P. 1
Para Banka

Para Banka

|Views: 199|Likes:
Yayınlayan: Emre Kaya

More info:

Published by: Emre Kaya on Dec 13, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as TXT, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/13/2011

pdf

text

original

Sections

  • FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER
  • TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI
  • TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER
  • PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER
  • MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ
  • PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ
  • IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER
  • DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER
  • EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI
  • BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ

T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .

Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi . Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü.Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme.

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite.KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .

FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA.

Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý.

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. Öte yandan birçok banka. elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr. paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. . Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte.Yukarýda da deðindiðimiz gibi. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. Dikkat edilirse satýn alma. banka ile baðlantý kurma. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. Günümüzde birçok kurum. Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr. Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. doðal gaz.

bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir. EFT sistemi. Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn.8 . Kaðýda dayalý ödemelerde. Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? . ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur. kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr.

bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr. Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir. Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir.? ? ? pabileceðini göstermektedir. Bir aktifi para yapan unsur. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý . "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için. Daha önce deðindiðimiz gibi. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr.

Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr. para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Buna göre teorik yaklaþým. Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev . mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar. Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr.9 .olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar. Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler.

Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1". Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir.duata dönüþtürülebilmektedir. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn". Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr. Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü. birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. Açýktýr ki. Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr. Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. Bu nedenle. konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir.

Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar.C. T. dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T.C. .lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T.10 . aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir. Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar. Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir. Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak.C.

C.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749. M2 para arzý .0 (4) M1 (1+2+3) 376287. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0.C. Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1.0 (12) M3 (10+11) 1299500. T.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50.0 (10) M3A (6+9) 1256524.C. TABLO 1. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir.5 (13) M3Y (7+12) 2498249. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T. Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken.Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.0 (6) M2 (4+5) 1216320.5 T.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir.1'den izlenebilir.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204.12.0 (8) M2Y (6+7) 2415069.

C. M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý .1'de verilmektedir. Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1. Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T.11 . Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir.tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr.

finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil.75 0.25 0. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir.50 1.50 0. kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr.25 1. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da. Ýkinci olarak. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet.% Deðiþim Oraný 1.1'den izlenebilir. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý. Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1.00 0.00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1.1. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü. . 1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr.

tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað . Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir.12 . Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý.finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur.

barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. hanehalklarý. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. . Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri. her bir ekonomik birim. bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. Hanehalklarý . Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz. ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. üç tür bütçe durumu söz konusuol . Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. Hanehalklarý. vergi ve harçlardan elde edilmekte. harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr. Finans dýþý iþletmeler . borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler. yollar. Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: . finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr. temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte. Aksine finansal sistem.

Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr. Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir.r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu). bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr. Zira tanýmýmýz gereði. Likitide açý .13 . açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý).

Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER . belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim. Bu tanýmlamadan yola çýkarak. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. YATIRIM. Ýlk olarak. Burada sözü edilen borç senedini. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk. Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr. Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. TASARRUF. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler.sýndan düþünüldüðünde. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir.

fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr.14 ? . Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .

kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr.nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr.2. Finansal Akýmlar. Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1.Devlet. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir.Yabancýlar Þekil 1. Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. Þirket tasarruf sahiplerine ör- . Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri. iþletmeler ve devlettir.2 . FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar . Ancak iþletmeler. bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1. DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL.HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler . Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir.2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda.

Bunu daha iyi kavrayabilmek için . Bir ekonomide tasarruf yapanlarla.neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir. Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr. kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir.15 .

Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. Bu iþlem sonucunda hem siz. Bu açýklamalara göre. Finansal piyasalar. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr. hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr. Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir. Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu. Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. hem soba imalatçýsý. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z.

Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr.rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim.16 . Söz konusu araç. borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta . Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir.

Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir. Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar .? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr. Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir. Ortaklýk araçlarý. on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr. Kýsa. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar.

future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Döviz piyasalarý. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr. tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. Çünkü. menkul kýymetle .17 . Yani. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý. Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir. yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr. Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr. Broker.

Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . Ýlk olarak. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir. Bunlardan birincisi. Öte yandandealer. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur. Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir. Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr. Bu durumda bir þirk et. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr. ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr. Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir. birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. Ýkinci olarak. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir.

ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden. Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý. Para pi .18 . tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr. uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr. Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr.

Fon akýmýndaki bu ikinci yol. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr. tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler. Sözü edilen finansal aracýlar. þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz. Þekil 1.2. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler. . kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir. Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir.2. . Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr.'den hatýrlanacaðý gibi. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir. Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler. Sonuçta. geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar. Þekil 1. Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn.

Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek.Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir. Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. Ýþlem maliyetleri. verdiðiniz borcu ne zaman . Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz. elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur.19 . soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz.

Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet . Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim. Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr. . Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr. Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir.tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr.

Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler.önemli ölçüde düþ ürülebilir. hesap birimi olma ve deð . bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr. Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir. bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr. Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý. Finansal aracýlar.

er biriktirme aracý olma. Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý. özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur.20 . Ancak paranýn geçirdið i ev .

gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. Mevduat sertifikasý . Vadesiz mevduat c. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Para akým. Para stok. fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr. Ýktisadi açýdan önemine karþýn. Varlýða dayalý menkul kiymet e. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a. Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. gelir marjinal deðiþkendir c. gelir akým deðiþkendir e. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2. Para stok. Finansal piyasalar. Ortak bir deðer birimi olmasý c.21 . Tahvil b. Para akýmý. elinde fon bulunduranlarla. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr. gelir marjinal deðiþkendir d. Sorular 1. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3.rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. gelir stok deðiþkendir b. Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a. Hisse senedi d. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde.

Basým.. . Aralýk 1995. HÝÇ. Ýlyas. Devlet e. Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý. Merkez Bankasý. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a. Finansal aracýlar b. Savaþ Yayýnevi. PÝRÝMOÐLU.4. PARASIZ. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN.. Fon açýðý olan ekonomik birimler d. Ankara 1987. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c. 8. Menteþ Kitabevi. Eskiþehir 1991. Ýstanbul 1992. Bursa 1994. Para Teorisi. 5 yýl vadeli devlet tahvili c. Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. Sadun. ÞIKLAR.22 . 9 ay vadeli hazine bonosu e. Para Teorisi ve Politikasý. Ezgi Kitabevi. Ýlker... 2 yýl vadeli mevduat hesabý d.. Para. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b. A. Banka ve Finansal Piyasalar. T. Baki.C. Yatýrýmcýlar 5. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika.. Aylýk Ýstatistik Bülteni. Eskiþehir 1988 . Mükerrem.

Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz.. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz . Bu üniteyi çalýþýrken. Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte.. Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr.. Bu baðlamda. hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..

. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.23 .olduðu taktirde.

Borç veren açýsýndan faiz oraný. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir. Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz. faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr. Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr.

Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif.24 . i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. Likidite tercihi yaklaþýmý. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir.çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz. . Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif. Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz. ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i.

bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek. Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12.1. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2.1. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir.5'ini elinde bulundurmaktadýr. genellikle. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle. Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr.'deki örneði inceleyelim. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn. Þekil 2.? Para miktarý (milyon TL) 25 12. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir. Emekli memur olan AhmetBey.1.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.'deki gibi kalýrsa. Bu durumu görebilmek için Þekil 2.. . gelirinelde edilme sýklýðý. ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler.

25 . Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz.17'si kadar olacaktý.1. Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? .34 milyon lira olurdu. elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4.1. aylýk gelir yaklaþýk 8. Buna göre gelir arttýkça. Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr. Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý.'i kullanarak inceleyebiliriz.Þekil 2.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2.

? Elde para tutmanýn. Ancak bunlarýn tümü.1. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar. para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir. talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir. gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. faiz oranlarý düþükse. elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). Para talebi ile faiz oraný . faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini.Þekil 2. Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr.. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak. Bu nedenle. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr. Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak.

Faiz oraný ne kadar yüksek olursa. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de. Tersine.26 . ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr. belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler. Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . yaygýn olmasýna karþýn. Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. tek yaklaþým deðildir. ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler. Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa. söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir.

para talebi . Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa.. para talebi fonksiyonunu göstermektedir. Öte yandan. Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim.2. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi . ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para.M. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse. gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak.1936 yýlýnda J. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler. para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir.. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir. Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. Öte yandan Þekil 2. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný .2. Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler.faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir.Keynes. daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar. Þekil 2.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç. yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar.

Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? .düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için.27 . daha fazla para talepedilecektir.

3.Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i.3. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M . bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz.Y )1 d Þekil 2. Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Faiz oraný ! Ms Þekil 2. merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz.'de görülmektedir. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi.2. halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir.

.28 .Para arzý fonksiyonunu. bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir. para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile.

para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için). finansal aktiflerin fiyatýný .Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2.Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2.4.'te verilmektedir. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler.4. Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu. Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr. Bu nedenle. para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir. Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda. Bu da. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir. Faiz oraný io M M = f(i. Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça.

neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. Faiz oranýndaki artýþ. diðerþartlar sabitken.29 .düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr.

faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr.Y ) L = f(i. Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. Faiz oraný yükseldikçe. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme. arz edilen fon miktarý. Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2.'te grafik olarak gösterilmektedir. Faiz oraný ss L = f(i. Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda.Y ) 11 22 Y2 > Y 1 .ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný. Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz. cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya . ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur. deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. GelirY1 düzeyin de sabit iken. Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir. Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr.5.

Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2.30 .5.

Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2. Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2. bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý . para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini. Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir. hane halklarýnýn tasarruflarý . Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak. Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý . Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir.'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr. devletin tasarruflarý . faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir.6.6 .Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: .

talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla.Öte yandan Þekil 2.'da. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir. .6. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa. her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir.31 .

üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri .'de biraraya getirilmesi ile.? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: . denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz. Finansal sistemde. Faiz oraný Ls Þekil 2. denge faiz oranýdýr. Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný.7.7. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece. borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý . cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse. finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar. Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar. devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2. hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri .

kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir. .nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr.32 . ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr. ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. Bu nedenle faiz oraný. denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz.

Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark. genel denge anlamýnda. ve 2. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz. günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir.7. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. her iki teori de. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir. Üçüncü olarak. Öncelikle. . Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil.4. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. Nitekim Þekil 2. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar. Ýkinci olarak. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar.

fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým. Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr. gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz. Bu iki yaklaþým arasýnda.Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.33 . Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu . REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince. ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir.

hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve . Finansal sistemde. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin.rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. Reel faiz oraný. Günümüzde iktisatçýlar. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. Ekonomik birimlerin. i = i* + .e yazmak mümkündür. Yukarýda verilen bu eþitlik.e ile gösterilirse. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler. Nominal faiz or aný i. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn. Finansal sistemde hem fon arz edenler. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir. reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. nominal faiz oraný. 1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr. Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir. ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir.

Ayný þekilde. ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir.34 . Ancak reel faiz oranýnýn kendisi.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir. beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur. Bu yüzden Fisher eþitliði. Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. Ýkinci olarak. . sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr. Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar. Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr. 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur.

Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak. Ancak. Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? . ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta.12.1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. Ancak. bir dizi faiz oraný söz konusudur. Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde.þekil yardýmýyla tespit ediniz. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir. beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir. Tablo 2..1. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini. 31. ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. Üçüncü olarak. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. Örneðin.33 puan artmak zorundadýr. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . ekonomide belirli bir tarihte. Bu iktisatçýlara er eþitliði.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný. FAÝZ ORANLARININ YAPISI . geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr.

Finansal aktifin vadesi . Finansal aktifin geri ödenmeme riski . Faizoranlarýnýn yapýsý. Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar.35 . temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: .Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt. faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir. Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz. özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir. Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý . . Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar.

Tablo 2.30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99.0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8. Bunedenle. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni. Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr. Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13. bu oranýn 365'de biridir. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir. eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir.0 Faiz oranýndan sözederken. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken. vadelerinin farklý olmasýdýr. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý.12.1995 . yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir. diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99.5 Bankalararasý Gecelik 105. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir.1.83 Reeskont Faiz Oraný 57. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr. vade ne olursa olsun. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? . Örneðin. Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný.

'de yer alan þekillerde. Getiri eðrisi. belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. iki ayrý tarihte. getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir. Örneðin Þekil 2. Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr.8. ? .Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem.36 .

Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus. Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr.Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2. getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir). Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre. Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki. düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný . azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir).8. 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir.

9. Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir.gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen. vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir). Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2. Çeþitli Getiri Eðrileri -37 .

Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör. Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. Söz konusu teori . Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir. piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým. alýnacak kararlarýetkilememektedir. Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. bekleyiþler teorisi. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. Örnek olarak. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. cari kýsa vadeli faiz oraný . piyasa katýlýmcýlarýnýn. Ayrýca bekleyiþler teorisi. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný.Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr.

38 . yukarýdaki örneðimize göre.60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr. Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0. ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda.45 + 0.65 + 0. . Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta.ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz.70 = 0.

Eðer bu oran %65 olsaydý. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý. daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr. uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. Yuka neðimize göre. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. Uzun vadeli faiz oranýnýn. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir. Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için.

bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr. Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur.39 . artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala . uzun vadeli faiz oranýna eþittir. cari kýsa vadeli faiz oraný. Likidite primi teorisine göre.daha az likit olma özelliði nedeniyle. Ancak. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý.

Çünkü. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. piyasa katýlýmcýlarý. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi. azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. Bölünmüþ . bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. Bu teorinin temel varsayýmý. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr. Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr. Bir baþka deyiþle. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. Öte yandan. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir.? caktýr. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir.

? ! . Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler. bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir.40 . Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz. Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir.piyasalar teorisine göre. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý. Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr.

4 olacaktýr. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr. Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký . Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir. sermaye kazancý vergisine tabi iken. genel anlamda. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr. Ancak bu ifade. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. iet vergiden muaf faiz oranýný. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr.

finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir. vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 . yani marjin al vergi oranýdýr.Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. ? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25.41 .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný. Söz konusu iki finansal aktifin vergi .

Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez. devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken. bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. Örneðin. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. Yukarýdaki örneðimize geridönersek. diðer þartlar sabitken. Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir. vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü .dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir. Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. geri ödenmeme riski. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73. Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ. satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. Çünkü devlet pa asarak. Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir.

42 .ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur. . Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken. bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý. faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr.

Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý.43 . Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar. Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür. (c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon . Faiz oranlarýnýn yapýsý. Nominal faiz = reel faiz d. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Fon arzý = fon talebi b. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b. Para arzý = para talebi c. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir.Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur. Sorular 1. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse.

Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d. Para ve Faiz Teorileri. ÖCAL. Tezer. Vade uzadýkça önce artmakta. Beklenen enflasyon oraný %24. Para.44 .5 d. Ezgi Yayýnevi. Ezgi Yayýnevi. Ahmet. PARASIZ. %32 e. Makro Ekonomi. PARASIZ. %162 d.3. Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. . hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur. %16 b.. Ýlker. %3 c.. Feridun.. Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c. Turhan Yayýnevi. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken. Bursa 1994. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a. %62. %40 e. Ýstanbul 1993. Vade uzadýkça önce azalmakta.. Bursa 1995. %30 b. %83 Kaynakça ERGÝN. daha sonda azalmaktadýr 5. Ýlker. %70 c. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Para Teorisi. Beta Basým. Para Teorisi. daha sonra artmaktadýr e.. ERTUÐRUL. Ankara 1993. Banka ve Finansal Piyasalar. %24 4. Ankara 1981.

ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede.. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr. Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi. .. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.45 .

banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. . Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür. doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý. bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. kredi ticareti yapmaktýr. ödemelerde aracýlýk. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. Ancak. Bazý anglo-sakson yazarlar. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. bankalarýn önde gelen görevleri. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr. Bu bakýmdan. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir. para nakli. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. Bu tanýmýn. ? Bankacýlýk sektörü. Gerçekten de. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. Para politikasý ise. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr.

Öte yandan. borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý. bilinen ilk banka kuruluþudur. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. Bu oranlar tahýl. Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi. Tarihçiler. %20 veya %12'yi geçemezdi. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler. tohum ve sair malzeme alýmý için. Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere. Bu rahiplerin.46 .Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ . çiftçilere baþlangýçta ayni. Borçlanmada yýllýk faiz %33. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. . Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir.

Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu. . Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur. yüzyýl. 11. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. Bütün bu geliþmeler. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra.. Özellikle Venedik. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan. Çünkü. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. Böylece modern bankacýlýk.Ö. tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr. yüzyýldan itibaren.. yüzyýlda. bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr. 12. ve 17. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. . kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý.Ö. Fransa. Buna karþýlýk. 16. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. Mabetlerin yanýnda. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý. 17. krediye ihtiyacýn arttýðý 19. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. Ýtalya. Batý Avrupa'da 19. 16. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. yüzyýllarda. Bu fuarlarýn. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka . 15. M. 3. Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. Daha sonraki yüzyýllarda. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken. yüzyýldan baþlayarak 14. 6. 19. Eski Mýsýr. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. Öte yandan. yüzyýldan sonra. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. yüzyýlda geliþebilmiþtir.

19. Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. 16. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde. ve 17. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir. Bu yüzyýlda. alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði. . banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda. merkez bankalarý oluþmuþ.47 .adý verilen kurumlarýn girdiði.

Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme.B. bankacýlýða özgüözellikler. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken. bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. Dolayýsýyla. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Sözkonusu kurumlar. yüzyýldan itibaren bankalarýn. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir. bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir.D. Bankacýlýða Özgü Özellikler . Ýþlemler. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir. Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK . Bu iþlemler.? 19.'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk. özellikle Batý Avrupa veA. yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir. Finansal hizmetler endüstrisinin 2. Ticari bankacýlýðýn. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri. banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir. 19.

rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir. döviz riski. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý.Bunlar.48 . hukuki. kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. paranýn konvertibilitesi. faiz arbitrajý. düzenleme. . Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar. üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. döviz iþlemleri. teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir. önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði. otomasyon. ticari.

Etkinliði nispeten düþük bankalar ise. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý. banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi. özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. Çünkü. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. spesifik dýþ politikaeylemleri. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý. Mevduat sahipleri. esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. Bunlar.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar. ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar. kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. Dolayýsýyla.

Öte yandan. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD. Yine. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda. Nitekim. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. bankacýlýk sektörü açýsýndan.tercih edeceklerdir. Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre.49 . uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet. Böylece. bu . Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr. tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir.

Bu nedenle. Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir. uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. Portföy teorisi. Dolayýsýyla. diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. Finansal aracýlýk süreci. portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. Bu modelin i.. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. . portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. ? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým. bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. Bunun yanýsýra. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. banka kredisinin üretim . Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski.

Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir. Çünkü. finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa. Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn.50 .yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. kurum. Bunlar. eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. dýþ . yerleþim faktörü önem kazanýr. Fakat banka. Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde.

ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. euroequity piyasalarý. Bu teoriler. Eurocommercial papers piyasalarý ise. Bu piyasalara ek olarak. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. . sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. Bunlar. diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr. iki piyasa türü daha vardýr. Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. Bu arada. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken. Örgütsel Yapý . optimal örgütsel yapý. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. Uluslararasý fon akýþý. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. Euro piyasalarýaçýklayýnýz. teknolojik geliþim düzeyine.? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. Bankalar da. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. Bu nedenle. boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da.

Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir. Bunlar. Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör. yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. özellikle banka stratejisine baðlýdýr. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. bankanýn özellikleri. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði. . sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir.51 . talep faktörünü de gözönünealmak gerekir.Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. Son olarak. Bunun yanýnda. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. Bunun yanýnda.

. Þubeler. konsorsiyum bankalarý. þubeler. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur. Bir banka. ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. temsilcilikler. yerine getirilecek faaliyetleri. Temsilcilikler. Böyle bir durumda. muhabir banka olarak adlandýrýlýr. bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. acentalar. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. Bu nedenle. Bazý ülkeler. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. gidilen ülkenin . ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. muhabir bankacýlýk iliþkileri. Muhabirlik iliþkileri. Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. hükümet. baðlý veya yan kuruluþlar. Sözgelimi. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. uluslararasý bankacýlýk departmaný. aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. þubelerin aktif ve pasifleri. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine.. patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. yerelyabancý banka. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. Yabancý bir ülkede. Burada görev alacak kimselerin.

yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. Acentalar. bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir. gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir. . Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. Son olarak. Bu bankacýlýk birimleri. ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr.52 . farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp. Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur.yasal düzenlemelerine tâbidir. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden. uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar. Yan kuruluþ ise. Baðlý kuruluþ. Konsorsiyum bankalarý. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. offshore bankacýlýk birimleri.

farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. Diðer hizmetler ise. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. Öte yandan. Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. factoring. forfaiting. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. fon transferi. Genel olarak bankalar.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. iþbirliði. leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz. bir tarafýn finansal aracýný. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. tahvil ihracý. Bankalar. mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr. uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. Bu istekleri karþýlarken banka. Bundan dolayý.

53 . müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar. . Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma . bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr. perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle.çýkmýþtýr. Böylece sözkonusu bankalar.

farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr. ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. Uzmanlaþma . Böylece.. banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. . bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr. Bu durum. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda. Bunlar. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. özellikle batý ülkelerine göre.

sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi. 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý. Öte yandan.54 . topluma egemen olan deðer yargýlarý. Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri . Batý ülkelerinden farklýolarak. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir.ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür. imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir.

bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. yüzyýlda. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. hazineye borç vermek. Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür. 1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. 1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir.C. Ancak yerel bankalar. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür. Gerçi 19. kambiyo iþlemleri yapmak. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri. Bu dönemin özelliklerinden biri de. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir. Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ. 1923-1938 dönemi. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr. . bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T. 1939-1962 dönemi.C. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir.ne imkan vermemiþtir. senet iskonto etmek. Bunlar. Bu nedenle. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T.

bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr. Bu dönemde. . kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ. ihtisas.1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir.55 . kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ.

Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler. karma sermayeli bankalar. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir. ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi. bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir. tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. . yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi.C. yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. rasyonel çalýþmalarýný saðlamak. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. Yeni Bankalar Kanunu. bankalararasý para piyasasý.. Öte yandan. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. tüm sermayesi devlete ait bankalar. biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. pozitif reelfaiz uygulamasý. 1988 tarihinden itibaren T.

iþ ve ticaret bankalarý. tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir.56 ? . Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? . Merkez Bankasý. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise. yatýrým ve iþ bankalarý. tasarruf bankalarý. ticaret bankalarý.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. halk bankalarý. sanayi ve kredi bankalarý. uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir.

Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. . Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Özel bankalarýn hemen tümü. . . . Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye. .Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. . . . . Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. . Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. . . Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr. buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. . Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir. denetim ve gözetime tabidir. . . Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr. holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr.

Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? . Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr. Nitelikli personel azdýr. Kaynak yetersizliði sözkonusudur. . Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr. .. . Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur. Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir.57 . . .

Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir. Sosyal faktörler c. topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. Bankayý. ödemelerde aracýlýk. Uluslararasý bankacýlýk. iþbirliði. d. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. Bankalar. bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir. Bankalar. Hiçbiri 2.Özet Bankalar. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. Bankalarýn. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler. Sorular 1. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. b. Bankacýlýða özgü özellikler b. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. para nakli. biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. Türk banka sisteminin yapýsý.58 . uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür. c. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. Tarihçiler. yoðunlaþma.

.

Ankara. Nazým. Bankacýlýk Sektörü.3. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Yoðunlaþma c.59 . No: 282. Para. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a. 1992. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a. Ý. a. Tarým ve kredi bankalarý d.. Osmanlý dönemi b.. Türkiye Ekonomi Kurumu. para. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý. Ýþbirliði b. 1992. Þube aðýnýn daralmasý d. ÖÇAL.38 dönemi c. ERKEN. 199 4.80 dönemi e. Öztin. Ankara. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði. kredi. Uzmanlaþma 4. Banka ve Finansal Piyasalar. 1980 sonrasý 5. G. Uzmanlýk bankalarý b.. . 1923 . Gerçek Yayýnevi. Ýlker.F. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler. Para Teorisi. Ýstanbul. Tezer.44 dönemi d. 1990. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. PARASIZ.. Bursa.Ü. Banka. Tezer. Ankara. 1986. ÖÇAL. Yayýn No: 53.Ý. Tasarruf bankalarý c. Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ..B. 1963 . 1939 .

Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir.ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur. Özellikle finansal aracýlar. .60 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz. Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz...

Böyle durumlarda mali aracýlar. Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. ticaret bankalarýndan farklý olarak. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. Bu piyasalarda da kazananlar da olur. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. hayat sigortasý þirketleri vb.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. mali aracýlarýn . Banka dýþý mali aracýlar. kendi yarattýklarý fonlar yerine. Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda. tasarruf sandýklarý. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr. gibi isimlerle. Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. kredi birlikleri. likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. ödünç vermek için ödünç alan. kuruluþlar ve hatta bireyler. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. kaybedenler de. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. Tasarruf Türleri . dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla.

sigorta gibi ku ruluþlar. sosyal güvenlik. Günümüzde önemli miktarda fonlar. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . Dolayýsýyla bu kuruluþlar. bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr.61 . Sosyal güvenlikkurumlarý. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar. bu parayý bazen bankalara reel aktif. Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. topladýklarý bu fonlarý. tüketim ve tasarruflarý yanýnda. emekli sandýðý. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar. isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler. Ekonomik birimler. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir.

bazý etkinliklerde bulunurlar. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür. i. çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. ii. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. Vadesinin kýsa ve iii. ? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. bunlar. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. kýsa vadeli devlet tahvilleri. vadesi 1-1.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir. deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. Bu tür krediler. Finansal aracý kurumlar. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz. Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý. Þimdi bunlarý inceleyelim. Ancak. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. Para piyasasý. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. Para piyasasýnda kullanýlan araçlar. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki .

kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý . bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr. Kuþkusuz tüm bireylerin. ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen..62 . çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur. Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri. Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri.

gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. . birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. Eðer tasarruf sahipleri. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . Finansal aracýlar. hem de gelir elde ederler. Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . tercih ederler. Öte yandan giriþimciler. Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. Bunun ötesinde. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler. Miktar Ayarlama Etkisi . Böylece.. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken. Þöyle ki. hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar.

piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler. Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler. gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini.63 .Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. .

kararlarýdüþünülenin tersine. Finansal aracýlar. ödünç verdikleri fonlarýn riskine. Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. .'de verilmiþtir. daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan. Bilindiði gibi finansal aracýlar. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki . Ayrýca finansal aracýlar. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler. Böylecefinansal aracýlar. emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr. bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý. Finansal aracýlar. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar..1. potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar. Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . Nihayet finansal aracýlar. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . O halde bu üç durumun sonucunda. finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin.

tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir. Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler. .64 .. tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý. bankalar. Bunlar.

YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI . geri kalaný da sermaye. Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar. . Hane halký . POSTA ÇEKLERÝ . karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur.Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler. TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý. simsarlar . 1. Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . BANKA DIÞI MALÝARACILAR . DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . Menkul kýymetler borsalarý . Devlet FON TALEP EDENLER . Firmalar . ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. Acentalar. tellaklar. Hane halký . Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. Firmalar .

Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere.Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri . Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr. .65 . nakit devlet tahvilleri vb. oluþturur.

Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . tabi afet. tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. diðer þirketlerin pay senetlerine. fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim. güvencesi yüksek. Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. bu þirketler batýda. riskidüþük bir portföy ol rundadýr. Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir. Uygulamada. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). Eskiden. Bu pay üyelere. Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. Hayat Sigortasý . yangýn. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri. Yatýrým Þirketleri . kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. Bu sýrada þirket. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir. seyahat vb. sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. Üyeleri.Kredi Birlikleri ? . Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. þirket kendisine ödenen pirimleri. sigorta primleri oluþturur.

fark nedir? .66 .

Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. Bu pay senetlerini satýn alanlar. Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. dalgalanmalar gösterebilir. Elde ettikleri fonlarý. Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. . Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. FÝNANSAL . Sermayeleri deðiþen. Birçok yatýrým þirketi vardýr. her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. Bu þirketler. pay senetlerinin piyasa fiyatý. ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. ne mevduat kabul ederler. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar. Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý. Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . tasarruf sahipleriyle. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler. bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý. .Yatýrým þirketleri. Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak.

PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir. Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir. . tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur.67 . Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý.

bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak.Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar. giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak. . TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. . Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. Kalkýnma bankalarý. Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. . Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. . Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. . Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak. Kalkýnma Bankalarý . bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. . . Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. Planlama örgütünün olduðu ülkelerde.

68 . . TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ. sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla. Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr.ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar. Uygulamada TSKB yöneticileri. .

rehin. MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. Buna sermaye benzeri krediyi. . Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný. bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr. Bankanýn kaynaklarýna gelince.C. Açýk kredi. T. ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). . banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . . . . SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. TSKB nin amaçlarýnelerdir? . . Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak. Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti. buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür. Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. . hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . . Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB. sermayeve ihtiyatlar. Bazý istisnai durumlarda. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek.. Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu.

Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý. Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ.69 . bir baþka deyiþle mevduatlar. kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur. TKB nin amaçlarýnelerdir? .kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr. eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur.

T. Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek.Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur. Turistik tesisler kurar ve iþletir. Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. Turizm sanayine krediaçmaktadýr. Turis tik tesislere iþtirak eder. Devlet Yatýrým Bankasý. 25. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr. DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. T. Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar. O dönemde bankanýn temel görevi.C. Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn. Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir. . Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir. Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak. Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. Hazinece bankaya saðlanacak krediler. 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý. % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir.3. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr. KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar.. . . DYB'nin fon kaynaklarýný. Turizm Bankasý . çýkartýlacak tahvillerin geliri. . .1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir. yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr.C. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur.

.Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ . Ýþ Ticaret Bankasýdýr. Yerli bankalar T.70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur.

Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Ýthalat ve için akreditif açmak. . . aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. . Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. . kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. . Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým Bankasý . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. Birleþik Yatýrým Bankasý . Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak . Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. . . . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. . Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak.. bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak. Bankalararasý para piyasasýndan. Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek. .

Özel Finansman Kurumlarý .Tekfen Yatýrým Ve Finansman A. Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? . Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur.71 . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.Þ.

Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir. Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta. miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak. Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte. Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda.. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir.. Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. Fon Kullanýmý . Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. . bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. kalaný kuruma ait olmaktadýr. Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur. 6. yatýrým ve portföyleri yönetmek. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir. Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr.Þ. . . 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A. .Þ. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir. Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. Leasing'e benzemektedir. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Þ. Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. . bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr.

Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý. .Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar. yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte.72 . Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler. .

büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. Bunlar. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür. hayat poliçeleri üzerine ödünçler. T. ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir. Ancak topladýklarý fonlar. tahviller. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr.C. henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle. gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi. endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri. birikimlerini genellikle baðlý .Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr. Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan. Emekli Sandýðý.

tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK). Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr. . .olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr. . Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda. Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý . Yatýrým Ortaklarý. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý.73 . OYAK.

Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. Yatýrým fonlarý ve . denetim. kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir. Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur. Ancak. muhasebe.. Aracý kuruluþlarýn. . satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. 50). 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. Müþteri portföyü yönetimi . Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. Yatýrým danýþmanlýðý . . aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. SPK md. Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar. . En iyi gayret aracýlýðý. En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md. . Bankalar kuruluþ.

Bedeli. Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn. aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir. bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") . Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir. ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle. Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü.. satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir.74 . .

Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler. Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl . . yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir. . Alým ve satým iþlemlerini. Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . .. Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar. Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi.7. Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý. Yatýrým ortaklarý. Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan. borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr. Portföydeki menkul kýymetler. . . Mevduat toplayamazlar. . Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6. .1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr. Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. karma da olabilir. .

likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde. hizmet veya yeni ürün. birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir. . Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç. sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. ma lzeme. gereç.75 .

Ýtibari deðerleri yoktur. riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir. Ancak bununla.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. Yatýrým Fonlarý . aracý kuruluþlar. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. Pay deðeri. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. Katýlma belgesinin temsil ettiði. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp. Burada sözü edilen aracý kurum ve . belge sahipleri hesabýna. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz. Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý. Fon pay deðeri. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr. Fonun tüzel kiþiliði yoktur. 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr.

Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. . Çok sayýda küçük kapital sahibi. Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama. . . Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr. . Herkes için bir tip portföy.sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir.76 . Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. . . Portföy hizmetlerini tek elden yürütme.

gömülenmeyi azaltan. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. . ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý. kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir. kredi miktarýný ayarlayan.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla. yatýrým danýþmanlýðý. riski daðýtan. Ülkemizde gerek bankacýlýk. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. gerekse banka dýþý finansal aracýlar.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir. Genel finans ortaklarý (GFO) 31. özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. vadeleri ayarlayan. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler. GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý. 39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. fon tasarruf maliyetlerini azaltan. Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr.7.

d. Gömüleme eðilimini artýrarak. Gömüleme eðilimini azaltarak. Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler. . e. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. b. Gömüleme eðilimini azaltarak.Sorular 1. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler.77 . c. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar.

New York. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. PARASIZ. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. Sýlber. Dyden 2. Özcan. 1982. Charles N. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c. W. Kaynakça ERTUNA. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. Ýzmir. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. Para. e. Bankalarýn þubeleþmelerine. Sümerbank 5. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. c. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. Ege Üniversitesi Matbaasý. Finansal Kurumlar. b. Scott. DESÝYAB d. c. 1995.H. Money and Finacial System. HENNING.2. DYB e. Frederic. Lawrance ve William L. Ezgi Bursa. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. d. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir. New York. Meir. e. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. baský. Bankýng and Financial Markets. Chicago. RITTER. TSKB b. Pýggot ve R. Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . aþaðýdakilerden hangisidir? a. Rand McNaily. Financial Markets and the Economicy. Banking and Financial Markets. 1975. Ýlker. l975. b. KOHL. George G. e. Money. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. d. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. S. Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. KAUFMAN. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. MISHKIN. 4. Para piyasasýnda. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir. b. SYKB c. Banka ve finansal Piyasalar. l977. 3. Principles of Money. Pay senetleri arz ve talep edilir. Basic Books Inc. New York. d. l993. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr.

Scott Foresman. Boston.78 . l989.Markets. .

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz. .. Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz. Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz..79 .ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede. Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak...

Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. piyasayý etkilemekle beraber. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar.ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür. kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. 1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. Örneðin. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. 1960 lý yýllarda Hürriyet . Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. tedavül eden paranýn altýn para olmasý. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. 1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr. Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz.

kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar. Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi. faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu.80 . bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak. Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. Tasarruf bonolarý tamamen. .tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar. Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar.

1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi. Bunlara. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir.Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. suni bir olaydýr. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. yatýrým holdingleri. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. . Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. bunlarýn hisse senetleri.

bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. hükümetçe belirlenmesi. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için. Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu. 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu. O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý. Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý. Yüksek enflasyon nedeniyle. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý.81 . Zamanýn mevzuatý. fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur.

Ýstanbul. Ülkemizde Borsa . Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir. bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir. Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece.lamayacak olan bazý küçük bankalar. hem de hýzlanmýþtýr. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir. Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir. Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr. . Bu da. 1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir. Cumhuriyet döneminde. Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr. Böylece.

1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo. bunun yerine 6. Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz.10. Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ. Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr. Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr.82 . Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki.1983 gün ve .1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir.

Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir. telerate. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . daha sonra özel sektör tahvilleri. bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý . Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir. banka ve aracý kurumlar. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. bilgisayar ve Reuters. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. Borsa üyeleri. diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir.KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir. Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir. hem yatýrýmcýlara.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ. Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . Bir baþka anlatýmla. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý .

Bu çerçevede. Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr.83 . satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir. sadece 100. En iyi kavramý.000. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler. tek bir satýrda gösterilmektedir. yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan . Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye.000 ve 1.aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý.

Veritel ekranlarýnda görülmektedir. Telerate. Gerçekleþen iþlemler. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr. Ayrýca. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde.00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Piyasa. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý . Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. Öte yandan. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra. Öte yandan. iþ günlerinde saat 10. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur. Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler . bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. ? Tahvil.000-17. Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir.emre karþý emrini iletmektedir. Doðal olarak. Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr.

Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken.yanýsýra. . diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler. Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken. Bir diðer fark da. iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir.84 . emirler telefonla iletilmektedir.

yatýrým aracý olarak kullanýlan. Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. seri halinde çýkarýlan. bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md.ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. . misli nitelikte. Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. dönemsel gelirgetiren. . misli nitelikte. Yatýrým amacý ile kullanýlýr. Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr. belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. . Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. Bono. . Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar. . Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. halka arz edilen hisse senetleridir. . Buna göre menkul kýymetler. Çok sayýda ihraç edilip. . 3). Az veya çok devamlýlýk arz eder. poliçe. Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. . bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. Tahviller. Çek. . Standart ve yuvarlak meblaðlý. . kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. buraya ciro iþlemi kaydedilir.

Hisse senedi. aksiyon.Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham. . pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri.85 . sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup. anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden. yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir.

iv. . Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur. Yani hisse senedinde baðlý haklar. Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir. ii. . Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. Temettü (dividant) geliri saðlar. þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. . . Bu hak. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir. sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký. Oy kullanma hakký. Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir. þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. Bu. Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. Þirket kârýndan pay alma hakký. Rüçhan hakký. . genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. Bu haklar. . Hisse senedi. sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir. hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. Ancak yönetim hakký. . ? i. . Tasfiyeden pay alma hakký. iii. Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. v. Þirket yönetimine katýlma hakký. . Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr.. .

üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký..86 . hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir. Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz. SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin. Bu satýþ sonucu elde edilen gelir. ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir. Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç .

þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr..). mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. iii. üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir. Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. Anonim ortaklýklar. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. 3. Türkiye'de genel olarak. Bazý þirketler ise. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. i. Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. ihraç (emisyon) fiyatý. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin. nominal (itibari) fiyat. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. ii. Halka arz. . menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur.

Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin. kapanýþ. Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. . en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr.. Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i. iv. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr.87 ? . en düþük. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý.

Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. ii. iþletmenin bir bütün olarak. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. genellikle banka faizi. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. iii. baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. v. i. iv. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için. Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar.ii. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T. hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý .

Bu durumda. ana sözleþme hükümleri gereðince. -88 . þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. 402). Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri.haklar tanýnabilir. belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi. Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir. þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere. Ýntifa hisse senetleri. iii.

KOB'lar 1. kâr veya zararaortak olmak üzere. vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. En kýsa vade 3 ay. Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr.000. Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber. yurt içinde. Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç. Bu belgeler vadeli olup. hisse senedi sayýlamazlar. Çünkü: . faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler. ortaklar. özellikleri nelerdir? . Kâr ortaklýðýbelgesi nedir. ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. . en uzun vade 7 yýldýr.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur.? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz. Bu belgeler. faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir.

yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir. nakit karþýlýðý satýlmak üzere. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde . Katýlma intifa senetleri. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur. önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur. ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma. bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir.7. tasfiye bakiyesinden yararlanma. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla.000 TL olup. ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok.1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir.89 . hamiline de çýkarýlabilmektedir. bu toplamýn altýnda birinden az olamaz. ortaklar. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý. Kâr daðýtýmýnda.

varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa. Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. Ortaklýk. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar.bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. . sahibine. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. Nama yazýlýdýr. kanun'un 15. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir.

varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). . Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý. çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan. Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan. Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr.90 .Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir.

Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi . Hazine bonolarý kýsa vadeli. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir. baþabaþtahvil nedir? iii. Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir. ? Primli tahvil . her ne nam altýnda olursa olsun.07. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa. Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir. çok defa kuponsuz. T. bu baþabaþ tahvilidir. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. iv. public sector bonds-corporate. T-bills) kýsa vadelidir. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun. Merkez Bankasý). erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir. ? Devlet tahvili nedir? ii. faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. goverment bonds. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir.1987. i. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur.Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz.C. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli. hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills.

Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr. 7 yýldan çok olamaz. v. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az. Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir. bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur. Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr.nama ve hamiline yazýlý olabilirler. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. . Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz.91 .

Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ. belli bir yüzdesine. tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. Tahvil türlerini açýklayýnýz.Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir. Anaparayý korumakta. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. ii. Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. Tahvil Türevleri ? i. vii. yeni düzen getirilmiþtir. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý. viii. Banka veyaholdingin garantisi. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr.vi. Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý . Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler.

92 . vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir. Deðiþtirilmesi. Tahvil türevlerini açýklayýnýz. iii. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir. 15). ? . maddesenin 1. TTK'nun 422. kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde.Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla.Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz. veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde.

iii. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. Nominal deðer (Nominal value. tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. Bu deðer. Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). Bu durumda tahvil. face value. Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder. her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr. þartlara göreinip çýkabilir. Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý . . Bu deðer sabit olup. Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur. Normal ekonomik þartlar altýnda. Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz.% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur. Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise. büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. . Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. ? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. i. ii. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir. hiçbir zaman deðiþmez. Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir . Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium). piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar.Tahvilde Diðer Tanýmlamalar .

i. karayolu. elektrik santralý. demiryolu. ii. haberleþme. enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir.senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü. kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine. baraj. Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir. Gelir ortaklýðý senedi ulaþým. . gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin.93 .

10 gelir vergisi stopajý + 0. bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri. . 0. Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir. . % 10.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. bu krediyi kullandýrmýþ olan . i. hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. . Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr. .7 vergi kesintisine tabidir. alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden. Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak. . ii. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde. Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak. Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz. genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr.7. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek. Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak. Küçük kupürler çýkararak. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip.07 fon olmak üzere.? Gelir ortaklýðý senetleri. Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr.

bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder. Tedavül limiti. menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar . 5. ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez.94 . Tedavül limiti.000. Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir.000 TL den az olmamasý gerekir. ihraç edilen kýymetli evraktýr.bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin. banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada. Görüldüðü gibi. Kalkýnma ve yatýrým bankalarý.

Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý .? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr.1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir. Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz.7. Finansman bonosu türleri þunlardýr: . Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir. ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir. Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý . Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr. Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý. Ýskontolu olarak ihraç edilir. genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez.

. B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý.. . . .95 . F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý. . D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr. . C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý.

Þimdiye kadar menkul kýymetler. Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T. genel finans ortaklýklarý. ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir. . Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur.7.C. VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. bankalar. . Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar. KÝT'ler olabilirler. Ýhraççýlar. alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri. Burada "temlik". 31. ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken. Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu. . . finansal kiralama kuruluþlarý. Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý .1992 tarihinde düzenlenmiþtir. Konut kredileri. Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri. anonim ortaklar. . menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur. Buna göre VDMK.

Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur. Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala . Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý.veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr. "Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. protesto. her bir tertip için. bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz.96 . Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun.

Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) . Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa. Ýlgili kuruluþlar.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr.02. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir.C. Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31.caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler. ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir.7.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr. ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler. repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler.1993 tarihinde açýlmýþtýr. . her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir. Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde. Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo . hisse senetleri. Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T.

Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr.97 . banka bonolarý.Para piyasasý araçlarý. finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir. .

Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a. KÝT'ler c. c. Mahalli idareler d. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . Deðiþik vadeleri içerir.98 . Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. Hisse senedi. d.Sorular 1. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. Dönemsel gelir getirir. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. 3. Menkul kýymet kavramý. Belli bir meblaðý ifade eder. e. b. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a. Þirketi feshetme e. Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. Seri halinde çýkarýlýr. Anonomi þirketler b. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. Oy kullanma d. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c. Þirket kârýndan pay alma b. Þirket yönetimine katýlma c. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d.

Money and Finacial System. l977. RITTER.5. 1975. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets. Para. KAUFMAN. Pýggot ve R. Pirimli tahvil b.. 1982. Scott. l993. W. Özcan. Ege Üniversitesi Matbaasý. l975. S. MISHKIN. Charles N. PARASIZ. New York. Dyden 2. Finansal Kurumlar. Lawrance ve William L. Garantili tahvil e. New York. Ýzmir. Boston. George G. Frederic. . Tahvil. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. Ýkramiyeli tahvil d.99 . baský. Banka ve finansal Piyasalar. HENNING. Financial Markets and the Economcy. Rand McNaily. Ezgi Bursa. Basic Books Inc. Banking and Financial Markets. Sýlber. Scott Foresman. Ýlker. Principles of Money. Money. Chicago. Bankýng and Financial Markets.H. Baþabaþ tahvil c. Meir. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. KOHL. 1995. New York. l989.

Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu üniteyi çalýþýrken.100 . eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. kâr maksimizasyonu incelenecektir....ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede.. iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým. ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir. banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. Yani. Bankalarýn. O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri. Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. Banka Gelirleri. tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur. Lj = Dj (1) dýr. Bankamýzýn adý "J" olsun. Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). Bu varsayýmlar altýnda. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr. basitlik saðlamak amacýyla. O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. Ýkinci olarak bankanýn. kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr. Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr.

Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa.TRj = rL x Lj (2) dir. toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre. Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr.101 . bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj .

bilgisayar kullanýrlar. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir. O halde bir firma olarak banka için de. iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur.olacaktýr. benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. bürolarý teftiþ ederler. o kadar çek çekileceði için. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti. Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa.1.1. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. bina kiralarlar. banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr. bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr. Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6. . Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti. Reel kaynak harcamalarý. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. RCD olsun. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar.

0 L j .0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6.102 .2. Toplam Kaynak Kredi Maliyeti.

Çünkü faiz gelirleri. O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz.RCD . kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý. Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir. Bu ünitelerin büyükbir bölümünde. Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça. RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr. TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr. Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj . Yani.TCj = (rL x Lj) . re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder. REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK . Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr. Ayrýca.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de. vadesiz mevduat kabul eden. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler. müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur. Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . Bankalar kredi verirken. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj). bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur. TPj = TRj . Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. bankanýn hem gelirlerini. Þekil 6.TCj dir.2.RCL (4) (4) nolu denklem. bankanýn toplam kârýnýn. hem de masraflarýný etkilemektedir.'de görüldüðü gibi.(rD x Dj) . toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj). ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir. daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr.

Bankanýn kabul ettiði . kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr.103 . Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka. Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir.çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir. Marjinal Gelir.

3. Yani. Bu durumda. J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. marjinal mevduat faiz maliyeti. banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr. r L MR j. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir. r L MR j Þekil 6. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý . Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý.3.son lira mevduatla. bir bankanýn ödünç verdiði miktar. Tam rekabet koþullarýnda. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda. bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi. O halde J bankasý için MRj = rL dir. bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir. Þekil 6. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur.

marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir.4. Mevduat piyasasý rekabetçiyse. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez.104 .denir. Eðrinin bu þekilde olmasý. ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir. Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir. Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre. Þekil 6. J bankasý tarafýndan .

Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte.5. þekil 6. þekil 6. Bu eðri. MC L MC . 0 MC D MC D Þekil 6.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir. Dj 0 Ayný þekilde.toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir. Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir.6.5.'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi.rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi.4.b. gibi) kýsa dönemde yükselir. .

Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi. þekil 6.105 .7.6. .L Þekil 6.'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz. Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde.

8.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Þekil 6. Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur. L Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi.7. . Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz.8. J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz. Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j . r MCj MCj= rD + MCD+ MCL .

Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr.'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. Bir diðer deyiþle. .106 . jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi. diðer koþullar aynýyken. bankanýn marjinal maliyet eðrisi.9. Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir. O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir. J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir.

.0 L MCL. eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . banka faaliyetini durduracaktýr.9. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. r 0 1 L Lj . Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez. Kuþkusuz. . Þekil 6. Þekil 6. 0 L MCL.9.

ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn. ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için. kârý maksimum olduðunda. rD = rL . Þekil 6. kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. rL . bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir. . Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr. marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir. bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir. Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak.Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL.10.10. (6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz. Bu eþitlik. Denklemin sað tarafýndaki fark. Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka. Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý. Þekil 6. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir.(MCD + MCL) (6) elde edilir. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder.107 . mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir.

Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir. 12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. . 0 MIEjNMR . bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr. Piyasa mevduat faiz oraný . Bunun anlamý þudur. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr.'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj). Þekil 6.11.10. o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr. Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Mevduat faiz oranýndaki düþüþ.? r D MIE j NMR Þekil 6.

0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik.11. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý . mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir. Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim. r D.düþerken. r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6.

. Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim. Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir.ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr. Bankalar ödünç arz etmektedir.108 .

Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir. Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur. Þekil 6. Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir.c. tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls. J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6.12. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr. her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr.12. Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý. (a) 0 L k r L .'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir. . Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman. Þekil 6. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 .).a.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir.c.12. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir.9. Þekil 6. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir. Þekil 6.12.c.? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi.'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr.

12. Þekil 6. Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 . r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s .r L L k 1 L2 . . MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 . Her hanehalký ve firmanýn. talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. (b) k 0 L r L r L 1 2 . LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir. PiyasaKredi Arz Eðrisi. .

13. Buna ödünç fazlasý denilmektedir. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý.13. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise.'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný.13. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? .a.b. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr.'da gösterilmiþtir. Þekil 6. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr. J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir. Eðer bu olursa. r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir. Þekil 6.13. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr.a. Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr. Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir.. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr.. Daha önce de açýklandýðý gibi.a. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý. .

Eðer hal böyleyse. Bankasý Kredi Piyasasý r. bu bankanýn vereceði kredinin. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez.Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. Bu nedenle. d L 02 0 . O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. çok nadiren farkedilebilir. verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi. MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz. J.13.

b. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir. Çünkü böy bir davranýþ. kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr. bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat. marjinal hasýlat = marjinal . Þekil 6. hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný. Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir. Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan. örneðin rL1 uygularsa.L0 LjLj (a) L (b) Lj . yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr.13.110 . eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr.'de görüleceði gibi. daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir. Diðer yandan. Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. Bu durum.

Bu nedenle J bankasý.? maliyet olacaktýr. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir.a. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir. Kredi talebinde bir artýþ demek. Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu..14.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir. hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Kredifaiz oraný . her veri faiz oranýnda. baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek.14. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk. piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir. E0E0'). hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. þekil 6.

piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz.arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr. J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket. Þekil 6. J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr. J bankasý dahil her banka þekil 6.b. kredi talebindeki artýþ. L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr. ? Tam rekabetçi piyasada. E' 0lÞekil 6.14. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman.b. þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket). 'de.14.111 . 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 .14. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince. Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi . de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir.

.

Onlarýn mevduat müþterileri. D DjDjDj DDk kk . j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r .15. Öte yandan mevduatpiyasasýnda. . Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi. . bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder.Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. kredi alanlar alýcýdýr. O halde bankalar kredi arzeder. Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir. . söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr. Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6. fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr. ödünç alanlar kredi talep eder.

D Eðrisi. þekil 6.c.15.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL . Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise.c. Bu durum yineþekil 6.'de görülmektedir. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir. rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr. iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr.15.a. Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa. Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir. Þekil 6. Þekil 6. Þekil 6.11. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir. .15. bankanýn mevduat talep eðrisi idi.112 .(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda. Þekil 6. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir. 'den türetebiliriz.15. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir.15.c.b. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6.11. J bankasýnýn mevduat talep eðrisini.

16. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir. Þekil 6. Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri.16. rD0.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa.16. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir. Budenge. hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz.a. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir.a. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr.a. bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak. Bu durumda. Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6. rekabetçi bankalar. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý. Þekil 6. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir. Þekil 6.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur. veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde. Dolayýsýyla. r r D D NMR j 1 .16. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse.

NMR jr 2 2 r Dengesi. Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir. kendi mevduat talebinin.1 r r .16. Þekil 6. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý .b. D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6. Eðer J bankasý kârýný . J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir. toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir.16. Banka.

. o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr. rD2 gibi. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse. Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir. Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr.maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr.113 .

Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6. J banka- . Bu nedenle. veri herhangi bir faiz oranýnda. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr.? Ayrýca.b. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse.17.a. Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr. þekil 6. Bu nedenle. bir aþýrýlýk söz konusudur.17. hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda. arzedilen mevduat miktarý. artýk denge mevduat miktarý deðildir. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir.b). yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir. rD1 gibi. talep edilen mevduat miktarýna eþittir. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir. Mevduat arzýndaki bir artýþ. þekil 6. Þimdi.17. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse.16. Þimdi.'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan. J bankasý dahil her banka. Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0.

.17.114 . J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný.sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý). . Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri. . to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr. yenipiyasa dengesinde. 0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s . . D d Þekil 6.

niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. Bunun nedeni. denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. Böylece. Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. MONOPOL BANKACILIK . bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr. Bunun sonucu olarak. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. Eðer banka maliyetleri deðiþirse. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr. Gerçekte. mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir.

bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? . Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi. Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr. . Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur. rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir.Bankacýlýk sektöründe.115 .

* r L Monopolcu Kredi Piyasasý. banka kredilerini. Bunun anlamý. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6.Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir. (MRj).18.18. bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. 'de görüldüðü gibi. banka kredi faiz oranýný düþürürse. Çünkü banka. marjinal hasýlat eðrisi. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir. Þekil 6. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + . verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir. Gerç kten. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý). Bunun sonucu olarak.

Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa.18. Monopol koþulunda ise. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr. . bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet. . L*j miktarý. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. 'de görüldüðü gibi. ödünç piyasasý faiz oranýný. o zaman. monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr. ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir.116 . O halde bu faiz oraný. bir piyasa arz eðrisi yo tur. kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir. arz ve talepgüçleri belirler.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr. Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda. Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. O halde monopolcu banka. Eðer banka bundan daha az ödünç verirse. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr. Bu nedenle banka verdiði kred ileri. Þekil 6. eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise. marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr.

Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. Faiz ödeme maliyeti c. Öte yandan krediarz eden banka. rD . Dj = TRj d. Marjinal maliyeti e. monopol piyasasýnýn.rL Lj .117 . bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a. Ortalama maliyeti 3. Sorular 1. mevduat faizini belirlemek zorundadýr. Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. Aþaðýdakilerden hangisi. mevduat toplayamaz. rL . bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok. Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka. Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. Sene sonu iþletme maliyeti b. ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. rL . = TRj rDDj 2. rD . aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir. Eðer çok düþük belirlerse. Lj = TRj e. Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e. Dj = TRj b. Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d.? Birçok iktisatçý. Lj = TRj c.

ÖZKAZANÇ. Tam rekabetçi bir bankanýn. Credit and Banking. 1996. RANLETT. January. Michael. Mc GRAW-HÝLL. Journal of Money. Marjinal hasýlat c. Para. Marjinal hasýlat b. Ne w York. aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Marjinal maliyet 5. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm". PARASIZ M. Journal of Monetary Economics no:6. 1984. Ýlker.. Bursa. Anthony. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. Toplam hasýlat d. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. 1971. Önder. Toplam hasýlat d. Ortalama hasýlat b. AÖF. no:3 May. Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. Ortalama maliyet e. Modern Money andBanking.118 . SANTOMERO. "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". 1995. Ezgi. John Wiley. . New York.4. Banka ve Finansal Piyasalar. kredi arz eðrisi. 1980. 1977. Ortalama maliyet e. Money and Banking. Ortalama hasýlat c. Journal of Money. Credit and Banking. hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. Ernst. no:16 November. 1993. KLEIN. Ýktisadi Analiz 1. John. "A Theory of the Banking Firm".

üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra.. Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede. Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri.. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr.119 ... Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz.

Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. Sözkonusu iþletme. Buna göre bir banka iþletmesi. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. Bu zorunluluk. bankalarýn mudileri için güvencedir. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. Bankalar Kanunu. ayrýlan karþýlýklar toplamý . Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir. ! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir.

gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir. Öte yandan. Budurum.bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder. bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr. ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra. mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr. bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. Ýhtiyat akçesi nedir? ? . Bankalar kanunu'na göre.120 .

Mevduat. ticari mevduattýr. hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra. mahkemelere. Parasýný bankaya yatýran bir kimse.C. kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. icra ve iflas dairelerine. dernek ve birliklere. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir. bankalar mevduatýdýr. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. sendikalar. Mevduat nedir? Mevduat. bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. Bankalar Kanunu. savcýlýklara. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. dernekler.Mevduat ? . birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. resmi mevduattýr. tasarruf mevduatýdýr. bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. vakýflar. ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . vakýflara. yerelyönetimlere. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. Merkez Bankasý dahil olmak üzere. sandýklara. Öte yandan. vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür.

Genel olarak. tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr. Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir.121 . . 1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý . Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler.mevduat adý verilmektedir. belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr.

Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. Sözgelimi. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. Bankalar. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý. teminatlý ve teminatsýz kredilerdir. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. . Bu amaçla. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde. Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. Borçlu cari hesaplar. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. Öte yandan. Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir. kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. konut kredileri. tüketici kredileri. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar.

kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar. Bu arada geçen zaman. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar. . Böylece. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur.122 .müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. Bu yüzden. ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. mevduat faizleri birgün sonra. banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar. borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir. Bunun yaný sýra.

? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Diðer özel kesim iliþkile ise.C. Kredilendirme. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. Bu þekilde. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir. Bunlar. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. Merkez Bankasý. Bunlar. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir. Özel kesimle olan finansal i iþkiler. özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T. Sözgelimi. kamu. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr. T.C. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. yüzen fon kapsamýna girer. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar. .

reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir.Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri. . Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. mevduat munzam karþýlýklarý. mevduat ve ticaret bankalarý. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar.123 . Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir.

T.C. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. Bu bankalar.C. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler. yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir. Bunlar. Öte yandan. sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . günümüzde bankacýlýk anlayýþý. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi. tasarruf sahipleri (hanehalký). Nitekim. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. þirketler.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. T. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. Merkez Bankasý. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý. uluslararasý finans piyasalarý. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta. belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. sosyalgüvenlik kuruluþlarý. Merkez Bankasý. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. Bu iþlev nedeniyle. Hazine. Merkez Bankasý.

Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi.fon kaynaklarý. döviz borçlarý.124 . Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. bilançosunun pasifinde yeralan emisyon. mevduat. toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken . avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr.

Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK).avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Öte yandan. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. T. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. Bu deðiþim. . TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri . Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. . Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir. 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: . sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak. . Yine ayný yýllarda. öz sermaye. .C. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr.

önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir . ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir.125 . Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ. .

9 35.4 Bankalar Mevduatý (%) 6.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.1 36.3 10. 235 72.7 10.1 0.4 29. Mevduat (Milyar TL) 48.3 10.7 11.1 0.8 7.4 11.7 1.126 .2 6 Ay 12. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.8 2-5 Yýl 0.4 Döviz Tevdiatý (%) 22. (1990-1994).404 95.7 23. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34. (1990-1994).0 6.6 Resmi Mevduat (%) 2.5 18.788 330.5 12. Tablo : 7.0 1.4 0.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%).7 10.2 5.6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.2 2.4 1 Yýl 22.4 29.0 3 Ay 19.0 31.6 32.3 15.780 112.9 11.009 0.193 544.2 TL.7 3.5 20.7 10.4 15.9 30.2 10.6 13. .2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler.0 22.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62.1 17.4 Diðer Mevduat (%) 12.0 10.5 2.6 34.2 33. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.2 2.388 300.3 12.3 Ticari Mevduat (% 15.9 2.9 33.8 39.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.5 14. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.4 28.0 11.318 166.1 0.910 189.5 1 Ay 10.Tablo : 7.6 20.3 12.8 29.

bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. Bunlardan T. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak. Buna göre. Sermaye yeterliliði. 1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. Buna görebir banka iþletmesi. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. .. Nitekim.C. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri. Bu teblið. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir. tahvil ihracý. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri. özsermaye. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. mevduat. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. ihtiyat akçeleri. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi.

döviz borçlarý. uluslararasý finans piyasalarý.127 . Hazine. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý. özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir. þirketler. sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. þirketler. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. mevduat ve ticaret bankalarý. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. kamu. sosyal güvenlik kuruluþlarý. Mevduat ve ticaret banka . Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür. tasarruf sahipleri (hanehalký). Bunlardan T.C. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý. emisyon. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri.ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr.

Mevduat ve ticaret bankalarý e. avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir. Sigorta þirketleri b. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. Özsermaye c. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Krediler e. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. b. Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. c. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Avans ve reeskont kredileri c. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. Yüzen fonlar 3.C. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý . Sorular 1.larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. e. Emisyon b. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Özsermaye d. d. Mevduat e. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. mevduat. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Borç isteyen þirketler 4. Mevduat b. özsermaye. Ýhtiyat akçeleri d.128 . Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir. 2. Aþaðýdakilerden hangisi T.

. Ankara. Ezgi KitabeviYayýnlarý. MPM Yayýn No: 424. Ýzzettin. toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken. Cem. SPK Yayýn No: 17.129 . 1995. Ankara. Oðuz. Oktar. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. 1993. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1992 . Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Metin.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. Nazým ve SOMEL. e. Para. 1990. YILDIRIM. PARASIZ. T. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Bursa.C.5. Banka ve Finansal Piyasalar. Ýstanbul. Ýlker. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. TOPRAK. c. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Mustafa. d. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Kaynakça ÇIKRIKÇI. Finansal Yapýve Politikalar. ÖNDER. TÜREL. Ankara. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. EKÝNCÝ. Sevdil ve ALTUÐ. 1996.M. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür.

-130 . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir. ticari kredilerin sektörel.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitemizin temel konusu... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler.. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý.ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.

Böylece. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle. Ýskonto. bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. Ýskontolu kredi. Buna göre. iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr. Firmalar. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. Kredi uygulamasý. ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. Yani. kýsa. Ekonomik büyüme. banka tarafýndan verilen kredi. Bankalar. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. Ani bir likidite krizi durumunda. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. Bankalar açtýklarý kredilerle. Bunlar. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . bilançonun aktifinde yer alýr. iþletme kredileri bu gruba girer. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. belli bir bedel ya da iskonto . hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. vadesi gelmemiþ bir senedin. Bankalar. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. Öte yandan. Bu yüzden. orta ve uzun vadeli kredilerdir. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri.

Öte yandan. ticari senet olarak bilinen (bono. Bunlardan satýcý kredisi. . sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için. genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur. Banka.oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr. Burada. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir.131 . senedi vadesi dolunca tahsil eder. ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. Böylece alýcý.

A ülkesindeki bir ithalatçý. ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr . Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. kredi alan kiþi aldýðý . mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler.. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir. firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. kredi alanla birlikte. Bu krediler sýnai. Böylece. Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir. Akseptans nedir? Akseptans. . bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. Açýk kredi. . Örneðin. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. B elgeler bedelin ödenmesi . ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. Açýk kredi. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder. Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. Akreditif nedir? Akreditif. baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür. B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak. kiþisel kredilerdir. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir. bankalarýn maddi varlýðý.

kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir.132 . Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme. Sözkonusu kredi. Son olarak. açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir. . Ýpotek kredisi. Bu uygulama.krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi. menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz. Röpor.

Ýthalat kredisi ile de. Bunlardan kampanya kredileri. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. Sözkonusu kredi. Varant. gelirler periyodiktir. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. nakliye ve komisyon gibi harcamalar) . elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak. iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr.! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. Burada. ithalat ve ihracat kredisidir. Çünkü. Bu yönünle kampanya kredileri. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. ithalatçýlara. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz.

karþ ýlamaya yöneliktir. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla. varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr. bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. iade fonu. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere. devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. . Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým. Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. faiz farklýlaþ týrmasý. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý. Orta vadeli krediler. Bunun sonuncunda da sektör. Bankalar orta vadeli kredileri. Öte yandan. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. faiz farký. Bunlarýn baþ lýcalarý. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi.

133 ..

mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. Bütün orta vadeli krediler. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. Yatýrým kredileri. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. yeni tesis kurmak. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. Genellikle. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir.. Zaten. kurulu olaný geniþletmek. . Buna karþýlýk. Öte yandan. Uzun vadeli krediler. Buradan hareketle. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri. kapasiteyi artýrmak. sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. Öte yandan. Ancak. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. Uzun vadeli krediler. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. sözgelimi teçhizat. yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. Ancak. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler.

Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan.134 . özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý. borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler. Ancak. Böyle durumlarda. Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . Bankalarýn iþtiraklerini. . ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. . esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir. Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar.Ýþtirakler ? .

Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. Bu nedenle. Burada amaç. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr. Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. . . daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr. bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler. Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler. Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. Bu yola gönüllü de gidilebilir. kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr. Bu arada. devlet de zorlayabilir. daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. Buna göre.. Genel olarak. Genelolarak. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr. .

fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. T. Böylece. Bunlar. .135 . piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir. Öte yandan.C.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder. Bu durum. tahvillere yapýlan plasman. MerkezBankasý. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri.

C. gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri.7 11.6 1990 47. tahviller. çeþitli kesimlere açýlan krediler.2 3. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine.2 10. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.4 2.2 11. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. iþtirakler. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Hazine'ye açýlan krediler.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42.3 1991 42.4 . bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8. kamu idarelerinden olan alacaklar.T. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr.0 3. daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý.

3 10.1992 40.3 2. .8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).136 . Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.

ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr. . Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe. Tablo: 8. bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. . Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir. bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Buradan hareketle.7 94. Öte yandan. Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda. .8 12. özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr.2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90.6 90.1 Özel kesim 9. Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise.4 9. ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir. öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir.2 87. .3 5. Buna karþýlýk.9 . Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ.? . Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr.

137 . Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken.Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir. . kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir. Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý.

2 0.1 Özel Kesim 70.0 14.0 Kamu Yönetimi --0. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise.8 10.9 1.4 0.5 0.6 67. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.3 0.1 Banka Dýþý Mali Kur.9 79.5 73. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir.0 11.6 3.7 6.4 12.6 73. BANK.1 10.3 7. 8. 0.9 6.8 Kamu Giriþimleri 1.1 15.7 4. ---MEVDUAT BANKALARI 83.9 5.5 17.6 73. bir miktar gerilediði izlenmektedir.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.7 5.2 0.3 4.4 MERKEZ BANKASI 8.6 Kamu Giriþimleri 6.1 17.0 6.1 Banka Dýþý Mali Kur.2 0.2 0.0 100.0 Kamu Giriþimleri 1.7 KAL.4 Kamu Giriþimleri 10.2 6.VE YAT.Tablo: 8.3 1.0 0.2 3.3 77. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? . mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý.8 87.9 8.0 100.7 9.0 100.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.0 Kamu Yönetimi 12.2 3. Sözkonusu dönem boyunca.6 75.1 Özel Kesim 76.0 4.8 1.1 Kamu Yönetimi 6.9 66. 0.9 Kamu Yönetimi 6.7 Banka Dýþý Mali Kur. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.8 9.138 . Öte yandan.4 5.7 8.

