P. 1
Para Banka

Para Banka

|Views: 200|Likes:
Yayınlayan: Emre Kaya

More info:

Published by: Emre Kaya on Dec 13, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as TXT, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/13/2011

pdf

text

original

Sections

  • FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER
  • TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI
  • TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER
  • PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER
  • MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ
  • PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ
  • IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER
  • DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER
  • EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI
  • BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ

T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .

Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi . Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü.

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley . PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY .Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite.SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.

Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .

ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý. Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr. tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr. doðal gaz. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. banka ile baðlantý kurma.Yukarýda da deðindiðimiz gibi. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr. Dikkat edilirse satýn alma. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. . Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr. Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. Öte yandan birçok banka. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Günümüzde birçok kurum. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir.

kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr. Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? . Kaðýda dayalý ödemelerde. bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn. ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur. EFT sistemi. Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz.8 .

elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir. bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr.? ? ? pabileceðini göstermektedir. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr. Daha önce deðindiðimiz gibi. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. Bir aktifi para yapan unsur. Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr. Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý . kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir.

Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler. para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr.olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar. Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar. mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler.9 . Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev . Buna göre teorik yaklaþým.

Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn". Açýktýr ki.duata dönüþtürülebilmektedir. birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur. Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü. örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. Bu nedenle. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr. Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir. konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir. Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr. Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir. bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1".

Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir. Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T. . dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T. Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar. Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur. aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir.C.C.C.lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik. T.10 .

Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir.0 (12) M3 (10+11) 1299500.Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit.5 (13) M3Y (7+12) 2498249.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071.0 (6) M2 (4+5) 1216320. M2 para arzý .0 (10) M3A (6+9) 1256524. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.5 T. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir.1'den izlenebilir. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir.C. TABLO 1.12. T. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50.0 (8) M2Y (6+7) 2415069.C.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166. Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T.C.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken.0 (4) M1 (1+2+3) 376287.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr.

Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T. M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý . Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1.11 . Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir.C.tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr.1'de verilmektedir.

1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr.00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1. kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr.50 0.25 0.1.75 0. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da. .% Deðiþim Oraný 1. Ýkinci olarak.25 1. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý.1'den izlenebilir. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir.50 1. Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1.00 0. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü. finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet.

finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur. Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý. tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað .12 . Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir.

üç tür bütçe durumu söz konusuol . yollar. Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. Hanehalklarý. Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. vergi ve harçlardan elde edilmekte. Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri. konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. her bir ekonomik birim. hanehalklarý. her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. Hanehalklarý . ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. . Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: . barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr. Aksine finansal sistem. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. Finans dýþý iþletmeler . bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir. harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte.

r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu). açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý).13 . Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir. bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr. Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr. Zira tanýmýmýz gereði. Likitide açý .

Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. Burada sözü edilen borç senedini. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk. Ýlk olarak. Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER . Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr.sýndan düþünüldüðünde. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz. TASARRUF. Bu tanýmlamadan yola çýkarak. YATIRIM. bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim.

fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr. Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .14 ? .

kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler. Ancak iþletmeler. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr. Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken.Yabancýlar Þekil 1.Devlet.nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr. Finansal Akýmlar. iþletmeler ve devlettir. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr. DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL. bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler. Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri.2.HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler .2 . Þirket tasarruf sahiplerine ör- . FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar .2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir.

Bir ekonomide tasarruf yapanlarla. kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir. Bunu daha iyi kavrayabilmek için .neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir.15 . Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr.

Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. Bu açýklamalara göre. Bu iþlem sonucunda hem siz. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr. Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. Finansal piyasalar. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr. hem soba imalatçýsý. Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr. Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir.

rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim. Söz konusu araç. borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta .16 . Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr. Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir.

Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr. Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr. Ortaklýk araçlarý. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar .? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. Kýsa. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr. on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler. Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir.

yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr. Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr. future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr.17 . Broker. Döviz piyasalarý. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý. menkul kýymetle . Yani. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. Çünkü. tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir. Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr.

ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. Ýlk olarak. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. Ýkinci olarak. Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. Öte yandandealer. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir. Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr. Bunlardan birincisi. Bu durumda bir þirk et. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir.

uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr. Para pi . Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr. Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý.18 . tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr.ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden.

Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler. tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur. Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir. geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler.2. . Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. Sözü edilen finansal aracýlar.'den hatýrlanacaðý gibi. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr.2. Sonuçta. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr. kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz. Fon akýmýndaki bu ikinci yol. Þekil 1. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir. Þekil 1. þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr. Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . .

Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz. elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur. Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek.Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir.19 . Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz. Ýþlem maliyetleri. verdiðiniz borcu ne zaman .

Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir. Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr. Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet . Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim. Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr.tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr. Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. .

Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý. Finansal aracýlar. Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr.önemli ölçüde düþ ürülebilir. hesap birimi olma ve deð . dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir. Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr.

20 . Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý.er biriktirme aracý olma. Ancak paranýn geçirdið i ev . özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur.

rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a. Para stok. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2. gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. gelir marjinal deðiþkendir c. Hisse senedi d. Vadesiz mevduat c. çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. Ortak bir deðer birimi olmasý c. Mevduat sertifikasý . Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde. fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr. Para akýmý. Para stok. Tahvil b. Sorular 1. gelir akým deðiþkendir e. Ýktisadi açýdan önemine karþýn.21 . Finansal piyasalar. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. gelir stok deðiþkendir b. Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. elinde fon bulunduranlarla. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr. gelir marjinal deðiþkendir d. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. Varlýða dayalý menkul kiymet e. Para akým.

Banka ve Finansal Piyasalar. Fon açýðý olan ekonomik birimler d. PÝRÝMOÐLU. Aralýk 1995. Yatýrýmcýlar 5. Ýlker. Para Teorisi. Ýstanbul 1992.4..22 . Para..C. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a. Ankara 1987. ÞIKLAR. Aylýk Ýstatistik Bülteni. 2 yýl vadeli mevduat hesabý d. Eskiþehir 1991. 9 ay vadeli hazine bonosu e. Merkez Bankasý. Devlet e. Eskiþehir 1988 . Sadun. Menteþ Kitabevi. Basým. Ezgi Kitabevi. Bursa 1994. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Savaþ Yayýnevi. Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. Mükerrem.. Ýlyas. . PARASIZ. 8. HÝÇ. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN.. Para Teorisi ve Politikasý. T. A. Finansal aracýlar b. 5 yýl vadeli devlet tahvili c.. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b. Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý.. Baki. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c.

Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr.. 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz. Bu baðlamda. Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz . hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir.

.23 .olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz. Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir. Borç veren açýsýndan faiz oraný. ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken.

i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif. Likidite tercihi yaklaþýmý.çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. . Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif.24 . ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz. faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz. talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir.

. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri. genellikle. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir. Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr. Bu durumu görebilmek için Þekil 2.5'ini elinde bulundurmaktadýr.'deki gibi kalýrsa. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek. bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir. Þekil 2.1. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn.1.? Para miktarý (milyon TL) 25 12. Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr.1. ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler.. Emekli memur olan AhmetBey.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.'deki örneði inceleyelim. gelirinelde edilme sýklýðý. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir.

aylýk gelir yaklaþýk 8. Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4.1. Buna göre gelir arttýkça. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? .34 milyon lira olurdu. Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr.Þekil 2. Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek.'i kullanarak inceleyebiliriz. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2. Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý. elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4.17'si kadar olacaktý.25 .1.

çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. ? Elde para tutmanýn.Þekil 2. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken. ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da. toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. Bu nedenle.1. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir. Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için.. faiz oranlarý düþükse. Ancak bunlarýn tümü. faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. Para talebi ile faiz oraný . kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak.

belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler. Faiz oraný ne kadar yüksek olursa.26 . Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk. ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr. yaygýn olmasýna karþýn. Tersine. tek yaklaþým deðildir. Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür. söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa.

yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný .. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir. Öte yandan Þekil 2. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler. ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir.faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný.Keynes. para talebi fonksiyonunu göstermektedir. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar.2. ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler.1936 yýlýnda J. daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse. Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç. Öte yandan. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi .M. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir. Þekil 2.. para talebi . gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek. Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr.2.

düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için. Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? . daha fazla para talepedilecektir.27 .

merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz.Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn. halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i.3. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i. Faiz oraný ! Ms Þekil 2.2. Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz.Y )1 d Þekil 2.'de görülmektedir. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi.3. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M .

bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir.Para arzý fonksiyonunu.28 . para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile. .

bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir. para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr.Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2. Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz. Bu nedenle.4. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar.'te verilmektedir.Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2. Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür. finansal aktiflerin fiyatýný . Faiz oraný io M M = f(i. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler. Bu da. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda. para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir. Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir.4. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için). Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu.

Faiz oranýndaki artýþ.düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. diðerþartlar sabitken. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir.29 .

deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz.ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný. Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme. faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir. ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur. Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. Faiz oraný yükseldikçe.Y ) L = f(i. Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr.'te grafik olarak gösterilmektedir. Faiz oraný ss L = f(i. GelirY1 düzeyin de sabit iken.Y ) 11 22 Y2 > Y 1 . Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir. Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya .5. Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda. arz edilen fon miktarý.

5.io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2.30 . Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .

6. Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý .Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: . devletin tasarruflarý .6 . para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini. Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir. Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2. Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý . Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak. bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr. faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir. Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2.'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr. hane halklarýnýn tasarruflarý .

. talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla.31 .6.'da. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa. her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir.Öte yandan Þekil 2.

Faiz oraný Ls Þekil 2. devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse. hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri . finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar. denge faiz oranýdýr.'de biraraya getirilmesi ile. cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr.7. denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz. üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri . Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný. Finansal sistemde.7. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece. Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar. borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý .? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: .

32 . ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. Bu nedenle faiz oraný. ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr. Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir.nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr. . denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz. kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse.

ve 2. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. her iki teori de. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir.4. Ýkinci olarak. genel denge anlamýnda. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir. Nitekim Þekil 2. her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr.7. günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. Öncelikle. Üçüncü olarak. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken. . Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark.

Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz. gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz. ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir. fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu . REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince. Bu iki yaklaþým arasýnda. Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým.33 .

Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. 1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir. Günümüzde iktisatçýlar. Finansal sistemde hem fon arz edenler. reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler. ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir. nominal faiz oraný. i = i* + . Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr.rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. Nominal faiz or aný i. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve .e yazmak mümkündür. Ekonomik birimlerin. finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin. Finansal sistemde. Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn.e ile gösterilirse. Yukarýda verilen bu eþitlik. Reel faiz oraný.

Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar.34 . Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr. Ýkinci olarak. Ayný þekilde. Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. . 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur. Ancak reel faiz oranýnýn kendisi.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr. beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir. Bu yüzden Fisher eþitliði. ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir. sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr.

1.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir. 31.1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. Tablo 2. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda. Üçüncü olarak. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. FAÝZ ORANLARININ YAPISI . ekonomide belirli bir tarihte. vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? .þekil yardýmýyla tespit ediniz. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr. Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr. talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini.33 puan artmak zorundadýr. geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . bir dizi faiz oraný söz konusudur. ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk. Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde. beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta.. Ancak. Örneðin. Ancak.12. Bu iktisatçýlara er eþitliði. Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus.

faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir.35 . Finansal aktifin geri ödenmeme riski . Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý .Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt. Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar. . Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar. özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir. Faizoranlarýnýn yapýsý. Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz. temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: . Finansal aktifin vadesi .

Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13. eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr.5 Bankalararasý Gecelik 105.0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr. Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný. yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni.83 Reeskont Faiz Oraný 57. Örneðin. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek.0 Faiz oranýndan sözederken. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99. bu oranýn 365'de biridir.1. Bunedenle.12. Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir.30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99. vadelerinin farklý olmasýdýr. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr. vade ne olursa olsun. Tablo 2.1995 . Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? . diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz.

belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem.8. iki ayrý tarihte.36 . Örneðin Þekil 2. Getiri eðrisi. getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir. ? . Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr.'de yer alan þekillerde.

Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre. Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr.8. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir. azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir). getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir). düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný . Ancak hemen belirtmek gerekir ki. Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus.Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2. 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr.

vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir). Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2.9.gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen. Çeþitli Getiri Eðrileri -37 . Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir.

Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. Söz konusu teori . piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. alýnacak kararlarýetkilememektedir. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. bekleyiþler teorisi. piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým. Örnek olarak. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný. Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. piyasa katýlýmcýlarýnýn. Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri. Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr.Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. cari kýsa vadeli faiz oraný . mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr. Ayrýca bekleyiþler teorisi. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr.

45 + 0. ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda. Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta.60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr.ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr.70 = 0.65 + 0. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz.38 . . Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0. yukarýdaki örneðimize göre.

Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. Yuka neðimize göre. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr. Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. Uzun vadeli faiz oranýnýn. Eðer bu oran %65 olsaydý.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için. Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr. uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli.

likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala . bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr. vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý. Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur. Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. uzun vadeli faiz oranýna eþittir.39 . Ancak. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. cari kýsa vadeli faiz oraný.daha az likit olma özelliði nedeniyle. Likidite primi teorisine göre.

Bölünmüþ . bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. piyasa katýlýmcýlarý. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. Bu teorinin temel varsayýmý. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr.? caktýr. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr. Çünkü. Öte yandan. Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir. Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. Bir baþka deyiþle. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr.

Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý. bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr. Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz. Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir. ? ! . Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler.piyasalar teorisine göre.40 . Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir.

Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr. Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký . N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür. Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir.4 olacaktýr. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr. iet vergiden muaf faiz oranýný. sermaye kazancý vergisine tabi iken. Ancak bu ifade. genel anlamda. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr.

Söz konusu iki finansal aktifin vergi . vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 .Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. ? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25. yani marjin al vergi oranýdýr. finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir.41 .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný.

Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil. geri ödenmeme riski. Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez. Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir.dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade. satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ. Çünkü devlet pa asarak.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü . devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. Örneðin. Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise. Yukarýdaki örneðimize geridönersek. hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken. Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75. bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir. diðer þartlar sabitken. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir.

42 .ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur. . bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý. Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken. faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr.

faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. (c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. Nominal faiz = reel faiz d. Sorular 1. Faiz oranlarýnýn yapýsý. Fon arzý = fon talebi b. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. Para arzý = para talebi c. Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon .Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d.43 . Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a.

Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c. PARASIZ.. Vade uzadýkça önce artmakta.. %3 c. %32 e. .44 .5 d. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a. %40 e. %62. Tezer. Para ve Faiz Teorileri. Turhan Yayýnevi. Bursa 1995. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Para. Bursa 1994. Ýstanbul 1993. ÖCAL. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken.3. daha sonra artmaktadýr e. Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. PARASIZ. daha sonda azalmaktadýr 5. ERTUÐRUL. Ezgi Yayýnevi. Para Teorisi. Ýlker. Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d. Feridun. Ýlker.. hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur. %30 b. Ankara 1993. Ahmet. %24 4. Makro Ekonomi. Beta Basým. Vade uzadýkça önce azalmakta.. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Banka ve Finansal Piyasalar. Para Teorisi. %83 Kaynakça ERGÝN. %16 b. %162 d. Ezgi Yayýnevi. Ankara 1981.. %70 c. Beklenen enflasyon oraný %24.

Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.45 .ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr. Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi. Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi.. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir. ..

Para politikasý ise. Bu tanýmýn. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. kredi ticareti yapmaktýr. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. . halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. Ancak. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr. Gerçekten de. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. ? Bankacýlýk sektörü. Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý. Bu bakýmdan. banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. bankalarýn önde gelen görevleri. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. ödemelerde aracýlýk. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr. para nakli. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. Bazý anglo-sakson yazarlar.

Bu rahiplerin. Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler. Borçlanmada yýllýk faiz %33. Bu oranlar tahýl. Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. %20 veya %12'yi geçemezdi. Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi.Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ . borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý.46 . zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere. Tarihçiler. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi. Öte yandan. çiftçilere baþlangýçta ayni. bilinen ilk banka kuruluþudur. tohum ve sair malzeme alýmý için. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir. .

17. 16. krediye ihtiyacýn arttýðý 19. Eski Mýsýr. bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra. 19. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. Fransa. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. Öte yandan. 3. Mabetlerin yanýnda. yüzyýldan baþlayarak 14. Ýtalya. Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr. . Daha sonraki yüzyýllarda. ve 17. Böylece modern bankacýlýk. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. Bütün bu geliþmeler. Bu fuarlarýn.Ö. Özellikle Venedik. Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu. yüzyýlda geliþebilmiþtir. tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr. Batý Avrupa'da 19. M. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan. Buna karþýlýk. Çünkü. 6. 16. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka . Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. . Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr.Ö. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken. yüzyýllarda. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. yüzyýl. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. yüzyýlda. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. 12. bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir.. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. yüzyýldan itibaren. 11. yüzyýldan sonra. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz.. 15.

19. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda. .adý verilen kurumlarýn girdiði. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir.47 . banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. merkez bankalarý oluþmuþ. Bu yüzyýlda. ve 17. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde. Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. 16. alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði.

bankacýlýða özgüözellikler. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir. Dolayýsýyla. 19. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri.D.B. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. Finansal hizmetler endüstrisinin 2.'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken. Bu iþlemler. Ticari bankacýlýðýn. özellikle Batý Avrupa veA. Sözkonusu kurumlar. ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK . Bankacýlýða Özgü Özellikler . bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. yüzyýldan itibaren bankalarýn. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir. yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir.? 19. bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. Ýþlemler.

Bunlar. faiz arbitrajý. rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý. döviz iþlemleri. kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. hukuki. ticari. düzenleme.48 . önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði. . üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. otomasyon. döviz riski. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý. paranýn konvertibilitesi. teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma. Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar.

Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. Mevduat sahipleri.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar. banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. Çünkü. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. Dolayýsýyla. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. Etkinliði nispeten düþük bankalar ise. spesifik dýþ politikaeylemleri. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar. Bunlar. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý.

tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet. bankacýlýk sektörü açýsýndan.49 . Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda. Öte yandan. bu . Böylece. Yine. Nitekim.tercih edeceklerdir. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD.

bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder. banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir.. Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. Portföy teorisi. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. ? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. Bu modelin i. Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa. diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. banka kredisinin üretim . Bu nedenle. banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir. Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler. . Finansal aracýlýk süreci. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . Bunun yanýsýra. uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. Dolayýsýyla.

Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn. eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa. ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. Fakat banka.yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir. Bunlar. kurum.50 . Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. yerleþim faktörü önem kazanýr. Çünkü. eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde. finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr. dýþ .

Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. Bu piyasalara ek olarak. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir. iki piyasa türü daha vardýr. Euro piyasalarýaçýklayýnýz. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken.? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. Bu arada. euroequity piyasalarý. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. Bu nedenle. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. Bu teoriler. Örgütsel Yapý . . diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. Uluslararasý fon akýþý. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. Eurocommercial papers piyasalarý ise. Bankalar da. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. Bunlar. sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. teknolojik geliþim düzeyine. boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. optimal örgütsel yapý. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir.

bankanýn özellikleri. . gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. Bunun yanýnda. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði.51 . Bunlar. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. Son olarak. Bunun yanýnda. sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr. ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr.Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir. talep faktörünü de gözönünealmak gerekir. Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. özellikle banka stratejisine baðlýdýr. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler.

. ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken. þubelerin aktif ve pasifleri. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur. Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. Bu nedenle. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. yerelyabancý banka. uluslararasý bankacýlýk departmaný. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. gidilen ülkenin . temsilcilikler. Sözgelimi. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. muhabir banka olarak adlandýrýlýr. muhabir bankacýlýk iliþkileri. Muhabirlik iliþkileri. hükümet. acentalar. patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. Þubeler. Bazý ülkeler. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr. yerine getirilecek faaliyetleri. ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. Böyle bir durumda. Temsilcilikler. konsorsiyum bankalarý. . þubeler. Burada görev alacak kimselerin. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. Yabancý bir ülkede. baðlý veya yan kuruluþlar. bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. Bir banka.

yasal düzenlemelerine tâbidir. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden. Son olarak. gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir. uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar. . Baðlý kuruluþ. Bu bankacýlýk birimleri. offshore bankacýlýk birimleri. gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr. farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp.52 . yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. Yan kuruluþ ise. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir. yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur. Konsorsiyum bankalarý. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý. Acentalar.

forfaiting. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. tahvil ihracý. fon transferi. Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. factoring. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. Öte yandan. Bundan dolayý. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. iþbirliði.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir. Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. Diðer hizmetler ise. leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. Genel olarak bankalar. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz. Bu istekleri karþýlarken banka. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak. bir tarafýn finansal aracýný. bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. Bankalar.

çýkmýþtýr. müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle. perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda. bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr. Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma . Böylece sözkonusu bankalar. .53 .

banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. Bunlar. özellikle batý ülkelerine göre.. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr. Böylece. Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda. Uzmanlaþma . iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. . bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. Bu durum. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr.

Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri .ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür. bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir. imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir.54 . Öte yandan. topluma egemen olan deðer yargýlarý. Batý ülkelerinden farklýolarak. sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi. 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý.

1939-1962 dönemi. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr. Bu nedenle. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. 1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir. Bunlar. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T. Bu dönemin özelliklerinden biri de.ne imkan vermemiþtir. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren. batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir. yüzyýlda. hazineye borç vermek. bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T. bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. senet iskonto etmek. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur. 1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda.C. Ancak yerel bankalar. kambiyo iþlemleri yapmak. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. 1923-1938 dönemi. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ. . Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir. Gerçi 19. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ.C.

1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren. kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ. Bu dönemde. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir.55 . ihtisas. kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ. . bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr.

tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem. Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. bankalararasý para piyasasý. . tüm sermayesi devlete ait bankalar. karma sermayeli bankalar. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi. Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir. ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi.. bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. Öte yandan. pozitif reelfaiz uygulamasý. Yeni Bankalar Kanunu. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . rasyonel çalýþmalarýný saðlamak. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. 1988 tarihinden itibaren T. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir.C.

halk bankalarý. tasarruf bankalarý. uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir. ticaret bankalarý.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. iþ ve ticaret bankalarý.56 ? . tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise. sanayi ve kredi bankalarý. Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? . yatýrým ve iþ bankalarý. Merkez Bankasý.

