-yormuþum. Böylelerine ara sýra gözdaðý verilmezse olmaz.Vah vah!. sürahiler þangýr þangýr öttü..A dostlar.. Birdenbire ortadaki masaya bir yumruk indi. bu nasýl müdirelik? Bu kadýnýn. O." diye kapýdan çýktý. ona deðil. keskin kara gözlü bir genç kadýn da kýs kýs anýma yaklaþtý. Müdire Haným. Yükseldikçe güzelleþen hýrçýn bir sesle haykýrýyordu: . bu kadýnýn kocasý evlenmiþ. yalnýz kalacaðýný anlayýnca. Yüzüne sular. týrýs týrýs mektebe dö le gitseymiþim. hýrçýn tavýrlý. kýzým. kýrk beþ yaþlarýnda. bardaklar. Merkez Rüþtiyesi'nde deðil. Dünyada bundan büyük yüzsüzlük. En fen i hocanýmlar da hemen hemen ona hak veriyor gibi vaziyetler alýyorlardý. arsýzlýk. Uzun boylu. kaç kiþiye. ufak tefek bir kadýndý. terbiyesizlik ol Bir köþeye sinmiþ. dedi. hiç lüzum yokken iyileþtiniz inþallah?" diye bir nezaket yapmak istedim. kara yüzlü.. yüzünden burnundan sular akarak gözlerini açmýþtý. pire ýsýrýklarýyla benekli göðsünü ovuþturuyorlardý. öyle kelimeler söylüyordu ki. aðlamaya baþladý. bana neler oldu? Bunca yýldan sonra baþýma bu haller gelmeli miydi? diye perde perde sesini yükseltiyordu. Kara gözlü muallime.. þimdi cana gibi bir þey olmuþtu. gözlüðünün üstünden aksi aksi yüzüme baktý: . Huriye Hocaným. Kulaðýma usulcacýk: . Ders vakti galiba gelmiþti. Maalesef kendimi tutamayarak gülümsemiþ-tim. yine bir münasebetsizlik ettim. bir mu-allimenin namusuna dil uzatmasýna na aade ediyorsunuz? Neredeyiz? Bir kelime daha söylemesine müsaade edersiniz. Kendini nerede sanýyor bu kadýn?. Ne mal olduðum zaten yüzümden belliymiþ. kapýdaki çocuklarý kovan hocaným. sirkeler sürüyorla i fani-le gömleðini gevþeterek. S amda çocuklarýn çaldýðý kursak düdüðü gibi bir feryatla: "Eyvahlar olsun a dostlar! Bu da m " diye düþüp bayýldý. odanýn bir köþesinde. çok beðendim doðrusu. dokuma çarþaflý müdirenin peþinde ayný dolambaçlý sokaklardan. gülen yalnýz ben deðilmiþim. diþlerim birbirine çarpýyordu. Vak yüzü bir kat daha karardý. Baygýnlýk falan deðil. utancýmdan gözlerimi kapatmýþtým. "Sizi odamda bekliyorum. "Bülbülün çektiði dili belasýdýr!" derler. dedi.146 Reþat Nuri Güntekin Yine. insaniyetine þaþtým doðrusu. Huriye Haným. onu deðil sizi mahkemelerde süründürürüm. en adi sokakta bile aðza alýnmazdý. bu defa da ayaðýný yere vurarak öteki hocalara çattý: . O. Bir de üstelik gülüyorsun. Mektep içinde bir meslektaþýn tahkir edilme i böyle sýrýta sýrýta dinliyorsunuz ha? 148 Reþat Nuri Güntekin Ortaklýk. vücudum buz gibi donuyor. Hocalar. Huriye Haným'ý bir türlü yatý perde sesini yükseltiyor. Hayriye Hocaným'ý sýrtüstü yere yatýrmýþlardý. kitaplarýný. yine maya. Midesinde barut patlamýþ g geðiri-yor. demek ister gibi omuz silkti ve güldü: . gözleri büyüdü. odada beni müdafaa eden arkadaþla yalnýz kalmýþtým. Kadýncaðýz.Kýzým. dedim. Bunu yapan. incecik boynunun kenarlarýnda iki damar þiþti. biraz evvel benimle beraber gülen keskin kara gözlü genç kadýndý.Mahsus yaptým.. Arkadaþlar. Siz de benim için üzüldünüz. Ben. anlatamam.

de ki: "Hacý Kalfa kulun mübarek destlerin den busediyor. Hacý Kalfa'nýn bana emniyeti. "Belediye mühendisi yarýn istanbul'a gide t'e uðramayý vaat etti" yolunda havadisler getiriyordu. Baktým. kendisiyim efendim. olmaz mý? Müdirenin kapýsýna kadar gittiðim halde içeri girmeyi bir türlü caným istemedi. teveccühü artýyordu.Hacý Kalfa. Þimdi. 150 Reþat Nuri Güntekin Ýhtiyar adam. neler gelmiþ senin baþýna? diye söylenmeye baþladý.. Bu kadarcýk bir zaman içinde nasýl duymuþtu. çantam aðýrlaþmýþtý. Onunla ahbaplýðýmýzýn nasýl baþladýðým anlatayým: Otele ilk geldiðim akþam. Ne tuhaf memleket! Birkaç saat içinde rezaleti duymayan kalmamýþtý.Elinin körü. Biraz þaþýrarak: . Ýmdi: (Aman Yarabb i kelimesini ne tuhaf bir eda ile söylüyordu!) Sana bir kýsmet de çýkar inþallah. Bazen biz konuþurken. Otelde. aþaðýdan. dedi.Geldik. Gün geçtikçe. uslu ol. elinin körü. "Müddeiumumi Bey rkmasýn. kimseye görünmeden mek * Hacý Kalfa. diye söyleniyor.Hacý Kalfa. sakat ayaðýný sürüye sürüye yukarý çýkýyor. Darýsý senin baþýna.Vah hocaným vah.Ay! Hocaným siz misiniz? Hiç de böyle parmak gibi gencecik hocaným görmedim. dedim. Siz hocanýným kýzý deðil misiniz? Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým: .. geldik. i da namustan kýymetli þey yoktur insan için. Burada bir zamanlar idadiye müdürü idi. sonra baðýrýyord . Kollarým düþmüþ. gözünü dört aç. bu çehreye bir ölü kafasý korkunçluðu veriyordu. Öyle çarþýda pazarda yüzü açýk gezme. Hacý Kalfa ile beraber. Arife Hocaným. Aman kýzým. . meyus bir tavýrla kollarýný kaldýrdý: " ' . Bunu. resimli hazýr yelpaze gibi þeyler getiri . Hacý Kal ir iþitmez çocuk gibi sevindi: .. Hacý Kalfalar kaldýrsýn seni. Dü zarif yüzü. Aman güzel diye mi? Ne gezer! iffetli diye. dum duma. Burada herkes herkesi tanýyor? ihtiyar adam. yeþil krep baþörtülü bir k Daha kapýdan girerken: "iyisiniz inþallah. Yaz kýzým ÇALIKUÞU 149 yaz ve beni seversen benden de selam yaz. Beni Nazýr'a tavsiye eden yaþlýca bir þairden baþka kimseyi tanýmadýðýmý söyledim. aðýrbaþlý diye. Nerede bulursun o taþýna topraðýna kurban olduðum istanbul'u. O a olsa kim kime. ne cehenneme kayboldun yine? diye haykýrýyordu. az iþimiz var da. evinden ufak tefe antel bir bardak örtüsü. bir ahbabým daha olmuþtu: Otuzbeþ kýrk yaþlarýnda manastýrl adýncaðýz. Her gün. Nezaret't emen mektup yazalým. bu ne iþ? dedim. diyor" yahut. Bu Hacý Kalfa'nýn efendisi. odaya sarý basma entarili. böylece bilmiþ olasýn.Valide haným nerede? . otelin sahibiydi. yere çömelir gibi yaparak. Burada bi hocaným vardý.. Ben.Vay.Ben hocanýným kýzý deðil. Kadýn. Ne yaparsýnýz. Bende n sana nasihat. ensesini kaþýyarak: . beni görür görmez. Vakayý benden daha iyi biliyordu.Avuç içi kadar yer. dedi. makamla yavaþ yavaþ: .Hangi valide haným efendim? . benim velinimetimdir ayol. iþlemeli bir yüz havlusu. . haným kýzým" diye hatýr sordu. bir eli yaðda.Hocaným. her defasýnda türkü söyler gibi. harap bir duvarý hatýra getiriyor. o. odamý süslüyordu.Safa bulduk efendim. dedi. ikide bir. direk gibi bir ses: . Tekrar bu b tazelemek beni iðrendiriyordu.. Ýstanbul'a yazacaðýz diye sana bir oyun oynamasýnlar. bir e i balda. Buranýn dedikodusu boldur. Mel ek gibi bir insandýr." Zavallý Hacý Kalfa. Otelin kahvesinde. safa geldiniz. kireçle delik deþik týkanmýþ. kâmil ol. sizi y . rastýklý kaþla eri. Maarif Müdürü sýkýþtýrsýn. hep bundan bahsedjliyormuþ. Ceza Reisi kendisine nikâh etti. odamda eþyamý y f bir kapý gýcýrtýsý iþittim. ellerini rine vurdu: . Dersten sonra görüþürüz.

mülkü olmayan bir mülazýme kadar þöyle böyle geçinmiþler. Haline göre ba i. Fakat cahillik bu ya. be hemþireceðim? Bazýlarý..Buyurun. Kadýncaðýz. gülümseye gülüm-seye: . gündüzleri çoluk çocuk gailesi var.Olur ya. bunu anlamýyorum. dedi ve tuhaf bir þekilde yere. ..A hemþireceðim. dedi.Ben de çokluk içmezdim ya. bir tanecik kýzýný belindeki kýlýçtan baþka malý. . Manastýr'ýii birçoðu onu istemiþ. bir kasvettir basar beni. Gam. "Safa geldin" ÇALIKUÞU 151 demeye geldim size. sonra entarisinin cebinden bir teneke tütün kutusu çýkararak alýn sigaralar sarmaya baþladý. dedim. adamakýllý dertliydi. cahilliðime acýr gibi. bana evvela! "Haným kýzým" diye hitap ederken. Komþum 31 Mart'ta. Yüreði hasretten göz göz olmuþt la vurulanlarý hiç iþitmedin mi. vurulduklarýnýn fakýnda bile ol eþ adým koþarlar. oturun. çocuklar uyurlar. ben içmem efendim. þeriatýmýz dörde ka zin veriyor. Yaðmur pencereler r. Manastýrlý Haným.) de bulunduðunu 152 Reþat Nuri Güntekin ve bura yerlilerinden bir kadýnla evlendiðini haber almýþ. siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düþüyorsunuz? O sizi rsa siz de onu tekmelersiniz. dedim ve kendim karyolanýn kenarýna oturarak ayaklarýmý salladým. iki lakýrdý eder. istanbul'dan dönen bi hbaptan. o: "Ýlle kýlýçlý zabite varacaðým" diye tutturm asý ona yüz sopa vurup o beylerden birine verseymiþ. gözümü açtým.Þimdi böylesi de oluyor efendim. ta þu kar-þýki odacýkta oturuyoruz. . bu fena adamýn yüzüðünü baþýna attý ve yabancý bir memlekete kaçtý. Odadaki iskemleyi göstererek: . olur ya. Yalnýzlýk bir Allahü Teâlâ'ya muhsust r öyle deðil mi hemþireceðim? Efkârlarý bre efkârlan. niþanlýsýnýn kendisini baþka bir kadý attýðýný öðrendi. kocasýnýn (B.. Hiddetle karyoladan fýrladým. yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. bir türlü kendisini alýkoymaya razý edemiyörmüþ. Lâkin. kocasý bu iþten hiç memnun olmamýþ. Ben. Manas týrlý Haným: . kaçýp kurtuluyoruz sanýrlar. O: .insan. . Zavallý komþum] biraz aðlayýp sýzladýktan sonra üç çocuðunu almýþ ve buraya ge m. . iç sigara. o biçare kadýn da baþýna gelece ilsin! Tutmuþ. vaktiyle yalvara yalvara aldýðý karýsý. adeta hiddetle: . ayaklarýmýn dib ine oturarak dizlerini büktü. Komþum. açýlýrýz.Teþekkür ederim.aþlý baþlý hocaným sanýyordum...Sonradan piþman olmuþtur o kýz. "hemþireceðim. öküzleri.A hanýmcýðým. olur biter. ne ciðerpare gözü görüyor. sokaktan boðuk köpek ulumalarý geliyordu. iç sigara. Allah eksik etmesin. Bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra dayanamadým: . kendini aldatan bir erkeði nasýl sever? Ben. dedim. Manastýrlý komþum. Manastýr'da epeyce zengin bir adamýn kýzýymýþ. onlarý tersyüzüne Manastýr'a çevirmek için ý rar ediyormuþ. onu gördüm. Yara sýcakken acýmaz. iç sigara. Hareket Ordusu'yla. Kocadan ayrýl ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir. Eh. Haçan bu va kit olur. köpekler gibi yalvardýðý halde. seyret o kýzcaðýz nasýl yanýp yakýlacak?. Bunlardan birini bana ikram etti. deli gibi odanýn içinde dolaþmaya baþladým. Acýrým ona. derin bir ah çektikten sonr .Ben iskemlede rahat edemem hemþireceðim. Saba Allah gönderdi sizi hemþireceðim. Bu acýlarý çekmemiþsiniz. Bunca yýl bir yastýða baþ koyduk.Siz daha pek çocuksunuz.. "Bunca senelik ka bu cefalarý" diye ayaklarýna kapandýðý. bilmiyorsunuz. O. inekleri. bunu "h "e çevirmiþti. hoca olduðumu öðrenince.Ben bir kýz biliyorum ki evleneceðine iki gün kala. olur ya. Sen bak. hemþireceðim- ÇALIKUÞU 153 Hele bir kere soðumaya baþlasýn. dedim. varmýþ. kasavet böyle yaptý. dedi. çocukla uyuttum. Allah yi de bildirmesin. Bu dünyada ne olmaz? Biz. Babasýnýn kapýsýnda üç beþ fukara doyuyor-nýuþ. siyah diþleriyle acý acý sýrýtarak: . hemþireceðim.

deðil. Uçurum. Kýzýn adý Hayga . kocamý kadýnýn elinden alýrlar. boþ zamanlarýnda çocuklarýnýn yardýmýyla. erkeðini tekrar elde etmek için yapýlmýþ bir hi olduðunu öðrenince içim sýzladý.Ortaðým. domuz kulaðýný. bahçe kenarýndaki çitlere deðneklerle aklý aðaçlarý taþlayarak kuþ kaldýrdýðým günler! Halbuki ben. insan.evam etti: . fazla sýkýldýðýmý görerek beni evine davet etti. Adamcaðýz üþenmeden çarþý. Fakat o. Fak an da yorulmaya baþladým. insanýn düþmaný da oturduðu yerde erir. çökük gözevlerini korkunç bir halka ile saran kuyruklu sürmeleri. aðr parmaklarýmý birkaç kere sallýyorum ve komþumun artýk ezberlediðim sýrnaþýk aþkýnýn hikâyes eye hazhrlanýyorum. baþýmý alýp saatlerce kýrlarda dolaþtýðým. Manastýr'da olaydým. Penceremin karþýsýnda dimdik yükselen daðýn manzarasý ilk günlerde beni eðlendiriyordu. mektepte heykellerin mermer kaidelerine. Sabun toprakta eridikçe. teneke kutusundan. küçükhaným" diye boynuma sarýlmaktan kendini alamadý.Adamcaðýzýmýn gözüne hoþ görüneyim diye çocuklarýn boðazýndan kesip düzgün. ama olmuyor. pazar dolaþýyor. kurþun. büyü. bu ses beni adeta sevindiriyor. Arif Hoca. Ev. Nihayet. beyaz önlüðünden ke stalýðýma hayran oldu. bütün kadýnlar. bir dürbün ha tirirmiþ. erkek ne ka uþa olsun. o kadar derin ki bahçenin sarmaþýklarla örtülü pa llarýnýzý dola-yýp aþaðý baktýðýnýz zaman baþýnýza bir dönme geliyor. karýsýnýn tutumluluðu tu gibi bir ev yaptýrmýþ. Kadýncaðýz. benim için hoþ bir te yordu. ona domuz gibi görünürmüþ. hemen yola gelirmiþ. gözünün hususiy etlerinden deðilse bile. Kolum. O günden beri odamýn kapýsý ara sýra gýcýrdýyor. .Ne yapardýnýz? dedim.Gurbet ellerindeyim. ne zavallý lakýrdýlar! Ya hele. bu dumanlý yamaçlarýn rüzgârý içinde saçý baþý daðýnýk. keçi yavrularý gibi sýçrayýp eðlenmedikçe neye yarar? Nerede o. Elim ermez. saf bir kadýncaðýz. Dilini aðzýný baðlamýþ adamcaðýzýn. ÇALIKUÞU 155 Oteldeki yalnýz günlerimde yazýdan sýkýldýkça resim yapýyordum ve bu. istanbul'un adý anýldýkça gözleri yaþarýyor kocaman göðsü derin hasret nefesleriyle kalaycý körüðü gibi Hacý Kalfa'nýn on iki yaþlarýnda bir oðlu. derin bir uçurumun kenarýnda. Be e "istanbul kokuyorsunuz. on dört yaþlarýnda bir kýzý var. o soðuduktan sonra sýzlanmaya baþlayan yara masalý! e þey olur mu? Ben. yuvarlak ve çýplak baþýndan. bir topluiðne kaplar ve sabunu okuyup üfledikten sonra topraða gömermiþ. bunu yeþile boyamýþtý. Kocasý gibi kaba saba. hemþireciðim? Azýcýk geleyim mi? Yalnýzlýktan o kadar bunalmýþým ki. kanadým kýrýk. kazan kulplu 154 Reþat Nuri Güntekin rastýklarý. kýzýna çerçeve iþletmek için ucuz atlaslar. Köþ miz oda duvarlarýna. üst üste sigaralar sarýp içerek buna benzer masallar anlatýy er tarif ediyordu. Mektepte tam not aldýðým hemen tek ders o idi. basmýþ büyüyü. birçok ameliyatlarla. yine bana getirirl Manastýrlý Haným. Çünkü. Hatta Hacý Kalfa'nýn da biri karakalem. bazen bir sabun parasýna. posbýyýklarýndan. fakat iyi ruhlu. Hayretle gözlerimi açarak: . camý iki günde bu aþiftenin elinden kurtarýrdým ya. bana Rumeli büyücüleri hakkýnda uzun uzadýya tafsilat vermeye baþladý: Arif Hoca adýnda bir Arnavut varmýþ ki. Anadolu'yu asýl bunun için is Küçükten beri resim yapmayý çok severim. kad nkli boncuklar satýn alýyordu. Bu bahçede Hacý Kalfa'nýn ailesiyle beraber ne tatlý birkaç saat geçirdim! Nevrik Haným. diðeri suluboya iki resmini yapmaya çalýþmýþ Resimlerin ne dereceye kadar benzediðini bilemiyorum. Hacý Kalfa. baþýmý çevirmeden anlýyorum ki odur. et alçýn kayalar üstünde. . rastýk.iþin var mý. ið ermiþ. Kalemimi býrakarak. Zavallý kadýn. gücüm yetmez. sürme i süsleniyorum. diyordu ki: . bir kadýn bu garip dürbünü gözüne koyarak bir kere kocasýna baktý mý. burada kocama basmýþ büyüyü. istanbul'dan gelirk ama bir alay resim kâðýdý ve boya kalemleri almýþtým. Ne boþ. öteki zalim için hiç üzülüyor muyum? Onu hiç aklýma getirdiðim oluyor m Manastýrlý komþumun katmerli düzgünleri. yahut boya kal emleriyle yaptýðým resimler için ne kadar azar iþitmiþ. ceza çekmiþtim. üç mecidiyeyi gözden çýkardým mý. Fakat bunlarýn. Samatyalýymýþ. Dedim ya. burnunun. bende evvela iksinme hissi uyandýrmýþtý.

bir gün oðlundan bahsederken dedi ki: . Hacý Kalfa. çiroz gibi kuru. m iz bir ermeni kýzý. kýzcaðýzýn kitaplarýný. Ermeni Katolik mektebine gidiyordu. Sen kim oluyorsun ki Allah'ýn verd iði ekmek ve nimeti beðenmiyorsun?!. ancak bir meretsin. anasýnýn piþirdiði bir yemeði beðenmemi Hacý Kalfa. Sýrasýna 156 Reþat Nuri Güntekin göre yankesicilik bile lâzým olurmuþ. bulmak için bir hafta kafa pa tlattým. bana doðru getirerek: "Þu çocuðu benim tarafýmdan. isyan ediyor: "Mahsus söylüyorum. Görülecek þeydi! Çocuðun kabahati. kara kýrmýzý yanaklarý.nde. Almanca. ta alnýnýn ortasýndan öp. Kýzcaðýz.Mirat. iki sene Ermeni mektebine gitmiþ. Allah aþkýna vazgeç. türlü türlü huyu var. Hacý-Kalfa. insan her þeyi bilmeliymiþ. Hacý Kalfa'nýn programýna göre bu çocuk. vaftize dair bazý sade malumat verdim. Hacý Kalfa bir gün.. Ö otele girip çýktýðým zaman kahvedeki iþsizler beni görmek için suratlarýný camlara yapýþtý Ben: "Hacý Kalfa. Yoksa. komþularýndan inmeli bir ihtiyarla siyah þalvarlý bir dudu karþýsýnda kýzýný sýký bir imtihandan geçirmemi istedi. beni kýzdýrdýðý zaman ben de ona. o adeta. Sonra fevkalâde zekice bir þey söyleyeceðine iþaret olmak üzere gözlerinden birini kýrparak e etti: . Böyle þeylere 158 Reþat Nuri Güntekin lüzum var mý?" diye kýzýp söylendikçe. Hacý Kalfa. Sen seni bil sen seni Sen seni bilmez isen Patlatýrlar enseni. seni þöyle böyle bir haným sandýmdý.£tli butlu ablasýnýn tersine. Dilenciye hýyar verdiler e beðenmemiþtir. Yerinden kýpýrdanmasý iskeleden mavna kalkmasý gibi zorlu bir iþ olan þiþman karýsýný enses tu. sana ettiklerinden utansýnlar gibilerinden" diyordu.Mirat'ýn adýna dikkat etmiþsindir. ÇALIKUÞU 157 Hayganuþ'a gelince. sen hakikat eli öpülecek bir ulema imiþsin. ne Mirat'sm. kalýn kaþlý. ii. Ermenice Mirat. bu solucan gibi sýpsýska çocuk o zamana kadar bu yükün altýnda ezilip ölmezse! Hacý Kalfa. vaftizi anlatýrken saçma sapan bir þeyler i. namünasip bir halt yeyip. hocanýma karþý yüzümü kara çýkarýrsan yedirdiðim ekmek burnundan du. Mirat. baþýnda saç olmadýðý için kaþlarýnýn kýllarý di kýndaki bilgilerim ona bir mucize kadar yüksek görünüyor:" Bu ne'iþtir ki! Bir Müslüman muh at benim dinimi papazlardan iyi biliyor. anladýn eðerki. o günden sonra önüne gelene benden.Hele þu miskine bak. Zavallý Hacý Kalfa. taksim ameliyesinden sonra resimli bir "Peygamberler Tarihi" açtým. benim derin ilmimden bahse baþlamýþ. Mektepten kulaðým dolu olduðu için tashih ettim. kýz olmasýna raðmen onun tahsiline de Mirat'ýnkinden daha az ehemmiyet veriliyor deðildi. Hayganuþ. iki lisana da uyar.." diye istavroz çýkarýyordu.Haydi bakalým Hayganuþ. ingilizce. ilmin kýymetini takdir edermiþ. ihtiyar Ermeninin bu hiddet sahnelerinden biri de. beni dinlerken gözleri büyümüþ. defterler lerimin üzerine koyuyor: . Ne arifane isimdir o. Ben. sen. iki senede bir mektep deðiþtirecek. Ýsa ve vaftize dair bir parça tesadüf etti. renksiz. okuryazar bir adam deðilmiþ ama. . Osmanlýca Murat. iki seneden beri de Osmanlý mektebinde okuyormuþ. tekdirat ile uslanmayanýn hakký kötektir. Italyancayý mükemmel öðrenerek tam bir adam olacakmýþ. î. M5rat. Bir iki zarp. ihtiyar odabaþý. Bacak kadar boyu var. bücür bir çocuk. derim.. yirmi yaþýna k ile Fransýzca. suçiçeði çýkýyormuþ gibi iri sivilcelerle dolu. onu adeta darbýmeseller ve beyitlerle azarlýyordu: . Eþek hoþaftan ne anlar? ihtarlarýmý semi itibar sok. Dünyada bundan daha gülünç manzara olmazdý. anladýn mý attý. kendini erkekten sandýðý için bu vazifeyi karýsýna yaptýrmýþtý. ne M rat. benim evlerinde bulunduðum zama na tesadüf etti. Hani sank erin kulaklarýna gitsin de. eðridir diye sokaða atmýþ.

yahut büfe hýrsýzlýð riyeti de yok. göz kýrpýyordum: . Babayani çarþafýma. Cidden iyi bir yer.Hacý Kalfa'nýn ailesiyle tanýþmak. bizim oburluðumuzla kim meþgul olma hatýrýna getirecek? inþallah iþlerim yoluna girsin.Kim bilir belki söylenmemesi lâzým gelen bir sýrdýr. hemþire haný emindim. Halbuki maksadým sadece bugünün vakalarýný kaydetmekti. karþýma çýkan dik bir yokuþa onra. hem ucuz reçel tarifleri aldým ve Gülmisal Kalfa'nm yemeklerini yazdýðým deftere özene bezene not ettim. * Yine sapýttým. Evet. geldin hocaným. Ne âlâ. menazýr-ý tabiiyesi ferahfeza. ÇALIKUÞU 159 Nerede kalmýþtým? Evet Hacý Kalfa benim günlerden beri ilk defa açan güneþten doðan neþemi n iyi bir havadis öðrendiðime vermiþ ve beni sýkýþtýrmaya baþlamýþtý. Artýk aklýma bile ge mediðim Kâmran'ýn o kadar nefret ettiðim gözleri. kaybolmak ikesini göze alarak otelin biraz ilerisindeki köprüyü geçtim. birazdan otele gelecektim. Geçen sene. Gönül is oraya sizin gibi güzide bir haným gitsin. Kâmran. ben evvelden de. bir aðaçlýk ve ikinci bir köprüden geçtim. yakasýný gevþetmiþ. sýmsýký kapalý peçeme raðmen kýlý peþime takýlmaya. Benim "Peygamberler Tarihi" hakkýndaki b lgilerimden. Þimdi gayet iyi hatýrlýyorum. süt. gerindi ve tane tane söylemeye baþladý: . kehribarlar. Samatyah Madam. Hacý Kalfa'nýn nasihatlerini hatýrlayarak korktum ve tekrar tersyüzü geri döndüm. bir çayýr. Fakat a mukabil. ikide bir avuçlarýma toz doldurarak yüzüne serperdim. Bu. sedefler gibi parlayacak renk renk kavanozlar dizeceðim. daha on iki yaþýmda yoktum.Hele nazlanma söyle. Nezaret-i Celile'den henüz bir cevap almýþ deðiliz. Hayret! O. Ke n de. et. sokaða çýkmýþken bir kere oraya da uðramak zaruriydi. ahalisi haluk ve müstakim." dedi. isterseniz bol para da biriktirebilirsiniz. Müdürün hademesi merdivende beni görünce: "isabet ki. Ancak. suyu güzel. buradakiyle nispet kabul etmeyecek ka dar ucuz. cennet gibi bir yer. fakat kay daha büyük bir tehlike baþ gösterdi. bana baþka bir cihetten de kârlý oldu. yarý ciddi bir manalý manalý gülüyor. O takdirde buradaki Ýdadi Müdürlüðü'nden daha kârlý . Þimdi bir genç muallimimizin himmet ve fedekârlýðýna muhtacýz. herhalde. raflarýmý oymalý uçurtma kâðýtlarýyla süsley a yakutlar. çok daha hayýrlý bir ilim. iki saat mesafede bir "Zeyniler" nahiyesi var. Böyle fýkýr fýkýr gülüþün boþ deðil. o kadar güzeldi ki. esnedi. Orada bir Vakýf Mektebi vardý. elbette unutmamýþsýndýr. senden þimdiki kadar nefret etmediði zamanlarda da gözlerine garezdim. maaþý sizin burada alacaðýnýz maaþtan noksan. Mektebin içinde muallimlerin ikametine m ahsus daire de var. Kendisinden hem kolay. Ne irade buyurulacaðmý k iyorum. Kendime ait bir haber l benim kulaðýma gelmesi mümkün mü? Neredeyse acýktýðýmý ve uykum geldiðini bile bu garip o öðreneceðim! Hacý Kalfa: . kendim için dolabý yapacaðým. gözleri yarý kapalý düþünüyo 160 Reþat Nuri Güntekin Beni görünce. Hem de ayný zamanda eci rli bir hizmet-i vataniye olur. Bundan sonra. güneþ iþlemiþ yosunlu denizler gibi içlerinde hilel aþan gözlerini acýtmak içindi. ya r çocuk yaramazlýðý mýydý acaba? Hayýr. Aklýma bir çare-i tesviye gel uraya bir. yumurta vesaire fiyatlarý. benim de baþýmý sokacak küçücük bir evim olsun. sarý. kolunu salývermiþ. her aklýma geldikçe yemek için kimseden izin istemek. beni yeþil renge garez ettirdi. nedense izzetinefsimi okþuyor. bunlarý. Ben de seni ar rdum. Mamafih. reçel kavanozlarý. ebed dinlendirir gibi elini. Havasý. Bu garez baþladýðý zaman." Bey dediði Maarif Müdürü idi. yine kýrmýzý çuha kaplý yazýhanesinin önünde. al.Haným kýzým. söz atmaya baþlamýþlardý. g t güzel reçel ve þekerlemeler yapmasýný biliyordu. Sen Allah bilir iyi bir þey iþi Ondan daha kulaðý delik görünmek. Huriye Haným kýdemli bir muallime olduðu için sanýrým ki onu iltizam ederler Aksi bir cevap geldiði takdirde müþkül mevkide kalacaksýnýz. Daha da dolaþacaktým. Birçok levazým-ý risi-ye ve ikmal-i nevakýsýna muvaffak olduk. ilk fýrsatta maaþýnýza za m yaparak bugünkü miktara iblað ederim. Maarif Müdürlüðü'nde kuþaklý baþkâtibin: "Hâlâ Ýstanbul' dan bir ses seda yok. Güneþ. Gerçi. beyaz. yarý þaka. Fakat. Aralarýnda sadece yeþil yok. Hacý Kalfa'nm evindeki gibi. Allah vere de hasta olmasam. bir-hayli fedakârlýkla tamir ve tecdit ettik.

Hanýmefendi kýzým. yiyecek içecek ucuz. Gel. aðlatma fukarayý küçükha-ným. ahalisi iyi. ormanlar geliyor. yüreðim þiddetle çarpýyo Bununla beraber. derhal sizi buraya münasip bir yere alýrým.Rica ederim hocaným.te gelirsiniz. ak sakallý. baþýndaki canýn sokak ortasýnda kalacaðýný ve dileneceðini anlattý. dereler.Öyledir öyle. niyazýnda bir kadýncaðýz. Fakat o. biz de öyle b sýnda kalmýþtýk. bu iþ müstacel. etrafýmýzda kalem odacýlarýndan. yavaþ konuþun. Kendi halinde. Durmadan elin i maþayý þakýrdatan bir kahveci çýraðý öteden: . kâ . halime acýrsýnýz. Allah'tan daha ne ister? Gözümün önüne güneþli yollar. iri yarý bir hoca.. Sinir hali. pek fazla müteessirim de. Ne olur terbiyesizliðimi affedin. bahçeler. yüzünü görünce korktum. sofada ortaðým Huriye Haným'la burun buruna gelmeyeyim izim ismimizi." yolunda sözler de iþitilmeye ire omuz baþýmda peyda olan yeþil sarýklý. þýmarýk bir dilenci gibi çarþafýmýn ucunu tutarak benimle konuþmaya ba . Ben korkarak: . perde perde sesini yükselterek iðrenç bir tarzda yalvarýyord Ne söyleyeceðimi. þerbet taþýyan peþtemallý esnaf çýraklarýndan bir daire çevriliyordu. görmezliðe geldim ve acele ace Fakat yolumu kesti. bu garip komedyayý gören yanýmýza geliyor. Hoþ. yeni tedris usu ne vâkýf deðil. siz onu da çeker çevirirsiniz. yine Hacý Kal-fa'dan öðrenmiþtim kadýn gözümü o kadar yýldýrmýþtý ki.Ziyaný yok efendim. doðrudan doðruya tap etti: . Zeyniler'i beðenmeyecek olur anýz bana iki satýr bir þey yazarsýnýz. Hiç olmazsa bu iþi Hacý Ka lfa'ya bir kere danýþmalýy-dým. cevabýmý veririm efendim.Aman kýzým. iki saat sonra gelir. yakasýnýn düðmelerini kopar llerimi dizlerimi öpmeye kalkýyordu.F. Çalýkuþu . insan. Peygamber'i de hoþnut etmiþ olursun. Yüzüm.O halde. kahve. namazýnda. Fakat nedense o. Allah'ý da. Herkes bize bakýyor. inadýna kameti artýrdý. Hem derslere devam ediyor. diye baðýrdý. Gayri.. Þimdi adeta saçlarýný yolarak. Bu teklif karþýsýnda ne söyleyeceðimi bilmeyerek susuyordum. . Bu defa. Müdür Bey biraz canlanýr gibi oldu: . sana da garip hazinesinden baþka bir kapý açar. ÇALIKUÞU 161 Hava güzel. Yalnýz. Elbet.Kýzým. si dükten sonra merkeze tayin edilseniz de "istemem" diye ayak direyeceksiniz ya. Çarþafýmýn içinde bir yandan titriyor. dedim. ben yalvarmaya baþladým: . Cenab-ý Hak rezzak-ý âlemdir. Bu esnada kýrmýzý kuþaklý kâtip de s akasýndan yakalayýp hemen merdivenlerden atarak: . Utancýmdan yerlere giriyordum. birdenbire "evet" demeye cesaret edemedim. yakamý býrakmamaya karar vermiþti. Þöyle böyle isviçre köyleri gi r þey. ellerim ateþ gibi kesilmiþti. þu hatunun r a mani olma. yaþlýlara hürmet ve muavenet bir vazife-i diniye ve insaniyedir. benim neler çektiðimi bilseniz.Mektepte ihtiyar bir hatun var. leke sabunu. Evvela halinden þikâyet etti. Maarif Müdürü'nün yanýndan çýkýnca. Maarif Müdürü devam etti: . geçenlerde size karþý bir terbiyesizlik ettim. 11 162 Reþat Nuri Güntekin Daha fenasý. manzara güzel. Hani Ýstanbul'da sok n. Baþka talipleri de var. dedim ve geçmek istedim.Þimdi müsaade buyurunuz. ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. nasýr ilacý satan yaygaracý esnafýn etrafýna nasýl üþüþürler. Huriye Haným gittikçe coþuyor. Maahaza. dedi. Sen evvel Allah nerede olsa ekmeðini çýkarýrsýn! Kalabalýðýn bir kýsmý kahkahalarla gülmeye baþlamýþtý. Etraftan: "Yazýktýr zavallýya. Allah aþkýna kusuruma b . . bir yandan buram buram ter döküyordum. Ah kýzým. hem mektebin hizmet lerini görüyor. elden kaçýrýrsan karýþmam sonra. Etrafýmýzdaki kalabalýðýn gittikçe büyümekte olduðunu dehþetle gördüm. iki ortaklar koyduklarýný birkaç gün evvel. yalnýz bir saat beyefendi.

ihtiyar adam. o Zeyniler'de de mesut olmasýný bileceðim. Çünkü: "Nihayet iki saat" dediði yol tam sabahýn onundan geceye kadar sürdü.Deðmez Hacý Kalfacýðým. hem sitemli. Rüþtiye Müdiresi ve galiba Huriye Haným'ýn Rume risi olan Muhasebe Müdürü geç vakit bir toplantý yapmýþlar. Müdür. Bazen aylar ayý masadan masaya süren muameleler istedikleri zaman öyle kolay çýkýyor ki.Emrinin geldiðini caným. bu kadar sefaletle beni klýma sýðdýramýyordum.Neyi öðrendin? . anladýn mý efendim? . Allah aþkýnýza yakamý býrakýnýz.. bu maskara vaziyetten kurtulmak için teseler verirdim.Peki. .. peki. diye baðýrdý. Hoca Efendi'nin söylediðinden baþka bir þey deðild Huriye Haným. Fakat.Ne emri Hacý Kalfa? . sinirli bir tavýrla baþýný iki yana sallýyor: . Hacý Kalfa. öyle aðladý. ne reden geldiðini fark edemezsin.Adam sen de! insaný en yakýn akrabalarý kalpsizce vurduktan sonra yabancýlar vurmuþ ne çý ? Ben. Huriye Haným'ýn pasaportunu eline vermiþler ... mahsus getirmiþler. Otele döndüðüm zaman Hacý Kalfa. telaþ etmekte hakký varmýþ.Hayýr. Bir saate kalmadan bütün muamele bitmiþ. hem memnun bir tavýrla . Öyle bir þey yok. Maarif Müdürü. kervan geçmez bir yermiþ! Bir seneden beri boþ olduðu halde en düþkün muallimler raya gitmeye yanaþmýyorlar mýþ. Ben þimdi Maarif Müdürü'nün yanýndan geliyorum. diyordu. akþama doðru bir Çeçen arabasýyla Zeyniler'e geldim.Sen bilmezsin o uyur yýlaný. rezalet o kadar büyüdü ki.Ne ettin behey cahil çocuk.Ahlâksýz herif. Nihayet: . ÇALIKUÞU 163 Niçin gülmüþlerdi? Kahvecinin söylediði. hele anlat. uyur uyur da sonra adama öyle bir vurur ki. Huriye Haným'ýn Maarif Müdürlüðü koridorunda benimle karþýlaþmasý evvelden hazýrlanmýþ bir kallý hocayý bile.Yanlýþ. Fakat.Caným Merkez Rüþtiyesi'nde seni alýkoymuþlar. Huriye Haným'ý tutuyormuþ. Hacý Kalfa. þimdi senin aðzýný yýrtarým. Akþama doðru iþ bütün tafs f Müdürü. Sen üzülme o kadar. dedi. þüpheli þüpheli yüzüme baktý: . Ellerini birbirine vurarak dövünmeye baþladý: . ÇALIKUÞU 165 Ben bunlarý öðrendikçe þaþýrýyor. beni bir köye atýp yerime Huriy lýkoymak için plan tertip etmiþler. Müdüre baltayý as! Tekrar omuzlarýmý silktim: .. . Hacý Kalfa beni dinlerken iri burnu horoz ibiði gibi kýzarý-yordu. iyi bir yerden iþittim. Maarif Müdürü'nün sözleri üzerine þýk bir Avrupa köyü gibi görmeye baþladýðým Zeyniler'e ge kuþ uçmaz. dedim ve apanarak öpmeye çalýþtýðý dizlerimi zorla kurtardým ve Maarif Müdürü'nün odasýna döndüm. 164 Reþat Nuri Güntekin Demek ki. ne ettin? En sonunda seni tongaya bastýrdýlar ha! Hemen git. Dün akþam gelen emir üzerine Maarif Müdürü. emir dün akþam gelmiþ. . saçlý sakallý bir büyük memurun.Sen sakladýn da ben öðrenmedim mi sanki? Allah mübarek etsin. 28 Ekim Bugün. beni kapýda karþýladý. Gönüller þen olsun! Zeyniler. Nezaret. Biraz sonra bana Merkez Rüþtiyesi'ndeki derslerimden kendi arzumla istifa ettiðime ve Zeyniler mektebi muallimliðine talip olduðuma dair bir kâðýt imzalattýlar.Yaþadýk Hacý Kalfa! isviçre gibi bir yere gidiyoruz. Bu iþte bir oyunbazlýk var mý dersin? Anlat. Sonra hasta olursan ne yaparýz? Adamcaðýzýn benim hesabýma kýzmakta. nasýl isterseniz öyle olsun. galiba yollarý þ göre ölçüyor. Hacý Kalfa'nýn saf vesvesesiyle alay ederek bir nefeste vakayý anlattým ve çantamdan emrim i çýkararak elimde salladým: . nedense beni býra rtaðýmý ileride açýlacak baþka bir yere göndermeyi muvafýk görmüþ. o yerinden kýmýldamaya üþenen Maarif Müdürü araba in konaðýna giderek emrimi imzalatmýþtý. senden sakladý. Nezarete yazdýðý tezkerede onun daha kýdemli bir muall ileri sürerek benim baþka bir yere kaldýrýlmamý istemiþ.

"Anamýz. lde benden çok daha acýnacak bir vaziyette olarak. Birdenbire korkunç bir gürültüyle yataktan fýrladým. ayrýlýk vaktinde bu baðlar gerilmeye. ihtiyar odacý: "Ne ayýptýr. bir aðýzdan.. kolay kolay onun yakasýný býrakmaya razý olur mu? Tabii yalvarmaya. otelde bu olur mu?!" diye baðýrarak aralarýna gi mek istedi. Dün gece. Sofada bir þeyler yýkýlýp devriliyor. ne pahasýna o un kadýný çocuklarýyla beraber memlekete göndermeye karar vermiþ. lâkin býrakma. nihayet kocasýnýn canýna yetmiþ. Sofanýn tavanýnda bir aydýnlýk gezinmeye baþlamýþtý. Manastýrlý Haným. bir ayrý sýzý uyandýrýrmýþ. öldür beni. ellerimle yorganlarý burarak kývranýyordum. Arala168 Reþat Nuri Güntekin . kocaman bir balkabaðý gibi tahtalara çarpýp patlayacaktý. yýlan gibi ýslýk çalarak inen her kamçýdan sonra inleyerek taht erine yuvarlanýyor. Ýnsan. taþlýklar. kâh dað yamaçlarýna týrmanan. sofalar ve merdivenlerde. Bereket versin ben. fakat inanýlmaz bir kuvvetle yine yerinden kalkarak zabitin dizl erine týrmanýyordu: "Kulun kurbanýn olayým efendiciðim.'den ayrýldý. arsýz muhabbeti. yaþadýðý yerlerde beraber bulunduðu insanlara görünmez ince teller mýþ. ihtiyar adam: "Vay aman! Vay aman! Hay nalçasýna tükürdüðüm katýrý!" diye söylenerek ayaða Fakat bu sefer ben. biletlerin alýnm nu. gürültüler tamamýyla kesilip otel sükûnuna dö-nünceye kadar kendime gelemedim. Zaten öyle olmasa da elimden ne gelirdi? ÇALIKUÞU 167 Alt katta yatanlar da uyanmýþ olacaklardý. Hacý Kalfa'nýn karnýna çizmeli ayaðýyla öyle bir tekme savurdu ki. Zavallý kadýn her tekmeden.ek adamcaðýz! Kabahat kendisinin deðil. 166 Reþat Nuri Güntekin içinde çok acý saatler geçirmiþ olmama raðmen küçük odamdan adeta hüzünle ayrýldým.. Yoksa. fena hal nirlerimi bozmuþtu. Vakayý sonradan bana anlattýlar: Manastýrlý Haným'ýn. þaþkýnlýk. anlaþýlmaz sesle . Azizi minde kocaman bir kýrmýzý fes. Yarý çýplak olduðum için tekrar odama girmiþtim. çýplak ayaklarýmla odadan fýrladým ve feci bir dayak vakasýyla karþýlaþtý r zabit. saçsýz baþýný kulaklarýna kadar örtüyordu. çizmeleriyle çiðniyordu. zabit. atik davranmýþ kollarýmla adamcaðý yakalamýþtým. Bu gece. essizliði içinde çocuk feryatlarý. boþama!. Uykumun arasýnda iri iri konuþma sesleri fakat bir türlü kendimi açamýyordum. bir teneke lamba yakalayarak don gömlek dýþarý fýrlamýþtý. Fakat zabit. kâh kurumuþ sel çukur eyniler yoluna diþli þimendifer yaptýramamýþ olanlarýn. çýplak kafa. re adeta kocaman bir futbol topu gibi havaya fýrladý ye aralýk kapýdan sýrtüstü odama yuvar arak çýplak bacaklarý havaya kalktý. kopan keman telleri gibi acý sesler çýkarmaya ba ep birinin gönlümüzden kopup ayrýlmasý. Sesler.. Uyk le ilk aklýma gelen þey yangýn oldu. bir düðüne. Aþaðý sofadan ayak patýrtýlarý.. daha doðrusu bir cenaze alayýna gider gibi giyinmiþti. benimle ayný günde B. Manastýrlý komþumu yerden yere sürüyor. ertesi sabah erkenden hazýr bulunmasýný söylemeye gelmiþ. Hacý Kalfa'nýn ailesi. sýrna aþlamýþ. sille tokat seslerine karýþýyordu. az kaldý Hacý Kalfa'yý tanýyamýyordum. Bütün aile. sonra Hacý Kalfa'nýn hali hep bir araya gelmiþ. çantamý hazýrladýktan sonra yatmýþtým. beni þehirden yarým saat uzaktaki bir çeþme baþýna kadar selametleme ldi. Fakat yangýna uðrayanlar herhalde birbirlerini dövmezl rdi.. Samatyalý Madam'l e Mirat'ýn tuvaletleri de onunkinden aþaðý deðildi. ayaklarýna imam galoþlarý giymiþti. kendine göre bir ahenkle sürüdüðü þýp þýp asýna soluk çuhadan yakasý kapalý uzun bir ceket. Babam anamýzý öldürüyor!" diye haykýnyorlardý. korku. Daðýnýk saçlarým. Bunu yazan þair ne kada * Bir tesadüf eseri olarak Manastýrlý komþum da. Artýk dýþarýda ne olup ne bittiðini anl halde deðildim. Fakat o. karyolamýn üstüne düþmüþtüm. boðuk hýrýltýlar. Merdiven aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn çýp gürültüyü iþiterek uyanmýþ. Uyku sersemliði. Ömrümde baþýma gelmemiþ bir kahkaha krizi anýyor. ne rezalettir. peþtemalýný.. Arabanýn hazýr olduðunu haber vermeye geldiði vakit. Mektept zber-letmiþlerdi. Çocuklar.

nnda ^mbilir ne gibi sözler ve sahneler geçtikten sonra bu korkunç dayak faslý baþlamýþ. Belki iki saat sonra, tekrar uyumaya hazýrlandýðým sýrada Hacý Kalfa, hafifçe kapýma vurdu: bakasýn, hocaným, otelde baþka kadýn yok. Fakir hatuncaðýz bayýlýp duruyor. Salt gülmek ol l dinini seversen þuna biraz bak. Adýmýz erkeðe çýkmýþ diye yanýna giremiyorum. Sonra ölür, de girer he!" dedi. Kapý aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn yüzünü görünce beni tekrar bir gülme aldý: "Geçmiþ olsun!" d kat bir türlü kelimeler aðzýmdan çýkmýyordu. Hacý Kalfa, dargýn dargýn yüzüme baktý; yarý mahcup bir eda ile baþýný sallayarak: "Gülürsün! Salt kýkýr kýkýr gülürsün. Ha çapkýn seni! Þuna bak hele!" dedi. "Gülüyorsun" kelimesini "gülürsün" diye o kadar tuhaf söylüyordu ki, þimdi bile gülmekten k alamýyorum. Hemen bir saatten fazla dertli komþumla uðraþtým. Zavallýnýn vücudu yara bere i i, ikide bir bayýlýyor, gözlerinin siyahý kaybolarak çenesi kilitleniyordu. Bir baygýnla uðraþmak, ilk defa baþýma gelen þey. Ne yapmak lâzým geleceðini kestiremiyordu t iþ baþa düþünce, insana öyle gayret geliyor ki... Bu, her biri en aþaðý beþ dakika süren bayýlmalarda kadýncaðýzýn kollarýný, vücudunu ovuþtu su döktürerek ýslatýyordum. Alný, yanaklarý, dudaklarý birkaç yerinden çatlamýþtý. Bu çizg ce sýzan kanlar düzgünlere, sürmelere karýþýyor, kirli bir siyahlýk alarak çenesine, göðsün bbi, ne çok boya varmýþ bu yüzde!... O kadar su döktüðüm halde, bir türlü bitip tükenmiyord O sabah, uyandýðým vakit, karþý odayý boþ buldum. Zabit, erkenden onu, çocuklarýyla beraber abaya atarak götürmüþ, komþum gitmeden beni görmek, helallik dilemek istemiþ,

ÇALIKUÞU 169 fakat gece, onun yüzünden uykusuz kaldýðýmý bildiði için uyandýrmaya kýyamamýþ. Hacý Kalfa' tekrar gözlerimden öpmüþ. * Arabada, gözüm Hacý Kalfa'nýn yüzüne rastladýkça gülüyordum. O, bu yersiz neþenin sebebini bir gülümsemeyle baþýný sallayarak: - Gülürsün he! Hâlâ kýkýr kýkýr gülürsün he! diye bana çýkýþýyordu. Sonra, akþamki tekmenin dehþetinden bahsederek: "Tabanýna tükürdüðümün katýrý, anladýn mý e ti beni, karnýmýn içini karmakarýþýk etmiþtir. Mirat, benden sana baba nasihati: Sen sen ol arý koca arasýna gireyim deme. Karý koca ipektir, araya giren köpektir," diyordu. Bütün aile, küçücük arabanýn içinde üst üste, þehrin dýþýndaki bir çeþme baþýna kadar gelmi Ayrýlýk yeri burasýydý. Hacý Kalfa, iki týpalý þiþeye hazýrlamýþ olduðu sularýný çeþmeden t acýma uzun uzadýya tembihler verdi. Samatyalý Madam, gözleri dolu dolu, bir gün evvelden b enim için yaptýðý, çörekleri stepetime doldurdu. Bana karþý tamamiyle lakayt olduðunu zannettiðin) vahþi Hayganuþ, bir yerini incitmiþ gibi birdenbire aðlamaya baþladý. Hem de ne aðlayýþ! Kulaðýmda iki inci küpe vardý. Onlar^çýkararak Hayganuþ'un kulaðýna taktým. \ Hacý Kalfa, hediye için adeta mahcup oluyor: "Yoo, hocaným, hediye dediðin para edecek þey olmamalý. Bunlar kýymetli inciler," diyordu. Yine hafifçe güldüm. Kýzýnýn benim için döktüðü inciler yanýnda iki paralýk kýymeti olmadýð mcaðýza! 170 Reþat Nuri Güntekin

Hacý Kalfa, beni tekrar arabaya bindirdikten sonra, derin derin içini çekti, elini göðsüne urarak: "Tövbe olsun, hani þu ayrýlýk bana akþamki tekmeden aðýr geldi doðrusu!" dedi. Geceki hengâmeyi hatýrlatan bu sözler beni bir kere daha güldürdü. Araba yürümeye baþlamýþt n parmaðýný sallýyor: "Gülürsün he çapkýn, gülürsün!" diyordu. Yol, þimdiden uzamaya baþlamýþ olmayýp da gözlerimi görebilseydin, bu sözleri söylemeyecekt alfacýðým. * Araba; iniþli yokuþlu dað yollarýna girmiþti; kâh kurumuþ sel çukurlarýndan geçiyor, kâh bo ozulmuþ baðlarýn kenarlarýný takip ediyordu. Seyrek fasýlalarla tek tuk köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çýkaran kaðnýlara tesa

diyorduk. ince bir bað yolundan, eþkýya gibi korkunç kýyafetli, uzun býyýklý iki jandarma geliyordu. n geçerken arabacýya: "Selamünaleyküm," dediler, dik dik bana baktýlar. Hacý Kalfa: "Yollar maþallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin suratýn öy le her yerde açýlacak suratlardan deðildir, anladýn mý efendim?" demiþti. Uzaktan birisinin geldiðini görür görmez, hemen Hacý Kal-fa'nýn tembihini hatýrlýyor, yüzüm Saatler geçtikçe yollara mahzun bir ýssýzlýk çöküyordu. Bu Çeçen arabalarýnýn ince, yanýk s icat edenler ne iyi düþünmüþler. Yamaçlarda, derelerde uyandýrdýklarý, uzak akisler insana ir teselli sesi gibi geliyor. Hele bir kayalýðýn içinden geçerken öyle sandým ki uzaklarda, anmýþ gibi görünen kara taþ yýðýnýn öte tarafýnda görünmez bir yol var, ince sesli kadýn, h un içinde arkamýzdan koþuyor. Yol, hâlâ bitip tükenmek bilmiyordu. Görünürde ne bir köy, hatta, ne bir aðaçlýk...

ÇALIKUÞU 171 içimde yavaþ yavaþ bir korku uyanmaya baþlamýþtý. Ya geceden evvel, Zeyniler Köyü'nü tutama dað baþlarýnda yalnýz kalýrsam? Arabacý, ara sýra durarak hayvanlarýný dinlendiriyor, insanla konuþur gibi onlarla konuþuyo du. Bir taþlýðýn ortasýnda, yine böyle bir mola vermesinden istifade ettim: - Daha çok var mý? diye sordum. O, aðýr aðýr baþýný sallayarak cevap verdi: - Geldik. Bu adam yaþlý bir insan olmasaydý, benimle eðlendiðini hükmedecektim. - Nasýl olur? dedim. Allanýn kýrýndayýz. Görünürde köy falan yok. Ýhtiyar adam, arabadan çantalarýmý çýkarmaya çalýþarak cevap verdi: - Na, þu patikadan inceðiz, Zeyniler, buraya beþ dakika çeker. Araba yolu yok. Taþlarýn arasýndan minare merdiveni gibi dik bir yoldan inmeye baþladýk. Aþaðýda, akþamýn alacakaranlýðý içinde kapkara bir servilik, etrafý çitle çevrilmiþ, çýplak tuk kulübeler, tahta evler görünüyordu. ilk bakýþta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanlan tüten bir yangýn harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeþillikler arasýnda eski Boðaziçi yalýlarýndaki güvencinliklere i, þen manzaralý kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuþ, simsiyah viranele . Yýkýk bir deðirmenin önünde abalý, sarýklý bir ihtiyara rast geldik, kaburga kemikleri soyu yýf bir ineði, ipinden sürüye sürüye bu evlerden birine doðru götürmeye çalýþýyordu. Bizi g atli dikkatli bakmaya baþladý. Bu ihti172 Reþat Nuri Güntekin

yar hoca, Zeyniler muhtarý imiþ. Arabacý onu tanýyordu. Birkaç kelime ile benim kim olduðum anlattý. Belden büzmeli, bol siyah çarþafým, sýmsýký peçemle genç olduðumu anlamamak mümkün deðildi. Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuþ olacak ki, tuhaf tuhaf baktý, sonra ineðini çýplak klý bir çocuða teslim ederek önümüze düþtü. Köyün dar sokaklarý içine girmiþtik. Evleri þimdi daha iyi görebiliyordum. Hani Kavaklar'da aðlar serilmiþ, yaðmurdan çürüyüp kararmýþ, Boðaz rüzgârlarýndan bir yana çarpýlmýþ, viran er, ilk bakýþta onlarý hatýrlatýyordu. Altlarýna dört direkten ibaret ahýrlar, üstlerinde asma merdivenle çýkýlan bir iki oda. Her de, Zeyniler þimdiye kadar iþittiðim ve resimlerini gördüðüm köylerden hiçbirisine benzemiy Etrafý tahta perdelerle çevrilmiþ bir bahçenin kýrmýzý kapýsý önünde durduk. Yapraklarýna v siyah görünen bu köyde gördüðüm ilk renk; kýrmýzý tahta oldu! Muhtar, yumruðuyla kapýyý çalmaya baþladý. Her vuruþunda kapý yýkýlacak gibi sarsýlýyordu. ilk defa aðzýmý açmaya cesaret ederek: - içeride kimse yok galiba, dedim. Muhtar, baþýný sallayarak cevap verdi: - Hatice Haným akþam namazýný kýlýyor olmalý. Az bekleyeceðiz. Arabacýnýn beklemeye vakti yoktu; çantalarý kapýnýn önüne býrakarak bizden ayrýldý. Muhtar abasýnýn eteklerini toplayarak yere çömeldi. Ben, bavulumun kenarýna iliþtim, konuþm baþladýk. Bu Hatice Haným, pek Müslüman bir kadýnmýþ. Tarikata da mensupmuþ. Köyün ölüsüne, dirisine

litleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, sekeratta bulunan hastala-

ÇALIKUÞU 173 rýn aðzýna son zemzem damlasýný o akýtýr, kadýn cenazelerini o yýkayýp yaþmaklarmýþ. Muhtar Efendi, herhalde medrese falan görmüþ bir adama benziyordu. Fýrsattan istifade ed erek bazý nasihatlar vermek istediðini anladým. Usul-i cedidin aleyhinde bulunmuyor, f akat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden þikâyet ediyordu. Þimdiye kadar buradan birkaç hocaným geçmiþ; fakat nafile, hiçbirisinin Kur'an-ý Kerim'e, i hale, kâfi derecede vukufu yokmuþ. Bu Muhtar Efendi, Hatice Haným'dan hoþnutluk getiriyordu. Ben.bu dersleri yine bu sa liha, akil, abide hatuncaðýza býrakarak kendim baþka dersler okutursam köyü daha ziyade mem un edermiþim. Ben, bu nasihatleri dinlerken içeriden bir nalýn týkýrtýsý gelmeye baþladý. Muhtar Efendi i aða kalktýk. Kapýnýn arkasýnda bir kol demiri þangýrdadý, kalýn bir ses: - Kimdir o? diye baðýrdý. - Yabancý deðil, Hatice Haným, B.'den bir hocaným geldi. Bu Hatice Haným, iri yapýlý, kocaman yüzlü, biraz kamburu çýkmýþ, yetmiþlik bir ihtiyardý. yeþil bir yemeni örtmüþ, arkasýna ferace biçiminde koyu bir yeldirme giymiþti. Meþin gibi s esmer yüzünün buruþuklarý arasýnda inanýlmayacak kadar taze ve canlý gözleri, bembeyaz diþl Peçemin arkasýndan yüzümü görmeye çalýþarak: "Safa geldin hocaným, buyurun!" dedi. Bahçeden sokaða çýkmak yasakmýþ gibi bir eliyle kapýya dayanýp öteki eliyle çantalarýmý ald r kapýyý demirleyerek önüme düþtü. O önde, ben arkada bahçeden geçtik, Maarif Müdürü Bey'in büyük fedakârlýklarla müceddeden i ktep binasý da öteki evlerin eþiydi. Yalnýz, alt kattaki direklerin etra174 Reþat Nuri Güntekin

fini henüz kararmaya vakit bulamamýþ tahtalarla çevirmiþler, dershane haline koymuþlardý. Kapýdan gireceðim vakit Hatice Haným, kolumu yakaladý: "Dur kýzým" dedi. Ben, birdenbire ürktüm. O, dudaklarýnýn ucuyla okuduðu kýsa bir duadan sonra: - Haydi kýzým, besmele çek de evvela sað ayaðýný at, dedi. Alt kat, zindan gibi karanlýktý, ihtiyar kadýn, beni elimden tutarak dar bir taþlýktan geçi di, eskilikten basamaklarý oynayan karanlýk bir merdivenden çýktýk. Yukarýki kat; viran bir sofa, bir de yüksek pencerelerinin tahta kepenkleri sýmsýký kapalý kocaman bir odadan ibar etti. Maarif Müdürü'nün müjdelediði muallim dairesi. Hatice Haným, bavulu yere býraktý, odanýn bir köþesinde dolap vazifesi gören eski ocaðýn iç lamba çýkarýp yaktý. - Oda, bu sene boþ kaldýðý için tozlanmýþ. Yarýn sabah erkenden temizlerim inþallah. Bu zavallý kadýn, mektebin eski hocasýymýþ. Maarif idaresi, mektebi bu þekle soktuðu zaman sokaða atmaya acýmýþ, iki yüz elli kuruþla burada alýkoymuþ. Yarý hoca, yarý hademe gibi b , ben nasýl istersem öyle çalýþacakmýþ. Kadýncaðýzýn benden korktuðunu anlýyordum. Hesapça, ben onun amiriydim. Bile bile kimseye f lýk yapacak bir kýz olmadýðýmý birkaç kelimeyle anlattýktan sonra dairemi seyretmeye baþlad Eskilikten delik deþik olmuþ kirli kaplamalar, yaðmurdan çürümüþ, tahtalarý sarkmýþ simsiya , bir köþede içine kýrýk dökük konmuþ ocak, ötede çarpýk bir kerevet. Demek bundan sonra, h da geçecekti! Havasýz bir mahzene düþmüþ gibi göðsüm týkanýyor, ellerim, ayaklarým üþüyordu. - Kuzum Hatice Haným, bana yardým et de þu pencere-

ÇALIKUÞU 175 lerden birini açalým, dedim. Kendi kendime beceremeyceðim galiba. ihtiyar kadýn, benim iþe el sürmeme taraftar deðildi. Uðraþa uðraþa kepenklerden birini açt ayý görünce tüylerim diken diken oldu. Karþýmda korkunç bir mezarlýk vardý. Tepelerinde, hâlâ akþam ýþýklarý sönmemiþ serviler, sý ha aþaðýda sazlýklar içinde donuk donuk parlayan su birikintileri. ihtiyar kadýnýn derin bir göðüs geçirdiðini iþittim: - insan, saðlýðýnda alýþmalý kýzým, hepimizin gideceði yer orasý, dedi. Bu söz tesadüf müydü, yoksa haberim olmadan bu manzara karþýsýnda bir korku ve telaþ mý gös

Fakat hemen kendimi topladým. Cesur olmak lâzýmdý. Adeta þen denecek bir kayýtsýzlýkla: - Demek burada bir mezarlýk var, bilmiyordum dedim. - Evet kýzým; Zeyniler kabristaný. Eski zamandan kalma. Þimdi cenazeleri baþka yere gömüyor , burasý tarih gibi bir þey. Ben, Zeyni Baba'nýn fenerini yakmaya gidiyorum, þimdi gelir im. - Zeyni Baba kim, Hatice Haným? - Himmeti hazýr, nazýr olsun, bir mübarek zat, na, þuradaki servinin altýnda yatar. Hatice Haným, yavaþ sesle dualar fýsýldayarak merdivene doðru yürüdü. Ben, þimdiye kadar, b den ürktüðümü bilmiyorum. Fakat bu dakikada, servi kokularýyla dolu bir karanlýk odada yaln lmak bir ürkeklik veriyordu. ihtiyar kadýnýn arkasýndan koþtum: - Ben de geleyim mi sizinle? dedim. - Gel kýzým, daha iyi olur. Gelir gelmez, Zeyni Baba'yý ziyaret edersen daha makbule g eçer. Mektebin arka kapýsýndan mezarlýða girdik, taþlarýn arasýndan yürümeye baþladýk. 176 Reþat Nuri Güntekin

Bazý ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlýðýmýza götürürler Fakat ben ölümün hazin ve ürkütücü bir þey olduðunu ilk defa bu karanlýk Zeyniler mezarlýðý Taþlar, benim gördüðüm mezar taþlarýndan büsbütün baþka þekildeydi. Dizi dizi asker saflarý yüksek, dimdik, tepeleri düz, bedenleri simsiyah taþlar. Yazýlar okunmuyordu. Yalnýz, baþl rýnda birer küçük "Ya Rab" kelimesi seçiliyordu. Küçüklüðümde bir masal dinlemiþtim. Bilmem hangi küçük sultaný kaçýrmak için uzak bir daðýn man ordusu geliyormuþ. Askerler, gündüz maðaralarda saklanýyor, geceleri yol yürüyorlarmýþ. ta görünmemek için tekmil vücutlarýný siyah kefenlere sanyorlarmýþ. Böylece aylarca zaman yol gittikten sonra, tam þehri basacaklarý gece Allah küçük sultana a karanlýkta sinsi sinsi ilerleyen bu siyah kefenli gece ordusunu taþa çevirmiþ. Bu sýra sýra dizilmiþ siyah taþlara bakarken o eski masalý hatýrladým: "Sakýn burasý o kork rlerinin taþa döndüðü masal memleketi olmasýn!" diye düþündüm. - Bu Zeyniler kimlermiþ Hatice Haným? - Ben de bilmem kýzým, bu köy eskiden onlarýnmýþ. Þimdi mezarlarýndan gayri bir þeyleri kal etleri hazýr nazýr olsun, erenlerdenmiþ. Zeyni Baba bunlarýn en büyüðü. Kimsenin iyi edemed talarý, buraya getirirler. Ben, bir kötürüm kadýn bilirim ki, buraya sýrtta getirdiler, aya larýyla yürüye yürüye gitti. Zeyni Baba'nm türbesi, mezarlýðýn en nihayetinde, kocaman bir servinin altýnda idi. Hatice Haným, her gece, ona üç kandil yakarmýþ. Birisi servinin dalýna, birisi kapýnýn iç tarafýn sandukanýn baþýna. Türbe, topraðýn içine gömülmüþ bir mahzendi. Zeyni Baba, bu mahzende, yedi sene güneþ aydýn l-

ÇALIKUÞU 177 durmuþ. Öldüðü vakit mübarek cesedine kimse el sürçmemiþ. Üstüne, bir sanduka yapmýþlar. Hatice Haným, kandillerden ikisini yakmýþtý. Mahzene inen birkaç basamaklý merdiveni göster k: - Haydi kýzým, içeri girelim, dedi. Ben, bu basamaklarý inmeye cesaret edemiyordum. Arkadaþým tekrar döndü: - Haydi kýzým, buraya kadar geldikten sonra girmezsen günah olur. Gönlünde ne dileðin varsa Zeyni Baba'dan iste!.. Yüreðim hazan yapraðý gibi titreyerek merdivenleri indim. Mezara indirilen ölülerde, eðer b parça his olsaydý, mutlaka bu dakikada benim duyduðum þeyi duyarlardý. Göðsüme ýslak, soðuk ak kokusu doldu. Zeyni Bana'nýn sandukasý yeþil boyalý bir çinko ile örtülmüþtü. Sonradan, Hatice Haným'ýn a anaat ve sefalet içinde geçiren Zeyni Baba, öldükten sonra, üzeri süslü ve iþlemeli örtüler Ara sýra öteden, beriden gönderilen örtüler bir hafta dayanmýyor, parça parça çürüyüp eriy ihtiyar kadýn, hafif fýsýltýlarla dualar okuyarak evliyanýn baþýndaki kandile yað koydu, so ana döndü: - Köyde birisi öleceði vakit, Azrail aleyhisselam, evvela Zeyni Baba'ya misafir olur, o vakit bu ýþýk kendi kendine söner. Þimdi kýzým, Zeyni Baba'dan isteyeceðini iste, dedi.

bodrum gibi i besine çekildi. Bu yedi sene içinde elbette güneþin. Merdiven tahtalarý yavaþça gýcýrdýyor. Biliyorum ki. suya konan kuru çiçekler gibi litreye titre ye canlanmaya baþlýyordu. Kapalý bir mahzende sýza ýþýk parçasý. Þikâyet etmeyenlere. senden büyük bir þey isteyeceðim. tik günlerin titiz ümitsizliði içinde. kadar zalim olsa da "Sarý Çiçekleri"ne yetim teyze kýzlarýný çekiþtiren dudaklar kadar sana lýk edemez. þarký söylemeye. ýslýk çalmaya baþlýyord kalbim. bir ay olmuþ. dudaklarýmdan ziyade yaralý kalbimle söyler gibi yavaþ eyni Babacýðým. harap b nanýn içinde. Onlar. Ensemde hafif bir üþüme hissi ile kulak veriyorum. aðlamadan çilemi doldurayým!.Dizlerim kesiliyor. kim bilir ne münasebetsiz þeyler yumurtlayacaktým? H uki artýk buraya alýþmaya baþladým. Ben Zeyniler'e geleli. Kusuruma bakma. sen yedi sene güneþ görmeden. Senin hoþuna gidecek þeyleden hiçbirini bana öðretme iler. Bu bir ay. Gecenin içinde gizli gizli söyleþen bu seslerden korkma. daha baþka sesler duymaya baþlýyorum." * Odamda yalnýzým. nihayet bu neþenin yalanýna inanýyor. Sonra etrafýmda yaþayan þeylerde teselli aramaya koyuldum. Ateþler içinde yanan alnýmý Ze ni Baba'nýn serin örtüsüne dayadým. Sor Aleksi'nin bu peygamberce sözler i imdadýma yetiþiyordu. Hatice Haným. Uzaklardaki sýradaðlar. iþittim ki. Varsýn öyle olsun. mezar taþlarý bile korkunç sertliklerini kaybetmiþ gibi görünüyorlar. Ýþte o zaman. Halbuki þimdi onlarý doðru buluyor ve gül ret edemiyorum. cahil bir Çalýkuþu'ndan baþka bir þey deðilim. kendilerini güler yüzle karþýlayanlara karþý daha m olurlar. aþaðý yukarý. vefasýzlýðýndan kaçmýþ olmayaÇalýkuþu . uzak bir su sesi geli anda týkýrtýlar oluyor. Orada gece yarýsýna kadar ibadet eder. bu-nahyordum. 12 178 Reþat Nuri Güntekin sýn? Babacýðým. bahçede bulduðum cýlýz bir kedi yavrusunu göðsüme bastýrýyor. aptallýðýn lüzumu yok. mektep yok. Sonbahar. artýk ayakta durmaya takatim kalmýyordu. içim kan aðlarken gülmeye. uçucu bir þey olduðu malum. O vakit. Sakýn sen de. alýþmaya. erkenden beni býraktý. yýkýk bir duvarýn taþlarý arasýnda açmýþ cýlýz bir çiçek. burada çile doldurmuþsun. Sor Aleksi'nin hiç dilinden düþürmediði bir söz vardý:. mukadder felaketlerir son bir ilacý vardýr: Tahammül ve t . Daha olmazsa kendi kendime: "Feride. Mektebin alt katýndaki. Elime geçirdiðim taze bir yaprað anaðýma. Ben. "Kýzlarým. hatta bu karanlýk ve can sýkýcý memleketi biraz dah imsemeye ve sevmeye baþlamýþým! * 180 Reþat Nuri Güntekin ." Çalýkuþu. küçük. yaþamak için artýk güler yüzden. Ýki saatten beri lambanýn ýþýðýnda bu satýrlarý yazýyorum. "Uðraþmak beyhude! Daha fazla dayanamayacaðým!" diyordum. bu sözleri daima gülümseyerek dinlerdi. görüyorum ki. rüzg çektiðin zamanlar olmuþtur. dýþarýda son bi bayramý yapýyor. Birkaç günden beri yaðan yaðmurlar durdu. ümitsiz hastalýklarýn. Çalýkuþu. nlar fýsýldaþýyor gibi sesler uyanýyor. sazlýktaki sular da güneþe karþý gülümsüyor gibi. viler. Zeyniler'deki bir ay içinde öyle saatlerim oluyordu ki. Daha aç ndan korktum. 20 Kasým Bu sabah hesap ettim. dudaklarýma sürüyor. teþbih çekermiþ. Bu neþenin uydurma. Seni o dakikalarýn acýsýna katlandýran o melek sabrýndan bana r. bana þi di on yýldan daha uzun görünüyor. Biraz gayret. cesaretten baþka sermayen kalmamýþtýr" diyordum. Kendimi derin in yok-luyorum. ins alimliðinden. Elemlerde bir giz ÇALIKUÞU 179 þefkat var gibidir. Dýþarýdan. Zeyniler. inlemeden. dedim. haydi yat artýk. her þeye raðmen bi Bugün cuma. Þimdiye kadar defterime bir þey yazmak istemedim. Sana nasý geldiðini bilmiyorum..F.

bana yardým etmesini söyleyerek hasýrý 182 Reþat Nuri Güntekin kaldýrdým. Ben. dilinin altýnda bir þey vardý ki.Muhtar Efendi buna bir þey demiyor mu? diye sordum. dayakla uslan ayan yaramazlarý bunun içine hapsederek adam edermiþ. söylemeye çekiniyordu. tam o cinsten bir insan olacaktý. Bizim evde bir dolap var. istanbul'da.Niye böyle yaptýnýz. potin yoktu. iki. Bunlar da herhalde yeni ders alet leri olacaktý. daha asý. Yalnýz.Kadýn. memnun oluyor. baþýný salladý: . on üçer yaþýnda koca delikanlýlar. pencereleri geniþlet am çerçeve taktýrmýþlardý. Hatice Haným? dedim. Sonra ders ok uyacaklarý zaman þuradaki hasýrýn üstüne indiririz. Hatice Haným'ýn çehresinden memnun olmadýðý anlaþýlýyordu. Fakat tuhafý þu ki. Hatice Haným.Þu karþýdaki aðaran kayalarýn ardýnda. . mektebe yakýlmak için kýrlardan getirdikleri çalý çýrpý larlarmýþ. Büyük fedakârlýklarla meydana gelen levazýmdan mühim bir kýsmý da beþ tane eski biçimli. Ocak bacalarý gibi kapkara görünen duvar kaplamalarýnda tepe aþaðý takýlmýþ bir harita ile et levhasý. büyük fedakârlýklarla yenileþtirdiði dershaneyi þimdi. sabahleyin. mektebe geldikleri vakit evvela oraya oturtuyoruz. Hatice Haným. altýna tahta döþemiþler. Cevap vermeye lüzum görmeyerek baþka þeylerle meþgul oldum. kitaplarýný. ha ep sýrasýydý.Yazýk deðil mi çocuklara. .Neden? . karda kýþta oraya kadar nasýl gidip geliyorlar? . bunlarý kullanmaya lüzum görmeyerek dershanenin bir köþes iþlerdi.E. tabuttaki cenaze gibi sýrtüstü yatar ve yine kendi eliyle kapaðý kaparmýþ.Güzel terbiye usulü! Mektepte erkek çocuk da var mý? . Aferin sana Hatice Haným. hayretle: . Yerleri temizledikten sonra.Sen pek gencecik bir hocanýmsýn da ondan.Hele þimdi hiç caiz olmaz! . hemen bütün zamanýný bu sandýðýn içinde geçirirmiþ. yemeklerini. bu dolabýn baþka bir vazifesi olduðunu da söyledi. Bu çocuk. Çocuklar. Dershanenin bahçe tarafýndaki duvarýn dibinde -ahir zamanýndan kalma. Zavallýlarýn kýyafetleri öyle sefil ve periþandý ki. fakat bana karþý koymaya cesaret ne dersem yapýyordu. var. dedi. Nihayet cesaret etti: . yaðmursuz havalarda bir saate bile kalmadan giderler. karlý havalarda biraz zorluk çekiyorlar. Maarif Müdürü'nün. Bu ilk gün. Sadece yaðmur u. herhalde eski bir ahýr olacaktý. on ikiþer. Çocuklar böyle yerlere oturmaya alýþmýþlard bi þeyin üstünde adamýn zihnine ders girer mi? Hocaným müfettiþ falan gelir diye büsbütün a korktu. . Ýnþallah. ihtiyar kadýna.Peki.Geldiðimin ertesi sabahý derse baþlamýþtým.bir hayvan yemliði v ardý ki. Öteden beri. sýralarý dizerek bir sýnýf haline getirdim. biraz durdu. Ýyi ki aklýma getirdin. bir çiftlik ve bir yýlan resmi sarkýyordu. Bizim Hatice Haným. diyor . . Büyücekleri Garipler Köyü'ndeki erkek mektebine gönderiyoruz. eski hocaným yaptý kýzým. kaldýrmaya lüzum görmemiþler. Çocuklar. . . Hatice Haným. erkek bir arada okur mu? . bir yaramazlýk yaptýð aba girer. üstüne bir tahta kapak çakarak bir nevi dolap haline rmiþlerdi. çamurlu. Muhtarýn.Elbette kýzým.Onlar yola alýþýktýr. hayatýmýn en unutulmaz bir günü ola týr. ellerim toz toprak içinde bu iþleri bitirmeye çalýþýrken talebele de birer birer sökün etmeye baþlamýþlardý. hemen hiçbirisinde çorap. Vehbi isminde bir küçük oðl mýþ ki. Ben. bir "Horozdan kaçan namuslu kadýn" tabiri vardýr. kýzým.Garipler Köyü nerede? ÇALIKUÞU 181 . niçin onlarý da burada okutmuyoruz? .Muhtar. hýnzýrý yaramazlýk ettiði zaman ben de onun içine kapatayým.Onlarý erkekten mi sayacaðýz? .Ben yapmadým. üç tane.

bahçede top oynatýrken (çünkü teneffüs cuklarý muhakkak eðlen-direcektim) Ayþeler bu yana. köyün bir âdeti olan bu öpücüklerden her biri gülünç bir ahenkle saklýyor ve elim hafif ýslaklýk býrakýyordu. hemen hemen dolmuþtu. ak a tuhaf þeyler ge yordu: Mesela bir müfettiþ gelse de talebelerimi tanýtmamý i tese: "Doku z Ayþe ile on iki Zehra var!" diye çabucak iþin için-. Hatice Haným. yahut kapýnýn arkasýna saklanýyorlardý. . Lakýrdý söyleyerek. gizli gizli eðlenmeye baþlamýþtým. çýplak ayaklarýndaki nalýnlarý þakýrdat apýsýna kadar geliyorlar. Zebralarý öteki tarafýna oturtmak. dedim. Sizin bildiklerinizi bilmeyiz. cim esre ci.. Yanlarýndan ayrýldýðým zaman göz ucuyla bana bakýyorlar tuhaf bir surette sallanan kirli ba larýný -kabuðuna çekilen kaplumbaðalar gibi. "Zehra. Zehra. kolaylýk olma Ayþeleri dershane- ÇALIKUÞU 183 nin bir tarafýna. sýnýfý nizama sokmadan derse baþla acaðým. O. yerlerini bellemelerini tembih ediyor dum. Utana sýkýla yanýma gelen. Yavrucaklarý kendime ýsýndýrmak için her birine bir iki hoþ ke dum. Fakat onlara. Zavallýlarýn hali görülecek þeydi. yalnýz birçok naz ve niyazdan sonra a meye razý oluyorlardý. Yeni gelen kýz çocuklarýna: "Kýzým. Çocuklar. O kadar ki. Ayþe.Biz ne gördükse.yavaþ yavaþ çekerek altlarýna alýyorlar. yoksa Ayþe mi?" diye soruyor ve çok kere umduðum cevabý alýyordum.Bugün.cevapsýz býrakýyorlar. Ayþe. ebced. hepsinden cesur çýktý. Hatice Haným'a: . onu okutuyoruz kýzým. Kadýncaðýzýn ne demek istediðini sonradan anladým." Aman Yarabbi! Bu köyde ne çok Ayþe ve Zehra vardý. herhalde epeyce sýkýntý çekeceðim anlaþýlýyordu. . sessiz çalýþmalar ektim. Bir türlü sýralara yerleþmesini beceremiyorlar. biraz hayretle yüzüme baktý. köyl gibi nazlý aðýzlardan bir kelime alýnabilen bu çocuklar. kuvvetle elimi vurdum. Yumruk yüzlü bir küçük kýz. mümkün olduðu kadar tatlý bir sesle sorduðum sualleri -insaný mahcup ede ek kadar inatçý bir sükûnetle. bazýlar rinden tutarak yarý zorla sýnýfa sokmaya mecbur oldum. Hati-j ce Haným. gülmemek i or zapt ediyordum. gözlerini kapayarak el öpen.Elbette kýzým! Mektep bu. Besbelli. Fakat netice olacaðýma hiç þüphem yoktu. iki yüz ellij kuruþ aylýðý kaybetmekten öyle korkuyordu ki.. Bir þey pek tuhafýma gitmiþti. diye gruplar yap mak mümkündü. mektep li deðiliz ki. orada nalýnlarýný çýkartarak yan yana diziliyorlardý. Talebelerimi birer birer sýralara oturtuyor. Mektebin tek güzel ve ye184 Reþat Nuri Güntekin ni eþyasý olan hoca kürsüsüne. hevvez. dedi. Ben. a mýsýn.. Sonra. cim üstünde ce. Fakat benim gürültümü merak edip baþýný kaldýran bile olmadý. ihtiyar kadýn. Ne ya yavaþ alýþacaðýz. Kara gözlerini yüzüme kaldýrarak "Sen ne im adýmý?" diye hayret etti. þüpheli bir bakýþla: . beni görünce birdenbire ükmüþlerdi. huti. der kadar zihinlerinde yer eder. Hatta taþlanmýþ bir ar tu bilakis daha fazla arttý "Euzübillahi. Yanýma geldikleri zaman gözlerini sýmsýký yumarak öyle bir el öpüþleri vardý ki. Sýnýf. H ' de gülecek halde olmamama raðmen. Kendimi tutamayarak. ne yapalým. sen yine bildiðin gibi okut." Çocuklarý yola getirmek için. den çýkacaktým. Keser vurmadan aðaç yontulur mu? Ne kadar ses çýkarýrlarsa. kendilerini ç ollarýyla yüzlerini kapýyorlar. Sýnýf kalabalýklaþtýkça gürültü artmaya. eski püskü bez parçalarýyla sýmsýký kundaklanmýþ.Her zaman böyle baðýra çaðýra mý çalýþýrlar? Buna dayanýlýr mý? diye sordum. Zebralar bu yana. diye eevap verdi. Ayþe. kitaplarýný açar açmaz dik bir ses aðýra okuyorlardý. Zehra. Utana utana kapýdan bakýyorlar. aða t asma çardaðýna oturmuþ gibi garip vaziyetler alýyorlardý. kendisini imihana çekti nnetmiþ. baþýmý iyiden iyiye sersemletme Hatice Haným'a: .

küçük kurnaz yüzü. Ben. kemerin altýnda mendil ve not defteri için iki küçük cep. parlak diþli. derslerini okutmaya baþladý. Hatice Haným: . kirli çehreli. sýnýfýn en ehemmiyetli simasý: Hafýz Nuri. saçlarýmý uzatmaya baþ henüz omuzlarýma inememiþti. fýrçadan kuý tulur kurtulmaz isyana baþlayan kýsa saçlarýmýn üstünde nt.luk. . sýnýfta gürültümüzden rahatsýz oldukça. h para ile gösterilecek acayip bir mahluk. yaramazlýklarýn elebaþýsý olan Çalýkýþu.E. ne çare! Yemeniyi saçlarýmýn üstüne attým. Belli etmeden pencerenin önüne gittim.Havanýn açýk olmasýna raðmen kýzlardan birkaçý baþlar eski peþtemallarla örtülü olarak mekt Hatic^ Haným'a bunlarýn niçin böyle yaptýklarýný sordum. dedi. kendimi seyretmeye baþladým. dal gibi boynun çýplak ka ebep olmuþ. süzgün.ilahi kýzým. çiçekbozuðu. kendime bir kýyafet düþünmüþtüm. daðdan odun taþýrlarmýþ. büyük adam gibi ev iþi görürler an su çekerler. iki ucunu istanbul sokakla bakan Çingene kýzlarý gibi çenemin altýndan iliþtirdim. parlak gözleri. mektep hocasý old uktan sonra.. Ben karýþmam ya. sana ettiklerini acý . Bu delikanlý lar. Odasýnda açýlýp kapanýrken çýngýr çýngý yeþil bir yemeni çýkarýp verdi. fakat yüzü. birer birer çocuklarý yanýna çaðýrmaya. Baþa gelen çekilecek. dedi. Bur lara gelinlik kýz diyenler ba na elbette evde kalmýþ ihtiyar gözüyle bakacak. O. kuzguni siyah bir Arap: (Kendisine. fakat sokakta taþ atarmýþ. taze taze mezarlýktan kesilmiþ uzun deðnekleri yanýna yerleþtirdikte sonra. belde kayýþ bir emer. bunlar koskoca gelinlik kýzlar.) On yaþýnda. o kadar tuhaf duruyordu ki.Peki kýzým. saçlarýmý aksilik edip alnýma düþmesinler diye sý rlak siyah gömleðimin. ötede kýyametler kopuyordu. on yaþýndaymýþ. on ikiþer yaþýndaki solucan gibi so. ilk ders için bu dediðim tarzda giyinmiþ. Ben. hafifçe kýzararak: "Gelirken baþörtüsünü almayý unuttum da" diy söyledim. biraz dýþarýda durmalarýný söyledi. * Hatice Haným. icadým çok sadeydi. Yalnýz bu siyahlýklarý biraz açmak için beyaz ketenden geniþ bir yaka. En geç mektebe gelenler erkek çocuklardý. gülmemek için adeta dudaklarýmý sýkýyordum. Böyle olmakla beraber bir dereceye kadar sevindim.. sonra mahcup mahcup: . renksiz çocuklar mý yetiþki kýz? Ben. Sokakta baþ j açýk gezecek deðiller ya. Dizkapaklarýma kadar siyah parlak satenden bir gömlek. Bir aydan beri. sivri çenesiyle mektebin en þeytan çocuðu. kýpkýrmýzý aðýzlý. Pencerelerden birinin kapalý kepengi. bi kara. ak gözlü. hakikaten çok tuha bir yere düþmüþüm. Sýnýftaki bütün gürültülerin. beyaz sarýðýnýn altýnda yumurta biçiminde bir kafa. hakçasý aranýrsa var. mum gibi sarý parmaklarýný birbirine ge mavi gözlerini bir Meryem tasviri saflýðýyla gökyüzüne kaldýrarak: "Bana bir Kal ver azabý orsunuz!" derdi. yetmiþlik b bi buruþuk. Çenesinin altýnda yeni kapanmýþ bir sýraca yarasý ki. bu on. hakikaten eðlenceli bir fýndýksýçam. 186 Reþat Nuri Güntekin * Kendilerinden kaçmak için saçlarýmý Hatice Haným'ýn yeþil tülbentiyle örttüðüm delikanlý ta edeyim: Evvela. ine saðarlar. o sabah. önündeki camý soluk bir endam aynasýna benzetmiþti.Galiba baþörtüsünü unutmuþsun kýzým. Kirpiksiz patlak gözleri. fare gibi sandýkta vakit geçiren küçük Vehbi. sana temiz bir tülbent vereyim. Topaç gibi yusyuvarlak. Fikrime göre bir hoca vazife baþýnda. iskelet gibi kuru. sadece Cafer diyenlere mektepte cevap vermemekle iktifa eder. baþka k giyinemezdi. kimse artýk çocuk diye eðlenmeyecektir. onlara. Sor Aleksi. Aman Yarabbi. ÇALIKUÞU 185 Hatice Haným. O ders verirken. uzun saçý hiç s fakat hoca olduktan sonra baþýmý böyle býrakamazdým. hemen her sualim gibi buna da hayretle cevap verdi: . baþ açýk ders okutmak günah olmaz mý? "Biliyorum" demeye utandým.Buna lüzum var mý? . küçük diþli bir çocuk: A Nihayet.