8 1.2 19.0 Ýthalat 1.3 4.7 32.5 15.TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.6 Dýþ Ticaret 5. Ulaþtýrma ve Turizm 4.8 15.9 3.7 Ýhracat 3.9 14.4 Ýç Ticaret 6.5 0. ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr.5 2.4 15. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda. Öte yandan. ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý.4 1.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3.2 27.3 19.6 11.4 20. Buna karþýlýk. ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.0 5.5 3. iç ticaret.5 26.1 20. Sözgelimi. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .9 18. inþaat. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.5 22.8 Sanayi 44. tablo 8.6 18.2 20. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir.5 1. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken.8 17.3 13.139 .7 0.4 14.1 12.0 13. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir.7 0.7 Tasnif Edilemeyen 14. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik. (1981 -1991) .1 3.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21.8 3.7 13. Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz.5).5 Ýnþaat.9 22. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.

.

1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34.4 37.8 1.0 11.8 0.0 1989 26.0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.7 11.5 2.0 1990 25.4 2.8 0. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde. ticari krediler olmuþtur.4 2.5 38.8 38.0 1991 26.0 1.5 0. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ .5 0.5 11.Tablo: 8.6 100.8 6.1 1.7 100. Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni.8 6.8 12.1 iken.3 1.1 1. 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.4 100.1 12. Sözgelimi.0 6.6 11.

9 Orta ve Uzun Vadeli 23.2 15. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71. 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler. . 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir.5 84.5 15. bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur.3 olmuþtur. Tablo: 8. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu.2 72.5 75.3 14.5 17.ve %72. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir.3 72. Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr.6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994). Yine bu dönemde. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.5 82.7 85. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi.8 84.6 75.140 .

2 3.7 KÝT 3.4 25.8 9. kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr.9 7.6 1. Tablo: 8.1 2.6 Özel Firmalar 22. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir.7 1992 11.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994).141 . hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ. tüketici kredileridir.5 Kamu Yönetimi 2.9 40. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38.5 26. ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir. Tablo: 8.0 1. KÝT'ler.4 1. 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10.5 Diðer Özel Sektör 8. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri.3 1.1 1991 9. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.! ! Bankalar. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý. Öte yandan.0 36. hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? .7 Banka Dýþý Mali Sektör 1.2 24. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.3 42.0 4.3 1.5 1993 15. Bu ürün.8 6.7 2.

Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. kefalet karþýlýðý açýlan krediler. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý. Bu yolla bankalar. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak . Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. Uzun vadeli krediler ise. Kýsa vadeli krediler. Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans).C. varant. Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. altýn ve döviz stoklarý. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. çeþitli kesimlere açýlan krediler. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Sorular 1.C. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. röpor. kamu idarelerinden olan alacaklar. T.Özet Bankalar. iþletme kredileridir. Hazine'ye açýlan krediler. Orta vadeli krediler. açýk kredi. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr. MerkezBankasý. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. b lançonun aktifinde yer alýr. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. Öte yandan. tahviller. Bankalar. T. Bunlar. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. krediler. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. Krediler vadelerine göre kýsa. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. iþtirakler. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. Bunlar. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr.

142 .verebilir. c. Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. . Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr. e. Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. d. b. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler.

5. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr. b. Altýn ve döviz stoklarý b.2. Hazineye açýlan krediler c. Menkul kýymet plasmanlarý d. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi. e. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. c. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. c. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý. . Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur. Türk bankacýlýk sisteminde. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Ýç ticaret. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. Ýþtirakler e. d. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. Emisyon 4. Özsermaye c. önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. Krediler b. b. Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. Aþaðýdakilerden hangisi.143 . Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. d. e. Türkiye'de. inþaat. Ýskonto 3.

Ankara. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Nazým ve SOMEL. Servet. 1996.Kaynakça AKGÜÇ. Sevil ve ALTUN. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. . Bursa. Gerçek Yayýnevi. 19801995. 1992. TOPRAK. Ankara. Metin. Öztin. Mustafa. PARASIZ. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. EYÜPGÝLLER. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988).. MPM. 1979. 1992. Banka ve Finansal Piyasalar. SPK Yayýn No:17. Cem. 1995.144 . YILDIRIM. EKÝNCÝ. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. Ýlker. Tarih Vakfý yurt yayýnlarý. Finansal Yapý ve Politikalar. 1993. Ýstanbul. Para. Ýzzettin. Oðuz. Oktar. Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði. Ýstanbul. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. ÇIKRIKÇI. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. ÖNDEN. TÜREL. Ankara.

. üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm . diðer ünitelerle de iliþki içindedir.. Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir. pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik. Bu ünitede iþlenen konular. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin.ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz.145 . Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi. Bu þekilde çalýþmanýz..

Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir. Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. bir yandan likidite ve emniyet. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. ? . kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. kâr amacý güden kuruluþlardýr. Öte yandan. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr. Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek. Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr.BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. daha fazla yatýrým yapmak. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. týpký diðer iþletmeler gibi. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn. bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir. vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. Ticari bankalar. . Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir.

1960'lý yýllarda A. durgunluk (resesyon). Batýda.D. hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli .146 . baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir. Ýkinci Dünya Savaþýndan önce. ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular. Bu dönemde bankalar.B.Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu. "aktif yönetiminin" temel görevidir. Buna karþýlýk. Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom). dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý.

Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. Ticari Kredi Kuramý. Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . taþýmayý. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler. stoklamayý. prensip olarak kýsa vadeli. firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir. Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. Fabrika. Ancak bankalar. reel senet kuramý da denir. kendi kendini ödeyen. gayrimenkul. teçhizat. Þimdi bunlarý inceleyelim. sürekli iþletme sermayesi. Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. Bu ma. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini.

davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. uygulama güçlüðüdür. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu.147 . Þöyle ki. Bunun sonucu olarak bankalar. kuramsal eksiklikler de taþýyordu. hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. Ticari kredi kuramýna göre. vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. hiç bir kredinin kendi kendini . Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. kuramýn eksikliði deðil. eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. ipotek. ticari kredi (reel senet) kuramý.diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý. Bunun nedeni.

Þöyle ki. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir. Bu iktisatçýlar dikkatleri. Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. A. kredi portföyünden. likiditeninkaynaðý. Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr.D. Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr.D. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn.B. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? . bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. Ancak. örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr. Buradan þu sonuç çýkmaktadýr. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler. Ancak. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle. Bunlarýn çoðunu.B. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca. bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. geriödeme gerçekleþmemektedir. tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi. ticari kredi kuramý. Çünkü. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu. Bu kuram. müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. tahvilat portföyüne kaymýþtý. Federal Rezerv sisteminin (A. Böylece geri ödeme yükü .

sürekli olarak. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý. Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir. Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler.148 . tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr. döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. . Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir. Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir.

Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. para piyasasý tahvilleri. Dünya Savaþý döneminde.B. Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir). .'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. kredilerin vadelerine güvenmek yerine. Deðiþtirilebilirlilik kuramý da. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. Fakat tüm bankalar ayný . tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar. transfer edilebilir..B. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz. Hisse senedi ve tahvil. Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir. Böylece likidite. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir. birçok banka da ayný þeyi yapabilir. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet. II. Öte yandan özellikle 1929'larda A. Bunlarý gerektiðinde. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir.D. Bununla birlikte. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller. herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. 1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler. A. Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar. Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. . borsalarda hemen nakde çevrilebilir.'de Hazine bonolarýnýn artýþý.D. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr.

? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi.149 . Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da. Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du . Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz. tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir.anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir. Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m. ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr.

Ancak. Kuram açýklamadan önce A. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur. O halde. Ancak bu. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. Beklenen gelirler kuramý . . 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir. Bu kurumda da krediler. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr. bu kredilerin bileþimi. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. Bu kredileri. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr. Dolayýsýyla bu tür krediler. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. ödünç verenlere. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. Kuram. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur.. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr.B. tüketici kendilerinin.D. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. Ayrýca. acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. bankalarýnýn portföylerinde. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. ? rumunu saðlamýþtýr. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir.B. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr.D. Dolayýsýylabu krediler. bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi.

150 . potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr. pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr.ödünç verenlere. Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. Bu yeni kurama göre. Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý. bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için . aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir.

Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr. para otoritelerince yasaklanmaktadýr. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir. B nlar. Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede. . vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn. olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. Çünkü. bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . . Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma.D. Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet. . Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. 1960'lardan beri baþta A. gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir. Bu ise oldukça güçtür. Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak. Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý.B. Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. .? de kalmasý gereksizdir. devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr.

Uygulamada. merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle. merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr.151 . Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir. Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak.hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir. Böylecebankalar. ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir. .

þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla. tahvil. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir. Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir. Bu nedenle banka.D. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. ek rezerv yaratacaktýr. konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman. merkez bankasýndan alýnan avanslar. Küçük kuruluþlar. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. bazý ilkelere uyarlar. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr. Normal koþullarda. kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda. Budurum. Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla.B. Ayrýca. para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken.

bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr. ? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler. .zorunluluðu getirilebilir.'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr.D. Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr. Nitekim A. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur.152 . Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte.B. Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr.

uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. Bu süreçte. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin. hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir. Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr. yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. sermaye stokunu bir miktar artýrýr. Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. artýk yalnýzca devlet tahvili.

Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur. . kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. Bankalar.para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler. Zorunlu bir satýþ. Bunun sonucu. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse. böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr. aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz. Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr. Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de.153 .

Bu yaklaþým. Diðer bir deyiþle. Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir. bir ölçüde piyasa koþullarýna. faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir.Pasif Yönetimi Modern aktif . Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr. bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi. . bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr.? . Bankalarýn. Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir. . Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir. Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr. risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif . Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r. Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim.

Bu durum þekil (9. bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr.1) de görülmektedir. Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa. bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný.Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz. Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði .154 .

Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9. Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi . Sýfýr. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir.1. Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan.deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur. pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi . bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer.zaman. . Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer.

155 .c) de görüldüðü gibi. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir. Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. net serveti düþecektir. Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri. Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde. bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. Þekil (9. Böyle bir durumda. bu strateji altýnda. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile.1. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim. piyasa faiz oranlarý düþerken. negatif fon açýðý stratejisidir. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. Negatif Fon Açýðý Stratejisi . Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. . Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir.

. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. hazine borçlarýna.. için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur. Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik. o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir.b. Böyle olunca. Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar. Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa. Likidite birçok yoldan saðlanabilir. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . Ticari bankalar . Bu sistemin çözümü bir bankaya. Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr. mevduat sertifikalarý v. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir. bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. Kuþkusuz.

firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa. güneþi görünce þemsiyelerini açan. Durum böyle olunca hükümet.156 . para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr. kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn. üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. Bu nedenle. Sanayiciler bankalarý.ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar. bankalar.

Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr. Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr. Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. Kýsacasý. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. Öte yandan. bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde. Buna karþýlýk. Oysa. kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler. Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir. Özetlersek. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. bu sonucu doðurmalarý mümkündür. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. . firmalarýnkiyle aynýdýr. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr.

157 ..

Aktif yaklaþýmý II. III. IV e. Aktif yönetimi b. I. III.158 . Reel senet teorisi b. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a. III. Fon açýðý stratejisi d. Reel senet teorisi 2. Beklenen gelir teorisi c. II. Sýfýr fon stratejisi e. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. I. III d. Katma deðer yaklaþýmý IV. Run 4. Pasif yönetimi d. Aktif pasif yönetimi c. Sýfýr fon stratejisi d. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a. IV c. Kullanýcý maliyeti III. Negatif fon açýðý e. Beklenen gelir teorisi e. I. V b. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. IV . Pasif yönetimi c. II.Sorular 1. Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. III. Reel senet doktrini V. Pasif yönetimi a.

.. Bursa 1996. Para Politikasý ve Finansal Piyasalar.Commercial Bank Financial Management. Minimizasyon Kaynakça KOHN. Money. Baský. MISHKIN. Roger Leroy and VAN HOOSE David. F. 1993. Maksimizasyon c. New York. GRAW-HÝLL. Doðrusal programlama d. SINKEY. 1989. PARASIZ M. . Dryden 2. Input .. New York.. .159 . Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. J. Banking and Financial Markets. Statik programlama a. Frederic S. Boston. 1983.5. MILLER. Ezgi.Output b. Mac millan. Meir. Ýlker. The Economics of Money Backing and Financial Markets. Scott Foresman. Mc. 1993. Modern Money andBanking. New York.

160 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. Ünite içerisinde benimsenen yöntem. Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. Buna göre zaman zaman.. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz. T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr. Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr.. Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr. kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz.

zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. nakit gibi unsurlarý mý. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr. aksi belirtilmediði sürece. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr. Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz. MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. ! Mevduatýn banka açýsýndan pasif. mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca.

.görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr.161 . Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . . çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar. Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar. Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu. . Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: .

merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir. Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. . Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar. daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz.Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim.

162 . Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr.

Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç. Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý .Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr. Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr.

Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr. MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: .ele alýnacaktýr. . Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz. Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr. . Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir.163 .

Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. Böylece banka. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. Bankanýn . pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr. Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz. Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. Banka. . Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr. bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir. Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz.! ! . Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. varsayým gereði.

vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir. bankanýn kredi açma . Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr. Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için.164 .

açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir. Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz. ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Sistemde sýzýntý olmadýðý .sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz. A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz.

zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr. Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: . Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir.8 milyar liraya ulaþmýþtýr. A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir.ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir.165 . T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1.

Bir baþka deyiþle. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD. . .68 81.0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz).44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640). . banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2. TOPLAM 5000.0 5000.6 102. Tablo 10.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409. yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar.4 5 409. Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce. bankacýlýk sistemindeki . dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz. bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar.6 327. . . . yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir. A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr.Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn.92 .0 1000. Bir baþka deyiþle. .

R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak.toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere . veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile .DD = k .166 . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak. yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: .

Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. O halde. baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken.20 = 5 deðerini alacaktýr. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý. D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur.? çarparsak.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani . Yukarýdaki son eþitliðe göre. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr.DD = k x . A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz. . Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir. k =1 (4) rD olmaktadýr.R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý. . D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir.

bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir. Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu . bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim.167 . Yine. merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný.

Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir.bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir. Týpký tek banka durumunda olduðu gibi. bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý . Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir. Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak.

Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir.168 . Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir. . yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r.fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek.

ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir. imenkul kýymet faiz oranýný. . Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler. ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler. .Tablo 10. .0 1000. .R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0. TOPLAM 5000.0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki . + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri.6 327.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler. Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (. .DD = 1 . V. X ) -.2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409. Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir.0 5000.4 F 409.R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0.92 .20) iken. . Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. .DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr.6 102. . bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (. V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler.68 81. ER = f( i. Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek.

iliþkinin yönünü göstermektedir. Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse. menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr. Örneðin. menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur.169 . atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar . Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken.

RR = rD . Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme .DD (4) þeklinde yazmak mümkündür. Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi . merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir. Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise . Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak. Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz. Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte. Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr.R = .ER (8) þeklinde yazýlabilir. Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr.ER = e . (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa .DD (6) olacaktýr. bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný.þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr. rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir. Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak.RR + .

.R = .DD (rD + e) ..R (9) rD + e elde edilir.170 .R = rD . Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.DD = k .DD .R (10) þeklinde yazýlabilir.DD + e . k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .DD = 1 .

050. nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla . Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken. Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar. Yani . Bir baþka deyiþle bu aþamada. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür.R = 1 milyar TL. Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu.20 + 0.C = c . Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte .05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0.DD (12) . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir. Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek. verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz.DD = k .! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. rD = 0.25 buluruz.20 idi.RR olduðu için . Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa. Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr. yani e = 0. baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur.

Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. . bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler. Görüldüðü gibi. atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir.171 ? . Bu eþitliklerde C nakit miktarýný. nakit miktarý.þeklinde ifade edebiliriz. týpký atýl rezervler gibi. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca. Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. c ise nakit oranýný göstermektedir.

R = .15 ise.RR + . Daha önce bilindiði gibi .15 buluruz.DD = k . Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir. Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla.20.05 + 0.R = 1 milyar TL.DD .DD + c . Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit.R (14) rD + e + c elde edilir. son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr. dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr. bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2. Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz.! ! ! .R = . yukarýdaki eþitlik. Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük.R olarak yazýlabilir. Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan . Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler.R = rD .ER + . bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr. Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir. . (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa. R = 0. bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz.C (13) (4).DD (rD + e + c) 1 . Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak.DD + e .DD = . nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde.5 0. .20 + 0.5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.05 iken c = 0. 1 k = = 2. k = 1 / (rD+e+c) denirse. rD = 0.

Yine basitlik saðlamak açýsýndan.172 .küçüktür (rT < rD). vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek. Vadeli mevduatlarý TD.TD = t . TD = t DD (16) .DD (17) . halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim.

Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa.R = rD .TD + e . Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa .15 buluruz. c = 0. rD = 0.15 iken t = 2.DD elde edilir.20.05 + 0. Yani . .05. vadelimevduatlarýn mode .TD + e .20 + (0.R = rD . Daha önce olduðu gibi burada da. .DD + c . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr. . Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði. 2.DD = .DD + c .ER + .R olduðu için .RRT + .DD = 2 milyar TL olacaktýr.DD (rD + rTt + e + c) 1 .R = 1 milyar TL. Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir.5) + 0.R = .04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0. e = 0.DD + rTt .5 ve rT = 0. Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz.DD + rT .DD .C olacaktýr.04 .R = .DD = k .RRD + .! ! ? ? yazabiliriz.

09 ve c = 0. rT= 0. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr . Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir. rT= 0. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? . t = 4.le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz.20.9.7. e = 0.53.173 . Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.08. e = 0. t = 1.30. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0.04 ve c = 1. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0.1þeklindedir.16.

Vadesiz mevduatlar d. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir. Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Atýl rezervler c. Nakit e. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir. Zorunlu rezervler .Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Sorular 1. Vadeli mevduatlar b. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c.174 . Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a. Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. Nitekim bankacýlýk sistemindeki. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e.

33. 1995. Aylýk Ýstatistik Bülteni. 20 milyar TL c. vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a.175 . . PÝRÝMOÐLU A. Basým. 1991.4. 5 milyar TL 5. Para: Teori-Politika. Menteþ Kitabevi.Baki. Para Teorisi.C. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d. HÝÇ Mükerrem. 1995. Eskiþehir. PARASIZ Ýlker. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. 1987. KEYDER Nur. Para. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c. T. 8. Ezgi Kitabevi. Savaþ Yayýnevi. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Ankara.3 milyar TL d. Merkez Bankasý. 7. Para Teorisi ve Politikasý. Banka ve Finansal Piyasalar. Aralýk. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b. Para. Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a. 1994.5 milyar TL e. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. Bursa. 1992. Ankara. Ýstanbul. 50 milyar TL b.

Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir. Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.176 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. iþlevleri. Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz. geliþimi. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir... Konuyu dikkatlice okuyunuz.ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede.

ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. diðer bankalar da. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý. devletçe desteklenen. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. Çünkü o devirde. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. kanuni parayý tespit etmek. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur. Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. Devletler. devlet borçlarýný daha kolay. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir. yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar. Bu kararla banka.? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. . Ne var ki. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan.

Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir. Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr. Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti.Baþka bir görüþe göre ise. Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ.

dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir. merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . bankanýn. Ancak. para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur. Bu sistem. A. sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde.D. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir.. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak. 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken.D. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr.B. Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank. . 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir.B. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. 1970 li yýllarda. 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu.

Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi. Dolayýsýyla. Merkez Bankalarýnýn çoðu.178 . hükümetlere karþý . özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir. bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler.sakýnca görülmemiþtir. Öte yandan bazý iktisatçýlar ise. Sonuçta. bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.

Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý . Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. Bunlar. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak. MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý. Bu geliþmeler. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr.

Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? .ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde. Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek. orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler. Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir.179 . kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir.

Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri. ? ? Merkez bankasýna. istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar. uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. Devletin b ankeri olarak. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. Merkez Bankalarý. Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa. Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur.

o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir.180 . ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir. En çok kullanýlan yöntem olarak. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr.Webb-B. . Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise. A.mümkün olduðunca az finanse ediyorsa.Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada.B. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir.Cukierman-S.

Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek. .? . Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý. enflasyon oraný. sorularý içermektedir. Böylece Merkez Bankasý. büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr. 20 puan deðerinde olup. baþkanýn görevde kalýþ süresi. uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir. burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. kim tarafýndan atandýðý vb. büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. . parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan). Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan). . Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen.

Alesina ve L. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu. Çünkü. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir. dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda. ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. Hatta 1990 yýlýnda A. . Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir.181 . Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. ancak. ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir. Unutulmamalýdýr ki.

? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Düyun-uUmumiye. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. devlete. isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. ? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ. Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr. Bu banka. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir. 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur. klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ . Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda. Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir.

3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr. 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr. . Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr.tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu. sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle. 15 Milyon TL. Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur.182 . 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir.

Böylece hazine bankanýn genel kuruluna.? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. 1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr. 1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ. dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur. geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. B grubu pay senetleri milli bankalara. Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr.

baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir. Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr. kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan.C. böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr. bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz. 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý. T. TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ.183 . bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ.

likiditeyi. Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. . Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup. 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . artmýþtýr. Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi.yol gösterirken. Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi . öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir.

bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir. 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla.184 . Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir.yapan bankalar buluþturulmaktadýr. 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla. Yine. Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir. kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. . Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir . Böylece Merkez B asý kredilerinin. Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. .

T. Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi.C. Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. T. Bu protokolün önemi. Bu deðiþkenlere yönelik hedefler.selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir. . . 16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. Net iç varlýklar. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý . Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr. Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. . 1990 lý yýllara.Merkez Bankasý iliþkilerinde. Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. Toplam Bilanço büyüklüðü . Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. Toplam iç yükümlülükler. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. 1990 yýlý sonunuda. cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir.C. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak. .

185 . kamuyu iç ve dýþ . kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. Merkez Bankasý Parasý. kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr.ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr. 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur. . Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir. Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr. Ancak. Merkez bankasý böyle bir program yapmakla. bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir.

programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý.C. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. Bu. Ancak. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. Bu programýn amacý. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn. kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. 1715 sayýlý TCMB kanununun. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde. 1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý .? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T.C. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde. uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur.

Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr. Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte. hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. .186 .politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. hükümetetavsiye niteliðindedir. Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak . Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir. Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde. Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir. Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr. TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. yetkisi.

bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir. Banka Meclisi. Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý. Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . C ve D grubu pay senetlerini . iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi. Banka Meclisi. reeskont. Baþkanlýk (Guvernörlük) . B. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan.C . GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . Pay Sahipleri Genel Kurulu . T.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu. Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr. Yönetim Komitesi .C. Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur. Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir. ucuz yatýrým kredisi vermek. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr. Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor. Denetleme Kurulu . 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan. bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. Banka Meclisi . A.

TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup. .temsil edecek birer kiþiden meydana gelir.187 . Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar.

. Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . . Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek. Para ve kredi politikasýný.B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. . Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek. Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak. . Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek. . Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek. . Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. . . Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak. Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek.M. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek. hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. . .C. . Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn . Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. . . kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek. Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi.? T.

Bu yüzden banka. Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur.tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir. .188 . Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : . Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr.

Banka. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini. Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. Banka.. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur. devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . Devletler. Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik. yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir.C. Banka. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar. Banka. Bu mevduatlar için faiz ödenmez. . hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont. . . iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. . mali ajanlýk. Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir. para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir. Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir. Bu çerçevede. T. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir.Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini.

Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ. nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr.B.C.M.M.B. Ancak.B. 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr. T.kurma yoluna gitmiþlerdir.189 . görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir. Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr.C.M. Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde. . T. yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr.C. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir.

Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek. 3. d. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi. d. A. c.Webb . Merkez Bankasýný. Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. d. likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek. b. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla. c.Sorular 1. Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak.S. Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar.B. Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. b. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr. e. Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. e. Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar. e. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr.B. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar. 2.190 . Cukierman . Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. c. .Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a.

Ankara. 1985 5.Ý. TOBB 8/1994. Mehmet. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý. Sayý:7. Eylül 1994. Ýktisat.A. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý. ÇOLAK. MIT Press Cambridge. Banka ve Ekonomik Yorumlar.C. 1984 e. Yýl: 30. Genel Müdürlük d. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. 1994. Merkez Bankasý Ýþlemleri. A. 5 Nisan ve Merkez Bankasý. Ercan. Aralýk 1993.C. Ýþletme ve Finans. 1982. Sayý:11.Ý. Ziya. GÜNAL. Mart 1990 Sayý:48. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. DPT. 1983 d. ÇOLAK. ESER. Ekonomik Forum. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T.Faruk. Yayýn No:149. Ö. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Eylül 1995. Merkez Bankasýnda vardýr? a. Servet. Banka Meclisi b. 1981 b. Suat. Güvenirlik c. EYÜPGÝLLER. Kadir. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. Yýl: 2. T. CUKIERMAN. Alex.Faruk. Ankara 1981. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. Sayý12. Finans . KAYLA. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a. Uzman Gözüyle Bankacýlýk. Kýsmet Matbaasý. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. OKTAR. Ö. Yýl:3. 1982 c. Denetleme Kurulu e. Haziran 1994. Ýsmail.T. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri.4. KUMCU.

5. PARASIZ. 1994. . Para Banka ve Finansal Piyasalar.Ýlker. Bursa.Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý.Dünyasý. Eylül 1992 Sayý:57.191 . M.

Ankara. Temmuz 1994. Ýktisat Ýþletme ve Finans. 1993. Haziran-Temmuz 1990. Aðustos. . SARACOÐLU. Sayý:89. Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi. TCMB Yayýný 1990. Ýþletme ve Finans. TCMB Parasal Programý Brifing Metni. Sadi. Rüþdü. UZUNOÐLU. SARACOÐLU. Sayý:51-52.TCMB Yayýný 1992. SARACOÐLU. TCMB 1992 Para Programý. Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi.192 . Rüþdü. Rüþdü.SARACOÐLU. Rüþdü. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Ankara. Ýktisat.

ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir. . Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. faiz oranlarýyla. parasal taban kavramýný. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu üniteyi çalýþýrken... nakit oranýyla. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. parasal taban çarpanýný.ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede.193 .. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

M1. Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr. Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir. Bunun anlamý þudur. Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur. M2 vb. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra. gibi para a . yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. Toplumda para stokubüyür.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Hden hareketle. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr.

. sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar). ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr. ? .rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür. Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir. nakit parasal tabandýr. yükse ara demektedirler. parasaltaban. Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. Taban para. birbirlerine çok yakýn. Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz. bilançosu deðiþmiþ olur.194 . Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para. Makswell Fry'a göre. fiilen dolaþýmdaki nakit para. Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar.

Ýkincisi ise. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. para aðacýnýn gýdasýdýr. Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. devletin. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. Andersen ve Jordan'a göre. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla. ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz.1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . madeni paralarla. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez. Biz parasal tabaný. parasal tabandýr. Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI. Böylece para aðacý büyüyecektir. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. Bunlardan birincisi halkýn. para stoku arasýndaki iliþkiler. Tablo 12. Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir.. vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir.

195 . Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar . Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2.1.

Ekonomide parasal taban ve para stoku. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. ilerlemeler. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. O halde merkez bankasý.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn. altýn. Baþka bir deyiþle. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir.C. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler. parasal taban arzýný. Sýrasý gelmiþken. Bu kaynak. Genel olarak halk. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý. Parasal Taban Arzý . döviz. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. ? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr. Bunun sonucu. parasal taban talebini belirler. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. ekonominin genel durumu. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. Merkez bankasýnýn.Tablo 12. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. piyasaya para arz etmektedir. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. kamu ve özel sektör kredileri. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. parasal ve reel sektörlerle. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr. para arz ve talebini belirler.

kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir. Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda. Dolayýsýyla ülkenin net döviz .196 . Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr.Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler. döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir.

idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. genel ve katma bütçeli kuruluþlar. baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur. Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim.C. döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen. döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý.? varlýðý. kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi. T. özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler.

Bankalarýn parasal taban talebi. kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir. Öte yandan. karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna).197 . iþ adamý ve mali kuruluþlarýn. ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir. nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak. Bu da bankanýn toplam mevduatýna. Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? .

Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Dolayýsýyla uygulamada. Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur. Toprak Ma Ofisi.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . T. Elektrik Kurumu. Etibank. Demir Çelik Ýþletmeleri. Hazine borçlu duruma geçmektedir. Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir. Þeker Fabrikalarý. Merkez Bankasý. Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. . kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. Kömür Ýþletmeleri. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50. Çay Kurumu. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. maddesi gereðince Merkez Bankasý. Merkez Bankasý. KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. Çimento Sanayi. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. Zirai Donatým Kurumu. Azot Sanayii.C. Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. SEKA. Et ve Balýk Kurumu. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. yatýrým. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. Bu krediler.

Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý. Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir. Geçmiþ yýllarda.198 . para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi. özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta .

ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. parasal tabandaki artýþlar. alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir. kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir. ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. iki kýsýmda düþünmek mümkündür. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler. . IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. ikincisi ise özel sektörün ticari. ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri. Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. Ancak. Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. zirai. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta. kendilerine verilen kredilerin. . özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr.? . Bir ülkenin dýþ varlýklarý. Dolayýsýyla. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . dýr. Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý. Kamu sektörünün yapýsý gereði. Döviz.

Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri. Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde.arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir. Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir.199 . Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar. Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan. Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý. Merkez Bankasý. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa . parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr.

ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir. hesaplarý. muhtelif döviz bakiyesi. Çünkü. ihtiyat akçesi v. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . bütçe hesaplarýnda görülür. Öte yandan net döviz varlýklarý. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. Hazine-IMF v. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan. petrol imkanlarý. diðer IMF v. hesaplarý sayýlabilir. Diðer Hesaplar ? Parasal taban. ithalat depozitolarý. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde.b.b. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir.b. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý. hesaplar yer alýr. Diðer hesaplar. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. katma bütçeli idareler. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte.b. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. tahviller cüzdaný. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý. Aktif olarak. Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan. Ancak ödeme anýnda. dahildeki muhabirler. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil. parasal tabana pasif olarak. çeþitli mevduatlar. deðerlendirme farký v. altýn alacaklarý. bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. net döviz varlýklarýdýr. Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde. Dolayýsýyla. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler. Aradaki farka göre sonuç. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan. hesaplarý girmektedir. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr.

Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr. para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr.süreciyle. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr. Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar. Aðaca benzer þekilde. vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur.200 . Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir. serbest (gönüllü) karþýlýklar. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý. halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým.

ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. Buna göre parasal taban çarpaný. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir.dýr. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. . Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. Böylece parasal taban. Ayrýca. Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. nominal para arzýnýn (Ms. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D. m = Ms H dir. Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. Bu durumda. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. Önce. Þimdi ise Merkez Bankasýnýn. ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R). Öte yandan H x m = Ms olduðu için. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. money supply) nominal nakit miktarý (C. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý.

Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD .201 . (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný. R. H. parasal tabaný. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz.Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir.

(5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur. Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir. D R . Ms = R MsDMs . DD . R + R . C CR + R -(9) 1 MsDMs D . R R (Ms . Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz. Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým.D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms .elde edilir. Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. Ms eþitliðini elde ederiz. Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim.D = C olduðunu buluruz. ( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým.

H (10) MsDMsD . R . Ms = H 1C + R -C .202 .= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði. R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C .

Parasal taban çarpanýný tanýmlarken. Ayrýca. Reserve rate) belirlemektedir.Cr . Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre.2 x 0. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir.15 gibi). MsDMsD olmaktadýr. Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. Yani. kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný. R karþýlýk miktarýný. H (11) olduðunu söylemiþtik. 1 (13) m = Cr + Rr . halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0. 1 m = (12) C CR + R -. D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre . Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs). Rr þeklinde gösterebiliriz. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) .biçiminde yazabiliriz. Currency rate) göstermektedir. gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre.3 = 0. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir. Ms = m . yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr.

H Cr + Rr . ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir. vadeli mevduatl ara (T.Ms = .203 . diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda. Buna göre para arzý. para arzý artacak. Vadeli Mevduatlarýn. sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz. baz paradaki artýþlarla ayný yönde. time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . yorumu kolaylaþtýracaktýr. Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. deposits). Rr elde edilen (14) nolu formül. Baþka bir deyiþle.Cr . Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr. Vadesizmevduatlara (D. Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken.

m = Cr + Rr . (1 . Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda. t .Cr Rr . t . t(20) ve paydaya (RT . t) li terimleri ortak paranteze alýrsak.Cr ( Rr . tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr . T (16) olacaktýr. T )(18) DDDD( T ) elde edilir. D + RT . D + RT . t .Cr) formülüne ulaþýrýz. O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini .? olarak gösterebilir.Cr Rr + RT . C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda. t) (19) elde edilir. Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký. 1 m = Cr + Rr + RT . D + RT . MsDMsD bulunur. t . Parantezi açarsak.Cr RT . paydasýnda ayrýca [ + RT . Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. (1 . T C Rr . D + RT .Cr(Rr + RT . 1 m = (21) Cr + Rr . T (17) -. D + RT . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . T 1 .Cr)] deðerinin bulunmasýdýr. (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz.

O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. bunlarýn etkisi.204 . bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr. Bu terime göre. vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý).gösterecek. son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz. . vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr. vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn. Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir.

getiri. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. Ticari bankalar. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný. geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. Bu görünüm ilk bakýþta. likiditesi yüksek. likiditesidüþük. R toplam rezervleri gösterdiðinde.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. Çünkü. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. Ticari bankalar. riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir. Bunun sonucu. Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda. Ticaribankalar. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar. rezerv oranýný azaltacak. . aþýrý rezerv miktarýný (XR. kârý azalacaktýr. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim. excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. R = RR + XR (22) olacaktýr. bankalarýn aktif portföyünde. XR = R .

aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz. Burada Rr genel karþýlýk oranýný. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda. D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz.R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði.205 . Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir. .

Cr) formülüne ulaþýrýz.Cr RRr . piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr. H Cr + RRr + XRr . Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. bu durumda para arzý artacaktýr. FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI . H (27) Cr + RRr + XR . H (26) Cr + RRr + XRr . H idi. ? 1 Ms = . ? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi. Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. Þimdi akla þu soru gelmektedir. Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler. nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir. Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz. .1 Ms = . Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa.Cr .Cr XRr formülüne ulaþýrýz.Cr(RRr + XRr) Rr . yani sonuçolarak (Ms = m . vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne. Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak. t (1 . Cr + Rr .Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = . ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda. H) olduðu 1 Ms = .

. Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir. O halde aþýrý rezerv oraný. Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr. nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak. Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse.Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir. piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir. Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman. nominal para arzý. piyasa faiz oranlarýyla ters. yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir).206 . O halde parasaltaban. merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr.

H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için. ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12.2 de ise faiz oranlarý belliyken. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise.2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr.2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. . Ý Ý5 Þekil 12. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta. iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir. aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu.

Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz. faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. Eðer faiz oraný yükselirse.207 . Ms para arzýna eþit olmaktadýr. Ms H0 Ms M3 H0 Ms . Yukarýdaki analizlerde. Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir.bu oran için M3 para arzý. Çünkü aþýrý rezerv. gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. nakit tutma oranýnýn.

? Ý Ý7 Þekil 12. para arzý eðrisi (1/RRr). aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. Yukarýdaki analizler. H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr. MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir. ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir. yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. kýsmen Merkez Bankasý. ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. . Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný. Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz. H0 Ms Þekil 2. Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir. . para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir. Tersine para arzý. Ancak önceki iki durumdan farklýolarak.

mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde.208 . Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak.Þehirleþmeye. Vergi kaçýrmalarýnýn. Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür. . Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar. . . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür. Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür. . nakit tutma oranýný küçültür. . karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde. nakit tutma oraný küçülür.

Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir. Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar. tersrepo v. Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. Gelirlerde ve nakit ankeslerde. para piyasasý ortak fonlarý. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince. nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. . Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. . Bu danakit tutma oranýnýetkiler. nakit tutma oraný küçülür. Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken. küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa. . . dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur. . repo. Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir.. Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn. nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar.b. öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý.

yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir. Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir. Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý.olur.209 . . Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar.

Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr. Kesin bir durum deðildir. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde. Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. Ancak yine de bu bir tahmindir. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Bankanýn aþýrý . diðer yandantakas odalarýnda denk rler. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir.

.s. Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz.rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir. bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý. etmenlerden etkilenir. devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v.210 . iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir. faiz oranlarý. Aþýrý rezervlere gelince bunlar. Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise. güvensizlik.

ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. Piyaa faiz oraný yükselirse b. Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a. Öte yandan nakit tutma oraný. ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. kanuni karþýlýklar oraný. Aþýrý rezervler düþerse e. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. Döviz c. parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. Altýn b. aþýrý rezervler ve faiz oraný. Piyasa faiz oraný düþerse c. Þehirleþme artarsa . varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. Hazine bonolarý 3. iki grupta toplanabilir. Para arzýný belirleyen etmenler. Hazine bonolarý d. Merkez bankasýnýn kredileri. Ýskonto oraný düþerse d. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. Sorular 1. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a. Altýn b. Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. Uzun vadeli döviz ödemeleri d. dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Bunlardan birincisi parasal tabaný. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler.211 . Merkez bankasý kredileri e.Özet Parasal taban (veya baz para).

05 trilyon 5. 1. TUÐÇETÝN. Phillip. Thomas. Harper andRow.4.2 trilyon d. Princeton. Baský. Formül Matbaasý. 1996. Para Arzý ve Talebi. 1875-19 60 Princeton University Press. 1970.74 trilyon c. Richard. O. Cr = 1 . 1968. Ankara. THORN.89 trilyon e. New York. 1.2 trilyon b. Talat ve HÝÇYILMAZ. Ezgi. 0. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. Alex. The Royal Press Company. WEINTRAUB.Ü. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. 1. kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a. Ankara. CHICK. 1982. 1. 1. PARASIZ. 1976 .212 . KEYDER. The MIT Press Cambridge. Theory and Eurdence. Nur. Credibýlýty and Indepondence. Muzaffer. CUKÝERMAN. Central Bank Strategy. 1977. Bursa. . Parasal taban 500 milyar lira. Ahmet. Para ve Banka ve Finansal Piyasalar. 1. 1994. Parasal Taban.75 trilyon Kaynakça CAGAN. ERTUÐRUL.5 trilyon c. The Theory of Money Policy. Monetary Policy in the United States. Gray-Mýlls. New York. Haþet. 0. Para Politikasý.3 trilyon d. Ýlker. Bursa. London. 1965. MAYER. 2 trilyon b. 1. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a.T. 1979. Introduction to Monetary Economics. New York.D. Victoria.. Ýlker. 1986. Random House. Robert E. PARASIZ.14 trilyon e. 2. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . Introduction to Money and Banking.

.

Say Kanununda paranýn yerini... iþlem denklemini. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz.ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. miktar kuramýný ve geliþmelerini.213 . geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz.. . Üniteyi tamamladýðýnýzda.. Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz.

Bazý iktisatçýlara göre. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? . paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr. Her arz kendi talebini yaratýr. Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . bir anlamda. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. Ýktisatta para konusu. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez.KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. Keynesgiller. Klasik görüþe göre. 18. Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri. O halde klasiklere göre para. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Bu okul.

Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir.214 . ekonomide potansiyel üretimi. . cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr.etim korkusu gerçekleþmez. Toplam harcamalar (talep). Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. Say. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler. Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli. Çünkü harcamalar. Toplam harcamalar (talep). üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler.

! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa. Burada . dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. soyut bir hesap birimi bir "numerair" . Buradaki para. dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. Böyle bir ekonomide. Si . Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. . Fakat bu talep kayýþý. bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak. Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir. dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn .. Esnek ücretler ve fiyatlar. Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir. tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr.. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir. Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir. bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. Bir takas ekonomisinde. Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. Böylece ucuzlayan emek faktörünü. Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir.

PiDi . Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir. takasýn tüm özelliklerini taþýr. herhangi bir eþya olabilir. PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir. Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur. Yeniden özetlersek. Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir. Ticaret. Ýþte paranýn deðer saklama . Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek.dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir). Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri. piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da.215 . tutmak daisteyecektir.. Bu durumdaki deðiþim aracý. Say yasasýnýn nn . Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi. Bu sadece bir muhasebe parasýdýr.

Özetlersek.(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr. Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir. güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. ekonomide (mal talebi) . MD . para aktif olarak yer almamaktadýr. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir.MS = 0 olmalýdýr. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir. para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir.(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) . nn . Yani. nn . PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr. Böylece Say özdeþliði. Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. PiDi + MD = . Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým. Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur.? iþlevi. Oysa Say yasasýndaki mal para. PiDi -. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz. PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. Yani. Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda.

Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz.216 . Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa. açýk ve hatta saftýr. Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir. ekonominin bilim olacaðýný düþünür.geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz. sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür. Ölçüm uygulanmadýðýnda ise. . birçok kimse bilim yapýlmadýðýný.

mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. diðerleri gibi bir mal deðildir. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. ekonomik hareketin itici gücüdür. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. Bir kimseye miktarcý denildiðinde.Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. Bunu bir örnekle açýklayalým. Bununla birlikte para. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . Kýt olan herþey pahalýdýr. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr. deðeri düþecektir. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. O halde para eþyaya benzemektedir. diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr. Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. Bu bir mantýk kuralýdýr. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. bunun anlamý þudur. Para miktarýyla (M). Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200). ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür. Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr.

reel fiyatlar da ayný kalacaktýr. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa. para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris. tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir. yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. .217 . Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler. paribus). DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13. talep edilen para miktarý.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13. Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. 1 2 vb. ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir. yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). Diðer koþullar . paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. olduðunda. Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. Bu yapýlýrken. 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. Paranýn fiyatý (1/p). 1. sýrasýyla 1. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr.

227 .ayný kaldýðýnda. Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? . talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.

Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. tasarruf eðilimi ise zayýftýr. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði. Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. iv. gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. asgari yaþamýn için kullanýlýr. iii. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. Baský altýna alýnamaz tüketim. Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. Bunlar. kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. i. Artýrýlan para arzý. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. halk arasýnda daðýlan para. ? Genel olarak.Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. Dolayýsýyla bu ülkelerde. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. tüketimin bir bölümünü baský . Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. ii. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe.

228 . tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar.altýna almak olanaksýzdýr. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. Gösteriþ etkisiyle tüketimde. fiyatlarý artýrýr. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? . Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz. Öte yandan tüketimde taklit öðesi. bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr. Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. Bu harcamalar üretimi deðil.

klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. Miktar kuramý. Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. Sorular 1. b. deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. c. Para reel ekonomiyi etkiler 2. Dolayýsýyla para bir tüldür. Ücretleri rijit kabul ederler. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler. Modern Monetaristler. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. . a. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. reel iliþkileri etkilemez. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. Miktar kuramýna göre. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d. Fiyatlarý rijit kabul ederler. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. Her arz kendi talebini yaratmaz e. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. e.229 .Özet Klasik kuramda para. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler. d.

Richard D. Structure Economique et Theorie Monetaire. 1978. Ankara. RITTER. New York. Sermet Matbaasý. La Monnaie. Henri. P = Q M 5. HÝÇ. Alexandre. Illinois. Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a. Doðan Matbaasý. Calin. Para Ekonomisi. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a. Lawrence. S. Money and Banking. P = f (M) e. Dalloz. Paris. FISCHER. 1969. 0. Para Teorisi. . Banking and Financial Markets. Basic Books Inc. 1971. M = kPy d. Turhan Kitabevi. Mükerrem. 0. 4 b.Irwing. 1977. 1973. Ýlker. Douglas. ÖCAL. GUITTON.. Paris. 0. Ýstanbul. Ankara.05 Kaynakça CHABERT. 5 c. SILBER William. PARASIZ. Principles of Money.4 e. Para Teorisi. MV = PQ c.230 . 1956.4. 1981.25 d. Tezer. MV = PT b.

Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.231 .. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. para arzýndaki deðiþmelerin. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz. Ünitenin temel konusu. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr... Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr.ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý.

Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken. Yine. Buna göre. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. Bu anlamda. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. Ancak bu durum. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr. Bu nedenle. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. Friedman'ýn analizinde para. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. parasal denge.PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. . Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir.

