T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .

Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi . Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü.Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme.

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY .KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley .Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.

Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .

Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý.

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

Yukarýda da deðindiðimiz gibi. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir. Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte. periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. Dikkat edilirse satýn alma. tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. banka ile baðlantý kurma. Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr. doðal gaz. Öte yandan birçok banka. elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Günümüzde birçok kurum. . Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr.

ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur. Kaðýda dayalý ödemelerde.8 . kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn. Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? . bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir. Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz. EFT sistemi.

Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr. "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir. Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre. Daha önce deðindiðimiz gibi. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. Bir aktifi para yapan unsur. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý .? ? ? pabileceðini göstermektedir. kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir.

Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr. Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev . para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr. Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler.9 . mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar.olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar. Buna göre teorik yaklaþým.

Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1". para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr. Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur. bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn". konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir. Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir.duata dönüþtürülebilmektedir. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. Bu nedenle. Açýktýr ki. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü.

Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T.C. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar.10 . Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir.C. Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar. T. dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur. Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak. . Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir.C.lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik. aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir.

T.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken.0 (10) M3A (6+9) 1256524.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071.5 (13) M3Y (7+12) 2498249. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir.0 (8) M2Y (6+7) 2415069.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr.0 (12) M3 (10+11) 1299500. Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.0 (4) M1 (1+2+3) 376287. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T. TABLO 1.1'den izlenebilir.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31.0 (6) M2 (4+5) 1216320. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir.C.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50.12.Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166.C. M2 para arzý . Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz.5 T. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.C.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749.

11 . Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir. Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T.C.tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr.1'de verilmektedir. Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1. M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý .

50 1. Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1.00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir. Ýkinci olarak. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý. kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü.00 0.% Deðiþim Oraný 1. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da. finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet. .75 0. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir.50 0. 1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr.1.25 0.1'den izlenebilir.25 1. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir.

12 . tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað .finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur. Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir. Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý.

temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. Hanehalklarý. hanehalklarý. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri. vergi ve harçlardan elde edilmekte. Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz. bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir. borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. Aksine finansal sistem. barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: . her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. üç tür bütçe durumu söz konusuol . her bir ekonomik birim. konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. . Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. Finans dýþý iþletmeler . ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler. devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. yollar. Hanehalklarý .

Likitide açý . bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr. Zira tanýmýmýz gereði. açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý). Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir.13 . Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr.r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu).

Ýlk olarak. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. YATIRIM. Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER . gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk. belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler.sýndan düþünüldüðünde. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir. Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. Burada sözü edilen borç senedini. Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. Bu tanýmlamadan yola çýkarak. taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. TASARRUF.

fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr. Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .14 ? .

Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1. Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr. iþletmeler ve devlettir. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. Þirket tasarruf sahiplerine ör- . Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr.Devlet. Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri.nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr. DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL.2 . FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar .Yabancýlar Þekil 1. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. Finansal Akýmlar. Ancak iþletmeler.2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda.HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler . bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler. kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler. Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir.2.

Bir ekonomide tasarruf yapanlarla. Bunu daha iyi kavrayabilmek için . Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr.15 . kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir.neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir.

Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan. Bu iþlem sonucunda hem siz. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr. Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. Bu açýklamalara göre. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir. Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz. hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. hem soba imalatçýsý. Finansal piyasalar. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr.

Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir.rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim. Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr. Söz konusu araç.16 . borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta .

Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. Ortaklýk araçlarý. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr.? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. Kýsa. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar . Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir. Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar. Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir.

Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr. Döviz piyasalarý. menkul kýymetle .17 . Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir. Yani. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý. Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr. Broker. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr. tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr. yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Çünkü.

Bu durumda bir þirk et. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. Öte yandandealer. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. Ýlk olarak. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir. Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir. birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr. ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir. Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir. Bunlardan birincisi. Ýkinci olarak. ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr.

Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr. Para pi . tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr. uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr. Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý.ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden.18 .

tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur. . Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr. geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar. Þekil 1. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr. Þekil 1. Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler. Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. . Fon akýmýndaki bu ikinci yol.'den hatýrlanacaðý gibi.2. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz. Sonuçta. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir. Sözü edilen finansal aracýlar. Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn. kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir.2.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler.

soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz.Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir. Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz.19 . Ýþlem maliyetleri. elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur. verdiðiniz borcu ne zaman . Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek.

Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr.tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr. Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim. . Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir. Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet . Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr.

dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir. iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler.önemli ölçüde düþ ürülebilir. Finansal aracýlar. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý. Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr. hesap birimi olma ve deð . bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr.

er biriktirme aracý olma. Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý. özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur.20 . Ancak paranýn geçirdið i ev .

Varlýða dayalý menkul kiymet e. Vadesiz mevduat c. Mevduat sertifikasý . Para akým. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. gelir marjinal deðiþkendir d. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde. gelir akým deðiþkendir e. Hisse senedi d. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. gelir marjinal deðiþkendir c. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. elinde fon bulunduranlarla. Finansal piyasalar. Ortak bir deðer birimi olmasý c. gelir stok deðiþkendir b. Sorular 1. Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. Para stok. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a. Para akýmý. Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a. fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr.rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Tahvil b. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a.21 . Para stok. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Ýktisadi açýdan önemine karþýn. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3. çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr.

Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý. PÝRÝMOÐLU.. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a.C. Banka ve Finansal Piyasalar.. Mükerrem. Baki.4. T. Eskiþehir 1988 . Para Teorisi. Para. Aralýk 1995...22 . Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. Fon açýðý olan ekonomik birimler d. Menteþ Kitabevi. Merkez Bankasý. Ýstanbul 1992. Bursa 1994.. Finansal aracýlar b. Ankara 1987. 2 yýl vadeli mevduat hesabý d. PARASIZ. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN. Ýlker. Savaþ Yayýnevi. Ýlyas. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Basým. 5 yýl vadeli devlet tahvili c. Eskiþehir 1991. HÝÇ. Yatýrýmcýlar 5. 9 ay vadeli hazine bonosu e.. Aylýk Ýstatistik Bülteni. 8. A. ÞIKLAR. Sadun. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c. Ezgi Kitabevi. . Para Teorisi ve Politikasý. Devlet e. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b.

. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz . Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir. hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu baðlamda. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz.. Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr. Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte.. Bu üniteyi çalýþýrken.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz.

23 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. .olduðu taktirde.

Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr. Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn. Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir. Borç veren açýsýndan faiz oraný.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr. Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir.

faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz. i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. .24 . ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif.çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i. Likidite tercihi yaklaþýmý. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif. Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz.

1. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek.? Para miktarý (milyon TL) 25 12. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir. genellikle. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle. Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr. Bu durumu görebilmek için Þekil 2. Þekil 2. gelirinelde edilme sýklýðý. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu. ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri.'deki örneði inceleyelim. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr. Emekli memur olan AhmetBey. . Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.'deki gibi kalýrsa. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12.5'ini elinde bulundurmaktadýr..1.1. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2. bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir.

Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa.'i kullanarak inceleyebiliriz.1. elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4. aylýk gelir yaklaþýk 8. Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? . Buna göre gelir arttýkça.34 milyon lira olurdu.25 . Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý.1.17'si kadar olacaktý. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2.Þekil 2. Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek.

elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için. Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak. para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz.. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini. Bu nedenle. Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr. faiz oranlarý düþükse. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. Para talebi ile faiz oraný . Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar. çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir. ? Elde para tutmanýn. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken. toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için.Þekil 2. faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. Ancak bunlarýn tümü. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda.1. ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr. kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir.

ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr.26 . Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk. yaygýn olmasýna karþýn. Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler. Faiz oraný ne kadar yüksek olursa. Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de. belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler. Tersine. tek yaklaþým deðildir. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir.

Keynes.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç..M. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar. Öte yandan. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa.1936 yýlýnda J. gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi . para talebi fonksiyonunu göstermektedir. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir. Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir. Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler. ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný. Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. Þekil 2. Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir.2. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler. para talebi . Öte yandan Þekil 2.2. ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir..faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný .

Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? .27 .düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için. daha fazla para talepedilecektir.

Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar. bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i. Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Faiz oraný ! Ms Þekil 2. halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir.Y )1 d Þekil 2. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i.3. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi.3. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn. merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M .2.'de görülmektedir.

Para arzý fonksiyonunu. bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir. para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile.28 . .

finansal aktiflerin fiyatýný . Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda. Faiz oraný io M M = f(i. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse.4. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir.4. para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr. Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr. Bu nedenle. Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça. Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için).Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler. para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir. Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür.'te verilmektedir.Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2. Bu da.

diðerþartlar sabitken. neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? .29 . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir.düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. Faiz oranýndaki artýþ.

Y ) 11 22 Y2 > Y 1 .5. Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir. Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz. Faiz oraný yükseldikçe. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme. Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur. arz edilen fon miktarý. cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya . Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . GelirY1 düzeyin de sabit iken. Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr. Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2. deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir.'te grafik olarak gösterilmektedir.ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný. Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr. faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir.Y ) L = f(i. Faiz oraný ss L = f(i.

5.io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2. Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .30 .

Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: . Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2. faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir. Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý . bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr. Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir.'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr.6. hane halklarýnýn tasarruflarý . para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý . devletin tasarruflarý .6 . Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak. Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir. Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2.

6.Öte yandan Þekil 2.'da. talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir. .31 . her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir.

Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný. finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar. Faiz oraný Ls Þekil 2. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse. Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar. cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr. denge faiz oranýdýr. borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý . üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri . hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri . devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2.7. Finansal sistemde.? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: .'de biraraya getirilmesi ile. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece. denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz.7.

denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr.nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr. ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. Bu nedenle faiz oraný. Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir. . kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir.32 .

Üçüncü olarak. Nitekim Þekil 2. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. . her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. Ýkinci olarak.7.4. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. her iki teori de.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz. Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar. genel denge anlamýnda. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. ve 2. günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir. Öncelikle. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil. Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir.

REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince. ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir. gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz. Bu iki yaklaþým arasýnda. Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr. fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr.33 . Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu .Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým.

nominal faiz oraný. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. Finansal sistemde hem fon arz edenler. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. Ekonomik birimlerin. i = i* + . ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir. Nominal faiz or aný i. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir. Finansal sistemde. finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin. Günümüzde iktisatçýlar.e ile gösterilirse.rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. Yukarýda verilen bu eþitlik. Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . 1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn. konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. Reel faiz oraný. hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve .e yazmak mümkündür. Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir.

ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir. Bu yüzden Fisher eþitliði. beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur.34 . Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar. Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr. Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. Ýkinci olarak. Ayný þekilde. Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. Ancak reel faiz oranýnýn kendisi. . sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr. 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur.

Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde. talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini.1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. Ancak. bir dizi faiz oraný söz konusudur.33 puan artmak zorundadýr. ekonomide belirli bir tarihte.1. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr.12. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. Örneðin. Ancak. Üçüncü olarak. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk. Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? . Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus.. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. 31. Tablo 2. geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. FAÝZ ORANLARININ YAPISI . Bu iktisatçýlara er eþitliði. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta.þekil yardýmýyla tespit ediniz. ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda. vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr. beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak.

özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir. temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: . Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar. Finansal aktifin vadesi . Finansal aktifin geri ödenmeme riski . Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý . Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz.Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt. . faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir.35 . Faizoranlarýnýn yapýsý. Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar.

diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz. vade ne olursa olsun. Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný. bu oranýn 365'de biridir. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? . eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir.0 Faiz oranýndan sözederken.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken.30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99.1995 .0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr. Tablo 2. Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13.12. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek. yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91. Bunedenle. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr.5 Bankalararasý Gecelik 105. Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý.83 Reeskont Faiz Oraný 57. Örneðin.1. vadelerinin farklý olmasýdýr.

Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem. ? .36 . iki ayrý tarihte.'de yer alan þekillerde. Getiri eðrisi.8. getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir. belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr. Örneðin Þekil 2.

düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný . Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr. Ancak hemen belirtmek gerekir ki. azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir). Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre. getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir. 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir). Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus.8.Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2.

Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir.9. Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2. vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir). Çeþitli Getiri Eðrileri -37 .gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen.

Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. bekleyiþler teorisi. piyasa katýlýmcýlarýnýn. piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori. Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr. piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. cari kýsa vadeli faiz oraný . mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. Örnek olarak. likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. alýnacak kararlarýetkilememektedir. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr. Söz konusu teori . Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný. Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. Ayrýca bekleyiþler teorisi. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör. uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný.

Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz. Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta. ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda.60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr. yukarýdaki örneðimize göre. .45 + 0.38 .65 + 0. Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0.70 = 0.ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr.

bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr. kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli. Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta. Eðer bu oran %65 olsaydý. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. Yuka neðimize göre. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr. Uzun vadeli faiz oranýnýn. Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir. uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr.

uzun vadeli faiz oranýna eþittir. cari kýsa vadeli faiz oraný. vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý.39 . Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur. likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala . Likidite primi teorisine göre.daha az likit olma özelliði nedeniyle. Ancak. Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr.

azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir. piyasa katýlýmcýlarý. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. Bir baþka deyiþle. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi. Bu teorinin temel varsayýmý. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr.? caktýr. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. Öte yandan. bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse. Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir. Çünkü. Bölünmüþ . Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler.

? ! .40 . Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr. Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý. Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz. bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr.piyasalar teorisine göre. Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir.

t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71. genel anlamda. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. iet vergiden muaf faiz oranýný. Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir. Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri. Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký . Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir. Ancak bu ifade. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür.4 olacaktýr. sermaye kazancý vergisine tabi iken. N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr.

41 . finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir. ? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25. yani marjin al vergi oranýdýr. Söz konusu iki finansal aktifin vergi .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný.Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 .

Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez. satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. Örneðin. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü . ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75. Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. diðer þartlar sabitken. Çünkü devlet pa asarak. Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil. Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir. devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. geri ödenmeme riski. Yukarýdaki örneðimize geridönersek. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir.dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ.

ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur. bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý.42 . . faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr. Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken.

Para arzý = para talebi c. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir. Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. (c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d.43 . Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý. Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Nominal faiz = reel faiz d. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse. Fon arzý = fon talebi b. Sorular 1. Faiz oranlarýnýn yapýsý. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon . Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür. Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a.Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur.

. PARASIZ. Para Teorisi. ERTUÐRUL. Turhan Yayýnevi. Ýlker. %162 d. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken. Para ve Faiz Teorileri.44 . %32 e. Vade uzadýkça önce artmakta. %62. Tezer. Ezgi Yayýnevi. Makro Ekonomi. %40 e. Ahmet. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c.. Feridun. hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur.. Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa 1994. Para. Beklenen enflasyon oraný %24. %70 c. %30 b. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a. Ankara 1993. Para Teorisi. %24 4. %83 Kaynakça ERGÝN. PARASIZ. %3 c. daha sonda azalmaktadýr 5. Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d.. Ezgi Yayýnevi. Vade uzadýkça önce azalmakta. %16 b. ÖCAL. . Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. Ankara 1981. daha sonra artmaktadýr e. Ýstanbul 1993. Ýlker..3. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Bursa 1995.5 d. Beta Basým.

.. Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir.. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. . uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra.45 .. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. Gerçekten de. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. bankalarýn önde gelen görevleri. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür. doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. para nakli. Bazý anglo-sakson yazarlar.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. kredi ticareti yapmaktýr. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr. ? Bankacýlýk sektörü. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr. Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. Ancak. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. Para politikasý ise. Bu bakýmdan. Bu tanýmýn. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. . ödemelerde aracýlýk.

Borçlanmada yýllýk faiz %33. borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. çiftçilere baþlangýçta ayni. borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi.46 . Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. Bu rahiplerin. tohum ve sair malzeme alýmý için. Tarihçiler. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir. Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. . zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere. Bu oranlar tahýl. Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi. %20 veya %12'yi geçemezdi. bilinen ilk banka kuruluþudur. Öte yandan.Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ .

yüzyýldan sonra.Ö. 17. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. yüzyýldan itibaren. 16. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka . Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý. Mabetlerin yanýnda. 19. krediye ihtiyacýn arttýðý 19. modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. yüzyýldan baþlayarak 14. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur. Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. yüzyýlda geliþebilmiþtir. Daha sonraki yüzyýllarda. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. Eski Mýsýr. Fransa. . bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir. tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr.. Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken. Özellikle Venedik. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. Bu fuarlarýn. Böylece modern bankacýlýk. yüzyýl. Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. Ýtalya. 15. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. Batý Avrupa'da 19. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. Çünkü. kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý. Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu.Ö. 6. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra. Buna karþýlýk. Bütün bu geliþmeler. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz. 3. bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý. 11. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. 16.. yüzyýllarda. 12. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. Öte yandan. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi. . Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. M. yüzyýlda. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. ve 17. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir.

. alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði.47 .adý verilen kurumlarýn girdiði. banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde. 19. Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. ve 17. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda. merkez bankalarý oluþmuþ. Bu yüzyýlda. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir. 16.

Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme.'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. Ticari bankacýlýðýn.B. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir. bankacýlýða özgüözellikler.D. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir. Sözkonusu kurumlar. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. Bu iþlemler. bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir. Finansal hizmetler endüstrisinin 2. bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. 19. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir. Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK . banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir. Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk. Bankacýlýða Özgü Özellikler . Ýþlemler. yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir. yüzyýldan itibaren bankalarýn. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. özellikle Batý Avrupa veA. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken.? 19. Dolayýsýyla.

düzenleme. paranýn konvertibilitesi. döviz iþlemleri. teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma. üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý. rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir. faiz arbitrajý.Bunlar. otomasyon. döviz riski. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir.48 . Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar. ticari. hukuki. . önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði.

özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý. ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. Mevduat sahipleri. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar. Etkinliði nispeten düþük bankalar ise. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir. Dolayýsýyla. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. Bunlar. Çünkü. spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. spesifik dýþ politikaeylemleri. Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar.

Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. Böylece. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir.49 . uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet. bankacýlýk sektörü açýsýndan.tercih edeceklerdir. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda. Nitekim. Öte yandan. Yine. Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. bu .

Dolayýsýyla. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. ? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým. uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir. Bu nedenle. banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. Portföy teorisi. banka kredisinin üretim . Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. . Finansal aracýlýk süreci. portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa.. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski. bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder. Bu modelin i. Bunun yanýsýra. Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa. diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý.

Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir. ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. yerleþim faktörü önem kazanýr. Bunlar. Fakat banka. Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn. Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde.50 . eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. dýþ .yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. kurum. eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. Çünkü. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr.

iki piyasa türü daha vardýr. optimal örgütsel yapý. Bu nedenle. Euro piyasalarýaçýklayýnýz. Bankalar da. Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken. Bu teoriler. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. Uluslararasý fon akýþý. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. Eurocommercial papers piyasalarý ise. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. Örgütsel Yapý . kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir. Bu arada. diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr.? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. . Bunlar. Bu piyasalara ek olarak. Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. euroequity piyasalarý. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. teknolojik geliþim düzeyine. boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr.

Bunun yanýnda. Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. talep faktörünü de gözönünealmak gerekir. yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. . özellikle banka stratejisine baðlýdýr. ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr. sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir. Bunun yanýnda. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir.51 . Bunlar.Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. Son olarak. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler. bankanýn özellikleri.

aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur. Bazý ülkeler. Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. muhabir bankacýlýk iliþkileri. temsilcilikler. muhabir banka olarak adlandýrýlýr. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. Bir banka.. ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. baðlý veya yan kuruluþlar. Yabancý bir ülkede. hükümet. yerelyabancý banka. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. Temsilcilikler. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý. þubelerin aktif ve pasifleri. . ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. Burada görev alacak kimselerin. konsorsiyum bankalarý. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. Böyle bir durumda. uluslararasý bankacýlýk departmaný. patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. yerine getirilecek faaliyetleri. Bu nedenle. Þubeler. Muhabirlik iliþkileri. Sözgelimi. acentalar. þubeler. gidilen ülkenin .

52 . ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. . yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur. Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. Baðlý kuruluþ. Konsorsiyum bankalarý. Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. Son olarak. offshore bankacýlýk birimleri. gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr. gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir. Bu bankacýlýk birimleri. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden. yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar.yasal düzenlemelerine tâbidir. farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp. Yan kuruluþ ise. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. Acentalar. bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir.

Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. Bu istekleri karþýlarken banka. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . Öte yandan. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz. Bankalar. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. Genel olarak bankalar. tahvil ihracý. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir. bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. fon transferi. bir tarafýn finansal aracýný. leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. iþbirliði. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. factoring. Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. Diðer hizmetler ise. uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. forfaiting. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. Bundan dolayý. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr.

perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda.çýkmýþtýr. Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma . müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle.53 . bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr. Böylece sözkonusu bankalar. .

iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. özellikle batý ülkelerine göre. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda. Bu durum. bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. Böylece. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. Bunlar.. Uzmanlaþma . . Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr. bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr.

ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür. Batý ülkelerinden farklýolarak. Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri . imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir. sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi.54 . 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý. Öte yandan. topluma egemen olan deðer yargýlarý. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir.

1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ. bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T. senet iskonto etmek. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ. Bu nedenle.C. Gerçi 19. . bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr. Bu dönemin özelliklerinden biri de. Ancak yerel bankalar.C. Bunlar. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir. 1939-1962 dönemi. 1923-1938 dönemi. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. yüzyýlda. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür.ne imkan vermemiþtir. 1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir. kambiyo iþlemleri yapmak. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek. hazineye borç vermek.

55 . kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ.1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir. ihtisas. kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ. . bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr. Bu dönemde.

karma sermayeli bankalar.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. pozitif reelfaiz uygulamasý. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem. Öte yandan. yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. tüm sermayesi devlete ait bankalar.C. .. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr. Yeni Bankalar Kanunu. bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir. bankalararasý para piyasasý. tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler. bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi. rasyonel çalýþmalarýný saðlamak. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . 1988 tarihinden itibaren T. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir.

tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir. ticaret bankalarý. uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir. tasarruf bankalarý.56 ? . iþ ve ticaret bankalarý.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. sanayi ve kredi bankalarý. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise. Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? . Merkez Bankasý. halk bankalarý. yatýrým ve iþ bankalarý.

Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. . . Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir.Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. . . . Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr. Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr. Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr. . . Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. . Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye. . . Özel bankalarýn hemen tümü. Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. . Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . denetim ve gözetime tabidir. Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. . Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. . . Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. .

. Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr. Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir. . Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur. . Nitelikli personel azdýr.. Kaynak yetersizliði sözkonusudur.57 . . Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? . . Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr.

Sorular 1. Türk banka sisteminin yapýsý. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. Bankayý. Bankalar. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. Uluslararasý bankacýlýk. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir. para nakli.58 . halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler.Özet Bankalar. Bankalar. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. Bankacýlýða özgü özellikler b. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. Tarihçiler. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. iþbirliði. bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir. c. topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. Bankalarýn. Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. Sosyal faktörler c. Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir. b. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir. Hiçbiri 2. d. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. ödemelerde aracýlýk. yoðunlaþma.