. denetim ve gözetime tabidir. Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr. Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr. . Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. . holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. . . Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye. Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir. . Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. . . Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . . Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. . . . Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. . Özel bankalarýn hemen tümü. grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. .Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . . Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr.

Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr. Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr. .. . Nitelikli personel azdýr. .57 . . Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? . Kaynak yetersizliði sözkonusudur. . Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir. Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur.

iþbirliði. Sorular 1. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir. Bankalarýn. Bankalar. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. b. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür. Bankalar. Bankayý. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . ödemelerde aracýlýk. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. Hiçbiri 2. Bankacýlýða özgü özellikler b. yoðunlaþma. bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler. Sosyal faktörler c. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. para nakli.58 . d.Özet Bankalar. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. Tarihçiler. topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. c. Türk banka sisteminin yapýsý. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. Uluslararasý bankacýlýk. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir. Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir.

.

. Ezgi KitabeviYayýnlarý... 1992. Ýþbirliði b. ERKEN. Para. Bursa. Nazým. Yoðunlaþma c. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. 1939 .38 dönemi c. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a.3. Ankara. Ýlker. 1990. 1986. Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ. .Ü. Osmanlý dönemi b. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a. Ýstanbul. Türkiye Ekonomi Kurumu. Tarým ve kredi bankalarý d. Banka ve Finansal Piyasalar. Ankara. Gerçek Yayýnevi. Öztin. 1963 . Þube aðýnýn daralmasý d.B.59 . 199 4. a. kredi. Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði.Ý. No: 282... Bankacýlýk Sektörü. 1980 sonrasý 5. Tasarruf bankalarý c. G. Yayýn No: 53. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler.F. PARASIZ. para. Ý. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. 1992. Tezer.80 dönemi e.44 dönemi d. Uzmanlaþma 4. 1923 . ÖÇAL. Tezer. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý. ÖÇAL. Para Teorisi. Banka. Uzmanlýk bankalarý b. Ankara.

Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz.ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede.. para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Özellikle finansal aracýlar. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir.60 .. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz.

Banka dýþý mali aracýlar. ödünç vermek için ödünç alan. Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. Bu piyasalarda da kazananlar da olur. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda. kredi birlikleri. likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. tasarruf sandýklarý. ticaret bankalarýndan farklý olarak. Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla. kuruluþlar ve hatta bireyler. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. mali aracýlarýn . Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr. kaybedenler de. Böyle durumlarda mali aracýlar. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. hayat sigortasý þirketleri vb.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. gibi isimlerle. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. kendi yarattýklarý fonlar yerine. Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. Tasarruf Türleri . likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda.

Ekonomik birimler. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. Günümüzde önemli miktarda fonlar. Sosyal güvenlikkurumlarý. sigorta gibi ku ruluþlar. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir. Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler. tüketim ve tasarruflarý yanýnda. isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar. bu parayý bazen bankalara reel aktif. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr. bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. topladýklarý bu fonlarý. emekli sandýðý. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar.61 . sosyal güvenlik. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. Dolayýsýyla bu kuruluþlar.

i. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. ii. deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. Para piyasasýnda kullanýlan araçlar.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. Finansal aracý kurumlar. Þimdi bunlarý inceleyelim. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr. kýsa vadeli devlet tahvilleri. Ancak. vadesi 1-1. ? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. bazý etkinliklerde bulunurlar.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. Para piyasasý. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. Bu tür krediler. bunlar. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. Vadesinin kýsa ve iii. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki . Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür.

62 . bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr. Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri. ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen. çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur.. kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý . Kuþkusuz tüm bireylerin. Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri.

ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler. Þöyle ki. gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. Öte yandan giriþimciler. tercih ederler.. herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Miktar Ayarlama Etkisi . Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. Böylece. Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . Bunun ötesinde. yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr. Eðer tasarruf sahipleri. her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. hem de gelir elde ederler. Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. . finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. Finansal aracýlar. birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada.

.63 . Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler. piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler.Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini.

Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler. finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar. Finansal aracýlar. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. Nihayet finansal aracýlar. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin. potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar.1. ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr.'de verilmiþtir. O halde bu üç durumun sonucunda. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. Bilindiði gibi finansal aracýlar. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. kararlarýdüþünülenin tersine. Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan. ödünç verdikleri fonlarýn riskine. emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý.. Finansal aracýlar. Böylecefinansal aracýlar. . bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. Ayrýca finansal aracýlar. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki . GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr.

Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler. bankalar. tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir.64 . tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý. .. Bunlar.

POSTA ÇEKLERÝ . . Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar. Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler. 1. Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. simsarlar . Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý. karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur. Hane halký . tellaklar. Devlet FON TALEP EDENLER .Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . Firmalar . YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . Firmalar . geri kalaný da sermaye. TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . BANKA DIÞI MALÝARACILAR . Acentalar. ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI . Hane halký . Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. Menkul kýymetler borsalarý .

. Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr.Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri .65 . Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere. oluþturur. nakit devlet tahvilleri vb.

Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. Hayat Sigortasý . tabi afet. Eskiden. fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. güvencesi yüksek. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir. seyahat vb. Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . Bu pay üyelere. Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. Uygulamada. Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim. kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. Yatýrým Þirketleri . Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. bu þirketler batýda. sigorta primleri oluþturur. yangýn. riskidüþük bir portföy ol rundadýr. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. diðer þirketlerin pay senetlerine.Kredi Birlikleri ? . tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. Bu sýrada þirket. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir. Üyeleri. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri. sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. þirket kendisine ödenen pirimleri.

66 .fark nedir? .

. bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak.Yatýrým þirketleri. Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. Elde ettikleri fonlarý. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler. Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. pay senetlerinin piyasa fiyatý. Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. Birçok yatýrým þirketi vardýr. Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. FÝNANSAL . Bu þirketler. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler. Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. tasarruf sahipleriyle. Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. Sermayeleri deðiþen. dalgalanmalar gösterebilir. Bu pay senetlerini satýn alanlar. yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý. Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . ne mevduat kabul ederler. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. .

Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir. tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur.67 . Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý. .PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir.

endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. . Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak. Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak. bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. Kalkýnma Bankalarý . Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. . Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar. . Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. . .Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. Planlama örgütünün olduðu ülkelerde. Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak. Kalkýnma bankalarý. Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. . .

68 . Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir. . . Uygulamada TSKB yöneticileri. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ.ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar. Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr. TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla.

Bazý istisnai durumlarda. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr. . . ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). TSKB nin amaçlarýnelerdir? . Açýk kredi. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . rehin. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek. Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. . Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. . . T. hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB.C. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu. Buna sermaye benzeri krediyi. Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. . .. sermayeve ihtiyatlar. banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný. . Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti. Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak. Bankanýn kaynaklarýna gelince. MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür.

Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ. Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý. TKB nin amaçlarýnelerdir? . eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur. bir baþka deyiþle mevduatlar.69 . kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur.kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr.

Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek. Turizm sanayine krediaçmaktadýr. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. T. çýkartýlacak tahvillerin geliri. DYB'nin fon kaynaklarýný. Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn. Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak.C. . yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur. Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir. Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak.3. DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. Turizm Bankasý . Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. O dönemde bankanýn temel görevi.Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir. 25. Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir. yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir. KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar. . Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr. Hazinece bankaya saðlanacak krediler.1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. Turis tik tesislere iþtirak eder. Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr. Turistik tesisler kurar ve iþletir.C. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar. . . Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. . 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý.. Devlet Yatýrým Bankasý. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. T. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr.

Ýþ Ticaret Bankasýdýr.70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur. Yerli bankalar T. .Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ .

. . . Yatýrým Bankasý . . aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. Birleþik Yatýrým Bankasý . Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak . Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek. Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak. Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. . Ýthalat ve için akreditif açmak. Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. . Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. .. . bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak. Bankalararasý para piyasasýndan. Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. . Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur.

Özel Finansman Kurumlarý . Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? . Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur.Tekfen Yatýrým Ve Finansman A.71 .Þ. Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.

Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda. Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte. Leasing'e benzemektedir. Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A. 6. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir. bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. .Þ. . Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. . yatýrým ve portföyleri yönetmek. Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta.. . miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak. bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr.Þ. Fon Kullanýmý . 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr.. Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A. Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir. kalaný kuruma ait olmaktadýr. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir. Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A. .Þ.

. yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte. Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler. gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar.72 . Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý.Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. .

endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi. T. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr. büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir. birikimlerini genellikle baðlý . henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. hayat poliçeleri üzerine ödünçler. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. Ancak topladýklarý fonlar. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür.C. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr. Bunlar. ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. tahviller.Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. Emekli Sandýðý. Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan.

Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý. . . tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK). . Yatýrým Ortaklarý. Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý .73 . Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda. OYAK.olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr. gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr.

yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. Yatýrým danýþmanlýðý . Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . Yatýrým fonlarý ve . Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. Ancak. kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. 50). denetim. Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md. aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr. muhasebe.. En iyi gayret aracýlýðý. yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir. Aracý kuruluþlarýn. SPK md. . . . Bankalar kuruluþ. . Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar. Müþteri portföyü yönetimi . Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur.

Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn.74 . aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir. Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü. Bedeli.. . Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir. ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle. bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") . satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir.

Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6.. . Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler. Alým ve satým iþlemlerini. . Portföydeki menkul kýymetler. . yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir. . karma da olabilir. Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. . Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý. . Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan. Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. . Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl .7. Yatýrým ortaklarý. borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. Mevduat toplayamazlar. sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr. Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. . Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar.1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr. Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr.

birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir.75 . Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç.likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde. ma lzeme. sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. gereç. hizmet veya yeni ürün. .

Fon pay deðeri. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. aracý kuruluþlar. Ancak bununla. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. Fonun tüzel kiþiliði yoktur. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. Burada sözü edilen aracý kurum ve . fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. belge sahipleri hesabýna. Pay deðeri. Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. Ýtibari deðerleri yoktur. Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý. Yatýrým Fonlarý . her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr. Katýlma belgesinin temsil ettiði. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp.

Portföy hizmetlerini tek elden yürütme. . Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. Çok sayýda küçük kapital sahibi.76 . . Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr. Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. . Herkes için bir tip portföy. .sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir. . Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama. .

39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý. vadeleri ayarlayan. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla.7. riski daðýtan. Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr. gömülenmeyi azaltan. Genel finans ortaklarý (GFO) 31. kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir. GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. kredi miktarýný ayarlayan. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir. . fon tasarruf maliyetlerini azaltan. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar. Ülkemizde gerek bankacýlýk. yatýrým danýþmanlýðý. gerekse banka dýþý finansal aracýlar.

Gömüleme eðilimini azaltarak. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a. Gömüleme eðilimini artýrarak. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. . e. d. Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar. c.77 . b. Gömüleme eðilimini azaltarak.Sorular 1. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar.

RITTER. New York. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. Pýggot ve R. d. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. Dyden 2. DESÝYAB d. HENNING. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. Para.H. Pay senetleri arz ve talep edilir. SYKB c. Principles of Money. c. PARASIZ. Ýlker. Para piyasasýnda. Frederic. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. Lawrance ve William L. l975. c. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. Kaynakça ERTUNA. George G. b. Banka ve finansal Piyasalar. e. TSKB b. Ege Üniversitesi Matbaasý. 3. Meir. 4. Basic Books Inc. New York. DYB e. Money and Finacial System. Rand McNaily. Özcan. Charles N. Bankalarýn þubeleþmelerine. l977. baský. e. d. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir. Sýlber. Scott. Sümerbank 5. aþaðýdakilerden hangisidir? a. d. KOHL. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. Bankýng and Financial Markets. Banking and Financial Markets. Ezgi Bursa. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr. Chicago. 1975. New York. e. Finansal Kurumlar. 1982. l993. S. b. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. Ýzmir. MISHKIN. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. 1995. KAUFMAN. Money. Financial Markets and the Economicy. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. W. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c.2. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. b. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir.

.Markets. Scott Foresman.78 . l989. Boston.

.. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz. Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr.ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.79 . Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz. .. Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz.

1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz. Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr. Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. 1960 lý yýllarda Hürriyet . BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. Örneðin. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. tedavül eden paranýn altýn para olmasý. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. piyasayý etkilemekle beraber. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller.ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. 1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür.

tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar. Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. Tasarruf bonolarý tamamen. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi. Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar. kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar.80 . Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni. Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi. . Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak.

Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir. yatýrým holdingleri. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. suni bir olaydýr. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr. hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Bunlara. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. .Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. bunlarýn hisse senetleri. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. 1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi.

bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . Zamanýn mevzuatý. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý.81 . Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan. belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için. fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. hükümetçe belirlenmesi. Yüksek enflasyon nedeniyle. Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý. O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu. 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu. O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu.

Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. Ülkemizde Borsa . Böylece. Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. Ýstanbul. bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir. hem de hýzlanmýþtýr. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir.lamayacak olan bazý küçük bankalar. Cumhuriyet döneminde. Bu da. Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. . 1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir. bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir. Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece. Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr. bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken.

Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr. 1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo.1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki. 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir. bunun yerine 6.10. Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ.82 . Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr.1983 gün ve . Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz.

Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon. bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. banka ve aracý kurumlar. Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. daha sonra özel sektör tahvilleri.KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir. hem yatýrýmcýlara. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir. yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý . Borsa üyeleri. telerate. Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. bilgisayar ve Reuters. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý . Bir baþka anlatýmla. Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir.

aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr. satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir.000. En iyi kavramý. yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan . Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler.83 . tek bir satýrda gösterilmektedir.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr. sadece 100. Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý.000 ve 1. Bu çerçevede.

Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. ? Tahvil. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Doðal olarak. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde. Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur. Öte yandan.emre karþý emrini iletmektedir. Piyasa.00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Ayrýca. Telerate. Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir. Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý . bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler . Gerçekleþen iþlemler. bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr. iþ günlerinde saat 10. Veritel ekranlarýnda görülmektedir. Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra.000-17. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr. Öte yandan.

Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler. Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken.84 . emirler telefonla iletilmektedir. Bir diðer fark da. hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir. iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken. Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise. Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. .yanýsýra.

. . . poliçe. buraya ciro iþlemi kaydedilir. Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. yatýrým aracý olarak kullanýlan. . ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. misli nitelikte. Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar. kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. . Az veya çok devamlýlýk arz eder. . sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . . misli nitelikte. belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. Buna göre menkul kýymetler. Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr.ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. . . Tahviller. Çok sayýda ihraç edilip. Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. halka arz edilen hisse senetleridir. Standart ve yuvarlak meblaðlý. Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. 3). bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md. Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. . Bono. seri halinde çýkarýlan. poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. Çek. dönemsel gelirgetiren. alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. Yatýrým amacý ile kullanýlýr.

Hisse senedi. anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir. yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr. aksiyon. . pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri.Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham.85 . sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup.

Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur. . Ancak yönetim hakký. Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr. Bu haklar. Þirket yönetimine katýlma hakký. Oy kullanma hakký. Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. . Þirket kârýndan pay alma hakký. . genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. . Yani hisse senedinde baðlý haklar. Hisse senedi. hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. Rüçhan hakký. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. . . v. . . Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký. Bu hak. iv. Tasfiyeden pay alma hakký. þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. ? i. Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir. iii. þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Temettü (dividant) geliri saðlar. . . Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. Bu. Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir.. ii. Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir.

86 . Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký. üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç . hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir. SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin. ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir. Bu satýþ sonucu elde edilen gelir.. Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz.

3. nominal (itibari) fiyat. .). sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. Halka arz. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. ihraç (emisyon) fiyatý. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. Türkiye'de genel olarak. ii. mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. iii. þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr. fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir. Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur. menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. i. Bazý þirketler ise.. Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin. Anonim ortaklýklar. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý.

Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr.. . iv. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i. borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr. Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý. kapanýþ. en düþük. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin.87 ? .

baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. genellikle banka faizi. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp. Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý . Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri.ii. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr. iþletmenin bir bütün olarak. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. ii. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. i. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar. iii. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. v. iv. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir.

þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. iii. þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. Ýntifa hisse senetleri. Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir. ana sözleþme hükümleri gereðince.haklar tanýnabilir. Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri. Bu durumda. þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere. 402). -88 . belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi.

menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler. Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir. en uzun vade 7 yýldýr. KOB'lar 1. Bu belgeler vadeli olup. En kýsa vade 3 ay.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir.? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz. Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. özellikleri nelerdir? . faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur. Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr. Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. . Bu belgeler.000. Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. yurt içinde. Çünkü: . hisse senedi sayýlamazlar. ortaklar. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. Kâr ortaklýðýbelgesi nedir. vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç. ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. kâr veya zararaortak olmak üzere.

tasfiye bakiyesinden yararlanma. hamiline de çýkarýlabilmektedir.1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre. ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok. bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir. Kâr daðýtýmýnda.000 TL olup. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý.7. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14. yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir.89 . bu toplamýn altýnda birinden az olamaz. Katýlma intifa senetleri. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde . ortaklar. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir. ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma. önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur. nakit karþýlýðý satýlmak üzere. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1.

Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar. sahibine. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. Nama yazýlýdýr. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. . esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir. kanun'un 15. ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa.bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa. bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. Ortaklýk.

çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan.Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir. Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr. varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan.90 . . Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý.

Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. Hazine bonolarý kýsa vadeli.C. i. Merkez Bankasý). tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir. faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1. goverment bonds. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. T-bills) kýsa vadelidir.1987. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir.Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz. ? Devlet tahvili nedir? ii. bu baþabaþ tahvilidir. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur. her ne nam altýnda olursa olsun. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. çok defa kuponsuz. hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills. baþabaþtahvil nedir? iii. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir. iv. T. Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi . Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir.07. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir. public sector bonds-corporate. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa. ? Primli tahvil . erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir.

. Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir.91 . Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz. 7 yýldan çok olamaz. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az. Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr. bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir. v. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr.nama ve hamiline yazýlý olabilirler.

Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr. yeni düzen getirilmiþtir. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir.Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. Tahvil türlerini açýklayýnýz. Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne. tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. belli bir yüzdesine. vii. viii. ii. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý . Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ.vi. Banka veyaholdingin garantisi. Tahvil Türevleri ? i. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr. Anaparayý korumakta.

Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz. TTK'nun 422. Deðiþtirilmesi. Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde. ? . 15). veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. iii. Tahvil türevlerini açýklayýnýz.92 . vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir. ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No. maddesenin 1. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir.Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde.

her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. iii. ii. "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. . Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar. .Tahvilde Diðer Tanýmlamalar . Normal ekonomik þartlar altýnda. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. face value. Bu deðer. tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. Nominal deðer (Nominal value. Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium). Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir.% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur. Bu durumda tahvil. Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder. Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. þartlara göreinip çýkabilir. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. Bu deðer sabit olup. Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz. Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur. Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý . ? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise. i. hiçbir zaman deðiþmez. piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir .

gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. demiryolu. i.senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü.93 . haberleþme. . Gelir ortaklýðý senedi ulaþým. karayolu. ii. baraj. elektrik santralý. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin. Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir. enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir. kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine.

% 10. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak. ii. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. 0.7 vergi kesintisine tabidir. genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr. Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek. Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri. . . Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz. i. alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden. Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde.7. . . en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir.07 fon olmak üzere. bu krediyi kullandýrmýþ olan . Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip. Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. . Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak.10 gelir vergisi stopajý + 0. Küçük kupürler çýkararak.? Gelir ortaklýðý senetleri. hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip.

menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar . ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez.94 . Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir. Tedavül limiti. banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada. 5.000. bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder. ihraç edilen kýymetli evraktýr. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin. Kalkýnma ve yatýrým bankalarý.bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. Tedavül limiti. Görüldüðü gibi.000 TL den az olmamasý gerekir.

genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Finansman bonosu türleri þunlardýr: . Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz. ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. Ýskontolu olarak ihraç edilir.7. Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr. Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir. Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre.? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr. Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý .1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir. Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý .

. . . D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr.95 . . F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý. . . B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý. A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. . E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý.

Þimdiye kadar menkul kýymetler. Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý . anonim ortaklar. .1992 tarihinde düzenlenmiþtir. . ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken. Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. . Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri. ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr. Konut kredileri.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . finansal kiralama kuruluþlarý. Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu. Buna göre VDMK. KÝT'ler olabilirler. Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). Burada "temlik". . Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T.7. Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. 31. Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur. menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur. belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir.C. VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. genel finans ortaklýklarý. Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar. . Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri. bankalar. Ýhraççýlar.

"Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý. Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur.96 . Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. protesto. Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala .veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr. her bir tertip için. bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz. Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi. icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun.

hisse senetleri.caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde. Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir. Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir. Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo .02.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir. Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31.7. Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa. her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir.1993 tarihinde açýlmýþtýr. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr.C. Ýlgili kuruluþlar. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr. repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. . ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz. ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) .

. banka bonolarý.97 . finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir.Para piyasasý araçlarý. Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr.

Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. Hisse senedi. Deðiþik vadeleri içerir. Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. d. Menkul kýymet kavramý. Þirket kârýndan pay alma b. c. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c. Oy kullanma d. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . b. Belli bir meblaðý ifade eder. Þirketi feshetme e. KÝT'ler c. Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a.Sorular 1.98 . Anonomi þirketler b. Þirket yönetimine katýlma c. e. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. 3. Mahalli idareler d. Dönemsel gelir getirir. Seri halinde çýkarýlýr. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a.

Frederic. George G. Garantili tahvil e. New York. Rand McNaily. Charles N. Basic Books Inc. Ege Üniversitesi Matbaasý. 1982. PARASIZ. Pirimli tahvil b.H. Boston. HENNING. l975. Pýggot ve R. l977. Ýkramiyeli tahvil d. Chicago. baský. . RITTER. New York.99 . 1975. W. Principles of Money. S. Financial Markets and the Economcy. l993. Dyden 2. Scott Foresman. Finansal Kurumlar. KOHL. Ýzmir.. KAUFMAN. Tahvil. l989. Baþabaþ tahvil c. Özcan. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. Money. Para. Bankýng and Financial Markets. Lawrance ve William L. Scott. Ýlker. MISHKIN. Sýlber. Meir. New York.5. Ezgi Bursa. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets. 1995. Banka ve finansal Piyasalar. Banking and Financial Markets. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. Money and Finacial System.

Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp. iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.100 . eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede. . üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. kâr maksimizasyonu incelenecektir... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..

