P. 1
İbn Fazlan -İbn Fadlan Seyahatnamesi

İbn Fazlan -İbn Fadlan Seyahatnamesi

|Views: 7,624|Likes:
Yayınlayan: endandikblog
ibni fazlan seyhatnamesi gezgin
ibni fazlan seyhatnamesi gezgin

More info:

Published by: endandikblog on Dec 26, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/01/2016

text

original

ünuncu Asırdo Türkfrstoıı' dü',Bİr

ilhn faz İşıı
-E1 .=ı

E

İslgıTl,,

seyyohı
şa

SeyohotndıTıCIsİ


i-ş ='+
"',

,.8

=;ğ t:

Hazlrlayan

:

FiAIuAZAN ŞEŞEN

F;edin Yayınevi
İ

rır ış W ı İ U"U''i rı k' çg.foa' ği Ü'-, ir''-' i *vn'
ü b, ıı/ ı o d' ı;;İiiş' ^>İ.-:
.

o

StrYAHATNAMELfiR
rtü. l _

onıışacte r&sarda Ttirkğsüağı,d.a bir İslfl,m Seyyahı

Hbre ffamğmm
ffieyağaatm&rceşğ
ffer*ıtğgmegğ
HAZIRLAYAN
:

@

Remeaan Şeşeaı
İİırı F'aztraıı
Diilef,'iıı <tRİsöğeşİ> nirı ğiirklerle itrgili bölifuıiı ile, Mervezİ'nİn eserİrıiıı Ttirklerle İIgşği kğs_ ğİği}ğn teı"eiiıııo}er.i esere i}sve udil'*iş, a."}işto. açıkiayıcı rrı6,}ıİyette rıotlan lro:ıiı}:mı:ş*mr.
Seya,}aatra&ımesi,ııdea

İıaşka, Ebi'

tsEDİR YAy{}.rğVİ P. K. 1060 - İsraşeuı

197ğ

dşNsöu
Hicrİ 3ü8 {92ü_9İ1 ıı') yllr dolaylarırıcla ğs}&ıni",ııi''i yereİ etrniş olaıı trtit (Voiga} tsı'ıtrgarlayi hi1küııdari i]tıber ALnııı.ş, Ablıaşi }ıalifes," Iu,iç}ıted:ir-hiil&h'a, A]:dıı]iah }ı. trıçLİı eifJar-arİ adrnda lıirİnı elçİ göniierrnişti. Eulgar hLlkü:rti.ııra hu *lqi iİe göı:lcleı'diğ'i bir rne}rtupta, }ıalifeden hükiimt1aı.tıĞu,..,.rl iııcŞ*
.lratıu"tr

]:ı.i.i'lietirıjn tanrrilıeşirı:.r, Bil}garlara İslörniyet'i öğı:ı::{, 1.'.l; ''',,'iiil1._ ]tlr ve wırual[İrır]cl'gi.)ıııJı:ı:i.İ.nresiıli, T-[;ı:ıa.l'].iıra. Jçı,ı:rıl lllilil:il'ı,'il,lı,ı']|^a"

fri]ılı },'ıııı;trtııl'111 [üııyııı,Iı;l,iı'ıııiuıııtııiilıliıı l,liil" ?J.r',lj Vı:illtiİ i,ıliııiı1l[lhıiıeiıiııt['ıı']lııılıcilııııııılçl'ıın''"
ı!t]i'l'tı}{)li},

-yılJ:,iı'ııı^ c:l'yl:' nı''ıiısı

ıılliiı;iiil';llı,ı;lıJ,ııı;n

lıL'

ı[l(}ti':ı)u t'ılı'lu'['ıIıqxlı'ıı

ıiııı'!]liü'ıı'

Iiıı

yl]l'll;ilr!ıl'

tıı' t'llıılrıı il"ıtı$e_ n1llj"l"iı' ll"ıllştrted
11'li'iıtr:xş1

Ii}ı'ııfl'"'ü'ıı';'1llİ!'

üu[ıtİıiıli V(ı ıt'Iutrılı"ııt"ıı' !'ı"ı''ılı'ıılııll'llııi lıli1ızig'ılo lxı'sl'ırt:ıııışt'ır'

Ilj:;l|}'üa'

|ıiilıiiıııılll'ı'ııılı, ilılı'l}i;i'i l"lt'.y[ı'ı'i i;l'i1lıl'n rlı,l1ı tltlv;ılıi l.ı,j,, ç.:i,ı,i, .[;.e* "1'ı:{'illilı giillıİl'ri[ııılllliıli Iıll,ı':ı,ı'l:ı,l'ı('ıı'llı. lı.llı.ililı ltlljrq'l iiilItt [,t:i,i.'tl.ıl-+iıııitllıi vtı giiııdcrilıııılııi iı;iıl. Slı'ı,ıı,V Af ',llıı lJt'ıİt' tlJ.-}.xiı,l',lı.t"tii gö;:,ev_ lı:'nctriı:i]rli" Nll:,'l?r el-I}lııı'lı,ııİ gcrctrıli Iıılalltliıllı,ı'ı V;ı,1i{.llii,llır fi0}1ra ' iı;,iIi]ı "iııi:ıjf,ı.:rsı''ue kcırtli azııt]xısı Sevşen e,l-[.illuı.ll;i'yi- ıl.ii;yiı,i ı.l.i:i. ()ıı'ıir- i;"li.ii"yyetiıre, elçilik heyei:inin 5;İcIcceği ii}[rtı)tlu"i i..r'i l.a;ııl3,,an 'J,'l,:g[ı: el-Ttirkİ ve Bflris el-SakifıIıİ acllaıınd;ll,, hilAfot saı'"il,Vrrrc1a [ııl]'ı"lnan iki vazİfeliyi veı:di" Eulgarlara ççiden bu e}çilik heyetinde, }ıa,lifo 'ıı.-ı ve:ıl,ii:i arlı_ ıia g nderilerı rnektupian okuıııakla, hediyexori vernlr:lıIc, f;ı.lıİiı'ltre ve ınuallİmle,re başkanlık etrrıekle görevli Ahıncr] il. Fag* ls.ıı a,dın,c-a biı'divan kaühi de bulunrnaktayclı. Hayatı [,lıi;]ılrıcla egerİnde veı:itren bilgiierdeıı haşka hen}ıangi hir nia,]Cıını.ta sahip lıulunmadığur:.ez bıı kfftihin elçilik heyetincleki ırrevlrii Seyserı el-Rass?'den de ınühimdi. Bır sefönet eenasında lıirinci c]ııreeede rcl oynanrrş olan bu kötip (Tbn Fazlf;,n) geçtikteri yeı:.leı:tie gör_ dükleriııi ve haşlarına gelenleri kaydetr'niş, Bağclad,a döndük_ ten sonra sefAretin cereyanın]' elçilik heye.l.inin geçtiği ü]kele_
1':';ll"

ılııııı]l,l' IlııItılııltrıt'ılıl,llıiı illlq'ırltıtrıltıyı]ii. lirıtıtı.tı ii,l,.1'iifırl xl, iıl.iı, j]ul-

't ()

öNsöğ

11.

'i'ıılııı;ı.()ı".ıııllıı,ı'lrl rıt: "[[iil.,ıli..y]lır'ııl ııiıtl'ıııl,''xırlt.lrlr"'ilıılrlıı- gtlçı:ırekteyr}İ' ll I;ıllılll;1 trı]t_ıü tr][-llc[, tıİec, bıı ycl} iireriırdeıı cık;lırlıça uaı,trrtıı, ya*
:i:l'y';j,t)

T'I"irl* ül}ıeleriyte ilgitri kısmııı:ı' terıı[iı'" X. iIı]ır'da Idorasiaıl v* İran lıükLrndarlal lllılt İiılı'ııyl'ıı'ıllı|lı' Vil:Jii,.y;lll 1;ılzlL;ilıci tıiı: Arap şhini oiduğ'tı tliiiıııılfı, lııı1ı;11; llıı|ılııııı!:t. lıil' ı;t'y lıilıncıli.ğ,,irnir hu r''nüetriifirı vşr,1l;,l lıil1:l|ı.ı'iıı ilılı.V;ı.ll;ı lııllıııl ı'llılılııll-ıi gclrtılıı'rlelrtedir' Kendisi_ ıı|İı ılt, il':ııl', t'l li1".i li:ı,,ı'ı., li]lıil [ıiilt'l"iti}l (l)4:l-$4;]İ m") vl].lnd;ı |,lltıııllııl ıllıı'ilvlll!t 11ı,lı,ıı lıiı' (,liıl ı,lıii lıı'.ytl[,iylıl l'ıtı:ıı,}.ıcıl yola çıkı.ıl:ılıı'. llıılıııı'ıı,'ılıı'ıı (*]iıı'ı'11iılı,ıı lııl lıtl.yılt,iıı İtııı'İrıı}l ytllılalr, sağa. yılrlılr lıtl!lidir. liu yoi T{irk : 'lIjl, ,t,tl,ıııllılıı.ıl, 11llll,ı'lıı,ıı ;.;ılı.lı,tıı,1-i'i ()ğıızl;ı,ı"ııı, I{lır'Iıı}i!.lıi'ııı, 'litl'ı,1ılln'i1]ar}nu ıılllı'[ı'ı'iııtlılıı, ııırlı,tıiVlıl,

i lı|,'ıliı, ııllilı11l

l,"ı'l iiııııllıiıli', yulıarrda kıa]ısedilen çalışmalarrIa,fl Vt', kıaşka, lıaytı;l lıllılılılrı fayrlalarıarak, hazı"rlamaya çatrıştık. I,]ııı riıııiz,irı ttılhı. sonraki sahifelerinde Ebü Düief bti,$'ar b" tt,'lıılıı,llıil'iıı 'I'iiırlr, Çin ve Hind ütkelerine yaptığr seyatıate dö.ir
Ii,İuI}'ıIqı'ı;!n'i.n
l

l.itıl tı,lli vl,ı'ilıııı,lı

Buese.rilkdefaKurddeSekıloezert,aı:afrnr]anVAJıfıtourı Kazvİitİ'nin rfs&,g e}'_hitrffal ve ı'i:ft,,iR} en'${ahtrfikfi,ta<llıkitaplann'caiıaiıleıliieııparça-trarrlıj'rırrat"ercüınesi ve -va getiriimek sure'tiyüe, Lötince 'ncıt'larıyla x)aha sÖnra' hi*lııutu, 1-845 yıIında Berlin'de }rayü}1anrn1şt1r' Y. Ferrand, G,rigorieff ııe Wü_ştenf'eld bu kitap lıalrkındla Ea* tarafiırdan I'lşınalaı: yapmıştrard'ır. 1923 yıtrında n' \r' 1togan A. von Rohr-Sauer daha *nceki }deşhed nüğbası kıulunuııca d'ayanarair Ö$erin r'Çil[i]'in8,iı çatrlşrnalara ve bı..l yeni nüshaya gÜi] qatrişma I{' de iüıhğo_ A_]*rrr*u tercilmeşi:ıi neşretrniştir. Bu ez€r nesriyle }rIeşhuıl ııüslıası arasmda fa::}a fark olmaclrsrrı. gösterrıiştir. Eiz }:u tereijımenliu'ile K' de sahloeııer neşrirıiıl F{' Ritter tay,afurdan tashilı ediieşı tıir nii'şhaşİyle 'v'o;ı trlolrr_
TtğurErcıyı el-Ei'hid&,şı'ında,

'[)cÇcnokner,

çeşitii iıayııaklar,.İarı etrrLe edereiı kencli ınüşa}ıecieler"i o}clrığu irıtıhaln'l Vefi]:ıg]{ iste*ıişLİr' Rırı:l_ dan başlea elçilik }ıeyetinirı ıığradığı kalri'leleriır yerlerinin Vlı"nlış verilnresİ, farkrna vaı:ılrrıadan bazl tcltrıı,rla,rı1iı lrıılıııııılırılıgı kitabın tahı:if edilnniş olduğu Veya yauı}rırı l<il.ıı'Jııııı ;_,1ı'y;ılı;ıl.iıı_ tlcı"l epeyce fonra hf,.fızarııncla kalan lrfi,l,ıı'1ı'Ilı'ı'ıııır ılıl.ylııılıı,:ı]ç |1,,,}.cnıcl alrlı5iı kuŞkularını ıı,lrllı' gcl.irivılr. l\4ı,ııı'l;i, liııı':ılııııılıl;ı,ı'ıllııı lıı,tıııecİeın}rerr önce rııılııı'ı ı,|_l lıı'ı'1ijilı (( tı'ı|tı liı,ıı| I,.;ı,ıl."':ı,r) ııİıy'Iı.' rla,}ın, sNınrl'ı, I|ıl;,;l'liı, lılılıilı,ııl lıııııiy|ı' i!, l ııl,ı'ı yı,ı.,it' zik* T'(]tD'ı(}ktc(jjr. l3ıı ir;iııılı'ııll,ıı lılı'iııı'lıı| ıılt|ııı'ttt lIilıı,!ü,lıt.l, itrıiııcisi iı;r'ııiiliılı,lı,ı'iııiıı ıı,ılıılıı,. lllllilıı lltı ı,lıtıllrlilllı-ılıı.. |,.l]'ııl( ıı X. ag_rııı illı yıırııııııılıı. ılııpiııılıı vflf]llv.ııl '|'itılı llı|ı,iııılı,İ.iıtrli.ıl 'Iıa.hseılı'ıı lliı' klı'yıııık ıılııııırıl ı|ıılıı\,ıpılrlı, İıi}ıiı lı;1|, I ııı ,,ı,,ı'iııiır Tüı:k. iil[ıı'lı,ı'iııı' ılıiıı' lıllılllIllııı lı,llıilııır,alıı| ı't,ılll' \.| ı|\,lillüı lıulaluk.
ülitotrcr*

ı!ıIlil.lrıııı- oiJ5'treınektediı". tsu husı.lstl itrci şeki.lde isah etffıek nx'iırnl,.iiiııcjli-ir: Va. e}çi }ıeyeti Çin'e dönenk*n a-na yülün seğ Ve g0I'ıılırln, }ııilıman }:azı üIkele,r'e ı.ığraınrş, vöy,qtllıt E]iıü iliilef lııl

'.['i'betlilc,r ve

lftrşalııı:rı iii}ıelerine de

ı-ığra-

Sauer neşrine d*yancIık. trlinıir,deki hıı lçitaliımrzda rlahır sonra Şor:cf ol"ilıllllıfi'rıı c} Mc,,rvezi'nin 514 (].]'20 ın") yllln'rıılılş,, sııltı.l;r [il'lıclı'lı: ,,Iı'T'Iıİt,i]lLtrilıı kırleıırc ııldlğı Tınllfi,l' tlü-üıtu'1,ıuvfiıın a,nill Ili[.lıjıııııır 'İ]ijı-".I'r"lcr }ıır}ş_
k;ırdn,lri

ı]iiı:

ngerdiğ-i bİlgileni

tru l;lı"iiır yıı'_ j{[tıqİid el* ?]arken başta CeyIı&ııi, Ibır cl-II'u.],tTll'ilr (1ıı(]i'll(li]ı'/'l0 fi,Ierıı o].rrıak üzercı çcıJıt-}i lıa3,ııal*lar'riarı fa,ytn'ıılnn]TJls' hll al"ıda' kendi uarnarüna yakrır r:İ.ı'ylarcıall lıalror:tmeyi cle ih;rıı-ıtr C'[.üıe_ rııiştir. ünu-:r T,ürkler }ıa}ıkinda verctrİği bilgi}.erin sağlaırıhğ't çettıl'ciirıır:ı,ıi vorilırıiı,li;il*"

IX. blılııııılı

Mcryllıi

ııitli kaynaklarla desteklonme}çte,ciiı:' Aneak, eskiden lıeri n"ürtrç o]'madrklan bilinen Ruslar ve 1sl6,ı'lari Türtrçlerde.n seyrnasffifi} gehebini anlemak gtlçtür. onu böyle hir neticoye vürd.lj:alr Iıı-ışuş eşki Ru$ idörİ teşkilff.tınııı Ttirktrerinkine }ıenzeııesi olabixir. Bu }:&bıın terciiınesinde, V. &Iinors}ıy ta,raflrirlan İnclia Offiae ve Bitis}ı Mugeurn'cla butrunan nüshalara dayanıIarak İngİ'lizce tercürnesi ve notlariyte bı-rlikte 1942 yılında tr on';lra'da n'eşre_ dilerı Çin, T'ürk ve xlind ülketerinden kıalı.sedeır hfrkıtrarı itıtiva" eden çalışmaya dayarulmIştrr. İbn Fazlflıı'ln eşerin:i.n terctir'n.esinde olduğu gibi, Ebü Dii1ef'in.-ve lvIervezl'rıin eser].e.ı:irıden tercümeşi verüen kısırrıiarda da açıkianmasr ge]:ekerr yğrler çeşitli ça}ışmalara Ve kaynaklara müracaat edilcre}ç notlan-

İnrş I'Az LAN sEyAHAtrşAMESİ TER,CüMEsİ

tMI]KADDİMIrl
(19?a) Bu kitap Muhammed b. Siileyman'ın mevlöşı (cii_ ent) ve Halife el-Muktedir'in Bulgar (Sakölibe) ,ı lriikümdaııına etçilik vazifesi ile gönclerdiği Ahmed b. Fazlfln b. el-Abbf,,s b. Röşid b. Hammöd'ın eseridir. Miiellif bu eseıde Türk, Hazar' RuŞ, Bulgar (SakAlibe), Başgırt v.s. kavimlerİnin ülkele_ rİnde gördüğü dinl ayrılıklardan, hükümdarlarına, rlflir haber_ lerden ve yaşayışları hakkındaki müşahedelerinclen lıahser-trer. Ahmed b. Fazl'6n şöyle der:
dırır, Daha aşağıda Bulgarla:' balısiııd,e ise hükürndarın adının lıutbede *Bul' gar hiikümca11" şeklinde zikrectild:ği görülecektii-. ortaçağ'claki islim müelIif

1

SakElibe : ibn FazIAn tıurada BuIgartrarı Sak6libe llıılAvlar) diye

adIan_

$ak6libe nracldeeind'e bahsecilcn lsi6vların umumiyetle Cermenler reya Viking. {er olmaları muhtemeldir.
I

leri ve İslğvları Eakölibe o!arak kabuI ederlerdi. İslAnı Ansiklopedisi'ndeki

|erİ sAdece Bu|garları değli, büı"ün l(uzey ve Doğıı Avrupa kavimlerini, Cermen_

,il

20

rc.

SEYAHATNAMEsİ

2T

b' şilkr Yıltıvilr'rn2 I}ulgor (Sa,kAlibe) hükümdan Almuş İslflm dınini- anlata_ lümİr cl-Mü'mintn (Halife) el_Muktedir'e ılrık, şcriatın hükümlerini öfietecek' ülkesi:ıde ''" |:'İij-*_ için minber ve Caml ya'ıı'ktıl.inde lrendi ad-ına hutbe okunması kogöndermesini ve düşman hükümdarlarrlan i,,r*rı. ni, heyet isteyen mektubu geldi r'ıınnlıilmek için bir kale yaptırmasın] kabul editdi' ğinde, bu konudaki isteği iso hiikiimBu konuda ,,'"' ığ"'ı" el-Haramf i61's Ben gönderilen hedi}'eleri testlnrı, Halife,nin mektubrınu okumakla, nezaret etmekle görev_ lim ctrnekle, fakihlere ve öğretmenlere hancaımak' faki}ıI_ere lcndirildim. Yapılacak kaleiin inşasrnda para İbn *Harezm'cleki götürüteeek ve iiffetmerrıe*e,reril**t ıçi" tıutrümclara Artahuşmts€ns çiftlicl-F"uröt'rna çiıtıııiıerınaen ğinclen tahsis edildi' ;;ısar (Sakölibe) hükümdarı t*l1"qT'l'j:.:':Y*,T-

mevlisı Sevsen el-Rasşİg idi. Bahsettiğim gibi, ben de onlarla beraberdim. Yanıma hii&ümdara, kaı:ısına, çoeuklanna vg ku_
mandaırlaıına verilmek üzere gönderilen hediyeleri, hüki.irndarın Nezir el-Harami'den isteüği ilö.çları da almrştım.

ünaş

ve IIoRAsAJd]

11Safer 309 (21Haziran 921) Perşembe günü Bağdad (Me_ dtnet el-Selflm)'tan haneket ettik' Bir gün Nehravin'da kal_ drktan sonra yolumuza hrzla devam ederek Deskere'ye vardık. Üç gün orarla ikamet ettikten gr}nx'a tekra;-" yoia çıktık'

Hicbir yerde duraklamadan doğruca TIulv&n'aıı vartrrl{. İki gün bu şehirde kaldık. oradan Karmİsİn'efz harc-Iret

aı"'"ffiil;;;ü-ş*'*elçi ise ! Beştü'"i:T1^i:*]İr' :*i: cevilbİ
;ffifi;;;;";iil"
_;;'.s

il;;;

9':'b::**" Tı*'::]:TI: Barİ' a_saı.ıJnı'nine de bulunduğu Nedr el-Hlaraml'niıı
"" ş* teiğffuz ,seklı olan Yıltıvar
adları bu gün Çuvaşça,da görülmekt"dj,
._

ettik. Karmİsin'de iki gün kaldıktan sonra yolumuza devanıla Herned'an'a ulaştık. He'medan'da üç gün kaldık. Sonra, yolu_ rnuza devamlı Sflvc'yel3 va,rdık' Burada da ilri giin kalclıktan sonra vürüyüşümiizel rlı:vııın cdcrclr Rcy'eıı vfi,şıl tık]ıık. Ora. da, Su'Ifık'iiıı'5 lrırı:tlrlşi Ahınılıl h. Alİ'yiıa lıtlklcnıck iqin on bir güıı ottırrJı'ık. Zira,, Ahnıctl lıu gırtırlır T'Tııviııl el-Tley'de{z bu-

llteber'ın
Nezİr

nuşü uı,

görulmektedir' . rla hükümdar Veya prens nıan6sında kullanıIdığı bir kaç noüta zikredilen Nezir el-Harami , i"Jı' kltaplarında
ı

(Bıttıvar) ünvanının bazı Türkler araslfi_
EleiIik

nüfuzlu el-Harami Halifç Muktej'r.,"_.r'*rda buluııan ,bit.Jıedımdı. odur' Elçl Sevse.n el_Bassi :l*"T:.d'','j:l'; ;;;;il; ,*pleyen 'J'' i o'J' Jİou'ru*',"i,lıiru'''ıı rı.,"a i' zam an n cja'99.3]' nıİ"o^,_*, j I ]]:1: '"-r'L, makam,na getirilmiş, 3'l2 yıIınd'a Muktedir'i* ^

,,n JroJ,',jlu''Jn'o"r"
*,,o?o'loou,löh

omrlyle öldiirülmüştür. bir ka' _ 5 Artahuşmisen : Eugünkü Hive'nln kuzoy doğusunda bulunan
hükümdarı tarafından olçiliğe onun tomell edon siy8si bimuı'*i ldl' Bulgar gönderdikleri olçllik heyotlnin Hazar soçllmlş olması, suıgr.ir],; ürı.t",ı1''" tlai0nı'ne karşl yöneltildiğini Eöstoriyor' ", "t [' H rHT #,'ni', İ i, ni" ü' ı'i* u i'' n,,:i'],ig:'T]::; : il L::"'*.:}1T:

tine girmiştir. onun "$aklabi" nisbesiııi taşırnasl ve adının B0ris (Boris, Pars) olroaııı Bulqar menşe|l oiması ihtimalini düşündürüyor. 9 sevsen el_Rassi : Bu şahıs el-Söbi tarafından zikredilen Sevsen el-Hac;b oln'ıalıdır. 10 Deskere : Bağdacl'ın kuzey - cloğusunda, aynı adı taşıyan kanal üzerindo kıırulrnuş bir şehirdir. 1'ı Hu|van : Cib6l sınırında, DiyAle ırmağının kollarınclan biri üzerinde
kuru|muş bir şehirdi.

h6cibİ iken,

s

BAriı el-Sıık!Öiıi : Btı

lıir anlaşmazlıIı üzerine Bağdad'a kaçrnış, orada halifenin

şıhıı

cjaha önce Samfin?trordon Ahını'ıd b" lsmöil'in hlzme_

b. Baştü el_Hazari

: Bu adam belki do Hazar müslümanların"

;:;: ;; J'Ji * r,'l?'' ". "l*. llr"#ffi;,:,İiİ";"t-"i"""'a"
l

ı

ı

ı.

ğ *' l : ],o],1 T:1l'^E*::il: :""::İ " " "'"'i' ,,ı'r. Elçllik heyetintn to,rtiplenmosinde onurı

b

Karmisin : Bu günkü l(irmanşah şehri. Söv6 : Hemed6n ile Rey yo|unun ortaslnda bir şehirdi' Rey : Tahran yakınında bir şehirdi. Su'lük : Muhdmnıed b. Ali el_Deyleml'nin lAkabıdır' Ahmed b. Ali: Su'lük'üı kardeşi otup 311 (923-924 m.] yılında Yüsuf Abi'l-Sac tprafından öldürüln'ıüştür.

'ı2 1g x4 15 ı6

17

Huvör et-Rey : Tahran'ın doğusunda Kümis vilayetinde bir şelıirdi.

rııiıhını rolü olduğu anlaşılmaktadlr'

l

llr

22

rBN g'AzI-AN

sEYAIıIATNAMEsİ ___----,
r_-i"_*;--_ :

f:':#=1:;ş*pİF1fl

ı8

Iunuyordu. oradan Huvflr el-Rey'e hareket ettik. orada da üç gün kaldık. Huvör el-Rey'den Simn6,n'a,ıı oradan da Dömeğiın'a geçtik. ora'da Dö'İ'nin'g adamı olan İbn Kf,,rin'e2o rastladrk. Kafilede kıyafet dğştirerek, cebri yürüyüşle yolumuza clevam ettik. Nihöyet, Nİşibür'a vardrk. Bu srrada Leytril b. Nu'mflı*r öldürülmüştü. orada, Horasan ordusu kumandanr Hammüya.

Küsfl'yı bulttuk. (197b) Nfuflbiır'dan Serahs'a, Serahs'tan Mcrv'e geçtik" Merv'den Amul çölüniİn kıyısın'rla bulunaır Kuşmahfln'a22 vardık. Kuşma.h0,n'da, çöle girmeden önce rleveleri dinlendirmek için üç gün kaldık. Sonra, Amul'ezı kadar çölü katettik. IMAVEIiAÜNNEIIIi] Ceyhun nehri'ni geçerek Tflhir b. Alİnin ribatı Afi'rabr'azo ulaştık. Cradan Beykend'e2s hareket ettik. Beykend'ten hareket}e Buhara'ya girdik. Horasan hükümdarının kötibi (vegiri) el_Ceyh&nİ'nip26 yanrna vardrk. Ceyhönİ, I{orasan'ria el-Şeyh
18 Simnön : Elburuz dağlarının eteğinde, HuvAr el-Rey'in kuzey doğu* sunda [-ıir selıin. DAmegdn : SimnAn'ın kuzey _ doğusunda bir şehir. ,l9 El-Dğ'i : Burada bahsedilen el-DE'i el-Sagir eI-|-lasan tı. Kösım olup 316 (92B m.) vılında Asfar el-Cili tarafından öldürülmüştür. 20 lbn Karin : ServTn b. Riistüm b. K;ırin'dir. 21 LeyIö b. Nu'mAıı :Deylenıilerdon tllı'ıp cıl_[Jtruş ve el_Hasaıı b. KAsıın'ın generalidir. 309 (921 m.) yılında Samğni kumandanı tlanınıüya KüsA tarıfından tevkif edilip öIdürülmi'iştür. LeyIA 30B (920 nı.) yılınd,a el-Haoan b. Klıım tarafından Nisöbür'a tAyin edilmişti' 22 Kuşmahön : Merv ile Amul yolu üzerinde ve Aııul çöliinün kıylsında
Burada bahsedilen Amul Horasan'ın ktızoy - d<rçiusunda olan Amul_i Ceyhün olup bu günkü adı Şarcui'dir. 24 Afırebr veya Firebr : Aynı zamanda Riböt"ı TAhir b. Ali ve Tahiiiyye adlarıyla da tanınır. Burası Harzem hududunun başlangıcıdır. 25 Beykend : Buhara ile Ceyhun arasında, Bııtıara'ya blr konak mesafede büyük bir şehirdi. Bugün l-arabe halindedir. 26 El-Ceyh6ni : Meşhur SimdnT veziri, Abü Abdullğh Muhammed b. Ahmed el-CeyhAni olup Kltöb el-ınemfilik vo'l"mesöllk adında kaybolmuş bir eserin müellifidlr. Drr Koydu.

el Amİd diye tanınır. Hemen %ize bir eV tahsis edilmesini emretti. İhtiyaçlarr[uzı temin edecek, istediğimiz hususlaıda yaralanmıza merhem olacak bir adamı görevlendirdi. Bu şekiıdo günlerce ka]dık. Sonra, S6,mönİ hükümdarı Nasr b. Ahmed'in27 huzüruna giırnek için vezir bize izin aldı. Yanına girdiğimizde kenclimizi sakalı bitnıemiş bir çoauğun karşrsında bulduk. ona emİrlik selaml verdik. oturmımızı emretti. Bizirrıle ilk sözü, <Efendim Emİr el-Mü'minİn'i (Iilalife) nasıl braktınız? Allah, ona, adam_ larına ve dostlarına sdemet ve uzun ömürler Verşin.> şeklinde oldu. tsiz, <Afiyetle bıraktık.> dedik. o da <Allah afiyetini arttırsın.> dedi. Sonra, Halife'nin, *İbn el-Furöt'ın köhyası el-Fazl b' Müsi el-Nasranİ,den2s Aitaııuşmisan çiftliğinin teslİm alrnıp Ahmed b. Mfis6, el-Harezmİ'ye29 verilmesini, Harezm'deki völisine,. e]çilik vazifeşinde bize mani olunmaması ve Rab ııl-Tlirk'tekigo (Türk Kapısı) kumanrİa.nına, biziın rnn,iycıtimizc bir birlik verrnesi ve yolculuğumuz0, ongel rılmeımn,rıı lı;in nııılrt'uplar yazInasınr emrede'n-*- nıektubu ona okundu, Buııun i.izerinc, <Ahmed b. Müsff, nerldc?> tlcdi. <I}izdeııl beş giin sonra yole çıkmak üzerc onu Llnğtlııtl (Mer1İııet elSelfr,m)'ta brraktık.> dedik. o, (Aılg,h uz'urı iimijrlcı:' vcrsin, Efendirn Emir el_Müminİn'in (Halifo) emrınjı:ı bıışıı]ı üstünde veri var.> dedi. İbn FazlA,n der ki:

23 Amul :

2t Nasr b. Ahmed b. Nasr : l-licri 30',l-331 (914-943 m.) yılları araşında Sanı6ni hiikümdarIığı yaprnıştır. 28 Fazl b. MusÖ el-Nasrini : Hakkında başka bilgiye rastlanmayan bu harezmli hıristlyan belki de,bir nastüri idi. Barthold ise Harezm hıristiyanla' rlnın melki (ortodoks) otduğunıı idd'ia eder. 29 Ahrned b' Mus6 el_Harezmi : Hakkında başka bir kayda rastlanamayan bu şahsın halifenin sarayında bir vazifeli olması muhtemeldlr' 30 B6b el-Türk : Türk Kapısı manösına gelen bu yer' il'erİde Riböt-ı Zemcün adıy|a tekrar geçecektir Burası doğı'udan doğruya Samanilere bağlı bir hudut
karakolu olmalıdır.

l

l

Ü.,i'

?4,

TBN FAUI,AN
jj

SEYAHATNAMmSİ
F-=:::

2,

:llii=-T']=i :=;=::*=i:::,'l=l|

:'':':'

ı:'iİ::':{sEjİ- j::j-ii

...nEI+

verileceği ha_ çtftllğin kendisinden alınrp Ahnıed b. Müsa'ya b. Mose hakkrnda hİleye bae' üeri uıaştı. Bunun ilaerine Ahmed yolu üzevırrrlu' Crınd Serahs'ton Beykeıid'e kddar [lorasan (keıvansarayrİncltı bulunan enıniyet ömirlerine, <Ilanlarda gözlarcla) ve karakollaıda Ahmed b' Müsö'yı yakalamak için adamdır' onu kixı ya_ cüler çıkann. o, şu vasflara sahip bir ge}inkalarsa bu hususta ne yapılacasna döir mektuburnuz Merv'de ceyo kadar tdvkif etsin.>> diye mektup yazdı' Ahmed'
yu'Irıılıırıd"r i,'e

lbnel.['urflt'ınköhyasıel-Fazlb.Mtıseel.Nasr*ni'ye

IHeR,EZM.l32
AbdullAh b. Baştfi ve diğ'erlerinin kışrn bastıracağına df,.ir beni ikaz eden gözlerini işitince Buhara'dan geriye, Ceyhuır nehrine doğru yola çıktık. Ha.rzm'e gitmek için bir gemi kiraladık. Gemiyi kiraladığımız yerden Harezm'e kadar olan mesafe 200 fersahtan fazladır. Soğuğun şiddetinden kıütün gün yolculuğumuza devam erlemiyor, ancak giiıdüzün bir lçısınıııda yot alabiliyorduk. NihAyet, H&rezm'e vardık. oranrn valişi (enıİ_ ri) Muhammed b. İrAk l{arezmşöh'rn33 yaflrna. girdik" Bire ikr&na ve kabut gösterip bir evde nıisafİr etti. Üç gün sonra bizi huzüruna çağrdı. Tiirk ülkelerine g:.rrrıek hususunda bizimie fikir teötisinde bulundu. Ve <Bu iıorıuda sizo izin veremern. Kanınıaı heder etmeniz için siai }:ıı'akmam doğru olmaz>> dedi. Tegİn'e, işöret ederek, <ıtsen lıiliyorum. Bu İş, brı çocuğun (gulömın) uydurduğu bir hİledir. Zi_ ra o, bizim yanır"rıız.ıİa demirciydi.9ı Köfir iilkelerindc demir ticöı:eti yapmayı öğ'ı'encli. Nczfr'i alda'tın, onı,ı lTurlr el-Mü'nrinİn (Flalife) ile konrışma,yü vo Bulgar (Sakölibe) hükiimdarının mektubunıı Halife'ye ulaştırınaya sevkeden odıır.> dedi. Horasan Emiri'ni (Sflnıilnt Hiilçürrıd6,rı.'nr) kasted_erelr <<Eir imkönınr bulsay'dı, Büyük Emİr,ss Türk iiikelerind.e Haliie ad:na hui-

]:]rıhara'dayirmiıekizgtinbekledik.El.F'azlb.Müsö,arkadaşlarımıdaP Abduııeh b. Baştfi ve başka bazr kimselerle anlaşmştı. Burrlar, <Daha fazla kalırsak kış basar' H&rezrrr'e girrnek firsatı kaçar. Ahmed b. Müsö yetişince bize katılır.>
demeye başladılar. İbn FazIAıı şöyle der:

tevkİf ediıdi.

garl arasrnda <el-ğitrifiyye>3t denen ve bakırdan, tunçtan ve bakırdan basrlmrş (198*) bir çeşit para vardl. Bunlar tartılına-

Buhara'daçeşitliparalar(dirhemler)gördiim,Bunlarrn

danalrnrr,satıIır.100tanesibirgümüşdirhemedir.Buharahal. kırıın kadrnların başlrğ (mihri) rrıeselesindeki şartlarl <<Falan oğlu falan, falan'ın kızı ile şu kadar bin ğitrifi dirheme evlendil şeklindedir. Gayr-i menkul ve köle alrm satrınında da a1mı usulii kullanırlar. Birim olarak bundan başka dirhemin adını zikretmezler. Sadece sarıdan basılmış başka bir çeşit dirhemleri de vardır. Bunun 40 tarıesi bir df,nektir. Aynca, yi_ ne sarrdan rnamül olup <<el_semerkandiyye> denerı başka bir bir dAnektir' çeşit dirhemleri de vardrr. Bunun 6 tanesi
El-Ğıtrifiyye : H6rün e|-Reşid devrind,e Horasan vatisi olan Ğıtrif b. MüAttğb tarafından bastırılan dirhemlere verilen isimdir" Bu şahsın kardeşi

31

32 Harezm : Buracia lla:"ezrn kelimesivle Lıike değil, l4ıreznı'in o eaınanki ,merkezi Köt şehri kastediln'ıektedir' Ket şehrinin bu günkl1 aıiı ŞabbAz {Şeyh Abbas Ve|T) dir. Eskiden Köt'a Şehristarı da denirdi. 33 Harezmşah Mul"ıaınmed. b. lrak Afrigiler hanedanındandı. gA, Demirci : Tegin'in eskiden Harezm'dg demirciIikle ıııeçgul oldıığu anlaşılıyıır. Eski TürkIğr aresında dşmircinin ffletleri de Şaman'ın dletleri gibi mukaddesti. Kaşgffri'ye göre, Klrgızlar, Yabgu|ular ve .KıpÇakIar demiri takdis oderler ve demirle and iÇerlercjİ. Ayrıca, ortaçağ'da Nılaırerüünnehr ve Harezm_ le 'I-ürk ülkeleri araslnd,a geniş bir demir ticÖretinin m€Vcut olduğı-ı bilinmek_ 35 Biiyük Emİr : Bu iföde ile t0m6ııT hükümdarı kastodilmektedir. SAmön'i :hükiinıdarı lbn Fazldn zaınanında halİfenin Horasan lıükiirndarıydı. Harezmşah'ın |.ıurııdcıki sözlerinclen anlaşılclığına gÖre o, halifenin kuzey ülkelerinin işlerine ikarışmasını arzu etmiyordu.
tedlr.

MaverğÜnsoyyeb tarafından bastırılan dirhemlere ise, .nrıüseyyoblyyeı denir. adını taşlyan dirheınler de işl6m dövnohr'do kı"ıllanılan vo .ınuhammedİyye' t6fsilAtlı bilgi verrlnc}o basılmışlardı. Semerkand? dirhemleri için Sauvaire

ınoktodir.

2s

İBN FAzt'AN

SEYAHATNAMESI

27

hak sabe okutmaya, dinin neşri işiyle uğraşmaya daha fazla memleket arasın_ hibi olurdu. Üstelik, sizinle bahsettiğiniz bu

tIabinlercekAfirkabİlesivar"Haüfebukonudakandrnl.mıştır. (Halife'ye) yaza* Ben size doğruyu tavsiye ediyorum' Sultan'a (Sömflni Hükümdfl_ rak meseleyi danrşma"i ıçı" Büyük Emir'e kadar rı'nı) melrtup yazmak gerekiyor' Siz, cevap gelinceye

tıeklersiniz.> diye ilÖve etti' Bunun tiçerine huzürundan a.yrıldık' Aynı gün teiırar ya_ nına girdik. D0,ima' ona karşı nezaketli davranrp, ra'zı etmeye bu koııucalışıyor, <İşte, Halife'nin 0mri ve mektubu' Tekrar cliyorduk' Nihöyet' yolquluğ'ııcla ıııiiracaa,trn ne lüzumu var.> rnuza devam etmeye izin verdİ.

Bunun .iizerine Harezm'den Cürcflniyye'ygse doğrır indik" Cürcflniyye ile trIarezm arasrnda ııehir yoluyia 50 fersahlık bir mesafe vartiır. Harezrn dirhemlerinin bir kısrnı kalptır: kurşundaır, karr. şık madenden Ve san bakırdan mamirltiür. onlar dirheme <<tA(küçük. zjce> derler. Ağırlığı 4,5 dönektir. Sarrafları tavla zarı ciöneklet), topaç ve dirhem satarlar. (lsst]) Harezmliler dil ve tabiat bajrlmından en ibtid&İ kimşeleı.dir. Korıu$ma}arı srğırcrlr }ırşla,rınrn seslerine çok ben-

zer.orada'şehrebirgünlükmesa{.erleArdakiiızadındabirköy vardır. Halkına <Kerdelİler> derler. Konuşm.ırları kurbağalarırı 3s

Faz|6ıı Cürcaniyy'e : Bu günkü Kürıye-ÜrEenç şehrinin eski adıd'lr. lbn cılup, Kst'tan daha önornliydı' rjevrinde Cürcöniyye Harizm'in tic6ret merkezi

isl6m Pek az şonra da, ülkenin başşehri otmuştur. Burası Tiirk i'ilkeleriyle lıüyük biı'ıio,ğret merkeziydi. Buradan oğuz, Hazar, BuIdünyıası araslrıda çok (]lkelerine' Çin ve gar,' Horasan MAveröünnehr, hattd Kuzey ve orta Avrupa genıiior kalkardı. Böylece kuzey ülke|oriyle tropi' Hind,e ticaret kervanbı ve

kalülkelerinmallarıİçinbirmübadelemerkezivazifesinigörürdü. d'oğru giden 'yol 3? Erdekü : Cürcaniyye'ye bir konak mesafede, güneye bilgi elde edile_ bir bulunan uir ı.ovjır. Kerdeliler hakkında kesin
üzeriıde
Ebi Talib'i lanotlemeleri onlanıemİştir' Kerdelilerin namazlardan sonra Ali b. gösteriyor'rln koyu mu'tezili e'lduklarını

vakvaklarrna çok benzer. Her namazdan sonra h]mİr el-Ivlü'mi_ nİn Alİ b. Ebi Tfllib'e lAııet ede,rler. Cürcöniyve'de giİnlclree kaldık. Ceyhun nehri }ıaş&an başa clıındu. Buzun kalınlığr cın yedi karıştı. Atlar, katrrlar, eşekler ve a,rabalar yoldan geaer gibi brızırn iizerinden geçiyorlar. Buz tabakası olduğu gibi kalıyor, yerindeır bile oynamıyordu. Buz, bıı şckilde üc ay kaklı. Cehennem so1iuğuııdaıı üzerimize bir ka-: aı2ıldığıııı zıınnettiğimiz bir iilkc gördük. orada kar yağmaya 1ıı bıışlayınca mutlaka şiddetli bir firtına vc riizgflr çıkar. oı:anrn lıalkınclan biri arkadaşına bir ikrarnda brılunmak ve iyiiik etnıek isterse, ona' <<Bana gel, konuşırlını. Zira, cv.imde iyi ateş va,r.> der. Bunu da çok fazla iyilik etmelr vel yalrırıhk göstermek istediği zaman yapar. Yalnız, Allah onlara Dclmtş, tıol oclun vermiştir. Tağıe ağ'acı (saksavul) cıdunrınun biı: arabası <ınların dirherniyle iki dirhemedir. Bir ara}ıa odıın isc 0şa&. yrılrarr 3 000 ntl ağırlığindadır. Cürcöniyye'de dilenciler evlerin kapılarıncla bekle,mez. Doğ_ rudan doğrııya içeriye girerek rsınmak içiıı ateşin lrarşrsrnda lıiraz oturur. Sonra <Pekend!> yfr,ni <ekmek!> der. Bir şey ıre_ rjrlerşe alrr, aksi halde çıkar gider. CiircAniyye'de ikametimiz uzadı. Receb'in bir kısmı ile Şö_ bffn, Ramazan ve Şewal aylarrnı (Aralık _ Şulıat) orada geçir'rİik. Şiddetli soğuklar hüküm sürdüğü için burada fada lıalrna_ mız gerekmişti. Orada duyduğuma göre, iki kişi, on iki deve i]e ormandan odun getirmek için gitmişler, yanlanna çakmak taşr ve kav almayr unutmuşlar, ateş yakarnadan geeeyi geçir_ mişler. Kendileri ve develeri şiddetli soğuktan dolayı donup öimüşler. orada soğuğun şiddetinden çarşılarrn ve caddelerin bomboş olduğunu gördiim. o kadar ki, insan çarşrlarrn ve caddelerin çoğunu dolaşır, fakat hiçbir kimseyi bulamaz, herhangi bir kimse ile karşılaŞırnaz. Hamamdan çıkar eve şçirerdim. Eve girdİ-

38 TAğ : Türkçe tıir olduğunu söyler.

keliııe olup K6müs mütercimi bunun seksek

ağacı

I
ti

;l

ii

,i,

28

İBnT r'AEI*eN

$EYAHATNAMESİ

.:-:E-

ffi

ğimile soğuktan sakalımın donduğunu görür, buzunu atöşin lıarşısında eritirdim. Bir evin içinde bulunan ikinci bir evin içinde uyurdum. İçteki evin içinde ise keç€ ile lraplı btr <Tiirk Çadırr>> vard.ı. Ben bu çadınn içinde kürkiere ve abalara sarınrrrış olarak uyuduğum halde Qoh defa soğuktan yanağım yastığ;a yapınirclı. ( L99a) ora.da küplerin, patlamasın ve yarıImasın diye, keıderisinden postla,rla sarıldılçlannı' fakat bunun hiçbir fay1ıııı dası olmadığını giirdiim. Soğuğun şiddetinden yerlerde büyük yarıklar açılrlığını, biiyiİk ve eski bir ağacın iltiye yarıldığını da giirrJiiın.

için Cürcfrniyye'de kıldılar. Ben, elçi, elçinin bacanağı, iki görevli Tegin ile Bfi,ris, yolumrıza devam ettik. Yola çıkacağmız gün yanınııİakilere <<.ıirkadaşlar ! Yanınızcla Bulgar hükümdarının clqisi var. Her şeyinizi bilyor. Avnca' beraberinizde Halife'nin mektuplaııı bulunı.ryor. Şüphesiz mek-

ITt]IiK tJLKEtr IİnüİNm GtIiİŞ trIicri 309 yılı Şewal aylrun cırtalaıırırla (16 Şubat 922) havalar $rnmaya başladı. Ceyhun neh.rinin brızları çözütdü. Yo]euluk için ihtiyaclmız olan şeyleri tedarik ettik. Türk de* veieı'i satın aJdık. Türk ülkelerinde geçrnemiz gereken nehirlercten geçebilrnek için deve derisinden kelekler yaptık. Üç ay yetecek kadar ekmek, darr ve tuzlu et lrurutması tedarik eçlip
l

j

i
rl

arığırnızı düzdük. oranrn halkrndan tanıdıklarımız iiıtiyat fazla elhise alrrramrzı tavsiye ettiler. Meseieyi büyütüp v'aeiyetin kcırkunç olduğunıı söylediler. Sonra gerçeği gözlerimizle görünce bize anlatılanlaıdan kat kat beter olduğu anlaşıldı. Her birirnizin üzerİnde bir hrrka, bunıın üzerinde bir ka^ftan, onun üzerinde bir post, trıostun üzerinde ise bir kepenek, lrepeneğin ise bir baslığı vaı"dı. Başlıktan sadece gözlerimiz göriinüyordu, Ayrrca, vüeurlumuzun alt krsmrna yalrn bir şalvar, bunun iizerine astarlı başka bir şalvar, ayağımıza tozluk gibi bİr çizme, kİmaht mee_ ti, bır mestin üzerine başka bir mest giymiştik. o kadar }ri, iç.irrıizden biri deveye binse üzerindeki elbi$elerin fazlalığrndan kımıldanamıyordu. Bağdad'tan (Medİnet el-Selöm) bizimle lıeraber yola çıkan fakİh, muallim ve vazifeliler bu ülkeye girmekten korktukları

tuplarda hükümdnra 4000 <miİgeyycbl>ıs altrnrnı.n gönderildiğinden bahsedilyordur. Ynbnncı bir hükümdann yanına gidiyor,tunuz. Sizden bu parayı ınııtlaka istiyccektir.> dedim. on. lar, <Rundan korkma! Parayı bizden istcmez.> dediier. onları tekdir ederek <Biliyorum! Hüktimrlar p,ırnyı mutlaka istiyeeektir.> dediysem de sözümü dinlemediler. Kafilenin hazırlrklan tamamlandı. Clircilniyye halkından <Kıiaınıs> denen bir delil kiraladık. Sonr&, Allııh'a tevekkül edip, işimizi ona havaJe ederek yola çıktık. 2 Ziİtköde 309 (4 Mart 922) Pazarteşi güniİ Ciirc0.niy.ı'e'den hareket e,ttik" (19s) Zamcönro adındaki bir ribiltu (hana} vardık. Burası Tiirk Kapısı denen yeıdedir. Ertcşi gllııü cıracları lrareketle Chtır denen başka bir yero inclik. Bıırnrln kır bastırdı" o kadar ki, develer dizlerine katİar kar içinrlo yürüyor ]ardı. Burada iki gtfuı kaldrktan soırra. boş vo elığsız bir bozIrırda, hiçbir kimşe ile karşılaşmadan, cobr{ yürüytişle Türk iilketeri içine daldık. on giin boz}urda yüriidiik. Bu esnatla" çok eziyet ve zahmet çektik. Şiddetü soğuklar olcluğunu ve devaıılı kar yasığını gördük. o kadar ki, Harezm'in soğuğu bunuı yanında yao gibiycti. Başımırdan geçen bütün sıkıntıları unutup mahvolacak reddeye geltİi}. . Bir giİı çok şiddetli btr soğuğa yakalandık. Bu arada Te-

s Mügeyyeb? : Daha önce bohşodilon ĞıtrIf b. Attöb'ın kardeşi Müseyyeb türafindan bastırılan paralara verllon isİmd|r. {s Rib6tı Zemc8n : Bu korvansaray Hazar Dcnlzl llc Aral Gölü arasında Üşt_Y*rt pl6tosu üzer|ndokl yokuşta bulunuyordu. Buraeı aynı zamanda "Tütft Kpısıo diye de tonınıyordu. Buranın s6m6nilorc bağlı blr hudut karakolu olduğundan daha önco bahsedıldi. jı1 Ctt : lbn Havkal vc lstahri tarefırdan Klt 9ekllndo kaydedllon bu mev{c* oüuz ü|kelorinjn modhallydi.

I

li

7
:t0
İE::.-'

sEYAHATNA.MEsİ

e1

g{ıı lı,ıılırıltı btıı'ııbeı'gidiyor, yanında bulunan bir fiirk onunla 'PllrIçı' kııtııışıı.ytırdu. Bir ara Tegİn güldü. Ve bana. <Bu ,fiirlr: llıılllıııııı'ı biztlt'n ne istiyor. Bizi soğuktan öldürecek. Ah ne istıxllğlııi lıil*ıek de yerine geürsek, diyor> dedi. Ben, Tegİn,e, ı()nıı,, Allıı,h sizden <Lfl ilöhe illi Allalı> demenizi istiyor, d,e.> ıleıliırı' '|iirk buna gütdü, <Bilsek söylerdik.> dedi. Ytılumrıza devamla <tağ> odununun bol olduğu bir yere vrırdık. Orada konakladık. Kafiledekiler ateş yakıp rsındılar. Ii]lbirıe]erini çıkarıp, ateşin karşrsında sererek kuruttular. Sonra oradan hareket ettik. Her gün gece yarısından ikin_ tli vııktiııc veya öğleye kadar cebrİ yürüyüşle yürüyor' sonra kıııın,klıyorduk' on beş gün yürüdükten sonra çok taşlık, pı_ nnrlıır çıkan ve clerelerinde bol sular olan büyük bir dağa var_ tlık.

toĞuzL.4.

Ii, 1ıe

Bu dağdan geçtikten sonra oğuzlar diye bilinen bir 'f,ürk kabilesinin bulunduğu yere ulaştık. onlar, kıl çadıriarda ot'ilrotl Ve konup göçen yörüklerdi. Göçebeierde Adet olduğu gibi, mk sı]t yer değiştirdilıleri için yer yer onlara ait çadırlar gö_ riiliiyoııdu. Çok güç şartlar altında yaşıyorlardr. Bunlar yolurru kavbetmiş eşekler gibidirler. Bir dine inanmazlar, işlerinrle akıllarına başvururlar. Hiç bir şeye ibidet etmezler. Aksine büyüklerine ratıa3 derier. İçlerinden biri reisine bir şev rlanrşirsa' ona <Ey rabbim, şu hususta ne yepayım?>> cler. Ar.ırlaı:ındaki işleri meşvereıle hallederler. Bununla beralıer }ıir şc.yclc ittifak edip onu yaprnaya karar verirlerse, içIerı'ndcıı Cn aŞağ.ı vC Cn değersiz olan biri gelip ittifak]arını bozn,hiliı:. Allah'a 43
42. oğuzIar için sondal<i açıkIanınIariı [ıiılr. Rablı: Eski iranIıların Iıiiyüklr:rlnt"..lıiilJiı, rlııtlıl<!ılı iı1ilıi
'I

inandıkları için değil de, srrf yurtlannclan geçen müslümanlara yaranmak için aralarında <Lö ilflha illö Auah) diyenleri gördüm. (200a) İçlerinden biri zulme uğrar veya sevmediği bİr şey görürse başını gemaya kaldırıp <Bir Tanrı!> der. Bu fiİrkqe <Bir A]lah> demektir. Zira, fiirkçe'de <<bir> vöhid ve <Tengrİ> ise Allah demektir. Küçük ve büyük abdestten sonra temizlenrnezler. Cenabetten ve diğer hususlardan dolayı yıkanmazlar. Bilhassa kışnn su ile hig bir ilişkileri yoktur.4c Kadınları yerli ve yabancr erkeklerden kaçmazlar. Aynı şekilde, kadrn, vücu' dunun hiçbir yerini insanlardan gizlemez.os Bir gün bir adamın evine misafir olmuştulr. Adam ve kansiyle beraber oturuyorduk. Kadın bizimle konuşurken bir aralrk göziimüzün önünde avret yerini (fercini) açıp kaşımaya başladı. Biz utancımızdan yüzlerimizi kapayıp <EstağfirrıIlah!> dedik. Kocası güldü' Tercümana, <onlara söyle: Bu ka.dın onu sizin huzürunuzda açlyor. Siz onu görüyor ve kııruyorsunuz. Sizden ona hiçbir zarar gelmiyor. Bu hareket., lraclınrıı oırrı ijrtüp de başkalarına müshade etınesindcn daha ivicljr.> iledi. Zina diye birşey bilmezler. Böyle bir suç işleyen birini ortaya çıkarırlarşa onu iki perçaya. bölerler. Şöyle ki: Bu lıiınseyi iki ağacın dallannr bir yere yaklaştırarak bağlarlar. scı:r_ ra, bu dalları bırakrrlar. Dalların eski dunumuna gelmesi neticesi, o kimse iki parçaya böIünür. Içlerinden biri, <Bana Kur'ön oku'> dedi. okuyurrca }ıo$rina gitti. Tercümana dönerek, <<ona, susmamaşrnı söytre.> dedi" Bir gün bu adam tercüman vasıtasilye bana, <<Bu Arab'a sor. Rabbımızın karrsı var mı?>> dedi. Ben ise onun bu sösiinü lıiiyük bir günah telfikkİ ederek tövbe ve istiğfarda btılundııı-n. o da,

dıı lıİiyiil<lcre Allah rnanÖsıııa ç1rılcın lı.ıriııılıl lııü;1lıılılilıl-ıli' llılı l:;l;ılirı tarafırısiiylcneıı lııı 0iiııılır i;:ıııılıiıil;llilılı.' |)lrIllı iıi;itil;rla şanıanist |'İılı;lıır lıilkkınr.|a dı ııyı"lı ifiıdtıIıır kııll;ııııl;ll;iıklıı. (JıJıı.,Il,ıııı iiılcriııi danıstıkları lıiiyiikIor nrasınrla şarniınlar dıı vnrdı.
<lılıı rliııl;iz ııIdl'ıklıırı

iil-kIcr aras!n-

küItiinrIon scındaki açıktamalaı'cia "Cezalar" maddesinde ha!'ısedilecek. 45 0rlıiz kacIınlarının yalıancı ei_kek!erden kacrnadık!arına dair söy!enen Adet zaın;ınırnıza kadar Anedo,]u köy!üleri ve Türkmenler Rrasında yaşanııştır. cahiliye Devri arapIaı'ırıda da ılurunı ;ıynlydı. BunıınIa [ır:raber Türk kadınlarının çok i{fetli olduklaı'ındaıı çeşitii nıı'ıellifier bahsetmektedirIer.

