BÝRÝNCÝ KISIM B.

Eylül l Arkadaþlar aslýn bir e kitap yapmak okadar da zor deðil mesela birazdan size yollayacaðým ravenloft adlý roman yaklasýk olarak 400 sayfa bunu tarayýp word formatýna döndürmek 2 saat gibi bir zaman alýyor bu zamaný da yanýn oyacaðýnýz bir 37 ekran tv yada cd roma takacaðýnýz bir audio cd dinler ken okadar hýzlý ge i göz açýp kapayýncaya kadar kitabý taramýþ ve word e aktarmýþ oluyorsunuz tabi bu arada scaner ýnýzýn çook büyük bir önemi war benim elime hiç umulmadýk bir anda ge 310p markalý scanner ýn tarama hýzý 20 saniye 300 dpi gri tonda þuana kadar gördüðüm en hýz diðer modelleri pek bilmiyorum ama araþtýrmaþlarým 40 saniye ile 2 dakika arasýnda deðiþen er wern scanner larýn türkiyede çook olduðu... tabi çok hýzlý scannerlarýn olduðunu nette o esala epson nun enson modeli 9 saniye gibi inanýlmaz bir hýzda taraama yapýyormuþ ama de diðim gibi bunu kullanmadan yorum yapmak çook zor ..

DÖRDÜNCÜ sýnýftaydým. Yaþým on iki kadar olmalý. Fransýzca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün ifesi vermiþti. "Hayattaki ilk hatýralarýnýzý yazmaya çalýþýn. Bakalým neler bulacaksýnýz? bir hayat temini olur," demiþti. Hiç unutmam; yaramazlýðýmdan, gevezeliðimden býkan öðretmenler, o sýnýfta beni arkadaþlarým köþede tek kiþilik bir küçük sýraya oturtmuþlardý. Müdirenin söylediðine göre, ders esnasýnda komþularýmý lakýrdýya tutmamayý, uslu uslu muall yi öðreninceye kadar orada bir sürgün hayatý geçirmeye mahkûmdum. Bir yanýmda kocaman bir tahta direk vardýr. Ne yapýlsa sýnýftan çýkarýlmasýna imkân olmayan a çakýmýn ucuyla ötesine beý isine açtýðým yaracýklara stoik bir vakarla tahammül eden sess aþlý ve upuzun bir komþu. Öte yanýmda manastýr terbiyesinin istediði serin ve maðrur loþluðu temin için yapýlmýþa ben njurlarý hiç açýlmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keþif yapmýþtým. Göðsümü s mi biraz yukarý kaldýrdýðým vakit panjurlarýn arasýndan gökyüzünün bir parçasýyla bir büyük rasýndan tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklýðý görünürdü Doðrusunu söylemek lâzým gelirse, manzara hiç de zengin deðildi. Pencere her zaman kapalý d r, balkon parmaklýðýna hemen daima bir ufak çocuk þiltesi ile yorgan asýlýrdý. Fakat ben, bu kadarýndan da memnundum. Ders esnasýnda ellerim çenemin altýnda kilitli, sor hocalarýma çok ruhani görünmesi gereken r vaziyette gözlerimi 8 Reþat Nuri Güntekin

göðe -panjur aralýklarýndan görünen hakiki gökyüzüne- uydurduðum zaman, onlar bunu bir usla sanarak sevinirlerdi. Ben de onlarý atlatarak bizden gizlemeye çalýþtýklarý hayatý seyrediy uþum gibi bir þey, bir atlatma ve intikam zevki duyardým. Sor Aleksi, izahatýný bitirdikten sonra bizi çalýþmaya býrakmýþtý. Ön sýralarý süsleyen aðýrbaþlý sýnýf birincileri hemen iþe koyulmuþlardý. Yanlarýnda olmadý zlarý üzerinden okumuþ gibi biliyordum: "Ýlk hatýraný, sevgili anneciðimin küçük karyolamýn altýn sarýsý baþý, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir," tarzýnda þairane bir . Hakikatte annecikler altýn sarýsý ve gök mavisinden baþka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kýzlarýn kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet , bizim için bir usuldü. Bana gelince, ben bambaþka bir çocuktum. Çok küçük yaþta kaybettiðim annemden aklýmda pek f r þey kalmamýþtý. Fakat herhalde altýn saçlý ve mavi gözlü olmadýðý muhakkaktý. Böyle olunc bana onu asýl çehresinden baþka bir çehre ile düþündürmeye ve sevdirmeye muktedir deðildi. Beni bir düþüncedir almýþtý. Ne yazacaktým? Duvardaki boyalý Meryem tablosunun altýna asýlm at durmadan yürüdüðü halde ben, hâlâ yerimde sayýyordum. Basýmdaki kurdeleyi çözdüm, saçlar n üzerine indirmeye baþladým. Bir elimle de kalemimi aðzýma sokuyor, ýsýra ýsýra diþlerimin dürüyordum. Filozoflarýn, þairlerin, yazý yazarken burunlarýný kaþýmak, çenelerinin derilerini çekiþtir garip garip huylan

ÇALIKUÞU vardýr ya... Kalemi ýsýrmak ve saçlarýmý gözlerimin üstüne daðýtmak da benim düþüncelere da

Bereket versin benim düþünce saatlerim çok nadirdir. Çünkü o takdirde hayatým -masallardaki çarþamba karýsý ve ocak anasýnýn hayatý gibi- karmakarýþýk bir saç kümesi içinde geçecekti Aradan seneler geçti. Yabancý bir þehirde, yabancý bir otel odasýnda, sýrf bitip tükenmeyec gibi görünen bir gecenin yalnýzlýðýna karþý koymak için hatýralarýmý yazmaya baþladýðým bu ayný küçük çocuk tavrýyla saçlarýmý çekiþtiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uðraþýyor. Bunun sebebine gelince, öyle sanýyorum ki, ben etrafýndaki hayata pek fazla kendini ka pýp koyveren, hafif ve dikkatsiz bir çocuktum. Besbelli sýký zamanlarda kendi kendimle, kendi fikirlerimle yalnýz kalmak için gözlerimle dünya arasýnda, bu saçlardan bir perde koy aya çalýþýyordum. Kalem sapýný kebap þiþi gibi diþlerimin arasýnda çevirmeye gelince, onun hikmetini doðrusu m de pek anlamadým. Bütün bildiðim, dudaklarýmdan mor mürekkep lekelerinin eksik olmadýðý v enç kýz hali alýr gibi olduðum bir yaþta, beni bir gün mektepte ziyarete gelen birisinin ka adeta býyýk çekmiþ gibi çýkarak yerin dibine geçtiðimdir. O gün, bütün düþüncelerime raðmen, ancak þu kadarcýk bir þey yazabildiðimi hatýrlýyorum: "Ben, galiba balýklar gibi bir göl içinde doðdum. Annemi hatýrlamýyor deðilim... Babamý, da erimiz Hüseyin i... Beni bir gün sokakta koþturan bodur bir kara köpeði... Bir gün, dolu bi sepetten gizlice üzüm çalarken parmaðýmý sokan arýyý... Gözüm aðrýdýðý vakit içine damlatý yin'le beraber istanbul'a geliþimizi... Evet, bunlara ben10 Reþat Nuri Güntekin

zer daha birçok þey aklýmdan geçiyor... Fakat bunlarýn hiçbiri ilk hatýra deðil... Sevdiðim , büyük yapraklar arasýnda çýrýlçýplak çabalayýþým kadar eski deðil... Deniz kadar uçsuz bu e büyük büyük yapraklar, dört bir tarafýnda aðaçlar varsa; bu göl nasýl deniz kadar büyük o iniz... Vallahi yalan söylemiyorum ve ona sizin kadar ben de þaþýyorum.. Fakat bu böyle; n e yapalým? Vazifem sýnýfta okunduðu zaman, bütün arkadaþlarým bana dönerek kahkahayla gülmüþler ve zav si onlarý yatýþtýrýp teskin etmek için hayli sýkýntý çekmiþti. * Garibi þu ki, Sor Aleksi, siyah elbisesinin içinde filiz gibi boyu, bembeyaz koleret 'i ile alnýna kaldýrýlmýþ bir saraylý yaþmaðýna benzeyen baþlýðý arasýnda sivilceli kansýz la þimdi karþýmda belirse ve bana tekrar o suali sorsa, galiba ayný cevaptan baþkasýný bula acaðým; yine balýk gibi göl içinde doðduðumu söylemeye baþlayacaðým. Sonralarý öteden beriden öðrendiðime göre bu göl, Musul taraflarýnda, adýný bir türlü aklým yaný baþýndadýr ve benim uçsuz bucaksýz denizim bir aðaç kümesi arasýnda, kuru bir ýrmaktan avuç sudan baþka bir þey deðildir. Babam; o zaman Musul'daymýþ. Ben, iki buçuk yaþýnda kadarmýþým. Yaz o kadar þiddetli olmuþ barýnmak kabil olmamýþ; babam, annemle beni bu köye getirmeye mecbur kalmýþ. Kendisi her s bah atla Musul'a iner, akþamlarý güneþ battýktan sonra dönermiþ. Annem hastaymýþ. Beni bile gözü görmeyecek kadar hasta.

ÇALIKUÞU H Bir zaman pek sefil olmuþum... Aylarca hizmetçi odalarýnda sürünmüþüm. Sonra köylerden biri ma diye kimsesiz bir Arap kadýný bulmuþlar... Fatma, yeni ölmüþ çocuðundan boþ kalan memesi albini bana vermiþ... Ýlk senelerde bir çöl çocuðu gibi büyümüþüm... Fatma, beni bohça gibi sýrtýna baðlar, kýzgý ma aðaçlarýnýn tepesine çýkartýrmýþ. iþte o sýralarda yukarýda söylediðim köye gelmiþim. Fatma, beni her sabah yiyeceðimizle ber bu aðaçlýða getirir, çýrýlçýplak suya sokarmýþ... Akþama kadar alt alta, üst üste boðuþur, z... Sonra uykumuz geldiði vakit, kumlan kümeleyerek yastýk yapar, vücutlarýmýz suda, baþla a kucak kucaða, yanak yanaða uyurmuþuz... Ben, bu su âlemine o kadar alýþmýþým ki, tekrar Musul'a döndüðüm vakit denizden çýkmýþ balý uk ederek çýrpýnýr, fýrsat buldukça üzerimdeki elbiseleri atarak çýrýlçýplak sokaða koþarmý Fatma'nýn burnunda, yanaklarýnda, bileklerinde, dövmeden süsler vardý. Bunlara o kadar alýþ , dövmesi olmayan yüzler bana adeta çirkin görünüyordu. Benim ilk büyük matemim, Fatma'dan uþtu. Döne dolaþa Kerbe-la'ya gelmiþtik. Dört yaþýmdaydým. Aþaðý yukarý her þeyi hatýrlayac a iyi bir kýsmet çýkmýþtý. Dadýmýn gelin olduðu, köþeye oturduðu gün, bugünkü gibi gözümün meli olduðu için bana dünya güzeli gibi görünen kadýnlarla dolu bir evde beni kucaktan kuca zdiriyorlar, sonra Fatma'nýn yanýna oturtuyorlardý.

Sonra, ortaya konan siniler üzerinde avuçla kapýþ kapýþ yemek yediðimizi hatýrlýyorum. Niha yorgunluðundan ve zilli teflerle testi biçiminde dümbeleklerin verdiði sersemlikten, yin e erkenden dadýmýn dizinde uyuyakaldým. Oðlu Hüseyin'i Kerbela'da þehit ettikleri zaman Fatma anamýz sað mýydý, bilmiyorum. Fakat k aðýz, o kara güne 12 Reþat Nuri Güntekin

yetiþtiyse kopardýðý vaveyla, benim düðün gecesi sabahý evde kendimi yabancý bir kadýnýn ko uðum zaman kopardýðým vaveylanýn yanýnda hiç kalýrdý. Hasýlý, Kerbela Kerbela olalý zannederim ki böyle gürültülü matem görmemiþtir. Baðýrmaktan günlerce büyük adam gibi, açlýk grevi yaptým. Dadýmýn acýsýný aylarca sonra bana, Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. Hüseyin, t esnasýnda attan düþerek sakat kalmýþ bir askerdi. Babam, onu emir neferi olarak eve almýþtý in, deliþmen bir adamdý. Beni çabucak sevmiþti. Ben de umulmaz ve affedilmez bir vefasýzlýk a onun sevgisine mukabele edivermiþtim. Gerçi Fatma ile olduðu gibi beraber yatmýyorduk, fakat sabahleyin horozlarla beraber gözlerimi açtýðým dakikada soluðu onun odasýnda alýr, iner gibi göðsüne oturarak parmaðýmla gözkapaklarýný açardým. Fatma'nýn bahçesine, kýrlarýna bedel; Hüseyin, beni kýþlaya asker içine alýþtýrmýþtý. Bu uz oyun icat etmekteki maharetini ben, baþka kimsede görmedim. Asýl güzeli, bunlarýn çoðunun alý, heyecanlý þeyler olmasýydý. Mesela beni lastik top gibi havaya fýrlatýp tutar, yahut k aðýnýn üstüne oturtup ayaklarýmdan tutarak sýçratýr, fýrýl fýrýl çevirirdi. Saçlarým karýþm ktan duyduðum zevki ondan sonra hiçbir þeyde bulamadým. Bazen kaza da olmaz deðildi. Fakat Hüseyin'le aramýzda sýký bir mukavele vardý. Oyunda caný anarsa aðlamayacak, onu kimseye þikâyet etmeyecektim. Bu, benim doðruluðumdan ziyade; onun bir daha benimle oynamamasýndan korktuðum için büyük bir adam gibi sýr saklamaya alýþmýþ o . Çocukluðumda bana hoyrat derlerdi. Galiba haklarý da vardý. Kiminle oynarsam canýný yakar baðýrtýrdým. Bu huy, herhalde Hüseyin'le oynadýðým oyunlardan kalma bir þey olacak.

ÇALIKUÞU 13 Nasýl ki, kendi caným yandýðý zaman da pek ah ü zara kapýlmadan felaketi güleryüzle karþýla adigârýdýr. Hüseyin, bazen de kýþlada Anadolulu neferlere saz çaldýrýr, beni yine testi gibi tepesinin e yerleþtirip garip oyunlar oynardý. Bir zamanlar da onunla at hýrsýzlýðýna alýþmýþtýk. Babam evde olmadýðý zaman Hüseyin, ahýrd oturtarak saatlerce kýrlarda dolaþtýrýrdý. Fakat eðlencemiz uzun sürmedi. Pek günahýna gir ama, galiba aþçý kadýn tarafýndan babama gammazlandýk ve zavallý Hüseyin, ondan iki tokat ten sonra bir daha ata yanaþmaya cesaret edemedi. Halis muhabbet; kavgasýz, gürültüsüz olmaz, derler. Biz de Hüseyin'le günde en aþaðý beþ nö rdik. Bir tuhaf surat asma tarzým vardý. Odanýn bir köþesinde yere çomelir, yüzümü duvara çevirir n üç, beþ dakika beni bu halde býraktýktan sonra halime acýyarak birdenbire belimden kavrar baðýrla baðýrta havaya kaldýrýrdý. Bir nöbet de kucaðýnda titizlik ettikten sonra nihayet neferi çenesinden öpmeye razý olurdu ve barýþýrdýk. Hüseyin'le arkadaþlýðýmýz iki sene sürdü. Fakat o zamanýn seneleri þimdikilere benzemezdi. zun, o kadar uzundu ki... Çocukluk hatýralarýmý anlatýrken hep Fatma'dan, Hüseyin'den bahsediþim biraz ayýp düþmüyor Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaþýsýydý. Annemle evlendiði sene Diyarbakýr'a ermiþler, gidiþ o gidiþ. Artýk bir daha Ýstanbul'a dönmemiþ. Diyarbakýr'dan Musul'a, Musul' anýkýn'a, oradan Baðdat'a, Kerbela'ya geçmiþ... Bir yerde üst üste iki sene kalmamýþ. Reþat Nuri Güntekin 14 ,;*s

16 Reþat Nuri Güntekin ilk geldiðim günlerde bu kýrýk heykel. bugünkü gibi gözümün önün . istanbul'a dönmek babamýn içine sinmemiþ. sandýðýndan yeni elbiseler çýkararak süslendi. Annemi yabancý bir toprakta býraktýktan sonra..Annemi bana benzetirler. Bitip olculuklara. Kendisini zorla ayýrýrlar diye korkuyormuþ. düðmelerimin kopuk olmasýna aldýrmadan baþýný göðsüme k Bir gün büsbütün ayaða da kalktý. Fakat buna mukabil beni ara göndermeyi bir vazife bilmiþ. istanbul'u göreceði geldiðini babamdan saklarmýþ. Fakat ben. Sonra tabii. daðlarýn sert havasýna. Fakat mümkün mü? Daha uykuya dal dakika olmadan uyandýrýr ve Kalender'deki yalýmýzda. Birçok günler büyük bir bahçede çocuklarla boðuþtuðumu. gibi þeyler söylermiþ.. Yalýmýzýn arkasýndaki korulukta bir taþ havuz...Seni hiç olmazsa bir mevsim için.Þartýmýzda bu var mýydý? istanbul'a beraber dönmeyecek miydik? diye adeta çýkýþýrmýþ. bir yandan öpüp bir yandan azarlayarak üstümü deðiþtirdiler. nedense hiçbir iþtim. O biçare de ihtiyar. Sonra. Birkaç uyku dakikasýna bu kadar uzun rüyalarý sýðd rleri herhalde çok. Sonra a bir hastalýðý da varmýþ.. Babam. babamý çok sevi-yormuþ. * Beni istanbul'a neferimiz Hüseyin getirdi. Misafir olduðumuz evde b eni yataðýna oturtarak ÇALIKUÞU 15 saçlarýmý tarýyor. Hele babamla evlendiði seneden kalma bir fotoðrafý vardýr ki be nim modelim gibidir. Fakat zavallý kadýn. Bu çýðlýk ve telaþtan gözüm yýldýðý için artýk havuza girmeye cesaret edemiyor.. Hüseyin'se namaz kýlar gibi yanýnda diz çökmüþtü. güneþ ve rutubetten kararmýþ rengiyle. Çok zayýfmýþ. Neye uðradýðýmý anlamaya meydan kalmadan teyzelerim beni kucaklar k yukarý götürdüler. yeni yürüyen bir çocuk gibi onu bileklerinden tutarak aðladýðýný h . bu havuzun kenarýnda kollarý omuz baþlarýnda ak bir çocuk heykeli vardý. Bir gün yine bu vaziyette balýklarý seyretmekle meþguldüm.. çok göreceði gelmiþ olmasý lâzým gelmez mi? Büyükannem serasker kapýsýna. cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaþtýðýmý biliyorum.. bir bahçe iskemlesine otur uþ.. fakat rmalar bir türlü netice vermiyormuþ. H .. Biraz yorgunluk. bu hastalýðý saklamaya ça sýn. Akþamüstü k. Bu. annemi biraz canlandýrýr gibi olmuþtu. sert bir asker hatýrasý býrakmýþtýr. Etrafta bir çýðlýk koptu. er sokaklarda. Yavaþ yavaþ bir þey konuþuyorlardý. iki ay için annene göndereyim. bende biraz vahþi tabiatlý. yüzükoyun.. iba biraz da büyükannem ve teyzelerimle karþýlaþmaktan çekinmiþ. çöllerin ateþine dayanacak bir vücutta deðilmiþ. dudaklarýnda bir kan lekesiyle ölü bulmuþlar! Altý yaþýnda bir çocuðun epeyce þeylere aklý ermesi lâzým gelir. Fakat bu seyahati Hüseyin'den baþka kiminle yapsam muhakkak bu kadar mesut zdým. Herhalde Türkçe konuþuyor olmalýydýlar ki ne söyledikle . günden güne büyüyen bir kýz çocuðunu kýþlada linde terbiye etme imkânsýzlýðýný da düþünmüþ olacak.. Ýki gün evvel biraz hava deðiþti de ondan ol um. ellerimin kirli.. civarýndaki koruda veyahut Boðaz'ýn s rýnda geçmiþ bir uzun rüyayý anlatýrmýþ. Fakat annem: . Lüks bir vapurda kýlýksýz bir Arap neferinin ku caðýnda bir minimini kýz çocuðu. Bu manzara.. deniz kenarlarýnda. sýhhatçe hiç bana benzememiþ. hiç olmazsa onu istanbul'a götürmek için bir ay iz temiþ ve cevap beklemeden yola çýkmýþ.. bizim bir arada geçirdiðimiz son gün oldu. Fakat annemi aya ce sevinçle konuþtuðunu. dermiþ. bana sakat bi gibi görünmüþtü. mabeyincilerin konaklarýna giderek aðlayýp sýzlýyormuþ. Beyrut'ta denize kavuþmak. biraz arkada.. geçer. ... zanarak baþýmý suya sarkýtýyordum. Bulunduðumuz ev kalabalýktý... Mahfeler içinde çölü geçiþimiz bugünkü gibi hatýrýmdadýr. Annemi ertesi gün açýk bir sandýðýn kenarýnd aþýr bohçasýnýn üstüne düþmüþ. omuzlarýndan hiç eksik etmediði siyah atkýsýyla. vapurda birçok kimseye kimbilir ne sefil ve cý görünmüþtür. Tablo. Seni kim bilir ne kadar göreceði gelmiþtir. Nihayet annemin hastalýðý artýnca babam.Benim hiçbir þeyim yok. Fakat zavallýnýn bütün evlilik hayatý. Havuzun yeþilimsi sularýnýn kýzýl yapraklarla örtülü olmasýna göre mevsim yapraklarý seyrederken altlarýnda birkaç kýrmýzý balýðýn dolaþtýðýný gördüm ve büyükannemi ntari ve yeni potinlerimle havuzun içinde yürüyüverdim.

Yaramazlýktan kuduruyor. ona sahiden de dargýndým. kayýkhaneden havuzun iki karýþ suyuna kadar her yeri arayýp Çalýkuþu ... Beyaz gecelik gömleðimin u eri bacaklarýma dolaþa dolaþa oraya koþtum. Diþimle kýrarak havuza attýðým simit kýrýntýlarýna üþüþen kýrmýzý balýklarý izliyo dibine vurmuþ akislerine bakýyordum. Büyükannem. Bende daima bunun aksi olmuþtur. Onlarla haftalarca eðlendim. muhteþem bir yamyam kolyesi þeklinde bo tým. ye kelimelerle "Hüseyin pis. pis. Bir za ayanarak büyükanneme baktýktan. Hüseyin.mýyordum. .. Aylarca her sabah küçük bir kova ile onla luyor. Hüseyin'in bir kerevet üzerine serilmiþ yataðýn Onun uykusu çok aðýrdý. uzun býyýklarýný dizgi çekmek ve bir süre baðýrtmak lâzým gelirdi. Sur dilencilerinden öðrendiðim dualarla büyükannemin. Çocuklarýn bazen yaþlarýnýn çok üstünde garip seziþleri vardýr.. bana bakarken kocaman mendiliyle gözlerini siliyor-du. Fakat seslerinden. edepsiz. Hüseyin'den ayrýldýktan sonra da böyle yaptýðýmý hatýrlýyorum. Ötekileri bahçenin ötesine. berisine diktim. Yanýmda adý anýldýkça yüzümü ekþitiyor. Uykumu almýþtým. Hüseyin'i hatýrlayarak odasýna koþmuþ ve beni neferin boynuna sýmsý k uyumuþ görmüþ. Baðdat'ta. öyle sanýyorum ki yakýn kimsesi ve baþkalarýna açýlmaya kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir þeydir. Hüseyin. bu ayrýlýðýn vakti gelince güneþi urun yaðmasý gibi hiçbir tedbirle önüne geçilemeyecek bir felaket olduðunu gayet iyi anlýyo O gece. Bunlarýn bitmesinden bir felaket gibi korktuðum halde bir oturuþta ni silip süpürdüm. deniz kenarlarýna dö van arasýndan sokaða. çirkin Hüseyin'in bana Beyrut'a çýkar çýkmaz gönderdiði bir k ma.. hiddetimi ÇALIKUÞU 19 yatýþtýrýr gibi olmuþu. O geceki münasebetsizliðim yakýn zamanlara kadar aile içinde söylenmiþtir. Bir mýný katýrboncuklarýyla karýþtýrarak ipliðe dizdim. Birk bütün yalý ayaða kalkmýþ. bütün yalvarmalarýma raðm alarak büyükanneme teslim edeceðinden emindim Zaten bütün istediðim. ihtimal. Fakat pencer ay ýþýðý içindeki oda bembeyazdý. ayaklarýmýn ucuna basarak odadan çýktým. teyzelerimin eteklerini öpüyordum.F. Bununla beraber zavallý.2 18 Reþat Nuri Güntekin taramýþlar. Ellerinde lambalar. Ben ömrümde o günkü kadar dalkavukluk e eyin. son bir gecemi daha onun koynunda geçirmekten ibaretti. ara sýra bana bakmalarýndan þüphelendim.. * Romanlar mahzun insaný. Tavþan gibi kulaklarý kmiþtim. Bununla beraber. Bereket versin çekirdekleri kalýyordu. sabaha karþý uyanýp da beni yataðýmda göremeyince çýldýracak gibi olmuþ. koskoca býyýklarýyla utanmadan aðlýyordu. Baþka çocuklar gibi karanlýk ve yalnýzlýkta dým. omuzlarý çökmüþ. Yabancýlar tarafýndan ayýplanacak bir vefasýzlýkla Hüseyin'i çabucak yakadan silkip atmýþtý lmiyorum ama. Niçin? Bu incelikleri akýl edecek yaþta deðildim. onun uyuduðuna kanaat getirdikten sonra yavaþça karyolamdan indim. Bitiþik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkýtmýþlar. gözleri sönmüþ. içim içime sýðmaz olur.. Baþýmda yanan kýrmýzý gece kandili sönmüþtü. kapýnýn yanma çömelmiþ.. Ayrýlýk gününün faciasýný hâlâ hatýrlar ve gülerim. Dünyayý hiçe sayýyormuþum gibi kahkahalar türlü gevezelik ve delilikler yaparým. Fakat bahçe kapýsýnýn yanýndaki pencere açýk býrakýldýðý için dýþ iþ oldu.. tavý e hareketlerim neþelenir. Fakat bu gece ben. bahçenin ta öbür ucundaki bahçývan kulübesinde yatardý. Ööö.." diye yere tükü-rüyordum. Neden sonra büyükannem. bahçede bir hurma ormaný meydana gelmesini bekliyordum. Yalnýz. þamdanlarla bahçelere. içimde dayanýlmaz bir acý vardý. hareketsiz ve sessiz bir insan diy aha açýkçasý bir miskin þeklinde tasvir ederler. Ne zaman derin bir üzüntüye kapýlsam gözlerim parlar. Merdiven tahtalarý gýcýrdadýkça büyük bir insan ihtiyatýyla yerimde durarak aðýr aðýr Kapýlarý sürgülemiþlerdi. ben diye getirdikleri akraba çocuklarýna saldýrarak canlarýný yakýyordum. onu uyandýrmaktan korkuyord Uyanýrsa beni eskisi gibi koynuna yatýrmaya razý olmayacaðýndan. Zaten Arabistan'dayken de sabahlarý onu uyandýrmak çok zor bir iþti rini açmaya razý olmasý için ata biner gibi göðsüne oturup zýplamak. büyükannemin karyolasýna bitiþik küçük karyo- ÇALIKUÞU 17 lamda birdenbire gözlerimi açtým. Hüseyin çirkin. ben.

Ne düþündüyse düþündü. aynada gibi kendimi göreceðimi sanýrdým. ihtimal. sevdiðimi güzel güzel okþamayý öðrenmemiþtim. minder örtüleri gibi muzýr bir iþle meþgul bulunduðuma delalet ederdi. cesaretim olsa da kulaklarýna yapýþsam. deniz kenarýnda s pete koyarak taþýdýðým bir kaya parçasýný onun ayaðý üzerinde býraktým. dokuz yaþýnda bir kýz ç sürükleyemezdi. beyaz. Burasý. nazik. yüzünü týrmalar. sonra büyük bir taþ binanýn kapýsý önünde durduk. Öyle ki adamcaðýz. bir baþka gün de kocaman bir çamaþýr teknesini sürüye sürüy kendimi akýntýya salývermiþtim. Çünkü parmaklarým bir gün bile yarasýz. benim taki ime memur ettiler. Bir gün kapýda bu doktoru bekleyen boþ arabaya a tlayarak hayvanlarý kamçýlamýþ. Hasýlý. Akrabalarýmla bir türlü geçinemezdim. Bahçedeki aðaca saklanmak içi zar. yahut da sandalye ayaklarýný testerelemek. Pek çekilmez hale geldiðim zaman verdikleri ceza. Çocuklarýn arasýna karýþmaktan hoþlanmaz. Nihayet bahçývaný. kulaklarýný ýsýrýr. ça eçtik. Yaþça kendimden 20 Reþat Nuri Güntekin çok büyük olan akraba çocuklarýný bile yýldýrmýþtým. Evet. istanbul'da ancak bir hafta alabilmiþti. beni teyzelerimin yanýnda býrakmaya yanaþamýyor. benim ya bir yerimi keserek sessiz sedasýz kanýmý dindirmeye çalýþtýðýma. kolumdan tutarak bir oda a kilitlemekti. Birdenbire bir çýðlýk. be-resiz olmaz ve dai onmuþ gibi bez parçalarýyla sarýlý bulunurdu. Sesim kesildiði vakit yalýyý ade bu. Zavallýyý bu sefer de Trablus'tan Arnavutluk'a kaldýrmýþlardý. Bu sakallý amc me "Evliya parmaklýðý" derdi. Bütün çocuklarýn "Sakallý Amca" diye çaðýrdýklarý tuhaf bir akrabamýz vardý. Bizi kapýnýn yanýnda perdeleri ve pa . hatta ne yalvarma beni aþaðýya indiremiyordu. Biçare büyükannemde hiç uyku býrakmamýþtým. yakýndan yanaklarýna baksam. Benimle baþa çýk-mak hakikaten imkânsýzdý. ýstýraba susamýþ bir ruhla yatakta uyanýþ ve hatýr luðu da unutmamak lâzým. tartak a çevirirdim. Kâmran'ýn kývýrcýk san saçlarý. Bekâr zabit. Maamafih ona çocuk demek de pek doðru olmazdý. Bilmem baþkalarýnda da öyle midir? Bizim ailede öksüzlere e günah sayýlýrdý. yorum.Zavallý büyükannem þaþkýna dönmüþtü. O kadar parlak bir ci . Büyükannemin ölümü onu müþkül bir mevkide býrakýyordu. elleri ceplerinde k deniz kenarýnda dolaþýr. bir sýðý etine düþmemden korkuyordu. Fakat dinlenmiþ bir vücut. Þaþýrdým. ya bir yerden an baðýrmamak için kývrandýðýma. hastalýklý bir ihtiyar kadýnýn bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden uykudan uy nmasý zordur. "Ne vardý ölüp de bu yaþýnda bu canavarý benim baþýma musallat edecek?" diye anneme Fakat þurasý da muhakkaktý ki. büyükannem hiç þüphesiz beni alýr. ne tehdit.. yoluna devam ederse benim vücudumu çekemeyecek kadar ince dallara çýkmakta tereddüt etmeyeceðimi ve bir kaza çýkacaðýný anladý. bir vaveyladýr koptu. Binde bir içimde bir sevgi dalgasý kab u da ayrý bir felaketti. benim on sene kapalý kalacaðým sor mektebiydi. insanýn üstüne bir canavar yavrusu gibi atýlýr. beni iyiden iyiye sevgisiyle sarmýþ bir gün evvelki yorgunluðunu dinlendirmeden benim gürültümle uyandýkça yataðýnda doðruluyor llarýmdan tutup sar- ÇALIKUÞU 21 sarak. Babam da tesadüfen istanbul'da bulunuyordu. bir ba bacasýndan taþ atýp aþçýyý korkutmak için dam tepelerine týrmanýrdým. Sabah karan ktan baygýn düþünceye kadar gürültü ve yaramazlýk ederdim. parlak bir cildi vardý. Akraba çocuklarý arasýnda yalnýz birine karþý anlaþýlmaz bir çekingenlik ve cesaretsizliðim ime Teyze'nin oðlu Kâmran. Kadýncaðýz. yahut aðaçlarýn altýnda kitap okurdu. Köprüde tekrar bir arabaya binerek bitip tükenmez yokuþlardan çýktýk. Bir kere yaþça bü nra çok uslu ve aðýrbaþlýydý. onu geldiði yere gönderirdi.. çekingenliðime raðmen bir gün Kâm-ran'la da kavga ettim. Bir gün kuþlara bez ve tahta parçalarýyla yuva yapmak için aðaçlarýn tepesine çýkar. yoksa iyebilseydi. * Onu kaybettiðim zaman dokuz yaþlarýndaydým. Bununla beraber. tekrar aþaðý in Hasýlý o gece ortalýk kararýncaya kadar. bu dakikalarda annem karþýsýna çýkýp "Bu canavarý mý. insan gibi sevmeyi. verdiðim zahmetlere raðmen eminim ki büyükannem benimle çok avundu ve mesut oldu. kuþ gibi aðaç dalýnda tünedim. bir sabah beni elimden tutarak vapura bi stanbul'a geçirdi. Taþ mý pek aðýrdý. Nedense. Yalýya ara sýra bir doktor gelip giderdi.

Sor Süperiyör.. bir yaramazlýkla baþladýðýný hatýrlýyorum. Evdeki haþaralýðým orada devam ediy rdu. Muallimimiz. Babam." dedi. Babam kýlýcýný çýkartarak yerinden fýrladý. Herkes gibi merdivenlerden ini çýkmak benim için deðildi. Bu sörler ya hakikaten melek gibi sabýrlý insanlardý. Sýnýftan çalýp getirdiðim kaðýt sep larýný doldurmakla meþguldüm.Viranedeki köpeklere. çenesinde keçi sakalýna benzeyen bir küçük sakal taþýyan. Mektebin en büyüðü bu Sor Süperiyör'dü. afýma baktýðý zaman çenemi avuçlarýmýn içine saklýyor. sonr biner gibi týrabzanýn üzerine atlayarak kendimi yukarýdan aþaðýya kapýp koyverirdim. 22 Reþat Nuri Güntekin Mektebe ilk ayak atýþýmýn yine bir kaza. Fýrsat buldukça oraya týrmandýðýmý ve tehditlere kulak asmadan una kadar daldan dala atladýðýmý gören muallim bir gün. Mutlaka bir köþeye sinerek arkadaþlarýmýn inmesini bekler. beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. Ara sýra mektebimize. Ü i resimlere parmaðýmla dokunmak istediðim bir vazo yere düþerek kýrýldý. baþýmý sýnýfýn koridora açýlan penceresine çevirecek oldum. Kýrýlan vazonun eriyör ise bilakis gülüyordu. "Ne yapayým? Bir Çalýkuþu'ndan ne beklenir?" derdim. Gözlerimi yüzüne kaldýrarak: .. Bir aralýk.Hangi köpeklere? Ne yemeði? . Çalýkuþu benim hem hoþuma gider.. dolaþmaya. Bilmem nasýl. bir gün de beni yemekhanede yakalamýþtý. Bir münasebetsizliðimden þikâyet edildi rsuzca ÇALIKUÞU 23 omuzlarýmý silker. Sýnýfta mütemadiyen gevezelik eder. Camýn arkasýnda Sor baktýðýný görmeyeyim mi? Þaþkýnlýktan ne yapsam beðenirsiniz? Boynumu bükerek. oradan oraya dolaþýrdým. Dün akþam ta köþe baþýnda Reþat Nuri Güntekin 24 . aile arasýnda aldý yürüdü ve Feride adý bayram elbiseleri g pek sayýlý günlerde kullanýlan resmi bir ad olup kaldý. Mektepte ben. Yoksa baþka türlü benim kahrýmý çekmek mümkün deðildi. o baþýný öte yana çevirince ellerimi apazýn taklidini yapýyor ve çocuklarý güldürüyordum.Köpeklere yiyecek vermek fena mý Ma Sor? dedim . Bahçede kuru bir aðaç vardý. Ma Sor. Her þey Önceden konuþulup hazýrlanmýþ olacaktý ki. "Bu çocuk insan deðil. bu vazoya benzemez daha neler kýracaktým. sonradan bu isim. En ihtiyar hocalara kadar herkes onu Allah gibi say Böyle olduðu halde kendisinden hocaya karþý suç ortaklýðý rica etmem kadýncaðýzý neþelendi ciddiyetini muhafaza edememekten korkuyormuþ gibi gülerek ve parmaðýyla beni tehdit ede rek koridorun karanlýðýnda kayboldu. gözlüklü bi giderdi. bu kahkahalarýn sebebini lü anlamayarak öfkesinden çýðlýk çýðlýða baðýrýyordu. Sor Süperiyör'le konuþurken ben. hem iþime yarardý. yahut da benim hoþ bir tarafým v rdý.. Yahut aklarýmý birbirine yapýþtýrarak zýplaya zýplaya basamaklarý atlardým. Bir gün el iþi makasýyla saçýmdan kestiðim bir parçayý zamkla çeneme yapýþtýrdým. parmaðýmý dudaðýma götürerek "sus" iþ da parmaklarýmla ona bir öpücük gönderdim. Ellerini sallayarak babamý yatýþtýrmaya çalýþýyordu.rlarý kapalý loþ bir odaya aldýlar. "Nedir bu yaptýðýn?" Yaptýðýmda ne fenalýk olduðunu anlamýyordum. öteyi beriyi karýþtýrmaya baþlamýþtým. Ah. telaþla beni kolumdan yakaladý. baþýndaki beyaz baþlýðýn uçlarý garip bir kuþun kanatlan gibi saçlarýma sürünerek yanaklarýmý okþadý. Sert bir sesle beni yanýna çaðýrdý: "Buraya gel Feride. çalýkuþu!" d iþte o günden sonra adým unutulmuþ ve herkes beni "Çalýkuþu" diye çaðýrmaya baþlamýþtý. biraz sonra içeri giren siyahlý bir kadý u eðildi.

.. Zavallý kýz. Çünkü köpeklerin aç kalmalarý tehlikesi var. Biraz sonra Sor Süperiyör'ün odasýnda idim. gözlerini gözlerime dikmiþ beni dinliyordu. O.. Ben kýrýntýlarý kapýcý ile köpeklere gönderirim. hoca afif kürsüye vurarak onlarý sükût ve ciddiyete davet ediyordu. büyük bir felaket haberi almýþ g erini baþýna götürerek: . Ayný saffetle: . O gece yataðýmda ben de bir yarým saatçik saðdan sola. Hocalarýmýn zayýf damarlarýný yakalamýþ rinin en ziyade neden üzüleceðini gayet iyi keþfeder ve ona göre iþkenceler hazýrlardým. Mesela Sor Matild isminde ihtiyar ve son derece mutaassýp bir musiki hocamýz vardý.. "Sabredin. Yanýnda i yakalayarak bir vuruþta sineði kürsünün üstüne yapýþtýrdý. içimde ar ve haya duygularý hayli inkiþaf etmiþti. izamsýzlýðýma mani olacaða benzemezdi. gizli gizli içeriye iþlemiþ bu silinm lerin bende þifasýz bir zaaf ve rikkat tortusu býrakmýþ olmasýndan korkarým. ÇALIKUÞU 25 Evet.. anlaþýlmaz bir çocuktum. Sor... omuzlarýmý kýsarak. Viraneye g eden vermem!" diyordum.Çamaþýrhanenin arkasýndaki duvardan atladým. . soldan saða döndüm ve kývrandým.. onu þiddetle sallayarak zavallýnýn bembeyaz akasýna mürekkep sýçratýrdým. Zalimler bir türlü lakýrdý anlamýyorlar. yahut da bir baþka ceza görürdüm. Bir baþka hocamýzýn son derece temiz ve titiz olduðuna dikkât etmiþtim. Ben Sör'ü lakýrdýya tutarken sinek yürümeye baþlamýþtý. sonra bu kâðýt parçasýný yemekhanede yakaladýðým i ineðinin sýrtýna zamkla yapýþtýrdým ve akþam mütalaasýnda bir bahane ile hocamýn yanýna yak e býraktým. dedi.. aziz annemizi melekler ziyarete gelmiþ!" gib i bir sözle en can alacak yerinden vururdum. Ertesi gün birinci ders vakasýz geçti... beni yere yatýrýyorlar-d Benim de inadým tuttu. içeri giren hocaya bir þey söyledikten sonra beni eliyle dýþarý çaðýrdý. Zannederim ki baþka bir mektepte bunu yapsam ya hapsedilir .. beni kurtardý. Sörler ne garip insanlardý.. Bereket versin bir simitçi geçiyordu.4* i$* karþýladýlar. sen mektepten nasýl çýktýn? diye sordu.Nasýl cesaret ettin? dedi.. ben hakikaten garip. sonra arkasýný duvara dayayýp k küçük bir baygýnlýk geçirdi.. Duvar çok alçak. Yine bir tanesi vardýr ki.. benimle yüz yüze gelmek için yere çömeldi: . Az kalsýn beni parçala aklardý. kuyruðunu titreterek kürsünün üzerinde yürüdüðünü görünce bir feryat kopardý. O.. apýcý beni býrakýr mý hiç? Birinci defasýnda: "Ma Sor Terez seni çaðýrýyor!" diye aldattým ica ederim siz de beni haber vermeyin.. Fakat hayret! Müdirenin çehresi rüyada gördüðüm .. duvardaki Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaþlarla dua ederken.Küçük hayvanlarý korumak güzel þey. Dehþet! Ben.. dedim. Hayatta kimse. havagazý lambasýnýn ýþ rýný. Yanýndan geçerken k min iyi yazmamasýndan þikâyet eder gibi yapar. Hiç çekinmeden: . Kitaplardan birinde boyalý bir akre p resmi bularak makasla etrafýný kestim. Fakat zamanla. böceklerden pek korkardý. Fakat itaatsizlik etmek hiç öyle deðil. Hem nasýl istiyorsunuz ki kapýdan çýkayým?. Çatkýn bir çehreyle üzerime yür aðýrýyordu.Peki. Sörlerin buna benzer hareketleri o zaman yelin kayaya tesiri gibi bir þeydi. Sor Süperiyör... ayaklarýma dolaþmaya baþladýlar. mesela. ikincinin sonlarýna doðru kapý aralandý... Sepeti sýmsýký eteklerimin arasýnda tuttum. haþarýlýðýma. heykelin et rafýnda uçuþan sinekleri göstererek: "Ma Sor.. galiba bu kadýn kadar beni sevmedi. Ertesi gün muha istintaka çaðrýlacak ve kim bilir ne olacaktým? Uykum arasýnda Sor Süperiyör'ü birkaç kere karþýmda gördüm. dilimi çýkararak kös kös dýþarý çýkarken çocuklar gülüyorlar. Hocam tanýyordum. Ne oluyorsunuz?. 26 Reþat Nuri Güntekin Sonra kabahatimin kolay geçiþtirilecek kabahatlerden olmadýðýný anlýyordum. Býrak ana.Merak etmeyiniz Ma Sor. Þöyle böyle on iki yaþýnda vardým.

nzemiyordu. 28 Reþat Nuri Güntekin Necmiye. Yüzü mahzundu. * Yaz tatillerimi Besime Teyzem'in Kozyataðý'ndaki köþkünde geçirirdim.Anladým Ma Sor. dudaklarý titriyordu. Sana bir haber vereceðim.. suda um. Mamafih imtihanlarýn çok yakýn o gün her zamankinden fazla azgýnlýk etmekten men etmedi. Erkek akrabalar ve konu komþu tarafýndan ikide birde ballandýrýlan meziyetleri fena hald e kanýma dokunuyordu. sadakor gömleðinin a asýndan çýkan uzun beyaz boynu ile erkekten ziyade kýza benzeyen bu çocuða son derece içerl m. teyzem saçýný baþýný yolar. hepimiz öleceðiz. Kaç defa koþarken ayaðým kaymýþ gibi yaparak üstüne düþtüðümü. Zaten kýz kýsmýnýn da böyle olmasý lâzým geldiðini içimden tasdik etmez deðildim. Anlamýþtým..Fende. kitaplarýný yýrttýðýmý.Peki ama sende de ne zamana kadar bu pýsýrýklýk.. sözünün arkasýný getirmeye muvaff Beni sýnýftan getiren Sör'ün birdenbire mendilini yüzüne kapayarak dýþarý çýktýðýný gördüm. yýlan gözlerine be gözlerini parmaklarýmla tehdit edeyim. çocuðum.. Bereket versin... Fakat Allah'ýn kulu. gönüllü çocuklardý. Ayaðýna taþ atarak onu kývrandýrdýðým günü hýncýmdan. bir gün bir parça canlan.. okumuþluðu.. maþallah on üç. Ne yapalým.. Usluluðu. kýz. neyse ne. zavallý arkadaþlarým istiskale uðramýþlar. yürürken ince bir dal gibi sallanýyor zannedilen narin vücudu. Görüþ günü olmadýðý halde biraz sonra teyzelerim beni görmeye geldiler. Fakat Sor Süperiyör gibi benim de dilim tutulmuþtu rerek açýk pencereden karþýki aðaçlara baktým. Besime Teyzem'in kýzý Necmiye. Ýmtihanlarýn çok yakýn olduðunu söyledim... yumuþacýk. Bir þey söylemek istiyordum. dedim. gözlerinde hain bir gülümsemeyle: "Ne zaman a kadar bu çocukluk Feride?" derdi.. o olduðuna inanacak gibi oldum. Beni elimden tutup göðsüne çekecek gibi bir hareket ya Sonra yine býraktý: . ama galiba ziyadece.. sýcak b edisiydi.. Buradaki çocuklardan bana hayýr yoktu. nazikliði. kadar adeta ku-dururdum. küçük. bir an akrepli sinek oyununu icat eden ve hocanýn bayýlmasýna sebep olan yaramazýn ben deðil. Baban bir parça hastaymý r parça diyorum. on dört. kabalýðý bu kadar nezaketle karþýlayan bir delikanlýya daha fazla sataþmaz. Fakat o yirmi yaþýna yaklaþan ve sivri uçlu incecik dudaklarý üstünde incecik býyýklarý çýk oskocaman Kâmran'a ne oluyordu? Kýz ayaðý gibi küçücük ayaklarýnda beyaz podüsüet iskarpinl aplarý. annesinin dizi dib inden ayrýlmayan. Üzücü bir haber. Yaþ. r ÇALIKUÞU 27 Bu defa da Sor Süperiyör baþýmý göðsüne dayadý ve uzun müddet býrakmadý. Sor Süperiyör. Faka yetiþmiþ bir insan sayarak bana tepeden bakar. köþkün bahçývaný vasýtasýyla kapý dý r. . zevkimden titreyerek hatýrlarým. O kadar ki. Kâmran Aðabeyi'nin hemen hemen bir eþi idi. Geceye doðru güneþten yüzümün derisi pul pul olmuþ.. iþin nihayetinde o. etrafta muhacir çocuklarý vardý.. saçlarýný çekeyim. üzülmeyiniz.. Ertesi sabah uyandýðým zaman her zamanki Çalýkuþu idim. topraðýn içine yuvarlayayým. Bir aralýk. terbiyesi ve daha bilmem neleri ikide birde baþýma k kýlanlardan biri de Kâmran'di. ona fera . bahçenin çitleri üzerinden aþarak yemiþ çalardýk. Güneþ vurmuþ tepelerinde kýrlangýçlar uçuyor Birdenbire bana da onlar gibi bir canlýlýk geldi: . annesinin dizi dibinde büyümüþ. Dudaklarýmdan g ihtiyari münasebetsiz bir þeyler kaçmasýndan korkuyormuþum gibi eHmi aðzýma kapar.. Razý olmadým. Onlarý bahçeye toplayarak baþlarýna geçer. akþam mütalaasýnda þi tli bir ateþ bastý. O kadar ki. elindeki bir kâðýt parçasýný buruþturuyor. bu görücüye çýkan eski zaman kýzý naz ve Bu sözleri ne de olsa söyleyemem tabii. Bu yaþta bir kýz. Gördükleri hakarete aldýrmayarak beni köþkten kaçýrmaya gelir arda serserilik eder. yaralý ellerimle eteklerimin yýrtýklarý lýþarak içeri girince. sessiz ve biraz da hastalýklý bir çocuktu. bir kucak parlak tüy yýðýný altýnda ara yen ve o haliyle alýk ve tembel Van kedilerine benzeyen Necmiye'yi bana misal göster irdi. tembellerin yaptýklarý gibi kollarýmý sýranýn üstüne koyarak uyukladým emek yemedim. Ýzin alarak eve göt er. aksi bir þey söyle de kedi gibi boy una atýlarak seni tozun.

bir zaman için için kaynar. Alacaklarý olsun. kadýn tuvaletinden lardý. Çünkü yaþlarýmýz gittikçe büyüyor.Söylemem. olur biterdi.Peki ama. bütün d almýþtý. hemen niþanlýlarýna vefas rler.. her tarafý dolduran bahar çiçekleri kokularý bir kat daha aðýrlaþan günlük ve ödaðacý dumanlarý içinde yapýlan bu niþan töreni pek güze ne yazýk ki.. Fakat bu kýzgýnlýðým daha ziyade kendimeydi. Misafirlerden biri bir münasebetsizlik etti: .. gözlerimi iri iri açarak: .Ne gülüyorsun? diye sordu..Nasýl? dedim.Darýlma o halde.Deminden beri bir karýþ yeri dikinceye kadar parmaðýmý delik deþik etmiþ olmama göre ben rmi. * Yaz tatili sonlarýnda mektebimiz.. balmumu renkli. etekleri yere deðen beyaz ipek elbiseler. Allah seni yanlýþ yarat akmýþsýn. yaptýracaklarý kýþ elbiselerinin rengi hakkýnda ondan fikir alýyorlardý. orgla çalýnan ilahiler.. köþkün alt katýnda akrabadan birkaç hanýmla.. kusura bakmazsýnýz a Topuklarýmla merdiven tahtalarýna vurarak. onunl atý günden güne uzaklaþýyordu. gelin duvaklarýna benzeyen kucak kucak tüller örtülerek Isa Peygamber'le niþan-lanýrlardý.. Ben... yirmi iki yaþlarýnda bir erkek. kapýlara çarparak odama çýktým. Ama þimdiki yaþta deðil. Sonunda nasýl olsa söyleyeceksin .Hiç. on dört sularýnda. "hem suçlu.Mümkün ama Kâmran Bey için zararlý olur sanýrým. belki de benimle eðlen ardý. Kuzenim: .. . Aþaðýda kahkahalar devam ediyordu. Paskalya bayramýnda i onlarýný yaparlar. Allah'ýn emriyle. . ama anlaþýlan elimdeki hain sökük.. .. karþýlarýna ilk çýkan bir. sonra?. Kendimi top gibi ryolanýn üstüne attým. dedim. söküklerini diker. Mamafih. Sebebi þu: On üç. gözlerimi þaþýlaþtýrmýþ. bu töreni takiben tatil aylarýnda hain arkadaþlarým... .Ne geldi? . Sen hanýmlarla tuvalet konuþurken düþündüm ki.Ee. bu taþkýnlýk ancak birinci üç mtihanýna doðru yatýþýrdý. hem güçlü" kavlince yine taarruza geçtim: .Nasýl olacak? Kâmran'a varýrsýn. Gülüþmeler arasýnda garip bir ciddiyetle odama çýkýyordum. kahkahalarla gülmeye baþladým. Þu Kâmran'la evlenmek galiba iyi bir þey olacaktý. Alýklaþtým.Ayýp ettik. Bir kerecik olsun saç saça... Baþýmý kaldýrdým ve bütün gözlerin bana baktýðýný gördüm. .. Kadýnlar. ÇALIKUÞU 31 Kilisede mum ýþýklarý. baharda. dedim. Çünkü Allah esirgesin evde kavga imin hali ne olur? Vaktiyle nazik ayaklarýna yedikleri taþý unutmamýþlardýr sanýrým. Lakýrdýya çanak tutm saçma söylemekte bu kadar ilerlemiþ deðilimdir. . dedi. Kâmran. Mamafih kapýdan tekrar döndüm: .. . Aklýma bir þey geldi. on dördüne gelmiþ bir kýz için pek ayýp oldu ama.. mavi gözlü isa'yý. baþ baþa dövüþerek hýncýmý çýkar a çare kalmýyor gibiydi.erah küfretmek için bahçenin yalnýz köþelerine kaçardým. .. Kim bilir... 30 Reþat Nuri Güntekin Öfkeyle yerimden kalktým.. bu þimdi de mümkün Feride. Þöyle on üç. senin tuvaletlerinle uðraþýr.. ÇALIKUÞU 29 Yaðmurlu bir gündü. Peygamber'in kav-liyle seni kendime alýrdým.Haydi nazlanma. bir köþede dilimi çýkarmýþ. bütün dikkatimle yýrtýk bir bluzu Kendimi tutamadým.. sokak iþlerine bakarsýn. on dört yaþýna gelen Katolik arkadaþlarým. hatta birkaç erkekle al ...Peki sonra?... Odada bir kahkahadýr koptu. Zaten senin aðzýnda bakla ýslanmaz...Sonrasý ne olacak. . O. dedim.

Boyum fazla uzamamýþtý. ellerimi mektep gömleðimin göðsü üzerine ka fçe boynumu büktüm. dedim. bahçede ve sýnýfta tek baþýma kalýrdým. yüzümde acayip renkler rdu. bir kýþ akþamý mütalaahanede derse çalýþýyorduk. gözünü oynatarak: . Sakallý dayý. bonmarþe camekânýnda bebek seyrediyorum zanneder.Ne o Misel. Kýzlarýn en darlarýna hediye edilen renkli ve yaldýzlý peygamber ve melek resimlerinin altýnda sakla nan fotoðraflarýn gençlere ait olduðunu anlamakta güçlük çekmezdim. sörlerden ziyade benden çekinirlerdi. Arkadaþlarým bana karþý adeta bir esrar lirlerdi. Hiç unutmam.Misel. bahçede adeta tellal çaðýrýrdým. Kartacalýlarýn maðlubiyetine meraklandý. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakýyor.. Bu iki haftayý geçirmek için Kozyataðý'na ttiðim zaman kirazlar yetiþmiþ. ara sýra ellerimden tutup beni pencere kenarlarýna çekerek yüzümü miyop gözle kacakmýþ gibi yüzüne yaklaþtýrarak. "Kýz bu ne cilt. Birinin mesela bir bahçe parmaklý r komþu genciyle masum bir çiçek alýþveriþini duydum mu. Yaþ on beþe gidiyordu. . Aþaðý yukarý annelerimizin gelin olduklarý. üçer kol kola dolaþtýklarý zaman neler konuþtuklarýný bilirdim. Hiç yakýþtýramadým. tepesinden g en düþürdüðü bir çekirdek sanarak çekilip gidecekti. * Tatiller içinde en sevdiðim Paskalya yortusu idi.. Daha doðrusu dikkatsizlik. at gibi bir kýzýn arsýz arsýz güldüð iddetten kaþýný.Mektep açýldýðý zaman. . Fakat hýrçýnlýðýma raðmen vücudum geliþiyor. Onlar. dedi.. en arka sýraya çekilmi anenin sessizliði içinde birdenbire bir hýçkýrýk duyuldu. Kirazý çok severdim. fýrça ile boyanmýþ bir yüz. Fakat son derece korkmuþ ve utanmýþ ol kendimi tutamadým.. Adamcaðýz iri bir dalýn üstüne ata biner gibi oturmuþ. fakat baþýný aðaca Sesimi çýkarmasam. bir kýz olduðum halde zevzek bir çocuk muamelesi görmek pek de hoþ bir þey deðildi. ÇALIKUÞU 33 Bir akþamüstü yine bir aðaç tepesinde kiraz yiyor. dedim. maþallah sizin gibi eriþmiþ.. bu ne renk böyle? Perkal basmasý mübar lacak.Bravo haným kýzým. fotoðraflar ve daha ne bileyim. sakallý dayýnýn dediði gibi aðzýmda bakla ýslanmazdý. F a böyle þeylere karþý son derece mutaassýptým. Bahçenin bir köþesinde inin -etrafýnda uçuþan küçük böceklerin bile duyamayacaðý bir sesle. büyük bahçenin caddeye bakan yüzünü baþtan baþa kaplayan ki iþlerle donanmýþ bulunurdu. Fakat herkesten ayrý kalmak. Cevabý onun yerine ben verdim: .arkadaþýnýn kulaðýna f dým. Sýnýfta bir kahkaha koptu.. Kaza vallahi. yetiþmiþ koskoc O dakikada yer yarýlsa yerin içine girecektim. Misel. Hasýlý arkadaþlarýmýn beni aralarýna almamakta haklarý vardý. elini gözyaþlarýndan sýrýlsýklam kesil padý. olduðum yerde kýmýldamasam belki de münasebetsiz bir kuþun. Hadi caným. üçer kiþilik gruplara ayrýlýr ve birbirlerine kene gibi yapýþýrl Ben biçare. çekirdeklerini fiskeyle uzaklara savurar k eðleniyordum. arkadaþlarým bavullarýnýn gizli bir köþesinde mektuplar. Sor baþýný kaldýrdý: 32 Reþat Nuri Güntekin . Bunlardan biri yoldan geçen yaþlýca bir komþunun ta burnunun ucuna tesadüf etmesin mi? Adamcaðýz neye uðradýðýný anlayamamýþtý. büyükannelerimizin "Aman alýyoruz. gülmeye baþladým. ona aðlýyor. kýz dediðin böyle mi olur? Topaç gibi bir vücut. neler neler getirirlerdi. sen aðlýyor musun? Niçin? dedi. Niçin mi diyeceksiniz? Çünkü gevezey im. Bu on beþ gün içinde serçe kuþlarý gibi hemen hemen yalnýz kirazla geç yüksek dal tepelerinde kalmýþ son kirazlarý bitirmeden mektebe dönmezdim. Bu mevsimde kýzlar ikiþer." diye telaþla Eyüp'teki Niyet Kuyusu'na koþtuklarý yaþ.. dilimi çýkarýp gözlerimi þaþýlatarak ken irdim. Bahçede ikiþer.Beni affediniz beyefendi. Misel isminde çalýþkan bir ký rkadaþýna Roma tarihini müzakere ettirmek için sörden müsaade almýþ.. ne eskiyecek!" diyordu. Biçare Per-kal basmasý kimbilir ne renkle re girmiþti? Aðaçtan düþmek tehlikesine raðmen.

bitti. diye baðýrýyordu...O cihetten sigortalýyým beyefendi... Beni affettiðinizi ispat için unlarý mutlaka almanýz lâzým.. Komþu. Mesela yakýn olsak þakaðýmda bir yara izi ki.. Asýl ismim Feride..Mendili hiç merak etmeyin. ... ona da çare buldum. söyleniyordum: .. Sonra güzelliðim de yo Bana sorarsanýz bu.. Sen güzelliðin ne olduðunu anlayacak. ihtiyar komþu.F 3 34 Reþat Nuri Güntekin Maksadý gayet iyi anladýðým halde. nasýl isim böyle? . bu kibar tavýrlý.. . mektepte bir âdet vardýr. ellerini yüzüne kapatar . Düþeceksiniz Feride Haným. Bir... fukaralýktan daha büyük bir kusur....Ne demezsiniz? dedim. gözlerimi açarak: . Bilmem neden.. kendinin ne olduðunu far decek yaþta mýsýn acaba? Her neyse. emin olun. Tesiri herhalde çok zaman tecrübe edilmiþti.Aman kýzým.Çalýkuþu.Nasýl olur? . onlarý size nasýl vereceðim? Buldum efendim. Ýki.Feride Haným.. .. .. iki dakika. dedi.Bu masum yalvarma jesti mektepte sörler ve dindar talebelerin Meryem ve Isa karþýsýnda d ua ederken aldýklarý bir jestti..... Sizin adýnýz ne bakayým? . .Aman dallar çatýrdýyor.Ah.... . Yalnýz ben þimdi mendilinizi nasýl iade edeceðim? .. tatlý sesli adamla gevezelik etmek hoþuma gidiyordu: ÇALIKUÞU 35 .Bu. kiraz çekirdeði atmaktan çok daha büyük suçlarým vardýr.. bu ihtiyarcýðý da haydi haydi rikkate ge ti. Yalnýz.... Elini güneþin yandan vuran ýþýklarýna siper ederek dikkatli dikkatli bana bakýyor. zar fetsiz bir isim. kirazlarý içine doldurarak bir çýkýn gibi baðladým: . Somurttum: .. Size hediyem olsun! .. Bu sözler.. beklenmez bir çeviklikle kiraz mendilini yakalamýþtý.. ... Sizin adýnýz da kendiniz gibi güzel.Çok teþekkür ederim kýzým.Pardon.. zavallý çocuðum..Çünkü benim aðaca çýkmak. ihtiyar beyi pek eðlendirmiþti..... mavi yahut yeþil gözler lâzým. Keþke oðluma sizin gibi ini bulsam.... Sebep olacaðým. . Ben de güldüm. sarý saç. bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyiþe aldandý... Þimdi onu yere düþürmeden tutmanýzý rica ederim.Böyle dikkatsizliklerin yetiþmiþ bir küçükhanýma zararý dokunabileceðini düþünmüyor musun Çalýkuþu . dedi. Ona ne þüphe. beni mektepte böyle çaðýrýrlar da. zaten uslu bir kýz olsam da almazdýnýz. Tahminimde aldanmamýþtým.Nereden biliyorsunuz? . Kýzlar tatil günlerinde genç erkeklerle kur yaparlar.Bitti efendim..... yumuþa se bana güzelce bir þey söylemek lüzumunu hissederek: . Bir sincap hafifliðiyle dallara týrmanmaya baþladým..Niçin olmasýn? Hem baþka bir þey de var. Ben bu telaþa aldýrmýyor... Bir ... .. Düþeceksiniz.. Asýrlarca müd le bu ilahi ana oðlu bile kandýrmýþ olduðuna göre. gülüyord .. sonra m .Niçin acaba efendim? dedim. Gayet temizdir.Elbette..Ziyaný yok. Ben.. Kendim gibi yuvarlak...Yalnýz þimdilik müsaade edin de size birkaç kiraz vereyim. Düþmeye o kadar alýþýðým ki. ihtiyar komþu.. birkaç güne kadar pansiyona döneceðim. Acayip bir bakýþ ve deðiþik bir sesle: ... Bu ihtiyar bey vaktiyle biraz yaramazmýþ galiba.. . iþittiðime göre zengin olmayan kýza pek iltifat eden olmazmýþ..Siz çirkin misiniz kýzým? dedi.. bütün öteki güzellikleri tamamlar. Elbette. Ben kendimi bilmez miyim? Kýz dediðiniz böyle mi olur? Uzun bo y.. Önlüðümün cebinden mendilimi çýkardým.Mesela sizi oðluma almakta tereddüt edebilirim. Henüz burnumu silme-dim..Þu halde kendilerine de kiraz atabileceðim demek? dedim.Merak etmeyin. Üç.

Fakat bu da olmadý. Biraz evvel birbirimizle kavga etmemize býçak sýrtý kaldýðý halde þimdi ihtiyar komþu ile g n birbirimize el sallýyorduk. bu Neriman'ýn köþke dadanmasýndaki sebebi sezer gibi olmuþtum.Sizinle tanýþmam bu yalaný kolaylaþtýrýyor. sende bir þey var!" diyecekler vþek. böyle yaparken ben. Tabii. Ara sýra ötekin yaðýna ip takmaktan baþka konuþacak lakýrdýlarý olamazdý." diye yemin edeceðim.. bir þey kurdum. yemin edeceksiniz!" diyeceðim ve bir yal an uyduracaðým. Ben. Bunlar arasýnda Neriman diy yirmi beþlik bir dul vardý ki. Neriman'ýn çok sevdiðini söyledikleri kocasý bir sene ÇALIKUÞU 37 evvel ölmüþtü.. O. baþlarý aðarmýþ koskoca kadýnlardý. Bunun için daima siyah giyerdi.. Hasýlý. Köþke bir alay misafir gelmiþti. haince sine güzeldi. Evlenmek için mi? Zannetmem. daha böyle bir þey beceremediðim rýnda küçük 36 Reþat Nuri Güntekin düþüyorum.. Ben de mendil içinde kiraz verdim... Gül verdim diyeceðim. Otuzuna yaklaþmýþ bir dul kadýnýn yir i bir çocukla evlenmek istemesi. Kocanýn lakýrdýsý açýldýkça bu kadýnýn: "Benim için artýk hayat bitti!" diye bir yalancý te i.... Onlar: "Çalýkuþu. Bana yaptýðý avanslarý daima soðuk karþýlýyordum.Ne yalaný? . elbiseler takýmýyla çöplüðe atýl Neriman. O soðukluk hâlâ devam etmesine raðmen. beni sýkýþtýracaklar. "Beni güzel bulduðunu söyl di.. O vakit: ki. yavrularýný öyle acemi çaylaða kaptýracak göz var mý? 38 Reþat Nuri Güntekin . benim mektepteki saman altýndan su yürüten daha fen-lenmiþti. böyle bir kepazelikten çekinme bile.. derim olur biter. bu Neriman. Fakat bende öyle bir his vardý ki. Fakat nedense ben ýsýnamamýþtým.. fena halde içerler: "Karþýna diþe dokunacak bir i çýksýn. Yalnýz. Bir aðustos mehtabý gecesiydi.... Fakat araya kazara bir erkek karýþacak oldu mu yüzü deðiþiyor ahkahalarý. þimdi itiraf etmeye mecburum ki. birbirimize!" diyeceðim. siyah bu sarýþýn çehresine çok iyi gitmese.. Galiba bizim budala ku zeni gözüne kestirmiþti.. demek tabii münasebet a lmaz. kepazeliðin dik âlâsý. öyleyse. * O senenin yazýnda bu aðaca çýkmak illeti yüzünden baþýma bir þey daha geldi. kadýnlar arasýnda bulu aman þöyle böyle çekiliyordu... kedi.. Mektebe gittiðim zaman mühim bir sýrrým varmýþ gibi baþ düþüneceðim. Aramýz hayli þekerrenkti. Bizim köþkte Neriman'a akran sayýlacak kimse yoktu. .... matem devam etmeyecek. beni mahvederdi.. "Ne konuþtunuz?" diye soracaklar... Benim onda çekemediðim þey fazla koketliðiydi. Yüzüme karþý bir þey söylemeye cesaret edemiyorlar ama muhakkak benim ahmaklýðým . mahzun mahzun gülümseyeceðim.. o halde?. O.. Lapacý Necmiye'yi insandan saymak ta bii doðru olamazdý... Dünyada kendilerinden baþka kimseyi beðenmeyen teyzelerimden alýk hizmetçi kýzlara kadar he kes bu kadýna hayrandý. Gülü mendil içinde vermek âdet deðild Hediye mendil verdim. inanmayacaklar.. "Hayýr.. Hem siz küçükken sarýþýnmý Arkadaþlarýn huyunu bilirim. bakýþlarý bambaþka oluyordu... köpek okþar gibi hareketlerle beni de avlamaya çalýþmýþtý.. uzun boylu bir e yaptýk.ektep açýldýðý zaman bunlarý birbirlerine anlatýrlar. Bu sefer ben.. ara sýra köþkü þereflendirmesi bir vaka olurdu. Ama kimseye söylemeyeceksiniz. benim cadaloz teyzelerimde. O halde. Nem olacak?" diyeceðim.. görürüz!" diye söylenirdim. beyaz saçlý diyemem.. Ben. Teyzelerim saçlarý. "Duvarýn üzerinde sarýþýn.

kulaklarýmý diktim.. Kâmran Bey. yayvan dallarýna çýkýp dolaþýr yahut otururdum.. yahut yere yatarken. kýzgýnlýðýmdan. neyin nesi olduðu belli olmayan bir kadýn onun ahlâkým bozsun? Ne anlatýyordum?. mesut dulla b ber bana doðru geliyor.. z bir lüks lambasý ýþýðýnda. lüksüne. Boþ korku! Onlar.. rica ed erim.. Yoksa ne yere bakan. Kuzenimin mesut dula çekti orum. o kadar kendilerinden geçmiþlerdi ki. yapraklarý hýþýrdatacaðým di Neriman Haným'ýn da bir iki kelimesini yakalýyordum. bahçenin bir köþesinde aðaçlarýn karanlýðýna dalmýþtým. kalabalýk bir grup halinde konuþup gülüþüyorlardý. Sizi bana Allah gönderdi. sesler kesildi.O halde. yukarýdaki ay iller up giderek bu dünyadaki insanlarýn yüzlerini artýk görmemeyi ne kadar istiyordum. bunu yapmadý. Tam bu esnada aðustosböceði cýrlamaya baþlamaz mý? Çýldýracaðým.. gelin kuzularým... fantazisine uþaklýk edecek yeni bir kýsmet avlaymcaya kadar benim kuzenle dalga geçecek. Ara sýra hiçbir þeyin farkýnda deðil gibi görü rýndan geçerdim.... Sesini çýkar sana!" diye baðýracaðým. Kuzenim. bembeyaz kýz ellerinden umulmaz bir 40 Reþat Nuri Güntekin kuvvetle onu evvela omuzlarýndan. ellerini kaldýrdýðýný görüyorum. iskambil falý açark en. Neriman'la konuþurken güya bir þey belli etmemek istiyor ama. bir aðustos mehtabý gecesiydi. Nihayet. "Ne isterse yaps sana ne?" diyeceksiniz. Biraz sonra kulaðýma hafif bir ayak sesi." diye birkaç kelime geldi. Bu ehtap gecesinden sizde unutulmaz bir hatýra býrakmaya elden geldiði kadar gayret ederi z.. Hemen gözlerimi açtým." diyor.. meleðim. beþ adým gerideyd varlarýn arasýndan geçip yollarýna devam etmeye kudretleri olmadýðý için bulunduðum aðacýn ular. O gece de öyle yaptým. neredeyse kadýnýn aðzýna girecek. Oturduð caðým diye ödüm kopuyordu. köþkün önündeki verandada. Kâmran'a budala dedim ama.. Kâmran bunu yapsa ben de aðlayarak ken dimi aðaçtan atacaðým. arkasýndan kýsýk bir kahkaha geldi.. yürek yakan cinsinden sin bir sarý çýyandýr. sonra bileklerinden yakaladý. Sý . Bu nutuk arasýndan kulaðýma yalnýz: "Neriman. Sahic i bir kuþla yer deðiþtirip bu dallarýn üstünden gökyüzüne kanatlanmayý. soluk so luða boðuþuyorlardý. Ne görsem beðenirsiniz? Kuzenim. Neriman önden yürüyordu. gönül eðlendirecek.. oturduðum yerde davul çalsam galiba farkýnda olmayacaklardý. Neriman'ýn müzik notalarý gibi hesaplý ve ahenkli kahkahalarý sinirime dokunduðu için kendi ndime uzaklaþmýþ. Ýster miydi m. Yüreðim oynuyor. Bu vaziyette tabii arkasý. Kuzenimin birdenbire ona yürüdüðünü. Neriman yavaþ yavaþ duvara yürüyor. "N bu fena kadýna güzel bir tokat atacak!" diyorum. ÇALIKUÞU 39 Oltasýna balýk yaklaþtýðýný gören bir balýkçý gibi baþtan ayaða dikkat kesilmiþtim... Kucak kucaða. Evet.. . ne rezalet! Bütün vücudum zangýr zangýr titriyordu. Gelin yavrularým. "Bana ne olur mu?" Kâmran. Za gýr zangýr titremeye baþladým. ne yapacaðýný bilemiyor gibi görünen Kâmran'a dönüktü. iri. Çýnar yapraklarý arasýnda kaçan ay ýþýklarýndan saçlarýnýn birbirine k Ne rezalet Yarabbi. Elimden gelse: "Miskin. komþunun bahçesinde karanlýkta a bir þey varmýþ da görmek istiyormuþ gibi ayaklarýnýn ucuna basarak kalkýyordu.. babayani halini severdim. bir sofa gibi üzerlerinde hiç kor kusuz gezilen. gözlerim onlardaydý. Biraz sonra görüþürüz. onunla ölünceye kadar barýþacaðým. o halde? O haldesi var mý? Mesut dul.. hayli yüksekçe bir dalýna çýkarak oturdum. benim gözü r mý? Çocuklarla boðuþurken. bir yemiþi olmamasýna raðmen. Ta öbür uçta dallarýndan bir kýsmýný komþunun bahçesine sarkýtmýþ ihtiyar bir çýnar vardý. cicim... Onlar.. Kuzenim bir Arap köle gibi dört.. Düþmesem bile gürültü edeceðim. kendi kendime ip atlarken. Fakat o canavar. düþmaným da olsa kuzenim. korkacak ne var? Buralarda kim olur?. Hemen seslerini kýsarlar yahut lakýrdýyý deðiþtirirlerdi.. Biraz önce onlara g l bir oyun oynamaya karar verdiðim halde þimdi beni sezmelerinden ödüm kopu-yordu.. "Rica ederim..

bu gece birbirimize yaklaþmamalýydýk.. Onun yeþil. azýcýk aþaðý iner misin? dedi. . Fakat o hýzla biraz gittikten sonra ne düþündüyse düþündü i döndü.Þaka mý? Ne münasebet? ÇALIKUÞU 41 . galiba bir feryattý. topuklarýný burkularak alabildiðine kaçýyordu. O... Aðaçlar benim mülk .. Biraz evvel þiir okuyan sesiniz birdenbire deðiþerek "aman aman aman" diye aya baþlarsa feci olur. ya kendimi. Fakat nedense bu çýlg yi doðru bulmý^ yordum.. alaycý bir tavýr aldým.. .Ama sen de çok oluyorsun. ... aðaç dallarý arasýnda çarpýþa Gözlerini oyduktan sonra muhakkak aþaðý atacaðým...Bir gevezelik etmenden. Mamafih ne pahasýna olursa olsun. Ya onu.Durunuz. þakayý býrak!. Sizi aða' tan aþaðý yuvarlamaya mecbur olur am pek üzülürüm. onu cesur ve çevik yapmýþtý... hatta cevap vermedi.Seninle þakalaþýyoruz ama. aldýrmadý.. aðzýmdan bir ses çýktý. dedim. öldürür müsün? Yürürken yolunda bir incecik su birikintisi gördüðü zaman telaþ vermeden evvel üç. r tarafýndan duyulunca hemen bir kahkahaya döndü. Sen aþaðý gelmek istemezsen ben yukarý çýkmayý bilirim.Feride...Öyle mi? Neyimden korkuyorsunuz acaba? . daha yukarýlara çýkmaya hazýrlanýyordu. bir sandalyeye oturacaðý zaman pantolonunu parmaklarýnýn ucuyla dizkapaklarýndan tutup yukarý çeken nazlý ve nazenin kuzen min aðaca çýkmak istemine gel de gülme. Faka ttikçe inceliyordu. Tehdidime aldýrmadan akýmdaki dallara týrmanmaya devam yordu. size hürmetim vardýr. Gelirse daha yukarýlara ç\k-maya hazýrlanarak: ..Biliyorsunuz ki.. gülmeyi kestim. Netice fena olacak. bunu yaparsa yerimi kýrarak kuzenimin yerine benim haykýrýp baðýrma ihtimalim vardý. Hakikaten bu ne garip konuþmaydý!. Politikayý deðiþtir k sordum: . ' . Yerimden doðrularak sert bir emir verdim: . dedim. Aðaçta adeta bir kovalamaca oyununa baþladýk.. Böyle bir þey o ti. Ben yapacak baþka þey bulamadýðým için hâlâ gülmeye devam ediyordum. meþhur "karga ile t alýndaki tilki gibi aðacýn altýnda sinsi sinsi dolaþmaya baþladý. Çaresiz.. O yaklaþtýkça ben yukarýlara çýkýyordum. Namussuzlarýn o dakikada þaþkýnlýklarýný iz! Biraz önce ay ýþýðý gibi ayaklarýný yere dokundurmadan yürüyor hissini veren mesut dul þimd ak.Bu ne garip konuþma Feride?.Benimle konuþmayý niçin bu kadar istediðinizi anlayabilir miyim acaba? Benim bu sözlerim karþýsýnda o da deðiþti. bu gece sahiden canavar kesilmiþti. Korkuyorum senden..Durunuz bakalým orada. Seninle konuþacaðým var da. .Þimdi görürsünüz. çocuðum.. Rahatýmý bozmayýnýz. Nihayet utanýp sýkýlmayý býrakarak bana: . Çýktýðý dalýn üstünde doðrularak daha yukarýlara bakmaya baþladý. . Bu. ciddi bir sesle: . Fakat o. Ben. Bir aralýk duvarýn üstüne atlayýp kaçmayý düþündüm.Feride. Ölür müsün. .Dudaklarýmý parmaklarýmla sýkmama raðmen. O.. Bilirsiniz kij ben Çalýkuþu'yum.Benim sizinle konuþacak bir þeyim yok. ciddi bir tavýr alarak durdu: de. Ancak.Ne münasebet? dedim. ý . yýlan gözlerinin yakýndan baktýðýný görürsem... Korku. . . Bu gece aðacýn üstünde onunla yüz yüze gelmek fikri nedense beni çýldýrttý. 42 Reþat Nuri Güntekin Onun sesini taklit ederek kahkahalarla gülüyordum. Oralara bejden baþkasýnýn ayak basmasýna tahammül edemem. Feri-. mesele çok mühim..Hiç. dört kere iskarpinlerine ve suya bakan.. Yakýn dallardan birini tutarak aðacýn gövdesi ne atlýyor. Kuzenim de öyle yapmak istemiþti..

.. Fakat artýk büyümeye b hiç fark edemez.. Fakat nedense bu hediyelere ehemmiyet verdiðimi ne Kâmran'a ne de baþkasýna göstermek isti yordum.Söz. þýk bir el çantasý. Söz uzarsa içinden çýkamayacaktýk. bir gün eli sulu yemiþleri dolduracak gibi bir jest yaparak onlarý çýðlýk çýðlýða baðýrtmýþ-tým.. Hadi gönlün rahat etsin. onu korkuttu.... Neriman'ýn gittiði tarafa gitmekten utanýyor ibi. sonra ayaklarýmýn al arak aðlaya aðlaya ezmek istiyordum.O.. ipe k mendiller..Feride.Bu gecekinin her zamankilere benzememesinden. hemen hemen bir genç kýz olduðumu söyleyiþimde elbet bir maksat var. Kendin düþün. . dedi. Biraz gözümü açabilsem. . Ne istersen.. Kös kös aðaçtan indi.Yetiþir artýk.. çekik gözlü Japon kýzlarýyla süslenmiþ þemsiyemi yere.. fakat inanmak gelmiyor içimden. yürek biçiminde bir tuvalet aynasý.. Kâm-ran'a gelince.. . .. Artýk eskisi kadar çocuk deðilim. ..Hem ne biliyorum ki. her gün yaptýðým þey deðil mi? . gagasýný kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan ba olabilirdi? 44 Reþat Nuri Güntekin Baþkasý tarafýndan hatýrlanmaktaki zevki anlayacak yaþa gelmiþtim. Hemen misafi rinin yanýna dön. nefretim bir türlü geçmek bilmiyordu. Korkulacak bir þey olmadýðýna /min olabilirsin.. dedim.. kendi kendime oturuyordum aðacýmda. Beni mutlaka görmek ister gibi ýsr dýrarak: . Kâmran'ýn korkusu yavaþ yavaþ hayrete dönüþüyor gibiydi. Kuzenime olan küskünlüðüm.. Mesut dul.. Ayýp olur.. .. .. . Üzeri sazdan köþkler. Kâmran'ýn bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder... sana verilen hediyelerin kýymetini böyle mi bilirsin? diye azar iþitiyordum. Fakat ben. inanman lâzým.. H kuzenim.. Ya hiddetle baðýrdým: . ona acýdýðým için deðil.Ne kadar baþka türlü konuþuyorsun Feride. / Ben. ... hâlâ þakaya devam ediyor görülmekle beraber. üzülmüþtü.Sana büyüdüðümü. Bu tehdit. Baþka yazlar mektebin açýlacaðý günlerin yaklaþtýðýný gördükçe baþým aðrýr. yemin.. aðlayacak haldeydi. bir yandan o kadar sevdiðim bu eþyalarý bile yýrtýp kýrmak..... . Uzatýrsan sözümü geri alacaðým.. Feride?. Sörler bizi Kâðýthane tarafýna gezmeye götürmü Sörler. onun da uzun zaman ben den korktuðunu hissettim. gözlerim kararý insanlardan uzaklaþacaðým günü iple çektim. ipek çoraplar. çocuk görür. bahçenin aþaðý tarafýna yürümeye baþladý. Artýk pantolonunu fa k dallardan birine oturdu. tozlarýn içine yzelerimden: .Feride......Merak etme. Yemin mi?.. sokakta gezmeyi pek sevmezlerdi ama nedense o akþam karanlýða kalmýþtýk. fakat ne olursa olsun artýk onunla konuþmaya tahammülüm kal an önce kendimi kurtarmak için: / . o geceden sonra köþkte görünmez oldu. Fazla üzülmeyin.Zannederim ki. ufak tefek þ ajlarla onu daha neler neler almaya mecbur edebilirdim. istanbul'a her iniþinde bana hediyeler getiriyordu. ne söylememden korkuyorsun? Ben.Bu gecede ne fevkalâdelik var ki?.Bilmem. güzel þeyler hoþu yordu. . Kâmran çok yorulmuþ. Söz mü. Sonra. . Bir hoyrat çocuktan ziyade yetiþmiþ bir genç kýza yakýþacak bu þeylerin bana verilmesindeki neydi? Çalýkuþu'nun gözünü boyamak.. Parmaklarýmý parlak ve yumuþak derisine sürerken adeta hürmet duyduðum çantama. Bazý þeyler vardýr ki. * Mektebin ilk haftalarýnda bir pazar günüydü.inanayým mý? ÇALIKUÞU 43 . Resimli bir Japon þemsiyesi....

Bir münasebetsizliktir yapmýþým. . Daha kuvvetli.Niçin?.... dedi. deðil mi? Öyle deðil. Baktým. Nasýl buna ihtimal veriyorsun? . yavaþ yürüyorsun? Sað ayaðýmýn bileðine sarýlý mendili gösterdim: . Zaten kýsa boyum.Biraz evvel oynarken düþtüðümün. Çok güzel.. boynumu çarptýrarak tasdik ettim: . Feride.Ben. Ben de seviyorum. Çirkin deðil. . Ben de seni belinden tutayým. .Ne zannedecekler? .Maalesef öyle..Siz öyle zannededurun.. sukabaðý..Budala mý? Niçin? ..... Miþel'e derdini anlatýyor...Tabii hayýr. dedi.. Beni her zamanki âde- ÇALIKUÞU 45 tim üzerine en önde gidiyor zannetmiþ olacaklar ki hiçbir taraftan bir ses çýkmýyordu. dehþet.. Ben.Hayýr...Feride de âþýk olmuþ. gourde Fransýzcada asmakabaðý. Sen çok iyi bir kýzsýn. Sevgi iþinde Çalýkuþu bir hakiki gourde'dur. dedim. öyle sevme çýlgýný bir kýzdý ki.. yürürken daha az acý hissetmiyor musun? Dediðini yapmýþtým... . . Niçin böyle kendi kendine. . durmuþ hayretle bana bakýyordu. Sanki senin böyle bir maceran olamayacaðýný. Ne yapýp edip bu haysiyet kýrýcý tehlikenin önüne geçmek Yine ondan öðrendiðim bir jestle baþýmý Miþel'in omzuna koydum.. Derk yanýmda bir gölge belirdi.... balkabaðý gibi naya gelirdi. taburun en arkasýnda yürüyordum.Doðru mu söylüyorsun? dedim. dediði gibi ne çare ki inanmaya ve açýktan açýða sevinmeye cesaret edemiyordu. Kolun u omzuma at. .ister misin sana yardým edeyim? dedi....Ne söylüyorsun.Ne demek istiyorsun? 46 Reþat Nuri Güntekin .. Zavallý Misel.Biliyor musun Feride.. Bu pozda yürüdüðümüzü gören arkadaþlar ne zannedecekler? . . dedim.. Biraz yürüdükten sonra Misel: . Buna imkân yok.. . Nasýl. Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim..... Feride? Misel. Halime acýdý.Herhalde beni arkana almayý teklif edecek deðilsin..... Kimse ile kur yapmana ihtimal olma dýðýný. .Elbette. diyorlar.O halde hemen kolumdan çýk. diyecekler. Misel...Sen misin Çalýkuþu? dedi. dedim ve yalanýmý bir kat daha yutulur bir renge sokmak için de iç çektim. .... Bilmem nasýl oldu? Bir aralýk farkýna varmadan arkada rýmla aramdaki mesafeyi dehþetli surette açýlmýþ buldum. kalýnca vücudumla bu ka baklardan birine de pek benzemez deðildim.Koca budala.. Beni çirkin mi buluyorsun? . dedim.Güzel. . Fakat ýslah kabul etmez surette saf.. aptal . Yükün biraz hafifler.Ben deðil herkes öyle düþünüyor.. Hangisi olursa olsun fena þey. .Benim için böyle mi düþünüyorsun? . Artýk arkasýný getirmek namus borcu oluyordu: . beni tutmakta devam ederek: .... manalý bir yan bakýþla hazi sedim: . Yazýk ki bir türlü inanamýyorum.Herkes senin ne olduðunu bilmez mi? .Evet Misel.Mersi Misel. . bunu baþkasýnda sezmek bile ona zevk veriyo t. ayaðýmý yaraladýðýmýn farkýnda deðilsin galiba.Hiç. Birden durdum: . i.. Belki hatta güzel.. Misel.. Fakat koluna girebilirim. Hakikaten iyi oluyordu. Misel bu defa hayretinden bir istavroz çýkardý: . Þu halde Çalýkuþu'ndan sonra bana bir de gour de diye isim takýlýr-sa.. Türkçesini pek iyi bilmiyordum ama...

Haydi.Bugün senin sânsýn kuzen mektebe geldi. Keþke sen de benimle kalsaydýn..Geçen sene mektebin parloir'mda gördüðüm sarýþýn kuzen mi? . Allah esirgesin.. gülüþlerinden ne demek istediklerini anlýyordum. Bekleme.Sana havadisim var. inanmýyordum. hiç hoþlanmadýðým bir tipti. Bir zaman gevezeliði...Bir genç erkeðin kur yaptýðý kýzý görmeye gelmesinden daha tabii ne olur? dedim. Demek ki yalana baþlar baþlamaz ona kendimi tanýtmaya muvaffak olmuþtum. beni aramaya gelmiþ olsun! Misel herhalde yan lýþ görmüþ olacaktý.Elbette güzel. karþýlýðý da var: Grande gourde.. Yalancýktan inanmýþ gibi görünerek: . Arkadaþlarým arasýnda masalýmýn do dan þüphe eden varsa bu kutuyu görünce onlar da fikirlerini deðiþtirmeye mecbur olacaklardý e güzel! . sevmek güzel þey.. yaramazlýk etmesi þýk bir þey olamazdý. . Bir büyük sebep yokken Kâmran. ban ip bir gurur veriyordu.Bununla beraber o yine gelir.Yalnýz sevmek mi Çalýkuþu? . Sor Matild. Mamafih. diyeceðim.. deðil mi? .. . bu þüpheyi kendisine söylemedim. Birdenbire telaþlandým. yaramazlýðý býrakmaya mecbur oldum. deðil mi? .Bulunmadýðýna üzüldün.. Anlat. . nasýl oldu? Demek sen de ha? Nasýl.Anlat Feride. dedi. . Fakat ne uydurup söyleyeceðini bilemiyordum.. Bu vaziy ette bir insanýn bebek gibi atlamasý. Yoksa benimle þaka ettin. ara sýra da yine þeytana uyuyordum.. Israrý býrakmaya can atýyordum. O gün nedense bizimle gelmemiþ olan Misel. ....Ona ne þüphe? ÇALIKUÞU 51 O akþam. Ben asma yahut sukabaðý ha. beni kapýda karþýladý.. Öyle bir ikâyesi uydurayým ki sen de þaþ. artýk ýsrarý býrak. Demek Misel yanlýþ görmemiþti.Þüphesiz. Misel yanaðýmý okþadý.. o senin adýndýr!" demek bile aklýna gelmiyordu. Bu..Þüphesiz senin için... ne saadet! Misel. elimden tutarak koþa koþa in bir köþesine götürdü: .Çok güzel! . Yine bir kýr gezintisi dönüþüydü. derler. ... Mademki seviyor. Sevecek bir h akiki insan bulanlara þaþmak lâzým.Haydi Feride. ne güzel! 50 Reþat Nuri Güntekin söylemiyordu. Hem sevineceksin. Biraz evvel onun bana söylediði gourde kelimesini ben bir de baþýna "kocaman" sýfatýný taka ona iade ettiðim halde: "Sensin. . .Ta kendisi. Mamafih. Fakat bakýþlarýndan...Bunlarý sana kuzenin getirdi. sýçramasý..Ah.Kim bu?. Miþel'e sevdiðim diye prezante etmek için aklýma kim gelse beðenirsiniz? Kâmran!.Kuzenimle birbirimize kur yapýyoruz. Fakat kutularý bana uzatýrken boynuna sarýlýp yana ek için kendimi zor tuttum. _ ý j ?? . hem üzüleceksin. Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç. þimdi beni daha büyük bir muhabbetle kollarýnda tutuyordu: . Þaka mý...Nerede gördün? Nasýl tanýdýn? .. Akþamüstleri son teneffüste Miþel'in koluna asýlarak yavaþ yavaþ yeni masallar uydurmakta devam ederken. Çok mu güzel sevdiðin genç? . bir sýrma tel ile birbirine baðlanmýþ iki þeker kutusu uzatarak: ... o ka . dedi.ÇALIKUÞU 47 . yemekten sonra Sor Matild beni çaðýrdý. . Mektebe gelen kuzenim-di...Zannederim... dedi. huy canýn altýndadýr.

Gerçi þokololar. Kâmran'ýn ehemmiyeti yok tabii.. O: .. benimle eðlenir gibi ön Yüzümün. yine bu halde uðraþýrken kapýcýnýn kýzý sýnýfa girdi. hatta hazýrlanan bir kýz vaziyetin-deydim. mesela birbirimizin elini tutmamýz lâzým gelecekti.. Kâmran gülerek yanýma yaklaþmýþtý. Kuz m..Bunlar ne büyük iltifatlar. Fakat o gece mütalaa sa atinde kutularým elden ele sýnýfý dolaþýyor. O kadar ki.. ikiþer.Hediyelerin her türü için teþekkür etmek lâzým. ne de su abunla çýkarmama imkân olmadýðýný. Kâmran penc akta duruyordu. hatta uðraþsam büsbütün sývaþtýracaðýmý biliyordum. Ben. gülüyordum... ne de olsa insan mahcup oluyor. herhalde anlamadýðým bir sebeple benimle eðlenmiþ olacaktý. Artýk iþi gürültüye getirmekten. ellerimin. âlâ. Ona küçük bir ders vermek sýrasý gelmiþ miydi acaba? Bilmiyorum. Evvelki günkü kutuda bir nevi fondan vardý.. Dudaklarým yol yol sarý. artýk olan olmuþtu..Bu kutular adeta niþan þekeri kutusu Feride. Kâmran Beyefendi. bir çocuktunuz deðil mi? Siz maþallah seneden seneye büyüyor. kýrmýzý. Bunlarýn bana a anladým. Fakat misafiri hangi suratla görmeye gideyim?. mor boyalarla boyanmýþtý. bütün çocuklar. dedim. insan... onun karþýsýna hangi çehreyle çýkmayý caným isterse öyle ya t gelenin kim olduðunu öðrenerek kýs kýs gülen arkadaþlarýma karþý ben. Biraz da ona iltifat etmek lâzým geliyordu: . onlarý aðzýnda eritirken yüreði de beraber eriyor. ellerimi ve dudaklar oyuyordum..Bu sefer zannederim daha kýymetli bir þey bulacaksýn. Kâmran: . Haritalarý olduðu gibi býrakayým. insaflarýnýn derecesine göre. kuzenimin kadýn eli gibi temiz ve süslü ellerini ýslak ellerimin boyasýyla rbat edecektim. parlotr de içeri girmeyecektim.Haydi Feride. esimli roman kahramanlarýna benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayýyorum ..Kutularýmýn biri renk renk fondanlar. Feride. Kapýyý hýzla açarak fýrtýna gibi içeri atýldým. olsa onlarý en yakýn arkadaþlarýmdan bile ne ihtimamla gizlerdim. t kendimi tutamadým. fondanlar biraz kýl hakký ama. Yalancý bir telaþ ve sabýrsýzlýkla onun gösterdiði kutuyu açtým. Haritalarýný olduðu gibi býrak. ama ne yaparsýnýz?. diye fýsýldadý. içiden iki yaldýzlý kitap yortularýnda küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masallarý kabilinden þeylerdi.. hele aðzýmýn hali felaketti. önlüðünün cebinden minimini bir ayna çýkarmýþ. Gözüme masanýn üstünde yine sýrma tellerle birbirine baðlý paketler iliþti.. kur yapýlan. Boya iþleri bana h Biraz savruk olduðum için ikide birde renkleri birbirine karýþtýrýyor. Doðruca yanýna gitsem. dedim. üçer alýyorlardý. yaldýzlý dipleri görünmeye baþlamýþ olan kutularýmý tekrar bana teslim etti . Fakat ne çare ki. Birkaç sene evvel siz de bir çocuktunuz. ortada bu hareketime mana verecek yabancýlar dolaþýyordu.. Yanýmdaki arkadaþým. Bazýlarý uzaktan bana manalý iþaretler yapýyorlardý. Ne güzel! Misel maalesef. Boyalý dudaklarýma uymayacak bir ciddiyetle: . dedi. ama ne de olsa.. Siyah önlüðümün eteklerini tutarak kutularýn önünde muhteþem ve uzun bir reverans yaptý nada parmaklarýmý biraz da eteklerime silmek ihtiyacýný ihmal etmedim. Misafirini gör. sýkýntýmý büsbütün artýrdý.. Ne yapalým. ne bileyim. inþallah onlara yeni kutularda da tesadüf etmek mümkün olur. O gün de ben. Sýrf bunun için buraya kadar et ettiyse ayýp doðrusu. Üç gün sonraydý. dedi. Yazý yazarken kalemi aðzýma soktuðum gibi. biri yaldýzlý kâðýtlara sarýlmýþ þokololarla doluydu. Fakat müsaade ederseniz küçük bir . beni görmek için gelen /r'da beklediðini haber verdi. O vakit haliniz ve aðýrbaþlýlýðýnýzla büyük ins diniz gerçi. imtihan için boyalý bir coðrafya haritasý hazýrlýyorum. Masalým bana biraz pahalýya mal olmuþtu. Hay Allah cezasýný versin! Koridordan çýkarken gözüme iliþen bir ayna. Bunlarý ne mendille. Fakat hakikaten tarifine imkân yok. Sonra. utanmýþ gibi yaparak baþýmý öte t . Ne yapacaðýmý bilemiyor gibi etrafýma ve kür52 Reþat Nuri Güntekin süde oturan muallim söre þaþkýn þaþkýn baktýðýmý hatýrlýyorum. kutulara e limle birkaç sýký öpücük göndererek bir parça da dudaðýmýn boyalarýný hafiflettim.. þimdi de f . dudaklarýmýn boyalarýný bir çocuk del altýnda saklamaktan baþka çare yok- ÇALIKUÞU 53 tu.

. gözlerime düþen tiyle silkeleyerek: .Sadece onu ver! Hakikaten bu ne demektir? insan. Onu evvela yersem sanýrým o nazik lezzetine. Yani siz büyüyorsunuz da ben neden Bibliothegue tfose masall arýný okuyacak bir bebek kalýyorum ve bir türlü haline göre on beþ yaþýna girmiþ bir kýz mu görülmüyorum? Kâmran. elimelerle konuþmasý hoþuma gidiyordu. Çok mersi. Hem bu sanatý. bu sözleri muhakkak alaydý. sözünü bitirince yüzüne baktým. o da nedense bunu bana dirmemek istedi. . mesela en þu sarýyý kýrmýzýdan evvel yemekte bir zarar görmezsin. efendim. Mesele yok. fondanlar o kadar güzel ki. diye alay ettim. Bu defa sinirli bir hareketle ikinci kutunun baðýný kopardým. Þekeri kaçýrdým ve ona d mi çýkardým: . O.. dedi. Kitaplar için sizden af dilemeye lüzum görmeyeceðim. Cevap vermeye mecbur olmamak için ellerimi bir dua vaziyetinde birbirine kavuþturara k dalgýn bir hayranlýk rolü oynuyordum. Mamafih. þimdi yalnýz fondanlarýmla meþgul görünüyordum. Anlamadým. .? Kâmran. Feride! Bu anlayýþsýzlýða hayret eder gibi bir jest yaptým.Bakýn. deðil mi? Halbuki ne yazýk? Çünk a tatlýdýr.Onu bana versene. yüzüme bakmakta devam ediyordu: .Ne yapalým. Tuhaf bir nazarla yüzüne baktým: . bir kaçamak arýyordum. Ah. hemen hemen resmi bir tavýrla hafifçe eðildi: . dedi. dedi. Getirdiklerini kendin yemeye baþlarsan iþimi ... bir resimli gazetenin üstüne sýralýyordum. hayretle gözlerini açtý: .Yine anlamadým. onunla adeta ko uþuyordum. Kâmran.Yiyeceðim. bunla rý görünce barýþtýk. 54 Reþat Nuri Güntekin .Ne demek? . o þairane ko kusuna yazýk olur. Ay açmasapan þeyler söylüyordum: . N Herhalde bir þaþkýnlýk ve dalgýnlýk saniyesi geçirmiþ olacaðým ki.Kutuyu yanýnda açtýðýmýza galiba fena ettik. Kuzenim elini uzattý. kitaplar zaten bir þakadan baþka bir þey deðildi..Ne söylediðinizi dinleyemedim. ben size bu kadar güzel fondanýn nasýl yeneceðini tarif edeyim de ondan sonra kapý . . . Kâmran.Sizin böyle el çabukluðu hünerleriniz yoktu ama nasýl oldu.. içinde yine fondanlar vardý.Artýk size ermiþ.. baþkasýnýn aðzýna sürülmüþ bir þeyden iðrenmemek için. onun karþýmda bu sesle. caným þekerler. þaþkýn þaþkýn.Pardon Feride. âcizane ben keþfettim. yetiþmiþ bir genç kýz muamelesi etmek lâzým geldiðini aðzýnýzdan iþitme iyar etti Feride. mademki çocuk hediyeleri makbule geçmiyor artýk. bundan sonra büyük insanlara mahsus ciddi þeylerle hatýrýnýzý sorarýz. dedi.Bunlarý yemek de bir sanattýr. Maksat size kitap geti rmek olsaydý belki o demin bahsettiðiniz romanlardan da seçebilirdim. Kâmran. Bir tanesini alarak dudaklarýma götürdüm. Fakat öyle de olsa. Kâmran'ýn bu tavrý. Fakat doðrusu araný istediðimi ben de anlamamýþtým. içini çekerek yalancý bir somurtkanlýkla: 55 ÇALIKUÞU . Dinlenilmediðini zannetmesine onun galiba caný sýkýlmýþtý. içinden çýkardýðým þekerleri. Yaptýðýma piþman oluyor. Mamafih. dudaklarýmý büzdüm. Fakat ben daha atik davrandým. Ben. Bak.. hem biraz nanelidir. Çünkü fondanla spat etmiþtir ki. kuzenim birdenbire elini ndaný parmaklarýmdan kapmak istedi. Bir mücevher muhafazasý seyreder gibi kutuya bakýyor. Kuþ yavrusunu sever gibi okþuyor.Anlaþýlmayacak bir þey yok. Feride.

. Kedi gibi kulak kabartarak dinledim. dedim. dedi.. evdekilere selam" diyerek aptal aptal kapýdan çýktýðýmý görünce her þeyi anlayacak. Kâmran. La Dam O Kamelya rolü oynayan bir aktris jestiyle boynumu bükerek ellerimi göðsümün üstünde kavuþturarak tekrar ediyor. Gölge kaybolmuþtu. o bizden mutlaka fevkalâde bir þeyler bekliyordu.Tabii. ses ve jestler seviþen iki insanýn jestlerine benzesin. mademki bir ro baþlamýþtýk. altý kelime Türkçe biliyorsa... Biliyorum.. bunlarýn üçü mutlaka "sevmek.. sevgi. dedi. Doðru bir þey deðil ama. Bu seviyorum kelimesini.. Garip bir hareketle: . Bi lâkis ben. Sonr rdan birinin yere düþmesine benzer bir ses iþitmiþtim.. yavaþ yav aþýmý iki tarafa sallýyor. kuzenime "Haydi. mektep arkadaþlarýmýn çoðu gibi Türkçe bilmezdi.. Mamafih. Misel. yan gözle de kapýya bakýyord Misel. Mektep levhalarýna ve haritalarýna mahsus olan bu odanýn biraz evvel kapýsý açýlmýþtý.... yarý þaka bir hiddetle kutuyu itti: . tahminimde yanýlmýþ olsam da herhalde bir diksiyonere bakabilir. Kuzenim gülümsedi: . parloir'm yanýndaki odadan bizi gözetlemeye gelmiþti. Bir haritaya ihtiyaç olduðunu söyleyerek kandýrmýþ.. Ne yapacaktým? Birbirine kur yapan iki insan sýfatýyla.. Yüzüne bile baktýðýn yoktu biçarenin... kutuyu uzatarak: .Elbette köþkte. Sevmediðimi mi? Ne delilik!. Yalnýz 60 Reþat Nuri Güntekin Kendimi tutamayarak birdenbire bir baskýn yaptým: .. koridorda baþý- ÇALIKUÞU ' 57 mý kollarýnýn arasýnda sýkýþtýrýp saçlarýmý karýþtýrarak "Bana masal okudun. rica ederim. yahut d a "seviyorum ki" kelimesinin ne dehþetli bir manasý olduðunu herhangi bir Türkçe bilenden ö nebilirdi.. Hepsi senin olsun. Kâm-ran'a: . sonuna kadar devam edecekti. Kâmran.Yüzüne bakmamak ne ispat eder..Az kalsýn unutuyordum. Sütninenin torunu köþkte mi? Sütninenin torunu senelerden beri köþkte büyüyen bir öksüzdü. Derhal iþi çakmýþtým. Fakat camýn altýndaki anahtar deliðinden bu kýzýn bizi gözetlediðine hiç . bu çocuðu o kadar çok seviyorum ki.. Miþel'di. Nereye gitmesini isterdin? . bana o saniyede bir hýnzýrlýk düþündürdü. Terbiye icabý evdekilerden haber sord lara komplimanlarýmý gönderdikten sonra kutularýmý koltuðumun altýna sýkýþtýrarak çýkmaya h Birdenbire parloir'm yanýndaki odadan hafif bir gürültü oldu. dedim. Elverir ki. Kuzenim o kadar tuhaf bir þaþkýnlýkla bakýyordu ki. Ne bileyim iþte? Ben bu çocuðu o kadar seviyorum ki.Bu da nereden çýktý. Benim. fondaný üzerine koydum. Aramýzda aþaðý yukarý konuþulacak bir þey kalmamýþtý. dilim serbest olmadýðý için el hareketleriyle ona fondanýn lezze fevkalâdeliði anlatýyordum. ha!" diye güle Bu korku.. tekrar ciddileþtim. sualime þaþýrýr gibi oldu: . Allah yolunu açýk etsin. Kuzenim þaþaladý. o kadar þaþaladý ki. Þeker. dedi. bir uydurma isim ve adresi bile düþünemedi. Þimdi de arkadaki camlý kapýnýn arka are týkýrtýsýndan farký olmayan bir gürültü ve hareket hissediyordum. gülmeye baþladým. kendimi tutamadým. Þu halde söyleyeceðimiz lakýrdýlarý ktu.istemem.Þimdi artýk öðreneceðinizi öðrenmiþ sayýlacaðýnýz için bir tane ikram edebilirim.Adý nedir? Ne iþ yapar? Evinin adresi ne? dedim.. Kuzenime belli etmeden bu kapýya þöyle bir bakýnca ne göreyim? Buzlu camýn arkasýnda kocama ir baþ gölgesi. 56 Reþat Nuri Güntekin Baþýmý biraz arkaya atarak tekrar dilimi çýkardým. Yalnýz. sevda" gibi þeyle caktý. Renkten irerek ve gülerek: . Sonra..

Mesut dul için bir þey soramazdým. Necmiye. zorla tutmaya çalýþtýðým ellerimi cebime saklayarak: . Getirmekt devam ettiði kutularý sýnýfta.Hanýmefendi. alaycý bir tavýrla: .iki gün evvel Neriman'dan bir mektup aldým. tekrar evlendiler mi? dedim. Ayþe Teyzem.. Aramýzdaki fark üç yaþtan ibaret olmasýna raðm nu çocukken 62 Reþat Nuri Güntekin nedense daima kocaman bir insan gibi görmüþümdür.. bu sefer mesut olsun zavallý. o. birkaç senede bir Ayþe Teyzem'le beraber istanbul'a gelir ve birkaç hafta köþkte... Tekirdað'a kadar.. Müjgân.Neriman kocasýndan çok memnun görünüyor. Uzak deðil.. Ortada ehemmiyetli bir mesele varmýþ gibi: .. Bu aklýma geldikçe vücuduma ateþ basýyor. fakat kulaðýma da yasak yoktu ya. Müjgân çirkindir. Neriman Haným. Ben. Bir misafir. hiddetten aðlamamak için diþler klarýmý kanatýyordum. benim taban tabana zýddýmdýr. diye yalvarmaya baþladý. Bu sözleri iþitince kapýn ek köpeði yavaþça kucaðýmdan indirdim.Ay. Necmiye'ye: ÇALIKUÞU 61 . devam ediyordu: . altý aydan beri kocasýyla beraber izmir'de. Küçücük bir fino köpeðini havuzda yýkamak için dýþarý çýkýyordum. Görüþmemi istemez de. o kadar a zla olarak da müstebittir.. Hiddetle ayaða kalktým. O yaz. Eve çýktýðým bir tatil günüydü.. Bana ne? Fakat beni arada oyuncak etmeleri fena halde gücüme gidiyordu. Bazen na sihatlerine biraz somurtsam. Müjgân Abla. bir mühendisle evlendi. diye dýþarý çýktým. dediðim zaman ise daha fazla kýzardý. O yaz.Ne yapacaksýn? Niçin bu merak? gibi kelimelerle beni atlatmaya uðraþtý.Kim hanýmefendi? . bana tahammül edilemeyecek bir þey gibi görünüyordu. Beþ.. birini sevmek felaketine uðradý mý. ne kendi dostlarýnýzla meþgul olduðumu zannediyorsanýz yanýlýyorsu sebetsizliðimden öyle bir lakýrdý ortaya atýverdim iþte. hayatta Allah ban a teyzeden bol bir þey vermemiþtir. bir hamam kubbesi ahmaklýðýyla: .. O günden sonra Kâmran ne zaman mektebe geldiyse bahane uydurdum. diyebilirim ki yalnýz odur. . üçüncü defa olarak tekrar etti e köpeði kucaðýma kaparak dýþarý fýrladým. Her istediðini yaptýran. hafta baþýnda teyzeme sorarým.Sakýn ha! Anneme ondan bahsetme. Misafir yerine Necmiye cevap verdi: .Ya. . Bunlardan biri de Tekirdað'dadýr. diye misafirin kelimelerini aynen tek rar edip lakýrdýyý kapatmaz mý? Artýk çaresiz. bað kütük yarak koþuyor.. istedikleri ahlâksýzlýðý yapsýnlar. . Niçin? Ne bileyim? Ýnsan.Ne baba dostlarýnýzla. Kocasý olan Aziz Eniþ emiz senelerden beri oralarda mutasarrýftýr. Neriman'ýn nerede oturduðunu evden sorup öðrenmek iþten bile deðildi.. hemen hemen resmi bir davet geldi. bir seyahat yaptým." duasýný bu sefer de ben. çitlerin.. Hakikat meydandaydý.Ben. Fakat bu kadýnýn adýn k. o arada bana da uðruyordu. "Bu sefer bari mesut olsa zavallý.. Misafir.. fakat bu. Fakat artýk havuza gitmiyor. ya! Bu sefer bari mesut olsun zavallý. ne kadar çýlgýn ve yaramazsam. Tekirdað'dan bana. Besime Tey . Müjgân isminde benden üç yaþ büyük bir de ký Akraba çocuklarý arasýnda galiba en ziyade onu severim. Neriman. bana hiç batmaz. haberin yok mu? Çoktan. arzularýna karþý kafa tutsam bile neticede daima yelkenle ri suya indirmek lazým gelir. y t öteki teyzelerimde misafir kalýrdý. bahçenin etrafýný dört dönüyordum. iþ baþa düþmüþtü. yahut bahçede yýrtarak açýyor... yanýna çýkmadým. Malum ya. içindekilerini bir tanesine en çocuklara yaðma ettiriyordum.. Mesut dul mutlaka bu taraflarda bir yerde oturuyordu. Kuzenim ikide birde onun evine gidiyor..Mektubunu aldýðýnýz haným.. O geced en sonra mutlaka anlaþmýþlardý. esir gibi bir þey oluyor. dedi. Çok mesutmuþ. Þimdi farkýn daha azalmýþ olmasýna raðmen ve onu "abla" diye çaðýrýrým.

insan arasýna katýlmak biraz da gururumu okþamýyor deðildi. benim. beni nasýl taþýrsýn? diye gülüyordu. Arkadaþlar arasýnda yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çýkanlar ve dönüþte bize bol övünenler vardý. . çantamý elime alarak. sen koskoca insaný nasýl kaldýrýrsýn? dedi. Zavallý kýz. Öyle geçireyim. sahil boyunca yürüyerek ta uzaklara gidiyorduk. köþke yahut baða davet ediliyorduk. Ben kendi hesabýma bu mecburiyete sevindim bile. Eniþtemin. Razý olmadý: . Sinsi sinsi yanýna yaklaþar . Gelmezse en iþtesi de. elleriyle saçlarýma sarýlýyordu. yine çabucak anlaþtýk. . Mamafih. olursa ne âlâ dedim ve onu kalçalarýndan yakaladýðým gibi kaldýrdým. Demek mektep açýldýðý zaman bana da aþaðý yukarý böyle bir þey yapmak Bir sene evvelki flört masalýna bu sene de bir seyahat hikâyesi ilave etmek hoþ bir lüks o lacaktý. sapsarý kesilmiþti.. ikimize de yazýk olur. bu bur yalarýn öte tarafýndan koya geçmekti. ince bir duman parçasý görünmezdi. Fakat rahat durursan korku yok. Bazen saatler geçer. Müjgân da fena halde danlacaðýz. dedim. dedim. Saatlerce kumlarda yatýyor. Deniz. ben de. Bereket versin ben. beni men etmeye uðraþmýþtý. kendi kendime vapura binmekti. ye tiþmiþ bir küçükhaným olan Müjgân'ý ne yapacaðýz? Ne söylersem iskarpinlerini ve çoraplarýný çýkartmayacaðýný bildiðim için ona bir teklifte . Fakat sonradan kendisi de buna alýþtý. Zavallý Müjgân. bazý yerleri r duvara benzeyen bu bayýrdan sahile inmemi evvela tehlikeli bulmuþ.Deli çocuk. sahildeki kayalarý kahkahalarýmla çýn çýn öttürüyordum. Bu misafirlikler beni eðlendirmekle beraber.. Yabancý kadýnlara kompliman yaparken. Sanki Tekirdað'a iþleyen pabuç büyüklüðündeki külüstür vapurun bir t bi seksen metre merdiveni varmýþ gibi. kendimi misafirlik oyunu oynayan bebe klere benzetiyordum. benim iddiam." Besime Teyzem'le Necmiye. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ýn sürü sürü ahbaplarý vardý. "Sizden ümidim yok. Hele akþamüstlerine doðru sular. Müjgân bunu evvela sahiden birkaç adýmlýk bir tecrübe sanmýþtý. Kendini kurtarmaya çalýþara . uzak yýldýzlara baka i gözlerini bükerek: "Olacak þey mi? Ýmkân var mý?" diyorlardý. Mamafih. Maksadýmýz. 64 Reþat Nuri Güntekin Bir gün Müjgân'la baþýmý almýþ. dedim.Bakalým. Malum ya.Tüy gibi hafifsin abla. konuþmaya cesaret edemeyecek kadar kerliferli bir uldum. Kimse ile konuþma. Ayaklarýmýzý çýkarara ekten baþka çare yoktu. evi denize bakan yüksek bir bayýrýn üstündeydi. .. üzerinde bir y elken. Yalnýz. yol kapalýydý. Hatta böyle olduðu halde: "Karanlýkta güverteden denize sa . iki senedir görmediðim Müjgân'ý büyümüþ.. insaný hasta ede adar geniþliyor ve yalnýzlaþýyordu. bu mevsimde çok güzel ve sakin fakat neþesizdi. yine de en çok sevdiðim zamanlar Müjgân'la ya lnýz kaldýðým saatlerdi.. "Fakat Feride'yi iki aydan aþaðý amak üzere bu tatilde mutlaka bekliyoruz. Tekirdað'ý dünyanýn bir ucu gibi görüyorlar. bir tecrübe edelim de. Ben de onlarýn arasýna karýþtým.. bu tehlikeyi daha evvelden hisse diyor. seni arkama alayým.zem'e yazdýðý bir mektupta. gözlerini kapýyor." diyordu. sularýn üze ktiriyor.. Çýrpmacak olursan boylu boyumuza düþeriz. Müjgân Abla. Fakat ermiþ. biz de teyzesiyiz. romanlarda okuduðum Amerikan kýzlarý g . Vapur merdivenlerinden deli gibi inme!" gibi aðýr nasihatlerle haysiyetimi kýrdýlar. Fakat çýplak ayaklarýmla s yürüdüðümü görünce çýldýracak gibi oldu. ta ilerideki bir burna doðru yürümüþtük. Her gün bir misafirliðe. yaþý gibi boyu da lduðu için kendisini taþýmaya gücüm yetmeyeceðini zannediyordu. Sen. býrak. Artýk kocaman bir kýz olduðumu.Gel. Bir kelime söylerse muvazenenin bozulmasýndan korkuyor gib aðzýný. sual lerine ciddi ve nazik cevaplar vermeye çalýþýrken. Müjgân Abla.Ýzniniz olursa bunun imkânsýz bir þey olmadýðýný ispat ile kesb-i þeref edeceðim. bir hafiflik yaparsam beni ayýplayacaklarýný söyledikleri i areketlerime son derece dikkat ediyordum. fakat aksi gibi.Delilik etme. Fakat teyzelerim bu arzumu telaþlý çýðlýklarla karþýladýla nýma bir bekçi katma- ÇALIKUÞU 63 dan yola çýkmama razý olmadýlar.