Nihayet. Çocuklarý yarým saatte. bir saatte bir. bakalým ne cevap vereceðiz?" yolunda bir þeyler söylüyor ve tekrar ölümü rine geçiyor. Fakat. benim istediðim. Ko yunlarý kör boðazýmýz zifleniyor da. Yýlan levhasýna gelince: Hatice Haným. Þimdi. Nedense. ödaðacý ve servi kokularý içinde dilimle tadýyor. Onlara biraz at ve neþe de vermek istiyordum.m edici gürültünün önünü almak.. i mýþ sene.. bir türlü bunlardan tat duymuyorlar. sokaklarý. Yeni baþlayan uykularýn hafif sarhoþluðu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. emeðim boþa gitmedi. eðlenir. dersin o kadar kuvvetle zihin erine yerleþeceðine inanan Hatice Haným bile memnun. Her fýrsatta yavrucaklarý e getiriyor. emeklerim boþa gidiyor. Renksi udaklarý gülmenin ne olduðunu bilmiyor. temiz bir yataða u zanýr. meraklý oyunlar öðretmeye çalýþýyorum. S leri tatlý bir uyku ihtiyacýyla mahmurlaþmaya baþlar. Mektebe teneffüs usulünü de koyduk. yarýn girdiðimiz vakit. Mesela çift ni gösterirken: "Allah bu koyunlarý kullarým yesin de bana ibadet etsin diye yarattý.. tüyler ürpertiyor. bir türlü kabil olacaða benzemiyordu. Hasta olan köylülerin is i yýlanýn karþýsýna yazmak suretiyle. kafacý-ðým dinlendi" diyor. durgun gözleri aðýr bir melal içinde ölümü düþünüyo yavaþ yavaþ onlara benzemeye baþlamýyor muyum? Eskiden ölümü ben baþka türlü düþünürdüm. Neyse. iþte bu. yorgun 189 ÇALIKUÞU çehreli. onu Þahmeran diye tanýtmýþ. mezarlarý gibi çocuklarýnda da siyah bir neþesizlik var. Allah'a borcumuzu ödüyor muyuz? Ne gezer? Amma. . Bir kuru tabuta koyarlar seni. güldürmek için ne maskaralýklar yapýyoru Fakat... kalplerde dünya emelini söndürmek diye öðrenmiþ. sýnýf daha sakin. bahçeye çýkarýy celi. Bazen canýma yetiyor: "Gel Hatice Haným!" diye dýþarýya baðýrýyordum. Hatta. Çocuk söz anlamaya baþlýyorlar. Onlar seslerini titrete titrete hep bir aðýzdan: "Haramiler gibi soyarlar seni. onun acý lezzetini. talebelerimi sessiz çalýþ- ÇALIKUÞU 187 maya. donuk gözlü kýz çocuklarýnýn en büyük eðlenceleri. Bu köyün evleri. hülasa istediði kadar yorgunluktan bitap düþünceye kadar gezer. B anýn vazifesini. ahir zamanýdýr!" kabilinden korkunç bir ilahi okuttuktan sonra iskelet levhasýný ortaya koyuyor: "Yarýn b iz ölünce etlerimiz böyle çürüyecek. öteki levhalar da aþaðý yukarý ayný þeyi ifade etmektedir. kemikler böyle kuruyacak!" diye ölümün dehþetini ve ka anlatmaya baþlýyor. kimseye kalmaz! Yürü dünya yürü. bu gürültüyü yavaþ yavaþ söndürmeye muvaffak oldum. koþar. küpe binerek ha uçan masal cadýsý gibi dershaneye girmesi bana yardým ediyordu.. O vakit bembeyaz. sýnýfta verilen bir dersi hep birden dinlemeye alýþtýrmak için iki hafta uðraþtým. Gün yaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler. bahçenin bir köþesine toplanýp ebani. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye g irkaç kuþ. onlar ne kadar baðýrýrlarsa. ilk günlerde bütün gayretime raðmen çocuklarla baþa çýkamýyordu aným'ýn sýnýfta yýlan gibi. ýslýk çalan taze deðneklerinden sonra sesim onlara öyle hafif g ki. Duvardaki birkaç tabiyye levhasýný sýrf bu maksatla mektebe gönderilmiþ sanýyo Mesela: "Bu dünya fanidir. bu biçare çocuklarý bir parça neþelendirmek. Evet. Onun. ciðerlerimle kokl gibiyim! 188 Reþat Nuri Güntekin * Çocuklarýn bu kadar aðýr ve neþesiz olmalarýna Hatice Haným'ýn da hayli yardýmý dokunmuþ. iþte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neþeli bir hayal di. ihtiyar kadýna göre. onlarýn tedavisine de çalýþýyor. yaþlý baþlý insanlara benzeyen. Bu mihnet çekmiþ. sadece bu deðildi. Zalim ölüm sana çare bul . çaresiz onlarý kendi hallerine býrakarak bir köþeye çekiliyorum. ikide birde: "Hay Allah razý olsun kýzým. kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret! Hele bir tan esi var ki.

Yaðma var mý. Aman Yarabbi. bir türlü beni saymýyor. bir seccadenin üstünde kendinden geçmiþ gibi esle bir þeyler okuyarak. aðam senin boynuna altýnlar tacar. Hele mezar baþýnda: "Ya Cafer Ibn-i Zehra!" diye bir talkýn veriþi var ki . Bir türlü yanlý tüne varacak olursam isyan eder. aký çok gözlerini belirterek ruh teslim edince kýzlar feryat ederek çenesini baðlýyo ra Cafer Aða'yý teneþirde yýkýyorlar. Hele geceler.. bodrum gibi odanýn kapýsýný açýnca. kan kýsmýsýn. bu parmak kadar köylü çocuðu ne iyordu! ÇALIKUÞU 191 Ayný fütursuzlukla devam etti. hiç durmayan sesiyle yalnýz gecelerimde. dedim. Mamafih. kibir ve inadýdýr. cenaze namazý kýldýrmasý tü petecek bir þey. Aðam. ezan okumasý. en ariler. Dediðim gibi. Hiç çekinmeden: . belki de bunun için onu bu ka ar seviyorum. parlak gözlerini süze süze yüzüme bakýyordu: .Canavarlarý çeser.Senin aðan ne iþ görür? . meþum bir sesle sela vermesi. K'leri C gibi telaffuz ederek öyle serbest. Küçük. .Senin yengen yok mu? . istihfafla yüzüme bakarak: .Sen. Derste yanlýþýný çýkardýðým vakit hem utanýr. Vehbi'nin her hali iyi. kýz çocuklar.Bizim gelinimiz ol. kocaman bir erkek kadar kaf a tutmasýný bilir. baþcasýna söyler miyim? dedi. cestane çetiveririm. aklýn ermez. o cara cýz. 190 Reþat Nuri Güntekin Fakat. kýrýk bir kapý tahtasýný yeþil baþörtülerle süsleyerek meydana getirdikleri tab r sahici tabuttan farký yok. . hocasýna böyle lakýrdý söyler mi? Iþitilirse senin aðzýný yýrtarlar.Candarma ne yapar? Vehbi. . Hafýz Nuri'nin dik. bu memleketin havasýnda insan. bana çakal sesi daha korkunç geldi. taraklar alýverir. O kadar ki. aðzýna zemzem a lar. þen bir konuþmasý var ki.Sen güzel çizmiþsin be. ömrünü sandýðýn dibinde. sýrtüs çocuk. gece rüyalarýma giriyor. O. der.Candarma. .. Onlarýn ehimlerine. sana pabuçlar. gördüðüm manzara.. Buradaki! çocuklarýn hiçbirine benzemiyo . Ekseriya. ihtiyar kadýn. adeta bana arkadaþlýk ediyor. Cafer Aða. yavaþça ulaðýný çektiðim zaman bile bana ehemmiyet vermiyor. sonra: . bu afacana iyiden iyiye abayý yaktým.. onu da çoban Hasan'a veririz.Var amma. etrafýna toplanarak Kuran okuyorlar. hoþuma giden bir hali de." diye uluþurlarken gözümün önünden sýra sýra cenaze alaylarý geçiyor. Çocuklarýn. hem kýzar. benim saflýðýmla eðlenir gibi: . ölümü adeta kokluyor. * Burada sevmeye baþladýðým üç þey var: Birisi. korkularýna dayanmak daha müþkül! Gecenin birinde daðda çakallar ulumaya baþladý. azarladýðým. penceremin altýndaki akar çeþme ki. Vehbi'nin. Çocuklarýmýn en sevdikleri eðlencelerden biri de cenaze oyunudur. bu münasebetsizliði de yapýnca kaþlarýmý çattým. Vehbi. küçük Vehbi: Hatice Haným'ýn saltanatý zamanýnda.Sana istanbullu yence derim. dedi. Vehbi.. bu küf kokulu. ikincisi. hoþ amma. Ben. .Ne bakýyorsun Vehbi? dedim. . düþüne düþüne baþýný kaþýdý. Ne olursa olsun Hatice H ným'ýn odasýna inmek istedim.insan. uzun öðle tenef lerinde oynana oynana bu oyun adeta bir tiyatro piyesi gibidir ve baþlýca aktörleri Ha fýz Nuri ile Arap Cafer Aða'dýr. Aðama ahvereyem seni. baþtan baþa beyazlara bürünmüþ. Fena halde ürktüm. hastalanýyor. Çocuk. bir gün bahçede küçük.unmaz. iki yana sallanarak esma teþbihi çekiyordu.

söyleþime hareketli bir ahenk geliyordu. Ken- ÇALIKUÞU 193 dimde bir fevkalâdelik hissediyordum.Annene ne oldu? Küçük kýz. baþkasý olsa sokaða atardý. birkaç dakika kendimi baþka yerlerde.Yüzüme bak küçük. 192 Reþat Nuri Güntekin Korka korka baþýný kaldýrdý. iþimiz vardý. Bundan sonra gelirim.Dün akþamüstü türkü söyleyen sen miydin Munise? Bir gün evvel civar bahçelerden birinde ince bir çocuk sesinin türkü söylediðini iþittim. ailesinin hali.Üçüncü sevdiðime gelince. Vücudumun hareketlerine tuhaf bi oynaklýk. . nazik teni görünüyordu. bu mektepte mi okuyorsun? . bilmede li yaraya dokundum. burada iþittiðim seslerden o kadar baþkaydý ki. Bu çocuk kimdi? Birdenbire nereden çýkmýþtý? Elimle iþaret ettim. o dakikada kendimi tutmasaydým. melek gibi güzel çehreli bir kýz çocuðu. dedi. Benim.Benim adým Munise. dedim. öyle tatlý. O. . mektepte yaptýðým gibi. Munise hakkýnda Hatice Haným'dan pek az þey öðrenebildim.) . kýr zisi gibi gülen diþleri.Evet.Yanýma gel bakayým. . Bu küçük kýz. saçlarý darmadaðýnýktý.Senin annen yok mu? . dedim. bu çocuðun kalbinde. ona da: . bütün kýzlara sorduðum gibi. inci eriyle bana gülümsüyordu. ömrümde ilk defa bugün duydum.. eski þenliðini tekrar bulmaya baþlýyordu. baþýmý pencereye dayayarak gö apamýþ.Senin adýn Zehra mý küçük.O kadar baktýklarýna þükür. sesime. bu yarý çýplak çocuðun gözleri. kývýrcýk kirpiklerinin arasýnda iki lacivert göz parladý. duru beyaz tenli. son derece fakirdi. hocaným.Niçin kaç gündür gelmedin? . O da bana bakýyordu.Abam göndermedi hocaným. "Abam" dediði kadýn üvey annesiymiþ. Yalnýz yaþamaya mecbur olduðuma göre. (Munise. Türkü söyleyen bu küçük kýzdan baþkasý olamazdý. Daha ziyade ýsrar etmeyerek baþka bir þey sordum. kaþlarýný çattý: . adýný anmak istemediðim vefasýzlýk memleketle anmýþtým. Babasý ihtiyar bir orman memuruymuþ. hocaným. o. bembeyaz dene cek kadar uçuk sarý saçlý. sustu.Anlatýþýna göre. beni hýçký-rý hýçkýra aðlatacaktý. kimsesiz küçük bir kýzdýr.. Karlar içine gömülmüþ kuþ yuvalarýna düþen sarýþýn bir ýþýk parçasý. niçin bu çocuða bakmýyorlar? ihtiyar kadýn. Yuvanýn soðuk neþesizliði içinde baþýný kanatlarýnýn arasýna saklayarak titreyen hasta ve k avaþ canlanmaya. 'dedi. Ayaklan çýplak. Bir kuþ hafifliðiyle yerinden atladý. Hafifçe çenesini okþadým. Derse baþladýðýmýn. Arkasýndaki rengi kay sma entarisinin yýrtýklarýndan beyaz. Çocuðu yerine gönderdikten sonra derse baþladým. Munise. temiz istanbul telaffuzlu ve inanýlma ak kadar tatlý sesiyle: .Bendim hocaným. bana n k. . bari böyle bir küçük kýzým olsaydý! Yazýk. galiba beþinci rirken birdenbire kalbim tatlý bir heyecanla çarptý. Bana öyle geldi ki. ikinci karýsýný b aldýðý için tekaüt olduktan sonra beþ on kuruþ tekaüt aylýðý sayesinde geçinip gidiyorlarmý Hatice Haným'a dedim ki: . En arka sýranýn ucunda. yoksa Ayþe mi? dedim. bu. vakti pek fena deðil. Ders verirken gözlerim gayri ihtiyari ona dönüyordu. Minimini ellerini tuttum: . sýçraya sýçraya yanýma Yavrucak. . . gözlerini önüne indirdi. lacivert gözlerinde dudaklarýma sürünürcesine hissettiðim bir muhabbet lik hissini ben. inci diþlerinde tatlý bir gülümseme.Abam var hocaným. B . ablaya aba diyordu. çektiðim ýstýrap beni aðlatmamýþtý. Fakat. Zeyniler'de.Sen. bana ýlýk bir ilkbahar güneþi gibi tesi . utana utana baþýný salladý: .

yüzü çam imsiyah kesilmiþti. nered Ne vakit? Bu. nince delikanlýlar daða kaldýrmýþlar. yok. Ben. Bir gün Munise'nin mektep bahçesinde aðladýðýný. . Munise'yi yarý baygýn bir halde kuca dým. Kendimi havanýn boþluðu içinde uçar gibi görüyorum. yaralý ceylaný kovalayan av köpeklerine dö acaklarýnýn üstünde sert bir çeviklikle sýçrýyorlar. ayaklarý.Bu kýzýn annesi fena kadýn. býrakýn kýzý. göðsüme sýcak bir þeyler iniyor. Bana öyle geliy ki. hasýlý kötü oldu gitti. Ah. durgun bakýþlý kýzlar. Bu dokuz yaþýndaki yaramazýn kahramanlýðýný unutamayacaðým. biraz ihmal ederek Munise ile meþgul oldum. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýný temizledim.. aklýmda kalmadý.Olabilir. Öyle koþuyordum ki. kýzlarýn yaygaralarý arasýnda keskin bir düdük gibi ötüyordu . bu gözyaþlarý. bunlarý yazarken kalbim duruyor. Evet. gözlerimi uzaklara dikerek düþünüyodum. Ben. kollarýmda sýkarken duyduðum þeyleri söylemek mümkün deðil. ben ömrümde böyle þe k defa hissettim. Hepinizi çeserim! Kýzlar. zabit de onu býrakýp baþka memleketlere gitmiþti. Vehbi. Fakat acaba nerede? Ne vakit? Þimdi. yapmayýn!" diye ya um ve kendimi göstermeden pencereden baktým. bahçe görenler fena fena bakýyorlardý. bu sarhoþluðu bir kere daha duydum gibi geliyor. Kalbimin izli bir pýnar kaynýyor gibi. sað ayaðým merdiven dan birini çökerterek içine geçti. ona eski entarilerimden birini alelacel e küçültüp dikerken. gözlerimi ýs mi kesen. bahçeye çýktýðým zaman muharebenin þekli deðiþmiþ b e'ye.Gavurun kýzlarý. baygýn bir lezzet sarýyordu. Küçük Vehbi. bir ördek gibi çýrpýnýyor. Munise. Talebelerimi. onlardan dökülen damlalar. Kollarý. Küçük kýza karþý duyduðum sevgiyi gizleye-memiþtim. kýzým. Deli gibi odadan fýrladým. o gün. Sorduðum vakit: . Etrafýmda saçlarýma sürünerek akan bir yaprak seli var. odama götürdüm. küçük kýzý. "Ne yapýyorum ben size. ýlýk. Hatice Haným. Aklým baþýmdan gitmiþti. kendi gibi küçük. ÇALIKUÞU 195 Munise'ye hücum edenleri korkunç bir çamur yaðmuruna tutuyordu. hemen on dakika. her gün mektebe gelemiyordu. kýzýn küçük yüzüne deðil. arkadaþlarý pek iyi bir gözle bakmýyorlardý. bütün vücudumu. için için aðlamakta devam etti. Fýrtýnalarla örselenmiþ za baklara benzeyen. fakat çetin bir yardýmcý çýkmýþtý. Ben. ama bu çocuðun ne kabahati var? Çalýkuþu . gibi cevaplar riyordu. Çünkü. Biçare. beþ yýl evvel mi ne. 196 Reþat Nuri Güntekin . bir jandarma mül u kýzcaðýz daha pek küçüktü. kâh toprakta yuvarlayarak avurtlarýný þiþi-rerek arý açýk býraktýðý göðsüne fýþkýrtýyorlardý. Bunda biraz benim de kaba im vardý. Küçük kýzý kâh köþede sýkýþtýrarak. Bu güzel. Acaba nerede? Yok. Ondan sonra. ince sesi. O aðýr ve korkak tavýrlý. abama odun toplayýverdim daðdan. e'yi kovalayarak bu suyu üstüne püskürtüyorlardý. benim kalbimin içine sýzýyor. herhalde eski bir rüyanýn hatýrasý olmalý. Çocuk. Sýnýfta onu okþadýðýmý. çeþmeden akan sularýn bi na getirdiði çamur bataðýna girmiþ. aðlaya aðlaya köþeden köþeye kaçýy oynunu saklamaya çalýþýyordu. rüy aklýn almayacaðý þeyler var. çeþmeden aðýzlarýna su dolduruyorlar. fýrsat buldukça gizli gizli canýný yakarak aðlatýyorlardý. Kýzlar. dedi. abam tahta sildirdi.Niçin? . bu hücum karþýsýnda gerilemeye mecbur oldular. bu uzak. Sýnýfta onu daima kendilerinden uza orlar.Daha ne yapsýnlar? Öyle kadýnýn çocuðuna diba kumaþlarý giydirecek halleri yok ya.Abam çamaþýr yýkattý. yavaþ yavaþ emniyetini kazanýyordum.F 13 194 Reþat Nuri Güntekin . güzel vücudunu. Bu çocuða. silik hayalde. leþ kargalarý gibi vahþi çýðlýklar kop ardý. Çocuðun. o. be.

Küçük kýza. Muvaffakiyetsizliðe uðradýkça meyus olmuyorum. Bebek oynar gibi seve seve. Çocuk iki gün sonra a içinde mektebe geldi. Bu sözleri söylerken. öyle bir göðüs geçirmesi. Bakalým. Viran dershane adeta temiz ve sevimli bir þekil aldý. Zeyniler. geceli gündüzlü didiniyorum. hele gülmeyi bilmeyen þeyler. Ben. pembe kurdelesinden. hatýrlarýný hoþ etmeye çalýþtým. Muhtar Efendi de iþ ki: "Ben onu ilk gördüðüm zaman pek gözüm tutmadýydý ama. Sonra süsün bu derecesini günah sayanlar. yine muhtarýn karýsý gelmiþti. bu kadar merhamet ÇALIKUÞU 197 fazlaymýþ. Evvelki gün. Çok çalýþýyorum. karanlýk ruhlu çocuklar da biraz düþünce. tabii teþekkür ettim. Munise. 30 Kasým Mektebe günden güne daha fazla ýsýnýyordum. Fakat birçok kimse de memnun kalmamýþ. hal diklerini anlýyorum.O bana acýyor. onu kovmaya uðraþýrken. entari biçip dikmek gibi hizmetlerde bile bulundum. he p o dayaðýn izleriymiþ. Sonradan anladýðýma göre. Hele üç günden beri hiç görünmedi. abasýný bir türlü memnun edemez. onlara elimden geldiði kadar sevimli görünmeye. Bunlar da. mektebe pek seyrek uðruyor. Bu bulaný un gözlü. þimdi bana daha cana yakýn geliyorla Ben mi onlara alýþtým. yarýn küçük a dair havadis isteyeceðim. Köylü komþulardan bazýlarý ara sýra bana misafir geliyorlar.bir kedi yavrusu gibi eteklerime sokuluyor. Hatta. Evet. yoksa usanmak bilmeyen gayretim sayesinde onlar mý yavaþ yavaþ yola elmeye baþlýyorlar. Þimdi. bir el nasý içinde kendisini gösterdiðim vakit. Munise'nin süsü günlerce Zey-niler Köyü'ne dedikodu sermayesi olm benim iyiliðimden hoþlanmýþ. baban sana acýmýyor mu? Cahilliðime acýr gibi. ne düþünerek sandýða kaldýrmýþ. Vakitsiz ve haksýz bir mihnete uðramýþ bütün çocuklar gibi." Bu iltifata. konuþmaktan pek hoþ yan.Peki Munise dedim. Hatta tup yazmak. Dayanamadým: . Pembe bir kurdele ile i an örülmüþ saçlarýna. Munise'de de büyük bir insan ha Benim daha bir iki aydan beri anlamaya baþladýðým bazý þeyleri o. Ýki gün kuru ekmek kýrýntýl memiþ. Allah için iyi kýzmýþ. Burada beni beðenen. fildiþleri gibi beyaz teninde mor lekeler. Üvey annesi. Munise. Bunlar. Galiba biraz da benden utanýp çekiniyorlar. çoktan öðrenmiþ. Onlardan ziyade kendim için. 198 Reþat Nuri Güntekin ilk günlerde o kadar sade giyinmeye alýþtýðým halde yine beni fazla süslü bulduklarýný. siyah çoraplarýn dan hevesini alamadý. bana. Ýkimizin de elimizde bir þey yok ki. kendimi iþsizlik ve yalnýzlýðýn müzmin melali için. her gün birkaç k miþ. bu elbiseleri kim bilir. derin derin yüzüme baký seyerek: . iki elini açarak bu minimini avuçlarýndaki le bir göstermesi vardý ki yüreðimi eritti. sevinçten kýpkýrmýzý oldu. Hatta. Bir hafta evvel bahçeye. Kocasýndan bana selam getirdi. uzun siyah çoraplarýna bir yabancý i korka korka bakýyordu. dedi. lacivert yünlüden kýsa entarisine. Anasý daðlarda gezen bi avrusuna. komþunun ineði girmiþ. ilk günlerde o kadar vahþi. muhtarýn karýsý birkaç defa da taþ atmýþtý. ü hrýný hep o çekermiþ. öyle hissediyor um ki benim hakkýmdaki fikirleri biraz deðiþti. onu bir parça süslemeye de muvaffak oldum. ikisinin de tesiri var.. Böyle olduðu halde. ýslak gözleriyle derin derin yüzüme bakýyordu. sýk sýk ziyaretime gelen bir ehemmiyetli þahsiyet daha var: Köyün ebes . en küçük ka ktan düþmüþ. Munise. yabancý bulduðum çocuklar. Bir iþi olursa bana haber versin. çocuðu annesinin gittiði fena yola sap bir teþvik addedenler de bulunmuþ. çürükler gösteriyordu. pek bilmiyorum? Fakat. Zavallý Munise. Haným h uyor. Abasý onu bir temiz dövdükten sonra ahýra kapamýþ. kýsa etekli lacivert entarisinden. bir parça yaþamak zevki uyandýrdýðýmý h orum. ben de ona acýyorum. sevine sevine uðraþarak Mu-nise'yi süsledim.. zannederim ki.

Burada bir ço met var. Ebe Haným. eski âdetler kalktý ama. dedim. mektepte talebelerimden biriymiþ. acayi p sesler çýkarmaya baþlar. sokakta kaldý. Gülmemek için dudaklarýmý ýsýrarak: . Sonra. yahut sekiz tane Zehra var. on iki yaþ küçük mü? Ben. aðzý köpürü eye baþlar. Fakat Ebe aným. Mamafih. Hasýlý bu kadýn. Zehra. bugünkü ziyaretten asýl maksat bu deðil. Komþular sevaplarýna bir iki tencere ile yatak tedarik etmiþler. beni ötekilerden z de dehþetlendirir. N la güldü: .Kim bu kýz. birkaç günde bir. Dedikodu yapýyor zannetmesinler diye fazla þey sormaya cesaret edemiyorum.ilahi kýzým. sýrasý düþtükçe hafýzý methediyor. Epeyce kârlý bir iþ bulm i. daracýk alnýyla bir hizada korkunç gözleri vardýr. Bu ramazan B'ye cer-re gitmiþ. benim yabancýlarýmdan da deðilmiþ. korkunç bir sesle baðýrmaya baþlar.Nazife Molla. Bu sene Allah nasip ederse hafýzý evlendirecekmiþ.Zehra. Ebe Haným'ýn bir hafýz oðlu varmýþ. Bana mevlit okumayý bilip bilmediðimi sordu. þüphesiz bir oyundur. söylediklerimi baþkasýna söyle gömerler diye. bahçede de herkese uzak durur. 200 Reþat Nuri Güntekin Sýnýfta hiç konuþmaz. Fakat. Zehra'ya gelin elb . kendi kendine oynadýðý bir oyun vardýr ki. karmakarýþýk saçlarý. bilmem neden. Anlaþýlan bu köyün düðünlerinde çalgý yerine mevlit okuyorlar. beni epeyce eðlendiriyor. Ebe Haným. yahut dersi okumak lâzým geldiði vakit birden dik. Kadýncaðýz. bir nevi delidir. gözlerini belertir. çok anlayýþlý ve incel ar. Ebe Haným. Çoban Mehmet'le evlenecek Zehra. Mesela. balmumu gibi renk de yine o renkte çilleri. aðýzýný kulaðýma yaklaþtýrdý. gelini köþe oturtmak için benden de bir eski entari istiyorlarmýþ-. sesim yok. hangisi olduðunu söylediði vakit hayretten donakaldým. bana. sonra ilave etti. insanýn rüyasýna girse korkutacak kadar acayip bir mahl uk. Kýna renginde çalý gibi sert. bu çocuðun hasta olduðunu anlamýþtým. Þimdi. eski elbiselerimden birini daha buldum. Bu. dedim. fakat bir þey anlatmak. durduðu yerde bir çay semaveri gibi fokurdamaya. bu saye de epeyce para kazanýrmýþ. Adý Zehra. Sýnýfýmda yedi. En büyüðü on iki yaþýnda. dedim. bir gün odada yalnýz bulunduðumuz halde baþkalarýna iþittirmekten korkuyormuþ g . bu kýzýn gelin olacaðýný anlatýrken kendi kendime: "Eyvah. bu sabah yine gelmiþti. ona veriyoruz.Bilirim ama. teneþir ilahilerine ne o neþeli cenaze oyunlarýna iþtirak eder. Yakýnda bi r düðün varmýþ da." Komþum gittikten sonra. yahut Ayþe olmayýþýna göre. Aman kýzým.Kabahat. Ebe Haným. Zehra o e þevke gelir de Çoban Mehmet'e bu oyunu oynamaya kalkarsa. daha dönmemiþ. o papaz kocasýnda. Fakir bir kýzc ediyorlarmýþ. bana rdi. manalý manalý göz kýrparak bana ümitler veri riayet edersem Hafýz Efendi'ye zevce olabilmek þerefine layýk gö- ÇALIKUÞU 199 rüleceðimi anlýyorum. Kendisine göre. Fakat köy h akkýnda bana. bana teessüf etti. Daha ilk görüþte. Sýnýfta olduðu gibi. biçarenin vah haline. Eski hocahanýmlardan biri gayet güzel mevlit okur.Benim çocuklar arasýnda gelinlik kýz yok ki Ebe Haným. Zaten bu kýz. Zehra. Günahýný o çeksin. bu öksüzün kimseciði yok. Bunu iþitince hayret ettim: . Ebe Haným? . köþeye oturduðum zaman on beþ yaþýdaydým da. Hiç deðilse bir dilim ekmek yedirir. ne o güzelim tabut. Munise'nin annesi için merhamet ve müsamaha ile dolu þeyler da baþýný sallayarak: . Fakat onun. meraklý ve eðlenceli þeyler öðretiyor. bahçenin ortasýnda. hesap ve ezber derslerinde sýnýfýn en kuvvetli talebes r. ben onu seyrederken titreme ye baþlarým. onun için birdenbire hatýrlayamadým. kýrmýzý saçlarý kabarýr. herhalde baþka yerli bir kadýncaðýz k ze olmasý da bunu gösteriyor. . havadan gelen bir sesi dinliyor gibi yap týktan sonra. bu cezbe hali artar. Anlayamadýðým cihet þudur ki.

demek yapraklarý bile siyah görünen bu karanlýk ve can sýkýntýsý niem baharý kýþ aylarýnda baþlýyor. Muhtarýn karýsý Haným baþta olmak üzere. utan nýma geldi. nisana kadar bir daha lkmazmýþ. Bahçed temiz. etrafýmda bir eksiklik var gibi geldi. 17 Aralýk Kar.isesi dikmeye baþladým. benim için. Ne çare bu zavallý kýza biraz çeki düzen vermeli. Bu kaba saba. beþ altý ihtiyar kadýn. Bugün hayatýmýn en acý. Dikkat edince. kuv vetle sarsarken aralarýndan karlar dökülmeye baþladý. evvela beni görmemiþti.' Adamcaðýz. utanýp sýkýlmayý býrakarak. hiç unutmayacaðým. Çoban Mehmet. Meðer. yumuþak ý þeylerin içinde yuvarlanmakta bulduðum neþe ve zevki hiçbir bayramda bula . Aralarýnda. bura âdetlerince. B nim vaktiyle bir düþmaným vardý ki. ÇALIKUÞU 203 Zeyniler. ayrýca bir kýna gecesi yapýldý. Muhtarýn karýsý güzel bir sofra hazýrlamýþtý. Mevlit okutuldu. ÇALIKUÞU 201 Benim hediye ettiðim gelin elbisesi köyün ihtiyarlarýna yine fazla alafranga görünmüþtü. Sonra insan. utangaç köy delikanlýsýnýn gözlerini yumarak öptüðü eller arasýnda benimki de demek. yeni açýlmýþ badem çiçeklerinden daha güzel bir þeydir. bir iki pehlivan güreþtirdiler. Haným köþeden: "Mehmet oðlum. O kadar ki. uyandýðým vakit. bir kabahat yapmýþ. yeni e sesi. uzun bir kerevetin þiltesi üzerinde sýral en hâlâ onlar gibi baðdaþ kurup oturmasýný beceremediðim için. Bunun bir el olduðuna inanamýyor. nekir". ç . Sabahleyin talebelerim bana fena bir havadis g tirdiler. Gece. en dertli günü oldu. Burada kar. fakat. Gözlerini bir türlü yerden ayýrmaya cesaret edemeyen Çoban Mehmet. "Münkir. bu gece kar baþlamýþ. galiba. tam bu esnada ocaktan yüzüme vuran kuvvetli biy çýra aydýnlýðýnda güldü dakikadaki þaþkýnlýðý kadar ömrümde gülünç bir þey gördüðümü hatýrlamýyorum. aptal aptal bakýyordu. biraz evvel kendi elimle tarayýp süslediðim baþýyla. Pencereyi açmak için yataðýmdan kalktým. Geceleri bahçede. Zeyniler. damadý. pek eðlendim. gittikçe artýyor. soðuktan kýzarmýþ dudaklarýyla titrer ve renkten ren ge girerken neþeden çýldýrýrdým. Ne iyi þey. adeta tanýnmayacak bir hale gelmiþti. Ortada dönen sözlerden. 202 Reþat Nuri Güntekin El öpme merasiminden sonra. elimi tekrar tuttuktan sonra dayanamadý. l Aralýk Zehra. kardan çok korkardý. Hiç olmazsa Çoban . Zeyniler. çoban üzerinde ne tesir yaptýðýný göremedim. Öteden beri kar. güldüðümü belli etmemeye ç vladým" dedim. Kalýn fanila yakalar içine sakladý ynuna haberi olmadan kar doldurur. Çoban Mehmet'e gelini teslim etmeden evvel gülünç bir el öpme merasimi yapýldý. "istanbullu Hocaným"a gösteriþ yapmak için göze alýndýðýný anlaþýlýyordu. Munise. Tahta kepenk-ler fazla mukavemet etti ve ben. Buna mu kabil genç kadýnlarýn aðýzlarýnýn suyu akýyordu. Ku ftan: "Yarýn ahi-ret". b a'dan ziyade. Kadýnlar arasýnda da. kendisini. bir kere yaðmaya baþladý mý. mahzun olmasýn diye köyün meydaný davul. bir bakýma ana demek olduðu için bu lazýmmýþ. Zehra. o. daha ilk geceden onu býrakýp kaçmasýn. "Kýzgýn topuz" gibi kelimeler geliyordu. mahzun bir ninni sesiyle akan çeþme durmuþtu. Daha fenasý. 15 Aralýk Bu sabah. duvak yerine yeþil atlastan bir nevi torbanýn içine sokm uþ olduklarý için. babasý odunla dövmek için üstüne yürümüþ. gelinin bulunduðu odaya doðru götürdüler. hemen hemen güzelce bir kýza dön t. çobanýn parmaklarýmý tutmasýyla býrakmasý u. Öen. dün gece muhtarýn evinde gelin oldu. Hatice Haným'dan iþitmiþtim. için için nefret ettiði insanlara karþý ne tatlý intikam vesileleri bulur. yollar kapandý. hocanýným da elini öp!" diye beni gösterince delikanlý. Ben ciddiyetle elimi Uzattým. zurna çaldýlar. yüzüme bakt eldik. buldum. geline haset edenler b yordu. Bu el öpme-merasiminde. öyle gizli bir komedi geçti ki. çocuklardan birçoðu mektebe gelemiyor. Dün gece. ocaðýn yanýnda bir çamaþýr s nuyordum. Zeyniler.

Rüzgârdan baþka ne olabilirdi? F yýr. "Munise" diye haykýrarak demirlerine sarýlmýþtým. küçük bir vücut düþtü. Onun için lemiþ. Bu göz gözü görmeyen tipi altýndaki günün siyah bir duman gibi inen akþamýyla beraber. * Kaç saat geçtiðini bilmiyorum. Zaten gürültü de kesilmiþti. Dün akþam. kim bilir. köyün bir ambara kaçarak samanlarýn arasýna girmiþ. ben sesi tanýmýþ. aydýnlýk. saçlarý d nin içine karlar dolmuþtu. Vehbi ile sýk sýk bana havadis gö deriyordu. bu fýrtýnada baþka köy bir yerde soðuktan donup öldü.. insan böyle hallerde zaman hissini kaybediyor. O vakit. artýk konuþmaya baþlamýþtý. omuzlarýma bir örtü alýp a adým. b nra kapýya gelip yalvaracaðýný zannetmiþler. Hatice Haným erkek gibi kalýn sesiyle: "Kimdir o?" diye baðýrdý. elin bir mum parçasýyla taþlýða çýkmýþtý. Çocuk. sarý saçlarý bileklerimden dökülerek. kendi kendime utanýyordum. kollarýmda baygýn gibiydi. kurtlar ye Akþama doðru Vehbi'nin bu þüphesi büyüklere geçmeye baþladý: "Çocuk. kim bilir. Hemen yataðýmdan fýrladým. Munise'yi en sevmeyen arkadaþlarý bile ona acýyorlardý. baþým ateþler içinde. rüzgârýn gürültüsü içinde ince bir sesin inlediðini iþittik. sorduðum suallere aðýr aðýr cevap veriyordu. Hatice Haným. Dýþarý çýkarsa tutup yine eve götüreceklerini biliyormuþ. þu çocuk gözlerindeki minnet! Dünyada. 204 Reþat Nuri Güntekin Dýþarýda fýrtýna gittikçe artýyor. gözlerine fer gelmeye baþlýyordu. Küç ne kadar ehemmiyet verdiðimi bildiði için. Samanlar insaný yatak gibi sýcak tutuyormuþ. Kapý açýlýr açýlmaz içeriye karlý bir rüzgâr doldu. Zavallý küçük kýz. Muhtar Efendi. oc aðýn kýzýl akisleri içinde birdenbire öyle munis ve mesut bir yuva olmuþtu ki. Yataðýmdan doðrularak kulak verdim ve geceni bir insan iniltisi iþitir gibi oldum. Kollarýmda içini çekiyor. tekrar mumunu yakmaya uðraþýrken. kollarýmýn içine buz gibi olmuþ. ben onu göðsümde sýkýyor.. karanlýðýn han lardan kalma bir ýþýk parýltýsý gibi titriyor?. Kollarý boynumda. Bereket versin. bu rüzgâr sarsýntýsýndan baþka bir þeydi. Kapýyý birdenbire açmaya cesaret edemedik. içim ümitsizlik çöktü.eresinden kendini bahçeye atmýþ. hangi acý ile için için aðlýyordu? Ah. çocuk görünmemiþ. Hatice Hamm'ýn mangalýnda ýsýttýðým fanila ovuþturmaya baþladým.hýçkýra hýçkýra að Son kuvvetini tükettiði anlaþýlan Munise. Akþama kadar her yeri aradýlar. Fakat. açýk sarý saçlarý kim bilir. biraz sütümüz vardý. Hatice Hamm'la onu ýsýttýk ve kaþýk kaþýk çoc dýk. . ihtiyar kadýn b r kere daha seslendi. bu gece ncittiði için lambamý söndürdüm. Dakikalar geçtikçe Munise'nin yüzü kýzarmaya. ihtiyar kadýnýn elindeki mum birdenbire Karanlýkta. Hatice Haným: "Sen kimsin?" diye baðýrdý. bugün büyük bir erkek kadar ciddi ve telaþlýydý. ya canavar paraladý!" diyenler oluyordu. at. Fakat o da bu sesi iþitmiþ. Köy delikanlýlarý ellerinde yanar çýralarla sokaklara dökülmüþler reye gittiðini anlamak bir türlü mümkün olamamýþ. Hayata zalim ve haksýz bir þey diyenlere ilk defa inanýyor. ÇALIKUÞU 205 Çocuðu soyduktan sonra kendi yataðýma yatýrdým. Cevap yok. Munise'nin hâlâ bulunmadýðýný anlat morarmýþ avuçlarýnýn içini gösteriyor. Biraz evve ayata gösterdiðim emniyetsizlik için. pencere kepenklerini zorlu hücumlarla sarsýyordu. soluðum kesilmiþ. Yüzü mosmof. kaþlarýný çatarak "Gitti fakir kýzcaðýz. nerelerde gömülü. Niyetim Hatice Hamm'ýn odasýna uðrayarak onu uyandýrmaktý. Vehbi.. kendine gelir gelmez ilk sözü "Bir parça ekmek!" diye yalvar ak oldu. viran bir gemi teknesi gibi sallanan bu sefil ve karanlýk oda. erkenden yataðýma girdim. ona isyan ed rdum. Munise. fakat saatler geçtiði halde. üvey annesinden çok korkmuþ. omþulara haber vermiþler. Mezarlýk tar afýndaki kapýyý vuruyorlar gibi bir ses iþitmeye baþladým. Sesim. Fýrtýna içinde. bugün çok acýkmýþ. karlar ve karanlýklar içinde uzun müddet kalamayacaðýný. bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir þey muyor.

bunu bir zamanlar baþka küçükler için ümit etmek çýlgýnlýðýna kapýlmýþtým. biçare e ziyan olacak. gözlerini ocaða dikmiþ. Acaba ermezler mi? Bu çýlgýn arzum. Çocuk. 18 Aralýk Bu gece yine.. bana býrakýrlarsa ne kadar mesut olacaðým Yarabbi! O vakit ne geceden. gözlerim kararýyord lmayacak bir þey için yalvarýr gibi ellerimi kavuþturdum: . Ara sýra derin derin içini çekiyor ve dolu dolu öksürüyordu. fakat e kucak kucaða öldüler. Aðýr aðýr baþýný salladý: . Artýk. evlerine istemiyorlar." d avutmuþ. sakalýný çekiþtirerek bir zaman düþündü. boynumu büküyordum. Müh208 . kendi elimle büyüteceðim. Her þeyi tekrar seviyorum. anacýðým!" diye aðlamaya baþladý. iyi olur. litreye tit uzatýyor. ellerimi öperek "Anacýðým. Kendime evlat edeyim. Muhtar Efendi.Bu küçük kýzý bana verin. Görüyorsunuz ki. Cevap vermeden Munise'yi g . Onu. duygularýmý sözle anlata tlaka karþýmdaki-nin boynuna sarýlmak. O dakikada. Munise. ömrümde bu kadar güzel bir ümit sözü iþittiðimi bilmiyorum.Mademki bu kýzý. mesut edec eðim. Çok sevindiðim. Ben. ne fýrtýn ne sefaletten.Daha bulunamadý ama.Babasý zaten öteki çocuklara bakmaktan âciz. Sabahleyin Hatice Hamm'la beraber muhtarýn evine gittim. gözlerini kapadý. Vermeyip de ne yapacak. Munise bir canlý oyuncak gibi kollarýma býrakýlýyordu. gibi sözlerle beni teselli etme ye baþladý. Bu çocuðu. Yarýn sabah Munise'yi yine eve götürmek lâzý içimde sönük bir ümit yok deðildi. hiçbir zaman elimize geçmeyec karþý duyulan o ümitsiz ümit. Onlarý. Bu kadar kolay ele geçireceðimi Akþamdan beri saatlerce düþünmüþ. iþte bunlarýn hiçbirine hacet kalmýyor. Bütün gün "Hocaným mutlak bana ekmek verir. kalbime gömdüðü inileri öldüren sen olduðun halde bu gece. hayatla barýþtým. Ben. edebilecekleri itirazlara cevaplar bulmuþ. Daha olmazsa annemden kalan birkaç p mücevheri verecektim. edi. galiba gözlerimi uyku tutmayacak. bakalým bir iki yerde ümidim var. baþkalarý gibi deðildim. Vallahi bu çocuða kendi evladým gibi bakarým. Biraz sonra. yataðýmda.Fena olmaz. Hatice Haným'ýn dudaklarýndan çýkacak kelimeye baðlýymýþ gibi. ÇALIKUÞU 207 Zeyniler. Ben. sarý saçlarýnda ocaðýn mesut kýzýllýklarý ti . . ihtiyar adam. Ben. ilk neþesinin sönmeye baþladýðýn um yoktu. bir akþamüstü. sevinçten nasýl çýldýrmadýðýma hayret ediyorum. Sözümün sonuna gelirken yüreðim çarpýyor. baðrýma basayým. Kâm-ran. bu satýrlarý yazarken.Demek Munise'yi bana vereceksiniz? . Yarýn muhtarla konuþalým. mesut olduðum vakit. yüreklerini r e geçirmek için zihnimde adeta nutuklar hazýrlamýþtým.Zavallý çocuðun en büyük ümit yeri benmiþim. sonra: . dedi. hakikaten sevap iþlemiþ olursunuz. Munise için h avadis sormaya geliyorum sandý. Çünkü ayný korku bende de uyanmýþtý. Olmazsa eline beþ. hiçbir þeyden korkum kalmayacak. Ýhtiyar kadýn. Acaba ben. çocuðun parlak gözlerine bir gölge düþtüðünü.Pekâlâ kýzým. onu öpmek ve hýrpalamak isterim. akþamki vakayý anlattým. düþünüyordu. Çok güzel bulduðumuz için. O "Peki!" derse babasýný da razý ederiz.. Ben. senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum. 206 Reþat Nuri Güntekin Munise'de neticesiz bir rüya uyandýrmaktan korkar gibi yavaþ bir sesle Hatice Haným'a de dim ki: . Hastalar gibi mesut olanlara da ge celer öyle uzun geliyor ki. onu kendime evlat etmek istesem razý olurlar mý? Benim de kimsem yok. bu zavallý küçük esiri kurtarmaktan daha iyi bir yere sarf ed bilir miydim? Fakat. dedim. on kuruþ da veririz. .

resim ya ptýrýyorum. hiç sebepsiz yanýma yaklaþýyor. her sözünde ince bir sevimlilik var. Al faniladan bir elbisem va giyemezdim. hasta olacaksýnýz. çocuðu elinden tutarak bahçeye çýkardým. yavaþ yavaþ sallandýkça. par ehdit ederek: .Çalýkuþu! Sen. üstümüze beyaz çiçeklerini döken kocaman bir yasemin Zeyniler. aðza alýnýnca eriyen fondan þekerleri gibi bir þey oldu. 14 210 Reþat Nuri Güntekin Bu çocuðun öyle ümit edilmeyen tuhaf sözleri var ki. üþüyeceksiniz.F. Munise'nin annesi herhalde dedikleri kadar adi olmayacak. . Kar. Hacý Kalfa'nýn Mirat' eksin. Neþemiz. Munise'nin babasýyla beraber mektebe geliyordu. Kýz. Bana. diyorum. sýðmýyorduk. Evvela. Bazen. Munise ile sevincimizden odalara. mezar taþlarý arasýnda top muharebesi yaptýk. Günde bir saat Fransýzca ders veriyorum.Seni þeytan seni. Fakat.Yalan mý? Koskoca kadýným ya. buna hayret etmiþtim. . ellerimi tutarak yanaklarýna. Fakat ona çok acýdýðýný hissettim. zalim bir insan diye düþünüyordum. iki saat sonra. Akþamdan evve .Sen. her þeyi öðreteceðim diye Munise'yi Allah esirgesin. nasýl anlatayým. dedim. fakir.Reþat Nuri Güntekin tar Efendi de o dakikada iþte böyle bir tehlike geçirdi ve sadece buruþuk elinin bir def a öpülmesiyle benden kurtuldu. Neden ben küçük olayým? Ben yirmi yaþýný geçmiþ koskoca kadýným. karýþýk bir rüyayý anlatýr gibi tereddütlerle Sarýyer'den. korkunç.Olur mu abacýðým? . böyle bir bayram. Hatta. Her halinde. Ben. minimini parmaklarýný birer birer öpüyorum. muhtar. bilâkis. birbirimizi kovaladýk. birdenbire. þimdi sebebini anlamaya baþlýyorum . küçüksün. bir içim su. derken tatlý tatlý sýrýtýyordu ÇALIKUÞU 209 Üþümek mi? insanýn içinde güneþ yanarken üþümek mi? Bu akþam.. Zavallý küçük. bir asilzadeye benzedi.Haydi artýk içeri gîrin. bu ad amý fena çehreli. Çocuðu mesut etmek mden geleni esirgemeyeceðimi. Tatlý tatlý gülümseyerek yüzüme bakt . Munise. sana nasýl anne derim? Bu sözü. kendi kendime güleceðim geliyor. son derece minnettar. diye tekrar ettim. asýl iyiliði kendisinin bana ettiðini bilmiyor. dedim. ufak tefek. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrarak bana bakýyor. Bu küçük kýz. Zeyni Baba'nýn kandillerini yakmay inceye kadar gezdik. Bazen. gökyüzü bana. batýdan doðuya gibi göründü.. bir þey söylemeden gülüyordu. onu yanýma almakla bir fedak iðimi sanýyor. Munise. daha iyi olur.. istanbullu olduðunu.Munise. karanlýk mektebi bugüne kadar. Çocuk bana. bir gün evvelki þiddetini kaybetmiþ olmakla beraber hâlâ devam ediyordu.Niçin olmasýn? . alýklý düþkün bir ihtiyardý. Onu bir parça daraltýp kýsaltarak ona koket bir kostüm yaptým. . fakat kýrk seneye yakýn bir zamandan beri memleketini görmediði ni söyledi. onu daima kendisine göstereceðimi vaat ettim. adeta izzetinefsime dokundu. Hatice Haným. dudaklarýna sürmeye baþlýyor. O vakit ben de onun nazik bileklerini ellerimin içine alýyorum. böyle þenlik görmedi. Çalýkuþu . Geldiðinin ikinci günüydü: . pencereleri ka ak ona bir parça dans bile öðretiyorum. sofalara. ara sýra -köyde duyarlar da bizi taþa gömerler. derslerimden artakalan bütün saatlerimi Ona ne biliyorsam öðretmek istiyorum. abacýðým. 30 Aralýk Munise ile öyle canciðer olduk ki. Bu fakir köy çocuðu. ihtiyar kadýnýn çatýk yüzünü bile güldürmüþtü: . istersen bana anne de. Halbuki.kapýlarý.. * Zeyniler'in. saça lardan uyuþmuþ kuþlarý uyandýrýyor gibi tavanlardan þen cývýltýlar geliyordu. birkaç saat içinde nazlý bir küçükhaným halini almýþtý. bu elbise nde. Aksaray'dan bahsetti Munise'yi bana vermeye razý oluyordu. undan eminim. Kahkahalarýmýz.

212 Reþat Nuri Güntekin Zeyniler. Hem de mesut günlerin yazýlacak nesi olur ki? Bir aydan beri derin bir gönül sükûnu içinde yaþýyordum. dedi." Zarflan avucumda buruþturduktan sonra ocaðýn yanýndaki rafa fýrlattým. kim bilir bana neler söylemeye cesaret ediy . Büyük bir kararsýzlýk n oluyordum. Pencereye baþýmý day dalgýn dalgýn uzaklara baktýðýmý gören Munise: . dedi. Yazýk ki devam etmedi. ben senin gibi güzel deðilim ki. yine yüzümü okþuyordu: . Mektup ondan geliyordu. bir aydan beri el sürmemiþtim. Seninle biraz bahçeye çýkarsak geçer. Munise'nin ayna karþýsýnda süslenmesi. Bu münasebetsiz çocuðun saçmalýklarýna gülüyor.Daha iyi ya çocuðum. dün kýzara bozara benden bir ricada bulundu. Senin yüzünde insan ayna gibi kendini görüyor. abacýðým. Küçük kýzý dizleri sýna aldým. kendimi güzel zannettiðimden çok güzel yor: "Feride.Sen daha gelin olacaksýn abacaðým. diyordu. Merkez Rüþtiyesi muallimlerinden Feride Hanýmefen-di'ye.Sen. eliyle burnumu. birkaç seneye kadar genç kýz olup çýkarsa birini bulup sevmeye. Faka t memnun görünmedi. Zarflar. onun aklý baþýnda bir kýz haline getirmeye çalýþýr gibi koket yapacak. herhalde daha fazla iþlerim va rdý. Baþýný daha ziyade yaklaþtýrýyor. geçirdiði küçülj eliyle. beðene beðene kendisine gülümsemesi ndirmiyor deðil. Bebek oynar gibi. hem de bir yandan hoþlanýyo um. bu küçük kýz! Ben. Elimle.. benden o kadar büyük deðilsin ki abacýðým. lacivert gözleri. Zarfýn üzerindeki yazýyý tanýyordum. Neler söylüyorum? Ah. utana utana: . içlerinde ne olduðunu bilmeden: . Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým.Nafile abacýðým. saçýmýn iki tarafýna teller takacaðým. beni buluncaya kadar elden ele dolaþmýþ. fazlaca koket olmasý. neren aðrýyor? Yüzün sapsarý. Elimi sürmeye cesaret edemeden bir tanesinin üstündeki adresi okudum: "B.Kuzum. ÇALIKUÞU 211 Bunlar. aklýma geldikçe hem kýz anneleri gibi heyecanlanýyorum. Onlarý görür görmez içime bir at iðini. Munise ile oynamak benim zaten Allah'tan aradýðým þey. üzerleri mavili. Aynanýn içinde gülüyor. Kendin gib ir. yüzsüz. damga olmuþtu.Bir daha böyle bir þey söylersen dudaklarýný koparýrým. Hatta. Gece yataðýmda. dedim. zalim bu mektuplarda. kimden öðrenmiþ bilmem ki? Þimdi neyse ama..Keþke bunlar. Maskara. gözlerim karanlýða dikili. Kendimi toplamaya çalýþarak gülümsedim: . çocuðun aðzýný kapadým: . Gizli gizli gözüne s kmeye uðraþýyordu. dün elinde yanmýþ bir kibrit ucu da yakaladým. dedim. yanaklarýmý okþayarak: . ince þirin yüzüyle bir melek gibi güzeldi..Nemelâzým abacýðým. Munise. saatlerce uykusuz kaldým. tik tahminimde yanýlmamýþtým. süsü çok sevmesi. Sende.Abacýðým.. Ýki gün evv n geçen bir posta arabasý benim için dört mektup býrakmýþ.. Ýkimiz yan yana aynaya bakalým. sen kendini bilmiyorsun. .. dedi. Ben koket ruhlu kýzlardan öt hoþlanmam ama. on dört-on beþ yaþ. Fotoðraf çektiren kardeþler gibi baþ baþa verdik. sana benzemiyorurn ki. birbirimize dilim duk. Bir parçacýk baþým aðrýyor.Abacýðým sen kadife gibisin. defterimi benden baþkasý okuyacak deðil ya. * Küçüðümün bir hali de. Munise yüz bulmuþtu. duru beyaz teni. ben görmeden yolda kaybolsaydýlar. saçlarýnýn örgülerini çözerek istediði gibi tarayýp fýrçaladým. kimseye benzemeyen baþka bir þey var!" diyenlere hak verecek gibi oluyordum. çocuðum. kýrmýzýlý yazýlar.. Ben. Saçlarýnýn benim saçlarým gibi olmasýn ormuþ.Bir þeyim yok. Munise. Rafýn üzerinde duran küçük aynayý aldý: . evlenmeye kalkarsa fena. Yazý yazmaktan. gel. 29 Ocak Defterime. o kadar emekle düzelttiðim saçlarýný karýþt layayým. .

onlar galiba. Yüzü örtülü kadýn beni elimden tutarak tekkeye benzeyen loþ bir ye u: iþte Feride þurada yatýyor. deðil Feride'yi yakýnda göreceðim. titriyordu. Ben onlarý yakmadým. dedi. bunu býrakamazdým. gözl . baþýný eðdi: . sana ispat . ince yazýlarla dolu bir kâðýdýn yavaþ-yav hammül edemiyordum. Küçük kýz. Son mektup ötekiler gibi birdenbire tutuþmadý. Ben bir þey yaptým ama. Mektuplar birer birer yanarken. yalnýz ocakta bitmeye yüz tutmuþ bir çalý demeti ara sýra parlayýp sönüyord rdan birini ateþe fýrlattým. Zavallý kýz derdimin nerede ni biliyor. Oda karanlýktý. Gel seninle beraber yakalým onlarý.Ne bileyim abacýðým? Sevdiðinden olmasa böyle aðlar mýsýn? Bu çok bilmiþ bücürün sözlerinden ve gözyaþlarýmdan utandým. . benim için tenezzüldü. Sonra. diri getirir derler. bir eliyle baþýmý okþuyor. .Al abacýðým. kývrýla kývrýla yanmaya baþladý. . "Annem geçen sabah yüzüme bakarken aðlamaya baþladý: 'Ne var anne? Niçin aðlýyorsun?' diye Evvela söylemek istemedi: 'Hiçbir þey yok. r ÇALIKUÞU 213 Aradan iki gün geçti. gönlümden geçenleri biliyor gibi. Ne yapayým. Karanlýk bir yerlerde dolaþýyor önüne gelene: 'Feride buralarda mý? Al için söyleyin! diyordum. birdenbire eðildi elini ateþe sokarak son mektubun bir parçasýný kurtardý.Abacýðým. Mektuplarý hâlâ orada duruyor. Çocuk. Sýra dördüncüye geldiði vakit. Mektuplar 214 Reþat Nuri Güntekin benim sevdiðim bir insandan gelmiyor. Fakat mademki bir kere söyledin. evlatçýðým.. omuzlarýndan tutup sarsmamý bekliyor. Bu hale bir nihayet vermek lâz vermiþtim. o nasýl lakýrdý? diye baðýrdým.Ne yaptýn Munise? dedim. bilmem darý-lacak mýsýn? Birdenbire döndüm. odanýn havasýna bir zehir neþreder gib ni. Bir rüya gördüm!' dedi. Zarf. nefretle bakýyordu. zarfýn gevþeyip açýldýðýný. benim þiddet göstermemi. keþke bu sözleri söylemeseydin. . Baþýmý bi koyarak yavaþ yavaþ aðlamaya baþladým. Ölü. Sakin sakin aðlayarak þunlarý söyledi: "Rüyamda onu gördüm. Biterken ikincisini. Boðaz hastalýðýndan öldü' dedi. . sen pek üzülüyordun. karþýmý re olan bir insan varmýþ gibi susuyorduk. so Munise. Kalbimin bir parçýsý-ný onu da attým. içime dayanýlmaz b lýk acýsý çöktü. . bir ucundan ince bir duman çýkarak için için nmaya baþladý. nefret ettiðim bir düþmandan geliyor. Mektuplar orada yokt . aðlaya aðlaya uyandým. Beni bir tarafa býrak. Müzmin hüznüm. aðlama. teessürden göðsüm týkanarak. O acý ile.Nerede onlar? dedim. Gözlerim gayri ihtiyari ocaðýn yanýndaki rafa giti. sana mahsus öyle söyledim.Abacýðým. .ordu? Birkaç defa lambayý yakarak onlarý okumak istedim. Kâmran? Annemin sözlerini sana aynen yazdým. Bak. Çocuk. deðil mi. senin sevdiðin birisinden geliyor. Fakat kendimi zapt ettim.Yumurcak. * Onu ancak çocuðu uyuttuktan sonra okumaya cesaret ettim. Fakat ötekiler yandýktan sonra.. Munise. gözleri kap ÇALIKUÞU 215 nýn rengi bile solmamýþ.Küçüðüm. Fakat annen demek olan bu ihtiyar kadýný daha ziyade aðlatmak doðru mu? Teyzenin rüyasý o günden beri benim de rüyam Ne vakit gözlerimi kapayacak olsam seni uzak bir memleketin karanlýk bir odasýnda. yalvardým. anlayamadýðým bir hisle göðsüme sokulmuþtu. Baktým. beni hasta eden bu kâðýtlara kinle. için için eritiyordu. et söylemeye mecbur oldu. Onl arý okumak ayýptý. Munise'ye de geçmiþti. Yalnýz þu satýrlar kalmýþtý. ötekiyle mektuplarý elime tutuþturmaya çalýþýyordu: . Ýnat ettim.Ben onlarý yaktým abacýðým. Üzülmeseydin o vakit ya l iþte.

taþ çatlasa kýrktan fazla deðil..Hemþire Haným. Fakat. Çehresini yandan görüyordum. ayak-lanýnc bakýverirsiniz artýk. merdiven basamaðýna oturmuþ bir þ yazýyor. Fýrsat buldula hemen kocakarý ilaçlarýna baþvururlar. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayarak yukarý çýktým. Ehemmiyetli bir þey deðil. ikimizi birden çekeceðe benzemiyor. Onlarýn doktora da emniyetleri zayýftýr. Merdivenler yufka gibi. sen kâinatta hangi hadiseye böyle koyun gibi bön bön rdiveni çýkýþýndan anladým. hastalýk gibi sebeplerle yoluna devam edemeyen yolcularý burada barýndýrýyorlar. jandarmalar eþkýya kovalýyor. Silah sesleri seyrek fasýlalarla on dakika kadar devam ettikten sonra durdu. karanlýk olduðu için lamba yakmaya mecbur olmuþlardý. babam söyledi.erin kapalý. bana sadece teyzemin matemini anlatýyordu. yalnýz bilmem içiniz dayanýr mý? . Yapýlacak þey. 5 Þubat Dün gece. Vehbi önde. dedi. Munise'nin tahmini doðruymuþ. bir yaralýmýz var. Mutlaka yine fena bir kelime söyleyeceðini anlatan sert bir kahkaha ile gülerek baþýný çevi ce beni gördü. geç vakit bataklýk tarafýndan silah sesleri gelmeye baþladý. Öðleye doðruydu. küçük Vehbi. Yapýlacak þeyleri ben size tarif ederim. deðil mi? Ah. hatýrýn kalmasýn ama sana: "Ayý Dayý" adýný takanlarýn yerden göðe kadar a kadýn varmýþ da ne diye beni kibar kibar söyletiyorsun. bir ara. iki basýk oda ile merdivenli. Adamcaðýz. Bu sabah. O kadar ki. ister misiniz. Geldiðinizi göremedim. dedim. Gece. öteden beri. Nereden anladýðý.Kim çaðýrýyor? 216 Reþat Nuri Güntekin . fakat M nise. bizi her þey birbirimizden ayýrýyor. Ama biraz durun da n ineyim. taze yüzün. Burasý. . Seni misafir odasýna çaðýrýyorl . hiç telaþ etmedi.. yü rine bulaþtýrmalarýndan korkuyorum. çizmeleri altýnda merdivenleri çatýrdatarak yukarý çýktý.Dayanýr Doktor Bey. . Gördün mü. Geçiniz yukarý. þiþman bir askeri doktor. Postacý soyan birkaç serseri ile jandarma arasýnda bir çarpýþma olmuþ. bu adam konuþu adar kaba hatta ayýp kelimeler kullanýyordu. . Seninle artýk iki düþman bile deðiliz. Kapýda burnundan havaya soðuk dumanlar çýkararak eþinen güzel bir atýn yüzünü okþadýktan so m. kocaman çizmeli. efendim. yaz býyýklý. boz renkli ceketi üzerinde kocaman siyah sakalýný görebild m birisine: . k ar.Her zaman olur. medrese görmüþsünüz. Böyle delidolu sözler. Yarabbi. birdenbire durdu. nasýl keklik gibi sekiyor? Þimdi istersen yaþýný da aðýz. Hiçbir þeyden korkmayýn. soluk soluða mektebe geldi.Kýz hocaným. ama aðýzlarýna." Mektup parçasý burada bitiyor. Haydi geçin þimdi. siyah saçlarýn. gel be.iþte bunda yanýldýn Doktor Bey. Kendi kendime güldüm: . çarpýk bir sofadan ibaret viran bir hayat. Benim sinirlerim kuvvetlidir. Fakat bakýlmaya muhtaç Kendim biraz sonra gideceðim. Ben geliyorum. yüzbaþým. beni elimden yakalayarak: . Hemen çarþafýmý giydim. kalýn kaþlarý.Hekim çaðrýyor. ben arkada misafir odasýna gittik. ama hiç görmeyecek iki yabancýyýz.] ÇALIKUÞU 217 ma þaþýyorsun. Sevap larýna biraz yiyecek veriyorlar. havadisi öðrendik. birbirimiz iç. Jandarmalardan biri i aðýr yaralý olarak Zeyniler'in misafir odasýna getirilmiþ. bu muallime istanbullu. kusura bakmayýn. Kalýn kaputlu. Zeyniler.Efendim. adan konuþmaya baþladý: . beni pek eðlendirir. görüyorsu ki. Ben korktum. tersyüzü geri dönmeyi ak lýmdan geçirdim.Yahu. Avlu. Beþ dakika sonra ihtiyar doktor. Kâmran. avluda yüzü seçilmeyen birkaç kiþi ile konuþuyordu. canlý ve sevimli bir yüzü vardý. ehemmiyetsiz bir pansuman.Yüzbaþým. çabuk zarnýný (çarþaf olacak) giyin. yüzbaþým. vaka malum. ihtiyar doktorun "Yüzbaþým" dediði adama takýlmakta j devam ettiðini iþitiyordum. yaranýn üstüne türlü müzahrefat yapý ektep. dedi ve bana döndü: .

218 Reþat Nuri Güntekin . yerimden memnunum. Sor Aleksi n daima söylediði gibi. biraz ferahladýn mý? diye seslendi. neþeli. Burada bir muamma var. Odalardan birisinin kapýsýný açtý. çok þükür.Þahsýný deðil. Ayný gür kahkaha ile gülerek: . Öyleyse.güzel bir kibar çocuðu. Hizmet etmek istiyordum.Ben muallimim. bak nasýl biliyo rum. maskaralýk yapmaya baþlarým. biraz yatayým dersen o baþka. çok âlâ. küçük bebekler gibi a meleri ezip büzmeye. .. bunlarý yutar mýyým sanýyorsun? Yumuk yanaklarýna gömülerek tatlý tatlý gülümseyen beyaz kirpikli gözleriyle ta gönlümün iç vam etti: ÇALIKUÞU 219 . Midesini tabanýnda farz eder rine göre karþýsýna dikilenlere duman attýrýr... acaba bir yerden mi tanýyordu? Mamafih.Yok. bunlarý söylerken o. .Demek sen. Allah'a þükret la sapmadý o kurþun.Nasýlsýn molla. Hemen þýmarmaya.Bu yaþta. . adresimi de býrakayým sana. bu çehre ve yaradýlýþla mý? Sen doðruyu söylesene bana. bu kýzcaðýz ne derse yapacaksýn. þuursuz fil azmanlarýnýn tam tersine ufacýk. Doktor: . hatta bi da güldüm. . Hatta. Herhalde doktor. n. sýzýn var mý? . sade elmacýkkemiðim az sýzlýyor. eliyle yaðmurluðu kaldýrarak nmaya çalýþtý: . dedi.. bur asý rahat geldi de..Kýmýldama. kýzým. Nihayet. maalesef yeryüzünde çok azalmaya ba i.Deðil. yat. dikkatli dikkatli yüzüme bakýyordu: . Asýl sebep baþka. yine güldü: .Sana bir küçük hizmet etmeme müsaade eder misin? Seni daha iyi bir yere göndertsem ister misin? Benim tek tuk bildiklerim var Maarifte. maiþet derdi de deðil. Bu teklifsiz sözlerde garip bir ehemmiyet vardý ki. nev'ini. .Evet. Eðer ev ilacý falan diye bir halt ettiðini . Geçer molla.. hiç fütursuz peçemi kaldýrdým. buraya gönderdiler. Ben. Günün birinde canýn sýkýlýrsa ba az.Teþekkür ederim. açsana yüzünü bakayým. beni tanýdýðýnýzý iddia etmeyeceksiniz. . saklanmaya çalýþýtýkça m. Aramýzda bir iþaret kâfi. Fakat fedakârlýklar öyle kolay gitmez. Yaraný o deðiþtirecek. temiz bir adamdý.Mamutlar gibi mi efendim? Beþ aydan beri zorla içime hapsettiðim yaramazlýklar yeniden taþmaya baþlýyordu. Ben. nev'ini tanýrým kýzým. saf yüzünde komik bir hayretle gülmeye baþladý. ikimiz de sustuk. aileni. Sen bir haftaya kadar dipdiri ayaða kalkmak ister misin? Yok. yer ayýrt etmem. buraya hizmet için geldin? Sýrf maarife hizmet için öyle mi? . Yine gülerek omuzlarýný silkti. bir þey kalmaz. Hatta. Çarpýk bir kerevetin üstünde. Derin karýþtýracak deðilim.O ipiri. deðil mi? Bak. vücudu ve yüzü bir asker y adamcaðýz yatýyordu. Nerede isterlerse çalýþýrým.Hayýr teþekkür ederim. Bu adam beni. bana hiç yüz vermeye gelmez. kollarýný kaldýrdý. gürültülü kahkahalarý altýnda derin bir rikka meye baþlýyordum. insana o kadar emniyet ve yakýnlýk hissi veren bir çe resi vardý ki. zarif -hatta ihti ar olduðum için güzel sýfatýný da ilave edebilirim. Söyle bakayým nereden düþtün buralara? Bu kaba saba asker doktorunun çið kelimeleri. ihtiyar doktor biraz düþündükten sonra: ..Ah benim sevgili ayýlarým! Dizkapaðýný elmacýkkemiði sanýr. maksadým bu. Doktor Bey. Yaralý. Aðrýn. Hem de rla. çok gün görmüþ. alay eder gibi ir sesle: .Çok âlâ. Gözlerime bak bakayým. evini falan sorsam söylemezsin. Sen.. Doktor. ciddi görünmeye çalýþarak: . ben de iþi iraz maskaralýða vurmaktan korkmadým. Kim olduðunu. dýn mý? Doktorun artýk o.. sýhhatli..Sen ne arýyorsun burada? Bu sefer de ben þaþýrdým. Ýhtiyar doktor.Sen.Zannederim. Doktor Bey. Ýnsanlýktýr bu.

nutuk verir gibi elini sallayarak: . sakallý herif. Hatice Haným. ya bu kafanýn içindeki dünya hakikat olacak. inadýna uzun.. Dünyada bundan daha sade bir vaka olamaz.Efendim. söylediði her kelim r mana veriyordu.Kes sesini be. þuraya bak. Ben.Öyle mi efendim? Pek güzel. dedim. arkadaþýmý takdim edeyim: "Vilayet Nafia Mühendisi Mümtaz Bey. biri gayet uzun. ne mizer!. Nasýl r adikal olmak lâzým? "Ya hep. a eta kamburu çýkmýþtý. Ötekine gelince o. 222 Reþat Nuri Güntekin Bütün bu güzel sözlerin benim. O kadar uzun ki.Muallime Haným mý? Teþerrüf ettim. adeta ahýr. . Böyle hastabakýcýya düþeceðimi bilsem. Acele acele çarþafýmý giyerken kendi kendime gülüyordum. .Ne kadar talebeniz var? dedi. sýnýfýn mukavemetini muayene eder gibi topuklarýný vurarak dolaþýyor.am. baþörtüsü boynuna düþmüþ. . sýrala ra bastonunun ucuyla dokunuyordu: . kuru. Ýhtiyar doktor. öteki gayet kýsa boylu iki adamla karþýla imle etrafta onu ararken kýsa boylu adam. ist tahsisatý vermezlerse vay hallerine. Alimallah tekrar gelir. Çabuk i a sýkýlýrým.. istanbul matbuatý ateþ etmeye hazýr bir batarya vaziyetinde. esmer ve ince býyýklý bir adamdý. Karanlýkta pek iyi seçemediðim bir tek gözlük parladý: ÇALIKUÞU 221 . Yazýk senin erkekliðine! Koskoca býyýklý. zavallý bir köy hocasýnýn gözlerini kamaþtýrmak için söylend krar tek gözlüðünü yerleþtirerek: . Maarif Müdürü. Bugün cumaydý. Durmadan kaþýný. Bir haftadan beri havalar açtý. Öðle yemeðinden sonra odamda Muni-se'nin suluboya bir resmini yapmaya uðraþý m. ilk bakýþta bir çocuk.Azizim. Bu ne karanlýk yer böy l. Ortalýk günlük güneþli tepelerde kar olmasa insan kendini mayýsta sanacak. dedi. eli ayaðý titreyerek iç adar telaþlý ve heyecanlý görmemiþtim. dershane kapýsý önünde. efendim. Maarif Müdürü Raþit Nâzým. odasýnda elini kolunu hareket etti ye üþenen bir tembeller þahý buraya kadar zahmet etsin. þimdiye kadar bu derece tuhaf bir heyecanla bu kadar için için sarsýldýðýmý bilmiyorum. deðil mi? Fakat ben. Tertemiz müesseseler. Yarayý biraz fazla hýrpalayarak adamcaðýzý: "Aman Bey!" diy . inanýlýr þey deðil! Aþaðýda. Birdenbire kapý çalýndý.. Her þeyi yýkýp yeniden yapacaðým. Mektep demeye bin þahit ister. Ne mizer. onlarý daha iyi görüyorum. yaz erken gelecek diyorlar.. Müthiþ bir bomba Anlýyorsun ya." Ben lakýrdý olsun diye: . dedim. Zeyniler. parmak kadar kýzý da baðýrmaya utanmaz mýsýn? Bu yara deðil oyuncak.içerisi biraz daha aydýnlýktýr efendim. Çok tedarikli geldim. ya hiç!" dediðime bir kere daha hak veriyorsun ya! Þimdi. ya ben postu vereceðim. Garip lüks! Sen binayý görecek misin Mümtaz? . Birisi Maarif Müdürü'ymüþ. yeni yetiþen bir dandy sandýðým Ma n hemen elliye dayanmýþ bir köseydi. büyük projelerim var.Monþer.. . b tarafýmý þöyle zararsýzca kestirirdim. Maarif Müdürü. vay haline. çatýr çatýr keserim bacaðýný.Aman hocaným aþaðýya iki efendi geldi. 24 Þubat Bu sene. bana doðru yürüdü. gözünü oynatýyor. Minimini vücuduna göre bacaklarýný tuhaf bir surette açarak öyle azametli bir yürüyüþü vard Kapýdan içeri bir adým attýktan sonra durdu. 220 Reþat Nuri Güntekin Sargýlarýný çözmeye baþlamýþtý. tekrar bana döndü: . benden küçük bir iþaret üzerine bam bum. dört erkek çocuk. bir saat sonra sakallý yüzbaþý ile beraber köyden ayrýldý.On üç kýz. teftiþe gelmiþ.On yedi çocuk için bir mektep.

arkadaþýnýn bu sözlerinden adeta sýkýldý ve ötekind ile cevap verdi: . Raporunuzu sonra yazarsýnýz. minimini efendi. Ýnadýma arkamý döndüm ve bir þeylerle meþgul görün-düm. Þimdi bana lütfen izahat veriniz.Efendim. bir þey mi oldu? dedim. Cenab-ý Hak yardým etmedi.'ye gelirsiniz. Havadis. efendim. Anlaþýldý mý. Mektebin ka panma enirini alýnca B.Ne yapalým Ebe Haným. böyle kepaze binada çocuk terbiye edilemez. mektepteyiz. yüzünün rengi peçenin altýnda yangýn gibi en düþmüþ buraya? dedi. müþkül vaziyete düþ unu söylemek lâzým gelirse bu iþte asýl yanan o biçare oldu. Sokak kapýsýndan çýktýktan s lenin ke224 Reþat Nuri Güntekin narýný takip ediyor. dedi ve yürüdü. Beni býrak da sen git. çocuk analarý mektebe eplerinin kapanmasýndan pek müteessir görünüyorlardý.Vaktimiz yok. Çünkü Fransýzca bildiðim anlaþýlýrsa mühendis biraz evvelki s ki bozulacaktý. Ciddi olunuz! Müdür çenesinin altýndaki porsumuþ deriyi lastik gibi uzatarak bir þeyler düþünüyordu. Sonunda bana belli etmemek için gayet bozuk bir Fransýzca ile: . Mektep gibi kendime karþý da yabancý iz sandýðým çocuklarýn aðlayarak elimi öpmeleri bana çok dokundu. olur biter. Sizi baþka münasip bir yere tayin ederim. efendim? Pederinizin ismi? . programda daha iki köy var. Ne hacet? Maarif Müdürü. yeniden telaþlandý.Feride. göründüðü gibi deðilmiþ.'ye geldiðiniz vakit beni ziyaret edersiniz. . Ben. diye yazacaðýnýza. ama a lýþýrsýnýz. Adamcaðýz. size Feride Nizamettin diyeceðiz. Bonjurunun cebinden þýk bir karne çýkarmýþtý. baþýna kocaman bir çatký çatarak odasýna çekildi. Size münasip bir yer ara rýz. Mehalat Ali deyiverirs iniz. bana manalý manalý bakýþlarla içini çekiyor: . ara sýra ayaklarýnýn ucunda yükselerek içeriye bakýyordu. Daha muvazzah b ir isim olur. Sonra talebe de az. Maarif Müdürü. diye cevap verdim. bir bahane ile þunun yüzünü açtýr.Rica ederim azizim.Size gelince. sý yani müceddet mekteplere sahip etmeyfe çalýþacaðým. Bu teessüre benim de yapmacýk bir teessürle mukabele etmem lâzýmdý. Nereden mezunsunuz? Mektebimi söylemeye çekindim. . bir sözle Zeyni-ler'i altüst etti. ben bu mektebi kapatacaðým. bana bir þey sezdirmemek için Türkçe: . Hasýlý.Aman azizim. "Hususi tahsil gördüm efendim" dedim. .Efendim. Haydi Mümtaz. bu yenilikleri tatbik edivermelisiniz. Hele Haným. Talebe sýralarýndan birine oturarak uzun. diyordu. Mektebe ait bazý malumat isteyerek kaydetti.Mal meydanda. isminiz lütfen? .. Vilayette kaldýðým müddetçe bütün gayretimi sarf edeceðim.Niçin efendim. ince bacaklarýný sallayan mühendis yine o güzelim Fransýzcasýyla sýrnaþtý: . Avrupa'da güzel bir âdet vardýr. Haydi buyurun. Melahat babasý Ali Hoca. fakat zarif. bir iki kere daha baþýný çevirdi. icabýna bakarýz. Faraza künye defterine talebenizi. Akþamüstü muhtarýn karýsý ile Ebe Haným tekrar mektebe geldiler. kýsmet deðilmiþ. bahçeyi geçerken. köylerden birçoðunu ucuz. : ÇALIKUÞU .Bu fevkalâde bir parça.Dediðim gibi B. Köylülerin aðz Yeryüzünde Zeyniler'den daha kötü bir köye düþmenin mümkün olmadýðýný bildiðim halde bu tee . Ben de. çabuk köyün içine yayýlmýþtý.Nizamettin. Bir çare bulup mutlaka yüzünü açtýrmalýyým Maarif Müdürü. Bu þekil size birdenbire garip görünür. dedi. Baba adýný da ilave ediyorlar.Efendim.Efendim. Cuma olmasýna raðmen çocuklar. Onun için sadece. þaþkýn þaþkýn: . grandiose projesinden bahsederken mühendisin. Hatice Haným. Siz muallimler.Benim baþka niyetim de vardý ama. bu tek gözlüklü. . Bird rarýný vererek bana döndü: . yan yan bana baktýðýný fark ed um. Gözlerimi önüme indirer . ikisi de müteessirdi.