44

oğuzların ve şaıııanist Tijrklerin yıkanmaiııalaı'ındın ve oıı!ardrıki su

32
i

İgN

razıaş

sEYAHATNAMEsİ

{İıs
,t3

:._-

iii

benim gibi tövbe etti ve <estağfiruIhh.> dedi. Tiirk'ün fldeti böyledir. Bir müsltİmanın teşbih ve tehlilao getirdiğni duyarsa onun söylediğini tekrarlar. Evlenme öcletleri şöyledir: İçleriııden biri diğerinin krzınr, kız kaı.deşini veya velflyeti altında bulunan bİr kadını şu kadar Harezrn kumaşı karşlı_ ğırıdıı işteı:. Başlığı veltye verdikten sonr& kıdr alır, evine (ça_ dırınn) gijtiiriir. Çcık kero başlık (mihr) deve, hayvan veya lıışkıı biıı şcy cılabilir. Velfşi ile anlaştığ başlığı (mihri) ödeıııeden hiç bir kimse kaclınln evlenemcz.4ı Bu meblflğı ödevince c;tllrİnmcden gelir, kaclının bulunduğu eve (çadıra) girer. Ba_ lrasının, anaslnln ve kardeşlerinin huzünında onu alıp götürür. önlar da buna mani olmazlar. Bir adnm ölür, arkasında karışı ı,e çocukları kalırsa, öz anası olmamak şartıyla, büyük oğlu babaşının dul karısıyle evlenir.a8 (200ıü) Ti.iccarlar ve diğer yabancılar cınlarrn yanlnda cü_ nüplükten yıkanamazlar. S&dece, geceleyin onlann göziİnden uzah olarak yikanabüirter. Zira, onlar bİyle bir harekette bulrınan birini görürlerse }ilzarlar ve (Brı adam bize şihir yapma& İstiyor. Çiınkü, sııya giriniyor.> derler. ondan bu harekdine kurşılık tazminat alrrlar. Herhangi bir miislümau, misafir olacak bir dost edinme_ den, İsıem iilkeşinden bu doştuna bir elbise ve karlsına bir br,şörttisü' bir miktar kara biber, d.arı, kunı üzlim ve ceviı hediye götiiımeden oıların ülkeşinden geçemeİ. Müsllİman, bu şekilde Tiirk arkadaşıDın yaİıına geıince, arkadaşı onun için kubbeli bir çadır kurar, imkönı elveıdiği nİşbette ona ko5ıun
lcn kısa

takdim eder. Müslüman bunlan keser. Zira, Tiirklcr ha}rvanları kesmezler. Koyunlaıı başlanna vurmak sııretiyle öldiirür_
1er.'ı9

Misafir olan müslüman yoluna devam etmek isteyince, hayvanlarından yola'tahamrnül edemeyecekler bulunur Veyü bir şeye ihtiyacı olursa, yola tahammül edemeyecek hayvanlan Türk arkadaşrnm yanında bırakır, onun develerinden, hayvanlanndan ve malından ihtiyacı olanr ahp yoluna devam eder. Gittiği yerden döndüğü zam&n ona mallarrnı, develerini ve hay_

ıts

Teşbih ve tehlil : .sübhfinellöhı vo ıL6 llühg illsll0h, ifüdolerine veri_
ad.

vanlanru iöde eder. Aynı şekilde, bir Tiirkün yurdundan, tanımadrğı bir kimse geçip ona <<Een senin misafirinim. Develerinderro ha3rvanlarrn_ dan ve parand.an (dirhemtrerinden) şıı miktara ihtiyacrm vai.> derse, Tiirk istediklerini ona verir. Eğer töcir bu yolculuğu esnasrnda ölür ve kafile geri dönerse, Tiirk, kafiledekilere, <<Bgnim rnisafirim nerede?> dtye sorar. uöıdü, derlerse }rıfilenin yükterini indirtir. İçlerinde en akıllr tanıdığı tff,circ vararak yüklerini onıın gözü önünde Çözer. Bir zcrrc f-azlıı'ı,ız, ölcn t6.cire verdiği kadır, bu tficirin para,larınrlırn alır. Ayııı şekilde, bu tAcirin develerintİcn vc hayvanlarrndan, vcrdiği miktarı da alır. Bu tflcire, <<o, senin amcanrn oğlu (yakınrn). onun borcunu senin ödemen en münasibidir.> der. Kendisindcn emffne't alan adam firar ederse de aynr hareketi yapar. Eınflneti geri aldığı t0,cire <o da senin gibi müslümandı. Sen bu miktarı on' dan al.> der. Eğer Türk, müslüman misafirine kervan yolu üzerinde dönerken rastlayamazsa onun nereye gittiğini sorar' <o, nerede?> der. Gittiği yer hakkında bilgi edinirse, onu buluncaya, ona verdiklerini ve hediye ettiklerini geri ahncaya ka- ts clar arar. Şu da Ti'irklerin f,.detlerindendir:

Iıılihr : Başİık man8sınadır. Burado kız kaçırmanln kalıntıları görütmek trdir. Genİş bİlgi lçin sondaki açıklamalardan 'Evlenmoler. meddesıne bak. a8 Dul : Büyük oğulun, öz anası olmamak şartıyla, babaşından dul kalan

ı7

49 Eski Türklerde l''ayvanların boğazlanmaksızın, kanları yere akıtılmaksızın öIdürüIdüğünden ve kurban edildiğinden yine aynı kısımda tafs|lğtlı o|arak
bahsedilecek.

kıdınlı

uıun uıadıya bahsçdilecck.

cvlonmcsİnden eondakl açıklamalardan "Evlenmolgr' madaelindc

r'. $

ri

ıı4

İnN razr,aN

sEYAHATNAMEsİ

ü, '

IJir Türk, Cürc0niyye'ye girince misafir ettiğ miislümalun nerecle olduğunu sorar. onu bulunca geri dönünceye kadar evinde mİsafir kalır. Bir Türk, müslüman arkadaşının yanrnrla misafir iken ölür, bu müslümanrn bulunduğu kafile ölen Tiirk'iin kabileşinin bulunduğu yerden geçerse onun kabilesi bu müsliimanr öldürürler. ona, <Sen, onu hapsedip öldürdün. (201a) Hapsctmcsen, o ölmezdi.> derler. Aynı şekilde, bir müsliiman, bir Tiirke nebiz (şarap) içirir ve bunun neticesi Türk damrİan diişcrek ölürse, ona nebfz (şarap) içiren müslümanr öldürürler. Iilğ<ır o müslüman kafilesintle bulunmazsa, kafilede bulunın en l:tiyiik kimseyi yakalayıp onun yerine öldürürler. ()ğlancılık onlar arasrnda çok büyük guçtur.so Bir defasın_ tlıı, Tliirk xrüIçümdarrnln (Yabgü'nun) vekitri Küzerktn'insr oyma_ ğına Harezmli biri gelmiş. Koyun Hhtın almalr rrıaksadiyle, daha önce misafir ettiği bir Tiirkün evinde bir müddet mişafir kalırı'lştı. Bu Türkün, henüz yüzünde tüy bitmerniş bir oğlu vardı. Ilarezmli, oğlanı durmadan kandırmaya ve isteğine röm etırıeye çalışryordu. Nihffyet, çoeuk onun isteğini kabul etti. Türtı de gelip onlan suçüstü yakaladı. Ixemen meseleyi Kfızer_ kirı'e götürdü. Küzerkİn ona <Türkleri topla.> dedi. o da topladı' Türkler toplanınca çocuğun babası olan Türke: <Doğru Jraı:ar vermemi mi? Yoksa yanlış (sahte) karar vermemi mi isteıı'gin?> diye sordu. Türk, <Doğru karar vermeni İsterim.> dcd.i. Küzerkin, <<Öyleyse oğlunu getir.> dedi. Türk de getirdi. Küzerlrİn, <He,r ikisinin de öldiirülmesi gerekir.> dedi. T'iirk lıu_ na, razt olmadı. <oğlumu teslim etmem.)ü dedi. tsunun iizerine Kfizerkin, <<Töcir fidye vererek canını kurtarrr.> cevabrnr ver_ di' 'Iicir, oğluna yaptığ hareketten dolayı Türke bir rniktar, Küzerkin'e ise 400 koyun verdikten sonra Tİirklerin iilkesini terketti.

-__:=-_=,.--------_

:: *

Türklerin hükümdarlan ve reisleri arasında ilk gördüğiL müz Küçük Yınöt (Yinal el-Sağİr) icli.s2 Daha önce müsliiman olrnuş, fakat kabilesi, <Müslüman olursan bize reislik edemez.
sin.>>

demişler. Bunu.n üzerine müslümanlıktan vazgeçmiş. onuı bulunduğu yere varrnca <Sizin goçnıenizc müsöade etmem. Zi_ ra, b|z hiçbİr zamen böyle birşey duymaclık. olacağını ,İa tagavylrr etmedik.> dedi. Yumuşaklıkla hareket edip nihöyet, on dirhem değerindeki bir Cürcön kaftanı, bir parça pf,y-bf,.f ku' maş]'53 birkaç somun' bir avuç kuru üzüm, yruz ceviz54 vererek onu razı ettik. Bunları verince bize secde ettİ.55 Eu, fiirklerin ödetidir. Bir adam diğerine iyilikte bulunursa, iyilik gören adam, iyiük edene secde eder. Yinöl bu ikra_ rnilnlz üzerine <Evlerim (]çadırlanm) uzakta olmasa size ko' )run ve hecliye getirirdim.> dedi. Ve yanrmızdan aynlıp gitti. Biz de hareket ettik. Ertesi günü yolila giderken çirkin, üstü başı perişan, gğrünüşii pis ve kalbi kötü bir Tiirk karşrmrza çıktı. Şiddetli bir yağmura da tutıılmuştuk. Bu adam <Durun!> diye ba,ğırdı. Üç tıin kadar hayvan, beş bin kadar İnsandan mcydana gelen koca kafile durdu. Sonra, <Hiç biriniz geçemezslniz.> dedi. onun emri üzerine duruJı <Biz, Küzerkİn'in dostlarıyız.> dedik. (201b) o, gülmeye başladı. Ve, <Kfizerkİn kim oluyor? Ben Küzerkin'İn sakalrna pisliyeyim!> dedi. Sonra, Harezm diliylc <<pekend!>> ydni ekmek dedi. ona birkaç somurl* verdim' onları alınca, <Ilaydi gidin. Size acıdım.> dedi.

göreı, yabgünun vekiline bu ünvan verllirdi. Bu kellmenln kadırhdn veya Kül-er-

ğ0 51

oğIancllık : Bu suçu işleyen, Moğollarda cla ölüme mahküm edilirdi. K0zerkin : Biraz aşağıda, bizzat, lbn Fazlğn tarafından verilen izahata

52 Küçük YınAl : Bu kelime yabgfinun veliahdine verilon bir ünvandır. Daha şonralaiı oğuzların her reisine bu ünvan verilmeye başlanmıştır. 53 Pğy_bğf : Ayakla çalıştırılan bir öletle dokunmuş kumaş. Ayrıca dibğc ,kelimesinİn muharrefi çılabİlir. Tab6tğbğT bu kelimonİn Türkçe'doki bay kelimesi iie Farsçald*ki b6ft kelirneşinden meydana geldiğlnl söyler. 54 Ceviz : ortaçağ müellifleri Harezm ve kuzoy ülkolorlnde ceviz ağa
cınln bulunrnadığını yazarlar. 55 Secde : Bulgarlar ve Hazarlarda da görüIen toşekkür gocdeşl blr putperest ödetidİr. Hııdüd el€lem, oğuzların bğrücü doktorlırı (şamanları) önürı de secde ettiklerini kaydeder.

kin ilo ilgili olması muhtemeldir.

--*
I '. '

i.l

'

l'

36

===#--:---:---

=---=a-

İBN F'AztAN

sEYAI{ATNAMESİ

37

İbni F'aztön şöylde der: oğuzlarclanbirihastalantnca,okimsenincflriyelerivek& leleri kendisine hizmet ede'rler. Ev halkrndan, başka hiçbir Çadır evlerinden uzakta onun için bir kimse ona yaklaş ^maz. veya iyi oluncaya kadar onu çadirda çadır kurariar. öıürrceye bırakırlar. Eğer, bu kimse fakir veya köle olursa onu sahraya atıp giderler.so

AralarındanbiriöIürseonuniçinevgibibüyükbirçukur kazaı:lar. Eundan sonra ccsedini alrp hrrkasrnr (elbisesini} giydirir, lıusağınr ve yaymr kuŞrrntlırrrlar' Eline' içinde nebiz

ağag* oıan ağaçtan bir badeh verip, öırüne içinde nebiz brılunan tan bir lrap lıoyarlar. Sonra bütün şahsi cşyasınr getiri'p orıunla birlikte bu oda 'gibi çukura koyarlar' Daha sonra ölüyü gukıır_

daoturtupüzerinitavanlaörterler.Mezarrnrnüzerirrdeçau1ur.

dankub}ı.egibibirtümsekyaparlar.s7BundanSonraöltinüıı yüze veya hayvaniarrnrn yanrna varıp miktarına göre' birden ikıyüzekadarınrkurbanolaraköldürürter.onlarrnetleriniyerbir taraIer. Baştarınr, ayaklarrnlve derilerini ve kuyruklannr

faa5nrıp,burılarrkesilmişağaçlarüzerinekabrininbaşrnaasar"grrıou <Öıünün Cennet'e giderken bineceği ha3rvantrardır'>> ır*. kahramaıı derler. Itrğer ölen kimse, sağlığında insan öldürmüş ağaçtan süret yon_ biriyse olaııratgıı irrsanlarrn sıyılarr lradar' tup bun}an kabrinin üzerine dikerlcr' <<Bunlar onun hizmetçi* ıerıdir. Cenrıet''te cırra hizmet edece]ılcı:'>> dcrlcr's8 Bazanhayvanxarrkurbanetmeyibir-ilrigüngeciktiı.irler.' Bununüzerirıe,aralarrndakilıüyüklerrlenlıirihtiyar(şanıan} <Ölüyii rüyam* on]arı, kıır}:arıları çabuk öldürmeye teşvik cdcr" bcni geçtiler' on_ da gördünı. Bana: Görüyorsun, arkadaşlaı:ım yeti_ larr takib etmekten ayaklarımrn altı yara oldu' onlara detli'> der' Burrun iizeri_ şemiyorum. İşte, tek başıma kaldım,

ne ölünün hayvanlarrna vaJrp hir miktarını öldürürler ve kabırinin yanına asarlar. Bir veya iki gün geçtikterı sjÖnra i}ıtİyar tekrar onlara gelir. <F'alanı (ölüyü) rüyamda gördüm' Bana: Aileme ve arkadaşlarım:r hıbcı: ver. Beni geçenlere yetişt'im' Yorgunluğum geçti, dcrli.> der.59 İbn tr'azlön şöyle der: " Bütün Türkler sakallarinı yolup bıyı.klarınr brrakrrlar. Bazan, onlar arasrnda sakalınr yolmuş, çenesinin altınrla birkaç tüy bırakmrş, srrtına post almış ihtiyar bir adaın görürsiin' IJzaktan ona bakrnca keçi olduğunda tereddüt etmezsin. {'2,ü2a\ oğ'ıız Türklerirıin hükürndarına Vahgu denir.60 Bu kelime hükümdarın unvanrdır. Bu kabileye hilkürnclar oxan herkes bu isrni alrr. Gnrın vekiline ise <Kfiz ı:!ı,f,rıı> t]cnir. Aynı şekilde, bir reisin vekili o}an herkese Kfızerkiır denir" Bunlarrn yanından ayrıldrktan sonra ordu lcunın'ndiınlarl_ ııın (Subaşl)s,ı yanma va.rdık. ona el-Ka{,ağılır oşilnı lı]tnnlt derle,r. Etral* bizim için <<Türk çadrrlarr>> lrurcltırclıı.oa ]Jizi orı]ar'cla misafir etti" onun büyük bir ailesi, kıılabalık mai'9ıycti vo pek çok evleri vardr. Kesmerniz için koyun, binrnerniz için haywan

6ü Yabgü : Oğuz hükıimdarlnı Ve Karlük hükümdariarına verilen bu ünvan eelıIıiiye, ce$ığ0ye şekillcrirıcle r-io cıeı;er. Eu ünvan bazen cefuğive"İıffkfin şekIinde birIeşik oIarak kııllanılır. Bazi yerlerde ise hiıkAnlrı oğııllarına, erkek kardeşlerine ve yakın akrabasına da ya[ıEü clenir. 61 Su!:aşı : oğıırIaı'ın ordlı kı,ılıendanına vel-iIen lıir iinvl'ıııdır. Metinden uınlaşılrlığına çöre, bıl sı;baçıiıın f'],:"'iuzlar iizerindeki otorito9i 1ııılıqfidan daha kuvvetliydi. Zeki VeIidi Toğan, lıiıı'ıcn zillredilen şubaşının selçıı!ıiırln ataları ıılması ihtimaIine değinir. ihn eI-Arj?rı'in bir kaycı da bunıı rIestekIer ma|ıiyet-fürk

s9 Burac}a ötrü için kul"lıan kesrneye toşvİk eden şüpl",esiz şaınaııd,ır' lerde ölülere takcim er"jiIeıı kıırkıaıı!ardarı asağıda bahseditrecel<.

Türk-

uul;!.'* tedavisinden, ölüIerin göınüImesiııclrın ve mezarlardan daki açıklamalartla tafsiI6tIı bir şekilde bahsedilecek'
67 88
Zikredilen kısımclaki Ggömme şot<illeri' maddesino bak' ZikredıIcn kısımdaki "Balballar" maddesinıı bak'

scn*

.,rdilirlerdi.

KubbeIi çad;r ; Türk çac]ırIarı kulıbe ş-'klinde olııy611ly. orta_Çağ'da çadlrları sadece Tüi'k!er ta:'a{ından değil, diğer komştıları taraflndan da kııllanılınaktayd!. Hğita, Peygaınlısr devı"iiıce Arabistan'clrı Türk çadır!arının kullanıldığına dair kayıtlara sahip bı-ılunmaktaylz. Bu çadırlar ev gibi c'lup oğaç dilmelerden inşö edi|en bir iskelet üzerine keçe kaplarnak suretiyle inşA

tcdir.

62

u

1i

!I!lSI',].'lr,. -,.,

38

- ------*---

İBN l'AzLAN ----------"-'

SEYAHATNAMEST
_----*-ffi_**=._-=..-_*-*

r=-

ıil

getirtti.Ailesindenveyahnlanntlanbüyükbirkalabalığıdaı. iet ederek onların yemeleri için pek çok koyun öldürttü' ona elbise, kııru iiziim, ceviz, kara biber' dan gibi hediye' ler verdik. Kansınr gördiim. Daha önce baba"sınrn karrsryrrırş'
yerden çılerden bir krsmını alarak çadır evlerinin bulunduğu göm_ kıp kıra gitti. Bir çukur kazıp getircliği şeyleri bu çukura -otı'. gı"şeyter söyledi. Tercümana <Ne diyor?> diye sordum' Tercüman, <Bu, Arapların Etrak'in babaşr el-Katağ6,n'a ver_ dikleri hediyedir diYor.> dedi. . Gece olunca terciimanla beraber Etrak'in yaJıına girdim" Kubbeli çaclınnda oturuyordu. Yanımızda Nezİr el-Harami'nilı ona yazdıs mektup vardr. Nezİr bu mektubıında onu müslü' manlığa dövet ve teşvik ediyordu. Ayrrca, ona içinde rrıüseyyebİ altınlarr da bulunan elli altınla, üç miskal misk, tabaklan_ mıŞ deriler, kendisi için iki hırka kestiğimiz Merv kumaşları, (brocart) tabaklanmış deriden bir çift ayakkabı, bir kat dibf,,c

ııiş, bizimle beraber gidiyordu. Bu srrada üzerimizden uçarak bir ördek geçti. Etrak hemen yayını gerdi, atrnı onun altına dosu stirdü. Sonra, onu okla vurup yere düşürdü.
'

BukadınbirmiktaretvesütileEtrak'eveıdiğimizhediye.

i

Birkaç gün geçtikten sonra adam gönderip kendisindenı sonra gelen kumandanlan çağırttı. Bunlar, Tarhön, Vınal, bunlarrn kardeşinin oğlu İguz icliler. (202b) Tarhan, bunlar arasrnda en akıllı olan ve en ileri gelen kimseydi. Hem topal, hem kör, hem çolak biriydi. Etrak onlara, <Bunlar, Arap hükiimilarrnın, sıhnm (damad, kayın-baba)ea Almuş b. Şilki'ye gönderdiğ elçilerdir. Size danışmadan onlan brrakmak istemedim.>> dedi. TarhAn,Gs u3r, bizim görmediğimiz ve duymadığımız bir şey. Bizim ve babalanmızın zamanrnda buralardan hiçbir hü_ kümdann elçisi geçmedi. Bana öyle geliyor ki, Sultan (Halife) bir hile kurup, bizim iizerimize saldırtmak için bunlaı.r Hazarlar'a göndermiş olabilir. En iyisi bu elçilerin her birini iki parçaya ayrrrp, yanlanndaki eşyalan ve diğer malları alalrm.>>
dedi.

elbisevebeşkatipeklielbisegöndermişti.Buhediyelerinhep. sini ona verdik. Kaıısrna da bir baş örtiisü ile bir yüzük hedi_

ye ettik. <<Siz ge* Bundan sonra mektubu ona okudum' Tercü*nana' Neye karar vğ_ ri dönünceye kadar bİr şey söylemeyeceğim' ettiğimiz receğimi suıtan,a (Halife'ye) yazarım.) dedi. Hediye giymek için üzerindeki dİbilctan mfıhilöüan (şeref elbisesi) (kurtımül elbiseyi çıkardı. Bu elbisenin altındaki hrrkanın kın) kirden parça parça olduğunu gördüm' Zira' on|arın İdetine göre bir adam, üzerine gıy.iıiği iç eibisesini pa'rça parçe bryıklarrrrıü olup dökülmedikçe gıka"ıırıaz'oı Etrak ise sakal ve arala* nepsını yolmuş, hatlım kılığna girmişti' Tiİrkler onun' Bir gün atrna bin* ,rd, .r, iyi süvari olduğunu söylüyorlar'
yaurtı,ğinaun sondaki açıklamalardan -Bu husus Batı Hünlarında ve lskitlerde de mevcuttu'

Başka biri, <Hayır, yanlarrndaki eşyayı alıp bunları çırrlçrplak, geldikteri yere geri gönderelim.> dedi" Ba,şka biri ise, <Ha5nr, bizim, H:azat hükümdan yaııında esir adamlarrmız var. Bunları gönderir, onlarla değştiririz.) dedi. Yedi gün bu 64 Sihr : Bu kelime damad, kayın baba, ve kayınbirader mandlarına g* lir. Müslüman olan Bulgar hükümdarıyla 0ğıız şubaşısının sıhriyet kurmuş lırla

olması biraz şüphelidir. Belki de, kelime burada müttefik manösına kullanıİ_ mış olabilir. Herhalde, o devirde ortşk düşmanları Hazarlara karşı oğuzlarla. Bulgariar arasında sıkı ilişkiler vardı. Bunu iyi bilen Bağdad hükümeti oğuz-

BuIgarlar arasındaki bu ilişkileri daha da kuwetlendirrnek ve onları lol6miyet'e kazanmak istiyordu. Bununla beraber, oğuzlar arasında yınalın tutumunda olduğu gibİ lslAmiyet'e karşı şiddetli rnuhalefet vardı. Müslüman olan KüzerkTne oğuzların "Müslüman olursan bize reislik edemezsin', demeieri bu muhalefeti gösteriyor. Etrek de bunu hesaba katmaya mecburdu' lsl6m'ı kabül

.tmesi için yapıIan davete oyalaytcı cevap vermesi belki de bundan ileri
geliyordu.

63ŞamanistTürklerdekisuküItünden,elbiselerivevücuduyıkamanım

\
I
1t

(cezaları mad'desinde

bahsedilecelç_

65 Tarh6n : Şubaşıdan sonra geten ve asillerden üstün olan beye bu ünvan verilirdi. Emeviler devrinde Mdveraünnehr'deki müstakil bey|iklerİ idare
cden beylere de tarhdn denilirdl.

I

üi

40'
G:

IBN FA.ZI,AN
--:

SEYAHATNAMEST

1l

:--

l,l

ş]klerl birbirleri ile münakaşa eclip durdular. Biz ise korku_ muzrlaiı ölmek üzereydik. Nihiyet, bizi derbest bırakıp geçmemize müsaade etmeye karar verdiler. Bunun üzerine Tarhfln'a bir Merv kaftanı, iki parça pöy_bflf, adamlanna birer hırka (iç elbisesi) hediye ettik. Yinff,I'a da TarhA.n'a verdiğimiz he_ diyelerin aynrnr verdik" A5ırrca, onlara kara biber, dan, birkaç somun verdikten sonra başımızdan savıışup gittiler. Buradan hareketle Yaginilt (Tchagan) nehrjne vardık. Ka,filedekiler, deve derisinden yapılmış kele1çlerinicQ çikararak yayclılar. Yuvarlak olan eşyalarrnr Türk develerinin üzerinden a,la.rak kelekler açılsın diye içlerini bunlarla doldurdular. Sonra elbiselerini ve diğer eşyalarınr da burrlara koydular. Eundan sonra her keleğin üzerine dörder, beşer, altrşar, daha az ı4eya daha çotrr kişilik gruplar halinde kıindiler. Ellerine kayın ağacr6? parçalari aiarak lıunları. kürek gibi kullandrlar' Durmadan ]ıürek çekiyorlar, daire şeklindeki keleğ'i su götiirüyordu; Nihöyet nehri geçtik. Devetrer ve hayvanlara bağırıyorIar, onlar da yüzorek rrrrıağr geçiyorlardr. Kafile geçerken Başgrrtlarrn bas_ kın .ya,pmasrndan korkulduğu için ewelf;, önaü cılaratrı siiöhlı bir mrıhırrip grulıun geçmesi zarunİ idi. I{akikaten öyle yapılrİı" Yııgindİ ııelırini bu şekiklc ş1eçtikten sonr&' yine kelek}erlc Cf,,m (Ilnıtıa), Cahş (Sagiz), Ilzil (oyil), Elrden (Zagsi'bay),

Varş (Wahş), Ahtİ (Büyük Ankati), Vabnil (Küçük Ankatİ)

nehirlerini de sırasiyle geçtik. Bunların hepsi büyiik nehirlerdir.

IPEçrNEKLtrüR,

-168

Bundan sonra Peçeneklerin ülkesine vardık. Bunlar, denize benz'er, akmayan bir suyun (büyük bir giilün) kenannda konaklamrşlar. Çok esmerler. (203a) Hepsi de sakallarrnr tıraş etmiŞler. oğuzlann aksine çok fakir kimseler. Zira, oğuzlardan on bin baş hayvana, ynız bin baş koyuna sa,hip olan kimseler gördüm. Koyunlar ekserİ karlar arasrndan tırnaklariyle eşeliyerek kuru ot ararlar. onu da bulamazlar.sa ka,ıı yerler. Buna rağrnen gayet serniz olurlar. Yaz gelip yaş ot ycyiııcc zayrflar'lar.

Peçeneklerin yanında bir gün kaldıktan sonra vo]'ırmuza devarn ederek Cayih (Yayık : Ural) nehrİnc vıırtlr]<.Go Bıl, şimdiye kadar gördüğümüz en büyiik, suyu cn bol olan, en hızlr akan nehirdi. Bu nehirden geçerlrc'n bir kelcğin ters çev_ rilcIiğini, içindekilerin nehirde lıattığrnr, pek çok insanrn telef olduğunu, bazi develerin ve hayvanlarrn boğulduğunu gördüm. Nihayet, binbir güçlükle nehri geçtik. Günle'rce yürüdükten'
rastlernıştır. Ebiı Dülef ise, daha doğurla Peçeneklerden bir grupu Eörclüğünij söy!er. Peçeneklerin büyiik kısmı IX. asırd'a Hazarlarln ve oğuztarın tazyiki altınrlo Volgıı'nın İraiI$lna geçmlş|erdir' Bunlar 889'da }"4abarları claha batıya çekilrneye zorlayarak Tuna'ya kadar uzanan gürıey Rusya bozkırlarıncla yayı!tIıtar. IsI6rn cor]rafyacıIarı daha çc,k bu batıya gicİen Peçeneklercİen bahsederler. Bı-ınlar X. asrın sonunda i,rnu'y, geçerek- Ba!kanlaı-a yayı!rJıtrar" Bizans'ın başına t-ıt'iyLik lıir ç1AiIe oIdular" Nih6yet, X!l. asrın başında A!exios tarafından im!ıd erlilerek katrıntılarr t3izans imparato,-luğu hizr,ıetine a!ındı. ibn Faz|6n ve ldrisi onların sakalsız 've bıyıksız olduklaı.ını söylerler. Ebü Dülef ise doğurlaki Peçenel<Ierin uzun sakaltrı ve bıyık!ı olduklarını kadınlarla alenen mtinasebotte bıılunduklarlnı

lbn Fa;i]6n onlara Yaylk nehrinin

G8 Feçenekler : Peçenek!erin asıl yurt!arı
l<ı-ızeyinde

hakl<ında kesin

biIgi

yoktur.

geçerdi. Bazen bu kelekier,
büyüklükteydi.

66 KeIek : [ı,İetinde "srı'frA" s;ekli;ırJe ç;eçen bı-ı vasıtalarıır lçine eşyalar kor,up ağzı büziİlerek kapandıktıın sonra nehri ıl1oçr;ıek için sahihi hı"ınun üzerine ot,.rruyor ve İ.ıir hayvana bağlı olaıı lıtı kelel< hayvaııla bir|ikte nehri
bı-lrada] ı:iduğı-ı

gibi, lıeşer

ve altışar

kişilik

G? Kayın ağacı : T{jı'kİerin nıukeıdç|es ağacı [<ayln ağacı (hüş} Türk ülke_ lerinile hAlA bo! rniktarda mevcuttllr. Şamanın yupasl, rlavulu da lıu ağaçtan imAl edl!ir. Şaııanist Türkier arasında kayın ağacının altina göıııülmenin Veya

ı.
l
; i

ceserjin bu ağacın üzerlnde i:eşhirinin nıakbül olduğundan daha aşağıda bah_ sedilcli. BirÇok Çesitleri olan kayın ağacı, kc'ruyılcu ve merha!"netli ana tanrı Umay iIe Ülgen tarafınclan yere indiriin]iş... Aİtayllların duaIaı'ında daima .bay kayın, in aciı anılır. r'ürklerde bazı fetişIer de kayın ağacı kabuğundan yopılır, kayııı ağaclna kurban ve yiyecek takdim ed'ilirdi'
ı.

söyler.

lardan birinin adı Yayık'tır. Bunun Ural Nehri'nin mukaddesliğiy|e aldkalı ınası muhtemeldir'

69 Yayık : Ural

nehrinin TürkÇe adı. Şamanİst Türklerdeki koı"uyııcu ilAh'
ol_

42
i;',

MN

F''AZLAN

SEYAIIATNAMESİ
-----F

43

sırasiyle Cöhf, (Cağaı), fuhaz (Ixgqz: Talvoka), Böcög (Matchka), Samfır (Samara), Kinet (Kinel), Süh (Sok), Konculu (Kundurtcha) ırmaklarını geçtikten sonra fiirklerden Başgırtlann ülkesine varınc& durduk. t

siiı uzyunu) yaratau tanıyorlar?> dedim. Sortılan kimse cevaı

aAşGIR,Tr,AR

J70

I

ri ll

Başgırüaııİan çok korkuyorduk.Zira, onlar Tiirklerin en zararlılan, muharipleri vo insan öldürmeye en düşkiİn olanlarrdır" onlardan biri bir adama rastlarsa onun boynunu vurur, vücud"unu brrakarak başrnı alıp götiirür. onlar sakallannr tıraş ederler ve bitleri yerler. Hırkalarrnrn (iç elbiselerinin) dikiş yerlerini araştınp bulduklan bitleri dişleriyle rsrrarak yerler. Yanrmrzd& onlardan bize hizmet eden miislüman olmuş biri vardı. Bir gii[ orıu gördüm; elbisesinden bİr bit aldı. Trrnaklan ile onu ezdilı* ten sonra yaladı. Benim, kendisine baktıffmı görünce <Çok tat*
lı.> dedİ.

ratan bir şey tanımryorum.> dediAralarından bazıIan, on iki tane il0hlan olduğunu, klşııı, yazln' yağmunın, rüzgönn, ağaçlann, insanlann, ha5ıvanların, guJıuII' gecenin, gündüziin, öıiimiin ve hayatrn, yerin ayrl a}'Tl ilflhları olduğunu söylerler. Gökte olan ilflh ise hepsinin en büyüğüdüİ. F'akat o, diğerlerİ ile anlaşırak hareket eder. Bıınlardan her biri diğerinin yaptığna r&zı olur. <Allah, kflfirlerin ----_----*

ben, <Zira, ben onun benzerinden çıktlm. ondan başka beni ya-

Her biri bir ağaç parçafflıır zeker (erkeklik uzını) şeklindo yontup iizerine asar. Bir yolculuğa çrkacak veya bir düş manla karşılaşacak olursa onu öper ve önünde secde eder. <Ey rıbbim! Benim için şöyle şöyle yap.> der. Tercümana' <İç1e' rinden birine sor. Bu konudaki delilleri nedir? Niçin onu (tenf,_

?0 Başkırtlat : Başkırt kelimesi eski arap müelliflerinln eserlerinde burr da zikredilen Başgırtları olduğu kadar Macarları da lfade eder. lbn Havka} *Eaşgırtlar İki şınıftır. Bir kısmı oğuzlarla Bulgarlar arasıfrda otururlar, Bun lat ormanlar arasında yaşayan ve Bulgar hükümdarına bağlı olan 2.000 k!şf

zannettiklerİnden bambaşkadır. ı İçlerincle yılanlara tapanlan, balrklara tapanlan gördiik. Bir (203t) kısmı tuırıa kuşıına tapıyorlar. Bana anlattıklanna göre, turna kuşuna tapanlar, bir giin düşmanlanndan bir ka' vimle harbederken mağlüp olmuşlar. Bu sırada düşmanlannın arkasından turnalar bağırmaya başlamış, onlar da bundaıı deh_ şete düşüp galip durumda iken kaçıp mağlüp olmuşlar. Bunun üzerine, turıalara ibfldet etmeye başlamışlar. eBunlar bizim itflhlanmızdır. İşte yaptıklan meydanda. Düşmanlarımızr mağ_ lüp ettiler.> demişler. Işte, turnalara ib&det etmelerinin sebebi bu imiş. Bunlann iilkesinden hareket ettikten sonra Cirimsön, IJraü, TJrem, Böyrıf,h (Mayna}, Vatİg (Utka), Niyasnö, C6'vşİz (Ag' tay} ırmaklarını geçtik. Saydığımız bu ırınaklar arasında ikİş"r, üç*, vc dörder günlük, daha az veya daha çok mesafeler
YAr.

kadar btr topluluktur. Başgırtların asıl büyük kısmı Peçeneklere komşu olı_ rak güney Rusya'da otururlar., der. Istahrl do benzer müt6leada bulunıs. Başgırt ve Macar kelimeleri her ne kadar bİrbirlerinden farklı görünüyo,rlar$t ca yapıIan çalışmatarla eski Başgırtlarla Macarların dillerinin aynı olduğu iobat edilmiştir. Rubrouck'e göre Xlll. asırda Başkırtlarırı dili Macarların dilirc bcnzİyordu. Bugünkü Başgırt Gumhuriyeti ibn Fazlğn'ın gördüğü Başgırtlarıfı yıırdunda bulunmaktadır. Bunlar batıya göçen Macarların geride kalan artıklaft olmalıdır. lbn Fazl6n' burada Başgırtları doğru olarak Türk kabul eder. Ayrıcı, hırada bir kafatası küItünden de bahsedilmiş olmalıdır. Fallus (Erkeklik ııcw) 'a ibadetten vc on iki ilöhtan ise sondaki açıklamalarda .Şamanizrn-

Elçİlik vazifesiyle gitmekte olduğumuz Bulgör (Sakölibe) hi.ikümdannın memleketine bir gün ve bir gecelik mesafe kalınca, hiiLkiimdar idaresi altındaki dört beyizz, kaıdeşlerini Yo
Bulgarlar hakkında tafsildtlı bilgi lçin sondakl açıklamalar kısmına balc Dört bey : Türkler ve Moğollardaki dört hükümdar sısteml imparaton luğun dört kabilesini veya dö* kısmını temsil eder. Cengiz-Han',ın dört büyük ordusunda görüldüğü gibi, bu husus dört esas nokta vo dünya hakimiyctI

IBULGARLAn1zı

71 72

mıddesinde bahşedilecek.

i

l,iI

,.

)

Tirtio r
l.,
I

it4

IBN F'AZI,AN

$I,]YAHATNAMEST
sel6,m olsun. Seninle beraber, kendisinden


'
.il

!
I

I

Bunlar, yanlannda çocuklarrnl bizi karşılamak içirı gönderdi' beekmek, et ve darr7s olduğu halcle bizi karşıladrlar' Bizirnle raber yüriidüler. Hiikümdarın bulunduğu yere iki fersah kaAllah'a lınea, bizzat onun tarafrndan karşılandık. Bizi göniiııce, Yeninde sakladığı giiınüş şüküı'ler olsun <liye seedeye kapandr'

başka ilah tılnınyun Allah'a hamdederim.> cümlesine gelince <Emİr e'l-Mü'nrintn (Halife) nin selömmı al (i0de et).> dedim' o ve yanındakiler hep birlikte selömr aldılar- Ben mektubu okuyorum, tercürnan harfi harfine'tercüme ediyordu. Mektubun okunmasını bitirin' sarsıldı. ce, oradakiler hep bir ağızdan tekbir getirdiler. Yerler

paral,n(dar?ıhim)üzerirnizesaçt1.74Bizimiçinkubbeliçadrr. lar kurdı'rrdu. Bu çildırlara indik' PaFlükümrlarrn yanlna ]-2 Muharrem 310 (12 Mayıs 92Z} yetmiş zar giinü vardık. Cürcöniyyc'ilcn onurr ülkesino içadar günleri giiniüı{ mesafe tuttu. Pazar, Paza'rtcsi' Salı' Çarşamlıa hükümdar' tr{alife'nin mej'ıtubu ğadırlarda oturduk. Bu aracla kumandanlanrı ve Jkuoruoken hazrr bulunmalarr için bcylarini' yarugilesi fertlerini topladı. Perşembe günü hepsi toplanrnca bigiıırle taraf,rndan mızcla getirdiğimiz iki tıayrağı açtık' Halife atını eğerle,dik. Kendisirıe siyah eğ"erıe hükümdarın ş;;;; Hatrife'nin iliiatl** giydirdik. Sarrğını sardrk'zı Bundan sonra rneiltubu o]ııı_ mekiubunu çıkardım. rıtııoıı*o*'a, <<I{alife'nin Buııun üzerine' o ve nu::]ıeır oturınamrz doğru olmaz">> dedim' FIükümdar çok meınleketinin ileri geı-enterı ayağa katktılar'
şişınan ve gökıekli idi. Mektubu okumaya başladım. Gİriş kısuiınr
olıuyrrp,<< ,$aıra

tel5kkiIeriyie atAkalıd,ır. Aşağıda çlörıiIece$i üzere, ll"ın Fazlön bu dört kabi_ ledeiı sadece liçünün adını verrnel<tectir. Dörclüncü kalıilc ise lbn Havkal h tarafından ba!ıseclilen Bı;rsül6 olmalırlır. ?3 Eknıek, et ve darı : Elçilik heyetinin karşılanması esnasında karşı' layarıiaı.ın yaniarında taşıdığı bu mahsı-ıller hodiyoIik Cşya Veyiı Bı.,ıIgarların kendi nıahsülleri clmalıdır. Aşağıda Rus tüccarlarırıın ilAhIarına et, süt, soğan ve ekı'nek takdinı ettikleri görtilecektir. Berke Han'ın veziri Mısır elçilerinin yaklaşrııası üzerine onlara et, balık, süt v.s. göndermiştir' ?4 Saçl Adeti : Bilhassa evlenme ve şerıIiklerde tatbik ediien saçı çok yaygırıdı. saçı her kabilenin kendi emeğiyle' elde ettiği malısülIeı'cleıı yapılırdı. bıiıi*'* ve ilahİara takdim ediien saçıdan sondaki açıklamalardan "Kurbanlar ve arjaklar"'maddesinde bahsedilecek. ?5 Bayrak, hilat, eğer, sarık : Halife tarafından gönderilen bu eşya hükümdariık alömetlerid!r. Halifeler islöm ülkelesindeki bir hükürndarın meşrüiliğİni tanıdıkları zaman ona bayrak. eğer, hil6t ve sarık gönderirlerdi.

Sonra,hükümdarayaktaikenvezirHömidb.el.Abbfrs'ıd6 mektubunudaokudum.otı.ırmasrnıemrettim.Nezirel.Hara. rni,ninmektubuokunurkenoturdu.(?o+u;Bumektubıınokunmasr tamamlanınca, adamlan hükümdarrn üzerine çoiı rni},ıtarc]agürnüsparasaçtılar.Bundansonraonavekarrsrnagetirdi. hediyeleri çıkardırn'. Brrirlağım]z ıtr, "ıbi*", inci gibi kıymetli rr birer birer ona ve karısrna takdim ediyordum. Nih6,yet, bu işidebitirincehalkınhuzfirunda,hükümdarrnkarrsrna]ıililt oturuyorcltr. T}u ıın as;ydirdim. Hatünzz hükürndirın yanında ,rn aa"tıaır. Hötüna hilat giydirinee, kadrnlar onun üzcrirıc 6ümüş paralar saçtrlar. Biz de çadrrlarımrza döndük' Biraz vakit geçtikten sonra bize adam göndcrip çağırttı" örıürrdıı otu_ Ya,nrna girdik. Kubbeli çadırında idi' Çocuklarr ise örtülü tahtl iizeruyorıJı. Kendisi tek başna' Rum dibhcıyta rindeotunryordu.Herkestoplanclıktansonra'sofranrngetiril. sofrayı mesini ıstejı. üzerinde södece kızartı1mış et bulunan Bir lokma kesip veĞi' getirip önüne koydular. Bir bıçak aldı' bir parça iiı""i ve üçüncü defa da aynı şeyi tekrarladr. Sonra küçük bir "sevser,'e verdi' Sevsen bunu alrnca ona o"'ti. nı*ı sofra geldi. öniine kondu' Adetteriböyledir.Hükümdar,ke.ndisinebirlokmaİ/ertneMuktedir'in vezirliğini yapmıştır'

76H6midb.el.AbbÖs:Hlcri'306.311(918-923m.]yıllarıarasındaHalife

,I7HAtün:KadınınumumimerasimlerekatılmasıeskiTürklerdeadettl. BuhususAraplarayabancıydı.Bununiçin,ibnFazldn"Buonların6detidk., Battüta" TirklerJeki bu ödet Moğotlarda da görülmektedir' lbn ,iun
"ı.tuaı.. iır"nuL-rıun,,n yanında karılarlnın oturmalarına Eörünmelerİnc hayret eder'

ve başları örtüsüz başkalarına

E6

BN FAZLAN

smYAHATNAMESİ
i:::_tiİİn?çji'it] 'r iffii

47
i:iiui.. i

dikçehiçbirkimseyemeğeeliniuzatmaaflükiimitannverdiği tokmayı alanı bir sofra ge1ir'78 bir sofra geldi' Bir Sonra, bana bir ıoüa verdi' Bana da da bir sofra geldi' paJça daha kesip sağuıdaki beye verdi' ona geldi' Soniorrr, ikinci teye ni lokma vsdi' Ona cla bir sofra sofra geIdi' da bir ra üçiincü beye bir lokma kesip ver{i' ona da bir sofra geldi' dördiincii u"v* rı' lokmi verdi' ona

Sonra, "tı"' parça verdi' onlara cla sofralar geldi' Sonra, çocuklarına başkasının sofraHer birimiz kendi sofrası;dan yemek yiyor' yeyince sofrasrndan arta y"*"giri srna, cıI rrzatmıyortlu. Ve (çadınna) götürüyordu' knla,ırı kcncli eviıro bir gün ve bir ge_ Vcrncğimizi yedikten gÖnra'ı lrükümtlar onlar buna <sü_ ce Q|^saa,t) önce y'|'ı'"'ı bal şerbcti istedi'

ctıu',,sdiyorlar.o-veti,bundanbireılkadehiçtik.Sonraaya. Emtr el-Mü'minİn'e uzun ömürler ğa lıa,lkıp <Alla}ı, trfendim nişflnesidir'> dedi' onlrn

versin. Bu, ona olan memnuniyetimin dört bey ve Qocukları da aya_ ayağa kalkrırasr tızerine sağ-ınoaırı kalktık' Hükiimtİar bu hareketi iiç ğa katktıIar. Biz ae 'v'gJ i"ro, ,.ı.rurladr. Sonra yanrndan ayrıldık" eamisinin minberinde onun tsen gelmecten tınee ııiitümdarın Bulgarların hükümdaıı YiltivAr'ı isadrna, hutbe <Ey Allah'rm' <Hükümclar sadece Allah'lah et.> şeklinde ok""'yo'*uş' ona' Efendim trmlr _doğuda adla anılamaz' trr. Minberde aııun ia" taşn's'bu minberlerde ken_ ve batrdaki el-]üü'minİn tııuıir"lJıle ie halifen trmİr et_Mü'minİn Ca'fer disine <Ey Allah',*i xoıoo is16'h et'> denilmesiyle yetinir' el-İnnflm el-Muı<tedir tı anıen'' yetinirlerdi' (204u) Ondan önceki halife atalan da aynr şekille p"vgr*b"i ı'",--ıı"ı-tiyantann }4eryem oğlu Isi'yı

Bunun üzerine, <Benim adrma nasıl hutbe okunmasr eAiz olur?> dedi. Ben de <Senin ve babanrn adı ile.> dedim. }Iüküm_ dar <Babam kifirdi. onun adrnrn minber'de söylenmesini işte_ mem. Benim adrmr da bir kfifir verdiğine göre, adrmrn da hut_ berle zikredilmesini arzu etmem. }.caba, efendim Emİr el_Mü'min[rr'in adı nedir?> dedi. Ben, <Ca'fer> dedirn. Ilükümdar <B.e_ nim, onun adrnı almam doğrıı oiur mu?> dedi. Ben de <Evet, oluı'> dedim. Bunun üzerine, <Kendi adımı Ca'fer, babarnın adrııı Akıdul]ah şeklİnde değiştirdim.> dedi. Hatİloe, iıutbeyi bu isimle olıumasrnr ernretti. o da bu emri yerine getirdi. Burı.dan gonra' onıın adrna hutbe <try Allah'rrn! Emİr el-}*[ü'minİn'in mcvl.Asr ve kulun Eulgar hükümdarı Ca'fer b. AbdullAlı'ı islAh ct.> şeklinde okunuyordu.
gü'rı sonra, hükümdar bana adam gönderip huzüı.una çağırtlı.

tur.> dedim.

övdükleri gibi, beni aşın derecede övmeyin. Ben sadece bir kulum. Bunun için, A]lah'ın kulu ve resülü deyiniz.> buyurmuş-

Mektubun okunmasrndan ve hediyelerin verilmesinden üç

lıarret-ı

bir nebizden Burada sarhoş edici bir içkiden zlyade Sücüv, Sücü Bal ve darı lckisi' hafifletilmiş kımız eski (şıradan) bahsedilmiş oI*'ı*'' de ;biz-gibı tel6kki edilirdl. Hazreti Ömer 'rnüslüman Türkler , uriyelilere bal şırası içmeyi müsdade etmlştir'

da hanın meclisinde

--_-.----.--_-.78ibnBattütaveMarcoPoloı,nunverdiklerimal0matagörl€Moğollarda ;r!r;;; herkesin ayııı bir ma$ası ve sofrası vardı.

7g

: ;frd;

lTalife'ııin gönderdiği dört biır altrn meselesini ve bunlarrn geci.knıesine sebep olan hıristiyan el-Fazl b. l\{ü_sö'nın yaptığı hi_ lc1ıi öffenmi$ti'i,Zira, mektupta altmlardan balısediliyordu". Yanııı'tr girince oturInaını emretti. oturdum. }Ialife'nin nıektılbu_ ılı.ı ijnürne atarak <Bu melıtubu kim getirdi?> dedi. <Berı'>> de<liırı. Sonra, vezİrin gönderdiği mektubu attr. <Ya brinu?>> dedi. Yiııe <<Ben.> dedim" <Her iki mektupta zikredilen paralar ne ııIılu?> dedi. Ben, <Toplanamadı. Vakit daraldığından buraya gıllnrek firsatrnı kaçrrınz diye arkaclan bize yetişmesi için g.e_ ı'idc bıraktık.> dedim. Hükümdar, <Siz hep beraber geldiniz. Beni esaret altrna ııtıkan (kul edinen) yahudİlere karşr koruyacak biı. kaleso yapı_ ıııııırJa sarfedilecek bu parayı getirmeniz için efendim size bu 80 Yahudi|ere karşı koruyacak kale : Burada ifade edilen Yal'ıudiler kunlıırı ve idarecİ sınıfı müsevi olan Hazarlardır.
ha_

lll,ıl
l

{'r

'ıt8 ,s===='=:|-.-g'-

--

:

-

* "= - -

İBN FAZLAN

sEYAHATNAMEsİ
cler?> dedi. Cevöben <<Namaz cöizdir>

49
.'r:4

-_-*_:=-:-':.=='==::=# ise benim gönderdiğim elçİ kadar masrafta bulundu' Hediyeyi g"'' udvet' doğru' Biz elimizden ge' dahi getirebilirdi'> J"aı böyle olctu'>> dedim' Bunun üze* leni yaptık- w" vupJ"'' ş"u"" ben tunbn tanrmryorum. Sadece rine tercümrrr, uoru_i" ı.ı; insanlardrr' Eğer vezir senin seni tanıyo ru*' zi"i onıar caııı kanA'at getirseydi' hukukuma yaptiğın şeyi onıarıi' yupu"'ğ*a ve cevabrnr dinlemen içİn riilyet etmen, mektubu bana okuman da_ Senden başkasından bir dirhem seni buralaru go''a;;'"zdi' için daha hayırlıdır'>> dedi" hi istemem. u"'v''n*"]'g" '""ı" koı:lru içinde ayrrldim" Bunun üzerine, yaıırndan üzgün.vc neyictıi' ciisseli ve şişman viicut_ Irısa,na tesiı: eder ;#;;il içinclen lronuşuyordu. Yanı-ndan lrı bir adarndı. Sr"i;;; küp onun topıaclırn' (2or') Benimle sonra adamrlan çıktıktan ';;;;;ilmı anlattım' onlara <<Bu arasında geçen no-nuais"yi korkrnaya lıaşladrm'> dedim' ederken ozanln iffr'deleriıj Hüküııdarın müezzini kömet Itrükümdara' <Efendiııı (fcıırnüllerini) ikişeJ aJ* "ovııivorctrı' u* khmetin if hdeterini b_i*:1 fi rn?r et-I\(ü'rninin k;;i;;*'y''ju B;; üzerine müezzinine <<Sana söyle* bu fa, söyletiyor.' deaım' ut*u'' ctedi' Müezzin günlerce diğini yap. Sakın ;ffiil ne oldu_ hükümdar bana paranrn şekitde kffmet 'tti' ;;;;; ;;;;";imle münakaşada bulunuyıırdu' ğunu sorlryor, bu ça.kestirmeye ve kenclimi sevunmaya if5'do Ben ise paradan ümidini kimetin pu'uaun ıımidini kesince' miiezzine lr'sryordum' cmretti' o da ernsiiylemesini yol lerini (formüllerini) ıiJş* a"r' benimlc münakaşaya getirdi' H;;""o*akıu rini yerine ifö,delerini (formüllerini} acmak istiyordu. #;;;#"'"kömetin hareketten menettim' Ve onu bu -iJ":" vine tekrarluO'g'* i'i^otu' g' ça* l "nin ce b eni v e arkad aşIarrmr ona' t a ğırdım. Hükümd ai terciimana' b Jna işAret' ederek defa, bı* ğırttı. Hepimiz t"p;;;;; oametır_ıtaaelerini birer na_ sövle: lki müezzın;;;.;'* her-ikisi de aynr cemflatle deta söytüyTr' io*u' ri ikişer hususta nğ ş'li'"''"iJ_*ia"' değil midir? Bu
<<

ile mi? Yoksa ihtilaf ile mi?> dedi. <İcmö, ile> dedim.gı Bundan sonra tercümana, <ona sor. Muhasara altında hu_ lıııran, köle haline ge,tirilmek istenen zayıf kavimlere yardım etmek maksadiyIe, bir adam bazı kimselerle para göndeı:se, on_ lar da eminete ihanet etseler, brı kimselerin hareketi hakkında ne der?> dedi. Ben <<Bu cff,iz değildir. Bunu yapanlar kötü kimselerdir.> dedim. <İcmö ile mi? Yoksa ihtilef ile mi?> dedi. Ben Icnıö ile> dedim. Sonra tercürnana, <ona sor. Halife üzerime bir ordu görıderse hakkrmdan gelebilir mi?> dedi. Cevatıen <<Ha'lır>> dedim. <Ya Horasan hükümdan?> dedi. Yine <Hayır.> dedim. }Iükümdar, <<Buna sebep mesafenin uzaklığ Ve ıramızıLaki köfir kabilelerin çokluğu değil mi?> dedi. Ben, <Evet.> dedim. Bunun üzerine tercürnana, <ona söyle, vallAhi lırin, bu kadar ıızak yeı'de iken efendim Emir el-IVlü'minİn'den lı ı.ll lıuyoı:urn' tseğenrnedigi bir hareketimi duyar, aı:amızdaki bu Iıedan meı,nleketlere rağmen, hakkımda beddrıa" eder de heni olrlıığrıılr yerde mahveder diye korkrıyorum. Siz işe, onun elımeğini yediğniz, verdiği elbiseleri giydiğiniz, her zarrıan kendisini gördü&iıüz halde, sizi bana y0ni zayıf bir kıvme göndeıdiği ıı]çilik vazifesi gibi kısa bir zamanda ona ve Müslümanlara ihaııtlt ettiniz. Sözlerinde bana gerçeği söyleyen biri gelmedikçe ııizden duyduğum hiçbir dinİ hususu kabul etmem. Bu şekilde lıir insan gelirse onun dediğini tutarım.> dedi. Bu sözler üzerine lıizi haptetti. Venecek cevap bulamadık. Yanından aynldık.
ı|;ıir hükürndar

dedim. <Icmfl (ittifık)

Ez6n

:

_

maç

kılıyorl*'

ll;ıııefi ve Ş6fiİ mezheplerinin nüfuz yarlşrnas!nln b'ir tezdhürüdür. lsldmiyet'i l\ıllıv<ıröünnehr vş Harezrn yoluyla kabul eden Bulgarların Hanefi l"{ezhebi'ne ııy11tın oIarak ikametin if6delerini tekrarlanraları tabi? idi. Şifii Mezheblnde ,,lılıl ltın Fazl6n ise' kendi benimsediğİ mezhebe uygun ofarak ik6rnetin ifd. ılıılıırinln tekrorlanmasında ısrar ec|iyor. işin mahiyetini önce kavrayamayan ll(lküındar müezzlnine lkameti lbn Fazl6n'ın ıstediği şekildo okumasını emreıllyıır. $onra hanefi fakihlerinin müdahelesi netlcesı yaptığı hatanın farkına Vittlyor vg miiezzlnino lkğnıetin ifadelerini yine tekrarlamasını emredİyor.

ilg lbn FazlAı'l arasında yapılan münakaşa aslında bu bölgede

Buı"ada ik6rnetin ifadelerinin tol<rarlanıp tekrarlnnmayacağını

F.4

İE.