.

kredi. Banka ve Finansal Piyasalar. Tezer.38 dönemi c. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. No: 282. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler. Tasarruf bankalarý c. ÖÇAL. G. 1963 . Ýstanbul. Ýþbirliði b. 1923 . Nazým. Uzmanlaþma 4. 199 4. Türkiye Ekonomi Kurumu. Gerçek Yayýnevi.. 1939 . Tezer. .. Öztin. Uzmanlýk bankalarý b. Bursa. Þube aðýnýn daralmasý d.80 dönemi e. 1992. Yoðunlaþma c. 1986. 1980 sonrasý 5. Para. Para Teorisi. Tarým ve kredi bankalarý d. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a. Ý. para. Bankacýlýk Sektörü. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý.. 1990. Banka. a. Ýlker.44 dönemi d.B. Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði.. ERKEN. Yayýn No: 53.Ý. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Ankara. Ankara. Ankara.59 . Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ. Osmanlý dönemi b. 1992. ÖÇAL.3. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a..F. PARASIZ. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk.Ü.

. Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz. faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Özellikle finansal aracýlar.60 . para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur.. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. . Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu.

likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. kendi yarattýklarý fonlar yerine. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda. dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. kaybedenler de. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. Banka dýþý mali aracýlar. Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. Böyle durumlarda mali aracýlar. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. Tasarruf Türleri . Bu piyasalarda da kazananlar da olur. ticaret bankalarýndan farklý olarak. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. mali aracýlarýn . Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. kuruluþlar ve hatta bireyler. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. hayat sigortasý þirketleri vb. ödünç vermek için ödünç alan. tasarruf sandýklarý. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr. kredi birlikleri. gibi isimlerle. bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda.

isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler. Dolayýsýyla bu kuruluþlar.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler. Ekonomik birimler. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr. amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar. tüketim ve tasarruflarý yanýnda. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . Günümüzde önemli miktarda fonlar. sigorta gibi ku ruluþlar.61 . Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler. bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. Sosyal güvenlikkurumlarý. bu parayý bazen bankalara reel aktif. emekli sandýðý. topladýklarý bu fonlarý. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. sosyal güvenlik. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar.

deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki . Para piyasasýnda kullanýlan araçlar. kýsa vadeli devlet tahvilleri. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. Vadesinin kýsa ve iii. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar. Ancak.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz. Þimdi bunlarý inceleyelim. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. ? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. ii. vadesi 1-1. i. Finansal aracý kurumlar. Para piyasasý. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür. bazý etkinliklerde bulunurlar. Bu tür krediler. Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. bunlar.

ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen..62 . Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri. bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr. kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý . çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur. Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri. Kuþkusuz tüm bireylerin.

Bunun ötesinde. Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. . hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. Öte yandan giriþimciler. Þöyle ki. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. hem de gelir elde ederler. finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. Miktar Ayarlama Etkisi . herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada. Böylece. ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. tercih ederler. yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. Eðer tasarruf sahipleri. Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr. Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . Finansal aracýlar..

piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler. . Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler.Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini.63 .

Nihayet finansal aracýlar. Bilindiði gibi finansal aracýlar. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. Finansal aracýlar. ödünç verdikleri fonlarýn riskine. O halde bu üç durumun sonucunda. Ayrýca finansal aracýlar. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki .. finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. Finansal aracýlar. daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan.1. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar. Böylecefinansal aracýlar.'de verilmiþtir. bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý. Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar. kararlarýdüþünülenin tersine. GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr. Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin. yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. . emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler.

.64 . tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý. tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir. Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler. Bunlar.. bankalar.

TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar. Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý. Hane halký . Hane halký . 1. YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . Acentalar. Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . BANKA DIÞI MALÝARACILAR . Firmalar . Devlet FON TALEP EDENLER . Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . geri kalaný da sermaye. Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. Menkul kýymetler borsalarý . EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI .Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. tellaklar. . POSTA ÇEKLERÝ . Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . simsarlar . TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur. Firmalar . ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler.

65 . oluþturur. nakit devlet tahvilleri vb. .Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri . Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere. Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr.

Üyeleri. tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir. uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. Yatýrým Þirketleri . Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. Hayat Sigortasý . Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim. Eskiden. riskidüþük bir portföy ol rundadýr. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir. sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. Bu sýrada þirket. yangýn. kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri.Kredi Birlikleri ? . Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. seyahat vb. tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. Bu pay üyelere. tabi afet. Uygulamada. güvencesi yüksek. sigorta primleri oluþturur. diðer þirketlerin pay senetlerine. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. þirket kendisine ödenen pirimleri. Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. bu þirketler batýda.

66 .fark nedir? .

Bu þirketler. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler. dalgalanmalar gösterebilir. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar. Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. tasarruf sahipleriyle. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). Bu pay senetlerini satýn alanlar. yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý. Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. Birçok yatýrým þirketi vardýr. . Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak. ne mevduat kabul ederler. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. FÝNANSAL . Sermayeleri deðiþen. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler. . Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý. pay senetlerinin piyasa fiyatý. Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. Elde ettikleri fonlarý.Yatýrým þirketleri.

tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur.PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir. Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir. Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý.67 . .

.Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. Planlama örgütünün olduðu ülkelerde. . giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak. Kalkýnma bankalarý. Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. . Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. Kalkýnma Bankalarý . bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. . Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . . Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak. üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar. yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . . . Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak.

Uygulamada TSKB yöneticileri. . . Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ. TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla. Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr.ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar.68 .

Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. Buna sermaye benzeri krediyi. hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz.C. Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . . Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti. Bankanýn kaynaklarýna gelince. bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . sermayeve ihtiyatlar. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu. .. MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný. T. . . Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. TSKB nin amaçlarýnelerdir? . ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). . Bazý istisnai durumlarda. Açýk kredi. SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. rehin. buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür. Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB. . . .

bir baþka deyiþle mevduatlar. eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur. TKB nin amaçlarýnelerdir? .kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr. kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur.69 . Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ. Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý.

Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir. DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar.Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur. Turistik tesisler kurar ve iþletir.3. gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir. . Turizm Bankasý . Turizm sanayine krediaçmaktadýr. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr. Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. Hazinece bankaya saðlanacak krediler. . yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. . T. Turis tik tesislere iþtirak eder. yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur. % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir. T. Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. DYB'nin fon kaynaklarýný.C. Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. O dönemde bankanýn temel görevi. Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak. Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr. . Devlet Yatýrým Bankasý. KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar.. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. . Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek. Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir.C. Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak.1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. 25. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. çýkartýlacak tahvillerin geliri. Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn.

Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ . Yerli bankalar T. . Ýþ Ticaret Bankasýdýr.70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur.

. Ýthalat ve için akreditif açmak. bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak. aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. Birleþik Yatýrým Bankasý . Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. . Bankalararasý para piyasasýndan. .. Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. . Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek. . . Yatýrým Bankasý . . Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak . Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak. .

Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.Þ. Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur.71 .Tekfen Yatýrým Ve Finansman A. Özel Finansman Kurumlarý .

. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. kalaný kuruma ait olmaktadýr. . 6. bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur. bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr. Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir. Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. . yatýrým ve portföyleri yönetmek. . Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A. Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir. Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr. Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir..Þ. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A. Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta. . Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. Fon Kullanýmý . 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr. miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak.Þ. Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda. . Leasing'e benzemektedir.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A.Þ.

Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler. gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar.Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. . .72 . Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý. yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte.

C. henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. Bunlar. Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri.Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. Emekli Sandýðý. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle. Ancak topladýklarý fonlar. endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi. T. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür. hayat poliçeleri üzerine ödünçler. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr. büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. tahviller. birikimlerini genellikle baðlý . ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir.

gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr. Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). OYAK. Yatýrým Ortaklarý. Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda.olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý. . . . Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý . tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK).73 .

SPK md. Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar. daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. 50). Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. Ancak. denetim. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md. Müþteri portföyü yönetimi . yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. Bankalar kuruluþ. . Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. . Yatýrým fonlarý ve . aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr.. 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur. Aracý kuruluþlarýn. Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. muhasebe. kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. Yatýrým danýþmanlýðý . En iyi gayret aracýlýðý. . yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. . Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir.

. Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü. Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir. aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir.. bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") .74 . ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle. Bedeli. satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir. Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn.

Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. Yatýrým ortaklarý. . yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. ..7. . Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar. yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir. karma da olabilir. Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý. borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. Portföydeki menkul kýymetler. . . Alým ve satým iþlemlerini. sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr.1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr. Mevduat toplayamazlar. Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr. Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . . Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan. Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl . . Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi. . Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6. hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler.

ma lzeme. . Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç. gereç.likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde. birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir.75 . sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. hizmet veya yeni ürün.

kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. Fon pay deðeri.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir. Yatýrým Fonlarý . Pay deðeri. Katýlma belgesinin temsil ettiði. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp. Ancak bununla. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir. her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. Ýtibari deðerleri yoktur. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. belge sahipleri hesabýna. riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý. aracý kuruluþlar. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. Fonun tüzel kiþiliði yoktur. Burada sözü edilen aracý kurum ve . 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr.

76 . Çok sayýda küçük kapital sahibi. . . . .sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir. . Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr. Portföy hizmetlerini tek elden yürütme. Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. . Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. Herkes için bir tip portföy. Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama.

kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý. yatýrým danýþmanlýðý. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler. riski daðýtan. 39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar. GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý. kredi miktarýný ayarlayan. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr. gerekse banka dýþý finansal aracýlar.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý. gömülenmeyi azaltan. fon tasarruf maliyetlerini azaltan.7. ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý. Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. . Ülkemizde gerek bankacýlýk. özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. Genel finans ortaklarý (GFO) 31. vadeleri ayarlayan.

b. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar.77 . Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler. Gömüleme eðilimini azaltarak. Gömüleme eðilimini artýrarak. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar. e. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler. c. .Sorular 1. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a. Gömüleme eðilimini azaltarak. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. d.

New York. Chicago. b. e. c. b. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. Sýlber. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. c. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. S. l993. W. l977. Lawrance ve William L. 1975. d. 3. Finansal Kurumlar. RITTER. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . Financial Markets and the Economicy. Para piyasasýnda. KAUFMAN. DYB e. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. PARASIZ. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. 1982. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr. baský. New York. Pýggot ve R. DESÝYAB d. New York. Rand McNaily. Pay senetleri arz ve talep edilir. SYKB c. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir. George G. Para. Scott. l975. TSKB b. Basic Books Inc. Money. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. KOHL. Bankalarýn þubeleþmelerine. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. Kaynakça ERTUNA. Frederic. Sümerbank 5. HENNING. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. Ege Üniversitesi Matbaasý. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir. Bankýng and Financial Markets. Dyden 2. Meir. 1995. Ýlker.2. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. Ýzmir. Özcan. Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. d. aþaðýdakilerden hangisidir? a. e.H. Principles of Money. MISHKIN. e. Money and Finacial System. 4. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. b. Banking and Financial Markets. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c. Ezgi Bursa. Banka ve finansal Piyasalar. Charles N. d.

l989. Boston.78 . .Markets. Scott Foresman.

üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz..79 .. Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz...ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede. . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz.

1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz. 1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. Örneðin. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar. piyasayý etkilemekle beraber. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr.ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ. BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. tedavül eden paranýn altýn para olmasý. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. 1960 lý yýllarda Hürriyet .

cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak. Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. . faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu. bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni. Tasarruf bonolarý tamamen. Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi.80 . Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi. Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu.tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar.

hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. 1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. suni bir olaydýr. fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. yatýrým holdingleri. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. bunlarýn hisse senetleri. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. Bunlara. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý. Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir.Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. . Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr.

mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur. belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu. Yüksek enflasyon nedeniyle. Zamanýn mevzuatý. O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için. hükümetçe belirlenmesi. fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu. Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý. 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu.81 .

Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken. bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir. Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr. 1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir. Cumhuriyet döneminde. Ýstanbul. Ülkemizde Borsa . Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece. Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir. bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir.lamayacak olan bazý küçük bankalar. Böylece. Bu da. hem de hýzlanmýþtýr. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir. . bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir.

Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz.1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. 1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo. Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr.1983 gün ve . 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki. Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr. bunun yerine 6.82 . Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ. Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr.10.

hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon. bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. Borsa üyeleri. hem yatýrýmcýlara. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir. Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. Bir baþka anlatýmla. Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. telerate. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir. Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir. Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý . banka ve aracý kurumlar. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . bilgisayar ve Reuters. diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir. daha sonra özel sektör tahvilleri. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý .KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir. hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir.

000. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler. satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir.aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr. sadece 100. Bu çerçevede.000 ve 1. tek bir satýrda gösterilmektedir. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý. Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra.83 . yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan . En iyi kavramý. Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye.

Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil. Ayrýca. Gerçekleþen iþlemler. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr. ? Tahvil. Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra.00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir. Veritel ekranlarýnda görülmektedir. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde. iþ günlerinde saat 10. Telerate. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý .000-17. bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. Öte yandan.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. Piyasa. Doðal olarak.emre karþý emrini iletmektedir. Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. Öte yandan. bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler . Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir.

Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler. Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. emirler telefonla iletilmektedir. Bir diðer fark da. hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir. . Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken. iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken.yanýsýra.84 . diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise.

. halka arz edilen hisse senetleridir. bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. . Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. Tahviller. Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar. buraya ciro iþlemi kaydedilir. Az veya çok devamlýlýk arz eder. . Standart ve yuvarlak meblaðlý. ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . . Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr. menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. dönemsel gelirgetiren. Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. misli nitelikte. bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md.ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. 3). Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. Buna göre menkul kýymetler. . . Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. . Çok sayýda ihraç edilip. . alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. poliçe. misli nitelikte. Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. yatýrým aracý olarak kullanýlan. . Bono. kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. seri halinde çýkarýlan. Yatýrým amacý ile kullanýlýr. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. . poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. Çek.

sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup. anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir. .Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham. yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr.85 . aksiyon. pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri. Hisse senedi.

Rüçhan hakký. iv. Bu haklar. . Temettü (dividant) geliri saðlar.. Bu. Ancak yönetim hakký. Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. . Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. . Þirket kârýndan pay alma hakký. ii. Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir. . ? i. Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir. Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir. Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. . . Tasfiyeden pay alma hakký. iii. sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. . Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir. hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký. . . v. Yani hisse senedinde baðlý haklar. Hisse senedi. Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr. Þirket yönetimine katýlma hakký. Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur. þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. Bu hak. Oy kullanma hakký. .

86 . ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir. üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin. Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký. Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz. Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç .. hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir. Bu satýþ sonucu elde edilen gelir.

ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. Halka arz. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. nominal (itibari) fiyat. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý. Bazý þirketler ise.). Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. iii. ii. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. . 3. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr. ihraç (emisyon) fiyatý. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin. Anonim ortaklýklar.. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder. halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir. menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler. Türkiye'de genel olarak. üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir. mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. i.

iv. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin. Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr. Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. en düþük. . borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr. kapanýþ. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr.87 ? . en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý..

hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. ii. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir.ii. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar. iþletmenin bir bütün olarak. iv. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. genellikle banka faizi. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp. Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý . iii. i. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. v. baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar.

kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere. 402). Ýntifa hisse senetleri. iii.haklar tanýnabilir. þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri. belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi. -88 . þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir. þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. ana sözleþme hükümleri gereðince. Bu durumda.

hisse senedi sayýlamazlar. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. . Bu belgeler. faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler. Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü: . ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. Kâr ortaklýðýbelgesi nedir. En kýsa vade 3 ay.000. yurt içinde.? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz. kâr veya zararaortak olmak üzere.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber. Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. KOB'lar 1. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç. faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. Bu belgeler vadeli olup. en uzun vade 7 yýldýr. özellikleri nelerdir? . vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir. Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. ortaklar.

7. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde .1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14.89 . Katýlma intifa senetleri. ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma. önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur. bu toplamýn altýnda birinden az olamaz. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla. ortaklar. nakit karþýlýðý satýlmak üzere. yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir. ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için. hamiline de çýkarýlabilmektedir.000 TL olup. tasfiye bakiyesinden yararlanma. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur. Kâr daðýtýmýnda.

bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. sahibine. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. kanun'un 15. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa. KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. Nama yazýlýdýr. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. . bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar. Ortaklýk. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý.

.90 . Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr.Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir. Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir. varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý. Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan.

Hazine bonolarý kýsa vadeli. tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir. T-bills) kýsa vadelidir. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun.C.1987. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir. T. baþabaþtahvil nedir? iii. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli.07. Merkez Bankasý). i. çok defa kuponsuz. public sector bonds-corporate. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. ? Primli tahvil . Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir. faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1. bu baþabaþ tahvilidir. ? Devlet tahvili nedir? ii. goverment bonds. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir. Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur. Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi . erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir. iv.Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz. hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills. her ne nam altýnda olursa olsun.

bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur. . Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr.91 . Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. 7 yýldan çok olamaz. Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az. v. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir.nama ve hamiline yazýlý olabilirler. Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz.

Tahvil Türevleri ? i. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr. Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý.vi. belli bir yüzdesine. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. Anaparayý korumakta. vii. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için. Tahvil türlerini açýklayýnýz. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý. Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr.Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. Banka veyaholdingin garantisi. Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý . ii. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). viii. yeni düzen getirilmiþtir. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur.

Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz. kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No. iii. vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir. 15). Tahvil türevlerini açýklayýnýz. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir. veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde.Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla. TTK'nun 422. Deðiþtirilmesi. ? . maddesenin 1.92 . Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde.

? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. iii. þartlara göreinip çýkabilir. Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý . Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir. Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise. Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. Normal ekonomik þartlar altýnda. büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). . Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder.% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur.Tahvilde Diðer Tanýmlamalar . Bu deðer. i. Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). Bu durumda tahvil. her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr. face value. Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. . Bu deðer sabit olup. Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur. hiçbir zaman deðiþmez. ii. Nominal deðer (Nominal value. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir . Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium).

i. Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur. ii. elektrik santralý. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin. haberleþme. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir. demiryolu. kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine. gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir. . karayolu. Gelir ortaklýðý senedi ulaþým.senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü.93 . baraj.

Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. . Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir. ii. genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak. % 10. Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak. 0. bu krediyi kullandýrmýþ olan . hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak. .? Gelir ortaklýðý senetleri.7 vergi kesintisine tabidir. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip. Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. .07 fon olmak üzere.10 gelir vergisi stopajý + 0. . i. Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz. Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri.7. Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr. Küçük kupürler çýkararak. . alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden.

000. 5. Tedavül limiti.000 TL den az olmamasý gerekir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarý. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder. Tedavül limiti. Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir. menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar . ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin. ihraç edilen kýymetli evraktýr.bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada.94 . Görüldüðü gibi.

genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz. ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz. Finansman bonosu türleri þunlardýr: . Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir. Ýskontolu olarak ihraç edilir. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir. Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý .? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr. Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre. Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý . Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr.1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir.7. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý.

E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý. . .. A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. .95 . F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr. . B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý. . C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý. .

anonim ortaklar. .7. Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur. KÝT'ler olabilirler. ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken. . 31.1992 tarihinde düzenlenmiþtir. Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T. Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri. Þimdiye kadar menkul kýymetler. Buna göre VDMK. belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr. VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. . alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri. menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur. Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar. . Burada "temlik". Ýhraççýlar.C. . Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu. Konut kredileri. bankalar. finansal kiralama kuruluþlarý. genel finans ortaklýklarý. Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý .

icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun. Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur. "Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi. protesto. bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz. her bir tertip için.veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr.96 . Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala . Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý.

C. hisse senetleri. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr. Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo . Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler. ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz. Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. Ýlgili kuruluþlar.02.caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler.1993 tarihinde açýlmýþtýr. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) . Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir. Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31. her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr. . Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde.7. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17.

banka bonolarý.97 .Para piyasasý araçlarý. Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr. . finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir.

Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a. c. Anonomi þirketler b.98 . d. Oy kullanma d. KÝT'ler c. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . Deðiþik vadeleri içerir. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4. e. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c. Seri halinde çýkarýlýr. Belli bir meblaðý ifade eder. Mahalli idareler d. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d. b.Sorular 1. Þirketi feshetme e. 3. Dönemsel gelir getirir. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. Þirket yönetimine katýlma c. Menkul kýymet kavramý. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. Hisse senedi. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. Þirket kârýndan pay alma b.

l989. Money. Sýlber. HENNING. S. Ýlker. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. 1982. baský. KAUFMAN. 1975. Ýzmir. Tahvil. Pirimli tahvil b. Rand McNaily.H. PARASIZ. Dyden 2.5. KOHL. Finansal Kurumlar. Charles N. Garantili tahvil e. RITTER.. W. Principles of Money. l977. . Scott Foresman. Banking and Financial Markets. Money and Finacial System. George G. New York. Frederic. l993. Para. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. Ege Üniversitesi Matbaasý. Bankýng and Financial Markets. Chicago. Scott. Baþabaþ tahvil c. New York. Basic Books Inc. Financial Markets and the Economcy. Meir. MISHKIN. 1995. Banka ve finansal Piyasalar. Boston.99 . New York. Ýkramiyeli tahvil d. Özcan. Ezgi Bursa. Lawrance ve William L. Pýggot ve R. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets. l975.

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz. eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini.... üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz.100 . Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp. kâr maksimizasyonu incelenecektir. .. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu üniteyi çalýþýrken. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. . Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). Lj = Dj (1) dýr. Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý. ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur. O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu. Bu varsayýmlar altýnda. bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr. basitlik saðlamak amacýyla. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. Bankamýzýn adý "J" olsun. Ýkinci olarak bankanýn. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr. Yani. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. Banka Gelirleri. Bankalarýn.

101 . Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa. Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr. Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj . toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre.TRj = rL x Lj (2) dir.

Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. RCD olsun. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti.olacaktýr. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri. Reel kaynak harcamalarý. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur. benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir. bilgisayar kullanýrlar.1. O halde bir firma olarak banka için de. bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr.1. Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur. Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar. . RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6. bina kiralarlar. o kadar çek çekileceði için. bürolarý teftiþ ederler.

102 .2.0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6. Toplam Kaynak Kredi Maliyeti. 0 L j .

RCD . O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . Bu ünitelerin büyükbir bölümünde. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler. Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. Bankalar kredi verirken. Yani.(rD x Dj) . daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr. re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de. ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir. Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir. O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz. Çünkü faiz gelirleri. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj).'de görüldüðü gibi. bankanýn hem gelirlerini. müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur. RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça. bankanýn toplam kârýnýn. REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK . hem de masraflarýný etkilemektedir. toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj). Ayrýca. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur. Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir.TCj dir. büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr. Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj . toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr. TPj = TRj .RCL (4) (4) nolu denklem.2. Þekil 6. Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir. vadesiz mevduat kabul eden. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý. TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr.TCj = (rL x Lj) .

çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir.103 . Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir. Bankanýn kabul ettiði . Marjinal Gelir. Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka. kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr.

o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez.son lira mevduatla. r L MR j Þekil 6. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. O halde J bankasý için MRj = rL dir. r L MR j.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir. Yani. J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. bir bankanýn ödünç verdiði miktar.3. banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr.3. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse. Tam rekabet koþullarýnda. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. Bu durumda. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr. bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir. marjinal mevduat faiz maliyeti. Þekil 6. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý . Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur. Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda.

Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre. marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir. Mevduat piyasasý rekabetçiyse. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez. ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir. Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir.104 . Þekil 6.4. J bankasý tarafýndan .denir. Eðrinin bu þekilde olmasý.

toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir.5. . Dj 0 Ayný þekilde. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir.'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. þekil 6.6. 0 MC D MC D Þekil 6. þekil 6.rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi.b.4. Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir. Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte. gibi) kýsa dönemde yükselir. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v.5. Bu eðri. MC L MC .

.6.'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz.L Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi. þekil 6.7.105 . Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde.

Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j .8. L Þekil 6. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz. Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi. Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur. Þekil 6.8. J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. . r MCj MCj= rD + MCD+ MCL . J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir.7.

Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse. diðer koþullar aynýyken. O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir. .106 . bankanýn marjinal maliyet eðrisi. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir. Bir diðer deyiþle.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi.'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr.9. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir. jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým. J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir. Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr.

MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 .0 L MCL.9. Þekil 6.9. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. . r 0 1 L Lj . banka faaliyetini durduracaktýr. eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse. Kuþkusuz. 0 L MCL. Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir. Þekil 6. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. . Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 .

marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak.10. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn.(MCD + MCL) (6) elde edilir. rL . Denklemin sað tarafýndaki fark. . ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir. mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir. bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. kârý maksimum olduðunda. (6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz.10. bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir. Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak. Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr. Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka.107 .Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL. kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için. Þekil 6. Bu eþitlik. ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir. Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan. rD = rL . Þekil 6.

. 12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj). o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr.11.? r D MIE j NMR Þekil 6. bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr. Þekil 6. Bunun anlamý þudur. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr. Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Piyasa mevduat faiz oraný . Mevduat faiz oranýndaki düþüþ.10. Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir. 0 MIEjNMR .

Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim.11. r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý . mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir.düþerken. r D. 0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik.

Bankalar ödünç arz etmektedir. . Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir. Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim.108 .ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr.

Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir. . Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr. Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir.a. tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . (a) 0 L k r L .).12.c. Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý.12. Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir.c.12.12.c. J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6.'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr.9. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 . Þekil 6.? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir. Þekil 6.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir. Þekil 6. Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr. Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur.'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Þekil 6.

r L L k 1 L2 . Her hanehalký ve firmanýn.12. Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 . MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 . talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. (b) k 0 L r L r L 1 2 . r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s . Þekil 6. LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir. PiyasaKredi Arz Eðrisi. . .

'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr.a.13. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý.a. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr. J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir. Buna ödünç fazlasý denilmektedir. Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr. Þekil 6. r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir. Daha önce de açýklandýðý gibi. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný.'da gösterilmiþtir.b.13. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý.a. Eðer bu olursa. Þekil 6. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6. . Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir.13.13.. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr.. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? .

verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. Bankasý Kredi Piyasasý r. Bu nedenle. çok nadiren farkedilebilir. Eðer hal böyleyse.13. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi. MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6. O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. J. bu bankanýn vereceði kredinin. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez.Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz. d L 02 0 .

eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr. Çünkü böy bir davranýþ. marjinal hasýlat = marjinal .'de görüleceði gibi. kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr.110 . Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný. Bu durum. daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir. yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir.13. hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde. Diðer yandan. Þekil 6.b.L0 LjLj (a) L (b) Lj . Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir. bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat. Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. örneðin rL1 uygularsa.

? maliyet olacaktýr. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir. rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu.14. hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir. Bu nedenle J bankasý. hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir.a.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr.. Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir. þekil 6. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. Kredi talebinde bir artýþ demek. baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. her veri faiz oranýnda. Kredifaiz oraný . Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir.14. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz. E0E0').

111 .b. piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr. L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr. þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket).14. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince. J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket. J bankasý dahil her banka þekil 6. kredi talebindeki artýþ. E' 0lÞekil 6. J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr. Þekil 6. de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir. 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 .arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman. 'de. ? Tam rekabetçi piyasada. Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi .14.b.14.

.

ödünç alanlar kredi talep eder. bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder. j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r . . Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6. Onlarýn mevduat müþterileri. Öte yandan mevduatpiyasasýnda. . . D DjDjDj DDk kk . O halde bankalar kredi arzeder. söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr.15. kredi alanlar alýcýdýr.Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi. Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir. fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr.

b.112 . J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.c. Þekil 6. Bu durum yineþekil 6. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir. Þekil 6.11.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise. J bankasýnýn mevduat talep eðrisini. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr.D Eðrisi.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL .'de görülmektedir.15.11. þekil 6. Þekil 6. bankanýn mevduat talep eðrisi idi. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir. rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr. 'den türetebiliriz. Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir.15.c.15.c. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6. iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir.15.(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda.15. Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir. .a. Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir. Þekil 6.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir.

a. rekabetçi bankalar. Þekil 6. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde. r r D D NMR j 1 . Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz. hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr. Budenge. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir.16. Þekil 6. Dolayýsýyla.a. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse.a.16. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir. Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6. Bu durumda. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise. Þekil 6.16.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak.16. rD0. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur.

b. NMR jr 2 2 r Dengesi.16. D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6. toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir.1 r r . Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir. Þekil 6. Banka. kendi mevduat talebinin. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý . J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir. Eðer J bankasý kârýný .16.

Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir. Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr. o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr.113 .maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse. rD2 gibi. .

b. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir. Mevduat arzýndaki bir artýþ. Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6.a. Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý.17.16. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse. veri herhangi bir faiz oranýnda. þekil 6. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir.? Ayrýca. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr.17.b). Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan.'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir. talep edilen mevduat miktarýna eþittir. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6. Þimdi. yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse. Bu nedenle. Þimdi. J banka- . mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr. bir aþýrýlýk söz konusudur.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Bu nedenle.17. rD1 gibi. artýk denge mevduat miktarý deðildir. J bankasý dahil her banka. þekil 6. arzedilen mevduat miktarý.

. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri. J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný. to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr. . 0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s .sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý).17. . . D d Þekil 6. yenipiyasa dengesinde.114 .

Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir. Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. Böylece.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. MONOPOL BANKACILIK . denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü. diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr. Gerçekte. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Bunun sonucu olarak. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken. Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr. Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. Bunun nedeni. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. Eðer banka maliyetleri deðiþirse.

Bankacýlýk sektöründe. rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir. Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr. . Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi. bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? .115 . Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur.

Çünkü banka. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý). Gerç kten. marjinal hasýlat eðrisi. 'de görüldüðü gibi. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + .Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir. bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir.18. banka kredilerini. Þekil 6. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. banka kredi faiz oranýný düþürürse. * r L Monopolcu Kredi Piyasasý. (MRj). kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için. Bunun sonucu olarak.18. Bunun anlamý.

kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet.116 . . marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir. Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr. bir piyasa arz eðrisi yo tur. O halde bu faiz oraný. eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise. Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa. Þekil 6. Monopol koþulunda ise. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. o zaman. bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr. Eðer banka bundan daha az ödünç verirse. Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. 'de görüldüðü gibi. Bu nedenle banka verdiði kred ileri.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr.18. O halde monopolcu banka. hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. ödünç piyasasý faiz oranýný. L*j miktarý. . Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda. arz ve talepgüçleri belirler. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr.

ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. Aþaðýdakilerden hangisi. Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. Marjinal maliyeti e. Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. Sorular 1. Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. Dj = TRj b. Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. rL .? Birçok iktisatçý. Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir.rL Lj . mevduat toplayamaz. Öte yandan krediarz eden banka. Eðer çok düþük belirlerse. Lj = TRj c. bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok. Sene sonu iþletme maliyeti b. Faiz ödeme maliyeti c. bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a.117 . Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. rD . monopol piyasasýnýn. Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka. mevduat faizini belirlemek zorundadýr. Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d. nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Dj = TRj d. rD . Ortalama maliyeti 3. Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. Lj = TRj e. rL . Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e. = TRj rDDj 2.

RANLETT. Credit and Banking. . Önder. Ezgi. "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". Tam rekabetçi bir bankanýn. Journal of Monetary Economics no:6. Journal of Money. no:3 May. Bursa. kredi arz eðrisi. John. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm". hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. Michael. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. "A Theory of the Banking Firm". Ýlker. no:16 November. Ortalama hasýlat c. Marjinal hasýlat b. Ortalama maliyet e. SANTOMERO. Marjinal maliyet 5. PARASIZ M. Money and Banking. Toplam hasýlat d. Credit and Banking. 1977. Mc GRAW-HÝLL. Para. ÖZKAZANÇ. Ortalama hasýlat b. Ne w York. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. 1980. 1971. Ernst. Banka ve Finansal Piyasalar. New York. Ortalama maliyet e. AÖF. Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. John Wiley. 1996. Anthony.4. January. 1984. KLEIN.. 1993. Modern Money andBanking. Marjinal hasýlat c.118 . 1995. Ýktisadi Analiz 1. aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Toplam hasýlat d. Journal of Money.

Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz.. ..119 ... Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri.ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.

Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. ! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir. bankalarýn mudileri için güvencedir. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. Bankalar Kanunu. Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . Buna göre bir banka iþletmesi. ayrýlan karþýlýklar toplamý . Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr. Sözkonusu iþletme. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bu zorunluluk.

mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr.bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder. Ýhtiyat akçesi nedir? ? . bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr. gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir. Bankalar kanunu'na göre. bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. Budurum.120 . ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra. Öte yandan.

vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür. Parasýný bankaya yatýran bir kimse. bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. bankalar mevduatýdýr. Öte yandan. dernekler. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir. genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat. Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra.Mevduat ? . Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. Bankalar Kanunu. tasarruf mevduatýdýr. Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. yerelyönetimlere. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. icra ve iflas dairelerine. hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. sendikalar. sandýklara. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. mahkemelere. Merkez Bankasý dahil olmak üzere. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý.C. vakýflar. savcýlýklara. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. Mevduat. vakýflara. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . resmi mevduattýr. Mevduat nedir? Mevduat. birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. ticari mevduattýr. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. dernek ve birliklere.

. belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler. 1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. Genel olarak. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr.121 . tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý . Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere. Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir.mevduat adý verilmektedir.

teminatlý ve teminatsýz kredilerdir. Öte yandan. Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir. Bu amaçla. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. . Borçlu cari hesaplar. Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. Sözgelimi. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. tüketici kredileri. konut kredileri. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. Bankalar. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde.

122 . Bu arada geçen zaman. Bu yüzden. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar.müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. . Bunun yaný sýra. kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar. borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur. mevduat faizleri birgün sonra. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. Böylece. banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar.

Özel kesimle olan finansal i iþkiler. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. Merkez Bankasý. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. yüzen fon kapsamýna girer.C. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. ? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir. Kredilendirme.C. Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr. Bunlar. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar. Diðer özel kesim iliþkile ise. Sözgelimi. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir. kamu. çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. Bunlar. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. T. Bu þekilde. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. .

123 . reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. mevduat munzam karþýlýklarý. Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. mevduat ve ticaret bankalarý. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. .Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri.

Bu iþlev nedeniyle. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Merkez Bankasý. Bu bankalar. sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler. sosyalgüvenlik kuruluþlarý. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. þirketler. Merkez Bankasý. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta. Nitekim. yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir. Öte yandan. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler. uluslararasý finans piyasalarý. günümüzde bankacýlýk anlayýþý. sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. tasarruf sahipleri (hanehalký). orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. T. T. Merkez Bankasý. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Hazine.C. kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi. Bunlar.C. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir.

bilançosunun pasifinde yeralan emisyon. mevduat.124 . toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken . dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr. Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. döviz borçlarý.fon kaynaklarý.

Yine ayný yýllarda. öz sermaye. Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný. 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. . Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bu deðiþim. . TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri .C. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. . 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK). Öte yandan. Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. .avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: . sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr. T. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler.

125 . ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir. . Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ.önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir .

3 Ticari Mevduat (% 15.0 3 Ay 19.4 1 Yýl 22.1 17.7 23.3 15.193 544.1 0.2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler.7 1. 235 72.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%).6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.8 2-5 Yýl 0. (1990-1994).910 189.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34.4 29.126 .5 18.2 2.3 10.7 10.318 166. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.7 3.2 TL.5 1 Ay 10.3 12.0 11.3 10. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.1 0.8 29.4 0.0 1.0 6. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.5 12. (1990-1994).4 Bankalar Mevduatý (%) 6.2 33.2 6 Ay 12.9 2.4 Döviz Tevdiatý (%) 22.780 112.788 330.8 7.6 Resmi Mevduat (%) 2.3 12. .404 95.4 11.5 2.7 10.Tablo : 7.2 2.0 31.388 300.4 28.8 39.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.5 20.9 35.9 11.7 11.7 10.6 20.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.9 30.0 22.1 36.5 14. Tablo : 7.6 34.1 0.2 10.6 13. Mevduat (Milyar TL) 48.6 32.2 5.9 33.4 29.4 15.4 Diðer Mevduat (%) 12.009 0.0 10.

bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. Bunlardan T. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý. Buna görebir banka iþletmesi. ihtiyat akçeleri. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri. Buna göre. Bu teblið. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. 1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. Sermaye yeterliliði. mevduat. Nitekim. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. .. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý. tahvil ihracý.C. Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. özsermaye. bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri.

Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. emisyon. mevduat ve ticaret bankalarý. Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý. uluslararasý finans piyasalarý. sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir.127 . özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. kalkýnma ve yatýrým bankalarý.C. kamu. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr.ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr. Mevduat ve ticaret banka . Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür. þirketler. Merkez Bankasý. Bunlardan T. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. döviz borçlarý. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. Hazine. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. Merkez Bankasý. sosyal güvenlik kuruluþlarý. tasarruf sahipleri (hanehalký). þirketler.

Mevduat b. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Sigorta þirketleri b. özsermaye. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. 2. Borç isteyen þirketler 4. c. Krediler e. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. Özsermaye c. Mevduat e. Ýhtiyat akçeleri d. Emisyon b. avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir. e. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Mevduat ve ticaret bankalarý e. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Sorular 1. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý .C.128 .larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Yüzen fonlar 3. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. Özsermaye d. Aþaðýdakilerden hangisi T. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. mevduat. Avans ve reeskont kredileri c. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir. d. Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. b. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d.

Ýzzettin. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. Oðuz. 1990. EKÝNCÝ. Ankara. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. MPM Yayýn No: 424. 1996. Mustafa.M. TOPRAK. Ýlker. Ankara.C. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Ýstanbul. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. Banka ve Finansal Piyasalar. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Kaynakça ÇIKRIKÇI. Ankara. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Cem. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür. Ezgi KitabeviYayýnlarý. toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir. Bursa. Metin. 1992 . c. Sevdil ve ALTUÐ.129 . Para. Oktar. SPK Yayýn No: 17. PARASIZ. Nazým ve SOMEL. e. T. Finansal Yapýve Politikalar. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. ÖNDER. YILDIRIM. . TÜREL.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. d. 1993. Türkiye'de Kamu Maliyesi.5. 1995.

Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. -130 . Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir.ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede. fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. ticari kredilerin sektörel... Ünitemizin temel konusu.. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler.

ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. belli bir bedel ya da iskonto . Buna göre. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Bankalar. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. Ani bir likidite krizi durumunda. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri. deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. iþletme kredileri bu gruba girer. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr. Ekonomik büyüme. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. Bankalar açtýklarý kredilerle. bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . bilançonun aktifinde yer alýr. Öte yandan. kýsa. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . Ýskonto. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. Kredi uygulamasý. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. Böylece. banka tarafýndan verilen kredi. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr. orta ve uzun vadeli kredilerdir. Firmalar. Ýskontolu kredi. Bankalar. Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle. vadesi gelmemiþ bir senedin. Bunlar. Yani. Bu yüzden.

genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur. .oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. Banka. Burada. sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için.131 . senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr. ticari senet olarak bilinen (bono. ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir. Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. Bunlardan satýcý kredisi. Böylece alýcý. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir. senedi vadesi dolunca tahsil eder. Öte yandan.

baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür. Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir. firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. A ülkesindeki bir ithalatçý. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir. ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr .. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. . Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. kiþisel kredilerdir. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. Örneðin. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak. Açýk kredi. Akseptans nedir? Akseptans. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. B elgeler bedelin ödenmesi . kredi alanla birlikte. . Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir. Akreditif nedir? Akreditif. mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. bankalarýn maddi varlýðý. Böylece. kredi alan kiþi aldýðý . Açýk kredi. Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder. Bu krediler sýnai. belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte.

krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi. . Bu uygulama. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz.132 . Son olarak. kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler. Sözkonusu kredi. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr. Ýpotek kredisi. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme. açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir. Röpor. iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir.

iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. Sözkonusu kredi. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. Bunlardan kampanya kredileri. herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken.! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. gelirler periyodiktir. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. Çünkü. elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak. varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. ithalatçýlara. Ýthalat kredisi ile de. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. ithalat ve ihracat kredisidir. nakliye ve komisyon gibi harcamalar) . Bu yönünle kampanya kredileri. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. Varant. Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. Burada. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý. gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr.

Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. faiz farklýlaþ týrmasý. bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. faiz farký. yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr.karþ ýlamaya yöneliktir. Bunun sonuncunda da sektör. devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. Öte yandan. . iade fonu. Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla. Orta vadeli krediler. varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri. Bankalar orta vadeli kredileri. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. Bunlarýn baþ lýcalarý. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr. Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý.

.133 .

yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. Uzun vadeli krediler. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. Zaten.. Öte yandan. sözgelimi teçhizat. mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. kurulu olaný geniþletmek. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. . ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . Öte yandan. Buna karþýlýk. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. Yatýrým kredileri. Uzun vadeli krediler. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. Ancak. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. Buradan hareketle. Ancak. sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. yeni tesis kurmak. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. kapasiteyi artýrmak. Bütün orta vadeli krediler. Genellikle.

Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan. . özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý.134 . Ancak. borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. Bankalarýn iþtiraklerini. ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr. . Böyle durumlarda. Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar. esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir.Ýþtirakler ? .

Bu arada. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak. devlet de zorlayabilir. Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. Bu nedenle. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr. Genelolarak. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr.. Burada amaç. . . Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr. Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. Buna göre. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. . Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. Genel olarak. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr. Bu yola gönüllü de gidilebilir. bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler.

C. MerkezBankasý. T. . fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. tahvillere yapýlan plasman.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. Öte yandan. Bu durum. Böylece. Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir.135 . Bunlar.

6 1990 47. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr.7 11. kamu idarelerinden olan alacaklar. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42.C. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir.4 2. çeþitli kesimlere açýlan krediler. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. Hazine'ye açýlan krediler. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.2 10. iþtirakler. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr. tahviller.2 3. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý.3 1991 42.0 3. bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý.T. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8.4 . Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý.2 11.

1992 40.136 .3 2. .3 10.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994). Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.

Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. .8 12. . Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ. Buradan hareketle.2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir. . ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr. bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir. Buna karþýlýk. ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir.4 9. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr.1 Özel kesim 9. özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr.9 . Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe.2 87.6 90. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir.? .3 5.7 94. Tablo: 8. Öte yandan. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr. öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir. Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. . Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise. Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda.

Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir. Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý. Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken. .137 . bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir.

BANK.6 3.9 79.0 Kamu Yönetimi --0.9 8.6 Kamu Giriþimleri 6.5 17.1 15.3 0.2 3.7 Banka Dýþý Mali Kur.0 0.0 Kamu Giriþimleri 1.9 66.3 4.7 8.4 Kamu Giriþimleri 10.8 87.0 11. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise.VE YAT.7 6.1 Kamu Yönetimi 6.0 14.9 5.6 75.3 77. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir.7 5. 8.8 1.8 10. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.1 10.7 KAL.0 100.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.1 Özel Kesim 70.9 1.4 0. Sözkonusu dönem boyunca.2 0.0 6.2 0. 0.2 3. Öte yandan.8 9.0 Kamu Yönetimi 12. 0.3 1.7 9.5 0.4 12. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.5 73.3 7.7 4.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100.9 6.8 Kamu Giriþimleri 1.0 100. mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý.0 4.6 73. ---MEVDUAT BANKALARI 83.4 5.1 17.1 Banka Dýþý Mali Kur.6 73.1 Özel Kesim 76.2 0. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.6 67.138 .2 0.1 Banka Dýþý Mali Kur.0 100.4 MERKEZ BANKASI 8.9 Kamu Yönetimi 6. bir miktar gerilediði izlenmektedir. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? .2 6.Tablo: 8.

TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.6 Dýþ Ticaret 5.7 0. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir. Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda.5 0.9 22.1 12.0 Ýthalat 1. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken.4 1.4 15. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .7 Tasnif Edilemeyen 14.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3.4 20.0 13.1 20. inþaat.4 Ýç Ticaret 6.0 5.5 Ýnþaat. tablo 8.7 13.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21. Öte yandan.5). (1981 -1991) . ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik.8 Sanayi 44.5 2. ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.1 3.7 Ýhracat 3.4 14.9 14.2 19. iç ticaret.7 32. Ulaþtýrma ve Turizm 4. ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý.5 26.9 18.8 1.8 15.2 20. Buna karþýlýk.5 3.6 18. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr.3 19.6 11.7 0.9 3.139 .3 4. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir.3 13.5 22.8 17. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.8 3.2 27.5 15.5 1. Sözgelimi.

.

Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni.6 100.4 100.7 100.5 2.0 1991 26.5 0.6 11.8 6.5 38.8 12. Sözgelimi.5 11. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde.1 12. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ .8 0.Tablo: 8.8 38.0 1989 26.0 11.1 1. 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.0 1.5 0.7 11.0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.0 6.8 1.8 0.8 6. 1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34.4 37. ticari krediler olmuþtur.1 1.4 2.4 2.1 iken.0 1990 25.3 1.

.6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).2 72. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir.2 15. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu.5 84. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.5 75.3 olmuþtur.5 82.5 15. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi.ve %72. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.3 14.5 17.8 84. Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz.6 75. 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76. 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir. Tablo: 8.1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71. Yine bu dönemde.9 Orta ve Uzun Vadeli 23. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler. bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur.3 72. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr.140 .7 85.

Tablo: 8. KÝT'ler.5 26.4 25.! ! Bankalar.141 .8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994).3 1. hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ. hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? .6 Özel Firmalar 22.4 1.2 24. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý.5 1993 15.8 9.7 2.0 4.8 6. ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir.1 2.5 Kamu Yönetimi 2.3 42.7 Banka Dýþý Mali Sektör 1. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir. kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr. 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10.7 1992 11. Tablo: 8. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.9 7.1 1991 9. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri. Bu ürün.0 1.6 1.0 36.2 3.5 Diðer Özel Sektör 8. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38. tüketici kredileridir. Öte yandan. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.3 1.7 KÝT 3.9 40.