Cevap gelmedi. sonra koþa koþa bahçeye gitti. onu çevir: "Abam mutlaka seni görmek istiyor" de. sevincinden uçuyor: "Ne vakit gideceðiz. benimle gitmek istemiyorsan seni býrakayým. Darýlma bana abacýðým..Çocuðum. Gözleri kýpkýrmýzýydý. Hemen cevap verdi: . Fakat. Fakat. kendimi kuyuya atarým. sýkýþtýrmaya baþla . biliyorum. . Gideceðimi duymuþ da. ilk günlerde pek seviniyordu. türbenin yanýna geliyorum. sorduðum þeylere dalgýn dalgýn cevap veriyor . Zeyni Baba'nýn türbesi yanýndan: "Efendim. Pencereyi açtým: "Munise. Türbenin altýndaki aðaç kümesi içinde onlarý bir hayli bekledim. O vakit tahammül edemedi. herkesin nefretle.Peki. bu berrak çocuk gözlerinde her zaman bir parça hüzün bulmuþtum.. Eðer bu kadýnla görüþtüðümü duyacak olurlarsa. o kadar sevmem abacýðým. fena þeyler söyleye burada ismimi lanetle anacaklardý. Dikkatle yüzüne baktým. Munise müstesna. Fakat dünden beri onda tuhaf bir neþesizlik baþ göst ermeye baþladý. boynuma sarýlmaya baþlýyo . hâlâ inanamýyor. elbete göreceksin. lanetle andsðý b sevmediðine beni inandýrmak için. dizlerime sarýlarak eteklerimi öptü. O kadar söyletmey Bütün emeklerim boþa gitti. Eðer hakikati benden gizlerse onu burada býrakacaðýmý dim.. bü iyatsýzlýktý. Birkaç defa çaðýrdým. dudaklarýnda hafif bir titreme ile sükût ediyordu. dedim. . Munise'nin asýl sevincini ben bilmez miyim? Mamafih. mutlaka söyletmeye azmetmiþtim..Kardeþlerinden ayrýlacaðýna üzülüyor musun? . Zeyniler.Üzülmüyorum. O yaramaz. se ortadan kaybolmuþtu. dedim. 3 Mart Yarýn yola çýkýyoruz. öyleyse derdin ne? ^ Gözlerini indirerek susuyor.ediyor.15 226 Reþat Nuri Güntekin gizlemek için boynunu gevriyor. Fakat ben. Büyük bir günahý itiraf eder gibi. Ben. Yol hazýrlýðý için bana yardým edecekti. ince sesiyle uzaktan. Yanýma geldiði vakit. bana bu çocuk kalbinin gizli derdini öðretti. bu yalancý neþeye inanmýyordum. gözleri yaþla doluyordu. þimdi geliyorum! diye cevap verdi. Anladým küçük. minimini gönlünün acýsýný.O halde babaný göreceðin gelecek! Babama acýrým ama. Halbuki tam bu saatte kendisine ihtiyacým bulunduðunu biliyord u. . Munise. ÇALIKUÞU 225 Ara sýra gözlerini uzaklara dikerek düþünüyor. . daha ýsrar edersem yalandan gülmeye. Mutlaka bahçede olacaktý. beni aldatmaya çalýþýyordu. Kadýncaðýz. Hafifçe solmuþ yanaklarýnda yeni kurumuþ göz enbire telaþlandým. sakin bir sesle: . korka korka gözlerime bakýyor. Biçare. Bu yaptýðým. Munise. çocukça sebepler arýyordu. benden ümit edeceðinden çok daha derin ve iyi anl Yüzüne düþmüþ saçlarýný düzelterek. Ben. aba cýðým iki güne kadar gider miyiz? diye kuþ gibi çýrpýnýyor. yavaþ yavaþ çenesini okþayarak halim. Bu büyük günahý söylerken bütün vücudu titriyor. Bir gün bir tesadüf. tek baþýna. eðer anneni sevmiyorsan ben seni çok ayýplarým. epeyce uzaklaþ yolundan çevirmek için sazlarýn öte tarafýna koþmuþ olacaktý. Akþama doðru bir aralýk. baþýný önüne eðerek utana i: . Mu diye seslendim.. Orada ne yaptýðýný. abacýðým.Allah esirgesin.Munise. niçin aðladýðýný söyletmek için. abacýðým. öyle yana seviyordu ki. aðlayacak ne var? Annen deðil mi. niçin oralarda dolaþtýðýný sordum.Annem beni görmeye gelmiþ. yüzünü Çalýkuþu -F.Bunda korkacak. Yalnýz. dedim. olsun.. . Anne sevilmez mi hiç? Hay koþ. onu öyle seviyor. Cevap verirken þaþýrýy er göstererek.

Yüzünüzü açsanýza.. de efesle þiþiyor. çamurlara batýyor gibi yaparak. Uzun boylu. öyle yýpranmýþtý ki... Munise'yi görüyordunuz? Küçük kollarýný belime dolayan Munise'nin tekrar titremeye baþladýðým hissettim. Zaten halinden. Çok taze olduðu belliydi. bu küçük kýzý elinizde büyütmek bahtiyarlýðýný nasi bu! Þunu size söylemek isterim ki. yaþa gelmiþ. fakat hazin bir sergüzeþti vardý. çocuðu her zaman size gösterirdim. Beni sizin yanýnýzda görmesinler. Fakat sarýþýn çehresi öyle yorgun. Evin çocuklarýyla beraber büyümüþ. Çünkü annenin yerini hiçbir þey tutamaz.görmeye geliyordum. zavallý kadýnda. Bu kadýnýn sade. na olacaðým diyemem. Munise. Hiçbir þeyden mahrum etmeyeceðim. istanbul'da Rumelikavaðfnda doðmuþtu. bana dokunmaya cesaret edemediði belliydi. Munise'yi aramýza aldýk. . Demek gizli gizli anasýný görüyormuþ. gözlerim doluyordu. söylemek sýrasý ona gelmiþti. Fakat iyi bir abla olmaya çal Aþaðýdaki sazlýkta bir adamýn dolaþtýðýný gördük. sýrýlsýklam. Bu söz. benim talebem Cafer Aða'nýn babasýydý eði avlamaya gelirdi. Halbuki yüzünde boyadan eser yoktu.Biliyorum küçükhaným. nedens geldiðimiz zaman. Bu kadýna muhabbetle. Arkasýnda yamalý bir eski çarþaf.ÇALIKUÞU 227 Nihayet. heyecansýz görünmeye çalýþarak: . Bu. dedi. bu görüþmeleri bende diðini kadýna söylemeye nedense utanmýþ.Hanýmcýðým. On b de ona adeta iyi kýsmetler çýkmaya baþlamýþtý. gönlünüz rahat etsin.. utanýr gibi ayrý ayrý yürüyorlar. birdenbire telaþlandý: . bana söylüyordu. Munise'ye çok benzemesiydi.. ince bir ruh olduðunu gösteriyordu.Eðer burada kalmýþ olsaydýk.. Küçük bir tereddütten sonra peçesini kaldýrdý.Gideyim hanýmcýðým. Birdenbire bana öyle geldi ki. Sonra. Allah sizden razý olsun. Yüreðiniz rahat olsun hanýmcýðým. çok boyalý diye bilirdim. Munise. Böyle kadýnlarý ben. Ben onu baðrýma bastým. Zavallý kadýn. geciki rdý. Kendi kýzý ceðim. Onlarýn ana. birbirimize söyleyecek söz bulamadýk. Munise'nin annesi. Munise büyümüþ. görüyorum ki. . þefkatle dolu bir þeyler söylemeye hazýrlanmýþtým. Zihminden geçen þeyleri o da benimle bareber düþünüyormuþ gibi. çok büyük bir vazifeydi. Birden korkuyor gi iðimi hissediyordum. yüzünde peçe y emeni. ayaðýnda topuklarý kopmuþ. tavrýndan. En ziyad me dokunan þey. Ýlk tahminim doðruydu. Fakat. öyle hazin bir þeydi k rbirinden çekinir. Ömrümün en büyük tesellisi bu ktý. Nihayet otuz. kat. Çocuðu gayri ihtiyari bir hareketle omuzlarýndan tutarak dizlerime doðru çektim. hayatýný sa daha hafifleyeceðini hissediyormuþ gibi bir hareketle söylüyordu ve öyle düzgün konuþuyo i. narin yapýlý bir kadýncaðýzdý. daha hazini. Halbuki ben yarýn e hareket ediyorum. Mümkün olduðu kadar sakin.. Fakat. hepsine bir . o hiçbirisini istemiyor. Oradan nereye gideceðim belli deðil. sonra.. Yeni bir k bulunmuþtu. Onda iyi bir his býrakmadan ayrýlmak istemiyordum.Demek. derin bir minnetle ellerime bakýyor. yýrtýk iskarpinler vardý. dedim. dedim ki: .Niçin acele ediyorsunuz? Bir parça daha kalmaz mýsýnýz? dedim. Fakat b k. dedim. Göðsüm. Üstüme aldýðým. Kadýncaðýzýn. beni. Son fýrtýnanýn devirdiði cýlýz bir kavak aðacýnýn gövdesine ÇALIKUÞU 229 oturduk. yüzü gibi ruhunun inceliðini v lýðýný bu talihsiz anneden almýþtý. onlarý öpmek için dudaklarý titriyordu. kýz yan yana geliþleri öyle hazin. ilk defa söz söylemeye cesaret etti: . Sonra. Dedikodulara hiç ehemmiy et vermediðimi göstermek için: . büyük. 228 Reþat Nuri Güntekin Ara sýra yolum düþtükçe onu . hemen hemen bir küçükhaným muamelesi görmüþtü. Zavallýcýk. göründüler. yüz i manalarýndan da anlamýþtým. Munise'yi güzel ahlâklý bir kadýn olarak yetiþtirecektim. otuz da. Kü ur olan babasýyla anasý birbiri arkasýna ölünce onu Bakýrköy'de kibar bir aileye evlatlýk v rdi. talih size. dedikodudan korumak için gösterdiði e dokundu. Þimdi.

B'ye defterdar olmuþ ve aile. Maarif Müdürü ile beraber baþkâtibin de deðiþtiðini. Ýþte bu sýralarda eþkýya takibi için köye bir jandarma kolu gelmiþ.. hafta baþlarýnda onun yüzünü görmeyi. Pencere. eli kim kabule razý olur? Nihayet o.. yapayalnýzlýðýn için sevmiþ. çenem ellerimin içinde. tek tuk gelen memurlar mahmur hmur kahve. Fakat. kocasý bu Zeyniler K yerleþtikten sonra aðýr. Basamaklardan birine iliþer beklemeye baþladým. düþkün bir kadýn. Maarif Müdürü Bey'in emriyle kapanan Zeyniler mektebi mual limi olduðumu. sazlýðýn uran bu askerlerin genç zabiti onu takibe baþlamýþ. yanýmdaki pencerenin içine kadar giren kocaman bir çýna de. evvela insaný yadýrgarsýn. benim yapýþkan kýzým. daire yeni açýlýyordu. fakat ne de olsa bir anne olan anneni kýskanýyorum. sonra çamsakýzý gibi öyle . bana çok tesir etti. aðlaya sýzla-ya ihtiyar bir orman memuruna varmaya ra zý olmuþ. dedi. Böyle yerlerde gelen a dik dik bakýyor. iki üç hafta. Vakit erkendi. Fakat. bilmem neden. Aziz Eniþtem'in tuhaf bir sözü vardý. Belki de artýk birbirini göremeyecek ola i insanýn bu ayrýlýk dakikasýnda birbirlerine söyleyecek bir þeyleri olurdu. Ara sýra beni elle den tutarak: . mektebin evrakýný teslime geldiðimi söyledim: Baþkâtip. M se'nin dört yaþýnda kuþpa-lazýndan ölen ablasý orada dünyaya gelmiþ. Mamafih. iþ için bu sakallý konuþmak lâzým geldiðini söyledi. Kollan sývalý. nargile içiyorlardý. ben se kimsesizliðin. Çünkü onun bir sevdiði vardý: Evin küçük beyi. Gerçi bir ümidi yoktu. 230 Reþat Nuri Güntekin Zavallý kadýn. Beyefendi. Pencerelerden birinin kenarýna kýrýk bir merdiven dayamýþlardý. Kýrmýzý kuþaklý baþkâtibin yerinde þimdi. bunlarý anlatýrken. kaçarsýn. Munise'yi annesiyle yalnýz býrakarak mektebe doðru yürümeye baþladým. bu dakikada sen Senin sefil. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaþýp aðlayamazlar. Akþam yaklaþýyordu. Sen doð . talihine razý olurmuþ. evet. daha Zeyniler'den ayrýlmamýþtým. ilk zamanlar bir þey söylemez. dudaklarýnda ann ceksin. biraz düþündü: . sana daima acýmýþtým.e buluyordu. yalnýz Harbiyeli oðlunu istanbul'da bý arak tamamen buraya göç etmiþ. Bu halde bir kýzý. B.. kývýrcýk kara sakallý. Munise. Dirseklerim dizlerimde. hatta söz atanlar bile oluyor. Zeyniler Köyü'nden getirdiðim evraký çantama doldurarak Maarif Müdürlüðü'ne gitti 'yi uykuda býrakmýþtým. pekâlâ. mavi þalvarlý bir softa. yaz tatilini geçirmek için ailesinin yanýna gelince. dayanýlmaz bir can sýkýntýsý baþlamýþ.Ah. Dairenin loþ. Çok geçmeden macera duyulmuþ.'de genç mektepliyi görmeden geçen dört ay. onu dört senelik bir ayrýlýk kadar çýldýrtmýþ ey. Bu sade hikâye.Ha. büyüdüðün yerlerden ayrýlýrken gözlerinde bir anne bakýþýnýn hatýrasýný. basýk sofasýnda tam üç saat müdürü beklemek lâzým geldi. harap medrese avlusuna bakýyordu. Karanlýk odasýnda bunalýyor oluyormuþ. içlerinde bir hicran yarasý kalýrd Mezar taþlarý üzerinden atlayarak mektebe dönerken derin derin düþünüyordum. * Bu sabah. serçeler oynaþýyorlardý. hâlâ kendini o aðýr karanlýðýn içinde görür gibi gözleri unluk çöküyordu.. Ne arsýz gönlüm var benim? Etrafýmdaki i nsanlarý ne kadar çabuk seviyorum. düþünüyordum. Ýrili ufaklý bütün talebelerim kayalý raba yoluna kadar beni selametlemeye gelmiþlerdi. Dün sabah. sesini iþitmeyi þimdilik kâr sayýyordu. o vakit Harbiye Mektebi'ne gide arý henüz terlemiþ bir genç. bu vakit. dallan. O sýrada Büyük Efendi. küçükha-nýmlar hep birden onun üstüne yürümüþler v tutmak istemeyerek buraya yakýn köylerden birine bir ihtiyar kadýnýn yanýna göndermiþler. ne de olsa bir evlatlýk parçasý olduðun du. Azýcýk dýþarýda bekleyin de Müdür Bey gelsin. yaðlý yakalý bir efendi ot den birine sordum. þadýrvan narýnda zerzevat ayýklýyor. ÇALIKUÞU 231 Yanýna yaklaþarak selam verdim. Kadýn da nasýlsa þeytana uymuþ ve kocas býrakarak zabitle beraber kaçmýþ.

aç bir insan gördüðüm zaman ufak tefek yardýmlarda bulunmayý vazife bilmiþt at insanlar.Söyleyene bakma. Bir kere de ayný hesabý parmak la tekrar ettim. Sonra y rý da epeyce tutuyordu.. Bu çocuklarýn hepsine acýyordum. * Bunlarýn hepsi güzel. kendi çalýþmam sayesinde geçindiðimi zannedi dum. Ýhtiyar adam. güle güle. . 232 Reþat Nuri Güntekin Çeçen arabasýnýn yanýk sesli çýngýraklarý boþ ova içinde titremeye baþladý. Çoban Mehmet. Halbuki elimdeki parayý sarf etmekten baþka bir þey yapmamýþtým. Yavaþ yavaþ Zey uklara.Vay hocaným. diye baðýrdýktan sonra yanýma geldi Hacý Kalfa.. Yorgunluðumu bahene ederek gitmek istemedim. benzin bile solmaz. Fakat . Zeyniler'de evlendim. þimdi bi r kýzým var. çirkinlerine rine sefil olduklarý için. Arabanýn otel kapýsýnda durmasý. Maalesef doðruydu. diyordu. Þimdiye kadar birçok masrafým . . bu aylýklardan ikisini de henüz almaya muvaffak olamamýþtým. Munise'nin çenesini okþayarak: . aðzýnda bir ciðerle kapýdan fýrlayan kocaman bir kediyi kovalýyordu. çok acýklý olmakla beraber gülmekten kendim i alamadým. hele son 'zamanlarda o kadar çoðalmýþtý ki. insafsfz mahluklar. iki gözüm hocaným!" diye baðýrd Adamcaðýzýn sevinci görülecek þeydi. Zavallý Gülmisal Kafacýðým. Senin haberin yok. Sesin nereden geldiðini birdenbire anlayamayarak durdu ve arabanýn içinde beni görür görmez kollarýný kaldýrýp sokaðýn içinde avazý çýktýðý kadar "Vay.. annemin elmaslarýndan birini satarak parasýný ayrý bir kese i eslim etmiþti. Ben. dedi. birer birer elimi öptüler. Aðzýnda ciðerle karþýki viranenin duvarlarýna týrmanma li neþeli. Zehra ile. yanýmda epeyce bir para bulundurmadan yabancý bir memlekete git in doðru olmadýðýný söylemiþ. Hacý Kalfa'nýn yine meraklý bir zamanýna tesadüf etmiþti. Ben. hepsi âlâ. dedim. Fazla olarak fakir bir köy hocasýndan baþka bir þey olmadýðýmý da d trafýmda sefil. O da olur inþallah.Var. derini yüzeceðim!" diye baðýrarak yanýmdan geçerken" "Hacý Kalfa" diy lendim. Akþam. bu da kim. Böyle her ayrýldýðým yerde kalbimin bir parçasýný býrakýrsam âlâ Zavallýlar. tövbe olsun.. beni düþündüren baþka bir mesele var. Belki de yüz yumuþaklýðýmdan alýnmýþ cesaretle etraf eller. Elindeki rgile marpucunu kamçý gibi sallayarak: "Dur. siyah renkli taþlarýn içinde kayboluncaya kadar Munise ile beraber arkalarýndan mendil salladýk. telaþ etme. ne tuttuðunu hâlâ bugün de pek iyi bilmediðim birkaç kuruþ aylýðým bütün masraflarým fenasý. bu kadar zaman açýkta kalmýþtým.rdi. Adamcaðýzýn hakký varmýþ. Helal olsun!.Þuna bak hele.. nereden çýktý? diye sordu. Henüz gözleri açýlmamýþ ol e'nin kucaðýna verdim. Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. Kýz da kýz dediðine deðer ha! Tosun g . kucaðýnda keçisiyle beni takip eden Munise'yi ancak ote lin ikinci katýnda fark etti: . Buna çok sevindim.. sen altý ay yayan yürüsen. inanamadým. Adamcaðýzýn hediyesi öyle yüreðime dokundu ki.Benim kýzým.. bana yeni doðmuþ bir keçi y rusu göndermiþ. þimdiye kadar kendi gayretim.olmuþtu. zýkkýmlan. iþte bu fevkalâde ihtiyaçlar karþýsýnda her baþým sýkýþtýðýnda bu keseye el atmýþtým. gâvurun kedisi. Tabii. Fakat. o kadar tuhaf bir netice çýktý ki. Bu netice. sahi. ihtiyar adam bana adeta emir veriyor: ÇALIKUÞU 233 . söyletene bak. Öyle ya. o kadar memnundu ki. Hacý a beni zorla evine yemeðe götürdü. Dün akþam. Güzel bir tesadüf eseri olarak mavi kuþlu odam yine boþ-muþ. Güzellerine güzel. ya hesap yaptým.

Þimdi. . böyle düþünürken boþ sofada.Hayýr. bilâkis. muallim bendenizim. gir bakalým. ne memleket! Dünyanýn israfýný yaparlar da kendilerine bir kartv izit bastýrmazlar. Tanýmazlýktan gele "Git. Maarif Müdürü geldi. beþ ayýn bütün m rasýna. kadýn kadýncýk olursun kýzými" d Ben. bir keþmekeþtir gider. ne memleket. Fakat onda öyle bir teþebbüs yoktu. Fakat buna raðmen yine kartsýz müra t ediyor. Ne yaparsýn bu kurnazlýklarý öðrenmek lâzýmdý. Dün mek lerden birini teftiþe gidiyordum. beklemiyordu. içindekilerin! saymaya cesaret edemiyordum. de!" dedim. hem kaçar. Ýhtiyar hademe. Siyah çarþafýmla beni birdenbire f yerek söylenmeye baþladý: . içtikleri þeye. Fakat kime anlatýrsýn? Birdenbire sert bir tavýrla bana döndü: "Bahse girerim ki Muallime Haným da bu tamimi almýþtýr. ütüsüz pantolon. geçenlerde mekteplere tamim gönderdim: "Muallime ve muallimler mutla ka bir kartvizit bastýrmalý. Birkaç dakika sonra minimini boylu müdürün azametli boynunu yükseltip tek gözlüðünü parlata venden çýktýðýný gördüm. Kadýnýn önünde bir muallime rastladým. Arkama bakmadan içeri girdim.Dur be haným.Haydi.Darýlma baba. efendi nefes alsýn.Nerede o kadýn? Hay Allah. 234 Reþat Nuri Güntekin Pencereden giren çýnar yapraklarýyla oynayarak bunu düþünürken hem güleceðim hem de aðlayac u. Yine hade236 Reþat Nuri Güntekin menin aðzýnda: "Siz bir haným çaðýrmýþsýnýz. onun için müteessir olmadým.Efendim. . birdenbire bir telaþ uyandý. Gelir gelmez mekteplere bir tamim gönderdim. bütün yorgunluklarýna raðmen beni yaþatan yine ailemin yardýmý olmuþtu. Söze baþlamak için müdürün susmasýný bekliyordum.Efendim. cüretli bir sesle bir þeyler söylüyor . hem adamýn iki ayaðýný bir pabuca sokar. Herif taþ gibi dondu kaldý. Hatta. diye rica ettim. Memurlarý yalnýz resmi hayatlarýnda deðil. Müdür. hiçbir þey kazanamadýnsa. bir elinde bir bastonla Maarif Müdürü'nün odasýna doðru koþuyordu. hususi hayatlarýnda da tak p etmeli. geçinmenin. Beklediðiniz muallime ge lmiþ de.da öyle hafilemiþti ki. idarede Deli Petro sistemine taraftarým. yaþamanýn ve tahammül etmenin ne ol in? Bu az kazanç mý? Bundan sonra artýk çocukluðu býrakýr. senin gönlün olsun. Acelen ne? Ananýn karnýnda dokuz ay nasýl bekledin? di ye bana çýkýþtý. muallime haber ver. elbiselerine müdahale e tmeli. Ben. buradayým. yine bir teselli icat ettim. dudaðýnýn ucunda kocaman bir pu a oturuyordu.Evet efendim. Böyle muamelelere yavaþ yavaþ alýþmýþtým. Arkasýndan odaya girecektim Biraz evvel müdürün paltosuyla bastonu hademe karþýma dikildi: . beyefendi kahvesini içtikten sonra haber ver.Kuzum baba. gitti p savurmaya devam ediyordu: . Ýhtiyar bir hademe. Demek. sen bir hademe olmalýsýn. Asgari iki günde bir týraþ olmayacak . Seksen kiþi sizi görmek istediðine dair kapýdan hademe ile haber gönderi . yedikleýi. "Üzülme Çalýkuþu. Hademe doðru dürüst isimlerini söyleyemez. Mamafih. Kim? Hangi haným? Sarý çiz . Gireyim mi? . baþý açýk. . Maarif Müdürü. diye cevap verdi. Kartsýz olarak makama vuku bulacak müracaatlar kabul edilme z!" dedim. yakasýz gömlek giyecek muallimlerin azledi-leceklerini söyledim. o geldi!" teranesi. Bu adamý ayný halde görürsem derhal azledeceðim. yarýn yine o mektebe gide ceðim. üç beþ dakika sonra tekrar odadan çýktý. gezdikleri yere. oturduklarý. Çünkü bu kýyafette muallim olamaz. hali . ben bu þekilde giyinm muallime tesadüf edersem kolundan tuttuðum gibi sokaða atarým. Fakat öyle söylersem hademenin belki daha fazla gayrete gelec eðini düþünüyordum. bir elin palto. köþedeki bir koltuða gömülmüþ yaþlý ÇALIKUÞU 235 bir zata küçücük vücudundan umulmayacak kadar çatlak.

dinsizin hakkýndan imansýz gelir. Zaten sen gitmez-sen. ben oraya gideli yarým sene bile olmadý. Sonra. dinsizin hakkýndan imansýz geli . býyýklarý henüz terlemiþ iki kâtip daha vardý. .Nasýl olur? Siz nerede hocasýnýz? . beni tam iki saat istintak etti. paparadan sonra birkaç gün sakinler.Allah senden razý olsun Müdür Bey. ne þekilpe-restlik. Yazmazsan adam deðilsin. yüz sene sonra evlat ve ahfadýmýzdan bu parayý tahsil ederler. "lüzum müzekkeresi". Bu. Hafýz Efendi. Baþkâtip. öyle sakin ve sessiz ç i.Ben sizden emir almadým efendim. Onlar. böyle rezalete gelemem efendim. Ben. .Býktým efendim senden. söylediðiniz evraký da getirdim. býktým senden. muamelatý bir gözden geçirse: "Be herifler.Emrettiðiniz gibi oldu efendim. fakat bir türlü lakýrdý an-latamýyordum. Ben.Elli yaþýna gelmiþ. Maarif Müdürü'nün yanýna girdi. yok! dedi. Evraký tekrar tekrar gözden geçiriy r: "Müteferrika senetleri". "beyanname sureti". genç kâtibin sýrtýna vuruyor: . Baþýný çevirmeden yanlarýna zlar gibi. illalah efendim. hay. fa lan diye birçok anlayamadýðým þeyler soruyor. iki dakika sonra müdürün. tetkik etsin. Kendi yarýn cehnnem olur gider. . Fakat kâtiplerin bu zahmeti beyhudeydi.Hayretten donakaldým. "Sözde bunlar da hoca!" diye bir h t etmesi var ki. deðil bizim odadan. Aldýrýþ etme. Kâtiplere: . it diþi. masala iþleriyle meþgul görünüyorlar. Allah sende n. Bilmem kaç yýl önce bir muallýmeye dam tamiri için iki yüz ruþ vermiþler. köpek dirisi.Bu. kaþlarýndan birini kaldýrarak düþündü: . Yanlýþ battal edilmiþ bir senet pulu için beni adeta aðlatacaktý. Hay. þu teresi bir kalayla. gü birinde baþýmýza bir müfettiþ ekþise. kabak bizim baþýmýza patlar. . onun senedi yokmuþ: "Niye bu paranýn mahsubu yapýlmamýþ? Senet nerede? Bulamazsan mahkemeye gidersin!" diye ter ter tepinýyordu. diye anlatacak gibi ol uyor. Zeyniler Köyü muallimesi. ikide birde kendinden d edepsiz biri çýkýp aðzýnýn payýný vermezse rahat etmez.. .Geçen hafta gelmiþtiniz. diyebildim. müsterih oldu. Eyvah yüreðime iniyordu. ÇALIKUÞU 237 Bulunduðum odada biri sarýklý. muameleye bizim baþ hademe kadar aklý rmiyor bu teresin. Ses kesilmiþti: Kâtipler. Aklýn ermiyosa git. bu ne küflenmiþ kýrtasiyeci sý. bir mesele daha çýkardý. belk i sokaklardan bile iþitilecek bir sesle baðýrmaya baþladýðý duyuldu. ben seni taburcu edeceðim. Benim deli ol maya vaktim yok efendim. ihtiyar heyetinden getirdiðim mazbatalara iti az ediyordu. Müstahaktýr o terese. kendi kendine: . . Öyle ya. Maarif Müdürü. diye [ söylenerek kâðýtlarý aldý.Ha. Ne yaptýnýz. Sarýklý kâtip sevincinden. yapmayýnýz. derhal yaz istifaný. yavaþ yavaþ söylenerek 238 Reþat Nuri Güntekin yerine oturdu.Yok hemþire haným. hemen masalarýna koþtular. "evrak-ý müsbite". gözlerinden birinin yan bakýþýyla kâtipleri süzdü. siz eþek ki yüz elli kuruþun mahsubu niçin yapýlmamýþ? Sizin bu usulsüzlüðü niye gözünüz görmedi!" d izi mahkemeye sevk etse hakkýdýr. bizimle hiç alakadar olmuyorlardý. o. Hazine-i devlet hukukuyla oyun olur mu? Vallahi bi z geberip gitmiþ olsak. çý . kapanmasýný emrettiðiniz mektep. Mamafih çahþamýyordu. Baþkâtip hiddetle odadan çýkýnca bu iki efendi birdenbire yerlerinden fýrladýlar. diye bir þeyler mýrýldanýyordu. ayaklarýyla beraber sakalý da titreyerek içeri girdi. muamele bitti mi? .. müdürün o k olan kapýya kulaklarýný koyarak dinlemeye baþladýlar. Kirli yakalý baþkâtip.Peki baþkâtibe teslim edin. diyordu.. meseldir. Hakký var kadýnýn Sana kaç senelik senedi yaratacak hali yok ya. ikide birde þaþýrdýkça onun öyle bir dudak bükmesi. bunca memuriyetlerde bulunmuþ. evet hatýrladým. Demek bütün bu sözler bu hiddet bana karþý.Beyefendi.ilahý efendim. Maarif Müdürü baþkâtibe þöyle söylüyordu.. kendinin de kafasý dinlenir. Birkaç kere uflayýp pufladýktan sonra yavaþ sesle söyl e baþladý. Ben: . bizim de. istediðin yere kadar yolun açýk. Benim kartsýz içeri girme ediðim için! . öteki.

Müdür. teþekkür ederim. onlar muamelata vaki deðillerdir. dedi ve beni daha fazla yormadan acele acele evraký teslim aldý.Bana baþka bir emriniz olacaktý.Kâtipler. Ben. odasýnýn tozlar vardaki resimlerin yerlerini deðiþtiriyor ve ikide birde küçük bir el aynasýnda saçlarýný. O vakit. Acele acele: .. beklemeye vaktim yok. fakat þimdi açýk yerim yok. Biraz sonra. Gerçi bir Avrupalýya göðsümüzü gere gere gösterebilecek bir mek ok ama. kim bu devlete hizmet etmiþ de. Eðer bana hemen bir iþ vermezseniz. Söylemeye utanacaðým. bunlarý keskin bir sesle acele acele söylüyor ve bir an evvel çekip gitmemi liyordu. fakat müþkül bir vaziyettey m. Yeisimden. þimdi baþka bir davanýn peþindeydi.Adam sende.Kýsmen bana. bir "Allah razý olsun" demiþler.Yine ne var. . haným? dedi. Biraz evvel baþkâtibin uðradýðý hakarete çocuk gibi sevinen H Yarabbi. . bir politika yapacaðým çaresiz. hafýz söylüyordu. size miydi? . Daha fazlasýný söyleyemiyordum. gözlerim yaþlarla d . 240 Reþat Nuri Güntekin "Münhal vukuunda!" Bu sözü istanbul'da.ü! .Bugün saat üçte karý koca. ben bulundum burada. bunlar ne tuhaf insanlar! Bununla beraber. Hemen hemen aðýr vazifeleri olan bir anneydim. Maarif Müdürü dün akþam Vali tarafýn erilen ziyafette bu muharrir ve karýsý ile tanýþmýþ. gözlerim kararýyordu. dumanlarýný iki tarafa savurarak: . Kendilerine mekteplerimizi n bir ikisini göstereceðim.Evet. yoksa bu ziyaret selefim zamanýnda olsaydý. geçir ra hayli yumuþamýþ ve sakinleþmiþ görünüyordu.iþittiniz mi mendeburun yediði herzeleri? Hafýz hayretle baþýný kaldýrdý: . inde: "Yeþil B. ukala dümbeleði. hürmetli bir dikkatle bu serin sözleri dinliy Baþkâtip. isminizi kaleme kaydet irin. Hâlâ ayný köþede oturan ihtiyar efendi ile aralarýnda geçen bazý sözler bana bu hazýrlýðýn B. Dýþarý çýkmak için . Ber versin ki. gidebilirsiniz. çok enterasan bir adammýþ.Muamele bitti. havayý iyi bularak sordu: . .Teþekkür ederim. Bir sigara yakýp.'de Birkaç Gün" serlevhasý altýnda bir seri makale yazacakmýþ. fakat o saniyede gözümün önüne bir hayal. þimdi eski Feride deðildim. yorgunluktan dizlerim titriyor. oteldeki odamýzda minimini keçisiyle oynayarak i bekleyen Munise'nin hayali geldi. Evet. heyecanla anlatýyordu: .Hayrola. Zatýâliniz olmasanýz üç günd irenin altý üstüne gelir. paravanýn bir köþesinde bekliyordum. Yeni bir memuriyet için. kendi iþim için ikinci defa olarak Maarif 239 ÇALIKUÞU Müdürü'nün odasýna girdiðim zaman. utancýmdan göðsüm týkanýyor. Müdürün sinirli sesi bende tuhaf bir isyan uyandýrmýþtý. . .Pekâlâ. bir ses iþittik ama. Yaðmur altýnda sokaklardan geçenlere el açan bir fukara gibi baþým imde bir korkak dilenci ahengiyle: . Piyer For isminde bir Fransýz gazeteci gelmiþ. ziyaretime gelmeyi vaat ettiler. ben. Maarif Müdürü. Avrupalýya rezil olduk gittiydi. Müdür. Maarif Nezareti'nde de birçok defalar iþitmiþtim ve manasýný maalesef yi biliyordum. hâlâ kapýnýn yanýnda. Piyer For. baþlarýný defterlerinden kaldýrmýþ. Türlü huysuzluklarla hademelere. . dedim.. efendim. Bu sözleri. tekrar döndüm.Esef buyurmayýnýz efendim. Baþkâtip.'ye. Münhal vukuunda bir þey yaparýz. sarýklý kâtibin tahmini bir dereceye kadar doðru çýkmýþtý. Herhalde lehimize yazý koparacaðýmýzý umuyorum.Beyefendi. uayene ediyordu.

dedi. sen burada. meraklý bir hokk köylüler gibi benim Fransýzca konuþtuðuma bakýyorlardý. Benim için çekilip gitmekten baþka Fakat kapýdan çýkacaðým sýrada onun Fransýzca: "Giriniz. kabule mecburum!" dedim. Arkadaþým. güzel çehreli. Kristiyan'a yavaþça: . dedi. S nce baþýný çevirdi ve yüzümdeki peçeye raðmen bir anda tanýdý: . Maarif Müdürü. Fakat. elimi öptü ve eski bir bildikle konuþur g . beklersiniz. misafirlere mihmandarlýk ettiðini anladým.. beni en çok seven arkadaþlarýmdandý. Gizli bir hareketle tekrar peçemi kapamak istedim. B iyorlar. onlara arkamý çeviriyor. köyde benim için Maarif Müdürü'ne Fransýzca söylediði sözleri hatýrladýysa iraz sýkýlmýþ olacaktýr. dedi. kumral bir adamdý. ben hep lakýrdýlarýný tarta tarta söyleyen aðýrbaþlý insanlar arasýnda yasaya yasaya Çalýkuþu . Dýþarýdan. sizi ne kadar tanýyorum. en önde ve ortada olmak üzere fýmýzda bir yarým daire çevirmiþler. Kristiyan.Söyledim haným. Bunlar.O.Matmazel. nihayet vaziyetteki tuhaflýðý gördü. sana Çahkuþu'nu takdim edeyim. ah. Yalnýz "Çadýrlý"da bir köy mektebi var ama. Bu Çadýrlý'nýn Zeyniler'den daha fena bir köy olduðunu zaten iþitmiþtim. dýþarýdan seslenmiþti. Çünkü bu dakikada kapý birdenbire açýlmýþ. Muallim için de yatýp kalkacak yer yokmuþ. ne tesadüf! Kristiyan.Haydi. mani oldu. ayný titiz ve telaþlý tavrýyla: .Ah. Fakat aylarca bura sürünmekten. Mektepte arkadaþlarýnýz ve hocalarýnýzla beraber çýkmýþ bir grup fotoðrafýnýz vardý Orada an'ýn omuzuna dayamýþtýnýz. nihayet muradýna ermiþ. Açýðým yok. Hatta o. Onlar. kim bilir. Piyor For. nefes gibi hafif bir sesle: "Peki. Bilir misiniz. Çocuklar köy kahvesinde okuyorlarmýþ. benim küçük Çalýkuþum. Misafirlerle beraber odaya birtakým yabancýlar da girmiþti. efendim. aðýzlarý hayretten bir karýþ açýlmýþ. kerliferli bir kadýn olmuþtu. sizi takdim etmeseydi de ben Çahkuþu'nu tanýyacaktým . çok bahtiyarým. Artýk.Çahkuþum. ailesiyle beraber Fransa'ya gitmiþ. orada kuzenlerinden ge nç bir gazete muharririyle evlenerek bir daha geri dönmemiþti. Daha garibi. Bana artýk çýkýp gitmek düþmüþtü. Baþýmý önüme eðdim. Gazetecinin karýsý benim esjci sýnýf arkadaþlarýmdan Kristiyan Varez'di. Henüz görmeye muvaffak olamadýðým Maarif Müdürü. Ellerimden tutarak beni odanýn ortasýna çek Yarý zorla peçemi açtý ve yanaklarýmdan öpmeye baþladý. rahatsýz olmayýnýz. rica ederim. uzun boylu. birkaç sene içinde inanýlmayacak kadar deðiþmiþ.Piyer. sizde n o kadar çok bahsetti ki.F. Eski bir sýnýf arkadaþýma kendimi bu kadar düþkün bir vaziyette göster inefsimi kýrmýþtý.." dediðini iþittim. türlü hakaretlere uðramaktansa kabul etmek daha iyi olacaktý. Görüyorsunuz ya. cevabýnýzý bekliyorum. olan olmuþtu. Ben. karýþmam. gözlerimdeki yaþlarý göstermemek için yüzümü arkadaþýmýn omzu . baþka yerde olsam kahkahalarla gülerdim. Maarif Müdürü'nü tamamýyla unutmuþ gibi benimle konuþmaya baþlamýþlardý. Bir aralýk umdu. ÇALIKUÞU 241 Maarif Müdürü. diye koltuklan gösterdi. Adamcaðýz. yahut da. Minimini boyu ile gülünç bir revarans y . evvela kalýn mantolu bir genç kadýn girdi. Zorla beni kocasýna döndürerek: . biraz deliþmendi. Buna bir de manevi zillet manzarasý ilave etmek istemeyerek yüksek sesle ve olanca cüret ve neþemle konuþmakta devam ediyordum. Maarif Müdürü. Bununla beraber. Gazeteci. bir tatilde. Fakat. . Çalýkuþu her þey aklýma gelirdi fakat seni böyle simsiyah bir alaturka çarþafla ve gö e yaþlarla burada bulacaðýmý ümit edemezdim. ne kadar þaþýrmýþlardý. Kristiyan. aralarýnda Zeyniler'e gelen uzun boylu Nafýa mühendisi de vardý! Sonradan b u efendinin. 16 242 Reþat Nuri Güntekin adamcaðýzý öyle görecek hale gelmiþtim. Yüzünü görünce hafif bir hayret ferya im.Oturmanýzý rica ederim. redingotunu ilikleyerek kapýdan fýrladý. Öyle bir manzara gördüm ki. i e gelirse tayin edeyim veyahut daha iyi yer isterseniz. biz hiç yabancý deðiliz. Yavaþ yavaþ kendimi toplamýþtým. Fakat Maarif Müdürü cevabýmý iþitmedi.

yerinden kalkmýþtý: . bir türlü yakamý býrakmýyordu. Þimdi sizi Nezarete inha edeceðim. derin bir hürmetle önümde eðilerek b ir koltuk da bana ikram etti: . Gönlümün rýzasýyla bu vilayette çalýþmak. Onu burada görmek. dedi. benim sýrtýmda babayani bir çarþafla burada bulunmamý bir türlü sýðdýramýyor. memleketin çocuklarýna hizmet etmek iste týmdan memnunum.Matmazel Feride Hanýmefendi köy muallimliði için ýsrar ediyor. diyordu. matmazel. Arkadaþýmýn ýsrarýný Maarif vvel bana o kadar soðuk ve fena muamele eden bu adam. n e ulvi bir feragat numunesi ve benim için ne bulunmaz bir makale mevzuu. rahatsýz olu Kristiyan'ýn merakýný yatýþtýrmak için.Durunuz. Tabii. Çaresiz oturduk. Sizin gibi bir genç kýzýn arzularýna itaat etmek ir vazifedir. olur mu? .Bendenize teklif ettiðiniz mektep neresiydi? dedim. Bana Türkçe olarak þu izahatý verdi: . Telaþla: . ona bakmýyordum. þu þekilde izihat vermeye mecbur oldum: . dedi.Bu tevazu da çok güzel. beni çok mütehayyir etti. Maarif Müdürü'ne döndüm. Ruhun böyle ince elan'larýný Kristiyan da þüphesiz çok iyi ar. Onlar.Fransýz mektebi mezunu olduðunuzu ve Fransýzca bildiðinizi söylememiþtiniz. karnesine dayanarak: . sizi güzel köyünüzde talebeleriniz arasýnda ziyaret riz. Çaðýrh.. Çadýrlý Köyü'nü buyurmuþtunuz galiba. dedi. kocanýn benim adýmý gazeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluðu kese im. kuvvetli bir ses ve ukala bir tavýrla: . dedim. Adamcaðýz. beni methederken hem hoþlanýyor. hem utanýyordum.ÇALIKUÞU 243 . Türkçe olarak: .Senden artýk müsaade isteyeceðim.Ben anlýyorum matmazel. Nasýl söylediniz?.. yer For. Ne güzel. Fakat. durunuz. ben de hoca s ettim. Þaþýyorum. Piyer For. hâlâ hayretten kendini kurt Ya o saygýsýz Nafia mühendisi! Odanýn bir köþesine saklanmýþ beni göz hapsine almýþtý. böyle olunca i. kendisinin mer kezdeki Darülmualli- ÇALIKUÞU 245 mat'ýn Fransýzca hocalýðýnda daha büyük hizmetler yapabileceði kanaatindeyim. Arkadaþým. Emriniz gelinceye kadar vekil olarak çalýþýrsýnýz.Bütün bunlarda þaþýlacak bir þey yoktur. kendimi saklamak istemek arzumu yanlýþ anladý: . birdenbire kendisini toplayamadý. herhalde yelkenli kayýk ile dünya seyahatine çýkmak kadar tehlikeli bir k apris deðil. Fakat. hani bazen insanýn yüzünde böcek dolaþýrda tuhaf ürperme olu un gözlerinin de böyle bir böcek gibi yüzümde dolaþtýðýný bakmadan hissediyor. O kadar zarif bir zekâsý. Maarif Müdürü kýpkýrmýzý. Benim bundan çýkardýðým netice þudur ki. Türklerin u yanýþýndan bahsederken müsaadenizle sizin adýnýzý da zikredeceðim matmazel Feride Çalýkuþu. istanbul'un en asil ailes ine mensuptur.Kristiyan. Ara sýra gözlerim Maarif Müdürü'ne tesadüf ediyordu. Piyer. aksiyon'u boþ hayale tercih ediyorlar ve istanbul'daki refah ve sa adetlerini býrakarak kendi istekleriyle Anadolu'yu uyandýrmaya geliyorlar. öyle güzel bir karakteri vardýr ki. Ya ah iþe baþlarsýnýz. Feride ne enterasan bir kýzdýr. Fakat. Bunlar Loti'nin dezanþante'l gibi faydasýz spleen'lerle kendilerini harap eden nesilden bambaþka bir nesle mensu pturlar. kocasýna hitap ederek: Bilmezsin. dedim..Hanýmefendi ayakta kalmayýn. Fakat ben. dedi. Anlamadan yüzüne baktým. Ýstan a iyi bir garp terbiyesi görmüþ bir yeni genç kýz nesli vardý. artýk olan olmuþtu. herkesin bir þeye heves ettiði gibi. vilayet için zintilerimiz arasýnda fýrsat bulursak. çamsakýzý gibi yapýþýyor. Memleketin hangi bahtiyar mektebinde hoca olduðunuzu sorabilir miyim ? Dedim ya. lütfen. yoksa Çadýrlý? Matmazel. bunun ne kadar tabii bir þey olduðunu bir türlü anlamak istemiyorsu 244 Reþat Nuri Güntekin Mösyö Piyer For. Kristiyan.

akýllý hanýmlar. Recep Efendi'nin idareye gittiðini. beni doðru müdürün odasýna götürdü. Kusura ba kma kýzým. sana onu soracaðým. yýllar geçtikten sonra. bu kadar umulmaz bir dakikada doðacaðýný aklýma getireme m. Allah belasýný versin. Allah cümlemize mübarek etsin. dedim. iler'den sonra. Bu cevap. rahatsýz etmeyeyim. Latasýný çýkarmaya baþlamýþtý Ben ayaða kalkarak: .Cevap vermiyorsun. beni bir köþeye çekti: . ÇALIKUÞU 247 Kâh pencereden teneffüs bahçesini seyrederek. o güzel darbýmeselin söylediði gi i. gör Hiç kimseye benzemeyen bir tavrý vardý." * Bu sabah B. Ah.Hayatýn. Yeni arkadaþlar. fakat he ilirdi. Arad lar. ayýn on beþi karanlýksa. doðru mu söylüyorsun? dedi. uzak bir rüyayý takip eder gibi gözleri dalgýn. güzel bir evin çiçekli bahçesinde çember çeviren þýk bir küç Ayrýldýðýmýz zaman Kristiyan. Darülmaullimatf nda derse baþladým. talebemi yaþça bana yakýn. Bu hayalin yüzünü kalplerinin duda.Geçen sonbahar onu kaybettik. diye dýþarý çýkmak istedim O.. dedi. Nihayet geldi.. Munise tekrar gözlerimin önüne geldi. latasý fena halde ýslanmýþtý. onu sevmemek mümkün deðildi.Nasýl Feride. bir genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük f man gözlerimi önüme indirerek kapadým: "Doðrusu.. deðil mi? Saklama küçüðüm. sonra gelirim. ben. Bura-1 ya galiba çok ýsýnacaðým. idareden þimdi haber verdiler.Hoþ geldin. derler ama. dedi. O vaziyette baþka ne di ilirdim7 Fakat ben.. Fakat. Baþýmýza bu hal de geld akýlsýz kafanýn derdini ayaklar çeker. görünüþte fena insanlar deðil. zavallý Çalýkuþu!. Þemsiyeyi almayý unutacak olduk.Feride. niçin evlenmedin? . býn bu kadar koyu bir karanlýktan. genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük felaket olamaz. Birkaç defa seni görmeye gelmiþti O zaman.kýzým. ben bu haktan mahrumum Kristiyan!... biraz kurunacaðým. her bir vardý. elma gibi kýrmýzý yanaklarý. Sen niþanlýydýn. yolda bir saðanaða tutulmuþ.Feride. bir gece yabancý bir memleketin karanlýk ve soðuk bir odasýnda yalnýz kaldýklarý vakit. bir genç kýz için daha büyük bahtsýzlýklar da biliyorum. Hele Recep Efendi isminde sarýklý bir müdür var ki. on beþinin mutlaka aydýnlýk olacaðýný bilmiyor deðildim. Zannederim ki. Ne yazýk! Sana çok acýrým. Kristiyan. o niþanlýnýn çehresini göz önüne getirmek im-1 kânýna maliktirler. Hangi rüzgârýn seni bu nlýyorum. gayet yavaþ: .Hakkýn vardý. Halbuki.Tu. Beni odada görünce: . l Mektebe geldiðim vakit Muavine . Fakat bu sefer bir otel odasýnda minimini keçisiyle oynayan fakir bir çocuk deðil. sana yalan söyledim Krýstiyan Ben. sesi hareketli devam etti: Reþat Nuri Güntekin 246 'l. niþanlýn þimdi nerede? Baþýmý önüme eðdim. Aðarmýþ top sakalýnýn çerçevesi içinde yuvarlak yüzü. hakkýn var" dedim. ömür.. . hatta zannederim mý benden büyük. Sýmsýký bileklerimi tutan elleri titriyordu: . erin son bakýþý benimdi!" de-1 mek hakkýna maliktirler. kâh duvardaki levhalarýn karýþýk yazýlarýný o yarým saate yakýn onu bekledim. onu çok severdin. bir felaketten sonra daima bir saadet verdiðini. itiraf etmekten kaçýnýrdýn.j tiðýn kadar acýnacak insanlar deðillerdir Bir büyük tesellileri vardýr onlarýn. Feride. Üstünden akan sulara bakarak: . bir el iþaretiy .. neredeyse) gelece erek beklememi rica etti. burasý-] ný beðenmediðimi söylersem esasen ayýp düþer. * "Sana çok acýrým Feride.Efendim. ý!l( . Mamafih. Kristiyan'a çok tesir etti. bu seferlik bizim lata çekti. Sevdiði bir niþanlýnýn ölümün t.

(Yakasýna bakarsan gömlek eplerine bakarsan yelek).Evet. ne yapalým? diye ilave etti. Sonra tekrar bana döndü: . diyordu. aksi aksi yüzüme bakýyor' . ha.Haydi kýzým.Oldu efendim. mektebin müdür muaviniydi. be kýzým. Fena halde þaþýrdý ir þey mi sü. sobanýn yanýnda dumanlan çýkmaya baþlayan ýslak kundurularýnýn naili tabanlar gibi yerinden fýrladý: .tekrar oturmamý emretti: . Allah'tan ha? Allah da verdi mi verir. yapa-. pek hoþ bir insan olacaktý.Amma tuhaf iþ ha. sen git. þu yüzünü iyi bir yý Müdür Efendi. Öyle deði naz Haným? Aðzýný açmaya tövbe mi ettin? Þehnaz Haným. Herhalde bu Recep Efendi. seni talebeye takdim edeyim. dedim. su ile çý yok. dedi. þaþkýn þaþkýn: . benim bu þaþý gözlerimi görüyor musun? Onlarýn l yan bakýþlarýný alimallah bin liray bir bakýver-l dim mi.Hamallarý iki mecidiyeden aþaðý razý edemiyorum. bu sözleri biraz sýkýlarak.Sen. Kocaman meþin kunduralarýnýn at nalý þeklinde çi süslü tabanlarýný ateþe vererek benimle konuþmaya baþladý. böyle parlak yüz gördün mü Muavine Haným? Kýzým. Maarif Müdürü'ne sormadan pasaportunu eline verdim. Fakat. Ama ne yapalým ki Allah sürmüþ. Bugün sana pederane ihtar ediyorum. Benim muallimlerim kendi öz kýzlarým demek248 Reþat Nuri Güntekin tir. öyle olmuþtu. dedim. Muavine Haným.Yüzümde bir þey mi var efendim? dedim. ille muallim kýsmýn fa girmesi caiz deðilir. edibe olmalý Vazifede kusur etmemeli. adýla.Hanýmýn tabii rengi efendim.Kýzým. Çarçabuk kaným kaynamýþtý.Sen bayaðý çocukmuþsun. kahkahalar Müdür Efendi'ye sirayet etti. Sen. bütün K'ler ibi telaffuz ederek konuþuyordu. O da benim gibij mütehayyirdi: ÇALIKUÞU 249 . Gayri ona göre çalýþýrsýn.Müdür Efendi. bir memuriyetin muhafazasý. Allah'tan ha. .rülmüþtü? Muavine Haným'la birbirimize baktýk. Sobanýn yanýna bir iskemle çekerek oturdu. evet.Fakat bende boya yok. . cýlýz. Sonra söz söylemek fýrsatýný kaçýrmamak istiyor gibi: . Müdür Efendi. Ben. Ben delibozuk bi par mýyým. öyle söyle. Birdenbire iþi anladým ve kendimi tutamayarak güldüm: . sesini alçaltarak! söylemiþti. kulakta çýnlayan tuhaf bir sesi vardý. hâlâ üstünde ince ince dumanlar tüten latasýný giymiþ. o memuriyetin istihsalinden dah müþküldür. Muavine de benimle beraber gülmeye baþlamýþtý: . akýllarý baþlarýndan gider. ben dünyada yüzüne boya sürmüþ insan deðilim. dýncaðýz. ille velâkin evvela git. Bu defa. Bir tanesi geçenlerde bir hal yiyecek olduydu: Tövbe ler olsun. ha" diye gülerken (h) harflerini. annen sana süt yerine gül reçeli mi emzirdi be? !. "Her yerde iþittiðim bu söz artýk canýmý sýkmaya baþlam týkýrýnda gitmiþ ha! Þu var ki. yine mektebe gelmiþ çocuklara alfabe talim eder gibi tane tane döküyodu. Arkasýnda mor çizgili sarý atlastan bir yelek yahut gömlek vardý. Ne kabalýk Yarabbi! Dershan .Amma yaptýn ha. Deminden beri bir þey söylemek istediðine dikkat ediyordum. rým. Müdür Efendi. Ýlle velâkin gayet ciddi olmalý. Recep Efendi. amma yaptýn ha. teklif mi var? Bir bakýma senin pederin sayýlýrýz. Müdür Efendi. talebe sýnýfa girdi. Sinirli sinirli. onun gülüþü de herkesten baþka tür "Ha. beni sýnýfa götürmeye r penceresinden talebelerimi görür görmez yüreðim aðzýma geldi. o boyalardan ben de þikâyetçiyim. ari-l fe olmalý. . Yani demem o demek ki. hariç-j ten muallimlik vakarýný muhafaza etme li.. ders f vakti oldu mu dersin? . Çekiçle üstlerine vurulan madenler gibi.Yok caným efendim. tövbe olsun arkalýðý sýrtýma alýr. Öksürmeden lakýrdý söyleyemeyen orta yaþlý. kadýn kýsmýnýn süs ve altýna tutkusu bir yaradýlýþ eðilimidir. . dedi.Bak tereslere. eþyayý kendim taþýrým. dedi. kapý dýþarý ettim. .

Baþýmýn içi bomboþtu. Bana "kal-patan"ýn sadece "kerpeten" demek nu söyledi. felekiyat ve riyaziyatý Araplar aldýklarý halde biz ne halt karýþtýrýp Avrupalýlardan yeni bilgileri almýyoruz? Avrupalýla ni ilm-ü irfanýna payzeni duhul olup gücün yettiði kadar ganimetler almak meþru bir çapul i Bu çapul öyle topla. þu parmak kadar kýzýn elindedir. o bin liradan fazla deðer yan bakýþlarýyla penceresinden bakarsa dehþet! Onun için talebelerime ayrýca bir ihtarda bulunmaya lüzum gördüm: . 252 Reþat Nuri Güntekin . Birdenbire üstüme diki en bu bir yýðýn göz karþýsýnda adeta eriyordum. bunun size faydasý olursa bahtiya lacaðým. boðazýna bas limon gibi sýkýn ha. O ne ya. Nihayet. diye baðýrdý. hafifçe güldüm. Sýnýfta gülüþmenin artmasý nihayet Müdür Efendi'nin dikkatini celp etmiþti. dut yemiþ bülbüle dönmüþtü. Onlar da gözlerime bakarak gülümsemeye baþladýlar. Kapayýn çabuk aðýzlarýnýz r gibi ne sýrýtýp duruyorsunuz.. az yüz verdiler mi. milletten yediðiniz ekmek zýkkým olsun!" diye ba sonra çýktý gitti.Hanýmlar.O ne ya?. na. Talebemle yalnýz kaldýðým bu ilk dakikanýn bu kadar müþkül olacaðýný düþünmemiþtim. Þaþý gözlerinin bin liraya satmayacaðýný söylediði o korkunç yan bakýþlarýndan biri . tövbe olsun. gülmeleriniz tebessüm derecesini geçmemeli. iyiden iyice coþmuþtu.. müþkül bir vaziyette kalacak. kimyayý. dilim açýlmýþtý.elki elli çocuk vardý. ilk dersim pek güzel geçti. onda müthiþ bir dinletme meraký vardý: 250 Reþat Nuri Güntekin . devletten. Bu kadýn kýsmýna yüz vermeye gelmez ya. Aman Yarabbi. tüfekle olmaz. Ara sýra gülüþmeler arttýkça Recep Efendi. gayri ihtiyari. Kýzlar. neler söylüyordu! Avrupalýlar týbbý. O melun kahkaha nöbetlerinden birinin tutmak üzere olduðunu hissediyor. Birdenbire yumr vurdu. o kadar aldýrýþ etmiyorlardý. yerlere geçiyord um. Sýký yapýþýn. onlardan daha ziyade ükmüþtüm. son bi r ÇALIKUÞU 251 defa daha: "Sýký tutun. hemen bu dakikada çekilip gitseydi. rezil olacaktým! Ýlk defa doðrudan doðruya sýnýfa bakmaya cesaret ettim. onun heybetin e bakmayýn. makamýna bakalým!" diye hemen hemen zorla beni kürsüye çýkardýktan sonra. on kadar devam etti.. Maþallah. kürsüyü yumrukluyor: "Ne sýrý alpataný getiririm ha!" diye yarý þaka. . Hepsi de hemen hemen benle akran genç kýzlar.Hanýmlar. Artýk. diye söze baþladým. Sýnýftan çýkarken kýzlarýmdan biri yanýma geldi. Sabahta an söylenen geveze Çalýkuþu. Siz. sizi tehdit etmek için benim elimd e Müdür Efendi'nin galiba "kalpatan" dediði þeyher neyse ondan yok. Bir parça Fransýzcam var. týlsým bozulmuþtu. Size. O maden gibi kulaklardan çýnlayan sesiyle baðýrarak be eriyordu: . parmak kadar görünür ama. limon gibi sýkýp ilmini aðzýndan almazsanýz. kendimi toparlamýþtým. Doðrusu ben. Birde bana bir cesaret geldi. ancak Fransýz diliyle olurmuþ. yarý ciddi onlarý tehdit ediyordu. talebelerim beni hâlâ Müd endi'nin nutkuna gülüyor sandýlar. kýzlarýmýn yavaþ y e kocaman hanýmlara karþý kýzlarým diyebilmek ne saadet! Yalnýz ara sýra biraz fazla gülüyo enim için hava hoþ. Öyle zannederim akýþ. astarýný da istersiniz. Aman. içi cevherlidir. Söyleyecek b endimi tutamadým. Fakat maþallah Recep Efendi. Böylece talebemle ilk bakýþýmýz tatlý bir tebessüm oldu. nlar da gülüyordu. d Hasýlý. o anda bizi birbirimize sevdirdi. berbat ederini. bu gizli gülüþ. lakýrdýlarý Bereket versin. Müdür Efendi. Müdür Efendi. Müdür Efendi fazla gülenleri "kalpatanla diþlerinizi sökerim ha!" diye zarifane tehdit edermiþ. Hiç güçlük çekmeden söylüyor. y vahýnýza. Bereket versin. o ne ya?."Çýk kýzým.O memalik-i irfanýn anahtarlarý. uzu verdi. yakasýný býrakmayýn.. ananýzdan babanýzdan. Artýk. Nutuk. Fakat size kýrýlýrým.

diyor. insan. bütün B. Coðrafya hocasý Ömer Bey. Nezihe ve Vasfiye diye iki sevimli istanbul çocuðu. Türlü maskaralýklar eder. yaðmurlu bir günde gördüm. Zaten Þeyh E meþhur bir bestekâr. iye gülerek . Vaktiyle arasý sý a tren arkadaþlýðý ederdik. Ýçeriye gird t siyah önlüðüm ýslanmýþtý. Böyle olduðu halde bahsedilen Þeyh Yusuf Efendi'nin mutlaka bu zat olduðunu anladým. tatlý bir adamdý. Beni o kadar sevdiler ki. Allah! Bu kadar benzeyiþ görmedim. ince uzun boylu bir efendi girdi. eðlenmiþ-tým. Bir 254 Reþat Nuri Güntekin aralýk gözlerimiz birbirine tesadüf etti. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla beklediðini söylüyordu.. Müdür Efen-di'nin yan bakýþlarýndan kokmayan ye arkadaþýmýz bu. Öyle parçalarý varmýþ ki. doðrusu onlara da fena insanlar diyemem. Köþenin karanlýðýnda beni biraz daha iyi görmek i gözlerini büzdü: ..Affedersiniz beyefendi. pansiyonun loþ dehlizlerinde mahzun mahzun gülümseyen Isa resimlerini hatýrla ttý. önüme bakarak: . bir Mevlevi þeyhiymiþ. kendi kendilerine küçük. teneffüste bile peþimi býra rlar. Kapý beþ yaþlarýnda. tövbe olsun gözüm açýlacak!" diyor. dedi.'ye gelmiþ. Göztepe taraflarýndan bir yerde muallimeydi. bir musiki müzesi gibiymiþ. Eski bildiklerden ikincisi kocaman gözlüklü. Takdim etmeyi unuttuk. Birisi vaktiyle Merkez Rüþti-yesi'nde beni müdafaa eden uzun boylu. Fakat. Sebebi nedir. Fakat o. Bana karþý fazla soðu duranlar. B irbirlerinden hiç ayrýlmýyorlar. paltosunu çýkardýlar. Arkadaþlar. Mekte pte onu çok seviyorlar. bir vag n dolusu halký güldürmekten kýrar geçirirdi.. Bu k nler söylüyorlar. kýranta bir miralay mütekaidi. þeffaf bir beyazlýk vardý. Arada þunu da söyleyeyim ki. Yusuf Efendi. Teneffüste talebelerimle beraber bahçe onlara yepyeni bir top oyunu öðretmek bahanesiyle biraz oynamýþ. Muallim odasýnda kocaman bir çini soba yanýyordu. diyordum. 28 Mart Kýzlarýmdan çok ama pek çok mennunum. bunlarla sýký fýký arkada tavsiye etti.'nin en ehemmiyetli bir þahsý. Ben. Müdür Efendi bunun rengine i ediyor: "Müslüman kýsmýna kara giymek yakýþmaz. ismini bilmediðim bir yazý mualli nihayet musiki muallimi Þeyh Yusuf Efendi. talebelerim arasýnda bile. iki kardeþ. Fransýz filandý.Kim bu küçükhaným. insan. talebelerimizden mi? diye sordu Arkadaþlarým hep birden bana döndüler. aç leri bana. ince sarý sakalý.B. ama leke olacaðý derek aldýrmýyoruz. birkaç s vvel B. Süzgün yüzünde. Bilakis Recep Efendi. ondan çekiniyor. ekseriy e mahkûm hastalarda görülen renksiz. Soba boru kendime siper ederek ona bakmaya baþladým. keskin kara gözlü kadýn ki. Kendisini ilk defa soðuk. onlarý aðlamadan dinleyemezmiþ.. galiba.. burada haftada bir gün ders veriyormuþ. Mektepte birkaç erkek muallim de var. Yalnýz mektebin 253 ÇALIKUÞU deðil. Yeni Fransýzca muallimimiz Feride Haným. diþlek bir ihtiyar muallime. gizli gizli mavi latasýnýn yakasýný rek: "Vah ne þirrettir o! Þunu bir atlatsam yok mu. ihtiyar bir din dersleri hocasý. Hele söz söyleyiþi doyulmayacak kadar tatlýydý. bilmiyorum! Bunlardan baþka iki tane eski bildik var. Onun da gözü beni ýsýrýyor. Zahit Efendi. ellerimi önlüðümün ceplerine sokarak üstümü kurutuyordum. nazik. Bulunduðum yerden baþýmla selamladým: . iki duvar köþesiyle bu soba arasýndaki ar lýða girerek ayakta durmuþ. odanýn bir köþesinde yan yana bakarak benim için herhalde iyi olmayan þeyler fýs aþanlar yok deðil. hemen etrafýný aldýlar. sessiz bir evde yaþýyorlarmýþ. dikkatle yüzüme bakarak: . muavin Þehnaz Haným bana. yeþilden yapmalý!" diyor. Halim. Her çalgýdan. Bu halim. benim kendi icat ettiðim bu kýyafe vaþ yavaþ yayýlmaya baþladý. Vaktiyle trende afacan bir mektep kýzý görürdüm ize öyle benzerdi ki. her sazdan varmýþ. Fakat. Hatta.ihtimal. Arkadaþlarýma gelince. O. tallý seste belli belirsiz b kâyet! Etrafýnda bir daire çeviren arkadaþlarýma bir türlü bitmeyen yaðmurlardan þikâyet ed valan. olabilir. bildiðimiz siviller gibi giyinmiþti.Allah. evinde bile herkesle seviþebilir mi? Arkadaþlar arasýnda en hoþuma giden.

