T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .

Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü.Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi .

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley .Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite.SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.

Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .

ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý. Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. Öte yandan birçok banka. Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. Günümüzde birçok kurum. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr.Yukarýda da deðindiðimiz gibi. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. . banka ile baðlantý kurma. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. doðal gaz. periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr. Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr. elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir. menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. Dikkat edilirse satýn alma. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte.

Kaðýda dayalý ödemelerde. EFT sistemi. ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur. kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn. Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz. Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? .8 . bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir.

Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir. Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için. bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý . Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým.? ? ? pabileceðini göstermektedir. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr. "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre. Bir aktifi para yapan unsur. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. Daha önce deðindiðimiz gibi. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr.

mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler. para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Buna göre teorik yaklaþým. Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev .olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar. Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr. Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr.9 . Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar.

Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü. birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1". bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. Açýktýr ki. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. Bu nedenle. para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr.duata dönüþtürülebilmektedir. Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir. konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn". Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr.

10 . Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir. . dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar.lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik.C.C. Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar. aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir. Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur. T. Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak.

12.5 (13) M3Y (7+12) 2498249.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033.Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit.0 (4) M1 (1+2+3) 376287. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166.C.0 (8) M2Y (6+7) 2415069.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.C. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T.1'den izlenebilir. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir. T.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir.0 (10) M3A (6+9) 1256524.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749.5 T.C. TABLO 1. M2 para arzý .0 (12) M3 (10+11) 1299500. Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken. Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz.0 (6) M2 (4+5) 1216320.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31.

Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1.1'de verilmektedir.tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr. Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir.11 . M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý .C. Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T.

1'den izlenebilir. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir.00 0.25 1. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir. finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý. Ýkinci olarak. . kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet.00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü.25 0.75 0. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da.1.% Deðiþim Oraný 1. 1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr.50 0. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir.50 1. Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir.

Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý.12 .finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur. Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir. tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað .

vergi ve harçlardan elde edilmekte. her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz. bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. Hanehalklarý. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. Hanehalklarý . harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte. ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr. borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. her bir ekonomik birim. yollar. hanehalklarý. Finans dýþý iþletmeler . üç tür bütçe durumu söz konusuol . devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr. Aksine finansal sistem. Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler. borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr. konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. . aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: .

Zira tanýmýmýz gereði. Likitide açý . bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr.13 . Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir.r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu). açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý). Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr.

Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . Burada sözü edilen borç senedini. YATIRIM. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr. belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz. bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim. bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler. Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk.sýndan düþünüldüðünde. gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. Ýlk olarak. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER . Bu tanýmlamadan yola çýkarak. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir. TASARRUF.

fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr. Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .14 ? .

DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL.nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr. bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. iþletmeler ve devlettir. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. Finansal Akýmlar.HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler . kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. Þirket tasarruf sahiplerine ör- .Devlet. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir. FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar . Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr.2 . Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1.2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda. Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken.Yabancýlar Þekil 1. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr.2. Ancak iþletmeler. Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri.

15 . kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir. Bir ekonomide tasarruf yapanlarla. Bunu daha iyi kavrayabilmek için .neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir. Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr.

Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. Finansal piyasalar. Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. Bu iþlem sonucunda hem siz. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. hem soba imalatçýsý. Bu açýklamalara göre. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr. Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz. Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr.

Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir. Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr.16 . borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta .rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim. Söz konusu araç.

Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir. Ortaklýk araçlarý. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr.? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. Kýsa. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler. Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar . Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr.

tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir. menkul kýymetle . Broker. Çünkü. Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr.17 . future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý. Döviz piyasalarý. Yani. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr. Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr.

Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar. Bunlardan birincisi. Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir. Bu durumda bir þirk et. Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. Ýkinci olarak. Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. Öte yandandealer. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. Ýlk olarak. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir. ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr.

tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr.18 . Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr. Para pi .ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden. uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr. Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý.

Þekil 1. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir. kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir. Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý.'den hatýrlanacaðý gibi. tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur. Fon akýmýndaki bu ikinci yol. Sözü edilen finansal aracýlar. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr. Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr.2. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr. . þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. Sonuçta.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler.2. Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn. Þekil 1. . Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz. Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler.

elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur. Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek. Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz. soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz. verdiðiniz borcu ne zaman .Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir. Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. Ýþlem maliyetleri.19 .

Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet .tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr. Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. . Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir. Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr. Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr. Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim.

iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler. bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr. Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. hesap birimi olma ve deð .önemli ölçüde düþ ürülebilir. Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr. Finansal aracýlar. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý.

er biriktirme aracý olma. özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur. Ancak paranýn geçirdið i ev .20 . Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý.

Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. gelir marjinal deðiþkendir c. Sorular 1. Para akýmý. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr. Para stok. elinde fon bulunduranlarla. gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Finansal piyasalar. Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3. Ortak bir deðer birimi olmasý c. Para stok. Hisse senedi d. Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a. Ýktisadi açýdan önemine karþýn. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. gelir akým deðiþkendir e. Tahvil b.rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Vadesiz mevduat c. gelir marjinal deðiþkendir d. Para akým. Mevduat sertifikasý . gelir stok deðiþkendir b.21 . çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde. Varlýða dayalý menkul kiymet e.

Ýstanbul 1992.. 2 yýl vadeli mevduat hesabý d. Bursa 1994. Banka ve Finansal Piyasalar. Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. PÝRÝMOÐLU. 8. Sadun. Basým.. Savaþ Yayýnevi. Eskiþehir 1988 . Para Teorisi ve Politikasý. Aralýk 1995. Ýlker. Baki. . Merkez Bankasý. A. Yatýrýmcýlar 5. ÞIKLAR. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a. Ýlyas. Ankara 1987. PARASIZ. Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. HÝÇ.C.... Mükerrem. T. Finansal aracýlar b. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b. Devlet e. Ezgi Kitabevi. 9 ay vadeli hazine bonosu e. Eskiþehir 1991. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c.4. 5 yýl vadeli devlet tahvili c.22 . Para. Menteþ Kitabevi. Aylýk Ýstatistik Bülteni. Para Teorisi. Fon açýðý olan ekonomik birimler d.. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN.

2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz.. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr. Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz. Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler. Bu baðlamda. hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz.. Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Bu üniteyi çalýþýrken. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

olduðu taktirde. . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.23 .

Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. Borç veren açýsýndan faiz oraný. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz. Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken. Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr.

Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz.24 . Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. Likidite tercihi yaklaþýmý. .çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif. talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i. faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz.

genellikle.1.1..1. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn. bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12.5'ini elinde bulundurmaktadýr. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle.? Para miktarý (milyon TL) 25 12. gelirinelde edilme sýklýðý. Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr. Þekil 2. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir. ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler. Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr.'deki örneði inceleyelim. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek. Bu durumu görebilmek için Þekil 2. . Emekli memur olan AhmetBey. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu.'deki gibi kalýrsa.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri.

aylýk gelir yaklaþýk 8.17'si kadar olacaktý. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? . Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz.1.25 . elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4. Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek. Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4.34 milyon lira olurdu. Buna göre gelir arttýkça.'i kullanarak inceleyebiliriz.1.Þekil 2. Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý.

para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz. Para talebi ile faiz oraný . Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak. toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. faiz oranlarý düþükse. elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için.1. gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. Bu nedenle. ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir. Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. ? Elde para tutmanýn. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda. Ancak bunlarýn tümü. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr.Þekil 2. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr. kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir.. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken.

Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür. yaygýn olmasýna karþýn. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. tek yaklaþým deðildir. Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de.26 . Faiz oraný ne kadar yüksek olursa. ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr. Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa. belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler. söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir. Tersine.

Þekil 2. ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. para talebi .. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi . daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir. Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim. Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler. Öte yandan. Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa..2. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek.M. gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir.faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir.1936 yýlýnda J. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar.2. ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr.Keynes. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. para talebi fonksiyonunu göstermektedir. Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. Öte yandan Þekil 2. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný . para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse.

düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için. Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? .27 . daha fazla para talepedilecektir.

bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi. halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir.3. Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Faiz oraný ! Ms Þekil 2.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M .Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar.Y )1 d Þekil 2. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn. merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz.3. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur.2.'de görülmektedir.

bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir.Para arzý fonksiyonunu. para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile. .28 .

Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için). Faiz oraný io M M = f(i.Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2. para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr. Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar. finansal aktiflerin fiyatýný . Bu da.'te verilmektedir. Bu nedenle. bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir.4. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler. para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir. Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça. Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr.4. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda.Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2. Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu.

29 . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir.düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. Faiz oranýndaki artýþ. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? . diðerþartlar sabitken.

faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir.Y ) 11 22 Y2 > Y 1 . GelirY1 düzeyin de sabit iken. Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2. ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur.Y ) L = f(i. deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. arz edilen fon miktarý.ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný.5. Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz. Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda. Faiz oraný ss L = f(i. Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. Faiz oraný yükseldikçe. Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir.'te grafik olarak gösterilmektedir. cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya . Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr. Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme.

30 .io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2.5. Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .

hane halklarýnýn tasarruflarý .'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr. devletin tasarruflarý . Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir. Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2. Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak.Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: . bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr.6. Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý . Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2. para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý .6 . faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir. Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir.

6.31 . .'da.Öte yandan Þekil 2. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa. talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir. her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir.

Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar. Faiz oraný Ls Þekil 2.'de biraraya getirilmesi ile. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse. üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri . Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný.7. Finansal sistemde. denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz. borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý . hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri . finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar. denge faiz oranýdýr. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece.? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: . cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr.7. devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2.

. ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir.nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr. denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz. ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. Bu nedenle faiz oraný.32 . Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir.

Ýkinci olarak. Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir.4. ve 2. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr. . günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir. her iki teori de. Nitekim Þekil 2. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil. Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar. Üçüncü olarak. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar. Öncelikle.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler. genel denge anlamýnda.7. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken.

gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz. REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince. Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu . ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir. Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr. Bu iki yaklaþým arasýnda. fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým.Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.33 .

1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir.e yazmak mümkündür. nominal faiz oraný.e ile gösterilirse. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. Finansal sistemde. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin. reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler. hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve .rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. Ekonomik birimlerin. i = i* + . reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr. Finansal sistemde hem fon arz edenler. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn. ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir. Günümüzde iktisatçýlar. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir. Yukarýda verilen bu eþitlik. Reel faiz oraný. Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . Nominal faiz or aný i.

Ancak reel faiz oranýnýn kendisi. 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur. ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar. sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr. beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur. Ayný þekilde. Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. Ýkinci olarak.34 . Bu yüzden Fisher eþitliði. Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. . Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir.

nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr.1.33 puan artmak zorundadýr. Ancak. Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr. vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). 31. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir. bir dizi faiz oraný söz konusudur. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak. Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini. ekonomide belirli bir tarihte. Ancak. Tablo 2. Üçüncü olarak. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. Bu iktisatçýlara er eþitliði. geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir.1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. FAÝZ ORANLARININ YAPISI . Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? . ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk.12. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir.þekil yardýmýyla tespit ediniz. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda. Örneðin..

faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir. Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar. Faizoranlarýnýn yapýsý. özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir. Finansal aktifin vadesi . Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar. Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý . Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz. temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: . Finansal aktifin geri ödenmeme riski . .Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt.35 .

0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir. yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? . Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip.12. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr. eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir. diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz. bu oranýn 365'de biridir.1.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31. Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr.5 Bankalararasý Gecelik 105. vadelerinin farklý olmasýdýr.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13.30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99. Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný.1995 . Bunedenle.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý.0 Faiz oranýndan sözederken.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83. Örneðin. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni.83 Reeskont Faiz Oraný 57. vade ne olursa olsun. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken. Tablo 2.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr.

Örneðin Þekil 2.'de yer alan þekillerde.Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem. getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir.36 . ? . Getiri eðrisi. iki ayrý tarihte. Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr.8. belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.

8. Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir). Ancak hemen belirtmek gerekir ki. getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir. Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre. Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr.Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2. düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný . azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir). 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus.

gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen. Çeþitli Getiri Eðrileri -37 .9. Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2. Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir. vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir).

Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori.Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. piyasa katýlýmcýlarýnýn. Ayrýca bekleyiþler teorisi. alýnacak kararlarýetkilememektedir. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör. Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. Söz konusu teori . cari kýsa vadeli faiz oraný . likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým. Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr. Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri. Örnek olarak. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. bekleyiþler teorisi. piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr.

70 = 0.65 + 0. .38 .ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr. yukarýdaki örneðimize göre. Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta. ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda.45 + 0.60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr. Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz.

Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý. bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir. Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli. uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. Uzun vadeli faiz oranýnýn. daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr. Eðer bu oran %65 olsaydý. Yuka neðimize göre. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr.

cari kýsa vadeli faiz oraný. Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr. uzun vadeli faiz oranýna eþittir. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. Ancak.39 . vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý. likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala .daha az likit olma özelliði nedeniyle. Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur. Likidite primi teorisine göre.

piyasa katýlýmcýlarý. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. Bölünmüþ . Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr. Bu teorinin temel varsayýmý. Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir. bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse.? caktýr. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr. Bir baþka deyiþle. Çünkü. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir. Öte yandan. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr.

Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler. bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý. ? ! .piyasalar teorisine göre. Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr.40 . Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir. Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz.

Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. sermaye kazancý vergisine tabi iken. Ancak bu ifade.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr. genel anlamda. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir.4 olacaktýr. Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr. Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný. N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký . Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr. iet vergiden muaf faiz oranýný. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71.

vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 .Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. yani marjin al vergi oranýdýr. ? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25.41 . Söz konusu iki finansal aktifin vergi .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný. finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir.

Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. Yukarýdaki örneðimize geridönersek. devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir. bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr. Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil. Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü . Çünkü devlet pa asarak. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. diðer þartlar sabitken. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken. Örneðin. vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise. satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73.dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir. M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ. geri ödenmeme riski. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75.

42 .ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur. . bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý. Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken. faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr.

(c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir. Sorular 1. Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. Faiz oranlarýnýn yapýsý. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar.43 . Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a. Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse. Para arzý = para talebi c. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d. faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. Nominal faiz = reel faiz d. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür.Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur. Fon arzý = fon talebi b. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon .

Ahmet. %3 c. daha sonda azalmaktadýr 5. Ýlker.. Vade uzadýkça önce azalmakta. ERTUÐRUL. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Makro Ekonomi. %70 c. Ýstanbul 1993. PARASIZ. Beklenen enflasyon oraný %24. Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c. %162 d. . Para Teorisi. Ankara 1993. Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d. Bursa 1994. Para ve Faiz Teorileri. %24 4.44 . Beta Basým. %62. Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. ÖCAL. Ezgi Yayýnevi. Vade uzadýkça önce artmakta. Ýlker. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a. %30 b.. Feridun. Turhan Yayýnevi.. hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur. Ankara 1981.. daha sonra artmaktadýr e. %32 e. %16 b. %40 e. PARASIZ.5 d. %83 Kaynakça ERGÝN. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken. Tezer.3. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Para Teorisi. Para. Ezgi Yayýnevi.. Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa 1995.

uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr... Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir.. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi. .ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede.45 . Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr. doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. Bazý anglo-sakson yazarlar. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. Ancak. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi. Gerçekten de. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr. ? Bankacýlýk sektörü. Bu bakýmdan. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . para nakli. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. Para politikasý ise. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. . Bu tanýmýn. ödemelerde aracýlýk. kredi ticareti yapmaktýr. bankalarýn önde gelen görevleri. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür.

Tarihçiler. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. Öte yandan. Bu oranlar tahýl. borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý. bilinen ilk banka kuruluþudur. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir. çiftçilere baþlangýçta ayni. Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi. %20 veya %12'yi geçemezdi. tohum ve sair malzeme alýmý için.46 .Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ . Bu rahiplerin. Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. Borçlanmada yýllýk faiz %33. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler. . Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi. zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere.

11. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. Çünkü. Batý Avrupa'da 19. yüzyýldan itibaren. bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. Böylece modern bankacýlýk. 19. 15. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. 6. yüzyýlda geliþebilmiþtir. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý. Mabetlerin yanýnda. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken.. yüzyýldan baþlayarak 14. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. Özellikle Venedik. Daha sonraki yüzyýllarda. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý.. 12.Ö. Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. Buna karþýlýk. Öte yandan. Fransa. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. . yüzyýlda. Bu fuarlarýn. bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur. Ýtalya. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. yüzyýllarda. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. ve 17. yüzyýldan sonra. yüzyýl. 17. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. 3. 16. yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. . modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. Eski Mýsýr. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka . tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr. Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr.Ö. Bütün bu geliþmeler. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. krediye ihtiyacýn arttýðý 19. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. 16. M. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur.

ve 17. alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði. merkez bankalarý oluþmuþ. 19. . Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. Bu yüzyýlda. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir.adý verilen kurumlarýn girdiði. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde.47 . 16. banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda.

bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. 19. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir. yüzyýldan itibaren bankalarýn. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. Sözkonusu kurumlar. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr.? 19. ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir.D. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken. Ticari bankacýlýðýn. Dolayýsýyla. Finansal hizmetler endüstrisinin 2.'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. Ýþlemler. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Bu iþlemler.B. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir. yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir. bankacýlýða özgüözellikler. Bankacýlýða Özgü Özellikler . Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK . Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme. banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir. özellikle Batý Avrupa veA. Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk.

döviz iþlemleri. otomasyon. düzenleme. faiz arbitrajý. Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý. paranýn konvertibilitesi. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir. kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. hukuki. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý. teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma.48 . döviz riski. ticari. .Bunlar. üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði. rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir.

spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . Etkinliði nispeten düþük bankalar ise. özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. Çünkü. Mevduat sahipleri. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. spesifik dýþ politikaeylemleri. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. Dolayýsýyla. Bunlar. gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý.

Yine. Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. Öte yandan. Nitekim. Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir.tercih edeceklerdir. Böylece. bu .49 . uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr. bankacýlýk sektörü açýsýndan. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda.

banka kredisinin üretim . banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler. portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. Portföy teorisi. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder.. uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. ? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir. Bu nedenle. Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski. Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. Bu modelin i. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. Dolayýsýyla. . Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. Finansal aracýlýk süreci. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. Bunun yanýsýra.

Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde.yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. dýþ . kurum. Bunlar. yerleþim faktörü önem kazanýr. eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir. fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn. Fakat banka. ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa.50 . Çünkü.

Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken. Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. Bunlar. Bu teoriler. Bu nedenle. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. Bankalar da. teknolojik geliþim düzeyine. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. Euro piyasalarýaçýklayýnýz. iki piyasa türü daha vardýr. sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. . diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. Bu arada. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. Eurocommercial papers piyasalarý ise. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir. Uluslararasý fon akýþý. Örgütsel Yapý . Bu piyasalara ek olarak. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr. euroequity piyasalarý. ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. optimal örgütsel yapý.? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir. boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da.

ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr. yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör. .Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. Bunlar. sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir. Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir. Bunun yanýnda. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. talep faktörünü de gözönünealmak gerekir. bankanýn özellikleri. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. özellikle banka stratejisine baðlýdýr.51 . Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. Son olarak. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. Bunun yanýnda.

muhabir banka olarak adlandýrýlýr. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. Temsilcilikler. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. gidilen ülkenin . Bir banka. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr. . Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur.. Böyle bir durumda. Yabancý bir ülkede. þubelerin aktif ve pasifleri. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. Bu nedenle. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. acentalar. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine. muhabir bankacýlýk iliþkileri. temsilcilikler. Sözgelimi. yerine getirilecek faaliyetleri. Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. uluslararasý bankacýlýk departmaný. Þubeler. Burada görev alacak kimselerin. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. baðlý veya yan kuruluþlar. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý. ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken. konsorsiyum bankalarý. Bazý ülkeler. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. yerelyabancý banka. Muhabirlik iliþkileri. hükümet. þubeler.

Konsorsiyum bankalarý. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. Son olarak. gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir. . Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. Bu bankacýlýk birimleri. Baðlý kuruluþ. Acentalar. farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp. offshore bankacýlýk birimleri. gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr. Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur.yasal düzenlemelerine tâbidir. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý. ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. Yan kuruluþ ise. uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar.52 . yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir.

mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir. Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. Bu istekleri karþýlarken banka. tahvil ihracý. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. bir tarafýn finansal aracýný. Bankalar. uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. Genel olarak bankalar. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. factoring. Bundan dolayý. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz. iþbirliði. bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir. Öte yandan. fon transferi. forfaiting.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. Diðer hizmetler ise. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak.

bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr. Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma .çýkmýþtýr. Böylece sözkonusu bankalar. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle. . müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar. perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda.53 .

Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. Uzmanlaþma . Bunlar. ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr. bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr. Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. Böylece. . özellikle batý ülkelerine göre. bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. Bu durum.. bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr.

topluma egemen olan deðer yargýlarý. Batý ülkelerinden farklýolarak. 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý. sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi. Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri . imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. Öte yandan. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir. bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir.54 .ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür.

hazineye borç vermek. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. 1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir. batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir. Bunlar. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir. bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. yüzyýlda. Gerçi 19. Bu dönemin özelliklerinden biri de. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. 1939-1962 dönemi. Ancak yerel bankalar. Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür. bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T. Bu nedenle. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. 1923-1938 dönemi.ne imkan vermemiþtir. kambiyo iþlemleri yapmak. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren. .C. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T. 1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. senet iskonto etmek. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür.C.

. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir.1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren. bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr.55 . kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ. kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ. Bu dönemde. ihtisas.

bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. karma sermayeli bankalar. Öte yandan. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi. tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. Yeni Bankalar Kanunu. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir. pozitif reelfaiz uygulamasý. Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir.C. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir. biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . rasyonel çalýþmalarýný saðlamak. . yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. tüm sermayesi devlete ait bankalar.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. 1988 tarihinden itibaren T. bankalararasý para piyasasý. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem. Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler..

uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir. tasarruf bankalarý. Merkez Bankasý. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise. iþ ve ticaret bankalarý. yatýrým ve iþ bankalarý. sanayi ve kredi bankalarý. ticaret bankalarý.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. halk bankalarý. Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? .56 ? . tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir.

Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr. Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. . Özel bankalarýn hemen tümü. Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . . . . Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. denetim ve gözetime tabidir. . . . Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye. . Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. . . . Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr.Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr. grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. . Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. . Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. . . Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir.

Nitelikli personel azdýr. Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir. Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr. Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr. . . Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? .57 . Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur. Kaynak yetersizliði sözkonusudur. . .. .

b. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . Bankacýlýða özgü özellikler b. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler. para nakli. Bankalar. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. ödemelerde aracýlýk. halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. Hiçbiri 2.58 . Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. c. d. Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. Bankayý. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. Bankalarýn. Sorular 1. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. Tarihçiler. Bankalar. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir. Uluslararasý bankacýlýk. topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir. yoðunlaþma. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. Sosyal faktörler c. Türk banka sisteminin yapýsý. iþbirliði. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür.Özet Bankalar. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir.

.