ğ0

IBN FAZLAN

SEYAHArNAMESİ

6ı,

Ibn Fazlön der ki: Bu konuşmadan sonra, hükiirndar ar_ kadaşlarıma itibar göstermediğ halde, beni başkalarına tercih eder, yanından ayrrmaz ve bana <Ebü Bekr el-Sıddİk> derdi' (z05b) Bulgar hükümdannın ülkesinde sayılamıyacak kadar çok acöip şeyler gördtirn. Bunlardan biri şudur: onun ülkesinde ilk kaldığımız gece güneş batmadan tam bir saat önce semanın iyice krzardığını gördüm. Gökten şiddetli sesler ve büyiik bir gürültü getdiğıni işittim. Başımı kaldırdım. Yalrınrmda ateş gibi krrmızı bir bulut vardı. Bu giirültü ve sesler ondan geliyorilu. Dikkatle baktım. Bulutun içinde insa.na, ve hayıana benzeyen hayaller, bunlarrn ellerinde yaylar' mızraklar ve kılıçlar bulunuyordu. Bu karaltılara dilrkatle bakıyor, iyice farketmeye çalışıyordum. Tam bu sırada, bu buluta benzer başka bir bulut ortaya çıktı. onda da insanlar, }rayvanlar ve silihlar görünüyordu. Bir süvari birliğinin diğerine hücum ettiği sibi bu birliklerden biri, diğerinin üzerine sa]dıı1naya başladı. Biz, bu durırmdan çok korktuk. Allah'a yalvar_ maya ve dua etmeye başladık. Yerliler ise bize gülüyorlar ve bu }ıa,limize hayret ediyorlardı.82 Ibn Fazlfrn der ki: Biz, bir birliğn diğerine hücumuna bakıyorclıık. Iki birlilr birbirlerine giriyorlar, bir müddet so;ıra ayrılıyprlardı. Bu hal gecenin cpey bir krsmrnda devaın etti. Son_ ra her iki bfulik de kayboldular. Hükümdara bunun ne olduğunu sorduk. Cevöben, atalannrn <Bunlur cinlcrin ırıi"i'minle,ri
dan ve klrmızı bulut!ar içinde cinIerİn çarpıştığlndaıı lıalı,ıodilnıc'ktodir. Bu lıusus giineşin yüksekliğinin rnaks!muıı dereceye vardı(.lı zrıırıan vukubulan bir kuzey şafağlnılan başka bir şey değild'ir. Estonya rirıı1ınııırla ve kuzey

ile köfirteridir"> dediklerini, çok eski zaırıanlardan beri her akşam bu şekilde çarp$tıkıarını söyıedi. İbn Fadfln şöyle der: Sonra, hiikümdarın aslen Bağdad'tan olup tesadİifen bu taraflara gelmiş olan terzisi ile konuşmak için kubbell çadınma girdik. Kur'6,n'dan yaqm sübu (1/14) okuyacak kadar za' man geçmemişti. Konuşuyıır, yatsı ezanınln okunmasını bekü_ yorduk. F'.zanrn okunduğunu duyduk. Çadırdan çıktık. Bir de ne göreyim. Sabah olmrış. Bunun üzerine müezzine <Sen ne eza_ nı okudun?> dedim. Müezzin <Sabah ezanl.> dedi. <Yats| eza' ıu ne oldu?> deilim. <onu akşam nafiIazrıun arkasından krlarız.> dedi. <Ya gece ne oldu?>> diye sordurn. Cevfrben, <Gördü_ gün gibi. Sen gelrneden önce bundan daha kısaydı. Bu günler_ e uzamaya tıaşladı> dedi. Ayrıca, saba,h namaz]'nı kaQınnm korkusuyl.a bir aydır geceleyin uyuma.dığını söyledi. Öyle ki, nkşamleyin tencereyi ateşe koyan bir kimse, tencercnin iı:indcki

E2

Kuzey şafağı : Buraca güneş batinazdaıı biraz öneo ıicıılıaırın l<ız;ırdığın-

efsanelel'inde kuzey şafağı gökteki orduların muhareboslno lronzetilmektedir. Bu husus Cern]en efsanelerlnde pek yaygın bir tomacJır. [lurada muharebenin mü'min ve kAfir cinler erasında geçtiği söylonrnel<lo olııy lsl0mlloştirilmek tedir. Bu tema1ıa biraz değişik olorak Binbir Gece Masalları'ndaki Bülükıyya ve Ş6h-m&r6n masallarıııda da rastlanmalıtadır. Bu masallarda büyük bir. toz bulutu içinde biı' v5dide mü'min vo l<ğfir cinlerdon meydana gelen tki ordı.ınun çBrplşİtğı çörüiür.

yemek piemederı sabah na,nrazrnr krlar. İbn Fazlön şöyle ıler: onların ülkesinde giindüzlerin çok uzun olcluğ'uııu göı:rliim. Senenin bir krsmrnda gündüzler çok uzar, geceler çcık lrısalı.r. Sonra geceler çok uzar, gilndüzler çok kısalır. Varrlığınıın ilrinci gecesi kubbeli çadrnmrn drşrnda oturup semayı scyrcttim. (206a) Pek az yıldız görekıi}dirn. Zannederim şurada burada on bcş ka<lar yı| ız vardı. Ak&amdan önceki kırmızı şıfn,lr hiç lravbolrnuyor. Gece ise pek karanbk değil. Geceleyin insan, bir <ık atrmlrk mesaf,eden daha uzaktaki adamı tanıyabiliyor. Ibn Fazlfln der }ıi: Aya baktım. C<rğün ortasıırıı ge'lmiyor. Aksine bir müddet semanrn ufka yakrn kesiminde göriindükt,tııı sonra sabah olup gözden kayboluyor. Hükümdılr, üliresinin yıya yürüyüşüyle üç aylrk trıuzeyinde Vİsü8ı denen bir kavim

84 Vis0 : Bunlar Ladoga gölünün doğusunda Beyaz göl civarında oturan Ilııs amalistlerinden Vies kabilesidir' Bulgarlar Visü ve Yura ülkosino kızak
(l(j0rot

lılrlo elbiso, tuz, işıennIiş eşya götürürler, Bunları kürklerle doğişirlerd|. Bu bir sessiz ve muğayebe İle değişim tarzındaydı. Sessiz doğlşlm ıa-

''r'1"TT'r'F-" '-

'

52*--^*=€, ,

*-._

İgw rAzI"AN

SEYAHATNAMESI
aclarnlarrnd.an biriyle ağaçlar arasrna girdik. daha uzun, yeşil ve küçük bir ağaç g'ğrc!ı& mar, bu damann ucunda genrş Ve yere
"-@ _(

ğlr

===

geeenin bir saatten daha kısa bulunduğunu, onla'rın ülkesinde olduğunu söyledi' fun Fazlön şöyle der: dağiar ve göziin görebii' orada, güneş doğarken her 191' haGüneş ise büyük bir hulut diği her şey kızıl uı'-i*ı' alıyor' devam geliııceve kadar kızrllık linde doğuvo,' çogü' o'tu'ın' uİ'ş- nuraaa geceler gündüzier ediyor. Memleket i'*' ı'u'u' krsalrr. Hattö, bizdeıı kadar uzar, günd#;^j";l"ı.r"ı.*arr bulunan Et'il nehrirıe u' mesafede bir adam uı, te's';i;; a'ıiu orava varmatlı'n ı'"kşaln }ragitmek için sabahleyin yola çrksa' gökyüzünü k1I'I-T.: c] cr1ii er' basar, nııtıirlialJıu, aoğrp' ranlığı g'."uı., ,ru*rş, gündüzler kısalBiz oradan ,yrıaürirr;'; i'mıştı. ^'-"-orır, uğurlu sayarlar' Böyle köpeklerin havlamasrnı çok bo-lluk, bereket ve stı'lh du5nınca sevintrler' o senenin bir şey serıesi olacağrnı söylerler'

ıiven kimse onun emlİsiıan> z06b) Rqgdan yedik-Tpdrsok
<

olduğur-ıda
gİt,-elği,

tereddiitjilLetü.ez__ Pulmadaq ondan ?.ra-

elrrıalarr var. Bu elma

kızlar

lann

en da}ıa . Yeü

bilmed-iğim bir

ise ince hurma
rlan
i

esr

hurma ağacının benzer. fakat esinin bir
bal-

daha

rdüm.

Bqlggd baıififf?fiffi. qab*"sgH iŞaoıaııı
hemen hemen

Eu

ziridan daha -g3iE

mış bir
muş

t:dcr. Hükümdar'rn bırndan hissesi vokturJalnız, h0ı: cv gener]c bir, hükürndara bir samur kürk verir. Hükünıdar ns!çerle-

ıL!etiKrler.Fir

gşç-şıı3p .g*i *-u*h9ş-9qu9l"Rusds.v Ve alPg]Lbol g_lmasına -rığuıçı-cn .çob-ı|arı_ve-

rda

m. Di ve-Izgn hernen ağacın kalınlısna
ormarun

u. Dehşet
<Korkma'

içi@
ve arkadaşla-

rini herhangi bİr yere akın yapmak için gönclerir ve ıskerleı'i ga'nimet elde ederlerse bundan muaJ4yen bir hissc alır. Düğtin va,pan veya d&vet tertip eden herkesin, vercliğİ ziy&fete göre, }ı ii]iümdara bir hisse &yrrması' bir söhreca8 bal nclıİzi ve bİr
nrasında fındık çoktur." der. Volga kıyıIarından orta Asya'ya golen fındıklara
. bu
I

f"gio, Sevsen, Bafis

Ş6ffidffiş""-

B5 Fındık : Mervezi "Bulgar
gar'
den
i l i

ü|kesindeki hadenk (kaylnnğacı) ağaçIarı

ylrrrmırda bulunnn hükümdar:ıı

rc

i.

Gövd.es

i

n

jg-gıLı-_blı.mav

ggL"

-

i

ç

*---

göre' oskiden zenci olduğu gibi' Mervozi'ye manımızdaki ibtıdöi kabilelerdo [*i'ıu'inJu "u"uttu' Aynı müellif kaydetterde, Çin ve Hind 'a''"i*o'; Josslz değişiınln h0kinı otduğunu KimAkların bir zürnresl "*;*d"-J; meKedlr.

'i;i;"

tı6 S&hrec : Bu kelirne Türkçe'deki osağrak" kelimoşinin doğişik şeklid.ir. lbn Rusteh "Hükümdar her dilğünden vergi olarak bir at alır., der. Buna' 11iire, vaktiyle at şeklinde alınan bir vergiden bahsedilmelidir. Kellme "sğh ı'ııh, şeklinde de okunabilir.

5&

IBN r.AZLAN
şJ |:
=:ı===-:::3'

SEYA-IIATNAMnSİ
:-<i=---.::-:_-_

t

ü

'Zita' on]'ann miktar bozuimuş buğday verm*i mecburidir's? saklayacair Yiyeceklerini ülkeşi rutubetli u" ır?u*, ağırdır.oe yerae kııyular kazıp yiyeceklerini yerleri de yoktur' Arıcak, gün geçtikten şonı:a kokar ve bunlara koyabilirler' o da uırı<aç
bunlann kul yapariar. etini, kızlar . Yalmz,

rirler.

F

Hepsi kubbeli çadırlaıda cıtururlar.92 Yalnız, hiikünıdurın çadırı çok büyüktür. Bin ve daJra fazla insan alabilir. Içi ltr_ meni kumaslariyle döşenmiş olup ortasrnda Rum dibacıyla (brocart) örtiİlü bir taht vardır. onlann ödetlerine göre, bi:' kinısenin oğIrınun erkek çocu_ doğarsa, onu babası değil, dedesi alır. <<Bunu, adam olun_ ğu caya kadar bakmaya babasından daha löyrlrrm.> der.93 Eir adam öliiıce ona çocukları değil, kardeşleri mirasçı olurlar.s'ı Fliikümdara, ful6"miyet'e sğre bunun cöiz olmadığını söyledim. Mirasrn nasıl intikal edeceğini iyice anlaymcaya kadar iza}ı ettim.

muhafrz bulunmaz' Sokaklardan kıükar' Kalpaklarınr çüave çarşrdan geqerten"herkes a5ıağa (20?atr Hükürntlar geçince tekrıp koltuklannuı aıLna alrrlar' huzürııns' girar başlarrn* giyu';;ay"' ş*ı'ııae' hükiimdarın binu'vtıt'hattf,' çocı'ıklarr Y"-}*-uleri ren herkes; küçiik "* koltuklarınln alle, onu gördükleri zema; kalpaklannr çıkarıp Daİıasonra tını alırtrar. Sonra, başlariyle *"ıa* verip otunrrlar' avat!3 kadar kalkıp, hiiıjaümdar ot"**uy' emreılinceye 'durur: iernes diz çökerek oturur'' Kalpağnı lar. onun önünde;t"*" lıadar gaklgr" koltuğunctran çrkarmaa' Huztırund'an çrk'rncaya giyer'oı Yanından a5rrrldıktan sonra tekrar

u,rr;;#;.

ffi;;';nında

onların ülkesinde en çok gördüğüm şeylerden biri c1e yüclırırndı. Bir eve (çadıra) yıldırım düşiince ona yaklaşşiayrp' içinde bulunan insan, eşya ve diğer şeylerle kendi haiine }ııratrı:ı'lar. Bıınlar zamanla mahvolurlar. Ve <Bu ev sökinleri Al_ laİı'ın gazabına uğramış kimselerdir> derler.9s

92 Kubbeli çadır (Türk çadırı) : lbn Fazliıı'ın soffırılti nırngıııdiı Bı'ılgarların heniiz şehirIori yoktu" onlar Çadırlnıtlrı oturuyorliır(Il. Bı'ı çııdırlar.kublıe, veya "beyt" kelimeleriylo ifndo edllnırıktotIir' Kıılılıo ktı|lrnosl esas itlbariy!e yuvarİak yıırdı"ı, keçe iIo tııplı kubtırıli q:ııtlırı iIııtlo ııdnr. Bıı yurtların

kondislnden Bozulmıış buğday : Burar]a buğdayın bir içkiden bahsedilmektodir' imüt edilen l'ikayesinde uo,rf,rÇ', iur"ıimun sellİİm'ıı'ı seyahatlnin Rutubetıi kullanılır' (pis.koku.Iu toprakJ "* Ebu'l-Fid6'nın eserinde aynı ifade ve 's oltalarının çok bulunuşu balık yağı ' *'ü' i'g'nu

ffi

değlil' buğdaydan

en değerlilori zirveıle birleşen ı'ızun nğaç dilnlelenlrı lnş;1 rıdlli1ı, iiııttcın duma" ırın çıkn:ası için bir de!ik bıı.akılanl.gı,dı" ltın üattütı 1'ııı'afınrlllrı t;ı''ılllf r:dilen çadiı.cliiııolidir' Bu büiüi< çaclır!arı lficle için .harr.;ilı' l<ollnlrıl;l rlc l<ı.ıIlanıIır. lbn Battüta bize Özbak_Han'ın çadırını tafsilğtIı rılarak tnvlıif etnıektedlr. l(ı-ıbbet el_Zeheb clenen bu çıclır altın levhalarla kaplı clilnırılorılrın iıışi edi|' ııliş olup, ortasında yine altın lovhalarla koplı bir taht vnrdı... Borke Han'ın ı;adırı 500 süvari alabiliyordu. Bcyıız keço ve ipok hıılılorl+ı l<ııplıydı. 93 sıı giin dahi, Kırgızlarda bir adamııı orkek çocu(lu doğorsa onu dedesi

'ii'lıalık avcılığının revaçta olduğunu gösteriyor'

8c

Balık

geçon lıu ke|ime Kalpak : ııetınjJ'-*ka]un"uu" şeklinde giydlkıeri'şapka" şeklinde izah edllm6mul yüksek külah, iJrı.'r,uiı.ir.nın iııüuıiı*anların elbisolerine benzer' mektedir. lbn Rusteh "ö"ıl''" "ıu,r*ıeri Türk clbiseleri olarak kaydeder' der. Mervezi, ı,rırn"uuJue kabayı f,deti' hallerde baştaki şapkayı çıkarmak 9t Şapkayı çıkarma gu ;;;; islğm ülkelerine askor o,larak gelen Türkler'- aJ;tı Türkler arasında c6ri ıdi. de ve Moğollarda da görmekteyiz'

s}

nkeçedon

s4 Kardeşlerin veraseti : &ir adarn ö!ünco orıa çrıcuklarının doğil, kardeşlerinin varis oIması 6deti anaerkil aİle diizenlnden ç1clmokteldir. Bu 6d'et Türklerde, I\loğollarda, Berborilerde ve çeşitli kavinılorde görülür. Bu verdset yırensibi siyasi ver6set husı-ısunda da geçeı:Iidir. 95 Yıidırım : Türklerde olduğu gibi, Moğollarda da yıldırım isabet eden

büyütül'

eşya, hayvanlar, insanlar, hülasa |',erşey bir müddet btiytik l"ıanın' ordugahından uzakta tutulurdu. Bazı şamanistİerin yıldırım tanrıslna ibddot ettiğlnden bahsedilecek. onlara göro bu tanrı yerdeki kötü ruhları taklbod'er. Uygurlar İse yıldırtmı uğurlu sayarlardı.

50

İBN FAZLAI"I

sEyAHATNAMI]Sİ
ş.:*=::t==:=--:

57

r=

olarak onu da öldürürler. ffiından bir sandık yaparlq1 K1t! naffc-camun, birTesti su bıraktı!|4g

P' Yant-

sın&-ğğgtti&,Eğer, bir kimse silöhlarını çıkanp bir kıyıya koy_ -' Tilktu, sonra idı'arınr yapars& bu hareketini kflbiüyetine ve bilgisine yorarlar. Ona dokunrnadar. ışk ve erkekler r. ınirb_ırle4ı&rı ükg+ıda şı hir ş.ekııae-ziıa_etıq9zlel. lardandır. Iclerinden biri zina ederse, kim olursa şry g*5?'j= j:tY,--'a#i::*-:;i-:::;.--:1ş^:J_ ji='!:::rF:f oisun, dört -*-.-,-_..---.--.-,.: ;;;::--;;l:ji:

kpçTızlar.'F@ Zina@ş]ıÇiyeeygldaq@

-

traz4E-ç-a^kp

rünceye kadar bu şekilde asılı kalrr.96

bırnızJ hizmet etrnesi serekiu-der]er-*onu-vakalRyüp-b'oynıı4|a

Ccwflfuglra
çii€lw

mi

<<Bunqg-PP-

r

zina ö&-nin el

-ffiiĞğı ikiye ayrrdrktan sonra viicutlarınrn trıarçalanndan }ıer birini bir ağaca asarlar. tsadın]La'" s'ıgeııken enkeklerjen- k' çın ıı''ı "'" dwe tnk *atş
1

frffi**ı<arlısa-ğp-agurcezayı

!

*p'ıler"Farİrı şe

ı|

<Sindli bir adam tesadiifen buralara geldi. Bir müddet hükümdann hizmetinde çalıştı. Kibiliyetli ve zeki biri icli. Bir ara

L,

yerli üalktan bazıları ticöret için bir yere gitmek işteditrer. (20?b) Sindli onlarla beraber gitmek için hükümd.ardan izin istedi. Hiikümdar önce buna razr olrnadr. Fakat, Sindiiırin israrr üzerine gitmesine izin verdi' Gemideküer onun cewAl uekfllı, akılli bir adarn olduğunu görünce birbirleri ile konusup <Bu rabbımızın hizmetine lflyıktır. ona gönderelim.> ciediİer. Yolları üzerindeki bir orrnandan geçerken adamı gemiden indirip boynuna bir ip geçirdiler. Aclamı, bu şekiltle yüksek Iıiıı

I

ağacın başına astıktan sonra bırakıp gittiler. Yolcla vürürlerken iclerinden biri idrarını yarınrali ister ve si]ihı üzerindeyken idrarrnr -yaparsa oqF sayarluJzsrhdefii-;-*-_--*.-** ,*-*-*-:-:-:;::-r _-_r--r:_i ^i -_-___ siiAhınr, elbisesini ve her şeyini alrrlar.

L
l

98 Haia ile biı"ini öldüren kimseyi Ruslar da aynı şekilc|o cezalanclırırlardı faş. lık.). Bu şekilde cezalaııdırma ölüme mahk0m eciilen kimseııin tesadüfler sebetıiyle kurtuIrnası veya aç!lğın, susuzluğun, soğı-ığun sıcağın tesirİyIe ölnıesi içindir. 97
sondaki açıklaı-nalardan *insaiı kurbanları" maddesine lıak.

iktardı ba'l buiuılluı:" onlar, bu yuvalarr tanrrlar, ballarını almak için ormana girerler' Ba.zan, bu esnada di"işnranlarının baskınııılı, rığı:ayıp, cınilır tarafrrıdan öldürüldükleri de olur. Aralarrnda pek çok tüccar vardır. Bu tüccarlaı: Tiirk ü1lrelerine gidip koyun, Vİsü ülkesine gidip samur ve siyah titrki kürkü satın alrrlar. tsulgarlar arasında beş bin kadın ve erkekten miiteşelıkil, Barancer diye tanınan büyiü bir öile gördük. Heırsi de müsliim'an olmuşlar ve nillr,az kılacak ahşap bir cami yapmışla.rdı. lı'akat, Kur'ön okumasınr' bilmiyorlardı. Içlerinden bir kısrnına namaa kılacak kadar Kur'ffn öğrettim. Benim eümle Teıüt adında biri müslüman oldu. ona Ab_ rlullah adını verclim. Bunun üzerine, <Bana' senin kendi adınr vermeni istiyorum> dedi. Adını hemen Muhammed olaralr de_ ğiştirdim. Bu adamrn karısı, anasl ve çocukları miislüman olup hepsi de Muhammed adınr aldılar. ona, <El_Hamdu lillöh..'> ve <Kul huvallöh ahad...> surelerini öffettim. Bu iki sııreyi öğrenmekten dolayr duyduğu sevinç, Bulgar hükümdarı olşa du_ yacağı sevinçten daha fazla idi.

tıvsam da muvaffak olamadım. '-*.ffi_iızı da zina yapan gibi öldürürler.

lııill
tl

l

rimtrIs,'*i":rw f' '

"'

5B

SEYAHATNAMEST
=-:::i'1ff:_:"

',i_

;;*a

(20sa) Hükiimdann yanüa vardığımızda onu Hallece kurmuş ola_ tl(helletch6)9s denen bir suyıın yanında ordug&h n"ıooı..'B, *, üç gölden meydana ge.lir. Eunlardan ikisj "rt büyiik, biri küçüktür. tr'akat, her üçü de çok derindir' Burası ke' i]e Hazar fJenizi'ne dökiilen Etil nehri_ arasınıla bir" fersah srk kurular:ı ve ;;rfi bi, mesafe vandır. n"i6ili, Effi"oa sık pek çok değerli şeyıer sat'ılan bir çarşı (panaylr) bulunur'gg

a

i,,
l,',
ii
t,

ülkesinde

Bazan adam ve eJi aldıkHg_giin-lou şek{$P se: (z08b) Diğe{ taYencfi.c

r lüzumundan'faı-

I'l
l,

ve Me'ctrc Sedrli bu-

irtl
F,

buraya bir giiıltik
mesofedo olan

E$!5ısbıi

ğeaaın açrlmbsı

ktadrr-Allıtı onlann

sonra, Yecüc Vg l\fie müsIürnnn o!=ı','a igrnistiı". $ıından conra. Ye'cüc vo fule'cüc'üıı

fizyoi'ıonrirıindc+ıı başlra bir

Efr şen

ffi

runlu, yuvaılalt yü;Iü kavirı
.kuu

{ır

ffintrn-Tçimö-aö a
. Bizden

ık mesafede bıılunan

azmanının Ve'c0c ve sle'

Hallace : Volga'nın Karna ile birleştİği yerln yakınında bulıınan bu üç Eölün adı Çuvaşça olup kışlak man6slnadır' 99 Etil nehrİ kıyısında ktıruİan bu panayırın yerinde daha sonra|arı Bulgar şehri teşekkül edecektir.

9s

-ggsJgtğoü-ğğylğe Ye'cüc ve Me'cüc seddi !.şkkıncıaki kana'atler do aynı şekild'e değişmek' Derbend, lıazıları Denıirkapı, bazıları işp

Jsıebü,ja-,

ü0

İBN FAuı,Alı
İbn Fazıfln şöyle der:

SEYAHATNAMESI
fui|ıos fogyi

:-:._-:-:=ü

6ı.

f'Fr hamile \ağın- qocuğung dlişiirüyo{g. Bir ıışeglJg}glffi* ,ofrii 6ıaııriınceve kadar sıI<ryordu. Bu hareketlerini görünee onu fi[sek bir ağaca astffi'_oiad-a öldü. Eğer, kerniklerini v-ç baç.l*:* ,...".,ff J-; ;# !::;:::-:->=a;-;-:--*L .sını görmek istiyorsan, gel beraber gidelim, gör.> dedi. <Valla_ reTi-}jö"_ hi-ğffi m;vl ar zu-bıı vofr m;ffi bulunan büyük bir ormana gjluk, B.lÜ1ıggc: cEfi{an_dğ'ilar oh-e,rrin;?6-*mm*Atrjffi irlTömiffi "aava ı şGh;._b ak-tl m;T o c am a
-fu_4€ ._-,.#."% i

rn üd det y #-.-*-Y-*

.r'#%,*-j.--_-ğ2

Bu adarnın ne olduğunu hükiimdara sordum. Cev&ben <Biı'
anrmrzd a gt !ıIgu. _EgEaq, q"ıg sq"gn:*--*::"::-.-;-a

!e
-

ç

diye tanınan bir bey ile berabendi. Henüz.rnüslürnan olmamış olan bu bey, Bulgar hükümdanna bağı idİ. Hükümdar yukarıdaki haberi gönderince her ilri kısrm kor_ kup onunla beraber Cavş1z nehri kıyısına göçtüler. Bu nehir beş zir6, kadar genişliğinde ve sulan göbeğe kadar çüan }:ir ırrnaktır. Bazı yerleri ise köprücük kemiklerine kadar çıkar. Pek çok yerinde ise boyu aşar. Etrafinda çok miktarda kayın a'ğaer ve diğer cins ağaçlar vardrr. öküz k
(209a) gövdesi katıı: lne

x#şaşşı

ırı"rı

ffi aynı

@ n_b-L1@nlffi
;1_ı-r,--uq

tte büyüktü

ud,-soı- "'* kaJ-

ırııaklan öküz
]

ve

@}gi*l19--!93terğ--[irağ .adam onlann başrna zorla bey olmuştu.

İbn Fazlön şöyle der: Sonra hükümdar, Hallece suyu başından Cayşİzro{ 1ç}lşi lııyı*uıa gitti. İki ay kadar burada oturduktan sonra göçmek isteyince $uyflı'{0z denilen bir kavme adam göndererek kendisiyle birlikte gelmelerini emretti. Orla@ ııabır-dm q+i!gr. Eunlaİ-jkl-k}sT3*?ya

*llğ-Lj1glak gqq \ gl-aI \3laı, jlgl bir bçgrueu, plan ..bir sgşg Bu hayvanin 'h,m-g@şJga veya daha boynuzunun uzunlıığu iiç ila }:eş zirö, d,aha az çok olup kendisi çok veşi] ağary yaprakları yermiş. Bir süvari çörlg"şç-*üzerino hiiıcum ctlcrmiş. H hıgğ"ffijıfid"-iyi_ L.9. ş tq ı,i" i,t- n;ı üuş* *

niha

kalm

$a€ıv_qlt

"

eI-ölern'da zİkrediIrnektedir'

,s3

Eskil : Dört lıulEar ka!::ilesindon birinin

artrı

olup lbn Rustelı ve Hudüdo

leıtine mensubiyetle takviye etti. Ben, Halife'nin hizmetlıffrı_ yım. Bıı rnillet, hükümdarlığı bana tevcih etti. Kim sözürnii t'titmazsa onun karşısına kılıçla çıkanm.> dedi. Diğer kısım ise Es_
ycrdıi.

k'ir adam göndererek <Allah, beni Islilmiyet'e ve I{alife'nin dev-

adındaki tıu Hükümdar onlara

1q{ Cevşiz : Karıa

nehrİnin bir kolı-ıdur. Rulgar

şehrinin kılzeyine

düşü_

t$2 SuvAr : Zeki Velidi Toğan lıiı lsııin Çı.ıvaş kabilesinin oski adı oldı.lği-ı_ nu söyler. Bu isim, daha sonra Bulgai' şehriııin yakınında kurulan bir şehrin adı o|acaktır. Şehrin bir cuma mescid! vardı. ibn Havkal -Suvar şehrinde hatip olan biri bana, b;".ı iki şehrin (Bulgar, Şıı,ı6r) nüfuııınuıı 10.000 kadar old'ıığııı^ıu, binalarının alışap inşö ediIdiğinİ, halkının kışın şehirde evlerde, yazııı ise kırIarda çacırlarca oturduklarını söyledi", der.
l

lıalenç kelirııeleri birbirine karıştırılmıştır' Bahsedilen hayvanln kergedan olup olmadığında, Ibn Fazldn zamanında ),aşaylp yaşamadığında tereddüt edilmektedİr. Zeki Velidi Toğan, bu hayvanın gerçolrten kergedan olduğunu söylemekte, bu konuda lbn el_Fakih'e dayan-

lar, srı ve İçki içmek için kadeh|er, lekeleri ince olunca bıçak, sapı voya vo Harezın'e ihraç ettikleri hançerlerln sap|arı yapı_ lır., der. Ayrıca, bu ağactan ),apı!an çanak|ara, tabaklara vo vazolara dı ha!enc deniı"di. Arapça eserIei'de Ernevi!er devrinden İiibaren şAirlerin ve yazarların eser|erinde ha!ençten m6mül eşyadan bahsectrilir. Kayın aiıacı ihacenk) gibi, bu ağaÇtan oklar, yay sapları, kuntariyeler de imöt ediliyorrlu. Kayın ağacl ile, akçaağaçtan &ynı eşya yapıldığı için kitaplarda hadenk ve
tsrılgarların llorasan'a

ağacın, Çin, Rrıs 'ıe Bıılçar ıiİkelerinde büyük boylu olr:iuğunu. ondan vazolar, tabaklar ve oklar yapıldığını ix6ve eder. El_BTrüni "Ha!enc çizgili yoiIu, daınaılı ve bsnekli bir ağaçtır. Bu gğaÇtan Türk ülkelerinde masalar, barılak_

{[i4 Biraz şoiıra, burada bahgedilen havyanın ha!enç l"akçaağaç) ağaçIarı* arasında yaşadığı söylenecektir. Bu ağaç lüğat kitaplarında "neyaz ile-siyah, kırmızı i!e saı'ı renkler {<arışıııı bir ağaÇ, şeklinrİe tarif edilir. Güveyni, bu

L

82
*--_İ-1

SEYAIIATNAıIESİ
_--- ilil

sB

ffirjfr::::ı
| ]-". ".

atmın üzerinden aJarak havaya atar' aşa$ya
e

öıtı4i11 arkasıngaıı kaqml Şöyle_ki; bir adam öldüğü gün erkekler gelip ölenin kubbeli çadrnnın kapısında dururlar. En
..

öi*nı, halkı bozkırlarda ı'e ormanlalda bu hayvanı

araJnp aV_ la'7ifi*ellerindeki deriden örme kır

ŞJbıaıırıınce}ıe kadar üzerine
Hükiimdarın yanmda Yemen a

İbn Fazlön şöyle der:
bu hasta"Iık süt

fup gömecekleri
alırlar.
n
maktadır. Kovalevşky ise, lıu hayvanln tarihi dcvirlerde vaşaıııad,ığını, Ebü H6mio el_Ende!üsi'ye dayanarak brı hayvanın olduğıı söylenen boyntızun tarih öncesi devirlerd,e yaşamış otan mamutun fosilİeri olabileccğlni söylemektedir. Kendisinden kernar, tarak, tabak ve çeşitli eşya yııp1lan bu inaddeye hutüwden imal edilen eşyanln Çin'do, lliııd'de ve "hutüw, clenir. fuİereevİ, Türk ülkelerinde yapıldığını kaydetnıektedir.

sene do]unca çadrnn kapısı ij,zeriıüdek$3Jr4ğı jn4iü.ip sacı;;ifr;-şGffiş-Ttraş orudar]. frazrrlarlar. Bu ziyöfetle m0temden çıktıkları anlaşılrr. Olenin Bu pel,tıjdekiF 9$1 tıalaı kq4sı v.3rs_a. bgr.ıd3,ıl s<ınrq evlpnir.. r"Fj9"9Jlııuııg.-JJa"ıt- ige öliilerine_şfldecp b.Jl* neze merasimleri möİffiffi Giin TiF-R-ısmmr ya par. iilkesindeki her ev lraşrna, TTazar hükümdanna bir samur kiirk vergi vermek mecburiyeündedir. IIazarlar iilkeşinden Bulgaq jŞ.ak6,ljbe) ülkesine l?ir ticF.ıp][
._r-t

ry

lki

ücc

arl a r

-

ggtmak-için-&ğ-

ya gelen

ri

yabancı genıilçrdeki ııallardan istİsnasız öşür alırdı. Kuzeydon gelen Qemiler ekşeri köle, samtır, siyah. tilki, sincap ve l<akum kürklerl,

nından Bulg'ar şehrinin kurulduğu yordeki panaylra goltrlerdi. Hiikümdar bura'

ı06

Gürnrük resrni

:

Bu|ç;ar i1lkesine gelen

bu gem!lor Volqa ve

kolla-

olarak gömüyorlardı.

öıüyü gömme : Bulgarlar müglüman olduktan sonra ölülgrini bu şe" kltde gömmeye başiamışlarür. Putperest Bulgarlar lsg ölülerini oturmus

l05

günçyden gelenler ise işlenmtş macdelor ve zİrel mahsiiltor getirirlerdi. Şu noktaya da İş6ret etınek gerekir ki, bu sırada Hazarlar vo kuzoylerİndeH' kavimler para yerıne sincap derisi kullanırlardı. lbn Rusteh, .on]ar araşında

6&

İBN FAZLAN
]::.:-]5::::=:::] j::j

$EYAIİArNAMESİ

_::-_:

65

?,";lt ;";J kı zı istcm ek icin e rl am eöndermis.,ııtıı<tımfr alffi: ıg*Jıggü.s_e,*}ı?LJş@-JgLgggs*Hryı_Fü n,rr, ımı.anr olmadığna dflir delillerini- söyleyip o}gı"_1s_l€.trg re4ğ-€lgçg*k**sffi q3: -$çrysşi*y*s4ı - sIIq 9ş'9ı.-Jı-ğ-"o

çtilffi

Hazat hükümdarıBu n, n y@ğa_ ffhindix-sir gün Hazq$}ğ4$-ary ğılgry*( ş.#
_

.E"_

;{aae*üE-ii@g

ötmüş. Bunun üzerine, hükümdara s]gi,3ffi913grghja&ka_!]ğ

j_ryı_:ğ*rglİL_"4ffi

-4gıııpç-a-bu-kıaı*d&"_g9İı3 jk a j m asrnd an kork arak h emen k endisin- g _b-a ğlr-_oian*Eskü-bnyj 'övlencliffiiŞ. -BulseF*TsöıiöIi6öi_-iitıı.tımaarınr Halif, e' ye ( $u}ü

-i--*.*rıustur. _*-Tnn

,.11]ımtrffiyeö* ;a öna;} Pi f k'E- i!şP eııj,!q;siü-"ısı*"vu sevı.eaenlusüş "Eı lIazıi ııiıiiurr_ıdarlıdan }orjrus*rı. p]"
r

ki: Bir gün hükümdara <Ivlemleketin geniş, ıışı]ların fazla, aldığın vergiler çok. Niçin Halife'den (Sultan) clıommiyetsiz miktarda para gönderip bir kale yaptrrmasrnı istedin?> dedim. Cevap olarak <Halifelerin devletinin bahfu
F'azlf,,n clcr

-.*- I{adınlardan her birinin memesi üzerine, kocasrnrn zen,rinve mevkiine göre, demirden, giimüşten, bakrrdan veya aI_ I*}* fuırdan bir hukka bağlıdır. Her hukkanın içinde bir halka, na"ıkanın içinde memeye bağlı bir bıçak vaıdo.'', 4*.*, boyrn_
Ve sartş|n olduklarınd,an erkek|eri kadınları gibi güzeldir., der. Mes,0di, Leon Diacı'e ve ProccıpIus'tın kayıt!ıırından rnıaşiıcı,g'nn Eörrı, Rus kelimosiylo Yunanca'dakl roıısios (kırrnlzı, ltızıl) kelirneieı'i ara*;ınrJaki benzerlikten dolayı Bizanslılar Rusİara "kırı.nızılar, cierlerdl. Eizzat Ruslar da kendi isimIeriyle ecık keştane renqi manösına gelen rus,,j sıfatı arasında bir kelime o|rn, yu. parlar- Mes'üdi ve Kazvinf'ye göre, İ?uslarin bir kısrnı sakallarını tıraŞ eder" ler; bİr klsmı burerlar, bir kısmı ise örerler. ı0$ {bn Fazidn tarafından Buslaı-ln elbiseleri hakkında verilen mal0mat İbn Rusteh ve lbn Flavka!'in verdikleri ııe tezaa teşkil eder. a"irş,ı"r'o"""ıe| l!1 Fazl,n'ın kaydettigı şekilde giyinen Ruslar sonradun t,rı.u, trttrn gibi elbiseler giymeye baş!an"lışIardır. lbn Rusteh, .onlar iyi gi|in*n ."*r, kirnşeierdir." der. {10 tsalta, kılıç : lbn Miskevevh de Rı.ıs muharlplerinln hem kılıç, hem bal. ta, testere, çekiç ve balyoz taşıdıklarını eöyler. Zeki Ve|idi Togan, Rus ve Frank kılıçlarından ZDİüG, XC, 29 daki bir makalesinclo tafsilğtlı olarak batı-

şffisFıı"ıı"-orı,a*rrı

Eer* {?İ0a)biİLJ3!** uıç_ bİr zarnan bunlarr .Y**]psgn_agrınaz--xüçd'gu;iş ytıritı r* ffr;iüffip' ffi;k küçü;; Tlrnaklann,n ucundan "i"-d;ir. boyunlanna kadar İıılüıjegglh*:-aeg_ffimmffi

Y9_ry.I9Lz*ıışağ]aI"JIe hırka (iç elbisesi) ne de k;i_ü;*g"i:F;: ffi-E kel-ıeri vücutlannın bir ı.i"-,",-iurr,rir;;";ffi; ;ffilerinden biri dışanda kalan bir çeşit elbise gıyerler.ıog

ffi

ssrH:i}$"bir"ı-hwı*eeıe-glhümffi

*"

s.qık oldrığunu, vergilerinin helf,.Iinden alındığını gördüğünı için }ııı teşe]ıbiiste bulundum. Ben kendi mallarımla altından ve3ıa giimüşten bir kale yaptırmak istesem bir güçIük çekmen-ı. FIa-

life'niı malının uğur getirrıeşini arzu ettiğira için ondan bu par&)n istedim> ddi.

l

tn'UsLAIı']{07
İbn FazlCI,n şöyle der: ficaret iqitr Etil aehp-}:yısıüdaki-.pana.wa.-_konşıya+ıoe
bir sİncap derisi iki lıtıçuk .dirhem yorino goÇer. Yuvaı'lak beyaz dirİemler ise lsl6ın ülkelerinden gelir., 6g1. 10? Rustar hakkında geniş bllgl için sondaki açıklamalara bak. ,08 Flusların gemilerle ticaret için geld'ikleri bu çarşı Bulgar şehrinln

I

buIunduğu yerdeki ponayırdan başka bir yer değildir. Rusya'dan geIen bu t'üocarlar urnumiyetle Vareçlerdi. onlar ticaret lçin bazan kara yoluyla Bağ-

ded'a kadar gelirlerdi. lbn Rusteh c|o Rusların gürbüz vo güzel manzaralı olduklarını söyler' tVlarco Polo "onlar çok güzeldir. Hepsi de beyaz vüeıdltı
|;,l,

bahşeder.

111 Dövme : 'İiuslar gİbi İskitler de vücutlarını baştan aşağı hayvan vo oşya motİflerinin dövmeleriyle doldururlardı. lskitlord,u'i tuı'" Luo,falun*ış cesedle:'de bu huğus açık olarak ç1örülmektedir, Bu dövınelor belkl je onıarı kötülüklerden koruyacak fetişlerin suretleridir. ll2 Hukka : Göğüsler üzerine bağlanan bu hukkalar kadınların göğüslerİ formunda kalması ve fazla büyümornesi İçin kullanılırc}ı. Zeki veıiaı] üiı<ıgn_ ler arasında kullanılan hukkalardaı, oval biçimindekl çengel vo bıçaklardan

6etmektedi!,.

F.5

Ii,

66

::-:];: j:.:i::i:i]-]];l.:..::-İi||s:-E::'::1::

İnı'ı

ı'agıaş

SEYAHATNAMEST :

67

ı

larındaaltınveyagümüştengerdanlıklartaşrrlar.Zira,R.tıslarbir gerdaırrr.. adam ]-0 000 dirheme sahip olunca karısrna Jrn-yu1rur. gerdanu1^_{iİ?j; 20 000 dirheme sahip oJunca iki. ırı* Aynı şekitde, kazandrğı her 10b00 dirhem 'n}" _r^T 9::İ::i:} il"; ;;;;"; Brr." bir kadının boynunda pek çok ger'danlık bulunur' ..^*.lilzlari ziıınaf eşya$ gemilerin üzer' inrle En çok değer verdikIeri ziynet os satrlanseramikeşyanrnçamurundanyapılanyeşilvemavilıon. Erkekleri bu boncuklardır. Bunun için çok para harcarlar' alıp kanlanna bundan crrkların tanesini birer dirheme satın gerdanlık yaparlar. Ruslar,Allah'ıneııiş--ııü]ü-t]-ıı'sç"-Ptuü&_v-e*bs'ıüh,ab;

şi, daha az veya daha çok gruplar halinde toplanırlar. Hgr-pİ rinin üzerine oturdı ığır bir di_vaı+. y aJdır." Ş-qEH&.-ıçI3*H9qıqıE; lffi-üzerine otururlar. Bazan. iclerin_

p-.eden

işine devam

r" Fakat,
eder.

dş;rm;
iliiiiş

.destten sonra İg:Riale irı;"mdfictı.rtıpıiıı*t.,' dolayı yrkanrnazla'r' desttensol.Ig.-!9l-r-ılurerun9uıc.L*lv(llltrl'rq y.:ly: Ş.anne=eJlff ıgı*yık tuı.p4gr- _A*."'1 biıl gelince, tıüyüt< :.1: gibidirler. Memleketlerinden ",ş"ı-le,r nehirolanEtilnehrindegemilerİnidemirlerler.Venehinkıkiyr*r"u ahşap büyük evler yaparlar' Her evde onar' yirmişer
Ruş!ar taralııdaı"ı [<ullaııılan r!iı"henı!er islAıı ülkelerinden derisi '{3 g"i"n prrrırrdı. Rıı!çarlar gilıi on!ar ca para yerine sincap rıe sarnur bir kışmı eksilirse para yerine geÇmozd-i. Bu _ [uıIanırlardı' Bu derilerrlen *.ş,n*,yor, fakat yabancı tüccarlarla ııal karşılığı değiştiriliyordu' ;;;; ihın t'!usteh, lslövlarda Dorilerin.VolçJa Bu}€arlarındiı pr.a yerine kı.l|Ianı!dığını ise'Ebil H6mid el-Endeİijsi zikreder. Marco Polo' puru v"rin" [ullanıtdığını o!duğunu kıydecIer' hr*ıu.," küçük paralarlnIn samur kürk|erinin baş kısmı 'iskender yendikteı"ı sorıra' o,nlarııı para yerine sinRılsları ;il;;;'r- g;r*, J*.iı"ı kullanmalaı.ına ha)ıret etmiştir. Emin el-RAzi'ye ç1öre, Rrısların bir dini ""p ölçü birimleri yoktur. Iıiles'Cıdi, RUsların oğuzlar çıilıi hiç ",rıöyet etmediklerini, yani şamanlst olduklorını söylcr' "6l'.ı,i ı,iio"v"
Di:.hem

IIer gün bir defa yğzlerini ve başlarını en pis ve en fena grı ile ırıkamalarr f,dettir. Şöyle ki, h9ı"ş9!9[jg-9gıy9 g'ıaı b:-y:* ğry te]r- rs}"49 "şg q9!,IP: B * q-gl"Aqlşıdorunc -ııo.var..Efendisi bu kabın içi"9@ıbar-.ve.saç!pnııı' ryLi$sıgağrgı-İlş]İk--b_*}"!gğg." -(&ı0$* İşinı " hİfi rrırç_e, - ;aJiYısu kabınr alın onun vanrnda'kino çıötilrİir Tlıı nrlniıı rlo g*pğe'ş "li IrP,!, ılı&gıgt J3ı}gğık_ir.ı_-o-.gö-tğniı-]Bu._nçIıı.ıp_{ı oşL-,!--' gğLJgpgr. CArive bL ğ9}ı.lğe-kabı'b-irıniı öniınııen_nlın-.*rlltçıı: }rı-ğuil4g-giıtüIuri E:&sıbeıl.9grı 9&.ı;Iü*_ -dolaştıı:ır. nunur' dan herbiri kabın içindö eiini' yııztı"E;;;üil;;'fr saçlarınr yıkar, içine sürnkürür ve tükürür. GemİIeri bahsedilen iskeleye gelinee herbiri elinde bir miktar ekmek, et, soğan, süt ve nebİz (şarap)ı{ı i|g gemiden ka_ ra5ı4 4,p*r' Sonra, İnsan yüzüne benzeyer, ı.o.r*ri yi.ieü olan, etl'afinda kiiçük süretler ve bu sfiretlerin arkasında uzun kü_
"ı14 Ekırıe[<, et, süt, soğan, ve nebiz : Burada Bulgar şehrinin bulunduğu yerdeki çarşıda fiUslara iit bir şamanıst m,beJinden bahsedilmektedir. Cahı. fiyc' Devri araplarının putlarının buİundukları v".luru benzoyen bu rnevkldekl putlara on'ların saçı verdikleri görütüyor. oni" oncu de bahsettiğimiz gibi, ınezarlara ve putlara saçı yapllan bıı yiyecekler kıymetl| *rv,lrn veya bir kavmin kendi elde ettiği mah$üllerden çok "ivuarn olurdu. ıı^ raria, ,,'un,n. da şamanlst a'!an Ruşlar aynl asr|n ııonlarında (375 hicri yılından soııra) Bizanslıların tesiriyle hıristiyanIığı kabul etmişlerdir' Nebiz : Burada, buğdaydan yapılan ve *merz, denllen içkiden bahse"
-:-----!-**^' e.jj":J*=ğ.şy'*'_wş*j-*tİi,jlj.1"l

:

L

l

I

kiilelori satmiıkla ve kürkleri lerini savaş, tİearet Vo lslavlarclan kaçlr<lıkları tornin orJerlerdi. lbn Hı"ırdAdlıitı -Rus tiiccar' i,vr-tı' t'rr'anları avlamalıla getlrirler. BunIariri' g;*,ı"rı- islöm ülkelerine kıymotli kürkler vo klIlçlar denizi yoluyla kısn.ıı Volga vg l{azar ;; Li. kısmı Akdeniz'e geçorler. Bir .Cürçan,a kadar gelirler- B"azan Cürcan|clan maliarını dovelere yükleyip Bağ_ lıir kavim geıaıı(ıeri olur., c{or. Burada bahsedllen Ruelar da denizci
Jaa

lbnRusteh'egöro'osklRı-ıslarziraatvesanatlameşgulrılmazlar,geÇim-

oIan Vikingler olmalıdır'

a

dtlmektedir..

ilr"
i
I

I'r

sEyAIIATNAMESİ
i:::-:

69

f ,r,

uzak büyük suretin tınıınae secde eder. Sonra, <Ey rabbim! Ben nır ııı<eaen geldim. Yanunda şu kadar baş cöriye' şu kadar adet şamur kürkü var.> der. Getirdiği biitün ticöret mallaıını he* saydrktan sonra' <Sana hediye getirdim'> depp yanındaki diyeteri (yiyecekleri) bu suretin öniine koyar. <Senden dileğİırı' -fiyata benclen bu ma}laıı alacak, söylediğime itiraa ısieaıgım
djr.> der. Sonra, çekip gider.

tükler bulunan, yere dikiü uzun bir kütüğiin öniine geiir' tsu

etmeyecek,altınvegümüşparasıbolbirtüccarnaşİbetrrıerı-

Eğer malınr satmasr güçleşir ve ikameti uzarsa ikinci lıir he<liye, yine olmaasa üçüncü bir hediye getirir' Bır sefer de sat'amazsa, küçük suretlerden her birine bir hediye takdim ed.er, oıılardan şeföat dilenir. <Bunlar, rabbimin karılarr, krzlan ve oğullarıdır.> der. Her suretin önüne gelip ondan şefiat diier ve ona yalvanr. Bazen bu halde malrnr satmak imkÖnı çrkarVe şatar. <Rabbim isteğimi yerine getirdi. onu rnükflfat}andır_ n-ıam iözım.> der. Bir miktar koyun ve öküz kurban edeı:. Etlerinin bir kısmını sad"aka olarak dasttıktan sonra geri kaianınr götürüp büyük kütükle etrafındaki küçük kütükJerin ön-

JpugEa."*_ffi j{ıııayer' görmeyi çok arzu
ediyold-urn.
r

rnaırı.iyle kendi haline bırakırlar. Hasta kendi kendisine iyile_ şip geri dönerse ne Alö. (21ra; Iyileşmeyip öliirse cesedini yakar]ar.117 Ölen kimse köle ise cesedini kendi haline bırakırlar. Kiipekler ve yırtıcı kuşlar gelip leşini yerler. }.Iırsrzlık ve soygun yaparken birini yakalarlarsa. onu uzun ve kalrı bir ağacın yanına getirirler. Boynuna sağlam bir ip bağladıktan gonra ağaca asarlar. Zaman|a, rüzgO,rlar ve yağmurlar selıebiyle ip kopuncaya kadar ağaçta asılı kalır. Eana, Rus1a*ı-}iiyli&leğ .ğğıısi*gglq9ı94"*b"aŞjti*dıüsi*

lşğy ]sıı-ç ---onıa$qp-.
_

üüffiilErtrilffi . E]q,gğ9'1üıĞştp-aj.mç9y*ka.dar*_bu

3ıeemın olcıügiinü duvdum. olünce onıı *ka}iI"9**k".p.yııp

biiYuk -bir*
_

i, . Ş

glg*

.-ü"aç-ı"L+:-

-şekilde

_

ıızakta bir çadır kurarlar. Hastayı bu çadırın içine atarla,ı'" Yanına biraz ekmek ile su verirler. ona yaklaşmazlar ve onunla konuşmaz|ar. Hattö, hasta olduğu bütün günlerde onunla ilgilenmezler.rro Bilhassa kimsesiz ve köle biri olursa onu ta_ ı'5 Kurban ediIen hayvanların derilerinin başlarıyla biı'likto kütüklero ve kazıklera ası|ması. aşağıda bahsedileceği gibi, bir şamanlst Adetinden başka bir şey değildir' Kurban edilen hayvanların etlerinin putlar tarafından yenildi_
ği lnancı İse Hİndistan'da dahi mevcuttu.

ölüleri ayakta mezara gömdükleri belirtiliyor. Buslıırtlo gıiirtilıın lııı gön-ıme şekilİeri, Türklerde olduğu gibi, bir şamanist Adetinden [ınşka tıir şLy de.ğildir.

117 RusIarda ölülerin yakı!ması rnilfdi Xl. asra kn<]nr tltıvrın"l etmıştir. il,4i|ğttan sonra ilk bin yıl zarfıncl.a Ruslarda öIüleri ynknın vo 1'iiııınıo ğdotleri 'beraber yaşamlşt|r. X!l|. asra Ait bir Farsça motindo [iuslnrtlon lılr kısmının

lar

nist[ere göre hastalıktan aşağıda bahsedilecek. Heriillrır nrnılııırla lı;e hasta'
öldiırüIürdü.

l16 Hastaiarın ted6visi konusunda RusIar tarafından tatbik edilen bu usül, oğuzlardaki şamanist ted6vi şeklinden başka bir şey değlldir. Şam*

11ü Ö}ü kayıkları ve gemileri : öıümden scnraki haya.tlnda öIüniiıı emrlne lkayık veya gemi verme 6deti Fin, iskandinav ve Ural _ Altay kavimlerinde görülmektedir. Bu ht-ısustan Mıslr efs6nesinde cle bahsedilir. {19 Busların içkiye düşkünlükleri zamanlmızda'dahi meşhurdur. Eski Rus_ İarda yapılan ortak İçki 6lernlerinden Marco Polo da bahsetmektedlr. Eski isveçlilerde bu Alem|çrç müziğin refakat ettiğine dair pek Çok misol vardır"

I

ıl

$i:[şYAHATNAME*SI

7ı.
1

Nihflyet, öIiinün ve cfuiyesinin yakılacağ' gü1 geıcıi.,.Öıi]' lerinevekölelerine<<onurilahanginizölmekister?>diyesorar. artık vaz_ lar. İçlerinden biri <Ben'> der" o' bunu söyleyince de bırakmazlar" Çok g"ç**ı imkönsızdır. Vazgeçmek istese üeia efenoileriyle yakümayı isteyenler eöriyelerdir'ızo hanginir Bahsedilen adam ölünce, cöriyelerine <<onunla biri <Ben'>'' dedi' onıı ölrnek İsteı*?> diye sordular' İçlerinden için iki genç kı_ korumak ve nere'ye giderse yanında bulunmak zı görevlendiıdiler. o kud"' ki, bu kl/Jrat bazen elleriyle onıırr lcin oyJkırrrr[ bile yıkıyorlardr.l2l Bu arada cenaze merasimi

(

)luvu

karmam

hazırlı.klaryapıııyor.Birtarajtanölününelbiseleridikiliyoıdıı. Cariye(kız)işehergüniçiyor,neşelivesevin.çlibirhaldeşa,r-

itn döşeı<ıer Yç I{öiöfr> dediktegi !h:u döşekleri ve yastı

söylüyordu.

bağışlanmasını kııtlbn Rueteh ölü yakılrlığl zalnalı, rabbi tarafınılan onun ceçxaz6

iyeleri ölıliiren ve ciddi y z, atlet vücutlu

;;;rk-;';
uryi

--ı<ı isıavıar'n rniizik AlemIeri yaptıklarını söyler. AtiIIA'nın n'ıeraşımı eonunda Hunlar da a1ını şeyi yapınışlardır'

4ed'ıd''*"

bahsedİl.en geılç huru"tun aşağıda mufassal cılarak bahşedilecek. Burada ciriye kelimesi hür kız bir cariye veya hür bir kız olabilir' Zir6 Arapça'da : içın de kullanıllr. ibi'ı Rusteh bı-ı konuda şöylo der g;ni t 8teşte yakartar. Aralarıncjan 1ıiri' 'rı., .Bir odam iilünccı ontı vc [laclınlarınt oesecli )ıakıldıktan soııra' ölünce tılçaklo ellorini ve yiizlcrini keserlor. Öıünıin ki'illorlnj alırlar'. Bunları bir ertesi günü sabahloyin varıp ydkıldığı yorclen
toprak vazoya ııaba) koyurı

]rl,8Kızkurbanı:EfendilerininV6yahükürndarlarınölüıniiüzerlrıe,zor!.ş. örneklçri vardır' Bu ı*r*ı.ıu genç kızların kurban edİlmeşinin bir çok

tıi tup""ik i1oy.1ı üizoriııde saklarlar' Ölümden' juar,"a, bal alıp htiyüıiün yanına götürürler' Ölünün' bir seno sonra 20 tıp ve tliğer şeylori yiyip - iÇer!er"' aiIesi fertleri mezarln u'ş'nou toplanıp balı üç karısl varsa ve bunlardan biri onuı Ve gonra çekip giderle'' Lou' ölünün yanına iki ağaç dilmesi götürüp daha çok sevdigını idclia ederse' mezarln parça$l'}l yatay olarak bu'İkı bunları toprağa dlker. Sonra üçüncü bir ağaç ortaşına bir ip b.ağlar. lpin' dilmenin başları arasına yerüeşiiri.. Bu.ağ.acın Bu sırada bir sandalyenin üzerinde ayaktadır' diğer ucunu da boynuna uJıu.. bç
Boğultıp Kadın işlerini oıtirince aıtıı]oaki sandalye alıııır. yakarlar'"' kalır. ölüııce allp ateşo atarlar.Ve ş;iıı;"';;,i, kocasıyla beraber diri diri' Yine aynı müellif, nr"ır'ju dul kalan kadının Iskitlerde, Moğcıllarda yaygın old'uğunrnezara gömü|düğünü *'u;;;. ;; al"tin
dan aşağıda bahşedilecek

vardlı. Başına samur

ölünceyo kadar

l, i'

ba}ışedilec

"Ş#ijĞ;Ji*****i9y*:#tr*h";}H'ft gp - *?lix:

l<adın şiiphesiz Corırıtııı tiliiı'ıı ilAhcsi Hel'in başka bİrşey cİeğildir. şahıslancİırllmış şeklinden .t23 ölüye takdim edilen kurlıantar : Burada ölüye okmck, ot Ve soğan saçl yapıldığınclan Ve onun iÇİn hayvanlar kurban ediIdlğlndon bahsediliyor. Rusio,ou oı,;ıö', çeşitli hayvanlar ve insanlar kurban edillyordu. Bunlar arasında süt Çocuktaİının, horozların ve köpek^lerin kı.ırban rıdilırıesi de dikkati çek'

122 öl1ım Melegi denen ihtiyar

.T

SEYAİ{ATNAMffiİ
onun onune j\,!y.9-böliip ggrciye- attılan*Daha sonra, öıtlnüp büliilsilAlıla_
H4

73

avuçlarırun üzerine çıkardıIar. Yine atmı şeyleri yaptı. Bun&.-._ı-y---g-+--r
Cevf,.ben

Bunları terletinceye kadar koşturdular. Sonr&, küçIa kesip 91-----r' ----' :=şqnrç i\i igek-ggti:dileL onl?n --ğa tılıçı e p?rça parce ke- t nra bir holgejüg*b:lı IgvuB setjrğil"er. oqlg.n.da ö]{üı$.uE!$ soi?agemiye attulsr_-öıT_ürülecek olan ılurylçgp} gidip geliyor, srrasiyle lıub_ -ol91-9g1ryg-(kız) beli çadıflİıL? giriyor, çad]Lnn safii6i-o@
-.-J.*€

rinci defa

larrmrn oturduklaqglgğçifir-qs$0. }'ı26_Jıedi. üçürpii*dafssındo, ulşto'e$e-ığiıqiÇsgqet:t-e_ jlgrurEe.ggöIııro. ,-Ç94ıs.yçşi!çıFq& h}z$etdlgr Yar'.Je,nıJğanı*j3,*gağıJı}ıor.- (pIsq)*Eçni-pıtıl1* ı.'1s9 Lgi8!ffi &}-djyo s,r dedi Bundan sonra, cöriyeyi gemİye doğru götürdüler. Kollarındg-Iğ j!*1ğ]eagı* gıEgRl*ığis!g1-ğ]düI9gek- oıaqJ9ıiiilMe_ , .-+--*tu* Te'ği'ne verdi. Ayaklanndaki ıti ülhalı da cıkann kenrligilJ'**:--!ejhe]ı--4g-s+ uI- -5.çr, ff ir_, 9_ }n üil ]İıza vğrdı. ijg ı-Eı"-Bığ*9_lğıg--l4.pl9ği-: -narı kadrnın kızlarıdır.- Sonra_la-üyet{""s9gıy-e-" _çü!i-ard1 lpq, [1 _

rum.)>dedi.İkincı@@

;',İtğfi*
çer_

J

J€ps

Bi"*şuı49ı şsIıeq, :-s9!ı1*9lr, I]99L -yere indirip tekrar avuçlannın üzerine çıkardllar. Birinci -de-1$_ı :gp*n_r',-^Ep;. tekraxladı. Şon^ra ün e jıçUıL ti çi i n cii d-efa
_

ei ç"'e"iru berıre-* Cöri ye, ay aE] & ny]e eğa!-nlauı

Nüöyet,

c

şe

s*rıy9J[
t

j$ı

@

_aYuçI

qlg}_e başprq-L -J4.ı}e_

ir

i.r
rii

I' i,,
I


I

!,
i

dünyanın kapısının şenbolü'otrnaIı. Kızın söylediği sözler, onun ölümden sonra rıideceğini tahayyiİl ettiği 6lemi gerçekten gördüği'inii zannettiğini iföde edİyorlar' YaşadıĞı mı.ıhİt, sarhosluk vo daha önce duydtığtl hik4yeler onu bu hayati görrneye hazırlamıştır' Bıı cerçeve fikri öbür d(inyaya bakılan şihirli pencere fikriyle de alğkalı olma|ıdır.

ti,n Porphvrooenetıt9'a cıörq Fiıglar Kıradoniz'e rlnöl-ıı ıcwal-,qt|eı"!nds hr';rr,olşr kurban ederIerdi. Bı"ı|clar kıralı Krırı'ım iııırıarator V. Leon'Ia müzakereleri esna. sında Altı'n Kapı'nın öııiindo köpekler, insonIar, clnvırIaı' ve cl,omuz!ar kıırban etmiŞtir' 'ıİd Bı.ı cadırlarrjaki adgmlar ölünün vakın akrabalarıdır' Kıırbnn cdilecek c6rİve iIe öIünün akrabalıklarının ciıısİ münasebette hultınması, hı-ı"ıda bir ölii düğününün bahİs konusı-l olduğunu gösterınektedir. Mes'iidi Ruglarrlaki bu ö!ü düği]inleri 6rletini biliyordu. N/loöollarda da [ıunun bir ook örnoğine rastlanmaktadır. Kovalevsky'ye Eöre. burada qtırup hatinde evlenme Adetlnin bir kalıntısı da qörülnıektedir. Ayrıca bı.ırada, yeğenleri ve vakın akrabaları da İçİne alan kardeşler cnklu evlenmesinin biı: çeşidinin oldtlğıı dıı düşüniile!.ıilir. 12E Kapı çörçeves!ne henzer .şey kurlıan edileııek çArivenln rıideceği öb,ür

mektndir. l.eon Diacre'a'rröre, l1'lslar Dol";ıeto!on mııharelıesinderı sonra' Tutna'do siit nncuklarını r,e [ın"ozları boğmak sılrefiırle kurLı*n etrıislerdir. Konstan-

ry}-üı'EğIi-gadiiaşgü1q*ı*ı'pusr",aoa,-_diıerür1-*opni*,,.rkalkanlar bulunan baz-1 3-ğ_1mlar ggllp-ç.nı,iy-pyıi:bir kııılıİı."ııç.biz.* rffip-Işmaişrar._ırunu-öiine "1iu1"-i-'şo1lıı-.ş_tıy'tediııt..n...fionrff'*içti- T;şcilinar;- üın r" rq . q, J q1ı o._.ırı ı, d"frL*Tonie-; qqha Jgrdüçt-K.Lrıç lu:iljıı-ı.,."i*: -jıldı ark ) -onu.İ.a.* dehteki i ve efendİsinin bulunduğui

"ryş-ş'ruşür,ı
CE

Jtll-lbll inde41.6çı4'lji,

ç.q'dt,!:p

.,şa.ş-nş1,-_^-

"Işte, ölmüş o|ari bütün akrabalarım.'., ifadesİ lıurartn ijzol bir mğnfi taşımaktadır. Kovalevs}<y'ye göre, genç kız efendisinIn rıkro[ıalarıyIa cinsi münasebet yapmakla gercekten efendişinin meşru l<arısı olmuştur. Böylece, hür blr kadına eşit olmaktac|lr. 127 "Cennet yeşiIlikler içİnde, güıel bir yer,, : CCnnet,iı.ı veşil bir yor şeklinde taşvirl umumi bir telAkkidir. arkadaşlarına veda etmesi evlenmeye de, ölmoye de uygun .-_tr28 _Kızın . 'düşer. Yeni kocası)ıIa evlendiği içİn arkadaşlarından ayrılıyıır. Ve başka biı Tnuhite gidiyor. Emin el_R6zi, burada -Kocasınln konınıış olrlı-ığu çajırın...* ifadeşini kullanmaktadır. Bu ifade ölü diiğününden brhsodildiğ jni açıkça
gösteriyor.