Munise de. köþelerden birinde gözüme. Sadece Maz lum -Çoban Mehmet'in verdiði keçinin ismini Mazlum koyduk. eþyayý düzeltecektik. Ben.Bendeniz bestekâr sýfatýna layýk olacak bir1 eser vücuda getirdiðime kaný deðilim. açýk kalan mutfak kapýsýndan bahçeye. Birkaç erimde küçük bir meziyet varsa. gülmeyi fazla sevdiðim için ara 256 Reþat Nuri Güntekýn il M ýl'ý sýra darýhyor: "Kalpataný sana da getiririm ha!" diyor. Evet. taþlýktaki mavi çinilere ayaðýný sürüyor duvardaki çi rini elleriyle seviyor. oradan dereye inen bayýra kaçmýþ. küçük. Neyse. Komþu evlere. hafifçe ayaðý kayþa doðru dereye düþecek Hoþ.bizi epeyce korkuttu. dedim. Kendi evine iki üç dakikalýk mesafede. parmaðýmla onu tehdit ederek: . vallahi ben durmak istiyorum ama. Dünden beri güzel. bu þeytan mahluklar ayaklarý arý yeri benden iyi bilirler ya. toza. Çocukluðumun mesut günleri bir orgun çaldýðý aðýr. içeri alýncaya kadar epeyce yürek üzüntüsü çektik. ad ayaný Bu dalgalý yeþillik içinde gelincikler. On gün evvel tuhaf bir . temiz bir evim var. Ne yapayým?" diye kaçýyor. bu Yusuf Efendi'yi bir aðabey gibi seviyordum. hýrçýnlýk etmeye. birdenbi atlý ve mahzun bir ihtizaz uyandý. . Hülasa. Munise. Bahçemde renk renk çiçekl açýyor. taze yaralar gibi kanýyor Bütün boþ günlerimi de Munise ile koþmaca oynamak. Daha iyisi. alt alta. Sesin gizli þikayetiyle öyle güzel. Fikri gibi bazý büyük þairlerdeki ilahi melali bir sesle ifade etmesinden ibarettir. kendisini saraya girmiþ zannediyor. Munise. Unutulmuþ bir dost mezarýna yaklaþýr gibi titreye titreye onun yanma gittim. topraða bulanmýþ bir eski org iliþti. keçsiyle beraber çimenlerin üstüne uzanýyor Resim meraký bende en uyandý. B 7 Nisan En büyük bir emelime daha kavuþtum. bir ders levhasý almak içi n o salona girmiþtim. fakat pozdan pek sýkýlýyor. bunu bana ah razý olsun Hacý Kalfa buldu. resim yapmaya baþlýyorum. Bu memleketin. kardeþler geliyor.. ince þeyler söylüyor ki. diy Mektepteki derslerim galiba fena gitmiyor.. bahçeli. El erini ovuþturarak boynunu büktü: . Mazlum durmuyor. odamýn pencerelerine sarmaþýklar týrmanýyor. evimizden çok memnunuz. Þeyh Yusuf Efendi ile ahbaplýðýmýz çok ilerledi. Yaramaz kýz usl ursa çabucak bitecek.. Bu nazik mahsun hastaya bayýlýyorum. üst üste boðuþmaktan göz açamadýk ki. ben de dün çok neþeliydik. dedi.. Müdür Efendi benden çok memnun. gözlerine inanamýyor. Sanatkârlar böyle cümlelere karþý pek hassas oluyorlar.akþamüstleri ortalýk kararýrken biraz mahzun oluyoruz. uzun ince bacaklarýyla debelenmeye baþlýyor. bu daim böyle olacak. ellerinde mendi lerle babalar.Büyük bestekârýmýzý tanýdýðýma çok memnun oldum efendim. o da Hâmýt.Ben. ip atlamakla geçiriyorum Yorulduðumuz vakit ben. Hele bahçemizin önündeki dik bayýr. bunu bana içinin eþyalarýyla beraber raladýlar. Panjurlar kapalý olduðundan buraya adeta bir akþam karanlýðý basmýþtý bakýnýrken. minimini.vaka geçti tebin kullanýlmayan eþya ile dolu metruk bir salonu var. Sözde biraz temizlik yapacak. Bu ÇALIKUÞU 255 yaramaz. Birkaç günden ben Munise'nin suluboya bir resmiyle uðraþýyordum. yalandan surat ediyorum: "Ne yapayým. aþaðýsý mi Allah esirgesin. ayný semtin kenarýnd alý. Hele biçare Munise. O vakit Mun "Abacýðým. birbirimizi kovalamaktan. Ba kýzýyorum. Her taraf yemyeþil. Yalnýz.. öyle güzel bir baharý var ki. Yalnýz. ç a keçisiyle karþýmda oturmak ona pek güç geliyor Ara sýra Mazlum. derin nde geçmiþti. Bizim kapýmýzý bu saatlerde hiç kimse çalmayacak. N ezer? Gülmekten. Beyaz teninde bir pembelik uçtu. senin þeytanlýðýný anlamýyor muyum sanýyorsun? Sen hayvaný mahsus gýdýklýyorsun. Hoca Efendi? Üst dudaðým bir parça kýsa da ciddi durduðum vakit bile gülüyorum unuz!" diyorum. þirin bir evceðiz. Baþýnda kýr çiçeklerinden bir çelenkle. O gün.

bana bir vaatte bulundu . yavaþ olarak sevdiðim can birini çalmaya baþladým. Elimde bir mektupla arka sýralarda oturan bir talebeye yaklaþmaya baþladý." diye kaç kere size t embih ettim. dedi. bu ses Ne yaptýðýmý düþünmeden bir sandalye çektim Orgun önünde oturdum. Me ridorlarý gözlerimin önünde açýlýyor. notalarýný ne bileyim. kafile kafil yordu. Ayrýlacaðýmýz vakit. Tam mektubu vereceði vakit muavin. Bu cantiq ue dediðiniz ilahilerden bazýlarýnýn notasýný bana ihsan edebilir misiniz? . . Þeyh Efendi ile olan ahbaplýðýmýzý bir kat daha artýrdý. Þeyh Efendi. Ah. ancak bir hassas kalbin melalinden akar. Karanlýkta gözüme Þeyh Yusuf Efendi'nin sarýþýn simasý göründü. derin bir ses verdi. fakat pek Çalýkuþu . onu feryada getirecek sanýyorum. Akþam mütalaasýnda muavin Þehnaz Haným'la beraber mektebi dolaþýyorduk. yapraklar içinden rüzgâr geçmesine benzer bir ses iþittim. . Çünkü bu hasta ve hassas Þeyh. ne hassas bir kalp varmýþ Feride Haným! Bir çocuk r uhunun bu engin hüznü nasýl bildiðine mütehayyirim.Sizde ne derin bir istidad-ý musiki. bu ince parmaklarla uda deðil. Yaptýðým þeyin iyi o fakat ne yapayým. Musiki aletlerine merakým var da efendim. Ne kafasýz kadýnsýn! Bu dakikada tuhaf bir þey oldu. Bir gün. ÇALIKUÞU 257 . yerinden atlayarak hademenin elinden mektu bu kapmýþtý. Onlarý inþallah bir gün size çalarým. "Talebeye gelen mektuplarý evvela ben göreceðim. B. fakat bir musiki-parçasýndaki meziyetlerden hangisi nin bestekâra. Mayýs Dün. kimseye çalmadým. esasen böyle yanýk þeylerdir efend im. Cemile Haným için kapýcýya bir mektup býrakmýþlar da. Ne vakitten beri burada olduðumu. Ben.Devam et yavrum.Onu bana getir. Ben de hanede bir köþeye koydum.u salona ne yapmaya geldiðimi. Parmaklarýnýn ucuyla tellere þöyle birkaç defa dokun k olduydu. haftada bir gece mektepte nöbetçi kalýyor ar. Birkaç gün evvel çocuklardan biri satýn almak iste diði udu muayene ettirmeye getirmiþti. hangisinin musikiþinasa ait olduðunu tefrikte yanýlmam. Sýnýflarýn birindek lambasýnýn iyi yanmadýðýný görerek içeri girdik.F 17 258 Reþat Nuri Güntekin güzel þeyler olacaðýný tahmin ediyordum.Hiç. alelade bir tahta p kunsa.Dur.Bunlar. Dün gece sýra benimdi. Muallimler. bir müsait vaktinizde siz orgda tekrar onlarý lütfederseniz. gönlümün içine dokunuyor. Hüzün bende deðil. Yusuf Efendi.Beis yok. Konuþa konuþa salondan çýkmýþtýk. Ayþe Kadýn! O ne? dedi. onlarda. Cemile. Geçenlerde vefat eden bir ihtiyar rahibin terekesinde n bendeniz de bir org almýþtým. Org. rica ederim. Cevap vermedim. Hafifçe baþýný sallayarak: . Eski günlerimin eski a tamamýyla kendimi terk etmiþtim. . cantique denilen bir nevi ilahilerdir ki. lakayt görünmeye çalýþarak cevap verdim: . Ký ynunu bükmüþ. nerede olduðumu unutmuþtum. yaralý bir gönülden gelir gibi aðýr. Sesler gibi parma klarýn da bazý ihtizazlarý vardýr ki. Anlamayacaklarýnd emindim. öyle sandým ki. Kapýdan ihtiyar hademe girdi. bu sözlerime inanmadý. içimden öyle geldi. Elinden rdi. Vaat ettiði parçalar edim. büyük bir kabahat iþledim: Meydana çýkacak diye yüreðim titriyor.Kendime bir üstad-ý sanat diyemem. Sonra göðsümde tutuk nefeslerle yorgun. Yavaþça ayaðýmý bastým. Muavin. olmaz mý küçükhaným? iþte bu vaka. siyah önlüklü. mavi gözlerinde aðýr bir melal ile beni dinliyordu. . bitkin bir halde durdum. neler çaldýðýmý bilmiyordum. birdenbire bulunduðu yerden: . tuþlarda parmaðýmý koydum.Bunlar kulaktan kapma þeyler efendim. aðýr bir rüya içine gömülmeye baþlýyordum. Ayaðýnýn altýna bir sandalye çekerek lambayý muayene ediyordu. . Orgun üzerine baþýmý daha ziyade eðerek gözlerimden akan yaþlar kuruyuncaya dar çaldým. Arkamda derin bir ah. benden iz de defterime zapt ederim. kesik saçlý arkadaþlarým. devam et. çok marifetli bir kadýndý. Org inledýkçe yavaþ yavaþ kendimi kaybediyor.Samimi bir melal mahsulü olan bazý parçalarým var ki. Bu parçalarý çalmak isterim. Hafifçe ti reyerek baþýmý çevirdim.

bahçede tenha köþelerde. sessiz. Muavin Haným... Cemile'ye gelince. dedi. müm zý olmuyor. tekrar baþlarýný kitaplarýnýn üzerine eðdiler. kýzýn bileðini hýrpalayarak mektubu kaptý. ateþli baþýna yavaþça elimi koyarým. ne bekliyorsun? . on yedi yaþlarýnda güzel bir dan kaçtýðýný. ne kadar sabýsýzl dedir? . ötede yorganýný düzeltirim. Yarýna kadar nasýl bekleyecek. Muavin. Halbuki o. .Mektup. er geç kaybedecekeri bu rüyadan uyandýrmamak için ayaklarýmýn ucuna basa basa . Burada üstü açýlmýþ bir küçük kýzý örterim. Yýrtýlmýþ.Haydi. Vakit gece yarýsýna yaklaþýyordu. niçin itaat etmiyorsun? Bu cýlýz. Arka sýralarda birkaç genç kýz. dedim. yarý açýk ince dudaklarýyla hangi ümide gülümsediðini kendi kendim Bu birçok genç kýzýn uyuduðu loþ. sert bir hareketle eli uzattý. Þehnaz Haným hýrçýn bir hareketle bu mektubu buru obanýn kapaðýný kaldýrarak içine attý. Muavin. mektubu hiçbir zaman okuyamayacaðýný anladý. Sýnýfa derin nek uçsa iþitilecekti.Cemile. Fakat. . ben bile titredim. baþýný sýranýn üstüne saklamýþ.Merak etme kýzým.Buraya gelmeni söylüyorum Cemile. bir þeyler fýsýl260 Reþat Nuri Güntekin daþýyorladý. omuzlarý hafif sarsýntýlarl ora giderken muavine: . bu küçük kelimede meyus bir isyan vardý.Niçin. biçareleri. Cemile. Talebeler.Buraya gel.Çünkü kardeþinden gelmiyor. Ben hâlâ nöbetçi muallimler odasýndaki yataðýmda uyuyamýy t. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla ayaðýný yere vurdu: . baþ baþa vermiþ. þimdi yerine git! Þehnaz Haným.Nasýl. düþüne düþüne dolaþtýðýný görürdüm.Bu Cemile. dedi. hareket etmiyordu. Bu. Cemile'nin Suriye'deki biraderinden. Derslerinde de Yüzünü yakýndan gördüðüm vakit. gerek mektepte bu kýz. Muavin ile beraber dýþarý çýkarke zdirdim. çabucak ke Derin sükûnete raðmen heyecan içinde olduðu hissedilen sýnýfa hitap ile. Cemile. hastalýklý kadýnda öyle bir âmirane eda vardý ki. . On altý. O. kardeþinden gelen bu mektubu ona vermeyecek misiniz? . Perdeleri açýk kalmýþ bir pencereden odaya soluk bir mehtap aydýnlýðý vurmu gece hýrsýzý gibi titreyerek sobanýn kapaðýný açtým.259 ÇALIKUÞU Muavin hiç sükûnetini bozmadan: . Yalnýz hemen bana itaat etmediði için yarýna kadar ona vermeyeceðim. bu çocuðu yavaþ yavaþ tedaviye çalýþýyoruz. baþýný önüne eðerek aðýr aðýr yanýmýza geldi. Bu sene genç bir mülazýmý sevdi. kýzým. zarfýn üzerine göz gezdirirken hafifçe kaþlarýný çatýyordu. kim bilir. Cemile. üçüncü mektuptur ki elime geçti. çocuðun büyük bir teessür içinde olduðunu anladým. Biz. Mülazýmý Bandýrma'ya gönder .Niçin? . karanlýk yatakhanel erde dolaþmak çok hoþlandýðým bir þeydi. . Babasý. göz hapsindedir. sesini daha ziyade alçaltarak devam etti: . gözka-paklarý hemen titriyor denecek suretle açýlýp kapan . o mektubu bana ver! Muavin. kararýmý verdim. . ikide birde biçarenin yarasýn . Konuþa konuþa muavinin odasýna gitmiþtik.Cezanýz pek aðýr oldu. daha ileride kumral bir saç küm bir genç kýz uyuyordur. epeyce zengin bir adamýn kýzýdýr.Hayýr. Yüzünde baþýný eðerek dudaklarý saranyor.Haydi. Gerek evde. Muavine Haným. Koridorda dolaþan nöbetçi hademeyi bir bahane ile aþaðý göndererek muav odasýna girdim. ÇALIKUÞU 261 Nöbet gecelerimde herkes uyuduktan sonra boþ koridorlarda. buruþturulmuþ kâðýt yýðýnla nu bulup çýkardým. sessiz yatakhanelere aðýr bir rüya bulutu çökmüþ gibidir. niçin? Bu "niçin" sözünde.

böyle ipekböceðine sekizi de kurban olsun!" diye baðýrmaz mý? Öyle utandým ki. Þimdi "Ipekböceði" çýktý. kalabalýðýn içinde kaybolmuþtu. Yeþil bahçelerin arasýndaki yýlankavi yollardan. "i gunum. Yarý zorla beni oraya kadar götürdüler. itiþe kakýþa. Yaramaz. Bilmem niçin. tlaka beni önüne katýp götürmek emriyle müdür tarafýndan gönderilmiþti. kocaman siyah þemsiyesiyle dolaþýyor. mektep önlüðünün cebinde sevdiðinden gelen mektubu bulduðun zaman. Cemile. sallanmasýný bilmiyorum!" diyorum. kirpiklerinde d aha kurumamýþ gözyaþý damlalarýndan anladým. ne talebelerime söz anlatma k kabil deðildi. kahvelerden birinin önünden geçiyordum. Hem daha fenasý. Fakat ne arkadaþýma. marþlar okuyarak gel ktep taburlarý bitip tükenmek bilmiyordu. Munise. efendim. Salýncaklardan birine atladýk. olmaz. muallim arkadaþlarýmdan Vasfiye ile son sýnýftan birkaç talebe. Bu memleke k kýz mektebi varmýþ. Onun için gitmemeye. eðlenece klerdi. Tam onun gö çat kapý çalýndý. Ne rezalettir bu ? Olmaz. Muallimlerle büyük talebeler çarþaflarýný atrn nebilmek için Müdür Efendi'yi güç bela kandýrdýlar.. ötede bir alay genç kýz. büyük karmakarýþýk bir insan kümesi manzume okuyan. Hem bu isim yalnýz mektepte kalsa yine þikâyet etmeyeceðim. nefret ettiði in sandan gelebilecek mektuplarý daima kalbinin bir parçasýyla beraber yakmaya mahkûm bir t alihsiz. * Küçük talebelere beyaz giydirmiþlerdi. Bu yüzlerce kýz çocuðunun çýlgýn neþesi. Üç güne kadar imtihanlara baþlýyoruz...eðim titreyerek yürürüm. Fakat. böyle kalabalýk gezintil rden hoþlanmýyorum. çýðlýklar. yüzüme karþý da böyle "Ipekböceði" demekten çekinmiyorlar. 20Mayýs Dün dersler kesildi. Çalýkuþu bitti. yer ya ere geçecektim. yavaþ yavaþ kalabalýktan ayrýlmýþ. yüksek bir setin kenarýnda bir sýra kestane aðacý vardý. Cemile'nin karyolasýný bulduðum vakit biçare. Genç hocalardan bazýlarý b lerle beraber bu aðaçlara kolan salýncaklarý kurmuþlardý Yaprak kümelerinin arasýnda renk r tekler uçuyor. ç ir almaca oynuyor. Talebelerime gelince. çaresizce çarþafýmý giyerek peþlerine takýldým. Onun için.. kaba saba bir adam. ki kadar sevineceksin? Bu kaybolmuþ þeyi hangi görünmez gece perisinin oraya getirip býraktýð di kendine soracaksýn. urur mu? Uzakta. ben bugün hiç eðlenmiyordum. B. m mlik vakarýma dokunuyor.'deki bütün kýz mektepleri bug n bir saat uzakta.Tövbe olsun. O gece. Vallahi. helva yaptýrdým. adeta izzetinefsime. o. Erkek hocalar derenin karþý tarafýndaki bir aðaçlýða çekilmiþlerdi. bir peri deðil. k 262 Reþat Nuri Guntekin mekteplerinin þarkýlar söyleyerek geçtiðini gören Munise. Baktým. Zengin bir ipek tüccarý olduðunu söyledikleri pot u. Yavaþça üzerine eðildim: . diye bar bar baðýrýyormuþ. Faka . sadece bir biçaredir. "Gitmem" diye inat etsem: "Naza çekiyor kendini!" diyecekler. Dere kenarý papatya çayýrlarýna dönmüþtü. yeni uyumuþtu. mavi latasý. Meðer salýncak eðlencesi için beni arýyorlarmýþ. Ben. bir sel çukuru kenarýnda kocaman bir kayanýn gölges uþtum. bir köþeye taþtan ocak ÇALIKUÞU 263 kuran aþçýlara baðýra baðýra emir veriyordu. Ipekböceði burada!" diye baðýrdýðýný iþittim. Taþkýn kovuklarda bitmiþ cýlýz san çiçekleri koparýp ayaklarýmýn altýndan geçen suya gýn düþünüyordum.. kahkahalar dalgalanýyordu. Mürüvvet Haným -beni vaktiyle Merkez Rüþtiye Mektebi'nde müdafaa eden kesk kara gözlü kadýn. onlar da son sýnýf namýna ricaya geliyorlardý: . bugünü bahçemde geçirmeye niyet etmiþtim. Bunu. daha ileride çocuk. Geçen . mintanlý. sýzýldanmaya baþladý. Bizim aramýzda yalnýz R . ben onun için hassaten kuzu doldurttum.Bahtiyar küçük kýz. B. kahvenin bir ucundan öbür ucuna: "Sekiz tane dut bahçem var.mutlaka benimle sallanmak istiyordu.. Recep Efendi: . Birdenbire arkamda ince bir sesin: "Buldum. bir dere kenarýnda Mayýs Bayramý yaptýlar. Ben.Ipekböceði" benim yeni ismim. ut nutuk söyleyen bir çocuðu alkýþlýyordu. erkekler tarafýna savdýlar. sevinci orgun bir hüzünden baþka bir þey vermiyordu. Þurada bir iptidai mektebi mýzýka ile marþ okuyor.

ebedi gitse yorulmayacaðým. uzakça bir yere. . Sen hakikaten sallanmaktan korkuyorsun. niye gülmüyor? Vay aksi ço ay. Bir hastayý bu kadar yormak günahtý. nafile. Mektepten. burada somurtur durursun!" diyordu. hakikaten kaçrýlmayacak bir fýrsattý. kendimizi göstermeye çalýþarak dere kenarýndaki ince yolu takibe baþladýk. Müdür Efendi. belki biraz da bundan ileri geliyordu. Hocalardan biri uzaktan el iþaretleriyle beni çaðýrdý: . Þeyh Efendi'ye de birkaç kadeh verdiklerini söyledi. sonunda. Neyiniz var? 266 Reþat Nuri Güntekin . adeta bir fecir a kýyordu. fakat böyle deðildi dedim. Adamcaðýz. Yolun uzadýðýný görerek onun yorulmasýndan korkanlara gü ce yol. Bir iki günden beri iyileþtiðini iþitiyorduk. Þey ndi. artýk bitecek. saçlarýný omzuma dayayan Vasfiye'nin kulaðýna: . Zavall hayli uðraþtýktan sonra vazgeçti: 264 Reþat Nuri Güntekin . Dikkatli dikkatli yüzüme baktý. Gülme. ömrümce kulaklarýmdan gitmeyecek! Arkadaþlar... Yusuf Efendi'nin musikisi beni sardýkça sarmýþtý. yine rahat vermediler: . þu zevzeðin elinden kendini kurtar da gel. Þeyh Yusuf Efendi'yi sýk yapraklý bir ceviz aðacýnýn altýnda oturttular. bugün çok canlý ve neþeliydi. Gözlerimi. yemekt en sonra da peþimi býrakmadý.Hademelerden birini gönderip Þeyh Yusuf Efendi'ye bir tambur getirttik. etraftan sularýn köpüre köpüre aktýðý bir kayanýn üstüne sinmiþtim. dinleyelim. Dere yolunda on beþ dakika yürüdükten sonra bir harap su deðirmenine vardýk. Þeyh Efendi'yi ilk defa mektepte dinlemiþtim. Arkadaþlardan biri usulca kulaðýma eðildi. erkek muallimlerden bazýlarýnýn bir köþede gizli iklerini. Yusuf Efendi'nin neþesi. çimenlerin üzerine zanmýþlardý. sular. dedi. Uzak bir y erde ona çalgý çaldýracaðýz. dizlerim vücudumun yükünü kaldýramýyor gibi çöküyordu.t. Bugünkü mektep eðlencesine o da gelmek istemi Kadýn hocalar. dediðim yerde gülersin. olmaz. düþeceks in. Bugün kendimi o kadar kuvvetli hissediyorum ki!" d iyordu. En kaba saba görünenlerin bile aðlayacak gibi dudaklarý titriyor. Fakat gözleri yarý kapalý. Çok güzeldi tabii. Benzin kül gibi oldu. Kumral. bestekâr. Metebe gelmiyordu.Niçin? diye sordum. bu yarý kapalý gözlerden ayýramýyordum Bir aralýk.. Benim bugünkü neþesizliðimi o da fark etmiþti.. Birdenbire yüreðim oynadý. Þeyh. ikide bir: "Hani. gözleri dolu . Ben.. mahsus çay semaveri getirmiþi.Olmaz. süzgün gözlerinde muammalý bir gülümseme ile: . Rahatsýz görünüyorsunuz. þarkýlardan bitirmesinden istifade ederek: .Evet. adeta bir boðaz vücuda getiriyordu. Dayanamadým.. solgun yanaklarýna birkaç dam . dedi. tamburu eline verdiler.Ben. Tambur baþladý. öðle yemeðinde bizimle beraberdi.Nafile böceðim. Bu. Sekiz.Biraz dinlenmez misiniz? dedim. bugün hep eski þarkýlarý çalýyordu. Aman. on kiþilik b r kafileyle. ÇALIKUÞU 265 Buradan bizi kimsenin iþitmesine imkân yoktu. epeyce zamandan beri hastaydý. Bu musiki. bir bahane ile Yusuf Efendi'yi erkeklerden ayýrmýþlardý. Dere kena rýndaki kayalýklar öyle yüksekti ki. Bana eliyle çay piþ ek istiyordu. dedi. Arkadaþlar. mutlaka geleceksin! diye beni.Sus. yavaþ yavaþ sar a baþlayan þarkýlarý ince bir terle nemlenmiþ. Buraya gel. baþýný tekrar omzuma býrakarak: . Vasfiye. güneþ aþaðýya kadar inemiyor. diye yüreðim titriyordu. çünkü Yusuf Efendi ömründe hiçbir gün bugünkü kadar mesut ve ayný zamanda bedbaht o . Bunlardan hiçbirini þimdiye kadar dinlememiþtim. "Çaðlayanlar" leri bu yerde vadi birdenbire daralýyor. kollarým titriyor. birini bitirdikten sonra ötekine baþlýyordu. bestekârýn karþýsýna oturttul ar.

. ~ 5 Aðustos Hoca olduðumdan beri ikinci defadýr ki talebelerimin gelin olduðunu görüyorum. Feride.'nin bildiði bir þeyi sen nasýl bilemezsin? Bu manasýz þüpheye gülümseyerek omuzl : . Doðrusu istenirse. Ayný yoldan geri dönüyorduk. seni ölesiye seviyor. baþý tamburun üstüne düþtü. Kimsenin hiçbir þeyi ile alakad deðilim. Ben Vasfiye ile beraber en arkaya kalmýþtým. Manalý manalý bana bakýyorlar. fakat inanamayacaðým. Hatta a dönmesi. Uzak güneþinin kamaþtýrýcý ýþýklarý içinde kocaman kül yýðýnlarý gibi cansýz ve manasýz görünüy ibi sýkýlýyorum. hocalardan birçoðu tatil aylarýn yerlere gitti. bu kadar yormamalýydýk!" dedim. Gayri ihtiyarý ellerimi yüzüme kapadým. Sularý. hep þaþýrdýlar. yanýk bir renk baðladý. garip bir bakýþla bana gözlerini dikmiþti. Fakat bu se fer o zavallý Zehra'nýn-ki gibi deðil. için için bir þeye üzülüyor gibi görünüyor. Cemile'yi de. Islak kirpikleri arasýnda o.Sahi mi söylüyorsun. Memleket þimdi bomboþ.Yusuf Efendi. Karþýdaki koyu yeþil tepeler soluk. ara sýra oluyor. Evet. adayý anlata anlata bitiremiyorlar. Zehra gibi. Talebeler daðýldý. Fakat Cemile mahsus evime geldi. fakat kendi kendime yalnýz býraksýn. Sýcaklar tahammül edilmeyecek derecede.'de çok kapalý ve yalnýz yaþýyorum. kendi elimle süsledim.Biliyorsunuz ki ben B. Arkadaþlarýmda bir tuhaflýk hissetmeye baþlýyorum. Nezihe ile Vasfiye bana ara sýra istanbul'dan mektup gönderiyorlar. B . Bu çocuklarýn ikisi de birbirlerine olan sevdalarýnda öyle sebat ettiler ki. gözlerini açmýþtý. dedi. Bu sene Ýstanbul çok güzelmiþ. babasýný razý ettiði gün ilk müjdeyi bana getirmiþti. ÇALIKUÞU 267 Arkadaþým ellerimi tuttu: .Bilsem saklamaya ne sebep var? dedim. masum çocuk gözleriyle derin derin bana ba ktý. yine inanmadý: .Bu Þeyh Efendi'de bir hal var. Bir yolunu bulur arsa orada kalacaklarmýþ. Elimde ýslak mendille yanýna döndüðüm vakit o. Bir gece. bu saatte Cemile artýk kirpiklerinde kur u268 Reþat Nuri Güntekýn mamýþ gözyaþý damlalanyla yataðýnda uyumuyor. Cemile'yi elimle süsledim. o biraz evvelki manalý bakýþýyla beni tekrar süzdü: . duvaðýný elimle taktým. . Ben: "Biz sebep olduk. ellerimi öperek ya lvardý. Feride? Hatýrýn kalmasýn. Burada bir âdet var: Kim olursa ol .Bütün B. þarkýyý bitirirken. Mendilimi ýslatma n süratle taþlarýn üstünden sýçrayarak dereye indim. Cemile'nin güzel baþýna bu gece." Yusuf Efendi.Bizi korkuttunuz efendim. etrafta ik namýna bir þey kalmadý. açtýrma benim aðzýmý zinhar Zalim. O. ihtimal ki þüphe ediyor. babalarý da baþ eðmek mecburiyetinde kaldý. Her þey sarardý. çok hafif bir baygýnlýktý. Bu. Mektepler açýlacaðý vakit baþka bir yer ir yer ki. O. . Arkadaþým. dedim. Ýnsan içine çýkmaya utanýr oldum.Bir þey deðil. Zavallýya hafif bir baygýnlýk r. ziyaný yok. bu saatte se zýmýn göðsü yastýk oldu. dedim.Cevap vermedi. B 25 Temmuz Yaz aylarý uzadýkça uzadý. beni söyletme derunumda neler var. Demek sen hiçbir þey orsun? Vasfiye. Dere kenarýnda çocuklarýn sevinçli gürültüsü hâlâ d mseye sezdirmeden kafileden ayrýldým. uðraþtýrsýn. Fakat anasýný. karanlýkta kendisine ettiðim hizmeti acaba anladý mý? Bilmiyorum. beni üzsün. iki bahçe arasýndaki dar bir yoldan saparak kendi kendime eve döndüm. sonra tekrar baþýný tamburuna dayayarak yeni bir þarkýya baþladý: "Pür ateþim. Bir zamandan beri hiçbir kalabalýk ye re gitmemek için inat ediyordum. Þeyh Yusuf Efendi vakasý beni ço k müteessir etti. Bu gece. benim de burada kalmaya niyetim yok. dedi. nihayet ann eleri. renksiz bir gülümseme ile: . aralarýnd esle bir þeyler söyleþiyorlardý.

Çalýkuþu. Hacý Kalfa.Cemile'ye hocalarý nasihat veriyorlar. birbirleri r þeyler fýsýldadýklarýný görüyordum. . Küçük gelinin yanýnda muallim arkadaþlarýmdan birkaçý vardý. dedi. Hayganuþ'un sivilcelerle dolu þiþkin yüzü dallardaki kýrmýzý fen bir renk alýyordu. Artýk burada duramazdým. Onu yataðýna gönderdim. çünkü þimdi ben bile ha t ediyorum. Munise. Hacý Kalfa ile ailesini akþam yemeðine davet etmiþtik. On Temmuz þenliðidir. bu gece benim kendi On Temmuzum. Ýhtimal. adamcaðýzýn yanmakta hakký varmýþ. bu gece kendi hürriyet þen liðimdi. Erkenden evime dönmek mecburiyetinde kaldým. Cemile.Cemile. altýnlara batmýþ bir þiþman kadýn. mümkün deði uramayacaðýmý söyledim. sonra fenerlerimden birini Mirat'a. Bütün dudaklarda yine bir "Ipekböceði" sözüdür dolaþý in karýsý olduðunu söyledikleri. bu dayanýlmaz sýcaklara raðmen hâlâ kurumayan derede hafif b birkaç yýldýz aksi. cefaya. daha kýrk sene.un genç kýzlarýn saçma mutlaka bir parça gelin teli takýyorlar. buna imkân olmadý.Dil otu mu yedin be kýzým? diye gülmesi vardý ki. Alay olsun diye sokaktan üç dört kýrmýzý kâðýt fener aldýrm sofra üzerine eðilen dallarýna asmýþtýk. sana bir tembihim olacak. ihtiya arý gösterdi: ÇALIKUÞU 269 . kâh aydýnlýk günlerini bi-1 rer birer hayalimden geçirdim. Bir sene. benim iþitebileceðim bir sesle: . . dikkatli dik baktýktan sonra yanýndakilere. Yarabbý. H raðmen Cemile'nin annesini. Cemile'yi onun kolunda görmedikçe saadetlerine inanamayacaktým akat. sana nasihat vermemi istedi. gülmekten týkanýyor. tek baþýma bahçede k Sakin. elmaslara. dedim. dedi. o kadýndan kaç. üç yüz altm uzun? Evvela çok neþeliydim. Müla zýmýn þimdi senin yanýna gelmeden evvel sokakta yabancý bir kadýnýn geldiðini.. bu yýldýzlý gölge yýðýný gibi yükseliyordu. hasta olduðumu. bu ziyafet deðil. yýldýzlý bir geceydi. Her yerde olduðu gibi.Ayol. Mütemadiyen gülüp söylüyordum. Munise ile beraber. Onlarýn renkli ýþýklarýyla beraber içimdeki neþeni lduðunu. ne uzun? Soðuða. ne kadar hayret etmiþtir? Hakký var. bunlarý görünce pek keyiflendi: . gönlüme derin. hocan olmak sýfatýyla annen. Karþý setteki evlerde ýþýklar sönmüþtü. Geç vakte kadar bahçede oturduk. gündüzden çok yorgun olduðu için daha biz konuþ rken sandalyesinde uyuklamaya baþladý.Hacý Kalfa. yalnýz uçurumun dibinde. sen de bir iki þey söyle kýzým. çocuðum. sana gizli b söylemek istediðini haber verirlerse sakýn dinleme. saçýmýn bir tarafýna minimini bir tel parçasý iliþtirmekten me medim. Bileklerimle alnýmý setin kenarýdaki parmaklýðýn soðuk demirlerine dayadým. Sen. Evet. Dað yolu.Bu Ipekböceði sahiden afet. kafesinden kurtulalý bu gece tam bir sene olmuþtu. dedi. Ýhtimal daha elli yaþ bu hazin muzafferiyet . Mülazýmý çok merak ediyorum. Hacý Kalfa'nýn ellerini dizlerine vurarak: Reþat Nuri Güntekin 270 ý 'H. çaresiz bir karanlýðýn inmeye baþladýðýný hissediyordum. Kâðýt fenerlerin mumu artýk tükeniyordu. burada da bütün kadýnlarýn gizli gizli bana baktýklarýný.. Cemile'nin annesinden müsaade istedim. elli sene yaþayacaðým. dedim. bunu bir uður sayýyorlar. güzel baþýný mü tli göðsüne sakla. mihnete hiç þikayetsiz tahammül eden saðlam bir vücudum var. minimini bahçemizde ziyafet vardý. Sama adam. kim bilir. manasýný kendi kendime soruy B 27 Aðustos Bu akþam. Onlarý bir yabancý aðzýndan iþitmiþ gibi sebebini. Bu bir senenin kâh karanlýðýný. bu sözlere. O kadar maskaralýk ediyordum ki. birini Haganuþ'a vererek misafirlerimi selametledim. kendim. nasi hatlerin en güzelini kendi kendine verdin. Yalnýz. Etrafýmda ne se ayat. yavrum. Talebemi bir köþeye çekerek: . Bu masum arzuyu gülümseyerek kabul ettim.

zorla yataða yatýrmýþ. Hayat. Bir cuma günü Surlar'da bir genç zabite tesadüf e . tahammül edeyim. su oluklarýnda çýkardýðý sesleri. ýhlamur kaynat-mýþtým. bir yandan. elin. Misafir odasýnýn cumbasýndan uzandým. Bu vakitsiz . Fakat.Kim o? diye sordum. Biçare. Munise'nin. Fakat nasýl anlatayým. O akþamdan beri yaban-1 cý kadýnlardan gözüm yýlmýþtý. birkaç defa. genç zabitin zihnine gi hafta sonra onunla niþanlanmýþ Vasfiye. Allah'ým. bir türlü açýk yer bulamamýþ. o kadar . Bu gece. sýcak ve s bana verdiði müzmin hüznü.[ deki muþamba fener sokaktaki su birikintileri içinde çýrpýnýyordu. insana ne yapar? Geçen sene karda. iyi. Fakat bunlarýn hiçbirisind bu gece gözkapaklarýmýn içini yakan yaþlardaki acýlýk yoktu. . m istanbul'da kalmak isteyen Vasfiye bile.. Hatta. ne uzun. Karanlýðýn içinde uzu kadýn hayaleti. Sizinle ne güzel iki arkadaþ olabilirdik. Ne beni ara-1 dýðýný görsem. Titrek bir ses: . soðuk. buna razý-' yým. samanlýkta yattýðým geceyi unuttun mu du. siz o kadar neþeli. yatakta þikâyet ediyor. 272 Reþat Nuri Güntekin B. diyor. peçem yüzüme yapýþýyor.Abacýðým. Meðer o gün. Nezle olmasýndan korkarak erkenden. Saçlarýma yavaþ yavaþ aklar düþecek. Nezihe. onlarý Boðaziçi'nden Fatih'e kadar takip etmiþ. fakat niçin. Ümit edeyim. bilmem hangi parkta birbirlerine randevu vermiþler. Bu iki arkadaþýmýn þimdiye kadar tesadüf ettiði her erkek gibi. Fakat aksi olacak.Açýnýz. o da Vasfiye'yi tercih ediy rmuþ.hazin yýldönümünü gör-1 mem lâzým gelecek. Vasfi-ye'nin o gün misafirleri gelmiþ. Yaðmurun saçaklarda. O vakit. cumbanýn altýnda yaðmurdan korunmaya çalýþýyor. Hele birkaç gün evvel þimþekle. aziz bir arkadaþý tarafýndan aldatýlmak gücüne gidiyor.Ah Feride Haným. solgun benizlerine taze bir hayat rengi gelen son çiçekler harap oldular. bugün gelemeyeceðimi söyle. benim yerime git. 17 Ekim Yaðmurlar on günden beri devam ediyor. Biçarele r. Sýrýls vücuduma. aðladým. sadece gözlerim aðla e gönlüm aðlýyor. Nezihe'nin baþýna bir devlet kuþu konmuþ. çok mahzun. delikanlýyý göremediðini söylemiþ. Kapýyý açtýðým vakit titriyordum. mektepten döndüðüm vakit benim de aþaðý yukarý onlardan kalýr yaným yoktu. Yuvalarda yeni yavrularýn yumurtadan çýkma zamanýnda nasýl neþeli bir hayat uyanýrsa.Kuzum Nezihe' Sen. Bu akþam. kendimi zapt edemedim. Zabiti merakta býrakmamak için Nezihe'ye yalvarmýþ: . Munise'yi uyuttuktan sonra elime bir kitap alarak sedire uzandým. on beþ günden beri bitmeye dinlemeye baþladým. Nezihe ne yapýp yapmýþ. yaþamak zevkini alamamýþsýnýz. bu akþam benzi biraz soluktu. Muallim arkadaþlarýmýn birçoðu B. gök gürültüleriyle baþlayan þiddetli bir yaðmur. benim ihtimaml k: . anlaþýlmaz yaþamak yorgunluðunu daðýttý. bi andan da yalnýz kaldýðýndan þikâyet ediyor. Baþka gün için mülakat a demiþ. Feride Haným'ý görmeye geldim. l Ekim Dersler baþlayalý iki hafta oluyor. munis bir kýz olduðunuz halde. Hatta. sokakta rast geldiðim insanlarý halime güldürüyordu.'ye döndüler. akþam eve uðradýðý vakit. Munise de bana kalmayacak. Zabit. kýzýn halinde b irkaç gün sonra iþ anlaþýlmýþ. ilk günlerde benim gibi sevin en. bahçede durmadan yaðan yaðmurun altýnda baþlarýný eðiyorlar: "Artýk yeter!" der gibi büz lar. fena bir haber alacaðýmý sanýyorum. neyi beklemek için? Bu bir sene içinde. Ben. bilmiyorum? Birdenbire hýzlý hýzlý kapý çalýn kim olabilir? Kapýyý açmaya cesaret edemedim. hem de ne þiddetle. hiç uykum yoktu. dedi. Ýkide birde içini çekerek: . güzel. ne uzun? Ýhtimal. Ne kadar vakit geçmiþti. ____________ÇALIKUÞU______________271 B . O kadar hafif. mekte de öyle bir hal var. Yaramaz kýz.

Böyle olduðu halde ona analýk ettim. Sizi gördü. Hafif bir hýçkýrýk sesi iþittim. yüzümü görmek için feneri kaldýrmýþtý. Halbuki periþanlýðýnýn yaðmurdan daha baþka bir þeyden geldiði Asýl maksadýný söylemek için. kardeþimi için için yiyip bitiriyordu. Dizlerimi öpüyor. Kendim de zaten bir yaralýdan baþka bir þey deðilim. Bunlarý size niçin mi söylüyorum küçükhaným? Beni ayýplamay izi rahatsýz ettiðim için. biraz daha iyiler inþallah. Yemin ederim ki bu et için söylemiyorum. cevap bulamayarak susuyor.Müsaade eder misiniz içeri gireyim. Mektebinizin musiki hocasý Þeyh Yusuf Efendi'nin. Bir þey söylemiþ olmak için: . Nihayet bu vaka oldu. beni yalnýz býrakýp gidiyor. aðlamamak için elleriyle göðsünü. etrafýna bakmýyor. Dikkatle yüzüne bakýyordum. Gözle görünürcesine eriyip bitmeye baþladý. Kadýn. Cevap vermedim. asil bir kadýndý. söyleyiniz.Öyle mi efendim? Görüþtüðümüze memnun oldum. Þeyh Efendi. Biraz sustu. . bir uyor. Akþama doðru birdenbire aðýrlaþtý.Haným kýzým.Bir meslektaþýnýzýn kardeþiyim. Ne söyleyebilirdim? . felaketinizi anlýyorum. Senelerden beri onun musikisi içinde yaþadým. Hafif bir hareketle kendimi kurtardým. o kadar çýrpýndým. evladým sayýlýr.. Yu deðildim. bu halde gelen bir misafire söylenecek söz. Ben. daha sakinleþmek istediðini anladým. Ömrümü ona baðladým. Solgun bir çehre. ilk hissim. ben kardeþinize bir þey ÇALIKUÞU 275 yapmadým. insaný adeta yýkýyor! dedi. oturmaya cesaret edemiyordu. bana emniyet verdi. beni kov iye.Yusuf. Yanýmdaki misafir odasýnýn kapýsýný açtým. odayý ýslatmaktan çekiniyor gibi.. Altý saatten beri kendi yor. göðsünün sa ak: . Sözün burasýnda hafif bir isyan feryadýný men edemedim. Fakat baþka n e diyebilirdim? O. elbette bu deðildi. Zaten fazla içli bir adam. hocaným? Bu çehre. sonra bir cesaret hamlesiyle ilave etti: . niçin geldiðini sormaya lüzum görmeden: "Buyurunuz" dedim. yerlere sürünerek çýrpýna çýrpýna aðlýyordu. ded Bu saatte. ben yabancý deðilim. Fakat kuvvetli olmak. . Annemiz öldüðü vakit. Bir fenalýk zannederek omuz edim. iki mükedder mavi göz far . Bu dakikada ne kadar sakin olmak mümkünse o kad ar sakin bir sesle: . Yusuf. Tekrar evlenebilirdim. birdenbire ne istediðini .Hanýmefendi yemin ederim ki.Küçükhaným. boynunu tutarak' . beni aldatmýþtý. sizin de belki bir sevdiðiniz var. Kurtulma imkâný olmayan bir felakete razý olur baþýmý daha ziyade eðerek bekledim.F 18 274 Reþat Nuri Güntekin O. evladým. hiçbir þey sezdirmemek lâzýmdý: . Sabaha çýkmayacak. Benden korkuyor gibi baþým eðdi: .Hanýmefendi. Bu munis çehreli. yüzüne bakmaya cesaret edemeyerek gözlerimi yere in diriyordum. Birdenbire yüreðim aðzýma geldi. hatta bu tesadüften b . Tek Yusufçuðum yalnýz kalmasýn diye. sizi uzaktan rum.Feride Hanýmefendi. darýlmayýnýz. Çalýkuþu . Nihayet: "Kiminle görüþüyorum efendim?" diye sordum. istemedim. dedi. Kadýnýn aðlamaktan þiþen soluk mavi gözlerinde bir ümit ýþýðý canlandý Zavallý. Gerçi þimdiye kadar görüþmedik ama. dedim. Sizden deðil. Dul kaldýðým vakit sizi ardým. Elimden gelecek bir þeyse. yalvararak sizden isteyeceðim þey için bana darýlmayýn. O kadar uðraþtým. Kim olduðunu. Sözünün burasýnda bitkin vücudunun birdenbire çöktüðünü gördüm. iþin nihayetinde Yu rdeþiyim. on seneden beri hastaydý. ne yaðmur.Kardeþim bu gece ölüyor. benim üç yaþ küçüðümdür ama. dedim. Halbuki þimdi o.Ne yaðmur. melun hastalýk. Ben göründüðü kadar kaba ruhlu bir kadýn deðilim. bu ses.ÇALIKUÞU 273 misafir.

kaç kiþi artýk iki kat ör aþladýðým peçemin altýnda yüzümü seçebilmek için yolumu kesti. Fakat kenarýndan bakanlarý içine çeken uçurum gibi bu org da benim tahammülümü eli Gayri ihtiyari ayaðýmý bastým. biraz sesini . daha ziyade yanacaðým. Yaðmurlarýn içinde.Feride Haným. geniþ bir odaya aldýlar. Artýk devam edemedi. Fakat öyle anlýyorum ki. bu çalgýlarla dolu odanýn bi iþ bir demir karyola içinde ölüyordu. Yalnýz.Yusuf. Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eðildim. Uðruna ömrümü. diye alnýný. arkadaþýn. öyle söyledi ki. sele düþmüþ bir yaprak gibi iradesiz sürük m. Yüzünü eteklerine saklayarak çocuk gibi hýçkýrdý. Yarýn erkenden hareket ediyorum. ne acý söz.. Fakat buna imkân göremiyordum. karanlýk sokaktan im. Bazen kendini kaybediyor. yoksa benim yaþlarla perdeli gözlerimin bir vehmi mi olduðunu söyleyemeceðim. baþýný öte tarafa ikle gözlerini kapadýðýný görseydiniz! Anlatmak mümkün deðil ki. mümkün deðil. birer birer parmakla rýmý öperek: . bir kere daha gözlerini aç. Hiçbir þey hissetmiyor. Odanýn karanlýk köþeleri. herkes.. duvarlardan gölgel uzatan sazlar. belki bundan daha büyük bir ÇALIKUÞU 277 günahtý. hiçbir þey iþitmiyor.. onu hiçbir þ memiþtim. Ne þikâyet var. saçlarýný okþa . Tekrar aðlamaya. henüz bir hayal bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarýmý sürdüm. þefkat denen þeyde ne mucizeler var Ya-rabbi! Mekteb gidecek çocuðunu uyandýran bir ana gibi elini hastanýn baþýna koydu: .. 276 Reþat Nuri Güntekin Bu gecenin vakalarýný bir rüya gibi hatýrlayacaðým. Ayaklarýmýn ucuna basarak yanýna yaklaþtým. Þehirde herkes benden bahsediyor. Duvarlarda tamburlar. . Bugün akþama doðru büsbü nlarýn bir daha açýlmayacaðýný biliyordum. Karyol cunda masaya benzeyen bir karanlýk kümesine dayanmýþtým. yaralý bir gönül gibi derin derin inledi.. sesi a baþlamýþtý: . Hasta. gözka-pakla f hafif titriyor.Onu bir kere daha göster bana abla! diye çocuk gibi yalvarmaya baþladý. bir ölünün sönmüþ gözlerine mi tevdi edecektim! B. bu biçare gözleri son defa açacak mucize ancak bu org o labilir. kaç saygýsýzýn. Org. Beni gölgelerle dolu yüksek. Onun bir kere daha gözlerini açmadan öl mali. saadetimi vakfetmiþ. aðzýndaki bembeyaz diþlerini gösteren aralýk dudaklarýnda bir parça hayat rengi kal Biraz evvel o kadar telaþlý ve periþan görünen kadýncaðýz. or. Yüreðim merhametten eziliyor. hiçbir þey görmüyordu. 2 Kasým Bu akþam B. utlar. Bana öyle geldi ki hasta. çabuk iyi ol! Elbet bir gün yine göreceksin. Bestekâr. ilk busemi ben. biçare kadýna..iyi ol. Bunun bir org olduðunu fark ederek titredim.Yusuf. önümdeki fenerin donuk izini takip ederek birçok dar. can çekiþenler arýna verilmiþ bir damla su gibi. Kalbim. gizli figanlarla titreþtiler. o güzel tahammülünü yavaþ yavaþ kaybettiriyordu. Hakikat mi. bu sesle son bir defa mavi gözlerini açtý. Yusuf'un yataðýnda mum gibi eridiðini görüyorum. bak. Düþündüðüm þey belki cinayet. öyle bir sevap ki. Yusuf. Mektebe gidip gelirken kaç kiþi peþime takýldý. Mum gibi sarý çehresine ölümün sükûneti þimdide çukuruna karanlýk dolmuþtu. içim parça parça oldu. karýþýk raflarda neyler sürünüyordu. parmaðýmý tuþlardan birine koydum. Feride Haným. dizlerim vücudumun yükü altýnda çökecek gibi oluyordu. Aç gözünü. görmeden ölürsen. Bu.'deki evimde son gecem. bu hastanýn hiçbir þey söylemeden bana nasýl darýldýðýný. hiçbir þey duymuyor.. ne çýrpýnma. Feride Haným sana hatýr sormaya geldi. Yusuf. Ablasý yastýða yüzünü kapamýþ hýçkýrýyordu. bu son vazife karþýsýnda hayret sükûn ve tahammül gösteriyordu.. Yusuf için her f edakârlýða razýydým. O vakadan sonra tabii burada kalamazdým. keman lar sallanýyor.le þikâyetim yok. b eni merak ediyor. Sevgi. O vakit. soluk dudaklarý gizli bir gülümseme ile yavaþça isminizi tekrar ediyor. çocuðum. Düne kadar bu derdinden bana hiç bahsetmemiþti. En çok istediði þeyi bir kere göstermeden hasret içinde gözlerini kapadýðýný görm ze anlatmak mümkün deðil. yavurucuðum. Dün ellerimi tuttu.

elimin içinde kanatlarýný. böyle devam edemezdi. kuþun üst ." dedim.Ipekböceði. Arkadaþlarýmýn yanýnda konuþmaya utanýyor... ben þimdi senden ne güzel bir intikam al acaðým.. hastayým diye aldattým ama bugün. sarý tüyleri erinden kývýlcýmlar parladý.Ç. Yeþil gözlerini aralýk ederek adeta þ ra bakýyor. ya biner gibi. azat olunduðuna inanamýyor gibi durdu. sonra güneþ alsýnlar diye bahçeye çýkardým. kasabada da hemen hemen öyleyim. Ötek limle kediyi baþýndan tuttum: .. Bu iþler bitince sýra kuþlarýma geldi. Evde yalnýzým.. üstünde bir rüzgâr esmiþ gibi. gelip arþýlarýna oturuyor. bu ha? Zavallý Þeyh! dediðini iþittim. Bütün kasaba halký. elverir ki uzakta bir yer sun iki gün evvel emri geldi. Görünüþte sakin. ýslýk ça n iþini gördüm. açýl adan gelirim. Zavallý Çalýkuþu.. Mamafih. Evde yalnýz kalýr kalmaz. Çaresiz. 279 ÜÇÜNCÜ KISIM Ç. Mektepte günlerce erkek gibi çalýþtýktan sonra ara sýra ev hanýmlýðý etmek iyor ki. baþýmdan çatkýyý attým.Bu hain yeþil gözlerdeki tatlýlýða bakan.. çok üzülmüþ. boynunu kýsarak öyle bir titriyordu ki. Munise'yi komþulardan alay imamý Hafýz Kurban Efen-di'nin karýsýyla beraber gönderdim. b nsiz gitmemek için bir hayli sýzlandý. Ne vakit kafesleri bahçeye çýkarsam. aðlamýþt 280 Reþat Nuri Güntekin zým içlenmesin diye ona bu kuþlarý aldým Sonradan. Þimdi tam yarým düzine kuþumuz var Buraya gel m'u. O bile eðlenceden geri kalmak istemedi. baþka bir yerde bana göre ders bulmak müþkül maaþlý daha küçük bir mektep olursa da kabul edeceðimi söyledim. çarþýlar kapalý. hele ara sýra çenesini titreterek hafif hafif sesler çýkarmasý var ki. Munise. sadece evde deðil.. rüzgâra kapýlmýþ sonbahar yapraklarýna döndü. bilakis çok iyiyim ve çok neþeliyim. Fakat. fakat baþýma bir çatký çattým: "Biraz hastayým. seni gökyüzündeki melekleri düþünüyor sanýr. benim en ziyade hoþuma giden köpekler oldu. bu biçareyi parçalamak deðil mi? Bak. ben. Zavallý yavrucak. bana da bir merak geldi. Rüþtiyesine tayin etmiþler. Maarif Müdürü'ne gittim. Gitmek istem min sebebine gelince. sularýný tazele . Maskaralarýn kafeslerini temizledim. Yalnýz.. Evler boþ. bohçalar. baþka 278 Reþat Nuri Güntekýn bir memlekette bana bir ders bulmasýný rica ettim. azametli bir eda ile bir hamalýn sýrtýna binerek kafileye karýþtý. 23Nisan JDUGÜN Hýdrellez. sepetler. erkenden yemek sepetlerýyle Söðüt-lük'te ku Köþe baþýnda her zaman kötürüm bir dilenci oturur. ince bir feryat kopararak uçmaya baþladý.görmeden: . Buranýn havasýna dayanamayacaðý . komþunun sarý kedisinden bu hayvancýklara hiç rahat yok. halim bir kedi. nra. de nin derdin. Hacý Kalfa'nýn oðluna býrakmak mecburiyetinde kalmýþtýk. Hatta. Yumuþak pençelerinin içinden týrnaklarýný çýkarýyor. onlarla onuþuyor zannedersiniz. Yavaþ sesle türküler söyleyerek. Çünkü hemen bana hak verdi. Zalim hayvanýn. Kedinin hayran bir yeis ile kuþu takip ed . ziyafetin kok usunu almýþlar. Öteki elimi açtým. O. Kurnaz hayvanlar. Zavallý kuþ birdenbire sendeledi. sýnýfa girerken kýpkýrmýzý olduðumu hissediyordu Bu. Bugün: "Bakalým ne yapacak?" diye kuþlardan birini kafesten çýkardý onun yüzüne doðru yaklaþtýrdým. artýk böyle kalabalýk eðlence yerlerinden hoþlanmýyorum. Onlarý. Dedikodulardan galiba onun da hab eri vardý. ihramlarla yola çýkan her kafilenin arkasýnda birkaç da lardan takýlmýþ.

talkýn vere mamý güldüreceksin!" demezdi. Bugünkü programýmýn öðleden sonraki kýsmý. zavallýlar: "Niçin bizi arkadaþýmýz gibi mesut etmiyorsun?" diyorlar. sarýðýyla beraber ara sýra üniforma giydiði. dal ulaðýma: "Aman. güzel. B. Yerli olsun. talihime gayet iyi bir yer çýktý. öteki sarý musibete ne cevap vereceðiz? Ne apalým küçükler. Çocuðu olmadý aramazý o da. Komþum Kurban Efen-di'nin. alay müftüsü. Of. ne kadar uðraþsak bu sarý hainlerden kendimizi büsbütün kurtaramýyoruz. yabancý olsun. ya z ya nefer. içimde derin bir sevinç vardý. Hepsini birden azat edecektim.Sizi býrakayým. Ç in olduðunu söyle-yorlar. sarý kediden deðil. sýra kendime geldi. sarý zalim7 diye eðleniyordum. de Kuþlardan sonra. Fakat. haný ölüp de mezara girsen.Nasýl. birdenbire Munise aklýma geldi. geldim geleli çantamda duran defterime son altý rýný yazmaktý. Hocalarýnýn bile bir kýsmý tabur imamý. Fakat. havayý bir parça güneþli gördüðüm vakit. Bir düðün. ince bir dalýn üstünde. hakikaten bir þikâyet miydi. ýslýk çalarak onlarý taklit ediyor. Aramýz pek iyidir.'d ki Müdür Recef Efendi bana: "Allah geçinden versin.en yeþil gözlerini yüzüme yaklaþtýrarak kahkahalarla gülüyor: . biraz da caný yanan bendim. kara gözlü. arkama dökülen aðýr saç kümesine sarýnarak onu göðsüme daðýtmak oldu. bugünkü vaka neþemi kaçýrdý. munis ve sade Çalýþmak gibi eðlenceyi de çok seviyorlar. oðlunu. Ç. þirin bir asker memleketi. daima so saçlarýmý yýkarým. Yoksa tamah edilecek hiçbir þeyi yok . çalýþkan. otuz yaþýna bile gelmemiþ. kýyafetim bir þeye benzese neyse. Sakin. Karýsý pek taze. boncuk gibi parlýyor. kýlý oluyor. Bir de ne göreyim? Komþu alay imamý Hafýz Efendi. Erik aðacý kafeslerin tam karþýsýndaydý. filan gibi askerlikte bir olan insanlar. zavallý küçük kuþlara musallat olan bütün sarý mahluklardan öç almýþ gi Neþemi yalnýz öteki kuþlarýn þikâyeti kýrdý. gözlerini güneþe dik en. Sonra kendimi bir yük gibi aðaçtan aþaðý attým. kuþu parçalandýn mý. sonra kafeslerimin karþýsýndaki erik aðacýna çýkarak ýslak saçlarý sen bahar rüzgârýna daðýttým. Fakat. Bugün. kocasýný sorarsanýz mutlaka askerdi. Alay imamýndan ç im bilir. hâlâ deliliði býrakamýyorum. Demek ki onlar h . B. Vefakâr. f le geldi ki. Fakat ayaklarým ç kamda açýk bir beyaz gömlek. Bereket versin. elli yaþlarýnda bir alay imamýdýr.'de saçl u arkadaþlarýma söylemeye utanmýþtým. ablak yüzünde iki cami kandili gibi parlayan yuvarlak çipil gözleriyle bana bakmýy or mu?! Ne olduðumu anlatamam. kerameti kendilerinde bildiler. Fakat. Maçlarýndaki tesire benim demet demet uzay gür saçlarýmý þahit tuttular..'den kaçmak için ilk teklif ettikleri yeri kabul etmiþ. Düþen. Hafta geçmez ki bir düðün olma- ÇALIKUÞU 283 sýn. Bu. Ben. Gönlümün ima itaat etmek lâzým gelen hýrçýn. kendi kýzý gibi seviyor. türlü türlü isimde kýna geceleriyle tam bir hafta sürüyor. herkesten bir türlü saç ilacý salýk almýþtým. eyvah!" 282 Reþat Nuri Güntekin diye bir ses geldi. kimin babasýný. baðýran komþum Hafýz Kurban E di'ydi. ne kadar ayýplamýþtýr? Þimdi bu satýrlarý yazarken utancýmdan yüzümü ateþ basýyor sediyorum. fakat sonra Munise'ye. hemen hemen belime inmiþti. ne burayý sevip sevmeyeceðimi düþ de aylýðýmýn azlýðýna ehemmiyet vermiþtim. Saçlarýmýn bu dýðýný görenler.'nýn kadýnlarý pek hoþuma gidiyor. Bugün Muni-se'yi gezmeye götüren de odur. Onlar. Saçlarým artýk uzamýþ. sert emirlerinden biriyle kafese doðru yürüyordum. yine öyle yaptým. daha doðrusu bir kusur s Hacý Kalfa'ya varýncaya kadar. Onlarýn yavaþ yavaþ güneþte kurumasý en büyük zevkim-dir. hayatlarýndan memnun. bunu kadýn için ayýp. Yanaðýmý kafeslerd en birinin teline dayadým: ÇALIKUÞU 281 .. Kuþlar. Boðaz ile beraber sahildeki istihkâmlarýn bir kýsmýný gören penceremin önüne u eve zaten yalnýz bu pencereyi sevdiðim için geldim. ismini gülmeden söyleyemediðim bu Hafýz Kurban Efendi. güzel. bilmiyorum. salýncakta gibi sallanýyord aralýk yanýmdaki evin penceresine gözüm iliþti. fi bir Çerkez kýzý. ilk hareketim. Yarabbi! Mektep hocasý da oldum. kardeþini. Kýlýðým. Tevekkeli B.

Bir baþkasý: ÇALIKUÞU 285 . Sö adeta bir söðüt ve çýnar ormaný. . Fakat sonradan sýrrýný anladým. Yalnýz. Kibirli sanmasýnlar diye onlara kul. sade eðlenceler. Yaramaz kýzý dört saatte dört ay görmemiþ gibi göreceðim geldi. bir nevi gül tatlýsý olacak.. Kalabalýk günlerde pek ces edemiyorum Fakat bazý tenha akþamüstleri. buna nasýl para dayandýrýyorlar. Þimdi nöbetten çýktým.Oh. dükkânlarýyla kasabanýn pek iþlek bir yerinde. harap çýnar gövdelerim göz alabildiðine uzanýp giden etiyor. Söðütlük'ün tadý yok bugün. avuçlarýmýn içinde hurma gibi kýnalarla. mis gibi gülbeþeker kokuyor.. Þimdi. Meydanlýðý.. bizim komþu Hafýz Kurban Efendi üç gün evvel kapýnýn önünde Munise'yi yakaladý. aralarýna karýþmadýðýma. yirmi sene. ben alesta hazýrým. bir kadýn. en tuhafý. bu eðlencelerden zev rýlýyor-lardý. hemen yumuþadý. ne olsa yiyemem. bildiðimiz dünyadan baþka yerlere götürecek. pek çocuklara yakýþýr bir þey! Evet.'deki kadar zengin deðildim. mektepteki kýzlarý gibi ken erinden de elimden gelen nezaketi. Mesela sabahleyin en bütün Ç. köle oldum.. Karþýdan bu yollara bakarken bana öyle geliyor ki. onu yi e. Hastalar Tepesi isminde bir yerde oturuyorlar. ne vakit senin düðünü yapýyoruz? . Yand an vuran son güneþ ýþýklarý bu yüksek. Kýzcaðýzýn zorla yanaklarýndan öperek: . Fakat cesaret edememiþtim. þimdi yemek yedim.cev . pekâlâ Keþke ben de onlarýn için doðsaydým. birkaç para ile memnun oluyor. keþke ben de bir gün parmaklarýmda. O kadar batandýk. kahvesi. Ceketinin önü daima açýk duran þiþman. armonika çalan bir i r ermeni kadýný ki. neþeli bir çocukla þakalaþýyorlar: .Dön. en umulmaz emellere kavuþturacak. Çalgýlarý. 284 Reþat Nuri Güntekin Memleketin zenginleri. ona sözüm yok.Kuru ekmeðimi gülbeþekere sürer yerim. Komþularým. Gülbeþeker yok! Bu þehrin askerleri galiba gülbeþekeri çok seviyorlar. beni birdenbire sevdiler. Fakat deðil mi ki memnun oluyorlar. tuhaf tuhaf ko nuþan. diyordu.Bir þey yiyemez misin? Gülbeþeker de olsa yemez misin? diye onu omuzundan sarstý. Eðlenceleri çok sade. diye þaþýyordum. yaþlý bir kolaðasý -ki her zaman tesadüf ederim. Daha fakirane yaþamaya. en mesut insanlarýn yeri. Evet. Evvela.E. halký önümüzden geçti. oraya giderse. kaç yüz senelik? Çýnarlarýn aþaðý kýsýmlarýnda gövdeleriyle tepelerindeki dallarý ve yapraklan kalmýþ Akþam gölgesinin çökmeye baþladýðý s n. Önümde fakir kýyafetli birkaç genç gidiyordu. bu gülbeþeker sözü çocuk. . Munise'nin sesi. aðýr gelinlik elbisesini on sene. Allah'tan belamý mý isteyeceðim? Bu þakayý hemen her gün tekrar ediyorlar. Bazen kahvenin önünde oturan erkekler mahalleye su taþýmakla geçinen fakir. dedi. mektepten dönerken Munise ile oraya uðruyoruz. Derenin öbür kýyýsýnda etraflarý çitlerle çevrilmiþ. H baþka bahse geçelim. daha küçük bir evde oturmaya mecburum. onlar i nsaný. bana orada güzel bir ev göster miþlerdi. ince bir kahkaha. dönüþ baþladý n bir zabit kafilesi dönüyordu.ce eðleniyorlar. kaç defa sokakta kulaðýmla Mesela. diye cevap verdi.Ne vakit isterseniz. se geliyor. küçük bir kurnaþ parçasý. bir akþamüstü mektepten dönüyordum. O. sýrýta sýnta: . Geldiðim vakit. Delikanlý. kendi kýzýna giydiriyor. Sokakta Sögütlük'ten dönen kafileler çoðalmaya baþlýyor.Bak. yardýmý esirgemedim Burada en sevdiðim bir yer de: "Söðütlük" dedikleri dere kenarý.Süleyman. Kim bilir. Fakat.Vallahi olmaz. Süleyman söyle bakalým. sen bu fukaralýkla nasýl geçinisin? . reddeddiyor: . zahmet etme. sýra sýra bahçeler. Yeþim deðil. dedi. Çocuðunun.Niçin böyle erken dönüyorsun? Ben daha yeni gidiyorum. Fakat Hýdrellez günü mesirede gülbeþeker aramak amadýðý için meyus olmak. Þimdi B. büyüðünün aðzýnda bir gül Anlaþýlan bu. tertemiz. ismi fena ama kendi en þen. ucu bucaðý bulunmaz bir viran kubbenin altýna girmiþ gibi oluyor. her düðüne giyiyor. Mamafih. Acele acele karþýdan gelen bir mülazýmle konuþmak için durd Mülazým: . vakit daha erken olmakla beraber. Mesela. B birine bilmem ne ikram etmek istediler. büyük bütün erkeklerin aðzýnda. þimdiki evim de pek fena yerde d eðil. o bahçeler re boðulmuþ incecik yollar var.

Ben.Ne münasebet! dedim. birdenbire yetiþmiþ bir genç kýz hali vermiþti. ne oldu? Þaka yaptým. Yarabbi! Arkadaþým.Abacýðým. Bu erkekler. Demek ben böyle koc aman bir kasabanýn diline düþmüþtüm. .Vallahi bilmiyorum. Ç. merak etmiþler. kedi gibi boynuma sýçradý. Y ramaz kýz. ben mi? Demek gülbeþeker dedikleri.. Küçüðüm. bu saade t hangi kadýna müyesser oldu? dedi. Fakat hain kýz. daima gözünün önünde duran þeylerdeki deðiþikliði fark edemiyor..Çünkü gelmediniz! Þaþkýn þaþkýn yüzüne baktým. Çünkü görüyorum ki. mutlaka gelin ol isteyeceksin.. b na. sen ne kadar safsýn! Gülbeþeker. diye seslendi. Birdenbire ince bir kahkaha koptu. sadece güldü.Bundan þikâyet edilecek ne var? Bir kasabanýn erkeklerini meþgul ediyorsunuz. yarý þaka. Bu sefer ben. 288 Reþat Nuri Guntekin . . dedim. Meðerse Munise imiþ. þimdiden onu benden ziyade seviy rdu. Halbuki bilakis mahzun odum.. gülmeye çalýþarak: . dedi. âdet böyle. þüpheli bir bakýþla: . Þ n tellerini baþýna takarken için titriyor. Munise'nin bir kelime i etmesi için halimle. Söðütlük'te tesadüf ettiði birkaç muallimeye ben mu söylemiþ. Arkadaþým. l Mayýs Deminden beri yukarýda talebelerimin vazifelerini tashih ediyordum. Yarabbi. haným. biz de ondan mahrum kaldýk!. ne ayýp. bu güzel rengin sana koyduklarý isim. o sokak delikanlýlarýnýn ekmeklerine sürüp yem bahsettikleri.Zavallý Ferideceðim.Ne yapalým abacýðým. . beni yalnýz býrakacaksýn. Taþlýkta siyah çarþaflý bir haným geziniyor. günden güne çiçek gibi açýlan güzelliðiyle nazlý. Eyvahlar olsun! Utancýmdan iki elimi yüzüme kapadým. Fakat ne gülüþ! Zalim.. sahi çok fena muhluklar. Birkaç dakika içeri girmeleri için ýsrar ettim. nazik bir küçü at insan. Bu Munise fark etti: . yüzü kapalý olduðu için tanýmadým. Bunlardan birine þaka olsun diye: "Bari gül eþeker bulabildiniz mi? Sokaktan geçen zabitler bulamadýklarýndan þikâyet ediyorlardý!" Arkadaþým gülerek cevap verdi: 286 Reþat Nuri Güntekin . Onu bu halde gördüðüm vakit hesapça sevinmem lâzým gelirdi. Zavallý çocuðun.Nasýl. erkeklerinin. dönüþte kapýdan uðrayarak hatýrýmý sormak istemiþler. bakýþlarýmla adeta yalvarýyordum. bir kabahat yapmýþ gibi dargýn dargýn yüzüne bakýyordum: . Seni büsbütün alýkoymak mümkün deðil. misafir geldi.Niçin? . beni belimden tutarak taþlýðýn içinde döndürüyor.. Seni sakýn darýltmayayým? dedi. küçük buselerle yanaklarýmý. tereddütle: ÇALIKUÞU 287 ..Gelin olsan bile harhalde yirmi yaþýna kadar vakit var.Munise. Mualimler. komþularýmýn yüzüne nasýl bakacaðým7 Ç.Demek. . Kapý çalýndý. Anlýyorum kýzým.Abacýðým. biraz evvelki sözlerimin aksini söylemeye baþladým. Munise aþ n: . .. hep gülüyorlardý. bu iki senenin içinde hayli se n bana yaklaþan ince boyu. yarý sahi: . a rtýk nasýl insan içine çýkacaðým.Kimsiniz efendim? diye sordum.23 Nisan (iki saat sonra) Gülbeþekerin ne olduðunu öðrendim. zorla yüzümü açtý. durmayacaksýn. Bana burada da rahat vermiyorlar. þaþkýnlýktan kekeleyerek: ..Sahi bilmiyor musun? dedi . bir yabancýnýn karýsý olmak için beni býrakacaksýn? Munise cevap vermedi. dudaklarýný büktü. durmayacaksýn. Munise. Bu yalnýzlýðýn acýsý þimdiden içime çökmüþ gibi gözlerim doluyordu.Pekâlâ biliyorsunuz ki.

her gün paþa babasýnýn landosu ve koç boynuzu palabýyýklý emir çavuþuyla mektebe gelir gider. Nadide Hanýmefendi'yi. sadece kendimi süslemek için yalnýz býrakmadým. Debdebeleri. bir kat lacivert elbisem vardý. hem iðrendirir Bu Abdürrahim Paþa'la-rýn ne ruhta insanlar olduð nladým.f 19 290 Reþat Nuri Güntekin mecmuasýndan kesip sakladýðým bir baþ modelini aynanýn kenarýna iliþtirdim. derste hýrpaladýðým da oluyor. kaba birtakým "Ne oldum" delileri. Ýnadýma. talebem Nadide Ha-ným'ýn etraf rý arasýnda bir prenses azametiyle evime geldiðini gördüm. ehemmiyetsizleri çok seviyorum. Büyümüþ de küçü bücür. istanbul'da. bir hakarete uðramýþ gibi kýzardým. Cevap vermiyorsun ama. ilk fikrim. is omuzlarýmý silktim. gülüyorsun. onun bi n türlü kahrýný. çamurlarýný temizlemekten çekinmediðim halde bu azam küçükhaným efendiye hiç yüz vermiyorum. böyleleriyle biraz Yüzlerinden yalancý maskeleri sýyýrmak. Fakat.Yirmi yaþ çok deðil mi abacýðým. sade fakat çok þýk giyindim. Sarý insanl oluyor. Arkadaþlarýmýn bu hali beni hem güldürür..'de iken pek beðe diðim için bir Avrupa Çalýkuþu . ziyafet verirmiþ. Afacan gülüyor. hanýmefendilerin tuvaletlerini söyleye söyleye bitiremezler. Fakat neme-lâzým? Ben bugün. Vallahi. Fakat servetleri yahut yapmacý ibarlýklarýyla övünenlere karþý daima zalimim. büyük ablasýnýn bir tezkeresini getiriyordu. saltanat-larýyla birtakým görgüsüz. Nadide Hanýmefendi. B. azametli gösteriþler altýnda gizlenen çirkinlikler ikleri meydana çýkarmak. -eðlenmek için hanýmefendi diyorum. Çahku-þu'nun en büyük eðlencesiydi Ne bileyim ben. . Zavallý arkadaþlarým. bir aktris gibi bu kibar "Kenar dilberleri" üstünde yapacaðým tesire bakarým.. hayret içindeydi. Gözlerim. ÇALIKUÞU 289 Fakat çocuklarýn potinlerini baðlamak. kaygýsýz Çahkýþu'nun berrak aydýnlýk parçasý içinde titreyen birkaç yýld . P bir kýz deðilim. Nadide Haným. lerdeki kafeslerin arkasý kadýn baþlarýyla doluydu. Bu baþ. Biraz da bu fakir eþ gülümseyen genç kýzý seyretmek için beklettim. on sekizden aþaðý olmaz. Fakat aksilið her hocadan ziyade bana musallat.. Maksadý derhal anladým. Amcam Pari 'ten göndermiþti. hatta hoc satmak için mektebe geliyor. onun halayýklarý vaziyetindedir Hocalar. haydi nihayet on sekiz. kalbimde birden bire arzu uyandý: Bu sonradan görme n e oldum delilerine güzel bir ders vermek. bir þey öðrenmekten ziyade fakir arkadaþlarýna. Bir yabancýyý seyreder gibi. nazýný çekmeyi vazife biliyorlar. pazarlýðýmla eðleniyordu. istanbul 'da tanýdýðým þen. Ç . Bütün mahalle. Öyle sanýyorum ki. küçükleri. Aþaðýdaki küçükhanýmý. on üç yaþlarýnda bir zengin paþa kýzý var. fazla fantezisi ve viöjö idi. öðleye doðru kapýmda bir araba durdu. Bu sabah. deb-debeleriyle öteki hocalar gibi ben m de gözlerimi kamaþtýracaklar. Ýlk sene haným hanýmcýk oturduktan sonra bugün bir parça afacanlýk etmek benim hakkýmdý. Niçin hepsini itiraf etmemel i? Onu güzel. Hatta. Abdürrahim Paþa'nýn land eðil mi? Palabýyýklý emir çavuþunun araba kapýsýný açtýðýný. Arkadaþlarým birkaç defa beni de götürmek istediler. bir iki soðuk teþekkür kelimesiyle küçükha-nýmý doyu geri göndermek oldu. ehemmiyetsiz insanlarýn gözünü kam evk alan. "Ben biliyorum" demek ister gibi sinsi sinsi gülüyorsun. kýzýnýn mual vet eder. Akýllarý sýra servetleriyle. aþaðý odada biraz fazla bekletmekten çekinmedim. Hatta. ye leri yemekleri. hem de dikkat ettikçe saran bir biçimde güzel buluyordum. 10 Mayýs Mektep talebeleri içinde on iki. Ara sýra büyük hanýmefendi. ona utana utan ordum. hepsi insaný baþka türlü üzüyor. Mademki defterimi benden baþka kimse okumayacak. Allah'tan. bu küçükhaným. bütün kuvvetimi imi sarf ederek onu taklit ettim. Bir de ne bakayým. Utanmasam hüngür hüngür aðlayacaktým. bu paþalarýn çok daha yüksek numunelerini görmüþtüm.O halde on dokuz. mektepte þimdiden onu öyle çaðýrýyo talar Te-pesi'nin en güzel konaðýnda oturur. böyle doðdum. azametli bir kýz. Çocuklar. Hiç peþimden ayrýlmýyor. orada gördükleri debdebe ve saltanatý.

küçük pýrýltýlarla yana Bu yüzde ne güzel. Fakat. Neler söylüyorum?. nedir? Bir mektep hocasý için ne manasýz. gözlerimi. Hanýmcýklar. O vakit küçülüyorlar. görgüsüzlüklerini de acý acý duyurmak þartýyla. süzgün mahmurluð gözler. uykuya ve daha baþka þeylere doymamýþ gözlerin. ne ince çizgiler vardý.. bu olduðunu nazik ve üstü örtülü kelimelerle söyledikten sonra. Serbest ve afacan cüretimle yavaþ yavaþ bu salona sahip oluyor. gözlerini öpem r. onlarýn elindeki çatalý titretiyor. B.i deðildi. Sonra. ince ince baþlýyor.. fakat bir türlü aynad ayrýla-mýyordum. þakaklara d güzel bir daðýlýþý vardý ki. Onlarda. sözlerimde öyle fütursuz bir emniyet salonun içi gizli bir 292 Reþat Nuri Güntekin fýrtýnaya uðramýþ gibi altüst oluyordu. yazýk ki bu aynalar da erkek icadý. Fakat. Ç. ben. s nin kaþlarýn lakýrdýlarýna benziyor. Ben de ara sýra onlara bakýyordum. ne y aptýlarsa beðenmediðimi hissettirdim. su içmelerini þaþýrt . Bu mükemmel. güzel güzel. Onlar. altýn gözlüðünü tutarak. zengin sofrasýnda. yanaklarýmý. Her ne gösterdiler.'de Ipekböceði. boðazlarýný týkýyor. bana tablolarý gösteriyordu. Ne yapsa. ne kadar uð-raþsa kendini yalnýz. çatal býçak kullanmasýný beceremedikleri için gi müþ. karanlýklara baka baka geçmiþ birçok yalnýz gecelerinden kalma siyah bi acý. Yüreðim kuþ gibi ç arým ýslak bir lezzetle titriyordu.'nin zavallý görgüsüz kadýnlarýný hayretlere dü rdý. kim bilir. yorgun bir tahayyül. ziyalar içlerine sýðmýyor. . gülümsemeseler. Sor Aleksi: "Papaz elbisesi adamýn ruhunu da papaz eder!" derdi.beni mezarýma bile gülümseye gülümseye götür 291 ÇALIKUÞU Küçükhanýmm aþaðýda.kaç misafir. kendilerini acemi. kibarlýk ve zevkten ziyade paranýn bin tü eþya ile doldurulduðu bir nevi manifaturacý camekâm idi. Mürebbi-ye ol tahmin ettiðim adi Beyoðlu kokonasý. gayet sade ve se ir selamla iktifa etý-ðimý görünce hayret ettiler. mesela saçlarýný. ne ayýp laký nlar. Ýnsana aðlamak arzusu verecek kadar güzel þeyler Kusurlarýnda bile þimdi bir sevimlilik görüyordum Tekirdað'daki enþitem derdi ki: "Fende. fakat sonra yolunu sa nun dediði gibi güzel. salonlarýnýn içinde. ahenkli hareketim vardý ki. hareketlerimde öyle tabii bir akýcýlýk. Mesela.. Hanýmlarý. yolunu sapýtan bu kaþlarýn. senelerden beri birer manken ölülüðüyle bu salonda oturuyorlar. Birbirlerine bakýyorlardý. aðzýndan. bu seher aydýnlýðý gibi berrak. B. gülmeye her þey deðiþiyor. Öyle becerikli.. Hem de onlara.'de Gülbeþeker dedikleri zaman ne kadar üzülmüþ.. baþkalarý gibi hanýmefendiyi. hanýmlar göz ucuyl yran hayran bakmaktan kendilerini alamýyorlardý. küçükhanýmefendile-rý eteklemediðimi. mahsus potinlerini vurarak gezindiðini iþitiyor. bana karþý acemi aktrisler gibi tuhaf tuhaf pozlar almýþ gö güldüm: "Görürsünüz. kýraðýlarla ýslanmýþ nisan gülleri gi mleri vermekten çekinmi-yordum. kaç biçare. sonra kendi kendimi. Hele yemekte onlara o kadar g izli eziyetler ettim ki. oyunumu belli etmemeye gayret ettim. Bu kaba ve gülünç komedyayý oynarken tabiilikte çýkmamaya. bec eriksiz bir misafir mevkiinde býrakýyordum. nasýl alýnacaðýný nasýl yeneceðim bilmediði bir yemeði reddetmek mecburiye ep onlarýn intikamýný aldým. titizlenmiþtim. Bu salon.'deki Hoca Efendi'nin dediði gibi. beni baþtan aþaðý süzdü. ne söylediler. bir köþede bir minyatür buluy da yegâne bir sanat eseri olan bu güzel þeyin niçin buraya atýldýðýný soruyordum. Bana. Bir aralýk görünmekten korkuyor gibi etrafýma baktým. K oket baþý da adamý koket mi yapýyor. paþanýn büyük kýzý. Tavýrlarýmda. canlý bir ýstýrap gibi büyük ve derin görünecekler. daima üst diþlerimi bir parça açýk býrakan d bu dudak. Her þeylerini tenkit ettim. cahil kadýnlara kendisini adam diye satan. insan ne yapsa. biraz afacanlýk etmek bugün benim hakkýmdý. Hülasa. gülünç Fransýzcasýyla övünen Beyoðlu kokanasýn diðini piþman ettim. münhasýran dudaklarýndan. biraz sabredin!" dedim îki sene uslu uslu oturduktan sonra. Faka t nazarlarým. kaç kiþinin lokmasý boðazýnda kalmýþtý? Kim býlir. h belerine hayret etmedim. a gördüðüm genç kýza. zavallýlýklarýný. ince ince baþladýktan sonra. bir parça kýsa olduðu için daima gülen. çenemi öpmek için aynaya uzandým. Ç.

kuzu gibi olmuþlardý. Konuþurken kelimelerini þaþýracak kadar sýkýlýyordu.. 294 Reþat Nuri Güntekin . biçarelerin kan ter i çalýþtýklarýný seyrediyordum. Bir zamandan beri o baðda üç. "Türkçe iyi anlatamýyorum" diye kurtulmak istiyo du. yüzünün esmer cildinde renkli bir þeffaflýk. Fakat bunu anlatabilmek için on iki gün evvelki bir vakaya dönmeye mecburum. gözlerinde baþka bir parýltý vardý. ama. bir meslek mecburiyeti bildi. hem de münasebetsiz sualler soruyordu: Buraya yeni gelmiþ. Hülas hemmiyetsiz. ehemmiyetsizliðini takdir eden mazlum. Bu i utangaç hem cesurdu. üçer beþer senelik sekiz on bodur çamdan ibaret yapma bir orman-cýkta. ucuzluk var mýymýþ.Sizi iyice bir ailenin iyice bir çocuðu için isteseler ne dersiniz? . maðrur bir istihfafla yüzüne baktým. bu defa Fransýzca-sýyla eðleniyordum. mutlaka beni söyletmek istiyordu. Ben. . Pa . Yüksek meclislere ait bir kabul etiketini münakaþa ederken söz bulmakta aciz kaldý: "Mamaf ih. Bu pek terbiyeli olmadýðýný itiraf ettiðim hücumum üzerine kadýncaðýzý hafakanlar boðuyordu zadelerden biri. beni de isteyecek zararsýz bir adam olabilirdi. Bu çirkin süs ve gurur maskelerini attýktan sonra ruhlarýný hresini gösterdiler. daha doðrusu döþenmiþ. fakat simasýnda. Asýl maksatlarýný biraz sonra anladým. ben bir mektep hocasý olduðum için kendisini benimle kapý yoldaþý farz edi du. Fakat bir tarafta mütemadiyen sualler. ne söylerler? Sýk sýk geldiðimi görürlerse mutlaka sizden bir eklediðim fikrine düþerler" dedim. kýþ nasýl olurmuþ.iyice bir ailenin fakir düþmüþ bir kýzý. Türkçe derdini anlatmaktan aciz kalýyor. gülümseyerek: . O bahsettiðim gün. ben birçok yüksek meclislere girdim. Çocuklar. dedim. elmasý bol muymuþ? O. Fransýzca söylemeye baþlýyor. fakat zannederim ki kabul etmem. ders saati geldiðini bahene ederek alelacele yanýmýzdan çýktý. baþlarý dillerle çapa çapalýyorlardý. Hanýmefendi ve küçükhanýmlar sýk sýk gelmemi samimiyetle rica ediyorlardý. Horozdan kaçan insanlardan dünyada hoþlanmam. kazandýðým bu þeref için teþekkür ederim. Hanýmefendi. alaycýlýðý ile yeniden doðmuþtu. ben ken di alnýmýn teriyle kendimi ge-çindirmeyi daha iyi buldum. Fakat. mutlaka sonradan düþmüþ bir asilzade filan olacak!" diye düþündüm. O vakit. . bunlarýn arasýnda genç bir ameleye dikkat da onlar gibi giyinmiþti. yalnýz girip çýkmak kâfi deðil. fidan saksý ile sözüm ona yabana süslenmiþ. Hatta bir mektep hocasý olduðumu düþünerek: "Peki oðlum. bu meziyetinizle pek iyi bir yere gelin olabilirdini z. iptidaiye muallimesi mevk iine indim. Kendi kendime: "Bu. Benimle gizli bir ÇALIKUÞU 293 mücadeleye giriþmeyi. mektep çocuklarýndan birinden kendisi i tememi söyledi. "Ara sýra taciz fakat her zaman nasýl olur. sakin.. .Haným kýzým.Evet. tefriþ edil de dolaþýrken. dedim. dört fakir iþçi. aradaki çit duvarý sökt için iki bahçe hemen hemen bir gibi. suyu içerken ben. çýktým. insanýn o muhitte kendi tabii hayatýný yaþamas im. bu konaða çaðrýlmamýþým! Paþa'nýn büyük kýzý bana bahçeyi göstermek istemiþti. Çalýþmak ayýp deðil. Mesela. o vakit.Belki. gülümsüyor: "Anlaþýlan biçarenin aklýnda bir noksan var!" diyordum. Sýcaktan çok susadýðýný. biraz bekle. týpký salonlarýna benzi t çiçek. halinde bir baþkalýk fark ediliyordu. siz bu güzelliðinizle. Hele elle lleri kadar nazik ve küçüktü.Tabii.. söyl " dedim. saltanatlarýyla gö mi kamaþtýrmak için. hanýmefendi. Mektebimizin teneffüs bahçesine bitiþik koca bir bað var. Öteki iþçiler gibi yaþlý baþlý olmadýðý için yanýna yalaþamýnýma gelmeye cesaret etti. armudu. Hanýmlar. gözümle gördüm!" diye beni mat etmek isted kit. iptidaiye hocasý kaybolmuþ: "Dam do Siyon"un en zarif lakýrdýcý muallimlerini aðlamaklý eden zalim Çalýkuþu. ben de yavaþ yavaþ hal imi bilen. Teneffüs saatlerinde yanlarýna gidiyor. . bu maskarayý öyle bozdum ki. Bahçeleri de.O bir mürebbiye. kim olduðumu merak ediyor. Meðer bugün sadece azamet satmak. Onun ÇALIKUÞU _____ 295 için çekinmedim. ot. Fakat. bütün haþarýlýðý. Hakikaten fena insanlar deðildiler.