Bankalarýn. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. Bu varsayýmlar altýnda. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. Yani. O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr. Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. Bankamýzýn adý "J" olsun. Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). basitlik saðlamak amacýyla. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur. . O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri. kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr. Banka Gelirleri. Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý. banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir. Ýkinci olarak bankanýn. Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. Lj = Dj (1) dýr. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr.

Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa.101 .TRj = rL x Lj (2) dir. bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj . Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr. Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre.

banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. bürolarý teftiþ ederler. Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa. Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti. Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti. bilgisayar kullanýrlar. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir. O halde bir firma olarak banka için de. RCD olsun. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri.olacaktýr. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. Reel kaynak harcamalarý.1. . bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. o kadar çek çekileceði için. benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr. bina kiralarlar.1. iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur.

0 L j .0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6. Toplam Kaynak Kredi Maliyeti.2.102 .

Bankalar kredi verirken. toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj). Þekil 6. Ayrýca. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj). Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr. Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir.TCj = (rL x Lj) . bankanýn toplam kârýnýn. REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK . bankanýn hem gelirlerini. ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de.2. re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder.'de görüldüðü gibi. müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur. Yani. büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr. TPj = TRj . TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr. Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj . Bu ünitelerin büyükbir bölümünde.TCj dir. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler.(rD x Dj) . toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. Çünkü faiz gelirleri. toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir. bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça. bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur. O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz. hem de masraflarýný etkilemektedir. vadesiz mevduat kabul eden. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý.RCL (4) (4) nolu denklem. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir.RCD . Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr.

kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr. Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir. Bankanýn kabul ettiði . Marjinal Gelir.103 . Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka.çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir.

J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. Bu durumda. marjinal mevduat faiz maliyeti. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa.3. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr. bir bankanýn ödünç verdiði miktar.son lira mevduatla. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir. r L MR j. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . Tam rekabet koþullarýnda. bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez.3. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir. O halde J bankasý için MRj = rL dir. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. Yani. banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr. r L MR j Þekil 6. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý . bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir. Þekil 6. Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir. Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý.

denir. marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir.104 .4. J bankasý tarafýndan . Mevduat piyasasý rekabetçiyse. ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez. Eðrinin bu þekilde olmasý. Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre. Þekil 6. Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir.

. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v. MC L MC . 0 MC D MC D Þekil 6. þekil 6.6. gibi) kýsa dönemde yükselir. Dj 0 Ayný þekilde.'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte.5. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi.b.toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir. þekil 6.rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6.5. Bu eðri.4. Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir.

þekil 6. .105 .'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz. Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi.7.6.L Þekil 6. Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde.

J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz. Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j . Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir. Þekil 6. .8. L Þekil 6. Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz.7.8. r MCj MCj= rD + MCD+ MCL . Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur.

'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr. Bir diðer deyiþle. J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir.9. . Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse.106 . bankanýn marjinal maliyet eðrisi. Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. diðer koþullar aynýyken.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi. jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým. O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir.

Þekil 6. Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez.9.0 L MCL.9. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. . Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir. . Kuþkusuz. 0 L MCL. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse. Þekil 6. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . r 0 1 L Lj . banka faaliyetini durduracaktýr.

ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder.Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL. mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir. bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir.10. Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak. kârý maksimum olduðunda. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan. rL . (6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz.10. Þekil 6.(MCD + MCL) (6) elde edilir. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir. marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir. bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir. Denklemin sað tarafýndaki fark. Bu eþitlik. rD = rL . Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak. Þekil 6. . ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin. kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr.107 . Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka.

? r D MIE j NMR Þekil 6. Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Þekil 6.'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj). Mevduat faiz oranýndaki düþüþ. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr. bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr.10. o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr. Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir. 0 MIEjNMR . . 12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. Bunun anlamý þudur. Piyasa mevduat faiz oraný .11.

Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý .düþerken. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6.11. 0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik. r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi. mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir. r D.

Bankalar ödünç arz etmektedir.108 . Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir. . Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim.ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr.

Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir.'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir.9.).'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr.12.a.12. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir. Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman. Þekil 6. .c. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls.12. Þekil 6. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 .c. (a) 0 L k r L . tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir. her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir. Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir.12. Þekil 6.? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi.c. Þekil 6. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir. Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir. Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur. Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr. J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6.

. Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 .12. (b) k 0 L r L r L 1 2 . LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir. MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 . .r L L k 1 L2 . Þekil 6. PiyasaKredi Arz Eðrisi. r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s . talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. Her hanehalký ve firmanýn.

. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý. J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir.13. Þekil 6.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr. r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný.13.a.13.'da gösterilmiþtir. Buna ödünç fazlasý denilmektedir. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6. Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr. . Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir. Þekil 6. Eðer bu olursa. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise.13.a.'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir.b. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr.. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr.a. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? . Daha önce de açýklandýðý gibi. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6.

bu bankanýn vereceði kredinin.13. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý. Eðer hal böyleyse. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi. verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. J.Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. d L 02 0 . MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6. çok nadiren farkedilebilir. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez. O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. Bankasý Kredi Piyasasý r. Bu nedenle. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz.

'de görüleceði gibi.110 . örneðin rL1 uygularsa. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde.L0 LjLj (a) L (b) Lj . marjinal hasýlat = marjinal . Bu durum. hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný. yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr.13. eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr.b. daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir. Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan. Çünkü böy bir davranýþ. Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir. kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr. bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat. Þekil 6. Diðer yandan.

rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk.a. Kredifaiz oraný . Bu nedenle J bankasý.14. Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir.? maliyet olacaktýr.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr. Kredi talebinde bir artýþ demek.14.. piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. E0E0'). Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir. baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir. Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir. her veri faiz oranýnda. þekil 6. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek.

14. kredi talebindeki artýþ.arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr. L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr.14. E' 0lÞekil 6. þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket).b. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince.111 . ? Tam rekabetçi piyasada.14. J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket. 'de. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr. J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr.b. 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 . piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz. Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi . J bankasý dahil her banka þekil 6. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman. de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir. Þekil 6.

.

Onlarýn mevduat müþterileri. . söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr. Öte yandan mevduatpiyasasýnda. . Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir. fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr. ödünç alanlar kredi talep eder.15. D DjDjDj DDk kk . j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r . . Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi. kredi alanlar alýcýdýr.Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder. O halde bankalar kredi arzeder. Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6.

Þekil 6. . J bankasýnýn mevduat talep eðrisini. Þekil 6.11. Þekil 6.15. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir.a. þekil 6. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.15.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL .15. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr. 'den türetebiliriz. Þekil 6. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6.c.c.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir. Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir.15. bankanýn mevduat talep eðrisi idi. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir. Bu durum yineþekil 6.c.D Eðrisi. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir. J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr.11.b. Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise. iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir.15. Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir. rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr.(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda.'de görülmektedir.112 .

a. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr. Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri. Budenge.16.16. rD0.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý. Þekil 6. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir. veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur. Þekil 6.16. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa. Bu durumda. Dolayýsýyla. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr.a. rekabetçi bankalar. bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir.16. Þekil 6. hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise.a. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse. r r D D NMR j 1 . Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir.

16. J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý . Eðer J bankasý kârýný . Þekil 6. D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6.b. kendi mevduat talebinin.16. toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir. Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir.1 r r . Banka. NMR jr 2 2 r Dengesi.

. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse.maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr. o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr. Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir.113 . Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr. rD2 gibi.

talep edilen mevduat miktarýna eþittir. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de.17.17.a. bir aþýrýlýk söz konusudur. arzedilen mevduat miktarý. Þimdi. þekil 6. Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0. yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir. mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr. Mevduat arzýndaki bir artýþ. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir. hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr. Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý. J banka- .'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir.17. rD1 gibi. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan. artýk denge mevduat miktarý deðildir.16.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir.b). Bu nedenle. Bu nedenle. þekil 6. veri herhangi bir faiz oranýnda. J bankasý dahil her banka.? Ayrýca. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse.b. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6. Þimdi. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse. Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6.

to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr. .17. yenipiyasa dengesinde. J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri.sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý). 0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s . . D d Þekil 6. .114 . .

Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir. niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. Böylece. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken. denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir. Eðer banka maliyetleri deðiþirse. Bunun nedeni. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü. Bunun sonucu olarak. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Gerçekte. MONOPOL BANKACILIK . diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr.

tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur. bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? . .Bankacýlýk sektöründe. Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi. Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr. rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir.115 .

bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir.18. (MRj). bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. Gerç kten. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için. Bunun anlamý. 'de görüldüðü gibi. kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir. Bunun sonucu olarak. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. banka kredilerini. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + . marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir.Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý). Çünkü banka. Þekil 6. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. banka kredi faiz oranýný düþürürse. marjinal hasýlat eðrisi. verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. * r L Monopolcu Kredi Piyasasý.18.

ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. O halde bu faiz oraný. Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. Monopol koþulunda ise. monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr. ödünç piyasasý faiz oranýný. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. o zaman. Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda.116 . Eðer banka bundan daha az ödünç verirse. Þekil 6. arz ve talepgüçleri belirler. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. L*j miktarý. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir. bir piyasa arz eðrisi yo tur. . bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr. O halde monopolcu banka.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet. . Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa. 'de görüldüðü gibi. eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise. kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. Bu nedenle banka verdiði kred ileri. hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir.18.

? Birçok iktisatçý. bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a. Eðer çok düþük belirlerse. Öte yandan krediarz eden banka. Marjinal maliyeti e. Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d. mevduat faizini belirlemek zorundadýr. Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir. Faiz ödeme maliyeti c. parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. Ortalama maliyeti 3.rL Lj . = TRj rDDj 2. Dj = TRj b. nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Sorular 1. rL .117 . rL . Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. rD . Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. Lj = TRj e. Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e. mevduat toplayamaz. Aþaðýdakilerden hangisi. rD . Sene sonu iþletme maliyeti b. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok. Lj = TRj c. Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. monopol piyasasýnýn. Dj = TRj d. Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka.

1993. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. Ortalama maliyet e. Anthony. 1984. New York. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm". Ortalama hasýlat b. 1996. Banka ve Finansal Piyasalar. Ne w York. Toplam hasýlat d. Bursa. Ernst. Marjinal maliyet 5. 1971. SANTOMERO. RANLETT. Michael. Ortalama maliyet e. Ýktisadi Analiz 1. Ortalama hasýlat c. John Wiley. 1980. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. 1995. Modern Money andBanking. Marjinal hasýlat b. aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Toplam hasýlat d. Journal of Money. no:16 November. Tam rekabetçi bir bankanýn. Journal of Money. Credit and Banking. "A Theory of the Banking Firm". kredi arz eðrisi. KLEIN. 1977. PARASIZ M. Journal of Monetary Economics no:6. Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. Ýlker. . Mc GRAW-HÝLL..118 . "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". Para. Önder. Credit and Banking. hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. no:3 May. Marjinal hasýlat c. John. Money and Banking. Ezgi.4. January. AÖF. ÖZKAZANÇ.

Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..119 ... üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede.

bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. ayrýlan karþýlýklar toplamý . Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye. Bu zorunluluk. Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. bankalarýn mudileri için güvencedir. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. Sözkonusu iþletme. Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Bankalar Kanunu. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir. ! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. Buna göre bir banka iþletmesi.

Ýhtiyat akçesi nedir? ? . Budurum. ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra. Bankalar kanunu'na göre.120 .bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder. Öte yandan. gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir. bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr. mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr.

bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. vakýflar. Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. icra ve iflas dairelerine. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. Mevduat. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T. savcýlýklara. Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir. hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. sendikalar. kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. yerelyönetimlere. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý. genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. ticari mevduattýr. Parasýný bankaya yatýran bir kimse. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. sandýklara. resmi mevduattýr. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. Öte yandan.Mevduat ? . Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. mahkemelere. dernekler. tasarruf mevduatýdýr. Mevduat nedir? Mevduat. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine.C. dernek ve birliklere. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. Bankalar Kanunu. birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. vakýflara. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. bankalar mevduatýdýr. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . Merkez Bankasý dahil olmak üzere.

Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir. Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. . Genel olarak. tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr.121 . belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý . 1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere.mevduat adý verilmektedir. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr.

Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. Borçlu cari hesaplar. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. Bankalar. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. tüketici kredileri. Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir. Bu amaçla. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. Sözgelimi. buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. . ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. teminatlý ve teminatsýz kredilerdir. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Öte yandan. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler. konut kredileri. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde.

banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar. Bunun yaný sýra. borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir.122 . . Böylece. Bu arada geçen zaman. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. mevduat faizleri birgün sonra. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar.müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur. Bu yüzden. kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar.

kamu. Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T. Diðer özel kesim iliþkile ise. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür. ? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Özel kesimle olan finansal i iþkiler.C. Merkez Bankasý. Sözgelimi. Bu þekilde. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. T.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir.C. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr. Bunlar. çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin. Kredilendirme. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. Bunlar. özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. yüzen fon kapsamýna girer. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar. . Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri.

reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir. Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. . mevduat munzam karþýlýklarý. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir.Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri.123 . kalkýnma ve yatýrým bankalarý. mevduat ve ticaret bankalarý.

kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. Öte yandan. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. günümüzde bankacýlýk anlayýþý. uluslararasý finans piyasalarý. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. T. þirketler.C. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Merkez Bankasý. Bu bankalar. Hazine.C. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. Bu iþlev nedeniyle. sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Nitekim. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý. tasarruf sahipleri (hanehalký). sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. sosyalgüvenlik kuruluþlarý.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. Bunlar. Merkez Bankasý. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. Merkez Bankasý. yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. T. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta.

124 . avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. bilançosunun pasifinde yeralan emisyon. döviz borçlarý.fon kaynaklarý. Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi. mevduat. toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken .

Bu deðiþim. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir. . 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: . Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. T. . Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK). Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri . 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. . Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. Yine ayný yýllarda. öz sermaye. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr. sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak.C. Öte yandan.avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný. .

ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir. Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ. .önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir .125 .

5 20.0 3 Ay 19.6 20.4 Diðer Mevduat (%) 12.1 17.7 10.9 35.8 29.4 29.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.6 34.4 0.3 10.3 Ticari Mevduat (% 15. (1990-1994).9 33.388 300.2 6 Ay 12.6 13.5 2.5 12.7 11.9 11.3 12. 235 72.Tablo : 7.3 10.0 31.6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.6 32.788 330.1 0.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%).7 10.4 28. Mevduat (Milyar TL) 48.2 33.126 .8 2-5 Yýl 0.2 TL.0 6.2 10.1 0.9 2.9 30.4 Bankalar Mevduatý (%) 6.8 39.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62.8 7. (1990-1994).2 2.318 166.4 Döviz Tevdiatý (%) 22.1 0.4 1 Yýl 22. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr. Tablo : 7.5 1 Ay 10.4 29.7 1.3 12.2 5.7 23.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.3 15. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34.0 1.5 14.009 0.780 112.2 2.0 11. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.404 95.7 10.6 Resmi Mevduat (%) 2.7 3.910 189.193 544.0 22.5 18. .1 36.0 10.4 15.4 11.

alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. . Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. Bu teblið. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. mevduat. Nitekim. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak. 1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bunlardan T. özsermaye. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir. ihtiyat akçeleri. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. tahvil ihracý. Buna görebir banka iþletmesi. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. Buna göre..C. bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri. bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. Sermaye yeterliliði. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý. bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý.

Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. þirketler. özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir. sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Hazine. kamu. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. Mevduat ve ticaret banka . Merkez Bankasý. Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý. þirketler. mevduat ve ticaret bankalarý. sosyal güvenlik kuruluþlarý. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr. Bunlardan T. tasarruf sahipleri (hanehalký). uluslararasý finans piyasalarý. Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür. emisyon.C. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri.ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler.127 . döviz borçlarý. kalkýnma ve yatýrým bankalarý.

Mevduat b. 2. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. Yüzen fonlar 3. Aþaðýdakilerden hangisi T. Borç isteyen þirketler 4. Sorular 1.larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Özsermaye c. özsermaye. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý . b. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. Emisyon b. avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir.128 . Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. mevduat.C. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. Özsermaye d. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. Avans ve reeskont kredileri c. c. d. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Mevduat ve ticaret bankalarý e. Krediler e. e. Sigorta þirketleri b. Mevduat e. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. Ýhtiyat akçeleri d.

Metin. Nazým ve SOMEL.5.C. PARASIZ. Sevdil ve ALTUÐ. ÖNDER. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a.M. 1993. Kaynakça ÇIKRIKÇI. 1992 . YILDIRIM. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1996. Finansal Yapýve Politikalar. TÜREL. Cem.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. c. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). . EKÝNCÝ. T. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür. Ankara. Mustafa. Ýlker. SPK Yayýn No: 17. Ýstanbul. Para. TOPRAK. Oðuz. 1990. e. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Ankara. Ýzzettin. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken. Bursa. Ezgi KitabeviYayýnlarý. MPM Yayýn No: 424. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi.129 . Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. 1995. Banka ve Finansal Piyasalar. Oktar. d. Ankara.

-130 . bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý...ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitemizin temel konusu. Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. ticari kredilerin sektörel. bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . Ýskontolu kredi. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. Ekonomik büyüme. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Kredi uygulamasý. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr. bilançonun aktifinde yer alýr. Öte yandan. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. Bankalar. Bu yüzden. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. Bankalar açtýklarý kredilerle. hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. banka tarafýndan verilen kredi. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. Bunlar. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. Ýskonto. deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. vadesi gelmemiþ bir senedin. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. Firmalar. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. iþletme kredileri bu gruba girer. Bankalar. Buna göre. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri. belli bir bedel ya da iskonto . vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. Yani. Ani bir likidite krizi durumunda. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle. kýsa. Böylece. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. orta ve uzun vadeli kredilerdir.

oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. senedi vadesi dolunca tahsil eder. ticari senet olarak bilinen (bono. Öte yandan. Banka.131 . Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur. Bunlardan satýcý kredisi. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir. senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr. ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. . sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için. Burada. Böylece alýcý. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir.

B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak. B elgeler bedelin ödenmesi .. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir. Bu krediler sýnai. belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte. kiþisel kredilerdir. ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. Örneðin. Açýk kredi. bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. Açýk kredi. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler. Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. A ülkesindeki bir ithalatçý. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr . bankalarýn maddi varlýðý. Böylece. Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. Akreditif nedir? Akreditif. kredi alan kiþi aldýðý . Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir. bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür. kredi alanla birlikte. Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. Akseptans nedir? Akseptans. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. . Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. . ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder.

iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir. kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz. Son olarak. Ýpotek kredisi. . açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir. menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr.krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur.132 . Bu uygulama. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. Sözkonusu kredi. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. Röpor. Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme.

gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür. Bu yönünle kampanya kredileri. Ýthalat kredisi ile de. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. Çünkü. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý. gelirler periyodiktir.! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. Burada. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. Varant. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. nakliye ve komisyon gibi harcamalar) . herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. ithalatçýlara. elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak. ithalat ve ihracat kredisidir. Sözkonusu kredi. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. Bunlardan kampanya kredileri.

Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla. iade fonu. Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý. Öte yandan. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. Bankalar orta vadeli kredileri. yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr. devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. Bunun sonuncunda da sektör. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. faiz farký. Bunlarýn baþ lýcalarý. Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým. Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. Orta vadeli krediler. . bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi. varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. faiz farklýlaþ týrmasý. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri.karþ ýlamaya yöneliktir. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr.

133 ..

sözgelimi teçhizat. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun. Bütün orta vadeli krediler. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir.. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. kapasiteyi artýrmak. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. Buna karþýlýk. Öte yandan. yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. Buradan hareketle. yeni tesis kurmak. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. Genellikle. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. Yatýrým kredileri. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri. Ancak. Ancak. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir. ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . kurulu olaný geniþletmek. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. Zaten. sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. . Uzun vadeli krediler. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. Uzun vadeli krediler. Öte yandan.

134 . Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . Ancak. . . Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar. Böyle durumlarda. Bankalarýn iþtiraklerini. Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan. borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler.Ýþtirakler ? . ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr. esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý.

kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. devlet de zorlayabilir. Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. . daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. . daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler. Bu nedenle. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. Bu yola gönüllü de gidilebilir. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. Genelolarak. Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr. Bu arada. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle.. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak. bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr. Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. Genel olarak. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler. Burada amaç. . Buna göre. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr.

.C. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri. bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. tahvillere yapýlan plasman. Öte yandan.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. Bunlar. Bu durum. MerkezBankasý. piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir.135 . Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Böylece. T.

KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir.T. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8. daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. Hazine'ye açýlan krediler.2 11. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý.3 1991 42. tahviller. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.4 2. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. kamu idarelerinden olan alacaklar. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr.7 11. çeþitli kesimlere açýlan krediler.6 1990 47.2 3. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. iþtirakler. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.0 3.2 10. bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý.C.4 .

3 10. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.1992 40.136 .8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).3 2. .

Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise. . bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir.4 9. .6 90. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir.8 12. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr.? . . ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir.9 .1 Özel kesim 9. öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Öte yandan. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr. Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe. Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. . Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ.7 94.2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90. ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr. Tablo: 8. Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir. Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. Buradan hareketle.2 87.3 5. Buna karþýlýk. özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr.

Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken.Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir. Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý.137 . . bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir.

1 17.4 12.3 4.1 Özel Kesim 70. 0.2 3.7 9.2 0.8 1. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.7 8. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.1 10.2 0.VE YAT.4 Kamu Giriþimleri 10.6 67.7 4.0 Kamu Giriþimleri 1.8 9.2 6.3 77.7 Banka Dýþý Mali Kur.Tablo: 8.2 3.6 73. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir. Öte yandan.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.6 Kamu Giriþimleri 6.9 5.9 8. 8. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise.4 5.0 Kamu Yönetimi 12.3 0.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100.7 5. bir miktar gerilediði izlenmektedir.0 100.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.4 MERKEZ BANKASI 8.7 KAL.1 Kamu Yönetimi 6. ---MEVDUAT BANKALARI 83.6 73.3 7.0 14.8 Kamu Giriþimleri 1. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.5 73.1 Banka Dýþý Mali Kur.9 Kamu Yönetimi 6.9 1.9 6.0 4.0 100.0 6. 0. mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý. BANK. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? .0 11.3 1.5 0.0 0.4 0.2 0.9 79.138 .1 Özel Kesim 76.0 Kamu Yönetimi --0.1 15.0 100.9 66.2 0.8 87.6 75.5 17. Sözkonusu dönem boyunca.8 10.6 3.1 Banka Dýþý Mali Kur.7 6.