Uzun vadeli krediler ise. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr. iþtirakler. varant. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr. Hazine'ye açýlan krediler. tahviller. röpor. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. Bu yolla bankalar. Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. Öte yandan. b lançonun aktifinde yer alýr. MerkezBankasý. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. Kýsa vadeli krediler.Özet Bankalar. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. Krediler vadelerine göre kýsa. krediler. iþletme kredileridir.C. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). Sorular 1. altýn ve döviz stoklarý. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. T. Bunlar. Bankalar.C. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. kamu idarelerinden olan alacaklar. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans). açýk kredi. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. Bunlar. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. kefalet karþýlýðý açýlan krediler. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. çeþitli kesimlere açýlan krediler. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Orta vadeli krediler. T. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak . fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar. Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý.

e. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. d.verebilir. c. Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr. b.142 . . Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler.

önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur. e. c. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. inþaat. d. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. b. Menkul kýymet plasmanlarý d. Ýç ticaret. b. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. c. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý. Aþaðýdakilerden hangisi. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. Özsermaye c. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Ýþtirakler e. e. d.143 . Türkiye'de. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi. Ýskonto 3. . Türk bankacýlýk sisteminde. Krediler b. Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. Hazineye açýlan krediler c. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr.2. Altýn ve döviz stoklarý b. 5. Emisyon 4. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi.

Tarih Vakfý yurt yayýnlarý. Servet. EYÜPGÝLLER. Ankara. Ýstanbul. Türkiye'de Kamu Maliyesi. ÖNDEN. Ýstanbul. 1996. Bursa. TÜREL. 1979. Cem. Metin. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 19801995. Ankara. ÇIKRIKÇI.144 . Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. 1992. . Para. Banka ve Finansal Piyasalar. TOPRAK. Ankara. Öztin. EKÝNCÝ. Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. MPM. Mustafa. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Finansal Yapý ve Politikalar. YILDIRIM. Sevil ve ALTUN.Kaynakça AKGÜÇ. SPK Yayýn No:17. PARASIZ. Nazým ve SOMEL. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. Ýlker. Gerçek Yayýnevi. 1992. 1995. 1993. Oktar.. Ýzzettin. Oðuz.

Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.145 . Bu ünitede iþlenen konular.. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik. Bu þekilde çalýþmanýz. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede.. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr. Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz.. diðer ünitelerle de iliþki içindedir.

Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn. týpký diðer iþletmeler gibi. kâr amacý güden kuruluþlardýr. Öte yandan. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir. Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. bir yandan likidite ve emniyet. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. . bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir.BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. ? . Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. Ticari bankalar. O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. daha fazla yatýrým yapmak.

ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular.B. dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý.D.Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. "aktif yönetiminin" temel görevidir. hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir.146 . baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir. Batýda. Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom). Buna karþýlýk. durgunluk (resesyon). Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu. Ýkinci Dünya Savaþýndan önce. Bu dönemde bankalar. 1960'lý yýllarda A. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli .

reel senet kuramý da denir. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir. teçhizat. sürekli iþletme sermayesi. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. stoklamayý. gayrimenkul. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. Fabrika. kendi kendini ödeyen.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. prensip olarak kýsa vadeli. Ancak bankalar. en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. Þimdi bunlarý inceleyelim. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. Bu ma. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir. taþýmayý. Ticari Kredi Kuramý. firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen. Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini. Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler.

vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. ticari kredi (reel senet) kuramý. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. hiç bir kredinin kendi kendini . Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. Ticari kredi kuramýna göre. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. Bunun sonucu olarak bankalar. kuramsal eksiklikler de taþýyordu.diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar. uygulama güçlüðüdür.147 . hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. Bunun nedeni. kuramýn eksikliði deðil. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. Þöyle ki. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu. ipotek. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý.

müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. likiditeninkaynaðý. Bunlarýn çoðunu. Þöyle ki.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi.D. Buradan þu sonuç çýkmaktadýr.D. geriödeme gerçekleþmemektedir. Bu kuram. kredi portföyünden. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu. Ancak. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. ticari kredi kuramý. Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr.B. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn. mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr. Böylece geri ödeme yükü . Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. Federal Rezerv sisteminin (A. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle. tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir. Çünkü. tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr. A. Bu iktisatçýlar dikkatleri. tahvilat portföyüne kaymýþtý.B. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde. Ancak. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr. Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? .

sürekli olarak. Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir. Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir.148 . döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler. . Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir. Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr.

müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz. A. Fakat tüm bankalar ayný . Öte yandan özellikle 1929'larda A. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz. Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir. Bununla birlikte. 1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý. Böylece likidite. kredilerin vadelerine güvenmek yerine. tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar.D. Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. para piyasasý tahvilleri.B.D. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir). Bunlarý gerektiðinde. herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. Hisse senedi ve tahvil. Dünya Savaþý döneminde. . Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet.B. . II.. borsalarda hemen nakde çevrilebilir.'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir. Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý. Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. Deðiþtirilebilirlilik kuramý da.'de Hazine bonolarýnýn artýþý. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir. birçok banka da ayný þeyi yapabilir. transfer edilebilir. uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar.

ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr. ? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi. bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du . tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir.149 .anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da. Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir. Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m. Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez.

D. banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir. ? rumunu saðlamýþtýr. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir.B. Ayrýca. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. ödünç verenlere. tüketici kendilerinin. Beklenen gelirler kuramý . O halde. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi. bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. Bu kurumda da krediler. Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. Bu kredileri. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr. Kuram.B. temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. Ancak bu. Dolayýsýylabu krediler. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. . Ancak.D. Kuram açýklamadan önce A. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir. Dolayýsýyla bu tür krediler. bankalarýnýn portföylerinde. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür.. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri. bu kredilerin bileþimi. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr.

aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir. Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr. pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr.ödünç verenlere. Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý. Bu yeni kurama göre.150 . bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için .

Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr. Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn. Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr. Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir.D.B. 1960'lardan beri baþta A. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. Bu ise oldukça güçtür. Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma. . Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede. . olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir. Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . . Çünkü. Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet. B nlar.? de kalmasý gereksizdir. devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr. para otoritelerince yasaklanmaktadýr. Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý. bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. . halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat.

Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle. ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak. Böylecebankalar. . Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol.151 .hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir. merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir. Uygulamada. merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr. Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir.

Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr. para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir. mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. tahvil. bazý ilkelere uyarlar. ek rezerv yaratacaktýr. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir. konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez.B. kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla.D. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. Budurum. Normal koþullarda. merkez bankasýndan alýnan avanslar. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. Bu nedenle banka. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda. Küçük kuruluþlar. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. Ayrýca. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir.

Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa. Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr.D. Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte.152 . . ? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler.B. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur.zorunluluðu getirilebilir. Nitekim A. bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr.'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr.

yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. Bu süreçte. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir. Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr. Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. artýk yalnýzca devlet tahvili. sermaye stokunu bir miktar artýrýr. A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti. uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým.

aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz.para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler. Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur. Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. Zorunlu bir satýþ. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse. Bankalar. . böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr.153 . Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr. Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de. Bunun sonucu.

? . faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. . Bankalarýn. Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr. DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. bir ölçüde piyasa koþullarýna.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. . Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr. risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif . Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr. bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. Bu yaklaþým. bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi. Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. Diðer bir deyiþle. Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir. Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir.Pasif Yönetimi Modern aktif . Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir. Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r. Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir.

Bu durum þekil (9. bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr.154 .1) de görülmektedir. Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði . Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa.Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz. bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný.

bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9.1.zaman. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir.deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur. Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer. pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi . Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan. Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi . Sýfýr. .

c) de görüldüðü gibi. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. Böyle bir durumda. Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde. Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman. piyasa faiz oranlarý düþerken. Þekil (9.1. negatif fon açýðý stratejisidir. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. net serveti düþecektir.155 . Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. bu strateji altýnda. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60. Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir. . Negatif Fon Açýðý Stratejisi . bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri. Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile.

Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. . için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. Ticari bankalar . Bu sistemin çözümü bir bankaya. bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa. Böyle olunca. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. Likidite birçok yoldan saðlanabilir. o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa.b. hazine borçlarýna. Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir. Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr.. Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. Kuþkusuz. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. mevduat sertifikalarý v. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr.

para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler.156 . Bu nedenle. bankalar. firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa. para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr. Sanayiciler bankalarý. Durum böyle olunca hükümet.ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. güneþi görünce þemsiyelerini açan. kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar.

bu sonucu doðurmalarý mümkündür. Özetlersek. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. . bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. firmalarýnkiyle aynýdýr. Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. Kýsacasý. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler. ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa. Öte yandan. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr. kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. Oysa. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. Buna karþýlýk. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr.

157 ..

Reel senet doktrini V. IV e. III d. III. Fon açýðý stratejisi d. II. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. Katma deðer yaklaþýmý IV. Pasif yönetimi a. Sýfýr fon stratejisi e. III. Kullanýcý maliyeti III. Aktif yaklaþýmý II. III. I. IV c. Beklenen gelir teorisi e. V b. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3.158 . Aktif yönetimi b.Sorular 1. Aktif pasif yönetimi c. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a. Pasif yönetimi d. Reel senet teorisi b. I. Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. III. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. Reel senet teorisi 2. Beklenen gelir teorisi c. Sýfýr fon stratejisi d. Run 4. II. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a. I. Negatif fon açýðý e. Pasif yönetimi c. IV .

Para Politikasý ve Finansal Piyasalar. Input . . New York. Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. SINKEY. Frederic S. Meir. Money. 1993. MILLER. Bursa 1996. J. 1983. New York.. The Economics of Money Backing and Financial Markets. MISHKIN. Banking and Financial Markets.Output b. Baský. Mac millan.159 .. GRAW-HÝLL. Scott Foresman.5. Boston. F. PARASIZ M. Dryden 2. Minimizasyon Kaynakça KOHN.. New York. Modern Money andBanking. . 1993. Mc. Roger Leroy and VAN HOOSE David. Ezgi.Commercial Bank Financial Management. Statik programlama a.. Ýlker. 1989. Maksimizasyon c. Doðrusal programlama d.

Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir. T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr. . Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz.160 . kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Buna göre zaman zaman.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite içerisinde benimsenen yöntem. Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr.

! Mevduatýn banka açýsýndan pasif.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr. MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr. mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. aksi belirtilmediði sürece. ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr. Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca. mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz. nakit gibi unsurlarý mý.

Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: . Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu. çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar.161 . Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. . . Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar.görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr. .

Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim. Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar.Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr. Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz. Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. . merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir.

162 .Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr. Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .

Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý . Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr.Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr. Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç.

ele alýnacaktýr. Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz. MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: . . Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr. Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir. Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr. .163 .

varsayým gereði. Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr. . Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz. pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. Banka. Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz. Böylece banka.! ! . Bankanýn . Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir. ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr.

vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir. Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr. bankanýn kredi açma .164 . Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için.

Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz. A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. Sistemde sýzýntý olmadýðý . Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir.sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz. ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir. A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz.

165 . A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir. Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir.ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir. zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr.8 milyar liraya ulaþmýþtýr. Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: . T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1.

banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2. . bankacýlýk sistemindeki . yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir.Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn.68 81.0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. Bir baþka deyiþle. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD. . bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409. Bir baþka deyiþle. Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz). dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz. .44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640).6 327. A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr.0 1000.92 . Tablo 10. yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar.4 5 409. . Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce.0 5000. TOPLAM 5000. . .6 102. .

166 . veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile .DD = k . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak.R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak. yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: .toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere .

Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr.R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir. k =1 (4) rD olmaktadýr. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani .DD = k x . O halde. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. . Yukarýdaki son eþitliðe göre.20 = 5 deðerini alacaktýr. Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir. D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur. Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý. A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz. .? çarparsak. baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken.

bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir. merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný.167 . Yine. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu . bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim. Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr.

Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir. Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak. Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir.bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý . bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. Týpký tek banka durumunda olduðu gibi.

Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir. .168 . Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir. yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r.fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek.

. Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir.68 81.0 1000. ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler. bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (. .Tablo 10. .R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0. ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir. Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. V. imenkul kýymet faiz oranýný.92 . TOPLAM 5000. Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler. .2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409.20) iken.DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler. V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler. Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek. X ) -. + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri.6 102.4 F 409. ER = f( i. .0 5000.6 327. .R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0.0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki .DD = 1 . . . Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (.

atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar . menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr. Örneðin. Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur.iliþkinin yönünü göstermektedir. Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse. menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken.169 .

þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr.RR + .ER = e . Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi . Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir. Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz. Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme .RR = rD . (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa . bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný.ER (8) þeklinde yazýlabilir. rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir. Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak. Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr. merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir. Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise .DD (6) olacaktýr.DD (4) þeklinde yazmak mümkündür.R = . Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr. Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak. Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir.

.170 .DD = 1 . .DD = k .DD .R = rD .R (9) rD + e elde edilir.R (10) þeklinde yazýlabilir. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.DD + e .DD (rD + e) .R = . k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .

Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte .05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0. baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta.DD = k . Bir baþka deyiþle bu aþamada.25 buluruz. rD = 0. Yani . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir.RR olduðu için .! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür. Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir. nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla .DD (12) .050. mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr. Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu. yani e = 0.C = c . Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur.20 + 0. Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa. verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz. Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek.R = 1 milyar TL.20 idi.

Bu eþitliklerde C nakit miktarýný. Görüldüðü gibi. Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca.þeklinde ifade edebiliriz.171 ? . Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür. c ise nakit oranýný göstermektedir. bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. nakit miktarý. atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir. . týpký atýl rezervler gibi.

R = rD .C (13) (4).R olarak yazýlabilir. Daha önce bilindiði gibi . Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla.DD + c .R (14) rD + e + c elde edilir. bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir. dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr.5 0.20. bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr. Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir.R = .R = .DD (rD + e + c) 1 .! ! ! .15 ise.05 + 0. k = 1 / (rD+e+c) denirse. Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak. rD = 0. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.20 + 0.RR + . R = 0. .R = 1 milyar TL. Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler. 1 k = = 2. son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr.DD + e . (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa.DD . yukarýdaki eþitlik.DD = . Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2.05 iken c = 0.5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir. Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük.DD = k . .ER + .15 buluruz. Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan . nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde. Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit. bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz.

172 . halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim.TD = t .küçüktür (rT < rD).DD (17) . TD = t DD (16) . vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek. Vadeli mevduatlarý TD. Yine basitlik saðlamak açýsýndan.

20.ER + . Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa . Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa. . 2.DD . .R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr.C olacaktýr.R = .R = rD .R = rD . Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz. c = 0.TD + e .20 + (0.DD + c .RRD + .04 .TD + e . Daha önce olduðu gibi burada da.R = .5) + 0.DD elde edilir.DD = k . e = 0.DD + c .R = 1 milyar TL.DD = 2 milyar TL olacaktýr.DD = .15 iken t = 2. Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir. .04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0.RRT + .5 ve rT = 0.15 buluruz.! ! ? ? yazabiliriz.R olduðu için .DD (rD + rTt + e + c) 1 . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.DD + rTt .05. vadelimevduatlarýn mode . rD = 0.DD + rT . Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði.05 + 0. Yani .

30.173 .7.le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0.20.09 ve c = 0. rT= 0. Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.04 ve c = 1. Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0. rT= 0.9. e = 0. t = 1. e = 0.16. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr . t = 4.1þeklindedir.53.08. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? .

Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir. Nitekim bankacýlýk sistemindeki. Sorular 1. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. Nakit e. Vadesiz mevduatlar d. Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a. Zorunlu rezervler . Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a. Atýl rezervler c. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d.Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr.174 . Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e. Vadeli mevduatlar b. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir. bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr.

Para Teorisi ve Politikasý. Para.4. PÝRÝMOÐLU A. 1987. Bursa. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. 1991.175 . 1995. HÝÇ Mükerrem. Ankara. 5 milyar TL 5. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Aylýk Ýstatistik Bülteni. 33. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a. Para Teorisi. Eskiþehir. Aralýk. 50 milyar TL b. 1995. Basým. 7.5 milyar TL e. 1992. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b. Ezgi Kitabevi. 1994. 20 milyar TL c. PARASIZ Ýlker. KEYDER Nur. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. Savaþ Yayýnevi. Para. T. 8. Banka ve Finansal Piyasalar. . Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a.3 milyar TL d. Ýstanbul. Ankara. Merkez Bankasý. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d.Baki. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c.C. Para: Teori-Politika. Menteþ Kitabevi.

iþlevleri. geliþimi.. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz. iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir. . Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi. Konuyu dikkatlice okuyunuz.. baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde..ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.176 . Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

Bu kararla banka. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. Çünkü o devirde. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. devletçe desteklenen. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir.? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. kanuni parayý tespit etmek. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. devlet borçlarýný daha kolay. Devletler. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan. yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar. Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý. . Ne var ki. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. diðer bankalar da.

Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr. Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur.Baþka bir görüþe göre ise. Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ. Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle.

Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr.. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da.B. 1970 li yýllarda. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr. Ancak. Bu sistem. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu. 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak.B. dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir. A. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr. 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank. para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur.D. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur.D. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur. 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken. bankanýn. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. . merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý.

bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr. bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu. Merkez Bankalarýnýn çoðu.178 . Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle. Sonuçta. Öte yandan bazý iktisatçýlar ise. hükümetlere karþý . Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar.sakýnca görülmemiþtir. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. Dolayýsýyla. Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.

Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý . devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. Bu geliþmeler. Bunlar. Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir. Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr.

Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir.ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde. orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler. kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek. ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir. Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? .179 .

bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa. bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir. uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. Merkez Bankalarý. Devletin b ankeri olarak. Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için. Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr. ? ? Merkez bankasýna. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri.

o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir. A.Webb-B.Cukierman-S. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak.B. En çok kullanýlan yöntem olarak. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr.180 . Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir.Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir.mümkün olduðunca az finanse ediyorsa. Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise. .

kim tarafýndan atandýðý vb. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. sorularý içermektedir. Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. . Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). baþkanýn görevde kalýþ süresi. Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan). büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr. . Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. enflasyon oraný. parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. Böylece Merkez Bankasý. Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek. uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan).? . aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý. . 20 puan deðerinde olup. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir.

yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir. ancak. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda. Alesina ve L.181 . Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir. Çünkü. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak. . ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir. Hatta 1990 yýlýnda A.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. Unutulmamalýdýr ki.

Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda. klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. Bu banka. ? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir. Düyun-uUmumiye. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ. devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ .? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. devlete. isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr.

15 Milyon TL. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr.182 .tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu. sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB. Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. . 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir. Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle. 3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr.

? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr. D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. 1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi. Böylece hazine bankanýn genel kuruluna. Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. B grubu pay senetleri milli bankalara. 1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur.

kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir.C. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ. Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý. bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz. Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan. bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ. Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý. bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr.183 . Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. T.baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir.

. Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. likiditeyi. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. artmýþtýr. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir. öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir.yol gösterirken. 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur. devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir. Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi . Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup. Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin.

Böylece Merkez B asý kredilerinin. Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir . kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn. doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir. .184 . Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir. .yapan bankalar buluþturulmaktadýr. Yine. Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir. bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir.

16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. Bu protokolün önemi. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý . Toplam Bilanço büyüklüðü . cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup. . 1990 lý yýllara. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi. T. Toplam iç yükümlülükler. Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. .Merkez Bankasý iliþkilerinde. Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi.C. enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr. . Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý. 1990 yýlý sonunuda. Bu deðiþkenlere yönelik hedefler. . T. Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. Net iç varlýklar.selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak.

Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr.ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr.185 . Merkez Bankasý Parasý. . bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. kamuyu iç ve dýþ . Ancak. Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir. kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. Merkez bankasý böyle bir program yapmakla. 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur. kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir.

Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi. Ancak. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. 1715 sayýlý TCMB kanununun.? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn.C. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir. 1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý . uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde. Bu. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý. Bu programýn amacý. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr.C. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde.

Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte. Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr. Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir.186 . Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir. hükümetetavsiye niteliðindedir. TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir.politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. yetkisi. hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak . . Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr.

Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor. T. Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr.C . Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. Denetleme Kurulu .C. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . A. bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir. Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu. meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. Banka Meclisi. 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. Banka Meclisi . Pay Sahipleri Genel Kurulu . Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan. Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan. Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur. bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. Baþkanlýk (Guvernörlük) . En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. B. C ve D grubu pay senetlerini . MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. Yönetim Komitesi . Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde. ucuz yatýrým kredisi vermek. reeskont. Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr. Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. Banka Meclisi. iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi.

187 . Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar. .temsil edecek birer kiþiden meydana gelir. TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup.

Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. . . Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek. . . Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek. . Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn . Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek. . Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak.C. Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak. hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . . . . Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. .? T. .M. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak.B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek. Para ve kredi politikasýný. kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek. Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi. . Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek. .

para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir. . Bu yüzden banka.188 . Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur. Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : .tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr.

kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont. Banka.Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini. Devletler.C. kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. . Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir. Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. . Bu mevduatlar için faiz ödenmez. T. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur. Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir. Banka. yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir. kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini.. Banka. Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik. . Banka. . Bu çerçevede. mali ajanlýk.

Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur. T. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir.B.M.C.C. Ancak.M. yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr. nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr.B.M. . 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr.B. görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir.189 .C. Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ. T. Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde.kurma yoluna gitmiþlerdir.

e. e. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar.Sorular 1. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. . Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek.Webb .B. b. 2. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek.S. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla. Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. A. Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr. 3. e.B. Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak. c.190 . Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi.Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar. c. Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. d. c. Merkez Bankasýný. b. Cukierman . Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. d. Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. d. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr.

Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence. T. Ziya. Merkez Bankasý Ýþlemleri. 1983 d. 1982 c. Ercan. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý.A. EYÜPGÝLLER. TOBB 8/1994. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. Sayý12. Merkez Bankasýnda vardýr? a. Aralýk 1993. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a. 1981 b. Yýl: 2. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý.Faruk. Yýl: 30. 5 Nisan ve Merkez Bankasý. Güvenirlik c. DPT. CUKIERMAN. Mart 1990 Sayý:48. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu. 1984 e. Finans . Banka ve Ekonomik Yorumlar.T. Kadir. Ýþletme ve Finans. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri. Eylül 1994. Sayý:11. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. ÇOLAK. 1982. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. Ekonomik Forum. Ankara 1981. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T. Ýktisat. Servet.Ý. Kýsmet Matbaasý. 1985 5. Banka ve Ekonomik Yorumlar.C.Ý. GÜNAL. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. Banka Meclisi b. Ö. KAYLA. Haziran 1994. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. Mehmet. Yayýn No:149. Ankara. KUMCU.4. Ö. Uzman Gözüyle Bankacýlýk. ESER. Eylül 1995. OKTAR. Alex.Faruk. Suat. Genel Müdürlük d. Yýl:3. ÇOLAK. Sayý:7. Denetleme Kurulu e. MIT Press Cambridge. Ýsmail.C. A. 1994.

M. Eylül 1992 Sayý:57.Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý. Bursa. PARASIZ.Ýlker.Dünyasý. Para Banka ve Finansal Piyasalar. 1994.191 . 5. .

Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi. SARACOÐLU. SARACOÐLU. Sadi. Haziran-Temmuz 1990. Aðustos. Sayý:89. Sayý:51-52. Rüþdü. Rüþdü. TCMB Yayýný 1990. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Rüþdü.TCMB Yayýný 1992. Ýktisat Ýþletme ve Finans. 1993. . TCMB 1992 Para Programý. UZUNOÐLU.192 . Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi. Ýktisat. Ankara. Rüþdü. Temmuz 1994. Ýþletme ve Finans.SARACOÐLU. TCMB Parasal Programý Brifing Metni. SARACOÐLU. Ankara.

. parasal taban kavramýný. nakit oranýyla.... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.193 . faiz oranlarýyla. . ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. parasal taban çarpanýný. Bu üniteyi çalýþýrken.ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede.

Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr. Bunun anlamý þudur. Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. M2 vb. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra. Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir. M1. Hden hareketle. yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. Toplumda para stokubüyür. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir. Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. gibi para a . ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr.

yükse ara demektedirler. nakit parasal tabandýr. ? . Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar. Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz. sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. . Taban para. Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir. birbirlerine çok yakýn. artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar).rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür.194 . Makswell Fry'a göre. Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para. parasaltaban. ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr. bilançosu deðiþmiþ olur. fiilen dolaþýmdaki nakit para.

vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir. Böylece para aðacý büyüyecektir. Tablo 12. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. parasal tabandýr. Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla.1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI. devletin. Biz parasal tabaný. Ýkincisi ise. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz. madeni paralarla. ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. Bunlardan birincisi halkýn. para aðacýnýn gýdasýdýr. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. para stoku arasýndaki iliþkiler. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. Andersen ve Jordan'a göre. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla..

195 . Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2. Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar .1.

aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr. ? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. ekonominin genel durumu. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. Ekonomide parasal taban ve para stoku. Bunun sonucu.C. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. kamu ve özel sektör kredileri. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý. Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. Bu kaynak. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. parasal taban arzýný. Genel olarak halk. döviz. piyasaya para arz etmektedir. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. parasal taban talebini belirler. Sýrasý gelmiþken. O halde merkez bankasý.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný.Tablo 12. altýn. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. Baþka bir deyiþle. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir. parasal ve reel sektörlerle. ilerlemeler. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. Parasal Taban Arzý . reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. para arz ve talebini belirler. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. Merkez bankasýnýn.

196 . Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr. kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir. Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda. döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir. Dolayýsýyla ülkenin net döviz .Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler.

kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir. Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. T. döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur.? varlýðý. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen.C. döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini. Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. genel ve katma bütçeli kuruluþlar. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla.

ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir. Bu da bankanýn toplam mevduatýna.197 . iþ adamý ve mali kuruluþlarýn. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna). Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? . karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur. Öte yandan. kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir. nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak.Bankalarýn parasal taban talebi.

Zirai Donatým Kurumu. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. T. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr. KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. Kömür Ýþletmeleri. yatýrým. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý. Çay Kurumu. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. Dolayýsýyla uygulamada. Hazine borçlu duruma geçmektedir. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. Bu krediler. Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir.C. . Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. Etibank. Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. Elektrik Kurumu. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir. Çimento Sanayi. SEKA. maddesi gereðince Merkez Bankasý. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. Toprak Ma Ofisi.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. Demir Çelik Ýþletmeleri. Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. Þeker Fabrikalarý. Et ve Balýk Kurumu. Azot Sanayii. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur.

Geçmiþ yýllarda. özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta . para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi.198 .Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý. Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir.

alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. Bir ülkenin dýþ varlýklarý. .? . ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý. Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr. ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. zirai. Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. parasal tabandaki artýþlar. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. Döviz. Kamu sektörünün yapýsý gereði. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri. kendilerine verilen kredilerin. . Ancak. iki kýsýmda düþünmek mümkündür. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta. ikincisi ise özel sektörün ticari. Dolayýsýyla. özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. dýr. IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir.

Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan. Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde.arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir. parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa . parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri. Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr. Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir. Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý.199 . Merkez Bankasý.

bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. Ancak ödeme anýnda. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz.b. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir.b. çeþitli mevduatlar.b. Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. tahviller cüzdaný. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . ithalat depozitolarý. parasal tabana pasif olarak. Dolayýsýyla. hesaplarý. Diðer hesaplar. muhtelif döviz bakiyesi. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan.b. Aradaki farka göre sonuç. hesaplar yer alýr. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. dahildeki muhabirler. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý. diðer IMF v. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil. Diðer Hesaplar ? Parasal taban. Çünkü. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan. Öte yandan net döviz varlýklarý. bütçe hesaplarýnda görülür. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý. hesaplarý sayýlabilir. Aktif olarak. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr. Hazine-IMF v. Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler. petrol imkanlarý. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda. net döviz varlýklarýdýr. altýn alacaklarý. deðerlendirme farký v. ihtiyat akçesi v. katma bütçeli idareler. hesaplarý girmektedir. ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir.

Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr. vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým.süreciyle. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr. parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir. para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar.200 . Aðaca benzer þekilde. Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler. serbest (gönüllü) karþýlýklar. para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr.

Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. Bu durumda. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D. Önce. Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. nominal para arzýnýn (Ms. toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak. m = Ms H dir. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. Ayrýca. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R). Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. Öte yandan H x m = Ms olduðu için. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir. para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. Þimdi ise Merkez Bankasýnýn. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. . money supply) nominal nakit miktarý (C. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik.dýr. ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. Böylece parasal taban. Buna göre parasal taban çarpaný. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý.

Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz. (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný.Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir. Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD . H.201 . R. parasal tabaný.

Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. Ms eþitliðini elde ederiz. DD . C CR + R -(9) 1 MsDMs D . Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz.elde edilir. R + R . Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. R R (Ms . Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir. (5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur. (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms . Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým. Ms = R MsDMs . (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim.D = C olduðunu buluruz. Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak. D R .D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. ( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým.

R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C . H (10) MsDMsD .202 . Ms = H 1C + R -C .= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði. R .

biçiminde yazabiliriz. Ayrýca. Yani. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) . bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný. Currency rate) göstermektedir. Rr þeklinde gösterebiliriz. kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0.2 x 0. Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre.Cr . Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs). MsDMsD olmaktadýr. Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr. D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre . H (11) olduðunu söylemiþtik.3 = 0. gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre. 1 (13) m = Cr + Rr . 1 m = (12) C CR + R -. Parasal taban çarpanýný tanýmlarken. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir. Reserve rate) belirlemektedir.15 gibi). halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. Ms = m . R karþýlýk miktarýný. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir.

yorumu kolaylaþtýracaktýr. ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir. Rr elde edilen (14) nolu formül. deposits).203 . vadeli mevduatl ara (T. Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz.Ms = . Vadesizmevduatlara (D. para arzý artacak.Cr . baz paradaki artýþlarla ayný yönde. sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. Baþka bir deyiþle. Buna göre para arzý. Vadeli Mevduatlarýn. Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr. H Cr + Rr . Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken. time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda.

Cr Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . Parantezi açarsak. T (17) -. D + RT . 1 m = (21) Cr + Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr . paydasýnda ayrýca [ + RT . D + RT .Cr Rr + RT . t . T )(18) DDDD( T ) elde edilir. Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. (1 . t(20) ve paydaya (RT . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr . Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký.Cr RT . (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz. t .Cr) formülüne ulaþýrýz. T 1 . MsDMsD bulunur. t) (19) elde edilir. T (16) olacaktýr.Cr)] deðerinin bulunmasýdýr. t) li terimleri ortak paranteze alýrsak. D + RT .Cr ( Rr . T C Rr . m = Cr + Rr . D + RT .? olarak gösterebilir. (1 . t . O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini . D + RT . t .Cr(Rr + RT . C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda.

son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz. bunlarýn etkisi. vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn. vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý).204 . Bu terime göre. vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr.gösterecek. . O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir. bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr.

rezerv oranýný azaltacak. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir. nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. likiditesi yüksek. para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. R toplam rezervleri gösterdiðinde. aþýrý rezerv miktarýný (XR. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. Ticaribankalar.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. bankalarýn aktif portföyünde. XR = R . riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar. . Bu görünüm ilk bakýþta. O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn. getiri. geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. Ticari bankalar. likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. R = RR + XR (22) olacaktýr. likiditesidüþük. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. kârý azalacaktýr. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. Bunun sonucu. Çünkü. Ticari bankalar. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda.

Burada Rr genel karþýlýk oranýný.205 . aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz.R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði. D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz. Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. . RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda.

Þimdi akla þu soru gelmektedir. Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz.Cr(RRr + XRr) Rr . Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak. ? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi. . yani sonuçolarak (Ms = m . Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler. Cr + Rr . H idi.Cr RRr . H (27) Cr + RRr + XR . t (1 . H) olduðu 1 Ms = . ? 1 Ms = . piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr. FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI .Cr XRr formülüne ulaþýrýz. Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne. H Cr + RRr + XRr . nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir. bu durumda para arzý artacaktýr.Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = . Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa.1 Ms = .Cr) formülüne ulaþýrýz. aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. H (26) Cr + RRr + XRr .Cr . ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda.

Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir). O halde aþýrý rezerv oraný. piyasa faiz oranlarýyla ters.206 . Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse. iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir.Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa. Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr. nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak. Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman. merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. . O halde parasaltaban. yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir. piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir. nominal para arzý.

2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12. . aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12. Ý Ý5 Þekil 12. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr. ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr. iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu.2 de ise faiz oranlarý belliyken.2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta.

Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir. gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz. Yukarýdaki analizlerde. nakit tutma oranýnýn.bu oran için M3 para arzý. Çünkü aþýrý rezerv. faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. Eðer faiz oraný yükselirse. Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr.207 . Ms para arzýna eþit olmaktadýr. Ms H0 Ms M3 H0 Ms .

ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir. Ancak önceki iki durumdan farklýolarak. Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. . H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr. Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir.? Ý Ý7 Þekil 12. Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný. ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. kýsmen Merkez Bankasý.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz. kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir. para arzý eðrisi (1/RRr). yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda. aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. . Yukarýdaki analizler. para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir. Tersine para arzý. H0 Ms Þekil 2.

hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar.208 . . . Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak. karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde. mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. . Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür. Vergi kaçýrmalarýnýn. . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür. Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür. nakit tutma oraný küçülür.Þehirleþmeye. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde. . nakit tutma oranýný küçültür.

Gelirlerde ve nakit ankeslerde. Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn. . küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa. tersrepo v. nakit tutma oraný küçülür. nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir. Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken. yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. para piyasasý ortak fonlarý. Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr. Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý. nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir. nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar. . Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. . Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. repo. Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. . .. Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. Bu danakit tutma oranýnýetkiler.b. Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince. Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar. Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir.

209 . Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý. Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar. Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . . yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir.olur.

ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Kesin bir durum deðildir. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. Ancak yine de bu bir tahmindir. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr. Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Bankanýn aþýrý . diðer yandantakas odalarýnda denk rler. Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr.

güvensizlik. Aþýrý rezervlere gelince bunlar. etmenlerden etkilenir. iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir.s. Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise.rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir. devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v. . faiz oranlarý. bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý.210 . Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz.

Aþýrý rezervler düþerse e. Altýn b. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. kanuni karþýlýklar oraný. Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a. Uzun vadeli döviz ödemeleri d. Piyaa faiz oraný yükselirse b. varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. iki grupta toplanabilir. Para arzýný belirleyen etmenler. Öte yandan nakit tutma oraný. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. Bunlardan birincisi parasal tabaný. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler. Hazine bonolarý 3. Piyasa faiz oraný düþerse c. Döviz c.211 . Altýn b. dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Merkez bankasý kredileri e. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler. parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. Merkez bankasýnýn kredileri. ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. Hazine bonolarý d. aþýrý rezervler ve faiz oraný. Ýskonto oraný düþerse d. Sorular 1.Özet Parasal taban (veya baz para). ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. Þehirleþme artarsa .

1994. Victoria. The Theory of Money Policy. O. 1. Cr = 1 . Para Politikasý. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a. Ankara. Central Bank Strategy. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . 1976 . 2. Monetary Policy in the United States. KEYDER.D.Ü.14 trilyon e. Bursa. Introduction to Money and Banking. Para Arzý ve Talebi. Harper andRow. 1. Ahmet. Ezgi. Theory and Eurdence. 0. Talat ve HÝÇYILMAZ.T. 1. 1968. 1977. The Royal Press Company. 1. Ýlker. Phillip. 1. kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a. Baský. 1996. New York.5 trilyon c. 1.74 trilyon c. MAYER.212 .89 trilyon e.. Parasal Taban.2 trilyon b. Random House. Alex. 1970. 1979. 1982. Gray-Mýlls. PARASIZ. CUKÝERMAN. TUÐÇETÝN. CHICK. New York. London.75 trilyon Kaynakça CAGAN. 1. Nur.2 trilyon d. Robert E. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. ERTUÐRUL.3 trilyon d. 1965. Muzaffer. 1986. WEINTRAUB.05 trilyon 5. 2 trilyon b. . Richard. The MIT Press Cambridge. Haþet. Bursa. Thomas. New York. Formül Matbaasý. 0. PARASIZ. Ankara. Para ve Banka ve Finansal Piyasalar. Ýlker.4. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. THORN. 1875-19 60 Princeton University Press. Princeton. Parasal taban 500 milyar lira. Credibýlýty and Indepondence. Introduction to Monetary Economics.

.

Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir. Say Kanununda paranýn yerini. Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz.. Üniteyi tamamladýðýnýzda.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. miktar kuramýný ve geliþmelerini.ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede. ..213 . Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz.. iþlem denklemini. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

18. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . Keynesgiller. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? . Ýktisatta para konusu.KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. Bazý iktisatçýlara göre. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Bu okul. bir anlamda. 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr. Her arz kendi talebini yaratýr. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri. paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. O halde klasiklere göre para. Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez. Klasik görüþe göre. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir.

214 . Say. . ekonomide potansiyel üretimi. daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr. Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli. Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir.etim korkusu gerçekleþmez. piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler. cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler. Toplam harcamalar (talep). Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Toplam harcamalar (talep). Çünkü harcamalar.

tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir. bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak.. Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn . Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. soyut bir hesap birimi bir "numerair" . bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir.. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. Esnek ücretler ve fiyatlar. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. Bir takas ekonomisinde. Si . dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn. . ! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr. dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir. dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. Böyle bir ekonomide. Fakat bu talep kayýþý. Burada . Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. Buradaki para. Böylece ucuzlayan emek faktörünü. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir. Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir.

n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir. Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri. para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da.dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir). Bu sadece bir muhasebe parasýdýr. herhangi bir eþya olabilir. Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek. Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir. Bu durumdaki deðiþim aracý..215 . Ticaret. Say yasasýnýn nn . Ýþte paranýn deðer saklama . tutmak daisteyecektir. Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi. Yeniden özetlersek. Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir. takasýn tüm özelliklerini taþýr. PiDi . Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur.

hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir. ekonomide (mal talebi) . Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým. PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz. nn . Oysa Say yasasýndaki mal para. PiDi + MD = . Yani. para aktif olarak yer almamaktadýr. para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir. Böylece Say özdeþliði. Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur.MS = 0 olmalýdýr. nn . PiDi -. Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak.(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) . PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. Yani. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda.? iþlevi.(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir. Özetlersek. Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. MD . güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir.

Ölçüm uygulanmadýðýnda ise. birçok kimse bilim yapýlmadýðýný. Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz. ekonominin bilim olacaðýný düþünür. açýk ve hatta saftýr. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa.216 .geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz. Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. . Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir. Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür.

Bunu bir örnekle açýklayalým. mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr. Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. bunun anlamý þudur. Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200). Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr. Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. O halde para eþyaya benzemektedir. Kýt olan herþey pahalýdýr. deðeri düþecektir. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. Bununla birlikte para. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse.Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür. Bir kimseye miktarcý denildiðinde. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. ekonomik hareketin itici gücüdür. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. Bu bir mantýk kuralýdýr. Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. Para miktarýyla (M). ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. diðerleri gibi bir mal deðildir. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir.

paribus). Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler. reel fiyatlar da ayný kalacaktýr.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa. DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým. .217 . tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir. Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1. sýrasýyla 1. ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13. Bu yapýlýrken. 1 2 vb. p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. talep edilen para miktarý. 1. Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. olduðunda.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir. paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. Paranýn fiyatý (1/p). Diðer koþullar . para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13.

ayný kaldýðýnda. Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? . talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.227 .

Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. tasarruf eðilimi ise zayýftýr. gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. iii. asgari yaþamýn için kullanýlýr. halk arasýnda daðýlan para. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði. kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. ? Genel olarak. i. Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. Dolayýsýyla bu ülkelerde. Baský altýna alýnamaz tüketim. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. Bunlar. Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. tüketimin bir bölümünü baský . endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe. iv. ii. Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. Artýrýlan para arzý.

228 . Gösteriþ etkisiyle tüketimde.altýna almak olanaksýzdýr. Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? . bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz. Bu harcamalar üretimi deðil. Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr. Öte yandan tüketimde taklit öðesi. fiyatlarý artýrýr.

deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. a. . Her arz kendi talebini yaratmaz e. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. Fiyatlarý rijit kabul ederler. d. e. Miktar kuramý. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler. Modern Monetaristler. Miktar kuramýna göre. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. Para reel ekonomiyi etkiler 2. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür.229 . Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. Dolayýsýyla para bir tüldür. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler. Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d.Özet Klasik kuramda para. b. Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. reel iliþkileri etkilemez. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. Ücretleri rijit kabul ederler. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. Sorular 1. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. c.

5 c. Ankara. 1981. 0.05 Kaynakça CHABERT. Ýstanbul. P = f (M) e. GUITTON. M = kPy d. Money and Banking. SILBER William. 1971. RITTER. Lawrence. Basic Books Inc. PARASIZ.25 d. Alexandre. 1956. 0. Mükerrem. Para Teorisi. Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a. FISCHER. Tezer. ÖCAL. Douglas. New York. La Monnaie. Illinois. Sermet Matbaasý. Dalloz. P = Q M 5.Irwing. HÝÇ.4 e. Ankara. Para Ekonomisi. Paris. Principles of Money. 1973. Richard D. Para Teorisi. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a. MV = PQ c. 4 b. Structure Economique et Theorie Monetaire.. 0.4. 1977. 1978. Turhan Kitabevi. Ýlker. Banking and Financial Markets. Doðan Matbaasý. MV = PT b. 1969. . Calin.230 . Paris. Henri. S.

231 . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr.. Ünitenin temel konusu.ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz.. para arzýndaki deðiþmelerin. . Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr.

Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr.PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle. ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. Bu nedenle. Bu anlamda. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. Ancak bu durum. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir. Friedman'ýn analizinde para. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr. Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. parasal denge. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. Yine. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. . parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir. Buna göre. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken.

Bunlar. Farklý servet türlerinin getirileri . . nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur. hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr.Friedman'a göre. Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý. Zevk ve tercihler. Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi .232 . .

. cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. Friedman'a göre. Sürekli gelir. farklý servet türlerinin getirileridir. Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: . para talebi azalmaktadýr. Friedman'a göre. Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr. cari gelir deðil sürekli gelirdir. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir.þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý .! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý. Bu anlamda. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr. Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. . Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken. geçmiþteki. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý. yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir.

kaynaktanoluþmaktadýr. Hisse senedi deðerindeki deðiþme .233 . . Hisse senedinin nominal kâr payý . Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar. .

getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr. 1 . para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. Fiziksel mallarýn getiri oraný. Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir. Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f . Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir. . Servet sahiplerinin.! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. w . rb . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. re . Ancak bireysel açýdan. Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun.

para talebinin de %10 deðiþmesi demektir. Ayrýca ortalama faiz oraný (r). örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir.234 . Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr. Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek. Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir. hisse senedi ve tahvillerin . fiyatlar genel düzeyi.

1 . u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . . re . M Nominal . rb . y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda. u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . dereceden homojen kabul edilebilir. w . 1 . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y . . w . dp . M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v . dp . 1 . rb .? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. u . re . re .

para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr. Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr. .Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta. Ayrýca yapýlan çalýþmalarda. Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz. bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr.235 .

Friedman. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. Phillips eðrisi ilk olarak A. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. . W. para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. Yani Friedman. para talebini etkilemez. faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr. Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. Phillips eðrisi ilk hali ile. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. Ancak Friedman. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. Para sadece finansal aktiflerin deðil. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr. Bu ise. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. Bu çerçevede temel sorunun. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu.

Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr. Friedman.236 . .iliþkilendirerek ifade edilmiþtir.

* 2 U* A U 1 . ) .Enflasyon oraný ( . Phillips .2 . Bu çerçevede Þekil 14.1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan. ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir. Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir. Ýþsizlik Oraný ( U ) . . iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken.1 düzeyindeki enflasyon.1.1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný .* 1 Þekil 14. temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil.3* Eðrisi. ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.1 0 B . baþlangýç durumunu ifade eden .1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr. Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp .

sürdürülebilir mi? . geçici bir deðiþ tokuþtur. kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ. ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür. Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir.1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir.2* Phillips eðrisine göre. budurum geçicidir.237 . Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz. Ancak Friedman'a göre. 'den .2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. AB ile gösterilen dik bir eðridir. . Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi.1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný . Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. Diðer bir deyiþle. Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (.1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi . iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. Burada önemli olan noktaþudur:. Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir.2* 'ye kayacaktýr.

Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. iþgücü mobilitesine. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz.? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. Bu nedenle Friedman'a göre. sabit bir oran deðildir. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse. farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir. iþsizlik oraný düþürülemez. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. Ýkinci olarak ise. .Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. örneðin.

Daha önce ifade edildiði gibi. nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. kýsa dönemde . nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: . para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr. Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr. Friedman. ! .238 . Parasal dengesizliklerin nedeni. Parasal büyümedeki deðiþikliðin. Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki. Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr. para miktarý hýzla azaldýðýnda. Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur. .

Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. Friedman'a göre. Yani. Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. . Gecikme bazen daha uzun. bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. . Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. bazen daha kýsa olabilir. Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. . bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar. gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . faiz oranlarýný artýrarak. Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi.açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar. Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri. Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz. farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. . üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. ilk olarak. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. faiz oranlarýný . para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa. enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. Bu ortalama bir süredir.

ekonomide kredi talepleri artar. bu ise faiz oranlarýný yükseltir.düþürmek þeklinde ortaya çýkar. Tersine. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça. .239 . Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir. para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir.

konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . Sorular 1. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir. para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. Ayrýca parasal kural. para talebi istikrarlý olduðu için . Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için. Hesap birimidir . Çünkü gözlemler. Deðiþim aracýdýr b.Friedman'a göre . para aþaðýdakilerden hangisidir? a. Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. Deðer saklama aracýdýr c. Zevk ve tercihler etkiler. para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. Ancak. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. Parasal Kural. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. Friedman'a göre. Farklý servet türlerinin getirisi . Bütçe olanaklarý . fiilen iþlemez hale getirilmemelidir.

d. Bir tül peçedir 2. MP=Vy . Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a. MV=PT b. Diðer mallar gibi bir maldýr e. y'=PT c. MV=Py e.240 . Y=VM d.

Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr. e. Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. 2-4 ay c. 6-9 ay e. 1-2 ay b. Zorunlu karþýlýklar politikasý d. b. Kambiyo kontrolu 5. Esnekliði birdir. Friedman'a göre. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. c. 4-6 ay d. 4. Esnekliði sonsuzdur. Ýskonto politikasý c.3.241 . 9-12 ay . d. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Açýk piyasa iþlemleri b. Esnekliði birden büyüktür. Esnekliði sýfýrdýr.

1995. Sevdil ve ALTUÐ. Cem. Oðuz. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995.242 . TOPRAK. EKÝNCÝ. Mustafa. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Nazým ve SOMEL. Ýstanbul. MPM Yayýn No: 424. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Ankara. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Metin. Ankara. . 1996.Kaynakça ÇIKRIKÇI. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. TÜREL. Bursa. YILDIRIM. SPK Yayýn No: 17. 1992 . Ankara. ÖNDER. Ýlker. Finansal Yapý ve Politikalar. Ýzzettin. Oktar. Ezgi KitabeviYayýnlarý. 1990. 1993. Banka ve Finansal Piyasalar. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Para. PARASIZ.

..ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði... faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr. harcamalarý belirleyen faktörler. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.243 . klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir. Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir. Bu amaçla. . Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir.

kurulu kapasitesini. Bu durum. Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr. Klasik Sistemde olduðu gibi. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. Keynesgilsistemde. Yine önemle belirtilmelidir ki. yani fabrikalarýný. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý. Bu nedenle. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. insanlarýn. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. Say Yasasýna baðlý olarak. dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. Baþka bir deyiþle. Bu ekonomi. Bu nedenle. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr. tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. bazý konularda. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. üretim faktörlerinin. Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz. Çünkü nominal ücretler. Keynesgil anlayýþ. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý. iþgücü . tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir.

nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr. Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr.244 ? . acaba tam istihdam saðlanamaz mý? . . Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir.arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil. iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir. Bu nedenle Keynes'in sisteminde. Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr. Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa.

Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr. 0 < c < 1 dir. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir. Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz. Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr. (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. (2) Burada S.cY .Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. C : Tüketim harcamalarýný. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir.Co . Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir. en azýndan ekmek yemek zorundayýz. gelir düzeyinden baðýmsýz olan. Co : Otonom tüketim harcamalarýný.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. Yani. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda. Tüketim fonksiyonu. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir. ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur. Keynes. Çünkü Keynes'e göre. Ücretlerin düþmesi demek. tasarruflarý göstermektedir. Burada. Buna göre Y = C + S dir.(Co + cY) (4) Y. Otonom tüketim harcamasý. Bu ise. karnýmýzý doyurmak için. Y. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Marjinal tüketim eðilmi. ücretlertoplam talebin bir unsu .

Co S = -Co + (1 . (5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda. .cY) .S = (Y .245 .c) Y olur. ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar.

büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. faiz haddi çok yüksek olduðunda. Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr.c = s ve 1 = c + s dir. belli bir faiz geliri elde etmek için. eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için. Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. Bu nedenlerle Keynes. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar. Ancak Keynes'e göre bu etki. Bunlar. Keynes'in sisteminde. faiz haddi. Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. Ancak. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. Acaba Keynes'e göre. . Bunu þöyle örneklendirebiliriz. gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre. nominal ücretlerde düþme olmasa bile. gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. .(5) no'lu ifadede yer alan 1 . Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir. Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr.c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. ! ? . . talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. Keynes. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. . Ancak. Faiz haddinin yükselmesi. Çünkü. Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. Çünkü 1 . mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler. faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr.

Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: . talep yetersizliðini ifade etmektedir.246 .8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir. eðer marjinal tüketim eðilimi 0.Gelir 100 TL arttýðýnda. Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir. Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte. Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir.

bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr. Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir.Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir. Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . . Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði". Pi. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr. Sermayenin marjinal etkinliði. Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði. ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr. Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir.. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür.

Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.247 .

1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0. Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. göstermektedir. Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik .5 dir. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. 100 + 100r = 150 100r = 150 . Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr. Eðer piyasa faiz oraný. beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar. i = 0. ! 100 (1 + r) = 150 dir. Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir. Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim.8 ise yatýrým yapýlmaz. . Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr.5 dir. Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir. 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0.. Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir. Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir.100 50 r = = 0. Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir. Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre.

piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý.yer almamaktadýr. . hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr. Yani. Bu açýdan bakýldýðýnda.248 . yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I). I = f(i) dir. belirsizlik . Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde. .

Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15. giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr. depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr.i0 > I1 . iI .I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür.I0 I0 eI = < 1 dir. Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði. Sim gelerle gösterirsek. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý.1.A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte. I1 . diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir.1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir. Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr. iI . 0 Þekil 15. Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr.i0 . i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür. Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu.

Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir.i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir.ai dýr. Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý . Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr. Yatýrým fonksiyonu I = I0 .249 .

yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. C + I = C + S I = S dir. Buna göre. . Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar. marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir. Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 . Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu.1 aracýlýðý ile gösterirsek. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . Þekil 15.i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 . Buna göre. bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu. devletin yaptýðý okul. tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu.I0) dýr. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir. Yani Y= C + I dýr. Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr.I1) > (I1 . yol gibi yatýrýmlardýr. baraj.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar. Çünkü. Buraya kadar yapýlan açýklamalar. kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y). yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0). yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir. Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir. Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr.I1) kadar artýrýr. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir.

. mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken. Keynes'e göre para arzý.250 . para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir. Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi.Klasik analizde faiz oraný. para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir.

Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr. bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. Geleceðin belirsizliði. dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar. para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). Mt= Ma + Mb . Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler. dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. Eðer. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz. aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma). Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik.? Keynes'e göre para talebi. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr. ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur.

Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse. Y Mt (a) (b) .251 . Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi.2. Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15.

C = Tahvilin piyasa deðerini. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný. Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr. spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni. faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir.2.2. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = . Buna göre. Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para.? Þekil 15.a. Yani ekonomik birimler. spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. N = Tahvilin nominal deðerini gösterir. ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur. spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr. N iBurada. tahvillerin yakýn bir ikamesidir. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr.b. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N . Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr. Baþka bir deyiþle. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar. i = Piyasa faiz oranýný. Þekil15.

.= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir.252 .

Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi.3. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa. i i1 Þekil: 15. . Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur. Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir. Bu anlatýlanlara göre. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. Yani C > N olur.Eðer. tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir. Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr. tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir.3'te gösterilmiþtir. %8 olursa 50 TL olur.3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . Simgelerle ifade edilirse. Yani C < N olur. elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir.

spekülasyon güdüsü ile para talebi. Þekilde görüldü253 .Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. Ms = 0 olmaktadýr. faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. . Keynesgil analizde. i0 faiz oraný. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir. bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. Likidite tuzaðý durumu. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir.

Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi.i) 0 i0 M Þekil 15. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir. faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir.! ! ðü gibi. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir. Para arzý ile . i1 Md (Y. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr. spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Keynesgil yaklaþým. para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir.4'de para arzý eðrisi.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu. Þekil 15. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur. likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr. düþey eksene paralel. Toplam para talebini gösterir.4.

Bunagöre i1faiz oranýd e.254 . A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke. Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir. iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir. A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir.4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir. Piyasa faiz oranýnýn Þekil15. Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir. .

piyasa faiz oraný yükselir. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur. Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . piyasa faiz oraný düþer. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. Para arzý artýþýna baðlý olarak. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. ! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz. faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. Yani ekonomide depresyon söz konusudur. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. -Para arzý azalýrsa. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder. dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür. Sorular 1. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr. Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. Özet Keynes. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. . Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. para arzý eðrisi sola kayar. Ancak Keynesgil sistemde.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ. Bu faiz oranlarýný yükseltir. -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. para arzý eðrisi saða kayar. Bunedenle de. harcamaya dönüþmeyen. Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr. bireyler tahvil satýnalmak yerine. Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. Çünkü atýl r.

Gayri iradi iþsizlik e.255 . Teknolojik iþsizlik c. Yapýsal iþsizlik b. Gizli iþsizlik . Arýzi iþsizlik d.bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a.

Ankara. dir? a. 100 TL 4. 4 katýdýr c. Nominal gelir düzeyi b. 200 TL e. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a.256 . Faiz haddindeki deðiþmeler d. Zevk ve tercihler e. Metin. Nazým ve SOMEL. Ýlker. Bursa. Sevdil ve ALTUÐ. Ýzzettin. sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. Para. Banka ve Finansal Piyasalar. . 1995.5 ise. 300 TL d. MPM Yayýn No: 424. Mb = f(Y) 5. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Ma = f(i) b. Oktar. 800 TL b. Ankara. Oðuz. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Tüketicilerin yaþý 3. Finansal Yapý ve Politikalar. EKÝNCÝ. Mb = f(i) e. Ýstanbul. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Mt = Ma + Mb d. 3 katýdýr d. TOPRAK.2. Ankara. 5 katýdýr b. TÜREL. Ma = f(Y) c. PARASIZ. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. 2 katýdýr e. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. 1990. YILDIRIM. Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL. ÖNDER. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise. Aþaðýdakilerden hangisi. 1996. 1993. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Cem. SPK Yayýn No: 17. Mustafa. Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. 400 TL c. 1997 .

Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. Bu ünite boyunca.. Bu üniteye çalýþýrken. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr.. Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz. . fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir.ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede.257 . En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir. Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz. Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar.. Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz. Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz.

Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr. bu þirketin yapacaðý . planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr. iktisat politikasý kararlarýný alanlar. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar. Tersi bir durumda ise. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler. Keynesgil analizde. Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. Bu nedenle IS-LM analizi. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ . Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri.GÝRÝÞ II. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr.

fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir. Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. Bu þirket. fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine. Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman.planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir. Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr. elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir. . Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr.258 .

i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 . Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir.Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý.1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir. planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr.

i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16. IS Eðrisinin Elde Ediliþi. .259 .1.

Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz.Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken. net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. . i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna . Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye. yolaçmak-tadýr.1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr. Þekil 16. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr.

IS eðrisi. IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir.Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir. yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr. Eðrinin negatif eðimi. Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için .260 .

Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr. Ekonomi. Bu durumda I= S olacaktýr. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir. faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur. Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda. yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir. LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir. IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. tüketime gitmemiþ. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr.

LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için. Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. .261 . talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr. Þekil 16. 2. gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir. Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr.! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir. Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz.

2. Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . Para piyasasýnda denge.2 ve 3 noktalarý. (b) bölümünde yer alan 1.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir. faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr. Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr. LM Eðrisinin Elde Ediliþi. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr. Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir. þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16.

LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir. ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir. Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi. .262 . para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada. Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr. Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir.ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir.

LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým. Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr. A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde. Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16. Þekil 16. Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. 3.3. bu amaçla çizilmiþtir. L= M eþitliði .

Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr. ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr.saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or . Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür.263 . toplam talepten fazladýr. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz. tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer. Halkýn elinde. Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir. bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn.3'deki B noktasýnda olduðu gibi.

IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur. Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. IS eðr e hareketi gerektirir. toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi. IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. Þeklin (a) bölümüne göre Yad . Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr. Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile. Bir diðer deyiþle IS eðrisi.4'ü kullanabiliriz.! ! taya çýkmaktadýr. Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. Buna göre ekonomi. Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz.

üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr. Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým. Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ. Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr. Faiz oraný i1 olduðu zaman. Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü). toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir.264 . .ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir.

Faiz oraný sabitken. IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16. Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur.Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ.4. Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri .265 .

.

faiz oraný sabitken. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi.mizden biliyoruz. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz. Buna göre vergilerdeki deðiþme. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil. Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma. IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. faiz oraný sabitken.

IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz.266 ? . Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr.toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar. .

Yukarýdaki durumun aksine. Bir baþka deyiþle. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir. Buna göre. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz. para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz. Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.5. (M) Þekil: 16. Bu tür bir denge durumunda.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir. belirli bir gelir düzeyinde. merkez bankasý açýk piyasada satýþ . Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16.

267 . Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr.

? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir.6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr.Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr. Bu da belirli bir fiyat. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. Þimdi böyle bir durumda. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Bunun aksine. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 .

7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir. Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi . Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.6.268 . Þekil 16.i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16. Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi. DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.

Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim. Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). yani üretimin yükselmesineyol açar. nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým. para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr.7. hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir. Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ.. Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. Para Politikasý Deðiþimi. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim. Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16. ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir. Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr.para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir. . Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine . Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur.

269 . para arzý azaldýðý zaman ise azalýr. Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz. .çevirecektir. Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr. Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar. Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr.

ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur. Faiz oranlarýnýn yükselmesi . vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir.8. Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16. Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken. Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur. Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir.8. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Þekil 16.

gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak. vergilerle negatif yönde iliþkilidir. . Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna. Sonuç olarak. Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir.270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif.

Eðer fa z oraný. Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde. PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir. yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý . devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr. örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir. para arzý mý yükseltilmeli. Þekil 16. Söz konusuözel durumda. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir.? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz.

Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir. ? .9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir.gerekir(2 noktasý). Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Ýþte Þekil 16. LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým. Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr. para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir. Þekil 16. Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun. Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir.271 .

Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr. geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar. Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir. Böylece.9'un (b) bölümü. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez . . ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük.. Þekil 16. faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr.9.

272 . Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir.bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir. Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .

UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ . Yapýlan bu açýklamalara göre. paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz. Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir. para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr. bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . Yukarýdaki açýklamalara göre. Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir.! ! masý gerekir.

Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr. yatýrým harcamalarý. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr. IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz. Doð al üretim düzeyi. kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið .u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk.

Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için.i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr. fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin .10. Þ ekil 16.273 ? . Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir.

reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir. Reel para ar- .? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir. Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi. Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine. Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir.10. Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir. Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Uzun Dönemde IS-LM Model. Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi.

Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir.zýndaki azalmanýn yaratacað etki. Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr. Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr. Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar.274 . Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr. . Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr.

faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum. tam dýþlama durumudur. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. Buna göre. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2. böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16.10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. uzun dönemde ortaya çýkar. Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. daha önce ele aldýðýmýz. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta. LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir. Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye. para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta.

olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir.275 . .

kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. Diðer þartlar sabitken. IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr.Sorular 1. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d. LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b. OE = 0 b. Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. 0 < OE < 1 e. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir.276 . OE = . LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. OE = 1 c. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 2. OE > 1 . IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. Diðer þartlar sabitken. Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. 4. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. 3. d. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b.

Para Teorisi. Bursa. PARASIZ. Eksik istihdam düzeyi e. A. Ankara 1993. PÝRÝMOÐLU. Para. Ezgi Yayýnevi. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a. Para Politikasý. Baki. Nominal üretimi düzeyi b. Ýlker. Ezgi Yayýnevi. Ýlker. Banka ve Finansal Piyasalar. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL. Para Politikasý. Ahmet. PARASIZ. Bursa1994. . Reel üretim düzeyi c. l994. Eskiþehir 1992. Doðal üretim düzeyi d.5.277 .

Bu üniteyi çalýþýrken. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir..ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede.278 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Bu ünitede. ..

. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir. Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir. E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir). Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim. ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman. solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir.KURALA GÖRE . Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir. Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler. ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý . kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum. Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr. . Bu nedenle kamu otoritelerine.

yataydýr. Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler. .279 .

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. . Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir. Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. . Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý . Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. . Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar. . Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir. diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler. Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman. firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr.. . Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. . . . Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. . . Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda.

Nominal deðiþkenlerdeki seyrek. Büyük parasalþoklar.289 .artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr. Yeni Keynesgillere göre. fakat büyük deðiþkenliklerin. sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr. fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr. .

Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. Kuþkulu olan nokta. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir. Yeni Keynesgil görüþe göre. hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir. bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir. yeni menüler bastýrýr.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr. Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir.

Teori. ? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S. Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar. Bu teori. standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur. ayný zamanda envanter davranýþýnýn . s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme. fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr. Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez.290 .firmaya olan faydasýný aþacaktýr. üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler.

Üçüncüsü. s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. Ýkincisi. araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda. Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. yatýrým. iþlem maliyeti. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. Bir tüketicinin. Bu durumda optimaldavranýþ. gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. s) tipi akýl yürütme. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. Eðer tüketici. s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan. optimizasyon peþinde koþan birimler. S ve s parametreleri. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. Fiyatlarýn korunmasý durumunda. Açýkçasý. para talebi vb. Birincisi. Ýkincisi (S. önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. (S. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. . geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. Tersine. Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir. (S. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr.. s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. için farklý mirko temeller saðlamaktadýr. . davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. Birincisi. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. envanter te i (S.

Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Bütün . alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr. s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken. Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. Parasal þoklar iki yönlüdür.Öte yandan (S. (S.291 . ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar. Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler. Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. s) yaklaþýmýyla. Eðer ekonomi sürekli olarak üst S. küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr.

Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. Bu süreç. Þöyleki. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr. fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr. Reel ankesler yeteri kadar yükselince. ? Yeni Keynesgillere göre.. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. O halde yansýzlýk. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr. . düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. reel ankeslerle. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. (S.

Ancak monopolcü yapýlanma. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için. sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük .göre daha az düþer. Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir. Ayný þekilde sosyal refah geriler. Böylece. kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr. Þöyle ki. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim. Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler. toplam talep ve sosyal refah yükselecektir. üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan. firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn.292 . Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. reel ankesler.

Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir. daha fazla olacaktýr. ayný þeyi saðlayabilir. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü.? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr. aralýklý fiyat saptamalar. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým. Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. . fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. Firmalar kârlarýný maksimize ederler. Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir. Ancak bu firmalar fiyatlarýný . Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir. . fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: . Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez.

fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir). keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler.293 . Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr. Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. Çünkü hiçbir firma. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme.çok fazla artýrmayacaktýr. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta . Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine. Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez.

ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr. bir firma fiyatýný . Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. Para arzýnda bir düþüþ olsun. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. reel para ankesleridüþük kalacak. hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. Tablo. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. Resesyonlarda üretim düþüktür. diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr. Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir.1 de gösterilmiþtir. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. Bu durumda. Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar. Koordinasyon sorunu. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr.

15 milyar lirakâr 2. . 15 milyar lirakâr 2. 2. Firma. 2. 30 milyar lira kâr elde eder.düþürürse. Firma. Firma. 1. Firma. Firma. 2. elde eder. 50 milyar lirakâr 1. 5 milyar lira kâr elde eder. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1.294 elde eder. . Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir. Firma. Firma. 15 milyar lirakâr 1. 5 milyar lira kâr elde eder. yine resesyon meydana gelecektir. 15 milyar lira kâr elde eder. elde eder. elde eder. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1. Firma.

Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý . Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. . Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr. Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. Ýþte bu maliyet. her ikisi de fiyatýný düþürecektir. birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. Bu durumda. ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse. Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. Herþey bir yana. fiyatlar yapýþkandýr. Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir.

Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca .hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Ball.295 . Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde. Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr.

yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. Piyasada bir çok firma vardýr. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. O halde ücretler mutlaka rijit deðildir.ðý anlamýna gelmektedir. gönüllü iþsizlik sözkonusudur. Etkin ücret teorileri. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. iþgücü istihdamýný artýrma. Ayrýca enflasyon. Etkin ücretler. Daha genel bir þekilde. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . ücretler düþmeyebilir. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir. Bunun sonucu olarak. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece. Etkin ücret. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. emek gücünün kalitesi. bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler.

Böylebir ortamda hiçbir firma. Sonuç olarak bu teoriler. talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez. Herhangi bir firma içinoptimal ücret. Öte yandan. Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir. Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr. etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr.296 . faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak. Bu karþýlýklý baðýmlýlýk. .küçük olabilir. bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna. ücreti. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir.

ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse. ? Resesyon. doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Kendi kendimize. Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. Her iki durumda da resesyon. Son yýllarda bazý iktisatçýlar. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis". istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr.Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. eksik istihdam düzeyine geridöner. toplam talebin. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr. Bu iktisatçýlar. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde. Ýþte hysteresis. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir). Daha genel olarak söylemek gerekirse. klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. Uzun dönemde ekonomi.

Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim. yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr. Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan . Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr. Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir.297 .(outsider) olur.

Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. Bunun nedeni. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. enflasyon oranýný yükseltecektir. ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir. ? Hysteresis görüþü. doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Çünkü hysteresis. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa.masýna neden olacaktýr. resesyonun. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. Öte yandan. geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. Tersine. Bununla birlikte konu çok önemlidir. Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ . enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir. Toplam talebin teþviki.

? . Finn KYDLAND. iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teori Edward PRESCOTT. Charles PLOSSER vb. ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar.298 . Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr. . Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr. iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir. Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar.

Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. Reel konjonktür teorisi. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. Öðrenciler. maça vb. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr.? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. Teknolojik deðiþme. Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir. Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin. baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret . gidecektir.

Reel faiz oraný ne kadar düþükse.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar.299 . Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman. Þimdi daha çok. Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu. . zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. diðer koþullar aynýyken. Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým. ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz. emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr. gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. emek arzý o kadar az olacaktýr. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir.

Sorular 1. Ancak. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. Monopsoncu . yeni klasiklerden farklý olarak. Tam rekabet e. Monopolcü rekabet d. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Oligopolcü c. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler. Ayrýca. gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. NeoKeynesgil c. Ilýmlý monetarist e. onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. bunun saðlanamamasý durumunda. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. Yeni klasikler. Monopolcü b. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). Keynesgil b. Friedmancý monetaristler. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a. özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar. Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. Neo Keynesgiller.300 . Klasik 2. reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. Reel konjonktür teorisyenleri ise. Klasik monetarist d.

.

1996. s" envanter teorisi e. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. STEINER P. Tam rekabet e. Yapýþkan fiyatlar b. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. Rasyonel bekleyiþler c. Bilim Teknik. Küçük liste maliyeti d. Worth. Ýlker.. Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. COURANT. Ezgi.3. M. 1990. 1996. "S. Addison-Wesley. Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. Seven Shools of Macroeconomics Thought. PARASIZ. Küsuratlý fiyatlar e. Macroeconomics. 1996. PEHLPS. Oxford. Macroeconomics. Ezgi. . Bursa. MANKIW. Monopolcü rekabet d. LIPSEY R. Gregory. Oligopolcü c. New York. Ekonomi 2 (Çev. Bursa. Monopsoncu 5. PARASIZ. Ezgi. PARKIN. Edmund. Clandron Press. PURVIS D. 1991. Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. New York. s" envanter teorisi d. Çakmak Ahmet). M. Küçük liste maliyeti c. Makro Ekonomi: Teori Politika. Ýlker. Para Politikasý. Uyarlanmýþ bekleyiþler b. Michael. M..301 . Ýlker. Bursa. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. 1992. Monopolcü b. 1996.. "S.

. . para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra. Üniteyi çalýþýrken.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede. Bu ünitede.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..302 . merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir.

tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. tam istihdam sayýlmaktadýr. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr. tam istihdamýn ölçülmesinde. Bu orandaki fiyat artýþý. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla. Tam istihdam. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý. tam istihdama ula yýlabilir. fiyat istikrarý. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. Para deðerinin istikrarýndan. asýl üzerinde durulan. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. O halde bu ülkeler. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. emek faktörünün tam istihdamýdýr. enflasyon oranýný verir. Bunun yanýnda. Özellikle paradan kaçýþ olgusu. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. Ancak. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi . ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. yapýsal. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. Bunlar tam istihdam. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur.PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle.

303 . Bu saðlanmadýðýnda. durgunluk içinde enflasyondur. Yani. FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez. iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir.için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir. ! . Stagflasyon. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M.

Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur. genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur.Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur. Daha önceki dönemlerde büyüme. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir. Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. Büyüme amacý. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. II. Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. II.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme. Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur. ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr. Ancak uzun dönemde. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. O halde para politikasýnýn amacý. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. Bu saðlanmadýðýnda. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu. Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi . dengeyi saðlamak için esnek . Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný.

nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr. Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda. Dolayýsýyla.304 .döviz kuru sistemi önerilmektedir. yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. Aslýnda ideal olan. Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir. Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý. her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr. yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir. Bu seçenekler ancak her . Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr.

Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr. istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi. böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir. Tersine. sadece kýsa dönem için geçerlidir. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. Örneð in. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta.

Hýzlý Ekonomik Büyüme. hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir.kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. petrol gibi bir yeraltý . Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il. Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. teçhizat. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir. ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. Ancak.

305 .ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr. Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .

Örneðin fiyat istikrarý. Þekil 18. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi).Enflasyon Þekil: 18.1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz. C de.1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir. enflasyonla. Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr. . Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18.1. ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir. Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir. B de ise istihdamdaki artýþla birlikte. Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir. Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Çünkü. reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir.

ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren. bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir. Tersine. eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa. Fiyat istikrarý. Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir. ancak bunu para otoriteleri ve . Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa.306 . ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Ancak bu bir inanýþ sorunudur. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr. Örneðin.

(E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr.2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir. ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa).2. Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler. Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým. Þekil: 18. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr. optimuma ulaþýlmaktadýr. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir. Þekilde optimum denge.onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa. M Þekil 18. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir. PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD . Þekil 18. daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir. Uygun bir aralýkta.

307 .Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý. diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir. . Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir. Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir.

Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda. Ayrýca toriteleri. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa. bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir.Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir. doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve .

Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir. Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir.308 ? . birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir. Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer . Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý.bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC.

reel ödemeler bilançosu açýðýný. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . Bununla birlikte. reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr. Reel döviz kurunu. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü. Nominal devalüasyon. O halde bir nominal devalüasyon. Bununla birlikte. Senyoraj geliri. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür.

.Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz. faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni. Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir. merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. finansal aracýlarý güç du .309 . Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir. Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar.

Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. kültürel ve kiþisel faktörler belirler.rumda býrakmaktadýr. en baðýmsýz olanlardan birdir. Tersine. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. fiyat istikrarý. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. merkez bankasý yasasý. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir. Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. kiþilikler. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. Genel olarak merkez bankalarý. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir. bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi. .

Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi.310 .Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir. ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr. . enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. enflasyon o kadar deðiþken. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. cari politikaeylemleriyle. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa. bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. . . merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi .

Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. geleneklerle doldurulmaktadýr. Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir. Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde. bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr.daha az yapýsal birçok faktöre. 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. . Birinci olarak. Bu boþluk enformel uygulamalarla. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir. Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. .

faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir. merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. Bu sýnýrlamalar hacim.. Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi. vade. Merkez bankasý yasasýnda.311 . Bu durum. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . . Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý . Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir.

Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz.kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur. . dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir. ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. tam istihdam ile fiyat istikrarý. ekonomik büyüme. Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda. kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. Bu amaçlardan. Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. . ayný yönde iliþki de kurulabilir. Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. fiyat istikrarý. Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. Buna göre. Para Kurulu. . Bu konuda bir sýnýr yoktur. Ancak günümüzde. . Para Kurulu sistemi. . ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. tam istihdam. Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . ülkedeki faiz ve enflasyon oraný. para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir. . ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr.

Kalkýnma.Fiyat Ýstikrarý b. Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a. Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi . Tam istihdam.Sorular 1. Ekonomik Büyüme.Fiyat Ýstikrarý e.Ödemeler Bilançosu d.Fiyat Ýstikrarý c.312 . Ödemeler Bilançosu Dengesi.

1994.Ü. 1994.313 .2. PARASIZ. Para basma geliri c. Senyoraj geliri d.. UIAUM. Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a. Yargý organýna 5. Credibility and Independence. Para politikasýný belirler e. Yerli paranýn deðerini korur b. Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c. Banka ve Finansal Piyasalar. OKTAR Suat. Ýki aþamalý c. Ezgi. 1995. Para. Parlementoya d. M. IMF 'ye b. Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex. Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. Arbitraj geliri e. bir stratejidir? a. . "Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Theory and Evidence. Central Bank Strategy. Ýstihdam güdülü 3. M. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Dünya Bankasýna c. Sayý0 1. Ýlker. Üç aþamalý d. Enflasyon geliri b. Tek aþamalý b. Finansal istikrarý güdülü e. Süperenflasyon geliri 4. Yürütme organýna e. kime karþý olmalýdýr? a. Sabit kur sistemini uygular d. MIT Press. Cambridge. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa. Bursa.

314 . .. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Üniteyi çalýþýrken. çeþitli göstergelerin..ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir. enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..

Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir.GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. Bu nedenlerle. . bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile. Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. Bu formülde Ms para arzýný. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr. . Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri. Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz. . Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. (Ms = mH). Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. Bu olmadýðýnda. Para politikasý göstergesi. amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. . politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. . Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. H parasal tabaný . para arzýný verir. Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. Göstergeler: .

Çünkü aylak olarak tutulan rezervler. Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir.315 . açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur. Bu rezervler. . ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur. ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz. Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz. Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler. Sürekli rezervler.göstermektedir.

Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle. aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. Þekil 1. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz. faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr. ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi. L(Y2). Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir. Þekil 1. biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir. Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir. . Para arzý. yani LM eðrisini düþünelim. Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. L(Y3) ile gösterilmiþtir. merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. Baþka bir deyiþle.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak. fonksiyonun fonksiyonu olarak. ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir.Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19.1. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. Ancak toplam parasal taban (rezerv para).A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1). ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu. Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler. Bu eðrilerle.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir.A). aylakya da aþýrý rezerv t bilirler.

0 Ms .M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19. 1. Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi.316 .

2. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr. IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. Bu durum Þekil 19.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir. para arzý. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. para otoritelerine. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. para arzý ve faiz oranýdýr. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr. parasal taban. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir. Burada en büyük sorun. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . Daha önce de belirttiðimiz gibi. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr. toplam rezervler. Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz.

317 . Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19. Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir.A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi. Þekil 19. Açýk piyasa alýmlarý .L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19.B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir.1 de gösterilmiþtir. 2.2. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2. LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir.

3. Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir. Ýkinci gösterge adayý olan para arzý.A ve 19. Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir.B). para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým.3. Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir. Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý. IS eðrisi sabitken. M0 dan M'ne artmýþtýr. Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir.3. (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir. Þekil 13. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y . Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir. Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir.3.

paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir.B).318 . Öte yandan. Bu otonom artýþ sonucu. IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr. Þimdi bu sonucu. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler. Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan.3.Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor). Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19. para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým. r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir. . toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler. çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr.

Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým. Þekil:19. Ms eðrisiyle gösterilmiþtir.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak.4. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini . Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için.4. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr. r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19.4 de para arzý. Para Talebinde Artýþýn Etkileri. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler. bu oraný gösterge olarak seçenler. kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir. Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir. para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden.

faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak. farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr. Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz. daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak.B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne).319 . LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek. LM1 eðrisi. Tersine. para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz.(LM1) belirleyecektir.

Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir. Þöyle ki. para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. Bu koþullar altýnda. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr. Eðer faiz oraný. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. Tersine. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. eðer faiz oraný düþerse. parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. Bunun yanýnda. parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý.

Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný. Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr.ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket . Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda. Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr. Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir. politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir.320 . daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir. yüksek enflasyon oranýdýr. Bunun temel nedeni.

serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. William Poole. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir. Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir. Politikayý belirleyenler. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. para arzý. Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. Þimdi IS . faiz oranlarý. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Ýkinci olarak. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. Gösterge sorununu tartýþýrken. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr.? miþtir. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr.

Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 . yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti. Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. W.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. Para arzý fonksiyonu veriyken. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý. Yine bir resesyon durumundan hareket edelim. bu sola kayma daha fazla olacak. yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir.

gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. faiz oraný yükselecektir. Bu durumda. Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. . Önerilen göz kararý politika. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil.na. Bu soruya W. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Ayný akýl yürütme. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi. Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. Böylece. tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir.

iþsizlik %4-4. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir.322 .9 aralýðýnda olduðunu varsayalým. eksik istihdamýn %3. o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr. Poole göz kararý olarak %4-4.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa.W. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir. o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir. Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa.5-3. Örneðin.4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir. . Tablo 19. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir.1'e baktýðýmýzda. Tablo 19.

3.86 .9 5. para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir.Tablo: 19. Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.4.5 4 . Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 .4 5.5.9 6.5.7 6 . Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa . Þimdi bunlarý inceleyelim.1.3 2 .8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre.5 .0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 .5 .5 . para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir. Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.3.0 .6 5 .4 4.4 3 .9 4.4 3. Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý .4. eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa.0 . Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý.

çoðu kez negatifolabilmektedir. nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar. faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? .323 . Kýsa dönemde. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir. Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir. Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir. Ýktisatçý için.baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr. faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir.

. Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr.Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. Duruma göre yürütülen para politikalarý. gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. Ancak ne olursa olsun. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. Bu nedenle. Enflasyonda." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla.

toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr. tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr. Bu istikrarsýzlýk. para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi. temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým. Eðer bu varsayým kabul edilirse. toplam harcamalarýn dýþ .Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu.324 . Monetarist görüþ.

Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. Sorular 1. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr.sal bileþenlerine baðlýdýr. Monetarist iktisatçýlar. para arzý. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. Bu göstergeler. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. Ancak baþlýca suçlu. C + I + G eðrisinin kaymasý. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. tüketim. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir. öncelikle. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler. Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. yukarýda vurguladýðýmýz gibi. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz. parasal taban. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . Çünkü monetaristleregöre para politikasý. bazý göstergelere bakmak gerekir.

d. Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr.a. Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir. c. b. e. Giriþilen politikadan etkilenmemelidir. -325 . Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir.

Bütçe açýðý e. M ve M(r) ye göre c. Ýthalat Kaynakça MILLER. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. Bursa 1996. Enflasyonist ortamda. Para arzý d. GrayMills. M2 ve H'a göre e. John. Mc.326 . N ew York. London 1979. Parasal taban b. PARASIZ M. Ýhracat e. Faiz oraný c. hangi gösterge anlamýný yitirir? a. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a. Viktoria. Parasal taban b. M1 e ve M3 e göre b. Tüketim b. Faiz oraný c. Ezgi. GRAW-HÝLL. M0 ve M1 e göre 3. Ýstihdam 4. Baský. M0 ve H'a göre d. Para arzý d. . New York. Bütçe açýðý e. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. CHICK. 2. Yatýrýmlar d. Ýlker. RANLETT. Para Politikasý.2. 1993. The Theory and Monetary Policy. Ýstihdam 5. Modern Money andBanking. Roger Leroy and VAN HOOSE David. 1977. Money and Banking John Wiley. Devlet harcamalarý c.

Bu üniteyi çalýþýrken. . Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr. bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz... IS-LM analizini çok iyi bilmeniz.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz..327 .

Merkez bankalarý M1. Madem ki politika uygulamalarýna. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr. ara amaç olarak alýnýr. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. ölçülebilirlik. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim. M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. Bunlar. Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir. Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür. ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr. M2. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. edenle. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde.GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir. Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz. Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. Ölçülebilirlik .

kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir.328 . Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez. Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir. Para stoku ve faiz oranlarý. Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir. ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? . Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr.

Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. Aksi takdirde. tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr. Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . istihdamý. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. Ýçsel deðiþkenler. yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. fiyat düzeyini. çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. Para politikasý hedefi. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý. çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla. eðer ara amaç deðiþkeni. dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. herþey boþuna olacaktýr. genel olarak para politikasý hedefi denir. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. Öncelikle. . Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile.. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Bunun için de politika belirleyicileri.

belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir. Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun. Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. Eðer para otoriteleri kuramsal olarak.329 . O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý.zorunludur. . hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. hedef faiz oraný . Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi. bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý. Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. . Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi. Para otoritelerinin faiz oranlarýný. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. . Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým.

deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. tam istihdam. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler. çoðunlukla para politikasý . Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. Politika. Bu durumda para otoriteleri. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr. dolaylý ve zaman alýcý olabilir. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. Bu durumda denge faiz oraný. Bu ara amaç adaylarý. politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. Etkin bir para politikasý.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. harcama kararlarýný etkilemelidir. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr. Bu nedenle politikayý belirleyenler. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. nihaiamaç deðiþkeni yerine. büyüme. para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. fiyat istikrarý.

Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir. Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir. serbest rezervler. Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. Bunlar. para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. faiz oraný. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi. Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý.330 . Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir). yani devlet. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu. Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini.göstergeadaylarýyla aynýdýr. para arzý. yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir.

ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir. en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir. Sonuçolarak. Nominal faiz oraný.varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. Ýkincisi. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) . istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. O halde. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. Öte yandan. ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný. Ara Amaç Olarak Faiz Oraný . faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr.

Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak). Þekil 20.331 . Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20.1.1. Ancak arzedilen reel ankes miktarý. .A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým. o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir. Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn.ortaya koyacaðýný belirleyelim. Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr. Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir. Bu durumkuþkusuz. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr. A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim.

Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A . . Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr. LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir. . . 1. B LM2 Ara Amacý. d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P .(A) (B) r r Þekil: 20. m0d (y0) . .

Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr.m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim.1. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir. Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr. Tersine. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse. Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr.2 de gösterilmiþtir.B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir.B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn. Bu nedenle. Þekil 20. Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir. Þekil 20.1. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . y0 reel gelir düzeyinde r* olsun. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir. Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir. Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým. Þekil 20.1 .332 .

2. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr. Ancak Þekil 20. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine. 0 r r * C A B LM1 LM0 .2 de gösterdik. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr. halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi. Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse. Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr. Þekil 20. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse.1 ve Þekil 20.

3. yy2 IS . Þekil: 20. .LM2 y1 y * . ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik . . . Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý.333 . Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý.

Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. . Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. . nakit mevduat oraný bekleyiþlere. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz. . Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým. otonom yatýrýma. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý.olarak dengelemesidir. zevklere. toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. Þekil 20. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir. ? r LM0 . Özellikle. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir. Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. nakit mevduat oraný vb. Özetlersek.4. birkaç faktöre baðlýdýr. Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir.

Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne . 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*). E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20. Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý. . IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr..334 . 4. Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir.

nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. Daha teknik bir sorun. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa. Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. Eðer hal böyleyse.den olmaktadýr. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr. Þekil 20. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir.4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa. merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr. Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. . faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir.

b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur. Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20.335 . nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler.5.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý. Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz. Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi.Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir.5. . para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir. Þekil 20. Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr.

belli bir para stokunu da hedef alsa. Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir. para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir. y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. . Parasal Ara Amaç.6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa.5. Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r . . LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný . .? Merkez Bankasý. . LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B .

IS -LM Dengesi.6. LM (M*) r IS r0 Þekil: 20. .da gözetecektir. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir. Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi.336 . y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir.

LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. 7. Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir. . .7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. y* LM(M*) . merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr. E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse. LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. . Bu durumda reel gelir.r r 0 r * . . A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. Þekil 20. O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. . Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý. Þöyle ki. para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. . ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr.

Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? . Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir. LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç.Þekil: 20.337 . para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr. r2 y Gerçekten de Þekil 20. 8.8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse.

Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir.9. Divisia para ölçümünde.! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr. Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir. farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr. Bu konuda doðal çözüm. Þekil 20. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr. Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar. r . Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür. Bu durum Þekil 20. Bunlardan bi cisi. ele alalým. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir. Ancak bunda da sorun. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr.9. paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler.

A B C . .338 . M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P . r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý.9. E A B C. (B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20. . . ..

Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. . Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. ? Hangi durumda faiz oraný. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb.Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur. Bunun anlamý. bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. . kuraklýk. Dolayýsýyla. merkez bankalarýný. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. . merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler. Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim. yaygýn grevler v.b. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu. savaþlar. nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi.

339 .Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse. bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .

10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür. Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr.10. . Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr.zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa. P 8 Þekil: 20. 4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1. Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi. Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep. o zaman Þekil 20. Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20. 5 Nominal Gelir Ara Amacý.11. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir.

200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20. Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn.12. Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr.3 O y 200 400 1000 1. nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir. Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir. .340 .

Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1.12. P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- .Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz. Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20. Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak. Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr.

Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý.13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr. Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi .rýndaki artýþ. Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr. açlýk vb. Bu durumda Þekil 20.13. savaþ.341 O P y 3 5 200 400 1000 1. kuraklýk. . nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20. Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir.

nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. . olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 . Tersine. Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20. Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr.13 te görülmektedir. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr. burada hemen iþaret edelim ki. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir. Bununla birlikte. O halde nominal gelirin hedeflenmesi.y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir.? AD (M0) olarak tutarsa. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir.

342 . O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr. Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. merkez bankasýnýn para. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde. faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür.Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr. Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an . Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak. Ýkinci olarak.

Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr. Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir.lamasý gerekir. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir. Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. Öte yandan nominal faiz oraný . Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir.

Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir.343 ? . Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Tersine. cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa. eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre. Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr. enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir.

altýn standardýna benzemektedir. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler. Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði. Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir. Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. Mal fiyatlarý altýn. altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? . Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. gümüþ. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. bakýr vb. genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý.çok karmaþýktýr. bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr.

Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir. Birincisi banka kredilerini. Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir. . para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler. Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi. Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr.344 . Bu görüþteki iktisatçýlar. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir.

Bernanke. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr. parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr. Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur. Merkez Bankasý.C. T. .1.C. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr.2 oranýnda artmýþtýr. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr. 1990 yýlýnda rezerv para %40. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr. toplam iç yükümlülükler.Buna karþýlýk bazý ekonomistler. Ancak B.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden. net varlýklar. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr.Merkez Bankasý. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr. para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T.1 oranýnda. Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir. emisyon %68. B.

keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr. faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur.Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu. Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir.345 . . Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku.

Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir. Kavranabilirlik c. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Kolayca sabit tutulabilir d. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c. Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. Ýçsel deðiþken e. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. Dýþsal deðiþken 2. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. reel ankes talebinden etkilenmesidir. e. b. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. Kolayca izlenebilir b. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir. c. 5. Baðýmsiz deðiþken c. d. aþaðýdakilerden hangisidir? a.346 . Aþaðýdakilerden hangisi. Taþýnabilirlik b. Denenebilirlik d. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. Döviz kurundan etkilenmesidir. e. Dayanýklýlýk 3.Sorular 1. . Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. Tek bir faiz oraný vardýr e. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4. Baðýmlý deðiþken b. Ara maç deðiþken d. Reel gelirin. c. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. b. Ulaþýlabilirlik e. d.

MISKHKIN Frederic. Para Politikasý. Boston. 1996.Money and Banking. RANLEET John . Bursa. Ezgi. H ILL. 1989.John Wýley. .Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. Modern Money andBanking. Scott Foresmen. The Economics of Money Banking and Financial Markets.347 . 1977. 1993. PARASIZ M. baský Mc Graw. New York. 3. New York. Ýlker.

Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini. Radcliffe raporunun içeriðini.ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley . kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu.. . Bu üniteyi iþlediðinizde. Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa.. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Bu üniteye iþlerken. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz.348 .. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr.

istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. likidite okulu. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. Bu görüþ ayrýca. likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. geliri. Dolayýsýyla bu görüþ. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. para arzý. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. toplam harcamalarý. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna. merkez bankasý ve ticari bankalardý. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. para otoritelerinin. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý.GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok. iþletmelerin. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. kredi koþullarý okulu çerçevesinde. Böylece parasal kontrol süreci. Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. parasal kontrolde. Kuramsal çatý. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir. özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. iþletmelerin. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur.

Hazinesi. A. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu. öncelikle firma. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti. önemli bir eksikliktir. Dünya Savaþý boyunca ve II. Bu nedenle A.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi. faiz oranlarýndaki yükseliþin. II.B. Yani Federal Rezerv. e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri. hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli. Dünya Savaþýndan sonra. Bu doktrinin formüle edildiði.B.D. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca .349 .'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu.D.

özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de.H. . Federal Rezerv. Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam. Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni. çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile. J. bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. Bu nedenle Federal Rezerv. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý.ðýndan korkuyordu. finansal kesimin. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý.

kuramsal katýlýktan çok. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. mevcut tahvillerin deðerini düþürür. faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. Dolayýsýyla. Þimdi bunlarý inceleyelim.350 . yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi. Son olarak kredi varlýðý doktirini.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü. halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr. yüksek faiz oranlarýndan çok. Bu görüþ.

özel tahvilleri azaltabilir. bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece). Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. Birincisi. devlet tahvillerinin riskinin. Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir. Bunun nedeni.! ! ? duðundan. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak. Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. Bunun anlamý þudur. Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak. Durum böyle olunca. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn. Bu dönemde finansal kurumlar. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir. yatýrýmý iki yoldan azaltýr. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur. Yani ekonomik birim. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir.

Bu etki. Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr. iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr. Hatta. tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile.ortaya çýkar. böyle davranmaya devam edeceklerdir. daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine. böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? . Þöyle ki. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda. ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr.351 . Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý.

devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. Çünkü. Ayrýca bankalar. Tersine. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. bu gecikme dönemi için. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. Bir resesyon döneminde ise. Bu koþullardan. birgecikme söz konusudur. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. Dolayýsýyla. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ. ödünç vermekten çekinecektir. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. Ancak arada. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr. fon talebi fon arzýný aþar. bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. Bu nedenle. Böylece yatýrýmlar ve gelir artar. bu durumda tahvil fiyatlarý . halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr.

kredi koþullarý yaklaþýmý. parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir. Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr. Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir. para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr.352 . Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. Para politikasý ve borç yönetimi.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna. Bu görüþü özetlersek. bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. . Bu nedenle bu doktrine göre. daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr.

faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. Radcliffe Raporuyla. Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Harcamalar. Bunun yanýnda. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. Böylece rapor. Likidite. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. Rapor. faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. Para politikasý. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . . finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý. Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. Para otoriteleri. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak. ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur.

para olarak düþünülebilir. Bu durumda. zaman zaman kullanýlan aktifler.? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler.353 . Paranýn tanýmlanamamasý savý. hiperenflasyonda para olmaktan . parasal kümeye. hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. Eðer para tanýmlanamazsa. normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr.

Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. Örneðin eðer özel sektör. Ancak dolaþým hýzýný. Burada tek sorun. Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. Diðer aktifler de. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. Bu durumda. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler.? ? ! çýkabilir. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa. bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir. herhangibirþey olabilir. banka . elde para tutanlarýn. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . paranýn dolaþým hýzý tanýmý. bir aktif ne kadar likitse. Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. Durum böyle olunca. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. dolaþým hýzýný belirler. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. para elde aylak olarak tutulmaz. parayý o kadar ikame edebilir. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi.

mevduatlarýn da (D1 .kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn.Y0 = . Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa. paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. Y ünelim. milli gelirin (Y1 . yeni banka kredileriyle finanse edildiðini. Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir. paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir.354 . Y) kadar. Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda. Para Cp + D1Cp + D0 + . halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. D) kadar arttýð Y0 + . dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + . Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr. Bunu bir örnekle açýklayalým.D0 = . Y V0 = iken V1 = = CpCpCp . paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir.

Ancak. Belli bir finansal atmosfer içinde. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. yani dolaþým hýzý artacaktýr. (V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw. likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. Radcliffe raporu. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. parayý tanýmlamak . dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. Harcamalar (PT). Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. olacaðýndan V1 > V0 olacak. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. Dolaþým hýzý. Bu iktisatçýlar. para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa.

Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr. faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr.355 . nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster . Bankalar. Çünkü böylece para miktarý. anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden. Raporda bankalarýn. anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim. Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin. Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr. banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler.istemezler.

sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. Þekilde. Bu nedenle kredi. Bunu Þekil 21. Bunun. ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler. rezerv aktifler (R). S'L rL Þekil: 21. Faiz oranlarýndaki deðiþme. tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr.dik. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur. rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir.1. Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . bu dur e negatif etkisi olacaktýr. Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim. Öte yandan özel kredi talebi. Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. Böylece kredi arzý arzusu.1. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun. yardýmýyla açýklayabiliriz. Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir. Kredi talebinin esnek olmamasý. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin.

? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý. talep eðrisi nasýl olmalýydý? .356 .

mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. arzýyeterli olmayan bir malýn. Bazen ihtiyacýçok olana da. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. bolluðu veya kýtlýðýdýr. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. Kred alebi fonksiyonu. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler. Kredi piyasasý dengedeyken. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. yanlýþ olacaktýr. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. az olana da ayný miktar mal verilir. her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir. Böylece fon alýmlarý .Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. Ýþte bu nedenle fonlar. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. Hangi nedenle olursa olsun. ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. Tayýnlama. Geleneksel Keynesgil analiz. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak. Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde. Eski faiz oraný rL0 da. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. malýtalep edenlere.

kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi. Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý. Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur.üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. Cari rL faiz oranýnda ta . fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr. ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür. Bunun ne kadar büyük olacaðý.357 . O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2). Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir. Bu noktada önemli olan. her zaman krediyi daraltýr. Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir.

3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür.2'deki D1' ve Þekil 21.3.3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan . Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý.2) veya arzda bir azalma (Þekil 21. kredi talebi ne kadar az esnekse.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21. daha esnek olan Þekil 21. r L S D1 D2 Þekil: 21. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21. o kadar adaha büyük olacaktýr.2. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.

D 1 Kredi Tayýnlamasý. her iki þekilde de. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. daha az esnek olan Þekil 21. L0 L2 > L0 L1 dir. Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn.358 .2 deki D1 ' veya Þekil 21. . O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür. D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür.3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3.2 deki D2 ' veya Þekil 21. Yani esnek olan Þekil 21. Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir. L1 ve L2.

Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. . gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir.4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. Uygulamada. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir. bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir. rL oranýnýn. L Faiz Oraný Tavaný. O halde Radcliffe argümaný. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir.4. . Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný. Þekil: 21. talep fazlasý karþýlanamaz. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. r L S1 S 2 r D . para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. . Çünkü bu yapýlmadýðýnda. ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. .

Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir. Buna göre. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir. Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir.bir dengenin fiyat yönüdür. . Ancak bu durumda sadece. Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr. Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr.359 .

Radcliffe'in deyimiyle. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. . Bu durum týpký. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken. likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. . özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr. Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. bankalardaki pasif hesaplardan. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. Eðer halkýn portföy tercihleri. bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. Bu durum.! ! . kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir. BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. Çünkü. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. Böylece bankalar. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. Çünkü BDMA'lar. etkilenmediði görülecektir. BDMA. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. .

Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin. o andaki harcama dýþýnda. halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir. Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa.360 . gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur. toplam talebin artýþýna neden olabilir. Dolayýsýyla harcayýcýlarýn. Eðer bu kuram geçerli olursa. Keynesgil dille söylemek gerekirse. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr. likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. Paraya dönüþebilen tüm aktifler. . para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir. para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir.

faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur. Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr. para politikasýnýn önemi azalacaktýr. r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21.5. tahvil. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. Çünkü halk. Ne var ki bir çok tasarruf sahibi. Bunun sonucu. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar. pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. pay senetlerini satýn alýrlar. Finansal aracýlar. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR.? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. faiz oranlarýný düþürmesidir.SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. Bireyler. . elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. Finansal aracýlar da. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince.

para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta.Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý.5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. . tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir. dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar. Tahvil fiyatlarý. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir. Öte yandan para talebi azalmakta. Bu demektir ki. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz.361 . Þekil 21. para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr.

harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar. ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr. Ancak. sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. Burada ilginç olan durum þudur. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin. Aslýnda vadesiz mevduatlar. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir. Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde.362 . önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz. Þöyle ki.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. Dolayýsýyla. Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. Uygulamada. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite. Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr.

.

finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir . Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için.6. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir.kullandýklarýndan. Finansal aracýlar. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md . izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým. r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21.6 yardýmýyla açýklayalým. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun.M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi. þimdi daha likit duruma geçecektir. Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir.

Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz.363 . r'' ne yükselecektir. Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir. Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle. Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu. para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21. mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr).6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr. devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde .

Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. Kuþkusuz bu tür bir politika. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile. Dolayýsýyla bir sýký . Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. Bu kez tasarruf sahipleri. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. Bankalar hem faiz oranlarýný. kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler.bir politika izleyebilir. Böylece hükümet. Finansal aracýlarýn. yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr. hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. Dýþsal olarak da. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir.

Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok. bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir. ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir.para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya.364 . .

Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. e. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. . ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr. d.Sorular 1. Bekleyiþ etkisi nedir? a. c. d. b. 3. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. c. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a.365 . 4. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. d. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. b. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr. Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir. b. e. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. Faiz oranlarý düþerken. Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. e. b. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. Kilitleme etkisi nedir? a. Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur. c. d. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. e. Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. Keynesgil analiz yetersizdir. 2. c.

.

Introduction To Money and Banking. MAYER Thomas. b. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. 1982. 1973. O'BANNON Helen.5. 1989. 1976.A. RITTER Lawrence S.. DAVID E. Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. 1977. 1974. Kaynakça CHICK Victoria. Uludað Üniversitesi. New York. c. Harper and Ro w.366 . BOND Roland. SILBER William. Bursa. Para Politikasý. PARASIZ Ýlker. 1987. Money Matters. 1968. New York. Theory of Monetary Policy. Moneyand Banking. The Quantity of Money. . THORN R. Para talebini artýrýcý etki yaparlar. Principles of Money. PARASIZ Ýlker. d. Martin Robertson. Oxford. Bursa. PETER E. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. Haþet. e. VINSER H. Martin Robertson. New York. Basic Books. Gray-Mills Publishing Ltd. Random House. 1977. London. Banking and Financial Markets. New York. Monetary Policy in the U. Makroekonomi..S. EARL DOW Sheila C. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. SHEARER A. Oxford. Herper and Row. Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak... . iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir.. monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak.Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede.367 . Bu ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte.

Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. Kuþkusuz bu iktisatçýlar. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren. geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. Ancak bu iktisatçýlar. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. Friedman ve E. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin. M. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu. Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". aþaðýda incelenen konularda. parasal güçlerin. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. tüm piyasalar. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda. Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. 1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. Bu modele göre. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým.

. Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr. Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý .Monetaristler. .368 . Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým. ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar. Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný.

Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. Bunun sonucu olarak. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir.racaktýr. Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. Ancak bunun tek nedeni. tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. Er ya da geç her iki grup. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir. Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. halký. . Böylece bir kez daha. Çünkü gerek firmalar. talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir. fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. Bunun için hükümet. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. Bu durumda tek farklý þey. Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . Konuyu basite indirgemek için bu durumun. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr).

Bir baþka deyiþle. Eðer böyle yapýlmazsa. Halk. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir. er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr. halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir. fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim. böylece talebin düþtüðünü varsayalým. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. Böylece üretim ve istihdam. ? . ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir.369 . Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. baþlangýç düzeyine geri dönecektir.

Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. Ayrýca Eklektik Keynesgiller. . Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist).. firmalar için veri deðildir. Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz. Bu teoriye göre halk. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr. Lucas. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. tesadüfi hatalar yapsa bile. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. halksistematik ve süre ar yapmaz. bu görüþü çürütmektedir. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. Wallace. Keynesgil Görüþün Temelleri . Bu görüþe göre. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar. . fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr. milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. Rekabetçi modelde. çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir. ? Keynesgil iktisatçýlar. Sargent. GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. Milli gelir.

Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala . Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn. firmalarýn fiyatlarýnda deðil. emek piyasasý için de geçerlidir.370 . üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur. Ancak ücretler. talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr. Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr.Bu durum. iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim.

uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. Buna karþýlýk. . 16. Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr. talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. Daha sonra John Locke. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü . Bundan dolayý GSMH dahil. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. Ýþten ç duðundan. Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. Oysa monetarist e. daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. konjoktür boyunca. Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr.nýyorsa. Monetaristler. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. yüzyýla. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. John Stuart Mill. O halde Keynesgil sistem. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir. David Ricordo. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. David Hume. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur.

Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta. "sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda. .371 . paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr. Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý. dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr. paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça.

Þekil 22. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar. Bir baþka deyiþle halk. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr. Dolayýsýyla tam istihdamýn. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir. gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir. milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. artan harcamalar. Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. ..1. fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. Para miktarý yatay eksende. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. Eðer hal- . Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar. Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir. GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. Bu iliþki kuþkusuz. Orijindengeçen doðru. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr. Yani GSMH/M dir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr.

Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak. Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir. .372 .kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir. yine denge Ye de oluþacaktýr.

Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan. Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr. 1/4 olan k nýn tersidir.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. talep edilen para miktarý. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir. Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Þimdi bunu Þekil 22. O halde. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. bu paranýn dolaþým hýzýdýr. Burada 4. 2. . denge geliri 500 den 600 e yükselir. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. açýklýða kavuþmuþ oldu. Md . merkez bankasý . istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr.. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur. Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir.2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. Tüm artan para arzý. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. Yani.

bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir.373 . Eðer merkez bankasý. nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir. arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir.para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak. . para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa. Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun. Eðer para arzý artýrýlýrsa. O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir.

3 yardýmýyla açýklayalým. faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný. Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir. Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr. Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým.? Böylece monetarist dünyada. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. Þimdi bunu Þekil 22. . Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! . paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. Bu durumda.

tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. . bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir. Ýþte bu nedenle Þekil 22. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman. Temel Keynesgil görüþü özetlersek.3 de yatay eksende para. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir. Ýliþki böyle dolaylý olunca. pek çok þey sonucu etkileyebilir. Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur. eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa.374 . Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. düþey eksende faiz yer almaktadýr. Keynesgil dünyada.pay senedi. Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken.

faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak.M s Faiz oranýnýn. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. bugün pek iþitilmese de. sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir. Özellikle Alvin Hansen. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda. para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. Ayrýca. para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur.r Þekil: 22. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. Bu itiraz para politikasýnýn. Bunlardan birincisine göre. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý. Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. vurgulanmaya deðer görünmektedir. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. Md1 0 M1 M2 Md .3. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. Aþýrý parasal kýsýtlama. Çünkü Keynesgillere göre. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý . ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da.

Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir. faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler.375 . bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir. ? . Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde.bir diðer itirazý da. Parasal geniþlemeye gidildiðinde de. baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz.

Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. Hatta Eklektik Keynesgillerin. bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler. Keynesgil Görüþ .? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. Monetarist iktisatçýlar. Monetarist Görüþ . Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. . Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir. faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý.

Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre.olarak görmezler. eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa. bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir. Çünkü. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? . Öyle ki. Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma.376 . doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir. bir hayli karmaþýktýr.

daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. Ancak bu. Sýrasý . Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. daha düþük faiz oranlarý demektir. Tersine. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. Fakat enflasyon. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. . artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. Ýþte cevabý: Friedman'a göre. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. izlenen geniþletici para politikasýdýr. Keynesgillere göre de. Geniþletici para politikasý demek. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. Bu ara dönem. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. Dolayýsýyla enflasyonda. Keynesgiller dikkatlerini. Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr. Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir.. ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni.

Onlara göreenflasyon farký. . Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler. Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur. Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir. monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim. Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir. reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda.377 .

4. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin .Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin. gerek Keynesgil iktisatçýlar.4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz. (A) 00 M1 M2 Md. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak. gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler. Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 . Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md . Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda.M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz.KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal . Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr. para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar.

para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller.378 . .etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. Monetaristler. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar.

Bu durum faiz oranlarýný düþürür. Geniþletici bir para politikasý. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. Firmalar ve bireyler. Birinci iliþki para talebidir. Monetaristlerin. Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar. . daraltýcý bir politikasý. . Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. Bu sýrada faiz oraný.Þekil 22. . Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer. Monetarist görüþe göre DI büyüktür. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. Firmalar ve bireyler. DI küçüktür. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak. aþýrý para arzý yaratýr. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. Dolayýsýyla para politikasý etkindir. faiz oraný r2 ye düþecektir. Tersine. Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. Ýkinci iliþki. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. Monetaristler. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim.4. . para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. . Neo Keynesgil görüþe göre ise. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr. yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir.A ve 4. Eðer monateristler haklýysa. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar.

Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler. Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir. Özetlersek. yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan. önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr.5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler. Bu. Bunun sonucu Þekil 22. Oysa Keynesgiller.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. Bu ise .379 . kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr. önce geliri artýrýr. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur.

Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle. Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur.5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 .M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn . Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Faiz oranýndaki yükselme. Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar. Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md. Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir. Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr.toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e).5. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun. Bu ise . yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur.

Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? . bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr. Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir. bu nedenle DI küçüktür. Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir.Etkinliði. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. . Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler. Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme. Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr.M5 . Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere. Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir. Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md . dolayýsýyla DI büyüktür.380 ? .

Sabittir 3. Ýstikrarlýdýr c. III. Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte.381 . Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr. para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. Sabittir b. Bire eþittir e. III d. Bire eþittir d. Hiçbir etkisi yoktur II.Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I. III. Etkisi güçlüdür IV. Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. IV e. Sýfýra yakýndýr d. I b. Deðiþkendir b. Çok az etki yapar III. Ýstikrarsýzdýr e. Ýstikrarlýdýr c. IV c. IV 2. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. Sorular 1. Önemli deðildir .

The Principles of money and a Banking and Financial Markets. 1996. Macroeconomics. 1977. DOUGLAS Purvis. Büyüktür b.. Büyüktür b. New York. Küçüktür d. New York. Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. . Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. 1996. Ezgi. Ýktisat 2. GLAHE Fred. Önemsizdir e. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a. PARASIZ M. Önemlidir e. Ýlker. Yoktur c. Yoktur c. Bursa. Para Politikasý. Harcourt Brace Jovanovic. Ýlker. Basic Boo. Bilim Teknik.STEINER Peter. Ezgi. ÇAKMAK Ahmet. Küçüktür d.RICHARD.4.382 . 1977. Bursa. Bazen vardýr bazen yoktur 5. Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. Çeviren. RITTER Lavrence and SILBERT W. PARASIZ M. 1990. COURANT Paul.

. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..383 . ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde..ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. Bu ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. . Üniteyi çalýþýyrken. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. para arzýndaki deðiþikliðin. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir. Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr.

John Taylor bu konuda yaptýðý . Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz. MØÆ r. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir. Faiz Oraný Kanalý . Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr.) neden olmaktadýr.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur. yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr. daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir. diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar. Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr. döviz kuru. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný. Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir.

bir çalýþmada. Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr. Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? . konut yatýrýmlarýnda. Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir.384 . Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý. giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr.

Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir. Çünkü mon ler farklý konjoktür dönemlerinde bumekanizmanýn deðiþeceðini kabul etmektedir. . olarak gösterilmektedir). Tobin'in q Teorisi . Bunun sonucu olarak net ihracat düþmekte (NXØ ).Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. Bu çerçevede paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýný þöyle gösterebiliriz. (Bu durum E. Monetaristler çoðu kez kendilerini belli bir aktarma mekanizmasýna baðlamada gönülsüzdavranmaktadýr. Japonya ve Avrupa Birliði arasýnda geçerli olmasý.. MØÆ r. Yani TL nýn deðerlenmesine neden olmaktadýr. Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? . TL nin ya da ülke parasýnýn deðerlenmesi yurt içimallarýn yabancý mallara göre daha pahalý hale gelmesine neden olmaktadýr. Bu kanal ayrýca faiz oranlarý etkisini de içermektedir.Æ E. dolayýsýyla toplam çýktý gerilemektedir. Bu durum TL olarak mev duatlarýn deðerinin diðer paralarla tutulan mevduatlarýn deðerini aþmasýna neden olmaktadýr. ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD. Buna karþýlýk monetaristler para politikasýnýn ekonomiyi etkilenmesinde hem göreli aktif fiyatlarýný hem de reel serveti göz önüne almaktadýr. Bunlar Tobin'in yatýrýmýn q teorisi ve tüketim üzerindeki servet etkisidir.

Tobin'in q teorisi. Eðer q yüksekse firmanýn piyasa deðeri sermayeninyenilenme maliyetine göre ektir ve yeni fabrika ve sermaye techizatý firmanýn piyasa deðerine göre ucuzdur.385 . Böylece firmalar küçük bir pay senedi çýkarmayla bir . Bu durumda þirketler pay senedi çýkarýr ve satýn aldýklarý fabrika ve techizat maliyetlerine göre daha yüksek fiyat elde edilir. ekonomiyi pay senetlerinin deðerlendirilmesi üzerindeki etkileri aracýlýðýyla etkilenmektedir. Tobin q yü piyasa deðeri olarak tanýmlamaktadýr.

MØÆ PeØ Æ qØÆ IØ Æ YØ Pay senedi fiyatlarýndaki deðiþimlerinin yatýrýmlar ve milli gelir üze? rindeki etkisi nedir? Modigliani'in Servet Etkisi Pay senetleri aracýlýðýyla meydana gelen bir alternatif parasal aktarým kanalý tüketim üzerinde meydana gelen servet etkisi aracýlýðýyla meydana gelmektedir. firmanýn piyasa deðeri sermaye maliyetine göre daha düþük olduðundan.çok yeni yatýrým malý satýn aldýklarýndan dolayý yatýrým harcamasý yükselecektir. Daha önce deðinirken Keynesgil bir hikaye benzer bir sonuca ulaþmaktadýr. Para arzý düþtüðü zaman. Bununsonucu olarak p ay senetlerinin fiyatý düþecektir. tüketicinin yaþam boyunca eline geçecek kaynaklarý tarafýndan (benzeri sermaye. Ancak para politikasýpay senedi fiyatlarýnýnasýl etkileyecektir? Monetarist çerçevede konuya yaklaþtýðýmýzda þunu söyleyebiliriz. Monetarist ve Keynesgilgörüþleri birleþtirdiðimizde þöyle bir sonuç ortaya çýkm nedi fiyatlarýnýn düþmesi (PeØ ) daha düþük bir q ye (qØ ) neden olacak veböylece yatýrým harcam ) neden olarak para politikasýnýn aþaðýdaki gibi bir aktarým mekanizmasýna neden olacaktýr. . Çünkü kýsýtlayýcý para politikalarýna baðlý olarak faiz oranlarýnýn yükselmesi pay senetlerine göre tahvilleri daha cazip hale getirecektir. Modigliani'nin geliþtirdiði yaþam boyu gelir modelinde tüketim harcamalarý. halkýn elinde istediðinden daha az para olacaktýr. firmalar yeni yatýrým malý satýn almayacaktýr. . Böylece pay senetlerine olan talep azalacaðý için fiyatlarý düþecektir. reel sermaye ve finansal servet tarafýndan oluþturulan) belirlenir. Tobin q süyle yatýrým harcamasý arasýnda bir bað vardýr. Öte yandan. Eðer q düþükken firmalar sermaye malý gereksinimlerini karþýlamak için ya diðer bir firmayý daha ucuza satýn alacak ya da eski sermaye malýný satýn alacaktýr. Bu tartýþmanýn özü þudur. q düþükse. Böylece yatýrým harcamasý düþük kalacaktýr. Bu kanal Franco Modigliani tarafýndan ve onun MITPennSSRC ya da kýsaca (MPS) modelinde ortaya konulmuþtur. Halkýn daha az harcama yapacaðý bir yer sermaye piyasasýdýr. Böylece halk harcamalarýný azaltarak elinde daha fazla para tutmaya çalýþacaktýr.

386 . Böylece tüketim azalýr. finansal servetin deðeri düþer. MØÆ PeØ Æ Servet ØÆ TüketimØ Æ YØ Meltzer'in Yaklaþýmý Meltzer aktif fiyatlarý etkisinin faiz oranlarý. döviz kurlarý ve pay senedifiyatlarýnýn ötesine geçtiðini vurgulamaktadýr. . Pay senetleri düþtüðü zaman. Meltzer 1980 li ve 1990 lý yýllarda Japon ekonomisindeki geliþmeleri göz önüne alarak para ekonomisinin ekonomi üzerinde arazi ve mülkiyet deðerleri aracýðýyla önemlibir etkisinin olacaðýnýda ort ktadýr.Finansal servetin en büyük bileþeni pay senetleridir. Kýsýtlayýcý para politikasý paysenedi fiyatlarýnda bir düþmeye (PeØ ) neden olduðundan. Böylece tüketicinin yaþam boyu kaynaklarý azalýr. paranýn bir diðer aktarým mekanizmasý ortaya çýkar. Parasal bir daralmanýn arazi ve mülkiyet deðerlerinde bir düþüþe neden olacaðýný böylece hanehalkýnýn servetinin azalacaðýný bunun sonucu olarak da tüketimde ve toplam çýktýda bir düþüþün olacaðýný ortaya koymaktadýr.

Böylece ekonomide bir parasal daralma olduðu zaman. Kredi kanalý yaklaþýmýný savunanlar para politikasýnýn uzun vadeli aktifler üzerindeki etkilerini açýklamada faiz oranlarýnýn etkileri konusunda tereddüt etmektedir. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda banka adýna kazanç nedir? Bilanço Kanalý ? . MØÆ banka mevduatlarýØÆ banka kredileriØ Æ YØ Yeni projelerini banka kredilerinin dýþýnda finanse edemeyen firmalarýn olduðu ve politika deðiþikliklerinin ödünç arzýný doðrudan doðruya etkilediði bir ekonomide finansman için yapýlacak en iyi þey finansal yeniliklerdir. . Onlarýn q sundaki düþüþ konut harcamalarýnda bir azalýþa neden olacaktýr. Böylece daraltýcý para politikasý. Kredi Kanalý Yaklaþýmý . asimetrik enformasyon sorununu yaþ