,126

llirr;
Hiiıi;,

"\ ,l

İBN FAZLAI{
:

jİj:.ji]:-.:.J

-

'i....

l*Jİİ:=::::f

lj:.*=.*;jjj]:j-:--]1]:ı:]-*ffi=i:-.:=-;-.=='

76

ffiT
$,'
I

soktu. İhtiyar kadrn hemen başından tu_ JffiüJ"_1111. *as*u

blı-ygr-ıyç_!,!-9
l.ıı rak ':=-_'j-"-.{
_

olduğu:ıq_'gardİırn'*çggll-gyg9ğ*ij!9ü+*ş1*}


t
P

€ di.

-

9-ng-31o1*'

*Efr.

ı<"

ofirjveler korkmasınlar ve

t
İ

tl
I i
I

-bj.serü früŞ@iLşi
-;:.-:J:.:.-* --::

vurygrc İ " PİLgg cilrİve ile cinşİ münasebet yapt1ktq-n-sonra onu eİenclrslnrn ya.çflnıçng !ıga.k]?"Ll, js ışl ğ*: üern, tut#ffiüm freleği denen ihtiyar kadrn, uçlarr iki ayrı
fu -]: --

-*

n"ry"-ııaednş*-gady9ırı}. !ığ,ry"ql1.l1=.st'{"lF! -*1 *ffr bffiönGöilra efendileriyle ölmeiıten
-_:**=l--.._""=.#i.--*;;-:]:I-f-i

'!'=;-;-@.*--

@

I

'ij";. ııii-rıança;;id'-Erıpg-6gugi"}*}"-ş1ğ1*r":saşPİ

-g-ffi k üzerecAriygnin- boyau*ıa-Jıi-r _ı"ussgıL4ı*P* -ss}e; rı çekmete*i içip, kalan ıı*:- *{qgı -Y91*'ff:ga-gç:g]ş*yWlii'
ıi"n ?*.**aya Çekörekg-T"1ibğ*yfr ;ffı*rşffiet-cAri5zeöıılii-;t ** *

t

I
I

s6ira,

başladı.,EıilaffiE@nı tı-ıiiuun@ 1T *e"*ıi-p*-ğitg_ J]-"
j&çşlç_üı!ış!:s{9.-soıp-eqı'*jlşşn:&e,reue'

j9-

jşgPJuk'y_9.i'a;H9ğs-1i***gqe ğı,ıeğ ç -Rrıy9r'}--49ğıJSonra' k-hi;-dile gü1meyö üöşıaır. Niçin giildügünü şordum. Cevfl_ ben <<Rabbr onu çok sevdiğinden, f,,nrnöa yanina almak içiıı riiz_ gir gönderdi.>ı3ı dedi. Hakibat_elı *bir " şaat-*g"eç!0€den*g9rytl oduniar,efl riyeV9-9!9l]ffinepşLkiıl*te-*toz'alduraJ'J - "Bıından'ğönr', nehİrden qıkardıkları geminirı yerine topar* lak tepeye benzer bişey yapfular. ortasına kayın ağacından hü. yük bir direk dikip üzerine ölen adamin ve Rus hükümdarınııı İbn Fadan şöyle der: Rqş..}üEügidonnın ^det]erirıdgu }lıı kahrıınıır ve itirna-d-gllrğ!_gdamtaşııdar_ _dfuL.yuz kişİyj ss,rıvıııclıı tıuluııc1ıırma}*ı-r*_. Eı'glu-sr*,la-birükte ö!,ıııekten, uğ'rundu c.ııııIaı'ıııı ftxİIl etmelçhiamçfiini gö1qn, trn,şını y,.ıı*vaÇ -üi*uuı"**rı*r*Hy .o;r*4 yiyec9#pı*y.9-ijgsgğını"ğaaıt-ay-çç*bi.ı.gğıiyegt,-&yr!çıçiıısiih_ fJıı ııört ynp ıtiTi tıtıı<tmaann ta}ıtrnrn altında otururlar. 'Iuhtı kı:cırrnan cılup göyet değeı"li mücevherlerlo süslüdür, Tahtın iizcı:inde, hükümdarla beraber odalğ olan.kırk cöriye oturı.ır. Hiıkiiırı,go_*-pu,

ffi

EgşglıI*yr}u:Llpr:ıyp-r.-$ı::ı*WJu*}u-_kı:ıısgı-}L

*lı'-y yıg*ı*_,ş9*ı9j*ıs-giİtiterJ

t


t

lil
I

de* çlplg$ gjğgğu- jgx&-d$: iö yr,r,r, cıdurıq tu1uy9r. -ğEğ1 -e'!yle-. rö.11vı ç$g"ğ,şi"ıır y 1" !ırsu ı !i k lıp atı yo rd u, $ih-ğ,yet, .-ql_dürüleq_ sonra geminln altında ha?rı}qnaB qdgpllrl l']ııına konljııktan -elleiinde 'tu.,şfurau.uçları tutuşturulmiiş' DaıiJ sonia' insiıili'r;" birer sgpa. p]d-uğu"haldç*.gd-ıın ve-- klıtiik getirip-.geminiu*altg"a ,!qryı]ı"ş]gğrlqığısg-gğ.ıulqr,ğo.4lp-gqmi,_dahas_o-]r'Jq&pFn uı lçe& jada1qJç---c_ilıy ı çrş-e-y -tıt-ıışup yanmo,ya başla*. *Lqşlndan-şid{plli}İırüggar_9şjpqç-etçaql,Cyl-e_ldivş;ı199tu(21P!) .3eraberim-şştu*Yazun4+r- BuşIardan*uış-ad'am-rıardı--.
ı -lı"

i];#ii ]iiiru-dii. şrtı gg*ryy::;grğ"ipşelııq_r4--ğöğütttiJ.*Bır*-dly-

nğT9_.p-ı+-'_Buqu

;şa;-ffiğr_ıyeşıvarou.
,er,-P-gllgsgğğI**

ıi[.

,i'
I

'ıffi Kalkanlara vuru!nıasının sebebi;. caıılılar etrafında dolaşmaya gelecek öIünün ruhunu kovn'ıak, daha doğruısı_ı evlenme icr6 edilecek ve ölünün huzuı.unda yapılacak çiftleşrne merasimini karıştırmaya gelebilecek olan bütürb ruhları korkutmak iÇindir. 130 Burada ölünün en yakın erkek. akrabası diye zikredilen kirnse, şüphe* siz, cariyeyle münğsebette bulunan akraba.Iardan biridir.

-t*!ğggıJiacrinde"._hahşççlİleı" huzürunda cinsj-4ügeqebette bulunur. Tabiİ ihtiyacını görAtı]ra-bın:'_ rıek*jşterşe, ab tütır-ı_jygplgg*ggtjrılir*ona,. İahtın111 üzormüçıı-binenjHayvandan inrnek isterşe hayvanı tıhtın yanma çekjlir. onun iizerinden tahtın üzerine iner. Hükümrlarrn, ordu_
_ifrii-

ııdamian;

ffi@cr}-onun*isinc.y-apq,r

131 Eski TürkIerde, kuzey Cermenlerinde ve HindOlarda da yakılan ölüı nün Cennet'e kabulünüın alAmeti"şidcJetli rüzgbrın ateşi tl|tuşturmasl ve yakılan odınların dumanının cok yükselmesidir.

70
_ . :..r :- :rr...=-.::::::::j::::.:.::::::::::_:j.-j::__

İnN r'azıaN
-.

StrYAHATNAMESİ

_---

-:=-

-:---

7'ğ

rinde kendişine vek6.let eden bir halifesi (vekiü) vardır.l3İ

yu İdare eden, düşmanlariyle muharebe eden ve devlet

işIe_

rHAZA&LAR:1133

memleketin işlerini yürüten, halk arasına çrkan ve harbe gid*n H6kğ,n Beh'dir. Etraftaki hükümdarlar bağlılıklurr* ooi. ur_ zederler. (*) IIer gün mütevfrzİ, sakin ve mahcup, yalrrı ayak bir vaziyette, elinde bir sopa otdrığu halde rııyııt H&kön,ın huzüruna çrkar. İçeri girip selAm verince önijnde bu sopayi ya' kar. Bunu yaktütan Hökfrn'ın sağna tahtın tızerine otu'onra

Hazarlann hükiimdarına trIökğ,ıı denir. Gezinti için ancak dört ayda bir drşarı Çıkar.l34 Buna Büyük Hökön, vekilİne ise xIakan sglr f,g1'tg1.ı35 orduyu kumanda ve eevkeden,

{*) Meşheil niishası burada sona ormoktoaıif. mscri neşıı.ıedeıııtrer tıundan sonraki hışmı YflIrfft'un H.anar rrıaddesinglon almışIardır.
!ıükİimctarı hakkında burada söylenenler Mervezi'nin eski oğuzların h6könı Tokuz-oğıız-hök6n hakkında verdlği bilqile:.e çok henzemektedii. Anlaçılan bı_ırada balıııediIen hfjkiimclar Rus h0kAnıc|ır" RusIarda clevlet işlerini

rur. Irökön Beh'e de Kiiıdür llff,könr36 denen biri vekölet eder.. Kündür lİökfln'a ise Cflvşigirısz denen bir adam yekAJet eder. Büyük Hökön'ın ödeti hatk için meclis tertip etmemek, onIarla konuşmamaktır. Bahsettiğimiz kimselerden başkasr onun huzüruna ğiremez. Anlqşmalar ve töyinler yapmak, eezalar ver_ mek, memleketin idöresiyle meşgul olmak Hff,kön Beh,in vazifesidir. Adet otduğu iizere Büyük Hök&n ölünce onun için, içinde yirmi oda bulunan büyiik bir saıay yapllrr. odalardan her birinde onun için bir mezar kazllır. Bundan sonra taşlar süı"me toru haiine getirilinceye kadar kınlır. Kabrinin içi bununla döşenir. Bunun üzerine de sönmemiş kireç atılır. Evin altından akan büyük bir nehir ya1ğ11.l38 Nehri bu kabirin üzerinden geçecek şekilde düzenlerler. Böylece <Şe}ıtan, insa.n, kurt ve ha* şeröt ona dokunamasın> derler.
-kıqışglgıİn-b-o1x!u$ı. _y;J-{gder* "-gce_!-ue6ld-eii*,ııs^aqnıg*gömütiince'.uC*ı; ffiaffi derler. net'e girdi.>

'!J*}*g9-,ılğu"EJsg-şou*,leb-ırıı_-bpıs-L9dg.daolsıııg'üL-bj; Iurmesın'-dry.e*c91Qz_gsini g-öp9-B
Aynca, bütün oaqhr_gıİ;;,.]ejf,aşşk

1g2 Rus

ffi'-:**--*.**:;
ıügğry,.

dglruEİ^

dürüycır. Rı-ıs kıralının gevşekliği hakkında veriIen bilç1iler cle Rus hökönına ait olmalıdır. Bus hAk6nının halifesi hakklnd,a vorilen ınalümat da Hazarlardaki H6kğnbek hakkıncfuı veri|en bitgilere çok benzemekterJir. l33 Hazarlar hakkında tafsil6t[ı bilgi için scındaki açıklamalara. bak.

birliği

asıl ldare eden bu lı6k6nın vtıkilivcİi. Buracln lrıhsedilen 400 kişilik muhafız Tokıız-oğuz_hök6rı'ın nıuI'afıı birliğini vc VareqIerln drujinasını d'iisün-

ve cf,.riye olan bu kadınla

bak-

Burada Hazar hökönı hakklnda verilen bilCıiler bazı coörafya kitapla_ rında Uygur hğk6nı ve eski oğuzların hğkğnına dair verilen bilgilere Çok benzemekteclİr. on|ar da' ancak. dört ayda b,r halk İçine çrkarlardı. Hazar 'hfikf,nını gören Tüı:klerin ve komşu mi]letlerin onunla harbetıncmosi Türklerde l",5kAnın gök meı;şe'li olrnaslyla izah ediiebi!ir. t35 l-i6k6n-Bek veya işö hakkında geniş bilgi içln soncJaki açıklamalara

1ı4

-Byr1*buı

c,lan Kündü veya Künde ile a],ını kelime olması rnı.ıhtemetclir. lshak b' Kündöcik'in babasının adı (veya ünvanı) lıu kelimenin küçültmo sığasldır. Zajackow" skİ bu kşIimenin hğkim (l<gdı} manğeına gelcliğini söyler.

'İ36 Kiindür H6k6n : Bir ünvan olan bu kelirnenin Maçor

l<ıra!ının ünvşnl

{37 Cavşigir : Bu unvan hekkında tatmin erJici bilgi verilmomlştlr' Farsça biı kelime 6|6ç "ç6şnigir, Veya Türkço "çavuş, ilo Farsça "gTr' ı.eıi;uuınoeo mürekkeb bir ke|ime olabilir. Burada Hazar lıfik,nının yatağına gömüldüğü söylenen nehlr EtİI '38 {Volga) nehriclir. Vizigot kıralı Alarik'ln ve Atilld,nın ."ru,iu., J, nuti.'vrtrtlarında inş6 edilmişti. Oğuzların bir kısmının ölülorlni Ceyhun n"r,riiu'gö* düklerinİ İse el-Biı.0nİ haber vermektedir. Hazar hğkünlnın mezannı' İnşt

edenler ve onu gömenler öldürüldüğü gİbi, Atille ve AJarik,ln mezarlarını İnş& edenler ve onları gömenler de öldürülmüşlerdir.

sEYAHATNAMEŞİ
kubbeli
}IğEpq }g-Qariveleığeıı_hp*

7g

bir

fldİ

vardır. Bunlaıdan

açip kapayıneaya, kadar hadım, cöriyeyi Hökön'rn döşeğine getirir. Kubbeli çadırrnın kapısr önünde bekler" Hök6n işini lıitirince, cöniyenin elinden tutup hemen acele olarak kubbeli ça_ dırrna götiirür. Büyük HökAn atına binip maiyyeti ile bir yere hareket ederse, cliğ'er askerler de hayvanlanna binip onunla birlikte hareket ederler. Yiirüyüşü esnasrndı, onunla birlikleri arasrnda bir millik mesafe bulunur. }bees.ııdaı" qnu gğ"rrLğgLeş-bg
-

*ıeyıTg***9hg'ugumk ğ, jı"h;izlğ,nln;p"_"@rpafiğffi ;6ı*eııı,*ço' Gffi,-a;fi

&-}rqyupıgrıuüaı&ğg*c3ğ!İı.--N-1.ğL":r--qf-_f9dgüçlt"_güau--şg

,ş-1'9'par.-U9 HazarHökönı'nınEtilnqlı[ıalajık!_t-ugıüıığgJuzuIub'"gy!i\, bir şefiii-vardır. Eeıırin bir tarafınğq- Iu'üşIğ!qanlaı,..-diğqr-la.; n, Müslümani arın başrn_ ;arit*ıileiind#Hrryg-L{r"r"L j1şyğ+-!ıT-;9wıil; min ;?rri[rr1-ffi;ar-ittk;i"dfiffir" ;;-tice""t Gn burava gejlp_ödfi *üslürnanların hukuki işleri bu müşlürnan vazifeliye havale edilmiştir. ondan başkası Miisl'i.imaniarrn işlerine'bakatrnaz ve aralarındaki anlaşmazlıklarda hükiim veremez'

;r*?;mffirJ ffi

şını kaldlrmaz-"-.-_-gakAnıırın t tıırı;ımğarııt mdde'ti -ş*'_ _en -fazla }g"E sggs|ic. EIiikümdarlı*, bu ııü4ğeu nj- gg**ğqhi -şrrsa ?QŞr Jıe-ğe:. ivvetı onu öl düIürler,-sEu bg44dü y9*mı:glggğLa*de*leışs --_-_ggEE!-!g-y9lüş3el-g-Ql&rıIşg jg"-eş"Leg9l_b9ıIeğaı-Fll
*ilüılde-v_elıiçhir-şehçd-e.:gü9r€h9g9n_L?gg9ğEı.J$llp-qi*L

ry-en -öıriinÖe*şesdeys"*kapa!-ır._

o

geçinc 9y__9'E9-1

L ş"99t9ğn

ıı a

_

-*.,#:

teri toplandıtıaılğıemılqİ, uırğırj1s*q }ıı dnares' Eiikaç müezzini bulunur. Hqnı-ffiÖg1-lrjçdl:n
'İ40 Hazar hik6nının siyasi iktidariyle ilgili olarak Zeki Velid,i Togaıı şöyle
;

ng şg}ıise, \4jislilmlnlann lİı-maz EıIclıklarl-ve

Çu.Ir-ta

qügl

der

rI9ly-Q-gqçqklarlnrhuzurunagetiı:tir.onı-agulğl'rffi ,-.önüığ;lııı: "-ü"!"*rn:-ye_ çqcuklanml -başkp!+uıq .b!bç ç!çı.--Ay.ır $ekikie* hawanleltır* silfl hlannı ve qy-lgryini de başkola-r1na. verir* Bazt, n' onları lkişeı partaya, htüerek cesedl*eJini"--çpru$b4-gerer. B.azep

larsa,..d_önenterin*hepslö1diirjiliirler*-Qnun kumandaulQ$_ve Ve.ru_aı.g.ır. Eçllı) *ağlüp_ phıp- geri d_önerlerse, onl&rı. k;dfiib-

"IJakiki iktidardan tnınarrıiyla nııhrı-ıııı cılnn l:ı.ı hiıkiin oynı zııııanda tamarniy|e gerçek bir iktidara sahiptir. Bu da lııutIak bir hf,kinıin illtidarıdır. onı_in kıralliğı, şam6ni Eöçebe kııbilelgrde oldu1]u gibi, mukadcjes bir l<araktere

sahiptir. Bu kabiIelerdc kıral tamanıi)ıle halktşn ayrılmıştlr. 0nıın [<ararları, il6|ıi nıenşe'li bir hüküıııdar cı,lduğu için, itirazstz ve mutlak bir itöatle kabuI edilir. Bu hususiyet Türk ' Moğol i<aviıılerinin tabiatında ınevcLıttur.'

l39 Hazar hAkğnının tebaası tarafından öldürtilmesiyle ilçilİ kısımda Fnıin el-R6zi şöyle der ' "Hazar ülkesi clahi Türk ülkelerinden lıiricir" Bı-ırada oturanlar srın dere_ ce güzel ve şevinıli kimselerdir. Hükümdariarının h6kİmiyotl kırk yıll aşarsa onu azledeı"ler. Dinleri ise, gündüze, g6ceye, rÜzghra, toproğu, göğe, ve l,eJ şeye bir ulOhiyet atfotmekten ibarettir. Fakat göğün tanrısı dlğer tanrılardan daha büyüktür.D BU parça eserİn müsllifi tarafından eski kltaplardan alınmış olmalıdır' Burada putperest Hazarların dinleri hakkıncta veriIen bitgİ lbn Fazl6n tarafındarı Başgıı"tların dinlne dair verilen bilgiye benzemektedır. Ve
:

141 Etil şehri hakkında geniş İıilgi, icin s<ıııdaki açıklaınalara baIı. 142 Hazz : Bu ke!imenin etimolojik izaiıı yapıimamıştır. Fakat, Etil şeh' rindeki Müslümanların hukuki işlerine bakan bir müslüıııan kndıd'an bahşedıldiği ÖşikArdır. Bu husus Ibn Fazlğn zarnanında Etil şohrindeki müsltiman_ ların hukı.ıken ayrı bir statükoya tdbi oldukIarını göstermektodir. lstahri V8 İbrı Havkal zamanında iee Etil şehrinde ikisi Müslüınanlara, lkisi YahucJilgre, ikısİ Hıristiyanlara r,e biri şamaııistlere ait olınak üzoro yedi kadı vardı. Müslümanların siyasi Ve ıÇtımaı dı.ıruınu daha da kuvvetlonmlşti. Ayrıca, bu
hİiklmterle hfikğrı*oy araşında aracılık yapan biri vardı. Bazı meeelelerde hA_ klmler bu'aract Vasltasıy|a H6kön-bey'o danışırlardı. lhtllğflı nıühim konular içln hükümdar ayrı oturum tertİp ederdi.

şomanizmdir-

{,ıt3 Cğmi : lbn Fazlğn zamanında bir tane olan caml 6dedi Mes'üdİ ernanında otuza yükselmiştir.

r!!

,l

I

liil

tıü

lil

80

İBN FAZLAN

(922-92.3)yılıağp,tr4üşlüııanlaı-ııı-D0.rel-Böbüng{ggltbjı."b+y-

gtıJ11ılşuı' ııavraıanq vıktırırdım> dedi.
.-Haar]er-:ze-:ıa
k

yık
n

.}pıbmmıg"*çgg5l}--qe
}u ırr irr

i

la:n_y;ı

üiltiıgğqıışulanlİazar-+Ieı.a"nı]na

^Ulğgıe@

r- Rui gac aı' ( S n k6 tibe töbiüırle:' 9ga-beslük
i

_

)*lıe*

İkinci l(ısını

EBü DÜr,EF''İN
((nİsAtE) SİNDEN

Türk üıneıeriyle İıgİıı Kısmın
Tercümesi

lili
It|ü

1M D6r el-BAbünec : Bu yerin de nerede olduğu t6yln odllememiştir. Hazarların H6rün el-Reşid devrinde Müseviliği kabOl ettlklorlnden yukanda bahsedllmİşti. lbn FazlAn zamanında Hazar ülkesinde azıntıkta olan Müsltiman}ar lbn Ruşteh ve ibn Havkal zamanlarında çoğunluk durumuna geçrnİ$t. Etıl" Somender, Hanbalığ ve Sarığşen şehirlerinde kalabalık müslüman cemaat'
loritoşekkületmişti.qgş!ğ1qed9lJehu-drl-ere_4!-s-b"9J]ç-daha-(alebaLKı-W$ bütün bun lara rağmen halk şaqgıi*ğg-!9t!ıl _ L"ly._hg9m9lıışlg(, :-_-'

s..e

SEYAİ{ATNAMESİ

83

rcBÜ DtlLEFü.[
BİSAL.E',sh'[DEN

rünr üJffitaRtYİ,E
fi.Gfiİ
'

KISMIN

TERCtIMüsİ
_--^f}irnğ*

(

s.

6

juplg{"ın biuııneş.i-kjşip-ip_ s-üiış-.uflçunu-genişletİJ--Alla,h'<ıYen ı3ziı1$e _do]pşry]p_d1!q1 ;pı, kendileııinden-.öneekileriıı-ökihetlerL
_

içlaEelerinin"_'f aJklüı-ğ-ı.}.gtPjr9.ğ9j.l9ıissı:_". *glııgıg azametinden,idarecilerinind91e*ç!e5j4g!-ç-a_---babşedıImp}tedir-_
.

B_u-esexd-e-.füs.k ''ıl3_ei"e'ry{9"pı-9-+]1rıı

) EE*Piilg[ Jüş'3*.MiüçLhil-şğ:leğe"g*
.çgşıt]i I*i]9l9'rig4_qJ,,

jİff

$Flc$nı.."katuletmedıl$s*gııula_qnümjtle.rjrükeşilc.g]r-qşç]; ı1;ı.gutlg^rından biriyJe Çin hiİkündapının kızının evlenmesjg.i" tek]if."ettiler. Nasr--bunu ka.bul.etti,Jçinti elçilerle birükte Çüı hükümdarına bir elçi heyeti göndercli. Bu-ngn.üzerine, Çin ve T**-'kalıeterini öğrenme} f**İP gaıiıiıet bilerek Affih:"ııı: yj.r_dıpq$eı srğındrm ve he_yetle bçr"ab-e-r ygla.gıktım. l (ş 7) Horasan ve Möveröiinnehr'i geçtikten sonra islöm iİlkelerinden vardığmız ilk kabile el-Harg6Jıı47 denilen ülkeyd.i. Buğday ve arpa yiyerek bu ülkeyi bir ayda katettikten şonra Ta,htalır48 denilen bir şehre vardık. orada arpa, darı, çeşitli etler ve sebzeler yedik. Bu iilkede emniyet ve rahatlık içinde yir_ mi gıİn yiirüdük. Bu ülkenin halkr müsliİman olduklarından ve islörn ülkesine komşu bulunduklanndan dolayı el-Hargf,,h ülkesine bağlıydılar. onlara vergi vermekteydiler. Bunlar miislü. man olduklarından, çoğu zaman el-Hargffh ülkesi halkıyla ittifak ederek, daha doğuda Çin hükiimdanna bağlı olan müşriklere karşı gaz6. yapıyorlardr. Sonra, Necö denilen bir kabilenin ülkesine vardık. orada

rffi;ffi

op]a'1-N.ps"ş ilg şıhr_jy"et lıuryrıqyı arzu_'eı1iy'orl.rgını istiyorlaığ1, Nasr k1ryp ı<-a.$r bir hü-kürndar J*4*_"-Trd_ap ile ev1e-4neşin"ın- din-en mahaıırlu-".olmaşı -sebehiyle-_.onlan-ııjs.

ı!*giirştinlpş.ş145 f,g-rnçkle akıl.sahipJ.erine, .ihret"alanlarfl.^'Ve-üs"ü^; nık insanlara bu lrususta teşvikte bulunnıaktadır, \ _*'rr*tm6ar Nasr b. Ahmed b. Ismail el-Sffmönİ'nin huzüru'--*a-:;t:: yanrgla*_Çlp' hıit-ümdarı Kf,.lİn b. el-Şahİr'inrao na vardığımda

"dan,ffi'noııuı"vıveiölivöktimizigeğiidik:ıao*N-ecöiJi. ömiiıyet içinde bir ay yürüdük."Efrüİmüşriüffi Tah_tah şehri hükümdanna haraç verirler. Buranrn halkı hü_

" öwi;--*ffi;;; 9ıigıgJıE.şıı.{9'_EZiiIlı--lıcirv9"T.yş-ry4ı_.go!.tııı,-orqjl**!p-ş:
;
147 Bu kelime ile Karahanlıların başşehri ordu-kent (Kaşğar) kasted,llmlş 'olmalıdır. Biraz sonra Karahanlılardan Buğraç kabilesi adı ile tekrar bahsedl.
lecektlr.

ki1lg4rümasecdöeaşoütızıı"niuı<öEa;;_t*=*ır",şq-:iıİ"am'

elçilerini

-ggrdüıI4.

Apaoki tarafından ^kurulan Hitai sü|ilosine mensup olduğu düşünüleblllr. Bu şahlsın Çin lmparatoru değil, Çin'in çeşitli yerlerinde hüküm süren tebl hükümdarlardan blri veya bir eyölet valisi olduğu da düşünü|ebilir.

145 lfur'ön lX, 30, Xıı' l09, XXl' 40... 146 Bu hükümdarın kim olduğu kesin olarak tesbit ğdilemiyor. Bunun bİr Çin İmparatoru olduğu kabul edilirse, 907 960 tarihlorl arasında T'ang sülölesinin yıkılışını takibeden beş sül6leden blrine mensup olduğu veya

.Ancak, Ebü Dülef bu kabilenin öküzü mukaddes tanıdığını, orada ıncİr yetış. tiğini söylemektedir. Buna göre, kablle halkının hlndO olduğu, Ebü Dülef,iti burada bir karışıklık yaptığı düşünülebllir. Öküzün mukaddes bİr hayvan kabul edİlmeşi günümüzdo dahl Hindli.

Bu kabile kaynaklarda geçmemektedir. Bu ismln Gerdizl'de Çln yolu üzerinde olduğu bahsediİen Kuca şehrİ ile ilgisi olup o,lmadığı düşünüIebilir.

l48 l49

Bu şehri t6yin etmek mümkün olmadı'

'50 ler arasında

mevcuttur.

84
G;aır. Hıristiyan yolcular bu ağacın
tffi-yffila;11ıg
u._

iril

EBü'DÜLtr;r

Is_ffiilrmıhq-sglıEigı

ağaçtan-

39t]* şIap4ış_

%*-r.j:**;:ffi

StrYAHATNAMESI
::at
- :
r

1:::+==.*-:

36

h nebatı etle Urada orarla bezoari 4epafl dmffi;r;"ü;;d;:ffi- bıI-ggğıLff!3ug ma"L9pyf,!*el.henek*denen
prşırırter. eEle pişirirler.
bczoar.r ma_

u bir nebat vardrr.,Ru uII- IleuitL vaI'urI'.1J5ü

ciffIffirE*LTecenekier arasınila on iki sün yürüdük. Bize. bun' -ffiitık"sının tuzeyde Sqkölibe'itGffiLilG*ir. nıtışiı* J a ş

başlı_b-ır hüki!ıgdarlg4 yokli& EmLiygt vg ların ülkesinde kırkJijn+iirüg!ük*
ır

;d

b-glJ!ü<

icin4e

on_.

raç * verı4.ezleıı!ğt-* sğ o,aa.aan sç"", şiuiı ülkesine -v1r{$.r52 Bıınlar sadece arna. fasulve ve koyun eti verler. Deve k_eşmezfçr.
--r-..;..i.:: _L_L*__*!.^._ ;. .J++

vardık. Bu ın sak nur..-punlann kudretli hükümdarlan vardır. Bu hükümdarlarrn Alevi j9g (:g3gLyü1ree_!9?!ulı_au-ııshalv4lğır. Bu mushafın da tezhinli bİr

Ç,ğr]luığ"q auiı@fr

soJü{g.F@'ü]!e.şne

auaıı-tuaş-effi
-mer@

glllgği". tr'akat evlenme konusundaki ağs!lg_-btıyı9djğ*

Sü_

l5l Eb0 Dülef Peçeneklerl lbn Fazlğn'ın tam tersıno zengln ve uzun sakalIı, bıyıklı olarak tavsif eder. onların ülkesi hakkında verdiği izah doğ rudur. Peçenekler Çin yolıına çok uzak mıntakada oturduklarına göre müelllfin onların üIkesinden geçtiği düşünülemez' Yalnız, Çin yolu üzerinde bit Peçenek gurubunun yaşadığı akla gelebilir. l52 Hud0d eİ-6lem'deki haritada Çiğiller Karluklarln ve Tuhsllerİn doğtı. sunda gösterilir. Kaşgari Talas yakınındaki ÇiğiI şehrinde, Kaşgar yakınındah Çiğil köyünde oturanlarla Kuyaş şehri yakınında yaşayan göçebe Çiğillerdai bahseder' Ayrıca, Ceyl'un ile Yukarı Çin arasındaki Türklere oğuzların Çiğil adınl verdiklerini söyler. Karahan|ıların ordusunun esaslnt Çiğiller teşkİ| edlyordu. Mervezİ'nin dediği gıbi, ÇiğiIler Karlukların boylarındandır. Eski lran Edebiyatı'nda çiğil güzelleri meşhurdur.

Araplann hükümdarı, Alı b. Ebi Telib ise ilöhıdır.- BaşIarına aneak bu Alevinin sürflresinden geren birini tayin ederler. Bu kabile mensuplan göğe baktıklan zaman ağızlarını açarlar, göileri dışarı fırlar. <Arapların hükümdarı oradan ir"r, o"r_ ya çıkar.> denler. Zeyd sülölesinden gelen hükümdarlar, kendi_ lerine has alömet olarak, sakallıdırlar. Bu kabilenin burıınlan düzgün, gözleri büyüktür. Askerleri kahraman kimselerdir. SiIfrh imali ile meşgul olup çok gilzel silöh yaparlar. Darr ve erkek koyun etİ yerler. ülkelerinde öküz ve teçı bulunmaz.

İ:"r,ıg ı9_--

Z,PYd '!ss iç!u- ya'alaJı

onl ara göre, Zeyd,

J.g

yoktı.ır.

hane[i ldiler. Eb. Dülef onların' AIi b' Ebi,Talib neslinden geldigini söylüyor. ayn, tonu|u'srtrt {Juğra_hAn destanında da temas edilır. Fakai, bu iddünın ge.c.tı" ' ,ıaı,rs'
Vahyö b, Zeyd, babasıyla birlikte Emevilere karşı

ls3 Buğraç kabilesiyle KarahanlıIar kastediImektedİr. EbO Dülef,in geyahatl AbdüIkerim Satuk Buğra-h6n zamanına rastlar. Bu zamanda Karahanlı|ar müslümandılar. Fakat, zannediIdİği Eibi aIevi değii sünni vo

lsyan otmlş, 122 -1M (740 m') yılında babasının Küfe'de şehidedilmesl üzerino Hgrasan,a i uç*,ş. ofgda Emevilere karsı mücadelelerl esnasında 125 (743 !:'I: m.)'do C0zec6n,da öldürülmüştür' ı55 Zeyd b' Ali b. et-Hüseyn b. Ali b. Ebı Talib, Şia,nın Zeydlyye kolu '122 nun kurucusudur. Emevİlete isyan etmiş, hicrl tzao'rn'i'-v,ı,rou 'karg1 Emevilerin lrak valisi tarafından Küfe'de .oldtirilmıştıır. Bundan önceki notta bolısedilen Ya|-ıy6'nın babası olup mezhebi bu gün Yemen'da resmi mezheptıf.

?f__ n:==-=-- -^ ^.*

EBü DÜLffi',-::=::: :- : :=
e-"]Jg9

sEYAHATNAMEsİ

87

giyerler' Bir av bu kabile (s' t0} Sadece keçeden yapılaı elbise Ş9X:
l ^ Iznrlzıı ııp r] e-hset

ı.ırae-vıııuoııİSffi'ffi

lerd

jikiia i.:ffi j#:b[-nnau*"r'r*-r"-ııane**a'xersgğan-'"-vj-_ YaMüslümanlaİ' tnöuzunduo v"pı*ş fritı" u'ıgpo*Burada * . " _:i _:- Afi-?{i^ * nifo n ih pi"ffi;; M--""iışiı*ısüi -*'':|1- -

fibetliler arasüda krrk gün buğday' ffiardık. artrıa, sebze, et, üzüri-'" -"you .y'y"'*.."11r:'::**: j*l* ;'fii#;;';i' ;;aştan yapımış elbise g1yerler. Kamıştan
yaprlmış büyük bi,
-

3ı4$gJa-çra**İ1lç3&}g*9-gm*İı:r-ffi ıü]ı t'G.İiı @1ı.*v-9*te8-eJqıyuga4ak*glaL_!."allJJ]Lne'_
ğglsaıdır. Kim0kların belli
baştı hükümdarları

verdır.' BHlsJu js9lllgr.r-:eren Jıağınr'r ynğclıqplar.ıss Kinıflklann ülkesİncle, bir düzlükte altın ıqgı_ğ9g!--va1ldlr. üu madende parçalar halinde altın bulun'il orırrrn iilkesinde selle_

v" -un"oiei:ı

;ii'ıulla11*''tgşP*r*ryffi

ıifi
ffi

-

..

ffi,6,*:ffiq"#:ş:TT*:}i"x; ;iiiffi-ffi"*u
mazlarrnı Kflbe'}ıe

J.effi*ı***E*y

dofu

kabilesinin iilkesine vaıdrk.ısz odeJu-su;

"d"o ıqı;gl+ıtsı

öze1

meclisleri vardrr' Nave

Sof giymezler" oııların bjıltış-y&dırl Avrı_ ca krlrcrn yüzüne sürüiünce onu'hiçbir seyi kesmcz hn,lc gclı.iren bir taş da bulunur. onlar arau$1 gpıı.yet'v.9 srıı],mciıp-biE

yayıImışlardı. Fakat, bundan v6di o|abılır. Zlra, çeşitll dınlel bu yol civarıııcta Tibotlllere öit ğdetlerden bahsonraki paragrafta Kimaklarclan balisoc|erkon

l58EbODü|ef'InTitıetdoıliğibuyorMfiverfiünnor.Çinyoluüzerind'ebir

setmesimüeIlifinTibet'itanımışoImasılIıtlmalinlar'tırlyor.

yaşamaktaydı' Kimalç 157 Diğer müe!trtlere göre Kimaklar dahrı kuzoyde yedı kabileyo ayrılıyorlardı : lki'.lmak',Tatar' lar bir foderasyon teşkil idip rııa'quart'a göre' klmal< kelimesi lki ilg Bayundur, Kıpçak, ııiıg" u;'rcıaa' adlarıııın bileşimidir. iki _;i;; imak,ln kısaltması oıup ?uj"r*vonun ıIk -kabileslnin t6yin mürnkün cloğildir. Kaynaklar onların Kimakların yerini kesin değiştırkışın kışlaklara, yazın yaylakIara gittiklerinı y9 ver

göçebe olup Kır-' rcırg,zlarln batısındayd,ılar" Avfi ise onIarı dikIerinl belirtirler. n"ı.ş'ir"' onIar obi'den lrtiş'e kadar uzanah oızların kuzeyinde no-tJrir. AnllşıIan Gerdizi'ye- göre Kimaklar lrtiş nehrina ffiH ,r#rı<*"ra'ı"'* ı'ıituı'irn' denirdi. Vamt ı., onların Çin hududunda taparlardı. Bunların ,","in"'iriuı. Dülef'ln Kimaklar hakkında yazdıklarınırı yaşadıkıarını belirtir. nıl'qrr",-euo ffi;;;k Tibetlilere uygun düştüğünü söyler''

sınıfı Uygurlar toşkil etmekteydi. Uygurlarln ü|kosl vo orcıclakl çeşitli dinIer hakkında isl6m coğrafyacıları epeyco molümot vorlrlrır. ööhız, önceleri Tbkuz - oğuzların Karlukları yenerlerken, M0ni dinlnl kabul otmoleri üzerine
tİr. Eb0 Dülef'in burada Tokuz - oğuzlar dlye bahsottlği kavmln Uygurlar olduğu ğşikardır. Uygurlar Türk Medöniyeti tarlhlnde mühlııı rol oynamışlar. ancak Moğollar devrinde ortadan kaldırılmışlardır. onların Moğol kültürü

160 Tokuz - oğuzlar' orhıın 5bidelerlnde bıı t(llılr 1;tıçırıcıkro<Iİr. Fal<at, islöm müellifleri Tokı.ız _ oğuzlarla umuırıiyotlo Roş - lıılık Uygurlarını kastederler. Elbette bu Uygurlai" arasınc,a Tokuz - oğuzlnr vartlı. Fakat, h6kinı

d1zi'de "Oğuzlar Çinlilerin komşu'Iarıdır., denıImektocllr.

İ58 Yağmur yağdırmak için kullanılan bu taş yada taşı olmıılırlır. Bu taştan Vğküt ve Kasgari cLe bahseder. Bu taş bu katııoyo mahı*ılş tlotjil, Şanıa. nİst Türkler arasında yaygındı. t$g Burada bahsedilerı 0ğuzlar do("iıı oğuzlaı"ıydı. Bılnlar lılıtı oğuzlarına nİsbetle daha med,eni idiler' Yoksa' Ebü Düle't blırıldo Tokıız_OğıızlorJan bahsetmiş olamaz. Zira, hemen peşinde ç,nlardan buhııoclcıcııktlr. Nitekim, Ger-

kahramanlıklarının söndüğünü, Karluklara mağl0p olmuya başlod,ıklarını beIir_

'q

E8 pamffi
li
I

rtsü DÜLEF'
TgEuz-oğuzla"J9*ihış--vgIçşılıgçIgiş-bp
yven-etiniyenIer_

ınffAHATNAil{Esİ
aG. .-'--__:€_
_
.

89

"keged9'''''''''''u*Iqilgg--ç'lbşç--gıı-e_üHEguL*

7lllıııl ve y!Ü}r.-I(
gııeı"{ç
ııksı.'.ı:t

-.a___:-:--.'-_.

Cok ivi
^-ı^_

gJrrffiffiH€n"-ö

ffiı"u ş_-

ÇffiGo

tak'ıtüs zaman kanın akmasını .slığil9ğ_"b:ı-g9şil-taş--fuödetlerini güneşin battığı tarafa yönelerelr

l,'rinl-]diŞiiffi?ti
İ()İlI:tı

olduklari ııükümdarlan vardır. Bu hü_ kllmdarın huzünında ancak kırk yaşını geçenler oturabilir. *}gy-eğ-yg ı"ıuzıı: jç,ldç g' sti\leı
^

bu taşı kulpurpg.;p" trJ

b;şkrJ;rd"l;ıofrffi

r'.

İi

nn altındafi'ffi_kiişk üzerine kurulmuş olan, yüz kişiyi alabilen ve on fersah öteden göriinen bir çatlın vardır. oglan4--bgTo

"*nd'.Iqı6eJ

--:ffirgaaı

vardıkJ

hayvanlarrn etini yerler. o*ye*99ıgly"Ig9g]9ı MöHlprı*_re' yp-z' yazın ak iq_iu-hullanilrklan*a_lf ab9l.eğvardı1-Kendilerine-baş .-B' "ı: İşffi v" merasimleri üe vardır. Lömbalann içindeki madde tnş-a;ça;arşşiaffi*sön*.a*" rşrğını söndiiıırıezler. thff.dst-* onların lğ*Egu skudgkta,r'lJnp'n3lm dııaJan ve- il.6}rileri "ııardrr_ bayram :üiffisınde az miktarda misk de bulunur. Senede üç defa

dan, pirinç, deve hariç öküz, koJrun, keçi v's'

yaparlar.Bayıa,klar1ıuşil$r.-9üıgygs$Ieh'-ib'3*"t*_g9çıi:ı,.._

üzerindekl etklsl cok kuwctlidlr. Türktor arasında hayvanları boğazlamadan, darbe vurmak $uretiylo kurban gtmenln vo hayvanlarln et|ertnl bu şekildo öldürerek yemenin yaygın otduğundan aşağıda bahsedecek. {6.I ilk defa m. ö' 201 yıIıııda Çin kaynaklarında bahsodilen Kırgızlar Yukarı Yenisey'deki Sayan dağlarının kuzeyind,e yaşıyorlardı. lslöm kaynaklarının ve Çinlilerin tavsiflerine göre Kırgızlar mavl gözlü, sarı saçlı, beyaz tenlidirler. Buna göre, türkleşmiş Yenisey Qstiyakları olmalıdır. 750 yılında Uygurların hakimiyeti altlna girmişler, fakat B40 ta lsyan ederek Uygurları o"_Tokr, - oğuzları Moğolistan'dan kovmuşlardır. onlar tarafından kurulan bu yeni devlet 917 yılında Hitaylar tarafından ortadan kaldırılmlştır. lslAm kay' nakiarına göre, Kırgız ülkesi meskun olmayan kıızey ülkelerlne ve Büyük ok' yanus'a kadar uzanıyord,u. Batıda bir dağ onları Kimaklardan ayırmaktaydı. Yenı Toku, - oğuzların kuzeyindeydiler. Kırgızlar daha sonra Moğolların istİlfr' ,,nu ,ğ.u*,ş|aidır.'Bu gün S.S.Q.B. ne bağlı bir Kırgızistan Cumhuriyeti
vardır.

. .ftü DüIef burada Kar|ukları çok doğuda göstcrınok.torllr. RuraıIo Kar|uk kadınIarı hakkında ileri sürülen iddiaların onIoiın buzı [:cıyIlırıııo has oImaşı nıümkündür. orta Asya kavimleri hakkında burıa lıonzor ltlı.llalara rastlanııınktadır. lbn el-Fakih $ukub şehri halkı, Morco Pcılcı Dcığu T|tirklstan,dakl Cu. ıııul ve Çİn'in Cayındı ey6leti sakinIeri için de oynı mıılılyotto Ifadeter kuIIanırlar. Nitekim, lbn Fazlğn Ruslar hakkında da bonzer lfatiolor kullanmıçtır'

gurubu YabguIuların emrİ altında Yukarı Toharistan'da Ccyhıın.un çıiii.ıoyıno" yaşıyorlaı'dı. X. asırda isficğb'tan lssık - göl'('in gaineylno kaclıırkI lıuIıads Karluklara rastlamak mürnkündü.

luklor dokuz boydıır: üçünü çiğıI, üçünü Heskl, diğrırlorlnl tso Bed_ Kivalin ve Tuhsİn boyları rneydana getirir' Karohanlılor Knrluklarla ÇlğilIeriıı eIinde olan Çü havzasına hücıım etnıişlerdir. Knrluklıırın |ıIr dlğer

dH'; golun Talas muharebesinde onları Müslümanlar tarafında göriiyoruz. onlar bu ınıılliırebede l\ılüslümanlara yardım etrnekle İsl6rniyet'in cjh, h'v. aq hatt6 yayılmasına yardım etı'nişIerdir. Bunun Çlnkle hemen arkasınclan onların, 766 yılınrla Suy6b ve Talas'ı işgöl ettiklerİni görüycıruz. Biraz önoe bellrttiğImlz şı'ıkllde CAhız onların uygurlara galip gelr;elerine iş6ret etmektecllr. Gordtzİ Knrlı'ıklarla Yabgulular {yine Karluklardan bir purup cıImalıJ arasınclrıki miinaıı,ıIrı;t[ere temas eder. Avfi onIarın TüIis dağ1ınja otı"ırtjı-ıklnrını, i.jncoIori Tokuzofiıızların tabaasl o|dukIarını, onlariı karşı isyan orjeırol< T(irkintnıı,ın blr kısıİıını eIe geçirdiklerini beIirtir ve şöyIe clevaiıı orler..oıılırııı lılızıllırı l..;|üm dlyılrına bile geldi. Mğveriünnehr'deki bazı şehirlercle rınlnr otıırııyrıri,,.a,. xuu

Karluklar 745 - |!2Hicri 133 (75l yılında lorıll

m.) yılında ıııislı'imanlarla Çinliler arasında

.Göktürklerİ yıkmak için Uygurlara yardlrn otmıs.

vı,

Karluk hükümdarlarına Yabgu denilmekteydi' TabarT vo cllğor islam kayılakları Emeviler zamanında Miislümanlarla Orta Asya vo ü_ıornsiin,clakü hükümdarlar arasında yapllan savaşlarda Kar|uk Yabgusu'ndrın bahsedorlgr. Buna. g0re, gerek Toharistan gerek Seyhun nehri kıyısına Karlılkların oldukça arken gelmiş olmaları l5zırn gelir. Ya'k0bi T6rIh'lnde Karluk Yabgusu'nun daha Halife Mehdi devrinde lslamiyet'i kabul otmiş olduğunu söyleıiektedır.

,']üı

'T

il

90

Etsobuı;rr'

şıtğYAHATNAMESİ

fĞg'Jİ.Ils=i.,:_:=#--=:=EE=3:li]l]]:.:j;l.-1iiji*.::*j*iİ.İİ.l:.i:

yerıg: 9qtqe*=hir-es*9je -#M3ohut ve mercimek "v"_"--4.r"ı._(-._iaivmiüm-rş ı.ıirp;r ffi *rcr"ryşffi 'elüJiıer.

*

Kutluklır

sadece buğday ve kesilmemiş hayvan eti yerler.
_!qağıüp-

Duvarlinnda ileri gelen hükümdarlarının resimleri

JottutJEtIafErydakı

ölen kadın bir daha ev-le.eden katlın ıırasrnda

akarlar. Onlar

idyeilekurta--" bİIİi_](tTTilmşi.kumar.gi-q}iiiİ;-oriaarr.nedenf *."--._4 rılabilir. Fakat, meclis dağıldıktan sonra kazanan kişi üttükteklann kadrn lde sata onların
bjğJıaf"ıJe-gg],İnçe

) olarak

bir
tatbik
zulmü, etmer ve evül_

!ıu't'

oae4;g- Yaralanan tazminat aldıktan sonra öIürse kanı

heder olur.

utluk Türklerl I gün yiİrüdükten sonra Kitayf,,n (Ilitay) denilen kabilenin
kesine vardık.

r
k

ih

temin eder"

ler.

kadrmn bir

acı old

zalnan ona

luklprın iilkesin.rle helile ağacr yerine kullanılan, gövdeşi di& bir*' ağac vardx. Bu ağacın usflresi bedendeki ateşli şişler üzerİne ülkesinde, mukaclrle* @Karlukların tanıdıklan, dibinde anlaşmazlıklan hallettikleri ve kurban kestikleri bir taş vardrr. (s" 14) n*-lpıeşılğııonların ipekli elbiseler giydikleri bir bayramlarr vardır. Bu bayramda ipekli elbİse giyemeyenler, elbiselerine bir parça ipekli kumaş yarnar' lar. Kgduklar arasında yirmi beş gün emniyetle gittikten sonra

Kitöyöııta,ı (Hitaylar)ı66 aıTa, fasulye ve sadcctl kesilmig hayvan eti yerler. şaruanna uvgun biı"ffe çıı-lçnidcıJdarede tatbik ettikleri'ahköm, aklİ hüktimlerdİr. onlı4n-lıc'lli başlı sultanlan yoktur.. onlarclaıı her on kişi anlanmızlıklard"i_aT:f* vo (s. 15) fikir sahibi bir ihtiyara müracaat ederler. Aralannıİa oıru hakem yaparlar. I{j ülkelerinden geçen yabancrla-

xuuuı<l

-..-":f

{64 Kutluk Türkleri hakkında kaynaklarda başka blr bilglye rastlıya" madık. EbO Dülef onların kahraman bir kabile olduğunu belirtmektedir. orts ların evlenme Ve ceza khnunları ıle ilgili olarak burada verilen bilgller doğ. ru olabilir. Zira, eski kavimler arasında bu gibi adetler çoktu. Ayrıca bk. sondakİ açıklamalar kışmı.

-

l65 orta Asya Türkleri arasında hükümdarın ovlonıııtırılnln yıısok olduğu başka bir kabi|eye rastlanmıyor. AksIne, eskl knvlınlordo lıtiküırıdarların çok kadınla evlenmesl frdetti. Kutluklar bu konud,a blr lstlşnn toşkll etnıektedİr. {eE Burada HitAyön şekIinde geçon kıvlm Çln kaynakloırınııı K'ltan, oski türk kitabelerının Qytai vo daha şonrakl lslüırı kııynaklnrınııı Kara - Hitaylar {ediğl kabiIedir. Bunlar Uygurların doğusuntlrı oturııyorlordı. Başka kaynakların Kıtayanıar hakkında verdigl bllgllorle EbtJ Diilof'In verdiği bilgi" ler bİrblrine uymuyor. Ebü Dü|ef'e göre Kltğy0ıılorın hük(iıııdarı yoktur' Sulh sevordirler. Çin kaynaklar ise X. asırda ApaokI lIo Kltan'ln anIaştığını vo 924 te Kırgızların başşehri Karabalgasun'u zaptettlklerlni, homen hemen b{.+' tün Moğolistan'a hakim oldukIarını blldirlr. Ebü Dülef eşerinde KitdyAnların ülkesinden Çln'e geçtlklorini şöyler, Bı.ına göre. Kitf;y6nlar Çin'in batıdakl llk komşusuydu.

9ü lsİi-;-;j;.ii*i

rerü u,t}r.pr'

ay iükAfa "bİr giymezler. çekildikleri bir mibedleri vaıdır.\Boyalı hiçbir onlaqqüIkesinde çok koka. biı şey -var_

"eş

kim'seleri öldüren lanlar bir dağda o}up, as10, oradaı keşeo bir çeşit taş

Riv6yete göıe, onlann ülEkmazlar. o:üg,nı

ill1

Üçüncü I(ısıırı

Behİ ülkesine vardık...

Eserinin Ttirklerle

İıgİıı B6bının
Tercümesİ

""TE

I

ıIEBvEZı'NİN 'EısER,İNİN rünKLEBLs İıGİıİ BABININ TERCÜMEsİ
(s.

u)

IX}KUZI]NCU BAB TÜRKLER IIAKI{INDADIIi

Türkler pek cok cinslere, kabilelere' orımaklara avrrları bübir millettir.lBir kşmr şehirlerde ve köylerde, bir kısmı bozviik kırlaıda ve töllerde 9|ııı'urtn1.r67
'ı67 Mervezi burada Tiirklerin çeşitli kabİlelere ve oymaklara ayrılan lılr ırıillet olduğunu belirtmektedir. Bu çüıı olduğu gibl ^o ğırada Türkler Man-

çuryn'dan Macaristan'a'kadarki sahada çeşİtIi siyasİ teşekküller ha|inde ya_ ürk kabilelerini keşııyıın bir milletti, ü-ştelik lcynyaı:ı-'lıqkıry ııln rılarak t6yin etmek müınkün değiIdir. Ka-şgari Türkleri batı Türklerl ve * ılıııJıı Türkleri olma'k üzere iki kısrna avırır.

1. Batı Türkleri : Peçenekler, Kıpçaklar, oğuzlar, Yimaklar, Basmiller, Kllylır, YabguluIar {KarIuklar), Tatarlar, Kırgızlar, üaşgırtIar.
ıııııllıır, Uygurlar, Tangutlar, Hitaylar {Çin)' Tavgaçlar IM6çin).

2"

Doğu Türklerİ

: Çiğİller, Tuhsiler, Yağmalar, lğraklar, Çaruk|ar,

Cu-

lıırı aImamıştır. Hattğ, eserinin bazl yerlerİnde burada müstakil gösterdIğl lııızı kabileleri başka bir kabilenin bir boyu olarak zikretmlşt|r. Başka müellll'lor ise, onun müstakil kabul ettiği bazı kabileleri yine blr kabllenln kolu
ııcll-rırını vermek mümkİin .tağİldir. Mervezi de oserlndo Tt'lrklgr hakkında ayrı lılr tasnlf yapmlş, hatta Ruslar, lşlövlar gıbl Türk o|madıkları kati olan bazı

Burada görüldüğü üzere, Kaşgari Türk kabileleri arasına Bulgarları($azar_

çoklindo kabul etmişlerdir. _Bu cihetle Türk kağ|eİıJıin_&eslJı_jayj9İınl-Je_

kavlmleri Türk olarak kabul etmlştlr. Şu noktaya lş6ret etmek gereklr ki, müelllf haklı olarak Türklerl modonı

98

MERYfrZİ".: -:-

,ı'(}RKL,IüR
",,.r'_:

HAKKINDA
-.1..:-1.:"'.