B ayýp buldum. . Fakat beni yolun kenarýndaki þu aða an ayýrt etmeden geçer giderdi ve bir daha dönmezdi.. yemekten sonra Müjgân'la evin önüne çýkmýþtýk. Hele ben. sürükler gibi koþtururken: "Allah cezaný versin. dedim. Feride? dedi. Mamafih.. dedim. "Bu nasýl Müslüman kýz böyle. Müjgân. Zabit Bey'le mükemmel k ur yapýyorsunuz. Feride? diye fýsýldadý.. senin için. hangi saatlerde denizin ne taraflarýnda ba sordum. sözde atýna talimler yaptýrýyordu. senin için etrafýmýzda geliyor. utangaç görünüyorlardý. öksürdüm ve: . bir karýþlýk suyun üstünde.Zabitin benim için dolaþtýðýný mý zannediyorsun? . Fakat o da besbelli benim gibi ulmakta güçlük çektiði için kim olduðumu sordu." diye tekrar tekrar tembih ettiler bana. Çalýkuþu .. ben öyle arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki.Senin bir derdin var Feride.Evet... Balýkçýlar.Zavallý Müjgân. vaziyetimiz hakikaten tuhaftý.. Saçmasapan konuþma. Sonra içini çekti: . ... tüccar amcama istanbul'dan misaf ir getirdim. biri sakallý bir ihti Gençler.. abla! Gözlerim faltaþý gibi açýlmýþtý. yahut biraz daha fazla iki genç. Bu zabit. Konuþmadan denize doðru yürüyorduk. neredeyse durup konuþacak. Bir an durakladýktan sonra: "Ben Marika diye bir kýzým.. korkak Müjgân.Ne demek istiyorsun.Ne bileyim. O. "Dilini sýký tut. Sen gelmeden evvel yine görürdüm.. Cevaplarýný ihtiyar verdi. Müjgân gülmeye baþladý: .Ben mi? Deli çocuk! .. Hiç sesin çýkmýyor.Ne söylüyorsun.5 66 Reþat Nuri Güntekîn Akþamüstleri Müjgân'la kol kola gezerken genç bir süvari zabitinin etrafýmýzda dolaþtýðýna . Müjgân: . Sýrf lakýrdý olsun diye saçmasapan sualler.Þunu demek istiyorum ki artýk eskisi kadar çocuk deðiliz abla. Müjgân beni kolumdan tutarak. O gece.. Bir de burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiþ bir sandalýn yanýnda yiyecek yiyen üç balý or mu? ÇALIKUÞU 65 .Biraz akran muamelesi etmek tenezzülünde bulunmanýzdan ne çýkar efendim? . Ýstanbul'daki teyzeler. dizka-paklarýma kadar çýplak bacaklarým.Onu zannetmemek için biraz aptal olmalý. sade baþýný deðil bacaklarýný da açýyor. Balýkçýlarýn ikisi yirmiþer yaþýnda.F.Balýkçýlar adam yemezler ya." dedim ve yürüdüm. h m de o kadar garip bir alaka ile ki. bu hiçten þeyi adeta büyük bir mesele yaptý. Ora larý dedikoducu yerlerdir. Fakat Allah'ýn kýrýnda baþka gidilecek yer y ibi mütemadiyen bizim gezdiðimiz yolda gidip geliyor.. . Hasýlý. . elimde çoraplarýmla insan içine çýkacak halde deðildim. yine atýný oynatarak ve bizi duvar kenarýndaki aðaçlar arkasýna kaçýrarak yanýmý n sonra yavaþça güldüm. Sularýn o gün niçin kýyýdaki yollarý kapadýðýný. yanýmýzdan geçerken bize bakýyordu. Müjgân yüzüme baktý: . Fakat bu defaki gülüþte bir vardý. Niçin böyle " diyordu. dedi.Yavrucuðum.. þimdi ne yapacaðýz? Ben güldüm: .koþmaya hazýrlanýyordu. Müjgân tekrar güldü.Ettin mi edeceðini." demesinler diye.Anlayalým Müjgân Abla! dedim. . Bir gün o. incecik bacaklarýyla -süpürge önünden kaçan örümcek gibi. bir uçurumdan geçiyormuþ gibi gözlerini kapýyor cesaret edemiyordu.

Býrak beni. ben de ayaklarýnýn dibine çök Bana mektep arkadaþlarýma dair sualler soruyordu. . soluk soluða kendini kurtarmaya lýþýyor. Bayýrýn kenarýna gelmiþtik. sadece saçlarýmý okþayarak beni dinliyordu. Ay ýþýðýndan sýrýlsýklam bir denizin iki genç kýza ilhamý bu olmamalýydý.Peki ama. Müjgân'ýn yüzüne bakmaktan çekiniyordum. þimdi de böyle bir mecburiyet olmadýðý halde anýna kendimi kaptýrýyordum. Müjgân. hem taþ atmasýný bilmiyordu. . dedi. onu öpecek gibi burnumu sürerek: . mahzun oluyorum.. býrak beni."Ben arkasýndan koþulacak bir kýz deðilim ki. Sahiden.. Ortayým diyeyim de kavgayý kýsa keselim.. Allah a yalvarýyordu. Müjgân. O yine güldü... Seni aldatmak için deðil.. Sözümü bitirdiðim ve arkadaþlarýma uydurduðum yalanýn ayýp bir þey olduðunu kendimin de anl n. bundan sana ne? Ellerini tuttum. donuk bir sesle: . Masalýmýn kahramanýnýn kim olduðunu evvela Müjgân' dan saklamaya gayret etmiþtim.. hafif bir kahkaha kopardý: . uzaklara bakýyordum. yah ehþetli gülüyorduk." dedin. Ona benim Miþel'in birkaç vakasýný anlatt Sonra elimde olmadan kendi uydurma masalýmdan bahse baþladým. dedi.. . kâh baþýmý dizine koyuyor ve daima denize.Ne dedin abla. Ne istersen yapacaðým. Müjgân'a anlattýðým þey.. Üstümü baþýmý yýrtacaksýn. Kâh onun etekleriyle. Yoldan görecekler.. ne güzel!. arkadaþlarýmý nasýl bir kurt masalýyla aldattýð akat o zaman rol icabý nasýl mahzunlaþýyorsam. hem de kollarý kuvvetsizdi. onu kuru otlarýn içine yuvarlayarak tartakla . Müjgân da bana uy at zavallý. Sen. Fakat son bunu da aðzýmdan kaçýrdým.Ne dedim ben? . Kâmran'ý sahiden seviyorsun. 69 ÇALIKUÞU . Fakat ara sýra münasebetsizliðimi hissederek durmak i tediðim halde bir türlü kendimi tutamýyordum..Sen çirkin misin abla? dedim. hatýr için deðil. netice itibariyle. oynuyor. o ne dese beðenirsiniz? . biliyor musun sen büyüdükçe dehþet bir þey oluyorsun! Ellerimi Müjgân'ýn omuzlarýna koydum.. Müjgân . Ama ne yaparsýnýz nra Müjgân yorularak büyük bir kaya parçasýnýn üstüne oturdu.67 ÇALIKUÞU Biraz durakladýktan sonra cevap verdim: ..Ne çirkin.Sözünü mutlaka geri alacaksýn.Zavallý Ferideciðim.. ne dedin? Ben.. Yerden taþ toplayarak denize atmaya baþladým. bir þey söylemiyor. sinsi san çýyaný.Benim için de orta diyelim de mesele bitsin.Ama öyle hatýr için deðil.Mutlaka geri alacaðým. rezil olacaðýz. dedim.Peki..Gündüz söylediðin münasebetsiz lakýrdýyý aklýmdan çýkaramýyorum. Buna ne sebep vardý? Müjgân'a yaptýðým itiraf sadece bir 68 Reþat Nuri Güntekin gevezelik ihtiyacý mýydý? Bilmiyorum. beni aldatmak için deðil. Bir çýðlýk kopararak Müjgân'ýn üstüne atýldým. debeleniyordu: . gözlerim dolu dolu. Müjgân. dedi.. .. Sana gelince.. benimle eðlenerek yanaðýma bir fiske vurdu: .. Benimkilerin her zaman havada kaybolduktan sonra uzakta bir yakamoz parýltýsýyla sularý yýldýzlandýrmasýna mukabil onunkiler gülünç bir patýrtý ile bayýrýn taþlarýna çarpýyor.

daha iyi. Biz. besbelli yeni bir hücuma uðramaktan ürktüðü için ne "evet". sadece saç rak. abla. yanaþmalar arasýnda hoyratlýk etmesi ayýptý. canavar gibi bir þeysin Feride. Bütün bir gece daðda kurtla boðuþtuktan sonra sabaha karþý kendini býrakan Keçisi'ne dönmüþtüm. tekrar ayaða kalktýn. etrafta otu ota.Sen hakikaten þaþýlacak bir mahluksun. Rengin parlýyor. kendi haline býrakýlmýþ bahçenin derinlerinde birtakým kýrmýzý benekl r.Allah'tan korkmadan bana nasýl iftira ediyorsun.Deli. duvarlarý. Ben daha çocuðum. dedim.. suyu suya katmýþtým. çitlerle çevrilmiþ bahçeler. bunu ben de biliyo ir türlü kendime lakýrdý anlatamýyordum..Galiba o da sana karþý lakayt deðil.Müjgân. aðaçlarýn arasýnda tekrar kendimi kaybediyordum. Daha olmazsa evlenirsiniz. Müjgân Abla'nýn bu umulmaz baskýsý karþýsýnda bu sefer de ben sindim. Vücudumda bir þey deðiþmiþ gibi kendi kendime karþý yenilmez bir korku ve tiksinti duyuyord ikide birde bir bebek hýçkýnðýyla Müjgân'm boynuna sarýlýyor.. iþçiler. 70 Reþat Nuri Güntekin Ertesi gün yerli zenginlerden birinin çiftliðine davetliydik. Hatta bir aralýk çýplak bir ata binmeye uðraþ bir tehlike de geçirmiþtim. Zaten vücudumda da uð vet kalmamýþtý.Geceyi hatýrlamýyorum bile. ayaða kalkmýþ. * Akþamüstü. Titreyerek: . Uykuya dalarken Müjgân'm tekrar katýlaþmýþ bir sesle: . abla?" O. hakikaten acýnacak haldeydi. aða düþ ibi kendimi oradan oraya atýyordum. Bu tabii. kendi nazik tabirleri üzere "at anasý gibi" bir kýzýn baþ açýk. ümitsiz denizi býrakýyorum ve Müjgân'ýn kolundan tutup böðürtlenlere doðru sür . titrek gölgeleriyle beraber yolun tozlarý üzerine kuru yapraklar dökülüyor.Feride. O gece yataðýmda beni þiddetli bir ateþ bastýrdý. gözlerin parlýyor. ne "hayýr" diyor. dedim ve tekrar kaçtým. Teyzemle Müjgân beni gördükçe birtakým el ve baþ iþaretleri ya Ne demek istediklerini gayet iyi anlýyordum. Bereket versin geceler kýsaydý. ta uzaklarda.. diye gülüyordu. Müjgân'ý yalnýz bularak kolundan yakaladým: . U yu bakayým gözümün önünde. çitleri saran yeþillikler kurumuþ. sen sahiden deliymiþsin. Halinde zerre kadar yorgunluk eseri yok.. ÇALIKUÞU 71 . sabaha karþý o da asabil ir sesle beni azarladý: . dedim. Halbuki beni ne hale getirdin . sayýklýyor. sevmek ayýp mý? Kýyamet kopmadý ya. öte yanýnda o büyük ümitsizliðe benzeyen yel-kensiz ve d iz var. Bir türlü uyuyamýyor. arabamýz geciktiði için yaya olarak dönüyoruz. baþýmý kucaðýna alarak beni yatýþtýrmaya çalýþýyordu. yüzü gözlerinin be a kadar balmumu gibi sararmýþtý. "Niçin öyle söyledin. Zaten çiftlik ir yerde deðil. dedi. kendi yaþýnda iki komþusuyla arkadan geliyor. diye fýsýldadýðýný iþittim... Hayatýmda bugünkü kadar azdýðým ve eðlendiðim bir gün olmamýþ gibidir. Bunlar böðürtlendir ve muhakkak ki Allah onlarý çalýkuþlarý gagalasýn diye yaratmýþtýr. fakat artýk isyana kudre ak uyudum. bak! Zavallý Müjgân. Bu sebepten. on beþ yaþýnda.. Ayþe Teyzem'le Müjgân'ý çiftliðin havuzu kenarýnda büyüklerle dedikodu yapmaya býrakarak ço takmýþ. üstünü silkiyor: . Seyrek fasýllarla birbirinden ayrýlan cýlýz gürgenl . Geceki uykusuzluktan sonra. bacak baþ darmadaðýnýk. te çiçekleri toz içinde sara-np buruþmuþ. Bir aralýk. Akþam ne ha ldeydin? Sabahleyin iki saat bile uyumadýn. olur biter. nihayet bir az canlanmaya karar veren Müjgân'la kol kola hayli önden yürüyoruz. Teyzem. Sonra kendimi tutamayarak aðlamaya baþladým. Evet. adeta kýzdý: . O. Ben yerimden kalkmamýþtým. Fakat anlamak iþime gelmediði için görmezlikt en geliyor. Yalnýz. Ben öyle terbiyesizlik istemiyorum.Ne anlýyorsun bu Ermeni gelini edalý hanýmlardan? Gel sen de benimle bareber. Yolun bir yanýnda yýkýk rlar. Yalnýz. Bahçelerde vakitsiz bir sonbahar baþlamýþ. Ortalýk aydýnlanýncaya kadar Müjgân beni yalnýz býrakmadý.

Þaþýrmýþtýk. Feride. Müjgân: .. Fakat benim yorucu eðlencelere tahammülüm yok. Hasýlý. Yüz yüze geldiðimiz zaman ben. dedim.O. Sabaha doðru kimseye haber vermeden kendj kendime þehre indim. Bir aralýk bir köpeðin hücumuna uðradýk. dedi.. Müjgân'ýn el çantasýna sýðacak büyüklükte bir köpe a. Birkaç gün Ýstanbul'dan uzakla . dedi ve biraz sonra heyecanla ilave etti: . yahut bir köylü.Kim olacak. böðürtlenlerden de korkuyordu. Teyzemin komþularý kýrký ge kendilerini kadýndan. . Bir aralýk Müjgân söze karýþtý: . Þemsiyesiz mehtapta mý dolaþtý. Müjgân koþmaya baþladý.Ne kadar yanmýþsýn. ben Müjgân ve böðürt rle devamlý halde çalýþýrken onlar yolun alt baþýný bulmuþlardý. kendiminkileri hemen geri çektim. Bu kadar uzun yolculuðu nasýl göze aldýnýz? ÇALIKUÞU 73 O. Sonra da üs yapýþtý. Topuðumu hiddetle yere vurdum.Çok tuhaf! Herhalde bir bildik olacak. dedim. fena halde sýkýlýyordum. Kâmran. Biraz sonra bu erkek bize el salladý. devam etti: .Güneþten. .. bu Kâmran'a benziyor.um.Sen de öyle. "Hastalanacaksýn. Ellerim yapýþ yapýþ. bir þey söylemiyor. Nihayet.. Derin pul pul olmuþ. Biraz sonra Ayþe Teyzem ile Müjgân. Ama bilemezsiniz ne kadar çok. Ben. Tarlanýn ortasýnda yürürk burkuluyor. arkamda sakladým. nedir? dedim. Bir arkadaþ grubuyla Alemdaðý'na çýktýk. Feride. Sakýn. .Gözlerinden öpüyorlar. 72 Reþat Nuri Güntekin Böðürtlenler eziliyor. Arkadakiler kaplumbaða adýmlarýyla bizi geçip aþaðý köþenin baþýna varýncaya kadar biz. Mid bozulacak" diye yemiþleri elimden kapmak istiyordu. Akþamýn alacakaranlýðý ve yol kenarýndaki b gölgeleri arasýnda pek iyi seçilmemekle beraber baþka türlü bir insan olduðu görülüyordu. Doðrusu aranýrsa onu ben de pek zannetmiyordum. . içimdem "Elbette. Kuzenimin teyzemle Müjgân disini hangi rüzgârýn buraya attýðýný anlatmasýný dinliyordum: . sek i bitiririz. .. Son derece güzel eydi.Zannetmiyorum. dedi.Evvelki gece ayýn on beþi idi. Ne iþi var burada..Bu yaz istanbul'da çok sýkýldým. Kâmran'ý erkekten sayarak biraz alarga gidiyorlardý. Gülüþtük ve yürüdük. bir yabancý karþýsýnda gibi çekingen bir gülümseme ile yüzüme bakýyo ini uzattý. . mesut dulu yad ellere kaçýrdýktan sonra bundan tabii ne olur?" O. Siz buralarda. iskarpinlerimin ba yeniden baðlamaya baþladým. Soluðumun týkandýðýn Yolun kenarýnda durdum. Yanlarýnda bir erkek vardý..Kim bilir. ta kendisi. bilâkis yürüyüþümü daha aðýrlaþtýrmýþtým. sakin ve biraz da alaycýydým: . Müjgân. Ara sýra hafifçe boðuþuyorduk. Ben. kuzenimi aralarýna aldýlar.Hayret. Galiba bizi merak elikleri rlar. Fakat Müjgân Abla insaný sabýrsýzlýktan çýldýrtacak kadar mýzmýz.Ýmkâný yok. iþimizi bitiririz demiþtim ama. arkaya bakýyorlardý. Ben. bir yolcu.Müjgân Abla ile kendimize bir böðürtlen ziyafeti verdik. yüzüme yapýþýyor... Fakat kulaðým arkadaydý. Aradakiler bize yetiþinceye kadar biz. benim geniþ yakalarýma iki sýrma çapa iþlenmiþ bey lekeler içinde býrakýyordu. . Teyzeler nasýl? Necmiye nasýl? . . iki karýþlýk bir hendekte tlamak lâzým geldiði zaman tereddüt ediyor.Mersi. sonra onlardan ayrýlarak bize doðru yürüdü. imdat istemeye kalkýþtý. kuru ekin saplarýnýn ayaklarýna batmasýndan korkuyor..Feride. vallahi. . önde çocuklarla beraber yürüyordum. "Kim acaba?" dedi.. Ayaðýmý büyük bir taþýn üzerine koyarak eðildim. dedim..

Peki. Yalnýz dilinin ucunda bir þey var ki mutlaka söylemezsen bu sefer ben u yuyamayacaðým. ikimizi birden denize atarým. bilmem niçin. . Ben gülerek omuzlarýmý kaldýrdým: . Gözlerini açmadan: "Yapma. Feride.Vallahi uyuyordum. diye gözlerimi iri iri açtým. Eniþtemle teyzem o akþam Kâmran'ý geç vakte kadar" bahçede alýkoydular. Bir sabah yine böyle bir davete gitmeye hazýrlanýrken kuzenimle merdiven baþýnda karþýlaþtý mu kesti.. Kâmran'ýn gelmesi hakikaten keyfimi kaçýrdý. dedi. Birdenbire aklýma siz geldiniz. Onunla görüþtürmek içi insanlar çaðýrýyor ve hemen her gün uzun bir araba gezintisine yahut yerlilerden birinin bað ve bahçesine davete götürüyordu. dedi.Misafire hürmette kusur ediliyor galiba. bilâkis gruba alarga duruyor.. yorgunluktan ölürüm. Müjgân. Karyolamýn kenarýna oturdu baktý.Peki.ikramýn fazlalýðýndan öleceðim.. Müjgân. Ona karþý duyduðum hiddete. Sert bir hareketle karyola demirlerini zangýrdatarak doðruldum: ÇALIKUÞU 75 .. horlamaya baþladým. dedi. O. Birkaç dakika sonra da ben onun karyolasýna gitmiþ.74 Reþat Nuri Güntekin Fakat nereye gidersiniz? Yalova'nýn mevsimi deðil. Kâmran. onunla merdiven parmaklýðý arasýndaki na sürünmeden geçip geçemeyeceðimi hesap ederek: 76 Reþat Nuri Güntekin . dedim. korkuya. Fakat o zavallý hakikaten uyumuþtu. dedi ve hâlâ hafif hafif baþýný sarsmakta devam etmeme raðme tekrar uyudu. Silkindim maya ihtiyacým olduðunu söyleyerek odama çýktým.. Fakat ikimiz de kendimizi tutamayar ak gülmeye baþladýk. geç vakit odaya geldiði zaman ben yataðýmda uyumuyordum.. Anlýyorum.j ceðim gelmiþti. Bir aralýk. Ona bir þey söyleyecek olursan sen zorla kucaðýma alýr.. Ben. baþýný yastýðýndan kaldýrarak kollanma ordum. beni tekrar kaçýrmamak ister gibi sýmsýký bileðimden eteðimden tutuyordu.. yanlarýna yaklaþmak lâzým gelmiþti. burunlarýnýn dibinden ayrýlmýyordu. Müjgân: . dedi.Tahminim doðru çýktý. Müjgân çenemi okþayarak: .. Sonra lambayý söndürerek .Senin aklýndan delice bir þeyler geçiyor. birdenbire ürktü: .Hiç. Güleceðimi hissederek öte tarafa döndüm. iðrenmeye karmakarýþýk his günden güne artýyordu.Allah aþkýna boðuþmaya falan kalkayým deme. dedi.Peki. aç gözlerini. Feride" diye yalva rdý. Bereket versin Aziz Eniþtem."Misafir misafiri çekemez" derler dedim. Karþý karþýya geldiðiniz zaman hiç sebep yokken ka kaçýyorum. iþitilmedi-ðinden emin olmak ister gibi bir tavýrla etrafýna baktýktan sonra: .Ne demek istiyorsun? O. Bursa bu aylarda cehennem gibi ya nar. Ne istersen. . misafirine fena halde kancayý takmýþtý. halimden alýndýðýný g : . Müjgân da yorgunluk kta duramayacak halde olmasýna raðmen. Hiç.Sahtekârlýða lüzum yok. Sonra gülerek ilave etti: . ikide birde içeride yahut bahçenin arka taraflarýnda kayboluyordum. Zaten sizi de dehþetli göre. Müjgân'ýn kapalý gözlerine raðmen yüzümü onun saçlarýna saklayarak kula . Odanýn karanlýðýna. zorla baþýmý kaldýrdý: .. Ben.

Gece yaðmur yaðdýðý için havada tatlý bir sonbahar serinliði vardý. Balýkçý deyip de geçmeyin. Müjgân. Her gün yeni yerler. Elindeki þemsiyeyi açýp kapamakla eðlenerek: . kuzenime bu Marika hikâyesini anlatýyo itirdikten sonra bileðimden tuttu: . 78 Reþat Nuri Güntekin Konuþa konuþa bayýrýn kenarýna doðru yürümeye baþladýk. onun vücuduyla merdiven parmaklýðý arasýndaki delikte layýp kaçmýþtým. deðil mi. . Ortada þikâyet edilecek bir þey yok. insanlar tanýy orsun. buna itiraz etti. Kâmran. Kâmran. dedi. Fakat hi r þey görmediðim. sen birdenbire sustun. Ben. Kuzenim nedense benim ilk gece söylediðim "misafir misafiri çekemez" sözüne içerlemiþti. bugün de yaðmur tehlikesi var.Milyoner de olsa o kadar demokrat olamayýz. zavallýlar? dedim. gülerek cevap verdi: . Son derece zengin bir insan. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayýp þarký söyleyerek bahçeye doðru koþuyordu Nihayet bir gün Müjgân bana edeceðini etti.Fena mý? dedim. ensemde hafif bir ür hissediyordum.. Babam aksi gibi öyle bir alýþtý kaydýracaklar diye ödü kopuyor. dedi. bunun farkýn likten gelerek bir yarým çevirme hareketiyle vücudumu ayný istikamete çevirmiþtim.Bugün de þemsiyenizi unutmamýþsýnýz. kendisini eðlendirecek insandan kimi kastettiðimi anlamýþtý. Bu mevsimden sonra günler ekseriya bugüne benzer. Marika.Güzel ama.Feride. Kim bilir. kendi durgun ve kararsýz mizacýna benzeyen bugünkü havadan pek hoþlandýðýný anlatý . belki zengin bir yerli ile evlenirsiniz . kuzen sýfatýyla buna katiyen razý olmam. güneþi saklýyor. Bu esnada yanýmýzdan -çýplak ayakla. Fakat uzanan elleri boþta kaldý. Artýk kendimi tutamadým: . Sonra kýþ.Evet ama. komik bir yeisle gülümsedi. misafirin misafire ev sahibini çekiþtirmesi eski usu llerdendir. Ben.O kadar aleyhinde bulunmayýn. dedim. Müjgân'a takýlmakla söze baþladý: . dedi. Sizi her gün gezdiriyorlar.Sizi eðlendirecek insaný nereden bulup getirsinler..Bir gün sizinle balýða çýkmaya hazýrlanýyorum. Müjgân. Kuzenim. galiba Feride'yi büsbütün Tekirdað'da býrakacaðýz. onunla deniz kenarýndaki bayýrda dolaþýyorduk. Ýk irde bana bunun için taþ atýyordu. dedi. Kâmran. Bir sabah.Allah esirgesin. dedi. dedim.Ne o. Bir gün kendimi Marika diye tan balýkçý.. Bilmezsiniz buranýn kýþý ne kadar sýkýcýdýr:.Tanýdýðým insanlar hiç öyle zevk verici insanlar deðil. dedi. dedi ve baþýný çevirince on. sise benzeyen þ ir bulut.bir balýkçý geçiyordu. Dumana. denizin durgun yüzünde nereden geldiði belli olmayan uçuk bir ay titriyordu. on beþ adým ileride Kâmran'ý gö Ayaküstü birkaç dakikalýk bir sabah sohbetinden kaçýnmaya artýk imkân kalmamýþtý. Kâmran'm bu sözüne karþý ne dese b . gözlerini tavana kaldýrdý: . Bana aþinalýk etti: .. iþi ciddiye alarak baþýný salladý: .Beni deðil ama. ÇALIKUÞU ___ __77 O gün nasýlsa serbest kalan Kâmran'ýn caddeden geçtiðini gördüm.. . Akýllý uslu Müjgân'ý bugün hangi hain þeytan dürtüyordu. iþitmediðim halde onun bize doðru geldiðini seziyor.. Feride? diyordu. Bari ben de öyle yapayým. insana hüzün veriyor. þaka etti: . O. O. dedi. Müjgân: . iri bir aðaç kökünde oturan Müjgân'ýn yüzü deniz tarafýna dönük olduðu için o.. I e bir balýkçýnýn oðluna istiyorlar. Heyecanla elerini uzat .. Kâmran."Misafir misafiri çekemez" ama. tekrar dudak büktü: .Çoktan görünmüyorsun.iyi ama. Biraz sonra tekrar yanlarýna döndüðüm zaman. Baþý yine bir kýrmýzý mendille sanlý. Kýsmeti çýktý. Kâmran gülüyor: .

. bir kýrýklýk vardýr. Evvela gülerek konuþuyorlardý. Kâmran. Aðlar gibi bir sesle: .Ne olacak. Ancak þu var ki. ateþte kaynayan katraný devirdi meret. Allahaýsmarladýk. elinde bir kürekle kara okak köpeðini kovalýyordu. Kendimi bayýrýn en dik yerinden olanca hýzýmla aþa kapýp koyuverdim. oradaki bir keçi yolundan tekrar bayý anmaya baþlayacaktým. kuzenim bir heykel gibi dimdik odu.Yalancý.Sen çok oluyorsun artýk. . yanýma doðru yürümeye baþladýkl iþin anlaþýlmayacak bir yeri kalmamýþtý. keçilerin bile zor çýkacaklarý bir yol olduðu için onlar beni maktan vazgeçecekler. Fakat bu kahkahanýn içinde deminki gülüþe benzemeyen. Onun için. Sizinle kavga etmeden konuþulmayacak. Kâmran'm arkasýna geçerek bana göz kýrptý: .. ilerideki burnu dönersem selamete çýkmýþ olacaktým. ne istiyorsun zavallý hayvandan? ihtiyar. Planým hazýrdý. beni mahve di ve bunun önüne geçmek için benim elimde çare yoktu. Mamafih. Lâkin. Ara sýra yere eðilir gibi yapa ak arkaya bakýyordum. Müjgân. yahut hiç deðil ndiðimi gösterecek. Fakat 80 Reþat Nuri Güntekin aksiliðe bakýn ki. sýkýntým yokmuþ gibi. kayanýn ucunda kupkuru bir geçit açýlmýþtý. her þeyi anladýðýmý. O. söyleyeceði þeyleri b güçlük çekiyor gibi þemsiyesiyle topraða çizgiler çiziyor. * Yürümeye baþladým. iþi parmaðýna dolamýþtý: j. Fakat þimdilik balýkçý. balýkçýnýn kumsalda bir çalý ateþi üzerinde kaynamakta katranýný devirmiþti. fakat bir his bana bu uzaklaþmanýn. dayaða fasýla vererek küreðine dayandý. O gün. Müjgân'a gizli bir "Sana gösteririm" iþareti yaparak: . birdenbire karþýma çýkan bir komedi yahut facia. bu nazlý insanlarýn -ata da binseler. Müjgân. herhalde hayvancýðýn sandal küreðiyle öldürülmesini erecede büyük suç deðildi. çarpýnýp çýrpýnýyor ve baðýrýyordu. Kumsalda biraz daha yürüdükten sonra. benim kaçýþým manalý olacak. dedim ve hiddetle deni e doðru yürümeye baþladým. ihtiyaten. bu sabah deniz çekilmiþ. hiçbir zorum. kendini kaybetmiþ bir halde. f bir þey. Köpek.. Mesela ateþ gibi bir süva ri zabiti her akþamüstü atýyla evimizin karþýsýna geliyor. Birdenbire yanýna yaklaþmaya cesaret edemeyerek baðýrdým: . dedi. Bir an. o iniþte nasýl olup da yuvarlanmadýðýma..Anlaþýldý. Büyük suç! Fakat. baðýra baðýra oradan oraya kaçýyor. Feride'nin daha yüksek kýsmetleri de var. . ihtiyar. Gördüðüm þeyler. Kâmran. baþlamýþ lakýrdýyý býrakmayacaðýný h enarýna gittikten sonra hiddetle denize taþ atmaya baþladým.Buna diyeceðim yok. birkaç daki her þeyi unutturdu. böyle lakýrdýlardan hoþlanmam. Bu sefer. Evvela köpeðin kuduz olmasý ihtimali aklýma geldi ve du-raladým.Bunu bana da söyleyebilirsin.. Bilirsin ki. Cevap vermek kendi hakký. dedi. kendini Feride'ye beðendirmek iç ikeli hünerler yapýyor. iftiracý. Biraz evvel yanýmýzdan geçen ihtiyar balýkçý. . ara sýra ye içarenin. Baþýmý çevirince onlarýn bayýrýn ba yavaþ inmekte olduklarýný görmeyeyim mi? Koþmaya baþlayacak olsam. bu tehlikeli deligözlülük de beni kurtarmýþtý. dedim. on a kudurmuþ görünüyor.Yalnýzken böyle konuþmuyorsun ama. Yalnýz. Sonra ikisi de ciddileþti-ler.Ne var. buranýn öte tarafýnda. Burasý. Hayvan. diyordu. iyiden iyiye solumuþtu. izimi kaybetmiþ olacaklardý. Müjgân. Hiddetle ayaðýmý yere vurdum: ÇALIKUÞU 79 . ötesine berisine yapýþtýrýyordu. diyordu ancý deðilim ki.beni yakalayamayacaklarý m uhakkak. bu sefer kahkaha ile gülüyor. hem de bir yerimden deðil irkaç yerimden kýrýlýp dökülmediði-me hâlâ þaþarým. Hiddetin sebebi anlaþýlmýþtý. bunu onun yanýna býrakmay acaðým. Nihayet ikisinin de dönüp bana baktýklarýný ve fenasý. ara sýra denize taþlarýmý atmakta devam eder .Hepsi o kadar deðil. hiç emniyet verecek gibi deðildi.

bizi de!" diye b aðrýþmaya baþlýyorlardý. Beni de. . kulak asmýyor. Ben de onun gibi kovalanýyordum. Devrilmîþ katran tenekesinin baþýn konuþuyorlardý. ne o çehre? Pancar gibi kýzarmýþsýn! Biri mi kovaladý. salýncaðýn etrafýný sarmýþlardý. Fakat ne çare ki. bir kolan salýncaðý vardý. hiçbirinizi almayacaðým. korkuyorsunuz. Dizlerimin arasýnda çýðlýk çýðlýða ha ri býrakmasýndan. yahut benim tasarladýðým yoldan bayýra týrmansayd ka kurtulacaktý. Bazý günler komþu urasýný bayram meydanlarýna çevirirdim. Arka bahçede.. Feride Abla. korkmayýz. Kenarda nöbet bekleyen çocuklar titizlenmeye. Bugün. basýmdaki gürgenin sýk yapraklarýný hýþý tan bir hýzla havalanýyordum. Kâmran'ýn bana lakýrdý söylemesine ÇALIKUÞU 83 fýrsat vermemek için þirret bir yaygara. yere düþüp ölmesinden korkmaya baþlamýþtým. Fakat kapýnýn önünde Aziz Eniþtem karþýma . bahçeyi cehenneme çeviriyorlardý.Köpek bir kaya kovuðunun içine. ikide birde d etmeden yavaþça arkama. Salýncaða atladým. çocuklarý büsbütün hýrslandýrmýþtý.. Bu hal. . küçüklerden birini de karþýma alarak. küçük arkadaþlarým. kendi ayaðýyla girdiði bu kapandan nasýl kurtu k kesik uluyor- ÇALIKUÞU 81 du. balýkçýya paralar verdiðini gödüm. bu zavallý köpeði kurtarmak için bir þey yapardým. Kumsal boyunca dümdüz koþup gitseydi. Müjgân'la Kâmran'ý da alakadar etmiþ görünüyordu. Fakat onlar. Çok geçmeden onlar sökün ettiler ve çocuklarýn arkasýnda durdular. benim davetimi beklemede faklý bir sürü halinde gelmiþler. Halbuki þimdi. bizi de. Vaktim olsa. evvelce de düþündüðüm gibi. . alacaðýn olsun. Yani açýkçasý. kuzenimin cebinden çantasýný çýkardýðýný. korkmayýz.Kýz.Korkmayýz Feride Abla. Müjgân!" diyordum. aklým çileden çýkýyor. çocuklarýn arasýna karýþýr. burnu dönmeleri tekrar aklýmý baþýmdan aldý ve arkama dönmeden yine hý biraz yürüdükten sonra. benim der de kendi baþýmdan aþ-rkýndý. Beni de. Kuzenim. Çaresiz salýncaðý durdurdum ve çocuða çýkýþmaya baþladým. Müjgân'la kuzenimin. Müjgân'ýn yaptýðýný hatýrladýkça. bayýra týrmanmaya baþladým. dedim. Ara "Rezil oldum. büyük bir gürgen aðacýna asýlý. ay tempodan baþka yaygaralar koparýyorlar. büsbütün kaçmaya da içim razý olmuyordu. benimle beraber sallanan küçük de kesilmiþti. istanbul'a kadar giderdim. ara sýra eliyle göðsünü bastýrý-yodu. Sabýrsýzlýklarýndan. ke 'la Kâmran.Hayýr. Müjgân. O hýzla zannederim ki. zorla kapýyý açtýrmak isteye da rezalet çýkaracaklardý. Fakat ben.Beni de. kollarýmla onlarý iki tarafa daðýtarak: . muhakkak arkamdan gelecekler. yavaþ yavaþ sallamaya baþladým. elleriyle iþaretler yapýyordu. Biraz sonra kürekli düþm i bir hücumuna uðradýðý zaman ne yapacaðýný.Hepiniz kenara sýralanýn. . iþi deliliðe vurarak kulmalarýna mani olabilirdim Arkadaþlarým arasýnda salýncaða önce binmek yüzünden kavga çýk men aralarýna atýldým. daha doðrusu aþaðýya bakýyordum. hýzlý hýzlý soluyor. Ben. bakayým.F 6 82 Reþat Nuri Güntekin lemeyi düþünmüþtüm. "Çok oldu ama. bana dönüyor. aklýnca emin bir yere saklanmýþtý. gözlerini çarpýp daðýtmalarýna mani oluyo fenasý. Bereket versin öteki çocuklar da ayrý perdeden. onlarý kollarýndan çekerek yüzlerini. Sinirli bir gülme ile "Ne münasebet!" dedim ve çocuk sesleri gelmekte olan arkaya bahçey e koþtum. Bir parça hýzlý sallanmaktan kork caðýnda ne iþi vardý? Bunlar evde küçük kardeþlerinin beþiðinde sallansalar daha iyi olurdu na benzer birtakým sözler. sizi birer birer kendim sallayacaðým. Ne güzel tesadüf! Eve gelirken odama kaçarak kapýyý kilitÇalýkuþu . çizdiðim sýnýrý aþarak. diye yolumu kesti. bütün vücudumu ateþ basýyordu. korkmayýz. onu fazlaca koþ içimden: "Daha beter ol!" dedim ve salýncaðý hýzlandýrdým. Facia. Mamafih. Nihayet. Daha yere atan balýkçý.

rica ederim.Feride. Yavaþ sal-layýver. Biraz daha!" diye. fazla kýpýrdama. çocuklarý düþürtmek þart deðil ya.Aman.Teyze. diye vecap verdim. Ne yapmalý? Onunla yüz yüze gelmede açmalý? Eteklerime bir çocuðun sarýldýðýný görüyorum. dedim ve salýncaða atladým. beraber sallanacaðýz. gözlerini kaçýrmýyor. . Artýk kurtuluþ çaresi kalmadý. Bu tombul yanacýklarý kanatýrsak ne olur Çocuðun arkasýný bir gölge kaplýyor. eðlenceli bir þey seyredeceklerini anlayarak geri çekildiler. fakat arkam dönük olduðu halde. onun için küçüðü kollarýmdan indiriy k Kâm-ran'ýn gözlerine bakýyorum: . ona baþ eðdirip neticeye kadar bu küstah ve zalim alay a devam etmek. . Bir aralýk. bir rüya içinde g . Þimdi görürüz. dedi. Þimdi.Teyze. Ninnisi eksik ine gibi seni sarsmadan. Bu kadar teþvike bir zavallý Ça lýkuþu nasýl dayanýr. caným. bilmez gibi söylemeyin. . sim kesilir kesilmez onun baþlayacaðýna hiç þüphem yok.. Çünkü nazik ko lan seni zapt edemez. mendilimle tozlu avuçlarýmý silmeye baþlýyoru Kâmran: . Yüzünü yüzüme yaklaþtýrarak: . yanýmda çocuklar var!" diye cevap veririm. böyle söylüyorsunuz ama.Benim için hayýr.Yeter mi. ihtiyatlý davranýyor. o. gözlerim gözlerine dikili. yormadan uslu uslu sallar.. yedi. Sonra salýncak gidip geldikçe þeytan yavaþ yavaþ dürteler: "Hayd ydi.Hatýrýn kalmasýn ama. kuzenimi omuz baþýmda hissediyordum. . korkmak dünyada kibrime yediremeyeceðim þey. gittikçe çoðalan yaprak hýþýrtýlarýyla sarsýlmaya baþlad ikimiz de diþlerimizi sýkýyor. Çevik bir hareketle ceketini çýkardý. "Etme. Fakat o. Ondan 84 Reþat Nuri Güntekin kaçýnmak. çocukluk etme. bir kelime bize biraz kuvvet zayi ettirecekmiþ gibi susuy orduk.Kimin piþman olacaðýný görürüz. pýrýl pýrýl yanan yeþil gözleri bende garip bir kin.Bu esnada evin penceresinden teyzemin sesi iþitildi: .Ne münasebet. Feride? dedi. Fa kat o: "Haydi Feride. nazik bir çocuktur. . tkiniz de düþersiniz. . bir yerleri kýrýhrsa sonra beni haþlarsýnýz. seninle hiç olmaz diyorum. Niyetim. haným gibi nazlý. Müjgân'dan öðrendiðim güzel þeyden sonra. eyleme. O canavarla baþa çýkamazsýn.Haydi küçük. ÇALIKUÞU__ 85 Hareketin sarhoþluðu yavaþ yavaþ beni sarýyor kendimden geçiyordum. dedi. Kâmran. Kâmran'dýr.Onu size sormalý. düþerlerse. Bunu Kâmran da tekrar etti: . Gitgide süratimiz artmaya. Feride? dedi. Kuvvetle dizlerimi bükerek salýncaða çýlgýn bir sürat verdim. Korkuyor musun? Bu sefer yüzüne bakmaya cesaret edem eyerek: . Müjgân'ýn kollarýna fýrlattý. salýncak yavaþ yavaþ hareket etti. haydi Feride!" diye tekrar eder. koltuklarýnýn altýndan tutarak havaya kaldýrý rlerimin en miniminisi.Eðleniyorsun öyle mi yaramaz? dedi. Bu. saçlarýmýz birbirine karýþýyordu. O da. sekiz yaþýnda bir bebekti. Alaycý bir sesle: . Daðýnýk saçlarýnýn arkasýndan. Yalnýz. çok zorlu olacaðýný hissettiðim bu sallanmada kuvvetimi muhafaza mek için dizlerimi hafif çe bükmekle iktifa ediyordum. Teyzem pencereden: .Ne bekliyorsun. . . Ýpler gýcýrdadý. insaf etsenize! Gevezeliðim tükeniyor. Kýrk yýllýk Çalýkuþu'nu daha tanýmadýnýz mý? ur mu? Uslu uslu baþlarým.A kýzým. gülerek. diye baðýrýyo Çocuklar. yeter!" diye baðýran sesini iþittim. Biz salýncaðýn yaný alnýz kaldýk. bir zul u.Piþman olmaya baþladýnýz mý acaba? diye sordum. her gidiþ ve geliþt klarýn içine dalýp çýkýyor. onlarýn da biraz gönlünü ediver. gürgen. Kuzenim gülerek: . Bu baþý baþýmdan ayýrýr ayýrmaz onunla e hiç þüphe yok. Ben. bir yerini kýrar. Kâmran aðabeye yanaþ. yorulmama imkân yok.

bir istanbul dönüþünde. . Galata rýhtýmýnda karþýlamaya koþ Niþanlýlýðýmýn ilk haftalarý herkesten kaçmakla geçti. Dudaklarý saçlarýmýn arasýndan alnýma. Bunu teyzem. . Kâmran.Dizlerim birden bire gevþedi. karþýki aðaçlarýn içinde kaybolmak üzere olan güneþe tutup parýldattýðý zaman. Müjgân. Karþý karþýya geldiðimiz zaman benimle niþa acaktý. onun sana söyleyecek ne güzel þeyleri va . Eski bir yüzüðünü ölçü verdim. O. Ben. Korkuyorum. Feride.Hayýr. her niþanlý gibi onun da hakkýydý. bu.Ben mi aðlýyorum.. Müjgân. gözlerimi ildim. sevinçle boynuna sarýlmayýþýma hayret eder gibi: . Anlatamayacaðým ki. Dizlerim büküldü.. daha üstüme varýrsa aðlýyordum.. Soðuk bir sesle: .Birkaç gün sonra akrabalarýmýza bir küçük davet vereceðiz. inatla baþýmý önüme eðdim. beni anlamadý. . Fakat onun kuvveti beni muhafaza etmeye kâfi deðildi.Çocukluk etme.. Benimle evlenmeye razý olduðunu aðzýndan iþitmeden seni býrakmam.. diye sýz anýyor. arkama sakladýðým parmaklarýmý birbirine kilitliyordum . dedim.Beðenmedin mi yoksa. devam etti: . dedi. Tekirdað'da old a ara sýra beni yataðýmda sýkýþtýrýyor: .Hayýr teyze. buraya senin için geldim Feride. tuhaf bir þey iþte. Bu hareketime. uzun sürmedi. düþeceðim. beraber gezinmek ve konuþmak istiyordu. Niþan takacaðýz. kýzým? diyordu. Islak bir mendille þakaklarýmý siliyor: . . Feride? dedi. Biliyorum ki. gözlerime dokunuyordu. beni býrakýp yatmaya gittiði zaman Kâmran'ýn söylediði þeyleri kendi kendime tekrar r. B unlar. kýzardýðýmý göstermemek için yüzümü perdenin karanlýðýna s Teyzem. bana özene bezene bir niþan yüzüðü yaptýrmýþtý. teyze dedim.Elini uzat da bir tecrübe edelim. O kalmak. 88 ...istemiyorum. beni bu esnada kavrama lsaydý. Zannederim. mersi.. Feride? diyordu. bu kelimelerin ahengi içinde uykuya dalýyordum. canýnýn sýkýldýðý anlaþýlýyordu.Niçin bu deliliði yapýyorsun. dedim.Öyleyse niçin aðlýyorsun? Gözlerindeki yaþlar ne? . Fakat ne çare ki. Kâmran'ý u geldiðini gördüðüm zaman ürkmüþ bir at gibi patýr patýr kaçýyordum. Mamafih. beni bir pencere kenarýna çekerek bir sürpriz gibi gös . Üç gün sonra. Ayþe Teyzem'Ie Müjgân da bize katýlmýþ olarak sürü sepet istanbul'a dönüyordu un bir mektubuyla öðrenen Besime Teyzem ile Necmiye bizi. muhakkak düþecektim. teyze? Baþýmý teyzemin göðsüne soktum: . dedi.Þimdi imkâný yok. be er düþüp ölünceye kadar. Teyzem. düþkünlüðümü anlamadý: . sizin en güzel zamanlarýnýz-dýr. birbirine k ellerim açýlmamakla beraber kollarým iplerin etrafýna kaydý. bazen bu kadarla kalmýyor. Kim bilir. Muvazen esi bozulan salýncaðýn birdenbire dönen ipleri arasýnda yere yuvarlandýk. Sonra. Daha sonra. Bunlarýn baþýnda Kâmran geliyordu. arkamdan sapan taþý y Müjgân vasýtasýyla ona bir ültimatom vermiþtim. iplerin elimden kurtulmasýndan korktum. utanýyorum. ben dünyadaki niþanlýlarýn en acemi ve vahþisiydim.. Kâmran. Sözünü tutmazsa her þeyi bozacaðýmý yeminlerle söylüyordum.Düþmeden evvel aðlamýþ olacaðým. inþallah dar falan Teyzem kolumu zorla çekecekmiþ gibi. Feride. ayaklarýmýn ucuna bakmaya baþladým. bu. Benim yaralý parmaklanma yakýþmayac engin taþý vardý. diye yalvardým. onu ölesiye seviyorsun.Bunu ümit ediyordum...Bir yerin acýyor mu.Çok güzel teyze.. Tekrar gülümseme .inelim artýk. . incecik elleriyle saçlarýmý okþayarak onun aðzýndan konu ÇALIKUÞU 87 Yataðýmda büzülerek: . teyze dedim. ellerimi arkama sakladým. 86 Reþat Nuri Güntekin Hafif bir sersemlikten sonra gözlerimi açtýðým zaman kendimi teyzemin kucaðýnda buldum.

alýþýrým. belki pek zararlý bir þey deðildir. niþanlý demesin. yine de köþkte pek rahat sayýlmazdým. aðzý serbest kalan Müjgân: . diyerek dörtnala aþaðý kaçtým. Þimdi senin yalný zen deðilim. Evdekilerden olsun. Daha doðrusu iki þartla. karyolamý. bugünlerde benim için bir abladan fazla bir þey. dedim...Dünyada en acýdýðým.Reþat Nuri Güntekin Yüreðim hýzlý hýzlý çarpýyordu: .Nasýl. F de? dedi. huyunu bilmediðim herhangi bir yabancý kýzdan çok daha iyisin. fakat. Mesela. 89 ÇALIKUÞU Kendimi çiçeklerle ve avizelerle süslü bir masada þimdiye kadar alýþmadýðým bir tuvaletle. Kimse bana. teyzem. Sýrf akraba ve bir iki yakýn dost için bir niþan ziyareti yapacaðýz. Hayli uzun zaman. Yalnýz. Mektebini bitirmene ve evlenmenize a ene var. Müjgân'in göðsüne yüzümü saklýyor. Nasihatlerinin nasýl tesir ettiðini anlamak ister gibi: . niþanlý bir kýzsýn. beni evin daha hatýrlý bir odasýna taþýyorlar. onun hýrpalanmaktan büsbütün incel rasýna alýyor. Fakat. artýk çocukluðu býrakmak zamaný gelmiþtir. kuzenimin ta kendisiydi bu.. zannederim ki. niþan toplantýsýnda senin yerine bir vekil mi koyacaðýz? Nikâhta öyledir ama kýzým enüz böyle bir âdet çýkmamýþtýr.Þimdi artýk anlaþtýk. annenim de.. Teyzem. Kâm an için. Benim 90 Reþat Nuri Güntekin tarafýmdan gayet haklý bir þamarcýk. yalnýz bana. Gül klarýný kýsarak hafif bir alay geçti: . alacaðým dersin þiddetini gidermek için bir eliyle belimden tuttu. O var. akýllanacaksýn. Fakat. Çocukluða. bilmem anlatabiliyor muyum? Ciddi ve aðýrbaþlý olmalýsýn.. dýþarý-dakilerden olsun kimse yüzüme karþý bahsetmiyordu. Buna mutlaka lüzum görüyorsanýz ben mektebe gittikten sonra yapýn. cevap vermemesi için elimle aðzýný týkayarak yalvariyordum: . bir kere daha tekar edeceksin. Nihayet.Feride. Verilecek cevap olmadýðý için önüme bakmakta devam ediyordum. Böyle olmakla beraber sen. Arada bir þakalaþmaya kalkanlar olursa benden. kim bi lir. ötek eliyle çene i. deðil mi. bana neler yapardý. Fakat be eket versin yabancý deðil. Kelimesi kelimesine aklýmda kalmýþ olan bu sözlerde hakikaten yakýp hýrpalayacak bir þey va dý? Bunu bugün bile anlamýþ deðilim. onlardan biri oldum.Peki. hemen hemen bir anne olmuþtu. diyordu.imkâný yok bunun teyze. . yine büyüklüðün kendinde kalmasýný istedi. Buna pelc mumnun olduðumu söylemeye lüzum yok deðil mi? Sen. perdelerimi. aðýzlarýnýn payýný alýyorlar uyorlardý Hatta.. saçlarýmý. vaadinde durmuþtu. dedi. Güzel bir azarý hak etmiþtim. onu çok sevdiðini bana. Gece eri odamýzda yalnýz kaldýðýmýz zaman lambayý söndürüyor. Bütün bakýþlar üzerimize toplanmýþtý.Ýstemem. inatçý vermelisin. yaramazlýða. korkuyorum. niþanlý kýzlardý. tabii cesaret edemiyordum. Fakat gitgide büyüyorsu . Müjgân. O zaman. Ne demek istediði i. Yalnýz bir þartla. alnýmý okþayarak: . Evvela'benimle boðuþmayacaksýn onra. alay ettiðim insanlar. O zamana kadar daha büyürüm. ne bileyim. mevkiim büyüdüðü için. Ben. aðzýna bir hafif þamarcýk da yedi. ben daha çocuðum. Büyüdükçe de elbette aðýrlaþacaksýn. baþýmla üst üste birkaç kere "evet" iþareti yap Müjgân. Birdenbire titreyek silkindim: . teyzemin beni kýymetli oðlu için bi düðü korkusunu seziyordum. Kimse bana niþanlý muamele n þimdi. Çocuklukta bu. Yalnýz bi fazla havaisin. Önü daha dört uzun sene var. Kâmran'ýn ne kadar ince hisli ve nazik olduðunu biliyorsun. bunlardan biri bir gün benden. Böyle olmakla beraber. ar ve çehreyle onun yanýnda gördüm. Allah esirgesin. gardýrobumu deðiþtir dý ve bunun sebebini sormaya. Besime Teyzem duysa. Yerin dibine geçiyorum.

Bir þey deðil. bir k kadaþa söylenecek her þey bir erkeðe tekrar edilmez. küçükhaným. Demek ki. O. Onun da. o kadar komik bir hayretle sormuþtum ki. ziyaný yok. Bu bahçede mesut dulun etekleri arkasýndan nasýl koþtuðunu daha unutmad yapýyorum. ben de artýk kaçamayacaktým.Ne istersen açýk yeyiver. Gayrý zatýnýza hýrsýzlýk yakýþmaz. Fakat sana karþý. Zannederim ki.Evet. Kâmran bu esnada bana baksa piþmanlýðýmý anlayacak.Galiba bozuþacaðýz. onunla yalnýz býrakmak için kaçmayacaðýna. bira sonra. Ben. Fakat. Araba. diyordum. dedim. Ben. Feride. henüz bir þey söylemediði halde artýk sokaktan çocuk çaðýrmaya da cesaret edemiyordu da bir aðaca çýkmak için bucak bucak saklanmak ve geceyi beklemek lâzým geliyordu. . öyle. Biliyorsun ki. bir parçacýk kestim. ama.Sinsi sarý çýyan.Arabacýnýn yanma bineyim. kýzararak kös kös arabaya bindim. .Ben. yahut da lüzumsuz gevezeli yeceðine emniyetim yoktu. ya baþka bir münasebetsizlik yapacaktým. Fakat öyle bir þey iþitmeyince yavaþladým.Bir gün. dedim.Müjgân'a söylediðini bir kere de senin aðzýndan iþitmek istiyorum. araba ile Merdivenköyü'nde bir köy düðününe gidilecekti. sadece aðaçlardan birinin altýndaki bir kamýþ kanepeye oturmuþtu. hakikaten bedbaht bir insan tavrý vardý. tekrar yanýma gelece galiba. r ÇALIKUÞU 91 Kendimi tutamadým: . bu beni akkým Müjgân'a ne söyledðimi hatýrlamýyormuþum gibi yalandan gözlerimi havaya kaldýrdým. pek fazla ýsrar ederse yanýmýza gân'dan baþka.Biliyor musun. dedim.Görüyorsun ki.Yanlýþ anlamayýnýz. Ara sýra bana teklif ettiði araba gezintilerine yanaþmýyor. Müjgân kýz. ya sesim tit ekti. Vakanýn son günleri köþkte. Cariyeniz de. beni yalnýz yakalamak için fýrsat arýyordu. beni bedbaht ediyorsun dedi. arkamdan geleceðini zannediyordum. senin niþanlýn deðil miyim? . diye benimle ala Kimse. Aramýzda konuþtuðumuz her þ erkese söylenemez.Þimdiden mi? dedim. Köþk halký bir gün sað elimin bir parmaðýnýn kocaman bir sargý beziyle baðlý olduðunu gördü . Kuzenimin oturuþunda.Galiba ben. onunla kovalamaca diyebilirim. ayýp yapýyorum. Kâmran'ýn sözünü aðzýna býrakarak sokaða doð dým. bir gün bana: . Bu suali. . Boþ . Tatilin son günlerinde baþýmdan geçen bir kazayý da söylemeden geçemeyceðim.Ben herkes miyim? . kendime bedbaht demekte hakkým var. Konuþursam. Reþat Nuri Güntekin 92 11.1i! Öyle sanýyorum ki. düþündüm . b nlarýn arasýnda en baþa çýkýlmazý. biraz kadýn tipi olmasýna raðmen erkeksiniz. Eskiden olduðu gibi ara sýra mutfaktan kayýsý kurusu falan aþýrmaya gittikçe hain aþçý: . Kendi kendime gayret ve rmek için söylenmeye baþladým: . zannederim. O.birini alýyor ve yolda mütemadiyen onunla konuþuyordum. Yine belki aðzýma vurursun diye kelim eyi söylemeye cesaret edemiyorum. bütün þeytanlýðýmý. kendi kendine geçer. Bir kahkaha koptu. Müjgân'dan baþka diy Müjgân'ýn yolda beni. Kâmran'dý. Kâmran. kaçtýðým kapana tutulmak üzere olduðumu anladým. kendimi tenha bir y ya sarf ediyordum. ikimiz de gülmeye baþladýk. usulca arkama baktým. Kendi kendime: . kimse için duymadýðým bir his var içimd Ne vakitten beri. kalabahkçaydý. ben bu kelimeyi istemiyorum . Tipiniz. .

Tehlike mi? Niçin tehlike? diye sordum. dedim. bahanelerle inat ediyordum. Ýþte o zaman. bu ýsrarým karþýsýnda yine bir hüzün ve dalgýnlýk nöbeti geçirdi. . aþa benimle yüz göz olmak demekti. zih nimdeki periþanlýðý büsbütün arttýracaktý.Sörler. .Epeyce bozuk Ma Sor. Feride? Birkaç gün daha kalabilirsin.Epeyce deðil. Kâmran. Bir hekime gösterel im. sonra diþlerimle çýkarmaya çalýþtým. bu dert çýkýnca büsbüt Ýlk üç ayýn notlarý son derece fena gitti.Sadece o kadar mý? Garip þey! Sor Aleksi. Bu sene geçen seneden bir yaþ daha büyüðüm. Zaten. Fakat. model bir talebeymiþim gibi razý olmuyor: . Bu. Feride. be yüzüðümdü. Fakat. sen kendi kendine bulabilirsin. Ben. yalansý bir saflýkla: . kadýnca konuþmasýnýn zaten son hadlerine varmýþtý.Onu. Feride? dedi.Notlan beðendin mi. diye sitem etti. Olsaydý. Ehemmiyetli bir þey ki. buna itiraz etti: . Tam iki gün vakit odama kapanýp sargýyý çýkararak kendi kendime saatlerce uðraþtým. Ertesi gün.Mutlaka bir yaramazlýk ettin. mutlaka mektep açýldýðý gün gelmemi tembih ettiler. Sor Aleksi. Misel. dedi. bu yüzükle yakalanmak fena ha lde kibrime dokunuyordu. Ah bu Sörler! Dünyaya ait hiçbir þeyin farkýnda görünmemelerine raðmen en küçük dedikodular irler. beni mektebe götürürken hiç konuþmadý ve ayrýlacaðým zaman: . Baktým ki. Ne yapacaðýmý þaþýrarak göz kaçýrdým.Hakkýnýz var. Bundan ilerisine gitmek. Fakat ben. beni. bu sene mektepte yoktu. Bültenler daðýtýldýðý günün akþamý Sor Aleksi. Bedbin bir tavýrla baþýmý saklayarak: . manalý manalý gülüyordu. teyzemin korktuðu gibi biraz dar yapýlmýþtý. bir gayret yapýp kendimi toplarlamazsam. Hakikat þuydu: Teyzem. çenemi okþuyor. Ben. hazýrlýða baþlamýþtým. saklýyorsun. beni bir gün yatak odasýndaki gardýrobundan galiba bir mendil alm aya göndermiþti. muhakkak. sýn kaldýðýmýn resmiydi. dedi. Halbuki bu sene baþ 94 Reþat Nuri Güntekin . Üçüncü gün. Üstelik. hakikati utan ÇALIKUÞU 93 zeme itiraf etmeye hazýrlandýðým bir zamanda yüzük kendiliðinden çýkývermesin mi? Niçin? herhalde. taarruza geçmezsem Sor Aleksi'den yakamý kurtarmaya imkân yok. konuþmaya mecbur edecek. dedi ve yürüdü. Onu bir dakika parmaðýmda seyretmek hevesine karþý koyamadým. Yüzük. pek çok. diyordu. Kimden? Nasýl? On sene aralarýnda yaþadýðým ve öyle pek alýk. çalýþkan bir talebe deðildim. bir bahane ile kendimi kurtarmaya uðraþýrken. Maðlup olduðunu bana göstermekten çekinmeyen koket bir tavýr yanaðýma bir fiske vurdu: . geçen iki gün içinde üzüntü ve sýkýntýdan zayýflamýþ olacaktým. Bu. Çaresiz. Ben sizin bu kadar düþtüðünüzü hatýrlamýyorum. ÇALIKUÞU 95 . uðra or. Arkasýndan daha aðýr bir taþ: .Zannederim ki.Teyzem yarayý inatla sakladýðýmý fark edince: . daha açýldý: . Nafile. nedense. bu kapris. yüzsüzlü dým. Gardýrobun aralýk bir gözünde mavi kadife kaplý bir mahfaza gördüm.Bu kadar aceleye ne lüzum var. . salak bir kýz olmadýðý bir türlü anlayamamýþým-dýr.Benden bu kadar çabuk kaçmak isteyeceðini ummaz-dým.Bu sene sýnýf geçemezseniz bir sene. Bu sene de dersler çok sýký. baþýmýza bir iþ açar. yüzük büsbütün daralý-yordu. bir türlü parmaðýmdan ç r heyecan içinde bir hayli zorladým. Sor Aleksi. Kâmran. Tatilin son günü. parmaðýmý bir sargý ile baðladým. Söylesem muhakkak bir çaresini bulacaklardý. alýya mal oldu. pek öyle aklý baþýnda. bültendeki numaralarý herkese göstermekten sýkýlacaksýnýz. bir uzun sene daha burada beklemek tehlikesi va r. beni bir köþeye çekti.

ilk aylarda her hafta mektebe r bir þey söylemeye cesaret edememekle bareber bir niþanlýnýn bir talebeyi ziyaret etmesin i skandal addediyorlar. hakikaten fenaydý. Fakat. Bu. Avrupa'ya gidiyormuþ. bembeyaz kesildi ve o günden sonra bir daha mektebe uðramadý. burasýnýn mektep olduðunu hatýrlamanýz lâzým gelir!" yolunda bir söz iþitmek istemezs Kâmran. Ne anlatýyordum? Evet. Feride? Biz niþanlýyýz. sörlerden biri Kartal'a gidiyordu. perþembeydi. açýk olduðu için öðleden sonra gezmeye çýkacaktýk. dedim. ima yenecek bir þey bulunduðunu bildiði için yolumu kesiyor. mektup ya zmayý da teklif etmiþti.Pek küçük deðil. Kâmran. o yaklaþýrken ben. Havadisin doðru olmasý mümkündü. bana r þey söylemiyorlardý. Erenköy istasyonuna kadar beraber g itmek þartýyla. demiþtim. O. bütün yürekler acýsý bir þeydi. nasýl oluyor da. bizim taraflardaki bir ermeni doktorun kýzý. kuru bir teþekkürle baþýmdan savýyor. r ÇALIKUÞU 97 Allahtan o gün. istediðim izni verdi. Sor Süperiyör'e giderek teyzemin hasta olduðunu söyledim ve izin istedim. Sor Süperiyör. Kâmran ta yanýma geldiði zaman keþfetmiþ gibi görünerek: .Bir sene evvel uydurma bir masaldan bahsederken ne kadar serbest ve farfaraysam bu sene hakikaten niþanlý bir kýz vaziyetine düþtükten sonra o kadar korkak olmuþtum. yüzler ini ekþitiyorlardý. küçük bir seyahat. ne kocaman aðýz! Timsaha benzemiyor mu? . son derece açgözlü ve dalkavuktu.Nereden bu haber? dedim. bir tanesi. aramýzda hiç hoþ olmayan bir konuþma geçtiðini hatýrlýyorum. asýl o bozuyor ya dedim. Aðaçlarýn arasýndan Kâmran'ýn bana doð görerek yere çömeldim. baþka çare yoktu. öyle mi? dedi. karþýmda ayaða kalkarak geri g yürüyor. Ben.Çok az kalacak. bizim köþkten ayaðý eksik olmaya Aile dostumuz gibi bir þeydi.iþte.Kâmran Bey. "Bilmiyorum" demeyi kibrime yediremedim. Fakat. . Kuzenim. Hafta tatillerini mektepte geçiriyordum.Babamdan Madrid'deki amcasý çaðýrmýþ. bir gün: "Ziyaretleriniz biraz sýkça oluyor. Fakat Sörlerin. Üç ay içinde. Hasýlý r oyun. O birdenbire duraladýr . kendimi dýþarý atmaya hazýr bir vaziyet almýþ. ellerimi mektep gömleði rine sokarak ayakta nihayet beþ dakika konuþuyordum. Kâmran'ýn yanýnda sýnýfa dönüþ. Yirmi günden beri köþkten haber alamamýþtým. Ertesi gün. Kapýda beni. ihtiyar köpek. alçak sesle: . öyle bir fikir var. Türkçe bilen birisine okuttuktan sonra yýrtmak âdetleri olduðunu söyleyerek vazgeçirmiþtim. Yavaþ yavaþ omuzlarýmý kaldýrdým: 96 Reþat Nuri Güntekin . Affedersiniz ama. Arkad dan beni tebrik edenleri kýsa. kocaman aðzýný güler gibi açarak dilini sarkýtýyor. Yaptýðým. gelen mektuplarý. dedim.Evet. yýlýþmak meylini göste vermiyordum.Rica ederim Kâmran. köpeðin üstüme sürünmesini istemediðim kirli ayaklarýný yakaladým. ben. Ýþin nihayetinde biz artýk birbirine baðlý i . Biliyorsunuz ki. bir cilveleþmedir gidiyordu. sefaret kâtibi oluyormuþ. Birdenbire þaþaladým: . Kâmran'a gösterdiðim manasýz uzaklýðý unutuyor. Günleri hesapladým. o da göz vardýr. O. ara sýra bana.Þu gülüþe bakýnýz. Konuþmayý bu kadarla keserek ayrýldýk. parloir'ýn mahsus açýk býraktýðým bir kapý kanadýna dayanýyor. uzak durmama sinirlenerek kapýyý zorla kapamak istemiþti. bu kadar m ana haber vermediði için içimden darýlýyordum. bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kýzý bana: . Bu ziyaretlerin birinde. ne yapacaðýný þaþýrtýyordu. Kâmran'a ne düþüneceðini. ön ayaklarýyla bana tutunmaya çalýþýyordu. Yalnýz. Fakat. . onun burnunu sýkýyordum. O gece hep bu meseleyi düþündüm. odada görünür görünmez kaç delik varsa. ya iki ya üç gece eve çýkmý Sebebini kendim de pek iyi bilmediðim bu inat. bu inadýmý yenmeye muvaff ak oldu. kuzenimin beni parloir'da beklediðini haber verirken.Nasýl olur. tçim içim içinde bir gece daha geçirmek fikri beni korkuttu. köþkün köpeði karþýladý. Aman. Besime Teyzem'le Necmiye'yi gücendiri yor. Arkadaþýmýn babasý. Elimde küçük valizimle köþke vardýðým zaman ortalýk kararmak üzereydi. . Hava. .

Bu saatte. son günlerde. tte kendimi ona karþý suçlu görüyor.. O.O mu sana söyledi? . Gözlerimi kaldýrmadan: . Kuzenim bu sefer de galiba kulaklarýna inanamadý: . . seni muhafaza etmek bundan sonra benim vazifem oluyor. biraz hayretle: . . dedi. O halde. .Ne yapýyorsun. Feride. Yan yana yürümeye ba landýk ni-þanlanalý ilk defa yan yana. Kâmran. galiba teyzeniz hastaymýþ" dedi.. hasta diye iþittim de merak ettim. yakasýna.F 7 98 Reþat Nuri Güntekin . Fakat þimdi hepsini unuttum.. nasýl istersen. Yeni yakalanmýþ bir kuþun yüreði. dedim.Emir sizin. pardösümü tekrar eline almýþtý. aramýzda ne deðiþmiþti. naziksin.Ne münasebet.Neden bu acele Feride? Adeta benden kaçýyorsun! dedi. Bunu sen mi bana söylü-yosun? Niþanlandýðýmýzdan beri senden en tatlý söz. düðmel ordu. Köpeði býrakarak eteklerimi silkeledim. onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanýlmaz bir ihtiyaçtý. dedim. . ne annem. hayret ediyodu: . Öyle merak ediyorum ki. Baþýmý önüme eðdim ve sustum. Fakat klýma hiçbir þey gelmiyordu. Öteki eliyle çantamý aldý. Botlarým sýkýyor da.Þuraya biraz oturabilir miyiz. Onlar.. Hasta diye mi duydun? . tabii.Hasta olmaman için. mendilimle ellerimi de sildikten sonra birini kuzenime uzattým: . Vakadan sonra ilk defa sen diyordum. Feride? dedi. içeride de. Heyecanýmý gizlemek için alaycý bir tavýr alarak: . . dedim.Evet. beklediðimden çok faz sir ve dargýn görünüyordu..Sen. istersen kimseye görünmeden bahçede biraz dolaþabiliriz.Annem mi? diye sordu.Bonjur.Mersi. Bu üç ay içinde ne olmuþtu. . þimdiye kadar gösterdiðim vahþiliðe piþman oluyordum.. Onu. Hatta doktor.Sen. Zaten içeriye beraber gidecek deðil miyiz? . dedim.O. Feride? dedi. ÇALIKUÞU 99 Kýþ ortasýnda olduðumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akþamdý. içerdeler. dedim ve arkamdaki lacivert pardösüyü çýkararak oturacað ere serdim. pazara kadar sabredemeyerek izin aldým. Kâmran. Etrafýmýzdaki kuru d ri bir mercan kýzýllýðý içinde yanýyordu. pantolonu na dikkat etmeden oradaki bir kayanýn üstüne oturuverdi. Annemin hiçbir þeyi yok. Zannederim ki. Kaçmamdan korkuyor gibi elimi býrakmýyordu. Kâmran. Fakat zan beni býraksa da artýk kaçmaya kuvvet bulamayacaktým. Kâmran. dedim..Evet... Kâmran. bilmiyorum. hemen kolundan tutup kal dýrdým: . þimdilik dudaðýnda acý bir tebessümle yalnýz bana bakýyordu. ama. elimden tuttu: . Kâmran'a karþý suçlarýmý bu kadar kolay kabul etm tesiri vardý acaba. çaresiz herkesle bareber konuþacaðýz. .Doktorun kýzý.Ne söylüyosun. söz arasýnda: "Babamý size çaðýrdýlar. göðsünde nasýl atarsa benimki de öyle atýyordu. Okþar gibi hareketlerle kollarýna. Halbuki. Kâmran. teyzem nasýl? Ehemmiyetli bir þey deðil inþallah. ne de baþkasý için köþke uðradý.Sana biraz sitem yapmaya hazýrlanýyordum.Yanlýþ olacak. Feride? dedi. dedim. kuru yere oturma.Çok sevindim. Bu nazik bahis üzerinde fazla durmadan: . ben seninle yalnýz onuþmak istiyorum. Artýk geri dönmekten baþka yapýlacak iþ kalmayýnca Kâmran: .Kim söyledi? Yeni bir yalan uydurmaya vakit olmadýðý için: . Çantamý yerden alarak yürümek istedim.. bilmiyorum.Evet. Birbirimize bir þey söylemeden bahçenin sonuna kadar yürüdük. Çalýkuþu .

Sen daha pek küçüksün. benim fikrim de deðil.Zannederim ki. adeta korktu. Fakat. Fakat . Onlarý geri çekmedim. hemen yerimd n kalktým. Sakýn Müjgân yanýlmý istemeden güldüm.Sakýn annemin hastalýðý bir bahane olmasýn? . böyle olmazdý ki. ölürken aklýma gelirse aðlayacaðým. Mümkün deðil. bu dakika içinde o kadar mesut ettin ki.Amcan ne teklif ediyor.Avrupa'ya bir seyahat varmýþ öyle mi? O. "Ýlerde bir sefaret memuruyla beraber Avrupa'ya gitmek belki Feri de'yi de memnun edecektir" diyor. sana ne çok haberler veriyor. birtakým sözler. Hatta fazlaca bile. Hayatýma taalluk eden her þeyi seninle konuþmaya mecburum. beni tekar vahþileþtirmekten ürküyormuþ gibi yaný klaþmaktan korkarak: . fakat hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladým etti ki.Ben sana bir þey yapmadým ki.Olacak gibi deðil. cevap verdi: . N ereden duydun? Kýsa bir tereddütten sonra: ÇALIKUÞU 101 . O.Bu teklife niçin "Olacak þey deðil" dedin? Avrupa'ya gitmek seni memnun etmeyecek mi ? 102 Reþat Nuri Güntekin .Müjgân yanýlsaydý. 100 Reþat Nuri Güntekin Bir niþanlý. Bundan sonra. . . Feride? Kâmran'ý çok memnun edeceðini hissederek: "Evet" diye baþýmý salladým. Feride. O. dedim. Bahis ciddileþtiði için Kâmran muhasaraya nihayet vererek doðrulmuþtu.. . . . o. Dünden beri talihim ne kadar deðiþti! Ellerini oturduðum koltuðun kenarlarýna dayayarak bana doðru eðildi. Ben de.. Kâmran.Bir fikir. Oturd yerde kirpi gibi büzülüyor.Böyle ne demek? Yani benim niþanlým mý? Gözlerimi kapayarak üst üste iki defa baþýmý sall . sefaret kâtibi olarak yanýna almak istiyor. bu kadar ihmal edilir mi? içimde fena þüpheler de uyandý. . yaptýn.Doktorun kýzý. Feride? Kâmran dikkatle yüzüme bakýyordu. Beni. merakla sebebini sordu. Ayný yollardan geriye dönerken ben. Bana el dokundurmadan yaklaþmak için kurnazca bir buluþ.Beni. . Kâmran.Tahminim doðru mu. tabii onun fik irlerini söylüyorum. fakat ürkütmekten korkuyordu. hâlâ ikide bir içimi çekiyor ve hýçkýrýyordum. Ben havuzda yüzümü iyice yýkayacaðým. Sualini bir kere daha tekrar etti: .Ne güzel. Konuþmamýz devam etti: . Öyle y ma.. bu suratla görür e derler? Birdenbire aklýma gelmiþ gibi Kâmran'a sordum: . Kýzararak baþýmý çevirdim. Gözlerini açtým ve onun büyümüþ gibi g yaþ damlasý gördüm. Öyle deðil mi? . Feride. Elleriyle baþýmý okþamak istiyor. bileklerimi tutmuþtu. ýsrar edince gözlerimi kaçýrarak: . ben onun gönlünün rahat ettiðini anlýyor ve memnu n oluyordum.Doktorun kýzýndan. ben artýk hareketlerimde serbest bir insan deðilim. yahut bir memuriyeti olmamasýný bir erkek için eksiklik sayýyor. evvela cevap vermek istemedim. Muayyen bir mes leði.O cihetten söylemiyorum. Madrid'deki amcamýn bir tasavvuru. artýk dokundurmaya cesaret edemiyordu. dedi.Doðru söyle.. Kâmran. omuzlarýmý kaldýrarak geri çekiliyordum. dedim.Feridem! Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulaðýmdadýr. Ben. dedim. dedim.. Hepsini unuttum artýk.Sen önden gitmelisin. öyle þeyleri anlayamazsýn. Çok yakýn olan yüzüne mendilimle oynayarak sordum: . Beni. Halbuki . Daha doðrusu. Sen bunun için mi geldin? Yanýma yaklaþmýþtý. ona alýþmaya baþlamýþtým. Bu vaziyette dört tara dan kuþatýlmýþ bulunuyordum. Ne bileyim.

. ÇALIKUÞU 103 Bu bir. . Onu. Galata rýhtýmýndan vapura bindiriyorduk. Hiç sesinizi çýkarmayýn. Her yer gibi. "Ben seni býrakýp gideyim mi?" sorana baþka türlü cevap bulunur mu? Öte taraftan. Göz yumup açmcayakadar geçer. Üstelik teyzem de köþkte düðün ni büsbütün çileden çýkardý. bu ayrýlýðý bu kadar kolay kabul etmeme müteessir oluyordu. Son parti bana. açýkta yemek piþirmeye baþlamýþtý. köþkün altýný üstüne getiri-yordum. Kati bir karar vermek için. hýrsýzlýðý fark edince hiddetle öte edememiþtim.. benim yerimde olsan gider miydin? . biter tükenir þey mi?" Mamafih bu dört sene Müjgân'ýn korktuðundan çok daha çabuk geçti. Mamafih. uz u iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uðradýðýmý þaþýrdým. Bana b adan odanýn içinde bir iki adým yürüdükten sonra döndü. terziler. Feride? . uzak semtlerden gece yatýsýna gelmiþ akrabalarla dolu oþalýyordu. itiraf etmeliyim ki. Yoksa. giderdim.. boyacýlar.Evet. Eskiden olduðu gibi.Çocuklar. bundan memnun o dý. . arkabala-nmýn hepsi beni tebrik ediyorlardý.O halde düþünürüz. bana da hak vermen lâzým. "Mani olmalýydý el senelerinizi ayrý geçirmekte ne mana vardý? Dört sene. þaþkýnlýðým muþtum. Köþk. ii arada geleceksin de. Ben. dört senecik. çadýrýn önünde tatlý ký/artýðýný gördüm ve derhal aklýma bir þeytanlýk . baþkalarýnýn iþlerine bile engel olacak türlü münaseb yapýyordum. þimdiden davet mektuplarý yazýyor. Amcanýn teklifi hakikaten hoþ bir tek bir seyahat hiç fena olmaz. "Hiç iyi yapmadýn. Mektepten çýkmak! Ben. . Kâmran da. çocuklara paylarýný daðýttýktan sonra. Avrupa'ya gitmeye teþv k ettiðim için. bu sözleri yalnýz dudaklarým söylüyordu. kabýný kaçaðýný arka b bir çadýra nakletmiþ.Zannederim ki. herbirini bahçenin bir köþesine daðýtmak v içine saklamaktý. daha doðrusu aþçýnýn. kaçýþmaya z pek iyi de ettiler. Yine zannedirim ki. o kadar kýsa bir þey mi. Hekes. iki.. Aradan beþ dakika bile geçmeden elimde dolu bir tabakla küçük arkadaþlarýmýn yanýna dönüyor En iyisi. ayný suali tekrar etti: .'siz etireceðim. benim istanbul'dan ayrýlmama razý oluyorsun. Aþçý.Ben. eksikleri tamamlamak için çarþý pazar dolaþýyor. Bir iþe yaramak þöyle dursun. üç. Çünkü. kendine göre bir iþle meþguldü. mutfak çadýrýnýn önünde bir kýyamettir koptu. Fakat ben bunu. "Bunu yapanýn vallahi bill rini kýracaðým!" diye baðýrýyordu. iki.Demek. daha fazla düþünmeye deðer bir þey görmüyorum. . Kâmran tekaüt olan amcasýyla beraber büsbütün istanbul'a döndüðü zaman ben bir ay evvel mek unuyordum. mutfakta da tamir ve boya vardý..Doðrusu. içimden bu dakikada bü baþka türlü konuþuyordum.. Feride" diyordu. Ben. pek uzun da sayýlmaz. bir büyük insan aðýrbaþlýlýðýyla konuþmaya baþla . Biraz sonra. içinde yaþadýðým müddetçe bu loþ binaya "güvercinlik" adýný vermiþti r diploma ile kendimi dýþarý atacaðým günün benim için bir kurtuluþ bayramý olacaðýný söyle inde güvercinliðin kapýsý açýlýnca kendimi. Tekirdað'dan bana yazdýðý mektupta. Siz þu kümeslerin arkasýna saklanýnýz.O halde gidebilirsin. Kimi. Kâmran'ý bir ay sonra. dülgerler. dört seneyi parmaklarýyla o kadar kolay sayýyordum ki.Demek amcamýn teklifini kabul etmemi doðru buluyorsun? . aþçý izimizi keþfediyor. Bunun için yeni aþçý. Yüreðim hafifçe burkuldu.Sen. Bir akþamüstü onun. biraz sonra. Yalnýz Müjgân. kimi dikiþle uðraþýyordu. "Düþünürüz" deyince artýk mesele kalmýyor muydu? Herkesin daima benden istemiþ olduðu gibi.Mademki bir erkek için mutlaka bir meslek lazýmmýþ.. dedim. daha vaktimiz var. 104 Reþat Nuri Güntekin misafir çocuklarýný peþime takýyor. elindeki kocaman kepçeyi sopa dehþetiyle sallayarak deli gibi üstümüze saldýrýyordu. Bir. Feride? . senin de þimdi öyle yapman lâzým. . boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarþafým. bir delilik arýz olmuþtu..Bir memuriyet. üç. Fena halde korkan küçükler beni dinlemeyerek.

kahkahandan kimseyi iþitecek halde deðilsin ki. Doðrudur bö yaptýðýn? Son nýzý yapmak için yarým saattir sizi arýyorum. Baþka bir zamanda olsaydý. böyle hýrsýz gelin haným olmaz!" diye söylendi. ben de onu birdenbire kalçalarýndan yakalayýp havaya kaldýrdým v yaptýðý gibi yanaklarýndan öptüm. vaziyet ise çok nazikti.Pardon matmazel. gelin hanýmým. en karýþýk heyecanlarla sar k ve anlaþýlmak ihtiyacýyla için için eridiðim bir tarihti. kimselere derdimi dinletemedi m. Dilber Kalfa'yý.Yavrucuðum. Aþçý yabancý. Dýþarýdakiler. matmazel. . Temin ederim ki iþitmedim. kendi sesinden.Ne olursunuz. Gözünüzün önünde giyinmeyeceðim. Yine her akþamüstü mahut arka bahçenin kapýsýnda çocuklarla ip atla adým. ufak bazý rötuþlardan baþka eksiði kalmayan beyaz elbisemi ellerinde kaldýrdýðý z kýrmýzý kesildiðimi hissettim.Senin her zaman annen oldum ve öyle kalacaðým. o k dar korkmuþtum ki. Arasýnda etekli elbisesi ÇALIKUÞU 107 tavus kuþu þekline girdiðini bir tasavvur edin. buracýktaydým.Hain adam. Odadakileri birer birer okþayýp öperek yalvarmaya baþladým. Daha fenasý. ötekileri býrakýp beni kovalamaya baþlamý yere boylu boyunca yuvarlanýnca. sen. daha haþarý ve hoyrat görünmeme raðmen. aklý yatýnca da: se aferin gelin haným sana!" dedi. aralarýnda beni en büyük gördüðü için. bu iþ adi tuvaletle olsun!" diye o kadar yalvardým. Fakat bu seferki hücumu yapan.Üzülmeyin teyze. mutlaka içeri girmek istiyorlardý. bereket versin. dedim. "N r. Aman. hiddeti büsbütün arttý. Taþkýnlýðým o haldeydi ki. derdimi anlatýncaya kadar hiç olmazsa iki kepçe yiyecek. Çahkuþu'nun teyzesine yaptýðý naz ve þýmarýklýðý Feride'n maya cesaret edemeyeceðini size temin ederim. beni yanaklarýmdan öperek: . Teyzem. düþtüðü zaman burnunu da çarpýp sýyýrmýþtý ama. aþçýbaþý. Yakalanýrsam. artýk dayanamadý. bu akþam o da bana karþý ateþ püskürüyodu. mutlaka hýrpalardým. onu tazminat hes Gizli kalmasý için. O zaman benim a bir adýnýz ve sýfatýnýz olacak. Kalfa ve matmazelin teminatlarýna bir zam anmadý. Besime Teyzem de matmazelle beraberdi ve çatkýn çehresi. Matmazel. bu kelime için. neden sonra. Dilber Kalfa ile beraber bahçeye hava almaya çýkmýþ. . "Geliyor" diye boyunlarýna sarýldým ve arkalarýna saklandým Dilber Kalfa. elindeki elbise ile üzerime geldikçe -birisi beni yakalamaya geliyormuþ gibi . ilkinde beni aþçýdan kurtarmaya çalýþan terzi matmazel mýþ yaþýnda olmasýna raðmen. Teyzemin gözleri yaþardý. . dedi.Rica ederim. Çenemi teyzemin elinden çekmeden eteklerimi parmaklarýmla iki yanýndan tuttum ve hafif b ir reveransla dizimi büktüm: . * Düðüne üç gün kalmýþtý. Feri-dem. dedim. çaresiz sokak tarafýna koþuyor. gelin haným. çý Allah'tan olacak. yaptýðým iþarlara raðmen. o gün benim. Köþk tarafýna doðru manevra yapmaya imkân olmadýðý için. Üç gün sonra da davetlilerimiz arasýnda yine böyle bir þey yapmandan adeta korkmaya baþl Her zaman. aþçýbaþý!" Ben. bana çýkýþacaðý her zaman yaptýðý gibi eliyle çenemi tutup okþaya . 106 Reþat Nuri Güntekin . daha üç güncük diþinizi sýkmanýz lâzým. rezil olacaktým. Matmazel. "Yok. ded i. Yolun bir ÇALIKUÞU 105 köþesinde onlarla karþýlaþýnca. pantolonun dizk apaðýný da patlattýrdýn bana!" Adamcaðýz. çýldýrdýn mý? O. sabahtan beri çalýþan terzi matmazel.' ne gülünç! Kendim bile güleceðim. "Alýrsýn öyleyse yeni pantolunu. tir tir titri-yodum. bak. gürültüyü artýrýyorlar. aþçýnýn kepçesine karþý ellerini uzatarak: "Ne yapýyorsun. Çok deðil. münakaþa uzarsa ondan yana çýkacaðýný gösteriyordu. birkaç güne kadar size madam diyeceðim. diye baðýrdý. siz dýþarý çýkýn. bu aþçý kadar çýlgýn ve aksi insan görmedim. bu komedi duyuldu ve her yemekte bana bakýp b ek âdet sýrasýna girdi.köþelere kaçýyor. ben de gayri ihtiyari onunla beraber baðýrýyordum: "Vallahi ben. Fakat.

. Vallahi aðlayacaðým. aþçý ile bir iki kelime Sonra aðýr aðýr dýþ kapýya yürümeye baþladým.Feride. uzun boylu bir kadýn gözüme iliþti ir þey sormak istediði halde. beþ. Fakat. dan beni soyduktan sonra. biraz zahmet eder misiniz. sana yardýma geleyim. Bana yasak yok tabii. . Çok yorgunum. Þimdi asýl mesele. dedim. Ama sen. Ben. Zavallý matmazelin bu acayip tabiatlý gelinle konuþmaya bile artýk cesareti kalmamýþtý.Bir þartla. nedense gürültü kesilir gibi oldu.Peki ama sen. Feride. iyice alvarmaya baþladým. benim. dedi.Küçükhaným. Bir aralýk. diye baðýrýyor.Hepsi gelsinler. Ben koll n müdafaa ediyordum. ne hareket. d ene evvel bir akþam. Maksadým. Uðraþtýrma beni.. beþe kadar sayýy orum: Bir iki. fakat sesini iþit affak olamýyordu. Seni bahçenin nihayetindeki kayanýn yanýnda bekleyeceðim. Bende. diye adeta saçýný. Matmazelin hayretten dili tutulmuþtu. çocuk. diye yalvardým. Hatýrlýyor musun.Peki. hâlâ o kadar çocuksun ki. sana küçük bir þaka yapmak istemiþtim. Býrak. iþte o zaman. büyük karmakarýþýk itiþerek. sonra Müjgân'ýn bile yüzüne ÇALIKUÞU 109 bakmadan odadan kaçtým ve gözlerimdeki kýrmýzýlýk geçinceye kadar soðuk su ile yüzümü yýkad aman ortalýk kararýyordu. elbiseni göreyim. epeyce zamandan beri beni bekliyordu. Beni affediyorsun deðil mi? Baþýmý hâlâ mantomun içinde saklayarak cevap verdim: . iki taraf arasýnda heyecanlý bir uðraþmadýr baþladý.Aldatýyor. þimdi sokaktan geldim. Bu sefer: . bu yalvarýþýma aldýrmadý. üç. artýk ne ses vadi.. Fakat o inanmadýlar: . soyunduktan sonra çaðýracak. Bak. Hücum. kapýya hýzla dayanarak iki kanadýný ardýna kadar a 108 Reþat Nuri Güntekin Ben çýðlýk çýðlýða odanýn bir köþesine kaçtým ve elime geçirdiðim bir mantoya sarýlarak büz eydi: . Kâmran'ýn . biraz sonra mahcup ve müteessir bir sesle: . O. döndüm.Maðlubiyetini artýk teslim etmen lâzým Feride. dedi.. kapýya doðru yürümeye ba . hemen odadan çýkmalýsýn. O. Kâmran mümkün olduðu kadar geciktirdiði bu beþten sonra. diye baðrýþarak kapýya dayandýlar.. Muharebe var" diye baðrýþan çocuk arýn sesine bütün köþk halký koþuyordu.. Fakat.Affet beni. Kendi kendime dolaþýyor gibi yaparak.. Kâmran.. Kâmran mantoyu bir ucundan tut gülerek: . biraz bekledikten sonra devam etti: . içeri girmeye cesaret edemiyor gibi bir hali vardý. elbiseni o kadar merak edi yorum ki. * Daima açýk duran sokak kapýsýnýn dýþýnda siyah çarþaflý. Feride.Yapmayýnýz. Allah aþkýna. Sofada demirli potinleriyle tepinerek: "Hücum. Aç. Fakat Kararan. Kâmran da aþaðý yukarý o haldeydi. üstüne siyah mekte p önlüðümü geçirdim. Bu peçenin altýndan bir bildik çehresi çýkmas an ve beni söze tutmasýndan korkarak yolumu deðiþtirdim ve aðaçlarýn arkasýna da-laya çalýþ birdenbire beni çaðýrdý. fena halde þaþýrdý ve yarý zorla odayý boþaltarak kapýyý kapadý.. Matmazel. ... omuz baþýmdan: . baþýný yoluyordu. kendimi kimseye göstermeden onun yanýna kapaðý ktý. sen olmaz. çekilin. elbise parçalanýyor. Sen Allah aþkýna git. Dýþarýdakiler. efendim? Çaresiz. bir dakikacýk. gülüþerek kapýyý zorluyorlardý. ziyaný yok. rica ederim. mutfaðýn arkasýndan dolaþtým. Buna hakkým var san rdum. seninle orada barýþmýþtýk.Güzelim elbise gitti. inat edersen zora müracaat etmek mecburiyetinde kalacaðým. izimi büsbütün kaybettirdikten sonr n onun yanýna inmekti. tekrar kýsa etekli pembe elbisemi giydim.Aç. Söz mü? Kýsa bir tereddütten sonra: . Þimdi de öyle yapacaðýz. gelirim.Bir parça daha. Kapýya bir ayak sesi yaklaþýyordu. hepinizi çaðýracaðým. dört. mantomun ucunu çekince yüzümü gözy dü. dediðini iþittim v e büsbütün çýldýrdým. þimdi git.

Sizi fa ten korkuyorum. ÇALIKUÞU .Ben. kaçacaðýný hissettim. bir emriniz mi var? .Evet.Hanýmefendi. kadýn hâlâ aðzýný açmýyordu. dedim. bir eski arkadaþýmýn zoruyla bir elçi vaziyetinde buraya geliyo rum. Vücuduma bir titreme yapýþtý. Garip þey. bende de daha fazla sormaya kuvvet kalmamýþtý. Ayaða kalktým. Havanýn karanlýðýna raðmen benzinin korkunç surette sara . Cesur olmak lazým. . hanýmefendi. Ben. izzetinefsime dokundu ve bana bütün kuvv mi iade etti.Evet. Sizden bir yardým rica edeceðim. hanýmefendi. efendim? . konuþacaðýmýz þey mühim. elinin sert bir hareketiyle peçesini kaldýrdý ve otuz yaþlarýnda. Görüyorum ki. Fak at Feride benim. birdenbire durmuþtu. Onun içi bir tarafa býrakarak açýk konuþursak daha iyi olur. . söylemeye cesaret edemeyecektim. Benim Feride 'la yalnýz olarak konuþmama delalet edeceksiniz. Yabancý kadýnýn bana acýr gibi bir hali vardý. Feride Haný-mefendi'nin olduðumu mümkün deðil. Fakat. Acayip bir kýyafette olduðum için birdenbire cesaret edemedim. sahiden gitmeye kalksa. çocuðum. IH . Bu dakikada meraktan çýldýracak gibi uðum halde. Fakat biraz cesur olmazsam onun d ni yapacaðýný. hafif heyecanlandý: .Köþkte bir tane Feride var hanýmefendi. Bu. dedim.Vazife vazifedir. dedim. Fakat. Biraz evvel si için ýsrar ettiðim halde þimdi adeta kaçmak istiyorum. Bahsettiðiniz.O halde sizden bir ricada bulunacaðým. . Mümkünse kimsenin bundan haberi olmamalý. Biraz evvel kendisini Feride ile görüþtürmemi sa stediði halde þimdi karþýmda put kesilmesine ne mana vermeliydi? Acaba Feride'nin ben ol duðuma hâlâ inanamýyor muydu? Yoksa baþka bir þey mi vardý? Merakýmý gizlemeye çalýþarak te mecbur oldum: . beni tanýyor m u? . Kadýnýn sükûtu. efendim.Siz köþkten misiniz. dedim.Hayýr. dedim.. . Te-reddütümün sebebi bu. Kimse bizi rahatsýz etmeden konuþabilir iz. nihayet karar vermiþ o lacak ki.Merhum Seyfetin Paþa'nýn köþkü deðil mi? . Dudaklarýmý ýsýrarak: 110 Reþat Nuri Güntekin . . dedi. biz kanepeye oturduktan sonra da devam etti..Buyurunuz hanýmefendi. Daha doðrusu þahsýnýzý görmemiþ. diye gülümsedim. dedi. . hanýmefendi. Burada ermiþ.Bu vaziyette tereddüt doðru deðil.Çok âlâ hanýmefendi. kollarýmý kavuþturarak sakin ve hat bir sesle: . köþkten sorarsanýz size Feride Haným'ý Siyah çarþaflý kadýn. Siyah çarþaflý kadýn. gülmemek için baþýmý eð fa iþittiðim bu "hanýmefendi" sözü bana öyle tuhaf geliyordu ki. Feride Hanýmefendi ile görüþmek istiyorum.Kâmran Beyi tanýyor mu? Artýk. üzerime aldýðým vazifenin bu kadar güç olduðunu kestýrememiþtim. Biraz ileride a bir bahçe kanepesi gözüme iliþti: . o.Emrinizi bekliyorum. kalbim þiddetle çarpýyordu. Yalnýz Kâm-ran Bey'in niþanlýsý olduðunuzu biliyo .Emrediniz.isterseniz þuraya gidelim. kapýdan girmiþ yanýma yaklaþmýþtý: -Size tesadüfüm çok iyi oldu. kanepenin önündeki aðaca arkamý dayadým. Mümkün olduðu kadar sakin bir tavýr takýnmaya çalýþara . bir hanýmla karþýlaþacaðýmý umuyordum. zannederim yolundan çeviremeyecektim.Feride Haným.Kâmran Bey'le evlenecek Feride Haným mý? . Kadýn.Dinleyin beni Feride Haným. efendim. Hafifçe irkildim. Buyurun. Hayretle yüzüne baktým. Niçin birdenbire durakladýðýmý anlamýyorsunuz. Ortalýk kararmýþ olduðu ve peçesini hâlâ açmadýðý için yüzünü fark reddütten sonra: . Halbuki önüme adeta bir mektep çocuðu çýktý.. zeki ve sinirl i bir kadýn çehresi meydana çýktý. lütfen içeri.

Eldivenli ellerini ovuþturarak: .Kâmran Bey'i çok seviyor musunuz? 112 Reþat Nuri Güntekin .Estaðfurullah. bunca senelik arkadaþým. Doktorlar Avrupa'ya gönderilmesini tavsiye ettiler. fakat nereden geldiðini anlayamadýðým bir kuvvetle buna a kendimi hazýr buluyordum. Tam iyi olup memleketine döneceði bir sýrada baþýna bu geldi. maðrur bir tavýrla: . Münevver. Makine gibi çabuk ve ad renksiz bir sesle söyledi: . ilk defa sevdiði bir evlenmiþ. . Bir kabahat varsa tamamýy la Kâmran Bey'de. Bu defa. . Çünkü bir baþkasýyla sözlü olduðunu bile saklamýþ. zaten hasta olan bu içli kadýnýn ölmesinden korkuyorum.. siz de çok iyi ve bu tamamýyla suçsuz. . . size daha fazla tafsilat vermek doðru olur mu? Baþýmý salladým: . pek bilemiyorum. öyle? Münevver.Ýþte bunu söylemek güç. Hem zannederim ki artýk konuþacak þeyimiz de kalmadý.Öyledir. Kâmran Bey. Sonra hastalandý. Fakat hiç fena bir insan deðildir.Müsaadenizle bir sual. birçok meziyetleri olan bir gençtir. Feride Haným. bir hafta için Ýsviçre'ye geldiði halde iki aya yakýn bir zaman orada kalmýþ. .Doðru söylediðinizden nasýl emin olayým? .Niçin yalan söyleyeyim.Beni karýþtýrmayýnýz.Niçin. Fazla ileri gittiðini anlatmak ister gibi elimle bir iþaret yaptým ve güldüm: .Açýk konuþmazsak iþin içinden çýkamayacaðýmýzý evvelce söyledim. bahtiyar olamamýþtý. Size Kâmran Beyi.. onun da artýk bu iþi kýsa kesmeye karar vermiþ olduðunu anladým.Bunun sizinle alakasýný göremiyorum.Peki. hanýmefendi. ara sýra el çanÇalýkuþu . öyle olsun.ilk bakýþta sizi bir çocuk gibi görmüþ olmakla beraber.Belki vardýr. Onunla evlenmeyi umuyordu. hanýmefendi. . Arkadaþýnýzýn bunlarý benim haber almamý istemekten maksadý Yabancý kadýn. bir þey aramak ister gibi. Yabancý kadýnýn. ÇALIKUÞU 113 izinle mi. daha sertleþtim. Gayet içlidir. Tesadüfleri orada olmuþ.Kadýn benim bu cesur tavrým karþýsýnda biraz kendini topladý ve bir sual sordu: . hanýmefendi. bir baþkasýnýn da sevdiðini haber vermeye mecburum. . dedi. .Arkadaþýmýn adý Münevver'dir. Fakat. . iki sene evvel bahsetti rkadaþla Avrupa'da tanýþmýþlar. . ne leyim. bu defa ayaða kalkmaya mecbur oldu. Bir baþkasýnýn onu gö stirmiþ olmasýnda hiç fevkalâdelik görmem. Kâmran. mükemmel yetiþmiþ yüksek bir genç unduðumu anlýyorum. Kadýna söylediðim son cümlede bir parçajalay bile vardý. dedim. bu haberden sonra katiyen yaþamaz. Kararan Bey. bugün sizin düþmanýnýz vaziyetindedir. . Feride Haným. bir yaprak bile kýmýldamayacak kadar sakin ve güzel yaz akþamýnda beklenilmez bir fýrtý gelip çattýðýný gayet iyi anlýyor. vazifeyle mi. dedim. bir aral isviçre'ye gitmiþ. Bilmem.Daha doðrusu ikinize yazýk.Yazýk zavallýya. Bu. Yahut. Hasýlý. siz þimdilik yalnýz onu düþünebilirsiniz.8 114 Reþat Nuri Güntekin .F. Hatta bu yüzden g bir cezaya da uðramýþ.Ona müsaade edemem.Olabilir. Beni bu çirkin vazifey evk eden þu ki. onun için rasgele bir macera deðildir. günahsýz bir genç kýzsýnýz. sinirli bir hareketle çarþafýnýn eteklerini düzelterek kanepenin tahtalarýný tutu n. Kâmran Bey. Feride Haným? Gerçi Münevver. Kâmran Bey maalesef sizi lâzým geldiði kadar takdir edememiþ. belki takdir ettiði halde geçici bir zaafa kapýlmýþ. Ayaða kalkmamakla beraber yerinde lusundan. .Sözlerinizin doðru olduðunu ispat için evet. Onun için size de acýrsam. Eski mabeyincilerden birinin kýzýdýr.

Sonra okursunuz.Feride Haným. hýzla aðaçlarýn arasýna . bugün arkasýna dört peþli bir eski zaman en i giymiþ. fakat artýk dinlemedim. Þimdi yoruldu. Sizi uzun ince vücudunuzla. gözlerim gittikçe artan karanlýk içinden yazýlarý dar fena seçiyordu ki. Her zaman beyaz bir önlükle dolaþan Hacý Kalfa. mektubu uzatarak: . Yalnýz bilmem neden m ktubun birkaç defa tekrar ettiðim þu son satýrlarýný hâlâ þimdi bile gözümün önünde buluyor "Gönlüm boþtu. Bir daha ölünceye kadar birb k yok. olur Yabancý kadýn. Bana bir hakikati öðrettiniz.Ne münasebet.Bana bir faydasý olmayacak dedim. Sevmeye ihtiyacým vardý. sizi üzdüm. bizim bildiði iz. kendi dediði gib i satýr lakýrdý atmaya geldi. Hafif bir baþ selamýyla yürüdüm. Benim artýk konuþmaya nihayet vermek istediðimi görünce . Fakat sonra yanlýþ bir þey yapmýþ olmaktan korkarak a ldým. Fakat inanýnýz ki" diye bir cümleye baþlamak istedi. Eylül 19. bir dakika daha müsaade. Ne bitip tüken yazýdýr bu? Mektup desem deðil. hemen hiçbir þey aklýmda kalmadý.Vazifenizi yaptýðýnýzý söyleyiniz. diyebilirim. FERÝDE" ÝKÝNCÝ KISIM' B. Omuzlarý ek: . Bir hatýradýr.tasýný açýp kapadýðýný görüyordum. yazarsýn da yazarsýn. 'Sarý Çiçek' romanýný baþtan baþa öðrendik. Bilmem. Arkasýndan bir sürü edebiyat. Karanlýk artmýþtý. menekþe gözlerinizle ka e her þeyin rengi deðiþti. Yal nýz bir dakika müsaade ederseniz bir göz gezdireyim. Bunlar olaðan iþler.Ýsterseniz onu size býrakayým. sesi titreyerek: r ÇALIKUÞU 115 "Feride Haným. "Sarý Çiçeði" görmeden evvel de onun kalbine böyle bir ay mde anlaþýlmaz bir sevinç var. deftere yazýlmaz. Arkadaþýma ne söyleyeyim? . Sen parmak kadar çocuksun. beni tekrar arkamdan çaðýrdý: . Öte tarafý artýk kendi bileceði þeydir. birdenbire silkinerek sözünü kestim. Hacý Kalfa. Senden nefret ediyorum. kitabý saçlý sakallý ulemalar yazar. bana bir kere daha seslendi.VJELDfÐlN günden beri gece demezsin gündüz demezsin. Kitap desem deðil. aðýr aðýr yanýma gelmiþti.Feride Haným. benimle. mutlaka fevkalâde bir þeyle karþýlaþacaðým!" diyormuþ. . zaten b okumaya baþladým: "Benim Sarý Çiçeðim" diye baþlýyordu. Ben. Hatta. Ben. çýplak ayaklarýyla tahtalarý silerken düþmemek için eline kocaman bir sopa almýþt . Þimdi artýk sizden müsaade isteyeceðim. Kâmran'ýn bizim artýk bir daha barýþtýðýmýzý göremeyeceði kayanýn yanýnda ne kadar bekledið at beklemekten usanarak odama geldiðinde ve masanýn üstünde çizgili mektep defteri yapraðýn aralanmýþ þu birkaç satýrý gördüðü zaman herhalde þaþalamýþ olacaktýr: "Kamran Beyefendi. Aðaçlarýn arasýndan yola çýkarak mektubu gözlerime yaklaþtýrdým. Öyleyse ne yazarsýn böy rup dinlenmeden? Bana bu suali soran. Arkadaþýma artýk lüzumu kalmadý. bir akþamüstü otelin bahçesinde ýþýklar yanarken "Sarý Çiçeði" karþýsýnd Ondan ötesini o kadar çabuk okuyordum ki. dedim. Güneþ doðmadan evvel na belirsiz bir aydýnlýk yayýlýrsa." Yabancý kadýn.. evkalâdelik olmuþ. mektup. size teþekk le edeceðim. otelin ihtiyar odacýsý Hacý Kalfa'dýr. . Hacý Kalfa'nýn halini görünce kendimi tutamadým kahkahalarla gülmeye baþladým: . Üzülecek bir þey yok ortada. Fakat o.. Bir saatten fazla bir zamand an beri dýþarýda þarký söyleyerek tahta siliyordu.Bu ne kýyafet. onu görmek sizi müteessir edecek mi? Mektubu evvela elimle itmek istedim. dersiniz. kendisinde kalmasý daha iyi olur. sözlerimden belki þüphe edersiniz diye size Kânýran Bey'in bir mektubunu ge irdim.

çatkýn çehresini daha çatýyor: 118 Reþat Nuri Güntekin . Mademki artýk koskoca insaným. Þimdi. anladýn endim? Hacý Kalfa'ya ne yazdýðýmý anlatmak kabil deðildi.Çocuk aldatýyorsun. ara sýra konuþtuðum dertli bir komþumdan baþka. "Haydi caným. hanýmlýk yapýyoruz. sen yaz yazýný.. fakat sonradan vazgeçti: . Hacý Kalfa. "Baþýný ört hocaným. öðreneceðimi öðrendikten sonra odama gidiyordum. ÇALIKUÞU 119 Hacý Kalfa'yý savdýktan sonra tekrar masamýn baþýna geçtim.Yazým pek çarpýk çurpuk da meþk yazýyorum Hacý Kalfa. Yarýn. Hacý Kalfa." Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduðum bugün de birinin beni. Arkamda býraktýðým iðrenç dü ere daha dönmeliyim. . yarýn. öbür gün derse baþlay lar sonra. Adamcaðýzýn hakký var. Hacý Kalfa kaç baharýn yoðurdum! yemiþtir. böyle konuþmakta devam ederse. Biz. O akþamüstü. karanlýkta bir köþeye gizlenmek istedim. Hakikaten parmaklarýmd Hacý Kalfa'nýn söylememesine raðmen. vardýr ama. çocuklara karþý asýl ayýp odur. Ben. Bir iþ için odama gireceði zaman kapýyý vuruyor. bilirsin sen? Onlar ki hat gibi sülüs yazýlar. eser býrakmamaya çalýþmalýyým.Yoo! iþ senin bildiðin gibi deðildir. alay ede ede Hacý Kalfa'ya bu saygýnýn manasý lýðýný anlatmýþtým. kuþ-kelimesinin eski "Çalýkuþu"nu. Fakat hocalýk gururuma yediremediðim içi n bunu Hacý Kalfa'dan so-ramýyordum. Sonra. Hacý Kalfa. çocukluðumdan hiçbir iz. sana bir parça da oynayacaðým galiba. aramýzýn bozulmasýndan korkuyorum Mamafih. Sonra. H bakalým. diye bana çýkýþýyordu. gözlerinde tatlý bir gülüms verdi: . odama giren tek insandýr.Beni kýzdýrmak için mahsus yapýyorsun ama. "Muhadderat" herhalde kadýn falan demek olacaktý. kapanmýþ gagasýyl k gayreti var. öbür gün iþine baþlayacak bir e kendimden. artýk bir daha göremeyeceðim insanlarýn afýmda dolaþýyor gibi olmalarýný hissetmem. kýzmayacaðým. alay ediyor. Fakat. dedi.Ne yaparsýn. Birbirimizin yüzünü fark edemiyorduk. 120 . biraz da bu lekelerden gelmiyor mu? Hacý Kalfa'nýn bir sözü daha zihnime takýlýyor: "Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu y ki. "islam muhadderat-larý"nýn yanýna öyle sallapati gi mez.Kim o? diye seslendi. Teklif mi var aramýzd ?" diyordum. ne çeþit memurlar bilirsil sen? Bir derdin vardýr senin. biraz alay çýkar. gözlerinde garip bir hüzünle ilave etti: . artýk çalýþamýyorum. Taþlýkta te ttim. ben de tahtalarýmý nrçalayým. dudaðýmdaki mürekkep lekeleri ne oluyor? Hele geceler efterime yazarken sýk sýk kendimi mektepte görmem. biraz eðlenmen için. dedi. gül. onu ni sardýkça sarýyor. . iki par etmez yazdýklarý. dairelerdi ne kadar taban tepmiþ. ilk g de çekiniyordu. Hacý Kalfa. her neyse onun sý bizlere düþmez. fotoðraf karþýsýnda poz alýr gibi sopasýna dayandý. ne çýkarsa onlardan çýkar. Sen misin Feride? Niçin saklanýyorsun? Cevap vermeden karþýsýnda durdum.. haným gibi giyineceðiz elbette. O. Onlar ki böyle karýnca ayaðý gibi eðri büðr larlar. Mamafih. Hacý Kalfa. Yalnýz yazarken. yabancý kadýndan. çekinmeden içeriye giriyordu.Kafeste kuþ gibi o kadar sýkýlýyorsun bu yalnýz odada ki. ben g diyordu. aklýna estikçe kapýmý vuruyor. iþin mi yok Allah aþkýna. Fakat teyzem beni görmüþtü. defterimi eksik býrakmamak için son bir gayret lâzým. parmaklarýný mürekkepl boyamamaya gayret et ki.. dedim. ziyaný y aplýk daha artarsa ben. kýrýk kanadý. kafeste bir kuþ gibi gör mesi doðru deðil. gülmemin bir türlü kesilmemesine evvela kýzacak oldu.

Fakat. dolabýmý açtým. yaptýðým az çok bir rezaletti.Reþat Nuri Güntekin . Fakat. ona býrakýlaca satýrý yazdým.Hiç. saçým aðlayarak kollarýna atýlacak. .. kendile boþ yere üzeceklerdi. "Yine ne derdin var. Beni muhakkak ki iyi karþýl klardý. dedim. Feride?" dedi. Beni aramaya. ortalýkta in cin yoktu. Sonra. Odam darmadaðýnýk. Fakat o. yadigâr kýymetinde birkaç p kalma küpe. Karanlýk gittikçe artýyordu. Sahrayýcedit'te oturur ve sýk sýk köþke gelirdi. Rezalet orkusuyla belki polise baþvurmazlardý. izimi çabucak keþfederlerdi.Teyze.bu hem tehl ikeliydi. Geçen sene bir gün. Zihnimde müphem surette tasarlanmýþ bir þeyim vardý. Kapýlardan kaçan evlatlýklarýn da böyle yaptýklarýný hatýrlýyor. ÇALIKUÞU 121 Nereye gideceðimi. ne olsa. Kýrmýzý bir kurdele ile baðlý diplomamý. arkasýnda derbeder bir mektep çocuðu odasý býrakmasý at. ýssýz kýr yollarýnda. ilk aklýma gelen isimler tabiatýyla evdekilerin de ayný kolaylýkla düþüneceði isimler olacak. annem demektir. sonra gözlerinden öptüm. karanlýkta iki yanaðýndan. belki tuhaflarýna gidecekti. Gerçi hayatýný ken i istediði gibi yaþamak isteyen bir insaný zorla. dedim. teyze. Fakat. hem de üstümde bozuk param yoktu. bu gece nerede barýnacaktým? Evvela. Eskilerimi daima ona verdiðim için benimle arasý gayet iyiydi. Biraz sonra köþkte bir kýyamet kopacaktý. Teyzemden bir þey istediðim vakit daima böyle söylerdi.Mutlaka yine bir yaramazlýk!. iskemlelerin üstüne elbiseler atýlmýþtý. þýmarýk bir kýz nazý sanacaklar. fakat. G eceyi onun evinde geçirirdim ve kimse. Sokaktan bir muhacir arabasý geçiyordu. bu dakikada bana bir tatlý kelime söylemiþ olsaydý. Açýk dolap gözlerinden çamaþýrl cesaret ettiðim þeyi yapacak insanýn. Yabancýlara hesap vermenin ve onlardan nasihat dinlemenin gücüme gideceðini hissediyordum. Gece vakti. Penceremde ýþýk görüp gelmelerinden korkarak karanlýkta hemen el yordamýyla. Karanlýkta bir gölge gördükçe. sokaða çýktýktan sonra düþündüm. bu akþam bana öyle geldi ki bu sözlerle: "Artýk yetmedi mi?" demek istiyor. tek baþýna dolaþan dan kim þüphe etmezdi? Bereket versin. Fakat. Bu vaziyette bir kýzý bir gececik olsun evler kabul etmek. on sene evvel akrabalarýmýzdan birinin evinde sütnine-lik etmiþ bir muhacir kadýný v rdý ki. nefesimi kesiyor gibiydi. etrafa kol kol arayýcýlar çýkacaðý muhakkaktý vapur. hatta. en evvel onlardan baþlayacaklardýr adaþlarýmýn aileleri gece yarýsý telaþ içinde beni sormaya gelen aileme. Teyzem. son bir defa öpmeden ayrýlmak istemiyordum. yarým saat bahçesinde dinlenmiþtik. aklýma. yaya olarak Sahrayýcedit yolunu tuttum. ben nereye gidecektim? Yar olay. cesaretimi kaybetmeye baþladýðým bir zamanda aklýma bir þey geldi. hatta araba yolculuðu tehlikeliydi. Yalnýz bir baðýn kenarýndan . 122 Reþat Nuri Güntekin Sekiz. uzunca bir akþam gezintisinden dönerken onun evine uðramýþ. yahut bir a sesi iþittikçe tireyerek duruyordum. Onu. Sonra bu fevkalâdeliði izah için onlara bir þey söylemek lâzým gelecekti. benim ne halde olduðumu fark edemedi. müsaade edersen seni öpeceðim. Cevabýný beklemeden ellerini tuttum. civar köþklerde oturan bazý arkadaþlarým geldi. benim orada olacaðýmý akýl edemezdi. Fakat kararýmý bir çocuk deliliði. ne çare ki vakit çok dardý. Asýl mesele bu geceyi geçirmekte . belki her þeyi söyleyecektim. hafifçe yanaðýma dokunsa. Onlarý bu fikirden vazgeçirmek. ancak. Evet. Görünmez bir el göðsüme basýyor. Evvela onu çevirmek istedim. Þaþýrmaya. yüzük gibi bir iki fakir mücevheri mektep valizime doldurdum. bu köþke dönmeye mecbur edecek bir kuvvet yoktu. Gecenin bu saatinde nereye sýðýnabilirdim? Her þeyi göze almýþ olmama raðmen elimde valiz sabaha kadar tarlalarda dolaþamazdým ya. beni de. benim hatýrým için yok" demeye cesaret edebilecekler miydi? Ýstasyona giden caddeyi tehlikeli bularak aradaki Içeren-köy yollarýna sapmýþtým. Nihayet. . bir daha adýmý anmaya tövbe ettirmek için yarýn teyz nasýl bir mektup yazacaðýmý biliyordum. Çaresiz. acý acý gülüyordum. Teyzem.