Fakat biçare kadýncaðýz. niþanlan. elimi tutmayý tercih etti. beþ dakika kadar hiç fütursuz konuþtum. muhcubane gözlerini indiriyordu. Mektepteki vakayý. bahsi kazanmýþ. peri masalý güzel ve muhteþem görür de heyecanýndan bayýlmaz. Büyük Hanýmefendi'nin gizli bir iþareti üzerine solandaki-ler dýþarý çýktýlar. ehemmiyetli bir þeymiþ gibi senelerce özene bezene m ettikleri o mahut. birdenbire ateþ almýþ gibi öyle bir de e elini çekmesi vardý ki. kýzarýyor. hiç oralý lmuyor. sakin ve cesur olmak lâzým. (Paþanýn büyük kýzý): . Fakat ben. bu aðaçlar içinde yine o fakir iþçi ile karþý karþýya geliyordum. Nerime Haným dedi ki: . kaçýnmamý bekliyorla mu bozmadým. fa da elimdeki eldiveni gördü. yakasý sýlý her þeyi pýrýl pýrýl parlayan bir erkânýharp yüzbaþýsý idi. akla sýðar þey mi? Evet. Fakat. bu. O. Hülasa. þaþýrmýþ görünmeyeceðim. ÇALIKUÞU 297 Biraz sonra Nerime Haným'la içeri giriyoduk. tereddütle bana baktý ve dedi ki: . Sonra. bugün güneþ gibi parlak. Evet. düðmeleri. olur þeyler. Þimdilik hiçbir þey sezdirmemek. Galiba. Fotoðraf çektirir gibi. arkadaþlarýy hse girmiþ. . bugün inatçýlýð yaparlarsa yapsýnlar. dedim. öyle bir kýyafet ki. tabii buralýlar gibi bunu bir hakaret saymayýz deðil mi .. Sadece: . Tuhaf deðil mi? Ben. Yalnýz Nerim Hanýmefendi biraz tereddütten sonra söze baþladý: . vücudu dik. niçin? Bunu dah anlayacaðým. Biz istanbulluyuz. Size iþin doðrusunu söyleyeyim efendim. Hakký da yok mu ya? Küçük iptida birkaç gün evvel amele kýyafetinde gördüðü bir þahsý. o þaþýrdý. Herhalde.Feride Haným. güzelim? ihsan. benim utanmamý. Galiba. sen burada miydin? Nereden çýktýn ayol? diye hayret etti. Üç.Ne münasebet efendim? Nerime Haným. 296 Reþat Nuri Güntekin Evet. Amcazade ve süt kardeþim Ihsa n'ý size takdim etmemde bir mahzur görmezsiniz.Bilâkis. "Selam merasimi"ni pek iyi bilmiyordu.A! ihsan. zabite "hazýr ol" kumandasýný baþkalarý vermiþ. ihsan Bey'le görüþtüð bizden çok evvel yukarý gelmiþti. dedim. öyle bir duruþ. sözlerinin yaptýðý soðuk tesiri pek iyi anlýyord Bugünkü garip komedyanýn son perdesini tekrar yukarý salonda oynadýk. Nerime Haným. baþýndaki alabros saçlara varýncaya kadar kýlýcý.. Fakat bu sefer büsb kýyafetle. bu gülünç "operakomik" dekoru içinde gülünç bir komedya oynayacaktýk.. rolünü o kadar acemice oynuyor ki: "A! ihsan. yarý açý iþleri. demek o da biliyordu.. bir saniyede anladým ki. çok memnun olurum efendim.hçesindeki çam ormaný taklidinde. Genç zabit. üþenmeden amelelerden birinin elbisesini giyinmiþ. Bize mektepte.Evet.Feride Hanýmefendi. bahse girmiþ: "Mutlaka bir çaresini bulur. sürpriz yapmasýný çok seven insanlar. Gençlik bu ya efedim. ihsan. parmaklarý birbirine yapýþmýþ duruyordu. Kadýncaðýz. Maarif ordusunun küçük zabitlerinden. besbelli a yle benden su istediðini hatýrlýyor. insan bey nleriyle kýlýcýný çekerek: "Hazýr ol!" kumandasýný vermesini bekliyor. siz de bizim gibi istanbullusunuz. bu paþalar. ince býyýklarýnýn altýnda.Efendim. tabii Ihsan'ý tanýdýnýz. bilâkis. cüretkâr gözleri parlýyordu. cevap vermedim. Bu biçare eldivenden. Zavallý Nerime Haným.Feride Nizamettin. Hayretle dudaklarýmý bükmekten kendimi alamadým: . ik k. Fakat benim de. onun söz söylemesine meydan vermeden kendimi takdim ettim: . o güzel ve cüretkâr sükûnunu muhafaza edemedi. Mamafih. onu ilk defa görmüþ gibi konuþuyordum. mahcubiyetini saklamak için gülüyordu: . deðil mi? Ben. Göz göze geldikçe zavallý delikanlý. pek güzel olduðun zu söylemiþler. bu Muallime Haným'la görüþürüm O gün. Bütün simalar bunu gösteriyordu. sen nereden çýktýn?" ayret ederken sesine: "Vah vah! Yalan söylediðimiz ne kadar da belli oluyor!" der gi bi bir ahenk geliyor. hiç fütursuz: . maskara edilnýiþ bir biçare aðaçlar içinde gördüðüm þeyin ehayyir etiðini anlatmak için bu kadar tafsilat kâfi. bir asker te mennasý için kaldýrdýðý elini yarý yolda tekrar indirdi. zabitlerden bazýlarý size mektepten gelirken tesadüf etmiþler.Belki aklýnýza bir þey gelir.

Niçin kýzým? Biraz evvel onu beðendiðinizi. Uzun etekleri karanlýklarda kaybolan bir beyaz ipek. Hiç böyle þey olur mu. yine gayet sade: . nefret ettiðim büyük düþmanýmýn ism Ç. Mamafih. Gitmek için müsaade Nerime Haným. tahsili de iyidir: Terfian Beyrut'a tayin edildi. beni kandýrmak için birçok þeyler söyleyeceðini hiss azikâne. güzelim? Zavallý çocuk. Sizi Allah'ýn emriyle Ýhsan'a istiyorum. çok güzel bir genç.Ne kadar iyi! Hakikaten güzel. Mademki siz e onu beðendiniz inþallah mesut olursunuz. bizim de "mutlaka" isteyecek bir þeyimiz olabileceðini. adeta müteessir olmuþtu. çok müteessir olacak. haným kýzým? Ben. fakat aramýz da bir izdivaç ihtimalini aklýmdan. ÇALIKUÞU 299 . sevimli bir genç. Feride Haným kýzým. komþudaydý. ihsan Bey. alacaðým!" diyor. Þimdi.Ihsan'ý nasýl buldunuz. Ben Ihsan'ýn sütannesiyim. fakat o. benim dilim varmayacak. "Munise" diye300 Reþat Nuri Güntekin çektim.Abacýðým! Ondan imdat ister gibi ellerimi uzattým. Feride Haným'ýn reddedeceðini aklýna bile getirmiyordu. iþin buraya geleceðini daha evvelden hissetmiþtim. . Fakat. iyiden iyiye kararmýþtý.Allah senden razý olsun. Oda. Hakikaten gülünecek bir vakaydý.Yüzü de güzeldir. küçük bir sükût hüküm sürdü. akýllý uslusunuz.. Yorgun bir tavýrla annesine: . bin kat daha isyan ettirici bir komedya. e bi elimde büyüttüm. Malumatý da. bizim aþaðý misafir odasý.. Bu sözlerime hem hayret ediyorlar. Ihsan'a söyle. Vakayý olduðu gibi yazýyorum. kendimi hayal meyal seçebiliyordum. Paþanýn landosu beni evime býraktýðý vakit Munise. yine tekrar ediyorum.Kuzum anne. tekrar birbirlerine baktýlar. yine tekrar ediyorum ki.Hanýmefendi.Hanýmefendi. Ana kýz. on gündür öyle telaþ içinde ki: "Ölür m. O: . 298 Reþat Nuri Güntekin . Duvara vurmuþ donuk bir ay ýþýðýna b aynada. bir türlü akýllarýna getirm istemiyorlar. Sonra. hem memnun oluyorl ardý. ayný kendini beðenmiþlik. bu dünkünden bin kat daha gülünç. bu cariyeniz için büyük þeref.Evet. neþem gibi hüznümden de renk vermedim: . bu erkekler! Hepsinde ayný gurur.Feride Haným! Herhalde kati cevabýnýz bu olmayacak.Çok iyi bir genç görünüyor. bu meziyetlerini açý n açýða söyleyebilir miydim efendim? Bu. dedi. düðününüzü burada yaparýz. ilmem neden.ihsan Bey. çok müteessir olacak. Size de. Bilmem nasýl bir ýþýk oyunu oldu.. Sahne. ihsan Bey'e de bütün kalbimle teþekk im. kimi isterse alabilir. Hafýz Kurban Efendi'nin kar sýnda düðünlere giderken giydiði gron çarþafý. fakat dudaklarýmdan yanlýþlýkla baþka bir isim. Bu dakikada Munise odaya girdi: . Sizi pek beðenmiþ. yahut kalbimden geçirmiþ olsaydým. Lacivert kýs elbisem bana beyaz gibi göründü. Ah. çünkü ihsan. Fakat mümkün deðil. güzel ve deðerli bir genç.. el . o a beraber Beyrut'a gidersiniz. yabancý memlekette kocaya istenilmek bana bu dakikada garip bir mahzu nluk veriyordu. boynunda dizi dizi beþibirlikleriy-le misafi . Nerime Haným. Dünkü vakanýn sýcaðý sýcaðýna bugün bir komedyaya daha kahr . Nerime Haným'ýn. Büyük Haným. sizi istiyor. dediðiniz gibi mükemmel gör r. hanýmefendi. Birdenbire ellerimi yüzüme kapadým. 6 Mayýs Bu hafta benim kýsmetim açýldý. bir genç kýz için biraz fazla serbestlik olmaz mýy Ana kýz. Bizim de bir kalbimiz ol duðunu. birbirinin yüzüne baktýlar. genç kýzlarla doðrudan doðruya konuþmak olmaz ama. fakat gayet kati birkaç sözle buna imkân olmadýðýný söyledim. güzel bulduðunuzu söylediniz ya! Gülerek ceva m: . mutlaka. Soyunmadan evvel bir kere da ndimi seyretmek istedim. bu bahsi uzatacaðýný. birdenbire þaþýrdý: . dedim. Bir ay izin alýrýz. kýzým! iþimizi kolaylaþtýrdýn dedi. . Demin size arkadaþlarýyla bir bahse tutuþtuðunu söylemek lâz geldi.

Bunlardan ne hakla ve niçin size bahsettiðim meselesine gelince. ya "Ziyaný yok.Nasýl. Mesela.Evet. Bu kadar saf bir kadýnýn. 15 Mayýs Bu akþam. elinden almýþ. fakat cidden iyi bir çocuksunuz. sizden bahsetmeyen yokmuþ. çapkýn bir mülazým. kardeþlerini almak için.Zavallý komþum. maateessüf. onun için size bir analýk. dualar ediyor ve perde kapanýyor. siz bana görücü mü geliyorsunuz? . haydi gönlün rahat etsin. diye meþhur bir söz vardýr kýz güzel. belki farkýnda deðilsiniz. O: . çatkýn bir çehreyle þu sözle . Görüyorsu . Þimdi ara sýra kýyor: "Bana artýk paþalar paþasý demelisiniz.Öyle ya! Tam elli beþibiryerde vermeye razýyým. cami gibi mukaddes bir yerd ir. sizi almak için beni boþamaya kalktý. yüzüme bakmadan tereddütle devam ediyordu: . Mamafih. ablalýk vazifesi yapmak istedim. Muallimlerimiz de hakeza. burada. Biz. çocuklarýndan ziyade sizi görebilmek için geliyorlar. Öyle ki.Hayýr.Feride Haným kýzým. saf gözlerinde saf bir hayretle: . Bilm .Ne kadar süslüsünüz bugün. böyle hiç renk vermeden þaka etmesi. Ç. kýzým. mahsus size geldim. Öyle deðil mi? Müdire. her þeyi haber alýrým. bu memleket o kadar kapalý bir yer deðil. Ben gayri ihtiyari eðlenerek: . kýzým. beni alabileceðinden emin mi? O. bana görücü geldiniz? O.Kimin için? O. gülmüyor. daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazif edir. Bir gün. Allah hakký için þu Hacer-i Esvedi bir öpelim!" diye nutuk vermiþ.Bizim efendi için. dünyanýn en sade bir þeyinden bahseder gibi: ÇALIKUÞU 301 . kapýcý Mehmet Aða. Yalvardým. Öyle deðil mi? Halbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de. Kabahat demiyorum.Nereden bildiniz? Ben. hem yalnýz bir taze olduðunuz için kendinizi biraz daya iyi korumanýz lâzým gelirdi albuki bazý ihtiyatsýzlýklarýnýz oldu. birdenbire þaþaladým: . Onu dedikodudan. hizmetinizi ederim!" dedim. bana acý! .Evet. tuhaf bir haber verdi: Evvelki gece. Fakat. diyor. Birisi tecrübesiz. her rast geldiðiniz erke du.. o hanýmý al.O halde. Ben. Konuþmaya baþlýyoruz. halinde bir tuhaflýk var. güzelliðiniz. buna da iki sebep v ar kýzým. mektep kapýsýna gelen peder ve ne kadar çok olduðuna dikkat ediyor musunuz? Siz. Ben: . Sonra. gözleri aðlamýþ gibi. artýk insan sarrafý oldu .Mektep.or. güzel güzel geçiniriz.Bu Kurban Efendi sizi býrakýrsa. idadi mektebindeki büyük talebelere varýncaya kadar sizi uzaktan tanýmay an. kahkah larla gülüyordum. sizde 302 Reþat Nuri Güntekin nazarý dikkati celp etti. kýþladaki zabitlerden. Akþam üstü kýzlarýný. ciddiyet ve hayretinizden memnunum. Güzellik baþa beladýr. söz getir meye baþladý. hemþireceðim! Ben: . me tebin kapýsýnda durmuþlar.. mektep tatilinde Müdire Haným. iftiradan. Benim için mi? O: . Fakat bir kusurunuz var: Ken dinizi hâlâ istanbul'da sanýyorsunuz. mektebin menfaati meselesi var.Galiba teklifli bir yere misafir gideceksiniz. kasabada gizliden gizliye bir dedikodu baþladý. bunlardan birisi: "Ben duvardaki siyah taþa Gülbeþeker'in elini düðünü gördüm. Dünyada. hemþire sizin için. efendi size göz koymuþ. beni odasýna çaðýrdý.Hemþireceðim. böyle bir þeye imkân yok. Telaþ etmeyiniz kýzým. Ben: . isyan ettirici bir saffetle: . bilâkis gözlerinde yaþlar var! O: . meyhaneden dönen sarhoþlar. Çünkü. sade ihtiy Mesela. fakir tal ebelerimizden birinin saçlarýný örmüþsünüz. hiçbir þey bilme m gibi otururum ama. sokakta çocuða para vererek kurdeleyi. Biçare kadýn. kadýnlar epeyce süslü olarak gezebiliyo rlar. tek beni boþama. kahvedeki esnaf tan tutunuz da.. Fakat ben biliyorum. ucuna bir de kurdele paraçasý takmýþsýnýz. Kuzum kar-þedeþim. baþkalarý için tabii görülen bir þey. Ben: . Onlar. gençliðiniz. sizin yemeðini ririm. Dün. Fakat o. Biz. Ben. deðil mi Gülbeþeker'den niþan aldým!" diye a ndiriyor muþ. hemþireceðim. tabii hoþuma gidiyor.

bitip tükenmez gurbet yollarý uzanýyor. 5 Haziran Kuþlarýmýn ahi tuttu. gayet tatlý söz söylüyor. üst üste boðuþuyoruz. sonra da bu kadar iyi bir kýsme reddetmeniz nazarý dikkati çekti: "Mademki ihsan Beyi istemedi. ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetiþmek için? Ç.. Yine kuþlara ýslýk çalýyorum. hiçbir hareket yapmadan dinlemiþtim. dudaklarý-' ÇALIKUÞU 305 mm ucuna geliyor. ara sýra teyzeme benzeyen bir büyük hanýmla konuþuyorum. Kozyataðý'nýn bahçesinde -Ne münasebetsiz sözler söylüyorum? Galiba bende sinir hastalýðý b de bir kararsýzlýk var. bunun için kibar aileler el üstünde tutu gece bir yere davet ediyorlar. fakat arzumu reddetmedi. siz e hatýrým kalmaz. Müdire Haným. ihtimal. þimdi bilakis. Þimdilik kendimi unutturmaya çal hiç sokaða çýkmýyorum. bu daðlardan.. Bana söz söylerken gözlerimi kapýyorum. yahut da kýskanýyorlar. yine gurbet kokusu almaya baþlýyordu. bir sebep göstererek be i baþka bir yere göndermelerini istersiniz. bu dedik an gözleri korktu. fakat ne yapayým? Siz artýk idareye yazarsýnýz. düþüne düþüne: . Feride Haným? diye sordu. Bunu o gece iþitmemle unutmam bir olmuþtu. Hele se le benziyor ki geçen gün. güftesiyle nasýl aklýmda tutmuþt den sonra.r ne kendiniz için. Kendim de yavaþ yavaþ farkýna varýyorum. acaba kimi?" yolunda dedikodular meydan aldý. kuþlara su verirken. sadece Feride deyin. olmaz mý? dedim.Bunlara ne dersiniz. durup dururken yavaþ yavaþ bu þarkýyý söylemeye baþ-1 ladým. bahçemdeki çiçeklerin açmaya b adýðý bir nisan gününde. Bir daha bu þarkýyý söylemeyeceðim. dedim. [ sendedir" diye bir þarký söylemiþti.. Bu adi þarký parçasýnýn ne güftesinde. Komþularým da artýk beni eskisi gibi aramýyorlar. ihtimal. Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütü uyla koklamayanlar için ne manasýz bir söz! Hayalimde yollar. biraz açýk giyinmesini hoþ görmüyorlar. ne derseniz deyiniz. 304 Reþat Nuri Güntekin Ne vakte kadar Yarabbi. Hanýmefendinin teklifini kabul etmiþ olsaydýnýz. ne mektep için hiç hoþa gide- ÇALIKUÞU 303 çek þeyler deðil. Bu iþte bana edeceðiniz en büyük insaniyet ve m et.. bir tedbirsizlik daha yapmýþsýnýz. Müdire bir þey söylemeden düþünüyordu. hakkýnda bazý ufa k tefek dedikodular iþitiyorum.. güzelce. Müdire Haným. ne bileyim? . Yalnýz: "Þehirde dile düþtüðü için istemiyorum!" demeyiniz. þen r kýz. C. bana hocaným demeyin. Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmýþtý.yine eskisi gibi gülüyorum. Lütfen baþka bir bahane bulunuz: "idaresiz" deyiniz. cahil" deyiniz. Yalnýz. Dedim ya. kulaðýmda Çeçen arabalarýnýn o ince yanýk sesli ç . güzel ut çalýyor. Gözlerimin dolduðunu göstermemek için pencereye dönd uçuk mavi semasý içinde. utana utana ondan bir þey istedim: . Fakat hüznüm gibi neþemin de kar sýðmýyor. yine Munise ile hamal çocuklarý gibi al alta. iþ görürken. Abdürahim inde Yüzbaþý ihsan Bey'le konuþmuþsunuz. bir baþkasýný seviy or. asýl sebebi söylememek. Tatilin bu uzun aylarýnda onlar gibi mahpus kaldým.Kuzum hanýmcýðým. Muallim arkadaþlarý onu pek sevmezler. bestesiyle. eyl evvel baþka bir yere nakletmeye imkân olmadýðýný söyledi. Hafifçe içimi çektim. Bu memlekete acýyorum.Sözlerinizin hepsi doðru Müdire Haným. sükûtumdan þüpheleniyordu. Bu sözleri cevap vermeden. Halbuki bu yetmiyomuþ gibi. bir parça þaþýrdý. genç bir adamla görüþmeniz. "Elin den iþ gelmiyor. b r beis görülmeyebilirdi. Aylardan l sonra. ne bestesinde aðlan yok.. gittikçe incelip mahzunlaþan . pencerem-1 den görünen deniz parçasýný seyrede þarký. demek. Yanýk ses-1 li bir yolcu sularýn karanlýðýna dedir avare gönlüm.. Yirmi dört yirmi beþ yaþlarýnda. sinir. insan bir muamma? Bir kere iþitti-1 ðim bu þarkýyý. Fakat.. 20 Haziran Mektepte Nazmiye isminde bir arkadaþým vardý. ince ince tüten dumanlara benzeyen karþý daðlarý seyretmeye baþlad Çalýkuþu. Komþum. Evvela. benim itiraz v e isyanýmdan korkan müdi-re. Bir parça tereddütle . Dün akþamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mýsraý tekrar ed hiç sebepsiz aðlamaya baþladým. "asi" deyiniz.

can sýkýntýsýndan bunalacaðým bir dakikada Nazmiye geldi: . Ýhtiyar bir çoban. Ýnce boy-nuzlarýyla yalaðýn baþý ini iten keçi yavrularý Munise ile bana Mazlum'u hatýrlattý.Niþanlýmýn teyzesi niçin senin yabancýn olsun? Hem baþka bir fikrim daha var. . faka l yerlerdi. Sen gitmezsen vallahi ben de g itmem. Derdimiz eksik gibi niçin baþýmýza yeni bir sevda satýn Gittiðimiz köþk. Gülbeþeker de ne Gülbeþeker! Sahiden insanýn yiy tutuþtuklarý kadar varmýþ. kadýn erkek sesleri. nasýl bir gaflet dakikama geldi de Nazmiye'nin bu sözleri beni þüpheye düþürmedi? türlü bunu anlamýyordum. Nazmiye. çarþafýmý çýkardý. Munise'yi giydirmek isteðim vakit Nazmiye. bunu bana. Mahsus rica etti. Güneþ batmýþtý. sana niþanl receðim. Zannediyorum ki. ne mani olacak? Daha iyi. çok þeytan bir kýz! Ýnsanýn altçenesinden girip. Çardýðý örten sýk de akþamýn pembe yaldýzý yavaþ yavaþ sönüyordu. Bu gece Feridun'un teyzesine davetliyim.Nazmiye'nin bir yüzbaþý niþanlýsý varmýþ. bir keçi yavurusu yakalayarak uzun kulaklarýný. artýk pek gözü kapalý bir kýz sayýlmazdým. yüzünde tekerlek a yip bir þey! Bu kadýn. Küçükle þakalaþarak kendimi oyalamaya çalýþ zli bir kurt düþmüþtü. Ben. üstçenesinden çýkýyor. Fena halde bozuldum. münasebetlerini gizli tutuyorlar. Bazen onu evde býrakýyorsun da.Tabii. . gözlerinin sitemli bir bakýþýyla: . Etrafýný yüksek çardaklarýn yeþilliði sarmýþtý. Buralarý ne tenha. can sýkýntýsý. . Ev sahibi nde kocaman bir lamba ile içeri girdi. Bir odada epeyce zaman beni Munise ile yalnýz býraktýlar. Nihayet. merdivenden doðru. Yolda bir sürüye tesadüf ettik. Nazmiye. yaþlý.F 20 306 Reþat Nuri Güntekýn Fakat hepsine cevap buldu. elmas kýzým. Nazmiye. Pencereden baþýmý uzatým. Sonra. adýna bu kadar fantezi yakýþmaz. arzusunu kabul ettim. hafif hafif çýðlýklar geliyor. fazla bir teklifsizlikle ibi yanaklarýmý öperek: . Zaten benim bahanelerim de çocukça þeylerdi ki. Küçük bir talika arabasý bizi derenin öbür kýyýsýna geçirdi. üç çeyrek uzakta bir baða götürdü. yukarýda da söy ledim ya.. merakýmýzý kaldýrdý. bir sýr g ibi söyledi. onlardan olacak. kahkahalar. yapraklarla dan birisine girerek yarým saat. sul r damlayan ince çenesini öptük. Munise'yi nasýl evde yalnýz býrakayým? Bir mani mi var? diye sordum. Bir aralýk çobandan onu satýn almayý düþündüm.Hayýr.Feride Haným sizi almaya geldim. Dün evde. Elbisesini.Küçüðü de götürecek misin? demiþti. fakat þimdiye kadar gece yatýsýna gitmedim ki. Gözlerimizde yaþlarla arabadan atladýk. Yalnýz. Sýk asma yapraklarý arasýnda hiçbir þey seçmek mümkün deðildi. Ýki seneden beri dýþarýlardan çok þeyler gö Ne oldu. Sizi tanýmadýðý halde gözlerinizden öptü. þakaðýnda laden. Çok iyi bir çocukmuþ. gürültü ve ayak sesleri gelmeye baþladý. o kadar yalvardý ki. Bahçeden karýþýk. bizi üst katta bir odaya aldý. bir bostan kuyusunun tahta tulumbasýný çekerek taþ bir yalakta koyunlarýný suluyordu. Ne söylediðini bilmeyen bazý münasebetsizle vardýr ya. Ýhtimal. hafifçe kaþlarýný çatmýþ: . Fakat neye y ki yakýnda yine býrakýp gideceðiz. þiþman bir kadýn. kimseye söylemememi tembih etti. bir þey dikkatimi celp etmiþti. süsünü doðrusu gözüm tutmadý. Ben gitmemek için birçok bahaneler gösteriyordum. açýk hava ihtiyacý beni iyiden iyiye bunaltmýþtý. içim içime sýðmýyordu. O kadar dil döktü. dayanamadým. bozuk bir akort edildiði iþitiliyordu.. Bahçeler arasýnda. Saçlarý sarýya boyalý. Çalýkuþu . zevkimi takdir edeceksin. Kapý açýldý. Subaþý'nda ki baðýnda ziyafet veriyor. . ucu bucaðý görünmeyen bir baðýn orta- ÇALIKUÞU 30? sýnda eski bir bina idi.Evet. Feridun Bey'in teyzesi. Fakat bu niþanlýnýn ailesi ine rýza göstermediðinden. dedi.Görüþtüðümüze memnun oldum. Fakat renk vermemek lâzým.

. sallaya llaya. Bu dakikaya kadar bað sahibi sandýðým haným. Hakký vardý. Zihnim durmuþtu. Baþým açýktý.Cicim.Müsaade ederseniz kulunuz da candan bir arkadaþý. Güneþ batarken bu bahçeler lliðine doyum olmaz. söylenen sözleri bile anlamaya mamýþtý.Inayeten kabul buyurmaz mýsýnýz. sinemadaki o çirkin aþk sahnelerinden birini oynar gibi çekinmeden. niþanlým. Nazmiye onlardan birini takdim etti: . lambanýn fitilini düzelterek.Burhanettin bendeniz. ara sýra bize arkasýný çevirerek bu masanýn önünd . gittikçe daha ziyade birbirlerine so kuluyorlardý. bana bakmýyor. o. Nazik bir baþ iþaretiyle uzaktan selam verd i. odanýn içinde dolaþýyor. mehtap gecelerinde bu bahçenin cennet gibi ol duðunu anlatýrken Nazmiye girdi. âlemimize þeref verdiniz. teklifsizce sert avucunun içine aldý. Hiçbir þe r þey duymuyor. Bunlarýn üstünde burma býyýklý. merhumun bu sözlerini tam bir keramet gibi tesdik ettim. Talihime iki sevdiðimin isimleri de birbi ine yakýn düþtü. Aþaðýda bir keman taksimi yaptýlar. Þuradan. Tenezzülen teþrif ettiðini zi öðrenince. Feride Haným. dedi. hafifçe eðilerek: . Biraz evvel þiþman haným. biraz tereddütle odaya girmiþlerdi. bir velinimeti takdim etsin: Binbaþý B urhanettin Bey. Yarým saatten ziyade bir zaman bu odada beraber oturduk. Çünkü bende konuþmaya deðil. rkasýnda duran zabiti takdim etti. masanýn üstüne þiþeler. Elindeki küçük bir kadehin 310 .. Bur elleri cebinde. Giyiniþi. ça filozasý gözünün üstüne kadar inen bir panayýr palikaryasý resmi vardý. Fakat. sað olun. duruþu. mahsus karanlýkta býraktým. Yavaþ yavaþ onlara arkamý çevirdim. hafifçe eðildiðini gördüm: . seni ihmal ettim ama. buradan konuþuyorduk . Demir bir pençe kalbimi sýkýyor. Binbaþý ama bildiðiniz binbaþýlardan deðil. Fakat bu Burhanet-tin Bey'in ne alakasý vardý? Hayretle Nazmiye'nin yüzüne bakarak cevap bekledim. Bu. teþekkür ve minnettarlýðýmýzý sunarýz. Daha doðrusu konuþuyorlardý. nefesimi daraltýyordu.Efendim..sarsa sarsa sýkarak: . Bunlar çok adi ruhlu insanlardý. Kapýnýn dýþýnda gözüme uzun boylu iki zabit üniformasý 308 Reþat Nuri Gûntekin iliþti. inceli birçok sesle söylediði þarkýlar takip etti. Munise'yi e den tutarak dýþarý götürmüþtü. kolay ve seri söz söylüyordu. Evet.Feridun Bey. iki yaba de. Ýhtiyar kadýn. Kolumla saçlarýmý kapamak istedim. Nazmiye gülüyor: . yuvasýnda tecavüze uðramýþ bir hayvan yavrusunun idraksiz korkusuyla köþeme küçülüyordum. "Burasý uðurludur. Burhanettin Bey. bana ne ÇALIKUÞU 309 kadar saadet geldiyse bu baðdan geldi!" demeyi mutat edinmiþti. Elimi. söz söyleyiþi Feridun'dan büsbütün baþka id beyaz saçlarý. utanmadan baþ baþa . çek kolun lahi! diyordu. peder merhum emlaki içinde en ziyade bu baðý severdi. fazla kaçýnmak için sebep yoktu. Zabitler. tabaklarla dolu bir tepsi býrakmýþtý. daha sonra kalýnlý. bunlar çok adi ve fena insanlardý. arkadaþým. Saçlarýyla býyýklarýnýn bir k adý olduðu halinden belliydi. Bir kanepede yan yana oturan Nazmiye ile niþanlýsý. sen ne kadar dýþarlýklý olmuþsun? Herhalde niþanlýmdan kaçacak deðilsin. Bu gezinmelerden birinde binbaþýnýn önümde durduðunu.Elmas kýzým. hesapça bir kompliman olacaktý. gayri ihtiyari çekindim. . küçükhaným? Hayretle gözlerimi kaldýrdým. Küçüklüðümde büyükannem acayip bir kibrit kutusu alýrdý. Efendim. arkadaþýnýn bana verdiði korku ile karýþýk fena tesiri hemen hemen izale et biraz emniyet gelir gibi oldu. bunu bir gazel. Ýþte bu Feridun Bey kutularýnýn birinden fýrlamýþ gibiydi. meþhur Solakzadelerin küçük mah Solakzadelerin bu küçük beyi hemen kýrk beþi aþkýn bir zattý. gözlerini göz lerimden kaçýrmakta inat ediyordu.

Bu sözleri o þiþman kadýn söylemiþti. siz de bizim yiyeceðimizi buraya getiriniz. çehreler. istediðiniz gibi olsun. burada kendi evinde sayýlýr. Sonr koptu. Söz söylemek mümkün deðildi. Binnaz Haným. Çalgýnýn uðultusu içinde sesler derinleþiyor. O. düþünmeden yerimden fýrladým. beraber yemek yemek ! Ne yaptýðýmý bilmeden.istemem. bulanýyor. dedim. bir adým geriden ben ip ediyordu. Baþýmla reddettim.Dýþarý çýkýn. Küçüðüm: "Abacýðým" diye aðla saçlarýmý. Bileklerimi Nazmiye'nin elinden kurtarmaya çalýþýyor. Odanýn yar aktýðýný hissediyordum. beni burada býrakýnýz. yerimden kal mzumdan tuttu: . Siz misafirlerin yanýna ininiz. munis ve kibar çehresi bu dakikaya kadar bana m bir emniyet vermiþti. sofrada birkaç misafirimiz var. salona hudutsuz derinlikler veren endam aynalarý parlýyor. Duvarlarda. onlarýn birbirine çarpacaðýný hissediy Burhanettin Bey: .Korkma kýzým. nasýl isterse öyle hareket et.Israr etmeyiniz Burhanettin Bey. aðarmaya baþlamýþ saçlarý.diye baðýrýyordu. küçükhaným. Bu dakikada çýldýrýyordum. . Feride Haným'ýn biraz rahatsýz olduðunu söyle iniz. Nazmi ye. ilk hareketim. Gülbeþeker * Gözlerimi açtýðým vakit kendimi Munise'nin kollarýnda buldum. Dünyanýn en nazik ve masum bir likörü.Misafirimiz ne emreder. yaþasýn Gülbeþeker. Birçok gözler. vallahi yabancý deðil. Neydi bu baþýma gelen þey Yarabbi? Kendimi nasýl kurtaracaktým? Odadaki ýþýklar yavaþ yavaþ sönüyor. Bu odada. Mahsus n geldiler. dýþarý çýkýn. Burhanettin Bey'le yalnýz kalmak. gözlerime çöken bu karanlýðýn içinde kývýlcýmlar uçuþu denizin uðultusu gibi geliyordu: .Teþekkür ederim. korkma. Misafirimi yalnýz býrakm amak benim vazifem. dedi. onlar dan bazýlarýnýn niþanlýlarý. Burhanettin Bey. kollarýmla açýk boynumu saklamak oldu.1111 g^^^Hlflflj^^^^^^Hl----n.Reþat Nuri Güntekin içinde yakut kýrmýzý bir içki parlýyordu. Karanlýkta taþlýðýn nihayetinde bir kapý açýldý. Nasýl isterse öy le yapsýn. dedim. rüyada görülmüþ gibi karýþýk. hiçbir þey yok.Zararlý bir þey deðil. diyebildim. Gayet yavaþ: . Nazmiye ile niþanlýsý kol kola önümüzden iniyorlardý. Diþlerimi sýkmasam. Feridun'la. rahatsýzým. öyle ya zevceleri. u arý gibi ta uzaklara haykýrýyordu: "Yaþasýn Burhanettin Bey. Burhanettin Bey. erkek çehreleri. Hafifçe çýrpýnmak. var kuvvetimi tolayarak: . kolonyadan yanan gözlerimi öpüyordu. karanlýk bir yolda koþan meþaleler gibi ta uzaklara gidiyordu. Feride. daha ziyade eðildi. koltuðun kenarlarýna tutunarak köþeme um. Burhan Bey'in iki arkadaþý. bulanýk kadýn. Bu sefer. 312 Reþat Nuri Güntekin Tanýmadýðým bir ses: . Deðil mi.Ferideciðim. ÇALIKUÞU 311 mek borcumuz. sizi bekliyorlar. Nazmiye yanýma yaklaþtý: . Üstüm baþým sýrýlsýklam olmuþtu. sonra.. avizelerin ak si. zevceleri. ona baþýyla iþaret etti: . fakat bir türlü sönmüyor. Biraz kendimi toplar gibi oldum: . gelmezsen çok ayýp olur.Peki.Elmas kýzým yemek vakti geldi. Kamaþtýrýcý bir pýrýltý birdenbire gözleri ndan döktüðü ýþýk selleri içinde sendeleye sendeleye birkaç adým yürüdüm. sýcak nefesi yüzüme dokunarak: . rica ederim.

Ben n e olurum sonra abacýðým! Ah..Biçare.Feride Haným. Allah i doðrusunu söyleyin. Kozyataðf ndaki köþkten kaçtýðým. Þimdi ben. size karþý bir fena niyet yoktu. sýz benden yaþlýsýnýz. Sonra çenemi okþayarak. kimsenin size karþý f ir niyeti yoktu. olaðasý paltosunu giyerek arabacýnýn yanýna atladý. Yüzünü görmemek için baþýmý öte tarafa çevirdim. Kendime geldikten sonra.. kýzým? dedim. her zaman ceketinin önü açýk dura O da bana baktý. müdirede. Istanbul 'dal terbiye görmüþ. çekine çekine bana yaklaþtý. artýk ümit kesmeye baþlamýþlar. ben bu gece ne kadar aðladým. þehirden getirmek için bir bað arabasý hazýrlatmýþlar. sararmýþ yüzümle beni görünce þaþýrdý: 314 Reþat Nuri Güntekin . biraz açýldýn mý? Aklým diyordu. bileklerimi ovuþturuyor: "Feri-1 deciðim. kalbimi açmaya mani uþtur. titr . Mamafih. Hikâyenin sonunda boynumu büktüm. baþýný daha ziyade eðdi. dedi. ne zillet ne sefalet. sonra yanýndakilere dönerek: . mesleðim beni buna mecbur ediyordu. bir bað eðlencesi göstermek istemiþtik. sahiden çocukmuþ. bir yabancý gözüyle en ve anlayan bir anne gözüyle. Utuna utana. annem gibi.Munise. Bir köþede üþür gibi titreyerek büzülüy Yavaþ yavaþ baþýmda bir baþka gecenin hayali uyanýyordu. Seni niçin oraya çaðýrdýklarýný ir daha öyle yerlere gitmeyelim E mi? Ya sen? Allah esirgesin. dedi. baþýma. Baþýný arabanýn öbür penceresine dayayan Munise'nin derin derin içini çektiðini iþittim.Hayýrdýr inþallah. titreye titreye dün geceki vakayý anlattým. yüzüme. hem de bir b gözyaþlarýný karanlýkta gizlemeye çalýþarak: Ellerini tuttum: . dizlerine koyduðum ellerimi elleriyle severek. Benden çok fazla þeyler biliyorsunuz. yün latmalar. kýzým? Seni hiç böyle görmedim. sabahýn bu saatind iþ gözlerim. yüzüme bakmaya cesaret e . Hiç bir noktasýný gizlemedim. Cevap vermedi. Hasta mýsýn? de Bu hanýmýn sakin ciddiyeti. yere diz çökmüþ. sonra mesela birkaç gün evvel arkadaþlarýmýz-! dan biriyle konuþmakta s görmemiþ bir küçükhanýmýnj bu kadar vahþi tabiatlý olacaðýný nasýl tahmin ederdik? Tekrar ki. karanlýk yollara düþtüðüm gece. o araba ile beni þehre götürme-1 lerini istedim.Müdire Haným. Ne oldu. sen uyumadýn mý? diye sordum. çatkýn çehresi beni daima biraz korkutmuþ. Feride Haným. biý þey söylemeden dinliyor. Yarabbi! Düþmüþ bir kadýn gibi bu çocuktan utanýyor. bu baygýnlýk bir çeyrekten l fazla devam etmiþ. Sadece ik-l ram etmek. Baygýn kokulu iðde dallan. gözlerime dokun k beni rüyamdan uyandýrýyordu. hem de her vakýtki gibi bir müdire gözüyle.Ne var. üzüldüðünüz için sizden af rica ederim. Benden daha çok yaþamýþ. Ya . O kadar ki. razý oldular. emini olunuz ki. Kolonyalar. Çaresiz. umulmaz bir heyecan ve teessür uyandýrmýþtý. yüzüne bakma ret edemiyordum. ince dað yollarýnýn karanlýklarýna dalmýþtý. daha çok anlaþmýþ büyük bir insan ýstýrabýyla baþýmý kollarýnýn iç . Ýhtiyar kadýn. ÇALIKUÞU 313 Araba. dedim. O zaman dikkat ettim. artýk fena bir kadýn mý sayýlýrým? Bu sual. hiçbir þey tesir etmiyormuþ. Yola çýktýðým vakit Burhanettin Bey. Razý olmazlars a gece vakti tek baþýma yola düþ-1 mekten çekinmeyeceðimi söyledim. lerinden bir teselli cevabý dileyerek: . Fakat bu saatte. Sonra vazifem. siz bizi çok yanlýþ anladýnýz. gözle-1 rimi kapadým. Ne kadar korktum. kaþlarýný çatýyordu. Ýhti kadýn. Sonradan öðrendiðime göre. bu yabancý memlekette ondan baþka derdimi anlatacak kimsem yok tu.. Müdire Haným'ýn evine gittiðim vakit güneþ yeni doðmuþtu.Kirpiklerimin arasýndan bu sözü söyleyenin yüzüne baktým. küçüðüm aðlýyor. ara sýra arabanýn penceresinden giriyor. Çenemden tutarak baþýmý kal dan gözlerimin içine baktý..Abacýðým. onun küçük dizlerine koydum. eve gidinceye kadar annesinin kucaðýnda aðlayan bir ço için için aðladým. müterreddit. Baþýmý. Nazmiye.

güzel çocuklarý na sýl ele geçirecek? Feride. tabur imamlarýna kadar hesapsýz hamileri var. Seni daha kendime yakýn bulundurmak. Bu Burhanet tin Bey. kimsem yok. Fakat dünya öyle bir dünya ki. Yazýk.'nin. 2 Temmuz Rüzgâra karþý mantoma burundum. bir parça uyu. Fakat halsiz halsiz yastýðýn üstüne baþýmý býrakýyor. Her þeyi anlýyorum. alay beyinden. Ýlk varupla buradan gitmelisin? Gidecek yerin. Güverte boþtu. söy dinleyen. Bahusus. peçesi altýnda yüzünü görme iyet saydýðý bir genç kýzý koluna takarak bir iþret ve safahat âlemine götürmek. beni iskeleye kadar getirdi. Yaðmurda. a raban. sana þunu da söylemeye mecburum ki. Gecenin rutubeti iliklerime iþlemiþ gibi titreyerek aþaðý indim. artýk Ç. ileride geçireceðim yalnýzlýk ve hastalýk g -hediye mendillerinde kalmýþ kokular gibi. caiz olmaz.bana bir teselli olacak. saçlarýmý okþayan ellerine korka korka yanaðýmý sürüyor. Gi inceye kadar burada kalýrsýn.Hasta mýsýn. Ýhtiyar kadýn. Biri bir muallim arkadaþým. çok uðraþtým. fena bir mahluktur. güzelliðinden bahsettiði bir genç k nun için bir izzetinefis meselesi oldu. Feride? Bir yerin aðrýyor mu.'nin kýzlarý gibi iki kalýn örgü ile r: . birçok has aþasýn Burhanettin Bey" diye baðýrtmak için bir þerefti. yanýma geliyor. iþte kýzým. karda ölmekten kurtarýlmýþ bir kedi yavrusu gibi sok or. tes ellisi olmayan büyük bir yalnýzlýk gibi göründü. derin derin yaþayan. Bir t anesi de Maarif Baþkâtibi Sana bir mektup vereyim. Ben eþyan ile baraber Munise'yi buraya getiririm. bildiðin var mý.ek kelimelerle þunlarý söyledi: .Müdire Haným. sonra. Fakat beyhude. Bu þefkat. bildikleri birçoðunu saklamak lâzým. ay batýncaya kadar yukarýda oturdum. bu yeni bulduðum ana sevgisi gönlümün içine daha fazla sinecek. Bütün Ç. senin gibi masum. Orada benim iki bildiðin var. küçü anýyordum. hatta oynayacak? ÇALIKUÞU 315 O Burhanettin Bey gibi azýlý mirasyediler. Prençýbeza Maryu vapuru. senin ihsan Bey'le konuþtuðunu da duymuþtu. kýzým! Mamafih. Bu büyük yalnýzlýðýn kalbi vurur gibi ta derinlerden gelen sarsýntýlarýný dinleyerek e yazmaya baþladým. Yal nýz teyzeme benzeyen büyük- . Bana öyle geliyor ki. Munise kamaranýn ranzasýnd yuyor. taze. Ah. Hem artýk bu.Sen bu halle artýk evine gidemezsin Feride. birçok aile çocuklar k için israf etmiþ bir ihtiyar çapkýndýr. Bir þeyim yoktu. Nazmiye buradan giderse kibar hanýmlara kim dalkavukluk edeeek? Büyük memurlarýn gizli gizli yaptýklarý gec eðlenclerinde kim ut çalacak. saf. Mektebi onun þerrinden kurtarmak iç n müracaatlarda bulundum.O halde izmir'e git. Genç zabitlerin sokaklarda kýlýç þakýrdatarak yolunu beklediði. Yalnýz. kendimi daha fazla okþatýp sevdirir-sem. Haydi kýzým. temiz bir kýz olduðunu bugüne kadar anlamamýþtým. elini alnýma koyuyor. . Feride? . darýlan bir þey gibi tanýr ve severdim. kollarýný demir parmaklýða dayýyor karþý ýslýkla mahzun havalar çalýyordu. Nazmiye'ye müracaat ettile kim bilir. Onu yerinden oynatmak mümkün deðil Ç rrýfýndan. senin bu kadar masum. babasýndan kalan serveti birçok biçare kadýnlarý iðfal etmek. yuk arýda seni yatýracaðým. Ben. ne vaat ederek sana bu oyunu oynadýlar? Bu kadarla kurtulduðuna yine þükret. Halbuki bu gece sular bana çaresi. O Nazmiye! Kýz ben birçok þeyler biliyorum. ben. kýzým? diye soruyordu. beni þaþýrtmýþtý. bir ders bulmak için elinden gelen yardýmý esirgemez ümidindeyim. bu eli çevirerek. avuçl dum. Nazmiye. beri hiç vaziyetini deðiþtirmeyen uzun boylu bir yolcu. Vakanýn bir ik e kadar bütün þehirde duyulacaðý muhakkak. denizi. hasta deðildim. Ben gözlerimi açtýk r kadýn. .Feride. 316 Reþat Nuri Güntekýn Müdirenin yukarýdaki odasýnda akþama kadar uyanýp uyanýp tekrar uyudum. sana tertipledikleri planý ben tamamýyla anlýyorum. Bildiklerimden kimseye veda etmedim. artýk burada kalamazsýn. daha iyi himaye etmek mümkündür. daima gülen. * Bugün müdirem. hafif bir göðüs geçirerek devam etti.

Ben gözümle gördüm. dedim. ÇALIKUÞU 319 Dýþarýda. Burhanettin bilardo oynuyordu. konuþa konuþa yanýmdan uzaklaþmýþlardý. benimle beraber Ç. hatýranýzý da. Öyle ya dört gün evvel gitsey u hal baþýna gelmeyecekti.'de Mazlum'u býrakmýþtým. binbaþýyý bir köþeye çekerek bir þeyler söylemeye baþladý. Fakat. B. . Birkaç gün bekle de Beyrut'a kadar beraber gidelim. Fakat. . akýlsýz mahluklar.ÇALIKUÞU 317 hanýma uðradým. rovelverine davranmak istedi. Bu esn ada ihsan kapýdan girdi. hayatta belki bir daha size tesadüf edemeyeceðim. ihsan Bey. Çalýkuþu. Müdire Haným.Bizlerden birimiz bu iþi yapsaydýk. Dün Belediye gazinosunda idik. Kafesten kaçýncaya kadar türl içinde çýrpýnýyorlar. yahut edersem de sizi t anýmamýþ gibi görünmek lâzým gelecek. bu biçareler her þeye raðmen kafeslerine alýþýyorlar. b ilmem nasýl oldu? Sen vakanýn tafsilatýný biliyor musun? . Þu ordudan politikayý çýkaramadýlar gitti. Bilmeden zavallýyý felakete sürüklemiþ oldum. Kimden olduðunu bile söylememek inceliðini gösterdiðiniz bu gülle terimde. mademki onlarý bu kadar seviyorsun. ben de sizin gibi zannederdim.'den binmiþ birkaç yolcu vardý. Onlarý müdireye ema yemlerini. Binbaþý. Bu ihsan. dedim. Mahzun mahzun gülümsedim: . Fakat benim için divanýharp karþýsýna çýkmaya hazýrla andýðýnýzý unutmayacaðým. . Fak ihsan daha evvel kendi silahýný çekmiþti. Bu kadar ehemmiyetsiz bir þey için aðlanýr mý? dedi. Müdire dedi ki: -Feride. kendi elinle azat et.Feride.Karýsýnýn yeðeni ve sütoðlu. Birkaç kiþi hemen üstlerine atýlmasaydý. Burada da kuþlarýmdan ayrýlmak lâzým geldi. Kuþlar. Biraz evvel ihtiyar bir sandalcýnýn kamar irip býraktýðý gül demetinin kimden geldiðini þimdi anlýyordum. Paþa'nýn bi r þeyi oluyor. Kamaramýn açýk pence ttým. küçük gözlerini pencerelerin aydýnlýðýna dikerek hasret çekiyorla feslerde alýkoymah Müdire Haným. artýk fikrimi deðiþtird m. gece ve yorgunluk zavallý gözlerini aðrýtýyor. .Vallahi bana kalýrsa. sularýn içinde kaynýyor gibi görünen berrak bir seher baþlýyor. yaþlýsýna dedi ki: . sen anlaþýlmaz bir çocuksun. Fakat ihsan zannederim. gözlerimi kapayarak son bir defa "Feride" diye adýmý söylemesini dinledim. yine bir kadýn meselesi olacak. sularýný unutmayacaðýna söz verdirdim. Evvela k nazik konuþuyorlardý. baþlarýný kanatlarý içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde saba r bu kafesi düþünüyorlar. Denizde. Burhan'ý bilmez miyiz? Zabitler.Hayýr. haydi yat artýk. Seherden sana ne? ta uzaklarda uykuya ve daha baþka þeylere kanmýþ "sarý çiçek"lerin mesut gözlerini açacakl tir. halimiz yamandý. o kimsesiz yolcu. . muhakka ecekti. öyle pek titiz bir adam deðildi ama. 318 Reþat Nuri Güntekin Yaþlýsý: .çenemi okþadý: .Hakikaten esef edilecek bir vaka. Bilmem aralarýnda ne geçti? Birdenbire Ihsan'ýn bir adým gerilediði Burhan Bey'e müthiþ bir tokat indirdiði gördüm. Bunlardan iki zabit arasýnda þöy bir konuþmaya kulak misafiri oldum: Genç. ne istediðini bilmeyen zavallý. zorla. * Vapurda. Ben. daha sevap olur . Divanýharp yarýn Ýhsan'ýn muhakemesine baþlýyor. en temiz bir þey gibi kalbimde saklayacaðým. zorla. bu. ihtiyar kadýn. öyle sanýyorum ki. sanýr mýsýnýz ki.Kendi söyleyiþlerine göre politika kavgasý. dýþarýda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hay k. açýk havay arý zaman bir dal üstünde.insan Bey dört gün evvel hareket edecekti. hâlâ çaldýðý mahzun havalara devam ediyor.

hürmetle cevap verdi: . O halim masum sesiyle. Ya rýn.. ne o tasavvura sýðmaz çirkinlikti Yar abim! Yüzüne bakarken kahkahalarla gülmemek için dudaklarýmý ýsýrýyordum. fakat bugün cidden münhalim yok. Maarif müdürlerinin odalar a misafir eksik olmuyor. Yalnýz. insan. beyefendi. o gitmesin. bütün ötekilerinin acýsýný bu beyden çýkaracaktým.'deki o uyur gibi oturan. Bugün tekrar uðramýþtým. Hele öyle avurtlarý var ki. herhalde mühim bir adam olacak.veren dan birini nihayet yakalamýþtým.'deki müd n beni tavsiye ettiði adam. Çaresiz kendi kendime Maarif Müdürlüðü'ne gittim. Sanki birisi. Yarýn imtihan var. bakma ktan ziyade uyumak için yarattýðý o güzelim mahmur gözler. bu ne çýtýdýk çýtýdýk fmdýkkurdu böyle! Fmdýkkurdu mu? Benim Ýpekböceði ve Gülbeþeker'den zaten caným yanmýþ. ya esmer olur.Niçin gelmesin efendim? dedim. hiç kýzmadý. bunlarý söylerken kovulmayý göze almýþtým. gayet filozof bir tavýrla: .Evet. burada da fmdýkkurdu Þiddetle döndüm. .Yorulmayýnýz beyefendi. Bana türlü isimler -hem de inatlarýna böyle tatlý ve böcek isimlen.Kýzým. ne çýkar? Ben de zaten imtihanda bulunacaðým. Beya e ta dudaklarýnýn ucuna sarkan bir acayip burun. Yara gibi kýrmýzý. ahkahalarla güldü. sizin yerine ben söyleyeyim.Pekâlâ küçükhanýmda imtihana girýverir. Son bir ümidim kaldý. Zaten cariyeniz B. tereddüt ediyordu: . Çalýkuþu . 20 Eylül UÇ aya yakýn bir zamandan beri izmir'deyim. Yalnýz Rüþtiye'nin Fransýz muallimliði var.F 21 322 Reþat Nuri Guntekin Tabii ben.. altý ay tebdilihavayl a istanbul'a gitmiþ. onu da kaybedersem. bir þey buluruz" dedi. .Ay. gülerek sözünü aðzýndan aldým: . Bu nutuk. Ona güzel bir ders verecek. Ç. manz arasý ferahfeza. Tabii hanýmýn iþine gelmez. ya beyaz deðil mi? Bu beyefendinin yüzünde yeni kapanmýþ yaralarýn na ik beyazýndan kömür karasýna kadar bin çeþit renk vardý. Öyle kirli bir esmerlik ki. ekim öyle oldu. Abuhavasý latif. eðlenÇALIKUÞU 323 mek için elini kömür tozuna sokmuþ da bu yüzü þöyle karmakarýþýk karalayývermiþ. Birdenbire deliliðim t uttu.'de Darülmualimat Fransýzca muallýmes iydi. Fakat tuhaf deðil mi? O. yakalý etmediðine hayret edilirdi. ben gelmeden bir ay evvel hastalanmýþ. "Birkaç gün" onun lisanýnda bir iki ay demekti. beni bittabi tanýmadý: "Birkaç g uðrayýn da bakalým.. fakat müsabaka ilan ettik.Ne yaparsýn kýzým? idarenin icaplarý. diye baþladý. Lütfen bir parça iltifat gösterdi. Müdür. Fakat. . idare birçok himmet ve mas rafý ihtiyar ederek yeni bir mektep vücuda getirdi. iþlerim iyi gitmiyor. buraya iki saatlik bir mesafede bir nahiye mektebi var.321 DÖRDÜNCÜ KISIM îzmýr. benim gibi genç bir muallimi n himmet ve fedakârlýðýna muhtaç deðil mi? Mersi.'de Ze ler'e giderken görmüþtüm.. dedim. Müdür.Emredersiniz Reþit Beyefendi. Köþedeki koltuktan çatlak bir ses geldi: . bilmem ne olacaðým7 Düþünmeye bile cesaret edemiyorum. görülecek þey. kirpiksiz gözkapaklarý içinde birbirine gayet yakýn iki þebek gözü. Bu Reþit Bey. sayýklar gibi söyleyen battal zat deðil mi? Kudretin. Karþýma kim çýksa be . . Bu lütfunuzu bir kere B. beni Zeyniler'e gönderdiði vakit verdiði nutkun ayný idi. Sen gitme. All en gelmeden sakýn imtihan baþlamasýn ha.

maymunlarýn aðzýnda fýstýk falan sakladýklarý keseler vardýr. yüzünün arkýyor. Size güzel bir oda veririz. Küçük. Bana bir iþ bulmuþ. niçin bu kad miyet verdiklerini þimdi anlýyorum. Reþit Bey'i kýrmak doðru deðildi. bu beyefendinin yüzünü yarattýktan sonra fazla ileri gittiðini görmüþ. bu mesleði öteden beri sevmem. hizmetçilik kabilinden bir þey addederdim. ben de ileri gidiyordum. kýzým. kimsesiz kýzlarýnýn kalbi üstünde durmayý. elbette ir altýn parçasý içinde yatmaya tercih ederler" diyorum. haksýz r kalbe tazmin etmiþ olacak. Maarif mekteplerinde sürün aksýnýz? KýzlarýÇALIKUÞU 325 ma Fransýzca dersi verirsiniz. izmir. Karþýyaka'daki köþkünden dönüyorum. 27 Eylül Bugün Reþit Beyefendi'den bir tezreke aldým. ben. Geç vakte kadar penceremden rýhtýmý ve denizi seyrettim. Vaziyetim çok fena. Mamafih. Fakat bunun için de bi buldum.Haným kýzým. Saray gibi bir yer. Üç gün mühlet istedim. Bu yadigârý elden çýkarmak istemiyordum. tahriren tasrif ediniz. 28 Eylül Reþit Bey'in. doðrusu az þey deðil. Kendi kendime: "Annemle babam.Eðer Reþit Beyefendi istemiþ olsaydý. Biçare fotoðraf. K .ni. Bence. Reþit Bey. Anneciðimden kalan son r madalyon imdadýma yetiþti. istikrar. Herhalde benim muallimliðimden daha rahat ve kârlý iþ olacaktý. iki güne kadar aybaþý oluyor. Beraber oturur kalkarsýnýz. fakir teyze kýzlarýnýn hayatýný kýrmaktan. Fransýzcasýný yazayým. on fiilin muzarilerini. gönlünü söndürmekten baþ ki?. Tahriri imtihan fena gitti. Pencerem. behemahal kazanýrdýnýz. emriha-zýrlarýný. müsabakaya girdim. He halde kudret. beni nezaketle kabul etti. fakat kuþ kafesi g yer. Kâtiplerden biri dedi ki: 324 Reþat Nuri Güntekin . N çare ki. Kocasýna sattýrarak sýný getirecek.Onun da baþýmýzýn üstünde yeri var. þimdi çýplak kaldý. fakat arkadaþlarýnýn bana ha tmelerine mani olamadýðýný söyledi. Kalpsiz bir güzelliðin. Behemehal kazanacaðýmý ümit ettirecek bazý sözler söyl Allah. Fransýzcamý beðendiðini. Bugün onu karþý komþulardan birine verdim.. Bana birkaç sözle ettiði iyilik. Fakat yi bahane ederek kabul edemeyeceðimi anlattým. istismar istifa gibi sekiz. 3 Ekim Munise ile bana köþkün üst katýnda denize karþý bir oda verdiler. Ýzmir. Görüþmek için Karþýyaka'da rifteki kâtip. kýzlarýnýn Fransýzca mualliml edi ki: . dediler. R Beyefendi benimle Fransýzca konuþtu. iktidarýnýz gibi hal ve tavrýnýz da hoþuma gitti. bütün körfezi görüyor. bu beyin bana düþmanlýk ettiðini söylemiþti. Kira vermek lâzým. Bu sözün doðru olmadýðý anlaþýl yacaðým. bunu sebep saymýyordu: . Kel imelerin Türçelerini bilmiyorum ki. yüz güzelliðinden daha iyi bir þey. izmir. imtihaný kazanamadým. týpký onlar gibi. Munise'ye acýsýn. Reþit Bey. Resmi bir mu bulursam âlâ. Küçük bir çocuðun fakirhanemize ne yükü olur? Kati cevabýmý vermedim. 25 Eylül Netice anlaþýldý. çünkü içinde annemle babamýn evlen e çektirdikleri fotoðraf vardý. gönül güzelliði göz. Son bir teþebbüste bulunacaðým. Fakat þifahi imtihan iyi oldu. izmir. Olmazsa ne çare! Karþýyaka. Gösterdiði emniyet ve nezaket için teþekkür ettim. adeta mürebbiyelikti. 22 Eylül Bugün. o lmaz mý? Bu. Mektubunda bahsettiði iþ. Onun reyi hilafýna iþ görme addine düþmüþ! Herhalde bir fikri var. Bu beye.

dursun. Munise. Kendi yüküm. Üçüncü kat merdivenin baþýnda bir erkek gölgesiyle ire ürktüm. Üç gün evvel Ferhunde ile Sabahat. Yalnýz onlar deðil. bu hafif aydýnlýkta yalnýz elbiselerinin siyah yahut beyaz lekelerini fark ettiðim insanlar. Denizden gelen fýsýltýlar. Yan pencereden birinden.O vakitlerde rahmetli hanýmefendi hastaydý. Bu çocuk. çok iyi hareket ettim. ne bir hayat var. . geri çekilmek istedim. Bereket versin. fenerler sönmüþ. Öyle olmasaydý. az çok onlarýn kapý yoldaþý deði kat ben. Onun için hürmet ediyorlar. nefesimi nefesleri. gö onlarý gece denizleri gibi koyulaþmýþ yeþil gözlerinde. Köþkün en büyük kusuru arý kovaný gibi iþlemesi. Demin yukarý çýkarken. geç vakte kadar beni aþaðý salonda alýkoymuþlardý. Gecenin göðsüme basan. bu iki ayýn son gün-lerindeyiz. mutlaka her misafire çýkmam için ýsrar ediyorlar. Senenin on ayýný Avrupa'da. Sana ne mi. hep böyle görünmeyen sevgilerle dolu. birbir lerini seven niþanlý çiftlerdir... hiçbirisine iþ buyurmadým. dedi. Beni bu köþke bir küçükhamm gibi nezaketle kabul ettiler. Burada ne güzel. Mamafih. biz artýk baþkasýnýn evindeyiz çocuðum. birdenbire durdu.) Karþýyaka. biri daha küçük iki i Ferhun-de. Kalfa hanýmlardan biri. Ýnþallah yine kendi evimiz olursa o vak dedim. güzel küçük yüzündeki sevinç sönmüþtü. Böyle olduðu halde bavulumu kendi elimle odama çýkarmama müsaade etmeyen. . denize allý. diyeceksin? Ben de. evimizde her r etmek istedi. Bilmem niçin. Odaya girdiðimiz vakit. karanlýðýn bütün görünmeyen köþeleri. ayak çekilmiþ. Daha fenasý. yumuk yumuk bir kýz..tesiri var. bir gün manalý manalý göz kýrptý: . havagazlarýnýn yeþil aydýnlýðýnda ar ilmeyen genç kafileleri piyasa ediyor... hep. gitarla kâh þen. 7 Ekim Reþit Bey'in köþkünde hayat fena geçmiyor. öyle genç kýzlarýn dudaklarýndan geliyor ki.babasmýn parasýný yemekle geçirirmiþ.. Köþkün bundan daha büyük bir Reþit Beyefendi'nin büyük oðlu Cemil Bey. yavaþ yavaþ uyuyan bir çocuk gibi baþýný kayalarýn beyaz yastýðýna * Ben buraya bugün gelirken.. onu zorla e imden çekip alan ihtiyar kalfaya minnettar oldum. kâh mahzun havalar çalýyorlar. her zamandan ziyade bana sokularak küçük küçük buselerle yüzümün her tarafýn Penceremi kaparken bir kere daha dýþarýya baktým. bunda Reþit Beyefendi'nin verdiði ehemmiyetin de -zannederim. (Fakat bunu yazmaya cesaret edemeyeceðim. köþkü üç gün evvel býrakm 328 Reþat Nuri Güntekin çaktým. bana öyle geliyordu ki. Bunun için gayet hýrçýn tabiatlý. Ha nýmefendi besbelli bu doktorun yüzüne baka baka çocuðu güzel oldu. hiçbir zaman bana að iþti. hiç eksik olmuyor. El. Bir genç askeri doktor gelir giderdi. yýldýzlarla donanmýþ bulut kümelerine benzeyen tepeleriyle. güzellikte beybabasýnýn bir eþi. En büyük korkum hizmetçilerden. merdivenin yarýsýnda birdenbire eteðimi yakaladý. Gece yarýsýna kadar tramvaylar iþliyor. Kolundan tuttum. Onlar an sonra karanlýkta yukarý çýkýyorum. Küçük Sabah ir bebek gibi güzel. önümdeki Karþýyaka rýhtýmý.r... þimdi kumsalýn bir kýsmýný boþ býrakarak ÇALIKUÞU 327 daha uzaklara çekilmiþ. Çocuk. manasýz ve sevimsiz bir nç. kulaðýna eðilerek: . Cemil Bey'in sesi: . Misafir. Talebelerim. muhteþem bir donanma aydýnlý anan Kordonu'yla görülecek þey. baþlarý sevgililerinin boynunda. hayaletleri fark edilen kaya yýðýnlarýnýn üstü.. þirin... beni ne kadar ince oynuma doladý... çýktýðým basamaklardan be indirmeye uðraþtý. hesap yanlýþ çýktý. beni daha ziyade eðlendirdi. dudak dudaða gizli söyleþmeler.. iki ayýný da burada. biri ben yaþta.. Fakat doðrusu. Niçin hakikati saklama-lý.Munise. yüzüme hafif bir ay yordu. biraz sahil f enerler iyle oynaþan deniz bile. F le Sabahat. dedi. küçükhamm. yabancý deðil. Ne demek istediðimi anlamýþtý. kendi kendime öyle dedim ama.Korkmayýnýz. daha bunlarý anlayacak yaþta deðil. Otuz yaþlarýnda kadar. Uzakta. yeþilli ziyalar akýtan bir g azinoda. Köþkün ihtiþamý biçarenin gözlerini kamaþtýrdý.

Misafirlerden yaþlý bir hanýmefendi gülümseyerek: . Beni aff ettiðinizi söylemek mürüvvetini esirgemeyiniz.Bir þey deðil. Fakat dudaklarýmdan boð r hýçkýrýktan baþka ses gelmedi. Çalýkuþu. odama doðru y Bir elime çantayý.Hayýr. kendimi kaybet bire sandalyenin kenarýna oturmuþ. onlarý baþýmla tasdik ediyor.Feride Haným. Yüzünü görmediðim halde pek telaþ ve heyecan hissediyordum. nazik. buna çanak tuttum. bu zamanýn asabi. üstüme hafif bir baygýnlýk gelmiþ. böyle zannettikleri için adeta minnettar oluyordum. . dedim. Yapýlan terbiyesizlikten sonra bu soðuk edebiyat. sýcak nefesini yüzümde hissettim ve k uvvetle kendimi geriye attým. az acýyan bir gözle bakýyordu. Bir gevezelik falan etmemden kor kmayýn. O. r Reþat Nuri Güntekin 330 "lý" Ertesi sabahý beklemek daha münasip deðil miydi? Tabii böyle. Hafif bir ýstýrap feryadýný zapt edemedim. Reþit Beyefendi ve küçükhaným yeni satýn alýnmýþ bir süs eþyasý gibi misafirlerine gösteriyorlardý. elinde bir bardakla koþmuþ.Uykum kaçtý. Ben buraya bir akþamüstü ortalýk kararýrken gelmiþtim. Feride Haným. Geçmek istedim. dedim. dudaklarýmdaki þaþkýn gülümsemeyi bile söndürmeye çalýþa belki daha az gözlerimi kapamýþtým. Sabahat. aþaðýya kadar yu: va ktým. 11 Ekim . Fakat nereye? Ara dan üç gün geçtiði halde bu karar tatbik edilemedi. Açýk kalmýþ bir panjurdan giren hafif aydýnlýk içinde Ce de bu kaný görmüþtü. Bir merdiven parmaklýðýna sarýlmasaydým. Ben. ömründe ilk defa aç kalmýþtý. evlatlýk kabilinden lara böyle muameleler yapmak âdettir. dedim. Merdiven penceresinin yanýndaydýk. . bir elime Munise'yi alarak kapýyý çekip gitmek kolay. Fakat buna imkân yoktu. küçükhanýmlar. Bir par deðiþmesiyle gül gibi sararýp soluyorlar. Merdivenbaþý dar olduðu için geçecek yol kalmýyordu. Onlara yalan söylemiþtim. Mamafih. Hâlâ buradayým. birdenbire beni bileklerimden yakaladý. küçükhamm. Buraya geldiðim o ümitsiz akþamda. Ah. efendim. þakalaþýr gibi ikimiz de gülerek bana zorla birkaç yud su içirmiþti. . Çünkü geldiðim gece. Maksadý hissetmiþtim. yalnýz beni býrakýnýz. Bu gece ben dünyanýn en adi bir adamý gibi hareket ettim. Bunlarý söyledikten sonra telaþsýz ve lakayt bir tavýrla merdivenleri çýktým. yarýn sabah rasgele bir bahane ile çýkýp gideceðim. Yeni vaziyetimin beni mecbur ettiði mahcup nezaketle herk esin ayrý ayrý gönlünü almaya çalýþýrken..Feride Haným. pencereden mehtabý beklemeye çýktým. Kadýn hizmetçi. birdenbire tanýmadým efendim. yavaþ yavaþ. lodosun tesiri olacak. ÇALIKUÞU 329 . ehemmiyeti yok.Yaptýðýnýzda bir fevkalâdelik yoktur efendim. Cemil Bey. gürültü etmeksizin yanýma inmiþti. köþk misafirlerle doluydu. küçükhaným.. beyefendi.ya bu merdiven baþýnda birdenbire doðan pembe mehtap! Hangi mehta ba o kadar gönül alýcýdýr ki?! Cemil Bey. diye yalvaracaktým.Nasýl deðil. Fena halde baþýmý çarpmýþtým. bir yeriniz incindi mi? dedi. Karþýyaka. saða doðru bir adým attý. misafirler telaþ etmiþlerdi. Cemil Bey. hasta bir kýz sanýyorlardý. o gün. Bir þey anlamamýþ gibi görünerek usulca kaçmak istiyordum.. Sesi teessürlü titreyerek: . tüylerimi ürpertti ve bana bütün cesareti i iade etti. Herkes bana beðenen.Affedersiniz. Hepsi beni. beni affediniz. nazik küçükhanýmlarý. Sert bir sesle: . dedi. Bu hýçkýrýðý boðmak için mendilimle aðzýmý kapamak istedim lanan dudaðýmdan ince ince kan sýzdýðýný gördüm. Konaðýnýzda bunlarýn vaziyetinden pek farklý olmaya ir vaziyeti kabul etmekle ben. dedi. de yazmaya utandýðým þeyi artýk itiraf etmek zamaný geldi. Reþit Bey. Bu hafif baygýnlýðýn sebebi baþkaydý.Mehtap zamaný deðil ki. s sýz býrakmamak için: . meþakkate tahammülü olmayan bir küçükha-ným.

ih . Gönül bu ya". dudaklarýný bükerek hocayý al alýyordu. þimdi mebusa lâyýk bir alafranga haným arýyor. evlenmelerine bir gün kala. Albümün yapraklan içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu fotoðraf. Gayet yavaþ bir sesle. bir burnu var ki. Bu kadar güzel. Sabahat'in onlar için söylediði sözlerdeydi. Bey. Fakat tam sokaða çýkacaðýmýz vakit. dedim. yabancý memleketlere gitmiþ. Bu manzara. ahbap fotoðraflarýyla dolu albümler vardý. benimle þaka etmeye çalýþýyordu: . hâlâ gülerek masanýn baþýndan ayrýldým.Bugün Ferhunde ile Sabahat'in yine izmir'den misafirleri gelmiþti. sandalla Bayraklý'ya g ÇALIKUÞU 331 dip gelecektik. hiçbir hareket etmeden di lemiþtim. Böyle baþ baþa gýdýklanmýþ gibi gülüþ lum. ÇALIKUÞU 333 Bu tafsilâtý. dedi Misafirler.Feride Haným." diye haykýrýþtýlar. Hiç dönmeye niyeti olsa. g olacaðý gece kaçýp gider mî? Münevver Teyzem. karýsýnda ge ile dayak yermiþ. sarýklý po hoca efendi kýyafetinde görünüyordu. Mese rla dolu. dünyaya emredecek gibi görünen bu koca sakallý adam. hâlâ albümün içinde bana gülüyordu. görülecek þey! e daha tuhafýný söyleyeyim: Bu bey. vazgeçersiniz. hayatlarý. Ben de onlar gibi hafif bir fery medim. Hoca Efendi. içmeden kesilmiþ bu vefasýz kýzý beklemiþ. Ferhun-de'ye: . . Konyalý bir süt dayýsý vardý ki. bir ine karýþan dalgalý saç kümeleri arasýndan baþýmý uzattým.Nafile. o bir dalda durmaz.Çok doðru söylediniz. ben razýyým. bakmakla doyulur þey deðildi. hep bir aðýzdan: "Ah. Her birisiyle öyle eðl r. Onun karþýsýnda duran fotoðrafýný ise. biraz dedikodu yaptýlar. çok þeytan bir kýz. Ellerini sallayarak beni ardý. Öðleden sonra bir deniz gezintisi yapacak. aksi gibi yaðmur baþladý. ir türlü istememiþ. çok tatlý. insan. acayip Çalýkuþu'nu hatýrlamýþ olacak ki. "Kalpsiz" dedi Sabahat. deli gibi gülüyordum. mebusumuza varmaktan korkarým. ufak tef yet hoppa. baþka saadet bulunmazsa bile. güzel maskaralýklar tti. heybetli bir paþa. Münevver Teyzem'in zevcidir. fakat dýþýrlýklý olduðu belli. gülmekten bayýlýyorduk. Çalýkuþu. Feride Haným. Kâmran. ne güzel. dedi.. Ferhunde. kaynanasýnýn elini öptüðü vakit oradaydým. çocuk gibi aðladý. þimdi münhaldir. arkamdaki piyanoya dayanarak hiçbir þey söylemeden. dedi. albümün üstüne. hiç olmazsa ömrün atlý gülmekle geçirir. 332 Reþat Nuri Güntekin Ben. gayet þýmarýk bir þeymiþ. arkadaþlarýný etrafýna toplayýp onlara fotoðraf gösterm ki fotoðraflarda deðil. çok alaka ve hararetle arkadaþlarýna þu ilatý verdi: .Bu bey. tabiatlarý için öyle tuhaf þeyler söylüyordu ki. Nihayet.. Bu.Hemen mektup yazýnýz. mebus. bir gün vapurdan lý iskelesine çýkarken kaza ile denize düþmüþ. teyzelerinden birinin kýzýný severmiþ. ne olursa olsun.. o kadar güzeldi ki. bir baþýna evden kaçmýþ. aylarca yemeden. On beþ ile yirmi yaþ arasýnda dört küçükhaným. . Bir etajerin üstünde aile. sayfayý çevirmemesi için Sabahat'in elini tutuy or. Bu kýz. Küçükhanýmlar bir parça piyano çaldýlar. Sabahat. bu kadar nazik bir gence vefa . Reþit Bey'in. mebus olduktan ak ve tek gözlükle çýkarmýþtý. ilk karýlarýný dý. hatta bunun için ismine Çalýkuþu derlermiþ. memleketinin þivesiyle: "Tatlý canlarým gidi arýn!" diye baðýrmýþ. Ke ndini görseniz acaba bu fotoðraf bir þey mi? Bir gözleri. Geçen ilkbaharda istanbul'dayken düðünleri oldu. Arkamýzda çar zun mahzun salona döndük. bu fotoðrafý görürseniz. Kâmran'ýn fotoðr * Sabahat. ben mebusumdan vazgeçemem diyerek yaklaþtým. Misafirlerini eðlendirmek için. Bunlardan bir ta esini çekerek masanýn baþýna geçti. hiddetle gözlerini açarak mebusa bakýyor. bu fotoðrafýn sahibiyle eðlenmedi bilâkis. irer birer köþelere çekilerek gizli gizli konuþtular. Akrabalarýndan kerliferli bir hanýmefendi.Feride Haným isterseniz sizi bu güzel zatla evlendirelim. bana döndü: .