B. Tarým ve kredi bankalarý d. ÖÇAL. Gerçek Yayýnevi. 1992. 1980 sonrasý 5.Ü. para. ÖÇAL. Para Teorisi. Ý. Ýþbirliði b.. Tezer. Tezer. a. Uzmanlaþma 4.Ý. Türkiye Ekonomi Kurumu.3.. Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði. Ýlker. Bursa. Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ. kredi. 1923 . ERKEN. Öztin.80 dönemi e. 1990. No: 282.F. 1963 . Ýstanbul. Yayýn No: 53. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a. Ankara. 1992. Banka ve Finansal Piyasalar. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. 1986. Þube aðýnýn daralmasý d. 1939 . PARASIZ.. Ezgi KitabeviYayýnlarý.59 .. Bankacýlýk Sektörü.. Yoðunlaþma c. Tasarruf bankalarý c. Para. Ankara. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a. 199 4. Ankara.38 dönemi c. Osmanlý dönemi b. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý.44 dönemi d. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler. Uzmanlýk bankalarý b. Banka. Nazým. G. .

. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede. faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz.60 . Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Özellikle finansal aracýlar. Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir.. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. Böyle durumlarda mali aracýlar. tasarruf sandýklarý. Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda. Tasarruf Türleri . mali aracýlarýn . Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. kaybedenler de. gibi isimlerle. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. hayat sigortasý þirketleri vb. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. ödünç vermek için ödünç alan. Banka dýþý mali aracýlar. kuruluþlar ve hatta bireyler. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. kendi yarattýklarý fonlar yerine. Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. kredi birlikleri. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. Bu piyasalarda da kazananlar da olur. Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. ticaret bankalarýndan farklý olarak. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler.

Dolayýsýyla bu kuruluþlar. Günümüzde önemli miktarda fonlar. Sosyal güvenlikkurumlarý. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. sigorta gibi ku ruluþlar. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir. sosyal güvenlik. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar. isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler. tüketim ve tasarruflarý yanýnda. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler.61 . amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar. topladýklarý bu fonlarý. Ekonomik birimler.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler. emekli sandýðý. bu parayý bazen bankalara reel aktif. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar.

? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir. vadesi 1-1. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. Bu tür krediler. Vadesinin kýsa ve iii. ii. Ancak. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. i. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki . kýsa vadeli devlet tahvilleri. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. Para piyasasýnda kullanýlan araçlar. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. Finansal aracý kurumlar. Þimdi bunlarý inceleyelim. bazý etkinliklerde bulunurlar. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz. bunlar. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr. Para piyasasý.

62 . ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen. bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr.. Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri. Kuþkusuz tüm bireylerin. Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri. kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý . çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur.

Þöyle ki. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. . Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler.. Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. hem de gelir elde ederler. gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. Böylece. Finansal aracýlar. Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. Öte yandan giriþimciler. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. tercih ederler. her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. Miktar Ayarlama Etkisi . makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. Eðer tasarruf sahipleri. Bunun ötesinde. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken.

Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. . gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini. piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler.63 . Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler.

. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar. O halde bu üç durumun sonucunda. daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan. kararlarýdüþünülenin tersine. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. Bilindiði gibi finansal aracýlar. GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. Böylecefinansal aracýlar. Nihayet finansal aracýlar. Finansal aracýlar. Finansal aracýlar.'de verilmiþtir. bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý. finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar.1. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. ödünç verdikleri fonlarýn riskine. Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar. ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin. Ayrýca finansal aracýlar. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki ..

bankalar. tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir. Bunlar.. . tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý.64 . Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler.

Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. tellaklar. Hane halký . Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý. Menkul kýymetler borsalarý . DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . geri kalaný da sermaye. simsarlar . Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI . Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur. Acentalar. Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . Firmalar . Firmalar . BANKA DIÞI MALÝARACILAR . Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar. TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. Devlet FON TALEP EDENLER . Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler. POSTA ÇEKLERÝ . Hane halký . 1. .

65 . Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere. . oluþturur.Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri . Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr. nakit devlet tahvilleri vb.

Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. þirket kendisine ödenen pirimleri. Hayat Sigortasý . Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. güvencesi yüksek. seyahat vb. tabi afet. Bu pay üyelere. Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. yangýn. Uygulamada. Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. diðer þirketlerin pay senetlerine. Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. riskidüþük bir portföy ol rundadýr. Eskiden. tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir. Yatýrým Þirketleri . fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. bu þirketler batýda.Kredi Birlikleri ? . Üyeleri. Bu sýrada þirket. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. sigorta primleri oluþturur.

66 .fark nedir? .

bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý. . . Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . pay senetlerinin piyasa fiyatý. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak. Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. ne mevduat kabul ederler. fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. Sermayeleri deðiþen. tasarruf sahipleriyle. Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar.Yatýrým þirketleri. Bu þirketler. dalgalanmalar gösterebilir. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. Elde ettikleri fonlarý. Birçok yatýrým þirketi vardýr. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler. Bu pay senetlerini satýn alanlar. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. FÝNANSAL . Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý.

PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir.67 . tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur. . Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý. Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir.

Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak. Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak. . Planlama örgütünün olduðu ülkelerde. Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. . Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . . Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. Kalkýnma bankalarý. Kalkýnma Bankalarý . bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. . endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. . üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar.Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak. . TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . .

Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr.ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar. TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla. . Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ. Uygulamada TSKB yöneticileri.68 . .

C. Açýk kredi. bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr. hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz.. TSKB nin amaçlarýnelerdir? . MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. Bankanýn kaynaklarýna gelince. rehin. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný. . . Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. . Buna sermaye benzeri krediyi. Bazý istisnai durumlarda. . . Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu. Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). sermayeve ihtiyatlar. buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür. . Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . T. . Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. . Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek.

Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý. TKB nin amaçlarýnelerdir? . kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur.69 . eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur. bir baþka deyiþle mevduatlar. Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ.kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr.

Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur. % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir. Devlet Yatýrým Bankasý. Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir. Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir. yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. 25. Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak. 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý. yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. O dönemde bankanýn temel görevi. Turistik tesisler kurar ve iþletir. Turis tik tesislere iþtirak eder. . T. Turizm sanayine krediaçmaktadýr. KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar. Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar. . Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak. . Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr. Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek. . DYB'nin fon kaynaklarýný. . Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir. Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr.3. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. T. çýkartýlacak tahvillerin geliri.C.C.1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. Hazinece bankaya saðlanacak krediler. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. Turizm Bankasý ..

Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ . Yerli bankalar T. Ýþ Ticaret Bankasýdýr. .70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur.

Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. Ýthalat ve için akreditif açmak. . Bankalararasý para piyasasýndan. bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak. .. . . Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek. Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým Bankasý . . Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak. kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak . . . . . Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. Birleþik Yatýrým Bankasý .

Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.71 .Tekfen Yatýrým Ve Finansman A. Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur.Þ. Özel Finansman Kurumlarý .

. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir. Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir.Þ. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte. 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr. Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur. bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr. Leasing'e benzemektedir. 6..Þ. Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A. bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. . .. Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta. yatýrým ve portföyleri yönetmek. Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak. Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir. .Þ. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir. . Fon Kullanýmý . Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A. Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A. Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. kalaný kuruma ait olmaktadýr.

Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler. gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar. yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte.72 . .Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý. .

birikimlerini genellikle baðlý . Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. Emekli Sandýðý. Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan. tahviller. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri.Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr. Ancak topladýklarý fonlar. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle. büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. T. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür. hayat poliçeleri üzerine ödünçler. Bunlar. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür.C.

gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr. Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda.olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr.73 . Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý. OYAK. tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK). . . . Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý . Yatýrým Ortaklarý.

50). . En iyi gayret aracýlýðý. Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur. satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. Yatýrým danýþmanlýðý . Aracý kuruluþlarýn. SPK md. . 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. Ancak. Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. Bankalar kuruluþ. muhasebe. . kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. denetim. Müþteri portföyü yönetimi . Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. . Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar. Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. Yatýrým fonlarý ve . aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr. Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir.. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md.

.. Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn. Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir.74 . Bedeli. ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle. satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir. bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") . Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü. aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir.

yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir. Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar. yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. . Portföydeki menkul kýymetler. . Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6. Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl . Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr. borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý. Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler. karma da olabilir. Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan. sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr. Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. Yatýrým ortaklarý. Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. Alým ve satým iþlemlerini.7. . Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . . . . . .. Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. Mevduat toplayamazlar.1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr.

likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde. Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç.75 . birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir. sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. . gereç. hizmet veya yeni ürün. ma lzeme.

Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. belge sahipleri hesabýna. bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. Yatýrým Fonlarý . Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. Ýtibari deðerleri yoktur. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz. Pay deðeri. kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. Fon pay deðeri. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. Burada sözü edilen aracý kurum ve . her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. Katýlma belgesinin temsil ettiði. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. Ancak bununla. riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. Fonun tüzel kiþiliði yoktur. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp. aracý kuruluþlar.

.sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir. . . Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. . Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. .76 . Portföy hizmetlerini tek elden yürütme. Çok sayýda küçük kapital sahibi. Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr. . Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama. Herkes için bir tip portföy.

özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. 39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla. kredi miktarýný ayarlayan. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. yatýrým danýþmanlýðý. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler.7. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir. fon tasarruf maliyetlerini azaltan. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar. . Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr. Ülkemizde gerek bankacýlýk. vadeleri ayarlayan.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý. riski daðýtan. GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý. gömülenmeyi azaltan. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. Genel finans ortaklarý (GFO) 31. kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. gerekse banka dýþý finansal aracýlar. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr. ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý.

Gömüleme eðilimini azaltarak. d. c. Gömüleme eðilimini artýrarak. Gömüleme eðilimini azaltarak. b. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a. . e. Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar.77 .Sorular 1. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler.

Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. baský. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. Scott. Lawrance ve William L. b. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. l993. Sümerbank 5. d. 3. Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. Bankýng and Financial Markets. New York. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c. RITTER. MISHKIN. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. New York. Ege Üniversitesi Matbaasý. 4. aþaðýdakilerden hangisidir? a. SYKB c. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. DYB e.2. Meir. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. 1975. Pýggot ve R. Bankalarýn þubeleþmelerine. Para. Ýlker.H. l975. W. Ýzmir. d. Charles N. Banka ve finansal Piyasalar. Ezgi Bursa. Kaynakça ERTUNA. Principles of Money. Para piyasasýnda. Finansal Kurumlar. l977. Chicago. e. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . b. 1995. Financial Markets and the Economicy. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. Özcan. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. HENNING. Frederic. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir. Rand McNaily. Basic Books Inc. DESÝYAB d. Money. c. e. 1982. PARASIZ. Dyden 2. Sýlber. Money and Finacial System. e. TSKB b. Banking and Financial Markets. KAUFMAN. c. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. b. George G. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. d. Pay senetleri arz ve talep edilir. KOHL. S. New York.

Scott Foresman. .78 . l989.Markets. Boston.

79 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz..ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede.. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz.. Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. . Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz.. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.

kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr. 1960 lý yýllarda Hürriyet . Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar. Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. Örneðin. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ. 1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. piyasayý etkilemekle beraber. Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu.ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. 1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller. tedavül eden paranýn altýn para olmasý.

faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu.80 . cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. Tasarruf bonolarý tamamen. bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak. Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar. Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi. kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar. Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. .tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar. Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni.

fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. yatýrým holdingleri. Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur.Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. Bunlara. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir. Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. . suni bir olaydýr. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. 1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. bunlarýn hisse senetleri. Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi.

O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu. O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu.81 . fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan. bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. Zamanýn mevzuatý. Yüksek enflasyon nedeniyle. Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý. belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . hükümetçe belirlenmesi. mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir.

1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir. . Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr.lamayacak olan bazý küçük bankalar. Ýstanbul. Cumhuriyet döneminde. Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir. Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir. Bu da. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir. Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. Ülkemizde Borsa . hem de hýzlanmýþtýr. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr. Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken. Böylece. bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir.

1983 gün ve .1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr.10.82 . bunun yerine 6. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki. Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr. Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ. Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz. 1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo. 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir. Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr.

Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý . bilgisayar ve Reuters. Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. banka ve aracý kurumlar. Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. telerate. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir. yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir. Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir. hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. Bir baþka anlatýmla. Borsa üyeleri. bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon.KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir. diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir. Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. daha sonra özel sektör tahvilleri. hem yatýrýmcýlara. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý .

Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr.000 ve 1. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý. Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra.83 . satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir. Bu çerçevede. yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan . En iyi kavramý.000. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler. sadece 100.aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr. tek bir satýrda gösterilmektedir.

Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra. Öte yandan. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. Veritel ekranlarýnda görülmektedir.00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý . Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr. Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil. bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler . iþ günlerinde saat 10.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir. Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur.emre karþý emrini iletmektedir. Piyasa. Ayrýca. Öte yandan. Gerçekleþen iþlemler.000-17. bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. Telerate. ? Tahvil. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Doðal olarak. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde.

Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise. emirler telefonla iletilmektedir. hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir.84 . diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir.yanýsýra. bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken. . Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler. Bir diðer fark da. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken.

. Bono. Yatýrým amacý ile kullanýlýr. Tahviller. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. Buna göre menkul kýymetler. dönemsel gelirgetiren. Az veya çok devamlýlýk arz eder. poliçe. Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. . . . Çek. Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr. poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar. misli nitelikte. Standart ve yuvarlak meblaðlý. 3).ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. Çok sayýda ihraç edilip. bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. seri halinde çýkarýlan. Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. . Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . . menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. yatýrým aracý olarak kullanýlan. . halka arz edilen hisse senetleridir. alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. . bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md. Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. misli nitelikte. sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. . Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. . buraya ciro iþlemi kaydedilir.

pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri. yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir. Hisse senedi. aksiyon. anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden.85 .Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham. sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup. .

Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir. . Temettü (dividant) geliri saðlar. Hisse senedi. . þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. . iii. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. ? i. v. iv. Ancak yönetim hakký. . Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir. . Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr. Bu haklar. þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Tasfiyeden pay alma hakký. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur. Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. Rüçhan hakký. genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. Bu. . . Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. Bu hak. . Þirket kârýndan pay alma hakký. Þirket yönetimine katýlma hakký. sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir. Yani hisse senedinde baðlý haklar. Oy kullanma hakký. Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir. Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký.. . hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. . ii.

Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz. hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir.. üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin. Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký. Bu satýþ sonucu elde edilen gelir. Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç . ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir.86 .

i. 3. menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler.). Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. nominal (itibari) fiyat. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder. þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr. sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir. halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur. üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir. ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. ii. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. Anonim ortaklýklar.. mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. ihraç (emisyon) fiyatý. iii. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. Halka arz. Türkiye'de genel olarak. Bazý þirketler ise. .

kapanýþ.87 ? . en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i. Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin. iv. borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr. Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. . en düþük. Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr.. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý.

Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. iii. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir. v. hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. genellikle banka faizi. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir.ii. Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. iþletmenin bir bütün olarak. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. iv. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. i. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý . ii. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T.

þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. Bu durumda. belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi. þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. Ýntifa hisse senetleri. -88 . 402). iii. ana sözleþme hükümleri gereðince.haklar tanýnabilir. Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir. kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere. Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri.

Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir. En kýsa vade 3 ay. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber.000. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur. özellikleri nelerdir? . Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir. . faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç. faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. ortaklar. Bu belgeler. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. hisse senedi sayýlamazlar. kâr veya zararaortak olmak üzere. vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir. ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. en uzun vade 7 yýldýr. Çünkü: . Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. Bu belgeler vadeli olup. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. yurt içinde.? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz. Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. KOB'lar 1. Kâr ortaklýðýbelgesi nedir.

önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý.1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre. Kâr daðýtýmýnda.000 TL olup.7. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde .89 . tasfiye bakiyesinden yararlanma. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur. bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir. bu toplamýn altýnda birinden az olamaz. Katýlma intifa senetleri. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir. yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir. nakit karþýlýðý satýlmak üzere. hamiline de çýkarýlabilmektedir.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok. ortaklar. ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için.

KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. Nama yazýlýdýr. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. sahibine.bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. . ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý. varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. kanun'un 15. Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar. esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa. Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. Ortaklýk.

. çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan.Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir.90 . Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr. varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan.

baþabaþtahvil nedir? iii. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. çok defa kuponsuz. Merkez Bankasý). hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills. Hazine bonolarý kýsa vadeli. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli. ? Primli tahvil . T. Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi . T-bills) kýsa vadelidir. iv. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir. Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir. i. faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1. her ne nam altýnda olursa olsun. goverment bonds. tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun. bu baþabaþ tahvilidir. erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir.1987. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir.C.07. ? Devlet tahvili nedir? ii. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir.Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. public sector bonds-corporate.

Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir. bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir. .91 . Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr. v.nama ve hamiline yazýlý olabilirler. Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr. 7 yýldan çok olamaz. Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az.

Tahvil Türevleri ? i. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ.Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne.vi. Anaparayý korumakta. çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. viii. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr. tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur. yeni düzen getirilmiþtir. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. vii. ii. Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için. Tahvil türlerini açýklayýnýz. Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. belli bir yüzdesine. Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý . Banka veyaholdingin garantisi.

kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No. vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir.92 . TTK'nun 422.Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir. veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. Deðiþtirilmesi. Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde. ? . 15).Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla. iii. maddesenin 1. Tahvil türevlerini açýklayýnýz.

Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. . Bu deðer sabit olup. þartlara göreinip çýkabilir. Nominal deðer (Nominal value. Bu deðer. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). i. Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir . Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise. Bu durumda tahvil. tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. hiçbir zaman deðiþmez.Tahvilde Diðer Tanýmlamalar . Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. ii. Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium). Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar. . Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý .% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur. Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). Normal ekonomik þartlar altýnda. ? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr. Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir. Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. iii. Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder. face value.

karayolu. elektrik santralý. haberleþme. demiryolu. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin. Gelir ortaklýðý senedi ulaþým. . enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir.93 . kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine. baraj. ii.senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü. Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur. gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir. i.

alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden.10 gelir vergisi stopajý + 0.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. Küçük kupürler çýkararak. % 10. 0. Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek. Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak. .7 vergi kesintisine tabidir.07 fon olmak üzere.7. Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz.? Gelir ortaklýðý senetleri. bu krediyi kullandýrmýþ olan . . . genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. . Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak. Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr. Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak. ii. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri. i. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. . bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip. Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip. genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir.

000.000 TL den az olmamasý gerekir. 5.94 . banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada. Görüldüðü gibi. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin.bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar . ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder. ihraç edilen kýymetli evraktýr. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Tedavül limiti. Tedavül limiti. Kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir.

ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr.? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr. Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý . Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý. Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz. Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Finansman bonosu türleri þunlardýr: . Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý . Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre. Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir.7.1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz. Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr. Ýskontolu olarak ihraç edilir.

F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý.95 . . B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý. E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý. . . . A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. .. . D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr.

Þimdiye kadar menkul kýymetler. . belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir. Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý . Burada "temlik". 31. . Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri.C. alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu. Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T. Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur. Buna göre VDMK. Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). . Konut kredileri. anonim ortaklar. Ýhraççýlar. Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar.1992 tarihinde düzenlenmiþtir. bankalar. . Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr. Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. KÝT'ler olabilirler. genel finans ortaklýklarý. Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri. finansal kiralama kuruluþlarý.7. . VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur.

icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir. Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun. protesto. "Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. her bir tertip için. Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala .veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur. bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz.96 . Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý.

her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir. Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir.C.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa.02. Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T. . ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde. Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo . Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31.7. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. hisse senetleri.1993 tarihinde açýlmýþtýr. Ýlgili kuruluþlar.caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) . repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler.

. Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr.97 . banka bonolarý.Para piyasasý araçlarý. finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir.

Þirket yönetimine katýlma c. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4. Dönemsel gelir getirir. e. KÝT'ler c. Oy kullanma d.98 . d. Þirketi feshetme e. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . Menkul kýymet kavramý. 3. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c.Sorular 1. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a. b. Seri halinde çýkarýlýr. Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. Hisse senedi. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. Belli bir meblaðý ifade eder. c. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. Þirket kârýndan pay alma b. Anonomi þirketler b. Mahalli idareler d. Deðiþik vadeleri içerir. Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d.

Frederic. Meir. Ýkramiyeli tahvil d. Banking and Financial Markets. l989. Ege Üniversitesi Matbaasý. Tahvil.H. . Money. New York. Ýlker. Para. 1975. PARASIZ. Charles N. Principles of Money. Basic Books Inc. Finansal Kurumlar. Financial Markets and the Economcy. George G. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. KAUFMAN. Boston. Baþabaþ tahvil c.5. Sýlber. Ýzmir. 1982. HENNING. Dyden 2. RITTER. Pirimli tahvil b. Lawrance ve William L. baský. l977. Bankýng and Financial Markets. 1995. KOHL. MISHKIN. l993. Banka ve finansal Piyasalar. Pýggot ve R.99 . Scott. Rand McNaily. Garantili tahvil e. W. Scott Foresman. l975. New York. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. S.. Money and Finacial System. Ezgi Bursa. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets. Özcan. New York. Chicago.

iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .100 . eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini..ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Bu üniteyi çalýþýrken. Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp. kâr maksimizasyonu incelenecektir. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr. Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr. O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr. Lj = Dj (1) dýr. Bankamýzýn adý "J" olsun. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý. Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. . Yani. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). Bankalarýn. Ýkinci olarak bankanýn. Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým. vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. Bu varsayýmlar altýnda. Banka Gelirleri. basitlik saðlamak amacýyla. ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir.

TRj = rL x Lj (2) dir. toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre.101 . bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj . Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa. Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr.

Reel kaynak harcamalarý. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur. Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa.olacaktýr. bürolarý teftiþ ederler.1.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr. . benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6. bina kiralarlar.1. bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr. iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur. RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar. Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti. RCD olsun. o kadar çek çekileceði için. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti. O halde bir firma olarak banka için de. bilgisayar kullanýrlar. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar.

2. Toplam Kaynak Kredi Maliyeti. 0 L j .0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6.102 .

Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler.(rD x Dj) . bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj).2. toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj).'de görüldüðü gibi. RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr. Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. Bankalar kredi verirken. Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj .RCL (4) (4) nolu denklem. toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir. Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr. Ayrýca.TCj dir. REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK . O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz.RCD . O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir. hem de masraflarýný etkilemektedir. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur. Çünkü faiz gelirleri. TPj = TRj . Yani. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. Þekil 6. Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir. vadesiz mevduat kabul eden. bankanýn toplam kârýnýn. kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý. daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr. re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder. ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de. Bu ünitelerin büyükbir bölümünde. bankanýn hem gelirlerini.TCj = (rL x Lj) . müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur.

Bankanýn kabul ettiði .103 . Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka. Marjinal Gelir. Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir. kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr.çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir.

son lira mevduatla. o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr. Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý . O halde J bankasý için MRj = rL dir. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir.3. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda. J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir.3. Tam rekabet koþullarýnda. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir. bir bankanýn ödünç verdiði miktar. marjinal mevduat faiz maliyeti. Bu durumda. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . r L MR j. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa. Yani. Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur. bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir. r L MR j Þekil 6. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. Þekil 6.