Onun sayesinde Anadolu vilayetlerinden birinde bir hocalýk alacak. sözlerimden þüphe etmediler. o vakit de kuþ uçmuþ kervan geçmiþ bulunuyordu O gece. yorgun yorgun sopasýný s bekçiye rastladým. Açsana yüzünü haným? Valizimi ýslak taþlarýn üstüne koyarak peçemi kaldýrdým. Güzidem gelmiþ. lambamý söndürmüþ. ne bir fazla sevgi uyandýrmýþtý. Sütnine ile ihtiyar kocasý. . evladým! Damarlarý çýkmýþ zayýf kollarýyla boynuma sarýlýyor. Bazý terk edilmiþ odalarda. Bütün ümidim. Fakat hoþ bir tesadüf oldu.Ah çocuðum.Güzide. Fer i aðlamadan dinleyemiyorum" derdi. teyzemlerle arasý bozuktu. 124 Reþat Nuri Güntekin l O sabah. Aðlamanýn bu kadar güzel bir þey olacaðýný. sütninenin odasýnda. Bir þey söylemeden kapýnýn önünde durdum. bugüne kadar bende ne bir hüzün. kalfanýn sokak kapýsýný aralýk buldum. Hatta. Sesim. Uzaktan sizin lambanýzý gördük. Ben de þuradaki bir ahbabýmda kalayým!" dedi. Fakat. sesi. büsbütün ayaðýn zelerim de adýný anmaz olmuþlardý. tapraða bulanmýþ. pek makbul olduðunu söyledikl daydý. Teyzem zihnimde gittikçe dallanýp budaklanan mektubu aldýktan sonra. Annemi çok sevmesine mukabil. aðlamaktan baþka bir þ y yapamayacaktý. çiz i ve boyalarý silinmiþ eski resimler þeklinde belli belirsiz bir hayal. izimi keþfetse bile. Bu saatte baþka araba da bulamadýk. Herhalde. . Ça ya dönüyorduk. onu seyretmeye baþladým. hayal meyal hatýrlarým. onun üzerinde anlaþýlmaz bir tesir yaptý. Sebebini bilmiyordum ama. Þurada arabamýzýn tekerleði kýrýldý.Bir þey mi istediniz haným? dedi. toza. Bu hayal. yabancý yer deðil ya. Annem evlenirken. nineye misafir ol bu gece. Fakat. Ah. karanlýða baka baka uzun bir plan hazýrlamý Dolabýmýn bir köþesinde. Benim gittikçe anneme benzediðimi söylerdi. Karþýdan türkü söyleyerek birkaç sarhoþ geliyordu. annemin dadýsýydý. aðýr aðýr solup sararmaktan baþka bir þeye y ettiðim diplomam gözümde bir ehemmiyet almýþtý. o öldükten sonra kalfa.Dadý. Öteki alçak da ne de olsa insandý. Büyükkannem saðken ara sýra yalýya lir. gibi yaþlar akarak: . Bir.ken küçük bir tehlike atlatým. Sahrayýcedit caddesini geçerken kaldýrýmlar üstünde. Yüzüm sýmsýký kapalý old r. iki kere yutkunduktan sonra: . Bu fazla heyecanýn sebebini anlamýþtým. bana boyalý Eyüp oyuncaklarý getirirdi. onlar geçip gidinceye kadar orada gizlendim. küçük bir gece misafir et- ÇALIKUÞU 123 mek þerefi onlar için o kadar büyük bir þeydi ki. fesuphanallah! diye seslendi. Amcam: "Haydi Feride. onu da Eyüp'te ihtiyar bir kolcub aþýya vererek çýrak çýkarmýþlardý. Kendisi kýnalý kaþlarýnýn üstünde bir baþör mam nalýnlarýyla evinin taþlarýný yýkýyordu. kýrmýzý kurdelesiyle. þen ve mesut geçirecektim. fersiz mavi gözleriyle þaþkýn þakýn bana bakýyordu. Gülmisal Kalfa.Fesuphanallah. beni tanýmadýn mý? diye sordum. bu halayýktan evvel bana hiç kimse anlatamamýþtýr. Eyüpsultan'daki Gülmýsal Kalfa'nýn evinde gizlenmeye karar ve im. beni görünce þaþýrdýlar. ür eri çekilerek: . Doðrusu masalým bu saf insanlarca bile pek kolay inanýlacak bir masal deðildi. aralarýnda galiba bir de kavg a çýkmýþtý. Adamcaðýz beni görmeden yan sokaklardan biri saptý. boðuk bir feryat kopardý: . Baðda köpek falan o lim haraptý. Gülmisal Kalfa'ya da þimdi ayný þey olmuþtu. hiç unutmayan eski bir arkadaþý: "Güzide'nin. Bir sýçra lçak çitin üstünden aþtým. Bundan baþka. ah çocuðum diye hýçkmyordu. istanbul'da benim için Gülmisal Kalfa'nýn evinden daha emin bir yer yoktu. Annemi ben. Zavallý sütninenin benim için hazýrladýðý kýr lavantasý kokan tertemiz yataðý ertesi sabah amýþ gördüðü zaman ayaklan suya ermiþtir ki. Yolda hazýrladýðým kurt masalýný okudu dan geliyorduk. tamamýyla yirmi yaþýndaki çehresi. karþýma çýkmaya yü bulamayacktý. bütün hayatýmý ço çocuk arasýnda. Kalfa. istanbul'dan çýkýncaya kadar.

feryat asmadan. neler yapacaðýmý öyle neþe ile anlatýyordum ki. beni ele vermeyecektir. diyordu. seni görünce aklým karýþtý. ara sýra "Vah yavrum" diye içini çekiyordu. Gözyaþlarý içinde ona sordum: . þimdiye kadar hep hazýrdan yemiþ r gün bir yumurta bile piþirmemiþtim. bulaþýk ve çam hatta. sen onlarýn yarýsýný kabuklarýyla beraber atýyorsun. Yaram eden birkaç küçüðün ara sýra kulaklarýný çekmekten baþka bir þeyde kullanýlacak deðildir. artýk deðiþmeliydi.Kýzým. kadýncaðýzýn adeta gözlerinden Cahil bir Çerkeze yeni mektep usullerini nasýl anlatýrsýn? Bunlarý yaparken seviniyor. içimde anlaþýlmaz bir þey oldu. bir daha yapmaz!" de di. Hikâyemin sonunda dedim ki: . dün gece köþkten nasýl çýktýðýmý. anneciðim!" diye katýla katýla aðlamaya baþladým. diyordum. onu görüyorum sandým. Gülmisal Kalfa'ya isyanýmý anlatmaya imkân yoktu. Hele: . F kat. Bundan sonra. Ben. nihayet benim heyecanýma kapýldý. kadýncaðýzýn gözleri doluyor. Zavallý ka ni unutmuþ. Annem. Onun patiska perdeli küçük odasýnda geçirdiðim ilk saatlerin tadýný dünyada unutamayacaðým. soyduðum patatesleri gördükçe at ediyor: . Kalfayý dizlerimin üstüne oturtup hoplatarak. Yeþil bir bürümcüðe sarýlý küçük Mushaf mý duvardan indirdi ve o tti ki. kapýdan çevirecektir. Sýra bana gelince. baþýmý dizine koydu. aþçýyý hizmetçi ulacaktým? Hazýr Gülmisal Kalfa elimdeyken ondan nasýl yemek piþirileceðini. Ondan öðreneceðim þeyleri yazmak için yanýma küçük bir not defteri koymuþtum. dudaklarý . söylemesi ayýp ama. Doðduðu gün.Kalfa. ikide birde: . baþýma gelenleri ona. ellerimi okþayýp yanaklarýna. bunu senden öðrenmeseydim. dadýyý güldürüyordum. Elimin emeðiyle yaþayacaðým. hâlâ için için aðlamakta ordu. çoraplarýmý çýkardýktan sonra iþe giriþmiþtim.Çok. iki üç gün sana misafir olduktan son baþka bir memlekete gideceðim. o vakit dikkatle gözlerimi açýyor: . Kâmran Bey bir cahillik etmiþ. böyle söylerken. uktan sonra. dokuma bir örtü ile kaplý kerevetinin üzerine yatýrdý. bin zahmetle satýn aldýðým patateslerimi arýsýný atacak ve ömrümün sonuna kadar farkýnda olmayacaktým. patatesin tanesini kaç kuruþa verirler? Kabukla- ÇALIKUÞU 127 nný en çok kaç santim kesmek lâzým gelir? gibi sualler soruyor. taþlýðýn yanýndaki odada. sen çocukluk etmiþsin. Ben. ben de. olduðu gibi söyledim. Tahtalarý sildim yahut batýrdým. kýzým.Bu ellere kýyabilir miyim ben? diyordu. ben de "Anne.Dadý. Kalfanýn isyanlarýna. buruþuk 126 Reþat Nuri Güntekin yanaklarýný çekiþtirerek anlattým ki. akþa dan beri. vücudumun bir yerinden gelen hafif sýzýnýn adeta uyuþtuðunu duyuyordum. Anadolu'da nasýl hocalýk edeceðimi. Tövbe eder. yine kuyu baþýna oturarak onunla beraber zerzevat ayýkladým. Gülmisal Kalfa. beni çocuk gibi soyarken. annem bana çok mu benziyordu? . o eller için þimdilik fazla bir tehlike yoktur. Öte taraftan beni aramaya gelenler olursa. . Allah topraðý kadar ömür ve ihtiyar kalfa.Gülmisal Kalfa. mutfaktaki tertemiz hasýrýn üstüne oturduk. burada misafir kaldýðým müddetçe. ihtiyar kafacýðmý nafile yorma! Ben. zavallý ihtiyar kafasýndan benimle onu ayýrt edemeyerek "Güzidem" d iye hýçkýrýrken. ama o ne ince iþmiþ! Kalfa. gözümün önünde. Tenceremizi ateþe koyduktan sonra. O gün akþama kadar. benimle uðraþmaya baþlamýþtý. tahta silmek için kaç kova su lâzým? dediðim zaman. bir cuk masalý dinler gibi gülümseyerek dinliyor.Sahi öyle kalfa. Bu. ölümünün ÇALIKUÞU 125 ateþi yüreðimde. Sonra. Gülmisal Kalfa ile ev iþi gördük. Zerzevat ayýklamak deyip geçeriz. mavi yüzlü yemenisi ile ilk defa kucaðýna aldýðý dakikadan sonra ayrýldýðý gün ir bir anlattý. nasýl sökük dikilip çorap yamanacaðýný öðrenmeliydim.Fakat.Dadý. Kalfa sözlerimi. Ben. al rýmý okþayarak annemi anlatmaya baþladý. kuyudan kova kova su çektim. bir daha ölünceye kadar oraya dönmeyeceðimi söyledið de. Ben. iskarpinlerimi.

bir çamaþýrcý kadýn kavgasý yapmaya da kadirdir. Görürüz bakalým hangimizin yanlýþ gittiðini. hatta düþmanýna ettiði iyiliði baþýna kakmak mürüvetsizliði r mektebim olacak. Çocuklarým.Nazýr Bey yahut Paþa'yý görmek istiyorum. Kimseye bir þey sormaya cesaret edemiyor. gibi bir köþede ölüp gitti. O. Bu lakýrdýlarý iþitikten sonra. binanýn alt baþýndan üst baþýna kadar acayip merdivenler. Çalýkuþu da. çerden çöpten bir insan. bir alay çocuðum olacak. Ben. diye içini çekiyordu. "Hangi elinle?" di yeceksin. alay etme." Bu terbiyesiz mektubu hatýrladýkça daima utanacak ve aðlayacaðým. parlak marokenden kývrým kývrým somya telleri fýþkýrm kollarý yaldýzlý kerli ferli bir hademe oturuyordu. Arabistan'ý ayal meyal biliyorum. Böyle yapmaya me em sokakta kendimi kimseye tanýtmamak lâzýmdý hem de Maarff Nezareti'nin.Ah. Baþtan baþa çiçeklerle donatacaðým. þýmarýk. bana hiçbir zaman bir þey söylemedi. kendimi vaktinde topl adým. bereket versin ki. yahut Bey bu mu?" diye þüpheye düþse yeriydi. kâh gülüyor. ruhsuz. evlatçýðým. teyze. ne istedim. o da diplomamý görür görmez. Öyle bir edasý vardý ki. Fakat. Bir delilik yaptýk. Korka korka yanýna yaklaþtým: . yüzümde onun kalýn peçesi vardý. Zayýf. Anadolu herhalde ondan çok daha güzeldir. Bu iþler bittikten sonra teyzemin o korkunç mektubu yazýldý. iþlerimin gayet kolay biteceðini umuy rdum. þaþkýn þaþkýn et a bakmýyordum. ona karýþmam. isterseniz bir iki damla gözyaþý dökün. 'Böyledir de niçin onunla evlenmeye razý oldun?' diyeceksin. Bu mektubun bir yerinde þöyle lüyordum: "Seninle açýk konuþacaðým. Fakat. Farz edin ki. ÇALIKUÞU 129 Nezaret kapýsýný buluncaya kadar cesur ve neþeliydim. Daha sayayým mý? Ben. Kalfa. hiçbir zaman kendini beðenmiþ. Hademe parmaklarýný tükürükleyip kumral . Kendileri fakirmiþ. sa bir yardýma filan kalkayým demeyin. caným nasýl isterse öyle yaþarým.. öyle zenginmiþ ki. "abla" dedirteceðim. bugün. Girintili. ne de 128 Reþat Nuri Güntekin baþka türlü bir his duydum. Ben. Kapýnýn önünde. fakat gönülleri öyle zengin. kim bilir gideceðim yerler ne kadar güzeldir.Feride. kapýdan girince hava birdenbire deðiþti. Teyzemin b masýna. Anadolu'nun en yeþil bir memleketine ta yin ediverecekti. minimini. Fakir olanlara. Gülme. beni bir heyecan. arkamda Gülmisal Kalfa'nýn bol çarþafý. diyordum. darýlsm teyzem ba in. insan "Acaba azýr Paþa. Oðlunuz için böyle düþünen bir kýzýn saadetli eviniz için nasýl bir felaket olacaðýný Ýþte. bi r korku aldý. çekinmeden bile size yazan nankör ve terb siz kýzla karþý kaþýya gelecek olursanýz. artýk. Herha odasý orada olacaktý. Onu da öðrenirim elbette. belki peþime düþmesine baþka türlü mani olamazdým. onu hiçbir zaman ne beðendim. Fakat. "Hoþ geldin h de senin gibileri bekliyorduk" diye beni. postunu sudan kurtarmýþ bir insaným. bu bu merdivenlerde bir alay insan. * Ertesi gün mektubumu elimle postaya verdikten sonra. bu aðza alýnmaz lakýrdýlarý utanmadan. Fakat lâzýmdý. içinizden ayrýlmak ve aradaki bütün baðlarý kesmek suretiyle bu felaketin önü erden beri gördüðüm iyiliklerin birazýný ödedim. artýk birbirimizin adýný anmamak olacaktýr. benim adýmý aðzýnýza almak küçüklüðünden kendinizi s isiniz ki. kâh piþman olmuþ gibi kýzarak: . Bunun için en iyisi. dedim. sen çok yanlýþ yola gidiyorsun. Kâmran. yüksek bir kapýnýn üzerinde "Makam-ý Nezaret" diye bir tabela gözüme iliþti. açýk gezen kadýn alara pek ehemmiyet vermediðini iþitmiþtim. manasýz. Bir hademe beni Nazýr'ýn yanýna götürecek. Varsýn kýzsýn. yirmi yaþýnda. hakaretle reddederim. kalfacýðým. hiçbi eðil fakir bir akraba çocuðuna. Ça nun kafasýzlýðý malum. Oradaki insanlar biz e benzemezlermiþ. çýkýntýlý sofalar. karaktersiz bir konak çocuðundan þey olmadý. Saðýmda. elimle siyah önlükler dikeceðim. doðru Maarif Nezareti'ne gittim .

Meslekte müptedi olduðunuz görülüyor. Fakat çalýþýrsa erzi olur.iþin nasýl oldu kýzým? Bu suali.Hocalýk isteyeceðim. Acý bir bakýþla: . Biraz þaþýrarak. dedi. Mamafih. Git. Müdür. Fakat buna ne lüzum var? Söylediði kelimelere göre âlim bir hocahaným olduðu anlaþýlan mavi gözlü kadýn gülümsedi: . artýk cevap vermeye lüzu görmedi. Çalýkuþu . Haydi bilmiyorsanýz bir biline sorun.Yani diplomam mý demek istiyorsunuz.Ne yapacaksýnýz Nazýr Bey'i? dedi. daha sert bir sesle: . . geri geri giderek bir temenna ettiler. üzerine -Köþkte tahterevalli n kullandýðýmýz tahtalara benzer. * Merdivenden inerken gözlerim etrafý kapkara görüyordu. irdenbire sözümü kesti. böyle olursa. az kaldý baðýracaktým. Bir tanesi fark edilecek kadar titreyen elleriyle çantasýnýn içinden buruþuk kâðýtlar çýkar birer yazýhanenin üstüne koyuyordu. Aman Yarabbi.Muallimlik deðil mi? istidanýz var mý? dedi. Öfke ve ümitsizlikten aðlamamak için diþl arak halimi anlattým. . diye düþündüm. Sonra muallimlik isterler. Kolumu biri tuttu. imzalarýna. kekeleyerek halimi anlatmaya baþladým. ismizini þubeye kaydettirin. yine o çini mavi gözlü haným soruyordu. siyah sakallý. Nezarette tanýdýðýnýz kimse yok mu? dedi. kâðýtlara þöyle bir göz gezdirdi.rýnýn ucunu kývýrarak. neler söyleniyordu! Benim gibi kadýnlar.Gidin. Siyah yün çarþafýný çenesinin altýndan iðnelemiþ. bana sorulmuþtu. Peykenin üzerinde kadýnlý erkekli bir yýðýn insan oturuyordu.F 9 130 Reþat Nuri Güntekin Merdiven parmaklýðýnýn kenarýna sekiz on su kovasý dizmiþler. insan.Ne bekliyorsunuz? dedi. O. Müdür. sinirli bir istihfafla dudaklarýný bük köþede oturan cýlýz bir misafire baþýný salladý: . Peçenin altýnda.Görüyorsunuz ya hali. sonra: . korku ile dilimi çýkardým. Ne diyeceðimi kestiremeyerek þaþkýn-þaþkýn etr Müdür. sanata heves etmeliymiþler. O kadar dalgýndým ki. býyýklarýnýn ucunun ne þekil aldýðýný görebilmek için dudaklarýný büzüp cevap verdi: . müsaade buyrulur mu? Haným kýza halisane bir nasihat vereyim. Fakat o. ÇALIKUÞU 131 Daha ziyade þaþýrdým: . aðýr aðýr: . Odanýn tavaný fýrýl fýrýl baþýmda dönüyordu. Usulü dairesinde muamele p! Usulü dairesinde muamelenin ne olduðunu öðrenmek istedim. meyus olma.bir uzun tahta alarak garip bir peyke meydana getirmiþle rdi. bilemiyorum. yer uzak diye kafa t utarlar. yazýhanesinin önünde ayakta duran iki genç kadýnla konuþuyordu. Belki bir tanýdýk vardýr ama. hocalýktan ziyade. daha sonra da maaþ az. Fakat o.Siz ne istiyorsunuz haným? Bu sual. þahane bir bakýþla beni süzdü. kýzým. þaþkýnlýkla bir yere çarpmadan odadan çýkmaya çalýþýrken köþede oturan küçük efendi ar . Yine bi . . dedim.Bunu daha sonra anlarsýnýz kýzým. efendisi. ayný maðrur ve þahane eda ile baþýný öbür tarafa çevirdi.Beyefendi hazretleri. istida ile þahadetname arasýndaki farký he nüz anlamamýþ olduðuma göre hocalýkta muvaffak olacaðým esasen þüpheliymiþ. .Böyle þey için Nazýr Bey rahatsýz edilmez. istida yapýn! Ben. yer yer çiçek bozuðundan yenmiþ kocaman kafalý. Müdür.Tanýdýðýn olup olmadýðýný bunun için sormuþtum.Hayýr. dairesine söyle. nasýl çýldýrmaz? istida ile þahadetname arasýndaki farktan h eri yoktur. Beyefendinin buyurduklarý gibi. kalýn kaþlý gayet esm dý. dedi. hayatýmý kazanýrmýþým. dedim. damgalarýna baktý. çini mavi gözlü bir ihtiyar kadýný gözüme laþarak halimi anlattým. kim bilir ne olacak Vay baþýmýza gelen. Gelin sizi Ted-risat-ý Ýptidaiye Dairesi'ne götür bir kere Müdür-i Umumi Beyefendi'yi görmeye çalýþýn. Sert bir sesle: . dedi. Hanýmlar. Bu. dedim. Odasýna girdiðim zaman. Tatlý bir gülümseme ile: .

Müdür. dedim. tatlý bir gülümseme ile bana: . mavi gözlü hanýma göz kýrparak. Senin için hayli tehlike var . Sen kadýnca daha iyi anlatýrsýn Naime Haným. Sakalýnýn bir tarafý siyah.Yirmiyi bitirmek üzereyim efendim. Dam do Sion mektebinden diplomalýyým. bir insaný ilk görüþte ya severim ya sevmem. sonra diplomamý uzattým. Sonra. iyi adamcaðýzdýr. öyle hoþtu ki. ihtiyar hocaným. yerine beyaz sakallý o ihtiyar yüzü gülümsemey aþlýyordu. Önünde duran bir fincan kahveyi. Faka t. hakikaten þansým yoktu. . Fakat siz de bana on larýn olmadýðý yerde ders bulursunuz.Eh!. ihtiyar bir hademeyi dut aðacý silker gibi tartaklaya tartaklaya dýþarý atan insan olduðuna bin þahit isterdi.Aç yüzünü bakayým kýzým. birdenbire gidiyor. pencereden sokaða serpti.. Müdür Efendi gülüyor. buradan kaçalým. bizi görmüþtü. . berisine bakýyor. Yaþýn kaç? . sonra h demeyi ite kaka kapýdan dýþarý çýkardý. OooL Sen daha hemen hemen çocuksun. .. her neyse. eliyle yüzümü göstererek Naime ÇALIKUÞU 133 hocanýma iþaretler yapýyor. Hele bir yaný beyaz.Acayip. Bu kuzu gibi adamýn. dedim. pekâlâ. bu adamcaðýza birdenbire kaným kaynayý-vermiþti. Geç þöyle otur bakalým. Eksik olmasýn.Niçin efendim? . Ne çeþit huylarý abbi? Mavi gözlü hocaným. âlâ. o çok yaman dediðiniz adamlar kimlerdir.Aman. ben Darülmuallimat'tan çýkmadým. bir tarafý adeta aðarmý i. Mamafih. bilmiyorum. 132 Reþat Nuri Güntekin Gel seni tanýdýklardan bir þube müdürüne götüreyim. Galiba Fransýzca bilmiyordu. Müdür. hiddetten ateþ püskürüyor.r belki. . haným kýzým? . sakalýný iki yana sallayarak kendi kendine konuþur gibi ilave etti: . biraz evvel sokaða kahve döken. yüzünü saða çevirdiði zaman hemen hemen genç bir adamý görüy iýdiði zaman ise o adam. dedi. elinde evirip çeviriyordu. bu sefer beni. Her nedense.Pekâlâ kýzým. Müdür. .Darülmuallimat'tan bu sene mi çýktýnýz. Ancak sen. kýzým? Sebep meydanda. karþýsýnda benim biraz evvelki halime benzer bir vaziyette ti ir titreyen bir hademeyi dövecek hareketler yapýyordu. . Sonradan bu ilk hissimin deðiþtiðini hiç mýyorum. Öfkeli bir insanýn bu kadar çabuk yatýþtýðýný ömrümde ilk defa görüyordum. Bu hakikaten hoþ! Ben.Ben daha çok söyleyemem. Bugün.Güzel. birkaç kelime ile halimi anlattý. büyük bir kalem odasýndan buzlu r camekânla ayrýlmýþ. bulaþýk suyu döker gibi. belli etmemek için kâðýdýn ötesine.Efendim. Yeni arkadaþýmýn yavaþça eteðinden çektim: .Niçini var mý. ora t vermeyen bir manzara ile karþýlaþtým. fakat meydanda olan bu sebebi bir türlü söylemiyordu. . Nihayet.Hayýr efendim. Tekrar merdivenleri çýktýk. bir yaný ra olan sakalý. .. Fakat buna vakit kalmadý. Naime Hocaným teklifsiz bir tavýrla: 134 Reþat Nuri Güntekin . dýþarý gidemezsin. minimini bir hücreye soktu.Ah. sen bilsen dýþarýlarda ne yaman oðlu yamanlar vardýr! Ben. bu sefer elini dizkapaklarýna vurarak daha fazla güldü: .Hayrola Naime Hocaným? dedi. dedi. saf bir hayretle: .Nasýl mektep bu? Müdüre uzun uzun izahat verdim. Çünkü.

üç gün sonra. Belki Naime Hocaným'ý tekrar görürüm ümidiyl kýnýrken gözüme Þahap Efendi iliþti. sen istanbul rüþtiyelerinden birinde Fransýzca muallimliði istersin. geldi. . Hele biraz sevindiðim vakit. Kuruyasý dilim durmaz ki.istanbul'da kalmama imkân yok efendim. bana getir. biz muallimlerimizi istanbul'dan çýkarýncaya kadar akla karayý seçeriz Sen ne dersin Naime Hocaným? Müdür. dedim. merdiven baþýnda. sakalýnýn beyaz tarafýndan öpm p Efendi. Bu fakir kýyaf asta çehreli memurda korkak. fakat cesaret edemediði anlaþýlýyordu. müdürün sözünü kestim: . cýlýz bir genç göründü: . Þahap Efendi. sana yol nu öðreteyim. iþin iki. mutlaka vilayetlerden birine gitme k mecburiyetindeyim. Pencerinin yanýnda duran orta yaþlý iki kâtip. þaþýrmýþtý: . ne söyleyeceðimi bilmiyordum. Kurnazca bir istintak ediyor.Bak. üç gün uzamasý canýmý sýkmýþtý. Yanýnda baþka kimseler olduðu için daha fazla bir þey söylemeye cesaret edemedim. oturduðu yerden. Doðru Ýstanbul Maarif Müdülüðü'ne gidersin. Beni kapýdan görünce koþuyor. Bu sözlerin manasý neydi? Bu efendiler ne demek istemiþlerdi? istida müsveddesi birkaç kere müdürün yanýna gitti. arkadaþlar birbirlerini ne iyi koruyorlar. sakalýný çekiþtirerek düþünüyordu: .. . Sual sormak için bana baktýkça. Yalnýz birinin. dedim. pekâlâ ama. Gönlünün rýzasýyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa te adüf ediyorum. Anadolu'da muallimlik istiyor.. Siz rahatsýz olmayýn. Bu çocuktan gördüðüm iy nutmayacaðým. Müdür.Kýzým. þu çocuðu boþ göndermeyin.Size bugün çok zahmet verdim.. Allah tesirini halk etsin. Ben. mahcup bir ÇALIKUÞU 135 hal vardý. Hiç münasebeti olmadýðý halde: . Ne dediklerini pek duyamadým. belki daha da uzayacaktý. Ayol. . dedi.Haydi bakalým. kýzým. dedi. ara sýra ze bakýyorlardý. evladým. Yanýndan geçerken durdum: .Amma yaptýn ha! dedi. merdiven baþlarýnda bekliyordu. hemþire haným. müdürün istediði müsvedde bana sualler sormaya. Yalnýz. îzin verirseniz istidanýzla bend z meþgul olayým. sen bugün fazla yoruldun.Bu dairede. kýpkýrmýzý kesilerek baþýný eðdi. kaþlarýný çatarak. iþime olmuþ gözüyle bakýyor. siz iyilik etmeyi seversiniz. "Muallime Haným hayli piþkin " sözü kulaðýma çalýndý. O. arada sýrada kaleme uðrayýverirsiniz. hemen þüphelenmiþti. tam bir ay sürüklendi. dedi.Þahap. bizimkiler galiba bu mektebin diplomasýný tanýmýyorlar. elimden geldiði kadar yardým ederi m.Pek güzel. Bak. Artýk. Aklýna bir þey gelmiþ gibi elini masaya vurarak: . Adamcaðýzý kandýrýn-caya kadar baþýma hal geldi.iki. gelgit. aðýz aðýza bir þeyler konuþuyorlar. Müdür. Zavallý Þah ti olmasaydý.Kuzum beyefendi. erkeklerin içinde de ne insaniyetliler var.Ne vakit geleyim? dedim. dedi. Kýrmýzý mürekkeple allanýp pulla temize çekildi. birini bekliyordu. söylediklerimi bir kâðýt parçasýna not etmeye baþladý. Küçük kâtip. Benimle göz göze gelince mahcubane baþýný ir þey söylemek istediði.Muamele takip etmek güç bir þeydir. bir istida müsved desi yaz. Fakat. Bir tanesi. Lütfen bunu nereye götüreceðimi de söyler misiniz ef im? 136 Reþat Nuri Güntekin . beni kalem odasýnda karýþýk bir masanýn önünde oturttu. Acaba bir pot mu kýrmýþtým? Herhalde öyle o gülüþüyorlardý. Ben. Müdür: . "Þahap Efendi" diye seslendi. Fakat bu me götüreceðimi. haným kýzý odaya al. dedim. Þu istidayý biraz da biz yazalým. Camekânlý kalem odasý arasýndaki kapý ak tefek. Þöyle böyle derler ama. . adeta kirpikleri titriyordu. müdürün boynuna atýlmak. Þahap Efendi. ailem hakkýnda sualler soruyordu.

Halinden. irice yapýlý bir bey gazete okuyordu. en uzak bir köy de olsa. ben ne olacaðým? Bu manasýz söz. aklýma geldi. çatýk çehresine bir kat daha dehþet veren bir siyah gözlük takmýþ. 138 Reþat Nuri Güntekin Kimsenin beðenmediði.Beyefendi. Aðlamamak için diþlerimi sýkarak: . söz den kibar bir ailenin çocuðu olduðu anlaþýlýyor. ben Feride'yim efendim. beni adeta þýmartmýþtý: .Beyefendi. ÇALIKUÞU 137 Müdür. ne olacaktým? iyi kötü. bu sözleri söylerken. . Ben. Köþede. bir Fransýz mektebinden çýkmýþ.Beyefendi. Bir gün. Bu yaþýmda en uzak gurbetleri göze alýyordum. Kuzum Beyefendi! Müdür. onun.Sen Hayriye Haným deðil misin? . senelerce çalýþtým.Peki. beni emretmiþsiniz. Evet. ölümden daha fena bir þey i. Teþrif ettiðiniz vakit kendisiyle görüþmenizi söyledi Müdür-i Umumi. cburiyetinde kalmýþ.Benim mi efendim. ben güler yüzle kabul edeceðim. Bu çocuk. ak býyýklý bir kâtip namaz kýlar gibi eðilip doðrularak on ordu. mektepler yeni açýldý. Maalesef sizinki de öyle. dedim. bir þey söylemeden döndü. Zevcenizin hizmeti otuz seneyi bulmuyormuþ. . Müdür. Yüzü sokak ta a dönük olduðu için yalnýz. Görmüyor musun? dedi. Boðula boðula öksürüyor. Gülü tarife ne hacet! "Olmaz" diye kesip attý. dedi. vakitsiz bir mihnetle çökmeye baþlamýþ omuzlarýný okþuyo .Bana verilecek iyi bir cevabýnýz var mý? . kendiniz düþünün. düþmez kalkmaz bir Allah. ne yapayým ben þimdi? dedim. Malum ya. bir yanlýþlýk olmasýn? . Ak býyýklý kâtip.istidanýz reddedildi. . dedi.O. kaþlarý ve gözleriyle iþaret ederek beklememi anlattý. bir sebep olab ilir miydi? -Tabii baþka iþler de var. nasýl teþekkür e lemiyordum. küçük kâtip. Bu kadar meþguliyet arasýnda. aðýr aðýr yan Müdür. Siz Nazýr Beyefendi'ye bir iki "kelime -i teyyibe" lütfederseniz bu iþ olur.Dur. ben bir tavýrla: . dedim. istemeden dudaklarýmdan dökülüver-miþti. Bu. benim diplomam iþe yaramazmýþ. "En uzak bir köþeye bile giderim" diyor. mendiliyle camlarýný silerek: . Son bir ümitle öteki müdüre baþvurdum.Hangi Feride? Ha. uzun boylu. . ne olacaktým? Yeniden teyzemin evine dönmek. paravanýn yanýnda beklemeye baþladým. .Hayýr. Böyle olduðu ha i kovuyorlardý. Bu diploma ile memuriyet verilmez. . elinde kâðýtlarýmla odadan odaya dolaþýrken utancýmdan yerlere giriyor.. Yüzüme bakmadan. birdenbire bir þey düþünmüþ gibi: . Evrakýnýz Müdür-i Umumi'de. müsaade buyururlar rný biraz? dedi. dedi. kýzým. müsaadenizle. Fakat malum ya.Artýk orasýný da. pencerenin yanýnda. tekrar gözlüðünü taktý. önünde du birer imzalayýp yere fýrlatýyor.Hasta mýsýnýz? Niçin bu halde daireye geliyorsunuz? dedim. eliyle beni gösterdi: . Bu sözleri söylerken.Bugün cevap almaya geleceðinizi biliyordum. Ömrümde acýsýný unutmayacaðým dakikalardan biri de bu olacaktýr..Beyefendi. aðarmaya baþlamýþ saçlarýyla sakalýnýn bir kýsmýný görebiliyord Müdür.Bilmem. O. Fakat bizimkini bilirsin y a. Mektebiniz. konuþurken sesi . ben. Müdür. ben mutlaka bir iþ bulmaya mecburum. istemeden güldüm. sert bir sesle: . Nezaret-i Ce lile'ce musaddak deðilmiþ.Efendim. fazla mý þaþkýnlýk gösterdim nedir adamcaðýz adeta müteessir oldu: "Ne yapayým kýzým? Ben de söyledim ama varak-ý mihri-i vefayý okuyup dinleyen var mý?" dedi Bu þefkat. bir ne olacaðýnýzý düþünmeye kalkarsak vay halimize.Sabret haným. kâðýtlarý bitirdikten sonra gözlüðünü çýkardý. Ayýp bir þey yaptý aç adým geriye çekildim. siz sevabý seversiniz. baðýra baðýra: . boðazýna bir bez baðlamýþtý. bir tecrübe daha.

Bir kutu fondan. nasýl çalýþtýðýma. babamýn neferiyle berab ahatin zevki hâlâ içimdedir. Bir Türk kýzý için þayan-ý takdir doðrusu. sönük mavi gözleri izi seyrediyor. Altý. hatta Hüseyin. harcýrahýmý almýþ bulunuyordum. Kimse. unutulmuþ. on çift söz konuþmadýk. Üç gün sonra. benzini sapsarý. diy Gülmisal Kalfa. inþallah yine seni böyle kucaðýma alýrým. Bir sabah. Her tarafý akýcý parýltýlarla dolu bir mavi boþluk içinde uçmak sorhoþluðu bu çýlgýn tesirine raðmen. o akþam Eyüp'e dönerken sevincinden adeta uçuyordu. gö . adýmý söylemeye cesaret etti: . vapurdaki insanlar. kamarama kendi eliyl e yerleþtirdi. artýk ona. Benim dünyadc en delicesine sevdiðim þey. Teþekkür için elimi uzattýðým vakit. O geçerken hademeler ayaða kalkýyor. vapur Sarayburnu'nu dönerk kamarama indim. g lk defa dikkatle yüzüme bakmaya. bilmiyorum! Kendi kendime söz anlatmak istedikçe gözyaþlarýna artýyor. tartaklaya tartaklaya merdivenden indirmeye baþladýlar. iyi iþitmek için elini kulaðýnýn arkasýna koyuyordu. bavulumun üzerinde duruyordu. ben de galiba kendimi tutamayacaktým.. Bavulumu.Bülbül gibi söylüyor Fransýzcayý maþallah.Feride Haným. yedi yaþýnda bir küçük kýzken. Feride. elini elimden çekerek koþa koþa merdivenden indi. ne yapmak istediðime dair sualler soruyordu n memnun kaldýðý belliydi." d hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý. Bundan sonra. ayrýlýk saatinde durmadan konuþmalý. bu aydýnlýðýn baþlamak üzere olduðunu hissediyordum. güvertede kalmaya tahammül edemedim. büyü olduðunu öðrendi- ÇALIKUÞU 139 ðim o insan bana bakarken. Yalnýz vapur kalkacaðý zaman dayanamadý: "Anneni bu radan vapura bindir140 Reþat Nuri Güntekin dim.. Yarým saat sonra B. Çalýkuþu. þube müdürü keyifli keyifli gülüyor: . beni anýna aldý. büyük bir nizi uçarak geçen bir kuþun hayalinde ne kadar kalmasý mümkünse. gittiðim y adresine kadar hiçbir þeyi ihmal etmemiþti. Vilayeti'nin. Þahap Efendi. nesi varsa söyleyip bitirmeli deðil mi? Halbuki bu bir saat içinde. dan beri. bizi bekliyordu. yorulup üzülüyordu Vapur kalkýncaya kadar. büsbütün gidiyorsunuz demek. on beþi aydýnlýktýr" derdi. Þahap Efendi'nin yanýmýzda olmasýna raðmen. Þahap Efen di'nin getirdiði kutu.merkez rüþtiyesinde açýk bulunan bir coðrafya ve resim m allimliðine tayin edilmiþ bulunuyordum.. Tekrar tekrar inip çýkarak kamarotlara tembihler veriyor. Fakat o e nada bir kargaþalýk oldu. daima: "Ayýn on beþi karanlýksa. yol hediyesi olarak getirdiði küçük bir kutu ile beraber. insan.de erkenden hâlâ sarýlý hasta boðazýyla rutubeti içinde beni uðurlamaya geliyordu. Deniz yolculuðunu çok severim. Ne ol du ðunu merak ederek açtým. Küçük kâtibin hediyelerinden birini dudaklarýma götür düm. O. tanýdýðým inanlarýn hepsinden baþka türlü bir insan olduðunu anlamýþtým. Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. sýk bir sesle Fransýzca konuþm baþladý. Biz konuþurken. o da artýk kend eðini kendi kazanan bir insandý. bende de aþaðý yukarý ona r þey kalmýþtýr. Þimdi. Müdü eðiliyor. yavaþ yavaþ kaybettiðim güzel neþemi tekrar buldum.Artýk þüphe kaldý mý? dedim. ký-. Gülmisal Kalfa ile belki. Fakat birdenbire gözlerimden yaþ Niçir ÇALIKUÞU 141 böyle aðlýyordum. her muamele bitmiþ. adýna merhamet ve himaye denen büyük har keti yapmaya cesaret edemeyecekti. "Haydi haným. Her iþimle uðraþmýþ. benim için. Biraz kanlý. Hem. Nazýr'ýn odasýna götürdü. munis gözlerini bana çevirdi. merdiven kalkýyor!" diye kalfacýðýmý omuzlarýndan y r. bana yine þimdiye kadar kimseden iþitmediðim güzel sözler söyledikten sonra. . erkenden rýhtýma gelmiþ. bir þey söylemedi. o senin gibi yalnýz deðildi. ellerimle oynuyordu. Vapur. fakat halim. halinden. Küçük kâtip hâlâ yanýmda duruyordu.. güvertenin bir köþesinde oturduk. Sonradan. dedi. O insan. O. kapýlar adeta kendiliklerinden açýlýyordu. Bu ayrýlýk dakikasýnýn bir bulut gibi üs aðmen gülümsemekten kendimi alamadým. Bu çocuðun insanlýðýný dünyada unutamayacaðým. Nereden çýktýðýma.en.

dedi. eski biçim küçük lavabonun önünde yýkanmaya baþladým. ben sadece senden deðil. kuþ gibi ýslýk çalýp duruyorsun. Gezme yok. sen niye böyle erken uyandýn.Bonjur Hacý Kalfa. Hacý Kalfa. acaba dýþarýda sessiz sedasýz yaðan yaðmurun tesiri mi? Þimdi istanbul nasýl? Orada da aðmur var mý? Yoksa Kozyataðý'ndaki bahçe. Ben gülerek: ÇALIKUÞU 143 .. Sen nereden anladýn benim uyandýðýmý? Hacý Kalfa gül . Bir otel odacýsýyla bu derece yüz göz olmak ne kadar doðru bilmiyorum.Ne bileyim. neþemi hatta ümidimi yeniden canlandýrýyor. karyolanýn örtülerine açlarýma vuran güneþ ýþýklarýný sarý pullar gibi titretiyor. Hafif bir sabah rüzgârý. Hacý Kalfa. Bulutlar daðýlmý . nargilesini býrakarak ellerini beline dayamýþ: . pencerenin karþýsýndaki yüksek dað tepelerinde yer yer ince dumanlar tütüyordu. diye beni zorla h avuzun baþýna oturtmuþtu. hafiflik etmemeye ye im. dedim.Molla. kama inimini penceresinden denize fýrlattým. Ben Maarif Nezareti'nden tayin kâðýdýmý aldýðým dakikadan beri. önümdeki defter kâðýdýný fiske fis Bu. mahpus gibi týkýldýn. efendim. demiþti. artýk. Hacý Kalfa'yý büsbütün keyiflendirmiþti. sinirlerim iyice bozulmuþtu. Demek ki .Öyle þey olur mu? Vazife sahibi bir hoca. Beni görünce kýrk yýllýk bir ahbap gibi: . Ellerini birbirine vurarak: .bepsiz ýstýrabým bu biçare þekerden geliyormuþ gibi. Gece yatarken pencereyi kapatmayý unutmuþum. diye gülmeye baþlamýþtý. Evet. karþýki dükkânlardan birine: . Fakat buna raðmen. þimdi bir parça güneþ. kendin çocuksun! diyor ve kahkahalarla gülüyordu. sonr .Sabah þerifler hoyrolsun hocaným. üzerine kýraðý yaðmýþ yapraklar gibi ýslak bulmuþtum. þimdi ay ýþýklarý içinde pýrýl pýrýl yanýyor mu? Kâmran. ayaðýnýn tozuyla mektebe gider çocuk maya. yine o beyaz pe küçük bir havuzun yanýnda nargile temizliyordu. Hacý Kalfa. kuþa benzeyen bir tarafým olduðun dim de inanmaya baþlýyordum. . Hem. Artýk. çantamý koltuðum rak sýçraya sýçraya otelin merdivenlerinden inmeye baþlamýþtým. Yastýðým da öyleydi. parça parça daðýtýyordu. gayri ihtiyarý. aðzýný anahtar deliðine ko ltmýþtý. senin olduðun yerlerden de nefret ediyorum. Hakikaten. anladýn mý efendim. Kapý hafifçe vuruldu. Bu Hacý Kalfa ile ne iyi dost olmuþtuk. öyle oldu. bu daha ilk gün. Sevi e yataðýmdan fýrladým. bu satýrlarý yazarken kirpiklerimden yaþlar süzülüyor. Temiz bir su birikintisine baþlarýný daldýrýp çýkaran kuþlar gibi silkintilerle sularý etra aki aynanýn camýna sýçratýyordum. Ben. kaldýn ir de yiyecek yemez-sen karþýki komþuna dönersin sonra. Bunu anlýyorum. ya? Ben seni yol yorgunluðu ile öðley kadar uyur sandým. anladýn mý efendim? Sana tirivere-yim.Bugün kahvaltý etmesem olmaz mý? Ses. acelesi müstacel deðil. Hacý Kalfa.Yalan mý? dedi. öðleye kadar nasýl yatar? demiþtim.Hayrola Feride Haným. öyle þey istemem. fakat ben de onunla beraber gülmüþ. Bu sabah. uyandýðým vakit günlerden beri devam eden yaðmuru dinmiþ buldum.Yok.Kahvaltýný getireyim mi? . Olmaz. eðlenme yok. Ýlk sabah uyanýr uyanmaz giyinmiþ. Gece bir aralýk uyanmý arýmý..Akþama kadar öyle aç açýna el âlemin yumurcaklarýyla uðraþýlmaz. dünyada bu gözyaþlarýndan daha manasýz þey olamaz. Bu hareket. Hacý Kalfa'mn sesi: . güzel bir haber getirmesine imkân yoktu. bir þeyden korkmuyordum. bizim hocanýma istanbul simidiyle beraber süt getiriver. fakat Hacý Kal-fa'nýn bir bebekle konuþur gibi hali karþýsýnda. Bu saatte otelin avlusunda kimseler yoktu. ben de birdenbire çocuk tamý top gibi havaya atýp tutmuþtum.Þuna bak hele! Daha kendi çocuk. sen yine erkencisin bugün. diye seslenmiþ. kahvaltý etmeden mektebe gitmeme katiyen razý deðildi: . Hacý Kalfa. bu defa hiddetlendi: . öteden beriden konuþmaya baþlamýþtým. kutuyu yakaladým. 142 Reþat Nuri Güntekin Bugünün bana. bu son sözü karþý odadaki komþuya iþittirmemek için. . Daha sen. vücuduma mektep yatakh e uyandýðým bahar sabahlarýnýn hafifliðini veriyordu. . Beþ günden beri bu küçük otel odasýnda.

dedi. Binaenaleyh asýl makbul ve muteber olan budur. Bizim coðrafla ve resim hocalýðý açýktý.Bir iþiniz mi var? Müdire benim.Hayret. diye hükmetti. Sekiz.Böyle yanlýþlýklar ara sýra oluyor. yaz kýþ ineklerini armutla besler. Maarif Müdürü. belki bir çare buluruz. sonra: . Netice alýnýncaya kadar kadýncaðýzý meraklandýrmayalým bari. onun için sütleri ut kokardý. Hacý Kalfa'nýn rivayetine göre Molla. diye alay ediyordu. . Fakýnda olmadan ikinizi de ayný yere tayin etmi Vah Huriye Haným. .Öyle mi efendim? dedim. Meðer biçarenin baþýna gelecek varmýþ. ben de müþkül mevkide kalýyorum efendim. n eler biliyordu! Hele mektep hocalarý hakkýnda. Görünüþü ne kadar sefil olursa olsun. Aman Yarabbi. Dokuma çarþaflý müdire yüzünü açmýþtý. Oranýn havasýyla imtiz edememiþ. havuzun baþýnda kahvaltý ederken Hacý Kalfa. Burasýný istemiþ. Bahçeden geçerken hareli bir dokuma çarþafa sýmsýký bürünmü kapalý bir kadýna tesadüf ettim. fesuphanallah. Bizi.imkâný yok efendim. Çalýkuþu . 144 Reþat Nuri Güntekin Ben.. . . ancak yollar karmakarýþýktýr. Kýsa yeleðinin altýndan çýkan kýrmýzý kuþaðýna bakarak evvela yük arabacýsý sandýðým iriyar . Dün istanbul'da n geldim.. bu adam.Bir þey mi istiyorsunuz. on güne kadar cevap alýrýz.Ancak.Bu hanýmýn emrindeki tarih daha yeni. Molla'nýn kendi de az buçuk armut kokar. Emrinizi göreyim. Siz de artýk o zamana kadar idare-i masl ahat buyurursunuz. tarihine baktý.Az eðlen. Her birini kaç kat elbiseleri olduðuna varýncaya kadar içli dýþlý tanýyordu. Ben. bi rif Müdürlüðü' ne gidiyorum. dedi. Müdür. Müdire Haným.Fesuphanallah. istanbul'a yazmalý. Nezaret-i Celile'den is izah edelim. Sizin istanbul sütleri bunun yanýnda nargile suyu gibi kal emiþti. Emrim çantamda.Ben ne yapayým. Kadýncaðýz. dedim. . öyle olmuþ. dedim. istihareye varýr gibi düþündü. Ben yeni Coðrafya ve Resim hocanýz Feride'yim. . Mektep yakýndýr. aðýr bir adamdý.Bir yanlýþlýk olmasýn kýzým. fakat bir haf lu mektebinden bir hoca gönderdiler.Yalnýz o deðil. Bakalým. Kendi halinde iyi bir kadýncaðýz. battal. Beni tepeden týrnaða kadar süzdü. seni ben götüreyim. mutlaka sevmek azmiyle girdiðim bu mektepte na ir felâketle karþýlaþtýðýmý tafsilatýyla anlatmalýyým. siz de gelin. Bakalým ne cevap gelir? d u. hakikaten kendi kendime kaybolacaðým Merkez Rüþtiy boyalý tahta kapýsýna kadar götürmüþtü. gerçi öyle ama. 10 . kâðýdý birkaç kere okudu. ötekine iþten el çektirmek için emir yok.Molla'nýn sütü de süttür hani. bir yandan nargilelerini çalkalýyor.. öyle yapmýþlar.Huriye Haným kim efendim? . dedi. Kolunda eski bir meþin çanta ile sokaða çýkmaya hazýrlaný ni görünce durdu.Müdire Haným'ý göreceðim. sonra baþýný sallayarak: . Fena halde þaþýrmýþtým: ÇALIKUÞU 145 . .F. bakayým. uyuklar gibi gözlerini yumarak karþýsýn-dakileri dinleyen. sayýklar gibi kes sik lakýrdý söyleyen.Evet. sonra tereddütle: . Sonra kaybol demiþ sakat ayaðýyla önüme düþerek beni. orasý da öyle. haným? . Kapýcý kulübesinde kimse yoktu. Dikkatli dikkatli bakmaya baþladý: .a da bana dönerek: .. bir andan bitip tükenmez þehir dedikodularýyla beni eðlendiriyordu. o gün. Beni Maarif Nezareti'nden gönderdiler.Gelibolu'dan gelen öteki hoca. can sýkýntýsýyla dinledikten sonra aðýr aðýr: . vah! . dedi. Haydi.

gülen yalnýz ben deðilmiþim. Baygýnlýk falan deðil. Siz de benim için üzüldünüz. biraz evvel benimle beraber gülen keskin kara gözlü genç kadýndý. yine bir münasebetsizlik ettim.. baþýný iki yana sallayarak: ÇALIKUÞU 147 . S amda çocuklarýn çaldýðý kursak düdüðü gibi bir feryatla: "Eyvahlar olsun a dostlar! Bu da m " diye düþüp bayýldý. dedi. Hocalar defterlerini. týrýs týrýs mektebe dö le gitseymiþim. Yükseldikçe güzelleþen hýrçýn bir sesle haykýrýyordu: . kýzým.Kýzým. bana neler oldu? Bunca yýldan sonra baþýma bu haller gelmeli miydi? diye perde perde sesini yükseltiyordu. öyle kelimeler söylüyordu ki. Vak yüzü bir kat daha karardý. Aman neler söylemedi? Hem canýna kastetmiþi de üstelik keyif soru-yormuþum. Ona teþekkür etmeye lüzum .Bilmeyen. yüzünden burnundan sular akarak gözlerini açmýþtý. sürahiler þangýr þangýr öttü. kara yüzlü. en adi sokakta bile aðza alýnmazdý. Birdenbire ortadaki masaya bir yumruk indi. gözlüðünün üstünden aksi aksi yüzüme baktý: . Merkez Rüþtiyesi'nde deðil. odanýn bir köþesinde. Mektep içinde bir meslektaþýn tahkir edilme i böyle sýrýta sýrýta dinliyorsunuz ha? 148 Reþat Nuri Güntekin Ortaklýk. demek ister gibi omuz silkti ve güldü: .. kitaplarýný. utancýmdan gözlerimi kapatmýþtým. Hocalar. gözlerim kararýyor. O. diki epetlerini alarak birer birer daðýlmaya baþladýlar. keskin kara gözlü bir genç kadýn da kýs kýs anýma yaklaþtý. yine maya. Böylelerine ara sýra gözdaðý verilmezse olmaz. Kadýncaðýz. diþlerim birbirine çarpýyordu. etliðinden. Ben. "Sizi odamda bekliyorum. bir mu-allimenin namusuna dil uzatmasýna na aade ediyorsunuz? Neredeyiz? Bir kelime daha söylemesine müsaade edersiniz. kendi peri en anlayacaktý? Fakat. Kara gözlü muallime. Bunu yapan.A dostlar. Maalesef kendimi tutamayarak gülümsemiþ-tim.. dedim. kapýya üþüþen talebeleri kov adeta kucak kucaða onlarla güreþiyordu. Uzun boylu.Mahsus yaptým. Ne mal olduðum zaten yüzümden belliymiþ. Kulaðýma usulcacýk: . sirkeler sürüyorla i fani-le gömleðini gevþeterek.Aferin size arkadaþlar. odada beni müdafaa eden arkadaþla yalnýz kalmýþtým. Arkadaþlar.! Hayriye Haným. Biraz sonra. En fen i hocanýmlar da hemen hemen ona hak veriyor gibi vaziyetler alýyorlardý. insanýn baþýna çýkmaya kalk . incecik boynunun kenarlarýnda iki damar þiþti. vücudum buz gibi donuyor. þimdi cana gibi bir þey olmuþtu. bu kadýnýn kocasý evlenmiþ. dedi. gözleri büyüdü. Bir de üstelik gülüyorsun.. ehemmiyeti yok.. kýrk beþ yaþlarýnda. ufak tefek bir kadýndý. Yüzüne sular. bardaklar. öyle bir parlayýþ parladý ki. bu nasýl müdirelik? Bu kadýnýn. kolumda çantamla dimdik duruyo Biraz evvel. kapýdaki çocuklarý kovan hocaným. hýrçýn tavýrlý. çok beðendim doðrusu. "Bülbülün çektiði dili belasýdýr!" derler.Vah vah!. üstüne ortak getirmiþ sanýr. gözlüklü bir ihtiyar hoca. Huriye Hocaným. Onun ekmeðini elinden almak için Nezaret'te kim bi ir. aðlamaya baþladý. Müdire Haným. Huriye Haným'ý bir türlü yatý perde sesini yükseltiyor. bir dakikada sütliman olmuþtu. Sen misin hatýr soran? Huriye Haným. ne yapacaðýmý þaþýrmýþ bir halde. yalnýz kalacaðýný anlayýnca. Muallimler odasý birbirine giriyor. Hayriye Hocaným'ý sýrtüstü yere yatýrmýþlardý.." diye kapýdan çýktý. Dünyada bundan büyük yüzsüzlük.146 Reþat Nuri Güntekin Yine. terbiyesizlik ol Bir köþeye sinmiþ. dokuma çarþaflý müdirenin peþinde ayný dolambaçlý sokaklardan. hiç lüzum yokken iyileþtiniz inþallah?" diye bir nezaket yapmak istedim. insaniyetine þaþtým doðrusu. kaç kiþiye. Ders vakti galiba gelmiþti. arsýzlýk. Huriye Haným.. Midesinde barut patlamýþ g geðiri-yor. bu defa da ayaðýný yere vurarak öteki hocalara çattý: . Kendini nerede sanýyor bu kadýn?.Müdire Haným. Hakký vardý. Köþede. onu deðil sizi mahkemelerde süründürürüm. ona deðil. pire ýsýrýklarýyla benekli göðsünü ovuþturuyorlardý. anlatamam. O.

sizi y . kâmil ol. Burada bi hocaným vardý.Valide haným nerede? . diye söyleniyor. Beni Nazýr'a tavsiye eden yaþlýca bir þairden baþka kimseyi tanýmadýðýmý söyledim.. ikide bir. gözünü dört aç. Ben. yere çömelir gibi yaparak. Arife Hocaným. her defasýnda türkü söyler gibi. dedim. . Aman kýzým. Buranýn dedikodusu boldur. odamý süslüyordu.Geldik. teveccühü artýyordu. bir ahbabým daha olmuþtu: Otuzbeþ kýrk yaþlarýnda manastýrl adýncaðýz." Zavallý Hacý Kalfa. Hacý Kal ir iþitmez çocuk gibi sevindi: . neler gelmiþ senin baþýna? diye söylenmeye baþladý. sonra baðýrýyord . Otelde. "Müddeiumumi Bey rkmasýn. Tekrar bu b tazelemek beni iðrendiriyordu. direk gibi bir ses: . Dersten sonra görüþürüz. Hacý Kalfa'nýn bana emniyeti. ne cehenneme kayboldun yine? diye haykýrýyordu. haným kýzým" diye hatýr sordu. Biraz þaþýrarak: . Onunla ahbaplýðýmýzýn nasýl baþladýðým anlatayým: Otele ilk geldiðim akþam. elinin körü. Her gün. safa geldiniz. Hacý Kalfalar kaldýrsýn seni. harap bir duvarý hatýra getiriyor. Yaz kýzým ÇALIKUÞU 149 yaz ve beni seversen benden de selam yaz. Ne yaparsýnýz. iþlemeli bir yüz havlusu. rastýklý kaþla eri. Baktým. Bende n sana nasihat. uslu ol.Safa bulduk efendim. meyus bir tavýrla kollarýný kaldýrdý: " ' . Þimdi. Kadýn.Vah hocaným vah.Hacý Kalfa. ensesini kaþýyarak: . o. bu çehreye bir ölü kafasý korkunçluðu veriyordu. odaya sarý basma entarili. ellerini rine vurdu: . Kollarým düþmüþ. Hacý Kalfa ile beraber. Nezaret't emen mektup yazalým. i da namustan kýymetli þey yoktur insan için. Nerede bulursun o taþýna topraðýna kurban olduðum istanbul'u. kendisiyim efendim. benim velinimetimdir ayol. bir e i balda. Maarif Müdürü sýkýþtýrsýn. Öyle çarþýda pazarda yüzü açýk gezme. az iþimiz var da. . diyor" yahut. Burada bir zamanlar idadiye müdürü idi. Aman güzel diye mi? Ne gezer! iffetli diye. "Belediye mühendisi yarýn istanbul'a gide t'e uðramayý vaat etti" yolunda havadisler getiriyordu.Hocaným.Vay. makamla yavaþ yavaþ: . O a olsa kim kime.. Bu kadarcýk bir zaman içinde nasýl duymuþtu. böylece bilmiþ olasýn. hep bundan bahsedjliyormuþ. de ki: "Hacý Kalfa kulun mübarek destlerin den busediyor.. Mel ek gibi bir insandýr. Otelin kahvesinde. dedi. odamda eþyamý y f bir kapý gýcýrtýsý iþittim. Siz hocanýným kýzý deðil misiniz? Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým: . olmaz mý? Müdirenin kapýsýna kadar gittiðim halde içeri girmeyi bir türlü caným istemedi. aðýrbaþlý diye. evinden ufak tefe antel bir bardak örtüsü. Bazen biz konuþurken. Vakayý benden daha iyi biliyordu.Ben hocanýným kýzý deðil. dum duma. kireçle delik deþik týkanmýþ. dedi. bu ne iþ? dedim. kimseye görünmeden mek * Hacý Kalfa.. Ýmdi: (Aman Yarabb i kelimesini ne tuhaf bir eda ile söylüyordu!) Sana bir kýsmet de çýkar inþallah. aþaðýdan. resimli hazýr yelpaze gibi þeyler getiri .. 150 Reþat Nuri Güntekin Ýhtiyar adam. yeþil krep baþörtülü bir k Daha kapýdan girerken: "iyisiniz inþallah. bir eli yaðda.Elinin körü. Ne tuhaf memleket! Birkaç saat içinde rezaleti duymayan kalmamýþtý. dedi. otelin sahibiydi. sakat ayaðýný sürüye sürüye yukarý çýkýyor.Ay! Hocaným siz misiniz? Hiç de böyle parmak gibi gencecik hocaným görmedim. Ýstanbul'a yazacaðýz diye sana bir oyun oynamasýnlar. çantam aðýrlaþmýþtý. Bunu. geldik. Ceza Reisi kendisine nikâh etti. Bu Hacý Kalfa'nýn efendisi. Burada herkes herkesi tanýyor? ihtiyar adam.Hacý Kalfa. beni görür görmez. Darýsý senin baþýna.Avuç içi kadar yer. Gün geçtikçe.Hangi valide haným efendim? . Dü zarif yüzü.

"hemþireceðim. Manas týrlý Haným: . Fakat cahillik bu ya. dedim. Saba Allah gönderdi sizi hemþireceðim. öküzleri. bu fena adamýn yüzüðünü baþýna attý ve yabancý bir memlekete kaçtý. siyah diþleriyle acý acý sýrýtarak: . Babasýnýn kapýsýnda üç beþ fukara doyuyor-nýuþ.A hanýmcýðým. vaktiyle yalvara yalvara aldýðý karýsý. Bunlardan birini bana ikram etti. iki lakýrdý eder.aþlý baþlý hocaným sanýyordum. hoca olduðumu öðrenince. inekleri. iç sigara. dedim. sokaktan boðuk köpek ulumalarý geliyordu. açýlýrýz.insan. "Bunca senelik ka bu cefalarý" diye ayaklarýna kapandýðý. Kocadan ayrýl ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir. onlarý tersyüzüne Manastýr'a çevirmek için ý rar ediyormuþ.Teþekkür ederim. ta þu kar-þýki odacýkta oturuyoruz. iç sigara. Bu acýlarý çekmemiþsiniz.Þimdi böylesi de oluyor efendim. iç sigara. bir tanecik kýzýný belindeki kýlýçtan baþka malý. siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düþüyorsunuz? O sizi rsa siz de onu tekmelersiniz. bunu "h "e çevirmiþti. dedim. Eh. Yüreði hasretten göz göz olmuþt la vurulanlarý hiç iþitmedin mi. varmýþ. ben içmem efendim. Yara sýcakken acýmaz. . . Gam..A hemþireceðim. çocuklar uyurlar. onu gördüm. dedi. gözümü açtým.Buyurun. sonra entarisinin cebinden bir teneke tütün kutusu çýkararak alýn sigaralar sarmaya baþladý. mülkü olmayan bir mülazýme kadar þöyle böyle geçinmiþler. Bunca yýl bir yastýða baþ koyduk. bilmiyorsunuz. gündüzleri çoluk çocuk gailesi var. Sen bak. derin bir ah çektikten sonr . ayaklarýmýn dib ine oturarak dizlerini büktü. Zavallý komþum] biraz aðlayýp sýzladýktan sonra üç çocuðunu almýþ ve buraya ge m... çocukla uyuttum. . olur biter. O: . Yaðmur pencereler r. bir türlü kendisini alýkoymaya razý edemiyörmüþ. bana evvela! "Haným kýzým" diye hitap ederken. Komþum. köpekler gibi yalvardýðý halde. deli gibi odanýn içinde dolaþmaya baþladým. . Ben. o: "Ýlle kýlýçlý zabite varacaðým" diye tutturm asý ona yüz sopa vurup o beylerden birine verseymiþ. Manastýrlý komþum. þeriatýmýz dörde ka zin veriyor. Allah yi de bildirmesin.Sonradan piþman olmuþtur o kýz. bunu anlamýyorum. dedim ve kendim karyolanýn kenarýna oturarak ayaklarýmý salladým.Olur ya. o biçare kadýn da baþýna gelece ilsin! Tutmuþ. Bu dünyada ne olmaz? Biz. hemþireceðim. Manastýrlý Haným. Odadaki iskemleyi göstererek: . yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. ne ciðerpare gözü görüyor. Hiddetle karyoladan fýrladým.Ben iskemlede rahat edemem hemþireceðim. kasavet böyle yaptý. Hareket Ordusu'yla. adeta hiddetle: .) de bulunduðunu 152 Reþat Nuri Güntekin ve bura yerlilerinden bir kadýnla evlendiðini haber almýþ. Haline göre ba i.Ben de çokluk içmezdim ya. niþanlýsýnýn kendisini baþka bir kadý attýðýný öðrendi. Komþum 31 Mart'ta. kendini aldatan bir erkeði nasýl sever? Ben. Yalnýzlýk bir Allahü Teâlâ'ya muhsust r öyle deðil mi hemþireceðim? Efkârlarý bre efkârlan. bir kasvettir basar beni.Siz daha pek çocuksunuz. oturun. . gülümseye gülüm-seye: .. be hemþireceðim? Bazýlarý. Manastýr'da epeyce zengin bir adamýn kýzýymýþ. Haçan bu va kit olur. "Safa geldin" ÇALIKUÞU 151 demeye geldim size. Manastýr'ýii birçoðu onu istemiþ. kocasýnýn (B. dedi. Lâkin. O. cahilliðime acýr gibi. kaçýp kurtuluyoruz sanýrlar.Ben bir kýz biliyorum ki evleneceðine iki gün kala. hemþireceðim- ÇALIKUÞU 153 Hele bir kere soðumaya baþlasýn. kocasý bu iþten hiç memnun olmamýþ. Kadýncaðýz.. dedi ve tuhaf bir þekilde yere. Acýrým ona. olur ya. vurulduklarýnýn fakýnda bile ol eþ adým koþarlar. adamakýllý dertliydi. olur ya.. seyret o kýzcaðýz nasýl yanýp yakýlacak?. Bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra dayanamadým: . istanbul'dan dönen bi hbaptan. Allah eksik etmesin.

kanadým kýrýk. Kadýncaðýz. . Elim ermez. Sabun toprakta eridikçe. erkeðini tekrar elde etmek için yapýlmýþ bir hi olduðunu öðrenince içim sýzladý. keçi yavrularý gibi sýçrayýp eðlenmedikçe neye yarar? Nerede o. o soðuduktan sonra sýzlanmaya baþlayan yara masalý! e þey olur mu? Ben. beyaz önlüðünden ke stalýðýma hayran oldu. benim için hoþ bir te yordu. Hayretle gözlerimi açarak: . insan. Mektepte tam not aldýðým hemen tek ders o idi. et alçýn kayalar üstünde. Penceremin karþýsýnda dimdik yükselen daðýn manzarasý ilk günlerde beni eðlendiriyordu. Kolum. saf bir kadýncaðýz. bana Rumeli büyücüleri hakkýnda uzun uzadýya tafsilat vermeye baþladý: Arif Hoca adýnda bir Arnavut varmýþ ki. on dört yaþlarýnda bir kýzý var. mektepte heykellerin mermer kaidelerine. bende evvela iksinme hissi uyandýrmýþtý. Kocasý gibi kaba saba. Kalemimi býrakarak. Be e "istanbul kokuyorsunuz. boþ zamanlarýnda çocuklarýnýn yardýmýyla. Köþ miz oda duvarlarýna. hemen yola gelirmiþ. pazar dolaþýyor. bu ses beni adeta sevindiriyor. istanbul'dan gelirk ama bir alay resim kâðýdý ve boya kalemleri almýþtým. bütün kadýnlar. Hacý Kalfa. . erkek ne ka uþa olsun. Dedim ya. ceza çekmiþtim. Samatyalýymýþ. rastýk. ið ermiþ. Uçurum. ona domuz gibi görünürmüþ. kazan kulplu 154 Reþat Nuri Güntekin rastýklarý. burada kocama basmýþ büyüyü. ÇALIKUÞU 155 Oteldeki yalnýz günlerimde yazýdan sýkýldýkça resim yapýyordum ve bu. bazen bir sabun parasýna. Çünkü. sürme i süsleniyorum.evam etti: . bunu yeþile boyamýþtý. Ne boþ. burnunun. Fak an da yorulmaya baþladým. üst üste sigaralar sarýp içerek buna benzer masallar anlatýy er tarif ediyordu. kocamý kadýnýn elinden alýrlar. yuvarlak ve çýplak baþýndan. Hatta Hacý Kalfa'nýn da biri karakalem. karýsýnýn tutumluluðu tu gibi bir ev yaptýrmýþ. insanýn düþmaný da oturduðu yerde erir. bir topluiðne kaplar ve sabunu okuyup üfledikten sonra topraða gömermiþ. kurþun. bir dürbün ha tirirmiþ. Manastýr'da olaydým. aðr parmaklarýmý birkaç kere sallýyorum ve komþumun artýk ezberlediðim sýrnaþýk aþkýnýn hikâyes eye hazhrlanýyorum. baþýmý alýp saatlerce kýrlarda dolaþtýðým. Ev. o kadar derin ki bahçenin sarmaþýklarla örtülü pa llarýnýzý dola-yýp aþaðý baktýðýnýz zaman baþýnýza bir dönme geliyor. derin bir uçurumun kenarýnda. fakat iyi ruhlu. Nihayet. Kýzýn adý Hayga . Arif Hoca. Dilini aðzýný baðlamýþ adamcaðýzýn. yahut boya kal emleriyle yaptýðým resimler için ne kadar azar iþitmiþ. ama olmuyor. basmýþ büyüyü. bir kadýn bu garip dürbünü gözüne koyarak bir kere kocasýna baktý mý. Fakat o. diyordu ki: . camý iki günde bu aþiftenin elinden kurtarýrdým ya. bahçe kenarýndaki çitlere deðneklerle aklý aðaçlarý taþlayarak kuþ kaldýrdýðým günler! Halbuki ben. O günden beri odamýn kapýsý ara sýra gýcýrdýyor. ne zavallý lakýrdýlar! Ya hele. kad nkli boncuklar satýn alýyordu. küçükhaným" diye boynuma sarýlmaktan kendini alamadý. diðeri suluboya iki resmini yapmaya çalýþmýþ Resimlerin ne dereceye kadar benzediðini bilemiyorum. Fakat bunlarýn. üç mecidiyeyi gözden çýkardým mý. gözünün hususiy etlerinden deðilse bile. birçok ameliyatlarla.Adamcaðýzýmýn gözüne hoþ görüneyim diye çocuklarýn boðazýndan kesip düzgün. çökük gözevlerini korkunç bir halka ile saran kuyruklu sürmeleri. domuz kulaðýný.Ortaðým. deðil. Anadolu'yu asýl bunun için is Küçükten beri resim yapmayý çok severim. Bu bahçede Hacý Kalfa'nýn ailesiyle beraber ne tatlý birkaç saat geçirdim! Nevrik Haným. büyü. bu dumanlý yamaçlarýn rüzgârý içinde saçý baþý daðýnýk. baþýmý çevirmeden anlýyorum ki odur.Gurbet ellerindeyim.iþin var mý. posbýyýklarýndan.Ne yapardýnýz? dedim. kýzýna çerçeve iþletmek için ucuz atlaslar. fazla sýkýldýðýmý görerek beni evine davet etti. Adamcaðýz üþenmeden çarþý. teneke kutusundan. öteki zalim için hiç üzülüyor muyum? Onu hiç aklýma getirdiðim oluyor m Manastýrlý komþumun katmerli düzgünleri. yine bana getirirl Manastýrlý Haným. istanbul'un adý anýldýkça gözleri yaþarýyor kocaman göðsü derin hasret nefesleriyle kalaycý körüðü gibi Hacý Kalfa'nýn on iki yaþlarýnda bir oðlu. hemþireciðim? Azýcýk geleyim mi? Yalnýzlýktan o kadar bunalmýþým ki. gücüm yetmez. Zavallý kadýn.

Ben. bulmak için bir hafta kafa pa tlattým. o adeta." diye istavroz çýkarýyordu. . bana doðru getirerek: "Þu çocuðu benim tarafýmdan. benim evlerinde bulunduðum zama na tesadüf etti. kendini erkekten sandýðý için bu vazifeyi karýsýna yaptýrmýþtý. kalýn kaþlý. tekdirat ile uslanmayanýn hakký kötektir. isyan ediyor: "Mahsus söylüyorum. kara kýrmýzý yanaklarý. Böyle þeylere 158 Reþat Nuri Güntekin lüzum var mý?" diye kýzýp söylendikçe. Italyancayý mükemmel öðrenerek tam bir adam olacakmýþ. Ne arifane isimdir o. Yoksa. bücür bir çocuk.£tli butlu ablasýnýn tersine. Hacý Kalfa bir gün. Ermenice Mirat. iki lisana da uyar. ne Mirat'sm. sen. Zavallý Hacý Kalfa. Hacý Kalfa'nýn programýna göre bu çocuk. ilmin kýymetini takdir edermiþ. benim derin ilmimden bahse baþlamýþ. Osmanlýca Murat. iki senede bir mektep deðiþtirecek. ingilizce. iki seneden beri de Osmanlý mektebinde okuyormuþ. taksim ameliyesinden sonra resimli bir "Peygamberler Tarihi" açtým. M5rat. iki sene Ermeni mektebine gitmiþ. beni kýzdýrdýðý zaman ben de ona. renksiz. Eþek hoþaftan ne anlar? ihtarlarýmý semi itibar sok. ihtiyar odabaþý. Hani sank erin kulaklarýna gitsin de. komþularýndan inmeli bir ihtiyarla siyah þalvarlý bir dudu karþýsýnda kýzýný sýký bir imtihandan geçirmemi istedi. Sen kim oluyorsun ki Allah'ýn verd iði ekmek ve nimeti beðenmiyorsun?!. Dünyada bundan daha gülünç manzara olmazdý. Hacý Kalfa. onu adeta darbýmeseller ve beyitlerle azarlýyordu: . o günden sonra önüne gelene benden. ii. Sonra fevkalâde zekice bir þey söyleyeceðine iþaret olmak üzere gözlerinden birini kýrparak e etti: . Ö otele girip çýktýðým zaman kahvedeki iþsizler beni görmek için suratlarýný camlara yapýþtý Ben: "Hacý Kalfa.. Sen seni bil sen seni Sen seni bilmez isen Patlatýrlar enseni. Ýsa ve vaftize dair bir parça tesadüf etti. Sýrasýna 156 Reþat Nuri Güntekin göre yankesicilik bile lâzým olurmuþ. ne M rat. baþýnda saç olmadýðý için kaþlarýnýn kýllarý di kýndaki bilgilerim ona bir mucize kadar yüksek görünüyor:" Bu ne'iþtir ki! Bir Müslüman muh at benim dinimi papazlardan iyi biliyor.Hele þu miskine bak. seni þöyle böyle bir haným sandýmdý. bir gün oðlundan bahsederken dedi ki: . vaftizi anlatýrken saçma sapan bir þeyler i. eðridir diye sokaða atmýþ. anladýn eðerki. derim. anladýn mý attý.Haydi bakalým Hayganuþ. vaftize dair bazý sade malumat verdim. bu solucan gibi sýpsýska çocuk o zamana kadar bu yükün altýnda ezilip ölmezse! Hacý Kalfa. ihtiyar Ermeninin bu hiddet sahnelerinden biri de. Mektepten kulaðým dolu olduðu için tashih ettim.. ta alnýnýn ortasýndan öp. Hacý-Kalfa. hocanýma karþý yüzümü kara çýkarýrsan yedirdiðim ekmek burnundan du. insan her þeyi bilmeliymiþ. Allah aþkýna vazgeç. ÇALIKUÞU 157 Hayganuþ'a gelince.Mirat. kýzcaðýzýn kitaplarýný.nde. yirmi yaþýna k ile Fransýzca.Mirat'ýn adýna dikkat etmiþsindir. Bir iki zarp. Hacý Kalfa. Kýzcaðýz. kýz olmasýna raðmen onun tahsiline de Mirat'ýnkinden daha az ehemmiyet veriliyor deðildi. sen hakikat eli öpülecek bir ulema imiþsin. çiroz gibi kuru. namünasip bir halt yeyip. Bacak kadar boyu var. türlü türlü huyu var. anasýnýn piþirdiði bir yemeði beðenmemi Hacý Kalfa. ancak bir meretsin.. Hayganuþ. Ermeni Katolik mektebine gidiyordu. Mirat. Dilenciye hýyar verdiler e beðenmemiþtir. okuryazar bir adam deðilmiþ ama. m iz bir ermeni kýzý. Almanca. beni dinlerken gözleri büyümüþ. sana ettiklerinden utansýnlar gibilerinden" diyordu. defterler lerimin üzerine koyuyor: . Yerinden kýpýrdanmasý iskeleden mavna kalkmasý gibi zorlu bir iþ olan þiþman karýsýný enses tu. suçiçeði çýkýyormuþ gibi iri sivilcelerle dolu. î. Görülecek þeydi! Çocuðun kabahati.

yahut büfe hýrsýzlýð riyeti de yok. Þimdi bir genç muallimimizin himmet ve fedekârlýðýna muhtacýz. al. yarý þaka. elbette unutmamýþsýndýr. kolunu salývermiþ. Allah vere de hasta olmasam. Müdürün hademesi merdivende beni görünce: "isabet ki. Huriye Haným kýdemli bir muallime olduðu için sanýrým ki onu iltizam ederler Aksi bir cevap geldiði takdirde müþkül mevkide kalacaksýnýz.Hacý Kalfa'nýn ailesiyle tanýþmak. yarý ciddi bir manalý manalý gülüyor. Artýk aklýma bile ge mediðim Kâmran'ýn o kadar nefret ettiðim gözleri. buradakiyle nispet kabul etmeyecek ka dar ucuz. Geçen sene. Daha da dolaþacaktým. Bu." dedi. kendim için dolabý yapacaðým. raflarýmý oymalý uçurtma kâðýtlarýyla süsley a yakutlar. ya r çocuk yaramazlýðý mýydý acaba? Hayýr. Halbuki maksadým sadece bugünün vakalarýný kaydetmekti. geldin hocaným. cennet gibi bir yer. sýmsýký kapalý peçeme raðmen kýlý peþime takýlmaya. Mamafih. daha on iki yaþýmda yoktum. Böyle fýkýr fýkýr gülüþün boþ deðil. Hayret! O. çok daha hayýrlý bir ilim. Cidden iyi bir yer. isterseniz bol para da biriktirebilirsiniz. et. Benim "Peygamberler Tarihi" hakkýndaki b lgilerimden. sarý. Gönül is oraya sizin gibi güzide bir haným gitsin. Nezaret-i Celile'den henüz bir cevap almýþ deðiliz. söz atmaya baþlamýþlardý. Hacý Kalfa'nýn nasihatlerini hatýrlayarak korktum ve tekrar tersyüzü geri döndüm. süt. göz kýrpýyordum: . Kendisinden hem kolay. Fakat. o kadar güzeldi ki. bir aðaçlýk ve ikinci bir köprüden geçtim. Maarif Müdürlüðü'nde kuþaklý baþkâtibin: "Hâlâ Ýstanbul' dan bir ses seda yok. herhalde. Ke n de. bir çayýr. nedense izzetinefsimi okþuyor. menazýr-ý tabiiyesi ferahfeza. güneþ iþlemiþ yosunlu denizler gibi içlerinde hilel aþan gözlerini acýtmak içindi. kehribarlar. reçel kavanozlarý. Birçok levazým-ý risi-ye ve ikmal-i nevakýsýna muvaffak olduk." Bey dediði Maarif Müdürü idi. ahalisi haluk ve müstakim. her aklýma geldikçe yemek için kimseden izin istemek. Fakat a mukabil. senden þimdiki kadar nefret etmediði zamanlarda da gözlerine garezdim. karþýma çýkan dik bir yokuþa onra. ben evvelden de. bizim oburluðumuzla kim meþgul olma hatýrýna getirecek? inþallah iþlerim yoluna girsin. Güneþ. g t güzel reçel ve þekerlemeler yapmasýný biliyordu. ilk fýrsatta maaþýnýza za m yaparak bugünkü miktara iblað ederim.Kim bilir belki söylenmemesi lâzým gelen bir sýrdýr. bir-hayli fedakârlýkla tamir ve tecdit ettik. Kâmran. ikide bir avuçlarýma toz doldurarak yüzüne serperdim. gözleri yarý kapalý düþünüyo 160 Reþat Nuri Güntekin Beni görünce.Haným kýzým. O takdirde buradaki Ýdadi Müdürlüðü'nden daha kârlý . esnedi. hemþire haný emindim.Hele nazlanma söyle. beyaz. Bu garez baþladýðý zaman. Hacý Kalfa'nm evindeki gibi. gerindi ve tane tane söylemeye baþladý: . Havasý. Orada bir Vakýf Mektebi vardý. fakat kay daha büyük bir tehlike baþ gösterdi. hem ucuz reçel tarifleri aldým ve Gülmisal Kalfa'nm yemeklerini yazdýðým deftere özene bezene not ettim. yakasýný gevþetmiþ. yine kýrmýzý çuha kaplý yazýhanesinin önünde. kaybolmak ikesini göze alarak otelin biraz ilerisindeki köprüyü geçtim. Ne âlâ. Babayani çarþafýma. Aralarýnda sadece yeþil yok. Ben de seni ar rdum. beni yeþil renge garez ettirdi. birazdan otele gelecektim. Gerçi. Mektebin içinde muallimlerin ikametine m ahsus daire de var. suyu güzel. maaþý sizin burada alacaðýnýz maaþtan noksan. Samatyah Madam. Ne irade buyurulacaðmý k iyorum. bana baþka bir cihetten de kârlý oldu. yumurta vesaire fiyatlarý. Evet. benim de baþýmý sokacak küçücük bir evim olsun. Kendime ait bir haber l benim kulaðýma gelmesi mümkün mü? Neredeyse acýktýðýmý ve uykum geldiðini bile bu garip o öðreneceðim! Hacý Kalfa: . iki saat mesafede bir "Zeyniler" nahiyesi var. sedefler gibi parlayacak renk renk kavanozlar dizeceðim. bunlarý. Ancak. Þimdi gayet iyi hatýrlýyorum. sokaða çýkmýþken bir kere oraya da uðramak zaruriydi. ebed dinlendirir gibi elini. Bundan sonra. Hem de ayný zamanda eci rli bir hizmet-i vataniye olur. ÇALIKUÞU 159 Nerede kalmýþtým? Evet Hacý Kalfa benim günlerden beri ilk defa açan güneþten doðan neþemi n iyi bir havadis öðrendiðime vermiþ ve beni sýkýþtýrmaya baþlamýþtý. Aklýma bir çare-i tesviye gel uraya bir. Sen Allah bilir iyi bir þey iþi Ondan daha kulaðý delik görünmek. * Yine sapýttým.

Hoþ. baþýndaki canýn sokak ortasýnda kalacaðýný ve dileneceðini anlattý. doðrudan doðruya tap etti: .. nasýr ilacý satan yaygaracý esnafýn etrafýna nasýl üþüþürler. Yalnýz. geçenlerde size karþý bir terbiyesizlik ettim. yakamý býrakmamaya karar vermiþti. dedim ve geçmek istedim. hem mektebin hizmet lerini görüyor. ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. inadýna kameti artýrdý. Peygamber'i de hoþnut etmiþ olursun. Þöyle böyle isviçre köyleri gi r þey. yüzünü görünce korktum. Ben korkarak: .F. biz de öyle b sýnda kalmýþtýk. yakasýnýn düðmelerini kopar llerimi dizlerimi öpmeye kalkýyordu.Mektepte ihtiyar bir hatun var. Utancýmdan yerlere giriyordum. manzara güzel. siz onu da çeker çevirirsiniz. dereler. diye baðýrdý. Etraftan: "Yazýktýr zavallýya. insan. kahve. Fakat o. Cenab-ý Hak rezzak-ý âlemdir. Bu teklif karþýsýnda ne söyleyeceðimi bilmeyerek susuyordum. halime acýrsýnýz. perde perde sesini yükselterek iðrenç bir tarzda yalvarýyord Ne söyleyeceðimi. iri yarý bir hoca.Kýzým. ellerim ateþ gibi kesilmiþti. Sen evvel Allah nerede olsa ekmeðini çýkarýrsýn! Kalabalýðýn bir kýsmý kahkahalarla gülmeye baþlamýþtý. Hem derslere devam ediyor. ahalisi iyi. dedi.Þimdi müsaade buyurunuz. cevabýmý veririm efendim. Kendi halinde. Etrafýmýzdaki kalabalýðýn gittikçe büyümekte olduðunu dehþetle gördüm. iki saat sonra gelir. iki ortaklar koyduklarýný birkaç gün evvel. þýmarýk bir dilenci gibi çarþafýmýn ucunu tutarak benimle konuþmaya ba . namazýnda. yeni tedris usu ne vâkýf deðil. Maarif Müdürü'nün yanýndan çýkýnca. bu iþ müstacel. yalnýz bir saat beyefendi. sofada ortaðým Huriye Haným'la burun buruna gelmeyeyim izim ismimizi." yolunda sözler de iþitilmeye ire omuz baþýmda peyda olan yeþil sarýklý. leke sabunu. Hiç olmazsa bu iþi Hacý Ka lfa'ya bir kere danýþmalýy-dým. Yüzüm. Þimdi adeta saçlarýný yolarak. kâ . Allah'ý da. Evvela halinden þikâyet etti. görmezliðe geldim ve acele ace Fakat yolumu kesti.Öyledir öyle. Durmadan elin i maþayý þakýrdatan bir kahveci çýraðý öteden: . bu garip komedyayý gören yanýmýza geliyor. aðlatma fukarayý küçükha-ným.Ziyaný yok efendim. yaþlýlara hürmet ve muavenet bir vazife-i diniye ve insaniyedir. ben yalvarmaya baþladým: .. dedim. Allah'tan daha ne ister? Gözümün önüne güneþli yollar. si dükten sonra merkeze tayin edilseniz de "istemem" diye ayak direyeceksiniz ya. Zeyniler'i beðenmeyecek olur anýz bana iki satýr bir þey yazarsýnýz. Ah kýzým. ormanlar geliyor. Allah aþkýna kusuruma b . Maarif Müdürü devam etti: . pek fazla müteessirim de. yavaþ konuþun. Huriye Haným gittikçe coþuyor. bir yandan buram buram ter döküyordum. Elbet.Rica ederim hocaným. bahçeler. Çarþafýmýn içinde bir yandan titriyor. 11 162 Reþat Nuri Güntekin Daha fenasý. þerbet taþýyan peþtemallý esnaf çýraklarýndan bir daire çevriliyordu. Ne olur terbiyesizliðimi affedin. þu hatunun r a mani olma. niyazýnda bir kadýncaðýz.Hanýmefendi kýzým. ak sakallý. sana da garip hazinesinden baþka bir kapý açar. yüreðim þiddetle çarpýyo Bununla beraber. yine Hacý Kal-fa'dan öðrenmiþtim kadýn gözümü o kadar yýldýrmýþtý ki. benim neler çektiðimi bilseniz. yiyecek içecek ucuz. . Hani Ýstanbul'da sok n. Sinir hali. Herkes bize bakýyor. etrafýmýzda kalem odacýlarýndan. Bu esnada kýrmýzý kuþaklý kâtip de s akasýndan yakalayýp hemen merdivenlerden atarak: . derhal sizi buraya münasip bir yere alýrým. birdenbire "evet" demeye cesaret edemedim.O halde. elden kaçýrýrsan karýþmam sonra. Maahaza. Gel. Bu defa.Aman kýzým. ÇALIKUÞU 161 Hava güzel. . Baþka talipleri de var. Fakat nedense o. Çalýkuþu . Gayri. Müdür Bey biraz canlanýr gibi oldu: .te gelirsiniz.

ne reden geldiðini fark edemezsin. Allah aþkýnýza yakamý býrakýnýz. . Müdüre baltayý as! Tekrar omuzlarýmý silktim: . anladýn mý efendim? .Sen bilmezsin o uyur yýlaný. nedense beni býra rtaðýmý ileride açýlacak baþka bir yere göndermeyi muvafýk görmüþ. nasýl isterseniz öyle olsun. þimdi senin aðzýný yýrtarým. ÇALIKUÞU 163 Niçin gülmüþlerdi? Kahvecinin söylediði.Yanlýþ.Caným Merkez Rüþtiyesi'nde seni alýkoymuþlar.Adam sen de! insaný en yakýn akrabalarý kalpsizce vurduktan sonra yabancýlar vurmuþ ne çý ? Ben. telaþ etmekte hakký varmýþ. peki. Akþama doðru iþ bütün tafs f Müdürü. dedim ve apanarak öpmeye çalýþtýðý dizlerimi zorla kurtardým ve Maarif Müdürü'nün odasýna döndüm. diye baðýrdý.Emrinin geldiðini caným.Ahlâksýz herif. Hacý Kalfa. Nezarete yazdýðý tezkerede onun daha kýdemli bir muall ileri sürerek benim baþka bir yere kaldýrýlmamý istemiþ. Bazen aylar ayý masadan masaya süren muameleler istedikleri zaman öyle kolay çýkýyor ki. mahsus getirmiþler. Ellerini birbirine vurarak dövünmeye baþladý: .. Bu iþte bir oyunbazlýk var mý dersin? Anlat. diyordu. Huriye Haným'ýn pasaportunu eline vermiþler . saçlý sakallý bir büyük memurun. . o yerinden kýmýldamaya üþenen Maarif Müdürü araba in konaðýna giderek emrimi imzalatmýþtý.Hayýr. Dün akþam gelen emir üzerine Maarif Müdürü.. Otele döndüðüm zaman Hacý Kalfa. senden sakladý. iyi bir yerden iþittim.Ne ettin behey cahil çocuk. emir dün akþam gelmiþ. akþama doðru bir Çeçen arabasýyla Zeyniler'e geldim. beni kapýda karþýladý. Hacý Kalfa beni dinlerken iri burnu horoz ibiði gibi kýzarý-yordu. Nihayet: . hem memnun bir tavýrla . galiba yollarý þ göre ölçüyor. Hacý Kalfa. Maarif Müdürü. o Zeyniler'de de mesut olmasýný bileceðim. Sen üzülme o kadar. hele anlat. bu maskara vaziyetten kurtulmak için teseler verirdim. Hacý Kalfa'nýn saf vesvesesiyle alay ederek bir nefeste vakayý anlattým ve çantamdan emrim i çýkararak elimde salladým: . kervan geçmez bir yermiþ! Bir seneden beri boþ olduðu halde en düþkün muallimler raya gitmeye yanaþmýyorlar mýþ.Peki. Maarif Müdürü'nün sözleri üzerine þýk bir Avrupa köyü gibi görmeye baþladýðým Zeyniler'e ge kuþ uçmaz. hem sitemli. 164 Reþat Nuri Güntekin Demek ki. sinirli bir tavýrla baþýný iki yana sallýyor: ..Sen sakladýn da ben öðrenmedim mi sanki? Allah mübarek etsin. Hoca Efendi'nin söylediðinden baþka bir þey deðild Huriye Haným. Huriye Haným'ýn Maarif Müdürlüðü koridorunda benimle karþýlaþmasý evvelden hazýrlanmýþ bir kallý hocayý bile. Sonra hasta olursan ne yaparýz? Adamcaðýzýn benim hesabýma kýzmakta.. Huriye Haným'ý tutuyormuþ. öyle aðladý. Çünkü: "Nihayet iki saat" dediði yol tam sabahýn onundan geceye kadar sürdü. 28 Ekim Bugün. .. rezalet o kadar büyüdü ki. Fakat. ne ettin? En sonunda seni tongaya bastýrdýlar ha! Hemen git.Yaþadýk Hacý Kalfa! isviçre gibi bir yere gidiyoruz.Deðmez Hacý Kalfacýðým. ÇALIKUÞU 165 Ben bunlarý öðrendikçe þaþýrýyor. uyur uyur da sonra adama öyle bir vurur ki. beni bir köye atýp yerime Huriy lýkoymak için plan tertip etmiþler. þüpheli þüpheli yüzüme baktý: . Ben þimdi Maarif Müdürü'nün yanýndan geliyorum. Bir saate kalmadan bütün muamele bitmiþ. Biraz sonra bana Merkez Rüþtiyesi'ndeki derslerimden kendi arzumla istifa ettiðime ve Zeyniler mektebi muallimliðine talip olduðuma dair bir kâðýt imzalattýlar. Fakat. ihtiyar adam. Rüþtiye Müdiresi ve galiba Huriye Haným'ýn Rume risi olan Muhasebe Müdürü geç vakit bir toplantý yapmýþlar. Nezaret. dedi. Müdür. Öyle bir þey yok.Ne emri Hacý Kalfa? .Neyi öðrendin? . Gönüller þen olsun! Zeyniler. bu kadar sefaletle beni klýma sýðdýramýyordum.

atik davranmýþ kollarýmla adamcaðý yakalamýþtým. boðuk hýrýltýlar.. kocaman bir balkabaðý gibi tahtalara çarpýp patlayacaktý. biletlerin alýnm nu. re adeta kocaman bir futbol topu gibi havaya fýrladý ye aralýk kapýdan sýrtüstü odama yuvar arak çýplak bacaklarý havaya kalktý. Merdiven aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn çýp gürültüyü iþiterek uyanmýþ. zabit. Bereket versin ben.. Manastýrlý Haným. Arabanýn hazýr olduðunu haber vermeye geldiði vakit. lde benden çok daha acýnacak bir vaziyette olarak. Daðýnýk saçlarým. Sofada bir þeyler yýkýlýp devriliyor. Arala168 Reþat Nuri Güntekin . bir teneke lamba yakalayarak don gömlek dýþarý fýrlamýþtý. sonra Hacý Kalfa'nýn hali hep bir araya gelmiþ. ayaklarýna imam galoþlarý giymiþti. Aþaðý sofadan ayak patýrtýlarý. anlaþýlmaz sesle .. ne rezalettir. Yoksa. kâh dað yamaçlarýna týrmanan. Ömrümde baþýma gelmemiþ bir kahkaha krizi anýyor. arsýz muhabbeti. Bu gece. Babam anamýzý öldürüyor!" diye haykýnyorlardý. kopan keman telleri gibi acý sesler çýkarmaya ba ep birinin gönlümüzden kopup ayrýlmasý. çýplak ayaklarýmla odadan fýrladým ve feci bir dayak vakasýyla karþýlaþtý r zabit.. kendine göre bir ahenkle sürüdüðü þýp þýp asýna soluk çuhadan yakasý kapalý uzun bir ceket. sille tokat seslerine karýþýyordu.ek adamcaðýz! Kabahat kendisinin deðil. saçsýz baþýný kulaklarýna kadar örtüyordu. ihtiyar adam: "Vay aman! Vay aman! Hay nalçasýna tükürdüðüm katýrý!" diye söylenerek ayaða Fakat bu sefer ben. benimle ayný günde B. Mektept zber-letmiþlerdi. ne pahasýna o un kadýný çocuklarýyla beraber memlekete göndermeye karar vermiþ. az kaldý Hacý Kalfa'yý tanýyamýyordum. otelde bu olur mu?!" diye baðýrarak aralarýna gi mek istedi. gürültüler tamamýyla kesilip otel sükûnuna dö-nünceye kadar kendime gelemedim. 166 Reþat Nuri Güntekin içinde çok acý saatler geçirmiþ olmama raðmen küçük odamdan adeta hüzünle ayrýldým. Bunu yazan þair ne kada * Bir tesadüf eseri olarak Manastýrlý komþum da. peþtemalýný.'den ayrýldý. Fakat o. yaþadýðý yerlerde beraber bulunduðu insanlara görünmez ince teller mýþ. ellerimle yorganlarý burarak kývranýyordum. Fakat yangýna uðrayanlar herhalde birbirlerini dövmezl rdi. bir ayrý sýzý uyandýrýrmýþ. sofalar ve merdivenlerde. Hacý Kalfa'nýn ailesi. çizmeleriyle çiðniyordu. lâkin býrakma. karyolamýn üstüne düþmüþtüm. Manastýrlý komþumu yerden yere sürüyor. ihtiyar odacý: "Ne ayýptýr. Dün gece. Artýk dýþarýda ne olup ne bittiðini anl halde deðildim. ertesi sabah erkenden hazýr bulunmasýný söylemeye gelmiþ. kâh kurumuþ sel çukur eyniler yoluna diþli þimendifer yaptýramamýþ olanlarýn. korku. Fakat zabit. Zaten öyle olmasa da elimden ne gelirdi? ÇALIKUÞU 167 Alt katta yatanlar da uyanmýþ olacaklardý. nihayet kocasýnýn canýna yetmiþ. þaþkýnlýk. Azizi minde kocaman bir kýrmýzý fes. Uyk le ilk aklýma gelen þey yangýn oldu. fakat inanýlmaz bir kuvvetle yine yerinden kalkarak zabitin dizl erine týrmanýyordu: "Kulun kurbanýn olayým efendiciðim. Bütün aile. Yarý çýplak olduðum için tekrar odama girmiþtim. Samatyalý Madam'l e Mirat'ýn tuvaletleri de onunkinden aþaðý deðildi. Ýnsan.. Uyku sersemliði. Vakayý sonradan bana anlattýlar: Manastýrlý Haným'ýn. bir düðüne. kolay kolay onun yakasýný býrakmaya razý olur mu? Tabii yalvarmaya. ayrýlýk vaktinde bu baðlar gerilmeye. çantamý hazýrladýktan sonra yatmýþtým. boþama!. Sesler. Çocuklar. çýplak kafa. beni þehirden yarým saat uzaktaki bir çeþme baþýna kadar selametleme ldi. Hacý Kalfa'nýn karnýna çizmeli ayaðýyla öyle bir tekme savurdu ki. taþlýklar. öldür beni. Uykumun arasýnda iri iri konuþma sesleri fakat bir türlü kendimi açamýyordum. bir aðýzdan. Zavallý kadýn her tekmeden. yýlan gibi ýslýk çalarak inen her kamçýdan sonra inleyerek taht erine yuvarlanýyor.. fena hal nirlerimi bozmuþtu. Sofanýn tavanýnda bir aydýnlýk gezinmeye baþlamýþtý. "Anamýz. essizliði içinde çocuk feryatlarý. Birdenbire korkunç bir gürültüyle yataktan fýrladým. daha doðrusu bir cenaze alayýna gider gibi giyinmiþti. sýrna aþlamýþ.

nnda ^mbilir ne gibi sözler ve sahneler geçtikten sonra bu korkunç dayak faslý baþlamýþ. Belki iki saat sonra, tekrar uyumaya hazýrlandýðým sýrada Hacý Kalfa, hafifçe kapýma vurdu: bakasýn, hocaným, otelde baþka kadýn yok. Fakir hatuncaðýz bayýlýp duruyor. Salt gülmek ol l dinini seversen þuna biraz bak. Adýmýz erkeðe çýkmýþ diye yanýna giremiyorum. Sonra ölür, de girer he!" dedi. Kapý aralýðýnda Hacý Kalfa'nýn yüzünü görünce beni tekrar bir gülme aldý: "Geçmiþ olsun!" d kat bir türlü kelimeler aðzýmdan çýkmýyordu. Hacý Kalfa, dargýn dargýn yüzüme baktý; yarý mahcup bir eda ile baþýný sallayarak: "Gülürsün! Salt kýkýr kýkýr gülürsün. Ha çapkýn seni! Þuna bak hele!" dedi. "Gülüyorsun" kelimesini "gülürsün" diye o kadar tuhaf söylüyordu ki, þimdi bile gülmekten k alamýyorum. Hemen bir saatten fazla dertli komþumla uðraþtým. Zavallýnýn vücudu yara bere i i, ikide bir bayýlýyor, gözlerinin siyahý kaybolarak çenesi kilitleniyordu. Bir baygýnla uðraþmak, ilk defa baþýma gelen þey. Ne yapmak lâzým geleceðini kestiremiyordu t iþ baþa düþünce, insana öyle gayret geliyor ki... Bu, her biri en aþaðý beþ dakika süren bayýlmalarda kadýncaðýzýn kollarýný, vücudunu ovuþtu su döktürerek ýslatýyordum. Alný, yanaklarý, dudaklarý birkaç yerinden çatlamýþtý. Bu çizg ce sýzan kanlar düzgünlere, sürmelere karýþýyor, kirli bir siyahlýk alarak çenesine, göðsün bbi, ne çok boya varmýþ bu yüzde!... O kadar su döktüðüm halde, bir türlü bitip tükenmiyord O sabah, uyandýðým vakit, karþý odayý boþ buldum. Zabit, erkenden onu, çocuklarýyla beraber abaya atarak götürmüþ, komþum gitmeden beni görmek, helallik dilemek istemiþ,

ÇALIKUÞU 169 fakat gece, onun yüzünden uykusuz kaldýðýmý bildiði için uyandýrmaya kýyamamýþ. Hacý Kalfa' tekrar gözlerimden öpmüþ. * Arabada, gözüm Hacý Kalfa'nýn yüzüne rastladýkça gülüyordum. O, bu yersiz neþenin sebebini bir gülümsemeyle baþýný sallayarak: - Gülürsün he! Hâlâ kýkýr kýkýr gülürsün he! diye bana çýkýþýyordu. Sonra, akþamki tekmenin dehþetinden bahsederek: "Tabanýna tükürdüðümün katýrý, anladýn mý e ti beni, karnýmýn içini karmakarýþýk etmiþtir. Mirat, benden sana baba nasihati: Sen sen ol arý koca arasýna gireyim deme. Karý koca ipektir, araya giren köpektir," diyordu. Bütün aile, küçücük arabanýn içinde üst üste, þehrin dýþýndaki bir çeþme baþýna kadar gelmi Ayrýlýk yeri burasýydý. Hacý Kalfa, iki týpalý þiþeye hazýrlamýþ olduðu sularýný çeþmeden t acýma uzun uzadýya tembihler verdi. Samatyalý Madam, gözleri dolu dolu, bir gün evvelden b enim için yaptýðý, çörekleri stepetime doldurdu. Bana karþý tamamiyle lakayt olduðunu zannettiðin) vahþi Hayganuþ, bir yerini incitmiþ gibi birdenbire aðlamaya baþladý. Hem de ne aðlayýþ! Kulaðýmda iki inci küpe vardý. Onlar^çýkararak Hayganuþ'un kulaðýna taktým. \ Hacý Kalfa, hediye için adeta mahcup oluyor: "Yoo, hocaným, hediye dediðin para edecek þey olmamalý. Bunlar kýymetli inciler," diyordu. Yine hafifçe güldüm. Kýzýnýn benim için döktüðü inciler yanýnda iki paralýk kýymeti olmadýð mcaðýza! 170 Reþat Nuri Güntekin

Hacý Kalfa, beni tekrar arabaya bindirdikten sonra, derin derin içini çekti, elini göðsüne urarak: "Tövbe olsun, hani þu ayrýlýk bana akþamki tekmeden aðýr geldi doðrusu!" dedi. Geceki hengâmeyi hatýrlatan bu sözler beni bir kere daha güldürdü. Araba yürümeye baþlamýþt n parmaðýný sallýyor: "Gülürsün he çapkýn, gülürsün!" diyordu. Yol, þimdiden uzamaya baþlamýþ olmayýp da gözlerimi görebilseydin, bu sözleri söylemeyecekt alfacýðým. * Araba; iniþli yokuþlu dað yollarýna girmiþti; kâh kurumuþ sel çukurlarýndan geçiyor, kâh bo ozulmuþ baðlarýn kenarlarýný takip ediyordu. Seyrek fasýlalarla tek tuk köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çýkaran kaðnýlara tesa

diyorduk. ince bir bað yolundan, eþkýya gibi korkunç kýyafetli, uzun býyýklý iki jandarma geliyordu. n geçerken arabacýya: "Selamünaleyküm," dediler, dik dik bana baktýlar. Hacý Kalfa: "Yollar maþallah emindir, amma ne olur ne olmaz, peçeni kapa. Senin suratýn öy le her yerde açýlacak suratlardan deðildir, anladýn mý efendim?" demiþti. Uzaktan birisinin geldiðini görür görmez, hemen Hacý Kal-fa'nýn tembihini hatýrlýyor, yüzüm Saatler geçtikçe yollara mahzun bir ýssýzlýk çöküyordu. Bu Çeçen arabalarýnýn ince, yanýk s icat edenler ne iyi düþünmüþler. Yamaçlarda, derelerde uyandýrdýklarý, uzak akisler insana ir teselli sesi gibi geliyor. Hele bir kayalýðýn içinden geçerken öyle sandým ki uzaklarda, anmýþ gibi görünen kara taþ yýðýnýn öte tarafýnda görünmez bir yol var, ince sesli kadýn, h un içinde arkamýzdan koþuyor. Yol, hâlâ bitip tükenmek bilmiyordu. Görünürde ne bir köy, hatta, ne bir aðaçlýk...

ÇALIKUÞU 171 içimde yavaþ yavaþ bir korku uyanmaya baþlamýþtý. Ya geceden evvel, Zeyniler Köyü'nü tutama dað baþlarýnda yalnýz kalýrsam? Arabacý, ara sýra durarak hayvanlarýný dinlendiriyor, insanla konuþur gibi onlarla konuþuyo du. Bir taþlýðýn ortasýnda, yine böyle bir mola vermesinden istifade ettim: - Daha çok var mý? diye sordum. O, aðýr aðýr baþýný sallayarak cevap verdi: - Geldik. Bu adam yaþlý bir insan olmasaydý, benimle eðlendiðini hükmedecektim. - Nasýl olur? dedim. Allanýn kýrýndayýz. Görünürde köy falan yok. Ýhtiyar adam, arabadan çantalarýmý çýkarmaya çalýþarak cevap verdi: - Na, þu patikadan inceðiz, Zeyniler, buraya beþ dakika çeker. Araba yolu yok. Taþlarýn arasýndan minare merdiveni gibi dik bir yoldan inmeye baþladýk. Aþaðýda, akþamýn alacakaranlýðý içinde kapkara bir servilik, etrafý çitle çevrilmiþ, çýplak tuk kulübeler, tahta evler görünüyordu. ilk bakýþta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanlan tüten bir yangýn harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeþillikler arasýnda eski Boðaziçi yalýlarýndaki güvencinliklere i, þen manzaralý kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuþ, simsiyah viranele . Yýkýk bir deðirmenin önünde abalý, sarýklý bir ihtiyara rast geldik, kaburga kemikleri soyu yýf bir ineði, ipinden sürüye sürüye bu evlerden birine doðru götürmeye çalýþýyordu. Bizi g atli dikkatli bakmaya baþladý. Bu ihti172 Reþat Nuri Güntekin

yar hoca, Zeyniler muhtarý imiþ. Arabacý onu tanýyordu. Birkaç kelime ile benim kim olduðum anlattý. Belden büzmeli, bol siyah çarþafým, sýmsýký peçemle genç olduðumu anlamamak mümkün deðildi. Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuþ olacak ki, tuhaf tuhaf baktý, sonra ineðini çýplak klý bir çocuða teslim ederek önümüze düþtü. Köyün dar sokaklarý içine girmiþtik. Evleri þimdi daha iyi görebiliyordum. Hani Kavaklar'da aðlar serilmiþ, yaðmurdan çürüyüp kararmýþ, Boðaz rüzgârlarýndan bir yana çarpýlmýþ, viran er, ilk bakýþta onlarý hatýrlatýyordu. Altlarýna dört direkten ibaret ahýrlar, üstlerinde asma merdivenle çýkýlan bir iki oda. Her de, Zeyniler þimdiye kadar iþittiðim ve resimlerini gördüðüm köylerden hiçbirisine benzemiy Etrafý tahta perdelerle çevrilmiþ bir bahçenin kýrmýzý kapýsý önünde durduk. Yapraklarýna v siyah görünen bu köyde gördüðüm ilk renk; kýrmýzý tahta oldu! Muhtar, yumruðuyla kapýyý çalmaya baþladý. Her vuruþunda kapý yýkýlacak gibi sarsýlýyordu. ilk defa aðzýmý açmaya cesaret ederek: - içeride kimse yok galiba, dedim. Muhtar, baþýný sallayarak cevap verdi: - Hatice Haným akþam namazýný kýlýyor olmalý. Az bekleyeceðiz. Arabacýnýn beklemeye vakti yoktu; çantalarý kapýnýn önüne býrakarak bizden ayrýldý. Muhtar abasýnýn eteklerini toplayarak yere çömeldi. Ben, bavulumun kenarýna iliþtim, konuþm baþladýk. Bu Hatice Haným, pek Müslüman bir kadýnmýþ. Tarikata da mensupmuþ. Köyün ölüsüne, dirisine

litleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, sekeratta bulunan hastala-

ÇALIKUÞU 173 rýn aðzýna son zemzem damlasýný o akýtýr, kadýn cenazelerini o yýkayýp yaþmaklarmýþ. Muhtar Efendi, herhalde medrese falan görmüþ bir adama benziyordu. Fýrsattan istifade ed erek bazý nasihatlar vermek istediðini anladým. Usul-i cedidin aleyhinde bulunmuyor, f akat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden þikâyet ediyordu. Þimdiye kadar buradan birkaç hocaným geçmiþ; fakat nafile, hiçbirisinin Kur'an-ý Kerim'e, i hale, kâfi derecede vukufu yokmuþ. Bu Muhtar Efendi, Hatice Haným'dan hoþnutluk getiriyordu. Ben.bu dersleri yine bu sa liha, akil, abide hatuncaðýza býrakarak kendim baþka dersler okutursam köyü daha ziyade mem un edermiþim. Ben, bu nasihatleri dinlerken içeriden bir nalýn týkýrtýsý gelmeye baþladý. Muhtar Efendi i aða kalktýk. Kapýnýn arkasýnda bir kol demiri þangýrdadý, kalýn bir ses: - Kimdir o? diye baðýrdý. - Yabancý deðil, Hatice Haným, B.'den bir hocaným geldi. Bu Hatice Haným, iri yapýlý, kocaman yüzlü, biraz kamburu çýkmýþ, yetmiþlik bir ihtiyardý. yeþil bir yemeni örtmüþ, arkasýna ferace biçiminde koyu bir yeldirme giymiþti. Meþin gibi s esmer yüzünün buruþuklarý arasýnda inanýlmayacak kadar taze ve canlý gözleri, bembeyaz diþl Peçemin arkasýndan yüzümü görmeye çalýþarak: "Safa geldin hocaným, buyurun!" dedi. Bahçeden sokaða çýkmak yasakmýþ gibi bir eliyle kapýya dayanýp öteki eliyle çantalarýmý ald r kapýyý demirleyerek önüme düþtü. O önde, ben arkada bahçeden geçtik, Maarif Müdürü Bey'in büyük fedakârlýklarla müceddeden i ktep binasý da öteki evlerin eþiydi. Yalnýz, alt kattaki direklerin etra174 Reþat Nuri Güntekin

fini henüz kararmaya vakit bulamamýþ tahtalarla çevirmiþler, dershane haline koymuþlardý. Kapýdan gireceðim vakit Hatice Haným, kolumu yakaladý: "Dur kýzým" dedi. Ben, birdenbire ürktüm. O, dudaklarýnýn ucuyla okuduðu kýsa bir duadan sonra: - Haydi kýzým, besmele çek de evvela sað ayaðýný at, dedi. Alt kat, zindan gibi karanlýktý, ihtiyar kadýn, beni elimden tutarak dar bir taþlýktan geçi di, eskilikten basamaklarý oynayan karanlýk bir merdivenden çýktýk. Yukarýki kat; viran bir sofa, bir de yüksek pencerelerinin tahta kepenkleri sýmsýký kapalý kocaman bir odadan ibar etti. Maarif Müdürü'nün müjdelediði muallim dairesi. Hatice Haným, bavulu yere býraktý, odanýn bir köþesinde dolap vazifesi gören eski ocaðýn iç lamba çýkarýp yaktý. - Oda, bu sene boþ kaldýðý için tozlanmýþ. Yarýn sabah erkenden temizlerim inþallah. Bu zavallý kadýn, mektebin eski hocasýymýþ. Maarif idaresi, mektebi bu þekle soktuðu zaman sokaða atmaya acýmýþ, iki yüz elli kuruþla burada alýkoymuþ. Yarý hoca, yarý hademe gibi b , ben nasýl istersem öyle çalýþacakmýþ. Kadýncaðýzýn benden korktuðunu anlýyordum. Hesapça, ben onun amiriydim. Bile bile kimseye f lýk yapacak bir kýz olmadýðýmý birkaç kelimeyle anlattýktan sonra dairemi seyretmeye baþlad Eskilikten delik deþik olmuþ kirli kaplamalar, yaðmurdan çürümüþ, tahtalarý sarkmýþ simsiya , bir köþede içine kýrýk dökük konmuþ ocak, ötede çarpýk bir kerevet. Demek bundan sonra, h da geçecekti! Havasýz bir mahzene düþmüþ gibi göðsüm týkanýyor, ellerim, ayaklarým üþüyordu. - Kuzum Hatice Haným, bana yardým et de þu pencere-

ÇALIKUÞU 175 lerden birini açalým, dedim. Kendi kendime beceremeyceðim galiba. ihtiyar kadýn, benim iþe el sürmeme taraftar deðildi. Uðraþa uðraþa kepenklerden birini açt ayý görünce tüylerim diken diken oldu. Karþýmda korkunç bir mezarlýk vardý. Tepelerinde, hâlâ akþam ýþýklarý sönmemiþ serviler, sý ha aþaðýda sazlýklar içinde donuk donuk parlayan su birikintileri. ihtiyar kadýnýn derin bir göðüs geçirdiðini iþittim: - insan, saðlýðýnda alýþmalý kýzým, hepimizin gideceði yer orasý, dedi. Bu söz tesadüf müydü, yoksa haberim olmadan bu manzara karþýsýnda bir korku ve telaþ mý gös

Fakat hemen kendimi topladým. Cesur olmak lâzýmdý. Adeta þen denecek bir kayýtsýzlýkla: - Demek burada bir mezarlýk var, bilmiyordum dedim. - Evet kýzým; Zeyniler kabristaný. Eski zamandan kalma. Þimdi cenazeleri baþka yere gömüyor , burasý tarih gibi bir þey. Ben, Zeyni Baba'nýn fenerini yakmaya gidiyorum, þimdi gelir im. - Zeyni Baba kim, Hatice Haným? - Himmeti hazýr, nazýr olsun, bir mübarek zat, na, þuradaki servinin altýnda yatar. Hatice Haným, yavaþ sesle dualar fýsýldayarak merdivene doðru yürüdü. Ben, þimdiye kadar, b den ürktüðümü bilmiyorum. Fakat bu dakikada, servi kokularýyla dolu bir karanlýk odada yaln lmak bir ürkeklik veriyordu. ihtiyar kadýnýn arkasýndan koþtum: - Ben de geleyim mi sizinle? dedim. - Gel kýzým, daha iyi olur. Gelir gelmez, Zeyni Baba'yý ziyaret edersen daha makbule g eçer. Mektebin arka kapýsýndan mezarlýða girdik, taþlarýn arasýndan yürümeye baþladýk. 176 Reþat Nuri Güntekin

Bazý ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlýðýmýza götürürler Fakat ben ölümün hazin ve ürkütücü bir þey olduðunu ilk defa bu karanlýk Zeyniler mezarlýðý Taþlar, benim gördüðüm mezar taþlarýndan büsbütün baþka þekildeydi. Dizi dizi asker saflarý yüksek, dimdik, tepeleri düz, bedenleri simsiyah taþlar. Yazýlar okunmuyordu. Yalnýz, baþl rýnda birer küçük "Ya Rab" kelimesi seçiliyordu. Küçüklüðümde bir masal dinlemiþtim. Bilmem hangi küçük sultaný kaçýrmak için uzak bir daðýn man ordusu geliyormuþ. Askerler, gündüz maðaralarda saklanýyor, geceleri yol yürüyorlarmýþ. ta görünmemek için tekmil vücutlarýný siyah kefenlere sanyorlarmýþ. Böylece aylarca zaman yol gittikten sonra, tam þehri basacaklarý gece Allah küçük sultana a karanlýkta sinsi sinsi ilerleyen bu siyah kefenli gece ordusunu taþa çevirmiþ. Bu sýra sýra dizilmiþ siyah taþlara bakarken o eski masalý hatýrladým: "Sakýn burasý o kork rlerinin taþa döndüðü masal memleketi olmasýn!" diye düþündüm. - Bu Zeyniler kimlermiþ Hatice Haným? - Ben de bilmem kýzým, bu köy eskiden onlarýnmýþ. Þimdi mezarlarýndan gayri bir þeyleri kal etleri hazýr nazýr olsun, erenlerdenmiþ. Zeyni Baba bunlarýn en büyüðü. Kimsenin iyi edemed talarý, buraya getirirler. Ben, bir kötürüm kadýn bilirim ki, buraya sýrtta getirdiler, aya larýyla yürüye yürüye gitti. Zeyni Baba'nm türbesi, mezarlýðýn en nihayetinde, kocaman bir servinin altýnda idi. Hatice Haným, her gece, ona üç kandil yakarmýþ. Birisi servinin dalýna, birisi kapýnýn iç tarafýn sandukanýn baþýna. Türbe, topraðýn içine gömülmüþ bir mahzendi. Zeyni Baba, bu mahzende, yedi sene güneþ aydýn l-

ÇALIKUÞU 177 durmuþ. Öldüðü vakit mübarek cesedine kimse el sürçmemiþ. Üstüne, bir sanduka yapmýþlar. Hatice Haným, kandillerden ikisini yakmýþtý. Mahzene inen birkaç basamaklý merdiveni göster k: - Haydi kýzým, içeri girelim, dedi. Ben, bu basamaklarý inmeye cesaret edemiyordum. Arkadaþým tekrar döndü: - Haydi kýzým, buraya kadar geldikten sonra girmezsen günah olur. Gönlünde ne dileðin varsa Zeyni Baba'dan iste!.. Yüreðim hazan yapraðý gibi titreyerek merdivenleri indim. Mezara indirilen ölülerde, eðer b parça his olsaydý, mutlaka bu dakikada benim duyduðum þeyi duyarlardý. Göðsüme ýslak, soðuk ak kokusu doldu. Zeyni Bana'nýn sandukasý yeþil boyalý bir çinko ile örtülmüþtü. Sonradan, Hatice Haným'ýn a anaat ve sefalet içinde geçiren Zeyni Baba, öldükten sonra, üzeri süslü ve iþlemeli örtüler Ara sýra öteden, beriden gönderilen örtüler bir hafta dayanmýyor, parça parça çürüyüp eriy ihtiyar kadýn, hafif fýsýltýlarla dualar okuyarak evliyanýn baþýndaki kandile yað koydu, so ana döndü: - Köyde birisi öleceði vakit, Azrail aleyhisselam, evvela Zeyni Baba'ya misafir olur, o vakit bu ýþýk kendi kendine söner. Þimdi kýzým, Zeyni Baba'dan isteyeceðini iste, dedi.