saadet de hasta gönülleri öyle sýzlatýyor. i gösterenlere. Artýk bu evde kalmamayý iyiden iyiye zihnime yerleþtirdim. o günlük kokularýnýn. Hanýmlar gülüþtüler. tekrar oraya. Fakat yeni bir vaka be . uzunca bir kýr gezintisi yapmamýza müsaade etmiþti. F t Sor mektebi için verdiðim söz. Þimdi. derin derin sevmeye baþladýðýmý anladým. cevap vermeden düþünüyordum. senin yaþadýðýn. etrafým-dakileri bu k ve þenliðe boðmadým. Dün sabah vapurda eski muallimlerden Sor Berenis'e tesadüf et tim. Halbuki ben. Misafirlerden biri. M beri beni aradýðýný söylediler. Ben sadece: . Onu bir kere de iki ay evvel görmüþ. Çünkü ayaklarým çukurun tam kenarýna basmýþtý. Emrimi alýncaya kadar köþkte kimseye bir þey söylemek istemiyordum. ben senden nefret ettiðim için. p aðýr erg inin içine düþersem. akþam 334 Reþat Nuri Güntekin karanlýðý içinde köþke dönünceye kadar aðlatmasaydý.Feride. nefes aldýðýn dünyadan uzaklara kaçma . ömrümün en m ecektim. baþka bir cazibesi yok muydu? Gözümün önüne. baþýmdan münasebetsiz bir kaza geçmeseydi bugüne. birisi: . sen bizim hayatýmýza alýþýksýn. Baþýmdan günlük korkularýnýn aðýr hülyasý. Hatta. Bu tarafta rahat bir hayat vardý. fakat bunun da baþka bir tesellisi. nefretim o d buldu ki. bayýlýr.Peki. Kâmran. çukurun öte yakasýna bir kasýmpatý gördü: "A. tekrar kavuþacaðým miniminilerin muhabbet ve merhamet kleyen hayallerine gülümseyerek: . yabancý memleketlere kaçmýþtým. mekteplerimizin bakýmsýz kalmýþ kaba saba ellere ziyan olmuþ. mutlaka güzel bir yer olacak. dedim. dedim. bu haberi aldýðým vakit aðlar. Bu þefkat. çocukluk rüyalarýmdan bir kýsmýna tekrar kavuþmak mümkün olacak. teþekkür ederim. Ben. giderim. ne güzel! K mümkün olsaydý!" dedi.Çok bekledin kýzým. bir parça þefkat bekleyen çiçekler gibiydi. gelirim. Hasta gözler gibi hasta gönüller i karanlýktan iyi ilaç yok. Seni Kuþadasý mektebine göndereceði Kuþadasý. kulaklarýmdan erganunl eri yavaþ yavaþ silindi. evrakýmý geriye almaktý. Arkamdan bir çýðlýk koptu. bu uzaklýk kâfi gelmiyor. öyle" sanýyorum ki. bir tehlike teþkil edecek kadar derin ve geniþti. ben birkaç günden beri seni arýyorum. Çukur. Ayrýca ev tutmaya hacet yo k. oraya gitmeden evvel Maarif Ýdaresi'ne uðradým. gülerek: "isterseniz onu size hediye edeyim?!" dedim. sefalet. benim adým. Ben.Köprü olsaydý. benim gönlümün þefkate olan açlýðýný doyuracak. en eðlenceli gü Kâmran. muallimliði açlýktan ölmemek için kabul etmiþtim.Köprüsüz de geçilir zannederim. Munise bile onlar arasýndan gelmemiþ miydi? Bundan baþka son bir senelik hayatýmýn bir iki tecrübesi daha vardý.bu leri. Bugün. fakat talihine iyi bir yer çýktý. Bir sel ç n geçiyorduk. Hesabým doðru çýkmadý. Öbür tarafta belki yine ÇALIKUÞU 335 zaruret. avucuma batan dikenlerin sýzýsý beni. Ýki üç günde bir Ýzmir'e iniyor. Her þeye rað-men. Aydýnlýk. Düþünmeye bile lüzum görmeden: .etmemiþ bir kýza "kalpsizden baþka bir þey denemez. mektepteyken pek seviþtiðimiz için bir parça hali anlatmýþtým. bi bilir. mektepte kalýrsýn. Öyle olmasaydý.Peki Ma Sor. hasta gözler incitiyorsa. Ne istediðini merak ederek yanma girdim. maksadým. Fakat ne çare ki vaat ettiðim kasýmpatýný koparýp g dim. Karanti-na'daki mektebimizde bir Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç var. Öteki tarafa geçmeye muvaffak olmuþtum. ben senden nefret ediyorum. Bir iki dakika kaldým. Kuþadasý'na. diye þaka etti. gönüllerinin bütün minnet ve muhabbetini veriyorlardý. Kalbim çarpmaya baþladý. miniminileri g biçareler. Bu meslek. ömrümde hiçbir gün. bugüne ömrümün en þen. içimden öyle geldi ki. Zaten. açýlmak için biraz güneþ. ne güzel isim. Düþmemek için bir diken kümesine sarýlm bu kaza baþýma gelmeseydi. iyi olacaktý. bugünkü kadar gülmedim. beyefendi. Maarif Müdürü beni . Müdireye seni tavsiye ettim. Sor Be-renis dün dedi ki: . if Ýdaresi'ne uðruyor-dum. ke alarýnýn saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek. Akþamüstüne doðru hava açmýþ. Fakat ne ziyaný var? Deðil mi ki. dedim ve birdenbire atladým.. O ölmüþ günlerin ölmüþ rüyasýný mak zaten mümkün deðildi. ni tutardým..

bu debdebeyi bulamaz. ben seni günden güne daha ziyade seviyorum. mektebin baþmualli-mesi beni karþýsýna aldý. ne yapsak da seni bu eve baðlayabilsek acaba? Benim aklýma bir çare geliyor ama. Halbuki ihtiyar kadýn. Ne çare ki. birisi tarafýndan söylendiðine þüphem kalmadý. Munise ile -bu sarý papaðanýmla. O baþladýðý bir söze devama cesaret edemediði vakit. Burasýný her yerden ziyade sevdim.. Reþit Beyefendi'nin bana o kadar hürmet etmesi. herkes öyle. sözü kesmek için kalfaya lakayt bir tavýrla þu cevab dim: . birden sevinmiþ. Mes ela geçen gün. hatta top oynamasý. Kuþadasý.birbirinden tam üç ay fasýla ile dað gibi iki oðlumu kara topraða verdim. Öyle sanýyorum ki. Kalfanýn bu sözlerinin. ev hanýmsýz gitmeyecek.avare.Kýzým. hal fena. Baþmuallim Haným. bir þey demiyor acý acý gülümseyerek düþünüyordum. Fakat anlamamazhktan rek dinlemeye devam ettim. sakýn aklýna bir þey gelmesin.. baþka söze arak söylüyordu: . küçükle küçük oluyorsun.F 22 . ben bir iki gü r Kuþadasý'na gidiyorum. yarýn öbür gün e Sabahat kocaya giderler. bizimle saatlerce þakalaþmasý.. Feride Haným . Birkaç sene evvel b e bir þeye isyan ederdim. debde i. ben çocukluðunu bilirim. Demek bütün bunlar. mektebi sana orum. malumatlý görünüyorsun.Sizinle görücü gider.ni buna mecbur etti: Büyük kalfa bir zamandan beri bana tuhaf tuhaf þeyler söylüyordu. deyip odama çekildim. Saba-hat'le Ferhunde'nin derslerine bu derece ehemmiyet vermesi. kalfacýðým. Eh. bitkin bir kadýn. kudret. Pek güzel bir memleket diye mi? Hayýr. dün gece büsbütün açýldý: . Sade ben deðil. Tabiatýn. herhalde bir maksadý var!" diye söylediði sözler aklýma geldi. ben erken yatacaðým. sana ne kadar teþekkür etsem az.. Maarif kâtibinin: "Reþit Beyefendi istese seni Fransýzca muallimliðine tayi ederdi. kendi kendime: "Kuþadasý. Elli yaþla kadar. yaþlý bir adam deðil. Buna benzer daha birçok sözler. Güzel bir adam deðil ama. büyükle büyük. yaln r hayat geçireceðim bir Robenson adasý çýkmadý. bana dedi ki: . 25 Kasým "Kuþadasý'na gider misiniz?" dedikleri vakit. þu Bey'e münasi ir kýzcaðýz bulabilsek. ahlâkýn güzel. Gençsin. evleneceðiz. yalnýz güzel simalarý deðil güzel t l denizleri de insana gizli gönül azaplarý versin diye yaratmýþ. yaþlý iki haným. Bej) Kuþadasý'ný güzel ve r yer olmadýðý için seviyorum. onlardan hayýr y ok. evvelce zannettiðim gibi. Fakat þimdi. iki muallimimiz daha var. vaat ettiðinden on kat ziyade çalýþt y içinde gerek mekÇalýkuþu . Dünyayý g ni buraya ikinci muallimelikle göndermiþler. Kalfa hanýmýn bu sözlerine ben bir: "Kapý yoldaþý teveccü a bir mana ve-remiyordum. Sen geldikten sonra bir baþReþat Nuri Güntekin 336 illi ! kalýk oldu. saltanatý var. de-1 dim. genç çocuklar ama. bu kadar zamandan beri aradýðým saadeti..Allah rahatlýk versin. Reþit Beyefendi'ye bir hanýmcýk arardýk. bir haramzadeye düþersek. Kuþadasý. eve tat vermiyorlar. Bilakis her zamankinden ziyade çalýþýyorum lde? Verilecek cevap biraz gülünç.. Elimden geldiði kadar çalýþacaðýmý vaat ettim ve sözümde durdum..Feride Haným kýzým. Rahatým pek yolunda olduðu için mi? Bu da deðil. Kýzým. ne dersin kýzým? Ben.Kýzým. hani vallahi kimse bir þey söylemedi. gönül rahatýmý mutlaka orada bulacaðým! m.Beyefendi.. Son a þaþkýn þaþkýn yüzüme bakan ihtiyar kadýna: ÇALIKUÞU 337 . Maazallah. Ferhund ile Sabahat. bana dün dedi ki: . Bildiðin gibi idaret et. Birkaç ay sonra niþanlým oraya gelecek.Kýzým. Bu his beni aldatmamýþtý. b enim adam. hasta. insan burma býyýklý delikanlýlara da varýr ama. Fakat ne yapayým ki hakikat. hiç münasebeti yokken demiþti ki: . Ah. Bir ay evvel buraya geldiðim vakit. tabiatý da fena deðil.

bütün ruhuyla. Mekt bir neþesizlik çöktü. yalnýz boynunu. beyaz kirpiklerinin içinde tarif edilmez bir tat lýlýkla parlýyordu. 16 Aralýk Ne aksilik. Baþýný çevrimeden öyle fena. baþýmý çekerek. Hayatýmý mektebe vakfettiðim içi bile vermiyordum. 15 Aralýk Muharebe baþlayalý on beþ gün oldu. yine týpký Zeyniler'deki gibi. küçüklerimden birçoðunun orduda babalarý. umrumda deðil. öyle ayýp bir cevap verdi ki. mektepte kalan birkaç kitabý almaya gitmiþtim. Üstlerine büyük adam gibi halim bir mahzunluk çöktü. ihtiyari ellerimi yüzüme kapadým. nerede onlar? dedi. Fakat o. . ellerimi tuttu. bilmiyor. Memleket memleket geziyor . bir feryattý. hastaneye her gün kafile kafile yaralý geliyormuþ. Hastabakýcýyý eteðinden çektim. gönlümün içinde öldürülen rini baþkalarýnýn çocuklarýna verdim. tam bu dakikada. ne aksilik! Bugün kumandanlýðýn emriyle mektebi iþgal ettiler. bir yaz semasýna m llat olmuþ geçici bir bulut gibi'hepsi daðýldý.. yaramaz. minnettar oluyordu. hiçbiri kalmadý. 24 Aralýk Bugün. Hayrullah Bey. dedim. muallimeyim Doktor Bey.Bir kere de Baþhekim Bey'e soralým. bir sonbahar akþamý. sýrtýndan ceketini atmýþ.Doktor Bey. Yüzünü görür görmez.Biliyorsunuz ki. Kuþadasý. hatta bir baba kýz gibi bizi birbirimizin larýna atmýþtý? Ne bileyim.Beyefendi hani siz Fransýzca resimli kitaplar bulmuþtunuz. ne Ýzmir'deki isyanlar. Çaresiz geri dönüyordum. Bu halde bir adamdan kitap sormak saygýsýzlýktý.. Zeyniler'deki Doktor Bey! diye feryat ettim. birkaç saat birbirimizi görmüþtük. týpký Zeyniler'deki gibi bana: . kardeþleri. Muvakk at hastane yapacaklarmýþ. kendini baþkalarýna vermek ne güzel þey! Çalýkuþu tamamýyla eski Ç deki müphem yaþamak yorgunluðu. kapýlardan biri k: . dedi. yüreðimin acýsýný u utuyorum. O. kendi kara gözleri için çalýþtýðýmý zannediyor. sargýlar. Bugün kasaba birbirine girdi. Hangi gizli ruh alakasý bizi birbi e baðlamýþ. Çocuk gözleri gibi berrak mavi gözleri. Zavallý kadýn. farkýnda olmadý: . Bir hastabakýcý kadýn.Vazgeçiniz. Arkadaþlarýndan en minimi klara varýncaya kadar herkes seni seviyor Ben bile vakit vakit derdimi. ben. sen gülerken gülmeye baþlýyorum. Ben. 340 Reþat Nuri Guntekin Mübalaða etmiyordum. Fakat. iki sene sonra kýrk yýllýk iki dost.. Bu. onlarýn saadetlerine kendi mek artýk beni korkutmuyor. birer birer aðarýncaya kadar baþkalarýnýn çocuklarýna. senin burada ne iþin var? diye sordu. Odanýn içi þiþeler. Çalýþmak. ak sa dum. Ne isterlerse yapsýnlar. dedim. Saçlarým. Baþhekim. Fakat mektep kurtulunc aya kadar ben ne yapacaðým. Þiþelen devirerek yanýma geldi. aya bu karýþýk þeyleri düzeltmeye çalýþýyordu. Yarabbi. bu gözlerin içine gülerek: . fakat hissediyorlar. iki sene evvel.Söyle bakalým. ecza kutularýyla doluydu. nasýl vakit geçireceðim? Kuþadasý. Muharebe baþlamýþ. insan. insan kalbi. ihtiyar doktor birdenbire kýzdý. gerek çocuklarýmýz çiçek gibi oldu. ÇALIKUÞU 339 Kuþadasý. çarþafýmýn üstünden saçlarý a bir gün bile deðil.338 Reþat Nuri Güntekýn tep. l Aralýk Bir zamandan beri etrafýmda bir muharebe sözü dolaþýyordu. Allah senden razý olsun. Arkasýný döndüðü için. Kuþadasý. Öyle bir karýþýklýk ki. Biçareler siz.Vay küçük yine mi sen? diye baðýrdý. kitabý dini kaybetse bulamayacak. yüzünü çev . oradan kaçmak istedim. var. öyle anlaþýlmaz bir þey ki!.. ben de kendimi tutamadým: . galiba birkaç kitap kaldýrmýþtý!. Birdenbire: .

konuþmaya devam ediyorduk: . dedi. Hayrullan Bey. diyor. gülerek: . gözlerimi açtým. Hatýrlarsýn ya? Burada da bana yardým eder misin. Þimdi buraya tayin ettiler.. yine Zeyniler'deki iddiasýný tekrar etti. Bazý geceler evime bile dönemiyorum. O. Birdenbire yüzüm güldü. Omuzlarýma hafif bir elin dokunduðunu hissettim. .. dedi. minnetimi anlatmak i stiyorum.. bu çehreyle mi? Peki.. dalgýn dalgýn gülümseyerek tekrar uyudum. Yorgunluk. Yine hatýrý sayýlacak derecede fena bir kelime..um. Bu söz. saf piþmanlýklarýný. gayret ederim. . ecza odasýndaki bir koltuðun içinde uyuklamýþ-tým. beni çok müteessir ettiði için ke esi kelimesine aklýmda kalmýþtý: ÇALIKUÞU 341 . O ilaçlarýný. halin daha mden mi haber soruyorum. ha? Zaten arada büyük bir fark yok.. Gülerek omuzlarýmý silktim: .Kimden. Bana kuvvetimi ve sevgimi harcayacak bir iþ ol un da.Maarif demek istiyorsunuz. bu halle. caný sýkýlmýþ gibi beni parmaðýyla tehdit etti: . yanýndan kaçýyorum..Hâlâ mý haber yok.Bu yaþta. sevimli mahcubiyetleriyle affettiren.. ha senin minimini maymuncuklarýn. Ben utanarak: . iki büyük kusuruna raðmen. ayný temiz çocuk yüreði. bu þefkat. Ýþ o kadar çok ki. Mamafih. çocuk gibi sevindim. 26 Aralýk Bir aydan beri Hayrullah Bey'in yanýnda hastabakýcýyým. Benim üþümemden korkmuþ. askerliktir. bana öyle tatlý geldi ki... bu ihtiyar doktoru çok seviyorum. sonra tabii memleketimin çocuklarýna hizmet etmek emeli . adeta.. yarýn geleceðini haber aldýðým hasatlarý kabule hazýrlandýk. bak þurasýný ne hale koymuþlar? El deðil ki. küçük kýz. Dün gece geç vakte kadar aðýr yaralý bir ihtiyar yüzbaþý ile meþgul olmak lâzým gelmiþti. O. Mesel .Uyu küçük..Peki Doktor Bey..Aldýrma küçük. bu da sebep olur mu ya? Bazý aðzýndan öyle þeyler çýkýyor ki. Doktor Hayrullah Bey'di. Bütün hayatýmý ve gönlümü biliyor gibi nihayetsiz bir esefle: . Bir þey söylemek... tek sen vahþil ik gösterme. . ha benim sevgili ayýcýklarým! Zaten ikisi ruh itibariy le öyle birbirlerine benzer ki. Seni böyle memleket memleket gezdiren her kimse ondan.Fakat bir þartla Doktor Bey. S luktan bitap düþmüþ.. kabahatini kendi de biliyor. Bu dakikada.. Ne musibetti o köyün adý? Orada sana hastabakýcýlýk ettir di. Gerçi etrafýndakiler de buna hak kazanacak münasebetsizlikler yapýyorlar am a. . Ýkinci kabahati bundan daha büyük.. gözlerimi k diyor gibi görünmeye çalýþarak: .Bana baþka bir fikir geliyor. Yanýmda pek askerce konuþmayacaksýn. ben kitaplarýmý unutmuþtuk. Bu kaba saba adamda anlaþýlmaz bir nicelik var. rahatsýz olma.Gayret ederim küçük. hastaneye gelen yaralý kafilelerinin 342 Reþat Nuri Güntekin ardý arkasý kesilmiyor.Mektebimizi aldýðýnýza o kadar üzüldüm ki. Günler um. daha ecirli bir iþtir.. öyle olsun yaramaz. Ayný saffet. ne vakit isterseniz iþe baþlarým. Doktor Bey. Ýnsanýn dine bile itiraf eteme-diði en olmayacak þeyleri öyle ustalýkla aðzýndan alýyor ki. Birdenbire yüzüme su serpilmiþ gibi ürperdim.. Muhabere devam ediyor. hatta hoþ gösteren çocuklara benziyor. kabahatlerini. ne olursa olsun. öyle olsun. Mamafih arada bir kaza olursa kusura bakmazsýn a rtýk. Bunlardan biri kaba kelimel er kullanmasý.. Doktor Bey? dedim. küçük? dedi. Doktor.Ne yalan söylüyorsun küçük? Dudaklarýn yalan söylemeyi öðrenmiþ ama gözlerin.Hemen þimdi. uyku galebe etti. Kuþadasý.. hem de ateþ karþýsý arý bu aylarda benimkilere yardým. uyandýrmamaya çalýþarak üstüme ince bir battaniye örtmek istemiþt giren hafif seher aydýnlýðý içinde daha solgun ve yorgun görünen mavi gözleriyle gülümsedi . bunlarýn irapta mahalli yok. Akþama kadar beraber çalýþtýk.

ne yapacaðýmý þaþarýyorum. bu ihtiyar doktor. 28 Ocak Bu sabah. b eni yanýnda istiyor: 344 Reþat Nuri Güntekin . Ara sýra sorduðu tek tuk suallere kuru cevaplar vermekten baþka bir þey yapmamýþtým. Birdenbire zihnimde bir þimþek çaktý. Bu çehre bana yaba bu yüzü bir türlü bulup çýkaramýyordum. Nefe rin ihtiyar anasý. Kuþadasý. ihsan Bey! Bir zaman evvel çocukluðumdan. sefaletlerinin son dereceyi bulduðunu. kendi odamý verdim la sen meþgul olursun. ateþi. bu muhabbeti. Fakat o.Küçük. yanýmýzdaki yatakta bir askeri muayene ediyordu. Hayrullah Bey. bana dah-ha evvel bu meseleden bahsetti: . Ne vakit nazik bir ameliyat yapacak olsa. fakat Kuþadasý'nda da bazý emlaki var.ihsan Bey. Dünyayý baþtan baþa bir zulüm. yaralýnýn sol nabzýný tutmuþtu. dokuz ay sonra karýsý tifodan ölmüþ. dedi. kaç defa kendini kaybetmiþ. utanýlacak bir þey gibi daima gizlemeye çalýþýyor. bugün bizi karþý karþýya getirdi. ne para için ne de bir vazife fikriyle askerlik ediyor. Münasip bir vakitte bunu ihtiyar doktara söyle ektim. torla yanýna yaklaþtýk. ihsan Bey! diye seslendi. Miral maaþýna herhalde ihtiyacý olmayan bir adam. beni k ar. Yaralandýðý günden beri. Tanýdý. Hastab r. sizden kaçmayacaðým. kolu sargýlar içinde sessiz bir insan yatýyordu. hatta belki ölmeyi göze alarak mürüvvetini gösterdiniz . dedi. yalnýz yüzünün sol tarafý bir parça görünüyordu. Fakat. acele acele gömleðimi giydim. Bildiðim olmamasýndan istifade etmiþler." Genç bir erkânýh rp binbaþýsý. beni müdafaa eden bir babam.. ok gibi yüreðime saplanmýþtý. yaralý bir neferin memleketinden gelen mektubunu okumuþtum. Çok büyük ihtimama ihtiyacý var. dalgýn gözlerin bakýþlarýndan anladým ki. ben hazýrlanýncaya kadar ameliyat bit ralýyý sedye içinde yukarýya gönderiyorlardý. Hayrullah Bey'in beni aradýðýný söylediler. çocuklarýn açlýktan. B ndim de farkýnda deðilim. lâkin ben olduðuma i i. sað kolu ile yüzünün bir tarafýný berbat etmiþ. Ehemmiyetli bir terzilik ettik: "Ameliyata terzilik diyor. Bu zalim alay. Doktorun kimsesi yok. neyinize güvenir de böyle alay alay yumurcak çýkarýrsýnýz ortaya? dedi. ben olduðuma ihtimal vermedi. Bir bomba. Hayrullah Bey. Konuþa konuþa odaya girdik. yatakta yüzü. onun bir iptilasý var: "Sevgili ayýcýklarým" dediði biçare neferlere muhabbet! Faka bilmem niçin. Fakat hasta. bu mektubu dinlerken derin derin ah etti. bemb dudaklarýnda. bu sözleri bir araya toplaya toplaya bütün bir hikâye meydana çýkardý. ÇALIKUÞU 343 Halbuki o. hastalýðý.. ken baþ eðmekten baþka çaresi olmayan bir sefil gibi göründüðüm gibi o günde beni müdafaa ettin zi. O kitten beri bekâr kalmýþ. ona ne ermiþti? Evet.Çok memnun oldum. elinden iþ gelecek adam yok. Çarþafýmý attým. Ç. gözlerini açmýþ.Sana. belli etmeden o ayýnýn anasýnýn adresini al. sokaklara dö erini yazýyordu. Öyle anlýyorum ki. Yüreðimde. istikbalinizi tehlikeye koymak. beni yanýna çaðýrdý: . Yaralý. hafif bir gülümsemeyle tekrar gözlerini kapadý.benim kimseye söylememek için o kadar çalýþtýðým sergüzeþtimin büyük bir kýsmýný biliyor. diyor. Hayrullah Bey. bir kardeþim.'de Abdürrahim Paþa'nýn evinde tanýdýðým erkânýha geri çekildim. böyle þeyler göstermek doðru deðil. Çünkü onun birkaç mislini hastalara sarf ediyo Mesela bir gün evvel. yirmi beþ sene evvel evlenmiþ. sürgüne gönderilen bir adi sokak kadýný zille- ÇALIKUÞU 345 tiyle elimi suçsuz yüzüme kapayarak þehirden çýkýyordum. beþ on lira gönderelim. Birdenbire bu biçare n efere döndü: .Küçük. bir daha beni bu yaralý zabiti yanýna göndermemesini doktord n rica edecektim. Mademki hazin bir tesadüf. Yüzüne doðru eðilerek iki kere: . ama. odadan çýkacak. küçük. beni"gece âlemlerine sürüklemiþlerdi. beni görmüþtü. kendisi Rodosluymuþ. hastaneye geldiðim vakit aðýr yaralý dört zabit getirildiðini haber aldým. bu ümitsi . kim bilir. bir .

ÇALIKUÞU ______ 347 Tepsiyi býrakarak acele acele dýþarýya çýktým. a deta telaþa düþüyor. baþka bir þeyle tevil etmeye çalýþarak yalandan da dým: . asýl güzelliði ruhta.Yatmak daha ziyade hasta ediyor da ondan. þuradan kendimi denize atardým. Öyle surat. ben.. O. beni dinlemeyeceksiniz. 346 Reþat Nuri Guntekin Bazen gizli teselliler icadýna çalýþýyordum. Yüzünün onu fazla müteessir ettiðini söyledim. þunu aber vereyim ki. ben. 25 Þubat ihsan Bey. Hayrullah Bey. diye cevap verdi..Biraz daha gayret delikanlý.. ümit ettiðimizden az zamanda iyi oldu. renk vermemek için. Yüreðim dayanamadýðý için deð ranýn bundan çok daha fenalarýný görüyorum. bu yaptýðýnýz adeta çocukluk. dudaklarýný büktü: .Hakký var.. . baþkalarýnýn iþine karýþmak say ardýrdý da ondan. görüyorum ki. o dum. ondan nefret yorum. Zavallý adam. dedim. yüzündeki yara . Ruh güzelliði yanýnda yüz güzelliðinin ne e olur? dedim. dediði zaman. Yüreðim merhametten eziliyordu. bir þeyim kalmadý. hatta muzýr bir þey olmadýðý. biçarenin hiçbir þey söylemediði halde daima çirkin kalmak azabýndan bir dakika kurtu adýðý o kadar belli ki. Hayrullah Bey gülmeye. sargýlarý deðiþtirirken yanýnda bulunmuyordum. güzel ve mað li erkânýharp yüzbaþýsý gayri ihtiyari gözümün önüne geldi. Beni aldattý diye onu kalbimden silip attým. açýktan açýða bir þey söylemediði tsizlik içinde bulunuyor. Fakat doktoru görmeye gitmedim.. ne çehre ile hastaneden çýkacaðýný biliyor. diye ilave etti. o suratlý adama kimse metelik vermez. sizi baþka türlü sanýyordum. .. tamamýyla iyi oldum. benimle eðlenmeye baþladý: . Evet. Benim g de çok güzel bir niþanlým vardý.cý günlerimizde bir küçük kýz kardeþ gibi kendimi hizmetinize vakfedeceðim. Bu sabah sütlü çayýný götürdüðüm zaman. Ama iþ için deðil. Demin Ýhsan Bey'den bahsediyorduk. Hayrullah Bey: . daha tamamýyla iyi olmadan niçin giyindiniz? ded lerini önüne indirdi: . þakaya vurdum: . þimdi fitnelik etmeye gidiyorum. bazý esrarýmý hemen hemen zorla benden çaldýnýz. Doktor Bey. Fakat. gönülde aramak rum. sizi iyice paylasýn da görürsünüz.Ben. Yine asker inadýnýz uyandý. Fakat sað k aþýnýn üstünden baþlayarak çenesine kadar bütün yanaðýný kaplayan yara onu korkunç bir sure Hayrullah Bey. ataðýnýn baþucunda kitap okuyorum. Hele siz yaþtaki kýzlar yok mu? Þikâyet eder gibi yakasýný silkeliyordu. hýrçýn asabiyetini gizlemeye çalýþarak: . Yaralýnýn bugünlerini hoþ geçirmesi için kalbimin bütün þefkat kabiliyetini sarf ediyorum.Artýk gitmek istiyorum.Ýhsan Bey.ihsan Bey.Lakýrdýdýr o küçük. Kuþadasý.fakat benim bakýþýmýn ona. bir ayýp gibi utanan hasta asker. onun yerinde olsam. ikimiz de susuyorduk.Hayatýmý bir parça biliyorsunuz. Bir sene evvel Abdürrahým Paþa'nýn bahçesinde tesadüf ettiðim parlak elbiseli. Ýsyan ettim: . 25 Þubat (Akþama doðru) Hayrullah Bey'le müthiþ bir kavga ettim. korkunç yarasýna dok daha fazla ýstýrap verdiðini gördüðüm için. Doktorunuza her þeyi haber ve receðim. 7 Þubat ihsan Bey'in yarasý tehlikeli deðilmiþ. Büsbütün baþka þeylerden bahsediyor gibi görün kadar dünyada lüzumsuz. bir aya kadar kendini toplayabilirmiþ. balýklar a yem olmaktan baþka neye yarar? dedi. Bin baþý üniformasýnýn yakasý içinde incecik boynunu yana doðru meylettiren. maðrur erkânýharp zabiti miydi? Teessürümü galiba gýzleyememiþtirn. masal bile söylediðim oluyor. Onu. Kuþadasý. hatta. o güzel. yirmi güne kadar dipdiri ayaða kalkacaksýn.

yaradýlýþ itibariyle baþkasýn. Uðradýðý mir etmek kudretini onda görüyorum. Pencerenin önünde.Üniformanýzý ne kadar göreceðiniz gelmiþ efendim. sevilmek için yaratýlmýþ bir mahluksun. siz isterseniz bahtiyar olabilirsiniz Mesela. iyi bir aileniz. Onlarýn dünyada numuneleri vardýr. baþkasýnda zor bulur.Niçin bunlarý söylediniz? Benden ne istiyorsunuz? diye aðlamaya baþladým. nereden biliyorsunuz? dedim. Gözlerim kararýyor.Göreceksiniz. seni o köyde gördüðüm gün. O vakit. 350 Reþat Nuri Güntekin . darýlmýþtým. deli kýz. Sen. bu hale getirdi. bu sersem oðlanýn yakasýný býrakmamalýydýn. diyecektim. Berbat bir halt ettik. Söz olsun diye: . yüzüne bakmayý caným istemiyordu: . Bu sözlerin manasýný anlamýyor. Bu aþk o.Baþkalarýnýn içinde yaþarken öyle herkese. çok yanlýþ hareket n. benimle eðleniyorsunu z. onu sevmiyor musun? . Feride Haným anlaþýlmayacak þey deðil. Ah. Artýk. Öyle deðil. zavallý küçük. zararsýz bir kýzla evlenirsiniz. Beni bu halde kim ister? Ben ki böyle olmadan evvel. . Baþýmý çevirmediðim halde hissediyordum ki. Þimdi öyle bir alilim ki.Niçin bana bu aðýr iftirayý reva görüyorsunuz.Üniformam mý efendim? Evet.Ondan nefret ediyorum. bir kadýnýn hiç olma zsa gülmeden yüzüme bakabileceði günlerde bile hoþa gitmemiþtim. büyümüþ birtakým perilerden bahseder. sen onlardan biri sin. hâlâ söylüyordu: . Odaya. ihsan Bey. seninle beraber kendi kendine de yazýk etmiþ. ir hayal zannetmemeli. þimdi ümidim yalnýz onda. hâlâ gözlerime bakmakta devam ediyordu: . yüreðimi yakýyor küçük. Genç binbaþý. ilk defa açýktan açýða derdini söyledi: . Saklamaya çalýþma nafile. rüya gören insanla dalgýn. bu sözleri bir çocuk saffet ve ýstýrabýyla söylüyordu.Bana bak küçük. ayakta duru eki son kýzýltýlarýný seyrediyordu. minimini çocuklarýnýz olur. O hafif bir göðüs geçirerek dev -Gayet sade. dedim. dedim. fitili düzeltmek istiyor gibi eðilerek gayet yav aþ: . Sen. gözlerimin içine bak da söyle. ne olursa olsun. Bir nizamiye zabiti gibi geriye döneceð Bombanýn yarým býraktýðý iþ tamam olsun. hayretle yüzüne bakýyordum. Yüzümü o. doktorun da aklý baþýna geldi: . Bir isyan feryadýyla kývrandým. Esatir.Doðru küçük. Çenemi tuttu. O. onu sevmediðimi nasýl ispat edeceðim. n uyku gibi akýyor. o da bana bakmýyor hâlâ pencereden denizi seyre du. sen onun için senelerden beri çýra 348 Reþat Nuri Güntekin gibi cayýr cayýr yanýyorsun. ben de kurtulayým. Mutlaka mesut olacaktýn. sevmek. ayaklarýmý yere vurarak: . kulaklarým uðulduyordu.Feride Haným.Ah. Sonra beyaz kirpiklerinin içinde küçüle küçüle avi gözlerini ta kalbimin içine dikti: . belli etmeden üfledim. . Hiddetten sesim boðularak: .Böyle söylemeyiniz ihsan Bey. akþamýn alacakaranlýðý iyiden iyiye çökmüþtü. Feridecik.Hatýrlarsýn ya. her þeye yabancý bir halin. Çýrpýnarak. yeniden bir kahkaha kopardý. buseden doðmuþ buse ile gýdalanmýþ. her þeyi unutursunuz . hakkýn var. Sevda. ne kadar temiz kalpli bir kýz olduðunuzu bilmesem. bunlar sana söylenecek þeyler deðildi. af eni küçük diye beni teskin etmeye çalýþtý. mahzun bir gülümseyiþin var ki. bunu anladým.Hayrullah Bey. dedi. Lambayý yakmak için on uþturduðu kibriti. Þiddetle kapýyý kapayarak dýþa ÇALIKUÞU 349 Yine 25 Þubat gecesi ihsan Bey'in lambasýný gördüðüm vakit. bu karanlýktan cesaret almý ir tebessümle baþýný salladý. o hâlâ soyunma-mýþtý. O hayvan.

ne kadar mesut olacaðýz. kalbinize bu inceliði vermemiþti. isyanlarýma. sen benim için bir yabancýydýn. Her þey bitti. . baþkasýnýn niþanlýsý diye uyanmak. Ara sýra nden korkuyor gibi susuyor. ihsan Bey'le görüþtükten sonra onu doktor Hayrullah Bey'in odasýna götürecek. ÇALIKUÞU 351 Kuþadasý. bunca senenin. lambayý yakar mýsýnýz? dedi. bu dünyanýn gözleriyle birbirimize bakmayacaðýmýzý. Beni kabul ediniz. -artýk saklamayýnýz. ben bu gece sabah a kadar uyumadým. Artýk. birkaç saniye tereddüt ediyordu.Feride Haným. bugünden sonra onu mesut etmek benim vazifem.bugünkü kadar b deðildiniz. O vakit. hakir bir iptidaiye hocasýný müdafaa etmiþtiniz. evlenmeyi rica ediyorum. bundan sonra kimse benim onu için için sevdiðimi söylemeye cesaret ed meyecek. senin niþanlýn olmak hissini bir türlü gö çýkaramamýþtým.Feride Haným. Sonra. belki göze alarak. mesleðinizi çiðneyerek.Düþününüz ki. birbirimizin tmeyeceðimizi biliyordum. Niçin o biçare iptidaiye hocasý ömrünü sizin saadetinize vakfetmesin? Hasta binbaþý.ihsan Bey. Gözlerimi bir titrek alev e dikerek düþüne düþüne onun sönmesini bekledim.Feride Haným. Zorla gülmeye çalýþarak ellerimi uzattým: . fakat elim bir türlü lambaya gitmiyordu. ben asýl bu sabah. Ya siz? . çünkü sizin niþanlýnýz olarak geçirdiðim tek saadet gecesinin bir dakikas tmemek lâzýmdý Ömrümün sonuna kadar size minnettar kalacaðým. Ona döndüm. rica ederim. Ýhsan Bey'in dudaklarý bembeyazdý Kýsa bir sükûttan sonra aðýr aðýr söze baþladý. göreceksiniz . Bir kibrit daha çaktým. Bana eski bahtiyar zamanlarýmda da nasip olmamýþ emsalsiz bir gece geçirttiniz. dedim. Sonra bunlarý daha mühim olarak bugünkü kadar. Bunu. bahtiyarlýk da insaný soldurabýlir. senden ayrý e bir hatýra götürmeye. eski karanlýðýn içine düþünce yavaþ y . Oda.Niçin yüzünüz solgun öyleyse? .. sana ait birþey gözüyle bakmaktan kurtula Evet. . 26 Þubat O günden beri. kendime. Uyuyamadým. hodkâm bir erkektiniz Elem. kararýmý vermiþtim. Beni görünce bir çocuk saffetiyle gülümsemeye b Düþündüm ki.Artýk devam etmek istemedi. Artýk. Kâmran. Gözyaþlarýyla perdeli kirpiklerimin arasýndan binbaþýnýn karanlýk yüzünü göremiyordum.ihsan Bey. çiðdemlerden birkaç tanesini ayýrarak üniformasýnýn göðsüne iliþtirdim: 352 Reþat Nuri Güntekin . bunlar lüzumsuz sözler. Size demin hakikati söylemedim. ümitsizlik. niçin yalan söyleyeyim? Bütün nefretlerime. týkanmýþ bir sesle: .Bu gece rahat uyuduðunuzu tahmin ediyorum. kendisini toplamaya çalýþarak: . bir düþmandan baþka bir þey deðildin KâmranL yüz yüze gelmeyeceðimizi. bir küçük kýzý. size ölünceye kadar minnettarým. son bir defa baþýný çevirerek... Baþýmý önüme eðdim: . arkasýnda býraktýðý þeylere bakmaya biçare muhacir gibi.Pek çok. niþ dýðýmýzý haber verecektim. "Ben sizinle evlenmeyi rica ediyorum" diyen sesiniz kulaðýmdan git medi. Bu cevap üzerine ikimiz de sustuk. dedi ki: . Ne söylesem.. Böyle olduðu halde ben. . Affedersiniz. bütün o geçmiþ þeylere raðme bir parça senindim. müsterih bir uyku. Ýhsan Bey. ne yapsam. sizi ne kadar mesut edeceðim. beni böyle olmayacak hayallere düþürerek büsbütün bedbaht etme dedi. Sade daklarýna götürerek korka korka parmaklarýmýn ucunu öptü. bu sabah yine giyinmiþ buldum.Altý aylýk bir çocuk kadar memnun.Bonjur. dedim. Bu büyük vaka için her günkü hastabakýcý gömleðim pek sade düþec hzun edecekti. ben sizinle. Onlardan küçük bir demet yaparak göðsüme Ýhsan Bey'i. ilk defa bir baþkasýnýn niþanlýsý. * Bu sabah. derdinizi anlýyorum. bunca sabahýnda senin niþanlýn diye an sonra bir gün. Siz o muvaffakiyetsizliðe uðradýnýz vakit maðrur. Bahçede cýlýz çiðdemler yetiþmiþti.

ben.Feride Haným. Duvarda asýlý duran kýlýcý göstererek ilave ettim. Baþmuallim. Hem de unvanýmý "Müdire"ye çevirmek þartýyla. akan sulan durdururdu. arkasýný duvara dayadý. sizden daha biçareyim. Mamafih. beni budala deðil diye sana kim söyledi. fakat ne olursa olsun. Mart iptidasýnda Hayrullah Bey'i tekaüt ettiler. benimle eðlenerek: . buna raðmen. hatta beni de buna teþvik ediyorsunuz? d edim. bir türlü Kuþadasý'nda kalmak istemiyordu. yirmiþer senelik "kýdem"le-ri var. birkaç saat sonra sizden ayrýlmýþ olacaðý . isterdim ki. Dünyada kitaptan lü oþ þey olmadýðýný söylüyor. derin bir heyecan içindeydi. bana bu kadar ümit verdikten sonra gitmek doðru deðil. Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla maðlup etmek istedim. Ben bu cihetten u iþe memnun olmadým. meziyetli insanlar deðil. büyük olsun. dedi. yanýlmýþým. Ellerimi tutmak istiyordu. okuyanlarýn da hayatta hiçbir þey görmeden dalalar olduðunu iddia ediyor.Sevgili ayýcýklarýmdan birçoðunun gözlerini elimle kapadým. Fakat. Bu ihtiyar doktoru anlamýyorum ki. Ben kadýný . O. hiç bozulmadý. Çünkü muallim arkadaþlarým tuhaf bir nazarla bakmaya baþladýlar. bilâkis. Zabit. bu ses!" dedi. merhamet size. Onlarýn yerinde olsam. Yerine beni tayin ettiler.Hakkýnýz var. öyle malumatlý. ÇALIKUÞU 353 .Daha iyi dedin ya. O. Bahar. mektebi iade ettiler. halim. çocuk olsun. çok mesut oldum. . demek ki beni seviyorsunuz. Gerçi bunlar. derin derin: "Ah. * Bir donuk kýþ sabahýna göðüslerinde birkaç cýlýz çiðdem. Feride Haným? . iki derdi birleþtirirsek. bu gecenin bir ferdasý olamazdý. Fakat cesaret edemedi. okþayýcý bir sesle: . sizin tarafýnýzdan bu kadar sevilmek istemiyorum. Beþ yýllýk fasýladan sonra tekrar derse baþladýk. günün birinde kendi kýzýmdan küçük bir çocuðu baþýma get ediyorum ki benim de kalbim kýrýlýr. Hayrullah Bey. bunu biliyorum. olmadý.Hayýr. sene sonu oldu gitti. hemen hemen sert bir sesle: . dedim.Niçin olmasýn. yaþlý baþlý r. Bütün gençliðini okumakla geçirmiþ. 2 Nisan Üç gün evvel. Bu gece. Kitap yazanlar gibi. . Bir ay evvel baþka bir yere gönderdi . Kendisi zengin adam. Biz iki biçare insanýz. dudaklarýnda onlar gibi yalancý bi rþýya gelen yeni niþanlýlar on dakika sonra gözlerinde yaþlarla bedbaht bir aðabey. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. kimsesi ir kýz kardeþ gibi birbirlerinden ayrýldýlar.. ümitsiz bir alile karþý duyulmuþ bir merhametten baþka saiki olmayan ir aþk sadakasýný kabul edecek kadar düþmüþ. Fakat azým. bitmiþ bir adam mý sanýyorsunuz? Nihayet bir mahzunlukla baþýmý eðdim: . ýlýk çiçek ko arlarda Akdeniz'in yeþil hareleri Çalýkuþu . mahzun oldu. belki mesut oluruz diyor dum. sonra. gözlerini kapayarak. Dediðiniz gibi vazifenizin baþýna döneceksiniz. Son ra. Maarif memurlarýnýn dedikleri gibi her birinin on beþer. Her neyi severse .F 23 354 Reþat Nuri Güntekin dolaþýyor. mezarýma onlar götürsünler. Fakat o. ben. bugün gidiyorum. benim gözlerimi lar kapasýnlar. .Mademki öyle siz niçin bu kadar çok okudunuz. ihsan Bey? Mademki sizinle niþanlanmak istedim. kimsede çalýþmaya istek yok. beni.Sizi daima mesut edeceðim. Siz. Fakat. izdivaca sahiden ihtimal verdiniz miydi. Bir hasta çocuða hitap eder gibi. dedi.Niçin Ýhsan Bey? Beni istemiyor musunuz? Doðru deðil.Evet. Bu. öyle itirazdý ki. adeta acý bir istihza ile cevap verdi: . kahkahalarla gülüp.. malumat cihetinden de çok mükemmel bir adam. küçük. Kuþadasý. maaþa muhtaç deðil. beni sevdiðinizi iddia ettirecek. birdenbire silkindi. sýnýflarý pýrýltýlý güneþ aydýnlýklarýyla..Biraz daha gayret etseniz. siz mademki benimle evlenmeyi kabul ettiniz. Feride Haným.Sizin yine bir teselliniz var. demek ki bunda bir se bep vardý.

Baktý ki. ÇALIKUÞU 357 Munise'nin nezlesi artmýþtý. Sað olsun. B re sýkýþýrsýn. Hain sarý çýyan gözünün ucuyla delikanlýya bakarak gül kadar meraklandým ki sokaðýn ortasýnda düþüp bayýlacaktým. odaya bir elyoptrop kokusudur yayýlýyor. o da yarým saat evvel Düldül'e bine rek bilmem hangi köye gitmiþ. üç dört gün sonra bir þiþe getirmesin m in diye çok ihtiyatlý kullanýyorum. bezeler dokundu. Sonra.Ben de sana yapacaðým cezayý biliyorum. Eksik olmasýn. on yedi yaþlarýnda güzelce bir m ordu. Aðzýnda. beni bulamazsan. korkuyorum. belki saklan erde uyur kalýrým Munise'yi birkaç güne kadar çarþafa sokuyorum. Pek keyifliydi. masum masum: . bende inanacak göz yok. unuttun mu? dedi. Peçemin altýndan. beyin bu gece köyde kaldýðýný söyledi. ne yapayým. Bu sabah da bir elyotrop kavgasý ettik. benzi soluktu. kendini meþgul edecek bir iþ a aya gidiyor. Yüzüne yaklaþtýrdýðým lambanýn ziyasý gözlerini kamaþtýrýyordu. Ben de onun daha pek küçük olduðunu biliyo . ihtiyar bir komþuya. lâkin güç yere saklanmak yok ha.ÇALIKUÞU 355 aleyhinde bulunuyor. Munise. Baþý ateþ gibi yanýyor. beni bile azarladýðý zaman her zamankin den daha çok seviyor. Zeyniler'de de ben öksürük oldum. hiç yanýndan ayrýlmamýþ. Hayruüah Bey. gülmekten bayýlýyordum: . kâh askerlikten çizmelerini çekiyor. Eve döndüðüm vakit Munise'yi yatakta buldum. inþallah o dar küçüðüm kalkmýþ olur. Çarþýda bulduðum koyu nefti ipekliden bir dikmeye baþladým. vakitsiz kaynana olacaksýn. az beyaz kabarcýklar görünüyordu. aðladýkça gözlerinden inci benzedi.Öksürükten ne olur abacýðým. Munise'ye öyle ciddi emirler veriyordu ki. yalandan aðlamaya baþladý arýna dayanamayacaðýmý. Hay-rullah Bey'in b lunmamasý. Musallat old u. Munise biraz hasta ve renksiz uyandý. 5 Mayýs Bu sabah. Karþý kaldýrýmda on altý. Boyu þimdi t boyum kadar. karlarýn içinde onu yarý donmuþ bir halde bulduðum gece böy miydi? Çocuklarda nezlenin ne ehemmiyeti olur? Yalnýz canýmý sýkan þey.Almadým vallahi abacýðým. bu çarþaf meselesine çok kýzýyor. Birkaç ay evvel söz arasýnda elyoptropu çok sevdiði i söylemiþtim. Kuþadasý. benim merakýmla eðlendi: . . Mamafih. sabahkinden daha sýk öksürüyordu. Munise ile saatlerce çocuk gibi oyun oynadý. Onbaþý deminden tekrar uðradý.Feride Haným. Küçük çiçekler gibi açýldý. Sesi en hafif bir týkanýklýk hissettiðini söylüyordu.Þimdi saklambaç oynayacaðýz. Þöyle böyle on dördüne giriyor. diye yemin ediyor. Bir de ne göreyim. Mektepte p ek çok iþ olduðu için evde kalmak mümkün deðildi. Sonra. sen bunu erkekten kaçýr. bir parça yalnýz kaldý mý. on sevdiði emektar atýdýr) bu kýyafetle köylerde bakacak hasta. Hatta öyle hissediyorum ki. Ben. diyorlar. benim de aðlayacaðýmý biliyor. dedim. . Canavarý bileðinden yakaladým. yaramaz kýz rahat vermiyor ki. hem titizleniyorum. Hem seviniyor. Evvela inkâr etti. Hastaneyi býraktýðý günden beri kâh günlerce evine kapanarak kitap okuyor. Tanýdýklardan bazýlarý: . mektepten geliyorduk. Aksi olacak. Üç gün evvel benimle Munise'yi evine davet etmiþti. ya baþladým. akþama kadar yayýnda çorap örmüþ. Evinde seksenlik bir sütanne ile "Odabaþý" diye çaðýrdýðý topal bir bahçýyan var. Gözleri kýrmýzý. ara sýra çocuðu yoklamasý tmiþtim. merak etme ha. belli etmeden 356 Reþat Nuri Güntekin Munise'ye baktým. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýnýn içinde be göre deðiþen lacivert gözleriyle güldükçe yanaðýnda güller açan. doktor Hayrullah Bey'e uðradým. Zeyniler'de. bilmem nereden bulmuþ. Çocuðun hakký var. kütüphaneyi karýþt . Hayrullah Bey. yarak Munise'ye bakmasýný rica edecektim. Kaynanalar için tevekkeli tit z demezeler. Geçen gün. sýrtýna jandarma gibi bir tüfek takarak Düldül'e biniyor: (düldül. saatlerce beni yorarsýn. Ýçime bir heyecan düþüyor. Boynunun altýnda tutarak aðzýný açtýrdým. parmak kadar vücudun var. Ara sýra bize bakýþý tuhafýma gitti.

söze hizmet ettiðimiz yetmiyor da. nedir? Haydi küçük gidelim. doktoru tanýyo n yýðýnýn yanýnda çalýþan ihtiyar bir kadýnla konuþtuk. Mamafih. Sabahtan beri mektepten üç defa hademe göndermiþlerdi. kendi kendine þikâyete baþladý: . bunadým mý.Zavallý küçük. Parmak kadar çocuðu kurtaramadýktan sonra. Beyaz kirpiklerinin içinde masum mavi gözleriyl e gülerek: . ihtiyaten bir iki doktor arkadaþý çað-racaðým. ehemmiyetli hastalýklar karþýsýnda daima böyle asabi ve kaba bir adam oluyo rdu. kitaplar gibi doðruluk ve ce a gibi asýlsýz. beþ on dakika bu saman denizinin sarý dal e aðýr aðýr dolaþtýk. bu acýyý da hazmetmeye baþlýyorum. O olmasaydý. Bak.Ben de ama ipsiz sapsýz herif oluyorum ya. dedi. marþ. sakin sularýn üstünde taþ sektirmeye baþladým. ehemmiye tli bir þey olmadýðýný söyledi. Büyükanne çok dualar etti. Defterimin son sayfasýný yazdýðým nin son sabahý Munise'yi daha ziyade hasta buldum. Güldüm: . fasýlsýz bir masal.Ben öyle kuru kuruya el öpmelerden anlamam delikanlý. Maari Encümeni azasýndan iki efendi ile bir müfettiþ gelmiþ. Üçüncü haberi getiren hademe kadýný adeta hýrpalayarak kovuyordum. Yorgun yorgun. Bu çehreyi beðenmediðim korka korka kendisine aný sýkýlmýþ gibi omuzlarýný silkti: .Ýnsanýn sizin gibi doktoru olduktan sonra tabii deðil mi? dedim. çarþafýný giy. kâðýt kalem bul. tabii deðil. içine tükü böyle fennin. Doktor Bey.. Hüseyin'in yanýk. gençlik! Elhamdülillah onu da yendik. ihtiyar doktor. fakat çarþa fýmý giyerken Hayrullah Bey geldi. sen þimdi bir avuç toprak olmuþ un. Yavaþ yavaþ buna da alýþmaya. öyle oldu. Hastayý kýsa bir muayeneden geçirdikten sonra. Biç avasýzlýktan bunahyordu. sedef kabuklan t opladým.Tabii deðil. gözlen düþünceliydi. sonra temmuz güneþinin altýnda harman döðen gür ci çaðýrdý: . bir de dalkavukluk mu etmeli? dedi.Ne yapalým. ihtiyar doktorumla deniz kenarýna gitmiþtik.Mýzmýzlanmaya lüzum yok. Ýki kuvvetli öküzün çektiði düvene bindik. üzülmeyiniz. B . dedim. insan. Sararmýþ tarlalarýn içinden eve doðru yürümeye baþlamýþtýk. bir baþka doktor aramaya gidecektim. Hayrullah Bey. çocuk gibi seviniyordu. hemen. ded Bugün her iþim aksi gidiyordu.Ah. az iþim varmýþ gibi. yerli yüzünü okþadýktan sonra: ..Ne halt var burada? Haydi vazifenin baþýna. küçüðüm topraða düþeli tam yetmiþ üç gece olmuþ. çabuk. birkaç sene evvel bu nu tedavi etmiþ. baþkalarýný teselliye baþlýyorsun. Hayrullah Bey. dedi. Sen burada durup beni þaþýrtýrsýn. as ilecek kendin olduðunu unutuyor. Hüseyin. ded i. Allah öyle istedi. 18 Temmuz Bu sabah hesap ettim. Senin bu mazlum halleri beni aðlatacak gibi oluyor küçük. benden bazý þeyler soracak-larmýþ. rengin gibi neþen de gelmeye baþladý. 358 Reþat Nuri Güntekýn Aðýr aðýr baþýný salladý: . doktorluk da insanlar gibi. Yüzüme bakmaya çalýþarak: . velinimetinin elini öp. küçük. Sonra. neye tahammül etmiy . ÇALIKUÞU 359 Bugün artýk o vakayý yazmak kuvvetini kendimde buluyorum. Haydi bakalým bizi düvene bindir. ben sana asýl niçin acýyorum. Bütün çiftçiler. Mahzun mahzun yüzüme baktý: . Tam dört saatlik yoldan geliyorum. birdenbir iddetlendi: . . biliyor musun? Bir derde uðradýðýn vakit. çehresi çatýk. bir de s eninle mi uðraþmalý? Haydi çabuk. Kumsaldan çakýllar. Demin. Ne olursa olsun. Biraz sustu.Gel buraya. Hayrullah Bey. Sesi konuþamaycak derece kýsýlmýþtý. Yorgunluktan berbat oldum.Lüzum yok ama.Kuþadasý. Hayrullah Bey.

þaþkýn þaþkýn: .ihtiyar doktor öyle sert ve kati tavýrla bu emri vermiþti ki.Þimdi deðil. hakkýnýz yok. dedim. konsol e deniz kenarýndan topladýðý bir avuç renkli taþ. Dýþarýda stos böcekleri ötüyor. Tenha sokaklarda duvarlara dayanýyor. bilmiyorum! Vakit yaklaþýyordu. yorgun yolcular gibi çeþme taþlarýna oturuyordum. S lerde. itaat etmemek mümkün deðildi. Nihayet aralarýndan bin periþanlýðýmý fark etti: . Fakat o. sonra baþýný sallayarak razý oldu: . Þimdi biraz dalgýn. Müfettiþler sýnýf alebeleri imtihana çekiyorlar.Mutlaka göreceðim. Hayrullah Bey'in omzuna baþýmý dayayarak odaya girerken. kum arý. Halsiz halsiz merdiven basamaðýna çömelmiþtim. belki daha uzun bir zamanda yürüdüm. içimi çekerek ilave e . halimle yalva-rýyordum. müsaade ediniz. Feride? Pekâlâ kýzým. dedi. Feride bir parça sonra. cam küpeler. Sonra ÇALIKUÞU 361 aðýr aðýr yanýma indi. Birdenbire tavanlar sarsýldý. Münasebetsiz bir þey yapmamdan korkmayýn. Basýmdaki kýyamet içinde nasýl düþündüm. Aynanýn kenarýnda onun doktorun bahçesindeki çiçeklerden eliyle yaptýðý bir demet. pekâlâ.'de evimizin içinde suluboya ile yaptýðým resmi (baþýnda kýr erinden bir çelenk. ellerimi kavuþturarak: . dedi. Acýdýlar. Evimin açýk pencereleri içinde yabancý erkek baþlarý görünüyordu. Göðsü çýplak. peçemin altýda aðlaya aðlaya mektebe gittim. bin türlü boncuklar. gayret et. nasýl cevap verdim. Sakin bir inatla: . Yemin ed rum sana.Peki kýzým. . yetmiþ üç gün geçtiði halde hâlâ o odayý gözümün önünde gö içeride gömleklerinin yakasýný ve kollarýný açmýþ iki genç doktorla bir ihtiyar kadýn vardý içinden süzülerek giren bir ikindi güneþi odayý parlak bir hayatla doldu-ruyordu. bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve te vekkül geliyor. hýrçýnlaþtý-ðý gitmek istemiyordum. kendimi tutamadan. manasýz teselli sözleri söyleyerek gitmeme müsaade ettiler. dedi. þifasýný verir.Zannettiðinizden ziyade kuvvetliyim.. . elimizden geleni yapýyoruz llah büyük. defterleri görmek istiyorlar. Sonra. yerlerde duvarlarda Munise'ye ait bin türlü eþya sürünü .. dý: . bugünkü fedakârlýðýmý ödeyemez. ne kadar acý olursa olsun. bana ummadýðým bir þey söyledi: . bir þey söylememesi için gözlerimle. pamuklar. ne gönlümde heyeca .Kýzým. fakat þunu unutma ki. merhamet ister gibi boyumu büküp. Kapýyý bana "onbaþý" açtý aret edemiyor. raflarda. Allah. þiþeler. sandalyelerden birinin a a 362 Reþat Nuri Güntekin iskarpinin bir teki. kesik kesik: . bir kýz çocuðu kalbinin bütün bu masum ve b . ne gözümde bir damla yaþ vardý! Aradan yetmiþ üç yýl kadar uzun. bin türlü olmayacak þeyler so ruyorlardý. Hayrullah Bey. Sabahtan beri eve koþmak için o kadar çýrpýndýðým. Taþlýðýn görünce durdu. uzaklardan bir gramafon sesi geliyordu. merdiven baþýnda doktor Hayrullah Bey göründü.Doktor Bey. Dalgýnlýk billahi. insan. inþallah. onu göreyim.. dedim. onlar hâlâ gitmiyorlardý. kucaðýnda Mazlum ile yaptýðým o resini) sonra. vallahi bir þey olmadý. her þeyi bildiðimi söylüyordu. Artýk. Bir kelime söylemeye cesaret edemedim. diþini sýk. Serum yaptýk. 360 Reþat Nuri Güntekin Maarif. sedef kabuklarý. Odanýn içi karmakarýþýktý. bir parça düþündü. diye sýzlandým.Evde çocuðum ölüyor. duvarda B. dedi. beyhude ah u vahlar hastayý ürkütür. inþallah kurtulur. ümit kesilmez.Rahatsýz mýsýnýz Müdire Haným? Çehreniz pek bozuk görünüyor. halim. duvaklý gelin kartpostallarý.Kim geldi Onbaþý? diye seslendi. Evimle mektebin arasý nihayet beþ dakikalýk bir yer. Doktor Bey.Fakir çocuk hastaca. Ellerimi tuttu. Ben bu yolu yarým saat. beni dünyanýn nimetine gark etse.Sen misin.

Ölüm. Cesaret edemedim. saçlarýmý okþuyor: . "Munise. dedim. diyordu. .Sen yaþta bir çocuk için ehemmiyetsiz. beyaz kirpiklerinde yaþlar titriyordu. doktor bey. Gözlerimin önünde Munise'nin ar fýrtýnasýnda kaybolduðu o karanlýk gecenin hayali titriyordu. yataða yaklaþmýþlardý.. haydi evladým. elinde bir þamdanla yüzüme eðiliyor. tekrar açtýðým vakit. Küçüðümün elinden hemen hemen zorla çekip aldýðým bu þiþe. gülümser gibi aralanmýþ dudaklarý. bir yandan ter döküyordum.. iri mavi gözleriy stalýðýn bütün acýlarý. nefti çarþafýnýn daha bitmemiþ pelerini sark daki rafta B. Elyotrop.Fende. Kuvvetli bir ýþýk gözlerimi yaktý. baþým benim deðilmiþ gibi. Küçüðüm. Kuþlar hâlâ durmuyor. Kollarým ihtiyar doktorun boynuna kilit lenmiþ. Kolonya bulamamýþlar onu kullan rdý. bir ana dudaðý gibi korkutup ürkütmeden du. Beni yataðýmýn üstüne uzattýlar ve yalnýz r.Saat kaç? Bitti.. Munise'yi son defa öpmek istiyordum. Birisinin. Bu zavall uþuk avuçlarýnýn içinden küçük küçük buselerle öptüm. göðsümü týkýyordu. Kuþlar. . sevdiði ehemmiyetsiz bir kokuyu kýskanacak kadar mý kalpsizlik etmiþtim? . tekrar yastýðýn üstüne düþtü. biraz uyudun. senelerce devam etti. * Gözlerimi. alnýma bir kunduðunu hissettim. bu ikindi a sesi. fýrtýnanýn içinde ince sesiyle inlediðini duyuyordum. 364 Reþat Nuri Güntekin Küçüðümün kapýya vurduðunu. yavruma bir ay ýþýðý tatlýlýðýyla yaklaþýyor.Þiþeyi yataða boþaltýnýz. baþý aðýr bir rüy biraz yana düþüyordu. Birdenbire odanýn içine keskin bir elyotrop kokusu yayýldý. artýk dýþarý çýkalým. adeta acý bir saadetle bu güzelliði seyrediyordum. Karyolasýnýn demirinden. ipek örtüler içinden küçüðümün çýplak kolunu ç Hayrullah Bey hafifçe döndü. küçüðüm bu koku içinde daha mesut ölecek. erime dayanarak kalkmaya çalýþtým. .Bir þey mi oldu. Sonra yavaþ yavaþ ortalýk karardý.. Hayrullah Bey. deðil mi? Dediðimi hatýrlýyorum.Niçin tanýmayayým Doktor Bey? dedim. Bir yandan titriyor.. bulunduðum yeri tanýyamadým. yalnýz çýplak kolunu tuttum. bir bebek yataðý hazýrlar gibi özene. Bana verdiði bil ondan. Bu zavallý güzel þe nlýk bir köy mektebinde. sonra yine yavaþ yavaþ o Zeyniler gecesinin karanlýðýna daldým. abasýna ettiði bütün iyilikleri için Bu dakikadan sonra Munise'yi bir daha göremedim. vücudunu gözlerime siper etti. ikindi güneþinin aðaç yapraklarýný çocuk yüzüne.. Evin içine yayýlan keskin elyotrop kokus u bir dalga gibi içime gömülüyor. Birisi: .Çok þükür. biraz uyudun kýzým. avuçlarýmý çevirerek içlerinden öperdi. Cümlemize geçmiþ olsun. alnýna dökülmüþ sarý perçemleriyle oynuyordu. baþým omzunda. Gramofon hâlâ çalýyordu. artýk çarþaflý bir genç kýz oluyor" diye iki hafta evvel ona sarý yaldýzlý bir kar mýþ. ehemmiyet veril ecek birþey deðil.. Yorgun bir uyku içinde uyurken aðzýnýn etrafýnda triyor..Ne kadar uyudum? . Rüya içinde gibi: . Bana öyle geldiki bu koku. doktor? . ruhumun içine döküldükleri dakikadan bugüne kadar beni mesut etmiþ . Ne bir feryat. bu ipeklerin içinde bir baþka ipek kümesi gibi bembeyaz yatýyor.. ihtiyar doktor. gramofon gittikçe an bir þenlikte çalmakta devam ediyordu. diyordu.Haydi Feride. hâlâ þenlik yapýyorlar. Bende onun gibi yaptým. azaplarý durmuþtu. ... baþka oda. saçlarýma. inci diþlerini gösteriyordu. Yine doktorun mavi gözlerini gördüm. i gözlerinde. gözlerimi açtým.Kolonya. bir parça kolonya.'de satýn aldýðým bebeði -küçüðümün buseleriden solmuþ yüzü. Gecenin bilmem hangi saatindeydi. ihtiyar doktor. baþýyla raflardan birini gösterdi. baþka pencereler.gileri. örselenmiþ kelebek kanatlarýnýn parmaklarýnda býraktýðý yaldýzlý toza benzer . çok þükür. Küçüðüm a ellerimi tutar. beni tanýdýn mý? . ÇALIKUÞU 363 Doktorlar. ne üstüne atýlmak gibi bir telaþ. bezene muslinlerle süslemiþtim.

yeniden dünyaya gelmiþ gibi oluyor. Bahçeden iki kucak çiçek.. incelmiþ gözkapaklarýmýn arasýndan p n sýzarak bir zaman o halde kalýyordum O vakit. bunu. gözl larýnda görülmüþ dumanlý memleketlerin daðýnýk. koþtur anladýn mý? ikin fýrýncý Hur-þit Aða bugün fýrýn kirasýný getirecek.. On yedi gün uyku1 Ne tuhaf!. boyalarý solmuþ. uzak bir sürünün eri.. benim tarafýnd . Ara sýra benim. Bir gün yalnýz býrakmadý.Hele þöyle bir adamakýllý ayaða kalk. Akdeniz'e karþý bir tepeciðin üstünde. daha hiç olmazsa on beþ gün. Hastalýðýmdan beri ilk defa olmak üzere doktorla onu konuþtuk. Cama kanatlarýný çar kelebek. artýk bende ne bir keder. nasýl gömüldüðünü bilmek istiyordum. son üç senemin bütün zehirlerini alýp götürmüþtü. Aydýnlýk. çehreleri. bilmiyorum. vermiþ. Fakat hastalarýn inatçýlýðýna. Hastalýk. Sana bin türlü naz edeceðim. beni kendi evine nakletmiþ. On yedi gün kadar. dudaklarýndan çýkýyor gibi bir tuhaf se halarla güldüm. ne bir heyecan uyandýrýyordu. Bütün ýsrarlarýma raðmen Hay nýz bir þey öðrenebildim: Gömüldükten sonra imam. Onu ziyaret edebiliriz. hangi memleketlere gidiyordum. karþýmdaki koltukta kitap okuyor yahut uyukluyordu. on dak bahçenin içinde dolaþtýr.. içim ýlýnarak silkinip uyandýkça öyle hissediyorum ki.Doktorcuðum. Bir gün.. Ýnsan. sönük hatýralarý titriyordu. Ýhtiyar arkadaþým m. Onlar. güldürmeye çalýþýyordu. hain n k iyi olmuyor. ÇALIKUÞU 367 Kuþadasý. keyif için patiska ntari diktirip üç ay yatakta yatacaðým. yirmi sekiz lira mý ne. Yarayý tekrar baðladýktan sonra Düldül'ü sekiz. makas is onlarý ensemin hizasýndan kestim.Küçük. on di gün baþucumdan ÇALIKUÞU 365 ayrýlmamýþ..sevinçle. Bu dalgýnlýk saatlerinde ruhumun vücudumdan ayrýldýðýný. l Eylül Doktor Hayrullah Bey bu sabah bana: . O biçar u. sonra tekrar uyudum.Epeyce zaman. Nekahet ne tatlý þey. Hayrullah Bey. diyor. benim hayatta ilk büyük hastalýðýmdý. pek uzak bir ye rden dönüyorum. bu nekahet zamanýnda bana arkadaþlýk etti. Alimallah hasta bile olmasam. Küçüðümün nasýl öldüðünü. sakýn hayvanýn pansuman aþý" ayýsýna býrakma. Munise'nin annesinin ismini sormuþ. * Büyükçe bir beyin hummasý geçirmiþim. ikâyeler söylüyor. Hastalýktan sonra saçlarým demet demet inmeye baþlamýþtý. Doktor Hayrullah Bey. Yavrumu "Munise bin Feride" diye topraða teslim etmþiler. beni rahatsýz ettiði için tekrar gözlerimi kapadým. vakalarý rüyada. bir hafta sabretmemi söyledi. ziyaný yok. artýk büsbütün iyileþtim.. Nekahet zamaným kýrk günden ziyade sü den kalkamadým. . i kimse bilmiyor doktor benim. Evvelki gün Hayrullah Bey'e dedim ki: . en ehemmiyetsiz yerlere renkli oyuncaklara bakan küçük çocuk gibi. ýþýk gibi ses gibi boþluklarda dolaþtýðýný his 366 Reþat Nuri Güntekýn Nerelere. pansumaný biliyorsun. Beni yine bir köyden istemiþler. Munise. baþkasýnýn göðsünden geliyor. Zaman zaman hayretle kendime soruyordum: . Doktor Hayrul-lah Bey. kalbimi lezzetli titremelerle çýrpýndýrýyordu. deniz kenarýndan birçok renkli taþ -küçüðüm bunlarý çiçeklerde topladýk. aynanýn kenarýnda renkli akisler uyandýran bir güneþ aydýnlýðý. Saatlerce yanýnda oturduk... dedi. çerçeveleri tozlanmýþ eski fotoðraf yim. hatta mümkünse bir parça. Hatýralarým bile baþkasýna ait .Sakýn bunlar bir uzun rüyanýn hatýralarý olmasýn! Yahut onlarý bir eski romandan okumuþ o yým? Evet. Kulaklarýmda ýþýk süratiyle aþýlmýþ mesafelerin rüzgârlarý hýþýldýyor. saadetle bakýyor. Yalnýz birdenbire uçurumlara düþmek hissi içinde. uykuya benzeyen dalgýnlýklarým oluyor. titizliðine tahammül etmek mümkün olmuyor. ama çok deðil.. Düldül sana emanet. uzak. Bu. bu küçük kýz için hemen hemen bir anne olduðumu hatýrlamýþ. n yedi günlük uykuya. kendi gibi incecik bir küçük servinin altýnd . kâh romanlar okuyarak beni eðlendirmeye. Kendi bacaðý gibi Düldül'ün bacaðýný da kestirmeye mi azmetti. Evvela razý olmadý.

ne zevk buldu?" de. Sonra daha sert b ir tavýrla yumruðunu sallayarak: .Misafirliðim kâfi derece uzadý. Mol iere'in bir kahramaný vardýr. öyle hissediyorum ki. Ha. "Haydi efendim iþinize. daha kuvvetle feryat etmemek için parmaklarýmla aðzýmý kapýyo denbire yanýmdaki odadan Hayrullah Bey'in sesi geldi: . sesini incelterek: .. Müsaade ederseniz ben gideceðim. benim kütüphanemi aþaðýya naklet niz tarafýndaki odayý sana vereceðim. evet. hem iyi bir arkadaþ oldu. benim için hem iyi bir baba. hepsini kovar. Doktor Bey. benim gibi kalbi ve hayatý kýrýlmýþ bir kýzýn ne kadar mesut olmasý kadar mesut oluyorum. bir iri genç bekçi var.Ayrýca. hem kýþýn lodosa karþýdýr. daha böyle bin türlü iþ.Doktor Bey. dudaklarýný sivriltip. Haydi küçük. Bu. Herife dayak atarken öteki beriki kur tarmaya gelir. müsaade ederseniz ben gideceðim.Fakat. fedakârsýnýz.. beni utandýrý rdum.. misafirlik fazla uzuyor. Hayrullah Bey. ötekine ihtiyaç var mý? Artý rliðim kâfi derecede uzadý. seninle "iki ahbap çavuþ" olduk. herif. Doktor. benim taklidimi yapmak için sesini incelterek hidde tle: . Fakat.. Neyim var ordum? Bunu kendim de bilmiyordum. Dedim ki: . üþümezsi Ne vakitten beri söylemek istediðim sözün sýrasý gelmiþti. dayak yemekten hoþlanýyorum!" der. yanýnýzda çok mesut oluyorum. bu kocaman dünyanýn bütün evleri i birer birer birer dolaþarak ne kadar keder. fakat. kend imi yabancý bulmuyorum. bana h oþ gösteren eski neþemi artýk bulamayacaðým. Bu sebepsiz. ne olduðumu.Küçük kýz.Peki. Gülümseyerek cevap verdim: 368 Reþat Nuri Güntekin . hâlâ ýsrar ediyordum: . ara sýra yaptýðý gibi.. âlâ fakat Quo Vadis?. Kendime bin türlü þey icat ediyorum. elinde mumla odama koþtu. evi düzeltmek. içimde müebbeden kýrýlmýþ bir þey var. geldiðim vakit odalar lmazsa vay haline alimallah hani. Aðzýný kulaklarýna kadar yýrtarým da asýl o v kýyamete kadar gülersin. kim bilir... fak at niceden Beri size yük olacaðým? Gerçi çok insaniyetlisiniz. ellerini kalçalarýna dayadý. Senden hoþlanmayayým da bak. Buradan ayrýlýktan sonra ne yapacaðým? Ben... neydi o söyleyeceðim? Kafa kalmadý ki. Orasý daha güzel.. kirayý da alýrým.. anneciðim!" e titreye titreye hýçkýrýyor. insaniyet. keyfim için sa ttim. Sabaha doðru karanlýðýn içinde hiç sebepsiz aðlaya aðlaya uyandým. emin olunuz.insaniyet. En düþkün bir zamanýmda bana yardým ettin unu unutmayacaðým. dakika muyor. Mesela. geçen akþam pek neþeliydim. biz. tabii. Sýhhatim yavaþ yavaþ düze nafile. dedim. Öyle sanýyorum ki gece. ümitsizlik varsa hepsini toplamýþ. Ben keyfim için yaþadým.Feride. gitmek istiyorsunuz. Cezayý görürsün ha?. dedi. Haydi. ihtiyar sütnineye yardým. artýk alil sayýlýrým. Hayrullah Bey'in. bahçeye yemeklere hatta doktorun hesaplarýna bakmak.. Gülerken aðlýyorum. yine benim söyleyiþimi tmek için yanaðýný çukurlaþtýrarak. "Bu hodkâm ihtiyar. Düldül'ü merak etmeyin.Doktor Bey. aðlarken gülüyorum. küçük kýz.. Ýlanihaye yanýnýzda kalamam.. . ÇALIKUÞU 369 Hayrullah Bey. zevzekliði býrak. fedakârlýk bana výz gelir. herifi çaðýrýr zorla seni nikâh e im. Fakat þu var. belki manâsýz þefkat kelimeleriyle beni teskin etti: . küçükhaným hazretleri. getirip benim göðsüme doldurmuþ. Yine elini beline dayýyarak: . suratýna bakar mýydým? Kendimi tepesi üstü minderden att yine fedakârlýk ettiðime inanma. fedakârlýk. Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu. Anlatamadýk gitt i. Eski sýhhatimi. Doktor. kýsa saçlarýmý birbirine karýþýrarak eðlenmeye devam ediyor. gevezeliðe lüzum yok. isimsiz dilsiz yeis içinde: "Anneciðim. nereye gideceðimi ben de kendi kendime soruyorum. pek zevkime gider. yine münasebetsiz þakalar edeceðini.. münasebetsi . çenemin altýndan tuttu: . gitmek elzem. Evinde. hemen yanýndan kaçtým. Yataðýmda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum. niçin aðladýðýmý bile söyletmeye lüz ehemmiyetsiz. Ben. kalmak benim canýma minnet.Ne dedin? Gidecek misin? Yediði naneye bak. sen misin? Ne oldun kýzým? ihtiyar doktor. Allah allah! Belki be n.Doktor bey.

- Bir þey deðil, kýzým, bir þey deðil, ehemmiyetsiz bir sinir nöbeti, geçer yavrum. Vah, ço h. Ben, gözlerimde bir türlü durmayan yaþlar, týkanan kuþ yavrularý gibi açýk aðzýmda boðuk hý ihtiyar arkadaþým, pencereye döndü, karanlýkta ta uzaklara yumruðunu saklayarak: Çalýkuþu - F 24 370 Reþat Nuri Güntekin

- Allah belaný versin, aslan gibi çocuðu berbat ettin, dedi. Yalnýz kaldýktan sonra da böyl hastalýk ve ümitsizlik saatlerim olursa ben ne yapacaðým? Adam sende... Þimdiden bunu niçi düþünmeli? Herhalde daha en az bir ay, belki daha ziyade, doktor beni býrakmayacak... Alacakaya Çiftliði, 10 Eylül Bir haftadan beri Alacakaya'da, sözüm ona bir çiftliðim var, hayli zamandan beri gidip y oklamadým, iþçileri boþ býrakmaya gelmez. Seni on beþ gün oraya götüreyim. Sana da iyi bir hava olur; gözün gönlün açýlýr. Bak, yakýnda mektep açýlýyor. Bütün yýl kapalý kalacaksýn. - Doktor Bey, açýklýk yerleri çok severim, fakat mektep açýlmak üzere. Bilmem ki, nasýl olu ye cevap verdim. O, hiddetle omuzlarýný silkti: - A babam, ben sana gider misin? diye sormadým ki mülahazat söylüyorsun; götüreceðim, dedim en ne karýþýrsýn? Bu, doktorca bir iþ... Olmazsa rapor yazar, zorla götürürüm. Haydi, haydi aç parça çamaþýr, kütüphaneden benim "Ro-usseau"larýmý al. Hayrullah Bey, beni artýk bir mektep çocuðu gibi idare ediyor. Hastalýðýmdan sonra, zayýfla irademle ona karþý koymak mümkün deðil, hem de daha tuhafý, bundan þikâyet de etmiyorum, b at, adeta hoþuma gidiyor. Doktorun çiftliði bakýmsýz kalmýþ. Fakat, ne güzel bir yer. Kýþýn bile buralarý, bir bahara ele, bir kayalýk var ki, seyretmekle doyulur þey deðil. Bu kayalar, güneþin sabah, öðle, ak eþi olmasýna, havanýn açýk, yahut kapalý bulunmasýna göre renk deðiþtiriyor, lal kýrmýzýsý, yahut siyah görünüyor. Onun için buraya: "Alacakayalar" demiþler.

ÇALIKUÞU 371 Çiftlik beni umduðumdan ziyade meþgul etti. Çiftçilerle beraber süt saðýyorum. Artýk, benim imi bir ahbabým olmaya baþlayan Düldül'e binerek civar koruluklarda geziyorum. Hasýlý, düþü tý. Mamafih, gönlüm pek rahat deðil, birkaç güne kadar mektep açýlacak, iþimin baþýnda bulunmam lip süpürt-mem lazým. Hayrullah Bey'e söz anlatmak kabil deðil ki... Doktor, geceleri bana roman okutuyor. - Bu ipsiz sapsýz lakýrdýlara tahammül edilmez ama, senin aðzýndan bayaðý hoþ oluyor, diyor Dün gece, yine ona kitap okuyordum. Kitapta bazý açýk sözler var. Onlar geldikçe utanýyor, lerine süratle baþka kelimeler koymaya, yahut cümleleri atlamaya çalýþýyordum. Hayrullah Be benim telaþýmý fark ediyor, gür kahkahalarla tavanlarý sarsýyordu. Birdenbire karanlýkta köpekler havlamaya baþladý. Pencereyi açtýk. Çiftliðin kapýsýndan bir ordu. Hayrullah Bey: - Kim o? diye seslendi. Onbaþýnýn sesi: - Benim, yabancý deðil, diye cevap verdi. Onbaþýnýn bu saatte Kuþadasý'ndan buraya gelmesi bir vakaydý. Doktor: - Hayýrdýr inþallah! Ben, aþaðý inip anlayayým bakalým. Gecikirsem sen yat küçük, dedi. Hayrullah Bey, bir saate yakýn bir zaman Onbaþýnýn yanýnda kaldý. Yukarý çýktýðý vakit, yüz - Onbaþý niçin gelmiþ Doktor Bey? dedim. Sert bir sesle adeta baðýrdý: - Sana git yat, dedim yahu, sana ne? Olur rezalet deðil bu kýz çocuklarýnýn maskaralýðý be! ait bir iþ. Artýk, onun tabiatýný öðrenmiþtim. Böyle zamanlarda üzerine varmaya gelmiyordu. Çaresiz, þa k odama gittim. Bu sabah, uyandýðým vakit Hayrullah Bey'in erkenden 372 Reþat Nuri Güntekin

mühim bir iþ için gittiðini, mamafih, dönmezse merak etmememi söylediðini haber verdiler. Herhalde bu zarf bana ait olacak... Bu kâðýt parçasý beni derin derin düþündürüyor. Acaba b e onbaþý mý getirdi? Öyleyse niçin Hayrullah Bey, benden sakladý? Buna imkân yok; mutlaka b arf, kitaplar arasýnda Kuþadasý'ndan gelmiþ olacak. Kuþadasý, 25 Eylül Hayata paçavra diyen meðer ne doðru söylüyormuþ! * Son vakayý defterimin son sayfasýna olduðu gibi kaydediyorum. Kendimden ne bir isyan, ne de bir damla gözyaþý ilave etmek istemiyorum. Hayrullah Bey, beni, iki gün çiftlikte bekletti. Üçüncü gece merakým o dereceyi buldu ki, n lursa olsun, sabahleyin bir araba hazýrlatacak, kendi kendime kasabaya inecektim. Fakat ertesi sabah, uyandýðým vakit onu gelmiþ buldum. O kayýtsýz, kaygýsýz Hayrullah Bey'i, hiç bu kadar periþan ve yorgun gördüðümü hatýrlamýyor gibi saçlarýma dudaklarýný kondurdu. Sonra dikkatli dikkatli yüzüme bakarak: - Hay Allah belalarýný veresiceler, tuu! dedi. Baþýmda yeni bir tehlikenin dolaþtýðýný anlýyor, fakat bir þey sormaya cesaret edemiyordum. Hayrullah Bey, elleri ceplerinde düþüne düþüne epeyce dolaþtý. Sonra, ellerini omuzlarýma k - Küçük, sen bir þeyler biliyorsun, dedi. - Hayýr, Doktor Bey.