07
j !;

:._-jj'J.::jl.:=:-i-::i-;:;".i."-.-

(s.ı.s) Tiirklerin büyük kabilelerinden biri oğuztar'dır. oğuı_ lar oniki kabileye ayrılrrlar. Bir kısmrna Toguz-ğuz, bir liısmını Uy_gur, bir kısmına Üç-ğu, (Üç-ok)r6s denir. Hükümdarlarını ise Tokuz-hökff,n ğgrriı'.l69 Tokıız-hökf;,n'ın büyük bir orduşu vardır. onlann hiikümdarlarının eskiden-bin muhafızr-dijr4+ıiig cfiriyesi vegıı-Bu muhafızlar her gün hükiimdarla üç defa ye. fre-E-yerler. Yemekten solıra üçer üçer içki içerlerdi. Hükümdarları ancak senede bir defa halk arasına çıkardı. oğuzlann siyfiset hususunda vözettikleri güzel merasim ve kanunları vardrr. Bir kısmı şehirlerde ve evlerde, bir kşmı krrlarda ve sahr6larda çadrrlarda ve hargflhlarda otururlar. oğuzlarrn boz. kırlarınııı bir kısmı Mfi.verfrünnehr, bir krsmr ltrarezm ile hu_ cluttur. islöm hudutlarrna bir kşmı müslüman oldu an olmaold '.@. Makbul müsliimanlar oldular. Blın:-i-ar köfir sovdaşlanna gaupEIİ
-ve göçebe olmak üZere iki kısım olarak kabul ede-ıL Böylece, Türkterİn büyiiIt bir kısmını medeni millettrerden sayar. onun bu görüşü Türkleri göçebc

eı,ırcklılrin ülkesine pıttiler. Miislüman olanlur (Tlİrknıcnlcr) lı*c islöıu-iilkelerine dabldılar. o@jİı]1ğoraların lıİilrii islAm ılıı'r]arı ve sultanları oldular-ızo t
Türklerd-en diğer bir }rrsmına Kun (Hun)171 denır. Bıııılı,r Na'stur mezhebindedir. Ki€,y (Hitay) HAkönı'ndan korktuklılı:r ve meröları dar geldiğ için Kitöy ülkesinden aynldılar. llııreznışah Ekinci b. Koçkar (ölm.491 h. : 1097 rn.) onlarılııııclrr. Kunlan daha kalabalrk, daha kuwetli olan Köyla,r tal

'l78 Bııı'ada SelÇukiulaı" vo orılarla beı'abeı' İslöm c.lünyasına Eelen Türklorle l'.ı1ıçakIarın önüncjeı"ı kaçarak Karadeniz'in kuzeyine ve oradan Balkanlara ,1itlen oĞılzlaı'a i.9eret edilmektedir. Tl"ıi'kııen teı'imi ilk defa X. asrın çonlarıncta lt4akdisİ tarafından kullanılıııı:;ltıı'' B[I ke|irıenirı ortaya eikması 0ğuzlarin islömlaşmosıyla aynı zamana ıiılıl-lıır. Fı'atikt*ı türkmen'kşİirneçi daha so,nraları oğtız yerino kııllaı'ıılınıştır. l(ıışonri Tiirkmeıılerin oğuzlar olrİıığunu söylor. Bıı l<rrnurIa tıfsanovi bir lııılıtıı buİunıır' Başka bir yordo Karlı.ıklarduıı bahsrıdcrkıın ıııılorın oğılzlnrıll,ıı ayrı tıir kabile olduğunıı vo onlara da Ti]rkıncınler ıJonlltllfllnl bollrtir.

milletlerden kabııl edenlere karşı verilecek en kesin cevaptır. l 168 Mervezl Tokı-ız . oğuzlorla Uygurları birbirinden ayırır. Bunlann h6r

ikisinİn de Oğuzların kollarından olduğunu söyler. Uy _ ğur kellmesinin İkİncl hecesi Ğuz kelimesiyle yakın bir benzerlik arzetmekteclir. Kaşgari Uygurları ayrı bir kabile kabul eder. Reşidüddln ise Mervezi glbl Uygurları oğuzlardan sayar. Buna göre Tokuz - oğuzlar Uygurların akrabalarldır. Bu yakınlık lsltın coğrafyacılarının Uygurları Tokuz - oğuz kabul etmelerinl blr dereceye kadat

haklı gösterir.

Üç - ğuz metlnde Üç - ğur şeklinde geçer. Bu ketİme do ğur lle ğuz kel} melorinin aşlında aynı olduğunu göstermektedir. 169 Tokuz - hğk6n veya Tokuz - oğuz _ hğkğn unvanı gerçekte Tüİ{i hiikümdarlarına has bir unvandır. Bu isim geleneksel olarak orl"ırn ğbideleriıs. de ve başka yerlerde geçer. Burada bahsedilen hAk6nın Tokuz . oğuzlanıl '(Uygurların) hğk6nı o|ması muhtemeldir. Bu hakanın 400 muhafızından b# sederken ş6klrİ kelimesi kullanılmaktadır. Bu kelIme Farsça'dakl @ ker kellmesinhı arapçalaşmış şeklidır. Abbasllerde blr eekerİ eınıfı ve oı{ü Asya hükfundıı{s'rnın' muhafızlarına bu isim verillrdl.

ü\ Kunlaı', bı-ı ka!ıilonin adinı taşıyan'l-|ı.ın lrnparntorlı.ığu m. ö. lll. asrın ılıııılarıntJa o*a Asya'da kurL!lrfiuştu. Bu devlotin yıkılmasındnn ooııra Hun' ll,ı (|(uıılarj'ın lıiı' kısrnı Doğu Avrupe'ya ve N'lacaristDn'a çJöÇotn'ılşlor, orada liıı1ı [lunları devlçtiııi kurrnı.ışlardı. l,,i!ervezi tarafındon İınhcodIlon l|unlar Knylnrın lıııtısın' ',ı;ki Hunların orta Asi,a'daki kalıntllarl olmalıdır. Bunlor ılııydılar. Müeliifimiı lıatıya coğru, Kitaylardan korl<tukları vo ııtloklıırı dar rtılldiği için kaçan bu kabilenin NaştOri otduğunu $aiylomoktodIr. Bu müm' kııııdür. Zira, lran yoluyla oı'ta Asya'da HırlstIyaı'ılığın bı"ı ııırı;ıİ',o[.ıl yayılmış. ıır. Hunların Ş6r!ye'yi tŞAriler : Sarı Uygurlar) flürdükl0rl yıır Uygıırların ıllkoçi olmalıdır. Zira, Şöriye Türkmenlorl Türl<ınonlrır ()ğıızlnrl tnzylk otmiş. tıırtlir. Burada bahsedilen TÜrkmenler Karluklar o,lnııılıdır. Mtırvozl'don baş' |,ıı tJrfalı Matius da Kunların bu harekotindon balısodor. Motlndon Hunların l!zıkıi.oğu'yı:ı Kitayların kuwetli olduğu dovredo torkottlklorl anlııçılıyor. Buna 1,tıre Xl. osırda olmalıdır. Ekinci b. Koçkar, Cüveyni'ye göre Sultan Sencor'.ln moınlokÜ (azadlışı) ıı1ı' Ilın e|,Esir ise onun Berklytruk'un azadlılarından olduğunu söyler. Berkl'
m.) yılında sultan o|duğuıra göro, tılnrak t6ylnl 490 (i096} senelerlne rostlamalıdır.
yİ}ruk 4B7 (1093

Eklncl'nln

Harezmşah

F.7

rrÜııKI,nR HAKKINDA
:fr

;irar%}ilii

oglgıı kib a1.) r73 (San U rin
etti.r?2 nGy arasındadır.
'gııne_y-;t, 172KitaylarınKırgız|arıMoğolistan'danattkılar.ndanyUkarıdabahsedıldi, ıvıançu.ya'o, görünürler. Adetleri Mc"ho' onlar illı defa lV' "*,ror kesgrler. X. asırda Moğolistan'ı ele lora ve Türklere o"nrur"-aiui..,na ı.uruan1027 tarihinde gelen Kitay geçirdikten sonra bu hanedan kuweflenmişti' bahsetmiştir' Bu iki kabile elçisi el-Birüni'ye röre' ?;-yl"au'ı * Kitaylardan Anlaşılan bu büyük göç doğusundaydı' bahsedİlen tarihte Kırgızl*"n ç,ınuo ' b' Koçkar bu göçün son safhalarına tarihinrlen sonra b;;i;;';l''' Ltincı 1027

; r,.:

nıaıarıdrr.
vıırd_ı. (s. 19)

K

F'akatJIiistümanlarla komşu olduktan şonra ölii-

ş8hıtolmuştu,.Ma,quu*"bugöçiın1013-1050tarihloriarasındaolablleceğini uzun bir müddet d'evam etmiş tahmin ederse a", ı'unjaiimüe göre daha
olmalıdır. günlük doğusunda yaşayan bu kabilgnin rnüs_ muhtemtldir. Şansuların on uoş ı"çt'ı'ıaiı söylenmektedir' Bunlarln Kansu' lüman oimanıa!< için aooö'iot* j#^i' oüug' go'ııiiyor_ Barthold bu ismi Kıpçak ismi nun Sarı Uygurlarıyla iiruiıe.lerden rneydana golen bir foderas_ İle muka,:ess oo*r. rc'p'ç]üut. çuiiiıı Uyquilar onlgrın bir parçası olabilir' vJn oıargrnn göre sari -i'tJı*'i' Urmiye ve Van göllerinden. haşka-'bir şey n"ni'i '174 [ı'meniyye

17gŞfir?lor(Ş5rivo),bukelimeninAvfi,dekiSğri($aı.ı)iloaynıolrnasl

1,pı,goJ,,'T. olmalı) denen nlln (şaman bir adam yafi11.179 Her sene belü lıir günde bu adam getirilip başrna şarlııcılar, çalgıcılar ve bun_ lli"' l-:^r.bir h6J toplanır. Bıpleı-ıgL-eğüm-eye roriorıur. :"yil* ,i|İ parıse9ııen Mcclis lıoş alınea aqam llr. sqr,a tifni!& adam bir kimse s.ibi düşer. Bu hal{e iken yurı *r*a.*oiiluı. ıılaylar gorulur. o aa-tiinin-66]ii[lilil kıt
Cafisa na9e;-_ye.rir. onlar, ,olduğuna |naq3fu1..180

uu

timse

ı.ıerını'r-"Jogru

Için kullanılnıamıştır.
oerekııetı.tedi

iiz'in kureyinden attıkları malümdur'

r'

1ira,

j"i**ı'ıu',n

çl*, g,ıt'*

Denizi

l",{acarları, oğuz|arın Peçenekleri

.(KaraclenizJ

Şeklinde değiştirmek

Karade_"

batıya doğru genişIemesi Kayları 175 )il. asrın ilİ< yarlsında Kİtayların Hunları tazyik etmeye tıa'$Iadı' tazyik etmeye urşıuo,. x"vir. ff uat,ıur,"duki -ı'ı"" ve meraları az gelen Hunlar Şörilerin lar. KAylar 'ıarafınden edilen Şdrİler Türkrnen|erin (Kar' "'v'ı' yurtlarına dogru gelaileil'öJ'a'" tazyik Karadeıiz'in -üıkesıne oğuzların ülkeslne' 'oğuzlar Karacleniz'in lukların) ülkesine, ınrı<rnenıe' cle g"ıdiı"r. Bartholdı oğuzları kuzeyindekİ peçeneı<ıerin olduğu kanAatindedir. Mer_
kuzeyİne .atmalarına

urı,.rrt şa'ııerin xıpçaklar halinde olduklannı bu k"b;i;;'i" iaimi batıya doğru haroket vezi, 0öç edan pu ilı.t,i.,; ıÇin *ıttebea" fiılinı kuı|anmaktadır' il sahada *^.,Jana nc kadaı'kl -_L_l^ meydana gel'en Marçurya'dan rc*-o""i';i^ tuzevıne gelmemiş' bir asra yakın moydane
nek

kavimler giçü birkaç ,lıi't-oi' 'u'nunt'. Türkmen' Guı va Peçeblr devre oevam etmi{'i'' ıiii*'_*av: 1'.l' Ş&riye' ıırıavereınneıır' Hareım, Karadenizlin giiçleri, iı<ı

176 Yağmalar : GercJizi'nin. nakline göre Tokuz _ oğuzların blr kısınlyla 'Karluklar |ıirleşmişlerdi. aı'Ği*n bu Tokuz - oğuzlai.ııı reİsinin adı Yağma idı. l_ludücl .Karluklarla .e!6leıı'c,e vrt*.v,"ıven - şan,da ve Çin ,Türkis. tanı'nda dclaşen bir şahıs o|arak görı]yorur.'nvn, eserdeki haritada Yağma-*r"rına" lar KerItıkiarın güneyinde gösterii';ekteoı.rcuşgrrı, ııı ,"ı,ri ma, Tuhsi ve Çiğil kabile|erini zikreder. g,rndrn Gerdizi,nin bahsettiği ğağ" "ro. nıaların ikiye ay.,|gı1ş1 anlaşılıyor. aunır,.,n ,ııinı gurubu Kaşgar,ın kuzeyin'ı",ıı.*}au.,n, 'je ,tog|a11ı* bulunqyordu. \'ağmaların Buğrahön denirdl. Bu lfade Eb, DüIef tarafından ıki yerrle b"hu*;i;; Karahanlılara uygun düşmek_ "ıul'ı"a"n tedlr. Karahcnlı!aı.ın hükümdar ailesinin cr otduğunda lso şüpho yoktur' Mşrvozi, Yağmalarla..Karluk!atı ri'g,.i;nn ba{ısında oİarak göstorlr. 'tsı, İfadeli güney _ batı şeklincle tası,ııı etiıei mümkündür. l77 Kucfi ve'Erk|er hakkında bir kayda rastıanarnadı. l78 . Şondaki açıklarnaİar kısmına bak. l79 Fağinün şek|inde kaydedi|en bu şahsın blr şaman o{duğunda
yoktur.

şüphe

kııeyı ve

Balkanlarda d'üğümieıımlştir'

vonoe'hareket'odorok

_ .Köprülü ktph. nr' 1623 (?1o a) de aynı sında da olduğu söylenir. Bu şahsın saru ,*ruş şeylerin To*uz oğuzlar ar*. gibi vecd hallnde bulunması ,onun ş€rıan olduğunu isbatlamalçtadır.

t80

MERVEZT:

T.(ııtı(LI,R HAKKINDA

-'

101
. --:1t-

:

:lfw:

r:jr ri.;

r::r' :::::::r:r

*' ffifi*il; ö;dağda otururken T:*9İylT:^"::':; -**y:j*: ffiitr: d,iJ,ff;;*"j*,o için Tiirgısle1
#ffi;;;;;;;';,
H

Kırgrzlarıı ülkesinde derin-v&diler bir nehre dö}ülen 9ö* *:'" *l; "ı.n-tt]rı:* da Karluuar teşkil 'ılırı{lçıuçrı pıı TT.j'} Bu dağ Altın Das,dır. kiden Ttılislsı dasnda oturuyorlard ^:---ı^._* ^şirla-

v:-_İağlar ar&sındaıı

knr, l(ıır bu şekilde fazla yağarsa Kim&klar hayvanlarını oğuzlııı'ııı iilkesİne doğru giiti.iriirler. Zira, oğızlarla onlar arasınılıı ııırl}ı vardrr. Kimökların, kışın şiddetli.soğuklarda oturcluk-

:ffiil#'ilİüiio"
ı}lffi
Ti#

erubunu Çiğillor. üq s"uuny.

"a"'lo ;İ#'-*iler'

orasın} j"t'1'u'*; K arlukl ar dokuz o':*.1

:j:?-::'-ffi

ffif,t8z

bir grubunu

o'u-]'Yl

H-H::.ı1l:"Hl-}j}l" ![uhşfi61r.. teşkil erier"

.'x1*i:'y-n

kışın
ço

İse

bir mıarak boyuna çı-

Kimflklann sağında (kuzeyinde) ateşe ve sulara tapan üç Bunlar yabaneılarla karşılıklr olg.rak konıışıiııı,üİıın, södece işffretle airş_veriş yaparlar. Şöyle lri, yabancı sa_ tıca,ğr malr bir tahta üzerinde getirir, bırakrr. Sonra, Kim6.klıırt]an olan da alacağ malın karşılığnı getirir. Diğer kimseııin malrnın yanına koyar. Eğer malınr değiştirmeye razr ise iihür malı alır, kendi malrnı diğer kimsenin tahtası iizerine bırırkır. Razr defflse diğer kimsenin malını olduğu gibi bırakır. (')nlar, ekseri şatın alrnak için sarıdan mamül taşlar ve kırmızl l'tıstiler ararlar. Senede bir n tutarlar. Öıüıerinı vakar_ ın takdirine razıyrz
]rlı,tıile vardır."l84

-J&rleI.'--

lslMinorsky,TülişdağınınTlyen.şanclııÖlarıııldtığunusöylor.$'4erve. iken Tokuz - oğuzzi,nln ifadesi bu hususıı doğrulaıııaktadır. Onlar tıurada larınemrialtındaydılar.cah..,nclcdiğigibi.tJahaşonraTokuz.oğı;zları ortadan
olan Türgiş|eri ınağ|ibederek batıya gelmişler, bu sıiada .zayıflamı9

ıaljırarat on|arın yurtlarınja yerleşmiş|erdir' 1Ü2Karluklerdandahaöncebahsedildi,BuradaAekolllerşeklindegeçon o1" Avfi'dek| Bedv5 kelime Avfi'deki Heskiler, BuI6ktar şsklindekl kelirno do

ağ'açlıklarda ve koruluklarda otururlar. Pqçenekler göçebe }i1. kg\ıirnğiy.ıa6 DA,ima, yağmrırlu ve otlu bir yer ararlar. onlarrn ülkesi uzunlarnasrn& ve genişliğine ottızar günlük yol tutar. Etraflannda pek cok kabileler yaşar.
184 Daha önce KimAkların irtİş nehrine taptıklarını söylorniş1.lk. bahsedilen üç kabiIeniıı Kirn6klardan olup olmadlöı bollrtllnıiy,ır.
Burad,a

lc vardrr. Bunlann daiınİ reisleri bulunur. Bunlar yaz ve

Kimfr.kların kıble tarafrnda Nasriye

( ?) {85

denen bir knbi_
lrrş

;;il;,..

iklnci kabile Yagmaların bir kolu olarak geçmektsdİrKiv0|in olmalıdır' Göğercinler ise Avfi'deki
Hud&d ei€teııo,de

Karluklar' '&ıTuhsiler:Hud0del.ğlenn'dekiharitadaTuhsilorÇ0havzasınınkuzo. yinde gösterilmiştir. Kuzey _ doğularında Çiğiller' günoylerinde

Tuhsiler büyük Türgiş fodebatılarlnrja Kırgızlardan bır gurup*bulunmaktadır. vadisinde oturduklarıııı' rasyonunun kaiıntıtarı olmalı-dır. Gerdizi, bunların Ç0 bgllı.tir, "l(astek ve Kıırday itigiş ,n""şuli iki dihkanın ldaresinde olduklarını de-1' Kaşguçiainin doğusunda Tuhsilem yaşadığı Türglş mom|eketi uzanır'ı dedİğ{ glbi Kar_ yani $ı1ervozt'nin Çiğillerln bir kolu olduğunu,

,85

Nasriyye adındaki bu kabilc lıakkında başka bir kayda rastlanamadı.

i".i_i"t"ııurın

settiğİ Peçenşklerin bulundukları yer lbn FazlAıı'ln gördüğü vo şartlar aItında yaşadıklarını söylediği Peçeneklerİn yeridir.

186 Mervez?, Peçenekleri zengin ve teşkilAtll bir kabilo olarak tafsif etPoektedir. Bu tavsif Ebü Dülef'ln tafsifine uygun düşer. onun burada bah_

çok

9ü"

luktarın blr boyu olduğunu söyler'

702

MERYF.Zİ:
103
: ::::a::::İt1-*

tlazat],at' Güney* Kuzeylerinde Kıpçaklar,rs7 Güney-BatıIarında (Sakölibe} Doğuiarında oğuzlar, (s. 21) Batılarında Bulgarlar yğrıar. Bütıin bu komşu kavimler onların ülkesine, onlar bıı loo,şuıa"urn ülkelerine akrnlar yaparlar' Peçenekler zengin giimiişe' olup çok miktarda hayvana, ko;nına' eşyaya" altına' ise Hiızarlabo.yraklara ve tarradeiur" *urrıpiı"ıer. Peçenelrler giintiü yol turrn arasl bozkırlar ve ağaçlıklar arasrndan on yoktur" tar. Bu iki kabileler grubu araşınd,a belli başlı bir'yol

yt,rıı ça,ka,r. Sonra, kalkanlar bunlara dayanır. Böylece bir saıılll,tııı tla.lıiı a.z bir zamanda karargöhın etrafı bİr sur gibi ı;1'vrilııiş olur. Hiç bir kimşe onlara baskrn yaprmaa.

A

Ilnzarla,nn iilkesi ise geniştir. onlarrrr ülkesinin bir tarafı büyük bir dağa bitişir' Eu dağın teııeş!}dı!ürlılerdea-Tül&ş' \za"' . ve ı ivar'ıarıaı bulunur. Bu dağ-Ti[]E]ıııauıuuıa-Ee9er Hanna-ııglöö'öe-' 6rıo"* nrr. Irazarır"* nffi -ffiü; daha vardrr. Hazarlar }ışın bu iki şebir şehirleri

hirdeohınırlar'Bahargeldiğind.e}ıozkrrlaı.açıkarlar.Eütiİn yazoralardakalrrlar.Hükiimdarlaribirtarafagtderoeonbirı irtşı iı" beraber yola çıkar, onlann ğ.det1erinden biri de şudur; agkerlerbirsefereçıktülanz&|T\an,herbiriyan:.nda,ilgırı ağacrndanİkişerarEnboyıındakazıkbu]undurur.Biryerde' konaklamok için inince her biri bu kazıklarr kendi hizasında
xaşgari' Kıpçakların bazı Adetleriııln ve lehçelerlnin oğuzlara bĞmediğin*

l87 önceleri Kİmak ferlerosyonuno bağll olan Kıpçakiar lX. asrın sonundo vğ federasyondan ayrıIarak oğuzların kuzoy komşusu olmuşlardır. Ceyhöni
ueıiıtııer. Bundan sonra, KıpçakIara yeni boyların l<atllması ve nüfuslarının doğrıı artmasıyla X. asrın sonlarında Kıpçaklar Qğuzları güpeye ve batıya mühim rol oynadıIar' Kıpçakların tazyike başladılar. oğuzların göçIerinde kuze' otivut t,'n',, Xl. aslrda'batıya gicİen oğuzları tat<ibederek Karadeniz'in Kıpçaklaroan uir kısmı oğuzlarla beraber Hazar denizi ilo vı"J* v"ı"ş,iler. n.r] g'öıii uras,nda kalmışlardı' AIp Ars!anin Mangışlak seferi dolaylsiyte oğr.ıir,n ve Kıpçakların bu mıntakada beraber yaşadıkları beli*ilmektedir' 188BuradabahsedilencİağKafkasdağtarıolmalıdır.T0l0sveLav'arlar hakkında blr bilgiye rastlayamadık' 1&ıSarığşenveHanbalığ,Etilşehrinindoğuvebatlkıslmlarınaverilerı batı yukaJ'nu Saiıgşen (Etil)' doğu yakasına İse Hanbalığ isimlerdir.
(Hazdrhn) denirdi.

Türklerden bir kabile de BurdfişIaıdır"ıgo Burclfls ülkeoi llıı,zıı,r' iilkesinden sayılır. onlarla Haaarlar arasrnda on bcş günliik bir mesöfe vardır" onlar l{azar Hök0nr'na bağlıdırlar. Rur_ ,lıi,rılııı: 10 000 kİşiıik bir süvari kuweti çıkanrlar. 0nları aapt u ı'ıılıt a,ltına alan ve idffre eden bir hükiimclarlarr yoktıır' Her ıılııhallede hakemliğine baş vurduklan bir büyük vardır. Anala_ ı'ıııtlaki anlaşmazlıklarda ona baş vuıırrlar. üıkeıerı geniştir. ı )rnıanlrklarda otururlar. Burdöslar, Bulgarlann ve Poçenekle_ ı'ilı iilkelerine yağma akınlarrnda bulunurlaı:. onlar giizcl yüz_ lli, hoş manaaralr ve cüsseli kimselerd"ir. onlardan tı-ir kılı hülfığı erince babasının itiatirıc]en qrgggE eÇıe.nmeır rnaı**;ai': " i secdf ffitar do-"'" lıluz Vö sığır beolerler. IVlallarının ffiGıncap aöTişirtir. Hur_ ılii,slar iki sınıfa ayt'ılı.r. Bir kışmr öliilerini yıkaı:la'r. Diğeı: liıs_ ll'ıt ise gömerler. Ağaçlık olmahla boı:aber ütkeleri rlügliik* l'iir'. (r- 2P) üııieıerındeki ormanlann çoğtı kayın ağacıdır. :\yn* ı'a geıriş oyalara da sahiptirler. tİkeleriniı uzunluğu ve geniş_ liği on yedişer günlük yol tutar. orada meırve bJlunrnaz. lçr.* *. kilerİ ise baldır. *@-de-Eırklerdeııdir.r9r Qfla1p memleketi yiiı fersıa,h urunluğa yüz feiffi gefr'fiiiğe;hip olan büyiik bir ü]kedir.

__

t1eçmisti.

190 İşlğm coğrafyacıları tarafından baheodilen bu kahile Etil vadisinde |lazarlara |ıağlı olarak yaşarnaktaydı. Bunların Türk olduğu çok şıi|heIıdır. onlar Morİvansiar diye de tanınır. Burdaslar arasında evıonoceı< kızlar'eslerini "*hrld" kendilerİ seçerIerdi. lbn Havkal nBurtHslar Etil vııdislsin,J" ;r;;;; yaşarlar. Evleri ahşap olup kalabalık vu dağlnıktırlar., der. corüıaüg,ı gını, Mervezi do aynı şoyi söyler. Burada onların malı olarak bahsedilenğ pararlan başka bir şey değildir. ölüleri yakma ğdeti bel'kl de onlara Rusiaraan

ğehrin

tcdir. 860 yıllarında Peçenek|er ge|dlği sırad,a Macarların başında Ar"pad bulu-

lıağIl olarak yaşıyorlardı. Onların devlet teşkiletında Hazar tesiri görülmek_

ls'

Macarlar önceleri Kuzey Kafkasya'da Kuban nehri civarında Hazarlara

'ry

,r()

IlKt,IıR IilAKKINDA

105

*P Hükümdarlan 20000 kişilik bir süvari unvanıdır' crl(Kiirıdür) -d;;;;;'' Bu işim hükiimdann Künde _ gö_ ot durumuna göre konar lar çadırlard, o,,-"',-r*r"*"ra' ve p"* j'"ıane1Karadenız) tJi. nir tarafı çerler. onlaraı tııııesınin iki nehir tişir. Euradu "o, g.;r, denize aoırtı1 '''** İ:.İtbüyüktür' ]çIacarların yuıtla'fı hirlerden biri CeyhuJdan daha birine Duna' diğerine E{il bu iki nehir arasınJ'o''' Eunlardan Ayrıcao zirflıt yatı,l_ denir. Macarlarrn ,"p*roir* ormanlıktrr. etraflanndaki İs}avlara' Iı'cak sahalara aa sat'ıptırler' onlaı' esir,eri, R.urdaı'a feRuslara galip geliri"". brrıu"aun aldıkla,rr gösteriçli' ci'isse}i' çolt titirip satanIar. },çaearıar güzel yiizlü' mülk sshibi kimselerdir' vupt klan için seıryet ve "ar*tİs!fr,vlar ise birçolJrgbıLc]ql9-9ylilg' onlann ülkesiy}e Pe_ uzififr[ bozkırlardan, ağaçiık ve ffii çeneklerin ülkesi l bahserliLen orsuiak yerlerden geçen on günlük yol{ur' onlar yerine bol miktar_ manlarda otururlaJ. Bağları yoktur' Üzıim domuz yetiştirirler' da bal istihsal ederler' önıar çok miktarda . En çok dan }'etiştirir_ Feıç-çoır_çeşit_ müpik-aleüğlnı jğ @ h'lptirlç*r lki zirfl ""::-,i ffi;.'-ıüz cıltı'ı iizıcrinde sekiz tel bulırnur. Udlarının tel1erininbaşilaııacıkaya,ryerlerininbonculrlırrıyolttur.Bükiileı3ıc::. leri diizdür. onlar müreffeh bir hayata dn sahip cleğilltrdir' kutrlanrrlar' Silf,.h olarak mrzrak, harbe ve mükemmel kallran

kuwetine sahip

ıltıııon bir cle vekili vardrr. Hükümdann husust beygirleri var_ ılır. Yiyecekleri bu kEraklann sütünden te'min ecliliı'. Hiikİ"iıııtlnrın bulunduğu şehre Hajer&t ( ?) ıga denir. Bu şehircle üç aşılıı bir panayrr kurulur. İslövlann ülkesi çok soğuktur'jgg]$ı
oturrıı:lar. Krşın Macarlar onlar iizerine akınlar }-aparlar. (s.23).ğHv1ar birbırıpnni ynğmatadıklari için elleinde boi ıqiktarda Jsir_TıJiü:"^**-_

lar ve

tırlar

.

ffi$

l'x}::ffi

}&ııslar ise, deniz ortasrnda, genişliği ve uzrınluğu üçer günlük yol olan iıir adada otrrrurlar.rgA orada ormanlrklar ve koruluklar bulunur. Bu adanın etrafı clenizle çevrilidir. Rus!.ar ka}abalıktır. Hayatlarını ve kazançlarınr kilıçla temirı elderler. n jglgı]g4 lir*Qğam ijlil{şg,ıil{ıLi_ı}l _n ve oğııügIL bulunan bi kılıqlariyle başbaşa bırakırlaı". + kızlarrna verirler. oğul}annı <Bah,anız malını kıircryla kazanırdr. ona uyunuz ve ı:ı:ıııı lratefleri olunuz.>> derleı'. Hicrİ 300 (912-91.3 ın,) yı!ı .qy.-!.üıdo.* _d'Şi ıı ı riştiyan o lunca v a k ad5F6fr i arü" yaş ş t at gL}g-uı-ıq ıoıLj"çy_: nl_q:LjıliçI}* Ji, Ni}ıeyet, hı"ıstl lrırlnYına soktıı. Kazan1 kapıları kapandı. Zarar ve ifi$.şa düştiiter" }trayatlarr güçleşti. Bunun üzerine gazö" ve muharebenin nıübah olmasr, eskisi gibi gaza yaparak vaziyetlerini diizelt_ me}r için İsıam dinine girmek istediler'fijikiimdarlarnırı ya}r:ı.] .
_

ı-}]l]L-_

I

onlannenbüyükreisineŞuvit(?)denir.onunŞflrİc(?}ısz
P;çeneklerin baskısı üzerine Macarlar B90 yı|larında Kiev'in

aıılarından dört kişi yi@9--göntlert1iter onJann müstakil ve Vladimırısa unvanını t'aşıyıl,ıı nır nııIiiidü*
ad
"

*r..d*

güne-

y"a*nçq*ç*.'kbugünkijMacaristan'agelmişterdir.Macarlarınbirkc.,luise,

dahaönceButgarlarınlıirkısmıileYukarıVolgabölgesinegiderekbu Macar-

günki, aurg,rtla-rın yurdunda yerleştiler' Mervezi burada Başgırtlarla larlberabercebahsetmİşoImalıdır.Zira,onlarınmemleketlerininEtilveTunaislai' *t''ı-'l *.rnautı şrıra, oıJuğun, söylemektedir. Burada bahsedilen larınCermenlerideşümulüiçinealmaslmümkündür,Künde(Kündür)unvanı
|]azarlardA Clahi görüımektedir'

t9/ı Mervezi, Rus!arı T[iı'kIerrlen knhı.ı| cıtnıcıktcclir.0lıların iilkesi olclı-ığunu söylediği yer iskandinavya olı"ı'ıalıdır. lı}ı"ınıı göro, rııııııı l,'ııs diyc ıınlattığı 'kimseier Vikinglerdir.

1$3 Bu şehir hakkında bir kaydo rastlannnııdı.

rastlanamacı. Mer_ Sın,it ve Şaric unvanlaı'ı hakkında bir açıklamaya yaşaylş!nt bİraz Türklere vezl, isl6vlaı'ı Türklerden kabul etmekte' onların

l9a

Vladimir unvanl mesetesine gelince, bu kcliınılınin Unvan olduğu tıiraz şüphelidir. ilk defa bı.ı isimde tınıdığiıiıız hi'lkijmdar X. aslrdo Bizans1ıların tesirivte HıristiyanIığı rosmen kabul eden Vladinılr'dir. Bu hükümdar İs}6nılyet hakkında biIgi aImnk için VolCa Bıılgarlorınıı da bir e!çi göndorRuslarda tahto geçen prcnslorin i-ıı"ı unvanl miştir. Mincıı'sky
.aldığı Eöriilüı-

t9ıı

beneetmektedir.
l

"

der.

"Hakikaten

,rı[[]ül

li;l
lii.

iilrii

106 -İ]]şl:jiürffiffiill]:

MERVEZT:

.fIIRKLPR

'ryi:--=----:::E=j-EF--

I{AKKINDA

lOT

ıi.
l1

ll.,l

rlarları bulunur. Niteirim, aynı rckilde Türk hükümdarı H&}rİn, Bulgar hiıkümdan da Bıltıvör (IltabA,r) unvaurnr taşır. Rusların elçileri Harezmr hükümdanna geüp dunımu bildirdi_
ler. Onlar İsıöm'a

.'

]

iıl

"gl İ6i-ıar

gon-

da mii,slüman oldular. Ruslar kuwetii ve idin çok uzak yerlere yaya gi@i clerler. A5ırrca, Hazar denizine gemiler|e sefer yatrıatrak, ora,lardaki gemileri gasbedeler ve insanların ma,llarını yağrnalarlan. yapıp Kara<leniz yolu ile Istanbııl'a da (Kostantiniyye) sefer yağmada bulıınıır-Iar-._ F{alia,in eüzında. zincir bulunduğu hpldp sefer
cınJardan

()ılar şekil ve ade{lqlunından başka milletlerden aynıırıe;; .--. İ9r. oığe, bir yerde <Bunun için onlar şişmandırlar. rygfşü lıırı göriilmez. Bedenleri yumuşa'k ve' kuwetsizdir-..> der. 1
(s.25)

13,ı,

{*alinos (sürrneta denen inganlar kücüE-.eözliı.-oıup_ııza-k* ı cz ]_C5ğcJ!-_gİiriider''-iıeı Flipokrat. <
er-

bir yeıde <Bu şişmanlıklarından dohadım Türklerden köylerde ve şehİrlerde oturanlarda cla ve ve yazrn konup söcen Türkler ı,--.-.-.=--

bir kişi Zira. onlave &detleri anhakkınd

nenleri'ta"zta tafsilAta'ıe

özete

'latrlamrvacak kadarrlqhLur.(!$.

}d) Hipokrııt vo Galinos'un onlar iraklçında söytrediklerinden bir kısmını buraya alryorıız:{ss

Ilipokrat şöyle <Arüfİ (Avrupa) i.ilkeşinde Ti.irk kavinrlerinden biri yaŞar.f96 Bu kavmin halkı birbirlerine benzerler. Falrat, }oaşkaları'na benzemezler. Aynı şekilde, Mısır halkl da birbirlerine henzertrer. Bunun sebebi, Mısır halkırun çok sıcakta, Türklerİrı çok soğukta yetişmiş olmalandır.>
Mervezi, Hipokrat ve Galinus'un eserlerinin arapça tercümelerinderr fayda|anmlş olrnalıdır. N|tekim, Ya'kübi Kitğb el-tsüldğn vo Tğrih'inde bu İki Yunan müellifinin arapça tercümelerinden faydaIanmıştır. Mervezi'niı fay* dalandığı bu eserler insanlar ve hayvanların tabiatlarını konu almış olmalıdır. 1!ı6 Bu Ttirk kavmi lşkitler olabilir.

tlrnirle.rine göro hareket ederler. Bir krsmı İse ba,şı boottıı:' Hlç bir kimseye bağlı değillerdir. Hiçbir kimşe onlırı hnkimiyetleri altına alamaz. Bu sorıuncular daha cearır V0 kıüranıaırrlır.ı> der. Raşka bir yerde, <Asya halkındın bıLgııı gı,trr"_ki, cınlar hiçbir kimseye bağlı değillerdir. Yıınantılar vc riiiİlei-gi6i, başka milletier onlara ııaku__al&!sez,-Zira, onlar kendi ken_ d alarınr kendi başlarına hü.üİimdar yapmazlar. tsaşkaları için değll, şflclcce kcııdileri için,çalışır ve uğraşırlar. Bunl.ar diğer insnnlarrlan rlnho atılgan ve daha cesurdur. Kendilerlyle muharebc cdenlere kıırşı

sebat gösterdiklerinden aldıklaı:ı ganimeti nıiisflvİ cıla,rak pay_ la'şırlaru der.

ıs5

raporlarlnı toplayan Menander Protector Türkloro ıİncolorl $aka dondığlni söyIer' HatAy . nğme Türlarla Türkleri ayn| sayar. Flrdgvgi do aynı kanöattedir. lbn el- Fakih olskitiırye" ifadesiylo Ermenlstan, Hrırasınn, Hazar ve Tairk üIkelerini kasteder. Mervezi de Yunan yazarlarının lgklt|orını Türkler o|arak kabut
eder.

gözlü, ifadesi eski arap miiolllflr:rlniıı Tiirklrır htkkında kul; '97 "Küçük landlkIarı ifadeleri hatlrlatıyor. Doğu ülkelorlno ç;lrl'rın l]lzans olçilorinIıı

be

ınos . Bu kadınlar kuwetleri ko!

larr

sevkeden husus, mek ka d zirmek ve nesli mani olmasrn den birini, at üzerinde ok atmq olanlaı: ve lid hühümdarl

Dördüııcü Iİısım

-*-ı--

NOTLAIt
(Alfabetik Sırayla)
Hazrrlıyan
:

Eseri Taunaınlayıcl

Iiarnaaaa Şqoıı

İ98 Mervezi tarafından Amazonlar hakkında verilen Lıu biIgilor Ve etimo' loJik izah doğrudur. Amazo_.nlar hakkında verilen'bu bi|giler hitit kitabelerinde ve Yunan efsanesinde verilen malümı,tla mutabakat halindedir. Hititlerin ve Yunanlıların kadın dedikleri bu savaşçılaı'ın bazı tarihÇiler tarafından uzun saçlı iskit muharipleri oldı"ığu da daişünülmektedir

--------:-::::+j_::_:.n:. .-r_.

NOTLAR

ı-].ı"
:

BALüi,LLAB l

[eki "|-ürkler ölen bir kimsenin mezarllllİt iizerİne tı kinıscnin hayatta lltıııı tlldürd,üğü düşmanları temsi|on ağaçlardaıı veya taşlardan yapılmış kaba lıııykoller dikerler, bunlara balbal derlerdi. onlar, bu balbalIarın tenısil ott|k lorl kişilorin ölümden sonraki hayatta ölüye hizmet edeceklerine iııanırlardı. llıılbalların sayısı mezardaki ölünün, hayatta iken öld,ürdüğü düşmanlorının .ı(lyl$lna çöre değişir, bazan binleri bulurdu. Eu konuda lbn Fazlan'ın oğuz_ llıl' içln verdiği malümat diğer tarihçiier ve soyyahlar tarafından doğrulanmak_ _oıduk|arlnı tıııJır. fi'ubrouck, balbalların iyi yontuımamış ve iyi şekil verilmemiş tl(lylcr" Kaşgarİ balbal ke|imesinden ve ifade ettiği manödan baiıseder.
BLILG,ARI_AR ı
. Bıj, esgrcle Satabile q garlar Ttir!< kqv@le]-udendlr. Baıı ıııilellifleriseonlarllslÖvlardansayariar.rıı@tite ıılılklgjir zamanında |ıqq!q el'ı Bu nin SIEvIar iie Türffiffi*
l

oıııdan yul<arıda bahsedildi)

kıırışıml bjr ırk

ar uzanan

_krnıtİılı

.B=ulparlaıa

doğı''ıdan batıya doğru ilerleyen Hazıırl+ırın hİikIınlytıti ııltııııı ç1irdi. 1.1nlarııı lçinde eridi. Kubrat'ın oğullarından başka blri l'arıohyı.ıylı g,rçtll.,ık Avarlara t6bi oldu.' Diğer biri Asparuh iso Tuniı'yı goçı.ırıık, Iu,,ıi uoy,,'L}alkiın t}ulgar kırallığını .kurdu. Dördüncüsü de kuzoy - cJoğuyıı ı1ır1,1rı.ı yöııoll1) 0rtüı Volga üzerihde Volga BuIgarları kırallığını kurdu. llk clofıı tj27 ,ı,rrıegin,jo Bizanslılann müttefiki olarak tarih sahnesinde görülen lij|zarlıır ckı l-ürk ııenşeli olup

Eulgar guruplarının doğudan gelen onoğiırialo_liayn}ş-n-fii4ırıu txırçlütlür.jFa} kaÇ 6-üTmnTffi/a şffiaT ıİarymnaa: Rı bitit'ı ıi TIü iı ü d ol l ı,ı ı ri ı, o g ü ur ı arasında parçalandı. Bu parçalardan biri Kı-ıbnıı vo }(nfl<rııylı,ııııı
ıı ı
| l

ı/nı'l l1)iııı -FIüif

_.*

kuzoyinde

Bulgarların diIine benzediğinl cöylor. Bu dJl ten bir taraftan

alggba

id

i

ler.

Di

ğer

müel

l

if l ori

n aks'iii]*IgTfrı raffiaintmr eski lloAnlyet köklorindon

vğrisl

tah

çrkmıştır.

-iEi-razığn'ı

n gofğretnömesi'nden vo lşlAm coğrafyacıtrarının esetlerlnden

11?

NOTLAR

NOTI,AR
Allııy kaviırıleri hlrsızlık yapanlara biiyük ccz;ıIar vtlrirlcrdi. Ibn
ırılclırjını kaydeder.

113
FazIAn,

lV' asrın başlnda is|öm dünı'asıyla anlaşıldığı üıere, Volga Bu!garları hiçri bağlı olan Harezrnle' hattğ nit-ilıascbetle iciIer. onİar Ş;i;; Seııanılere. yoluyla .ticari- ııünasebetlerine devam lıizzilt ,Am.n?ielerle "";i, ;; kara yayılmaya başlarnış' l<irnl ve cclivorlııdl. Blı yolia i"iı'.ı'.livo oııiar'arasında
hükÜmdarı ha!ifenln sara_

aiIcsinin cİiğcr fertlcri'";;i;;;;;I;ıışlardı' -Bulıar ı,r'*'ru,r. lşt*l ıru şartlar içinde, hül<iiqııdar vında bu!unan ırur, şrt ,*i;ril'.,j*, -halifeye öğretmenler ve fakihler gönderrnosini' halkına islam rllnini öğietecek t'ıir nıüdafaa etmekto kulıanaceğı rjijsmaniarıııa ı,urş, ı.""ji,ri'u"" t"ır.r',"ı j.in voro,* yoliarnasını isteyen bir mektup kaleııin inşasına vura,*""ilr*ui sarayı lbn Fazl6n'ln da
",;inri.crr|i

oi*a'' H;ıat"t Bıı ylırıtını -i,'r"''r' '""(1i'ti'''"ı h'lyctiiıl Eııl1ır kıralına göl'ıdeı'tJi' ;,;iffi;;l.,' ve zlıaat<1iirt:. Bulç;iırlar !ıu sırada çobanlık Ceşir!i kayrlr:l,ı.r,n lliıl:io,,'nc başlamışlardı' llın ycrlrı1ik }ıııy.ıta çtcıçnreye laı n.ıoşç1ı.'iıJüIer. Yavaş vrurş olan Bulgar şehri u'*"uu'i'ıo i'uniiz ieştıkkül etnıenıiş FazlAıı'ın seiaretl buiurıilyüfdu' ıvıer'oıi ,ıeurln,ıe teşekkül etmiş hııııoun otuz serte ı,uau."'rJir. yarı bağlı bir durumdaydı,rir,rri.', ,"rıir hiikiırıına i"",n Faziiıı çlttiği sırada -*iaukça'yııyılmıştı'. s65 yılınrla Rusların taarruzu o'uı"'n'ı' Bulgatlar lar. isl8lıiyet oo variıklarıııı devam ettiren netic*,i Hazarların ,ö;;;.;;;;;,'*onroi geiişinden sonra Bulgar h,4oğrı!!orın gelişine r"]''' v'o-*'şlıl'clr',Moğolların kurulmuştur' Altin _ Ordıı Dtıvleti De'ıieti çökmiiş, on"n yu'i"a*
CEZ,ILAH
l

lliıri:ın sayılan yerlere Ve eşyaya hürmetsizlik de büyiik cezayı gerekti. ııııll" l)Iiııı Carpin tarafından nakIedilen Eünahlar Iistesinde bıçaiı ateşe ltııyıııiıl<, tencereniıı içindeki etten bıçakla aImak, bir çadıra işemek, odunu ıılı'i;iıı yanında tutmak, dizqinle ata vurmak gİbi şeyler sıralanır. Bir kimse l,ıı sııçları kasden işlerse öItime mahküm ediIirdi. Kasden islemezse kendini 1ıılııizlcıııesi, cadırı ve çacllrda bııiunan şeyleri iki ateşin arasından geçirmesi
Moğoİlarcla sıı cla tabu idi. onu kirlet_ ıııı:ıııek gerekirdi. Bu sebeple vücudu ve elbisetreri su ile yıkamak yasaktı" llliylo bir harekette buIuııan kiınseyi üıapıVor" cliye cezalandıiır!ardı. ()aitrzlar ve Moğollara göre, yıkanma "biiü,ü kötü ı.uhları celbeder, şimşeklerin ve yılrlırımların tıclşanmasına sebep olurcıı. Suyun yere dökülmesi suçttı. Makrizİ ,,()ü)n\:iiz |-laıı'ın yasasında hiq lıir kimsenin elini suya batıramayacağı, fakat llıı l<aı:ı iIe elinin ve yüizijniin iizerine suyu <Jökebileceğinin, de bulundı-ıöunu
lı.:Iıı i;i]ınana bİjyük

ı;ılı ;ll

llııl11ııı'l;ırııı hırsıza ölüm cezası veı:diklerinI söyler. Tuyı'ı-l.ıueıılore göre at ı.:ıılıılılk lıiiyijk hir suçtu. Rubı'ouck, koyun çalan bir kiınsenin ıJayak cezasına

Iski Oğuzlarda' CücenIerde ve

bir tazrxinat ödeme-si

gerekiı.di.

Tüıklerçle tabııiara Y::::_":'::':j,.,"^"':lilo';İ;:y'*,Hıİ jEski JŞaraniet j';ffiHJ ffi uuv']v' "' ;i;:T;: ilo ;[l, olıı"ıayan einlaBfi]ıi.i!ığ"!dIu'fve,'nb:,::,'_ : "-::,, :,"J ","ll"İ,; llil}llİl " ,, - alü}<asıTll];:, ı:" j"yıere tecavüz edenlgr" ,llalı fiilrfiulitJl]'ı' lıtCllııLı r'"lu"'""n' rnaiuıa l* _'"_'inşanın İıi:'yatıno, ı."ot p*Icrir.{in k,sdi olup lnşanın İıi:'yatın0' hareketlerir.iin kasdi

ffi

ıl

llrlrcdot'a göre lskitleı'de, Anırnianıls Marcellİnııs'a ç1öre Batı Hunlarınc!a- da
lCVCuttu.

l,;ıyı.Iodor. $uı/i-ın tahu oİmasının sebebi, kan gibi onrja cla hayati ve sihri l.ılVyotleriı"] olciı-ığı-ına inanılmasıydı. Bunun için eski şamanist kavimler ellıi_ ı;rılerini yıİ<an:azlar, givelıiIclikleri kadar giyerIerdi. E!tıiı;cnin yıkaıınıamnsı

ETİL

:

,,iil;; ;;rrlanr]ırılırdı' Bıı eııçları :İl-Y":l,-]: ^.J^* ,{!.liir6rt'e kısas tatbi'k .': :i',.i,]*İ-,H'i];"ı;;,:,ii';,,ii'loi]"i,,i,"ii,"gı": "ltx ::l'il?'İ,ffiT.lt3;I ;i; ; :T;il ffi '," # :H# ;;-|ll;;;' ;; ı:" :,:i.:l ;l İ:Lxi,İ:Hlj',,:-uJl; ; ll<r^ı'"v "*'-' .adJrino terk il" ff lİ, Adam ;' cezalar verilirdi' lbnT}'i H T', [ li ; x; J l l' *,j;;'}::,'J FazıaIü -,'^"_'ı,':,,:: " :'-':,il' gderlerçti. "İo İ,l
i

;,

ı ;

j.';-'::"il;,'ilTİ#i;+İİ**ı:;";'lLffi }'Iş#s'lf:, T}:,l:--';-'';"1ffi iln*i.' vl'.i.,,uı.,a a um um yetle ';İı, :ll: J
i

iç'n,d" kımseyi öIclt}reni b!r sandıl< 1_s1",1^İİuil,T-],,',.n,,- Buna benzer. ddet'leıe

.

kısas

k ediiirdi, ta$ik ediiirdi' rı a Çi n kayn akl ar
ı

^:l', .,-*lff il*':ı#":::J;;;;;;;*'::::l"::1İIH;IJI*"',"JTfr ; ;yff#'}'#,;tİ::#,T;J#;#::*:i*"'ıfi İl"e#'",1"#"*: da iki parçay'""'"""'lJiaiıı.i*rıni söyler. EbCı Dülef'e -,1;: önce iğdiş edilir' soııra HJiil"-İfi r-"J'H!:'t'-ı'gi:*l:İ'İ*.'ff oı'un ka<Jın cJsun' lu' l_111i'^x,|,',,,t,":;l'*,;İ:l'ffi zinA H"r'"]''li"k "İ# Yek.t. "il;,:,j [İ"1 :ı:il $ lil: :::*,mfj ; Lllil "Karluklar ; T-: ixi]:[ı' lİiJ] eoerlsrs ""'' '''";;i;;ia " yaprnak odun kesnıeye mahkOm
" lldlE^,tl ::H,Hil-lT."l}i#.Ti:,I::FIJj"j;^;i*::ln':,l"1'ıffitll"x,Jl1t idenı göre düşmanlarla aynı tıareketl '9' uuiiin bu kavimlere IJİ-*li*.i, ;

çö

ro,

H

r

lr:",r::-:

::^

::'j

-_-li ı.ı- t,arlını klrlcten bir

]TH;# ff l"i"i:',:HTJJ

=';"uo*il: kimseyi

lliışşehir Etil şehri oldu. Bu cıiin Hazar lıükiimdarınıı'ı otur(ltıtjtı .Etil Türk iilkeIerinin uzaklarından gelen büyük bir nehir taro[ırııliın iiç kısııa ayrılır. Bu neh!rden Bıılgar ülkesİne doğru kollar ayrılır... Bu noIırin ortısında bir ada vardır.." Hükümdarın sarayı btı adanın bir kıyısıırdadır. Adudan her ilg tarafa gemilerden yapılmış bir köprü bulunmaktadır. Etil şehrinde Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yalıudller ve cahiliye dinlerino ıl]en-sup insanlar oturur. Hükümdar ve etrafındakler yahudl ve gerçek Hazar-

Mes'üdt EtiI şehri'hakkıııda şu mal0rnatl vernıckterlir: .l'lazarların başi;trhri önceleri Semender idi. Siileymin lı. fihbTat al-tjjihili oı.asıııı fcthodince

ıııal<taydıIar.

l'Iazarlarırı lıasşehri önceleri Semender şehriydi. Errıeviler devrinde liiileyrrıön lı. fi'abiat eI-B6hİI? Semerıder'i fethedİnce başşehir Etİl cıIdu. Etil l;rıl-iri VoIga tarafından üç kısrna ayrılıyordu. Doğu tarafta t\ılüslürrıanlar ve i;ımanist İ]azarlar, batıcla yahııdi ve hıristiyan Hazarlar, nehrin ortasındaki iıclada ise h0k.6n oturuyordu.. i,bn Fazl6n zamanınc|a bir ticöret merkezi olan (.I()f]u klslrnda 10.000 kadar müslüman oituruyorclu. Bıınlalticfiretle Uğraş_

suç sayılınazdı'

F.g

TT4
'i'1,-.

il1İı|:*=İi=-=::ş=ş=n=-1:=şE=L-'::.=:j

NOTLAR

::j=::.l]]::::*ffi

,115

lar<lır"llazarhükümd*rıH610nel.[ieşiddevrindeyahudioIrnuştur.Bunıırı yahud,' gelip.onun hizme' pek

tine girnıiştir. ülketindekiyahuciierizorlahirstiyaıilaştlrıııış...üunı:ni,ızerine,Bizansi:lkeHazar h8l<ğnının yahudi olma'
sindeki bir çok yahııdl hazar ulkesıne Eitmiştir' daha önoeki kitapla_ başka l,ru.rıoi. de varılır. Eıınlardan

çok j]o_manos üzeriııe islAm şehirlerına"n-"" Biuan,'ton yani 322, yılınela Ruırı imparatoru olan zu*un"ııila

rımrzıJa balısettik.

hakİ<ında

daha

EtiIhalkııııncoğuıılıığumüs!ümanılır.ZirAolıiarhüküı,ı,ıdarınordusı.ınu tanınırlar' Onlar Harezrn tarafından teşkil etlcr ve bu ülkc<te F-risiyye diye ülkeİerinde harp ve veba olrnuş, gelrnişlerdir. Islı1ıı'ııı r,^,-],,..ır,.l sonra Bunlar kahraman kimse!erd:r' 'üıc,ııırIar. buniln (izrıriııc }_luzar iiiir.,*i,," çıitn.ıişlerc{ii. Hazar hAkfinıyIa yaptıklarl an_ }lar;: rlsııils;ıııcla Hazar ,'iı,*"'r, rl,'''lar
lışnlılıı,ıışurtIıı.ınaliygı-.nolur,.kl,tll,(iC(;It!r!ıı.Iar.Dinlerilıiaçıklamak,cami

t

L".lLji*J-.,n

^r.l

yapırınk,ezıırlokurnakvetıAkllıııııvcziıliğiııiyapnıiıkbuşartiardarıdır.Zanıa. Ali b. i.iııyc'clir. l-lazar lıtiküııdarı rnüolüman_ nımızdıı l-laıar veziri

larlatrıar[ıedersebu,-ı.*,l*."htırbctmezlor.l.{akfrııınyanındakik6filasker!eı. bu çün 7'000 llaılar zırtılı asker harbecjer{er. Bu mtslunıaıı ııskerierincleiı gibl' bunlar
N/,ilslülnanIai arasında olduğu hiiIçümcarIa beraber h;;; ;;-' de vardır' al'as,ndu mızrakIl süvariler

";lr;;;;

lIll'|.:'ltp insınIar ı:tururlar.".

euiııneımiştir." şehrin .tuğlac{an ııllltl|Illll dört kapısı vardır. ,Bunlarcjan biri nehir tarn[ıntla, cIiğcr biri d,e sah_ ııı ılıl';ıı'ındadır. Bu şe}ıre bağIı pek faz|a köy yoktur. ş"ı,,i, ı',,iı,, vil, i"ır.'çııı;ılırldaki ovalarda ziraat yaparlar. Il;"ızşr[şrın buncan başi<a bir de Derbend ),akınında Serlıcnrlcıl. acllı bİr ",ııllıiı-leri vardır. Burası çok mamuı. olup müslümanlar dahİl ı;esiıtii Jinıere

()r "l t](}f ynptıkIarınl ve ülkelerini elo geçirclIklrırİııi clı"lyduııı... l_lnzarlar simdi ııııııııltlketlerine döıımüsler. Yahı;dilİği bırtll<arak ıniislünıaıı oı,rrşirrJ,r.,. ilııl I_lavkal şuniarl kaydeder, "ğtil ş"ı,ri iı,i parçat|ıırı n-,eycJarıa gelir. Bİr lııııııl ırehrin batısında, bir kısnıı doğı.ısuncladır. Bııtı kısına Haz0rğn denir ve lıılkıiııır,ar burada oturur. Doğu kısmına ise Etil clenir- Şohrin her iki parça. ııııııı birden uzunluğu bir fersah kaıJardır. EtrafınıJ,a yn'yirn yup,i,r,|"ırı," *r, vıııılır. Binaları h6rgAh şeklincle ağactan yapılmış olı-ıp tistlcri ıteçe'ıio cıriılı've lııııi,liir. Razı evier ise kerpiçten inşö ediln.ıiştir. ŞrılırIn çarşıları ı.,**an.,lıııı ıılırc!ır. Ayrıca, şehiı"de't0'000 den fazla ınüsliiılıiııl ottlrtlr.30 kadar mescid ıılııılır. HAkAnın sarayl neh;:$e1 uzakta olup ttığlacları ınşa ediImişiır. l-lıiı,ıi*" ıllıı'l|ıır başkasının evin! yapmaslna. müsaacl,ı

Şarkhüküırıdu,ıu,,.a,.uu,'ıaburnıntıkadaHazari,ıiil<ümdarıntianbaşka bıılunaiı lıütün nıüslümany-ı'ı*' hiçbir hükümour,* *u'şi''l"*k-n 1lkede '11 ciinlerine mensup oIduğııııı-ı sÖy1ediğiıııiz lar Eriıiyye adıyla anıi'rlar' Cah;tiye ErisEyyeh;;';;;';; ,skeii ve köie]ericlir. Onun ülkesiııde Huslar vc $akilibe oııun ,ru:utrıi*unlr. do vardır' Eu miışiüııanlar den Lıaşl<a tüccir rıe ;;ffij; 0nların bir cııma mçsülkcsine gelrnislel:dir. adöIeti ı,,r.ı eınniycti .ı"irv,.ıvı* cidivarciır.ti/linürosiIıiii<iiırırlnı;ıı$arayIIrayui<artıJanbakar,Euracakiııüs.

lümanlı.ırınlıaşkacanıilcriclevardır.Brıcamiierclemeltteplerbulunur"oralardaçoclıkla,K,,,u..,.,k,,.Etil,oekirnüılt,iınaıılarlalııristiyanlariİtifakecleı:. şe hAkıin onlara bir Şey yapama;a'"' 10'000 u"T ff ,H:j
Bu rnüşiümarııarln
_:1l:
ı

-li^l^-^ lx"JJi ll ii-',-'o - *'tl *' o n-"'* ^tı :':T j:,l,;L : ]İ11'-"J;H:fr ;:İ il; e: çoğYn1,,Yİ:i:'i*ı:J",*'1*':-':i1: Hullla!' araşllluaı! grl *";jr; Hlİijl';'lİiliT;'";",;,;;;t uJ'i*.. yuı'roldinler. Ad,ctleri daha ço,k puı teşkiı eder. Yalnız, Iıükül ;; ,;L,nlrri ._!._ Li-Li-i.,.i,ıa crırrio arlorler. islötgı: l'' l? l-"xTl'" İİl;, ] İ JJ ; JİlJ,'i- ü;, i,T t .,lı : : :::' : lr ;İ:fl :, :' h, ilffiL::;J;T;'uET'"-"';'."i,.'i'"ı'n:' 'vı'l..' :l1:* ,::]:],,.":::"-::,,::''o|';'İ: büyük çoğunluğu Etil'in T-';-Jİ]İll"?,.i'**;;iil;'ti'J'Jnu''*ı"rin doğu kısınında buItınur'"' ;:il#T- fii;' ;;.' " Etirdl şehri nde. rü:lü*.'.' :.'',':*: :*1İTj:J:1: n, Y h di' ** "j1İl; jjl5j y; "lT,1?:' #"J: l,T. ,,,,#l;?;' ;] ;; #'* " y - 11'' Y,, :.1T1 JJlXll' il; *i" ;; ; ;; ;; :.: i:'' ;1, i:J,:' Ji:: anladgha davot ettigıni,"1^: sonra, Rıısların fii::,r'r--+;;l';;il;;;;'"rr-ı-ıu*;'
l

ist*lıri ise -''"''" -irJur -Etil şehriııde 1:'[ijltll ıüğ ş'nlu" *ovi"': "']?,'':İ':]iiil ''1iTl. carnllerl vardlr.'. Haz;ırtar, Müşlüınaıılar,.Hıris_ otüZ
*aııoıtnğıır,,ı-

*

',

;q''
n la

a

a

u

,11Ibl

lıl:lıiIiı" ["4ecüsi değiiIe:-, iakat evtrerırrıe konusundaki ğdetleri budur.u rİer' Il'ç:tueil d'es Voyages- adlı eseicle Asya'nın ı,rruv;nJ"ı,i'putJJrlltı",. nuı.liıılılil *(}ııiar, öz analari lıariç, eviarııneleide hlç bir kan bagına ,ıayet etmezlı:ı ' denir. Kaimuklar ve MoğolIarrJa b;r ac|aınln hos kızıyIa evltııınesi hala ıılıırıııaldir, Plan Carpin "onlar umumiyetle, öz anaları, kızları- ır,, i*luıeşıerı lıiırlç her kadınla, hafiğ batıaları ölünce o;nun bıraktığı rJ,ııIla ovlenobİIirIer" t(ıırdeşi veya ağabeyisi ölünce, hayattaki kardcşi onıın dul tr<arısıyla evlcne_ lıilir. Kotalarının öiürnü i'izerine kadınlar kolııyca tckrıır evlcnı.lrnezleır. Sac|ece, l,iıinin.üV€y.anaslnI veya yengesini alması iloriqı, t|er. Eski Tüİ'klerdeki evlennıeIer arasıııÇl,a en çok ç'1öztı çnr1ı;ın Iıusus öIon odamın dul karısıyla, ailede.onun yerlno geçen oğlunıın tıvlonnroı;idir. Bu lıl,nUf,4 erı eski bitgiIer Çin kaynaklarıncla ieiiüınektodİr. Iliyoıırı_ııı-,lrr'rrcurinılrl baba ölünce oğlu, öz anası ıılmamak şartıyIa, babısınııı dııl kılan karııılyIa geıçek rnanöda evlenebiIircJi. Nltekim, htii<tiındar l{oulıaıı_ya tiiJügü"a" ıınun yerino geçen birinci hatunun oğlu babaslndan clul kalaıı i,nli oi"n.** Icl'ıaokium İle evlenmiştir. Bu husuşa Tu_kiyularda, lbn rnzıaıi,,'

ül/ ]t:liıiarl ııiınamak şartıyla, oiıı.ın bırcktığl d.iıIlaria evIenebiIirIerdi. Ebü Dü* lı | "Çiğillerden herhanç! biri kl;zı, kızkardeşi veya diğer oır nıanremıyıl euıe.