4.104 . Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez. marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir.denir. ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir. Eðrinin bu þekilde olmasý. Mevduat piyasasý rekabetçiyse. Þekil 6. J bankasý tarafýndan . Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir.

6. þekil 6. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v. Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte.5.4. þekil 6.b.5. MC L MC .'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. Bu eðri. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi. .rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6. gibi) kýsa dönemde yükselir. 0 MC D MC D Þekil 6. Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir.toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir. Dj 0 Ayný þekilde.

Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde.L Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi.6.7. .'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz. þekil 6.105 .

8.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6.7.8. J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz. J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz. L Þekil 6. Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur. Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j . Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi. . r MCj MCj= rD + MCD+ MCL . Þekil 6.

106 . Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr. Bir diðer deyiþle. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir.'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr. jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi. bankanýn marjinal maliyet eðrisi. O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir. diðer koþullar aynýyken. Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse.9. . J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir.

Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. banka faaliyetini durduracaktýr. Þekil 6. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. . eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse. 0 L MCL. r 0 1 L Lj . Kuþkusuz. Þekil 6. Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez. Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir.9. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 .0 L MCL.9. . MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 .

10.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir. kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan.Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder. Denklemin sað tarafýndaki fark. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için. Bu eþitlik.(MCD + MCL) (6) elde edilir.10. Þekil 6. mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir. ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir.107 . Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý. Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr. (6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz. rD = rL . bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak. Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka. . kârý maksimum olduðunda. ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin. Þekil 6. rL . bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir.

'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj). 0 MIEjNMR . .11. bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr. Piyasa mevduat faiz oraný . Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr. Mevduat faiz oranýndaki düþüþ.? r D MIE j NMR Þekil 6. o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr.10. 12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. Bunun anlamý þudur. Þekil 6. Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir.

11. 0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik. Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim. r D. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6. r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi. mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý .düþerken.

ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr. Bankalar ödünç arz etmektedir. . Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim. Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir.108 .

c. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir.9. J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6.).'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir. Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr. tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr. her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir.a. (a) 0 L k r L . Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr. Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir.12.12.c. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir. Þekil 6.'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 .12. Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman. Þekil 6.c. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir.12. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir. Þekil 6.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir.? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls. Þekil 6. Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir. . Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur.

(b) k 0 L r L r L 1 2 . Her hanehalký ve firmanýn. talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 .r L L k 1 L2 . Þekil 6. PiyasaKredi Arz Eðrisi. .12. . r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s . Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 . LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir.

J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý.a. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý.13.13. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr. Eðer bu olursa.. Daha önce de açýklandýðý gibi. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? . Buna ödünç fazlasý denilmektedir.'da gösterilmiþtir. Þekil 6.'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise. Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr.a. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir.. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný.13. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir.a.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6. . Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir. r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr. Þekil 6.b.13.

13. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý. J.Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. Eðer hal böyleyse. bu bankanýn vereceði kredinin. MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6. Bu nedenle. çok nadiren farkedilebilir. d L 02 0 . Bankasý Kredi Piyasasý r. verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz. O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez.

marjinal hasýlat = marjinal .b. bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde.110 . hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Çünkü böy bir davranýþ. Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir. örneðin rL1 uygularsa. Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan.L0 LjLj (a) L (b) Lj . daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir.'de görüleceði gibi. Bu durum. yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr. kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr. Þekil 6. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný. eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr.13. Diðer yandan.

hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir.14. Bu nedenle J bankasý. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu. E0E0'). hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir.. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr. Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz. Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir. piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir. rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk.? maliyet olacaktýr.a.14. Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir. Kredi talebinde bir artýþ demek. þekil 6. Kredifaiz oraný . baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. her veri faiz oranýnda.

111 . de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir.14.b. 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 .14. J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr. J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket. þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket).arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr.14. Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi . L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr. Þekil 6. J bankasý dahil her banka þekil 6. ? Tam rekabetçi piyasada. E' 0lÞekil 6. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince.b. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr. 'de. kredi talebindeki artýþ. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman. piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz.

.

Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6. bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder. . ödünç alanlar kredi talep eder. j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r . D DjDjDj DDk kk .Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir. . . Öte yandan mevduatpiyasasýnda. kredi alanlar alýcýdýr. söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr. O halde bankalar kredi arzeder. Onlarýn mevduat müþterileri. fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr.15. Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi.

rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr.15. Þekil 6.15. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir. J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr. Bu durum yineþekil 6.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir. 'den türetebiliriz.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise.112 .b. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr.c. Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa.a. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6. Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir.c. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir.15. J bankasýnýn mevduat talep eðrisini.D Eðrisi.11. Þekil 6.c. Þekil 6.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL . iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir. . Þekil 6.(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda.15.15. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.'de görülmektedir. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir. bankanýn mevduat talep eðrisi idi. þekil 6. Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir.11.

Þekil 6. bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur.16. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr. veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde.16. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. Dolayýsýyla. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir. r r D D NMR j 1 . hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler. Budenge.16.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr. Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise.a. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz. rD0. Þekil 6.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir. Bu durumda. Þekil 6.a. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý. Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6.16.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir.a. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse. rekabetçi bankalar.

1 r r .b. Banka. toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir. kendi mevduat talebinin. J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý . Þekil 6. Eðer J bankasý kârýný . D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6. Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir. NMR jr 2 2 r Dengesi.16.16.

o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse. . rD2 gibi.113 . Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir. Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr.maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr.

þekil 6. J banka- . hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan. arzedilen mevduat miktarý. Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6. Mevduat arzýndaki bir artýþ. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda.b. veri herhangi bir faiz oranýnda.16. Þimdi. þekil 6. rD1 gibi. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir. Bu nedenle. J bankasý dahil her banka. artýk denge mevduat miktarý deðildir. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr. mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr. yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir. Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0. talep edilen mevduat miktarýna eþittir.a. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6.'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir. bir aþýrýlýk söz konusudur.17. Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse.17.? Ayrýca.17. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir. Þimdi. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de. Bu nedenle.b).

0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s . . Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri.114 . . J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný. . D d Þekil 6. .17. to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr. yenipiyasa dengesinde.sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý).

Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir. diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr. niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken. denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. Böylece. bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. Bunun nedeni. Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Gerçekte. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. MONOPOL BANKACILIK . Bunun sonucu olarak. Eðer banka maliyetleri deðiþirse. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn.

Bankacýlýk sektöründe. Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr. . Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir.115 . bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? . tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur. Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi.

Gerç kten. bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý). marjinal hasýlat eðrisi. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir. 'de görüldüðü gibi. * r L Monopolcu Kredi Piyasasý. kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir.18.Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. (MRj). marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir.18. Bunun anlamý. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için. Þekil 6. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir. banka kredi faiz oranýný düþürürse. verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. Bunun sonucu olarak. banka kredilerini. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + . Çünkü banka.

18. bir piyasa arz eðrisi yo tur. Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. O halde monopolcu banka.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. arz ve talepgüçleri belirler. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr. eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise.116 . ödünç piyasasý faiz oranýný. . Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda. Monopol koþulunda ise. 'de görüldüðü gibi. marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. O halde bu faiz oraný. monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr. Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa. . bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr. bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet. Þekil 6. o zaman. Bu nedenle banka verdiði kred ileri. kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. L*j miktarý. Eðer banka bundan daha az ödünç verirse.

rD . Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a. bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. rL . Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d. = TRj rDDj 2. Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir. Eðer çok düþük belirlerse. rL . Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. Sene sonu iþletme maliyeti b. nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. mevduat faizini belirlemek zorundadýr.? Birçok iktisatçý. Aþaðýdakilerden hangisi. Lj = TRj e. Öte yandan krediarz eden banka. aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Sorular 1. monopol piyasasýnýn. Marjinal maliyeti e.rL Lj . Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka. Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. Dj = TRj b. Lj = TRj c. ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e.117 . mevduat toplayamaz. Faiz ödeme maliyeti c. Ortalama maliyeti 3. Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok. rD . Dj = TRj d.

"A Theory of the Banking Firm". aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. Marjinal maliyet 5.118 . Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. Toplam hasýlat d. Bursa. no:3 May. New York. Ýlker. 1977. KLEIN. 1971. Modern Money andBanking. Ýktisadi Analiz 1. Önder.4. Para. Marjinal hasýlat c. 1995. Ortalama maliyet e. 1980. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. PARASIZ M. "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". John Wiley. Ortalama maliyet e. 1993. Journal of Money. RANLETT.. Journal of Money. January. 1984. Credit and Banking. John. Ernst. AÖF. no:16 November. Journal of Monetary Economics no:6. Toplam hasýlat d. Credit and Banking. SANTOMERO. Michael. Ortalama hasýlat b. ÖZKAZANÇ. Ne w York. Marjinal hasýlat b. Money and Banking. Tam rekabetçi bir bankanýn. Mc GRAW-HÝLL. kredi arz eðrisi. Banka ve Finansal Piyasalar. . Ortalama hasýlat c. 1996. Anthony. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. Ezgi. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm".

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr.ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede. Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra. . Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr. sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak...119 .

! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . ayrýlan karþýlýklar toplamý . banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. Buna göre bir banka iþletmesi. Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. bankalarýn mudileri için güvencedir. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir. Bankalar Kanunu. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. Sözkonusu iþletme. Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. Bu zorunluluk.

bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. Öte yandan. mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr. ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra.120 . Ýhtiyat akçesi nedir? ? . Budurum.bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder. Bankalar kanunu'na göre. gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir. bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr.

savcýlýklara. bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. Mevduat. vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür.C. yerelyönetimlere. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. dernek ve birliklere. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. Öte yandan. sandýklara. tasarruf mevduatýdýr. Mevduat nedir? Mevduat. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. Bankalar Kanunu. vakýflar. genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat.Mevduat ? . Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T. Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. Parasýný bankaya yatýran bir kimse. icra ve iflas dairelerine. hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. resmi mevduattýr. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . mahkemelere. ticari mevduattýr. dernekler. Merkez Bankasý dahil olmak üzere. bankalar mevduatýdýr. kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. sendikalar. birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine. vakýflara. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir.

Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir. belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. Genel olarak. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý . Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr. Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler.121 .mevduat adý verilmektedir. . 1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere. tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr.

buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar. konut kredileri. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý. Sözgelimi. Borçlu cari hesaplar. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. Öte yandan. Bankalar. ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. . tüketici kredileri. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde. Bu amaçla. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir. Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir. kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. teminatlý ve teminatsýz kredilerdir.

borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir. . mevduat faizleri birgün sonra. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur. kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar.122 . ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. Bu arada geçen zaman. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. Bunun yaný sýra. banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar. Böylece. Bu yüzden.müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar.

çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. T. Bu þekilde. Sözgelimi. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. yüzen fon kapsamýna girer. Özel kesimle olan finansal i iþkiler. . özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. ? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. Bunlar. Bunlar. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr.C. dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. Kredilendirme. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir.C. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür. Diðer özel kesim iliþkile ise. kamu.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. Merkez Bankasý.

.Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri. mevduat munzam karþýlýklarý. Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. mevduat ve ticaret bankalarý.123 .

yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir. sosyalgüvenlik kuruluþlarý. Merkez Bankasý. Hazine. Merkez Bankasý. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta.C. T. Nitekim. sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler. sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Öte yandan.C. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. uluslararasý finans piyasalarý. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. þirketler. belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. tasarruf sahipleri (hanehalký). Bunlar. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. günümüzde bankacýlýk anlayýþý. Bu bankalar. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . Bu iþlev nedeniyle.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. T.

Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi. toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken .fon kaynaklarý. döviz borçlarý. avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. mevduat.124 . bilançosunun pasifinde yeralan emisyon.

Yine ayný yýllarda. . uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: .C. T. sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. . TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri . Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. . Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. Öte yandan. Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. Bu deðiþim.avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK). Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. öz sermaye. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr. . Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir.

ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir. Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ.önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir . .125 .

4 1 Yýl 22.2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler.2 2.404 95.1 0.318 166.8 2-5 Yýl 0.4 11. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.3 Ticari Mevduat (% 15.1 0.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62.8 39.7 1.6 34.9 30.126 .3 12.4 Bankalar Mevduatý (%) 6.1 36.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%).3 10.8 7.0 31.2 TL.4 29.6 20. (1990-1994).6 32.2 10. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.7 10.388 300.5 1 Ay 10.9 35. (1990-1994).2 5.5 18.5 20.3 12.4 Döviz Tevdiatý (%) 22.1 0.4 Diðer Mevduat (%) 12.7 10.009 0.2 2.6 Resmi Mevduat (%) 2.6 13. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34.788 330.3 10.910 189.5 14.9 11.1 17.7 3.7 10.4 28.4 29.0 10.2 6 Ay 12.5 2.780 112.0 3 Ay 19.4 15.8 29.0 22. Mevduat (Milyar TL) 48.7 11.0 6.4 0.3 15. 235 72.9 2.0 11.7 23.5 12.193 544. Tablo : 7. .Tablo : 7.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.2 33.9 33.0 1.

Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn.C. özsermaye. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr.. bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Sermaye yeterliliði. bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. Nitekim. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir. mevduat. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý. bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. . tahvil ihracý. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri. Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. Buna görebir banka iþletmesi. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. 1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. Bu teblið. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. Bunlardan T. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. Buna göre. ihtiyat akçeleri. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir.

özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir.127 . döviz borçlarý. þirketler. sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. sosyal güvenlik kuruluþlarý. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr. Bunlardan T. tasarruf sahipleri (hanehalký). Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. kamu. emisyon. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý. uluslararasý finans piyasalarý. Hazine. Merkez Bankasý. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. Merkez Bankasý. mevduat ve ticaret bankalarý.C. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Mevduat ve ticaret banka .ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr. þirketler.

Aþaðýdakilerden hangisi T. Özsermaye c. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr.128 . Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. c. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. Emisyon b. Mevduat e. 2. özsermaye. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. mevduat. Özsermaye d. b. Mevduat b.larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Avans ve reeskont kredileri c. Sorular 1. Mevduat ve ticaret bankalarý e. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. Borç isteyen þirketler 4. d. Yüzen fonlar 3. Krediler e. e. Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d. Ýhtiyat akçeleri d. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý . Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir.C. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Sigorta þirketleri b.

Ýzzettin. SPK Yayýn No: 17. Ýlker. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. TOPRAK.129 . MPM Yayýn No: 424. PARASIZ. Para. 1990. Ankara. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. d. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. Mustafa. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995.C. e. T. Ýstanbul. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Metin. 1996. . Sevdil ve ALTUÐ. 1993. EKÝNCÝ. Bursa. Finansal Yapýve Politikalar. Ankara. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken.5. Cem. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Oktar. Ankara. Ezgi KitabeviYayýnlarý. toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir. c. Banka ve Finansal Piyasalar. Kaynakça ÇIKRIKÇI. 1995. ÖNDER. YILDIRIM.M. Nazým ve SOMEL. 1992 . TÜREL. Oðuz.

Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir.ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý. Ünitemizin temel konusu. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra. bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr. fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz.. -130 ... ticari kredilerin sektörel.

Bankalar. para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. belli bir bedel ya da iskonto . Bankalar açtýklarý kredilerle. kýsa.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. iþletme kredileri bu gruba girer. Yani. Ani bir likidite krizi durumunda. Ekonomik büyüme. bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. Ýskonto. deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. Bunlar. orta ve uzun vadeli kredilerdir. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. Kredi uygulamasý. Firmalar. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. vadesi gelmemiþ bir senedin. Bankalar. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. Böylece. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. bilançonun aktifinde yer alýr. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . banka tarafýndan verilen kredi. Buna göre. Bu yüzden. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri. Öte yandan. iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr. Ýskontolu kredi. Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle.

Öte yandan. Böylece alýcý.131 .oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. Burada. ticari senet olarak bilinen (bono. Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir. senedi vadesi dolunca tahsil eder. genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur. ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. . Bunlardan satýcý kredisi. sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için. Banka. senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr.

ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr . Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. kredi alan kiþi aldýðý . kiþisel kredilerdir. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. Akseptans nedir? Akseptans. Açýk kredi. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler. Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak. Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir. B elgeler bedelin ödenmesi . baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür. mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. kredi alanla birlikte. Bu krediler sýnai. Örneðin. A ülkesindeki bir ithalatçý. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir.. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. bankalarýn maddi varlýðý. ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. Böylece. bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. Akreditif nedir? Akreditif. Açýk kredi. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder. . bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. .

Son olarak. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. Sözkonusu kredi. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. . açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir. menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr. iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz.132 . Röpor. Ýpotek kredisi. kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi. Bu uygulama.krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur. Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme.

nakliye ve komisyon gibi harcamalar) . varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. ithalatçýlara. Bunlardan kampanya kredileri. Çünkü. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. Burada. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. gelirler periyodiktir. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. Sözkonusu kredi. ithalat ve ihracat kredisidir. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz. Varant. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý.! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. Bu yönünle kampanya kredileri. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. Ýthalat kredisi ile de. elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak.

devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise.karþ ýlamaya yöneliktir. Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr. . yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr. Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. iade fonu. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi. bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. faiz farklýlaþ týrmasý. Orta vadeli krediler. Bunun sonuncunda da sektör. Öte yandan. faiz farký. Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. Bankalar orta vadeli kredileri. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere. Bunlarýn baþ lýcalarý. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý.

133 ..

Genellikle. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. Bütün orta vadeli krediler. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. yeni tesis kurmak. Ancak. kurulu olaný geniþletmek. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. Ancak. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri. sözgelimi teçhizat. ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun. Uzun vadeli krediler. Yatýrým kredileri. Öte yandan. . sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. Zaten. Buna karþýlýk. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda.. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. kapasiteyi artýrmak. mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. Buradan hareketle. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. Öte yandan. Uzun vadeli krediler. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir.

Bankalarýn iþtiraklerini. Böyle durumlarda. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar. Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan. ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr.Ýþtirakler ? . .134 . Ancak. Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler. . özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý. esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir.

bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. Genel olarak. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. devlet de zorlayabilir. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak. . kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. Bu nedenle. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler. . Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. . Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. Bu arada. Buna göre. Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. Burada amaç. Bu yola gönüllü de gidilebilir. kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. Genelolarak. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler.. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr.

bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. Öte yandan. Bu durum. tahvillere yapýlan plasman. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri.C. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder. Böylece. Bunlar. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. T. MerkezBankasý. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir. .135 .

Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý.7 11. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. iþtirakler.T.6 1990 47. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr.4 2.2 11.C. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr.4 . daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý. Hazine'ye açýlan krediler. gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr. bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri.0 3. kamu idarelerinden olan alacaklar.3 1991 42. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. tahviller. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.2 3.2 10. çeþitli kesimlere açýlan krediler. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.

8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).3 2. .3 10. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.136 .1992 40.

Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir.7 94. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr.2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90.2 87. . . ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr.9 .3 5.1 Özel kesim 9. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe.6 90. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr. Öte yandan.8 12. Buradan hareketle. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir. özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr. Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise. Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda. . bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir. .4 9. bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir. Tablo: 8. Buna karþýlýk. öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir. Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ.? .

Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir. Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken.137 . . Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý. kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir.

9 8.1 10.1 Banka Dýþý Mali Kur. 0.VE YAT.6 73. Sözkonusu dönem boyunca.5 0. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? .4 MERKEZ BANKASI 8. ---MEVDUAT BANKALARI 83.6 3.7 8.9 5.9 Kamu Yönetimi 6.7 6. 8.0 100.5 73.2 0.3 7.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.9 79.3 1.8 1.7 9. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.0 Kamu Giriþimleri 1.0 11.7 Banka Dýþý Mali Kur.0 6.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.2 6.2 0.9 1.138 .8 87. 0.1 17.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100.9 66.0 Kamu Yönetimi 12.1 Banka Dýþý Mali Kur.0 14.4 12.1 15.4 5.3 0.0 Kamu Yönetimi --0.6 Kamu Giriþimleri 6.9 6. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.Tablo: 8.5 17. bir miktar gerilediði izlenmektedir. Öte yandan.1 Kamu Yönetimi 6.0 4.1 Özel Kesim 76.2 3. mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý.4 0.0 100.2 0.6 75.8 9.0 0.1 Özel Kesim 70.7 KAL.8 Kamu Giriþimleri 1.4 Kamu Giriþimleri 10.6 67. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir.3 77.7 4.7 5. BANK.6 73. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.3 4.2 0.2 3.0 100.8 10.

6 Dýþ Ticaret 5.8 1.4 1.7 Ýhracat 3.7 13.9 3.8 17. Ulaþtýrma ve Turizm 4.5 1.5 22.5 2.3 19.9 14.8 Sanayi 44.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3.4 20. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.8 15. Buna karþýlýk.2 20.2 27.1 12.2 19.1 20.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21.8 3. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr.6 11.4 14. ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir.0 13.5 3. Sözgelimi.5 Ýnþaat.5 15. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz.0 5. iç ticaret. inþaat.3 13. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .7 Tasnif Edilemeyen 14. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir. ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý.1 3.5 26.6 18. Öte yandan.9 18.4 15.139 . Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda.7 0.5). ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.9 22. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir. tablo 8.5 0.3 4. Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda. (1981 -1991) .7 32. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.7 0. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr.4 Ýç Ticaret 6.0 Ýthalat 1.TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.

.

0 1989 26.0 11.6 11.1 12. Sözgelimi.5 11.8 0.0 6.1 1.8 38.3 1.1 iken.1 1.5 38. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde.4 37.8 0.5 2.8 6.4 100.0 1991 26.5 0.0 1. Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni.7 11.4 2.8 6.5 0.8 1.7 100. ticari krediler olmuþtur.0 1990 25.4 2.6 100. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ .0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý. 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.8 12.Tablo: 8. 1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34.

5 15. bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr. . Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz.6 75. 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76.ve %72.5 17. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi.3 72.5 75.2 15.140 .3 14.7 85. Yine bu dönemde.9 Orta ve Uzun Vadeli 23.2 72.3 olmuþtur. Tablo: 8.6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).8 84. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.5 84. 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71.5 82.

5 1993 15.0 36. Öte yandan.5 26. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? . 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.9 40. Tablo: 8.2 24. ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir.0 1.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri. kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr.6 Özel Firmalar 22.5 Kamu Yönetimi 2. Tablo: 8.5 Diðer Özel Sektör 8.4 1. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri.7 1992 11.8 6.4 25. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý.0 4.9 7. hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr.3 1. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa.1 1991 9.6 1.3 1. KÝT'ler. tüketici kredileridir. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38. Bu ürün. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.! ! Bankalar. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir.8 9. hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ.7 Banka Dýþý Mali Sektör 1.141 .1 2.3 42.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994).7 KÝT 3.2 3.7 2.

kefalet karþýlýðý açýlan krediler. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür.Özet Bankalar. açýk kredi. MerkezBankasý. Bu yolla bankalar. iþletme kredileridir. Öte yandan. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Bankalar. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. röpor. altýn ve döviz stoklarý. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. iþtirakler. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. çeþitli kesimlere açýlan krediler. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. kamu idarelerinden olan alacaklar. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý.C. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. krediler. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans). Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. tahviller. varant. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. Bunlar. Krediler vadelerine göre kýsa. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr. T. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar.C. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. Orta vadeli krediler. b lançonun aktifinde yer alýr. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). Hazine'ye açýlan krediler. T. Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak . Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. Bunlar. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr. Uzun vadeli krediler ise. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. Kýsa vadeli krediler. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Sorular 1.

Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. c. Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr. Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. d. .verebilir. e.142 . b. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler.

d. Emisyon 4. Ýç ticaret. Özsermaye c. Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. 5. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. b. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. inþaat. Menkul kýymet plasmanlarý d. Ýþtirakler e. c. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. b. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Türk bankacýlýk sisteminde. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. Altýn ve döviz stoklarý b. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. Hazineye açýlan krediler c. e. Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. e. Ýskonto 3. Krediler b. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr. . c. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi. Türkiye'de. Aþaðýdakilerden hangisi. d. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý.2.143 . son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a.

EYÜPGÝLLER. Gerçek Yayýnevi. Bursa. TOPRAK. 1995. . Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði. 19801995. Cem. Ýstanbul. Nazým ve SOMEL. EKÝNCÝ.144 . Ankara. Metin. 1992. 1992. Ankara. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. Para. Ýlker. ÇIKRIKÇI. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Mustafa. Oðuz. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Finansal Yapý ve Politikalar. Servet. Banka ve Finansal Piyasalar. Öztin. ÖNDEN. 1979.. SPK Yayýn No:17. MPM. Ýzzettin. Sevil ve ALTUN. YILDIRIM. Türkiye'de Kamu Maliyesi.Kaynakça AKGÜÇ. TÜREL. Oktar. 1993. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. 1996. PARASIZ. Ankara. Ýstanbul. Tarih Vakfý yurt yayýnlarý.

Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. Bu þekilde çalýþmanýz. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir. diðer ünitelerle de iliþki içindedir.. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz. pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik.145 . Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm .. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin.ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede. Bu ünitede iþlenen konular.

daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. Ticari bankalar. daha fazla yatýrým yapmak. bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. ? . Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. bir yandan likidite ve emniyet. kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek. bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. kâr amacý güden kuruluþlardýr. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. týpký diðer iþletmeler gibi. Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr.BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek. vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr. Öte yandan. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. . bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir. Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir.

Bu dönemde bankalar. Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu.Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli . "aktif yönetiminin" temel görevidir. Ýkinci Dünya Savaþýndan önce. Batýda. ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular. Buna karþýlýk.B.146 . Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom). hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir.D. durgunluk (resesyon). dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý. 1960'lý yýllarda A.

Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen. Þimdi bunlarý inceleyelim. ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler. prensip olarak kýsa vadeli.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. teçhizat. Ancak bankalar. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini. taþýmayý. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. kendi kendini ödeyen. en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr. Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. Fabrika. Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. gayrimenkul. Bu ma. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir. reel senet kuramý da denir. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler. Ticari Kredi Kuramý. sürekli iþletme sermayesi. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir. stoklamayý.

147 . Ticari kredi kuramýna göre. Bunun sonucu olarak bankalar. Bunun nedeni. Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. ticari kredi (reel senet) kuramý. davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar.diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý. kuramsal eksiklikler de taþýyordu. hiç bir kredinin kendi kendini . uygulama güçlüðüdür. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. Þöyle ki. ipotek. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. kuramýn eksikliði deðil. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu.

örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle.D.B. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr. bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. A. Ancak. tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn. geriödeme gerçekleþmemektedir. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? . ticari kredi kuramý. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr. Böylece geri ödeme yükü . Þöyle ki. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. tahvilat portföyüne kaymýþtý. Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr. Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde. Bunlarýn çoðunu. likiditeninkaynaðý. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler. Federal Rezerv sisteminin (A. Çünkü. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu.B. Bu kuram. Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. Bu iktisatçýlar dikkatleri. bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. Ancak.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir. kredi portföyünden. tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi.D. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca. Buradan þu sonuç çýkmaktadýr.

döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir. sürekli olarak.148 . Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir. Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir. Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý. Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir. tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . .

A. II. Hisse senedi ve tahvil. Deðiþtirilebilirlilik kuramý da. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir). herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar. Fakat tüm bankalar ayný . deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller.'de Hazine bonolarýnýn artýþý.D. kredilerin vadelerine güvenmek yerine. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir. tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler. Öte yandan özellikle 1929'larda A. Bunlarý gerektiðinde. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet.B. birçok banka da ayný þeyi yapabilir. Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz.. Böylece likidite. Bununla birlikte. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. 1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir.B. müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. . Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. transfer edilebilir. . Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. Dünya Savaþý döneminde.D.'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. borsalarda hemen nakde çevrilebilir. para piyasasý tahvilleri.

ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr. bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz. tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir. Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez. Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du .anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da. Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir. ? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi.149 .

. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. O halde. bankalarýnýn portföylerinde. acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken. temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. Ancak. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. Ayrýca. Dolayýsýylabu krediler. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri.B.D. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. Dolayýsýyla bu tür krediler. Bu kredileri. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur. Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. Ancak bu. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. bu kredilerin bileþimi. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir. bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir. tüketici kendilerinin. Kuram. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. Bu kurumda da krediler. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir.D. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. Beklenen gelirler kuramý . Kuram açýklamadan önce A.B. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr.. ? rumunu saðlamýþtýr. ödünç verenlere. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin.

pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr.ödünç verenlere. Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir. potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr.150 . Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý. bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için . Bu yeni kurama göre.

bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. . Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr. Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat. Bu ise oldukça güçtür.? de kalmasý gereksizdir. 1960'lardan beri baþta A. Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý. vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn.B. .D. B nlar. Çünkü. olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr. Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak. Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede. Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. para otoritelerince yasaklanmaktadýr. Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr. . Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir. Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir. Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. .

151 . merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi.hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir. Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. . Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. Uygulamada. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir. merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr. Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol. Böylecebankalar. ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir.

kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr. Ayrýca. Küçük kuruluþlar. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir. Budurum. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. tahvil. merkez bankasýndan alýnan avanslar. Bu nedenle banka. ek rezerv yaratacaktýr. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. Normal koþullarda.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla.B. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr.D. Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. bazý ilkelere uyarlar. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir.

bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr. ? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler. Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr.B.D.'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr. Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte.zorunluluðu getirilebilir. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa. . Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr.152 . Nitekim A.

Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar. Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. sermaye stokunu bir miktar artýrýr. Bu süreçte. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým. artýk yalnýzca devlet tahvili. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr. Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti.

Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de. böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr. Bankalar. toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr. aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur. kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz. Bunun sonucu.153 . pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler.para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. Zorunlu bir satýþ. Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. .

. Diðer bir deyiþle. Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r. Bankalarýn. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir.Pasif Yönetimi Modern aktif . DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir.? . Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. . Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr. Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr. faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir. risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif . Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir. Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. Bu yaklaþým. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir. Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi. bir ölçüde piyasa koþullarýna.

bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr.Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz.1) de görülmektedir. Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði . Bu durum þekil (9. bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný. Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa.154 .

Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi . Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9. bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir.zaman. Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer.1. Sýfýr. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi .deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur. Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan. .

negatif fon açýðý stratejisidir. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile. onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman. Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. Böyle bir durumda. Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir. Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. bu strateji altýnda. Þekil (9.1. net serveti düþecektir. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri.155 . bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir. . Negatif Fon Açýðý Stratejisi . piyasa faiz oranlarý düþerken. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim.c) de görüldüðü gibi.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60.

bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir. Likidite birçok yoldan saðlanabilir. Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur. Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar.b. Ticari bankalar . iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. Bu sistemin çözümü bir bankaya. . Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. hazine borçlarýna. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa.. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Böyle olunca. Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. Kuþkusuz. o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir. mevduat sertifikalarý v. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik.

156 . üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . Sanayiciler bankalarý. güneþi görünce þemsiyelerini açan. bankalar. para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr.ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. Bu nedenle. kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn. Durum böyle olunca hükümet. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar. yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler. firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa.

Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil. firmalarýnkiyle aynýdýr. bu sonucu doðurmalarý mümkündür. Buna karþýlýk. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr. Öte yandan. . ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. Kýsacasý. Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. Oysa. Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. Özetlersek. bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir.

.157 .

I. Aktif pasif yönetimi c. Beklenen gelir teorisi e. IV c. III. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. Sýfýr fon stratejisi d. Beklenen gelir teorisi c. I. Aktif yönetimi b. III d. II. III. Reel senet teorisi 2. I. Kullanýcý maliyeti III. Pasif yönetimi a. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a. III. IV e.Sorular 1. Aktif yaklaþýmý II. Katma deðer yaklaþýmý IV. Pasif yönetimi c. IV . Run 4. Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. Negatif fon açýðý e. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. II. Reel senet teorisi b. III. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a. Pasif yönetimi d. Fon açýðý stratejisi d. Sýfýr fon stratejisi e. V b. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3.158 . Reel senet doktrini V.

SINKEY. New York. Modern Money andBanking. F. Dryden 2. . The Economics of Money Backing and Financial Markets... Money. J. Scott Foresman. Para Politikasý ve Finansal Piyasalar. Minimizasyon Kaynakça KOHN. Roger Leroy and VAN HOOSE David. .5. MISHKIN. PARASIZ M. Meir. Boston. New York. 1983. Frederic S. Input . Doðrusal programlama d. 1989. 1993. Maksimizasyon c. Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. Baský.. Ýlker. Ezgi. Mac millan. Mc..Output b. GRAW-HÝLL. Bursa 1996. New York. 1993.Commercial Bank Financial Management. Statik programlama a. MILLER. Banking and Financial Markets.159 .

Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.160 . Buna göre zaman zaman. Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. Ünite içerisinde benimsenen yöntem. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz. Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz.... . Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr.. kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz.

Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr. mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. aksi belirtilmediði sürece. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr. MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. ! Mevduatýn banka açýsýndan pasif. Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz. nakit gibi unsurlarý mý. Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr.

161 . . Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. . Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: . Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar.görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr. Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu. . Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar.

Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir.Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. . daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz. Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr.

162 .Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr. Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .

Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý . Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr.Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr.

.163 . Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz. . MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: . Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr. Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir.ele alýnacaktýr. Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr.

ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. Bankanýn . bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. varsayým gereði. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. Banka. . Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz. pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. Böylece banka. Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz.! ! . Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr. Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr.

Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için. bankanýn kredi açma .164 .vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir. Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr.

Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir. Sistemde sýzýntý olmadýðý . ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz.sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz. A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz.

165 . Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir. Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir.8 milyar liraya ulaþmýþtýr. T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1. zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr.ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir. A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir. Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: .

Bir baþka deyiþle.4 5 409. . . Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz). . Bir baþka deyiþle. bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar. Tablo 10. .44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640). . Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce. .0 1000. dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD.0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. .0 5000. TOPLAM 5000. A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr.92 .Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn. yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar. bankacýlýk sistemindeki .6 327.68 81.6 102.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409. yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir. banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2.

veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak. yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: .DD = k .166 .toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere .R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak.

k =1 (4) rD olmaktadýr. O halde. Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani . A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir.20 = 5 deðerini alacaktýr. Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr. D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir.R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. . Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý. baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken.DD = k x .? çarparsak. Yukarýdaki son eþitliðe göre. .

bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim. Yine.bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu . merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný.167 . Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr.

bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir. Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir. bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý . Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir. Týpký tek banka durumunda olduðu gibi. Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak.

fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek. . Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir. Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir. yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r.168 .

0 5000. . .0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler. . . + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri.DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr.68 81. Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. . Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir.6 327. V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler.0 1000. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki . TOPLAM 5000.6 102.20) iken. . X ) -. . Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek. ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir.92 . ER = f( i.R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0. Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler. ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler. .2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409. V.Tablo 10.DD = 1 . imenkul kýymet faiz oranýný. Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (.4 F 409. bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (.R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0.

Örneðin.iliþkinin yönünü göstermektedir. menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr. atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar . Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur. Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse.169 . menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken.

Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr.R = .ER = e . Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme . bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný. Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr. Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak.ER (8) þeklinde yazýlabilir. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir. Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz.RR = rD . Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte. (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa . Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi .DD (4) þeklinde yazmak mümkündür. rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir. merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir.RR + . Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak. Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise .DD (6) olacaktýr. Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir.þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr.

.170 .R (10) þeklinde yazýlabilir. k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .DD .R = rD .R (9) rD + e elde edilir. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.DD = k .DD (rD + e) .DD = 1 .R = ..DD + e .

baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek. verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz. Yani .R = 1 milyar TL. Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu. Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken. nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla .! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. Bir baþka deyiþle bu aþamada. Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte .25 buluruz. Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir. Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa.20 idi. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür. rD = 0.RR olduðu için . Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur.05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0.050. mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr.DD (12) .DD = k .C = c . Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar. yani e = 0. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir.20 + 0.

Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. týpký atýl rezervler gibi. bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler. nakit miktarý.171 ? .þeklinde ifade edebiliriz. Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür. Görüldüðü gibi. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. Bu eþitliklerde C nakit miktarýný. atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir. mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca. c ise nakit oranýný göstermektedir. .

RR + .20 + 0. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir. rD = 0.DD .DD (rD + e + c) 1 . bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir.15 buluruz. (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa.15 ise. bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr.DD = . R = 0.R = . Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit.5 0.DD = k . son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr. Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz.5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.05 + 0. 1 k = = 2.R (14) rD + e + c elde edilir. yukarýdaki eþitlik. Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan .20. Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler. k = 1 / (rD+e+c) denirse.DD + e .R = .C (13) (4). dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr. nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde.R olarak yazýlabilir. Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla. Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir. Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak. Daha önce bilindiði gibi . .R = 1 milyar TL.ER + .DD + c .05 iken c = 0. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2. Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük. bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz.R = rD .! ! ! . .

TD = t . halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim.172 .küçüktür (rT < rD). Vadeli mevduatlarý TD. TD = t DD (16) . Yine basitlik saðlamak açýsýndan. vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek.DD (17) .

DD + rT .DD elde edilir. Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa .R = 1 milyar TL.5) + 0. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0.R = . Yani .R = rD . . rD = 0.DD = k .RRD + . 2.20.TD + e . Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir.DD = 2 milyar TL olacaktýr.! ! ? ? yazabiliriz.RRT + .ER + .C olacaktýr.DD (rD + rTt + e + c) 1 . Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz.R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr.05.DD + c .DD .15 buluruz. Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði. vadelimevduatlarýn mode .05 + 0. c = 0. e = 0.R olduðu için .R = rD .5 ve rT = 0.04 .20 + (0.DD + rTt .R = .TD + e . . . Daha önce olduðu gibi burada da. Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa.DD + c .15 iken t = 2.DD = .

e = 0. rT= 0.1þeklindedir. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr . t = 1. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0.08. Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.173 .16. t = 4. Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir.7.53.le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz.09 ve c = 0. rT= 0. e = 0.04 ve c = 1.20.9.30. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? .

Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e.Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b.174 . bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. Sorular 1. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a. Atýl rezervler c. Nitekim bankacýlýk sistemindeki. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d. Vadeli mevduatlar b. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir. Nakit e. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. Vadesiz mevduatlar d. Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir. Zorunlu rezervler .

5 milyar TL e. 5 milyar TL 5. Para Teorisi. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. HÝÇ Mükerrem. 50 milyar TL b. 1994.3 milyar TL d. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d.Baki. 1995. . Ankara. Banka ve Finansal Piyasalar. Ezgi Kitabevi. Savaþ Yayýnevi. Para. Menteþ Kitabevi. 8. Ýstanbul.4. 1991. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. 1992. Ankara. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c. PARASIZ Ýlker. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. 1987. Eskiþehir. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b.175 . Aralýk. Para: Teori-Politika. PÝRÝMOÐLU A. Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a. 7. 20 milyar TL c. 1995. Para. T. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. Bursa. vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a. Basým. Merkez Bankasý. KEYDER Nur. 33. Para Teorisi ve Politikasý. Aylýk Ýstatistik Bülteni.C.

Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir...ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede.176 . Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi. iþlevleri. Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir. Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Konuyu dikkatlice okuyunuz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz. geliþimi. baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. . Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.

? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. Ne var ki. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. Bu kararla banka. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak. diðer bankalar da. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. devlet borçlarýný daha kolay. yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar. devletçe desteklenen. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. . para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir. Devletler. Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. kanuni parayý tespit etmek. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. Çünkü o devirde. ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur.

Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti. Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr. Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir.Baþka bir görüþe göre ise. bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir.

.D. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA.B. 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir. merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý.B. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu.. sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde. dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr. bankanýn. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. Ancak. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak. 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir. Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank. 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da.D. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. 1970 li yýllarda. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr. Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . A. Bu sistem. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur.

özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. hükümetlere karþý . Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. Sonuçta. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr. Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle. Merkez Bankalarýnýn çoðu. Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi. Öte yandan bazý iktisatçýlar ise. bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar.sakýnca görülmemiþtir. Dolayýsýyla. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.178 . bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu.

Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir. Bu geliþmeler.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr. Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir. Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý. Bunlar. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý . Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak.

kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? . Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir. Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek.179 . ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir.ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde. orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler.

Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr. Devletin b ankeri olarak. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur. uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý. Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. ? ? Merkez bankasýna. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar. Merkez Bankalarý. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir. Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri.

o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir. A.Cukierman-S. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak.180 .B. Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir. En çok kullanýlan yöntem olarak.mümkün olduðunca az finanse ediyorsa.Webb-B. . Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr.Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada.

niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. enflasyon oraný. Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý. burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. . parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. 20 puan deðerinde olup. hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen. Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir. kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. Böylece Merkez Bankasý. büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. sorularý içermektedir.? . Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek. . kim tarafýndan atandýðý vb. büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr. baþkanýn görevde kalýþ süresi. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan). Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). . Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan).

yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu. Çünkü. ancak. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir. Alesina ve L. Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný. . ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. Unutulmamalýdýr ki.181 . Hatta 1990 yýlýnda A. Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir. dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir.

Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur.? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Bu banka. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. ? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. devlete. 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ. Düyun-uUmumiye. klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr. devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ . Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir. Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda. isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr.

Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur.tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu. 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. . 15 Milyon TL. 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir. 3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr.182 . sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB. Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle.

1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir.? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. Böylece hazine bankanýn genel kuruluna. D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. B grubu pay senetleri milli bankalara. Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr. 1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ.

183 . bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir. TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ. 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ.C. bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz.baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir. Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan. Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. T. bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý. Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr. Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir.

devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir. Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi .yol gösterirken. likiditeyi. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir. Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur. Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup. Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin. Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . . artmýþtýr.

kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. . Yine. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir. Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir. doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir.yapan bankalar buluþturulmaktadýr. Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn. Böylece Merkez B asý kredilerinin. 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla. bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir. Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. .184 . 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir .

T. 1990 yýlý sonunuda. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. 1990 lý yýllara. Bu deðiþkenlere yönelik hedefler. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak. Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr. T. Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi. . Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý . Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi. Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. Toplam Bilanço büyüklüðü . . Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý.Merkez Bankasý iliþkilerinde. 16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý.selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. .C.C. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir. Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. Net iç varlýklar. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir. Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. . Bu protokolün önemi. Toplam iç yükümlülükler. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir.

kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr. kamuyu iç ve dýþ . kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. .ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir. Merkez bankasý böyle bir program yapmakla. Merkez Bankasý Parasý. Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir.185 . Ancak. Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr. 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur.

C. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde. uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. 1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý . uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr. 1715 sayýlý TCMB kanununun. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. Bu. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. Ancak. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. Bu programýn amacý. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý.C.? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler.

Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak .politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. hükümetetavsiye niteliðindedir. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir.186 . Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr. yetkisi. . Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir. Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde. Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr. Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir.

bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir. A. Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor. bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. B.C. Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . reeskont. C ve D grubu pay senetlerini . 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. Denetleme Kurulu . Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. Banka Meclisi . Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý. Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur. Banka Meclisi. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi. Baþkanlýk (Guvernörlük) . ucuz yatýrým kredisi vermek. Banka Meclisi. açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir. Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. Yönetim Komitesi . Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde.C . Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan. Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Pay Sahipleri Genel Kurulu . GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr. T.

Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar.temsil edecek birer kiþiden meydana gelir.187 . . TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup.

Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek. . Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek. Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn . Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak. . .C. Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek.? T. Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek.B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek. . Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak. Para ve kredi politikasýný. . .M. . Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek. Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi. . . . . . Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek. .

Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur. para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir. Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : .tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. .188 . Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr. Bu yüzden banka.

Devletler. devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . . kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur.Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. Banka. Banka. kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. . Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik.C. Banka. Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde. hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . . para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir.. kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont. Banka. Bu çerçevede. yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir. Bu mevduatlar için faiz ödenmez. Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. . mali ajanlýk. iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar. T. Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir.

C. görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir. T. T. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir. Ancak.kurma yoluna gitmiþlerdir.189 . nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr.M. yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr.C.M. .B.B. Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr. 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr.C. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde.B. Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T.M. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur. Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ.

Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek.B. Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. c. c. d. Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar. . A.Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar.B. e. Cukierman . d. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek. 3. 2. Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi. likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. d.Sorular 1. Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar. Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. c. b. Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi.Webb . b. Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. e.S. Merkez Bankasýný. Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr.190 . e.

5 Nisan ve Merkez Bankasý. 1994. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. Suat. Sayý:7. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri. Ekonomik Forum. EYÜPGÝLLER. ÇOLAK. ÇOLAK. GÜNAL. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Sayý:11. Ankara 1981. Servet. Sayý12. Uzman Gözüyle Bankacýlýk.Faruk. Yayýn No:149. Yýl: 2. KUMCU. Güvenirlik c. Finans . Aralýk 1993. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. Yýl:3. T. Merkez Bankasýnda vardýr? a. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý. Ýktisat. Ö. Banka Meclisi b.Faruk. Eylül 1995. Kadir. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T. Yýl: 30. Mart 1990 Sayý:48.4. KAYLA. CUKIERMAN. Ankara. 1985 5. Ercan. Eylül 1994.Ý. 1981 b.C. Kýsmet Matbaasý. DPT. OKTAR. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. A.Ý. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a. Ýþletme ve Finans. Haziran 1994. Genel Müdürlük d. Denetleme Kurulu e. TOBB 8/1994.A. Ö. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. Ziya. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu. 1982 c. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. Ýsmail. MIT Press Cambridge. Alex. Merkez Bankasý Ýþlemleri. 1983 d. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý. Banka ve Ekonomik Yorumlar. 1982. ESER. Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence. Mehmet.C.T. 1984 e.

M. Para Banka ve Finansal Piyasalar. 5. Eylül 1992 Sayý:57. Bursa.Dünyasý. . 1994. PARASIZ.191 .Ýlker.Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý.

Ýþletme ve Finans. Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi. SARACOÐLU. Sayý:89. . Rüþdü.SARACOÐLU. 1993. SARACOÐLU. Ýktisat. Temmuz 1994. Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi. Haziran-Temmuz 1990. Rüþdü. SARACOÐLU. Rüþdü.192 . Ankara. TCMB Yayýný 1990. TCMB Parasal Programý Brifing Metni. Ankara. Sayý:51-52. Aðustos. UZUNOÐLU. TCMB 1992 Para Programý. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Rüþdü. Ýktisat Ýþletme ve Finans. Sadi.TCMB Yayýný 1992.

. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. parasal taban kavramýný. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir. Bu üniteyi çalýþýrken.ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. parasal taban çarpanýný. nakit oranýyla.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. faiz oranlarýyla. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný.193 .. . Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir. Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir. Hden hareketle. M1. çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. M2 vb. Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr. yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. Bunun anlamý þudur.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr. Toplumda para stokubüyür. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. gibi para a .

birbirlerine çok yakýn. parasaltaban. bilançosu deðiþmiþ olur. Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz. nakit parasal tabandýr. Makswell Fry'a göre. ? . Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir.194 . Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para. Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar). fiilen dolaþýmdaki nakit para. Taban para.rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür. ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr. yükse ara demektedirler. . sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar.

Böylece para aðacý büyüyecektir. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla. Andersen ve Jordan'a göre. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt.. parasal tabandýr. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz. devletin. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. para stoku arasýndaki iliþkiler. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. Tablo 12. Bunlardan birincisi halkýn. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez.1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. para aðacýnýn gýdasýdýr. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir. Biz parasal tabaný. vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. madeni paralarla. Ýkincisi ise. Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI.

195 .1. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2. Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar .

? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. döviz. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. Sýrasý gelmiþken. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý.C. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler. Genel olarak halk. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda.Tablo 12. Bu kaynak. O halde merkez bankasý. parasal taban arzýný. ilerlemeler. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. Parasal Taban Arzý . parasal taban talebini belirler. Baþka bir deyiþle. Ekonomide parasal taban ve para stoku. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. ekonominin genel durumu. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. Bunun sonucu. Merkez bankasýnýn. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. piyasaya para arz etmektedir. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir. Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler. kamu ve özel sektör kredileri. para arz ve talebini belirler. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. altýn. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. parasal ve reel sektörlerle.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr.

kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir. Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda. Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr.Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler. Dolayýsýyla ülkenin net döviz . döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir.196 .

genel ve katma bütçeli kuruluþlar. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini. kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi. Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. T. Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý. mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr.? varlýðý. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla. mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla.C. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka.

karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur. kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir. iþ adamý ve mali kuruluþlarýn. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna). Öte yandan. Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? .Bankalarýn parasal taban talebi. ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir. Bu da bankanýn toplam mevduatýna. nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak.197 .

Et ve Balýk Kurumu. . yatýrým. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50. Elektrik Kurumu. kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. Azot Sanayii. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. maddesi gereðince Merkez Bankasý. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir. Dolayýsýyla uygulamada. Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. Merkez Bankasý. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Þeker Fabrikalarý. Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. Çay Kurumu. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. Etibank. Bu krediler. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. Demir Çelik Ýþletmeleri.C.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. Toprak Ma Ofisi. Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. Merkez Bankasý. Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. Hazine borçlu duruma geçmektedir. Zirai Donatým Kurumu. Kömür Ýþletmeleri. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. SEKA. KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. T. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur. Çimento Sanayi.

198 . özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta . Geçmiþ yýllarda.Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý. Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir. para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi.

özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. . Döviz. Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta. Kamu sektörünün yapýsý gereði. Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir. ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir. Dolayýsýyla. Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. . ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri. dýr. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. zirai. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. kendilerine verilen kredilerin. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler. parasal tabandaki artýþlar. özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr. ikincisi ise özel sektörün ticari. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. Ancak. Bir ülkenin dýþ varlýklarý.? . iki kýsýmda düþünmek mümkündür. Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý.

parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr. Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr.arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr. Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde. Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir. Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa . parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri. dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan.199 . Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar. Merkez Bankasý.

Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz.b. çeþitli mevduatlar. dahildeki muhabirler. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz.b. bütçe hesaplarýnda görülür. petrol imkanlarý. hesaplar yer alýr. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý. net döviz varlýklarýdýr. ithalat depozitolarý. ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir. hesaplarý girmektedir. altýn alacaklarý. Çünkü. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir.b. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde. Aktif olarak. Aradaki farka göre sonuç. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý. hesaplarý sayýlabilir. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda. Hazine-IMF v.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. muhtelif döviz bakiyesi. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil. diðer IMF v. ihtiyat akçesi v. katma bütçeli idareler. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde. hesaplarý. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan.b. Dolayýsýyla. Diðer hesaplar. Ancak ödeme anýnda. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. deðerlendirme farký v. Öte yandan net döviz varlýklarý. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir. parasal tabana pasif olarak. tahviller cüzdaný. bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan. Diðer Hesaplar ? Parasal taban.

para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr. parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr.200 . ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler. Aðaca benzer þekilde.süreciyle. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar. serbest (gönüllü) karþýlýklar. Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur. para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr. halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý.

Ayrýca. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. Önce. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. nominal para arzýnýn (Ms. Bu durumda. para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak.dýr. ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. m = Ms H dir. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R). Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. Böylece parasal taban. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý. Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. Buna göre parasal taban çarpaný. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. . Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. money supply) nominal nakit miktarý (C. Öte yandan H x m = Ms olduðu için. Þimdi ise Merkez Bankasýnýn.

parasal tabaný. Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. R. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz. (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný. Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD .Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir. H.201 .

Ms = R MsDMs . D R .elde edilir. (5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur. Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms . ( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým.D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. R R (Ms . R + R . Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak. Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir. (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim. Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým.D = C olduðunu buluruz. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. DD . Ms eþitliðini elde ederiz. Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz. C CR + R -(9) 1 MsDMs D .

= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði.202 . R . H (10) MsDMsD . R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C . Ms = H 1C + R -C .

bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný. Yani.2 x 0. gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre. Reserve rate) belirlemektedir.15 gibi). birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0. Ms = m . kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. Currency rate) göstermektedir.biçiminde yazabiliriz. 1 m = (12) C CR + R -. yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr.3 = 0. R karþýlýk miktarýný.Cr . Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) . MsDMsD olmaktadýr. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir. Ayrýca. H (11) olduðunu söylemiþtik. Parasal taban çarpanýný tanýmlarken. Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs). Rr þeklinde gösterebiliriz. halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir. 1 (13) m = Cr + Rr . D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre .

203 . Vadesizmevduatlara (D. yorumu kolaylaþtýracaktýr. sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. Vadeli Mevduatlarýn. H Cr + Rr . para arzý artacak.Ms = . Rr elde edilen (14) nolu formül. diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda. baz paradaki artýþlarla ayný yönde. ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir. Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken. Buna göre para arzý. deposits). Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. Baþka bir deyiþle.Cr . time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz. vadeli mevduatl ara (T. Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr.

T (17) -. Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda. t) li terimleri ortak paranteze alýrsak. C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda. t(20) ve paydaya (RT .Cr ( Rr .Cr(Rr + RT .Cr)] deðerinin bulunmasýdýr. t . 1 m = Cr + Rr + RT . 1 m = (21) Cr + Rr .? olarak gösterebilir. t . D + RT .Cr Rr + RT . D + RT . D + RT . Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. T C Rr . O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini . T )(18) DDDD( T ) elde edilir. (1 . t . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr . m = Cr + Rr . (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz. 1 m = Cr + Rr + RT . (1 . MsDMsD bulunur.Cr RT . D + RT . t . paydasýnda ayrýca [ + RT . tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr . T (16) olacaktýr.Cr) formülüne ulaþýrýz. Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký. t) (19) elde edilir. T 1 .Cr Rr . D + RT . Parantezi açarsak.

bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr. Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir. O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. bunlarýn etkisi.204 . vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr. vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn. .gösterecek. Bu terime göre. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz. son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý).

getiri. XR = R . para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. Ticaribankalar. Ticari bankalar. bankalarýn aktif portföyünde. likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. rezerv oranýný azaltacak. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. likiditesidüþük. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr. Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. aþýrý rezerv miktarýný (XR. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda. Ticari bankalar. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir. Bu görünüm ilk bakýþta. Bunun sonucu.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. . nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn. O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný. Çünkü. likiditesi yüksek. R = RR + XR (22) olacaktýr. geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. R toplam rezervleri gösterdiðinde. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. kârý azalacaktýr. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar.

RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir. D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz. Burada Rr genel karþýlýk oranýný. aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz.R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði. Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda.205 . .

nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir. Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa. Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler.Cr . H (27) Cr + RRr + XR . ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda.1 Ms = . . t (1 .Cr RRr .Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = .Cr XRr formülüne ulaþýrýz. Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak. Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr. Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. Cr + Rr . ? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi.Cr) formülüne ulaþýrýz. H (26) Cr + RRr + XRr . H) olduðu 1 Ms = . Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz. FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI . vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne. Þimdi akla þu soru gelmektedir. yani sonuçolarak (Ms = m .Cr(RRr + XRr) Rr . H Cr + RRr + XRr . H idi. aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. ? 1 Ms = . bu durumda para arzý artacaktýr.

O halde aþýrý rezerv oraný. Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. nominal para arzý. yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir. Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir. piyasa faiz oranlarýyla ters.Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa. Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman. merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. O halde parasaltaban. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir). nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak.206 . piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir. Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse. .

. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr.2 de ise faiz oranlarý belliyken. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir. H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr. iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir.2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için. Ý Ý5 Þekil 12. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12. ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise.2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir.

Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr.bu oran için M3 para arzý. Yukarýdaki analizlerde. faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. Ms H0 Ms M3 H0 Ms . Çünkü aþýrý rezerv. Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir.207 . Eðer faiz oraný yükselirse. nakit tutma oranýnýn. gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. Ms para arzýna eþit olmaktadýr. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz.

aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir. MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný. Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. Yukarýdaki analizler. Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný. para arzý eðrisi (1/RRr). Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz. yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda.? Ý Ý7 Þekil 12. Tersine para arzý. ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. Ancak önceki iki durumdan farklýolarak. H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr. kýsmen Merkez Bankasý. H0 Ms Þekil 2. . para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . . ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir.

Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. nakit tutma oranýný küçültür. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde. . Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak. . karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde. mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. Vergi kaçýrmalarýnýn. nakit tutma oraný küçülür. Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür. hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar. . Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür. . .Þehirleþmeye.208 . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür.

Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken. Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir. . öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý. dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr. . küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir. Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur.. tersrepo v. nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar. Bu danakit tutma oranýnýetkiler. repo. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir.b. nakit tutma oraný küçülür. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince. . Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. para piyasasý ortak fonlarý. . Gelirlerde ve nakit ankeslerde. . Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar. Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn.

Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir. . Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý. Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir.209 .olur.

Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr. Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Ancak yine de bu bir tahmindir. Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde. Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr. Bankanýn aþýrý . Kesin bir durum deðildir. ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr. diðer yandantakas odalarýnda denk rler.

etmenlerden etkilenir. bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý. iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir. . Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise. Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz. güvensizlik. Aþýrý rezervlere gelince bunlar.s. devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v. faiz oranlarý.210 .rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir.

Özet Parasal taban (veya baz para). Öte yandan nakit tutma oraný. Altýn b. Merkez bankasýnýn kredileri. kanuni karþýlýklar oraný. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. Piyasa faiz oraný düþerse c. Hazine bonolarý 3. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler. Aþýrý rezervler düþerse e. Altýn b. iki grupta toplanabilir. Merkez bankasý kredileri e.211 . Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a. Hazine bonolarý d. parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. aþýrý rezervler ve faiz oraný. Sorular 1. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. Uzun vadeli döviz ödemeleri d. Piyaa faiz oraný yükselirse b. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Döviz c. Para arzýný belirleyen etmenler. Ýskonto oraný düþerse d. Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. Þehirleþme artarsa . ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler. Bunlardan birincisi parasal tabaný.

.74 trilyon c.T. Robert E. Richard. Ýlker. Thomas. THORN. The Theory of Money Policy. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . 2. 1976 . Cr = 1 . TUÐÇETÝN. 1994. 1979.D.5 trilyon c. CUKÝERMAN.. Theory and Eurdence. The Royal Press Company. Baský. Para Politikasý. The MIT Press Cambridge. Credibýlýty and Indepondence. ERTUÐRUL. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. 1.3 trilyon d. Ezgi. 1982. 1. 1968.Ü. Para Arzý ve Talebi. Introduction to Money and Banking. PARASIZ.05 trilyon 5. New York.89 trilyon e. CHICK. Para ve Banka ve Finansal Piyasalar. PARASIZ.4. Alex. Princeton. Talat ve HÝÇYILMAZ. Central Bank Strategy. Introduction to Monetary Economics. Monetary Policy in the United States. 0. 1875-19 60 Princeton University Press. Ýlker. Gray-Mýlls. London. Bursa. Haþet. 1. Formül Matbaasý. 1977. Ankara. 1. Ahmet. New York.212 . New York. Phillip. 1. KEYDER. Ankara.2 trilyon b. Parasal Taban. 0.14 trilyon e.75 trilyon Kaynakça CAGAN. kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a. MAYER. Bursa. Victoria. 1. 1970. 1965. O. Random House. Muzaffer. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. Harper andRow. 1.2 trilyon d. Nur. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a. 2 trilyon b. Parasal taban 500 milyar lira. 1986. 1996. WEINTRAUB.

.

Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Üniteyi tamamladýðýnýzda.. Say Kanununda paranýn yerini. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. miktar kuramýný ve geliþmelerini... Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede. iþlem denklemini. geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir. . üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz.213 .

Her arz kendi talebini yaratýr. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. O halde klasiklere göre para. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . bir anlamda. Ýktisatta para konusu. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir. Klasik görüþe göre. Bazý iktisatçýlara göre.KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. 18. Bu okul. reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez. Keynesgiller. Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir. Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? .

üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler. Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. Toplam harcamalar (talep). Say. cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir. .etim korkusu gerçekleþmez. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli.214 . Toplam harcamalar (talep). piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler. ekonomide potansiyel üretimi. Çünkü harcamalar. Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr.

! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa. Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn . Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. Fakat bu talep kayýþý. Buradaki para. dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir. Si . Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. Böyle bir ekonomide. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr. bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr. Bir takas ekonomisinde. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir. soyut bir hesap birimi bir "numerair" . . bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir. tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. Böylece ucuzlayan emek faktörünü. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir.. tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. Esnek ücretler ve fiyatlar. dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn. Burada . Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir..

Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir. tutmak daisteyecektir. Bu durumdaki deðiþim aracý.. n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir. herhangi bir eþya olabilir. Ýþte paranýn deðer saklama . para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da.215 . Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek.dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir). Ticaret. Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi. Bu sadece bir muhasebe parasýdýr. PiDi . Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir. Yeniden özetlersek. Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur. piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. takasýn tüm özelliklerini taþýr. Say yasasýnýn nn . Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri.

Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým. Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte. Yani.MS = 0 olmalýdýr. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. Yani. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz. PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr. para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir. nn .(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. PiDi -. para aktif olarak yer almamaktadýr. güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. PiDi + MD = . MD . Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. Oysa Say yasasýndaki mal para. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir. Özetlersek. ekonomide (mal talebi) . nn . Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. Böylece Say özdeþliði. hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda.(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) .? iþlevi. Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir. MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur.

birçok kimse bilim yapýlmadýðýný. Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. Ölçüm uygulanmadýðýnda ise. açýk ve hatta saftýr. ekonominin bilim olacaðýný düþünür. Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa. Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz. . Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür.geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz.216 .

deðeri düþecektir. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. O halde para eþyaya benzemektedir. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. ekonomik hareketin itici gücüdür. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). Kýt olan herþey pahalýdýr. fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. Bunu bir örnekle açýklayalým. Bu bir mantýk kuralýdýr. Para miktarýyla (M). Bununla birlikte para. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. diðerleri gibi bir mal deðildir. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr. Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr. Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. bunun anlamý þudur. Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200).Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr. mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse. diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir. Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. Bir kimseye miktarcý denildiðinde. Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr.

DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým. paribus). yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris. Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir.217 . reel fiyatlar da ayný kalacaktýr. . Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13. yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1. 1. para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. Bu yapýlýrken.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. talep edilen para miktarý. p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. Diðer koþullar . sýrasýyla 1. Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. 1 2 vb. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir. Paranýn fiyatý (1/p). 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13. paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. olduðunda.

ayný kaldýðýnda.227 . talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? .

kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. tasarruf eðilimi ise zayýftýr. Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur. iii. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. Baský altýna alýnamaz tüketim. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. halk arasýnda daðýlan para. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. Bunlar. endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. ? Genel olarak. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. i. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. asgari yaþamýn için kullanýlýr. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. Dolayýsýyla bu ülkelerde. tüketimin bir bölümünü baský . Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði.Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . Artýrýlan para arzý. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider. Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. iv. Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe. ii.

Bu harcamalar üretimi deðil.altýna almak olanaksýzdýr. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? . Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz. Öte yandan tüketimde taklit öðesi. Gösteriþ etkisiyle tüketimde.228 . Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr. tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar. bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. fiyatlarý artýrýr.

Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. Ücretleri rijit kabul ederler. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. Her arz kendi talebini yaratmaz e. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. d. Dolayýsýyla para bir tüldür.Özet Klasik kuramda para. Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. a. Sorular 1. c. reel iliþkileri etkilemez. . Modern Monetaristler. Fiyatlarý rijit kabul ederler. Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. e. Miktar kuramý.229 . b. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. Para reel ekonomiyi etkiler 2. Miktar kuramýna göre. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler.

1971. Ýstanbul. HÝÇ.Irwing. Paris. Money and Banking. PARASIZ. Calin. Ýlker. 1978. . P = f (M) e. Banking and Financial Markets. Structure Economique et Theorie Monetaire. 1981. Sermet Matbaasý. Principles of Money. Richard D. 4 b. 1973. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a. Basic Books Inc. M = kPy d.. Para Teorisi. Lawrence. S. RITTER. Paris. 0. Tezer. Ankara. 1956. P = Q M 5. SILBER William. FISCHER. Para Teorisi. Mükerrem. 5 c. Para Ekonomisi. 1977. ÖCAL. New York. 0. Douglas. Illinois. Dalloz. Ankara. GUITTON. Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a. Alexandre. La Monnaie. 1969.4 e. MV = PT b.25 d. 0. Doðan Matbaasý.05 Kaynakça CHABERT. MV = PQ c. Turhan Kitabevi.4.230 . Henri.

. Ünitenin temel konusu. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz.231 . .. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. para arzýndaki deðiþmelerin.. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr.ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede.

ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. parasal denge. parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken.PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir. Buna göre. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle. Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. Friedman'ýn analizinde para. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. Bu anlamda. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. Ancak bu durum. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. Yine. Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. . arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. Bu nedenle. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr.

. Farklý servet türlerinin getirileri .Friedman'a göre.232 . hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr. nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur. Zevk ve tercihler. Bunlar. . Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý. Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi .

sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý. farklý servet türlerinin getirileridir. Friedman'a göre. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý . para talebi azalmaktadýr.þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr. geçmiþteki. Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir. Sürekli gelir. . yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr. Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken. Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: . cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. Friedman'a göre.! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý. Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir. Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. cari gelir deðil sürekli gelirdir. Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. Bu anlamda. .

kaynaktanoluþmaktadýr. . Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar.233 . Hisse senedi deðerindeki deðiþme . Hisse senedinin nominal kâr payý . .

pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. Servet sahiplerinin. . w . fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir. Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun. re . para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. rb . Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr. Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir.! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. Ancak bireysel açýdan. beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f . 1 . Fiziksel mallarýn getiri oraný.

fiyatlar genel düzeyi.234 . Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek. Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr. hisse senedi ve tahvillerin . para talebinin de %10 deðiþmesi demektir. örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir. Ayrýca ortalama faiz oraný (r). Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir.

w . 1 . re . re . . u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda. M Nominal . M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v . 1 . u . rb . u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . rb . w . 1 . Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . .? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. dp . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y . re . dereceden homojen kabul edilebilir. dp .

bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr.Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta. Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ. Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr. Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. .235 . Ayrýca yapýlan çalýþmalarda.

Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. Phillips eðrisi ilk olarak A. enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr. Yani Friedman. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. Phillips eðrisi ilk hali ile. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. Bu çerçevede temel sorunun. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir. Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. Bu ise. Para sadece finansal aktiflerin deðil. Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. . faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. W. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için. para talebini etkilemez. para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. Friedman. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. Ancak Friedman.

iliþkilendirerek ifade edilmiþtir.236 . Friedman. . Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr.

1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný .1. Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir. Bu çerçevede Þekil 14.1 düzeyindeki enflasyon.1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr.* 1 Þekil 14.2 . ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.3* Eðrisi. Ýþsizlik Oraný ( U ) . ) . temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil. ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir.1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan.* 2 U* A U 1 . Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp .Enflasyon oraný ( . .1 0 B . iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken. baþlangýç durumunu ifade eden . Phillips .

2* 'ye kayacaktýr.1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir. Ancak Friedman'a göre. Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (.1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný . iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. 'den . Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir.2* Phillips eðrisine göre.sürdürülebilir mi? . geçici bir deðiþ tokuþtur. Diðer bir deyiþle. Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi. Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir.2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. . AB ile gösterilen dik bir eðridir. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir. Burada önemli olan noktaþudur:.1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi .237 . kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ. Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. budurum geçicidir. Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz. ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür.

? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir. iþgücü mobilitesine. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak. Bu nedenle Friedman'a göre. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. örneðin. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. iþsizlik oraný düþürülemez. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr.Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. . sabit bir oran deðildir. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý. Ýkinci olarak ise.

monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: . nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. Friedman. Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki.238 . kýsa dönemde . Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr. Parasal dengesizliklerin nedeni. para miktarý hýzla azaldýðýnda. para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr. nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. Parasal büyümedeki deðiþikliðin. ! . Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir.Daha önce ifade edildiði gibi. . Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur.

özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. Friedman'a göre. kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. . . Yani. Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar. gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar.açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. Gecikme bazen daha uzun. Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa. ilk olarak. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. . özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. faiz oranlarýný . Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. . bazen daha kýsa olabilir. Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi. farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. faiz oranlarýný artýrarak. bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. Bu ortalama bir süredir.

Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça. bu ise faiz oranlarýný yükseltir.düþürmek þeklinde ortaya çýkar. para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir. ekonomide kredi talepleri artar.239 . . Tersine.

para talebi istikrarlý olduðu için . Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. Sorular 1. Deðiþim aracýdýr b. Deðer saklama aracýdýr c. Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. Ayrýca parasal kural. Parasal Kural. Çünkü gözlemler. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. Ancak. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. Hesap birimidir . Friedman'a göre.Friedman'a göre . Bütçe olanaklarý . Farklý servet türlerinin getirisi . fiilen iþlemez hale getirilmemelidir. Zevk ve tercihler etkiler. konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. para aþaðýdakilerden hangisidir? a. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir. eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda. para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için.

MV=Py e. MP=Vy . Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a.d. Diðer mallar gibi bir maldýr e. y'=PT c. MV=PT b. Bir tül peçedir 2. Y=VM d.240 .

241 . 9-12 ay . Ýskonto politikasý c. Açýk piyasa iþlemleri b. Friedman'a göre. e. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr. d. b. 6-9 ay e. 4. Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. c. 4-6 ay d. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. 1-2 ay b. Esnekliði birdir.3. Esnekliði birden büyüktür. Kambiyo kontrolu 5. Esnekliði sonsuzdur. Zorunlu karþýlýklar politikasý d. Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. 2-4 ay c. Esnekliði sýfýrdýr.

.242 . Bursa. 1993. MPM Yayýn No: 424. Oðuz. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1992 . Ýstanbul. Ýzzettin. Finansal Yapý ve Politikalar. Sevdil ve ALTUÐ. Ýlker. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Ankara. Nazým ve SOMEL. TÜREL. 1995. Ankara. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Banka ve Finansal Piyasalar. Metin. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. YILDIRIM. SPK Yayýn No: 17. Ezgi KitabeviYayýnlarý.Kaynakça ÇIKRIKÇI. ÖNDER. 1990. Ankara. PARASIZ. Oktar. 1996. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Mustafa. Cem. Para. EKÝNCÝ. TOPRAK.

faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr... Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir. . Bu amaçla. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir.243 . harcamalarý belirleyen faktörler. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði. klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir..

Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz. kurulu kapasitesini. dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. Bu nedenle. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý. Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. bazý konularda. Yine önemle belirtilmelidir ki. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr. Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. üretim faktörlerinin. Say Yasasýna baðlý olarak. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. Keynesgilsistemde. Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir. Klasik Sistemde olduðu gibi. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr. yani fabrikalarýný. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. insanlarýn. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. iþgücü . Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Baþka bir deyiþle. Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. Bu durum. Çünkü nominal ücretler. Bu nedenle. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. Bu ekonomi. Keynesgil anlayýþ.

Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr. . iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir. nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr. Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa. Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir. Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr. acaba tam istihdam saðlanamaz mý? .arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil.244 ? . Bu nedenle Keynes'in sisteminde.

Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes. Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir. Buna göre Y = C + S dir. ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur. (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir. Otonom tüketim harcamasý. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Yani. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr. 0 < c < 1 dir. Çünkü Keynes'e göre. Burada. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. tasarruflarý göstermektedir. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir. C : Tüketim harcamalarýný. Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir.cY . Ücretlerin düþmesi demek. Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr.Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. Co : Otonom tüketim harcamalarýný. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr. Tüketim fonksiyonu. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. ücretlertoplam talebin bir unsu . Y. Keynes. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir. en azýndan ekmek yemek zorundayýz.(Co + cY) (4) Y.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. (2) Burada S. gelir düzeyinden baðýmsýz olan. Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir. Bu ise. Marjinal tüketim eðilmi. karnýmýzý doyurmak için.Co .

245 . ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar.Co S = -Co + (1 . . (5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda.cY) .c) Y olur.S = (Y .

. belli bir faiz geliri elde etmek için. Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. Ancak. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre. Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. Faiz haddinin yükselmesi.c = s ve 1 = c + s dir. faiz haddi çok yüksek olduðunda. Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr. mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. Çünkü 1 . Çünkü. Bunu þöyle örneklendirebiliriz. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. ! ? . Keynes'in sisteminde. . Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda. nominal ücretlerde düþme olmasa bile. Bunlar. kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar. Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir.c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler. marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir. . Ancak Keynes'e göre bu etki. faiz haddi. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr. talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. . Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için. gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. Keynes. Ancak.(5) no'lu ifadede yer alan 1 . Acaba Keynes'e göre. Bu nedenlerle Keynes.

Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: . Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir.246 . talep yetersizliðini ifade etmektedir. Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir.Gelir 100 TL arttýðýnda. Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte. eðer marjinal tüketim eðilimi 0.8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir.

Pi. . Sermayenin marjinal etkinliði. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir. Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür.Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði". Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur.. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði. Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir. bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir. yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr. Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar.

Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.247 .

Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr. 100 + 100r = 150 100r = 150 . Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir.5 dir. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir. Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar. Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar.8 ise yatýrým yapýlmaz. Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim. 1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0. Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir. Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik . Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir.. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir.5 dir. 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz.100 50 r = = 0.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir. Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr. ! 100 (1 + r) = 150 dir. . 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0. Eðer piyasa faiz oraný. Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre. göstermektedir. i = 0. Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir.

Bu açýdan bakýldýðýnda. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr.248 . piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir.yer almamaktadýr. yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. I = f(i) dir. hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý. . Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde. . Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I). belirsizlik . Yani.

i0 . Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr. Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr. iI . Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði. Sim gelerle gösterirsek. diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir. iI . depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr. Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15. i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür.A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte.I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür.i0 > I1 . I1 . giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr.1. 0 Þekil 15.I0 I0 eI = < 1 dir.1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir. Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý.

Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý . Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir.249 . Yatýrým fonksiyonu I = I0 .ai dýr.i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir. Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr.

yol gibi yatýrýmlardýr. . Buraya kadar yapýlan açýklamalar. C + I = C + S I = S dir.1 aracýlýðý ile gösterirsek. Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu. baraj. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir. tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu. Yani Y= C + I dýr. yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir. Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu.I0) dýr. Þekil 15. Buna göre.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için. Çünkü.i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 .I1) kadar artýrýr. Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 . Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar.I1) > (I1 . Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr. Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir. yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0). Buna göre. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y). Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar. devletin yaptýðý okul. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir.

mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken.Klasik analizde faiz oraný. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir.250 . para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir. para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir. Keynes'e göre para arzý. Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir. . Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi.

gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler. Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma). Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. Geleceðin belirsizliði. bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. Eðer. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr. aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. Mt= Ma + Mb . dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar. Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz.? Keynes'e göre para talebi.

Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse. Y Mt (a) (b) .251 .2. Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi. Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15.

N = Tahvilin nominal deðerini gösterir. Baþka bir deyiþle. C = Tahvilin piyasa deðerini. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N . ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur. t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar.2. tahvillerin yakýn bir ikamesidir. i = Piyasa faiz oranýný. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr.? Þekil 15. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = . spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. Buna göre. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr. spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni. Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için. Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr. N iBurada.2. Þekil15. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr.b. Yani ekonomik birimler. faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para.a.

252 .= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir. .

di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15. Yani C < N olur. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur. elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur.3. Simgelerle ifade edilirse. Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler. tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir.3'te gösterilmiþtir. Yani C > N olur. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi.Eðer. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir. .3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. Bu anlatýlanlara göre. i i1 Þekil: 15. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. %8 olursa 50 TL olur. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa. Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr.

bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý. faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. i0 faiz oraný. spekülasyon güdüsü ile para talebi. Þekilde görüldü253 . . Likidite tuzaðý durumu. Keynesgil analizde. Ms = 0 olmaktadýr.Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir.

i1 Md (Y. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15.! ! ðü gibi. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir. Para arzý ile . Keynesgil yaklaþým. Þekil 15. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur. faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir. spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle.i) 0 i0 M Þekil 15. Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi. düþey eksene paralel. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar.4'de para arzý eðrisi. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir. likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda.4. Toplam para talebini gösterir.

4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir. A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir. Piyasa faiz oranýnýn Þekil15. Bunagöre i1faiz oranýd e. Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark. A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke. Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir. iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir.254 . .

! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. Özet Keynes. Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. Bu faiz oranlarýný yükseltir. Bunedenle de. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa. Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. harcamaya dönüþmeyen. bireyler tahvil satýnalmak yerine.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. . faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. piyasa faiz oraný yükselir. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. para arzý eðrisi saða kayar. para arzý eðrisi sola kayar. Para arzý artýþýna baðlý olarak. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. piyasa faiz oraný düþer. Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ. Çünkü atýl r. Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr. Ancak Keynesgil sistemde. -Para arzý azalýrsa. Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür. Yani ekonomide depresyon söz konusudur.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . Sorular 1.

Teknolojik iþsizlik c. Gizli iþsizlik .bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a.255 . Gayri iradi iþsizlik e. Yapýsal iþsizlik b. Arýzi iþsizlik d.

Mb = f(Y) 5. dir? a. Oðuz. Cem. Bursa. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. MPM Yayýn No: 424. Ýzzettin. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise. 300 TL d. Mustafa. ÖNDER. Mt = Ma + Mb d. Mb = f(i) e. Metin. sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL.2. 1997 . . Nazým ve SOMEL.256 . Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. Türkiye'de Kamu Maliyesi. 400 TL c. 100 TL 4. Zevk ve tercihler e. 3 katýdýr d. Ma = f(i) b. 2 katýdýr e. 5 katýdýr b. 1996. TÜREL. SPK Yayýn No: 17. Tüketicilerin yaþý 3. 4 katýdýr c. Aþaðýdakilerden hangisi. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. Ankara. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. Sevdil ve ALTUÐ. Ýstanbul. YILDIRIM. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Ankara. 800 TL b. Oktar. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a. Nominal gelir düzeyi b. TOPRAK. Ezgi KitabeviYayýnlarý. EKÝNCÝ. Para. 1995. PARASIZ. Banka ve Finansal Piyasalar. Ankara. 1990. Ma = f(Y) c. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Finansal Yapý ve Politikalar. Faiz haddindeki deðiþmeler d. 200 TL e. Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL.5 ise. Ýlker. 1993.

aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr.. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar. Bu üniteye çalýþýrken. fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir. En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir. Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz.. Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. Bu ünite boyunca. . Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz.257 .ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede. Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz... Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz.

Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. Tersi bir durumda ise. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ . Bu nedenle IS-LM analizi. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. iktisat politikasý kararlarýný alanlar. Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. bu þirketin yapacaðý . para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr. Keynesgil analizde. Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile. Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar.GÝRÝÞ II. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir.

Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. . Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr. Bu þirket. fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr.planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir. elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir. Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir.258 . fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine.

i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý. planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr. Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir.1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir.Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 .

.259 .i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16. IS Eðrisinin Elde Ediliþi.1.

Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye. Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. yolaçmak-tadýr. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr. Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir.Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken. .1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna . döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. Þekil 16. net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir.

Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir.Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr. Eðrinin negatif eðimi. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için . IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir.260 . Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. IS eðrisi.

faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. Bu durumda I= S olacaktýr. Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda. tüketime gitmemiþ. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr. Ekonomi. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir. Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise. örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi. IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr.

! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir. Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr. 2. gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir. Þekil 16. Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr. Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz.261 . . LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için.

þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1. faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr.2. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. LM Eðrisinin Elde Ediliþi. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16.2 ve 3 noktalarý. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr. Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir. Para piyasasýnda denge. Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr. (b) bölümünde yer alan 1.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16.

Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir.ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi. Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr. LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir. Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir.262 . Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir. para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada. . ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr.

Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi. L= M eþitliði . Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. Þekil 16. A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde. 3. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir. Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým.LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik. bu amaçla çizilmiþtir.3. Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr.

bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn.263 .saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr. toplam talepten fazladýr. tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken. Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz.3'deki B noktasýnda olduðu gibi. Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or . Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder. Halkýn elinde. Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer.

toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. Bir diðer deyiþle IS eðrisi. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur.! ! taya çýkmaktadýr. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr. Þeklin (a) bölümüne göre Yad . Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz. Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur. IS eðr e hareketi gerektirir. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile.4'ü kullanabiliriz. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler. Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk. Buna göre ekonomi.

Faiz oraný i1 olduðu zaman. Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü).ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir.264 . Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ. . toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir. üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr. Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým. Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr.

Faiz oraný sabitken.4. IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.265 . Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ. Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16. IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri . otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur.Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz.

.

Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur. Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir. Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz.mizden biliyoruz. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . faiz oraný sabitken. Buna göre vergilerdeki deðiþme. faiz oraný sabitken. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur.

IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz. .266 ? .toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar. Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr.

merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz.5. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir. Yukarýdaki durumun aksine. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. Bir baþka deyiþle. Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Buna göre. belirli bir gelir düzeyinde. (M) Þekil: 16. Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer. Bu tür bir denge durumunda. merkez bankasý açýk piyasada satýþ . para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir.

267 . Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr.

gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. Bunun aksine. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir.Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. Þimdi böyle bir durumda. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým. Bu da belirli bir fiyat.6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 . tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. ? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir.

Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi . DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir. Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi.6.i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16. Þekil 16.268 .

para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir.7. para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim.. Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým. Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ. Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. Para Politikasý Deðiþimi. Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur. Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim. Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr. . hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir. Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine . yani üretimin yükselmesineyol açar. Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16.

.çevirecektir. Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz. Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar. para arzý azaldýðý zaman ise azalýr. Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr. Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr.269 .

Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16. Faiz oranlarýnýn yükselmesi . vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir. ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma. Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken.8.8. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur. Þekil 16. Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur. Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým.

üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif.270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . Sonuç olarak. vergilerle negatif yönde iliþkilidir. gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. . Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak.

Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde. örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir. Þekil 16. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir. kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr.? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli. Eðer fa z oraný. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý . yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. Söz konusuözel durumda. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. para arzý mý yükseltilmeli. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir.

9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir. para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir. Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun.271 . Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. ? . LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým. Þekil 16. Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr. Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir.gerekir(2 noktasý). Ýþte Þekil 16. Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir.

9. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez . IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir. Böylece.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr. ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük. Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr. . faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr. Þekil 16. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý.. geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar.9'un (b) bölümü. Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr.

Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir. Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .272 .bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir.

UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ . Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir. bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr.! ! masý gerekir. Yukarýdaki açýklamalara göre. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. Yapýlan bu açýklamalara göre. Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir. Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz. paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz.

Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz. Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. Doð al üretim düzeyi. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. yatýrým harcamalarý. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr.u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk. Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr. canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið .

273 ? . fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin . fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. Þ ekil 16.i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr. Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir.10. Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için.

Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým. Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi.? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir. Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi. ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir. reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir. Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Uzun Dönemde IS-LM Model. Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir.10. Reel para ar- . Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir.

Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir.274 . ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr.zýndaki azalmanýn yaratacað etki. Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr. Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr. Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr. Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar. .

10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler. LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. Buna göre. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye. böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar. Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. tam dýþlama durumudur. Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir. LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum. daha önce ele aldýðýmýz. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir. uzun dönemde ortaya çýkar.

275 .olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir. .

0 < OE < 1 e. Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. OE = .Sorular 1. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e. LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. Diðer þartlar sabitken. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. OE = 1 c. d. Diðer þartlar sabitken.276 . OE = 0 b. 2. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b. 3. kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d. Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir. Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d. Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. OE > 1 . IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 4.

Eskiþehir 1992. Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa1994. Para Teorisi. Ýlker. Ezgi Yayýnevi.277 . PARASIZ. Eksik istihdam düzeyi e. PÝRÝMOÐLU. Para. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a. Para Politikasý. Baki. A.5. Bursa. Ezgi Yayýnevi. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL. PARASIZ. Nominal üretimi düzeyi b. Ankara 1993. . Ýlker. l994. Ahmet. Doðal üretim düzeyi d. Para Politikasý. Reel üretim düzeyi c.

ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.278 . . Bu üniteyi çalýþýrken. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu ünitede.. ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz... ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir.

Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman. Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir). Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum. solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir. Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor. Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim.KURALA GÖRE . Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler. Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim. Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. Bu nedenle kamu otoritelerine. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir. ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum. ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. . E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. ." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý .

yataydýr. . Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler.279 .

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý . Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda. Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. . firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr. . Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler. . Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. . . Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. . . Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir. Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar. . Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. . Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. . Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman. firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir..

artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim.289 . sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr. . fakat büyük deðiþkenliklerin. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr. Büyük parasalþoklar. Yeni Keynesgillere göre. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr. Nominal deðiþkenlerdeki seyrek. fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr.

Kuþkulu olan nokta. Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir. Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir. Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. yeni menüler bastýrýr. Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur. Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük. hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir. menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. Yeni Keynesgil görüþe göre.

Teori. s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme. ayný zamanda envanter davranýþýnýn . standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur.290 . fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr. üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler. Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez. ? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S. Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar.firmaya olan faydasýný aþacaktýr. Bu teori.

. para talebi vb. Bu durumda optimaldavranýþ. Birincisi. yatýrým. optimizasyon peþinde koþan birimler. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. Açýkçasý. Ýkincisi (S. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. Ýkincisi. Eðer tüketici. geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým. araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda.. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. envanter te i (S. Bir tüketicinin. bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. Tersine. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. Birincisi. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr. Fiyatlarýn korunmasý durumunda. s) tipi akýl yürütme. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. (S. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan. iþlem maliyeti. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. . sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. Üçüncüsü. Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr. marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. S ve s parametreleri. s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. (S. için farklý mirko temeller saðlamaktadýr. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir.

Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. s) yaklaþýmýyla. ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar. Eðer ekonomi sürekli olarak üst S. s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken. Bütün . Parasal þoklar iki yönlüdür.291 . (S. Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler.Öte yandan (S. Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr. küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr.

AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. . Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr. reel ankeslerle. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr.. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. (S. Þöyleki. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. Bu süreç. ? Yeni Keynesgillere göre. Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür. Reel ankesler yeteri kadar yükselince. s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. O halde yansýzlýk. düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir. fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr.

sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük .göre daha az düþer. Þöyle ki. toplam talep ve sosyal refah yükselecektir. firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim. Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir. üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan. Ancak monopolcü yapýlanma. reel ankesler. kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr. Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler.292 . Böylece. Ayný þekilde sosyal refah geriler. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için.

fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir. . aralýklý fiyat saptamalar. Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým.? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. Firmalar kârlarýný maksimize ederler. Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: . . yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür. Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir. Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez. Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. daha fazla olacaktýr. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. ayný þeyi saðlayabilir. Ancak bu firmalar fiyatlarýný .

Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler. Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta . o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri.çok fazla artýrmayacaktýr. fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir. Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez.293 . keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir). Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr. Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir. Çünkü hiçbir firma.

Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar. ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr. Koordinasyon sorunu. Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. bir firma fiyatýný . ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17.1 de gösterilmiþtir. Para arzýnda bir düþüþ olsun. diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. Tablo. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr. Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. reel para ankesleridüþük kalacak. Resesyonlarda üretim düþüktür. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. Bu durumda. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr.

5 milyar lira kâr elde eder. 1. Firma. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1. 2. 2. Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir. yine resesyon meydana gelecektir. 2. 15 milyar lirakâr 2. Firma. .düþürürse.294 elde eder. 5 milyar lira kâr elde eder. elde eder. 30 milyar lira kâr elde eder. elde eder. Firma. Firma. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1. Firma. 15 milyar lirakâr 2. Firma. 15 milyar lirakâr 1. Firma. 50 milyar lirakâr 1. elde eder. 15 milyar lira kâr elde eder. . Firma.

Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse. Ýþte bu maliyet. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. her ikisi de fiyatýný düþürecektir. Herþey bir yana. Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. Bu durumda. birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa. her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý . Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý. . fiyatlar yapýþkandýr. sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr.

Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde.hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr. Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca . Ball.295 .

Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. Etkin ücretler. Piyasada bir çok firma vardýr. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . O halde ücretler mutlaka rijit deðildir. Daha genel bir þekilde. Etkin ücret. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece.ðý anlamýna gelmektedir. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. Bunun sonucu olarak. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. emek gücünün kalitesi. gönüllü iþsizlik sözkonusudur. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. Ayrýca enflasyon. Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. Etkin ücret teorileri. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. iþgücü istihdamýný artýrma. bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. ücretler düþmeyebilir. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir.

Herhangi bir firma içinoptimal ücret. faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak. Sonuç olarak bu teoriler. bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna. ücreti. Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez. Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr. Böylebir ortamda hiçbir firma. tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr. etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir. . Öte yandan. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir.296 . Bu karþýlýklý baðýmlýlýk.küçük olabilir.

Daha genel olarak söylemek gerekirse. klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. Ýþte hysteresis. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek.Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr. toplam talebin. Son yýllarda bazý iktisatçýlar. ? Resesyon. Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. Bu iktisatçýlar. Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir. Her iki durumda da resesyon. Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. Uzun dönemde ekonomi. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde. eksik istihdam düzeyine geridöner. istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse. doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis". Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr. Kendi kendimize. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir).

yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr. Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr. Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir.(outsider) olur.297 . Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan . Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim.

geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. Öte yandan. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. Toplam talebin teþviki. enflasyon oranýný yükseltecektir. Bununla birlikte konu çok önemlidir. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ . Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Bunun nedeni. Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. resesyonun. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir.masýna neden olacaktýr. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr. Tersine. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr. Çünkü hysteresis. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. ? Hysteresis görüþü. ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir.

Ancak bu teori Edward PRESCOTT. Charles PLOSSER vb.? . iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir. Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr. ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar. Finn KYDLAND.298 . Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr. . Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar. iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr.

? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. Öðrenciler. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Reel konjonktür teorisi. Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. gidecektir. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir. Teknolojik deðiþme. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. maça vb. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin. baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret .

Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým. . ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar. Reel faiz oraný ne kadar düþükse. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu. emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir. Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman.299 . Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. Þimdi daha çok. diðer koþullar aynýyken.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr. gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. emek arzý o kadar az olacaktýr. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr.

uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Sorular 1. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir. Klasik 2. onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). yeni klasiklerden farklý olarak. Reel konjonktür teorisyenleri ise. Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. Oligopolcü c. Ayrýca.300 . Keynesgil b. bunun saðlanamamasý durumunda. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. Friedmancý monetaristler.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. NeoKeynesgil c. reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. Monopsoncu . Ilýmlý monetarist e. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar. Yeni klasikler. gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Monopolcü b. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. Monopolcü rekabet d. Neo Keynesgiller. Ancak. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. Klasik monetarist d. Tam rekabet e. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a.

.

Uyarlanmýþ bekleyiþler b. M. Monopsoncu 5. Makro Ekonomi: Teori Politika. Yapýþkan fiyatlar b. Addison-Wesley. Monopolcü b. Bursa. Ezgi. New York. Çakmak Ahmet). Küçük liste maliyeti c. Oligopolcü c. 1992. 1996. Macroeconomics. Ýlker. MANKIW. Ezgi. Monopolcü rekabet d. 1996. Worth. Ýlker. Macroeconomics. Rasyonel bekleyiþler c. Seven Shools of Macroeconomics Thought.. PURVIS D. Bilim Teknik. Gregory. Küçük liste maliyeti d. s" envanter teorisi d. 1996. M. Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. Küsuratlý fiyatlar e. Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. . Bursa. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. Para Politikasý. PARASIZ. Edmund. LIPSEY R. Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. "S. STEINER P. 1996.301 . PARKIN. Tam rekabet e. Oxford. 1990. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Ezgi. Ýlker. "S. Clandron Press. Ekonomi 2 (Çev. M. PEHLPS. New York.. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. Bursa. COURANT. Michael. s" envanter teorisi e. 1991. PARASIZ.3..

merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir.ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. Bu ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .. para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Üniteyi çalýþýrken..302 .

fiyat istikrarý. Bunun yanýnda. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. asýl üzerinde durulan. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr. enflasyon oranýný verir. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla. tam istihdamýn ölçülmesinde. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. Para deðerinin istikrarýndan. emek faktörünün tam istihdamýdýr. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle. tam istihdama ula yýlabilir. Özellikle paradan kaçýþ olgusu. Tam istihdam. Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. Bu orandaki fiyat artýþý. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir.PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. Bunlar tam istihdam. ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. yapýsal. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi . konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. Ancak. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. tam istihdam sayýlmaktadýr. O halde bu ülkeler.