ÇALIKUÞU 373 - Biliyorsun, böyle olmasa iþlerdeki tuhaflýk nazarý dikkatini celp edecekti. Mutlaka bi r þeyler soracaktýn. Gayet aðýr, ciddi bir teessürle: - Hayýr, Doktor Bey, dedim. Hiçbir þey bilmiyorum, yalnýz telaþ ve ýstýrap içinde olduðunuz , bir kederiniz var. Benim hem hamim, hatta hemen hemen babam olduðunuz için sizin k ederiniz benim demektir. Neyiniz var? - Feride, kýzým, kendini kâfi derecede kuvvetli hissediyor musun? Merakým, korkumdan daha üstündü. Sakin görünmeye çalýþarak: - Ben gayretli bir kýzým, bunun birkaç misalini gördünüz, söyleyiniz Doktor Bey, dedim. - Feride, þu kalemi eline al, söyleyeceðim þeyleri yaz, haydi kýzým ihtiyar dostuna itimat t! Hayrullah Bey, dura dura, düþüne düþüne bana þu satýrlarý yazdýrdý: "Kuþadasý Maarif Encümeni Riyaset Âlisine, Hizmet-i maarifte devamýma ahval-i sýhhiyem müsait olmadýðýndan, Kuþadasý Inas Rüþtiyesi Mü irham ederim efendim." - Þimdi kýzým, düþünmeden, bir þey sormadan imzaný at, o kâðýdý bana ver. Ellerin titriyor, akmaya cesaret edemiyorsun. Daha iyi kýzým, daha iyi. Çünkü sen, o temiz gözlerinle bana ba arken ben þaþýracaðým. Fevkalâde bir þeyler geçtiðini anladýn, deðil mi? Dinle beni Feride. , teessür gösterirsen sözünü kesmek mecburiyetinde kalacaðým. Halbuki her þeyi bilmen lâzým hayata karýþtýðýn üç sene içinde insanýn ne mal olduðunu anladýn sanýyorsun deðil mi? Nafi yakýn hayatýmda ben bile anlayamamýþým. Ben ki, dünyada þenaatin, rezaletin bin türlüsüne t m; ben bu kadarýný hâlâ ihtiyar kafama sýðdýramýyorum. Biz seninle dünyanýn en temiz, en iy tuyuz deðil 374 Reþat Nuri Güntekin

mi? Aylarca senin hasta vücudunu kendi çocuðum gibi kollarýmda tuttum, bize ne demiþler,ne diyorlar, biliyor musun Feride? Mümkün deðil, tasavvur edemezsin. Ben senin âþýðýnmý-þým, kapama, bilâkis baþýný dik tut. O hareketi yüz karasý olanlar yapar, bilâkis, gözlerime ba miz var birbirimizden çekinecek? Dinle beni Feride, dinle, sonuna kadar söyleyeyim. Bu melun iftira, evvela mektepten çýkmýþ. Arkadaþlarýn ötede beride aleyhimizde olmayacak þ söylemeye baþlamýþlar. Sebep malum: Kendileri dururken senin müdi-re oluþun. Ben, altý ay el sana haber vermeden küçük bir hizmette bulunmak için bir mektup yazmýþtým. Bu terfiin be elimde olmasý þüpheleri artýrmýþ. Bu fesat yangýný aylardan beri için için yanýyormuþ. iþ Maarif Encümeni'nin, kaymakamýn kul uzun uzadýya tahriratlar yazýlmýþ, tahkikat yapýlmýþ. Vilayet Maarif Müdürlü-ðü'nce tercüm

ik etmiþler, birçok karanlýk noktalar varmýþ. Mesela istanbul'dan B.'ye geliþin, sonra merk z mektebinden istifa ederek ücra bir köye geliþin, þüpheli bir firara benziyormuþ. Birkaç a onra meçhul bir yerden yardým olmuþ. Maarif hayatýnda misli görülmemiþ bir süratle terakki köy muallimliðinden Darülmuallimat muallimliðine yükselmiþsin. Sonra yine sebepsiz bir isti a. Bu defa, baþka bir memlekete gidiyorsun, fakat orada da tutunamýyorsun. Ç. Maarif E ncümeni'nden bir cevap gelmiþ. Okurken içim, zehir kesildi, Feride. Güya sen orada... Yo k, yok söylemeyeceðim. Terbiyeli, yüksek, ilim irfan adamlarýnýn kaleminden, aðzýndan çýkan benim o patavasýz asker aðzým da söylemeye cesaret edemeyecek. Ben ki bilirsin, aðzýma ne elirse söylerim, en iðrenç kelimeyi bile dudaðýmda hapsedemem. Hasýlý Feridecik, yaralý gey i av köpekleri nasýl sararsa, senin etrafýný da öylece sardýlar. En masum hareketin, aleyhi e bir delil olarak tefsir edilmiþ; mazbatalara, tahkikat evrakýna geçmiþ. Ara sýra hasta t alebelerini tedavi için beni mektebe davet etmen, küçü-

ÇALIKUÞU 375 ðümüz ölürken takatsiz baþýný bir lahza omzuma dayaman, sonra sen hasta yatarken yataðýnýn m saatler birer cinayetmiþ! Yüzsüzlüðü o derece ileri vardýrmýþýz ki, bir memleketin örf ve iffetiyle alay etmiþiz. Etrafýmýzdaki insanlarý hiçe saymýþýz. Herkese seni hasta diye ilan ken tarlalarda, kol kola düvene binmiþiz. Vazifenle meþgul olacaðýn yerde, bahçemde at koþt uþsun, bunlar da kâfi gelmemiþ þehir haricinde çiftliklere çekilmiþiz. Feridecik, sana bunlarý bütün çiðliðiyle söylüyorum. Mýzmýz tesellilerle seni bir zaman dah lirdim. Ümitlerini yavaþ yavaþ, birer birer kýrabilirdim. Fakat böyle yapmadým. Niçin biliy musun? Mesleðim, yaþým bana bir kanaat verdi. Bir zehri insan, bir kerede yutmalý, ya ölür a kurtulur. Zehri þurupla, daha bilmem ne haltla karýþýrýp yudum yudum içmek pis þey, iðrenç þey. Felâk vermek testere ile adam kesmeye benzer. Evet Feride, hayatýn en aðýr sillesini yedin. Yalnýz olaydýn bu darbe seni öldürebilirdi. Ö a, bu kadar insan, kuþ kadar çocuðun üstüne çullanýrsa ne olur? Dua et ki tesadüf karþýna ç yar çýkardý. Benim ömrümün saati alaturka on biri çalmak üzere. Fakat, ne ziyaný var? Sana e bulunmak için bu kadarcýk bir zaman da kâfidir. Buna muvaffak olursam, bir yýðýn manasýz uat içinde ziyan olmuþ günlerime acýmayacaðým. Korkma Feride, bu da geçer. Sen gençsin, dah günler görmekten ümidini kesme. Ýstifaný kendim götürecektim, vazgeçtim. Seni bu halde býr cesaret edemeyeceðim. Çocuk kýsmýnýn türlü densizliði, denliliði olur. Haydi Feride, haydi açýk havaya çýkalým, koyunlarla, ineklerle uðraþalým. Bu hayvanlar, gördükleri iyiliðe kar a nimetþinastýrlar. ihtiyar doktor, istifanamemi zarfa koyarak onbaþýya verdi. Bu kâðýt parçasýna sadece ömrümün bir parçasýný deðil, 376 Reþat Nuri Güntekin

gönlümün son bir tesellisini daha gömüyordum. Ne hazin, Ya-rabbi, ne hazin! Hangi ümide sarýlsam elimde kalýyor, neyi seversem ölüyor. Ýþte üç sene evvel bir sonbahar eraber ölen genç kýzlýk rüyalarým, kendi küçüklerim, sonra Munise, onun arkasýndan belki ka uturlar diye ümit ettiðim talebelerim. Yavrularýný tehlikede gören bir ana kuþ hýr-çmhðýyla titrediðim bu þeyler, sonbahar yapraklarý gibi birer birer sararýyor, dökülüyor. Daha yirmi girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluðun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baþtan baþa büt rimin ölüleriyle dolu. Hayrullah Bey, beni üç gün yalnýz býrakmadý. Bu kadar felaket karþýsýnda gösterdiðim sükûn amýyor, geceleri ben yattýktan sonra odamýn kapýsýna gelerek: - Feride, bir þeye ihtiyacýn var mý? Uykun yoksa geleyim, diyordu. Üçüncü gecenin sabahýydý. Bir mayýs günü gibi taze, ýlýk bir sabah vakti erkenden kalktým. 'e elimle süt saðdým, kahvaltý hazýrladým. Elimde tepsi, sakin çehremde hemen hemen neþeli bir tebessümle odasýna girdiðim zaman, dok tor pek memnun oldu: - Aferin Feride! Çok memnun oldum. Nene lâzým, dünyanýn gamýný çekecek sen mi kaldýn? dedi Penceresini açtým, daðýnýk birkaç eþyasýný düzelttim. Çiftliðe ait þeylerden, koyunlardan b iyen söylüyor, gülüyor, hatta eskiden mektepte yaptýðým gibi aýa sýra ýslýk çalýyordum. Hayrullah Bey o kadar seviniyordu ki, tarif edilemez. Onun memnun olduðunu gördükçe daha

babam sizsiniz. vaktin geldiðine hükmettim. benim çocukluðum aðaç dallarý üstünde geçti. pervazýn kenarýna çýkýp oturarak: . sakin. o fok balýðýný öyle bir kalayladým ki Feride.Yaþamaya karar verdiðimi söyledikten sonra artýk aþaðý düþmemden korkmak manasýz deðil mi y? Bu kararý niçin verdim? Bunu size söyleyeyim.. dün akþam mühim bir karar verd m. Fakat sen aþaðý in Allah aþkýna.. Görüyorsunuz ya. Bakýyorsun öyle derinliklerin.Yegâne arkadaþým. yumurcak? Bu ne? Eðer þimdi senin yerinde olsaydým. .Gayet sade. Bundan baþka çarem kalmadýðý halde yine cesaret edemiyorum. Hayrullah Bey heyecanla bileklerimi tuttu.. saf bir tavýrla söylemiþtim. Ölmeye cesaretim o madýðýný anladýktan sonra. ellerimi uzatarak. Maazallah yuvarlanýrsýn.Neye? . hamim. dinliyorum. . Ben. Konuþmak için biraz daha beklemek istiyordum. çenesinde lakýrdýlarýn i birbirine çar ptýran bir titreme ile yumruðunu sallayarak: ÇALIKUÞU 379 . gülerek söylüyordum. ihtiyar doktor. Evvela cesaret edemey eceðim. . kendimi öldürmemeye. Hayrullah Bey.SöyleP. sararmýþ çocuk çehrenle. Vaka hakkýnda sana bugün biraz tafsilât verebilirim : On gün evvel vilayetten bir müfettiþ geldi. muallime ol maktan katiyen ümidini kesmemelisin. hayretten aþaðý düþer olurdum. dedi. O anda kurþu damla kaný çýkmayacaktý. ürk nle o fok balýðýnýn karþýsýnda yalnýz býrakmak! Hayrullah Bey. sonra öyle inanýlmaz bir metanetin v r ki. Peki Feride. o oudala olduðu kadar iðrenç iftiralarý tekrar ediyor.Siz merak etmeyin. dizleri ne bir örtü örttüm. sen böyle bir heyetin karþýsýna nasýl çýkardýn? Yabancýlarýn aðzýndan iþiteceðin o iðre p verebilirdin? Bunu haber alýnca aklým baþýmdan gitti. . ne olur. dedim. bükük boynunla o fok balýðýnýn yýrtýcý pýnýn kurallarýyla seni parçalamaya azmeden bu adam "kurt ile kuzu" masalýndaki canavar gi bi sudan sebepler arýyor. zavallý. encümen odasýný gözümün önüne ge siyah çarþafýnla. Bunlarý ben de düþündüm.neþeleniyordum.fakat aþaðý in. Çünkü birkaç gün. ne kadar sakinim .Bu ne demek? . benim ara sýra ölümden bahsetmeme bakmayýnýz. Seni. halim mavi gözleminde hiç görmediðim korkunç parýltý. Doktor Bey. lan u müfettiþin riyaseti altýnda bir tahkikat komisyonu teþkil ettiler. Bir kere.Güzel aðzýmý öyle bir açtým. O. Bu sözleri þaka eden bir çocuk hafifliðiyle.. konuþalým.Sizinle konuþacak þeylerim var. Fakat nasýl? Bana bir y gösteriniz. Bir kolayýný bulabilirseniz ne âlâ! Hayruüah Bey. ben ölmekten ço karým. yaþamaya devam edeyim. beni zorla pencerenin kenarýndan indird i. Feride! Bakýyorsun parmak kadar hiçten bir oyuncak ol uyorsun. tuhaflýklarýn. Bu sözü. Siz.. ..Feride. . size memnun olacað rdan bahsedeceðim. O gece "Onba-þý"nýn getirdiði kâðýt bir nevi celpname id de. heyecanla rinden fýrladý: . Sonra. ÇALIKUÞU 377 Nihayet. Güzel. Þimdi.Ne anlaþýlmaz bir mahluksun sen. olgun bir ciddiyetle bunu düþünmüþtüm. bun ak bir askerin az buçuk çið kelimeleri karþýsýnda bile renkten renge giren masum yüzün. ne olmaz! Ben gülerek: . Fok balýðý gibi azýdiþleri dýþarý fýrlamýþ. Peki kýzým. Birçok sebep var. Doktorun koltuðunu pencerenin yanma çektim.Yaþamaya. Faka mademki bu kadar kendine hâkim olabiliyorsun. kaþlarým çatarak düþünüyordu.Ne söylüyorsun.. söyle. ben de bundan baþka bir þey istemiyorum. Doktor Bey. boynumu bükerek. Ne olursa olsun. Hemen hemen hýrpalayarak alçak bir iskemleye oturttu: 378 Reþat Nuri Güntekin . eliyle gözlerini k apayarak: . Azlini teblið etmeden seni sorguya çekmek istiyorlardý.

Fakat. baþýný eðiyorsun. beyaz býyýklarýný diþleriyle çiðneyerek düþünüyordu: . deðil mi? Cevap vermeye cesaret edemiyorsun.. . Müfettiþlere yaptýk temizliðini bir kere de mahkeme huzurunda tekrar için o günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. Doktor Bey. her se rseriye seni tahkir etmek hakkýný verecek. deðil mi? Hülasa. Benim ailemden. benden ayrýlma desem buna razý olmazsýn. Þimdi benim muhakememi takip et Feride. Benim kadar baþý dara gelmeyen bir insan. bön. Arada sen. Beraber yaþay lým. bu saatte her þeyi açýk açýk konuþmamalý? Mahalle namýna kaymakama bir heyet gitmiþ.Ayýp Feride.. Þu güneþe. þu aðaçl nize bakýnýz Doktor Bey. ben hangi sýfatla sizden böyle bir para yardýmý kabul edebilirim? Na sýl bir insan mevkiine inerim? Hayrullah Bey kýzmadý. fakat bu zaruriydi. Þimdi sana karþý mesuliyetim ik at oldu. Alakaný katiyen kesmen lâzýmdý. O melun. ölümü düþünmekte hakkým varmýþ. Fok balýklarýnýn karþýs resin diye deðil. ailenin yanýna dönmey var mý? Baþýmý önüme eðdim: .Evlenirsen bahtiyar olacaðýna benim de o kadar kanaatim yok.. Bugün bir çaresini buls k bile. All ri. onlar benim için büsbütün bitti. fakat olmuþ. Haksýz þüpheler hayatýný zehirleyecek. Çünkü baþýna bu felaketin gelmesine ben sebep oldum. Ýstanbul'a. ateþe yandýn. F t ne yapalým ki. meslekten artýk bir þey ümit edemezsin. fazla olarak o vakit belki ben d e bulunamayacaðým. her þeyden bahsedin. söküp atmak mümkün deðil. Bu kadar birbirimizle anlaþtýktan sonra ortaya böyle söz atman ayýp. Ne yapacaðýz Feride? Nasýl hareket edeceðiz? Sen nasýl müdafaa edeceðiz? Ölmeye mahkûm bir hasta mazlumluðuyla yüzüne baktým. hiçbir þeye ehemmiyet vermiyor gibi görünen tavýrlarýna ade ruhlu. ayaklarýnýzý öpeyim. bunu yine tamir edeyim. senin ne benim le yaþamana ne kendi kendine yaþamana imkân var. çalýþmak istersen buna imkân yok.Ýki gün evvel. doðrusunu istersen. Feridecik.Peki. Senin saadetinden-iyi neye sarf ed lirim? Vereceðim cevabýn onu kýzdýracaðýný biliyordum... öyleyse ne yapacaðýz? Zaruret falan çekmenden korkum yok. bu leke. Kimseden yardým kabul etmek istemezsen. Hemen zorla sana istifaný ya zdýrdým diye ileride benim için fena düþünmeni istemem.Hayýr. Feride.Fakat Doktor Bey. Mazindeki þüpheli bir nokta. benim aleyhimde mahkemeye müracaat ettiðini haber aldým. . Dediðim gibi. kendi gönlünün rýzasýyla . Senin gibi. ihtiyar doktor gözlerindeki o vahþi parýltý.Nihayet siz de teslim ediyorsunuz ki. Ýçimdeki derin ümitsizliðe raðmen hâlâ . Hayrullah Bey. Çünkü benim az buçuk serv ikimize de yeter. sen bütün serbest.Hayýr. mahdut. nereye gitsen seni takip edecek.Peki küçük. beraber düþünmeye devam edelim. yarýn baþka bir bahane ile seni vuracaklar. saf tavrýyla devam etti: .Teþekkür ederim. . sana bir þey daha söyleyeceðim. Doktor Bey. kalb ine öyle yer etmiþ ki. peki. samimi arkadaþýndan küçük bir yardým bile kabul edemeyecek kadar maðrur bir kýz bahusus bu bu dedikodulardan sonra tek baþýna nasýl yaþar? Seni tekrar evlendirmeyi düþündüðüm bunun de. B mamalýydý. paramý ne yapacaðým diye düþünüyordum. bu dudaðý gülmek ve etrafýndakilere saadet vermek için yarattý. ayýp.Baþka bir çare: iyi bir gençle evlenmen mümkün deðil mi? . Feride. Doktor Bey. bir ihtiyar. Korka korka dizlerimi k k: . þakaklarmdaki korkunç kýrmýzýlýk sönünceye kad ra yine eski halim sesi. Onun için lâzým ki. bunu ben de emin bir çare telâkki etmiyorum. fakat gayet mahzun bir þikâyetle yüzüme baktý: . Ben ihtiyar bir kýz olarak ölmeye azmettim.Bu arada ne olduysa sana oldu. her çapkýna. Herke- ÇALIKUÞU 381 sin kabahatini açýk açýk yüzüne söyleyen bir "kör kadý" olduðum için beni zaten kimse sevme e ile niçin bana da bir darbe indirmemeli. fakat bu mesele.. akrabamdan olmayan bir genç kýzla yaþamamýn örfe ve þeriata aykýrý göründüðünü s senin baþka bir memlekete gönderilmeni istemiþ.Doktor Bey. Haydi. mazlum bir ev kýzýsýn: "Kýnalý kuzu" dedikleri cinsten bir kýzcaðýz. 380 Reþat Nuri Güntekin . .

gülmek için r gibi titreyen yaramaz dudaklarýndan daha büyük facia görmedim. bi amýza otuz beþ. hayat böyleymiþ! Buna da katlanmak lâzým. sen hocalýk ve analýk. her þeye raðmen sev iliyordum.Ben hayli ihtiyarým. Yeni bir deftere yeni hayatýmý yazm aya baþlamak mümkün deðil. acýnýn türlü þeklini gördüm. Kollarýmýn arasýnda nice göz rþýmda ölmek mecburiyetinden bu kadar sükûnla bahseden bu güzel çocuk yüzünden. her þeye raðmen seninle mesut olabilirdim. Bu satýrlarý. önüme bakýyordum. niþanlý haným. * Bu son ayrýlýk saatinde niçin hakikati saklamah? Bu okumayacaðýn defteri ben senin için yaz Kâmran. Yarýn gelin oluyorum. Bu akþam dönece dair telgraf aldým. bir þey söylemiyor.Hoþuna gidecek þeyi nasýl keþfettim. sefaletin. Öbür sabah baþkasýnýn odasýnda uyanacak genç kadýnýn. Be doktorluk edeceðim. kýrk kiþil r yetimhane þekline sokuyorum. kýrk senelik bir zaman sokmuþ. h arça naðme. artýk söyleyecek neyim kalýyor ki? Hem yarýn baþkasýnýn karýsý o una ne hakkým. yeter artýk. Ben. memnuniyetle gülerek: . emelim kursaðýmda kalýr. ne yazdýmsa hep senin içindi. Hayrullah Bey. ne söyledim. fakat bu bana kâfi gelmedi. 382 Reþat Nuri Güntekin Bir haftadan beri Kuþadasý'ndayým. Yapraklan dökülmüþ kuru dallarýn arasýnda parlayan sonbahar güneþine elini uzattý: .Yeter artýk Feride. Keþfet bakayým: Küpe deðil. Bir yetimhane. . Sen bana bakma. Etrafta bulduðumuz kimsesiz çocuklarý oraya toplayacaðýz. Ben. Aðaçlarýn çýplak kollarýndan döktüðü bu yapraklardan bazýlarýný rüzgâr.. sonra önümde durar . Evet. Karýnca ayaðý gibi minimini yazýlarla dolan mektep defterimin son sayfalarýna geldim. hem hususi iþlerin i görmek. Evet. çok yanlýþ bir iþ tuttuðu itiraf edeceðim. sözüne devam etti: . Hayrullah Bey. eliyle aðzýmý kapadý: .. ben yirmi yaþýnda delikanlýlardan daha dinç bir adamým. Ben. birkaç damla gözyaþýndan ibaret olan Çalýkuþu ile ne alakasý kalacak? Çalýkuþu bugün defterinin gözyaþlarýndan kirlenmiþ sayfalarýna dökülen sonbahar yapraklarý or. Tuhaf bir tavýrla itiraz etti: . pencereden içeriye klarý üzerine savuruyor. evvelki gün izmir'e gitti. Asýl gençlik. ona bir koca gözüyle bakmak mecburiyetinde kaldýðým günden beri bu s prak da sarardý. hem de eve bazý yeni eþya almak üzere. temiz ve menfaatsiz muhabbeti de son bir yeþil ÇALIKUÞU 383 yaprak gibi yaþýyordu.þeylerden ayrýlmak ister mi? Hayrullah Bey. Hayrullah Bey. Hayretle yüzüne baktým. ama hiç ehemmiyeti yok.Yok. Ne yapalým. ama müthiþ bir yüzgörümlüðü. ergen adam sayýlýrým. Bu yeni eþyaya lüzum olmadýðýný söylemiþtim. Hazýr ol Feride. nekahat günlerimi geçirdiðim odanýn penceresi önünde yazýyorum. Gerçi kudret. Ne h azin tesadüf! Sergüzeþtimle beraber defter de bitiyor. dizlerinden örtüsünü atarak odanýn içinde epeyce dolaþtý.Sana ben bir de yüzgörümlüðü veriyorum. Hem seni öy telli pullu gelin olmuþ görmek isterim. ne cesaretim olacak. Ömrümde yemediðim bir haltý yedirteceksin. son çareye baþvuracaðýz. ihtiyar arkadaþýmýn sönük mavi gözlerindeki þefkat. ruhun iðidir. Yanlýþ. Beni çocuk gi hüngür hüngür aðlatacaksýn. Seni þeriatlerine uyacak bir sýfatla evimde alýkoyacaðý a edeceðim. merhamet. O. Bahçedeki dal urmayan bir kuru yaprak yaðmuru yaðýyor. bu adeta benim yaþlýlýðýmý baþýma kakmak demek olur. Bizim "Alacaka-ya"daki çiftliði ben otuz. istedim ki çok. Ýzmir'den müthiþ bir gelin elbisesi getireceðim. Öbür Perþembe.O halde. sevildiðimi de bilmiyor deðildim. Aklýný yorma bulamazsýn.

Size anlatmak kabil deðil eniþte. seneler amma çabuk geçiyor! Hakkýn var ya. ben bütün ruhumla senin. bu dul kadýn ruh ve vücudunu benim kadar hýrpaladýðýný. yýprattýðýný z Kâmran. Çalýku-þu'nun bülbül gibi sesini. Buraya ilk geliþimde ben. bir .ona yakýn sevi . sen o cevaplarý da düþünerek vermiyorsun ki. zurna dinledin. Tekirdað'a geleli on sene oldu. ümitsiz hayalini sevmekle. Bugün sade dört yaþýna yak r. Çeþit çeþit insanlar gördün. gül yüzünü hatýrladýkça hâlâ yüreðim sýzlar. ben. iki yüz cevap az deðil zannederim.Yok oðlum.Duysa da umurumda deðil. öteki þeyi düþünmene mani olmak. oðlum.Güzel tedavi ve tebdilihava usulü. Kâmran.Eniþte. kendi sevdiðim kadar deðilse bile -çünkü buna imkân yok. davul.iyi ama oðlum.. fakat sen eðlenmedin. senden ayrýldýktan sonra öðrendim. Hâlâ aklýmdadýr. kendini sevdirmenin de bir yolu var. Bak. ben altmýþýma giriyorum. Bütün ol lere raðmen. Söðütlük bahçelerinin ýlýk iðde kokularýy hep seninle yüz yüze.kim bilir ne kadar cazibeli bir 384 Reþat Nuri Güntekin kadýndý? Kim bilir sana ne güzel þeyler söylüyor. Hatta yaptýðým tecrübelerle rýný sevmekle sanma sakýn. Senin Sarý Çiçeðin -taþ atmak için söylemiyorum Kâmran.. Kendine gel. senin hayalinin kollarýnda yaþadým. Beni.. çocuklarýmýza iyi bir anne olacaktým. asýl bugün dul kalýyorum. Aradan on rkasýndaki arka bahçeye bakmaya yüreðim tahammül etmez. kendi payýma müthiþ eðlendim.Ben..iki saatte. ama senin derdinin bununla alakasý yok ki. ben. deðil mi Kâmran? Halbuki ben bunlarý hiç.. velev "evet". mademki seni etti. dört beþ sene kadar da Feridecikle niþanlý kalmýþtýn. seninle yol arkadaþlýðý etmek iþkence billahi.Ayþe Teyzem duymasýn. karýsý olacaðým biçare ad mbak gibi masum bir kýz zannediyor. Ben. bozuk yollarda sarsýlan arabanýn köþesinde akþam rüzgârýna karþý pardösüsünün yakas ara'yý seyrediyordu. küçük. cahil bir kýzdým nin. . . boþ yere düþündürüp yormak için bir ka . Kâmran. .. (Feride 'nm jurnali burada bitiyordu. yanýk çýngýraklarýnýn tirediði bu ovalarda.. Seni gerçi düþündürmek istiyorum. hakikaten sana yaranmak kabil olmuyor.F 25 386 Reþat Nuri Güntekin . inan bana. Gönlümün içindeki derin. üç gün evvel bir d nesiyle seni köye götürdüm. göz ve izan var. eniþte. ölsem. köçek. seni sevmesini. Sevdiðin bir kadýnla evlendin. O kadar. biz asýl bugün birbirimizden ayrýlýyoruz. "h ayýr" gibi kýsa cevaplar olsun. Zeyniler mezarlýðýnýn karanlýðýnda. pehl n. Yarýn. benim yaradýlýþým baþka türlü.Hayýr nankör.Evet. eniþte. gitsem seni affetmeyec m Kâmran. iki yüz suale. Mesela. . Çalýkuþu . rüzgârýn sonbahara kadar haykýrýp aðladýðý uzun geceler esli. günden güne daha genç . Yine böyle bir aðustos günüydü. iki saatten beri belki yüz þey sord Evet" yahut "Hayýr"dan baþka cevap alamadým. ne yanlýþ! Sevdanýn hiçbirinin. . inkâr etme.. . Bu kadar sevilmeye benim hakkým var mýydý? Zannetmem Kâmran. tebdilihava için memleketinize davet edilmiþ bir hastaya böyle söylenir mi? . Makine gibi söylüyorsun. Gözlerini zorla denizden ayýrarak gülümsedi: . daha ihtiyar görünmüyor muydum? Kâmran güldü . Hani. Ben.) 385 BEÞÝNCÝ KISIM I IvÂMRAN. þu Fe-ride'ye nasýl kýy .Etme. Seni canlandýrmak kabil deðil. be senin çocuklarýna. hazin.pek çok sevileyim. hiç bi lmiyordum. Aziz Bey ellerini birbirine vurdu: . ben hayalimde onunla barýþýyorum. ne güzel mektuplar yazabiliyordu? Ben. Allah aþkýna. sen kendini fena býraktýn. sen yine bir parça benimdin. artýk ümidimi kesiyorum. Mamafih. at maksadým yormak deðil.. Ah Kâmran..

Kâmran. siz de. uzaklarda tek tuk kýzýllanmaya baþlayan balýkçý ateþler diyordu. ona ka bir insanlýk ve merhamet vazifesi ifa etmek istedim. daha büyük bir delilik edecekti. en dünyada hiçbir þeyi. çok yanlýþ hareket ettim. Öyle sanýyorum ki. Zaten kimse ÇALIKUÞU 387 inanmýyor. B. Bir baþýna yabancý memleketlere gitmek için kim bilir. þaka ediyormuþ. gözüyle göre en iþittim. bir hastaydý. Feride'ye karþý zaafým. Tebdilihavaya ihtiyacýn vaf dedikleri zaman ilk aklýma gelen yer Tekirdað ol du.Söyledim ya.. yine o acý gülümsemesiyle cevap verdi: . Ne istediðimi. Öyle günlerim oluyor ki. öyle hatýralarý var ki. senelerce bu baþý.O. hiç olmazsa mesut olurdu. .Kâmran oðlum. Feride buraya ge ldiði vakit yedi yaþýndaydý. Onun sade deðil izzetinefsi de yaralanmýþtý. eniþte. Feride'den ümidi kestikten sonra. Düþün eniþte.sene bile tamamýyla mesut olamadýn. acý bir gülümsemeyle baþýný salladý: . fakat zengin bir doktormuþ. gözlerin tambur çaldýrdýðýný söylediler. Tam o zaman o aksi hastalýðým baþladý. Üç a dým. hiçbir insaný Feride kadar sevmedim. Burada Feri de'den bahsedebileceðim yalnýz Nermin var. hatta epeyce heyecanlý sergüzeþtleri oldu. Nermin. deðil. Münevver yataða düþtü. kolayca kendini avutacak bir kýz olsaydý. teyzem öyle. iki seneden beri çok bahtiyarmýþ. Bir çocuðun öyle halleri. Annem öyle. Hayatým bazý sergüzeþtleri. bunu tamire imkân yok muydu? . o kadar. Sana bir düþkünlüktür arýz oldu.'de onu bulmaya gittiðim vakit ise iþ iþten geçmiþti. Feride'yi: "Beni salýncakta sallay entarili ablam" diye hatýrlýyor. Feride sözünü aðzýma aldýrmýyor. . Feride. inanmýyorsunuz. Bir türlü kendini top-layamadýn. benim yüzümden ölmesi mümkündü. Marmara'dan gelen serin akþam rüzgârýndan çekiniyor gibi boynunu pard yakasý içinde daha ziyade saklýyor. takat hiç z annetmem. hayal meyal aklýnda kalmýþ. Emin ol nýz bir þey var. herkes öyle. tabii inanmayacaksýnýz. Kadere ne denir? Geçen kýþ fat etti. senelerden beri bana dargýn. Müjgân. Kâmran. öyle derin bir infial için zden ayrýlmýþtý ki. Size bir delil da im. Kâmran. üç senelik hayatýný hastabakýcýl . isviçre'de ve daha bilmem nerelerde hastaný tedaviye çalýþtýn.Anlaþýlýr dava deðil. Baharý zorla beklemiþtim. Feride. n ar mütees388 Reþat Nuri Güntekin sirdi? Aradan hiç olmazsa altý aylýk bir zaman geçmeden beni görürse belki büsbütün hýrçýnl k. Çalýkuþu..Mademki münasebetsizlik etmiþtin. yaman aþk!.Yanlýþ hareket ettim eniþte. . . Sen karýþýk ruhlu bir adamsýn Kâmran.geçen sene bir gün Kuþadasý'nda ona tesadüf et kisi gibi mütemadiyen gülüyor. o kadar. ne yaptýðýmý hiçbir zaman kendim de bilmedim. ya öteki? . Nermin'e entarili ablasýndan bah settirmek için lisanýmýn bütün kuvvetini sarf ediyorum. bugün on yedi yaþýnda. Fakat sizi temin ederim ki. A/iz Beyin de neþesi kaçmýþtý. Hâlâ hasta gibi Feride ile ne alakasý var? Sen baþka birisini seviyordun.Eniþte.. vefasýz baþýný çaðlayan kenarýnda sevgilisinin dizlerine koyarak. Bana. kaþlarýný . kimse bana inanmýyor. diþleri arasýndan mýrýldandý: . .Yamansevda. Arkadaþlarýmdan bir mülkiye müfetti karýsý -ki Feride'nin eski bir arkadaþýdýr. izini keþfettiðim vakit. Çahkuþu'nu. keþke bunu bilecek. Beni buraya sizin davetleriniz mi getirdi zannediyorsunuz? Köy. Feride'nin hasta bir bes ekârý sevdiðini. Kocasý ihtiyar.Burasý doðru eniþte. birdenbire üstüne düþmekten korktum.O cihetten müsterih olunuz eniþte. Aziz Bey. garip göreceksiniz. bu gözlen: "Benim. . eniþte. bunlarý ölürken hatýrlarsam aðlayarak öleceðim. söylüyor. ondan bahsetmeye hakkýn yok!" diyor. bulunduðu köy mek de yakalamak için yola çýkmaya hazýrlanýyordum. sen korkarým ki o vakit de ikinci bir budalalýk ettin. devam etmedi. yalnýz dikten sonra bir gün böyle. ilk gençliðimin birka asýný aramaya geldim. Þehirden üç dört saat uzak mesafed . Ben burada. düðün eðlenceleri için i bir aydýr burada durduðumu sanýyorsunuz? Darýlmayý-nýz.Ne tuhaf insansýn Kâmran? Peki.

Müjgân. biraz solgun ve süzgün görünen bu güzel yüz gülüyor. seçkin menekþelere benzeyen bir gece baþlýy Genç adam. Arkadaþý. sende bir hal var! Genç kadýn bir þeyler söylemek istiyor. Reþat Nuri Güntekin 390 s" A. ne o insanlarý artýk hatýrlamýyorum bile!" demiþ. bir akþam Kâmran'a: . ka e iç duvarýn arasýndaki köþeyi göstererek: . Kâmran. Feride -altý seneden b st gözlerini her yumdukça gördüðü gibi. çok uzaklara gittim. onu koltuklarýndan tutarak yürüme talimleri yaptýrýrdý. bahçe aralarýndaki yollardan birinin yanýnda durdu. Herhalde seni sarsan yollar deðil. Uzakta. Kocasýndan yarým saat ayrý emiyormuþ. Ben.Kâmran. arabadan iniyorum. Müjgân'ýn bu gece yanýnda çocuðu yoktu. bahçelerin arasýndan yavaþ yavaþ eve dönerken iyiden iyiye akþam olmuþtu. Irgat baþý gibi. hava pek güzel de. bunu biliyorum.Bak. Onun yanýnda Feride için bir tek kelime söyl miyordu. fak at geç kalma. çünkü ihtiyarlýk. b açlýktan bayýlýrýz. Bir adým geri çekildi. beni fena hald e sarstý. galiba uzaklara gittin? demiþti. son llarýn alacakaranlýðý içinde yavaþ yavaþ. Kâmran. Feride'nin bu yoldan çýktýðýný görm açlarýnýn lüleleri çýkan baþörtüsü. Kâmran. Daha baþka þeyler söyleyecekti. Haydi oðlum. bugün kim geldi Kâmran? dedi. düþüne düþüne geri dönerdi. On sene evvel yine böyle bir aðustos son uraya kadar gelmiþ. o meraktan. Müjgân'dý. iç kapýdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydýnlýðýn için nin ela gözlerini gördü. Vakit epeyce geçmiþti. kýsa tersane elbisesiyle Çalýkuþu'nun önünde yür n ucu ile taþlarý sektirdiðini hâlâ görüyordu. ne kadar yavaþ yürüyorsun? Nerede kaldýn bu vakte kadar? . Kâmran'ýn arabadan indiði yer yine o köprübaþýydý. pek mesut olduðunu söylemiþ. onun da beni bu kadar çabuk unutmasý doðru muydu? Mamafih. hüzünle gülümseyerek cevap vermiþti: . Þu yollarý senelerce evvel kendim yaptýrdým.Çok yorgun görünüyorsun.Ýyi tahmin ettin Müjgân. Feride çabucak sözü ka Ben. beyaz. kalbinin içinde gülüyordu. fakat Müjgân bu sözden bir þey anlamýyor gibi dudaklarýný b . ne o memleketi. akrabalarýndan bahsetmek istemiþ. çürük tahtalarýn üstüne oturarak ayaklarýný sallamýþtý. Geç kalýrsan. Tekirdað'da bulunduðu yirmi günden beri âdet etmiþti. Bebeklerinden birer mavi yýldýz parlayan bu ÇALIKUÞU 391 gözler gülüyor. teyzeni de beni de berbat etti.Öyle mi? diyerek arkasýný çevirmiþti. Feride'ye karþý kusu rým. Kocasýnýn bu muvakkat memuriyetle Anadolu'ya gittiði günden beri çocuklarýyla beraber Tekir að'da oturan Müjgân. kadýn kalbinin o kadar inatçý olan gizli in den biriyle senelerden beri Kâmran'a dargýndý. sokak kapýsýnýn önünde beyazlý bir kadýn hayaleti gördü. Kâmran'ý görünce uzaktan kolunu sallamaya baþladý: . Müjgân. Buna mukabil halinde bir tuhaflýk. eski bir rüyanýn izlerini arar gibi yollarda gecikiyordu. artýk devam etmeyelim. O akþam. onun ateþböceklerinin yýldýz benekli yeþil karanlýðýný uzun uzun seyretti. hayretle baþýný çevirdi. güneþin altýnda yandým. Kenarlarýndan doðru dolmaya yüz tutmuþ. Bu bozuk yollar. on senelik uzak bir maziye. fakat kelime bulamýyordu. Fakat. istanbul'dan. ha . Size uðurlar lsun. haksýzlýk- ÇALIKUÞU____________ 389 larým çok eniþte. iftira Ne iyi etmiþler de yedi sene evvel beni bu mutasarrýflýktan azletmiþler. Her akþamüstü buraya kadar gelir. bunlar lüzumsuz sözler. Ekseri akþamlar er caddeye çýkar.ta yakýnýnda.idare adamlarý hakikaten bedbaht insanlar. Aziz Bey içini çekti: . daima sakin yüzü az heyecan görünüyordu. siz de insaf edin. Kâmran. Kâmran. Evdekilerin merak edeceklerini bildiði halde bir türlü gitmek istem iyor. .Hiç Müjgân. Yürüye yürüye eve geleceðim. Karþý dað emiþti.te yirmi kadar çocukla uðraþtýðýný.

tekrar söze karýþtý: . d klarýyla birbirlerine gülümsemeye çalýþýrken gözlen yaþlarla perdeleniyordu. sen beni adeta dertli etmiþtin! Sesin kulaðýma geldikçe aðlayacak gibi olurd eðer ben seni ne kadar severmiþim.. akþam yemeði bir düðün ziyafetine benzedi. bir daha görmekten ümit kestikleri bir günde yuvaya dönen Çalýkuþu. bu da nihayet baþýna geldi Onlarý kapýnýn yanýnda ilk defa gören Ner-min oldu. lambal dönen pervaneler. Feride. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. Aðýr manalarla dolu bir sesle: . Hiçbirinizin orada olmadýðýný hab ki teyzelerimi. korka korka: . küçüklerle öyle çabuk ahbap olurum ki.. Kâmran kýrgýn bir tavýrla cevap verdi: . söyleyen dudaklarýný. Allah onun ömrünü Ne versin. içinden nasýl gelirse. gezmeye alýþmýþ insanlar için ne kadarcýk bir yer. Sofranýn baþýnda çocuk gibi maskaralýkla iz Bey: . Feri-de'nin erkek kardeþi olmadýðý için sen. kýrmýzý entarili abladan en ç bahsederdik. beye. gecenin içinde parýldayan ela gözlerini görmek bir saadetti ki.. bu dak . II O gece. Müjgân. Birbirlerine söyleyecek söz bulamýyorlar. þimdiye kadar benim kucaðýmda oturdu.Sizi tekrar görmek memnuniyetini söyleyebilmek için kelime bulamayacaðým Feride Haným. çok müteessir oldum r az bir zaman içinde zevceni kaybetmek ne felaket! Fakat küçüðün var." desene!. On gün evvel Ýstanbul'a gelmiþtim.Güzel ama.Teyze çocuklarý hemen hemen kardeþ demektir.Seni unutmadýðýma Kâmran aðabeyim de þahittir.bir þeyler titriyordu. sana aðabey dememe müsaade eder misin Kam-ran? dedi. hatta onun bir baþkasýnýn karýsý olduðunu. Feride. Feri-de'nin saçlarýna dudaklarýný dokun a kulaðýna söyler gibi gayet yavaþ: . bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacaðýný bile aklýna getirmiyor. yemeðin sonuna doðru . Her korktuðu gibi. Cevap beklerken Kâmran'a bakmýyor. 392 Reþat Nuri Güntekin ikisi de gözlerini yere indirdiler. çýngýr çýngýr baðýrarak Kâmr dikten sonra yanlarýna koþtu. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. Bütün yüzler gülüyor. Zaten ben.Sen nasýl istersen öyle olsun Feride. Kâmran'a "aðabey" desen pek doðru olur. genç adam bir þey düþünmüyor. Teyzelerimi. teklife. gece böcekleri gibi. Belki onlardan da beni göreceði gelenler v rdýr. Feride abla. dedi. oraya dece biraz neþe deðil. kardeþine "Hoþ geldin. Yalnýz sen bir felakete uðramýþsýn Kâmran.el bir rüyayý kaybetmekten korkanlar gibi bir an gözlerini yumdu. istanbul'da iþittim.. çok. deðil mi Kâmran aðabey? dedi. tekellüfe lüzum yok. öðleye doðru. ateþböceklerinin kaynaþtýðý karanlýklarda gözleriyle bir . söylemeye devam ettikçe yavaþ yavaþ açýlýyor. Ne güzel çocuðun var Kâmran. Siz. Ferýde'ye cesaret verdi. tavýrlarý o eski yaramaz çoc lerini tekrar bulmaya baþlýyordu Onun sesini dinlemek. Genç kýz. Artýk sakin sakin konuþabiliyorlardý.Teþekkür ederim Kâmran Bey. an doðruya onun aðabeyi sayýlýrsýn Kâmran. Feride.Sahi. sadece tit-reye tireye bakýþýyorlar. . eski günlerinin rikkat ve muhabbet dolu bir parçasýný da beraber get rmiþ gibiydi. sonra dediðim gibi. b r ay. hemen hem en öz kardeþ sayýlýrsýnýz. dedim. birkaç kelime ile seyahatini anlattý: . O kadar sevdim ki. deðil mi Kâ Müjgân. yanýnda dayanacak bir yer aradý.Bugün.Ah Çalýkuþu. demin de söyledim. Senelerden sonra. hanýma. gelir gelmez arkadaþ olduk..Ne vakit geldiniz? . Sadece. Zaten Tekirdað. Hafifçe eðildi. Bu söz. bütün kalplerde -açýk pencerelerden içeri dolan. de i. hepinizi sýhhatte bulduðuma ne kadar memnun oldu m. Kâmran hâlâ bir þey söyleyemiyordu. çok memnun oldum. Ben de öyle. sözleri. Bir tek korkusu vardý: içeriden onun geldiðini fark etmeleri. Hatta.istanbul'da bazý iþlerim vardý. Dokt iþten iki ay izin verdi. Feride'yi tekrar kollarýna alarak: ÇALIKUÞU 393 . Feride. diyordu. Feride'yi elinden tutup Kâmran'ýn önüne getirdi.. Eski berrak ahengine sakat billurlar gibi belirsiz bir þikâyet ihtizazý düþmüþ sesiyle: .

benim küçüðüm de> hastalýktan gitti. yalnýz se len çocuklarýn bildiði o sevimli.Tam on üçünü bitirmiþti. on sene evve ekirdað'da kendi yaþýnda birçok kýzla ahbap olmuþtu. Fakat derhal gözle ini sildi: . ÇALIKUÞU 395 Etraftan kopan kahkahalar içinde: "Yapma. beni asýl yalnýzlýk yordu. yze tekrar sordu: . ilk çarþafýný dikiyordum.Hiçbir þey yok. eniþte!" diye haykýran Feride'yi zorla çenesin den tuttu. Bir aralýk Besime Haným kocasýyla beýaber Trabzon'da bulunan Necmiye'den bahsediyordu: Feride. Feride'yi pek az görebildi. Aziz Bey: .Çocuðun kaç yaþýnda öldü.O acýyý bilirim teyze. Kâmran. Sofradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar. Küçükken. giderken de Çalýkuþu'nu raber sürüklüyorlar. Feride'yi bahçede gördü. biraz kýsa dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle saatlerce konuþtu tamamýyla uyanmýþtý. Feride'nin kirpikleri yaþla dolu cdet'i daha kuvvetle göðsüne çekti. bir an yüzünü küçüðü dar. derin bir göðüs geçirdi. sen yol yorgunusun. Güzide'yi hatýrladým da. rahat býrakmýyorlar. kýzým. Sonra eski þenlik yine yerine geldi. söyledikçe artan bir mahzunlukla onlara Mu-nise'nin hik sini anlattý: O gece. Dizlerinin üstünde Kâmran'm çocuðiýna üzüm yediren Feride baþýný eðdi. Siz de . 394 Reþat Nuri Güntektn Feride.Nafile. odanýn panjurlarýndan birini ittiði vakit. Sonra dikkatle Feride'nin yüzüne bakarak: "Ne yap ayým. Üçüncü gecenin sabahýydý. Çalýkuþu' nün bir baþkasýna ait olduðunu ilk lýyordu. Kâmran. dedi. Kâmran'ýn g>zli gizli üzüldüðünü gördükçe Müjgân. Baþýný kaldýrdý. bir kere de çarþaflý olarak sokaktan erken görebildi.Feride. açýlma sý lâzým. eski bir þakasýný tekrar etmek arzusundan kendini alamadý. Kâmran bulunduðu köþede sarardýðýný hissetti. Hoþa giderek dinlendiðini gördükçe kelimeleri ezip büzüyor. F 'nin üst dudaðýný parmaklarý arasýna sýkýþtýrýr: "Seni yaramaz Çalýkuþu seni. kýþýn bir yýðýn kartopu atmak lâzým gelirdi. saatlerce gelip oturduklarý yetmiyormuþ gibi. geç vakte kadar oturdular. yanaðýný çukurlaþtýrarak mütemadiyen söylüyordu. annesini. gözlerinin içi gülerek þ .inci gibi bir kýz. diþleriyle dilini . diyordu. Ortalýk yeni aðarýyor ran. adeta seviniyor. âdeti hilafýna çok erken uyanmýþtý. ara sýra: . nazlý hareketlerle dudaklarýný büzerek. görmeliydiniz. mahzun mahzun baþýný salladý: . evli barklý oldun. Ayþe Teyze: . benim kirazým ayým!" diye bu dudaðýn ucunu zorla öperdi. þimdi evli barklý hanýmlardý. sevincinin verdiði sarhoþluktan -yan ihtiyar eniþte. Fakat. Sofrada bir kahkaha koptu. Bunlar. hâlâ tabiatýn çocuk. bahçe bahçe gezdiriyorlardý. Feride? Feride.Besime Haným ehemmiyetsiz bir þey söylerken birdenbire aðlamaya baladý. diyor Parlak ela gözlerinin. diyordu. ben asýl sizin aranýzda dinleniyorum. yüz yaþýna girsen yine deliliði. Öyle ki. Pencerenin açýldýð etmiþti. Çoktan beri uyuyan Necdet'i hâlâ k llarýndan býrakmayan Feride gülüyor: . Çalýkuþu. Kâmran Bey? Ne kadar tabiatýnýzý deðiþtirmiþsiniz. yat artýk. yine o saffetle dudaklarýný bükerek: . Aziz Bey.Ziyaný yok eniþte. dedi. diye cevap verdi. Feride'yi bize býrakmayacaklar.Uyandýnýz mý. bu iki gün içinde Feride'yi bir kere yemekte. Kaynana olacaktým. bu eski þakayý tekrar etti. diyordu. . III Bu geceyi takiben iki gün içinde Kâmran. Eskiden sizi uyandýrabil urlarýnýza yazýn avuç avuç çakýl taþý. Feride'nin on üç yaþýndaki kýzýna herkes gülüyordu.Ah Çalýkuþu. ev ev. Mamafih. þakayý býrakmayacaksýn. yeni doðan güneþe karþý elini gözlerine siper ederek: . her þeyden evvel onun eðlenmesi. ne güzeldi! Yavrumu bir türlü kurtarmak mümkün olmadý.Demek senin çocuðun vardý? Bilmiyorduk. hatta yüzün bile çoc eye genç bir kýz çehresi der?" dedi. Çalýkuþu? Kabahat senin.

Dirsekleri dizlerine dayalý.Perþembe saba i bir sabah ziyafetine davet ediyorum.z. onun iþ görmesine.Doðru. Kâmra n güldü: . Bir Anadolu kadýnýna karþý en iyi kompliman.. ben rutubete filan alýþkýným. .. 398 Reþat Nuri Güntekin hafif kývrýmlarla örtüyordu. onun yüzünü bu kadar temiz bir aydýnlýk içinde. gözlerini daha büyük gösteriyor. Kozyataðý'ndaki köþkün böyle omuzlarýna kendi küçük lacivert paltosunu koyan kýsa etekli. konuþmaya baþladý. . donuk Bursa ipeðinden -dýþarý biçimi. hizme tmesine müsaade etmektir. elinde bakraçla.Feride. bu akla gelen þeyin söylenmesine mani olmak ister gibi. onun mor mürekkeple lekeli küçük parmaklarýný gördü. istediðim gibi deðil.Hiç. o kendi kendine gelir. alaycý Çalýkuþu'nu hatýrlatan bu sözleri söyleyen sesinde kalbe serinlik ve taz k hisleri veren berrak bir akarsu ahengi yardý. oðlu hasta ettin!" diye beni paylasýn? Dur. hâlâ elleri güneþe karþý gözlerinde. niçin öyle daldýn? . vücudunu geniþ. seni men ederim. . Kâmran. ne hissizlik. sana süt piþireceðim.. fakat göreceksin ki b mbaþka bir þey. bu kadar yakýndan ilk defa görüyord biraz zayýflamýþ. gayret ederim..Rutubetin nazik vücudunuzu incitmesinden korkmaz-sanýz fena olmaz. büyük bir adam gibi: "Artýk se benim vazifem!" diyen sesini iþiti. kuru dal parçalarýyla gidiyor geliyor. insan üstüne güneþ doðurur mu?" diye beni ayýplarlardý. ta eskiden yaptýðý gibi gizli gizli eðlenerek: . Üç gün koyunu armutla besleyec eðim. siyah önlüklü. Feride. ýsrar etme. süzülmüþtü.Bizim kendimizi beðendirmek için ev iþi görmekten baþka hiç cazibemiz yok ki. daha büyük hürmetsizlik Feride. Bir çengelliiðne ile boynuna iliþtirdiði kýrmýzý yün atkýyý çýkardý.. Ýster misin Besime Teyzem: "Deli kýz. Eski hafif. hakkýn var. Kâmran'ýn gözlerinde on sene evvelki bir akþamýn hayali uyanýyordu. seni omzunda atký ile görünce. Sabah rutubetinden müt i hafifçe titreyen Kâmran'ýn omuzlarýný. sana þimdiden söyleyeyim. Þimdi bana müsaade. Ayný koyunun sütünü içeceksin. bilekleri çenesinin altýnda birle anaklarý açýk avuçlarýnýn içinde. Kâmran'ý kocaman bir ceviz aðacý altýna götürdü. akþamdan bahçede unutulmuþ bir iskemleye o .. Kâmran. elinde dumanlarý tüten bir süt bardaðý ile geldi. Feride de gülüyordu: . aklýma bir þey geldi de. Kâmran. ÇALIKUÞU 397 Nihayet.Benim de öyle.Þimdi bir parça beni bekleyeceksiniz.Ben de geleyim mi.Biraz sabýr.Fakat bu. kenarlarýný be . fakat üç gün sonra -Bugün ne? Pazartesi. Biraz eðlenerek. sana atkýmý vereyim. acele acele: . Size Anadolu ik ramý yaparým. galiba üþüyeceksin. boynunu. Ben. Bu süzgünlük. Bu benim büyük bir sýrrým! Nasýl olacak diye merak e musun? Aman. yeni uyanan bahçýva konuþan sesi iþitiliyordu. minimini kýzýný. Ben.Kâmran. orada bu saatte 396 Reþat Nuri Güntekin kalktýðým vakit: "Tembel.Hani teklif. tekellüf býrakacaktýn? . göðsünü örttü. dizlerin yanacak. hava biraz serin. biraz mahzun devam ediyordu: . bunaklar gibi elinden sütünü düþüreceksin.Süt. âdeta güzel bir meyve. hakkýnýz var. . biraz korkarak sordu: . . Kâmran Haným dediðim aklýma geldi. "Kâmran Bey" d erken eðleniyorsun gibi geliyor. Bahçenin içine. Feride? O. * Feride iþini bitirdikten sonra Kâmran'ýn karþýsýnda alçak bir mutfak iskemlesine oturmuþtu.bol bir elbise.Nafile. rica ederim. Sen. Kâmran Bey. Bana: "Siz". Birdenbire hürmetsizliðe cesaret edemiyorum.

þakaklarýnýn derisini geriyor. utancýndan dalga dalga kýzaran yana yarý kapalý ela gözlerinden dökülmüþ yaþlar. diyordu. Sabah güneþi. yuvaya döneli on gün olmuþtu. Siz üzülmeyin. cesaret etti. deðil mi? Genç adam. gözlerini kapadý: "Sakýn bu.Þu çehreye bak. On beþ yaþýna kadar. gözlerini de bir duman buruyor. þikâyetli ihtizazý düþmüþ sesiyle çocukluk hatýralarýndan bahsedi Kâmran. bu çehrede öyle ince. en ehemmiyetsiz birkaç parçasýný söyledikten sonra birdenbi miþ gibi: . gelirim. Zeyniler muhtarýnýn bir sözünü. dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle. ince bir altýn kordonla boynuna baðlý bir altýn madalyon uzattý: Genç adam. Demek Feride'nin e. ona daha yeni bir hatýra sordu: ÇALIKUÞU 399 Feride. öyle manalý çizgiler aydýnlatýyordu ki. bakmadan bunu hissetmiþ gibi hafifçe silkindi. genç adamý sard aðlamak arzularý veriyordu. yine eski aretle kaçýnmadan bakýyordu. gülüyor: . Beþ sene evvelki Çahkuþu'nun yaldýzlý bir ýþýkla dolu ela gözlerine ate tulmuþ çiçeklerin hummalý yanýklýðý düþmüþtü. Hatýralarýna çöken bu dumandan bahsederken. Feride'yi. o vakit. Geçici bir fýrtýna ile örselendikten sonra tekra . baþýný sevdiðinin dizler arak gözlerine baka baka tambur çaldýrdýðýn çaðlayan kenarý olmasýn. eniþte. Birkaç sene sonra yine izin alýr. öyle dalgýn bir muhabbetle fotoðrafý seyrediyordu ki. Feride. daha sana eniþtenin fotoðrafýný göstermedim. mustarip bir þeffaflýk vardý..Kâmran. Kâmran. billur ihtizazý daha derinleþiyor. ne necip. 400 Reþat Nuri Güntekin O. Fakat. Kâmran'a. üzgün bir yürek gibi titriyordu. tabii hayatýný yaþayan bir genç kadýnýn mesut rengi deðildi. Niçin þimdiden kendimize zehretmeli. belli etmeden gözucuyla Feride'ye bakýyordu. Kâmran. H 'nýn bir halini. Yazýk ki bir gün daha geçti. nazlý.Bana artýk müsaade Kâmran. Bu en eski çocukluk hatýralarýndan sonra birdenbire hayatýnýn son beþ senesine atlamýþtý.. Feride. Kâmran. masum güzelliði bu beyaz saçlý. farkýnda olmadý. her akþam tekrar ediyordu: . onunla afý görmek için baþýný uzatýyor. Feride. dedi. sakat. sesindeki elirsiz. masum çocuk dudaklarýnda yalvarmaya benzer urp bu ihtiyarýn kollarýnda hýrpalanýyor görüyordu. Çalýkuþu. bu sefer kýrlangýç kuþl di. ne güzel bir yüz. iriyarý ihtiyara gýda olmuþtu. canlanan hareketlerine bazen hiç þüphesiz bir yorgunluk düþüyor. tamamýyla eski Çalýkuþu olmuþtu. titrediðini belli etmemeye çalýþarak fotoðrafý aldý. Zannederim. dedi. Hem de önüm kadar gün varken. aðýr bir tavýrla baþýný salladý: . Kâmran'a öyle geldi ki artýk eskisi gibi onlarýn derinl . Müdür Recep Efendi'nin bir tuhaflýðýný hat erine. Bu gözler yine eskisi gibi gülüyor.Ziyaný yok. baþýný yana çev uzaklara bakýyordu. Bir su kenarýndan bahsederken Kâmran. Saçlarýný dýþarlýk kýzlarý gibi ortasýndan ayýrarak iki kalýn örgü ile yanlarýna býrakmýþtý nýnýn. aðýr aðýr madalyonu tekrar göðsüne .Dikkat ediyor musunuz çocuklar? Eve bir baþkalýk geldi. bugün misafirler var. Çalýkuþu. Kanatlarýnýn altýnda adeta bir bahar getirdi. kaba yüzlü. onun sözlerinden ziyade sesini dinleyerek bu güzel yüzü seyrederken bir þeye dikkat etti: Feride'nin rengi. Istýrabýn bir genç kýz yüzünü bu kadar gü-zelleþtirebileceðini aklýndan geçirmemiþi. sarardýðýný. nihayetini görmek mümkün deðildir. Kâmran'ýn hayatýnda en acý bir ýstýrap ve isyan dakikasý oldu. yüzünü yüzüne yaklaþtýrýyordu: . diyordu. Çalýkuþu. IV Çalýkuþu. hayatýnýn en manasýz. kaþlarýnýn daðýnýk uçlarýný biraz yukarýya kaldýrýyor n teninde ince mavimsi damar gölgeleri meydana çýkarýyordu. Gözlerinin önünde çýlgýn bir hayal uyanýyor.Aklýmda kalmadý. buraya gelinceye kadar olan vakalarý hatýrl ötesini bir duman kapladý göremiyorum." diye kendine sordu. Aziz Bey. Çalýkuþu. Bu ten koparýlmadan solmaya mahkûm güllerle aþksýz ihtiyarlamalarý mukadder kýzlarda görülen humma er gizli bir ateþ.lukla gölgeliyordu. Bu dakika. eski ahengine görünmez bir yerinden ince b almýþ billurlarýn donuk.

inatçý sarý baþýný sallayarak: "Anne. Mamafih. "Ben Gülbeþeker'i sevdim.26 402 Reþat Nuri Güntekin diyordu. yine onu. ilk günlerde beþ senede kapanan esk alarýnýn yeniden açýlmasýndan korkmuþlardý. bir gün Feride'nin onunla kavga ettiðini iþitti. anne. yalvaran bir çocuk gibi boynunu büküyordu. Kâmran. Kâmran. ÇALIKUÞU 403 . Fakat baþka bir cihetten niyorlardý. Kâmran bu çocukça ýsrarý anlamayarak g . Kâmran biraz korkarak: . yine bir sabah." de.Bunlar benim elimin marifeti. Çalýkuþu gülerek: . ne ziyaný var? Biçarenin belki öyle söylemeye ihtiyacý v edi. büyük cevizin sabah ziyafetine davet ediyordu. onu böyle uzaktan g r þey istemiyor gibi görünen Kâmran'ýn halim. evdeki çocuklarýn elebaþýsý olmuþtu.imkân yok eniþte. utancýndan kirpikleri titreyerek yüzünü on laþtýrýyor. çöreklerin üstüne bu tatlýdan sürerek Kâmran'a veriyordu: .Bir kere daha Kâmran. Gülbeþeker'i sevdim. Onlar. Kâmran.Beðendim. . iþini bitirdikten sonra yine o alçak mutfak iskemlesini bularak Kâmran'ýn karþýsýna.Söyle bakayým Necdet.Sevdin mi? . . Büyükler. kapalý panjurlarýna vuran hafif taþ sesleriyle uyandý. gülerek cevap verdi: . gülbeþekeri beðendin mi? Genç adam. bazen yaramazlýðýn bu derecesinden þikâyet ediyorlardý.F. Bunun.. ara sýra: . .. Gitmek sözünü iþittiði zaman daima biraz mahzunlaþan Çalýkuþu: . hemen en ayaklarýnýn dibine oturdu. onlarýn yanýnda da ihtiyatsýz bir kelimeyle bu n maziyi uyandýrmaktan öyle korkuyorlardý. kahkahaya boðuyorlardý. hala Çalýkuþu . gözlerinde. Feride. çocuðun baþýný uzun uzun okþadý. hala.ze çiçekler gibi günden güne açýlýyordu. fakat Necdet ona itaat etmiyor. . "Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Feride. yanaklarýnda ateþler uçarak.Bir daha söyle.Sevdim. Yeniden. varsýn öyle desin. Uyanmalarýndan korkulan dalgýn ha rýn odasýnda nasýl konuþmaktan çekini-lirse. sakin bahtiyarlýðý onlara biraz emniyet verme amýþtý. Dudaklarýnda tutuk nefeslerle: .Misafirliði biraz daha uzatmak mümkün deðil mi? diye sordu.Býrak Feride. ihtiyatý elden býrakmýyorlar.Beðendim ve sevdim. Onlarý ayý ilmek için çocuðun.Öyle deðil. sabahta lerini býrakmýyorlar. Fe-ride'nin taþkýn þenliði. onlarda en eski zamanlardaki: "Büyük aðabey" ile "Kü ardeþ" hislerini yeniden kuvvetlendirmeye çalýþýyorlardý. ne de olsa baþka yuvanýn annesi. Bu çöreklerin ismini bilmiyorum. ilk günlerde vaat ettiði gibi artýk güzel armut kokusu vermeye baþlayan sütün yanýnda mini mini dýþarlýk çörekleri. Feride ile Necdet arasýndaki büyük dostluktu. Aziz Bey. Feride.Ben." de. . onun yolunu da bekleyenler v diyordu. bir kere daha hala. köþkü þenliðe. bir þey söylemeden eðildi. her þeye raðmen iki eski niþanlýydý. Kâmran'a en ziyade dokunan þey de. yalný Feride'ye mahsus bir uyandýrma usulü olduðunu biliyordu Çalýkuþu. Çalýkuþu. ona baðlanmýþlardý.Þimdi söyle bana bakayým Kâmran. anne!" diyordu. sonra reçele benzeyen pembe b rdý. fakat tatlýya gülbeþeke r diyorlar. Müjgân'ýn üç yaþýndaki kýzýyla ondan biraz bü ÇALIKUÞU 401 yedisini bitiren Nermin'e kadar büyüklü küçüklü bütün çocuklar. Çalýkuþu'nun kollarýnda uyuyup kalmasýný beklemek lâzým geliyordu.

Hani payým. deðil mi? . yahut gelsen de kim bilir ne vakit ve nasýl geleceksin? Görüyorsun ki sana emniyetim kalmadý. pardösüsünün cebinden bir kutu çýkardý. mesut olarak yaþarken harap ve periþan býraktýðýn baþka bir yuvanýn hiç mi seni üzmeyecek? * Feride. Fakat Kâmran'ýn bütün ýsrarlarýna ra ikincisini yemek istemedi. Biraz ötede. bileðinden tutarak: ÇALIKUÞU 405 . eniþtesiyle beraber çarþýdan dönüyordu. þimdi geliyorum. kendi kendisiyle meye.Ta eskiden. parmaklarýyla gözlerini kurutmaya çalýþýyordu. Onlarý yine ben senin aðzýna vereceðim. ilk defa ona dokunmaya cesa et etti.Ne güzel. yavaþ yavaþ onunla beraber yürümeye baþladý.Verilmiþ sadakalarým varmýþ. bir þey söylemeden baþýný önüne eðdi. cevap vermiyor. dedi. ne güzel! . teyze çocuklarýndan. kesik.Peki. eliyle ona iþaret ediyordu: 404 Reþat Nuri Güntekin . istediði verilmezse aðlayacak çocuklar gibi bükülen.Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum.. âdet etmiþlerdi: On ktan gördükleri gibi kapýnýn içinde dizilirler. . deniz ne güzel. Çalýku-þu'ydu.Manasýný biliyorsunuz ya.Siz. kocaman bir kestanenin yanýn r. sen on iki. on üç yaþýndayken nasýl oluyordu? Bunu söylerken fondanlardan birini Feride'ye uzatmýþtý.Yuvanda mesut ederek.Feride. Feride. bir zaman sonra sen de bunlar gibi uçup gideceksin. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrýyor. ne yapalým?. Bekle. yemiþ. Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladý: . Eski kabahatler unutuldu mu s anýyorsunuz efendim? Ya sükût hakkýmý verirsiniz. Sana emniyetim yok. Gülerek devam etti: . Çocuklar. birkaç saniye tereddüt et ra baþýný uzatarak. arkanda býraktýðýn teyzelerden. rabýtasýz kelime mütemadiyen þikâyet ediyordu. titreþen bu dudaklara heyec bir hayretle bakýyordu. Sebebini kendinin de bilmediði gizli bir teessürle titreyerek: . Ben de bugün bir kutu fondan aldým seye göstermeden kendim yiyecektim ama mademki böyle tehdide uðradýk. hafifçe titreyen dudaklarýný açtý. sonra yüzü elleri içinde. daima ona "siz" diye hitap ederdi. Kâmran'da bu akþam dalgýn bir hüzün vardý. Hem konuþur.Fakat bir þartla Çalýkuþu. þekerleme kutusunun altýna bir kurþunkalem p arçasýyla þekiller çiziyor. bir þeyler karalýyordu. þeker. . Bak. ya o eski kiraz aðacý hikâyesi bu gece so canlanýr. hatta dinlemiyor. diye cek gelmeyeceksin. bir marifet ni beðendirdiðin için bu kadar memnun olmak ne delilik!" diye çýrpýnýyor.Nasýl olur? . Kâmran.Genç adam.. Kâmran acý bir þikâyetle: . ayaklarýnýn dibine küçük taþ parçalarý düþtüðünü fa sonra gözleriyle etrafý araþtýrdý. göstererek gülüyordu. On sene evvel yine bu kapýnýn yanýnda yaptýðý gibi. Ehemmiyetsiz bir þey için aðlayan bir yabancýyý ayýplar gibi: "Ne delilik. çocukluð yerlerden ayrýlmak sana pek mi tatlý gelecek? . Feride.Peki. Eðleneceði yahut bir muziplik edeceði kit.Ver bana.. Feride. bir dakikacýk. hem s eyrederiz. . birer onlarýn payýný daðýtýrken yanýna. Tut feryada benzeyen bir hýçkýrýk. ne güzel tesadüf.Hayýr. Bir aralýk karanlýklarla dolmaya baþlayan enginden uçan bir gösterdi: . bir çocuk sevinciyle ellerini çýrptý. aðlaya aðlaya içeri kaçtý. Bir dakikacýk. Fakat yaþlar bir türlü durmuyordu. beni artýk pek fazla ihmal ettiniz.Seninle þu duvarýn yanýna kadar gidelim. dedi. Bir akþamüstü Kâmran. yemekten sonra onu Necdet'le beraber yerim. Çalýkuþu. Feride. Kâmran Bey? Biz de varýz. eski arkadaþlarýndan. . çikolata beklerlerdi. gülerek: . dedi. fakat dudaklarý gülerken gözlerinden yaþlar g rdu. Kâmran. fakat þu kutuyu içeri býrakayým. Feride. senin istediðin kadar çok seviyorum.. Kendisini zapt edemiyor. Kâmran.

rüzgâra karþý baþýný eðiyor. unutmuþtum.. . hiçbir gün bu kadar ruhsuz. Yanýnda bir aðaç.Biliyor musun niçin gülüyorum. Fakat. Çalýkuþu. sýska kollarýný sallýyordu. mütemadiyen çýrpýnýyor. gözlerine tozlar doluyor. Çýplak bir tepeciðin kenarýnda kocaman bir kaya kovuðu gördü. hayatý bu kada tsiz görmemiþti! ÇALIKUÞU 407 Ta uzaktan yolun. Biraz evvel yüzüm kapalý halde çarþý408 Reþat Nuri Güntekin . asýnda yetiþmiþti. bana iyilik etmek istedi. ona doðru yürümeye baþladý. derunumda neler var! VI fm " Bu vakanýn üstünden dört gün geçmiþti. Kâmran. Kâmran. Evdekiler o gün yine çoluk çocuk bir yere davetliydiler. Nermin'in gülkurusu çarþafýný tanýdý.Affet Kâmran. Çalýkuþu feryat ede tutmak istedi. bir eliyle eteklerini zapta çalýþýyor. pelerin uçtu. Vaktiyle dinlediðim bir ski þarký vardý ki. kutunun altýnda Feride'nin karýþýk yazýsýyla yazýlmýþ. Çarþafýný teklif etti. Hiç sebepsiz yokuþtan indi. Fakat rüzgâr baþýný eðmeye. derunumda neler var. Biraz sonra. Feride'nin þemsiyesini aldý. kurnazlýklarý boþa çýkýyor. evvel dönmelerine imkân yoktu. baþkalarýnýn yanýn vakit yüzüne bakmaktan. Zalim. aðaçlar görünmez bir yaðmur saðanaðý altýnda gibi hýþ giden yolun üstünde toz kasýrgalarý koþuyordu. Feride. birdenbire etekleri daðýldý. her birkaç adýmda bir durarak rüzgâra arkasýný uriyetinde kalýyordu. birdenbire o aklýma geldi. bir baþka rüzgâr saðanaðýna tutulmu rdu. dýþarýda þiddetli bir rüzgârýn tozu dumana katmasýn e duramamýþ. Kâmran. bilmem niçin. dalgýn dalgýn onun yüzüne baktý: . Yüzünü gördüðü vakit birdenbire Kâmran'ýn kalbi çarptý. uzak tepelerde ýslýk çalýyor. þu dört mýsraý gördü: Reþat Nuri Güntekin 406 Pür ateþim açtýrma benim aðzýmý zimhar. Genç kýz. içeri gidiyorum. Þemsiyesini bir çalý kenarýnda yakaladý. dolaþmaya çýkmýþtý. Benim çarþýda pek mühim bazý iþl aklýma geldi. Ne söylediðini dinleyemedim. Z avallý Nermincik. Bomboþ. Çalýkuþu: . niye yalnýz geliyordu? Bunu merak ederek daha hýzlý y dý. saçlarý açýldý. Kâm-ran. Genç kýz da onu görmüþ olacak ki. alabilmek için icra ettiði bütün bahaneleri. dedi. Halbuki arkamda yeldirmem vardý. onun güzel þeylerini bu kadar lüzumsuz. ona pardösüsünü siper etmeye çalýþarak yürümeye baþladýlar. ötekiyle çarþ alanan pelerinini tutuyordu. Kendini zapt edemiyor. Tabii. niçin ötekilerden ayrýlmýþtý. sularýn içinden geçiyor gibi görünen denize yakýn bir noktasýnda renkli b kadýn hayali fark etti. aklým baþka yerdeydi. Unutmayayým diye o iþaret ediyordum. o kýyafette cesaret edemedim. eyleme inkâr. Kâmran? Misafirlikteydik. bu kadar çýrpýnmaya raðmen etraf bugün bomboþ görünüyordu. Feride.Cevap vermiyorsun Feride? dedi. gözlerini. onun þimdi s n ziyade gülmeye ihtiyacý vardý. Nermin'in gülkurusu renkli çarþafý Tam birbirine yaklaþacaklarý vakit rüzgâr. Dördüncü günün akþamýna doðruydu. göz göze gelmekten çekiniyordu. Fakat öyle görünüyordu ki. artýk söz söyleyebilecek bir hale gelmiþti. Zalim.. Bu kadar gürültüye.Ne kadar zamanýnda yetiþtin Kâmran. rüzgâr beni sahici çalýkuþlarý gibi uçuracaktý. üþümeye baþladým. ler söylemek istiyordu. dudaklarýný kapamaya mecbur Kâmran. Pardösüsünü rüzgâra siper edere ltmesine yardým etti. Kâmran'ýn yüzüne. eski arkadaþlarýndan hemen hemen kaçýyordu.. Ben. dü Tabiatý. Rüzgâr. yolunu çevirerek ora bir köþesini rüzgâra karþý siper ederek oturdu. uzakta allýyordu? Nermin. Kesik kesik bunun sebebini anlattý. beni söyletme. Ýstersen oku. beni söyletme. Bilmez m ettiklerini.

yanlýþlýðý o vakit fark etti.. dizlerinden sarkýyordu. Böylece sen ler geçecek. . siz burada! Ne ümit edilmez saadet efendim. demesin mi? Nermin'in bana iyilik edeyim derken böyle foyasýný meydana vermesi o kadar tuhafýma gitt i ki. kendimi tutamadým.. ancak Nermin o kadar çocuk ki. kýzcaðýzýn sýrrýný sana söylediðime fena ettim. teyzelerimi..hafif bir sedef parýltýsý yanýp sönüyordu. epeyce sakinleþmiþ. elinin elini tutt uðunu hissettiði vakit. ister misin seninle þu kayalarýn yanýna gidelim? Feride.Bana artýk müsaade. Biraz sonra. küçük. Bu güzel küçük uku.. baþýný önüne eðerek halsiz halsiz rica etti: . çapkýn sarýlýþlarla çýrpýnan gül i sönük bir emel füturuyla omuzlarýndan. kendimi lüzumsuz bir insan gördüm. para vermek için durdu. sakin gölgelerinin uykusuna dalýyor.. Geveze dilim durmuyor ki.. . akþam olmuþtu. sen de. devam etti: . tekrar konuþmaya baþladý yler söylüyordu: ÇALIKUÞU 409 . Kâmran'ýn da yanýna oturduðunu.. Bir zabitin arkamdan geldiðini gördüm. Öyle ya! Nermin'in yerine yaþlý bir kadýn görünce. . Kâmran. Gidip soyunayým. Rüzgâr hafifliyor. Tam yanýmdan geçerken: ... birbirlerine yaklaþmaya cesaret edemeyerek yollarýna devam ettiler. yine öyle yan yana yürümeye baþladýlar.. güldüm. bu kýzcaðýz da onu istiyorsa?. kuru eliyle Feri-de'nin eteklerini okþuyordu. güzel þeyi rüzgâra karþý ek inanýlmayacak kadar büyük bir saadet veriyor. Ku lah aþkýna. zarif.. Benden öyle bir ka . Kâmran. Kâmran. gönlünün bütün acýsý gözlerinin içine toplanmýþ: . kapýnýn önündeki iri bir taþýn kenarýna otu mlara þemsiyesiyle ümitsizliði kadar derin. ç erlerde. Bu söz üzerine ikisi de sustular. Feride.. benim yavaþ yavaþ saçlarým aðarmaya baþlayacak. Herhalde bir iki sene yeter. onlar da adýmlarýný aðýrlaþtýrýyordu. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakarak kaçmak istiyor . Bu suale iki iri yaþ damlasý cevap verdi.. hepinizi yine çok göreceðin1 geldiði vakit tekrar geleceðim. Onlara bir iyilik edebilirsek. gülümseyerek dinliyordu. Yol üzerinde çocuklu bir dilenci kadýna tesadüf ettiler. dedi.Feride. O vakit sen. Bu. Allah güzel hanýmcýðýný sana baðýþlasýn. hayatý gibi kýrýk çizgiler çizmeye baþladý. Þ gülkurusu çocuk çarþafý içinde titriyor gibi görünen nazik. rüzgârýn uðultusu d 410 Reþat Nuri Güntekin uzun yorgunluktan sonra. Yazýk!" Dalgýn bir düþünce içinde gittikçe adýmlarýný aðýrlaþtýran Feride. dedi. Yolun bitmesinden adeta korkuyorla mahzun mahzun düþünüyordu: "Demin bu tabiatý bomboþ.. Sesinin býllurundaki görünmez yara daha derinleþiyor. omzunun omzuna dokunduðunu. Büyükler birer birer çekildikçe birbirimizin daha kýymetini bilir hemmiyetsiz.Her þeye raðmen bu küçük tebdilihava beni çok eðlendirdi. Buna mukabil ayrýlýrken belki daha az mahzun ayrýlacaðýz. Feride.. küçük kusurlarýmýzý daha ziyade hoþ görürüz. Çocuk. çýplak ayaklarýyla yanlarýn r. Onlar þehirden dönmediler. zayýf bir þikâyet gibi: . Kâmran. beni bütün aðabeyim olursun. Feride. Köþkün önüne geldikleri vakit. oynak vücudu etrafýnda canlý bir mahluk gibi yaþayan.. istersem bahtiyar edebilir ve bahtiyar olurdum. ben. Kim bilir leride belki büsbütün bile gelirim. tabii öyle. Hava. kayalarda -kendi içlerin de sýzýyor gibi görünen. fakat böyle çocuklarýn kalbi hiç göründüðü gibi olmuyor. her þey mümkün. Biraz evvel Feride'nin canlý. Daha ileri gitmeye kuvveti kalmamýþ gibi oraya. Birbirimiz yine memnun olacaðýz.l dan geçiyordum.Fakat ben.Olabilir.. Feride. Gayri ihtiyari durdular. Feride.Sana vaat ederim.. hafifçe heyecanlandý. kim bilir.. dilenci kadýn onlara dua etti: . deðil mi? Hayat bu. daima böyle olabilirdi.. Zabitçik..Allah birbirinizden ayýrmasýn. ra. rüzgâr baþýmý sersem etti. Böyle ömrümüzün son senelerini.Vakit daha erken.. omuzla rýndan uçarak dizlerinin etrafýna dolanarak hassas.Nermin Haným. duydun mu kadýn ne söyledi? dedi. Tekrar yürümeye baþladýklarý vakit. sözlerine bir gizli vasiyet mahzunluð veriyordu. küçük sefillerle temasýn verdiði bir alýþkanlýkla ç tan iðrendi. Ar týk. kimseye söyleme e mi? Yalnýz ileride..