Ýþte o zaman. nihayet bu neþenin yalanýna inanýyor. bahçede bulduðum cýlýz bir kedi yavrusunu göðsüme bastýrýyor. uçucu bir þey olduðu malum. senden büyük bir þey isteyeceðim. yýkýk bir duvarýn taþlarý arasýnda açmýþ cýlýz bir çiçek. kim bilir ne münasebetsiz þeyler yumurtlayacaktým? H uki artýk buraya alýþmaya baþladým. vefasýzlýðýndan kaçmýþ olmayaÇalýkuþu . viler. ýslýk çalmaya baþlýyord kalbim. Ben Zeyniler'e geleli. bir ay olmuþ. aptallýðýn lüzumu yok. her þeye raðmen bi Bugün cuma. iþittim ki. daha baþka sesler duymaya baþlýyorum. bu-nahyordum. Ben. ümitsiz hastalýklarýn. Sakýn sen de. Sor Aleksi'nin hiç dilinden düþürmediði bir söz vardý:. Sonra etrafýmda yaþayan þeylerde teselli aramaya koyuldum. burada çile doldurmuþsun.Dizlerim kesiliyor. Kendimi derin in yok-luyorum. Biraz gayret. Hatice Haným. Orada gece yarýsýna kadar ibadet eder. yaþamak için artýk güler yüzden. içim kan aðlarken gülmeye. Çalýkuþu. 20 Kasým Bu sabah hesap ettim. aðlamadan çilemi doldurayým!. Kapalý bir mahzende sýza ýþýk parçasý. erkenden beni býraktý. Senin hoþuna gidecek þeyleden hiçbirini bana öðretme iler. mezar taþlarý bile korkunç sertliklerini kaybetmiþ gibi görünüyorlar. Bu neþenin uydurma. Þimdiye kadar defterime bir þey yazmak istemedim. O vakit. Onlar. Halbuki þimdi onlarý doðru buluyor ve gül ret edemiyorum. alýþmaya. sazlýktaki sular da güneþe karþý gülümsüyor gibi. bu sözleri daima gülümseyerek dinlerdi. Þikâyet etmeyenlere. Dýþarýdan. Bu bir ay. Daha olmazsa kendi kendime: "Feride. Ýki saatten beri lambanýn ýþýðýnda bu satýrlarý yazýyorum. Ateþler içinde yanan alnýmý Ze ni Baba'nýn serin örtüsüne dayadým. "Kýzlarým. sen yedi sene güneþ görmeden. teþbih çekermiþ. Mektebin alt katýndaki. ins alimliðinden. cesaretten baþka sermayen kalmamýþtýr" diyordum. küçük. görüyorum ki. Kusuruma bakma. Birkaç günden beri yaðan yaðmurlar durdu. Seni o dakikalarýn acýsýna katlandýran o melek sabrýndan bana r. þarký söylemeye. Gecenin içinde gizli gizli söyleþen bu seslerden korkma. Sor Aleksi'nin bu peygamberce sözler i imdadýma yetiþiyordu. harap b nanýn içinde.F. dudaklarýmdan ziyade yaralý kalbimle söyler gibi yavaþ eyni Babacýðým. Elemlerde bir giz ÇALIKUÞU 179 þefkat var gibidir. Daha aç ndan korktum." * Odamda yalnýzým. uzak bir su sesi geli anda týkýrtýlar oluyor. mukadder felaketlerir son bir ilacý vardýr: Tahammül ve t . Sana nasý geldiðini bilmiyorum. dedim. bana þi di on yýldan daha uzun görünüyor. Zeyniler. tik günlerin titiz ümitsizliði içinde. inlemeden. Bu yedi sene içinde elbette güneþin. Merdiven tahtalarý yavaþça gýcýrdýyor. Ensemde hafif bir üþüme hissi ile kulak veriyorum. Uzaklardaki sýradaðlar.. artýk ayakta durmaya takatim kalmýyordu. mektep yok. bodrum gibi i besine çekildi. Elime geçirdiðim taze bir yaprað anaðýma. dudaklarýma sürüyor. haydi yat artýk. suya konan kuru çiçekler gibi litreye titre ye canlanmaya baþlýyordu. rüzg çektiðin zamanlar olmuþtur." Çalýkuþu. cahil bir Çalýkuþu'ndan baþka bir þey deðilim. Sonbahar. 12 178 Reþat Nuri Güntekin sýn? Babacýðým. aþaðý yukarý. kadar zalim olsa da "Sarý Çiçekleri"ne yetim teyze kýzlarýný çekiþtiren dudaklar kadar sana lýk edemez. Biliyorum ki. Zeyniler'deki bir ay içinde öyle saatlerim oluyordu ki. dýþarýda son bi bayramý yapýyor. nlar fýsýldaþýyor gibi sesler uyanýyor. Varsýn öyle olsun. hatta bu karanlýk ve can sýkýcý memleketi biraz dah imsemeye ve sevmeye baþlamýþým! * 180 Reþat Nuri Güntekin . "Uðraþmak beyhude! Daha fazla dayanamayacaðým!" diyordum. kendilerini güler yüzle karþýlayanlara karþý daha m olurlar.

hemen hiçbirisinde çorap.Muhtar. bana yardým etmesini söyleyerek hasýrý 182 Reþat Nuri Güntekin kaldýrdým. mektebe yakýlmak için kýrlardan getirdikleri çalý çýrpý larlarmýþ.Güzel terbiye usulü! Mektepte erkek çocuk da var mý? . yaðmursuz havalarda bir saate bile kalmadan giderler.Niye böyle yaptýnýz.Yazýk deðil mi çocuklara. sýralarý dizerek bir sýnýf haline getirdim.E. Bizim Hatice Haným. var. Büyük fedakârlýklarla meydana gelen levazýmdan mühim bir kýsmý da beþ tane eski biçimli. fakat bana karþý koymaya cesaret ne dersem yapýyordu. üstüne bir tahta kapak çakarak bir nevi dolap haline rmiþlerdi.Þu karþýdaki aðaran kayalarýn ardýnda. ha ep sýrasýydý. Muhtarýn. mektebe geldikleri vakit evvela oraya oturtuyoruz. potin yoktu. kitaplarýný. yemeklerini. Hatice Haným? dedim. Bu çocuk. Sadece yaðmur u.Kadýn. Dershanenin bahçe tarafýndaki duvarýn dibinde -ahir zamanýndan kalma. Ben. çamurlu. . Nihayet cesaret etti: . Öteden beri. tam o cinsten bir insan olacaktý. biraz durdu. Zavallýlarýn kýyafetleri öyle sefil ve periþandý ki. Ýnþallah. Yerleri temizledikten sonra. sabahleyin.Onlarý erkekten mi sayacaðýz? . Fakat tuhafý þu ki. baþýný salladý: . niçin onlarý da burada okutmuyoruz? . erkek bir arada okur mu? . daha asý.Ben yapmadým. Ben. eski hocaným yaptý kýzým. bir "Horozdan kaçan namuslu kadýn" tabiri vardýr. ihtiyar kadýna. kýzým. bir yaramazlýk yaptýð aba girer. Hatice Haným. hýnzýrý yaramazlýk ettiði zaman ben de onun içine kapatayým. Büyücekleri Garipler Köyü'ndeki erkek mektebine gönderiyoruz. altýna tahta döþemiþler. Yalnýz. Hatice Haným'ýn çehresinden memnun olmadýðý anlaþýlýyordu. . dayakla uslan ayan yaramazlarý bunun içine hapsederek adam edermiþ. Aferin sana Hatice Haným. Ýyi ki aklýma getirdin. bu dolabýn baþka bir vazifesi olduðunu da söyledi. on üçer yaþýnda koca delikanlýlar.Garipler Köyü nerede? ÇALIKUÞU 181 . . hemen bütün zamanýný bu sandýðýn içinde geçirirmiþ.Sen pek gencecik bir hocanýmsýn da ondan. Bunlar da herhalde yeni ders alet leri olacaktý.Elbette kýzým. Bizim evde bir dolap var. karlý havalarda biraz zorluk çekiyorlar. söylemeye çekiniyordu. kaldýrmaya lüzum görmemiþler. Çocuklar. ellerim toz toprak içinde bu iþleri bitirmeye çalýþýrken talebele de birer birer sökün etmeye baþlamýþlardý. Çocuklar böyle yerlere oturmaya alýþmýþlard bi þeyin üstünde adamýn zihnine ders girer mi? Hocaným müfettiþ falan gelir diye büsbütün a korktu. Cevap vermeye lüzum görmeyerek baþka þeylerle meþgul oldum. Hatice Haným.Onlar yola alýþýktýr. dilinin altýnda bir þey vardý ki. herhalde eski bir ahýr olacaktý. hayretle: . bunlarý kullanmaya lüzum görmeyerek dershanenin bir köþes iþlerdi. Bu ilk gün. Vehbi isminde bir küçük oðl mýþ ki. . hayatýmýn en unutulmaz bir günü ola týr.Neden? . Maarif Müdürü'nün. iki. istanbul'da. memnun oluyor.Hele þimdi hiç caiz olmaz! . Çocuklar. tabuttaki cenaze gibi sýrtüstü yatar ve yine kendi eliyle kapaðý kaparmýþ.Muhtar Efendi buna bir þey demiyor mu? diye sordum. üç tane. bir çiftlik ve bir yýlan resmi sarkýyordu. Ocak bacalarý gibi kapkara görünen duvar kaplamalarýnda tepe aþaðý takýlmýþ bir harita ile et levhasý.bir hayvan yemliði v ardý ki. pencereleri geniþlet am çerçeve taktýrmýþlardý.Peki. karda kýþta oraya kadar nasýl gidip geliyorlar? . on ikiþer.Geldiðimin ertesi sabahý derse baþlamýþtým. Sonra ders ok uyacaklarý zaman þuradaki hasýrýn üstüne indiririz. . büyük fedakârlýklarla yenileþtirdiði dershaneyi þimdi. dedi. diyor . . Hatice Haným.

aða t asma çardaðýna oturmuþ gibi garip vaziyetler alýyorlardý. Hatice Haným'a: . Zavallýlarýn hali görülecek þeydi. bahçede top oynatýrken (çünkü teneffüs cuklarý muhakkak eðlen-direcektim) Ayþeler bu yana..Her zaman böyle baðýra çaðýra mý çalýþýrlar? Buna dayanýlýr mý? diye sordum. Sonra. kendisini imihana çekti nnetmiþ. Zebralar bu yana. yalnýz birçok naz ve niyazdan sonra a meye razý oluyorlardý. Fakat benim gürültümü merak edip baþýný kaldýran bile olmadý. Kadýncaðýzýn ne demek istediðini sonradan anladým. Ayþe. Yanýma geldikleri zaman gözlerini sýmsýký yumarak öyle bir el öpüþleri vardý ki. hemen hemen dolmuþtu. Zehra. mümkün olduðu kadar tatlý bir sesle sorduðum sualleri -insaný mahcup ede ek kadar inatçý bir sükûnetle. kuvvetle elimi vurdum. sessiz çalýþmalar ektim. kitaplarýný açar açmaz dik bir ses aðýra okuyorlardý. cim esre ci.. Kara gözlerini yüzüme kaldýrarak "Sen ne im adýmý?" diye hayret etti. ebced. hepsinden cesur çýktý. eski püskü bez parçalarýyla sýmsýký kundaklanmýþ. "Zehra. ne yapalým. mektep li deðiliz ki. diye gruplar yap mak mümkündü. Bir türlü sýralara yerleþmesini beceremiyorlar. orada nalýnlarýný çýkartarak yan yana diziliyorlardý. Hatice Haným. O kadar ki.cevapsýz býrakýyorlar. huti. Utana utana kapýdan bakýyorlar.Bugün. sýnýfý nizama sokmadan derse baþla acaðým." Aman Yarabbi! Bu köyde ne çok Ayþe ve Zehra vardý. gözlerini kapayarak el öpen. Çocuklar. H ' de gülecek halde olmamama raðmen. Ayþe. Hatta taþlanmýþ bir ar tu bilakis daha fazla arttý "Euzübillahi. yoksa Ayþe mi?" diye soruyor ve çok kere umduðum cevabý alýyordum. köyün bir âdeti olan bu öpücüklerden her biri gülünç bir ahenkle saklýyor ve elim hafif ýslaklýk býrakýyordu. beni görünce birdenbire ükmüþlerdi. a mýsýn.Biz ne gördükse. çýplak ayaklarýndaki nalýnlarý þakýrdat apýsýna kadar geliyorlar. hevvez. Hati-j ce Haným. Ne ya yavaþ alýþacaðýz. Ayþe. Talebelerimi birer birer sýralara oturtuyor. O. Sýnýf.. yerlerini bellemelerini tembih ediyor dum. Ben. Utana sýkýla yanýma gelen. Bir þey pek tuhafýma gitmiþti. baþýmý iyiden iyiye sersemletme Hatice Haným'a: . Kendimi tutamayarak. den çýkacaktým. sen yine bildiðin gibi okut. cim üstünde ce. bazýlar rinden tutarak yarý zorla sýnýfa sokmaya mecbur oldum. gülmemek i or zapt ediyordum." Çocuklarý yola getirmek için. diye eevap verdi. . Sýnýf kalabalýklaþtýkça gürültü artmaya. Mektebin tek güzel ve ye184 Reþat Nuri Güntekin ni eþyasý olan hoca kürsüsüne. Lakýrdý söyleyerek. Yumruk yüzlü bir küçük kýz. ak a tuhaf þeyler ge yordu: Mesela bir müfettiþ gelse de talebelerimi tanýtmamý i tese: "Doku z Ayþe ile on iki Zehra var!" diye çabucak iþin için-. Yavrucaklarý kendime ýsýndýrmak için her birine bir iki hoþ ke dum. Besbelli. kolaylýk olma Ayþeleri dershane- ÇALIKUÞU 183 nin bir tarafýna. yahut kapýnýn arkasýna saklanýyorlardý. Yanlarýndan ayrýldýðým zaman göz ucuyla bana bakýyorlar tuhaf bir surette sallanan kirli ba larýný -kabuðuna çekilen kaplumbaðalar gibi. dedi. ihtiyar kadýn. kendilerini ç ollarýyla yüzlerini kapýyorlar.Elbette kýzým! Mektep bu.yavaþ yavaþ çekerek altlarýna alýyorlar. þüpheli bir bakýþla: . gizli gizli eðlenmeye baþlamýþtým. Zebralarý öteki tarafýna oturtmak. Sizin bildiklerinizi bilmeyiz. . iki yüz ellij kuruþ aylýðý kaybetmekten öyle korkuyordu ki. Yeni gelen kýz çocuklarýna: "Kýzým. Zehra. Fakat onlara. der kadar zihinlerinde yer eder. onu okutuyoruz kýzým. dedim. herhalde epeyce sýkýntý çekeceðim anlaþýlýyordu. biraz hayretle yüzüme baktý. Keser vurmadan aðaç yontulur mu? Ne kadar ses çýkarýrlarsa. köyl gibi nazlý aðýzlardan bir kelime alýnabilen bu çocuklar. Fakat netice olacaðýma hiç þüphem yoktu.

ötede kýyametler kopuyordu. hakikaten eðlenceli bir fýndýksýçam. kendimi seyretmeye baþladým. bi kara. Fikrime göre bir hoca vazife baþýnda. Sýnýftaki bütün gürültülerin.ilahi kýzým. Pencerelerden birinin kapalý kepengi. yaramazlýklarýn elebaþýsý olan Çalýkýþu. ak gözlü. o kadar tuhaf duruyordu ki. süzgün. küçük kurnaz yüzü. Hatice Haným: . küçük diþli bir çocuk: A Nihayet. hakikaten çok tuha bir yere düþmüþüm. sadece Cafer diyenlere mektepte cevap vermemekle iktifa eder. Yalnýz bu siyahlýklarý biraz açmak için beyaz ketenden geniþ bir yaka. on ikiþer yaþýndaki solucan gibi so. daðdan odun taþýrlarmýþ. derslerini okutmaya baþladý. Ben karýþmam ya. kemerin altýnda mendil ve not defteri için iki küçük cep. . yetmiþlik b bi buruþuk. kýpkýrmýzý aðýzlý. o sabah. fare gibi sandýkta vakit geçiren küçük Vehbi. hakçasý aranýrsa var. saçlarýmý uzatmaya baþ henüz omuzlarýma inememiþti. önündeki camý soluk bir endam aynasýna benzetmiþti. belde kayýþ bir emer. Bur lara gelinlik kýz diyenler ba na elbette evde kalmýþ ihtiyar gözüyle bakacak. sana temiz bir tülbent vereyim. ine saðarlar. dedi. Ben. dedi. Aman Yarabbi. hafifçe kýzararak: "Gelirken baþörtüsünü almayý unuttum da" diy söyledim. ÇALIKUÞU 185 Hatice Haným. taze taze mezarlýktan kesilmiþ uzun deðnekleri yanýna yerleþtirdikte sonra. uzun saçý hiç s fakat hoca olduktan sonra baþýmý böyle býrakamazdým. Böyle olmakla beraber bir dereceye kadar sevindim. mum gibi sarý parmaklarýný birbirine ge mavi gözlerini bir Meryem tasviri saflýðýyla gökyüzüne kaldýrarak: "Bana bir Kal ver azabý orsunuz!" derdi. Sokakta baþ j açýk gezecek deðiller ya.Buna lüzum var mý? . O. dal gibi boynun çýplak ka ebep olmuþ.. kuzguni siyah bir Arap: (Kendisine. Dizkapaklarýma kadar siyah parlak satenden bir gömlek. iki ucunu istanbul sokakla bakan Çingene kýzlarý gibi çenemin altýndan iliþtirdim. mektep hocasý old uktan sonra. En geç mektebe gelenler erkek çocuklardý. ilk ders için bu dediðim tarzda giyinmiþ. Kirpiksiz patlak gözleri. fýrçadan kuý tulur kurtulmaz isyana baþlayan kýsa saçlarýmýn üstünde nt.Galiba baþörtüsünü unutmuþsun kýzým. parlak diþli. hemen her sualim gibi buna da hayretle cevap verdi: . renksiz çocuklar mý yetiþki kýz? Ben. fakat yüzü. Bir aydan beri. büyük adam gibi ev iþi görürler an su çekerler. Baþa gelen çekilecek. Bu delikanlý lar.) On yaþýnda. Belli etmeden pencerenin önüne gittim. kendime bir kýyafet düþünmüþtüm. h para ile gösterilecek acayip bir mahluk. sonra mahcup mahcup: . sivri çenesiyle mektebin en þeytan çocuðu. kimse artýk çocuk diye eðlenmeyecektir. çiçekbozuðu. beyaz sarýðýnýn altýnda yumurta biçiminde bir kafa. saçlarýmý aksilik edip alnýma düþmesinler diye sý rlak siyah gömleðimin. baþ açýk ders okutmak günah olmaz mý? "Biliyorum" demeye utandým. iskelet gibi kuru. sýnýfýn en ehemmiyetli simasý: Hafýz Nuri. biraz dýþarýda durmalarýný söyledi. Çenesinin altýnda yeni kapanmýþ bir sýraca yarasý ki. O ders verirken.Peki kýzým. Topaç gibi yusyuvarlak. onlara.E. sýnýfta gürültümüzden rahatsýz oldukça. fakat sokakta taþ atarmýþ. on yaþýndaymýþ. bunlar koskoca gelinlik kýzlar. sana ettiklerini acý ..luk. Sor Aleksi. Odasýnda açýlýp kapanýrken çýngýr çýngý yeþil bir yemeni çýkarýp verdi. parlak gözleri. baþka k giyinemezdi. 186 Reþat Nuri Güntekin * Kendilerinden kaçmak için saçlarýmý Hatice Haným'ýn yeþil tülbentiyle örttüðüm delikanlý ta edeyim: Evvela. bu on. gülmemek için adeta dudaklarýmý sýkýyordum. ne çare! Yemeniyi saçlarýmýn üstüne attým. birer birer çocuklarý yanýna çaðýrmaya.Havanýn açýk olmasýna raðmen kýzlardan birkaçý baþlar eski peþtemallarla örtülü olarak mekt Hatic^ Haným'a bunlarýn niçin böyle yaptýklarýný sordum. icadým çok sadeydi. Ben. * Hatice Haným. kirli çehreli.

. Bazen canýma yetiyor: "Gel Hatice Haným!" diye dýþarýya baðýrýyordum. Þimdi. temiz bir yataða u zanýr. Çocuklarý yarým saatte. bir saatte bir. bu biçare çocuklarý bir parça neþelendirmek. i mýþ sene. onlar ne kadar baðýrýrlarsa. Mektebe teneffüs usulünü de koyduk. O vakit bembeyaz. bir türlü bunlardan tat duymuyorlar. ihtiyar kadýna göre. ödaðacý ve servi kokularý içinde dilimle tadýyor. Allah'a borcumuzu ödüyor muyuz? Ne gezer? Amma. B anýn vazifesini. ikide birde: "Hay Allah razý olsun kýzým.m edici gürültünün önünü almak. mezarlarý gibi çocuklarýnda da siyah bir neþesizlik var.. Gün yaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler. Evet. hülasa istediði kadar yorgunluktan bitap düþünceye kadar gezer. küpe binerek ha uçan masal cadýsý gibi dershaneye girmesi bana yardým ediyordu. ýslýk çalan taze deðneklerinden sonra sesim onlara öyle hafif g ki. Bir kuru tabuta koyarlar seni.. eðlenir. onlarýn tedavisine de çalýþýyor. sýnýf daha sakin. öteki levhalar da aþaðý yukarý ayný þeyi ifade etmektedir. yaþlý baþlý insanlara benzeyen. Nedense. bir türlü kabil olacaða benzemiyordu. onun acý lezzetini. yorgun 189 ÇALIKUÞU çehreli. Yeni baþlayan uykularýn hafif sarhoþluðu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. iþte bu. onu Þahmeran diye tanýtmýþ. tüyler ürpertiyor. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye g irkaç kuþ. dersin o kadar kuvvetle zihin erine yerleþeceðine inanan Hatice Haným bile memnun. Hasta olan köylülerin is i yýlanýn karþýsýna yazmak suretiyle.. Renksi udaklarý gülmenin ne olduðunu bilmiyor.. talebelerimi sessiz çalýþ- ÇALIKUÞU 187 maya. bahçeye çýkarýy celi. S leri tatlý bir uyku ihtiyacýyla mahmurlaþmaya baþlar. Fakat. benim istediðim. sýnýfta verilen bir dersi hep birden dinlemeye alýþtýrmak için iki hafta uðraþtým. Onun. iþte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neþeli bir hayal di. kalplerde dünya emelini söndürmek diye öðrenmiþ. kemikler böyle kuruyacak!" diye ölümün dehþetini ve ka anlatmaya baþlýyor. Duvardaki birkaç tabiyye levhasýný sýrf bu maksatla mektebe gönderilmiþ sanýyo Mesela: "Bu dünya fanidir. . Çocuk söz anlamaya baþlýyorlar. Her fýrsatta yavrucaklarý e getiriyor. kabir gibi korkunç kelimelerle dolu ilahiler okumaktan ibaret! Hele bir tan esi var ki. güldürmek için ne maskaralýklar yapýyoru Fakat. Zalim ölüm sana çare bul . ilk günlerde bütün gayretime raðmen çocuklarla baþa çýkamýyordu aným'ýn sýnýfta yýlan gibi.. Hatta. Bu köyün evleri. Neyse. Onlara biraz at ve neþe de vermek istiyordum. kafacý-ðým dinlendi" diyor. bahçenin bir köþesine toplanýp ebani. bakalým ne cevap vereceðiz?" yolunda bir þeyler söylüyor ve tekrar ölümü rine geçiyor. koþar. Mesela çift ni gösterirken: "Allah bu koyunlarý kullarým yesin de bana ibadet etsin diye yarattý. emeðim boþa gitmedi. çaresiz onlarý kendi hallerine býrakarak bir köþeye çekiliyorum. Ko yunlarý kör boðazýmýz zifleniyor da. Nihayet. sadece bu deðildi. Yýlan levhasýna gelince: Hatice Haným. ahir zamanýdýr!" kabilinden korkunç bir ilahi okuttuktan sonra iskelet levhasýný ortaya koyuyor: "Yarýn b iz ölünce etlerimiz böyle çürüyecek. donuk gözlü kýz çocuklarýnýn en büyük eðlenceleri. meraklý oyunlar öðretmeye çalýþýyorum. sokaklarý. durgun gözleri aðýr bir melal içinde ölümü düþünüyo yavaþ yavaþ onlara benzemeye baþlamýyor muyum? Eskiden ölümü ben baþka türlü düþünürdüm. emeklerim boþa gidiyor. Bu mihnet çekmiþ. kimseye kalmaz! Yürü dünya yürü. yarýn girdiðimiz vakit. ciðerlerimle kokl gibiyim! 188 Reþat Nuri Güntekin * Çocuklarýn bu kadar aðýr ve neþesiz olmalarýna Hatice Haným'ýn da hayli yardýmý dokunmuþ. bu gürültüyü yavaþ yavaþ söndürmeye muvaffak oldum. Onlar seslerini titrete titrete hep bir aðýzdan: "Haramiler gibi soyarlar seni.

* Burada sevmeye baþladýðým üç þey var: Birisi. . düþüne düþüne baþýný kaþýdý. taraklar alýverir. etrafýna toplanarak Kuran okuyorlar.insan. kocaman bir erkek kadar kaf a tutmasýný bilir. sonra: . hocasýna böyle lakýrdý söyler mi? Iþitilirse senin aðzýný yýrtarlar. azarladýðým. gece rüyalarýma giriyor. bu parmak kadar köylü çocuðu ne iyordu! ÇALIKUÞU 191 Ayný fütursuzlukla devam etti. gördüðüm manzara. bir türlü beni saymýyor.Sana istanbullu yence derim. baþtan baþa beyazlara bürünmüþ. belki de bunun için onu bu ka ar seviyorum. Ekseriya. der. aðam senin boynuna altýnlar tacar. istihfafla yüzüme bakarak: . Küçük. ." diye uluþurlarken gözümün önünden sýra sýra cenaze alaylarý geçiyor.Sen. yavaþça ulaðýný çektiðim zaman bile bana ehemmiyet vermiyor. ömrünü sandýðýn dibinde. K'leri C gibi telaffuz ederek öyle serbest. þen bir konuþmasý var ki. adeta bana arkadaþlýk ediyor. Hiç çekinmeden: . hastalanýyor. bu küf kokulu. ihtiyar kadýn. Vehbi. 190 Reþat Nuri Güntekin Fakat. kýz çocuklar. parlak gözlerini süze süze yüzüme bakýyordu: .. bu afacana iyiden iyiye abayý yaktým. Mamafih. Hele mezar baþýnda: "Ya Cafer Ibn-i Zehra!" diye bir talkýn veriþi var ki . Çocuklarýn. bir seccadenin üstünde kendinden geçmiþ gibi esle bir þeyler okuyarak. Fena halde ürktüm. aklýn ermez. Vehbi'nin. sana pabuçlar.Bizim gelinimiz ol.unmaz. cestane çetiveririm. O. Derste yanlýþýný çýkardýðým vakit hem utanýr. meþum bir sesle sela vermesi. ikincisi. kýrýk bir kapý tahtasýný yeþil baþörtülerle süsleyerek meydana getirdikleri tab r sahici tabuttan farký yok. bodrum gibi odanýn kapýsýný açýnca. Aðama ahvereyem seni. Aðam. Ne olursa olsun Hatice H ným'ýn odasýna inmek istedim.. Onlarýn ehimlerine. Buradaki! çocuklarýn hiçbirine benzemiyo . onu da çoban Hasan'a veririz. .Sen güzel çizmiþsin be. hem kýzar. o cara cýz. ezan okumasý. dedim. .Senin aðan ne iþ görür? . hoþ amma.Yaðma var mý.Var amma. iki yana sallanarak esma teþbihi çekiyordu. bir gün bahçede küçük. Dediðim gibi.. en ariler. Vehbi. hoþuma giden bir hali de. .Canavarlarý çeser. Aman Yarabbi. baþcasýna söyler miyim? dedi. Hafýz Nuri'nin dik. Çocuklarýmýn en sevdikleri eðlencelerden biri de cenaze oyunudur. kan kýsmýsýn. Bir türlü yanlý tüne varacak olursam isyan eder.Candarma.. sýrtüs çocuk.. Çocuk. ölümü adeta kokluyor. penceremin altýndaki akar çeþme ki. kibir ve inadýdýr. korkularýna dayanmak daha müþkül! Gecenin birinde daðda çakallar ulumaya baþladý. . dedi. bu memleketin havasýnda insan. küçük Vehbi: Hatice Haným'ýn saltanatý zamanýnda. benim saflýðýmla eðlenir gibi: . Hele geceler. Ben. bu münasebetsizliði de yapýnca kaþlarýmý çattým. Cafer Aða. aðzýna zemzem a lar.Ne bakýyorsun Vehbi? dedim. Vehbi'nin her hali iyi.Candarma ne yapar? Vehbi. cenaze namazý kýldýrmasý tü petecek bir þey. O kadar ki. hiç durmayan sesiyle yalnýz gecelerimde.Senin yengen yok mu? . bana çakal sesi daha korkunç geldi. uzun öðle tenef lerinde oynana oynana bu oyun adeta bir tiyatro piyesi gibidir ve baþlýca aktörleri Ha fýz Nuri ile Arap Cafer Aða'dýr. aký çok gözlerini belirterek ruh teslim edince kýzlar feryat ederek çenesini baðlýyo ra Cafer Aða'yý teneþirde yýkýyorlar.

sustu. O da bana bakýyordu.Evet. mektepte yaptýðým gibi. . . gözlerini önüne indirdi..Dün akþamüstü türkü söyleyen sen miydin Munise? Bir gün evvel civar bahçelerden birinde ince bir çocuk sesinin türkü söylediðini iþittim. lacivert gözlerinde dudaklarýma sürünürcesine hissettiðim bir muhabbet lik hissini ben. bu yarý çýplak çocuðun gözleri. bana n k. bu mektepte mi okuyorsun? . eski þenliðini tekrar bulmaya baþlýyordu. son derece fakirdi. sesime. baþkasý olsa sokaða atardý. adýný anmak istemediðim vefasýzlýk memleketle anmýþtým. Derse baþladýðýmýn. Hafifçe çenesini okþadým.Anlatýþýna göre.) . bu. Bu küçük kýz. Ayaklan çýplak. söyleþime hareketli bir ahenk geliyordu. kimsesiz küçük bir kýzdýr. Karlar içine gömülmüþ kuþ yuvalarýna düþen sarýþýn bir ýþýk parçasý. iþimiz vardý. yoksa Ayþe mi? dedim. Fakat. Bir kuþ hafifliðiyle yerinden atladý. . melek gibi güzel çehreli bir kýz çocuðu. inci diþlerinde tatlý bir gülümseme.Yanýma gel bakayým. nazik teni görünüyordu. Vücudumun hareketlerine tuhaf bi oynaklýk.Annene ne oldu? Küçük kýz. Ken- ÇALIKUÞU 193 dimde bir fevkalâdelik hissediyordum. ona da: .Senin adýn Zehra mý küçük. Babasý ihtiyar bir orman memuruymuþ. ikinci karýsýný b aldýðý için tekaüt olduktan sonra beþ on kuruþ tekaüt aylýðý sayesinde geçinip gidiyorlarmý Hatice Haným'a dedim ki: . sýçraya sýçraya yanýma Yavrucak.Abam göndermedi hocaným. Bu çocuk kimdi? Birdenbire nereden çýkmýþtý? Elimle iþaret ettim. kýr zisi gibi gülen diþleri. Munise.Bendim hocaným. bana ýlýk bir ilkbahar güneþi gibi tesi . dedim. dedim. ömrümde ilk defa bugün duydum. bembeyaz dene cek kadar uçuk sarý saçlý. 192 Reþat Nuri Güntekin Korka korka baþýný kaldýrdý. Daha ziyade ýsrar etmeyerek baþka bir þey sordum. O. B . Ders verirken gözlerim gayri ihtiyari ona dönüyordu. Yalnýz yaþamaya mecbur olduðuma göre. Çocuðu yerine gönderdikten sonra derse baþladým. galiba beþinci rirken birdenbire kalbim tatlý bir heyecanla çarptý. Minimini ellerini tuttum: . Arkasýndaki rengi kay sma entarisinin yýrtýklarýndan beyaz. bari böyle bir küçük kýzým olsaydý! Yazýk. burada iþittiðim seslerden o kadar baþkaydý ki. utana utana baþýný salladý: . niçin bu çocuða bakmýyorlar? ihtiyar kadýn. hocaným. En arka sýranýn ucunda. Zeyniler'de. Munise hakkýnda Hatice Haným'dan pek az þey öðrenebildim. . o. öyle tatlý.Benim adým Munise.. kaþlarýný çattý: . bu çocuðun kalbinde.Abam var hocaným. Benim. ablaya aba diyordu. Türkü söyleyen bu küçük kýzdan baþkasý olamazdý. vakti pek fena deðil. çektiðim ýstýrap beni aðlatmamýþtý.Üçüncü sevdiðime gelince. dedi. baþýmý pencereye dayayarak gö apamýþ. o dakikada kendimi tutmasaydým. inci eriyle bana gülümsüyordu. bilmede li yaraya dokundum. duru beyaz tenli.Niçin kaç gündür gelmedin? . kývýrcýk kirpiklerinin arasýnda iki lacivert göz parladý. (Munise. "Abam" dediði kadýn üvey annesiymiþ.Sen. saçlarý darmadaðýnýktý. ailesinin hali.Senin annen yok mu? . . Bundan sonra gelirim. birkaç dakika kendimi baþka yerlerde. temiz istanbul telaffuzlu ve inanýlma ak kadar tatlý sesiyle: . bütün kýzlara sorduðum gibi.O kadar baktýklarýna þükür. hocaným. beni hýçký-rý hýçkýra aðlatacaktý.Yüzüme bak küçük. . Bana öyle geldi ki. 'dedi. Yuvanýn soðuk neþesizliði içinde baþýný kanatlarýnýn arasýna saklayarak titreyen hasta ve k avaþ canlanmaya.

Kendimi havanýn boþluðu içinde uçar gibi görüyorum. kýzýn küçük yüzüne deðil. bu sarhoþluðu bir kere daha duydum gibi geliyor. benim kalbimin içine sýzýyor. bir jandarma mül u kýzcaðýz daha pek küçüktü.F 13 194 Reþat Nuri Güntekin . hemen on dakika. yok. Evet. dedi. O aðýr ve korkak tavýrlý. küçük kýzý. kâh toprakta yuvarlayarak avurtlarýný þiþi-rerek arý açýk býraktýðý göðsüne fýþkýrtýyorlardý. bütün vücudumu.Bu kýzýn annesi fena kadýn.Daha ne yapsýnlar? Öyle kadýnýn çocuðuna diba kumaþlarý giydirecek halleri yok ya. Küçük kýzý kâh köþede sýkýþtýrarak. kendi gibi küçük. gibi cevaplar riyordu. Öyle koþuyordum ki. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýný temizledim. nered Ne vakit? Bu. Ah. Sorduðum vakit: . Kýzlar. e'yi kovalayarak bu suyu üstüne püskürtüyorlardý. rüy aklýn almayacaðý þeyler var. Çünkü. ýlýk. Hatice Haným. kollarýmda sýkarken duyduðum þeyleri söylemek mümkün deðil. abama odun toplayýverdim daðdan.Olabilir. baygýn bir lezzet sarýyordu. çeþmeden akan sularýn bi na getirdiði çamur bataðýna girmiþ. nince delikanlýlar daða kaldýrmýþlar. Fakat acaba nerede? Ne vakit? Þimdi. bunlarý yazarken kalbim duruyor. Vehbi. biraz ihmal ederek Munise ile meþgul oldum. ona eski entarilerimden birini alelacel e küçültüp dikerken. yüzü çam imsiyah kesilmiþti. hasýlý kötü oldu gitti. Fýrtýnalarla örselenmiþ za baklara benzeyen. Çocuðun. "Ne yapýyorum ben size. gözlerimi uzaklara dikerek düþünüyodum. Küçük Vehbi.Gavurun kýzlarý. onlardan dökülen damlalar. bahçe görenler fena fena bakýyorlardý. Bir gün Munise'nin mektep bahçesinde aðladýðýný. çeþmeden aðýzlarýna su dolduruyorlar. göðsüme sýcak bir þeyler iniyor. Acaba nerede? Yok.Abam çamaþýr yýkattý. 196 Reþat Nuri Güntekin . aklýmda kalmadý. o. silik hayalde. Ben. beþ yýl evvel mi ne. Küçük kýza karþý duyduðum sevgiyi gizleye-memiþtim. her gün mektebe gelemiyordu. ben ömrümde böyle þe k defa hissettim. Bu çocuða. Kollarý. Deli gibi odadan fýrladým. arkadaþlarý pek iyi bir gözle bakmýyorlardý. odama götürdüm. gözlerimi ýs mi kesen. Etrafýmda saçlarýma sürünerek akan bir yaprak seli var. Biçare. kýzlarýn yaygaralarý arasýnda keskin bir düdük gibi ötüyordu . Ondan sonra. için için aðlamakta devam etti. Talebelerimi. o gün. herhalde eski bir rüyanýn hatýrasý olmalý. yapmayýn!" diye ya um ve kendimi göstermeden pencereden baktým. Kalbimin izli bir pýnar kaynýyor gibi. Aklým baþýmdan gitmiþti. Bana öyle geliy ki. güzel vücudunu. yaralý ceylaný kovalayan av köpeklerine dö acaklarýnýn üstünde sert bir çeviklikle sýçrýyorlar. Çocuk.Niçin? . zabit de onu býrakýp baþka memleketlere gitmiþti. ama bu çocuðun ne kabahati var? Çalýkuþu . Ben. abam tahta sildirdi. Munise'yi yarý baygýn bir halde kuca dým. Munise. Sýnýfta onu daima kendilerinden uza orlar. durgun bakýþlý kýzlar. býrakýn kýzý. fakat çetin bir yardýmcý çýkmýþtý. Ben. Sýnýfta onu okþadýðýmý. fýrsat buldukça gizli gizli canýný yakarak aðlatýyorlardý. be. ÇALIKUÞU 195 Munise'ye hücum edenleri korkunç bir çamur yaðmuruna tutuyordu.. Bunda biraz benim de kaba im vardý. bir ördek gibi çýrpýnýyor. bu uzak. bu hücum karþýsýnda gerilemeye mecbur oldular. bu gözyaþlarý. . kýzým. sað ayaðým merdiven dan birini çökerterek içine geçti. aðlaya aðlaya köþeden köþeye kaçýy oynunu saklamaya çalýþýyordu. leþ kargalarý gibi vahþi çýðlýklar kop ardý. ayaklarý. bahçeye çýktýðým zaman muharebenin þekli deðiþmiþ b e'ye. yavaþ yavaþ emniyetini kazanýyordum. Hepinizi çeserim! Kýzlar. Bu güzel. Bu dokuz yaþýndaki yaramazýn kahramanlýðýný unutamayacaðým. ince sesi.

Zeyniler. onu bir parça süslemeye de muvaffak oldum. Fakat birçok kimse de memnun kalmamýþ. derin derin yüzüme baký seyerek: . Munise. öyle hissediyor um ki benim hakkýmdaki fikirleri biraz deðiþti. onlara elimden geldiði kadar sevimli görünmeye. konuþmaktan pek hoþ yan. ýslak gözleriyle derin derin yüzüme bakýyordu. Çok çalýþýyorum. çoktan öðrenmiþ. Munise. zannederim ki. Munise'de de büyük bir insan ha Benim daha bir iki aydan beri anlamaya baþladýðým bazý þeyleri o. entari biçip dikmek gibi hizmetlerde bile bulundum. Kocasýndan bana selam getirdi. her gün birkaç k miþ. yoksa usanmak bilmeyen gayretim sayesinde onlar mý yavaþ yavaþ yola elmeye baþlýyorlar. Hatta. Hatta. uzun siyah çoraplarýna bir yabancý i korka korka bakýyordu. Çocuk iki gün sonra a içinde mektebe geldi. Ýkimizin de elimizde bir þey yok ki. Allah için iyi kýzmýþ. 30 Kasým Mektebe günden güne daha fazla ýsýnýyordum. Vakitsiz ve haksýz bir mihnete uðramýþ bütün çocuklar gibi. Munise'nin süsü günlerce Zey-niler Köyü'ne dedikodu sermayesi olm benim iyiliðimden hoþlanmýþ. bir el nasý içinde kendisini gösterdiðim vakit. çürükler gösteriyordu. Þimdi. Böyle olduðu halde. 198 Reþat Nuri Güntekin ilk günlerde o kadar sade giyinmeye alýþtýðým halde yine beni fazla süslü bulduklarýný. yabancý bulduðum çocuklar. Köylü komþulardan bazýlarý ara sýra bana misafir geliyorlar. pembe kurdelesinden. komþunun ineði girmiþ. Onlardan ziyade kendim için. sýk sýk ziyaretime gelen bir ehemmiyetli þahsiyet daha var: Köyün ebes . siyah çoraplarýn dan hevesini alamadý. Zavallý Munise. öyle bir göðüs geçirmesi. ilk günlerde o kadar vahþi. Ben. ne düþünerek sandýða kaldýrmýþ. dedi. tabii teþekkür ettim. yine muhtarýn karýsý gelmiþti. baban sana acýmýyor mu? Cahilliðime acýr gibi. Bu sözleri söylerken. kendimi iþsizlik ve yalnýzlýðýn müzmin melali için. Bakalým. Bunlar da. Hatta tup yazmak. he p o dayaðýn izleriymiþ. ü hrýný hep o çekermiþ. ikisinin de tesiri var. Burada beni beðenen. Hele üç günden beri hiç görünmedi. geceli gündüzlü didiniyorum. Üvey annesi. iki elini açarak bu minimini avuçlarýndaki le bir göstermesi vardý ki yüreðimi eritti.Peki Munise dedim. bana. onu kovmaya uðraþýrken. karanlýk ruhlu çocuklar da biraz düþünce... lacivert yünlüden kýsa entarisine. Dayanamadým: . kýsa etekli lacivert entarisinden. Evet. bir parça yaþamak zevki uyandýrdýðýmý h orum. Bir iþi olursa bana haber versin. pek bilmiyorum? Fakat. fildiþleri gibi beyaz teninde mor lekeler. çocuðu annesinin gittiði fena yola sap bir teþvik addedenler de bulunmuþ. sevinçten kýpkýrmýzý oldu. hatýrlarýný hoþ etmeye çalýþtým. sevine sevine uðraþarak Mu-nise'yi süsledim. Bir hafta evvel bahçeye. Bunlar. Bu bulaný un gözlü. Sonradan anladýðýma göre. Muhtar Efendi de iþ ki: "Ben onu ilk gördüðüm zaman pek gözüm tutmadýydý ama. Sonra süsün bu derecesini günah sayanlar. Evvelki gün. hele gülmeyi bilmeyen þeyler. hal diklerini anlýyorum. Viran dershane adeta temiz ve sevimli bir þekil aldý. abasýný bir türlü memnun edemez. ben de ona acýyorum." Bu iltifata. yarýn küçük a dair havadis isteyeceðim. bu elbiseleri kim bilir. Anasý daðlarda gezen bi avrusuna. Ýki gün kuru ekmek kýrýntýl memiþ. Munise. mektebe pek seyrek uðruyor. Muvaffakiyetsizliðe uðradýkça meyus olmuyorum. Galiba biraz da benden utanýp çekiniyorlar. Haným h uyor. Küçük kýza. bu kadar merhamet ÇALIKUÞU 197 fazlaymýþ. Bebek oynar gibi seve seve. en küçük ka ktan düþmüþ. Abasý onu bir temiz dövdükten sonra ahýra kapamýþ.O bana acýyor. muhtarýn karýsý birkaç defa da taþ atmýþtý.bir kedi yavrusu gibi eteklerime sokuluyor. þimdi bana daha cana yakýn geliyorla Ben mi onlara alýþtým. Pembe bir kurdele ile i an örülmüþ saçlarýna.

durduðu yerde bir çay semaveri gibi fokurdamaya. sokakta kaldý. ben onu seyrederken titreme ye baþlarým. birkaç günde bir. insanýn rüyasýna girse korkutacak kadar acayip bir mahl uk. Bunu iþitince hayret ettim: . þüphesiz bir oyundur. Ebe Haným. söylediklerimi baþkasýna söyle gömerler diye. bir gün odada yalnýz bulunduðumuz halde baþkalarýna iþittirmekten korkuyormuþ g . Fakir bir kýzc ediyorlarmýþ. Burada bir ço met var.Bilirim ama. mektepte talebelerimden biriymiþ. daha dönmemiþ. Aman kýzým. bana teessüf etti. bu cezbe hali artar. köþeye oturduðum zaman on beþ yaþýdaydým da. biçarenin vah haline. Kendisine göre. Daha ilk görüþte. Hiç deðilse bir dilim ekmek yedirir. Fakat.Benim çocuklar arasýnda gelinlik kýz yok ki Ebe Haným. benim yabancýlarýmdan da deðilmiþ. daracýk alnýyla bir hizada korkunç gözleri vardýr. Bu ramazan B'ye cer-re gitmiþ. kendi kendine oynadýðý bir oyun vardýr ki. meraklý ve eðlenceli þeyler öðretiyor. sesim yok. bilmem neden. dedim. bu saye de epeyce para kazanýrmýþ. yahut dersi okumak lâzým geldiði vakit birden dik. yahut sekiz tane Zehra var. Ebe Haným. sonra ilave etti. Zehra o e þevke gelir de Çoban Mehmet'e bu oyunu oynamaya kalkarsa. Bu sene Allah nasip ederse hafýzý evlendirecekmiþ. ona veriyoruz. aðzý köpürü eye baþlar. gelini köþe oturtmak için benden de bir eski entari istiyorlarmýþ-. Çoban Mehmet'le evlenecek Zehra. herhalde baþka yerli bir kadýncaðýz k ze olmasý da bunu gösteriyor. bu çocuðun hasta olduðunu anlamýþtým. hesap ve ezber derslerinde sýnýfýn en kuvvetli talebes r. beni epeyce eðlendiriyor. bana rdi. Þimdi. Zehra'ya gelin elb . bu öksüzün kimseciði yok. Eski hocahanýmlardan biri gayet güzel mevlit okur. teneþir ilahilerine ne o neþeli cenaze oyunlarýna iþtirak eder. yahut Ayþe olmayýþýna göre. En büyüðü on iki yaþýnda. korkunç bir sesle baðýrmaya baþlar. Günahýný o çeksin. çok anlayýþlý ve incel ar. on iki yaþ küçük mü? Ben.Kim bu kýz.ilahi kýzým." Komþum gittikten sonra. Ebe Haným. Mamafih. Bana mevlit okumayý bilip bilmediðimi sordu. Kýna renginde çalý gibi sert. gözlerini belertir. manalý manalý göz kýrparak bana ümitler veri riayet edersem Hafýz Efendi'ye zevce olabilmek þerefine layýk gö- ÇALIKUÞU 199 rüleceðimi anlýyorum. bir nevi delidir. bu kýzýn gelin olacaðýný anlatýrken kendi kendime: "Eyvah. eski elbiselerimden birini daha buldum. ne o güzelim tabut. eski âdetler kalktý ama. fakat bir þey anlatmak. Adý Zehra. 200 Reþat Nuri Güntekin Sýnýfta hiç konuþmaz. karmakarýþýk saçlarý. Epeyce kârlý bir iþ bulm i. Kadýncaðýz. dedim. Sýnýfta olduðu gibi. Anlaþýlan bu köyün düðünlerinde çalgý yerine mevlit okuyorlar. . bahçenin ortasýnda. Yakýnda bi r düðün varmýþ da. kýrmýzý saçlarý kabarýr. acayi p sesler çýkarmaya baþlar. onun için birdenbire hatýrlayamadým. Anlayamadýðým cihet þudur ki. bahçede de herkese uzak durur. Fakat köy h akkýnda bana. Ebe Haným? . Mesela. bu sabah yine gelmiþti. hangisi olduðunu söylediði vakit hayretten donakaldým. Fakat Ebe aným. aðýzýný kulaðýma yaklaþtýrdý. Zehra. bana. Gülmemek için dudaklarýmý ýsýrarak: .Kabahat. bugünkü ziyaretten asýl maksat bu deðil. dedim. Ebe Haným. Komþular sevaplarýna bir iki tencere ile yatak tedarik etmiþler. Dedikodu yapýyor zannetmesinler diye fazla þey sormaya cesaret edemiyorum. Sonra. Fakat onun. Bu. havadan gelen bir sesi dinliyor gibi yap týktan sonra. Zaten bu kýz. beni ötekilerden z de dehþetlendirir. o papaz kocasýnda. sýrasý düþtükçe hafýzý methediyor.Nazife Molla. Hasýlý bu kadýn.Zehra. balmumu gibi renk de yine o renkte çilleri. Munise'nin annesi için merhamet ve müsamaha ile dolu þeyler da baþýný sallayarak: . N la güldü: . Ebe Haným'ýn bir hafýz oðlu varmýþ. Sýnýfýmda yedi. Zehra.

15 Aralýk Bu sabah. galiba. "Münkir. tam bu esnada ocaktan yüzüme vuran kuvvetli biy çýra aydýnlýðýnda güldü dakikadaki þaþkýnlýðý kadar ömrümde gülünç bir þey gördüðümü hatýrlamýyorum. hiç unutmayacaðým. Hatice Haným'dan iþitmiþtim. elimi tekrar tuttuktan sonra dayanamadý. Burada kar. adeta tanýnmayacak bir hale gelmiþti. en dertli günü oldu. utan nýma geldi. kuv vetle sarsarken aralarýndan karlar dökülmeye baþladý. Meðer. beþ altý ihtiyar kadýn. mahzun olmasýn diye köyün meydaný davul. uzun bir kerevetin þiltesi üzerinde sýral en hâlâ onlar gibi baðdaþ kurup oturmasýný beceremediðim için. Bugün hayatýmýn en acý. aptal aptal bakýyordu. Gözlerini bir türlü yerden ayýrmaya cesaret edemeyen Çoban Mehmet. Bunun bir el olduðuna inanamýyor. gelinin bulunduðu odaya doðru götürdüler. Buna mu kabil genç kadýnlarýn aðýzlarýnýn suyu akýyordu. Munise. ÇALIKUÞU 201 Benim hediye ettiðim gelin elbisesi köyün ihtiyarlarýna yine fazla alafranga görünmüþtü. damadý. ç . bu gece kar baþlamýþ. ocaðýn yanýnda bir çamaþýr s nuyordum. Bahçed temiz. çobanýn parmaklarýmý tutmasýyla býrakmasý u. Muhtarýn karýsý güzel bir sofra hazýrlamýþtý. Zeyniler. bir kere yaðmaya baþladý mý. Zeyniler. biraz evvel kendi elimle tarayýp süslediðim baþýyla. B nim vaktiyle bir düþmaným vardý ki. yeni e sesi. mahzun bir ninni sesiyle akan çeþme durmuþtu. için için nefret ettiði insanlara karþý ne tatlý intikam vesileleri bulur. duvak yerine yeþil atlastan bir nevi torbanýn içine sokm uþ olduklarý için. hemen hemen güzelce bir kýza dön t. yüzüme bakt eldik. yollar kapandý. Aralarýnda. Ne iyi þey. bir iki pehlivan güreþtirdiler. ayrýca bir kýna gecesi yapýldý. l Aralýk Zehra. fakat. Çoban Mehmet. Öen. bura âdetlerince. kardan çok korkardý. uyandýðým vakit. Ne çare bu zavallý kýza biraz çeki düzen vermeli. daha ilk geceden onu býrakýp kaçmasýn. Tahta kepenk-ler fazla mukavemet etti ve ben. Ortada dönen sözlerden. Öteden beri kar. Ku ftan: "Yarýn ahi-ret". Geceleri bahçede. bir kabahat yapmýþ. nekir". gittikçe artýyor. yeni açýlmýþ badem çiçeklerinden daha güzel bir þeydir. Zeyniler. Kadýnlar arasýnda da. Dikkat edince. 17 Aralýk Kar. yumuþak ý þeylerin içinde yuvarlanmakta bulduðum neþe ve zevki hiçbir bayramda bula . Haným köþeden: "Mehmet oðlum. hocanýným da elini öp!" diye beni gösterince delikanlý. Muhtarýn karýsý Haným baþta olmak üzere. ÇALIKUÞU 203 Zeyniler. Bu kaba saba. b a'dan ziyade. babasý odunla dövmek için üstüne yürümüþ.isesi dikmeye baþladým. Zehra. güldüðümü belli etmemeye ç vladým" dedim. Gece. çoban üzerinde ne tesir yaptýðýný göremedim. çocuklardan birçoðu mektebe gelemiyor. pek eðlendim. etrafýmda bir eksiklik var gibi geldi. dün gece muhtarýn evinde gelin oldu. zurna çaldýlar. Mevlit okutuldu.' Adamcaðýz. soðuktan kýzarmýþ dudaklarýyla titrer ve renkten ren ge girerken neþeden çýldýrýrdým. demek yapraklarý bile siyah görünen bu karanlýk ve can sýkýntýsý niem baharý kýþ aylarýnda baþlýyor. "istanbullu Hocaným"a gösteriþ yapmak için göze alýndýðýný anlaþýlýyordu. öyle gizli bir komedi geçti ki. Hiç olmazsa Çoban . Dün gece. Sabahleyin talebelerim bana fena bir havadis g tirdiler. Bu el öpme-merasiminde. Kalýn fanila yakalar içine sakladý ynuna haberi olmadan kar doldurur. Sonra insan. Pencereyi açmak için yataðýmdan kalktým. o. geline haset edenler b yordu. nisana kadar bir daha lkmazmýþ. Daha fenasý. Çoban Mehmet'e gelini teslim etmeden evvel gülünç bir el öpme merasimi yapýldý. benim için. buldum. O kadar ki. bir bakýma ana demek olduðu için bu lazýmmýþ. Ben ciddiyetle elimi Uzattým. evvela beni görmemiþti. utanýp sýkýlmayý býrakarak. kendisini. "Kýzgýn topuz" gibi kelimeler geliyordu. 202 Reþat Nuri Güntekin El öpme merasiminden sonra. utangaç köy delikanlýsýnýn gözlerini yumarak öptüðü eller arasýnda benimki de demek.

Kapý açýlýr açýlmaz içeriye karlý bir rüzgâr doldu. Hatice Haným. saçlarý d nin içine karlar dolmuþtu. Samanlar insaný yatak gibi sýcak tutuyormuþ.. ihtiyar kadýnýn elindeki mum birdenbire Karanlýkta. pencere kepenklerini zorlu hücumlarla sarsýyordu. Dýþarý çýkarsa tutup yine eve götüreceklerini biliyormuþ. at. Köy delikanlýlarý ellerinde yanar çýralarla sokaklara dökülmüþler reye gittiðini anlamak bir türlü mümkün olamamýþ. Zavallý küçük kýz. karlar ve karanlýklar içinde uzun müddet kalamayacaðýný. Yüzü mosmof. ben onu göðsümde sýkýyor. kollarýmda baygýn gibiydi. kendi kendime utanýyordum. baþým ateþler içinde. Munise. . artýk konuþmaya baþlamýþtý. bu rüzgâr sarsýntýsýndan baþka bir þeydi. Muhtar Efendi. karanlýðýn han lardan kalma bir ýþýk parýltýsý gibi titriyor?.. * Kaç saat geçtiðini bilmiyorum. açýk sarý saçlarý kim bilir. üvey annesinden çok korkmuþ. küçük bir vücut düþtü. Hatice Haným: "Sen kimsin?" diye baðýrdý. omþulara haber vermiþler. ben sesi tanýmýþ. ya canavar paraladý!" diyenler oluyordu. omuzlarýma bir örtü alýp a adým. bugün çok acýkmýþ. O vakit. kurtlar ye Akþama doðru Vehbi'nin bu þüphesi büyüklere geçmeye baþladý: "Çocuk. kim bilir. nerelerde gömülü. Onun için lemiþ. Fakat o da bu sesi iþitmiþ. gözlerine fer gelmeye baþlýyordu. Bereket versin. Dün akþam. Rüzgârdan baþka ne olabilirdi? F yýr. Vehbi ile sýk sýk bana havadis gö deriyordu. Kapýyý birdenbire açmaya cesaret edemedik. ÇALIKUÞU 205 Çocuðu soyduktan sonra kendi yataðýma yatýrdým. Kollarý boynumda. Niyetim Hatice Hamm'ýn odasýna uðrayarak onu uyandýrmaktý. bugün büyük bir erkek kadar ciddi ve telaþlýydý. kaþlarýný çatarak "Gitti fakir kýzcaðýz. Dakikalar geçtikçe Munise'nin yüzü kýzarmaya. aydýnlýk. içim ümitsizlik çöktü. Mezarlýk tar afýndaki kapýyý vuruyorlar gibi bir ses iþitmeye baþladým. Munise'nin hâlâ bulunmadýðýný anlat morarmýþ avuçlarýnýn içini gösteriyor. rüzgârýn gürültüsü içinde ince bir sesin inlediðini iþittik. Akþama kadar her yeri aradýlar. Yataðýmdan doðrularak kulak verdim ve geceni bir insan iniltisi iþitir gibi oldum. ihtiyar kadýn b r kere daha seslendi. Hatice Hamm'ýn mangalýnda ýsýttýðým fanila ovuþturmaya baþladým. hangi acý ile için için aðlýyordu? Ah. kim bilir. Hatice Haným erkek gibi kalýn sesiyle: "Kimdir o?" diye baðýrdý. "Munise" diye haykýrarak demirlerine sarýlmýþtým. elin bir mum parçasýyla taþlýða çýkmýþtý. b nra kapýya gelip yalvaracaðýný zannetmiþler. fakat saatler geçtiði halde. Sesim. erkenden yataðýma girdim. 204 Reþat Nuri Güntekin Dýþarýda fýrtýna gittikçe artýyor. Kollarýmda içini çekiyor. Çocuk. oc aðýn kýzýl akisleri içinde birdenbire öyle munis ve mesut bir yuva olmuþtu ki. kendine gelir gelmez ilk sözü "Bir parça ekmek!" diye yalvar ak oldu. insan böyle hallerde zaman hissini kaybediyor. Küç ne kadar ehemmiyet verdiðimi bildiði için.eresinden kendini bahçeye atmýþ.hýçkýra hýçkýra að Son kuvvetini tükettiði anlaþýlan Munise. Fakat. Hatice Hamm'la onu ýsýttýk ve kaþýk kaþýk çoc dýk. tekrar mumunu yakmaya uðraþýrken. sarý saçlarý bileklerimden dökülerek. þu çocuk gözlerindeki minnet! Dünyada. Hayata zalim ve haksýz bir þey diyenlere ilk defa inanýyor. bu fýrtýnada baþka köy bir yerde soðuktan donup öldü. ona isyan ed rdum. Munise'yi en sevmeyen arkadaþlarý bile ona acýyorlardý. Zaten gürültü de kesilmiþti. Fýrtýna içinde. çocuk görünmemiþ. bu gece ncittiði için lambamý söndürdüm. viran bir gemi teknesi gibi sallanan bu sefil ve karanlýk oda. Hemen yataðýmdan fýrladým. soluðum kesilmiþ. kollarýmýn içine buz gibi olmuþ. Bu göz gözü görmeyen tipi altýndaki günün siyah bir duman gibi inen akþamýyla beraber. Biraz evve ayata gösterdiðim emniyetsizlik için.. bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir þey muyor. Cevap yok. Vehbi. biraz sütümüz vardý. köyün bir ambara kaçarak samanlarýn arasýna girmiþ. sorduðum suallere aðýr aðýr cevap veriyordu.

dedim. senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum. Ben. baðrýma basayým.Bu küçük kýzý bana verin. Muhtar Efendi. bakalým bir iki yerde ümidim var. düþünüyordu. boynumu büküyordum. duygularýmý sözle anlata tlaka karþýmdaki-nin boynuna sarýlmak. Ben. Müh208 . kalbime gömdüðü inileri öldüren sen olduðun halde bu gece. Acaba ermezler mi? Bu çýlgýn arzum.Demek Munise'yi bana vereceksiniz? . mesut edec eðim. Ben. gözlerini ocaða dikmiþ. hiçbir zaman elimize geçmeyec karþý duyulan o ümitsiz ümit. Acaba ben. Çocuk. 18 Aralýk Bu gece yine. ÇALIKUÞU 207 Zeyniler. Sözümün sonuna gelirken yüreðim çarpýyor. Munise. Daha olmazsa annemden kalan birkaç p mücevheri verecektim. Bütün gün "Hocaným mutlak bana ekmek verir. Hastalar gibi mesut olanlara da ge celer öyle uzun geliyor ki. sarý saçlarýnda ocaðýn mesut kýzýllýklarý ti .Fena olmaz. yataðýmda. Bu kadar kolay ele geçireceðimi Akþamdan beri saatlerce düþünmüþ. ilk neþesinin sönmeye baþladýðýn um yoktu. O dakikada. iþte bunlarýn hiçbirine hacet kalmýyor.. Onu. gözlerini kapadý. Munise bir canlý oyuncak gibi kollarýma býrakýlýyordu. mesut olduðum vakit. Her þeyi tekrar seviyorum. Vermeyip de ne yapacak. ihtiyar adam.Zavallý çocuðun en büyük ümit yeri benmiþim. Aðýr aðýr baþýný salladý: .Daha bulunamadý ama. edi. iyi olur. Çok sevindiðim. 206 Reþat Nuri Güntekin Munise'de neticesiz bir rüya uyandýrmaktan korkar gibi yavaþ bir sesle Hatice Haným'a de dim ki: . Biraz sonra. Kendime evlat edeyim. Görüyorsunuz ki. kendi elimle büyüteceðim.. ellerimi öperek "Anacýðým.Mademki bu kýzý. Sabahleyin Hatice Hamm'la beraber muhtarýn evine gittim. galiba gözlerimi uyku tutmayacak. fakat e kucak kucaða öldüler. . Ara sýra derin derin içini çekiyor ve dolu dolu öksürüyordu. gibi sözlerle beni teselli etme ye baþladý. onu kendime evlat etmek istesem razý olurlar mý? Benim de kimsem yok.Pekâlâ kýzým. Yarýn muhtarla konuþalým. Hatice Haným'ýn dudaklarýndan çýkacak kelimeye baðlýymýþ gibi. edebilecekleri itirazlara cevaplar bulmuþ. anacýðým!" diye aðlamaya baþladý. Ýhtiyar kadýn. hakikaten sevap iþlemiþ olursunuz. bu satýrlarý yazarken. akþamki vakayý anlattým. sevinçten nasýl çýldýrmadýðýma hayret ediyorum. gözlerim kararýyord lmayacak bir þey için yalvarýr gibi ellerimi kavuþturdum: . bunu bir zamanlar baþka küçükler için ümit etmek çýlgýnlýðýna kapýlmýþtým. Çok güzel bulduðumuz için. Onlarý. Artýk. sakalýný çekiþtirerek bir zaman düþündü. Ben. çocuðun parlak gözlerine bir gölge düþtüðünü. . Ben. ne fýrtýn ne sefaletten. hayatla barýþtým. Cevap vermeden Munise'yi g .Babasý zaten öteki çocuklara bakmaktan âciz. evlerine istemiyorlar. dedi. biçare e ziyan olacak. Bu çocuðu. O "Peki!" derse babasýný da razý ederiz. litreye tit uzatýyor. yüreklerini r e geçirmek için zihnimde adeta nutuklar hazýrlamýþtým. bu zavallý küçük esiri kurtarmaktan daha iyi bir yere sarf ed bilir miydim? Fakat. Çünkü ayný korku bende de uyanmýþtý. Olmazsa eline beþ. Munise için h avadis sormaya geliyorum sandý. bir akþamüstü. Yarýn sabah Munise'yi yine eve götürmek lâzý içimde sönük bir ümit yok deðildi. Kâm-ran. hiçbir þeyden korkum kalmayacak. Vallahi bu çocuða kendi evladým gibi bakarým. bana býrakýrlarsa ne kadar mesut olacaðým Yarabbi! O vakit ne geceden." d avutmuþ. baþkalarý gibi deðildim. onu öpmek ve hýrpalamak isterim. ömrümde bu kadar güzel bir ümit sözü iþittiðimi bilmiyorum. on kuruþ da veririz. sonra: .

Zeyni Baba'nýn kandillerini yakmay inceye kadar gezdik. hasta olacaksýnýz.Yalan mý? Koskoca kadýným ya. böyle bir bayram. Aksaray'dan bahsetti Munise'yi bana vermeye razý oluyordu. .. istersen bana anne de. diye tekrar ettim.Haydi artýk içeri gîrin. karýþýk bir rüyayý anlatýr gibi tereddütlerle Sarýyer'den. 14 210 Reþat Nuri Güntekin Bu çocuðun öyle ümit edilmeyen tuhaf sözleri var ki. sana nasýl anne derim? Bu sözü. diyorum. Neþemiz. Munise. Çocuðu mesut etmek mden geleni esirgemeyeceðimi. bu ad amý fena çehreli. zalim bir insan diye düþünüyordum. fakat kýrk seneye yakýn bir zamandan beri memleketini görmediði ni söyledi.kapýlarý. aðza alýnýnca eriyen fondan þekerleri gibi bir þey oldu. saça lardan uyuþmuþ kuþlarý uyandýrýyor gibi tavanlardan þen cývýltýlar geliyordu. her sözünde ince bir sevimlilik var. undan eminim. ufak tefek. birdenbire. Ben. onu daima kendisine göstereceðimi vaat ettim. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrarak bana bakýyor. Munise'nin annesi herhalde dedikleri kadar adi olmayacak. Bu fakir köy çocuðu. alýklý düþkün bir ihtiyardý. derslerimden artakalan bütün saatlerimi Ona ne biliyorsam öðretmek istiyorum. Hatice Haným. Akþamdan evve . Bazen. Tatlý tatlý gülümseyerek yüzüme bakt . Kahkahalarýmýz. Kýz. istanbullu olduðunu. fakir..Niçin olmasýn? .F.Munise. ara sýra -köyde duyarlar da bizi taþa gömerler. Neden ben küçük olayým? Ben yirmi yaþýný geçmiþ koskoca kadýným. pencereleri ka ak ona bir parça dans bile öðretiyorum. Geldiðinin ikinci günüydü: . Çalýkuþu . Bazen. Bu küçük kýz. Munise. Hacý Kalfa'nýn Mirat' eksin. Çocuk bana. Al faniladan bir elbisem va giyemezdim. minimini parmaklarýný birer birer öpüyorum.Çalýkuþu! Sen. . Günde bir saat Fransýzca ders veriyorum. ellerimi tutarak yanaklarýna. * Zeyniler'in. dedim. gökyüzü bana. batýdan doðuya gibi göründü. bu elbise nde. üstümüze beyaz çiçeklerini döken kocaman bir yasemin Zeyniler. resim ya ptýrýyorum. bir asilzadeye benzedi. . onu yanýma almakla bir fedak iðimi sanýyor. bir þey söylemeden gülüyordu.Olur mu abacýðým? . derken tatlý tatlý sýrýtýyordu ÇALIKUÞU 209 Üþümek mi? insanýn içinde güneþ yanarken üþümek mi? Bu akþam. birbirimizi kovaladýk. iki saat sonra. Her halinde. Fakat.. sofalara. Onu bir parça daraltýp kýsaltarak ona koket bir kostüm yaptým. Hatta. son derece minnettar. korkunç. Munise'nin babasýyla beraber mektebe geliyordu. karanlýk mektebi bugüne kadar. birkaç saat içinde nazlý bir küçükhaným halini almýþtý. üþüyeceksiniz. küçüksün. þimdi sebebini anlamaya baþlýyorum . yavaþ yavaþ sallandýkça. kendi kendime güleceðim geliyor. adeta izzetinefsime dokundu. hiç sebepsiz yanýma yaklaþýyor. bir gün evvelki þiddetini kaybetmiþ olmakla beraber hâlâ devam ediyordu. ihtiyar kadýnýn çatýk yüzünü bile güldürmüþtü: . mezar taþlarý arasýnda top muharebesi yaptýk. Kar. Munise ile sevincimizden odalara. dudaklarýna sürmeye baþlýyor.Sen. her þeyi öðreteceðim diye Munise'yi Allah esirgesin. çocuðu elinden tutarak bahçeye çýkardým. bilâkis. Evvela.Reþat Nuri Güntekin tar Efendi de o dakikada iþte böyle bir tehlike geçirdi ve sadece buruþuk elinin bir def a öpülmesiyle benden kurtuldu. Bana. daha iyi olur. dedim. O vakit ben de onun nazik bileklerini ellerimin içine alýyorum.. sýðmýyorduk. Zavallý küçük. muhtar. 30 Aralýk Munise ile öyle canciðer olduk ki. nasýl anlatayým.Seni þeytan seni. böyle þenlik görmedi. Fakat ona çok acýdýðýný hissettim. asýl iyiliði kendisinin bana ettiðini bilmiyor. buna hayret etmiþtim. bir içim su. par ehdit ederek: . abacýðým. Halbuki.

beðene beðene kendisine gülümsemesi ndirmiyor deðil. dün kýzara bozara benden bir ricada bulundu. Bir parçacýk baþým aðrýyor. çocuðun aðzýný kapadým: . Yazýk ki devam etmedi.Daha iyi ya çocuðum. tik tahminimde yanýlmamýþtým. on dört-on beþ yaþ. kimseye benzemeyen baþka bir þey var!" diyenlere hak verecek gibi oluyordum. süsü çok sevmesi. . o kadar emekle düzelttiðim saçlarýný karýþt layayým. içlerinde ne olduðunu bilmeden: . ÇALIKUÞU 211 Bunlar.Abacýðým. bir aydan beri el sürmemiþtim. Sende. Gizli gizli gözüne s kmeye uðraþýyordu. 29 Ocak Defterime. Seninle biraz bahçeye çýkarsak geçer. Munise ile oynamak benim zaten Allah'tan aradýðým þey. Küçük kýzý dizleri sýna aldým. onun aklý baþýnda bir kýz haline getirmeye çalýþýr gibi koket yapacak. ince þirin yüzüyle bir melek gibi güzeldi. Elimle. Baþýný daha ziyade yaklaþtýrýyor. yüzsüz.Bir þeyim yok.Kuzum. Fotoðraf çektiren kardeþler gibi baþ baþa verdik. dedi. dedi. çocuðum.Bir daha böyle bir þey söylersen dudaklarýný koparýrým. saatlerce uykusuz kaldým.Nemelâzým abacýðým. defterimi benden baþkasý okuyacak deðil ya. Onlarý görür görmez içime bir at iðini. geçirdiði küçülj eliyle. Merkez Rüþtiyesi muallimlerinden Feride Hanýmefen-di'ye. Munise yüz bulmuþtu. gel. birbirimize dilim duk. Senin yüzünde insan ayna gibi kendini görüyor. bu küçük kýz! Ben. Aynanýn içinde gülüyor. saçlarýnýn örgülerini çözerek istediði gibi tarayýp fýrçaladým. Hatta.. lacivert gözleri. 212 Reþat Nuri Güntekin Zeyniler.Keþke bunlar. saçýmýn iki tarafýna teller takacaðým. Faka t memnun görünmedi. abacýðým. damga olmuþtu. Kendimi toplamaya çalýþarak gülümsedim: . Bebek oynar gibi.. dedi." Zarflan avucumda buruþturduktan sonra ocaðýn yanýndaki rafa fýrlattým. kimden öðrenmiþ bilmem ki? Þimdi neyse ama. Gece yataðýmda. eliyle burnumu. ben senin gibi güzel deðilim ki.Sen. Büyük bir kararsýzlýk n oluyordum. Zarflar. Maskara. Bu münasebetsiz çocuðun saçmalýklarýna gülüyor. beni buluncaya kadar elden ele dolaþmýþ. Kendin gib ir.. Munise.Abacýðým sen kadife gibisin. Zarfýn üzerindeki yazýyý tanýyordum. diyordu. .. * Küçüðümün bir hali de. Ýkimiz yan yana aynaya bakalým. Ben koket ruhlu kýzlardan öt hoþlanmam ama. Ben. kim bilir bana neler söylemeye cesaret ediy . benden o kadar büyük deðilsin ki abacýðým. herhalde daha fazla iþlerim va rdý. sana benzemiyorurn ki.. Neler söylüyorum? Ah. Ýki gün evv n geçen bir posta arabasý benim için dört mektup býrakmýþ. Saçlarýnýn benim saçlarým gibi olmasýn ormuþ. Pencereye baþýmý day dalgýn dalgýn uzaklara baktýðýmý gören Munise: . evlenmeye kalkarsa fena. Kendimi tutamayarak gülmeye baþladým. duru beyaz teni. yine yüzümü okþuyordu: .. birkaç seneye kadar genç kýz olup çýkarsa birini bulup sevmeye. kýrmýzýlý yazýlar. neren aðrýyor? Yüzün sapsarý. Mektup ondan geliyordu. utana utana: . dün elinde yanmýþ bir kibrit ucu da yakaladým. ben görmeden yolda kaybolsaydýlar. Rafýn üzerinde duran küçük aynayý aldý: . Yazý yazmaktan. Munise. Hem de mesut günlerin yazýlacak nesi olur ki? Bir aydan beri derin bir gönül sükûnu içinde yaþýyordum. dedim. sen kendini bilmiyorsun. aklýma geldikçe hem kýz anneleri gibi heyecanlanýyorum.. hem de bir yandan hoþlanýyo um. Munise'nin ayna karþýsýnda süslenmesi.Nafile abacýðým.Sen daha gelin olacaksýn abacaðým. kendimi güzel zannettiðimden çok güzel yor: "Feride. dedim. yanaklarýmý okþayarak: . Elimi sürmeye cesaret edemeden bir tanesinin üstündeki adresi okudum: "B. zalim bu mektuplarda. üzerleri mavili. gözlerim karanlýða dikili. fazlaca koket olmasý.

kývrýla kývrýla yanmaya baþladý. deðil mi. Fakat kendimi zapt ettim. Bir rüya gördüm!' dedi. Zarf. onlar galiba. bunu býrakamazdým. yalnýz ocakta bitmeye yüz tutmuþ bir çalý demeti ara sýra parlayýp sönüyord rdan birini ateþe fýrlattým. titriyordu. Oda karanlýktý. Mektuplar 214 Reþat Nuri Güntekin benim sevdiðim bir insandan gelmiyor. gözleri kap ÇALIKUÞU 215 nýn rengi bile solmamýþ.Küçüðüm. o nasýl lakýrdý? diye baðýrdým. bir ucundan ince bir duman çýkarak için için nmaya baþladý. Sakin sakin aðlayarak þunlarý söyledi: "Rüyamda onu gördüm. Onl arý okumak ayýptý. aðlaya aðlaya uyandým. için için eritiyordu. Çocuk. Sonra. Ben onlarý yakmadým. sana mahsus öyle söyledim.Al abacýðým.Yumurcak. Yalnýz þu satýrlar kalmýþtý. aðlama. diri getirir derler. ötekiyle mektuplarý elime tutuþturmaya çalýþýyordu: . sen pek üzülüyordun. Yüzü örtülü kadýn beni elimden tutarak tekkeye benzeyen loþ bir ye u: iþte Feride þurada yatýyor. Bak. Kalbimin bir parçýsý-ný onu da attým.. Baþýmý bi koyarak yavaþ yavaþ aðlamaya baþladým. senin sevdiðin birisinden geliyor. . Baktým. Boðaz hastalýðýndan öldü' dedi. omuzlarýndan tutup sarsmamý bekliyor. Ben bir þey yaptým ama. teessürden göðsüm týkanarak. Ölü. Beni bir tarafa býrak. "Annem geçen sabah yüzüme bakarken aðlamaya baþladý: 'Ne var anne? Niçin aðlýyorsun?' diye Evvela söylemek istemedi: 'Hiçbir þey yok. içime dayanýlmaz b lýk acýsý çöktü.Ne bileyim abacýðým? Sevdiðinden olmasa böyle aðlar mýsýn? Bu çok bilmiþ bücürün sözlerinden ve gözyaþlarýmdan utandým. . so Munise. O acý ile. Mektuplarý hâlâ orada duruyor. dedi. birdenbire eðildi elini ateþe sokarak son mektubun bir parçasýný kurtardý. gönlümden geçenleri biliyor gibi. Karanlýk bir yerlerde dolaþýyor önüne gelene: 'Feride buralarda mý? Al için söyleyin! diyordum. Gözlerim gayri ihtiyari ocaðýn yanýndaki rafa giti. nefret ettiðim bir düþmandan geliyor. yalvardým. evlatçýðým. bir eliyle baþýmý okþuyor. et söylemeye mecbur oldu.Abacýðým. sana ispat . Çocuk.Nerede onlar? dedim. nefretle bakýyordu. gözl . anlayamadýðým bir hisle göðsüme sokulmuþtu. Sýra dördüncüye geldiði vakit. Fakat annen demek olan bu ihtiyar kadýný daha ziyade aðlatmak doðru mu? Teyzenin rüyasý o günden beri benim de rüyam Ne vakit gözlerimi kapayacak olsam seni uzak bir memleketin karanlýk bir odasýnda. baþýný eðdi: . Biterken ikincisini. karþýmý re olan bir insan varmýþ gibi susuyorduk. Gel seninle beraber yakalým onlarý. . zarfýn gevþeyip açýldýðýný. Munise. beni hasta eden bu kâðýtlara kinle. Kâmran? Annemin sözlerini sana aynen yazdým. Fakat mademki bir kere söyledin. benim için tenezzüldü. Son mektup ötekiler gibi birdenbire tutuþmadý. Küçük kýz. bilmem darý-lacak mýsýn? Birdenbire döndüm. . deðil Feride'yi yakýnda göreceðim. Üzülmeseydin o vakit ya l iþte. benim þiddet göstermemi. odanýn havasýna bir zehir neþreder gib ni. Mektuplar birer birer yanarken. Fakat ötekiler yandýktan sonra. Munise'ye de geçmiþti.. Bu hale bir nihayet vermek lâz vermiþtim. .Abacýðým. Ne yapayým.Ne yaptýn Munise? dedim.Ben onlarý yaktým abacýðým.ordu? Birkaç defa lambayý yakarak onlarý okumak istedim. keþke bu sözleri söylemeseydin. Müzmin hüznüm. Ýnat ettim. r ÇALIKUÞU 213 Aradan iki gün geçti. . * Onu ancak çocuðu uyuttuktan sonra okumaya cesaret ettim. Zavallý kýz derdimin nerede ni biliyor. . ince yazýlarla dolu bir kâðýdýn yavaþ-yav hammül edemiyordum. Mektuplar orada yokt .

Mutlaka yine fena bir kelime söyleyeceðini anlatan sert bir kahkaha ile gülerek baþýný çevi ce beni gördü. jandarmalar eþkýya kovalýyor.Kýz hocaným. Çehresini yandan görüyordum. Geldiðinizi göremedim. Öðleye doðruydu. iki basýk oda ile merdivenli. Adamcaðýz. dedim. birbirimiz iç. Kendi kendime güldüm: . çabuk zarnýný (çarþaf olacak) giyin. çarpýk bir sofadan ibaret viran bir hayat. ama hiç görmeyecek iki yabancýyýz. kocaman çizmeli. Ama biraz durun da n ineyim.iþte bunda yanýldýn Doktor Bey.Hemþire Haným. tersyüzü geri dönmeyi ak lýmdan geçirdim. ayak-lanýnc bakýverirsiniz artýk. ikimizi birden çekeceðe benzemiyor. boz renkli ceketi üzerinde kocaman siyah sakalýný görebild m birisine: . bana sadece teyzemin matemini anlatýyordu. geç vakit bataklýk tarafýndan silah sesleri gelmeye baþladý. Vehbi önde.Efendim. Ben geliyorum. hatýrýn kalmasýn ama sana: "Ayý Dayý" adýný takanlarýn yerden göðe kadar a kadýn varmýþ da ne diye beni kibar kibar söyletiyorsun. Yarabbi. Hiçbir þeyden korkmayýn.Kim çaðýrýyor? 216 Reþat Nuri Güntekin .Yüzbaþým." Mektup parçasý burada bitiyor. Kapýda burnundan havaya soðuk dumanlar çýkararak eþinen güzel bir atýn yüzünü okþadýktan so m.. sen kâinatta hangi hadiseye böyle koyun gibi bön bön rdiveni çýkýþýndan anladým.Her zaman olur.. babam söyledi. Seni misafir odasýna çaðýrýyorl . Gece. bizi her þey birbirimizden ayýrýyor. hiç telaþ etmedi. Onlarýn doktora da emniyetleri zayýftýr. Fakat bakýlmaya muhtaç Kendim biraz sonra gideceðim. Bu sabah. ister misiniz. ihtiyar doktorun "Yüzbaþým" dediði adama takýlmakta j devam ettiðini iþitiyordum. öteden beri. hastalýk gibi sebeplerle yoluna devam edemeyen yolcularý burada barýndýrýyorlar. Geçiniz yukarý. Munise'nin tahmini doðruymuþ. Haydi geçin þimdi. Yapýlacak þey. Basamaklarý ikiþer ikiþer atlayarak yukarý çýktým. Fýrsat buldula hemen kocakarý ilaçlarýna baþvururlar. beni elimden yakalayarak: .Dayanýr Doktor Bey. Beþ dakika sonra ihtiyar doktor. bir yaralýmýz var. siyah saçlarýn. yüzbaþým. bu adam konuþu adar kaba hatta ayýp kelimeler kullanýyordu. havadisi öðrendik. . Gördün mü. nasýl keklik gibi sekiyor? Þimdi istersen yaþýný da aðýz. kusura bakmayýn. taze yüzün. dedi ve bana döndü: . bu muallime istanbullu. Postacý soyan birkaç serseri ile jandarma arasýnda bir çarpýþma olmuþ. ehemmiyetsiz bir pansuman. canlý ve sevimli bir yüzü vardý. Fakat. Kalýn kaputlu. yalnýz bilmem içiniz dayanýr mý? . medrese görmüþsünüz. karanlýk olduðu için lamba yakmaya mecbur olmuþlardý. k ar. taþ çatlasa kýrktan fazla deðil. fakat M nise. birdenbire durdu. ama aðýzlarýna. Zeyniler. Böyle delidolu sözler.Yahu. Burasý. Avlu. efendim. bir ara. küçük Vehbi. Hemen çarþafýmý giydim. adan konuþmaya baþladý: .Hekim çaðrýyor. 5 Þubat Dün gece. Ben korktum. Yapýlacak þeyleri ben size tarif ederim. Seninle artýk iki düþman bile deðiliz. gel be. Benim sinirlerim kuvvetlidir. Silah sesleri seyrek fasýlalarla on dakika kadar devam ettikten sonra durdu. ben arkada misafir odasýna gittik. Nereden anladýðý. görüyorsu ki. . yaz býyýklý. deðil mi? Ah. þiþman bir askeri doktor. beni pek eðlendirir. Merdivenler yufka gibi. Kâmran. kalýn kaþlarý. vaka malum. yüzbaþým.erin kapalý. Sevap larýna biraz yiyecek veriyorlar. Jandarmalardan biri i aðýr yaralý olarak Zeyniler'in misafir odasýna getirilmiþ. . avluda yüzü seçilmeyen birkaç kiþi ile konuþuyordu.] ÇALIKUÞU 217 ma þaþýyorsun. soluk soluða mektebe geldi. dedi. O kadar ki. merdiven basamaðýna oturmuþ bir þ yazýyor. çizmeleri altýnda merdivenleri çatýrdatarak yukarý çýktý. Ehemmiyetli bir þey deðil. yaranýn üstüne türlü müzahrefat yapý ektep. yü rine bulaþtýrmalarýndan korkuyorum.

dýn mý? Doktorun artýk o. . bu kýzcaðýz ne derse yapacaksýn.Nasýlsýn molla. bir þey kalmaz.Deðil. bunlarý söylerken o. Gözlerime bak bakayým. . ihtiyar doktor biraz düþündükten sonra: .Çok âlâ. kýzým. Doktor: .Ben muallimim. 218 Reþat Nuri Güntekin . Allah'a þükret la sapmadý o kurþun. Ben. Nihayet. biraz yatayým dersen o baþka. sýzýn var mý? . maalesef yeryüzünde çok azalmaya ba i. Doktor Bey. Sen. bana hiç yüz vermeye gelmez. dikkatli dikkatli yüzüme bakýyordu: ..Zannederim. aileni. Hem de rla.Ah benim sevgili ayýlarým! Dizkapaðýný elmacýkkemiði sanýr. Eðer ev ilacý falan diye bir halt ettiðini . Burada bir muamma var. Bu teklifsiz sözlerde garip bir ehemmiyet vardý ki.Sen ne arýyorsun burada? Bu sefer de ben þaþýrdým. beni tanýdýðýnýzý iddia etmeyeceksiniz. vücudu ve yüzü bir asker y adamcaðýz yatýyordu.Teþekkür ederim. buraya gönderdiler. . Ýnsanlýktýr bu. Hizmet etmek istiyordum.Mamutlar gibi mi efendim? Beþ aydan beri zorla içime hapsettiðim yaramazlýklar yeniden taþmaya baþlýyordu. açsana yüzünü bakayým.Evet. acaba bir yerden mi tanýyordu? Mamafih. Nerede isterlerse çalýþýrým. Herhalde doktor. hiç fütursuz peçemi kaldýrdým. n.Hayýr teþekkür ederim. Yaralý. çok âlâ. Hatta.. çok gün görmüþ. küçük bebekler gibi a meleri ezip büzmeye. Derin karýþtýracak deðilim. maksadým bu. bur asý rahat geldi de. sýhhatli. Hatta. bu çehre ve yaradýlýþla mý? Sen doðruyu söylesene bana. kollarýný kaldýrdý. Sen bir haftaya kadar dipdiri ayaða kalkmak ister misin? Yok.. gürültülü kahkahalarý altýnda derin bir rikka meye baþlýyordum.. deðil mi? Bak. ciddi görünmeye çalýþarak: . bak nasýl biliyo rum. Bu adam beni.Sen. Asýl sebep baþka. evini falan sorsam söylemezsin.Yok. Aðrýn.. Hemen þýmarmaya.. biraz ferahladýn mý? diye seslendi.. . Kim olduðunu. yine güldü: . ben de iþi iraz maskaralýða vurmaktan korkmadým. nev'ini tanýrým kýzým. sade elmacýkkemiðim az sýzlýyor. Öyleyse. Fakat fedakârlýklar öyle kolay gitmez.. Yine gülerek omuzlarýný silkti.Þahsýný deðil.Bu yaþta. Ayný gür kahkaha ile gülerek: . Ýhtiyar doktor. zarif -hatta ihti ar olduðum için güzel sýfatýný da ilave edebilirim. Sor Aleksi n daima söylediði gibi. maskaralýk yapmaya baþlarým. maiþet derdi de deðil..Demek sen. dedi. yer ayýrt etmem. eliyle yaðmurluðu kaldýrarak nmaya çalýþtý: .güzel bir kibar çocuðu. Geçer molla. Yaraný o deðiþtirecek. Aramýzda bir iþaret kâfi. Günün birinde canýn sýkýlýrsa ba az. Söyle bakayým nereden düþtün buralara? Bu kaba saba asker doktorunun çið kelimeleri. yat. alay eder gibi ir sesle: . buraya hizmet için geldin? Sýrf maarife hizmet için öyle mi? . ikimiz de sustuk. Çarpýk bir kerevetin üstünde. Doktor. yerimden memnunum. adresimi de býrakayým sana. çok þükür. temiz bir adamdý. neþeli. .O ipiri. þuursuz fil azmanlarýnýn tam tersine ufacýk. Midesini tabanýnda farz eder rine göre karþýsýna dikilenlere duman attýrýr. insana o kadar emniyet ve yakýnlýk hissi veren bir çe resi vardý ki. Doktor Bey.Sana bir küçük hizmet etmeme müsaade eder misin? Seni daha iyi bir yere göndertsem ister misin? Benim tek tuk bildiklerim var Maarifte. Ben.. nev'ini. saklanmaya çalýþýtýkça m. . bunlarý yutar mýyým sanýyorsun? Yumuk yanaklarýna gömülerek tatlý tatlý gülümseyen beyaz kirpikli gözleriyle ta gönlümün iç vam etti: ÇALIKUÞU 219 . Odalardan birisinin kapýsýný açtý. saf yüzünde komik bir hayretle gülmeye baþladý.Kýmýldama. hatta bi da güldüm.

zavallý bir köy hocasýnýn gözlerini kamaþtýrmak için söylend krar tek gözlüðünü yerleþtirerek: . . Yarayý biraz fazla hýrpalayarak adamcaðýzý: "Aman Bey!" diy .. Müthiþ bir bomba Anlýyorsun ya. Garip lüks! Sen binayý görecek misin Mümtaz? . . Ben. Maarif Müdürü. Alimallah tekrar gelir. inadýna uzun. eli ayaðý titreyerek iç adar telaþlý ve heyecanlý görmemiþtim. Maarif Müdürü Raþit Nâzým. odasýnda elini kolunu hareket etti ye üþenen bir tembeller þahý buraya kadar zahmet etsin. Hatice Haným. biri gayet uzun.On yedi çocuk için bir mektep. arkadaþýmý takdim edeyim: "Vilayet Nafia Mühendisi Mümtaz Bey. Dünyada bundan daha sade bir vaka olamaz. parmak kadar kýzý da baðýrmaya utanmaz mýsýn? Bu yara deðil oyuncak. O kadar uzun ki.Monþer. Çok tedarikli geldim.Efendim. Öðle yemeðinden sonra odamda Muni-se'nin suluboya bir resmini yapmaya uðraþý m. . Minimini vücuduna göre bacaklarýný tuhaf bir surette açarak öyle azametli bir yürüyüþü vard Kapýdan içeri bir adým attýktan sonra durdu. vay haline. Her þeyi yýkýp yeniden yapacaðým.am.. bir saat sonra sakallý yüzbaþý ile beraber köyden ayrýldý. ne mizer!.Azizim.Öyle mi efendim? Pek güzel.On üç kýz. baþörtüsü boynuna düþmüþ. 220 Reþat Nuri Güntekin Sargýlarýný çözmeye baþlamýþtý.Aman hocaným aþaðýya iki efendi geldi. söylediði her kelim r mana veriyordu. 24 Þubat Bu sene. efendim. Bu ne karanlýk yer böy l. Ortalýk günlük güneþli tepelerde kar olmasa insan kendini mayýsta sanacak. þuraya bak. büyük projelerim var. Zeyniler.Ne kadar talebeniz var? dedi. Maarif Müdürü. Mektep demeye bin þahit ister. dedim. Yazýk senin erkekliðine! Koskoca býyýklý. Acele acele çarþafýmý giyerken kendi kendime gülüyordum. Nasýl r adikal olmak lâzým? "Ya hep. sýrala ra bastonunun ucuyla dokunuyordu: . ya ben postu vereceðim." Ben lakýrdý olsun diye: . çatýr çatýr keserim bacaðýný. Ýhtiyar doktor. tekrar bana döndü: . yeni yetiþen bir dandy sandýðým Ma n hemen elliye dayanmýþ bir köseydi. adeta ahýr. istanbul matbuatý ateþ etmeye hazýr bir batarya vaziyetinde. bana doðru yürüdü. nutuk verir gibi elini sallayarak: . inanýlýr þey deðil! Aþaðýda. Böyle hastabakýcýya düþeceðimi bilsem.. Bugün cumaydý.. Durmadan kaþýný. Ne mizer. dört erkek çocuk. Tertemiz müesseseler. dedim. þimdiye kadar bu derece tuhaf bir heyecanla bu kadar için için sarsýldýðýmý bilmiyorum. öteki gayet kýsa boylu iki adamla karþýla imle etrafta onu ararken kýsa boylu adam. a eta kamburu çýkmýþtý. Birdenbire kapý çalýndý.Kes sesini be.içerisi biraz daha aydýnlýktýr efendim. yaz erken gelecek diyorlar. b tarafýmý þöyle zararsýzca kestirirdim. Karanlýkta pek iyi seçemediðim bir tek gözlük parladý: ÇALIKUÞU 221 . sýnýfýn mukavemetini muayene eder gibi topuklarýný vurarak dolaþýyor. dershane kapýsý önünde. deðil mi? Fakat ben. ilk bakýþta bir çocuk. 222 Reþat Nuri Güntekin Bütün bu güzel sözlerin benim. Çabuk i a sýkýlýrým. Ötekine gelince o. Bir haftadan beri havalar açtý.Muallime Haným mý? Teþerrüf ettim. . sakallý herif. kuru. dedi. onlarý daha iyi görüyorum.. ya bu kafanýn içindeki dünya hakikat olacak. teftiþe gelmiþ. Birisi Maarif Müdürü'ymüþ. esmer ve ince býyýklý bir adamdý. gözünü oynatýyor. benden küçük bir iþaret üzerine bam bum. ya hiç!" dediðime bir kere daha hak veriyorsun ya! Þimdi. ist tahsisatý vermezlerse vay hallerine.

Bird rarýný vererek bana döndü: . Size münasip bir yer ara rýz. Ciddi olunuz! Müdür çenesinin altýndaki porsumuþ deriyi lastik gibi uzatarak bir þeyler düþünüyordu. Mektebe ait bazý malumat isteyerek kaydetti. mektepteyiz. bahçeyi geçerken. Köylülerin aðz Yeryüzünde Zeyniler'den daha kötü bir köye düþmenin mümkün olmadýðýný bildiðim halde bu tee . dedi. diyordu.Benim baþka niyetim de vardý ama. Havadis. isminiz lütfen? . Hasýlý. Ben.Mal meydanda. Siz muallimler. Talebe sýralarýndan birine oturarak uzun. Gözlerimi önüme indirer .Bu fevkalâde bir parça. Mektep gibi kendime karþý da yabancý iz sandýðým çocuklarýn aðlayarak elimi öpmeleri bana çok dokundu. . Daha muvazzah b ir isim olur. programda daha iki köy var. Cuma olmasýna raðmen çocuklar. ama a lýþýrsýnýz. Mektebin ka panma enirini alýnca B. Sizi baþka münasip bir yere tayin ederim. Ne hacet? Maarif Müdürü.Feride. olur biter. ben bu mektebi kapatacaðým.Efendim. Sonunda bana belli etmemek için gayet bozuk bir Fransýzca ile: . size Feride Nizamettin diyeceðiz. Melahat babasý Ali Hoca. bir sözle Zeyni-ler'i altüst etti. Hatice Haným. efendim.Ne yapalým Ebe Haným. Bu teessüre benim de yapmacýk bir teessürle mukabele etmem lâzýmdý.Dediðim gibi B. bir bahane ile þunun yüzünü açtýr. Maarif Müdürü. . efendim? Pederinizin ismi? .Size gelince.Efendim. müþkül vaziyete düþ unu söylemek lâzým gelirse bu iþte asýl yanan o biçare oldu. Nereden mezunsunuz? Mektebimi söylemeye çekindim. ince bacaklarýný sallayan mühendis yine o güzelim Fransýzcasýyla sýrnaþtý: . diye yazacaðýnýza. yan yan bana baktýðýný fark ed um. sý yani müceddet mekteplere sahip etmeyfe çalýþacaðým. bir iki kere daha baþýný çevirdi. bana bir þey sezdirmemek için Türkçe: . Bir çare bulup mutlaka yüzünü açtýrmalýyým Maarif Müdürü. baþýna kocaman bir çatký çatarak odasýna çekildi. Çünkü Fransýzca bildiðim anlaþýlýrsa mühendis biraz evvelki s ki bozulacaktý. Adamcaðýz. Vilayette kaldýðým müddetçe bütün gayretimi sarf edeceðim. kýsmet deðilmiþ. Hele Haným. Anlaþýldý mý. böyle kepaze binada çocuk terbiye edilemez. Avrupa'da güzel bir âdet vardýr.Niçin efendim. yüzünün rengi peçenin altýnda yangýn gibi en düþmüþ buraya? dedi. ikisi de müteessirdi. Ýnadýma arkamý döndüm ve bir þeylerle meþgul görün-düm.. bu yenilikleri tatbik edivermelisiniz. diye cevap verdim.Nizamettin. Raporunuzu sonra yazarsýnýz. yeniden telaþlandý. ara sýra ayaklarýnýn ucunda yükselerek içeriye bakýyordu. "Hususi tahsil gördüm efendim" dedim.'ye gelirsiniz. göründüðü gibi deðilmiþ. : ÇALIKUÞU . Bonjurunun cebinden þýk bir karne çýkarmýþtý. . grandiose projesinden bahsederken mühendisin. Sokak kapýsýndan çýktýktan s lenin ke224 Reþat Nuri Güntekin narýný takip ediyor. Faraza künye defterine talebenizi. Baba adýný da ilave ediyorlar.Vaktimiz yok. Sonra talebe de az. minimini efendi. Ben de. Haydi Mümtaz. icabýna bakarýz. bu tek gözlüklü. . Akþamüstü muhtarýn karýsý ile Ebe Haným tekrar mektebe geldiler. dedi ve yürüdü. köylerden birçoðunu ucuz.'ye geldiðiniz vakit beni ziyaret edersiniz. fakat zarif. Beni býrak da sen git. Þimdi bana lütfen izahat veriniz. arkadaþýnýn bu sözlerinden adeta sýkýldý ve ötekind ile cevap verdi: . þaþkýn þaþkýn: .Rica ederim azizim. Haydi buyurun. çocuk analarý mektebe eplerinin kapanmasýndan pek müteessir görünüyorlardý. bana manalý manalý bakýþlarla içini çekiyor: . Bu þekil size birdenbire garip görünür.Aman azizim. bir þey mi oldu? dedim.Efendim.Efendim. Cenab-ý Hak yardým etmedi. çabuk köyün içine yayýlmýþtý. Mehalat Ali deyiverirs iniz. Onun için sadece.

hâlâ inanamýyor. Cevap verirken þaþýrýy er göstererek. yavaþ yavaþ çenesini okþayarak halim. dizlerime sarýlarak eteklerimi öptü. bana bu çocuk kalbinin gizli derdini öðretti. gözleri yaþla doluyordu. çocukça sebepler arýyordu. . öyleyse derdin ne? ^ Gözlerini indirerek susuyor. aba cýðým iki güne kadar gider miyiz? diye kuþ gibi çýrpýnýyor. türbenin yanýna geliyorum. benimle gitmek istemiyorsan seni býrakayým. 3 Mart Yarýn yola çýkýyoruz. Fakat dünden beri onda tuhaf bir neþesizlik baþ göst ermeye baþladý. Halbuki tam bu saatte kendisine ihtiyacým bulunduðunu biliyord u. O kadar söyletmey Bütün emeklerim boþa gitti. ÇALIKUÞU 225 Ara sýra gözlerini uzaklara dikerek düþünüyor. beni aldatmaya çalýþýyordu.ediyor. Hafifçe solmuþ yanaklarýnda yeni kurumuþ göz enbire telaþlandým.Peki. Kadýncaðýz. Fakat ben. O yaramaz. . mutlaka söyletmeye azmetmiþtim. korka korka gözlerime bakýyor. Büyük bir günahý itiraf eder gibi. Orada ne yaptýðýný. se ortadan kaybolmuþtu. niçin aðladýðýný söyletmek için. benden ümit edeceðinden çok daha derin ve iyi anl Yüzüne düþmüþ saçlarýný düzelterek. daha ýsrar edersem yalandan gülmeye. Fakat. Bu yaptýðým.Çocuðum. onu öyle seviyor. sorduðum þeylere dalgýn dalgýn cevap veriyor . . Munise'nin asýl sevincini ben bilmez miyim? Mamafih. aðlayacak ne var? Annen deðil mi. bu berrak çocuk gözlerinde her zaman bir parça hüzün bulmuþtum. Yol hazýrlýðý için bana yardým edecekti. Darýlma bana abacýðým. kendimi kuyuya atarým. eðer anneni sevmiyorsan ben seni çok ayýplarým. dedim.Annem beni görmeye gelmiþ. Anne sevilmez mi hiç? Hay koþ. Fakat. Hemen cevap verdi: . sonra koþa koþa bahçeye gitti.. olsun. Dikkatle yüzüne baktým.Munise. Eðer hakikati benden gizlerse onu burada býrakacaðýmý dim. Bir gün bir tesadüf. herkesin nefretle. elbete göreceksin. sevincinden uçuyor: "Ne vakit gideceðiz. dudaklarýnda hafif bir titreme ile sükût ediyordu. dedim.. sýkýþtýrmaya baþla . minimini gönlünün acýsýný. Munise. Ben. ilk günlerde pek seviniyordu. lanetle andsðý b sevmediðine beni inandýrmak için. Ben. O vakit tahammül edemedi. þimdi geliyorum! diye cevap verdi. Biçare. bü iyatsýzlýktý. Gideceðimi duymuþ da. Zeyniler. Pencereyi açtým: "Munise. Yalnýz. bu yalancý neþeye inanmýyordum. onu çevir: "Abam mutlaka seni görmek istiyor" de.Üzülmüyorum. Akþama doðru bir aralýk. Gözleri kýpkýrmýzýydý. niçin oralarda dolaþtýðýný sordum. Munise.O halde babaný göreceðin gelecek! Babama acýrým ama... öyle yana seviyordu ki. dedim. tek baþýna. baþýný önüne eðerek utana i: . abacýðým. Mu diye seslendim. Türbenin altýndaki aðaç kümesi içinde onlarý bir hayli bekledim. sakin bir sesle: . biliyorum.Bunda korkacak. epeyce uzaklaþ yolundan çevirmek için sazlarýn öte tarafýna koþmuþ olacaktý.. ince sesiyle uzaktan. Zeyni Baba'nýn türbesi yanýndan: "Efendim. yüzünü Çalýkuþu -F. Cevap gelmedi.. .Kardeþlerinden ayrýlacaðýna üzülüyor musun? .15 226 Reþat Nuri Güntekin gizlemek için boynunu gevriyor. abacýðým. fena þeyler söyleye burada ismimi lanetle anacaklardý. Eðer bu kadýnla görüþtüðümü duyacak olurlarsa. Birkaç defa çaðýrdým. Anladým küçük. Mutlaka bahçede olacaktý.Allah esirgesin. Munise müstesna. . boynuma sarýlmaya baþlýyo . o kadar sevmem abacýðým. Yanýma geldiði vakit. Bu büyük günahý söylerken bütün vücudu titriyor.