Friedman'a göre. . Zevk ve tercihler. Farklý servet türlerinin getirileri .232 . Bunlar. nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur. Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi . . hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr. Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý.

modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr.þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr. geçmiþteki. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken. . Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. Friedman'a göre. Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: . Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir. Friedman'a göre. cari gelir deðil sürekli gelirdir. .! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý. farklý servet türlerinin getirileridir. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý . para talebi azalmaktadýr. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir. Sürekli gelir. Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. Bu anlamda.

Hisse senedi deðerindeki deðiþme .kaynaktanoluþmaktadýr. Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar. Hisse senedinin nominal kâr payý . . .233 .

Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f . Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. re . beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . Fiziksel mallarýn getiri oraný. w . rb . Ancak bireysel açýdan. Servet sahiplerinin. Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir. Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. . 1 . Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun.! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir. getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr.

fiyatlar genel düzeyi.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir. örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde. Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir. Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr. para talebinin de %10 deðiþmesi demektir. hisse senedi ve tahvillerin . Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek.234 . Ayrýca ortalama faiz oraný (r).

u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. 1 . re . .? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. re . u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . u . rb . Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . dereceden homojen kabul edilebilir. dp . M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v . rb . w . . dp . w . 1 . y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda. 1 . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y . re . M Nominal .

235 . Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr.Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta. . Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ. Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz. Ayrýca yapýlan çalýþmalarda. bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr.

faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr. elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. Bu çerçevede temel sorunun. Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr. Para sadece finansal aktiflerin deðil. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. W. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. Friedman. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir. Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. Ancak Friedman. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. Yani Friedman. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir. Phillips eðrisi ilk hali ile. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. Phillips eðrisi ilk olarak A. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. . para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için. Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. Bu ise. para talebini etkilemez. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu.

. Friedman.iliþkilendirerek ifade edilmiþtir.236 . Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr.

baþlangýç durumunu ifade eden .2 . .1 düzeyindeki enflasyon. Ýþsizlik Oraný ( U ) .3* Eðrisi. ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný . Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp .* 2 U* A U 1 .Enflasyon oraný ( .* 1 Þekil 14. ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir.1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr. Phillips . Bu çerçevede Þekil 14. iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken.1 0 B .1. temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil.1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan. Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir. ) .

geçici bir deðiþ tokuþtur. AB ile gösterilen dik bir eðridir. Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir. Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi. Ancak Friedman'a göre.1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný .2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir.sürdürülebilir mi? . 'den . Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (.1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir. iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. budurum geçicidir.2* Phillips eðrisine göre. kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ. Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz.2* 'ye kayacaktýr.237 . Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. . Diðer bir deyiþle.1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi . Burada önemli olan noktaþudur:. ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür. Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir.

sabit bir oran deðildir. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. Bu nedenle Friedman'a göre. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. Ýkinci olarak ise.Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. örneðin. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse. iþgücü mobilitesine. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna. Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. . iþsizlik oraný düþürülemez. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse.? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir.

Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr. ! . Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki. Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur. para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr. Parasal dengesizliklerin nedeni. Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir.Daha önce ifade edildiði gibi. Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr.238 . . Parasal büyümedeki deðiþikliðin. kýsa dönemde . nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. Friedman. nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. para miktarý hýzla azaldýðýnda. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: .

Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz. özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. . faiz oranlarýný . Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. Bu ortalama bir süredir. enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar.açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. Friedman'a göre. Yani. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar. Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. . Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. . farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi. Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. ilk olarak. faiz oranlarýný artýrarak. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. . bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. bazen daha kýsa olabilir. Gecikme bazen daha uzun. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa.

239 . bu ise faiz oranlarýný yükseltir. para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça. Tersine. Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir.düþürmek þeklinde ortaya çýkar. . ekonomide kredi talepleri artar.

para aþaðýdakilerden hangisidir? a. Çünkü gözlemler. Bütçe olanaklarý . Friedman'a göre. Zevk ve tercihler etkiler. para talebi istikrarlý olduðu için . Deðer saklama aracýdýr c. Ayrýca parasal kural.Friedman'a göre . Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için. Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. Sorular 1. Farklý servet türlerinin getirisi . Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. Hesap birimidir . para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. Parasal Kural. fiilen iþlemez hale getirilmemelidir. Ancak. para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. Deðiþim aracýdýr b. konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir.

Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a. Y=VM d. MP=Vy .d. Diðer mallar gibi bir maldýr e.240 . MV=Py e. Bir tül peçedir 2. y'=PT c. MV=PT b.

Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr. 4. 2-4 ay c. 6-9 ay e. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. Friedman'a göre. Esnekliði birdir. Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. Esnekliði birden büyüktür. Esnekliði sonsuzdur. 1-2 ay b. d. c. b. 4-6 ay d.241 . Ýskonto politikasý c. 9-12 ay .3. Açýk piyasa iþlemleri b. Zorunlu karþýlýklar politikasý d. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. e. Esnekliði sýfýrdýr. Kambiyo kontrolu 5.

1990. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. 1992 . Mustafa.242 . Cem. PARASIZ. Finansal Yapý ve Politikalar. Ýlker. Ezgi KitabeviYayýnlarý. . Ankara. Ankara. TOPRAK.Kaynakça ÇIKRIKÇI. Oðuz. SPK Yayýn No: 17. 1996. Para. TÜREL. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Oktar. YILDIRIM. Banka ve Finansal Piyasalar. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Sevdil ve ALTUÐ. Ýzzettin. Metin. EKÝNCÝ. 1995. MPM Yayýn No: 424. Ýstanbul. Bursa. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Nazým ve SOMEL. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. 1993. ÖNDER. Ankara. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr..ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir.243 . Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir. Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu amaçla. harcamalarý belirleyen faktörler.. Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði.. ..

Keynesgilsistemde. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. Bu nedenle. üretim faktörlerinin. Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir. Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Keynesgil anlayýþ. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. iþgücü . bazý konularda. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. yani fabrikalarýný. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr. Bu durum. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. Say Yasasýna baðlý olarak. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. kurulu kapasitesini. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. Klasik Sistemde olduðu gibi. Bu ekonomi. Yine önemle belirtilmelidir ki. Bu nedenle. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. Baþka bir deyiþle. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. insanlarýn. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý. dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. Çünkü nominal ücretler.

acaba tam istihdam saðlanamaz mý? . Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa. . Bu nedenle Keynes'in sisteminde.244 ? . Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr. nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr. Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr. iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir.arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil. Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir.

Buna göre Y = C + S dir. (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir. ücretlertoplam talebin bir unsu .Co .(Co + cY) (4) Y. gelir düzeyinden baðýmsýz olan. Co : Otonom tüketim harcamalarýný. Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr. Keynes.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. Y. Çünkü Keynes'e göre. en azýndan ekmek yemek zorundayýz. Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir.Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. tasarruflarý göstermektedir. Yani. karnýmýzý doyurmak için. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr. Marjinal tüketim eðilmi. 0 < c < 1 dir. Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz. Burada. Otonom tüketim harcamasý. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr. Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. Tüketim fonksiyonu. Bu ise. (2) Burada S. ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur.cY . C : Tüketim harcamalarýný. Ücretlerin düþmesi demek. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir.

245 . .cY) .Co S = -Co + (1 . ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar. (5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda.c) Y olur.S = (Y .

faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr. Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. .c = s ve 1 = c + s dir. farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir. Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre.(5) no'lu ifadede yer alan 1 . Bunu þöyle örneklendirebiliriz.c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. faiz haddi çok yüksek olduðunda. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda. nominal ücretlerde düþme olmasa bile. Ancak Keynes'e göre bu etki. Keynes'in sisteminde. Ancak. Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr. Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. belli bir faiz geliri elde etmek için. mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. Bu nedenlerle Keynes. marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler. Çünkü. . Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. Çünkü 1 . Keynes. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar. Faiz haddinin yükselmesi. eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için. gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir. . talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. Ancak. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. Acaba Keynes'e göre. ! ? . Bunlar. faiz haddi. .

Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir. Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir. Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: .Gelir 100 TL arttýðýnda. Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte. eðer marjinal tüketim eðilimi 0. talep yetersizliðini ifade etmektedir.246 .8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir.

Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Sermayenin marjinal etkinliði. yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr. bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar. Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. Pi. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür. . bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir. Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði".Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr. Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir. Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur.. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði.

Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.247 .

Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir. Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. ! 100 (1 + r) = 150 dir. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir. Eðer piyasa faiz oraný. Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir. Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr.5 dir. i = 0. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0. Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir.5 dir.8 ise yatýrým yapýlmaz. Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar. Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim. 1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre.100 50 r = = 0. 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz. Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik . 100 + 100r = 150 100r = 150 . Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . göstermektedir. 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0. . Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir. Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir..

Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I). hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde.yer almamaktadýr. I = f(i) dir. Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde. belirsizlik .248 . yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. Bu açýdan bakýldýðýnda. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý. . piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir. . Yani. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr.

I0 I0 eI = < 1 dir. depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr. diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir. iI .A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte. I1 . i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür. Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði. Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu. Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15. Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr.1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir. Sim gelerle gösterirsek. 0 Þekil 15.1. iI .i0 > I1 .i0 . Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr. giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr.I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý.

Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý .249 . Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr.i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir.ai dýr. Yatýrým fonksiyonu I = I0 . Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir.

yol gibi yatýrýmlardýr. baraj. kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y). Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 . tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu. C + I = C + S I = S dir.I0) dýr. Þekil 15. yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0). . tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir.I1) kadar artýrýr. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir. Buraya kadar yapýlan açýklamalar.I1) > (I1 . marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . devletin yaptýðý okul. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . Çünkü. yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. Yani Y= C + I dýr.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için. Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu.1 aracýlýðý ile gösterirsek. Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir. Buna göre. Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir. Buna göre. Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu. Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar. Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr.i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 .

Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi. para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir. . Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir. mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken.Klasik analizde faiz oraný. para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir.250 . Keynes'e göre para arzý. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir.

bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma). dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. Geleceðin belirsizliði. Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz. Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. Mt= Ma + Mb . Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil. para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler.? Keynes'e göre para talebi. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik. Eðer. dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar.

Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15. Y Mt (a) (b) . Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi.Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse.2.251 .

C = Tahvilin piyasa deðerini. Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr.2. N iBurada.2. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný. Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu.a. ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur.b. N = Tahvilin nominal deðerini gösterir.? Þekil 15. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N . Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. Yani ekonomik birimler. Buna göre. Baþka bir deyiþle. Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için. spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir. tahvillerin yakýn bir ikamesidir. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr. i = Piyasa faiz oranýný. spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni. Þekil15. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar. spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = . Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný.

.252 .= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir.

Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir. Bu anlatýlanlara göre. di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15. %8 olursa 50 TL olur.Eðer. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa.3'te gösterilmiþtir. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur. Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. Yani C < N olur. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir. elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur. tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir. Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi. . Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr. i i1 Þekil: 15.3. Yani C > N olur. Simgelerle ifade edilirse.3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir.

Þekilde görüldü253 . bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. spekülasyon güdüsü ile para talebi. Keynesgil analizde. . Likidite tuzaðý durumu. i0 faiz oraný. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý. faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. Ms = 0 olmaktadýr.Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir.

düþey eksene paralel.4. Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15.i) 0 i0 M Þekil 15. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. Para arzý ile .! ! ðü gibi. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. i1 Md (Y. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu. Toplam para talebini gösterir. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir.4'de para arzý eðrisi. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr. para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir. faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle. Keynesgil yaklaþým. Þekil 15. spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar.

4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir. A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir. iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir.254 . . Bunagöre i1faiz oranýd e. Piyasa faiz oranýnýn Þekil15. Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir. Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark. A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke.

Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür. Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr. piyasa faiz oraný düþer. Ancak Keynesgil sistemde. . harcamaya dönüþmeyen. Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. ! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. -Para arzý azalýrsa. Sorular 1. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. Özet Keynes. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. para arzý eðrisi sola kayar. Bunedenle de. Para arzý artýþýna baðlý olarak. bireyler tahvil satýnalmak yerine. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir. Yani ekonomide depresyon söz konusudur. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. para arzý eðrisi saða kayar. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. Çünkü atýl r. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz. Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. Bu faiz oranlarýný yükseltir. Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. piyasa faiz oraný yükselir.

bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a. Gayri iradi iþsizlik e. Yapýsal iþsizlik b. Arýzi iþsizlik d. Gizli iþsizlik .255 . Teknolojik iþsizlik c.

SPK Yayýn No: 17. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. Para. 2 katýdýr e. Cem. Nominal gelir düzeyi b. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Sevdil ve ALTUÐ. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise. ÖNDER. 4 katýdýr c. Ýzzettin. 1995. Ýlker. Nazým ve SOMEL. Finansal Yapý ve Politikalar. 100 TL 4. Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. 300 TL d. Zevk ve tercihler e. Oðuz. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a. Mb = f(Y) 5. . Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL. 400 TL c. Bursa. Metin. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. Mb = f(i) e. 1997 . 200 TL e. TÜREL. Ezgi KitabeviYayýnlarý. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. Ankara. Mustafa. Aþaðýdakilerden hangisi. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 5 katýdýr b. 1993. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. 1990. Ma = f(i) b. Ankara. Ankara. Türkiye'de Kamu Maliyesi. dir? a.2. EKÝNCÝ. PARASIZ. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. YILDIRIM. Banka ve Finansal Piyasalar. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. Ma = f(Y) c. Mt = Ma + Mb d. Faiz haddindeki deðiþmeler d. Oktar. MPM Yayýn No: 424. 800 TL b. sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL. Tüketicilerin yaþý 3. Ýstanbul. TOPRAK.256 . 3 katýdýr d. 1996.5 ise.

Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz. Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. Bu ünite boyunca. fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir. En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir. Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz. aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini. Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz.257 .. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. . Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar.. Bu üniteye çalýþýrken..ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz.. Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz.

Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. Tersi bir durumda ise. Keynesgil analizde. enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir. planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri. para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr.GÝRÝÞ II. Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile. Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ . bu þirketin yapacaðý . Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. Bu nedenle IS-LM analizi. iktisat politikasý kararlarýný alanlar.

elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir.planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir.258 . Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr. . fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir. Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr. fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman. Bu þirket.

Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir.1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 . planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr. Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir.

1. IS Eðrisinin Elde Ediliþi.259 . .i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16.

.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. Þekil 16.Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr.1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr. yolaçmak-tadýr. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna . net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz. döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr. Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye.

yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr. Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için . IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir.Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. IS eðrisi.260 . Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. Eðrinin negatif eðimi.

Bu durumda I= S olacaktýr. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur. Ekonomi. tüketime gitmemiþ. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi. IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise. yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir. Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr.

2. Þekil 16. Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr. Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi. . LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için.261 . Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz. talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr. gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir.! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir.

Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr. LM Eðrisinin Elde Ediliþi.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr. Para piyasasýnda denge. Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16. (b) bölümünde yer alan 1. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir. Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr.2.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir.2 ve 3 noktalarý.

ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir.262 . Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi. . Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir. LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir. Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir. Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr. LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada.

LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik. 3. Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr. bu amaçla çizilmiþtir. Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16. Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir.3. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde. Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir. Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . Þekil 16. L= M eþitliði .

Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder.263 . Halkýn elinde.3'deki B noktasýnda olduðu gibi.saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or . Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz. Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür. Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer. toplam talepten fazladýr. ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr. Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn.

4'ü kullanabiliriz. Bir diðer deyiþle IS eðrisi. IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile. Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ. Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler. denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. Buna göre ekonomi. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. IS eðr e hareketi gerektirir. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz. Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. Þeklin (a) bölümüne göre Yad .! ! taya çýkmaktadýr. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur. toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi. IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir.

Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr. Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ.264 . Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým. toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir.ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir. . Faiz oraný i1 olduðu zaman. Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü). üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr.

265 . Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16. Faiz oraný sabitken.4. IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri . otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ.Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir.

.

Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. faiz oraný sabitken. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil.mizden biliyoruz. faiz oraný sabitken. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. Buna göre vergilerdeki deðiþme. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ. IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir.

IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz. .266 ? .toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar. Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr.

(M) Þekil: 16. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir. merkez bankasý açýk piyasada satýþ . Yukarýdaki durumun aksine. belirli bir gelir düzeyinde. Bu tür bir denge durumunda. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz.5. para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer. merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. Bir baþka deyiþle. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Buna göre. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz.

yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .267 .

6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir.Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir. ? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. Bunun aksine. Þimdi böyle bir durumda. tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. Bu da belirli bir fiyat. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 . para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr.

268 . Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi. DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.6.i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16. Þekil 16. Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi .7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir.

Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim. nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým. hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . Para Politikasý Deðiþimi. ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir. Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine . para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr.para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir.7.. Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim. Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur. Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. yani üretimin yükselmesineyol açar. Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir. Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16. .

Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr.269 . . Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr. Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz.çevirecektir. para arzý azaldýðý zaman ise azalýr. Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar.

Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur.8. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma. Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým.8. Faiz oranlarýnýn yükselmesi . Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir. Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken. vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Þekil 16. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur.

Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir. vergilerle negatif yönde iliþkilidir.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. . gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Sonuç olarak.270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif. Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak.

para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr. para arzý mý yükseltilmeli. Eðer fa z oraný. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir. PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý . kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. Söz konusuözel durumda. Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde.? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. Þekil 16. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan.

Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir. Ýþte Þekil 16.gerekir(2 noktasý). Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir. ? .9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir. LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým. Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun.271 . Þekil 16. Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr. para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir.

.9. Böylece.. Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr. ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý. Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez . geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar. faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr.9'un (b) bölümü. Þekil 16. IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16.

Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir. Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir.272 .

Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir. bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr. Yukarýdaki açýklamalara göre. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir. para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir.! ! masý gerekir. Yapýlan bu açýklamalara göre. Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz. Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ .

fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz. Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr.u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk. canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr. Doð al üretim düzeyi. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið . IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. yatýrým harcamalarý. Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr.

10. fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin . Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için. Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir.273 ? . Þ ekil 16.i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr.

Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. Reel para ar- . Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi. Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir. Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým.? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir.10. ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine. reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir. Uzun Dönemde IS-LM Model. Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir. Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi.

Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar. ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr. Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr. Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir. Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr.zýndaki azalmanýn yaratacað etki. Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr.274 . . Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr.

Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. tam dýþlama durumudur. LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. Buna göre. para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta.10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. uzun dönemde ortaya çýkar. Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16. böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. daha önce ele aldýðýmýz. LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2. uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye.

.olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir.275 .

276 . OE = . LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d.Sorular 1. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. OE = 0 b. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 0 < OE < 1 e. Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. 4. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir. 3. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 2. OE = 1 c. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b. IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr. kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. Diðer þartlar sabitken. d. LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. Diðer þartlar sabitken. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e. OE > 1 . Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d.

PARASIZ. Eksik istihdam düzeyi e. A.277 . Ahmet. Para Teorisi.5. Ýlker. Nominal üretimi düzeyi b. Para Politikasý. Ýlker. Reel üretim düzeyi c. Bursa1994. l994. Banka ve Finansal Piyasalar. Baki. . Ezgi Yayýnevi. PÝRÝMOÐLU. Bursa. Ezgi Yayýnevi. Ankara 1993. Para Politikasý. PARASIZ. Doðal üretim düzeyi d. Para. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a. Eskiþehir 1992. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL.

Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak..278 . ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir. Bu ünitede... ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede.. Bu üniteyi çalýþýrken. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum. . ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý . ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim. Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr. ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir.KURALA GÖRE . Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir. Bu nedenle kamu otoritelerine. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir. . Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir. Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum. kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir).

.279 .yataydýr. Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler.

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir. Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. . Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda. Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. . Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr. Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler. Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. . . Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. . Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir. Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. . Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. . maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar.. . . Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman. . Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý .

fakat büyük deðiþkenliklerin. Nominal deðiþkenlerdeki seyrek. fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr. sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr.289 . Büyük parasalþoklar. . Yeni Keynesgillere göre.artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr.

hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. yeni menüler bastýrýr. Yeni Keynesgil görüþe göre. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük. Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir. Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir. Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Kuþkulu olan nokta. satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr. Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir. Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur.

Teori. Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez. standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur. üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler. ayný zamanda envanter davranýþýnýn . Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar.290 .firmaya olan faydasýný aþacaktýr. Bu teori. s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme. ? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S. fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr.

Bu durumda optimaldavranýþ. Birincisi. envanter te i (S. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. Bir tüketicinin. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. Eðer tüketici. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. Ýkincisi. marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým. için farklý mirko temeller saðlamaktadýr.. araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda. hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. s) tipi akýl yürütme. S ve s parametreleri. Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. (S. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. . Tersine. davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. . Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. Açýkçasý. Ýkincisi (S. para talebi vb. Üçüncüsü. yatýrým. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. optimizasyon peþinde koþan birimler. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. Fiyatlarýn korunmasý durumunda. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. (S. Birincisi. iþlem maliyeti.

Eðer ekonomi sürekli olarak üst S. küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. Parasal þoklar iki yönlüdür. s) yaklaþýmýyla. alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr. Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. Bütün . Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. (S. ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar. Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler.291 . Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken.Öte yandan (S.

kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. . bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr. O halde yansýzlýk. sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr. Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr.. (S. Reel ankesler yeteri kadar yükselince. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. ? Yeni Keynesgillere göre. reel ankeslerle. Þöyleki. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir. Bu süreç. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür.

Ayný þekilde sosyal refah geriler. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim. Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan. Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir. firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn. Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler.292 . Þöyle ki. sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük . Ancak monopolcü yapýlanma. kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr.göre daha az düþer. Böylece. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için. toplam talep ve sosyal refah yükselecektir. reel ankesler.

ayný þeyi saðlayabilir. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. . . Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü. Firmalar kârlarýný maksimize ederler. fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. aralýklý fiyat saptamalar. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: .? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým. Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir. fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. daha fazla olacaktýr. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. Ancak bu firmalar fiyatlarýný . Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez. Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir.

Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. Çünkü hiçbir firma. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým. Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri.293 . fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr. Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr.çok fazla artýrmayacaktýr. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta . Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler. Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir). fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir.

ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. bir firma fiyatýný . hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. reel para ankesleridüþük kalacak. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr. Tablo. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. Resesyonlarda üretim düþüktür. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar. Koordinasyon sorunu. ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr.1 de gösterilmiþtir. Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. Para arzýnda bir düþüþ olsun. Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir. diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. Bu durumda.