Bu saðlanmadýðýnda. Stagflasyon. kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez.303 . FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M. ! . Yani. durgunluk içinde enflasyondur.için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir. iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir.

dengeyi saðlamak için esnek . Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi . Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. II. Ancak uzun dönemde. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur. Büyüme amacý. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur.Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr.Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir. II. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. O halde para politikasýnýn amacý. Bu saðlanmadýðýnda. Daha önceki dönemlerde büyüme. Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur. Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu.

yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir. Aslýnda ideal olan. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr. Bu seçenekler ancak her . Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda.304 .nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr.döviz kuru sistemi önerilmektedir. Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir. Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr. yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. Dolayýsýyla. her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr. Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý.

Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa. istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir. Örneð in. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta. Tersine. sadece kýsa dönem için geçerlidir. Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir.

hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. Ancak. teçhizat. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir. Hýzlý Ekonomik Büyüme. petrol gibi bir yeraltý . Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il. Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr.kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir.

Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .305 .ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr.

1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir. C de. Çünkü. Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir. B de ise istihdamdaki artýþla birlikte.1.Enflasyon Þekil: 18. enflasyonla. Þekil 18. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir.1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi). Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr. Örneðin fiyat istikrarý. Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir. ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir. . reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir. Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18.

nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren. Tersine. bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir. eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa. Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. Fiyat istikrarý. Örneðin.306 . ancak bunu para otoriteleri ve . Ancak bu bir inanýþ sorunudur.ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa. Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr. Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir.

ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD .onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr. Þekil: 18. M Þekil 18. Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým.2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir. Uygun bir aralýkta. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. (E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim. Þekilde optimum denge. daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir. Þekil 18. maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa). Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim. Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse.2. optimuma ulaþýlmaktadýr.

.Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý.307 . diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir. Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir. Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir.

Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve . Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa.Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Ayrýca toriteleri. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr. Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir.

Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir. Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý. birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir. Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer . Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC.bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr.308 ? .

Reel döviz kurunu. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. Senyoraj geliri. O halde bir nominal devalüasyon. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. Nominal devalüasyon. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü. Bununla birlikte. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. reel ödemeler bilançosu açýðýný. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. Bununla birlikte. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir.

Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar. merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir. Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir. ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. .Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz. finansal aracýlarý güç du . Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni.309 .

bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. fiyat istikrarý. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir. Tersine. en baðýmsýz olanlardan birdir. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. Genel olarak merkez bankalarý. kültürel ve kiþisel faktörler belirler. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi.rumda býrakmaktadýr. Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman. merkez bankasý yasasý. Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. kiþilikler. .

. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi . Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi.310 . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa. . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. enflasyon o kadar deðiþken. ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr. cari politikaeylemleriyle. enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr.Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir.

Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Birinci olarak. Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr. . Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci. Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr. 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. geleneklerle doldurulmaktadýr. Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde.daha az yapýsal birçok faktöre. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir. Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir. Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. Bu boþluk enformel uygulamalarla. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . .

Bu sýnýrlamalar hacim. Bu durum. faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir. Merkez bankasý yasasýnda. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir. merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. vade. Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi.. Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý .311 . .

Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. Para Kurulu. Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. Bu amaçlardan. para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir. fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para. ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr. dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir.kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. fiyat istikrarý. Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz. ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. ekonomik büyüme. . Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. . . . tam istihdam. tam istihdam ile fiyat istikrarý. Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda. Buna göre. Bu konuda bir sýnýr yoktur. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. . kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . . Ancak günümüzde. Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. Para Kurulu sistemi. ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. ayný yönde iliþki de kurulabilir. ülkedeki faiz ve enflasyon oraný.

Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi . Kalkýnma. Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a. Tam istihdam. Ödemeler Bilançosu Dengesi.Ödemeler Bilançosu d.Fiyat Ýstikrarý e.Fiyat Ýstikrarý b.312 .Sorular 1.Fiyat Ýstikrarý c. Ekonomik Büyüme.

"Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. 1995. Para politikasýný belirler e. Yerli paranýn deðerini korur b. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa. Ýki aþamalý c. Credibility and Independence. Cambridge. Ezgi. Üç aþamalý d. MIT Press. Bursa. Parlementoya d. Ýlker. Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex. Sabit kur sistemini uygular d. Sayý0 1. Enflasyon geliri b. PARASIZ. Senyoraj geliri d. OKTAR Suat. 1994. kime karþý olmalýdýr? a. Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c. Arbitraj geliri e. Yürütme organýna e. Dünya Bankasýna c. Central Bank Strategy.Ü.313 . Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. Theory and Evidence.. bir stratejidir? a. Tek aþamalý b. Banka ve Finansal Piyasalar. . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý.2. 1994. Para. UIAUM. Yargý organýna 5. Para basma geliri c. Ýstihdam güdülü 3. Süperenflasyon geliri 4. M. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a. M. Finansal istikrarý güdülü e. IMF 'ye b.

Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede.. Üniteyi çalýþýrken. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.314 . çeþitli göstergelerin. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr. enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp. Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. .

Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir.GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. Bu formülde Ms para arzýný. bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile. . Para politikasý göstergesi. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. Bu olmadýðýnda. yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri. . . hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. . Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. Göstergeler: . Bu nedenlerle. (Ms = mH). amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. H parasal tabaný . Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz. . Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. para arzýný verir. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr.

Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz.315 . açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur. Sürekli rezervler. ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler. ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur. Bu rezervler. Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. . ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz. Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir.göstermektedir. Çünkü aylak olarak tutulan rezervler.

Bu eðrilerle. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini. fonksiyonun fonksiyonu olarak. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle. aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir.Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz. Ancak toplam parasal taban (rezerv para). L(Y3) ile gösterilmiþtir. Baþka bir deyiþle. merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. Para arzý. ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir. Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu.1. L(Y2).A). Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler. . ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. aylakya da aþýrý rezerv t bilirler. biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir. para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir. yani LM eðrisini düþünelim. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak. Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü. para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir.A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1). ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir. faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr. Þekil 1. Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir. Þekil 1.

1.M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19. Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi. 0 Ms .316 .

Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi. para arzý. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. Daha önce de belirttiðimiz gibi. IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. Burada en büyük sorun. toplam rezervler. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. parasal taban. Bu durum Þekil 19.2. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir. para arzý ve faiz oranýdýr. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . para otoritelerine.

LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir. Þekil 19.L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19.1 de gösterilmiþtir.A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir. Açýk piyasa alýmlarý .2. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi. Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2. Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir. 2.B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir.317 .

para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir.3. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir.3.B). Þekil 13. IS eðrisi sabitken.A ve 19. Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý. Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir. Ýkinci gösterge adayý olan para arzý. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y . Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým. M0 dan M'ne artmýþtýr. Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir. Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir. Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19. Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir.3.3. (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19.

paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir. Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19.Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor). Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan.3. . IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr. para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler. Bu otonom artýþ sonucu. toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler. çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr.B). r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir.318 . Öte yandan. Þimdi bu sonucu.

r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19.4. Para Talebinde Artýþýn Etkileri. para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini . Ms eðrisiyle gösterilmiþtir.4. kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler. Þekil:19. bu oraný gösterge olarak seçenler.4 de para arzý.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak. Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19.

B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne). daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek.(LM1) belirleyecektir. para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz. Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak. Tersine. faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak. LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4. LM1 eðrisi. farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr.319 . Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre.

parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. Tersine. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. Eðer faiz oraný. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. Bu koþullar altýnda. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý. serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir. eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. Þöyle ki. Bunun yanýnda. eðer faiz oraný düþerse. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar.

yüksek enflasyon oranýdýr. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný.320 . Bunun temel nedeni. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir. Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr.ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ. Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda. Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr. politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket . Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir. Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr. daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir.

William Poole. Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir. Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. Ýkinci olarak. para arzý. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Gösterge sorununu tartýþýrken. faiz oranlarý. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. Politikayý belirleyenler.? miþtir. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir. Þimdi IS .

Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 . yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Para arzý fonksiyonu veriyken. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým. Yine bir resesyon durumundan hareket edelim. W. Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. bu sola kayma daha fazla olacak. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir. yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir.

Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. faiz oraný yükselecektir. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. . Böylece. Önerilen göz kararý politika. tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe. Ayný akýl yürütme. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. Bu durumda. Bu soruya W. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi.na. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir. para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr.

Tablo 19. Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir. o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa. . Tablo 19.W.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa. o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir.4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir. Poole göz kararý olarak %4-4. iþsizlik %4-4. Örneðin. eksik istihdamýn %3.1'e baktýðýmýzda. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir.322 .5-3.9 aralýðýnda olduðunu varsayalým.

8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre.0 . Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.3 2 .4.5 . Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 .3.4.7 6 . Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa .9 6.5 . Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.1.86 .5 .9 4.Tablo: 19.4 4.4 3 .4 5. para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir. Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý. Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý .5. Þimdi bunlarý inceleyelim.0 .5 4 . para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir.6 5 .5.0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 . eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa.3.4 3.9 5.

baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr.323 . çoðu kez negatifolabilmektedir. Kýsa dönemde. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar. Ýktisatçý için. faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir. faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr. Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? . nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir.

Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir. Bu nedenle. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr. para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. Enflasyonda. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr. . gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. Duruma göre yürütülen para politikalarý. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. Ancak ne olursa olsun.

Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu. toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr. toplam harcamalarýn dýþ . para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. Bu istikrarsýzlýk. Eðer bu varsayým kabul edilirse. Monetarist görüþ. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi.324 . tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr. temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým.

öncelikle. Bu göstergeler. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. tüketim. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr.sal bileþenlerine baðlýdýr. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. parasal taban. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. C + I + G eðrisinin kaymasý. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. para arzý. bazý göstergelere bakmak gerekir. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. Çünkü monetaristleregöre para politikasý. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. yukarýda vurguladýðýmýz gibi. Monetarist iktisatçýlar. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar. Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir. Sorular 1. Ancak baþlýca suçlu. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr.

Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir. b. d.a. -325 . Giriþilen politikadan etkilenmemelidir. c. Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr. e. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir.

Parasal taban b. M2 ve H'a göre e. CHICK. Money and Banking John Wiley. hangi gösterge anlamýný yitirir? a. Ýstihdam 5. Tüketim b. N ew York. The Theory and Monetary Policy. GrayMills. Parasal taban b. Ýlker. GRAW-HÝLL. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. Para arzý d. Para Politikasý. .326 . Faiz oraný c. Bursa 1996. London 1979. Modern Money andBanking. Mc. New York. John. Yatýrýmlar d. Bütçe açýðý e. Enflasyonist ortamda. PARASIZ M. Para arzý d. Viktoria. 1993. Roger Leroy and VAN HOOSE David. M ve M(r) ye göre c. M1 e ve M3 e göre b. Faiz oraný c. Ýstihdam 4.2. 2. 1977. Devlet harcamalarý c. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. Ezgi. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a. M0 ve H'a göre d. M0 ve M1 e göre 3. Baský. RANLETT. Bütçe açýðý e. Ýthalat Kaynakça MILLER. Ýhracat e.

ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede. bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir. Bu üniteyi çalýþýrken. Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.327 ... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz... . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. IS-LM analizini çok iyi bilmeniz. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

ölçülebilirlik. Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. Madem ki politika uygulamalarýna. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz. ara amaç olarak alýnýr. Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr. bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir. M2. Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. Ölçülebilirlik . ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür.GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim. Bunlar. edenle. Merkez bankalarý M1. Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr.

Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr. Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir. Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez. ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? .kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir. Para stoku ve faiz oranlarý.328 . Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir.

Bunun için de politika belirleyicileri. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr. eðer ara amaç deðiþkeni.. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn. Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla. genel olarak para politikasý hedefi denir. Para politikasý hedefi. istihdamý. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. Aksi takdirde. Ýçsel deðiþkenler. . çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý. Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. Öncelikle. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. fiyat düzeyini. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. herþey boþuna olacaktýr.

Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun. O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý. Eðer para otoriteleri kuramsal olarak. Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi. Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. .329 . Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým. Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. Para otoritelerinin faiz oranlarýný.zorunludur. faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. . Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi. . hedef faiz oraný . belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir.

büyüme. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. Etkin bir para politikasý. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. Bu durumda denge faiz oraný. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr. deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. tam istihdam. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. Bu ara amaç adaylarý. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. Politika. Bu durumda para otoriteleri. Bu nedenle politikayý belirleyenler. nihaiamaç deðiþkeni yerine. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. fiyat istikrarý. harcama kararlarýný etkilemelidir. çoðunlukla para politikasý . dolaylý ve zaman alýcý olabilir. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr.

Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir.göstergeadaylarýyla aynýdýr. amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda. yani devlet. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi. Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. faiz oraný. serbest rezervler. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr. Bunlar. para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir.330 . Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez. Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir). Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini. para arzý. Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý. Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir.

Öte yandan. istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. Ýkincisi. ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. O halde. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir. ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný.varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. Sonuçolarak. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) . Ara Amaç Olarak Faiz Oraný . Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr. Nominal faiz oraný.

o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir. Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn.1. Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20. .ortaya koyacaðýný belirleyelim.A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir. Bu durumkuþkusuz. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr. A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim. Ancak arzedilen reel ankes miktarý.331 . Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr. Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým.1. Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak). Þekil 20. Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým.

Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr. .(A) (B) r r Þekil: 20. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . B LM2 Ara Amacý. 1. Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir. . r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A . Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P . . . m0d (y0) .

y0 reel gelir düzeyinde r* olsun. merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse.1. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir. Tersine. Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný. Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir.B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir. Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn.1. Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr.2 de gösterilmiþtir. Þekil 20.m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr. Þekil 20. Þekil 20. Bu nedenle.1 . Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr. Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým.332 .B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir.

1 ve Þekil 20. Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa.2 de gösterdik. Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr.2. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir. Ancak Þekil 20. halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20. Þekil 20. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi. 0 r r * C A B LM1 LM0 . Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr.

yy2 IS .LM2 y1 y * . Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý. ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik . . Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý. 3.333 . . Þekil: 20. .

IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir. Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý. Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. otonom yatýrýma. . toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir. . nakit mevduat oraný bekleyiþlere. Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. birkaç faktöre baðlýdýr. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler. Þekil 20. ? r LM0 . Özellikle.olarak dengelemesidir. . nakit mevduat oraný vb. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. zevklere. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. Özetlersek. Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir.4. Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým.

Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý. Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne . 4.. Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20.334 . 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*). . IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr.

Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. Þekil 20. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr. Eðer hal böyleyse. nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur. .4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir. faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. Daha teknik bir sorun. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa.den olmaktadýr. Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr.

Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20.5. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz.335 . nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler. Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý.Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir. . Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý.5. Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi. para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý. Þekil 20.b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur.

para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir. LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr. . Parasal Ara Amaç. Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir. M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B . .6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa.5. belli bir para stokunu da hedef alsa. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný . . y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. . Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r .? Merkez Bankasý.

6. . Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi.da gözetecektir. LM (M*) r IS r0 Þekil: 20. IS -LM Dengesi. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir.336 . y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir.

7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. . Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý. Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr. y* LM(M*) . Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. . . O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. Þekil 20. .r r 0 r * . eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse. Þöyle ki. para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr. E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. . r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . Bu durumda reel gelir. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir. . LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. 7.

8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse. Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir. r2 y Gerçekten de Þekil 20. Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? .337 . para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr.Þekil: 20. LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç. 8.

r . farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir. Bu durum Þekil 20. Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr. deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr.9. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr. ele alalým. Ancak bunda da sorun. Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür. Bunlardan bi cisi. Þekil 20. Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. Bu konuda doðal çözüm.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir.! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir. Divisia para ölçümünde.9.

338 . E A B C.. . . r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P . A B C .9. . M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý. (B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20. .

bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb. yaygýn grevler v. . Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim. toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu.b. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr. Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. savaþlar. Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. Bunun anlamý. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. . merkez bankalarýný. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. .Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi. Dolayýsýyla. merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. ? Hangi durumda faiz oraný. kuraklýk.

339 . bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse.

Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20. 4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep. Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi. Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20. Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr. Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr. o zaman Þekil 20.11. P 8 Þekil: 20. .zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir.10.10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür. 5 Nominal Gelir Ara Amacý.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir.

Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir.12.3 O y 200 400 1000 1. Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn.200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20.340 . nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir. . Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr.

P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- . Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20.12. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr. Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak. Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1. Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir.Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz.

341 O P y 3 5 200 400 1000 1. nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým. Bu durumda Þekil 20.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20. Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý. . Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi . Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr.13. Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir. savaþ. kuraklýk.rýndaki artýþ. açlýk vb.13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr.

O halde nominal gelirin hedeflenmesi. Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir. nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr.? AD (M0) olarak tutarsa. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. . Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir. olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 . Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20.y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir. burada hemen iþaret edelim ki. Tersine. Bununla birlikte. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr.13 te görülmektedir. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr.

Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr. faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür. Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde.342 . O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr. Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Ýkinci olarak. toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an . Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak. merkez bankasýnýn para.Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr.

nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr. Öte yandan nominal faiz oraný . Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr. Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk. Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil.lamasý gerekir. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir.

Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir. cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir. eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa. Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir. Tersine. Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr.343 ? . enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir. Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr.

Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? . genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. Mal fiyatlarý altýn. mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. gümüþ. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler.çok karmaþýktýr. altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. altýn standardýna benzemektedir. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr. bakýr vb. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir.

Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný.344 . Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir.Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir. Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar. Bu görüþteki iktisatçýlar. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler. Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi. Birincisi banka kredilerini. para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir. .

net varlýklar. B. Ancak B.C.Buna karþýlýk bazý ekonomistler. 1990 yýlýnda rezerv para %40. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T. . Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr.Merkez Bankasý. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden. T. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar. parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr.Bernanke. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi. Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr. para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir. Merkez Bankasý. toplam iç yükümlülükler.1. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir. emisyon %68.C.1 oranýnda.2 oranýnda artmýþtýr. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr.

Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir. Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku. Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr. .345 . keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur.

Baðýmlý deðiþken b. b. e. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. Ýçsel deðiþken e. reel ankes talebinden etkilenmesidir. Kavranabilirlik c. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir. d.Sorular 1. aþaðýdakilerden hangisidir? a. c. e. Aþaðýdakilerden hangisi. Dayanýklýlýk 3. Ulaþýlabilirlik e. Döviz kurundan etkilenmesidir. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Kolayca izlenebilir b. Reel gelirin. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. d. Denenebilirlik d. Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. . Taþýnabilirlik b. Ara maç deðiþken d. Dýþsal deðiþken 2. Tek bir faiz oraný vardýr e. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. Baðýmsiz deðiþken c.346 . Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. c. Kolayca sabit tutulabilir d. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir. b. 5. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a.

1977. 3. H ILL. PARASIZ M. . baský Mc Graw. New York.John Wýley. 1993.347 .Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. MISKHKIN Frederic. RANLEET John . New York. 1989. Modern Money andBanking. The Economics of Money Banking and Financial Markets. Ýlker. Boston. Para Politikasý. Ezgi. 1996. Bursa. Scott Foresmen.Money and Banking.

Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini.ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley ... konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Bu üniteye iþlerken. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede.348 . . Radcliffe raporunun içeriðini. Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr.. Bu üniteyi iþlediðinizde. kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu..

kredi koþullarý okulu çerçevesinde. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. Kuramsal çatý. Dolayýsýyla bu görüþ. hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok. para otoritelerinin. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. Böylece parasal kontrol süreci. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. para arzý. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý. merkez bankasý ve ticari bankalardý. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul. geliri. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. iþletmelerin. özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. toplam harcamalarý. iþletmelerin. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir.GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. Bu görüþ ayrýca. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. likidite okulu. parasal kontrolde.

Dünya Savaþý boyunca ve II. Dünya Savaþýndan sonra. A.349 . hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli. Bu nedenle A.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi.'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti. Hazinesi. Bu doktrinin formüle edildiði. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu.B. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri. II. önemli bir eksikliktir. faiz oranlarýndaki yükseliþin.B.D. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca . Yani Federal Rezerv. öncelikle firma. e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti.D.

çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler. Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam. dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. Federal Rezerv.H. Bu nedenle Federal Rezerv. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. . bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý. parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. finansal kesimin. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. J.ðýndan korkuyordu.

350 . mevcut tahvillerin deðerini düþürür. halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr. yüksek faiz oranlarýndan çok. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir. Bu görüþ. Dolayýsýyla. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü. Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. Son olarak kredi varlýðý doktirini. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. kuramsal katýlýktan çok. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. Þimdi bunlarý inceleyelim.

Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. Bu dönemde finansal kurumlar. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. Durum böyle olunca. faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. Bunun anlamý þudur. Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. devlet tahvillerinin riskinin. Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. Bunun nedeni. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir. özel tahvilleri azaltabilir. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým. yatýrýmý iki yoldan azaltýr. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur. özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak. Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak. Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Yani ekonomik birim. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece). Birincisi.! ! ? duðundan. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir.

böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? . tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile. böyle davranmaya devam edeceklerdir. Hatta. Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda. Þöyle ki. Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine.351 .ortaya çýkar. irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr. iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr. ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr. Bu etki.

bu gecikme dönemi için. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde. fon talebi fon arzýný aþar. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. Böylece yatýrýmlar ve gelir artar. bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. ödünç vermekten çekinecektir. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. Dolayýsýyla. birgecikme söz konusudur.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar. devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. Tersine. Bu koþullardan. Ayrýca bankalar. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr. Ancak arada. halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. bu durumda tahvil fiyatlarý . Bir resesyon döneminde ise. Bu nedenle. Çünkü. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. eðer faiz oranlarý yükseliyorsa.

bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. kredi koþullarý yaklaþýmý. Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir. ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr. Bu görüþü özetlersek. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna. Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. . parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr.352 . Bu nedenle bu doktrine göre. Para politikasý ve borç yönetimi. para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr. Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir.

ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. Bunun yanýnda.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. Para otoriteleri. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. . Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Para politikasý. Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur. faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr. Radcliffe Raporuyla. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. Rapor. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr. para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. Likidite. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. Harcamalar. Böylece rapor. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna.

? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu. Bu durumda.353 . para olarak düþünülebilir. normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler. hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir. zaman zaman kullanýlan aktifler. Paranýn tanýmlanamamasý savý. hiperenflasyonda para olmaktan . parasal kümeye. Eðer para tanýmlanamazsa.

gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. para elde aylak olarak tutulmaz. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. paranýn dolaþým hýzý tanýmý. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. herhangibirþey olabilir. Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. bir aktif ne kadar likitse. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. dolaþým hýzýný belirler. Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi.? ? ! çýkabilir. paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. Durum böyle olunca. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. parayý o kadar ikame edebilir. banka . bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir. sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. Ancak dolaþým hýzýný. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . Örneðin eðer özel sektör. Burada tek sorun. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler. Diðer aktifler de. Bu durumda. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa. bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. elde para tutanlarýn. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi.

paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. Y) kadar.D0 = . Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Y ünelim. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir. milli gelirin (Y1 . Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr.kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. Para Cp + D1Cp + D0 + . Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek. mevduatlarýn da (D1 . yeni banka kredileriyle finanse edildiðini. paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Bunu bir örnekle açýklayalým. Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn. halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir.354 . Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa. Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda. paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir. D) kadar arttýð Y0 + .Y0 = . Y V0 = iken V1 = = CpCpCp . dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + .

daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. Bu iktisatçýlar. harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. Harcamalar (PT). Dolaþým hýzý. Ancak. Radcliffe raporu. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. yani dolaþým hýzý artacaktýr. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. parayý tanýmlamak . dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. olacaðýndan V1 > V0 olacak. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. (V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. Belli bir finansal atmosfer içinde.

Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin. Bankalar. banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler. anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden. dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr.istemezler. Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr. geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim.355 . Raporda bankalarýn. Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. Çünkü böylece para miktarý. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr. anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster .

Þekilde. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. Kredi talebinin esnek olmamasý. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim. Bu nedenle kredi. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. bu dur e negatif etkisi olacaktýr.1. tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr. öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr. Bunun. Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur. Faiz oranlarýndaki deðiþme. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir. ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr. Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir. ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler.dik. Öte yandan özel kredi talebi. Bunu Þekil 21.1. Böylece kredi arzý arzusu. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. rezerv aktifler (R). Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. yardýmýyla açýklayabiliriz.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun. S'L rL Þekil: 21. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun.

? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý.356 . talep eðrisi nasýl olmalýydý? .

her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. Kredi piyasasý dengedeyken. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. Bazen ihtiyacýçok olana da. Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. Ýþte bu nedenle fonlar. Hangi nedenle olursa olsun. malýtalep edenlere. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. Geleneksel Keynesgil analiz. Eski faiz oraný rL0 da. yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde. Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. arzýyeterli olmayan bir malýn. mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. az olana da ayný miktar mal verilir.Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. Tayýnlama. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. yanlýþ olacaktýr. ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. bolluðu veya kýtlýðýdýr. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. Böylece fon alýmlarý . Kred alebi fonksiyonu. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir.

kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2). her zaman krediyi daraltýr. Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur.üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. Cari rL faiz oranýnda ta .357 . ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi. Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý. Bunun ne kadar büyük olacaðý. Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir. fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr. Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir. Bu noktada önemli olan.

Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý. r L S D1 D2 Þekil: 21.3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.2) veya arzda bir azalma (Þekil 21. daha esnek olan Þekil 21. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan .3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür. o kadar adaha büyük olacaktýr.2'deki D1' ve Þekil 21.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21.2. kredi talebi ne kadar az esnekse. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21.3.

Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir. L1 ve L2.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür. . L0 L2 > L0 L1 dir.2 deki D1 ' veya Þekil 21. Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn.3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3. daha az esnek olan Þekil 21.358 . D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr.2 deki D2 ' veya Þekil 21. O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür.D 1 Kredi Tayýnlamasý. Yani esnek olan Þekil 21. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. her iki þekilde de.

para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir. S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. r L S1 S 2 r D . Uygulamada. .Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21.4. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. L Faiz Oraný Tavaný. ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. . Çünkü bu yapýlmadýðýnda. bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. . talep fazlasý karþýlanamaz. rL oranýnýn.4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. Þekil: 21. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir. O halde Radcliffe argümaný. gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir. Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný. Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir. . bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir.

Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir. .bir dengenin fiyat yönüdür. Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr.359 . Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr. Buna göre. Ancak bu durumda sadece. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir. Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr.

Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr. halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile. Çünkü. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir. Bu durum. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. BDMA. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar. . . bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. Eðer halkýn portföy tercihleri. BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr. Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken.! ! . Bu durum týpký. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. etkilenmediði görülecektir. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. Böylece bankalar. Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. Çünkü BDMA'lar. Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. . bankalardaki pasif hesaplardan. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. Radcliffe'in deyimiyle. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil.

o andaki harcama dýþýnda. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin. Paraya dönüþebilen tüm aktifler. para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir. Dolayýsýyla harcayýcýlarýn. . gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur. likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa.360 . toplam talebin artýþýna neden olabilir. para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir. Eðer bu kuram geçerli olursa. halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir. Keynesgil dille söylemek gerekirse.Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk.

bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince. Bireyler. Finansal aracýlar. faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. para politikasýnýn önemi azalacaktýr. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur.SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr. r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21. pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi. ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. faiz oranlarýný düþürmesidir. elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR. Çünkü halk.? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. Bunun sonucu. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. pay senetlerini satýn alýrlar. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). tahvil. Finansal aracýlar da. Ne var ki bir çok tasarruf sahibi.5. .

Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý. para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr. Tahvil fiyatlarý. tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir. bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar.5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz. para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta. Bu demektir ki.361 . . Þekil 21. Öte yandan para talebi azalmakta.

ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz. Aslýnda vadesiz mevduatlar. Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr. Ancak. Þöyle ki. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle. sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. Uygulamada. bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite.362 . Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. Dolayýsýyla. Burada ilginç olan durum þudur.

.

Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için. Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir. þimdi daha likit duruma geçecektir. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým.kullandýklarýndan. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md . r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21. finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir .6 yardýmýyla açýklayalým. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun.M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. Finansal aracýlar. Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi.6. izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým.

mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu. Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde . Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr).6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr. r'' ne yükselecektir. para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle.363 . Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir. hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk. Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir.

Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler. yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr.bir politika izleyebilir. Bu kez tasarruf sahipleri. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr. Finansal aracýlarýn. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir. Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. Böylece hükümet. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda. Bankalar hem faiz oranlarýný. hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. Dolayýsýyla bir sýký . kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile. Kuþkusuz bu tür bir politika. Dýþsal olarak da.

bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir.364 . ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir. .para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya. Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok.

d. c. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir.Sorular 1. Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. e. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a. . Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir. Faiz oranlarý düþerken. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. 2. 4. e. c. c. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. c. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. Keynesgil analiz yetersizdir. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. Kilitleme etkisi nedir? a. ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr.365 . Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. d. Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. b. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. e. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr. b. b. Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur. Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. d. 3. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. d. gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. e. Bekleyiþ etkisi nedir? a. b.

.

Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. Introduction To Money and Banking. DAVID E. Gray-Mills Publishing Ltd. 1976. EARL DOW Sheila C.. 1974. Principles of Money. b. Monetary Policy in the U. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. 1987. RITTER Lawrence S. Basic Books. MAYER Thomas. Makroekonomi. The Quantity of Money. . Oxford. Para Politikasý. Haþet. Banking and Financial Markets. New York. Theory of Monetary Policy.A. 1968. d. Bursa. Moneyand Banking. 1977. Para talebini artýrýcý etki yaparlar. Herper and Row. Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a. 1977. BOND Roland. Martin Robertson. New York. Martin Robertson. Bursa.366 . 1973. Random House. THORN R. Oxford. c. O'BANNON Helen. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. Harper and Ro w. Kaynakça CHICK Victoria.S. New York. PARASIZ Ýlker. 1989. SILBER William. Uludað Üniversitesi. VINSER H. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. 1982. e. London.. Money Matters. SHEARER A. PETER E.5. New York. PARASIZ Ýlker.

Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte. Bu ünitede.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist .. monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak.. .367 .. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr. iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir.

Kuþkusuz bu iktisatçýlar. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. aþaðýda incelenen konularda. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. 1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. Ancak bu iktisatçýlar. Friedman ve E. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. parasal güçlerin. Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M. Bu modele göre. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. tüm piyasalar. M. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda. Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin.

Monetaristler. . .368 . Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný. Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý . ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar. Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr. fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým.

racaktýr. Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. halký. Konuyu basite indirgemek için bu durumun. tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. Böylece bir kez daha. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir. Bu durumda tek farklý þey. Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. . tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. Ancak bunun tek nedeni. Bunun için hükümet. Bunun sonucu olarak. Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. Er ya da geç her iki grup. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr). Çünkü gerek firmalar.

Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. ? . ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir. Halk. er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr. baþlangýç düzeyine geri dönecektir. Bir baþka deyiþle.369 . fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim. Eðer böyle yapýlmazsa. böylece talebin düþtüðünü varsayalým. halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir. Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. Böylece üretim ve istihdam.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir.

Ayrýca Eklektik Keynesgiller. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. halksistematik ve süre ar yapmaz. Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr. Bu görüþe göre. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. Wallace. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. ? Keynesgil iktisatçýlar. Milli gelir. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. bu görüþü çürütmektedir. Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. Rekabetçi modelde. Keynesgil Görüþün Temelleri . Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. . Sargent. Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. . Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir. tesadüfi hatalar yapsa bile. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar.. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. Lucas. firmalar için veri deðildir. Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist). Bu teoriye göre halk. iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr.

talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr. Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur. emek piyasasý için de geçerlidir.370 . firmalarýn fiyatlarýnda deðil. Ancak ücretler. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn. Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr.Bu durum. iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim. Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala .

David Ricordo. Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr. daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. konjoktür boyunca. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü . eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir. O halde Keynesgil sistem. Buna karþýlýk. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr.nýyorsa. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. 16. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. Ýþten ç duðundan. Monetaristler. yüzyýla. büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. Daha sonra John Locke. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. David Hume. yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. . Bundan dolayý GSMH dahil. Oysa monetarist e. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý. John Stuart Mill. Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr.

"sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur. dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça. . Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda. Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý. Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta.371 . paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr.

GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. Para miktarý yatay eksende. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr. Yani GSMH/M dir.. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. Dolayýsýyla tam istihdamýn. Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir. Eðer hal- . üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir. Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. Bir baþka deyiþle halk. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir. Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. artan harcamalar. fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. Þekil 22. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir. reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar.1. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar. . milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. Orijindengeçen doðru. Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. Bu iliþki kuþkusuz. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr.

yine denge Ye de oluþacaktýr.kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir.372 . Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir. . Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak.

Burada 4.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim.2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. bu paranýn dolaþým hýzýdýr. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa. istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman. Tüm artan para arzý. 2.. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda. Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur. 1/4 olan k nýn tersidir. . Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. merkez bankasý . halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. O halde. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. denge geliri 500 den 600 e yükselir. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. Þimdi bunu Þekil 22. Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. açýklýða kavuþmuþ oldu. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. Yani. Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir. Md . Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. talep edilen para miktarý. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir.

O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir. Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun.para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak. . arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir. nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir.373 . Eðer merkez bankasý. bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir. para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa. Eðer para arzý artýrýlýrsa.

Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Bu durumda. halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. Þimdi bunu Þekil 22. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr.? Böylece monetarist dünyada. Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! .3 yardýmýyla açýklayalým. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr. paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir. Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. . Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr.

Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken. Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir.374 . Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur.3 de yatay eksende para.pay senedi. Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. pek çok þey sonucu etkileyebilir. Keynesgil dünyada. Temel Keynesgil görüþü özetlersek. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir. . tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. Ýliþki böyle dolaylý olunca. Ýþte bu nedenle Þekil 22. Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir. düþey eksende faiz yer almaktadýr. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman. eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa.

3. Ayrýca. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda. para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. Bunlardan birincisine göre. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Çünkü Keynesgillere göre.r Þekil: 22. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da. Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. Özellikle Alvin Hansen. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý. Bu itiraz para politikasýnýn. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý . sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. vurgulanmaya deðer görünmektedir. Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. Aþýrý parasal kýsýtlama.M s Faiz oranýnýn. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr. bugün pek iþitilmese de. ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir. Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. Md1 0 M1 M2 Md .

bir diðer itirazý da.375 . baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde. Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir. faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler. ? . bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir. Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz. Parasal geniþlemeye gidildiðinde de.

Hatta Eklektik Keynesgillerin. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. Keynesgil Görüþ . bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir. Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler. Monetarist iktisatçýlar. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir. faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. .? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz. Monetarist Görüþ . Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir.

Öyle ki. muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. Çünkü. bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr.olarak görmezler. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? . Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir.376 . eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa. doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir. bir hayli karmaþýktýr. Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre.

Geniþletici para politikasý demek. Ancak bu.. Keynesgillere göre de. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir. Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir. Dolayýsýyla enflasyonda. Sýrasý . Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. Keynesgiller dikkatlerini. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. . baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. izlenen geniþletici para politikasýdýr. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. Ýþte cevabý: Friedman'a göre. Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. Fakat enflasyon. Bu ara dönem. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. daha düþük faiz oranlarý demektir. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse. ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. Tersine. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr.

Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir. Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler. Onlara göreenflasyon farký.377 . monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim. reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir. . Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr. Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur.

Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin. Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda. Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 . Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz. gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler. Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal .M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22.4. para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar. gerek Keynesgil iktisatçýlar. (A) 00 M1 M2 Md.4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md . FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin .KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA.

faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini. para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu. . Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller.etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar.378 . Monetaristler.

faiz oraný r2 ye düþecektir. para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. Ýkinci iliþki. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. Neo Keynesgil görüþe göre ise. Monetarist görüþe göre DI büyüktür. . . daraltýcý bir politikasý. Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. Bu sýrada faiz oraný. Tersine. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. DI küçüktür. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. Monetaristler. . Bu durum faiz oranlarýný düþürür. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. Dolayýsýyla para politikasý etkindir. . merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir.Þekil 22. yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir.4. Monetaristlerin. Firmalar ve bireyler. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer. Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir. Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr.A ve 4. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak. Firmalar ve bireyler. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr. aþýrý para arzý yaratýr. Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. Birinci iliþki para talebidir. Eðer monateristler haklýysa. . Geniþletici bir para politikasý.

yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan. Bunun sonucu Þekil 22. Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr. Bu ise . Oysa Keynesgiller. kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. Özetlersek. önce geliri artýrýr. önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr.5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler. Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur. Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir. Bu.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler.379 .

5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. Bu ise .toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e). Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir. Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 . Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle.5. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr. Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur. Faiz oranýndaki yükselme. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun. yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur.M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn . Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md. Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar.

bu nedenle DI küçüktür. . Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? . Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir. dolayýsýyla DI büyüktür. Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur.M5 . Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme. Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir.Etkinliði. Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr. Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md . Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere.380 ? . Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir. bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr. Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük.

Çok az etki yapar III. Sabittir b. Bire eþittir e. III d. Sabittir 3. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I. IV e. IV c. Etkisi güçlüdür IV. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. Ýstikrarlýdýr c. Bire eþittir d. Ýstikrarsýzdýr e. Önemli deðildir . Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir. Sýfýra yakýndýr d.381 .Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. Deðiþkendir b. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. III. Sorular 1. Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr. I b. IV 2. para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr. Hiçbir etkisi yoktur II. Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte. Ýstikrarlýdýr c. III.

Bilim Teknik. Macroeconomics..382 . ÇAKMAK Ahmet. Büyüktür b. Ezgi. Büyüktür b.STEINER Peter. COURANT Paul. Ezgi. Çeviren. Yoktur c. Ýlker. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. 1996. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a.RICHARD. Bursa. RITTER Lavrence and SILBERT W. 1977. New York. Para Politikasý. The Principles of money and a Banking and Financial Markets. Basic Boo. Harcourt Brace Jovanovic. Ýlker. Yoktur c.4. 1990. DOUGLAS Purvis. Önemsizdir e. Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. PARASIZ M. GLAHE Fred. New York. . Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. PARASIZ M. 1977. Küçüktür d. 1996. Bursa. Önemlidir e. Bazen vardýr bazen yoktur 5. Ýktisat 2. Küçüktür d.

Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr. Üniteyi çalýþýyrken... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr.ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu ünitede.. ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir. ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde. para arzýndaki deðiþikliðin.383 . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.

MØÆ r. daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir. John Taylor bu konuda yaptýðý . Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr. Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir. diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir. Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek. Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur.) neden olmaktadýr. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. döviz kuru.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. Faiz Oraný Kanalý . Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný.

kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr. Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr.384 . Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? . giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý. dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir. konut yatýrýmlarýnda.bir çalýþmada.

Bunun sonucu olarak net ihracat düþmekte (NXØ ). Bu çerçevede paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýný þöyle gösterebiliriz. . Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD. (Bu durum E.Æ E. Japonya ve Avrupa Birliði arasýnda geçerli olmasý.Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. Buna karþýlýk monetaristler para politikasýnýn ekonomiyi etkilenmesinde hem göreli aktif fiyatlarýný hem de reel serveti göz önüne almaktadýr. Bu kanal ayrýca faiz oranlarý etkisini de içermektedir. Monetaristler çoðu kez kendilerini belli bir aktarma mekanizmasýna baðlamada gönülsüzdavranmaktadýr. TL nin ya da ülke parasýnýn deðerlenmesi yurt içimallarýn yabancý mallara göre daha pahalý hale gelmesine neden olmaktadýr. Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir. MØÆ r. Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? . olarak gösterilmektedir). Çünkü mon ler farklý konjoktür dönemlerinde bumekanizmanýn deðiþeceðini kabul etmektedir. Yani TL nýn deðerlenmesine neden olmaktadýr. ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. Tobin'in q Teorisi . Bu durum TL olarak mev duatlarýn deðerinin diðer paralarla tutulan mevduatlarýn deðerini aþmasýna neden olmaktadýr.. Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. Bunlar Tobin'in yatýrýmýn q teorisi ve tüketim üzerindeki servet etkisidir. dolayýsýyla toplam çýktý gerilemektedir.

Bu durumda þirketler pay senedi çýkarýr ve satýn aldýklarý fabrika ve techizat maliyetlerine göre daha yüksek fiyat elde edilir. Eðer q yüksekse firmanýn piyasa deðeri sermayeninyenilenme maliyetine göre ektir ve yeni fabrika ve sermaye techizatý firmanýn piyasa deðerine göre ucuzdur.385 . Tobin q yü piyasa deðeri olarak tanýmlamaktadýr. Böylece firmalar küçük bir pay senedi çýkarmayla bir . ekonomiyi pay senetlerinin deðerlendirilmesi üzerindeki etkileri aracýlýðýyla etkilenmektedir.Tobin'in q teorisi.

. Modigliani'nin geliþtirdiði yaþam boyu gelir modelinde tüketim harcamalarý. tüketicinin yaþam boyunca eline geçecek kaynaklarý tarafýndan (benzeri sermaye. Çünkü kýsýtlayýcý para politikalarýna baðlý olarak faiz oranlarýnýn yükselmesi pay senetlerine göre tahvilleri daha cazip hale getirecektir. Halkýn daha az harcama yapacaðý bir yer sermaye piyasasýdýr. halkýn elinde istediðinden daha az para olacaktýr. firmanýn piyasa deðeri sermaye maliyetine göre daha düþük olduðundan. Öte yandan. Monetarist ve Keynesgilgörüþleri birleþtirdiðimizde þöyle bir sonuç ortaya çýkm nedi fiyatlarýnýn düþmesi (PeØ ) daha düþük bir q ye (qØ ) neden olacak veböylece yatýrým harcam ) neden olarak para politikasýnýn aþaðýdaki gibi bir aktarým mekanizmasýna neden olacaktýr. Daha önce deðinirken Keynesgil bir hikaye benzer bir sonuca ulaþmaktadýr. Ancak para politikasýpay senedi fiyatlarýnýnasýl etkileyecektir? Monetarist çerçevede konuya yaklaþtýðýmýzda þunu söyleyebiliriz. Böylece pay senetlerine olan talep azalacaðý için fiyatlarý düþecektir. Bununsonucu olarak p ay senetlerinin fiyatý düþecektir. reel sermaye ve finansal servet tarafýndan oluþturulan) belirlenir. Tobin q süyle yatýrým harcamasý arasýnda bir bað vardýr. Para arzý düþtüðü zaman. Bu kanal Franco Modigliani tarafýndan ve onun MITPennSSRC ya da kýsaca (MPS) modelinde ortaya konulmuþtur. q düþükse. .çok yeni yatýrým malý satýn aldýklarýndan dolayý yatýrým harcamasý yükselecektir. firmalar yeni yatýrým malý satýn almayacaktýr. MØÆ PeØ Æ qØÆ IØ Æ YØ Pay senedi fiyatlarýndaki deðiþimlerinin yatýrýmlar ve milli gelir üze? rindeki etkisi nedir? Modigliani'in Servet Etkisi Pay senetleri aracýlýðýyla meydana gelen bir alternatif parasal aktarým kanalý tüketim üzerinde meydana gelen servet etkisi aracýlýðýyla meydana gelmektedir. Böylece yatýrým harcamasý düþük kalacaktýr. Bu tartýþmanýn özü þudur. Böylece halk harcamalarýný azaltarak elinde daha fazla para tutmaya çalýþacaktýr. Eðer q düþükken firmalar sermaye malý gereksinimlerini karþýlamak için ya diðer bir firmayý daha ucuza satýn alacak ya da eski sermaye malýný satýn alacaktýr.

Böylece tüketim azalýr. döviz kurlarý ve pay senedifiyatlarýnýn ötesine geçtiðini vurgulamaktadýr. . Meltzer 1980 li ve 1990 lý yýllarda Japon ekonomisindeki geliþmeleri göz önüne alarak para ekonomisinin ekonomi üzerinde arazi ve mülkiyet deðerleri aracýðýyla önemlibir etkisinin olacaðýnýda ort ktadýr. finansal servetin deðeri düþer. MØÆ PeØ Æ Servet ØÆ TüketimØ Æ YØ Meltzer'in Yaklaþýmý Meltzer aktif fiyatlarý etkisinin faiz oranlarý.386 . paranýn bir diðer aktarým mekanizmasý ortaya çýkar. Böylece tüketicinin yaþam boyu kaynaklarý azalýr. Pay senetleri düþtüðü zaman. Parasal bir daralmanýn arazi ve mülkiyet deðerlerinde bir düþüþe neden olacaðýný böylece hanehalkýnýn servetinin azalacaðýný bunun sonucu olarak da tüketimde ve toplam çýktýda bir düþüþün olacaðýný ortaya koymaktadýr.Finansal servetin en büyük bileþeni pay senetleridir. Kýsýtlayýcý para politikasý paysenedi fiyatlarýnda bir düþmeye (PeØ ) neden olduðundan.

asimetrik enformasyon sorununu yaþayan küçük firmalarýn oluþturduðu alýcýlarla çok yakýndan iliþkilidir. Böylece parasal bir daralma arazi ve asýl mülkiyet deðerlerinin düþmesine ve onlarýn piyasa deðerinin yenilenme maliyetinin altýna düþmesine neden olacaktýr. Kredi kanalý yaklaþýmýný savunanlar para politikas