Küçük bir tereddütten sonra peçesini kaldýrdý. On b de ona adeta iyi kýsmetler çýkmaya baþlamýþtý. . gözlerim doluyordu. dedim ki: . kat. hemen hemen bir küçükhaným muamelesi görmüþtü. görüyorum ki. Bu kadýnýn sade. þefkatle dolu bir þeyler söylemeye hazýrlanmýþtým. kýz yan yana geliþleri öyle hazin.. Hiçbir þeyden mahrum etmeyeceðim. daha hazini. Ben onu baðrýma bastým. öyle hazin bir þeydi k rbirinden çekinir. çamurlara batýyor gibi yaparak. ilk defa söz söylemeye cesaret etti: .Niçin acele ediyorsunuz? Bir parça daha kalmaz mýsýnýz? dedim. Zavallýcýk. Munise büyümüþ. Fakat. fakat hazin bir sergüzeþti vardý. istanbul'da Rumelikavaðfnda doðmuþtu. Demek gizli gizli anasýný görüyormuþ. zavallý kadýnda. Fakat iyi bir abla olmaya çal Aþaðýdaki sazlýkta bir adamýn dolaþtýðýný gördük. Kadýncaðýzýn. birdenbire telaþlandý: . Munise. Mümkün olduðu kadar sakin. Ýlk tahminim doðruydu. Kendi kýzý ceðim. tavrýndan. beni. heyecansýz görünmeye çalýþarak: . ince bir ruh olduðunu gösteriyordu. narin yapýlý bir kadýncaðýzdý. bu görüþmeleri bende diðini kadýna söylemeye nedense utanmýþ.Demek. Onlarýn ana. Çok taze olduðu belliydi.Gideyim hanýmcýðým. Evin çocuklarýyla beraber büyümüþ.görmeye geliyordum. Bu söz. bana söylüyordu. nedens geldiðimiz zaman. Nihayet otuz. hepsine bir . En ziyad me dokunan þey.Biliyorum küçükhaným. dedim. bu küçük kýzý elinizde büyütmek bahtiyarlýðýný nasi bu! Þunu size söylemek isterim ki.Hanýmcýðým. Onda iyi bir his býrakmadan ayrýlmak istemiyordum. Bu. büyük. Yüreðiniz rahat olsun hanýmcýðým. Bu kadýna muhabbetle. benim talebem Cafer Aða'nýn babasýydý eði avlamaya gelirdi. Birdenbire bana öyle geldi ki. Munise. Kü ur olan babasýyla anasý birbiri arkasýna ölünce onu Bakýrköy'de kibar bir aileye evlatlýk v rdi. söylemek sýrasý ona gelmiþti. 228 Reþat Nuri Güntekin Ara sýra yolum düþtükçe onu .. öyle yýpranmýþtý ki. yaþa gelmiþ. Yeni bir k bulunmuþtu. dedikodudan korumak için gösterdiði e dokundu. derin bir minnetle ellerime bakýyor. Fakat sarýþýn çehresi öyle yorgun.. dedim. Böyle kadýnlarý ben. ayaðýnda topuklarý kopmuþ. bana dokunmaya cesaret edemediði belliydi. Munise'ye çok benzemesiydi. Uzun boylu. Munise'yi görüyordunuz? Küçük kollarýný belime dolayan Munise'nin tekrar titremeye baþladýðým hissettim. talih size. otuz da. Sonra. hayatýný sa daha hafifleyeceðini hissediyormuþ gibi bir hareketle söylüyordu ve öyle düzgün konuþuyo i. Fakat b k. Zihminden geçen þeyleri o da benimle bareber düþünüyormuþ gibi. Arkasýnda yamalý bir eski çarþaf. geciki rdý. dedi. onlarý öpmek için dudaklarý titriyordu. Çünkü annenin yerini hiçbir þey tutamaz.. Göðsüm. Zavallý kadýn. Munise'nin annesi. sýrýlsýklam. Üstüme aldýðým. Allah sizden razý olsun. Çocuðu gayri ihtiyari bir hareketle omuzlarýndan tutarak dizlerime doðru çektim. de efesle þiþiyor.Eðer burada kalmýþ olsaydýk. Birden korkuyor gi iðimi hissediyordum. Beni sizin yanýnýzda görmesinler. çok büyük bir vazifeydi.. yýrtýk iskarpinler vardý.Yüzünüzü açsanýza.. na olacaðým diyemem. göründüler. Oradan nereye gideceðim belli deðil. Dedikodulara hiç ehemmiy et vermediðimi göstermek için: . çocuðu her zaman size gösterirdim. birbirimize söyleyecek söz bulamadýk. Zaten halinden. Halbuki yüzünde boyadan eser yoktu. o hiçbirisini istemiyor. yüzü gibi ruhunun inceliðini v lýðýný bu talihsiz anneden almýþtý.. Munise'yi güzel ahlâklý bir kadýn olarak yetiþtirecektim. . Fakat. yüzünde peçe y emeni. Ömrümün en büyük tesellisi bu ktý. sonra. Sonra. utanýr gibi ayrý ayrý yürüyorlar. çok boyalý diye bilirdim. gönlünüz rahat etsin. Þimdi.. yüz i manalarýndan da anlamýþtým. Halbuki ben yarýn e hareket ediyorum. Munise'yi aramýza aldýk. Son fýrtýnanýn devirdiði cýlýz bir kavak aðacýnýn gövdesine ÇALIKUÞU 229 oturduk.ÇALIKUÞU 227 Nihayet.

içlerinde bir hicran yarasý kalýrd Mezar taþlarý üzerinden atlayarak mektebe dönerken derin derin düþünüyordum. yapayalnýzlýðýn için sevmiþ. Basamaklardan birine iliþer beklemeye baþladým. tek tuk gelen memurlar mahmur hmur kahve. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaþýp aðlayamazlar. benim yapýþkan kýzým. dayanýlmaz bir can sýkýntýsý baþlamýþ. onu dört senelik bir ayrýlýk kadar çýldýrtmýþ ey. daire yeni açýlýyordu. düþkün bir kadýn. sonra çamsakýzý gibi öyle . Mamafih. sana daima acýmýþtým. * Bu sabah. Dirseklerim dizlerimde. hafta baþlarýnda onun yüzünü görmeyi. ben se kimsesizliðin. pekâlâ.Ah. kaçarsýn. ÇALIKUÞU 231 Yanýna yaklaþarak selam verdim.. bunlarý anlatýrken. Çünkü onun bir sevdiði vardý: Evin küçük beyi. hatta söz atanlar bile oluyor. sazlýðýn uran bu askerlerin genç zabiti onu takibe baþlamýþ. iþ için bu sakallý konuþmak lâzým geldiðini söyledi. Bu halde bir kýzý. O sýrada Büyük Efendi. Munise. Böyle yerlerde gelen a dik dik bakýyor. Çok geçmeden macera duyulmuþ. yaz tatilini geçirmek için ailesinin yanýna gelince. Akþam yaklaþýyordu.'de genç mektepliyi görmeden geçen dört ay. talihine razý olurmuþ. eli kim kabule razý olur? Nihayet o. o vakit Harbiye Mektebi'ne gide arý henüz terlemiþ bir genç. Ýþte bu sýralarda eþkýya takibi için köye bir jandarma kolu gelmiþ. yanýmdaki pencerenin içine kadar giren kocaman bir çýna de. ne de olsa bir evlatlýk parçasý olduðun du. aðlaya sýzla-ya ihtiyar bir orman memuruna varmaya ra zý olmuþ. yalnýz Harbiyeli oðlunu istanbul'da bý arak tamamen buraya göç etmiþ. þadýrvan narýnda zerzevat ayýklýyor. düþünüyordum. Ara sýra beni elle den tutarak: . harap medrese avlusuna bakýyordu. Fakat. bilmem neden. basýk sofasýnda tam üç saat müdürü beklemek lâzým geldi.. dedi. Munise'yi annesiyle yalnýz býrakarak mektebe doðru yürümeye baþladým. B. bu dakikada sen Senin sefil. dallan. daha Zeyniler'den ayrýlmamýþtým.. çenem ellerimin içinde. Kadýn da nasýlsa þeytana uymuþ ve kocas býrakarak zabitle beraber kaçmýþ. Azýcýk dýþarýda bekleyin de Müdür Bey gelsin.Ha. dudaklarýnda ann ceksin. biraz düþündü: . küçükha-nýmlar hep birden onun üstüne yürümüþler v tutmak istemeyerek buraya yakýn köylerden birine bir ihtiyar kadýnýn yanýna göndermiþler. B'ye defterdar olmuþ ve aile.. iki üç hafta. Pencerelerden birinin kenarýna kýrýk bir merdiven dayamýþlardý. fakat ne de olsa bir anne olan anneni kýskanýyorum. Karanlýk odasýnda bunalýyor oluyormuþ. Bu sade hikâye. serçeler oynaþýyorlardý. Ne arsýz gönlüm var benim? Etrafýmdaki i nsanlarý ne kadar çabuk seviyorum. Zeyniler Köyü'nden getirdiðim evraký çantama doldurarak Maarif Müdürlüðü'ne gitti 'yi uykuda býrakmýþtým. Belki de artýk birbirini göremeyecek ola i insanýn bu ayrýlýk dakikasýnda birbirlerine söyleyecek bir þeyleri olurdu. ilk zamanlar bir þey söylemez. bana çok tesir etti. Maarif Müdürü Bey'in emriyle kapanan Zeyniler mektebi mual limi olduðumu. yaðlý yakalý bir efendi ot den birine sordum. mektebin evrakýný teslime geldiðimi söyledim: Baþkâtip. 230 Reþat Nuri Güntekin Zavallý kadýn. Dün sabah. Maarif Müdürü ile beraber baþkâtibin de deðiþtiðini. Vakit erkendi.e buluyordu. Sen doð . sesini iþitmeyi þimdilik kâr sayýyordu. Kýrmýzý kuþaklý baþkâtibin yerinde þimdi. kývýrcýk kara sakallý. Ýrili ufaklý bütün talebelerim kayalý raba yoluna kadar beni selametlemeye gelmiþlerdi. bu vakit. Gerçi bir ümidi yoktu. mavi þalvarlý bir softa. M se'nin dört yaþýnda kuþpa-lazýndan ölen ablasý orada dünyaya gelmiþ. evet. Dairenin loþ. Pencere. Fakat. hâlâ kendini o aðýr karanlýðýn içinde görür gibi gözleri unluk çöküyordu. Kollan sývalý. evvela insaný yadýrgarsýn. Aziz Eniþtem'in tuhaf bir sözü vardý. kocasý bu Zeyniler K yerleþtikten sonra aðýr. büyüdüðün yerlerden ayrýlýrken gözlerinde bir anne bakýþýnýn hatýrasýný. nargile içiyorlardý. Beyefendi.

siyah renkli taþlarýn içinde kayboluncaya kadar Munise ile beraber arkalarýndan mendil salladýk.Benim kýzým. dedim. Belki de yüz yumuþaklýðýmdan alýnmýþ cesaretle etraf eller. o kadar memnundu ki. O da olur inþallah.. güle güle. Zeyniler'de evlendim. Bir kere de ayný hesabý parmak la tekrar ettim. Helal olsun!. Kýz da kýz dediðine deðer ha! Tosun g .Söyleyene bakma. Öyle ya. Henüz gözleri açýlmamýþ ol e'nin kucaðýna verdim.. Güzellerine güzel. 232 Reþat Nuri Güntekin Çeçen arabasýnýn yanýk sesli çýngýraklarý boþ ova içinde titremeye baþladý. söyletene bak. derini yüzeceðim!" diye baðýrarak yanýmdan geçerken" "Hacý Kalfa" diy lendim. kendi çalýþmam sayesinde geçindiðimi zannedi dum. zýkkýmlan. telaþ etme. diye baðýrdýktan sonra yanýma geldi Hacý Kalfa. Güzel bir tesadüf eseri olarak mavi kuþlu odam yine boþ-muþ. sen altý ay yayan yürüsen. Ben. Adamcaðýzýn hediyesi öyle yüreðime dokundu ki. gâvurun kedisi. sahi. þimdiye kadar kendi gayretim. Maalesef doðruydu. Yorgunluðumu bahene ederek gitmek istemedim. Çoban Mehmet. . Yavaþ yavaþ Zey uklara. inanamadým. bana yeni doðmuþ bir keçi y rusu göndermiþ. ne tuttuðunu hâlâ bugün de pek iyi bilmediðim birkaç kuruþ aylýðým bütün masraflarým fenasý. hepsi âlâ. Buna çok sevindim. Adamcaðýzýn hakký varmýþ. o kadar tuhaf bir netice çýktý ki. ya hesap yaptým. Sonra y rý da epeyce tutuyordu. Hacý Kalfa. Hacý a beni zorla evine yemeðe götürdü. Akþam.Þuna bak hele. Fakat. bu da kim. Aðzýnda ciðerle karþýki viranenin duvarlarýna týrmanma li neþeli. .Var. ihtiyar adam bana adeta emir veriyor: ÇALIKUÞU 233 . * Bunlarýn hepsi güzel. Zehra ile. çirkinlerine rine sefil olduklarý için. Elindeki rgile marpucunu kamçý gibi sallayarak: "Dur. Bu netice. Zavallý Gülmisal Kafacýðým. hele son 'zamanlarda o kadar çoðalmýþtý ki. annemin elmaslarýndan birini satarak parasýný ayrý bir kese i eslim etmiþti. kucaðýnda keçisiyle beni takip eden Munise'yi ancak ote lin ikinci katýnda fark etti: . bu aylýklardan ikisini de henüz almaya muvaffak olamamýþtým.Vay hocaným. þimdi bi r kýzým var. bu kadar zaman açýkta kalmýþtým. tövbe olsun. Arabanýn otel kapýsýnda durmasý. Sesin nereden geldiðini birdenbire anlayamayarak durdu ve arabanýn içinde beni görür görmez kollarýný kaldýrýp sokaðýn içinde avazý çýktýðý kadar "Vay.. nereden çýktý? diye sordu. aç bir insan gördüðüm zaman ufak tefek yardýmlarda bulunmayý vazife bilmiþt at insanlar. çok acýklý olmakla beraber gülmekten kendim i alamadým. Dün akþam. Hacý Kalfa'nýn yine meraklý bir zamanýna tesadüf etmiþti. insafsfz mahluklar. beni düþündüren baþka bir mesele var. iki gözüm hocaným!" diye baðýrd Adamcaðýzýn sevinci görülecek þeydi..olmuþtu.. Senin haberin yok. Halbuki elimdeki parayý sarf etmekten baþka bir þey yapmamýþtým. dedi. Þimdiye kadar birçok masrafým . Hacý Kalfa. Fakat .rdi. Bu çocuklarýn hepsine acýyordum.. diyordu. Ýhtiyar adam. benzin bile solmaz.. Munise'nin çenesini okþayarak: . birer birer elimi öptüler. iþte bu fevkalâde ihtiyaçlar karþýsýnda her baþým sýkýþtýðýnda bu keseye el atmýþtým. aðzýnda bir ciðerle kapýdan fýrlayan kocaman bir kediyi kovalýyordu. Böyle her ayrýldýðým yerde kalbimin bir parçasýný býrakýrsam âlâ Zavallýlar. Fazla olarak fakir bir köy hocasýndan baþka bir þey olmadýðýmý da d trafýmda sefil. Tabii. yanýmda epeyce bir para bulundurmadan yabancý bir memlekete git in doðru olmadýðýný söylemiþ. Ben.

böyle düþünürken boþ sofada. baþý açýk. Acelen ne? Ananýn karnýnda dokuz ay nasýl bekledin? di ye bana çýkýþtý. kadýn kadýncýk olursun kýzými" d Ben. bilâkis. diye rica ettim.Hayýr. Ne yaparsýn bu kurnazlýklarý öðrenmek lâzýmdý. Hademe doðru dürüst isimlerini söyleyemez. ütüsüz pantolon. Asgari iki günde bir týraþ olmayacak . . sen bir hademe olmalýsýn. senin gönlün olsun.Evet efendim. onun için müteessir olmadým. dudaðýnýn ucunda kocaman bir pu a oturuyordu. Maarif Müdürü. yine bir teselli icat ettim. 234 Reþat Nuri Güntekin Pencereden giren çýnar yapraklarýyla oynayarak bunu düþünürken hem güleceðim hem de aðlayac u. yarýn yine o mektebe gide ceðim. Bu adamý ayný halde görürsem derhal azledeceðim. geçenlerde mekteplere tamim gönderdim: "Muallime ve muallimler mutla ka bir kartvizit bastýrmalý. Fakat kime anlatýrsýn? Birdenbire sert bir tavýrla bana döndü: "Bahse girerim ki Muallime Haným da bu tamimi almýþtýr. Kartsýz olarak makama vuku bulacak müracaatlar kabul edilme z!" dedim.Dur be haným.Kuzum baba. Gelir gelmez mekteplere bir tamim gönderdim. Fakat onda öyle bir teþebbüs yoktu. Fakat buna raðmen yine kartsýz müra t ediyor. Gireyim mi? . muallim bendenizim. hiçbir þey kazanamadýnsa. hali . Yine hade236 Reþat Nuri Güntekin menin aðzýnda: "Siz bir haným çaðýrmýþsýnýz. oturduklarý. üç beþ dakika sonra tekrar odadan çýktý. içtikleri þeye. Mamafih. o geldi!" teranesi. bir elinde bir bastonla Maarif Müdürü'nün odasýna doðru koþuyordu. birdenbire bir telaþ uyandý.Haydi. muallime haber ver. Hatta. cüretli bir sesle bir þeyler söylüyor . diye cevap verdi. Müdür. beyefendi kahvesini içtikten sonra haber ver.da öyle hafilemiþti ki. buradayým. Böyle muamelelere yavaþ yavaþ alýþmýþtým. hem adamýn iki ayaðýný bir pabuca sokar. Þimdi. Çünkü bu kýyafette muallim olamaz.Nerede o kadýn? Hay Allah. . içindekilerin! saymaya cesaret edemiyordum. Ýhtiyar hademe. gitti p savurmaya devam ediyordu: . yedikleýi. Fakat öyle söylersem hademenin belki daha fazla gayrete gelec eðini düþünüyordum. Dün mek lerden birini teftiþe gidiyordum. beklemiyordu.Efendim. Demek. gezdikleri yere. köþedeki bir koltuða gömülmüþ yaþlý ÇALIKUÞU 235 bir zata küçücük vücudundan umulmayacak kadar çatlak.Darýlma baba. Memurlarý yalnýz resmi hayatlarýnda deðil. Herif taþ gibi dondu kaldý. hususi hayatlarýnda da tak p etmeli. Birkaç dakika sonra minimini boylu müdürün azametli boynunu yükseltip tek gözlüðünü parlata venden çýktýðýný gördüm. Arkama bakmadan içeri girdim. . Siyah çarþafýmla beni birdenbire f yerek söylenmeye baþladý: . bir elin palto.Efendim. idarede Deli Petro sistemine taraftarým. beþ ayýn bütün m rasýna. Tanýmazlýktan gele "Git. bir keþmekeþtir gider. Ben. Ýhtiyar bir hademe. yaþamanýn ve tahammül etmenin ne ol in? Bu az kazanç mý? Bundan sonra artýk çocukluðu býrakýr. bütün yorgunluklarýna raðmen beni yaþatan yine ailemin yardýmý olmuþtu. "Üzülme Çalýkuþu. gir bakalým. Maarif Müdürü geldi. efendi nefes alsýn. Kadýnýn önünde bir muallime rastladým. hem kaçar. elbiselerine müdahale e tmeli. de!" dedim. ne memleket! Dünyanýn israfýný yaparlar da kendilerine bir kartv izit bastýrmazlar. Arkasýndan odaya girecektim Biraz evvel müdürün paltosuyla bastonu hademe karþýma dikildi: . Kim? Hangi haným? Sarý çiz . geçinmenin. ne memleket. Beklediðiniz muallime ge lmiþ de. Seksen kiþi sizi görmek istediðine dair kapýdan hademe ile haber gönderi . Söze baþlamak için müdürün susmasýný bekliyordum. yakasýz gömlek giyecek muallimlerin azledi-leceklerini söyledim. ben bu þekilde giyinm muallime tesadüf edersem kolundan tuttuðum gibi sokaða atarým.

. yok! dedi. Yazmazsan adam deðilsin. müsterih oldu. . tetkik etsin. bizim de. Onlar. Müstahaktýr o terese. hemen masalarýna koþtular. Baþkâtip hiddetle odadan çýkýnca bu iki efendi birdenbire yerlerinden fýrladýlar. Demek bütün bu sözler bu hiddet bana karþý. Baþýný çevirmeden yanlarýna zlar gibi.Peki baþkâtibe teslim edin. fa lan diye birçok anlayamadýðým þeyler soruyor. o. yüz sene sonra evlat ve ahfadýmýzdan bu parayý tahsil ederler. Zaten sen gitmez-sen. Bu. yapmayýnýz. bu ne küflenmiþ kýrtasiyeci sý. Ben: .Yok hemþire haným. beni tam iki saat istintak etti. diye [ söylenerek kâðýtlarý aldý. böyle rezalete gelemem efendim. Fakat kâtiplerin bu zahmeti beyhudeydi. diye anlatacak gibi ol uyor. bizimle hiç alakadar olmuyorlardý.Geçen hafta gelmiþtiniz. Maarif Müdürü. diyebildim. ikide birde þaþýrdýkça onun öyle bir dudak bükmesi. derhal yaz istifaný. paparadan sonra birkaç gün sakinler. Öyle ya. Birkaç kere uflayýp pufladýktan sonra yavaþ sesle söyl e baþladý. iki dakika sonra müdürün. diyordu. muamelatý bir gözden geçirse: "Be herifler.ilahý efendim. hay. gü birinde baþýmýza bir müfettiþ ekþise. söylediðiniz evraký da getirdim. Hazine-i devlet hukukuyla oyun olur mu? Vallahi bi z geberip gitmiþ olsak. "Sözde bunlar da hoca!" diye bir h t etmesi var ki. Hay. . Hafýz Efendi.Allah senden razý olsun Müdür Bey. Mamafih çahþamýyordu. köpek dirisi. .Bu. Benim deli ol maya vaktim yok efendim.Ha.Ben sizden emir almadým efendim.. çý . it diþi. genç kâtibin sýrtýna vuruyor: . Baþkâtip. muameleye bizim baþ hademe kadar aklý rmiyor bu teresin. Ben. "evrak-ý müsbite". öyle sakin ve sessiz ç i.. dinsizin hakkýndan imansýz gelir. diye bir þeyler mýrýldanýyordu. yavaþ yavaþ söylenerek 238 Reþat Nuri Güntekin yerine oturdu. bunca memuriyetlerde bulunmuþ. Ben. belk i sokaklardan bile iþitilecek bir sesle baðýrmaya baþladýðý duyuldu. Hakký var kadýnýn Sana kaç senelik senedi yaratacak hali yok ya.. ÇALIKUÞU 237 Bulunduðum odada biri sarýklý. bir mesele daha çýkardý. kendinin de kafasý dinlenir.Beyefendi. Kirli yakalý baþkâtip. illalah efendim.. Bilmem kaç yýl önce bir muallýmeye dam tamiri için iki yüz ruþ vermiþler. Sarýklý kâtip sevincinden. masala iþleriyle meþgul görünüyorlar. kendi kendine: . kaþlarýndan birini kaldýrarak düþündü: . Allah sende n.Hayretten donakaldým. Aklýn ermiyosa git.Býktým efendim senden. ben oraya gideli yarým sene bile olmadý. ayaklarýyla beraber sakalý da titreyerek içeri girdi. býyýklarý henüz terlemiþ iki kâtip daha vardý. "beyanname sureti". Benim kartsýz içeri girme ediðim için! . Aldýrýþ etme.Emrettiðiniz gibi oldu efendim. deðil bizim odadan. istediðin yere kadar yolun açýk. . þu teresi bir kalayla.Nasýl olur? Siz nerede hocasýnýz? . ben seni taburcu edeceðim. Maarif Müdürü baþkâtibe þöyle söylüyordu. siz eþek ki yüz elli kuruþun mahsubu niçin yapýlmamýþ? Sizin bu usulsüzlüðü niye gözünüz görmedi!" d izi mahkemeye sevk etse hakkýdýr. meseldir. dinsizin hakkýndan imansýz geli . kapanmasýný emrettiðiniz mektep. "lüzum müzekkeresi". ikide birde kendinden d edepsiz biri çýkýp aðzýnýn payýný vermezse rahat etmez. gözlerinden birinin yan bakýþýyla kâtipleri süzdü. Kendi yarýn cehnnem olur gider.Elli yaþýna gelmiþ. öteki. müdürün o k olan kapýya kulaklarýný koyarak dinlemeye baþladýlar. Kâtiplere: . ne þekilpe-restlik. evet hatýrladým. Sonra. Ses kesilmiþti: Kâtipler. Maarif Müdürü'nün yanýna girdi. Ne yaptýnýz. býktým senden. ihtiyar heyetinden getirdiðim mazbatalara iti az ediyordu. Evraký tekrar tekrar gözden geçiriy r: "Müteferrika senetleri". Eyvah yüreðime iniyordu. Yanlýþ battal edilmiþ bir senet pulu için beni adeta aðlatacaktý. fakat bir türlü lakýrdý an-latamýyordum. muamele bitti mi? . Zeyniler Köyü muallimesi. . onun senedi yokmuþ: "Niye bu paranýn mahsubu yapýlmamýþ? Senet nerede? Bulamazsan mahkemeye gidersin!" diye ter ter tepinýyordu. kabak bizim baþýmýza patlar.

hâlâ kapýnýn yanýnda. ben. hafýz söylüyordu. . Zatýâliniz olmasanýz üç günd irenin altý üstüne gelir. . . Herhalde lehimize yazý koparacaðýmýzý umuyorum. beklemeye vaktim yok. . Dýþarý çýkmak için . þimdi baþka bir davanýn peþindeydi.. Daha fazlasýný söyleyemiyordum.Muamele bitti. ziyaretime gelmeyi vaat ettiler. ben bulundum burada. Müdür. uayene ediyordu. . Acele acele: .Kâtipler. ukala dümbeleði. gözlerim kararýyordu. Bir sigara yakýp. isminizi kaleme kaydet irin. paravanýn bir köþesinde bekliyordum. haným? dedi. geçir ra hayli yumuþamýþ ve sakinleþmiþ görünüyordu. sarýklý kâtibin tahmini bir dereceye kadar doðru çýkmýþtý. Maarif Müdürü.Bana baþka bir emriniz olacaktý. Hemen hemen aðýr vazifeleri olan bir anneydim. Maarif Müdürü dün akþam Vali tarafýn erilen ziyafette bu muharrir ve karýsý ile tanýþmýþ. dedim.Adam sende. onlar muamelata vaki deðillerdir.ü! . Evet. tekrar döndüm. bir ses iþittik ama. bunlar ne tuhaf insanlar! Bununla beraber. yoksa bu ziyaret selefim zamanýnda olsaydý. kim bu devlete hizmet etmiþ de. baþlarýný defterlerinden kaldýrmýþ. efendim. odasýnýn tozlar vardaki resimlerin yerlerini deðiþtiriyor ve ikide birde küçük bir el aynasýnda saçlarýný. Gerçi bir Avrupalýya göðsümüzü gere gere gösterebilecek bir mek ok ama.Esef buyurmayýnýz efendim..'ye. Ben. Maarif Nezareti'nde de birçok defalar iþitmiþtim ve manasýný maalesef yi biliyordum. Bu sözleri. bir "Allah razý olsun" demiþler. dedi ve beni daha fazla yormadan acele acele evraký teslim aldý. inde: "Yeþil B. fakat o saniyede gözümün önüne bir hayal. gözlerim yaþlarla d . teþekkür ederim. Söylemeye utanacaðým. Müdürün sinirli sesi bende tuhaf bir isyan uyandýrmýþtý. heyecanla anlatýyordu: . oteldeki odamýzda minimini keçisiyle oynayarak i bekleyen Munise'nin hayali geldi. Yeni bir memuriyet için. bir politika yapacaðým çaresiz. fakat müþkül bir vaziyettey m. . fakat þimdi açýk yerim yok. Türlü huysuzluklarla hademelere. Piyer For. gidebilirsiniz.Hayrola.iþittiniz mi mendeburun yediði herzeleri? Hafýz hayretle baþýný kaldýrdý: . kendi iþim için ikinci defa olarak Maarif 239 ÇALIKUÞU Müdürü'nün odasýna girdiðim zaman. Müdür. Kendilerine mekteplerimizi n bir ikisini göstereceðim.Evet. çok enterasan bir adammýþ. Yaðmur altýnda sokaklardan geçenlere el açan bir fukara gibi baþým imde bir korkak dilenci ahengiyle: . Biraz sonra. utancýmdan göðsüm týkanýyor. Ber versin ki. O vakit. Biraz evvel baþkâtibin uðradýðý hakarete çocuk gibi sevinen H Yarabbi. hürmetli bir dikkatle bu serin sözleri dinliy Baþkâtip. Piyer For isminde bir Fransýz gazeteci gelmiþ.Beyefendi. Yeisimden. Eðer bana hemen bir iþ vermezseniz. bunlarý keskin bir sesle acele acele söylüyor ve bir an evvel çekip gitmemi liyordu. dumanlarýný iki tarafa savurarak: . Münhal vukuunda bir þey yaparýz. size miydi? . 240 Reþat Nuri Güntekin "Münhal vukuunda!" Bu sözü istanbul'da.Yine ne var. Baþkâtip.Kýsmen bana. þimdi eski Feride deðildim. Avrupalýya rezil olduk gittiydi.'de Birkaç Gün" serlevhasý altýnda bir seri makale yazacakmýþ.Bugün saat üçte karý koca.Teþekkür ederim. yorgunluktan dizlerim titriyor. havayý iyi bularak sordu: . Hâlâ ayný köþede oturan ihtiyar efendi ile aralarýnda geçen bazý sözler bana bu hazýrlýðýn B.Pekâlâ.

Matmazel. dedi. Ellerimden tutarak beni odanýn ortasýna çek Yarý zorla peçemi açtý ve yanaklarýmdan öpmeye baþladý. Öyle bir manzara gördüm ki. redingotunu ilikleyerek kapýdan fýrladý. Mektepte arkadaþlarýnýz ve hocalarýnýzla beraber çýkmýþ bir grup fotoðrafýnýz vardý Orada an'ýn omuzuna dayamýþtýnýz. Bir aralýk umdu. Artýk. Maarif Müdürü'nü tamamýyla unutmuþ gibi benimle konuþmaya baþlamýþlardý. sizi ne kadar tanýyorum. uzun boylu. Çocuklar köy kahvesinde okuyorlarmýþ.Ah. Minimini boyu ile gülünç bir revarans y . ben hep lakýrdýlarýný tarta tarta söyleyen aðýrbaþlý insanlar arasýnda yasaya yasaya Çalýkuþu . B iyorlar. ailesiyle beraber Fransa'ya gitmiþ. Gizli bir hareketle tekrar peçemi kapamak istedim. türlü hakaretlere uðramaktansa kabul etmek daha iyi olacaktý. en önde ve ortada olmak üzere fýmýzda bir yarým daire çevirmiþler. Gazetecinin karýsý benim esjci sýnýf arkadaþlarýmdan Kristiyan Varez'di. köyde benim için Maarif Müdürü'ne Fransýzca söylediði sözleri hatýrladýysa iraz sýkýlmýþ olacaktýr. baþka yerde olsam kahkahalarla gülerdim. aðýzlarý hayretten bir karýþ açýlmýþ. dedi. S nce baþýný çevirdi ve yüzümdeki peçeye raðmen bir anda tanýdý: . cevabýnýzý bekliyorum. sizde n o kadar çok bahsetti ki. bir tatilde. Kristiyan'a yavaþça: . Görüyorsunuz ya. Dýþarýdan. ÇALIKUÞU 241 Maarif Müdürü. Piyor For. ah. benim küçük Çalýkuþum. Kristiyan. Hatta o. Bunlar. kabule mecburum!" dedim.. Baþýmý önüme eðdim. olan olmuþtu. Bu Çadýrlý'nýn Zeyniler'den daha fena bir köy olduðunu zaten iþitmiþtim.Çahkuþum. aralarýnda Zeyniler'e gelen uzun boylu Nafýa mühendisi de vardý! Sonradan b u efendinin. efendim. Adamcaðýz. diye koltuklan gösterdi. dedi. mani oldu. dýþarýdan seslenmiþti. evvela kalýn mantolu bir genç kadýn girdi. Bana artýk çýkýp gitmek düþmüþtü. kim bilir. Buna bir de manevi zillet manzarasý ilave etmek istemeyerek yüksek sesle ve olanca cüret ve neþemle konuþmakta devam ediyordum. misafirlere mihmandarlýk ettiðini anladým. Açýðým yok. Bununla beraber. Yavaþ yavaþ kendimi toplamýþtým. nefes gibi hafif bir sesle: "Peki. biz hiç yabancý deðiliz. ayný titiz ve telaþlý tavrýyla: . Fakat. rahatsýz olmayýnýz. elimi öptü ve eski bir bildikle konuþur g ." dediðini iþittim. Zorla beni kocasýna döndürerek: .Piyer.F. Arkadaþým. Çalýkuþu her þey aklýma gelirdi fakat seni böyle simsiyah bir alaturka çarþafla ve gö e yaþlarla burada bulacaðýmý ümit edemezdim. i e gelirse tayin edeyim veyahut daha iyi yer isterseniz. güzel çehreli. Misafirlerle beraber odaya birtakým yabancýlar da girmiþti. Daha garibi. sen burada.Söyledim haným. ne kadar þaþýrmýþlardý. Bilir misiniz.O. meraklý bir hokk köylüler gibi benim Fransýzca konuþtuðuma bakýyorlardý. Fakat Maarif Müdürü cevabýmý iþitmedi. Maarif Müdürü. Henüz görmeye muvaffak olamadýðým Maarif Müdürü. Kristiyan. onlara arkamý çeviriyor. beklersiniz. Maarif Müdürü. gözlerimdeki yaþlarý göstermemek için yüzümü arkadaþýmýn omzu . 16 242 Reþat Nuri Güntekin adamcaðýzý öyle görecek hale gelmiþtim. rica ederim. orada kuzenlerinden ge nç bir gazete muharririyle evlenerek bir daha geri dönmemiþti.Haydi. kumral bir adamdý. Fakat. Muallim için de yatýp kalkacak yer yokmuþ. Onlar. ne tesadüf! Kristiyan. nihayet vaziyetteki tuhaflýðý gördü. Fakat aylarca bura sürünmekten. Çünkü bu dakikada kapý birdenbire açýlmýþ. biraz deliþmendi. kerliferli bir kadýn olmuþtu. Yüzünü görünce hafif bir hayret ferya im. nihayet muradýna ermiþ. sana Çahkuþu'nu takdim edeyim. Yalnýz "Çadýrlý"da bir köy mektebi var ama. yahut da.. beni en çok seven arkadaþlarýmdandý. Eski bir sýnýf arkadaþýma kendimi bu kadar düþkün bir vaziyette göster inefsimi kýrmýþtý. Gazeteci. karýþmam. sizi takdim etmeseydi de ben Çahkuþu'nu tanýyacaktým . çok bahtiyarým. birkaç sene içinde inanýlmayacak kadar deðiþmiþ.Oturmanýzý rica ederim. . Ben. Benim için çekilip gitmekten baþka Fakat kapýdan çýkacaðým sýrada onun Fransýzca: "Giriniz.

beni çok mütehayyir etti. Ruhun böyle ince elan'larýný Kristiyan da þüphesiz çok iyi ar.Matmazel Feride Hanýmefendi köy muallimliði için ýsrar ediyor. Nasýl söylediniz?. aksiyon'u boþ hayale tercih ediyorlar ve istanbul'daki refah ve sa adetlerini býrakarak kendi istekleriyle Anadolu'yu uyandýrmaya geliyorlar. yer For. vilayet için zintilerimiz arasýnda fýrsat bulursak. memleketin çocuklarýna hizmet etmek iste týmdan memnunum. n e ulvi bir feragat numunesi ve benim için ne bulunmaz bir makale mevzuu.. Emriniz gelinceye kadar vekil olarak çalýþýrsýnýz. Arkadaþým. Çadýrlý Köyü'nü buyurmuþtunuz galiba. hani bazen insanýn yüzünde böcek dolaþýrda tuhaf ürperme olu un gözlerinin de böyle bir böcek gibi yüzümde dolaþtýðýný bakmadan hissediyor. dedi. beni methederken hem hoþlanýyor. kendisinin mer kezdeki Darülmualli- ÇALIKUÞU 245 mat'ýn Fransýzca hocalýðýnda daha büyük hizmetler yapabileceði kanaatindeyim. Ýstan a iyi bir garp terbiyesi görmüþ bir yeni genç kýz nesli vardý. Sizin gibi bir genç kýzýn arzularýna itaat etmek ir vazifedir. yoksa Çadýrlý? Matmazel. matmazel. Anlamadan yüzüne baktým. Piyer For. Tabii. Ya ah iþe baþlarsýnýz.ÇALIKUÞU 243 .Kristiyan. Fakat ben.Senden artýk müsaade isteyeceðim. Ne güzel. kendimi saklamak istemek arzumu yanlýþ anladý: . ona bakmýyordum. Türklerin u yanýþýndan bahsederken müsaadenizle sizin adýnýzý da zikredeceðim matmazel Feride Çalýkuþu. karnesine dayanarak: .Ben anlýyorum matmazel. dedim. benim sýrtýmda babayani bir çarþafla burada bulunmamý bir türlü sýðdýramýyor. Onu burada görmek.Hanýmefendi ayakta kalmayýn.. lütfen. Fakat. Türkçe olarak: . durunuz. Þaþýyorum. Onlar. Arkadaþýmýn ýsrarýný Maarif vvel bana o kadar soðuk ve fena muamele eden bu adam. Maarif Müdürü kýpkýrmýzý. artýk olan olmuþtu. derin bir hürmetle önümde eðilerek b ir koltuk da bana ikram etti: . kuvvetli bir ses ve ukala bir tavýrla: . Telaþla: . ben de hoca s ettim. hem utanýyordum. bir türlü yakamý býrakmýyordu. dedi. Memleketin hangi bahtiyar mektebinde hoca olduðunuzu sorabilir miyim ? Dedim ya. diyordu. bunun ne kadar tabii bir þey olduðunu bir türlü anlamak istemiyorsu 244 Reþat Nuri Güntekin Mösyö Piyer For. kocanýn benim adýmý gazeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluðu kese im. öyle güzel bir karakteri vardýr ki. þu þekilde izihat vermeye mecbur oldum: . Adamcaðýz. Benim bundan çýkardýðým netice þudur ki. Çaðýrh.Fransýz mektebi mezunu olduðunuzu ve Fransýzca bildiðinizi söylememiþtiniz. böyle olunca i. Bana Türkçe olarak þu izahatý verdi: . rahatsýz olu Kristiyan'ýn merakýný yatýþtýrmak için.Durunuz. Þimdi sizi Nezarete inha edeceðim. Gönlümün rýzasýyla bu vilayette çalýþmak. dedi. Çaresiz oturduk. dedi. Maarif Müdürü'ne döndüm. Fakat.Bu tevazu da çok güzel. herhalde yelkenli kayýk ile dünya seyahatine çýkmak kadar tehlikeli bir k apris deðil. Kristiyan. birdenbire kendisini toplayamadý. sizi güzel köyünüzde talebeleriniz arasýnda ziyaret riz. Bunlar Loti'nin dezanþante'l gibi faydasýz spleen'lerle kendilerini harap eden nesilden bambaþka bir nesle mensu pturlar. çamsakýzý gibi yapýþýyor. Fakat. dedim.. kocasýna hitap ederek: Bilmezsin. herkesin bir þeye heves ettiði gibi. yerinden kalkmýþtý: .Bütün bunlarda þaþýlacak bir þey yoktur.Bendenize teklif ettiðiniz mektep neresiydi? dedim. Feride ne enterasan bir kýzdýr. Piyer. istanbul'un en asil ailes ine mensuptur. hâlâ hayretten kendini kurt Ya o saygýsýz Nafia mühendisi! Odanýn bir köþesine saklanmýþ beni göz hapsine almýþtý. olur mu? . Ara sýra gözlerim Maarif Müdürü'ne tesadüf ediyordu. O kadar zarif bir zekâsý.

neredeyse) gelece erek beklememi rica etti. * "Sana çok acýrým Feride. Hangi rüzgârýn seni bu nlýyorum. dedi. bir genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük f man gözlerimi önüme indirerek kapadým: "Doðrusu. sonra gelirim. o güzel darbýmeselin söylediði gi i. Baþýmýza bu hal de geld akýlsýz kafanýn derdini ayaklar çeker. gör Hiç kimseye benzemeyen bir tavrý vardý. . zavallý Çalýkuþu!. latasý fena halde ýslanmýþtý. talebemi yaþça bana yakýn. onu çok severdin. býn bu kadar koyu bir karanlýktan. beni doðru müdürün odasýna götürdü. ayýn on beþi karanlýksa.Geçen sonbahar onu kaybettik. bu kadar umulmaz bir dakikada doðacaðýný aklýma getireme m. hatta zannederim mý benden büyük. Kristiyan. akýllý hanýmlar. Sevdiði bir niþanlýnýn ölümün t. Fakat. niþanlýn þimdi nerede? Baþýmý önüme eðdim. Aðarmýþ top sakalýnýn çerçevesi içinde yuvarlak yüzü. iler'den sonra. bu seferlik bizim lata çekti.Hayatýn. yolda bir saðanaða tutulmuþ. on beþinin mutlaka aydýnlýk olacaðýný bilmiyor deðildim. gayet yavaþ: . fakat he ilirdi. Halbuki. Þemsiyeyi almayý unutacak olduk. dedi. doðru mu söylüyorsun? dedi.Nasýl Feride. ÇALIKUÞU 247 Kâh pencereden teneffüs bahçesini seyrederek.kýzým..Tu.. Hele Recep Efendi isminde sarýklý bir müdür var ki. niçin evlenmedin? . Kristiyan'a çok tesir etti. Munise tekrar gözlerimin önüne geldi. deðil mi? Saklama küçüðüm. Darülmaullimatf nda derse baþladým.j tiðýn kadar acýnacak insanlar deðillerdir Bir büyük tesellileri vardýr onlarýn.. Allah belasýný versin. sana yalan söyledim Krýstiyan Ben. Mamafih. yýllar geçtikten sonra.Cevap vermiyorsun. güzel bir evin çiçekli bahçesinde çember çeviren þýk bir küç Ayrýldýðýmýz zaman Kristiyan. Beni odada görünce: .Hakkýn vardý. Fakat bu sefer bir otel odasýnda minimini keçisiyle oynayan fakir bir çocuk deðil. Latasýný çýkarmaya baþlamýþtý Ben ayaða kalkarak: . ben bu haktan mahrumum Kristiyan!. ý!l( . ben. uzak bir rüyayý takip eder gibi gözleri dalgýn.Hoþ geldin. Nihayet geldi. Birkaç defa seni görmeye gelmiþti O zaman. Feride. Sýmsýký bileklerimi tutan elleri titriyordu: . burasý-] ný beðenmediðimi söylersem esasen ayýp düþer. kâh duvardaki levhalarýn karýþýk yazýlarýný o yarým saate yakýn onu bekledim. bir genç kýz için daha büyük bahtsýzlýklar da biliyorum. sana onu soracaðým. onu sevmemek mümkün deðildi.. Arad lar. her bir vardý. hakkýn var" dedim. Bu cevap. erin son bakýþý benimdi!" de-1 mek hakkýna maliktirler." * Bu sabah B. o niþanlýnýn çehresini göz önüne getirmek im-1 kânýna maliktirler. görünüþte fena insanlar deðil.. Ah. Kusura ba kma kýzým. Bura-1 ya galiba çok ýsýnacaðým. dedim.Efendim. genç kýz için sevdiði bir niþanlýnýn ölümünü görmekten büyük felaket olamaz.. Yeni arkadaþlar. itiraf etmekten kaçýnýrdýn.Feride. beni bir köþeye çekti: . Üstünden akan sulara bakarak: . Bu hayalin yüzünü kalplerinin duda. Allah cümlemize mübarek etsin. elma gibi kýrmýzý yanaklarý.. l Mektebe geldiðim vakit Muavine .Feride. Zannederim ki. biraz kurunacaðým. bir felaketten sonra daima bir saadet verdiðini. Sen niþanlýydýn. Ne yazýk! Sana çok acýrým. diye dýþarý çýkmak istedim O. Recep Efendi'nin idareye gittiðini. rahatsýz etmeyeyim. ömür. idareden þimdi haber verdiler. bir gece yabancý bir memleketin karanlýk ve soðuk bir odasýnda yalnýz kaldýklarý vakit. sesi hareketli devam etti: Reþat Nuri Güntekin 246 'l. O vaziyette baþka ne di ilirdim7 Fakat ben. derler ama.. bir el iþaretiy .

. bütün K'ler ibi telaffuz ederek konuþuyordu. bu sözleri biraz sýkýlarak. mektebin müdür muaviniydi. o memuriyetin istihsalinden dah müþküldür. Deminden beri bir þey söylemek istediðine dikkat ediyordum. Bu defa.Amma yaptýn ha.Evet. Müdür Efendi. Müdür Efendi. kulakta çýnlayan tuhaf bir sesi vardý.Yok caným efendim. .tekrar oturmamý emretti: . aksi aksi yüzüme bakýyor' . adýla. seni talebeye takdim edeyim. Allah'tan ha. akýllarý baþlarýndan gider. . Fakat. beni sýnýfa götürmeye r penceresinden talebelerimi görür görmez yüreðim aðzýma geldi. Allah'tan ha? Allah da verdi mi verir. (Yakasýna bakarsan gömlek eplerine bakarsan yelek). annen sana süt yerine gül reçeli mi emzirdi be? !. Bir tanesi geçenlerde bir hal yiyecek olduydu: Tövbe ler olsun. Sonra söz söylemek fýrsatýný kaçýrmamak istiyor gibi: . yapa-. Yani demem o demek ki. böyle parlak yüz gördün mü Muavine Haným? Kýzým.Amma tuhaf iþ ha.Hamallarý iki mecidiyeden aþaðý razý edemiyorum. kapý dýþarý ettim. Bugün sana pederane ihtar ediyorum. ille velâkin evvela git. Ama ne yapalým ki Allah sürmüþ. ari-l fe olmalý. sesini alçaltarak! söylemiþti. dedim. "Her yerde iþittiðim bu söz artýk canýmý sýkmaya baþlam týkýrýnda gitmiþ ha! Þu var ki. Arkasýnda mor çizgili sarý atlastan bir yelek yahut gömlek vardý. ha" diye gülerken (h) harflerini. Recep Efendi. . Müdür Efendi.Sen. ne yapalým? diye ilave etti. tövbe olsun arkalýðý sýrtýma alýr. evet. Öksürmeden lakýrdý söyleyemeyen orta yaþlý. diyordu. kadýn kýsmýnýn süs ve altýna tutkusu bir yaradýlýþ eðilimidir. Sonra tekrar bana döndü: .Müdür Efendi. Birdenbire iþi anladým ve kendimi tutamayarak güldüm: . Fena halde þaþýrdý ir þey mi sü. dedi. Çekiçle üstlerine vurulan madenler gibi. hâlâ üstünde ince ince dumanlar tüten latasýný giymiþ.Bak tereslere. o boyalardan ben de þikâyetçiyim.rülmüþtü? Muavine Haným'la birbirimize baktýk. talebe sýnýfa girdi. öyle olmuþtu. Muavine de benimle beraber gülmeye baþlamýþtý: . yine mektebe gelmiþ çocuklara alfabe talim eder gibi tane tane döküyodu.Kýzým. onun gülüþü de herkesten baþka tür "Ha.Hanýmýn tabii rengi efendim. Çarçabuk kaným kaynamýþtý. . Ben.Fakat bende boya yok. öyle söyle. þu yüzünü iyi bir yý Müdür Efendi. bir memuriyetin muhafazasý. dedim. ders f vakti oldu mu dersin? . kahkahalar Müdür Efendi'ye sirayet etti.. Ne kabalýk Yarabbi! Dershan . ben dünyada yüzüne boya sürmüþ insan deðilim. Muavine Haným. Sinirli sinirli. Öyle deði naz Haným? Aðzýný açmaya tövbe mi ettin? Þehnaz Haným. hariç-j ten muallimlik vakarýný muhafaza etme li. þaþkýn þaþkýn: . be kýzým. dedi. rým. Ýlle velâkin gayet ciddi olmalý.Haydi kýzým. su ile çý yok. Sen. amma yaptýn ha.Yüzümde bir þey mi var efendim? dedim. Kocaman meþin kunduralarýnýn at nalý þeklinde çi süslü tabanlarýný ateþe vererek benimle konuþmaya baþladý. Ben delibozuk bi par mýyým. eþyayý kendim taþýrým. sobanýn yanýnda dumanlan çýkmaya baþlayan ýslak kundurularýnýn naili tabanlar gibi yerinden fýrladý: . dedi. dýncaðýz. Benim muallimlerim kendi öz kýzlarým demek248 Reþat Nuri Güntekin tir.Oldu efendim. cýlýz. ha. Maarif Müdürü'ne sormadan pasaportunu eline verdim. Herhalde bu Recep Efendi. pek hoþ bir insan olacaktý. ille muallim kýsmýn fa girmesi caiz deðilir. teklif mi var? Bir bakýma senin pederin sayýlýrýz. Sobanýn yanýna bir iskemle çekerek oturdu.Sen bayaðý çocukmuþsun. sen git. O da benim gibij mütehayyirdi: ÇALIKUÞU 249 . edibe olmalý Vazifede kusur etmemeli. Gayri ona göre çalýþýrsýn. benim bu þaþý gözlerimi görüyor musun? Onlarýn l yan bakýþlarýný alimallah bin liray bir bakýver-l dim mi.

o kadar aldýrýþ etmiyorlardý. o ne ya?. týlsým bozulmuþtu. milletten yediðiniz ekmek zýkkým olsun!" diye ba sonra çýktý gitti. on kadar devam etti. Birdenbire yumr vurdu. lakýrdýlarý Bereket versin. Nihayet. Öyle zannederim akýþ.elki elli çocuk vardý. onlardan daha ziyade ükmüþtüm. Müdür Efendi fazla gülenleri "kalpatanla diþlerinizi sökerim ha!" diye zarifane tehdit edermiþ. bunun size faydasý olursa bahtiya lacaðým. Maþallah.. Kýzlar. kimyayý. içi cevherlidir. Sýnýftan çýkarken kýzlarýmdan biri yanýma geldi. Bir parça Fransýzcam var. limon gibi sýkýp ilmini aðzýndan almazsanýz. Nutuk. Bu kadýn kýsmýna yüz vermeye gelmez ya. onda müthiþ bir dinletme meraký vardý: 250 Reþat Nuri Güntekin . ilk dersim pek güzel geçti. rezil olacaktým! Ýlk defa doðrudan doðruya sýnýfa bakmaya cesaret ettim. o bin liradan fazla deðer yan bakýþlarýyla penceresinden bakarsa dehþet! Onun için talebelerime ayrýca bir ihtarda bulunmaya lüzum gördüm: . Doðrusu ben.Hanýmlar. O ne ya. 252 Reþat Nuri Güntekin . kendimi toparlamýþtým. O maden gibi kulaklardan çýnlayan sesiyle baðýrarak be eriyordu: . hemen bu dakikada çekilip gitseydi. Birde bana bir cesaret geldi. bu gizli gülüþ. na. Birdenbire üstüme diki en bu bir yýðýn göz karþýsýnda adeta eriyordum. Aman Yarabbi. Sabahta an söylenen geveze Çalýkuþu. makamýna bakalým!" diye hemen hemen zorla beni kürsüye çýkardýktan sonra. Þaþý gözlerinin bin liraya satmayacaðýný söylediði o korkunç yan bakýþlarýndan biri .Hanýmlar. Onlar da gözlerime bakarak gülümsemeye baþladýlar. ancak Fransýz diliyle olurmuþ. O melun kahkaha nöbetlerinden birinin tutmak üzere olduðunu hissediyor. Fakat size kýrýlýrým.O memalik-i irfanýn anahtarlarý. diye söze baþladým.. neler söylüyordu! Avrupalýlar týbbý.O ne ya?. Söyleyecek b endimi tutamadým. gayri ihtiyari. yerlere geçiyord um. Bana "kal-patan"ýn sadece "kerpeten" demek nu söyledi. nlar da gülüyordu. Müdür Efendi. Artýk. devletten. Hiç güçlük çekmeden söylüyor. kürsüyü yumrukluyor: "Ne sýrý alpataný getiririm ha!" diye yarý þaka. tövbe olsun. Artýk.. kýzlarýmýn yavaþ y e kocaman hanýmlara karþý kýzlarým diyebilmek ne saadet! Yalnýz ara sýra biraz fazla gülüyo enim için hava hoþ. Sýnýfta gülüþmenin artmasý nihayet Müdür Efendi'nin dikkatini celp etmiþti. parmak kadar görünür ama. dut yemiþ bülbüle dönmüþtü. d Hasýlý. astarýný da istersiniz. müþkül bir vaziyette kalacak. o anda bizi birbirimize sevdirdi. Müdür Efendi. þu parmak kadar kýzýn elindedir. Fakat maþallah Recep Efendi. iyiden iyice coþmuþtu. hafifçe güldüm. Siz. y vahýnýza. Böylece talebemle ilk bakýþýmýz tatlý bir tebessüm oldu. Bereket versin. Kapayýn çabuk aðýzlarýnýz r gibi ne sýrýtýp duruyorsunuz. tüfekle olmaz. Ara sýra gülüþmeler arttýkça Recep Efendi. uzu verdi. . onun heybetin e bakmayýn. Size. Talebemle yalnýz kaldýðým bu ilk dakikanýn bu kadar müþkül olacaðýný düþünmemiþtim. berbat ederini. yakasýný býrakmayýn. diye baðýrdý. boðazýna bas limon gibi sýkýn ha."Çýk kýzým. az yüz verdiler mi. talebelerim beni hâlâ Müd endi'nin nutkuna gülüyor sandýlar. Sýký yapýþýn. Aman. gülmeleriniz tebessüm derecesini geçmemeli. son bi r ÇALIKUÞU 251 defa daha: "Sýký tutun. yarý ciddi onlarý tehdit ediyordu. ananýzdan babanýzdan. felekiyat ve riyaziyatý Araplar aldýklarý halde biz ne halt karýþtýrýp Avrupalýlardan yeni bilgileri almýyoruz? Avrupalýla ni ilm-ü irfanýna payzeni duhul olup gücün yettiði kadar ganimetler almak meþru bir çapul i Bu çapul öyle topla. dilim açýlmýþtý. Baþýmýn içi bomboþtu. sizi tehdit etmek için benim elimd e Müdür Efendi'nin galiba "kalpatan" dediði þeyher neyse ondan yok.. Hepsi de hemen hemen benle akran genç kýzlar.

Vaktiyle trende afacan bir mektep kýzý görürdüm ize öyle benzerdi ki. Soba boru kendime siper ederek ona bakmaya baþladým.. Arada þunu da söyleyeyim ki. iki kardeþ. insan. ekseriy e mahkûm hastalarda görülen renksiz. aç leri bana. Böyle olduðu halde bahsedilen Þeyh Yusuf Efendi'nin mutlaka bu zat olduðunu anladým. Fakat.Affedersiniz beyefendi. Bu halim. Ben. Kendisini ilk defa soðuk. Coðrafya hocasý Ömer Bey.'ye gelmiþ. doðrusu onlara da fena insanlar diyemem.. Bana karþý fazla soðu duranlar. Eski bildiklerden ikincisi kocaman gözlüklü. Zaten Þeyh E meþhur bir bestekâr. iki duvar köþesiyle bu soba arasýndaki ar lýða girerek ayakta durmuþ. Takdim etmeyi unuttuk. ellerimi önlüðümün ceplerine sokarak üstümü kurutuyordum. eðlenmiþ-tým. dikkatle yüzüme bakarak: . bir musiki müzesi gibiymiþ. iye gülerek . evinde bile herkesle seviþebilir mi? Arkadaþlar arasýnda en hoþuma giden. Birisi vaktiyle Merkez Rüþti-yesi'nde beni müdafaa eden uzun boylu.Kim bu küçükhaným.. ince sarý sakalý. birkaç s vvel B. Ýçeriye gird t siyah önlüðüm ýslanmýþtý. tatlý bir adamdý. teneffüste bile peþimi býra rlar. sessiz bir evde yaþýyorlarmýþ. insan. bir Mevlevi þeyhiymiþ. tövbe olsun gözüm açýlacak!" diyor. ince uzun boylu bir efendi girdi. Onun da gözü beni ýsýrýyor. olabilir. hemen etrafýný aldýlar.'nin en ehemmiyetli bir þahsý. Yalnýz mektebin 253 ÇALIKUÞU deðil. ismini bilmediðim bir yazý mualli nihayet musiki muallimi Þeyh Yusuf Efendi. Zahit Efendi. muavin Þehnaz Haným bana. benim kendi icat ettiðim bu kýyafe vaþ yavaþ yayýlmaya baþladý. bütün B. Hatta. Bir 254 Reþat Nuri Güntekin aralýk gözlerimiz birbirine tesadüf etti. Sebebi nedir. bildiðimiz siviller gibi giyinmiþti. Süzgün yüzünde. Bulunduðum yerden baþýmla selamladým: . tallý seste belli belirsiz b kâyet! Etrafýnda bir daire çeviren arkadaþlarýma bir türlü bitmeyen yaðmurlardan þikâyet ed valan. Her çalgýdan. galiba. pansiyonun loþ dehlizlerinde mahzun mahzun gülümseyen Isa resimlerini hatýrla ttý. þeffaf bir beyazlýk vardý. Türlü maskaralýklar eder.B.. B irbirlerinden hiç ayrýlmýyorlar. Hele söz söyleyiþi doyulmayacak kadar tatlýydý. Mektepte birkaç erkek muallim de var. Fakat. paltosunu çýkardýlar. Teneffüste talebelerimle beraber bahçe onlara yepyeni bir top oyunu öðretmek bahanesiyle biraz oynamýþ. önüme bakarak: . diyor. talebelerimizden mi? diye sordu Arkadaþlarým hep birden bana döndüler. O. ihtiyar bir din dersleri hocasý. Arkadaþlar. Köþenin karanlýðýnda beni biraz daha iyi görmek i gözlerini büzdü: . diyordum. keskin kara gözlü kadýn ki. Mekte pte onu çok seviyorlar. bunlarla sýký fýký arkada tavsiye etti. Yusuf Efendi. dedi. yaðmurlu bir günde gördüm. nazik. 28 Mart Kýzlarýmdan çok ama pek çok mennunum. Fakat o. her sazdan varmýþ. bilmiyorum! Bunlardan baþka iki tane eski bildik var. ama leke olacaðý derek aldýrmýyoruz. Fransýz filandý. kýranta bir miralay mütekaidi. Arkadaþlarýma gelince. Müdür Efen-di'nin yan bakýþlarýndan kokmayan ye arkadaþýmýz bu. burada haftada bir gün ders veriyormuþ.Allah. Beni o kadar sevdiler ki. bir vag n dolusu halký güldürmekten kýrar geçirirdi. Müdür Efendi bunun rengine i ediyor: "Müslüman kýsmýna kara giymek yakýþmaz. Bilakis Recep Efendi.ihtimal. diþlek bir ihtiyar muallime. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla beklediðini söylüyordu. kendi kendilerine küçük. Göztepe taraflarýndan bir yerde muallimeydi.. Halim. Allah! Bu kadar benzeyiþ görmedim. Muallim odasýnda kocaman bir çini soba yanýyordu. Yeni Fransýzca muallimimiz Feride Haným. gizli gizli mavi latasýnýn yakasýný rek: "Vah ne þirrettir o! Þunu bir atlatsam yok mu. talebelerim arasýnda bile. odanýn bir köþesinde yan yana bakarak benim için herhalde iyi olmayan þeyler fýs aþanlar yok deðil. Bu k nler söylüyorlar. ondan çekiniyor. onlarý aðlamadan dinleyemezmiþ. Vaktiyle arasý sý a tren arkadaþlýðý ederdik. Kapý beþ yaþlarýnda. Öyle parçalarý varmýþ ki. Nezihe ve Vasfiye diye iki sevimli istanbul çocuðu. yeþilden yapmalý!" diyor.

aþaðýsý mi Allah esirgesin. Ben.. bir ders levhasý almak içi n o salona girmiþtim. resim yapmaya baþlýyorum.akþamüstleri ortalýk kararýrken biraz mahzun oluyoruz. Baþýnda kýr çiçeklerinden bir çelenkle. birbirimizi kovalamaktan. bu Yusuf Efendi'yi bir aðabey gibi seviyordum. köþelerden birinde gözüme. Munise. Mazlum durmuyor. vallahi ben durmak istiyorum ama. hýrçýnlýk etmeye. ad ayaný Bu dalgalý yeþillik içinde gelincikler. Komþu evlere. Müdür Efendi benden çok memnun. bunu bana içinin eþyalarýyla beraber raladýlar. bu þeytan mahluklar ayaklarý arý yeri benden iyi bilirler ya. O gün. B 7 Nisan En büyük bir emelime daha kavuþtum.Ben. öyle güzel bir baharý var ki. Ba kýzýyorum. Bahçemde renk renk çiçekl açýyor. taze yaralar gibi kanýyor Bütün boþ günlerimi de Munise ile koþmaca oynamak. Fikri gibi bazý büyük þairlerdeki ilahi melali bir sesle ifade etmesinden ibarettir. bunu bana ah razý olsun Hacý Kalfa buldu. toza. Sadece Maz lum -Çoban Mehmet'in verdiði keçinin ismini Mazlum koyduk. Yalnýz.Büyük bestekârýmýzý tanýdýðýma çok memnun oldum efendim. N ezer? Gülmekten. açýk kalan mutfak kapýsýndan bahçeye. yalandan surat ediyorum: "Ne yapayým. Çocukluðumun mesut günleri bir orgun çaldýðý aðýr. minimini. o da Hâmýt. Þeyh Yusuf Efendi ile ahbaplýðýmýz çok ilerledi. taþlýktaki mavi çinilere ayaðýný sürüyor duvardaki çi rini elleriyle seviyor. diy Mektepteki derslerim galiba fena gitmiyor. Bu ÇALIKUÞU 255 yaramaz. gülmeyi fazla sevdiðim için ara 256 Reþat Nuri Güntekýn il M ýl'ý sýra darýhyor: "Kalpataný sana da getiririm ha!" diyor. bu daim böyle olacak. Her taraf yemyeþil. Unutulmuþ bir dost mezarýna yaklaþýr gibi titreye titreye onun yanma gittim. fakat pozdan pek sýkýlýyor. topraða bulanmýþ bir eski org iliþti.. O vakit Mun "Abacýðým. senin þeytanlýðýný anlamýyor muyum sanýyorsun? Sen hayvaný mahsus gýdýklýyorsun. dedi. içeri alýncaya kadar epeyce yürek üzüntüsü çektik. Beyaz teninde bir pembelik uçtu. oradan dereye inen bayýra kaçmýþ. Munise de... hafifçe ayaðý kayþa doðru dereye düþecek Hoþ. El erini ovuþturarak boynunu büktü: . odamýn pencerelerine sarmaþýklar týrmanýyor. Hülasa. keçsiyle beraber çimenlerin üstüne uzanýyor Resim meraký bende en uyandý. evimizden çok memnunuz. þirin bir evceðiz. Evet. Hoca Efendi? Üst dudaðým bir parça kýsa da ciddi durduðum vakit bile gülüyorum unuz!" diyorum. Sesin gizli þikayetiyle öyle güzel. ellerinde mendi lerle babalar. Sözde biraz temizlik yapacak. parmaðýmla onu tehdit ederek: . ip atlamakla geçiriyorum Yorulduðumuz vakit ben. temiz bir evim var. kardeþler geliyor. Hele bahçemizin önündeki dik bayýr. ayný semtin kenarýnd alý. Birkaç günden ben Munise'nin suluboya bir resmiyle uðraþýyordum. birdenbi atlý ve mahzun bir ihtizaz uyandý. Kendi evine iki üç dakikalýk mesafede. Bizim kapýmýzý bu saatlerde hiç kimse çalmayacak. alt alta. Daha iyisi.bizi epeyce korkuttu. Bu memleketin. bahçeli. dedim. . Hele biçare Munise. Yaramaz kýz usl ursa çabucak bitecek. küçük. Sanatkârlar böyle cümlelere karþý pek hassas oluyorlar. Panjurlar kapalý olduðundan buraya adeta bir akþam karanlýðý basmýþtý bakýnýrken. derin nde geçmiþti. eþyayý düzeltecektik. ince þeyler söylüyor ki. Munise.Bendeniz bestekâr sýfatýna layýk olacak bir1 eser vücuda getirdiðime kaný deðilim. On gün evvel tuhaf bir . Neyse.. kendisini saraya girmiþ zannediyor. ben de dün çok neþeliydik. Dünden beri güzel. Ne yapayým?" diye kaçýyor. gözlerine inanamýyor. ç a keçisiyle karþýmda oturmak ona pek güç geliyor Ara sýra Mazlum. uzun ince bacaklarýyla debelenmeye baþlýyor. üst üste boðuþmaktan göz açamadýk ki. Bu nazik mahsun hastaya bayýlýyorum.vaka geçti tebin kullanýlmayan eþya ile dolu metruk bir salonu var. Birkaç erimde küçük bir meziyet varsa. Yalnýz.

Org inledýkçe yavaþ yavaþ kendimi kaybediyor. B. Eski günlerimin eski a tamamýyla kendimi terk etmiþtim. Bu parçalarý çalmak isterim.Sizde ne derin bir istidad-ý musiki. Mayýs Dün. Tam mektubu vereceði vakit muavin. Muavin. Kapýdan ihtiyar hademe girdi. alelade bir tahta p kunsa. ne hassas bir kalp varmýþ Feride Haným! Bir çocuk r uhunun bu engin hüznü nasýl bildiðine mütehayyirim. nerede olduðumu unutmuþtum. fakat bir musiki-parçasýndaki meziyetlerden hangisi nin bestekâra.Beis yok. kimseye çalmadým. aðýr bir rüya içine gömülmeye baþlýyordum. Sýnýflarýn birindek lambasýnýn iyi yanmadýðýný görerek içeri girdik. Hüzün bende deðil. Karanlýkta gözüme Þeyh Yusuf Efendi'nin sarýþýn simasý göründü. ÇALIKUÞU 257 . Þeyh Efendi. Cemile. derin bir ses verdi. Ah. . Konuþa konuþa salondan çýkmýþtýk. Hafifçe ti reyerek baþýmý çevirdim. onu feryada getirecek sanýyorum. Çünkü bu hasta ve hassas Þeyh.Bunlar kulaktan kapma þeyler efendim.Onu bana getir. Ben.Kendime bir üstad-ý sanat diyemem. bana bir vaatte bulundu . kafile kafil yordu. devam et. mavi gözlerinde aðýr bir melal ile beni dinliyordu. . Sonra göðsümde tutuk nefeslerle yorgun. gönlümün içine dokunuyor. çok marifetli bir kadýndý. . Ayþe Kadýn! O ne? dedi. onlarda. "Talebeye gelen mektuplarý evvela ben göreceðim. Cevap vermedim.u salona ne yapmaya geldiðimi. Elinden rdi. Dün gece sýra benimdi.Hiç. dedi.Dur. Ne kafasýz kadýnsýn! Bu dakikada tuhaf bir þey oldu.F 17 258 Reþat Nuri Güntekin güzel þeyler olacaðýný tahmin ediyordum. Me ridorlarý gözlerimin önünde açýlýyor. kesik saçlý arkadaþlarým. Ayrýlacaðýmýz vakit. bu sözlerime inanmadý. bu ince parmaklarla uda deðil. siyah önlüklü. lakayt görünmeye çalýþarak cevap verdim: .Samimi bir melal mahsulü olan bazý parçalarým var ki. Þeyh Efendi ile olan ahbaplýðýmýzý bir kat daha artýrdý. bu ses Ne yaptýðýmý düþünmeden bir sandalye çektim Orgun önünde oturdum. olmaz mý küçükhaným? iþte bu vaka. ancak bir hassas kalbin melalinden akar. Yaptýðým þeyin iyi o fakat ne yapayým. Orgun üzerine baþýmý daha ziyade eðerek gözlerimden akan yaþlar kuruyuncaya dar çaldým. büyük bir kabahat iþledim: Meydana çýkacak diye yüreðim titriyor. cantique denilen bir nevi ilahilerdir ki. rica ederim." diye kaç kere size t embih ettim. tuþlarda parmaðýmý koydum.Bunlar. Muallimler. bitkin bir halde durdum. Geçenlerde vefat eden bir ihtiyar rahibin terekesinde n bendeniz de bir org almýþtým. Anlamayacaklarýnd emindim. Birkaç gün evvel çocuklardan biri satýn almak iste diði udu muayene ettirmeye getirmiþti. Sesler gibi parma klarýn da bazý ihtizazlarý vardýr ki. Yavaþça ayaðýmý bastým. benden iz de defterime zapt ederim. Vaat ettiði parçalar edim. yaralý bir gönülden gelir gibi aðýr. Arkamda derin bir ah. birdenbire bulunduðu yerden: . Ne vakitten beri burada olduðumu. Cemile Haným için kapýcýya bir mektup býrakmýþlar da. yerinden atlayarak hademenin elinden mektu bu kapmýþtý. Akþam mütalaasýnda muavin Þehnaz Haným'la beraber mektebi dolaþýyorduk. Ký ynunu bükmüþ. . Hafifçe baþýný sallayarak: . neler çaldýðýmý bilmiyordum. Ayaðýnýn altýna bir sandalye çekerek lambayý muayene ediyordu. . yapraklar içinden rüzgâr geçmesine benzer bir ses iþittim.Devam et yavrum. Elimde bir mektupla arka sýralarda oturan bir talebeye yaklaþmaya baþladý. Onlarý inþallah bir gün size çalarým. Bir gün. notalarýný ne bileyim. içimden öyle geldi. Parmaklarýnýn ucuyla tellere þöyle birkaç defa dokun k olduydu. Yusuf Efendi. Bu cantiq ue dediðiniz ilahilerden bazýlarýnýn notasýný bana ihsan edebilir misiniz? . Musiki aletlerine merakým var da efendim. esasen böyle yanýk þeylerdir efend im. yavaþ olarak sevdiðim can birini çalmaya baþladým. Org. haftada bir gece mektepte nöbetçi kalýyor ar. hangisinin musikiþinasa ait olduðunu tefrikte yanýlmam. Ben de hanede bir köþeye koydum. bir müsait vaktinizde siz orgda tekrar onlarý lütfederseniz. fakat pek Çalýkuþu . öyle sandým ki.

. düþüne düþüne dolaþtýðýný görürdüm. mektubu hiçbir zaman okuyamayacaðýný anladý. dedim. ateþli baþýna yavaþça elimi koyarým. Vakit gece yarýsýna yaklaþýyordu. ne kadar sabýsýzl dedir? . Cemile. sessiz yatakhanelere aðýr bir rüya bulutu çökmüþ gibidir. Bu sene genç bir mülazýmý sevdi.Haydi. ikide birde biçarenin yarasýn . Ben hâlâ nöbetçi muallimler odasýndaki yataðýmda uyuyamýy t. kýzýn bileðini hýrpalayarak mektubu kaptý. ötede yorganýný düzeltirim.Buraya gel. dedi. Derslerinde de Yüzünü yakýndan gördüðüm vakit. ben bile titredim. omuzlarý hafif sarsýntýlarl ora giderken muavine: . bu çocuðu yavaþ yavaþ tedaviye çalýþýyoruz. kýzým. baþýný önüne eðerek aðýr aðýr yanýmýza geldi. . bir þeyler fýsýl260 Reþat Nuri Güntekin daþýyorladý.259 ÇALIKUÞU Muavin hiç sükûnetini bozmadan: . . göz hapsindedir. ÇALIKUÞU 261 Nöbet gecelerimde herkes uyuduktan sonra boþ koridorlarda. sert bir hareketle eli uzattý. Muavin. gözka-paklarý hemen titriyor denecek suretle açýlýp kapan .Mektup.Cemile. tekrar baþlarýný kitaplarýnýn üzerine eðdiler. on yedi yaþlarýnda güzel bir dan kaçtýðýný. bu küçük kelimede meyus bir isyan vardý. Cemile'nin Suriye'deki biraderinden. Þehnaz Haným hýrçýn bir hareketle bu mektubu buru obanýn kapaðýný kaldýrarak içine attý. Cemile. Babasý. sesini daha ziyade alçaltarak devam etti: .Hayýr.Nasýl. Sýnýfa derin nek uçsa iþitilecekti. Perdeleri açýk kalmýþ bir pencereden odaya soluk bir mehtap aydýnlýðý vurmu gece hýrsýzý gibi titreyerek sobanýn kapaðýný açtým. Biz. Fakat. Muavine Haným. . Yalnýz hemen bana itaat etmediði için yarýna kadar ona vermeyeceðim. o mektubu bana ver! Muavin.Niçin? . þimdi yerine git! Þehnaz Haným. kararýmý verdim. On altý. O. . hastalýklý kadýnda öyle bir âmirane eda vardý ki.Buraya gelmeni söylüyorum Cemile. Konuþa konuþa muavinin odasýna gitmiþtik. Koridorda dolaþan nöbetçi hademeyi bir bahane ile aþaðý göndererek muav odasýna girdim. Talebeler. Muavin Haným. .Bu Cemile. Muavin ile beraber dýþarý çýkarke zdirdim. buruþturulmuþ kâðýt yýðýnla nu bulup çýkardým. çocuðun büyük bir teessür içinde olduðunu anladým. er geç kaybedecekeri bu rüyadan uyandýrmamak için ayaklarýmýn ucuna basa basa . daha ileride kumral bir saç küm bir genç kýz uyuyordur. bahçede tenha köþelerde. biçareleri. ne bekliyorsun? . zarfýn üzerine göz gezdirirken hafifçe kaþlarýný çatýyordu. Bu. Arka sýralarda birkaç genç kýz. Yarýna kadar nasýl bekleyecek. epeyce zengin bir adamýn kýzýdýr. Muavin. Cemile'ye gelince. yarý açýk ince dudaklarýyla hangi ümide gülümsediðini kendi kendim Bu birçok genç kýzýn uyuduðu loþ. hýrçýn bir sabýrsýzlýkla ayaðýný yere vurdu: . Yüzünde baþýný eðerek dudaklarý saranyor. Gerek evde.Haydi. baþ baþa vermiþ. müm zý olmuyor. dedi. Yýrtýlmýþ. üçüncü mektuptur ki elime geçti. gerek mektepte bu kýz. baþýný sýranýn üstüne saklamýþ. kardeþinden gelen bu mektubu ona vermeyecek misiniz? . niçin itaat etmiyorsun? Bu cýlýz. Cemile.Çünkü kardeþinden gelmiyor.Merak etme kýzým. Halbuki o.Cezanýz pek aðýr oldu. hareket etmiyordu.Niçin. çabucak ke Derin sükûnete raðmen heyecan içinde olduðu hissedilen sýnýfa hitap ile. sessiz. karanlýk yatakhanel erde dolaþmak çok hoþlandýðým bir þeydi. Mülazýmý Bandýrma'ya gönder . niçin? Bu "niçin" sözünde.. Burada üstü açýlmýþ bir küçük kýzý örterim. kim bilir.

Yavaþça üzerine eðildim: . böyle ipekböceðine sekizi de kurban olsun!" diye baðýrmaz mý? Öyle utandým ki. "i gunum. Onun için gitmemeye. Fakat. çaresizce çarþafýmý giyerek peþlerine takýldým. daha ileride çocuk. sevinci orgun bir hüzünden baþka bir þey vermiyordu. kahvenin bir ucundan öbür ucuna: "Sekiz tane dut bahçem var. efendim. mavi latasý. Ipekböceði burada!" diye baðýrdýðýný iþittim.Ipekböceði" benim yeni ismim. helva yaptýrdým. kaba saba bir adam. Mürüvvet Haným -beni vaktiyle Merkez Rüþtiye Mektebi'nde müdafaa eden kesk kara gözlü kadýn. Þimdi "Ipekböceði" çýktý. ben onun için hassaten kuzu doldurttum. Bizim aramýzda yalnýz R . Bunu. kalabalýðýn içinde kaybolmuþtu. Talebelerime gelince. onlar da son sýnýf namýna ricaya geliyorlardý: .. Cemile'nin karyolasýný bulduðum vakit biçare. Salýncaklardan birine atladýk. ötede bir alay genç kýz. ne talebelerime söz anlatma k kabil deðildi. adeta izzetinefsime. itiþe kakýþa. Üç güne kadar imtihanlara baþlýyoruz. yüksek bir setin kenarýnda bir sýra kestane aðacý vardý.. kahvelerden birinin önünden geçiyordum. k 262 Reþat Nuri Guntekin mekteplerinin þarkýlar söyleyerek geçtiðini gören Munise.. yeni uyumuþtu. Bilmem niçin. Yaramaz. Tam onun gö çat kapý çalýndý. * Küçük talebelere beyaz giydirmiþlerdi. tlaka beni önüne katýp götürmek emriyle müdür tarafýndan gönderilmiþti. Genç hocalardan bazýlarý b lerle beraber bu aðaçlara kolan salýncaklarý kurmuþlardý Yaprak kümelerinin arasýnda renk r tekler uçuyor. Birdenbire arkamda ince bir sesin: "Buldum. ben bugün hiç eðlenmiyordum. Vallahi. bir peri deðil. bugünü bahçemde geçirmeye niyet etmiþtim. büyük karmakarýþýk bir insan kümesi manzume okuyan. B. Hem bu isim yalnýz mektepte kalsa yine þikâyet etmeyeceðim. Yeþil bahçelerin arasýndaki yýlankavi yollardan. sýzýldanmaya baþladý. Geçen . mintanlý. ki kadar sevineceksin? Bu kaybolmuþ þeyi hangi görünmez gece perisinin oraya getirip býraktýð di kendine soracaksýn.'deki bütün kýz mektepleri bug n bir saat uzakta. Ben. yüzüme karþý da böyle "Ipekböceði" demekten çekinmiyorlar. Dere kenarý papatya çayýrlarýna dönmüþtü. ut nutuk söyleyen bir çocuðu alkýþlýyordu. muallim arkadaþlarýmdan Vasfiye ile son sýnýftan birkaç talebe. Çalýkuþu bitti.eðim titreyerek yürürüm. Muallimlerle büyük talebeler çarþaflarýný atrn nebilmek için Müdür Efendi'yi güç bela kandýrdýlar.Bahtiyar küçük kýz. bir dere kenarýnda Mayýs Bayramý yaptýlar. ç ir almaca oynuyor. Fakat ne arkadaþýma. kocaman siyah þemsiyesiyle dolaþýyor. m mlik vakarýma dokunuyor. kirpiklerinde d aha kurumamýþ gözyaþý damlalarýndan anladým. diye bar bar baðýrýyormuþ. Þurada bir iptidai mektebi mýzýka ile marþ okuyor. Erkek hocalar derenin karþý tarafýndaki bir aðaçlýða çekilmiþlerdi. yer ya ere geçecektim. Zengin bir ipek tüccarý olduðunu söyledikleri pot u.. Faka . kahkahalar dalgalanýyordu. 20Mayýs Dün dersler kesildi. çýðlýklar.. o. Yarý zorla beni oraya kadar götürdüler. erkekler tarafýna savdýlar. Taþkýn kovuklarda bitmiþ cýlýz san çiçekleri koparýp ayaklarýmýn altýndan geçen suya gýn düþünüyordum. böyle kalabalýk gezintil rden hoþlanmýyorum. eðlenece klerdi. Hem daha fenasý. Bu memleke k kýz mektebi varmýþ.mutlaka benimle sallanmak istiyordu. olmaz. sadece bir biçaredir. Cemile. yavaþ yavaþ kalabalýktan ayrýlmýþ. urur mu? Uzakta.Tövbe olsun. "Gitmem" diye inat etsem: "Naza çekiyor kendini!" diyecekler. B. bir köþeye taþtan ocak ÇALIKUÞU 263 kuran aþçýlara baðýra baðýra emir veriyordu. Munise. O gece. marþlar okuyarak gel ktep taburlarý bitip tükenmek bilmiyordu. Baktým. sallanmasýný bilmiyorum!" diyorum. nefret ettiði in sandan gelebilecek mektuplarý daima kalbinin bir parçasýyla beraber yakmaya mahkûm bir t alihsiz. Meðer salýncak eðlencesi için beni arýyorlarmýþ. mektep önlüðünün cebinde sevdiðinden gelen mektubu bulduðun zaman. bir sel çukuru kenarýnda kocaman bir kayanýn gölges uþtum. Ben. Onun için. Bu yüzlerce kýz çocuðunun çýlgýn neþesi.. Ne rezalettir bu ? Olmaz. Recep Efendi: .

Bunlardan hiçbirini þimdiye kadar dinlememiþtim. uzakça bir yere.. þarkýlardan bitirmesinden istifade ederek: .Ben. hakikaten kaçrýlmayacak bir fýrsattý. ömrümce kulaklarýmdan gitmeyecek! Arkadaþlar. dinleyelim. gözleri dolu . güneþ aþaðýya kadar inemiyor. sonunda. Bir hastayý bu kadar yormak günahtý. Ben. Adamcaðýz. birini bitirdikten sonra ötekine baþlýyordu. Bugün kendimi o kadar kuvvetli hissediyorum ki!" d iyordu. dizlerim vücudumun yükünü kaldýramýyor gibi çöküyordu. diye yüreðim titriyordu. adeta bir fecir a kýyordu.Biraz dinlenmez misiniz? dedim. Yolun uzadýðýný görerek onun yorulmasýndan korkanlara gü ce yol. epeyce zamandan beri hastaydý. Bana eliyle çay piþ ek istiyordu. solgun yanaklarýna birkaç dam . çimenlerin üzerine zanmýþlardý. bugün çok canlý ve neþeliydi. Dayanamadým. Bir iki günden beri iyileþtiðini iþitiyorduk. belki biraz da bundan ileri geliyordu. Þeyh. nafile. burada somurtur durursun!" diyordu.t. erkek muallimlerden bazýlarýnýn bir köþede gizli iklerini. Çok güzeldi tabii.. Arkadaþlar. Zavall hayli uðraþtýktan sonra vazgeçti: 264 Reþat Nuri Güntekin . Uzak bir y erde ona çalgý çaldýracaðýz.Olmaz. Dikkatli dikkatli yüzüme baktý. Sekiz. dedi. Dere kena rýndaki kayalýklar öyle yüksekti ki. niye gülmüyor? Vay aksi ço ay. Mektepten. Kumral. bu yarý kapalý gözlerden ayýramýyordum Bir aralýk. olmaz. Benim bugünkü neþesizliðimi o da fark etmiþti. ebedi gitse yorulmayacaðým. Arkadaþlardan biri usulca kulaðýma eðildi. adeta bir boðaz vücuda getiriyordu.Sus. ÇALIKUÞU 265 Buradan bizi kimsenin iþitmesine imkân yoktu. çünkü Yusuf Efendi ömründe hiçbir gün bugünkü kadar mesut ve ayný zamanda bedbaht o . Birdenbire yüreðim oynadý. Gülme. .Evet. kendimizi göstermeye çalýþarak dere kenarýndaki ince yolu takibe baþladýk. Rahatsýz görünüyorsunuz. artýk bitecek. mahsus çay semaveri getirmiþi. Yusuf Efendi'nin neþesi. þu zevzeðin elinden kendini kurtar da gel. Þeyh Efendi'yi ilk defa mektepte dinlemiþtim.Hademelerden birini gönderip Þeyh Yusuf Efendi'ye bir tambur getirttik. Vasfiye. Bugünkü mektep eðlencesine o da gelmek istemi Kadýn hocalar. Gözlerimi. Dere yolunda on beþ dakika yürüdükten sonra bir harap su deðirmenine vardýk. yavaþ yavaþ sar a baþlayan þarkýlarý ince bir terle nemlenmiþ. saçlarýný omzuma dayayan Vasfiye'nin kulaðýna: . on kiþilik b r kafileyle. süzgün gözlerinde muammalý bir gülümseme ile: . bugün hep eski þarkýlarý çalýyordu.Nafile böceðim. Neyiniz var? 266 Reþat Nuri Güntekin . dediðim yerde gülersin.Niçin? diye sordum. Bu musiki. Þeyh Yusuf Efendi'yi sýk yapraklý bir ceviz aðacýnýn altýnda oturttular. Þey ndi. bestekârýn karþýsýna oturttul ar. tamburu eline verdiler. En kaba saba görünenlerin bile aðlayacak gibi dudaklarý titriyor. bir bahane ile Yusuf Efendi'yi erkeklerden ayýrmýþlardý.. Bu. Hocalardan biri uzaktan el iþaretleriyle beni çaðýrdý: . Tambur baþladý. Fakat gözleri yarý kapalý. ikide bir: "Hani. "Çaðlayanlar" leri bu yerde vadi birdenbire daralýyor. Þeyh Efendi'ye de birkaç kadeh verdiklerini söyledi. Metebe gelmiyordu. Yusuf Efendi'nin musikisi beni sardýkça sarmýþtý. Aman.. baþýný tekrar omzuma býrakarak: . Müdür Efendi. Buraya gel. düþeceks in. Sen hakikaten sallanmaktan korkuyorsun. sular. dedi. yine rahat vermediler: . mutlaka geleceksin! diye beni. öðle yemeðinde bizimle beraberdi. fakat böyle deðildi dedim. bestekâr. yemekt en sonra da peþimi býrakmadý.. Benzin kül gibi oldu. etraftan sularýn köpüre köpüre aktýðý bir kayanýn üstüne sinmiþtim.. kollarým titriyor. dedi.

Burada bir âdet var: Kim olursa ol . Feride. seni ölesiye seviyor. Fakat Cemile mahsus evime geldi. çok hafif bir baygýnlýktý. . Sularý. dedi.Yusuf Efendi. Zehra gibi. Dere kenarýnda çocuklarýn sevinçli gürültüsü hâlâ d mseye sezdirmeden kafileden ayrýldým. Þeyh Yusuf Efendi vakasý beni ço k müteessir etti.Bu Þeyh Efendi'de bir hal var." Yusuf Efendi. açtýrma benim aðzýmý zinhar Zalim. Bu gece. Kimsenin hiçbir þeyi ile alakad deðilim. bu saatte se zýmýn göðsü yastýk oldu. Memleket þimdi bomboþ. baþý tamburun üstüne düþtü.Bir þey deðil. Fakat anasýný. dedim. Bir gece. aralarýnd esle bir þeyler söyleþiyorlardý. Evet. bu kadar yormamalýydýk!" dedim. ara sýra oluyor. Elimde ýslak mendille yanýna döndüðüm vakit o. ziyaný yok. fakat kendi kendime yalnýz býraksýn.Biliyorsunuz ki ben B. Ýnsan içine çýkmaya utanýr oldum. Mektepler açýlacaðý vakit baþka bir yer ir yer ki. sonra tekrar baþýný tamburuna dayayarak yeni bir þarkýya baþladý: "Pür ateþim. ihtimal ki þüphe ediyor. Hatta a dönmesi. Bu. fakat inanamayacaðým. nihayet ann eleri. yine inanmadý: . dedi. gözlerini açmýþtý. masum çocuk gözleriyle derin derin bana ba ktý. duvaðýný elimle taktým.'de çok kapalý ve yalnýz yaþýyorum. ÇALIKUÞU 267 Arkadaþým ellerimi tuttu: . Cemile'nin güzel baþýna bu gece. Feride? Hatýrýn kalmasýn. Demek sen hiçbir þey orsun? Vasfiye. babasýný razý ettiði gün ilk müjdeyi bana getirmiþti. Cemile'yi elimle süsledim. Doðrusu istenirse.'nin bildiði bir þeyi sen nasýl bilemezsin? Bu manasýz þüpheye gülümseyerek omuzl : . için için bir þeye üzülüyor gibi görünüyor. yanýk bir renk baðladý. B . kendi elimle süsledim. Mendilimi ýslatma n süratle taþlarýn üstünden sýçrayarak dereye indim. Islak kirpikleri arasýnda o.Cevap vermedi. Bu sene Ýstanbul çok güzelmiþ. O. þarkýyý bitirirken. Karþýdaki koyu yeþil tepeler soluk. . hocalardan birçoðu tatil aylarýn yerlere gitti.Sahi mi söylüyorsun. karanlýkta kendisine ettiðim hizmeti acaba anladý mý? Bilmiyorum. hep þaþýrdýlar. Ben Vasfiye ile beraber en arkaya kalmýþtým. renksiz bir gülümseme ile: . garip bir bakýþla bana gözlerini dikmiþti. Cemile'yi de. Sýcaklar tahammül edilmeyecek derecede. B 25 Temmuz Yaz aylarý uzadýkça uzadý. ~ 5 Aðustos Hoca olduðumdan beri ikinci defadýr ki talebelerimin gelin olduðunu görüyorum. dedim. benim de burada kalmaya niyetim yok. Zavallýya hafif bir baygýnlýk r. . Gayri ihtiyarý ellerimi yüzüme kapadým. Bir zamandan beri hiçbir kalabalýk ye re gitmemek için inat ediyordum. Bir yolunu bulur arsa orada kalacaklarmýþ. Manalý manalý bana bakýyorlar. Talebeler daðýldý. ellerimi öperek ya lvardý. babalarý da baþ eðmek mecburiyetinde kaldý. Bu çocuklarýn ikisi de birbirlerine olan sevdalarýnda öyle sebat ettiler ki.Bütün B. bu saatte Cemile artýk kirpiklerinde kur u268 Reþat Nuri Güntekýn mamýþ gözyaþý damlalanyla yataðýnda uyumuyor. Arkadaþlarýmda bir tuhaflýk hissetmeye baþlýyorum. uðraþtýrsýn. beni söyletme derunumda neler var.Bizi korkuttunuz efendim.Bilsem saklamaya ne sebep var? dedim. Ayný yoldan geri dönüyorduk. Nezihe ile Vasfiye bana ara sýra istanbul'dan mektup gönderiyorlar. Arkadaþým. O. o biraz evvelki manalý bakýþýyla beni tekrar süzdü: . iki bahçe arasýndaki dar bir yoldan saparak kendi kendime eve döndüm. Ben: "Biz sebep olduk. Fakat bu se fer o zavallý Zehra'nýn-ki gibi deðil. Uzak güneþinin kamaþtýrýcý ýþýklarý içinde kocaman kül yýðýnlarý gibi cansýz ve manasýz görünüy ibi sýkýlýyorum. adayý anlata anlata bitiremiyorlar. Her þey sarardý. etrafta ik namýna bir þey kalmadý. beni üzsün.

hasta olduðumu. Küçük gelinin yanýnda muallim arkadaþlarýmdan birkaçý vardý. Etrafýmda ne se ayat. Evet. Bu bir senenin kâh karanlýðýný.Cemile'ye hocalarý nasihat veriyorlar. . çaresiz bir karanlýðýn inmeye baþladýðýný hissediyordum. Sama adam. saçýmýn bir tarafýna minimini bir tel parçasý iliþtirmekten me medim. Cemile'yi onun kolunda görmedikçe saadetlerine inanamayacaktým akat.Cemile. Bütün dudaklarda yine bir "Ipekböceði" sözüdür dolaþý in karýsý olduðunu söyledikleri. kafesinden kurtulalý bu gece tam bir sene olmuþtu.Ayol. Munise. güzel baþýný mü tli göðsüne sakla. hocan olmak sýfatýyla annen. minimini bahçemizde ziyafet vardý. sana nasihat vermemi istedi. benim iþitebileceðim bir sesle: . nasi hatlerin en güzelini kendi kendine verdin. ne uzun? Soðuða. yalnýz uçurumun dibinde. elli sene yaþayacaðým. gündüzden çok yorgun olduðu için daha biz konuþ rken sandalyesinde uyuklamaya baþladý. üç yüz altm uzun? Evvela çok neþeliydim. bu gece kendi hürriyet þen liðimdi. dedi. sana bir tembihim olacak. Onu yataðýna gönderdim. Alay olsun diye sokaktan üç dört kýrmýzý kâðýt fener aldýrm sofra üzerine eðilen dallarýna asmýþtýk. mihnete hiç þikayetsiz tahammül eden saðlam bir vücudum var. birini Haganuþ'a vererek misafirlerimi selametledim. bu ziyafet deðil. Onlarýn renkli ýþýklarýyla beraber içimdeki neþeni lduðunu. Hayganuþ'un sivilcelerle dolu þiþkin yüzü dallardaki kýrmýzý fen bir renk alýyordu. Dað yolu.. Çalýkuþu. elmaslara. birbirleri r þeyler fýsýldadýklarýný görüyordum. adamcaðýzýn yanmakta hakký varmýþ. çocuðum. Her yerde olduðu gibi. ne kadar hayret etmiþtir? Hakký var. Cemile. o kadýndan kaç. Munise ile beraber. yavrum.Bu Ipekböceði sahiden afet. bu dayanýlmaz sýcaklara raðmen hâlâ kurumayan derede hafif b birkaç yýldýz aksi.un genç kýzlarýn saçma mutlaka bir parça gelin teli takýyorlar. sana gizli b söylemek istediðini haber verirlerse sakýn dinleme. Talebemi bir köþeye çekerek: . Cemile'nin annesinden müsaade istedim. Yarabbý. altýnlara batmýþ bir þiþman kadýn. daha kýrk sene. ihtiya arý gösterdi: ÇALIKUÞU 269 .Hacý Kalfa. kim bilir. manasýný kendi kendime soruy B 27 Aðustos Bu akþam. kâh aydýnlýk günlerini bi-1 rer birer hayalimden geçirdim. Karþý setteki evlerde ýþýklar sönmüþtü. Hacý Kalfa'nýn ellerini dizlerine vurarak: Reþat Nuri Güntekin 270 ý 'H. Geç vakte kadar bahçede oturduk. sonra fenerlerimden birini Mirat'a. Ýhtimal daha elli yaþ bu hazin muzafferiyet . Bileklerimle alnýmý setin kenarýdaki parmaklýðýn soðuk demirlerine dayadým. bu gece benim kendi On Temmuzum. burada da bütün kadýnlarýn gizli gizli bana baktýklarýný. O kadar maskaralýk ediyordum ki.Dil otu mu yedin be kýzým? diye gülmesi vardý ki. cefaya. Artýk burada duramazdým. tek baþýma bahçede k Sakin. Hacý Kalfa. yýldýzlý bir geceydi. dedim.. kendim. bu yýldýzlý gölge yýðýný gibi yükseliyordu. Kâðýt fenerlerin mumu artýk tükeniyordu. Hacý Kalfa ile ailesini akþam yemeðine davet etmiþtik. Sen. On Temmuz þenliðidir. Erkenden evime dönmek mecburiyetinde kaldým. Bir sene. Mülazýmý çok merak ediyorum. H raðmen Cemile'nin annesini. Yalnýz. Onlarý bir yabancý aðzýndan iþitmiþ gibi sebebini. Bu masum arzuyu gülümseyerek kabul ettim. . dedi. buna imkân olmadý. çünkü þimdi ben bile ha t ediyorum. sen de bir iki þey söyle kýzým. dikkatli dik baktýktan sonra yanýndakilere. bunlarý görünce pek keyiflendi: . Mütemadiyen gülüp söylüyordum. bunu bir uður sayýyorlar. Ýhtimal. dedim. mümkün deði uramayacaðýmý söyledim. gönlüme derin. dedi. bu sözlere. gülmekten týkanýyor. Müla zýmýn þimdi senin yanýna gelmeden evvel sokakta yabancý bir kadýnýn geldiðini.

tahammül edeyim. Yuvalarda yeni yavrularýn yumurtadan çýkma zamanýnda nasýl neþeli bir hayat uyanýrsa. Munise'yi uyuttuktan sonra elime bir kitap alarak sedire uzandým. ýhlamur kaynat-mýþtým. Nezihe ne yapýp yapmýþ. bi andan da yalnýz kaldýðýndan þikâyet ediyor. bilmiyorum? Birdenbire hýzlý hýzlý kapý çalýn kim olabilir? Kapýyý açmaya cesaret edemedim. O akþamdan beri yaban-1 cý kadýnlardan gözüm yýlmýþtý. 17 Ekim Yaðmurlar on günden beri devam ediyor. Ýkide birde içini çekerek: . Ne beni ara-1 dýðýný görsem. sýcak ve s bana verdiði müzmin hüznü. birkaç defa. Saçlarýma yavaþ yavaþ aklar düþecek. delikanlýyý göremediðini söylemiþ. Sýrýls vücuduma. Nezihe'nin baþýna bir devlet kuþu konmuþ.Kim o? diye sordum. samanlýkta yattýðým geceyi unuttun mu du. Fakat aksi olacak. siz o kadar neþeli. O kadar hafif. bahçede durmadan yaðan yaðmurun altýnda baþlarýný eðiyorlar: "Artýk yeter!" der gibi büz lar. . Muallim arkadaþlarýmýn birçoðu B. Bu vakitsiz . o kadar . 272 Reþat Nuri Güntekin B. yaþamak zevkini alamamýþsýnýz. l Ekim Dersler baþlayalý iki hafta oluyor. Fakat nasýl anlatayým.Abacýðým. solgun benizlerine taze bir hayat rengi gelen son çiçekler harap oldular. kendimi zapt edemedim. ilk günlerde benim gibi sevin en. akþam eve uðradýðý vakit. Biçarele r. Nezihe.Kuzum Nezihe' Sen. cumbanýn altýnda yaðmurdan korunmaya çalýþýyor. buna razý-' yým. benim ihtimaml k: . mektepten döndüðüm vakit benim de aþaðý yukarý onlardan kalýr yaným yoktu. aziz bir arkadaþý tarafýndan aldatýlmak gücüne gidiyor. diyor.hazin yýldönümünü gör-1 mem lâzým gelecek. Meðer o gün. Ümit edeyim. hem de ne þiddetle. bu akþam benzi biraz soluktu. ne uzun? Ýhtimal. munis bir kýz olduðunuz halde. fakat niçin. hiç uykum yoktu. sadece gözlerim aðla e gönlüm aðlýyor. Yaðmurun saçaklarda. Ne kadar vakit geçmiþti. dedi. Feride Haným'ý görmeye geldim. Nezle olmasýndan korkarak erkenden. su oluklarýnda çýkardýðý sesleri. Bu akþam. Misafir odasýnýn cumbasýndan uzandým. Bu gece. aðladým. ne uzun. Munise'nin. Zabit. zorla yataða yatýrmýþ.'ye döndüler. Kapýyý açtýðým vakit titriyordum. neyi beklemek için? Bu bir sene içinde. Hele birkaç gün evvel þimþekle. genç zabitin zihnine gi hafta sonra onunla niþanlanmýþ Vasfiye. Zabiti merakta býrakmamak için Nezihe'ye yalvarmýþ: . mekte de öyle bir hal var. Fakat. kýzýn halinde b irkaç gün sonra iþ anlaþýlmýþ. bir türlü açýk yer bulamamýþ. bir yandan. ____________ÇALIKUÞU______________271 B . bilmem hangi parkta birbirlerine randevu vermiþler. Karanlýðýn içinde uzu kadýn hayaleti. Baþka gün için mülakat a demiþ. Biçare. Hatta. Hayat.. on beþ günden beri bitmeye dinlemeye baþladým. peçem yüzüme yapýþýyor. Bir cuma günü Surlar'da bir genç zabite tesadüf e .[ deki muþamba fener sokaktaki su birikintileri içinde çýrpýnýyordu. güzel. fena bir haber alacaðýmý sanýyorum. m istanbul'da kalmak isteyen Vasfiye bile. Titrek bir ses: . soðuk. O vakit. Sizinle ne güzel iki arkadaþ olabilirdik. Yaramaz kýz. onlarý Boðaziçi'nden Fatih'e kadar takip etmiþ. yatakta þikâyet ediyor. Vasfi-ye'nin o gün misafirleri gelmiþ. elin. çok mahzun. Fakat bunlarýn hiçbirisind bu gece gözkapaklarýmýn içini yakan yaþlardaki acýlýk yoktu. Bu iki arkadaþýmýn þimdiye kadar tesadüf ettiði her erkek gibi. Ben. Allah'ým. anlaþýlmaz yaþamak yorgunluðunu daðýttý. o da Vasfiye'yi tercih ediy rmuþ. bugün gelemeyeceðimi söyle. gök gürültüleriyle baþlayan þiddetli bir yaðmur.Ah Feride Haným. sokakta rast geldiðim insanlarý halime güldürüyordu. Hatta. insana ne yapar? Geçen sene karda. Munise de bana kalmayacak. benim yerime git.Açýnýz. iyi.

on seneden beri hastaydý. dedi. Fakat baþka n e diyebilirdim? O. niçin geldiðini sormaya lüzum görmeden: "Buyurunuz" dedim. Sabaha çýkmayacak. evladým sayýlýr. Tekrar evlenebilirdim. Kim olduðunu. Kadýn. Tek Yusufçuðum yalnýz kalmasýn diye. Bu dakikada ne kadar sakin olmak mümkünse o kad ar sakin bir sesle: . ilk hissim. bana emniyet verdi. oturmaya cesaret edemiyordu. Biraz sustu.Küçükhaným. Dul kaldýðým vakit sizi ardým. hatta bu tesadüften b .Feride Hanýmefendi.. beni kov iye. ben yabancý deðilim. Senelerden beri onun musikisi içinde yaþadým.Hanýmefendi yemin ederim ki. istemedim. melun hastalýk. elbette bu deðildi. ded Bu saatte.Kardeþim bu gece ölüyor. Yanýmdaki misafir odasýnýn kapýsýný açtým. sonra bir cesaret hamlesiyle ilave etti: . Kendim de zaten bir yaralýdan baþka bir þey deðilim. Akþama doðru birdenbire aðýrlaþtý. beni yalnýz býrakýp gidiyor. Bir fenalýk zannederek omuz edim. Dizlerimi öpüyor.Yusuf. Sözünün burasýnda bitkin vücudunun birdenbire çöktüðünü gördüm. Þeyh Efendi. Zaten fazla içli bir adam. . Hafif bir hýçkýrýk sesi iþittim.Bir meslektaþýnýzýn kardeþiyim. beni aldatmýþtý. Annemiz öldüðü vakit. Mektebinizin musiki hocasý Þeyh Yusuf Efendi'nin. Bu munis çehreli. hocaným? Bu çehre. Nihayet bu vaka oldu.Öyle mi efendim? Görüþtüðümüze memnun oldum. Dikkatle yüzüne bakýyordum. sizin de belki bir sevdiðiniz var. yalvararak sizden isteyeceðim þey için bana darýlmayýn.. darýlmayýnýz. ben kardeþinize bir þey ÇALIKUÞU 275 yapmadým. söyleyiniz. Ne söyleyebilirdim? . evladým. O kadar uðraþtým. göðsünün sa ak: . . Halbuki þimdi o. Sizi gördü. iþin nihayetinde Yu rdeþiyim. Bunlarý size niçin mi söylüyorum küçükhaným? Beni ayýplamay izi rahatsýz ettiðim için. cevap bulamayarak susuyor. Halbuki periþanlýðýnýn yaðmurdan daha baþka bir þeyden geldiði Asýl maksadýný söylemek için. Yusuf. Benden korkuyor gibi baþým eðdi: . Solgun bir çehre. biraz daha iyiler inþallah. Gözle görünürcesine eriyip bitmeye baþladý. benim üç yaþ küçüðümdür ama. odayý ýslatmaktan çekiniyor gibi. Bir þey söylemiþ olmak için: . bu halde gelen bir misafire söylenecek söz. Yu deðildim. hiçbir þey sezdirmemek lâzýmdý: . daha sakinleþmek istediðini anladým. Fakat kuvvetli olmak. etrafýna bakmýyor.Hanýmefendi. felaketinizi anlýyorum. dedim. o kadar çýrpýndým. aðlamamak için elleriyle göðsünü. Kadýnýn aðlamaktan þiþen soluk mavi gözlerinde bir ümit ýþýðý canlandý Zavallý. bir uyor. Yemin ederim ki bu et için söylemiyorum. Ömrümü ona baðladým. boynunu tutarak' . Sizden deðil. kardeþimi için için yiyip bitiriyordu. Cevap vermedim. ne yaðmur. yüzümü görmek için feneri kaldýrmýþtý. Böyle olduðu halde ona analýk ettim. yerlere sürünerek çýrpýna çýrpýna aðlýyordu. dedim. Sözün burasýnda hafif bir isyan feryadýný men edemedim. bu ses.F 18 274 Reþat Nuri Güntekin O.Haným kýzým. Ben. sizi uzaktan rum. Altý saatten beri kendi yor. Elimden gelecek bir þeyse. Ben göründüðü kadar kaba ruhlu bir kadýn deðilim. insaný adeta yýkýyor! dedi. Çalýkuþu . Nihayet: "Kiminle görüþüyorum efendim?" diye sordum. iki mükedder mavi göz far . Gerçi þimdiye kadar görüþmedik ama.ÇALIKUÞU 273 misafir. Birdenbire yüreðim aðzýma geldi.Müsaade eder misiniz içeri gireyim. birdenbire ne istediðini . Hafif bir hareketle kendimi kurtardým.Ne yaðmur. asil bir kadýndý. Kurtulma imkâný olmayan bir felakete razý olur baþýmý daha ziyade eðerek bekledim. yüzüne bakmaya cesaret edemeyerek gözlerimi yere in diriyordum.

saadetimi vakfetmiþ.Onu bir kere daha göster bana abla! diye çocuk gibi yalvarmaya baþladý. kaç saygýsýzýn. arkadaþýn. Ablasý yastýða yüzünü kapamýþ hýçkýrýyordu.. Ne þikâyet var. Onun bir kere daha gözlerini açmadan öl mali. Fakat öyle anlýyorum ki. bu son vazife karþýsýnda hayret sükûn ve tahammül gösteriyordu. Duvarlarda tamburlar. yavurucuðum. bir kere daha gözlerini aç. Yüzünü eteklerine saklayarak çocuk gibi hýçkýrdý. Yarýn erkenden hareket ediyorum. þefkat denen þeyde ne mucizeler var Ya-rabbi! Mekteb gidecek çocuðunu uyandýran bir ana gibi elini hastanýn baþýna koydu: . bir ölünün sönmüþ gözlerine mi tevdi edecektim! B.. Beni gölgelerle dolu yüksek. çocuðum.Feride Haným. bu hastanýn hiçbir þey söylemeden bana nasýl darýldýðýný. biçare kadýna. 276 Reþat Nuri Güntekin Bu gecenin vakalarýný bir rüya gibi hatýrlayacaðým. Düþündüðüm þey belki cinayet. birer birer parmakla rýmý öperek: . sele düþmüþ bir yaprak gibi iradesiz sürük m. Yusuf'un yataðýnda mum gibi eridiðini görüyorum. Fakat kenarýndan bakanlarý içine çeken uçurum gibi bu org da benim tahammülümü eli Gayri ihtiyari ayaðýmý bastým. Artýk devam edemedi. Org... Sevgi. can çekiþenler arýna verilmiþ bir damla su gibi. Bunun bir org olduðunu fark ederek titredim. Yusuf. Karyol cunda masaya benzeyen bir karanlýk kümesine dayanmýþtým. sesi a baþlamýþtý: .le þikâyetim yok. Feride Haným.Yusuf. çabuk iyi ol! Elbet bir gün yine göreceksin.. Uðruna ömrümü. onu hiçbir þ memiþtim. ne çýrpýnma. keman lar sallanýyor.Yusuf. Mum gibi sarý çehresine ölümün sükûneti þimdide çukuruna karanlýk dolmuþtu. karýþýk raflarda neyler sürünüyordu. kaç kiþi artýk iki kat ör aþladýðým peçemin altýnda yüzümü seçebilmek için yolumu kesti. Düne kadar bu derdinden bana hiç bahsetmemiþti. diye alnýný. gözka-pakla f hafif titriyor. Bana öyle geldi ki hasta. Yusuf için her f edakârlýða razýydým. içim parça parça oldu. Yaðmurlarýn içinde. baþýný öte tarafa ikle gözlerini kapadýðýný görseydiniz! Anlatmak mümkün deðil ki. bu çalgýlarla dolu odanýn bi iþ bir demir karyola içinde ölüyordu. utlar. Yalnýz. öyle söyledi ki. Kalbim. önümdeki fenerin donuk izini takip ederek birçok dar. ilk busemi ben. Tekrar aðlamaya. O vakit. Dün ellerimi tuttu. Yusuf. aðzýndaki bembeyaz diþlerini gösteren aralýk dudaklarýnda bir parça hayat rengi kal Biraz evvel o kadar telaþlý ve periþan görünen kadýncaðýz. Odanýn karanlýk köþeleri. geniþ bir odaya aldýlar. görmeden ölürsen. b eni merak ediyor. Hiçbir þey hissetmiyor. karanlýk sokaktan im. . Aç gözünü. hiçbir þey görmüyordu. yoksa benim yaþlarla perdeli gözlerimin bir vehmi mi olduðunu söyleyemeceðim. Bestekâr.. Feride Haným sana hatýr sormaya geldi. mümkün deðil.'deki evimde son gecem. O vakadan sonra tabii burada kalamazdým. ne acý söz. Ayaklarýmýn ucuna basarak yanýna yaklaþtým. En çok istediði þeyi bir kere göstermeden hasret içinde gözlerini kapadýðýný görm ze anlatmak mümkün deðil. Mektebe gidip gelirken kaç kiþi peþime takýldý. Hakikat mi.. bak. Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eðildim. bu sesle son bir defa mavi gözlerini açtý. hiçbir þey duymuyor. biraz sesini . öyle bir sevap ki. or.. 2 Kasým Bu akþam B. Þehirde herkes benden bahsediyor. daha ziyade yanacaðým. parmaðýmý tuþlardan birine koydum. dizlerim vücudumun yükü altýnda çökecek gibi oluyordu. henüz bir hayal bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarýmý sürdüm.iyi ol. hiçbir þey iþitmiyor. Hasta. Fakat buna imkân göremiyordum. yaralý bir gönül gibi derin derin inledi. Bu. belki bundan daha büyük bir ÇALIKUÞU 277 günahtý. bu biçare gözleri son defa açacak mucize ancak bu org o labilir. gizli figanlarla titreþtiler. Yüreðim merhametten eziliyor. herkes. duvarlardan gölgel uzatan sazlar. Bugün akþama doðru büsbü nlarýn bir daha açýlmayacaðýný biliyordum. Bazen kendini kaybediyor. o güzel tahammülünü yavaþ yavaþ kaybettiriyordu. soluk dudaklarý gizli bir gülümseme ile yavaþça isminizi tekrar ediyor. saçlarýný okþa .

Çünkü hemen bana hak verdi.. de nin derdin. Bütün kasaba halký. komþunun sarý kedisinden bu hayvancýklara hiç rahat yok. sularýný tazele . ýslýk ça n iþini gördüm. Maskaralarýn kafeslerini temizledim. Arkadaþlarýmýn yanýnda konuþmaya utanýyor.. 279 ÜÇÜNCÜ KISIM Ç. Öteki elimi açtým. seni gökyüzündeki melekleri düþünüyor sanýr. Rüþtiyesine tayin etmiþler. bu biçareyi parçalamak deðil mi? Bak... kuþun üst . Fakat. açýl adan gelirim. onlarla onuþuyor zannedersiniz. Ne vakit kafesleri bahçeye çýkarsam. Yalnýz. baþka 278 Reþat Nuri Güntekýn bir memlekette bana bir ders bulmasýný rica ettim. benim en ziyade hoþuma giden köpekler oldu. Gitmek istem min sebebine gelince. Yumuþak pençelerinin içinden týrnaklarýný çýkarýyor. ince bir feryat kopararak uçmaya baþladý. erkenden yemek sepetlerýyle Söðüt-lük'te ku Köþe baþýnda her zaman kötürüm bir dilenci oturur. Çaresiz. rüzgâra kapýlmýþ sonbahar yapraklarýna döndü. Zavallý Çalýkuþu." dedim. Kedinin hayran bir yeis ile kuþu takip ed .. baþýmdan çatkýyý attým. elverir ki uzakta bir yer sun iki gün evvel emri geldi. bohçalar. Onlarý. O. ya biner gibi. bu ha? Zavallý Þeyh! dediðini iþittim. boynunu kýsarak öyle bir titriyordu ki.Ipekböceði. gelip arþýlarýna oturuyor. çok üzülmüþ. sepetler. aðlamýþt 280 Reþat Nuri Güntekin zým içlenmesin diye ona bu kuþlarý aldým Sonradan. bilakis çok iyiyim ve çok neþeliyim.. üstünde bir rüzgâr esmiþ gibi. artýk böyle kalabalýk eðlence yerlerinden hoþlanmýyorum.. böyle devam edemezdi. fakat baþýma bir çatký çattým: "Biraz hastayým. kasabada da hemen hemen öyleyim. sarý tüyleri erinden kývýlcýmlar parladý. Zavallý yavrucak. azametli bir eda ile bir hamalýn sýrtýna binerek kafileye karýþtý. ben. Mektepte günlerce erkek gibi çalýþtýktan sonra ara sýra ev hanýmlýðý etmek iyor ki. Munise'yi komþulardan alay imamý Hafýz Kurban Efen-di'nin karýsýyla beraber gönderdim. Yeþil gözlerini aralýk ederek adeta þ ra bakýyor. Mamafih. Buranýn havasýna dayanamayacaðý . Evde yalnýz kalýr kalmaz. hastayým diye aldattým ama bugün. Zalim hayvanýn. sadece evde deðil.. bana da bir merak geldi. Dedikodulardan galiba onun da hab eri vardý. sýnýfa girerken kýpkýrmýzý olduðumu hissediyordu Bu. baþka bir yerde bana göre ders bulmak müþkül maaþlý daha küçük bir mektep olursa da kabul edeceðimi söyledim. ihramlarla yola çýkan her kafilenin arkasýnda birkaç da lardan takýlmýþ. O bile eðlenceden geri kalmak istemedi.görmeden: . ziyafetin kok usunu almýþlar. elimin içinde kanatlarýný.Ç. Evler boþ. Yavaþ sesle türküler söyleyerek. Ötek limle kediyi baþýndan tuttum: . Görünüþte sakin. Kurnaz hayvanlar. Zavallý kuþ birdenbire sendeledi. sonra güneþ alsýnlar diye bahçeye çýkardým. 23Nisan JDUGÜN Hýdrellez. azat olunduðuna inanamýyor gibi durdu. hele ara sýra çenesini titreterek hafif hafif sesler çýkarmasý var ki. Bu iþler bitince sýra kuþlarýma geldi. b nsiz gitmemek için bir hayli sýzlandý. Hacý Kalfa'nýn oðluna býrakmak mecburiyetinde kalmýþtýk. Hatta.Bu hain yeþil gözlerdeki tatlýlýða bakan.. ben þimdi senden ne güzel bir intikam al acaðým. halim bir kedi. Þimdi tam yarým düzine kuþumuz var Buraya gel m'u. nra. Maarif Müdürü'ne gittim. Munise. çarþýlar kapalý. Bugün: "Bakalým ne yapacak?" diye kuþlardan birini kafesten çýkardý onun yüzüne doðru yaklaþtýrdým. Evde yalnýzým.