5 milyar lira kâr elde eder. 15 milyar lira kâr elde eder. elde eder. elde eder. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1. Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir.294 elde eder. 5 milyar lira kâr elde eder. 15 milyar lirakâr 1. 2. 1. Firma. 2. Firma. Firma. 30 milyar lira kâr elde eder. 2. . Firma. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1. 15 milyar lirakâr 2. yine resesyon meydana gelecektir. . Firma. Firma. elde eder. Firma.düþürürse. Firma. 50 milyar lirakâr 1. 15 milyar lirakâr 2.

Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. Ýþte bu maliyet. ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse. her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir. sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. fiyatlar yapýþkandýr. Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr. . birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý . Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý. Bu durumda. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. Herþey bir yana. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. her ikisi de fiyatýný düþürecektir.

hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde. Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr. Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca .295 . Ball. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr.

emek gücünün kalitesi. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. Etkin ücret. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. Daha genel bir þekilde. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. gönüllü iþsizlik sözkonusudur. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa.ðý anlamýna gelmektedir. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. Etkin ücretler. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. ücretler düþmeyebilir. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. iþgücü istihdamýný artýrma. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. O halde ücretler mutlaka rijit deðildir. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. Piyasada bir çok firma vardýr. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece. Etkin ücret teorileri. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. Bunun sonucu olarak. Ayrýca enflasyon.

ücreti. Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr. faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak. etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. Herhangi bir firma içinoptimal ücret. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir. tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr. Öte yandan.296 .küçük olabilir. . Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir. talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez. Bu karþýlýklý baðýmlýlýk. Sonuç olarak bu teoriler. Böylebir ortamda hiçbir firma.

Bu iktisatçýlar. Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. Son yýllarda bazý iktisatçýlar. Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis". eksik istihdam düzeyine geridöner. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse. Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . toplam talebin. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir. Kendi kendimize. Her iki durumda da resesyon. Uzun dönemde ekonomi. ? Resesyon. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir).Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. Ýþte hysteresis. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde. Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek. Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr. istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr. doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. Daha genel olarak söylemek gerekirse.

yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr. Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir. Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr. Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan .(outsider) olur. Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim.297 .

Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa. enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. enflasyon oranýný yükseltecektir. ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr.masýna neden olacaktýr. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Toplam talebin teþviki. Bunun nedeni. geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. ? Hysteresis görüþü. resesyonun. Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ . Çünkü hysteresis. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. Öte yandan. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. Tersine. Bununla birlikte konu çok önemlidir.

iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. . Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr. Ancak bu teori Edward PRESCOTT.298 . Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar.? . Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr. Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar. Charles PLOSSER vb. iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir. ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. Finn KYDLAND.

sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret . Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. Teknolojik deðiþme. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Öðrenciler. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. gidecektir. baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. maça vb. Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Reel konjonktür teorisi. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr.? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon.

Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr. Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir. . Reel faiz oraný ne kadar düþükse. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. diðer koþullar aynýyken. Þimdi daha çok. emek arzý o kadar az olacaktýr. emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz. zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr. Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým.299 .

Friedmancý monetaristler. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a. Ilýmlý monetarist e. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. Oligopolcü c. Monopsoncu . reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. yeni klasiklerden farklý olarak. Neo Keynesgiller. Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. Klasik monetarist d. Reel konjonktür teorisyenleri ise. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). NeoKeynesgil c. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Monopolcü rekabet d. Keynesgil b. para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler. Monopolcü b. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar.300 . Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. Sorular 1. Yeni klasikler. yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir. Ancak. Klasik 2. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. bunun saðlanamamasý durumunda.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. Ayrýca. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a. uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Tam rekabet e.

.

Bursa. Monopsoncu 5. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Macroeconomics. PARASIZ. . COURANT. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. Clandron Press. PEHLPS. STEINER P. Ýlker. Küçük liste maliyeti d. PARKIN. LIPSEY R. 1996. Tam rekabet e. Seven Shools of Macroeconomics Thought. M. Bursa. Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. Küçük liste maliyeti c. Rasyonel bekleyiþler c. PURVIS D. Monopolcü b. 1991. Ekonomi 2 (Çev. Oligopolcü c. Ezgi. Ezgi. Ýlker. Macroeconomics. "S. Küsuratlý fiyatlar e.301 . 1996. Bursa. Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. Para Politikasý... 1992. M. Yapýþkan fiyatlar b. Michael. PARASIZ. Çakmak Ahmet). Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. 1990. Bilim Teknik. s" envanter teorisi e. "S. Gregory. Makro Ekonomi: Teori Politika. Oxford. Ýlker. New York. Edmund. Monopolcü rekabet d. 1996.3. 1996. MANKIW. New York. Worth. Uyarlanmýþ bekleyiþler b. Ezgi. M. Addison-Wesley. s" envanter teorisi d..

302 .. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra. merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir.. para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.. Bu ünitede. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Üniteyi çalýþýrken.ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede..

Bu orandaki fiyat artýþý. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. tam istihdam sayýlmaktadýr. yapýsal. ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. Tam istihdam. tam istihdama ula yýlabilir. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. Para deðerinin istikrarýndan. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. tam istihdamýn ölçülmesinde. tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi .PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. emek faktörünün tam istihdamýdýr. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla. Bunlar tam istihdam. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir. fiyat istikrarý. Bunun yanýnda. O halde bu ülkeler. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. enflasyon oranýný verir. asýl üzerinde durulan. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. Özellikle paradan kaçýþ olgusu. Ancak. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý.

Yani. FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. Bu saðlanmadýðýnda.303 .için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir. Stagflasyon. ! . iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M. kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez. durgunluk içinde enflasyondur.

ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir. dengeyi saðlamak için esnek . ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. II. II. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. O halde para politikasýnýn amacý. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme. Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur. Büyüme amacý. Ancak uzun dönemde. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur. Daha önceki dönemlerde büyüme.Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. Bu saðlanmadýðýnda. Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi .Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur. Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu.

her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr. Bu seçenekler ancak her . Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý.döviz kuru sistemi önerilmektedir. Dolayýsýyla.304 . yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir.nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr. Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda. Aslýnda ideal olan. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr. Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir. Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr.

Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. Tersine. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta. Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa. eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. sadece kýsa dönem için geçerlidir. Örneð in. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir.

Hýzlý Ekonomik Büyüme. Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. Ancak.kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. petrol gibi bir yeraltý . Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr. teçhizat. O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir. ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine.

305 . Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr.

B de ise istihdamdaki artýþla birlikte. Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir.Enflasyon Þekil: 18. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi). Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir. Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr. Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18.1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz. ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir. . Örneðin fiyat istikrarý. C de. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir.1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir. enflasyonla. reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir. Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Þekil 18.1. Çünkü.

Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa.306 . nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren. ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Örneðin. Ancak bu bir inanýþ sorunudur. Fiyat istikrarý. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr. Tersine. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa. ancak bunu para otoriteleri ve . Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir. Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa.ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir.

(E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim. optimuma ulaþýlmaktadýr.2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler.2.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. Þekil 18. Þekilde optimum denge. Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir. ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr. PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD . Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým. maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr. Þekil: 18. Uygun bir aralýkta. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa). M Þekil 18. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse. daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim.onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa.

Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý.307 . Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir. . Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir. diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir.

Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve . Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda.Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa. Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. Ayrýca toriteleri. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr.

Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir. Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC. birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir. Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir. Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer .bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr.308 ? .

O halde bir nominal devalüasyon. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir. Senyoraj geliri. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. reel ödemeler bilançosu açýðýný. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. Bununla birlikte. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür. Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. Bununla birlikte. Reel döviz kurunu. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. Nominal devalüasyon. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse.

309 . Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni. merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. finansal aracýlarý güç du . faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir. Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar. ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir. . Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar.Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz.

Genel olarak merkez bankalarý. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. Tersine. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir. en baðýmsýz olanlardan birdir. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. kültürel ve kiþisel faktörler belirler. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. fiyat istikrarý. piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. merkez bankasý yasasý. Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir.rumda býrakmaktadýr. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. kiþilikler. . Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir.

Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi . enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa. . . Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi. bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. enflasyon o kadar deðiþken.310 .Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. . ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr. cari politikaeylemleriyle.

bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci. geleneklerle doldurulmaktadýr. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr. Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde. Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Birinci olarak. Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. . 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. .daha az yapýsal birçok faktöre. Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. Bu boþluk enformel uygulamalarla. Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr.

Merkez bankasý yasasýnda. Bu sýnýrlamalar hacim. vade.311 . .. Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi. faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir. merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý . Bu durum.

. Bu konuda bir sýnýr yoktur. Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. . Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para. fiyat istikrarý.kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. Bu amaçlardan. fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. tam istihdam ile fiyat istikrarý. . kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda. Buna göre. . ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. ülkedeki faiz ve enflasyon oraný. Ancak günümüzde. Para Kurulu sistemi. tam istihdam. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. . . Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr. dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz. ayný yönde iliþki de kurulabilir. Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. ekonomik büyüme. para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir. Para Kurulu. Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur.

Tam istihdam.Fiyat Ýstikrarý e.Ödemeler Bilançosu d. Ödemeler Bilançosu Dengesi. Ekonomik Büyüme.Fiyat Ýstikrarý c. Kalkýnma.Fiyat Ýstikrarý b.312 . Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a. Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi .Sorular 1.

Cambridge. Süperenflasyon geliri 4.2. Parlementoya d. Tek aþamalý b. 1994. Bursa. bir stratejidir? a. Dünya Bankasýna c. Credibility and Independence. Para. "Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c.Ü. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a. Yerli paranýn deðerini korur b. Ýstihdam güdülü 3. Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. Central Bank Strategy.. 1995. Enflasyon geliri b. Ezgi. kime karþý olmalýdýr? a. . MIT Press. 1994. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa. Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. Sayý0 1. Yürütme organýna e. M.313 . PARASIZ. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Banka ve Finansal Piyasalar. Senyoraj geliri d. IMF 'ye b. Sabit kur sistemini uygular d. Ýki aþamalý c. M. Arbitraj geliri e. UIAUM. Üç aþamalý d. OKTAR Suat. Theory and Evidence. Para politikasýný belirler e. Ýlker. Yargý organýna 5. Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex. Para basma geliri c. Finansal istikrarý güdülü e.

. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr. enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp.. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Üniteyi çalýþýrken.ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede. Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. . çeþitli göstergelerin.314 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

(Ms = mH). Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir. . ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr. bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile. . . yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri.GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. H parasal tabaný . Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. Bu nedenlerle. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. Göstergeler: . Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. . Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. Para politikasý göstergesi. para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz. Bu olmadýðýnda. Bu formülde Ms para arzýný. . Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. para arzýný verir.

Çünkü aylak olarak tutulan rezervler.315 . Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. . açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur. ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur.göstermektedir. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler. Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak. Bu rezervler. Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir. ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz. Sürekli rezervler.

faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr. ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir. Baþka bir deyiþle. L(Y2).A). yani LM eðrisini düþünelim. Þekil 1.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir. aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle.Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19. Bu eðrilerle. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini. Ancak toplam parasal taban (rezerv para). Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz. fonksiyonun fonksiyonu olarak. para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir. ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. L(Y3) ile gösterilmiþtir. merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. aylakya da aþýrý rezerv t bilirler. para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir. Þekil 1. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak.1. biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr.A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1). Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu. Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. . Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi. Para arzý.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü.

M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19. Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi. 0 Ms .316 . 1.

Daha önce de belirttiðimiz gibi. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir. para arzý. parasal taban. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . Bu durum Þekil 19.2. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir. para arzý ve faiz oranýdýr. Burada en büyük sorun. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir. para otoritelerine. toplam rezervler.

Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir.B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir. LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir. Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19.1 de gösterilmiþtir. Þekil 19.A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2.L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19.2. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi. Açýk piyasa alýmlarý . 2.317 .

Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir. Ýkinci gösterge adayý olan para arzý. Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý. Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir. IS eðrisi sabitken.B). Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir.3. Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir. M0 dan M'ne artmýþtýr. para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr. Þekil 13. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y . Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir.3. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým.3. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir.3. (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19.A ve 19. Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir.

para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir.Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor).3.B). r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir. Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler. .318 . Öte yandan. IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr. Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19. Þimdi bu sonucu. toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler. paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir. çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr. Bu otonom artýþ sonucu.

kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini . Þekil:19. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler.4. Ms eðrisiyle gösterilmiþtir.4 de para arzý. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak. Para Talebinde Artýþýn Etkileri. bu oraný gösterge olarak seçenler. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için. Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým.4. Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler. r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19. para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden.

LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4. Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz. Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak. faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak.(LM1) belirleyecektir. Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre.B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne). daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek.319 . farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz. LM1 eðrisi. Tersine.

eðer faiz oraný düþerse. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý. Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile. Bunun yanýnda. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. Eðer faiz oraný. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar. Þöyle ki. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz. parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý. Bu koþullar altýnda. Tersine. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr.

politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir. Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir. daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket .ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ. yüksek enflasyon oranýdýr. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir. Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr. Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda.320 . Bunun temel nedeni. Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný. Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr.

faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. faiz oranlarý. Gösterge sorununu tartýþýrken. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde. bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr. para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. William Poole. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir. Ýkinci olarak. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr. Þimdi IS . Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. Politikayý belirleyenler. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik.? miþtir. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. para arzý.

yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir. Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. bu sola kayma daha fazla olacak. Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. W. yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 . Yine bir resesyon durumundan hareket edelim. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Para arzý fonksiyonu veriyken. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti.

tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. . para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr. Ayný akýl yürütme. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. Böylece. Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr.na. Bu soruya W. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe. gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil. Önerilen göz kararý politika. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. Bu durumda. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. faiz oraný yükselecektir. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir.

Tablo 19.1'e baktýðýmýzda.5-3. o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa. o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr. iþsizlik %4-4. . eksik istihdamýn %3. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir.9 aralýðýnda olduðunu varsayalým.4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir. Poole göz kararý olarak %4-4. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa. Tablo 19.W. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir.322 . Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa. Örneðin.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr.

5 4 .6 5 .Tablo: 19.3 2 .3.9 6.0 .5 .4 3 .1.7 6 .0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 .5.4 4. Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.5 .4 3. Þimdi bunlarý inceleyelim.5 . para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir.9 4.5.4 5.4. Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý. Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.0 .4. eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa.86 . Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý . Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 .3. Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa .9 5. para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir.8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre.

Ýktisatçý için.323 . Kýsa dönemde. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir. Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir. Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. çoðu kez negatifolabilmektedir. faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr. faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? . Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir.baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr.

temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar. Enflasyonda. zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. Duruma göre yürütülen para politikalarý. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla. . ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir. para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. Bu nedenle. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. Ancak ne olursa olsun.Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný.

toplam harcamalarýn dýþ .Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu. Monetarist görüþ. Bu istikrarsýzlýk. temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým. tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr. toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr. Eðer bu varsayým kabul edilirse. para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi.324 .

parasal taban. C + I + G eðrisinin kaymasý. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. Bu göstergeler. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. Sorular 1. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler. öncelikle. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. Çünkü monetaristleregöre para politikasý. bazý göstergelere bakmak gerekir. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar.sal bileþenlerine baðlýdýr. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. yukarýda vurguladýðýmýz gibi. Ancak baþlýca suçlu. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. tüketim. para arzý. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir.

d. Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. c. -325 . b. e. Giriþilen politikadan etkilenmemelidir. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir. Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr. Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir.a.

GRAW-HÝLL. Money and Banking John Wiley. Faiz oraný c. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a. M ve M(r) ye göre c. Parasal taban b. Enflasyonist ortamda. Modern Money andBanking. The Theory and Monetary Policy. London 1979. 1977. Ýstihdam 4. Ýlker. PARASIZ M. Devlet harcamalarý c. M1 e ve M3 e göre b. Ýthalat Kaynakça MILLER. . M2 ve H'a göre e. Para Politikasý. M0 ve M1 e göre 3. Para arzý d. Faiz oraný c. Ýhracat e. 2.326 . John. CHICK. Yatýrýmlar d. Mc. Baský. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. Ezgi. Bütçe açýðý e.2. Tüketim b. Bütçe açýðý e. RANLETT. New York. Parasal taban b. Bursa 1996. M0 ve H'a göre d. Para arzý d. Roger Leroy and VAN HOOSE David. GrayMills. N ew York. hangi gösterge anlamýný yitirir? a. Ýstihdam 5. 1993. Viktoria.

Bu üniteyi çalýþýrken. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz..ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr.327 ... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. IS-LM analizini çok iyi bilmeniz.. bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. Bunlar. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. edenle. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr. Madem ki politika uygulamalarýna. M2. Merkez bankalarý M1. ölçülebilirlik. ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr. bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir.GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir. Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir. Ölçülebilirlik . ara amaç olarak alýnýr. M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz.

ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? .kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir.328 . Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir. Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez. Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr. Para stoku ve faiz oranlarý. Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir.

tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Para politikasý hedefi. çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. genel olarak para politikasý hedefi denir. Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile. Ýçsel deðiþkenler. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. fiyat düzeyini. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla. Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. herþey boþuna olacaktýr. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý.. Aksi takdirde. dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. Bunun için de politika belirleyicileri. Öncelikle. . istihdamý. eðer ara amaç deðiþkeni. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr.

329 . Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi. Eðer para otoriteleri kuramsal olarak. bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir. Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun. hedef faiz oraný . O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý. Para otoritelerinin faiz oranlarýný. . . Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi. . hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý.zorunludur.

Bu ara amaç adaylarý. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. tam istihdam. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr. Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. Bu nedenle politikayý belirleyenler. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa. nihaiamaç deðiþkeni yerine. politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. Bu durumda para otoriteleri. fiyat istikrarý.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler. çoðunlukla para politikasý . para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. büyüme. Bu durumda denge faiz oraný. harcama kararlarýný etkilemelidir. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. Politika. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. dolaylý ve zaman alýcý olabilir. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr. Etkin bir para politikasý. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr.

amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. faiz oraný.göstergeadaylarýyla aynýdýr. Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý. para arzý. Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir. yani devlet. Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez. ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir). Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr.330 . Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi. para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu. Bunlar. serbest rezervler.

en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. Sonuçolarak. istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. Ara Amaç Olarak Faiz Oraný . Nominal faiz oraný. Ýkincisi. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir. O halde.varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný. Öte yandan. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) .

Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým.ortaya koyacaðýný belirleyelim.331 . Bu durumkuþkusuz. A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr.1. Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir. Ancak arzedilen reel ankes miktarý. . Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým. o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir. Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn.1. Þekil 20. Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak). Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr.A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir.

LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . . d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P . 1. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . m0d (y0) . .(A) (B) r r Þekil: 20. . Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir. B LM2 Ara Amacý. Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr. . r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A .

1 .B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir. Tersine. Þekil 20. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse.1. Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir. Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr.332 . Bu nedenle. Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . y0 reel gelir düzeyinde r* olsun. Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr.m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim. Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir.B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir. Þekil 20.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým. Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr. Þekil 20. merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir.2 de gösterilmiþtir.1.

halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir.1 ve Þekil 20. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse. Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr.2. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20. Þekil 20. Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr. Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir.2 de gösterdik. Ancak Þekil 20. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr. 0 r r * C A B LM1 LM0 .

3. .333 . Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý. .LM2 y1 y * . Þekil: 20. Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý. yy2 IS . . ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik .

Þekil 20. birkaç faktöre baðlýdýr. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. otonom yatýrýma. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler. Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. Özellikle. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý. Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. nakit mevduat oraný vb. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir. toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. . IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. Özetlersek. zevklere. Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým.4. . . Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. ? r LM0 .olarak dengelemesidir. nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. nakit mevduat oraný bekleyiþlere. merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir.

E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20. Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý. IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr. Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne . Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir..334 . 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*). 4. .

Eðer hal böyleyse. . Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa.den olmaktadýr. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr.4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. Þekil 20. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir. Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa. Daha teknik bir sorun. nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir.

nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler.335 . Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20. Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz.5. Þekil 20. Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý.5. Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi. .Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir. para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir.b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar.

LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr. y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. . Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir. para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir. . .5. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný . LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B . Parasal Ara Amaç.? Merkez Bankasý. Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r .6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa. . belli bir para stokunu da hedef alsa.

y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir. Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi. LM (M*) r IS r0 Þekil: 20. . IS -LM Dengesi.6.da gözetecektir. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir.336 .

Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý. Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. y* LM(M*) . . Bu durumda reel gelir. eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse.7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. . ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr. LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. .r r 0 r * . . A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. 7. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir. Þöyle ki. . . O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. Þekil 20. merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr.

337 .Þekil: 20. Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir. r2 y Gerçekten de Þekil 20. Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? . LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç. para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr. 8.8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse.

deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler. Divisia para ölçümünde.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. r .! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. Þekil 20.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr. ele alalým. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir. Ancak bunda da sorun. Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar. farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir. Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla. paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. Bu durum Þekil 20. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. Bu konuda doðal çözüm. Bunlardan bi cisi. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler.9.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr. Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr.9. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr.

r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý. .. (B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20. r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P .338 . M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . A B C .9. . E A B C. . .

merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim.b. ? Hangi durumda faiz oraný. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. merkez bankalarýný. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. Dolayýsýyla. Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. . bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. . toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu.Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. kuraklýk. yaygýn grevler v. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. . Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb. savaþlar. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler. Bunun anlamý. nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi.

Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse. bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .339 .

zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir. .10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür. Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20.10.11. P 8 Þekil: 20. Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep. 5 Nominal Gelir Ara Amacý. o zaman Þekil 20. Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr. Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20. Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa. 4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1.

340 . nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir.12. Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr. Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn.200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20.3 O y 200 400 1000 1. . Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir.

Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr.Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr. P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- . Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr. Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak.12. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir.

kuraklýk. Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir.341 O P y 3 5 200 400 1000 1. Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý.13. . Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi . nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým. Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr. savaþ. Bu durumda Þekil 20. açlýk vb.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20.13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr.rýndaki artýþ.

olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 .y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir. . burada hemen iþaret edelim ki.? AD (M0) olarak tutarsa. Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr. Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir.13 te görülmektedir. nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20. Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. O halde nominal gelirin hedeflenmesi. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr. Tersine. Bununla birlikte. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse.

Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. merkez bankasýnýn para. Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Ýkinci olarak. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr. Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an . O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde. faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür.342 . Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak.Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr.

Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr.lamasý gerekir. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. Öte yandan nominal faiz oraný . faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir. Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr.

Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr.343 ? . cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr. Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr. Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr. eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa. Tersine.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir. enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir.

altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir. genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler. Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. bakýr vb. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? . mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr.çok karmaþýktýr. altýn standardýna benzemektedir. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir. Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý. gümüþ. bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr. Mal fiyatlarý altýn.

Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir.Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir.344 . para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler. Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi. Birincisi banka kredilerini. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir. . Bu görüþteki iktisatçýlar. Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr.

parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr. Ancak B. Merkez Bankasý. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr. Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar. 1990 yýlýnda rezerv para %40. Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14.Merkez Bankasý. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr.1.C. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur.1 oranýnda. net varlýklar. toplam iç yükümlülükler. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr.C. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden. T.Bernanke. para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu.2 oranýnda artmýþtýr. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir. B. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken.Buna karþýlýk bazý ekonomistler. . emisyon %68.

keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu. Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir. Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku.345 . faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur.Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr. .

d. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4. Döviz kurundan etkilenmesidir. e. Tek bir faiz oraný vardýr e.Sorular 1. Kavranabilirlik c. Baðýmlý deðiþken b. Baðýmsiz deðiþken c. ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. Taþýnabilirlik b. Aþaðýdakilerden hangisi. c. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. 5. Dýþsal deðiþken 2. Ulaþýlabilirlik e. Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. Denenebilirlik d. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a. reel ankes talebinden etkilenmesidir. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. . d. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. aþaðýdakilerden hangisidir? a. e. Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Ara maç deðiþken d.346 . b. Dayanýklýlýk 3. Reel gelirin. Kolayca izlenebilir b. Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. b. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. Kolayca sabit tutulabilir d. Ýçsel deðiþken e. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. c. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c.

Scott Foresmen. The Economics of Money Banking and Financial Markets. 1989. Para Politikasý. 1977.347 . Ezgi.Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. 3. New York. PARASIZ M. Modern Money andBanking.Money and Banking. Boston. 1993. RANLEET John . Bursa. H ILL. MISKHKIN Frederic. baský Mc Graw. 1996.John Wýley. New York. Ýlker. .

Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede.. Bu üniteyi iþlediðinizde.. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr. Bu üniteye iþlerken. konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz. kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu.348 .. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Radcliffe raporunun içeriðini.. Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini.ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley . Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa. Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. .

GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. Dolayýsýyla bu görüþ. geliri. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. merkez bankasý ve ticari bankalardý. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. Böylece parasal kontrol süreci. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. parasal kontrolde. Bu görüþ ayrýca. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr. toplam harcamalarý. kredi koþullarý okulu çerçevesinde. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. likidite okulu. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. Kuramsal çatý. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. iþletmelerin. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr. para arzý. iþletmelerin. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. para otoritelerinin. hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok.

e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti.D. Dünya Savaþýndan sonra. Bu nedenle A. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca . öncelikle firma. Yani Federal Rezerv. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu.B. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti. Dünya Savaþý boyunca ve II.D. faiz oranlarýndaki yükseliþin.B. II. Bu doktrinin formüle edildiði.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi. önemli bir eksikliktir.'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu. hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli.349 . A. Hazinesi.

dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde. finansal kesimin. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler. Federal Rezerv.H.ðýndan korkuyordu. . Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. Bu nedenle Federal Rezerv. J. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de. Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir.

Bu görüþ. tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir. kuramsal katýlýktan çok. halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü.350 . Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . yüksek faiz oranlarýndan çok. yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. Þimdi bunlarý inceleyelim. mevcut tahvillerin deðerini düþürür. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. Son olarak kredi varlýðý doktirini. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi. Dolayýsýyla.

Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir. faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. Durum böyle olunca. özel tahvilleri azaltabilir. Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. devlet tahvillerinin riskinin. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak. Bunun nedeni. Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. yatýrýmý iki yoldan azaltýr. özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece). bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur.! ! ? duðundan. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir. Bu dönemde finansal kurumlar. Bunun anlamý þudur. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. Birincisi. Yani ekonomik birim. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn.

Þöyle ki. daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine. ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr. Bu etki. tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile.ortaya çýkar.351 . böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? . irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr. Hatta. Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda. iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr. Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. böyle davranmaya devam edeceklerdir.

faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. Ayrýca bankalar. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. Dolayýsýyla. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. Bir resesyon döneminde ise. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde. Bu koþullardan. bu durumda tahvil fiyatlarý . Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. fon talebi fon arzýný aþar. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr. Çünkü. birgecikme söz konusudur. bu gecikme dönemi için. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar. Ancak arada. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. Tersine. halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. Böylece yatýrýmlar ve gelir artar. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr. bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. ödünç vermekten çekinecektir. Bu nedenle. devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk.

para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr. Bu nedenle bu doktrine göre. Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr. daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr. Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. Para politikasý ve borç yönetimi.352 . Bu görüþü özetlersek. . ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna. kredi koþullarý yaklaþýmý. parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir.

Likidite. miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. Böylece rapor. Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr. Radcliffe Raporuyla. faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. Para otoriteleri. ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur. finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. Para politikasý. . paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. Rapor. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak. Bunun yanýnda. Harcamalar. faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr.

hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir. para olarak düþünülebilir. hiperenflasyonda para olmaktan . normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler. parasal kümeye. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. Bu durumda. zaman zaman kullanýlan aktifler. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler.353 . Eðer para tanýmlanamazsa.? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. Paranýn tanýmlanamamasý savý.

elde para tutanlarýn. Ancak dolaþým hýzýný. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. Burada tek sorun. sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. herhangibirþey olabilir. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. bir aktif ne kadar likitse. parayý o kadar ikame edebilir. Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir. Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi. gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . Bu durumda. banka . Diðer aktifler de. dolaþým hýzýný belirler. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. Durum böyle olunca. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler. para elde aylak olarak tutulmaz. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. paranýn dolaþým hýzý tanýmý.? ? ! çýkabilir. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. Örneðin eðer özel sektör.

Y ünelim. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek. paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. D) kadar arttýð Y0 + .Y0 = . paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir. Bunu bir örnekle açýklayalým. Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr. paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir. dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + . mevduatlarýn da (D1 .354 . halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda. milli gelirin (Y1 . Para Cp + D1Cp + D0 + . Y) kadar. Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa. Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn. dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir.D0 = .kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. Y V0 = iken V1 = = CpCpCp . yeni banka kredileriyle finanse edildiðini.

(V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi. banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. parayý tanýmlamak . paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. Radcliffe raporu. likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. Ancak. olacaðýndan V1 > V0 olacak. V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. Belli bir finansal atmosfer içinde. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Harcamalar (PT). Dolaþým hýzý. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. yani dolaþým hýzý artacaktýr. Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. Bu iktisatçýlar.

Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler. Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr. dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr. geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin. anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr. Raporda bankalarýn. Bankalar. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir.355 . nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster . Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden.istemezler. Çünkü böylece para miktarý.

bu dur e negatif etkisi olacaktýr. S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. Bu nedenle kredi.1. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur. Öte yandan özel kredi talebi. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. Böylece kredi arzý arzusu.1. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. Þekilde. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. Faiz oranlarýndaki deðiþme. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. rezerv aktifler (R). Kredi talebinin esnek olmamasý. Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun.dik. tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr. Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir. ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler. Bunun. Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun. öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr. S'L rL Þekil: 21. yardýmýyla açýklayabiliriz. Bunu Þekil 21. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim. rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr.

356 . talep eðrisi nasýl olmalýydý? .? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý.

Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. yanlýþ olacaktýr. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. Geleneksel Keynesgil analiz. Kredi piyasasý dengedeyken. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde. yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. Bazen ihtiyacýçok olana da. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir. Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. bolluðu veya kýtlýðýdýr. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. az olana da ayný miktar mal verilir. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. Böylece fon alýmlarý . mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. Ýþte bu nedenle fonlar. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. arzýyeterli olmayan bir malýn. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. Hangi nedenle olursa olsun. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir.Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. Tayýnlama. Eski faiz oraný rL0 da. malýtalep edenlere. Kred alebi fonksiyonu.

Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir.357 . Bunun ne kadar büyük olacaðý. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi. Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur. O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2). Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý. Bu noktada önemli olan. Cari rL faiz oranýnda ta .üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. her zaman krediyi daraltýr. ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür. fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr. Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir.

3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21.3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür. o kadar adaha büyük olacaktýr. daha esnek olan Þekil 21.2) veya arzda bir azalma (Þekil 21.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21.3.2'deki D1' ve Þekil 21. r L S D1 D2 Þekil: 21. kredi talebi ne kadar az esnekse. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.2. Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan .

Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn.2 deki D1 ' veya Þekil 21. D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr. . L0 L2 > L0 L1 dir.3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3. daha az esnek olan Þekil 21. Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir. Yani esnek olan Þekil 21. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. her iki þekilde de.358 .D 1 Kredi Tayýnlamasý. L1 ve L2.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür. O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür.2 deki D2 ' veya Þekil 21.

bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir. para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. . Uygulamada. Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný. . anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir. talep fazlasý karþýlanamaz. rL oranýnýn. . Þekil: 21. ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. O halde Radcliffe argümaný. bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir. gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir. L Faiz Oraný Tavaný. r L S1 S 2 r D .Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21.4.4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. Çünkü bu yapýlmadýðýnda. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. .

Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr. Ancak bu durumda sadece. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir. Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir. Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir.bir dengenin fiyat yönüdür.359 . Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr. Buna göre. .

Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. . halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. bankalardaki pasif hesaplardan. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. Çünkü. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. etkilenmediði görülecektir. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. . Böylece bankalar. . Bu durum týpký. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir. Radcliffe'in deyimiyle. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile.! ! . Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. Bu durum. BDMA. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr. Eðer halkýn portföy tercihleri. Çünkü BDMA'lar.

likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin.Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk. Paraya dönüþebilen tüm aktifler. halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir. Eðer bu kuram geçerli olursa. gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur. . Dolayýsýyla harcayýcýlarýn. o andaki harcama dýþýnda.360 . para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr. toplam talebin artýþýna neden olabilir. Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa. Keynesgil dille söylemek gerekirse. para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir.

SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. tahvil. Çünkü halk. para politikasýnýn önemi azalacaktýr. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý. bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. Bireyler. pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. Finansal aracýlar da. finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. faiz oranlarýný düþürmesidir. elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR. . Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . Finansal aracýlar. faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir.? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. pay senetlerini satýn alýrlar.5. bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar. ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. Bunun sonucu. finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur. Ne var ki bir çok tasarruf sahibi.

dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar. Öte yandan para talebi azalmakta.5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. Þekil 21. . para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr.Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý. Tahvil fiyatlarý. tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir.361 . Bu demektir ki. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz. para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir.

vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde. Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir. Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. Uygulamada. Burada ilginç olan durum þudur. Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. Ancak.362 . ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz. Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr. Aslýnda vadesiz mevduatlar. bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar. Dolayýsýyla. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. Þöyle ki. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr.

.

6 yardýmýyla açýklayalým. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md . Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi. r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21. finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir . Finansal aracýlar. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun.kullandýklarýndan. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir.M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için. þimdi daha likit duruma geçecektir. Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir.6. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým. izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým.

Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu. r'' ne yükselecektir. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk. Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir.6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr). para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21. mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný. devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde .363 . hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz.

Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr. Dýþsal olarak da. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. Bankalar hem faiz oranlarýný. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir.bir politika izleyebilir. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler. Kuþkusuz bu tür bir politika. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir. Bu kez tasarruf sahipleri. Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. Böylece hükümet. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile. Finansal aracýlarýn. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr. Dolayýsýyla bir sýký .

ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir. .para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya. bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir.364 . Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok.

Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a. e. Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur.365 . gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. 3. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. c. b. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. 2. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir.Sorular 1. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. . Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. e. Keynesgil analiz yetersizdir. e. d. b. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. c. e. c. 4. ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir. d. d. Bekleyiþ etkisi nedir? a. Faiz oranlarý düþerken. b. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. Kilitleme etkisi nedir? a. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. c. d. Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr. Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. b.

.

Oxford. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. O'BANNON Helen. EARL DOW Sheila C. Martin Robertson. The Quantity of Money. Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a. Para talebini artýrýcý etki yaparlar. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. Random House.. Monetary Policy in the U. 1977. Para Politikasý.5. 1977. BOND Roland. Kaynakça CHICK Victoria. New York. PETER E. . Martin Robertson. e. Basic Books. Moneyand Banking. Theory of Monetary Policy. 1987. d. RITTER Lawrence S. Bursa. 1976.366 . Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. c. Makroekonomi. SHEARER A. DAVID E.. Herper and Row. VINSER H.A. Banking and Financial Markets. Harper and Ro w. Haþet. 1973. New York. New York. Bursa. Gray-Mills Publishing Ltd. Principles of Money. SILBER William. Oxford. b. Money Matters. MAYER Thomas. 1974. 1968. 1982. THORN R. Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. London. PARASIZ Ýlker. PARASIZ Ýlker. Uludað Üniversitesi. 1989. Introduction To Money and Banking. New York.S.

.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte..Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede. monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu ünitede.367 . monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak... Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz..

iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. Ancak bu iktisatçýlar. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin. Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. aþaðýda incelenen konularda. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. parasal güçlerin. 1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. Friedman ve E. tüm piyasalar. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur. Bu modele göre. enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým. ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler. M. 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . Kuþkusuz bu iktisatçýlar. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda.

Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr. . Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý . ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar.368 .Monetaristler. fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým. . Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný.

Bunun için hükümet. Bu durumda tek farklý þey. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr). Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. Er ya da geç her iki grup. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. Ancak bunun tek nedeni. Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir. Çünkü gerek firmalar. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. Konuyu basite indirgemek için bu durumun. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. Bunun sonucu olarak. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir. tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. halký. Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. .racaktýr. yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. Böylece bir kez daha. Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir.

böylece talebin düþtüðünü varsayalým. er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. Halk.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. baþlangýç düzeyine geri dönecektir.369 . Böylece üretim ve istihdam. fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim. Eðer böyle yapýlmazsa. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. Bir baþka deyiþle. ? . nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir. ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir.

tesadüfi hatalar yapsa bile. Bu teoriye göre halk. Rekabetçi modelde. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. halksistematik ve süre ar yapmaz. Bu görüþe göre. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar. GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. . bu görüþü çürütmektedir. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. Ayrýca Eklektik Keynesgiller. ? Keynesgil iktisatçýlar. Sargent. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. firmalar için veri deðildir. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. Milli gelir. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist). milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. Wallace. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. . Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr. Lucas. Keynesgil Görüþün Temelleri .. fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde.

emek piyasasý için de geçerlidir.370 . iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim.Bu durum. üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur. Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala . Ancak ücretler. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn. Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr. firmalarýn fiyatlarýnda deðil. Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr.

büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý.nýyorsa. Ýþten ç duðundan. David Ricordo. Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. David Hume. daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr. paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. . Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr. Monetaristler. John Stuart Mill. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. O halde Keynesgil sistem. konjoktür boyunca. Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü . talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. Oysa monetarist e. uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. Bundan dolayý GSMH dahil. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. 16. yüzyýla. Daha sonra John Locke. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. Buna karþýlýk.

paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda. "sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur. Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta. Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça. . dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý.371 .

GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr. milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir.. Orijindengeçen doðru. Para miktarý yatay eksende. Þekil 22. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. Yani GSMH/M dir. Bu iliþki kuþkusuz. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr. . Dolayýsýyla tam istihdamýn.1. Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr. Eðer hal- . gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir. Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. Bir baþka deyiþle halk. Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. artan harcamalar. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar.

372 . Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir. .kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir. yine denge Ye de oluþacaktýr. Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak.

O halde. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman. Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr. istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Burada 4.. merkez bankasý . Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir. denge geliri 500 den 600 e yükselir. halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. açýklýða kavuþmuþ oldu. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa. Md . Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. bu paranýn dolaþým hýzýdýr. Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. Tüm artan para arzý. 2. Þimdi bunu Þekil 22. Yani. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir.2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür. talep edilen para miktarý. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. . 1/4 olan k nýn tersidir. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda.

373 . Eðer para arzý artýrýlýrsa. Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun. Eðer merkez bankasý. nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir.para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak. bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir. O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir. para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa. arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir. .

Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! . halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. Þimdi bunu Þekil 22. Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný.3 yardýmýyla açýklayalým. Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr.? Böylece monetarist dünyada. . dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr. Bu durumda. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir.

Ýþte bu nedenle Þekil 22. .3 de yatay eksende para. tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur. Keynesgil dünyada. Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. pek çok þey sonucu etkileyebilir. Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. düþey eksende faiz yer almaktadýr. eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa.374 . Ýliþki böyle dolaylý olunca. Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. Temel Keynesgil görüþü özetlersek.pay senedi. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir. Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir. Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir.

Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir.r Þekil: 22. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý. Özellikle Alvin Hansen. Çünkü Keynesgillere göre. sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir.3. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr. Ayrýca. Bu itiraz para politikasýnýn. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý .M s Faiz oranýnýn. vurgulanmaya deðer görünmektedir. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. bugün pek iþitilmese de. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Aþýrý parasal kýsýtlama. Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. Bunlardan birincisine göre. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. Md1 0 M1 M2 Md . finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak. para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da.

Parasal geniþlemeye gidildiðinde de. Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz.375 . Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir. Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde. ? .bir diðer itirazý da. baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler. bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir.

bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir.? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir. Hatta Eklektik Keynesgillerin. Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz. faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . . faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. Keynesgil Görüþ . Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. Monetarist Görüþ . Monetarist iktisatçýlar. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir.

Çünkü. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir. bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr. Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma. doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa.376 .olarak görmezler. Öyle ki. Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? . muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. bir hayli karmaþýktýr.

Keynesgiller dikkatlerini. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. Fakat enflasyon. Sýrasý . Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse. finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. izlenen geniþletici para politikasýdýr. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. Ancak bu. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz. Bu ara dönem. Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir.. Keynesgillere göre de. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir. baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni. Dolayýsýyla enflasyonda. Tersine. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. daha düþük faiz oranlarý demektir. özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. Geniþletici para politikasý demek. Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr. bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. . Ýþte cevabý: Friedman'a göre.

Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur. Onlara göreenflasyon farký. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr. reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir. monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda. Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir. . Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler.377 . Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir.

Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda. Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri.4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz.4. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz. Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md . gerek Keynesgil iktisatçýlar.Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin.M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar.KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak. Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin . Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 . (A) 00 M1 M2 Md. Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal . para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar. gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler.

buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller.378 . Monetaristler. para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu. faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini.etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. .

faiz oraný r2 ye düþecektir. Eðer monateristler haklýysa. Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. Firmalar ve bireyler. para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir. Bu sýrada faiz oraný. . Tersine. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. . Monetaristler. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. DI küçüktür.4. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr. . Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. Firmalar ve bireyler. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar. aþýrý para arzý yaratýr. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak.A ve 4. Monetarist görüþe göre DI büyüktür. Birinci iliþki para talebidir. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir. Monetaristlerin. Geniþletici bir para politikasý. daraltýcý bir politikasý. Ýkinci iliþki. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer.Þekil 22. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. Neo Keynesgil görüþe göre ise. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. Bu durum faiz oranlarýný düþürür. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. . Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar. Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr. Dolayýsýyla para politikasý etkindir. .

Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler. Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr. Özetlersek. Bu. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur.5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). Bu ise . faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur. kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler. yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan.379 . Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. Oysa Keynesgiller. önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr. önce geliri artýrýr. Bunun sonucu Þekil 22.

5.5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun.toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e). Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Faiz oranýndaki yükselme. Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur. Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur. Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md. Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 . Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar. Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr.M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn . Bu ise .

Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr. dolayýsýyla DI büyüktür. bu nedenle DI küçüktür.Etkinliði. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere. . Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme. Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir.380 ? .M5 . Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir. Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük. Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? . Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler. bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr. Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md .

IV e. Deðiþkendir b.381 . Sýfýra yakýndýr d. Ýstikrarlýdýr c. Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr. Çok az etki yapar III. III. Ýstikrarsýzdýr e. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. Önemli deðildir . III.Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr. Sabittir 3. Etkisi güçlüdür IV. Ýstikrarlýdýr c. IV c. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. Bire eþittir d. Bire eþittir e. IV 2. Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte. Sorular 1. Sabittir b. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I. Hiçbir etkisi yoktur II. III d. Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir. I b.

Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. COURANT Paul. Basic Boo. Bursa. Yoktur c. Ezgi.RICHARD. Bursa. Ýlker. Macroeconomics. New York. Bazen vardýr bazen yoktur 5. Önemlidir e. PARASIZ M. Ýlker. New York. Para Politikasý. Önemsizdir e. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a. RITTER Lavrence and SILBERT W. Ýktisat 2. Küçüktür d. ÇAKMAK Ahmet. Bilim Teknik. GLAHE Fred. Büyüktür b. 1996. Küçüktür d. 1977. 1996. DOUGLAS Purvis. Harcourt Brace Jovanovic..STEINER Peter. 1977. Yoktur c. Ezgi. Büyüktür b. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. . Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. Çeviren. The Principles of money and a Banking and Financial Markets.4. 1990. PARASIZ M.382 .

Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr. Üniteyi çalýþýyrken. ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde.. .383 .. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir. Bu ünitede. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. para arzýndaki deðiþikliðin.

) neden olmaktadýr. Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. MØÆ r. Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir. Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur. yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný. John Taylor bu konuda yaptýðý . Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. Faiz Oraný Kanalý . Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. döviz kuru. Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir. diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar.

giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý.384 .bir çalýþmada. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? . dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr. konut yatýrýmlarýnda. Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr. Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr.

Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD. Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir. Bunlar Tobin'in yatýrýmýn q teorisi ve tüketim üzerindeki servet etkisidir. olarak gösterilmektedir). Yani TL nýn deðerlenmesine neden olmaktadýr. . TL nin ya da ülke parasýnýn deðerlenmesi yurt içimallarýn yabancý mallara göre daha pahalý hale gelmesine neden olmaktadýr. Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? .Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. MØÆ r. Monetaristler çoðu kez kendilerini belli bir aktarma mekanizmasýna baðlamada gönülsüzdavranmaktadýr.. Bu kanal ayrýca faiz oranlarý etkisini de içermektedir. ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. Bu durum TL olarak mev duatlarýn