139 .3 4.5 15.1 20. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.0 Ýthalat 1.7 Ýhracat 3. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr.7 0.2 19.9 18.5 Ýnþaat.9 3.0 5. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr.5 2.3 19.5).7 13.5 3.8 15. Öte yandan. (1981 -1991) .5 1.6 11.4 14. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir. Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda.1 12.4 1. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik.1 3. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda.6 Dýþ Ticaret 5. Sözgelimi.TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.8 1.8 Sanayi 44.7 Tasnif Edilemeyen 14.9 14.2 27.7 0.6 18. ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz.7 32. ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.4 15.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21. iç ticaret.5 26.5 22. Buna karþýlýk.5 0. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken.0 13.9 22. ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir.8 3. inþaat. Ulaþtýrma ve Turizm 4.8 17.2 20. tablo 8.4 Ýç Ticaret 6.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir.3 13. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .4 20.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.

.

8 6. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ .5 2.0 1.0 6.4 2.0 1990 25.1 1.8 6.Tablo: 8.3 1.5 38. ticari krediler olmuþtur.8 0.8 38. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde. Sözgelimi.8 0.8 12.5 0.0 11.6 100.4 100.0 1989 26.5 0.1 12.0 1991 26. 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.5 11.4 37.8 1. 1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34.7 11.1 iken.7 100.6 11.4 2.0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.1 1. Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni.

5 82. Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.2 15. 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir.5 84.3 14.2 72.3 olmuþtur. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi.3 72. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir. bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur.140 . 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76. . Yine bu dönemde.5 15. Tablo: 8. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.5 75.9 Orta ve Uzun Vadeli 23.5 17.1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler.6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).6 75. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu.8 84. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr.7 85.ve %72.

tüketici kredileridir. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri. Tablo: 8. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý. ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir. KÝT'ler. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? .! ! Bankalar. hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ. 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri.9 7.7 KÝT 3.1 1991 9.6 Özel Firmalar 22.6 1. Bu ürün.5 26.3 1.8 9.0 1. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994). hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr.5 Diðer Özel Sektör 8.5 Kamu Yönetimi 2.4 25.0 36.7 1992 11. Tablo: 8.4 1.2 3. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.9 40.3 1.0 4.8 6. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38. Öte yandan.141 .7 2.3 42.2 24.1 2. kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr.5 1993 15. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.7 Banka Dýþý Mali Sektör 1.

açýk kredi. Bankalar. krediler. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. T. Hazine'ye açýlan krediler. MerkezBankasý. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý. çeþitli kesimlere açýlan krediler. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr. Sorular 1. Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. Orta vadeli krediler.C. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. kamu idarelerinden olan alacaklar. T. Bunlar. Bunlar. Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak . röpor. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. tahviller.C. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. iþletme kredileridir.Özet Bankalar. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. Öte yandan. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. Bu yolla bankalar. b lançonun aktifinde yer alýr. varant. Uzun vadeli krediler ise. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. iþtirakler. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Kýsa vadeli krediler. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans). altýn ve döviz stoklarý. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. kefalet karþýlýðý açýlan krediler. Krediler vadelerine göre kýsa.

Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. b. Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. . c. d. e.verebilir.142 .

Türk bankacýlýk sisteminde. c. Krediler b. d. . mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi.2. inþaat. e. Menkul kýymet plasmanlarý d. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. Özsermaye c. Ýþtirakler e. Ýskonto 3. Altýn ve döviz stoklarý b.143 . Türkiye'de. d. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. c. e. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. Emisyon 4. b. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Aþaðýdakilerden hangisi. Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi. 5. Ýç ticaret. Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. Hazineye açýlan krediler c. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr. b. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur.

1992. Tarih Vakfý yurt yayýnlarý. Oðuz. Servet. 1995. PARASIZ. Bursa. MPM. YILDIRIM. 1996. Sevil ve ALTUN. ÇIKRIKÇI.Kaynakça AKGÜÇ. Ankara. Ankara. Ankara. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 1993. 19801995. Mustafa. TÜREL.144 . Öztin. Ýstanbul. SPK Yayýn No:17. Ýzzettin. ÖNDEN. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. Para. Metin. Nazým ve SOMEL. Cem. Oktar. Ýstanbul. Ýlker. Banka ve Finansal Piyasalar. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. Finansal Yapý ve Politikalar. EKÝNCÝ. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. .. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1992. 1979. EYÜPGÝLLER. TOPRAK. Gerçek Yayýnevi.

Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede. Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir.. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.145 . diðer ünitelerle de iliþki içindedir. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.... üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm . pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik. Bu ünitede iþlenen konular. Bu þekilde çalýþmanýz. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin.

bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir. Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir. Öte yandan. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. .BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. kâr amacý güden kuruluþlardýr. daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. ? . Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. Ticari bankalar. bir yandan likidite ve emniyet. daha fazla yatýrým yapmak. Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. týpký diðer iþletmeler gibi. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek.

146 . dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý. "aktif yönetiminin" temel görevidir.Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular. Bu dönemde bankalar. Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom). Ýkinci Dünya Savaþýndan önce. 1960'lý yýllarda A. hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir. Batýda. durgunluk (resesyon). Buna karþýlýk.B.D. Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli . baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir.

en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. Þimdi bunlarý inceleyelim. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. taþýmayý. Bu ma. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. gayrimenkul.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. Ancak bankalar. prensip olarak kýsa vadeli. dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler. Fabrika. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir. Ticari Kredi Kuramý. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. kendi kendini ödeyen. sürekli iþletme sermayesi. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. teçhizat. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler. stoklamayý. Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. reel senet kuramý da denir. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr. firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen.

kuramýn eksikliði deðil. Ticari kredi kuramýna göre. vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. kuramsal eksiklikler de taþýyordu. ticari kredi (reel senet) kuramý. hiç bir kredinin kendi kendini . Þöyle ki. uygulama güçlüðüdür.147 . Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý.diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. Bunun sonucu olarak bankalar. hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu. Bunun nedeni. ipotek.

Ancak. Þöyle ki. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. A. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler.D. örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. ticari kredi kuramý. likiditeninkaynaðý. kredi portföyünden. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi. Böylece geri ödeme yükü . tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz.B. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr. Federal Rezerv sisteminin (A.D. Buradan þu sonuç çýkmaktadýr. Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. tahvilat portföyüne kaymýþtý. Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr. Bu kuram.B. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi. müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. Bunlarýn çoðunu. geriödeme gerçekleþmemektedir. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu. bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr. Çünkü. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr. Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde. Bu iktisatçýlar dikkatleri. Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? . Ancak. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn.

Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler. Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir. Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir. Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir.148 . sürekli olarak. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý. . tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr.

1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý.B. sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir). II. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet. borsalarda hemen nakde çevrilebilir. . uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar. Fakat tüm bankalar ayný . kredilerin vadelerine güvenmek yerine. transfer edilebilir.D. Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. Bununla birlikte.'de Hazine bonolarýnýn artýþý. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir. Deðiþtirilebilirlilik kuramý da. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller.. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý. herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. Böylece likidite. para piyasasý tahvilleri. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar. Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. Dünya Savaþý döneminde. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz.B.D. Hisse senedi ve tahvil. Bunlarý gerektiðinde. A. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz.'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. Öte yandan özellikle 1929'larda A. müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr. Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. . Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. birçok banka da ayný þeyi yapabilir. Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir.

? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi. Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz.149 . Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez.anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du . Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m. Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir. ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr. tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir.

banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. bankalarýnýn portföylerinde. Kuram açýklamadan önce A. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. bu kredilerin bileþimi. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin.B. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir. Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur. tüketici kendilerinin. ödünç verenlere. bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir.D. Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. Beklenen gelirler kuramý . acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. Bu kredileri. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur. 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. Kuram. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr.. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. Bu kurumda da krediler. Ayrýca. temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken. ? rumunu saðlamýþtýr.D. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri. Ancak bu.B. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. Ancak. O halde. Dolayýsýyla bu tür krediler. . Dolayýsýylabu krediler.

bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için .ödünç verenlere. Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý. aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir. Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. Bu yeni kurama göre.150 . pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr. potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr.

. vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn. para otoritelerince yasaklanmaktadýr. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir.? de kalmasý gereksizdir. Bu ise oldukça güçtür. Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý. . olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma. bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak. Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr. . Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet.D. .B. Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . 1960'lardan beri baþta A. özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr. devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir. Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat. halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. B nlar. Çünkü. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede. Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr.

. Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. Uygulamada. Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle. Böylecebankalar. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir. ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir. Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol. merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi. merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr.151 .hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak.

Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir. þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr. tahvil. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý. Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir.D. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda. Normal koþullarda. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. Budurum. kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr. merkez bankasýndan alýnan avanslar. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. Ayrýca. bazý ilkelere uyarlar. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla. Küçük kuruluþlar. Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. ek rezerv yaratacaktýr.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken. mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr. Bu nedenle banka.B.

D. bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr. Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr. Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte. Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr. Nitekim A. .152 .'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr.B.zorunluluðu getirilebilir. ? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa.

Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr. uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. sermaye stokunu bir miktar artýrýr. Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin. artýk yalnýzca devlet tahvili. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti. Bu süreçte. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr.

para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse. böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr. . Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de. Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz. Bunun sonucu.153 . toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr. aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler. Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur. Bankalar. kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. Zorunlu bir satýþ.

bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi. risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif . Diðer bir deyiþle. Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir. Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr. Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir. . bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir.Pasif Yönetimi Modern aktif .? . Bu yaklaþým. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. bir ölçüde piyasa koþullarýna. Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. . Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. Bankalarýn. Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr. faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr. Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim. Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir.

bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný. Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði .1) de görülmektedir. Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa. Bu durum þekil (9.154 .Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz. bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr.

Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi . Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9. bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer. pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi .1. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir. .zaman. Sýfýr.deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur. Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer.

bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir. piyasa faiz oranlarý düþerken. bu strateji altýnda. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. net serveti düþecektir. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman.1. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir.155 . Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60. Negatif Fon Açýðý Stratejisi . bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim. Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile.c) de görüldüðü gibi. Böyle bir durumda. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir. Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. . negatif fon açýðý stratejisidir. Þekil (9.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir. onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde.

Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür. bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir. borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir.. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa. Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. hazine borçlarýna. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. Kuþkusuz. Likidite birçok yoldan saðlanabilir. . Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar. Bu sistemin çözümü bir bankaya. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. Ticari bankalar . o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr. iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. mevduat sertifikalarý v. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik. Böyle olunca. için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur.b. Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir.

kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn. para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . Bu nedenle.156 . firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar. yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler. güneþi görünce þemsiyelerini açan. bankalar. Sanayiciler bankalarý. para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr.ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. Durum böyle olunca hükümet.

ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir. . Özetlersek. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. Öte yandan. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir. Oysa. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr. Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler. Buna karþýlýk. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde. bu sonucu doðurmalarý mümkündür. firmalarýnkiyle aynýdýr. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. Kýsacasý. Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil.

.157 .

Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. III. Aktif pasif yönetimi c. Reel senet teorisi 2. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. Reel senet doktrini V. IV c. Sýfýr fon stratejisi e. III.158 . Aktif yönetimi b. Pasif yönetimi d. I. Katma deðer yaklaþýmý IV. III d. I. Sýfýr fon stratejisi d. IV e. Pasif yönetimi a. Fon açýðý stratejisi d. II. Reel senet teorisi b. Aktif yaklaþýmý II. Beklenen gelir teorisi c. IV . V b. Kullanýcý maliyeti III. Negatif fon açýðý e. I. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. Beklenen gelir teorisi e. Run 4. III. Pasif yönetimi c. II. III. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a.Sorular 1. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a.

Mac millan. GRAW-HÝLL.Commercial Bank Financial Management. 1993. Doðrusal programlama d. MISHKIN. Input . Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. Ýlker. Mc. Para Politikasý ve Finansal Piyasalar. . Roger Leroy and VAN HOOSE David. Minimizasyon Kaynakça KOHN. MILLER.5. Maksimizasyon c.. SINKEY.. Banking and Financial Markets. 1989. Baský. Ezgi.159 . Frederic S.. New York. 1983. Bursa 1996. Boston. Scott Foresman. New York. Meir. The Economics of Money Backing and Financial Markets. Modern Money andBanking. Statik programlama a. F. Money. 1993. PARASIZ M. New York. J. . Dryden 2..Output b.

.160 . T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr. kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz.. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz. . Ünite içerisinde benimsenen yöntem. Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Buna göre zaman zaman. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz. Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr.

Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. ! Mevduatýn banka açýsýndan pasif. zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr. aksi belirtilmediði sürece. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. nakit gibi unsurlarý mý. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr. Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz. ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca.

Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar. Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu. . . Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar.görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr. Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: . .161 .

Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar. Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz. . Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim. Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir.

Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr.162 . Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .

Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr. Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý . Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr.

. Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr. . Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr.163 . MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: . Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz.ele alýnacaktýr. Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir.

Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz. varsayým gereði. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. .! ! . atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr. pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr. Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz. Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. Bankanýn . Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. Böylece banka. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. Banka. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir.

Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için. Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr. bankanýn kredi açma .vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir.164 .

sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir. açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir. A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Sistemde sýzýntý olmadýðý . Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz.

8 milyar liraya ulaþmýþtýr. zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr.165 . A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir. T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1. Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir. Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: .ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir. Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir.

Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn. yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD. banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2. .0 1000. . TOPLAM 5000. .6 327. bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar. dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz.44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640). Tablo 10. Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409. yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar. . A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr.68 81. Bir baþka deyiþle. .4 5 409. Bir baþka deyiþle.92 . . Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz).6 102.0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. bankacýlýk sistemindeki . .0 5000.

R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak. veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile .DD = k . yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: .166 .toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak.

D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. O halde.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. . Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. Yukarýdaki son eþitliðe göre. . baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir. A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz. D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir.20 = 5 deðerini alacaktýr.DD = k x . k =1 (4) rD olmaktadýr. Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani . Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý.? çarparsak.R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý.

Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr.167 . bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim. Yine. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu . Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr.bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir. merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný.

Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak. Týpký tek banka durumunda olduðu gibi. Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir. bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý .bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir. Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir.

Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir. yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r.fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek.168 . . Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir.

. . V. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki . . ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler.92 . V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler. .0 1000. Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler. . . imenkul kýymet faiz oranýný. bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (.R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler.DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr. X ) -. Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (. TOPLAM 5000. ER = f( i. .0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir.0 5000. Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek.DD = 1 .Tablo 10.4 F 409.2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409. .68 81. Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir.R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0. + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri.20) iken.6 327.6 102.

menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Örneðin. menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr. Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur. atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar .iliþkinin yönünü göstermektedir. Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken.169 . Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse.

Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme . Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak. Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise . (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa . Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz. bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný.R = . Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte.þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr.ER (8) þeklinde yazýlabilir. Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr.RR = rD . Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak. merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir.DD (4) þeklinde yazmak mümkündür.ER = e .RR + . rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir. Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi . Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir.DD (6) olacaktýr. Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr.

.R (9) rD + e elde edilir.DD = 1 . .R (10) þeklinde yazýlabilir.170 .R = rD .DD (rD + e) . Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.DD .DD + e .R = .DD = k . k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .

DD = k .DD (12) . yani e = 0. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür. Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Yani . Bir baþka deyiþle bu aþamada. Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar. Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa. mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr.RR olduðu için . Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte . Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir.20 idi.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur. Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken.050. verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz.! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla .05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0. baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta.C = c . rD = 0.R = 1 milyar TL. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir. Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu.25 buluruz.20 + 0.

Bu eþitliklerde C nakit miktarýný.þeklinde ifade edebiliriz. mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca. bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler. atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir. c ise nakit oranýný göstermektedir. . Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür.171 ? . Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. týpký atýl rezervler gibi. nakit miktarý. Görüldüðü gibi.

R = 1 milyar TL.ER + .5 0. dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr.RR + . bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz. . yukarýdaki eþitlik.C (13) (4). rD = 0. Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit. k = 1 / (rD+e+c) denirse.! ! ! .R olarak yazýlabilir. R = 0. Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler.R = .DD = . Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan . 1 k = = 2.15 buluruz.15 ise. bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir. son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr. Daha önce bilindiði gibi .DD .DD + e .R (14) rD + e + c elde edilir. bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr.20.DD = k .20 + 0. nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.R = . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2.05 + 0.DD + c . (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa. . Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla. Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir. Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz.5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir. Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük.R = rD .05 iken c = 0. Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak.DD (rD + e + c) 1 .

halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim. vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek.küçüktür (rT < rD).DD (17) .TD = t . Vadeli mevduatlarý TD. TD = t DD (16) . Yine basitlik saðlamak açýsýndan.172 .

DD + rT . Yani .DD .R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr.R = .04 .20 + (0.RRD + .5 ve rT = 0. Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa . .DD + rTt .04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0. vadelimevduatlarýn mode . Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir. Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa.DD = k . rD = 0.R = . 2.R = rD .5) + 0.20.05 + 0. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.DD (rD + rTt + e + c) 1 .! ! ? ? yazabiliriz.TD + e . Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði.R = rD .DD = 2 milyar TL olacaktýr. e = 0.C olacaktýr.DD + c .15 buluruz. Daha önce olduðu gibi burada da. c = 0.15 iken t = 2.DD + c . . .DD elde edilir. Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz.R = 1 milyar TL.ER + .DD = .R olduðu için .RRT + .TD + e .05.

le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz.20. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? .04 ve c = 1.09 ve c = 0. t = 4. Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.30. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0. e = 0. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr . rT= 0.173 .1þeklindedir.53. e = 0.08.7. Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0.16. t = 1. rT= 0.9.

bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a. Vadeli mevduatlar b. Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a. Zorunlu rezervler . Nakit e. Atýl rezervler c. Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e. Vadesiz mevduatlar d. Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. Sorular 1.Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir.174 . Nitekim bankacýlýk sistemindeki.

Savaþ Yayýnevi. PARASIZ Ýlker. Ankara. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. 1987. 50 milyar TL b. Eskiþehir. Ýstanbul. . vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a. Para Teorisi. 1991. Basým. 5 milyar TL 5. KEYDER Nur.3 milyar TL d. Aylýk Ýstatistik Bülteni.175 . Banka ve Finansal Piyasalar. 8. 1995. Para Teorisi ve Politikasý. Bursa. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c. Ezgi Kitabevi. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. 1995. Merkez Bankasý. 33. 7. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b. PÝRÝMOÐLU A. Para. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d. 1994. 1992. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. Para. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika.4.5 milyar TL e.C. HÝÇ Mükerrem. T. Aralýk. 20 milyar TL c. Menteþ Kitabevi. Ankara.Baki. Para: Teori-Politika. Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a.

geliþimi. Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. . iþlevleri. iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir.. baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. Konuyu dikkatlice okuyunuz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir.176 .

yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar. . ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. devletçe desteklenen. para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur.? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý. kanuni parayý tespit etmek. Ne var ki. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. devlet borçlarýný daha kolay. Çünkü o devirde. Bu kararla banka. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan. Devletler. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur. diðer bankalar da. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir.

Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir. bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir. Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle. Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur. Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ. Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr.Baþka bir görüþe göre ise. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti.

bankanýn. 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu. Bu sistem. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr. 1970 li yýllarda. para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur.D. A. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu.. Ancak. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da.D. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir.B.B. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak. 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir. Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken. . Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank.

Öte yandan bazý iktisatçýlar ise.178 . hükümetlere karþý . Merkez Bankalarýnýn çoðu. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr. bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar. Sonuçta. özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir. Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi. bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu. Dolayýsýyla. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.sakýnca görülmemiþtir. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle.

MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. Bunlar. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. Bu geliþmeler. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr. Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý .

orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler. Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek.ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde. Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? . kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir.179 . ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir.

Merkez Bankalarý. Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa. Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar. Devletin b ankeri olarak. bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý. Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr. uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý. bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. ? ? Merkez bankasýna.

180 .B.mümkün olduðunca az finanse ediyorsa. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir. .Webb-B.Cukierman-S. A. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir. o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr. Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise.Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada. En çok kullanýlan yöntem olarak.

kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. kim tarafýndan atandýðý vb. sorularý içermektedir. Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý. baþkanýn görevde kalýþ süresi.? . . Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan). Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). 20 puan deðerinde olup. uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek. parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan). enflasyon oraný. . . büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen. Böylece Merkez Bankasý. Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir. büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr.

Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada. yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu. Alesina ve L. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir.181 . dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda. Çünkü. Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. Hatta 1990 yýlýnda A. ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir. ancak. Unutulmamalýdýr ki. ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. .

devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ . 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. devlete. ? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. Düyun-uUmumiye. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir. isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr. Bu banka. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ. Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur.? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir. klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr.

Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. . sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB.182 . 15 Milyon TL. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle. 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. 3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr.tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu. Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur. 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir.

Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi.? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ. 1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur. 1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. Böylece hazine bankanýn genel kuruluna. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir. devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir. D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr. dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . B grubu pay senetleri milli bankalara.

Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan. Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ. T. kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir. bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz.baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir. Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý.183 . böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir. Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr.C. bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý. TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ.

faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir. bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . . Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi. Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir. likiditeyi. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi . Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir.yol gösterirken. Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. artmýþtýr. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur. Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup.

Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir. bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir. Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. Yine. . Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir .yapan bankalar buluþturulmaktadýr. . Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla. doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir. kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. Böylece Merkez B asý kredilerinin.184 . 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla.

Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý . T. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir. 1990 yýlý sonunuda. Bu protokolün önemi.selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý. Toplam iç yükümlülükler. . T.Merkez Bankasý iliþkilerinde.C. Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir. Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. 16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. Toplam Bilanço büyüklüðü . Bu deðiþkenlere yönelik hedefler. 1990 lý yýllara. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. . Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. . Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý. Net iç varlýklar. Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi. Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup.C. . enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr.

Ancak. Merkez Bankasý Parasý. kamuyu iç ve dýþ .185 . bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr.ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr. Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir. kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. . 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur. kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir. Merkez bankasý böyle bir program yapmakla.

Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi.C. Ancak. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. Bu. 1715 sayýlý TCMB kanununun. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur.C. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde. programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn. Bu programýn amacý. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde. 1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý . MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur.? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr.

hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. . Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak . hükümetetavsiye niteliðindedir. Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte. Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir. yetkisi.186 .politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir. Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde. Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr.

Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . Pay Sahipleri Genel Kurulu . Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr.C. açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir. T.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor. bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. Denetleme Kurulu . bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir.C . Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý. ucuz yatýrým kredisi vermek. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu. Yönetim Komitesi . En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. Banka Meclisi. reeskont. Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. Baþkanlýk (Guvernörlük) . MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. C ve D grubu pay senetlerini . Banka Meclisi . Banka Meclisi. B. Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur. Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr. A. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan. Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan. Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi.

temsil edecek birer kiþiden meydana gelir. TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup. . Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar.187 .

. hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. . Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn . .M. . Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek. . Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek. .C. Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi. . Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak. .B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. Para ve kredi politikasýný. . Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek.? T. Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. . kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek. Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek. Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . . . . Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek.

Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : . para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir.188 . Bu yüzden banka. Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr.tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. . Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur.

kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. mali ajanlýk. hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. Banka. kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde.. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar. Banka. para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini. . kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini.Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. Banka. Banka. yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. . Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. Devletler. T. . Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir. Bu çerçevede. .C. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur. Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir. Bu mevduatlar için faiz ödenmez.

yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr.C. 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr. görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir.M. T. .B.C. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde.189 . Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ. nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur. Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T.B. T.B. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir.M. Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr.kurma yoluna gitmiþlerdir. Ancak.M.C.

Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi.190 . Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. c.B. 3. d. e. c. c. Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar. Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr.Sorular 1. Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak.Webb . Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek. . likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. Cukierman . Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar. Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. 2.Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a. Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. A. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar. Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. b. b. e. d. e. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi.B. Merkez Bankasýný. d.S.

1982.Faruk. Aralýk 1993.A. Yýl: 2. Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence.Ý. Ýþletme ve Finans. EYÜPGÝLLER. Banka ve Ekonomik Yorumlar.4. 1994. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. Banka ve Ekonomik Yorumlar. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri. A. 1982 c. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T. Güvenirlik c. Ekonomik Forum. Merkez Bankasý Ýþlemleri. Kýsmet Matbaasý. Servet.Faruk. ESER. Eylül 1994. Ankara. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a.Ý. Ö. Sayý:7. KAYLA. T. Banka Meclisi b. 1983 d. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. DPT. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý. Suat. 1981 b. Sayý:11. Mehmet. Sayý12. Ziya. Ankara 1981. Finans . CUKIERMAN. Ö. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. MIT Press Cambridge. ÇOLAK. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. Ercan. Kadir. TOBB 8/1994.C. Ýsmail. Merkez Bankasýnda vardýr? a. GÜNAL.T. Yýl: 30. Genel Müdürlük d. Uzman Gözüyle Bankacýlýk. 1985 5. 1984 e. Alex. Eylül 1995. OKTAR. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. Ýktisat. Haziran 1994. Yayýn No:149. KUMCU. Denetleme Kurulu e. 5 Nisan ve Merkez Bankasý. Mart 1990 Sayý:48. ÇOLAK. Yýl:3.C.

Bursa.191 . . 5. M.Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý. Para Banka ve Finansal Piyasalar.Ýlker. PARASIZ. Eylül 1992 Sayý:57.Dünyasý. 1994.

Temmuz 1994. SARACOÐLU. SARACOÐLU. Sadi. Sayý:51-52. SARACOÐLU. Ýþletme ve Finans. .TCMB Yayýný 1992. Aðustos. Ankara.SARACOÐLU. 1993. Rüþdü.192 . Sayý:89. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. TCMB Yayýný 1990. Haziran-Temmuz 1990. Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi. TCMB 1992 Para Programý. Rüþdü. Ýktisat. Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi. Rüþdü. Ýktisat Ýþletme ve Finans. Rüþdü. UZUNOÐLU. Ankara. TCMB Parasal Programý Brifing Metni.

193 .ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede. parasal taban kavramýný. ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir. nakit oranýyla.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. parasal taban çarpanýný. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. faiz oranlarýyla. Bu üniteyi çalýþýrken.

Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. M1. banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. M2 vb. Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. gibi para a . Bunun anlamý þudur. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Toplumda para stokubüyür. Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. Hden hareketle. yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir.

artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar). Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz. parasaltaban. bilançosu deðiþmiþ olur. Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar. nakit parasal tabandýr. Taban para. fiilen dolaþýmdaki nakit para. Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. Makswell Fry'a göre. yükse ara demektedirler.194 . . birbirlerine çok yakýn. Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir. ? . Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para.rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür. sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr.

Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. Ýkincisi ise. vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr..1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . Andersen ve Jordan'a göre. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. madeni paralarla. Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. Bunlardan birincisi halkýn. para stoku arasýndaki iliþkiler. devletin. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla. Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. Tablo 12. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez. ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. Böylece para aðacý büyüyecektir. parasal tabandýr. Biz parasal tabaný. para aðacýnýn gýdasýdýr.

1. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2.195 . Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar .

Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir. Parasal Taban Arzý . parasal taban talebini belirler. aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr. parasal taban arzýný. parasal ve reel sektörlerle. ekonominin genel durumu. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. para arz ve talebini belirler. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. Sýrasý gelmiþken. Bunun sonucu. piyasaya para arz etmektedir. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn.Tablo 12. kamu ve özel sektör kredileri. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. Bu kaynak. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý. Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler.C.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. Genel olarak halk. ? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. döviz. Ekonomide parasal taban ve para stoku. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir. Baþka bir deyiþle. O halde merkez bankasý. Merkez bankasýnýn. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. altýn. ilerlemeler. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda.

kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir.196 . Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda. Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr. döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir.Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler. Dolayýsýyla ülkenin net döviz .

kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi. mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). genel ve katma bütçeli kuruluþlar. özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir.? varlýðý. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi. baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim. döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka. Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla. Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler.C. T. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini.

197 . iþ adamý ve mali kuruluþlarýn. Öte yandan.Bankalarýn parasal taban talebi. kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir. nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna). Bu da bankanýn toplam mevduatýna. ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir. Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? . karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur.

Elektrik Kurumu. Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. SEKA. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. . KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir.C. Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. Zirai Donatým Kurumu. kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. Demir Çelik Ýþletmeleri. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50. Etibank. Merkez Bankasý. Çay Kurumu. Et ve Balýk Kurumu. Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. Þeker Fabrikalarý. Merkez Bankasý. T. Dolayýsýyla uygulamada. Azot Sanayii. Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. maddesi gereðince Merkez Bankasý. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. Hazine borçlu duruma geçmektedir. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. Toprak Ma Ofisi. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Çimento Sanayi. Kömür Ýþletmeleri. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. Bu krediler. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. yatýrým.

para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi. özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta .198 . Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir. Geçmiþ yýllarda.Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý.

iki kýsýmda düþünmek mümkündür. ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. parasal tabandaki artýþlar. Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. Ancak. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr. ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. . Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler.? . Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. Kamu sektörünün yapýsý gereði. dýr. . Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir. Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . ikincisi ise özel sektörün ticari. Bir ülkenin dýþ varlýklarý. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri. Döviz. Dolayýsýyla. IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. kendilerine verilen kredilerin. zirai. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta.

dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar. Merkez Bankasý. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir.199 . Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde. Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr. parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa . Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir. Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý.arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr.

ihtiyat akçesi v. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . hesaplarý. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte. parasal tabana pasif olarak. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. dahildeki muhabirler. hesaplarý sayýlabilir. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan. Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz.b. Aradaki farka göre sonuç. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr. Diðer hesaplar. diðer IMF v. Dolayýsýyla.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. altýn alacaklarý. deðerlendirme farký v. Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde. Aktif olarak. Çünkü.b. katma bütçeli idareler. bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde. hesaplarý girmektedir.b. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. Diðer Hesaplar ? Parasal taban. Ancak ödeme anýnda. net döviz varlýklarýdýr. bütçe hesaplarýnda görülür. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan.b. muhtelif döviz bakiyesi. Hazine-IMF v. ithalat depozitolarý. hesaplar yer alýr. Öte yandan net döviz varlýklarý. petrol imkanlarý. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz. çeþitli mevduatlar. tahviller cüzdaný. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan. ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir.

Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. Aðaca benzer þekilde. halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr. para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr. serbest (gönüllü) karþýlýklar.200 . ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler.süreciyle. parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir. para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý.

nominal para arzýnýn (Ms. Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. Böylece parasal taban. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. money supply) nominal nakit miktarý (C. toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak. ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. Ayrýca. Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. . Þimdi ise Merkez Bankasýnýn. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. m = Ms H dir. Öte yandan H x m = Ms olduðu için. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik. ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. Önce. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. Bu durumda. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R).dýr. Buna göre parasal taban çarpaný. para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý.

201 . Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD . R. H. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz. Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný. parasal tabaný.Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir.

C CR + R -(9) 1 MsDMs D . Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak.elde edilir. Ms = R MsDMs . Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým. Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz. (5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur.D = C olduðunu buluruz. ( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým. (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim. D R . R + R . DD . R R (Ms . Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms .D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. Ms eþitliðini elde ederiz. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir.

R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C . R .= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði.202 . Ms = H 1C + R -C . H (10) MsDMsD .

Ayrýca.15 gibi). Yani. 1 m = (12) C CR + R -. R karþýlýk miktarýný. 1 (13) m = Cr + Rr . bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir. halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. Rr þeklinde gösterebiliriz. Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre.3 = 0. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) . Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs). gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre. D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre . kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. Reserve rate) belirlemektedir. H (11) olduðunu söylemiþtik. Ms = m . birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0. Parasal taban çarpanýný tanýmlarken. Currency rate) göstermektedir. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir.biçiminde yazabiliriz.Cr . MsDMsD olmaktadýr. yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr.2 x 0.

Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr.Ms = . deposits). Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken. para arzý artacak. ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir. Rr elde edilen (14) nolu formül. sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. Buna göre para arzý. Vadesizmevduatlara (D.203 . H Cr + Rr . vadeli mevduatl ara (T. Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz. yorumu kolaylaþtýracaktýr. diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda. Baþka bir deyiþle.Cr . Vadeli Mevduatlarýn. baz paradaki artýþlarla ayný yönde.

Cr RT . T )(18) DDDD( T ) elde edilir. t .Cr ( Rr . D + RT . t . Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda.Cr)] deðerinin bulunmasýdýr.Cr Rr + RT . (1 . t . t) li terimleri ortak paranteze alýrsak. paydasýnda ayrýca [ + RT . D + RT . T 1 .? olarak gösterebilir. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. T (17) -. T C Rr . Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký. Parantezi açarsak.Cr(Rr + RT . t .Cr) formülüne ulaþýrýz. C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda. 1 m = (21) Cr + Rr . m = Cr + Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . D + RT .Cr Rr . MsDMsD bulunur. T (16) olacaktýr. D + RT . (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz. D + RT . (1 . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini . t) (19) elde edilir. tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr . t(20) ve paydaya (RT .

Bu terime göre. O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr. vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr.gösterecek. vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý). vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn.204 . Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz. . Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir. son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. bunlarýn etkisi.

Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. likiditesidüþük. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. . likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. kârý azalacaktýr. R = RR + XR (22) olacaktýr. O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. XR = R . geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. R toplam rezervleri gösterdiðinde. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. rezerv oranýný azaltacak. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. aþýrý rezerv miktarýný (XR. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde. getiri. likiditesi yüksek.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn. riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir. Ticari bankalar. excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. Ticaribankalar. Çünkü. bankalarýn aktif portföyünde. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda. Ticari bankalar. Bu görünüm ilk bakýþta. Bunun sonucu. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim.

205 . . RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda. D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz. Burada Rr genel karþýlýk oranýný. Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz.R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði.

Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI . piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr. aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. Cr + Rr . H Cr + RRr + XRr .Cr(RRr + XRr) Rr .Cr) formülüne ulaþýrýz. ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda. H (26) Cr + RRr + XRr . Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler. Þimdi akla þu soru gelmektedir. bu durumda para arzý artacaktýr.Cr RRr . vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne.1 Ms = . H) olduðu 1 Ms = . .Cr .Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = . H (27) Cr + RRr + XR . t (1 . nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir. ? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi. Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz. Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa. ? 1 Ms = . yani sonuçolarak (Ms = m . H idi. Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak.Cr XRr formülüne ulaþýrýz.

206 . Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. .Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa. merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman. Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak. O halde aþýrý rezerv oraný. piyasa faiz oranlarýyla ters. Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse. O halde parasaltaban. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir. Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr. nominal para arzý. iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir). piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir.

iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu.2 de ise faiz oranlarý belliyken.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12. . Ý Ý5 Þekil 12. ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr. aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta.2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12.2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir. H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için.

207 . gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr.bu oran için M3 para arzý. Çünkü aþýrý rezerv. Eðer faiz oraný yükselirse. Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir. Ms para arzýna eþit olmaktadýr. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz. Ms H0 Ms M3 H0 Ms . faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. nakit tutma oranýnýn. Yukarýdaki analizlerde.

kýsmen Merkez Bankasý. para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir. Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. Tersine para arzý. ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda. H0 Ms Þekil 2.? Ý Ý7 Þekil 12. Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný. MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný. . Yukarýdaki analizler. . H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr. Ancak önceki iki durumdan farklýolarak. kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir. ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . para arzý eðrisi (1/RRr). Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir.

. nakit tutma oraný küçülür. Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür. . Vergi kaçýrmalarýnýn. karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde.208 . Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak. . nakit tutma oranýný küçültür. Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür. hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar.Þehirleþmeye. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde. . Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür.

Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa. Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince. Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. repo. nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir. tersrepo v. Bu danakit tutma oranýnýetkiler.. dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn. Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken. nakit tutma oraný küçülür. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. Gelirlerde ve nakit ankeslerde. Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar. . . . . nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar. Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir. Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. . nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur. öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý.b.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. para piyasasý ortak fonlarý. Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir.

209 .olur. Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý. Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar. . Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir.

Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr. Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. Bankanýn aþýrý . Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Kesin bir durum deðildir. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr. diðer yandantakas odalarýnda denk rler. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Ancak yine de bu bir tahmindir. Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa. Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde.

. etmenlerden etkilenir. bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý. Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise. güvensizlik. Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz.s.210 . faiz oranlarý. iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir. devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v.rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir. Aþýrý rezervlere gelince bunlar.

Merkez bankasýnýn kredileri. Merkez bankasý kredileri e. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler.Özet Parasal taban (veya baz para). aþýrý rezervler ve faiz oraný. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. iki grupta toplanabilir. kanuni karþýlýklar oraný. Altýn b. ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. Aþýrý rezervler düþerse e. Döviz c. Hazine bonolarý d. Hazine bonolarý 3. Sorular 1. Öte yandan nakit tutma oraný. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. Altýn b. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler. Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a.211 . Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. Piyaa faiz oraný yükselirse b. dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Para arzýný belirleyen etmenler. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a. Bunlardan birincisi parasal tabaný. Piyasa faiz oraný düþerse c. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. Þehirleþme artarsa . Uzun vadeli döviz ödemeleri d. Ýskonto oraný düþerse d.

Para Arzý ve Talebi. Baský. 1. The MIT Press Cambridge. Formül Matbaasý. Ýlker. Monetary Policy in the United States. WEINTRAUB. 0. Ezgi. 1996. Muzaffer. Cr = 1 . Credibýlýty and Indepondence. PARASIZ. 2. Princeton. 1. Phillip.4. 1. 1982. MAYER. Parasal Taban. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a.74 trilyon c.05 trilyon 5.2 trilyon d. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a. Thomas. 1994. 1979. New York. 1. Robert E. 1. Nur.T. CUKÝERMAN. Introduction to Monetary Economics. Ankara. Richard. O. New York. 1875-19 60 Princeton University Press.. 1977. TUÐÇETÝN. Ahmet.Ü. Harper andRow. ERTUÐRUL.5 trilyon c. Introduction to Money and Banking. New York. KEYDER. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. Victoria.89 trilyon e.2 trilyon b. Ankara.75 trilyon Kaynakça CAGAN.D. Alex. Theory and Eurdence. PARASIZ.3 trilyon d. The Theory of Money Policy. Bursa. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. 0. 1. 1968. Gray-Mýlls. Central Bank Strategy. 1986. Para Politikasý. 1965. Bursa. 1976 . The Royal Press Company. CHICK. London.14 trilyon e. 2 trilyon b. Parasal taban 500 milyar lira. . Ýlker. 1970. Haþet. 1. THORN. Random House.212 . Talat ve HÝÇYILMAZ. Para ve Banka ve Finansal Piyasalar.

.

213 . Say Kanununda paranýn yerini. Üniteyi tamamladýðýnýzda. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz.. miktar kuramýný ve geliþmelerini.. . Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir. iþlem denklemini. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede.

ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr. 18. Klasik görüþe göre. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. Her arz kendi talebini yaratýr.KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. Bu okul. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir. paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? . 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr. O halde klasiklere göre para. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Ýktisatta para konusu. Bazý iktisatçýlara göre. Keynesgiller. bir anlamda. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir.

daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr. Toplam harcamalar (talep). cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli. Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. Say. ekonomide potansiyel üretimi. Çünkü harcamalar. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler. Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Toplam harcamalar (talep). üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler. .etim korkusu gerçekleþmez.214 .

Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr.. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. Burada . dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn . dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn. Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak. Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. Buradaki para. Fakat bu talep kayýþý.. . tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. Si . soyut bir hesap birimi bir "numerair" . dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir. tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir. Esnek ücretler ve fiyatlar. Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir. Böyle bir ekonomide. Bir takas ekonomisinde. ! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa. Böylece ucuzlayan emek faktörünü.

Ýþte paranýn deðer saklama . Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri. Ticaret. PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir.215 . Bu durumdaki deðiþim aracý. Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek. takasýn tüm özelliklerini taþýr. herhangi bir eþya olabilir. Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur. Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da. Say yasasýnýn nn . Bu sadece bir muhasebe parasýdýr. Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir. Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi. n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir. piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. PiDi . tutmak daisteyecektir. Yeniden özetlersek..dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir).

Yani. MD . nn .(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) . Yani. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. Oysa Say yasasýndaki mal para. PiDi + MD = . para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir. Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur. Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir. Böylece Say özdeþliði.? iþlevi. Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda. Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir. PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. nn . MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . ekonomide (mal talebi) . Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým.MS = 0 olmalýdýr.(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr. PiDi -. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir. güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr. para aktif olarak yer almamaktadýr. Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz. Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. Özetlersek.

sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür. birçok kimse bilim yapýlmadýðýný. açýk ve hatta saftýr.geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz. Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa. . ekonominin bilim olacaðýný düþünür. Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz.216 . Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. Ölçüm uygulanmadýðýnda ise. Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir.

ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. Bu bir mantýk kuralýdýr. Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür.Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. bunun anlamý þudur. Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr. deðeri düþecektir. Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir. diðerleri gibi bir mal deðildir. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. Kýt olan herþey pahalýdýr. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr. Bunu bir örnekle açýklayalým. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse. ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr. Para miktarýyla (M). O halde para eþyaya benzemektedir. Bir kimseye miktarcý denildiðinde. Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. ekonomik hareketin itici gücüdür. mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200). Bununla birlikte para. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr.

. para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa. tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. reel fiyatlar da ayný kalacaktýr. Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler. yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. paribus). DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým.217 . Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13. Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. Diðer koþullar . talep edilen para miktarý. ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. olduðunda. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr. 1. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir. para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. 1 2 vb. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. Bu yapýlýrken. sýrasýyla 1. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13. p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. Paranýn fiyatý (1/p).

ayný kaldýðýnda. talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? .227 .

uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. ii. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. iv. Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. Artýrýlan para arzý.Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði. asgari yaþamýn için kullanýlýr. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. iii. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. Baský altýna alýnamaz tüketim. tasarruf eðilimi ise zayýftýr. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. halk arasýnda daðýlan para. Bunlar. kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. tüketimin bir bölümünü baský . endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. ? Genel olarak. Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider. i. Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. Dolayýsýyla bu ülkelerde.

Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. Gösteriþ etkisiyle tüketimde. Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr.228 .altýna almak olanaksýzdýr. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? . Öte yandan tüketimde taklit öðesi. Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. Bu harcamalar üretimi deðil. tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar. fiyatlarý artýrýr.

Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler. Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. Para reel ekonomiyi etkiler 2. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. reel iliþkileri etkilemez. Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d. e. Sorular 1. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. Her arz kendi talebini yaratmaz e. klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. . a. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. Dolayýsýyla para bir tüldür. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. Miktar kuramýna göre. c. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3. deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler. Miktar kuramý.Özet Klasik kuramda para. Modern Monetaristler. Fiyatlarý rijit kabul ederler. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. b.229 . d. Ücretleri rijit kabul ederler. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür.

Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a.25 d. P = f (M) e. Banking and Financial Markets. FISCHER. RITTER. Alexandre.. GUITTON. 4 b. Ýlker. PARASIZ. Money and Banking. 1956. Structure Economique et Theorie Monetaire. S. 0. Paris.230 . Mükerrem. Para Teorisi. 0. Para Teorisi. 1969. Principles of Money. Paris. Illinois. Dalloz. Douglas. Calin. New York. Richard D.Irwing. 1978. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a.05 Kaynakça CHABERT. 1981. 1971. ÖCAL. HÝÇ. Lawrence. Ankara. Turhan Kitabevi. Henri.4. 0. Sermet Matbaasý. SILBER William. Basic Books Inc. Ýstanbul. Doðan Matbaasý. 1977.4 e. Tezer. . Ankara. MV = PT b. 1973. La Monnaie. M = kPy d. 5 c. MV = PQ c. P = Q M 5. Para Ekonomisi.

231 . para arzýndaki deðiþmelerin. Ünitenin temel konusu.. Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz. Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr.

PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. Bu anlamda. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. Yine. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. parasal denge. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken. Bu nedenle. ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. Friedman'ýn analizinde para. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. . Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr. Buna göre. Ancak bu durum. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr. parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir.

. nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur.Friedman'a göre. Zevk ve tercihler.232 . . Bunlar. Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý. Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi . hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr. Farklý servet türlerinin getirileri .

para talebi azalmaktadýr. Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. Friedman'a göre. farklý servet türlerinin getirileridir. Bu anlamda. Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. .þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. Friedman'a göre. Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir. geçmiþteki. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý . cari gelir deðil sürekli gelirdir. Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. . yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir. Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: . Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr. Sürekli gelir. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr. sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý.! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý.

.233 . . Hisse senedi deðerindeki deðiþme . Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar.kaynaktanoluþmaktadýr. Hisse senedinin nominal kâr payý .

Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f .! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. Servet sahiplerinin. rb . fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir. Fiziksel mallarýn getiri oraný. re . Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir. Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. 1 . Ancak bireysel açýdan. Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun. pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. . Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . w . servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr.

Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir. hisse senedi ve tahvillerin . fiyatlar genel düzeyi.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir. Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr. Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek. para talebinin de %10 deðiþmesi demektir.234 . örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde. Ayrýca ortalama faiz oraný (r).

w . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y . u . 1 . M Nominal . . dereceden homojen kabul edilebilir. re . re . u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . dp . rb . 1 . . rb . 1 . re . w . dp . y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda.? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v .

Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ.235 . Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr. Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz. .Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta. bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr. Ayrýca yapýlan çalýþmalarda.

Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. Para sadece finansal aktiflerin deðil. Phillips eðrisi ilk hali ile. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. . Friedman. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. para talebini etkilemez. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir. Bu ise. Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. Bu çerçevede temel sorunun. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. Phillips eðrisi ilk olarak A. faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu. enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . Yani Friedman. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr. Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. Ancak Friedman. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. W. Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr.

236 . Friedman. Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr. .iliþkilendirerek ifade edilmiþtir.

1 düzeyindeki enflasyon. Bu çerçevede Þekil 14.Enflasyon oraný ( . Phillips .* 1 Þekil 14.1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr. Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir.1. Ýþsizlik Oraný ( U ) .1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan. ) . iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken.2 . baþlangýç durumunu ifade eden .1 0 B . . ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir. ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.* 2 U* A U 1 . Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp . temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil.1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný .3* Eðrisi.

237 . ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür.1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi .1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný .1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir. geçici bir deðiþ tokuþtur. iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir. Burada önemli olan noktaþudur:. Diðer bir deyiþle. 'den .2* Phillips eðrisine göre. Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (. Ancak Friedman'a göre.2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ.sürdürülebilir mi? . Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir. . budurum geçicidir.2* 'ye kayacaktýr. Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi. Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir. AB ile gösterilen dik bir eðridir. Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz.

? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak.Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr. Bu nedenle Friedman'a göre. sabit bir oran deðildir. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý. zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. Ýkinci olarak ise. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. iþsizlik oraný düþürülemez. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse. Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. iþgücü mobilitesine. Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. örneðin. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. .

Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki. Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr. . Friedman. Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr. para miktarý hýzla azaldýðýnda.Daha önce ifade edildiði gibi. monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: . nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur.238 . nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir. Parasal büyümedeki deðiþikliðin. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. kýsa dönemde . Parasal dengesizliklerin nedeni. ! . para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr.

faiz oranlarýný . kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. . bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar. Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. bazen daha kýsa olabilir. Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. Gecikme bazen daha uzun. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi. Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa. Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. . Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri. kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. Bu ortalama bir süredir. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. . gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . Friedman'a göre. Yani. . Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar.açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz. ilk olarak. faiz oranlarýný artýrarak.

. para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir.düþürmek þeklinde ortaya çýkar.239 . bu ise faiz oranlarýný yükseltir. Tersine. ekonomide kredi talepleri artar. Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça.

para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. Sorular 1. Parasal Kural. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. Bütçe olanaklarý . Deðiþim aracýdýr b. para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. Ancak.Friedman'a göre . konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. para aþaðýdakilerden hangisidir? a. Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için. fiilen iþlemez hale getirilmemelidir. Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. Ayrýca parasal kural. Hesap birimidir . Çünkü gözlemler. para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. Farklý servet türlerinin getirisi . Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda. Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir. Zevk ve tercihler etkiler. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. Friedman'a göre. Deðer saklama aracýdýr c. para talebi istikrarlý olduðu için .

Diðer mallar gibi bir maldýr e.d. MP=Vy . MV=Py e. MV=PT b. Y=VM d.240 . y'=PT c. Bir tül peçedir 2. Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a.

Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. c. Esnekliði sýfýrdýr. b. Açýk piyasa iþlemleri b. 1-2 ay b. Kambiyo kontrolu 5. d. Friedman'a göre. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. Zorunlu karþýlýklar politikasý d.3. Esnekliði sonsuzdur. e. 4-6 ay d. 6-9 ay e. Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Esnekliði birdir. 9-12 ay . Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. 2-4 ay c. 4.241 . Ýskonto politikasý c. Esnekliði birden büyüktür.

Ankara. Cem. Para. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. 1995. 1992 . Türkiye'de Kamu Maliyesi. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Finansal Yapý ve Politikalar. Banka ve Finansal Piyasalar. TÜREL. Ýstanbul. Sevdil ve ALTUÐ. 1996. Mustafa. Nazým ve SOMEL. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Oktar. Ankara. Ýzzettin. Ankara. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. SPK Yayýn No: 17.242 .Kaynakça ÇIKRIKÇI. 1993. 1990. Bursa. PARASIZ. . EKÝNCÝ. Oðuz. TOPRAK. Ýlker. YILDIRIM. MPM Yayýn No: 424. ÖNDER. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Metin. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi.

ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir.243 .. . Bu amaçla... klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir. harcamalarý belirleyen faktörler. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz. Klasik Sistemde olduðu gibi. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. Çünkü nominal ücretler. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. Bu ekonomi. Baþka bir deyiþle. Yine önemle belirtilmelidir ki. tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. Bu nedenle. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. Bu durum.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý. yani fabrikalarýný. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. üretim faktörlerinin. kurulu kapasitesini. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. insanlarýn. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca. Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir. tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. bazý konularda. Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr. Say Yasasýna baðlý olarak. Keynesgil anlayýþ. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. iþgücü . Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Bu nedenle. Keynesgilsistemde. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý.

. Bu nedenle Keynes'in sisteminde. Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr. acaba tam istihdam saðlanamaz mý? . Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr. iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir. Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir. Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa.244 ? . nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr.arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil.

Tüketim fonksiyonu. Bu ise. Çünkü Keynes'e göre. en azýndan ekmek yemek zorundayýz. Co : Otonom tüketim harcamalarýný. Keynes. C : Tüketim harcamalarýný. Marjinal tüketim eðilmi. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. karnýmýzý doyurmak için.Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir. Buna göre Y = C + S dir.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. Otonom tüketim harcamasý. Ücretlerin düþmesi demek. 0 < c < 1 dir. Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes. Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir. Burada.cY . gelir düzeyinden baðýmsýz olan. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir. ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir.(Co + cY) (4) Y. tasarruflarý göstermektedir. Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz. Yani. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz.Co . Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr. Y. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda. ücretlertoplam talebin bir unsu . (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir. (2) Burada S. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr.

(5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda.Co S = -Co + (1 .245 . .S = (Y .c) Y olur.cY) . ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar.

Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr. . gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir.c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar.(5) no'lu ifadede yer alan 1 . gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. Bunlar. Keynes'in sisteminde. faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr. . Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. belli bir faiz geliri elde etmek için. farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. Çünkü 1 . Keynes. mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. Ancak Keynes'e göre bu etki. nominal ücretlerde düþme olmasa bile. büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. . Ancak. Acaba Keynes'e göre. Bunu þöyle örneklendirebiliriz.c = s ve 1 = c + s dir. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. faiz haddi. faiz haddi çok yüksek olduðunda. Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir. Bu nedenlerle Keynes. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. ! ? . eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için. . Çünkü. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler. Ancak. Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr. talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda. Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre. marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. Faiz haddinin yükselmesi.

246 .Gelir 100 TL arttýðýnda.8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir. eðer marjinal tüketim eðilimi 0. talep yetersizliðini ifade etmektedir. Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir. Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir. Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: . Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte.

yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr.Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur. Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði. Pi. Sermayenin marjinal etkinliði.. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr. Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr. Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði". Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar. Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. . bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir.

Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .247 .Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.

Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar. beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. göstermektedir. Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0.100 50 r = = 0.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir.8 ise yatýrým yapýlmaz. Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir. Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim. i = 0. Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik . Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir. Eðer piyasa faiz oraný. Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. . Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar. 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0. Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre. Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir.. 1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. ! 100 (1 + r) = 150 dir. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir.5 dir. 100 + 100r = 150 100r = 150 . 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz. Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr.5 dir.

. Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde.yer almamaktadýr. Yani. Bu açýdan bakýldýðýnda. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr.248 . Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I). belirsizlik . hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde. yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir. . I = f(i) dir.

iI . Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu. I1 . Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15. i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür. Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði.i0 . depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr.1. Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý. diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir. 0 Þekil 15. giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr.I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür. iI . Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr.i0 > I1 . Sim gelerle gösterirsek.I0 I0 eI = < 1 dir.1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir.A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte.

i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir. Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr. Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir. Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý . Yatýrým fonksiyonu I = I0 .ai dýr.249 .

Yani Y= C + I dýr.I1) kadar artýrýr. yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0). yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir. Buraya kadar yapýlan açýklamalar. Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir. yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için.I1) > (I1 . bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu.I0) dýr. kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y). Çünkü. Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr. Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. C + I = C + S I = S dir. Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu. Buna göre. . Buna göre. devletin yaptýðý okul.1 aracýlýðý ile gösterirsek. tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu. baraj. tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir. marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . yol gibi yatýrýmlardýr. Þekil 15. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir.i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 . Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 .

para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir.250 . Keynes'e göre para arzý. mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken. . para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir. Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir.Klasik analizde faiz oraný.

Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar. ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. Mt= Ma + Mb . Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik.? Keynes'e göre para talebi. Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr. Geleceðin belirsizliði. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr. Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz. Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma). Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler. Eðer. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur.

Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15.Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse.2. Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi. Y Mt (a) (b) .251 .

Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu. Baþka bir deyiþle. t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para. N = Tahvilin nominal deðerini gösterir.? Þekil 15. ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur.2. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N . faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. Yani ekonomik birimler. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. tahvillerin yakýn bir ikamesidir.b. i = Piyasa faiz oranýný. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = .a. C = Tahvilin piyasa deðerini.2. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr. Buna göre. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný. N iBurada. Þekil15. Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar. spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr. spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni.

252 .= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir. .

tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir. Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. %8 olursa 50 TL olur. i i1 Þekil: 15.3. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa.3'te gösterilmiþtir. Yani C < N olur. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir. Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir.3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . Simgelerle ifade edilirse. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi.Eðer. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. Yani C > N olur. Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler. tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir. . elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur. di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15. Bu anlatýlanlara göre. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur.

. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir. i0 faiz oraný. Keynesgil analizde. faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý. Þekilde görüldü253 . Ms = 0 olmaktadýr.Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. spekülasyon güdüsü ile para talebi. bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. Likidite tuzaðý durumu.

para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur.4'de para arzý eðrisi. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle. düþey eksene paralel. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir.i) 0 i0 M Þekil 15. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15. spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu. Toplam para talebini gösterir. Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. Keynesgil yaklaþým. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir. faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir. i1 Md (Y. Para arzý ile .! ! ðü gibi. Þekil 15. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr.4.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir.

Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark. iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir. A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke. . Piyasa faiz oranýnýn Þekil15. A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir. Bunagöre i1faiz oranýd e.254 . Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir.4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir.

faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. para arzý eðrisi saða kayar. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. ! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. para arzý eðrisi sola kayar. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. -Para arzý azalýrsa. Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . Sorular 1. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder. Çünkü atýl r. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur. Ancak Keynesgil sistemde. Bunedenle de. bireyler tahvil satýnalmak yerine. harcamaya dönüþmeyen. Bu faiz oranlarýný yükseltir. . Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. piyasa faiz oraný düþer. Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. Özet Keynes. piyasa faiz oraný yükselir. Para arzý artýþýna baðlý olarak. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr. Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. Yani ekonomide depresyon söz konusudur. Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ.

Gayri iradi iþsizlik e. Teknolojik iþsizlik c.255 .bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a. Arýzi iþsizlik d. Gizli iþsizlik . Yapýsal iþsizlik b.

Ezgi KitabeviYayýnlarý. Zevk ve tercihler e. Cem. sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL. MPM Yayýn No: 424. Nazým ve SOMEL. YILDIRIM. SPK Yayýn No: 17. 2 katýdýr e. Sevdil ve ALTUÐ. 3 katýdýr d. Tüketicilerin yaþý 3. EKÝNCÝ.2. Ýlker. 4 katýdýr c. Bursa. Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. PARASIZ. Aþaðýdakilerden hangisi.256 . Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 1990. dir? a. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Ýzzettin. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. 1995. Ma = f(Y) c. Ma = f(i) b. Mb = f(Y) 5. Mb = f(i) e. Faiz haddindeki deðiþmeler d. 200 TL e. 100 TL 4. 1996. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. TOPRAK. Türkiye'de Kamu Maliyesi. 1997 . Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Oðuz. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a. Banka ve Finansal Piyasalar. Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. . Ankara. TÜREL. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise. ÖNDER. Mt = Ma + Mb d. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Nominal gelir düzeyi b. 800 TL b. 400 TL c. 300 TL d. Finansal Yapý ve Politikalar. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Para. Ankara. Ýstanbul. Oktar. 1993. 5 katýdýr b. Metin. Ankara.5 ise. Mustafa.

En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir. Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar. Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz. Bu üniteye çalýþýrken. . Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. Bu ünite boyunca. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini.257 .. Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz. Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz. fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir. aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr.. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz..ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz..

para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr. Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ . enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir. Bu nedenle IS-LM analizi. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile. bu þirketin yapacaðý . iktisat politikasý kararlarýný alanlar. Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler.GÝRÝÞ II. Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr. Tersi bir durumda ise. Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar. Keynesgil analizde. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr.

Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman. Bu þirket. . Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine.258 . Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr. Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr.planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir. elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir.

Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir.1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 .Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý. planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr.

259 .i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16. IS Eðrisinin Elde Ediliþi. .1.

.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna .1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr. net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir. döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz. Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir.Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken. Þekil 16. yolaçmak-tadýr. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr.

IS eðrisi. IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir. Eðrinin negatif eðimi.260 . Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için .Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir. yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr.

Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. Bu durumda I= S olacaktýr. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr. tüketime gitmemiþ. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir. Ekonomi. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr.

! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir. Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi. LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için. Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz. . Þekil 16. talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr. 2. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr. gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir.261 .

2 ve 3 noktalarý. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir. LM Eðrisinin Elde Ediliþi. (b) bölümünde yer alan 1.2. þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr. Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir. Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Para piyasasýnda denge. Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16.

Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr. Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr.262 . Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir. LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir.ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi. . Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir. LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada.

Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr.LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik. Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir.3. 3. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . bu amaçla çizilmiþtir.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir. A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde. L= M eþitliði . Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým. Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16. Þekil 16. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi.

ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr.263 .3'deki B noktasýnda olduðu gibi. toplam talepten fazladýr. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür. Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken. Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr. Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz. Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir.saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn. Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or . tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. Halkýn elinde.

Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ. IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. IS eðr e hareketi gerektirir.! ! taya çýkmaktadýr. Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile. Bir diðer deyiþle IS eðrisi. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi.4'ü kullanabiliriz. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk. Buna göre ekonomi. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz. Þeklin (a) bölümüne göre Yad . Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur.

264 . Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým. Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ. Faiz oraný i1 olduðu zaman. toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir. Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr. .ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir. Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü). üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr.

otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur.4.Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ. Faiz oraný sabitken. IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri .265 .

.

Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. faiz oraný sabitken. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir. Buna göre vergilerdeki deðiþme. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. faiz oraný sabitken. Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur. faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma.mizden biliyoruz.

Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr.266 ? . . IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz.toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar.

Bir baþka deyiþle. merkez bankasý açýk piyasada satýþ . Buna göre. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz. belirli bir gelir düzeyinde. Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Bu tür bir denge durumunda. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz. Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir.5. Yukarýdaki durumun aksine. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir. para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir. (M) Þekil: 16.

Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .267 .yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr.

Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 .Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. Bu da belirli bir fiyat. tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. ? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým. denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr. para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. Þimdi böyle bir durumda. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir.6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. Bunun aksine.

Þekil 16.7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir. Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.268 . DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.6. Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi . Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi.i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16.

hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým. yani üretimin yükselmesineyol açar. . Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir.. Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim.para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir. Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ. Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur. Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim.7. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir. Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr. Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16. Para Politikasý Deðiþimi. Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine .

para arzý azaldýðý zaman ise azalýr. Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr. Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar.269 . . Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz. Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr.çevirecektir.

Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz. ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16. Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma. Þekil 16. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým. Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir. Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr.8.8. Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. Faiz oranlarýnýn yükselmesi .

Sonuç olarak.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. vergilerle negatif yönde iliþkilidir. . gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif. Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak.270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna.

devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan. kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý . örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir. para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr.? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli. Söz konusuözel durumda. PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. para arzý mý yükseltilmeli. Eðer fa z oraný. Þekil 16.

Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir. Þekil 16. LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým.gerekir(2 noktasý). ? . Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr.271 . para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir. Ýþte Þekil 16. Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir. Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir.9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir. Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun.

Böylece.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr.. Þekil 16. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez . Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr. geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar. . Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr. faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr. IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16.9.9'un (b) bölümü. ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük.

272 . Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir.bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir. Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .

Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz. paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ . Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir.! ! masý gerekir. bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr. Yukarýdaki açýklamalara göre. Yapýlan bu açýklamalara göre. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir. para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr.

Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið . canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr.u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk. Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz. Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. yatýrým harcamalarý. IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr. Doð al üretim düzeyi.

Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir.10.273 ? . Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için. fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin .i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr. Þ ekil 16.

? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir. Reel para ar- . Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým. Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi. Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Uzun Dönemde IS-LM Model. Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir. Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir.10. Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi. Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine.

274 . Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr. ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr. Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar. Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr. Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. . Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir. Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr.zýndaki azalmanýn yaratacað etki.

böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der. Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. uzun dönemde ortaya çýkar. Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye. para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir.10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir. daha önce ele aldýðýmýz. tam dýþlama durumudur. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir. Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16. Buna göre. uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar.

275 . .olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir.

LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b. 3. kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. d. OE = 0 b. 2. Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. Diðer þartlar sabitken.276 . Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir. Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 0 < OE < 1 e. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr. 4. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. OE > 1 . Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. OE = 1 c. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. Diðer þartlar sabitken. LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b.Sorular 1. OE = .

. Ezgi Yayýnevi. Bursa1994. Para Teorisi. Reel üretim düzeyi c. Baki. PARASIZ. l994. Eksik istihdam düzeyi e. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a.277 . Ezgi Yayýnevi. Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa. Eskiþehir 1992. Doðal üretim düzeyi d.5. Ýlker. Ýlker. Para Politikasý. PARASIZ. Nominal üretimi düzeyi b. Ahmet. A. PÝRÝMOÐLU. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL. Ankara 1993. Para. Para Politikasý.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken..278 . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Bu ünitede.ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede. ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle... ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. . ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir. Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman. kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum. solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir. Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler. Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim. Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý . . Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný. Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir.KURALA GÖRE . "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir). Bu nedenle kamu otoritelerine.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim.

.279 . Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler.yataydýr.

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

. . . Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler. Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar. maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman. Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý . Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr. Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. . Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir. Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. . Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. . . Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. .. . Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir. Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. . Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda.

Büyük parasalþoklar. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr. Yeni Keynesgillere göre.artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim. .289 . fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr. Nominal deðiþkenlerdeki seyrek. fakat büyük deðiþkenliklerin. sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr.

Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir. Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. yeni menüler bastýrýr. Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur. menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Yeni Keynesgil görüþe göre. Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir. hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr. Kuþkulu olan nokta. Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük.

Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez. fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr. ? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S.290 . s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme. Teori. standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur. Bu teori. Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar. ayný zamanda envanter davranýþýnýn .firmaya olan faydasýný aþacaktýr. üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler.

gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. Tersine. Üçüncüsü. geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan. (S. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. Bu durumda optimaldavranýþ. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. Eðer tüketici. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým.. (S. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda. s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. para talebi vb. marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. Fiyatlarýn korunmasý durumunda. optimizasyon peþinde koþan birimler. bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. Birincisi. . Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir. envanter te i (S. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. S ve s parametreleri. Ýkincisi (S. iþlem maliyeti. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. s) tipi akýl yürütme. davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. Ýkincisi. Birincisi. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. . için farklý mirko temeller saðlamaktadýr. Açýkçasý. yatýrým. sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. Bir tüketicinin. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr.

291 . Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken.Öte yandan (S. Parasal þoklar iki yönlüdür. Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar. Bütün . Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler. s) yaklaþýmýyla. küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr. (S. Eðer ekonomi sürekli olarak üst S. Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr.

Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür. Reel ankesler yeteri kadar yükselince. bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr. Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. . reel ankeslerle. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. ? Yeni Keynesgillere göre. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. Þöyleki. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. (S. fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr.. reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr. O halde yansýzlýk. AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. Bu süreç. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir.

Böylece. Ancak monopolcü yapýlanma. Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir. üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan. Þöyle ki. kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr.292 .göre daha az düþer. Ayný þekilde sosyal refah geriler. Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. toplam talep ve sosyal refah yükselecektir. firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn. reel ankesler. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için. sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük . Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim.

fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: . Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. aralýklý fiyat saptamalar. yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür. Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. . fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir. Ancak bu firmalar fiyatlarýný . reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir.? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. . ayný þeyi saðlayabilir. Firmalar kârlarýný maksimize ederler. Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr. daha fazla olacaktýr.

Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr. keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta .293 . fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir. Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri. Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir). Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. Çünkü hiçbir firma.çok fazla artýrmayacaktýr. Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme. Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir.

Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr. diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. Koordinasyon sorunu. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr. Resesyonlarda üretim düþüktür.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. Para arzýnda bir düþüþ olsun. ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17. hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Tablo. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir. Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr. bir firma fiyatýný .1 de gösterilmiþtir. reel para ankesleridüþük kalacak. Bu durumda. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar.

. 50 milyar lirakâr 1.294 elde eder. Firma. Firma. 5 milyar lira kâr elde eder. 30 milyar lira kâr elde eder. elde eder. Firma. . 15 milyar lira kâr elde eder. Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1. elde eder. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1. Firma. 15 milyar lirakâr 1. 2. 2. 15 milyar lirakâr 2. Firma. elde eder. Firma. 2. Firma. 15 milyar lirakâr 2. 1.düþürürse. 5 milyar lira kâr elde eder. yine resesyon meydana gelecektir. Firma.

Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir. . Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. fiyatlar yapýþkandýr. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. her ikisi de fiyatýný düþürecektir. Bu durumda. Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir. Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr. birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. Ýþte bu maliyet. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý . Herþey bir yana. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa.

Ball. Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr.hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca . Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde.295 .

ücretler düþmeyebilir. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. iþgücü istihdamýný artýrma. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. emek gücünün kalitesi. Etkin ücret. Piyasada bir çok firma vardýr. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. Etkin ücret teorileri. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir.ðý anlamýna gelmektedir. Ayrýca enflasyon. Etkin ücretler. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. Daha genel bir þekilde. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. O halde ücretler mutlaka rijit deðildir. gönüllü iþsizlik sözkonusudur. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. Bunun sonucu olarak. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur.

Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak.küçük olabilir. tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr.296 . Böylebir ortamda hiçbir firma. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir. Bu karþýlýklý baðýmlýlýk. Sonuç olarak bu teoriler. Öte yandan. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir. talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez. Herhangi bir firma içinoptimal ücret. ücreti. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr. Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir. . etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna.

Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir. Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. Daha genel olarak söylemek gerekirse. ? Resesyon. toplam talebin. eksik istihdam düzeyine geridöner. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. Bu iktisatçýlar. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr. Uzun dönemde ekonomi. istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. Kendi kendimize. doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis".Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. Her iki durumda da resesyon. Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir). Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. Ýþte hysteresis. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . Son yýllarda bazý iktisatçýlar. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr.

yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr.297 . Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr. Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla. Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan .(outsider) olur. Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir.

? Hysteresis görüþü. yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ . Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. Toplam talebin teþviki. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. Bununla birlikte konu çok önemlidir. Tersine. ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir. Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. Bunun nedeni. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir. enflasyon oranýný yükseltecektir. resesyonun. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr. enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr.masýna neden olacaktýr. Çünkü hysteresis. Öte yandan.

Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar. iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr.298 . Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar. . Finn KYDLAND. ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir. Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr.? . Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr. Charles PLOSSER vb. Ancak bu teori Edward PRESCOTT.

Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin. Teknolojik deðiþme. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. Öðrenciler. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr. gidecektir. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. Reel konjonktür teorisi. maça vb. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret .? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon.

Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým. Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman. Reel faiz oraný ne kadar düþükse. Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir. ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz. Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu. Þimdi daha çok. emek arzý o kadar az olacaktýr. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr.299 . gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. . zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. diðer koþullar aynýyken.

Monopolcü b. Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. yeni klasiklerden farklý olarak. özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar. Ilýmlý monetarist e. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). Keynesgil b. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a. Neo Keynesgiller. Ayrýca. Klasik 2. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. Oligopolcü c. Monopolcü rekabet d. NeoKeynesgil c.300 . Ancak. uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Reel konjonktür teorisyenleri ise. Tam rekabet e. para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler. reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a. Friedmancý monetaristler. Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. Yeni klasikler. Monopsoncu . Sorular 1. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). bunun saðlanamamasý durumunda. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. Klasik monetarist d.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir.

.

Küçük liste maliyeti d. s" envanter teorisi d. Yapýþkan fiyatlar b. 1992. 1996. . 1996. 1996. Monopsoncu 5. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Uyarlanmýþ bekleyiþler b. PARASIZ. Bursa... Para Politikasý. M. Clandron Press. Edmund. LIPSEY R. MANKIW. STEINER P. Bilim Teknik. Worth. COURANT. Tam rekabet e. Macroeconomics. M. Ýlker. "S. Oligopolcü c. Monopolcü b. Ýlker. "S. Ekonomi 2 (Çev. Ýlker. Addison-Wesley. PEHLPS. Küçük liste maliyeti c.. 1991. Michael. New York. Makro Ekonomi: Teori Politika. PARASIZ. Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. Oxford. 1990. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. Bursa. Bursa. Ezgi. M. Küsuratlý fiyatlar e. Çakmak Ahmet). Ezgi.3. New York. PARKIN. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. PURVIS D. Seven Shools of Macroeconomics Thought. Ezgi. Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. Macroeconomics. Monopolcü rekabet d. s" envanter teorisi e. Rasyonel bekleyiþler c. 1996.301 . Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. Gregory.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.. Bu ünitede.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra..ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede.302 . Üniteyi çalýþýrken. . merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. asýl üzerinde durulan. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur. fiyat istikrarý. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. yapýsal. tam istihdamýn ölçülmesinde. Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. Para deðerinin istikrarýndan. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. Tam istihdam. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. tam istihdam sayýlmaktadýr. O halde bu ülkeler. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi . Bunlar tam istihdam. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý. Bu orandaki fiyat artýþý. tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. emek faktörünün tam istihdamýdýr. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. tam istihdama ula yýlabilir. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. enflasyon oranýný verir. ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr.PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. Bunun yanýnda. Ancak. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle. Özellikle paradan kaçýþ olgusu.

303 . durgunluk içinde enflasyondur. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M. Stagflasyon. ! . FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. Bu saðlanmadýðýnda.için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir. kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez. iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir. Yani.

genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur. ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. Büyüme amacý.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme. Ancak uzun dönemde. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu. Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. II. O halde para politikasýnýn amacý. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir.Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur. Daha önceki dönemlerde büyüme. Bu saðlanmadýðýnda. dengeyi saðlamak için esnek . Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi . Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr. II. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur.Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir.

304 . Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir.nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr. Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda. yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir. Dolayýsýyla. Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr. Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý.döviz kuru sistemi önerilmektedir. her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr. Aslýnda ideal olan. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr. yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. Bu seçenekler ancak her .

yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. sadece kýsa dönem için geçerlidir. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa. Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir. Tersine. Örneð in. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr. Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi.

hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine. petrol gibi bir yeraltý .kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr. O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. Ancak. Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. Hýzlý Ekonomik Büyüme. teçhizat. Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il.

ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr. Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .305 .

ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir. Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18. Þekil 18.Enflasyon Þekil: 18. Örneðin fiyat istikrarý. Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir. B de ise istihdamdaki artýþla birlikte. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi).1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz.1. reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir. enflasyonla. . C de. Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir.1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir. Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir. Çünkü. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir. Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr.

bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir. eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa. Ancak bu bir inanýþ sorunudur. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr. ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa.306 . nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren.ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir. ancak bunu para otoriteleri ve . Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa. Fiyat istikrarý. Örneðin. Tersine.

Þekil 18. Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD . ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun.2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir. (E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim. daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir. Uygun bir aralýkta. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler. M Þekil 18. Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse.onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa. optimuma ulaþýlmaktadýr. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir.2. Þekilde optimum denge. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr. maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa). Þekil: 18.

307 .Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý. Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir. . Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir. diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir.

bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa. Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve . doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. Ayrýca toriteleri. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz.Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda.

Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý. birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC. Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer .bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr.308 ? . Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir. Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir.

reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü. özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. Bununla birlikte. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. reel ödemeler bilançosu açýðýný. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. O halde bir nominal devalüasyon. Nominal devalüasyon. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. Senyoraj geliri. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . Reel döviz kurunu. Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. Bununla birlikte. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir.

Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni.Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz. Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar. Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir. ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. . finansal aracýlarý güç du . Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar. faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir.309 .

kültürel ve kiþisel faktörler belirler. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. en baðýmsýz olanlardan birdir. para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. . piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. merkez bankasý yasasý. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. Genel olarak merkez bankalarý. Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi. Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. Tersine.rumda býrakmaktadýr. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir. fiyat istikrarý. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. kiþilikler.

Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. enflasyon o kadar deðiþken. .Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. cari politikaeylemleriyle. bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi. merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi . ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr.310 . . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa. enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr.

Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr. Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde. . Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. geleneklerle doldurulmaktadýr. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. . Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci. Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. Bu boþluk enformel uygulamalarla. Birinci olarak. Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir.daha az yapýsal birçok faktöre. Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr.

faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir.311 . merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. . Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir. Merkez bankasý yasasýnda.. Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi. Bu durum. vade. Bu sýnýrlamalar hacim. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý .

Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . Para Kurulu. . Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. . ülkedeki faiz ve enflasyon oraný. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. . Ancak günümüzde. kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. ekonomik büyüme. fiyat istikrarý. ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. . Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. . Bu amaçlardan. . Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. Para Kurulu sistemi. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. ayný yönde iliþki de kurulabilir. Buna göre. Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para. dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir. tam istihdam ile fiyat istikrarý. Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur. ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda.kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. tam istihdam. Bu konuda bir sýnýr yoktur. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz. para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir.

Fiyat Ýstikrarý b.Ödemeler Bilançosu d. Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a. Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi .Sorular 1. Tam istihdam.Fiyat Ýstikrarý c.312 . Ekonomik Büyüme. Ödemeler Bilançosu Dengesi.Fiyat Ýstikrarý e. Kalkýnma.

Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex.Ü. Arbitraj geliri e. Cambridge. Ezgi. Finansal istikrarý güdülü e. 1995. bir stratejidir? a. OKTAR Suat.313 . Dünya Bankasýna c. M. MIT Press. Credibility and Independence. Süperenflasyon geliri 4. Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. Yargý organýna 5.. Tek aþamalý b. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a. 1994. Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. Sabit kur sistemini uygular d. Üç aþamalý d. Parlementoya d. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý. Enflasyon geliri b. . Para politikasýný belirler e. Theory and Evidence. Yerli paranýn deðerini korur b. M. Central Bank Strategy. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa.2. Para basma geliri c. Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c. Ýlker. "Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Ýki aþamalý c. IMF 'ye b. kime karþý olmalýdýr? a. 1994. Para. Senyoraj geliri d. Banka ve Finansal Piyasalar. Yürütme organýna e. PARASIZ. Bursa. UIAUM. Sayý0 1. Ýstihdam güdülü 3.

Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Üniteyi çalýþýrken. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir..ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.314 . enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp. çeþitli göstergelerin. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr..

para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. . Göstergeler: . (Ms = mH). bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile. . Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr. politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. H parasal tabaný . ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir. Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. Para politikasý göstergesi. . Bu nedenlerle.GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. Bu formülde Ms para arzýný. Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. Bu olmadýðýnda. Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri. Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. . para arzýný verir. Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. .

Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir. . ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz.göstermektedir. Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak. Bu rezervler. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz.315 . ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur. ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur. Çünkü aylak olarak tutulan rezervler. Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. Sürekli rezervler. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler.

fonksiyonun fonksiyonu olarak. merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak. aylakya da aþýrý rezerv t bilirler.A). para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir. Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi. L(Y2). . aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. Þekil 1.A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1). faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr. Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. Para arzý. biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. yani LM eðrisini düþünelim. Baþka bir deyiþle. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini.1. L(Y3) ile gösterilmiþtir. ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu. ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. Þekil 1. Ancak toplam parasal taban (rezerv para). Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler.Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir. ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle. Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir. para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden. Bu eðrilerle.

M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19. 0 Ms . 1. Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi.316 .

2. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir. para arzý ve faiz oranýdýr. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. Daha önce de belirttiðimiz gibi. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir. Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. Burada en büyük sorun. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr. toplam rezervler. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . para arzý. Bu durum Þekil 19. parasal taban. IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. para otoritelerine. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi.

Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi.L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19. Þekil 19.A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir. Açýk piyasa alýmlarý .1 de gösterilmiþtir.317 .B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir. LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir. Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19. 2. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2.2.

Ýkinci gösterge adayý olan para arzý. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y .3. Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19.3. (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19.B). para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir. Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir.3.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir. Þekil 13. Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir.3. M0 dan M'ne artmýþtýr. IS eðrisi sabitken. Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir. Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir.A ve 19. Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir. Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý.

Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19. Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir. r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir. IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr.318 . çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr. para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler. paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir. Bu otonom artýþ sonucu. Öte yandan. toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler.B).Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor).3. . Þimdi bu sonucu.

para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým. bu oraný gösterge olarak seçenler.4. Para Talebinde Artýþýn Etkileri.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini . Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir. Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler. r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19. Ms eðrisiyle gösterilmiþtir. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için.4 de para arzý. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden. Þekil:19. kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr.4. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler.

para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz.319 . LM1 eðrisi. farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr. Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre.(LM1) belirleyecektir.B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne). Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek. daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. Tersine. LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4. Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz.

eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. Þöyle ki. faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. Tersine. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile. Bunun yanýnda. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. Bu koþullar altýnda. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr. para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. Eðer faiz oraný. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý. eðer faiz oraný düþerse.

Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir. Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket . Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr.320 . politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir. Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný. Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr. yüksek enflasyon oranýdýr. daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir. Bunun temel nedeni.ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ.

William Poole. Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir. para arzý. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. Gösterge sorununu tartýþýrken. faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde. Politikayý belirleyenler. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. faiz oranlarý. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir. Þimdi IS . Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr.? miþtir. Ýkinci olarak. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir.

Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. Para arzý fonksiyonu veriyken. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti. Yine bir resesyon durumundan hareket edelim. bu sola kayma daha fazla olacak. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 . yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý. Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. W. yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez.

faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Böylece.na. para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr. . Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe. Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. Ayný akýl yürütme. faiz oraný yükselecektir. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr. Bu soruya W. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. Bu durumda. Önerilen göz kararý politika. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir.

iþsizlik %4-4. Poole göz kararý olarak %4-4. eksik istihdamýn %3. Tablo 19. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr.W. Örneðin. Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa. o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir.9 aralýðýnda olduðunu varsayalým.4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir.1'e baktýðýmýzda. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa.322 . o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr. .5-3. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir. Tablo 19.

6 5 .5 .3. Þimdi bunlarý inceleyelim.9 6.5.4 3 .9 4.5.4 5.8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre.5 . eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa. Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.86 .5 4 .0 .9 5.4 4.4. para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir. Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa .0 . Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 . Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý . Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.4.5 .3.1.4 3.7 6 .3 2 . Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý.0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 . para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir.Tablo: 19.

çoðu kez negatifolabilmektedir.323 . faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir. nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir. Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? . faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr. Kýsa dönemde. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. Ýktisatçý için. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar. Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir.baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr.

zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr.Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. Enflasyonda. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. Bu nedenle. ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. Duruma göre yürütülen para politikalarý. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. . Ancak ne olursa olsun. temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar.

toplam harcamalarýn dýþ .324 . temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým. toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr. para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi. Monetarist görüþ. tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr.Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu. Eðer bu varsayým kabul edilirse. Bu istikrarsýzlýk.

Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. parasal taban. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar. Sorular 1. Monetarist iktisatçýlar. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. Ancak baþlýca suçlu. Çünkü monetaristleregöre para politikasý. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. C + I + G eðrisinin kaymasý. bazý göstergelere bakmak gerekir. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. yukarýda vurguladýðýmýz gibi. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler.sal bileþenlerine baðlýdýr. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir. para arzý. öncelikle. tüketim. Bu göstergeler. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz.

a. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir. d. e. Giriþilen politikadan etkilenmemelidir. Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. -325 . Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr. c. b. Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir.

Modern Money andBanking. RANLETT. Roger Leroy and VAN HOOSE David. M1 e ve M3 e göre b. M2 ve H'a göre e. GrayMills. 1977. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a. M ve M(r) ye göre c. Para Politikasý. New York. Tüketim b. Baský. Ýthalat Kaynakça MILLER. Para arzý d. London 1979. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. Ýstihdam 5. Mc.2. Ezgi. Bursa 1996. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. Ýlker. CHICK. Yatýrýmlar d. Parasal taban b.326 . M0 ve H'a göre d. Money and Banking John Wiley. Ýhracat e. . Ýstihdam 4. Parasal taban b. Devlet harcamalarý c. John. Faiz oraný c. 1993. Bütçe açýðý e. Enflasyonist ortamda. GRAW-HÝLL. The Theory and Monetary Policy. N ew York. Para arzý d. 2. Bütçe açýðý e. Viktoria. PARASIZ M. Faiz oraný c. M0 ve M1 e göre 3. hangi gösterge anlamýný yitirir? a.

bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir. . Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. IS-LM analizini çok iyi bilmeniz.327 . Bu üniteyi çalýþýrken.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede..

Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. ara amaç olarak alýnýr. Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir.GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. Madem ki politika uygulamalarýna. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. Bunlar. ölçülebilirlik. Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. Ölçülebilirlik . Merkez bankalarý M1. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr. edenle. bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir. M2. Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr.

328 . Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir.kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir. Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez. Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr. Para stoku ve faiz oranlarý. Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir. ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? .

Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. Para politikasý hedefi. eðer ara amaç deðiþkeni. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. genel olarak para politikasý hedefi denir. . Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. Ýçsel deðiþkenler. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn. Bunun için de politika belirleyicileri. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. istihdamý. fiyat düzeyini. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr.. Aksi takdirde. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. Öncelikle. çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. herþey boþuna olacaktýr. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla. tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý.

Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi.zorunludur. O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý. belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir. . . bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. Para otoritelerinin faiz oranlarýný. Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun. hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý. Eðer para otoriteleri kuramsal olarak.329 . hedef faiz oraný . . Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi.

Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. Bu ara amaç adaylarý. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa. Bu durumda para otoriteleri. nihaiamaç deðiþkeni yerine. dolaylý ve zaman alýcý olabilir. para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr. Etkin bir para politikasý. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. Politika.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. büyüme. tam istihdam. Bu durumda denge faiz oraný. deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. Bu nedenle politikayý belirleyenler. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. çoðunlukla para politikasý . politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. fiyat istikrarý. harcama kararlarýný etkilemelidir. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu.

Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini. para arzý. Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir. faiz oraný. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir. ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir). serbest rezervler.göstergeadaylarýyla aynýdýr. yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir. Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez. Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý. amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda.330 . yani devlet. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. Bunlar. para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu.

Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. Ara Amaç Olarak Faiz Oraný .varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. O halde. Öte yandan. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) . Sonuçolarak. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. Nominal faiz oraný. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. Ýkincisi. faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým. en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir.

A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim.ortaya koyacaðýný belirleyelim. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. Þekil 20. Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým. Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20. Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým.A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir. Bu durumkuþkusuz. o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr.1. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir. . Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak). Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr.1. Ancak arzedilen reel ankes miktarý.331 .

Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir.(A) (B) r r Þekil: 20. . Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A . . B LM2 Ara Amacý. m0d (y0) . LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr. . 1. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P . .

Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir.1. Bu nedenle. Þekil 20. Þekil 20. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr.1. Tersine. y0 reel gelir düzeyinde r* olsun.1 . Þekil 20.B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir. Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir. merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn. Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný. Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir.332 .m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim.B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir.2 de gösterilmiþtir. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým. Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr.

Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir. Ancak Þekil 20. Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20. 0 r r * C A B LM1 LM0 . halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. Þekil 20. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa. Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir.2.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse.2 de gösterdik. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr.1 ve Þekil 20.

. ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik . Þekil: 20.LM2 y1 y * .333 . . Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý. 3. yy2 IS . . Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý.

Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý. Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. . Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým. merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. Özellikle. IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. nakit mevduat oraný bekleyiþlere. . Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz.olarak dengelemesidir. Özetlersek. . zevklere. toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir. Þekil 20.4. nakit mevduat oraný vb. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir. ? r LM0 . Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. birkaç faktöre baðlýdýr. otonom yatýrýma. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir.

E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20. Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir.. Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne . .334 . 4. Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý. 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*). IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr.

Þekil 20. faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. Daha teknik bir sorun. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir. Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr.den olmaktadýr. . nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II. merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr.4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur. Eðer hal böyleyse. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr. Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir.

Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi. para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20.335 . .b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur. Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz. Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý. Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý. Þekil 20.5. nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler.5.Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir.

para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir.? Merkez Bankasý. belli bir para stokunu da hedef alsa. Parasal Ara Amaç. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný . LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. . Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r . LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr. Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir.6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa.5. . . y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. . M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B .

IS -LM Dengesi.da gözetecektir.336 . LM (M*) r IS r0 Þekil: 20. y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir.6. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir. Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi. .

. O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr.r r 0 r * . r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse. A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. Bu durumda reel gelir. . LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý. . LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. . para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr. Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. y* LM(M*) . . Þöyle ki. . Þekil 20.7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. 7. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir.

LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç. r2 y Gerçekten de Þekil 20. 8.8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse. Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? .337 .Þekil: 20. para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr. Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir.

Divisia para ölçümünde. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. Bu konuda doðal çözüm. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr. Bunlardan bi cisi.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. ele alalým. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr. paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir. Ancak bunda da sorun. Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir. Bu durum Þekil 20. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir.! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr. Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr. r . Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler.9.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr.9. Þekil 20.

. M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P . A B C .338 . r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý. (B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20..9. . E A B C. . .

toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. yaygýn grevler v. merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. merkez bankalarýný. bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur. . savaþlar. nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr. Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda. Dolayýsýyla. Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. kuraklýk.b. Bunun anlamý. Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb. . Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim. ? Hangi durumda faiz oraný. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. .Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir.

Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse. bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .339 .

Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20. P 8 Þekil: 20. 5 Nominal Gelir Ara Amacý. Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep. o zaman Þekil 20.zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir. Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr.10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa. . Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi.11. 4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1. Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir.10.

3 O y 200 400 1000 1. .340 . Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir.12.200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20. Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn. Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr. nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir.

P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- . Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20. Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1.12. Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr.Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr. Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak.

kuraklýk. Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20. nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým.13. Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr. açlýk vb. Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi . Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir. savaþ. Bu durumda Þekil 20.rýndaki artýþ.341 O P y 3 5 200 400 1000 1. .13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr.

13 te görülmektedir. Tersine. Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20. nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. O halde nominal gelirin hedeflenmesi. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse.y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir. Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr.? AD (M0) olarak tutarsa. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr. burada hemen iþaret edelim ki. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr. Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr. Bununla birlikte. olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 . .

342 . O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr. Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr. Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak. Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an .Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr. faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür. merkez bankasýnýn para. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde. Ýkinci olarak.

Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir. Öte yandan nominal faiz oraný . Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr. Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk.lamasý gerekir. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr. Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr.

Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr. eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre. Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr. Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir. Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr. cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir.343 ? . Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. Tersine. enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir.

Mal fiyatlarý altýn. altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. bakýr vb. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler. Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý. altýn standardýna benzemektedir. mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir.çok karmaþýktýr. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. gümüþ. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr. Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? . bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir.

Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. . Bu görüþteki iktisatçýlar. para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir.344 .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir. para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný. Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir. Birincisi banka kredilerini. Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir. Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi.

net varlýklar. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr.1 oranýnda. Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur.C.Buna karþýlýk bazý ekonomistler.C. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar. Merkez Bankasý. .Bernanke. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T.2 oranýnda artmýþtýr. para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi. Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur.Merkez Bankasý. B. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr.1. T. 1990 yýlýnda rezerv para %40. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu. Ancak B. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr. parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr. toplam iç yükümlülükler. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden. emisyon %68.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken.

faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr. . Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku. keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu.345 . Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir.Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir.

b.346 . Dýþsal deðiþken 2. d. Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. Kolayca izlenebilir b. Baðýmlý deðiþken b. Denenebilirlik d. b. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. aþaðýdakilerden hangisidir? a. e. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir.Sorular 1. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. d. Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. e. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Döviz kurundan etkilenmesidir. Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. c. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. Ara maç deðiþken d. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir. Taþýnabilirlik b. Kolayca sabit tutulabilir d. 5. Reel gelirin. . reel ankes talebinden etkilenmesidir. aþaðýdakilerden hangisidir? a. c. Dayanýklýlýk 3. Ýçsel deðiþken e. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c. Kavranabilirlik c. Tek bir faiz oraný vardýr e. Ulaþýlabilirlik e. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. Aþaðýdakilerden hangisi. Baðýmsiz deðiþken c.

3. 1977. Boston. 1993.John Wýley.Money and Banking. PARASIZ M.347 . . 1996. Bursa.Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. Scott Foresmen. RANLEET John . Ýlker. Modern Money andBanking. Para Politikasý. The Economics of Money Banking and Financial Markets. New York. H ILL. Ezgi. 1989. New York. baský Mc Graw. MISKHKIN Frederic.

ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley .Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz.. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Radcliffe raporunun içeriðini. Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini. Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr.348 . Bu üniteyi iþlediðinizde. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak... Bu üniteye iþlerken. Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa. kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu. konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz..

likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr. hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok. Bu görüþ ayrýca. geliri. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. iþletmelerin. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. parasal kontrolde. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý. para arzý. likidite okulu. istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. para otoritelerinin. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna.GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. Böylece parasal kontrol süreci. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur. toplam harcamalarý. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. Kuramsal çatý. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir. kredi koþullarý okulu çerçevesinde. merkez bankasý ve ticari bankalardý. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. iþletmelerin. Dolayýsýyla bu görüþ. Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul.

B. öncelikle firma. faiz oranlarýndaki yükseliþin.D. Yani Federal Rezerv. Dünya Savaþý boyunca ve II. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu. e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir.B. Dünya Savaþýndan sonra. Bu doktrinin formüle edildiði. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti. II.D. Hazinesi. Bu nedenle A. A. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca .'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri. önemli bir eksikliktir.349 .

Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. . Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý. dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. Bu nedenle Federal Rezerv. Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam. bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir.H. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de. parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir.ðýndan korkuyordu. Federal Rezerv. finansal kesimin. Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. J. çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile.

kuramsal katýlýktan çok. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir. kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin. Bu görüþ. Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr. Son olarak kredi varlýðý doktirini.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. Þimdi bunlarý inceleyelim. yüksek faiz oranlarýndan çok.350 . yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. Dolayýsýyla. mevcut tahvillerin deðerini düþürür.

yatýrýmý iki yoldan azaltýr. Durum böyle olunca. bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece). Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. Birincisi. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn. Bu dönemde finansal kurumlar. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir. özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. Yani ekonomik birim. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým. faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. özel tahvilleri azaltabilir. Bunun nedeni. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. devlet tahvillerinin riskinin. Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur. Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. Bunun anlamý þudur. Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir.! ! ? duðundan. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi.

Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý. daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda.351 . ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr. tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile. Þöyle ki. Hatta. böyle davranmaya devam edeceklerdir. Bu etki.ortaya çýkar. iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr. irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr. böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? .

Ayrýca bankalar. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. Bu nedenle. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr. devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. Ancak arada. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. Bu koþullardan. Tersine. Çünkü. bu gecikme dönemi için. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. Bir resesyon döneminde ise. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. fon talebi fon arzýný aþar. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. bu durumda tahvil fiyatlarý . eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. ödünç vermekten çekinecektir. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk. birgecikme söz konusudur. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. Dolayýsýyla. Böylece yatýrýmlar ve gelir artar.

Bu görüþü özetlersek. Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. Para politikasý ve borç yönetimi. . Bu nedenle bu doktrine göre. kredi koþullarý yaklaþýmý. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna.352 . Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir. bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr. Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr. Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr. parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr.

bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. Para politikasý. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. Harcamalar. Böylece rapor. ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. Likidite. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Para otoriteleri. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. . para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. Bunun yanýnda. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr. Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. Radcliffe Raporuyla. faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. Rapor. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak.

Bu durumda. Paranýn tanýmlanamamasý savý. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler. Eðer para tanýmlanamazsa.353 . para olarak düþünülebilir. hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir.? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. zaman zaman kullanýlan aktifler. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr. normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler. parasal kümeye. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. hiperenflasyonda para olmaktan .

bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. banka . sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. paranýn dolaþým hýzý tanýmý. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa.? ? ! çýkabilir. herhangibirþey olabilir. parayý o kadar ikame edebilir. para elde aylak olarak tutulmaz. gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. dolaþým hýzýný belirler. paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. Bu durumda. Diðer aktifler de. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir. Burada tek sorun. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler. Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. Örneðin eðer özel sektör. bir aktif ne kadar likitse. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. Durum böyle olunca. Ancak dolaþým hýzýný. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. elde para tutanlarýn.

Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir. D) kadar arttýð Y0 + . mevduatlarýn da (D1 . Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr. Y ünelim. dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek.kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda. Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa. milli gelirin (Y1 .354 . halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Para Cp + D1Cp + D0 + . paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir.Y0 = . Bunu bir örnekle açýklayalým. dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + . paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir. yeni banka kredileriyle finanse edildiðini.D0 = . Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn. Y) kadar. Y V0 = iken V1 = = CpCpCp .

paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Harcamalar (PT). Dolaþým hýzý. Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. parayý tanýmlamak . para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. yani dolaþým hýzý artacaktýr. dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. Belli bir finansal atmosfer içinde. paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. Ancak. likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. olacaðýndan V1 > V0 olacak. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi. daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. Radcliffe raporu. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý. (V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. Bu iktisatçýlar. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla.

Çünkü böylece para miktarý. Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. Raporda bankalarýn. Bankalar. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler.355 . nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster . anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir. dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr. geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim. Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr. Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden.istemezler. Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr.

1. Böylece kredi arzý arzusu. Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. Öte yandan özel kredi talebi. rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. Þekilde. yardýmýyla açýklayabiliriz. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur. ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr. öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun. S'L rL Þekil: 21. Bunu Þekil 21. S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir.dik. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. bu dur e negatif etkisi olacaktýr. sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. Bu nedenle kredi. tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr. Faiz oranlarýndaki deðiþme. Kredi talebinin esnek olmamasý. Bunun. rezerv aktifler (R). ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun.1. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim.

? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý. talep eðrisi nasýl olmalýydý? .356 .

Tayýnlama. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler.Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. az olana da ayný miktar mal verilir. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. arzýyeterli olmayan bir malýn. yanlýþ olacaktýr. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir. bolluðu veya kýtlýðýdýr. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. Kred alebi fonksiyonu. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. Ýþte bu nedenle fonlar. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir. yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. Hangi nedenle olursa olsun. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak. Kredi piyasasý dengedeyken. Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. Böylece fon alýmlarý . Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde. malýtalep edenlere. Eski faiz oraný rL0 da. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. Geleneksel Keynesgil analiz. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. Bazen ihtiyacýçok olana da.

her zaman krediyi daraltýr. Cari rL faiz oranýnda ta . Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir. Bunun ne kadar büyük olacaðý. kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi.üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý. Bu noktada önemli olan. O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2). fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr. Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir. ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür.357 . Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur.

daha esnek olan Þekil 21.3.3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.2'deki D1' ve Þekil 21. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21.3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi. r L S D1 D2 Þekil: 21.2) veya arzda bir azalma (Þekil 21. kredi talebi ne kadar az esnekse. o kadar adaha büyük olacaktýr. Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21.2. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan .

.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür. D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr.2 deki D2 ' veya Þekil 21.2 deki D1 ' veya Þekil 21.358 . daha az esnek olan Þekil 21. L0 L2 > L0 L1 dir.D 1 Kredi Tayýnlamasý. Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir. her iki þekilde de. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. L1 ve L2. Yani esnek olan Þekil 21. Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn.3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3. O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür.

4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . . r L S1 S 2 r D . rL oranýnýn. . . Çünkü bu yapýlmadýðýnda. bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir.4. Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný. Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. . O halde Radcliffe argümaný. L Faiz Oraný Tavaný. Þekil: 21. S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir.Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir. kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. Uygulamada. gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir. talep fazlasý karþýlanamaz. para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir.

Buna göre. . Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr. Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir. Ancak bu durumda sadece. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir. Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr.359 . Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir.bir dengenin fiyat yönüdür.

etkilenmediði görülecektir. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. bankalardaki pasif hesaplardan. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. Radcliffe'in deyimiyle. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. Böylece bankalar. nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. . ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar. Çünkü. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr. Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. Bu durum týpký. Çünkü BDMA'lar. Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr.! ! . Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken. BDMA. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. Bu durum. . . kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. Eðer halkýn portföy tercihleri. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir.

360 .Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk. o andaki harcama dýþýnda. gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur. Eðer bu kuram geçerli olursa. Keynesgil dille söylemek gerekirse. Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa. . para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin. halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir. likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir. toplam talebin artýþýna neden olabilir. Dolayýsýyla harcayýcýlarýn. Paraya dönüþebilen tüm aktifler.

? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý. Bireyler. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi. tahvil. pay senetlerini satýn alýrlar. faiz oranlarýný düþürmesidir. finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur. Ne var ki bir çok tasarruf sahibi. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. Çünkü halk. Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir. bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. Finansal aracýlar da. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince. pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr.SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. Finansal aracýlar. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. Bunun sonucu. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. .5. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21. para politikasýnýn önemi azalacaktýr.

Bu demektir ki.361 .5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir.Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý. . bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir. Öte yandan para talebi azalmakta. dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar. Þekil 21. para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz. para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr. Tahvil fiyatlarý.

bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. Dolayýsýyla. Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. Uygulamada. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir. Þöyle ki. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. Ancak. Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr. bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . Aslýnda vadesiz mevduatlar.362 . sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. Burada ilginç olan durum þudur. harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar. önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle.

.

6 yardýmýyla açýklayalým. Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için.M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. þimdi daha likit duruma geçecektir. izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým. finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir . Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir.6. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun. Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi. Finansal aracýlar. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md .kullandýklarýndan. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým. r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21.

devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde . Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle. hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. r'' ne yükselecektir.6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk. Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir. Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr). Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir. para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu.363 .

hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. Bu kez tasarruf sahipleri. Bankalar hem faiz oranlarýný. Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda. Dolayýsýyla bir sýký . yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr. kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. Kuþkusuz bu tür bir politika. Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. Dýþsal olarak da. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini. hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir. Böylece hükümet. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. Finansal aracýlarýn. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek.bir politika izleyebilir. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile.

para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya.364 . bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir. Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok. . ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir.

c. d. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. e. b. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. b. Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir.Sorular 1. d. 4. d. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. e. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. Keynesgil analiz yetersizdir. c. e. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a. 2. . Bekleyiþ etkisi nedir? a. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. Kilitleme etkisi nedir? a. b. ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr. e.365 . Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr. Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. b. Faiz oranlarý düþerken. 3. c. Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. c. d. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir.

.

Para talebini artýrýcý etki yaparlar. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. Monetary Policy in the U. 1977..366 . b.A. Random House. PARASIZ Ýlker. 1974. 1968. Kaynakça CHICK Victoria. Haþet. Para Politikasý. Banking and Financial Markets. Moneyand Banking. d. Herper and Row. New York. New York. 1987. . O'BANNON Helen. 1989. 1976. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. Martin Robertson. Theory of Monetary Policy. 1982. New York. 1973. Money Matters. The Quantity of Money. THORN R. VINSER H.. Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. New York. EARL DOW Sheila C. Martin Robertson. Oxford. Introduction To Money and Banking. Harper and Ro w. London. SHEARER A. Gray-Mills Publishing Ltd. Uludað Üniversitesi. DAVID E. Oxford. BOND Roland. e.5. Makroekonomi. Bursa. c. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. Principles of Money. PARASIZ Ýlker. Basic Books. 1977. RITTER Lawrence S. Bursa. PETER E.S. MAYER Thomas. SILBER William. Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a.

Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.367 .. Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.. iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir. Bu ünitede.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist .. . monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede.. monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. aþaðýda incelenen konularda. 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. tüm piyasalar. M. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. Friedman ve E. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým. Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler. parasal güçlerin. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. Ancak bu iktisatçýlar. Bu modele göre. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. Kuþkusuz bu iktisatçýlar. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur.

368 . fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým. Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr. ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar. . Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. .Monetaristler. Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný. Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý .

talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . Er ya da geç her iki grup. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. Ancak bunun tek nedeni. Bunun sonucu olarak. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. Çünkü gerek firmalar. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. Bunun için hükümet. Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. Konuyu basite indirgemek için bu durumun. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr). Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. . Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir. fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir. halký. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. Böylece bir kez daha. Bu durumda tek farklý þey. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir.racaktýr.

halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir. fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim. Böylece üretim ve istihdam.369 . ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir. Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. Eðer böyle yapýlmazsa.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). ? . er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr. Bir baþka deyiþle. baþlangýç düzeyine geri dönecektir. böylece talebin düþtüðünü varsayalým. Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr. Halk.

bu görüþü çürütmektedir. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist). Keynesgil Görüþün Temelleri . GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. Wallace. iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. Bu teoriye göre halk. Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz.. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar. Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir. Rekabetçi modelde. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde. tesadüfi hatalar yapsa bile. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. . Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. Ayrýca Eklektik Keynesgiller. Milli gelir. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. Sargent. Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. halksistematik ve süre ar yapmaz. Lucas. Bu görüþe göre. fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr. . Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. ? Keynesgil iktisatçýlar. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. firmalar için veri deðildir.

Bu durum.370 . Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr. talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr. Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim. Ancak ücretler. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn. Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala . emek piyasasý için de geçerlidir. firmalarýn fiyatlarýnda deðil. üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur.

Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. David Ricordo. 16. eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý. Daha sonra John Locke. konjoktür boyunca. paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. yüzyýla. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü .nýyorsa. Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. David Hume. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. Ýþten ç duðundan. uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. Buna karþýlýk. talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). John Stuart Mill. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir. Oysa monetarist e. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. Bundan dolayý GSMH dahil. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. . daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. O halde Keynesgil sistem. yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. Monetaristler. Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur.

371 . "sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur. paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr. Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý. dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça. Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta. . paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda.

Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. Eðer hal- . Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. Para miktarý yatay eksende. Bu iliþki kuþkusuz. Orijindengeçen doðru. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir. artan harcamalar. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. Yani GSMH/M dir. . fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr.1. reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr.. Þekil 22. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir. gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir. Dolayýsýyla tam istihdamýn. Bir baþka deyiþle halk. üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman.

.kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir. yine denge Ye de oluþacaktýr. Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak.372 . Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir.

Tüm artan para arzý. talep edilen para miktarý. Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. açýklýða kavuþmuþ oldu. Burada 4. halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. . merkez bankasý . Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir. Þimdi bunu Þekil 22. Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür. Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. 1/4 olan k nýn tersidir. O halde. Yani. 2. denge geliri 500 den 600 e yükselir. bu paranýn dolaþým hýzýdýr. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim. Md . Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr.. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir. istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman.2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa.

nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir.para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak.373 . para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa. Eðer para arzý artýrýlýrsa. Eðer merkez bankasý. . Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun. arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir. bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir. O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir.

faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. Bu durumda. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr. dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým. Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. . Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr. dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir.3 yardýmýyla açýklayalým. Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr.? Böylece monetarist dünyada. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. Þimdi bunu Þekil 22. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir. halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! . Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný. Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir.

3 de yatay eksende para. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman. pek çok þey sonucu etkileyebilir. düþey eksende faiz yer almaktadýr. eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa. Temel Keynesgil görüþü özetlersek. . Ýþte bu nedenle Þekil 22. bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir. Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. Keynesgil dünyada. Ýliþki böyle dolaylý olunca. Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur.pay senedi. Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken. Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir.374 .

para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur. ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. Aþýrý parasal kýsýtlama. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý . Ayrýca. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. Çünkü Keynesgillere göre. Md1 0 M1 M2 Md .M s Faiz oranýnýn. Bu itiraz para politikasýnýn.r Þekil: 22.3. Özellikle Alvin Hansen. finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak. faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da. Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. Bunlardan birincisine göre. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. vurgulanmaya deðer görünmektedir. sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir. Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. bugün pek iþitilmese de. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr.

? . faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler. baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz.375 . Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir. bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir. Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde.bir diðer itirazý da. Parasal geniþlemeye gidildiðinde de.

Keynesgil Görüþ . Monetarist Görüþ . Monetarist iktisatçýlar. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý. Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. . Hatta Eklektik Keynesgillerin. Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir.? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir. ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler. Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir.

bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr. Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? . Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre. doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir. eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa. muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. Çünkü.376 . Öyle ki. bir hayli karmaþýktýr.olarak görmezler. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir.

O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni. Bu ara dönem. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. daha düþük faiz oranlarý demektir. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. izlenen geniþletici para politikasýdýr. özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir. Ýþte cevabý: Friedman'a göre. . daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. Ancak bu. Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse.. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr. baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. Tersine. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. Keynesgillere göre de. Geniþletici para politikasý demek. Fakat enflasyon. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. Keynesgiller dikkatlerini. Dolayýsýyla enflasyonda. Sýrasý . Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz.

reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir. monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim. Onlara göreenflasyon farký. Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda. Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr. . Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler.377 . Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir.

para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar.Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin. Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 . Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz. Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md .4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz. Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal . FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar.4. Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri.KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA.M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22. gerek Keynesgil iktisatçýlar. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin . Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr. gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler. (A) 00 M1 M2 Md.

Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller. para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu.378 . Monetaristler. faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini.etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. . buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar.

Dolayýsýyla para politikasý etkindir. Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. . . yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. Tersine. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer. Firmalar ve bireyler. Ýkinci iliþki. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. Monetaristler. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim. aþýrý para arzý yaratýr. Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. . . DI küçüktür. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak. daraltýcý bir politikasý. faiz oraný r2 ye düþecektir. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr. Bu sýrada faiz oraný. Geniþletici bir para politikasý. para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir. Birinci iliþki para talebidir. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar. Bu durum faiz oranlarýný düþürür. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr.4. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir.A ve 4. merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. Monetarist görüþe göre DI büyüktür. . Neo Keynesgil görüþe göre ise.Þekil 22. Eðer monateristler haklýysa. Firmalar ve bireyler. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr. Monetaristlerin.

yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan.5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler. Bunun sonucu Þekil 22. Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler. önce geliri artýrýr.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur.379 . Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. Bu. Oysa Keynesgiller. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur. Bu ise . önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr. Özetlersek. Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir.

Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir.M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn .5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. Bu ise . yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur. Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr. Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur.5.toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e). Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar. Faiz oranýndaki yükselme. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun. Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md. Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 .

. bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr.M5 . Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr. Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir. Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir. Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme. Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? . Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere. Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler. dolayýsýyla DI büyüktür. Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md . Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur.Etkinliði.380 ? . bu nedenle DI küçüktür. Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir.

III d. Sabittir b. Deðiþkendir b. Sabittir 3. Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte. Sýfýra yakýndýr d. IV 2. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I. Sorular 1.381 . Ýstikrarsýzdýr e. Hiçbir etkisi yoktur II. IV e. IV c. Çok az etki yapar III. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. Bire eþittir d. Ýstikrarlýdýr c. Ýstikrarlýdýr c. Etkisi güçlüdür IV. Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr.Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. Önemli deðildir . para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr. Bire eþittir e. III. III. I b.

Yoktur c. Ýlker. Ezgi. COURANT Paul. The Principles of money and a Banking and Financial Markets. New York. Harcourt Brace Jovanovic. Küçüktür d. Basic Boo. Ýktisat 2. New York. DOUGLAS Purvis. Önemsizdir e. Büyüktür b. 1977. Bilim Teknik. 1996. . Ezgi. Bazen vardýr bazen yoktur 5. ÇAKMAK Ahmet. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Bursa. Büyüktür b. RITTER Lavrence and SILBERT W. Önemlidir e.STEINER Peter. 1990. GLAHE Fred. Ýlker.4. 1977.RICHARD. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a. Yoktur c. Küçüktür d. Para Politikasý. Macroeconomics. Çeviren. Bursa. PARASIZ M.382 . 1996.. Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. PARASIZ M.

. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr.ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. Üniteyi çalýþýyrken. para arzýndaki deðiþikliðin.. ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak..383 . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr. Bu ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. . ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir.

yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir. Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir. Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. MØÆ r. Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur. Faiz Oraný Kanalý . Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir. John Taylor bu konuda yaptýðý .) neden olmaktadýr. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir. döviz kuru. Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz.

bir çalýþmada. Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir.384 . konut yatýrýmlarýnda. Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr. kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? . Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý. dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr.

Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? . Japonya ve Avrupa Birliði arasýnda geçerli olmasý.Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. (Bu durum E. dolayýsýyla toplam çýktý gerilemektedir. olarak gösterilmektedir). Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. Tobin'in q Teorisi . Bunun sonucu olarak net ihracat düþmekte (NXØ ). Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir.. Buna karþýlýk monetaristler para politikasýnýn ekonomiyi etkilenmesinde hem göreli aktif fiyatlarýný hem de reel serveti göz önüne almaktadýr. Bu durum TL olarak mev duatlarýn deðerinin diðer paralarla tutulan mevduatlarýn deðerini aþmasýna neden olmaktadýr. Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD. Bunlar To