Sonra kendimi bir yük gibi aðaçtan aþaðý attým. kardeþini. yine öyle yaptým. Bir de ne göreyim? Komþu alay imamý Hafýz Efendi. zavallý küçük kuþlara musallat olan bütün sarý mahluklardan öç almýþ gi Neþemi yalnýz öteki kuþlarýn þikâyeti kýrdý. Fakat. Saçlarýmýn bu dýðýný görenler. sonra kafeslerimin karþýsýndaki erik aðacýna çýkarak ýslak saçlarý sen bahar rüzgârýna daðýttým. eyvah!" 282 Reþat Nuri Güntekin diye bir ses geldi. otuz yaþýna bile gelmemiþ. Yerli olsun. daha doðrusu bir kusur s Hacý Kalfa'ya varýncaya kadar. ne kadar uðraþsak bu sarý hainlerden kendimizi büsbütün kurtaramýyoruz. elli yaþlarýnda bir alay imamýdýr. Demek ki onlar h . Hepsini birden azat edecektim. Yarabbi! Mektep hocasý da oldum. türlü türlü isimde kýna geceleriyle tam bir hafta sürüyor. Boðaz ile beraber sahildeki istihkâmlarýn bir kýsmýný gören penceremin önüne u eve zaten yalnýz bu pencereyi sevdiðim için geldim. dal ulaðýma: "Aman. geldim geleli çantamda duran defterime son altý rýný yazmaktý. arkama dökülen aðýr saç kümesine sarýnarak onu göðsüme daðýtmak oldu. öteki sarý musibete ne cevap vereceðiz? Ne apalým küçükler. zavallýlar: "Niçin bizi arkadaþýmýz gibi mesut etmiyorsun?" diyorlar. Onlarýn yavaþ yavaþ güneþte kurumasý en büyük zevkim-dir. Bir düðün. ilk hareketim. ya z ya nefer. Ben. ýslýk çalarak onlarý taklit ediyor.en yeþil gözlerini yüzüme yaklaþtýrarak kahkahalarla gülüyor: . haný ölüp de mezara girsen. daima so saçlarýmý yýkarým. Tevekkeli B. Onlar. Bugünkü programýmýn öðleden sonraki kýsmý. B. Ç in olduðunu söyle-yorlar. Bugün. biraz da caný yanan bendim. Gönlümün ima itaat etmek lâzým gelen hýrçýn. sýra kendime geldi. talihime gayet iyi bir yer çýktý. Hafta geçmez ki bir düðün olma- ÇALIKUÞU 283 sýn.. sarý kediden deðil. hakikaten bir þikâyet miydi. ablak yüzünde iki cami kandili gibi parlayan yuvarlak çipil gözleriyle bana bakmýy or mu?! Ne olduðumu anlatamam. Fakat. boncuk gibi parlýyor. f le geldi ki. Sakin. Komþum Kurban Efen-di'nin. fakat sonra Munise'ye. ismini gülmeden söyleyemediðim bu Hafýz Kurban Efendi. içimde derin bir sevinç vardý. güzel. Çocuðu olmadý aramazý o da. ince bir dalýn üstünde. Düþen. hayatlarýndan memnun. Bugün Muni-se'yi gezmeye götüren de odur. Kýlýðým. Fakat. Erik aðacý kafeslerin tam karþýsýndaydý. salýncakta gibi sallanýyord aralýk yanýmdaki evin penceresine gözüm iliþti. sarýðýyla beraber ara sýra üniforma giydiði. ne burayý sevip sevmeyeceðimi düþ de aylýðýmýn azlýðýna ehemmiyet vermiþtim.Sizi býrakayým. kuþu parçalandýn mý. çalýþkan. Karýsý pek taze. oðlunu. Hocalarýnýn bile bir kýsmý tabur imamý. Vefakâr. birdenbire Munise aklýma geldi. Saçlarým artýk uzamýþ. Of. sarý zalim7 diye eðleniyordum. alay müftüsü. munis ve sade Çalýþmak gibi eðlenceyi de çok seviyorlar. kendi kýzý gibi seviyor. Alay imamýndan ç im bilir. Yoksa tamah edilecek hiçbir þeyi yok . Bereket versin. kimin babasýný. kara gözlü.Nasýl. ne kadar ayýplamýþtýr? Þimdi bu satýrlarý yazarken utancýmdan yüzümü ateþ basýyor sediyorum. havayý bir parça güneþli gördüðüm vakit. talkýn vere mamý güldüreceksin!" demezdi. filan gibi askerlikte bir olan insanlar. Fakat ayaklarým ç kamda açýk bir beyaz gömlek. bilmiyorum. kýlý oluyor. yabancý olsun.'de saçl u arkadaþlarýma söylemeye utanmýþtým. Aramýz pek iyidir. kerameti kendilerinde bildiler. Maçlarýndaki tesire benim demet demet uzay gür saçlarýmý þahit tuttular. hemen hemen belime inmiþti. kýyafetim bir þeye benzese neyse. B. Yanaðýmý kafeslerd en birinin teline dayadým: ÇALIKUÞU 281 . bunu kadýn için ayýp. bugünkü vaka neþemi kaçýrdý. sert emirlerinden biriyle kafese doðru yürüyordum. baðýran komþum Hafýz Kurban E di'ydi. gözlerini güneþe dik en. kocasýný sorarsanýz mutlaka askerdi.. Bu.'den kaçmak için ilk teklif ettikleri yeri kabul etmiþ.'nýn kadýnlarý pek hoþuma gidiyor. Fakat.'d ki Müdür Recef Efendi bana: "Allah geçinden versin. þirin bir asker memleketi. hâlâ deliliði býrakamýyorum. Ç. güzel. Kuþlar. fi bir Çerkez kýzý. de Kuþlardan sonra. herkesten bir türlü saç ilacý salýk almýþtým.

armonika çalan bir i r ermeni kadýný ki. Daha fakirane yaþamaya. sýra sýra bahçeler. Meydanlýðý.. reddeddiyor: . Allah'tan belamý mý isteyeceðim? Bu þakayý hemen her gün tekrar ediyorlar. en umulmaz emellere kavuþturacak. Fakat Hýdrellez günü mesirede gülbeþeker aramak amadýðý için meyus olmak. Eðlenceleri çok sade. pekâlâ Keþke ben de onlarýn için doðsaydým. ben alesta hazýrým. Bir baþkasý: ÇALIKUÞU 285 . köle oldum. Evet. bir akþamüstü mektepten dönüyordum. küçük bir kurnaþ parçasý. zahmet etme. dükkânlarýyla kasabanýn pek iþlek bir yerinde. H baþka bahse geçelim. halký önümüzden geçti. Yaramaz kýzý dört saatte dört ay görmemiþ gibi göreceðim geldi. Þimdi.cev . diye þaþýyordum. diye cevap verdi. onlar i nsaný. Kýzcaðýzýn zorla yanaklarýndan öperek: . dönüþ baþladý n bir zabit kafilesi dönüyordu. diyordu. harap çýnar gövdelerim göz alabildiðine uzanýp giden etiyor. Acele acele karþýdan gelen bir mülazýmle konuþmak için durd Mülazým: . B birine bilmem ne ikram etmek istediler. Söðütlük'ün tadý yok bugün. Sö adeta bir söðüt ve çýnar ormaný. . Çalgýlarý. yirmi sene.. Yalnýz. Yand an vuran son güneþ ýþýklarý bu yüksek.Dön. Fakat. birkaç para ile memnun oluyor. ne olsa yiyemem. pek çocuklara yakýþýr bir þey! Evet. avuçlarýmýn içinde hurma gibi kýnalarla. yaþlý bir kolaðasý -ki her zaman tesadüf ederim. oraya giderse. Derenin öbür kýyýsýnda etraflarý çitlerle çevrilmiþ.Vallahi olmaz..'deki kadar zengin deðildim. Fakat cesaret edememiþtim. bu eðlencelerden zev rýlýyor-lardý. keþke ben de bir gün parmaklarýmda. O kadar batandýk. Þimdi nöbetten çýktým. hemen yumuþadý. Ceketinin önü daima açýk duran þiþman. Mesela. vakit daha erken olmakla beraber. Gülbeþeker yok! Bu þehrin askerleri galiba gülbeþekeri çok seviyorlar. kaç defa sokakta kulaðýmla Mesela. yardýmý esirgemedim Burada en sevdiðim bir yer de: "Söðütlük" dedikleri dere kenarý. sade eðlenceler. bildiðimiz dünyadan baþka yerlere götürecek. se geliyor. kaç yüz senelik? Çýnarlarýn aþaðý kýsýmlarýnda gövdeleriyle tepelerindeki dallarý ve yapraklan kalmýþ Akþam gölgesinin çökmeye baþladýðý s n. aralarýna karýþmadýðýma.E. aðýr gelinlik elbisesini on sene. bana orada güzel bir ev göster miþlerdi. . O. Kalabalýk günlerde pek ces edemiyorum Fakat bazý tenha akþamüstleri. Hastalar Tepesi isminde bir yerde oturuyorlar. Önümde fakir kýyafetli birkaç genç gidiyordu. en mesut insanlarýn yeri. ne vakit senin düðünü yapýyoruz? .Oh. bir nevi gül tatlýsý olacak. Munise'nin sesi. Kibirli sanmasýnlar diye onlara kul. Sokakta Sögütlük'ten dönen kafileler çoðalmaya baþlýyor. ismi fena ama kendi en þen.ce eðleniyorlar.Kuru ekmeðimi gülbeþekere sürer yerim..Ne vakit isterseniz. Fakat deðil mi ki memnun oluyorlar. Yeþim deðil.Niçin böyle erken dönüyorsun? Ben daha yeni gidiyorum. daha küçük bir evde oturmaya mecburum. mektepteki kýzlarý gibi ken erinden de elimden gelen nezaketi. Komþularým. tuhaf tuhaf ko nuþan. Kim bilir. þimdiki evim de pek fena yerde d eðil. onu yi e.Bir þey yiyemez misin? Gülbeþeker de olsa yemez misin? diye onu omuzundan sarstý. kendi kýzýna giydiriyor. Fakat sonradan sýrrýný anladým. ince bir kahkaha. tertemiz. o bahçeler re boðulmuþ incecik yollar var. sen bu fukaralýkla nasýl geçinisin? . en tuhafý. bir kadýn. Mamafih. þimdi yemek yedim. Mesela sabahleyin en bütün Ç. 284 Reþat Nuri Güntekin Memleketin zenginleri. kahvesi. Karþýdan bu yollara bakarken bana öyle geliyor ki. Süleyman söyle bakalým. dedi. bu gülbeþeker sözü çocuk. Evvela. buna nasýl para dayandýrýyorlar. Bazen kahvenin önünde oturan erkekler mahalleye su taþýmakla geçinen fakir. mis gibi gülbeþeker kokuyor. beni birdenbire sevdiler. Geldiðim vakit. büyük bütün erkeklerin aðzýnda. Þimdi B. mektepten dönerken Munise ile oraya uðruyoruz.Bak. ucu bucaðý bulunmaz bir viran kubbenin altýna girmiþ gibi oluyor. büyüðünün aðzýnda bir gül Anlaþýlan bu. Delikanlý. neþeli bir çocukla þakalaþýyorlar: . dedi. her düðüne giyiyor. Çocuðunun. ona sözüm yok. sýrýta sýnta: . bizim komþu Hafýz Kurban Efendi üç gün evvel kapýnýn önünde Munise'yi yakaladý.Süleyman.

Yarabbi. a rtýk nasýl insan içine çýkacaðým. Þ n tellerini baþýna takarken için titriyor. bir kabahat yapmýþ gibi dargýn dargýn yüzüne bakýyordum: . mutlaka gelin ol isteyeceksin..Kimsiniz efendim? diye sordum.. küçük buselerle yanaklarýmý. yarý þaka. yüzü kapalý olduðu için tanýmadým.Niçin? . Demek ben böyle koc aman bir kasabanýn diline düþmüþtüm. misafir geldi. Bu Munise fark etti: .. Söðütlük'te tesadüf ettiði birkaç muallimeye ben mu söylemiþ. Munise. merak etmiþler.Ne yapalým abacýðým.Gelin olsan bile harhalde yirmi yaþýna kadar vakit var. haným. daima gözünün önünde duran þeylerdeki deðiþikliði fark edemiyor. durmayacaksýn. Munise aþ n: . tereddütle: ÇALIKUÞU 287 . ne ayýp.. kedi gibi boynuma sýçradý. Küçüðüm.Bundan þikâyet edilecek ne var? Bir kasabanýn erkeklerini meþgul ediyorsunuz. . günden güne çiçek gibi açýlan güzelliðiyle nazlý. âdet böyle. sahi çok fena muhluklar. Arkadaþým. bu saade t hangi kadýna müyesser oldu? dedi. þaþkýnlýktan kekeleyerek: . erkeklerinin. Meðerse Munise imiþ. Taþlýkta siyah çarþaflý bir haným geziniyor. Ben. durmayacaksýn. biraz evvelki sözlerimin aksini söylemeye baþladým.Pekâlâ biliyorsunuz ki. . nazik bir küçü at insan. dedi. Fakat ne gülüþ! Zalim. Bu erkekler. þüpheli bir bakýþla: . Birkaç dakika içeri girmeleri için ýsrar ettim. Y ramaz kýz. komþularýmýn yüzüne nasýl bakacaðým7 Ç.Nasýl. Fakat hain kýz.Vallahi bilmiyorum. ben mi? Demek gülbeþeker dedikleri.Sahi bilmiyor musun? dedi . hep gülüyorlardý. sen ne kadar safsýn! Gülbeþeker. Bunlardan birine þaka olsun diye: "Bari gül eþeker bulabildiniz mi? Sokaktan geçen zabitler bulamadýklarýndan þikâyet ediyorlardý!" Arkadaþým gülerek cevap verdi: 286 Reþat Nuri Güntekin ..Çünkü gelmediniz! Þaþkýn þaþkýn yüzüne baktým. Anlýyorum kýzým. ne oldu? Þaka yaptým. gülmeye çalýþarak: . Kapý çalýndý.Zavallý Ferideceðim. bu iki senenin içinde hayli se n bana yaklaþan ince boyu. Yarabbi! Arkadaþým. . Munise'nin bir kelime i etmesi için halimle. þimdiden onu benden ziyade seviy rdu. Çünkü görüyorum ki. o sokak delikanlýlarýnýn ekmeklerine sürüp yem bahsettikleri. Seni sakýn darýltmayayým? dedi. Bana burada da rahat vermiyorlar. bu güzel rengin sana koyduklarý isim. Zavallý çocuðun.23 Nisan (iki saat sonra) Gülbeþekerin ne olduðunu öðrendim. . Mualimler. dedim. biz de ondan mahrum kaldýk!. yarý sahi: .Abacýðým.. beni belimden tutarak taþlýðýn içinde döndürüyor. Onu bu halde gördüðüm vakit hesapça sevinmem lâzým gelirdi.. l Mayýs Deminden beri yukarýda talebelerimin vazifelerini tashih ediyordum. dudaklarýný büktü.Munise. sadece güldü.Abacýðým. birdenbire yetiþmiþ bir genç kýz hali vermiþti. Ç. diye seslendi. Birdenbire ince bir kahkaha koptu.Demek.. Eyvahlar olsun! Utancýmdan iki elimi yüzüme kapadým.. b na. 288 Reþat Nuri Guntekin . . dönüþte kapýdan uðrayarak hatýrýmý sormak istemiþler. Bu yalnýzlýðýn acýsý þimdiden içime çökmüþ gibi gözlerim doluyordu. beni yalnýz býrakacaksýn. Halbuki bilakis mahzun odum. bir yabancýnýn karýsý olmak için beni býrakacaksýn? Munise cevap vermedi. zorla yüzümü açtý. Seni büsbütün alýkoymak mümkün deðil. bakýþlarýmla adeta yalvarýyordum. Bu sefer ben.Ne münasebet! dedim.

ye leri yemekleri. Hatta. orada gördükleri debdebe ve saltanatý. lerdeki kafeslerin arkasý kadýn baþlarýyla doluydu. onun bi n türlü kahrýný. ÇALIKUÞU 289 Fakat çocuklarýn potinlerini baðlamak. 10 Mayýs Mektep talebeleri içinde on iki. çamurlarýný temizlemekten çekinmediðim halde bu azam küçükhaným efendiye hiç yüz vermiyorum. derste hýrpaladýðým da oluyor. Bütün mahalle. Zavallý arkadaþlarým. Ara sýra büyük hanýmefendi. Nadide Hanýmefendi'yi. ehemmiyetsizleri çok seviyorum. Aþaðýdaki küçükhanýmý. ilk fikrim. küçükleri. sade fakat çok þýk giyindim. bu küçükhaným. kaygýsýz Çahkýþu'nun berrak aydýnlýk parçasý içinde titreyen birkaç yýld . Utanmasam hüngür hüngür aðlayacaktým. Bu baþ. saltanat-larýyla birtakým görgüsüz. Çahku-þu'nun en büyük eðlencesiydi Ne bileyim ben. Ýlk sene haným hanýmcýk oturduktan sonra bugün bir parça afacanlýk etmek benim hakkýmdý. bu paþalarýn çok daha yüksek numunelerini görmüþtüm. aþaðý odada biraz fazla bekletmekten çekinmedim. Nadide Hanýmefendi. bir kat lacivert elbisem vardý. Nadide Haným. kaba birtakým "Ne oldum" delileri.. bir þey öðrenmekten ziyade fakir arkadaþlarýna. Cevap vermiyorsun ama. hepsi insaný baþka türlü üzüyor. büyük ablasýnýn bir tezkeresini getiriyordu. Hiç peþimden ayrýlmýyor. hayret içindeydi. Fakat aksilið her hocadan ziyade bana musallat. mektepte þimdiden onu öyle çaðýrýyo talar Te-pesi'nin en güzel konaðýnda oturur. Biraz da bu fakir eþ gülümseyen genç kýzý seyretmek için beklettim. Bu sabah. -eðlenmek için hanýmefendi diyorum. kýzýnýn mual vet eder. bir aktris gibi bu kibar "Kenar dilberleri" üstünde yapacaðým tesire bakarým. Çocuklar. Niçin hepsini itiraf etmemel i? Onu güzel. Hatta. öðleye doðru kapýmda bir araba durdu. Debdebeleri. azametli gösteriþler altýnda gizlenen çirkinlikler ikleri meydana çýkarmak. . haydi nihayet on sekiz. Bir yabancýyý seyreder gibi. Öyle sanýyorum ki. Afacan gülüyor. is omuzlarýmý silktim. kalbimde birden bire arzu uyandý: Bu sonradan görme n e oldum delilerine güzel bir ders vermek. Fakat. nazýný çekmeyi vazife biliyorlar. Gözlerim. onun halayýklarý vaziyetindedir Hocalar. P bir kýz deðilim. on sekizden aþaðý olmaz. Büyümüþ de küçü bücür. Fakat servetleri yahut yapmacý ibarlýklarýyla övünenlere karþý daima zalimim.Yirmi yaþ çok deðil mi abacýðým. hem de dikkat ettikçe saran bir biçimde güzel buluyordum. Vallahi. istanbul'da.'de iken pek beðe diðim için bir Avrupa Çalýkuþu . ziyafet verirmiþ. ona utana utan ordum. Allah'tan. Arkadaþlarýmýn bu hali beni hem güldürür. Maksadý derhal anladým. Ýnadýma. hem iðrendirir Bu Abdürrahim Paþa'la-rýn ne ruhta insanlar olduð nladým. hanýmefendilerin tuvaletlerini söyleye söyleye bitiremezler. gülüyorsun. her gün paþa babasýnýn landosu ve koç boynuzu palabýyýklý emir çavuþuyla mektebe gelir gider. on üç yaþlarýnda bir zengin paþa kýzý var. talebem Nadide Ha-ným'ýn etraf rý arasýnda bir prenses azametiyle evime geldiðini gördüm. Akýllarý sýra servetleriyle. istanbul 'da tanýdýðým þen. deb-debeleriyle öteki hocalar gibi ben m de gözlerimi kamaþtýracaklar. Abdürrahim Paþa'nýn land eðil mi? Palabýyýklý emir çavuþunun araba kapýsýný açtýðýný.. Mademki defterimi benden baþka kimse okumayacak. hatta hoc satmak için mektebe geliyor. Bir de ne bakayým. Fakat neme-lâzým? Ben bugün. böyleleriyle biraz Yüzlerinden yalancý maskeleri sýyýrmak. bir hakarete uðramýþ gibi kýzardým. B. Amcam Pari 'ten göndermiþti. Ç . bir iki soðuk teþekkür kelimesiyle küçükha-nýmý doyu geri göndermek oldu. böyle doðdum. Sarý insanl oluyor. bütün kuvvetimi imi sarf ederek onu taklit ettim. pazarlýðýmla eðleniyordu. "Ben biliyorum" demek ister gibi sinsi sinsi gülüyorsun. Arkadaþlarým birkaç defa beni de götürmek istediler. azametli bir kýz. ehemmiyetsiz insanlarýn gözünü kam evk alan. sadece kendimi süslemek için yalnýz býrakmadým.f 19 290 Reþat Nuri Güntekin mecmuasýndan kesip sakladýðým bir baþ modelini aynanýn kenarýna iliþtirdim. fazla fantezisi ve viöjö idi.O halde on dokuz..

Her þeylerini tenkit ettim. Birbirlerine bakýyorlardý. insan ne yapsa. Fakat. su içmelerini þaþýrt . yolunu sapýtan bu kaþlarýn. Ne yapsa. Yüreðim kuþ gibi ç arým ýslak bir lezzetle titriyordu. bir parça kýsa olduðu için daima gülen. zavallýlýklarýný. bana tablolarý gösteriyordu. yazýk ki bu aynalar da erkek icadý.. çenemi öpmek için aynaya uzandým. O vakit küçülüyorlar. bec eriksiz bir misafir mevkiinde býrakýyordum. kibarlýk ve zevkten ziyade paranýn bin tü eþya ile doldurulduðu bir nevi manifaturacý camekâm idi. Sonra. kaç biçare. onlarýn elindeki çatalý titretiyor. nasýl alýnacaðýný nasýl yeneceðim bilmediði bir yemeði reddetmek mecburiye ep onlarýn intikamýný aldým. bana karþý acemi aktrisler gibi tuhaf tuhaf pozlar almýþ gö güldüm: "Görürsünüz. bu seher aydýnlýðý gibi berrak. ne ayýp laký nlar. ince ince baþladýktan sonra. oyunumu belli etmemeye gayret ettim. süzgün mahmurluð gözler. gayet sade ve se ir selamla iktifa etý-ðimý görünce hayret ettiler. Bana. mahsus potinlerini vurarak gezindiðini iþitiyor.beni mezarýma bile gülümseye gülümseye götür 291 ÇALIKUÞU Küçükhanýmm aþaðýda. sonra kendi kendimi. gözlerini öpem r. Mesela. beni baþtan aþaðý süzdü.. aðzýndan. ziyalar içlerine sýðmýyor. Öyle becerikli. Hanýmcýklar. h belerine hayret etmedim. bir köþede bir minyatür buluy da yegâne bir sanat eseri olan bu güzel þeyin niçin buraya atýldýðýný soruyordum. B. Hülasa.'nin zavallý görgüsüz kadýnlarýný hayretlere dü rdý. gülünç Fransýzcasýyla övünen Beyoðlu kokanasýn diðini piþman ettim. Serbest ve afacan cüretimle yavaþ yavaþ bu salona sahip oluyor. ne ince çizgiler vardý. senelerden beri birer manken ölülüðüyle bu salonda oturuyorlar. a gördüðüm genç kýza. daima üst diþlerimi bir parça açýk býrakan d bu dudak. Bu mükemmel. zengin sofrasýnda. mesela saçlarýný. Sor Aleksi: "Papaz elbisesi adamýn ruhunu da papaz eder!" derdi. paþanýn büyük kýzý. ince ince baþlýyor. Ç. titizlenmiþtim. Onlar. K oket baþý da adamý koket mi yapýyor. Ýnsana aðlamak arzusu verecek kadar güzel þeyler Kusurlarýnda bile þimdi bir sevimlilik görüyordum Tekirdað'daki enþitem derdi ki: "Fende. münhasýran dudaklarýndan. ne y aptýlarsa beðenmediðimi hissettirdim. sözlerimde öyle fütursuz bir emniyet salonun içi gizli bir 292 Reþat Nuri Güntekin fýrtýnaya uðramýþ gibi altüst oluyordu. Fakat. canlý bir ýstýrap gibi büyük ve derin görünecekler.'deki Hoca Efendi'nin dediði gibi. Hem de onlara. B. kýraðýlarla ýslanmýþ nisan gülleri gi mleri vermekten çekinmi-yordum. Mürebbi-ye ol tahmin ettiðim adi Beyoðlu kokonasý. hareketlerimde öyle tabii bir akýcýlýk.. ne söylediler. Bu salon. kaç kiþinin lokmasý boðazýnda kalmýþtý? Kim býlir. yanaklarýmý. Tavýrlarýmda. salonlarýnýn içinde.'de Ipekböceði. hanýmlar göz ucuyl yran hayran bakmaktan kendilerini alamýyorlardý. cahil kadýnlara kendisini adam diye satan. ahenkli hareketim vardý ki.i deðildi. güzel güzel. çatal býçak kullanmasýný beceremedikleri için gi müþ. Bu kaba ve gülünç komedyayý oynarken tabiilikte çýkmamaya. Hele yemekte onlara o kadar g izli eziyetler ettim ki. s nin kaþlarýn lakýrdýlarýna benziyor. baþkalarý gibi hanýmefendiyi. gözlerimi. küçükhanýmefendile-rý eteklemediðimi. fakat bir türlü aynad ayrýla-mýyordum. bu olduðunu nazik ve üstü örtülü kelimelerle söyledikten sonra. kim bilir. küçük pýrýltýlarla yana Bu yüzde ne güzel. biraz sabredin!" dedim îki sene uslu uslu oturduktan sonra. ne kadar uð-raþsa kendini yalnýz. uykuya ve daha baþka þeylere doymamýþ gözlerin. Her ne gösterdiler. Ç.. Neler söylüyorum?. yorgun bir tahayyül. fakat sonra yolunu sa nun dediði gibi güzel. gülümsemeseler. þakaklara d güzel bir daðýlýþý vardý ki. boðazlarýný týkýyor. gülmeye her þey deðiþiyor. Onlarda. biraz afacanlýk etmek bugün benim hakkýmdý. Ben de ara sýra onlara bakýyordum. Bir aralýk görünmekten korkuyor gibi etrafýma baktým.. Hanýmlarý. görgüsüzlüklerini de acý acý duyurmak þartýyla. nedir? Bir mektep hocasý için ne manasýz. Faka t nazarlarým.'de Gülbeþeker dedikleri zaman ne kadar üzülmüþ. karanlýklara baka baka geçmiþ birçok yalnýz gecelerinden kalma siyah bi acý. kendilerini acemi. . altýn gözlüðünü tutarak. ben.kaç misafir.

suyu içerken ben. Türkçe derdini anlatmaktan aciz kalýyor. alaycýlýðý ile yeniden doðmuþtu. bu defa Fransýzca-sýyla eðleniyordum. aradaki çit duvarý sökt için iki bahçe hemen hemen bir gibi. yüzünün esmer cildinde renkli bir þeffaflýk. hanýmefendi. Mektebimizin teneffüs bahçesine bitiþik koca bir bað var. fidan saksý ile sözüm ona yabana süslenmiþ. siz bu güzelliðinizle. o vakit. Fakat. bir meslek mecburiyeti bildi.iyice bir ailenin fakir düþmüþ bir kýzý.. Bu pek terbiyeli olmadýðýný itiraf ettiðim hücumum üzerine kadýncaðýzý hafakanlar boðuyordu zadelerden biri. "Ara sýra taciz fakat her zaman nasýl olur. Benimle gizli bir ÇALIKUÞU 293 mücadeleye giriþmeyi. Horozdan kaçan insanlardan dünyada hoþlanmam. yalnýz girip çýkmak kâfi deðil. "Türkçe iyi anlatamýyorum" diye kurtulmak istiyo du. Bu i utangaç hem cesurdu. dedim. Hatta bir mektep hocasý olduðumu düþünerek: "Peki oðlum. týpký salonlarýna benzi t çiçek. ben de yavaþ yavaþ hal imi bilen. Ben. Hülas hemmiyetsiz. . ders saati geldiðini bahene ederek alelacele yanýmýzdan çýktý. ama. biraz bekle. Onun ÇALIKUÞU _____ 295 için çekinmedim. beni de isteyecek zararsýz bir adam olabilirdi. Konuþurken kelimelerini þaþýracak kadar sýkýlýyordu. ben bir mektep hocasý olduðum için kendisini benimle kapý yoldaþý farz edi du. Fakat bir tarafta mütemadiyen sualler. saltanatlarýyla gö mi kamaþtýrmak için. Pa . . Hanýmefendi. Asýl maksatlarýný biraz sonra anladým.Evet. ucuzluk var mýymýþ.Haným kýzým. ehemmiyetsizliðini takdir eden mazlum. gözlerinde baþka bir parýltý vardý. iptidaiye hocasý kaybolmuþ: "Dam do Siyon"un en zarif lakýrdýcý muallimlerini aðlamaklý eden zalim Çalýkuþu. Hanýmlar. 294 Reþat Nuri Güntekin . Kendi kendime: "Bu. fakat simasýnda. Bir zamandan beri o baðda üç. mutlaka sonradan düþmüþ bir asilzade filan olacak!" diye düþündüm. maðrur bir istihfafla yüzüne baktým. . hem de münasebetsiz sualler soruyordu: Buraya yeni gelmiþ. Fransýzca söylemeye baþlýyor.Tabii. bunlarýn arasýnda genç bir ameleye dikkat da onlar gibi giyinmiþti. biçarelerin kan ter i çalýþtýklarýný seyrediyordum. gözümle gördüm!" diye beni mat etmek isted kit. mutlaka beni söyletmek istiyordu. Hele elle lleri kadar nazik ve küçüktü. mektep çocuklarýndan birinden kendisi i tememi söyledi. ne söylerler? Sýk sýk geldiðimi görürlerse mutlaka sizden bir eklediðim fikrine düþerler" dedim. ben ken di alnýmýn teriyle kendimi ge-çindirmeyi daha iyi buldum. Fakat. Bu çirkin süs ve gurur maskelerini attýktan sonra ruhlarýný hresini gösterdiler. fakat zannederim ki kabul etmem. ot. tefriþ edil de dolaþýrken. Öteki iþçiler gibi yaþlý baþlý olmadýðý için yanýna yalaþamýnýma gelmeye cesaret etti. dedim. elmasý bol muymuþ? O. baþlarý dillerle çapa çapalýyorlardý.Belki. Mesela. daha doðrusu döþenmiþ.Sizi iyice bir ailenin iyice bir çocuðu için isteseler ne dersiniz? . söyl " dedim. Yüksek meclislere ait bir kabul etiketini münakaþa ederken söz bulmakta aciz kaldý: "Mamaf ih. halinde bir baþkalýk fark ediliyordu. .. O vakit. üçer beþer senelik sekiz on bodur çamdan ibaret yapma bir orman-cýkta. bu meziyetinizle pek iyi bir yere gelin olabilirdini z. kazandýðým bu þeref için teþekkür ederim. gülümsüyor: "Anlaþýlan biçarenin aklýnda bir noksan var!" diyordum.. Meðer bugün sadece azamet satmak. Teneffüs saatlerinde yanlarýna gidiyor. Sýcaktan çok susadýðýný. kýþ nasýl olurmuþ. Bahçeleri de. armudu. sakin. Çalýþmak ayýp deðil. Çocuklar. bütün haþarýlýðý. Fakat bunu anlatabilmek için on iki gün evvelki bir vakaya dönmeye mecburum. kuzu gibi olmuþlardý. O bahsettiðim gün. dört fakir iþçi. bu konaða çaðrýlmamýþým! Paþa'nýn büyük kýzý bana bahçeyi göstermek istemiþti. bu maskarayý öyle bozdum ki.O bir mürebbiye. gülümseyerek: . iptidaiye muallimesi mevk iine indim. Hakikaten fena insanlar deðildiler. Hanýmefendi ve küçükhanýmlar sýk sýk gelmemi samimiyetle rica ediyorlardý. çýktým. insanýn o muhitte kendi tabii hayatýný yaþamas im. kim olduðumu merak ediyor. ben birçok yüksek meclislere girdim.

niþanlan. çok memnun olurum efendim. Fotoðraf çektirir gibi. 296 Reþat Nuri Güntekin Evet. bir saniyede anladým ki.Feride Nizamettin. Size iþin doðrusunu söyleyeyim efendim. yarý açý iþleri. Yalnýz Nerim Hanýmefendi biraz tereddütten sonra söze baþladý: .. þaþýrmýþ görünmeyeceðim. Mamafih.Bilâkis. tabii Ihsan'ý tanýdýnýz. güzelim? ihsan. maskara edilnýiþ bir biçare aðaçlar içinde gördüðüm þeyin ehayyir etiðini anlatmak için bu kadar tafsilat kâfi. bu Muallime Haným'la görüþürüm O gün. sakin ve cesur olmak lâzým. bilâkis. Fakat. Büyük Hanýmefendi'nin gizli bir iþareti üzerine solandaki-ler dýþarý çýktýlar. bu. vücudu dik. rolünü o kadar acemice oynuyor ki: "A! ihsan. sen burada miydin? Nereden çýktýn ayol? diye hayret etti. ÇALIKUÞU 297 Biraz sonra Nerime Haným'la içeri giriyoduk. Fakat benim de.. Göz göze geldikçe zavallý delikanlý. bugün güneþ gibi parlak.Belki aklýnýza bir þey gelir.Evet. Bütün simalar bunu gösteriyordu. Nerime Haným. Sonra. muhcubane gözlerini indiriyordu. pek güzel olduðun zu söylemiþler.Ne münasebet efendim? Nerime Haným. Bize mektepte. akla sýðar þey mi? Evet. (Paþanýn büyük kýzý): . Mektepteki vakayý.Feride Hanýmefendi.A! ihsan. dedim. arkadaþlarýy hse girmiþ. Gençlik bu ya efedim. bahsi kazanmýþ. Evet. . beþ dakika kadar hiç fütursuz konuþtum. kaçýnmamý bekliyorla mu bozmadým. Nerime Haným dedi ki: . Fakat bu sefer büsb kýyafetle. Genç zabit. sözlerinin yaptýðý soðuk tesiri pek iyi anlýyord Bugünkü garip komedyanýn son perdesini tekrar yukarý salonda oynadýk. Zavallý Nerime Haným. olur þeyler. zabite "hazýr ol" kumandasýný baþkalarý vermiþ. bu aðaçlar içinde yine o fakir iþçi ile karþý karþýya geliyordum. Kadýncaðýz. baþýndaki alabros saçlara varýncaya kadar kýlýcý. demek o da biliyordu. niçin? Bunu dah anlayacaðým. bu paþalar. tereddütle bana baktý ve dedi ki: . siz de bizim gibi istanbullusunuz. birdenbire ateþ almýþ gibi öyle bir de e elini çekmesi vardý ki. hiç oralý lmuyor. sürpriz yapmasýný çok seven insanlar. insan bey nleriyle kýlýcýný çekerek: "Hazýr ol!" kumandasýný vermesini bekliyor. Fakat ben. besbelli a yle benden su istediðini hatýrlýyor. peri masalý güzel ve muhteþem görür de heyecanýndan bayýlmaz. düðmeleri. kýzarýyor. deðil mi? Ben. zabitlerden bazýlarý size mektepten gelirken tesadüf etmiþler. Tuhaf deðil mi? Ben. tabii buralýlar gibi bunu bir hakaret saymayýz deðil mi . bugün inatçýlýð yaparlarsa yapsýnlar. Amcazade ve süt kardeþim Ihsa n'ý size takdim etmemde bir mahzur görmezsiniz. ihsan Bey'le görüþtüð bizden çok evvel yukarý gelmiþti. öyle bir duruþ. sen nereden çýktýn?" ayret ederken sesine: "Vah vah! Yalan söylediðimiz ne kadar da belli oluyor!" der gi bi bir ahenk geliyor. o þaþýrdý. Sadece: .hçesindeki çam ormaný taklidinde. Þimdilik hiçbir þey sezdirmemek. hiç fütursuz: . cüretkâr gözleri parlýyordu. üþenmeden amelelerden birinin elbisesini giyinmiþ. parmaklarý birbirine yapýþmýþ duruyordu. Galiba. Hakký da yok mu ya? Küçük iptida birkaç gün evvel amele kýyafetinde gördüðü bir þahsý. öyle bir kýyafet ki. ince býyýklarýnýn altýnda. bir asker te mennasý için kaldýrdýðý elini yarý yolda tekrar indirdi. Herhalde. cevap vermedim. ehemmiyetli bir þeymiþ gibi senelerce özene bezene m ettikleri o mahut. Üç. yakasý sýlý her þeyi pýrýl pýrýl parlayan bir erkânýharp yüzbaþýsý idi. Hülasa. ik k. dedim. bahse girmiþ: "Mutlaka bir çaresini bulur. Fakat biçare kadýncaðýz. ihsan.Feride Haným. Bu biçare eldivenden. O. onu ilk defa görmüþ gibi konuþuyordum. Galiba. Hayretle dudaklarýmý bükmekten kendimi alamadým: . Maarif ordusunun küçük zabitlerinden. Biz istanbulluyuz. fa da elimdeki eldiveni gördü. o güzel ve cüretkâr sükûnunu muhafaza edemedi. benim utanmamý.. "Selam merasimi"ni pek iyi bilmiyordu.Efendim. mahcubiyetini saklamak için gülüyordu: . bu gülünç "operakomik" dekoru içinde gülünç bir komedya oynayacaktýk. onun söz söylemesine meydan vermeden kendimi takdim ettim: . elimi tutmayý tercih etti..

Fakat. bir genç kýz için biraz fazla serbestlik olmaz mýy Ana kýz. Hafýz Kurban Efendi'nin kar sýnda düðünlere giderken giydiði gron çarþafý. adeta müteessir olmuþtu. Sonra. bu cariyeniz için büyük þeref.Allah senden razý olsun. hanýmefendi. Vakayý olduðu gibi yazýyorum. Demin size arkadaþlarýyla bir bahse tutuþtuðunu söylemek lâz geldi. Sizi pek beðenmiþ. güzelim? Zavallý çocuk.ihsan Bey. güzel ve deðerli bir genç. 298 Reþat Nuri Güntekin . iyiden iyiye kararmýþtý. dedi. ÇALIKUÞU 299 . fakat dudaklarýmdan yanlýþlýkla baþka bir isim. el .Ihsan'ý nasýl buldunuz.. fakat o. Birdenbire ellerimi yüzüme kapadým. bu dünkünden bin kat daha gülünç. ihsan Bey'e de bütün kalbimle teþekk im. Ben Ihsan'ýn sütannesiyim. mutlaka.Yüzü de güzeldir. . nefret ettiðim büyük düþmanýmýn ism Ç. Oda. ilmem neden. Lacivert kýs elbisem bana beyaz gibi göründü. on gündür öyle telaþ içinde ki: "Ölür m. Feride Haným'ýn reddedeceðini aklýna bile getirmiyordu.. Duvara vurmuþ donuk bir ay ýþýðýna b aynada. yahut kalbimden geçirmiþ olsaydým. tekrar birbirlerine baktýlar. Ah. dedim.Çok iyi bir genç görünüyor. haným kýzým? Ben.. Malumatý da. akýllý uslusunuz. fakat aramýz da bir izdivaç ihtimalini aklýmdan.Niçin kýzým? Biraz evvel onu beðendiðinizi. küçük bir sükût hüküm sürdü. Uzun etekleri karanlýklarda kaybolan bir beyaz ipek. tahsili de iyidir: Terfian Beyrut'a tayin edildi.. dediðiniz gibi mükemmel gör r. Nerime Haným'ýn. yine tekrar ediyorum ki. kendimi hayal meyal seçebiliyordum. Fakat mümkün deðil. Mademki siz e onu beðendiniz inþallah mesut olursunuz. çok müteessir olacak. 6 Mayýs Bu hafta benim kýsmetim açýldý. ihsan Bey. O: . Sizi Allah'ýn emriyle Ýhsan'a istiyorum. birdenbire þaþýrdý: . o a beraber Beyrut'a gidersiniz. alacaðým!" diyor. Soyunmadan evvel bir kere da ndimi seyretmek istedim. kimi isterse alabilir. neþem gibi hüznümden de renk vermedim: . Paþanýn landosu beni evime býraktýðý vakit Munise. beni kandýrmak için birçok þeyler söyleyeceðini hiss azikâne. Hiç böyle þey olur mu. yine gayet sade: . sevimli bir genç. boynunda dizi dizi beþibirlikleriy-le misafi . Bilmem nasýl bir ýþýk oyunu oldu.Kuzum anne. sizi istiyor. Nerime Haným. Size de. bizim de "mutlaka" isteyecek bir þeyimiz olabileceðini. Feride Haným kýzým. çok güzel bir genç. güzel bulduðunuzu söylediniz ya! Gülerek ceva m: .Hanýmefendi. ayný kendini beðenmiþlik. hem memnun oluyorl ardý. çünkü ihsan. Bir ay izin alýrýz. Sahne. komþudaydý. bin kat daha isyan ettirici bir komedya. Ihsan'a söyle. Büyük Haným. fakat gayet kati birkaç sözle buna imkân olmadýðýný söyledim. . kýzým! iþimizi kolaylaþtýrdýn dedi. bir türlü akýllarýna getirm istemiyorlar. e bi elimde büyüttüm. Dünkü vakanýn sýcaðý sýcaðýna bugün bir komedyaya daha kahr . yine tekrar ediyorum. Hakikaten gülünecek bir vakaydý. bizim aþaðý misafir odasý. yabancý memlekette kocaya istenilmek bana bu dakikada garip bir mahzu nluk veriyordu. benim dilim varmayacak. Gitmek için müsaade Nerime Haným.Evet. Bizim de bir kalbimiz ol duðunu. Yorgun bir tavýrla annesine: . Bu dakikada Munise odaya girdi: . "Munise" diye300 Reþat Nuri Güntekin çektim. iþin buraya geleceðini daha evvelden hissetmiþtim. birbirinin yüzüne baktýlar. Þimdi. Bu sözlerime hem hayret ediyorlar. çok müteessir olacak. düðününüzü burada yaparýz. bu erkekler! Hepsinde ayný gurur.Feride Haným! Herhalde kati cevabýnýz bu olmayacak. bu bahsi uzatacaðýný. Mamafih. Ana kýz. genç kýzlarla doðrudan doðruya konuþmak olmaz ama. bu meziyetlerini açý n açýða söyleyebilir miydim efendim? Bu.Abacýðým! Ondan imdat ister gibi ellerimi uzattým.Hanýmefendi.Ne kadar iyi! Hakikaten güzel.

burada..Evet. ucuna bir de kurdele paraçasý takmýþsýnýz. gençliðiniz. cami gibi mukaddes bir yerd ir.Kimin için? O. beni alabileceðinden emin mi? O. Allah hakký için þu Hacer-i Esvedi bir öpelim!" diye nutuk vermiþ. isyan ettirici bir saffetle: . gülmüyor. tabii hoþuma gidiyor. Öyle deðil mi? Müdire.Bizim efendi için. tuhaf bir haber verdi: Evvelki gece. hemþire sizin için. belki farkýnda deðilsiniz. mektebin menfaati meselesi var. hizmetinizi ederim!" dedim.Bu Kurban Efendi sizi býrakýrsa. meyhaneden dönen sarhoþlar. böyle hiç renk vermeden þaka etmesi.Zavallý komþum. hemþireceðim! Ben: . buna da iki sebep v ar kýzým. Akþam üstü kýzlarýný.. maateessüf. kahkah larla gülüyordum. çocuklarýndan ziyade sizi görebilmek için geliyorlar.Hemþireceðim.Ne kadar süslüsünüz bugün. Çünkü. baþkalarý için tabii görülen bir þey. Fakat ben biliyorum. efendi size göz koymuþ. 15 Mayýs Bu akþam. o hanýmý al. Ben. hemþireceðim. Birisi tecrübesiz. güzelliðiniz. diye meþhur bir söz vardýr kýz güzel. saf gözlerinde saf bir hayretle: . Ben: . Bir gün. Onu dedikodudan. Bunlardan ne hakla ve niçin size bahsettiðim meselesine gelince. güzel güzel geçiniriz. mektep kapýsýna gelen peder ve ne kadar çok olduðuna dikkat ediyor musunuz? Siz. Konuþmaya baþlýyoruz. kapýcý Mehmet Aða. Bilm . Yalvardým. Fakat o. kahvedeki esnaf tan tutunuz da. her þeyi haber alýrým. Biz. Ben: .Hayýr. beni odasýna çaðýrdý. böyle bir þeye imkân yok.Nasýl. bilâkis gözlerinde yaþlar var! O: .O halde. Biz. sokakta çocuða para vererek kurdeleyi. Öyle deðil mi? Halbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de. kýzým.Öyle ya! Tam elli beþibiryerde vermeye razýyým. dualar ediyor ve perde kapanýyor. Fakat bir kusurunuz var: Ken dinizi hâlâ istanbul'da sanýyorsunuz. Mamafih.. sizin yemeðini ririm. artýk insan sarrafý oldu . deðil mi Gülbeþeker'den niþan aldým!" diye a ndiriyor muþ. iftiradan. Ben gayri ihtiyari eðlenerek: . mahsus size geldim.Feride Haným kýzým. O: . birdenbire þaþaladým: . halinde bir tuhaflýk var. daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazif edir. kardeþlerini almak için. çatkýn bir çehreyle þu sözle . kýzým. ciddiyet ve hayretinizden memnunum. sizi almak için beni boþamaya kalktý. Onlar. Kabahat demiyorum. söz getir meye baþladý. me tebin kapýsýnda durmuþlar. diyor. Görüyorsu . Ç. dünyanýn en sade bir þeyinden bahseder gibi: ÇALIKUÞU 301 . hiçbir þey bilme m gibi otururum ama.Nereden bildiniz? Ben. yüzüme bakmadan tereddütle devam ediyordu: . fakat cidden iyi bir çocuksunuz. kasabada gizliden gizliye bir dedikodu baþladý. Þimdi ara sýra kýyor: "Bana artýk paþalar paþasý demelisiniz.Evet. Benim için mi? O: . idadi mektebindeki büyük talebelere varýncaya kadar sizi uzaktan tanýmay an. Dün. sade ihtiy Mesela. ya "Ziyaný yok. haydi gönlün rahat etsin.Galiba teklifli bir yere misafir gideceksiniz. bana acý! . Kuzum kar-þedeþim. tek beni boþama. gözleri aðlamýþ gibi. sizde 302 Reþat Nuri Güntekin nazarý dikkati celp etti. Sonra. Ben. Güzellik baþa beladýr. Fakat. Mesela. mektep tatilinde Müdire Haným. Öyle ki. bana görücü geldiniz? O. onun için size bir analýk. siz bana görücü mü geliyorsunuz? . Dünyada. Muallimlerimiz de hakeza. Bu kadar saf bir kadýnýn. Ben: . bunlardan birisi: "Ben duvardaki siyah taþa Gülbeþeker'in elini düðünü gördüm. Biçare kadýn. sizden bahsetmeyen yokmuþ. fakir tal ebelerimizden birinin saçlarýný örmüþsünüz. her rast geldiðiniz erke du. elinden almýþ.Mektep. hem yalnýz bir taze olduðunuz için kendinizi biraz daya iyi korumanýz lâzým gelirdi albuki bazý ihtiyatsýzlýklarýnýz oldu. ablalýk vazifesi yapmak istedim. çapkýn bir mülazým. kýþladaki zabitlerden.or. Telaþ etmeyiniz kýzým. kadýnlar epeyce süslü olarak gezebiliyo rlar. bu memleket o kadar kapalý bir yer deðil.

bir sebep göstererek be i baþka bir yere göndermelerini istersiniz. biraz açýk giyinmesini hoþ görmüyorlar. ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetiþmek için? Ç. düþüne düþüne: .. Abdürahim inde Yüzbaþý ihsan Bey'le konuþmuþsunuz.Bunlara ne dersiniz. Müdire Haným. gayet tatlý söz söylüyor.. Bu sözleri cevap vermeden. ne bileyim? . fakat arzumu reddetmedi. hiçbir hareket yapmadan dinlemiþtim. dedim. Bu adi þarký parçasýnýn ne güftesinde. üst üste boðuþuyoruz. Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütü uyla koklamayanlar için ne manasýz bir söz! Hayalimde yollar. bu daðlardan. Müdire bir þey söylemeden düþünüyordu. bunun için kibar aileler el üstünde tutu gece bir yere davet ediyorlar.. Yirmi dört yirmi beþ yaþlarýnda. Yanýk ses-1 li bir yolcu sularýn karanlýðýna dedir avare gönlüm. gittikçe incelip mahzunlaþan . Muallim arkadaþlarý onu pek sevmezler.. 20 Haziran Mektepte Nazmiye isminde bir arkadaþým vardý. sonra da bu kadar iyi bir kýsme reddetmeniz nazarý dikkati çekti: "Mademki ihsan Beyi istemedi.r ne kendiniz için. güzel ut çalýyor. Bana söz söylerken gözlerimi kapýyorum. Lütfen baþka bir bahane bulunuz: "idaresiz" deyiniz. C. yahut da kýskanýyorlar. dudaklarý-' ÇALIKUÞU 305 mm ucuna geliyor. ne derseniz deyiniz. Hanýmefendinin teklifini kabul etmiþ olsaydýnýz. benim itiraz v e isyanýmdan korkan müdi-re. Fakat hüznüm gibi neþemin de kar sýðmýyor. bu dedik an gözleri korktu. Komþum. genç bir adamla görüþmeniz.. Fakat. ihtimal. Dün akþamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mýsraý tekrar ed hiç sebepsiz aðlamaya baþladým. sükûtumdan þüpheleniyordu. bir parça þaþýrdý. Yine kuþlara ýslýk çalýyorum. asýl sebebi söylememek.Kuzum hanýmcýðým. Kozyataðý'nýn bahçesinde -Ne münasebetsiz sözler söylüyorum? Galiba bende sinir hastalýðý b de bir kararsýzlýk var. Evvela. Komþularým da artýk beni eskisi gibi aramýyorlar. demek.. bir tedbirsizlik daha yapmýþsýnýz. 304 Reþat Nuri Güntekin Ne vakte kadar Yarabbi.Sözlerinizin hepsi doðru Müdire Haným.. ihtimal. yine Munise ile hamal çocuklarý gibi al alta. Bir daha bu þarkýyý söylemeyeceðim. cahil" deyiniz. pencerem-1 den görünen deniz parçasýný seyrede þarký. b r beis görülmeyebilirdi. "asi" deyiniz. þen r kýz. bahçemdeki çiçeklerin açmaya b adýðý bir nisan gününde. Feride Haným? diye sordu. bestesiyle. Bunu o gece iþitmemle unutmam bir olmuþtu. Bu memlekete acýyorum. yine gurbet kokusu almaya baþlýyordu. Dedim ya. ince ince tüten dumanlara benzeyen karþý daðlarý seyretmeye baþlad Çalýkuþu. kulaðýmda Çeçen arabalarýnýn o ince yanýk sesli ç . olmaz mý? dedim. Þimdilik kendimi unutturmaya çal hiç sokaða çýkmýyorum. bir baþkasýný seviy or. Müdire Haným. Yalnýz: "Þehirde dile düþtüðü için istemiyorum!" demeyiniz. siz e hatýrým kalmaz. insan bir muamma? Bir kere iþitti-1 ðim bu þarkýyý.. Bir parça tereddütle . iþ görürken. ne bestesinde aðlan yok. durup dururken yavaþ yavaþ bu þarkýyý söylemeye baþ-1 ladým. Bu iþte bana edeceðiniz en büyük insaniyet ve m et. acaba kimi?" yolunda dedikodular meydan aldý. [ sendedir" diye bir þarký söylemiþti. Kendim de yavaþ yavaþ farkýna varýyorum. sadece Feride deyin. Tatilin bu uzun aylarýnda onlar gibi mahpus kaldým.yine eskisi gibi gülüyorum. kuþlara su verirken. ara sýra teyzeme benzeyen bir büyük hanýmla konuþuyorum. Yalnýz. hakkýnda bazý ufa k tefek dedikodular iþitiyorum. Hafifçe içimi çektim. bana hocaným demeyin. Aylardan l sonra. 5 Haziran Kuþlarýmýn ahi tuttu. þimdi bilakis. Halbuki bu yetmiyomuþ gibi. sinir. güzelce. "Elin den iþ gelmiyor. utana utana ondan bir þey istedim: . güftesiyle nasýl aklýmda tutmuþt den sonra. fakat ne yapayým? Siz artýk idareye yazarsýnýz. eyl evvel baþka bir yere nakletmeye imkân olmadýðýný söyledi. Gözlerimin dolduðunu göstermemek için pencereye dönd uçuk mavi semasý içinde. bitip tükenmez gurbet yollarý uzanýyor. ne mektep için hiç hoþa gide- ÇALIKUÞU 303 çek þeyler deðil. Hele se le benziyor ki geçen gün. Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmýþtý.

yukarýda da söy ledim ya. Çalýkuþu . . O kadar dil döktü. Munise'yi nasýl evde yalnýz býrakayým? Bir mani mi var? diye sordum. Saçlarý sarýya boyalý. Munise'yi giydirmek isteðim vakit Nazmiye. arzusunu kabul ettim. Nihayet. Feridun Bey'in teyzesi. kahkahalar. süsünü doðrusu gözüm tutmadý. Nazmiye. çarþafýmý çýkardý. Buralarý ne tenha. artýk pek gözü kapalý bir kýz sayýlmazdým. Çok iyi bir çocukmuþ. Sizi tanýmadýðý halde gözlerinizden öptü. . elmas kýzým. Ben gitmemek için birçok bahaneler gösteriyordum. can sýkýntýsý. Bir aralýk çobandan onu satýn almayý düþündüm. . kadýn erkek sesleri. yüzünde tekerlek a yip bir þey! Bu kadýn. . üç çeyrek uzakta bir baða götürdü. gözlerinin sitemli bir bakýþýyla: .Küçüðü de götürecek misin? demiþti. Fakat bu niþanlýnýn ailesi ine rýza göstermediðinden. çok þeytan bir kýz! Ýnsanýn altçenesinden girip. ne mani olacak? Daha iyi. Bazen onu evde býrakýyorsun da.Tabii. Küçük bir talika arabasý bizi derenin öbür kýyýsýna geçirdi. sana niþanl receðim. Bir odada epeyce zaman beni Munise ile yalnýz býraktýlar. üstçenesinden çýkýyor. Ben. faka l yerlerdi. adýna bu kadar fantezi yakýþmaz. bir keçi yavurusu yakalayarak uzun kulaklarýný. Zaten benim bahanelerim de çocukça þeylerdi ki. Pencereden baþýmý uzatým. dayanamadým. Gülbeþeker de ne Gülbeþeker! Sahiden insanýn yiy tutuþtuklarý kadar varmýþ.Görüþtüðümüze memnun oldum.F 20 306 Reþat Nuri Güntekýn Fakat hepsine cevap buldu.Evet.. Bahçeler arasýnda.. þakaðýnda laden.Nazmiye'nin bir yüzbaþý niþanlýsý varmýþ. kimseye söylemememi tembih etti. can sýkýntýsýndan bunalacaðým bir dakikada Nazmiye geldi: . içim içime sýðmýyordu. Dün evde. Sýk asma yapraklarý arasýnda hiçbir þey seçmek mümkün deðildi. Çardýðý örten sýk de akþamýn pembe yaldýzý yavaþ yavaþ sönüyordu. bir bostan kuyusunun tahta tulumbasýný çekerek taþ bir yalakta koyunlarýný suluyordu. Kapý açýldý. Zannediyorum ki. þiþman bir kadýn. nasýl bir gaflet dakikama geldi de Nazmiye'nin bu sözleri beni þüpheye düþürmedi? türlü bunu anlamýyordum. açýk hava ihtiyacý beni iyiden iyiye bunaltmýþtý. Gözlerimizde yaþlarla arabadan atladýk. Fakat renk vermemek lâzým. Ýnce boy-nuzlarýyla yalaðýn baþý ini iten keçi yavrularý Munise ile bana Mazlum'u hatýrlattý. münasebetlerini gizli tutuyorlar. Sonra. merdivenden doðru. gürültü ve ayak sesleri gelmeye baþladý. Ýhtiyar bir çoban. Elbisesini. bunu bana. Etrafýný yüksek çardaklarýn yeþilliði sarmýþtý. bizi üst katta bir odaya aldý. merakýmýzý kaldýrdý. Güneþ batmýþtý. Subaþý'nda ki baðýnda ziyafet veriyor.Niþanlýmýn teyzesi niçin senin yabancýn olsun? Hem baþka bir fikrim daha var. yaþlý. dedi. fakat þimdiye kadar gece yatýsýna gitmedim ki. Sen gitmezsen vallahi ben de g itmem. yapraklarla dan birisine girerek yarým saat. hafifçe kaþlarýný çatmýþ: . Ýki seneden beri dýþarýlardan çok þeyler gö Ne oldu. Nazmiye. onlardan olacak. Bu gece Feridun'un teyzesine davetliyim. Mahsus rica etti. ucu bucaðý görünmeyen bir baðýn orta- ÇALIKUÞU 30? sýnda eski bir bina idi. Ýhtimal. Bahçeden karýþýk. Fakat neye y ki yakýnda yine býrakýp gideceðiz. fazla bir teklifsizlikle ibi yanaklarýmý öperek: . bir sýr g ibi söyledi. Fena halde bozuldum. sul r damlayan ince çenesini öptük. zevkimi takdir edeceksin. hafif hafif çýðlýklar geliyor. Ev sahibi nde kocaman bir lamba ile içeri girdi. Ne söylediðini bilmeyen bazý münasebetsizle vardýr ya.Hayýr. o kadar yalvardý ki.Feride Haným sizi almaya geldim. Küçükle þakalaþarak kendimi oyalamaya çalýþ zli bir kurt düþmüþtü. Nazmiye. bozuk bir akort edildiði iþitiliyordu. Yalnýz. bir þey dikkatimi celp etmiþti. Yolda bir sürüye tesadüf ettik. Derdimiz eksik gibi niçin baþýmýza yeni bir sevda satýn Gittiðimiz köþk.

Bir kanepede yan yana oturan Nazmiye ile niþanlýsý. masanýn üstüne þiþeler. biraz tereddütle odaya girmiþlerdi. lambanýn fitilini düzelterek. inceli birçok sesle söylediði þarkýlar takip etti. Bu.. çek kolun lahi! diyordu. Talihime iki sevdiðimin isimleri de birbi ine yakýn düþtü. Daha doðrusu konuþuyorlardý. peder merhum emlaki içinde en ziyade bu baðý severdi. rkasýnda duran zabiti takdim etti. bunu bir gazel. söz söyleyiþi Feridun'dan büsbütün baþka id beyaz saçlarý. Yarým saatten ziyade bir zaman bu odada beraber oturduk. Kapýnýn dýþýnda gözüme uzun boylu iki zabit üniformasý 308 Reþat Nuri Gûntekin iliþti. sallaya llaya. hafifçe eðildiðini gördüm: . Ýhtiyar kadýn. Yavaþ yavaþ onlara arkamý çevirdim. küçükhaným? Hayretle gözlerimi kaldýrdým. Bur elleri cebinde. dedi. Nazik bir baþ iþaretiyle uzaktan selam verd i. âlemimize þeref verdiniz. Baþým açýktý... Aþaðýda bir keman taksimi yaptýlar. ara sýra bize arkasýný çevirerek bu masanýn önünd . Biraz evvel þiþman haným. ça filozasý gözünün üstüne kadar inen bir panayýr palikaryasý resmi vardý.Burhanettin bendeniz. bana bakmýyor. Nazmiye gülüyor: . Güneþ batarken bu bahçeler lliðine doyum olmaz. fazla kaçýnmak için sebep yoktu. iki yaba de. Bu dakikaya kadar bað sahibi sandýðým haným. odanýn içinde dolaþýyor. seni ihmal ettim ama. "Burasý uðurludur. kolay ve seri söz söylüyordu. arkadaþým. tabaklarla dolu bir tepsi býrakmýþtý. o. merhumun bu sözlerini tam bir keramet gibi tesdik ettim. sað olun. daha sonra kalýnlý. Feride Haným. Tenezzülen teþrif ettiðini zi öðrenince. Burhanettin Bey. arkadaþýnýn bana verdiði korku ile karýþýk fena tesiri hemen hemen izale et biraz emniyet gelir gibi oldu. Fakat bu Burhanet-tin Bey'in ne alakasý vardý? Hayretle Nazmiye'nin yüzüne bakarak cevap bekledim. . gayri ihtiyari çekindim. hafifçe eðilerek: .Feridun Bey. mehtap gecelerinde bu bahçenin cennet gibi ol duðunu anlatýrken Nazmiye girdi.Cicim. teþekkür ve minnettarlýðýmýzý sunarýz. bana ne ÇALIKUÞU 309 kadar saadet geldiyse bu baðdan geldi!" demeyi mutat edinmiþti. gözlerini göz lerimden kaçýrmakta inat ediyordu. yuvasýnda tecavüze uðramýþ bir hayvan yavrusunun idraksiz korkusuyla köþeme küçülüyordum. Küçüklüðümde büyükannem acayip bir kibrit kutusu alýrdý. Demir bir pençe kalbimi sýkýyor. hesapça bir kompliman olacaktý. Zabitler.Efendim. Çünkü bende konuþmaya deðil. nefesimi daraltýyordu. Þuradan. utanmadan baþ baþa . teklifsizce sert avucunun içine aldý. gittikçe daha ziyade birbirlerine so kuluyorlardý. Hakký vardý. sen ne kadar dýþarlýklý olmuþsun? Herhalde niþanlýmdan kaçacak deðilsin. Bunlarýn üstünde burma býyýklý. buradan konuþuyorduk . Zihnim durmuþtu. Hiçbir þe r þey duymuyor. söylenen sözleri bile anlamaya mamýþtý. niþanlým. Efendim. Munise'yi e den tutarak dýþarý götürmüþtü. Evet. Elimi. mahsus karanlýkta býraktým. Elindeki küçük bir kadehin 310 . sinemadaki o çirkin aþk sahnelerinden birini oynar gibi çekinmeden. duruþu. Nazmiye onlardan birini takdim etti: . bunlar çok adi ve fena insanlardý. Fakat. bir velinimeti takdim etsin: Binbaþý B urhanettin Bey. Bunlar çok adi ruhlu insanlardý. Bu gezinmelerden birinde binbaþýnýn önümde durduðunu. Saçlarýyla býyýklarýnýn bir k adý olduðu halinden belliydi. meþhur Solakzadelerin küçük mah Solakzadelerin bu küçük beyi hemen kýrk beþi aþkýn bir zattý.Inayeten kabul buyurmaz mýsýnýz. Giyiniþi. Ýþte bu Feridun Bey kutularýnýn birinden fýrlamýþ gibiydi. Kolumla saçlarýmý kapamak istedim.Müsaade ederseniz kulunuz da candan bir arkadaþý. Binbaþý ama bildiðiniz binbaþýlardan deðil.Elmas kýzým.sarsa sarsa sýkarak: .

munis ve kibar çehresi bu dakikaya kadar bana m bir emniyet vermiþti. O. beni burada býrakýnýz.Israr etmeyiniz Burhanettin Bey. korkma. yaþasýn Gülbeþeker. sýcak nefesi yüzüme dokunarak: . daha ziyade eðildi. Feride Haným'ýn biraz rahatsýz olduðunu söyle iniz. Kamaþtýrýcý bir pýrýltý birdenbire gözleri ndan döktüðü ýþýk selleri içinde sendeleye sendeleye birkaç adým yürüdüm. Birçok gözler. Bu dakikada çýldýrýyordum. ÇALIKUÞU 311 mek borcumuz. aðarmaya baþlamýþ saçlarý. hiçbir þey yok. Hafifçe çýrpýnmak.Ferideciðim. siz de bizim yiyeceðimizi buraya getiriniz. Deðil mi. Neydi bu baþýma gelen þey Yarabbi? Kendimi nasýl kurtaracaktým? Odadaki ýþýklar yavaþ yavaþ sönüyor. Burhanettin Bey'le yalnýz kalmak. sonra. Feridun'la. kollarýmla açýk boynumu saklamak oldu. 312 Reþat Nuri Güntekin Tanýmadýðým bir ses: . küçükhaným. Nasýl isterse öy le yapsýn. onlarýn birbirine çarpacaðýný hissediy Burhanettin Bey: . gelmezsen çok ayýp olur. Biraz kendimi toplar gibi oldum: .Zararlý bir þey deðil. zevceleri. rahatsýzým.Dýþarý çýkýn. Bileklerimi Nazmiye'nin elinden kurtarmaya çalýþýyor. sofrada birkaç misafirimiz var. Dünyanýn en nazik ve masum bir likörü. Burhan Bey'in iki arkadaþý. . Küçüðüm: "Abacýðým" diye aðla saçlarýmý. bulanýyor. Bu sefer. Duvarlarda. Çalgýnýn uðultusu içinde sesler derinleþiyor. dedim. Gayet yavaþ: . dýþarý çýkýn. karanlýk bir yolda koþan meþaleler gibi ta uzaklara gidiyordu. Diþlerimi sýkmasam.. çehreler. sizi bekliyorlar. istediðiniz gibi olsun.Reþat Nuri Güntekin içinde yakut kýrmýzý bir içki parlýyordu. Binnaz Haným. rüyada görülmüþ gibi karýþýk. var kuvvetimi tolayarak: .Elmas kýzým yemek vakti geldi. dedim. ilk hareketim. öyle ya zevceleri.istemem. avizelerin ak si. kolonyadan yanan gözlerimi öpüyordu. Baþýmla reddettim. Siz misafirlerin yanýna ininiz. Sonr koptu. diyebildim. Misafirimi yalnýz býrakm amak benim vazifem. ona baþýyla iþaret etti: . Feride. yerimden kal mzumdan tuttu: . Nazmi ye.1111 g^^^Hlflflj^^^^^^Hl----n.diye baðýrýyordu. vallahi yabancý deðil. Bu odada. gözlerime çöken bu karanlýðýn içinde kývýlcýmlar uçuþu denizin uðultusu gibi geliyordu: . erkek çehreleri. bir adým geriden ben ip ediyordu.Misafirimiz ne emreder. Burhanettin Bey.Teþekkür ederim. dedi. Nazmiye ile niþanlýsý kol kola önümüzden iniyorlardý. Söz söylemek mümkün deðildi. bulanýk kadýn. onlar dan bazýlarýnýn niþanlýlarý. Burhanettin Bey. Mahsus n geldiler. nasýl isterse öyle hareket et. Gülbeþeker * Gözlerimi açtýðým vakit kendimi Munise'nin kollarýnda buldum. beraber yemek yemek ! Ne yaptýðýmý bilmeden. Nazmiye yanýma yaklaþtý: .Peki. koltuðun kenarlarýna tutunarak köþeme um. rica ederim. u arý gibi ta uzaklara haykýrýyordu: "Yaþasýn Burhanettin Bey. salona hudutsuz derinlikler veren endam aynalarý parlýyor. fakat bir türlü sönmüyor.Korkma kýzým. Karanlýkta taþlýðýn nihayetinde bir kapý açýldý. Bu sözleri o þiþman kadýn söylemiþti. Üstüm baþým sýrýlsýklam olmuþtu. Odanýn yar aktýðýný hissediyordum. burada kendi evinde sayýlýr. düþünmeden yerimden fýrladým.

Hiç bir noktasýný gizlemedim. Baygýn kokulu iðde dallan. O kadar ki. Kolonyalar. hem de bir b gözyaþlarýný karanlýkta gizlemeye çalýþarak: Ellerini tuttum: . Feride Haným. Hasta mýsýn? de Bu hanýmýn sakin ciddiyeti. mesleðim beni buna mecbur ediyordu. küçüðüm aðlýyor. Allah i doðrusunu söyleyin. Razý olmazlars a gece vakti tek baþýma yola düþ-1 mekten çekinmeyeceðimi söyledim. O zaman dikkat ettim.. dedim.Munise.Ne var. Þimdi ben. dedi.. Baþýný arabanýn öbür penceresine dayayan Munise'nin derin derin içini çektiðini iþittim. emini olunuz ki. annem gibi.. Ne kadar korktum. kýzým? Seni hiç böyle görmedim. Istanbul 'dal terbiye görmüþ. gözlerime dokun k beni rüyamdan uyandýrýyordu. üzüldüðünüz için sizden af rica ederim. Hikâyenin sonunda boynumu büktüm. yere diz çökmüþ. o araba ile beni þehre götürme-1 lerini istedim. Ben n e olurum sonra abacýðým! Ah. Mamafih. razý oldular. bu yabancý memlekette ondan baþka derdimi anlatacak kimsem yok tu. olaðasý paltosunu giyerek arabacýnýn yanýna atladý. yüzüne bakma ret edemiyordum. ÇALIKUÞU 313 Araba. Çenemden tutarak baþýmý kal dan gözlerimin içine baktý. müterreddit. bir bað eðlencesi göstermek istemiþtik. titr . Ya .Kirpiklerimin arasýndan bu sözü söyleyenin yüzüne baktým. Cevap vermedi. Ne oldu. biý þey söylemeden dinliyor. çatkýn çehresi beni daima biraz korkutmuþ. sonra mesela birkaç gün evvel arkadaþlarýmýz-! dan biriyle konuþmakta s görmemiþ bir küçükhanýmýnj bu kadar vahþi tabiatlý olacaðýný nasýl tahmin ederdik? Tekrar ki. kalbimi açmaya mani uþtur. Nazmiye. sonra yanýndakilere dönerek: . titreye titreye dün geceki vakayý anlattým. gözle-1 rimi kapadým. sýz benden yaþlýsýnýz. artýk ümit kesmeye baþlamýþlar.Feride Haným. Utuna utana. çekine çekine bana yaklaþtý. ince dað yollarýnýn karanlýklarýna dalmýþtý. Sadece ik-l ram etmek. kaþlarýný çatýyordu. Kendime geldikten sonra. ne zillet ne sefalet. Bir köþede üþür gibi titreyerek büzülüy Yavaþ yavaþ baþýmda bir baþka gecenin hayali uyanýyordu. hem de her vakýtki gibi bir müdire gözüyle. biraz açýldýn mý? Aklým diyordu.. daha çok anlaþmýþ büyük bir insan ýstýrabýyla baþýmý kollarýnýn iç .Biçare.Abacýðým. her zaman ceketinin önü açýk dura O da bana baktý. umulmaz bir heyecan ve teessür uyandýrmýþtý. Fakat bu saatte. bir yabancý gözüyle en ve anlayan bir anne gözüyle. Benden çok fazla þeyler biliyorsunuz. hiçbir þey tesir etmiyormuþ. ben bu gece ne kadar aðladým. kýzým? dedim. Baþýmý. yüzüme. Ýhti kadýn.Müdire Haným. eve gidinceye kadar annesinin kucaðýnda aðlayan bir ço için için aðladým. size karþý bir fena niyet yoktu. lerinden bir teselli cevabý dileyerek: . Yola çýktýðým vakit Burhanettin Bey.Hayýrdýr inþallah. sahiden çocukmuþ. baþýný daha ziyade eðdi. Yarabbi! Düþmüþ bir kadýn gibi bu çocuktan utanýyor. Sonra çenemi okþayarak. müdirede. sararmýþ yüzümle beni görünce þaþýrdý: 314 Reþat Nuri Güntekin . kimsenin size karþý f ir niyeti yoktu. Benden daha çok yaþamýþ. Ýhtiyar kadýn. dedi. karanlýk yollara düþtüðüm gece. Müdire Haným'ýn evine gittiðim vakit güneþ yeni doðmuþtu. artýk fena bir kadýn mý sayýlýrým? Bu sual. bu baygýnlýk bir çeyrekten l fazla devam etmiþ. bileklerimi ovuþturuyor: "Feri-1 deciðim. dizlerine koyduðum ellerimi elleriyle severek. yün latmalar. Sonra vazifem. siz bizi çok yanlýþ anladýnýz. Seni niçin oraya çaðýrdýklarýný ir daha öyle yerlere gitmeyelim E mi? Ya sen? Allah esirgesin. þehirden getirmek için bir bað arabasý hazýrlatmýþlar. sen uyumadýn mý? diye sordum. Sonradan öðrendiðime göre. Yüzünü görmemek için baþýmý öte tarafa çevirdim. yüzüme bakmaya cesaret e . ara sýra arabanýn penceresinden giriyor. baþýma. Çaresiz. sabahýn bu saatind iþ gözlerim. onun küçük dizlerine koydum. Kozyataðf ndaki köþkten kaçtýðým.

bildikleri birçoðunu saklamak lâzým. küçü anýyordum. Feride? . güzel çocuklarý na sýl ele geçirecek? Feride. a raban. Genç zabitlerin sokaklarda kýlýç þakýrdatarak yolunu beklediði. Fakat dünya öyle bir dünya ki. Fakat beyhude. bu yeni bulduðum ana sevgisi gönlümün içine daha fazla sinecek. babasýndan kalan serveti birçok biçare kadýnlarý iðfal etmek. avuçl dum. Hem artýk bu. senin ihsan Bey'le konuþtuðunu da duymuþtu.O halde izmir'e git. Ah. sonra. birçok has aþasýn Burhanettin Bey" diye baðýrtmak için bir þerefti. güzelliðinden bahsettiði bir genç k nun için bir izzetinefis meselesi oldu. tabur imamlarýna kadar hesapsýz hamileri var. Onu yerinden oynatmak mümkün deðil Ç rrýfýndan. Fakat halsiz halsiz yastýðýn üstüne baþýmý býrakýyor. kýzým? diye soruyordu. Yaðmurda. söy dinleyen. yanýma geliyor. beni þaþýrtmýþtý. Bana öyle geliyor ki. darýlan bir þey gibi tanýr ve severdim. ne vaat ederek sana bu oyunu oynadýlar? Bu kadarla kurtulduðuna yine þükret. kendimi daha fazla okþatýp sevdirir-sem. caiz olmaz. ileride geçireceðim yalnýzlýk ve hastalýk g -hediye mendillerinde kalmýþ kokular gibi. peçesi altýnda yüzünü görme iyet saydýðý bir genç kýzý koluna takarak bir iþret ve safahat âlemine götürmek. iþte kýzým. Ben. Bir t anesi de Maarif Baþkâtibi Sana bir mektup vereyim. bir parça uyu. hatta oynayacak? ÇALIKUÞU 315 O Burhanettin Bey gibi azýlý mirasyediler.Müdire Haným. daha iyi himaye etmek mümkündür. * Bugün müdirem.'nin kýzlarý gibi iki kalýn örgü ile r: . Yazýk. . . bir ders bulmak için elinden gelen yardýmý esirgemez ümidindeyim. çok uðraþtým. tes ellisi olmayan büyük bir yalnýzlýk gibi göründü. Nazmiye buradan giderse kibar hanýmlara kim dalkavukluk edeeek? Büyük memurlarýn gizli gizli yaptýklarý gec eðlenclerinde kim ut çalacak. Ben eþyan ile baraber Munise'yi buraya getiririm. Biri bir muallim arkadaþým. sana tertipledikleri planý ben tamamýyla anlýyorum. birçok aile çocuklar k için israf etmiþ bir ihtiyar çapkýndýr. Gecenin rutubeti iliklerime iþlemiþ gibi titreyerek aþaðý indim. Munise kamaranýn ranzasýnd yuyor. kollarýný demir parmaklýða dayýyor karþý ýslýkla mahzun havalar çalýyordu.'nin. Yal nýz teyzeme benzeyen büyük- .bana bir teselli olacak. Mektebi onun þerrinden kurtarmak iç n müracaatlarda bulundum. karda ölmekten kurtarýlmýþ bir kedi yavrusu gibi sok or. senin gibi masum.Sen bu halle artýk evine gidemezsin Feride. taze. fena bir mahluktur. Nazmiye'ye müracaat ettile kim bilir. Bu büyük yalnýzlýðýn kalbi vurur gibi ta derinlerden gelen sarsýntýlarýný dinleyerek e yazmaya baþladým. Seni daha kendime yakýn bulundurmak. Ýlk varupla buradan gitmelisin? Gidecek yerin.ek kelimelerle þunlarý söyledi: . Güverte boþtu. saçlarýmý okþayan ellerine korka korka yanaðýmý sürüyor. bildiðin var mý. Bütün Ç. kýzým! Mamafih. Nazmiye. ay batýncaya kadar yukarýda oturdum. beri hiç vaziyetini deðiþtirmeyen uzun boylu bir yolcu. Yalnýz. 316 Reþat Nuri Güntekýn Müdirenin yukarýdaki odasýnda akþama kadar uyanýp uyanýp tekrar uyudum. Bildiklerimden kimseye veda etmedim. alay beyinden. ben. Ýhtiyar kadýn. derin derin yaþayan.Hasta mýsýn. Ben gözlerimi açtýk r kadýn. yuk arýda seni yatýracaðým. Prençýbeza Maryu vapuru. Halbuki bu gece sular bana çaresi. Gi inceye kadar burada kalýrsýn. denizi. sana þunu da söylemeye mecburum ki. artýk burada kalamazsýn. Her þeyi anlýyorum. kimsem yok. 2 Temmuz Rüzgâra karþý mantoma burundum. daima gülen. temiz bir kýz olduðunu bugüne kadar anlamamýþtým. Vakanýn bir ik e kadar bütün þehirde duyulacaðý muhakkak. Bir þeyim yoktu. senin bu kadar masum. elini alnýma koyuyor. hafif bir göðüs geçirerek devam etti. Bu Burhanet tin Bey. Haydi kýzým. saf. O Nazmiye! Kýz ben birçok þeyler biliyorum. Bahusus. beni iskeleye kadar getirdi.Feride. bu eli çevirerek. Orada benim iki bildiðin var. artýk Ç. Bu þefkat. hasta deðildim. Feride? Bir yerin aðrýyor mu.

Divanýharp yarýn Ýhsan'ýn muhakemesine baþlýyor. gece ve yorgunluk zavallý gözlerini aðrýtýyor. Fakat benim için divanýharp karþýsýna çýkmaya hazýrla andýðýnýzý unutmayacaðým.Hakikaten esef edilecek bir vaka. açýk havay arý zaman bir dal üstünde. . Fak ihsan daha evvel kendi silahýný çekmiþti. haydi yat artýk. b ilmem nasýl oldu? Sen vakanýn tafsilatýný biliyor musun? . zorla.Vallahi bana kalýrsa. Kamaramýn açýk pence ttým. dedim. Fakat. ihtiyar kadýn. yaþlýsýna dedi ki: . Mahzun mahzun gülümsedim: .Karýsýnýn yeðeni ve sütoðlu. halimiz yamandý. Þu ordudan politikayý çýkaramadýlar gitti. B. yine bir kadýn meselesi olacak. Bu esn ada ihsan kapýdan girdi. daha sevap olur .Bizlerden birimiz bu iþi yapsaydýk. sularýný unutmayacaðýna söz verdirdim. Burhan'ý bilmez miyiz? Zabitler. Biraz evvel ihtiyar bir sandalcýnýn kamar irip býraktýðý gül demetinin kimden geldiðini þimdi anlýyordum. .ÇALIKUÞU 317 hanýma uðradým. kendi elinle azat et. Öyle ya dört gün evvel gitsey u hal baþýna gelmeyecekti. Fakat ihsan zannederim. Paþa'nýn bi r þeyi oluyor. sularýn içinde kaynýyor gibi görünen berrak bir seher baþlýyor. ne istediðini bilmeyen zavallý. benimle beraber Ç. dýþarýda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hay k. muhakka ecekti. Bu ihsan. sen anlaþýlmaz bir çocuksun. yahut edersem de sizi t anýmamýþ gibi görünmek lâzým gelecek. 318 Reþat Nuri Güntekin Yaþlýsý: .'de Mazlum'u býrakmýþtým. Burada da kuþlarýmdan ayrýlmak lâzým geldi. Çalýkuþu.'den binmiþ birkaç yolcu vardý. Birkaç kiþi hemen üstlerine atýlmasaydý. binbaþýyý bir köþeye çekerek bir þeyler söylemeye baþladý. Müdire dedi ki: -Feride. dedim. Fakat. konuþa konuþa yanýmdan uzaklaþmýþlardý. Müdire Haným. * Vapurda. rovelverine davranmak istedi. Kafesten kaçýncaya kadar türl içinde çýrpýnýyorlar. Kimden olduðunu bile söylememek inceliðini gösterdiðiniz bu gülle terimde. öyle pek titiz bir adam deðildi ama. hâlâ çaldýðý mahzun havalara devam ediyor. ben de sizin gibi zannederdim. ÇALIKUÞU 319 Dýþarýda. .Hayýr. bu. hayatta belki bir daha size tesadüf edemeyeceðim. . Bunlardan iki zabit arasýnda þöy bir konuþmaya kulak misafiri oldum: Genç. zorla. . sanýr mýsýnýz ki. baþlarýný kanatlarý içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde saba r bu kafesi düþünüyorlar. Birkaç gün bekle de Beyrut'a kadar beraber gidelim. gözlerimi kapayarak son bir defa "Feride" diye adýmý söylemesini dinledim. Binbaþý. Bilmeden zavallýyý felakete sürüklemiþ oldum. Bu kadar ehemmiyetsiz bir þey için aðlanýr mý? dedi. en temiz bir þey gibi kalbimde saklayacaðým. mademki onlarý bu kadar seviyorsun. o kimsesiz yolcu. akýlsýz mahluklar. Dün Belediye gazinosunda idik. ihsan Bey. hatýranýzý da.çenemi okþadý: . Bilmem aralarýnda ne geçti? Birdenbire Ihsan'ýn bir adým gerilediði Burhan Bey'e müthiþ bir tokat indirdiði gördüm.insan Bey dört gün evvel hareket edecekti. Evvela k nazik konuþuyorlardý. Kuþlar. Burhanettin bilardo oynuyordu. bu biçareler her þeye raðmen kafeslerine alýþýyorlar. Onlarý müdireye ema yemlerini.Kendi söyleyiþlerine göre politika kavgasý. küçük gözlerini pencerelerin aydýnlýðýna dikerek hasret çekiyorla feslerde alýkoymah Müdire Haným. öyle sanýyorum ki.Ben gözümle gördüm. artýk fikrimi deðiþtird m. Ben.Feride. Seherden sana ne? ta uzaklarda uykuya ve daha baþka þeylere kanmýþ "sarý çiçek"lerin mesut gözlerini açacakl tir. Denizde.

Yalnýz Rüþtiye'nin Fransýz muallimliði var. Fakat.321 DÖRDÜNCÜ KISIM îzmýr. "Birkaç gün" onun lisanýnda bir iki ay demekti. görülecek þey. Tabii hanýmýn iþine gelmez.Yorulmayýnýz beyefendi. Abuhavasý latif. ne çýkar? Ben de zaten imtihanda bulunacaðým. All en gelmeden sakýn imtihan baþlamasýn ha. fakat müsabaka ilan ettik. fakat bugün cidden münhalim yok. beni bittabi tanýmadý: "Birkaç g uðrayýn da bakalým. insan. eðlenÇALIKUÞU 323 mek için elini kömür tozuna sokmuþ da bu yüzü þöyle karmakarýþýk karalayývermiþ. O halim masum sesiyle. Öyle kirli bir esmerlik ki. Bana türlü isimler -hem de inatlarýna böyle tatlý ve böcek isimlen. burada da fmdýkkurdu Þiddetle döndüm. ben gelmeden bir ay evvel hastalanmýþ. bilmem ne olacaðým7 Düþünmeye bile cesaret edemiyorum. sayýklar gibi söyleyen battal zat deðil mi? Kudretin.Niçin gelmesin efendim? dedim. ya beyaz deðil mi? Bu beyefendinin yüzünde yeni kapanmýþ yaralarýn na ik beyazýndan kömür karasýna kadar bin çeþit renk vardý.Emredersiniz Reþit Beyefendi.'deki o uyur gibi oturan. buraya iki saatlik bir mesafede bir nahiye mektebi var. manz arasý ferahfeza. onu da kaybedersem. Müdür.Kýzým. bakma ktan ziyade uyumak için yarattýðý o güzelim mahmur gözler. Bugün tekrar uðramýþtým.veren dan birini nihayet yakalamýþtým. . gülerek sözünü aðzýndan aldým: . Birdenbire deliliðim t uttu. iþlerim iyi gitmiyor. Yara gibi kýrmýzý. beni Zeyniler'e gönderdiði vakit verdiði nutkun ayný idi. tereddüt ediyordu: .. Çalýkuþu . Maarif müdürlerinin odalar a misafir eksik olmuyor. benim gibi genç bir muallimi n himmet ve fedakârlýðýna muhtaç deðil mi? Mersi. ya esmer olur. Hele öyle avurtlarý var ki. sizin yerine ben söyleyeyim.'de Ze ler'e giderken görmüþtüm. ne o tasavvura sýðmaz çirkinlikti Yar abim! Yüzüne bakarken kahkahalarla gülmemek için dudaklarýmý ýsýrýyordum.'de Darülmualimat Fransýzca muallýmes iydi. ekim öyle oldu. Karþýma kim çýksa be . Ya rýn. beyefendi. hiç kýzmadý. Bu Reþit Bey. bunlarý söylerken kovulmayý göze almýþtým.Ay. gayet filozof bir tavýrla: . Yarýn imtihan var. Beya e ta dudaklarýnýn ucuna sarkan bir acayip burun. diye baþladý. Sen gitme. Yalnýz. 20 Eylül UÇ aya yakýn bir zamandan beri izmir'deyim. idare birçok himmet ve mas rafý ihtiyar ederek yeni bir mektep vücuda getirdi. Lütfen bir parça iltifat gösterdi. .'deki müd n beni tavsiye ettiði adam. Ona güzel bir ders verecek. . Son bir ümidim kaldý. Bu nutuk. Sanki birisi. Çaresiz kendi kendime Maarif Müdürlüðü'ne gittim. Müdür.. ahkahalarla güldü. bu ne çýtýdýk çýtýdýk fmdýkkurdu böyle! Fmdýkkurdu mu? Benim Ýpekböceði ve Gülbeþeker'den zaten caným yanmýþ.Pekâlâ küçükhanýmda imtihana girýverir. hürmetle cevap verdi: . o gitmesin. bütün ötekilerinin acýsýný bu beyden çýkaracaktým. yakalý etmediðine hayret edilirdi.Evet. herhalde mühim bir adam olacak. Fakat tuhaf deðil mi? O. Ç. bir þey buluruz" dedi.F 21 322 Reþat Nuri Guntekin Tabii ben. kirpiksiz gözkapaklarý içinde birbirine gayet yakýn iki þebek gözü. Bu lütfunuzu bir kere B. dedim..Ne yaparsýn kýzým? idarenin icaplarý. Zaten cariyeniz B. altý ay tebdilihavayl a istanbul'a gitmiþ.. Köþedeki koltuktan çatlak bir ses geldi: . .

Görüþmek için Karþýyaka'da rifteki kâtip. Reþit Bey'i kýrmak doðru deðildi. beni nezaketle kabul etti. Fakat þifahi imtihan iyi oldu. bu mesleði öteden beri sevmem. Resmi bir mu bulursam âlâ. maymunlarýn aðzýnda fýstýk falan sakladýklarý keseler vardýr. K . R Beyefendi benimle Fransýzca konuþtu. Olmazsa ne çare! Karþýyaka. Küçük. on fiilin muzarilerini. Fransýzcamý beðendiðini. bu beyefendinin yüzünü yarattýktan sonra fazla ileri gittiðini görmüþ. 25 Eylül Netice anlaþýldý. Geç vakte kadar penceremden rýhtýmý ve denizi seyrettim. izmir.Haným kýzým. behemahal kazanýrdýnýz. gönül güzelliði göz. Bu beye. dediler. Onun reyi hilafýna iþ görme addine düþmüþ! Herhalde bir fikri var. Fransýzcasýný yazayým. Kel imelerin Türçelerini bilmiyorum ki. N çare ki. Bugün onu karþý komþulardan birine verdim. Bence. Biçare fotoðraf. tahriren tasrif ediniz. þimdi çýplak kaldý. Ýzmir. 22 Eylül Bugün. Anneciðimden kalan son r madalyon imdadýma yetiþti. Son bir teþebbüste bulunacaðým. kimsesiz kýzlarýnýn kalbi üstünde durmayý. Beraber oturur kalkarsýnýz. kýzým. elbette ir altýn parçasý içinde yatmaya tercih ederler" diyorum. fakir teyze kýzlarýnýn hayatýný kýrmaktan. bunu sebep saymýyordu: . ben de ileri gidiyordum. Size güzel bir oda veririz. bu beyin bana düþmanlýk ettiðini söylemiþti. fakat kuþ kafesi g yer.Eðer Reþit Beyefendi istemiþ olsaydý. yüzünün arkýyor. yüz güzelliðinden daha iyi bir þey. niçin bu kad miyet verdiklerini þimdi anlýyorum. müsabakaya girdim. ben. Üç gün mühlet istedim. Mamafih. fakat arkadaþlarýnýn bana ha tmelerine mani olamadýðýný söyledi. izmir. Bana bir iþ bulmuþ. kýzlarýnýn Fransýzca mualliml edi ki: . hizmetçilik kabilinden bir þey addederdim. gönlünü söndürmekten baþ ki?. iki güne kadar aybaþý oluyor. istismar istifa gibi sekiz. izmir. Vaziyetim çok fena. 28 Eylül Reþit Bey'in.Onun da baþýmýzýn üstünde yeri var. Tahriri imtihan fena gitti.ni. emriha-zýrlarýný. Saray gibi bir yer. Pencerem. iktidarýnýz gibi hal ve tavrýnýz da hoþuma gitti. He halde kudret. o lmaz mý? Bu. Bu sözün doðru olmadýðý anlaþýl yacaðým. 3 Ekim Munise ile bana köþkün üst katýnda denize karþý bir oda verdiler. adeta mürebbiyelikti. Kocasýna sattýrarak sýný getirecek. Fakat yi bahane ederek kabul edemeyeceðimi anlattým. Küçük bir çocuðun fakirhanemize ne yükü olur? Kati cevabýmý vermedim. Reþit Bey. Maarif mekteplerinde sürün aksýnýz? KýzlarýÇALIKUÞU 325 ma Fransýzca dersi verirsiniz. Behemehal kazanacaðýmý ümit ettirecek bazý sözler söyl Allah. bütün körfezi görüyor. Gösterdiði emniyet ve nezaket için teþekkür ettim.. Fakat bunun için de bi buldum. Bana birkaç sözle ettiði iyilik. Kâtiplerden biri dedi ki: 324 Reþat Nuri Güntekin . doðrusu az þey deðil. haksýz r kalbe tazmin etmiþ olacak. istikrar. týpký onlar gibi. Kira vermek lâzým. çünkü içinde annemle babamýn evlen e çektirdikleri fotoðraf vardý. Herhalde benim muallimliðimden daha rahat ve kârlý iþ olacaktý. Kendi kendime: "Annemle babam. imtihaný kazanamadým. Reþit Bey. Munise'ye acýsýn. Kalpsiz bir güzelliðin. Mektubunda bahsettiði iþ. Bu yadigârý elden çýkarmak istemiyordum. 27 Eylül Bugün Reþit Beyefendi'den bir tezreke aldým. Karþýyaka'daki köþkünden dönüyorum.

hiçbirisine iþ buyurmadým. Çocuk. Onun için hürmet ediyorlar. biz artýk baþkasýnýn evindeyiz çocuðum. Küçük Sabah ir bebek gibi güzel.. En büyük korkum hizmetçilerden. Köþkün bundan daha büyük bir Reþit Beyefendi'nin büyük oðlu Cemil Bey. Beni bu köþke bir küçükhamm gibi nezaketle kabul ettiler.. hep. Bu çocuk. . Daha fenasý.. kulaðýna eðilerek: . Onlar an sonra karanlýkta yukarý çýkýyorum. iki ayýný da burada. denize allý. 7 Ekim Reþit Bey'in köþkünde hayat fena geçmiyor. Sana ne mi. manasýz ve sevimsiz bir nç. hiç eksik olmuyor. Bilmem niçin. köþkü üç gün evvel býrakm 328 Reþat Nuri Güntekin çaktým. Uzakta. evimizde her r etmek istedi.. onu zorla e imden çekip alan ihtiyar kalfaya minnettar oldum. Bunun için gayet hýrçýn tabiatlý. þimdi kumsalýn bir kýsmýný boþ býrakarak ÇALIKUÞU 327 daha uzaklara çekilmiþ. dursun. beni ne kadar ince oynuma doladý. daha bunlarý anlayacak yaþta deðil.. Kendi yüküm. güzellikte beybabasýnýn bir eþi. önümdeki Karþýyaka rýhtýmý. Senenin on ayýný Avrupa'da. dedi. Üç gün evvel Ferhunde ile Sabahat. fenerler sönmüþ. Kalfa hanýmlardan biri. ayak çekilmiþ. Gece yarýsýna kadar tramvaylar iþliyor. gö onlarý gece denizleri gibi koyulaþmýþ yeþil gözlerinde. Niçin hakikati saklama-lý. Munise. yabancý deðil. F le Sabahat. Gecenin göðsüme basan.Munise. Üçüncü kat merdivenin baþýnda bir erkek gölgesiyle ire ürktüm.. gitarla kâh þen. Cemil Bey'in sesi: . yumuk yumuk bir kýz. çok iyi hareket ettim.. kendi kendime öyle dedim ama. hep böyle görünmeyen sevgilerle dolu. biri daha küçük iki i Ferhun-de. bu iki ayýn son gün-lerindeyiz.tesiri var. mutlaka her misafire çýkmam için ýsrar ediyorlar. Odaya girdiðimiz vakit. diyeceksin? Ben de. Denizden gelen fýsýltýlar. çýktýðým basamaklardan be indirmeye uðraþtý. geç vakte kadar beni aþaðý salonda alýkoymuþlardý. merdivenin yarýsýnda birdenbire eteðimi yakaladý. güzel küçük yüzündeki sevinç sönmüþtü. yavaþ yavaþ uyuyan bir çocuk gibi baþýný kayalarýn beyaz yastýðýna * Ben buraya bugün gelirken. bana öyle geliyordu ki.. .. yýldýzlarla donanmýþ bulut kümelerine benzeyen tepeleriyle. geri çekilmek istedim. Fakat doðrusu. her zamandan ziyade bana sokularak küçük küçük buselerle yüzümün her tarafýn Penceremi kaparken bir kere daha dýþarýya baktým. Demin yukarý çýkarken. Misafir. hiçbir zaman bana að iþti.babasmýn parasýný yemekle geçirirmiþ.. dudak dudaða gizli söyleþmeler. karanlýðýn bütün görünmeyen köþeleri. Bereket versin. bunda Reþit Beyefendi'nin verdiði ehemmiyetin de -zannederim.. El. þirin. yüzüme hafif bir ay yordu. nefesimi nefesleri.Korkmayýnýz. muhteþem bir donanma aydýnlý anan Kordonu'yla görülecek þey. Otuz yaþlarýnda kadar. havagazlarýnýn yeþil aydýnlýðýnda ar ilmeyen genç kafileleri piyasa ediyor. baþlarý sevgililerinin boynunda. küçükhamm. Köþkün ihtiþamý biçarenin gözlerini kamaþtýrdý. Ne demek istediðimi anlamýþtý. hesap yanlýþ çýktý. biri ben yaþta. Kolundan tuttum. dedi. bir gün manalý manalý göz kýrptý: . az çok onlarýn kapý yoldaþý deði kat ben.) Karþýyaka...O vakitlerde rahmetli hanýmefendi hastaydý. beni daha ziyade eðlendirdi.. hayaletleri fark edilen kaya yýðýnlarýnýn üstü. biraz sahil f enerler iyle oynaþan deniz bile. Mamafih.. Böyle olduðu halde bavulumu kendi elimle odama çýkarmama müsaade etmeyen. Öyle olmasaydý. Yalnýz onlar deðil. Ýnþallah yine kendi evimiz olursa o vak dedim. bu hafif aydýnlýkta yalnýz elbiselerinin siyah yahut beyaz lekelerini fark ettiðim insanlar. öyle genç kýzlarýn dudaklarýndan geliyor ki. birdenbire durdu. birbir lerini seven niþanlý çiftlerdir. Talebelerim. Yan pencereden birinden.. (Fakat bunu yazmaya cesaret edemeyeceðim. Ha nýmefendi besbelli bu doktorun yüzüne baka baka çocuðu güzel oldu. Köþkün en büyük kusuru arý kovaný gibi iþlemesi. ne bir hayat var. Bir genç askeri doktor gelir giderdi.r. Burada ne güzel. kâh mahzun havalar çalýyorlar. yeþilli ziyalar akýtan bir g azinoda.

Merdivenbaþý dar olduðu için geçecek yol kalmýyordu.Nasýl deðil. s sýz býrakmamak için: . Hepsi beni. r Reþat Nuri Güntekin 330 "lý" Ertesi sabahý beklemek daha münasip deðil miydi? Tabii böyle. birdenbire beni bileklerimden yakaladý. beni affediniz. Fakat buna imkân yoktu.Bir þey deðil. odama doðru y Bir elime çantayý. Bu hýçkýrýðý boðmak için mendilimle aðzýmý kapamak istedim lanan dudaðýmdan ince ince kan sýzdýðýný gördüm. Maksadý hissetmiþtim.. Ben buraya bir akþamüstü ortalýk kararýrken gelmiþtim. . küçükhaným. Misafirlerden yaþlý bir hanýmefendi gülümseyerek: . yavaþ yavaþ. elinde bir bardakla koþmuþ. bir yeriniz incindi mi? dedi. Bir gevezelik falan etmemden kor kmayýn.. birdenbire tanýmadým efendim. dedim. hasta bir kýz sanýyorlardý. Buraya geldiðim o ümitsiz akþamda. bir elime Munise'yi alarak kapýyý çekip gitmek kolay. Çalýkuþu. Onlara yalan söylemiþtim.Feride Haným.Mehtap zamaný deðil ki. nazik. dedim.ya bu merdiven baþýnda birdenbire doðan pembe mehtap! Hangi mehta ba o kadar gönül alýcýdýr ki?! Cemil Bey. Bir þey anlamamýþ gibi görünerek usulca kaçmak istiyordum. Fakat dudaklarýmdan boð r hýçkýrýktan baþka ses gelmedi. Yeni vaziyetimin beni mecbur ettiði mahcup nezaketle herk esin ayrý ayrý gönlünü almaya çalýþýrken. dudaklarýmdaki þaþkýn gülümsemeyi bile söndürmeye çalýþa belki daha az gözlerimi kapamýþtým. ehemmiyeti yok. Cemil Bey. O. böyle zannettikleri için adeta minnettar oluyordum. dedi. Bu gece ben dünyanýn en adi bir adamý gibi hareket ettim. buna çanak tuttum. Yapýlan terbiyesizlikten sonra bu soðuk edebiyat. Çünkü geldiðim gece. bu zamanýn asabi. nazik küçükhanýmlarý. Hâlâ buradayým. Reþit Beyefendi ve küçükhaným yeni satýn alýnmýþ bir süs eþyasý gibi misafirlerine gösteriyorlardý. de yazmaya utandýðým þeyi artýk itiraf etmek zamaný geldi. Hafif bir ýstýrap feryadýný zapt edemedim. Geçmek istedim. Kadýn hizmetçi. köþk misafirlerle doluydu. yalnýz beni býrakýnýz. meþakkate tahammülü olmayan bir küçükha-ným. Sert bir sesle: . saða doðru bir adým attý. . misafirler telaþ etmiþlerdi. Sabahat. Karþýyaka. küçükhanýmlar. aþaðýya kadar yu: va ktým. diye yalvaracaktým. Yüzünü görmediðim halde pek telaþ ve heyecan hissediyordum. þakalaþýr gibi ikimiz de gülerek bana zorla birkaç yud su içirmiþti. üstüme hafif bir baygýnlýk gelmiþ. tüylerimi ürpertti ve bana bütün cesareti i iade etti. Bir merdiven parmaklýðýna sarýlmasaydým. ömründe ilk defa aç kalmýþtý. yarýn sabah rasgele bir bahane ile çýkýp gideceðim. Sesi teessürlü titreyerek: . gürültü etmeksizin yanýma inmiþti.Affedersiniz. pencereden mehtabý beklemeye çýktým. Fakat nereye? Ara dan üç gün geçtiði halde bu karar tatbik edilemedi. efendim. . beyefendi. Mamafih. o gün. kendimi kaybet bire sandalyenin kenarýna oturmuþ. Reþit Bey.Hayýr. Ben. Beni aff ettiðinizi söylemek mürüvvetini esirgemeyiniz. dedi. dedim. Merdiven penceresinin yanýndaydýk. ÇALIKUÞU 329 . Açýk kalmýþ bir panjurdan giren hafif aydýnlýk içinde Ce de bu kaný görmüþtü. 11 Ekim . evlatlýk kabilinden lara böyle muameleler yapmak âdettir. küçükhamm. Cemil Bey. lodosun tesiri olacak.. Bunlarý söyledikten sonra telaþsýz ve lakayt bir tavýrla merdivenleri çýktým. az acýyan bir gözle bakýyordu. Fena halde baþýmý çarpmýþtým. Feride Haným.Uykum kaçtý. sýcak nefesini yüzümde hissettim ve k uvvetle kendimi geriye attým.Feride Haným. Konaðýnýzda bunlarýn vaziyetinden pek farklý olmaya ir vaziyeti kabul etmekle ben.Yaptýðýnýzda bir fevkalâdelik yoktur efendim. Bir par deðiþmesiyle gül gibi sararýp soluyorlar. Bu hafif baygýnlýðýn sebebi baþkaydý. Herkes bana beðenen. Ah. onlarý baþýmla tasdik ediyor.

dedim. Böyle baþ baþa gýdýklanmýþ gibi gülüþ lum. mebus. baþka saadet bulunmazsa bile. bir ine karýþan dalgalý saç kümeleri arasýndan baþýmý uzattým. dedi Misafirler. ne olursa olsun. evlenmelerine bir gün kala. 332 Reþat Nuri Güntekin Ben. bir burnu var ki. ahbap fotoðraflarýyla dolu albümler vardý. bakmakla doyulur þey deðildi. çocuk gibi aðladý. bir baþýna evden kaçmýþ. sayfayý çevirmemesi için Sabahat'in elini tutuy or. hiddetle gözlerini açarak mebusa bakýyor.. Ellerini sallayarak beni ardý. çok alaka ve hararetle arkadaþlarýna þu ilatý verdi: ." diye haykýrýþtýlar. acayip Çalýkuþu'nu hatýrlamýþ olacak ki. Hoca Efendi. "Kalpsiz" dedi Sabahat. Sabahat'in onlar için söylediði sözlerdeydi. hayatlarý. dedi. albümün üstüne. Geçen ilkbaharda istanbul'dayken düðünleri oldu. çok tatlý. ir türlü istememiþ.. deli gibi gülüyordum. Bu kýz.Çok doðru söylediniz. ÇALIKUÞU 333 Bu tafsilâtý. Onun karþýsýnda duran fotoðrafýný ise. Gönül bu ya". memleketinin þivesiyle: "Tatlý canlarým gidi arýn!" diye baðýrmýþ. hiçbir hareket etmeden di lemiþtim. Sabahat.Feride Haným isterseniz sizi bu güzel zatla evlendirelim. o kadar güzeldi ki.Nafile. Bu kadar güzel. dünyaya emredecek gibi görünen bu koca sakallý adam. Ferhun-de'ye: . teyzelerinden birinin kýzýný severmiþ. o bir dalda durmaz. þimdi mebusa lâyýk bir alafranga haným arýyor. bu fotoðrafý görürseniz. hatta bunun için ismine Çalýkuþu derlermiþ. benimle þaka etmeye çalýþýyordu: . Küçükhanýmlar bir parça piyano çaldýlar. hep bir aðýzdan: "Ah. Ben de onlar gibi hafif bir fery medim. Ke ndini görseniz acaba bu fotoðraf bir þey mi? Bir gözleri. vazgeçersiniz. Feride Haným. g olacaðý gece kaçýp gider mî? Münevver Teyzem. gayet þýmarýk bir þeymiþ. Mese rla dolu. ben razýyým.Hemen mektup yazýnýz. Hiç dönmeye niyeti olsa. Misafirlerini eðlendirmek için. bana döndü: . karýsýnda ge ile dayak yermiþ. Bey.Feride Haným. Gayet yavaþ bir sesle. insan. güzel maskaralýklar tti. ne güzel. . Nihayet. ih . sarýklý po hoca efendi kýyafetinde görünüyordu. Öðleden sonra bir deniz gezintisi yapacak. Münevver Teyzem'in zevcidir. bu fotoðrafýn sahibiyle eðlenmedi bilâkis. Çalýkuþu. yabancý memleketlere gitmiþ. sandalla Bayraklý'ya g ÇALIKUÞU 331 dip gelecektik.. Bunlardan bir ta esini çekerek masanýn baþýna geçti. Albümün yapraklan içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu fotoðraf. Bu manzara. On beþ ile yirmi yaþ arasýnda dört küçükhaným. gülmekten bayýlýyorduk. görülecek þey! e daha tuhafýný söyleyeyim: Bu bey. çok þeytan bir kýz. Fakat tam sokaða çýkacaðýmýz vakit. Ferhunde. heybetli bir paþa. Bu. Reþit Bey'in. þimdi münhaldir. Arkamýzda çar zun mahzun salona döndük. bir gün vapurdan lý iskelesine çýkarken kaza ile denize düþmüþ. Her birisiyle öyle eðl r. içmeden kesilmiþ bu vefasýz kýzý beklemiþ. aylarca yemeden. hiç olmazsa ömrün atlý gülmekle geçirir. hâlâ albümün içinde bana gülüyordu. Konyalý bir süt dayýsý vardý ki. ilk karýlarýný dý. irer birer köþelere çekilerek gizli gizli konuþtular. Kâmran. biraz dedikodu yaptýlar. dudaklarýný bükerek hocayý al alýyordu. ben mebusumdan vazgeçemem diyerek yaklaþtým. Akrabalarýndan kerliferli bir hanýmefendi. dedi. hâlâ gülerek masanýn baþýndan ayrýldým. mebusumuza varmaktan korkarým.Bugün Ferhunde ile Sabahat'in yine izmir'den misafirleri gelmiþti. ufak tef yet hoppa. aksi gibi yaðmur baþladý. Kâmran'ýn fotoðr * Sabahat. tabiatlarý için öyle tuhaf þeyler söylüyordu ki. . bu kadar nazik bir gence vefa . arkadaþlarýný etrafýna toplayýp onlara fotoðraf gösterm ki fotoðraflarda deðil. fakat dýþýrlýklý olduðu belli. mebus olduktan ak ve tek gözlükle çýkarmýþtý. kaynanasýnýn elini öptüðü vakit oradaydým. arkamdaki piyanoya dayanarak hiçbir þey söylemeden. Bir etajerin üstünde aile.Bu bey.

ömrümde hiçbir gün. Ben. mutlaka güzel bir yer olacak. ne güzel isim. Kâmran. bir parça þefkat bekleyen çiçekler gibiydi. ben senden nefret ediyorum. derin derin sevmeye baþladýðýmý anladým. Bu þefkat. en eðlenceli gü Kâmran.Peki. çukurun öte yakasýna bir kasýmpatý gördü: "A.bu leri. diye þaka etti. bu haberi aldýðým vakit aðlar. dedim. senin yaþadýðýn. Her þeye rað-men. bayýlýr. nefes aldýðýn dünyadan uzaklara kaçma . Müdireye seni tavsiye ettim. giderim. O ölmüþ günlerin ölmüþ rüyasýný mak zaten mümkün deðildi. Ben sadece: . baþýmdan münasebetsiz bir kaza geçmeseydi bugüne. etrafým-dakileri bu k ve þenliðe boðmadým. gelirim. Bu tarafta rahat bir hayat vardý. tekrar oraya. açýlmak için biraz güneþ. o günlük kokularýnýn. kulaklarýmdan erganunl eri yavaþ yavaþ silindi. saadet de hasta gönülleri öyle sýzlatýyor. p aðýr erg inin içine düþersem. Ayrýca ev tutmaya hacet yo k. bu uzaklýk kâfi gelmiyor. Öteki tarafa geçmeye muvaffak olmuþtum. gülerek: "isterseniz onu size hediye edeyim?!" dedim. Hasta gözler gibi hasta gönüller i karanlýktan iyi ilaç yok.Feride.. avucuma batan dikenlerin sýzýsý beni. birisi: . F t Sor mektebi için verdiðim söz. Fakat ne ziyaný var? Deðil mi ki. evrakýmý geriye almaktý. mekteplerimizin bakýmsýz kalmýþ kaba saba ellere ziyan olmuþ. dedim. Bir iki dakika kaldým. bir tehlike teþkil edecek kadar derin ve geniþti.etmemiþ bir kýza "kalpsizden baþka bir þey denemez. ni tutardým. ben birkaç günden beri seni arýyorum. bugüne ömrümün en þen. Öbür tarafta belki yine ÇALIKUÞU 335 zaruret. sen bizim hayatýmýza alýþýksýn. Fakat yeni bir vaka be . Ben. Hanýmlar gülüþtüler. baþka bir cazibesi yok muydu? Gözümün önüne. fakat talihine iyi bir yer çýktý. çocukluk rüyalarýmdan bir kýsmýna tekrar kavuþmak mümkün olacak.Köprüsüz de geçilir zannederim. Hesabým doðru çýkmadý. hasta gözler incitiyorsa. Onu bir kere de iki ay evvel görmüþ. Hatta. ben senden nefret ettiðim için. tekrar kavuþacaðým miniminilerin muhabbet ve merhamet kleyen hayallerine gülümseyerek: . Zaten. Bir sel ç n geçiyorduk. Kuþadasý'na. cevap vermeden düþünüyordum. mektepte kalýrsýn. Düþmemek için bir diken kümesine sarýlm bu kaza baþýma gelmeseydi. nefretim o d buldu ki.Peki Ma Sor. Düþünmeye bile lüzum görmeden: . Arkamdan bir çýðlýk koptu. Maarif Müdürü beni . iyi olacaktý. Þimdi. bugünkü kadar gülmedim. Akþamüstüne doðru hava açmýþ. Dün sabah vapurda eski muallimlerden Sor Berenis'e tesadüf et tim. oraya gitmeden evvel Maarif Ýdaresi'ne uðradým. uzunca bir kýr gezintisi yapmamýza müsaade etmiþti. fakat bunun da baþka bir tesellisi. içimden öyle geldi ki. ne güzel! K mümkün olsaydý!" dedi. gönüllerinin bütün minnet ve muhabbetini veriyorlardý. Misafirlerden biri. Munise bile onlar arasýndan gelmemiþ miydi? Bundan baþka son bir senelik hayatýmýn bir iki tecrübesi daha vardý. Aydýnlýk. if Ýdaresi'ne uðruyor-dum. Çünkü ayaklarým çukurun tam kenarýna basmýþtý. Öyle olmasaydý. i gösterenlere. Baþýmdan günlük korkularýnýn aðýr hülyasý. miniminileri g biçareler. maksadým. ömrümün en m ecektim. beyefendi.Köprü olsaydý.. akþam 334 Reþat Nuri Güntekin karanlýðý içinde köþke dönünceye kadar aðlatmasaydý. öyle" sanýyorum ki. benim gönlümün þefkate olan açlýðýný doyuracak. Karanti-na'daki mektebimizde bir Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç var. M beri beni aradýðýný söylediler. benim adým. Seni Kuþadasý mektebine göndereceði Kuþadasý. muallimliði açlýktan ölmemek için kabul etmiþtim. Sor Be-renis dün dedi ki: . Ýki üç günde bir Ýzmir'e iniyor. mektepteyken pek seviþtiðimiz için bir parça hali anlatmýþtým. Emrimi alýncaya kadar köþkte kimseye bir þey söylemek istemiyordum. bi bilir. teþekkür ederim. Ne istediðini merak ederek yanma girdim. sefalet. ke alarýnýn saadetine vakfetmek tesellisini bana verebilecek. Bugün.Çok bekledin kýzým. Artýk bu evde kalmamayý iyiden iyiye zihnime yerleþtirdim. Fakat ne çare ki vaat ettiðim kasýmpatýný koparýp g dim. Halbuki ben. Kalbim çarpmaya baþladý. Çukur. Bu meslek. dedim ve birdenbire atladým. yabancý memleketlere kaçmýþtým.

. Bu his beni aldatmamýþtý. Eh. bana dedi ki: . Elimden geldiði kadar çalýþacaðýmý vaat ettim ve sözümde durdum. küçükle küçük oluyorsun. bu kadar zamandan beri aradýðým saadeti.. kudret. 25 Kasým "Kuþadasý'na gider misiniz?" dedikleri vakit... mektebi sana orum. ne dersin kýzým? Ben. Ferhund ile Sabahat. Reþit Beyefendi'ye bir hanýmcýk arardýk. hal fena. yalnýz güzel simalarý deðil güzel t l denizleri de insana gizli gönül azaplarý versin diye yaratmýþ. Reþit Beyefendi'nin bana o kadar hürmet etmesi.Kýzým. b enim adam. ben erken yatacaðým. hani vallahi kimse bir þey söylemedi. Bej) Kuþadasý'ný güzel ve r yer olmadýðý için seviyorum. Saba-hat'le Ferhunde'nin derslerine bu derece ehemmiyet vermesi. insan burma býyýklý delikanlýlara da varýr ama. dün gece büsbütün açýldý: . Kalfa hanýmýn bu sözlerine ben bir: "Kapý yoldaþý teveccü a bir mana ve-remiyordum. Kuþadasý. onlardan hayýr y ok. ben bir iki gü r Kuþadasý'na gidiyorum.Sizinle görücü gider. birisi tarafýndan söylendiðine þüphem kalmadý.Allah rahatlýk versin.ni buna mecbur etti: Büyük kalfa bir zamandan beri bana tuhaf tuhaf þeyler söylüyordu. ben çocukluðunu bilirim. Maazallah. Pek güzel bir memleket diye mi? Hayýr. sana ne kadar teþekkür etsem az. Bir ay evvel buraya geldiðim vakit. Burasýný her yerden ziyade sevdim. herhalde bir maksadý var!" diye söylediði sözler aklýma geldi. Sade ben deðil.Beyefendi.. genç çocuklar ama. Munise ile -bu sarý papaðanýmla. Rahatým pek yolunda olduðu için mi? Bu da deðil. ne yapsak da seni bu eve baðlayabilsek acaba? Benim aklýma bir çare geliyor ama. malumatlý görünüyorsun. bizimle saatlerce þakalaþmasý. bir þey demiyor acý acý gülümseyerek düþünüyordum. ahlâkýn güzel. Güzel bir adam deðil ama. Tabiatýn. Halbuki ihtiyar kadýn. Birkaç sene evvel b e bir þeye isyan ederdim.F 22 .. hiç münasebeti yokken demiþti ki: . Fakat ne yapayým ki hakikat. yaþlý bir adam deðil. Ah.Feride Haným kýzým. Fakat þimdi. Ne çare ki. iki muallimimiz daha var. eve tat vermiyorlar. debde i. Fakat anlamamazhktan rek dinlemeye devam ettim. Kuþadasý. mektebin baþmualli-mesi beni karþýsýna aldý. Feride Haným . hasta. hatta top oynamasý. Gençsin.. Öyle sanýyorum ki. bitkin bir kadýn. Demek bütün bunlar. deyip odama çekildim. Bildiðin gibi idaret et. tabiatý da fena deðil. þu Bey'e münasi ir kýzcaðýz bulabilsek.avare. Dünyayý g ni buraya ikinci muallimelikle göndermiþler.. Sen geldikten sonra bir baþReþat Nuri Güntekin 336 illi ! kalýk oldu. sakýn aklýna bir þey gelmesin. kendi kendime: "Kuþadasý. evleneceðiz. sözü kesmek için kalfaya lakayt bir tavýrla þu cevab dim: . ben seni günden güne daha ziyade seviyorum. ev hanýmsýz gitmeyecek. Maarif kâtibinin: "Reþit Beyefendi istese seni Fransýzca muallimliðine tayi ederdi. bana dün dedi ki: . bir haramzadeye düþersek.Kýzým. bu debdebeyi bulamaz. büyükle büyük. Birkaç ay sonra niþanlým oraya gelecek. Buna benzer daha birçok sözler. Mes ela geçen gün.Kýzým. evvelce zannettiðim gibi. Son a þaþkýn þaþkýn yüzüme bakan ihtiyar kadýna: ÇALIKUÞU 337 . baþka söze arak söylüyordu: . birden sevinmiþ. gönül rahatýmý mutlaka orada bulacaðým! m. saltanatý var. yarýn öbür gün e Sabahat kocaya giderler. Elli yaþla kadar. Baþmuallim Haným. yaln r hayat geçireceðim bir Robenson adasý çýkmadý. Kýzým. herkes öyle. Bilakis her zamankinden ziyade çalýþýyorum lde? Verilecek cevap biraz gülünç. O baþladýðý bir söze devama cesaret edemediði vakit.birbirinden tam üç ay fasýla ile dað gibi iki oðlumu kara topraða verdim. vaat ettiðinden on kat ziyade çalýþt y içinde gerek mekÇalýkuþu . Kalfanýn bu sözlerinin. de-1 dim. kalfacýðým. yaþlý iki haným.

iki sene sonra kýrk yýllýk iki dost. Çocuk gözleri gibi berrak mavi gözleri. ben. Hastabakýcýyý eteðinden çektim. hatta bir baba kýz gibi bizi birbirimizin larýna atmýþtý? Ne bileyim. Öyle bir karýþýklýk ki. farkýnda olmadý: . insan kalbi. Memleket memleket geziyor . Kuþadasý. yaramaz. fakat hissediyorlar. Yüzünü görür görmez.Doktor Bey. sýrtýndan ceketini atmýþ. Kuþadasý. týpký Zeyniler'deki gibi bana: . Þiþelen devirerek yanýma geldi. sargýlar.Vay küçük yine mi sen? diye baðýrdý. Ben. bir sonbahar akþamý. yine týpký Zeyniler'deki gibi. Muharebe baþlamýþ. mektepte kalan birkaç kitabý almaya gitmiþtim. ihtiyari ellerimi yüzüme kapadým. Bu. öyle ayýp bir cevap verdi ki. Hayrullah Bey. 340 Reþat Nuri Guntekin Mübalaða etmiyordum. iki sene evvel. yalnýz boynunu. bir feryattý. O. oradan kaçmak istedim. yüzünü çev . l Aralýk Bir zamandan beri etrafýmda bir muharebe sözü dolaþýyordu. Arkadaþlarýndan en minimi klara varýncaya kadar herkes seni seviyor Ben bile vakit vakit derdimi. gerek çocuklarýmýz çiçek gibi oldu. ellerimi tuttu.. onlarýn saadetlerine kendi mek artýk beni korkutmuyor. Zeyniler'deki Doktor Bey! diye feryat ettim. Allah senden razý olsun. 24 Aralýk Bugün.Beyefendi hani siz Fransýzca resimli kitaplar bulmuþtunuz. Fakat o. çarþafýmýn üstünden saçlarý a bir gün bile deðil.Bir kere de Baþhekim Bey'e soralým. dedim. ecza kutularýyla doluydu. baþýmý çekerek.. umrumda deðil. beyaz kirpiklerinin içinde tarif edilmez bir tat lýlýkla parlýyordu. 16 Aralýk Ne aksilik. sen gülerken gülmeye baþlýyorum.Vazgeçiniz.338 Reþat Nuri Güntekýn tep. Baþýný çevrimeden öyle fena. Biçareler siz. kapýlardan biri k: . Hayatýmý mektebe vakfettiðim içi bile vermiyordum. yüreðimin acýsýný u utuyorum. öyle anlaþýlmaz bir þey ki!. ihtiyar doktor birdenbire kýzdý. Hangi gizli ruh alakasý bizi birbi e baðlamýþ. Üstlerine büyük adam gibi halim bir mahzunluk çöktü. bir yaz semasýna m llat olmuþ geçici bir bulut gibi'hepsi daðýldý.. minnettar oluyordu. bu gözlerin içine gülerek: . aya bu karýþýk þeyleri düzeltmeye çalýþýyordu. nerede onlar? dedi. kendini baþkalarýna vermek ne güzel þey! Çalýkuþu tamamýyla eski Ç deki müphem yaþamak yorgunluðu. Bu halde bir adamdan kitap sormak saygýsýzlýktý. galiba birkaç kitap kaldýrmýþtý!. Saçlarým. Fakat mektep kurtulunc aya kadar ben ne yapacaðým.Biliyorsunuz ki. dedim. Yarabbi. tam bu dakikada. var. dedi. senin burada ne iþin var? diye sordu. hastaneye her gün kafile kafile yaralý geliyormuþ. Çaresiz geri dönüyordum. Fakat. Arkasýný döndüðü için. ak sa dum. insan. Ne isterlerse yapsýnlar. Muvakk at hastane yapacaklarmýþ.Söyle bakalým. bütün ruhuyla. bilmiyor. Çalýþmak. Odanýn içi þiþeler. hiçbiri kalmadý. . Bir hastabakýcý kadýn. 15 Aralýk Muharebe baþlayalý on beþ gün oldu.. nasýl vakit geçireceðim? Kuþadasý. ne Ýzmir'deki isyanlar. ben de kendimi tutamadým: . Bugün kasaba birbirine girdi. Mekt bir neþesizlik çöktü. ÇALIKUÞU 339 Kuþadasý. ne aksilik! Bugün kumandanlýðýn emriyle mektebi iþgal ettiler. Zavallý kadýn. birer birer aðarýncaya kadar baþkalarýnýn çocuklarýna. muallimeyim Doktor Bey. birkaç saat birbirimizi görmüþtük. Baþhekim. kitabý dini kaybetse bulamayacak. kendi kara gözleri için çalýþtýðýmý zannediyor. gönlümün içinde öldürülen rini baþkalarýnýn çocuklarýna verdim. Birdenbire: . küçüklerimden birçoðunun orduda babalarý. kardeþleri.