. titreyen elini eski niþanlýs de gözlerini kapadýlar.geçti. yanaklarýna yapýþýyor. Buz gibi soðuyan. Müjgân. dedi. Fakat Feride çok yorgun.Sen. Feride. sakin gözlerini Kâmran'ýn gözlerine dikerek: . diye baðýrdýðýný iþitti. heyecanlý bir sevi boynuna atýldý. Yanlarýndaki kapýnýn birdenbire açýlmasý.Feride. baþýný önüne indirdi.Zannederim artýk kimse kalmadý. .Biçarenin halini görmüyor musun? Hayatýný. aðlaya aðlaya uyumuþ çocuklar gibi ara sýra göðüs ge aðýrlaþan baþýný onun omzuna býrakýyordu. cýyak cýyak baðýrtarak havaya atýp tutuyordu. Kâmran. gönlünü bu kadar üzdüðün elvermedi mi? . isy rak yanýmýza döndü. incin sebebini anlamýyordu. ilk önce vahþileþen gözlerine birdenb iz bir maðlubiyet tevekkülü düþtüðünü gördü. bütün ruhuyla eðlenerek cevap veriyordu: . ne çýkar?" diyordu. aðaç dallarýný muayene ederek etraftan teþvik bekliyo du. Feride. onun birkaç defa derin derin içini çektiðini.Niçin? diye sordu. Kâmran. salýncakt a Feride ile Necdet vardý. Necdet çýðlýklar atar kedi yavrusu gibi boynuna týrmanýyordu. Fakat sonra Müjgân'ýn söz ve bakýþlarýn nayý anladý. ara sýra kýmýlda-dýkça onun daha ziyade sokulduðunu. dedi.. iþitilmemek için ayný yavaþ sesle: . Bu yeni kapanmýþ yarayý sen tekr . geceleri imkânsýz bir rüyasý sandýðý þeyler de mü irmiþ!" Gözlerini tekrar açtý. O. öyle deðil mi Müjgân? Müjgân. Kâmran. çocuklarýn birini býrakýp ötekini alýyor. Feride. silah sesi d i kuþ hafifliðiyle yerinden fýrladý. hepsinin sýra ile gönlünü hoþ etmek istiy Çocuklarýn en büyüðü.Nasýl olur bilmem ki? ipler ikimizi çekmez sanýrým. niçin böyle söylediðini kendi de bilmeden. elindeki ip yanýklarýný gidermek iç ne sürüyordu. fakat en korkaðý olan Nermin'i cýyak cýyak baðýrttýktan sonra salýnca erden kýpkýrmýzý kesilen alnýna. gözlerini buselere gark ediyordu. nenize lâzým. Feride. Genç adam. Kabahatli bir çocuk gibi mahcup ve korkak. elini daha kuvvetli sýktý- ÇALIKUÞU 411 ðmý hissediyordu. Feride'nin eli. onu kendisiyle beraber bahçenin öte tarafýna doðru yürümeye mecbur etti: ÇALIKUÞL 413 . Dargýnlýðýný. Halinde. Haline bak onun Kâmran. Demek insanýn. saçlarýný. kýzým. Kâmran'ýn yaklaþmasýný bekledi.Aman teyze. VII Ertesi gün Feride. yavaþça.Ben Gülbeþeker'} seviyorum. Sonra.Beni unuttun.Müjgân!.. Feride evvela. gayet yavaþ: . deliliði býrak. zannettiðimden ziyade kalpsizsin Kâmran! dedi.Evet. yine kendi kendine þehre inmiþti. eliyle ipi tuttu. tereddütle: . gözleriyle ipi. Biraz evvelki yorgunluktan eser kalmamýþtý. gözlerinin karanlýðý içinde kývýlcýmlar uçuþarak düþünüyord treyen el. . Genç kýzý kollarýnda sýkýyor. En önde Nermin giriyordu. Necdet'in asýl sahibi þikâyet etmiyor ya! Deðil mi Kâmran? 412 Reþat Nuri Güntekin Feride. fazla yorgunum. Hasret acýsýna dayanamadý. var kuvvetiyle salýncaðý uçuruyor. içeri girecekleri vakit. Haline bir hasta kadýn yorgunluðu çökmüþ. Çahkuþu'nun dudaklarýnda renksiz bir tebessüm uçtu. "Ehemmiyeti yok. . iç kapýnýn karanlýðýnda gayet yavaþ: . Çalýkuþu. dedi. dedi. Bir yorgun kadýný da a ziyade yormak sanýrým ki günah olur artýk. Aziz Bey'in ihtiyar ve geveze bir misafirinden kendini kurtardýðý vakit.. arka bahçede kocaman bir kolan salýncaðý Kâmran.Onu bu kadar sene birimiz bir kere aramadýk. Kâmran. "Olmaz" demeye razý olmuyor. onlarý bu uykudan uyandýrdý. Buna raðmen çocuklarý yine etrafýna topladý. Küçükleri kollarýnd kalýyor.ipler için deðil. ellerini býra-kýþýnda mazlum bir teslim n. "Haydi" de eye cesaret edemiyor. gözlerinin biraz evvelki neþesi sönmüþtü: Hâlâ Kâmran'a bakan Müjgân yavaþça: . biraz geri dý. Kâmran. ço rdu. Çalýkuþu aldýrmýyor.Mersi. Geldiði zaman hemen hemen iyi olmuþtu. dedi. çocuðu düþüreceksin. Ayþe Teyze'nin týpký on sene evvelki gibi: . ikindiye doðru köþke döndüðü vakit. belki hasta olurum.

sonra yavaþça kapýyý kapadý. sesinde yaþlar tit . bu sözleri dinlerken gözlerinin yeþiline kadar sararmýþtý: . bugüne kadar dünyada yalnýz sana kalbimi açabildim. Genç kadýn. onu yarýn. Feride'nin ertesi gün gideceðini herkes duymuþtu. hýç-kýra hýçkýra aðlýyordu. çenesinden tutup baþýný çevirerek gözlerine bakýyor: . Feride'yi yanýna al r omuzlarýný okþuyor.Hiç.Biçarenin yarýn buradan giderken çekeceði ýstýrabý düþünüyorum da.Kâmran. Fakat kimse bundan bahsetmiyordu. Artýk zaruret çekmenden korkmuyorum. Feride Her þey hazýr. Fakat asýl sebep bu deðildi. Fakat ne de olsa kadýn. benim rahat öldüðümü istiyorsan þimdi bana ye Ben öldükten sonra istanbul'a ailenin yanýna döneceksin. üç ay evvel ölüm döþeði baþýnda verdiðim vaadi yerine getirmek için geldim. . Feride. ben gidinceye kadar saklayacaksýn. Kâmran? . þimdi dul bir kadýným. ne is sun? Müjgân heyecanýný zorla zapta çalýþarak: . Biçarenin ayaðý baðlý. Halinde bir fevkalâdelik vardý: "Müjgân.Yalnýz Feride'nin kýnlan hayatýndan bahsediyorsun. inaný dar gayretli bir mahluk. e nla adasýndan çýktý. Telaþ etme.. Odaya girmiþlerdi. Size.. O gece. bu da doðru.Telaþ etme. omuzlarýnda bir ince atký.Fevkalâde bir havadis var. Mumun hafif ýþýðýnda çehresi daha soluk ve yorg i kamaþtýrmýþ gibi kirpiklerini kýrpýyordu. Biçare artýk tahammül edem iyor. Kimsesiz bir kadýnýn zengince de olsa. Ben. þefkat yine baþka. Gözyaþlarý rum öleceði gün beni yanýna çaðýrdý. Demin haber aldým.Karanlýkta ne yapýyorsun? Acý acý gülümseyerek: . onu teskin etmeye çalýþýrken kendi telaþlanýyor. soyunmamýþtý. Kocam. ömrümün sonuna kadar rahatlýkla geçindirir. ne hayatýna dair hiçbir þey söylemiyor. zehrimi hazmetmeye çalýþýyorum. ihtiyar vaktimde yüreðimi dertli ettin. Akþa m yemeðini derin bir 414 Reþat Nuri Güntekin sükût içinde yediler. Kocasýndan gelmiþ r mektuptan bahsediyor.Bu kadar kalpsiz olma. . Kâmran. çabucak açýldý. söyleyeceðim. Kâmran. . Feride çok gayretli. herkes erkenden odasýna çýktý. mumunu yere býraktý. Feride. Müjgân. Eminim ki yalan. Feride. Kendine gel. Kâmran. Odad ne ýþýk vardý.Bu gece aydýnlýk gözlerimi yakýyor.Niçin lambaný söndürdün? . fýsýltýya benzeyen bir sesle seslendi: Kapý.Ah! Çalýkuþu. d edi. Müjgân.Müjgân. Ben de bilmiyordum. VIII Vakit. Fena bir þey söylemeyeceðim. nereden baþlay uþ gibi tereddüt ediyor. gece yarýsýný geçiyordu. Fakat böy canlanýrsan. bu ani kararýn sebebini sordum. ya benimki? dedi. Senin gibi sade. bu ayrýlýk günlerinde kuvvetli ve sakin olmak. zaruri ayrýlýðýn biraz müþkül olacaðýndan korkuyorum. Günün birinde birdenbire geldiðimi gördüðünüz vakit. kuzum Kâmran. . þimdi bir baþkasýnýn karýsý. t baþka bir þey var. Köþk. hayret ettiniz.Görüyorsun ya. üç ay evvel kanser Feride. Feride. Genç kadýn. bu sefer bana ne kalbine. Ayaklarýnýn ucuna basa basa.Sen kendin istedin. Ben. Ben burada dünyada en iðim bir adama. yapýlacak bir þey olsaydý geri duracaktým? Fakat elimizde hiçbir ça yok. Müjgân. bilâkis çok iyi bir þey. yalnýz yaþamasý kolay d Sonra para baþka. Senden daha yakýn kimsem yok. Fakat sen. . sonra söyle yebilirsin. Eðer daima onlarla beraber kalma . dura dura Kâm-ran'ýn kapýsýna geldi. dedi.Sen sanýyor musun ki. Görüyorum ki sen de çok be dargýn deðilim. biraz evvel Feride benim odama geldi. ümitsizliði. bu sözleri söylerken baþýný omzuma dayýyor. mümkün olduðu kadar ona gayret vermek . Evet Kâmran. sakin bir kadýný. Hayatýný kýrdýðýn bu biçareye karþý senin n var. yavaþça kapýya dokundu. çoktan uyumuþtu.Daha uyumadýn mý. Çün ana kalýyor. diyordu. sakin görünmeye çalýþtýðý bir sesle: ÇALIKUÞU 415 . an söylemek mecburiyetinde kalmýþtým. gözleri dolarak devam ediyordu: . Feride. Fakat. yapýlacak bir þey yok.. artý te dayanamadýðýmý söyledim... Bu gece. Feride senden kaçýyor. bu vakit niçin geldin. . daha ihtiyar ve düþkün görünen Aziz Bey. San a tevdi edilecek bir sýrrým var. gözlerinde.

eliyle onu men etti: . iki ay onlarla beraber kal.27 418 Reþat Nuri Güntekin büyük zarf çýktý. Halbuki þimdi hepiniz. hatta sen. t a dolu." Müjgân sustu. çocuk gibi aðlýyordu. Fakat belki içinde acak bir þey saklýdýr. atkýsýnýn içinden kýrmýzý mumla mühürlü bir büyük zarf çýkardý: . hatta Kâmran. dolaþtý. deðil mi Müjgân? Aksini ispata imkân yok. Doktorumu Munise'nin yanýna býraktýktan sonra. dedi. benim için bazý fena sözler çýktýðýný ha að olsaydý. Onu. Onu mutla eski niþanlýnýn okumasýný istiyorum." Müjgân. o niþanlýya döndü. beþ sene evvel haksý etlere.Onu artýk býrakmayacaðýz. Be ailemle barýþtýrmakla hayatýmýn yetimliðine bir deva bulacaðýný zannediyordu. Tekrar atkýsýný düzelterek odadan çýkmaya hazýrlanýyordu. masanýn üstünde duran sönmüþ lambayý yakarken.Ah! Kâmran. ben yarýn vapura bindikten. düþünmeyen gözleriyle karanlýðýn içinde etrafýn apaklarýný açýp kapýyordu. bir parçasýný da hayat denilen bu . Doktorun Kâmran'a býraktýðý paketin ne olduðunu bilmiyorum. bir kýsmýn rmiþ bir kadýn. Müjgân -sen ki beni herkesten i yi tanýdýn-benim için ne fena þeyler düþünecektiniz. En acý vakalar karþýsýnda hissiz denecek kadar derin bir sükûn ve tahammül gö genç kadýn. ömrünün birazýný kitaplarýna. Feride dedi ki: "Benim hangi periþan hislerle a le ocaðýndan kaçtýðýmý. Sonra. lâzým gelirse zorla tutacaðýz. m uhuna gýda yapan bir hayalperest için bu kadar ümit. "Kâmran Bey oðlum. yüzüne. bunun ne kadar acý olacaðýný tahmin edemedi. Feride'nin kollarýmda ne ümitsiz gözyaþlarýyla çýrpýnarak bunlarý söylediðini le þu son sözlerini dünyada unutamayacaðým. Titreyen ellerini uzatarak: . Belki bir gün onlara iþin düþer. beni vaktiyle çok müteessir etmiþti. diyecektiniz. Fa bunu yapmaya kuvvetim kalmadý. Doktor-cuðum sai ve temiz bir adamdý. Bunu bu þekilde ona teslim edeceðine yemin et. Hakikat iþte bu Müjgân. en sönük bir hatýrayý aylarca hasta. Herkes ona adi bir yalancý der. gözüm arkada kalmayac "Bu son arzuyu yerine getireceðimi aðlaya aðlaya söyledim. Orada öðrendiðim þeyler bu vasiyeti yerine getirmenin çok müþkül olacaðýný bana an'ýn karýsýnýn vefatýný yeni öðreniyordum. Fakat doktorum. içinden bir mek Çalýkuþu .Bunun içinde bir eski gönül kitabý var ki. Mazideki vakalar ne olur n. Kâmran zarfý açtý.F. Yahut günün birinde bir parça aile þefkatine ihtiyaç duyarsýn. benim için belki bir büyük kardeþ olacaðýný söylüyordu. Biçare. Müjgân. dayanamayacaksýnýz. hangi mecburiyetlerin þevkiyle evlendiðimi anlatmaya imkân yok.Feride'ye verdiðim vaade raðmen onu sana þimdi teslim ediyorum. senin ailenle barýþacaðýndan emin olursam. benim kocasý yeni ölmüþ bir dul kadýn sýfatýyla birkaç gün aile ocaðýna misafir bilirdi. Uzun baygýnlýkl an uyanmýþ hastalarýn hiçbir þey anlamayan. her þey bittikten sonr a Kâmran'a verirsin. bu kadar acý fazlaydý. artýk sizin ayrýlmamanýz lâzým. bunu da kâfi gör edi. hayatýmýn ne ÇALIKUÞU 417 elemlerle dolduðunu. dedi. kim bilir ne adi hesaplarla kendini ihtiyar bir adama sattý? Þimdi eski niþanlýsýný yeniden serbest kaldýðýný haber alýnca yine o adi hesaplarla aramýza. Böyle düþün hametli ve hassas olanlarýnýz karþýsýnda bile ezilecektim. dedi. bu kadar ýstýrapla yerine getirdim. görüyorum ki. rahat rahat öleceðim. En ehemmiyetsiz bir hülyayý. Yaþý y rmi beþe girmiþ. bir gün onun. Eski niþanlýmla da 416 Reþat Nuri Güntekin barýþmamý istiyor. adeta uyumuþtu. Kâm-ran'a hitap ediyordu. Size bu kâðýdý yazan adam. Þimdi her þeyi biliyorsun.k istemiyorsan hiç olmazsa üç ay. vücuduna bir erkek dudaðý sürülmemiþ bir genç kýz olduðunu iddia ed . Kâmran. ista l'a geldim. H cik. Senelerce bir baþýna gezdi. Son arzusunu bu kadar üzüntü.Müjgân. Kâmran. beþ senelik hayatýnýn bir kýsmýnda maceralar içinde sürüklemiþ. hakaretlere boðarak ayrýldýðý o ocaða. El lim edilmek için bana mühürlenmiþ bir paket verdi: . gittikçe artan bir heyecanla ve teessürle söylemekte devam ediyordu: . Daha ziyade söy emeyeceðim. Kalýn bir yazý ile yazýlmýþ olan mektup. Kâmran. Dünyanýn ucu uzundur.

Siz. fakat ben de öyle oldum. evime getirmem iþtim?. emin bir dul olarak yaþamak onun için ha kolay olacaktý. kaba ol ki. Öldükten sonra da benim beþ on kuruþ servetim. Belki titizlik filan etmeye kalkar. adam olursa olsun. Bu defterin bir gün olup iþe yarayacaðýný düþünmekte ne kadar isabet et IX Müjgân'la Kâmran. b u deli kýzlara söz anlatmak kabil deðil. kibar. Ýkinci tesadüfümde iþ iþten geçmiþ bulunuyordu. "arabacýlar çalmýþ olacak.. insanlarýn fesadý. evlenmiþtiniz. niye ite kaka. Eski zaman masallarýnýn Leyla'yý aramak için sahralara düþen Mecnun'unu. belki onu öldürecekti. Çocuktur. fitnesi buna da imkân vermedi. Yeni zamanlarýn mezarlýklarla dolu. Birisini s bir baþkasýnýn kollarýna düþmek. doðrudan doðruya size iade edecektim. yavrucaðý için için yiyip biti ordu. Geçen sene çiftliðe giderken onu. tekrar tesadüf ettim. O vakit. üç beþ parça eçindirip gidecekti. iþte bu esnada hastalýðým artmaya baþladý. kendi kendine halledileceðine aklým erdi. Bu deftere bütün hayatýný yazmýþtý. Nihayet üç. nazik. aptal sevgilin miyim ki. bu iþte seni zerre kadar düþünmedim. Bu tehlike karþýsýnda çaresiz. Gerçi kýzcaðýzým bunun için doðmuþt n için ölüyordu. dersem riyakârlýk olur. sizden daima haber alýyordum. Bu vefat. hülya gibi güzel bir küçük i tesadüf ettim. Gaflet!. benim bu ümidimi canland bul'dan. Karakýþ ortasýnda. Bir hastalýðý esnasýnda tesadüfen elime geçen bir defter. son nefesinde size bu satýrlarý yazmak zahmetini ona ihtiyar ettirdi . küçük sýk sýk hatýrlamaya baþladým. kibar kýz çocuðunu. Buna ç t sesini çýkarmadý. Sizin gibi toy. Mektubumu eliyle teslim edeceðinden þüphem yok. bu yaranýn ne k r derin olduðunu bana gösterdi." diye bir lakýrdý çýkarmýþtým.. mürdümgiriz bir ihtiyardýr ki. Fakat. kudretin bu güzel ve nadide süsünü hangi melun talih v tesadüf.. fakat bir yabancýnýn aþký onun için bir hazin angarya olacaktý. öleceðini bilse akma. senin istanbul'da býraktýðýn gafil. Bu aralýk iyice bir adam bulup onu evlendirmeyi düþündüm. tatlý bi katle hatýrlardým. sizi çok yaralayýp müteessir etmiþ olabil ir. bu aðýz ykuya doymadan uyanmýþ çocuklar gibi mahmur gözleri. gönlümün rýzasýyla san gibi nadide bir kýz deðil. 420 Reþat Nuri Güntekin tuhaf bir kýzcaðýzdýr. ondan aþk isteyecekti. karýnýzýn vefatý. Çahkuþu'nun mavi kaplý mektep defterini okuyup bitirdikleri zaman ortalýk . kollarýnda ölse vkinden ölmüþ olacak. düþüneceði n üstüne çoktan tükürmüþ bir adamým. Feride' budalalýktan ibaret olan nikâh kaydýnda boþayacak. Þüpheli kýz olarak yaþamaktansa. belk unutur diyordum. Bunlarýn hepsinden fazla olarak da bir gün asýl emeline vasýl olmasý iht mali vardý. mektubunun elinize deðmesinden epeyce zam n evvel dünyaya 'Yuf borusunu' öttürmüþ olacak. Þunu da tasrih edeyim ki. Hastalýk durmuyor. Bu masum. Pek sevgili bir biçareye son bir iyilik etm k ümidiyledir ki. Fazla söylemeye bilmem hacet var mý? Bir baha ne ile Feride'yi ayaðýnýza gönderiyorum. katiyen aldýrma. Hani.. evimin kedisini bile teslim etmezdim. gençtir. Kocasý n kadar insan. bu tehlikeliydi. ipekli renkli masum. ilk gördüðüm gün ÇALIKUÞU 419 onu niye atýmýn terkisine bindirmemiþ. o dakikada bunu duydum. karýn lapa lapa yaðdýðý bir gece. bilmem ki?. bu karanlýk köyün mezbelesine atmýþtý? Ruhu aðlarken hikayeleriyle aldatmaya çalý avallý küçük kýz! Ben. onu . Ýn lar. Münasip bir çare düþünüyordum. hareketleri bana her þeyi anlattý. içinde bulunduð andýkla beraber yok etmiþ. nereye bastýðý görünmeyen savruk halle hayali dudaðýn busesiyle titriyor gibi görünen dudaklarý. viran bir evinde aydýnlýk kadar temiz. kalpsiz adamlarýn nesini severl er. bilmem bu hareketime ne der? Herhalde ben insanlarýn hakkýmda söyleyeceði. Dinleyiniz: Bir gün ücra bir köyün. bir hayali kucaða sokuluyor hiss ni veren tavýrlarý. Fakat. zorla istanbul'a. Ýki sene sonra ona. ümidimi kestim di çocuðum gibi tedavi etmek istiyordum. Ta týný iyi öðrendim. Yaþadýkça müdafaa edecektim. karanlý rinde bir imkânsýz aþk rüyasý arayan bu berrak ela gözlü.vakfetmiþ münzevi. odanýzýn penceresini aç anlýktan bir bülbül sesi gelse ne duyarsýnýz? Ýþte ben. Hayatta imkânsýz ne var ki? Nitekim. kap ederse zorla kadýn kaçýran dað erkekleri kadar vahþi. gel gör ki. Ah. Bugünden sonra onu býraktým. ara sýra.." Merhum Hayrullah NOT Zarfýn içinde Feride'nin defteri var..

Munise'nin mezarýna birkaç çiçek ile bir 422 Reþat Nuri Gühtekin parça senin gelin tellerinden götürüp býraktým. Hayrullah Bey gülüyor: . baþlarýný birbirine yaklaþtýrarak güçlükle þu satýrlarý okudul "Dün defterimi müebbeden kapamýþtým. ÇALIKUÞU 421 Lambayý daha ziyade açtýlar. sen amma iyi ev kadýný olacaksýn. demek bana bir kadýn. kendimi görmek için büyük bir endam aynasýnýn önüne getirdikleri vaki etmeden gözlerimi yumdum. Hatta bunlarýn içinde eski muallime arkadaþlarýmdan vardý. dedi. uzun uzun karanlýða baktým. Kim rse yapýyor. genç karýsý olmanýn fazilet . onun mavi kabýný lambaya yaklaþtýrýp bakarak: . Ýçimden öyle geli i. bunlarý söylerken kendimi tutamadým. göðsümü soðuktan muhafaza eder gibi kollarýmý kavuþturuyordum.Ey. kitabýný masanýn üstüne býrakarak gerindi. gec eler uzun. mihnetten bunaldýðým vakit baþýmý koydukça o. gelin haným. Hayrullah B . Biçarenin kanarya gibi sarý baþýna teli ben takacaktým amma. kusura bakmazsýn. .. karþý karþýya oturduk. Hayrullah Bey.. esnedi. o kadar. hiçbir þeye itiraz etmiyordum. Þimdi ne kadar nefret ediyordum. Söylenen sözleri iþitmiyor. pencerenin dýþýndaki dallarda kuþlar cývýldaþýyordu.Aferin kýzcaðýz. karanlýk yollara düþeyim. Yer yer bu muhabbet kelimelerini tekrar tekrar öptü. Hayrullah Bey. es k için aynaya bakmaya. Ellerimden iðnem. ÇALIKUÞU 423 ihtiyar sütnine ile bir komþu kadýn. yeni geline aþk destanlarý okumaya da vakit bulurum. Yalnýz. Gecenin ilk saatlerini. doðru yukarýya. Ah.Defter bitmemiþ Kâmran. daha aþaðýdaydý. senin yanýnda cesaret edemezdi. eski sesimi iþitmemek için söylemeye cesaret edemeyecektim. Beni görmeye birçok yabancý geliyordu. yeni güveyin kitap okumasý caiz olmaz amma. her akþamki gibi aþaðý yemek odasýnda geçirdik. elbisemi deðiþtirdiler. yalnýz hepsine ayný titrek tebessümle gülümsemeye çalýþý iyar. Evlendiðim gecenin sabahýnda deðil hatýramý yazmak. dedi. gelincik rengindeki tuhaf boyunbaðý bir yana çarpýlmýþtý. Camý kapamak bahanesiyle pencereye yaklaþtým. Sele kapýlmýþ bir kuru yaprak maz-lumluðuyla kendimi býrakmýþtým. Kâmran. olmadý. Doktor. bu adamcaðýzý gülünç mevkide býrakmaya hakkým olmadýðýný dü rine baþka bir boyunbaðý taktým. Doktor: . Saat on biri çalýncaya kadar bu acý düþünceler içinde bun Nihayet doktor. Haydi bakalým. bir zevce gözl eriyle bakmaya tahammül ediyordu. dedi. O kadar titriyordum ki.Gelin haným. yorgunluk ve ýstýrapla aðýrlaþan baþýný defterin sararmýþ yapraðýna koydu. yatak vakti geldi. usulcacýk bu odadan kaçayým. Yemek odasýnýn penceresi yanýnda. diye ayaða kalktý. kabýn üstünde de yazýlar var Fakat mürekkebin rengi. Niye bu kadar geç kaldým. Haydi bakalým. ben gelin oldum. Korkma. biliyor musun? Bir ziyaret ifa ettim. doktorun Ýzmir'den getirdiði uzun etekli beyaz elbiseyi giydirmelerine. Misafirler daðýlmýþtý. Hayrullah Bey.Ne talih varmýþ bunakta? Turnayý gözünden vurdu.Küçük.Gelin haným. Þiþman vücudunu korse gibi sýkan bir redingo iymiþ. þa . faka alnýz kaldýðýmýz vakit dilinden düþürmezdi: "Ablam gelin olup. Fakat . dedi. Bir dolabýn kenarýnda ayakta . Kenarýný iþlemekle uðraþtýðým mendilin üstüne baþýmý daha ziyade eðdim. ben de te erdi. hafif bir hareket yaptý. Dün. Ben onbaþýya bir þey söyley eliyorum.. Demek acýdan. tel taktýðý vakit. bu ihtiyar dokt sevmiþtim. akþam yemeðine doðru eve geldi. Gördün mü. O kadar mahzun olmama raðm fçe gülmekten kendimi alamadým. . saçýmýn bir yanýna bir tutam tel iliþtirmelerine bil e razý oldum. O kadar ki. masanýn üstünde duran þamdaný aldým. Fakir.. dedi. Bütün isyaným bundan ibaret kaldý.maya baþlýyor. Bu beyaz kirpikli masum mavi gözler. Defteri kapayacaklarý vakit Müjgân. yumaklar dökülerek ayaða kalktým. gözl Rousse-au "sunun kalýn cildini dizlerinin üstüne koyarak köþeye oturmuþtu. sen fazla daldýn. yüzüme karþý: . Tekrar þamdaný elime vererek b kocamýn odasýna gönderdiler. mavi kâðýt ü r. baþýmý pencereye çevirerek bu mahzun sonbahar sisleri gibi görünmeyen kirpiklerimde kuruyan gizli yaþlarla uzun uzun aðladým.

Kýz.. Ben. korkuyorum. Yarabbi? ÇALIKUÞU 425 Ulvi arkadaþlýðýmýzda o. vapur ge . Cevap vermek için aðzýmý açtým.Demek sen buraya. böyle gecelik gömle-ðiyle odama gelmeye utanmadýn mý? Bu dakikada kendimi görmek isterdim. parmaklar yýp aðzýna götürerek: .Haydi..Kýz. iffetimiz sana emanet Yarabbi! diye þirret baðýrýyordu e.Kýz. sofrada bir iþle meþguldü. aðlayarak kendimi kollarýna attým. arlanmaz!. bu muhakkak. güneþin hayli yükselmiþ. ben kadýnlýðýmý unutmamýþtým.. o spet ne kadar koket ruhluymuþum. Korktuðun kadar geç deð l Hem galiba vapur biraz þüpheliymiþ..Birkaç defa odana geldim. . Akþamkinden daha kýrgýn ve yorgun bir halde uya ndýðý vakit. dargýn bir sesle: . merdivenlerde. sen daha yatmadýn mý? dedi. Mektebe geç kal hafif bir telaþ çýðlýðý ile kendini yataktan attý..Kýzým. Doktorcuðum o kadar temiz hisli. . Sözünü bitiremiyor. hem gülüyordum. horoz. Fakat bilmem ne oldu. her günkü soðukkanlýlýðýyla cevap verdi: . ayný derin kalp feryadýyla: .llanýyor. benim babam. pencereye doðru kaçýp fanila gömleðinin yakasýyla boynunu sakla ak: 424 Reþat Nuri Güntekin . Feride. derler ha! diye seslendi. gelin olduðum gecenin hikâyesi. Kalbimin daima itaat edilmek lazým gelen hareketlerinden binyle: . Odasýnda dolaþýyor: . onlardaki gönül temizliðini r kadýnda bulmak mümkün deðil.Ben de babama söyledim. Bunak. ara sýra saçlarýmýn ucunu yakýyordu. temiz yürekli bir ad m ki. O.Bu ahir zaman kýzlarýndan ýrzýmýz. Marmara'da fýrtýna var. on defa. Ýþte. o gece sabaha doðru uyuyabilmiþti. bir þarký mýrýldanarak ceketini çýkararak içeriye girdi. sade kalbiyle ve dinamiðiyle yaþayan pek az kýsmý var ki. ya sen?. Feride. onlar o haltý yedi. O dakikada alnýmda titreyen baba öpücüðünün lezzetini ölünceye kadar unutmayacaðým. Vallahi pencereyi açar. duvarlarý vurarak. birdenbire döndüm. senin iþinle meþgul olmak için limana indi Hazýr olsun. kanatacak gibi dudaklarýmý ýsýrýyordum. Allah cezaný versin! Ýnsan babasý yerindeki adama. Erkekl zalim.. ben odamda uyanýk. sofada bir ayak sesi Hayrullah Bey. Fakat erkekl erin.. Ellerini dizlerine vurup þakýrdatarak. hepsi mazlum. Yola çýkacaðým gün niye beni böyle geç býraktýnýz? Müjgân. Beni görünce þaþýr .Kýz.Ne olursa olsun artýk gideceðim. parmaðýný ýsýrýp utancý . Mamafih kendi de benden az gürültü etmiyordu. tavanlar baþýma yýkýlýyordu. O da kollarýný açmýþtý. bu yaþtan sonra na mus ve iffetime böyle bir yüzsüz kýzýn tecavüz edeceðini zannedemezdim! Ah Yarabbi. bu yaþtan sonra bana.. o ne gürültü? Fesatçý komþular kabahati bana bulurlar. kurbaða taklitle ri yaparak birbirimizi uyutmadýk.Babam. Kim bilir kaç çeþit renge girmiþtim? . yetiþin a dostlar.. dedi. Ötesini dinleyemeden kapýdan kaçýyordum. gülmekten týkanýyordu. bu ne hal? Sen benim odamda ne arýyorsun? Birdenbire gür bir kahkaha odayý sarstý: .. Kadýnlarýn hepsi iyi.Doktor Bey. erkekliðini unutmuþtu.Vay fesat yürekli aþifte vay! Kýz. etrafýmda fýrýl fýrýl dönüyor. vallahi.. Tuu utanma z.Aferin sana Müjgân. Ben kýmýld yalandan þirretlik ediyor. sabaha gelini baðýrttý. Nihayet. . Hayretle yüzüme bakýyordu. . diye feryat ettim. evi yýkacaksýn. ne iþkence! Yerlere giriyor. O kadar gürültü ediyordum ki... doktor yaný danýn duvarýný vurdu: . Müjgân. Vay aþifte vay! Sahiden karý koca olduk diye ha?.. bu da muhakkak. o kadar yorgun uyuyordun ki. Dünyada her þey aklýma gelirdi. üstüme gelme. Odama girdiðim zaman hem aðlýyor. ne bileyim öyle söylediler. sakýn buraya!. Fakat diþlerim birbirine anýma yaklaþmýþtý. o odasýnda. kuþ.Kýz. dedi. çocuðum. kýyamadým. Fakat. Oda. bana evlenmemizin bir sözden ibaret olduðunu söylemeyi bile lüzumsuz görmüþtü. saatin on biri geçmiþ olduðunu gördü.

olsun. sizi istiyorlar. omzundan baþka bir yer bulamýyordu. dedi. ne diyorsun? dedi. Müjgân. onlarý ikinci katýn sofasýnda karþýladýlar. Kendisine evvela bir hasta kedi kadar ehemmiyet vermeyen teyzelerin.Geliyor! diye haykýrdý. Kocan razý olmuyor. sahildeki bir aðaçlýðýn az ötesinden birdenbire bir vapur görünmüþt Feride. daha evvel gideyim.. Aziz Bey'le Kâmran. dedi. dedi. bu Müjgân haini esrarýný sattý. bu yarý annel erinin yüzüne bakmamak için baþýný önüne indirdi: .Nasýl olur? Beni almaya gelecekler.. dedi. merhum senin defterini Kâmran'a göndermiþ. hafif bir feryatla ellerini yüzüne kapadý. þaþkýn þaþkýn: .. Bahçe kapýsýnýn önüne aþçýya tesadüf ettiler.Tabii. diyordu. Gözlerini tekrar açtý. ayný heyecanlý bir k ayla: . Ben onu aldýðým gibi Kadýya gittim. Fakat tam bu dakikadaa. Sonra.Bu ne hal küçükhaným. manasýz kelimelerle teþekkür ederken sevgili çocukluk arkadaþýnýn öldüðünü. Öðle yemeðine oturacaklarý vakit. Saat üçe gelmiþti.Eniþte. Gözleri dalgýn. . sana bir iyilik ettim. Feride. teþekkür ederim. Feride'yi süzerek: . Yeldirmeleri getirmek için ahretli kýzlar k dý. Aziz Bey. ya kendim gelir alýrým.. çarþafýný þimdi dediler. yüzünü kapamak istiyor. eliyle odayý göst . Çitlerden atl lerin içinden geçiyorlardý. Çalýkuþu. nihayet kafese girdin mi Çalýkuþu? Haydi bakayým. Kâm-ran'dý. siz yetiþirsiniz. Ýhtiyar kadýn: . dedi. Düþecekti.Vapur geliyor amma sana hayrý yok. Aziz Bey. ÇALIKUÞU 427 Müjgân'la beraber baðlarýn arasýndaki kestirme bir yoldan koþmaya baþladýlar. ben karýþmam! Feride.Ha þöyle. Sonra gülerek ona yaklaþtý. Müjgân'ýn çocukla meþgul olduðunu. onun göðsünden.Feride. Kâmran'ý evden uzaklaþtýrmaya muvaffak oldum. hafifçe dudaklarý tireyerek düþünüyor. Müjgân. zannederim benim için. 426 Reþat Nuri Güntekin . kan ter içinde kalmýþsýn? dedi. i? Feride. . Feride. parmaðýyla þakaðýnýn aðrýyan bir nok . hem bað komþularýna.Etrafýndakiler sana tuzak kurdu. Baða bir telaþ düþtü. Þehirde kýþlýk evl hazýrlanan belediye reisleri. Kadý. Müjgân'a . Seni fazl a mustarip etmemek için bu fedakârlýða razý oldu. heyecanlý bir kahkahayla: . çýrpýn! Bak. söz arasýnda gizlice: . çýrpýn bakalým. iyi ettin. . Allah gani gan t eylesin.Ben.lirse ya araba gönderirim.Ayýp olacak Feride. komþu baðlarýnýn birinden haber geldi. senin ne hazýrlýðýn var ki. dedi. Feride.Bir araba geliyor. teyzelerine: . bu ayrýlýk gününü böyle düþünmemiþti. fakat bileklerini Kâm-ran'dan kurtaramýyor. süratle geri çekilerek. ben de size geliyordum. K minden çýkmýþ bazý parçalarý gösterdim. teyzelerin . hem Feride'ye son bir ayrýlýk ziyafeti v rmek istemiþlerdi. Feride: . Tabii memnun oldun.Kocan o kýzým.Küçükhanýmlar.Þimdi hiç gelmeyecek mi? . Zaten. çenesin rine bakarak: . Beyler araba ile geldiler. kendine bu kadar az ehemmiyet vermeleri kalbini kýrýyor da görünürlerde yoktu. güldüðünü gördükçe mahzun oluyor. yapraklarý sararmýþ bir çardaðýn yanýndan yolu gözleyen Feride. Müjgân'a bir sürü kýrýk. gürültü etmeyin.Peki. Azýz Bey.. Teyzeler: .Galiba iskelede seninle vedaya gelecek. beþ dakikalýk yer. ded i.iki münasebetsiz misafir geldi. fakat bir el bileklerinden t uttu. baþýný sallamak ranýyor. yüreði aðzýna gelerek: . bir daha onunla barýþmayacaðýný hissediyordu.

Halime bak Kâmran. Yan yana yürümek saadeti onlarý sarhoþ ediyordu. yarý zorla ona bu sözleri tekrar ettirdi. dedi. dudak430 Reþat Nuri Güntekin larmý okþayan. Genç kýz eteðini kurtarmaya çalýþýrken Kâmran kesik kesik: . Kâmran. Elbet konuþacaklarýnýz vardý dar. . Benim olduðuna kalbimi inandýrmak için senin aðýr aya ihtiyacým var. Gözlerinden yaþ geldiðini göstermemek için gürültüyle burnunu silen Aziz Bey. görüyoruz ki. "Fena etmedin eniþt bunu istiyordum de!" dedi. Feride'yi hemen kollarýnda uçurarak merdiven kapýsýna koþarken Müjgân arkalarýndan i arkadaþ að-laþa aðlaþa öpüþtüler.Nasýl Çalýkuþu? Parmak kadar yumurcak.Bu gece seni. Genç kýz. dedi. gözbebeklerinin içinde k treþiyordu. el öpmeler uzun sürer. Çalýkuþu. pardon Feride Haným namýna iþte þu Kâmran B ndiriyorum. sen benim olasýn! inanamýyorum.Feride. Nefes nefese bir dakika durdular. Kendi elimle müthiþ bir düðün sofra acaðým. fakat yanýndaki sarý fýrtýna bana daha müthi lah yardýmcýn olsun. kolunu Feride'nin belinde n geçirmiþ. Sonra oda kapýsýný açarak muzaffer bir ahkahayla: . Hâlâ ellerini.428 Reþat Nuri Güntekin geniþ kafalý adam.Gittiðime benim de piþman olmadýðýmý mý zannediyorsun? Kâmran. artýk kocan.Þimdi tebrikler. Dar merdivende yuvarlanýr gibi. se da býrakacaða benzemiyor. Feride. O bir defa oldu. Aziz Bey. Yolda. vücudunda bir uçuruma yuvarlananl reyiþiyle kendini býrakýyor. hem aðlýyordu. vücudunda derin ür-permelerle çýrpýnan Feride'yi zorla küçük bir çocuk gibi. deniz fýrtýnasýndan kurtardýk. saadetten bayýlýyorsun. Kâmran'dân kurtaramayan genç kýzý havaya kaldýrýp öptükten sonra tekrar Kâmr ttý: ÇALIKUÞU 429 . Genç kýz. Karþýdan iki balýkçýnýn geldiðini görer men hiç konuþmuyorlardý. bizim gevezeliklerimizden size fayda yok.Ey benim kirazýmý çalan Çalýkuþu. seven parmaklarýna sýcak gözyaþý damlalarýnýn düþtüðünü duyuyordu. Aziz Bey: . onun bileklerini býrakmýyor: . Seni bir kere ele geçirdikten sonra tekrar býrak mam. hemen nikâhý kýyýverdi. Kâmran. dedi. yalnýz çenesini. .imkân yok. Bu halle nasýl dýþarý gideriz? Müsaade et. kaç türlü na? Bahçeden çocuk sesleri geliyordu. istediðin yere kadar.kucaðýna aldý. yüzünün rengi ela gözlerine vuruyor. bir dakika odama çýkayým. yüzü onun bozulmuþ çarþafýndan uçan saçlarý içinde. nazlanma artýk.Haydi Çalýkuþu. bir hatip eda lunu salladý: . merdivenleri inmeye baþladý. artýk uðraþmaya takati kalmamýþ gibi baþýný Kâmran'ýn göðsüne koydu. Hepsi kalsýn. avuçlarýnýn içinde parmaklarýný inci Merdivenin bir yerine Feride'nin eteði takýldý. Kapýnýn yanýndaki küçük taþlýkta y . dedi. diye gülüyordu. Çalýkuþu. bizi senelerce oynatýrsýn ha! Gördün mü. hem gülüyor. sonra beraber döner iz. onu baþkalarýna çaldýracaðýn saat çaldý gibime geliyor. Haydi oðlum. biz âmini burada deriz. tutuk nefesler. onun yüzünü göremiyor. genç kýzý nefes aldýrmayacak gibi sýkýyor. Feride o kadar kýzarmýþtý ki. þimdi gelirim. Duayý edin. onlar hemen hemen kucak kucaða yürüyorlardý. uçar gibi iniyorlardý. að yle kaný tutuþmuþ. Feride'ye: . Ta uzaða. Kâmran. arka merdivenlerden karýný kaçýr. anlýyor musun Çalýkuþu? Bu adam. Sonra. ayým da hesabýmýz kesilsin. ü m. Dudaklarýnda kesik.Þeriat vekilliðine sahibim efendim. yüzünü sakla etti: .

Bu ot. hassas genç kýz ruhunun görünmesiy-l lmasý bir oluyordu. gönlünü ÇALIKUÞU 431 bu kadar derin bir vefa ile bana vakfedeceðini ümit edemiyordum. Seni kendi kendimden. ýþýk gibi. Bu derin zaaf. Daðlarda ismini bilmediðim bir ot yetiþir. bu kadar derin bir vefayý. uzun bir susuzluktan sonra berrak bir dereden ka na kana su içen bir kuþ gibi canlanýyor. kuvvetini kaybetm eyen hiçbir his yok. bu baþýn çevrilmemesi. Kâmran. yüzünü ona çevirmiþti.Görüyorsun artýk. Her sabah uyandýðým vakit. Feride. ses gibi elde durmasýn bir Çalýkuþu'ydun. onu söyleme. bütün kaný dudaklarýnda toplanmýþ boynunu uzattý. belki beni görünce . Bizim bütün sergüzeþtlerimiz burada baþlýyor. ayaðýný yere vurup yüzünü göstermemek için bir yan a çevirerek: . Genç adam. kirpiklerinde yaþ damlalarý titreyen gözlerini kapýyordu. donu gerdanýnýn damarlarý moranyor. yolun derinliklerine dikkatle b karak gülümsü-yordu. Feride. Kesik.O dakikada ne kadar sevinmiþim. "Bir çocuk. Bu heyecanlý yor432 Reþat Nuri Güntekin gunluklardan öyle bitap düþmüþtü ki." diyordu yatýný. yüzünde. mahzun düþüncelerden yorulmu ben. muhteli f saadetlerini birbirinden kýskanýyordum. Sonra beyaz nazik þakaklarýnda ince ter damlalarýyla baþýný eðere a yavaþ bir sesle devam etti: . ça u gülen. yaramaz bir kýz çocuðu. Bir dakika sonra ayrýlmýþlardý. kalbimi derin ümitlerle çýrpýndýrýyordu. Dünyada zamanla yýpranmayan. Çalýkuþu müebbeden öldü. Sen. Hâlâ Kâmran'ýn göðsünde duran baþýný biraz arkaya atmýþ. aþkýmý ka ha büyümüþ buluyordum. Beni dinle. onu parmaklarýnýn arasýnda örsel hýrpalarlar. deðil mi? Çünk erin gülmüyor. dedi. O vakit. bir zama n sonra kokusunu daha az duymaya baþlar.. unutur muyum hiç? dedi. bir dakika sustu. ya bu lezi z. Fakat sen. kýzýltýlar uçuyordu. hayalini gözlerimden uzaklaþtýrmaya çalýþýyordum. Feride.Bu bakýþta manalar var. onu hafifçe zlarýndan tuttu: . bu gözlerin gözlerinden ayrýlmamasý için onu çenesinden t erin bir sesle: . vücudunun bütün aðýrlýðýný Kâmran'ý rüya içinde. Kâmran. bu küçük Çalýkuþu göðsünün neresine saklamýþtýn?.Kâmran. Seni sevmeye baþladýðým vakit n baþka bir þey düþünmeyen hafif. Be nu bir Çalýkuþu hafifliði sanarak kendimi yiyip bitiriyordum.Sen burasýný belki hatýrlamazsýn. hayatýmý kýracak. eðlenen çocuk gözlerinin içinde uyanan nazik. öyle görüyorum ki er artýk beni anlayabilecek kadar ýstýrap çekmiþ ve düþünmüþ. Feride. beni mümkün deðil anlamayacak. uçan rengini. güzel kokusu için bazen mihnete de uðrar. uyumaya hazýrlanan bir çocuk gibi. bir eski hülyaya gibi derin. öyle sözlerin vardý ki. dedi. insanlar. Gülbeþeker'e verdim. dalgýn bir nazarla Kâmran'ýn yüzüne baktý: .. mesela bir manasýz "Sarý Çiçeði" yüzüne yaklaþtýrýr. titremeye baþlayan bu güzel dudaklarýný saklamak için benden kaçýyordun.On sene evvel Feride'yi burada ilk gördüðü bað yoluna geldikleri vakit Kâmran. dedi.Ziyaný yok. ben Çahkuþu'nun bütün aþkýný bir baþkasýna. yalvarýrým sana. Hatta bazen -sýrf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hýrsýyla. bu hýrpalandýkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum. Bunun ilacý. seni bu ýstýraptan derinleþmiþ gözlerin. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem. kollarýnda gittikçe aðýrlaþan bu bitap genç vücudun birdenbire canlandýðýný.Feride. Genç adam. Kâmran. Genç kýz. bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. hayatýmdan. hemen hemen yalnýz dudaklarýnýn hareketiyle: .Derdim bu kadarla da kalmýyordu. beni hem utandýrýyor. genç adamý omuzlarýndan çekti. demek hatýrlýyorsun? Feride hafifçe içini çekti. baþýný daha ziyade yaklaþtýrd . Beni anlýyorsun. Sana karþý derin bir zaafým vardý. Feride. Feride. bütün vücudu titreyerek ayaklarýnýn ucunda yükseldi. onu daima koklarsa. dizleri kesiliyor. Söyle bana Feride. Zaman zaman ö bakýþlarýn. yan yana bitmesinden korkulan ýþýklarý nasýl söndürürlerse ben de öyle yapýyor. dedi. bir ha e kývrandýðýný hissetti: . gözlerinde. .herhangi bir k okuyu. nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. bu kadar ince bir ruhu. haris bir inatla tekrar etti: Feride. benim bu manasýz gibi görünen sözlerimle eðlenmiyorsun. hem korkutuyordu. insan.

bilgili ve sezgili kimse. battal: Alýþýlmýþ olandan büyük. talihsiz. ah ü zara kapýlmak: Âh çekip inlemek. alil: Hasta. tisi olmayan. sakat. ne ayýp! Sen sebep oldun vallahi.. âkile: Akýllý kadýn. aksiyon: Eylem. azletmek: Görevden almak. diye hýrçýnlaþýyordu Yanlarýndaki aðacýn dalýnda bir çalýkuþu ötüyordu. azim: Bir iþteki engelleri yenme kararlýlýðý. babacan tavýrlý. karamsar. ameliye: iþlem.F. alelade: Olaðan. iklim. -Bbabayani: Gösteriþi ve özen-. hareket. Öbür dünya. bakiye: Artan. yüce. âbide: ibadete düþkün kadýn.28 Sözlükçe 434 bedbaht: Mutsuz. alimallah: Allah bilir. . bedbin: Kötümser. alâka: Ýlgi. Yarabbi. âhiret: (Ahret) Dinî inanýþa göre. âhir: Son. âcizane: Söz söyleyen bir kimsenin kendi yaptýklarýný abartmamak için kullandýðý bir nezak addetmek: Saymak (Bunu olmamýþ addetmeli). hemen hemen. âlem: Dünya. alarga gitmek: Açýktan gitmek.A ab u hava: Su ve hava. alâmet: Belirti. Çalýkuþu . ar: Utanma. arif: Çok anlayýþlý. mutlu. azil: Görevden alma. geri kalan. ahenk: Uyum. sýradan. -SON433 SÖZLÜKÇE . arife: Bilgili.Ne ayýp. insanýn öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacaðý ve sap vereceði yer. arifane: rif olana yakýþýr biçimde. mesut. âli: Yüksek. âdeta: Sanki. ahz: Alma. bahusus: Hele. arýz olmak: Sonradan ortaya çýkmak. âlâ kader il istitaata: Gücün yettiðince. iþaret. sen sebep oldun. pek iyi. bahtiyar: Talihli. âlâ: iyi. en çok.

darbýmesel: Atasözü.) Günaydýn. dezanþante: (Fr. . Metnide "çocuk kitaplarý" anlamýnda kullanýlmýþ biçare: Çaresiz. dülger: Yapýlarýn kaba aðaç iþlerini yapan kimse. celbetmek: Çekmek.C caiz: Uygun. eziyet. aksine. ölümsüz. cerr: Medresede okuyanlarýn üç aylarda köy köy dolaþarak imamlýk. cefa: Büyük sýkýntý. belertmek: Gözlerini. diba: Altýn ve gümüþ iþlemeli bir tür ipek kumaþ. ceza reisi: Aðýr ceza mahkemesi baþkaný. ecir: Ücret.) (Metinde) Züppe. Tasa. beyhude: Boþuna. zavallý kimse. edibe: Edepli. alýmlýlýk. Desenchan-te) Hayal kýrýklýðýna uðramýþ. bonmarþe: içinde her türlü giysi. destlerinden busetmek: Ellerinden öpmek. fondöten.) Pembe kitaplýk. vaizlik iþleri için para larý.behemahal: Mutlaka. terbiyeli. eda: (Metinde) Davranýþ. Bibliotheque Rose: (Fr. efkâr. zýpýr. deliþmen: Þýmarýk ve delice tavýrlý. Merhaba anlamýna da kullanýlýr. sima. çuha: Tüysüz. cihet: Yön. çiy: Havada buðu durumundayken akþamýn ve gecenin serinliðiyle yerde veya bitkilerde topla nan küçük su damlalarý. cesamet: Büyüklük. duhul olmak: Ýçeri girmek. -Eebedî: Sonsuz. irilik. celpname: Mahkeme tarafýndan. ince dokunmuþ yün kumaþ. yorgun. darülmuallimat: Kýz öðretmen okulu. edilene veya tanýklara gönderilen çaðrý belgesi. beyit: Anlam bakýmýndan birbirine baðlý iki dizeden oluþmuþ þiir parçasý. binaenaleyh: Bundan dolayý. süs eþyasý. çýtkýrýldým. tavýr. bitap: Bitkin. cazibe: Çekicilik. satýlan büyük maðaza. devain Daireler. savaþta esir olmuþ veya odalýk diye alýnmýþ kýz. . bilâkis: Tersine. -Ççapul: Yaðma. delalet: Aracýlýk. bonjur: (Fr. diksiyonen Sözlük. debdebe: Þatafat. alýnýp satýlan kadýn veya kýz. ulu. dava edene. oyuncak vb. kaygý. cedide: Yeni. gösteriþ. çehre: Yüz. cariye: Efendisinin her istediðini yapmak zorunda bulunan. buse: Öpücük. cariye: Para ile alýnýp satýlan. çare-i tesviye: Çözüm önerisi. celile: Büyük. düzgün: (Metinde) Kadýnlarýn yüzlerine sürdükleri bir tür krem. aký çok görünecek bir biçimde açmak. billahi: Tanrý'ya ant içerim. talan. Sözlükçe 435 -Ddandy: (Ýng.

Gizler. elem: Üzüntü. fýtri: Yaradýlýþtan olan. gayri ihtiyari: irade dýþý. emniyet: Güven. feragat: Vazgeçme. ervah: Ruhlar. flört: Kadýnla erkek arasýndaki yakýn iliþki. kaza ile. esatir Mitoloji. beden. düþmandan alýnan þeyler n. esasen: Aslýnda. komite. daha. erkânýharp: Kurmay subay. elâlem: Yabancýlar. endam: Vücut. ferah: Gönül þenlendiren. garp: Batý. elhamdülillah: Allah'a þükür. ferda: Gelecek zaman. aldýrmayarak. kitaplar vs. encümen: Komisyon. mantoya benzer. l Sözlükçe 436 fasýla: Ara. fen: Fizik. fenlenmek: Yaþýna göre bilmemesi gereken þeyleri öðrenmiþ olmak. tatlý veya hoþ kokulu maddeler bulunan. arkasý bol. üzüntü. keder. yüce. güzide: . fantezisi: (Metinde) Süslü ve hayalci. gam: Tasa. fevkalâdelik: Olaðanüstülük. ganaim: Ganimetler. yakasýz. vazgeçilmez. grandiose: (Fr. Tarih öncesi dönemden bugüne gelen efsaneleri inceleyen ilim. esef buyurmak: Üzülmek. had: Sýnýr. elzem: Çok gerekli. faraza: Sözgeliþi. aðýzda kolayca eriyen bir tür eme. taþýyan. üstün. düþmanlýk. bundan böyle. sýrlar. haiz: Elinde bulunduran. esrar. gayrý: Artýk.ehemmiyet: Önem. aymazlýk. mektuplar.) Ulu. fondan: Ýçinde likör. fitnelik: Karýþtýrma. çoðu kez etek ere kadar uzayan üst giysisi. elan: Þimdi. felekiyat: (Felekiyyat) Astronomi. boy pos. henüz. matematik ve biyolojiye verilen ad. derece. -Hhacer-i esved: (Kara taþ) Kabe kapýsý yanýnda bulunan ve hacýlarýn öpmeleri hac þartlarýnda taþ. dert. Ortamýn gerçekliðine uymayan. fütursuzca: Önemsemeyerek. dert. eskaza: Yanlýþlýkla. kimya. ferahfaza: Ferah artýrýcý. kaygý. dikkatsizlik. ekseriya: Çoðunlukla. . yarýn. hacet kalmamak: Gereði olmamak. ferace: Kadýnlarýn sokakta giydikleri. iç rahatlýðý veren. yerinme. evrak: Yazýlmýþ kâðýtlar. -Ggaflet: Dalgýnlýk. -Ffadýla: Erdem sahibi. erganun: org. esef: Acýma. gaile: Sýkýntý. emrihazýn Emir kipi. ara bozma.

himmet: Yardým. ters. saçma söz. kýskanç. iffet: Namus. anlayþifa etmek: Yapmak. idare-i maslahat: tþi þöyle böyle bugünlük görme. hâre: Dalgalý ya da dalgalanýr gibi görünen parlak çizgiler.hakeza: Böyle. halûk: iyi huylu. kayýrma. herze: Saçma. özsaygý. hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrýlma. idadi: Lise. idrak: Anlama yeteneði. hikmet: (Metinde) Sebep. eriþtirme. hâlim: Huyu yumuþak. hava tebdili: Hava deðiþimi. halayýk: Kadýn köle. hami: Gözeten. hüzün veren. hengâme: Patýrtý. hasýlý: Kýsacasý. haþiye: Not. -I/Ýýtlak =etmek: Bir kocanýn karýsýný boþamasý. haþan: Çok yaramaz. hazan: Sonbahar. hazin: Dokunaklý. ihsan etmek: Baðýþlamak. iðfal etmek: Bir kadýný aldatmak. kýzgýnlýk. cariye. çe-kememek. hassaten: Özellikle. hodkâm: Bencil. sözün kýsasý. katýþýksýz. hilaf: Aykýrý. baþtan çýkarmak. hülasa: Özetle. hasut: Çok haset eden. koruyan. haset etmek: Kýskanmak. . hatip: Konuþmacý. yine. hizmet-i vataniye: Vatan hizmeti. Sözlükçe 437 harîm: Herkesin giremeyeceði yer. hazain: Hazineler. iblað etmek: Vardýrma. kýrýcý ve hýrpa-layýcý. ayrýlýk acýsý. helâllik dilemek: Ayrýlma sýrasýnda hakkýný birbirine baðýþlamak. hüzün: Gönül üzüntüsü. hoyrat: Kaba. hususiyet: Özellik. ibni (ttm): Oðul. gizli sebep. hulâsa: Kýsacasý. halis: Saf. halketmek: Yaratmak. hizmetçi. harcýrah: Yolluk. ulaþtýrma. hattat: Güzel yazý yazan. haysiyet: Onur. zevzeklik. hatun: Kadýn. himaye: Koruma. hiddet: Öfke. karþýt. egoist. ele avu-ca sýðmayan çocuk.

güçlü siperler. dikkatli davranma. artýk. kuytu yer. bununla birlikte. istizah: Bir iþin açýk söylenmesini isteme. insaniyetli: Ýnsanlýðý olan. tiryakilik. inha: Resmî bir göreve atama veya bir üst aþama için yazýlan yazý. ikâmet: Oturma. iþtirak etmek: Katýlmak. izdivaç: Evlenme. istida: Dilekçe. giriþilecek iþin hayýrlý olup olmadýðýný rüyadan anlamak için a yarak uyuma. imdi: Þimdi. olabilir. istismar. iptila: Düþkünlük. itibar: Saygýnlýk. Sözlükçe 439 -Kkabil: Mümkün. Sözlükçe 438 ihtiyatsýz: Tedbirsiz. ilmihal: Din kurallarýný öðretmek için yazýlmýþ kitap. inhimak: Çok düþkünlük. istiskal: Soðuk davranýþlarla hoþlanmadýðýný belli etme. iptida: Baþlangýç. ölçülü davranma. güvenilirlik. ilm: Bilim. sömürme. irfan: Kültür. istidad: Yetenek. istihare: Bir inanýþa göre. imtizaç etmek: Uyum saðlamak. ihtizaz: Titreþme. anlama. inkiþaf: Meydana çýkma. ihtiyat: Sakýnma. istif af: Günahtan. irade: (Metinde) Emir. iktifa etmek: Yetinmek. büyük üzüntü. . titreþim. kýymet. Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. istintak etmek: Sorguya çekmek. geliþme. bilme. ille velâkin: Gelgelelim. iktidar: Bir iþi yapabilme gücü. ihtiyar: (Metinde) Seçme. ilanihaye: Sonsuza kadar. nemli. ýstýrap: Sýkýntý. izbe: Basýk. kötülükten çekinme. özsaygý. iþret: içki. ismet: Namus. irab: Düzgün konuþma ve gerçeði belirtme. istihkâm: Düþmana karþý savunma yapmak amacýyla düzenlenmiþ askeri yer. iltizam: Kayýrma. açýklama isteme. bir iþe baþlama. bir tarafý tutma. bir þeye fazla düþme. loþ. istikran Kararlýlýk.ihtimam: Özen. kadr (kadir): Deðer. izzetinefis: Onur. ikmal-i nevakýs: Eksikleri tamamlama.

kâtip: Sekreter. mahsus: (Metinde) Bilerek. kameti artýrmak: Baðýrarak konuþmak. kelime-i teyyibe: (Kelime-i tayyibe) Yatýþtýrýcý hoþ söz. sýkýlgan. atlý binek arabasý. bazý kiþilerin dileklerini kendisine ileten görevli. sýnýrlý. (tm)" -* """ laden: Çamdan çýkarýlan zift gibi siyah ve kokulu zamk. kesb-i þeref etmek: Þeref duymak. kamarot: Gemilerde yolcularýn iþlerine bakan görevli. kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayýklarýn baþýnda bulunan kadýn. mahdut: Az. adý geçen. Coquette) Güzel görünmeye özen gösteren. sayýsý belli olan. yazýcý. mahmurluk: Uykudan sonra duyulan aðýrlýk ve sersemlik. üzülerek söylüyorum ki. olgun ve gösteriþli. leziz: Lezzetli. lândo: Dört tekerlekli. Zarif görünmeye. bir çeþit eyer. fil gibi hayvanlarýn sýrtýna konan. lata: Osmanlýlar'da ilmiyenin giydiði bir tür üstlük. mahut: Bilinen. kasavet: Üzüntü. mabeyinci: Osmanlý Devle-ti'nde padiþahlarýn dýþarýyla olan iliþkilerine bakan. lakayt: ilgisiz. sýkýntý. Maarif Nezareti: Millî Eðitim Bakanlýðý. ilkokullarda hoca rdýmcýsý. kurum satmak: Böbürlenmek. maarif: Millî Eðitim. kolcubaþý: Bir þeyi korumak için bekleyen görevlilerin baþý. süslenmeye düþkün. oðul. mahcup: Utangaç. maðmum: Tasalý. karþýlýklý iki oturma sýrasý bulunan.kâinat: Evren. üzerinde oturmaya yarayan sepet. kati: Kesin. maateessüf: Ne yazýk ki. lisan-ý Fransevi: Fransýzca. levha: Bir yere asýlmak için yazýlmýþ yazý. mahdum: Erkek evlât. kanaat getirmek: inanmak. kâmil: Olgun. kavil: Söz. koket: (Fr. aklý yatmak. an. kibir: Büyüklük. anlaþma. . lâkin: Ama. mahsub: Hesap edilmiþ. dünya. buyruklarýn ilere bildiren. kötek: Dayak. üzgün. hesaba geçirilmiþ. Sözlükçe 440 -Mmaahaza: Bununla birlikte. kerliferli (kelli fellf): Kýlýðý kýyafeti düzgün. sözleþme. mahfe: Deve. kalem odasý: Resmî kuruluþlarda yazý iþlerinin görüldüðü oda. fakat. levazým: Gerekli olan þeyler. gereçler. lâhza: Zamanýn bölünmeyecek kadar kýsa parçasý. mahlûk: Yaratýk. kepazelik: Rezalet. Communion) iman birliði. krep: Çok bükümlü iplikle dokunmuþ bir çeþit ince kumaþ. kendini büyük görme. komfinyon: (Fr.

iðrenç. marifetli: Ustalýklý. hoþa gitmek. kötü. geçinme. meziyetli: Yetenekli. muallime: Bayan öðretmen.mahzun: Üzgün. makam-nezaret: Bakanlýk nezareti. . muallim: Öðretmen. metanet: Metin olma. manevi: Görülmeyen. mecidiye: Eskiden kullanýlan ve o zamanýn 20 kuruþu deðerinde olan gümüþ sikke Sözlükçe 441 melal: Býkma. zorluk. miskin: Çok uyuþuk. Misere) Zavallýlýk. Yasanýn. usanma. memalik: Ülke. miralay: Albay. Sevme. dinin ve kamu vicdanýnýn doðru bulduðu. keþiþhane. melun: Kötü. zavallý. fen konularýyla siyasi. yoksulluk. mecburiyet: Zorunlu olma durumu. islâm kadýnlarý. meþk: Alýþmak ve öðrenmek için yapýlan çalýþma. makale: Bilim. mazbata: Tutanak. menetmek: Yasaklamak. meziyet: Yetenek. hünerli. mazlum: Sessiz. methetmek: Övmek. meyil: Eðilim. meyus: Ümitsiz. meþum: Uðursuz. malûm: Bilinen. menazýr-ý tabiiye: Tabiat manzarasý. kaba. makbule geçmek: Çok beðenilmek. üzüntülü. Marin) Denizci. pis. meþru: Yasal. mâlik olmak: Sahip olmak. maiþet: Geçim. metruk: Terk edilmiþ. mendebur: Sümsük. eziyet. mihmandar: Resmî konuklarý aðýrlamak ve onlara kýlavuzluk etmekle görevlendirilen kimse. üzgün. meþakkat: Güçlü sýkýntý. mizaç: Huy. manastýr: Kesin kurallarý olan. ekonomik ve toplumsal konularý açýklayýcý veya yorumlayýcý niteliði olan gazete vey gi yazýsý. yaradýlýþ. duyularla sezilen. sünepe. maren: (F. ' makbul: Beðenilen. meret: inatçý. mihnet: Sýkýntý. gönül verme. dayanýklýlýk. mazari: Dilbilgisinde geniþ zaman. mazi: Geçmiþ. lanetli. rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaþadýklarý yapý. malûmatlý: Bilgili. zahmet. muahadderat: Örtülü kadýnlar. uysal ve boynu bükük. mihr: Sevgi. menazýn Manzara. mizer: (Fr. hoþ karþýlanan.

iki ordu arasýndaki savaþ. muhacir. bir kadýn. münasip: Uygun. münasebet almak: Uygun düþmek. mükedder: Üzgün. saygýsýzlýk yapma. münhal: Boþ olan. mukaddes: Kutsal. müceddet: Yeni. sarma. yerinde. muin: Yardým eden. bilinmeyen þey. yakýþýksýz davranýþlarda bulunma. içi. kaçýnýlmaz. Sözlükçe 442 mukadder: Yazgýda var olan. müptedi: Bir þeyi öðrenmeye yeni baþlayan. açýk bulunan. muamele: Davranýþ. mutat: Alýþýlan. mülazým: Teðmen. münasebetsizlik: Uygun olmayan. muayyen: Belli. Göçmen. muavenet: Yardým. mukaþser: Metinde. yenilenmiþ. bir þeye karþýlýk olarak yapýlan. yardýmcý. mürüvetsiz: insanlýðý olmayan. müdür-i umumi: Genel müdür. müebbeden: Ömür boyu. muvafýk: Uygun. mücedded: Yeni. muvaffakiyet: Baþarý. muvakkat: Geçici. münhasýran: Yalnýz. tutucu. muktedir: Bir þeyi yapmaya. mukabil: Karþýlýk. muvazene: Denge. nýüdde i umumî: Savcý. münkir: inkâr eden. muvaffak olmak: Baþarmak. mutasarrýf: Tanzimattan sonra idare bölümlerinde vilayetle kaza arasýndaki bölümün idare am . baþarmaya gücü yeten. karþýlýk. çevirme. muharrir: Yazar. sevimli. mukavele: Sözleþme. münhal vukuunda: (Metinde) Boþ kadro olduðunda. alýþýlmýþ þey. muamma: Anlaþýlmayan. gözü açýlmýþ anlamýnda kullanýlmýþ. muhabbet: Sevgi. Metinde içi geçmiþ anlamýnda kullanýlmýþ. inanýlýr. müsamaha: Hoþgörü. . kesin olarak belirlenmiþ. musaddak: Geçerli olduðu resmî yazý ile bildirilmiþ. yüzü. muavin: Yardýmcý. mutaassýp: Baðnaz. mürebbiye: Kendisine bir çocuðun eðitimi ve bakýmý verilmiþ kadýn. aykýrý. muhasara: Kuþatma. kederli. muteber Saygýn. Uymaz. kabul etmeyen. muharebe: Savaþma. mukabele: Karþýlýk verme. yenilenmiþ. mürdumgiriz: Çürümüþ. mugayir. muvazzah: Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kimse.muamelat: Dairelerde evrak üzerinde yapýlan iþlemler. yardým eden. munîs: Cana yakýn. özellikle.

müstacel: Çabuk yapýlmasý gereken. müstahak: Bir kimsenin layýk olduðu ödül veya ceza. müstakim: Temiz, doðru, namuslu. müstebit Zorba, despot. Sözlükçe 443

müsterih olmak: tçi rahat etmek. müsvedde: Yazý taslaðý, karalama. müþkül mevki: Zor durum. müþkül: Zor. mütalaa: Okuma, ders çalýþma, etüt. mütalaahane: Okuma odasý. müteessir: Üzüntülü. müteferrika senetleri: Çeþitli küçük harcamalarýn para senetleri. mütehayyir: Þaþkýn, þaþýrmýþ olan. mütekaid: Emekli. mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak. müyesser: Kolaylýkla ortaya çýkan, kolaylýkla elde edilen. müzahrafat: (Müzahrefat) Parlak boyalar ve süsler. müzakere etmek: (Metinde) Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakere etmek: Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakkere: (Müzekkere) Bir iþ hakkýnda üst makama sunulan yazý. müzmin: Uzun süreli.

-Nnadide: Az görülür, deðerli. nadir: Seyrek, az. nafîa: Bayýndýrlýk. nafile: Yararsýz, boþa giden. nalça: 1) Ayakkabýlar çabuk eskimesin diye altýna çakýlan demir. 2) Katýr, eþek, sýðýr gibi týrnaklarý altýna çakýlan demir parçasý. namünasip: Uygun olmayan. nan: Ekmek. nasihat: Öðüt. nazýn Bakan. nedamet: Piþmanlýk. nefer: Asker. nekahat: Hastalýk sonrasý saðlýklý duruma geçme dönemi. nekin Bilmezlik. neþretmek: Yaymak. netice itibarýyla: Sonuç olarak. netice: Sonuç. nev'i: (Nevi) Çeþit, cins, tür. nihayetinde: Sonunda. nimet: Yiyecek içecek, özellikle ekmek. nimetþinas: Ýyilik bilir. nispet: (Metinde) Kýyaslama. nispet: (Metinde) Oran, kýyaslama. Sözlükçe 444

nizam: Düzen. numune: Örnek. - P - parloir: (Fr.) Dýþarýdan gelenlerle konuþma odasý. payzen: Ayaðýna pranga vurulmuþ. pederane: Baba gibi. peyda olmak: Ortaya çýkmak. podösü et: Yumuþak, prezante etmek: Tanýtm k. pusetmek: Öpmek. puþide: Örtü. rastýk: Kadýnlarýn kaþlarýný veya saçlanný boyamak için sürdükleri siyah bya. raþe: Titreyiþ. rehavet: Vücutta görülen gevþeklik, aðýrlýk, tembellik. rezzak-ý âlem: Bütün yaratýklarýn rýzkýný veren. riayet etmek: Uymak. rikkat: Ýncelik, yufkalýk. riyaset âlisi: Yüksek baþkanlýðýriyaset: Baþkanlýk. riyaziyat: (Riyazziyat) Matematik. nzk: Yiyecek, içecek þey, nimet.

römark: (Fr. Remarque) Dikkate alma. (Metinde: Tespit, dikkat çekme anlamýnda kullanýlmýþ.) ruhani: Ruhla ilgili. rüþtiye: Ortaokul. -Ssadakar Düz dokunmuþ açýk saman renginde bir tür ipek kumaþ. saffet: Saflýk. sahih: Gerçek, hakiki. sair. Baþka, öteki, diðer. saliha: (Metinde) Din buyruklarýna uygun davranan. salisen: Üçüncü olarak. sallapati: Düþünmeden, saygýsýzca, kaba saba, patavatsýzca. sefaret: Elçilik. sekerat: Can çekiþirken kendinden geçme. selametlemek: Yolcuyu, konuðu uðurlamak. serasker kapýsý: Seraskerin resmî görev yeri. serasker: Sadrazamlýk göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlý ordusunun komutanlýðýný yapan ve aný. sýraca: Deride ve daha çok Sözlükçe 445

boyunda görülen deðiþiklik, lenf düðümlenmelerinin þiþkinliðiyle beliren bir tüberküloz tür sirayet: Yayýlma. sitem: Bir kimseye, yaptýðý hareketin veya söylediði bir sözün üzüntü, alýnganlýk, kýrgýnlý ndýrdýðýný öfkelenmeden belirtme. soeun (Fr.) Kýz kardeþ, rahibe. Metinde "Ma sor" sözcüðü ayný zamanda "rahibe" olan öðretme ir hitap þekli olarak geçiyor. souvenir d'amour: (Fr.) Aþk hatýrasý. souvenir: (Fr.) Hatýra. spleen: (tng.) Terslik, huysuzluk, kin. sülüs: Bir çeþit yazý. süperiyor: (Fr. Superieur) Üst. Manastýr, dinsel kurum vs. baþkaný. sürme: Kirpik diplerine sürülen siyah boya. -þþahadetname: Diploma. þayan: Uygun, yaraþýr. þefkat: Acýyarak ve koruyarak sevme.

þekerrenk: Ýki kiþi arasýndaki dostluk, arkadaþlýk iliþkisinin bozuk olduðunu belirtmek içi nýlýr.

þenaat: Kötülük, fenalýk. þer'iye: Þeriat kurallarýna uygun. þeriat: Dinî temellere dayanan Müslümanlýk kanunlarý. þevk: istek, heves. þifa: Hastalýktan kurtulma. þifahi: Sözlü, sözle. þimendifer: Demiryolu. þirret: Geçimsiz, huysuz, edepsiz, kavga çýkartmaktan hoþlanan. -Ttaalluk etmek: Ýlgili bulunmak, ilgilendirmek. taarruz: Saldýrý. tabiat: (Metinde) Huy. tabiatýyle: Doðaldýr ki. tabiî: Doðal. tabiiye: Tabiat bilgisi. taciz etmek: Sýkýntý vermek, can sýkmak. tafsilât: Ayrýntýlar. tahammül etmek: Dayanmak, katlanmak. tahammül: Kötü, güç durumlara katlanma, karþý koyabilme gücü. Sözlükçe 446

tahassür: Özlem, kavuþmak istenen þey veya kimse için üzülme. tahayyül: Hayalde canlandýrma. tahkikat: Araþtýrma. tahkir: Horlama, alçaltma. tahrirat: Resmî bir dairede yazýlan yazýlar. tahrirî: Yazýlý. tahsisat: Ödenek. takbil: Öpme. taksim: (Mat.) Bölme. talika: Dört tekerlekli, üstü kapalý, bir tür yaylý at arabasý. talkýn: (Telkin) Ölü gömüldükten sonra imamýn mezar baþýnda söylediði dinî sözler. tamim: Genelge. tasavvur etmek: Düþünmek, gözönüne getirmek, hayal etmek. tashih etmek: Düzeltmek. tasrif etmek: Dilbilgisinde bir fiilin çekimi. tavsiye: Öðüt, yol gösterme. tazmin etmek: Zararý ödemek. tecdit: Yenileme. tedris: Öðretim. tedrisat-ý iptidaiye: ilköðretim. teessür: Üzüntü. tefrik: Ayýrma, ayýrt etmek. tefriþ: Bir yeri gerekli eþya ile döþeme. tefsir. Yorumlama. tekaüt: Emeldi. tekdirat: Azarlama. tekellüf: Güçlüðe katlanma. teklifsiz: Resmî veya çekingen davranmama. tekmil: Bütün, tüm. telaffuz etme: Söyleme. tembih: Uyarma. temenna etmek: Eli baþa götürerek selâmlamak. temin: Saðlama, elde etme.

varak-ý mýhr-i vefa: Sevgi. tenezzül etmek: Kendi durumuna. tevil etmek: Söz veya davranýþa baþka bir anlam vermek. tereddüt: Kararsýzlýk. vakfetmek: Adamak. usu l: Yöntem. yakýnlýk duyma. vehim: Kuruntu. tevazu: Alçakgönüllülük. vasýl olmak: Ulaþmak. -Yyadellen Baba evinden uzak yerler. vekâlet: Birinin yerine bakmak. tesadüf etmek: Rastlamak. yadigâr: Bir kimseyi ya da bir olayý hatýrlatan nesne ya da kiþi. heyecan gibi duygularý yatýþtýrmaya. viöjö: (Fr.V vaftiz: Hýristiyan dininde bir kutsal iþlem. vakan Aðýrbaþlýlýk. vefasýz: Sevgisi çabuk geçen. baðlýlýk evraký. virane: Yýkýlmýþ veya harap olmuþ yapýlardan geriye kalan yýkýntý. Vieux'deri) Yaþlý iþi.temrin: Alýþtýrma. vâkýf: Bilen. tercüme-i hal: Özgeçmiþ. düzeyine aykýrý düþen bir þeyi kabul etmek. vukuf: Bilgi. teþrif etmek: Bir yere gelerek orayý onurlandýrmak. ulûm: ilimler. teveccüh: Güleryüz gösterme. usuletle: Usulüyle. vakur: Aðýrbaþlý. vaveyla: Çýðlýk. vefa: Sevgide sebat. usul-i cedit: Yeni yöntem. bahane. teneffüs: Temiz hava. tevdi etmek: Vermek. teres: Pezevenk. biyografi. görevini üstlenmek. . veranda: Camlý taraça. vesile: Sebep. bilimler. ulum-i diniye: Din bilgisi. dindirmeye çalýþmak. onurlu. katlanmak. tezevvüç etmek: Evlenmek. tevekkül: Kadere boyun eðmek. hakikatsiz. yan Sevgili. öfke. teskin etmek: Acý. dinlenmek için verilen ara. vâkýf olmak: Bilmek. gurbet. tetkik etmek: incelemek. Sözlükçe 447 teþvik etmek: Ýsteklendirmek. hatta. sevgi baðlýlýðý. yaþmak: Eskiden kadýnlarýn ferace ile birlikte kullandýklarý. varmak. býrakmak. -Uulema: Bilginler. ulvî: Yüce. sevide durma. velev: Kaldý ki. özendirmek. öðrenmek. gözleri açýkta býrakan ince y Sözlükçe 448 .

dayanamama.Z . zarp: (Mat.zaaf: Düþkünlük. yegâne: Tek. zayi etmek: Kaybetmek. zevce: Erkeðin nikâhlandýðý kadýn. zat: Kimse. yortu: Hýristiyan bayramý. . eþ. umutsuzluktan doðan karamsarlýk. zerzevat: Sebze. zemzem: Müslümanlarca kutsal sayýlan su. ziya: Iþýk. zabit: Subay. zillet: Hor görülme. alçalma. ziynet: Süs. daha çok. zýb: Süs. zikretmek: Söylemek. zaruri: Zorunlu.) Çarpma.yazýhane: Yazý masasý. ziyade: Çok. . kiþi. yeis: Üzüntü.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful