P. 1
YGS Türkçe KİTAP

YGS Türkçe KİTAP

5.0

|Views: 356|Likes:
Yayınlayan: denizece2005

More info:

Published by: denizece2005 on Dec 28, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/16/2013

pdf

text

original

TÜRKÇE – DİLBİLGİSİ

KELİME BİLGİSİ
KELİME (SÖZCÜK) KELİMEDE ANLAM A. ANLAM BAKIMINDAN KELİMELER 1. GERÇEK ANLAM (TEMEL ANLAM) 2. YAN ANLAM 3. MECAZ ANLAM 4. DEYİM ANLAM Deyimlerin özellikleri: 5. TERİM ANLAM 6. ARGO ANLAM 7. SOYUT ANLAM 8. SOMUT ANLAM 9. GENEL ve ÖZEL ANLAM KELİME (SÖZCÜK) Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da tek başına anlamı olmadığı hâlde cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime denir. Kelime, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasıdır. Kelimelerin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle anlaşma sağlanır. KELİMEDE ANLAM Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir. Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır. Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler. Anlam bakımından kelimeler ve kelimeler arasındaki anlam ilişkileri şunlardır: A. ANLAM BAKIMINDAN KELİMELER Kelimelerin taşıdıkları anlamları maddeler hâlinde sıralayalım. 1. GERÇEK ANLAM (TEMEL ANLAM) Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır. Buna "temel anlam" da denir. Meselâ, “ağız” dendiğinde akla ilk gelen, organ adıdır. “göz” kelimesi de öyle. Soğuktan su boruları patlamış. Ayağında eski bir spor ayakkabı var. Biraz sonra toprak bir yola girdik. Kanadı kırık bir martı gördüm. Soğuk sudan boğazı şişmişti. Yataktan kalkarken başımı duvara çarptım. Dün gece erken yattım.

1

Sıcak çorbayı içince rahatladım. Dolaptan temiz elbiselerini çıkardı. Ahmet’in burnu iyi koku alır. Ağzında yaralar oluşmuştu. Elini hırsla masaya vurdu. İri hantal gövdesini zorlukla sürüklüyor gibiydi. Gölün kıyılarını yapraksız, bodur ağaçlar kuşatmıştı. 2. YAN ANLAM Temel anlamıyla bağlantılı olarak zamanla ortaya çıkan değişik anlamlara yan anlam denir. Sözcüğün gerçek anlamının dışında, ancak gerçek anlamıyla az çok yakınlık taşıyan yeni anlamlar kazanması yan anlamı oluşturur. Bir sözcüğün yan anlam kazanmasında genellikle yakıştırma ve benzerlik ilgisi etkili olmaktadır. Meselâ “göz” dendiğinde akla ilk gelen, kelimenin temel anlamı olan organ adıdır. Ama “iğnenin gözü”, “çantanın gözü”, masanın gözü” tamlamalarındaki anlamlar benzetme yoluyla kazandırılmış yeni anlamlardır. Bunlara da yan anlam denir. Meselâ, “düşmek” kelimesi “Meyveler tek tek yere düştü” cümlesinde temel anlamda; “Çocuğun pantolonu düşüyordu”, “Bu yılın ilk karı düştü” ve “Kavakların gölgesi yola düştü” cümlelerinde yan anlamdadır. Beşiktaş sırtlarına ağaç dikiyorlar. (arka taraf) Gülün tomurcukları sabahleyin patlamış. Uçağın kanadı havada parçalanmış. Başı kırık bir çiviyi sökmeye uğraşıyor. Bu dalda başarılı olabileceğimi sanıyorum. Köprünün ayağına bomba koymuşlar. Şişeyi boğazına kadar doldurdu. Kapının kolunu kırınca babamdan azar işittim. Benim yetiştirdiğim öğrenciler daha başarılı. Yokuşun başına kadar koştuk. Somutlaşma ve soyutlaşma: Dilimizde kelimeler sadece bir anlamda kullanılamaz. Yani bir kelime birden fazla yerde ve çok farklı anlamlarda kullanılabilir. Onun için somutlaşma ve soyutlaşma, dilimizdeki kelimeler için her zaman mümkündür. Somut anlamıyla “geçilen yer” demek olan “yol” kelimesi “yöntem, metot” anlamına gelerek soyutlaşmıştır. Yakıştırmaca: Kendi adı olmayan ya da adı olduğu hâlde bilinmeyen varlıklar çeşitli özellikleri nedeniyle uygun olan kelimelerle adlandırılır. Buna yakıştırmaca denir. Uçağın kanadı, masanın gözü, ayakkabının burnu vb 3. MECAZ ANLAM Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Başka bir deyişle bir kelimenin, gerçek anlamı dışında, başka bir kelimenin yerine kullanılması sonucu ortaya çıkan anlamdır. Bu kullanımda anlatımı renklendirmek ve kuvvetlendirmek esastır. Mecaz anlamda iki kelime bir yönüyle benzerlik ilgisi kurularak birbirine benzetilmiştir.

Bu konuyu bir daha açmayacağım. İşsizlik sorunu hükümeti terletecek. Derdim çoktur, hangisine yanayım. Doktora boş gözlerle bakıyordu. Bu şarkıya bayılıyorum.

2

Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı. Yakında savaş patlayacak. Hepimiz onun hafif biri olduğunu biliyorduk. İnce işlere aklım pek ermiyor. Kitapları taşırken kolum koptu. İlk damlalardan sonra yağmur birden coştu. Bu söze gençlerden biri ince bir karşılık verdi. Onun pişkinliğine bir anlam veremedik. Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun. Mecaz anlamlar, benzetme ve ilgi yollarıyla yapılır. Benzetme yoluyla yapılanlardan biri istiaredir. İstiare açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Edebiyat dersinde söz sanatları arasında incelenir. Eğretileme ve deyim aktarması da denir. “Kurban olam, kurban olam Beşikte yatan kuzuya” (açık istiare)

“Tekerlekler yollara bir şeyle anlatıyor.” (kapalı istiare) İlgi yoluyla yapılanlara ad aktarması denir. Ad aktarmasında benzetme amacı olmaz. İç-dış, parçabütün, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer-insan, yer-olay gibi ilgiler vardır. Aşağıdaki cümleler ad aktarmasına örnektir. (ad aktarması ayrıca mecaz-ı mürsel adıyla söz sanatlarında da işlenir.) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl Saçını kestir demedim mi? Bereket yağıyor; çiftçinin yüzü gülecek. Ayağını çıkarmadan girebilirsin. Bu olaylara Ankara sessiz kalıyor. Orhan Veli’yi okur musun? 4. DEYİM ANLAM Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar. Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun? Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu. Korktuğu başına gelmiş, arabası bozulmuştu. Her gördüğüne dudak büküyordu. Senin yaptığın pire için yorgan yakmak. İki genç adam boğaz boğaza geldi. Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin. Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar. Sonunda korktuğumuza uğradık, çocuk kayboldu. Matematiği aklım almıyor. Çocuk ağzı açık beni dinliyordu. Öğrenciler, beni can kulağı ile dinliyordu. Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı. Bizimkinin iyice çenesi düştü. Göze girmek için her şeyi yapıyor. İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu. Bu soruya kafa yormanı istemiştim. Çocuk eli uzun biri, cüzdanımı almış. Burası çok ayak altı, şurada duralım. Deyimlerin özellikleri: a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.

3

Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez, "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez, "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez, "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez, "tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez. Ama istisnalar yok değildir: “baş başa vermek” ve “kafa kafaya vermek” gibi. Araya başka kelimeler girebilir: “Başını derde sokmak” Başını son günlerde hep derde soktu. b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar: “Çam sakızı çoban armağanı”, “dili çözül-”, “dilinde tüy bit-”, “dilini yut-” c) Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır. 1. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar: ağzı açık, kulağı delik, eli uzun, kaşla göz arasında, bulanık suda balık avla-, dikiş tutturama-, can kulağı ile dinle-, köprüleri at-, pire için yorgan yak-, pişmiş aşa su kat-, kafayı ye-, aklı alma-, akıntıya kürek çek-, ağzı kulaklarına var-, bel bağla-, çenesi düş-, göze gir-, dara düş-, 2. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır. Yorgan gitti, kavga bitti. Dostlar alışverişte görsün, Çoğu gitti azı kaldı, Allah bana ben de sana, Atı alan Üsküdar'ı geçti, Tut kelin perçeminden, Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı, Kızım sana söylüyorum, gelinim sen alın. Ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?, Ne şiş yansın ne kebap, Fol yok yumurta yok .. d) Deyimler özel anlamlı sözlerdir. Deyimler genel yargı bildirmezler. Deyimler bir kavramı belirtmek için bulunmuş sözlerdir. Öğütte bulunmazlar. Atasözleri ise genel anlamlı sözlerdir. Ders vermek, öğütte bulunmak için ortaya konulmuşlardır. Deyimle atasözünü ayıran en önemli nitelik budur. Meselâ: "İşleyen demir ışıldar" atasözüdür. Çalışmanın önemini anlatmaktadır. Bu yargı dünyanın her yerindeki insan için geçerlidir. e) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır. Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına, ne şiş yansın ne kebap, ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var? Bazı deyimler ise anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana, yükte hafif pahada ağır, özrü kabahatinden büyük, dosta düşmana karşı, iyi gün dostu, canı sağ olsun .. f) Deyimler cümlenin öğesi olabilir, cümlede başka görevler de alabilir:

4

Terimlerin anlamları dar ve sınırlıdır. fakat bu kelime psikolojide belli bir zeka seviyesine sahip anlamında kullanıldığında terimdir. zarf”. anlayışsız.. Şekil ev anlamda ölçüsüzlük ve mübalâğa esastır. Ağacın kökleri çok derinde. TERİM ANLAM Bir bilim. ama halk ağzında kullanılıp da sonradan terim özelliği kazanmış kelimeler vardır. kelimeleri de geometri terimleridir. mısra. (sıfat tamlaması. özne. Dışa dönüklük. “üçgen. ARGO ANLAM Sadece belli bir topluluk ya da meslek tarafından kullanılan özel sözcüklerden oluşan dile argo denir. Terimlerin. daire. Argonun varlık sebebi kolay ve çekici anlatımı yakalama isteğidir. yan anlamı. rahatlama argoda sınırsızdır. sıfat) g) Kafiyeli deyimler de vardır: Ele verir talkımı. Ayağı olmayan göllerde tuz oranı yüksek olur. 6. Küfürle karıştırılmamalıdır. dil bilgisi terimleri. Örnek: "Ekvator" kelimesi tek bir anlama gelir ve tek bir nesneyi karşılar. toy zokayı yutmak: aldatılıp zarara sokulmak yutmak: iyice eksiksiz olarak öğrenmek arakçı: hırsız bal kabağı: aptal. boşalma. kendi yutar salkımı 5. Terimler. dik kafalı biridir. Bağımsız ve sorumsuz yaşayışın dilidir de denebilir. Örnek: kök. asılmak.. Terimler halkın söz varlığında yer almaz. “Canına yandığımın dünyası” gibi. moruk. Üçgenin iç açıları toplamı 180’dir. sanat ya da meslek dalıyla ilgili bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir. çakmak (sınıfta kalmak). beyinsiz torpil. mecaz anlamı. dil içinde bir dil gibidir. (Özne. genellikle gerçek anlamıyla kullanılan sözlerdir. Boğaz’ı geçip Karadeniz’e ulaştık. 5 . sersem anlamlarıyla kullanılır. deyim anlamı yoktur. Örnek: "Budala" kelimesi halkın söz varlığında aptal. Külhanbeylerinin anlaşma vasıtası da denebilir. kök. muson. Argo. isim tamlaması) O.Üzüntüsünden ağzını bıçak açmıyordu. abdestini vermek: azarlamak aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek röntgenci: kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek piliç gibi: güzel ve sevimli kız mektep çocuğu: acemi. (Yüklem) Damarıma basmadan konuşamaz mısın? (Zarf tümleci) Aslan payı ona düştü. çap”. “yüklem. Her şeye küfür kelimeleri kullanmadan küfredilir.

Belirtili İsim Tamlaması b. sevgi.” 9. kesin ve net olarak anlatır. Ağaç. varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir. GENEL ve ÖZEL ANLAM Genel anlamlı kelimeler birden fazla kelimeyi bünyesinde bulunduran.. SOYUT ANLAM Beş duyu organından biriyle algılanamayan. maddesi olan kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir. VarlıkÒcanlıÒinsanÒAhmet MetinÒparagrafÒcümleÒkelimeÒheceÒharf KELİME GRUPLARI Kelime Gruplarının Görevleri ve Özellikleri 1. menfaat. mavi. Hayal. bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de soyut anlam denir.. güzellik. soğuk. Soyut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak somuta aktarılabilir. “Yazınızda kuru bir anlatım görüyorum. koşmak.. taş. düşünce. 8. ev. İSİM TAMLAMALARI Tanımı Özellikleri a. maddesi olmayan.7.. yol.” “Adam yıldızlara basa basa yürüyordu. Özel anlamlı kelimeler ise daha dar bir anlamı. yürümek. su. Belirtisiz İsim Tamlaması Takısız isim tamlaması Zincirleme isim tamlaması Karma tamlama 6 . birden çok türü kapsayan kelimelerdir. korku. Anlam özelleştikçe kesinlik de artar. masa. rüya. SOMUT ANLAM Beş duyu organında biriyle algılanabilen. bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de somut anlam denir.

“Küçük çocuk.KELİME GRUPLARI Yan yana dizilen kelimeler. belirterek. kelime grubunun belli kurallar dahilinde bir araya gelen kelimelerden oluşuyor olmasıdır. kavramı. ]Varlık. elindeki kır çiçeklerini çok sevdiği arkadaşına uzattı. durumu. bir varlığı. İsim isim isim fiil Dallarda uzanan hışırtılar. Kelime grupları. durum ve hareketleri karşılar. Ama bir kelime bunlardan birini karşılamaya yetmiyorsa. kör olmak.” şeklinde. tek kelime gibi (isim. kavramı. niteleyerek karşılar. kavram. ya yargı bildirerek cümleyi. sıfat ağaçtan ağaca / sürüklenerek. ya da varlık ve hareketleri karşılayarak kelime gruplarını meydana getirirler. ]Cümle ve diğer kelime grupları içinde. hareketler birer kelimeyle de karşılanır. yani bir varlığı. kavramlar. pekiştirerek. kavram. durumu. Meselâ. niteliği. anlamlarını genişleterek. fotoğraf makinesi” kavramlarını da tek kelime ile karşılamak mümkün değildir. zarf ve fiil) görev yapar.” cümlesini. Bu diziliş. sıfat. / ormanın kızıl İsim zarf isim derinliklerinde / kayboluyordu. durum ve hareketleri. / ağaçtan ağaca sürüklenerek. nitelikler. Kelimelerin. fiil elindeki / kır çiçeklerini isim çok sevdiği / arkadaşına sıfat Dallarda uzanan / hışırtılar. belirli kurallar içinde yan yana gelerek oluşturdukları kelime topluluklarına kelime grubu denir. niteliği. “ipek” ve “böcek” kelimeleri tek başlarına birer varlığı karşılarlar. hareketi ancak birden fazla kelimeyle karşılayacaksak kelime gruplarını kullanırız. “Çocuk çiçeği arkadaşına uzattı. Yani kelime grubunun birden fazla kelimeden oluşması. / elindeki kır çiçeklerini / çok sevdiği arkadaşına / uzattı. Küçük çocuk. Türkçenin söz diziminin bazı kurallarına bağlıdır. varlıkların nitelik ve niceliklerini de bildirerek ifade edebiliriz. ] Kelime gruplarının en küçüğü iki kelimeden oluşur. kavramları en verimli şekilde dile getirmede kullanılan kolaylıklardır. Kelime Gruplarının Görevleri ve Özellikleri ]Tek kelime ile karşılanmayan varlık. Ama “ipek böceği” kelime grubunun karşıladığı varlığı tek kelime ile karşılayamayız. nitelik. Bunun gibi “telefon etmek. durumlar. nitelik. Türkçe söz diziminin en belirgin özelliği. ikileme 7 . Varlıklar. Kelime ile kelime grubu arasındaki fark. hareketi karşılamak üzere. ana unsurun genellikle sonda bulunmasıdır. Meselâ.

ormanın / kızıl derinliklerinde isim ]Ana unsur grubun sonundadır. kendi varlığında hüküm süren bir aheng-i bütün kâinat-a nakleder. o gruba aittir. Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin. ]İkiden fazla kelimeden oluşan gruplarda içe içe geçmiş. konuşma ve şiir dilinde değişebilir. Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl. Maraşlı’nın yaktı kara haberi. Gelebilmek Adam gibi ana unsur: gelmek ana unsur: adam ]Kelime gruplarında unsurların sırası. Gülü koparıp koklayınca önce koparma. Bu çekim ekleri sadece grubun son kelimesine değil. sonra koklama Birleşik fiille edat grubunda ana unsur başta bulunur. Yemyeşil ovalar Kuş sesleri ana unsur: ovalar ana unsur: sesler Fiile dayalı gruplarda hareketin oluş sırası gösterilir. Çalışkan insan. araya gruba dahil olmayan kelimeler girebilir. ]Kelime gruplarının diğer kelimelerle ve kelime gruplarıyla ilişkisi. Küçük odadaki mumun soluk ışığı bütün kâinat Türkçedeki kelime grupları şunlardır: 1. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak. Gönlümü. grubun sonundaki çekim ekleriyle sağlanır. Küçük oda soluk ışık mumun soluk ışığı Küçük odadaki mumun soluk ışığı ]Kelime gruplarının vurgusu grubun yapısına göre değişir. Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur. Mehtabı sürükledik sularda. İSİM TAMLAMALARI 8 . birbirini tamamlayan başka kelime grupları da bulunur. Kandilli yüzerken uykularda.

buna karşılık beni mıncıklamalarına. Penceresinden ağaçlar görünen bir ocakta çalışır. tamlananın anlamını bütünler. ikincisine de tamlanan denir. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Bu durumda “deniz” vurgulu söylenir. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı. resim dururdu. “Türkçede yardımcı unsur başta. önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim. neyin kenarı olduğu anlaşılmamaktadır. Tamlayan başta gelir. “deniz kenarı” diyerek “kenar”ın “deniz”e ait olduğunu belirtmiş oluruz. kullandığımız kelimelerin (asıl unsur olan kelimelerin) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını tamamlarız. Annemin masasında. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı.Annem belediye doktoruydu. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. Özellikleri İsim tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan. oyalanır. oyalanır. 9 . haşarılıklarımın. Çünkü tamlayan sonradan eklenerek tamlananın anlamını bütünlemektedir. resim dururdu. Tanımı Aralarında anlamca ilgili bulunan ya da sonradan ilgi kurulan. Kavakları silkeleyen rüzgâr arkadaşım olurdu. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Tamlayan. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını düşünelim: Annem doktordu. Masada. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı. Koca bahçe. Annemi makamında daha çok severdim sanki. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Gurur duyardım. (Murathan Mungan. asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. “kenar” dendiğinde ne kenarı. 1[1] Ad takımı da denir. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında altı çizili olanların anlamları eksilmiş oldu. çoğu günler beni de yanında götürürdü. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar. dilimizde. Bu. önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim. Asıl unsur tamlanandır. Pencereden uzanır. Gurur duyardım. Ama vurgu tamlayandadır. tamlanan sonda (şiirde yer değiştirebilir). Koca bahçe. içte. Ne doktoru? Ne ağaçları? Ne ocağı? Neyin ya da nerenin krallığı? Neyin ya da nelerin kolaylıkları? Ne arkadaşı? Ne ya da kimin masası? Neyin içinde? Neyin ya da kimin resmi? Kimin? İşte. Annem doktordu. içte. Pencereden uzanır. kolaylıklardan fazlaca yararlanır. çoğu günler beni de yanında götürürdü. Masada. Penceresinden ağaçlar görünen bir ocakta çalışır Orada krallık yaşar kolaylıklardan fazlaca yararlanır rüzgâr arkadaşım olurdu. birinin diğerini iyelik yönünden bütünlediği iki isimden oluşan kelime gruplarına isim tamlaması1[1] denir. Orada krallık yaşar.

-si şeklinde eke de dahil “su” ve “ne” kelimelerine iyelik eki getirildiğinde araya “s” değil “y” kaynaştırma harfi girer. isimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar. Erik ağaçlarının pembe. 10 edilebilir. Yalancı-n-ın mumu..kaynaştırma harfi olarak da gösterilebilir. Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı.. masa-mız.lı tüml. sıfat. İsim. 3[3] . kitab-ın. ek alsa da almasa da ilgi hâlindedir. kumaş için kullanılır Tahta fırça-s-ı bu fırça. Bu çiçekleri pencerenin önüne götür. yüklem: İsim. isimse alır veya almaz. su-y-umuz. Tamlanan ise daima iyelik eki alır. ]İsim tamlamaları cümlede isim gibi kullanılır. d. hem masaya ait. ne-y-imiz. özne: İsim. şal ve gül. su-ları ne-y-im. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir. zarf olarak kullanılırlar. Kitab-ın yaprağı yırtılmış. Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.. ismin aldığı görevleri yüklenebilirler: Cümle ve kelime grupları içinde isim. ne-y-i/ne-s-i. İyelik ekleri.: 2[2] Grubun lideri. su-y-u.İnsanlar-ın vefasızlığ-ı vefasızlık. kitab-ımız.... Tamlayan zamir ise ilgi hâl ekini alır. Beni üzen unutulmak değil dostlarımın vefasızlığıdır. kitab-ım. hayvan sevgi-s-i Zil. su-y-un. İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir. lütfen. isme getirilen ekleri alabilir. Tamlayan eki.. yalancıya ait Köprü üst-ü bu üst (kısım). isimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini. hem de masa üzerine sermek için kullanılır Kumaş boya-s-ı bu boya. Gözlüğ-ün camı. masa-s-ı örneğinde olduğu gibi -s. beyaz çiçekleri Bu pembe ve beyaz çiçekler erik ağaçlarına ait. köprüye ait Masa örtü-s-ü bu örtü. kitap-ları masa-m. işin baş-ı. su-y-unuz. tahta temizlemek içindir Sabrın acı meyvesi bu acı meyve sabra ait. ]İsim tamlamasına özgü iki tane ek vardır: Tamlayan eki ya da ilgi hâl eki: -(n)İn Tamlanan eki. ait oldukları kişileri belirten eklerdir. masa-s2[2]-ı.. Bu bahçede raksın bütün hızı. sabrın eseri. kitab-ınız. ne-leri İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir: Kapının kol-u. ne-y-iniz. kitab-ı. masa-nız masa-ları su-y3[3]-um. masa-n. ne-y-in. arkadaşları adına bir konuşma yaptı. daha doğrusu iyelik ekleri: -(s/y)İ Tamlayan. insanlara ait Yalancı-n-ın mum-u bu mum.

11 . “Ben başaramam”ı bir tarafa bırak. Tamlayan tamlananın kime ya da neye ait olduğunu kesin olarak bildirir. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin. Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına. Baka kalırım giden geminin ardından. Evin / kapısı. tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre isim tamlamaları ikiye ayrılır: a. Sen bu avizenin altında. Not: Günümüzde bu tür tamlamalar. kızıl ve korkunç facianın / nasıl olduğu Yirmi senenin / yazları. bürünmüş kanına. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. tamlanan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. neyin kapısı. Yani belirli bir şey yine belirli bir şeye aittir. “Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı. yanlış bir tutumdur. Fatih’in geçtiği kapı El yayması eserler Bütün aile pazar günleri bir araya gelirdi. İşte. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. ]Tamlayan. penceresi Göğün. Belirtili İsim Tamlaması Tamlayanı ilgi eki. Ama bir kısmında tamlayan eki (ilgi eki) bulunmaz. Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu. ]Belirtili isim tamlamasında vurgu her iki unsurda da eşittir. ovanın / rengi Savaşın. kışları. ama belirtisiz isim tamlamasında tamlayan vurguludur. Yani aynı tamlanan başka isimlerle de tamlanabilir. tamlanansız kullanılmaktadır ki bu. Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi. Aşkın / şeref diyarı Hısım akrabanın / sözleri Gurbet duygusunun / hem kaynağı hem de sembolü Göğün ve denizin / gözleri ve ruhu alabildiğine çeken mavilikleri ]Birden fazla tamlayan ve tamlanan bulunabilir. nesne: Sıfat Sıfat Zarf Bu müzik sesi baş ağrılarımı bir anda dindirdi. tamlananı da iyelik eki almış isim tamlamasıdır. Ama bu aitlik geçicidir. güneşleri ]Tamlayan cümle hâlinde de olabilir: “Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak. Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi. Vapurun düdüğü Vapur düdüğü İyelik ekleri takısız isim tamlaması ve bazı istisnalar hariç bütün isim tamlamalarında tamlananda bulunur. fırtınaları. Tamlayanda veya tamlananda belirsizlik yoktur.İsim.

Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı ]Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına kelime(ler) girebilir. Kimse duymaz çilesini tütmeyen ocakların. Tahsilin ticarette yeri yok. Arkadaşımın bitmek bilmeyen aile sorunları beni üzüyor. Tnn. ]Tamlanan sıfat-fiil veya sıfat-fiil grubu da olabilir. İstanbul'u dinliyorum. kalmışım yaylının şiltesine. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine Uzanmışım. Serinliğini hissettin mi rüzgârın? ]Belirtili isim tamlamasında. Asabî bir ağırlığın / göğsümden yükseldiği (an) Tyn.4[4] Çocuğun minik elleri Şehrin günlerdir akmayan suları İhtiyarın bir kış gecesi ölümü Üsküdar’ın dost ışıkları Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: İlgi eki almış olan bütün kelimeler ve kelime grupları tamlayan. Parçaların / hızla kayarak etrafa yayıldığı(nı) Tyn. ]Tamlayan ya da tamlanan söylenmemiş olabilir. Bunların bir kısmı karma tamlama olarak bilinir: oğlumun yıllar önce alınan kazağı. Tabi bu isim tamlamaları ya isim olarak kullanılacaklardır ya da bir simin sıfatı olarak. Serinliğini hissettin mi rüzgârın? Su mudur sadece derdi milletin? Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur. Tnn. iyelik eki almış bütün kelimeler ve kelime grupları da tamlanandır. Çılgın fırtınaların / döve döve yosunlattığı (kayalar) Tyn. Bazılarına göre -aradaki sözler sıfat-fiil olduğu için. Tnn.karma tamlamadır. Tnn. Aslında bunlar sadece belirtili isim tamlamasıdır. Aradaki açıklayıcı kelimeler tamlananın sıfatıdır.Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum. Bingöl çobanlarının / koyun otlatırken çaldıkları Tyn. tamlayanla tamlanan şiir ve konuşma dillerinde yer değiştirebilir: Cevabı yok geçmişime yönelttiğim sorularımın. Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin Dante gibi ortasındayız ömrün. Bıraktım ardını yıllarca koştuğum hevesin. 12 4[4] .

]Bazen tamlayan bir şeyin değil de bir niteliğin kime ait olduğunu bildiriyor olabilir: öğrencinin çalışkanı.. çevik ve ahlâklı olanı. ]Senli benli konuşmalarda “koca. Ama tamlanan ile tamlayan arasındaki ilişki daimidir. tamlananın da belirtili isim tamlamasında olduğu gibi iyelik eki aldığı isim tamlamasıdır. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. yani tamlananın kime ya da neye ait olduğu tam olarak bilinmediği için belirtisiz denmiştir. bu kapının hangi sınıfa ait olduğunu bilemiyoruz. Bu ev bir zamanlar bizim(evimiz)di.. Kapı herhangi bir kapıdır. b.. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Kalemimin ucu bitti. sporcunun zekî. Yani bir genelleme söz konusudur. neyin kapısı.. Asımoğulları’nın Ali(si) Bizim evimiz→bizim ev ]“-den” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir: öğrencilerin bazıları→öğrencilerden bazıları onların biri→onlardan biri ]Tamlayan ekinin ikiden fazla tekrarı anlatım bozukluğuna yol açar.Genellikle tamlayanı zamir olan tamlamaların tamlayanı düşer. Bu yüzden iki isimden de zincirleme tamlama oluşabilir: Konuşması herkesi rahatsız edersi. bilinen tek şey bu kapının genel anlamda sınıfla ilgili olduğudur. oğul” gibi kelimeler ve iyelik ekleri düşebilir: Emine’nin oğlu Duran→Emine’nin Duran. Herhangi bir kapı var elimizde. Pencerenin kenarının tamirinin yapılması gerekli. Masanın ikinci çekmecesinin kulpunun koptuğunu biliyorum. Belirtisiz İsim Tamlaması Tamlayanın ek almadığı. Yürüyüşünde de bir asalet vardı. Tamlanan tekrardan kaçınmak için söylenmeyebilir. karı. sınıf da herhangi bir sınıf. 13 . Tamlayan ek (ilgi eki) almadığı için. “Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı. Benim kalemimin ucu: Karşılıklı konuşmalarda tamlayan da tamlanan da düşebilir: ─Şu gelen kimin kızı? ─Hüseyin’in (kızı) ─Bu bey Ali’nin nesi? ─(Ali’nin) Amcası.

. ]Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan ile tamlanan arasına kelime girmez.... Tuz Gölü” Birinci unsuru cümle olan tamlamalar da anlam bakımından belirtili sayılırlar... çöp kebabı.. dil balığı. Millî Eğitim eski Bakanı. otobüs bileti.. çiçek saksısı. su yılanı. coğrafya kitabı. kömür sobası. Topkapı Garajı. temizlik işçisi. ev terliği. Amasya elması. ]Belirtisiz isim tamlamasında tamlayanın çeşitli görevleri vardır: Tamlananın türünü.. ağaç mantarı. İzmir üzümü. masa örtüsü.Çoban çeşmesi. Tamlananın neye benzediğini belirtir: dil peyniri.. Tamlananın nedenini belirtir: sel felâketi. anlam bakımından belirtili isim tamlaması özelliği taşır. Tamlananın çıktığı. Konya eski milletvekili...... peynir tatlısı. parmak üzümü.. okul müdürü.. “İstanbul şehri. yer elması. Tamlananın mesleğini ve görevini belirtir: kayıt memuru.. “Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak. Tamlananın yapıldığı aracı bildirir: telefon görüşmesi. Boğaziçi Köprüsü.. Kiralıktır levhası Birleşme aşkın mezarıdır iftirası 14 . deprem yıkıntısı.. fizik öğretmeni. Ankara Kalesi. Bağdat hurması. şekil bakımından belirtisiz oldukları hâlde. biber dolması. kadın çorabı. daire başkanı. kime ya da neye özgü olduğunu bildirir: misafir odası.. kaza kurbanı. pirinç pilâvı. Taksim Meydanı. Tamlananın zamanını bildirir: yaz yağmuru. Türk Dili. Tamlananın neden yapıldığını belirtir: kök boyası.. Sokak çocuğu.. Çanakkale Köprüsü.. sabah kahvaltısı.. gül kurusu. ahududu şerbeti. ait olduğu yeri belirtir: Bursa şeftalisi. dağ keçisi.. yetiştiği. Aşağıdaki gibi kurulan tamlamalar yanlıştır. ev kadını. Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi. hayal iklimleri. ]Belirtisiz isim tamlaması şeklinde özel yer adları vardır: Konya Ovası. Birinci unsuru özel isim olan tamlamalar. ]Tamlayan ile tamlanan yer değiştirmez.

. Bunların dışında üç isim tamlaması çeşidinden daha bahsedilebilir: Takısız isim tamlaması Zincirleme isim tamlaması Karma tamlama5[5] Takısız isim tamlaması6[6] 5[5] Bunlardan takısız isim tamlaması. Bu tamlama çeşidinin sıfat tamlaması olduğu da söylenmektedir. yani eksiz oluşuna. yanlış bir tutumdur. Ama isim tamlaması için tamlananın belirlenmiş olup olmaması yeterli bir tasnif ölçütüdür. Kapı kolu Telefon görüşmesi Yaz yağmuru Çöp kebabı Misafir odası kapının kolu olur telefonun görüşmesi olmaz yazın yağmuru olabilir çöpün kebabı olmaz misafirin odası olmaz ]Belirtisiz bir isim tamlaması. Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu.. karılar koğuşu. Hâlbuki belirtili. Takısız isim tamlamasının belirtili veya belirtisiz isim tamlamasıyla da -uzaktan da olsa. Aksi hâlde isim tamlamalarının. Yani belirtili ve belirtisiz isim tamlamaları yeterli iki çeşittir.Not: Günümüzde bu tür tamlamalar.: Şiş kebap(] kebabı). ]Bazılarında da tamlayan çoğul eki alabilir: öğretmenler odası. ilgi ve iyelik eklerini almamasına. Çünkü isim tamlamalarında aitlik ve tür önemlidir. ana tamlamanın iyelik ekini taşır. kelime sayısına. 6[6] Bu konu tartışmalı bir konudur. belirtili isim tamlamasında tamlanan olarak görev yaptığında. Çamaşır makinesi Şiir dünyası benim çamaşır makinem onun şiir dünyası ]Bazı belirtisiz isim tamlamaları. ]Bazı belirtisiz isim tamlamaları belirtili yapılabilirken bazıları yapılamaz.. aslanağzı. Çiçek Otel(] Oteli). Çünkü sorular teoriyle değil pratikle ilgilidir. Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi. kelimelerin türüne ve ek durumuna göre olmak üzere üç başlık altında yeniden çeşitlere ayrılması gerekir. kestane kebap(] kebabı). kadınlar hamamı. “Ben başaramam”ı bir tarafa bırak. tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayırmıştık.ilgisi yoktur. kendi iyelik ekini değil.. erkekler hamamı. tamlanansız kullanılmaktadır ki bu. sıfat tamlamalarında nitelik ve nicelik. Öyleyse takısız isim tamlamalarında da nitelik ön plânda olduğu için bunlar da sıfat tamlaması sayılmalı. yüzbaşı. zincirleme ve karma tamlamalar da kelime sayılarına ve kelime türlerine bakılarak belirlenmiş çeşitlerdir. Zaten yapı ve anlam bakımından sıfat tamlamasından pek farkı yoktur. iyelik eki olmadan kullanılır. yavruağzı. belirtisiz ve zincirleme isim tamlamaları arasında bu ilgi oldukça kuvvetlidir. Bu durum Türkçeye aykırıdır. Tek fark iki isimden oluşmasıdır. ]Kimi belirtisiz isim tamlamaları bitişik yazılır: hanımeli. Gönül Sokak(] Sokağı). 15 .. Ama bunun ÖSYM için şimdilik önemi yok. İsim tamlamalarını..

Bu durumda ikisi de sıfat tamlaması olarak kabul edilirdi. 9[9] Zincirleme isim tamlaması gibi. Badem göz. bakır tepsi. tamlananın neden yapıldığını (aslını. Ama “ipek gömlek” tamlaması “ipekten gömlek” olarak. tamlanan ya da her ikisi birden sıfat tamlamasıdır: Issız sokakların hüznü Buraların eski hâli Gerçekten de “ipek gömlek” ile “ipek saçlar” tamlamaları arsında anlam bakımından oldukça büyük bir fark vardır. diğeri neye benzediğini bildiriyor. hatta ondan daha tutarsızdır. ölü deniz.Tamlananın da tamlayanın da ek almadığı isim tamlamalarıdır. sırma saç. Zincirleme denmesinin sebebi de. taş duvar. Başka bir deyişle. bazen de her ikisinin birden herhangi bir isim tamlaması olmasıdır. tahta köprü. altın bilezik.. cam kavanoz. Biri neden yapıldığını bildirirken. tamlayan. 8[8] Aslında bu 8 tamlamanın her biri ya belirtili ya da belirtisiz isim tamlamasıdır. ! ipek gömlek: takısız isim tamlaması7[7] ipek saçlar: sıfat tamlaması altın yüzük: takısız isim tamlaması altın kalp: sıfat tamlaması ölü deniz: sıfat tamlaması ölü hayvan: sıfat tamlaması Zincirleme isim tamlaması Başlı başına bir isim tamlaması çeşidi değildir. Bu tür isim tamlamalarının tek özelliği. Takısız isim tamlamasında tamlayanın görevi. 10[10] Bu tamlamalarda sıfat kullanılması bunların belirtili ya da belirtisiz olma özelliğini değiştirmez 16 7[7] . aslan çocuk. kurt adam. tamlananının veya her ikisinin birden bir sıfat tarafından nitelenmesi ya da belirtilmesi10[10].. önceden oluşturulmuş olan bir isim tamlamasına yeni bir unsur (tamlayan ya da tamlanan) daha ekleniyor olması veya iki isim tamlamasının birleştirilmesidir: [çocuk + (sırt + çanta)] = çocuğun sırt çantası [(su + ses) + nağme] = su sesinin nağmesi [(şehir + hava) + kirlilik] = şehrin havasının kirliliği [(hava + tahmin) + rapor] = hava tahmin raporu [dünya + (kadınlar + gün)] = Dünya kadınlar günü [(çelik + tencere) + marka] = çelik tencere markası [(çocuk + edebiyat) + dizi] = çocuk edebiyatı dizisi [(Ali + kardeşi) + (günlük + harçlık)] = Ali’nin kardeşinin günlük harçlığı8[8] Karma tamlama9[9] Özelliği şudur: Bir isim tamlamasının tamlayanının.. “ipek saçlar” da “ipek gibi saçlar” olarak söylenebilirdi. altın başaklar. kâğıt mendil. Bu durum bu kelime grubunun belirtili veya belirtisiz bir isim tamlaması olma özelliğini değiştirmez. ham maddesini) belirtmektir: Çelik kasa. bazen tamlananın. Not: Tamlayan tamlananın neye benzediğini belirtiyorsa sıfat tamlamasıdır.. Yani ikiden fazla isimden oluşmasıdır. naylon torba. bazen tamlayanın.

imkân-olanak. yani aralarında anlam ayrıntısı bulunan kelimelerdir. zelzele-deprem. KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ 1. kıymet-değer. ANLAM DARALMASI 11. KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ 1. Fakat bazı durumlarda anlamdaş kelimeler birbirinin yerini tutamaz: “kara bahtlı” kelime grubunda “kara” kelimesinin yerine “siyah” kelimesini kullanamazsınız. misafir-konuk. kimi zaman-ara sıra-zaman zaman-arada bir-bazen 2. mesele-sorun. cevap-yanıt.. Anlamdaş kelimelerin birisi genelde yabancı kökenlidir. fiil-eylem. yoksul-fakir. sene-yıl. GÜZEL ADLANDIRMA B. Türkçe kelimeler arasında da eş anlamlılık olabilir: deprem-yer sarsıntısı-zelzele. ATASÖZLERİ 8. İKİLEMELER 6.. YAKIN ANLAMLI KELİMELER Yazılışı ve okunuşu farklı olan. ANLAM GENİŞLEMESİ 10. EŞ ANLAMLI KELİMELER 2. Bunlar çoğunlukla Türkçe kelimelerdir. EŞ ANLAMLI KELİMELER Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. EŞ SESLİ KELİMELER 5. sınav-imtihan. anlamdaş gibi göründüğü hâlde birbirinin yerini tamamen tutamayan. kelime-sözcük.Yorgun köylülerin nasırlı elleri B. YAKIN ANLAMLI KELİMELER 3. DOLAYLAMA 9. acele-ivedi. ANLAM İYİLEŞMESİ 12. vasıtaaraç. ZIT ANLAMLI KELİMELER 4. YANSIMALAR 7. medeniyet-uygarlık. yöntem-metot. Çünkü iki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş veya yakın anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. ANLAM KÖTÜLENMESİ 13. Bu tür kelimeler birbirlerinin yerini tutabilir. 17 .

baş örtüsü. Meselâ. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı satılmaz. dilemek-istemek. Hafif olmayan anlamındaki “ağır” kelimesinin ağır olmayan anlamındaki “hafif”le zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir. 4. bakmak-seyretmek. beyaz Yazma: 1. (baş etmek) Bu kadar yürekten çağırma beni. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. dördüncü cümlede "gücenip görüşmez olmak" anlamı vardır. Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. 3. ancak ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları zaman zıt anlamlı olurlar. Kardeşim sana küsmüş. söylemek-demek-konuşmak. gülmekten emir Kır: 1. Siyah-beyaz. aşağı-yukarı. 2. Kardeşim sana kırılmış. hısım-akraba. ZIT ANLAMLI KELİMELER Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir. 2. 3. Eylemlerde de durum aynıdır. Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir. “doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken. kırmaktan emir. Kardeşim sana darılmış. yazmaktan olumsuz emir. var-yok. Kardeşim sana gücenmiş. ek almış ve almamış kelimeler arasında da eş seslilik söz konusudur. ikinci cümlede bir "esneklik. üçüncü cümlede "üzülmek" anlamı. İki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş. Okunuşları ve anlamları farklıdır.) 3. 18 . bezmek-bıkmak-usanmak. yakın anlamlı veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. çiçek. kırsal alan. “adet” ve “âdet” kelimeleri eş sesli değildir. (candan) Davranışları hiçbir zaman içtenlikli değildi. “sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir. siyah ile beyaz. 2. Gül: 1. “kar” ve “kâr”.göndermek-yollamak. diğerinde “yanlış” olabilir. hatta hoşgörü" anlamı. candan) Yaptığı işi önemsemiyordu. çevirmek-döndürmek. yazma işi Ek almış kelimelerle. uzun-kısa. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır. (yürekten. gelmek-gitmek. Bu ekler görevce farklı ekler de olabilir: Siyah anlamındaki “kara” ile “kar-a” (-a: yönelme hâl eki) gibi “Oyuncakları olmuş çocukların kurşunlar” “Zalimler her saat taze fidanları kurşunlar” Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya “hala” ve “hâlâ”. (özen göstermiyordu. Ben her sorunla başa çıkarım. EŞ SESLİ KELİMELER Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. ileri-geri. Birinci cümlede bir "kesinlik ve aşırılık" anlamı. eş-dost.

ZHerkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. şıkırtı. miyav... e) Yansımaların Tekrarı: çat pat. ZAç koyma hırsız olur. Yapı Yönüyle İkilemeler: a) Yakın Anlamlı: doğru dürüst.. ]Öğüt verme amacı taşır. Az sözle çok anlam ifade ederler ]Tecrübelere ve gözlemlere dayanırlar. me. yavaş yavaş . ileri geri. dar gününde geniş gezer. mee. hırr. hav. böyle gider ZÇocuğa iş buyuran. çok değme arsız olur. ardınca kendi gider. insan dışındaki canlılara ve eşyaya ait seslerin taklit edilmesi sonucu ortaya çıkan kelime veya kelime gruplarıdır.. meleşmek. abur cubur . eş dost b) Aynı Anlamlı: kılık kıyafet. mışıl mışıl. çok söyleme yüzsüz olur. ufak tefek. ev bark.. şıkır şıkır. çatırdamak. “miyavlamak. kıs kıs. İkilemelerin arasına hiçbir noktalama işareti konulamaz.. tak. fısıl fısıl . delik deşik. ZGeniş gününde dar gezen. 19 . hışır hışır... çat. d) Aynı Kelimenin Tekrarı: duya duya. fıkır fıkır. yakın anlamlı kelimelerin veya zıt anlamlı kelimelerin tekrarıyla oluşan kelime grubudur. çoluk çocuk. ZGöz görmeyince gönül katlanır. ZBöyle gelmiş. ÄYansımalardan isim ve fiil türetilebilir.... eşanlamlılarıyla dahi değiştirilemez. İKİLEMELER Anlamı pekiştirip güçlendirmek ve çekici kılmak için aynı kelimenin. yiğit ölür şan kalır. eski püskü g) Yarı Anlamlı: eciş bücüş. 6. tık.. söyleyeni belli olmayan düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir. insana. ]Kalıplaşmış sözlerdir.. ZEden bulur. ZDost kazan dost. doya doya . düşman anadan da doğar.. ]Anonimdir ve edebî tür özelliği gösterir. er geç . ATASÖZLERİ ]Atalarımızdan günümüze kadar ulaşan. ağır ağır. az çok. f) Sadece Biri Anlamlı: eğri buğrü. c) Karşıt Anlamlı: Aşağı yukarı.5.. ıvır zıvır. bazen âdet ve gelenekleri ifade ederler ]Çoğu mecazlıdır. ses seda. köşe bucak. ZDamlaya damlaya göl olur. şırıltı” 7. ]Kısa ve özlü sözlerdir. YANSIMALAR Tabiata. ZAt ölür meydan kalır. pat. ]Genel bir yargı bildirir. belirli bir yargı içeren.

“de” Bağlacının ve “-dE” Hâl Ekinin Yazımı a. “ile” Edatının (Hem edat. ANLAM GENİŞLEMESİ (yan anlam) 10. Kısaltmaların Yazımı 3. kazma kürek yaktırır. ANLAM İYİLEŞMESİ ] “kötü” anlamındaki yavuz kelimesinin artık “yiğit” anlamında kullanılması gibi. ANLAM DARALMASI ] “oğul” kelimesinin önceleri kız ve erkek çocukları için kullanılırken şimdi artık sadece erkek çocukları için kullanılması gibi. hem bağlaç)Yazımı 5. ZVakitsiz açılan gül çabuk solar. ZÜzerine laf düşmedikçe konuşma. “derya kuzuları”: balık. İML KURALLARI 1. Ek-Fiilin Yazımı 4. GÜZEL ADLANDIRMA ] “verem” kelimesinin dildeki korkunçluğunu azaltmak için “ince hastalık” ile karşılanması gibi. “ki” Bağlacı b. ANLAM KÖTÜLENMESİ ] “canlı” anlamındaki canavar kelimesinin artık yırtıcı yaratık anlamında kullanılması gibi.ZHer şey incelikten insan kabalıktan kırılır. 11. “-ki” İlgi Zamirinin ve “-ki” Yapım Ekinin Yazımı a. “insanlığın iftihar kaynağı”: Hz. “ki” Bağlacının. ZMart kapıdan baktırır. Muhammet. 12. “büyük kurtarıcı”: Atatürk. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı 2. “-de” Hâl Eki 7. DOLAYLAMA Bir kelimeyle anlatılabilecek bir durumu birden fazla kelimeyle anlatmaya denir. “-ki” İlgi Zamiri 20 . “mi” Soru Ekinin Yazımı 6. “yavru vatan”: Kıbrıs. “de” Bağlacı b. “Türkiye’nin kalbi”: Anakara 9. 8. ]Yabanî hayvan adı olan “börü”nün atılıp yerine “kurt” kelimesinin kullanılması gibi. 13.

Hem Ayrı Hem Bitişik Yazılabilen Ekler 18. Tarihlerin Yazımı 12. geleneğe. bir de küçük şekli vardır. içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!” “Ömür. “-ki” Yapım Eki 8. 1. Büyük harfle küçük harf arasında okunuş olarak fark olmasa da yazılış olarak büyük farklar vardır. yanlış okumayı önlemek. Pekiştirmeli Kelimelerin Yazımı 13. Birleşik Kelimelerin Yazımı a. Uzatma görevi 14. ömrünü. gürültülerle. Ancak belirli yerlerde büyük harf kullanılmalıdır. Sayıların Yazımı 11. istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen. İkilemelerin Yazımı 10.” (Mevlâna) 21 . Lâtin alfabesini kullanan milletlere ait özel isimlerin yazılışı c. vazifeye atılmak için. Alıntı Kelimelerde Kesme İşaretinin Kullanılması-Kullanılmaması 20. Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi 21. Çince ve Japonca adların yazılışı 23. Ses Değişikliği Görülen Bazı Kelimelerin Yazımı 17. Anlam ve telâffuz. Büyük ve küçük harflerin kullanımı ile ilgili kurallar şunlardır: ] Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar.ne uyduğu takdirde -zaten yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir dil olanTürkçenin imlâsı kolayca halledilecektir. herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ kuralları denir. Diğer Türklere Ait İsimlerin Yazımı İMLÂ KURALLARI Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek. öncesi yazılmamış ya da silinmiş bir cümle zannedilebilir. Bu kurallardan birçoğu aslında anlama ve telâffuza bağlıdır.c. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı Alfabemizde (Lâtin alfabesi) her harfin bir büyük. Yunanca adların yazımı d. İki Şekilde Yazılabilen Kelimeler 15. Büyük harfle başlamayan bir kelime dizisi. Ünlü Uyumlarına Aykırı Olan Eklerin Yazımı 19. Yabancı Kelimelerde Büyük “i”nin Yazımı 16. “Bir gün. mantığa. akla. Yabancı Özel Adların Yazımı a. yarınlara bağlanan ümitlerle geçip gitmekte. Düzeltme İşaretinin Kullanımı a. Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler 9. şu içinde bulunduğun bugün say. çoğunluğa vb. Yazıda yaygın olarak küçük harf kullanılır. okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak. Arapça ve Farsça özel adların yazımı b. İnceltme görevi b. didinmelerle tükenip durmadadır. Alıntı Kelimelerin Yazımının Dilimize Uyarlanması-Uyarlanmaması 22. Rusça adların yazımı e. gafilcesine kavgalarla. Sen aklını başına al da. Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler b.

.. bugün bir ölünün üstünden çıkmadıysa yarın ikinci gün veya üçüncü gün çıkacak. Türk istiklâlini. düşün. seni görüyor ve anlıyoruz. Türk milleti yok olmasın diye atalarımı gönderdi ve beni gönderdi. bütün çizgiler ve intibalarımızı hep birbirinin içinde saklarız... tiyatro.„ Noktayla. buluş. O elbise ki terzinin elinden vücudun basit hendesesine göre yapılmış mânasız bir kalıp hâlinde çıkar ve sonra bir vücuda yapışıp onun bütün hareketleriyle yaşamaya başlayınca ne hâle gelir. „Örneklerle başlayan cümleler de büyük harfle başlar: Bilgisayar. kahkahaların alnımıza çizdiği hep hususî bir çizgi vardır.. açlıkların. Ne lüzum var? Biz onu biliyoruz. Eski Elbiselerin Hafızası) Orhun Kitabesi’nde Türk hakanı şöyle diyor: Türk Tanrısı. "Bu peri midir.. Düşün.. Biz. dolma. Öbürü tıpkı benim gibi. bu korkunç hafıza küpü içinde... cinayetlerin. bir diğer çizgi veya intiba ile silinir. mazinin. gece uyumadım. muhafaza ve müdafaa etmektir. Bu böyle bir halitadır ki. iki noktayla. ah. İnsanlar sanırlar ki. çakmak. bizim üstümüzdeki her çizgi.. Düşün. „Cümle içerisinde başkasından aktarılan ve tırnak içinde verilen cümleler de büyük harfle başlar: Atatürk gençliğe seslenirken ilk önce “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen.. birbirinin üstünden akan küçük yılanlar hâlinde nasıl kaynaştığını görür. bunun düğümünü ele geçirebilen göz onu çözdükçe. coşkunlukların. yani iç cümlede ise sonraki kelime büyük harfle başlamaz: "Durun!" diye bağırdı annem. biz insanlardan evvel eskidiğimiz hâlde kaç insan eskitiyoruz? Bizim ıstırabımızı düşün! Biz vücutsuz kalan bir elbise miyiz. pahalılık yüzünden lüks gibi görülmektedir. zamanın atomları içinde sıkıştırır ve bu korkunç. her intiba.” demektedir. örnekler sıralanıyorsa bunlar büyük harfle başlamaz: Bazı mastarlar kalıcı nesne adı olmuşlardır: yemek. internet. yoksa elbisesiz kalmış bir ıstırabın vücudu mu? (Necip Fazıl. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! Biz ki her şeyi görür ve anlarız. (Ziya Gökalp... var içinde” redifli gazeli açıklanacak. ─Ah. melek mi?" diye düşünerek. düşün! Başlangıçta hiçbir şey ifade etmeyen elbiseler atılacağı güne kadar vücudun her hareketini saniyesi saniyesine kaydeden korkunç bir hâfızadır. ilelebet. „İki noktadan sonra cümle gelmiyorsa. öğretmene hayranlıkla baktı.. dondurma.. 22 . Beni bir ölünün üstünden çıkardılar. manasız bir halita olur ve sonunda biz eskimiş bulunuruz. Nabi’nin “. Burada satın alacak adam bekliyorum. doğumumuzdan ölümümüze kadar bütün hayatımızı. Bize artık hikâyeni anlatma!. bütün mafsal yerlerinde nasıl halkalaştığımızı düşün! Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? Bunların içinde sefaletlerin. Birçok oturuş şekillerinin kabarttığı diz kapaklarımızı düşün! Her duygunun hususi bir biçim verdiği omuzlarımızı düşün! Kambur vaziyetlerinde nasıl arkaya toplandığımızı. „Tırnak içinde verilen söz tam bir cümle değilse veya cümlenin baş kısmı verilmemişse büyük harfle başlamaz. ki her şeyi görür ve anlarız. Ben sana kendi hikâyemi ne diye anlatayım? Sen de onu bilirsin. Yalnız bizde. Türk cumhuriyetini. üç noktayla. Türkçülüğün Esasları) „Bu işaretler asıl cümlenin içinde. Ben hakan olunca gündüz oturmadım. Eskiriz.. fotoğraf gibi hobiler. Bu kez çocuk. sinema. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. soru ve ünlem işaretleriyle biten cümlelerden sonra gelen cümleler büyük harfle başlar. Fakat o göz kimde vardır? Kimsede.. hepsi birbirine karışır. ihtirasların.. kavurma. fakat insanlardan evvel eskidiğimiz için onlardan daha ince ve hassas olan biz.

Anadolu bozkırlarında İstanbul'dan çıkıp. kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri. Halide Salih (Halide Edip). Doktor Kenan.. Küçük harfle başlatılmış bir mısraın ilk kelimesi veya kelimeleri silinmiş veya yazılmamış zannedilebilir. Bu konuda kararlı olduktan sonra –geç karar vermiş olsan da. Yasemin.. Sayın Kenan Evren. Kalıcı konutları bu yıl sonuna kadar –geçen seneki lâf. Uğur. Ankaralı Âşık Ömer. Fuzulî. tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar.başarıya ulaşırsın. Bir de baharlar bilirim. Fatih Sultam Mehmet. unvanlar ve meslek adları. Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği. takma adlar. Mustafa Kemal Atatürk. Kâmuran İnan. Mehmet Akif Ersoy.. Meral.. Mehmet.. Mehmet Ali Sel (Orhan Veli). Bu işi 2000 sununa kadar bitireceklerini –inanılacak gibi değil. Deli İbrahim. Aka Gündüz (Hüseyin Avni. 1998 yılında ortaokulu bitirdim.. Başımın ağrısı yazları –sıcaklardan olmalı. tekerleri Yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğuyla içen Cesur otobüs pencerelerinden Bilinçsiz bas kaymasıyla görülen Evrensen kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen.. Mimar Sinan. Cihan yıkılsa.daha da artar. Mustafa Efendi. seni temin ederim. Genç Osman. 23 . Deli Ozan (Faruk Nafiz). Yavuz Sultan Selim. Nazım Hikmet Ran. bu cephe sarsılmaz.yetiştireceklermiş. Günümüz şiir kitaplarında bu kurala çoğunlukla uyulmamaktadır: . Mütercim Asım. Bay Ali Çiçekçi. „Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle başlamaz. Muhibbî (Kanuni). Mareşal Fevzi Çakmak.. emin ol. Bu adam. Büyük harfle başlamazsa cins ismi zannedilebilirler: „ Kişi adları ve soyadları. Deli Petro.söylüyorlar. ] Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen. Demirtaş (Ziya Gökalp). Yavuz Bülent Bakiler. ] Şiirde her mısra (birkaç mısra bir cümle oluştursa da) büyük harfle başlar. Aslan Yürekli Richard. Halil Cibran.Mustafa Kemal hedef olarak göstermişti bize. sahtekârın biridir. Kirpi (Refik Halit).. Yüzbaşı Cengiz Topel. Victor Hugo. tarihî kişilerin adlarından önce gelen unvan ve lâkaplar büyük harfle başlar: Ali. Dr... açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz. Çıkmamız gereken uygar milletler seviyesini –ki bu seviyeye hâlâ çok uzağız. Nedim. Diyarbekir'e doğru. Binbaşı Ömer. „Akrabalık adları bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz. Bakî. Doktor Behçet Uz. Meltem. Tarhan (Ömer Seyfettin).„İki kısa çizgi veya iki virgül arasında verilen ara sözler.. Prof. Nişancı Mehmet Paşa.. İrfan Kudret (Cahit Sıtkı). Hamdi Bey. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Barkın. Zeynep Hanım. ara cümleler. Server Bedi (Peyami Safa). Avcı Mehmet.. Ancak akrabalık kelimeleri başta gelirse büyük harfle başlar. Mehmet Kaplan. Eniz Avni).

Özbekçe.. Fransızca. Bakanlar Kurulu. Kibele. kuruluş vb.. kurul. han.. Kazak. cadde. Ayşe teyze. Nene Hatun. Galata Köprüsü. Ruslar. İran.. „Din ve mitoloji kavramlarını karşılayan özel adlar büyük harfle başlar... Mamak.. merkez. kuruluş. Türkler. Tatarca. tamu. Millî Kütüphane. Sayın Başkan. kastedildiği zaman bu kelime büyük harfle başlatılabilir: Bu yıl Meclis yine boş. Güvenpark... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Dikimevi. Budist. Zeus. Bazı dinî kavramlar küçük harfle başlar. Ankara Kalesi. fakülte. İlçe. Numan amca. faydasız ve sadece milletvekillerinin işine gelecek şeylerle uğraşacak gibi. kavim. çarşı. „ Kurum. „ Millet. Tibetçe. „Kurum. mahalle. Hıristiyanlık. Tatar.. Oğuzca.. Emek İnşaat. oymak. Kuğulu Park. Son yıllarda Bakanlık. „ İl.. Fince.. Hanefî. Türkiye Cumhuriyeti. Arap. mezhep isimleri ve bunlara mensup olanlara verilen isimler: Türk. Malikîlik... Afganistan. Musevîlik. Alman. unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar: Sayın Bakan. cennet. Hıristiyan.. köşk. Ankara... üniversite isimleri: Türkiye Büyük Millet Meclisi. bulvar. ifade eden kelimelerden herhangi biriyle belli ve özel bir kurum. boy... Cebrail. Semt. Müslümanlık.. ülke ve bölge isimleri: Türkiye. Musevî. din. müessese. Yunan. Amerika Birleşik Devletleri.. Tacik. kale... Budizm. kendi elemanları aleyhine çalışmaya başladı. Müslüman. Atatürk Bulvarı. Atakule. „Saray. park isimleri (bunlarda geçen tüm kelimeler) büyük harfle başlar: Sivas. Yenişehir.. Şafiî.. sokak. uçmak. anıt vb yapı adlarına ait bütün kelimeler büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı. sırat köprüsü.. İvedik Caddesi. Mamak Anadolu Lisesi. Sayın Vali. Kars Valiliği. Kırgızca. Kuyumcular Çarşısı. pasaj. „ Devlet. Şaziyem Pasajı. makam. bakanlık. Türk Ocağı.. „Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen makam mevki.. köprü. Baba Gündüz. Eski Yunan tanrıları. Tanrı.. Macarca. Tanrı kelimesi özel isim olarak kullanılmıyorsa küçük harfle başlar: Allah.. Özbek. Çeçen. Farsça. cehennem. bölüm vb. Çankaya Köşkü. İngiliz.. Türk Dil Kurumu. Mamak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. „ Dil ve lehçe isimleri: Türkçe. Sayın Profesör. Yeşilay Derneği. İslâm. Katolik.. üniversite.Fahriye abla. Şirinevler. Alevî. Ege Üniversitesi. İstanbul. Altınpark. Gönül Sokak. Şiilik. Dayı Kemal.. Hanefîlik. Oğuz. 24 .

. Büyük Okyanus. mecaz. Uludağ. Venüs. Çukurova. Marmara denizi. Afrika. Kızılırmak. Türk Ansiklopedisi. Everest Tepesi. deyim vb. Ankara şehri. Kuzey Kıbrıs’a tatile gittik. Virgül. diğer anlamlarında (gerçek. ! “Çanakkale Boğazı. Erciyes dağı. Düşünen Adam (heykeli). Aktüel (dergisi). „ Kıta isimleri: Avrasya. görünüşüne) „ Kitap. Güney Yemen. Not: Yön bildiren kelimeler bir bölge veya ülke adından önce gelirse büyük.. Asya. Zaman (gazetesi). Fırat nehri. Kıbrıs’ın kuzeyine tatile gittik. Doğu Anadolu’nun coğrafyası. Nil.. Ankara zaten bir şehir adı. Yeşilırmak.. Hazar Denizi. Gülek Geçidi.. Süveyş Kanalı . Jüpiter. Amerika. tepe. Antarktika. Yani iki kelime birden kastedilen varlığa aittir. Karadeniz. akar su. Küçükayı. birinci kelimenin zaten il olarak mevcut olduğu. genelge isimleri büyük harfle başlar. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. Anadolu’nun doğusundaki dağlar. Erciyes dağı gibi örneklerde birinci kelime büyük.. Meselâ Çanakkale Boğazı sadece Çanakkale kelimesiyle ifade edilemez.. göl. yayla isimleri: Elmadağ. Altay dağları. gazete. Semerkant. mecmua. Erciyes kelimesi ile de ifade edilir.. Van Gölü. tüzük.. eş. Haymana Ovası. Marmara. Avrupa. geçit isimleri: Akdeniz. sonra gelirse küçük yazılır. Hürriyet zaten bir gazete adı. Beyşehir Gölü. 25 . kanun.Panama Geçidi.. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık. Halley. Ağrı Dağı” gibi her iki harfi de büyük yazılan özel isimlere dikkat edilirse. „ Deniz.Batı Almanya. ikinci kelime de küçük harfle başlamaktadır. Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. Sakarya. Atlas Okyanusu Van Gölü. Erciyes zaten bir dağ adıdır.) kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar: Merih. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. Halı Dokuyan Kızlar (tablosu). Ağrı Dağı. yan. Hâlbuki Hürriyet gazetesi. Nil nehri. Bunlara dahil olmayan kelimeler küçük harfle başlar: Tercüman (gazetesi). yönetmelik. Avustralya. Doğu Avrupa. Nokta (dergisi).. yönerge. Ege. Mars. ikinci kelime eklenince oluşan ismin o ile ait ama yeni ve özel bir varlığı karşıladığı görülür. Manş Denizi. Ancak dünya. „ Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar. İstanbul Boğazı. Konya Ovası. ova. Yaprak Dökümü. (ayın kendisine değil... Bunun sebebi bu kelimelere eklenen ikinci kelimelerle yeni bir özel isim oluşturulmuş olmamasıdır. Arktika. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Konya Ovası. Borçlar Hukuku. Türk Dili (dergisi). Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir.. „ Dağ. İç Anadolu (Bölgesi). Doğu Anadolu Bölgesi. boğaz. güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük. Medenî Kanun. Fırat. eser. Erciyes (dağı). Batı Trakya. Nil zaten bir nehir adı. okyanus. Seyhan.

gazete. ] Ay ve gün adları. Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe. bunun dışında küçük harfle başlar: Bu yıl 2 Eylül’de döneceğiz.. dergi isimleri ve konu başlıkları -dikkat çekmek için. Vezne. 19. ve. kat.) ] Mektuplarda ve resmî yazılarda hitapların ilk kelimeleri büyük harfle başlar: Aziz kardeşim.. Müdür. Sevgili kardeşim Hakan.. TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI.. ya da. Yazı rakamla başlamışsa ondan sonraki kelime küçük harfle başlar...bütünüyle büyük harfle yazılabilir.. belirli bir tarih belirttiğinde büyük. Antep fıstığı. bağlaçlar da tamamen büyük harfle yazılır. Müdüriyet. Canın anneciğim. de. IV. Türk Dili ve Edebiyatı. (Başka bir bilgi: Yazı başlıkları tamamen büyük harfle yazılmışsa. Van kedisi. blok. dergi isimleriyle konu başlıklarındaki “ile. bağlaçlar küçük harfle başlar. Doktor Otobüs durağı. Fino.. Büyük seçim yarın.. Maraş dondurması.. Karga ile Tilki. Çıkış. Bu durumda aralardaki “ile. Şehirler arsı telefon. ]Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar. Bu yıl temmuz sıcaklarında kavrulduk. ve.„ Hayvanlara takılan özel isimler: Düldül. Dil Bilgisinin Bölümleri. ] Kitap. ki” bağlaçlarıyla soru ekinin küçük yazılması gerekir: Başarmak ve Kazanmak. Ben de Yazdım. Uluslar Arası Türk Dili Kurultayı. 26 . Hindistan cevizi.. Başlıkların sadece baş harfleri büyük yazılmışsa. sınıf. Brüksel lâhanası. ] Yazı başlıkları. Yumoş. de.. Yazı birkaç kelimeden oluşuyorsa ilk kelime büyük harfle başlar. Başkan. Yüzyılda Türk Edebiyatının Seyri... Minnoş. Giriş. 15 Kasım 1999 Pazartesi günü konferans yapılacak. ] Gazete ve dergiler konu başlıklarında sadece ilk kelimeyi büyük harfle başlatırlar: Kamyon eve girdi. Bu sokakta salı günleri pazar kurulur... ] Kitap. Tekir. KARGA ile TİLKİ. panel vb toplantıları bildiren özel adlar büyük harfle başlar: Manas Bilgi Şöleni. I... Sarıkız. konu adları büyük harfle başlar: İmlâ Kuralları. „Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerdeki özel adlar büyük harfle başlar.. sempozyum.. İngiliz anahtarı. Karabaş. gazete. ki” bağlaçlarıyla soru ekinin küçük yazılması gerekir: BAŞARMAK ve KAZANMAK. ]Kurultay. III. ya da.

DGM. dil kurultayı. hicaz. AIDS. (bayan). g. Ar. AA. TBMM. türkü. film haftası. Bunlardan sonra getirilen ekler kesmeyle ayrılmaz: 27 .. AGİK. Asb. Kısaltmaların Yazımı Kısaltma. (edebiyat). HABITAT. DAÜ. No. GAP. Kurban Bayramı. Türkçecilik. Alm. anat.. TRT.. AÜ. EKG.. Darvinci. TTK. gr.. BOTAŞ. AÜ DTCF. Ar. Apt. „Özel isim kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa küçük harfle başlar. Avrupalı. K. Türkolog. Atğm. İlk Çağ.. ASELSAN.. BAĞ-KUR. GB. yy. AB. Panturanizm... Millî Mücadele. DSİ. varsağı. Yapılan kısaltmaların benimsenmesi. Tıp Bayramı. kuruluş. B (batı).. bağ. AP. müessese. Mah. Bn. km. BBC. Ankaralı. tiyatro günü. l.. SEKA’nın. TEDAŞ’ta ]Nokta kullanılan kısaltmalar da vardır. acembuselik.]Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günler büyük harfle başlar. terim veya özel adın içerdiği harflerden biri veya birkaçı ile daha kısa olarak ifade edilmesi ve sembolleştirilmesidir. üniversite adlarının kısaltmalarında bütün harfler büyüktür. zool. Gör. jul. AÜ. Asist. kelimenin uzun şeklinin okunuşuna göre değil: MEB’e. donkişotluk. öl. TDK. ASELSAN. kitap haftası. FIFA. C. Alb... KBB.. nihavent. Bşk. ATO. ASKİ. Ramazan Bayramı. allahlık.. veya Nu.. sn (saniye). hicazkâr. AOÇ. acemi. ed. sağlık haftası. MKE. Ekler son harfin okunuşuna göre belirlenir. makam. Sivaslı. Harfler arasına nokta koymaya gerek yoktur. m.. 2. D. „ Kurum. bir kelime. (bay).. B. dm. Müzik terimleri için de bu geçerlidir: acem.. AT. İTÜ. TIR. ] Özel isimlerden türetilen isim.. GD (son sekizi yön adı) Bu kısaltmalardan sonra gelen çekim ekleri kesme ile ayrılır. BOTAŞ.. Fr. Anneler Günü.. Nevruz Bayramı. TBMM’nin. Bu özel isimler türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz: Türkleşmek. Hz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. KD. İLESAM. bk. B. bayatî. Ancak genel nitelik arz edenler küçük harfle başlar: Cumhuriyet Bayramı.. aids. AÜ. SEKA. İETT. ark... APS.. TÖMER’den. DTCD’ne değil DTCF’ye. yaygınlaşması ve herkes tarafından anlaşılması gerekir. Av. TL. BCG. (bakınız). (cilt). Öğretmenler Günü... TEDAŞ Bunlara getirilen ekler de düz okunuşa göre belirlenir: ASELSAN’da. ABD. dönem ve tarihî olay adları büyük harfle başlar: Cilâlı Taş Devri. İLESAM’ın. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı. age. Pantürkizm. AŞTİ. BOTAŞ’a. İTÜ’nden değil İTÜ’den ]Bazı kısaltmalar da kelime gibi oluşturulmuştur. MEB. BM.. BDT. ] Çağ. G. İslâmlaşmak. TÖMER. sıfat ve fiiller büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz. AKM. Panislâmizm. amper.. acemaşiran. KB.

K. mm. ekler nokta kullanılmadığı için kesmeyle ayrılır: m’ye. İng.(bakınız). hz. (ve saire). M.Ö.da „Elementlerin ve ölçülerin kısaltmalarında nokta kullanılmaz: C.yı. (Almanca). (ve benzeri). mg’ı „Sert sessizle biten kısaltmalara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde okunuşta sondaki sert ünsüz yumuşamaz: AGİK’in (agiğin değil agikin). (cilt).da.lar. l.. Gen. Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır. s. km.S.C.. is. sf.. Serkan imiş Serkan’mış. km’ye. vs. a.. Bitişik yazılan ek-fiil “büyük ve küçük ünlü uyumu” kurallarına uyar.. İst. çev. (isim). çev.ı. Ayrı yazıldığı zaman ünlü uyumlarına uyup uymadığına bakılmaz.. l’de. TÜBİTAK’a (tübitağa değil tübitaka) Ancak “birlik” kelimesiyle kurulan kısaltmalarda yumuşama görülür: ÇUKOBİRLİK’e (çukobirliğe) 3. ekler kesmeyle ayrılmaz: vb. (fizik). Ek-fiil (imek fiili) eklendiği kelimeye bitişik de yazılabilir ondan ayrı da. fiz. vb. Av. kg. kg’dan. ekler kesmeyle ayrılmaz: İst. Ca. koşar iken koşarken 28 .. cm. vs. Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır. Ama genellikle bitiştirilir. çocuk ise çocuksa. g’dan. Alb. Güniz Sok.. (kimya) Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır.. g.. is. (edebiyat).ler. „ Özel isim veya unvan olan bir kelime birkaç harfle kısaltılıyorsa yalnız ilk harf büyük yazılır. Dr.e. ed. C.K. fiz. sf. (hazırlayan). hz.. Alm. Ek-Fiilin Yazımı Ek-fiil isimlerin yüklem olmasını sağlayan ektir.K. ed. kim. mg. M.... Prof. cm’yi. (sayfa). T.ye „ Özel isim olmayan kelimelerin kısaltması küçük harfle başlar. (sıfat). (çeviren). Kocatepe Mah. Doç. Sessiz harfle biten kelimeye bitiştiriliyorsa. İng..den.leri.le. bkz.da. P.. kim. mm’de.. Fe. 1. m. başındaki “i” düşer: rahatsız idim rahatsızdım. Alm.K.

5.. arkadaşı ile arkadaşıyla. büyük ünlü uyumuna göre “la” veya “le” şeklinde kullanılır... hayranı idik hayranıydık Zeki idi zekiydi Ali imiş Ali’ymiş. baştaki “i” ünlüsü düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir: Bora ile Bora’yla. hem bağlaç)Yazımı Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Sesli harfle biten kelimeye bitiştiriliyorsa.. başındaki “i” düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir:11[1] Bir güzelin hayranı i-di-m hayranıydım. deve ile deveyle. Ünsüzle biten kelimelere bitiştirildiğinde. sopa ile sopayla. Ayrı yazıldığında ünlü uyum kuralları aranmaz: arabası ile arabasıyla. dolayısı ile dolayısıyla. konu ile konuyla. dava ile davayla. Fiillere getirildiğinde onların birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlayan ek-fiil bitişik de ayrı da yazılabilir: çalışmış i-di-k çalışmıştık okuyor i-se okuyorsa okuyor i-miş-ler/okuyorlar imiş okuyorlarmış 4. Hasta ise hastaysa. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir.Suçlanan ben imişim benmişim Biz imişiz bizmişiz Meğer sen ne çalışkan imişsin çalışkanmışsın Çalışkan imişsiniz çalışkanmışsınız Adam yirmi yıldır evine hasret imiş hasretmiş 2. Murat ile Murat’la. Bitişik yazılan “ile” kelimesi “büyük ve küçük ünlü uyumu” kurallarına uyar. annem ile babam annemle babam Ünlüyle biten kelimelere bitiştirildiğinde. sadece baştaki “i” ünlüsü düşer. ondan ayrı da. cam ile camla. Merhametli imişler merhametliymişler Merhametliler imiş merhametlilermiş b. “ile” Edatının (Hem edat.. kendinden önceki kelimden her zaman ayrı (bir kelime gibi) yazılır: Gelecek miydin? (fiile) Sen misin? (isme) 11 29 . “mi” Soru Ekinin Yazımı Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir. „ “-mi”. Nöbetçi iken nöbetçiyken.. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.

Sesli uyumlarına uyar. Ateşten kızaran bir gül arar da Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi. Ama ünsüz uyumuna bağlı değildir. dikkat edilmesi gereken noktalar da verilmiştir. Yağmur yağdı mı dışarı çıkmak isterim. Gölgende ban da bana da yer ver. dolayısıyla büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar: Salı mı?Sen mi? O mu? Ölü mü? „ Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır. “-te”. “-de” hâl ekinin “-de”. Seni çağıran bu çocuk muydu? „ Soru anlamı vermediği zamanlarda da ayrı yazılır. fiillerden sonra da. -ta şekilleri yoktur. yani –te. Bu soruyu Ali de mi bildi? Sorsan da söylemem. Alacak ya da13[3] almayacak. Yer ve zaman bildirir. “te. “de” Bağlacı Her zaman kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı ve “de. Aşağıda. Sen burada mısın? Bizi duyuyor musunuz? İzmir mi yoksa İstanbul mu daha güzel? Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? „ Eklendiği kelimenin son sesine. “-de” Hâl Eki İsim çekim eklerindendir. Güzel mi güzel bir evi var. İsmin bulunma hâlini yapan hâl ekidir. “-da”. “da” biçimleri varken.. a. özgün mü?.Geldi mi?. Çalışıp da kazanacaksın. ta” şeklinde yazılmaz. okuyor mu?. onlar mı?. Bunun sebebi ekin bitişik yazılıyor olmasıdır. Çalış da çalış. bitiştirilmez. “-ta” biçimleri vardır. da” şeklinde yazılır. “de” Bağlacının ve “-de” Hâl Ekinin Yazımı12[2] “de” bağlacı ve “de” eki birbirinden kolayca ayırt edilebilir. “de” bağlacının yalnız “de”. Büyüyecek de bana bakacak. Yapım eki olarak da kullanılabilir: 12 13 30 . “ya” ile birlikte kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da” İsimlerden sonra da kullanılabilir.. Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik bakımından uyar... b. 6.

Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. Saat yedide mi gelecekmiş? Her şey yerli yerinde. Suyu bir yudumda içti. Siz ayakta kaldınız. Çamaşırları elde yıkıyormuş. Yılda yirmi gün izni var. Yüzde yetmiş başarı vardı. Ayda yılda bir uğrar oldu. Elde avuçta ne varsa bitti. Parmak kalınlığında yaprakları var. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? 7. “ki” Bağlacının, “-ki” İlgi Zamirinin ve “-ki” Yapım Ekinin Yazımı Aşağıda bu bağlacın ve iki ekin birbirinden ayırt edilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar da verilmiştir. a. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. Atatürk diyor ki: ... Bir şey biliyor ki konuşuyor. Ben ki hep sizin için çalıştım. Sınavı kazanabilir miyim ki... Baktım ki gitmiş. Ancak bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır. belki, çünkü (ünlü uyumuna girmiş), hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki. b. “-ki” İlgi Zamiri Ek hâlindeki tek zamirdir. Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir- bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır: senin kalemin seninki, Ali’nin eli Ali’ninki, onun düşüncesi onunki... c. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım... masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...

31

8. Birleşik Kelimelerin Yazımı a. Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler b. Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler 9. İkilemelerin Yazımı İkilemeler genellikle ayrı yazılır. Araya hiçbir noktalama işareti de konmaz. Anlata anlata, ev bark, çoluk çocuk, ufak tefek, Eş dost yüzümüze gülmez mi? O adam hatır gönül dinlemez. Bu zamanda ev bark edinmek zor. Delikanlıda boy pos yerinde. Marangoz eğri büğrü tahtaları rendeledi. Bu adamın neyin nesi olduğunu bilen yok. O kadar üzülme, beterin beteri var. Yıllar yılı dost bildiğin insanlar hani? Boşu boşuna herkesi telâşlandırdın. Meydandaki kalabalığı görünce coştu da coştu. Bitişik yazılan ikilemeler de vardır: cırcır (böceği), cızbız, civciv, çıtçıt, dırdır, fırfır, fısfıs, hımhım, hoşbeş, şıpşıp (terlik), yüzgöz (olmak)... darmadağınık, darmaduman, karmakarışık. 10. Sayıların Yazımı Sayılar rakamla yazılabildikleri gibi harfle de yazılabilir. ]Küçük sayılar, yüz ile bin sayıları ve daha çok edebî karakter taşıyan metinlerde geçen sayılar harfle gösterilir. İki hafta sonra, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, dört kardeş, üçüncü sınıf, yüz yıllık tarih, bin yıldan beri... Yaş otuz beş, yolun yarısı eder. ]Buna karşılık saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılar ile büyük sayılarda rakam kullanılır. Öğleden sonra saat 17.30’da, 1.500.000 lira, 25 kilometre, 150 kg, 15 metre kumaş, 60.000.000.000 insan... Saat ve dakikaların metin içinde harfle yazılması da mümkündür. Saat dokuzda, dokuzu beş geçe, yediye çeyrek kala, sekizi on dakika üç saniye geçe, meselâ saat onda... ]Sayılar daha çok Arap rakamlarıyla gösterilir: 25, 150, 15.000...

32

Romen rakamları, yüzyıllarda, hükümdar adlarında, kitap ve dergi ciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında kullanılır. Bu tür örneklerde Arap rakamlarının (harflerinin değil) kullanılması da mümkündür. Hükümdar adlarında kullanılan rakamlar hükümdarın adından önce gelir. XX. yüzyıl, III. Selim, XIV. Louis, V. Karl, I. Cilt... ]Rakamlardan sonra getirilen ekler kesme işareti (‘) ile ayrılır: Saat 10.30’da, 1972’de, 2000’den, 12’nci... ]Sıra sayıları harfle de gösterilebilir, rakamla da: beşinci, yirmi ikinci... Rakamlardan sonra, sıra belirtmek üzere nokta da kullanılabilir, “-ncİ” eki de: 16., 20., XXI., 16’ncı, 121’inci, 110’uncu... ]Üleştirme sayıları harfle gösterilir: ikişer, yedişer, dokuzar, üçer üçer, onar onar, ellişer bin lira, yüz yirmi yedişer milyon... ]Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır. Gruplar arasına nokta da konabilir: 22 605, 111 548 600, 22.605, 111.548.600 ]Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 5,26

]Harflerle yazılan birden fazla sayının her biri ayrı yazılır. Yüz yirmi beş milyon, on altı, yedi yüz iki, Ancak para ile ilgili işlem ve belgelerde (senet, çek vb.) harflerle yazılan sayıların tamamı, aralarına sonradan başka harfler konmasın diye birbirine bitişik yazılır: onbirmilyonyediyüzaltmışikibindokuzyüzkırkaltı 11. Tarihlerin Yazımı a. Tarihler zaman birimi olarak en kısadan en uzuna doğru sıralanır: gg.aa.yyyy: 30 Haziran 1998 30.06.1998 30/06/1998 b. Gün, ay, yıl rakamlarının arasına nokta ya da eğik çizgi konur: 11.12.1999=11/12/1999 c. Tarihlerde aylar harfle de rakamla da yazılabilir. Ayların adı harfle yazılırsa gün, ay ve yıl arasına işaret konmaz:

33

2 Eylül 2000=02.09.2000 12. Pekiştirmeli Kelimelerin Yazımı Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre 13. Düzeltme İşaretinin Kullanımı Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece “g, k, l” ünsüzleri için; uzatma görevi de “a, i ve u” ünsüzleri için söz konusudur. a. İnceltme görevi „Bazı yabancı kelimelerde -Türkçede kalın ünlülerle birlikte kullanılmayan- ince ünsüzler (g, k, l) vardır. Bu ünsüzlerin ince olduğunu, yani ince okunmaları gerektiğini kendilerinden hemen sonra gelen kalın ünlülerin (a, u) üzerine düzeltme işreti koyarak anlarız. Bu ünsüzlerin ince okunmasının gereği asıllarının öyle oluşu; amacı da yanlış anlam çıkarılmasını engellemektir: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, rüzgâr, yegâne bekâr, dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, kâr, kâtip, mekân mahkûm, mezkûr, sükûn, sükût, ahlâk, evlât, felâket, hâlâ, hilâl, ilâç, ilân, ilâve, iflâs, ihtilâl, istiklâl, kelâm, lâkin, lâle, lâzım14[4], mahlâs, selâm, sülâle, telâş, villâ, vilâyet billûr, üslûp, velût Batı dillerinden alınan kelimelerde de durum böyledir. plâj, plân, plâk, klâsik, lâhana, lâik (a kısa okunur) , lâmba, Lâtin, melânkoli, reklâm... Ses yansımalı kelimeler için de aynı kural geçerlidir. lâklâk, lâpa lâpa, lâp lâp, lâkırdı, lâppadak... Eğer bu kelimelerden bazılarında düzeltme işareti kullanılmazsa aynı harflerle yazılan başka kelimelerle karıştırılabilir ve yanlış anlamalara yol açılabilir ki bu kelimelerin anlamları çok farklıdır: Hâlâ il hala Kâr ile kar b. Uzatma görevi Türkçede uzun ünlü yoktur. Arapça ve farsçadan alınan ve uzun ünlü barındıran kelimelerde uzun ünlünün üstüne gerektiğinde düzeltme işareti konur. Düzeltme işaretinin üç türlü uzatma görevi vardır: Birincisi: Düzeltme işaretinin bu görevi uzun ünlüleri göstererek yine aynı harflerle yazılan kelimelerin birbirinden ayırt edilmelerini sağlamaktır. Eğer bu kelimelerde düzeltme işareti kullanılmazsa aynı harflerle yazılan başka kelimelerle karıştırılabilir ve yanlış anlamalara yol açılabilir ki bu kelimelerin
14

34

Aynı endişe gasıp. an’anevî. (onun) zihni askeri gördüm. ailevî.anlamları çok farklıdır. âli. mahallîleşme. altunî. hakikî. Bu kelimelerde ikinci heceler de uzun okunur. fizikî. sâri. âmâ. âşık. âkit. zihnî. Söyleyişte kısa olan nispet “i”lerine düzeltme işareti konmaz... kalbî. anî. telâffuzdan ve cümlenin anlamından çıkarılabilir. sun’î. millîlik. askerî elbise tarihi bilirim. ruhî. tarihî. hâl. Çünkü bunlardaki “i”ler çekim ekiyle karıştırılmaz. kail. âdet. Türkü. Bazı Türkçe kelimelerde de nispet “i”si bulunabilir. evren : danışma kurulu : şimdi yar adet : sayı : uçurum alem : bayrak şura : şu yer hala : babanın kız kardesi Bu kelimelerin tümü (sadece uzun ünlü ile yazılanları veriyorum): “âciz. rahîm. çengi. ulvî. âlem. hâşâ. fâni. bîvefa. tâbi. mâni. sâdır. alışkanlık : sevgili : dünya. vâkıf. sûra. tiryaki.. askerî. hâlâ. bîtaraf. Necmi. ebedî. mahallî. âlâ. zenci. irsî. ümmî. nâr. dünyevî. düzeltme işareti olmadan kullanılır.. bedenî. Bunun sebebi.. âlim. hâk. cevabî. örfî. Lütfü. şâhıs. şarkî.. bâtın. Bu harfin üzerinde kullanılmasının gereği aslının öyle oluşu. dâhi. bayatî. bilumum. nebatî. hâdis. hayâ. bu ön ekin “ile” anlamı veren Arapça “bi” ön ekinden ayırt edilmesi sağlanır: bîçare. gümüşî. Zaten bu kelimelerin hepsinin aynı harflerle. dâhil. kelimeleri için de geçerlidir. âmin. bizatihi. edebî.. kırmızı gibi kelimelerde nispet “i”si ünlü uyumlarına uymuştur. Farsça olan ve yokluk anlamı veren “bî” ön ekinde kullanılır. ilmî. adî. kaide. Nispet “i”si alan kelimelere ek getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır. yâd. düzeltme işareti kullanıldığında “k”nin ince (ke) telâffuz edilebileceği endişesidir. vâsi. nâkil. adlî. (Türk) tarihi.. Ruhi. bihakkın. âdem. ırkî. Eğer bu kelimelerdeki nispet “i”lerinin üzerine düzeltme işareti konmazsa belirtme hâl ekiyle veya iyelik ekiyle karıştırılabilir: (Türk) askeri. ciddîleşmek. yâr” Not: ”katil” (öldürme) ve “katil” (öldüren) kelimeleri aynı şekilde yazıldıkları ve birbirine karıştırılma ihtimali olduğu hâlde. âyan. vasatî. fakat hem farklı dillerden olan hem de işlevleri ve okunuşları farklı olan “bi”leri ayırt etmek için kullanılır. yabanî. çini. kurşunî. varsağı.. hâkim. nâzım. öldüren anlamındaki “katil” kelimesindeki uzun a. Hüsnü. kadir. dâr. hem kısa hem de uzun ünlülerle yazılan şekilleri vardır: Âdet Yâr Âlem Şûra Hâlâ : gelenek. amacı da yanlış anlam çıkarılmasını engellemektir: Abbasî. hâsıl. Bu kelimelerin hangi anlamda kullanıldığı.. tarihî eserler zihni geliştirir zihnî meseleler Üçüncüsü: Aynı harflerle yazılan. vâris. İkincisi: Arapça kelimeleri sıfat yapan ve yine Arapça bir ek olan nispet “i”sini belirtme hâl ekinden ve iyelik ekinden ayırt etmek için bu “i”nin üzerine konur. Kutsi. garbî. resmîlik. 35 .

burada burda... Bunları iki şekilde yazılması ve okunması doğrudur.. gel-me-yor gelmiyor. kavuş-ak kavşak.. Ancak bu isimler sözlüklerde “i” sırasında yer alır. beniz. kayıp kaybolmak.. nerede nerde. şurada şurda. kork-ma-yor korkmuyor. gönülden gönüle. „Ünlü düşmesi olan kelimeler: ağız ağzı. de-e-lim diyelim. hüküm hükmü. babadan oğula örneklerindeki gibi ekte geniş ünlü varsa hece düşmesi olmayabilir. uyu uyku. Ibsen. gelmeyen (─gelmiyen). koku-la-mak koklamak. oğul oğlu. devir.devril-. Ses Değişikliği Görülen Bazı Kelimelerin Yazımı „Ünlü daralması görülen Türkçe kelimeler: söyle-yor söylüyor. öğme övmek. Döğmek dövmek. gizleyeli (─gizliyeli). Yabancı Kelimelerde Büyük “i”nin Yazımı Lâtin harflerini kullanan yabancı milletlerin yazı sistemlerinde büyük “i harfi noktasız yazılır. koyunu vb. başlayan ( başlıyan). yaşa-yor yaşıyor.. atlayarak (atlıyarak). keşif keşfetmek.. ye-ecek yiyecek. ye-ince yiyince. benzi. atlamayalım (─atlamıyalım). İki Şekilde Yazılabilen Kelimeler Bazı kelimelerin söylenişinde “ğ”nin “v”ye dönüştüğü görülür. hece düşmesi olmayan kelimelerdir..14. Türkçe metinlerde de bu isimler bu şekilde yazılır. 16. yaşayacak ( yaşıyacak)... oyunu. anla-yor anlıyor. söğmek sövmek. ye-en yiyen.. emir emretmek. 36 . Indiana. fikir fikri. alın alnı.... oğmak ovmak. 15.. ömür ömrüm. göğermek gövermek. Birden çok heceli olan kelimelerde de sadece söyleyişte daralma vardır. öğün övün. ağıza. burun burnu. koyun (bağır.. de-yor diyor de-e diye de-en diyen. sabır sabretmek. döş) koynuna. gönül gönlüm. Söyleyişte ğ→v değişimi görülen bu kelimeleri “v”li yazmak daha uygundur. ileri-le-mek ilerlemek. buruna. cürüm cürmü.

kuaför. inkılâp. pastahane. çift. bin bir. hissi zann zan zannetmek .Özel isimlerde –hâliyle.hece düşmesi olmaz: Gönül’e. penbe pembe. sonbahar. serbest. fuar. inkıyat. çenber çember. „ n→m değişimi görülen kelimeler: Türkçe veya yabancı kelimelerde b’den önce gelen n sesi m’ye dönüşebilmektedir.. hall hal halli. tualet tuvalet... muayenehane. „ Ünsüz türemesi görülen kelimeler: aff af affetmek. affı hiss his hissetmek. fiat fiyat. Bunlarda “k” sesi daima kalın okunur. binbaşı. Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır.. canbaz cambaz. zemm zem.. menba memba. Safranbolu.zannı redd ret reddetmek. rast. İstanbul. pencşenbe perşembe. faiz. tual tuval. fuaye. dökümhane. sünbül sümbül. düzenbaz. 37 .. repertuar repertuvar. zaif zayıf... lâik. st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur. zemm zem zemmetmek. Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r.. konservatuar konservatuvar. Alıntı kelimelerden ft. redd ret.. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer.. yatakhane... anbar ambar. yazıda da konuşmada da korunur. Ömür’ü. suare. anber amber. Zeytinburnu. „ i→ı dönüşümü görülen bazı Arapça kelimeler... hal hal. dershane. halletmek. postahane. tenbel tembel. lâboratuar lâboratuvar.. çeharşenbe çarşamba. Hastahane. şıkk şık. Saklanbaç saklambaç. onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazda yine “n” olarak korunur. zann zan. Hakk hak. „ Ünsüz düşmesi görülen kelimeler: Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. reddi şıkk şık şıkkı. puan. Bu kelimelere benzeyip de ünsüz türemesi görülmeyen kelimeler: Duayen. yemekhane. faide fayda. sarphane.. dolanbaç dolambaç. fail. eczahane. hiss his. yazıhane.. afv af.

ispat. takdir (taktir farklı anlamdadır).. tespit. müspet. ise” kelimeleri kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. hiçbir zaman ünlü uyumlarına uymaz. çanta ile çantayla olacak ise olacaksa. Necmettin. meçhul. methal. naspetmek. okumalı ise okumalıysa. takdis. t’ye dönüşür. Abdülaziz. okulda iken okuldayken. istiyor.. tescil. ile. minnettar. Abdüsselâm. „ c→ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler: eçhel. Bitişik yazılırken araya kaynaştırma harfi de girebilir. kispet... Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur: takdim.. tetkik. geliyor. methiye. nispet.. -se. ikbal. Ama bunların bitişik yazılış şekilleri de vardır: -ken.. Ali ile Ali’yle.... Hayrettin. ünlü uyumlarına aykırıdır. „ “din” kelimesiyle kurulmuş Arapça isimler: Seyfettin. Abdülkadir. her kelimeden sonra “iken” ya da “–ken” olarak yazılır.. „ d→t değişmesi görülen yabancı kelimeler Farsça “-dar” soneki bulunduran kelimelerde d.. “s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır.„ b→p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler: “s”den sonra gelen “b”. 18. Hem Ayrı Hem Bitişik Yazılabilen Ekler Ek-fiilin çekimleri olan “iken. Ünlü Uyumlarına Aykırı Olan Eklerin Yazımı „-yor (şimdiki zaman eki): Sadece –yor şeklinde yazılır. Ama bu eklerden sadece “–ken”. teşci.. tatbik.. 38 . Makbul. silâhtar.. „ “abd” kelimesiyle kurulmuş olan ve “u”lu veya “ü”lü kullanılan Arapça isimler: Abdullah. mescit. “p”ye dönüşür. biliyor... teşbih. Abdurrahman. gizliyor.. taraftar.. içtihat. tasdik.. Abdülhamit.. Abdülkerim.. gelenler ile gelenlerle. emektar. içtimaî. tekdir... Bazı Arapça kelimeler: metfun. tespih. -le. 17. Alır iken alırken.

cür’et.. 15[5] 16[6] Bu ek Anadolu’nun kimi yerlerinde –kan şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuştur. iz’an. mısraı. an’anevî. cüz cüz’ü. „-Taş (isimden isim yapan ek): meslektaş. Kur’an.. şer’î. mâni mânii veya mânisi.. ilgi zamiri ve sıfat yapan ek): “bugünkü. meş’ale. mevzuya. bakarken. sun’î. mevzuu. Aşağıdaki kelimelere iyelik ekinin getirilmesi. 39 aykırıdır. yukarıdaki. membaa. „-gil (aile bildirir):17[7] halamgil..15[5] „-leyin (isimden zarf yapan ek): Ünlü uyumlarına aykırıdır. mısraya. aslında kelimenin sonunda bulunup da dilimizde eriyen gırtlak ünsüzünü ortaya çıkarır ve kesme işaretini gerektirir. cüz’î. camiye.. ülküdaş. Alıntı Kelimelerde Kesme İşaretinin Kullanılması-Kullanılmaması18[8] Bazı Arapça kelimeler gırtlak ünsüzü taşıdıkları. camii. alırken. membaı. mesele. Bayi bayii. mes’ut. mısrayı. bayii.. cami camii veya camisi. Türkçede de bu özelliği anlaşılacak şekilde telâffuz edildiği için kesme işreti barındırırlar: “an’ane. sanat. mavimtırak. mevzuyu. 17[7] 18[8] . mes’ul. menetmek. men men’i. vak’a... kat’iyen.. -i biçiminde alırlar. Bu kelimelere yönelme hâl eki getirildiğinde araya y sesi girebilir de girmeyebilir de. akşamki. -ki şeklinde yazılır ve okunur. kat’î. defa. ekşimtırak. (Bu kelimelerdeki ekler iyelik ekidir. kat kat’ı. mes’uliyet. sür’at. 19. Her iki kullanış da doğrudur: bayiye. membayı. defetmek.) Cem cem’i. neşe. bayiyi. nev nev’i.„-ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. membaya..” Alıntı olup da kesmesiz kullanılan bu yapıda kelimeler de vardır. “mavi” kelimesine getirilen –(i)mtırak eki en azından kelimenin son hecesine uymadığı için kurala Artık bu ek yerine çoğul eki kullanılmaktadır.... mısra mısraı. öbürkü” kelimeleri hariç –ki eki ünlü uyumlarına aykırıdır. Bunlar yalın hâlde kullanıldıklarında sonlarında tek ünlü vardır. heyet... „-ki (Aitlik eki. baklagiller. sabahleyin. onunki. mel’un. Sadece –ken şeklinde yazılır. cür’etkâr. dünkü. mısraa. kat’iyet. Sonunda gırtlak ünsüzü bulunan kelimeler iyelik ekini –ı. bayie. mevzua. neşet. Bunlardan cami ve mâni kelimeleri camisi ve mânisi şeklinde de olabilir.. tab tab’ı. kur’a. camie. bid’at. akşamleyin „-(İ)mtırak (sıfattan sıfat yapan ek): yeşilimtırak16[6]. Bu kesme işaretinin görevi noktalama işaretleri konusundaki kesme işaretinden farklıdır. sanayi sanayii. koşarken... kıt’a. camiyi. Memba membaı... dayımgil.

... minimini yavru ağlıyor....................... tediye.. tamim.................... memleketlisi............................................... tesir........................................................................................camii .....................................uçurtmamızın ..................nihaî........................nihaî.................uçurtmamızın ...........................Karaosmanoğlu’nun......................................................................Bazı Arapça kelimelerde kısa ünlüden sonra gelen gırtlak ünsüzü dilimizde kaybedilerek ondan önceki ünlü uzun okunur................... Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz: ....... tehir...........................meş’aleyi olacak ...........................................camii ........ Doğruları şöyle olacaktır: ...........kur’adan..... Gırtlak ünsüzü için kesme kullanılan kelimelerde kesmeli heceler satır sonuna getirilmez............................ Sessizce............................................................. Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır......................... küçük çocuk.................................................................. titreye titreye ağlıyor.................................................................... Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır: ..............................arabayla ..........................arabayla ............................. Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi Satır sonunda............... ............................................................................. resen...... kur’dan değil ............................................................ O zaman gördü ki.................... mamur.............................. dava..........1996’ da .................................. yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kısa çizgi kullanılır: ............. Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez................ ilkokuldayken ............................. tecil.................................................. memur................. telif.. başöğretmen Atatürk ......................... olacak “de” ve “ki” bağlacı ile “mi” soru ekinden önceki kelime satır sonunda kalıyor da bu ek ve bağlaçlar alt satıra iniyorlarsa araya (satır sonuna) kısa çizgi konmaz: 40 ................................................................................ . Geçen yıl Ankara’ daki akrabalarımıza ...meş’aleyi değil ... yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu........................ mana......... 20............................

gördüm ki söylüyorum ... aks....... fikr fikir.... stüdyo. kampus. entelektüel.. slogan. kulüp... master.. stil.. pencere.... sandalye.... „İki ünsüzle biten bazı Arapça ve Farsça kelimelerin son iki ünsüzü arasına ünlü girer: emr emir... mönü. gramer.. nutk nutuk.. kitap. önünde kitap da yoktu .... elektrik.. pratik. apartman..... slayt... spor..... modern.... şahs şahıs..... program.. hükm hüküm... trafik.... istatistik...... Alıntı Kelimelerin Yazımının Dilimize Uyarlanması-Uyarlanmaması „Dilimize mal olmuş yabancı kelimeler Türkçede söylendiği gibi yazılır...... telgraf. plân... keşf keşif.... grup. merdiven............... prova.... psikoloji... sabr sabır.. funya....... kral... „Bazı yabancı kelimelerde kelime başında veya iki ünsüz arasında ünlü türemiştir.. natürmort................ film. teyp... kamu..... istasyon... problem.... „İki ünsüzle başlayan ve iki ünsüzle biten batı kökenli kelimeler olduğu gibi yazılır. kulüp.... proje. şehr şehir... nakl nakil. sonradan konan ünlü... kritik...... banka.... blender.... risk. kent. tren............ çikolata.. orkestra..... Bunlar da bu yeni şekilleriyle kullanılırlar: iskarpin.. çamaşır.. iskele. fosseptik. biyografi... gram..... form. Dilimize mal olan ya da olmayan bazı kelimeler söylendiği gibi yazılmamaktadır: beysbol. sigorta..... 41 ..... lüks..... ilm ilim.. kredi...... azl azil........ yazılışta da okunuşta da düşer. 21.... firkateyn...... zehr zehir. duvar... Emir emretmek Keşif keşfi Azil azli Nakil nakledilmek Hüküm hükmü Bahis bahsimiz Fikir fikrin Nutuk nutku Sabır sabretmek Şahıs şahsı Şehir şehrim İlim ilminiz Zehir zehri Zikir zikreylemek „İçinde iki veya daha fazla ünsüzün yan yana bulunduğu yabancı kelimeler olduğu gibi yazılır: alafranga....... iskelet........... geçen yıl mı kazanmış? Özgün imlâsıyla yazılan yabancı kelimeler satır sonunda kendi dillerinin kurallarına göre bölünür.. gangster... bahs bahis....... iskele... Bu kelimelere ünlüyle başlayan bir ek veya yardımcı fiil eklendiğinde.......

demagog. sürrealizm. fotoğraf. arkeolog. Şarlken.„Ön ek. romantizm. namevsut.. Ömer. telekart. Tolstoy. c. Byron. Fuat. Yunanca adların yazımı Yunanca isimler. bilvesile. topoğraf” kelimelerinde “g”ler “ğ”ye dönmüştür. Rio de Janerio. 42 . Bedreddin. Mehmet. lâkayt. biyografi.. monolog. Bedrettin. „Arapça ve Farsça yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır: Cezayir. İsfahan. reorganizasyon.. Venedik. Medine. Cidde. Necmeddin. Paris. Bunların dışındaki yabancı özel adlar özgün imlâlarıyla yazılır. Molière. dogma. Aristo. bilâistisna. New York. org. Yabancı Özel Adların Yazımı a. jeolog. realizm. Londra. Öklid d. Alain. ilelebet. Bağdat. Halep. Atina. otobiyografi. Marsilya.. Sokrates... fütürizm vb. lâdinî. program. Petersburg Ancak “Moskva” kelimesi dilimizde “Moskova” olarak kullanılmaktadır.. ürolog. Fas. Eflâtun. Rusça adların yazımı Rusça isimler... Cenevre. Puşkin. Brüksel. Aristoteles. Yunan harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır: Homeros. Herodotos.. magma. pipeline. Rıza. check-up. son ek veya edat bulunduran yabancı kelimelerle iki kelimeden oluşan yabancı kelimeler: alelhusus. „Ödünçlemeler (dilimize mal olmamış kelimeler) özgün imlâları ile yazılır: by-pass. Pantürkizm. Bazıları dilimiz söyleyişine uyarlanarak kullanılmaktadır: Herodot. Viyana. fuel-oil. Münih. spaghetti. (OV) 22. Saadettin Aynı isimlerin Araplar ve Farslar tarafından kullanıldığı belirtilecekse yumuşak ünsüzler korunur. namüsait. Suudi Arabistan. diyalog.. bankamatik. dadaizm. „Bilim. „Batı kökenli kelimelerin içindeki ve sonundaki “g” sesi korunur: lig. Panislâmizm. Beethoven. namütenahi. romantizm. sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan terimler de özgün imlâları ile yazılır. realizm. bîvefa. centrum. Dekartçılık. Kartezyenizm. Panturanizm. Bu imlâ. Bu kelimelerdeki özel karakterler ve işaretler de mümkün olduğunca (baskı sırasında bulunabiliyorsa) korunur: Napolyon. Türkolog. Rus harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır: Çaykovski. Pisagor. Lâtin alfabesini kullanan milletlere ait özel isimlerin yazılışı Yabancı özel adlardan türemiş akım adlarıyla dilimizde eskiden beri Türkçe biçimiyle kullanılan kişi ve yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır. pizza. Filistin. Muhammed. Shakespeare. Şiraz b. katalog. morg. Selânik. Necmettin.. naçar.. To be or not to be kendisi için. Mesele falan değildi öyle. Gogol. Arapça ve Farsça özel adların yazımı „Türkler tarafından kullanılan kişi adları Türkçedeki söylenişine göre yazılır: Ahmet. namağlûp. bîçare. telekonferans. Ancak “coğrafya. Saadeddin. Hollânda. psikolog. alelâcele. „Yabancı dillerden alıntı yapılan deyim ve sözler özgün imlâları ile yazılır. realist. Platon. Mekke.... Papandreu. bilimsel çalışmalarda da kullanılabilir: Ahmed. Marksist. Fuad. Roma. center. İskenderiye. Nice. Mısır. monografi. Şam. Sokrat. paragraf.

) 6. 23... Çince ve Japonca adların yazılışı Çince ve Japonca adlar. cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek. Öteden beri tanınan şahısların isimleri Türkçedeki yaygın imlâları ile yazılır: Cengiz Aytmatov. Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır. Kişi isimlerinde tire kullanılır19[9]: Pekin... İslâm Kerimov.. Semerkant. Şanghay. Lin Yu-tang. ÜÇ NOKTA ( . Tokyo. Bakû. ) 19[9] 20 “Konfüçyüs”te tire kullanmamaktayız. NOKTALAMA İŞARETLERİ 1. SORU İŞARETİ ( ? ) 7.. ) 4. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır: 1.. ünlüler bakımından Türkiye Türkçesine. Lâtin alfabesinde bulunmayan harfler kullanılmaz: Baxtiyar Bahtiyar. ÜNLEM İŞARETİ ( ! ) NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazıda karışıklıkların önüne geçmek.. Baykoñur Baykonur. 43 . NOKTA ( . okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak..Rusçadan alınan bazı kelimelerin yazımı: Enisei Yenisey Dostoevskiy Dostoyevski Çexov Çehov e. Saparmurad Niyazov. Hiroşima. İKİ NOKTA ( : ) 5. Özbekistan. ) 2. Nebi Hazri. Taşkent. VİRGÜL ( . Gasım Gasımzade. sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri20[1] denir. yanlış okumayı önlemek. Diğer Türklere Ait İsimlerin Yazımı Türk devlet ve topluluklarına ait isimler. Osaka. NOKTALI VİRGÜL ( . ünsüzler bakımından ilgili Türk toplumundaki kullanıma göre yazılır: Azerbaycan... Sun Yat-sen. ) 3. NOKTA ( ..

s.30. İst. K. KD.1923 Ay adları harfle yazılırsa nokta kullanılmaz: 29 Ekim 1923 „Saat bildiren sayılarda saat ile dakika arasına konur: 08.355. „Matematikte çarpı işareti yerine konur: 4. yüzyıl „Üçlü gruplara ayrılan sayılar arasına konur21[2]: 12. Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri. II. 23. Ankara 1960. 2. yılı. 325.02.2022[3] „Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra konur: I. 29.. 00. köşeye büzüldü. D. A. Cad. Dr. “Artık ana dili büsbütün işitilmez olmuştu. vb. Alm. „Bibliyografyada her künyenin sonuna konur: Agâh Sırrı Levent.X.1996.. al al olarak susuyordu. bir şeyler soran olsa da susuyordu. kg.12. gırtlağında lokmasını yutamamış gibi bir sert düğüm. Sok. 119. l. TDK. Refik Halit Karay) „Bazı kısaltmaların sonuna konur: Prof. ay ve yıl rakamlarının arasına konur. ii. Fr. GD (sekizi de yön). 14. m. B. yıl kutlamaları. 05. XV. yargı bildiren. Mehmet. Fe „Sayılardan sonra sıra belirtmek için “–ncİ” ekinin yerine kullanılır: 50.. günü IV. Nokta kullanılmayan kısaltmalar: TBMM...58. cm. Portakal bahçelerine dalmış. G.40. a. İng.254 „Tarihlerde gün. GB.. Far.” (Eskici.584. yanakları pençe pençe.. daima susuyordu. b. i. C... yılın 365.„Hüküm.. g.5=20 21 22 44 .000. KB. Doç.1972. B. Cumhuriyet’in 75. tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: Türk’üm... göğsünde bir katılık. II. 1. Ar. Okul açıldı. Hasan..

dedi. dayısı ve halası onu sürekli şımartıyorlardı. eş görevdeki kelime ve kelime grupları arasına konur: Uzun boylu. kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu. Cemal Bey çantasını kapattı. evet. (nesneler arasına) Ali. atlara. (dolaylı tümleçler arasına) Sessiz dereler. „Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur25[6]: Akşam. ─Yoo. annesi.2. tamam. tek gözlü. yine akşam. genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır. haydi. İhtiyar. bütün odayı dolduruyordu. solgun ağaçlar. elbette” gibi kelimelerden sonra konur: Evet. hayhay. yoo. (AH) „Kendisinden sonraki cümleye bağlı olan “hayır. düşündük. sarışın. „Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar. yalnız ve ancak. (özneler arasına) Eve gelirken insanlara. çantasını ve hırkasını alıp gitti. peki pekâlâ. güvercinlerime dokunmayın. yine akşam. Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor. defterini. soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu. biz her vasıtadan. Veli. olur. „Hitaplardan sonra kullanılır: 23 24 25 45 . arabalara. „Cümlede özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra konur: Binaenaleyh. Selâmi! Kivi getirin!24[5] (hitap kelimeleri arasına) Babası. evlere. (sıfatlar arasına) Kalemini. Bu cümlede ihtiyar kelimesinden sonra virgül olmasaydı bekçinin ihtiyar olduğu ve başka birinin bu ihtiyar bekçiye soru sorduğu anlaşılacaktı. ağaçlara onları bir daha göremeyecekmiş gibi bakıyordu. bir noktainazardan istifade ederiz. VİRGÜL ( . ) „Cümlede birbiri ardınca sıralanan. sarı güller Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller (FNÇ) „Aralarında biçimce ve anlamca ilgi bulunan (sıralı) cümlelerin arasına konur: Umduk. Göllerde bu den bir kamış olsam. Bu. yerinden kalktı. (Atatürk) „Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka öğeler girmişse) özneden sonra kullanılır: Çocuk. mahcup bir şekilde oradan ayrıldı. öyle. bekledik. yok. gözlüklü ve23[4] sevimli bir çocuktu. baş üstüne. kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkçeleşiyor. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır.

Bu söz. eğitimi en yüksek seviyeye çıkaracağız. NOKTALI VİRGÜL ( . dediysem de o dinlemedi. gittik. memleketini. demişlerdi. buna ihtiyacım yok. veya. yahut” bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz. „ Yazıların sonuna düşülen notlarda yer adıyla tarih arasına konur: Kuşadası. bu sorular yarına kadar çözülmeli! Efendiler.. Onu dün akşama doğru. gözlüklü olanı. Arkadaşlar. bu cephe sarsılmaz. büyüdüğü yerleri.. Remzi Kitap Evi. dedi. meydan kalır. Basım yeri ile tarihi arasına virgül konmaz: Falih Rıfkı Atay. Dün Ali amcalara. (çünkü) Okumuş bir kadın değil.Muhterem Hocam. eski komşumuza. çok özlemişti. Ben.4 2.255 „Bibliyografik künyelerde yazar adı. „Arasözlerin ve ara cümlelerin (içe içe birleşik cümlelerde iç cümlenin) başında ve sonunda kullanılır: Cihan yıkılsa. (bununla birlikte) 26 46 . İstanbul 1938 „Cümle içinde “ve. başka noktalama işaretleri de kullanılmaz. birbirine bağlaçsız bağlanan ve aralarındaki duraklama kısa olan cümlelerin arasına konur: At ölür.) Gitmemiz gerekiyor. saat beş gibi. bir soru sordu. yiğit ölür şan kalır. Onlar da. „Başkalarının sözlerinden yapılan veya yazanın kendine ait başka sözlerinden yaptığı alıntılar26[7] tırnak içine alınmamışsa iki virgül arasında verilir.5 125. (Bu cümlelerin arasına nokta konabilirdi. ama güzel. Kızılay’da gördüm. başvurulan makamın adından sonra konur: Türk Tarih Kurumu Başkanlığına. maddelerin arasına konur. 7 Şubat „Sayıların yazımında ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. ister inanın ister inanmayın. Arka sıradakilerden biri. eser adı. çok genç değil. cümle alıntı bir sözle başlıyorsa bu alıntı cümlesinden sonra virgül konur: Hepinizi çok iyi tanıyorum. basım evi vb. ama duraklama kısa olduğu için noktalı virgül konmuş. Nokta kullanılmaz: 22. doğrudur. bekleyenler var. Doğup. hayat demek. Tuna Kıyıları. bilirsiniz ki. ama anlayışlı. ) „Aralarında şekil ve anlamca ilişki bulunan. emin ol. 3. „Yazışmalarda. mücadele. müsademe demektir.

fakat. ne var ki. pencereden. aynen dediğim gibi oldu. Kenan.Karşısında. sıfat: İsimlerden önce gelerek onların nitelik ve niceliklerini bildiren kelimeler. binaenaleyh. Ömer Seyfettin) (bu esnada. yalnız. ancak. İnsan yalanı bilmeyerek okur. lâkin. ama.. yalan olduğunu bildikten sonra gene okumak ister mi? Sıralı cümleler arasına giren bu bağlaçlardan önce nokta. faydasız buldu. fakat söz dinlemiyor. lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz. çok yorgundu. çünkü.in kullanılır: kavun. İş işten geçti. ama iş işten geçmişti. İKİ NOKTA ( : ) „Açıklama yapılacak yerlerde kullanılır: bestesiz:bestesi olmayan. artık gelsen de olur. bundan dolayı. Sabahtan beri bekliyorum. kelek. bağırmak.. çiçek. karpuz. Çiçek. İster inan. kız çocuklarına ise İnci. Aslan. güzel bir kız. ıspanak. Ahmet. ağlamak istiyorum. ne yazık ki. heyecandan içim içime sığmıyor. siyah maroken kaplı bir kitap okuyor. bununla birlikte.. „Bir cümleden sonra alıntı bir cümle geliyorsa veya bir söz naklediliyorsa iki nokta kullanılır: Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?” 47 . deniz. farkı bölümleri ve örnekleri birbirinden ayırmada kullanılır: Murat. Erkek çocuklarına Doğan. Sevinçten. Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü. 4. Hulusi ve Mustafa ile yaşıt sayılır. bununla birlikte” gibi bağlaçlardan önce konur: Halis bir şiir fena okunabilir. „Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için bu sıralı cümleler konur. virgül ya da noktalı virgül koyup koymamak yazara göre değişebilen bir üslûp meselesidir. Yavuz ve Kâzım bir grup. ne gelen var ne giden. çikolata. kır kokuları. ama. ve) „İki cümleyi birbirine bağlayan “ama. (Bahar ve Kelebekler. kahkahalar atmak. lâhana. Bir aralık evden savuşmak da aklına geldi. Bu işin en sağlam yolu şudur: Bildiğinden şaşmamak. Gönül adlarını verirler. „Cümle içerisindeki açıklamalardan önce kullanılır: Akşama dek hiç durmaksızın çalışmıştı.. Çok söylüyorum. „Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak iç. pırasa. (YKB) Olanları anladım. yoksa. bisküvi. „Virgüllerle ayrılmış tür veya takımları. ister inanma. gelmesen de. Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerinden Hayrullah. Metin ve Mehmet de bir grup olsunlar. Tuğrul. „İçerisinde birden fazla virgül kullanılmış cümlelerde öznenin kendinden hemen sonra gelen öğelere karışmamasını sağlamak için kullanılır: Faruk. Kelimeler genel olarak ikiye ayrılır: İsimler ve fiiller. bir şezlonga uzanmış esmer. kraker. sonuç olarak. dalga fısıltıları getiren tatlı bir nisan rüzgârı giriyordu.

Bu amaçla cümle sonunda kullanılabileceği gibi cümle içinde de kullanılabilir: Fiillerin bazıları isimlerden türemiştir: başlamak. törenizi kim bozabilir sizin? Göğe erer başımız başınla senin! Koro: „Kütüphanecilikte yazar ve eser adı arasına konur: Yahya Kemal Beyatlı: Kendi Gök Kubbemiz „Ses biliminde uzun okunması gereken ünlüden sonra kullanılır: a:ile. renk renk çiçekler. nakletmek.. art arda örnekler sıralanıyorsa ilk örnek küçük harfle başlar: Tam kapıdan çıkmak üzereyken sordu: Akşam erken gelecek misin? İnceleyeceğiniz kelimeler şunlar: gelmek.. Halide Edip Adıvar.. başarının sırrını tek kelimeyle açıklar: Azim „Kendisinden sonra örnek verilecek cümlelerin sonuna konur. gidedurmak.O... Ali Canip Yöntem. ve başka insanlarla birlikte yeni bir hayata hazırlanıyordu. 48 . mercimek. toprak sarı. di:nen. Bilge Kağan: Türklerim işitin! Üstten gök çökmedikçe alttan yer delinmedikçe ülkenizi. „Matematikte bölme işareti yerine kullanılır: 45:3=15 İki noktadan sonra bağımsız bir cümle geliyorsa bu cümle büyük harfle başlar. suçlamak.... Bazılarında okuyucunun cümleyi zihninde tamamlaması beklenir: Gök sarı. Güneşli fırtınalar. 5. bana ne getirdin... ÜÇ NOKTA ( .. Ziya Gökalp. İnsan üç şeye benzer: ağaca. ) „Art arda örneklerin sıralandığı cümlelerde benzer örneklerin sürdürülebileceğini ifade etmek için cümle sonunda kullanılır. çıplak ağaçlar sarı.. incelmek. diye sordu vb. pancar. i:cat. Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bazıları şunlardır: Ömer Seyfettin. ceva:hir. çoğalmak. Mehmet Emin Yurdakul... suya ve rüzgâra İki nokta kullanılmış cümleler bazen aynı kelimeler kullanılarak ama iki nokta kullanılmadan da kurulabilir: Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?” →Çocuk merakla. ka:til. nohut. „Bitmemiş veya bitirilmemiş cümlelerin sonun konur. „Karşılıklı konuşmalarda kimin konuşacağı belirtildikten sonra iki nokta konur: ─Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? Ziraatçi sayar: ─Yulaf.

. söylenmesi ahlâken çirkin görülen kelimelerin yerine konur: Olaya . Keskin bir tren düdüğü.... ─Sen misin... ─Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa? ─!.... Ayrılıyor yolumuz! Onu bir defacık görebilmek için nelere katlanmazdım ki.. Kar. Trenin pencerelerinde gülümseyen kadınlar.. her şey bir su katmanının altında yok oluverdi birden. Baharın yeşil çimenleri üzerinde.’dan dinledim.. be’ (Diyet) „Karşılıklı konuşmalarda yeterli olmayan. aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için kullanılır: “... el sallayan çocuklar. Sırmalı çedik pabuçlar. Yerden topladığı .. kırmızı feraceler. ─Ne arıyorsun bu vakit buralarda? ─Hiç... Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar: ─ Koca Ali. Sonra genzi yakan o bildik kömür kokusu. eksik bırakılan cevaplarda kullanılır: ─Yabancı yok! ─Kimsin! ─Ali. Ömer Seyfettin) Bu görevdeki üç nokta yay ayraç içerisinde de konabilir.. Hele eşek zorla aranıyorsa.. Üstelik Subaşınınsa. seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı.. Ali usta? ─Benim... „Söylenmek.... Ah hele kırmızı feraceler....” (Bahar ve Kelebekler. Koca Ali...Annelerinin esvaplarını kızlar giyer.. Trenin birdenbire salıverdiği yoğun bir buhar.. (Diyet) 6..tan çıkmaz... ─Hangi Ali? ─.. adam. Haberi ... SORU İŞARETİ ( ? ) „Soru anlamı taşıyan cümle ve kelimelerden sonra kullanılır: 49 . Bey’in oğlunun da adı karışmış. yine her yeri dağıtmış.... yılın ilk karı. Toplantıya gelenler arasında .ları onun arkasından fırlattı. belirtilmek istenmeyen ve kaba sayılan. „Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur: Gölgeler yaklaştılar.. Kaç gündür neydi o soğuklar öyle! El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. B... büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı....Sana uğurlar olsun. var mıydı? Kılavuzu karga olanın burnu b. Belliydi yağacağı. ..... 7 Nisan (burada yer adı gizlenmiş) „Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu...

kıvanç. Hele bir de karların eriyip sularının akması yok mu. üzüntü. (soru kelimesi nesneye dahil) Bu olayı bize ne zaman anlatmıştı. (Doğum yeri: ?).5 (?) saatte gitmiş.. „Bilinmeyen yer. korku. hatırlamıyorum. tarih vb. nefret vb ani coşkunluklar) bulunan ve seslenme. acı. hitap ve uyarı bildiren cümlelerden ve kelimelerden sonra gelir: Komşular! Babacığım! Hemşehrilerim! Tanrım! Yazık sana! Aşkolsun! Hey baksana! 50 . durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320).Hangi elbiseyi beğendiniz? Benimle alış verişe kim gelecek? Soruları cevapladınız mı? Nasıl bir kitap aramıştınız? Evimizi. sevinç.. ÜNLEM İŞARETİ ( ! ) „İçinde ünlem ifadesi (haykırış.. Bunlar soru işareti ile biter. 1496 (?) yılında doğan Fuzuli. zaman anlamı katıyorsa soru işareti de kullanılmaz? Akşam oldu mu sıla özlemi depreşir gurbetçilerde. hayret. (soru kelimesi nesneye dahil) Yapar mı yapmaz mı bilmem. heyecan.. ürperti. eşyalarımızı nasıl buldunuz? Nerede ? Kim? Nasıl? Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? „Cevabı zaten içinde olan soru cümlelerinde de soru işareti kullanılır: Haksız mıyım? Liderler içinde Atatürk gibisi var mı? Yoksa bu sözümde yalan var mı? „İçinde soru kelimeleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde soru işareti kullanılmaz: Kaça aldım. Bu cümlelerin soru anlamı vurgu ve tonlama ile belirtilir: Yaşınız? Sen alacaktın? Gördün? „Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda yay ayraç içinde kullanılır: Ankara’dan Konya’ya 1. 7. (soru kelimesi nesneye dahil) „Bazı cümleler de soru kelimesi barındırmadığı hâlde soru cümlesidir. ( ?-1120) „Soru eki soru anlamı katmıyorsa. şimdi hatırlamıyorum.

elim! Gitme ha! Hah. ne yaptım! Eh! Fena değil.Ey Türk gençliği! Hey! Biraz bakar mısın? Hişt! Buraya gel! Şşt! Sus bakayım! Ee. yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah. şimdi oldu! Hay Allah! Vah zavallı! Vay sersem! Aman dikkat! İmdat! Boğuluyorum! Simitçi! Çok ilginç! Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Güm! Miyav! 51 . Ay.

Kızılırmak’ı. inanmama. bu topraklar için toprağa duşmuş. Mamak Caddesi’nde. 27[1] 28[2] Bu işaretler Türkçede ilk defa Tanzimat Devri edebiyatçılarından Şinasi tarafından kullanılmıştır. okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak. ileri! Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! Ne mutlu Türküm diyene! Dur. hafife alma. Gençliğinde 100 metreyi 10 saniyede koşarmış (!). yılın ilk karı. küçümseme. NOKTALAMA İŞARETLERİ KESME İŞARETİ ( ’ ) TIRNAK İŞARETİ ( “ ” ) TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ ) YAY AYRAÇ ( ( ) ) KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] ) KISA ÇİZGİ ( . yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak bir devrin battığı yerdir. yanlış okumayı önlemek. Kar. noktalama ile değil imlâ ile ilgilidir. Zamanla nasıl değişiyor insan! Gökyüzünün başka rengi de varmış! Ünlem işareti. cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek. Ankara’yı.Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. Mustafa Kemal’e.) UZUN ÇİZGİ ( ─ ) EĞİK ÇİZGİ ( / ) DENDEN İŞARETİ ( " ) NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazıda karışıklıkların önüne geçmek. geç kaldım! Eyvah! Geç kaldım! „Parantez içinde kullanılan ünlem işareti alay etme. ne güneşler batıyor! Ey. sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri27[1] denir. bak.. KESME İŞARETİ ( ’ )28[2] „Özel isimlere eklenen çekim eklerini ayırmak için kullanılır. Enflasyonun nasıl düşeceğini bilmeyen ekonomi bilginlerimiz (!) var. ünlem ifadesinden hemen sonra kullanılabileceği gibi cümlenin sonunda da kullanılabilir: Eyvah. İmlâ 52 . kinaye anlamları katar: İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır: 8. asker! Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Türkiye’de. Adam. Belliydi yağacağı. akıllı (!) olduğunu söylüyor. Kaç gündür neydi o soğuklar öyle! Bir hilâl uğruna ya Rab. Bazı alıntı kelimelerde de kesme işareti kullanılır ki bu....

. Ek kelimenin okunuşuna göre belirlenir: vb.... ..si.. Bu özel isimler. TBMM’nin. ]Sert sessizle biten özel isimlere ünlüyle başlayan ek getirildiğinde ismin son sesi korunur... İslâmlaşmak. Atatürkçü. Ankaralı........yi.. -siz. Sinop’a (Sinoba). NATO’dan.. -ci yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz: Ankaralı.. Türkleşmek. Ankaralıdan. cm’yi.. 53 .. Türkçülüğün. Ayhan Beyden.. Sonunda nokta bulunan kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılmaz.. Türkçecilik.. Darvinci............. Zeynep Hanıma.... Moliere’e. Alm.. BOTAŞ’ın.. İstanbulsuz. Ereğliler. Paşayı.... Küçük harflerle yapılan kısaltmalarda kelimenin okunuşu esas alınır: kg’dan. İng.. Sıra sayılarında hem nokta hem kesme kullanılmaz: 1972’de.. „Özel isimlere eklenen –lı.. Ahmet’in (Ahmetin) ]Özel ismin yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve eki de kesme işaretiyle ayrılmaz..... „Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen ekler okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır: DSİ’ye... Nu.... Pantürkizm. UNESCO’ya... Zonguldak’ı (Zonguldağı)..... ]Yabancı isimler hariç diğer özel isimlere yapım ve çokluk ekleri getirilerek yapılan kelimeler büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz.. ]Yabancı isimlere getirilen yapım ve çekim ekleri okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır: Shakespeare’in. mm’den Ancak büyük harfle yapılıp da okunuşu esas alınan kısaltmalar da vardır ki bunlar bir kelime gibi telâffuz edilebilmektedirler: ASELSAN’a. Efendinin.. Ahmetler.. Dekanlığına. Mehmetler.... türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz: Panislâmizm..leri.. 12’nci... Başkanlığına. Avrupalılaşmak.. Panturanizm. 1881’de.. Bu eklerden sonra gelen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz.. Kurumundan ... ama söyleyişte yumuşama olur. Mustafa Kemallerden... TCDD’ye.. ..dan „Sayılardan sonra gelen ekler de kesme işaretiyle ayrılır. Sivaslı.. Türkçü.. Mamak Anadolu Lisesi Müdürlüğüne. Rektörlüğüne...Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine... mad. Avrupalı.dan. Türkolog.... Türklük.. Honolulu’lu ]Kişi adlarına sonradan eklenen unvanlara eklenen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz.. ... Yakup Kadriler...... .. ÖSS’de. 2000’den.

ama korktuğu başına gelmedi. Çiçekli ağaçlar. korular. yüz yirmişer.). (Ömer Seyfettin. "Okuyorum büyükanneciğim. Halil Bey'e biraz rahatlık vermiş gibiydi.. parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Karacaoğlan → Karac’oğlan (Şiir dışında Karacaoğlan’dır. ağır perdeli penceresinden dışarı.” cümlesiyle yüklemin türü bakımından benzerlik gösterir? „Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır: “Küçük salonun fes renginde. -daş’la türemiş kelimeler. Karşı sahilde mor. Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin Ancak cins isimlerinden sonra yay ayraç geliyorsa yay ayraçtan sonraki ek kesmeyle ayrılmaz: İmek fiili (ek fiil)nin 9.. Saide) Genç... esmer kız. düştü mü ola → düştü m’ola.. Uyur gibi sessiz duran deniz.” (Ömer Seyfettin. Bahar ve Kelebekler) 29[3] Aynen alınmayan sözler tırnak içinde gösterilmez. Bir an düşündü. hem de uyudu. üç dişi kalan buruşuk ağzını açtı. harf ve kelimelerden sonra kullanılır: A’dan Z’ye. Saf mavi bir sema.. ne eylesin → n’eylesin. kalın. Bazı kelimelerde b’nın m’ya dönüştüğü görülür." dedi.. Esnedi.” “Birden. beşer. 54 .. „İki kelime sonradan birleştirildiğinde ve (özellikle şiirde vezin gereği) bu kelimelerden ikincisinin ilk ünlüsü düşürüldüğünde düşen ünlünün yerine kullanılır: ne oldu → n’oldu. noktayla biter.) „Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığı zaman kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)’nin. hiç değiştirilmeden yapılan aktarmalar29[3] tırnak içinde gösterilir. muhteşem. ne etsin → n’etsin. Şinasi. Kahve rengindeki yemenisinin altında daha beyaz görünen saçlarına dokundu.. TIRNAK İŞARETİ ( “ ” ) „Başka birinin yazısından veya sözünden. katılaşmış elini başına götürdü. “Yetişin!” diye bağırdı. yeni neslin son Türk kadınlarının o asla tatmin edilemeyecek olan ebedî kederiyle bulutlanan siyah gözlerini kitabından ayırmayarak. „Özellikle belirtilmek istenen ek. („Aldığı ekle bir başka kelime ile karıştırılabilecek olan kelime köklerinden sonra kullanılır: Tava’nın rengi neden böyle olmuş? Bilgi’nin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir.. Ne’nin belirtisiz nesne olarak kullanımına örnek verin. Bahar ve Kelebekler) Aşağıdaki cümlelerin hangisi “İlkbahar en güzel mevsimdir. acaba uyuyabilir miyim?” diye düşündü. Bir mumya uzvu kadar sararmış. fark olunmaz sisler altında dağlar. Sabaha kadar yattı.. büyük harfle başlar. Alıntı cümle(ler). Asıl cümle de daha bitmediği için küçük harfle devam eder: Yaşlı kadın.. Alıntı cümleye ait olan noktalama işaretleri tırnağın içinde kalır. beyaz yalılar. “Yatsam. yüz ellişer milyon. (Memduh Şevket Esendal.. yatıp da uyuyamamaktan korktu..Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir: Onar.

) türünün en iyi örneklerindendir. sab ‘söz’.” diye seslendi. TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ ) „Doğrudan yapılan ve tırnak işareti ( “ ” ) içinde gösterilen sözlerin içinde başka bir alıntı söz daha varsa bu da tek tırnak işareti ( ‘ ’ ) içinde verilir: Hasan: “Yolda Yücel’i gördüm. “Kardeşini parka götür. divan edebiyatı. sonradan eklenmiş olan açıklayıcı kelimeleri ve söz gruplarını göstermek için kullanılır: O tarihte (1980) henüz sen yoktun. Bunlar cümle değillerse küçük harfle başlarlar: Birçoğu “edebiyat” kavramını yeni öğreniyordu. „Kitap isimleri ve yazı başlıkları yazıda tırnak içinde gösterilir. kavim’. 11. -ki) büyük ünlü uyumu kuralına aykırıdır. “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı? dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okudu.„Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen kelimelerden ve sözler tırnak içine alınır. tüketi ‘tamamen’ gibi kelimeler artık kullanılmamaktadır. Bunlardan sonra kesme işareti kullanılmaz. Faruk Nafiz. Kitabınızdaki “İmlâ Kuralları” konusuna bir göz atın. Edebiyat öğretmeni. Türkçede bazı ekler (-yor. yeni Türk edebiyatı) büyük farklılıklar gösterir.”Beş Şehir”dir. “Han Duvarları”nda. Birçoğu edebiyat kavramını yeni öğreniyordu. ‘Yarın sizin sınıfla maç yapalım. Baban niçin geciktiğinizi sorarsa ‘Annem göndermedi’ dersin. 10. -ken. Türk edebiyatının üç kolu da (halk edebiyatı. -leyin.’ dedi” Annesi kıza. YAY AYRAÇ ( ( ) ) „Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan. Uzaklık ifade etmek için “ta” kullanılır. 55 . Hakkında açıklama yapılan söze ait ek. Anadolu coğrafyasını ve insanını en güzel şekilde anlatmıştır. yazının ve sözün aslında olmayıp. „Tek tırnak bir de dil yazılarında örnek olarak verilen kelimelerin anlamlarını göstermek için kullanılır: Göktürk Anıtları’nda geçen bodun ‘millet. Uzaklık ifade etmek için ta kullanılır. ayraç kapatıldıklarn sonra yazılır: Yunus Emre (1240?-1320)’nin “yani” ile yapılan açıklamalar yay ayraç içine alınmaz. Sanatçının bu eseri hatıra (Anı demek daha doğru olur. çünkü tırnak işareti aynı zamanda kesme işaretinin görevini de üstlenir: Tanpınar’ın tek denemesi. -mtırak. Bazen tırnak işareti kullanmak yerine bu kelimeler koyu harflerle veya altı çizilerek de yazılabilir.

. küçümseme... artık erişemeyeceği yurdunun bir deresini. (Refik Halit Kara. hem de.. (. büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. nefes almadan. Ah hele kırmızı feraceler. Genç Kalemler. yanakları sevincinden pembe pembe.. Shelley (Şelli) ve Shakespeare (Şekspir) romantizmin kaynağı sayılırlar. „Alıntıların yapıldığı eser ve yazar adı yay ayraç içinde verilir: Asıl konuşan Hasan'dı. Eskici) „Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu.. inanmama. kırmızı feraceler. akıllı (!) olduğunu söylüyor. dudakları titreyerek taze. billûr sesiyle biteviye konuşuyordu.. Özellikle tiyatro eserlerinde çokça kullanılır: İhtiyar ─ (Yerinden doğrulur. konuşanın hareketlerini ve durumunu belirtmek için kullanılır. Durmadan. yani okumasında büyük emeği geçen insandan daha ne isteyebilirdi ki? „Sözün söylendiği anda olup biteni. Eskici hem çalışıyor. Baharın yeşil çimenleri üzerinde. „Yabancı kelimelerin okunuşları parantez içinde verilir: Rousseau (Ruso) Fransız edebiyatında romantizmin önemli temsilcilerinden biridir.) Şimdi ne olacak? Kaymakam ─ (hiddetle) Ne olacak baba.)” (Bahar ve Kelebekler.. geçmiş günleri. 1496 (?) yılında doğan Fuzuli. seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı. „Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Yekta Bahir [Ömer Seyfettin]. bir rüzgârını.Babasından. „Söze alay etme. gevrek.Oğlunun katili ecnebi tebaasıymış. kaybettiği yerleri düşünerek benliği sarsıla sarsıla dinliyordu. 56 .. içte yay ayraç kullanılır: Kütüphanemize Türk edebiyatı tarihi kitapları [En başta Resimli Türk Edebiyatı Tarihi (Nihat Sami Banarlı)] alınmalı.) Annelerinin esvaplarını kızlar giyer. aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için üç noktayla birlikte kullanılabilir “(. hem yaslı dinliyordu.. Ömer Seyfettin) „Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda soru işaretiyle birlikte yay ayraç kullanılır: Ankara’dan Konya’ya 1.. bir türküsünü dinliyormuş gibi hem zevkli... Aklına ne gelirse söylüyordu.5 (?) saatte gitmiş. dinlenmeden. Adam.. İngiltere'de Lord Byron (Lord Bayron). hafife alma. Enflasyonun nasıl düşeceğini bilmeyen ekonomi bilginlerimiz (!) var. Yeni Lisan. kinaye anlamları katmak için Ünlem işaretiyle birlikte kullanılır: İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş. altı aydan beri susan Hasan. Gençliğinde 100 metreyi 10 saniyede koşarmış (!)... Sırmalı çedik pabuçlar. KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] ) „Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dışta köşeli. 12. ara sıra "Ha! Ya? Öyle mi?" gibi dinlediğini bildiren sözlerle onu söyletiyordu.

..............................................arabayla ........... minimini yavru ağlıyor........................................................................................................... Geçen yıl Ankara’ daki akrabalarımıza .nihaî....... Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır............................................... olacak “de” ve “ki” bağlacı ile “mi” soru ekinden önceki kelime satır sonunda kalıyor da bu ek ve bağlaçlar alt satıra iniyorlarsa araya (satır sonuna) kısa çizgi konmaz: ............................. gördüm ki söylüyorum .................................................meş’aleyi değil ................: O zaman gördü ki..................... KISA ÇİZGİ ( ...........camii ..............................................................arabayla ................................ Gırtlak ünsüzü için kesme kullanılan kelimelerde kesmeli heceler satır sonuna getirilmez................... önünde kitap da yoktu ................................. ...............meş’aleyi olacak ........................................................ Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır: .............nihaî..................... kur’adan değil ...........................................................................camii ............................................................................................................................................................. Sessizce.................................................................................................................................... Doğruları şöyle olacaktır: .................kur’adan............................................................................................................................................ Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz: ........................................................................................................................... yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu............................................ Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez................................................................................] 13..................................................................................... ............................................................................................... başöğretmen Atatürk ........... memleketlisi................. Bu görevde kullanılınca birleştirme çizgisi denir.....................................................................1996’ da .......................................................................................................... titreye titreye ağlıyor.................................................................. küçük çocuk..............................................................Karaosmanoğlu’nun........................................................................................................................................................................................ ilkokuldayken ....................... geçen yıl mı kazanmış? 57 .........„Bilimsel çalışmalarda....... yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kullanılır........) „ Satır sonunda............................. metinde bulunmadığı hâlde araştırmacı tarafından tamamlanan kısımlar köşeli ayraç içinde verilir: Babam kağan öldüğünde küçük kardeşim Küş-tegin ye[di yaşındakaldı.....................uçurtmamızın ..........................uçurtmamızın ..................................

30 „Bazı terimlerle kuruluş adlarında kullanılır: isim-fiil.. Bu çocuk –sizi temin ederim ki.. 2000-2001 öğretim yılı. Lûgati’t-türk. Divanı.. hokka-bâz. Fen-Edebiyat Fakültesi..mutlaka yazacağım. Arapça ve Farsça tamlamalarda ve bazı ibarelerde kullanılır: Servet-i Fünun.. -i. 09.çoktan uykuya dalmışlardı. Bilimsel yazılarda. Sivas-Ankara arası trenle yüz yıldır 12 saatte gidiliyor. vatan-perver.. yaz-dı-k... yaz-. kelimeleri eklerine ayırmada. âteş-perest. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. ekleri tek başına göstermede ve kelimeleri hecelemede kullanılır: oku-. -de. „ Rakamlar arasında kullanılarak ila anlamı verir: 3-4 kişi 19-20 yaşlarında 1-7 Aralık 2000 tarihleri arasında „Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır: 458-54=404 „Adreslerde semt ile şehir ismi arasına konur: Demirlibahçe-ANKARA „ Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini ifade etmede. „ Birbiriyle ilgi kurulan iki isim arasında kullanılır: Türk-Yunan ilişkileri. Türkçe-Fransızca sözlük Ural-Altay dil grubu Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması Soy-dil-din üçgeni.. g. bilâ-ücret. sevindir-. ge-le-bi-li-rim „Bazı yabancı kelimelerde kullanılır: Sainte-Beuve..30-10. -ki. „ Cümle içindeki arasöz ve ara cümlelerin başına ve sonuna konur: Bütün bebekler –Zeynep hariç. yol-cu-luk. „ Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur: İkinci dünya savaşı (1939-1945) tam altı yıl sürmüştür. 58 . Aşk-ı Memnu. by-pass. bülbül-i şeydâ. Sizinle ilgili her şeyi –gördüğüm ve bildiğim her şeyi. bî-çâre. zarf-fiil. nâ-mağûb.ilerde büyük adam olacak.Özgün imlâsıyla yazılan yabancı kelimeler satır sonunda kendi dillerinin kurallarına göre bölünür. gönder-. check-up.

14. Etken b. kızım? Kız ─ Bir roman. / ve \ işaretleri kullanılmaktadır. Konuşma çizgisi de denir. Büyük nine sordu: ─Okuduğun ne. Büyük nine tekrar daldı. Büyük nine tekrar daldı. İşteş fiil " " 59 . -an / -en. 15. DENDEN İŞARETİ ( " ) Bir yazıdaki maddelerin sırlanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır. -madan / -meden. yan yana yazılan mısraları ayırmak için kullanılır: Yüzükoyun yatma diyor annem / Yatar mıyım hiç. EĞİK ÇİZGİ ( / ) „Şiirlerden alıntı yapıldığında. Saide'nin yazısı ile şu satırları okudu: .. / İster miyim / Yüzümün / Koyun olduğunu? (FHD) „Adreslerde apartman ve daire numaralarıyla semt ve şehir isimleri arasına konur: Altay Sokağı. ─Bana mı. Oyunlarda uzun çizgi. a. kimden? ─Evden olacak! ─Evden? Ne münasebet? Şinasi Bey mektubu aldı.. Nu: 21/6 Kurtuluş/ANKARA „Dil bilgisinde eklerin ünlü ve ünsüz uyumlarına göre aldıkları farklı şekillerini göstermek için kullanılır: -a / -e. dedi. konuşanın adından sonra da konabilir: Büyük nine ─ Okuduğun ne. -dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü „Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 125/5=25 „Bilgisayar ve internet dilinde eğik çizgi olarak //. Büyük nine ─ Neden bahsediyor? Kız ─ Hiç. Şinasi Halil Bey'e baktı ve: ─Bu mektup sana. Konuşmalar tırnak içinde verildiği zaman konuşma çizgisi kullanılmaz. UZUN ÇİZGİ ( ─ ) Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın ve konuşmacının değiştiğini belirtmek için cümlelerin başında (satır başında) kullanılır. ─Neden bahsediyor? ─Hiç. 16. Edilgen c. kızım? ─Bir roman.

Hah. Bu kelimelerin yanında dilek. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır. ASIL ÜNLEMLER Seslenme Ünlemleri Duygu Ünlemleri 2. elim! Hay Allah! Aman dikkat! Ah. emir. ne yaptım! itme ha! Vah zavallı! Eyvah! Geç kaldım! 2. cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir. Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Duygu Ünlemleri Ee. tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler. Komşular! Ne kadar güzel! Babacığım! Çabuk eve git! Simitçi! Çok ilginç! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir. Seslenme Ünlemleri Ey Türk Gençliği! Bre melûn! Ne yaptın? Şşt! Sus bakayım! Hey! Biraz bakar mısın? Hişt! Buraya gel! Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir. bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs! 60 . Seslenme veya duygu anlatırlar. Başka görevlerde kullanılamazlar.d. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir: 1. yeter artık! Eh! Fena değil. ASIL ÜNLEMLER Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER ÜNLEMLER Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan. şimdi oldu! Vay sersem! İmdat! Boğuluyorum! Aa! Bu da ne? Ay. Dönüşlü " ÜNLEMLER 1.

. açıkçası ama ancak bile çünkü dahi de de.... ÖBEKLEŞMİŞ BAĞLAÇLAR BAĞLAÇLAR Tanım Tek başına anlamı olmayan.. anlamca birbiriyle ilgili cümleleri veya cümlede görevdeş sözcük ve söz öbeklerini bağlamaya yarayan kelimelere bağlaç denir... BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR 4..kâh kısacası ki lâkin madem(ki) nasıl ki ne var ki ne yazık ki ne.....ya (da) yahut yalnız yeter ki yine yoksa zira ha.... PEKİŞTİRME BAĞLAÇLARI H...... İSE” BAĞLAÇLARI YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR 1.... Kİ.... EŞDEĞERLİK BAĞLAÇLARI C. BASİT BAĞLAÇLAR 2..hem (de) ile ise ister. ÖZETLEME BAĞLAÇLARI G.. KARŞILAŞTIRMA BAĞLAÇLARI D..ister(se) kâh.gerek(se öyleyse üstelik ve veya veyahut ya da ya... GEREKÇE BAĞLAÇLARI F.de demek ki fakat gene gerek..ha hâlbuki hatta hele hem hem de hem.. TÜREMİŞ BAĞLAÇLAR 3..BAĞLAÇLAR Tanım Özellikleri BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ A.ne (de) nitekim oysa oysaki öyle ki 61 ..... “DE.. SIRALAMA BAĞLAÇLARI B. KARŞITLIK BAĞLAÇLARI E.

(çekim eki) Evdeki hesap (yapım eki) BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ A. “-ErEk” zarf-fiil ekleri de kullanılabilir: Masaya yaklaştı ve kitabı aldı. (çekim eki) Sözde Ermeni soy kırımı (yapım eki) Sen ki hep çalışmamı isterdin. “ile”nin kullanım alanı daha dardır. (bağlaç) Konuşmak üzere ayağa kalktı. ama doğru değildir. (bağlaç) Seninki de lâf işte. Masaya yaklaşarak kitabı aldı. nesneleri Bana baktı ve güldü. sıfatları “ve” bağlacı yerine virgül veya “-İp”. “ile” cümleleri birbirine bağlamaz. Çağdaş şiirde söze etki ve çekicilik katmak için kullanılmaktadır. “ile. • Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz. bu bağlaçla cümle başlamaz.. sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar. kitabı aldı. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Eve gittim. Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır 62 .. Masaya yaklaştı. (bağlaç) Evde rahat çalışamadı. -lE” “ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ve” bağlacı yerine & işaretini kullanmak son derece yozlaştırıcıdır. cümleleri Anlatılanları dinliyor ve çocuğa hak veriyordu. Duygu ile düşünce bir olmalıdır. benzer kelimeleri Binlerce yerli ve yabancı turist geldi. (edat) Sözlüden yine zayıf almış. zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. SIRALAMA BAĞLAÇLARI “ve” Cümleleri.. ektir.Özellikleri • Edatlardan farkı.. sözleri ve öğeleri birbirine bağlar. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar. ama daralabilir. fakat onu bulamadım. yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. nesneleri Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin. (zarf) Ben de seninle geleceğim. Duygu ve düşünce bir olmalıdır. Not: “ve” bağlacından önce noktalama işareti kullanılmaz. Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti. özneleri Köyünü. Masaya yaklaşıp kitabı aldı. Bitişik yazılanlar bağlaç değil. • Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir. anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri. cümleleri Aylarca ve yıllarca sustu.

. Ne doğan güne hükmüm geçer.. Ne halden anlayan bulunur.. kelime gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar. ne de dünürü küstürür.. Onu ne gördüm ne de tanıdım.. Ne şiş yansın ne kebap. Bunlar zıt da olabilir. Ya beni de götür ya sen de gitme.ya” İki seçenek sunulduğunda kullanılır.. Mehmet.Not: Edat olarak kullanılan ve zarf yapan “ile”den farklıdır. Mehmet ile Ali sinemaya gittiler. Ne aradı ne (de) sordu.ne (de)” ]Aynı görevdeki kelimeleri. veyahut” Aynı değerde olup da birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.. C. ben veya başkası... Ya bu deveyi güdeceksin. EŞDEĞERLİK BAĞLAÇLARI “ya da. Sen olmasan yahut (veyahut) seni görmesem dayanamam.hem (de)” Her ikisi de geçerli olan iki durumu anlatır. Yüklem olumlu durumdadır. Biriniz gideceksiniz: Sen ya da kardeşin. Bisiklet veya motosiklet alacağım. B. ya bu diyardan gideceksin30[1] “hem. ne de bir mektup yazdı. “ne. KARŞILAŞTIRMA BAĞLAÇLARI “ya. yahut. özneleri Gönül ne kahve ister ne kahvehane. Ali’yle sinemaya gitti. Sen. veya. Ya gel ya gelme...olumsuz yapar. nesneleri Ne İzmir’e gitmiş ve Bursa’ya. dolaylı tümleçleri ]Cümleleri de birbirine bağlar: Üç yıldır ne bir telefon açtı. Hem çalışmıyor hem (de) yakınıyorsun.. Ne kızı verir. Mehmet heyecanla yerinden kalktı. Hem kitap okuyor hem de müzik dinliyor. Bunlar birbirinin zıttı olabilir Biri yapılmadığında diğerinin yapılması gerekebilir.. 30 (bağlaç) (edat) (edat) Aynı anda 63 . eşdeğer da. ]Cümleleri -yapı bakımından olumlu oldukları hâlde..

ne yazık ki kendisi onlardan vefa görmedi... Not: Bir cümle bu bağlaçlardan biriyle başlayabilir. ama bazen yanlış anlaşılıyorum... ] “ama.. yalnız. lâkin. kâh. Dışarıdaki hava ne soğuk ne sıcak. Bunları götür. Yaptığı işe ne kolay ne de zor denebilir. Not: “Ne zor. ne var ki. “yalnız... ne var ki. ikisi de çalışkan ve zekîdirler.. kâh kalkıyor.. ne acı günler yaşadık” örneğinde “ne zor” ve “ne acı” sözleri ayrı ayrı da (biri olmadan) kullanılabileceği için buradaki “ne”ler bağlaç oluşturmaz. Ali olsun. Ne var ki sanatçıyı bu yüzden eleştirmek doğru olmaz.. ne yazık ki” “ama. Yerinde ve zamanında konuşmaya dikkat ediyorum.. lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. Hava nemliydi..olsun.. ama başarılı oldu.. Tatil boyunca dinlenmiş de gezmiş de. ancak..kâh. ne yazık ki” bağlaçları. Gerek sen gerek(se) o. İzmir’e de Aydın’a da uğrayacağız. Yemek az. yüklemleri bağlamış. dolaylı tümleçleri Fizikten de anlamam kimyadan da... İnsanlara hep vefa gösterdi. ancak bugün bitiremem. fakat. kır saçlı. Altmış yaşında. Hızlı yürüdü. ne var ki. Ha Ali ha Veli. .. fakat. aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi. Öğretmeni de arkadaşları da onu çok merak ettiler. yalnız diğerlerini getirmeyi unutma. ne fark eder? D. lâkin. Kâh yıkılıyor.ha” Öğeleri ya da cümleleri birbirine bağlarlar. ama doyurucu. ] “ne yazık ki” bağlacı çok kötü ve acı sonları bildirir. Annesini de babasına da özlemişti. fakat dinç bir adam bağırdı... ha. gerek. olsun. ] Zıt anlamlı iki sıfatla birlikte kullanılarak onların arasında bir durum ifade eder. ama yılmıyor.gerek. ancak yetişemedi. Ahmet olsun. Bu işe başlıyorum. Ne çay ne kahve içmedi. ancak.Ne kendi rahatsız oldu ne de halkı huzursuz etti. Gerek baba gerek anne tarafından bir akrabalıkları yok. Çok tembeldi.. yalnız. fakat yağmur yağmıyordu.. (kendisi rahatsız olmadı. güzel çalıştınız. nesneleri bağlamış. ancak.de. özneleri bağlamış.→ “Ne çay içti ne kahve” olmalıydı. “de.. ] “ne var ki” bağlacı çaresizlik ifade eder. fakat. halkı da huzursuz etmedi) Yüklem olumsuz çekimlenirse anlatım bozukluğu meydana gelir.. cümleyi birbirine bağlar. KARŞITLIK BAĞLAÇLARI “ama. Bu durumda bu bağlaçlar iki bağımsız cümleyi birbirine bağlamış olur.. ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır. 64 .

oysa çok çalışırdı. fakat. (anlatım bozuk) E. Her zaman birinciydi. ne var ki dünya. nasıl ki bu akşam ağırdan alıyor. Bak kızarım ama! Böyle söylersen darılırım ama! “hiç olmazsa” ve “hiç değilse” Çarşıdan elimiz boş döndük. neden.En yüce duyguların tohumları ekildi. şu sebeple” anlamlarına gelir. çünkü babam çağırmıştı. cümle sonunda. insanları kendisine benzetmişti. “oysa. oysaki. lâkin. Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir “yoksa” Ver diyorum. hâlbuki” Aralarında zıtlık. Gelemeyeceğini söyledi. yoksa yersin dayağı. ] Sadece “ama” bağlacı pekiştirme anlamı katar. Onu özledim. “nasıl ki” Acele etmez. uyarma bildirir Arkadaşının kalbini kırdı. ancak”. Bizimle gelmene izin veririz. yalnız. Otobüse yetişemedik. oysa gideli çok olmadı. hâlbuki vakti vardı. ama çok pişman oldu. Hiç olmazsa iki kaset alsaydık. Neden bildirir. dikkat çekmek için kullanılır. haber verseydin. “madem(ki)” Madem gelecektin. Eve gittim. “zira” “çünkü” anlamında kullanılır. Güzel. Not: Bu bağlaçlar anlam bakımından zıt olmayan cümleler arasında kullanılırsa anlatım bozukluğuna yol açar. ama çok güzel eserler bırakmış atalarımız. ] “ama. şart. aykırılık bulunan iki cümleyi “tersine olarak. GEREKÇE BAĞLAÇLARI “çünkü” “Şundan dolayı. -dİğİ hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar. çünkü evden geç çıkmıştık. ] Yine sadece “ama”. ağırdan alır. ama yolda fazla soru sormayacaksın. “değil mi ki” 65 .

olur.. Cümleleri bağlamış. . bile dahi. ta şeklinde yazılmaz. anlaşılıyor ki” . üstelik gülmüyor da. Demiş ama yerinden dahi kalkmamış.. İSE” BAĞLAÇLARI “de” ] Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı ve de. bile. Öyleyse gidelim arkadaşlar. demiş. 66 . / Hatta parasını ödemişti bile. Kısacası kendimizi toparlamalıyız. ] Genellikle “dahi. Hatta parasını dahi ödemişti.. PEKİŞTİRME BAĞLAÇLARI “bile. Bu soruyu Ali de bildi Artık gönlümü alsa da önemi yok. Çalışıyor. ayrıca. Demiş ama yerinden bile kalkmamış. hem de. “ya” ile birlikte kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da” Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik bakımından uyar. te. üstelik. ] “hatta. üstelik. da şeklinde yazılır. demiş... Bağırsan bile duymaz. Bunu sen bile başarabilirsin. olur. bitiştirilmez. ÖZETLEME BAĞLAÇLARI “kısacası. . dahi. Demek ki ülkemiz bunlardan dolayı gelişmiyor. Çölde suyun bir damlası dahi değerlidir. o hâlde. .. dahi. hatta. Bağırsan da duymaz. G.. özetle. hatta konuştum da. aynı görevdeki kelimeleri ve sözleri birbirine bağlar ve değişik anlamlar katar: Sorsan da söylemem asla Erzakını hazırla da pikniğe gidelim. ] “bile” kullanılan bir cümle daha önce kullanılmış bir cümlenin ya devamıdır ya da devamı gibi görünür.. Tembel adam. Açıkçası bu işi istemiyorum. bundan başka” Bu bağlaçlardan bazıları bazı durumlarda birbirlerinin yerine kullanılabilirler. H. Konuşmuyor. yani. hatta” bağlaçlarıyla özdeştir. Hatta parasını bile ödemişti. burada pikniğe gitmek için erzak hazırlama şartı var. hatta elleriyle kazıdılar. Gördüm. Bunu sen de başarabilirsin.F. Tembel adam. demek ki. kazmayla. ayrıca. Kİ. öyleyse. de. “DE. Çölde suyun bir damlası bile değerlidir. hem de sabahtan akşama kadar. hem de. üstelik” Belle. bile ] Cümleleri. / Hatta parasını ödemişti dahi. ] “bile” yerine “de” veya “dahi” de kullanılabilir. açıkçası.

Çalışayım da gör neler yapacağımı. Ancak ne yazık ki böyle olmadı.. istek. cümleleri bağlamış ] Edattan ve zarftan sonra gelerek anlamı pekiştirebilir: O kadar da soğuk değil. Sınavı kazanabilir miyim ki... Koşsan da yetişemezsin. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç) (şaşkınlık) ]Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır. Böyle davranmanız hiç de iyi olmadı. Baktım ki gitmiş. ]Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar.Biraz müsaade etsen de işime baksam Büyüyecek de bana bakacak. (açıklama) ]Özneyle veya tümleçlerle ilgili açıklama yapılacağı zaman kullanılır. neden böyle düşünüyorsunuz? O yerden -ki herkes kaçar. Çalışıp da kazanacaksın. Türkçe değil. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.. küçümseme abartma ] “ama” bağlacının yerine kullanılabilir. Ben ki hep sizin için çalıştım. Bugün öyle yorgunum ki. Zıt anlamlı cümleler arasına girmiş. rica.. ] ”ki” kullanılan bazı cümlelerin “ki”den sonraki kısmı söylenmez. Bazen “ki” ile başlayan bu açıklama iki kısa çizgi arasında verilir.. Dün bizi bekletti de gelmedi. alay şart yakınma övünme için. Düzenli çalıştı da başarılı oldu. (pekiştirme) Siz ki beni tanırsınız. 67 . ]Abartma anlamı katar.. Adam belâ ki ne belâ.sen de kaç.. “ki” Sadece “ki” biçimi vardır. Atatürk diyor ki: . cümleleri ve öğeleri birbirine bağlayabilir: Hızlı hızlı koştu da yetişemedi... (kuşku) Bu adama güvenilmez ki! (yakınma) Acaba çocuğa kızarlar mı ki? (endişe) ]Tekrar edilen kelimeler arasında kullanılır. yalvarma Küçümseme. ] Tekrarlanan kelimelerin arasına girerek anlamı güçlendirir: Ev de ev olsa bari Çalış da çalış. neden-sonuç değişmezlik Bütün yıl okumamış da şimdi kitap kurdu oluverdi.

Sesler. burun. (ek-fiilin şartı) YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR 1. fakat. Belki. Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. hâlbuki. sac/saç. ÜNLÜLER SES BİLGİSİ SES ve DİL SESİ Genel anlamda kulağın duyabildiği titreşimlere ses denir. 3. Kelimelerin söylenip yazılması ses değerlerine bağlıdır. de. ve. (bağlaç) Adam konuşuyor. üstelik. hem de. evim ise çok uzakta. BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. hala/hâlâ. sanki. ile. boğaz boşluğu ve soluk borusu) uyumlu çalışmasıyla. ÖBEKLEŞMİŞ BAĞLAÇLAR Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. TÜREMİŞ BAĞLAÇLAR Yapım eki almış zarflardır. od/ot. eğer. ne var ki. Yağmur yağıyor. 4. Ses.. yalnız. “ise” Karşılaştırma ilgisi kurar. BASİT BAĞLAÇLAR Ek almamış (kök hâlindeki) zarflardır. hac/haç.. anlamlı kelimeler oluşturacak biçimde meydana gelir. karşıtlığı güçlendirir. Dil sesleri.. (bağlaç) Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir. anlam ayırt edici özelliğe de sahiptir: ad/at. ya da. kısaca. hâlbuki.. dilin en küçük birimidir. 2. çocuksa hep susuyordu.] Bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır. yoksa. mademki. konuşma organlarının (ağız. oysaki. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime dil sesi denir... dahi/dâhi HARF ve HARF SİSTEMİ (ALFABE) 68 ... çünkü (burada ünlü uyumuna girmiş). meğerki.

Bir dildeki harflerin belirli bir sıraya dizilmiş bütününe alfabe denir. yazıldığı gibi okunan. 01. Dudakların durumuna göre Ağzın açıklığına göre Kalınlar Düzler Genişler Darlar a ı Yuvarlaklar Genişler Darlar o u 31[1] “ün” ses demektir. Buna göre dilimiz. sesin yazıdaki karşılığıdır.Dildeki sesleri gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlere harf denir. bu alfabeye “ğ”. dilin ileri doğru itilmesiyle oluşur. ÜNLÜLER Ağzın açık durumunda (yani ses yolu açıkken). Tek başlarına ve uzun ünlü gibi (iki ünlü değerinde) telâffuz edilirler. “ş” sesleri eklenmiştir. ÜNLÜLERİN ÖZELLİKLERİ Ünlüler şu şekilde sınıflandırılır: Çıkış yerine ve dilin durumuna göre: kalın ve ince ünlüler Ağzın açıklığına göre: geniş ve dar ünlüler Dudakların durumuna göre: düz ve yuvarlak ünlüler Kalın ünlüler. okunduğu gibi yazılan bir dildir. harf ise göze hitap eder. dilin geriye çekilmesiyle. Önce ses vardı. Bu kanuna göre. Lâtin harfleri esas alınarak. Arap. Türkçede 8 tane ünlü vardır: a e ı i o ö u ü A. Alfabede bulunan harflerin dilin her sesini temsil edebilmesi önemlidir. Türk alfabesinde 29 harf bulunmaktadır. “i”. Lâtin alfabesindeki “q”. SESLERİN SINIFLANDIRILMASI Bir dilde bulunan sesler. büzülüp yuvarlaklaşmış durumdayken çıkan ünlüler de yuvarlak ünlüdür. o dilin ses dağarcığını oluşturur.31[1] I. 8 tanesi de ünlüleri karşılar. Bir dilin sesleri farklı alfabelerle de yazıya aktarılabilir. Lâtin ve Kiril alfabeleriyle yazılmıştır. alt çene az açık ve ağız boşluğu darken çıkan ünlüler de dar ünlüdür. Nitekim Türk dili sırayla Göktürk. Yani harf. Bu sınıflandırmaya göre her ünlünün üç özelliği vardır.1928 gün ve 1353 sayılı kanunla tespit ve kabul edilmiştir. Sonra yazının icat edilmesiyle sesler yazıda harflerle temsil edilmeye başladı. Türk alfabesi. “ünlüler” ve “ünsüzler” olmak üzere ikiye ayrılır. “x” ve “w” harfleri alınmamış.11. 69 . Alt çenenin açık ve ağız boşluğunun geniş durumunda çıkan ünlüler geniş. Bu sesler. Ses kulağa. ince ünlüler. Bunların 21 tanesi ünsüzleri. Türk alfabesi. Dudaklar düz durumdayken çıkan ünlüler düz. Türkçenin ses dağarcığını da 29 ses oluşturur. Uygur. her ses için ayrı bir harf ve her harf için ayrı bir ses ilkesine göre düzenlenmiştir. SES-HARF İLİŞKİSİ Harf ile ses terimlerini birbirinden ayırmak gerekir. ünlülere sesli de denir. hiçbir engelle karşılaşmadan çıkan seslerdir.

beraber.: Gösterilenlere örn. şair. hiç. ā. hâlâ.. iman (şa:ir. ū „Türkçede İngilizce by.. kaide. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES UYUMLARI Ünlülerin düzlük-yuvarlaklık. Uzun ünlüler belli durumlar dışında gösterilmez. Büyük ünlü uyumu Küçük ünlü uyumu. numu:ne. İki ünlünün yan yana olduğu kelimeler kesinlikle Türkçe değildir: Saat. numune. mail. „Türkçe kelimelerde birinci heceden sonraki hecelerde o ve ö ünlüleri bulunmaz.. i:man) Ancak Türkçede uzun ünlü bulunmadığı için birçok yabancı kelimedeki uzun ünlüler Türkçede kısa telâffuz edilir. maarif. Bazen bu kelimelere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde uzunluk tekrar ortaya çıkar. kanaat. Arapça ve Farsçadan dilimize giren kelimelerde vardır. B.. Ünlülerin kullanımıyla ilgili bazı kurallar: „Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz. gibi ünlü bulundurmayan kelime (kısaltmalar hariç) yoktur. buut (boyut). hayat→hayatı. badem. kanun→kanunen. beyaz→beyazı.. aile.. ince düz. kalın yuvarlak. Uzun ünlü. 70 . âlem. kanu:nen) Bazı örneklerde uzunluk ek getirildiğinde de ortaya çıkmaz. dar. ince yuvarlak. 2. dar. Siirt.. kalın yuvarlak. kalınlık-incelik ve darlık-genişlik özellikleri iki ses uyumunda karşımıza çıkar: 1. fiil. ince Ünlülerin bu özellikleri ünlü uyumlarında ve bazı ses olaylarında karşımıza çıkacaktır. ince o ö u ü yuvarlak. şive. kalın düz. dar... „Kökeni Türkçe olan kelimelerde uzun ünlü yoktur. şube. dair. can→canım. geniş. şûra. Eski yazıdan çeviri yapılan bilimsel metinlerde uzun ünlüler özel işaretlerle gösterilebilir. rahat. dar. Gösterilmeyenlere örn. şecaat.Dilin durumuna göre İnceler e i ö ü Buna göre hangi ünlünün hangi özelliğe sahip olduğuna tek tek bakalım: a e ı i düz. geniş.: adalet. geniş. miat. yâr. (esa:sı. esas→esası. haya:tı. geniş. beyaz. kalın düz.. âdet.

... u ü→ e. Yabancı kelimeler: kalem. ü u→ a. u i→ e. alkolü. afiyet. kalib→kalıp. yürüsün. kardeşçe. saatte. u ö→ e.. ü ı→ a... karındaş→kardaş→kardeş. ö. elmalık. Bunun sebebi. cihan. aşağı. oyun.. ı. kangı→hangi. kelime sonundaki ünsüzün ince oluşudur. kanı→hani. i. ü o→ a.. u ö→ e. ince. i. Büyük ünlü uyumunda (küçük ünlü uyumunu hesaba katmazsak) hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a.semantik. uçurtma. emlâkçilik. okuyalım. sevilmek. Bazı yabancı kelimeler bu kurala uydurulmuştur. Değişikliğe uğramış Türkçe kelimeler: şışman→şişman.. okuyucu.. veriyordu. i. ü „Kalın ve ince ünlülerin bir arada olduğu kelimeler ya değişikliğe uğramış Türkçe kelimelerdir ya da yabancı kelimelerdir. denizden. hakikati. sadakatten. merhamet.Şimdi bu kuralları inceleyelim: 1. Ancak bazı yabancı kelimelerde. Ancak bu kurala uymayan ekler vardır: 71 . kelebekler. „Kelime kökleri bu kurala uyduğu gibi. ı. sorular. brillante→pırlanta.. o. satılık. dünyanın. kalın. yürü→yürüdüm.. merhametli. ü u→ a. u e→ e. divar→duvar. oku→okusun. i.. o. asayiş.. yürümek. ı e→ e. ana→anne. ö. ö. ı i→ e. okuduk. ünlüsü kalın olan son heceden sonra ince ünlü gelir. kabulüm. o. ınanmak→inanmak. helâkimiz. yürüyen. i ı→ a. insan.. ö. Bu kurala göre Türkçe bir kelimenin ünlülerinin tamamı ya kalın ya da ince olmalıdır... ı. o. kelimelere (Türkçe ve yabancı) getirilen ekler de kökün ünlüsüne göre belirlenerek çekimli ve türemiş bütün kelimeler bu kurala uydurulur.. BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU Kalınlık-incelik uyumu da denir. ı. meteoroloji. suret→surat.. yürüme. alma→elma. göstermelik. u ü→ e. i o→ a. „Büyük ünlü uyumu kuralına uymayan (Türkçe ve yabancı) kelimelere getirilen ekler kelimenin son hecesine uyar: annemiz. ü Küçük ünlü uyumunu hesaba katarsak hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. dakı→dahi.

uğrak.. uzaklık. ülküdaş.. arkadaş. i o→ a.. gözlem. yuvarlak ünlü (o. akşamki. ıslık. u. e. ö. Meselâ. uğur. bu yüzden bazı kelimelerde uyuma girmediklerini söyleyebiliriz: öğleyin. üçüz. 72 aykırıdır. gizliyor. -ken (zarf-fiil eki) : alırken. i i→ a. ü u→ a.. „Büyük ünlü uyumunu hesaba katmazsak küçük ünlü uyumu kuralına göre hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. sıcaklık.. uygun. Öyleyse bu eklerin ünlülerinin her zaman aynı özellikte (kalın veya ince) olduğunu. süzgün. ırak. uygar. ı e→ e. gelirken. bozulmuş. biliyor. ı i→ e. i) ile başlıyorsa sonraki ünlüler düz. çocuk. ululuk. ı.. üzer. sarımtırak. ü)34[4] ya da düz geniş (a. ı. ı. e) olmalıdır: arkadaş. i ı→ a. 34[4] . ü ö→ a. e. istiyor. ölümlü. merdiven. yukarıdaki. 2. uğraşmak. orak. u ü→ e. e. -gil (aile bildirir) : halamgil. baklagiller. u ö→ e. e. bakarken.. KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU Düzlük-yuvarlaklık uyumu da denir.. okul.. i Bu kurala uymayan yabancı kelimeler: 32[2] 33[3] o→ a. iyi kova. i ı→ a.. -ki (ilgi zamiri ve sıfat yapan ek): onunki. öküz. u.. ekşimtırak..32[2] -leyin (isimden zarf yapan ek): sabahleyin. incelik. i e→ a. kuru. bu eklerle yapılan bütün kelimeler büyük ünlü uyumuna aykırıdır denemez. olumlu. ılık. e. u. oğul. serilmek. “kolaylık” örneğinde olduğu gibi “ı” ünlüsü kendinden önceki “a” ünlüsüne uyarken “a”dan önceki “o” ünlüsüne uymayabilir. üçer okul. oğlak.. Bu özellik. akşamleyin -(İ)mtırak (sıfattan sıfat yapan ek): yeşilimtırak33[3].. dayımgil. mavimtırak. üzüm. eniştemgil. e. u..-yor (şimdiki zaman eki) : geliyor. e. önem.. kelime. e. seninki. küçük ünlü uyumunda her ünlü kendinden önceki ünlüye uymak zorundadır. yuvarlak ünlüden sonra düz-geniş ünlü geldiği zaman karşımıza çıkmaktadır: ufaklık. Bu kurala göre bir kelime düz ünlü (a. ü) ile başlıyorsa sonraki ünlüler ya dar yuvarlak (u. üzerinde. “mavi” kelimesine getirilen –(i)mtırak eki en azından kelimenin son hecesine uymadığı için kurala Türkçede o ve ö ünlüleri birinci heceden sonraki hecelerde asla bulunmaz. önemli. koşarken. ü Bu ek Anadolu’nun kimi yerlerinde –kan şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuştur. ü ü→ a. ı. u. olası.. ü Büyük ünlü uyumunu hesaba katarsak küçük ünlü uyumu kuralına göre hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. oğlan. ü u→ a. ı. Ancak.. karanlık. -Taş (isimden isim yapan ek) : meslektaş. e. „Küçük ünlü uyumunun büyük ünlü uyumundan bir farkı vardır: Büyük ünlü uyumunda kelimedeki bütün ünlülerin kalınlık ve incelik bakımlarından uyuşmaları gerekli iken.

küçükbaş (hayvan). gidedurun. düşeyazdım. birbirleriyle uyumlu olup olmadıklarına bakılmaz. büyükbaş.. çöpçatan. hoşbeş. yağmur. müşkil→müşkül. televizyon. sanatsever. camgöz. dilberdudağı... Bitişik kelimeyi oluşturan kelimeler ayrı ayrı incelenebilir.. günaydın. cingöz. yelkovan. okudun mu “de” bağlacı: sen de... Belki de bu kelimelerin asılları böyledir. bilgisayar. akordeon. akımtoplar. Karagöz. Ancak bazı alıntı kelimeler bu kurala uydurulmuştur: müdir→müdür. kabık” şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuşlardır. hanımeli. baştankara (kuş). 73 35[5] . karagöz (balığı). aldı da. tiyatro. kelimenin son ünlüsüne uyar: Kavunu. kamyon. önayak (olmak). günebakan. kavuşmak. bakıver. yüzgöz (olmak). tavuk.alkol. rötar. kabuk. külyutmaz. keçiboynuzu.. çamır.. tepegöz. savurmak. kafakol. Ama bu kurallar uyan kelimelerin tümü Türkçedir de diyemeyiz. ölmeyegör. çamur. özledim de. mönü. konu ile→konuyla. yağmurluk. basınçölçer.. Bu kurala uymayan Türkçe kelimeler: Avuç.35[5] -yor ve -ki ekleri de çoğu zaman bu kurala uymaz: geliyor. mümkin→mümkün. karpız. O hâlde bu kurallar sadece Türkçe kelimelerde aranmalıdır. vatansever karıncaezmez. ataerkil. kavurmak. babayiğit. müminlik. serbest. Sonuç „Bu uyumlar Türkçenin ayırt edici özellikleridir. kalem. avurt. tavukgöğsü. onunki. kuşkonmaz. fakat. merasim. „Kelimelerin bu kurallara uyup uymadıklarına bakılırken kelimeler değerlendirilir. o da. Yani bu kurallara uymayan kelimeler çoğunlukla Türkçe değildir. alabilirsin. kavun. yağmır.. pisboğaz. daktilo. düztaban. aslanpençesi. „Ayrıca bu kurallar en az iki heceli kelimelerde aranmalıdır. ordubozan. radyo. bitişik yazıldıkları zaman ünlü uyumlarına girerler: alır ise→alırsa. Ek-fiilin çekimi olan “ise” kelimesiyle “ile” edatı (hem edat hem bağlaç).. amperölçer. barışsever. siroz. alabildiğine (kalıplaşmış). Ancak “de” bağlacı ve soru eki kendinden önceki kelimeye uyarlar: “mi” soru eki: geleyim mi. düşmeyegör... Küçük ünlü uyumuna aykırı kelimelere (Türkçe ve yabancı) getirilen ekler. delil. anaerkil.. müzikçi. yurtsever. oyunbozan. paragöz.. tek başlarına Bu kelimeler Anadolu ağızlarında “kavın. yeşilbaş (ördek).. Tek heceli kelimelerle bitişik kelimelerde aranmaz. müzik. horoz. çıkageldi. yolkesen.. karpuz. tıknefes. varyemez „Yabancı kelimeler bu kurallara uyabilir de uymayabilir de.. otobüs.

kavun. KÜU yok mezar. mönü: BÜU var. KÜU var „Büyük ve küçük ünlü uyumlarının ikisini de kapsayacak şekilde verilen aşağıdaki tabloda hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği verilmiştir: 74 . nazik: BÜU yok. Ama Türkçe olsun olmasın. birine uyup diğerine aykırı düşebilir.„Türkçe kelimeler bu kuralların her ikisine birden uyarlar (değişikliğe uğramış olanlar hariç). Bu yüzden bu ünlü uyum kuralları ayrı ayrı ele alınmalıdır. bir kelime bu kuralların her ikisine de uymak zorunda değildir.

keşif→keşfetmek. Her ikisi de ayrı ayrı ama birbirinden kaynaklanan ses olayıdır: ünlü türemesi. e o→ u. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI 1. i. u. hece düşmesi olmayan kelimelerdir. ı e→ e. Bazı durumlarda geniş ünlüler de düşebilir: nerede→nerde. hüküm→hükmü. a ü→ ü... gönül→gönlüm. şurada→şurda. emir ← azil ← hüküm ← fikir ← sabır ← şehir ← 36[6] emr azl hükm fikr sabr şehr keşif nakil bahis nutuk şahıs ilim ← ← ← ← ← ← keşf nakl bahs nutk şahs ilm Bunlar birleşik fiiller konusunda da anlatılmıştır..a→ a. ileri-le-mek→ilerlemek.. 75 . son iki ünsüz arasında telâffuzu kolaylaştırmak için bir ünlü türetilir. ömür→ömrüm. alın→alnı. o.. koku-la-mak→koklamak.. e. emir→emretmek. beniz. burun→burnu. gönülden gönüle. a ö→ ü. ağıza. e C. 2.. uyu→uyku. burada→burda. ikinci hecesinde dar ünlü (ı. Bu kelimelere ünlüyle başlayan ekler veya bitişik yazılacak şekilde yardımcı fiiller getirildiğinde türemiş olan ünlüler tekrar düşer. sırayla bir sürekli veya süreksiz ünsüzle bir sürekli ünsüz bulunan Arapça ve Farsça kelimelerde. kavuş-ak→kavşak. Ömür’ü.→benzi. koyun(bağır. devir-→devril-. koyunu vb. ÜNLÜ DÜŞMESİ İki heceli olup birinci hecesinde geniş (a. i ı→ ı. oyunu. buruna. babadan oğula örneklerindeki gibi ekte geniş ünlü varsa hece düşmesi olmayabilir.. cürüm→cürmü. ünlü düşmesi. a i→ i. e u→ u. döş)→koynuna. ö). fikir→fikri. Özel isimlerde hâliyle hece düşmesi olmaz: Gönül’e.. Buna orta hece düşmesi de denir: ağız→ağzı. oğul→oğlu. ÜNLÜ TÜREMESİ Ünlü türemesinin görüldüğü yerler: „Sonunda. sabır→sabretmek.. ü) bulunduran bazı Türkçe ve yabancı kelimelere ünlü ile başlayan veya tek ünlüden oluşan bir ek getirildiğinde kelimenin vurgusuz hâle gelen ikinci hecesindeki dar ünlünün düşmesine hece düşmesi denir. Bazı Arapça kelimelere (isim) yardımcı fiil getirildiğinde de hece düşmesi görülür:36[6] kayıp→kaybolmak.

Not: ne-ye→niye kelimesinde de daralma vardır. gizleyeli (→gizliyeli). ama birer harfle karşılanırlar.zehir ← zehr zikir ← zikr „–cik küçültme ekinden önce: dar→dar-a-cık.. i. ÜNLÜ DARALMASI Son sesi a veya e olan fiil kök ve gövdelerine. ÜNSÜZLER Çıkış sırasında bir engele (ses yolunun kapanması veya açılması) takılan ve bu engel sayesinde şekil alan seslerdir. atlayarak (→atlıyarak).. bu sesler (a. genç→genc-e-cik „Bazı yabancı kelimelerin başında: ilimon. 76 . de-yor→diyor de-e→diye de-en→diyen de-e-lim→diyelim ye-en→yiyen ye-ince→yiyince ye-ecek→yiyecek Not: deyince. k. deyip örneklerindeki e. u. kendilerinden sonra gelen “e” ünlüsü yardımıyla dile getirilirler: b→be c→ce k→ke h→he k ve h ünsüzleri “ka” ve “ha” şeklinde telâffuz edilirler ki bu yanlıştır. Türkçede 21 tane ünsüz vardır: b c ç d f g ğ h j k l m n p r s ş t v y z Bunlardan g. Iramazan... Tek başlarına telâffuz edilemezler (özellikle süreksiz olanlar). yazıda korunur. Bunun sebebi “y”nin daraltıcı etkisidir: söyle-yor→söylüyor anla-yor→anlıyor yaşa-yor→yaşıyor “de-” ve “ye-” fiil köklerine gelecek zaman. Bütün ünsüzler “e” ünlüsünün yardımıyla telâffuz edilmelidir. gelmeyen (→gelmiyen). İrecep. başlayan (→başlıyan). yaşayacak (→yaşıyacak). e) daralarak ı. az→az-ı-cık. „Daralma olumsuzluk ekinin ünlüsü için de geçerlidir. II. bir→bir-i-cik. l ve t seslerinin ince ve kalın olmak üzere ikişer şekilleri vardır. şimdiki zaman eki getirildiğinde kelime sonundaki sesli daralır.gel-me-yor→gelmiyor. „Çok heceli kelimelerde sadece söyleyişte daralma vardır. ıradıyo.. kork-ma-yor→korkmuyor. ü olur. ıraf.. sıfat-fiil ve zarf-fiil eki getirildiğinde veya başka bir ek getirilip de araya –y– kaynaştırma harfi girdiğinde. atlamayalım (→atlamıyalım). istek kipi. 3.

ş. v. t. plân. cartiyer. ş. s. 4. katı / hakikati. Hatta “l” ve “r” ile başlayan bazı yabancı kelimeler halk ağzında ünlü türetme yoluyla yerlileştirilmiş. Ses tellerinin durumuna göre: Türkçede ünsüzler. ÖZELLİKLERİ Ünsüzler birkaç başlık altında sınıflandırılırlar. m. c-ç. z g. Buna göre ünsüzler ikiye ayrılı: 1. s. Çıkak bakımından ünsüzler dörde ayrılır: 1. k. Ses yolunun durumuna göre: Ünsüzlerin oluşumu sırasında ses yolu ya kapalıdır ya da dardır. y. Çıkaklarına göre: Bir ünsüzün boğumlanma noktasına o ünsüzün çıkağı denir. ses telleri titreşmeden oluşurlar: ç. j. otlakçı / emlâkçilik. n. grup. klan. g. h. Yumuşak ünsüzler. ğ. t Ünsüzlerle ilgili bazı kurallar: 1. k. r. d. ç. ğ. Türkçede kelime başında iki ünsüz yan yana bulunmaz.. Türkçede “m(o)ğ(o)l c(a)f(e)r v(e) j(i)p ş(e)hn(a)z” ünsüzleriyle kelime başlamaz. r. ş. m. d-t. capon. y h C. Dudak ünsüzleri Diş ünsüzleri Damak ünsüzleri Gırtlak ünsüzleri b. 3. p. n. j. fren. gani / ordugâh kolum / alkolü. g-k B.. ıraf.. ç. n. ya da Türkçe ise değişime uğramıştır. Sert ünsüzler.. surattan / sadakatten.. İrecep. ses uyumlarında ve olaylarında karşımıza çıkacaktır: A. f. g. Ancak “bre” ünlemi hariç. l. v. yatta / saatte. m. h. y. t 2. 2. c. z Sert ünsüzlerden bazılarının yumuşak karşılıları vardır ki bunlarla ilgili ses olayları daha sonra görülecektir: b-p.organ / yegâne. 2. r. d. d. “j” ile başlayan kelimeler de “c” ile telâffuz edilmiştir: ilimon. l.. Iramazan. A. z 2. Bu sınıflandırmada verilen özellikler ve daha sonra bahsedilecek kurallar. p. kral gibi kelimeler Türkçe değildir. f. k. l. ses tellerinin titreşmesiyle oluşurlar: b. s. v c. kurulumuz / kabulüm. j. ğ. 77 . ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamsına göre sert (tonsuz) ve yumuşak (tonlu) ünlüler olmak üzere ikiye ayrılır: 1. Bu ünsüzlerle başlayan kelimeler ya Türkçe değildir. ıradıyo. Süreksiz ünsüzler: Ses yolunun kapalı durumunda oluşan ünsüzlerdir: b. p. candarma. Sürekli ünsüzler: Ses yolunun daralma durumunda oluşan ünsüzlerdir: f. c. tren. trafik.

iğde. sch. kabulüm. ÜNSÜZ UYUMU (BENZEŞMESİ) Ünsüzlerin sertlik ve yumuşaklık özellikleri burada karşımıza çıkmaktadır. Aşağıda verilen kelimelerde yan yana gelmeyecek ünsüzler yan yana verilmiştir.. abdal Ekte: 1. ama birer harfle karşılanırlar. saç / sac. ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI ve UYUMLARI 1. kelime kökünde ya vardır ya yoktur. l ve t” seslerinin ince ve kalın olmak üzere ikişer şekilleri vardır. Yumuşak ünsüzlerin yan yana gelmesinde bu bakımdan bir problem yoktur. ama getirilen ekler köke uydurulur: Kökte: aptal. eksik. beşde. apdal. ç. c.. g” ünsüzleriyle kelime bitmez. dalga. Bu gibi kelimeler ünlüyle başlayan ek aldıklarında sertleşen ünsüzler tekrar yumuşar. sh” gibi birden fazla harfle karşılanan ünsüzler vardır. helâkimiz. cild→cilt. Dilimizde bazı ünsüzler yan yana getirilemez. Ancak anlam farkını belirtmek için “at / ad. Türkçede her ünsüz tek harfle gösterilir. d. k. Bazı yabancı dillerde “ch. g (ğ) ünsüzleridir. kitap→kitabı. 78 . sebeb→sebep. g ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde ekin bu ilk ünsüzü yumuşak olarak kalır: kardeş. defterde. hem de ses olayı (ünsüz sertleşmesi) olarak değerlendirilir. emlâkçilik.hakikati. Yabancı dillerden alınan kelimeler de telâffuza aykırı ise değiştirilir. Burada c ve d sesleri anlam ayırt edici görev yüklenmişlerdir. sadakatten. telâffuza bağlı olarak belirlenir. Sert ünsüzlerin bazılarının yumuşak (karşılık)ları (benzerleri) vardır. Bu durum kelime kökünde/gövdesinde de köke getirilen eklerde de böyledir: kalemler. c. d. tespit. alkolü. adlar. okulda.ğ/k) ünsüzlerden hangisinin kullanılacağı. etüt→etüdü. kitap→kitap.3.. ot / od.. Yani ünsüz uyumu Türkçe kelimelerde zaten var olduğu gibi yabancı kelimeler de bu uyuma sokulmaktadır. ordu. kuzgun. Kelimede yan yana gelen ünsüzlerin sertlik-yumuşaklık bakımından uygun olmalarına ünsüz uyumu (benzeşmesi) denir. bu şekilde telâffuz edilemezler. d/t. müspet. yumuşak ve sert hâli bulunan (b/p. Apdullah. g.. c. yaygı. saatte. Ünsüz uyumu olarak: Yumuşak ünsüzle biten kelimelere b. şad. k ünsüzlerinin yumuşak hâlleri b. 4... Ama sert ünsüzlerle yumuşak ünsüzler yan yana gelirken. p. ispat. Doğrularını bulalım: kitapdan. kispet. c/ç. sebep→sebebi. Bu uyum. nispet. Ünsüz uyumunda sadece bu ünsüzlere bağlı olarak kurallar ortaya konacaktır. Bu.. “g. tespih gövde. hem ünsüz uyumu.. naspetmek. t. B. kuralcı. sürgün.. d. renk→rengi. bilgin. uygun.. 5. yad gibi bazı kelimeler hariç yabancı kelimelerin son ünsüzleri de bu kurala uyularak sertleştirilmiştir.. Türkçede “b. Hac. ilce / ilçe” gibi kelimeler bu ünsüzlerle bitebilir.

ocakta. ancak çoğu kez ses olayı diye anılır. Demek ki ünsüz sertleşmesi kökte veya gövdede var olan bir ünsüz uyumu değil. 79 ...2. kelime sonundaki sert ünsüzün etkisiyle sertleşir. Saat 23:00’te. sert şekli de olan yumuşak bir ünsüzle (b. biç-ti. Mastarın bu şekilde değil de “almaya” şeklinde. BOTAŞ’tan (Boru Hatları ile Petrol Taşıma Şirketi). kitap→kitabım tüfek→tüfeği. ğ”ye dönüşür. c. Kısaltmaların uzun şekli dikkate alınmaz: Karabük’ten. Yukarıda anlatılan ünsüz benzeşmelerinin bir kısmı zaten var olan uyumluluklardır. Hem ünsüz uyumu hem de ses olayı olarak: Sert ünsüzle biten kelimelere b. 1934’ten beri. kanat-tı. bitkin İkinci durum özel isimlere.. g ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde ekin bu ilk ünsüzü sertleşerek p. k ünsüzleri bulunuyor ve bu kelimelere. çiçekten kitapçı. renk→rengi. ÜNSÜZ SERTLEŞMESİ Türkçe veya yabancı bir kelimenin sonunda f. 121’den . ş. ç. 12’lik.. ekmek→ekmeği. Bir kısmı da ses olayıdır. dolap-ta. coş-ku. ağaç-tan. g) başlayan ek getiriliyorsa. çokgen kelimelerinde bu kurala uyulmaz. açtı. dişçi. Bu daha çok sert ünsüzün iki ünlü arasında kalmasının sonucudur. b. denk→dengim. c. Aşağıdaki eklerin hepsi aslında yumuşak ünlüyle başlayan eklerdir. yani y’li şekli tercih edilmelidir. t. ama kelime sonunda iki ünsüz bulunduğunda da yumuşama görülmektedir. aşçı. “Hiç de öyle değil” yerine “hiç te öyle değil” yazılamaz. g. t. d.. kepenk→kepengi 37[7] kalp→kalbi. yurt-taş. k” seslerinden biri ile biten Türkçe veya yabancı kelimelere ünlü ile başlayan ekler (yapım veya çekim eki) getirilince. ç. ç. almak→almağa37[7]. Öyleyse bu yumuşama tamamen sert ünsüzden sonra gelen ünlüyle ilgilidir. Kelimeler arasında ünsüz uyumu aranmaz. Sayılarda/rakamlarda ve kısaltmalarda okunuş esas alınır. ciltçi. biç-ki.. d. BCG’de (aşı) Not: Üçgen. k ünsüzlerinden birine dönüşür: meslektaş. beşgen.. yat-tı. dikgen. çocuk→çocuğu. kat-kı. t. Bunlara sadece ünsüz uyumu diyeceğiz. kelime sonundaki sert ünsüz yumuşar ve “b. çift-çi. Hatta “g”nin “ğ”ye dönüştüğü de görülür: ağaç→ağaca. 15’te. borç→borcum. dörtgen. d. lâf-çı. silâh-çı. diyalog→diyaloğu. Bu ses olayları temelde ünsüz uyumudur. sayılara/rakamlara ve kısaltmalara getirilen ekler için de geçerlidir. heves-ten. İstanbul’da. h.. p. kitap-çı. coş-kun. Ünsüzlerle ilgili ses olayları şunlardır: a. kurt→kurdun. s. ÜNSÜZ YUMUŞAMASI “p. baktım. senet→senedin dolap→dolabın. ekin başındaki yumuşak ünsüz.. c. yayıldık-ça.. kuru yemiş-çi. sonradan meydana gelen bir ses olayıdır.

Bu kelimelere benzeyip de ünsüz türemesi görülmeyen kelimeler: dua. şık. repertuar→repertuvar. Buna ünsüz türemesi denir. zan.. suç-u. fuar.. taç→tac-ı. sepet gibi bazı yabancı kelimelerde yumuşama olmaz: ahlâkım. ok-u.. Ama af. tual→tuval. 3. Ahmet’i (okunuşu: ahmedi). ÜNSÜZ TÜREMESİ Ünsüz türemesinin görüldüğü yerler: 1. hakikatin. tek heceli kelimelerde bazen görülse de genellikle yoktur: ip-e. kap→kab-ı. Sert ünsüzle biten özel isimlerde meydana gelen yumuşama yazıda gösterilmez. şıkk) ve Türkçede tek ünsüzle kullanılan kelimelere ünlüyle başlayan ek veya yardımcı fiil getirildiğinde asıllarındaki ikinci sessiz ortaya çıkar. hall. ahlâk.. devletin.. evrak. merakımı. hiss.. fuaye.. Sonuç Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki ünsüz sertleşmesi de yumuşaması da doğrudan doğruya Türkçenin telâffuzuyla ilgilidir.zannı redd→ret→reddetmek. millet. zann. sürati. zaif→zayıf. puan. hukukun. sonra ek aldıklarında veya birleşik kelimelerde kullanıldıklarında ünsüz türemesine uğramaktadırlar. afv→af→affetmek. at-a. devlet.. reddi şıkk→şık→şıkkı. sanatı. gibi Arapça asılları çift ünsüz barındıran (afv. tok-a.. et-e.. kuaför. anketin. faide→fayda. bunlar sonradan kurallara bağlanmıştır. konservatuar→konservatuvar. 2. Türkçe kelimelerde. lâik. redd. ret. halletmek. zemm→zem→zemmetmek.. hissi zann→zan→zannetmek . his. Öyleyse bu iki ses olayından sadece biri bu kelimeler için geçerli olmalıydı. fail. suare. 80 38[8] . acık-an. tazyiki.. yurt→yurd-u. hal. ÜNSÜZ DÜŞMESİ Ünsüz düşmesinin görüldüğü yerler: Bu kelimeler önce tek başlarına kullanılırken ünsüz düşmesine uğratılmakta. kökte aynı ünsüz yan yana bulunmaz. tualet→tuvalet. Yumuşama.. cep→ceb-i.38[8] hiss→his→hissetmek. affı 2. millete. Eğer bir ünsüz yumuşatıldığında veya sertleştirildiğinde kulağa hoş geliyorsa olacak. hukuk. alt-ında. hoş gelmiyorsa olmayacak demektir. lig-in. birik-en. ak-ı.. orgum. hall→hal→halli. çok→çoğ-u.Sanat. duayen. lâboratuar→lâboratuvar. telâffuzdan anlaşılır: Gemlik’e (okunuşu: gemliğe). aç-ı. faiz. cumhuriyet. “Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz” kuralına uymayan bazı Arapça kelimelerde: fiat→fiyat.

yazıhane.1... Not: Bu ekin somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez: kulak→kulakçık. 3. sarphane. şıkk→şık. çeharşenbe→çarşamba. Safranbolu. düzenbaz. yemekhane. binbaşı. zann→zan. İstanbul. pencşenbe→perşembe. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer. st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur. hall→hal. çift. canbaz→cambaz. rast. göğermek→gövermek.. döğmek→dövmek. muayenehane. postahane.. dolanbaç→dolambaç.. yazıda da konuşmada da 81 . b→p DEĞİŞMESİ b→p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler.. zemm→zem. Hastahane.. öğmek→övmek.. anbar→ambar. penbe→pembe. b→m DEĞİŞMESİ Bir dudak ünsüzü olan “b” sesinin. hakk→hak. Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazda yine “n” olarak korunur.. „Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r. sünbül→sümbül.. dökümhane. „Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır. tenbel→tembel. Daha çok yabancı kelimelerde (özellikle Farsça) görülür... söğmek→sövmek. Zeytinburnu. menba→memba. eczahane. C. yatakhane. Buna gerileyici ses benzeşmesi denir. öğün→övün. korunur. serbest. Söyleyişte ğ→v değişimi görülen bu kelimeleri “v”li yazmak daha uygundur. sonbahar. anber→amber. dershane. saklanbaç→saklambaç. Bunları iki şekilde yazılması ve okunması doğrudur. 2. minik→minicik. küçük→küçücük. çenber→çember. oğmak→ovmak. karın→karıncık. k sesi ile biten kelimelerde –cik eki getirildiğinde kelime sonundaki k’lerin düştüğü görülür: ufak→ufacık. kendinden önceki hecedeki “n” sesini “m”ye dönüştürmesidir. hiss→his. kapak→kapakçık. Alıntı kelimelerden ft. “p”ye dönüşür. ÜNSÜZ DEĞİŞMELERİ 1. bin bir. afv→af. redd→ret. büyük→büyücek... “s”den sonra gelen “b”. 2. ğ→v DEĞİŞMESİ Bazı kelimelerin söylenişinde “ğ”nin “v”ye dönüştüğü görülür. pastahane. alçak→alçacık.

tescil.. Sönmeden yur / dumun üstün / de tüten en / son ocak.nispet.. kispet.. teşbih. ULAMA Ünsüzle biten kelimelerden sonra ünlü ile başlayan kelimeler gelirse. ikbal. tespih. tekdir. Farsça “-dar” son eki bulunduran kelimelerde d. içtimaî. Ben ezelden / beridir hür / yaşadım. methiye. tetkik. t’ye dönüşür. tatbik. taraftar.yapılır. müspet. Seyfettin. c→ç DEĞİŞMESİ c→ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler: eçhel.. Hayrettin. emektar. hür / yaşarım... tasdik. bütün mem / leketi Ulama yapılacak kelimeler arasında hiçbir noktalama işareti olmamalıdır. sonraki kelimenin ilk ünlüsüne bağlanarak okunabilir.. 1.. ÜNLÜ ÜNSÜZ UYUMLARI ve ETKİLEŞİMLERİ 1. teşci. Bazı Arapça kelimeler: miktar. tespit. methal. IV. d→t DEĞİŞMESİ d→t değişmesi görülen yabancı kelimeler.. onu aradığımı söylemedim ki.. “s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır. silâhtar.. takdis. 2... Aşağıdaki cümlede ulama yoktur: Ben. Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur: takdim. Kendi gök kub / bemiz altın / da bu bayram / saati. III. Dokuz asrın / da bütün hal / kı. takdir (taktir farklı anlamdadır). ÜNLÜ-ÜNSÜZ UYUMU (BENZEŞMESİ) Yegâne.. dergâh vb.. Korkma. makbul.. içtihat. ispat. meçhul. mescit. 5. sönmez / bu şafaklar / da yüzen al / sancak. naspetmek. Buna ulama denir. önceki kelimenin son ünsüzü. 4. YARDIMCI ÜNLÜ ve ÜNSÜZLER KAYNAŞTIRMA HARFLERİ 82 . Bu durum konuşma dilinde kendiliğinden olurken şiir dilinde özellikle -bazen vezin gereği. metfun. minnettar.

Ünlü ile biten bir kelimeye yine ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde iki ünlünün arasına girerek telâffuzu kolaylaştıran ünsüzlere kaynaştırma harfi denir. Bitişik Yazılan Birleşik İsimler b.Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz. Çoğul isim 3. kardeşi-n-i. Topluluk İsmi D. Ayrı Yazılan Birleşik İsimler İsimlerde Küçültme İsmin Hâlleri 1. yolcu-nun. yedi-ş-er. Ayrılma (Uzaklaşma. İSİMLER KELİME KELİME ÇEŞİTLERİ Tanım İSİMLER Tanım A.. Yapılarına Göre İsimler 1. liste-y-i. Türemiş isim 3. Asıl kaynaştırma harflerimiz. Özel İsim Başlıca Özel İsimler 2. s ve ş ünsüzleri de kaynaştırma harfi olarak kabul edilir: s ünsüzü üçüncü tekil şahıs iyelik ekinde kullanılır: baba-s-ı. Maddelerine Göre İsimler 1.. 83 . Tekil isim 2. Ali-y-e. iki-ş-er. Çıkma) Hâli 6.. Cins İsmi Başlıca Cins İsimleri B.. Birleşik İsim a. Yönelme Hâli 4. Basit İsim 2. Eşitlik Hâli 39[9] Mastarlara yönelme hâl eki getirildiğinde mek’li değil me’li şekline getirilmelidir. Varlıklara Verilişlerine Göre 1. Somut İsim 2. ş ünsüzü ise sadece üleştirme sayı sıfatlarında kullanılır: altı-ş-ar. Bulunma Hâli 5. defteri-n-e. bitme-s-i. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler 1. masa-y-a. su-y-u-n-un su-y-u.. Soyut İsim C. gelme-y-e39[9]. “y” ve “n”dir.. para-s-ı. Yalın Hâl (Nominatif) 2. Belirtme (Yükleme) Hâli 3.

kimisi de cümleden çıkarılınca anlamını kaybedecek. Kimisi tek başına da anlam ifade edebilmekte.”(Orhan Pamuk. cümle içerisinde anlam ve görev kazanır. 1958'de. kimisi bir iş. durum. Türkiye'de daha televizyon yoktu. tek başlarına anlam ifade etmezler. İsimler. Kök açısından iki çeşit olan kelimeler. Kelime çeşitleri konusunda kelimelerin önce tek başlarına. varlık ve kavramları karşılarken. cümlede üstlendikleri göreve göre alt başlıklara (türlere) ayrılırlar: “isim. kılış. gelip geçenlere. Bundan dolayı edatlara yardımcı kelimeler de denir. aldıkları çekim eklerine ve cümledeki görevlerine göre ayrıldıkları sınıflara kelime türleri (çeşitleri) denir. Vasıta Hâli 8. kimisi de bir varlığı veya kavramı karşılayan bir kelimenin yerini tutmakta. Bunlardan isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Tanım Kelimelerin anlam ilgilerine. kılışları. bağlaç. Kimi kelimeler tek başlarına herhangi bir görev ifade etmeyebilirler: 40 84 . Kelime. cümle içinde bulundukları yere göre görev yüklenirler ve cümledeki görevlerine göre kelime çeşitleri (sözcük türleri) adını alırlar. Ama "yok" denmez. kimisi de bütün bunların nasıllığını bildirmekte. Kimisi bir başka kelimenin nitelik ve niceliklerini. kimisi yapım ya da çekim eki almış. Hollywood'un efsane filmlerinden söz ederken yapıldığı gibi "daha gelmedi" denirdi iyimserlikle. hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. Türkçede kelimeler. zarf. tıpkı İstanbul sinemalarında gösterilmesi üç beş yıl alan. durumları ve oluşları karşılar. İsim soylu olan edatlar. karşı apartman dairelerinin içine bakılırdı. dilin anlamlı en küçük parçasıdır. zamir. Kök yönüyle Türkçede iki çeşit kelime vardır40[1]: İsim ve fiil. ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar. KELİME ÇEŞİTLERİ “Seyredilecek bir şey ve dinlenilecek bir hikâye yoksa. ünlem” İsim kökleri. edat.7. Her kelimenin tek başına bir tür adı varsa da onların asıl kullanım yerleri cümleler olduğu için cümle içerisinde kazandıkları görevler önemlidir. sokağa. hareket. sonra ve daha önemlisi cümlede üstlendikleri görevleri üzerinde durulacaktır. Kimisi bir varlığı veya kavramı karşılamakta. Pencereden Bakmak) Yukarıdaki parçada birbirinden anlam ve görev bakımından oldukça farklı kelimeler vardır: Kimisi yalın hâlde. belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesi sonucu insanlar arasında anlaşmayı sağlayan. sıfat. O zamanlar. oluş. fiil kökleri. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli) KELİME Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da bazen tek başına anlamı olmadığı hâlde (edatlar) cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime (sözcük) denir. Çocukluğumda bu sıkıntıya karşı ya radyo dinlenirdi ya da pencereden dışarıya.

1. bile. İnsan isimleri: Ali. sıfat. deniz. Hasan.. Alanya. isim. Hatice. Yavuz. Hasan. gibi. Ulu Cami. Bunların türünü tespit etmek için bu türlerin tanımlarını ve özelliklerini örneklerden hareketle kısaca bilmek gerekir. Yasemin. etiket isimlerdir. Uğur. 85 . Görüldüğü gibi ya bazı kelimelerin tek başlarına bir anlam ve görevi yoktur ya da farklı anlam ve görevlerde kullanılabilmektedir. Türk Dil Kurumu. yani bir şeyin kendisine aittir. varlıklara sonradan takılmış hususî adlardır. Acıpayam. Türkçe.. İyi bir tarz: İyi görünüyorsun: İyiyi kötüden ayırmak lâzım: İyi! Yaz öyleyse: sıfat. ancak. zarf. Varlıklara Verilişlerine Göre İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz. zarf türlerinin birkaçına birden örnek teşkil edebilir. Özel isimler. kavramları. dönüş vb. kadar. Başlıca Özel İsimler 1. bazı kelimeler. gidiş. onları anmaya.için. Bu varlıklar zaten özel oldukları için adlarına da “özel” denir. de. “Mehmet” kelimesi milyonlarca insana ait olabilir. ünlem. su.. Özel isimlerin sahipleri tanınmazsa zihinde bir varlık. kavram oluşmaz. Cins isimlerdeki gibi nesne ile kelime arasında tam bir ilişki yoktur. İsimler çeşitli yönlerden sınıflara ayrılır. Meltem. O hâlde bütün kelimeleri önce bir tasnife tabi tutmak. Meral. tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir. Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen. Bazıları tek başlarına kullanıldıklarında bir türe dahil oldukları gibi cümle içerisinde veya başka kelimelerle oluşturdukları kelime gruplarında daha farklı bir türe dahil olabilirler: Yani.. Sultan Selim. Küçük Ağa. tanımaya.. hatta fiilleri de karşılayan. tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar. cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir. sonra alabildikleri görevleri ayrı ayrı belirtmek gerekecektir.. A. ama bütün “Mehmet”ler tek tek özel oldukları için adları da özeldir. Barkın. Anadolu.. birbirinden ayırmaya yarayan kelimelere isim (ad) denir: ağaç. dahi. Kelimelerin bu şekilde değişik görevlerde kullanılmasına adlarda görev değişimi de denebilir. Kayseri.. isim. Mehmet. Özel İsim Kâinatta tek olan. benzersiz) onun ismi de özel isim. zamir. Büyük harfle başlamazsa cins ismi zannedilebilirler. İSİMLER Tanım Canlı cansız bütün varlıkları. Özel isim adından da anlaşılacağı gibi özeldir. Akdeniz. isim.

Kızılırmak. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. Dünya. Ağrı Dağı. İstanbul. Amerika.. geçit isimleri: Akdeniz. Hıristiyan. ova.. makam.. okyanus. üniversite isimleri: Mamak Anadolu Lisesi. 8. mahalle. Ruslar. Jüpiter. 86 . Türk Ansiklopedisi. Yeşilay Derneği. Nedim. Deniz. kavim. Mamak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. Musevî.. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. İlçe. Aktüel (dergisi). Macarca. mezhep isimleri: Türk. Çukurova. Mars. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık. Fırat. Erciyes dağı gibi örneklerde birinci kelime büyük. Fransızca. Bunun sebebi bu kelimelere eklenen ikinci kelimelerle yeni bir özel isim oluşturulmuş olmamasıdır. boğaz.. Türkler. Millet. sokak isimleri: Sivas. 5. Ankara. Seyhan. Fatih Sultam Mehmet. Van Gölü. Avustralya. 10. Avrupa. Doğu Avrupa.. Konya Ovası. yan.. Atlas Okyanusu Van Gölü.. Nil nehri. Virgül. Kıta isimleri: Avrasya. ikinci kelime eklenince oluşan ismin o ile ait ama yeni ve özel bir varlığı karşıladığı görülür. eş. Doktor Kenan.. Fince..Panama Geçidi. İç Anadolu (Bölgesi). Uludağ.. Alevî. Mütercim Asım. Afrika. Kars Valiliği. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Hürriyet zaten bir gazete adı. Güney Yemen. gazete. Nazım Hikmet. Ankaralı Âşık Ömer. 11.. Tibetçe.. Kurum. Türk Dil Kurumu. mecmua. Fırat nehri. Erciyes zaten bir dağ adıdır. (ayın kendisine değil.. Erciyes (dağı). Manş Denizi. Şafiî. Hanefî.. 9. Mehmet Akif. Batı Trakya.. İvedik Caddesi. Semt. Yaprak Dökümü. Batı Almanya. Doğu Anadolu Bölgesi. Everest Tepesi. ! “Konya Ovası. Mamak. Mustafa Kemal. Dikimevi. güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük. Karadeniz. Ankara zaten bir şehir adı. Ankara şehri.. Marmara. müessese. Musevîlik. Gezegen ve yıldız adları: Merih. Asya. Ege. Farsça. 6. Atatürk Bulvarı. İngiliz.. Yunan... eser isimleri: Tercüman (gazetesi). Kitap. Ülke ve bölge isimleri: Türkiye... tepe. Antarktika. akar su.. Zaman (gazetesi). Kâmuran İnan. Mimar Sinan. 7. 4. Türk Dili (dergisi).. deyim vb. yayla isimleri: Elmadağ. İstanbul Boğazı. din. Yeşilırmak. Hanefîlik.. Çeçen. Şirinevler.. Büyük Okyanus. İslâm. Yenişehir..Binbaşı Ömer. ikinci kelime de küçük harfle başlamaktadır. Nil. 2. İslâmiyet. Ege Üniversitesi. İl. Müslüman. görünüşüne) 12. Venüs. Hazar Denizi. Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir. Yavuz Bülent Bakiler. cadde. 3. Hıristiyanlık. Hâlbuki Hürriyet gazetesi. bulvar. Dil isimleri: Türkçe. Gönül Sokak. diğer anlamlarında (gerçek. Semerkant. Dağ.. Nil zaten bir nehir adı. Nokta (dergisi).. Beyşehir Gölü. Süveyş Kanalı . Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Afganistan. göl. birinci kelimenin zaten il olarak mevcut olduğu. Arktika.) kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar: Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. kuruluş. Sakarya. mecaz.. Ağrı Dağı” gibi her iki harfi de büyük yazılan özel isimlere dikkat edilirse. Küçükayı.

memur. Karabaş. tanıttığı varlığı veya kavramı çağrıştırır.. yaprak. meşrubat. dakika. İçecek isimleri: su. kim. Tırmık: bir kedinin özel adı ozan: şair 87 . dayı. sıla. hedef. İş. 2. 4. hala. Giyecek isimleri: ceket.. yıl. eşya isimleri: kaşık. 10. Cins İsmi Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir.. gazoz. o türden tek varlığı anlattığı gibi.. çocuk. bir. dairesel. kartal. taş. dergi.. ekmek. bardak.. 5. biber. meslek. Soru. (bütün insanlar) Çiçek. kardeş.. avukat. ceza.. Hayvan ve bitki isimleri: kedi. Vücudun bölümleri ve organ isimleri: baş.. özlem. makas. Sayı isimleri: on. taraf. beş yüz. ağaç.. ayakkabı. hayal. Yiyecek isimleri elma. Kelimeleri: ne. 14. ırmak. konuşan bir varlıktır.. Hayvanlara takılan özel isimler: Tekir. ev. kiraz. iplik.. sıra. saat. Nitelik isimleri: büyük. 11. Kavramlar: düşünce. zekâ. profesyonel. 8. (herhangi bir çiçek) Başlıca Cins İsimleri 1... düşünen. kıpkırmızı. ayak.. ceviz.. Araç.. kocaman. 7.. öğretmen. hangi. 12. Cins isimleri herkes tarafından tanınır ve bilinir.. yol... baba. susuzluktan kurumuş. su. Zaman isimleri: ay. kol.. futbolcu. fındık. 6.. 13. teyze. Yumoş.. mor.. Minnoş. Tür adı olan her kelime. Cins isimlerinde kelime ile ifade edilen anlam arasında sıkı bir ilişki vardır: İsim. el. Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür: tırmık: bir ziraat aleti... 3. temenni. işçi. Pamuk. biçimce çoğullanmadığı hâlde o türün tümünü ya da bir bölümünü de anlatabilir: İnsan. meslek sahibi simleri: öğretmenlik.. iğne... Akrabalık isimleri: ana.. kitap. Renk isimleri: sarı. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir. 9. 2.13. eldiven. yemek. gömlek.. düşünce.

) kullanılıyorsa cins ismi olur: Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. Yani somut varlıkları karşılayan isimlere somut isimler denir. arılar. cesaret. keder. hissedilen.. görünüşüne) B. tezat.. diğer anlamlarında (gerçek. o türden tek varlığı anlattığı gibi. yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. şeytan. sevinç. biçimce çoğullanmadığı hâlde o türün tümünü ya da bir bölümünü de anlatabilir. televizyon. inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir. Soyut İsim Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan. Tekil isim Tek varlığı belirten ve karşılayan.... ruh.. kalem. 2. karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar. madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla. merkezler. İnsan. Cins isimlerinin çoğulu yapılır. herkes tarafından görülen. toprak. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık. korku. kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir. rüzgâr. konuşan bir varlıktır. düşünen. C. siz41[2]. su. susuzluktan kurumuş. sezgiye. bilinen. (ayın kendisine değil. aşk. ses.Ozan: erkek ismi hürriyet: bağımsızlık Hürriyet: gazete adı Dünya. kelebekler. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir... Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. kuşlar. Biz. deyim vb. güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim. Maddelerine Göre İsimler İsimler. fikirler. 1. böcekler. ruha. Bu durumda da tekil sayılırlar. duman. Not: Tür adı olan her kelime. mecaz. yan. 41 88 . çocuk. onlar. mavi. şüphe. Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir. kendi. Somut İsim Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz. cismi olan. melek. ben. (herhangi bir çiçek) 2. sarı. varlığı kişiden kişiye değişmeyen varlıkları karşılarlar. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler 1. evler. Bu isimler. Çoğul isim Yapısında. (bütün insanlar) Çiçek. eş. dünyalar. ağaç. çokluk eki almış isimlerdir. Allah. koku. defter. anlamında birden çok varlığı barındıran.

Topluluk İsmi Yapıca tekil. Basit isimlerimizin çoğu tek hecelidir. ne Ridaniye’ler yaşandı. Seçmen. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur. 5. Benzerleri anlamı katar. millet. 1. .. Ordular. dağ(dan). Not: Bazı durumlarda özel isimlere de çoğul eki getirilir: 1. sürüler. okul.Not: Şekil yönüyle çoğul olmadığı.) Aliler bize gelecekler. çokluk eki almadığı hâlde anlamca çoğul olan kelimeler vardır. Adanalılar. çiçek(ler). Kemal'ler yetiştirecektir. soy kavramı bildirir: Osmanlılar. Yunanlar. Aynı ismi taşıyanları belirtir: Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın. Yapılarına Göre İsimler İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar. Genç yaşta saçı dökülmüş. sınırları bekliyor. amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. yaprak(lar). bir(de). çokluğu bildiren kelimelere denir. Asker. 89 . 3. tercihini yarın ortaya koyacak. Teklerden oluşan topluluğu. kelebek. Topluluk. (burada özel isme getirilmemiş. ordu. Bu cümlelerde seçmen. Türemiş ve birleşik kelimeler yaparken bunlara yapım ekleri getirilir. asker ve saç kelimeleri tekil oldukları hâlde anlamca çokluk bildirmektedirler. Aile anlamı katar. topluluk isimleri değildir. sürü. 2. İzmir’e. ormanlar. kök hâlindeki isimlere denir. D. yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır Yarın Ahmetlere gideceğiz. Bunlar. kağıt(ta).. sınıf. aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler. 4. Bu topraklarda ne Çaldıran’lar. Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin. ancak anlam bakımından çoğul olan.. gölge. Basit İsim Herhangi bir yapım eki almamış.. kesme işaretiyle ayırarak yazılır: Bu millet nice Fatih'ler. ama bütün basit isimler tek heceli zannedilmemeli. Abartma anlamı katar: Çalışmak için ta Almanya’lara gitti. 3. Türkler. Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. İnsan.. -gil ekinin yerine kullanılır. orman. kuş(u). Konyalılar..

güler yüz. görgü. bilgelik.. Doğuyu. iyilik. kiracı. dondurma (külâhı). giyecek. karıncık. erkeklik. keski. ilmek. akşamleyin. sözcü. gençlik. tuzluk. birinci. güzellik. İsimden türeyenler: kömürlük. örtü. biçim. seçim. yapı.. kulluk.. satım. şakacı... ancamgil.. tiyatrocu. üçer. sayı. insanlık. saygı.. uyum. başlama. Asma (yaprağı). arıcılık.. ölümcül. duru.. Selçuklu. homur-tu. atım. kardeşlik. Kapının kapanış-ı çok ses çıkarıyor. evcil.. kentli. takım. vatandaş. bencil. kitaplık.Basit isimler. danışma (memuru)... Türklük. eczacılık. çekim.. algı. 90 . delice. çözüm.. kokarca. etçil. Yazı. gömleklik.. bölü. bilir kişi. Farsça. Çamlıca. Geçmiş. beşer. tutku. koşu. veterinerlik. ölü. Çatalca. yazma. üçüncü. üretim. yazar kasa. patır-tı Fiilden türeyenler: gel-mek. gezi. demircilik.. cızır-tı. ye-mek. şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir. elmacık. halkçı. danışma. yurttaş. alış. kavram.. ölüm. akşamlık. gıcır-tı. Yenice. anlayış.. korku. şıkır-tı. duygu. altışar. sabahleyin. kızılcık. bilgi. kulaklık. bağlama (:saz). uyku. oku-mak. seziş. Almanca. küçüklük. atkı. sanatçı. biçki. gündüzleyin. hasta olma. Alım. sonuncu. yiyecek. bölüm. anlamdaş. otçul. kılavuzluk. karaca.. Bir buluş yapmış ki sorma Alış verişe çıkacağız. nişanlı. yedişer..... sergi.. yolcu. çocukluk. çalış-mak. kavurma.. keser. doğu.. ekmek. içecek(lerimiz).. Gülün açılış-ını seyret. artı. Taşlıca. Ilıca. nakletme. duacı. giyim.. daha küçük ve anlamlı parçalara ayrılamazlar. batıyı karıştırdık.. kışlık. gönüldaş. biliş. doktorluk. bayramlık. Bu görüşü benimsemedim.. çaycı. Çünkü parça ile bütün arasında her zaman -az ya da çok-bir anlam ilgisi bulunmalıdır. örgü. yakacak. evli. gelincik. gelir gider. inşaatçı. Çıkış ne taraftaydı? Okur yazar. Türemiş isim İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş. Sözlü. Karahanlı. köylü. başlık. Meselâ “kelebek kelimesini kelebek şeklinde ikiye ayırıp “kel” diye anlamlı bir kelime bulabiliriz gibi bir düşünce yanlıştır. işletme. vergi.. yumuşakça. alacak(lı). çeki. Arapça. tartı. geceleyin.. yemek. Türkçe. sıkı. kuşam. sürü. insancıl. Sevgi.. gecelik.. kulakçık. kaymak. baskı.. Adam oturuş-undan bellidir. Müslümanlık. Yaşargil. içki.. övgü. çok bilmiş. verim. Korkunun ecele faydası yok. meslektaş.. veriş. Konyalı. Osmanlı. bölme (işlemi). çakmak. dörder. yatırım. Yansımalardan türeyenler: çıtır-tı. yıkım. tanıdıklar. okuma. iç-mek. öğretmenlik.. Sende hiç anlayış yok mu?. Ankaralı.. hanımlık. kemancı. inanma. sevme. 2. Türkçü. rehberlik. milliyetçi. batı.. şakır-tı. Aligil.

girerse bu kelime grubu birleşik isim olmaktan çıkar. suçiçeği. Yurdun batı tarafı soğuyacak. c. albastı. mirasyedi.Ölü balıklar suyun yüzündeydi. kuşpalazı. çalçene. peki. bilirkişi.. rasgele.. İkincisi: Kelimelerden sadece birincisi anlam kaybına uğrar: Adamotu.. gidici. Kelime sınıfı kayması yoluyla kaptıkaçtı. akıntı. bıçak. Okuyucu sayısı günden güne artıyor.. külbastı.... yüzücü. çörotu. denizaltı. 42 91 . Türkçede üç yolla birleşik isim yapılır: Anlam kayması yoluyla Ses kaynaşması yoluyla Kelime sınıfı kayması yoluyla a. demirbaş. dilen(i)ci... anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir. öğren(i)ci. Başbakan.. albeni.. Akçaağaç. korkak. hacıyatmaz. belirtili isim tamlaması veya başka bir kelime grubu olur. Hanımeli. gecekondu. sevinç. inanç. kapkaççı. ürkek.. başyazar. cankurtaran... karartı. karabiber. aslanağzı.. durak.. pazartesi. incehastalık. Eskiden iyi yüzücü imiş. katırtırnağı. konak. yerelması. yaşantı. ateşkes.. karafatma.. giderayak. Anlam kayması yoluyla Birincisi: Birleşik ismi oluşturan kelimelerin tamamı (genellikle iki kelimeden oluşurlar) anlam kaybına uğrar. alageyik. söylenti. usanç. kahvaltı. yayınbalığı.. bağırtı. kızartı. bir kısmı da bitişik yazılır42[3]. Bu sebeple birleşik isimler ayrı yazılanlar ve bitişik yazılanlar olmak üzere ikiye ayrılır. dönek. akciğer. birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları. yatak... Bu isimler anlam bakımından tam bir kalıplaşmaya uğradıkları için tek bir kelime olarak kabul edilir ve bu şekilde kullanılırlar. alaşağı. ? Üçüncüsü: İkinci kelime anlamını kaybeder: Karatavuk. b. Birleşik İsim Birleşik isimler..... Birleşik ismi oluşturan kelimeler arasına herhangi bir ek veya kelime giremez. başhekim. kurucu. toplantı.. sıkboğaz. örtbas.. devetabanı. alıntı.. elverişli. Birleşik isimlerin bir kısmı ayrı. akçakavak. hünkârbeğendi. Ses kaynaşması yoluyla cumartesi. sarsıntı 3. dedikodu. vatansever.

.. Yansımalarla: çıtçıt. Çatalçeşme. patpat. hanımeli. Bitişik Yazılan Birleşik İsimler Aralarına ek giremeyecek kadar kalıplaşmış olanlarda kelimelerden en az biri anlam değişikliğine uğradığı için bunlar bitişik yazılır... cumartesi. Kırşehir. Birleşik isimle diğer kelime gruplarını bu şekilde de birbirinden ayırabiliriz. Ulukışla. keditırnağı.. anayasa. kediboğan.... şakşak. Ulucami. aslanağzı. dalgakıran. pazartesi.Birleşik kelimelerin ayrı veya bitişik yazılmalarında birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerin uğradıkları anlam kaybı ve ses olayları göz önünde tutulur. Topkapı(sı). cumartesi. a.. imambayıldı. sütlaç. Ayrı Yazılan Birleşik İsimler TDK kılavuzundan birleşik isim. Çekimli fiil /Fiilimsi + çekimli fiil / fiilimsi: dedikodu. Fiilimsi + isim: bilirkişi. bir eki aynı şekilde almazlar. kuşkonmaz. İsim + çekimli fiil / fiilimsi: hünkârbeğendi. tahtakurusu. tozkoparan. yazarkasa. Yapılışlarına Göre Birleşik İsimler İsim + isim: İsim tamlaması içgüdü. dedikodu. Karagöz. Sivrihisar. Pamukkale. mirasyedi. aynı kelimelerden oluşup da birleşik isim olmayan bir kelime grubu (meselâ bir isim tamlaması). hanımeli-y-i hanım eli-n-i denizaltı-y-ı b. oldubitti.. cankurtaran. başsavcı. Çanakkale. aslanağzı. vurdumduymaz. bitki adı isim tamlaması deniz altı-n-ı 92 . Sıfat + isim: Sıfat tamlaması Acıpayam.. kaptıkaçtı. Altıparmak.. gecekondu. Kelimelerden biri veya her ikisi birden anlam değişikliğine veya kaybına uğradıkları için bitişik yazılırlar: Sivrihisar. hanımeli... uyurgezer. tanksavar. ]Birleşik isimler oluşturulurken ses değişmeleri meydana gelebilir: Cuma +erte = cumartesi Pazar + erte = pazartesi Sütlü+ aş = sütlaç Top + kapı = Topkapı(sı) ]Birleşik isim olarak kullanılan bir kelime grubuyla.

topluluk ismi : basit. acıma ve sevgi. tekil. topluluk ismi. Bebeciğimi çok özledim. cins ismi : soyut. -İmtrak” ekleri de küçültme anlamı katar: küçük küçükçe (acıma) (acıma) (sevgi) (zavallılık) (küçümseme) : özel isim. “-cE. tekil. -İmsİ. -Ceğİz” ekleri tutar. türemiş isim : cins ismi. küçük insan insancık zavallı kelimeler zavallı kelimecikler “-Cİk” eki sıfata da getirilebilir: genç adam gencecik yaşta “k” sesi ile biten sıfatlara cik eki getirildiğinde sıfatın sonundaki “k” düşer: küçük küçücük ufak ufacık alçak alçacık minik minicik “-Cİk” eki somut isimler de türetir: karın karıncık.Buraya kadar yapılan tasnife göre her kelimenin birden fazla özelliği vardır: Varlıklara verilişine göre Maddelerine göre Varlıkların sayılarına göre Yapılarına göre el düşünce kitaplıklar ayakkabı ordu Ankara Çanakkale İsimlerde Küçültme Bir varlığın. çoğul. somut : tekil isim. başına getirilen “küçük. tekil. Küçük tepe tepecik küçük çocuk çocukcağız Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir.. ufak el. somut. somut. basit isim : özel isim. mini kasa. somut. çoğul isim. tekil. somut.. bir ismin küçüklüğü genel olarak. basit isim : özel isim. somut.. birleşik isim : cins ismi. birleşik isim. kapak kapakçık. badem bademcik “-Cİk” ekinin “k” ile biten isimlere getirilerek somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez: kulak kulakçık. türemiş. Adamcağız korka korka ayağa kalkar. birleşik : cins ismi. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar. basit isim : cins ismi. diyordu. zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir: Serçecik daldan dala atlıyor. türemiş isim : cins ismi. 93 . mini. tekil. somut. ufak” gibi sıfatlarla ifade edilir: Küçük köy.. Bazen bu sıfatların yerini “Cİk. soyut.

. okul-u boyadılar. çalışkan(dır). Şimdi soruları cevaplayın. meslektaş. Yalın Hâl (Nominatif) Eki yoktur. kimi” sorularının cevabıdır.. ev. Yalın hâldeki isimler cümlede özne. Burada kimi bekliyorsunuz? Uyarı: Türkçede iki tane –i eki vardır: iyelik eki ve belirtme hâl eki. kapı-y-ı açtım. gecekondu.. çocuk. Bu durumda da yalın hâlde sayılırlar. Yapım ekleri de ismin yalın durumunu değiştirmez. susuz. cümlenin anlamından da çıkarılabilir. eylemden doğrudan etkilenme ve onunla ilgili olma hâlidir. Bunlar iyi bilinirse cümledeki belirtili nesne ile isim tamlamasındaki tamlanan birbirine karıştırılmaz. gül-ü koparmayın. Akşam size geleceğiz.. Bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur. İsimlerin bu ekleri alarak yüklendikleri görevlere ismin hâlleri denir. yol.. iyelik ve bildirme eki almış olabilir. ev-i gördüm. Biraz sonra çay içelim. Bu. Edebiyatın en mükemmel ürünü şiirdir. Belirtme durumundaki isim. Çocukları buradan kim alacak? Babası çocuğu çağırdı. Tabi belirtili nesne bir soru kelimesi ise bu soru sorulmaz. fiillere.. 2. İsimlerin hiçbir hâl eki almamış hâlleridir. edatlara bağlayan. okul. bilgili. hareketten. İsmin.. fiildeki işten. Çocuk ağlıyordu. fikir. zarf tümleci ve belirtisiz nesne olarak kullanılabilirler. baba(sı).büyük büyükçe iri irice yeşil yeşilimsi sarı sarımtırak İsmin Hâlleri İsimleri isimlere. defter(ler). yani belirtili nesne yükleme sorulan “neyi. –i: iyelik eki: (onun) kalem-i 94 . Çoğul. kalemlik. tanksavar. 1. diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklere isim hâl ekleri denir.. Belirtme (Yükleme) Hâli “-İ” ekiyle yapılır. bilirkişi. yüklem (ek-fiil yardımıyla). Birleşik isimler de hâl eki almamışlarsa yalındırlar: dershane.

. ismin belirttiği kavrama yöneliş. Dolaylı tümleç. (senin için) Annesini görmeye gitti.–i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?) 3. Deyim kurar: Ağzına geleni söyler. İçin. Bizi karşılamak için kapıya geldi.. ulaşma söz konusudur. Yönelme Hâli “-E” ekiyle yapılır. (karşılığında) Bu iş kaç paraya olur? Zaman bildirir. İki ahbap kafa kafaya vermiş. zarf tümleci yapar: Bu iş sabaha biter. aitlik. Çok cana yakın bir çocuktu. -en” sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar: Soran sorana. giden gidene. Yönelme hâlindeki kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir. (demeye) 4. araç ile anlamı katar: Kitabı bin liraya aldı. amaç ilgisi kurar: Bunu size aldık. Bulunma Hâli 95 . nereye” sorularının cevabıdır. yükleme sorulan “neye. İşleri yoluna koymak Başına buyruk.. Sabaha karşı varırız. Benim itirazım yapılan haksızlığa. “-an. Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir: Geçmiş olsuna gitti. Sinema-y-a git. İkilemeler kurarak durum bildirir: Otobüse nefes nefese yetiştiler. (sizin için) Sana bir iyilik düşünüyorlar. nesneyi ya da kavramı gösterir.. dönme. Yönelme hâlinde. Yüklemin yöneldiği yeri. geçen geçene. Bugün okula gitti. Haftaya size gelelim. Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu. kime. ev-e dön.. yaklaşma. İsimleri edatlara bağlar: Akşama kadar okulda ders çalıştık. (haksızlığadır: yüklem) “-E” yönelme ekinin bunun dışında başka görevleri de vardır: Fiyat.. Başa gelen çekilir.

ev-de oturma. yurt-tan geliyor. Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar.) Suyu bir yudumda içti. uzaklaşma” bildirir. yükleme sorulan “nerede. Üstünlük. Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.. Çıkma) Hâli “-den” ekiyle yapılır.. evden yeni çıktı. ayrılma. devlet-ten istedi. Zarf tüml. (zarf tüml. Haftada bir geliyor. (zarf tüml. (dolaylı tümleç) Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (yüklem) Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci) Yalnızlıktan sıkıldım. Dolaylı tümleç olduğunda. Yapım eki görevi görür: Gözde sanatçılarımızdandı. neden” sorularının cevabıdır. ev-den ayrıldı.“-dE” ekiyle yapılır. yükleme sorulan “nereden. Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. Elde avuçta ne varsa bitti.. Gönüldendir şikâyet. Çamaşırları elde yıkıyormuş. Eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Parmak kalınlığında yaprakları var. yurt-ta kaldı. Eylemin yapıldığı yeri. okul-dan çıktı. Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci) Her şey yerli yerinde. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? Sözde Ermeni soykırımı. Yüzde yetmiş başarı vardı. nesneyi ya da soyut kavramı bildirir. zarf tümleci veya yüklem olabilir. Bulunma hâlindeki bir isim. (yüklem) “-dE” bulunma ekinin bunun dışında başka görevleri de vardır: Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü. okul-da öğren..) Siz ayakta kaldınız. Ben onu yakından tanırım. “çıkma. nede. Zarf tüml. cümlede dolaylı tümleç. karşılaştırma bildirir: 96 . “-den” ekinin bunun dışındaki görevleri: Edat tümleci ve yüklem de yapar. miktar bildirir: Yılda yirmi gün izni var. Ali... kimde” sorularının cevabıdır. (edat tümleci) Durum bildirir: Yağmur hafiften yağıyor. Ayrılma (Uzaklaşma. kimden. İkilemeler kurar: Ayda yılda bir uğrar oldu. İsmin ayrılma hâli. devlet-te bulunuyor. 5. yani dolaylı tümleç.

6. Eşitlik Hâli “-ce” ekiyle yapılır. Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz. Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin. İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur: Akşamdan beri seni arıyoruz. Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Bütünün parçasını. Bundan iyisi bulunmaz. Bugün milletçe sevinçliyiz. Toptan satış Uzaktan akraba En içten duygular İkilemeler kurar: Zavallı çocuk günden güne eriyor. Elazığ'dan gizlice ayrıldık. Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz? Sebep bildirir: Soğuktan tir tir titriyordu. Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu. Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti. Düşüncelerini açıkça dile getirdi. Ayı derisinden post. Bu okulda yıllarca çalıştım dedi. hangi maddeden yapıldıklarını bildirir: Üstüne yünden bir kazak almıştı. Baştan başa bizim bu topraklar. Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı. bütünden ayrılmayı ifade eder: Verilen pastadan bir dilim yedi. Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar: Bu işi dünden halletmeliydik. İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır: Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi. Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor. Onun davranışları çok zaman delicedir.. 97 . Dünden bugüne ne değişti ki. Anlatılanları sessizce dinledi. Rus’tan dost olmaz. O gün sizi saatlerce bekledik. Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız. Canından can vermek istiyordu. Bu kararı sınıfça aldık. Varlıkların neden. Yorgunluktan uyuyuverdi.Kıldan ince baldan tatlı Erzurum’dan soğuk şehir yok..

edat gibi kullanılır: Sence bu yaptığın doğru mu? Bence bu doğru. “-den” ekleriyle yapılır ya da yalın hâldedir. Vasıta Hâli “ile” edatı kullanılarak yapılır. Ayağına gelen topa hızla vurdu.. yönüyle anlamı katar: O sizden kiloca biraz daha düşük. O artık bizimledir. İğneyle kuyu kazıyorsun. şairleridir. abartma anlamı katar: Evinde yüzlerce kitabı var. Arabasıyla evimize kadar getirdi. Akılca birbirinizden farkınız yok. Göre anlamı katar.Ekin bundan başka görevleri: Bu ek isim. (edat tüml. Baki’yle Fuzuli. Bakımında. Babasını sevinçle karşıladı. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli) “-(n)İn”. İnsanca hareket etmeliyiz. 16. Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. Zilin sesiyle yarışma bitti. Gibi. Ekin diğer görevleri: “ve” bağlacı görevinde kullanılır: Annemle kardeşim buraya geldiler. Fatih. sınırlandırma anlamı katar: Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu.. Bir isimin başka bir isme tamlayan olduğu biçimdir. benzerlik anlamları katar: Çocukça davranışları vardı. Çokluk. Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı. Küçültme. ben-ce. yy. 8. okul-ca. sert-çe. “i” düşürülerek kullanılır. Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı. Kitabın yaprağı yırtılmış.) İşi kolaylıkla başardı. büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi. edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır. sıfat ve zarf türetir. 7. Öğrencileriyle geziye gitmişti. Ceket düğmesi Öğrencilerden biri 98 . Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci. yurt-ça.

Cümle yüklem üzerine kurulur. ek-fiille çekimlenmiş bir tek isimden (yüklem) veya zamana ve şahsa göre çekimlenmiş bir tek fiilden (yüklem) de oluşabilir. ifade etmek için kurulan ve kendi içinde anlam ve yargı bütünlüğü olan sözcüğe veya söz dizisine cümle denir. Ben buraya geldim. ]Bir cümle anlam ve yargı bildiren. Öğretiyorum. zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar: Gözlerin için ölürüm. Ben seni görmek için evden buraya kadar koşarak geldim. Ben evden buraya geldim. Bunu senin için yaptım dedi. haberi. Geldim. İhtiyaca göre başka öğelerle desteklenir. çalan cep telefonun uzun süre açmayanlara. isteği. İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar: Birincilik ödülü Atilla'nın oldu. otobüste.“-(n)İn” ekinin diğer görevleri İsimleri. En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun. 99 . Öğretmenim. Gelmediğin için payını aldılar. CÜMLE Tanımı Özellikleri CÜMLENİN ÖĞELERİ Öğe 1. Ben geldim. ]Cümlede yargı bildiren unsur yüklemdir. “Şehir magandaları!” diye bağırasın geldi mi hiç? Özellikleri ]Her cümle bir yüklem ve varsa ona bağlı diğer öğelerden oluşur. durumu. Ben evden buraya koşarak geldim. Yüklem Tanımı Özellikleri Yeri Türü Sayısı Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) CÜMLE Tanımı Bir duyguyu. olayı vb. dedi. yüklemi ve birbirini anlam bakımından bütünleyen birden fazla kelime ya da kelime grubundan da. Biz sizinde gelmeyeceğiz. Ben evden buraya kadar koşarak geldim. Yani en küçük cümle tek kelimeden oluşabilir. Bugün hava ne kadar güzel! Senin de benim gibi. düşünceyi.

kader Özne bizi nesne senden ayırmasın. alış veriş yapmak için / çıkacağım. ]Öğelerin tamamı kelime veya kelime grubu hâlinde olabilir. Anlamlı ve doğru cümleler kurmaya yarayan bölümleridir.lı tüml. caddelerde. Tarlanın sınırına gelince dinlenmek üzere oturduk. edat tümleci ve nesnedir. Ben / de / bir varisin olmakla / bugün / mağrurum. ─Sen çok güzel Türkçe biliyorsun. çarşıya / çıkacağım. onu tamamlar. Sadece yüklemden oluşan cümlelerde bile öznenin varlığı. Bugün zaman bakımından alış veriş yapmak için amaç bakımından çarşıya çıkacağım. yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır. Edat tüml. ]Anlam bozulmayacak şekilde birbirlerinden ayrılabilirler. yüklem ]Bazı cümlelerde bazı öğeler hiç bulunmaz. d. ─Biliyorum. İsim cümlelerinde tümleçler pek sık görülmez.Sokaklarda. alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. çıkacağım. Birinci derecede önem taşıyan öğe yüklemdir. Beğendi-k “-k” eki “biz”i karşılıyor. dolaylı tümleç. Karşılıklı konuşmalarda tek kelimeden oluşan cevap cümleleri önceki kelimelerle tamamlanmaya bırakılmıştır ─İnsanın elini yakmaz mı? ─Yakmaz. Bu öğe de yüklemdir. Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. CÜMLENİN ÖĞELERİ Öğe Cümleyi oluşturan bölümlerin her birine öğe denir. 100 . yayaların rahatça yürüme imkânı kalmadı artık. kaldırımlara park eden otolar yüzünden. bugün / çıkacağım. çarşıya / çıkacağım. yer yapılacak bakımından iş İkinci derecede önemli öğe öznedir. Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. Yüklemi geçişsiz fiilden oluşan cümleler nesne almazlar. ]Her öğe görev ve anlam yönünden bir tek öğeye eşlik eder. Zarf tüml. Sonra tümleçler gelir ki bunlar zarf tümleci. Hiçbir zaman Zarf tüml.

yük bir de bağ tanıdığım artistlerin. yüklem ya bağlaç ölüler için edat tüml. anlatıma göre değişebilir. Önce yüklem. fazla iş özne olmaz. defin ruhsatnamesi belirtisiz nesne verirler. yüklem otomobil modelleri belirtisiz n. yüklem O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne dolaylı t.siz n. Öğelerden oluşan bir cümle başka bir cümlenin öğesi de olabilir. Ankara’ya en geç ben yerleştim. Ben Ankara’ya yerleştim. sonra özne ve sonra tümleçler aranır. Bugün alış veriş yapmak için Kelime kelime grubu çarşıya kelime çıkacağım. Giden geminin arkasından / bakakaldı. bir de bağlaç bunların koçanları özne olurdu. Bir dakika / araba / yerinde / durakları. gerektiğinde özellikle belirtilmek istenen öğe üzerine çekilebilir. çizer yük ya da bağ ilerde keşfetmeyi umduğum makineler b. uydurur. Diğer öğelerin yerleri anlama. Hasretini ben duyarım. yapar. ya bağlaç hastahaneye dolaylı tüml. yük Az sonra zarf t. Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar. Genellikle vurgulanmak istenen unsur yüklemin önündedir. zarf tüml. yüklem Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında.li n. Sorular yükleme sorulup alınan cevaplar yüklemle birlikte tekrar edilmelidir. resimler belirtisiz n. (amaç) Öğeler bulunurken. ünlülerin listesini b. Vurgu. yüklem Masasında dolaylı tüml. “Bu şehrin çilesini ben çekerim yıllardır. Ben Ankara’ya yerleştim. Bağlaçlar öğe sayılmamalıdır.Yağız atlar / kişnedi.” Cümle vurgusu yüklem üzerindedir. çıkarırdım. kelime Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında dolaylı tüml. ya da o öğe yükleme yaklaştırılır. 101 . ona bağlı olan yan cümleler de öğelerden oluşur. Yüklem genellikle en sondadır. meşin kırbaç / şakladı. hasta belirtisiz nesne sevk ederler. Asıl yargının bulunduğu cümleler gibi. Öğeler bulunurken tamlamalar ve diğer kelime grupları bölünmez.

.. hep zarf t.. durum bildiren.. T. Öğretmenim.li n. yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur.... yük en altta dol.. Pamukçuklar) yüklem Şimdi bu cümle öğelerini tek tek inceleyelim: 1. topumun geçmişine olan saygısını gösterir. ölenin adını b.... Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle getirdi.. Yüklem. haber veren... Geliyorum..... yüklem de yargıyı üstlenen öğe olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz. Yaşlılara saygı. tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da...li n.. t.. Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öğe yüklemdir.?. cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli öğedir. görür.. t.. yüklem Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu.annem öz gelir. kendi kaşesi ve imzası özne olurdu. Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da insanların birbirlerini sevip saymamalarıdır.. oluş.. dol. Özellikleri ]Cümlenin temel öğesidir. yük gelenin işini b.. cümle değil cümle değil Yüklem.. Yüklem Tanımı İş.. da bağl. Diğer unsurlar. Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da . yazar.. yük defin ruhsatnamesinde yukarıya dol. doldurur... yük koçandan .. kılış..li n.?.. Yeri 102 . Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle .. yük ön yüzünü b. koparır.. özne Ölümü belirtili nesne başka adreslere dolaylı tümleç gönderirdi. Cümle yargı bildiren bir söz. İnsanlar birbirlerinin hakkına riayet etmeliler. hareket.li n. (Murathan Mungan. temiz bir sayfa b...

Çok hızlısın. 103 . Gökyüzünün başka rengi de varmış. Yağız atlar kişnedi. Ben bir Türküm.” “Yol onun. hareket. varlık onun. zamir. Gökyüzünün başka rengi de varmış. kılış. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir. basit. meşin kırbaç şakladı. dolaylı tümleç.” Birden kapandı birbiri ardınca perdeler. Hiçbir zaman Onlar İsim cümlesinin. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir / bu. Gerisi hep angarya. sonra bunlarla hazırlanan haber veya yargı yükleme yüklenir. Yarın buraya gelecekler. atasözlerinde ve günlük konuşma dilinde yüklem cümlenin sonunda değil de herhangi bir yerinde olabilir. zarf. gelir zamanı. Bir dakika araba yerinde durakladı. yardımcı öğeler daha önce geldiği için Türkçe söz dizimine göre yüklem cümlenin en sonundadır. “Yağız atlar kişnedi. Güzel yüzü. meşin kırbaç şakladı. Tabiattaki en iç açıcı renk yeşildir.” Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklem tek kelimeden oluşabileceği gibi bir kelime grubu da olabilir. ama yüklem tektir. oluş. dinim cinsim uludur. Türü Fiil cümlesinin. Sayısı Bir cümlede birden fazla özne. Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir / bu. Bu fiil. türemiş ya da birleşik olabilir. “Uzar gider bir sessizlik içinde Bir uçtan bir uza Türkistan toprakları. İçimde en güzel duygular saklı. Yeniden doğmuş gibiyim. yani iş. Bu ek-fiiller bazen düşebilir. Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur. zarf tümleci. durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir.Türkçede asıl öğe en sonda bulunduğu. yani iş. oluş. Ek-fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur. Bir ipte iki cambaz oynamaz. isim soylu herhangi bir kelime (sıfat. Bu. geniş bir gülümseyişle / ışıl ışıldı. Bütün öğeler sıralanır. kılış. nesne bulunabilir. edat) olabilir. durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ek-fiille çekimlenmiş bir isimdir. Sakla samanı. Şiirde. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir. hareket. Dönülmez akşamın ufkundayız.

emri.Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Emir Cümlesi 5. tasarıyı. ─Nerede çalışıyordun? ─Türk Dil Kurumunda. oluşun. Ünlem Cümlesi 6. çok verev maldan. Bunlar da olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılır. Olumsuz Cümle 3. hareketin olup olmadığını veya sözü edilenin var olup olmadığını bildiren cümlelere haber cümlesi. hareketin. Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti. oluşun.. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder. durumun. Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni. Aramak her tarafta. CÜMLE ÇEŞİTLERİ ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER 1. Olumlu Cümle 2. Belki altı ay. şartı bildiren cümlelere de dilek cümlesi denir. Şart Cümlesi 7. bir isteği. dileği. Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan. Burada işin yapılıp yapılmadığı. Cümlede anlatılan işin. ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER İşin. bildirildiği ya da sorulduğu önemlidir. 1.. durumun varlığı yokluğu. bulmamak asla seni. Belki bir yıl. Olumlu Cümle 104 .. Soru Cümlesi6 4. Az veren candan. kılışın yüklemde nasıl anlatıldığına göre cümleler çeşitlere ayrılır. Dinleyici ya da okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar ya da zaten bilinmektedir.(Han Duvarları) Bazı kesik cümleler önceki cümlenin yardımıyla tamamlanır. (çalışıyorum) ─Kardeşin kaçıncı sınıfta okuyor? ─İkinci sınıfta. Buralarda hiç yol yoktur. işin istenildiği ya da emredildiği. “Seni istikbal için önce gelmek cihana. Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana. İstek Cümlesi Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ C. Hatta keçi yolu bile..

olumsuz çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumlu cümle.ne” bağlacıyla. Vapur rıhtımdan kalkıp ta Marmara'ya doğru uzaklaşmaya başlayınca.. Uygarlığın bilime dayanmaması ve bilimle beslenmemesi düşünülemez. olumsuzluk ekiyle ve “ne. Beni sevindiren onun iyi haberlerini almaktan başka bir şey değildi. olumlu çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumsuz cümle yapabilir: Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? Bilirim. Fiil cümleleri. Mazisi yıkık milletin atisi olur mu? Olmaz İnsanları kendine inandırmak kolay mı? Kolay değil Bu kadar eşyayı almaya para mı yeter? Yetmez. Zaten babadan yetim kalan küçük Hasan. hayırlı bir iş yaptıklarına herkesi inandırmış olanların uydurma neşesiyle. üstleri yazılı cankurtaran simitlerine. oluşun yapılmadığını. oluşun yapıldığını veya olduğunu. Hasan vapurda eğlendi. Diğer cümle türleri de şunlardır ki bu cümleler ya olumlu ya da olumsuz olacaklardır. üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi ferahladılar: ─Çocukcağız Arabistan'da rahat eder. O küçücük çocuğa bu ağır işler yaptırılır mı? Yaptırılmaz. Yeşilden daha güzel renk olur mu? Olmaz. dediler. bahsedilen şekilde olduğunu bildiren cümlelerdir. Bazı cümleler yapı bakımından olumsuz olduğu hâlde anlamca olumlu olabilir. Soru eki.. gırıl gırıl işleyen vinçlere. Bursa bu mevsimde soğuk değildir. Bir cümle aynı anlamı verecek şekilde hem olumlu hem de olumsuz kullanılabilir: Uygarlığın başlıca özelliği bilime dayanması ve bilimle beslenmek zorunda olmasıdır.. Beş yaşında idi. anası da ölünce uzak akrabaları ve konu komşunun yardımıyla halasının yanına.. Filistin'in ücra bir kasabasına gönderiliyordu. Yarın daha erken gelmelisin. Sen çağırırsında o gelmez mi? Gelir. Buraları daha önce hiç görmemiştim. 2. evlerine döndüler.. Olumsuz Cümle Fiil cümlesinde işin.. “ne. vardiya değiştirilirken çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi. Bu binanın yerinde şeftali bahçesi yoktu. peltek. Ankara bugün hem elektriksiz hem susuz. Ateşle oyun olmaz. yapılmayacağını veya olmadığını. Cezaya çarptırılanlar suçsuz değildiler. İstiyordu. şirin konuşmalarıyla da güverte yolcularını epeyce eğlendirmişti. Çocuklarının okumasını istemiyor değildi.Fiil cümlesinde işin. isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunduğunu. yolcuyu geçirmeye gelenler. bahsedilen şekilde olmadığını bildiren cümlelerdir. → 105 . Suçluydular. Yarın daha erken gelmemelisin. kurutulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara. Sokakta ne araba ne de insan var. Yangından korkmayan yoktur. var olmadığını. var olduğunu. Anlattıklarına inanmaz olur muyum? İnanırım. fakat gönülleri isli.. değil” kelimeleriyle. isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunmadığını.ne” bağlacıyla ve “-sİz” olumsuzluk ekiyle kurulur. Bursa bu mevsimde soğuktur. Bu binanın yerinde şeftali bahçesi vardı. isim cümleleri de “yok.

Cümlelerde soru anlamı soru sıfatları. Burayı nasıl buldunuz? Zarf tüml. Bazen cevap sorunun içinde de olabilir. kabullenmeme Soru eki her zaman cevap almaya yönelik değildir. rica Sessiz olabilir miyiz? uyarı Bu su da içilir mi? beğenmeme Bütün bunları ben mi söylemişim? İnkâr. Soru sıfatlarıyla: Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Ne gün geleceksin? Ne iş yapıyordunuz? Soru zarflarıyla Neden coşkun suların sesi gittikçe dindi? 106 . Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? Bilirim.3. soru eki ve tonlama yoluyla sağlanır. soru zarfları. Son sözünüz bu mu anneciğim? Alt mı üst mü? Hiç mi anlatacak bir şeyin yok? Tarlamı bana zorla mı sattıracaksınız? Sular mı yandı. “mi” soru ekiyle: Soru eki sadece yüklemin değil. Daha sonra nereye gidecekler? Dolaylı tüml. Anlattıklarına inanmaz olur muyum? İnanırım. neden tunca benziyor mermer? Acaba yanlış mı aklımda kaldı? Soru eki değişik anlamlar katabilir: Beni biraz dinler misiniz? İstek. Mazisi yıkık milletin atisi olur mu? Olmaz İnsanları kendine inandırmak kolay mı? Kolay değil Bu kadar eşyayı almaya para mı yeter? Yetmez. soru edatları. Sen çağırırsında o gelmez mi? Gelir. Yeşilden daha güzel renk olur mu? Olmaz. O küçücük çocuğa bu ağır işler yaptırılır mı? Yaptırılmaz. Elimdekinin ne olduğunu kim söyleyecek? Özne Babası çocuğa ne getirmiş? nesne Yarın kimi göreceksiniz? nesne Ankara’ya ne zaman yerleştiniz? Zarf tüml. şüpheleri gidermek ve düşünceleri onaylatmak için kurulan cümlelere soru cümlesi denir. diğer öğelerin ve unsurların da sorusunu hazırlar. bir konuda bilgi edinmek. Cümlenin öğelerini bulmaya yönelik tüm soru kelimeleriyle soru cümleleri yapılabilir. Soru Cümlesi İçinde soru anlamı bulunan. soru zamirleri.

Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? Bu sonbahar sabahının donuk ince rengini nasıl anlatabilirim? Daha ne kadar bekleyeceğiz? Soru zamirleriyle: Yanında ne getirdin? Bunları sana kim anlattı? Hangisi sizinle geldi? Soruların kaçı cevaplandı? Buraya nereden geldiniz? Nereden gelip nereye gidiyoruz? Burada kimi bekliyorsun? Bu masa neden43[1] yapılmış? (─tahtadan) Kimin yanında bozuk para var? Bu da neyin nesi? Bizim neyimiz eksik? Nereden buldun bunu? Kim attı bu resimleri? Çocuklarını alıp buraya gelsen de neyle geçineceğiz biz ikimiz? Ne var ne yok dünyada? ─Söyle yavrum. sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak temin etme 43[1] Evden mi? “niçin” ile karıştırılmasın. Lâkin büyük nine merak ediyordu. istek anlamları ve başka anlamlar da taşır. ─Evden? Ne münasebet! 4. o roman ne diyor? Genç kız büyük gözlerini kaldırdı. On dakika sonra hazır ol! Gürültü etme! Emir kipiyle çekimlenmediği hâlde anlamca emir ifade eden cümleler de vardır. Korkma. ─Onlar kimmiş? ─Biz. ─Ne demek? ─Sevinçten. (Ömer Seyfettin. saadetten mahrum kadınlar demek. Burayı hemen boşaltalım! Bazen dilek. Bahar Ve Kelebekler) Tonlama yoluyla ─Bu mektup sana. Emir Cümlesi Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş veya anlamca emir özelliği taşıyan cümlelerdir.. Nazik bir şive ile: ─Büyükanneciğim. Kitabı dizlerine indirdi... Fransızca bir roman işte. ─Bana mı? Kimden? ─Evden olacak. dedi.. Fiilin yapılmasını emir biçiminde bildirir. mutlaka anlamak istiyordu: ─Adı ne? ─Desenchanté. 107 . Bu raporu akşama kadar yetiştir. Türk kadınları. Bu yazıyı arşive götüreceksin! Yarın herkes burada olmalı. Oraya otur ve yerinden kalkma.

Yani bir cümleyi şart çekimiyle bir yardımcı cümle yapabiliriz. coşkunluk. öyle olsun. emir kipiyle.. bazı sıfatlarla. Ne güzel tesadüf! Hişt! Buraya gel! Şşt! Sus bakayım! Ee... korkutma Bizi arayan Selim olmasın? Olabilirlik Şu adamın yaptıklarına bak. İşte şimdi yandık!. Yapma! Öyle yorgunum ki!. “ki” bağlacıyla. çehreni ey nazlı hilal! istek Kahraman ırkıma bir gül.Çatma. ünlemlerle. Allah’ım bizi affet! yakarma Peki. kurban olayım. Ünlem Cümlesi Sevgi. 5. dua. şimdi oldu! Eyvah! Geç kaldım! İmdat! Boğuluyorum! Çok ilginç! Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Ünlem ifade eden sözler her zaman cümle hâlinde değildir: Ey Türk Gençliği! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Ay. elim! Hay Allah! Vah zavallı! Vay sersem! Aman dikkat! Komşular! Babacığım! Simitçi! 6. Razı olma Zannetme ki bunları unuturum. heyecan ve sitem ifade eden cümlelere ünlem cümlesi denir. hayret.. ne yaptım! Hah. 108 . istek Her şey gönlünüzce olsun dilek. Ünlem cümleleri. Uyarma Gayret edin. korku. Teşvik Hele bir kere sözümü dinlemesin. Şikâyet.. Şart Cümlesi İçinde şart ve koşul anlamı bulunan cümlelere şart cümlesi denir. başaracaksınız. şaşma. seslenme.. Şart cümlelerinin yüklemleri şart kipine göre çekimlenmiştir ve yardımcı cümle oluşturmuştur. haykırmalarla ve ses tonuyla kurulur. yeter artık! Ah.

Çıkıp biraz dolaşalım. →Olumlu Düşün. Önümüzdeki iki ayı bir geçirebilsek. CÜMLEDE ANLAM 1) CÜMLEDE EŞ ve YAKIN ANLAM 2) NEDEN-SONUÇ CÜMLELERİ: 3) AMAÇ-SONUÇ CÜMLELERİ (AMAÇ ANLAMI TAŞIYAN CÜMLELER) 4) KARŞIT ANLAMLI CÜMLELER 5) ŞARTLI CÜMLELER (BİR KOŞULA BAĞLI CÜMLELER) 109 . Ankara’ya gidersen Kızılay’dan bana kaset al. tek onu bulayım. olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu. soru ANLAM ve ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE I. isteği bildiren cümlelere istek cümlesi denir. soru Kimsede. Büyüklerin yanında oturacaksın. Beni arayan Dursun ise gelmediğimi söyleyin. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. Bari insanlarımız dürüst olsaydı. n’olaydı. Dirilip kalksa da yapılanları bir görse. İstek cümlesi istek ve dilek-şart kipleriyle yapılır. →Ünlem. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!. tek. Cümlelerde şart anlamı bazı kelime ve eklerle de yapılabilir: Kursa devam etti mi kazanır. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. bu kiplerle birlikte “bari. olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz... Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz.Eve geldiyse bizi beklesin. Yarın geri vermek üzere alabilirsin.. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem.. ─Ah. Her yere gitmeye razıyım. 7. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız. →Emir. bazen istek anlamı katar. emir. Onu bir bulsam. Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir... →Eksiltili cümle Yalnız bizde. olumlu. İstek Cümlesi Gerçekleşmesi mümkün olan veya olmayan dileği.. N’olaydı bugünleri görmeyeydim. “ise”. ama konuşmadan. Bari doğru cevap verseydi. arzuyu. bu durumda yardımcı cümle ve şart cümlesi olmaz: Kar yağsa da kartopu oynasak. Seni gördükçe onu hatırlıyorum. Keşke deprem olmasaydı. keşke” kelimeleri de kullanılabilir.

. verilen bir cümlenin anlamını bulup ifade edebilmekle ilgilidir. ŞAŞIRMA BİLDİREN CÜMLELER 3) DOĞRUDAN ANLATIM: 4) DOLAYLI ANLATIM: 5) ÜSLÛP CÜMLELERİ 6) KİNAYELİ ANLATIM: 7) TANIM CÜMLELERİ: ANLAM ve ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE I. Cümle anlamında verilen bir cümlenin anlamca özdeşi. Kişinin insanlığı değiştirmek istemesi Ama kendini değiştirmemesi 110 . Ancak bu arada kişisel duygu. Bu konu için ata sözü ve deyimler de kullanılabilir. çünkü ancak bu nitelikte bir yapıt yüzyıllar boyunca değerini koruyabilir. YORUMLAMA CÜMLELERİ: c.” cümlesine anlam bakımından en yakın cümle: Beğenilen. Anlamlarına göre cümleler konusunda olumlu. Dolayısıyla bu cümlenin en uygun karşılığı şöyle olabilir: Sanatın yüceltilmesi. Örnek Kadınlar zayıftır. ünlem cümleleri vb. Bunlar birbirinden çok farklı konulardır. birkaç değişik ya da yeni kelimeyle söyleyebilmek cümledeki anlamı bulmak demektir.6) KARŞILAŞTIRMA CÜMLELERİ 7) TAHMİN. karşıtı veya yerine konulabilecek cümle sorulur.” Tolstoy Bu sözün iki yönü vardır: 1. = Analık kadına güç verir. başını bağlatmadığı sürece baş üstünde taşınacaktır. Örnek “Yazdıklarımda hep gerçeğe bağlı kalırım.. bir görüşün emrinde olmamasına bağlıdır. kalıcı yapıtlar. Bir anlamda cümlenin ana fikrini tespit etmek. Örnek “Sanat. CÜMLEDE ANLAM Cümle anlamı ile anlamlarına göre cümleler karıştırılmamalıdır. 2. ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İHTİMAL. Verilen bir cümleyle ilgili soruyu cevaplamadan önce o cümlenin anlamını iyi kavramak gerekir. OLASILIK CÜMLELERİ 8) EKSİK CÜMLEYİ TAMAMLAMA II. Örnek “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. soru. VARSAYIM CÜMLELERİ b. olumsuz cümleler. Yani bir cümleyi aynı anlama gelecek şekilde biraz daha farklı olarak. YAKINMA BİLDİREN CÜMLELER d. Örnek “Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız. düşünce ve bilgilerimizi göz ardı etmeliyiz. ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE 1) NESNEL ANLATIM 2) ÖZNEL ANLATIM a. her şeyi olduğu gibi yansıtanlardır.” cümlesinin konusu sanatın özgür olması gerektiğidir. Cümle anlamı. vardır.” cümlesinin anlamca yerini tutabilecek uygun bir cümle: Konuyu ayrıntılara inmeden işlemişsiniz. ama analar güçlüdür.

bu konularla ilgili soruları cevaplandırırken öncelikle bu kavramların ne oldukları bilinmelidir: beğenme. Cümle hangi sözcüklerle ve nasıl kurulursa kurulsun.korku." cümlesinin eş anlamlısı. çaresizlik. daha kısa ve güzel yazılar yazıyor. "Eskiden çok vakti yoktu. verilen cümledeki düşünceyi aramalıyız. değerlendirme. tahmin. insanlığı beğenmemektedirler ki kendilerini değil de insanlığı değiştirmeyi düşünüyorlar. Seni ziyaret edemedim. Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor. karşılaştırma. Bunun için o cümledeki anahtar sözcükleri doğru tespit etmek. nesnellik.nedenini belirtme. aynı düşünceyi değişik kelimelerle ve söz dizimiyle anlatan cümlelerdir. -Konuyu ayrıntılara girmeden işlemişsiniz. ikinci bölüm ise sonuç bildirir. eşitlik. şimdi vakti bol." . şaşırma. koşula bağlılık.yakınma. Yorgun olduğu için işi erken bıraktı. -diğinden." -Şiir. -den.karşıtlık. uyarma. ile" gibi edatlarla sağlanır.zorunluluk 1) CÜMLEDE EŞ ve YAKIN ANLAM Aynı konuyu. (?) "Kimi genç şairler.ihtimal. belki kendilerini değiştirdiklerinden insanlık da değişmiş olacaktır. şiirin kendileriyle başladığını." -Kısa ve özlü yazmak için uzun zamana ihtiyaç vardır.Şairlerin genci de yaşlısı da şiirde güzelliğin ve başarının ölçüsünü kendi şiiriyle sınırlar. duygulara yer verme. 2) NEDEN-SONUÇ CÜMLELERİ: Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur. çünkü hastaydım. İnsanlar kendilerini değiştirmeyi düşünmeden insanlığı değiştirmeye kalkışmaktadırlar. kimi yaşlı şairler ise şiirin kendileriyle bittiğini sanırlar. vb Cümle anlamı konusunda şu hususlar gözden uzak tutulmamalı. tanımlama. telâş. Bu cümleden hareketle ve bu cümleyi destekleyen başka cümleler de kurabiliriz: İnsanlar demek ki kendilerini beğenmekte. varsayım. kararsızlık. biz. duyguları karıştırmama.olabilirlik. Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı. İnsanlığı beğenmeyenler önce kendilerini değiştirmelidirler. Bu tür sorularda eylemin hangi nedenle meydana geldiği bizim için önemlidir.sevinç. 111 . öneri.O hâlde bu sözü daha farklı şekillerde dile getirebiliriz: İnsanlığı değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmelidirler. "Şiire yaşlı bir şair gibi başlamak.öznellik. deneyim ve coşkunun ürünüdür. onun için uzun yazılar yazardı. Birinci bölüm neden (sebep). yorumlama. genç bir şair gibi onu sürdürmek gerekir.takdir etme. "Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız. Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım. ayrıca cümlede kullanılan edat ve bağlaçlara da dikkat etmek gerekir. Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı. Maddi imkansızlık yüzünden okuyamamış. olasılık. Daha çok "için. gözlem.

“üzere”. fakat konuya bakış açısı farklıdır. Bu sıkıntılara sınavı kazanalım diye katlanıyoruz. Yani karşılaştırmanın hangi yönden yapıldığı ortaya konur. Bu tür cümlelerde de "için. ama yine de ikinci yargının gerçekleşmesi birinciye bağlıdır: İzin verse de görüşlerimizi açıklasak. Yoksulluktan kurtulmak için şehre göç etmiş. kişi arasında yapılan kıyaslamaya karşılaştırma denir. 6) KARŞILAŞTIRMA CÜMLELERİ İki kavram. yeter ki sınavı kazan. Buna göre birinci bölüm (yan yargı) koşul. Yabancı dil öğrenmek için kursa gidiyor. Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı. Karşılaştırmada benzerlik. “yeter ki” ile de koşul anlamı sağlanır. 3) AMAÇ-SONUÇ CÜMLELERİ (AMAÇ ANLAMI TAŞIYAN CÜMLELER) Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. düze inince miskinleşiyor. Ne demek istediğimi. “mİ”.Büyükbaba öldü. bu kitabı okursan anlarsın. 112 . nesne. sımsıcak. farklılık. Yardım edersen işimi çabuk bitiririm. Bazen yukarıda belirtilen ekler olmadan da cümlenin kendisinden bu anlam çıkarılabilir: Konuşma. Öfkesini yenmek için dışarı çıktı. Bu tür cümlelerde konu genellikle aynı. Kar yağmasa da otobüsle gitsek. Saha çamur olduğu için maç ertelenmiş. Bazı cümlelerde aslında istek anlamı vardır. “ise”. üzere" gibi edatlardan yararlanılır. 5) ŞARTLI CÜMLELER (BİR KOŞULA BAĞLI CÜMLELER) Bazı cümlelerde temel yargının gerçekleşmesi bir şarta bağlanır. Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu. “ama”. İki saat sonra dönmek üzere gidebilirsin. halbuki burada paltolarımız bile bizi ısıtmaya yetmiyor. Kardeşi iyileşsin diye Allah'a dua ediyor. İstediğin arabayı alırım. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü. diye. “-dİkçE”. Lodos eserse hava temizlenir. 4) KARŞIT ANLAMLI CÜMLELER Anlam bakımından birbirinin zıddı olan sözcüklerin kullanıldığı cümlelerdir. ikinci bölüm ise o koşula bağlı olarak ortaya çıkan sonuçtur (temel yargı). sonra üzüntüsünden büyükanne öldü. eser. Bu durumda benzetme ve karşılaştırma edatları kullanılır. Dışarısı günlük güneşlik. Onu gördükçe seni hatırlıyorum. ama erken döneceksiniz. patlatırım. Sizin için izin alırım. Babanı gördü mü olanları anlatır. yaşlı adama ters ters baktı. Müdür. üstünlük gibi değişik durumlar ifade edilir. Adamın yüzündeki yumuşak ifade bizimle konuşurken birdenbire sertleşmişti. Okula gideceksin ama otobüsle. Türkçede koşul anlamı asıl olarak “-sE” şart ekiyle sağlanır. Derin boğazlara girdiğinde coşup köpüren ırmaklar.

(galiba) Dün evde değildim. Dinlemek de konuşmak kadar önemlidir. Yeni şiirler eski şiirlere göre daha anlaşılır bir dille.sanıyorum. gibi” vb sözcüklerle ve “-ebil-” ekiyle de cümlelere olasılık anlamı katılabilir. Televizyon da sinema kadar etkilidir. OLASILIK CÜMLELERİ İhtimal. sanki. Öğretmen. ama daha anlaşılmaz imgelerle yazılmaktadır. (tahmin. ihtimal) Sınav iki basamak hâlinde uygulanacaktır. Yarın sizi ziyarete gelebiliriz. sanırım. 113 . (88-ÖYS) ! “-e-bil-” yeterlilik bildiren yardımcı fiil olarak olasılık değil gücü yeterlik bildirir: Öyle deme. öznel yargılardır. (kesinlik) Bu eklerin dışında. tehlikesi olan bir durumu veya olayı ifade ederler. Sağlığım geçen haftaya göre daha iyi. İHTİMAL. cümleyi söyleyenin kendince ulaştığı bir sonuçtur. Öykülerini de okudu. belki) Dün beni arayan Hakan olmalı. (büyük ihtimalle odur) Adnan Bey’in yanındaki kardeşi olacak. ama bunları şiirleri ve oyunları kadar beğenmedi. zannederim. “belki. sanırım o gitmiştir. Geç kaldık. Kendi içinde tamamlanması gereken cümlelerde anlam bütünlüğü ve teknik yapı önemlidir. bazı verilere dayanarak gelecekteki bir şeyi. II. ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE 1) NESNEL ANLATIM Nesnel: Objektif. (bir ihtimal. kuvvetlendirme anlamları katar. 7) TAHMİN. ihtimali. sınıfın en çok konuşanını öne oturttu. Sınavlarda bu konuyla ilgili sorular ya cümlenin kendi içinde tamamlanması ya da bir cümlenin en uygun başka bir cümleyle sürdürülmesi istenmektedir. belki yarından da yakın. büyük ihtimalle) Ek-fiilin geniş zamanında kullanılan “-dir” eki fiillerden sonra kullanıldığında cümleye ihtimal. Kesinlik taşımayan. Tahmin cümlelerinde olayların akışından hareketle sonuç görülmeye çalışılır. Bu konuda senden daha bilgilisi yok. bir olayı kestirmek. şiddetli geçebilir. Sanıyorum o konu anlatılmadı. Bu kış.(çalışmaya gücüm yeter) 8) EKSİK CÜMLEYİ TAMAMLAMA Cümle bir yargı birimidir. Bizin eller yeşillenmiştir. (tahmin) Yurt dışına gidince bizleri unutmuştur. Fikret beni aramıştır. Kim bilir belki yarın. Bu anlamda kendi içinde bir çelişki taşımamalıdır. Bu tür cümleler. Bu akşam geç kalabilirim. gerçekleşme şansı.Adnan yaşça Ahmet’ten büyük(tür). Bu çalışmayla daha iyi bir puan alabilirdin. ben de ağır işlerde çalışabilirim. (aramış olmalı. onun olabilme ihtimalini göz önünde bulundurmaktır. Zannederim bu konuyla ilgileniyorsunuz. tahmin veya kesinlik. olasılık. galiba. olasılık ve tahmin.

Bu tür cümlelere varsayım cümleleri denir. ! 114 . En güzel yıllarımı o köyde geçirdim. İstanbul Türkiye’nin en büyük şehridir. Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor. Oyundaki olaylar bir çiftlikte geçiyor. Oyundaki olaylar. sübjektif. VARSAYIM CÜMLELERİ Kimi cümleler gerçekte olmadığı hâlde varmış gibi kabul edilen durumları anlatabilir. beğeniler ve kişisel görüşler anlatılır. Varsayım anlamı “diyelim (ki). yorumlar. tutalım (ki). farz edelim (ki). gururuna yedirebilecek misin? Tut ki karnım acıktı. duygulara bağlı. İstanbul Türkiye’nin en güzel şehridir. Karadeniz insanı çok inatçıdır.. Farz edelim okulu bıraktın. ölçülemeyen. Yahya Kemal. bir çiftlikte geçiyor. Kimi zaman da “aşağıdakilerden hangisi söyleyenin kişisel düşüncelerini içermemektedir?” veya “yukarıdaki cümlelerin hangilerinde düşünce eksiksiz ve belirli bir kesinlikle anlatılmıştır?” gibi sorular nesnelliğe aittir. Diyelim ki bu olay gerçek değildir. doğruluğu ve yanlışlığı kişilere göre değişebilen. göreli. Hikâyeciliğimizdeki en başarılı dönem o yıllardı. yüzyılın en başarılı şairidir. Şehirde yaşamak köyde yaşamaktan daha zordur. Diyelim ki cüzdanını kaybettin. seyirciyi o günün ortamına götürerek oyunun etkisini büyük ölçüde artırıyor. Nesnel anlatımda "bence" ve "bana göre"ye yer yoktur: Yahya Kemal 20. 20. yorumlanabilir. Yazar. yakınma. bilimsel olmayan yargılardır. bu romanından sonra peş peşe altı oyun yazdı. herkese göre aynı olan. Bu tür cümlelerde izlenimler. öznel. Öznel ifadeler. Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır. Romanın sonunda kahramanların hiçbiri umduğunu bulamıyor. Öyküdeki kişilerin dördü kadın. tartışmalı. ne yapacaksın? Böyle olduğunu kabul edelim. göreceli olmayan.. ölçülebilir. eleştiri ya da beğeni içeren cümleler gibi gruplara ayırmak mümkündür. üçü erkektir. yorumlama. a. duygular. kabul edelim (ki)” gibi sözcüklerle sağlanır. tut ki. kişilerin duygularına dayanmayan anlatım nesnel anlatımdır. Bu. Öznel cümleleri varsayım ve olasılık. yüzyılda yaşamış bir edebiyatçıdır..Gerçekliği kanıtlanabilir. Nesnel anlatım sorularında her zaman “aşağıdakilerin hangisinde nesnellik vardır?” gibi soru kökleri olmayabilir. 2) ÖZNEL ANLATIM Öznel: İzafî. göreceli. bir tekdüzelik görülüyor. kanıtlanamayan. üç bin kişilik bir kasabada. sanatçının en son çıkan şiir kitabıdır. kanıtlanabilir ve yorumlara meydan vermeyen bir anlatım vardır. Öykülerinde bir kuruluk. Oyundaki dekorlar. En güzel kış meyvesi portakaldır. Nesnel anlatımda ölçülebilir. bilimsel.

5) ÜSLÛP CÜMLELERİ Üslûp. akşam eve erken gelmem gerektiğini söyledi. sanki herkes bana cephe almış. dediler. Sanat eserinde konu. Eğer “Dileyelim ki bu iş anlatıldığı gibi olmasın. Ali: "Bu kitabı iki kez okudum. YAKINMA BİLDİREN CÜMLELER Bu tür cümleler insanı pişman edecek şekilde sonuçlanmış olaylardan şikayeti dile getirir. üslûp da bunun nasıl anlatıldığını ifade eder. Öğretmen. Kısacası. Öğretmen:" Bu test sorularını evde çözeceksiniz. YORUMLAMA CÜMLELERİ: Bu tür cümlelerde gizli veya hayali şeylerden anlam çıkarma söz konusudur. bana bu kitabı iki kez okuduğunu söyledi. İkide bir karşıma çıkıyor. ŞAŞIRMA BİLDİREN CÜMLELER Şaşırma anlamı soru ekiyle de sağlanabilir: Biraz sonra bir batağın içine dalmayayım mı? Bizim Ali orada da karşımıza çıkmasın mı? 3) DOĞRUDAN ANLATIM: Başkalarına ait sözleri söylendiği gibi aktarmaktır. Ali'ye: "Arkadaşına söyle. metot). c. Son günlerde hiç konuşmuyor." dedi. yarın ödevini mutlaka getirsin!" dedi. tarz.” gibi bir cümle kurulursa. kelime seçimindeki ve cümle kuruluşundaki kendine özgülük. bari. görüş. Yüz kere söylesen de anlamaz ki! Hiç değilse bir kez geç kalma. Kimse beni dinlemiyor. sanki bana gücenmiş. 4) DOLAYLI ANLATIM: Başkalarına ait sözleri değiştirerek. bizim toprağımızdır. sanki beni izliyor. Yazar. anlatılan nesneyi." dedi. duyuş ve anlatış özelliğidir. hiç olmazsa" gibi sözcüklerle ve "ki" bağlacıyla kurulan cümlelerdir. Annem. sanatçının yazım tekniği (yöntem." dedi. bu varsayım cümlesi olmaz. roman kahramanının gerçek hayatta da yaşadığını söyledi.. Beni düşünmüyorsun bari kendini düşün. Başbakan: "Kıbrıs. sadece içerik olarak aktarmaktır. tamamlanmamış ya da cevap beklenen cümleler. b. Keşke o gün evden çıkmasaydık. hiç değilse. Hiç olmazsa son sınavdan iyi not alsaydın. Dersten sonra etüt yapacağız.(93-ÖYS) Sanki suçlu benmişim gibi surat asıyorsun. Bu kadar fırsat verdik değerlendirmedi ki! d. Ali.Dikkat edilirse bu cümleler devamı olan cümlelerdir. sanatçının dili ve anlatım özellikleri onun üslûbunu meydana getirir. "keşke.. 115 .

genellikle alaycı biçimde. Romancı. yardımcı öğeler de başta bulunur. karanlık ve nerede bittiği belirsiz bir dehliz halinde uzar. parlak kelimelerle anlatımı bizi esere yaklaştırıyor. 7) TANIM CÜMLELERİ: Bir varlığın veya kavramın ayırt edici özelliklerini belirli bir kesinlikle ifade etmektir. 116 . Çarşı. kapanma saatinin geldiğini ve dükkanını kapamaya geç kalanların acele etmesini ilân eder. Bu ilk öykülerinde sıfatlardan. korkularından büzülürler ve camdan. Ayrıca kepengi olmayan bazı vitrinli mağazaların camekânlarındaki eşya. Ama meselâ şiirde yüklem cümlenin herhangi bir yerinde olabilir. Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu. Dilimizin söz dizim özelliğine göre asıl öğe sonda. tersini kasteden anlatım biçimidir. hayatı yüceltme ve daha anlamlı kılma çabasıdır. ayın çekim kuvvetinin tesiriyle denizin karaya yaklaşması ve karadan uzaklaşmasıdır. Kapalıçarşı'da birkaç istikametten düdük sesleri gelmeye başladı.Aşağıdaki cümleler bir sanatçının üslûbuyla ilgili cümlelerdir: Yazarın sade dili. Devrik Cümle Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER Türkçe cümle yapısında öğe dizilişi şöyledir: Özne + tümleçler + yüklem. Sanat. O saatte Sahaflar Çarşısı tarafındaki büyük kapıdan içeri bir göz atmak korkunçtur. kimi kapanmış. Gelgit. her akşam üzeri çarşı bekçilerinin verdiği bir işarettir ki. Kurallı (Düz) Cümle Yüklemi sonda bulunan cümledir. söz sanatlarından kaçınan yalın dili ve ayrıntıları gözlemlemedeki ustalığıyla dikkati çekti. Çocuk o kadar çalışkandı ki her dönem en az beş zayıf getirirdi. bütün gün üzerine serpilen elektrik ziyasından ayrı düşünce. mısra sonlarındaki ses benzerliğidir. Kurallı (Düz) Cümle 2. çarşının tenhalaşmış yolunu görmemek için gözlerini yumarlar. CÜMLE ÇEŞİTLERİ ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER 1. Diğer öğelerin yeri önem sırasına göre değişebilir. 6) KİNAYELİ ANLATIM: Cümlede ifade edilen düşüncenin. roman kişilerinin karakterlerini çizerken onların diliyle konuşmak zorundadır. Bu. Kafiye. Yüklem sonda bulunur. kimi kapatılmaya uğraşılan iki sıra dükkanın çizdiği. Yüklemin cümle sonunda olup olmamasına göre cümleler ikiye ayrılır: 1.

Yüzün perde perde solmakta. Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta. Eğilmiş arza. ]Ünlem cümleleri de devrik olabilir. Girişik Birleşik Cümle b. Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak. Çok insan anlayamaz eski musikimizden Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden. oysun gözünü. Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak. Devrik Cümle Yüklemi sonda değil. ]Atasözleri de kafiye amaçlı devrik yapılabilir: Gülme komşuna. İç İçe Birleşik Cümle 117 ... Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. emir. Ağır.2. →Eksiltili cümle Yalnız bizde. Görmüyor musun sana doğru geldiğini? Bendim dün gece evinizin önünden geçen. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!. ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. kanar... Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz.. →Olumlu Düşün.. soru YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER 1. Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta.. herhangi bir yerinde bulunan cümlelerdir. Birleşik Cümle a. →Ünlem. olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu. Sakla samanı. Sular sarardı. gelir başına.. muttasıl kanar güller. →Emir. gelir zamanı. olumlu. Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.. soru Kimsede. Gel buraya! Git başımdan! Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir.. olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz.. Basit Cümle 2. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem. Besle kargayı.. ─Ah. Şiirde ve günlük konuşmalarda çok kullanılır. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız...

2. Yarın akşam maç yapacaklar. Tek yargı Sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. Zayıf kolları kirli tunç rengindeydi. Bazı dil bilimcilere göre içerisinde yüklemin dışında isim-fiil. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar Sonuç YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER Cümleler. şimdi birer birer kışlıklarına dönüyorlar. iki karayağız atın çektiği bir fayton peyda oldu. Başka bir deyişle birden fazla cümle bir araya gelip bir cümleymiş gibi görünebilir. Birden köşe başından. Basit Cümle İçerisinde tek yargı. Başka bir cümleye bağlanmaz. fiil veya yargı sayısı dikkate alınır. Cümlede bir ya da birden fazla yargı vardır. denizin yüzünü pürüzlendirerek küçük savaşlar yaratıyordu. Girişik birleşik cümleler. kırlara tepelere kaçanlar. basit. “ki”li Bağlı Cümleler 2.c. Gökle denizin birleştiği dumandan çizgiye baktı. yani bağımsız bir cümledir. sıfat-fiil ve zarf-fiil bulunan cümleler de basit cümledir. Girişik Birleşik Cümle Bu tür cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi olabildiği gibi. Saatine baktı ve otobüsü kaçırdığını anladı. İlgi Cümlesi d. Tekrar başını kaldırdı. Yani yapısında birden fazla cümle bulunduran cümlelerdir. birleşik. Cümleler yapı bakımından çeşitlere ayrılırken içlerindeki kelime sayısı değil yüklem. Sıcak yaz aylarını geçirmek için deniz kenarlarına. fiilimsilerle ve çekimli fiillerle kurulur. İki yargı Bu tür cümlelerde bazı öğeler ortak olduğu gibi öğelerin tamamı farklı da olabilir. Bağlı Cümle 1. Şartlı Birleşik Cümle 3. Yapı bakımından cümleler. Sıralı Cümleler 4. Rüzgâr. Özne 118 . bağlı ve sıralı olmak üzere dörde ayrılır. dolayısıyla isim veya fiil cinsinden tek yüklem bulunan cümledir. 1. Birleşik Cümle Bir temel cümle ile onun anlamını tamamlayan en az bir yan cümlecikten meydana cümlelerdir. bu kelimeler ve kelime grupları yargı bildirmezler. Bu cümleler birbirlerine bazı bağlaçlar yardımıyla bağlanabildiği gibi anlam bakımından da bağlanabilirler. Temel cümleyle yan cümlenin bir araya geliş şekillerine göre birleşik cümleler çeşitlere ayrılır: a. bildirdikleri yargı sayısına ve öğelerin yüklemle olan ilişkisine göre çeşitlere ayrılırlar. Tamamladığı ya da onu tamamlayan bir cümlecik yoktur. Havaların ısınması / tatil düşkünlerini sevindirdi. tek fiil. bir öğenin parçası da olabilir. Bir ceylan gibi ürktü.

Çanakkale’yi de gezerdik.” derler. / çok eğlendik. İç İçe Birleşik Cümle Sözde özne Nesne Dolaylı tüml. Cümle dışı unsurlar konusunda anlatıldı. ana cümleyi zaman. sebep ve benzetme yönlerinden tamamlar. / ki oradaki son gecemizdi. Onun zarfı olarak kullanılır. çiğnenmez senin yurdun. Adam.” diye düşündü. d. Gönül Anadolu’da Yunus Emre’nin “Taştın yine deli gönül / Sular gibi çağlar mısın” gibi mısralarıyla şahlanır. Iraklardan bir dondurmacının “Vişnelim var. Evlerin ne zaman biteceğini / bilmiyoruz. Dün gece.” atasözünün hükmünün kalmadığına inanıyorum. “Seni göremedim diye bu bahar İçimde bin türlü duygunun isyanı var. Şartlı Birleşik Cümle Bir temel cümle ve onun şartı olan bir cümleden oluşan birleşik cümlelerdir. Ellerim takılırken / rüzgarların saçına Asıldı arabamız bir dağın yamacına. Cihanın yurdu hep çiğnense. Muhsin. Öğrencilerimizden olan Muhsin.. herhangi bir sebeple onun içinde kullanılan bir yardımcı cümleden oluşan cümlelerdir. bağlı bulunduğu veya açıkladığı öğeye “ki” bağlacıyla bağlanması sonucu ortaya çıkan cümleye ilgi cümlesi denir.gör-. Bir temel cümleyle. düşü-“ fiillerinin çekimli şekli olabilir. Yarın / bir tanıdığa / gideceğiz. Bu cümlelerde ki atılarak yan cümleciğin hangi öğeye bağlı olduğu görülür. Havalar soğuduğundan / artık dışarı çıkmıyor. / “Kartınız geçerli değil. / ki öğrencilerimizdendir.” / demez mi? Şark için “Ölümün sırrına sahiptir. Asıl yargı sonda bulunur. Edat tüml. Şart cümlesi tek başına yargı bildirmez.. / vaktimiz olsaydı. 119 . / böyle bir şey yapmaz. kaymaklım” nidası titreyerek dağılıyordu. b. şart. Yardımcı cümle edat grubu olabilir. zannet-. Alıntı hâlindedir. Artık “Ev alma komşu al. Zarf tüml. Babasını karşısında görünce / çok sevindi. bil. İlgi Cümlesi Temel cümlenin herhangi bir öğesi olan veya bir öğenin açıklayıcısı olan yan cümleciğin.” Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan “Savaşı önce kendime karşı kazanmalıyım. san-. c.. Yardımcı cümle nesne olarak kullanılabilir. görün-. Oradaki son gecemiz olan dün gece. Hava güzel olursa / yarın pikniğe gideriz..Çadırları çalanlar / bulunamadı. Yardımcı cümlenin yüklemi “de. Yardımcı cümle de temel cümle gibi bağımsız bir cümle yapısındadır. farzet-. Yardımcı cümle ana cümle içinde bir isim tamlamasının tamlayanı olarak bulunabilir.

asırlardan beri böyle olagelmişti. Bu. Özne ve nesne ortak. Bağlaçlar cümle öğesi değildir. / Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar. 4. Özne ve dolaylı tüml. Sıralı Cümleler Bağımsız cümlelerin. aralarındaki anlam ilgisinden dolayı virgülle veya noktalı virgülle birbiri ardına sıralanmasıyla oluşan cümleler topluluğudur. / çıplak ağaçlar sarı. asırlarca da böyle dürüp gidecekti. Ne yapsa faydasız. kana bulanmıştı. / Bir dakika araba yerinde durakladı. Yardımcı cümle ana cümleyi genellikle nesne ve zarf göreviyle tamamlar. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. vursan kapıma Atılsan boynuma kollarını açarak Otursan dizlerime yaramaz bakışlarla Konuşsan yine öyle yarım yamalak. Bazı kalıplaşmış şart cümleleri özne veya nesne de olabilir. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar.. / toprak sarı. sonra geri bize sattılar.” Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.” Sarı çiçeğin saçları yolunmuş. “Yağız atlar kişnedi. İkiye ayrılır: 1.” “Gök sarı.” “Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.. Mart kapıdan baktırır. 120 . Bağlı Cümle Aralarındaki ilgiden dolayı birbirlerine bir bağlaçla bağlanan cümlelerdir. Sıralı cümlelerin bütün öğeleri ayrı olabildiği gibi bazıları ortak da olabilir: Otobüs her zamanki gibi yine geç geldi. En az iki cümleden oluşur. Özne ortak. Merdivenleri kardeşin yıkasın. Ancak istek ifadesinde de yargının kuvvetli olmadığı sezilmektedir. / biz de derse geç kaldık. (YBB) 3.. / rüzgar serinliyordu. “ki”li Bağlı Cümleler Farsça “ki” bağlacıyla birbirine bağlanan bağımsız cümlelerden oluşur. / meşin kırbaç şakladı.. / Gökler bulutlanıyor. kazma kürek yaktırır. İstek bildiren şart eki bağımsız cümle kurar. Bir gün çıkıp gelsen. İnatçı adama dil döküyor. Mallarımızı önce çaldılar.“Havaya bakarsam hava alırım Toprağa bakarsam dua alırım Topraktan ayrılsam nerde kalırım Benim sadık yarim kara topraktır. sen de sil. sürekli yalvarıyordu. Nesne ortak.

) Kırk elli adım uzaklaşmıştı ki iki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işitti. Sabaha kadar yattı. “Ne doğan güne hükmim geçer Ne hâlden anlayan bulunur. Düşler mi ki şu burcu burcu kokan havada Renk mi ki üzerimde akaduran bu nehir? 2. Cümle.. bir kısmında farklıdır. (İki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işittiğinde kırk elli adım uzaklaşmıştı. acaba uyuyabilir miyim?" diye düşündü.Ana cümle başta. fakat okuyabileceğinizi sanmıyorum. Güzel değilse bile çirkin hiç değil. / fakat / gözleri derin ve güzel. Çocukluk günlerini hatırladı ve gözlerinde iki damla yaş belirdi.” Bu ev güzel.ne. Ya okumayı bilmiyor ya numara yapıyor. Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi. Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi. (anlatamam) Not: ”ki” edatının şüphe kattığı cümleler bağlı cümle değildir. dinleyenin muhayyilesine bırakılır. Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde. Bağlı cümlelerin bir kısmında yüklemin kipi ve şahsı aynı. temiz. “Gönlüm isterdi ki mazini dirilten sanat Sana tarihini her lâhza hayal ettirsin. Darıldı diye o kadar korktum ki. ama. da.) Yardımcı cümlenin başta. ya da. toplu ve yuvarlak. yardımcı cümle sonra bulunur.) Bu tür cümlelerde “ki” bazen düşebilir. Unsurların biri veya birkaçı ortak olan bağlı cümleler de vardır. Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.. hem de uyudu.. alnı küçük ve dar. Bu sıralanış. Ben saatinde gelmiştim. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar “ve. okuyanın. ne. Ayakkabılarını ayağına geçirdi ve kendini sokağa attı. Dün resim yapmadı / da / maça gitti...” (Gönlüm. / fakat / dudakları çilek gibi küçük. mazini dirilten sanatın sana tarihini her lâhza hayal ettirmesini isterdi. (Büyük olduğun için kanın tevhidi kurtarıyor. İstediğiniz evrakları getireceğim. ama o henüz ortalıkta yoktu. / ama / Şinasi Bey'in istediği ev değil. fakat. Onun bu sözlerinin samimî olduğuna hiç şüphe etmediler / ve / bir çocuk ruhu kadar temiz ruhundan gelen nutuklarını sessizce dinlediler.. meğer. Okumayı bilmiyor veya numara yapıyor. Sonuç 121 . her şeyi yerinde bir ev. "Yatsam. ana cümlenin sonda kullanıldığı cümleler de vardır. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Burada da yardımcı cümle zarf görevindedir. dişleri biraz eğri. lâkin. / ama / korktuğu başına gelmedi. yatıp da uyuyamamaktan korktu. / fakat / saçları altından bir duman gibi yumuşak ve seyyal.. hâlbuki. Türkçe cümle yapısına aykırıdır. veya. Burnu biraz basıkça.” edatlarıyla birbirine bağlanan bağımsız cümleler topluluğudur..

mahveder. yüksekten. Bu fiil şahıs ve kip eki alarak çekimlenir. Hakikaten de hiç yanılmamıştım. belirsizce çatılan kaşlarından anlamıştım. ciddî. CÜMLE ÇEŞİTLERİ YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER 1. Bunu ben onun bir iğne izi kadar ince iki gölge ile. Birleşik. İzdivaç meselesi. karşıma oturdu. Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki ona bigâne olanları yakar. hatta bu keşfimde o kadar ileri gittim ki. Belli ki mühim bir şey. yorgun gözlerimin önünden hiç ayrılmayan. Ana cümleyi oluşturan cümlelerin her biri: basit: rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım hep bunları tefsir etmek isterdim. bağlı. Türkçede (başka dillerde de) fiil cümlesi isim cümlesinden daha çok kullanılır. Örnekler Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu. Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum / ki / rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım ve hep bunları tefsir etmek isterdim. bağlı ve sıralı cümleleri oluşturan cümleler de ayrı ayrı basit. Fiil Cümlesi 2. Annem dün sessizce odama girdi.. yapı bakımından basit.Bir cümle. parmaklarımın arasında ezilip büzülen kitabımın karşısında okumaktan gözlerimin feri kaçmış. "Kızım!" diye resmî. birleşik. çok düşünülen ve az söylenen endişelerden. Çeşidi: “ki”li bağlı cümle Yardımcı cümle: basit: Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum Ana cümle: bağlı: rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım / ve / hep bunları tefsir etmek isterdim. artık bu sefer katî bir tarzda. aile üzüntülerinden birini bana açmak istiyordu. Beni yine. bir gün bile elimden düşmeyen. birleşik. bana. izdivaç meselesini açacağına bile hükmettim.. Fiil Cümlesi Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelerdir. En ziyade düşman olduğu bu cansız arkadaşıma kinli bir nazar attıktan sonra bir iskemle çekti. ufak bir uyku kestireyim diye kompartımanda uzandım. bol bir nefes aldı. düşünmekten alnımı kırışmış gördü. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır: 1. sıralı cümlelerden ancak birine dahil olabilir. İsim Cümlesi Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isi olabilir. kalın bir ses perdesiyle 122 . sıralı veya bağlı olabilir.

dinim. Genellikle bitişik yazılır. 123 . Vatanımdan başka şey yok gözümde. mukayeseleri kendine mahsus muntazam bir mantık zincirine bağlayarak. çıplak ağaçlar sarı. Anadolu’da dağların ve köylerin sonsuz bir biteviyeliği var. dağdan dağa atlarken güzel. Bir handa. giderim. İnsan olan vatanının kuludur. Bu topraklar ecdadımın ocağı. köyüm hep bu yerin bucağı. İşte vatan. Sinem. özüm ateş ile doludur. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. özne ve yüklemden meydana gelir. Şu üç kipe göre çekimlendiğinde yüklem olur. işte Tanrı kucağı. dostları var. ırmak. duracağım sözümde. üç beş damla kan. bir çok defalar dinlediğim fikirleri.. evlât bozmaz. Geniş zaman İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır. Uzun bir yolculuktan sonra İncesu’daydık. heyecansız ve soğukkanlı. Gençliğimiz) 2. vefalı arkadaşları. Milletimin sevgileri özümde. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. sakin.. İsim cümlelerinde zarf ve bulunma ekli yer tamlayıcıları da kullanılır. Türk halkı bağımsızlığını. Ama şimdi sevgili öğrencileri. 1. Geyik. giderim. tatlı bir uykudaydık. Üçüncü kişilere “-dİr” eki getirilir. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. Gök sarı. İnsan. İsim cümleleri genellikle iki unsurdan. Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde. yorgun argın.başladı. İsim Cümlesi Yüklemi isim soylu bir kelime olup. İçinde kaybolup gittiğini sandığı bu kalabalık şehirde bir tek tanıdığı bile yoktu. Yâr yatağın düşman almaz. Türk evladı evde durmaz giderim. ek hâlindeki fiildir. toprak sarı. Ata yurdun. son hükmünü de verdi: -Sen ilkbahara kadar. söyledi. isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan. Tanrım şahit. delilleri. İsim cümlelerinde nesneyle yaklaşma ve uzaklaşma ekli yer tamlayıcıcı az kullanılır. ek-fiilin zamanlarından biri ile çekimlenmiş olan cümlelerdir. söyledi. Bu sabah hava berrak. mutlaka evleneceksin! (P. cinsim uludur. Ulu Önder’e ve onunla birlikte savaşanlara borçludur. Evim. üç beş damla su Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu Mehmet Emin Yurdakul. Cenge Giderken Ben bir Türk'üm. Ek-fiil. sebepleri. Safa.

Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz. Hep iyi kitaplar okurum. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. sevinçli değildi. yorgun değil. -di’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi. insan(dır)lar” “yorgun değilim. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı. Üstümüze doğan bir güneşsin sen. “küçük imişim. yorgun değiliz. Merhametli biriydi. küçük imişiz. Her taraf bugün bir başka güzel(dir). anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. sevinçli değildiler (değillerdi)” Bir güzelin hayranıydım. ─Ah. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. açık. sevinçli idiniz. →Ünlem. Dikkat Ben iyi bir okurum..“insanım. Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. →Emir. sevinçli idin.. insansın. küçük değilmişsin. yalınlık ve anlaşılırlık 124 . Dün daha heyecanlıydın. “sevinçli idim. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız. Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. insanız. sevinçli idik. yorgun değilsiniz. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!. Söylenmek istenen her şey. 2. sevinçli değildin. →Eksiltili cümle Yalnız bizde. -miş’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi.. insan(dır). yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. sevinçli idiler” “sevinçli değildim. küçük imişsiniz. emir. Benim okurum anlayışlıdır. yorgun değiller” Ben bir küçük kelebeğim. olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu.. sevinçli değildik. sevinçli değildiniz. küçük değilmiş. olumlu. Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki İlgi eki ve iyelik eki ← ben imişim ← çalışkan imişsin ← hasret imiş ←hayranı i-di-m ←heyecanlı i-di-n ←biri i-di Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir. yorgun değilsin. sevinçli idi. kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır. soru ANLATIM BOZUKLUKLARI Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır.. soru Kimsede. 3. →Olumlu Düşün.. insansınız. küçük imiş. küçük imişler” “küçük değilmişim. küçük imişsin. kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir. küçük değilmişiiz küçük değilmişsiniz küçük değilmişler (değillermiş)” Suçlanan ben-miş-im. gereksiz kelimelere yer verilmemeli. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık. olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz.

Türkiye’ye özel bir durumdur. Neşeli. “. “Kolum iptal oldu” vb. bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir. “. 125 . Küçük kızın saçları hayli büyümüş. Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz. Yarın İzmir’e gidecek.. Konuyla ilgili olarak Feyza Hepçilingirler’in Türkçe “Off” ve Dedim: “Ah” adlı kitaplarını tavsiye ederim. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Elindeki bıçağı vücuduna batırmış. Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. zengin biri değilim.. Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması. Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Ben çok varlıklı. Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi. buna zorunlu. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür. Bunlar toplumdaki yerimize ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını başlıklar hâlinde ve örneklerle görelim: 1Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması. Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur. Bu.dermişim”. Takımın.. Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması: Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi. Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması: Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor. Eklerin yanlış kullanımı Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması. ülkedeki heyecan gittikçe artıyor..yok böyle bir şey”.falan”. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur: “. şen bir görünüşü vardı. Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır. Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça. Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar. Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz. Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak. Son dakika içerisinde attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı. Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı. Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü. hâlâ başlamadı. Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir? Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması: Kesinlikle yarın gelebilirler. boyu en kısa oyuncusu bendim. Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar. sağlıklı. Yanına gidiniz. konuşarak derdinizi anlatınız. Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği Tümleç yanlışları Düşünme ve mantık hataları Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması Tamlama yanlışları Kelimelerin yanlış yerde kullanılması Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması: Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız. Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir..

Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor. Olanları böyle değerlendirmek. yüreklendirmeli. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok. biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi. Çok az veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var. Yanılmıyorsam. bütün imkânları sağlamıştı. o da bana kardeşim derdi. Bu yazıyı değil okumak. destek olmalıyız. Boyu kısa. bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum. Herkes ondan nefret ediyor. acıyı ise hiç sevmezdi. bu gözle bakmak gerekir. Hangisinin başarılı. nasıl başa çıktı? Düşünme ve mantık hataları: Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz. Bu çocuklar. incitmemeliyiz. yoksa uzaklaşıyor muyuz? Öğrencileri. Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı. Eklerin yanlış kullanımı: Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir. hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.yazı yazmak kesinlikle yasaktır. Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar. Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı. kendi fikrinden ısrar ediyordu. Kitap için kendisine verilen paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi. ama bir sonuç almış değiliz. Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak. İkinci cümlenin öznesi eksik. Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir. 126 . teşvik etmeli. bedeni de pek biçimli değildi. Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı. Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır. Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz. Çorbaya biraz acı. Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu. Duvarları kirletmek. Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi. Tümleç yanlışları: Kayaya yaklaşıyor muyuz. yüzünü görmek istemiyordu. Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum. Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş. Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş. Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim. Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun? Büyüklere gereken saygıyı göstermeli. Tamlama yanlışları: Verilen cümledeki özne ve zarf tümlecini bulun. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir. savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen. Yarın mutlaka bir gazete almayı unutmayın. Ekşiyi az. Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi. fakir bir ülkenin. Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması. anlamak bile imkânsız. İkinci cümlenin öznesi eksik. Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi. Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum. gerekli eğitimi alamayan çocuklardır. Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması: Ben ona ağabey.

Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı. henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi. Çocuklar bahçede oyun oynuyorlar. İdare. Yani yapanı veya olanı karşılayan unsurdur. Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi. kim?” sorularının cevabıdır. Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli. yükleme sorulan “ne?. Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı. Kelimelerin yanlış yerde kullanılması: Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi. Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk: Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak. Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik. hareketi. hakkında bilgi ve haber verilen öğedir. durumu. Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı. ─Kim? / Kim başladı? / Başlayan kim? ─Göçmen kuşlar Kitaplar raflara rastgele dizilmişti. ─Ne? / Ne dizilmişti? / Dizilen ne? ─Kitaplar 127 . Pasta ve meyve suyu ikram edilecek. Elimdeki defter yere düştü. kılışı yerine getiren. Özne. Tekillik-çoğulluk Uyumu Özne Tanımı Yüklemde bildirilen işi. Olumluluk-olumsuzluk Uyumu b. oluşu. Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz. Göçmen kuşlar yine yolculuğa başladı. Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir. Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi. Özne Tanımı Özellikleri Durumu Türü Çeşitleri Sayısı Öznesiz Cümleler Özne-yüklem Uyumu a. İzinsiz inşaata girilmez.

Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar. Kapı tokmağı hızlı hızlı vuruluyordu. Dakikalar ilerledikçe yangın daha da şiddetleniyordu. Öznesiz Cümleler 128 . doğru şeyler okunduğu müddetçe. yer. Çeşitleri Sözde ve gerçek özne Sayısı Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir. Ama çoğul ekini ve iyelik eklerini alabilir. İhtiyar. O. hepsi. Ankara halkı kaldırımlarda yürüyememekten rahatsız değil galiba. Depremzedeler hâlâ vaat edilenlerin gerçekleştirilmesini bekliyorlar. yüklemi isim olan cümlelerde pasif (edilgen). Özne. olan Muayene odasının kapısı açılır. her kanat çırpınışı. Her saz. yeni kesilmiş geçkince bir karpuz kokusu yayıldı. Herhangi bir hâl eki alırlarsa özne değil. Okumak bir erdemdir. sanat eserleri. Tarih. meşin kırbaç şakladı Bir dakika araba yerinde durakladı. tümü yeniden “hepsi” zamiriyle ifade edilir. bütün kenarlar ve renkler gibi gümüş bit parıltı içinde erir. soru kelimeleri. Özne. Etrafa hoş ve olgun bir koku. Güneş. benim can dostumdur. Hava durgundu. Özne. Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar. zarf tümleci olurlar. yapılan Cevdet Bey. adlaşmış sıfatlar. fiilimsiler. olan. dolaylı tümleç. her ot. bahçeyi suluyordu. deniz iç içe kaynaşır. gerçek ya da sözde özne olabilir: Yağız atlar kişnedi. çocukların kendisine neden yer vermediğini bir türlü anlayamıyordu. zamirler. Bazı cümlelerde özneden hemen sonra öznenin açıklayıcısı gelir. olan Türü İsimler. Türklerin bu yalçın kayalar üzerine ne zaman konduğu bilinmez. Kim bu işleri bir saatte bitirebilir? Köprü altında balık tutanlar.Özellikleri Özne olan kelime(ler) cümlede hiçbir hâl eki almadan kullanılırlar. bezgin değildi. Bazı cümlelerde birkaç özne sıralandıktan sonra. yapan Genç kız. Durumu Özne.. cemiyetin süreklilik şuurudur. gelenekler. fiil olan cümlelerde aktif (olan veya yapan)tir. her geçen gün biraz daha iyileşiyordu. nesne. isim ve sıfat tamlamaları.. Özne. gök.

Yüklemin taşıdığı şahıs ekinin gösterdiği zamir öznedir. Bitki. Özne söylenmediği zaman gizli özne dadını alır.. hayvan. Hiç kimse bu paraya bu işi yapmaz. isim-fiiller. Gözlerim yaşardı. öznede olumsuzluk anlamı varsa yüklem olumsuzdur. soyut kavramlar. vücudun organları.ne” olumsuzluk bağlacı kullanılan cümlenin yüklemi olumludur. özne çoğulsa yüklem de çoğul olur.Özne. Ali’yle Yusuf yarın Ankara’ya gelecekler. Yarın pikniğe gidilecek. Burada kalınacak. “ne. cansız varlık. Özne “kimse. Köylüler birer birer pazar yerine geliyorlar. Aradan uzun yıllar geçti. Gizli özne bir özne çeşidi değildir. Geniş merdivenlerden yukarı kata çıktı. Bu erikler çok tatlıdır. 129 .. Çocuk annesini çağırdı. Dün beni aramışsın. Bitki ve hayvan isimleri bazen çoğul yükleme bağlanır. Tekillik-çoğulluk Uyumu Özne tekilse yüklem de tekil. Özne-yüklem Uyumu Özne ile yüklem olumluluk-olumsuzluk ve tekillik-çoğulluk yönlerinden uyum göstermelidir. Otlar kurudu. yağmurun. Hepsi burada toplanacak. anlamdan çıkarılabileceği ve tekrardan dolayı anlatımda bozukluk yaratabileceği için söylenmeyebilir. zaman isimleri. topluluk isimleri özne olduğunda yüklem genellikle tekil olur. Yağmur yağdığı için öğrencilerin tamamı gelmedi.. Sen: gizli özne Karanlığın. Ne baş ağrısı yapar. a. Dışarı çıkıp bir şişe süt almalı. hiçbiri. Ne ölenlere ne de kalanlara yer bulunabildi. Hiçbiri anlatılanlara inanmadı. Bu sıcakta uyunmaz. Akşam yemeğine herkes katılmadı. Olumluluk-olumsuzluk Uyumu Özne olumlu ise yüklem de olumlu. Sözde ya da gerçek öznesi olmayan cümlelerin yüklemleri. Üç günden beri kimse uğramadı buraya. Gizli özne yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır. edilgen ve geçişsiz fiillerdendir. Öznenin olumlu olduğu hâllerde yüklem bazen olumsuz da olabilir. b. Bu söze gülünür. rüzgârın içinde dört nala uzaklaştı. ne de bünyeye zarar verir. hiç kimse” kelimelerinden oluşuyorsa yüklem olumsuz olur. Yarın herkes dersten önce kütüphanede toplansın.

Özneyi tekil veya çoğul “1. Ahmet’le ben yarın gideceğiz. Dışarıdan bağrışmalar duyuluyordu. hareket. Biz. madalyaları elleriyle taktılar. ve 3. Birçok insan böyle davranışlara tepki gösterir.” . YÜKLEM Tanımı İş. Çocuklar erken uyur. durum bildiren. Öğrenciler teneffüse çıkmış. beraberce içeri girdik. Özellikleri ]Cümlenin temel öğesidir. Martılar bağrışıyorlar. Öznesi sayı sıfatlarıyla veya “birkaç. Sayın Vali. oluş.. Sıfatlar çekim eki almaz. Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da insanların birbirlerini sevip saymamalarıdır. Siz ve onlar. bu eşyaları taşıyacaksınız. birbirimize daima destek olmalıyız. ve 3. Cumhurbaşkanı. Özne insan cinsinden ve çoğul ise yüklem tekil de olabilir çoğu da. Memurlar hak aradı. “1. Öznenin üçüncü tekil şahıs olduğu bazı durumlarda saygı ya da alay anlamı katmak için yüklem çoğul yapılır. ve 2. kılış. Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle getirdi.Fikirler baskıyla benimsetilmez. haber veren. Ben ve o. Bu işi sen ve ben yapmalıyız. okulumuzu ziyaret edecekler. Cümle yargı bildiren bir söz. İki çocuk içeri girdi. 130 . Ordu yola çıktı. Ben. birçok” gibi belgisiz sıfatlarla kurulmuş bir sıfat tamlaması tekil yükleme bağlanır. yüklem de yargıyı üstlenen öğe olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz. Öznesi tekil veya çoğul 2. Küçük bey henüz uğramamışlar. Sen ve o. şahıslar olan cümlenin yüklemi 2. çoğul şahsa göre çekimlenir. siz ve onlar. Askerler eğitim alanında toplandı. 2. bu işi yapmalısınız. ve 3. cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli öğedir. Öğrenciler birer ikişer gelmeye başladılar. o çocuk ve sen burada hazır bulunacağız..”.” şahıs zamirleri oluşturuyorsa yüklem birinci çoğul şahıs eki alır. “1.

.. basit. oluş. yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur. hareket. Yarın buraya gelecekler... İnsanlar birbirlerinin hakkına riayet etmeliler.... Gökyüzünün başka rengi de varmış.?. ] Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öğe yüklemdir. dinim cinsim uludur. oluş. edat) olabilir. Bütün öğeler sıralanır.. Bu ek-fiiller bazen düşebilir. Yağız atlar kişnedi... Çık hızlısın. zamir. tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da.. gelir zamanı. Yeniden doğmuş gibiyim. Ben bir Türküm. Yeri ]Türkçede asıl öğe en sonda bulunduğu... kılış... Hiçbir zaman Onlar ]İsim cümlesinin. meşin kırbaç şakladı. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir. Gökyüzünün başka rengi de varmış..... Öğretmenim... topumun geçmişine olan saygısını gösterir. Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur. sonra bunlarla hazırlanan haber veya yargı yükleme yüklenir.. durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ekfiille çekimlenmiş bir isimdir. İçimde en güzel duygular saklı. Ek-fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur.Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle ... Bir ipte iki cambaz oynamaz.. “Uzar gider bir sessizlik içinde Bir uçtan bir uza Türkistan toprakları.?. kılış. türemiş ya da birleşik olabilir.. cümle değil ]Yüklem.. Geliyorum. isim soylu herhangi bir kelime (sıfat... hareket. zarf.. Türü ]Fiil cümlesinin. cümle değil Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da .. Sakla samanı. durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. Yaşlılara saygı. Bu.. Bu fiil. ]Diğer unsurlar.” Birden kapandı birbiri ardınca perdeler. yani iş.. Tabiattaki en iç açıcı renk yeşildir. 131 . ]Şiirde.. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir...... yani iş. yardımcı öğeler daha önce geldiği için Türkçe söz dizimine göre yüklem cümlenin en sonundadır. atasözlerinde ve günlük konuşma dilinde yüklem cümlenin sonunda değil de herhangi bir yerinde olabilir.

Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) ]Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. “Yağız atlar kişnedi. zarf tümleci.” “Yol onun.Sayısı Bir cümlede birden fazla özne. Hatta keçi yolu bile... Aramak her tarafta. varlık onun. Dönülmez akşamın ufkundayız.” Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklem tek kelimeden oluşabileceği gibi bir kelime grubu da olabilir. Zarf Tümleci 132 . Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan. Dolaylı Tümleç B . (çalışıyorum) ─Kardeşin kaçıncı sınıfta okuyor? ─İkinci sınıfta.. Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir / bu. dolaylı tümleç. bulmamak asla seni. Dinleyici ya da okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar ya da zaten bilinmektedir. TÜMLEÇ A . “Seni istikbal için önce gelmek cihana. Güzel yüzü. ─Nerede çalışıyordun? ─Türk Dil Kurumunda. Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir. Buralarda hiç yol yoktur. meşin kırbaç şakladı. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Gerisi hep angarya. nesne bulunabilir. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir / bu. Bir dakika araba yerinde durakladı. (Han Duvarları) Bazı kesik cümleler önceki cümlenin yardımıyla tamamlanır. Belki altı ay. Az veren candan.. geniş bir gülümseyişle / ışıl ışıldı. Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana. ama yüklem tektir. Belki bir yıl. çok verev maldan. Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder.

kimde?. 133 . nede?. çıkma (uzaklaşma). çamurlu ve bozuk bir yolun sağında kurulmuştu. Zarf tüml. neye?. Baş ucumdaki lâmbayı yakıp saate baktım. nereden?. kime?. Zarf Onlar sonradan geldiler. ®Yaklaşma ve uzaklaşma ekli yer tamlayıcıları isim cümlelerinde çok az bulunur. Büyük bir boşlukta bozuldu büyü. yükleme sorulan “nereye?. Tebeşir kireçten yapılır. Buğdayı çiftçiden hep ucuza alırlar. ]Dolaylı tümleç. kimden?. Kuleye çıkınca. Bulunma ekli yer tamlayıcıları ise her cümlede bulunabilir. nerede?. Aradığınız kitapları sahafta bulursunuz. Bunları babana sormalısın. bulunma ve yönelme (yaklaşma) bakımlarından ilgili olduğu yer” yönünden tamamlayan öğedir. kırların en tenha ve göze görünmez noktalarında başlı başına tam bir güzellikle açılmış. sabah güneşinin henüz dağılmadığı hafif sislerle örtülü ufka dikkatle baktı. -de. “fiilin. Biz yazları köye gideriz. Türü ]İsim cinsinden bütün kelimeler ve kelime grupları dolaylı tümleç olabilir. Hızla içeri girdi zarf tüml. Hâlbuki bu sergilerin getireceği sanat ve güzellik terbiyesine bilhassa biz muhtacız. Sıfat Birden yanında Türkçe bir lâkırtı işitti. Konak.Tanımı Türü Sayısı Dolaylı Tümleç Tanımı “-e. Her tarafta. sahil lüksümüz yok bizim. dolayısıyla yüklemin anlamını. Ayağını toprağa basmaktan ürküyordu. neden?” sorularının cevabıdır. Misafiri ayakta karşıladı. Yer tamlayıcısı da denir. yükselen otların kenarlarında. Zar ftüml. Zaman zarfı Sudan bahanelerle beni avutma. Sisli havalarda dikkatli olunmalı. -den” eklerini alarak44[1] cümlenin. Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu. Başımız üstünden yorgun bulutlar geçer. ]Yer soran soru kelimelerdi de dolaylı tümleçtir? Bu elbiseyi nereden aldınız? Benim kalemim kimde kalmış? Kime? Nerede? Neden? 44[1] Bu ekleri alan bütün kelimeler dolaylı tümleç değildir: Gürültüden uyuyamadı Zarf tüml. Nice tarihî eserler sular altında bırakılıyor. belki renkleri biraz soluk kır çiçekleri vardı.

T. yükselen otların kenarlarında. Kalemim…………………kaldı. Ahmet eve gelmedi. tepelerden.T. Gökalp ve arkadaşları.nerede?. köprülerden. Z. olacak şekilde çekimleyerek boşlukları doldurunuz. ayrılma bildiren kelimeler Dolaylı tümleçtir. • Parantez içindeki kelimeleri uygun ve D. (nerede çalışıyor?Evde.-de. -den hal ekini almışlardır. 2. derelerden.T Y Selda evde ders çalışıyor. bulunma durumunu. ……………tuz koydun mu? (yemek) 134 . bulunma. belki renkleri biraz soluk kır çiçekleri vardı.nereden?. Kelimeyi belirtir. nerden? vb. Bu şiiri…………………armağan ediyorum. uçurumlardan şimşek gibi geçti.T Y (nereden çıktık?okuldan.T B’sizN Y yer ifade ediliyor. Kural : Cümlede yönelme. nereye?. Ormanlardan. DOLAYLI TÜMLEÇ Hatırlatma : Türkçe’de ismin durumunu bildiren ekler kelimenin sonuna eklenirler. hem edebî eserlerinde. yönelme ifadesi vardır. Dolaylı tümleçler pratik olarak bakıldığında ismin –e. ®Bazı yer tamlayıcıları kendinden önceki yer tamlayıcısının açıklayıcısıdır.) Özne D. Z. Selda’nın bulunduğu Özne D. nere?. hem de Türkçeyi sadeleştirmek için ortaya koydukları prensiplerde halka yöneldiler. okuldan ayrıldığımız ifadesi var. kırların en tenha ve göze görünmez noktalarında başlı başına tam bir güzellikle açılmış.T D. (nereye gelmedi?Eve. Yükleme sorulan sorular da ismin –e. Her tarafta.) Bugün okuldan geç çıktık.-den halinde olan kelimelerdir.Sayısı Bir cümlede birden fazla aynı veya farklı cinsten yer tamlayıcısı bulunabilir. Kedi dama çıktı. Yürüyerek ………………geliyordum. yönelme durumunu ifade etmeye yararlar.) Dikkat: 1.nerde?. -de. Ev Ev-i Ev-e Ev-de Ev-den (Yalın hali) (Belirtme durumu) (Yönelme durumu) (Bulunma durumu) (Ayrılma durumu) Bu üç durumu belirten cümle öğesi Dolaylı Tümleç olan kelimelerden oluşur. ayrılma durumunu.

vasıta. şart. ®Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. Toprak derin derin ürperdi. zarflar. Akşama kadar çalıştık. İsimler. Tanımı tamamlayınız.T. tarz.……………… halinde bulunurlar. (Sürahi) ……………hiç akıl yok mu? (sen) ……………ayrılıyorum. Akşama doğru eve varırız.T. “Bu güzel çiçekleri nereden aldın?” sorusuna verilecek cevap cümlenin hangi ögesidir? a) Özne b) D.……………gücenmiş. (Mehmet) ……………su kalmamış. zarf tümleci ise görev adıdır. Zarf ile zarf tümleci aynı şey değildir. sebep. Zarf bir kelime türüdür.T. …………………. ifadesi verirler ve ………………. ………………. c) Z.………………. durum. birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır. Örnek . (okula) Ahmet. (Ankara) “Bu güzel çiçekleri nereden aldın?” sorusuna alınan cevap cümlenin ………………öğesidir. Bu şiir yağmur yağarken yazdım. sorularına cevap verirler. Ben resim çekmeyi de çok seviyorum. Musa…………………geç çıkmıştı. Metin…………………kalmış.Kardeşim………………gitti. Yükleme sorulan …………….……………. miktar. sıfatlar vb zarf tümleci olarak görev alabilirler. e) Yüklem Sorulardan hangisi dolaylı tümleç olur? ABCDEZehra ne zaman geliyor? Az önce gelen kim? Ankara’da kimi gördünüz? Ne alırdınız? Bu kitabı kimden almıştım Zarf Tümleci Tanımı Türü Sayısı Zarf Tümleci45[1] Tanımı Yüklemin anlamını zaman. Ahmet…………………gelmedi. d) N. Dolaylı tümleç olan kelime ya da kelime grupları ……………………. 135 45[1] . yön.

akşamki trenle gideriz. İki arkadaş gece boyunca uzun uzun konuştular. Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. Ankara. Cephaneleri bitince süngülerini taktılar ve düşmana doğru yürüdüler. Ayağa kalktı ve kardeşiyle beraber dışarı çıktı. vasıta. Zaten yarı aç yarı tok ve bitkin bir hâlde olduğundan ayakta fazla duramadı. zaman. Hastayı ambulânsla getirmediler. hiç de iyileşecek gibi görünmüyordu. Anlatılanları korkuyla dinledik. köpeklerden korktuğum için tarlaların arasından geçerek yürüyüverdim. Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neşesiz. ne kadar?. niye?”soruları sorulur. zarf tümleci oluşturmazlar. sevinçli bir hâlde) Nasıl? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Neyle? Kiminle? Neden? Niçin? 136 . fiiller de zarf-fiil ekleriyle zarf görevi yapar. Yarın benimle gelir misin? zarf Yarını bekleyemem. Dört saatlik yolu. Türü İsimler eksiz veya yön. Raşit’i son gördüğümde Hüseyin’le geziyordu. taksiyle getirdiler. üç beş ameliyata dayanırsa. (vasıta) (araç) (beraberlik) (neden) (nasıl. Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. O zaman yükselerek arşa değer belki başım. niçin?. Arabanın gürültüsüyle irkildi. uzun tarihinin şaşırtıcı birleşimleriyle doludur. Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü. Onu görmek için beklemiştik. Sağa sola bakmadan içeri girdi. Sevinçle boynuma sarıldı. aşağı→aşağıya Edatlarla kurulanlar (edat tümleçleri ya da edatlı tümleçler) “ile” Ankara’ya uçakla giderler. ne zaman?. İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar. neden?. vasıta. Çocuk korkudan konuşmuyordu. araç Bazı öğrenciler anneleriyle gelmişlerdi. dışarı→dışarıya. sebep. nereye?” ve “kiminle?. Biz . tarz. iki saatte. bir kez uğradınız mı depreme. On beş yaşına dek evinden uzun süreli ayrılmadı. kurtarmaya çalışırız. Kulak verdin mi yürekten kavala saza. birliktelik ]Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?. Ankara’ya yaklaştıkça heyecanım artardı. Hana sağ indi. miktar ve şart bildiren bütün kelimeler ve kelime grupları zarf tümleci olarak kullanılabilir. İsim İçeri→içeriye. ölü çıktı geçende. Yavru kedi. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. Bu hastahanede aylarca kalırsa. sebep Düşüncelerinizi bir kompozisyonla açılayın. Sırtınızdan para kazanmaya çalışırlar.Aşağı inmişti. ®Tek kelimelik bazı zarflar ek aldıklarında zarf olmaktan çıkar. vasıta Yağmur yağdığı için sular kesilmiş. öfkeli ve zararlı) (nasıl. eşitlik ve bazı hâl ekleriyle. Yön. Öfkeyle kalkan zararla oturur. neyle?.

(bakarak. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. (sadece. (neden. üzre” Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (amaç. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. ötürü” Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. “için” Çalışmak için başvurdu. sabahtan beri yağıyor. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. Hasan’a göre daha uzundu. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. kadar) Allah dağına göre kış verir. Okuldan beri hiç susmadı. başvurunun amacı. “karşın. için) (için. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. (karşılaştırma) Kemal. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. Kar. “dolayı. amaç) “-e göre” Başbakana göre enflâsyon düşük. “yalnız” Cebinde yalnız yol parası vardı. Denize karşı bir balkonu var. Beni yalnız sen anlarsın. (bakılırsa.“-e kadar” Dershaneye kadar gidelim. “beri” Dün akşamdan beri görülmedi. (aitlik) “üzere. bir tek) 137 . yönelik) (yönelik) “diye” Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Akşama kadar çalıştık. (amacıyla. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. (neden) “doğru” Ormana doğru yürüdük. rağmen “ Çok uğraşmama karşın başaramadım. uygunluk. (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. (hakkında. Bana doğru bakıyor. edat) (sadece. “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) “karşı” Edebiyata karşı ilgim vardı. ölçüsünde. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş.

T. Y Şimdi cevapları söyleyemem. Okullar………………açılacak. ne kadar soruları bir isme soruluyorsa alınan cevaplar Sıfattır. ihtimal) Sayısı Bir cümlede aynı veya farkı türden birkaç tane zarf tümleci bulunabilir. Y Dikkat : Zarfı bulmak için yükleme. ne kadar.T. anlamsız anlamsız baktı. Z. Zaman zarfı genellikle diğer zarf çeşitlerinin önünde. ne zaman …vb. odaya girdik. ne şekilde. (odaya nasıl girdik?) Z. bir tek) Bu işten ancak Hasan Usta anlar.) Uygun Sıfatları Yerleştiriniz. sıfat Z. (Zaman zarfı) ………………çıkmayınız. (nasıl baktı?) D. (belki. (sadece) Bu kömür ancak üç ay yeter.T.T. nasıl ve nice olduğunu belirtir. Alınan cevap yüklemi belirtir.T. EK BİLGİ ZARF TÜMLECİ : Kural: Yüklemi tamamlayan öğedir. Karıştırılmaması gerekir.” (YKB) Çocukları ilk gördüğünde çok sevinmişti. kalabalığa takılmamak için insanlar arasından hızla ilerlerim.T. nasıl.T Z. Kızılay’a indiğim zaman. olsa olsa) Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler.(yer-yön zarfı) Gülü……………seviyormuş. niteler durumdaysa zarftır. Eğer nasıl. Yüklemin durumunu.T. Çalışkan öğrenci başaralı olur. Y Dün sana bir tepeden baktım aziz İstanbul.T. N. ( Ne zaman baktım?) Z. Yüzüme . ( nasıl okumalısın?) Özne N. (sadece. “Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şîrâz’ı hayal ettiren ahengiyle. ( nasıl olur?başarılı yüklemi tanımlıyor. Y yükleme sorulan soruya yanıt veriyor) Özne ( nasıl öğrenci? Çalışkan öğrenci kelimesini tanımlıyor SIFATTIR. Y Sen bu kitabı mutlaka okumalısın.“ancak” Seni ancak ebediyyetler eder istiab (sadece) Onu ancak para ilgilendirir. ne şekilde. (en fazla. miktar zarfı da yüklemden önce kullanılır.T D. ( Ne zaman söyleyemem?) Z. Y Sessizce. (miktar zarfı) ………………konuşmuyorsun? (soru zarfı) 138 . sorular sorulur.

Yüklemi……………öğe zarftır. Nesne Tanımı Türü Çeşitleri Sayısı Nesne Tanımı Yüklemde bildirilen ve öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen öğe nesnedir. Düz tümleç de denir. Sorunları konuşarak halledelim. (durum zarfı) Aşağıdakilerden Hangisinde Zarf Tümleci Yoktur? ABCDEEmrahlar bu geziye katılacaklar.………………. Yükleme sorulan “ne?. Zarfı bulabilmek için yükleme.………………. Sorular pek zora benziyor. neyi?. kimi?” sorularının cevabıdır. Ödevini yapmalısın sen. Ödevini sen yapmalısın. Dolayısıyla sadece fiil cümlelerinden yüklemi geçişli fiil olanlar nesne alır. Yarın akşam gelirsin sen. Türk halkı bağımsızlığını. eski Boğaziçi hatıralarını sayıklar. …………….……………. Aşağıdaki tanımı tamamlayınız. Sen yarın akşam gelirsin. Bütün bu yalılar. Ulu Önder’e ve onunla birlikte savaşanlara borçludur.…………………uzaklaştılar.……………. aldığımız cevap o cümlenin………………dır. 139 . Burada son fırtına son dalı kırıyordu. Az da olsa isim cümleleri de nesne alabilir. ……………. Sabah erken uyanacağız. NOT: Yükleme en yakın öğe asıl vurgulanmak istenen öğedir. Cümlelerin Hangisinde “Sen” Sözcüğü Asıl Vurgulanmak İstenen Sözcüktür? ABCDESen ödevini yapmalısın. Sabahtan beri yoldayız. sorularını sorarız.

İyilik eden iyilik bulur. Bir kitabı her hafta okurum. açık hava. Vurgulanan: herhangi bir çocuk Vurgulanan: bu Belirli kitaplardan birini Belirli bir tek kitabı öğrendiği tarifleri kendi ]Belirtisiz nesne daima yüklemden hemen önce gelir. zamirler. Gazeteyi her gün okuyorum. Nesnenin yeri de önemlidir. oraya buraya şaşkın koşuşan kadınları buğulu buğulu gördü.” demişler. Çeşitleri Belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır. Sabahları odadan odaya gezinerek düşünmeyi severim. dahi. ]Belirtisiz nesnenin kullanılması ile belirtili nesneninki arasında belirgin anlam farkı vardır. Bu günlerde herkes böyle şeyler anlatıyordu. titreyen çocukları. Her hafta bir kitabı okurum. “Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri. “Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. ®Bazı cümlelerde ikinci nesne. acıdım kendi hâlime. annem de yemek kitabından hükümdarlığında uyguluyordu. Bugün bana ne getirdin? Siz bunlardan hangisini istersiniz? Çocuk sevinçle. fiilimsiler. Belirtili nesnenin cümle içinde belirli bir yeri yoktur. birincinin açıklayıcısıdır.Türü ]İsimler. Sayısı Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir. Bunu bana bir çocuk anlatı. Kullanıldığı yere göre cümleye değişik anlamlar katar.” derdi. 140 . Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri. adlaşmış sıfatlar. Her gün gazete okuyorum. Babam gazetesini okuyor. Ancak bu nesneler belirtili veya belirtisiz olma bakımından aynı özelliği taşımalıdır. Yüklemle belirtisiz nesne arasına “de. Bazı nesneler belirtme hâl eki almadıkları hâlde anlamca belirtili nesnedir. tamlamalar. Gaz lâmbası ışığında Ömer Seyfettin okurduk. kelime grupları ve iç cümleler nesne olabilir. Atalarımız. Ayıkla pirincin taşını. rüzgâr ister.” (YKB) Dağılmış eşyaları. soru kelimeleri. bile” edatlarından başka bir kelime giremez. kısaca özne olabilen bütün kelimeler. Gezi sırasında sincap bile gördük. Belirtme hâl eki alanlara belirtili. Andım birer birer. Bir çocuk bana bunu anlattı. yalın hâlde olanlara da belirtisiz nesne denir. “Bitirdim!” dedi. Uçurtmalar biraz gök. Her hafta bir kitap okurum. “Küçük bir çırak tutmalıyız.

Surların önünde, kemerlerinden hâlâ o ilk girişten bir akis saklayan kapılara bakarak, Türk tarihinin en güzel ve en büyük iklimlerinden biri olan o “Mayıs günü”nü, bize bu şehri ve onun emsalsiz güzelliklerini hediye eden günü beraberce yaşardık. (AHT)

ÇEKİM EKLERİ
EKLER EK I. ÇEKİM EKLERİ A. İSİM ÇEKİM EKLERİ 1. HÂL (DURUM) EKLERİ 2. İYELİK EKLERİ 3. İLGİ ZAMİRİ: -ki 4. –lEr ÇOĞUL EKİ 5. “mİ” SORU EKİ 6. EK-FİİL 7. TAMLAMA EKLERİ B. FİİL ÇEKİM EKLERİ 1. ZAMAN ve ŞEKİL EKLERİ a. HABER KİP EKLERİ b. DİLEK KİP EKLERİ 2. ŞAHIS EKLERİ 3. OLUMSUZLUK EKİ: -mE 4. SORU EKİ: mİ 5. EK-FİİL II. YAPIM EKLERİ 1. İSİM YAPAN YAPIM EKLERİ a. İsimden isim yapan ekler b. Fiilden isim yapan ekler 2. FİİL YAPAN YAPIM EKLERİ a. İsimden fiil yapan ekler b. Fiilden fiil yapan ekler III. YARDIMCI ÜNLÜLER ve YARDIMCI ÜNSÜZLER

EKLER Türkçe eklemeli (sondan eklemeli) bir dildir. Türkçe’de değişmez kökler, onlardan türetilen gövdeler ve kök ve gövdelere eklenen yapım ve çekim ekleri vardır. ¶Dilimizi kullanışlı hâle getiren; aynı kelimelerle farklı anlamlar ifade edilmesini, kelime haznesinin genişlemesini sağlayan, eklerdir. EK ¶Kelimelerle cümleler kurmak, onlara cümle içinde görev yüklemek ve kelimelerden yeni kelimeler türetmek amacıyla onlara eklenen seslere/hecelere ek denir. Kelimelere cümlede görev yüklenirken ve onlardan yeni kelimeler türetilirken öncelik yapım eklerinindir. Yapım eklerinin üzerine çekim ekleri gelir. Ama bir iki ek haricinde çekim ekinin üzerine yapım eki getirilemez. Ekler kendilerinden önceki kelimelere bitişik yazılır. Yalnız, “mİ” soru eki her zaman ayrı yazılır; “ek-fiil”in kendisi, yani “i-(mek)” de ayrı ya da bitişik yazılabilir. Zaten ek-fiil bitişik yazıldığında düşer, sadece zaman eki kalır:

141

mi: Gelmedi mi? i(mek): Gelecek idi, gelecekti Ekler yapım ve çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de görev belirler. I. ÇEKİM EKLERİ ¶Kelimelerin çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim eki denir. Çekim ekleri, kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, kelimelerin cümlede görev almasını, hâlini, sayısını, zamanını, şahsını belirtir. Kısaca çekim ekleri kelimelerin cümle içerisinde kullanılmasını sağlar. Kök veya gövde hâlindeki kelimeler ancak çekim eklerini alarak diğer kelimelere bağlanır, zaman ve şahıs anlamı kazanır. “Kardeş kitap yer sor.” Bu kelime dizisi bu hâliyle ancak bir kelime yığınıdır. Bir maksat, duygu, fikir, haber, bilgi ifade etmez. Ancak “bu kelimelerle ne söylenmek istenebilir”, sorusundan hareketle bir şeyler uydurulabilir ki bu yolla bu kelimelerin ne için söylendiği kesin olarak bilinemez. Öyleyse bu kelime yığınını anlaşılır hâle getirmek için çekim eklerine ihtiyaç vardır. Çeşitli çekim ekleriyle bu kelimelerden anlamlı cümleler çıkarabiliriz: “Kardeşine kitabın yerini sor.” “Kardeşimden kitapların yerini soracağım.” “Kardeşin kitabının yerini sordu.” Çekim ekleri eklendiği kelimenin anlamını değiştirmez. Çekim ekleri yeni kelimeler türetmeye yarayan ekler değildir; yani bu ekler kelimenin anlam ve türlerini değiştirmeyen eklerdir. Yukarıdaki örnekte değişik çekimlere rağmen kelimelerin anlamlarının değişmediği görülür. Çekim ekleri getirildikleri kelimenin türüne göre ikiye ayrılır: İsim çekim ekleri ve Fiil çekim ekleri A. İSİM ÇEKİM EKLERİ ¶İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir. İsim çekim ekleri şunlardır: Hâl ekleri: -i, -e, -de, -den, -in, -ce, -le İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri Çoğul eki: -ler Soru eki: mi Ek-fiil: -dir, -idi, -imiş Tamlama ekleri: -in, 1. HÂL (DURUM) EKLERİ ¶İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklerdir.

142

İsmin hâllerinin başında yalın hâl (nominatif) gelir, ama bu hâlin eki olmadığı için sıralamaya dahil etmedik; isimler konusunda işlenmiştir. a. -İ46[1] Belirtme/Yükleme Hâl Eki Fiildeki işten, hareketten, eylemden etkilenen varlığı belirtir. Yani bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur. ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u boyadılar, gül-ü koparmayın... İsmi fiile bağlar. Çocukları buradan kim alacak? Babası çocuğu çağırdı. Şimdi soruları cevaplayın. Burada kimi bekliyorsunuz? Türkçede iki tane –i eki vardır: –i: iyelik eki: (onun) kalem-i –i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?) b. -E Yönelme Hâl Eki İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar. Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme söz konusudur. okul-a git, ev-e dön... Eklendiği kelimelere farklı anlamlar katar ve değişik anlam ilişkileri kurar. Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir: Bugün okula gitti. Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem) Fiyat, araç ile anlamı katar: Kitabı bin liraya aldı. (karşılığında) Bu iş kaç paraya olur? Zaman bildirir, zarf tümleci yapar: Bu iş sabaha biter. Haftaya size gelelim. Yer bildirir: Bizi karşılamak için kapıya geldi. İsimleri edatlara bağlar: Akşama kadar okulda ders çalıştık. Sabaha karşı varırız. Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu. Deyim kurar: Ağzına geleni söyler. İşleri yoluna koymak Başına buyruk. Başa gelen çekilir. Çok cana yakın bir çocuktu. İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
46

143

Bunu size aldık. (sizin için) Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için) Annesini görmeye gitti. İkilemeler kurarak durum bildirir: Otobüse nefes nefese yetiştiler. İki ahbap kafa kafaya vermiş... “-an, -en” sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar: Soran sorana, geçen geçene, giden gidene... Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir: Geçmiş olsuna gitti. (demeye) c. -DE Bulunma Hâl Eki İsimleri fillere bağlar. ev-de oturma, okul-da öğren, yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor... Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar: Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. (dolaylı tümleç) Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci) Her şey yerli yerinde. (yüklem) Zaman bildirir: Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (zarf tüml.) Fiili durum yönüyle niteler: Suyu bir yudumda içti. (zarf tüml.) Siz ayakta kaldınız. Çamaşırları elde yıkıyormuş. Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü, miktar bildirir: Yılda yirmi gün izni var. Haftada bir geliyor. Yüzde yetmiş başarı vardı. İkilemeler kurar: Ayda yılda bir uğrar oldu. Elde avuçta ne varsa bitti. Eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Parmak kalınlığında yaprakları var. Yapım eki görevi görür: Gözde sanatçılarımızdandı. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? Sözde Ermeni soykırımı... d. -den Ayrılma/Uzaklaşma Hâl Eki İsimleri fillere bağlar. okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı, yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi... Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma, uzaklaşma bildirir: Ali, evden yeni çıktı. Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.

144

sıfat ve zarf türetir. Toptan satış Uzaktan akraba En içten duygular İkilemeler kurar: Zavallı çocuk günden güne eriyor. Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti. okul-ca. Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin. Üstünlük. Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı. Bütünün parçasını. (edat tümleci) Durum bildirir: Yağmur hafiften yağıyor. Dünden bugüne ne değişti ki. 145 .Edat tümleci ve yüklem de yapar. yurt-ça. ben-ce. Rus’tan dost olmaz. Baştan başa bizim bu topraklar. Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz. Varlıkların neden.. Türkçe'nin işlek eklerinden biridir.. bütünden ayrılmayı ifade eder: Verilen pastadan bir dilim yedi. hangi maddeden yapıldıklarını bildirir: Üstüne yünden bir kazak almıştı. Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar: Bu işi dünden halletmeliydik. Ayı derisinden post. İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur: Akşamdan beri seni arıyoruz. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz? Sebep bildirir: Soğuktan tir tir titriyordu. İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır: Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi. Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor. Yorgunluktan uyuyuverdi. -ce Eşitlik Hâl Eki İsimlere ve isim soylu kelimelere eklenerek çeşitli anlamlar katar. karşılaştırma bildirir: Kıldan ince baldan tatlı Erzurum’dan soğuk şehir yok. Tür olarak da isim. Canından can vermek istiyordu. Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız. Bundan iyisi bulunmaz. Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu. Ben onu yakından tanırım. sert-çe. e. Gönüldendir şikâyet.. (yüklem) Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci) Yalnızlıktan sıkıldım..

Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci. 146 . İnsanca hareket etmeliyiz. edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır.) Durum bildirir. (edat tüml. benzerlik anlamları katar: Çocukça davranışları vardı. f. Babasını sevinçle karşıladı. sınırlandırma anlamı katar: Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu. Ayağına gelen topa hızla vurdu. -le şeklindedir: kalem→kalemle. O gün sizi saatlerce bekledik. Edat tümleci yapar: Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde –la. zarf tümleci yapar: Anlatılanları sessizce dinledi. Akılca birbirinizden farkınız yok. yönüyle anlamı katar: O sizden kiloca biraz daha düşük. Yüklem yapar: O artık bizimledir. boyu anlamı katar: Bu okulda yıllarca çalıştım dedi. Fatih. abartma anlamı katar: Evinde yüzlerce kitabı var. Birliktelik anlamı katar: Öğrencileriyle geziye gitmişti. Göre anlamı katar. “i” düşürülerek kullanılır.Gibi. büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi. edat gibi kullanılır: Sence bu yaptığın doğru mu? Bence bu doğru. Yüklem yapar Onun davranışları çok zaman delicedir. Elazığ'dan gizlice ayrıldık. Durum bildirir. Çokluk. Ünlüyle biten kelimelere eklenirken araya y kaynaştırma harfi girer: masa→masa-y-la. Küçültme. Birliktelik. Bugün milletçe sevinçliyiz. Zaman bildiren isimlere gelerek eşitlik. Düşüncelerini açıkça dile getirdi. Bakımında. -ıe Vasıta Hâl Eki “ile” edatı kaynaklıdır. İsim ve isim soylu kelimelere eklenerek değişik anlamlar katar. süresince. zarf tümleci yapar: İşi kolaylıkla başardı. beraberlik anlamı katar: Bu kararı sınıfça aldık.

Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir. Not: “-dEn” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir: öğrencilerin bazıları→öğrencilerden bazıları onların biri→onlardan biri 2. Kapının kol-u. ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Gözlüğün camı.... kitab-ım. g. Sebep ve zaman bildirir: Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı. ne-y-i/ne-s-i.. masa-s47[2]-ı. İYELİK EKLERİ İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini. En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun. Zilin sesiyle yarışma bitti.. 16. İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir. Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. yy. işin baş-ı. masa-nız masa-ları su-y48[3]-um. İsimleri isimlere bağlar: Benim elim kanadı Kitabın yaprağı yırtılmış. ne-y-imiz. masa-n. ne-leri İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir: Zil. kitab-ın. su-ları ne-y-im. ne-y-in. İğneyle kuyu kazıyorsun. kitab-ı.. masa-mız. Yalancının mumu. Bu ek birinci tekil ve çoğul şahıs için “–İm” şeklindedir: ben-im.. kitab-ınız. su-y-u. alet bildirir: Arabasıyla evimize kadar getirdi.Araç. hayvan sevgi-s-i 47 48 147 . şal ve gül. biz-im. kitap-ları masa-m. Baki’yle Fuzuli. ne-y-iniz. “ve” bağlacı görevinde kullanılır: Annemle kardeşim buraya geldiler. su-y-un. Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı. su-y-unuz. şairleridir. Bu bahçede raksın bütün hızı. İsimleri. –(n)İn İlgi Hâl Eki (tamlayan eki) İsimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.. zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar: Bunu senin için yaptım dedi. su-y-umuz. İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar: Birincilik ödülü Atilla'nın oldu. Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı. kitab-ımız.

gündüzleri.. Ben ki hep sizin için çalıştım. yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır. sabahları.. -ler ekiyle –i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman bakımından genelleme yapılır: akşamları.. ötesi... “-ki”. onun düşüncesi→onunki. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz. masadaki kitaplar. 3. Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma ifade eder: Camın İstanbul.. dünkü film. “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. 148 . c. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken.İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur: burası.. Atatürk diyor ki: ..bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Kardeş-i-n-i arıyormuş. evdeki hesap. duvardaki saat. “-ki” a. böylesi.. Baktım ki gitmiş. Sınavı kazanabilir miyim ki. yarınki maç. b. bugünkü aklım. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. Ali’nin eli→Ali’ninki.. sadece –ki şekli vardır: senin kalemin→seninki... Türkçe değil.. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. İLGİ ZAMİRİ: -ki İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın yerini tutabilir: benim kalemim→benimki onun eli→onunki Türkçede üç tane “ki” vardır: “ki”. Güzelim çiçekler kurumuş İyelik eklerinden sonra hâl ekleri gelebilir: Baba-m-a soracağım.. Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir. Bir şey biliyor ki konuşuyor. “-ki” İlgi Zamiri Ek hâlindeki tek zamirdir.. şurası.. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav. başkası. Sıfatlardan sonra gelerek zamir yapar: doğrusu.

Müdür Bey döndüler mi? Her anlamı katar: Akşamları erken yemek yeriz. Özel isimlere getirildiğinde: 1. O gün dünyalar benim olmuştu. bazen “bir” kelimesiyle birlikte bu anlamı verir: Ateşler içinde kıvranıyordu. 149 . Adanalılar. “Yaş” kelimesine getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir: O zaman henüz sekiz yaşlarında idi. Konyalılar. Aynı ismi taşıyanları belirtir: Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın... Kemal'ler yetiştirecektir. –ler ÇOĞUL EKİ Cins isimlerine gelerek onların çoğul şekillerini yapar. -gil ekinin yerine kullanılır. Abartma anlamı katar. ne Ridaniye’ler yaşandı. görmelisiniz. Abartma anlamı katar: Çalışmak için ta Almanya’lara gitti. amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. Kelimeler arasında ilgi kurmaz: dağlar. sözle anlatılmaz. Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin. idealler.. Çocuklar (çoğul eki) annelerini (iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).4. İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile karıştırılmamalıdır. sizler Saygı veya alay anlamı katar: Dostumuz nedense bizi çağırmamışlar. Bu topraklarda ne Çaldıran’lar. Topluluk kavramı bildirir: Türkler. Bunların dışında: İkilemeler yapar: Yıllar yılı bekledik.. Çoğul zamirlere getirilerek tekrar çoğul yapar: Bizler. dertler. kesme işaretiyle ayırarak yazılır: Bu millet nice Fatih'ler. 2. Benzerleri anlamı katar. 3. Aile anlamı katar. Yunanlar. yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır Yarın Ahmetlere gideceğiz. Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı. İzmir’e. Bir kumaşlar almış. Bir bahçeler var. 4. öğrenciler.) Aliler bize gelecekler. Sabahları geç kalkarım. (burada özel isme getirilmemiş. fikirler. Bir zamanlar ne kadar şendik. 5.

“mi” SORU EKİ Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir: Gelecek miydin? (fiile) Sen misin? (isme) Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır.5. ek hâlindeki fiildir. insansın. Ulaş şimdi tatil yapıyordur. Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık anlamı katar. insan(dır). (olasılık) Bu durumda işe gitmeyecektir. Her taraf bugün bir başka güzel(dir). Dört kipe göre çekimi vardır: Geniş zaman -di’li geçmiş zaman -miş’li geçmiş zaman Şart kipi 1. 6. “insanım. EK-FİİL İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. (kesinlik) 2. Üçüncü kişilere “-dİr” eki getirilir. Üstümüze doğan bir güneşsin sen. 150 . Genellikle bitişik yazılır. insanız. -di’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi. Geniş zaman İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır. Seni çağıran bu çocuk muydu? Vurguyu kendinden önceki kelimeye aktarır. insansınız. insan(dır)lar” Ben bir küçük kelebeğim. kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir. Yani mi soru ekinden önce gelen kelime vurgulanan kelimedir: Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır: Pekiştirme görevinde: Güzel mi güzel bir yer burası. Büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar: Salı mı? Sen mi? O mu? Ölü mü? Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.

ise. “isem. idi. FİİL ÇEKİM EKLERİ Dilimizde fiiller çekimli hâlde kullanılır. tamlanan eki (-i: uc-u) de iyelik eklerinde anlatıldığından burada tekrarına lüzum görülmedi. 151 . imişsin. imişler” Suçlanan ben-miş-im. Hep iyi kitaplar okurum. isek. Merhametli biriydi. imişsiniz.“idim. isen. değilmişim. değilsem 7. idin. idiler” Bir güzelin hayranıydım. imiş. Maaşlar düşük. Benim okurum anlayışlıdır. imişiz. İkinci tekil şahıs emir çekimi hariç bütün fiiller çekim eki alarak kullanılır. Şart Eklendiği isimlerle yancümlecik kurar ve temel cümlenin şartını bildirir. Öğrenciydi Uyuyordu Öğrenciymiş Uyuyormuş Öğrenciyse Uyuyorsa Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki İlgi eki ve iyelik eki ek-fiil çekimi birleşik çekim ek-fiil birleşik zaman ek-fiil birleşik zaman ←ucuz ise ←giderler ise (karşılaştırma) ←hayranı i-di-m ←heyecanlı i-di-n ←biri i-di Not: Ek-fiilin olumsuzu ek-fiilden önce “değil” kelimesi getirilerek yapılır: birinci değilim. TAMLAMA EKLERİ Bu eklerden tamlayan eki (ilgi eki: -in: kalem-in). iseniz. Dün daha heyecanlıydın. iseler” Elbise ucuzsa hemen alalım. idiniz. ← hasret imiş 4. ← ben imişim Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. 3. B. kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır. ← çalışkan imişsin Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. değildim. Dikkat Ben iyi bir okurum. Bazen karşılaştırma anlamı da katar. “imişim. isim hâl eklerinde. giderlerse oldukça fazla. -miş’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi. idik.

.. yürüdü. okumadın. HABER KİP EKLERİ Dilimizde üç temel zaman vardır: Geçmiş zaman Şimdiki zaman Gelecek zaman Ama bütün zamanları içeren tasnif şudur: Geçmiş zaman (Bilinen geçmiş zaman ve öğrenilen geçmiş zaman) Şimdiki zaman Gelecek zaman ve bunların hepsini kapsayan Geniş zaman Fiilde anlatılan işin. oluşun. Haber kiplerinde de fiilin zamanı bildirilir. koştuk.. durumun49[4] bağlı bulunduğu zamana fiilin zamanı denir. hareketin. Diğer görevleri: İkilemeler kurar: Oldu bittiye getirdiler. ZAMAN ve ŞEKİL EKLERİ a. Zaman bildirme işlevini yitirip yapım eki olarak kullanılabilir. okur yazar. (yapım eki görevinde) Bir gün Hoca pazara çıkar.. (çıkmış).¶Fiil çekim ekleri. sıfat ve isim olarak kullanılan kelimeler türetir51[6]: Mirasyedi (adam). gecekondu. yapılış şeklini ve şahsını belirtirler.. ağladılar.. fiil kök veya gövdelerine eklenerek. şıpsevdi. imambayıldı. (anlam kayması) Bu altı zamanı ifade eden ekler şunlardır: 1. söylediniz. fiillerin zamanını. Yalnız aşağıda ele alınacak olan zaman ekleri bazen kendi zamanlarını belirtmeyebilirler. 1.. kaptıkaçtı. kılışın. geçmiş (zaman). 2. çekim eki olmaktan çıkabilirler veya anlam kayması sonucu başka bir zamanı belirtebilirler50[5]: hünkârbeğendi. Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki: -mİş 49 50 51 152 . gelecek (zaman). anlatılmasını/hikâye edilmesini/haber verilmesini sağlar: Geldim. külbastı.. Bilinen Geçmiş Zaman Eki: -Dİ Fiil kök veya gövdesine gelerek görülen/şahit olunan ve bilinen geçmişe ait bir işin vb. Dilimizdeki fiil çekim eklerini şu şekilde sınıflandırabiliriz: Zaman ve şekil ekleri (haber ve dilek kipleri) Şahıs ekleri Soru eki Ek-fiil Şimdi bunları tek tek inceleyelim.

5. durmuşuz. 4. bu sıfatfiiller isimleşebilir: Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Buralar yaşanılacak yerler değil. yani her zaman tekrarlandığının bildirilmesini sağlar: Seni ancak ebediyyetler eder istiab. Öğrenciler teneffüse çıkıyor. Diğer görevleri: Farz etme anlamı katar: “Çay içen var mı?”.Fiil kök veya gövdesine gelerek görülmeyen/şahit olunmayan ve bilinmeyen geçmişe ait. bilememişsiniz. verilmiş sadaka geçmiş (zaman). diyorlar. Her duvar. konuşmuşsun. zaman geçiyor. söyleyemem Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. bu sıfat-filler sıfat olarak kullanıldıkları gibi isimleşebilirler de52[7]: Başlamış iş. 3. Anlam kayması sonucu –yor eki yerine de kullanılmakta: Nasıl bir şey aramıştınız? Zaman anlamını yitirip yapım eki (sıfat-fiil eki) olarak kullanılabilir. Zaman anlamını kaybedip yapım eki olarak da kullanılır. başkasından duyulan bir işin vb. yemek güzel olmuş.. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol.. ağlar 52 153 . hissederim. sıfat-filler yapar.. sıfat-fiiller türetir. insanlık gelişiyor. bildirilmesini sağlar: Oraya gideceğim ve onu göreceğim. Sonradan fark etme anlamı katar. her kovukta şimdi niye Bir büyük göz niyaz eder. Ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden.. Geleceğini garantiye almalısın. Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. geçmiş. şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun..” diyormuşum. anlatılmasını/bildirilmesini sağlar: Zil çalıyor. başkasından duyma söz konusu olmaz: Dün çok yorulmuşum. Ağlarım. Teşekkür ederim. Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Dünya dönüyor.. Gelecek Zaman Eki: -EcEk: Fiil kök veya gövdesine gelerek daha sonra yapılacak olan bir işin vb. sevmemiş. almışlar. ben bir çay tiryakisiyim. Alacaklı gibi duruyorsun. ağlatamam. Şimdiki Zaman Eki: -yor Fiil kök veya gövdesine gelerek hâlen yapılmakta olan bir işin vb. ama Türkiye. Ben de “evet. Geniş Zaman Eki: -°r Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin vb. anlatılmasını/nakledilmesini sağlar: Uyumuşum. Soğuk içecekler satılır mı burada? Yakacakları yazdan hazırlamalı. ermiş (adam).

durumu ve hareketi zamana bağlı olmadan. Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da “z” olarak kullanılır: Gel-i-r-im→gel-me-m ek yok Gel-i-r-sin→gel-me-z-sin z Gel-i-r→gel-me-z z Gel-i-r-iz→gel-me-y-iz ek yok Gel-i-r-siniz→gel-me-z-siniz z Gel-i-r-ler→gel-me-z-ler z Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol. İstek kip eki: -e Fiil kök veya gövdesine gelerek istek anlamı katar."Bitsin artık bu gizli şüphe!" diye? Bu ek zaman anlamını yitirip yapım eki olarak da kullanılarak sıfat-fiiller yapar. DİLEK KİP EKLERİ Dilek kipleri. oluşu. uçaksavar. benzerleri. veririz. sana ben söyleyeyim Sonra bir yer bulup oturdum. Okur yazar oranı sürekli artıyor. Dilek-şart kipi eki: -sE Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin dileğe ve şarta bağlı olduğunun bildirilmesini sağlar: Ağlarsa anam ağlar İsterse. Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına Bu son fasıldır ey ömrüm. Hadi bir sigara içeyim dedim Bunu böyle bilesiniz.. Seninki çekilir dert değil. Dilek kipleri dörde ayrılır: Dilek-şart kipi İstek kipi Gereklilik kipi Emir kipi Bu kiplere ait ekler şunlardır: 1. nasıl geçersen geç! 2. Bana sor sevgili kaari53[8]. Olursa bir şikâyet ölümden olsun. kılışı. yanardöner. Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. bu sıfat-fiiller de isimleşebilir: Benzer soruları daha önce cevaplamıştım.. b. iş. Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! 53 154 . Uyurgezer. tasarı ve dilekle ilgili olarak bildiren kiplerdir.

ol-mu-yor. ŞAHIS EKLERİ ¶Şahıs ekleri. oluşa ve duruma sahip olanı bildiren eklerdir.. Emir kipi eki: -sİn. aldı-nız. Kiplere göre şahıs ekleri değişiklik gösterir. olmuş-lar. bilir-sin. alsa-lar Emir çekimi de ayrı eklerle yapılır: git-sin. bilir.3. kor dudaklı. fiil kök veya gövdesinin ünlüyle veya ünsüzle bitişine göre iki çeşit şahıs eki vardır: 1. -sİnlEr Fiil kök veya gövdesine gelerek ikinci ve onların aracılığıyla da üçüncü şahıslara emir verilmesini sağlar. fiili şahsa bağlayan.. OLUMSUZLUK EKİ: -me Fiil kök veya gövdelerine gelerek olumsuz çekimlerini yapar. alacak-sınız. yüz kere öpmeli. -n. –di’li geçmiş zamanla dilek-şart kipinde kullanılan kişi ekleri: -m. bil-me-meli. bilir-siniz. -k. aldı-lar alsa-m. -İz. bunları da okuyun! 2. -lEr aldı-m. kılışı. ---. -sİnİz. hareketi yapanı. ver-mi-yor. -lEr bilir-im. geniş ve -miş’li geçmiş zamanlarla gereklilik ve dilek kiplerinde kullanılan kişi ekleri: -İm. Fiilin yapılmadığını.. -nİz. aldı-n. ya aşk içinde gönül! Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yahut gül. alsa. ---. alsa-n. Şahıs eklerinin tekil ve çoğul şekilleri vardır. fiildeki işi. aldı-k. -İn(İz). aldı. bilir-iz. dinle-me! 54 155 . gid-in(iz). söyle-me!. işin olmadığını bildirir. Gereklilik eki: -mElİ54[9] Fiil kök veya gövdesine gelerek işin olması gerektiği anlamını katar: Gül tenli. -sİn. Bütün fillere gelebilir: Gel-me-di. Birinci şahısların emir çekimi olmadığı gibi ikinci tekil şahsın da çekimi olduğu hâlde eki yoktur: Ağla ağla Sakarya! Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et! Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et! Bu yazıyı acele yazsınlar! Alın. al-ma-dı. kömür gözlü. bilir-ler geliyor-um. git-sinler 3. bilmeliy-iz. Ya şevk içinde harap ol. sürmeli. gelecek. Şeytan diyor ki sarmalı. gide-sin 2. alsa-k. alsa-nız. Şimdiki. Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim 4.

Eklendiği kelimeden ayrı yazılır. rivayeti. rivayeti. Bunlar filler konusunda ayrıntısıyla işlenecektir. rivayeti ve şartı ek-fiil alabilir. şartı. Sizin işinizi yaptı mı yaptı. Zaman anlamı katar: Hava bulutlandı mı yola çıkın. rivayeti. dedi. ünlü uyumlarına girer. korkutma bildirir: Sopayı elime aldım mı görürsün. ünlem ifade eder: Bir de onu karşımda görmeyeyim mi! Aniden babasına rastlamasın mı! Tehdit.55[10] 55 156 . koşul bildirir: Buraya geldi mi tepesi atıyor. Şaşırma. oku-mu-yor. Buraya geldi mi size de uğrar. rivayeti. istek kipinin hikâyesi. 4. Genellikle bitişik yazılır. -miş’li geçmiş zamanın hikâyesi. hayret. mevcut kelimelerden (isim ve fiil köklerinden) farklı ve yeni anlamlı kelimeler türetmeye yarayan eklerdir. şimdiki zamanın hikâyesi. sev-mi-yor. Fiile kesinlik anlamı katar: Bakarsın buraya uğrar mı uğrar. şartı. çalışmış i-di-k→çalışmıştık okuyor i-se→okuyorsa okuyor i-miş-ler/okuyorlar imiş→okuyorlarmış -di’li geçmiş zamanın hikâyesi. rivayeti. SORU EKİ: mi Soru eki isimlerden ve fiillerden sonra kullanılabilir. Derslerine çalıştı mı kazanır. dilek-şart kipinin hikâyesi. beklenmezlik bildirir. Aldık mı? Geldi mi? Okudun mu? Gördün mü? Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır: Seçenek sunar: Alır mı almaz mı bilemem. Şart. gelecek zamanın hikâyesi. şartı. gereklilik kipinin hikâyesi. rivayeti. şartı. EK-FİİL Fiillerin birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlar: “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. şartı. Yollar kapandı mı gelemez.. geniş zamanın hikâyesi.. YAPIM EKLERİ ¶Yapım ekleri.Bazı durumlarda ekin ünlüsü daralır: Gel-mi-yor. 5.

Yapım ekleri isim ve fiil köklerine gelerek yeni isimler ve filler türetirler. baş-ar-ı sev-. Müslümanlık. önlük. -miş. sev-il-. hanımlık.. kışlık.Nesneleri karşılayan isimlerle hareketleri karşılayan fillerin kökleri farklıdır56[11]: Gel-(-mek. Türklük. göz-lük. sev-inç.. hediyelik... gözlük. çocukluk. tuzluk. Türklük. Türkçemizde sıkça kullanılan yapım ekleri şunlardır: a. küçüklük. bil-dir-di. çöplük. haftalık. göz-lük-ten. bu ekler kökten hemen sonra gelirler.. Alet ve araç isimleri yapar: başlık.bil-dir-i göz-lük-çü. İSİM YAPAN YAPIM EKLERİ İsim veya fiil kök ve gövdelerinden yeni isimler türeten eklerdir. -dan) Birbirine yakın olan nesne ve hareketlere ait kelimeler aynı kökten türeyen kelimelerdir. insanlık. odunluk. gömleklik... kardeşlik. zeytinlik. veterinerlik59[14]. ağaçlık.. göz-lük-çü-lük. kitaplık.-dim.. Bu bakımdan yapım eklerini iki başlık altında inceleyebiliriz: İsim yapan yapım ekleri: Fiil yapan yapım ekleri: ekler 1.. eczacılık. akşamlık. rehberlik. insanlık.. sev-in.. -lar. ömürlük. demircilik. ¶ Çekim ekleri yapım eklerinden sonra gelir57[12]: bil-gi-ler. kulaklık. kılavuzluk. İsimden isim yapan ekler -lik Yer isimleri yapar: kömürlük. erkeklik. ayırma.) Baba(-m. Topluluk isimleri yapar: gençlik.. Sınırlama. 56 57 58 59 İsimden isim yapan ekler ve Fiilden isim yapan ekler İsimden fiil yapan ekler ve Fiilden fiil yapan 157 .. ölçü tahsis anlamı taşıyan isimler yapar: bayramlık. Sıfatlara58[13] gelerek durum bildiren isimler yapar: iyilik. aylık. Bu türemiş kelimelerden de tekrar yeni kelimeler türetilebilir: bil-gi-li. arıcılık.. Soyut isimler yapar: gençlik. ¶ Bu bakımdan türemiş kelimelerin kökleriyle mutlaka bir anlam ilişkileri olmalıdır: baş. göz-le-meliyim. baş-ar-. kulluk. göz-lük-çü-lük. sev-gi göz. Meslek isimleri yapar: öğretmenlik..... sev-dir.. baş-la-. göz-cü. güzellik. göz-cü-lük. gecelik. bilgelik.. doktorluk..

-ki61[16] 60 61 158 .. milliyetçi.. elbiselik kumaş. ikileme kurar: Mavili... nişanlı. Yenice. akılcı (davranmak). devlet bildirir: Osmanlı... yeşilli. günlük masraf. akıllı uslu... Çamlıca. ölümsüz. turşuluklar. akılsız.Bu ekle türetilen ekler sıfat olarak da kullanılabilirler. kiralık daireden.. turşuluk biber.. Renk bildirir. gazeteci çocuk. sıfat. kemancı... Selçuklu. kokarca. Almanca.. evli. kiralıktan. duacı. şekerli. Farsça. akıllı.. -cİ60[15] İsim. Kişinin sahip olduğu özelliği bildirir: Bilgili. inşaatçı. tecrübeli.. Ilıca. halkçı. şakacı. tatsız. günlüğüm. tiyatrocu... Karahanlı. -siz -li ekinin olumsuzunu yapar. İsimle sıfat arasında tür farkı olduğu için bu yönde soru sorulabilir: kışlıklar. Özel isimlere getirildiğinde kesme işaretiyle ayrılmaz. Konyalı. eşsiz. allı yeşilli. kentli. Atatürkçü (geçinmek) -li Soyut ve somut isimler ve sıfat türetir. İrili ufaklı. Durum (medenî hâl) bildirir: Sözlü. kiracı.. yolcu.. kadınlı erkekli. susuz (topraklar). güçsüzler. köylü. elbiselikler. kışlık odun. tozlu. sözcü.. Arapça. satılık arsalar. Soy..... Diğerleri: Gönüllüler. Taşlıca. saygılı. çaycı. karaca. kimsesiz. tarafsız (davranmalı). acılı. Türkçü.. yersiz yurtsuz (kaldım).. sıfat ve zarf türetir: Korkusuz (çocuk). şakacı insan. Hayvan ve bitki isimleri yapar: delice. satılıklar. Bir şeyin içinde daha çok ne bulunduğunu bildirir: Tuzlu. Yer isimleri yapar: Çatalca. Ama –li ekini almış her kelimenin –siz ile olumsuzu yapılmaz: akıllı X akılsız doğru bilgili X bilgisiz doğru nişanlı X nişansız yanlış köylü X köysüzyanlış mavili X mavisiz yanlış İsim.. sarılı kırmızılı. kültürlü. gönüllü (kişiler). Kişinin nereli olduğunu bildirir: Ankaralı. görgülü. zarf türetir: sanatçı. -ce Dil isimleri yapar: Türkçe.. yumuşakça.. kırmızılı.

bunlar isim-fiil değil. -cik: gelincik. Bu sıfatlar isimleşebilir. aşağıdakiler... dörder. -nci: birinci. şıkır-tı. raftaki (eşyalar). Bu ek de –mek gibi kalıcı nesne isimleri yapar: Asma (yaprağı).. ye-mek. Ama –mek kullanılan her yerde –me kullanılamaz. yapma (çiçek). bağlama (:saz). b.. bencil. -leyin: geceleyin. yazma. yarınkinden.. Diğerleri gibi bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. sevme. asma (köprü). meslektaş. -Daş: vatandaş.. ancamgil.. Bu ek niteleme sıfatı da türetir: Karma (liste).. otçul. anlamdaş.. beşer. işletme. geceki (soğuk). bölme (işlemi). asma (kat)... kulakçık.Zaman ve yer bildiren kelimelerden sıfat yapar. Fillerin isimlerini türetir. sonuncu. ilmek. danışma62[17]. onlardan fiil ismi türetir (isim-fiil yapar): başlama.. Bu ek kalıplaşarak kalıcı nesne isimleri de türetebilir.. çakmak... akşamki (fırtına). Bir buluş yapmış ki sorma Alış verişe çıkacağız. Sende hiç anlayış yok mu?.. çalış-mak. evcil. biliş. –ki ve –kü şekillerinde kullanılır. Yaşargil.. veriş. cızır-tı. kavurma. kızılcık. nakletme... yuvadaki (yavrular).. doğrudan isimdirler: yemek.. Adam oturuş-undan bellidir.. gündüzleyin.. gıcır-tı.. Çıkış ne taraftaydı? Sıfat-fiil ekleri: Sıfat-fiil ekleri de mastar ekleri gibi fiilden isim ve sıfat yapan işlek eklerdir: -en: 62 159 . sabahleyin. Yer bildiren kelimelerde –de hâl ekiyle birlikte kullanılır: Aşağıdaki (sorular). Kalıcı nesne isimleri yapabilir: Gülün açılış-ını seyret. sınıftaki (öğrenciler). üçüncü. Fiilden isim yapan ekler Fiil kök ve gövdelerinden isim türetirler. gönüldaş. hasta olma. şakır-tı.. kaymak. gel-mek. bugünkünü. -İş Bu da mastar ekidir. akşamleyin. insancıl.. inanma. Bu yüzden bu eklere isim-fiil (mastar) eki. süzme (yoğurt). bugünkü (maç)... elmacık. sınıftakiler.. yazma (eser). patır-tı Diğer ekler: -e: göze (kaynak). -ti Yansımalardan isim türetir: çıtır-tı. altışar. seziş. alış. iç-mek. -gil: Aligil. ekmek. Mastar ekleri: -mek Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. saçma (bir fikir). Kapının kapanış-ı çok ses çıkarıyor. Bu ek de bütün fiil kök ve gövdelerine gelerek.... bu kelimelere de isim-fiil (mastar) denir. Kalıcı nesne isimleri: Bu görüşü benimsemedim. dondurma (külâhı). -Er: üçer. karıncık. ölümcül. -me -mek eki gibidir. oku-mak. -cil: etçil. homur-tu. yurttaş. yedişer. okuma. anlayış. danışma (memuru).

bilir kişi. satım. bilinmez yerler. koşu. vergi. Yılmaz. giden. algı. isim ve zarf yapar: Kalıcı. kurucu. sayı.. gelecek(ten haber ver-).. –°r’nin olumsuzunu yapar. gidici. yapanı. -i İsim ve sıfat türetir: Yazı. duru. sürü. olmadık iş.. kırgın.Fiili yapanı. akacak kan. atkı. pişkin. Eskiden iyi yüzücü imiş. yırtıcı. bakılası. -En sıfat-fiil eki gibi failin niteliğini bildirir. Okuyucu sayısı günden güne artıyor. bezgin.. baskı. sergi. soygun yapılmadı. yapılan nesneyi veya işi karşılar. bozan. (bir) yudum (su) . Sıfat. tanıdık kişiler. gezen. biçim. keser.. seçim. giyecek.. yazan. dinleyici. kavram. gelir gider.. bölü.. -gi Fiilin bildirdiği hareketle ilgili çeşitli nesneleri karşılayan isimler yapar: Sevgi. yapı.. saygı. kırılası eller Öpülesi... Alım.. gezi. -ici63[18] Çokluk. öğren(i)ci. yer isimleri yapar. çeki.. yiyecek. satıcı. artı. Korkunun ecele faydası yok. yakacak. kuşam. verim. içecek(lerimiz). vurgun. bakan. baskın. görücü. devamlılık bildirir. olacak iş mi?.. azgın. edeni bildirir. salgın. baygın.. kazanan. O işle ilgili.. bakıcı. keski.. eşya. seçkin... -miş İsim ve sıfat yapar: Geçmiş. dilen(i)ci. -ecek İsim ve sıfat yapar: alacak(lı). ölü. batı. beklenmedik bir anda. okumuş çocuk. atım. dolmuş. ölüm. giyim. biçki. çekim. geçici. Sıfat.. sıkı. isim ve zarf türetir: Dalgın. -mez Olumsuzluk bildirir. kızgın. olgun davrandı. korku. çok bilmiş. uyum. o işten doğan varlık. iş ifade eder. örgü. olmaz iş. içecek su. üretim. çıkmaz. durum. Yok olası adam. batıyı karıştırdık. Diğer ekler: -im Eklendiği fiille ilgili hâl. çözüm. yaramaz çocuk. bilgin. uyku. övgü.. -gin Anlama büyüme ve aşırılık katar. güler yüz. Keskin sirke. İsim ve sıfat yapar: Gülen. ama her zaman değil: Çıkmaz sokak. Yurdun batı tarafı soğuyacak.. takım. tutku. olgun. yıkım. içki.. olanı bildirir. gelecek zaman. geberesi. tutkun. soygun.. bilici.. ölesi.. Ölü balıklar suyun yüzündeydi. örtü. 63 160 . ergin. bölüm. yazar kasa. aşırılık. doğu. yemiş. yatırım. vurucu. bilgi. küskün. alıcı. durgun. duygu. Ne geçmez zamanmış! -°r İsim ve sıfat yapar: Okur yazar. tartı.. -dik İsim ve sıfat yapar: Tanıdıklar. sevin-diğ-imiz. yetişkin. korkmaz. gelen.. görgü. -esi Sıfat ve isim yapar: Ölesi-m gelir. çalışan. yüzücü. Doğuyu.

. süre 2. bunlar sıfat ve zarf olarak da kullanılır: Açık kapı. boş-a-. dar-al-. isime veya fiile getirilişine göre ikiyte ayrılır: İsimden fil yapan ekler Fiilden isin yapan ekler a. açık konuşur. kurşun-la-.. durak. ürkek. çürük diş. av-la-.. akıntı. bıçak. -ntI: alıntı. -el Genellikle sıfatlardan fiil yapar: Çoğ-al-. hava soğuk. taş-la-. -tİ: kızartı. perçin-le-. alıngan. sevinç. Fiil yapan yapım ekleri Bu ekler isim ve fiil kök ve gövdelerinden fiil gövdeleri türetirler: göz→göz-le(mek) bilgi-→bilgi-len(mek)-dir(mek) sev-→sev-dir(mek) bildir-→bildir-il(mek) Fiil yapan ekler. -ken İsim ve sıfat yapar: Çalışkan. bağırtı. dönek. toplantı. bölük toplandı. Pek yırtıcı görünüyor/davranıyor. -Ek: konak.. su-la. Satıcı kadınlar dolaşıyorlar. doğru-l-. İsimden fiil yapan ekler Bu ekler isim kök ve gövdelerinden fiil gövdeleri türetirler: İsim-len-dirAd-lan-dır İki-leDurgun-laş- En çok kullanılan isimden fiil yapan ekler şunlardır: -le Çok kullanışlı bir ektir. az-al-... üretken. karartı. yaşantı. suç-la. düz-el-. usanç. çın-la-. kış-la-.. kan-a-. sarsıntı -e: dize. tün-e-. gece-le-. -k Fiilde bildirilen harekete uğramış olan veya o hareketten ortaya çıkmış nesneleri karşılayan isimler yapar.. Birçok isimden fiil yapabilir: Baş-la-. yuvar-la-. -e Fazla işlek değildir: Yaş-a-... yatak.. korkak. ince-l-. karışla-. duru-l-... -l Bazı sıfatlardan oluş filleri yapar: Kısa-l-.. ter-le-. sivri-l-.Bunlar üzücü hareketler. söylenti... -°r Daha çok renk isimlerinden sonra gelir: 161 . in-le-. atılgan. boş-al-. oy(u)n-a-. dik-el-. karışık işler.. hafif-le-. -ç: inanç..

it-i-ş-... ara-t-.. kızar-t-. uç-u-r-. soy-u-l-. horul-da-. gid-i-l-. Fiilden fiil yapan ekler Fiil kök ve gövdelerine getirilerek fiil gövdesi türeten eklerdir: -t Çatı ekidir.. bat-ı-r-. -ElE Devamlılık.. mor-ar-... can-lan-.. taş-laş-. b. -ş Çatı ekidir. önem-se-. -de Yansımalara getirilir: Çıtır-da-. -se Fazla işlek değildir: su-sa-.. taşı-n-. geçişli fiillerin de geçişliliğini artırır (ettirgen yapar). geçişsiz fiilleri geçişli (oldurgan) yapar. sar(ı)-ar-.. geçişli fiillerin de geçişlilik derecesini artırır (ettirgen yapar): Yaz-dır-. mühim-se-. ben-i-mse-. yıka-n-... sür-ü-n-. garip-se-. ak-ı-t-.. iyi-leş-. gör-ü-ş-. katı-laş-. sor-dur-. tart-ı-ş-. uç-u-ş-. yaz-ı-l. hoş-lan-. dur-ala-. şırıl-da-. -l Çatı ekidir. iç-len-. sök-tür-. acı-t-. kötü-leş-. -leş64[19] Bazı isimlere getirilir: Sert-leş-.. as-tır-. anla-t-.. Genellikle ünlüyle biten fiillere gelir: Yürü-t-. us-lan-. geçişsiz fiilleri geçişli (oldurgan) yapar. kötü-mse-. “-t” ile aynı görevdedir. at-ı-ş-. oku-t-. oldurganlık ve ettirgenlik görevi vardır... sağlam-laş-. çiz-dir-. aç-tır-. -mse Fazla işlek değildir: Az-ı-msa-. silk-ele-. koş-tur-.. edilgen ve dönüşlü fiil yapar: At-ı-l-. kaç-ı-r-.. iç-i-r-. tara-n-.. -°r Çatı ekidir.. anlatılan işin art arda yapıldığını bildirir: Kov-ala-.. -dir Çatı ekidir. bekle-ş-. dert-len-.. genellikle ünsüzle biten fiillere gelir: Çık-a-r-. çiz-i-l-. sil-i-n-. küçü-mse-. kop-a-r-. yaş-ar-. tep-ele-. öz-ü-mse-. düş-ü-r-. bil-i-n-. 64 162 .. -len Bir şeye sonradan sahip olma anlamı katar: Ev-len-. ay(ı)r-ı-l-. gürül-de-. ağla-t-. selâmla-ş-.. -n Çatı ekidir. it-ele-. işteş fiil yapar: Döv-ü-ş-. fısıl-da-. edilgen ve dönüşlü fiiller yapar: Başla-n-. boz-ar-. al-ı-n-..Kara-r-. ağ(k)-ar-.

onları belirten. miktar. BİRLEŞİK ZARFLAR 4. YAPI BAKIMINDAN ZARFLAR 1. SORU ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 6. YARDIMCI ÜNLÜLER B. Yineleme Zarfları d. BASİT ZARFLAR 2. o-n-dan. 163 . DURUM ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler a. ZAMAN ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 3. zaman.III. GÖREV VE ANLAM BAKIMINDAN ZARFLAR 1. Olasılık Zarfları e. TÜREMİŞ ZARFLAR 3. YARDIMCI ÜNSÜZLER Zamir “n”si Bazı şahıs zamirleri isim hâl eklerini aldığı zaman araya giren ünlüye zamir “n”si denir. soru) etkileyen. Yaklaşıklık Zarfları f. YARDIMCI ÜNLÜLER ve YARDIMCI ÜNSÜZLER A. GÖSTERME ZARFI B. fiilimsilerin. Kesinlik Zarfları c. durum. Sınırlama Zarflar 2. MİKTAR ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 5. o-n-a. o-n-u ZARFLAR Tanımı Özellikleri Örnekler A. Üleştirme Zarfları g. dereceleyen sözcüklere zarf denir. YÖN ZARFLARI Tanımı Özellikleri Örnekler 4. sıfatların ya da kendi türünden olan kelimelerin anlamlarını türlü yönlerden (yer-yön. Niteleme Zarfları b. ÖBEKLEŞMİŞ ZARFLAR ZARFLAR Tanımı Fiillerin. ZARFLARDA PEKİŞTİRME C.

.Özellikleri ]Tek başlarına iken sıfatlar gibi isimden başka bir şey değildir. böyle gider. hızlıca. iyelik. (niteleme) 164 .” “hızla. yavaşça.” Küçük kız güzelce süslendi. Zarf oldukları ancak cümlede belli olur. Eğri oturalım. İki eski dost akşama kadar sohbet etti. gizlice. (fiilden önce) (fiilden önce) (fiilden önce) (zarftan önce. Yarın da bayağı çok yürüyeceğiz. Mevsimlerin en güzeli ilkbahardır.. ] Cümlede genellikle zarf tümleci olarak kullanılır. Ama zarf isimden önce gelmez. hafifçe. Dün hava daha soğuktu. Örnekler Bugün çok yürüdüm. Böyle gelmiş. sessizce. GÖREV VE ANLAM BAKIMINDAN ZARFLAR 1. Sıfat isimden önce gelerek onu niteler veya belirtir. En doğru kararı vermeliyiz. Ama isim olarak kullanılabilenler bu görevde iken bu ekleri alabilirler. fiilden önce) (zarftan önce. çoğul ekleri vb. kahkahayla. ]Niteleme sıfatlarının çoğu niteleme zarfı olarak kullanılabilir. En güzel sen konuştun. Niteleme Zarfları Fiile “nasıl” sorusu sorularak bu zarflar bulunabilir. doğru konuşalım. ]Çekimsiz kelimelerdir. Buraya yarın gelecekler. ]Zarfların birçoğu sıfat ya da isim olarak da kullanılabildiği için sıfatların ve zarfların tanımı ve özellikleri iyi bilinerek bu fark ortaya konmalıdır. Çok hararetli tartışmalar oldu.. Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun! Çocukça hareket ediyorsun. fiilden önce) (sıfattan önce) (sıfattan önce) (adlaşmış sıfattan önce) (adlaşmış sıfattan önce) (fiilimsiden önce) A.) almazlar. DURUM ZARFLARI Tanımı Hâl ve tavır ifade eden zarflardır.. Bu zarflar da kendi içinde sınıflandırılabilir: a. Söyleyeceksen böyle söyle. Dargın durarak bir şey kazanamazsın. Özellikleri ve Örnekler Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu. ]-CE eşitlik eki ve -lE vasıta hâl eki almış kelimeler durum zarfı olarak kullanılabilir: “ kardeşçe. kimi zaman da zarfların durumunu gösterir. İsim çekim eki (hâl.

Babasını sevinçle karşıladı.” “şakır şakır.. kuşkusuz. deyimler. ikilemeler de niteleme zarfı olarak kullanılırlar: “gülerek. bu dünyada delikanlı yaşadı. Seni asla unutmayacağım. Konuyu bir daha anlatayım. c. mutlaka. ZAMAN ZARFLARI (yaklaşıklık) 165 . Bu kötü alışkanlıklardan artık uzak durmalısın 2. Olasılık Zarfları “bakarsın. hiç mi hiç.” Ola ki arayacağı tutar. hemen hemen” İşim hemen hemen bitti. f. (niteleme) (niteleme) (üleştirme. gelip. Hayvanları ve bitkileri hiç incitmem. e. Sınırlama Zarfları Dün ancak iki saat çalışabildim... Bu akşam yine arayacağım.. canından bezmişçesine. O. sanıyorum. tık tık. Üleştirme Zarfları Uçaklar ikişer ikişer geçiyordu üstümüzden Askerler teker teker nöbet yerlerine dağıldılar.. İyiliklerinizin karşılığını mutlaka göreceksiniz. Kâğıtları paket paket gönderdi. b. şöyle böyle. d. şırıl şırıl.” Elbet bir gün buluşacağız. elbette. ne olursa olsun. ola ki. niteleme) ]İsimler de niteleme zarfı olarak kullanılabilir: Gül kokuyordu teni. oturmadan. Sanıyorum aramaz.. asla. (niteleme) ]Bağ-fiiller (zarf-fiil). Yaklaşıklık Zarfları “aşağı yukarı.” “gözü arkada kalarak.” “dik dik. yansımalar. tatlı tatlı. g. boylu boyunca... belki. Kesinlik Zarfları “elbet.. Yiğitseniz teker teker gelin. küt küt. hiç kuşkusuz. Yineleme Zarfları İkide bir karşıma çıkıyor. ağlayarak.” Adam çekine çekine içeri girdi..

uzun zaman.“her ” anlamı katacak şekilde zaman zarfı yapar: sabahları. Bayramlarda bütün aile bir araya toplanır.. cuma günü. iki saat. ]Çekimsizdirler. akşamleyin. geç. iki saatte. akşamları. akşam. akşama geliriz sanırım. önceki gün. sabah. ] “-İn” eki de zaman isimlerine gelerek zaman zarfı yapar: yazın.. ikindileri. biz gelmeden. ayda bir. Azıklarınızı geceden hazırlamıştım. artık. İnsanların vefasızlığını geç anladım. gündüz gözüne. hemen. sabahları. sonra. Okulu gelecek sene bitireceğim. gündüz.. Kar akşama kadar yağabilir. gece.Tanımı Fiillerin anlamını zaman yönünden tamamlayan zarflardır.. önceleri. “ne kadar süre” sorusuna cevap verir. Sonra uğrarsınız. on dakika. 166 . ]Zaman zarfları. akşamleyin.. İsim çekim ekleri alırlarsa zarf olmaktan çıkarlar. hâlâ. evvelâ. demin. kışın. bugün. güzün.. iki gün. ] “-lErİ” eki zaman isimlerine gelerek -iyelik anlamı taşımaksızın. zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir. Özellikleri ve Örnekler ]Fiile (veya zarfı olduğu başka kelimelere) sorulan “ne zaman”. ]Başlıcaları şunlardır: “dün. hep. daima. şimdi. ] “-E. ] “-leyin” eki sınırlı sayıda zaman zarfı yapar: sabahleyin. Sabahtan beri burada bekliyoruz. ]Edat barındıran ve fiilin başlangıç ve bitiş zamanını bildiren zarflar edat tümleci olarak da değerlendirilebilir.. Henüz işimiz bitmedi.” Az önce gitmişti. anlatırken. önceden. Ayda bir uğrar buralara. Yarın geleceklermiş. yaşarken . yarın. iki günde. yine. Toplantı iki saat sürdü. daha. geceleri. ilkin. gene. Artık buralara gelmeyeceğim. uzun süre. -dE. henüz. az önce. buraya gelmeden. sabahleyin. Akşama kadar geri döner misin? Günlerden beri yağmur yağıyordu. Kâmil dün akşam telefon etti.. -dEn” ekleri ve bu eklerle birlikte bazı edatlar zaman zarfı yapar: Yola çıktık. güpegündüz. henüz. haftaya.

Cennet kadar güzeldi vatanımız. özne) İleri ülkeler daha demokratiktir. aşağı yol. geri hatlar.. az. Bu yoldan geri dönülmez..]Zaman anlamı taşıyan zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları da zaman zarfı olarak kullanılır: Buraya gelmeden haber verin. aşağı. Dışarı çıkmak için uğraşıyordu.” Özellikleri ve Örnekler ]Fiile veya sıfata sorulan “ne kadar?” sorusunun cevabıdır. çok. fiilimsilerin. benzerlik) (eşitlik) 167 . azaltan zarflardır. Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. denli. doğru. “ileri. 4. sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan. O da babası gibi yürüyor. Ahmet içeriye girdi.. (isim. benzerlik) (eşitlik. İstanbul’a geleli iki yıl oldu. (sıfat) Örnekler Arkadaşlar. bulunma. yukarı. artıran. içeri. en üstünlük. Yaşadıklarını anlatırken gözleri yaşardır. yukarı kat. Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. aşırılık. ]Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik. ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. beri. fazla. geri. MİKTAR ZARFLARI Tanımı Fiillerin. 3. Düşmana doğru ilerlediler. (eşitlik) (eşitlik. Beri gel. dolaylı tümleç) İlerisi çok güzel. karşılaştırma anlamları katar. YÖN ZARFLARI Tanımı Yalın hâlde kullanılarak fiilin yönünü (failin yöneldiği yeri) belirten zarflardır: Özellikleri ]Çoğu “–Erİ” ekiyle yapılmıştır. daha.” ]Bu zarflar eksiz kullanılır. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir. (isim. barışalım. üstünlük. içeri girer misiniz? Sesi duyar duymaz aşağı indim. (sıfat) Doğru söz. biraz. Bizi karşısında görünce şaşırdı. pek. gibi. Arabayı biraz daha ileri park et. dışarı. Bu kadar çok çalışmak niye. “en. Yönelme.. kadar.

Buralara bir daha gelebilir miyiz? Hepsini aldınız. zarfı olur: Songül daha telefon etmedi. Gayet çalışkan bir insandı. gözleri bozulacak. ] “eksik. sıfattan önce) En çok çalışan canlı karıncadır. ] “aşağı yukarı. zarftan önce) ] “daha” kelimesi karşılaştırma. daha ne istiyorsunuz? (zaman zarfı. yaklaşıklık) (biraz: eşitlik. fazla. ne biçim. Yemeği biraz fazlaca yemişim. fazlaca: aşırılık) (eşitlik. çok az. epey” kelimeleri aşırılık anlamı katar. aza yakın) (eşitlik. ne kadar. “bir” kelimesiyle birlikte yineleme ] “çokça. gayet. (en üstünlük. ne diye. Daha güzel bir araba aldı. ne denli” ]Soru cümlesi yapar: Akşam eve kaçta gelirsin? O nasıl konuşuyor öyle? 168 . şöyle böyle” ikilemeleri “yaklaşık” anlamı katar. O senden daha çabuk bitirdi. Adem pek akıllı bir çocuktur. zarftan önce) (üstünlük. seyrek. Fazla okuyor. üstünlük anlamları katar. aza yakın) ] “en” kelimesi aşırılık. Düne göre azıcık iyileşmiş. fazlaca. seyrek uğruyor. pek çok. 5. (en üstünlük. Bugünlerde çok az uyuyor. sıfattan önce) Not: “daha” kelimesi zaman ve “başka” anlamı da katabilir. en üstünlük anlamı verir: En yakın arkadaşı benim. nice. Parayı iki milyon eksik vermiş. Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık. Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş.Beş dakika kadar dinlenelim. Bursa’da aşağı yukarı bir ay kaldık. henüz anlamında) Yineleme zarfı (“başka” anlamında) (üstünlük. ne. (eşitlik. SORU ZARFLARI Tanımı Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır. daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir. çok. sık” kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir: Bugünlerde sık görüşüyoruz. nasıl. niçin. Ankara’ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu. Özellikleri ve Örnekler ]Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır. “ne zaman. Eskisi gibi değil.

sanıyorum.. çok.Siz ne biçim konuşuyorsunuz? Daha ne kadar bekleyeceğiz? Niçin bunları bana veriyorsun? Bu saate ne gezip duruyorsunuz? İşleri ne zaman bitireceksiniz? ]İçinde soru zarfı bulunan bütün cümleler soru cümlesi değildir: Eve kaçta geleceğimi şimdiden söyleyemem. YAPI BAKIMINDAN ZARFLAR Yapı bakımından zarflar basit. mosmor. TÜREMİŞ ZARFLAR Yapım ekiyle veya yapım eki gibi kullanılmış bazı çekim ekleriyle yapılmış zarflardır: “sabırlı. BASİT ZARFLAR Kök hâlinde olan. gece.. henüz. 6.. böyle. Ne iyi insanlar bunlar. aylarca. biraz. dışarı.. ileri. birleşik ve öbekleşmiş olmak üzere dörde ayrılır. Evrakları paramparça mı getirecektin? C. gelince. pek. Yüzü soğuktan mosmor olmuştu. Pekiştirmeli isimler de vardır ve onlar da zarf olarak kullanılır. aptalca. sınıfça. sabahleyin. kışın. Güpegündüz nereye gidiyorsun? Soğuktan tortop yatıyor. birdenbire. B. Yağmurda sırılsıklam ıslandılar. 169 . ilkin. sabah. İşte şimdi geliyorum. türemiş. “işte” kelimesiyle yapılır. şöyle. BİRLEŞİK ZARFLAR Birden fazla kelimenin bir araya gelip kaynaşarak oluşturdukları zarflardır: “bugün. iyi. sık.. yiğitçesine. GÖSTERME ZARFI Bunu her dil bilgisi kitabı ayrı bir zarf olarak almaz. akşam65[1]. Bak işte dinliyorum. Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.” 4. Ne güzel söyledi. ZARFLARDA PEKİŞTİRME Genellikle pekiştirme sıfatlarıyla ve ikilemelerle yapılır. ÖBEKLEŞMİŞ ZARFLAR 65[1] “akşam” kelimesi aslında Türkçe “ak” ve Farsça “şam” kelimelerinden oluşmuştur. dostça.. hiç.” 2. ilk önce.” 3. şimdilerde.. içeri. nasıl. ek almamış zarflardır: “yarın. koşarak. niçin.. okumadan. geç. önce. erken. soğuk. fazla. kaçta. dün. az. 1.

Zarf ile zarf tümleci aynı şey değildir. sebep Düşüncelerinizi bir kompozisyonla açılayın. Türü İsimler eksiz veya yön. üç beş ameliyata dayanırsa. ikide bir. ne zaman?. araç Bazı öğrenciler anneleriyle gelmişlerdi. birliktelik ]Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?. Sağa sola bakmadan içeri girdi. hemen şimdi. Hastayı ambulânsla getirmediler. Hana sağ indi. üç aşağı beş yukarı.. vasıta Yağmur yağdığı için sular kesilmiş. niçin?. şart. yana doğru. vasıta. zarflar. Toprak derin derin ürperdi. yön. tarz. Ayağa kalktı ve kardeşiyle beraber dışarı çıktı. Biz . niye?”soruları sorulur. öğleden sonra. Onu görmek için beklemiştik. doğru dürüst. Aşağı inmişti. Çocuk korkudan konuşmuyordu.Birden fazla kelimenin farklı yollarla (ikileme. geldiği zaman. Akşama doğru eve varırız. er geç. şöyle böyle. ölü çıktı geçende. 170 66[1] Nasıl? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Neyle? Kiminle? Neden? Niçin? . arada sırada. Raşit’i son gördüğümde Hüseyin’le geziyordu. ®Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. az çok. Akşama kadar çalıştık. akşamki trenle gideriz. gece gündüz. miktar. sıfatlar vb zarf tümleci olarak görev alabilirler. İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar. ne kadar?. eşitlik ve bazı hâl ekleriyle. İsimler. Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü. neyle?. Bu şiir yağmur yağarken yazdım. edat grubu. taksiyle getirdiler. -den sonra. vasıta. sebep. nereye?” ve “kiminle?. kurtarmaya çalışırız. zarf tümleci ise görev adıdır. kırk yılda bir. zarf-fiil grubu) bir araya gelerek oluşturdukları zarflardır: “hemen hemen. Bu hastahanede aylarca kalırsa. birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır. Zarf bir kelime türüdür. uzun tarihinin şaşırtıcı birleşimleriyle doludur. -e dek. İki arkadaş gece boyunca uzun uzun konuştular. okuma sırasında.” Zarf Tümleci Tanımı Türü Sayısı Zarf Tümleci66[1] Tanımı Yüklemin anlamını zaman. Anlatılanları korkuyla dinledik. On beş yaşına dek evinden uzun süreli ayrılmadı. Kulak verdin mi yürekten kavala saza. neden?. fiiller de zarf-fiil ekleriyle zarf görevi yapar. durum. Ankara.. aşağı yukarı. Ben resim çekmeyi de çok seviyorum. bazı bazı.

zarf tümleci oluşturmazlar. Yön. aşağı→aşağıya ®Edatlarla kurulanlar (edat tümleçleri ya da edatlı tümleçler) “ile” Ankara’ya uçakla giderler. Yarın benimle gelir misin? zarf Yarını bekleyemem. Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. öfkeli ve zararlı) (nasıl. Dört saatlik yolu. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. Ankara’ya yaklaştıkça heyecanım artardı. (bakılırsa. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. İsim İçeri→içeriye. ®Tek kelimelik bazı zarflar ek aldıklarında zarf olmaktan çıkar. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. Cephaneleri bitince süngülerini taktılar ve düşmana doğru yürüdüler. “için” Çalışmak için başvurdu. uygunluk. Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neşesiz. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) “karşı” 171 . (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. vasıta. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. Yavru kedi. (amacıyla. dışarı→dışarıya. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. kadar) Allah dağına göre kış verir. bir kez uğradınız mı depreme. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. (bakarak. ölçüsünde. sebep. Arabanın gürültüsüyle irkildi. üzre” Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (aitlik) “üzere. (karşılaştırma) Kemal. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. başvurunun amacı. zaman. Öfkeyle kalkan zararla oturur. O zaman yükselerek arşa değer belki başım. “-E kadar” Dershaneye kadar gidelim. hiç de iyileşecek gibi görünmüyordu. Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. için) (için. Sevinçle boynuma sarıldı. amaç) (vasıta) (araç) (beraberlik) (neden) (nasıl. iki saatte. (amaç.Zaten yarı aç yarı tok ve bitkin bir hâlde olduğundan ayakta fazla duramadı. köpeklerden korktuğum için tarlaların arasından geçerek yürüyüverdim. miktar ve şart bildiren bütün kelimeler ve kelime grupları zarf tümleci olarak kullanılabilir. Hasan’a göre daha uzundu. tarz. (neden. sevinçli bir hâlde) “-e göre” Başbakana göre enflâsyon düşük. Sırtınızdan para kazanmaya çalışırlar. Akşama kadar çalıştık.

olsa olsa) Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler.” (YKB) Çocukları ilk gördüğünde çok sevinmişti. Okuldan beri hiç susmadı. “beri” Dün akşamdan beri görülmedi. Denize karşı bir balkonu var. (hakkında. Bana doğru bakıyor. Zaman zarfı genellikle diğer zarf çeşitlerinin önünde. edat) (sadece. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. (sadece. “yalnız” Cebinde yalnız yol parası vardı. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. miktar zarfı da yüklemden önce kullanılır. EDATLAR Tanımı Özellikleri ve Örnekler Başlıca Edatlar 172 .Edebiyata karşı ilgim vardı. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. Kızılay’a indiğim zaman. (belki. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. ihtimal) Sayısı Bir cümlede aynı veya farkı türden birkaç tane zarf tümleci bulunabilir. sabahtan beri yağıyor. (sadece. ötürü” Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. “karşın. (sadece) Bu kömür ancak üç ay yeter. “dolayı. yönelik) (yönelik) “diye” Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. Beni yalnız sen anlarsın. (neden) “doğru” Ormana doğru yürüdük. kalabalığa takılmamak için insanlar arasından hızla ilerlerim. (en fazla. rağmen “ Çok uğraşmama karşın başaramadım. bir tek) Bu işten ancak Hasan Usta anlar. bir tek) “ancak” Seni ancak ebediyyetler eder istiab (sadece) Onu ancak para ilgilendirir. “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. “Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şîrâz’ı hayal ettiren ahengiyle. Kar.

sıfat Meyveler güzel. -den beri bu kadarını. isim Parkta oturan yalnız adam onun babasıydı. üzere. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler. bağlaç ]Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılırlar. ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar. sıfat Derenin karşısına geçtik. yeni bir anlam ilgisi koruyor olmasıdır. sanki. “için. -e doğru. zarf. ad Her söylenene karşı çıkıyor. Başka kelimelerle birleşerek sıfat ya da zarf görevli öbekler oluştururlar. zarf Bir ömür boyu yalnız yaşadı. edatları ve ünlemleri bir araya getirerek edatlar başlığı altında şu şekilde sınıflandırır: Bağlama edatları bağlaçlar Sonçekim edatları edatlar Ünlem edatları ünlemler Özellikleri ve Örnekler ]Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. isim Doğru söze ne denir? sıfat Lütfen doğru oturun. Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları. Sözlüden yine zayıf almış. birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere edat denir.. -e doğru” ]Kelimeler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurduğu için edatlara yardımcı kelimeler de denir. yalnız.EDATLAR Tanımı Tek başlarına anlamları olmayan. Bağlaçtan ve zarflardan farkı. -e kadar. gibi. Kurt gibi acıkmıştım. (bağlaç) Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat) ]Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik. sıfat. sıfat Biraz beri gel.. ancak. fakat onu bulamadım. senin gibisi (sıfat öbeği) (zarf öbeği) ]Tek başlarına iken isim. birleşik fiilde isim Bana doğruyu söyle. bağlaç olarak kullanılabilir. isim Beri taraf oldukça dikenli. (amaç) (benzerlik) ]Edatlar önceki kelimeyle sonraki kelime arsında anlam ilgisi kurar. (zarf) Eve gittim. ]Tek başlarına kullanamazlar. ile. Sen de benin kadar çalışsan. kadar. zarf Biz bu dünyada hep yalnızız. -den beri. daralma veya bozulma olur. zarf Beride bir adam duruyor. -Eekarşı. başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran. Ders çalışmak için odasına çekildi. göre. çıkar: Karşı köyde akrabaları vardı. Bu durumda edat olmaktan 173 . Dağ gibi adam yok oldu gitti. →edat çıkarılınca→ Güneş başı göklere erdi. yalnız biraz renksiz. Güneş gibi başı göklere erdi. Bazıları da üzerlerine ek alabilirler: -e kadar.

] Birlikte kullanıldığı kelime ile birlikte sıfat. Sabaha kadar ders çalıştık. alet. (sıfat. zarf ve isim olabilir. Benzetme. (araç) Yar ile sohbet ne güzel. Yalın hâldeki kelimelerle birlikte kullanılır. Bu paranın ne kadarı sizin? (iyelik eki almış.]Cümlede veya isim tamlamasında isim görevi alabilir. (zarf. (birliktelik) Not: “ile” kelimesi “ve” gibi kullanılırsa bağlaç olur. sevinçli bir hâlde. (kola ve simit) Soyut bir kelimeyle öbekleşirse edat değil “durum zarfı” olur. durum zarfı) “gibi” Benzetme edatlarındandır. eşitlik anlamları katar. nesne olmuş) Her şey bıraktığım gibiydi. Bu durumda ek alabilir. Adamın demir gibi bileği vardı. anında. neden. Bir kola ile simit aldım. (zarf tümleci) (edat tümleci) Başlıca Edatlar “ile” ] “Araç. öfkeli ve zararlı) Sevinçle boynuma sarıldı. zaman. Eve doğru yürüdüm. (araç) Bizi boş vaatlerle kandırdılar. Çocuk ile→çocukla Araba ile→arabayla ] “ne ile. (zarf. yüklem olmuş) ]Edat grupları (edat ve edattan önceki kelimenin oluşturduğu kelime grubu) cümlede çoğunlukla zarf veya edat tümleci olur. (beraberlik) Arabanın gürültüsüyle irkildi. (nasıl. Ankara’ya uçakla giderler. özne) 174 . Öfkeyle kalkan zararla oturur. (neden) Baharla birlikte leylekler de geldi. (nasıl. isim gibi kullanılmış. yağmur gibi yağıyordu. Onun gibisi nerede bulunur? (isim. yüklem) (isim. (zaman) ] “-le” şeklinde bitişik de yazılabilir. benzetme) Kurşunlar. zaman anlamı katmış) ] İsim veya zarf gibi kullanıldığında cümle öğeleri oluşturur. birliktelik” ilgisi kurar. O anda utançtan ölecek gibiydi. (araç) Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. kiminle” sorularına cevap verir. Sözünüzü balla kesiyorum. ek-fiil alarak yüklem olabilir. benzetme) Uyandığı gibi yataktan fırladı. (ek-fiilin “di”li geçmiş zaman çekimi ile isim gibi kullanılmış.

(benzerlik) Mektubu okuyunca köyünü görmüş kadar sevindi. sözde. (değin anlamında. (isim) (zarf) (zarf) (sıfat) (benim gibi) (kadın gibi) ] Ad tamlamasında ad (tamlanan) olarak da kullanılabilir. -E kadar” Benzetme edatlarındandır. (yanlış) “Beni dövecek gibiydi.” “kadar. (ölçü. Biz de onlar kadar başarılıyız. Sanki gece olmuş. Not: “sanki” edatıyla “gibi” edatı bir arada kullanılırsa anlatım bozukluğu ortaya çıkar: Sanki beni dövecek gibiydi. benzerlik. İçmiş kadar olduk. zannetmek” anlamları vardır. ölçü” anlamları katar. aşağı yukarı) Yüz kadar asker evin önünden geçti. “san” ve “ki”nin birleşiminden oluşmuştur. Gibi. zarf tümleci) 175 . yaklaşıklık. inanmama” anlamları katar. ne kazandığını sanıyorsun? Gelseydi ne olurdu sanki? ne olacağını sanıyordu ki? Sanki bu da mı güzel? Öyle mi sanıyorsun? Kısa öyküde daha başarılı sanki öyle gibi. “benzetme. ölçüsünde) Gül kadar güzelsin. sıfat ya da zarf oluşturur. Ne kadar güçlü bir adam. “kadar” şeklinde kullanıldığında üzerine ek alabilir. “sanki” Benzetme edatıdır.” ya da “Sanki beni dövecekti. (isim. Evin deniz kadar havuzu var. uyarı.]Bu edatın yerini bazı ekler alabilir: Şöyle garip bencileyin. (edat tümleci) Akşama kadar çalıştık.. Yalın hâldeki veya –E yönelme eki almış kelimelerle kullanılır. sözde. ad tamlamasında tamlanan) ] “kadar” kelimesi zarf tümleci de yapar. Kadınsı bir gülüşü vardır onun. (gibi) Bir ton kadar kömür almış (ölçü. gibi. aşağı yukarı) ] Birlikte kullanıldığı kelimeyle isim. Bu edatı bulunduran cümlelerde “sanmak. öyle zannediliyor Aldın da ne kazandın sanki? uyarı. öyle zannedersin Biri kapıyı çalıyor sanki. inanmama. eşitlik. (eşitlik. Vefasızlığın bu kadarını da görmemiştim. öyle zannediliyor Sanki bütün kabahat benim. edat tümleci de: Dershaneye kadar gidelim. ] “Karşılaştırma. benzerlik. sözüm ona.. Biz bu kadarına da alışığız.

Kitabı yarın vermek üzere alabilirsin. yönünden. (isim. (bakılırsa. Çalışmak için başvurdu. özgülük. “-E göre”. başvurunun amacı. yüzünden. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. ] Bu edatın üzerine ek gelebilir: Tam da yola çıkmak üzereydik. Başbakana göre enflâsyon düşük. (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. İsim olarak kullanıldığında üzerine ek alabilir. Uyumak için odasına çekildi→uyumak üzere Senin için iyi bir gündü→sana göre Ne için söyledin sanki?→ne diye “üzere. koşul.“için” “Amaç. ölçüsünde. özne) ] “-E” yönelme hâl eki ve “üzere”. Hasan’a göre daha uzundu. “diye” edatları bazı durumlarda bu edatın yerini tutabilir: Bu ayakkabıyı babam için aldım → babama aldım. Acele edin. uygunluk. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. nedeniyle. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. gibilik” anlamları katar. (amacıyla. cümlede genellikle edat tümleci olarak kullanılır. maksadıyla” anlamlarını ifade eder. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) ] “-cE” eki bu edatın yerini tutabilir. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. (aitlik) Tüm bu hazırlıklar bizim içindi. koşul) (için. (amaç. karşılık” bildirir. uygunluk. Kendi üzerine de ek alabilir. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. bakımından ve karşılaştırma” anlamları katar. görelik. neden. “-E göre” Yönelme hâl ekiyle birlikte kullanılır. üzre” ] “Amaç. zamanda yakınlık. için) (şartıyla. kadar) Allah dağına göre kış verir. Yalın hâldeki ya da iyelik eki almış kelimelerle birlikte kullanılır. Konuştuğumuz üzere yarın buluşacağım. ] “Görelik. amaç) (zamanda yakınlık) (gibilik) 176 . (bakarak. ] Bu edatla kurulan söz öbekleri. (neden. güneş batmak üzere. yani bu eki almış kelimelerden sonra gelir. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. (karşılaştırma) Kemal. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. Sorunu halletmek üzere gidiyorum. yüklem) Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar. (amaç. “Hakkında.

“karşı” (bana göre) ] “-E” yönelme hâl ekiyle kullanılarak “için. Derenin karşısına geçtik. Doğru söze ne denir? Lütfen doğru oturun. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. Bana doğru bakıyor. isim sıfat zarf (sıfat) (ad) (birleşik fiil) 177 . Yağmur sabaha karşı yeniden başlamıştı. hakkında. Akşama doğru geldiler. ] “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. yönelme. birleşik fiil yapabilir. Her söylenene karşı çıkıyor. (zarf öbeği) Not: “karşı” kelimesi isim ve sıfat olarak kullanılabilir. Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. “dolayı. ötürü” ] Ayrılma hâl ekiyle birlikte neden ilgisi kurar. yönelik) (yönelik) ] Zaman bildiren kelimelere eklenip “doğru. sularında” anlamları katar ve zarf öbeği oluşturur. Ormana doğru yürüdük. ilgili olma” anlamları katar. Karşı köyde akrabaları vardı. (hakkında. Edebiyata karşı ilgim vardı.Bence bu iş burada biter. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. Denize karşı bir balkonu var. Bu durumlarda edat değildir. sıfat ve zarf da olabilir. Bana doğruyu söyle. ] Zamanda yakınlık bildirerek zarf öbeği de oluşturur. (zarf öbeği) ] Ad. (neden) “doğru” ] Yönelme eki ile birlikte kullanılarak yön bildirir. “diye” Amaç ve neden ilgileri kurar. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. (doğru) Sabaha karşı uyuyabildim.

isim) Parkta oturan yalnız adam onun babasıydı. Bu haberi duymuş değiliz. bağlaç) Cebinde yalnız yol parası vardı. “beri” ] “-dEn” ayrılma hâl ekiyle birlikte eylemin başlangıç yerini ve zamanını belirler. olsa olsa) (belki. sınırlandırma. Bu yönüyle diğer kelime türlerinden ayırt edilebilir. bir tek) (sadece) (en fazla. sıfat) Meyveler güzel.“karşın. sadece. bir tek” anlamına gelmek şartıyla edat olarak da kullanılabilir. sıfat. ] “beri” kelimesi ad. Beri taraf oldukça dikenli. olumluları da olumsuz yapar: Bu haberi duymamış değiliz. “değil” İsim cümlelerinin yüklemini olumsuzlaştırır. Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler. (ama. ihtimal) (sadece. zarf) Biz bu dünyada hep yalnızız. zarf da olabilir. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. zarf ve bağlaç olarak kullanılabilen bu kelime “sadece. Kar. Bu durumda edat değildir. Beride bir adam duruyor. Bu kömür ancak üç ay yeter. Beni yalnız sen anlarsın. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. “yalnız” İsim. Olumsuz eylem cümlelerini olumlu. rağmen “ Yönelme ekiyle birlikte karşıtlık ilgisi kurar. (tek başına. bir tek) 178 . sıfat. özgülük. Bir ömür boyu yalnız yaşadı. Biraz beri gel. Bu işten ancak Hasan Usta anlar. edat) (sadece. Çok uğraşmama karşın başaramadım. duymuşuz duymamışız (sadece) (sadece. (tek. (tek başına. olsa olsa” anlamları katar. yalnız biraz renksiz. Yolumu kesen bu değildi. sabahtan beri yağıyor. “ancak” “yalnız. Seni ancak ebediyyetler eder istiab Onu ancak para ilgilendirir. Okuldan beri hiç susmadı. Dün akşamdan beri görülmedi.

Çalıştın mı her şeyi başarırsın. isim gibi kullanılabilen. İyelik zamiri YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER 1. Ahmet’ten öğrendim → ondan öğrendim Kitabı gördün mü? → bunu gördün mü? Öğrenciler dışarı çıktı→ hepsi/herkes dışarı çıktı. Belgisiz zamirler 5. Basit Zamirler 2. Ek Hâlindeki Zamirler ZAMİRLER İsmin yerini geçici olarak tutabilen. 179 . Farklı anlam ilgileri kurar. Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler. 3. Zamirlerin Özellikleri 1. 8. Şahıs Zamirleri 2. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar. Soru zamirleri Tanımı Özellikleri ve Örnekler 6. Onları öğrenmek için de kullanılırlar. Ek alabilir. iyelik. İsim soyludur. soru zaman pekiştirme koşul ZAMİRLER Zamirlerin Özellikleri Zamir Çeşitleri 1. zamir olarak da kullanılabilir. 4. 6. Sıcak mı sıcak bir havaydı. İşaret zamirleri 4. Tekil ve çoğul şekilleri vardır. 9.“mi” Soru edatıdır. çoğul ekleri) –genellikle– alabilirler. Öbekleşmiş Zamirler 4. İsim çekim eklerini (hâl. 7. Babanız İstanbul’dan döndü mü? Onu gördüm mü sinirleniyorum. 2. isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir. Dolayısıyla cümlede isim gibi kullanılabilirler. Birleşik Zamirler 3. Anlamdan çok görev yönü ağır basar. 5. Dönüşlülük zamiri 3. Birçok sıfat. İlgi zamiri 7.

biz. sizin sınıfınız.. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır. onların bahçeleri. sizler. bizim okulumuz. 6. isimlerin yerini tutma şekillerine ve yerini tuttukları isimlere göre çeşitlere ayrılırlar: 1. sen. Şahıs Zamirleri Şahıs isimlerinin yerine kullanılan zamirlerdir: “ben67[1]. Eşyalarını bize getir Senin doğum tarihini bilen yok mu? Doğum tarihini bilen yok mu Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim. okulumuz. çantası. bizler. bizlerin kaygısı. Tabi bu durumda yüklem de çoğul 67 68 180 . siz. sizlerin iyiliği. Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler. defterini al. senin. Çünkü tamlanandaki iyelik ekleri zaten şahıs anlamı taşımaktadır: Benim kalemim. 2. onun çantası. 7. o. Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez: Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. 2.. Dönüşlülük zamiri bana sana ] “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. bahçelerine bak. Bu tamlamalarda sonradan tamlayan düşebilir. 4.) Biz bugün senin misafiriniz. ]“ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında ses değişikliği meydana gelir: Ben Sen olmalıdır.” ]Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler.) Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz: Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Başkasının değil. Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.Zamir Çeşitleri Zamirler. Şahıs zamirleri Dönüşlülük zamiri İşaret zamirleri Belgisiz zamirler Soru zamirleri İlgi zamiri İyelik zamiri 1. sınıfınız.) Onun eşyalarını bize getir. kalemim. onlar68[2]. senin.. 3. iyelik eklerini almazlar. Siz bu olayı görmediniz mi? ]Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir: Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz. (Başkasının değil. senin defterin. 5..

İşaret zamirleri İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir... onların evi.Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin. Evi siz.” “Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım. ]İyelik eki almazlar. O kendisi okusun. ]Fiilin özneye dönüşünü bildirir: Çocuk kendisi yıkanmış. diğer isim hâl eklerini alabilirler.. hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum. kocasını süzdükten sonra: -Siz kendiniz de inanmıyorsunuz ya! dedi.. kendiniz görmelisiniz.. -Ama. Saide) Ben kendim de yaparım.” 3. Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır: Kendi elim Kendi arkadaşın Kendi babası Kendi evimiz Kendi okulunuz Kendi fikirleri ]Özneyle (isim veya zamir) birlikte. ötekiler. bunun rengi. inanılır şeyler mi? (Memduh Şevket Esendal. ötekinin bahçesi. onlarla. buranın havası. burada.. Başını kaldırdı. şundan. Başlıca işaret zamirleri şunlardır: 181 . İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler. kendisi emir vermiş. Vali Bey. ]Tamlama hâlinde ve tek başına yapılan bir işi anlatmak için kullanılabilir: “Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık. pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır: “Saide Hanım. ]Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. Kendi-m-de Kendi-n-den Kendi-si-n-i Kendi-miz-in Kendi-niz-le Kendi-leri-n-ce ] İyelik eki almadan tamlayan olabilir. bundaki.. özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. bir kitap okuyordu. Şahıs zamiri olarak da bilinir: Dönüşlülük zamiri “kendi”dir..

Onlar kime kaldı? Ötekini bana ver... şunlar. Şu eşyaları taşıyalım. insanı rahatsız eder. Şöylesi de doğru olmaz ki. ─Hâl eklerini alıyorlar mı? ─Sıfatlar hâl ekleri almaz. Beriki kaset sende kalsın Böylesi. burası. Beriki sende kalsın. onlar. Şöylesi bir tarzla yapmak. şu. Belgisiz zamirler 182 .“bu. Öylesi insanlardan. ora. Şurası yakın sayılır. zamirlerinse vardır. şu. orası. böylesi. Böylesi. Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız: ─İsmin yerini mi tutuyorlar. şura. öteki. şurası. Bura bana pek yabancı gelmedi. Şöylesi de doğru olmaz ki. O bu akşam geç gelecek. Şura nasıl? Ora daha iyi. insanı rahatsız eder. Öylesinden her zaman kaçarım. O benim elmam.” Bunu kim yaptı? Şunda ne var? Benim kitabım o değil. bunlar. Orası çok uzak. böylesi. öylesi. o. Öteki kitabı ver. Öylelerinden her zaman kaçarım. bura. Burası da fena değil. Öteki Beriki Böylesi Şöylesi Öylesi Ötekini bana ver. o. Beriki sende kalsın. Şunlar da sizin olsun. ! “bu. öteki. beriki. zamirler alır. beriki. sıfatlar isimle birlikte kullanılır. ─Tekilleri ve çoğulları var mı? ─Sıfatların çoğulları yoktur. Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir. yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı? ─Zamirler ismin yerini tutar. Bunlar size ait. O elma benim. 4. şöylesi. öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır: bu: şu: o: işaret zamiri işaret sıfatı işaret zamiri işaret sıfatı şahıs zamiri işaret zamiri işaret sıfatı Bunu biliyor musun? Bu bilgiyi nereden aldın? Şunu görmüştüm. Böylesi davranışlar. şöylesi.