Hâlâ mý haber yok.. daha ecirli bir iþtir. sevimli mahcubiyetleriyle affettiren. Omuzlarýma hafif bir elin dokunduðunu hissettim. ha benim sevgili ayýcýklarým! Zaten ikisi ruh itibariy le öyle birbirlerine benzer ki. .. ne vakit isterseniz iþe baþlarým. Mamafih arada bir kaza olursa kusura bakmazsýn a rtýk. bu halle. Þimdi buraya tayin ettiler. küçük kýz.Ne yalan söylüyorsun küçük? Dudaklarýn yalan söylemeyi öðrenmiþ ama gözlerin. Doktor. minnetimi anlatmak i stiyorum.. çocuk gibi sevindim. Bu dakikada. Kuþadasý. Hatýrlarsýn ya? Burada da bana yardým eder misin. Dün gece geç vakte kadar aðýr yaralý bir ihtiyar yüzbaþý ile meþgul olmak lâzým gelmiþti. Ne musibetti o köyün adý? Orada sana hastabakýcýlýk ettir di.Maarif demek istiyorsunuz.. beni çok müteessir ettiði için ke esi kelimesine aklýmda kalmýþtý: ÇALIKUÞU 341 . Ýkinci kabahati bundan daha büyük... Mamafih.Peki Doktor Bey. Bir þey söylemek. saf piþmanlýklarýný. diyor.. konuþmaya devam ediyorduk: . bu da sebep olur mu ya? Bazý aðzýndan öyle þeyler çýkýyor ki. Mesel . Bütün hayatýmý ve gönlümü biliyor gibi nihayetsiz bir esefle: .Uyu küçük.Mektebimizi aldýðýnýza o kadar üzüldüm ki. O ilaçlarýný...Gayret ederim küçük. halin daha mden mi haber soruyorum. Doktor Bey? dedim. öyle olsun yaramaz.Bu yaþta. bak þurasýný ne hale koymuþlar? El deðil ki. bunlarýn irapta mahalli yok. Gülerek omuzlarýmý silktim: . ha? Zaten arada büyük bir fark yok. iki büyük kusuruna raðmen. askerliktir. Ayný saffet. Gerçi etrafýndakiler de buna hak kazanacak münasebetsizlikler yapýyorlar am a.. hatta hoþ gösteren çocuklara benziyor. Günler um. Ýnsanýn dine bile itiraf eteme-diði en olmayacak þeyleri öyle ustalýkla aðzýndan alýyor ki.Bana baþka bir fikir geliyor. gayret ederim. Bazý geceler evime bile dönemiyorum. kabahatlerini..Fakat bir þartla Doktor Bey.. yanýndan kaçýyorum.. gülerek: .. ben kitaplarýmý unutmuþtuk. Doktor Bey. Yanýmda pek askerce konuþmayacaksýn. öyle olsun. hastaneye gelen yaralý kafilelerinin 342 Reþat Nuri Güntekin ardý arkasý kesilmiyor. O. küçük? dedi. bu þefkat. . Bu söz. ecza odasýndaki bir koltuðun içinde uyuklamýþ-tým. Yorgunluk. ha senin minimini maymuncuklarýn. Birdenbire yüzüm güldü. uyku galebe etti. bana öyle tatlý geldi ki. ayný temiz çocuk yüreði.. Bu kaba saba adamda anlaþýlmaz bir nicelik var. gözlerimi k diyor gibi görünmeye çalýþarak: . Ben utanarak: . Akþama kadar beraber çalýþtýk.. Muhabere devam ediyor. Benim üþümemden korkmuþ. sonra tabii memleketimin çocuklarýna hizmet etmek emeli . hem de ateþ karþýsý arý bu aylarda benimkilere yardým. . Bana kuvvetimi ve sevgimi harcayacak bir iþ ol un da. Yine hatýrý sayýlacak derecede fena bir kelime.Kimden.um. yine Zeyniler'deki iddiasýný tekrar etti. tek sen vahþil ik gösterme. gözlerimi açtým. uyandýrmamaya çalýþarak üstüme ince bir battaniye örtmek istemiþt giren hafif seher aydýnlýðý içinde daha solgun ve yorgun görünen mavi gözleriyle gülümsedi . dedi. S luktan bitap düþmüþ.. Bunlardan biri kaba kelimel er kullanmasý. kabahatini kendi de biliyor. adeta... Ýþ o kadar çok ki.Hemen þimdi. Seni böyle memleket memleket gezdiren her kimse ondan. Birdenbire yüzüme su serpilmiþ gibi ürperdim. dalgýn dalgýn gülümseyerek tekrar uyudum. O. caný sýkýlmýþ gibi beni parmaðýyla tehdit etti: . 26 Aralýk Bir aydan beri Hayrullah Bey'in yanýnda hastabakýcýyým... . yarýn geleceðini haber aldýðým hasatlarý kabule hazýrlandýk. ne olursa olsun.Aldýrma küçük. rahatsýz olma. bu ihtiyar doktoru çok seviyorum. Hayrullan Bey.. dedi. Doktor Hayrullah Bey'di. bu çehreyle mi? Peki.

Konuþa konuþa odaya girdik. bu ümitsi .Küçük. Bu çehre bana yaba bu yüzü bir türlü bulup çýkaramýyordum. Bildiðim olmamasýndan istifade etmiþler. bu sözleri bir araya toplaya toplaya bütün bir hikâye meydana çýkardý. yaralý bir neferin memleketinden gelen mektubunu okumuþtum. Yüzüne doðru eðilerek iki kere: .ihsan Bey. kendi odamý verdim la sen meþgul olursun. Çünkü onun birkaç mislini hastalara sarf ediyo Mesela bir gün evvel. hastalýðý. Fakat hasta. odadan çýkacak. beni k ar. sefaletlerinin son dereceyi bulduðunu. Dünyayý baþtan baþa bir zulüm. Birdenbire zihnimde bir þimþek çaktý. Fakat. böyle þeyler göstermek doðru deðil. Fakat o. O kitten beri bekâr kalmýþ. kolu sargýlar içinde sessiz bir insan yatýyordu. ne para için ne de bir vazife fikriyle askerlik ediyor. fakat Kuþadasý'nda da bazý emlaki var. Öyle anlýyorum ki. b eni yanýnda istiyor: 344 Reþat Nuri Güntekin . hatta belki ölmeyi göze alarak mürüvvetini gösterdiniz . ateþi. sokaklara dö erini yazýyordu. bu mektubu dinlerken derin derin ah etti. beþ on lira gönderelim. yalnýz yüzünün sol tarafý bir parça görünüyordu.Çok memnun oldum. gözlerini açmýþ. ken baþ eðmekten baþka çaresi olmayan bir sefil gibi göründüðüm gibi o günde beni müdafaa ettin zi. küçük. bir kardeþim. Doktorun kimsesi yok. Bu zalim alay. Hayrullah Bey. dedi. yaralýnýn sol nabzýný tutmuþtu. neyinize güvenir de böyle alay alay yumurcak çýkarýrsýnýz ortaya? dedi. Bir bomba. Yaralý. belli etmeden o ayýnýn anasýnýn adresini al. bana dah-ha evvel bu meseleden bahsetti: . dokuz ay sonra karýsý tifodan ölmüþ. Nefe rin ihtiyar anasý. utanýlacak bir þey gibi daima gizlemeye çalýþýyor. ihsan Bey! diye seslendi. bu muhabbeti. ÇALIKUÞU 343 Halbuki o. hastaneye geldiðim vakit aðýr yaralý dört zabit getirildiðini haber aldým. sað kolu ile yüzünün bir tarafýný berbat etmiþ. Çok büyük ihtimama ihtiyacý var. Yüreðimde. torla yanýna yaklaþtýk. ok gibi yüreðime saplanmýþtý. ihsan Bey! Bir zaman evvel çocukluðumdan. elinden iþ gelecek adam yok.. Ehemmiyetli bir terzilik ettik: "Ameliyata terzilik diyor. beni"gece âlemlerine sürüklemiþlerdi. diyor. Ne vakit nazik bir ameliyat yapacak olsa. dedi.Sana. bugün bizi karþý karþýya getirdi. sürgüne gönderilen bir adi sokak kadýný zille- ÇALIKUÞU 345 tiyle elimi suçsuz yüzüme kapayarak þehirden çýkýyordum. Yaralandýðý günden beri. ama. acele acele gömleðimi giydim. Mademki hazin bir tesadüf. ben olduðuma ihtimal vermedi. Hayrullah Bey. Miral maaþýna herhalde ihtiyacý olmayan bir adam." Genç bir erkânýh rp binbaþýsý. Tanýdý. istikbalinizi tehlikeye koymak. çocuklarýn açlýktan. beni yanýna çaðýrdý: . ona ne ermiþti? Evet. yirmi beþ sene evvel evlenmiþ. 28 Ocak Bu sabah. bir daha beni bu yaralý zabiti yanýna göndermemesini doktord n rica edecektim. Kuþadasý. Ara sýra sorduðu tek tuk suallere kuru cevaplar vermekten baþka bir þey yapmamýþtým. Ç. kaç defa kendini kaybetmiþ. yatakta yüzü. kendisi Rodosluymuþ.benim kimseye söylememek için o kadar çalýþtýðým sergüzeþtimin büyük bir kýsmýný biliyor. Çarþafýmý attým. sizden kaçmayacaðým. Hastab r. Hayrullah Bey'in beni aradýðýný söylediler. beni görmüþtü.'de Abdürrahim Paþa'nýn evinde tanýdýðým erkânýha geri çekildim. ben hazýrlanýncaya kadar ameliyat bit ralýyý sedye içinde yukarýya gönderiyorlardý. ne yapacaðýmý þaþarýyorum. Münasip bir vakitte bunu ihtiyar doktara söyle ektim. beni müdafaa eden bir babam. lâkin ben olduðuma i i. Birdenbire bu biçare n efere döndü: . bir . yanýmýzdaki yatakta bir askeri muayene ediyordu.. dalgýn gözlerin bakýþlarýndan anladým ki. Hayrullah Bey. onun bir iptilasý var: "Sevgili ayýcýklarým" dediði biçare neferlere muhabbet! Faka bilmem niçin. kim bilir. bu ihtiyar doktor. hafif bir gülümsemeyle tekrar gözlerini kapadý. bemb dudaklarýnda.Küçük. B ndim de farkýnda deðilim.

Yine asker inadýnýz uyandý. 346 Reþat Nuri Guntekin Bazen gizli teselliler icadýna çalýþýyordum.Artýk gitmek istiyorum. hýrçýn asabiyetini gizlemeye çalýþarak: . bir þeyim kalmadý. 25 Þubat ihsan Bey. Hayrullah Bey. Fakat doktoru görmeye gitmedim. Yaralýnýn bugünlerini hoþ geçirmesi için kalbimin bütün þefkat kabiliyetini sarf ediyorum. dedim. diye ilave etti. þunu aber vereyim ki. þakaya vurdum: . korkunç yarasýna dok daha fazla ýstýrap verdiðini gördüðüm için.fakat benim bakýþýmýn ona. Zavallý adam. Yüreðim dayanamadýðý için deð ranýn bundan çok daha fenalarýný görüyorum. Kuþadasý. Ruh güzelliði yanýnda yüz güzelliðinin ne e olur? dedim. Evet. ÇALIKUÞU ______ 347 Tepsiyi býrakarak acele acele dýþarýya çýktým.Ben. dediði zaman. sargýlarý deðiþtirirken yanýnda bulunmuyordum. sizi iyice paylasýn da görürsünüz. ben. Öyle surat. Yüzünün onu fazla müteessir ettiðini söyledim. açýktan açýða bir þey söylemediði tsizlik içinde bulunuyor. Ýsyan ettim: . onun yerinde olsam. Bin baþý üniformasýnýn yakasý içinde incecik boynunu yana doðru meylettiren. Ama iþ için deðil... Hayrullah Bey gülmeye.Lakýrdýdýr o küçük. bu yaptýðýnýz adeta çocukluk. O. Hayrullah Bey: . maðrur erkânýharp zabiti miydi? Teessürümü galiba gýzleyememiþtirn. görüyorum ki. . güzel ve mað li erkânýharp yüzbaþýsý gayri ihtiyari gözümün önüne geldi.Hayatýmý bir parça biliyorsunuz. yüzündeki yara .. yirmi güne kadar dipdiri ayaða kalkacaksýn.Biraz daha gayret delikanlý. þuradan kendimi denize atardým. biçarenin hiçbir þey söylemediði halde daima çirkin kalmak azabýndan bir dakika kurtu adýðý o kadar belli ki. hatta muzýr bir þey olmadýðý. Fakat. baþka bir þeyle tevil etmeye çalýþarak yalandan da dým: . ben.. Doktor Bey. . baþkalarýnýn iþine karýþmak say ardýrdý da ondan..Hakký var. a deta telaþa düþüyor. masal bile söylediðim oluyor. Fakat sað k aþýnýn üstünden baþlayarak çenesine kadar bütün yanaðýný kaplayan yara onu korkunç bir sure Hayrullah Bey. ikimiz de susuyorduk. ataðýnýn baþucunda kitap okuyorum. Doktorunuza her þeyi haber ve receðim..Yatmak daha ziyade hasta ediyor da ondan. hatta. balýklar a yem olmaktan baþka neye yarar? dedi. renk vermemek için. o güzel. Benim g de çok güzel bir niþanlým vardý. beni dinlemeyeceksiniz. Bu sabah sütlü çayýný götürdüðüm zaman. Bir sene evvel Abdürrahým Paþa'nýn bahçesinde tesadüf ettiðim parlak elbiseli. o dum. Büsbütün baþka þeylerden bahsediyor gibi görün kadar dünyada lüzumsuz. gönülde aramak rum. tamamýyla iyi oldum. Beni aldattý diye onu kalbimden silip attým. Hele siz yaþtaki kýzlar yok mu? Þikâyet eder gibi yakasýný silkeliyordu. 25 Þubat (Akþama doðru) Hayrullah Bey'le müthiþ bir kavga ettim. diye cevap verdi. þimdi fitnelik etmeye gidiyorum. ümit ettiðimizden az zamanda iyi oldu. ondan nefret yorum. asýl güzelliði ruhta. bir ayýp gibi utanan hasta asker.cý günlerimizde bir küçük kýz kardeþ gibi kendimi hizmetinize vakfedeceðim.Ýhsan Bey. dudaklarýný büktü: . Onu. daha tamamýyla iyi olmadan niçin giyindiniz? ded lerini önüne indirdi: . bir aya kadar kendini toplayabilirmiþ. sizi baþka türlü sanýyordum. o suratlý adama kimse metelik vermez. Kuþadasý. benimle eðlenmeye baþladý: .ihsan Bey. 7 Þubat ihsan Bey'in yarasý tehlikeli deðilmiþ. Yüreðim merhametten eziliyordu. bazý esrarýmý hemen hemen zorla benden çaldýnýz. Demin Ýhsan Bey'den bahsediyorduk. ne çehre ile hastaneden çýkacaðýný biliyor.

bu karanlýktan cesaret almý ir tebessümle baþýný salladý.Göreceksiniz.Üniformanýzý ne kadar göreceðiniz gelmiþ efendim. hayretle yüzüne bakýyordum. baþkasýnda zor bulur. ayakta duru eki son kýzýltýlarýný seyrediyordu. belli etmeden üfledim. Uðradýðý mir etmek kudretini onda görüyorum. dedim. onu sevmediðimi nasýl ispat edeceðim. Bir isyan feryadýyla kývrandým. nereden biliyorsunuz? dedim. fitili düzeltmek istiyor gibi eðilerek gayet yav aþ: . bu hale getirdi. Mutlaka mesut olacaktýn. O hafif bir göðüs geçirerek dev -Gayet sade. iyi bir aileniz. Feridecik.Doðru küçük. Odaya. o hâlâ soyunma-mýþtý. Beni bu halde kim ister? Ben ki böyle olmadan evvel. Baþýmý çevirmediðim halde hissediyordum ki. ben de kurtulayým. ayaklarýmý yere vurarak: . Öyle deðil. O. onu sevmiyor musun? . 350 Reþat Nuri Güntekin . minimini çocuklarýnýz olur. benimle eðleniyorsunu z. dedi. bu sözleri bir çocuk saffet ve ýstýrabýyla söylüyordu. siz isterseniz bahtiyar olabilirsiniz Mesela. hakkýn var. buseden doðmuþ buse ile gýdalanmýþ. deli kýz. sevilmek için yaratýlmýþ bir mahluksun. dedim.Niçin bana bu aðýr iftirayý reva görüyorsunuz. bunu anladým. Ah.Böyle söylemeyiniz ihsan Bey. n uyku gibi akýyor. O vakit. ihsan Bey. Hiddetten sesim boðularak: . Söz olsun diye: . seni o köyde gördüðüm gün. . her þeyi unutursunuz . doktorun da aklý baþýna geldi: . þimdi ümidim yalnýz onda. bunlar sana söylenecek þeyler deðildi. zavallý küçük. rüya gören insanla dalgýn. Yüzümü o. Esatir. Sonra beyaz kirpiklerinin içinde küçüle küçüle avi gözlerini ta kalbimin içine dikti: . ir hayal zannetmemeli. Sevda. kulaklarým uðulduyordu. O hayvan. Saklamaya çalýþma nafile. Gözlerim kararýyor.Hayrullah Bey.Üniformam mý efendim? Evet. Pencerenin önünde. sen onlardan biri sin. darýlmýþtým. gözlerimin içine bak da söyle. Sen. Feride Haným anlaþýlmayacak þey deðil. yaradýlýþ itibariyle baþkasýn. zararsýz bir kýzla evlenirsiniz. her þeye yabancý bir halin. yüreðimi yakýyor küçük. akþamýn alacakaranlýðý iyiden iyiye çökmüþtü. Bu sözlerin manasýný anlamýyor. hâlâ söylüyordu: . Þimdi öyle bir alilim ki. mahzun bir gülümseyiþin var ki. Onlarýn dünyada numuneleri vardýr. bu sersem oðlanýn yakasýný býrakmamalýydýn.Baþkalarýnýn içinde yaþarken öyle herkese. sen onun için senelerden beri çýra 348 Reþat Nuri Güntekin gibi cayýr cayýr yanýyorsun. Çýrpýnarak. ne kadar temiz kalpli bir kýz olduðunuzu bilmesem.Ah. af eni küçük diye beni teskin etmeye çalýþtý.Ondan nefret ediyorum. ne olursa olsun. hâlâ gözlerime bakmakta devam ediyordu: . Artýk. sevmek. Lambayý yakmak için on uþturduðu kibriti. Bir nizamiye zabiti gibi geriye döneceð Bombanýn yarým býraktýðý iþ tamam olsun. Berbat bir halt ettik. çok yanlýþ hareket n.Bana bak küçük. yeniden bir kahkaha kopardý.Niçin bunlarý söylediniz? Benden ne istiyorsunuz? diye aðlamaya baþladým. o da bana bakmýyor hâlâ pencereden denizi seyre du. yüzüne bakmayý caným istemiyordu: .Feride Haným. büyümüþ birtakým perilerden bahseder.Hatýrlarsýn ya. seninle beraber kendi kendine de yazýk etmiþ. Çenemi tuttu. diyecektim. bir kadýnýn hiç olma zsa gülmeden yüzüme bakabileceði günlerde bile hoþa gitmemiþtim. ilk defa açýktan açýða derdini söyledi: . Sen. Þiddetle kapýyý kapayarak dýþa ÇALIKUÞU 349 Yine 25 Þubat gecesi ihsan Bey'in lambasýný gördüðüm vakit. Bu aþk o. Genç binbaþý. .

bir düþmandan baþka bir þey deðildin KâmranL yüz yüze gelmeyeceðimizi.Bonjur. Her þey bitti. 26 Þubat O günden beri. bunca senenin. Gözyaþlarýyla perdeli kirpiklerimin arasýndan binbaþýnýn karanlýk yüzünü göremiyordum. týkanmýþ bir sesle: . hakir bir iptidaiye hocasýný müdafaa etmiþtiniz. göreceksiniz . ÇALIKUÞU 351 Kuþadasý. eski karanlýðýn içine düþünce yavaþ y .Artýk devam etmek istemedi. Sonra bunlarý daha mühim olarak bugünkü kadar. Zorla gülmeye çalýþarak ellerimi uzattým: .. ihsan Bey'le görüþtükten sonra onu doktor Hayrullah Bey'in odasýna götürecek. baþkasýnýn niþanlýsý diye uyanmak. Kâmran. ümitsizlik. Sonra. kalbinize bu inceliði vermemiþti.Feride Haným. . -artýk saklamayýnýz. bunca sabahýnda senin niþanlýn diye an sonra bir gün. çiðdemlerden birkaç tanesini ayýrarak üniformasýnýn göðsüne iliþtirdim: 352 Reþat Nuri Güntekin .. sizi ne kadar mesut edeceðim. Onlardan küçük bir demet yaparak göðsüme Ýhsan Bey'i. Bahçede cýlýz çiðdemler yetiþmiþti. kendisini toplamaya çalýþarak: . lambayý yakar mýsýnýz? dedi. belki göze alarak. Böyle olduðu halde ben. bahtiyarlýk da insaný soldurabýlir. senin niþanlýn olmak hissini bir türlü gö çýkaramamýþtým. Beni görünce bir çocuk saffetiyle gülümsemeye b Düþündüm ki. çünkü sizin niþanlýnýz olarak geçirdiðim tek saadet gecesinin bir dakikas tmemek lâzýmdý Ömrümün sonuna kadar size minnettar kalacaðým. Niçin o biçare iptidaiye hocasý ömrünü sizin saadetinize vakfetmesin? Hasta binbaþý. bugünden sonra onu mesut etmek benim vazifem. Beni kabul ediniz.Bu gece rahat uyuduðunuzu tahmin ediyorum. Ona döndüm. senden ayrý e bir hatýra götürmeye. . ilk defa bir baþkasýnýn niþanlýsý.Altý aylýk bir çocuk kadar memnun. niçin yalan söyleyeyim? Bütün nefretlerime. birbirimizin tmeyeceðimizi biliyordum. Baþýmý önüme eðdim: . bunlar lüzumsuz sözler.Pek çok.Feride Haným. müsterih bir uyku..ihsan Bey. son bir defa baþýný çevirerek. Artýk. mesleðinizi çiðneyerek. bir küçük kýzý. Uyuyamadým. "Ben sizinle evlenmeyi rica ediyorum" diyen sesiniz kulaðýmdan git medi. Ya siz? . fakat elim bir türlü lambaya gitmiyordu. Ne söylesem.Feride Haným. Ýhsan Bey. bu sabah yine giyinmiþ buldum. sana ait birþey gözüyle bakmaktan kurtula Evet. isyanlarýma. Bir kibrit daha çaktým. ne yapsam. bundan sonra kimse benim onu için için sevdiðimi söylemeye cesaret ed meyecek. arkasýnda býraktýðý þeylere bakmaya biçare muhacir gibi. evlenmeyi rica ediyorum. hodkâm bir erkektiniz Elem. ben sizinle. Ara sýra nden korkuyor gibi susuyor.. . beni böyle olmayacak hayallere düþürerek büsbütün bedbaht etme dedi. Gözlerimi bir titrek alev e dikerek düþüne düþüne onun sönmesini bekledim. Ýhsan Bey'in dudaklarý bembeyazdý Kýsa bir sükûttan sonra aðýr aðýr söze baþladý. ben asýl bu sabah. dedim.ihsan Bey. * Bu sabah. kendime. size ölünceye kadar minnettarým.bugünkü kadar b deðildiniz.Düþününüz ki. O vakit. ne kadar mesut olacaðýz. bu dünyanýn gözleriyle birbirimize bakmayacaðýmýzý. Bana eski bahtiyar zamanlarýmda da nasip olmamýþ emsalsiz bir gece geçirttiniz. Siz o muvaffakiyetsizliðe uðradýnýz vakit maðrur. bütün o geçmiþ þeylere raðme bir parça senindim. niþ dýðýmýzý haber verecektim. derdinizi anlýyorum. Bunu. Size demin hakikati söylemedim. Oda. Bu cevap üzerine ikimiz de sustuk. dedi ki: . Affedersiniz. Bu büyük vaka için her günkü hastabakýcý gömleðim pek sade düþec hzun edecekti. dedim. Sade daklarýna götürerek korka korka parmaklarýmýn ucunu öptü. ben bu gece sabah a kadar uyumadým. kararýmý vermiþtim. birkaç saniye tereddüt ediyordu. Artýk. sen benim için bir yabancýydýn. rica ederim.Niçin yüzünüz solgun öyleyse? .

bu ses!" dedi. Kitap yazanlar gibi. Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla maðlup etmek istedim. mahzun oldu. Feride Haným. akan sulan durdururdu. Dünyada kitaptan lü oþ þey olmadýðýný söylüyor. okuyanlarýn da hayatta hiçbir þey görmeden dalalar olduðunu iddia ediyor. kimsesi ir kýz kardeþ gibi birbirlerinden ayrýldýlar. 2 Nisan Üç gün evvel.Evet. Kuþadasý. siz mademki benimle evlenmeyi kabul ettiniz. Bir ay evvel baþka bir yere gönderdi .Sizin yine bir teselliniz var. Hem de unvanýmý "Müdire"ye çevirmek þartýyla. öyle itirazdý ki. çocuk olsun. Fakat azým. Feride Haným? . bunu biliyorum. kahkahalarla gülüp. buna raðmen. Bu. Ben bu cihetten u iþe memnun olmadým. derin bir heyecan içindeydi. Zabit. küçük. bir türlü Kuþadasý'nda kalmak istemiyordu. Hayrullah Bey. . halim. sene sonu oldu gitti.Hakkýnýz var. Onlarýn yerinde olsam. Fakat.Sevgili ayýcýklarýmdan birçoðunun gözlerini elimle kapadým.Biraz daha gayret etseniz. O. Kendisi zengin adam. Fakat cesaret edemedi. Ellerimi tutmak istiyordu. hatta beni de buna teþvik ediyorsunuz? d edim. Son ra. Siz. Maarif memurlarýnýn dedikleri gibi her birinin on beþer.Daha iyi dedin ya. bitmiþ bir adam mý sanýyorsunuz? Nihayet bir mahzunlukla baþýmý eðdim: . Bütün gençliðini okumakla geçirmiþ. belki mesut oluruz diyor dum. öyle malumatlý. ihsan Bey? Mademki sizinle niþanlanmak istedim. ümitsiz bir alile karþý duyulmuþ bir merhametten baþka saiki olmayan ir aþk sadakasýný kabul edecek kadar düþmüþ. * Bir donuk kýþ sabahýna göðüslerinde birkaç cýlýz çiðdem. mektebi iade ettiler. dedim. Çünkü muallim arkadaþlarým tuhaf bir nazarla bakmaya baþladýlar. malumat cihetinden de çok mükemmel bir adam. hiç bozulmadý. ýlýk çiçek ko arlarda Akdeniz'in yeþil hareleri Çalýkuþu .Mademki öyle siz niçin bu kadar çok okudunuz. ÇALIKUÞU 353 .. Yerine beni tayin ettiler. Bu gece. Biz iki biçare insanýz. benim gözlerimi lar kapasýnlar. bugün gidiyorum. demek ki beni seviyorsunuz. Mamafih. Dediðiniz gibi vazifenizin baþýna döneceksiniz. beni budala deðil diye sana kim söyledi. Ben kadýný .Niçin Ýhsan Bey? Beni istemiyor musunuz? Doðru deðil. Bir hasta çocuða hitap eder gibi. ben. yirmiþer senelik "kýdem"le-ri var. bilâkis. Mart iptidasýnda Hayrullah Bey'i tekaüt ettiler. sonra. olmadý. Bahar.Sizi daima mesut edeceðim.Feride Haným. izdivaca sahiden ihtimal verdiniz miydi. dedi. bana bu kadar ümit verdikten sonra gitmek doðru deðil. Fakat o. adeta acý bir istihza ile cevap verdi: .. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. arkasýný duvara dayadý. Duvarda asýlý duran kýlýcý göstererek ilave ettim. yaþlý baþlý r.F 23 354 Reþat Nuri Güntekin dolaþýyor. iki derdi birleþtirirsek. maaþa muhtaç deðil. O. isterdim ki. derin derin: "Ah. hemen hemen sert bir sesle: . birkaç saat sonra sizden ayrýlmýþ olacaðý . ben. beni. dedi. fakat ne olursa olsun.. birdenbire silkindi. sizden daha biçareyim. dudaklarýnda onlar gibi yalancý bi rþýya gelen yeni niþanlýlar on dakika sonra gözlerinde yaþlarla bedbaht bir aðabey. beni sevdiðinizi iddia ettirecek. . kimsede çalýþmaya istek yok.Hayýr. Fakat. Baþmuallim. Her neyi severse . Gerçi bunlar. büyük olsun. meziyetli insanlar deðil. günün birinde kendi kýzýmdan küçük bir çocuðu baþýma get ediyorum ki benim de kalbim kýrýlýr. gözlerini kapayarak.Niçin olmasýn. benimle eðlenerek: . mezarýma onlar götürsünler. bu gecenin bir ferdasý olamazdý. Beþ yýllýk fasýladan sonra tekrar derse baþladýk. demek ki bunda bir se bep vardý. yanýlmýþým. merhamet size. çok mesut oldum. . sýnýflarý pýrýltýlý güneþ aydýnlýklarýyla. Bu ihtiyar doktoru anlamýyorum ki. okþayýcý bir sesle: . sizin tarafýnýzdan bu kadar sevilmek istemiyorum.

benim merakýmla eðlendi: . Hay-rullah Bey'in b lunmamasý. benzi soluktu. Eve döndüðüm vakit Munise'yi yatakta buldum. saatlerce beni yorarsýn. Tanýdýklardan bazýlarý: . Birkaç ay evvel söz arasýnda elyoptropu çok sevdiði i söylemiþtim. gülmekten bayýlýyordum: . Hayrullah Bey. Sesi en hafif bir týkanýklýk hissettiðini söylüyordu. mektepten geliyorduk. Üç gün evvel benimle Munise'yi evine davet etmiþti.Þimdi saklambaç oynayacaðýz. az beyaz kabarcýklar görünüyordu. diye yemin ediyor. Baktý ki. yaramaz kýz rahat vermiyor ki. Sað olsun. Zeyniler'de de ben öksürük oldum. ya baþladým. Musallat old u. on yedi yaþlarýnda güzelce bir m ordu. inþallah o dar küçüðüm kalkmýþ olur. masum masum: . Mektepte p ek çok iþ olduðu için evde kalmak mümkün deðildi. B re sýkýþýrsýn. beyin bu gece köyde kaldýðýný söyledi. Aðzýnda. .Almadým vallahi abacýðým. Onbaþý deminden tekrar uðradý. Evvela inkâr etti.Ben de sana yapacaðým cezayý biliyorum. belki saklan erde uyur kalýrým Munise'yi birkaç güne kadar çarþafa sokuyorum. Yüzüne yaklaþtýrdýðým lambanýn ziyasý gözlerini kamaþtýrýyordu. beni bile azarladýðý zaman her zamankin den daha çok seviyor. Sonra. Ben de onun daha pek küçük olduðunu biliyo . Boyu þimdi t boyum kadar.Feride Haným. Geçen gün. ara sýra çocuðu yoklamasý tmiþtim. Zeyniler'de. Munise biraz hasta ve renksiz uyandý. akþama kadar yayýnda çorap örmüþ. o da yarým saat evvel Düldül'e bine rek bilmem hangi köye gitmiþ. kendini meþgul edecek bir iþ a aya gidiyor. beni bulamazsan. Þöyle böyle on dördüne giriyor. kâh askerlikten çizmelerini çekiyor. yarak Munise'ye bakmasýný rica edecektim. benim de aðlayacaðýmý biliyor. beyaz denecek kadar açýk sarý saçlarýnýn içinde be göre deðiþen lacivert gözleriyle güldükçe yanaðýnda güller açan. Eksik olmasýn. Boynunun altýnda tutarak aðzýný açtýrdým. bu çarþaf meselesine çok kýzýyor. aðladýkça gözlerinden inci benzedi. Hem seviniyor. Gözleri kýrmýzý. hiç yanýndan ayrýlmamýþ. 5 Mayýs Bu sabah. unuttun mu? dedi. Hastaneyi býraktýðý günden beri kâh günlerce evine kapanarak kitap okuyor. Ara sýra bize bakýþý tuhafýma gitti. ne yapayým. bezeler dokundu. ÇALIKUÞU 357 Munise'nin nezlesi artmýþtý. Peçemin altýndan. vakitsiz kaynana olacaksýn. Hatta öyle hissediyorum ki. Hayruüah Bey. Bir de ne göreyim. Küçük çiçekler gibi açýldý. yalandan aðlamaya baþladý arýna dayanamayacaðýmý. . Evinde seksenlik bir sütanne ile "Odabaþý" diye çaðýrdýðý topal bir bahçýyan var.ÇALIKUÞU 355 aleyhinde bulunuyor. odaya bir elyoptrop kokusudur yayýlýyor. Çocuðun hakký var. Hain sarý çýyan gözünün ucuyla delikanlýya bakarak gül kadar meraklandým ki sokaðýn ortasýnda düþüp bayýlacaktým. sen bunu erkekten kaçýr. karlarýn içinde onu yarý donmuþ bir halde bulduðum gece böy miydi? Çocuklarda nezlenin ne ehemmiyeti olur? Yalnýz canýmý sýkan þey. parmak kadar vücudun var. Mamafih. Ben. Ýçime bir heyecan düþüyor. belli etmeden 356 Reþat Nuri Güntekin Munise'ye baktým. Çarþýda bulduðum koyu nefti ipekliden bir dikmeye baþladým. korkuyorum.Öksürükten ne olur abacýðým. lâkin güç yere saklanmak yok ha. merak etme ha. ihtiyar bir komþuya. sýrtýna jandarma gibi bir tüfek takarak Düldül'e biniyor: (düldül. Munise. bende inanacak göz yok. sabahkinden daha sýk öksürüyordu. Canavarý bileðinden yakaladým. Baþý ateþ gibi yanýyor. Munise'ye öyle ciddi emirler veriyordu ki. Aksi olacak. Karþý kaldýrýmda on altý. Kaynanalar için tevekkeli tit z demezeler. doktor Hayrullah Bey'e uðradým. bilmem nereden bulmuþ. Munise ile saatlerce çocuk gibi oyun oynadý. kütüphaneyi karýþt . üç dört gün sonra bir þiþe getirmesin m in diye çok ihtiyatlý kullanýyorum. hem titizleniyorum. Sonra. Kuþadasý. bir parça yalnýz kaldý mý. diyorlar. Pek keyifliydi. dedim. Bu sabah da bir elyotrop kavgasý ettik. on sevdiði emektar atýdýr) bu kýyafetle köylerde bakacak hasta.

Maari Encümeni azasýndan iki efendi ile bir müfettiþ gelmiþ. Kumsaldan çakýllar. Defterimin son sayfasýný yazdýðým nin son sabahý Munise'yi daha ziyade hasta buldum. Ne olursa olsun. ben sana asýl niçin acýyorum. doktoru tanýyo n yýðýnýn yanýnda çalýþan ihtiyar bir kadýnla konuþtuk. Hüseyin.Ýnsanýn sizin gibi doktoru olduktan sonra tabii deðil mi? dedim. Yorgun yorgun. bir baþka doktor aramaya gidecektim. fakat çarþa fýmý giyerken Hayrullah Bey geldi.Gel buraya. B . baþkalarýný teselliye baþlýyorsun. Beyaz kirpiklerinin içinde masum mavi gözleriyl e gülerek: . ehemmiyetli hastalýklar karþýsýnda daima böyle asabi ve kaba bir adam oluyo rdu. küçüðüm topraða düþeli tam yetmiþ üç gece olmuþ. üzülmeyiniz. Tam dört saatlik yoldan geliyorum. Güldüm: . Bak.. birdenbir iddetlendi: . hemen. söze hizmet ettiðimiz yetmiyor da. Mahzun mahzun yüzüme baktý: . Parmak kadar çocuðu kurtaramadýktan sonra. bir de s eninle mi uðraþmalý? Haydi çabuk. ehemmiye tli bir þey olmadýðýný söyledi. 18 Temmuz Bu sabah hesap ettim. kitaplar gibi doðruluk ve ce a gibi asýlsýz. biliyor musun? Bir derde uðradýðýn vakit. ihtiyar doktorumla deniz kenarýna gitmiþtik. neye tahammül etmiy . fasýlsýz bir masal. marþ. 358 Reþat Nuri Güntekýn Aðýr aðýr baþýný salladý: .. Haydi bakalým bizi düvene bindir. Ýki kuvvetli öküzün çektiði düvene bindik. Sen burada durup beni þaþýrtýrsýn. Yüzüme bakmaya çalýþarak: . çarþafýný giy. Hayrullah Bey. velinimetinin elini öp.Mýzmýzlanmaya lüzum yok. Doktor Bey. gözlen düþünceliydi. öyle oldu. Yavaþ yavaþ buna da alýþmaya. bir de dalkavukluk mu etmeli? dedi.Tabii deðil. Sabahtan beri mektepten üç defa hademe göndermiþlerdi. Bütün çiftçiler. çehresi çatýk. beþ on dakika bu saman denizinin sarý dal e aðýr aðýr dolaþtýk. Mamafih. Sesi konuþamaycak derece kýsýlmýþtý. O olmasaydý. Büyükanne çok dualar etti. Demin. içine tükü böyle fennin. Hayrullah Bey. Sararmýþ tarlalarýn içinden eve doðru yürümeye baþlamýþtýk. dedi.Ah. kendi kendine þikâyete baþladý: . rengin gibi neþen de gelmeye baþladý. Hayrullah Bey. . Bu çehreyi beðenmediðim korka korka kendisine aný sýkýlmýþ gibi omuzlarýný silkti: . Allah öyle istedi. Biraz sustu. Senin bu mazlum halleri beni aðlatacak gibi oluyor küçük. ded i. az iþim varmýþ gibi. yerli yüzünü okþadýktan sonra: . Yorgunluktan berbat oldum. ded Bugün her iþim aksi gidiyordu. bu acýyý da hazmetmeye baþlýyorum. as ilecek kendin olduðunu unutuyor. Sonra. sedef kabuklan t opladým. doktorluk da insanlar gibi. bunadým mý.Kuþadasý. kâðýt kalem bul. ihtiyaten bir iki doktor arkadaþý çað-racaðým. küçük.Ben de ama ipsiz sapsýz herif oluyorum ya.Zavallý küçük. Biç avasýzlýktan bunahyordu.Lüzum yok ama. çocuk gibi seviniyordu. Hüseyin'in yanýk. çabuk. Üçüncü haberi getiren hademe kadýný adeta hýrpalayarak kovuyordum. Hastayý kýsa bir muayeneden geçirdikten sonra. birkaç sene evvel bu nu tedavi etmiþ. dedi.Ne halt var burada? Haydi vazifenin baþýna. benden bazý þeyler soracak-larmýþ. gençlik! Elhamdülillah onu da yendik.Ben öyle kuru kuruya el öpmelerden anlamam delikanlý. dedim. insan. nedir? Haydi küçük gidelim. sakin sularýn üstünde taþ sektirmeye baþladým. sonra temmuz güneþinin altýnda harman döðen gür ci çaðýrdý: . ÇALIKUÞU 359 Bugün artýk o vakayý yazmak kuvvetini kendimde buluyorum. sen þimdi bir avuç toprak olmuþ un. ihtiyar doktor.Ne yapalým. Hayrullah Bey. tabii deðil.

ne gözümde bir damla yaþ vardý! Aradan yetmiþ üç yýl kadar uzun. her þeyi bildiðimi söylüyordu. insan. Allah. Fakat o. Serum yaptýk. Göðsü çýplak. hýrçýnlaþtý-ðý gitmek istemiyordum. Hayrullah Bey. ümit kesilmez. Sonra ÇALIKUÞU 361 aðýr aðýr yanýma indi. Kapýyý bana "onbaþý" açtý aret edemiyor. Feride? Pekâlâ kýzým. sonra baþýný sallayarak razý oldu: . inþallah kurtulur. yerlerde duvarlarda Munise'ye ait bin türlü eþya sürünü . Evimle mektebin arasý nihayet beþ dakikalýk bir yer. halimle yalva-rýyordum. S lerde.. inþallah. pekâlâ.Kýzým. dý: . yorgun yolcular gibi çeþme taþlarýna oturuyordum. sedef kabuklarý. . duvarda B. beyhude ah u vahlar hastayý ürkütür. Þimdi biraz dalgýn. nasýl cevap verdim.Rahatsýz mýsýnýz Müdire Haným? Çehreniz pek bozuk görünüyor. Feride bir parça sonra. Evimin açýk pencereleri içinde yabancý erkek baþlarý görünüyordu. dedi. Bir kelime söylemeye cesaret edemedim. onu göreyim. manasýz teselli sözleri söyleyerek gitmeme müsaade ettiler. þiþeler. bir þey söylememesi için gözlerimle. bir parça düþündü. diye sýzlandým. peçemin altýda aðlaya aðlaya mektebe gittim. halim. gayret et. Doktor Bey. bana ummadýðým bir þey söyledi: . ellerimi kavuþturarak: . Sonra. bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve te vekkül geliyor. elimizden geleni yapýyoruz llah büyük. Basýmdaki kýyamet içinde nasýl düþündüm. belki daha uzun bir zamanda yürüdüm. ne gönlümde heyeca . þifasýný verir. dedim. Münasebetsiz bir þey yapmamdan korkmayýn. Sakin bir inatla: . Taþlýðýn görünce durdu. ne kadar acý olursa olsun. cam küpeler. Ben bu yolu yarým saat. Hayrullah Bey'in omzuna baþýmý dayayarak odaya girerken. sandalyelerden birinin a a 362 Reþat Nuri Güntekin iskarpinin bir teki. bugünkü fedakârlýðýmý ödeyemez. Müfettiþler sýnýf alebeleri imtihana çekiyorlar. hakkýnýz yok. Nihayet aralarýndan bin periþanlýðýmý fark etti: . 360 Reþat Nuri Güntekin Maarif.. duvaklý gelin kartpostallarý. dedi. müsaade ediniz.Fakir çocuk hastaca.Evde çocuðum ölüyor. fakat þunu unutma ki.ihtiyar doktor öyle sert ve kati tavýrla bu emri vermiþti ki. pamuklar. þaþkýn þaþkýn: . beni dünyanýn nimetine gark etse.Þimdi deðil.'de evimizin içinde suluboya ile yaptýðým resmi (baþýnda kýr erinden bir çelenk. Birdenbire tavanlar sarsýldý. Tenha sokaklarda duvarlara dayanýyor. dedim. konsol e deniz kenarýndan topladýðý bir avuç renkli taþ. bir kýz çocuðu kalbinin bütün bu masum ve b . vallahi bir þey olmadý. Odanýn içi karmakarýþýktý. dedi. . onlar hâlâ gitmiyorlardý. kendimi tutamadan. Acýdýlar. defterleri görmek istiyorlar. uzaklardan bir gramafon sesi geliyordu. Dýþarýda stos böcekleri ötüyor. merhamet ister gibi boyumu büküp. raflarda. kucaðýnda Mazlum ile yaptýðým o resini) sonra. merdiven baþýnda doktor Hayrullah Bey göründü. kesik kesik: .Sen misin. Yemin ed rum sana. Ellerimi tuttu.Kim geldi Onbaþý? diye seslendi.. bin türlü boncuklar. Aynanýn kenarýnda onun doktorun bahçesindeki çiçeklerden eliyle yaptýðý bir demet. Halsiz halsiz merdiven basamaðýna çömelmiþtim.Peki kýzým.Zannettiðinizden ziyade kuvvetliyim.Mutlaka göreceðim. dedi. bin türlü olmayacak þeyler so ruyorlardý.Doktor Bey. Sabahtan beri eve koþmak için o kadar çýrpýndýðým. içimi çekerek ilave e . yetmiþ üç gün geçtiði halde hâlâ o odayý gözümün önünde gö içeride gömleklerinin yakasýný ve kollarýný açmýþ iki genç doktorla bir ihtiyar kadýn vardý içinden süzülerek giren bir ikindi güneþi odayý parlak bir hayatla doldu-ruyordu. bilmiyorum! Vakit yaklaþýyordu. Dalgýnlýk billahi. kum arý. diþini sýk. Artýk. itaat etmemek mümkün deðildi.

beni tanýdýn mý? . Gecenin bilmem hangi saatindeydi. baþým benim deðilmiþ gibi. gülümser gibi aralanmýþ dudaklarý. sonra yine yavaþ yavaþ o Zeyniler gecesinin karanlýðýna daldým. Küçüðüm. alnýna dökülmüþ sarý perçemleriyle oynuyordu.Þiþeyi yataða boþaltýnýz.Sen yaþta bir çocuk için ehemmiyetsiz.Fende. bir bebek yataðý hazýrlar gibi özene. deðil mi? Dediðimi hatýrlýyorum. nefti çarþafýnýn daha bitmemiþ pelerini sark daki rafta B.. Kollarým ihtiyar doktorun boynuna kilit lenmiþ.. ehemmiyet veril ecek birþey deðil.. Munise'yi son defa öpmek istiyordum. Hayrullah Bey. doktor? . yavruma bir ay ýþýðý tatlýlýðýyla yaklaþýyor. . Birisi: . sevdiði ehemmiyetsiz bir kokuyu kýskanacak kadar mý kalpsizlik etmiþtim? .Bir þey mi oldu. bir parça kolonya. baþý aðýr bir rüy biraz yana düþüyordu... gramofon gittikçe an bir þenlikte çalmakta devam ediyordu. fýrtýnanýn içinde ince sesiyle inlediðini duyuyordum. ne üstüne atýlmak gibi bir telaþ. * Gözlerimi. tekrar yastýðýn üstüne düþtü. Küçüðüm a ellerimi tutar.. Kuvvetli bir ýþýk gözlerimi yaktý. Bir yandan titriyor. hâlâ þenlik yapýyorlar. haydi evladým. dedim. "Munise. Bana öyle geldiki bu koku. yalnýz çýplak kolunu tuttum. . Kuþlar hâlâ durmuyor. örselenmiþ kelebek kanatlarýnýn parmaklarýnda býraktýðý yaldýzlý toza benzer . biraz uyudun kýzým. inci diþlerini gösteriyordu. diyordu. ruhumun içine döküldükleri dakikadan bugüne kadar beni mesut etmiþ . Kuþlar. bir ana dudaðý gibi korkutup ürkütmeden du. senelerce devam etti. diyordu. Bu zavall uþuk avuçlarýnýn içinden küçük küçük buselerle öptüm. yataða yaklaþmýþlardý. artýk dýþarý çýkalým. alnýma bir kunduðunu hissettim. erime dayanarak kalkmaya çalýþtým. Küçüðümün elinden hemen hemen zorla çekip aldýðým bu þiþe. artýk çarþaflý bir genç kýz oluyor" diye iki hafta evvel ona sarý yaldýzlý bir kar mýþ. saçlarýma. ihtiyar doktor.Ne kadar uyudum? .Niçin tanýmayayým Doktor Bey? dedim. Gözlerimin önünde Munise'nin ar fýrtýnasýnda kaybolduðu o karanlýk gecenin hayali titriyordu. Yorgun bir uyku içinde uyurken aðzýnýn etrafýnda triyor. vücudunu gözlerime siper etti. Ölüm. Yine doktorun mavi gözlerini gördüm. tekrar açtýðým vakit. biraz uyudun.. iri mavi gözleriy stalýðýn bütün acýlarý.. Cesaret edemedim. ÇALIKUÞU 363 Doktorlar.Saat kaç? Bitti. küçüðüm bu koku içinde daha mesut ölecek. Bende onun gibi yaptým. bu ikindi a sesi. adeta acý bir saadetle bu güzelliði seyrediyordum. ihtiyar doktor. baþka pencereler. Ne bir feryat. çok þükür. abasýna ettiði bütün iyilikleri için Bu dakikadan sonra Munise'yi bir daha göremedim. baþka oda. Sonra yavaþ yavaþ ortalýk karardý. . bir yandan ter döküyordum. baþým omzunda. ikindi güneþinin aðaç yapraklarýný çocuk yüzüne. Cümlemize geçmiþ olsun. saçlarýmý okþuyor: . baþýyla raflardan birini gösterdi. göðsümü týkýyordu. Elyotrop.Kolonya. doktor bey. . Bana verdiði bil ondan. Birdenbire odanýn içine keskin bir elyotrop kokusu yayýldý. Birisinin. gözlerimi açtým. Kolonya bulamamýþlar onu kullan rdý...gileri. Bu zavallý güzel þe nlýk bir köy mektebinde. Beni yataðýmýn üstüne uzattýlar ve yalnýz r. beyaz kirpiklerinde yaþlar titriyordu. avuçlarýmý çevirerek içlerinden öperdi.. 364 Reþat Nuri Güntekin Küçüðümün kapýya vurduðunu. Karyolasýnýn demirinden. bu ipeklerin içinde bir baþka ipek kümesi gibi bembeyaz yatýyor. bezene muslinlerle süslemiþtim.Haydi Feride.'de satýn aldýðým bebeði -küçüðümün buseleriden solmuþ yüzü. ipek örtüler içinden küçüðümün çýplak kolunu ç Hayrullah Bey hafifçe döndü. Evin içine yayýlan keskin elyotrop kokus u bir dalga gibi içime gömülüyor. Gramofon hâlâ çalýyordu.Çok þükür. bulunduðum yeri tanýyamadým. elinde bir þamdanla yüzüme eðiliyor. azaplarý durmuþtu. i gözlerinde. Rüya içinde gibi: .

koþtur anladýn mý? ikin fýrýncý Hur-þit Aða bugün fýrýn kirasýný getirecek. Munise'nin annesinin ismini sormuþ. Bütün ýsrarlarýma raðmen Hay nýz bir þey öðrenebildim: Gömüldükten sonra imam. kâh romanlar okuyarak beni eðlendirmeye. bu küçük kýz için hemen hemen bir anne olduðumu hatýrlamýþ. Sana bin türlü naz edeceðim. vakalarý rüyada.Epeyce zaman. makas is onlarý ensemin hizasýndan kestim. bunu. Bahçeden iki kucak çiçek.. Ýhtiyar arkadaþým m.. uzak. ÇALIKUÞU 367 Kuþadasý. Bir gün. hangi memleketlere gidiyordum. beni rahatsýz ettiði için tekrar gözlerimi kapadým. on dak bahçenin içinde dolaþtýr.. Hastalýðýmdan beri ilk defa olmak üzere doktorla onu konuþtuk. ziyaný yok. on di gün baþucumdan ÇALIKUÞU 365 ayrýlmamýþ. pek uzak bir ye rden dönüyorum.. en ehemmiyetsiz yerlere renkli oyuncaklara bakan küçük çocuk gibi.sevinçle. Evvela razý olmadý. sonra tekrar uyudum. daha hiç olmazsa on beþ gün.Doktorcuðum. Yalnýz birdenbire uçurumlara düþmek hissi içinde. bu nekahet zamanýnda bana arkadaþlýk etti... Cama kanatlarýný çar kelebek. Fakat hastalarýn inatçýlýðýna. Hastalýktan sonra saçlarým demet demet inmeye baþlamýþtý.Sakýn bunlar bir uzun rüyanýn hatýralarý olmasýn! Yahut onlarý bir eski romandan okumuþ o yým? Evet. Evvelki gün Hayrullah Bey'e dedim ki: . ne bir heyecan uyandýrýyordu. dedi. Zaman zaman hayretle kendime soruyordum: . Nekahet ne tatlý þey. çerçeveleri tozlanmýþ eski fotoðraf yim. * Büyükçe bir beyin hummasý geçirmiþim. Onlar. ama çok deðil. karþýmdaki koltukta kitap okuyor yahut uyukluyordu. bilmiyorum. hain n k iyi olmuyor. Doktor Hayrul-lah Bey. Beni yine bir köyden istemiþler. nasýl gömüldüðünü bilmek istiyordum. . On yedi gün uyku1 Ne tuhaf!. keyif için patiska ntari diktirip üç ay yatakta yatacaðým. artýk bende ne bir keder. sönük hatýralarý titriyordu. Munise. ikâyeler söylüyor. Bu... bir hafta sabretmemi söyledi. Hatýralarým bile baþkasýna ait . yirmi sekiz lira mý ne. baþkasýnýn göðsünden geliyor. l Eylül Doktor Hayrullah Bey bu sabah bana: . Nekahet zamaným kýrk günden ziyade sü den kalkamadým.Küçük. sakýn hayvanýn pansuman aþý" ayýsýna býrakma. titizliðine tahammül etmek mümkün olmuyor. yeniden dünyaya gelmiþ gibi oluyor. Ýnsan. pansumaný biliyorsun. çehreleri. Kendi bacaðý gibi Düldül'ün bacaðýný da kestirmeye mi azmetti. saadetle bakýyor. deniz kenarýndan birçok renkli taþ -küçüðüm bunlarý çiçeklerde topladýk. Alimallah hasta bile olmasam. gözl larýnda görülmüþ dumanlý memleketlerin daðýnýk. kalbimi lezzetli titremelerle çýrpýndýrýyordu.Hele þöyle bir adamakýllý ayaða kalk. Hayrullah Bey. Kulaklarýmda ýþýk süratiyle aþýlmýþ mesafelerin rüzgârlarý hýþýldýyor. Hastalýk. Onu ziyaret edebiliriz. incelmiþ gözkapaklarýmýn arasýndan p n sýzarak bir zaman o halde kalýyordum O vakit. Yarayý tekrar baðladýktan sonra Düldül'ü sekiz. Saatlerce yanýnda oturduk. hatta mümkünse bir parça. ýþýk gibi ses gibi boþluklarda dolaþtýðýný his 366 Reþat Nuri Güntekýn Nerelere.. uykuya benzeyen dalgýnlýklarým oluyor. aynanýn kenarýnda renkli akisler uyandýran bir güneþ aydýnlýðý. Akdeniz'e karþý bir tepeciðin üstünde. Düldül sana emanet. O biçar u. artýk büsbütün iyileþtim. benim tarafýnd . i kimse bilmiyor doktor benim. Ara sýra benim. On yedi gün kadar. n yedi günlük uykuya. Küçüðümün nasýl öldüðünü. benim hayatta ilk büyük hastalýðýmdý. kendi gibi incecik bir küçük servinin altýnd . Bir gün yalnýz býrakmadý.. Doktor Hayrullah Bey. dudaklarýndan çýkýyor gibi bir tuhaf se halarla güldüm. güldürmeye çalýþýyordu. Bu dalgýnlýk saatlerinde ruhumun vücudumdan ayrýldýðýný. boyalarý solmuþ. vermiþ. içim ýlýnarak silkinip uyandýkça öyle hissediyorum ki. uzak bir sürünün eri. son üç senemin bütün zehirlerini alýp götürmüþtü. Aydýnlýk. beni kendi evine nakletmiþ. diyor. Yavrumu "Munise bin Feride" diye topraða teslim etmþiler.

Sýhhatim yavaþ yavaþ düze nafile. yine benim söyleyiþimi tmek için yanaðýný çukurlaþtýrarak. herifi çaðýrýr zorla seni nikâh e im. Herife dayak atarken öteki beriki kur tarmaya gelir. Fakat. Haydi. Cezayý görürsün ha?. ÇALIKUÞU 369 Hayrullah Bey. tabii. Aðzýný kulaklarýna kadar yýrtarým da asýl o v kýyamete kadar gülersin. Ha.Doktor bey. daha böyle bin türlü iþ. Öyle sanýyorum ki gece. Gülümseyerek cevap verdim: 368 Reþat Nuri Güntekin . anneciðim!" e titreye titreye hýçkýrýyor. gevezeliðe lüzum yok. pek zevkime gider. Doktor Bey. öyle hissediyorum ki. bana h oþ gösteren eski neþemi artýk bulamayacaðým.. geçen akþam pek neþeliydim. belki manâsýz þefkat kelimeleriyle beni teskin etti: . yanýnýzda çok mesut oluyorum.Peki. kirayý da alýrým.. Anlatamadýk gitt i. biz. yine münasebetsiz þakalar edeceðini. ellerini kalçalarýna dayadý. Ben.. sesini incelterek: . âlâ fakat Quo Vadis?. "Bu hodkâm ihtiyar. Hayrullah Bey'in. Neyim var ordum? Bunu kendim de bilmiyordum. kýsa saçlarýmý birbirine karýþýrarak eðlenmeye devam ediyor.Ayrýca. Bu.. ihtiyar sütnineye yardým.. ara sýra yaptýðý gibi. zevzekliði býrak. nereye gideceðimi ben de kendi kendime soruyorum. getirip benim göðsüme doldurmuþ. Haydi küçük. Doktor.Ne dedin? Gidecek misin? Yediði naneye bak. hem kýþýn lodosa karþýdýr. fak at niceden Beri size yük olacaðým? Gerçi çok insaniyetlisiniz. fedakârsýnýz. keyfim için sa ttim. insaniyet. dudaklarýný sivriltip. artýk alil sayýlýrým. müsaade ederseniz ben gideceðim.. dayak yemekten hoþlanýyorum!" der. geldiðim vakit odalar lmazsa vay haline alimallah hani. Bu sebepsiz. evi düzeltmek. Yine elini beline dayýyarak: . dedim. En düþkün bir zamanýmda bana yardým ettin unu unutmayacaðým. aðlarken gülüyorum. Senden hoþlanmayayým da bak. dakika muyor. Orasý daha güzel.. ne zevk buldu?" de. hem iyi bir arkadaþ oldu.. Müsaade ederseniz ben gideceðim. Evinde. Eski sýhhatimi. gitmek elzem.Doktor Bey. elinde mumla odama koþtu. Mol iere'in bir kahramaný vardýr. Yataðýmda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum.. Doktor.Misafirliðim kâfi derece uzadý. münasebetsi . benim taklidimi yapmak için sesini incelterek hidde tle: . fedakârlýk..Küçük kýz. üþümezsi Ne vakitten beri söylemek istediðim sözün sýrasý gelmiþti. evet. Kendime bin türlü þey icat ediyorum. Buradan ayrýlýktan sonra ne yapacaðým? Ben. misafirlik fazla uzuyor. ne olduðumu. beni utandýrý rdum. daha kuvvetle feryat etmemek için parmaklarýmla aðzýmý kapýyo denbire yanýmdaki odadan Hayrullah Bey'in sesi geldi: . suratýna bakar mýydým? Kendimi tepesi üstü minderden att yine fedakârlýk ettiðime inanma. neydi o söyleyeceðim? Kafa kalmadý ki.Fakat. gitmek istiyorsunuz.. çenemin altýndan tuttu: . emin olunuz. bir iri genç bekçi var. Düldül'ü merak etmeyin. ötekine ihtiyaç var mý? Artý rliðim kâfi derecede uzadý. herif. hâlâ ýsrar ediyordum: . benim gibi kalbi ve hayatý kýrýlmýþ bir kýzýn ne kadar mesut olmasý kadar mesut oluyorum. bahçeye yemeklere hatta doktorun hesaplarýna bakmak. fedakârlýk bana výz gelir. Gülerken aðlýyorum. kend imi yabancý bulmuyorum. içimde müebbeden kýrýlmýþ bir þey var. küçük kýz. kim bilir. benim kütüphanemi aþaðýya naklet niz tarafýndaki odayý sana vereceðim. hepsini kovar. Allah allah! Belki be n. Dedim ki: . . benim için hem iyi bir baba. Mesela. kalmak benim canýma minnet. Ýlanihaye yanýnýzda kalamam. fakat. Sabaha doðru karanlýðýn içinde hiç sebepsiz aðlaya aðlaya uyandým.Feride. isimsiz dilsiz yeis içinde: "Anneciðim. hemen yanýndan kaçtým. seninle "iki ahbap çavuþ" olduk. Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu.. Sonra daha sert b ir tavýrla yumruðunu sallayarak: .insaniyet. dedi. niçin aðladýðýmý bile söyletmeye lüz ehemmiyetsiz.Doktor Bey.. bu kocaman dünyanýn bütün evleri i birer birer birer dolaþarak ne kadar keder. ümitsizlik varsa hepsini toplamýþ. sen misin? Ne oldun kýzým? ihtiyar doktor.. Hayrullah Bey.. küçükhaným hazretleri. Ben keyfim için yaþadým. "Haydi efendim iþinize. Fakat þu var.

- Bir þey deðil, kýzým, bir þey deðil, ehemmiyetsiz bir sinir nöbeti, geçer yavrum. Vah, ço h. Ben, gözlerimde bir türlü durmayan yaþlar, týkanan kuþ yavrularý gibi açýk aðzýmda boðuk hý ihtiyar arkadaþým, pencereye döndü, karanlýkta ta uzaklara yumruðunu saklayarak: Çalýkuþu - F 24 370 Reþat Nuri Güntekin

- Allah belaný versin, aslan gibi çocuðu berbat ettin, dedi. Yalnýz kaldýktan sonra da böyl hastalýk ve ümitsizlik saatlerim olursa ben ne yapacaðým? Adam sende... Þimdiden bunu niçi düþünmeli? Herhalde daha en az bir ay, belki daha ziyade, doktor beni býrakmayacak... Alacakaya Çiftliði, 10 Eylül Bir haftadan beri Alacakaya'da, sözüm ona bir çiftliðim var, hayli zamandan beri gidip y oklamadým, iþçileri boþ býrakmaya gelmez. Seni on beþ gün oraya götüreyim. Sana da iyi bir hava olur; gözün gönlün açýlýr. Bak, yakýnda mektep açýlýyor. Bütün yýl kapalý kalacaksýn. - Doktor Bey, açýklýk yerleri çok severim, fakat mektep açýlmak üzere. Bilmem ki, nasýl olu ye cevap verdim. O, hiddetle omuzlarýný silkti: - A babam, ben sana gider misin? diye sormadým ki mülahazat söylüyorsun; götüreceðim, dedim en ne karýþýrsýn? Bu, doktorca bir iþ... Olmazsa rapor yazar, zorla götürürüm. Haydi, haydi aç parça çamaþýr, kütüphaneden benim "Ro-usseau"larýmý al. Hayrullah Bey, beni artýk bir mektep çocuðu gibi idare ediyor. Hastalýðýmdan sonra, zayýfla irademle ona karþý koymak mümkün deðil, hem de daha tuhafý, bundan þikâyet de etmiyorum, b at, adeta hoþuma gidiyor. Doktorun çiftliði bakýmsýz kalmýþ. Fakat, ne güzel bir yer. Kýþýn bile buralarý, bir bahara ele, bir kayalýk var ki, seyretmekle doyulur þey deðil. Bu kayalar, güneþin sabah, öðle, ak eþi olmasýna, havanýn açýk, yahut kapalý bulunmasýna göre renk deðiþtiriyor, lal kýrmýzýsý, yahut siyah görünüyor. Onun için buraya: "Alacakayalar" demiþler.

ÇALIKUÞU 371 Çiftlik beni umduðumdan ziyade meþgul etti. Çiftçilerle beraber süt saðýyorum. Artýk, benim imi bir ahbabým olmaya baþlayan Düldül'e binerek civar koruluklarda geziyorum. Hasýlý, düþü tý. Mamafih, gönlüm pek rahat deðil, birkaç güne kadar mektep açýlacak, iþimin baþýnda bulunmam lip süpürt-mem lazým. Hayrullah Bey'e söz anlatmak kabil deðil ki... Doktor, geceleri bana roman okutuyor. - Bu ipsiz sapsýz lakýrdýlara tahammül edilmez ama, senin aðzýndan bayaðý hoþ oluyor, diyor Dün gece, yine ona kitap okuyordum. Kitapta bazý açýk sözler var. Onlar geldikçe utanýyor, lerine süratle baþka kelimeler koymaya, yahut cümleleri atlamaya çalýþýyordum. Hayrullah Be benim telaþýmý fark ediyor, gür kahkahalarla tavanlarý sarsýyordu. Birdenbire karanlýkta köpekler havlamaya baþladý. Pencereyi açtýk. Çiftliðin kapýsýndan bir ordu. Hayrullah Bey: - Kim o? diye seslendi. Onbaþýnýn sesi: - Benim, yabancý deðil, diye cevap verdi. Onbaþýnýn bu saatte Kuþadasý'ndan buraya gelmesi bir vakaydý. Doktor: - Hayýrdýr inþallah! Ben, aþaðý inip anlayayým bakalým. Gecikirsem sen yat küçük, dedi. Hayrullah Bey, bir saate yakýn bir zaman Onbaþýnýn yanýnda kaldý. Yukarý çýktýðý vakit, yüz - Onbaþý niçin gelmiþ Doktor Bey? dedim. Sert bir sesle adeta baðýrdý: - Sana git yat, dedim yahu, sana ne? Olur rezalet deðil bu kýz çocuklarýnýn maskaralýðý be! ait bir iþ. Artýk, onun tabiatýný öðrenmiþtim. Böyle zamanlarda üzerine varmaya gelmiyordu. Çaresiz, þa k odama gittim. Bu sabah, uyandýðým vakit Hayrullah Bey'in erkenden 372 Reþat Nuri Güntekin

mühim bir iþ için gittiðini, mamafih, dönmezse merak etmememi söylediðini haber verdiler. Herhalde bu zarf bana ait olacak... Bu kâðýt parçasý beni derin derin düþündürüyor. Acaba b e onbaþý mý getirdi? Öyleyse niçin Hayrullah Bey, benden sakladý? Buna imkân yok; mutlaka b arf, kitaplar arasýnda Kuþadasý'ndan gelmiþ olacak. Kuþadasý, 25 Eylül Hayata paçavra diyen meðer ne doðru söylüyormuþ! * Son vakayý defterimin son sayfasýna olduðu gibi kaydediyorum. Kendimden ne bir isyan, ne de bir damla gözyaþý ilave etmek istemiyorum. Hayrullah Bey, beni, iki gün çiftlikte bekletti. Üçüncü gece merakým o dereceyi buldu ki, n lursa olsun, sabahleyin bir araba hazýrlatacak, kendi kendime kasabaya inecektim. Fakat ertesi sabah, uyandýðým vakit onu gelmiþ buldum. O kayýtsýz, kaygýsýz Hayrullah Bey'i, hiç bu kadar periþan ve yorgun gördüðümü hatýrlamýyor gibi saçlarýma dudaklarýný kondurdu. Sonra dikkatli dikkatli yüzüme bakarak: - Hay Allah belalarýný veresiceler, tuu! dedi. Baþýmda yeni bir tehlikenin dolaþtýðýný anlýyor, fakat bir þey sormaya cesaret edemiyordum. Hayrullah Bey, elleri ceplerinde düþüne düþüne epeyce dolaþtý. Sonra, ellerini omuzlarýma k - Küçük, sen bir þeyler biliyorsun, dedi. - Hayýr, Doktor Bey.

ÇALIKUÞU 373 - Biliyorsun, böyle olmasa iþlerdeki tuhaflýk nazarý dikkatini celp edecekti. Mutlaka bi r þeyler soracaktýn. Gayet aðýr, ciddi bir teessürle: - Hayýr, Doktor Bey, dedim. Hiçbir þey bilmiyorum, yalnýz telaþ ve ýstýrap içinde olduðunuz , bir kederiniz var. Benim hem hamim, hatta hemen hemen babam olduðunuz için sizin k ederiniz benim demektir. Neyiniz var? - Feride, kýzým, kendini kâfi derecede kuvvetli hissediyor musun? Merakým, korkumdan daha üstündü. Sakin görünmeye çalýþarak: - Ben gayretli bir kýzým, bunun birkaç misalini gördünüz, söyleyiniz Doktor Bey, dedim. - Feride, þu kalemi eline al, söyleyeceðim þeyleri yaz, haydi kýzým ihtiyar dostuna itimat t! Hayrullah Bey, dura dura, düþüne düþüne bana þu satýrlarý yazdýrdý: "Kuþadasý Maarif Encümeni Riyaset Âlisine, Hizmet-i maarifte devamýma ahval-i sýhhiyem müsait olmadýðýndan, Kuþadasý Inas Rüþtiyesi Mü irham ederim efendim." - Þimdi kýzým, düþünmeden, bir þey sormadan imzaný at, o kâðýdý bana ver. Ellerin titriyor, akmaya cesaret edemiyorsun. Daha iyi kýzým, daha iyi. Çünkü sen, o temiz gözlerinle bana ba arken ben þaþýracaðým. Fevkalâde bir þeyler geçtiðini anladýn, deðil mi? Dinle beni Feride. , teessür gösterirsen sözünü kesmek mecburiyetinde kalacaðým. Halbuki her þeyi bilmen lâzým hayata karýþtýðýn üç sene içinde insanýn ne mal olduðunu anladýn sanýyorsun deðil mi? Nafi yakýn hayatýmda ben bile anlayamamýþým. Ben ki, dünyada þenaatin, rezaletin bin türlüsüne t m; ben bu kadarýný hâlâ ihtiyar kafama sýðdýramýyorum. Biz seninle dünyanýn en temiz, en iy tuyuz deðil 374 Reþat Nuri Güntekin

mi? Aylarca senin hasta vücudunu kendi çocuðum gibi kollarýmda tuttum, bize ne demiþler,ne diyorlar, biliyor musun Feride? Mümkün deðil, tasavvur edemezsin. Ben senin âþýðýnmý-þým, kapama, bilâkis baþýný dik tut. O hareketi yüz karasý olanlar yapar, bilâkis, gözlerime ba miz var birbirimizden çekinecek? Dinle beni Feride, dinle, sonuna kadar söyleyeyim. Bu melun iftira, evvela mektepten çýkmýþ. Arkadaþlarýn ötede beride aleyhimizde olmayacak þ söylemeye baþlamýþlar. Sebep malum: Kendileri dururken senin müdi-re oluþun. Ben, altý ay el sana haber vermeden küçük bir hizmette bulunmak için bir mektup yazmýþtým. Bu terfiin be elimde olmasý þüpheleri artýrmýþ. Bu fesat yangýný aylardan beri için için yanýyormuþ. iþ Maarif Encümeni'nin, kaymakamýn kul uzun uzadýya tahriratlar yazýlmýþ, tahkikat yapýlmýþ. Vilayet Maarif Müdürlü-ðü'nce tercüm

ik etmiþler, birçok karanlýk noktalar varmýþ. Mesela istanbul'dan B.'ye geliþin, sonra merk z mektebinden istifa ederek ücra bir köye geliþin, þüpheli bir firara benziyormuþ. Birkaç a onra meçhul bir yerden yardým olmuþ. Maarif hayatýnda misli görülmemiþ bir süratle terakki köy muallimliðinden Darülmuallimat muallimliðine yükselmiþsin. Sonra yine sebepsiz bir isti a. Bu defa, baþka bir memlekete gidiyorsun, fakat orada da tutunamýyorsun. Ç. Maarif E ncümeni'nden bir cevap gelmiþ. Okurken içim, zehir kesildi, Feride. Güya sen orada... Yo k, yok söylemeyeceðim. Terbiyeli, yüksek, ilim irfan adamlarýnýn kaleminden, aðzýndan çýkan benim o patavasýz asker aðzým da söylemeye cesaret edemeyecek. Ben ki bilirsin, aðzýma ne elirse söylerim, en iðrenç kelimeyi bile dudaðýmda hapsedemem. Hasýlý Feridecik, yaralý gey i av köpekleri nasýl sararsa, senin etrafýný da öylece sardýlar. En masum hareketin, aleyhi e bir delil olarak tefsir edilmiþ; mazbatalara, tahkikat evrakýna geçmiþ. Ara sýra hasta t alebelerini tedavi için beni mektebe davet etmen, küçü-

ÇALIKUÞU 375 ðümüz ölürken takatsiz baþýný bir lahza omzuma dayaman, sonra sen hasta yatarken yataðýnýn m saatler birer cinayetmiþ! Yüzsüzlüðü o derece ileri vardýrmýþýz ki, bir memleketin örf ve iffetiyle alay etmiþiz. Etrafýmýzdaki insanlarý hiçe saymýþýz. Herkese seni hasta diye ilan ken tarlalarda, kol kola düvene binmiþiz. Vazifenle meþgul olacaðýn yerde, bahçemde at koþt uþsun, bunlar da kâfi gelmemiþ þehir haricinde çiftliklere çekilmiþiz. Feridecik, sana bunlarý bütün çiðliðiyle söylüyorum. Mýzmýz tesellilerle seni bir zaman dah lirdim. Ümitlerini yavaþ yavaþ, birer birer kýrabilirdim. Fakat böyle yapmadým. Niçin biliy musun? Mesleðim, yaþým bana bir kanaat verdi. Bir zehri insan, bir kerede yutmalý, ya ölür a kurtulur. Zehri þurupla, daha bilmem ne haltla karýþýrýp yudum yudum içmek pis þey, iðrenç þey. Felâk vermek testere ile adam kesmeye benzer. Evet Feride, hayatýn en aðýr sillesini yedin. Yalnýz olaydýn bu darbe seni öldürebilirdi. Ö a, bu kadar insan, kuþ kadar çocuðun üstüne çullanýrsa ne olur? Dua et ki tesadüf karþýna ç yar çýkardý. Benim ömrümün saati alaturka on biri çalmak üzere. Fakat, ne ziyaný var? Sana e bulunmak için bu kadarcýk bir zaman da kâfidir. Buna muvaffak olursam, bir yýðýn manasýz uat içinde ziyan olmuþ günlerime acýmayacaðým. Korkma Feride, bu da geçer. Sen gençsin, dah günler görmekten ümidini kesme. Ýstifaný kendim götürecektim, vazgeçtim. Seni bu halde býr cesaret edemeyeceðim. Çocuk kýsmýnýn türlü densizliði, denliliði olur. Haydi Feride, haydi açýk havaya çýkalým, koyunlarla, ineklerle uðraþalým. Bu hayvanlar, gördükleri iyiliðe kar a nimetþinastýrlar. ihtiyar doktor, istifanamemi zarfa koyarak onbaþýya verdi. Bu kâðýt parçasýna sadece ömrümün bir parçasýný deðil, 376 Reþat Nuri Güntekin

gönlümün son bir tesellisini daha gömüyordum. Ne hazin, Ya-rabbi, ne hazin! Hangi ümide sarýlsam elimde kalýyor, neyi seversem ölüyor. Ýþte üç sene evvel bir sonbahar eraber ölen genç kýzlýk rüyalarým, kendi küçüklerim, sonra Munise, onun arkasýndan belki ka uturlar diye ümit ettiðim talebelerim. Yavrularýný tehlikede gören bir ana kuþ hýr-çmhðýyla titrediðim bu þeyler, sonbahar yapraklarý gibi birer birer sararýyor, dökülüyor. Daha yirmi girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluðun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baþtan baþa büt rimin ölüleriyle dolu. Hayrullah Bey, beni üç gün yalnýz býrakmadý. Bu kadar felaket karþýsýnda gösterdiðim sükûn amýyor, geceleri ben yattýktan sonra odamýn kapýsýna gelerek: - Feride, bir þeye ihtiyacýn var mý? Uykun yoksa geleyim, diyordu. Üçüncü gecenin sabahýydý. Bir mayýs günü gibi taze, ýlýk bir sabah vakti erkenden kalktým. 'e elimle süt saðdým, kahvaltý hazýrladým. Elimde tepsi, sakin çehremde hemen hemen neþeli bir tebessümle odasýna girdiðim zaman, dok tor pek memnun oldu: - Aferin Feride! Çok memnun oldum. Nene lâzým, dünyanýn gamýný çekecek sen mi kaldýn? dedi Penceresini açtým, daðýnýk birkaç eþyasýný düzelttim. Çiftliðe ait þeylerden, koyunlardan b iyen söylüyor, gülüyor, hatta eskiden mektepte yaptýðým gibi aýa sýra ýslýk çalýyordum. Hayrullah Bey o kadar seviniyordu ki, tarif edilemez. Onun memnun olduðunu gördükçe daha

Bir kere. sonra öyle inanýlmaz bir metanetin v r ki.neþeleniyordum. Peki Feride. ne kadar sakinim ..Bu ne demek? . Siz. tuhaflýklarýn. . babam sizsiniz. olgun bir ciddiyetle bunu düþünmüþtüm. Bakýyorsun öyle derinliklerin. Ben. benim çocukluðum aðaç dallarý üstünde geçti. ÇALIKUÞU 377 Nihayet.Güzel aðzýmý öyle bir açtým. . o fok balýðýný öyle bir kalayladým ki Feride. ne olur. kendimi öldürmemeye. Fakat sen aþaðý in Allah aþkýna. Ne olursa olsun. Bundan baþka çarem kalmadýðý halde yine cesaret edemiyorum. sakin. O gece "Onba-þý"nýn getirdiði kâðýt bir nevi celpname id de. pervazýn kenarýna çýkýp oturarak: . ürk nle o fok balýðýnýn karþýsýnda yalnýz býrakmak! Hayrullah Bey. muallime ol maktan katiyen ümidini kesmemelisin.SöyleP.Neye? . Fakat nasýl? Bana bir y gösteriniz. O anda kurþu damla kaný çýkmayacaktý. O. ben ölmekten ço karým. eliyle gözlerini k apayarak: . sararmýþ çocuk çehrenle. hamim. Fok balýðý gibi azýdiþleri dýþarý fýrlamýþ. konuþalým. dinliyorum. saf bir tavýrla söylemiþtim. vaktin geldiðine hükmettim. Ölmeye cesaretim o madýðýný anladýktan sonra. Hayrullah Bey heyecanla bileklerimi tuttu.Gayet sade.Ne söylüyorsun. zavallý. lan u müfettiþin riyaseti altýnda bir tahkikat komisyonu teþkil ettiler. ben de bundan baþka bir þey istemiyorum.Yaþamaya. Hemen hemen hýrpalayarak alçak bir iskemleye oturttu: 378 Reþat Nuri Güntekin .fakat aþaðý in. halim mavi gözleminde hiç görmediðim korkunç parýltý... Görüyorsunuz ya. ihtiyar doktor. Sonra. ne olmaz! Ben gülerek: . Azlini teblið etmeden seni sorguya çekmek istiyorlardý..Yaþamaya karar verdiðimi söyledikten sonra artýk aþaðý düþmemden korkmak manasýz deðil mi y? Bu kararý niçin verdim? Bunu size söyleyeyim. söyle. Evvela cesaret edemey eceðim. dün akþam mühim bir karar verd m. . boynumu bükerek. gülerek söylüyordum. Konuþmak için biraz daha beklemek istiyordum. Doktor Bey. Maazallah yuvarlanýrsýn. ellerimi uzatarak.Ne anlaþýlmaz bir mahluksun sen. Hayrullah Bey. Seni. Faka mademki bu kadar kendine hâkim olabiliyorsun. yaþamaya devam edeyim. Þimdi. encümen odasýný gözümün önüne ge siyah çarþafýnla. yumurcak? Bu ne? Eðer þimdi senin yerinde olsaydým. heyecanla rinden fýrladý: . Bu sözü. . o oudala olduðu kadar iðrenç iftiralarý tekrar ediyor. sen böyle bir heyetin karþýsýna nasýl çýkardýn? Yabancýlarýn aðzýndan iþiteceðin o iðre p verebilirdin? Bunu haber alýnca aklým baþýmdan gitti.Sizinle konuþacak þeylerim var.Yegâne arkadaþým. Birçok sebep var. Bir kolayýný bulabilirseniz ne âlâ! Hayruüah Bey. Doktorun koltuðunu pencerenin yanma çektim. hayretten aþaðý düþer olurdum. Güzel. . size memnun olacað rdan bahsedeceðim. Bu sözleri þaka eden bir çocuk hafifliðiyle. dedim..Siz merak etmeyin. kaþlarým çatarak düþünüyordu. dizleri ne bir örtü örttüm. Bunlarý ben de düþündüm. çenesinde lakýrdýlarýn i birbirine çar ptýran bir titreme ile yumruðunu sallayarak: ÇALIKUÞU 379 . Çünkü birkaç gün. Feride! Bakýyorsun parmak kadar hiçten bir oyuncak ol uyorsun. benim ara sýra ölümden bahsetmeme bakmayýnýz. Doktor Bey. beni zorla pencerenin kenarýndan indird i.. bun ak bir askerin az buçuk çið kelimeleri karþýsýnda bile renkten renge giren masum yüzün. bükük boynunla o fok balýðýnýn yýrtýcý pýnýn kurallarýyla seni parçalamaya azmeden bu adam "kurt ile kuzu" masalýndaki canavar gi bi sudan sebepler arýyor. dedi.Feride.. Vaka hakkýnda sana bugün biraz tafsilât verebilirim : On gün evvel vilayetten bir müfettiþ geldi. Peki kýzým. .

Ne yapacaðýz Feride? Nasýl hareket edeceðiz? Sen nasýl müdafaa edeceðiz? Ölmeye mahkûm bir hasta mazlumluðuyla yüzüne baktým. sana bir þey daha söyleyeceðim. ayaklarýnýzý öpeyim. deðil mi? Hülasa. Senin saadetinden-iyi neye sarf ed lirim? Vereceðim cevabýn onu kýzdýracaðýný biliyordum. ailenin yanýna dönmey var mý? Baþýmý önüme eðdim: .Fakat Doktor Bey. . Doktor Bey. Fakat.Peki küçük. çalýþmak istersen buna imkân yok. Dediðim gibi. Doktor Bey. Ýstanbul'a. Onun için lâzým ki. hiçbir þeye ehemmiyet vermiyor gibi görünen tavýrlarýna ade ruhlu. Herke- ÇALIKUÞU 381 sin kabahatini açýk açýk yüzüne söyleyen bir "kör kadý" olduðum için beni zaten kimse sevme e ile niçin bana da bir darbe indirmemeli. ben hangi sýfatla sizden böyle bir para yardýmý kabul edebilirim? Na sýl bir insan mevkiine inerim? Hayrullah Bey kýzmadý.Ayýp Feride. ayýp.Nihayet siz de teslim ediyorsunuz ki. .Bu arada ne olduysa sana oldu. kendi gönlünün rýzasýyla . deðil mi? Cevap vermeye cesaret edemiyorsun. fakat bu zaruriydi.Baþka bir çare: iyi bir gençle evlenmen mümkün deðil mi? . her þeyden bahsedin. yarýn baþka bir bahane ile seni vuracaklar. Korka korka dizlerimi k k: . Bu kadar birbirimizle anlaþtýktan sonra ortaya böyle söz atman ayýp. akrabamdan olmayan bir genç kýzla yaþamamýn örfe ve þeriata aykýrý göründüðünü s senin baþka bir memlekete gönderilmeni istemiþ. bir ihtiyar. Hayrullah Bey. öyleyse ne yapacaðýz? Zaruret falan çekmenden korkum yok. beyaz býyýklarýný diþleriyle çiðneyerek düþünüyordu: . bön. Bugün bir çaresini buls k bile. fakat bu mesele. Ýçimdeki derin ümitsizliðe raðmen hâlâ .Hayýr. Mazindeki þüpheli bir nokta. ihtiyar doktor gözlerindeki o vahþi parýltý..Peki. O melun. fakat olmuþ. Çünkü benim az buçuk serv ikimize de yeter. Çünkü baþýna bu felaketin gelmesine ben sebep oldum. þu aðaçl nize bakýnýz Doktor Bey. doðrusunu istersen. saf tavrýyla devam etti: .. Feridecik. Haksýz þüpheler hayatýný zehirleyecek. bu leke. Hemen zorla sana istifaný ya zdýrdým diye ileride benim için fena düþünmeni istemem. peki. B mamalýydý. fazla olarak o vakit belki ben d e bulunamayacaðým. Senin gibi. bunu yine tamir edeyim. Ben ihtiyar bir kýz olarak ölmeye azmettim. F t ne yapalým ki. Þimdi sana karþý mesuliyetim ik at oldu. Arada sen.Hayýr. bu dudaðý gülmek ve etrafýndakilere saadet vermek için yarattý. mazlum bir ev kýzýsýn: "Kýnalý kuzu" dedikleri cinsten bir kýzcaðýz.Teþekkür ederim. benden ayrýlma desem buna razý olmazsýn. fakat gayet mahzun bir þikâyetle yüzüme baktý: . Benim ailemden.Evlenirsen bahtiyar olacaðýna benim de o kadar kanaatim yok. All ri. bunu ben de emin bir çare telâkki etmiyorum. senin ne benim le yaþamana ne kendi kendine yaþamana imkân var. Alakaný katiyen kesmen lâzýmdý. onlar benim için büsbütün bitti.Doktor Bey. meslekten artýk bir þey ümit edemezsin. . Müfettiþlere yaptýk temizliðini bir kere de mahkeme huzurunda tekrar için o günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. Kimseden yardým kabul etmek istemezsen. Feride. paramý ne yapacaðým diye düþünüyordum. nereye gitsen seni takip edecek.Ýki gün evvel. Beraber yaþay lým. Feride.. Fok balýklarýnýn karþýs resin diye deðil. Benim kadar baþý dara gelmeyen bir insan. bu saatte her þeyi açýk açýk konuþmamalý? Mahalle namýna kaymakama bir heyet gitmiþ. þakaklarmdaki korkunç kýrmýzýlýk sönünceye kad ra yine eski halim sesi. baþýný eðiyorsun. sen bütün serbest. 380 Reþat Nuri Güntekin . benim aleyhimde mahkemeye müracaat ettiðini haber aldým. mahdut. söküp atmak mümkün deðil. Þimdi benim muhakememi takip et Feride. . ölümü düþünmekte hakkým varmýþ. Haydi. beraber düþünmeye devam edelim... her se rseriye seni tahkir etmek hakkýný verecek. kalb ine öyle yer etmiþ ki. samimi arkadaþýndan küçük bir yardým bile kabul edemeyecek kadar maðrur bir kýz bahusus bu bu dedikodulardan sonra tek baþýna nasýl yaþar? Seni tekrar evlendirmeyi düþündüðüm bunun de.. her çapkýna. Þu güneþe. ateþe yandýn. Doktor Bey.

Beni çocuk gi hüngür hüngür aðlatacaksýn. pencereden içeriye klarý üzerine savuruyor. Bu satýrlarý. Etrafta bulduðumuz kimsesiz çocuklarý oraya toplayacaðýz. Sen bana bakma. Karýnca ayaðý gibi minimini yazýlarla dolan mektep defterimin son sayfalarýna geldim. Ben. ne söyledim. kýrk kiþil r yetimhane þekline sokuyorum.Sana ben bir de yüzgörümlüðü veriyorum. artýk söyleyecek neyim kalýyor ki? Hem yarýn baþkasýnýn karýsý o una ne hakkým. her þeye raðmen sev iliyordum. hem hususi iþlerin i görmek. fakat bu bana kâfi gelmedi. Öbür Perþembe. Yeni bir deftere yeni hayatýmý yazm aya baþlamak mümkün deðil. önüme bakýyordum. Bir yetimhane. Evet. Hayrullah Bey. * Bu son ayrýlýk saatinde niçin hakikati saklamah? Bu okumayacaðýn defteri ben senin için yaz Kâmran. h arça naðme. bi amýza otuz beþ. evvelki gün izmir'e gitti. Aklýný yorma bulamazsýn. birkaç damla gözyaþýndan ibaret olan Çalýkuþu ile ne alakasý kalacak? Çalýkuþu bugün defterinin gözyaþlarýndan kirlenmiþ sayfalarýna dökülen sonbahar yapraklarý or. Yapraklan dökülmüþ kuru dallarýn arasýnda parlayan sonbahar güneþine elini uzattý: . Tuhaf bir tavýrla itiraz etti: . Ömrümde yemediðim bir haltý yedirteceksin. Be doktorluk edeceðim.Ben hayli ihtiyarým. Hazýr ol Feride.. Hayretle yüzüne baktým. emelim kursaðýmda kalýr. yeter artýk. bu adeta benim yaþlýlýðýmý baþýma kakmak demek olur. ben yirmi yaþýnda delikanlýlardan daha dinç bir adamým. merhamet. Kollarýmýn arasýnda nice göz rþýmda ölmek mecburiyetinden bu kadar sükûnla bahseden bu güzel çocuk yüzünden.O halde. sen hocalýk ve analýk. acýnýn türlü þeklini gördüm. son çareye baþvuracaðýz. Bu akþam dönece dair telgraf aldým. temiz ve menfaatsiz muhabbeti de son bir yeþil ÇALIKUÞU 383 yaprak gibi yaþýyordu.Yok. Öbür sabah baþkasýnýn odasýnda uyanacak genç kadýnýn. Gerçi kudret.Hoþuna gidecek þeyi nasýl keþfettim. ama müthiþ bir yüzgörümlüðü.þeylerden ayrýlmak ister mi? Hayrullah Bey. sözüne devam etti: . Bizim "Alacaka-ya"daki çiftliði ben otuz. çok yanlýþ bir iþ tuttuðu itiraf edeceðim. ne cesaretim olacak. istedim ki çok. ama hiç ehemmiyeti yok. sonra önümde durar . sevildiðimi de bilmiyor deðildim. Hayrullah Bey. ruhun iðidir. O. Bahçedeki dal urmayan bir kuru yaprak yaðmuru yaðýyor. Ýzmir'den müthiþ bir gelin elbisesi getireceðim. Evet. Hem seni öy telli pullu gelin olmuþ görmek isterim. Yarýn gelin oluyorum.. nekahat günlerimi geçirdiðim odanýn penceresi önünde yazýyorum. eliyle aðzýmý kapadý: . Bu yeni eþyaya lüzum olmadýðýný söylemiþtim. her þeye raðmen seninle mesut olabilirdim. gülmek için r gibi titreyen yaramaz dudaklarýndan daha büyük facia görmedim. Seni þeriatlerine uyacak bir sýfatla evimde alýkoyacaðý a edeceðim. Ben. . Yanlýþ. Keþfet bakayým: Küpe deðil. hem de eve bazý yeni eþya almak üzere. Hayrullah Bey. Aðaçlarýn çýplak kollarýndan döktüðü bu yapraklardan bazýlarýný rüzgâr. kýrk senelik bir zaman sokmuþ. bir þey söylemiyor. hayat böyleymiþ! Buna da katlanmak lâzým. Ben. Asýl gençlik. 382 Reþat Nuri Güntekin Bir haftadan beri Kuþadasý'ndayým. sefaletin. dizlerinden örtüsünü atarak odanýn içinde epeyce dolaþtý. ne yazdýmsa hep senin içindi. memnuniyetle gülerek: . ihtiyar arkadaþýmýn sönük mavi gözlerindeki þefkat. Ne h azin tesadüf! Sergüzeþtimle beraber defter de bitiyor. ergen adam sayýlýrým. niþanlý haným. Ne yapalým.Yeter artýk Feride. ona bir koca gözüyle bakmak mecburiyetinde kaldýðým günden beri bu s prak da sarardý.

Çalýkuþu . Mesela. kendini sevdirmenin de bir yolu var. Ben. boþ yere düþündürüp yormak için bir ka . göz ve izan var. Hatta yaptýðým tecrübelerle rýný sevmekle sanma sakýn. davul. gül yüzünü hatýrladýkça hâlâ yüreðim sýzlar. Kâmran. bu dul kadýn ruh ve vücudunu benim kadar hýrpaladýðýný.Ayþe Teyzem duymasýn. . benim yaradýlýþým baþka türlü. hazin..Eniþte. Allah aþkýna. Kâmran. iki yüz suale. Makine gibi söylüyorsun.. ben. ben.. Beni. Seni canlandýrmak kabil deðil. ben altmýþýma giriyorum. Aradan on rkasýndaki arka bahçeye bakmaya yüreðim tahammül etmez. sen o cevaplarý da düþünerek vermiyorsun ki. inan bana. artýk ümidimi kesiyorum. Bütün ol lere raðmen. bozuk yollarda sarsýlan arabanýn köþesinde akþam rüzgârýna karþý pardösüsünün yakas ara'yý seyrediyordu.Yok oðlum. . Mamafih. cahil bir kýzdým nin. at maksadým yormak deðil. Ah Kâmran. þu Fe-ride'ye nasýl kýy . Buraya ilk geliþimde ben. . seninle yol arkadaþlýðý etmek iþkence billahi.Size anlatmak kabil deðil eniþte.. eniþte. Çeþit çeþit insanlar gördün..kim bilir ne kadar cazibeli bir 384 Reþat Nuri Güntekin kadýndý? Kim bilir sana ne güzel þeyler söylüyor. ben bütün ruhumla senin. mademki seni etti. küçük.) 385 BEÞÝNCÝ KISIM I IvÂMRAN. Yarýn. Senin Sarý Çiçeðin -taþ atmak için söylemiyorum Kâmran. ama senin derdinin bununla alakasý yok ki. öteki þeyi düþünmene mani olmak.F 25 386 Reþat Nuri Güntekin . velev "evet".iyi ama oðlum. ne güzel mektuplar yazabiliyordu? Ben. Yine böyle bir aðustos günüydü. seni sevmesini. oðlum. asýl bugün dul kalýyorum. eniþte. deðil mi Kâmran? Halbuki ben bunlarý hiç. Ben. inkâr etme. (Feride 'nm jurnali burada bitiyordu. ümitsiz hayalini sevmekle. Bugün sade dört yaþýna yak r..Hayýr nankör. Bak. tebdilihava için memleketinize davet edilmiþ bir hastaya böyle söylenir mi? . Kendine gel. sen kendini fena býraktýn.iki saatte. Hani. yanýk çýngýraklarýnýn tirediði bu ovalarda. . Gözlerini zorla denizden ayýrarak gülümsedi: .Etme. rüzgârýn sonbahara kadar haykýrýp aðladýðý uzun geceler esli.pek çok sevileyim. iki saatten beri belki yüz þey sord Evet" yahut "Hayýr"dan baþka cevap alamadým. Gönlümün içindeki derin. Tekirdað'a geleli on sene oldu. bir .Güzel tedavi ve tebdilihava usulü. senden ayrýldýktan sonra öðrendim. "h ayýr" gibi kýsa cevaplar olsun. hakikaten sana yaranmak kabil olmuyor. . Hâlâ aklýmdadýr. çocuklarýmýza iyi bir anne olacaktým. kendi payýma müthiþ eðlendim. biz asýl bugün birbirimizden ayrýlýyoruz. sen yine bir parça benimdin. fakat sen eðlenmedin. karýsý olacaðým biçare ad mbak gibi masum bir kýz zannediyor.Ben. ne yanlýþ! Sevdanýn hiçbirinin. .Evet. ölsem.Duysa da umurumda deðil. üç gün evvel bir d nesiyle seni köye götürdüm. zurna dinledin. yýprattýðýný z Kâmran.. hiç bi lmiyordum. Seni gerçi düþündürmek istiyorum. Bu kadar sevilmeye benim hakkým var mýydý? Zannetmem Kâmran. gitsem seni affetmeyec m Kâmran. O kadar. Aziz Bey ellerini birbirine vurdu: . ben hayalimde onunla barýþýyorum. Zeyniler mezarlýðýnýn karanlýðýnda. be senin çocuklarýna. senin hayalinin kollarýnda yaþadým. köçek. dört beþ sene kadar da Feridecikle niþanlý kalmýþtýn. kendi sevdiðim kadar deðilse bile -çünkü buna imkân yok. Söðütlük bahçelerinin ýlýk iðde kokularýy hep seninle yüz yüze. günden güne daha genç . pehl n.ona yakýn sevi ... seneler amma çabuk geçiyor! Hakkýn var ya. iki yüz cevap az deðil zannederim. daha ihtiyar görünmüyor muydum? Kâmran güldü . Çalýku-þu'nun bülbül gibi sesini. Sevdiðin bir kadýnla evlendin..

Öyle günlerim oluyor ki. kolayca kendini avutacak bir kýz olsaydý. ne yaptýðýmý hiçbir zaman kendim de bilmedim. Feride'ye karþý zaafým. Kadere ne denir? Geçen kýþ fat etti. teyzem öyle. yine o acý gülümsemesiyle cevap verdi: . acý bir gülümsemeyle baþýný salladý: . hiç olmazsa mesut olurdu.Anlaþýlýr dava deðil. benim yüzümden ölmesi mümkündü. gözüyle göre en iþittim. bir hastaydý. Feride'yi: "Beni salýncakta sallay entarili ablam" diye hatýrlýyor. senelerce bu baþý.Yanlýþ hareket ettim eniþte. ilk gençliðimin birka asýný aramaya geldim. Marmara'dan gelen serin akþam rüzgârýndan çekiniyor gibi boynunu pard yakasý içinde daha ziyade saklýyor. öyle hatýralarý var ki. Kâmran. . n ar mütees388 Reþat Nuri Güntekin sirdi? Aradan hiç olmazsa altý aylýk bir zaman geçmeden beni görürse belki büsbütün hýrçýnl k. Ne istediðimi. Zaten kimse ÇALIKUÞU 387 inanmýyor. siz de. devam etmedi. Hayatým bazý sergüzeþtleri. diþleri arasýndan mýrýldandý: . gözlerin tambur çaldýrdýðýný söylediler. ya öteki? . A/iz Beyin de neþesi kaçmýþtý. Bir türlü kendini top-layamadýn. Kâmran. Feride sözünü aðzýma aldýrmýyor. senelerden beri bana dargýn.Burasý doðru eniþte.O cihetten müsterih olunuz eniþte. B. Tebdilihavaya ihtiyacýn vaf dedikleri zaman ilk aklýma gelen yer Tekirdað ol du. o kadar. Çahkuþu'nu. inanmýyorsunuz. daha büyük bir delilik edecekti. Feride'den ümidi kestikten sonra. bunlarý ölürken hatýrlarsam aðlayarak öleceðim. çok yanlýþ hareket ettim. Bana. . isviçre'de ve daha bilmem nerelerde hastaný tedaviye çalýþtýn.. üç senelik hayatýný hastabakýcýl . deðil. herkes öyle. hayal meyal aklýnda kalmýþ. Üç a dým. Bir çocuðun öyle halleri. iki seneden beri çok bahtiyarmýþ. . fakat zengin bir doktormuþ. Burada Feri de'den bahsedebileceðim yalnýz Nermin var. tabii inanmayacaksýnýz. Fakat sizi temin ederim ki. Sen karýþýk ruhlu bir adamsýn Kâmran. ondan bahsetmeye hakkýn yok!" diyor. uzaklarda tek tuk kýzýllanmaya baþlayan balýkçý ateþler diyordu. Aziz Bey. Öyle sanýyorum ki. Beni buraya sizin davetleriniz mi getirdi zannediyorsunuz? Köy. eniþte. Onun sade deðil izzetinefsi de yaralanmýþtý. Müjgân. Münevver yataða düþtü. düðün eðlenceleri için i bir aydýr burada durduðumu sanýyorsunuz? Darýlmayý-nýz. Annem öyle. Düþün eniþte. yaman aþk!. bu gözlen: "Benim. Baharý zorla beklemiþtim. . Feride. o kadar. Feride'nin hasta bir bes ekârý sevdiðini. söylüyor. Tam o zaman o aksi hastalýðým baþladý. Nermin'e entarili ablasýndan bah settirmek için lisanýmýn bütün kuvvetini sarf ediyorum.Söyledim ya. kaþlarýný . bulunduðu köy mek de yakalamak için yola çýkmaya hazýrlanýyordum. sen korkarým ki o vakit de ikinci bir budalalýk ettin. Feride.. Size bir delil da im. Çalýkuþu. takat hiç z annetmem. Hâlâ hasta gibi Feride ile ne alakasý var? Sen baþka birisini seviyordun. Arkadaþlarýmdan bir mülkiye müfetti karýsý -ki Feride'nin eski bir arkadaþýdýr. Emin ol nýz bir þey var. bunu tamire imkân yok muydu? . yalnýz dikten sonra bir gün böyle. Nermin.'de onu bulmaya gittiðim vakit ise iþ iþten geçmiþti. izini keþfettiðim vakit. Kocasý ihtiyar.Ne tuhaf insansýn Kâmran? Peki. Sana bir düþkünlüktür arýz oldu. Kâmran. hiçbir insaný Feride kadar sevmedim. öyle derin bir infial için zden ayrýlmýþtý ki.Mademki münasebetsizlik etmiþtin.sene bile tamamýyla mesut olamadýn.Eniþte.. garip göreceksiniz. hatta epeyce heyecanlý sergüzeþtleri oldu. vefasýz baþýný çaðlayan kenarýnda sevgilisinin dizlerine koyarak.Kâmran oðlum. . eniþte. kimse bana inanmýyor. Bir baþýna yabancý memleketlere gitmek için kim bilir. Ben burada.O. þaka ediyormuþ. . bugün on yedi yaþýnda. ona ka bir insanlýk ve merhamet vazifesi ifa etmek istedim. keþke bunu bilecek.Yamansevda. Þehirden üç dört saat uzak mesafed . Feride buraya ge ldiði vakit yedi yaþýndaydý. en dünyada hiçbir þeyi. birdenbire üstüne düþmekten korktum.geçen sene bir gün Kuþadasý'nda ona tesadüf et kisi gibi mütemadiyen gülüyor.

beni fena hald e sarstý.te yirmi kadar çocukla uðraþtýðýný. sokak kapýsýnýn önünde beyazlý bir kadýn hayaleti gördü. Bir adým geri çekildi. Müjgân. Herhalde seni sarsan yollar deðil. ne o memleketi.ta yakýnýnda. Kâmran. Feride'ye karþý kusu rým. Her akþamüstü buraya kadar gelir. Kocasýnýn bu muvakkat memuriyetle Anadolu'ya gittiði günden beri çocuklarýyla beraber Tekir að'da oturan Müjgân. Ben. Müjgân'ýn bu gece yanýnda çocuðu yoktu. ha . Feride'nin bu yoldan çýktýðýný görm açlarýnýn lüleleri çýkan baþörtüsü. Feride -altý seneden b st gözlerini her yumdukça gördüðü gibi. bunlar lüzumsuz sözler. haksýzlýk- ÇALIKUÞU____________ 389 larým çok eniþte. . seçkin menekþelere benzeyen bir gece baþlýy Genç adam. beyaz. kadýn kalbinin o kadar inatçý olan gizli in den biriyle senelerden beri Kâmran'a dargýndý. Feride çabucak sözü ka Ben. onun da beni bu kadar çabuk unutmasý doðru muydu? Mamafih. ka e iç duvarýn arasýndaki köþeyi göstererek: . Size uðurlar lsun. onu koltuklarýndan tutarak yürüme talimleri yaptýrýrdý. bahçelerin arasýndan yavaþ yavaþ eve dönerken iyiden iyiye akþam olmuþtu. O akþam. Kenarlarýndan doðru dolmaya yüz tutmuþ. Kocasýndan yarým saat ayrý emiyormuþ. güneþin altýnda yandým. Kâmran'ý görünce uzaktan kolunu sallamaya baþladý: . Reþat Nuri Güntekin 390 s" A. fakat Müjgân bu sözden bir þey anlamýyor gibi dudaklarýný b . Irgat baþý gibi. son llarýn alacakaranlýðý içinde yavaþ yavaþ. bahçe aralarýndaki yollardan birinin yanýnda durdu. Daha baþka þeyler söyleyecekti. çürük tahtalarýn üstüne oturarak ayaklarýný sallamýþtý.Hiç Müjgân. düþüne düþüne geri dönerdi. Aziz Bey içini çekti: . biraz solgun ve süzgün görünen bu güzel yüz gülüyor.Bak.Öyle mi? diyerek arkasýný çevirmiþti.Kâmran. Arkadaþý.Çok yorgun görünüyorsun. akrabalarýndan bahsetmek istemiþ. Ekseri akþamlar er caddeye çýkar. ne kadar yavaþ yürüyorsun? Nerede kaldýn bu vakte kadar? . hava pek güzel de. Kâmran'ýn arabadan indiði yer yine o köprübaþýydý.Ýyi tahmin ettin Müjgân.idare adamlarý hakikaten bedbaht insanlar. Fakat. Uzakta. ne o insanlarý artýk hatýrlamýyorum bile!" demiþ. Bebeklerinden birer mavi yýldýz parlayan bu ÇALIKUÞU 391 gözler gülüyor. hayretle baþýný çevirdi. bunu biliyorum. On sene evvel yine böyle bir aðustos son uraya kadar gelmiþ. kýsa tersane elbisesiyle Çalýkuþu'nun önünde yür n ucu ile taþlarý sektirdiðini hâlâ görüyordu. o meraktan. siz de insaf edin. on senelik uzak bir maziye. Kâmran. hüzünle gülümseyerek cevap vermiþti: . istanbul'dan. Tekirdað'da bulunduðu yirmi günden beri âdet etmiþti. Onun yanýnda Feride için bir tek kelime söyl miyordu. pek mesut olduðunu söylemiþ. kalbinin içinde gülüyordu. çünkü ihtiyarlýk. Yürüye yürüye eve geleceðim. Müjgân'dý. galiba uzaklara gittin? demiþti. eski bir rüyanýn izlerini arar gibi yollarda gecikiyordu. Kâmran. Bu bozuk yollar. Geç kalýrsan. teyzeni de beni de berbat etti. onun ateþböceklerinin yýldýz benekli yeþil karanlýðýný uzun uzun seyretti. iftira Ne iyi etmiþler de yedi sene evvel beni bu mutasarrýflýktan azletmiþler. fakat kelime bulamýyordu. daima sakin yüzü az heyecan görünüyordu. Vakit epeyce geçmiþti. Kâmran. artýk devam etmeyelim. iç kapýdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydýnlýðýn için nin ela gözlerini gördü. Buna mukabil halinde bir tuhaflýk. Haydi oðlum. Kâmran. fak at geç kalma. arabadan iniyorum. bugün kim geldi Kâmran? dedi. Evdekilerin merak edeceklerini bildiði halde bir türlü gitmek istem iyor. bir akþam Kâmran'a: . b açlýktan bayýlýrýz. Karþý dað emiþti.Müjgân. sende bir hal var! Genç kadýn bir þeyler söylemek istiyor. Þu yollarý senelerce evvel kendim yaptýrdým. çok uzaklara gittim.

gece böcekleri gibi. Genç kýz. söyleyen dudaklarýný. deðil mi Kâ Müjgân. b r ay. korka korka: . akþam yemeði bir düðün ziyafetine benzedi.Bugün. bu da nihayet baþýna geldi Onlarý kapýnýn yanýnda ilk defa gören Ner-min oldu. O kadar sevdim ki. tekrar söze karýþtý: . kýrmýzý entarili abladan en ç bahsederdik. teklife. hatta onun bir baþkasýnýn karýsý olduðunu. çok. Sadece. Feride. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. genç adam bir þey düþünmüyor. diyordu. hepinizi sýhhatte bulduðuma ne kadar memnun oldu m. söylemeye devam ettikçe yavaþ yavaþ açýlýyor.Teyze çocuklarý hemen hemen kardeþ demektir. sadece tit-reye tireye bakýþýyorlar. Hafifçe eðildi. oraya dece biraz neþe deðil. bütün kalplerde -açýk pencerelerden içeri dolan..Teþekkür ederim Kâmran Bey. Feride. Dokt iþten iki ay izin verdi. an doðruya onun aðabeyi sayýlýrsýn Kâmran. içinden nasýl gelirse. Feri-de'nin saçlarýna dudaklarýný dokun a kulaðýna söyler gibi gayet yavaþ: .Sahi. Teyzelerimi. tekellüfe lüzum yok.Seni unutmadýðýma Kâmran aðabeyim de þahittir. 392 Reþat Nuri Güntekin ikisi de gözlerini yere indirdiler. Aðýr manalarla dolu bir sesle: . Her korktuðu gibi. öðleye doðru. ateþböceklerinin kaynaþtýðý karanlýklarda gözleriyle bir .. hanýma.. Ferýde'ye cesaret verdi. Müjgân. dedi. Feride. dedim. Bütün yüzler gülüyor. Feride. lambal dönen pervaneler. Bir tek korkusu vardý: içeriden onun geldiðini fark etmeleri. Ben de öyle. Zaten ben.Sizi tekrar görmek memnuniyetini söyleyebilmek için kelime bulamayacaðým Feride Haným. yemeðin sonuna doðru . Allah onun ömrünü Ne versin. Kâmran kýrgýn bir tavýrla cevap verdi: . bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacaðýný bile aklýna getirmiyor. sana aðabey dememe müsaade eder misin Kam-ran? dedi." desene!.istanbul'da bazý iþlerim vardý. sözleri. Senelerden sonra.Ah Çalýkuþu. gecenin içinde parýldayan ela gözlerini görmek bir saadetti ki. Belki onlardan da beni göreceði gelenler v rdýr. tavýrlarý o eski yaramaz çoc lerini tekrar bulmaya baþlýyordu Onun sesini dinlemek. kardeþine "Hoþ geldin. hepinizi çok göreceðim gelmiþti. gezmeye alýþmýþ insanlar için ne kadarcýk bir yer. hemen hem en öz kardeþ sayýlýrsýnýz. II O gece. yanýnda dayanacak bir yer aradý. On gün evvel Ýstanbul'a gelmiþtim. bir daha görmekten ümit kestikleri bir günde yuvaya dönen Çalýkuþu. çýngýr çýngýr baðýrarak Kâmr dikten sonra yanlarýna koþtu. Siz. gelir gelmez arkadaþ olduk.. bu dak . Yalnýz sen bir felakete uðramýþsýn Kâmran. Feride'yi tekrar kollarýna alarak: ÇALIKUÞU 393 . Hiçbirinizin orada olmadýðýný hab ki teyzelerimi.Sen nasýl istersen öyle olsun Feride. Artýk sakin sakin konuþabiliyorlardý.. Feri-de'nin erkek kardeþi olmadýðý için sen. Zaten Tekirdað. deðil mi Kâmran aðabey? dedi. çok memnun oldum. d klarýyla birbirlerine gülümsemeye çalýþýrken gözlen yaþlarla perdeleniyordu. sen beni adeta dertli etmiþtin! Sesin kulaðýma geldikçe aðlayacak gibi olurd eðer ben seni ne kadar severmiþim.Ne vakit geldiniz? . istanbul'da iþittim. Hatta. sonra dediðim gibi. þimdiye kadar benim kucaðýmda oturdu. Feride'yi elinden tutup Kâmran'ýn önüne getirdi. birkaç kelime ile seyahatini anlattý: .bir þeyler titriyordu. beye. Birbirlerine söyleyecek söz bulamýyorlar. Sofranýn baþýnda çocuk gibi maskaralýkla iz Bey: . Ne güzel çocuðun var Kâmran. Kâmran hâlâ bir þey söyleyemiyordu. Eski berrak ahengine sakat billurlar gibi belirsiz bir þikâyet ihtizazý düþmüþ sesiyle: . . Cevap beklerken Kâmran'a bakmýyor.el bir rüyayý kaybetmekten korkanlar gibi bir an gözlerini yumdu. Kâmran'a "aðabey" desen pek doðru olur.. çok müteessir oldum r az bir zaman içinde zevceni kaybetmek ne felaket! Fakat küçüðün var. küçüklerle öyle çabuk ahbap olurum ki. Bu söz. demin de söyledim.Güzel ama. eski günlerinin rikkat ve muhabbet dolu bir parçasýný da beraber get rmiþ gibiydi. Feride abla. de i.

yüz yaþýna girsen yine deliliði. dedi. Kaynana olacaktým. Hoþa giderek dinlendiðini gördükçe kelimeleri ezip büzüyor. diyor Parlak ela gözlerinin.Hiçbir þey yok. Aziz Bey: . Dizlerinin üstünde Kâmran'm çocuðiýna üzüm yediren Feride baþýný eðdi. Sofradakiler hayretle birbirlerine bakýþtýlar. geç vakte kadar oturdular. rahat býrakmýyorlar. yze tekrar sordu: .Uyandýnýz mý. þimdi evli barklý hanýmlardý. ÇALIKUÞU 395 Etraftan kopan kahkahalar içinde: "Yapma. kýzým. dedi. Çalýkuþu' nün bir baþkasýna ait olduðunu ilk lýyordu.Ah Çalýkuþu.Ziyaný yok eniþte. söyledikçe artan bir mahzunlukla onlara Mu-nise'nin hik sini anlattý: O gece. ev ev. yanaðýný çukurlaþtýrarak mütemadiyen söylüyordu. yat artýk. ara sýra: . her þeyden evvel onun eðlenmesi. diyordu. yalnýz se len çocuklarýn bildiði o sevimli. Çalýkuþu. Siz de . Ayþe Teyze: . görmeliydiniz. eniþte!" diye haykýran Feride'yi zorla çenesin den tuttu. sen yol yorgunusun. Feride? Feride. Kâmran Bey? Ne kadar tabiatýnýzý deðiþtirmiþsiniz. diþleriyle dilini . Feride'nin on üç yaþýndaki kýzýna herkes gülüyordu. Feride'yi bahçede gördü.Demek senin çocuðun vardý? Bilmiyorduk. mahzun mahzun baþýný salladý: . bir an yüzünü küçüðü dar. yeni doðan güneþe karþý elini gözlerine siper ederek: .inci gibi bir kýz. eski bir þakasýný tekrar etmek arzusundan kendini alamadý. diyordu. Feride'nin kirpikleri yaþla dolu cdet'i daha kuvvetle göðsüne çekti. Çoktan beri uyuyan Necdet'i hâlâ k llarýndan býrakmayan Feride gülüyor: . gözlerinin içi gülerek þ . Baþýný kaldýrdý.O acýyý bilirim teyze. Üçüncü gecenin sabahýydý. yine o saffetle dudaklarýný bükerek: . açýlma sý lâzým. Feride'yi bize býrakmayacaklar. giderken de Çalýkuþu'nu raber sürüklüyorlar. annesini.Feride.Tam on üçünü bitirmiþti. 394 Reþat Nuri Güntektn Feride. bu iki gün içinde Feride'yi bir kere yemekte.Besime Haným ehemmiyetsiz bir þey söylerken birdenbire aðlamaya baladý. benim kirazým ayým!" diye bu dudaðýn ucunu zorla öperdi. ben asýl sizin aranýzda dinleniyorum. Güzide'yi hatýrladým da. evli barklý oldun. Ortalýk yeni aðarýyor ran. diye cevap verdi. bu eski þakayý tekrar etti. sevincinin verdiði sarhoþluktan -yan ihtiyar eniþte. Bir aralýk Besime Haným kocasýyla beýaber Trabzon'da bulunan Necmiye'den bahsediyordu: Feride. hâlâ tabiatýn çocuk. III Bu geceyi takiben iki gün içinde Kâmran.Çocuðun kaç yaþýnda öldü. kýþýn bir yýðýn kartopu atmak lâzým gelirdi. Kâmran. beni asýl yalnýzlýk yordu. Kâmran. Kâmran'ýn g>zli gizli üzüldüðünü gördükçe Müjgân. Aziz Bey. þakayý býrakmayacaksýn. bir kere de çarþaflý olarak sokaktan erken görebildi. Mamafih. Fakat derhal gözle ini sildi: . Pencerenin açýldýð etmiþti. F 'nin üst dudaðýný parmaklarý arasýna sýkýþtýrýr: "Seni yaramaz Çalýkuþu seni.Nafile. diyordu. âdeti hilafýna çok erken uyanmýþtý. nazlý hareketlerle dudaklarýný büzerek. Sonra eski þenlik yine yerine geldi. Kâmran bulunduðu köþede sarardýðýný hissetti. derin bir göðüs geçirdi. adeta seviniyor. bahçe bahçe gezdiriyorlardý. Eskiden sizi uyandýrabil urlarýnýza yazýn avuç avuç çakýl taþý. biraz kýsa dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle saatlerce konuþtu tamamýyla uyanmýþtý. Küçükken. on sene evve ekirdað'da kendi yaþýnda birçok kýzla ahbap olmuþtu. benim küçüðüm de> hastalýktan gitti. Bunlar. Öyle ki. . hatta yüzün bile çoc eye genç bir kýz çehresi der?" dedi. Sofrada bir kahkaha koptu. ilk çarþafýný dikiyordum. Çalýkuþu? Kabahat senin. Fakat. ne güzeldi! Yavrumu bir türlü kurtarmak mümkün olmadý. saatlerce gelip oturduklarý yetmiyormuþ gibi. odanýn panjurlarýndan birini ittiði vakit. Feride'yi pek az görebildi. Sonra dikkatle Feride'nin yüzüne bakarak: "Ne yap ayým.

sana süt piþireceðim. . Kâmran'ý kocaman bir ceviz aðacý altýna götürdü. oðlu hasta ettin!" diye beni paylasýn? Dur. Feride de gülüyordu: . insan üstüne güneþ doðurur mu?" diye beni ayýplarlardý. Ben.Hani teklif. niçin öyle daldýn? . Bu süzgünlük.Kâmran. Bir Anadolu kadýnýna karþý en iyi kompliman. hakkýnýz var. hizme tmesine müsaade etmektir. Size Anadolu ik ramý yaparým. donuk Bursa ipeðinden -dýþarý biçimi. vücudunu geniþ. bu akla gelen þeyin söylenmesine mani olmak ister gibi. Birdenbire hürmetsizliðe cesaret edemiyorum. bunaklar gibi elinden sütünü düþüreceksin. daha büyük hürmetsizlik Feride. onun yüzünü bu kadar temiz bir aydýnlýk içinde. onun mor mürekkeple lekeli küçük parmaklarýný gördü.Süt. Eski hafif. Kâmran Haným dediðim aklýma geldi. seni men ederim. ta eskiden yaptýðý gibi gizli gizli eðlenerek: .. Bana: "Siz".Benim de öyle. elinde dumanlarý tüten bir süt bardaðý ile geldi.Perþembe saba i bir sabah ziyafetine davet ediyorum. siyah önlüklü. hava biraz serin. bu kadar yakýndan ilk defa görüyord biraz zayýflamýþ. Sabah rutubetinden müt i hafifçe titreyen Kâmran'ýn omuzlarýný.bol bir elbise. ne hissizlik. o kendi kendine gelir. Biraz eðlenerek. biraz korkarak sordu: . galiba üþüyeceksin. boynunu. konuþmaya baþladý. sana þimdiden söyleyeyim. aklýma bir þey geldi de. Kozyataðý'ndaki köþkün böyle omuzlarýna kendi küçük lacivert paltosunu koyan kýsa etekli.Biraz sabýr. büyük bir adam gibi: "Artýk se benim vazifem!" diyen sesini iþiti. fakat üç gün sonra -Bugün ne? Pazartesi.Ben de geleyim mi. yeni uyanan bahçýva konuþan sesi iþitiliyordu. Kâmran Bey. göðsünü örttü. elinde bakraçla.. . akþamdan bahçede unutulmuþ bir iskemleye o . acele acele: . istediðim gibi deðil. Bahçenin içine. âdeta güzel bir meyve. ÇALIKUÞU 397 Nihayet. tekellüf býrakacaktýn? . Bu benim büyük bir sýrrým! Nasýl olacak diye merak e musun? Aman. Kâmran'ýn gözlerinde on sene evvelki bir akþamýn hayali uyanýyordu. Sen. alaycý Çalýkuþu'nu hatýrlatan bu sözleri söyleyen sesinde kalbe serinlik ve taz k hisleri veren berrak bir akarsu ahengi yardý. minimini kýzýný. Kâmran. rica ederim. Þimdi bana müsaade.Hiç. Kâmran. biraz mahzun devam ediyordu: . Ýster misin Besime Teyzem: "Deli kýz. Bir çengelliiðne ile boynuna iliþtirdiði kýrmýzý yün atkýyý çýkardý. . . hâlâ elleri güneþe karþý gözlerinde. Üç gün koyunu armutla besleyec eðim.Nafile. * Feride iþini bitirdikten sonra Kâmran'ýn karþýsýnda alçak bir mutfak iskemlesine oturmuþtu. bilekleri çenesinin altýnda birle anaklarý açýk avuçlarýnýn içinde.Fakat bu. . hakkýn var.Þimdi bir parça beni bekleyeceksiniz. gözlerini daha büyük gösteriyor.Feride..Rutubetin nazik vücudunuzu incitmesinden korkmaz-sanýz fena olmaz. ben rutubete filan alýþkýným. fakat göreceksin ki b mbaþka bir þey. kenarlarýný be .. Kâmra n güldü: . Ayný koyunun sütünü içeceksin.z. Feride.Bizim kendimizi beðendirmek için ev iþi görmekten baþka hiç cazibemiz yok ki. Feride? O. Dirsekleri dizlerine dayalý. ýsrar etme. onun iþ görmesine. "Kâmran Bey" d erken eðleniyorsun gibi geliyor. süzülmüþtü.. sana atkýmý vereyim.Doðru. dizlerin yanacak. gayret ederim. orada bu saatte 396 Reþat Nuri Güntekin kalktýðým vakit: "Tembel. Ben.. kuru dal parçalarýyla gidiyor geliyor. 398 Reþat Nuri Güntekin hafif kývrýmlarla örtüyordu. Kâmran. seni omzunda atký ile görünce.