Eskİ Türkleı'cJe ev!eiınıe ödetlerİ çeşitli ııııntakalara vo boylar;ı grire cjeÇii* ;;lııii Kayiai<ların beİirttikIerİne göre, eski Türkler uııuıniyetIe, rjz anaları, '1ıı"l'ıı'ı, kız kardeşleri balıalarıııııı kızIarı hariç her kadınla, babaları öliinco

lı'

oğuzlarda da rastlanır. Herodot bu 6detin Iskitlerde mevcut olduğunu kaydoder. Eıı &dete Çahi.

#ılu,ıoı

iiii
i

ı'i

lii

ı.16

,.-:

NOTLAR

NOTLAR

ıL'.ı

lri

onlar bu türlü evliliğe "zevöc ül_makt' llyo Devri araplarında da rastlanır' dulla kardeşlerin babalarının blraktıgı derlerdi' Beni Kays o. sr'i"iJ;"lbazı j.'t^-^ rastlanmazdı. onlar nou"rı"ş" evlendikleri rivdyet edilir' ,.uoTl?T".ilffi:rT:'I;J,'.";;oiı"ı"."ı.,"riç kadınlara 9^-+ta-mazılı onlar
sadece üvey anaların' o"Jii'

ıııı ıııtısı"ıliyetini üzerlerine almak için bir kadının yakınlarının onunla evlenıılııı;l J1crekirdi. Eğeı" sadece tek bir kadlnla evlenııek zarureti olsaydı, böyle kııılıııların hayatta dayanaksız kaIma tehIikesi ortaya çıkacaktı.
'

dul

oÖMME ŞEKİLLER!

;

ilffi

u:o'' oI"İJ' 1-"i1*,'x1:l"':.1:T#*xda d'ut ödetti' Zir6' evlenmeyen nik6h cİüşen oui'i"''ı"''vı' evlenrnek kınların daya;"i;";;i her şeyden önce alle arasındaki birsadece perişan olurdu. onunla "e"i""*".".i Türk- kabileleri arasında nısma borcuyou. ouııarin bir kadının kocası Jrl"t iifiild;;;.*r*o*o'r. inn J'i*u *Kutluklar arasında kald'ığını kaydeder' ait tıı"n.kocasına ölrlükterı sonra evlenm;lğ'; olduğunı-l söyler' aaeti,iiir"ö'ul", kabilesiııde de var De Guignes uyn, başl<alarıy!a evlenen dulların öbür Umumiyette, ı.o"u'' biotıı'ten son'a dünyadabirincikocalarınadöneceklerineinanılırdı.Bununiçin,sadocebirevle' kalacağı. zannolunuyordu. Bir dulla dulla evienenin öbür atnvud* eşsiz ölen iie evlenmesi gerekircii. Hiç evlenııeden nenin mutlaka naşı<a uir üaı<ire onlar bir çare önüne geçmek için -rciJ etıedi bir bkArlığa *'t'ı'o*Ju' Bu .'nuhzuı.un Öüü dığtinıeri Türkler Ve düsünmüşler, oıu ououniuı.*' "'*işlerdir'
-

J;Hil. ;#'

;;;;

karcleşle"rinin

ya"^*",9|9";,#I:l':::T:^:-lJu:'

Md6olIardannuştui*ı.llii"".,';f
l'l,

simi münasebetivıe
.l.{azar ül}<esindeki

ğ

nusllr ,-..'"a, biri 'bekd.r olaT':.,:i*:'^:, .:j:Y}::: ;ffJİ o";,J,ffiJ,iil|:illil,"o "i*';;i;; i"".'n':l:::" eaoın3^::H:::'::l|'l[İ:'l l 1'l'::::::',1'.*;,?-"'" u" ilau' utııoo iciıı balijj olmaclan öü", ;;;;; onlar hayattaymış gibi birbir' ;:J:,;ıli;l;llr.]ı.rJ"''u', ve erl<eğlin yakınları leriylo al<ralıu olıırlarcıı' ["";";';;;rl .*1'"3.l]l,,T1'"1T'lJ::,:,.iJ'HiI"llİ;l göio',E{talıtlerde kardeşlerin müşterek

;;;"'ğ i inn ffi ffi ;";,;; veriiıiiı<ieoir'

;:"i^ö:"r:'*:^"l:::i"*f,,TH"#h*:
r azı

Eski Türklerde ölüleri görnme şekilleri çok çeşitlilik arzeder. Meşhur büyıik rlin|ere girenler o dinlerdeki 6detlere göre öIülerini gömerlerdi..Şamanıst lliıklerde ise başllca gömme, teşhir ve yakma şekiIleri göriilmekteiir. Bu ı1ı;kilIerden her birinde çeşitli farklılıklar görüiür. Bunlard'an en eskileri gömıllıü Vo teshir olmalıdır. Yakma şeklinin ise bunlara göre daha sonradan ortaylı çıktığı görüIüyor. Ayrıca, bir kabilede veya kabileler gurubunda zamana Vıı mckana bağll olarak bu giirnrne şekillorinin hep biri görülınektedir. Mesel:ı, kiıyriakİar Kıı-E:;!:ır h;ıkır;''. "önlar ölülerini gömerler'. *onlar cesedleri ltıi;|ıir eclerIer". "onIar ölüierini yakarlar., gibi çeşitli lıaberier verirler. Bunlıırtlıın başka orta Asya kavimlerinde cesedlerin vahşi hayvanlara yedirilmesi 1tıkli de Vardır. Bu fidetin Türkler tarafıncjan tatbik edi|ip edilmediği şüpheliılir' Çeşitli yazılı kayrıa!<lardan ve arkeolojik kazılardan elde edilen bııgıı"r* 1liire eski Türklerdeki gömme şekillerini başIıea üç gurupta toplamak müm-

kiıılıiiir:
a

: aynı koı'ıuya ternas ederek rııes'o'li de i:,-T,;lT,:"r'H1x""*I*'

an':i:,fj

d

fjl';"lJffi':;l;iil:"öi ;;r;;;ki;;;içiı] Eftalitlerde tek bir karısı vardı. sp;i ;';"
uor'?lr,"n*",erin
aı,,n

adınların çok az olduğunu

ten s.nra, kızln bulurıdu!Lı_'"r" n"i"r"ı..on,1 bunda kızın rızasl da uıin"''a''-auoıiik'djl^.il?"]ı 9,"9'']-^n]:]":'l1?,:'l,'ffJ Türkler arasıırda, kızlar bülüğa HJ;''ffiil''u1]'urn,#" a;uti urro'r. YAküt,
erdikten sonra kocalanni

lararasındaevlenecekuo,*,nkızınvelisiyleanlaşıpmilıri{başlığı)ödedlk gottlrdtığıınıi kaydeder' Tabii

bilgilero sahibiz. ibn Fazl6n, oğuz' şekilleri hakkınd,a dabazı

}:."'llT

isterse onuh başına ui' o*tı 'o"': ?,I: ;;";;;ik;;;"' üoIga Bulgarlarında- .olduğunu,beIirtir' kadınla evlenmenin aiasında tek Diğer mühim noıotu,"]'ı'i' iıi'ı'ı" Kanaatirnize lJaiaıarın' doğruluğu meselesidir' old,uğuna d6ir ileri "ıi'tlıen umumiyetle, kadınlar ru*ı"'de, ileri sü'ı.üien bu iddia h.;,li;.;;;;, ".ıi ve dulları ko'rumak' hayatta Eui"nrneyen kızları koklore nisbetle çott''

;;:;ffi;;;;; ;;;; li'l'

ı'"njiı"'i"in

P'y,"_',,'.:l"'::,f:#İ ;çıktır. içlerınden biri bir klzla e' onun olur'' der' uu1o.a1

seçtiğ.ini.

u:'l"I,

Cesedin toprağa gömüImesi : Bq ödet Eski Türkler'araslnda en yayşeklidir. M. Ö. 3'000 yıl|arından ka|ma kurganlarda gömrne ödellIıc rastlanrnaktacır. Bu 6det daha sonra, Göktürklerde, oğuzlarda, Hunlarda, Itıllgarlarda, Hazarlarda, Kırgız|arda' Karluklarda ve daha bir çok Türk kabi_ lıılerinde görülen yaygın bir gömme şeklidir. Gömme esnaslnda ölü mezara y,ılrnış olarak, oğuzlarda olduğu Eibi yere Veya bir sandalyenin üzerinde oturııııls, Uygurlarda o|duğu gibi ayakta durur bir halde yerleştir!lirdi. öğuz|arda vrl UygurIarda cesed mezar içine .kcnurken e|biseleri 9iydiriIir sil6hları ku_ şandlrılırdı. iskitlerde ve bazı orta Asya kabilelerin'de şeklini muhafaza ede_ lıilmesi için, büyüklerin cesetlerinin mumyalandığı göriiimektec|,ir. Pazırık'taki kıırEanlarda mumyalanmış cesetlere rastlanmıştır. [\lezarlardan bahsederken bazı Türk hül<ümcJarlarlnın nehir yataklarına 11ıinıü[düğünü söylemiştik. El-Birüni'nin yazdığına göre, oski oğuzların bir kısmı iilüIerİni Ceyhun ııehrine gömerler, böylece günahlardan tenıizlendiğine inaıııılardı. Bazan cesedi uzak mesafelere götürmek gorekince, kenıiklerin bıçaklı etlerden temizlenerek götürülüp gömüIdüğü görülmekterlir. tjtı konuya kan vc keı_niklerden bahsederken tekrar tomas.ed,jlecektir.
11ııı gön'ıme

*

Avustralya yerlilerinde, Kuzey Amerika'da da rastlanmaktadır. Bu 6dette cesrıd bir tabutuh içinde ağaçlar üzerine ası|maktaclır. Cesed havada çürüyüo tabut yere düştükten şonra ölünün kemikleri ya gömü|mekte, ya yakıImakta

b * Gesedin teşhiri : Eski Türkler arasında en yaygın gönrrne şekilleriır den biri de cesedlerin ağaçlar üzerinde teşhiricJir. Bu 0dete bu günkü

118;inç*.
,
rıovaIrut

,,',,=3:

NOTLAE,lıı

NOTI,AR

ia==:-:==ry

119

/\wstralya yerliierincle

Bu idet Spencer ve Gilien'in -iı'i ta bir yerde muhafaza edilmektedir' rnerasiminden başka bir

sov cleğildir. Bu ödete

Taiarlarda, Kırgızlarda' -B;';tü;;; beni toprağa Minusinsk Tatarları derler' Tabutu onların başıııa koy'" larından bağ|a' ylllarından ititıören adetirıe M' Ö' 1'200 c * Cestcİirı yakılnnası : Vakma yakı!ııasının en ' büyük daiı' eski çeşitli orta a*v" kuo#iJnın'l"- "utıunır' -cesedin uu. ı.atıi-ruı',ıar' kovduğuna Hazar* ateşin her u"ri'*-.",ınaigin* sebebi, oı*uı'a'r' Bu ödete Gökti'ırt(ıerde' Kitanlarda' Türkler arasında ,'rn"i J'"'inu"l BuIgarların<la, T'onguz"[arda' larda, Ktrgızlur*u, t<o*uiirro.,:-i,r^, Uysurlar da ihtiyarlar,n Ve şa' Moğollarda u" errtuuı"'r;r'r".,ır"*rı,tadlr" *uiıann cesedlerlni yakarlarcji' hir trmetit' iÇine blr ırmağııı komikler yo gölnülür Veya Cesotler yakıldıktan sonra cesetlerini yaktıktan slınra ölülerin atılır, veya rüzg€ırda #';';;;.'o,rE,iır' oıJuğu trı.oı'de külierin lıİonkgo*urtraa_ıori*i'rnürnkürı kernik kalıntılu*r,, külleri . rüzgarda sa' *lri,ı,nıur*, olanlarıi ise hoz ırmağına ut,ıo'o,n,,"'uIuü

ffiffi Yakutlarda' "-*ı' "*gze i;*i;' arasında Tonguztarda' Kitanlarda' rastlanmaktadlr" ı"şı" n*i lıo1ılorda karaçanıı baŞ* #ö;;;" go***' Dokuz

rJt,'riıgtlanrna|<tadır. Son zamanlarda Angora ırmaö1l kıyılarıncla yapılan l.ll;ıl;ırtla, tai; de',lri Buretlerine ait nıezarlarda bu öclctin izleriııo rastlanmIstır.
]"nAKf{N

ve FıüKüMmAR

:

""'o:H:';:,I'}jn"$-l."r'-lara yedirııe.

^{:'::,:1Ti',:';,T,_r:1;!1'J:-,j'u'n'u Adete trAoğollarda ve Vı.ı_kielerde oıması ııuhtemeıdır. ar'nur*i".'uu veya kışta Ölür_ ilu"ii,;;r"..onür';ri nırı *onı'uhar üde' maktadır' Pei-che. vu_tıuı3i' b,rak'ıır'" der. Glbont aynı se cosedi samurların ;;ş'ü;-iıeydanda tenıizlemek bunun kernikler? tin Vl" - Vll. asırlarda ı'ı"_i"ı"o" bulunrluğunu' "r"r,l.ı,j,";";;;i;;' l'ı"i"* tse ilkbahar gelince'qörıüIürdü' hü1ösa l|j" Iiıı şokilleri şematik olarak şöyle Gönımo k'"'u"'n''ı" i''iı'''"ıiı"" etmok müınkiilıdür' a * Cesedin toprağa ç;ömülınesl : gÖmıııur' olarak da iskelet etlerden temizlenmiş
ya.. nl.ıj,T1yaslz'

ragtlan'

'l;ıAdeti bütün milletine saödct getlrir, onun uğursuztuğu milletine ı.lğursıızluk ı1,:lıı'irdi" Eüyük fel8ket!er gök İ!e hökAn arasındaki anlaşınazIıktan doğardı. llılliın coğrafyacılarının belİrttiklçrine gore, l-iazar hakanı rJa aynı şekilde katıul ı,ıliİiı"di. ğütün Ti1rkler üzerinde mutlak bir C,toriteye sahipti. onun }ıulunduğu ,ıııIrı1,a karşı diğer Türkler harbetmezlerdi. Hazarlar başlarıııa bir felA!<et golıııı;e, bunun h€kğn ile gök arasındaki anlasmazlıktan ileri geldlğine inanırlar ı,,ıı liğkönı öldürürlerdi. Haıarlar mı.ısovi olduktan sonra da aynı Adeti tatbik ,,!lııiŞlerciir. Bu ğdeti Tu-kiyu!aı'da da görmekteyiz' Yalnız, hAkf,n ve ailesi kutl;lıl hir rnenşeden geId!kleri için idaıa edillrken ka.ıılarlnın akıtıIrrıamasıııa ihtlıııi-ıııı etliIirdi. Bu seİıeple orta Asya Tünk kaviınlorinde hükünıdara,'çok defa İı'anlılaı.da olduğu gibi, AlIatı manf,sına qelen torimlg hitabedillrdi. lbn FazlAn, ()ğuziarın büyüklerine .rabh" dcdikIerini sİiyIer. Tntıar1'ye ç1c'ıre, Mıı'teısım'ın Afsın'l itlıarnları arasında, onun kendİsine Usruşeno dilinde -AlIahların AlIah'ı, :,;ı,ıl.llinde hitabettirmesi de vardır. Ayrıca, Altay kavİmlerinde hükümdarın elçiIc,ri de hükümdaı"lığın mukaddes iktidarına bürünınüşlerdİr. onların öIdürülıııcleri nıütlaks intika.m gerektirirdi. Bunun için KaşEari "yaş 0t kesilnıez, elçi ,,ldürüln';ez." de r.

lI;ıkİıı gök' terafından yaı.atıİnı;ştır. Cengiz l-{an'ın rnenşe'i de Gökten gelen llıızllürf Börte - çine'ye dayanır. Bı.ınun için bütün Türklercle hAkanIar aynt lıırlıısecen gelııiş cimalıdır. Nesepleri bu menşe'e dayanmayan kimseler hd. l.;ılı oIanışzdı. l-lökğnın bütijn Türkler üzerinde mutlak bir otoritesİ vardı- onun

İ_iski Tı_irkIerde hEkfin

çük rr,sngeIi o!up cihanşumuI bir değere salıiptir.

ya mumyalgnnjış' yahut
gömülür"

ıiAKAN " BEY
is;lArn

:

veyJyakdç kıllerı lomtlıır' c;
rııtrı.ır, d,

b

Cesedin ağaçlar üzerinçJe teşhiri

: iskelet ya saklanlr' ya

ya

görnülür'

ya savve kallntllar ya rnuhafaza ecliliı' Cesedin yakılması : Küller
yedirilrr ıesi Cesedlerin Vahşi hayvanlara

,-t,u?oJff;

: Kemikler ya olduğu
anal arl
n
t

gib.r

Burada Haear h6k6nı'nın vekilinden bahsed,ilııektedir. }trökAn - bokten eskl ve Grek kaynakları tafsİlOtlı bir şekilde balısederler. HAk5ıı adına hiilıiinıdarlık sel6hiyetini kullanan ve ordu|arı kumanda eden odur. HğkEn lse, l)ı]tün otoriteyi e|inde İıuiundurnıasına rağınon 1ıasif clıırumclııdır" tiAkİin - bgk rlc.v|et işlerinde sadece h6kön6 karşı scırunrludı-ır. lcrjjatınırl ıırııhasc[ıcısini o'na Vermeye rnecburdur. 0nun tarafından seçilir. hİökfin _ bokiıı seçimi ve selğ. Iıiyetleri hakkında istahri, ibn Havkal ve Mes'ücIi tafsilıtlı lıilqi vermektedirleln. Mes'üdi, l!4ürüc el.zoheb'te lıu krınuda şıı tıilglvI vorir
:

süt çoouğu nına diri dirı bırakıloıg1':; P;;;;;;" göre' eskİ'orman kavimleri tatbik ed'itdiği "nıuş'ı'i'oJ yerleştirirler Ve çocu_ ai'uı üzerine yerli[erin' varken ölen ti, ı.no,n,yluır;;r"i;;-atJ eeıtlrıerde ve Kuzey Arııerika
ğunu cla yanına

afiııH'':r"':]'İ,1; ;" -$

9:.*]:,, " sıkıntısı neticesi ;J;;;;"jit. ernrn beslenme

t

n

n ce$etleri nin ya'

bırakırıfi;;';;;le

"Hazar ülkesinde hğkAn vardır- Bu h6k1in lıaşka bir ııırılikiıı elinde ve onun rlvindedir. HdkAn bir sarayln içiııdedir. Hayvanıııa [ıinıııcz. lIeri gelonIer ve lıııIlc için dışarı çlkı'naz. onıınla beraber evirıden llaromi cle çıl<ınaz. Ernir ve ııeyh etmez. Hazar devletinin, hğkOn evinde ve sırraylı-ıda bulunmadıkça, hül'iiındar tarafınclan idAres1 ınümkiin değildir. Hazar ülkesinde kuraklık, 6fet

120
la,i]

NOTLAR

,.

:,.:

NOTI,AR _:: ;

12L

ollIr,(liiŞmanlarlonlarimağlübederveyahutbaşlarlnabirfaciagelir$eilerı günlerini uğursuz ve ha!k Hazar melikine koşar' ona "Bu hök6nı ve
ltclullCr
hAkAna

buı,yo,,,,yaonuöIdürveyabizeteslimet.BizöIdüre|im."derlerBazanh6. da üzerine alır' Bazan kfiııı onlara testim eder, Jrurn or, öldürmeyi kendisi onu müdafaa eder' Bunun eski zamanda mı' acır, suçsuz oıdugu icin

i,*o' *ı
aenair.

llınHavkaIiseşubilç;iyiverir:"}lazarIarekseripirinçveballkyerler, ve Rus ülkelerirıden Kuyötıa getirilir. Her tarafa sevk edilen hazz deriIeri Bulgar' Rus ve Ende' ve etraflarından elde edilir. ixieuı t"ratıorındaki kuzey nehirlerinden iiIke]erinde bultı_ lüs'teki bu deriier rls BaltIk cjenizi taraf ından gotirili-r' [lus ııanbtlderiierinçoğuorayaYe'cücveNİc'cCıcülkesindengetirilir.Bazanbu tsu!gar ve FlazArÖn'ı tahrip cIeri!er {iuİçar t]ikeieı.jrıc]e de satılır. Il'uı;iiır 35B'cje icli. l-'larezmliler Bulgar ve SakÖlibe ü|kelerine dcJ,inceye kadar durum böyle yaptıklarl ve yağmaladıkIarı için bazan hazz çok Eirip çıkiıkIarı, orala,i gazA dili Türklerin, Fars_ ve kıymetli kürkler Harezm'Jen a" in'uç edilir. Hazarların benzemez' ların ve diğer milletlerin dillerine Ve.iki kısma Hazarlir Türklere benzemez. Zir6 hepsi de siyalı saçiıdırlar'
kürkler Bulgar Hazarlar ülkesinclen getirilen bal, mum ve

geien ailelerinden birin' o,lduğrınu bilmlyJrum. Bu hAka.n oniarın ileri olcluğunu tahmin ediyorı'ım'"' Bu aiIenin eskiden beri hükümilar aiiesi

lııikliıı i|lsarı çıkar. Türklerden ve gayri miisiimIerdeıı Hazıırlara konışu olanlııı tııııı görünce ona hürmetten dolayı onunla lıarbetmezlcır. [.{r,ııneıı tinüncJen ı;ııkilirlcr. Hök6n öliip Eöırıü|ürse, kabı-inin yanından qeÇen l"ıerkes hiıyvanın_ ılıııı yc,'re iner ve secde eder. Kabri gözünden kaybolmadıkça tıayvaııına binııı,ı,'. Hazarların hükümdarlarına hürmeti o derecededir.ki, bazan birine ijIıim ı:ı;7;1';; yg1'|'r, fakat bu kinıse hüki'imi}arın 1ıgp1p46 itibarlı bir kimse olur ve llılkIimCIar onun al'enen idam edilmesini istemezse o adama kendi kenclini ıilıltirrnesini emrer!er. 0 da evine 3idip intihar eder. Eiraz önce hİk6nlığın belIi bir ailede olduğunu, onlardan başkalarlna 1;ı:ı,;ıncdiğini söyledim. Bu aile içinde zeng!nIer cle, fakirIer de vardır. H6k6nlıl, :;ırası kime gelirse zeııgin veya fekir o,!sı-ın o [ıölrin olı.ıl. itirnad ettiEiEı ll!li l)iina şunu söy!edi : Etil çai-şlsındı ekr:ıek g_:..:ı l-,ii r;.1.' r11,,.,ii;111. ııiiır1. lı,ılr;ilı ölürse onun yerine geçmek için bu genÇte:l clahn rııünıııilıi oin.ıad.ığını llllylilyorlardı. Bununla beratıer, bu çlenç bir müsIümandı. Yahucli değildi. Saılııı:e hökAn için kurulan altın çadlrcla bir taht bu!unur. Bir harp veya [ıir olay ı;ııİıiınında ordu sefere çıkınca hök0nın çadırları hükünıdarın çadırlarınrJan ı|ılha yüksektedir. EtiI şehrindeki h6könın sarayı da hükümdarın sarayından ılııIıa yüksektedir. l_lakana herkes taraflndan ödenen özel vergiler vardır.
IIA$TALIK VE TEDAVİSi
:

vılılııcııı7o kadar ayakta kalır. Başlarına büyİik bir tıeli golir veya harp c!ıırsa

ayrltır.KaraHazar|arkiHintlilergibiesmerdirler.Diğerleribeyazdırlar.HarJan getirirler.

zarlarınputperestleriçocuklarınıköleolaraksatarlar.Giydiklerieşyalarınkumedeni komşuların' rnuşi".'n, itircan, Taberistan, Azerbaycan, Bizans'tan ve
(meIikleriJ ölünce yerine yeni y(ikscktir... Mc!iki seccn de odur. 1_Iı'ikiimdaı"Iarı gelir. Naınzet olan adarna bir hi-iliijnırlılr Ilıır|ıiiıı lıck) scçmek Isterlı;ısa htikaiı Nasihat eder. Üzerine düşen AIIah'ın huzı-ırııırrlaki nıcstıliyetini [ıatırlatır. ederse veya iizerine devlet hukul<unU Vc işlerini bilr!irir. Vazi{cslııcle kı'lsur

I-liızarllırınenbi-iyükidarecisihAköndır.HökEnhazarme!ikinc'endaha

düşmeyenbirşeyyaparVevercliğihiiküııılerclorJoğrı.ıluktanayrllırsegireceği giinahıbildirir,Baı-an,hükümr]aryapmakistec]iklerikimsehökAndanbusözgelebileceğini ışittiği şey_ l-eri işitince dindarlık, zühcl clolaylsiyle ve başıııa gösteidareciliği bırakır, bu vazifeyi kabul etmekte zaaf ierden çekineiek Hükünıdarlığı kaLıul eder_ rir ve başka biri o,nun yeiine vazifeyi kabul eder. getirdikleri zaman se, onu makarnına oturtmak ve iclareyi teslim için boğazını sıkar' Bu slrada boğu|ınak iizere oldu_ h6k6n bir ipekle

kadar nıücdet olmasını istersin?" ğ; zaman "Hükümdailığının ne nıüddet dolmadan ölürse keııdi eceli ile jerler Bu
netmeksolAhiyetiyoktur.Yalnız,hükümdardğhilherkesonahürmeteder. huzuruna giremez' Fakat' |-luzurtına girince secde eder' işi oImayan onun

d"'' O da .şu kadar "gn].' yaşayacak olursa öldü_ ölür. Kendi diliyle ifade ettiği müddetten cl'aha fazla Hikönııı emir ve me' rü|ür. Ancak belli bir dileden gelenter hökön olabilirler.
oturmasına izin girince ytızünü yerlere sürüp secde eder' So'nra ayağa kalkar'

lılrde ihtiyar vezir Tonyııkuk aziz sayı|ırdı. Ebü Dulef'in ifaclesine göre, Kiılı;ıkier_ arasında seksen yaşlna EirenIere ibAdet erjilirc|i. I-lastalık esnasında beçjene girCn kötı-l rulıu veya cisıni diişnınıı bir ruhun vt'ya bir büyücüııün soktuğtına inanılırdı. t"-akat, büyiicıi vııya l-ıı..ıızcı.i olan bu ıl[işlıarıla şamarıl karıştırmaınalır!ır. Şanıan aksiııe, Ilısliılı1'jı 1.odı.ıvi e<Jebile_ ı;l,k yegöne kişidir. onıın en biiyük sosyaI vızi[e.si lıııslılaı-lıı.lı:tlnvisi icIi. l|ııntın için, eski Arap coğrafyacılıırı oğuzların vc Ilıı*;liırııı tliıı adaınlarına "l)lltrarın tabibleri" derlerdi. Bu sebeple Tİirkçe'<.le iliiç ılıaniısıııiı ç1t;lon "kem, kelİrnesiyle şaman man6sına geleıı "l<am, kclinıesi arısıııdiı lıir yakııılık vardır. |'skİ Türklerde tıbbın en önemli kısmıııl il6hi sayıIalı l,:cl1itli ktıvvcl:lcrclen yar_ ılını isterne teşkiI eder. Şamaıı davuIa değneğiyle vıırariıl<, çeşitli hareketler

lı;ıkıııııJan şa!'nanist bir cemiyette hastalık iIe ölüm karşısında aynı tepki gös_ ıı t iiirdi. Ayrıca' şarnar]ist kovjııierr{e ihiiyarlık ç|a bir hastallk, İıattA teciavi lı;ıbul etmeyen bİr hastaliktı. Bu sebepIe bazı S!birya kabilelerinde ihtiyarla_ ı lıl öIdfjrüldüğü görüIrnektedir. HazarIar h6k6nları ihtİyarlayacak oıursa onu ıılılürürlerdi. Bazı kabiielerd.e ise ihtiyarlar azizler araslna girercli. Göktürk"

Şamanist Türklerin'lıastalık karşısındaki tutunıları [ıizim ınantığımızdan lı;ııllıaşka bİr yöndeydi. onIıır bir insan hasta olııakla ruhunun v['icuclıınu terIiı;t'tiğiııe, vücudun içine kötti bir ruhun veya cismin girdiğine inanlrlardı. Bu

yiıparak, ilAhiler okuyarak Vücuttan kaçan ruhu yakalayıp tclrrar viicuda sokma_ ve vücuttaki kötü ruhu kovmaya çalışırdı.

( /Ü
yrıı.. sadece onlarln hastaları kırlarda tecrid ettiklerini, ancak kölelerin has_ ılılarla rneşgul otduğunu belirtir' *Eğer hasta kimsesiz biri, veya bir köla l.i(} onu evlerden uzak bir yere koyarıar. orada ya öiür rıeya kendi keııdine iyileşip döner gelir" der. Eusiar hakk;nda da aynı şeyi söy|er, El-B1rünl'ye 'esı(ı gttıre, HinJlılçr de hastaları dağlara veya kırlara 9ötürüp bırakırIardı. Bııracla, bir kendi kendini korumadan bahsadildiğinde şüphe }'oktur' Hasta buluhan çadlrg d,a kirrıse yaklaşamazdı. içinde hasta olduğunu be' !irtmek için çadırın yanına bir mızra[< veya bayrak dikilirdi. Plan Carpin (çadırının) önüne bir mızrak dikilir" der. Rı';brouçk "tsiri hastalanlnca evinin cja "Biri hastalanınca yatağına yatar. Çadırın içerisinde hasta bulunduğunrı vc girmenin yasak olduğunıı belintmek içiıı bir alamet konı-ır. BÖylece' hasta_ yl bakandan haşkası çalırın jeine gireınez. ordugAlıta biri haştalanınca ordu_ gAha kimsenin girmerndsi için etrafa nöbetçiler konur" der' ffuha pusı.ı kuran, clnu hasta yapan ruhları teskİn etmek için insa.n kurban etnjö adeti Hiyong_nular d'ovr|nden beı'i rnevcut otan bir şeydir' Hastalarırı tedavisi için ölürn tanrıs!na kurlıan kesnıo ciin eosyolcjisinin belirttiğİ gibi.' eski putperest kaviıılerclo görülmekteclir. Eski Türklerdo mevcut olan ölünı tınrısı Erkİik vo Başgırtlarc{a m*Vcut oian ölüm tanrısı için de hastaları iiIiimtlen kurtarmak icın insaı'ı kurbanı yapılmış olmaIıdır'
ti&Z"ğ.fi[-Afi ı

r.),)

ltıı.ı Fazlin, oğuzların hastayı na$ll tedavi ettikıeri hakkında bilgi vermi'

lırın dillerİnin ve fizyonomilerinin Türklere benzemediğiııi i<lcjia eclerlerse ı'lıı, l\ıles'üdi ve İstahri oııiarın Türklerden oİduklarını ve <lillerinin nrç,r,ıu.,n lIlllorine benzediğini kaydederler' Hazarların Türk oldı-ığunrn nıiliiı, .ı*ıiı ıııılıırın id6re şeklidır. Hazar hükıjmdarına hAk6n denilirdi. "n ["{Ak6n aclına cilıvfet1' lll/ire ederı ise İJ6k&n - bey idi. H6k6n belli bir sülöleden $eçildiği lııldo. _
llİk6n
bey id.arode temayüz etmiş kimseler arasindan seçılirjı.

l}ııyı:z Hazarlar clmak üzere ikiye ayrılırlardı. Bazı islğın coğrafyacıları Hazar"

yet'i

kaQ,ul g1$!er-

leı'. Il. Mervğn zanıanında

isiyIe idareci sınıf mi
Müsl

rrkaf' Harün

[ııİ

eüüle

anIarı

Bizans'tarı

Senıender, Hanba|ığ

i

sehir.

llıı'ın bu dını

ltır. Kendi .ğqları-ı]4aki anlaşmaz| ık|arı

ıtiler. Dini iŞlerinde serbestti_ %
kaza - teşkil6tları vardı. Hazar-

durumüffi

Türkçe'rje SAbir (Sibir); Farsça'da Hazğrğn ve ,A,rapça'da el-Hazar denilen idF I-iızaı.lıır Türl< kovlmIgrincleın olup öncelori Göktürk iünparatorluğUna bağlı devletlerint lc,l.. Milüdi Vl. asrın sonlorına doğru Kafkasya'ya gelçrek orada l<arşl Eizaııs' ktırcluIar. l-lızıırlarln dovleti tarlhto ilk tjefa 627 yılında iranlılarp HazarIarırı clevteti zaman1a korılşularI aleyhine ı[l müttefikl cılarak zikredilir. gelişti. H()rat<lius devrinde Bizeıns ile yaptlkları ittifak neticesiııde Azerbay' *un'.lu lrr^ aleyhino genişIecliler. Fal<at, o.nların gtincycleki bu hdkimiyetleri

lıııyat Müslümanların e|indeydi' Harezmlilor burada ticğri bir koloni kı-ırııuş_ lilrdı. Hazarlar üğ.Çimlerİni ticöret vo çobanlıkla temin ederlerdi. ön|ar kuıey ltlıviııicriy[e güney kavimleri ınedoni dünyası arasında bir aracı idİler.
Bazarı rnazarın iizerine öİen kimsenin heykeli yapılırdı. Bu heykellor cıldukça mükemmel olup bunlarl baltıallarla karıştırmaiııak gerekir. Bu heykel. lcr ölüyü temsıı etfiği halde, balballar ölünün hayatta iken öldürdüğü insan_
I;ırında çok rastlanır. Kitanlarda, dovletlerini kuraır kıra|ın altından

Hazar hğkönının ücrotli daimi bİr ordı.ısu vardı. Bu cırdunun el($eriyetinı M(islürrıanlar teşkil ediyordu. Bundan başka, |_İazarların [ııışşehri Etil,de tlceri

Müslürnanlarıngelişinetİ-cesİgerileınekzorundakaldı.l.lattö,Enıevilerdev.

geçince kuzeye çekıl" rinde başşehirlori olan Se*endu' Müslürnanların eIine yerde Etil şehrini mek zorunda kaldılar. Volga'nın Hazar denizine dökiildüğü Bununla beraber Hazarlar kuzey, batı ve kurarak burasını nıerkez edind'iler. - lX. asırlarda' c'loğuda hökimiyet|erinı genişletmok imkQnını bulmuşIardır' Vllt. ve X. asrın itk yarısınJa doğuda Kazakistan bölgesincleki oğuzları, kıızeyde Bulgarları, batıcla Kırııı'a kadarki sahayı h0kim,iyetleri altına aim:şlardır"

ları temsil eder. Umumiyetlo bu heykellerin biri kocayı, biri karıyı temsil et_ lııek üzere ikişeı'tane yapıldığı görü|iir. Bu çeşİt |ıeykolIere Vlll. asır rnezar.

rıldı;klarıııı bunun duvarlarında eski kırallarının rcslnıloriniıı bulunduğunıı
klıydeder' İnısnru xunoANLARl ı

oğ|unun heykelleri yapıIarak Mı.ıye duğınrIa bııltınıln ölülerle ilgiIİ lıir ınİbede konrnuştur. Vöküt' Karlııklar|rl taştirn ya;ııllnış bir mslıode sahip

ilc sekiz

bir

hoykel$

tı. Flazarların bu hAkimiyetleri' X. asrın ortalarına kadar devam etti.
ı.;onra, Türk kavimierinin

okadarki,biraralıkKievprensliğionlaravergiödemekzorundakalrnış*
X. asrın ikinci yarısından itibaren Hazar Devleti yavaş yavaş yıkıldı'

ve Norrnan menşe'li Rusiarın hücumları neticesi, ' ve

Bundarı

tlı:, yazın bozkırlarda çad,irlarda otururIardl. Ayrıca, onlar Kara'Hazarlar
'ı'
]ıı,l lı iii
l

Ifazarlaryarigöçebeyarıyerleşiktiler.KlşınbellibaşIıyerleşmeyer|erin.

tIııı ölıür dünyaya hizmetçi götürmeyen şahıs orada hizmetçisiz

rlz, bu ödete rastlanmaktadır. Zi16, şamanist Türklerin inançlarıııa göre [ıura.

Eski kavimlerde ölen büyüklere, öIüırıden scınraki lııyatlarında hizmet rıIııesi mak$adıyla, insan kurban etınek yaygın bir örJetti. Türkler arasında
kalacaktı.

it,

tri

124

NOTLAR

128

ve Mılkr|lsi .Türklerden bazı kabiIeler öIü ile beraber diri diri hizmetçileri'ni

kızın kurban edilrnesi münAsebetiyle' ibn F'azldn tarafındaıı verilen için en çok kurban rrıat bu konuda uire kaoa, gel"" un tlt.iıatlı bilgidir. Ölıi hizmetçileridir. Herodot'un nakline göre, iskit' erkek ve kai,n

kÖlolerinim@zaragömerler."der.Birrusprensininölümüüzerine,onuniçin ma|ü'

lılı

ediIenler onı-ın sonra içİne saman doF |erc|e kralın en iyi 50 hizmetçisinin kurban edildikten Eski Tuna Bulgarlarlnda durııImı"ış 50 atın üzerine binjirilerek gömülmüşlerclir. ve hizmetçileri 1ıazı şahıslar ölüIerle beraber yakıldığı Eibi, ölenin kadınları konup ölüme terkediIiyor|ardl. Procopus'un diri diri ölü il; boraber ^"ruri rnezara nrırıın" göre, Eftalitlerde efendi ötünce bütün köleleri onunla birlikte merasimi esnasında bir çok rnahkümun girivurıuro,. Hiyong-nutarda' cenaze

bir

ellerine üaşiarı ı<esilirjı. Tu;kıyuIardan Toı.ır_hauth'ıın, babasının ruhu için yılında bir ınektı-ıp vererek cIört esiri kurban ettiği çÖrütrrnektedir.710

HazartııJunununötrmesiüzeriııe,300Rumesirionahizmetetmekiçinkurban yakalamaya çalı' eJiıı-ııişlerdır. Peçenekler ise öIü ile yakmak için yabancıları
yo| açardı- on' Moğollarda bir hanın ölümü gerçekten bir insan kıyımlna ölümden sonraki hayatta ona hizmet edg.' |ar da hıkıımdar için öldürülen1erin oek!erine iııanırtardı. Reşiclücldin'in kaydettlğine göre' Cengiz_hAn'ın'.ölümü bunları üzerine, yerine geçen oğı, utiy,iı. kabile|erd'en 40 güzel kız seçtirip, hizmet etmeleri için öbür dünyaya gönderrniştiı'' süslectikten sonra babasina hizmet Conazeyi götürenler yoİları üzerinde rastladlkları insanları de ölüye der: "Bu büyük hanı.meleri tçin öIdılrürlerdi. Marco Polo bu konud,a şöy|e ların oeııazeleri bu dağlara götürülürken cenazeyi taşıyanlar yoIları üzerinde öbür rastlatlıkları lır..rkesi kıiıçtan geçirirler., "Efendimize hizmet etmek için cenazeyı taşı' dünyaya gidii"ı, clcrlercli".. Bıışinı:i kağaıı Meı'ıgü öldüğü zaman yoriui yoiları üzerinde ras[laclıkları 20.000 den fazla insanı öldürmüşlerdir'"' genç kızların Vassaf," Hülögü göm|ilürken orıuııla beraber çok güzel ve süslü diri cliri gömüldüklerini ya7]ar.lbn Battüta'nın bu konuda verdigi malüınat daha tafsllitlıJır. o, *Ölen kaanla beraber yeğenlerinden, yakınlorından ve sevdiği kadınlardaıı öldürüIen 100 kad'ar insan ile çok asil dört geı'ıç kız, a|tı köIe rnezara konur. Sonra, mezarln kapısl duvarla örülür." der. Pei-Ion-fong'son *öIüırı günü onlar ölenin kölelerini, gözde cariyelerini Ve en iyi atınl öldü_ rürler', demekted'İr. Le P. Martini XVll. asırda Çuşanlar araslnda ölü ile beraber köleIerinin ve hizmetçilerinin yakıldlğını belirtir. Ruslar Sibirya'ya .girdiklerinde yerIileri, büyüklerin ölüleriyle beraber sadık hizmetçilerinden tıazılarını diri dİri mezara gömmekten menetmişİerdir. GmeIin, bu konuya temasla, Rusların gelişi üzerine o'nların ölen büyüklerle beraber, hizmetçileri içinde onu en çok sevenin onun cesediyle beralıer kendisini yakması 6de' tinirı yasaklanmaya çalışı|dığını kayded'er' rski Ttrkıer arasında koca|arı ölen dulların kocalarıyla beraber gömül .dtiğü ve yal<ıldığı çok görülmektedir. Zir6, A|tay kavimlerine göre insan ölün_
rd ı.

şı rla

ııık şunları da zİkredebilİriz. Tuna Bulgarları Hıristiyanlıçj'ı kabul etmed,en İlnco kadın ölen kocasıyla beraber diri diri mezara girmeyo ıııatıkümclu. Parırık'taki nıezarlardan elde edilen biIgiler de dulun kocasıyla beraber gömül_ ıılcsinin çok eski devirlerde varlığını isbatlarnaktadır. Bu 6det Hiyoııç;-rıı-ılar ıltıvrinde iskitlerd'en alınmış oImalıdır' Ayni'nin nakline göre, Hüd6benclfi,nın lilümü üzerine yerine geçen oğlu EbO Said tarafıııdan İıabasının zevcesi öldüriiliip oııunla birlikte rnezara gömülrrıüştür. Dir de hükümdarın mezarln, yapanların Ve onu gönnenlerin öIdürüIdüğü {Iaiı'ü!rnektedir. Bı.ında mezarln ç1izİi kaIması düşüncesi yanında öldürül6nlerin iilıür dünyada ölüye hizmet etnıe|eri düşüncesi de etkilic|ir. Bu 6dete Aazar vr: N4oğcI l'ıakanlarının, Attila'nln ve Vizigot kıralı Alarik'in görnüImesİnde rıısttranmaktaılır. Ayrıca, zeki ve çabuk kavrayışIı insanIarın Tanrı'ya kurban ıılırak takdim edildiği görülür. ibn Faz!6n Volga Bı-ıIgarlarının zeki ve çabı-ık kavraylşlı bir adarn görünce "Bu adamın rabbamıza hizmet etmesi ç;erekir." rlcdiklerini, onu tutup bir ağaca astıklarını, parça parça olup yere düşiinceye kiıdaı' bu şekilde asılı ka!dığını söyler. TuIui "Sen kuIunu güzeIliği vo Iiyakatı ı;cIıebiyle kendine çağlrınak istiyorğan ben ona daha l6yıkım," <lornoktedir. l}ıı ifade iIAhların iyi kimseIeri kendilerine cektikIeı'iı'ırı dılr ynyfillr otan Iııançla iIgİlidir. ibn Rusteh "Rusların tabiblerinin cınIar [izcrlntlo ırıııtliık <ıtoıilesi vardlr. istedikleri kimseyi Tanrı için kurlraıı orlolıiIlrlı;r.' tlrır. [Jr.ıracla tabib diye zikred,iIen kimselerin şanıanIar oIdııijııııılıı l,liilılıo yııkl.ıır.
KAFJ \rE KEI\IıKLER
:

t:rı ı,ıiiradlğı en büyük kayıp karısını kaybetmo d'eırdlydl. Bı_ınun için onu bera. lıtırlndo götürıneliydi. Bu konuya biraz önce oldtıkça'ttıınas eclilcli. ilave ola-

ve kemiIeröe oIduğuna inanırlardı. Kanda lıayatiyot lııısısıısı |ıttltttırIrlr]tt

Eski Altay kavimleri kana ve kemlk|ere biiyiik öryını vorIrlrır, rtıhllır l<nııda
iÇiIı

labilirdİ. Marco Polo "onlar kendi adamlarını bu şokildo ı;rızıılundırırlıır. Zlra, onlar arasında kan dökmek isterııııez' Şiııııınııliır llııllııı kilı1ıııı ıliiknlılııin fena olduğunu söylerler.' der. Mahmud, Kaşgnrİ'dokl blr çIlr pnrÇnslniı göro, vergl ödemeyi reddeden bir kimseniıı ct,.zaııı kıııııııııı yorıl ııkılılııııııııyclı. Ktırlıanların ve hayvanlai'ın kanını akıtnıak rla lı;ıriıııııJı. ()iiılzlıır lınyvıııılıııı vc kurbanları baş!arına darbe vıırmak, Moğollar lso lınyvıııl kiılJılnl oiikırıok suretiyIe öldürürlerdi. Hercıdot iskitIerde kurbaııın kanı ılıik(ilıııoıltııı lırı(iı-ılnlak $uretiylo öId'ürüldüğünü kaydeder. Bu 6det l.ıu gün orto Asyıı kabllolorl arasırıda lıfrlö yaşamaktcdır.
Ruhun kandan başka ikİncl lkümetgAhı komiklrırtllr. EskI Altııy kaviınleri iı-ısanln öbür dünyadaki hayatını devam ettirobIlmoşl İçln vüicudun oIdtığu gibi muhafazaslna büyük önem verirlerdi. Bu münıkün olınazsa öliinün kemik-

Idarrıa mahküm edilen yüksek kimseIerin cezaIarını l<ıııı <lltkılıııtIoıı iı;riı edor lerdi. Sadece hakaretle öldürülmel< istenitonlcırin vo r|(iqlnııııılııı"ın knııı akıtı-

leri veya kafatası mümkün mertebe mulrafaza edilııeye çallşılırdı.

is,keIet

'126

-

NOTLAR,
ı1ılıılı'ırirırJe,

NOTI,AR
iıtı krırlıanlar, umumiyetle' öltiınden (iı:' yrlili, yiı'ıııi vcya

127

Va$ütasıylainsanınhayatadöneceğidüşüncesidinlertarihininçokyakından.
iar,,ı
dirilecektreri düşünülLl1."

yıl dönümüde kurbanIar

tal<diııı oü-nıet<

ise çı:k yiıygındı. Eu
l<ırl<

t,n,o,ğ,"Lıirhusugtur,h,İirceaEliacie"Huhkenıiklerdedir.Bununiçininsan. "t<emlLıerden yaygın

der' Bu gün AnadoIu'da insan bu kernikten cıianı lıir inanca göre insarıin kuyrui kemiği hiç çürürnez' nıuhafazasına eski kavimlerde çok önem cıirlıe"eıotır' ölıınun kerniklerinin

verİ!irdi.TabariveİrIerşahi'nini,İadelerinegöre,ButıarÖ.hudÖ'nınkerrlikleri fidete ortaçağ hıristiyan_ n,çni ı, etlei"iriden teııiziener*k sak!rınmıştır. Aynı el-Kfitib el_isfahöni'nin kaydettİğine göre' Iarırıda cJa r,astlalıır. lrnAcl'ecldin

ayrılerak Kudüs'e gö" Freclçrıche [iarİıarı:ssa'nırı kerrıikleri bıçak!a etlerinden

türÜ{n.ıeı<!stefimiştlr'Ayrlcı,$ibil.ya,clabazıkabilolerinavhayvanlarınlniske. göllere, akar sı'ılaı'a attık' |etlcrini n.ıı.ıhafaza ettikleri ve tekrar clirilıneleri için l;ırı [ıilirınıektedir.

ılllııriıl<i hayatında yuyiı yürilnlrıı'nıısi i1,;in, öliiye;ıt kurlıanı taktlIııı tl.[tikleriııi [,;ıyc|e In ıcktcdIr. l(uıban ediien hayvaırlar arasırıda eıı çol< yer aIan, öIünün lıayatında binılitjI atırJır. Bazı kabile!erde bu at t<urban eciitrdİği halde bazı!arında eğerli lıir hı;ldo dili diri mezara konrıaktadır. P|an Caı"pİn "ölü ile beraiıer eğer. yt;ndıkten sonı'a, cerİsİnİn ölıjnün rnşzarlı]ln başindaki kazlklara geçirildiğiııi l;öyierler. lbn Battüta bı; ko,nuda şöyle der:*l\{ezarın yanına büyük bir clirek cIikİldi. ona bıı dört at asıldı. suııiar ı'laiış önce ınezarın etrafıncla koştılriıllı:ııu'ilis atl ve tayIı bir kısrak da gönıüldüler." der. ölü yakllınca atı ıia yakı_ lıidı. ibn F'aziğn ve Rubroıtck kıırban ediIen atln başI ve ayakları hariç, eti

trıiıyıitlrıda ölüye liizumlu şeylori 11i'inrJrırnıok. Il:ıı Fız|ön, Otiuz|ırııı, öti]rnden

ıııiiıı yıl dönümü rnünasebetiyle it;rlı cdiInıel<ttıt]ir."l"akdiın cclileıı kurbiınlarlıı iliı 11ı;ıgg1 vardır: öii.iden geIeıcok i:ıırarliırrlnıı kıırtuIıııak' tilünıdoıl sonraki

q[ıll scnra,

giin
ö|ü-

|luhıınikaınetg6lııotarakkabuledilenyer!erclenbiriclekafatasıdır,Btı. saklandığı görül_ nun için eski kav!ı.ııİeı.in bir çoğunda ltafatasınırı ihtimanıIa
rnektedir. ibn Fjıısteh ontu

kafatası ilıöd'etinin vaı'lığından tıahseder' l_lerern* ııı*vş el-Bekr? i:ir vödi halkırıln bir kafatagına taptıklarırıı söyler'ettikle' jonıarın babaIarının kafatasiarlnı bay:'amIarda ib3det ko'nusu .ıct' ie * gümüşle kapIannıış kafatası kayı:!,edsr. I_anıa nıfibeclIer!ncie bakıı'la veya

a.yl'.ı,

rini

$rii!tll varcır. Diisrrır.ınIarın ruhi kı;vııetleriniı'ı geçrnesi

için onlerırı kafatasının saklan*,*,'.h*nrianiçkikodehiyapıIr:ıasıeskikavinıIerdeyaygınlriradeffii.I.le.

rtd:t

deı.!ilekaplaı/ıpkadehoigrakkuilanırler,Eğeradaıızenginisederininüzej .ı"irıe alt;n iraplar." der. Eu husug eski Çinliierrje, IılordavIarda, Bıılgariarda Kururıı'un Bizans Aııaclolıı kavlrnlerinde ve irarılıİarila da görülür. Eıı!gar kıralı
inıpüri-]trJrrİ

kafataeını iskitIe:"dgrı bahsederken *onlar gözleı'İn üşt'"|!ııden kesilrııiş

l- tılikeforos'utı ka'fatasını kadeh yapıp onıinla içki iÇtiğİ n'ıeşhurbir J;'. rrı,' lraıı Edebiyatı bunun örnekleriyle <Jıı!ud'-iı'. ibıı FazI1in "BaşEirtlar lıir görürlorse onu öldüi"üp İ:aŞını alıp giitÜı'üi'ler"" der. Bu Adeiin de adar,ı
{<af*tası kü!tüyle tr(EFEhİ
:

ilgi!i olması

muhtemeIliı'

Orhun Eski Türkleı"in tıir kısnııııd,a ölüIer yıkanır 'ıe kefenlenircİ. Kefene KaşgAri kefene oesük" der' ,sbideleı:iııdo ve KasgarT'cle rastlannıaktadır'

KUREANLAR \ıE A$AKLAE
,kı-ırbanlar

:

takdim ediIen Eski Türk <linlerinin en rnühim unsurlarından birinİ ölülere

içirırJe en yaygın olan at' koyun' öküz' d'eve vne,inu;ılral' Hayvan kıırbanlarl

teşkil eder. Kurban irısanclan. hayvandan y[yecek ve içeceklercien

'u,*"geyiğikurbaniarıdır,Kurbanedi|enhayvanlarınsayısıöleninveailesininzenginliğinegöre'bazanyüztert,hatt6binleribtılurdu,Kurbanlarışaman. ölünce hemen çadır'' lar ve kabllenin bÜyüklori idare ederlerdi. Bir kirrıse ve ölümün dönüm hayvan iuı,ban odilirdi. Cenaze merasmlerinde vurlr,cu ',n

ıııtışİıırtJı' lJer bİri kıçrııdaıı sokuIup ağzınden çıkarı!an [:ir kazığa geçirilı yıırclıı. Hanlıı ert yakln on -akrabasının mezar|arı yanında, her Lıiri için üço.r lı't, cliğer akrabalarının n'ıezarları yenında ise bİrer at çarlnıha qeri|ili vey;ı k;ızlğa geÇiriIdi.". R'icoId cle Monİe Aroce ise "onIar iyi bir at aiı1l i.ızerine iiIÜni'in uşağını Lıindir!ı'ler. $oııra onu koştururlai'. Dahş stlırrlı, Iıaşırılıı üzc:.'inc l:ok nıakbul .9araiı döi<erieı. Ve tıtı iiİd[lrür!er. Rıırldaıı ıır-ınra, iç orr;onlıırırıı hı)saItır!ar. içine sarrıan dolrlurı-ırIar. Dalıa sorıro [:ıir krızıl< ılı1ı atl |ıu lta"-ıç1ii 11eçirirler." deı". Kı.ırban ecIiİen ati.ırln rIurileriiıiı-ı nlezarliı [ıaşıı'ıcla sırılt!aru ge^ 'ı;lrilmesi veya içlerirıe saııan d'oIc'|ıırıiirnası hıı ç.;iinl<ü AtrtayIı}ar ve Ya[iut!arja [Iterasimin mühim bir l<lsnıını teşkil cc{er. Y*kııtlaı- bı"ı derilere talıık, Altayl:_ !ar ise baydara derlr*ı'. Pazırık kaz;lerlıcla, kui'}ıan edj!en şt!arın kuIaklarıııııı ktlsıik oiduğu görüIrnüştür. Cahılıye LJevıi arapİarı da kuiban eciIecck lııryvuııın kılİağını keserlerdi. Şüplıesiz bıı kı-lrbanların çeşitii sebeplerİ vardı. öiı-jnıcj0n sonril [ıiı" s''l'Vaş atlnın kurban ediInıesi öIenin heırıeıı öbür clünyaya yo,lcutul< ya1iınası iq:iridi. Diğer taraftan yuğ esnasında ve dalıa sonra l<urlıan er]ilcn iıı.Iar vr; hiıyvaniar, ötrümden sonraki hayatta öIüııiln atları ve siiriilori tılııı;ıı;ı iciı'ır]i. ortaçağ'da kurbanIar ha1ıkında bilgi vereıılor [ıu husıı*'ılıırl biliyorlırclı. PIııl Carpin "tsunler ölünün sÜrüsüniı ve lreyoirlurirıl çoğııltııınsı, (iıı:riıııl l-ıiııecck atlara sahip olması İcin yapılıyor., r{or. Guiraı.ı Ist-ı ııtliırı c;iiıı_ıırıtıılin, ii[ıiır diinyada öiünün mııhai"e!elerde binq:cek atlara saiıi1ı olırıılsı ırıllk$iıdıyln yapıi" cüğını beIiıtir. Yuğ esnasıııda ve cIalıa ııonra kurl.ııırı ııdillııı [ıayvuııIar, ıilıür dünyada ölüyü takibedecek ve cııııın kadtırini pıytış;ıı;oktır. Kıırban edilen ve eti yenen lıayvaıılar, oğuzlırdıı vtı Kıltlukliırc|a olcluç:1ıı gibi, başlarına dafbe vurulmak suretiyle öldüriirliirlorrJi. $iüloyrnaıı cl'Tficir'in nakline göre, hayvanları bu şol<ildo öldürme üdctl eski Çiıı ve l-|iı'ıcl'cJe de vardı. Moğollar ve Beltirlor hayvanları kalbini sıkıp ııökmck $Urctiylo öldür[1r-

.g..i\

'

'::1ru

NOTLAR
lrııc}l.Hayvanıbuşekildeöldürmekkandakisihrikuwetlerinyeredüşmemes.ı ara' vardır' Ebü Dülef ise Kimaklar |r;lılc]ir. ZirA, su giui kunal;;'h'v"iv"' yaygln olduğunu söyler. r.lrr"r"ları btlğazlamanln

l

ii@ffiaş:j*i:,ğffi*E:J:1:*ş1:iİj;r:İ;j=ffi-:.ş

NOTLAR

729

-]-al

tara bağışlanu,aı'

ı<"i6a'i 'ı|':l:,,l"Jİ bırakılnılş hayvan ou.ui,],.,'il,"n"*,J H#,*jlİ5-"İİi,1: ;:* tffi İH i: i' il,#T "'TT $J,";T _ İ ; : i, } "'J,,',IİI s1lib]n1n,i:.'-'::l,r':l,;'f,:"J:T o" #tffi maz. sütü sağılmaz, yünü kırkılmaz' -H::ıIi' ıduk il:1 ;JJ:,: ıİ}'fi rt',1 "1 : Moğollar i1i,|3,J'}fr kur_ devrinde kesilmez''. eaınan dövülm"'' ı<'v"k'uJ vui"ü'ı irrırun, "sAibeı derlerdi' banı çok yayglııdı. ""n,[rl-r'.i.]i;;r;;;;;;ruıti m ver {uIaIl Uıııı "'- ""' mühim ye r *1i" d' ıl. :.:'j: T'fl :;:, İJjl i:,:::'; !", Jjfiff* yiyecek takdirnlerı Şamanizm'de mühi Şam anizm' cle dünyasıyla ,o'rsanlar

Türklerarasındatatbıkedlıenkurbanlard'anbirideıduklardır.Bunlarruh. serbest hayvanlardır' 1duk; Tanrı için

ouş'oJş''Jl'"''i""

öW r* li,'ö; },şİi

l "' '

'$unu da llöve edelim ki, yabancı|ar tarafından vorilon lıediyelerden ölüItıı için de bİr hisse ayrıldığı görülmektedir.. lbn Faz|6ı"ı,,, ı.ovJ*ttiği,i" gor", 'üir' l iıliIe tai'afından Oğuz Subaşı'sı Etrek'e gönderilen hediyeler<Ion t,r*. kiırısı tarafındah babası el-KatağAn'ın **ru,no takdim ejilıniş, ı,rJın ıru te_ ılıyeleri ffiGzarın üzerİne blrakırken "Bı-ınlar Arapların hükümdarının Etrek,İn lıı-ıbası el_Katağdn'a hediyesidir., ğgşiştir. Bu .yİyecek takdimlerinin, kurbanl;ıra benzerııeİ<ie beraber" aynı zamanda onıarjan farklılaştığı *osyoıogıa,n rlikkatini çeknı!ştir. onlara göre yiyecek takdiminde, tızel jeylmıe, n,, ırurIıın mevzu bahis değildir" Bu yiyeceklerin takdimi ölüye ölümden sonraı<i haylıtıncla yİyecek temin etrnek içindir. Kü.,frGAFıııAn (Mp'ZABLAR}
:

"e hayvan kurban'larına ı:::'1: ::::"n'"mı:i"Hil]'Tİi'; Daha önca üzerinde insan Ve hayvan az 'i'11,"::r:j^" ;';;; ;, sasaalı oluşıııdur. bu husustaki Öyinlerin caha or"r"-="n.oi, beralıer gömüldüğüne de bahstttiğimiz gibi tı'*T'n hiıkımda'ıa''nln cenaze merasimi

,no#I['ir'uo*ı"''ı''' r'ı'ut' ııtuy

l

.

Moğol mezar_ dair epeyce rnalüm€ita #il;' i-''-'"o"''İirn ederlerdi' Plan Carpin sütü' dolu "i'-'"kler.ve.içkiürle tabak' klsrak esnasında rlaşIna şarap üzerinde larında öıünün karşıs'"' -"1 'l-"i' ''I'*"'*{':::l"::'H'';r*'İliiol'";#ff",'Tfi :: bir küp konulduğunu o*İ-o",' a"'"'' ibn Battüta' "eııe' ijl. Y:,,:"l:'i,':;::, i;iİH:"J;?;ii!;:r:u" *.,' t'ı* blü ile birlikte gömül;;;' güzei k'' uii' rinde içki dolu vazolar *;;

l1v""'_"'ı".

ti:ltlJİı? J( i'.:in 1iz{enirdi. Mezar!aırln iışasıncla ölenin sosyai cIurumu da göz ijlıüııe alınırdı.' Reislerin mezartrarının bIr e,,ı gibi mllnzzam bir şekilde inş6 r;ctilmesine mukabil halkın mezar|arı daha. basitti. ltın Fazlfin, oğJzlarııı mezarln'ııır. İbn Eattüta fr}özarl yer altında fcvkıldcle lıalılarla clcışcnırıiş bir eve lıenz-ctir. lM,szaı'ırı irışösı konusunda bhlo en lyi bi|gıyi Flan Carpin vermektedir. çul<urun

Eski Tiirkler mezara kurgan veya gör derlercll. Mezarlarln, daha çok, ktıt$rl sayİIffn yerierde, ka|;ilenin teşekküI ettiği totemik yurtta, bİr dağ tepe ılinde, lıir orm]ırıİıkta, bir nehir-yatagindo.voyJ nehir keııarınd.a inşA edildiğı (üiirüImektedir. Mezarların yerlerl unıı.ımlyetle biIinir' yerinİn kayilolnıaması illiıı üzoıine türnülüs denen bir tepe yapılırdı. Buna rnukabil bazı hükümdarlıı'ln merırları düşmanların tecavİiuünden ve insanlaı"in yağmasından uzak

l;:rını Iıir evç benzetlr' onlarııı mozarlarlndarı lıalıııoclrınkrııı

cv keliırıosini
dibınden

kul-

"' "l;-::T::li',,o,n,
iın
l

"lğ_"'xlna ateşe atarlardı' Bundan yemeği ye! 'meza ",*"I'|,]l'J,?,T',*::::}' oetirdikleri yemeküe'den9'""'lni''-ı.jt;" ıovu'uk ölüye *Bu
başka' üzerine
"'

ff:}'H:t#,,^"

B e lt irl e

rde.

o

:T:" ^*o

:1l#

oo

o",|.x bir büyük "#'İ' ateş

;!i'

iJİ

Yakıp

;

y"'"k 'i"uku''"'i't"^i""" içtı ve içkilerdır'" derlerdi' -';; ;;#;'n verilmiş rakıyı içl Bunlar bu onı* ';;"k "n büyük aş 'töreni 'iu''no' Bundan sorlra kendile''"'''io"'n"'i"'oi' j:'il:l,liJJi}:.. 1'; m y c!ö ü* t, . ıı " u. i Jt,i, " ;* *,^uİ1;l ;I lx?i :: ö ; yy :.'y' ; ::}} Jı:: : H: # İ H:: H#;'i,-::f } 1:, ffi ;: "'#;' ": i;:,. sı icerler. Ulunun uuı Nql'"'oİ'' i."rı"r. Ö iınün dul karı .?:"",: ::r::':"],"JT"İ"""o,,,r. .. er"arn sonra ovlenebilir. .'tsen seni bırakıyorum''" :"' ,::]'::],;,"-n,* ,"iu, edilmiştir. Pazırık'taki ll' o1-];ru..
ü
ı i

n

n

u

ı

].i

n,,ır'ı.irrr."a,

j,'ü:.:'** **;* [ş*ş ril yişpfi J:#'il:İ"# :ffi ntvu* küpler bulunmuştur' rr,ezai|ara yağ ve !'1::l#';;;IJ
tadırlar.

kazılarla Yiyecek takcliınleri -arkeolojik Jettmar'a göre bu masa' o:]l1T'u$n;rni, cört ayaklı taş masalar a" n.trr"sı kasesine

l

ten sonr& gaİeri kapanır. Glriş çııkı-ıru doldurulur. Arkeologlar yaptıkları kazılarla bu konurjaki edebi malzemeyl doğrulanıışiardlr" oniar da nıoearın giriş k;smındg bir çukur olduğı;nu, burodan asıI mozara giden bir koridor bulundu. ğunu, asıl mozğfın bİr ev glbl goniş olduğunu' duvarlarının ve üstünün tomrukla ı,eya taşla örtülü olduğunu göırnüşlerdir. Eftalitler öien adam fakir rılursa önu 'İıir çukuro gönımeklo yotinırlerdi. ölen zengiıl ıse mezar taşIa örüIürdü. Tu-kiyular a do durum aynı idi.
.

ııçılan bir galeri yapılır. Asll mezar bu galerinin nihayetindedir. Eöylece ölü, nün dşimş bir toprak talıakagı altında katrnası temin edİlir. Çukura indirilen iilü biraz karıçık oİan galerİc|en asll mezarlna götürüIür. lüezara yerleştirilriik.

öııun enlattığına gö'o yero bir r;ı-ıkıli kazılır. Bu

mezara

v"rıeştırıı*i* tutmak' içkı içki kad''ehleri tı Pnzırık'ta ağaçtan halkalar y'::.";: ,'^],,,]I-', n.;'ioi ilr'ri. *rn"i'"ri "ıı"rinje "i['iJu ölülerle iıg,ıı Ayr,.u,

iarca veyahut ıehlr yataklarında inç& odjİmektodir. 8u moıarların gizlennıesin* sob*p, onlerı düşmenlarln tacavüzündçn ve aç ğözlülerln yağmasından

insar'ılardan gİzlenmıycrı mczorlar üzerİnde tümülüs İnşö edild,ıği holdo, gizli ınçzarİarın izieri iylco slllnmektecllr. Bunlar ya halktan uzak kırlarr:la ve dağ1

Bşzon rrıezarlırln halktan glılondiği vç İgİerinin sllindiği görülrncktodir.

F.g

l.

ilr,t,

130

.r

-li

NOTLAR
@ĞtJzLAB
;

:1

;.:lij

l|J'İ*_:_1jş]:.şi;ni:]l|i-t]İj:_f:!iiiiııi;

NOTLAR
l
i]:-;i':ı]-__:

a q-ı ıö.l-

kortııı:,ılttIiiı1Üncesiolınalıdır,ibnFaz!4n,ınanIattığinagÖre.Hazarlarhdköıı" erJerler ve üzerinden ııehrin yatağında lıırıııııl ınczarIarını Etil ıı-i''''rı ';;;';;' n' 'inşA mezıi' insaııları Yaniltnıak ve mec16sını geçirirlerdi' '"r'i'.altında!<i bunla.rdan.birine gömülür, gömenler için bil. çok hücrelere #,i,"-*rkr" kıralı l'larik'in ,ö.ynı usül Attila ile Vizigot ınezarı irtş6 edenler oıj'ti'ıiıi'o*. ve gömülırıelerinde de tatbik edilıııiştir'

H;;;ir;;;
bir
dağc}a

tı,4oğ'ıol

lenirci. Plaıı Carpin, ltio!oı ntiı.iı."ıJarlarınln-,mezarlarının yerin çayIrlnl ı"ıu'u girJerIer' ö!üvü Cıömecekleri sövle cJıi' : "onlar nl'i'Jo'"" Öl*yu gömdükten sonbir nıezar açarlar'
orada kökleriyle beraber kalclırarak
mürn" rame7artıyıcekapal:!ar.o,,dunaiclıl<larıçayırlarıesIıisigibiyer!erineyeryerini sonra hic hir şekilde bıılmak leşt!r!rler' 0 şek!le?e ki' rııezarln j-"''"farklı blr tavsifie desİek' biraz ",* küıı r:lrrıaeın,. gu ***i'" şffi;; hüyük bir n'ı'*rnemesi içln cenaze ıı'ıorasimi *lüezarın tenmektedir. üzerinden bir Veri bilinmemesi için' '*'*i" gizlilik içinde yapll|1;" üezar örttı]iın**' aııısının ç;öz|i

idi. Oıılarııı

hükümdarlarının mozarları

*'-"''-'**

gÖz!erindeıı çı:k uza\< insanlardan tamarniyte giz u-rl1ri ve lzJeri hakkında

ise insarıiarın

inşÖsı

beycı!r süı"üsü quç''"''' so"ra zarrıan Vaveı.li!ir. l(urlıan takdinı edi!eceği önünde bir deve o*nu*,.Il.rrırun rusııkurbınedlgeı-*cıevse*,.l.,outn,,.ut,.ıı:^"0,-,,avrusılnulıkı-ırhanodildiğiyere onuarameya,,o...***,"'v*,'ı,t,vı."elııılunur,.Çot<hücrel!gizlimezar.gizli aslrda $arı Saltuk'un nıezaı'lnın iara Siyenpilera* o" ,i.iır"*.'H**a"iıiı. inşİ edilmiştir' ;;,;;i rneksadıyla yecil taııe }lahir lıiri de ka'ıile ı76ı'12 [!$6 69761'" Erı col< dikkatl Geken mrızar çeşitleı'inden larldır,[]ıın!arçokgenişclupcnçokfu,laı-ıçuı.yavelt4oğolistan,çla,l...ııı.nanlarda
görülmektedir.
nü5Eu&Fl

öieıı lıanin nıezarı üıerinde'

*'niaiın ağaç küti:ğjjnün diitiiciğ: d"' *i"""' olup bazaıı üzerine ölünün mezar kitayoktur. eunısr iie# bir iliçIlısi 'oaşkalaı'ı tarafından dikıl"iıo'' besi do yazılmaktacır' u;"*'j;';;'oı';*a*-1ynra vılınds öldüğü halde kitabesi siıE* x'ğ"'' ,734 diği anlaşılnıaı<tad'r' ııiteiini' olriuğu gibi' öIen taşı'' Bazan b'"i'i'-l-u"ükuk'un .'kitabesiııı-ie Kır735 tarihini hu'''l'ncığı oönülınetltedir' Ycnisey hayatta ikcn bizzat t*"olui"t".ii'ndun k'üı'n'ı*lstır' Nadir ola' ;"zar taşları "oi' gızlarınıia, Tu-kiyularda ;;' ;;; resinıler de çizilmekte' taşı üzerine Jü"in '"'ıvetlerini-gösieren rak mezar ve bunların çokluğundan Nizd_ için dir. Kıpçak boekırındaki ;;;; ';;;;şlarından Türkler.arasında rnezarları belirtmek mi bahsetrnekt*eir. nvftl", binlıier, bozkırlarında mezarlar üzerind'e ağaçlar sirıklar dikildiğini k'yd;;;'Ğ;"A;ya gün Anadolu'da bir ağaç altına gömülürdü. Bu dikilir, veya ölü kutsal ;;;i;" yetiştirmek makbui sayılmaktadır' i'?''?'o"nit-ı"i'vi"'
mezarların üzerincle

veıriimemiş bir Eski Tt-ırklercle bazen mozarln üzerine şekil balballar veya heykellerle hiçVeya

TAsl_A[iı

l

taşııı

bütürı bıınların üstünde Gök_TIanrı'ya inanmaktaydllar. lÇlerinde tek_tijk müslü. man olanlara rastlanıyordu. Pek çoğu islömi tabirlere alışıyor, kelİnıe_i şehadet getiriyor|ardı. Bundan biraz sonra, belki de lbn Fazlön sefaretten dönermiştir.

inş6 edilmiş evleri olan bir şehirlcri, Vardı. ibn Fazi6n zanıanında oğuzlır çobanlıkla Ve ticaretle uğı.aşlyorlardı. Cürclıriyye, Öz-kent ı,'e Taraz gibi isl0m şehirlerine ha1nran veya iıayvan ıırın_ lı;ri çetii'ip satarIi]r, bı-ına ı'ııtıkaIıiI kencJileri için !iizurnlu eşyayı satın a!ırlardı' oğuziaı'en çok koyıın, at ve deve besterlerdi. Ryrıca oğuz üIkelerine de isI6m tüccarları gİderek a|ış _ veris yaparIardı. Bu sırada Cğuzlar keçeden ve isltiın ii{keleı"inden ithal edilen kumaşlar dan yapıirnış eIbi"qeIer giyerIert|i. IslAm ülkelerinden getirileıı giyim eşyasl' ceviı, carı, ekrnek gibi soyler oıılar arasında en makb0i hediyeierdendı. Ebü Düİef'in gördüğü oğuzlar ise kürk ve keten elbİseler giynıekteyd,iler. ibn F'ız|İn goçt!ği sıroda oğuzlar şam6ni idiler. BelIi başlı mabedleri yoktu. Çeşit!i tabiat kııwetleı'ine ve atalarının ruhlarına tapı.ııakla boraber.

Semerkand, Buhara, ve I-Iarezrn,in Ş6ş, kıı::eyi ve bat;eı' oğı;zlar doğı.ıda KarIuklarla kaı-lşıktılar. İsficöb'tan iabarlsıan'a kadeı'ki isIinı, ülkelej"i .0ğuz Cephesi" sayılırd,ı. oğuz.lar bu sıracla lııiıstekil yapgulııkIara ayi.ıİmışlar, göçebe hayatı yaşıyol.lardi. Fakat, aynl a5İ.In sonIaı'ında yerİe*nik hayata alısrnava tıaşlac|ılar- Yeni-kent, Cenrl, l-luvAre, isti. yc'kent, Şaiaş, öz"kent gibi 0ğit.ız şetrıirIeri rncyrlaııa geldi. X. nr,n lIı oğrız yapgüstx i<ışın Yoııi_ken't'te ottlruyor, yazın bozkırlarc|a göÇe!ıe hayatı "",.,Iur,'.,ı;iirilyırdu. Ebü Düief'in görcli'iğü 0t.1uzların ise, ağaÇtan ve kanııştan
"tr1ş1211,

lıırı şu şekile}e çlziIebiIir: Tabıriştan ve Cürc6n'ııı kuzeyi, t-tazar cJenizİnin tlr;(iusu, Yayık ve Kanıa nehirlerinin güııeyi şİmrJiki Kazal<istan'ln İıatlsı ve (,İiney yarlsl, Taı'az, Farab, Süt-keııt,

ıılcIukça 9üçtür. Ebü Düxef oğuzIardan bir kısn-,ını I\46ve16ünnehr,den Çin,eı tllclerken görmüştür. Nitekim, oğuzların bir kolıı olan Tokuz - oğuzlar daha da ı)oğudoydılar. onların bu kadaı" geniş sı"haya yayılnıasının ,*uji göç" lrlr sebeblyle hoy|ar gurııp!arlnın bir kısmının yer değiştirrnesine i*şitli mukabiI, bir llısrrıının yıırtiarında kalmıs olmasıdlr. Oğuzlar hekkıncla vğriıI olan u, ouo," ıııkllk diğer Türk boyları iÇin de vğrittir. Bu sebeple t\İes,üdi oğuzları eı-evalı, ıli'evfrsit ve el-es6fil olmak üzere üç kısma ayırır. ibn Havkal ve istahri oğuzlnlın Hcrasan, M6verğünnohr, Har_ezrn, Hazarlar, Eulgarlar, Karluklar ve iır araı;ındaki mıntıkada yaıacİik!aı-ını kaydederİer" Bu sahanıı.ı coğı-afi Kimük_ hudut_

ilın FazIAn oğuzlara üst_Yurt ile Ural nehri arasıntla, bıı r1tinkii Kazakisl;ııı'ırı I",ııtısında rastlamıstı. Bu sırada, onlaı, Bulgar|ar ile beüber llazariara ıliişrnanclilar. oğuzların ibn Fazlin zamanında oturduk|arl sahayı tesbit otmek

ken oğuz yabgusu isldmiyet'i kabul etti. oğuzlar toptan müslünıan olmamış. tar, c,ınların isldmiyet"e girıııeleri Sultan Sencer zam,anlna kadar c.Iovam et-

"'

'Tq

ı'

LSU

.

NOTLAR
,

{sğ.

-.-,,ua-:=ro

,,'...'
öİ-üM
:

NoTLAR

]İi;::re; ıj}3

ONGOIıüLAB

:

derisinden' beyaz bazlları evlorinde atalarının koyun Şomanist Türklerden bulundı'ırurlar' Bu heykel: ı'*vıouılerini domirden, keçeden * 'o''i'"'n*pı'" bakarlar, yerneklercen onlar l'r_onüonıu', suyla yıkarlar, lere ongon denir. bı' i'k*' koyarlar' Erman' siİıirya önce onun önüne yiyeceü;;'Ğ;'"'*n onu tem' akrabaları yurtlarında ağaçtan cBircj'*
seyahatn6mesinç|g

sil eden

'ı"'* Muayyen. zamanlarda ona taparlar' Aynı büyük bir su'et y'pa'üur' yernekten takdim koyarlar'' der' yemekte bu suretin o'"ı"J*v"a'tıuri veril_ ıtuo" ederler. ongonlara yemek b* özellikleri Rubrouck '" *;J;;l;'ou Rıun Garpin ve AbdüIkadir lnan dikten sonra bir kısım;;;;;*_;rpiıi..
Her

[sk; kavimlerİn çoğunrİa olduğu gibi, eski Türkler İki türlü cilüm kabuİ ' lyr;rla;"dı- EceIİy,e öIr:ıek, mıı!ıar*belercle düşmanla ' çarpışarak ölmek. on lıı'ııı nazar:nda bir kimsenin hastalanarak veya İhtiyarlık sebeblylo yatağınllıı ö|mesi yüz kı:artıcı bir ölümciü. Muharebelerde düşmanla iurp,şur.t tıırnuı. Ise en serefii bir şeydi. Türkçe eoki metinlerde muharebe,eı.de ölenJer Ve y;ıra}ananlar övüImektedir. Çinlilerin ifadesine göre, Vuhılanlar muharebedo t'ilrneyi en büyük şeref sayarlardı. Tu-klyular ise .Muhaygbede olmekıe ogtılıiirler, yatakta ölmekten ise yüzlerİ kızarırdı. Bu telakkf Cahiliye DeVrı arap_ |arında da görülmektedir
Eşki Türkler ve diğer Altay kavimleri uı:ııumiyetle öIümden ve ö[ülercl.en oı'iardı. Hasta bulı*'nan çadıra yoklaşmadıkları gibi öIü da ''rıkIiışamazlardı. An*ak şaman!ar öliiieyle. ı;ğraşabİlirdi. buIunan çad1ra Bir çadırda ölii lıı.ılıınduğunu be|İi etmek için bir bayrak diki|irdi ejıınr;n-çrJ;;, lj;;l", yr. nınd;ı. bulunanlar ve eşyaları kirli sayılırdı. Bunlar ancak iki ui"iın uru.,nau" geçirilrnek suretİyle temizlenirlerd-i. Bir adam ölürken yanında ,rdu"*-şrn.,rn
ltr:rkı;T

;;;;J,

tafsilötlı bilgi vermektedirler'

KoNAıü EŞYl\ Ö!.tJ İtE BiRLIKrE MEZ'ARA
Esl<i

:

bu dünyadaki ı"),Tu ]|'T"j'bir Türkler ölümden sonra' insarıın yapacağlna ve eğlenecc_ yat süreceğine, otada ,i''o"io"""ş*' "t'"'"t"ıur ggr"ı'iı şeyleri berabe_ r,ovut,nau' ğİne inanürlard'. ın..n,n'ila,iı.tun'sonraki götürüi*uvJn şeyler orada yoktu" oraya iınde gotiır'nesı gerekırd'i';;;;'"uilIlydua oDur ""_ ile.beraner Bunun için, ölü ile b*;;;'";;;;İ;'jd" 'i:^::::.1l#'ı;;; -:,"şJ'HJ 'i Plan Carpin "Öıiı gönderilmesi.. ica| ü"air"rair. *önü' veva sonradan kurban olarak et dolu bir 'talıal< onun onun"'li' masa' caiırıyüa beraber go*üıiii*' o ş.eırııJe'ti,'Tlı,ı"'o"" sonraki hasütü çlclu o,riio;;;;r;;... -ilil;u5;-'un#, ve kısrak

lıa-

ll

,],*i,' t,, """,

<ul[an'' "H;l':fff i1:l,x?n''ffj'ijffi"T'il}:d,j-"ü,i:}T"i^::::ı::İlifj'tll,?;f ile beraber yay' jffi"a'' ölü dığı eşya ölü ile birlikt;'H;;;;' 'onguzlar lar' oklar ve ölümden,;";il;';;;J; :y"*:lİ;^l;m:ıL Hffi:*i:',ıi:. *"'u" bütün sihir öletleriyle süs_ JiTJ}İİJrİl;il"ı'n"şu*ur.'n xaımuı'ıa"n öiü ile beraber eşyayı lil;

k"

:1i'i*".J"

;;;;

;

::Tl,

"'

:i:!

lü o'larak gömüldüğünü

İlit]İ

gömüldüğünü oömmediklerin,, *"rr*n"i,'rli*l sarayın altın ve gü*nş ı'upı"ıııın ilo birlıkte halıların, silahlarln, k'ııcıni kuşanmış' bir kolunun ;ıüı"'i"i bildirir. Çinliler, Uyg"'ı;# "v't*' gömdüklerini yazarlar'

öru;':;i'

*]rirrur.n, ıı"uu. verir. lbn Battüta'

ölü

ıııoktedir.

uoiamua,ı,. ve "Biz AIİahlın irödesini kabül ediyoruz., ciedİklerini kayoejei. Ayrlca, Eski Türklere göre, yalnız şahısIar değll milletlerJ*-.iııirı"r' .]'en.'ri öl temiş erinç türük budun öldü., cümlesinde bu hıısus

lıııIunabilirdi. Moğollarda Lıir aıJam .ııırır"n yun,nda bulunanların muayyen bir cemiyetten uzak kalmaları gerekİrdi, Bu konuda pıan curpin''.b, cun çeki-şnıeye baş|aylnca yanındakiIerin hepsi onı-ı terke.ttlIer. Zlra, blr kims$ iiliirken yanında hazır bııIunanIar yoni ay doğmadan orduya, ı,u,rrn,ıun,n ,"v, lliiküolcjarın çadırına giremezlercli, rJer' hubrouck da -Ben onun ölümünrje hazır hıılunmak istiy,ordum. F'akat, şanıan buna m6ni old'ıı. Zlrö onıın ölümü es" ıll"ıslnda hşzlr bulı-ınsaydln'ı. Sene sonuna kadar [4engü Kğan,ın yanlna gireıııiyecektim." denıektedir; Türkler arasında bir kırnsenin oıı;irı ır".in" yup,_ lnn nıAtemtrerden ise ileride yı.ığlar müııasebetiyle bahsedi!ecektir. . .ü9rek TürkIerde, gerek A".{o'ğc!larda ö!iim .karşısında tepkı Eösterrneyen kiıI.ıiIeler de göiüIür. onlar ölümiin ve hayatın Gök Tanrı,dan'geıJn bir takoi," ııldt-ığuna inanlı"lardı. IVlervezi, t(imaklardan bazı boyların
ı'ı'ıüıddet

lorirıı

oIoIe"rıne

ıfade eclil-

'rıınJu üzerinde mızrak ve u"_'uiin" ıçıi kadehi tutar bir hal_ oğuzların öIü;;;; ,1ijnı' "iu*k, lbn Fazl6n, t"uu. verir. iskıtlerde' ölü ile dt gömdükle.ını, yun,nJ'iu;;r;"ı;d;kıunn, binııeye hazır atlar konurdubiıliKe mezara "" ınl arı n'"..3":fJ:: "trı ıe be rabor hizmetçi eri n. kad

yay bağlanm'ş"oiu'ut

ÖtÜn4DEN $oNRA$I
yiıdaki. rıe benzer

:

no*j'""'ilşu'i*
l

öl o

r|;tİİt#ffi
"* ailı

ı

il1'

olması gıyesinı İeşıyordu'

*]ı} :ilT h"HTİ' r!:*ff

}:

T li,-':l'J,

" io*"n, i

ra'

sahı

p

lır'ır

mu_ lıırebelere qirişeceklerdir' tsütün bunlar için gerekli şeylorln buradan mezara tliitürülrrıesi gerek{iydi. Bu dünyadan oraya götürülruyun ş"yu oıtmJen sonra_ ki hayatta sahip olunarıııyacaktı. Bunun için ölüler kend'ilerı" ıçın lıizumlıı oıan

lt;ecelcier, eğlenecekler, eşleri, hİznnetçileri, sürüleri olacak, oıişmanlai,|ıa

fski Şamanisi Türklerln inanclna göre, ölümden sonra insanları tıu diinbir hayat bekliyor<lu. onlar o, Alemde bu dünyadak. ghi v,vip

şeyle birlikte, gömülüyorlar veya yakılıyorlardı' ölüler içi^ vup'ıun"turnr"_

1:!4

...:=
ff T *: : H,':ilillÇ *Tü :;".*";,;,;;oj,'f',_:l h3yat bir dağda ol';;;;'*leri hakkıncahu "Ebedi

-

'-'-:

:i
",

: i1:_.:iffii='::_-]=*:-::-.:r-..:::j......

NOTLAR

.

].3,5
.:-=-

ı .J ; ı' ı n ı n a k s a c ? ",lü T9^.; rll cekrn.ffıek iÇindi' olen
*ul<ad"'les

dan ikisi, lbn Fazlön'ın sefAret!nderı öncedir. Istahıi iso, [l,uslnrı VoIga Bu!gar" Iarı ile lsl6vlar arİ}5İna yerteştirir.

1,jiTfi ',:,:-Tj'l'lTİlm;,..'u*u"ı. '#,;; ;;; aınv,d? I,ı11?.?::1]::'ii;.İ#i 11, hıqka bir dlınY:]ıua ,""l'""ı.i"rln" 1nr611[61," der.
tlünyadaki

sonra' dünya hılyatından o"I_'*"İL"u,u,'ni ou

TlJ'{?:* #"I#konusı.ında
çoğaltacaklu,,nu]"'

on_

or"J'ı.oiu

;: J;:} :ii r sm nda. ,,:^ :.].:' T;:l;ş tuhlarının ölüm tanrısı,.İ'l
l

u'rnselerin

*dİ*ilffi
i.,,lii.'
o:

bir Cehennem oiduğuna

celen *tamu.,skritÇe,den Türkçe,y.e seçmiİ aezeı, :-'}:}:İ ff::T::}'i'İl,İ",'",,,.J-']l:_,'^"",,"n, biri yeryüzü.ıı!1 -'-'r,,,

,şı
'

;;;;;;",

i

!

#:::,H

",,L",ü;"-p;:,

"'''-"r'

yerin* "uCtu" keli-

"+sı*gry;,ru*;
;;,
j,ı'io

ı,. -i, ff H,TT-:-:' Jç tİJJl_l,ilaci rte oorülmektedir' uatı<.a _.L tıiri de başk* bir vucu biri !1r :::,''-ı;;;il'rı.'J-ii de Eörülmektedir'

ıl nır!;ır. Burada L'ıir nevı

ffi

olduğuna ina_

:T ;Jo ixT: ] TJ,J:::,;' " bu rad a *,,ı, i Y: ;::il';,:JJ:J;:',İ :.', bi'i'ı" J'ı''u*"'ı"*' lbn Hur^B"n*,H'i;;ı,l';;İlill ;ffi;;;; "--ui,i,''"Jl,r,'*il jİ ;; n * u,,, *' # o.l *,t: İ' :;, *-, % ;,] i-x; i;''J,,: i.l;; ı.ü1.: :1:
n,,1!
= i

jlL?'

onların nerede, oturdukIai'ını tiyin etrı-:ek güçtür. Burada' lskındinıvyaIı. lardan mı, yoksa İsiövlaşına yolunda oian iskandinavyalı|ardan mı tıa|ıscıclildiği anlaşı!mıyor. Belki bunlar Vııİça [!e onıııı kolu olan oka arasındaki bir Ruş hök6rıilğından EelmişIercii. 7eki Velidi'ye göre- ibn Fazldn'ın İ:ahsettiği iluslar iskandinav1'alılar ve gerçei< Vikiııglerdiı'- Ayrıca, Rus kelimesinin en ınuhteııel etimolojisinin iskanclirıavca oldtlğu rnal0mdur' E'uslar ve onların rııenşel ıııeseİesi çok kaı'maşık o!up çoşitli mokteplere göre muhtelil izahlar yapıl" ınıştıı': Normancılar, islavcıIar. RusIarın orijinal tarihi memle!<etteıı bahşe_ dince Kiev eyöletini zikreder' Fakat bı.l tarih ve Bizaııs kaynakları aci'arniardan bahsedince, iskandinavyalıları bahis konusu ederler. Konstantin Fcrphyrcadnötos'un eserindeki Rus!arın dili islAv diii değil isl<antliııav diiirjir. X. asrırq baştrarına ait Rus vesikalarında ve lX' asıra iit yabancı vesikalarda Hl.ış l<eiimesi bütün fi'us tr.ıpnakiarı İçindeki halkları ifade etmektedir. Thikomi* ı'ov Rus ve Rusya toprağ! cJeyin'ıi Polenezya toprağI deyiıni gibi etnik ve toprQğa ınahsus bir tibirdİr" Kiev devletin merkezi oldukça Iıu tibir yaylldı. \'aregİer ve $lovenİçr de Kiev'de yerIeştikleri için Fius adını aIdılar." der. Zira, İskandinavyalılaır lX. cısrııı bİriııci yarısırıclaıı i'İ.ibırcıı [i'usya'tJa ç;rirün' nıüşler,882 tarihinde Kiev'de yerleşniişlı:r, bir aslr zarfınd;ı islAvlar tara" fından assimİIe edilmişIeı'din. [ı"ıktıt onlar, !lın FıızlÖn zaınanıııda Leııüz
l<at,
İ

lbn FazI6n':n lıalısettiği Rıısların VolEa yoIuyla geldikleri dıılaşıIıyor.

Fa-

clfrvlaşmanı ışIardl.

;

;

şAfr4ApJıZM i

;fi yerleşıniş.,#;;;._ iln.,*r:_,:.l,,öİ tiç Eünlük uzunluğu';; ;i, adada. genışı's' }': Y-:-^;;",_.o .,"k cok şehirleri Varo!r''..uv y; viisle üÇ günlük *H - ;,," ; ; ı. a n,- a u n ı'.]i,* *l;-"ı;ffi
IJ,'j

TIi#ib;HTJış;hJşk*,'x*ş''',*,:ş'"t"1,.r!i
ı

[]arçds;avry;'ğenışlemesne norsky'ye göre' ;;;;;;r;'e, bu par' ...^

,*"ogo'"o''r"ı l"Ji lT,J"Jl"': 'o.,

T*

I1T#*#

d:',il şh -L şİ -, ^onicremesine";;;.'i;;h'i've..Y:

[:

iskand'inavyalılardan n"ıirtlı*urİ,l,nro,r. Taman yarınıad.asındi viyyo yani Slovenler' yİ:]H;r;l:ı::"o':'1yr,;azarların yanlnda yerıe.ştikt ErsaniyYe,cn_ göre t-tazarlarll_r'1Tlİİ,#"ru'.' batısındaki

bar*uu"iuu 'I'l';.#i,""u*o,,

"a"",*,"i 'Txt[;;'xTlJir]*,,"."rh,,-ow kurmaYa,.. ,idı ;;,;:"ü., "" 'ıu,":r:T;Lrl]"l',Li,#lT;IT}İ1L,:fl

Y":::1:

Şanıanizrıı'in başlıbaşıııa lıir din cılup olmadığı ve rnalıiyeti hal<kınr.1a pekço!< şey yazı!ıııştır. XlX. asıı' ffilüeliifleri Şarn,anizm'i bir ruhi hastalık olaıak kabui ediyorlar, onun bir din nevl oidrığunda tereddüt ediycrlardı. Daha sonra, dünyanin çeşiili yerlerincJe yapıian araştlı"malarla Şamanzm'in dünya Lizerinde çok yaygın otran, çeşitli rıııntıkalara göre bazı fark|ıiıkiar göstermesiııe rağ_ men dayanclığı mijşterek esaslı ııok'talar tıulunan bir din nevi olduğu anlaşll. rnıştır. Şanıanizm'in en karakteristik tarafl sihir veya büyü iIe teclavi, vecd ve istiğrak halidir. Şarnanın bir tabib ve ruhun kilavuzu olması bütün Asya'd'a, Hindü _ Avrupöi kavim!ercle' l.lıızey Amerika'da, okyanusya'da görülm'oktedir. Aynı hıısuslar eski Yunan vc Kafl<as dinlerinde d,e movcuttur. Bütün Asya'da, Kuzey Amerika'da, hattö Endonezya'da şanıan tabib Ve şifa verici {rııkyeci) vazifesini görür. Teşhisto bu!unıır. l-'ltıstnıııır l<açr'ın ruhu' nL arar, ontı yakalar ve terkettiği vüctıda idde cder" Ölünüıı ruhunı,ı öbür dünyaya oi götürür' Zirö, södeco Şamanın ruhu biı" zarar ç1örnıeksizin vücudunu terkedip çok uzaklara gidobilir. Celıenııern'e girer. Göğe Çıkar. o, vecdi tecrübeIeriyle yer ötesi ülkelerin yollarını bulalıilir. Yasak mıntıkalara gid',.n

it#;ir'h'ffi

Ii skandinawaü,,::"l :-J;;n.o',.. yait,tı urı ^ m\IlLlNoı'lI Tabaristan ve Cürcan

q$trrşşrutffi*,ş':,ffi

iJı.i v"ı'a''v"

ı;t(}

;i]:::;L-*}Effi

NOTLAR

NOTLAR,
i*ij3ffi ffi ;*ja',-

: _İ:-j:-.Rİfr;::

.IJJ ( ]]--:;

y(tlıılr $ıman({aı: ':aşkaları için tehlikelidir. Yapılan kı'ırbanlarıı ruh!arını öbiir tliiııyıırI;ıl<i ö!i.iniin yanına götüren de şamandır. Orta ve l{ıizey Asya şarnanlnln lıirinci vazifesi sihir v* ruk"ye ile hautayı lyileştirınektir. Bı.ı ülkeler halkları hastalığın $ei]ebi hüstısunda bir ç0k telek' kilere sahiptir. Bı-ınIar arastnda "rUh keçır!'ı'ıa' telğl<kisi en yayğın ol*nldır" 'Ieca_ Bı.ın1 göre, hastalığın sebei:i rulıun yolunu şaşırma$ı Veyğ çalınmaeıdır. visi ise ruhu arayıp yakalamak Ve hastei'riü'ı vücuduııa iğde etmel'ile olı_ıı". Asyı nın bazı lıölEelerİnde hasta!ığın sebst]i, belki de, sihri bir şeyin VüCUca Eiı-n"lesi \1eya vücudurı fena bir ruh tarafından işgff1 ec{llnıesidir. Bu takdirde, tedavi zararl! şeyi Vücuttaİr dışarı atı"nak Veya şeytanları viicuttan kovmak fena şeklincle olabiiir. Bazan hastatığın çi{t sebebİ Vffrdır: rulıun çaIırırııası^ l:orJavisi ruhıl ııı"a1;ı1ı ı-u[.ılar taı.iıf:ıırjsn vüıuıiı:n lşgsli. Eıı takdirdeı şamün,n Iıt-ıIryı:I,. ı..o şg;JtCfi!ür1 kçvmak şek!iııdeılir. Bir Çrık defalar tedavl.kıırbaıı etrıeyi de gerektiı'ir. L]u kurbantrarı Ve yuğ esnaı-,ındıki kı;rbaıılarl hiezat şanıı,iı iııra ııdgr. Bu, oni-ın 'kııı'ban etrne Vazi_ fesiııi ifa ecen bir d!n adamı olduğıındon değil. hayvaııtn ruhunu yrılculuğu esı.ıasırıda üay ülgen'irı yanına kadar götiirocoğİnden dcı'ia;ııdır. Altay Tatar_ lı'ırırıca ise şamaüIn kurban merasirnİni icra eden bir din adaı'nl o!rjıığu da yaparlar. Eörü!İr. irtlş havzasinıJaki kabilelerin şaııanları kurbanı lıizzat

Bazı.samanistler arasında i\ıilr:rin rııhIıı.ınlır rıiiiİc, kıil:iiterIn rııhlarının yorln a!tına Cehennenı'rı oittiç]i k;ılıııl ccIlllr. [lir Iılsıı'lı ıiını;ınistler cesetteri vlıkıIan imt!yazlıların ı.rıhlrırınlıı c}ıılı'ınrıliı lrılr;ılıı:r qtiğıı ıııl.tııklırını. or;ırJiı hi.zinı tıu dünyadaki haiıatımızn [ınıı;ı.r l'ir lııvıl }ınınrlı|lllırıııı l<a[ıııt erlcl.Icr. /\l.e$İn insana senıavi hir hnynl loıııIıı nttl{|| ıl(işiiııcosl' lıııılı yeılnı.cjo, yıIljırlırr[a öien kişiniı-ı rulılınıın qiiiio ııçfııi]ıııııı iıı;ıııılıırnnıylıl rl;ı r!e$trık!onn.ıolttı:ı:{ir. Aynı şekiIde, kahı"amanIıır vo lılr liltlılıll ııtrıııı i)lcırlrır ıtıl cıiir,jrı r,:ıkarlar. (Jnlıırln ijIüm şekli fiöiic yiiksollrıolori lr;lıı lılr k;ılıııl ıııııriısiıııl qibl telAkki ocJ;i ııııştir" ZirA hastalık, köıii rııhlar vı,' ljIi]Irıı' lıırıı[lılrt;ııı, ı,,,oy,|,,,.ı,ı aetıri!ıni9tır tsiri trığ$ta o|ı:nca AltavIılzır c'ırııın Kerıııes tarlıfııır|ıııı yonilırıııl< iizere oIrİuijlı' nıı söiyleı'trer. Ölen [ıir [liırıge ioin *o l(e rııos tıırnIıııılilıı yılııilrli, ı1ı:rler
Şarnanistleıre ı:ıöı"ı. ölen !<!ilıs,: ynşarııayı [ıırlıltııı;'ık i:ı1ıl; ı,tı Aİrı-l'i".a!;ıı.ı. llIü y;]ı'}İna rlönınek ist*r. Yeni ö!gn ııe ölfjler diinyaı;ı;,iiı [ııliıii:r L.,',,,] . r,,,,n,i,"

yııı

gibi rıuçitı kıbııl r:cllien kozmik ağacı semho!ize eder' Şamai-ı onu rnerdlven ku|lanarak ı;iiı]ıin en yükeek nılktasına, Ba,v Ülgtn'in önüne Çıkar. Aynı sem" gidı:n bo!iznıe P,r;ıIıılıılıizılı'ıl<ı ı-le rastlınır. Yupı;ıı orlııııcı-ı ile !ı.ralıer orııılıo Şüi).tii11i:i{]()f.}}".0l<;:silirtrıcn8ylnlCrnedcınclirı;ıı:laıııl"l].al]ıi"llagölllelide!nıe, merkezinle atıııı.ısferi yara!arrıa!, cler. Bt.ı rjirel< vasıteııııyla tıI(diiTı ecliİen krır_

ığ1acı, yerli veya cokuz kertikli dir*ık iyupa) dün;ıanın nıeikeeinıje bulun_

Tiiı.k _ Moi;ol şan"]anizminCIe kayın ağacının ehemıfi!yeti n"ıaiürndur- Ka-

tılanınnılş insan l<enı]Iıİyie bgraber ai]esiııi, dostlarıııl hatti ıiiriitrlrİlıi ı1iitiil.' ıııeyç x3l1ş11'- 0, ğnjıJşn kegi!en ha;'2i1p1 cl'evam ettirmak, yani ııkralınIırlııııı ııı'lısırıda yaşarnak işter. 0nlar arasınrla ö]üniin telçrer köye 11önrııosiııt nııııj oImak icin biitı;n tecIbirler alınır. Mezerdan döneı-ken ö!üıı[in ruhunıı ıi']lijıı.i nıak icin ayrı blr yoj tUtUiur. Mezar çr:k acele terkec{i!ir. Eve dıjı.ıünco.ı\,jlni,,İCn;triı". ÖIüyü taşlrkeıı kullanılan bütün eşya falırip edilir. Nihayet, ıno.,:ıı". r|aıı döndükten sr]nra lıir kaç ç;oce İ<öye cıeIen bütün yo!lar korunur. V.ıIlar tizeri'rce ateşleı- yakljıı". Goldrısler yeni gi5ııdi}kleri şltiden kanıj;.Çı" u*r, her r':iııI karısını ve cor:ı.ıklırıııl ç1ötürrnııınosini rica edeı.ler. ,9aı"ı Uyguı!aı. ölii y., "ÇocukIarıııı [ıerakıerinde ılma, hayvanIarıı"ıı ve eşyaiarını aİnıal' c]erlrır' Eğeı" ö{ünün sağ kalan cşi, r;ocııkllırı ve cjostlıırı birae sonra ölı-'irlerse,'İ]eleiıt. I;:r öİünün onları yıııılllıNiı rıiiLı'iıclüi|;tıne iriaııırIar.

baııl;ır durnıının cİelİğiııclan göğe uIeıştı;_ıtrıı'. doğru çıitmesi İçin l<ıırbanı lıırak" denir'

ona lıu cıslııda "Ey ağaç

ilÖ}':iara

i;u dl.ıny'cakj hayotı Şanıanizrn'de ölümden sonl'a insşn!arın LlmUmiyetle yaşayaca!çIarına inanılır. l(uzey Asya'daki Şanıanistler Öbijr beıızer tliı. hayat dünyayı lıu ciiiinyanın ters bir imajl o,iarak düşünürler. orada her şey buı'al:lakinin ters!ne Cere]/an eder' Yer yüzünde gündüz olduğıı zamalı orada çecedİr

Bununiçinölü!erineğlenceleriVğşamanist6yinlorigilneşbattıktansonra

i'ilkesiniıı oIur' Gıineş batınca öIüler uyanır!ar \re güı'tlerine başlariar. Canlıiol' yazı ö!üler üikesinin kışına raetiar. Yeryüzünde avln Ve t-ııılığın az clmasi soi eline öbü, cı;n.racla Çokluğuna del6!el; erler. Beltirler şarap şişesini rılünün iılünün sol eli bıı cünyadakt sağ elinin korşıllğldıı'' Ceiıenveririer. ZiiÖ,

neın,cle[ÖiıürDınya'da)nehirlerkaynaklarınadoğruakarlar.Dünyadaters

içine ve i-izetıl;ııı hcr şey cıı.ada normal bir dılrurndaciır. Eu, sebep|e kalıirlerin Ve kırlk olarak konur. Burada ters o.Ian oracla düzgün, kırıt< rine cşyıı tc]rs o|iııı isC ıııükenımeldir.

,le

clikten soııra geri dörıer. l]u ytl{ı tl;ı ii|[ıtılrIllll tiı;, yılrli Vlly;ı |tııl,,taiıı ı,oııı.;ı veriIir. Bu nıünaselıet|e, oı:rı(l:l ıtınık ıiııı.ııtlylıl rıılıl;ıı.:ı vlyı:l:ı:tl rılı lıillık sıı. nulur" [ı'4ezarı Ziyaret ve öleniıı ı1ı5zrlıı ılı kıııllıııı ılt.|ıiiı'. lllı iılıl| (üli lıltlzilrıl) yanında yeniIir. Hayvanın l-ıaşı ırıoznrııı iizııriıııl rlilıllıııı llıı :ııı.ıli fi,ıoriııo iılıi{ır. Bu ınünasebetle bir şarrıan Vilü;llr):ııylı tiIilniiıı ilılıılıııtı,;lIlıılr|;ı teıı.lizlİk yapıİın' Meı'asirnde' ayrıca ölonlrı rullıı ırıılıı'. \/rı k;ııt ııI;ıı-;lk l;iıı'ıı;ııı riırafıtrırliııı kovuİur. Bazı A.!tay şanıanları Colıcııılııııı'c kaı.l;ır tiliiııiiıı rıılııııı;ı rı.ıf,,ııl<;ı1l
r. r:c]er-

üıınun ııei!cesi öliiItlr kıı':;ısınrlaki [ıil;lrlr Ir:;zal.lıcIır. Rir tıırlı[Lzııı rırıliır;ı tapılır' onIar ziyafetIertl r;;lürılır. Zilıııiıııl;ı r,ııllır:ı ııilrıııiı1 Ilıırııyııt;ıı rıi|ıl;ıl qöz('iyi* İ,'akılır. Dir'ier l.arı[tlııl yııklırııl;l lıılllrlıii!iıııiz r1illi, ıııı!;ıı-lllııı l<ırrkıllııı, 'Can!ılaı.ın araslna dt!nmcin.ıclori İı;lıı Iıiilıiıı ltıtllılrlılr ıılıtıtt. lltltlıJtııı şiiylo lıiı_ rıetioe çıkarılabilir: Yeni Iıiıyatlıırıııı kııIıııllıılıılıılrljlrllııi iı,:ill yrıııl üiliil,:,r.1l,,,, korkıılur. Eski ö|ülere ise itıİİrlo1 ıırllllr, ıııılılrııı lılıııııyıı::l Il;lııııiı }"ukarıda zikredileıı lııilİiıı ilıliy;ıtlır vıl lılıllılrlıır ıiliiııiııı rıılııııııııı ıir1 vııy;ı yedi g[in evin etrafında ıJlıIiı1;rı-ıısıııll ıııiıııi ııllııııııl- /\ııı;lık ıııııııl lr;Jıı yıı'ı1 vt,r_
ı

tj::

NOTLAR

tiııltlcslerölününrı-ıhı.ınunzararlarındaııkurtulrna[<içinikitürlücenaze öliırnderı yedi gün ıııc:f;ı$iml yaparlar. NiErrıan adı ver!Ien bir!nci merasim sonra yapı!ıı". ikincisi Kazatari, ';irincisinden h!raz son' V(,ya clalla fazla zam,an 'cehennem'e kcvulması ile.sona :'-' .İ:Iİ.T ıll yüptlan ve öIürıün rııhunun beraber ö!ünün' ıııerasİnıçlir. Niçiman merasimi esnasınCIu şarnan tarnb1lruy!a

;

];'

r-ıv!ııcgiren.R,uhuararvelyakalar.Birçeşityastığinifanca}içinesoka';.Şa.

bürün.akralıa' ıııanın ı'uhu yaka|ainasındun .on" yuğ veriliı"' Bu yuğa ölünün başlar. Şaman kocuğurıu gi' ları ve d'ostları katıllr. l(azatori de aynı şekilde aramak için yurdun etra_ y'ei_, tarnburunu a!ır. Tamlıuı'u çalara|< ölünün ruhunu yakaloyıp evin.. içiıırleki flnd;ı clolaşır. Eu esnada dans eder. 'ı,lih6yet, ruhu yanlrıa götürür' Ölü hcba_ io*t,g, koyar. şaman ölünün ruıhıınu aI<ı'aıbalarıi-'lnBundan sonra' verilen ziya_ s,na iustİayınca babası "Bakın oğlı-ım işte'' der'
'[et' gecefiiü'ı

geç vakitlerine kadar devam eder'

fakir olnıayadakı hayailarını devam ettirirler. Zengİn zerıgin oimasına, fakir gençIeşerek tekrar yeryüzünde drığ_ sına de,'/aı.ıl eder. Yalnız, onlar yeı_ıirlen nlak iı1in hazırlanırIar. üiğer itıtidfii kavinıIer gibi bazı $(ıızey,Asya kavimleri de bir ad'anıın iiÇe, üzerine lıu iiatt& 1iediye kac]ar ı.ulıa sahlçı c,|cjuğı.ına iııenırlar. lnsanın öIümü karan!ıklar ülktgine iner" iiçüncüsü de' ruhlarjan tıirı nıerarda kaIır' Eiri gılğe çıkar. Bazı kabiİelere göre bu i1ç ı'uhtan lıİri ö!ürn üzerirıe kaybolabilir' dün_ vei,a şeytanlar tarafından parçalanlr. Bazagı, ölüler diin;+asına inen ruh Böy|e bir hastalığı ancak şaman v,,v, ı'rcrn.L surotiyle hastanıkIarı çel[ıe<ler' ta' i,,ıilavi ccclıillr"'ZirA ruhları görebilen sadeçe odur. Eııhu sadece şarngiı
ııı
l i

BazıAsyaşarnanistleriı.legöre,ölülerölümdeıısonrakihavatlarındadün-

Eski Türklerin dinlerinden İıahseden müeIlifler cınta;.dan kimiııin ıııüsIii_ nan, kimİnİn hıristiyan, kiminin müşevi, kiminil'ı budist, kiminin M6ni dininde oldı-ıklarını' büyük bir l<ısmının da beIli başlı bir dinIeri olmadığlnı. ÇeŞitli tabiat kııwetlerine inandıklarıı:l ve sihirbazlıkla uğraştıklaı'ıııı yazarlıır. Bı-ı ııüe[liflerin tabiat kııvvet!efine perestiş .ıe sihirbazlık dini dedikleri diıı şiıırıı_ nizmdir. ortak hususiyetleri olmakla Lıeraber şamanizm çesitli mıntıl<ııIara göre değişmektedir. Bu ayı'ılıklar eski ıııüeIlifIerin çorjı.ınu yanılttığı için" onlar bu dİne belli bir isim voremiyorlardı. [\İoderıı devirdeki dirıIer tarihr;!leri iIl.:eI kabileIerin rfl0n3ı'lp olduğı'ı lıu din nevine, müşterek esaşlı noktaIara sahip o{duğlı için şaııanizrn adını vormişlerdir. Eski şamanist Türkler Çeşitli tabiat kuvvetlerine, ruhlara tapaı'lardı. 0ıı{ar kendileri üzeriride etki yapan her şeye taı:rı derlercli. Kaş1arlı Mahrnud'a göre Şaııanİst Türkleı" lıüyük gördiikleı"i bir dağa, havyıına, ağaca ve her şeye t-anrı derler, onlaı'a taparlardı. ibn FazIön, o(1uzların beIli btşlı lıir inanca sahip olmadıklarını, tıüyü'kIerine rablı (tanrı) dedikleriııi kaydedcr' Bazı ]'ürkIeı'e göre, çeşitli tabiat kuııvetleı'inİ idare eden ayrı ayrı taıırılar vardır" Ibn Fazl6n'ın naki!ne göre Başç;ırtlar [<ış' yaz, yağrnı'ır, rüz_qir, ıiiır;, hayvıın, insen, su, gece, Eündiiz, ölüm, hayat' yer ve gök taıırı|arıııa ilıparlardı- Rurnda zikredilen. Başgırtlar'a a!t tanrlIar onların on iki kliiıılnıı] tıtrıl'Iıi ıı|ııı;ılıı]lr. Şanıanist Türkler biiyiik ıklırsıılııriı ıJlı lilırrı tlrlrlnıı'ıll' 0ılırıııı ir;in Tiirl< Sanıanizmi'ndeki türır'larln lılrl rIıı \'lıyık (Urıl ııtıhri) t;ııırlı;ıdır. Blızı şaliıanistier yıldırım tiınrı$!ııiı dıı l;l1ıiırIır. [Jitrıkiın, [Jrr,lrılııılar yılc|,ırıııı tanrıı;ına süt Ve üyran takcim edcrlr:r. Şanıanist Tiirklıır arısıııil;ı ıtııIırc ibödet do yayglndı. Oniar baal rı-ıhIarın kendiIerinl kcırılıctıılıııı;ı, [ıazılarının ise lıaşIarıııa feIAk;etler getiı"diğine inanırIar ıre cınlara tanır!ırrlı' (JıırıonIrıra ibfidet ataIar kültünün aÇık lıir görüntüsüdür. Ebü Dülr:f, Kıırlııl.l,,rııı .,ı;ınrı1ayaıı ağaçtaıı yapı!ııış'bir nıalıcclleri olduğunu, burada eski haknnllırılıın resin'ıleriniıı [ıutrundtlğunu IıaIıer vcrir. Burada büyiikleı'e tapmanln izltıl'i (1iİriilıı"lcktedir. Şaıııaııist Tiirkler arasındaki iiihlardan biri de ölüler iilkt-.tıiııiıı l;lıırısı Erkli[<'tir. Bu 1'aıırı Yenisey kitiıbeierinde dahi geçmektedir. Şıl ıırılıt;ıVa cla dikkat etıı-ıek gerekir l<i, q:ok'iaıırıIı bütün dinIerde olcllıı'jıı lrilıı ı'ı:;ki f};ıı'ı-ıiıııist Tijrkler cio lıiiIiiıı llltırllırııı [lze_ rinde bir Gök Tanrı (Bay [jlır;,ıı)yıı iııiıııilardı. Fakal, l'ııı [nıırı rıııllır;ı !xörc pa6iftir. insanın hayatı iizerinılıı ııgll ı'ılI<ili olaıı clitjr:r llııırıllırı.lır

r ve yiıkııl:-ıü,ıp r,:r:ırrcle 99[x[ıi ı'. Ll.oryalrlar,cliğcriİiihTkuvvtltlcry.iıllntJascıneıviyül.,sckbirvariığainanır. lar. Bu l,ıaı'lı!l yul<arıclaclır. oııIar brı seırıavi val"Ilğa köpekler kurban ederler' kurtaFakat, bu iIih pasif olcluğu için oniarı Eralan'ın tecavü;zünd'en nadiren yolı-ınu kesmekten hali rır. Kalan, yüksek varlığa takdim eclilen kurkıanlarln olnıaz. Çc,k defa da bu ieşebbüsünde r*uvaffak clur. l'edavi esnaslnda şaman yüksek var|ığa bir köpek kurban eder. Bu s.ırada Kalan kurbanın yolrıı'ıu ke* şerse I',asta ö!ür. Eğer kurban göğe yükselirse hagta iyileşir. Kalare fena' iıüyücü, öiüm veya ilk ölendir. lnsaniarıiı etlerini parçaIarnak ve ciğer'lerini
yeınoİı sı..ıretiyle onların ölmelerine sebep olur' Kory.iklara göre, Celıenııeır,'in Eir!şi köpekIer tara[ından l<orunur. Cohen' vardır.. nem dünya gibi, köylerden meydana gelmiştir. Her ailenin ayrı bir evi

'olduğıı zarnanlarca açılır.

geçıne$l zaruri' Cehennem'in yoiıı küIhaııın üzerinden geçer. Ancak, ölünün

ve umuımi bilEiden sonra, [<itaptaki aydınlatacağıııı ümit ettiğimiz için, eski Türk şamanizıııine' lrıızl meseleleri iıit llir kaç noktaya ternas etmenin faydalı olacağı kanAatiııdeyiz'
ğarnanizrn hakkında veı.iIen bu kısa

ibn FazlAn, Başgırtların t:rkıı(lİır cinsl rırç;aııııın rlll tn1'ı| ıklıırıııı, cına rabb (tanrı} dedik!erini yazar. Ru hııı;ııı;a llaı1l<ı T'iirkltlrl|ıl rlıl;ll;ııııııilz. İrıın'da' AandcIu ve dünyantn çeşitli yorllırindc giiriilrın lııü lıııııır;ııı, Tiirk ıııcıışeli ııi, iran menşe!i mi olduğu şiiplıı:ılitiir. [Junı.ıııllı lıllriılıılr, /l.ılı'niıı sibiryatı|arın

hiliye Devri arapIarInln kadırıırı Cinsi ıızvıııı;ı l;ı1ll-ıkları isc ııalfıındlır. Ayrıca, sonı (umay) küItü orta Asya kaviıııleri ııragıııda çr;k yaygındlr. Ze!e'nin, Ya-

hayvanların cinsi organlarını t;ışıdıkIııı'ıl'll,0l'lil lıiirııırıl cltil<lrlrlııi lıild,irir" Ca-

*-ru
NOTLAR
Ve kullıırtln cocuk rJoğduktğn sonra ruhun ik&met ettiği zannolunan şornu ana

]ııılıııııın yediklerini zikr6tmektedir,

usii!iinde ta|ıut ku!lanılmaktaydı_ Büyüklerin tabutlarının kıymetli madenlerden cie yapıldığı çıöriilııektedir. AttilA'nın cesedi biriürciei altından, onun dışın' konarak dıiki' gümiı}ten en dıştaki ise demirden olmak üzero üç tabı.ıt içine dış olrna}< üzere en az iki tabut ku]grırniilınüştür. l-liyong-nıların bıri ıç, biri 'katiyet|e biiinnıekterlir. Eftalitlerd,e, T'ı.ı-polarda halktan olanlar ağaç_ iançlıkları tabut!ar lçınr!e, hıık*rndar!ar i*ee kı1'metli ırıaclenIer<lon yapılmış iabııİiar' tan yüksek ağaçlar üz<ıda gönıülı_irlertİı. geyfi, Kırç]lzlarda ölünün tatıutr'ı konarak I\llııdern seyyah!ar tabuttan bahsettiklori gibi, !lkel Asiıa rine asıldığını söylor. kabileierİnde cesedin bir kayığa yerieştirilerek göırıüldüğünü de kayd'ederler.
lı"ıIezarın üzerine topraktan Voya taştan yaplIan tümseğe tümüIüs denir.

ıar, çe.iilüyor. Gerek toprağa gömme, gerek ateşte yakı'no' gerekşe teşhir

gömnıek için tııbut ukllandık_ Çok eski c|evırlerrlenberi Türkleriı Ölülerini

llı ifade edilen oBunca' budun saçın, kulağın bİçdl_qore, lbArosl bu l.ıususu acık ııli,ırak belirtmektedir. Jordanes'e rıi,ıtıor yuğ esnasınrJa vırı"?ını'ŞI rııı'lar, kulakİarını kçsorlerdi. Bazı hallerd" yubanc,l* da aynı şeyleri yaprnaya ııırlanırdı. Çİn kaynak!arının bir kısrnı Türüer ıçın ıılı:n ağlarlar. Fakat cenaze rnerasirni esnasıhda "c}nlar ölijırlcloı-ı sonra he_ müzik ğletlerl çalar, şarkı ııtiyler ve dans ederler', derler. Attilö'nln ölümü üzerine Genaze merasimine h;';tılarılar yüzlerini yırtarak ve saçlarını yoıarat mdtem yaptıktan sonra onun ınezarı üzerİnde büyük bir eğlence tertip etmişler

ll;g;;;'i,

havaya Bu eğleııceler matemcien ç,t,i+,g,n,, normai hğyata dönüldilşü_

ve çok neşeli bir

Yuğiar esnasıncja, ölen kimse için kurlıan!ar kesilir, şülen verilirdi. Bu ııünasebetle tertip edilen şölenler dıni bir n,.ıu* tuşv,p kr'nr"ırr,"'"ı*.,"<Ien sevap sayılırdı. Cenaze şölerıleri e*tı o"rt,r .yemek kültürünün #;;;;;.landı. Herodot, lssedonlarda ve Masegetıerdetı yuğIarı ve ğenaze şötenlerini lıiı barbarlık 6deti olarak görür.
ArkeoloJik kazıiar bı.ı konudaki malzemeyi isbat|amaktodır. Grlakov yı:rı |ıağinlsıı Volga Alınan Cumhırriyeti t'ıpraktrarında ısıs ]rii,;J, oirnir' ç,ı,rr,la1 A _ f2 nolu kurganda şölenlerin .çiı. ırı*rinı bulmuştur. çnun lnctıloınesi

TünıüIüs tepe rnanaslna gelmelidir. Bunun içilı İiılakdisi "Tiırkler mezara iepe kuh_ c{ıirler," demektedır" ibn Fazlön, oğuzların mezarlar üzerinde çaruıurdan tümülüs İrışa ettik|eririi yazar' 6ubrouck ve Codex Çomanicus'a br-l şekliiıde göre Konıanlar ölünün mezarı üzerinde büyük lıır tümülüs inşa ederlordi. BaGök_ ,,',n ,r,*r", üzerindeki yaptnIn claha mütekomil cld,uğu gÖrülüyor. Çinliier,

sölenin rngi'arln üzerinde jcra eclildiği neticesine varıJırııııştır. "çiınleri esnasında yapılan kurbanlardan yııkorıclo balıüJodllcli.

Çoııııııı ıııııru-

Tiirkler için.onlar mezarl!-'! iizerino bir ev inşö etti!er, Duvarlarına ölünün hayatta iken katıldıÜı lıaı'1ılrıri ternsil odeıı şıIıneler!ıı resimleı'ini ve ölünürı

luktan duruncaya

resnıini'yaptılar.,clerler.YineÇinkıyııaklai.ırlınkaydottiklerinegöre,Küi. Teniıı için, heykelinin dikiIeceği, dworlarına onıın ınuharehelerİne ait ğaIınelerin resimlerinin yapılacağı bir 6bidenin inşası errırediImiştir. fii-ıbrouck,

ka<J'ar sııltanııı ,,ıoıtrı otrafııııJu kıışıuiuldıı; ,i,;.';;; ilıi,, ,ı" Kırgız Kaz-aklarında ve T[ırfaıı l"iirklorlnclo ölü|qıı'l ıııınlıı ı1oııllklıırlıııIıı rıi lt.ı,;ıılafl tertip edilmoktedir.

Yuğ[ar osnaslı'ıclu at koşuları cJa yapılırıIl. Çlıı kııyllııklılıı lııı kııçıılilrın ölünı anında olduğu 6llıi Aonazo ,n",u.l,.,i ,onnr'u,i,, .]"r.il,i ,,ir,,,, ,llirr.,, l,,.. Iİ:n Battü'ta : "Cenfızo toprağa konduktıın sonro dltrt ,,, guiıriı,iı.'ö,,io, ,ir.oun-

zerıç;iııler için sivri küçüt< yapılar inşA edlldiğini, bazı yerlerde kiremltle örtülü bıiyilk kuleler, etrafta taş olmaıı'ıasına rağmen taş evter yapıldlğını sÖyler.

VuĞLA!] {CffiNAzE TÖRENLERİ)

:

Türkçe'de Cenaze törenİerinin topı]na birden yuğ denir. Eski Türklerde yıığlara çok önem verİIir. Ölenin mertebesine ve çeşitli mıntıkalara göre gömülmemesi onun şahsına vrği*, u, çok farkiılıl< gösterirdi. Bir kimsenin hakaretti: Ancak, idam rnahküm|arı rnerasirnsiz gömüIürdü. y.ö,ırn en biiyi;k "Sosynl bakımdan geri ka!mış cemiyĞt|erde olduğu gİbi, eski Türk!erde de yıığiar tüyler ürpertici bir şel<ilde cereyan eder' yüzler dilinİr, burı.ınlar ve söykuİaklar kesiiir, saçlar yolunurdu. $'iddetli ağlamalar esnaslnda ağıtlar de Irınirtli. Bu hareketler ölüm esnasında olduğu gibi cenaze rneraşimind'e
'münasebetiy_ tı,kr;lrlanırdı. Örhun Abic]eIerinde KüI-Tegin'in cenaze rııerasimi

ı;rışitli müddetler verllmektedir. lhılnıal lııı ırıüıJdtıl ttlrıı1, ,u,,, yıı1ııllıı:ıık lıızırIıklara' din? şartlara ve nroraglınltırıı lııığlıyılı. tlf lyük lılr lıilk(lıııtlor t}liiııt:tı etraftan gelecek etçllori vo moIirrln tnmniıılilıııııııılııt lrtıklıltrrtık 11urukırtlI. Iıil_ ge Kağan'ın rnezarına ç;ömülınoııl jjlünıtlnttgn ıııı ay krıtlıır ,ı,,ıiı,ıı ırlı,,ııi,rı,r. I\{tığollarda bu mücidetln. öncıı oııklı ııııııı olduğıl lııılılo _tıliiındnn otııırıııl;,,' uoı,i, llıl,,,,, kadar indİğİ kaydedilmettodlr. Kuggaı'i yu6un lı,; ,ry,, vr,Ji" giin *onıa yapıldığını kavdeder,

Cenazo rnerasiınlerlniıı öliinıclon rıo koç,lıır ooıırn ynpılr}ıfiı |ıııııtııtıııeJıı

riııe

t:akat. yu(| 0lilnırlau o|)oyco 11ııç yıl|ıılacal<sn ijlü muvakkaten btr yero görnütür. Voyı mumyıIınır, sonrı, ıırrırıııılııılo
nak[edİlirdi.

asıl

kab-

alğmetlorİnden olon eaç kaımc ödotlııln cokl Türklcrdo yayç1ın olduğu görülüyor. Jordınee, Attlli'yı yopılın Gon'zo melrnıılıılnl ınlatırkeıı "onlar kendİ ğdeİlorlnc göro oaçlarının blr kıamını kootllor' Konrlılorını çirkin yapacak şakilde yaralıülır. Onlor bu b0yüIt muhırlbo kıdınlar gı;ı yrşı*

Matğm

;;;

-*T
t42
ıi'
i

.r.41iü,

NOTLAR

:ffi:'

NOTLAR
t]ç ü,AvE, Iıİtri Dt}zı]Llt'MIi:

J-atö

rıyllı<llıi]]il,llantarıVlaağlarnakistediler."der..ibne!-Cevzi,AlpArslaniçin olan klz kardeşi Arslan lllıi|ttıt'l'lı yııp;lııı matemı aıılatııken halifenin karısı

ltiıtıııı,uııye<Jigünolurarakmetemtuttuğuiıu,bumatemesna$ındacariyelerihalifenin lıuna ııin saçIr'ırıni kestirdiğini, kencii saçını ria k'esmek isteyince aslrda Aydınsaç kesme XlV' nıöııi olr.Iuğunu kaydeder' Yas alön'ıeti olarak yas tı.ıtarken saçını kesrniştir' otluiırr,*ıo cIa Eoi*lıir. Umı;r Be-v lıabiısı için Bııör.ietlçrlıııgünBeltiı.lerde,Goldtarda,Ostiyaklarda,KarsbölgeslndekiKa. anIaşıldlÖı
rakanpaklarda **u*r,*,*r.'ibo'

rlra,

el-l_|anıdAni'nin

bir beytinden

nagÖreı]iatema!Öı-ııeti"'ı,',ı,sar;kesrneadetieskİAraplardadavardı.Ka. naatinıizeçöre,saçı."u*u6ı.letiesklclevirierclekisaçyclmaadetlninhafifletilmişşeklİolma!ıdır.Aı.keolojıkkazılarsaçkesnıoAdetiniııçokesl<idevir bulunan bir Hiyong_nu

;;;; j-

fiıevcut olduğunu göstermekteclir. Noan_ula'da

Mi,tem alöıneti olaralr BiIç k()slm(! i'i,dt:t,i Zcııgiiclr vc Eyyrtıİler devirlerinde de görüiıııt:kttıılir. [ırıfi,tlctldİır el-Kii{-itı el-ls_ talröni'nin kaydına görc, Nürcxlt]ilı l\,liıIlıııütl b. Zt:ııgİ ötdüğti srra,da, oğlu el-Meiik el-Şjuli}ı lsıııı,il ziilti{lcı'ini kcıstirıniştir. Eıı"rı.qİaır başka, Makı'izİ soıı bii.ylilt l,Jyyılbİ sıtlLaıu cl-Mcllik elS6tih Eyyüb'rı'rr rrAşlııııl tiirbcgiııtl ııııxli t'ııı'lı.sıııtlıı rncırrlrıkla,rir:rn mfrtem alAıreti cılarak bcya,zlıır gi.ytliltltlriııi vc İ'aÇlarlnl kestirdiklerini kaydetınekteclir. s" 39, not s4 deki <Jıınalrn tutumunda> iİjıdcsiııi <yııralrrr ifıd<ısiııi (.yı ]l i[I ı], oğuzların> şekJinde değiştirmek gerekir.

kalırlnıJeipekiçindeyumak"yapılmıç.x7telembulunmuştur.Pazırl'k'takillve saç t}azeın saç kesrne yerine il;. ,;"i, kat-ıl,.lerde clo tele',ı_ı!e r çöriiImüştür. sal<allar da mğtenı alArneti .le yetiııilınlştir.

;;;*;;;,;; çözülmesiyIe ,iİ."ı l-",ı,rJi. pur,r,ı,"orıoı laı bu!uıını'-ıştur.
da Eeyııiti',na{,in deİni

sakalıI. ncılu ıııezardo cesetlerin üzerinde çürük

-Bazaıı

c{urumunda> şeklincle, <<Kuzeı'lçine oğuzların>

CenazemerasimleriesrıasıntlaTürllierarasıl-ıd,atatbikedilenAdeİlerden yllın_ kırrnaktır. AynT,250 hicri lB70 m'] [ıiri ce öiıjntln ıııeza, lraş,,-,rıo kıllç: Adet oldı:ğu üzere' kabkaydeder' i',l'r"'nuş,r,cn 1ü00 kl|ıç klrdıklarını

;;;;;;

;;rklerlıı,

aralai-ınc!a

ş. 4s - 47 d'e zikredilen hadi.s içilı bk. Buh&r1, el_sahİh, t.iit&İ: el-Enbiya 48. 106 da rnüslüınan oldulrları. baiışedi}en }lıı-slarrr.t C}rta Vol51a havzıısıncla buiuıran }ıir Ftus preıı.sliğiuıİen o]ma].a_ yr ırıuhtemeldir.

yapıIırdı' Bütün' bunlardan sonra Teziyelor de cenaze merasimi esnaslnda de_ eı'ligarlarında oİduğu gibi iki sene dahi rrıfitcnı bir rniiclcJet, L'-uj ü"]ç' baçınıJa bir şölerı tei"tip.ediiirdi' kabrin ııtıııı eclerdi" u,'j rnüaae;;Jrr,r?'*"" evlenrnesi acletse, "Ron seni bırakıyo' eonıısınc|a tıi",'i, .i,,ı karısı, Brı şölcı ,.ıur, hrınrlan sonra evlenehilirdi'

s. 105

'

"uin.,

lil
I

'i

yANLIŞ -

D(}ĞIöU CIüTVEI,İ:

Xa,ııı$
$.

liogru yilian
ruüslümanlarrırr
-İ*areznr İ:j.arr'zın

İNDEKS
A Abdiilkerim Saltuk IJuğrı25'

İ5, str

20, not 2ü, not 6 22, not 7A 23, ntıt 2T
4 4 4 53

yıliarın
ırrüs}ümantrarın

İlarzem .". Ahmed b. Nasr

rlarrm
}ıiiyor şöylde

İsmail

hön, s. 85 Abdullah b. Baştü, ş. 2(), 24,

29, str 3{ı, not

*iliyor
Tabiİ.taböl
ı;ty,[c

li$, str 37, not
i}8,
4,ü,

t

TııbfltCI.bğ,İ

ııçt

61

['ie}çutrılar

l{ı:Iıçukluiar
.}:i

4İ, str 4ü, rıot

not

63
6's

}ğünlaı'lrıila
c.ıt,urruyor

ı;rl1ııi:irrda

üLxJI'ur

3
81_

](rındiırtchrı :l l'i.ı-'ı.ri3ı ılı ıısındo "
}{fi,ılislerde k**:ıa'atler

I(lındıırteka tıl:krarlanl'rıanıasında
gösternıediği i'İadişlerde kansatler Gok Ul1çeynl sekilde
},'{el'vezİ

İiü, str İ 59, not ]-ü(j tl!}, not, :{i}* tii), ıi ıt n{]L} 01, ıırıt 10'L
(}2'

şiisterıne*iğ Gök
Ği"iveynl
ıici}.,lde ]u1crrovİ

stı'

8
]-04
]_5?

s.
ğ.

s.
s"

02, 0ğ, &s, S9,
{}8,

ncıt ncıt

nr"ıt 108

not 16?

nıüei]fler
Iffivatrin

ııısyj

lnısjy nıiielllifler
I{ivfi,lin

ııçt

s, -Lüf,

str 6

1?5

Haregııı ise

rdı"rezm, Öııasya
İle
].,ıııı'a.::lar

ı;' .!"s2, ştr s. 11.$, str ıı. 'i"1ğ, ştr ıı. 12s, str s. ]"2ıl, str
*ı. 1-f,4.

13

Lavar'lar
ı:traf:.ııda.kler

3

ç:tı:nfındakiler

ştr İ?

38 4 9

Cürcanyye delil Procopus
de

Ciireani]ıyc d*lili
1)':oecıpiuİ
da,

Amazonlar, s. 108 Ammianus Marcellinuş, s. r il13 Amuı l(Amul-i Ceyhun), Angora ırmağı, s. 119 Apaoki, s. 82, 91

Altın Kapı, s.

AJaJik, s. 77, 125, 130 .dlexios, ş. 41 Ali b. Ebİ Te[b, s. 26, 27, 85 Ati b. Kü_ye, s. 114 Almuş b. Şilkİ Yiltivör, s. 20, 39 Alp Aıslan, s. L02, 742' Atfun Dağı, s. 100
72

Afrigiler, s. 25 Afşın, s. 119 Ahmed b. Ali el_Deylemİ, s. 2t Ahmed b. fumöil el-SflmAnİ, s. 21 Ahmed b. Müse el-Flıırcznri, s.23,24 Ahtİ (Büyük Antaki), s. 41

Ad kaı,'mi, s. 59 Afirabr, ş. 22

Arpad, s. 103 Arslan lfatun, s. 142 Artahuşmİsen' s. 20, 23 Arüfİ (Avrupa), s. 106 Asfir el_Cİli, s. 22 A.skeliler, s. 100 Asparuh, s. 111 AttilA,s. 70,77,125, 130, ı40. 74t Avarlar, s. 111 Avfİ, s. 86, B9, 98, 100 Ayni, s. 125, L42

45, 59, 95... Ardakü, s. 26

Arap, Araplar, s. 31, 38,

89,

s. 22

66, 742 Balballar, s. 36, 111 Barancer, s. 57 Barda'a, s. 106 Bflris el-Saklibİ, g' 20, 2l.,29, Barthold, s. 2il, 0B Basmiller, s. 95 Başgırt, Başşçırtlııı:, x' t1), 40, 42, 78, 95, ı04, ,l22, 726,
139...

Bağdad (Medİnet el_Sclfinı), s. 27., 2J, 28, 30, S.1, 64.,

BAc0ğ, s. 42

B Bib el_Türk (Tiİrk Ka1ıısı), s. 23

F. 10

INDEKS

l]ııv ('Iı]len (Ülgen),
r:i1)

s'

136'

Bülükiyye, s. 50 Burdös, BurdasLar, s'

747

103,

bııydara, s- 727 Bayıktirn1l, s' I42 Bayneh (MaYna), s' 43 Balrundur, s' 86
Bedvö., s. 89. 100

Bursüli, s. 44 Buryatlar, 134
C
Ca'fer b. A'bclullah (Almuş...) s. 47 CAhfl, s. 41 CA,hız, s. 87, 89, 100

118

Cumul, Cumullar, s. Bg, g5 Cıınd Serahs, s. 24 CüzeeAn, s. 85 Cücenler, s. 1]3 Cürc6,n, s. 35, 60, l2(), 131,

Behİ, s. 92 gut irr"o, s' 118' !27 ' t28' 736,].42 116 Benü Kays b' Sa'lebe' s' Berke-h6,n, s, 4&, 45

44,1r4 'üiveyni, s. 61, Çaruklar, s.

734 Cürcffniyye, Ş. 2B' 27,2+),34,
t)7,

Ebü Dülcf, s. 41, 82, 83 - 90, 91, gg, 101, 11?, 115, 116, 121, L28,131, 139... Ebu'l-FİdA, s. 54 Ebü Firös el_HamdAni, s. ]-42 trbü l{Amid el_Endelüsi, s. 59, 62, 66

BerkiYiruk, s'

Beş-balık, s' 87 BeYaz lc;azarlax, s' 123 Beykend, s.22,24 bezcıari madeni, s' 85 Brltrvfrr (iıteber, YıltıvAr) ' Brntrs Dcıiizi, s' tsilge Kağan, s' ginbı, gcce masallıırı' s' 50 el-Birüni, s. 61, ?7, 98, 117'
98 1"30' 141

97

Cflhiliyye Devri, s. 31, 67, 116, 115, l2T, 128, 133,
Ca'hş (Sagiz), s. 40 Cğ.m (Emba), s. 40 f,l UavŞrglr' s. { ( Cövş1z, s. 43, 61 Cayındı, s. 89
139

(l

ğğil'

f}5

Çiğillcr, gg, 100, 115
li,l

Ebü Sa'id, s. 125 Ebü Ubeyd el-Bekri, s. 126 trclAd, s. 86 Eftalitler, s. 116, ]rZ4, I2.g,
740, 147

s.

106

Cayih (Yayık, Ural nehri),
s.
37

s. 41 Cebbfiye, Cebğüye (Yabgü),
Cend, s. 131 Cengiz-hfln,
1.24

ğğil şehri ve kcivii, ı.ı. Çin Seddi, s. 50 'Çü havzasr, s. R(), l()0 Çuşanlar, s. t24 Çuvaş kabilesi, s. 0()
D

Ekinci b. Koçkar, s. 97, 98 Eliade, Mircea, s. 126 Erneviler, s. 89, 61, Bb, Bg, 713, 722

Dö'i el-Sağir
s. 22

el_H.

Börte-çine, s. 119 Buğraç kabilesi, s' 83, 85 Buğra-hf,.n, s. 99 Buharfl_hudö, s. 126 Buhörİ, s. 143 Bulflklar, s. 100 Bulgar, Blugarlar, s. 19, 20, 21, 25, 26, 35, 39, 42, 43, 44, 46, 4T - 67. ... Bulgar şehri, s. 58, 63, 6

t22

s. 43, 113,

119,

el-CeyhAnİ, M. b. Ahmed, s.

22, r02 Ceyhun, s.22, 25,2T ,28,77, 84, 89, t04, r17 Ciböl, s. 21 Cirimşön, s. 43 Cİt, s. 29 Codex Comanicuş, s. 140

DAmegön, s. 22 Dör el-BAbfınec, s. 80 Demirkapı, s, 59 Derbend, s. b9, 115 Deskere, s.21 DiyAle, s. 21 Dorystolon, s. T2 Duna (Tuna) ,s. 104

Ergler, s. gg Er'haz (İrgiz) , s. 42 Erisiyye, s. 114 Erklik, s. t22, I34, i3t) IJrman, s. 182
Idrsffniyye, s. I li4 E)skil, s. 60, 01, 04
I.,'rmeııiyye clenizi, ıı.
t)S

Emin el-Rözl, s. 66, 7:'' 78 Erden (Zagsibay), s. 40

E
Ebfi Bekr el-Sıddİk, s.
50

Estonya, s. 50 Etil, s.58, 64, $9,77, Z!1, 80, ].02, ]0:J, l()4., -ı ı:t, ll.4, L]:E, 121,123,130 Iütrak (rİ-Kntağıın oğlu Etrak), s. BZ, gg, Bg, l2g

l.{..i]..{4!'.!E*4ejsEffiçL-1[

't

4tt

İNDEKS

İNDEKS
92, 95, 97 s. 20
11"L,

149

r'
İ'ııgintrn, s.
99 138 İ'ıınc&, s. }'A"röb, s. 131

halenç, s. 61 Hallece (Khelletchö), s. 58,

el-Fazl b. Mfısa el_Nasr'öni' s. 23, 24,47 Firdevsi, s. 107 I'irebr, s, 22
Fre,ilreiche Barbarossa, ş'

Himid b. el-Abbös, s. 45 Hammüya Küsi, s. 22 Hanbalrğ, s. 80, Iaz, t23 Harezm, Hareznliler, s' 20'
131

60

Hiyong-nular, s. 1I2, 722, 724, 725, 129,
42

T:[ive,

11b, 140,

ü6

22, 23, 25, 28, 29, 32, 36, 49, 61, 96, 105, !r2, L23"

G
Galinos, s. Gerdfuİ, s. 83, 86, 87, 89,99'
106, 107, 108

el-Hargflh, s. 83 HArün el-Reşİd, s. 24, 80, 114,' Hatöy-nflne, s. 107 hayöt el_henek otu, s' 85 Tl'razat, lFraza;r:lat, s' 19, 20' 35, 39, 41, 4'6,59, 63, 64,' 'ı6, 78, 80, 95, ].]o2, 104, 106, 111, 113, 116 ' t23,
1.)., Lhü

Gibert, s. 1l-8 Ğitrlf b. Attab, s. 24, 29 el-ğitrİfiyye, s. 24 Gmelin, s. 124, a32 Gok, s. 59 Goldesler, s. 13?, 238, 142 (Goldlar) Göktürkler, s. 89, I|7, 118' 121, 122, r40 Griakov, s. 141 de Grıignes, s. 116 Guillen, s. 118 Guiras, s. a'ı Ğuz, bk. oğuz Güğerginler, s. 100

100

Houhan-ya, s. l1l5 Hudüd el*filtııı, s. l}İı, 61, 84, 99, 100 HulvAır, s. 21 T[uıı, Hrrnlırr ( ](tItı, l.iıınla.r)' g. 38, 70, 1)7, ı}ıi, l1:|' 177 hüş (kayına,ğıı,<ıı) , a. 40 hutüw, s. B2 HuvAr el-Rt,.y' ıı. 2l, '.2|2 Ifuv6,re, s. litl Hüd6.bendiı, ıl. l2Iı Hülagü, s. l24

İbn el_Furf,.t, s. zo, 23, 2+ fun Havkal, s. 2g, 42,44,60, 65, 79, 90, 103, 115, 117, 120, 119, 131 İbn Hurdedbih, s. 66, 134 İbn KArin, Şervİn b. Rüstüm, s. 22
İbn Miskeveyh, s. 65 İ}ın Rusteh, s" 53, li4, 6ı, 63, s4, 65, 6ff, 7ü, 80, 125, ]-26, idrisİ, s. 41
134

-

116, 119.

İki, s.

86 99
-Ii iıt,ilı ıll_ [ı.ı[ıı]ri-

İli nehri, s.
Iın ii,ıItxlıllıı

Tlguz, s. 39

ı ıduk, idrık, s" ll],çi rğraklaı:, s. tll"l

İltcbtır, s. 20
t,
|

Haz6.rön, s. t22 hazz, s. 79, 720

131, 134... ]Hazar HAkönı,

103 102, ]-15, ]'20,

s. 20,

fsedorrlar, s. l2(1. l,l Issık_göl, s. Bt)

I

t
İbn el_Adiur, s.

Hel, s. 71 helile ağacr, s. 90 Hemedan, s. 2L Heraklius, s,722 Herodot, s. 113,

fun Battüta,

115,

a24,

E

Hajeröt, s. 105 l'Ifikön, s. 76, 7'ı, 78, ?9ı

80,

725,126,14r llerüller, s. 69 Heski, Heşkelİler, s' 89' 100 Hipokrat, s. 106, 1ü7, 108

10€, 120, 119, 121, 123

Hitaylar lKitaYlar), s'

]

fun el-Cevzi, s, l4I İbn el-Esir, s. .97 İbn el]ı'akih, s. 61, |l!), l07 İbn FazlAn' s. 19, 2:] - 2ü,:lo, 36' 37, 47 - 45,49 - İı5, 0() 65, 67, 7g - g0, lj4, t0t,
_

,724, 127,12B, 12|l, ı:t:J,

s. 4ö, 4(!,

i}?

ı. I1s, ]32 lrl iş, ı-l' ,$0, I() ı . ı:t{i Itıl'fıııi.lı, ıı. Fi!l, ljİ l lıılılılt lı. liiiıııljiı,ik, g. ?ü lı ılt t,ı ıı ll,ı,, ıı. (l(i
İılı,

s. l26' |,1:| lııılık, s. tJ(i lıılı'ıı, Allıliillçlılliı',
nİ,

l'lI

lıılııl, lııkiilı,ı', lı. jt,qi, $l-l, 70, l(Xı, ll''I' l()li, ll;l, llİı ll'i' l2Iı, ı:](ı, ı:l1] Iş|ıll ı.yyı,' lı. l()? lslii,ııı Aııl.ıiklıı1ııılitıi, s. l9 lşlii,vlııı' (l'l;ıkjililıı'), s. ]_9,
Iıl), (J(i, 7(), tJ,{, l)5, I04, l05,

_

ılı

9it"

İNDEKS
lııtıı,lıri, g. 29, 42,79,7]-.f., t1.4, ı l!), 123, 13ı", 134, 135 'lstiyff. - kent, s. 1-31

15r
,İ.jiJ

KAt, s. 25,

Işfr (HikAn-bek), s. 76

J
Jettmar, s. 28 Joı'danes, s. ]_41

x

K6"be, s. 86

Kalan, s.

kalansuva, s. 54 Kilin b. el-Şahir, s. 82 Kalmuklar, s. 1L5, 132 kam, s. 1-21 Kama, s" 58, GS, 131Karabalga,sun, 91

138

Kansu, 98 Kara trIazarlar, s. \24, 122
Karahan]ılar, s.
99
8l}, 84, 85, 89,

el-Katağan, s. 37, l29 K&y, Kaylar, s. 97, 95, 9B kayııı ağacı, s. 40, 61 Kazan, s. 134 kazatori, s. 138 Kazvinİ, s. 65, 116 kem, s. 121 Kerdeliler, s. 26 Kermes, s. 26 Kılilvus (krlavuz), s. 29 Kıpçak, Kıpçaklar, s. 25, 86, 95,97,98, 102 Krrgızlar, s. 26,55, 86, 88' 91, 95, 98 - 100, 117, 118, 130, l-40, 141 Kimök, Kimaklar, s' 52, 86 88, 99, 100 - l-02, 1"28, 131,

26

Kovalevsky, s. 62, 72, 73 Kubbet ei-Zeheb, s. 55 Kubrat, s. trl-1 KucA, s. 99, 83 Kümis, s. 21 Kun, Kunlar (Hun...), s. 97 Kur'An, s. 31, 51, 57,59, 82,

Kurday geçidi, s. 100 Kurgan, s. 129 Kurum (Bulgar kıralı) , s.72'
726

114

Mehdi (Ilalife), s. 89 el_IVlelik el-S6,lih İsmöİl,
143

Makdisİ, s. 97, 1]"4, t24, 141t Makrİzi, s. 113, 143 Mangrşlak, s. 102 Mi.nİ, s. 87' 139 Marco Polo, s. 46, 64,06, 6e, 89, 116, 124, r25, t32 Marquart, s. 86, 98 Martini, f,e P., s. L24 Masegetler, s. 141
s.

KinilI (Kine), s'
Kİt, I(itöb eJ-Buld&n,
s. 29

133

42
s. 106

Kara-hitaylar (Kit6,Y), s. 9lKarakalpaklar, s. L42 Karluk, Karluklar, s. 37, 84" 87, 89, 90, 95,97, 99, 100, |ı2,1].7,123, 131, 139
Karmİsİn (Kirmanşaİı), s. 21 Kastek geçidi, s. ]_00 Kaşgar, s. 83, 84, 99 Kaşgari, Mahmud, s. 25, 84,
139, 141

Kiteb el-Memalik lik, s. 22 Kitanlar, KitaY ve KitA'Y&nlar (Hitay), s. 9l-, 92, 97,
98, 118, 123 Kivillin, s. 89, 100 Komanlar (Kıpçaklar) 118, 140, 130

Nikeforas I, s. 126 Kuşmahin, s' 22 Kutluk, Kııtluklar, s. 90, 9r_, Kutrigurlar, s. l-11 Kuvö.ba (Kiev), s. 120 Küzerkİn (Kiil-tırkİn), s. 34, s5, 37, 39 Ki-i.çük YınAl, s. 35 Kül_Tegirı, s. ]_40 Künde, Kiindü, Kündiir - IIii.k6.n, s. 76, 7'(, 704

L
Ladoga gölü, s. 51 ğıav'arlaı', s. 102 Leon V, s. 72 Leon Diacre, s. 65, 72 LeylA b. Nu'mAn, s. 22

Me'mfın, s. 114 Menander Protector, s. 10? }lfengü Kağan, s. il}4, 133 Menkhoz rrr"rrağr, s. 118 Iüe'ıv, s. 22, 24,38" &0 Merv6,n II, s. 123 1Vlervezİ, Şerefii'zzamin, s. 52, 54,62,76, 94, gg, 95 - 09, 100, 10]., 103 - ]_üE, 'l:}:t merz, s. 67 Mes'üdi, s. 65, 66, 72, 71l, 111 " 113, 116, 'l1!), ılj:t'

Minorsky, V.,
134

1"31, 134

s. l(X),

l()Iı,

'

s:'

Konculu (Kundurtcka),

42

87, 95, 96, 97, 99, 1oo, 102, 111, 119, 126, t26, 128,

Konstantin Porphyrog6nötus, 72, t35 Koryaklar, s. 138

M
Macar, Macaı:Iar, s. 76, 99, 103 - 105

41'

42,

Mondavslıı,r, ş. I2(l Mortvııışllı,r' s. l():} Muha,ırıırııxl lı. Siilııyıııiiıı,

Minusinsk, s. '11,8 Moğollar, s. 4:l, 4h, 4tl, 55, 59, 72, 7lt Mo-holırr, H. !lli, Ils

Jı,l,

s.

tbz
9,

,İNDEKS
+

]-E3

MuhammediYYe, s. 24 el-Muktedir.bi[eh, s. 19, 45, 46, l-11 Mu'tasrm-billhh, s. 119 Mfıye dağ, s. 123 Mürüc el-Zeheb, s. 119

19

20,

onganlar, s. 139, l-32 ordu - kent (Kaşgar), s. 83 Orhun Abideıeri, s. 87, 96, 126 Ostiyaklar, s. 88, 142

ö
öıüm Meıeği, s. 70, 7t,73,74 Ömer b" e1-IIatt6.b, s. 46 Özbek-han, s. 45, 55 Öz-kent, s. 13L
el_

Müseyyeb. s'' 24, 29 Müseyyebiyye, s. 24,29

N
Nasr }ı. A}rmed b. İsmiil Nasriyye, s. l-01 Nastur, s. 97 Nec0, s. 83 NehravAn, s. 21 Nerşahi, s. ]-26 Nezİr el.-Harami,
zfv,38 nigınaır, s. 1l}8

Shmöni, s. 23, 82, 83

P
Panonya, s. 111 Pfly-böf, s. 35, 40 Pazırık' s. 117, 725, ].37, 728' !42 Peçenekler, s. 4tr-, 42, 84, 95, 98, 101, 96, 97,103, 104, 724,734 Pei-che, s. 118 Pei-lorı-fong-s0n' s. 124 I'ien-yi-tien, s. 132 Peka,rski, s. L28 Plan Carpin, s. 113, 775,122, Polianesler, s. 134 Proben, s. 118 P,rocapius, s. 65, 124
727

RibA.t_ı Zemcdn (Bab elTİrk), s. 23, 29 Rubrouck, s. 42, 111, I22, 727, 129,132, 133, 140 Rum denizi, s. 104 Rus, Ruslar, s. 1-9, 30, 44, 51, 56,61, 64 - 76, gg, 95, 103 ... 'Itusya, s. 41, 42, 64

Ribf,,t-ı Töhir b. riyye), s. 22

Ali

(Tahi-

s
s. 2'l (Sibir), s. 122 Sebir 'S0hrec, s. 5i3 S6,ibe, s. 128 Saka, Sakalu,r, s. li{1, l()T Sakilibe (Iglııvlıı,r), g. l1l, ll()'
eI-SA.bi,

s. 20,

21'

S6rrıerkand, s. 131 Seınerkandi, s. 24 Sencer (Sultan), s. 97, 131 Serahs, s. 22 Sessiz değişinr, s. 51, 101 Sevsen el-Rassi, s. 2ü, 2I, 52 Seyfi, s. l-32, 140 Seyhun, s. 89 Sibir, s. 122 Sihirya, s. 52, iJ.G, tr21, 12,{, 1zfi, 1:i2 Simnfin, s. 22 Siyenpiler, X-30 Siovenler, s. 134, 1ll5 Sperıcer, H., s. 11.t] Srı'tıışı, s. 37, ]}0, x 2{) Sııfı'ıl,' ı.ı. 40 }jillı (nıılç), ı. 4],l

Nilgaz, s. 8ö NlşAbür, s. 22 NiyasnA, s. 43 NizAmi, s. 66, 130' IJoarı-ula, s. L42 Noan-rıla, ş. f,42 Nüreddİn Mahmüd b. Zengİ,

-

734

s.

143

o
Oglakty, s. l-28 oğur, oğuzlar, s.26,29 - 31,... oğuz Cephesi, s. 131

fi
Le Recueil des VoYages,
Reşüdiddtn, s. 96,
115
s.

Rey, s.

124

21

25, 43, B:j, E4, H(), tt4, ı(}:'|, 1"11, 114, 120, t:t4 Söleviyye, s. .l34, Sflmflnİler, s. 21, 2:t, :Jl_1' :jıl, ' 29, t\2 Samür (Samara), *. 42 :.Sarı Saltuk, s. ]_lJO San Uygurlar, s. 97, {)1,1, l:17 Sarığşen, s. B0, 102 Sauvaire, s. 24 Sflve, s. 21 Sayan dağlarr, s. 88 Selçuklular, s. 37, 97 .Semender, s. 80, l"l":], ll4, 722, 723

lltiı:ii, Sliı.liv, ıı. ,tll İ'illlt,yıııİl'ıı lı. ll,ıılıiıı,l ı.l Itiilıili, ı1. ll:t l'liilı'vııı ji ıı ı,| 'l'ji.ı,iı', ıı. l27 i'liil lıı'ııt, ıı. lltl
Ş
Şiı'lı-ıı ıliı'ı1,ıı,

ıı. (l() }lııvil,ı' ııı,lıri, ıı. l ll ı\,JI ı. ı. lJl
!"iııı,li.ı',
l
ı

}]ıı'liılt, M. lı. Alı, ıı. l'iııı'ııııi'Ilı, ıı. l{l'i
ll()

llııltıllı' ıı.

lJl)

],|l

I

Şiı,kiı'l, ı. !)t} Şıılıı,ş, ıı. ı;t ı

lı'

Iı()

154

ıNDEKS
Toharistan, s. 89 Tokuz _ oğuzlar, s. 87, 88, 89, 96, 99, 100, 131 Tonyukuk, s. 121, 130 Tonguzlar, s.118, 132 Tokuz - oğıız - hökffn, Tokuz hökön, s. 76, 96
T<.ıur-hauth,

.

İNDEKs
__::i;ii;:I1i:.:a,:ffi

155

Şiiş (Taşkent), s.
Şehriştan, s. Şuvit, s. 104
Şebbflz, s. 25
25

Şiıı'it.l, s. 104 Şiiri'ye, Şflriler, s. 97, 98
131

43 IJrem, s. 43

Uran, s.

Ural (Yayık), s. 41,

13t.

Vu-kieler, s. 118

Y

Urfalı Matius, s.

IJrenhalar, s. 139
97
Olt

T
Tabarİ, s.89, T'abaristan, s. 120, 131, 134 Tabitabii, s. 35 tabrk, s. 127 Töğ, s- 30, 37 TahtAh, s. 83 Taias, s. 84, 89 Taırıan Yanmadaşı, s. 134 Tnngutlar, s. 95 Taraz, s. 131 lfarhan, s. 39, 40 Tatar, Tatarlaı:, s. 8s, 95,
119, 126

Tavgaçlıır, s. 95 tAzice, s. 26 Tchao-kium, s. 115
52

i1-8

Tegİn et-Türki (Tegin eIHössa), s' 20, 25, 29,30,

Tercümiln Sellöm, s. 54 Tevrat, s" 59 Thikomirov, s. 13 5 Tibet, s. BG Tifliş, s. 102 'I'iyen-şan, s. 99. 100 '|'ınrıtarakan Rusları, s. 134

s. 124 tudun, s. I24 Tuhsiler, Tuhsin, s. 84, 89ı 95,, 99, 100' Tu-kiyular, s. 112, 115, 119; r24, 129,130, 133 l"üliig kabilesi, s. 102 Tfılis dağr, s. 89, 100 Tului, s. 125 Tu-polar, 140 Turfan, s. 141 Türlar, ş. 107 tutuk, s. 86 Tuyu-huenler, s. 113 l.ümülüslcr' s. 140 l'ürgis, TüırgişIer, s. 100 Trirk, Tiirkler, s. 19, 20, 30 40, 42,43, 45, 46, 54, 55, 59, 69, 75, 76, 79 ...... Tiirk Çadırı, s. 28, 29,37,55 Türk Kapısr, s. 29 Tiirkrnen, Türkmenler, s. 31, 96, 97, 98
fT

el-Utruş, s. 22 Uygur, Uygurlıır, s. 55,

s. 11{'} Utigurlar, ş. 11l.
{Jsrüşene,

Urmiye gölü, s.

76,

&7, 88, 80, 95, f)6, 97, l_17, 118, 132 Uzil (Oyil), s. 40

ıT

Ülgen (Bay [}lgcıı), s. 40 Üst-yurt, s. 29, l3t

üç - ğuz, s.

96

v

Varş (Wahş), s.
Vassaf, s. J.24

Vabn6. (Küçiik Ankııt.i), ıı.4]. Van gölü, s. 98 Varegler, $. &, 76, "l:15
41

Yuanlar, s. tr3t) Yuğlar, s. 140 - !42 yuT]ü., s. 40, 136 Yux'a, s. 51 Yüsuf b. trbi'l_Sfi.C, s.
%

Yabgfi, s. 34, 35, 37, 89 Yabgıılular, s. z5, 89, 95 Yahyn b. Zeyd, s. 85 Ya'kübi, s. 89, 106 Yeküt, s. 76, 86, 87, I12, 1-16, 723, L27 YakutLar, s. 118, l-40 Yayrk nehri, s. 41, 131, 139 Ye'cüc ve Me'cüc, s. 59, 12o Yeni-kenğ s. 131 yada taşı, s. 87 Yeıı.isey, s. 88, 130 Yıitıvör (flteber), s" 20, 46 Yımöklar (Kirnö,klar), s. 9İı Yrnal, ş" 39, 40

2.l-

Vikingler, s. 19, 65, 66, Vİrağ, s. 60 Vİsü, s. 51, 57, 58 Vladimir, s." 105 Volga, s. 41, 53, 58, 03, 77, 7A4,111, 113 Vuhuanlar, s. 133
r.35

Vatİğ (Utka), s. 43 Vies (Visü), s. 51

105,

Zajackolvski, s" 76 Zamcdn, s. 29 Zcki Velİdİ Toğıııı, s. l}7, 60; 61", 65, 79, 134, t:it-, Zrılenirı, s. 1lt|) Yağındİ (Tchıı,gıı,ıı), g. 40 Yağm.a, Yırğırııı,lıı,r, s. l)5, f)!),
100

66,

IJmay, s. 40, 139

Umur Bey, s.

Zeyd
85

Zevfr.e iil_ııııı,kl,. H. l10

142

lı. Ali lı.

t'l-'[Iiigcyn, s'

üy,"j
,oLış:

di"I

;k;
i-a relation du vCIyage d'ğhn Fodlön
chez les Bıılgeres de la,Volga
l|Iııt1lıııliı'l'ılı)(,ll(ı ıııı roi. ı]es Bulgrıres de la Yol11a, qui s'tnlilulııİl ıoi ıttı ,ı Suqıililıa > (proprenıent < des Slcues >) (1), ıııııl tıııılxıssııılr ıltıııs IaquelIe şe troııuait un secrötaiıe ııppıiı| ı|11ıııı,ıl iIııı l;ııdltın, qııi nous a laİssE dıı uogage ef|ccluıı pııı' ı'ı'lla cıınbassade, une relation eıtrömement irılİ,ıııııııılr. (]'ı'sI l'ıııı ıles t.extes les plus curieuı d'e la lİttöı'alııı'e ılt ı'oılı!il|,s ı:Iıez les Arabes. EIIq. ne f.ut connue pen-. ıIıınI tıınyltııı1,İ qıı!' pnr la uerşİon İncampl'öt'e qııa ııous' <ıııcıi'l roııxrrı'lı lr I)İıİİonnaİre göograph'İque de YdqftI tİrıııs lıı ıır!irlts ılil (AtİI)' Bachgİrd, Bulglıd'r, Klıaıar,. İİlıuıılrirııı, lİılı. (iı:llıı ııersion fııt 1ıubl'İöa et ctudiEe dtc: 182!l 1xır I''rııı'lııı (')' I|ıı 192:İ' ıııı sİı\cle aprts, Ahınad Zekİ Valİdİ 'l'o1yııı ılı|ı'ıııııırııit aıı I'ı'rıe, ıl Mııehlıııı], ıırı ıııiltlılİl':rİı .:.ı,ıı|ıı(ıııl
h'uqlIı,

ı.*h

grJlı*lı çC İ*-^; c*te-t*-L,r-.clı;.ı e', w .*ı ,snlı ,ı|- ıLü:ı. C qb
ou*

ç{: 5.1

],!ıı l'ııııııı|ı' 9!l, Ic ç7ouı,cınemeııI ılıı calife 'abbEsid'e

(196b} 1' şH\ ;ı o),L, y ,ı^-1 '-!:5) ur <ıJüJl &L Jl $İI1 JP ot"r! ş. "ı"'a l_9- 'ko iı j 'ç f;)rğqb 4uJb ş:Jb :;}\, ,H\ 'ıL. 'ı'u L o;V''l

oş1r,:

5

;fc

şrıb=b çt{L:u;12 ,:uS-

((l)7')

sj\;

ir^

*.r*J

.

J-, tI) '9!['i ş-'ı.ol (Jü) _'"JüJ\ i' * ^r- ;r:J.l ı*ıjJ'\-,ıl Jl j djL i!tllı=- aJ .ş*.ı rü}l etr ü, .ı.*]l ^dn- # {ı u 'n:(1* r\lrL,{ ç-z e d i'-ı,)\ qt ş14 -'' '}: nt'--J ıo (J\ *-j 'ı.;pıil :$l ," ^''' j-;- ı* "q' -r"ç, .";l.u#\ ," '*r'osi eu> ;* .ıL u 'i .qnj\} Jl/Y\)J'* .9ı^\ L ,(;1.lJ!9 rk: 4'":ııCı j \. '"q"4J\ +J\ Jut d ':*' -]ı ,}. !\r,J, ,LJ "'j+j;it Liry'\ iJ\ *lc ;n^il\, 'te"Jl ,r,) .r
İl;{):,g1ş "rc\
j)Ll
ı",.l ,v ,-i, ,ao
: y ;i l'5'(e ğJl:I[ ş1,şş$ı;' 'r.f1r jı .y ıf & ;!pj' :Y3 M (g & c-*1 "rJ,. ;ı:M "j ;lr". tI 9-J,:, :Y.Lf$ ,'}r'rnu,or",* th.ı .ı ,-M (ı

g^rrl .r^

ııııı' 7xırIİı: ıİıı l(il{llı ııl_llıı|lliiıı ıI'lbn aIılrıı'ı'ı'itılIıı ıI'zllııl I)ııloI llliı'ıır h. ıl:]|IııIıalIıiI ııl ıııı leı'le ı,ılııı ı'ııııı1ıIı'l ıl,, lıı rı'Iuliıııı rl'Ilııı İ,'oı,Ilılıı' lİn. 't9!l0, Zoki Vıılİıli ılııııııııil ılt ı'c ııııılııtıııı lr'ı'lı' ııııı' ı|ılİliıııı ııuı'ı: ıııııı lrlıılııclİıııı ııIlı'ıııııııılt, prı'rcı|ılı|t ıl'ııııı, iıılrıxIııtliıııı tl ıııiıılt ılı, ııııııılırı'ıı,ı: rI ropirııı'ı'.rcıırıııı ıl'ıııır ııaleur iıırılİııııılılı, ıııı' lııııltı Itı ıl-ıırsliııııı ıl'orıtrı' lingııiıtiqu e, el Iıııo11 rıı plı r ı' l h ıl ı ıri q ı, l ( ırl'llt| ı'r l l ı' l l r ol l ını : e:et ouurtıgc ıl*l ııııı ıııiııı r:ılrıııırılİııııİrı: ılı' tlıııtlgııı'ııırnlı
dilaİIIıtıı
i l1 ı ı
i ı ı
(

ı

t

l

:M

(d.

;

Ç :Y (c

ı1 :Y (Iı

l"l'"

iiJL-,ı 1)I (9'

(t) volı' pıuı llıİ|l (il, l7) ııır lı vılnur ı|o ıı ııııl qıı| ı'ıp1ıllqır ıııııı seuıeEcnt nüt $l{vot ılrl'|lİı|toıll dlt" ltrİlr l ıllsi|ıtrır tillriı ıtoxıül.t ülıı ıor<l et dg l'oıt ılo l'lfııııı;x. _ (ğ) Sur"let ııllolot ı1ın l.rıohn y ı orrlııiırılı tl tfı lllaİıtrn||laı dtil(t0a postarleurs .ur f(tld lld!ılIitrı. vlılr Jımfklltrııtrlı. l lYı'. t aoi. 'tilııpt. JIı ı.207 ;Cf' aurıl llınıılg.dıııı lloı lılruı' ı(İl| (loilnı, il{o ıq, tll, tl'
JgE (IbD Fıdl{n),

noımçnnİcarıım

ı. leıın d. vıq0l r. lfoıtp ruıd ds[. loıllıı uıhlol, l0 l'l,

'tolgıt.l.

,trrrıi'

İikırı F'arlam Seyahaünfi,ırıosi'ııİrı 1$39'da ['ei;ırig'te fi" Veliaii Togan tarafındarr tıastırılam a're,pça

İbn Fadıın" l$oyıılııtıüııuıı*l'ııİıı lı'rıuıı*ırııı tırr' ciimşinİn önsözünılgıı lılr ıı"ıılılf*. ( ll){lt}'ılıı (kı
ffi,yir'd$ buı*ılmıştır.
)

rmetııindeıı

bir

sahife.

\

q+p.;aw++l
d 'Jk:, ıl"4, üİJ çLİ ü-t*9 a|l ğ ur:: !.Jİ' ı:JLr-lJ L;Lı 1rü'r)} & Ll :|: -* ç+J:
L+'rr*frt4

ü.J".1

()

ş

.r"d}.1l;, u-l

grj

üİ rl

hü-9

"Ji,'J .JF, iJL.., j .ıLrr: r.'Çb "*+; 4.ıJl fJsJ LJi-b Ötıı* ğ; .ı.oıı J-ı" ,[. ü: ..ul-, ü' ,..*ç ü; üj; dr. J*njl j nıt L Ç;.r(. LJhJl JıL JlrJİJl J"*,
jr'4lik'.i*l
*+o,.-ı

r+ft rÇ bL dr- ı*(; ..ı*} ük a*ıJ, gsLJ ''LÇ-*, tJG L"d Jb ao A-["-(rlr'8i; i.c.i,-,,; U**ı .-':-ıJ} .._, aJ :aŞ} a;V

f' .ş-ı

üJ&çJ ,"+& ürr* Z^JLıollJ e} ), rsJ,_r"} L $ gJ 9*}J J Jb-, Ç ""Jl LJI "-rL ,"-ı+I -ıJ3
'4ürk".ö ı.ıı",

f

1)ıea *ı-1 ;-ı14 Ç, ts* 4ı, ;-:jt "-'ı4: üL*} ''J] ı,L J,-üjJl ı-r" p:I*t:

!i":j-ı ür-ı

h*İ,,

.İJ
LE21

a ':.

a1
1.lrİ

I

,)3

ş.*+ t Ş q1-*rt Ş. şy$o ü -k'-T

l

ıİr)\

çy')' r/' _>/,
ilY]-ıç.1;-,-

ıı. tJ,

k) 5,

ı ci

J, #

L

d.s

"''ÇJJ

"k ü, Jl

,}"ı-';

İbn Fazta,ıı Seşıahatnffınesi 1823'de St. Petersburg, da arapça aslı ve aJıııaJıGa tercümesiylg birlikte c. nL Fföhn tara.findan lıeşirdilmiştir. Büyük bir emek mahgııIü olaıı bıı bas'lndan bir salıİfeyi yuka_ nila görmrıIrtosiniz.

,!b;'şç,;6,
"r:ç/*/'* d İıplılııııı

V().ıw-

"-P,'ıı

/

l

İİıı_ İ",+*ıu,, l{ıl.yıilıııtnfi^mesi'nin 1959,tIıı Şıım,ılıı

lrı.rıı,fınıIan notJar ve açrlrlnınıılıırlıı Jrııpılııır lıoşItı$run kapak sa,hıfefıl

l)r.

I*amİ

A.ıI;Konıırncnvıft
,ıoknop xcm o1u']eck ıPoqeacop

ıx

uayk'

uqF-peğteİ+&
O ETO IIYTEIIIECTrıWI,4

aylrq4a

KHNTA

HABOATY

B 9ZI.9ZZ,"

ııPbxoBcKofö

Xı;ııoı
İ

optrBrr^ TPyLoBoro İocyğıPğDEaıtoro ürIüE'EPcuTEtA

ü3[ATERbcTEo

xüAcııoro sılAııEHıı

ııiı

& ilü roPbKüro

ı s Eo

bn Fazlan Seyahıtnömesi'nİn İ*usça terctİmesİnin kapık' so}iİfesi" ' :; S'O N'-

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->