şey. Hiçbiri bunu uygun görmez. Hepsini tekrar çağırdılar. hangisi. ]Bazı ikilemelerde ikinci ve anlamsız olan kelime zamirdir. Çalışanların pek azı hak ettiğini alır.. tamamı. bazı-ları.” Belgisiz sıfattan yapılanlar: “birkaç-ı. kim. her biri. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Bazıları bu sabah gelmeyi düşündüler. öteberi. her bir-i. kaçı” 183 . pek az-ı. Bir kısmını görmekle karar verilmez. Kimi de gelmeyi hiç düşünmedi. bazı-sı. Kalem malem alacağım.” “filân” kelimesi de olduğu gibi hem sıfat hem zamir olarak kullanılır. hepsi. İnsanların pek çoğu bu konuda bilinçsizdir. Kimse senin gibi olamaz zaten. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır. bütünü.. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağlanır. bir kısm-ı. ]Belgisiz zamirler isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan olabilir: Öğrencilerin pek çoğu Pek çoğunun velisi Adamın kimsesi yoktu Kimsenin işine karışmam. 5. Her biri ayrı özellikler taşır. ]Belgisiz zamirlerin de sıfatlardan ayırt edilme yolu bütün zamirlerde (özellikle işaret zamirlerinde) olduğu gibidir. Çarşıdan ne kadar öteberi aldın? Birkaçı dün de gelmişti.. Falanın filânın ne dediği önemli değil. hiç kimse. bir-i. Tamamından sen sorumlusun. Biri yer biri bakar. Zaten belgisiz zamirler ek almış oldukları hâlde sıfat olarak kullanılamazlar. Bütününü görmeden bir şey diyemem. Bazısı da hep mağdurdur. Bunların çoğu. Herkes böyle düşünmez. birisi. bazısı. pek çoğ-u. birazı. Kendisine bir şey söyleyecektim. birkaçı. nere. kimse. çoğu. hepsi. tüm-ü.Birden fazla simin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. başkası.. belgisiz sıfatlara çekim eki (3. Başkasının yerine konuşamam. “ne. başka-sı. Para mara istemem. Buraya hepsinin gelmesi gerekiyordu. Soru zamirleri Tanımı Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. “biri. birçoğu. kimisi. herkes. kıyamet ondan kopar. kimi. hiçbir-i. Elindekilerin tümünü yere bırak.

b. Kimin geldiğini bilemem. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Cemal’in defteri seninkinden daha düzenli. İlgi zamiri Belirtili isim tamlamasında tamlananın yerine kullanılır. “-ki” Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. ! Türkçede üç tane “ki” vardır: a.Yanında ne getirdin? Bunları sana kim anlattı. “-ki” İlgi Zamiri Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Bir şey biliyor ki konuşuyor. Ek hâlindeki tek zamirdir. Hangisini istediğini anlamadım. sadece –ki şekli vardır: benim kalemim benimki onun eli onunki Orhan’ın puanına nazaran Hakan’ınki daha yüksek. Buraya nereden geldiniz? Nereden gelip nereye gidiyoruz? Burada kimi bekliyorsun? Bu masa neden yapılmış? (─tahtadan) ]Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz. ]“hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olular. Tamlayan eklerinin üzerine gelir. Hangisi sizinle geldi? Soruların kaçı cevaplandı? ]Soru zamirleri hâl eklerini alabilir. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz. Türkçe değil. sadece –ki şekli vardır: 184 . “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. Kimin yanında bozuk para var? Bu da neyin nesi? Bizim neyimiz eksik? 6. Özellikleri ve Örnekler ]Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz.

evdeki hesap. yarınki maç. ne-y-in.. kitab-ı. kitap-ları masa-m. biz. 2.. İsim tamlamasında tamlayan kullanılmadığı takdirde tamlanandaki bu eklere iyelik zamirleri denir. Basit Zamirler Kök hâlindeki zamirlerdir: Ben. kitab-ım. masa-mız. su-y-unuz. hepsi. hangisi. Her dil bilgisi kitabı bunu zamir olarak almaz. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav. yer bildiren sıfatlar türetirken “-de” hâl ekiyle birlikte kullanılır.. ne-y-iniz. ŞAHIS ZAMİRLERİ : Kişilerin adları yerine kullanılan zamirlerdir. ne-y-imiz. o. su-y-u... 3. öbürü. şundan bundan. duvardaki saat. 7. Birleşik Zamirler Birden fazla kelimeden oluşan zamirlerdir. falan filân. onlar.senin kalemin→seninki.. şunlar. Hiçbiri. kalemimiz ZAMİRLER (ADILLAR) ZAMİR : Varlık adlarının yerini tutarak onları hatırlatan kelime veya eklere zamir denir. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. kitab-ımız. TEKİL ÇOĞUL 185 .. şu. Öbekleşmiş Zamirler Birden fazla kelimenin değişik yollarla öbekleşerek oluşturdukları zamirlerdir. 4. masa-n. masa-nız masa-ları su-y-um.. kaçı. bu. o. onun düşüncesi→onunki. Ek Hâlindeki Zamirler İlgi ve iyelik zamirleri ek hâlindedir. sen. masa-s-ı. Öteki beriki. su-y-un. bazısı. çoğu. bunlar.. birisi. bugünkü aklım. ne kadarı. herhangi biri. ne-leri YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER Yapı bakımından zamirler dörde ayrılır: 1.. dünkü film. birtakımı.. su-ları ne-y-im. onlar. Ali’nin eli→Ali’ninki. siz. ne-y-i/ne-s-i. kitab-ın. c.. Benimki. su-y-umuz. masadaki kitaplar. kitab-ınız. İyelik zamiri İyelik ekinin ta kendisidir. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken.

Kimsenin ahı kimsede kalmaz.. ötekisi . herkes gibi . Öyle bir konuşuyorlardı ki kimse kimseyi dinlemiyordu. adam . birçoğu . başkaları . şey .Çocuk bundan istifade ederek onu tutmak istiyor.Yalnız 3. İnsanın adı çıkacağına canı çıksın. -e . birkaçı.. tümü . beriki . kendi işi. Kendi kelimesi isim tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır.. Kuş belli ki onun elinden yem yemeğe alışmış..o. Her şeyin yokluğu yokluktur. İsmin –e halinde şahıs zamirleri farklı biçimlere girerler:Bana... ötede veya uzakta oldukları belirtilmiş olur...şu.. filândan uzak dur diyordu... herhangi biri .(yalın . adam gibi . bütünü . beni.. başkası kadar .. sana. topu . kimi . birisi . Belgisiz adıllar hem tamlayan hem de tamlanan olurlar. Tam. Yaşlı köylü ..sazdan yapılmıştı. birazı . kimi . senin okulun.. falan . kendi işimiz.Söz söyleyen Söz söylenen Kendisinden söz edilen Ben Sen O Biz Siz Onlar Şahıs zamirleri hâl eklerini alırlar. her şey . ona Şahıs zamirleriyle yapılan tamlamalarda bazen tamlanan sonundaki ekler söylenmez. başkası için . herkes .Belgisiz zamirlerin en çok kullanılanları şunlardır: Bazısı . Benim kitabım. Adamın hiç dostu yokmuş.. Tamlayan +Tamlama Eki +Tamlanan =Belirtili İsim Tamlaması Belgisiz adıllar ad durumu eklerini alırlar : Kimseden kimseye hayır yok.. Kendi sözcüğü de şahıs zamiri sayılır: Yurdun her köşesini kendi evimiz. Tamlayan + Tamlama Eki + Tamlanan = Zincir. isimden önce gelir.. çoğu .İşaret zamirlerinde ise varlıkların söz söyleyene göre yakın. Birinci cümledeki “o” çocuğun adının yerini tuttuğu için şahıs zamiri. Bu kitap güzeldir:sıfat Bu güzeldir:zamir O okul yeni açıldı:sıfat O. şöyle böyle bildiren zamirlere denir. Belgisiz adılların kimi kez ilgeçlerle kullanıldığı da olur :Biri gibi ...Onun kalem. hepsi için .. İşaret zamirleri hâl eklerini alırlar ve isim tamlamalarında tamlayan olurlar. birtakımı . -den ) Bize.. ÖRNEKLER : Güvenilir köydü ama kimler yoktu ki aralarında.İşaret sıfatıyla yapılan tamlamada isim düşünce. Falanla konuş .hepimiz . öylesi . BELGİSİZ ZAMİRLER : Yerlerini tuttukları varlıkları yarı belli. hiçbiri.İşaret zamirleri bu. İŞARET ZAMİRLERİ : Varlıkları işaret ederek onların adı yerine kullanılan zamirlere denir.. benden.. birçoğu gibi .. Şahıs zamirleri isim tamlamalarında tamlayan olurlar. gagasını uzatıyor.Bu sözcükler aynı zamanda işaret sıfatıdır. bende. herkes için . pek çoğu . Bazıları hep benim dediğim doğru derler..bunlar.Fakat daha çok tamlanan olurlar ve bir ad gibi kullanılırlar : Köyün evleri(nin) hepsi kamıştan. bana. öteki . öbürü .-de ..yeni açıldı:zamir İşaret sıfatlarıyla varlık işaret edilir.şunlar. kimse(nin) yüzüne bakamadan söylendi. 186 . başkası . kimler .....onların okul denemez.tekil ve çoğul şahıs zamirleriyle yapılan tamlamalarda tamlanan eki kaldırılamaz.Benim kalemim → benim kalem. adam için . biri . diğeri ..onlar. Belgisiz adıllar iyelik eklerini alırlar : Annem benim her şeyimdir . şöylesi .İkinci cümledeki “o” ise kuş isminin yerini işaret ederek tuttuğundan işaret zamiridir. kimisi . -i . kendi evimizdeki herşey gibi benimsemek lâzımdır. filân .. insan . sıfatlıktan çıkar ve zamir olur... her biri . İs. onun defteri. böylesi . hepsi . kimse .hiçbirisi . Kendi işim.

kime . kimi . kaçıncıdan ... kim gibi .Tümcelerde zarf tümleci olarak görev alırlar. kaça .hâl. hangisinden . kimin kadar . YALIN Özel İsim : Orhan Şahıs zamiri : Ben İşaret zamiri : Bu İsim : Ev Zamir “n”si : Bir iyelik eki ile bir ad durumu eki arasında bulunan “n” ekine zamir “n” si denir. kimde ..t.kökü ZARFLAR ( BELİRTEÇLER ): Fiillerin . sıfatların. Bütün adıllar gibi ad soylu sözcüklerin bütün özelliklerini taşırlar.Hem tamlayan hem de tamlanan olurlar. u > okuduğunu Bel.Kökü. kaçtan . duk – u– Ey. neye göre .. (Benim) ev-im (Bizim) ev-imiz (Benim) silgi-m (Bizim)silgi-miz (Senin) ev-in (Sizin) ev-iniz (Senin) silgi-n (Sizin) silgi-niz (Onun) ev-i (Onların) ev-leri (Onun) silgi-si (Onların) silgi-leri İlgi Zamiri : Tamlayan halindeki isimlerle.Soru yoluyla varlık ve adların yerini tutarlar.kaçıncı şahsa ait olduğunu gösteren eklere iyelik zamiri denir.fiillerin.tek.iy. kimin gibi .SORU ZAMİRLERİ : Soru sorarak adların yerine geçen eklerdir. neyi . kaçıncı . kaçıncısı .Ad nZam. hangisi için .sıfatların ve başka zarfların anlamlarını kuvvetlendiren veya sınırlandıran sözcüklerdir. hangisi .zaman. hangisi gibi . 187 . neye . EK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER : İyelik Zamirleri : Sonuna eklendikleri isimlerin kime. kimin için .ad. Çiçekleri kim kopardı ? Burada ne arıyorsun ? Kimdi bu ? Neydi bu ? Soru sıfatları soru zamiri olurlar : Hangi ev ? Hangisini istersin ? sıfat zamir Ne kadar elma istersiniz ? Ne kadar istersiniz ? sıfat zamir Soru adılları da öteki adıllar gibi ilgeçlerle kullanılır : ne gibi .ad dur.n’si ı 3.Çekim eki almazlar. neyin .başka sözcüklerle ilişkiye sokularak yön. Eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. hangisi kadar . kaçta . Tek başlarına iken birer isim olan zarflar.En çok kullanılan soru adılları şunlardır : Kim . Bu sözcüklerin yanıtı yine bir adıl ya da addır. nesi . hangisine .neden .eki n Zam.başka zarfların önüne gelerek onların anlamını etkilerler.dur. 3. kim için .İyelik ve ad durumu eklerini alabilirler. kimden .Ad. hangisine göre . hangileri .azlık-çokluk bildirirler.n’si a Yön. ış Ey. kimin .Çoğul eklerini alabilirler.kaçı . nerede .aynı haldeki zamirlerin sonunda bulunan ve onlarla ilgili bir ismin yerini tutan –ki ekine ilgi zamiri denir.eki TAMLAYAN HALİNDE Orhan’ın Benim Bunun Evin İLGİ ZAMİRİ Orhan’ınki Benimki Bununki Evinki Dalışını < dal Ey.iy. hanginiz . kime göre .Zarflar . hangisinde . Oku – Ey. kaçıncıya .ne .neye. ne kadar .

nasıl .Yan cümle kurarlar.Eylem çekime girmezler.)Yön Zarfları : Bu zarflar eylemin yönünü gösterirler. düğünde /-tığında . yarın . sık . akşamleyin . bol . hemen . şimdi . 4. azlık-çokluk ifade eden zarflardır. hâlâ . daima . kışın .duğunda . henüz . Türkiye Türkçesinde ulaç eylem kök ve gövdelerine /–p . -me / -iş .Ancak eylemin yönünü gösteren bu zarflar aynı zamanda yer de ifade ederler. hep . Şundan biraz alır mısınız ? Ayrıca seyrek . eve gelip hemen ödevlerini yapmaya başladı. -meksizin / -dıkça. -dukça . Cahilce davranma..ZARFLARIN ÇEŞİTLERİ: 1.yakın.aşağı.uzak.Başlıcalarını örneklerle gösterebiliriz. Kardeşçe geçinelim.yukarı. Sıfat Çeşitleri 1. Sıfatların Özellikleri B.alt. Ayşe. -ip . gene . çokça .öte. Oraları yazın gezdik.durum ve tavır ifade eden isimler hâl zarfı olarak kullanılabilirler. akşam .)Soru Zarfları :Eylemin anlamını soru yoluyla etkileyen sözcüklerdir.. -mek / -ma .Soru zarfları şunlardır : ne . sıfatlar bölümünde verilmişti .Hâlâ gelmedi..zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir. -ıp .. bir zarfın anlamını pekiştirirler. BİRAZ . -eli /-ken / -dığında . EN : En üstünlük ifade eder.Başlıcaları şunlardır : dün . ÇOK .dışarı. -ince . tiğinde .)Zaman Zarfları : Zaman ifade eden bu sözcükler. yine . -e / -ınca . Gülüşü . konuşması çok güzeldi.Olumsuzları yapılabilir. -unca . erken . Zarf-fiiler birleşik cümle kurarlar.)Azlık-Çokluk Zarfları : Miktar ve derece bildiren . Eylemlikler : Türkiye Türkçesinde eylem kök veya gövdelerine /-mak . Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Eylemsiler.. sonra .yan. Bonncukları ipe sık dizeceksin. fazlasıyla .Ad çekim eklerini alırlar.Cümlede zarf tümleci görevinde bulunurlar. ünce / -madan . Bu iş onu çok sevindirdi. meden / -maksızın . Öğretmen notlarımızı bol vermiş. -üş /ekleri getirilerek yapılır.)Hâl Zarfları :Hâl ve tavır ifade eden zarflardır. 2. -tikçe .bu sebeple bu zarflerın sayıları sınırsızdır.Filmi pek beğendim. Yan Cümle Temel Cümle Yapısına Göre : (Eylemsiyle kurulan) Birleşik Cümle Ayşe . geç . DAHA :Üstünlük ve karşılaştırma ifade eder. sabahleyin . hani . -üp / -arak . Para üstünü eksik almışım. diğinde . .karşı. Güzel konuştun. eylemden türediği halde aldığı eylemsi ekleriyle adlaşan ve bir miktar eylem hissi vermekle birlikte eylemin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir.Birleşik cümlenin yan cümlesinin oluşturulmasında görev alırlar. Gerçek Özne Zarf Tümleci Zarf Tümleci Belirtili Nesne Yüklem Okula geldiğinde zil çalmıştı..Ulaçlar (zarf fiiller . sabah .İleri. FEVKALÂDE : Değişik ölçülerde miktar bildirirler. daha . PEK . AZ .-uş . tuğunda .ortaçlar (sıfat fiiller ). yazın . ne biçim . nihayet . öğleyin .nicelik. -erek / -a .beri. GAYET . SIFATLAR A.Derece de bildirirler.Sayıları fazla değildir.eve gelip hemen ödevlerini yapmaya başladı.artırırlar veya azaltırlar. -tükçe/-alı . -up . Durmaksızın yürüdüm. tüğünde / ekleri getirilerek yapılır . -dükçe / -tıkça . Okuyup yazmak onun en büyük dileğiydi. eksik .Bir eylemin. Onunla seyrek görüşüyoruz.Nasıllık . FAZLA .eylemlikler (isim fiiller ) olmak üzere üç çeşidi bulunur. er ..-tukça .içeri. ne kadar . Niteleme Sıfatları 2. Nasıl gitti anlamadım ? Ne biçim çalışıyorsun ? Bunu nasıl çalıştırdın ? Zarf Fiiller ( Ulaçlar-Bağ Fiiller ) : Eylemsilerin bir bölüğüdür. 5. bağ fiiller ). 3.dikçe . Oyun şimdi başlıyor. Bu ev daha güzelmiş. Belirtme Sıfatları 188 . artık . hesapsız gibi sözcükler de azlık-çokluk zarfı olarak kullanılır.bir sıfatın. NOT : Eylemsilerin (Fiilimsilerin ) üçüncü bölüğü olan sıfat fiiller . Dün geldim.geri. Yarın görüşelim. -ış . Durmaksızın konuşuyordu.

Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu. Üleştirme Sayı Sıfatları v. makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Pencereden uzanır. bense onu tasasız gözlerle izlerdim. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Sıfatlarda Anlam Daraltma 3. Sıfatlarda Karşılaştırma D. buna karşılık beni mıncıklamalarına. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. Sıfatlarda Anlam 1. Topluluk Sayı Sıfatları c. Bahçe. Masası ve koltuğu vardı annemin. çoğu günler beni de yanında götürürdü. Annemin masasında. Pekiştirilmiş Sıfatlar 5. Sayı Sıfatları i. haşarılıklarımın. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını. Gurur duyardım. ya da sevgim boyut kazanırdı. oyalanır. Sıra Sayı Sıfatları iii. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Annemin masasında. Belgisiz Sıfatlar d. (Murathan Mungan. Yapı Bakımından Sıfatlar 1. Pencereden uzanır. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. haşarılıklarımın. çoğu günler beni de yanında götürürdü. Soru Sıfatları Tanımı Özellikleri Örnekler C. çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Sıfatlarda Anlam Kuvvetlendirme 2. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar.a. Sağlık ocağı Çocuk nasıl bir sağlık ocağı? kaç çocuk? nasıl bir çocuk? 189 . Türemiş Sıfatlar 3. Koca bahçe. Kurallı birleşik sıfatlar 4. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Kelime Grubu Hâlindeki Sıfatlar SIFATLAR Annem belediye doktoruydu. oyalanır. Asıl Sayı Sıfatları ii. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. son kelimelerin kaldığını düşünelim: Annem belediye doktoruydu. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Kaynaşmış birleşik sıfatlar b. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında kalanların anlamları eksilmiş oldu. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Kesir Sayı Sıfatları iv. Rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Sağlık ocağında çalışır. Basit Sıfatlar 2. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Gurur duyardım. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Birleşik Sıfatlar a. İşaret Sıfatları b. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. Orada çocuk olmanın krallığını yaşar. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. bense onu gözlerle izlerdim.

işaret ve soru yönlerinden tamamlar. Tek başlarına kullanıldıkları zaman isim değerindedirler. isimlerden önce gelerek onların anlamlarını sayı.Makaslar Pamukçukları Rüzgâr Bahçe gözlerle çerçeveler Masası ve koltuğu Boyut nasıl makaslar? hangi pamukçuklar? nasıl bir rüzgâr? nasıl bir bahçe? nasıl gözler? nasıl çerçeveler? nasıl masa ve koltuk? kaç boyut. onları niteleyen ve belirten kelimelere sıfat denir. sarsıla çarpışa dökülürse öyle. yer. yer. Tek başlarına kullanıldıklarında isim değerinde oldukları için alabildikleri isim çekim eklerini. vuruşarak içlerinde güneşli mavi gök.. biçim. renk.” o zaman. bir isimden önce gelerek onu niteledikleri ya da belirttikleri zaman. yani hâl eklerini. küçük çocuk. iki elma. bu iki kelimenin (sıfat ve isim) oluşturdukları kelime grubuna da sıfat tamlaması denir ki bütün sıfat çeşitleriyle sıfat tamlaması oluşturulabilir. Yanaklarından gözyaşları birbiri arkasına. renk.. durum. güneşli mavi gök 2. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı Tek / çocuk yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir / masası ve koltuğu Başka / bir / boyut İşte. küçük çocuk. işaret ve soru yönlerinden tamamlayan. onları niteler veya belirtir: “O zaman gördü ki. Çünkü ancak bir isimden önce geldikleri zaman sıfat oldukları anlaşılabilir: yeşil elbise (sıfat) İhtiyar kadın (sıfat) Büyük park (sıfat) yeşili severim (isim) İhtiyarlara iyi davranmalıyız (isim) parkların en büyüğü (isim) 3. hareket. ne boyutu? Bu kelimelerin (asıl unsur olan kelimeler. bağrının sarsıntılarıyla yerlerinden oynayarak. üçüncü sınıf. bu sorular. biçim. durum. hangi boyut. temiz vagon pencereleri. minimini yavru ağlıyor. iyelik eklerini ve çoğul ekini. Sessizce. pırıl pırıl akıyor. memleketlisi. titreye titreye ağlıyor. Sıfatlar isimlerden önce gelerek onları sayı. isimler) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını nitelik ve nicelik yönünden tamamlarız. sıfat Birler basamağı isim Yürüyen merdiven Yürüyenler ve koşanlar isim sıfat 190 . Sıfatların Özellikleri 1.. küçük çocuk. yani sıfat olarak kullanıldıkları zaman alamazlar: Bir basamak yukarı çık.. temiz vagon pencerelerindeki yağmur damlaları nasıl acele acele. minimini yavru. A. hangi ev. Kolay iş. hareket.

yuvarlak masa. temiz giysi. B. 2. onların özelliklerini soran sıfatların tümüne belirtme sıfatları denir. 2. o adam.. (genç: isim. Sayı sıfatları Asıl sayı sıfatları Sıra sayı sıfatları Kesir sayı sıfatları Üleştirme sıfatları c. Bir sıfatla onun nitelediği ya da belirttiği bir isim arasına noktalama işareti (özellikle virgül) konmaz. şuradaki adam. Nitelene sıfatları isimlere sorulan “nasıl” sorusunun cevabıdır: Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir masası ve koltuğu Mavi deniz. durumunu. hareketini. çalışkan öğrenci. dolayısıyla isimleşir. rengini. sivri tepe. Belgisiz sıfatlar d. özne) 5. yakın arkadaş. Birkaç sıfat. 6. kötü gün.. hangi adam?.4. Belirtme sıfatları varlıkların geçici özelliklerini bildirirler: Bu adam. güzel insan. çatal çivi. yani kendilerinden sonra gelen isme kattıkları anlam yönünden önce ikiye. bir (tane) adam.. Sıfatın varlığından bahsedildiği her yerde mutlaka sıfat tamlaması vardır. bayan memur. (herhangi) bir adam. düz yol. yassı burun. o sıfatla (soru sıfatı da olsa) bir tamlama oluşturulmuştur. Belirtme Sıfatları İsimleri sayı yönünden tamlayan. Belirtme sıfatları alt başlıklara ayrılır: 191 . Niteleme Sıfatları ]İsimlerin şeklini. (genç: sıfat) Genç. sonra daha alt başlıklara ayrılırlar: 1. Niteleme Sıfatları Belirtme sıfatları a. Sıfat Çeşitleri Sıfatlar görev ve anlam yönünden. erkek adam. kaçıncı adam. özelliklerini belli belirsiz olarak bildiren.. Virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur. yerlerini işaret eden.İşaret sıfatları b. arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir: Karanlık. Genç adama gülümseyerek baktı. büyük. korkutucu ve nemli bir evdi. susuz yaz. adama gülümseyerek baktı. kısacası kalıcı özelliklerini gösteren sıfatlardır. tatlı su. Soru sıfatları 1.

11’inci bölük.. Beş milyon ton patates 10 cm ip. beriki. Sıra Sayı Sıfatları İsimlerin sıralarını. ]Bu tamlamalarda tamlanan çoğul yapılabilir. ortanca çocuk. bütünün kaçta kaçı olduğunu gösteren sıfatlardır. çeyrek (dörtte bir) ekmek. böyle. sıralarını. b. öteki. ]Tamlayan çoğul yapılıp tamlananla yeri değiştirilebilir: Yüzde otuz artış düşünülüyor. iki buçuk lira. yarım ekmek... yarıyıl. ] “ilk” kelimesi birinci anlamındadır: İlk (birinci) caddeden sağa dönün. on milyonlar (banknotlarımız)”gibi örnekler bu kurala uymaz. derecelerini belirten sıfatlardır.” Bu soruyu kim cevaplayacak? Kitabı şu genç almıştı. Yedi Cüceler. 3 kg şeker... kesmişler. birinci gün.a. üçüncü kişiler.. ”Beşevler. 100 ton kömür.... şöyle. yıl. sonuncu. ]Başında asıl sayı sıfatlarından biri bulunan bir isme çoğul eki getirilmez. üç kırık cam. Sayı Sıfatları İsimlerin sayılarını. Kesir Sayı Sıfatları İsimlerin. bölümlerini. ortanca” kelimeleri de sıra sayı sıfatıdır: son fırsat.. 2 m kumaş.. Beriki masaları da taşıdık.. Asıl Sayı Sıfatları İsimlerin sayılarını kesin olarak belirten sıfatlardır: Her gün iki saat ders çalışır. İşaret Sıfatları İsimleri işaret ederek belirten ve yerlerini bildiren sıfatlardır. “-ncİ” eki ya da nokta kullanılır. bir saat de kitap okurum. Altmışevler. parçalarını kesin olarak belirten sıfatlardır. beş milyonlar. “bu. üç aylar. ii. Sayı sıfatlarının çeşitleri şunlardır: i. iii. Kardeşlerin üçte bir payları var. şu. Düşünülen artış yüzde otuzlarda. Kırk Haramîler. ]Sayı sıfatlarıyla niteleme sıfatları art arda kullanılırsa sayı sıfatı önce gelir: iki değerli arkadaş. o. 192 . Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor. O eşyaları nereye götürüyorsun? Öteki sorulara geçiniz. ] “son.. sonuncu kişi. ikinci gelişimiz. Bir ağaç bile bırakmamışlar. 77. Yüz yıl öncesine geri döndük. ikinci katlar. Yüzde bir ihtimal..

iv. birçok. v. Üleştirme Sayı Sıfatları İsimlerin bölümlere ayrıldığını. Belgisiz Sıfatlar İsimlerin sayılarını ve miktarlarını kesin olarak değil. Tamlanan çoğul olabilir. hangi. cevapları da herhangi bir sıfat olan kelimelerdir. beşiz çocuklar. ne gibi. Değilse belgisiz sıfattır: Bir çiçekle yaz olmaz bir tane çiçek. belli belirsiz bildiren sıfatlardır. “bir. her. bölüştürüldüğünü gösteren sıfatlardır. kaçıncı. çok. yedişer kişi. ne biçim. bütün. kaç. çoğul da. bir yaz günü. biraz.. az. nasıl. hiçbir. bazılarının tamlananları çoğul olmak zorundadır. dönen yok seferinden. Topluluk Sayı Sıfatları Bir defada doğan birden fazla kardeşler için kullanılır.. c. üçüz bebek. birtakım. Bunlardaki “z” sesi çokluk bildirir. bazı sıfatlar herhangi bir zaman her soru. tüm. “ne. bazılarınınki de yerine göre tekil de olabilir. Onu bir akşam vakti gördüm. Herhangi bir akşam vakti d. birer gün arayla. “bir” kelimesi “tek” kelimesinin karşılığı ise asıl sayı sıfatıdır.. nice. “-(ş)er” ekiyle yapılır.” asıl sayı sıfatı belgisiz sıfat 69 70 193 .. başka / bir / boyut. kaçar. bazı. birkaç kişi. ellişer milyon. isimlerin nitelik ve niceliklerini soru yoluyla öğrenmeyi amaçlayan. kimi insanlar. aşağı yukarı. kimi. ikişer elma. herhangi bir. birkaç.. birtakım insanlar. yaklaşık. ne türlü. Soru Sıfatları70[2] Tanımı Soru sıfatları. Birçok seneler69[1] geçti. Üçer kişi. Bunlardan bazılarının belirttiği isimler çoğul eki alamaz.. tüm insanlar. bütün varlıklar. Bütün insan bütün insanlar Birkaç kişi birkaç kişiler Çoğu insan çoğu bitkiler Not: Asıl sayı sıfatı olan “bir” ile belgisiz sıfat olan “bir” karıştırılabilir.

Özellikleri ]Soru sıfatları cümleyi soru cümlesi yapar. çırılçıplak. çepeçevre. Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Not: “ne” kelimesi sıfat. ]Pekiştirme sıfatları ile de anlam kuvvetlendirilebilir: Bir sıfatın ilk iki sesine “m. r. Sıfatlarda Anlam Kuvvetlendirme ]Zarflarla ve edatlarla anlam kuvvetlendirilebilir: çalışkan arı gibi çalışkan arı gibi çalışkan çocuk güzel Cennet kadar güzel Cennet kadar güzel vatan verimli çek verimli çok verimli topraklar Burada “cennet kadar” kelime grubu “güzel” sıfatını. Sıfatlarda Anlam 1. Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Örnekler Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? ]Soru sıfatlarıyla da sıfat tamlaması oluşturulur.. s” ünsüzlerinden biri eklenir. p. Bazı durumlarda da yapmaz: Bu nasıl bir dünya. Ne bakıyorsun? Ne almak istiyorsun? Ne gün geleceksin? Ne iş yapıyordunuz? Bugün ne çalıştık ama. Sarı sayfalar sapsarı sayfalar Kırmızı kıpkırmızı elbise Mor mosmor bir yüz Yeşil yemyeşil tabiat Temiz tertemiz toplum Uzun upuzun araba Bu kurala uymayan pekiştirme sıfatları da vardır: Sapasağlam.. p. Ünlüyle başlayan sıfatlarda ilk ünlüye “m.. ]Tekrar yoluyla da anlam kuvvetlendirilebilir. sonra hepsi birden “vatan” kelimesini nitelemiş. zarf ve zamir olarak kullanılabilir. C. Tekrar edilen kelimeler arasına “mİ” soru eki de konabilir: Zarf Zamir Sıfat sıfat zarf 194 . oluşan hecenin o sıfatın başına getirilmesiyle oluşur. yapayalnız. hikâyesi zor. s” ünsüzlerinden biri eklenip.. r.

tatlı tatlı diller. iyi insan.. 2. boylu poslu bir adam. Mini mini eller. Sıfatlarda Karşılaştırma Aynı özelliklere sahip olan varlıkları karşılaştırarak o özelliğe hangisinin daha çok sahip olduğunu göstermek için sıfatın başına “en. bazı eklerden yararlanarak kısma. sıcak mı sıcak bir hava. 195 . küçültme yapılabilir. 2. incecik ip.. Aydınlı Hasan. Bunun için “-Cİk. sütçü kadın. büyücek bir ev. daha. tuzlu su... daraltma.. yuvarlak masa. sevimli mi sevimli bir yüz. işsiz adamlar. iri taş. Kiralık ev. son yolculuk. kırmızı gül. En kuvvetli millet Daha dürüst insanlar Pek çalışkan işçi D. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Kocaman / bir masası ve koltuğu çalışkan öğrenci. dost ülke. Yapı Bakımından Sıfatlar Sıfatlar da isimler gibi yapı bakımından basit. yıllık izin. yüce yüce yaylalar.. -(İ)mtırak” ekleri kullanılır: Geniş bir oda daha az genişi genişçe bir oda Uzun bir çocuk daha az uzunu uzunca bir çocuk Büyük ev daha az büyüğü Büyükçe / büyücek bir ev Küçük çocuk daha az küçüğü küçükçe / bir çocuk Tatlı elma daha az tatlısı tatlımsı bir elma Ekşi erik daha az ekşisi ekşimsi / ekşimtırak erik “-Cİk” eki küçüklük. yarınki maç. Basit Sıfatlar Herhangi bir yapım eki almamış ve başka bir kelimeyle birleşmemiş sıfatlardır. ekşimsi / ekşimtırak erik. bol yemek.. genişçe bir oda. pek” kelimeleri getirilir.. azlık anlamı taşıyan sıfatlara getirilir ve aşırılık anlamı katar: Kısa kol İnce ip Az ekmek Minik yavru Küçük kız Ufak el Yumuşak eller daha da kısası daha da incesi daha da azı daha da miniği daha da küçüğü daha da ufağı daha da yumuşağı kısacık kol incecik ip azıcık ekmek Minicik yavru Küçücük kız Ufacık el Yumuşacık eller 3. susuz yaz. az buz para değil.. -(İ)msİ. -cEk. -ÇE. düz çizgi. kısacık kol. ölü balık.doğru dürüst bir iş.. tatlı mı tatlı diller. Sıfatlarda Anlam Daraltma ]Sıfatların anlamlarında. türemiş ve birleşik olmak üzere üçe ayrılır: 1. Kara gün. Türemiş Sıfatlar İsim ya da fiil köklerine ve gövdelerine getirilen isim yapım ekleriyle oluşturulmuş sıfatlardır.

İkileme + isim evsiz barksız insanlarımız. yapayalnız. Sarı sayfalar sapsarı sayfalar Kırmızı kıpkırmızı elbise 196 . Birleşik sıfatlar ikiye ayrılır: a. kırık camlı ev. aslan yürekli çocuk. İsim + ek + fiilimsi + isim işini bilir memur Deyim + isim cana yakın arkadaşlar. boşboğaz insanlar.. biraz zaman.. dost bakışlı insanlar.. aralarına ek ya da kelime girmeyecek şekilde birleşerek oluşturdukları sıfatlardır. kahverengi elbise. saçı uzun bebek... rengi soluk kumaş. birtakım elbiseler. Birden fazla kelimenin sözlük anlamlarından az ya da çok uzaklaşarak. Sıfat tamlaması + “lIk” eki yarım günlük mesai. 4. çenesi düşük insan. Kurallı birleşik sıfatlar Çeşitli yollarla oluşurlar: Sıfat tamlaması + “-lİ” yapım eki büyük yapraklı ağaçlar. pisboğaz çocuk. eşsesli kelimeler.... b. çenesi düşük adam. Canciğer dost. üç kuruşluk iş. birkaç adam. Takısız isim tamlaması + “-lİ” yapım eki taş duvarlı ev. çepeçevre. birtakım sorunlar.. mirasyedi gençler.... cana yakın çocuk. Birleşik Sıfatlar Yapısında birden fazla kelime barındıran sıfatlardır.... boğazına düşkün adam.. Külyutmaz öğretmen. tatsız tuzsuz işlerimiz. İsim + iyelik eki + sıfat salonu büyük (bir) ev. vatansever sanatçı. kısa boylu asker. İsim + “-DEn” ayrılma hâl eki + isim-fiil: kulaktan dolma bilgiler.3. herhangi bir öğretmen. Kaynaşmış birleşik sıfatlar Anlamca kaynaşmış sıfatlardır.. Pekiştirilmiş Sıfatlar Sapasağlam.. irili ufaklı eşyalar. demir kapılı bahçe. büyük kapılı bina. mirasyedi gençler.. çırılçıplak..

.. Annemin masasında...... Masası ve koltuğu vardı annemin. oyalanır. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Annemi makamında daha çok severdim sanki.. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin.. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım.. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu. Gurur duyardım. çoğu günler beni de yanında götürürdü. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. önümde mülkümmüş gibi uzanır. pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. Sağlık ocağında çalışır.. Pencereden uzanır. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını. haşarılıklarımın. Sağlık ocağı Çocuk Makaslar Pamukçukları Rüzgâr Bahçe gözlerle çerçeveler Masası ve koltuğu Boyut nasıl bir sağlık ocağı? nasıl bir çocuk? nasıl makaslar? hangi pamukçuklar? nasıl bir rüzgâr? nasıl bir bahçe? nasıl gözler? nasıl çerçeveler? nasıl masa ve koltuk? hangi boyut. Rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. ya da sevgim boyut kazanırdı. Koca bahçe. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. (Murathan Mungan. haşarılıklarımın. Annemi makamında daha çok severdim sanki.. bense onu gözlerle izlerdim. çoğu günler beni de yanında götürürdü. son kelimelerin (isimlerin veya isim tamlamalarının) düşünelim: Annem belediye doktoruydu. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar. Kelime Grubu Hâlindeki Sıfatlar . Bahçe. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Orada çocuk olmanın krallığını yaşar.. SIFAT TAMLAMASI Tanımı Özellikleri SIFAT TAMLAMASI Annem belediye doktoruydu. oyalanır. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında isimlerin anlamları eksilmiş oldu. çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Annemin masasında.Mor mosmor bir yüz Yeşil yemyeşil tabiat Temiz tertemiz toplum Uzun upuzun araba 5. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. bense onu tasasız gözlerle izlerdim. Gurur duyardım. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. ne boyutu? 197 .. Pencereden uzanır... makaslar almalarına ses çıkarmazdım.

ikincisine de tamlanan denir. Beriki masaları da taşıdık. başbakan. yakın arkadaş. karabiber. yani isim de asıl unsurdur. Kırık kalp. Tanımı Bir veya daha fazla sıfatın bir (veya daha fazla) ismi sayı. İşaret sıfatlarıyla Bu soruyu kim cevaplayacak? Kitabı şu genç almıştı. serin serviler. yuvarlak masa. Yani tamlama eki yoktur. Tamlayan başta gelir. anlam her zaman ön plânda tutulmalıdır. durum. hareket.İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da isimlerin (asıl unsur) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını nitelik ve nicelik yönünden tamamlarız. tasasız / gözler. O eşyaları nereye götürüyorsun? Öteki sorulara geçiniz. çalışkan öğrenci. Asıl sayı sıfatlarıyla Her gün iki saat ders çalışır. tatlı su. Bu “Türkçede yardımcı unsur başta. Tamlayan. Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor. asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir... Özellikleri ]Sıfat tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan. renk. akciğer. Yüz yıl öncesine geri döndük. İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da tamlananla tamlayanın nereden ayrılacağı iyice kavranmalı. Grubun vurgusu tamlayandadır. ]Bütün sıfatlarla sıfat tamlaması yapılabilir: Niteleme Sıfatlarıyla Kocaman / bir masası ve koltuğu Koca / bahçe. başhekim. bir saat de kitap okurum.. tamlanan. Beş milyon ton patates 198 . güzel / çerçeveler Mavi deniz. sayı ve yer bakımından nitelediği veya belirttiği kelime gruplarına sıfat tamlaması denir. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı Tek / çocuk yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir / masası ve koltuğu Başka / bir / boyut ]Sıfatla isim eksiz birleşir. tamlananın anlamını bütünler. Tamlayan. Akdeniz.. yani sıfat yardımcı unsurdur. kesmişler. biçim. Bir ağaç bile bırakmamışlar. tamlanan sonda.

bir yaz günü. daha gösterişli. Meselâ. (genç: isim. Genç adama gülümseyerek baktı. tatlı bir kadın sesi 71[1] Leylâ Karahan. virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur. Belgisiz sıfatlarla kimi insanlar.. miktar ve derece bakımından tamamlayan zarfların meydana getirdiği kelime grupları da birer sıfat tamlamasıdır. (genç: sıfat) Genç.71[1] en tatlı. birer gün arayla. Soru sıfatlarıyla Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Sıfat-fiillerle veya sıfat-fiil gruplarıyla Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar Kavakları silkeleyen / rüzgâr uçuşan / pamukçuklar mavileşen / manzara eserken yelken açmadığım / rüzgâr daha deniz görmemiş / bir çoban çocuğu gecenin bitmeğe yüz tuttuğu / an ]Sıfat ve zarfların anlamlarını. ikinci gelişimiz.. dolayısıyla isimleşir. Yavaş.. çeyrek (dörtte bir) ekmek. adama gülümseyerek baktı. 11’inci bölük... 3 kg şeker. ]Sıfat tamlamasında sıfatla isim arasına noktalama işareti konmaz. s.21 199 . birtakım insanlar.. bütün varlıklar. yıl. tüm insanlar. Kesir sayı sıfatlarıyla Yüzde bir ihtimal. birinci gün. çok güzel. arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir: Karanlık. Üleştirme sayı sıfatlarıyla İkişer elma. her soru.Sayıyla değil de diğer birimlerle ölçülen nesneler için 10 cm ip.. yarım ekmek. ellişer milyon. birkaç kişi. 2 m kumaş. Sıra sayı sıfatlarıyla 77. yedişer kişi. 100 ton kömür.. korkutucu ve nemli bir evdi. özne) ]Birkaç sıfat. Türkçede Söz Dizimi. pek doğru. vakur. büyük.

FİİLDE HAREKET 1. FİİLDE ZAMAN 1. İş ve Kılış Fiilleri 2. Gençler ağaç dikiyor. Şimdiki Zaman 2. Oluş Fiilleri B. Sıfat tamlaması da başka bir sıfat tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir: Seher musikisi Engin seher musikisi Bir engin seher musikisi Şu / gözlüklü adam Mum rengi / çehreler Yumuşak ve korkak / adımlar Bacalara takılan / şu beyaz bulutlar Ay ışığındaki / büyülü şeffaflık ve nur Koklamadan attığım / gül demeti ]Cümlede isim... Sabah ezanı okunurken başlayan yağmur. Tembeller başarılı olamaz.. Bilinir ki o sıfat o isimden başkasına ait değildir. Hasta adamı hastahaneye yetiştiremediler ] Hastayı yetiştiremediler. birdenbire sağanak hâlini aldı.. FİİLLER Tanım Fiillerin Cümle İçindeki Görevi Çekimli Fiilin Yapısındaki Unsurlar 1. Bu durumda bu sıfatlara adlaşmış sıfatlar denir: Ağlayan insanlar bir gün güler. Bu yumuşak ve pembe tenli avı. Çekimi ve Görevleri A. aratır ] Gelen gideni aratır. FİİLDE KİŞİ D. ] Ağlayanlar bir gün güler. Gelen . FİİLDE KİP I. sıfat ve zarf olarak görev yaparlar. Geçmiş Zaman a. Ek-fiil.]Aynı şekilde bir sıfat birden fazla isme ait olabilir: Yüksek dağlar. Öğrenilen Geçmiş Zaman 3. Pahalı elbiseler. ]Sıfat tamlamalarında eğer tamlanan zaten tamlayanın anlamında varsa düşürülür. tamlayan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. o bölgenin coğrafî yapısını oluşturur. pençesinde sıkarak yükseldi. Bilinen Geçmiş Zaman b. tepeler. Üçler basamağı. HABER (BİLDİRME) KİPLERİ 200 . giden . ayakkabılar ]Tamlanan. Gelecek Zaman C. yaylalar. BASİT ZAMANLI ÇEKİMLER 1.. Şahıs Ekleri 3. Kök ve Gövde 2. 1453’ten sonra. Durum Fiilleri 3..

Geniş Zaman 2. Durum Ulaçları c. Rivayet birleşik zamanı 3. Geçişli Fiil b. FİİL KİPLERİNDE ANLAM KAYMASI F.a. İşteş Fiil 2. Başlama Ulaçları e. Hikâye birleşik zamanı 2. Ettirgen Fiil YARDIMCI FİİLLER YAPI BAKIMINDAN FİİLLER 1. Türemiş Fiiller 3. Edilgen Fiil c. Gelecek Zaman e. Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller Deyimlerin özellikleri FİİLİMSİLER 1. Bilinen (di’li) Geçmiş Zaman Kipi b. Öznelerine Göre Fiil Çatıları a. Şimdiki Zaman d. EK-FİİL ve BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER EK-FİİL BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER 1. Kurallı Birleşik Fiiller ] Fiil + yardımcı fiil Yeterlik Fiili Tezlik Fiili Sürerlik Fiili Yaklaşma Fiili ] Fiilimsi + Fiil ] Fiilimsi + yardımcı fiil ] Fiil + yardımcı fiil ] Fiil + yardımcı fiil ] İsim + yardımcı fiil b. ZARF-FİİLLER (ULAÇLAR) a. Birleşik Fiiller a. Şart birleşik zamanı E. Zaman Ulaçları d. Geçişsiz Fiil c. FİİLDE ÇATI 1. Öğrenilen (miş’li) Geçmiş Zaman c. DİLEK KİPLERİ a. Emir Kipi II.Bağlama Ulacı b. Basit Fiiller 2. Dilek-Şart Kipi d. Nesnelerine Göre Fiil Çatıları a. Dönüşlü Fiil d. SIFAT-FİİLLER (ORTAÇLAR) 3. İSİM-FİİLLER 2. Oldurgan Fiil d. Gereklilik Kipi b. Nedenlik Ulaçları f. Etken Fiil b. İstek Kipi c. Bitirme Ulaçları FİİLLER 201 .

gelip geçenlere. yazıyor.. Pencereden Bakmak) Tanım Yukarıdaki parçada altı çizili kelimeler. Pencereden bakmak öylesine temel bir alışkanlıktı ki. -mE. İşte bu şekilde. tıpkı pencereden dışarı bakarken yaptıkları gibi gördüklerini birbirlerine anlatırlardı. Sevme sevdik 202 . okumuş. Fiillerin sonuna “mE. "Yine o kâğıt helvacı geldi Nişantaşı'nın köşesine!" derdim ben de öteki pencereden tramvay caddesine bakarken. biliriz. Bu ekler atıldığında geriye sadece fiil kalır. öğle yemeklerini hep birlikte yerdik. televizyon Türkiye'ye geldiğinde ona pencereden dışarı bakar gibi bakılmaya başlandı. Belki de sedef kakmalı paravanalar. Her fiilin bir adı vardır. Pencereden bakıp yemeğin sofraya konmasını beklerken. 1958'de Türkiye'de daha televizyon yoktu. Fiil kipleri bittikten sonra birleşik zamanlı çekimleri de öğreneceğiz. televizyon seyrederken de birbirlerinin yüzüne hiç bakmadan konuşup kavga ederler. Babam. Fiile çekimleri ikiye ayrılır: Basit (yalın) zamanlı çekimler ve birleşik zamanlı çekimler Basit çekimlerde sadece zaman ve şahıs ekleri vardır. denirdi. hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. Ama "yok" denmez. Fiiller dilin temel kelimeleridir. Fiiller mastarları ile isimlendirilirler. hareketleri. hazırlanmakta olan uzun yemek sofrasının üzerindeki kristal avizenin soluk lambaları canlanırdı. Biz şimdilik basit zamanlı çekimleri göreceğiz. İş” eklerini almış hâlidir. Fiil kök ve gövdelerinin... yapmakta olduğunu ya da yapacağını göstermektedir. üzeri çerçeveli fotoğraflarla dolu kuyruklu bir koca piyano ve diğer eşyalarla tıkış tıkış doldurulmuş havasız odalar sürekli toz koktuğu için öyle gelirdi bana. Pazarları amcamlar. durumları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatmada kullanılan kelimelere fiil denir. yengemler. başlandı. (Orhan Pamuk. şahıs ve zaman kavramı taşımazlar. bu ekler çıkarılarak çekimlenirler. babaannemin katına çıkar. lenduha masalar. amcamların kalabalığı içinde olmaktan öylesine mutlu olurdum ki gözümün önünde. Fakat bu adlar. Geldim. sabahtan beri atıştıran kara pencereden bakarken.Seyredilecek bir şey ve dinlenilecek bir hikâye yoksa." derdi meselâ halam. konuşalım. Babaannemin salonu bütün öteki katlar gibi yarı karanlık olurdu. sormalısın. tutacak. Bu fiiller artık zamana ve şahsa göre çekimlenmeye hazırdır.. orada annemler. "Bu gidişle bu kar iyice tutacak. -İş” ekleri getirilerek yapılan fiil adları. Çocukluğumda bu sıkıntıya karşı ya radyo dinlenirdi ya da pencereden dışarıya. halamlar ve biz aşağı katlardaki dairelerden yukarıya. hangi şahsın ne zaman ne yaptığını. O zamanlar. düşünmez. oluşları. -mEk. varlıkların yaptıkları veya etkilendikleri işleri. amcam. Hiç açılmayan balkon kapılarının kenarlarından korkutucu gölgelerle sarkan tüller ve perdeler yüzünden belki. sokağa. karşı apartman dairelerinin içine bakılırdı. çıkar. kılışları. tıpkı İstanbul sinemalarında gösterilmesi üç-beş yıl alan Hollywood'un efsane filmlerinden söz ederken yapıldığı gibi "daha gelmedi" denirdi iyimserlikle. dinle. kısaca fiillerin zamana ve şahsa göre yargı bildirecek hâle getirilmesine de fiil çekimi denir. ama birleşik çekimlerde zaman ekleriyle şahıs ekleri arasına birleşik zaman eki getirilir. babaannem pencereden bakarken yaptıkları gibi. ama bana bizim katlardan daha da karanlıkmış gibi gelirdi. Mastar fiil kök veya gövdesinin “-mEk. eski sandıklar. sehpalar. arkamı döndüğüm büyük salon.

yani bir durumdan başka bir duruma geçildiğini veya geçilmekte olduğunu bildirirler. Ek-fiil. 1. durumun. öznenin nesneyi etkilediğini ve o nesnenin de etkilendiğini gösteren fiillerdir. Geçişsizdirler. 2. FİİLDE HAREKET Fiilde hareket.. uzamak.. işin gerçekleştiği ya da gerçekleşeceği zamanı da belirtirler. öznenin iradesi dışında gerçekleşir. silmek. Bu fiillerin bitmeleri için başka herhangi bir fiilin başlaması gerekir. İş ve Kılış Fiilleri Öznenin iradesiyle. 3. Oluş Fiilleri Bunlar da bir nitelik değişikliği. uzanmak. uyanmak. kılışın. büyümek. yapıldığını. Durum fiillerinde özne durağan hâldedir. Durum Fiilleri Öznenin süreklilik gösteren bir durumunu anlatan fiillerdir. Taşımak. yatmak. Zaten bu bakımdan iş ve kılış bildirirler. anlatmak. haber veren soyut kavramdır. yani nesne alarak kullanılırlar.. Hareketin anlam yönünden üç yönü vardır. bilmek.. Bu fiiller geçişlidir. bayatlamak. susmak. yeşermek. fiilin temel anlamını ifade eder. Uyumak.. yapılmakta olduğunu veya yapılacağını vb.. bir nesne üzerinde gerçekleşen. ölmek. Daha çok “kendiliğinden olma” söz konusudur. bu yüzden fiil çekiminde. görmek. Fiiller taşıdıkları temel anlamlara göre türlere ayrılırlar: Fiilin temel anlamı harekettir. Birçoğu. Zaman. FİİLDE ZAMAN Fiiller bir yargıyı iletirken hareketin. yani çoğunlukla nesne almazlar. Şimdiki Zaman 203 . Çekimi ve Görevleri Filleri ve fiilden türemiş kelimeleri anlam ve yapı bakımından inceleyelim: A. Şahıs Ekleri 3. Gerçekleşmelerinde öznenin doğrudan etkisi yoktur. Bunlar genellikle geçişsizdir. Kök ve Gövde 2. yazmak. açmak. B. Dilimizde üç temel zaman vardır: 1.Kalkış Hoşgörmek kalktı hoşgörelim Fiillerin Cümle İçindeki Görevi Çekimli Fiilin Yapısındaki Unsurlar 1. oluşun. Solmak. oturmak.

2. isteyen. Kişileri.İçinde bulunulan zamandır.. zaman ve dilek kip eklerinden sonra gelir. b. Geçmiş Zaman Fiilin. söyleyen. içinde bulunulan zamandan önce gerçekleştiğini bildirir. Bu ekler. sonra onun hangi şahsa bağlı olduğunun belirtilmesi için şahıs ekleri getirilir. içinde bulunulan zamanda gerçekleştiğini ya da gerçekleştirildiğini anlatır. konuşan. Bu eklerin üzerine tekrar bazı haber veya dilek kip ekleri getirilerek birleşik zamanlar oluşturulur. Bilinen Geçmiş Zaman Öznenin bizzat gördüğü veya yaşadığı fiilleri bildirir. Türkçenin sondan eklemeli bir dil oluşunun göstergesidir. FİİLDE KİŞİ Fiildeki hareketi gerçekleştiren ya da o hareketin içinde bulunan varlığa fiildeki kişi denir. fiillere. başka bir ifadeyle yukarıdaki zamanların tümü geniş zamanı oluşturur. geçmiş şimdiki zaman ve zaman ve şart kipi gereklilik İstek kipi Emir Kipi için kipi için için için 204 . a. Bu “zaman”lara basit ya da ana zaman denir. yani şahsa ve zamana bağlı olarak bir yargı bildiren fiillerin sonundaki ekler temsil eder. Fiillerde üç “kişi” vardır: Birinci kişi(ler) anlatan. 3. Gelecek Zaman Fiilin. çekimlenmiş. Böylece “zaman” sayısı beşe yükselmiş olur. İkinci kişi(ler) dinleyen. ancak başkasından duyarak anlattığı fiilleri bildirir. Fiilin. soran(lar). yaşamadığı. emir alan(lar) Üçüncü kişi(ler) kendisinden bahsedilenler(ler) Aşağıdaki tabloda kişi eklerinin fiillere ne şekilde ekleneceği gösterilmiştir: Öğrenilen geçmiş Bilinen zaman. Yani önce fiillin zaman veya tasarı ifade eden bir çekimi yapılır. içinde yaşanılan zamandan sonra gerçekleşeceğini.. Bu. Bu “zaman”ları çekimli fiillerde zaman (haber kipi) ekleri temsil eder. haber veren. fiilin her zaman yapıldığını bildirdiği için yukarıdaki bütün zamanları kapsar. C. şimdilik tasarı hâlinde olduğunu bildirir. Öğrenilen Geçmiş Zaman Öznenin görmediği. Bilinen ve öğrenilen olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ana zamanların dışında bir de geniş zaman vardır ki bu.

1. tekil kişi 2. tekil kişi 3. tekil kişi 1. çoğul kişi 2. çoğul kişi 3. çoğul kişi

-m -n --k -niz -ler

-im -sin --iz -siniz -ler

-im -sin --lim -siniz -ler

---sin --in(iz) -sinler

Yukarıdaki tabloya dikkat edilecek olursa bazı şahıs eklerinin birkaç şekilde kullanılabildiği görülecektir. Bunlar fiil çekim örneklerinde daha anlaşılır bir şekilde incelenecektir. Not: Bu şahıs ekleri tek tek öğrenilmez. Çekimli filler eklerine ayrılırken kendiliğinden ortaya çıkarlar. D. FİİLDE KİP Fiiller, zaman ve anlam özelliklerine göre türlü ekler alarak değişik biçimlerde kullanılırlar. Bu kullanılış biçimlerinin her birine kip denir. Kip, fiillerin zaman, şahıs, tekillik ve çoğulluk bildiren şekilleridir. Bunların yanında olumsuzluk ve soru biçimleri de vardır, ama bu ikisi zaten var olan kiplerin olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru şeklinde kullanımlarıdır, o kadar. Fiiller kip yönünden ikiye ayrılır: Haber (bildirme) kipleri ve istek kipleri I. BASİT ZAMANLI ÇEKİMLER Fiillerin basit zamanlı çekimleri sadece bir tek kip eki içerir. Yapılışı şöyledir: fiil + kip eki + şahıs eki (gel-di-k vb.) Kipler, kip ekleri ve çekim örnekleri aşağıda verilmiştir: 1. HABER (BİLDİRME) KİPLERİ Zaman kavramı taşıyan kiplerdir, yani zaman ekleriyle yapılırlar. Taşıdıkları bu zaman eklerine göre beşe ayrılır: a. Bilinen (di’li) Geçmiş Zaman Kipi Fiile (kök veya gövde) “–di” eki getirilerek yapılır. Bu ek bilinen geçmiş zaman ifade eder. ]Uzak ya da yakın geçmişte yapılan ve tamamlanan işleri kesinliğe bağlayarak anlatır. Araştırmalarını geçen yıl kitaplaştırarak yayımladı. Saat kaçta ve nerede buluşacağımızı şimdi hatırladım. Konular ayrıntılarıyla görüşüldü ]Kişi, kişiler ya da tarih tarafından bilinen olaylar anlatılır. 1908’de ikinci Meşrutiyet ilân edildi. Türklere Anadolu’nun kapılarını Alparslan açtı. Çekimi:

205

Olumlu: Gel-di-m, Gel-di-n, Gel-di, Gel-di-k, Gel-di-niz, Gel-di-ler Olumsuz: Gel-me-di-m, Gel-me-di-n, Gel-me-di, Gel-me-di-k, Gel-me-di-niz, Gel-me-di-ler Olumlu soru: Gel-di-m mi?, Gel-di-n mi?, Gel-di mi?, Gel-di-k mi?, Gel-di-niz mi?, Gel-di-ler mi? Olumsuz soru: Gel-me-di-m mi?, Gel-me-di-n mi?, Gel-me-di mi?, Gel-me-di-k mi?, Gel-me-di-niz mi?, Gel-me-di-ler mi? b. Öğrenilen (miş’li) Geçmiş Zaman Fiile “-mİş” eki getirilerek yapılır. ]Bu ek ve bu çekim, yapılan işin görülmediğini, duyulduğunu, öğrenildiğini ifade eder. Depremzedelere gönderilen yardımları engellemişler. Atalarımız bizlere güvenmiş de bu vatanı emanet etmişler. Annemin anlattığına göre ben bir yaşında yürümeye başlamışım. ]Farkında olunmayan ya da sonradan fark edilen fiilleri anlatır: Okula giderken otobüste uyumuşum. Bir de baktım ki okul durağını geçmişiz. ]Bir işle, oluşla ilgili kişisel görüş bildirir: Yemek güzel olmuş; ellerin dert görmesin. ]Masallarda kullanılır: Bir varmış, bir yokmuş. Az gitmiş uz gitmiş. Çekimi: Olumlu Gel-miş-im Gel-miş-sin Gel-miş Gel-miş-iz Gel-miş-siniz Gel-miş-ler Olumsuz Gel-me-miş-im Gel-me-miş-sin Gel-me-miş Gel-me-miş-iz Gel-me-miş-siniz Gel-me-miş-ler Olumlu soru Gel-miş miyim? Gel-miş misin?

206

Gel-miş mi? Gel-miş miyiz? Gel-miş misiniz? Gel-miş-ler mi? Olumsuz soru Gel-me-miş miyim? Gel-me-miş misin? Gel-me-miş mi? Gel-me-miş miyiz? Gel-me-miş misiniz? Gel-me-miş-ler mi? c. Şimdiki Zaman Fiile “-(İ)-yor” eki getirilerek yapılır. Ünsüzle biten fiile “İ” yardımcı ünlüsüyle birlikte; ünlüyle bitenlere tek başına getirilir: Oku-yor gel-i-yor

]Belirtilen işin, oluşun vb. içinde bulunulan zamanda yapılmakta olduğunu ifade eder. Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. ]Bu çekimden sonra “-dir” bildirme eki kullanılırsa olasılık anlamı katılmış olur: O şimdi mışıl mışıl uyuyordur. ]Bu ekin yerini “-mek-te” ekleri alabilir: Gördüğün gibi dinleniyoruz dinlenmekteyiz. Çekimi: Olumlu Gel-i-yor-um Gel-i-yor-sun Gel-i-yor Gel-i-yor-uz Gel-i-yor-sunuz Gel-i-yor-lar Olumsuz Gel-mi-yor-um Gel-mi-yor-sun Gel-mi-yor Gel-mi-yor-uz Gel-mi-yor-sunuz Gel-mi-yor-lar d. Gelecek Zaman Fiile “-EcEk” eki getirilerek yapılır. Olumlu soru Gel-i-yor muyum? Gel-i-yor musun? Gel-i-yor mu? Gel-i-yor muyuz? Gel-i-yor musunuz? Gel-i-yor-lar mı? Olumsuz soru Gel-mi-yor muyum? Gel-mi-yor musun? Gel-mi-yor mu? Gel-mi-yor muyuz? Gel-mi-yor musunuz? Gel-mi-yor-lar mı?

207

]İşin gelecekte yapılacağını bildirir. Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak, eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek Nerede olduğumu bileceğim (Atilla İlhan; Rüzgâr Gülü) ]“-dir” bildirme ekiyle birlikte kullanıldığında kesinlik anlamı katar. Yarınki maç saat 14:00’te yapılacaktır. Çekimi: Gel-eceğ-im Gel-ecek-sin Gel-ecek Gel-eceğ-iz Gel-ecek-siniz Gel-ecek-ler Gel-me-y-eceğ-im Gel-me-y-ecek-sin Gel-me-y-ecek Gel-me-y-eceğ-iz Gel-me-y-ecek-siniz Gel-me-y-ecek-ler Gel-ecek miyim? Gel-ecek misin? Gel-ecek mi? Gel-ecek miyiz? Gel-ecek misiniz? Gel-ecek-ler mi? Gel-me-y-ecek miyim? Gel-me-y-ecek misin? Gel-me-y-ecek mi? Gel-me-y-ecek miyiz? Gel-me-y-ecek misiniz? Gel-me-y-ecek-ler mi?

e. Geniş Zaman Fiil kök veya gövdesine “-°r” eki getirilerek söz konusu olan işin vb. geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun, yani her zaman tekrarlandığı bildirir. Seni ancak ebediyyetler eder istiab. Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da “z” olarak kullanılır: Gel-i-r-im Gel-i-r-sin Gel-i-r Gel-i-r-iz Gel-i-r-siniz Gel-i-r-ler gel-me-m gel-me-z-sin gel-me-z gel-me-y-iz gel-me-z-siniz gel-me-z-ler ek yok z z ek yok z z

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

208

Fiilin zamanını bildirmezler. “lâzım. Fiilin yapılmasının istendiğini bildirir. Dilek kipleri dörde ayrılır: a. Belirtilen işin yapılması gerektiğini bildirir. İstek Kipi Fiile “-E” eki getirilerek yapılır. DİLEK KİPLERİ Dilek kipleri. fiillere dilek anlamı katan kiplerdir. Çekimi Gel-meli-y-im Gel-meli-sin Gel-meli Gel-meli-y-iz Gel-meli-siniz Gel-meli-ler Gel-me-meli-y-im Gel-me-meli-sin Gel-me-meli Gel-me-meli-y-iz Gel-me-meli-siniz Gel-me-meli-ler b.mi? Gel-me-meli mi-y-iz ? Gel-me-meli mi-siniz? Gel-me-meli-ler mi? 209 . icap eder” anlamlarını verir. Bütün bunların üstüne Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli Adın kurtuluştur ama söylememeliyim Can kuşum umudum canım sevgilim. Ama hepsinde de pek belirgin olmayan bir gelecek zaman anlamı vardır. Gereklilik Kipi Fiile “-mElİ eki getirilerek yapılır.mi? Gel-meli mi-y-iz ? Gel-meli mi-siniz? Gel-meli-ler mi? Gel-me-meli mi-y-im? Gel-me-meli misin? Gel-me-meli. Gel-meli mi-y-im? Gel-meli misin? Gel-meli.Çekimi: Gel-i-r-im Gel-i-r-sin Gel-i-r Gel-i-r-iz Gel-i-r-siniz Gel-i-r-ler Gel-me-m Gel-me-z-sin Gel-me-z Gel-me-y-iz Gel-me-z-siniz Gel-me-z-ler Gel-i-r miyim? Gel-i-r misin? Gel-i-r mi? Gel-i-r miyiz? Gel-i-r misiniz? Gel-i-r-ler mi? Gel-me-z miyim? Gel-me-z misin? Gel-me-z mi? Gel-me-z miyiz? Gel-me-z misiniz? Gel-me-z-ler mi? 2. gerek.

Fiilin yapılması dileğini bildirir. Bu durumda bu eki alan fiil yüklemdir. Sen bu avizenin altında. Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem. tekil şahıs çekiminde heceden tasarruf edilebilmektedir: Gelmeyeyim gelmeyim Okumayayım okumayım Neyleyeyim neyleyim (Beddua amaçlı da kullanılabilir.Bende yok sabr ü sükûn sende vefadan zerre İki yoktan ne çıkar fikr idelim bir kerre Güneş ufuktan şimdi doğar Yürüyelim arkadaşlar Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! Hep senünçündür benim dünyâ cefasın çektiğim Yoksa ömrüm varı sensiz neyleyim dünyâyı ben (Ünlüyle biten fillerin 1. Sonra gök kubbeyi alsam da. Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle. "Bu. Kurşunlara gelesin. bürünmüş kanına. Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. Dilek-Şart Kipi Fiile “-sE” eki getirilerek yapılır. Gel-e-y-im mi? --Gel-e-lim mi? --Gel-me-e-y-e-yim mi? --Gel-me-e-ye-lim mi? --- 210 . rida namiyle. Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına. taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına. Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan. Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına. Çekimi Gel-e-y-im Gel-e-sin Gel-e Gel-e-lim Gel-e-siniz Gel-e-ler Gel-me-y-e-y-im Gel-me-y-e-sin Gel-me-y-e Gel-me-y-e-lim Gel-me-y-e-siniz Gel-me-y-e-ler c. Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem.

Bu durumda bu eki alan fiil yan cümlenin yüklemidir.. ey güzel Tanrım. Heyhat. kıtalar aşmak. a'sara gömülsen taşacaksın. Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün. Versem kendimi bütün bütün Bir yelkenli olup engine. AÇSAM RÜZGARA Orhan Veli Ne hoş. Ne hoş. ne hoş. Açsam rüzgâra yelkenimi. evliyalar adağı Bahtına lânet olsun aşmadıysan bu dağı Çekimi: Gel-se-m Gel-se-n Gel-se Gel-se-k Gel-se-niz Gel-se-ler Gel-me-se-m Gel-me-se-n Gel-me-se Gel-me-se-k Gel-me-se-niz 211 . Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana..Tüllenen mağribi. Bir limanda. Bilmese tadını kederin Bu her âlemden uzak ada. Mercan adalarda bir liman. Dolaşsam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti. Renklerle çözülse geceler. Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm (İlhan Berk) Sen ki. ey Tanrım. kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi... ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş.. seni almaz bu cihat. akşamları sarsam yarana. Beyaz bulutların ardından Gelse altın ışıklı bir yaz. Konsa rüya dolu köşkümün Çiçekli dalına serçeler. İller. büyük ve beyaz... Ey Maraşlı Şeyhoğlu. Nar bahçelerinde geçse gün. Bir fiilin gerçekleşmesi koşulunu bildirir. Ne hoş deniz deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş. Her gün aheste mavnaların Görsem açıktan geçişini Ve her akşam dizilişini Ufukta mermer adaların. Doldursa içimi orada Baygın kokusu iğdelerin.. Sana gelmez bu ufuklar.. göller.

Gel-me-se-ler Gel-se-m mi? Gel-se-n mi? Gel-se mi? Gel-se-k mi? Gel-se-niz mi? Gel-se-ler mi? Gel-me-se-m mi? Gel-me-se-n mi? Gel-me-se mi? Gel-me-se-k mi? Gel-me-se-niz mi? Gel-me-se-ler mi? 212 .

Allah’ım bizi affet! Peki. öyle olsun. çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül. istek anlamları da taşır. şahısların çekimi yoktur. Korkma. Bazen dilek. kurban olayım.d. Her şey gönlünüzce olsun. Fiilin yapılmasını emir biçiminde bildirir.. sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Çatma. Bu raporu akşama kadar yetiştir. Oraya otur ve yerinden kalkma. Çekimi -Gel Gel-sin -Gel-in(iz) Gel-sin-ler -Gel-me Gel-me-sin -Gel-me-y-(in)iz Gel-me-sin-ler --Gel-sin mi? --Gel-sin-ler mi? --Gel-me-sin mi? --Gel-me-sin-ler mi? .. 1. Emir Kipi Eki yoktur.

şartı: gelmiş idi gelmişti gelmiş imiş gelmişmiş gelmiş ise gelmişse şimdiki zamanın hikâyesi. şartı: biliyor idik biliyorduk biliyor imişiz biliyormuşuz biliyor isek biliyorsak gelecek zamanın hikâyesi. EK-FİİL ve BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER EK-FİİL İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını ve basit zamanlı fiil çekimlerinin birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlayan fiildir. Burada birleşik zamanlı çekim yapma görevinden bahsedeceğiz. rivayeti.Buraya kadar fiillerin basit zamanlı (tek kipe göre) çekimlerini yaptık fiillerin bir de birleşik zamanlı çekimleri vardır ki bundan önce birleşik zamanlı çekimleri yapmaya yarayan ek-fiili öğrenmek yerinde olacaktır. şart birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlar. Fiillerin hikâye. rivayeti ve şartı: yazmalı idik yazmalıydık çizmeli imişiz çizmeliymişiz sürmeli iseler sürmeliyseler veya sürmelilerse Dikkat Ben iyi bir okurum. rivayeti. rivayeti: bula idi bulaydı ala imiş alaymış gereklilik kipinin hikâyesi. rivayeti. rivayeti. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. II. Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki 214 . Genellikle bitişik yazılır. rivayet. şartı: geldi idim geldiydim geldi isek geldiysek -miş’li geçmiş zamanın hikâyesi. Hep iyi kitaplar okurum. şartı: sever idi severdi sever imişler severmişler sever iseler severlerse dilek-şart kipinin hikâyesi. rivayeti: gitse idim gitseydim gitse imiş gitseymiş istek kipinin hikâyesi. “di”li geçmiş zamanın hikâyesi. şartı: alacak idik alacaktık alacak imiş alacakmış alacak isen alacaksan geniş zamanın hikâyesi.

gel-e-y-miş-sin. gel-i-yor-du-m. gel-i-r-di-m. gel-meli-y-di-m. gel-i-r-miş-sin. gel-meli-y-miş-sin. gel-se-y-miş-sin. birleşik zamanlı çekimlerde fiil + kip eki + birleşik zaman eki + şahıs eki (gel-miş-ti-niz vb. Daha sonra “i” düşer. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “idi” ek-fiili getirilerek yapılır. gel-se-y-di-m. ----. basit zamanla belirtilen işin bilinen geçmiş zamana ait olduğunu gösterir. fiil + kip eki + şahıs eki (gel-di-k vb.) olur Üç birleşik zaman vardır: Hikâye birleşik zamanı Rivayet birleşik zamanı Şart birleşik zamanı “-Dİ” ekiyle yapılır “-mİş” ekiyle yapılır “-sE” ekiyle yapılır ←idi ←imiş ←ise Aslında bu ekler ek-fiilin üç zamana göre çekimlenmesinden başka bir şey değildir. gel-miş-miş-sin. gel-e-y-di-m. çekimlerine de birleşik zamanlı çekimler denir. --------Bu birleşik çekim. Birleşik zamanlı çekimlerde sonradan eklenen haber veya dilek ki ekleri asıl zamanı kendi üzerlerine alırlar. Hikâye birleşik zamanı Emir çekimi hariç bütün basit zamanlı çekimlerin hikâye birleşik zamanlı çekimleri vardır. ise”.------Bu birleşik çekim. gel-ecek-ti-m. İşte çekimi iki kip ekiyle yapılmış olan bu fiillere birleşik zamanlı fiiller. Yapılışı şöyledir: Basit zamanlı çekimlerde. “imiş” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-mİş” hâlini alır. “idi” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-dİ” hâlini alır. Öğrenciydi Uyuyordu Öğrenciymiş Uyuyormuş Öğrenciyse Uyuyorsa BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER İlgi eki ve iyelik eki ek-fiil çekimi birleşik çekim ek-fiil birleşik zaman ek-fiil birleşik zaman Fiillerin basit zamanlı çekimleri sadece bir tek kip eki içerir. Rivayet birleşik zamanı Emir ve bilinen geçmiş zaman çekimleri hariç diğer basit zamanlı çekimlerin rivayet birleşik zamanlı çekimleri vardır. gel-miş-ti-m. “idi. Hâlbuki dilimizde iki kip eki üst üste gelebilir. Bu fiillerde kesinlik yoktur. 215 . gel-ecek-miş-sin. 2. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “imiş” ek-fiili getirilerek yapılır. gel-di-y-di-m.).Benim okurum anlayışlıdır. basit zamanla belirtilen işin öğrenilen geçmiş zamana ait olduğunu gösterir. Bu birleşik zamanları oluşturan eklerin hangi asıl (basit) zamanlı çekimlere gelebileceği aşağıda gösterilmiştir: 1. gel-i-yor-muş-sun. basit zamanlı çekimleri yaparken kullandığımız bilinen ve öğrenilen geçmiş zamanla şarta ait eklerin “imek” fiiline eklenmesiyle oluşmuştur. imiş.) olur Üçüncü çoğul şahıslarda genellikle fiil + kip eki + şahıs eki + birleşik zaman eki (gel-i-yor-lar-dı vb.

“ise” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-sE” hâlini alır. ----. FİİL KİPLERİNDE ANLAM KAYMASI Fiil çekimlerinde bir zaman ekinin başka bir zaman eki yerine kullanılmasına. hazırla) ]Bilinen geçmiş zaman yerine şimdiki zaman: Duyar duymaz olay yerine koşuyorum. gel-miş-se. (koştum) ]Gelecek zaman yerine şimdiki zaman: Birkaç gün sonra Ankara’ya gidiyorum. (istiyor) ]Gelecek zaman yerine geniş zaman Babam bu habere çok sevinir.. basit zamanla belirtilen işin bilinen şarta bağlı olduğunu gösterir. gel-i-r-se. E. Şart birleşik zamanı Emir. gel-ecek-se. gel-meli-y-se. (olmalı) ]Bilinen geçmiş yerine istek Dışarı çıkınca bir de ne göreyim! Onu karşımda görmeyeyim mi! 216 . (uğrar) ]Emir yerine gelecek zaman: Bu kitabı bir haftada okuyacaksın! (oku) ]Gereklilik yerine gelecek zaman: Sıkıntın çalışmandan olacak. gel-i-yor-sa. Anlam kaymasında hangi kipin hangisinin yerine kullanıldığı bazen anlaşılmayabilir. (davrandı/başardı) ]Öğrenilen geçmiş zaman yerine geniş zaman Hoca bir gün pazara iner. -----Bu birleşik çekim.3. yani fiilin bir zamana göre çekimlenip de başka bir zamanı kastetmesine fiilde anlam kayması denir. çantanı hazırlarsın. Fiili bir başka fiilin koşulu yapar. evrakı isterler. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “ise” ek-fiili getirilerek yapılır. Bunu da önceki ve sonraki cümlelere bakarak anlamalıyız. dilek-şart ve istek çekimleri hariç diğer basit zamanlı çekimlerin şart birleşik zamanlı çekimleri vardır. (gideceğim) ]Geniş zaman yerine şimdiki zaman: Her zaman buraya uğruyor. gel-di-y-se. (kalk.. ---. (biliyorum) Başkan Bey. Anlam kayması şu kipler arasında olur: ]Bilinen geçmiş zaman yerine geniş zaman: Başarmak için azimli davranır ve sonunda başarır. Sevinecek ]Emir yerine geniş zaman: Sabah erkenden kalkar. (inmiş) ]Şimdiki zaman yerine geniş zaman Ben onun ne istediğini bilirim.

]Yetersizlik. -on” ekleri getirilerek yapılır.]Emir yerine istek: İşimize gereken ciddiyeti gösterelim. (gösterin) ]Emir yerine gereklilik Yarın daha erken gelmelisin. Fiil çatılarının oluşmasında hem fiilin anlamı hem de aldığı yapım eki önemlidir. Öznelerine Göre Fiil Çatıları Bu başlık altındaki fiillerde özne ve fiil arasındaki ilişki göz önüne alınır. Özne gerçek öznedir. ]İşi kendisi yapıp yine ondan kendisi etkilenebilir. kimin kırdığı belli değil Okuyan belli değil Gel! Taşınsın! Fiile “-ol. kurtulabilirsen. durumu ve kılışı yapan öznenin kendisidir. Dilimizde tüm fiiller kök hâlinde iken etkendir. On dakika içinde bu eşyalar taşınmalı. Cam kırıldı Bir bildiri okundu. Edilgen Fiil Gerçek öznesi söylenmeyen (ve bilinmeyen) fiillerdir. Yaşlı nine. Çocuk da öğrenciliğin verdiği bir bilinçle seve seve ona yardım etti. ]İşi başkalarıyla birlikte ya da karşılıklı yapabilir. Fiiller. çocuktan kendisini karşı tarafa geçirmesini istedi. FİİLDE ÇATI Fiillerin özne ve nesneye bağlı olarak kazandığı anlama ve girdiği biçime çatı denir. belirtilen işin nasıl yapıldığına. özne ve nesne alıp almamalarına. işten nesnenin ve öznenin nasıl etkilendiğine göre çatılar ayrılırlar. ]İstek yerine emir Her şey gönlünce olsun Allah yardımcınız olsun. ]Başkasının yaptığı işten etkilenebilir. gücü yetmeme yerine emir Bu adamdan kurtul. a. Çatılarına göre fiiller şunlardır: 1. İşin içinden çık çıkabilirsen. Etken Fiil Etken fiilin belirttiği işi. İsim cümlelerinde hâliyle olmaz. Çatı. ]Şimdiki zaman yerine miş’li geçmiş zamanın hikâyesi: Buyurun. ne aramıştınız?(arıyorsunuz) F. 217 . b. Ev satıldı. Bu fiiller geçişli de olabilir geçişsiz de. oluşu. hareketi. Öznenin fiille şu ilişkileri olabilir: ]Özene fiilde anlatılan işi kendisi yapabilir. sadece fiil cümlelerinde aranan bir özelliktir.

ama asıl özne söylenmemiştir. Bazı fiillerin edilgen şekilleriyle dönüşlü şekilleri farklı ekle yapılır: Sevmek Dövmek Giymek Görmek sevinmek dövünmek giyinmek görünmek sevilmek dövülmek giyilmek görülmek İsme getirilen “–len” ekiyle fiile getirilen “-İş” ve “-leş” eki de dönüşlülük anlamı katabilir: O gün pek içlendim. Dönüşlü Fiil Öznenin işi yaparken aynı zamanda o işten etkilendiğini gösteren fiillerdir. Bu söze gülünür. Bu kararlar milletçe verilmedi. delikanlılar güzelce giyindi.Kapı açıldı Araba yıkandı. Sıcaklardan dolayı gölün suyu çekildi. Birazdan sakinleşir. Hırsızlar polis tarafından yakalanamadı. -on” ekleri getirilerek yapılır. Trafik polisini görünce adam tutuştu. Burada kalınacak. Yani fiili yan da ondan etkilenen de öznedir. Nesne yoktur. İşteş Fiil dönüşlü edilgen 218 . Özne gerçek öznedir. geçişsizdirler. Sözde ya da gerçek öznesi olmayan edilgen ve geçişsiz fiiller de vardır: Bu sıcakta uyunmaz. Bu tür fiillerin öznesi sözde öznedir. Havalar ısınınca buzlar çözüldü. Yarın pikniğe gidilecek.Kapı ve araba açma ve yıkama fiillerini yapan değil. Fiile “-ol. Sabaha kadar kurşun sıkıldı. Yüklemde bildirilen işten etkilenen varlık cümlede özne gibi kullanılır. bu fiillerden etkilenen varlıklardır. Adam hep kendisiyle övünüyor. Bazı cümlelerde işi yapan “tarafından” sözüyle ya da “-cE” ekiyle belirtilebilir. Karlar tepelere doğru çekildi. d. Öğleye doğru hava açıldı. Tabiat olayları ile ilgili dönüşlü fiillerde “yapma” anlamı yerine “kendi kendine olma” anlamı vardır. Bu fiiller nesne alamazlar. Kızlar süslendi. c. Not: Edilgen fiille dönüşlü fiil karıştırılabilir: Özgür konferansta oldukça sıkıldı.

neyi?. konuşmak. a. Son gelişinde Ankara’yı da dolaşmıştı. Durum. güzelleşmek. gün geçtikçe kötüleşiyor. Fırtınadan sonra deniz yatıştı.Fiilde bildirilen işin birden fazla kişi tarafından yapıldığını. Toka-laş. üleşmek.. Daracık bir yere sıkıştı. görüşmek. ama bazı işteş fiiller nesne alabilirler. Bunlara anlamca işteş fiiller de Yarışmak. Nesnelerine Göre Fiil Çatıları Fiillerin nesne alıp almadıkları. Geçişli Fiil Belirtili ya da belirtisiz nesne alabilen fiillerdir. Bazı fiiller “-lE-ş” şeklinde iki ek alarak. biraz daha iyileşti. kimi?” soruları sorulduğunda belirtili ya da belirtisiz nesne bulunur. bazıları da “-lEş” şeklinde tek ekle işteş yapılırlar. Dövüşmek. Onunla Ankara’da tanıştık. Titizlikle elindeki yazıları inceliyordu. Öğrenciler kaçıştı. 2. Hasta. İş. Evinden uzakta kalmaya alıştı. sakinleşmek. güreşmek. Boyunda büyük işlere girişti. Otobüs kalkmak üzereyken yetişti. Dostluğumuz günden güne gelişiyordu. Kucak-la-ş-. ağırlaşmak. Bunlarda işteşlik anlamı zayıftır. gülüşmek. selâm-la-ş-. bayram-laş. denebilir. Ya “birlikte” ya da “karşılıklı” anlamı katar. savaşmak.. Çoğu nesne alamaz. Kazandıkları parayı paylaştılar. Buharlaşmak.. barışmak. birlikte birlikte birlikte karşılıklı karşılıklı Arada bir yazışırız. Bazı filler “ş” sesini yapılarında barındırır ve işteşlik ifade ederler... işi beraber ya da karşılıklı yaptıklarını bildiren fiillerdir. Bazı işteş fiiller bir surumdan başka bir duruma geçmeyi ifade ederler.. Kuşlar uçuştu Çocuklar gülüştü. Sonunda öfkesi yatıştı. Rengi giderek koyulaşıyor. uçuşmak. “-oş” ekiyle yapılır. alıyorlarsa hangi özellikleri taşıdığı göz önünde tutulur. Güneşte fazla kaldığından iyice esmerleşti. Bunlara dönüşlü de denebilir. kılış fiilleri geçişlidir. sertleşmek. Not: Yapısında “ş” sesi bulunduran bütün fiiller işteş değildir... 219 . Bu fiillere “ne?.

nesnesine göre: geçişli YARDIMCI FİİLLER Tek başlarına da fiil olarak kullanılabilen. Bu elbise elli milyon eder. Geçişsiz Fiil Nesne alamayan fiillerdir. Oldurgan Fiil Geçişsiz bir fiile “-dİr. yazmak... 220 . -r” eklerinden biri getirilerek fiil geçişli yapılırsa buna ettirgen fiil denir. -t. dışarıda kaldı. ama daha çok isim soylu kelimelerle ve asıl fiillerle birlikte birleşik fiil oluşturan fiillere yardımcı fiil denir. kaçırmak Sonuç: Bütün fiiller çatı bakımından öznesine ve nesnesine göre ayrı ayrı iki özelliğe sahiptir: Çocuk koşarak yolun diğer tarafına geçti. geçmek. olmak. Öznesine göre: etken. Ettirgen Fiil Geçişli olduğu hâlde “-dİr. kartallar uçtu. Not: Bazı fiiller hem geçişli hem geçişsiz olarak kullanılabilirler: Gezmek. Gazete aldı Elbiseyi yıkadı İçmek Durdurmak Uçmak aldırdı yıkattı içirmek durdurtmak uçurmak aldırttı yıkattırdı içirtmek uçurtmak uçurtturmak yatırmak öttürmek uyutmak gezdirmek. bilmek. Fiili bir başkasına yaptırma söz konusudur. Kar yağdı. b. durmak. Yatmak Ötmek Uyumak Gezmek Kaçmak d. kılmak. çalmak. -t. buyurmak” ]Tek başlarına da kullanılabilirler Elbise üzerime oldu. Geçişlilik dereceleri artırılmıştır. kimi?” sorularının cevabı yoktur. gelmek. nesnesine göre: geçişsiz Alış veriş listesini evde unuttum. dolaşmak. “etmek. Öznesine göre: etken. Dikkatli bakmayınca fark edemezsiniz. ben uyudum. o da yoruldu. Oldurgan fiiller ettirgen hâle getirilebilir.Cümlede nesne kullanılmamış olsa da bu fiiller geçişlidir. eylemek. -r” ekleriyle tekrar geçişli yapılan fillerdir. tren durdu. Yükleme nesneyi bulmak için sorulan “ne?. sürmek. neyi?. c. Oluş ve durum fiilleri geçişsizdir.

. Çok heceliler de vardır. bir kısmı bitişik yazılır. yapım ekleriyle türetilmiş fiillerdir. hoş eylemek. gelebilmek. yat-ı-ş-. iyi olsun..-ü” zarf-fiil eklerinden biri girer. Ben-imse-. 2. gidedur. çevir-.. av-la-.. tat. mutlu kılmak.. sev-. baş-la-t. Her iki durumda da çekim ekleri en sona getirilir. söylenegelmek. bütün fiiller için geçerlidir: Gel! denir: Ağrı. bilmek. Birleşik Fiiller Birden fazla kelimeden oluşan fiillerdir. Yardımcı fiillerle yapılan fiillere birleşik fiil denir.. düşeyazmak. vermek.. uç-ur-. düşeyazdım. düş-ü-r-. sürerlik ve yaklaşma” olmak üzere dört anlam ifade eder İki fiil arasına “-a.. yaz-. tat-. şırıl-da-. kayboldu. boya-. gelebilir. Basit Fiiller Yapım eki allamış..-i.-u. açık-la. Ama en az biri fiil olmalıdır. oku-. sabrettim. Dilimizde hem isim hem de fiil kökü olarak kullanılan kelimeler vardır ki bunlara sesteş kökler 221 . arz etmek. ağrı-. Yaz!.]İsimlerle ve asıl fiillerle birleşirler: sabretmek. eski. gelmek” yardımcı fiillerinden oluşur.. tezlik. yardım ediyor.-e. 3. durmak. Birleşik fiili oluşturan kelimeler biri veya her ikisi fiil olabilir. kov-ala-. ince-l-.. gür-le-. hav-la-. Yapılışına göre birleşik fiiller ikiye ayrılır: a. iyi olmak. gidedurmak. boya.. Bu yardımcı fiilleri kendi anlamlarını tamamen yitirir. Fiil kökünden sonra bir tire işareti getirilerek ifade edilir.-o. kıvır-. hoş eyledi. pat-la-. eski-. Bu. Yeterlik Fiili Oku. bunların bir kısmı ayrı. çat-la-. arz et. söylenegelmiştir. Not: Tire işareti kullanılmaz da nokta veya ünlem kullanılırsa emir çekimi olur. mutlu kıldı. Türemiş Fiiller İsim veya fiil kökleriyle yansımalardan.-ö. kavuş-. mor-ar. Bunlara fiil gövdesi (tabanı) denir. YAPI BAKIMINDAN FİİLLER Fiiller de isim soylu kelimeler gibi yapı bakımından üçe ayrılır: 1. kaybolmak. Gel-. fısılda-. “yeterlik. sev-in-. yardım etmek. ak-ı-t-. me-le-. Çoğunlukla tek hecelidir. yani kök hâlindeki fillerdir. bir tek kelimeden oluşan. Kurallı Birleşik Fiiller Yapılış şekilleri şunlardır: ]Fiil + yardımcı fiil Herhangi bir fiille “yazmak.-ı.

çabukluk Apansızın Önemsememe.şeklinde yapılır.şeklinde yapılır. Etmesi olası. Buna izi var yeterlik izin verme Olumsuzu şöyledir: Gücü yetmezlik anlamı katıyorsa: Başar-a-bil-i-r Aç-a-bil-i-r-im Oku-y-a-bil-i-r-im Gel-e-bil-i-r-iz başar-a-ma-z aç-a-ma-m oku-y-a-ma-m gel-e-me-y-iz Gücü yetmezlik ihtimali içeriyorsa: Yaz-a-bil-i-r-im Oku-y-a-bil-i-r-ler yaz-a-ma-y-a-bil-i-r-im oku-y-a-ma-y-a-bil-i-r-ler İsteğe bağlı oluşta ihtimalin yüzde elli olduğu belirtiliyorsa: Doğ-a-bil-i-r Ol-a-bil-i-r Tezlik Fiili Fiil + “-İ” + ver. Yeterlik Olasılık Yanınıza gelebilir miyim? İzin verir misiniz? Yeterlik İstek isteme. rica etme Herkes kendi işiyle ilgilenebilir. Onu bir kenara atıvermişler Beklemediğimiz bir anda çıkageldi Olumsuzu: Kapıyı açıvermedi Kapıyı açmayıver Sürerlik Fiili Fiil + “-E” + kal-. Anlam: Çocuk oturduğu yerde uyuyakalmış Bakakalırım giden her geminin ardından Sen vitrinlere bakadur. Yeterlik Bu imkân ve şerait. Anlam: Ahmet bu işi başarabilir.Fiil + “-e” + bil.şeklinde yapılır. Birden karşısına çıkıverdi. açmadı açma tezlik önemsememe Tezlik. Fiil + “-E” + gel-. ben birazdan gelirim Eskiden beri böyle anlatılagelmiş. Anlam: Bana bir çay alıver. Bu birleşik fiil tekrar birleşik fiil yapılabilir.ve Fiil + “-İ” + gel. çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Fiil + “-E” + dur. Başarmaya gücü yeter. gelişigüzel yapma Apansızın doğ-ma-y-a-bil-i-r ol-ma-y-a-bil-i-r 222 .

Sürerlik anlamını başka çekimler de verebilir: Geçen arabalara bakıp durdu. Uslu uslu otururken birden ağlayacağı tuttu. 223 . ]Fiilimsi + yardımcı fiil Yapılışları “Geniş zaman. gelecek zaman. Bir şeyler söyleyecek oldu. Olumsuzu Hiç de göresim gelmedi. Biz dünyadan gider olduk.. bulunmak” fiillerinden biri Anlamları Ülke huzura kavuşunca turistler tekrar gelir oldular. yol kapalı olduğu için gecikmiş. En çok annemi göreceğim geldi. öğrenilen geçmiş zaman. Göresin gelmedi mi? Beklenmezlik Fiili Yapılışı Fiil + “-EcEğİ” + (iyelik eki) + tuttu Anlamı Filin beklenmedik bir anda gerçekleştiği belirtilir. şimdiki zaman”lardan biriyle yapılmış bir fiilimsi (veya çekimlenmiş bir fiil) + “olmak.. Yaklaşma Fiili Fiil + “-E” + yazAnlam: Merdivenden inerken düşeyazdı. Artık ektiklerimizi biçer olduk. Olumsuzu az da olsa yapılır: Uyuyakalmamış.Çocuk oturduğu yerde uyuyakalabilir Beni burada alıkoyamazsınız. Olduğumuz yerde dönüp duruyoruz. Onu adete boğarcasına kucaklayasım geldi. Az kalsın düşüyordu / Az daha düşüyordu / Az kaldı ki düşüyordu / Düşmesine az kaldı. “Çeşmimden akan hun ile sagar dolayazdı Mecliste geçen gece yine kan olayazdı” (Baki) ]Fiilimsi + Fiil İsteklenme fiili Yapılışı Fiil + “-Esİ” + (iyelik eki) + geldi Anlamı Bir fiilin yapılmasına duyulan isteği belirtir. İçtikçe içesi gelir insanın.

tek başlarına kullanıldıkları zamanki anlamlarından daha farklı ve ortaklaşa bir anlam ifade ederler. başlamak) ]Bu tür birleşik fiillerde isim ve fiil bir araya geldiklerinde. hasta olmak. Kar. Bu olay başka şekilde geçiyor olmalı. kerem kılmak. Epeyce bir uğraşıdan sonra dergiyi çıkarmış olduk. Bir kerre karar kıldık bu hayalde. kılmak. mutlu kılmak. fark etmek. ]Fiil + yardımcı fiil Başlama. Paşanın sesini duymaz oldum. Biz dünyadan gider olduk. müsaade buyurmak. alt etmek. karar kılmak. Birleşme sırasında 1. bitirme. Mesut ve bahtiyar ol oğlum. . şükürler olsun. 72 224 . bulunmak. Ocaklar yakılmaz oldu. etmek.Bir ara sigarayı bırakacak oldu. memnun olduk. sanma (olasılık) fiilleri Yapılışları Çekimlenmiş bir fiil + “olmak.. Sert adımlarla kapının önünde gezinmeye başladı. yapmak. bulunmak” fiillerinden biri Anlamları Ben o vakitte kitap okuyor olurum. Böylece bunu da bitirmiş olduk. Kelimelerden hiç birinde birleşmeden dolayı bir ses olayı meydana gelmezse bu birleşik kelimeler ayrı yazılır: dans etmek. arz etmek. ]İsim veya fiil unsuru da kendi içinde kelime grubu olabilir. eylemek. emir buyurmak. ]Vurgu isim unsuru üzerindedir. terk etmek. geceden beri devam ediyordu. Duymazlıktan gelmek İşitmezliğe vurmak ]İsim + yardımcı fiil Yapılışı Türkçe veya yabancı bir isim + yardımcı fiil (olmak72[1]. Bir an söyleyecek oldum. mutlu olmak.. Çocuğa bağırmış bulundum. ]Fiil + yardımcı fiil Yapılışı Fiil + olumsuzluk + yapım eki + çekim eki + fiil Anlamı Bu birleşik fiillerde de sondaki fiil asıl anlamını kaybetmiştir. davranma (yeltenme).

feleğin çemberinden geçmek. Bu birleşik fiillerin bir kısmını deyimleşmiş olduğu için burada deyimlerden bahsetmek yerinde olacaktır.. azletmek. sabretmek. yerlerine başka kelimeler konulamaz.Suç ortaklığını kabul etmiş oluyorsun. cüzdanımı almış. Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar. şehit düşmek. zemmedilmek. hasta düşmek. en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Deyim. halletmek. Çocuk ağzı açık beni dinliyordu.. İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu. zannetmek... Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller Birleşik fiili oluşturan kelimelerden birinin veya tümünün anlam kaybetmesi ve kelimelerin anlamca kaynaşarak tamamen yeni ve farklı bir anlam kazanmaları sonucu oluşan birleşik fiillerdir. Şu yollarla yapılır: ]Gerçek anlamında bir isim + gerçek anlamının dışında bir fiil kendini kaybetmek. Bu soruya kafa yormanı istemiştim. 225 . öngörmek.. kalp kırmak. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar. 2. çocuk kayboldu. Çocuk eli uzun biri. bahsetmek. hoşuna gitmek.. baş kaldırmak. Burası çok ayak altı. şurada duralım. b. elvermek. ayağına gelmek. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez. herhangi biri atılamaz. ]Gerçek anlamının dışında bir isim + gerçek anlamında bir fiil gözünü korkutmak... Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin. emretmek. hapsolmak. göze girmek. bileğine güvenmek. varsaymak. kan ağlamak. para yemek. öğüt vermek. Öğrenciler. Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun? Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu. Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı. Bizimkinin iyice çenesi düştü. kafa tutmak.. hissetmek. Senin yaptığın pire için yorgan yakmak. İki genç adam boğaz boğaza geldi. beni can kulağı ile dinliyordu. Göze girmek için her şeyi yapıyor.. arabası bozulmuştu. başvurmak. deniz tutmak. deliye dönmek. kural koymak. vazgeçmek. abayı yakmak. Deyimlerin özellikleri a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. naklolmak.. Matematiği aklım almıyor.. keşfetmek. ]Tümü gerçek anlamının dışında tası tarağı toplamak. Korktuğu başına gelmiş. Birleşme sırasında ses düşmesi veya ses türemesi meydana geliyorsa bu birleşik kelimeler bitişik yazılır: kahretmek. affetmek. Her gördüğüne dudak büküyordu. değer biçmek. Sonunda korktuğumuza uğradık.

abayı yakmak. Araya başka kelimeler girebilir: “Başını derde sokmak” Başını son günlerde hep derde soktu. akıntıya kürek çek-. 2. "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez. sıfat ve zarf olarak kullanılan kelimelerdir.. Atı alan Üsküdar'ı geçti. adet yerini bulsun. göze gir-. -mEk. kavga bitti. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır. pire için yorgan yak-. FİİLİMSİLER Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle türetilerek isim. köprüleri at-. ağzı kulaklarına var-. dikiş tutturama-. canı sağ olsun . aklı alma-. "tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez. “dilinde tüy bit-”. Ne şiş yansın ne kebap c) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır. Fiilimsiler üçe ayrılır: İsim-fiiller. Türetilen bu kelimelere mastar. kafayı ye-. Çoğu gitti azı kaldı. pişmiş aşa su kat-. türetmede kullanılan eklere mastar eki denir. çenesi düş-. gelinim sen alın. 226 . Yorgan gitti. Ama istisnalar yok değildir: “baş başa vermek” ve “kafa kafaya vermek” gibi.. isim sıfat ve zarf (tümleci) olarak kullanılırlar. birleşik) getirilen “-mE. Tut kelin perçeminden. Sıfat-fiiller ve Zarf-fiiller 1. -İş” ekleriyle yapılır.Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez. Dam üstünde saksağan. yancümlecik kurarlar. "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar: bulanık suda balık avla-. Bunlar artık fiil olarak kullanılma özelliğini kaybettikleri için fiil çekim eklerini (olumsuzluk eki hariç) alamazlar. ne şiş yansın ne kebap. isim çekim eklerini alabilirler. İSİM-FİİLLER Fiillerin adıdır.. Dostlar alışverişte görsün. Bazı deyimler ise kendi anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı. “dilini yut-” 1. "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez. Fiillere (basit. can kulağı ile dinle-. b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. bel bağla-. Az sözle çok şey anlatırlar: “dili çözül-”. hapı yutmak. dara düş-. vur beline kazmayı Kızım sana söylüyorum. türemiş.

seslenmeyiş. direniş. Kitap okumayı çok seviyorum.. yazma.. sesleniş. -mİş” ekleriyle türetilirler Sıfat görevinde kullanılırlar.. bundan önceki hece vurgulu okunursa yanlış anlaşılma olur: Olumsuz emir çekimi zannedilir. -mEz.. araştırmak..... çıkış. kavurma. Gelenler kimdi? Tanıdıklarımıza rastlayamadık. “-mE” ekiyle türeyen mastarlardan bazıları sıfat olarak kullanılabilir. -dİk. Bu kelimeler tek başlarına (eksiz) kullanıldıklarında mastar eki vurguludur. İsimlerin tüm özelliklerini gösterir.. yazmama.. konuşmak.. gidiş. yapma çiçek. eleştirmek. SIFAT-FİİLLER (ORTAÇLAR) Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle yapılmış sıfatlardır. yazmak.. Alış veriş. Nesne ve kavramların geçmişte ortaya çıkan niteliklerini bildirirler. yüzme. Süzme bal. İsimleştikleri zaman cümlede isim gibi kullanılırlar. sesleniş. öpülesi el. cümlede isim gibi kullanılır.. gelen araba. Niteleme sıfatı sayılırlar. danışma. 227 . yarım bırakma. dönülmez yol. “-En.. Nesne Özne Dolaylı tüml. Bunlar olumsuzluk eki de alamazlar. olmuş iş.. -or. iş veya kavram adı olabilirler. koşar adım. gösteriş. ekmek. Daha sonra isimleşebilirler. tanıdık yüz. kovalama. Bu durumda artık isim-fiil olarak kullanılmazlar. gelecek zaman. Sinirli olduğu gelişinden anlaşılıyor. serzeniş. Olumsuzları mastar ekinden önce olumsuzluk eki getirilerek yapılır. yemek. Okumamak. Bakma. Kimi isim-fiiller kalıcı nesne. -EcEk.. kurtuluş. 2... Dondurma. Eğer “-mE” ile yapılan isim-fiillerde bu ek vurgusuz. Tanı-→tanıdık (adam) kırıl-→kırılası (eller). kızartma. okumak... geliş. yer. tükeniş. derlemek.... Bakış. Okumak en faydalı eylemdir. tamamlama. Okumak. seslenme. asma köprü. Danışma Kaynaşma fiilimsi fiilimsi danışmaolumsuz emir kaynaşma olumsuz emir Dikkat: “-me” eki olumsuzluk ekiyle karıştırılmasın. Aldıkları eke göre çeşitlere ayrılırlar: Geçmiş zaman ortaçları “-dİk ve -mİş” ekleriyle yapılır.. -Esİ. özne Dolaylı tüml.Bakmak. danışma.. Çakmak..

“-İp” ekinin getirildiği fiille onun bağlanmış olduğu fiilin öznesi ve zamanı aynıdır. -mİş” ekleri fiil çekim eki olarak da kullanılmaktadır. Dikkat: Bu eklerden “-mEz. Geniş zaman ortaçları “-En.. İsim görevinde kullanılmazlar. (çekimli fiil) (ortaç) (şimdi gelen) (her zaman akan) (kaçmış olan) 228 . Memleketin o kadar çok görülesi güzellikleri var ki. Nesne ve kavramların gelecekte ortaya çıkacak olan niteliklerini bildirirler. 3. Okuduğum son kitap Okuyacağım ilk kitap Yapacağımız işler Yapılacakları belirledim Geleceği varsa göreceği de var. Bugüne kadar görülmemiş bir haksızlık var ortada. Çözülemeyecek bir sorun yoktur. Bu konu uzun süre tartışılacak Uzun süre tartışılacak bir konu bulduk.. a. Kırılası eller hep zalimin yanında.Koca şehirde bir tek tanıdık yok. Hep bilinen şeylerden bahsetti durdu. Sıfat yaptıkları durumda artık çekim eki değildirler. Belirtme Ortaçları “-dik ve –ecek” eklerinden sonra iyelik eki getirilerek yapılır. Zaten fiil çekim eki olan bu ekler zamana bağlı olarak sonradan sıfat yapmışlardır. Aramadık yer bırakmadık. Diktiğimiz fidanlar meyve vermeye başlamış. Çeşitleri şunlardır. vakit çok geç Koşar adım eve gitti. -dİk. Pişmiş aşa su katmak. Daha yapılacak çok iş var. -EcEk. -or. -mez. Bu ek genellikle “ve” bağlacının yerini tutar. Akan kanı durdurmalı önce Kaçan mahkûmları yakalamışlar. -or” ekleriyle türetilirler Dönülmez akşamın ufkundayız.Bağlama Ulacı “-İp” ekiyle türetilir. Ulaçlar yapım ekleriyle türetilir. Gelen adayların kaydını yapıyorlar. İşe erken başlayan erken verim alır. Gelecek zaman ortaçları “-Esİ ve -EcEk ” ekleriyle yapılır. ZARF-FİİLLER (ULAÇLAR) Fiillerden türetilen ve zarf tümleci olarak kullanılan kelime veya kelimelerdir.

. -dEn ötürü” edatlarıyla birlikte kullanılır. -EsİyE” ekleriyle türetilir ve “değin. Yollar açılıncaya kadar bekledik. Uyurken hep sayıklar. c. Sınıfa gülerek girdi.← Telefon ettim ve hâlini hatırını sordum Bu ulacın tekrarlanması fiilin sıkça yapıldığını gösterir: Gidip gidip komşuları rahatsız ediyor. Gülünce gözlerinin içi gülüyor. Her şeyi bilircesine konuşuyordu. Bu ulaçlar fiilin zamanını bildirir. -ken. Gürültüye aldırmadan işiyle meşgul oluyordu.Telefon edip hâlini hatırını sordum. Dinlene dinlene gittiler. -İncEyE. -meksizin. Sen gelene kadar biz burada bekleyeceğiz. Başlama Ulaçları “-Elİ” ekiyle türetilir ve sonraki fiilin başlangıcını bildirir. d. Olayı adeta yeniden yaşıyormuşçasına anlattı. Buraya geleli çocuğa bir hâller oldu. Bitirme Ulaçları “-EnE. e. Gece karanlık sokaklarda düşe kalka ilerlediler. Seni tanıyalı hayatım değişti. Hiç dinlenmeksizin yedi saat yürüdüm. Sizden ayrılacağı için üzülüyor. -dİğİndE. -or. -mEz” ekleriyle yapılır. Kar yağınca herkes sokaklara döküldü. -meden. Nedenlik Ulaçları “-dİğİ. Gün ağarırken düştük tarla yollarına. -EcEğİ” ekleriyle türetilir ve “-dEn dolayı. Canım sıkıldıkça şiir okurum. f. İlk okuduğumda iyi anlayamamıştım. -mEdEn. -e. Sonraki fiilin bitimini gösterir. Öldüresiye dövdüler. -dİkçE. Uyumadan önce de yarım saat kitap okunabilir. Gelir gelmez seni sordu.. Fiilin nasıllığını bildirir. Durum Ulaçları “-erek. Zaman Ulaçları “-İncE. dek ve kadar” edatlarıyla birlikte kullanılır. 229 . Bakıp bakıp gülüyor.. -e. b. -cesine” ekleriyle yapılır. Çok yalnızlık çektiğinden (dolayı) buralarda kalmak istemiyor. için.

ZARF-FİİL GRUBU 4. TEKRAR GRUBU (İKİLEME) 5.) Dt zt y. Vasıta Grubu 12. KISALTMA GRUPLARI a. İSİM-FİİL GRUBU Bir isim-fiil (mastar) ile ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimelerin veya kelime gruplarının oluşturduğu yeni gruba isim-fiil grubu denir. İSİM-FİİL GRUBU 2. Grubun ana unsuru isim-fiildir ve sonda bulunur. SAYI GRUBU 11. Yükleme Grubu c. halk hayatına / daima / açık olma. Bulunma Grubu e. EDAT GRUBU 6. halk ağzına.. Zarf tüml. 230 . UNVAN GRUBU 9.. Vurgu isim-fiilden önceki unsurdadır. Mastar. BAĞLAMA GRUBU 7. tümleç olurlar. SIFAT-FİİL GRUBU 3. Ondan önce gelen kelimeler de cümlede olduğu gibi özne.. Yülem Suda. Halk sanatına. Dt y. hazırlamak.. Dolaylı tümleçler zarf yüklem Uzun bir ayrılıktan sonra / sılaya / dönüş. Etrafına / bir keklik gibi ürke ürke / bakış(ından anladım. Yükl. kuşta senin sedanı duyup / zarf Seni / beyaz çiçekli dallar içinde / sanmak Nesne dolaylı tüml. Yaklaşma Grubu d. nesne. AİTLİK GRUBU 8. Uzaklaşma Grubu f.1. İsnat Grubu b. Onu biraz sonra çekeceği acıya Nesne dolaylı tüml. ÜNLEM GRUBU 10.. BİRLEŞİK İSİM 3.. rüzgârda. grupta yüklem görevi yapar.

Etrafına bir keklik gibi ürke ürke bakışından anladım. kelime grubu içinde sıfat ve isim. Sıfat-fiil grubu. Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. cümlede. cümlede olduğu gibi. grupta yüklem görevindedir. çöpçatan. zarf tümleci ve dolaylı tümleç olarak adlandırılırlar. Mısralarında nağme hissedilmeyen / bir manzume Sıfat isim Bu eseri tamamlamak için ne kadar çabaladığını / hiç kimse bilmiyordu. Sıfat-fiil. isim. zarf ve yer tamlayıcısı olarak kullanılır. cankurtaran. özne. SIFAT-FİİL GRUBU Bir sıfat-fiil ve bu sıfat-fiile bağlı unsur veya unsurlardan kurulan kelime gruplarına sıfat-fiil grubu denir. nesne. Birinci vazifen. nesne. Eski İstanbul'un güzel semtlerini yaratan / Türklük Sıfat isim Eski İstanbul'un güzel semtlerini / yaratan Nesne yüklem Bütün hayalleri yıkılmış / insanlar Sıfat isim Bütün hayalleri / yıkılmış Özne yüklem Her içine girdiği odaya bir şefkat serinliği getiren / bu kız Sıfat isim Her içine girdiği odaya / bir şefkat serinliği / getiren Dolaylı tüml. Nesne yüklem ]Bu grup. özne. 4.. Cümleler öğelerine ayrılırken sıfat-fiil ve ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimeler ayrılmaz. Sıfat isim ]Birleşik isim olarak kullanılan sıfat-fiiller vardır: Vatansever. ]Sıfat-fiilden önce gelen kelimeler. nesne Sabrından saray yapan / sultanları bilirim. 231 . Bu yüzden sıfat-fiillerle ve sıfat-fiil gruplarıyla birleşik cümleler yapılır. cümle ve kelime grubu içinde isim olarak kullanılır. sıfat-fiilden önceki unsurdadır.]Bu grup. böyle bir âlemde uyanmak. Vurgu.. Türk istiklâlini. Bir faciadır. Grubun ana unsuru sıfat-fiildir ve sonda bulunur.

Nesne dlı tüml.. Bahar geleli / kargalar sınırsız bir neşe içinde. ]Hâl ekleriyle çekime girmiş bazı sıfat-fiiller. Bunlar da birer zarf-fiil grubudur. Dolaylı tüml. -mez”. grupta yüklem görevindedir. kelime grubu ve cümle içinde zarf olarak kullanılır.. Bir pırıltı gördü mü / gözle hemen dalıyor. 232 . Son gülün karşısında / son bülbül / ah ederken. cümlede olduğu gibi. özne. Kanatlarını açan kocaman bir kartal gibi / kollarını / açarak. Sudur. zarf tümleci ve dolaylı tümleç olarak adlandırılırlar... Yükl.5. Nesne yükl. Zarf-fiil. Pembe hayaller / kura kura Nesne yükl. cümlede zarf görevi yaparlar. ]Zarf-fiilden önce gelen kelimeler. (OV) ]“-r. Grubun ana unsuru zarf-fiildir ve sonda bulunur. en iyisi pencere Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa Dört duvarı göreceğine. Bu yüzden zarf-fiillerle ve zarf-fiil gruplarıyla birleşik cümleler yapılır. Vurgu. Özne yüklem Bu yaman dağların hayalini / hatırımdan / silince. -eli” ile kurulan gruplar da birer zarf-fiil grubudur.. Ben bu gurbet ele düştüm düşeli Her gün biraz daha süzülmekteyim. artık eniştemizin köşkünün tılsımlı duygularını tatmaya koyulurduk. ]Bu grup. ZARF-FİİL GRUBU Bir zarf-fiil ve bu zarf-fiile bağlı unsur veya unsurlardan kurulan kelime gruplarına zarf-fiil grubu denir.. “-di mi”. Pencere. zarf-fiilden önceki unsurdadır. nesne. akar / kendi bildiğince. Edat tüml. Cümleler öğelerine ayrılırken zarf-fiil ve ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimeler ayrılmazlar. Çamlıca’nın bu asıl çevresine girer girmez. Müzik başladığında / bütün salon bir sessizliğe gömüldü. “-di.

Dargınlığını unutup / onunla barışmak istiyor. oh oh.. Vah vah. bitmez tükenmez. Yapılış şekillerine göre çeşitleri a. / kurumuş başak tarlalarıyla karşılaştık. İyi kötü bir şeyler yaptı. süreklilik ve beraberlik anlamları katar. Grupta her unsur kendi vurgusunu taşır. ]Zarf-fiil grubu yüklem olarak da kullanılabilir. Âlemde gündüz gönlümüze işkencedir Bence bayram ufukta gün bitincedir. koşa koşa. kelimeler arasına virgül konmaz. işinde gücünde. zıp zıp.. ölüm kalım. b.. senli benli. ]Çoğunda kelimelerin yeri değiştirilemez. öbek öbek. Kardan. fısıl fısıl. evi barkı. şırıl şırıl. dayalı döşeli. Zıt anlamlı kelimeler Bata çıka. Eğri büğrü. Baka baka. evini barkını. yağmurdan. ezildi büzüldü. olmaz olmaz. eğri büğrü.. halı malı. yavaş yavaş.. çoluk çocuk.. demet demet. koca koca.. Yaza yaza usandı. Eğri büğrü büğrü eğri 233 . dosta düşmana. Okul mokul.. 6. kılık kıyafet.. Aynı kelimenin tekrarı Mışıl mışıl. c. ]Tekrarlar anlamı kuvvetlendirir.. çanta manta. güle oynaya. ]Grubu oluşturan kelimeler çekim eki alabilir. er geç. Yakın veya eş anlamlı kelimeler Doğru dürüst. Mini mini çocuklar Diyar diyar dolaştım. irili ufaklı. varını yoğunu. ılık ılık. nesneye ve harekete çokluk. delidolu. Yokuşu çıkar çıkmaz. TEKRAR GRUBU (İKİLEME) Bir nesneyi veya hareketi karşılamak için eş görevli iki kelimenin meydana getirdiği kelime grubudur. yavaş yavaş.. rüzgârdan sora sora / Bir yol bulup / giderdim anılara. sabah sabah. dereden tepeden. gide gele.. sağa sola.

Artık durul. Havuzda su şırıl şırıldır. dolayı. Dallarda tomurcuk tomurcuk. için. 234 . rağmen. Yaşadığım gibi. Yorgun argın dönüyorum her akşam eve. İnsan gibi. Gül gül. Çamurlara bata çıka yürüdü.. ]Birleşme ismin ve edatın türüne göre ekli veya eksiz olur. onu da doğurduğunu sandı. çocuklar için. (Arif Nihat) Gök mavi mavi gülümsüyordu. çiçek çiçek. “ile. Boşlukta kuş kuş. cümlede ve kelime gruplarında isim. böcek böcek. kadar.. sıfat ve zarf olarak kullanılır. bir demet çiçek ile.. Yeşil yeşil dallar arasından. zambak zambaksınız. doğru. 7. göre. Sürü sürü kargalar. edat sonda bulunur.. karşı. Yaşamak için Sen-in gibi Deniz-e doğru Bun-dan dolayı bu kadar-ı-n-ı senin gibi-s-i ]isim unsuru kelime grubu olabilir. Dişi aslan bu mini miniyi kendi yavruları arasında görünce.. Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer.. hisarın üstünden uçarken acı acı bağırıyordu. Kahve mahve yapmam sana ben. diye.]Tekrar grupları. Takınsan kanat manat Kuş muş olsam seğirtsem Maviliğin çeşmesi gürül gürül Ardından bir ses kopar. çilek çilek. petek petek. çalışmasına rağmen. ]İsim unsuru başta. Kuytularda menekşe menekşe. gibi. Kovuklarda arı arı. EDAT GRUBU Bir isim unsuru ile bir çekim edatından oluşan kelime grubudur.” edatları ile yapılır.

etrafımızda bir zafer borusu gibi çınlıyor. (aitlik) Tüm bu hazırlıklar bizim içindi. Onun gibisi nerede bulunur? (isim. özne) Kurt gibi acıkmıştım. Bizim perişanlığımız. zarf ve isim olarak kullanılır. Eve doğru yürüdüm. isim gibi kullanılmış. uykusuzluğuna rağmen Bir avuç buğday. gönülleri toplamak içindir. yüklem) Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar.Hür maviliğin bittiği son hadde kadar Bozulup dağılmak üzere İlk uçuştan sonra yuvaya dönmeyi başaran yavru serçeler gibi ]Birden fazla isim unsuru bulunabilir. bir tutam ot. Derenin sağ tarafındaki sırtta on beş yirmi kadar çadır vardı. nesne ]Cümlede çoğunlukla zarf veya edat tümleci olur. (zarf. yağmur gibi yağıyordu. öne doğru eğildi. (ek-fiilin “di”li geçmiş zaman çekimi ile isim gibi kullanılmış. (neden. amaç. (uğur. yüklem olmuş) Keskin bir ışık. Sabaha kadar ders çalıştık. Yorgunluğuna. ]Edat grupları cümleye çeşitli anlamlar katar. yüklem) (isim. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. (benzerlik) Kurşunlar. Vücudum. (zarf. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’na doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürüdüm. zaman anlamı katmış) 235 . benzetme) Uyandığı gibi yataktan fırladı. (zarf tümleci) (edat tümleci) ]Grubun vurgusu isim üzerindedir. bir karış toprak için ]Edat grubu cümlede ve kelime grubu içinde sıfat. (amaç) Sıkıldığı için dışarı çıktı. anında. özne) (iyelik eki almış. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. Bu paranın ne kadarı sizin? olmuş) Her şey bıraktığım gibiydi. O anda utançtan ölecek gibiydi. Ders çalışmak için odasına çekildi. (isim. büyük bir korku ile.

(karşılaştırma) Edebiyata karşı ilgim vardı. (isim. uygunluk. aşağı yukarı) Ne kadar güçlü bir adam. (benzerlik) Mektubu okuyunca köyünü görmüş kadar sevindi. (zarf öbeği) Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. BAĞLAMA GRUBU Bağlama edatları (bağlaç) ile birbirine bağlanmış iki veya daha fazla isim unsurundan meydana gelmiş kelime gruplarıdır. Akşama doğru geldiler. ölçüsünde) Gül kadar güzelsin. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. (zamanda yakınlık) Konuştuğumuz üzere yarın buluşacağım. (edat tümleci) Başbakana göre enflâsyon düşük. (gibilik) Tam da yola çıkmak üzereydik. Okuldan beri hiç susmadı. (neden) Ormana doğru yürüdük. (beraberlik) Arabanın gürültüsüyle irkildi. benzerlik. (doğru) Sabaha karşı uyuyabildim. (araç) Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (bakılırsa. 8. (eşitlik. ad tamlamasında tamlanan) Dershaneye kadar gidelim. ölçüsünde.Konuşmak üzere ayağa kalktı. yönelik) Denize karşı bir balkonu var. kadar) Allah dağına göre kış verir. sabahtan beri yağıyor. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. (bakarak.. (zarf öbeği) Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. (hakkında. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. (yönelik) Yağmur sabaha karşı yeniden başlamıştı. Kar. (amaç) Acele edin.. Çok uğraşmama karşın başaramadım. güneş batmak üzere. (sıfat) Vefasızlığın bu kadarını da görmemiştim. (neden) Biz de onlar kadar başarılıyız. 236 . (zarf) Evin deniz kadar havuzu var. (gibi) Bir ton kadar kömür almış (ölçü. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz.

ama. lâkin. isim unsurlarının arsında bulunur. ancak.. ya da onu.. deniz ve ova.. ]Şahıs ismi başta. Ayaşlı ve Kiracıları. Hasan Paşa. Kırmızı ve Siyah. veya. Ahmet amca. para değil mutluluk... yahut... Ali Bey... güzel ama vefasız. değil... kelime grubu olabilir. eli de ayağı da.. sevgisiz kalan kalp ihtiyarlarmış Ne gülen. Mehlika Sultan... ya da. Kemal Ağa.. Bilge Kağan. Osman Gazi. kâh. veyahut. 10.. AİTLİK GRUBU .. ile.. Nigâr Hanım. gerek.. ilâ..kâh. ne mendil ne de bir kol. sinirli ve inatçı Dağ. hem annem.... arkasından başkaları geldiği için ve kendilerine ihtiyaç kalmadığı için giderler.. ya. babalarla oğulları... sıfat ve zarf olarak kullanılır.ister(se).ne (de). ne el sallayan.....gerek(se). ya.... Gelenekler. ]Bağlama grupları cümlede ve kelime grubunda isim. 237 .. ]İçinde ikiden fazla isim bulunan bağlama gruplarında “ve” bağlacı son iki ismin arasında yer alır. ne de bir çift lâf eden oldu. ha.. çalışkan fakat şanssız.. olmak ya da olmamak. İçeri girmek ve annesinin niçin kovulduğunu sormak istedi.. ne. ne sevinç ne üzüntü.” ]Bağlama grubunda her unsur kendi vurgusunu taşır.ha...... İsimler grubun kuruluşuna eşit olarak katılırlar. (Beş Şehir) 9. üç ilâ beş. ne yer ne yâr.dE. anlamak ve uygulamak Ufak tefek... ]Bağlama edatı (bağlaç)...“ve.ya (da). şunu... hem babam. hem. hem de kardeşim zengin mi fakir mi.... bir unvan veya akrabalık isminden meydana gelen kelime gruplarıdır. ister.. Şinasi Efendi.. olmak veya olmamak... Hicranla ağaran bu saçlar değil. ya bunu. Bayındır Han..... fakat... dE... UNVAN GRUBU Bir şahıs ismiyle..hem (de). unvan ve akrabalık ismi sonda bulunur. Okumak... hem de. ]İki unsur eksiz birleşir.. hem.... ]Bu grupta sim unsuru.

“Ey sevgi dalımda ilk açan tomurcuk.. ebedî bir feyzin var. ]Bu grup. Öğretmen Salih” gibi tamlamalar unvan grubu değil birleşik isimdir.” (Orhan Veli) 12. Vurgu ünlem üzerindedir. Mehmet Âkif Bey. Gül rengi ışıkları sevda dolu akşamlar. toprağa can verev el! ]Cümle kuruluşuna katılmayan bu grup hitaplarda kullanılır. Doktor Ömer. Ey Türk gençliği Ünlem başta. Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları! Ey garip çizgilerle dolu han duvarları Ey Türk istikbalinin evlâdı! A benim keleş oğlum! Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü! Ey âlemi donatan ışık. Hey Sakarya. ]Grubun vurgusu birinci unsur üzerindedir.. ÜNLEM GRUBU Bir ünlemle bir isim unsurundan oluşan kelime gruplarıdır. kim demiş suya vurulmaz perçin? İlâhî bir kudretin. Mareşal Fevzi Çakmak. Prens Sebahattin.]Şahıs ismi birleşik isim olabilir. cümlede ve kelime gruplarında isim olarak kullanılır. be kardeşim!. SAYI GRUBU Basamak sistemine göre sıralanmış sayı isimleri topluluğudur. Onbaşı Mehmet. isim unsuru sonda bulunur. Profesöz Muharrem Ergin. Şah İsmail. Halide Nusret Hanımefendi. Perviz Efendi cevap vermedi. a canım!. Bay Mustafa. Hatice Nine’nin yüzüdür. 11. 238 . Şair Eşref. Kâzım Karabekir Paşa. ey Türk! Ey tatlı ve ulvî gece. hey çocuklar! İsim unsuru. bre yalan dünya!. yıllarca devam et. Zafer yolunda unutamayacağım yüzlerden biri. bir kelime grubu olabilir. Kanımın akışını yenileştiren damar. ]Birinci unsuru unvan veya akrabalık ismi olan “Sultan Süleyman. İçime yeni bir fecir gibi dolan çocuk.

Sayılar sondan başa doğru büyür. Küçük sayı sonda bulunur. ]Genellikle ara sayılar sayı grubudur. Bir, beş, on, yüz, bin, milyon İki yüz, beş bin, otuz milyon On bir, doksan iki, yüz elli dört isim sıfat tamlaması sayı grubu

]Sayı grupları en az iki kelimeden oluşur. İkiden fazla kelime bulunduran sayı gruplarında her unsur kendi içinde bir kelime veya kelime grubudur. Yedi / yüz Yedi yüz / elli Yedi yüz / elli iki sıfat tamlaması sayı grubu sayı grubu

Yedi yüz elli iki / bin sıfat tamlaması Yedi yüz elli iki bin / altı sayı grubu Yedi yüz elli iki bin / altı yüz sayı grubu Yedi yüz elli iki bin / altı yüz / on dört sayı grubu ]Sayı grubunun sıfat tamlamasından farkı: 1. Sayı grubunda en küçük sayın sonda bulunur: on / altı, elli iki bin / dört yüz / kırk iki 2. Sıfat tamlamasında ilk sayı ismi sondaki sayı isminin adedini gösterir: Elli / bin, beş / yüz, beş yüz / milyon ]Sayı grupları cümlede isim ve sıfat olarak kullanılır. Yaptığı sarayların adedi kırk iki idi. Kalede yüz elli asker kalmıştı. ]Bütün sayı isimleri birbirinden ayrı yazılır. Ancak senet vb. evraklarda araya rakam sığdırılmasın diye bitişik yazılabilir. ]Grubun vurgusu küçük sayı ismindedir.

13. KISALTMA GRUPLARI Bu gruplar genellikle isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil gruplarının kısalması ve kalıplaşması sonucu oluşmuşlardır Bu grupların ortak özelliği, iki isim unsurundan meydana gelmeleri ve vurgunun ikinci unsurda olmasıdır. a. İsnat Grubu Sıfat-fiil ve zarf-fiil grubundan kısalmıştır

239

Karnı tok olan adam Başı açık olarak

karnı tok adam başı açık

İsim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Birleşik sıfatlar arasında da anlatıldı. gözü tok (insan), eli açık (arkadaş), sohbeti tatlı (insanlar), cebi dolu (adam)... iki düğmesi kopuk (palto)... Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını Görüyor varlığının bir yere toplandığını Kaç gözü yaşlıyı teselli etti. Şu çenesi düşüğe sen aldırma Gurbet akşamlarının bağrı yanık yolcusuyum. Bekir önce anlamadı, ağzı açık bir süre baktı. b. Yükleme Grubu Sıfat-fiil ve isim-fiil grubundan kısalmıştır Yüzü aşkın olan Kitabı tetkik etmek yüzü aşkın kitabı tetkik

Birinci unsur belirtme hâl eki alır. İnsanı takdir, memuru teftiş, küçük çocukları af, evi iyice tamir.. Bu grup, cümlede ve kelime gruplarında isim ve sıfat olarak kullanılır. Yüzü aşkın insan meydanda toplanmıştı. Kitabı tetkik için görevliden izin istedi. c. Yaklaşma Grubu Yaklaşma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur yaklaşma eki alır. Birleşik sıfatlarda anlatıldı. ]Fiilimsilerden kısalmıştır evine bağlı olan fikrine müracaat etmek başına buyruk olarak evine bağlı fikrine müracaat başına buyruk

Tatile düşkün (insanlar), cana yakın (arkadaş), geçmişe bağlı (bir yazar), sözüne sadık (dost), içe dönük (tehdit), dile kolay(işler)... Güzel sanatlara meraklı (kız), geleneklere çok bağlı (adam)... ]Bu grup, cümlede ve kelime gruplarında isim, sıfat ve sarf olarak kullanılır.

240

Mehlika Sultan’a âşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı. Yanında yirmiye yakın muhabir vardı. Adam, sırıklara bağlı fasulyelerin küçük, ürkek çiçeklerini gördü. Saatlerdir kapıya dönük oturuyordu. Yemeği gece yarısına yakın yediler. d. Bulunma Grubu Bulunma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur bulunma eki alır. Haftada bir, dörtte üç, solda sıfır, yükte hafif, beş günde bir, ]Cümlede ve kelime gruplarında isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Arada bir o meşhur kahkahasını atardı. Ekmeğin dörtte birini yanındakine uzattı. İşinde usta insanlarla bir arada çalışıyor. e. Uzaklaşma Grubu Uzaklaşma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur uzaklaşma eki alır. İçten pazarlıklı (adam), kendisinden emin (adımlarla), benden gizli (iş), gözden ırak (bir köşe), yandan çarklı (kahve), estetik endişeden uzak (eserler)... ]Cümlede ve kelime grupları içinde isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu. Bir öğle paydosunda herkesten geç çıktı sınıftan. Uzun bir yolculuktan sonra köye varmıştık. Sakin ve kendinden emin çalışıyor. Ondan daha idealistine rastlamadım. Evde çekirgeden bol ne var! f. Vasıta Grubu Vasıta eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur vasıta eki alır. Seninle dost (insanlar), bayrakla süslü (sınıflar), sırmayla işli (cepken)... Bu grup da sıfat-fiil veya zarf-fiil grubundan kısaltılmıştır. Seninle dost olan (insanlar) bayrakla süslü olan (sınıflar) sırmayla işli olan (cepken) Seninle dost (insanlar), bayrakla süslü (sınıflar), sırmayla işli (cepken)

241

parayla yüklü olarak

parayla yüklü

]Cümlede ve kelime grupları içinde isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Garip çizgilerle dolu han duvarları Annesiyle dargın gitti. Bu kısaltma gruplarının dışında bazı kısaltma grupları daha vardır ki bunlar da çeşitli cümlelerden ve kelime gruplarından kısaltılmıştır. Derinden derine ırmaklar ağlar Uzaktan uzağa çoban çeşmesi Kokusuyla baş başa kaldı çiçekler Bir nefes olmuşum Fatih’in ordusunda Yürüyorum omuz omuza sipahilerle Aynalar baştan başa tenha Başka bir çerçevedir gitgide dünya artık. El ele tutuşarak yola koyuldular. 14. BİRLEŞİK İSİM Burada bahsedilecek olan birleşik isimler sadece özel kişi isimleridir. Bir kişinin özel adı olmak üzere bir araya gelen kelimeler topluluğudur. Muharrem Ergin, Yavuz Sultan Selim, Ali Şir Nevai, Yahya Kemal Beyatlı, Arif Hikmet Par, Ahmet Turan Alkan, Ömer Seyfettin, Ahmet Haşim, İkinci Kılıç Arslan, Kaşgarlı Mahmut, Yıldırım Beyazıt... Unvan sıfatları, insanların sosyal seviyelerini, makamlarını, mevkilerini, rütbelerini, statülerini bildirmek için isimlerden önce kullanılan sıfatlardır. Unvan sıfatları isimden önce gelirse unvan grubu veya sıfat tamlaması değil birleşik isim oluşur. Sultan Süleyman, Şah İsmail, Doktor Ömer, Profesöz Muharrem Ergin, Bay Mustafa, Prens Sebahattin, Mareşal Fevzi Çakmak, Şair Eşref, Onbaşı Mehmet, Öğretmen Salih... Birinci unsuru sıfat, ikinci unsuru özel isim olan kelime grupları zamanla sıfat tamlaması olmaktan çıkmış, birleşik isme dönüşmüşlerdir. Sıfat tamlamasında başta bulunan vurgu da bu birleşik isimlerde ikinci unsura kaymıştır. Ulubatlı Hasan, Deli Dumrul, İkinci Selim...

242

sadece iletişim kurmakla kalmaz. Ana dil Bugün ses yapısı. Türkçenin Çuvaşça ve Yakutça gibi iki uzak lehçesi vardır. Ağız Bir ana dilin herhangi bir lehçesi ve ya şivesi içinde var olan ve sadece ses (telâffuz) farklılıklarına dayanan söyleyiş şekli. Dilin Özellikleri 1. Azeri. Özbek. Şive Ana dilden yazılı metinlerle takip edilebilen zamanlarda ayrılmış olan. aynı zamanda bu iletişim sonucu doğan kültür unsurlarının da nesilden nesle aktarılmasını sağlar. Dil. toplumun ortaklaşa meydana getirdiği ve kullandığı canlı bir varlık. başka dillerden kelimeler alınmasıyla 243 . şiveleri vardır ki bunlara bazı dil bilimciler yakın lehçeler de derler. ama lehçe kadar anlaşılmaz olmayan kollarına şive denir. Türkmen vb. şekil ve kelime hazinesi bakımından önemli farklılıklarla birbirinden ayrılan ve bu ayrılma zamanları yazılı metinlerle takip edilemeyen kollarıdır. dilimizdeki bazı kelimelerin zamanla yok olmasıyla (budun). milletin değişik boyları tarafından kullanılır. zamanla ses yapısı. Ana Moğolca. Gramer ve kelime farklılığı göstermez. Kazak. Ana dili İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği. Şiveler. kök bakımından bilinmeyen bir tarihte birleştikleri ortak dil: Ana Türkçe. siyasî. aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların anlaşabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. Karadeniz ağzı vb. Kırgız. Lehçe Bir ana dilin tarihî. bazı kelimelerin anlam değişikliğine uğramasıyla (yavuz: kötü]yiğit). değişik şekilde söylenir.DİL BİLGİSİ Dil Nedir? Ana dil Ana dili Lehçe Şive: Ağız Dilin Önemi Dilin Özellikleri Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi Dil Nedir? Bir sesli işaretler sistemi olan dil. Dil canlı bir varlıktır: Bunu. Ancak bazı sesler. şekil ve anlam bakımından birbirinden az ya da çok farklılaşmış bulunan dil veya lehçelerin. ses ve şekil farklılıkları gösteren. sosyal ve kültürel sebeplerle değişik bölgelerde. Dilin Önemi Dil. Türkçenin Anadolu. Rumeli ağzı. Ana Altayca. bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dil. yazı dili aynıdır. sosyal bir kurumdur. Dilin kaynağı çok eskilere dayanır ve dilin kendinden doğma kuralları vardır. Lâtince vb.

anlam daralması. Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi Dil. cümle kuruluşunu. Kurumdur. cümle öğelerini ve cümle türlerini ele alır. Türkçenin kolları anlaşılmaz derecede büyük değişikliklere uğramıştır. kurallı cümle. dilindeki kelimeler ve anlamları üzerinde anlaşmıştır. zıt anlamlı kelimeler. zamirler. güzel adlandırma vb. isimler. a-ra-ba. Sanat (özellikle edebiyat) eserleri dille oluşturulur ve milletin estetik anlayışını ortaya kor. ünlü-ünsüz ilişkileri. terim. Dil sayesinde toplumu derinden etkileyen acı olaylar kalıcılaştırılır. Dil. türemiş. kaşık>kaşığı.. özne. çünkü temel kuralları vardır. ünlü ve ünsüz uyumları. yegâne vb. nesne vb. kesik cümle. Öyle ki. eş sesli. sonradan türetme yoluyla yeni kelimeler oluşturulmasıyla (bilgisayar) açıklayabiliriz. 244 . Dil kendi canlılığı ve sosyal oluşu ile milleti de canlı ve bir arada tutar. ses olayları vb. 3. ba. heceler. 5. kelimelerin şekil ve anlam bakımından gösterdikleri değişmeleri inceleyen koludur. Örnek: devrik cümle. ses değişmeleri. konular ses bilgisinin konularıdır. sınıflandırılması. söz dizimini. mecaz anlamlı kelimeler. deyim.(misafir). Bir insanın düşünce dünyasını konuşmasından anlayabiliriz. 3. Örnek: a. Dil sosyal bir kurumdur: Sosyaldir. 2. inceler. Örnek: geliyorum < kele yorır men. milletin kültürünü ve tarihini gelecek nesillere aktararak tarih bilinci oluşturur. eş anlamlı. kelimeleri.. kelime. çünkü milletin veya halkın ortak varlığıdır. Dil bilgisinin bölümleri: 1. Örnek: gerçek. düşüncenin göstergesidir. seslerin oluşması. anlam genişlemesi. sonradan ne gibi değişmelere uğradığını. Cümle bilgisi (sentaks): Cümleleri. yan. dilin özellikleriyle konuşmada ve yazmada uyulması gereken kuralları belirleyen bilim dalına dil bilgisi denir. 4. O halk. mecaz-ı mürsel. hece. Dil. anlam ve görev yönünden kelime türlerini. basit cümle. cümle gibi birimlerden oluşan dilde bu unsurları inceleyen. bir kelimenin Türkçe mi yoksa başka dilden mi olduğunu vb. Milletin özellikleri dil kullanılarak yeni nesillere öğretilir. edatlar. Dil Bilgisinin Bölümleri Ses. ev < eb. artık Türkçenin lehçeleri arasındaki ortaklıklar fark edilemeyecek kadar azalmış. Dil biliminin. Köken bilgisi (etimoloji): Kelimelerin kökenini. Dil. argo anlam. Anlam Bilgisi (semantik): Kelimelerin tarihî süreç içerisinde geçirdikleri anlam değişmelerini ve türlü anlam özelliklerini inceler. 2. sıfatlar. kelime yapılarını. yani başlangıçta nasıl olduğunu. birleşik kelimeler. yüklem. kelime grubu. Örnek: basit. ulusal birliği kuran en önemli ögedir. adlaşmış sıfatlar vb. Ses bilgisi (fonetik): Sesler. Kelime bilgisi (morfoloji): Şekil bilgisi de denir. sosyal yapıdaki değişmeleri yansıtır. biz de konuşmalarımızı düşünce dünyamızın el verdiği ölçüde ayarlayabiliriz.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->