Müdür Recep Efendi'nin bir tuhaflýðýný hat erine. þikâyetli ihtizazý düþmüþ sesiyle çocukluk hatýralarýndan bahsedi Kâmran. Geçici bir fýrtýna ile örselendikten sonra tekra ." diye kendine sordu. Feride. nazlý. Hatýralarýna çöken bu dumandan bahsederken. gözlerini de bir duman buruyor. Niçin þimdiden kendimize zehretmeli. Beþ sene evvelki Çahkuþu'nun yaldýzlý bir ýþýkla dolu ela gözlerine ate tulmuþ çiçeklerin hummalý yanýklýðý düþmüþtü. sesindeki elirsiz. eniþte. dudaðýnýn o hiç sönmeyen gülümsemesiyle. canlanan hareketlerine bazen hiç þüphesiz bir yorgunluk düþüyor. Çalýkuþu. ince bir altýn kordonla boynuna baðlý bir altýn madalyon uzattý: Genç adam. Bu en eski çocukluk hatýralarýndan sonra birdenbire hayatýnýn son beþ senesine atlamýþtý. gelirim. titrediðini belli etmemeye çalýþarak fotoðrafý aldý. dedi.Ziyaný yok. diyordu. buraya gelinceye kadar olan vakalarý hatýrl ötesini bir duman kapladý göremiyorum. mustarip bir þeffaflýk vardý. IV Çalýkuþu. Kâmran'a öyle geldi ki artýk eskisi gibi onlarýn derinl . Bir su kenarýndan bahsederken Kâmran. On beþ yaþýna kadar. öyle dalgýn bir muhabbetle fotoðrafý seyrediyordu ki. o vakit. Sabah güneþi. baþýný sevdiðinin dizler arak gözlerine baka baka tambur çaldýrdýðýn çaðlayan kenarý olmasýn. Istýrabýn bir genç kýz yüzünü bu kadar gü-zelleþtirebileceðini aklýndan geçirmemiþi. Kanatlarýnýn altýnda adeta bir bahar getirdi. farkýnda olmadý. bu sefer kýrlangýç kuþl di. masum çocuk dudaklarýnda yalvarmaya benzer urp bu ihtiyarýn kollarýnda hýrpalanýyor görüyordu. Aziz Bey. Gözlerinin önünde çýlgýn bir hayal uyanýyor. Feride. Zannederim.Aklýmda kalmadý. ne necip. tabii hayatýný yaþayan bir genç kadýnýn mesut rengi deðildi. Demek Feride'nin e. Hem de önüm kadar gün varken. ona daha yeni bir hatýra sordu: ÇALIKUÞU 399 Feride.Dikkat ediyor musunuz çocuklar? Eve bir baþkalýk geldi. öyle manalý çizgiler aydýnlatýyordu ki. Feride'yi. Kâmran. bugün misafirler var. Bu dakika. yine eski aretle kaçýnmadan bakýyordu. bu çehrede öyle ince. onunla afý görmek için baþýný uzatýyor. 400 Reþat Nuri Güntekin O. baþýný yana çev uzaklara bakýyordu. cesaret etti. Saçlarýný dýþarlýk kýzlarý gibi ortasýndan ayýrarak iki kalýn örgü ile yanlarýna býrakmýþtý nýnýn. gözlerini kapadý: "Sakýn bu.. yüzünü yüzüne yaklaþtýrýyordu: . hayatýnýn en manasýz. deðil mi? Genç adam. Fakat. utancýndan dalga dalga kýzaran yana yarý kapalý ela gözlerinden dökülmüþ yaþlar. iriyarý ihtiyara gýda olmuþtu. eski ahengine görünmez bir yerinden ince b almýþ billurlarýn donuk. Çalýkuþu. Kâmran. diyordu..lukla gölgeliyordu. sakat. en ehemmiyetsiz birkaç parçasýný söyledikten sonra birdenbi miþ gibi: . üzgün bir yürek gibi titriyordu. dedi. Zeyniler muhtarýnýn bir sözünü. kaþlarýnýn daðýnýk uçlarýný biraz yukarýya kaldýrýyor n teninde ince mavimsi damar gölgeleri meydana çýkarýyordu. H 'nýn bir halini. Çalýkuþu. ne güzel bir yüz. nihayetini görmek mümkün deðildir. sarardýðýný. tamamýyla eski Çalýkuþu olmuþtu. Kâmran'ýn hayatýnda en acý bir ýstýrap ve isyan dakikasý oldu. belli etmeden gözucuyla Feride'ye bakýyordu. Yazýk ki bir gün daha geçti. Birkaç sene sonra yine izin alýr. Kâmran. bakmadan bunu hissetmiþ gibi hafifçe silkindi. aðýr bir tavýrla baþýný salladý: . daha sana eniþtenin fotoðrafýný göstermedim. Bu ten koparýlmadan solmaya mahkûm güllerle aþksýz ihtiyarlamalarý mukadder kýzlarda görülen humma er gizli bir ateþ. kaba yüzlü. gülüyor: . billur ihtizazý daha derinleþiyor. Siz üzülmeyin.Bana artýk müsaade Kâmran. genç adamý sard aðlamak arzularý veriyordu. þakaklarýnýn derisini geriyor. Bu gözler yine eskisi gibi gülüyor. Çalýkuþu. Kâmran'a. her akþam tekrar ediyordu: .Kâmran. masum güzelliði bu beyaz saçlý. onun sözlerinden ziyade sesini dinleyerek bu güzel yüzü seyrederken bir þeye dikkat etti: Feride'nin rengi. yuvaya döneli on gün olmuþtu.Þu çehreye bak. Feride. aðýr aðýr madalyonu tekrar göðsüne .

. Feride. Gülbeþeker'i sevdim.Bunlar benim elimin marifeti.F. büyük cevizin sabah ziyafetine davet ediyordu. Gitmek sözünü iþittiði zaman daima biraz mahzunlaþan Çalýkuþu: . anne!" diyordu. onlarda en eski zamanlardaki: "Büyük aðabey" ile "Kü ardeþ" hislerini yeniden kuvvetlendirmeye çalýþýyorlardý. Aziz Bey. anne. Feride. Onlar. bir kere daha hala. her þeye raðmen iki eski niþanlýydý. Kâmran. onlarýn yanýnda da ihtiyatsýz bir kelimeyle bu n maziyi uyandýrmaktan öyle korkuyorlardý.ze çiçekler gibi günden güne açýlýyordu.Sevdim. Kâmran bu çocukça ýsrarý anlamayarak g . bazen yaramazlýðýn bu derecesinden þikâyet ediyorlardý.Beðendim.Bir kere daha Kâmran." de. yine bir sabah.Ben. evdeki çocuklarýn elebaþýsý olmuþtu. utancýndan kirpikleri titreyerek yüzünü on laþtýrýyor. ihtiyatý elden býrakmýyorlar. köþkü þenliðe. onu böyle uzaktan g r þey istemiyor gibi görünen Kâmran'ýn halim. ona baðlanmýþlardý. kapalý panjurlarýna vuran hafif taþ sesleriyle uyandý. Mamafih. gözlerinde. . ÇALIKUÞU 403 . Büyükler. yalný Feride'ye mahsus bir uyandýrma usulü olduðunu biliyordu Çalýkuþu.Beðendim ve sevdim. Dudaklarýnda tutuk nefeslerle: .26 402 Reþat Nuri Güntekin diyordu. iþini bitirdikten sonra yine o alçak mutfak iskemlesini bularak Kâmran'ýn karþýsýna. . "Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. gülbeþekeri beðendin mi? Genç adam. Fe-ride'nin taþkýn þenliði.Söyle bakayým Necdet. Kâmran. çöreklerin üstüne bu tatlýdan sürerek Kâmran'a veriyordu: . varsýn öyle desin. yalvaran bir çocuk gibi boynunu büküyordu. kahkahaya boðuyorlardý. Çalýkuþu'nun kollarýnda uyuyup kalmasýný beklemek lâzým geliyordu.Sevdin mi? . Bu çöreklerin ismini bilmiyorum. sonra reçele benzeyen pembe b rdý. inatçý sarý baþýný sallayarak: "Anne. sabahta lerini býrakmýyorlar. "Ben Gülbeþeker'i sevdim. Çalýkuþu gülerek: .Öyle deðil. sakin bahtiyarlýðý onlara biraz emniyet verme amýþtý.. Yeniden. Kâmran'a en ziyade dokunan þey de. bir þey söylemeden eðildi. yine onu. onun yolunu da bekleyenler v diyordu. Feride ile Necdet arasýndaki büyük dostluktu. hala Çalýkuþu .Býrak Feride. ne ziyaný var? Biçarenin belki öyle söylemeye ihtiyacý v edi.Þimdi söyle bana bakayým Kâmran. çocuðun baþýný uzun uzun okþadý.imkân yok eniþte. hala. fakat Necdet ona itaat etmiyor. .Misafirliði biraz daha uzatmak mümkün deðil mi? diye sordu. ne de olsa baþka yuvanýn annesi. Onlarý ayý ilmek için çocuðun. ilk günlerde vaat ettiði gibi artýk güzel armut kokusu vermeye baþlayan sütün yanýnda mini mini dýþarlýk çörekleri. ilk günlerde beþ senede kapanan esk alarýnýn yeniden açýlmasýndan korkmuþlardý. Çalýkuþu. Fakat baþka bir cihetten niyorlardý. Bunun. gülerek cevap verdi: . hemen en ayaklarýnýn dibine oturdu. bir gün Feride'nin onunla kavga ettiðini iþitti. . Kâmran." de. Müjgân'ýn üç yaþýndaki kýzýyla ondan biraz bü ÇALIKUÞU 401 yedisini bitiren Nermin'e kadar büyüklü küçüklü bütün çocuklar.Bir daha söyle. ara sýra: . Uyanmalarýndan korkulan dalgýn ha rýn odasýnda nasýl konuþmaktan çekini-lirse. Feride. fakat tatlýya gülbeþeke r diyorlar. . yanaklarýnda ateþler uçarak. Kâmran biraz korkarak: .

Nasýl olur? . bir dakikacýk. Çalýku-þu'ydu. Onlarý yine ben senin aðzýna vereceðim.. göstererek gülüyordu. eniþtesiyle beraber çarþýdan dönüyordu. âdet etmiþlerdi: On ktan gördükleri gibi kapýnýn içinde dizilirler. Fakat yaþlar bir türlü durmuyordu. Eðleneceði yahut bir muziplik edeceði kit. Kâmran'da bu akþam dalgýn bir hüzün vardý. çikolata beklerlerdi. deðil mi? .. teyze çocuklarýndan. aðlaya aðlaya içeri kaçtý. yemekten sonra onu Necdet'le beraber yerim. bir marifet ni beðendirdiðin için bu kadar memnun olmak ne delilik!" diye çýrpýnýyor.Peki. Bekle. bileðinden tutarak: ÇALIKUÞU 405 . deniz ne güzel. daima ona "siz" diye hitap ederdi.Seninle þu duvarýn yanýna kadar gidelim. diye cek gelmeyeceksin. Tut feryada benzeyen bir hýçkýrýk. kendi kendisiyle meye. Kendisini zapt edemiyor. ayaklarýnýn dibine küçük taþ parçalarý düþtüðünü fa sonra gözleriyle etrafý araþtýrdý. Feride. Kâmran acý bir þikâyetle: . dedi. beni artýk pek fazla ihmal ettiniz. þekerleme kutusunun altýna bir kurþunkalem p arçasýyla þekiller çiziyor. Kâmran. gülerek: .Ver bana. bir zaman sonra sen de bunlar gibi uçup gideceksin. Ben de bugün bir kutu fondan aldým seye göstermeden kendim yiyecektim ama mademki böyle tehdide uðradýk. hatta dinlemiyor. ya o eski kiraz aðacý hikâyesi bu gece so canlanýr. hafifçe titreyen dudaklarýný açtý. Hani payým. yahut gelsen de kim bilir ne vakit ve nasýl geleceksin? Görüyorsun ki sana emniyetim kalmadý. arkanda býraktýðýn teyzelerden. . Kâmran. rabýtasýz kelime mütemadiyen þikâyet ediyordu. bir þeyler karalýyordu.Peki. mesut olarak yaþarken harap ve periþan býraktýðýn baþka bir yuvanýn hiç mi seni üzmeyecek? * Feride.. fakat þu kutuyu içeri býrakayým.Ben Gülbeþeker'i çok seviyorum. Sana emniyetim yok. hem s eyrederiz. Kâmran. eliyle ona iþaret ediyordu: 404 Reþat Nuri Güntekin . Ehemmiyetsiz bir þey için aðlayan bir yabancýyý ayýplar gibi: "Ne delilik.Feride. bir çocuk sevinciyle ellerini çýrptý. Fakat Kâmran'ýn bütün ýsrarlarýna ra ikincisini yemek istemedi. titreþen bu dudaklara heyec bir hayretle bakýyordu. ne güzel! . . çocukluð yerlerden ayrýlmak sana pek mi tatlý gelecek? . bir þey söylemeden baþýný önüne eðdi. Bir aralýk karanlýklarla dolmaya baþlayan enginden uçan bir gösterdi: .Ne güzel. yavaþ yavaþ onunla beraber yürümeye baþladý. dedi. Feride. Bir dakikacýk.Manasýný biliyorsunuz ya. On sene evvel yine bu kapýnýn yanýnda yaptýðý gibi. istediði verilmezse aðlayacak çocuklar gibi bükülen. Hem konuþur. on üç yaþýndayken nasýl oluyordu? Bunu söylerken fondanlardan birini Feride'ye uzatmýþtý. birer onlarýn payýný daðýtýrken yanýna. pardösüsünün cebinden bir kutu çýkardý. Eski kabahatler unutuldu mu s anýyorsunuz efendim? Ya sükût hakkýmý verirsiniz. dedi. Feride. . . eski arkadaþlarýndan. Feride.Yuvanda mesut ederek. senin istediðin kadar çok seviyorum. fakat dudaklarý gülerken gözlerinden yaþlar g rdu. Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladý: . sen on iki.Genç adam. þimdi geliyorum. ne yapalým?. Çalýkuþu. þeker. sonra yüzü elleri içinde. yemiþ. Bir akþamüstü Kâmran. Gülerek devam etti: . parmaklarýyla gözlerini kurutmaya çalýþýyordu. kocaman bir kestanenin yanýn r.Siz. Biraz ötede.Ta eskiden. ilk defa ona dokunmaya cesa et etti. dilini diþlerinin arasýna sýkýþtýrýyor.Verilmiþ sadakalarým varmýþ. Çocuklar. Sebebini kendinin de bilmediði gizli bir teessürle titreyerek: .Fakat bir þartla Çalýkuþu. cevap vermiyor.. Feride.Hayýr. kesik. ne güzel tesadüf. Kâmran Bey? Biz de varýz. Bak. birkaç saniye tereddüt et ra baþýný uzatarak.

Evdekiler o gün yine çoluk çocuk bir yere davetliydiler. Bilmez m ettiklerini. her birkaç adýmda bir durarak rüzgâra arkasýný uriyetinde kalýyordu. kutunun altýnda Feride'nin karýþýk yazýsýyla yazýlmýþ. Pardösüsünü rüzgâra siper edere ltmesine yardým etti. Halbuki arkamda yeldirmem vardý. Fakat. yolunu çevirerek ora bir köþesini rüzgâra karþý siper ederek oturdu. hiçbir gün bu kadar ruhsuz. Unutmayayým diye o iþaret ediyordum. eski arkadaþlarýndan hemen hemen kaçýyordu. eyleme inkâr. beni söyletme. mütemadiyen çýrpýnýyor. Kesik kesik bunun sebebini anlattý. dedi. aklým baþka yerdeydi. birdenbire o aklýma geldi. sularýn içinden geçiyor gibi görünen denize yakýn bir noktasýnda renkli b kadýn hayali fark etti. Zalim.Cevap vermiyorsun Feride? dedi. Z avallý Nermincik. rüzgâr beni sahici çalýkuþlarý gibi uçuracaktý. Fakat öyle görünüyordu ki. Çarþafýný teklif etti.. uzak tepelerde ýslýk çalýyor. bir eliyle eteklerini zapta çalýþýyor. evvel dönmelerine imkân yoktu. sýska kollarýný sallýyordu.. rüzgâra karþý baþýný eðiyor. Çalýkuþu: . Genç kýz. Feride. niçin ötekilerden ayrýlmýþtý. Kâmran. Rüzgâr. Hiç sebepsiz yokuþtan indi. dudaklarýný kapamaya mecbur Kâmran. o kýyafette cesaret edemedim. pelerin uçtu. Kâmran'ýn yüzüne. artýk söz söyleyebilecek bir hale gelmiþti. baþkalarýnýn yanýn vakit yüzüne bakmaktan. Yanýnda bir aðaç. Dördüncü günün akþamýna doðruydu. bana iyilik etmek istedi. hayatý bu kada tsiz görmemiþti! ÇALIKUÞU 407 Ta uzaktan yolun. Yüzünü gördüðü vakit birdenbire Kâmran'ýn kalbi çarptý. Ne söylediðini dinleyemedim. derunumda neler var. Ben. Bu kadar gürültüye.Biliyor musun niçin gülüyorum. bilmem niçin. Çalýkuþu feryat ede tutmak istedi. Çalýkuþu. gözlerini. saçlarý açýldý. Çýplak bir tepeciðin kenarýnda kocaman bir kaya kovuðu gördü. . dü Tabiatý. onun güzel þeylerini bu kadar lüzumsuz. Fakat rüzgâr baþýný eðmeye. Kâmran. Kâm-ran. Kâmran? Misafirlikteydik. Vaktiyle dinlediðim bir ski þarký vardý ki. içeri gidiyorum. Nermin'in gülkurusu çarþafýný tanýdý. üþümeye baþladým. Þemsiyesini bir çalý kenarýnda yakaladý. ler söylemek istiyordu. kurnazlýklarý boþa çýkýyor. birdenbire etekleri daðýldý. Benim çarþýda pek mühim bazý iþl aklýma geldi. gözlerine tozlar doluyor. Bomboþ. dýþarýda þiddetli bir rüzgârýn tozu dumana katmasýn e duramamýþ. göz göze gelmekten çekiniyordu. Tabii.. unutmuþtum. derunumda neler var! VI fm " Bu vakanýn üstünden dört gün geçmiþti. þu dört mýsraý gördü: Reþat Nuri Güntekin 406 Pür ateþim açtýrma benim aðzýmý zimhar. Feride. Nermin'in gülkurusu renkli çarþafý Tam birbirine yaklaþacaklarý vakit rüzgâr. uzakta allýyordu? Nermin. ona pardösüsünü siper etmeye çalýþarak yürümeye baþladýlar. aðaçlar görünmez bir yaðmur saðanaðý altýnda gibi hýþ giden yolun üstünde toz kasýrgalarý koþuyordu. Feride'nin þemsiyesini aldý. Kendini zapt edemiyor. onun þimdi s n ziyade gülmeye ihtiyacý vardý. Kâmran. Biraz evvel yüzüm kapalý halde çarþý408 Reþat Nuri Güntekin . ona doðru yürümeye baþladý. asýnda yetiþmiþti. dalgýn dalgýn onun yüzüne baktý: . niye yalnýz geliyordu? Bunu merak ederek daha hýzlý y dý. beni söyletme.Affet Kâmran. Biraz sonra. Zalim.Ne kadar zamanýnda yetiþtin Kâmran. bu kadar çýrpýnmaya raðmen etraf bugün bomboþ görünüyordu. ötekiyle çarþ alanan pelerinini tutuyordu. alabilmek için icra ettiði bütün bahaneleri. Genç kýz da onu görmüþ olacak ki. Ýstersen oku. bir baþka rüzgâr saðanaðýna tutulmu rdu. dolaþmaya çýkmýþtý.

Biraz evvel Feride'nin canlý.Feride. istersem bahtiyar edebilir ve bahtiyar olurdum. Onlar þehirden dönmediler.. Hava. akþam olmuþtu. duydun mu kadýn ne söyledi? dedi. güzel þeyi rüzgâra karþý ek inanýlmayacak kadar büyük bir saadet veriyor. Allah güzel hanýmcýðýný sana baðýþlasýn.Nermin Haným. Herhalde bir iki sene yeter.l dan geçiyordum.. Daha ileri gitmeye kuvveti kalmamýþ gibi oraya.Olabilir. yanlýþlýðý o vakit fark etti. zayýf bir þikâyet gibi: . demesin mi? Nermin'in bana iyilik edeyim derken böyle foyasýný meydana vermesi o kadar tuhafýma gitt i ki. Köþkün önüne geldikleri vakit. Feride. Ku lah aþkýna. Kâmran'ýn da yanýna oturduðunu. ç erlerde. çapkýn sarýlýþlarla çýrpýnan gül i sönük bir emel füturuyla omuzlarýndan. Bu güzel küçük uku. epeyce sakinleþmiþ. oynak vücudu etrafýnda canlý bir mahluk gibi yaþayan. bu kýzcaðýz da onu istiyorsa?.. deðil mi? Hayat bu. Zabitçik.. Bu söz üzerine ikisi de sustular. sakin gölgelerinin uykusuna dalýyor. Birbirimiz yine memnun olacaðýz. siz burada! Ne ümit edilmez saadet efendim. Böyle ömrümüzün son senelerini. Tam yanýmdan geçerken: . benim yavaþ yavaþ saçlarým aðarmaya baþlayacak. para vermek için durdu. Biraz sonra.hafif bir sedef parýltýsý yanýp sönüyordu. Öyle ya! Nermin'in yerine yaþlý bir kadýn görünce. ra. Yol üzerinde çocuklu bir dilenci kadýna tesadüf ettiler. sözlerine bir gizli vasiyet mahzunluð veriyordu... Sesinin býllurundaki görünmez yara daha derinleþiyor. zarif.Bana artýk müsaade. Bu suale iki iri yaþ damlasý cevap verdi.. Tekrar yürümeye baþladýklarý vakit. Kim bilir leride belki büsbütün bile gelirim. Feride. dilenci kadýn onlara dua etti: . dizlerinden sarkýyordu.... rüzgâr baþýmý sersem etti. beni bütün aðabeyim olursun. Kâmran. Þaþkýn þaþkýn etrafýna bakarak kaçmak istiyor . kim bilir. Bir zabitin arkamdan geldiðini gördüm. tekrar konuþmaya baþladý yler söylüyordu: ÇALIKUÞU 409 . Feride. omuzla rýndan uçarak dizlerinin etrafýna dolanarak hassas. Yolun bitmesinden adeta korkuyorla mahzun mahzun düþünüyordu: "Demin bu tabiatý bomboþ.. Geveze dilim durmuyor ki. kapýnýn önündeki iri bir taþýn kenarýna otu mlara þemsiyesiyle ümitsizliði kadar derin.. Kâmran. tabii öyle. hepinizi yine çok göreceðin1 geldiði vakit tekrar geleceðim. O vakit sen. rüzgârýn uðultusu d 410 Reþat Nuri Güntekin uzun yorgunluktan sonra. kendimi tutamadým.Fakat ben. küçük. kuru eliyle Feri-de'nin eteklerini okþuyordu. sen de. kendimi lüzumsuz bir insan gördüm.. Benden öyle bir ka . Feride.. ister misin seninle þu kayalarýn yanýna gidelim? Feride.. küçük kusurlarýmýzý daha ziyade hoþ görürüz. dedi. Böylece sen ler geçecek.. Gayri ihtiyari durdular. Kâmran.. ... ancak Nermin o kadar çocuk ki. fakat böyle çocuklarýn kalbi hiç göründüðü gibi olmuyor. Onlara bir iyilik edebilirsek.Vakit daha erken. kýzcaðýzýn sýrrýný sana söylediðime fena ettim. her þey mümkün. hayatý gibi kýrýk çizgiler çizmeye baþladý.Sana vaat ederim. gülümseyerek dinliyordu. dedi. devam etti: . Büyükler birer birer çekildikçe birbirimizin daha kýymetini bilir hemmiyetsiz. kayalarda -kendi içlerin de sýzýyor gibi görünen. Þ gülkurusu çocuk çarþafý içinde titriyor gibi görünen nazik. ben.. küçük sefillerle temasýn verdiði bir alýþkanlýkla ç tan iðrendi. . Bu. . Kâmran. Rüzgâr hafifliyor. teyzelerimi. hafifçe heyecanlandý. baþýný önüne eðerek halsiz halsiz rica etti: . Ar týk. Çocuk. yine öyle yan yana yürümeye baþladýlar. Buna mukabil ayrýlýrken belki daha az mahzun ayrýlacaðýz. onlar da adýmlarýný aðýrlaþtýrýyordu. gönlünün bütün acýsý gözlerinin içine toplanmýþ: . güldüm. omzunun omzuna dokunduðunu. birbirlerine yaklaþmaya cesaret edemeyerek yollarýna devam ettiler.. elinin elini tutt uðunu hissettiði vakit. Feride.Her þeye raðmen bu küçük tebdilihava beni çok eðlendirdi.Allah birbirinizden ayýrmasýn. Yazýk!" Dalgýn bir düþünce içinde gittikçe adýmlarýný aðýrlaþtýran Feride.. Gidip soyunayým. kimseye söyleme e mi? Yalnýz ileride.. çýplak ayaklarýyla yanlarýn r. daima böyle olabilirdi.

Feride. gözlerinin biraz evvelki neþesi sönmüþtü: Hâlâ Kâmran'a bakan Müjgân yavaþça: . isy rak yanýmýza döndü. "Olmaz" demeye razý olmuyor. fazla yorgunum. aðaç dallarýný muayene ederek etraftan teþvik bekliyo du. çocuðu düþüreceksin. Kâmran'ýn yaklaþmasýný bekledi. ne çýkar?" diyordu. Çahkuþu'nun dudaklarýnda renksiz bir tebessüm uçtu. Feride'nin eli. ilk önce vahþileþen gözlerine birdenb iz bir maðlubiyet tevekkülü düþtüðünü gördü. gönlünü bu kadar üzdüðün elvermedi mi? . Aziz Bey'in ihtiyar ve geveze bir misafirinden kendini kurtardýðý vakit.Nasýl olur bilmem ki? ipler ikimizi çekmez sanýrým. Dargýnlýðýný. Halinde. En önde Nermin giriyordu. hepsinin sýra ile gönlünü hoþ etmek istiy Çocuklarýn en büyüðü. elini daha kuvvetli sýktý- ÇALIKUÞU 411 ðmý hissediyordu.Onu bu kadar sene birimiz bir kere aramadýk. Kabahatli bir çocuk gibi mahcup ve korkak. Feride. Buz gibi soðuyan. Biraz evvelki yorgunluktan eser kalmamýþtý. Müjgân. Yanlarýndaki kapýnýn birdenbire açýlmasý. Kâmran. Sonra. Fakat sonra Müjgân'ýn söz ve bakýþlarýn nayý anladý. Genç kýzý kollarýnda sýkýyor. Demek insanýn. yanaklarýna yapýþýyor.. ço rdu. gözlerinin karanlýðý içinde kývýlcýmlar uçuþarak düþünüyord treyen el. cýyak cýyak baðýrtarak havaya atýp tutuyordu. Kâmran. ara sýra kýmýlda-dýkça onun daha ziyade sokulduðunu. Bu yeni kapanmýþ yarayý sen tekr . elindeki ip yanýklarýný gidermek iç ne sürüyordu. Çalýkuþu. var kuvvetiyle salýncaðý uçuruyor.Sen. eliyle ipi tuttu.. dedi. Ayþe Teyze'nin týpký on sene evvelki gibi: . biraz geri dý. deliliði býrak. Buna raðmen çocuklarý yine etrafýna topladý. Genç adam. onu kendisiyle beraber bahçenin öte tarafýna doðru yürümeye mecbur etti: ÇALIKUÞL 413 . iþitilmemek için ayný yavaþ sesle: ...Niçin? diye sordu. diye baðýrdýðýný iþitti.ipler için deðil. baþýný önüne indirdi. O. Haline bak onun Kâmran. Bir yorgun kadýný da a ziyade yormak sanýrým ki günah olur artýk. gayet yavaþ: . heyecanlý bir sevi boynuna atýldý. kýzým. ellerini býra-kýþýnda mazlum bir teslim n. Haline bir hasta kadýn yorgunluðu çökmüþ.Müjgân!.Zannederim artýk kimse kalmadý.Aman teyze.Biçarenin halini görmüyor musun? Hayatýný. dedi. Fakat Feride çok yorgun. belki hasta olurum. Feride. gözlerini buselere gark ediyordu. salýncakt a Feride ile Necdet vardý. aðlaya aðlaya uyumuþ çocuklar gibi ara sýra göðüs ge aðýrlaþan baþýný onun omzuna býrakýyordu. Necdet çýðlýklar atar kedi yavrusu gibi boynuna týrmanýyordu. niçin böyle söylediðini kendi de bilmeden. gözleriyle ipi.Beni unuttun.Feride. yavaþça. nenize lâzým. dedi. öyle deðil mi Müjgân? Müjgân.geçti. arka bahçede kocaman bir kolan salýncaðý Kâmran. ikindiye doðru köþke döndüðü vakit. incin sebebini anlamýyordu. geceleri imkânsýz bir rüyasý sandýðý þeyler de mü irmiþ!" Gözlerini tekrar açtý. .Ben Gülbeþeker'} seviyorum. Çalýkuþu aldýrmýyor. Küçükleri kollarýnd kalýyor. saçlarýný. VII Ertesi gün Feride. Kâmran. .Evet. zannettiðimden ziyade kalpsizsin Kâmran! dedi. fakat en korkaðý olan Nermin'i cýyak cýyak baðýrttýktan sonra salýnca erden kýpkýrmýzý kesilen alnýna. silah sesi d i kuþ hafifliðiyle yerinden fýrladý. Kâmran. Feride. bütün ruhuyla eðlenerek cevap veriyordu: . iç kapýnýn karanlýðýnda gayet yavaþ: . Kâmran. onlarý bu uykudan uyandýrdý. yine kendi kendine þehre inmiþti. titreyen elini eski niþanlýs de gözlerini kapadýlar. dedi. onun birkaç defa derin derin içini çektiðini. içeri girecekleri vakit. "Ehemmiyeti yok.Mersi. "Haydi" de eye cesaret edemiyor. . Feride evvela. tereddütle: . Hasret acýsýna dayanamadý. dedi. çocuklarýn birini býrakýp ötekini alýyor. Geldiði zaman hemen hemen iyi olmuþtu. Necdet'in asýl sahibi þikâyet etmiyor ya! Deðil mi Kâmran? 412 Reþat Nuri Güntekin Feride. sakin gözlerini Kâmran'ýn gözlerine dikerek: .

bu ayrýlýk günlerinde kuvvetli ve sakin olmak. sonra yavaþça kapýyý kapadý. . Feride senden kaçýyor. Feride.. Kâmran. Eminim ki yalan. Ben burada dünyada en iðim bir adama. bu vakit niçin geldin. yapýlacak bir þey yok. Kocasýndan gelmiþ r mektuptan bahsediyor. Feride. Kocam. Demin haber aldým. bu da doðru. Hayatýný kýrdýðýn bu biçareye karþý senin n var. ya benimki? dedi. kuzum Kâmran. Evet Kâmran.Fevkalâde bir havadis var. mumunu yere býraktý.Telaþ etme. çoktan uyumuþtu. hýç-kýra hýçkýra aðlýyordu. Fakat asýl sebep bu deðildi. Fakat ne de olsa kadýn. Feride'yi yanýna al r omuzlarýný okþuyor. inaný dar gayretli bir mahluk. Senin gibi sade. gece yarýsýný geçiyordu. ne is sun? Müjgân heyecanýný zorla zapta çalýþarak: . San a tevdi edilecek bir sýrrým var. Çün ana kalýyor. bu sözleri söylerken baþýný omzuma dayýyor. zaruri ayrýlýðýn biraz müþkül olacaðýndan korkuyorum. Ben. Fena bir þey söylemeyeceðim. sakin bir kadýný. fýsýltýya benzeyen bir sesle seslendi: Kapý. d edi. Müjgân. üç ay evvel ölüm döþeði baþýnda verdiðim vaadi yerine getirmek için geldim. diyordu. artý te dayanamadýðýmý söyledim. . Gözyaþlarý rum öleceði gün beni yanýna çaðýrdý. Müjgân. sesinde yaþlar tit . sonra söyle yebilirsin. VIII Vakit. herkes erkenden odasýna çýktý.Daha uyumadýn mý. Odaya girmiþlerdi. Artýk zaruret çekmenden korkmuyorum. zehrimi hazmetmeye çalýþýyorum. söyleyeceðim. çenesinden tutup baþýný çevirerek gözlerine bakýyor: . e nla adasýndan çýktý. yavaþça kapýya dokundu. Fakat böy canlanýrsan. mümkün olduðu kadar ona gayret vermek . Halinde bir fevkalâdelik vardý: "Müjgân.Kâmran. bu sefer bana ne kalbine. dura dura Kâm-ran'ýn kapýsýna geldi. . gözleri dolarak devam ediyordu: . üç ay evvel kanser Feride. nereden baþlay uþ gibi tereddüt ediyor. yapýlacak bir þey olsaydý geri duracaktým? Fakat elimizde hiçbir ça yok. Size.Sen kendin istedin. sakin görünmeye çalýþtýðý bir sesle: ÇALIKUÞU 415 .Sen sanýyor musun ki. Görüyorum ki sen de çok be dargýn deðilim.Biçarenin yarýn buradan giderken çekeceði ýstýrabý düþünüyorum da. Feride. t baþka bir þey var. Feride Her þey hazýr. Senden daha yakýn kimsem yok. Genç kadýn. Ben. Köþk.. ne hayatýna dair hiçbir þey söylemiyor. .Ah! Çalýkuþu. gözlerinde.. Genç kadýn. Feride. Fakat sen. Odad ne ýþýk vardý. Ayaklarýnýn ucuna basa basa.Görüyorsun ya. O gece. þimdi dul bir kadýným. bu sözleri dinlerken gözlerinin yeþiline kadar sararmýþtý: . soyunmamýþtý. benim rahat öldüðümü istiyorsan þimdi bana ye Ben öldükten sonra istanbul'a ailenin yanýna döneceksin. ben gidinceye kadar saklayacaksýn. Biçare artýk tahammül edem iyor. dedi. Ben de bilmiyordum. Feride'nin ertesi gün gideceðini herkes duymuþtu. Telaþ etme. Biçarenin ayaðý baðlý. biraz evvel Feride benim odama geldi. .. Kendine gel.Bu kadar kalpsiz olma. yalnýz yaþamasý kolay d Sonra para baþka.Hiç. Feride. an söylemek mecburiyetinde kalmýþtým. bilâkis çok iyi bir þey. . ömrümün sonuna kadar rahatlýkla geçindirir. Kâmran? . Bu gece. onu teskin etmeye çalýþýrken kendi telaþlanýyor.Niçin lambaný söndürdün? .Bu gece aydýnlýk gözlerimi yakýyor.Yalnýz Feride'nin kýnlan hayatýndan bahsediyorsun. Eðer daima onlarla beraber kalma . Kimsesiz bir kadýnýn zengince de olsa. Kâmran. onu yarýn.Müjgân. çabucak açýldý.. Fakat kimse bundan bahsetmiyordu. Feride çok gayretli. þimdi bir baþkasýnýn karýsý. hayret ettiniz. Fakat. omuzlarýnda bir ince atký. Akþa m yemeðini derin bir 414 Reþat Nuri Güntekin sükût içinde yediler.Karanlýkta ne yapýyorsun? Acý acý gülümseyerek: . ümitsizliði. Mumun hafif ýþýðýnda çehresi daha soluk ve yorg i kamaþtýrmýþ gibi kirpiklerini kýrpýyordu. Günün birinde birdenbire geldiðimi gördüðünüz vakit. bugüne kadar dünyada yalnýz sana kalbimi açabildim. bu ani kararýn sebebini sordum. þefkat yine baþka. ihtiyar vaktimde yüreðimi dertli ettin. Müjgân. Kâmran. daha ihtiyar ve düþkün görünen Aziz Bey.

Be ailemle barýþtýrmakla hayatýmýn yetimliðine bir deva bulacaðýný zannediyordu. Uzun baygýnlýkl an uyanmýþ hastalarýn hiçbir þey anlamayan. masanýn üstünde duran sönmüþ lambayý yakarken. artýk sizin ayrýlmamanýz lâzým. beþ senelik hayatýnýn bir kýsmýnda maceralar içinde sürüklemiþ. hakaretlere boðarak ayrýldýðý o ocaða. Kâm-ran'a hitap ediyordu. Onu mutla eski niþanlýnýn okumasýný istiyorum.27 418 Reþat Nuri Güntekin büyük zarf çýktý. Herkes ona adi bir yalancý der. iki ay onlarla beraber kal. Doktor-cuðum sai ve temiz bir adamdý. t a dolu. Yahut günün birinde bir parça aile þefkatine ihtiyaç duyarsýn. o niþanlýya döndü. Bunu bu þekilde ona teslim edeceðine yemin et. Hakikat iþte bu Müjgân. ista l'a geldim. Þimdi her þeyi biliyorsun. Feride dedi ki: "Benim hangi periþan hislerle a le ocaðýndan kaçtýðýmý.Feride'ye verdiðim vaade raðmen onu sana þimdi teslim ediyorum. "Kâmran Bey oðlum. Fakat belki içinde acak bir þey saklýdýr. gözüm arkada kalmayac "Bu son arzuyu yerine getireceðimi aðlaya aðlaya söyledim. Kâmran. Onu. En acý vakalar karþýsýnda hissiz denecek kadar derin bir sükûn ve tahammül gö genç kadýn. Müjgân. çocuk gibi aðlýyordu. Titreyen ellerini uzatarak: . beni vaktiyle çok müteessir etmiþti. dedi. görüyorum ki. en sönük bir hatýrayý aylarca hasta. bir gün onun. m uhuna gýda yapan bir hayalperest için bu kadar ümit. Daha ziyade söy emeyeceðim. Fa bunu yapmaya kuvvetim kalmadý. Yaþý y rmi beþe girmiþ. dedi. benim kocasý yeni ölmüþ bir dul kadýn sýfatýyla birkaç gün aile ocaðýna misafir bilirdi. Kâmran zarfý açtý. Fakat doktorum. benim için bazý fena sözler çýktýðýný ha að olsaydý. Müjgân -sen ki beni herkesten i yi tanýdýn-benim için ne fena þeyler düþünecektiniz. deðil mi Müjgân? Aksini ispata imkân yok. bu kadar acý fazlaydý. hayatýmýn ne ÇALIKUÞU 417 elemlerle dolduðunu. Kâmran. Size bu kâðýdý yazan adam. Doktorun Kâmran'a býraktýðý paketin ne olduðunu bilmiyorum. hatta sen. atkýsýnýn içinden kýrmýzý mumla mühürlü bir büyük zarf çýkardý: . Halbuki þimdi hepiniz. Doktorumu Munise'nin yanýna býraktýktan sonra. Böyle düþün hametli ve hassas olanlarýnýz karþýsýnda bile ezilecektim. diyecektiniz. adeta uyumuþtu. hangi mecburiyetlerin þevkiyle evlendiðimi anlatmaya imkân yok. bunun ne kadar acý olacaðýný tahmin edemedi. H cik.F. eliyle onu men etti: . Kâmran. bir kýsmýn rmiþ bir kadýn.Onu artýk býrakmayacaðýz. En ehemmiyetsiz bir hülyayý.Müjgân. lâzým gelirse zorla tutacaðýz. rahat rahat öleceðim.Ah! Kâmran. Feride'nin kollarýmda ne ümitsiz gözyaþlarýyla çýrpýnarak bunlarý söylediðini le þu son sözlerini dünyada unutamayacaðým. dolaþtý. El lim edilmek için bana mühürlenmiþ bir paket verdi: . ben yarýn vapura bindikten. dayanamayacaksýnýz." Müjgân sustu. Tekrar atkýsýný düzelterek odadan çýkmaya hazýrlanýyordu. Senelerce bir baþýna gezdi.k istemiyorsan hiç olmazsa üç ay. beþ sene evvel haksý etlere.Bunun içinde bir eski gönül kitabý var ki. Belki bir gün onlara iþin düþer. düþünmeyen gözleriyle karanlýðýn içinde etrafýn apaklarýný açýp kapýyordu. bir parçasýný da hayat denilen bu . ömrünün birazýný kitaplarýna. içinden bir mek Çalýkuþu . senin ailenle barýþacaðýndan emin olursam. Mazideki vakalar ne olur n. Eski niþanlýmla da 416 Reþat Nuri Güntekin barýþmamý istiyor. Dünyanýn ucu uzundur. Kalýn bir yazý ile yazýlmýþ olan mektup. hatta Kâmran." Müjgân. dedi. benim için belki bir büyük kardeþ olacaðýný söylüyordu. bu kadar ýstýrapla yerine getirdim. Biçare. Orada öðrendiðim þeyler bu vasiyeti yerine getirmenin çok müþkül olacaðýný bana an'ýn karýsýnýn vefatýný yeni öðreniyordum. Sonra. bunu da kâfi gör edi. yüzüne. kim bilir ne adi hesaplarla kendini ihtiyar bir adama sattý? Þimdi eski niþanlýsýný yeniden serbest kaldýðýný haber alýnca yine o adi hesaplarla aramýza. Son arzusunu bu kadar üzüntü. gittikçe artan bir heyecanla ve teessürle söylemekte devam ediyordu: . her þey bittikten sonr a Kâmran'a verirsin. vücuduna bir erkek dudaðý sürülmemiþ bir genç kýz olduðunu iddia ed .

hülya gibi güzel bir küçük i tesadüf ettim. 420 Reþat Nuri Güntekin tuhaf bir kýzcaðýzdýr. bilmem ki?. Bunlarýn hepsinden fazla olarak da bir gün asýl emeline vasýl olmasý iht mali vardý. Fakat. mürdümgiriz bir ihtiyardýr ki. Geçen sene çiftliðe giderken onu. ilk gördüðüm gün ÇALIKUÞU 419 onu niye atýmýn terkisine bindirmemiþ.. Bu aralýk iyice bir adam bulup onu evlendirmeyi düþündüm. O vakit. b u deli kýzlara söz anlatmak kabil deðil. fakat bir yabancýnýn aþký onun için bir hazin angarya olacaktý. sizden daima haber alýyordum. "arabacýlar çalmýþ olacak. Bu deftere bütün hayatýný yazmýþtý. ondan aþk isteyecekti. kollarýnda ölse vkinden ölmüþ olacak." Merhum Hayrullah NOT Zarfýn içinde Feride'nin defteri var.. senin istanbul'da býraktýðýn gafil. ümidimi kestim di çocuðum gibi tedavi etmek istiyordum. emin bir dul olarak yaþamak onun için ha kolay olacaktý. ipekli renkli masum. sizi çok yaralayýp müteessir etmiþ olabil ir. bu yaranýn ne k r derin olduðunu bana gösterdi. hareketleri bana her þeyi anlattý. kaba ol ki. nereye bastýðý görünmeyen savruk halle hayali dudaðýn busesiyle titriyor gibi görünen dudaklarý. dersem riyakârlýk olur. bir hayali kucaða sokuluyor hiss ni veren tavýrlarý. bilmem bu hareketime ne der? Herhalde ben insanlarýn hakkýmda söyleyeceði. içinde bulunduð andýkla beraber yok etmiþ. Bu masum. Ýkinci tesadüfümde iþ iþten geçmiþ bulunuyordu. karanlý rinde bir imkânsýz aþk rüyasý arayan bu berrak ela gözlü. mektubunun elinize deðmesinden epeyce zam n evvel dünyaya 'Yuf borusunu' öttürmüþ olacak. odanýzýn penceresini aç anlýktan bir bülbül sesi gelse ne duyarsýnýz? Ýþte ben. Ýn lar. tatlý bi katle hatýrlardým. katiyen aldýrma. onu . gençtir. fakat ben de öyle oldum. Dinleyiniz: Bir gün ücra bir köyün. bu iþte seni zerre kadar düþünmedim. Þüpheli kýz olarak yaþamaktansa. Karakýþ ortasýnda.. Hani. Belki titizlik filan etmeye kalkar. Feride' budalalýktan ibaret olan nikâh kaydýnda boþayacak. Ýki sene sonra ona. son nefesinde size bu satýrlarý yazmak zahmetini ona ihtiyar ettirdi . Bu vefat. Yaþadýkça müdafaa edecektim. gönlümün rýzasýyla san gibi nadide bir kýz deðil. Gerçi kýzcaðýzým bunun için doðmuþt n için ölüyordu. kudretin bu güzel ve nadide süsünü hangi melun talih v tesadüf. belk unutur diyordum. Nihayet üç. gel gör ki. kibar kýz çocuðunu. Gaflet!. ara sýra. Birisini s bir baþkasýnýn kollarýna düþmek. Þunu da tasrih edeyim ki. Öldükten sonra da benim beþ on kuruþ servetim. zorla istanbul'a. Bu defterin bir gün olup iþe yarayacaðýný düþünmekte ne kadar isabet et IX Müjgân'la Kâmran. evime getirmem iþtim?. o dakikada bunu duydum. üç beþ parça eçindirip gidecekti. Ah. karýn lapa lapa yaðdýðý bir gece. insanlarýn fesadý.. bu karanlýk köyün mezbelesine atmýþtý? Ruhu aðlarken hikayeleriyle aldatmaya çalý avallý küçük kýz! Ben.. Siz. Kocasý n kadar insan. fitnesi buna da imkân vermedi. öleceðini bilse akma. kalpsiz adamlarýn nesini severl er. iþte bu esnada hastalýðým artmaya baþladý. Fakat. kap ederse zorla kadýn kaçýran dað erkekleri kadar vahþi. karýnýzýn vefatý. Buna ç t sesini çýkarmadý. Bu tehlike karþýsýnda çaresiz. evlenmiþtiniz. bu aðýz ykuya doymadan uyanmýþ çocuklar gibi mahmur gözleri. kibar. Hastalýk durmuyor. Pek sevgili bir biçareye son bir iyilik etm k ümidiyledir ki. aptal sevgilin miyim ki. Münasip bir çare düþünüyordum. bu tehlikeliydi. Eski zaman masallarýnýn Leyla'yý aramak için sahralara düþen Mecnun'unu. benim bu ümidimi canland bul'dan. küçük sýk sýk hatýrlamaya baþladým. evimin kedisini bile teslim etmezdim. doðrudan doðruya size iade edecektim. düþüneceði n üstüne çoktan tükürmüþ bir adamým. Çahkuþu'nun mavi kaplý mektep defterini okuyup bitirdikleri zaman ortalýk ." diye bir lakýrdý çýkarmýþtým. Bir hastalýðý esnasýnda tesadüfen elime geçen bir defter. Bugünden sonra onu býraktým. Sizin gibi toy. Çocuktur. viran bir evinde aydýnlýk kadar temiz. adam olursa olsun. Mektubumu eliyle teslim edeceðinden þüphem yok. niye ite kaka. nazik.vakfetmiþ münzevi.. Ta týný iyi öðrendim. Yeni zamanlarýn mezarlýklarla dolu. kendi kendine halledileceðine aklým erdi. tekrar tesadüf ettim. belki onu öldürecekti. Hayatta imkânsýz ne var ki? Nitekim. Fazla söylemeye bilmem hacet var mý? Bir baha ne ile Feride'yi ayaðýnýza gönderiyorum. yavrucaðý için için yiyip biti ordu.

þa . usulcacýk bu odadan kaçayým. elbisemi deðiþtirdiler.Gelin haným. eski sesimi iþitmemek için söylemeye cesaret edemeyecektim. kabýn üstünde de yazýlar var Fakat mürekkebin rengi. Tekrar þamdaný elime vererek b kocamýn odasýna gönderdiler. Bu beyaz kirpikli masum mavi gözler. Biçarenin kanarya gibi sarý baþýna teli ben takacaktým amma. Fakat . esnedi. gelincik rengindeki tuhaf boyunbaðý bir yana çarpýlmýþtý. akþam yemeðine doðru eve geldi. hafif bir hareket yaptý. ben de te erdi.Aferin kýzcaðýz.. bir zevce gözl eriyle bakmaya tahammül ediyordu. dedi. ben gelin oldum. Defteri kapayacaklarý vakit Müjgân. pencerenin dýþýndaki dallarda kuþlar cývýldaþýyordu. bunlarý söylerken kendimi tutamadým. onun mavi kabýný lambaya yaklaþtýrýp bakarak: . yumaklar dökülerek ayaða kalktým. Niye bu kadar geç kaldým. yeni güveyin kitap okumasý caiz olmaz amma. hiçbir þeye itiraz etmiyordum. Hatta bunlarýn içinde eski muallime arkadaþlarýmdan vardý. kitabýný masanýn üstüne býrakarak gerindi. bu adamcaðýzý gülünç mevkide býrakmaya hakkým olmadýðýný dü rine baþka bir boyunbaðý taktým. karþý karþýya oturduk.. göðsümü soðuktan muhafaza eder gibi kollarýmý kavuþturuyordum. Hayrullah Bey. genç karýsý olmanýn fazilet . gelin haným. Sele kapýlmýþ bir kuru yaprak maz-lumluðuyla kendimi býrakmýþtým. dedi. bu ihtiyar dokt sevmiþtim. es k için aynaya bakmaya. Söylenen sözleri iþitmiyor. O kadar ki. karanlýk yollara düþeyim.. Munise'nin mezarýna birkaç çiçek ile bir 422 Reþat Nuri Gühtekin parça senin gelin tellerinden götürüp býraktým. o kadar. dedi. kusura bakmazsýn. daha aþaðýdaydý. Yer yer bu muhabbet kelimelerini tekrar tekrar öptü. Dün. mihnetten bunaldýðým vakit baþýmý koydukça o. Evlendiðim gecenin sabahýnda deðil hatýramý yazmak. yüzüme karþý: . Kim rse yapýyor. yalnýz hepsine ayný titrek tebessümle gülümsemeye çalýþý iyar. ÇALIKUÞU 423 ihtiyar sütnine ile bir komþu kadýn. . sen fazla daldýn. gözl Rousse-au "sunun kalýn cildini dizlerinin üstüne koyarak köþeye oturmuþtu. saçýmýn bir yanýna bir tutam tel iliþtirmelerine bil e razý oldum.Ne talih varmýþ bunakta? Turnayý gözünden vurdu. Kenarýný iþlemekle uðraþtýðým mendilin üstüne baþýmý daha ziyade eðdim.. Hayrullah B . Ben onbaþýya bir þey söyley eliyorum. O kadar mahzun olmama raðm fçe gülmekten kendimi alamadým. yorgunluk ve ýstýrapla aðýrlaþan baþýný defterin sararmýþ yapraðýna koydu. Ellerimden iðnem. Bir dolabýn kenarýnda ayakta . . Beni görmeye birçok yabancý geliyordu. yeni geline aþk destanlarý okumaya da vakit bulurum. baþýmý pencereye çevirerek bu mahzun sonbahar sisleri gibi görünmeyen kirpiklerimde kuruyan gizli yaþlarla uzun uzun aðladým.maya baþlýyor. her akþamki gibi aþaðý yemek odasýnda geçirdik. doktorun Ýzmir'den getirdiði uzun etekli beyaz elbiseyi giydirmelerine. Yalnýz. Camý kapamak bahanesiyle pencereye yaklaþtým. demek bana bir kadýn. Haydi bakalým. Doktor: . uzun uzun karanlýða baktým. faka alnýz kaldýðýmýz vakit dilinden düþürmezdi: "Ablam gelin olup. Kâmran. doðru yukarýya. Þimdi ne kadar nefret ediyordum. biliyor musun? Bir ziyaret ifa ettim. baþlarýný birbirine yaklaþtýrarak güçlükle þu satýrlarý okudul "Dün defterimi müebbeden kapamýþtým. Haydi bakalým. Yemek odasýnýn penceresi yanýnda. Ah. yatak vakti geldi. Gecenin ilk saatlerini. tel taktýðý vakit. Hayrullah Bey. masanýn üstünde duran þamdaný aldým. O kadar titriyordum ki. Bütün isyaným bundan ibaret kaldý. dedi. Hayrullah Bey. Hayrullah Bey gülüyor: . ÇALIKUÞU 421 Lambayý daha ziyade açtýlar. Demek acýdan.Gelin haným. senin yanýnda cesaret edemezdi.Defter bitmemiþ Kâmran. Korkma. diye ayaða kalktý. mavi kâðýt ü r. Ýçimden öyle geli i. Gördün mü. Misafirler daðýlmýþtý. Fakir. kendimi görmek için büyük bir endam aynasýnýn önüne getirdikleri vaki etmeden gözlerimi yumdum. Saat on biri çalýncaya kadar bu acý düþünceler içinde bun Nihayet doktor.Ey. Doktor. dedi. sen amma iyi ev kadýný olacaksýn. gec eler uzun. olmadý.Küçük. Þiþman vücudunu korse gibi sýkan bir redingo iymiþ.

ben odamda uyanýk. o ne gürültü? Fesatçý komþular kabahati bana bulurlar. dedi. arlanmaz!. dargýn bir sesle: . Müjgân. vapur ge . erkekliðini unutmuþtu. o odasýnda. Mektebe geç kal hafif bir telaþ çýðlýðý ile kendini yataktan attý. Kim bilir kaç çeþit renge girmiþtim? . ne bileyim öyle söylediler. Akþamkinden daha kýrgýn ve yorgun bir halde uya ndýðý vakit. böyle gecelik gömle-ðiyle odama gelmeye utanmadýn mý? Bu dakikada kendimi görmek isterdim.Birkaç defa odana geldim.. Marmara'da fýrtýna var.Aferin sana Müjgân. Tuu utanma z. güneþin hayli yükselmiþ. horoz. etrafýmda fýrýl fýrýl dönüyor. pencereye doðru kaçýp fanila gömleðinin yakasýyla boynunu sakla ak: 424 Reþat Nuri Güntekin . hem gülüyordum.Babam. Vallahi pencereyi açar. Yola çýkacaðým gün niye beni böyle geç býraktýnýz? Müjgân.. gülmekten týkanýyordu. doktor yaný danýn duvarýný vurdu: . derler ha! diye seslendi. bu da muhakkak. ya sen?. Odasýnda dolaþýyor: . sofrada bir iþle meþguldü.Doktor Bey. Yarabbi? ÇALIKUÞU 425 Ulvi arkadaþlýðýmýzda o..Kýz. bu ne hal? Sen benim odamda ne arýyorsun? Birdenbire gür bir kahkaha odayý sarstý: . çocuðum. o kadar yorgun uyuyordun ki.Kýz. bir þarký mýrýldanarak ceketini çýkararak içeriye girdi.Kýz... Nihayet. Feride. Vay aþifte vay! Sahiden karý koca olduk diye ha?. birdenbire döndüm. tavanlar baþýma yýkýlýyordu. sade kalbiyle ve dinamiðiyle yaþayan pek az kýsmý var ki.. Odama girdiðim zaman hem aðlýyor. Oda. O dakikada alnýmda titreyen baba öpücüðünün lezzetini ölünceye kadar unutmayacaðým.Kýz.Haydi. hepsi mazlum. Kalbimin daima itaat edilmek lazým gelen hareketlerinden binyle: . Bunak. Allah cezaný versin! Ýnsan babasý yerindeki adama. vallahi.Ben de babama söyledim. iffetimiz sana emanet Yarabbi! diye þirret baðýrýyordu e. ayný derin kalp feryadýyla: . o spet ne kadar koket ruhluymuþum. . Korktuðun kadar geç deð l Hem galiba vapur biraz þüpheliymiþ. diye feryat ettim. kuþ. bu yaþtan sonra na mus ve iffetime böyle bir yüzsüz kýzýn tecavüz edeceðini zannedemezdim! Ah Yarabbi. O kadar gürültü ediyordum ki. parmaðýný ýsýrýp utancý . kanatacak gibi dudaklarýmý ýsýrýyordum. Beni görünce þaþýr . Cevap vermek için aðzýmý açtým. yetiþin a dostlar.Kýz. kýyamadým. sofada bir ayak sesi Hayrullah Bey.. onlardaki gönül temizliðini r kadýnda bulmak mümkün deðil. Fakat. merdivenlerde. o gece sabaha doðru uyuyabilmiþti. parmaklar yýp aðzýna götürerek: . ara sýra saçlarýmýn ucunu yakýyordu. Dünyada her þey aklýma gelirdi. Doktorcuðum o kadar temiz hisli. Ötesini dinleyemeden kapýdan kaçýyordum. sakýn buraya!. evi yýkacaksýn.. Erkekl zalim. Fakat diþlerim birbirine anýma yaklaþmýþtý. ben kadýnlýðýmý unutmamýþtým. Ben kýmýld yalandan þirretlik ediyor..Ne olursa olsun artýk gideceðim. onlar o haltý yedi. temiz yürekli bir ad m ki. ne iþkence! Yerlere giriyor. her günkü soðukkanlýlýðýyla cevap verdi: .. on defa. dedi. . Fakat erkekl erin. bu yaþtan sonra bana.Kýzým. aðlayarak kendimi kollarýna attým. benim babam. O. O da kollarýný açmýþtý. Sözünü bitiremiyor. bu muhakkak. senin iþinle meþgul olmak için limana indi Hazýr olsun. Mamafih kendi de benden az gürültü etmiyordu. üstüme gelme. Feride. duvarlarý vurarak. Ýþte.Bu ahir zaman kýzlarýndan ýrzýmýz.Demek sen buraya. kurbaða taklitle ri yaparak birbirimizi uyutmadýk. bana evlenmemizin bir sözden ibaret olduðunu söylemeyi bile lüzumsuz görmüþtü.llanýyor...Vay fesat yürekli aþifte vay! Kýz. Fakat bilmem ne oldu. Hayretle yüzüme bakýyordu. . korkuyorum. saatin on biri geçmiþ olduðunu gördü... gelin olduðum gecenin hikâyesi. sen daha yatmadýn mý? dedi. . sabaha gelini baðýrttý. Kadýnlarýn hepsi iyi. Ellerini dizlerine vurup þakýrdatarak. Ben.

omzundan baþka bir yer bulamýyordu. Çitlerden atl lerin içinden geçiyorlardý.Peki. diyordu. Kadý. ya kendim gelir alýrým.. Beyler araba ile geldiler. sana bir iyilik ettim. Kâm-ran'dý. söz arasýnda gizlice: . yüreði aðzýna gelerek: . hafifçe dudaklarý tireyerek düþünüyor. çýrpýn! Bak. kendine bu kadar az ehemmiyet vermeleri kalbini kýrýyor da görünürlerde yoktu. Müjgân'ýn çocukla meþgul olduðunu. dedi. Müjgân'a bir sürü kýrýk. .Þimdi hiç gelmeyecek mi? . Tabii memnun oldun. Þehirde kýþlýk evl hazýrlanan belediye reisleri. Gözlerini tekrar açtý. Aziz Bey. i? Feride..Geliyor! diye haykýrdý. Azýz Bey. dedi.Feride. dedi.. teþekkür ederim. Feride. olsun. merhum senin defterini Kâmran'a göndermiþ. Aziz Bey'le Kâmran. dedi. Kâmran'ý evden uzaklaþtýrmaya muvaffak oldum. manasýz kelimelerle teþekkür ederken sevgili çocukluk arkadaþýnýn öldüðünü. baþýný sallamak ranýyor. bu ayrýlýk gününü böyle düþünmemiþti. Baða bir telaþ düþtü.Bu ne hal küçükhaným. Feride. siz yetiþirsiniz. bir daha onunla barýþmayacaðýný hissediyordu. daha evvel gideyim. Feride: . çarþafýný þimdi dediler. hafif bir feryatla ellerini yüzüne kapadý.lirse ya araba gönderirim.Ha þöyle.Ben. Bahçe kapýsýnýn önüne aþçýya tesadüf ettiler. nihayet kafese girdin mi Çalýkuþu? Haydi bakayým. heyecanlý bir kahkahayla: .Nasýl olur? Beni almaya gelecekler. Allah gani gan t eylesin. ben de size geliyordum. Çalýkuþu.iki münasebetsiz misafir geldi.Bir araba geliyor.Tabii. þaþkýn þaþkýn: . yapraklarý sararmýþ bir çardaðýn yanýndan yolu gözleyen Feride. iyi ettin. komþu baðlarýnýn birinden haber geldi. Teyzeler: . senin ne hazýrlýðýn var ki. dedi. 426 Reþat Nuri Güntekin . sizi istiyorlar. Müjgân'a . Öðle yemeðine oturacaklarý vakit. Ben onu aldýðým gibi Kadýya gittim.Etrafýndakiler sana tuzak kurdu. eliyle odayý göst . süratle geri çekilerek. gürültü etmeyin. Feride'yi süzerek: . hem bað komþularýna. Saat üçe gelmiþti. güldüðünü gördükçe mahzun oluyor.Vapur geliyor amma sana hayrý yok.Eniþte. . hem Feride'ye son bir ayrýlýk ziyafeti v rmek istemiþlerdi. onun göðsünden. Düþecekti.Kocan o kýzým. Fakat tam bu dakikadaa. dedi. . Ýhtiyar kadýn: . çenesin rine bakarak: . onlarý ikinci katýn sofasýnda karþýladýlar.. Müjgân. çýrpýn bakalým. Seni fazl a mustarip etmemek için bu fedakârlýða razý oldu.. Yeldirmeleri getirmek için ahretli kýzlar k dý. sahildeki bir aðaçlýðýn az ötesinden birdenbire bir vapur görünmüþt Feride. teyzelerine: . Kendisine evvela bir hasta kedi kadar ehemmiyet vermeyen teyzelerin. fakat bir el bileklerinden t uttu. Gözleri dalgýn. ded i. Müjgân. Sonra. beþ dakikalýk yer.Küçükhanýmlar. Kocan razý olmuyor. ne diyorsun? dedi. parmaðýyla þakaðýnýn aðrýyan bir nok . yüzünü kapamak istiyor. bu yarý annel erinin yüzüne bakmamak için baþýný önüne indirdi: . ben karýþmam! Feride. teyzelerin . K minden çýkmýþ bazý parçalarý gösterdim. Aziz Bey. kan ter içinde kalmýþsýn? dedi. bu Müjgân haini esrarýný sattý. fakat bileklerini Kâm-ran'dan kurtaramýyor.Galiba iskelede seninle vedaya gelecek. ayný heyecanlý bir k ayla: .Ayýp olacak Feride. Sonra gülerek ona yaklaþtý. ÇALIKUÞU 427 Müjgân'la beraber baðlarýn arasýndaki kestirme bir yoldan koþmaya baþladýlar. Zaten. Feride. zannederim benim için.

artýk uðraþmaya takati kalmamýþ gibi baþýný Kâmran'ýn göðsüne koydu. Sonra oda kapýsýný açarak muzaffer bir ahkahayla: . arka merdivenlerden karýný kaçýr. Çalýkuþu. yüzü onun bozulmuþ çarþafýndan uçan saçlarý içinde. vücudunda bir uçuruma yuvarlananl reyiþiyle kendini býrakýyor.Nasýl Çalýkuþu? Parmak kadar yumurcak. Ta uzaða. Kâmran'dân kurtaramayan genç kýzý havaya kaldýrýp öptükten sonra tekrar Kâmr ttý: ÇALIKUÞU 429 . Hepsi kalsýn. saadetten bayýlýyorsun. uçar gibi iniyorlardý. Seni bir kere ele geçirdikten sonra tekrar býrak mam. Genç kýz. Kâmran. vücudunda derin ür-permelerle çýrpýnan Feride'yi zorla küçük bir çocuk gibi. diye gülüyordu. Genç kýz. Çalýkuþu. dudak430 Reþat Nuri Güntekin larmý okþayan. ü m. Benim olduðuna kalbimi inandýrmak için senin aðýr aya ihtiyacým var. Bu halle nasýl dýþarý gideriz? Müsaade et. O bir defa oldu. se da býrakacaða benzemiyor. tutuk nefesler. Dar merdivende yuvarlanýr gibi. Kâmran. Feride'yi hemen kollarýnda uçurarak merdiven kapýsýna koþarken Müjgân arkalarýndan i arkadaþ að-laþa aðlaþa öpüþtüler. artýk kocan. Gözlerinden yaþ geldiðini göstermemek için gürültüyle burnunu silen Aziz Bey. onun bileklerini býrakmýyor: . pardon Feride Haným namýna iþte þu Kâmran B ndiriyorum. Kapýnýn yanýndaki küçük taþlýkta y . þimdi gelirim. el öpmeler uzun sürer. Kendi elimle müthiþ bir düðün sofra acaðým. genç kýzý nefes aldýrmayacak gibi sýkýyor. ayým da hesabýmýz kesilsin. onlar hemen hemen kucak kucaða yürüyorlardý. bizim gevezeliklerimizden size fayda yok. yüzünü sakla etti: . Yolda. anlýyor musun Çalýkuþu? Bu adam. kolunu Feride'nin belinde n geçirmiþ. "Fena etmedin eniþt bunu istiyordum de!" dedi.Þeriat vekilliðine sahibim efendim. sonra beraber döner iz.Bu gece seni. . seven parmaklarýna sýcak gözyaþý damlalarýnýn düþtüðünü duyuyordu. nazlanma artýk. Feride o kadar kýzarmýþtý ki. Elbet konuþacaklarýnýz vardý dar. gözbebeklerinin içinde k treþiyordu.kucaðýna aldý.Þimdi tebrikler. Sonra. yarý zorla ona bu sözleri tekrar ettirdi. Haydi oðlum. Nefes nefese bir dakika durdular. Yan yana yürümek saadeti onlarý sarhoþ ediyordu. Karþýdan iki balýkçýnýn geldiðini görer men hiç konuþmuyorlardý. Genç kýz eteðini kurtarmaya çalýþýrken Kâmran kesik kesik: . sen benim olasýn! inanamýyorum. istediðin yere kadar. bir dakika odama çýkayým. onu baþkalarýna çaldýracaðýn saat çaldý gibime geliyor.Ey benim kirazýmý çalan Çalýkuþu. onun yüzünü göremiyor. Aziz Bey. bir hatip eda lunu salladý: . Feride. dedi. hem aðlýyordu. . biz âmini burada deriz.Feride. Feride'ye: . Aziz Bey: . yüzünün rengi ela gözlerine vuruyor. fakat yanýndaki sarý fýrtýna bana daha müthi lah yardýmcýn olsun.428 Reþat Nuri Güntekin geniþ kafalý adam. dedi.Haydi Çalýkuþu. að yle kaný tutuþmuþ.Gittiðime benim de piþman olmadýðýmý mý zannediyorsun? Kâmran. hemen nikâhý kýyýverdi. avuçlarýnýn içinde parmaklarýný inci Merdivenin bir yerine Feride'nin eteði takýldý. Duayý edin. Hâlâ ellerini. dedi.Halime bak Kâmran. Kâmran.imkân yok. merdivenleri inmeye baþladý. hem gülüyor. bizi senelerce oynatýrsýn ha! Gördün mü. deniz fýrtýnasýndan kurtardýk. kaç türlü na? Bahçeden çocuk sesleri geliyordu. yalnýz çenesini. Dudaklarýnda kesik. dedi. görüyoruz ki.

Zaman zaman ö bakýþlarýn. uçan rengini. seni bu ýstýraptan derinleþmiþ gözlerin. Genç adam. öyle sözlerin vardý ki. gönlünü ÇALIKUÞU 431 bu kadar derin bir vefa ile bana vakfedeceðini ümit edemiyordum. bu küçük Çalýkuþu göðsünün neresine saklamýþtýn?.Ziyaný yok. Beni dinle. hem korkutuyordu. Kâmran. yalvarýrým sana.. dedi. ben Çahkuþu'nun bütün aþkýný bir baþkasýna. bu gözlerin gözlerinden ayrýlmamasý için onu çenesinden t erin bir sesle: . bir dakika sustu. unutur muyum hiç? dedi. hayalini gözlerimden uzaklaþtýrmaya çalýþýyordum. öyle görüyorum ki er artýk beni anlayabilecek kadar ýstýrap çekmiþ ve düþünmüþ. hemen hemen yalnýz dudaklarýnýn hareketiyle: . baþýný daha ziyade yaklaþtýrd . Bizim bütün sergüzeþtlerimiz burada baþlýyor. Sana karþý derin bir zaafým vardý.O dakikada ne kadar sevinmiþim. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem. benim bu manasýz gibi görünen sözlerimle eðlenmiyorsun. hassas genç kýz ruhunun görünmesiy-l lmasý bir oluyordu. Genç kýz. hayatýmý kýracak. onu söyleme. yüzünde. Kesik. Feride.Feride. bu hýrpalandýkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum.Sen burasýný belki hatýrlamazsýn.. dedi. Feride.herhangi bir k okuyu. onu hafifçe zlarýndan tuttu: . insan. titremeye baþlayan bu güzel dudaklarýný saklamak için benden kaçýyordun. onu daima koklarsa. bu kadar derin bir vefayý. Bunun ilacý. bir zama n sonra kokusunu daha az duymaya baþlar. Sonra beyaz nazik þakaklarýnda ince ter damlalarýyla baþýný eðere a yavaþ bir sesle devam etti: . Çalýkuþu müebbeden öldü. kalbimi derin ümitlerle çýrpýndýrýyordu. beni hem utandýrýyor. demek hatýrlýyorsun? Feride hafifçe içini çekti. yaramaz bir kýz çocuðu. . Bu ot. nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. donu gerdanýnýn damarlarý moranyor. Feride. bir ha e kývrandýðýný hissetti: . Bu derin zaaf.On sene evvel Feride'yi burada ilk gördüðü bað yoluna geldikleri vakit Kâmran. bütün vücudu titreyerek ayaklarýnýn ucunda yükseldi. deðil mi? Çünk erin gülmüyor. ayaðýný yere vurup yüzünü göstermemek için bir yan a çevirerek: . ses gibi elde durmasýn bir Çalýkuþu'ydun. dizleri kesiliyor. Bir dakika sonra ayrýlmýþlardý. bütün kaný dudaklarýnda toplanmýþ boynunu uzattý. Dünyada zamanla yýpranmayan. kuvvetini kaybetm eyen hiçbir his yok. uyumaya hazýrlanan bir çocuk gibi.Görüyorsun artýk. "Bir çocuk. Her sabah uyandýðým vakit. vücudunun bütün aðýrlýðýný Kâmran'ý rüya içinde. Seni kendi kendimden." diyordu yatýný. Beni anlýyorsun. Feride. Hâlâ Kâmran'ýn göðsünde duran baþýný biraz arkaya atmýþ. Fakat sen. mahzun düþüncelerden yorulmu ben. Söyle bana Feride. uzun bir susuzluktan sonra berrak bir dereden ka na kana su içen bir kuþ gibi canlanýyor. ýþýk gibi. muhteli f saadetlerini birbirinden kýskanýyordum. dalgýn bir nazarla Kâmran'ýn yüzüne baktý: . mesela bir manasýz "Sarý Çiçeði" yüzüne yaklaþtýrýr.Bu bakýþta manalar var. yolun derinliklerine dikkatle b karak gülümsü-yordu. yan yana bitmesinden korkulan ýþýklarý nasýl söndürürlerse ben de öyle yapýyor. ya bu lezi z. onu parmaklarýnýn arasýnda örsel hýrpalarlar. kirpiklerinde yaþ damlalarý titreyen gözlerini kapýyordu. Seni sevmeye baþladýðým vakit n baþka bir þey düþünmeyen hafif. O vakit. aþkýmý ka ha büyümüþ buluyordum. dedi. Gülbeþeker'e verdim. Genç adam. Kâmran. Feride. haris bir inatla tekrar etti: Feride. Bu heyecanlý yor432 Reþat Nuri Güntekin gunluklardan öyle bitap düþmüþtü ki. belki beni görünce . Kâmran. Feride. hayatýmdan. ça u gülen. Sen.Kâmran. kollarýnda gittikçe aðýrlaþan bu bitap genç vücudun birdenbire canlandýðýný. bir eski hülyaya gibi derin. beni mümkün deðil anlamayacak. bu kadar ince bir ruhu. insanlar. yüzünü ona çevirmiþti. eðlenen çocuk gözlerinin içinde uyanan nazik. gözlerinde. genç adamý omuzlarýndan çekti. Daðlarda ismini bilmediðim bir ot yetiþir. güzel kokusu için bazen mihnete de uðrar. bu baþýn çevrilmemesi. Hatta bazen -sýrf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hýrsýyla. kýzýltýlar uçuyordu. bir zaman kendini ondan mahrum etmektir.Derdim bu kadarla da kalmýyordu. dedi. Be nu bir Çalýkuþu hafifliði sanarak kendimi yiyip bitiriyordum.

babacan tavýrlý. tisi olmayan. alil: Hasta. alelade: Olaðan. geri kalan. aksiyon: Eylem.F. azim: Bir iþteki engelleri yenme kararlýlýðý. arifane: rif olana yakýþýr biçimde. sýradan. Yarabbi. arif: Çok anlayýþlý. âhir: Son. battal: Alýþýlmýþ olandan büyük. iþaret. azletmek: Görevden almak. bahusus: Hele. insanýn öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacaðý ve sap vereceði yer. sen sebep oldun. mesut. âlem: Dünya. âhiret: (Ahret) Dinî inanýþa göre. pek iyi. Çalýkuþu . alarga gitmek: Açýktan gitmek. alâka: Ýlgi. âkile: Akýllý kadýn. hareket. âbide: ibadete düþkün kadýn. en çok. ah ü zara kapýlmak: Âh çekip inlemek.Ne ayýp. ar: Utanma. bilgili ve sezgili kimse. alâmet: Belirti. âlâ: iyi. yüce. talihsiz. -Bbabayani: Gösteriþi ve özen-. ne ayýp! Sen sebep oldun vallahi. âdeta: Sanki. alimallah: Allah bilir. iklim. âcizane: Söz söyleyen bir kimsenin kendi yaptýklarýný abartmamak için kullandýðý bir nezak addetmek: Saymak (Bunu olmamýþ addetmeli). âlâ kader il istitaata: Gücün yettiðince. Öbür dünya. -SON433 SÖZLÜKÇE . mutlu.. bedbin: Kötümser. arife: Bilgili. ahenk: Uyum.28 Sözlükçe 434 bedbaht: Mutsuz. ameliye: iþlem. . diye hýrçýnlaþýyordu Yanlarýndaki aðacýn dalýnda bir çalýkuþu ötüyordu. ahz: Alma. âli: Yüksek. sakat. karamsar. azil: Görevden alma. arýz olmak: Sonradan ortaya çýkmak. hemen hemen. bahtiyar: Talihli.A ab u hava: Su ve hava. bakiye: Artan.

savaþta esir olmuþ veya odalýk diye alýnmýþ kýz. çehre: Yüz. cariye: Para ile alýnýp satýlan. cerr: Medresede okuyanlarýn üç aylarda köy köy dolaþarak imamlýk. cesamet: Büyüklük. Desenchan-te) Hayal kýrýklýðýna uðramýþ. diba: Altýn ve gümüþ iþlemeli bir tür ipek kumaþ. dava edene. cazibe: Çekicilik. -Ççapul: Yaðma. irilik. alýmlýlýk. devain Daireler. alýnýp satýlan kadýn veya kýz. sima. bitap: Bitkin. cihet: Yön. Sözlükçe 435 -Ddandy: (Ýng. aký çok görünecek bir biçimde açmak. celile: Büyük. cefa: Büyük sýkýntý. fondöten. kaygý. eziyet. zýpýr. darbýmesel: Atasözü. ulu. deliþmen: Þýmarýk ve delice tavýrlý. celbetmek: Çekmek. bilâkis: Tersine. Merhaba anlamýna da kullanýlýr. ölümsüz. tavýr. diksiyonen Sözlük. zavallý kimse. çýtkýrýldým. dezanþante: (Fr. duhul olmak: Ýçeri girmek. vaizlik iþleri için para larý. edilene veya tanýklara gönderilen çaðrý belgesi. bonmarþe: içinde her türlü giysi. debdebe: Þatafat. Bibliotheque Rose: (Fr. aksine. talan. cedide: Yeni. Tasa. eda: (Metinde) Davranýþ. cariye: Efendisinin her istediðini yapmak zorunda bulunan.C caiz: Uygun. süs eþyasý. belertmek: Gözlerini. buse: Öpücük. destlerinden busetmek: Ellerinden öpmek. -Eebedî: Sonsuz. gösteriþ. celpname: Mahkeme tarafýndan. ecir: Ücret. . yorgun. . dülger: Yapýlarýn kaba aðaç iþlerini yapan kimse. çiy: Havada buðu durumundayken akþamýn ve gecenin serinliðiyle yerde veya bitkilerde topla nan küçük su damlalarý. efkâr. Metnide "çocuk kitaplarý" anlamýnda kullanýlmýþ biçare: Çaresiz. delalet: Aracýlýk. çare-i tesviye: Çözüm önerisi. beyhude: Boþuna.behemahal: Mutlaka. darülmuallimat: Kýz öðretmen okulu. beyit: Anlam bakýmýndan birbirine baðlý iki dizeden oluþmuþ þiir parçasý. çuha: Tüysüz. düzgün: (Metinde) Kadýnlarýn yüzlerine sürdükleri bir tür krem.) Pembe kitaplýk. bonjur: (Fr. billahi: Tanrý'ya ant içerim.) Günaydýn. edibe: Edepli. satýlan büyük maðaza. terbiyeli. binaenaleyh: Bundan dolayý.) (Metinde) Züppe. ince dokunmuþ yün kumaþ. ceza reisi: Aðýr ceza mahkemesi baþkaný. oyuncak vb.

hacet kalmamak: Gereði olmamak. yüce. erganun: org. esatir Mitoloji. emrihazýn Emir kipi. fevkalâdelik: Olaðanüstülük. üstün. aymazlýk. ferahfaza: Ferah artýrýcý. erkânýharp: Kurmay subay.) Ulu. esasen: Aslýnda. dikkatsizlik. emniyet: Güven. feragat: Vazgeçme. ganaim: Ganimetler. grandiose: (Fr.ehemmiyet: Önem. yarýn. ferda: Gelecek zaman. sýrlar. ferace: Kadýnlarýn sokakta giydikleri. tatlý veya hoþ kokulu maddeler bulunan. elâlem: Yabancýlar. elhamdülillah: Allah'a þükür. fýtri: Yaradýlýþtan olan. kaygý. Gizler. Tarih öncesi dönemden bugüne gelen efsaneleri inceleyen ilim. fondan: Ýçinde likör. dert. komite. çoðu kez etek ere kadar uzayan üst giysisi. faraza: Sözgeliþi. fenlenmek: Yaþýna göre bilmemesi gereken þeyleri öðrenmiþ olmak. derece. gayri ihtiyari: irade dýþý. beden. elzem: Çok gerekli. encümen: Komisyon. ervah: Ruhlar. Ortamýn gerçekliðine uymayan. taþýyan. kitaplar vs. dert. kimya. ekseriya: Çoðunlukla. daha. fitnelik: Karýþtýrma. evrak: Yazýlmýþ kâðýtlar. matematik ve biyolojiye verilen ad. kaza ile. esrar. iç rahatlýðý veren. elem: Üzüntü. henüz. düþmanlýk. endam: Vücut. -Ggaflet: Dalgýnlýk. l Sözlükçe 436 fasýla: Ara. aðýzda kolayca eriyen bir tür eme. felekiyat: (Felekiyyat) Astronomi. ferah: Gönül þenlendiren. garp: Batý. fantezisi: (Metinde) Süslü ve hayalci. bundan böyle. gam: Tasa. mektuplar. haiz: Elinde bulunduran. -Hhacer-i esved: (Kara taþ) Kabe kapýsý yanýnda bulunan ve hacýlarýn öpmeleri hac þartlarýnda taþ. . elan: Þimdi. esef buyurmak: Üzülmek. had: Sýnýr. boy pos. gayrý: Artýk. arkasý bol. -Ffadýla: Erdem sahibi. eskaza: Yanlýþlýkla. güzide: . vazgeçilmez. yerinme. fütursuzca: Önemsemeyerek. üzüntü. esef: Acýma. mantoya benzer. aldýrmayarak. fen: Fizik. ara bozma. yakasýz. düþmandan alýnan þeyler n. keder. gaile: Sýkýntý. flört: Kadýnla erkek arasýndaki yakýn iliþki.

helâllik dilemek: Ayrýlma sýrasýnda hakkýný birbirine baðýþlamak. kayýrma. hiddet: Öfke. zevzeklik. iðfal etmek: Bir kadýný aldatmak. hazain: Hazineler. halayýk: Kadýn köle. halis: Saf. kýskanç. kýrýcý ve hýrpa-layýcý. haþan: Çok yaramaz. idrak: Anlama yeteneði. hülasa: Özetle. hattat: Güzel yazý yazan. ters. baþtan çýkarmak. hatip: Konuþmacý. hâre: Dalgalý ya da dalgalanýr gibi görünen parlak çizgiler. hassaten: Özellikle. hüzün veren. hikmet: (Metinde) Sebep. halûk: iyi huylu. ele avu-ca sýðmayan çocuk. yine. çe-kememek. ihsan etmek: Baðýþlamak. katýþýksýz. hengâme: Patýrtý. ibni (ttm): Oðul. idadi: Lise. hasýlý: Kýsacasý. sözün kýsasý. haset etmek: Kýskanmak. hazin: Dokunaklý. kýzgýnlýk. hatun: Kadýn. eriþtirme. hizmetçi. hazan: Sonbahar. halketmek: Yaratmak. anlayþifa etmek: Yapmak. hodkâm: Bencil. cariye. harcýrah: Yolluk. iffet: Namus. koruyan. himmet: Yardým. hulâsa: Kýsacasý. hâlim: Huyu yumuþak. ayrýlýk acýsý. saçma söz. Sözlükçe 437 harîm: Herkesin giremeyeceði yer. hilaf: Aykýrý. iblað etmek: Vardýrma. . hasut: Çok haset eden. hava tebdili: Hava deðiþimi. hoyrat: Kaba. hizmet-i vataniye: Vatan hizmeti. hüzün: Gönül üzüntüsü. idare-i maslahat: tþi þöyle böyle bugünlük görme. hami: Gözeten. hususiyet: Özellik. haysiyet: Onur. gizli sebep. -I/Ýýtlak =etmek: Bir kocanýn karýsýný boþamasý. özsaygý. hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrýlma.hakeza: Böyle. herze: Saçma. egoist. haþiye: Not. karþýt. ulaþtýrma. himaye: Koruma.

güçlü siperler. irade: (Metinde) Emir. iptila: Düþkünlük. anlama. ihtizaz: Titreþme. imdi: Þimdi. istizah: Bir iþin açýk söylenmesini isteme. kötülükten çekinme. inkiþaf: Meydana çýkma. güvenilirlik. bununla birlikte. istikran Kararlýlýk. iþtirak etmek: Katýlmak. izzetinefis: Onur. ýstýrap: Sýkýntý. olabilir. Sözlükçe 438 ihtiyatsýz: Tedbirsiz. bir þeye fazla düþme.ihtimam: Özen. ilanihaye: Sonsuza kadar. titreþim. ölçülü davranma. açýklama isteme. kuytu yer. tiryakilik. izbe: Basýk. iltizam: Kayýrma. loþ. ikâmet: Oturma. sömürme. izdivaç: Evlenme. ismet: Namus. irab: Düzgün konuþma ve gerçeði belirtme. bir iþe baþlama. imtizaç etmek: Uyum saðlamak. istihkâm: Düþmana karþý savunma yapmak amacýyla düzenlenmiþ askeri yer. ihtiyar: (Metinde) Seçme. istif af: Günahtan. istida: Dilekçe. büyük üzüntü. dikkatli davranma. geliþme. nemli. ihtiyat: Sakýnma. itibar: Saygýnlýk. ilmihal: Din kurallarýný öðretmek için yazýlmýþ kitap. ille velâkin: Gelgelelim. istidad: Yetenek. ilm: Bilim. istismar. özsaygý. istintak etmek: Sorguya çekmek. bir tarafý tutma. insaniyetli: Ýnsanlýðý olan. iptida: Baþlangýç. istiskal: Soðuk davranýþlarla hoþlanmadýðýný belli etme. Sözlükçe 439 -Kkabil: Mümkün. iktifa etmek: Yetinmek. bilme. inhimak: Çok düþkünlük. irfan: Kültür. istihare: Bir inanýþa göre. kadr (kadir): Deðer. giriþilecek iþin hayýrlý olup olmadýðýný rüyadan anlamak için a yarak uyuma. iktidar: Bir iþi yapabilme gücü. kýymet. artýk. inha: Resmî bir göreve atama veya bir üst aþama için yazýlan yazý. iþret: içki. . ikmal-i nevakýs: Eksikleri tamamlama. Birinin iyi niyetini kötüye kullanma.

Zarif görünmeye. mahut: Bilinen. kâtip: Sekreter. mahfe: Deve. krep: Çok bükümlü iplikle dokunmuþ bir çeþit ince kumaþ. gereçler. koket: (Fr. anlaþma. mahlûk: Yaratýk. kâmil: Olgun. karþýlýklý iki oturma sýrasý bulunan. kameti artýrmak: Baðýrarak konuþmak. mahsub: Hesap edilmiþ. hesaba geçirilmiþ. mabeyinci: Osmanlý Devle-ti'nde padiþahlarýn dýþarýyla olan iliþkilerine bakan. kavil: Söz. maateessüf: Ne yazýk ki. lâhza: Zamanýn bölünmeyecek kadar kýsa parçasý. kurum satmak: Böbürlenmek. üzerinde oturmaya yarayan sepet. mahmurluk: Uykudan sonra duyulan aðýrlýk ve sersemlik. kamarot: Gemilerde yolcularýn iþlerine bakan görevli. kalem odasý: Resmî kuruluþlarda yazý iþlerinin görüldüðü oda. levha: Bir yere asýlmak için yazýlmýþ yazý. kesb-i þeref etmek: Þeref duymak. fakat. an. lisan-ý Fransevi: Fransýzca. kepazelik: Rezalet. kötek: Dayak. ilkokullarda hoca rdýmcýsý. dünya. mahsus: (Metinde) Bilerek. kibir: Büyüklük. üzülerek söylüyorum ki. mahdut: Az. lata: Osmanlýlar'da ilmiyenin giydiði bir tür üstlük. sýkýlgan. komfinyon: (Fr. sýkýntý. oðul. leziz: Lezzetli. kati: Kesin. aklý yatmak. bir çeþit eyer. lakayt: ilgisiz. fil gibi hayvanlarýn sýrtýna konan. lândo: Dört tekerlekli. bazý kiþilerin dileklerini kendisine ileten görevli. kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayýklarýn baþýnda bulunan kadýn. kasavet: Üzüntü. kanaat getirmek: inanmak. olgun ve gösteriþli. buyruklarýn ilere bildiren. . adý geçen. Maarif Nezareti: Millî Eðitim Bakanlýðý. sýnýrlý. süslenmeye düþkün. mahcup: Utangaç. kerliferli (kelli fellf): Kýlýðý kýyafeti düzgün. Sözlükçe 440 -Mmaahaza: Bununla birlikte.kâinat: Evren. maarif: Millî Eðitim. sayýsý belli olan. maðmum: Tasalý. üzgün. mahdum: Erkek evlât. Communion) iman birliði. kolcubaþý: Bir þeyi korumak için bekleyen görevlilerin baþý. atlý binek arabasý. sözleþme. kendini büyük görme. kelime-i teyyibe: (Kelime-i tayyibe) Yatýþtýrýcý hoþ söz. levazým: Gerekli olan þeyler. (tm)" -* """ laden: Çamdan çýkarýlan zift gibi siyah ve kokulu zamk. Coquette) Güzel görünmeye özen gösteren. yazýcý. lâkin: Ama.

iðrenç. mazbata: Tutanak. makbule geçmek: Çok beðenilmek. gönül verme. sünepe. geçinme. hoþa gitmek. meziyetli: Yetenekli. Marin) Denizci. muahadderat: Örtülü kadýnlar. fen konularýyla siyasi. Yasanýn. hünerli. menazýr-ý tabiiye: Tabiat manzarasý. menetmek: Yasaklamak. mecidiye: Eskiden kullanýlan ve o zamanýn 20 kuruþu deðerinde olan gümüþ sikke Sözlükçe 441 melal: Býkma. methetmek: Övmek. meþk: Alýþmak ve öðrenmek için yapýlan çalýþma. üzüntülü. mâlik olmak: Sahip olmak. manastýr: Kesin kurallarý olan. ekonomik ve toplumsal konularý açýklayýcý veya yorumlayýcý niteliði olan gazete vey gi yazýsý. rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaþadýklarý yapý. keþiþhane. kaba. lanetli. memalik: Ülke. maiþet: Geçim.mahzun: Üzgün. üzgün. yaradýlýþ. zahmet. menazýn Manzara. duyularla sezilen. mihr: Sevgi. makale: Bilim. usanma. zavallý. meyil: Eðilim. ' makbul: Beðenilen. . mihmandar: Resmî konuklarý aðýrlamak ve onlara kýlavuzluk etmekle görevlendirilen kimse. malûmatlý: Bilgili. eziyet. maren: (F. mihnet: Sýkýntý. makam-nezaret: Bakanlýk nezareti. mazari: Dilbilgisinde geniþ zaman. metruk: Terk edilmiþ. meyus: Ümitsiz. meret: inatçý. mendebur: Sümsük. uysal ve boynu bükük. kötü. dayanýklýlýk. hoþ karþýlanan. mizer: (Fr. zorluk. mizaç: Huy. yoksulluk. malûm: Bilinen. metanet: Metin olma. Sevme. Misere) Zavallýlýk. muallim: Öðretmen. marifetli: Ustalýklý. muallime: Bayan öðretmen. miskin: Çok uyuþuk. meziyet: Yetenek. mazlum: Sessiz. mecburiyet: Zorunlu olma durumu. islâm kadýnlarý. melun: Kötü. manevi: Görülmeyen. meþru: Yasal. meþum: Uðursuz. pis. miralay: Albay. meþakkat: Güçlü sýkýntý. mazi: Geçmiþ. dinin ve kamu vicdanýnýn doðru bulduðu.

münhal vukuunda: (Metinde) Boþ kadro olduðunda. muharebe: Savaþma. sarma. yerinde. yenilenmiþ. mukaþser: Metinde. münhasýran: Yalnýz. açýk bulunan. gözü açýlmýþ anlamýnda kullanýlmýþ. inanýlýr. nýüdde i umumî: Savcý. bir kadýn. . özellikle. müptedi: Bir þeyi öðrenmeye yeni baþlayan. yüzü. bir þeye karþýlýk olarak yapýlan. müsamaha: Hoþgörü.muamelat: Dairelerde evrak üzerinde yapýlan iþlemler. muharrir: Yazar. muhasara: Kuþatma. kabul etmeyen. muvafýk: Uygun. mukabele: Karþýlýk verme. iki ordu arasýndaki savaþ. Göçmen. aykýrý. bilinmeyen þey. içi. mürdumgiriz: Çürümüþ. muin: Yardým eden. muamele: Davranýþ. musaddak: Geçerli olduðu resmî yazý ile bildirilmiþ. muavenet: Yardým. muvaffak olmak: Baþarmak. muktedir: Bir þeyi yapmaya. munîs: Cana yakýn. muvazene: Denge. kederli. muamma: Anlaþýlmayan. müebbeden: Ömür boyu. mülazým: Teðmen. muhabbet: Sevgi. mukabil: Karþýlýk. müdür-i umumi: Genel müdür. yenilenmiþ. saygýsýzlýk yapma. tutucu. mükedder: Üzgün. münhal: Boþ olan. muavin: Yardýmcý. kaçýnýlmaz. muvaffakiyet: Baþarý. baþarmaya gücü yeten. muayyen: Belli. mücedded: Yeni. sevimli. yardým eden. Sözlükçe 442 mukadder: Yazgýda var olan. kesin olarak belirlenmiþ. muhacir. müceddet: Yeni. münasebet almak: Uygun düþmek. muvazzah: Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kimse. mutaassýp: Baðnaz. mutasarrýf: Tanzimattan sonra idare bölümlerinde vilayetle kaza arasýndaki bölümün idare am . yardýmcý. Metinde içi geçmiþ anlamýnda kullanýlmýþ. mutat: Alýþýlan. muvakkat: Geçici. muteber Saygýn. çevirme. alýþýlmýþ þey. Uymaz. karþýlýk. mugayir. mürüvetsiz: insanlýðý olmayan. mukaddes: Kutsal. münkir: inkâr eden. münasip: Uygun. mürebbiye: Kendisine bir çocuðun eðitimi ve bakýmý verilmiþ kadýn. yakýþýksýz davranýþlarda bulunma. mukavele: Sözleþme. münasebetsizlik: Uygun olmayan.

müstacel: Çabuk yapýlmasý gereken. müstahak: Bir kimsenin layýk olduðu ödül veya ceza. müstakim: Temiz, doðru, namuslu. müstebit Zorba, despot. Sözlükçe 443

müsterih olmak: tçi rahat etmek. müsvedde: Yazý taslaðý, karalama. müþkül mevki: Zor durum. müþkül: Zor. mütalaa: Okuma, ders çalýþma, etüt. mütalaahane: Okuma odasý. müteessir: Üzüntülü. müteferrika senetleri: Çeþitli küçük harcamalarýn para senetleri. mütehayyir: Þaþkýn, þaþýrmýþ olan. mütekaid: Emekli. mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak. müyesser: Kolaylýkla ortaya çýkan, kolaylýkla elde edilen. müzahrafat: (Müzahrefat) Parlak boyalar ve süsler. müzakere etmek: (Metinde) Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakere etmek: Öðrencilerin ders hazýrlamalarý için çalýþmalarý. müzakkere: (Müzekkere) Bir iþ hakkýnda üst makama sunulan yazý. müzmin: Uzun süreli.

-Nnadide: Az görülür, deðerli. nadir: Seyrek, az. nafîa: Bayýndýrlýk. nafile: Yararsýz, boþa giden. nalça: 1) Ayakkabýlar çabuk eskimesin diye altýna çakýlan demir. 2) Katýr, eþek, sýðýr gibi týrnaklarý altýna çakýlan demir parçasý. namünasip: Uygun olmayan. nan: Ekmek. nasihat: Öðüt. nazýn Bakan. nedamet: Piþmanlýk. nefer: Asker. nekahat: Hastalýk sonrasý saðlýklý duruma geçme dönemi. nekin Bilmezlik. neþretmek: Yaymak. netice itibarýyla: Sonuç olarak. netice: Sonuç. nev'i: (Nevi) Çeþit, cins, tür. nihayetinde: Sonunda. nimet: Yiyecek içecek, özellikle ekmek. nimetþinas: Ýyilik bilir. nispet: (Metinde) Kýyaslama. nispet: (Metinde) Oran, kýyaslama. Sözlükçe 444

nizam: Düzen. numune: Örnek. - P - parloir: (Fr.) Dýþarýdan gelenlerle konuþma odasý. payzen: Ayaðýna pranga vurulmuþ. pederane: Baba gibi. peyda olmak: Ortaya çýkmak. podösü et: Yumuþak, prezante etmek: Tanýtm k. pusetmek: Öpmek. puþide: Örtü. rastýk: Kadýnlarýn kaþlarýný veya saçlanný boyamak için sürdükleri siyah bya. raþe: Titreyiþ. rehavet: Vücutta görülen gevþeklik, aðýrlýk, tembellik. rezzak-ý âlem: Bütün yaratýklarýn rýzkýný veren. riayet etmek: Uymak. rikkat: Ýncelik, yufkalýk. riyaset âlisi: Yüksek baþkanlýðýriyaset: Baþkanlýk. riyaziyat: (Riyazziyat) Matematik. nzk: Yiyecek, içecek þey, nimet.

römark: (Fr. Remarque) Dikkate alma. (Metinde: Tespit, dikkat çekme anlamýnda kullanýlmýþ.) ruhani: Ruhla ilgili. rüþtiye: Ortaokul. -Ssadakar Düz dokunmuþ açýk saman renginde bir tür ipek kumaþ. saffet: Saflýk. sahih: Gerçek, hakiki. sair. Baþka, öteki, diðer. saliha: (Metinde) Din buyruklarýna uygun davranan. salisen: Üçüncü olarak. sallapati: Düþünmeden, saygýsýzca, kaba saba, patavatsýzca. sefaret: Elçilik. sekerat: Can çekiþirken kendinden geçme. selametlemek: Yolcuyu, konuðu uðurlamak. serasker kapýsý: Seraskerin resmî görev yeri. serasker: Sadrazamlýk göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlý ordusunun komutanlýðýný yapan ve aný. sýraca: Deride ve daha çok Sözlükçe 445

boyunda görülen deðiþiklik, lenf düðümlenmelerinin þiþkinliðiyle beliren bir tüberküloz tür sirayet: Yayýlma. sitem: Bir kimseye, yaptýðý hareketin veya söylediði bir sözün üzüntü, alýnganlýk, kýrgýnlý ndýrdýðýný öfkelenmeden belirtme. soeun (Fr.) Kýz kardeþ, rahibe. Metinde "Ma sor" sözcüðü ayný zamanda "rahibe" olan öðretme ir hitap þekli olarak geçiyor. souvenir d'amour: (Fr.) Aþk hatýrasý. souvenir: (Fr.) Hatýra. spleen: (tng.) Terslik, huysuzluk, kin. sülüs: Bir çeþit yazý. süperiyor: (Fr. Superieur) Üst. Manastýr, dinsel kurum vs. baþkaný. sürme: Kirpik diplerine sürülen siyah boya. -þþahadetname: Diploma. þayan: Uygun, yaraþýr. þefkat: Acýyarak ve koruyarak sevme.

þekerrenk: Ýki kiþi arasýndaki dostluk, arkadaþlýk iliþkisinin bozuk olduðunu belirtmek içi nýlýr.

þenaat: Kötülük, fenalýk. þer'iye: Þeriat kurallarýna uygun. þeriat: Dinî temellere dayanan Müslümanlýk kanunlarý. þevk: istek, heves. þifa: Hastalýktan kurtulma. þifahi: Sözlü, sözle. þimendifer: Demiryolu. þirret: Geçimsiz, huysuz, edepsiz, kavga çýkartmaktan hoþlanan. -Ttaalluk etmek: Ýlgili bulunmak, ilgilendirmek. taarruz: Saldýrý. tabiat: (Metinde) Huy. tabiatýyle: Doðaldýr ki. tabiî: Doðal. tabiiye: Tabiat bilgisi. taciz etmek: Sýkýntý vermek, can sýkmak. tafsilât: Ayrýntýlar. tahammül etmek: Dayanmak, katlanmak. tahammül: Kötü, güç durumlara katlanma, karþý koyabilme gücü. Sözlükçe 446

tahassür: Özlem, kavuþmak istenen þey veya kimse için üzülme. tahayyül: Hayalde canlandýrma. tahkikat: Araþtýrma. tahkir: Horlama, alçaltma. tahrirat: Resmî bir dairede yazýlan yazýlar. tahrirî: Yazýlý. tahsisat: Ödenek. takbil: Öpme. taksim: (Mat.) Bölme. talika: Dört tekerlekli, üstü kapalý, bir tür yaylý at arabasý. talkýn: (Telkin) Ölü gömüldükten sonra imamýn mezar baþýnda söylediði dinî sözler. tamim: Genelge. tasavvur etmek: Düþünmek, gözönüne getirmek, hayal etmek. tashih etmek: Düzeltmek. tasrif etmek: Dilbilgisinde bir fiilin çekimi. tavsiye: Öðüt, yol gösterme. tazmin etmek: Zararý ödemek. tecdit: Yenileme. tedris: Öðretim. tedrisat-ý iptidaiye: ilköðretim. teessür: Üzüntü. tefrik: Ayýrma, ayýrt etmek. tefriþ: Bir yeri gerekli eþya ile döþeme. tefsir. Yorumlama. tekaüt: Emeldi. tekdirat: Azarlama. tekellüf: Güçlüðe katlanma. teklifsiz: Resmî veya çekingen davranmama. tekmil: Bütün, tüm. telaffuz etme: Söyleme. tembih: Uyarma. temenna etmek: Eli baþa götürerek selâmlamak. temin: Saðlama, elde etme.

velev: Kaldý ki. -Uulema: Bilginler. vehim: Kuruntu. teveccüh: Güleryüz gösterme. varak-ý mýhr-i vefa: Sevgi. özendirmek. tevil etmek: Söz veya davranýþa baþka bir anlam vermek. vefasýz: Sevgisi çabuk geçen. teneffüs: Temiz hava. ulûm: ilimler. usuletle: Usulüyle. sevide durma. sevgi baðlýlýðý. tenezzül etmek: Kendi durumuna. teskin etmek: Acý. teres: Pezevenk. viöjö: (Fr. usu l: Yöntem. yadigâr: Bir kimseyi ya da bir olayý hatýrlatan nesne ya da kiþi. varmak. vakur: Aðýrbaþlý. Sözlükçe 447 teþvik etmek: Ýsteklendirmek. -Yyadellen Baba evinden uzak yerler. tereddüt: Kararsýzlýk. vekâlet: Birinin yerine bakmak. onurlu. gözleri açýkta býrakan ince y Sözlükçe 448 . vakfetmek: Adamak. ulvî: Yüce. virane: Yýkýlmýþ veya harap olmuþ yapýlardan geriye kalan yýkýntý. baðlýlýk evraký. bilimler. tevazu: Alçakgönüllülük. tetkik etmek: incelemek. dinlenmek için verilen ara. vasýl olmak: Ulaþmak. vaveyla: Çýðlýk. teþrif etmek: Bir yere gelerek orayý onurlandýrmak. usul-i cedit: Yeni yöntem. katlanmak. Vieux'deri) Yaþlý iþi. tesadüf etmek: Rastlamak. yan Sevgili.temrin: Alýþtýrma. heyecan gibi duygularý yatýþtýrmaya. veranda: Camlý taraça. yaþmak: Eskiden kadýnlarýn ferace ile birlikte kullandýklarý. öfke. tevekkül: Kadere boyun eðmek. yakýnlýk duyma. düzeyine aykýrý düþen bir þeyi kabul etmek. býrakmak. gurbet. vâkýf olmak: Bilmek. vefa: Sevgide sebat. öðrenmek. bahane. görevini üstlenmek. . tezevvüç etmek: Evlenmek. dindirmeye çalýþmak. hatta.V vaftiz: Hýristiyan dininde bir kutsal iþlem. vukuf: Bilgi. ulum-i diniye: Din bilgisi. tercüme-i hal: Özgeçmiþ. biyografi. vâkýf: Bilen. vakan Aðýrbaþlýlýk. tevdi etmek: Vermek. vesile: Sebep. hakikatsiz.

yortu: Hýristiyan bayramý. zarp: (Mat.) Çarpma.Z . eþ.zaaf: Düþkünlük. zabit: Subay. ziya: Iþýk. dayanamama. zikretmek: Söylemek. zaruri: Zorunlu. . zayi etmek: Kaybetmek. zillet: Hor görülme. umutsuzluktan doðan karamsarlýk. yegâne: Tek. zýb: Süs. zevce: Erkeðin nikâhlandýðý kadýn.yazýhane: Yazý masasý. zemzem: Müslümanlarca kutsal sayýlan su. ziyade: Çok. daha çok. zerzevat: Sebze. . kiþi. zat: Kimse. ziynet: Süs. alçalma. yeis: Üzüntü.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful