T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .

Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi .

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY .Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley .KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist .Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.

FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA.

Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý.

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr.Yukarýda da deðindiðimiz gibi. Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . Öte yandan birçok banka. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr. Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. doðal gaz. Günümüzde birçok kurum. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir. Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir. banka ile baðlantý kurma. . menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. Dikkat edilirse satýn alma. Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr.

Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? . kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn. ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur.8 . Kaðýda dayalý ödemelerde. Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz. EFT sistemi. bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir.

Bir aktifi para yapan unsur. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý . Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için. bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr. Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir. Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým.? ? ? pabileceðini göstermektedir. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. Daha önce deðindiðimiz gibi. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre.

mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar. Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev . para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Buna göre teorik yaklaþým. Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr.9 . Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler.olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar. Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr.

Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü. Bu nedenle.duata dönüþtürülebilmektedir. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn". para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr. Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. Açýktýr ki. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir. Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1". Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir. Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur.

dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T. . T. Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir. aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir. Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar.lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar.10 .C. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur.C. Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T. Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak.C.

0 (12) M3 (10+11) 1299500.0 (8) M2Y (6+7) 2415069. Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz.0 (4) M1 (1+2+3) 376287. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0.5 T.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T.C.1'den izlenebilir.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749.5 (13) M3Y (7+12) 2498249.0 (10) M3A (6+9) 1256524.C.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071.12.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.0 (6) M2 (4+5) 1216320. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken. M2 para arzý .Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.C. Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir. T.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166. TABLO 1.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033.

M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý .C.tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr.11 . Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T.1'de verilmektedir. Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir. Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1.

25 1. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir. Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1. Ýkinci olarak.50 1.50 0.1. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü. kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr. 1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir. finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir.25 0.00 0. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý.% Deðiþim Oraný 1. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir.00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1. .75 0.1'den izlenebilir.

tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað . Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý. Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir.12 .finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur.

Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri. hanehalklarý. bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir. finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. Finans dýþý iþletmeler . Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. üç tür bütçe durumu söz konusuol . borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. . Hanehalklarý . borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. yollar. Aksine finansal sistem. vergi ve harçlardan elde edilmekte. barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr. Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. Hanehalklarý. her bir ekonomik birim. aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: . Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr.

bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr. Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr.r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu). Zira tanýmýmýz gereði. Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir. açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý).13 . Likitide açý .

Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr. YATIRIM. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER . bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz.sýndan düþünüldüðünde. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. Burada sözü edilen borç senedini. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. TASARRUF. Bu tanýmlamadan yola çýkarak. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim. Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. Ýlk olarak.

fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr. Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .14 ? .

Ancak iþletmeler. Finansal Akýmlar. Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr. Þirket tasarruf sahiplerine ör- .Yabancýlar Þekil 1.2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir. bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler.2. FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar .HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler . Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir. iþletmeler ve devlettir. DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL.2 .nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr. Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri.Devlet. Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken.

kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir.neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir. Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr. Bunu daha iyi kavrayabilmek için . Bir ekonomide tasarruf yapanlarla.15 .

Finansal piyasalar.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. Bu iþlem sonucunda hem siz. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim. Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu. Bu açýklamalara göre. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr. Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr. Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan. hem soba imalatçýsý. Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir.

borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta .16 .rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim. Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir. Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr. Söz konusu araç.

Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar. Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler.? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. Kýsa. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr. Ortaklýk araçlarý. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar .

Çünkü. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. Yani. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr. Döviz piyasalarý.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr. Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr. Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir. Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr. future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Broker. menkul kýymetle . yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr.17 .

ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. Öte yandandealer. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr. Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir. birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir. Bu durumda bir þirk et. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur. Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr. Ýkinci olarak. Ýlk olarak. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr. Bunlardan birincisi. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir.

Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý. uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr.ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden. tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr.18 . Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr. Para pi .

Sonuçta. Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . Fon akýmýndaki bu ikinci yol. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler.2. Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý. . tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur. Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. Þekil 1. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr. Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr. Sözü edilen finansal aracýlar. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler. Þekil 1. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz. . geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar. Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler.'den hatýrlanacaðý gibi. kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir.2. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir.

elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur. Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek.Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir.19 . Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz. Ýþlem maliyetleri. Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz. verdiðiniz borcu ne zaman .

Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr. Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr. .tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr. Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir. Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim. Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet .

dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir. Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. Finansal aracýlar. iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler. bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr. Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý.önemli ölçüde düþ ürülebilir. hesap birimi olma ve deð . Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr.

özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur. Ancak paranýn geçirdið i ev .er biriktirme aracý olma. Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý.20 .

Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a. Ortak bir deðer birimi olmasý c. Para stok. gelir marjinal deðiþkendir c. fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. Para akýmý. gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. gelir stok deðiþkendir b. elinde fon bulunduranlarla. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. Tahvil b. Para stok. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr.rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde. gelir akým deðiþkendir e. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. Varlýða dayalý menkul kiymet e. çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr. gelir marjinal deðiþkendir d. Para akým.21 . Sorular 1. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Hisse senedi d. Mevduat sertifikasý . Vadesiz mevduat c. Ýktisadi açýdan önemine karþýn. Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a. Finansal piyasalar. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a.

Bursa 1994. Fon açýðý olan ekonomik birimler d. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Baki. Banka ve Finansal Piyasalar. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b.. Basým.22 . HÝÇ.. 8.. Aralýk 1995. ÞIKLAR. Finansal aracýlar b. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a. Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. Ýlyas.. Para Teorisi ve Politikasý. PÝRÝMOÐLU. A. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c.4. 5 yýl vadeli devlet tahvili c. Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý. Merkez Bankasý. Savaþ Yayýnevi. Ýstanbul 1992. Ankara 1987. Para. Ýlker. Eskiþehir 1991. T. PARASIZ.. Menteþ Kitabevi.C. Para Teorisi. Eskiþehir 1988 .. Devlet e. Mükerrem. . Aylýk Ýstatistik Bülteni. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN. Ezgi Kitabevi. 2 yýl vadeli mevduat hesabý d. Yatýrýmcýlar 5. Sadun. 9 ay vadeli hazine bonosu e.

. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir... Bu baðlamda. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede.. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz. Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz. Bu üniteyi çalýþýrken. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz .

. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.23 .olduðu taktirde.

ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr. Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. Borç veren açýsýndan faiz oraný. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir.

24 . Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir. Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif. talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i. i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz.çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. . ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif. Likidite tercihi yaklaþýmý.

5'ini elinde bulundurmaktadýr.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri.'deki gibi kalýrsa. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle. . bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir. Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.1.. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir. Emekli memur olan AhmetBey. Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr. ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler.? Para miktarý (milyon TL) 25 12. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn. gelirinelde edilme sýklýðý. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr. Bu durumu görebilmek için Þekil 2.1.'deki örneði inceleyelim. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir.1. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek. genellikle. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir. Þekil 2.

Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4. Buna göre gelir arttýkça. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr.Þekil 2. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? .25 .34 milyon lira olurdu.17'si kadar olacaktý. elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4.'i kullanarak inceleyebiliriz. Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz. Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý. Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa.1. aylýk gelir yaklaþýk 8. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2.1.

? Elde para tutmanýn. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken.Þekil 2. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar.. elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için. faiz oranlarý düþükse. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr. Ancak bunlarýn tümü. Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr. para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz. toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini. faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. Bu nedenle. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir. çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da.1. Para talebi ile faiz oraný . kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak. gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak. Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir.

söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir. Tersine. tek yaklaþým deðildir. ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr. Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler. Faiz oraný ne kadar yüksek olursa. Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk. yaygýn olmasýna karþýn. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa.26 . belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler.

Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir. ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar. Öte yandan. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar. Þekil 2. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler.2.M. yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse. Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para.1936 yýlýnda J. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi .. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný . Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler. para talebi . Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse.2. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir.faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak.Keynes. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. Öte yandan Þekil 2.. para talebi fonksiyonunu göstermektedir. daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir.

Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? .27 .düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için. daha fazla para talepedilecektir.

Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz.Y )1 d Þekil 2.3. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur. halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i.3.2.'de görülmektedir. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M . Faiz oraný ! Ms Þekil 2. bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz.Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar.

para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile. .Para arzý fonksiyonunu.28 . bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir.

para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için). Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr. bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir. Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça. Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler. Bu nedenle.4. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar. finansal aktiflerin fiyatýný .4. para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr.Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2.'te verilmektedir.Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2. Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz. Faiz oraný io M M = f(i. Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu. Bu da. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir.

neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? . Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. Faiz oranýndaki artýþ.düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr.29 . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir. diðerþartlar sabitken.

Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda. deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir. GelirY1 düzeyin de sabit iken. Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2. Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir. Faiz oraný yükseldikçe. Faiz oraný ss L = f(i.'te grafik olarak gösterilmektedir. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr.ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný.Y ) L = f(i.5. Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur. arz edilen fon miktarý. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme. Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr. cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya . Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz.Y ) 11 22 Y2 > Y 1 .

30 .io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2. Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .5.

Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý .'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr. faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir. Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir.Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: . Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2. para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini.6. hane halklarýnýn tasarruflarý .6 . devletin tasarruflarý . bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr. Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2. Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý . Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak.

. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa.Öte yandan Þekil 2. her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir.6. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir.'da.31 . talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla.

hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri . Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar.7. devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2. denge faiz oranýdýr. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse. Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný. üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri . denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz.7. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece.'de biraraya getirilmesi ile. cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr. borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý .? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: . Faiz oraný Ls Þekil 2. Finansal sistemde. finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar.

Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. . Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir.nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr. kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir.32 . denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz. ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr. Bu nedenle faiz oraný.

. Ýkinci olarak. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr.4. Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark. her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir. Öncelikle. ve 2.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken. Nitekim Þekil 2. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil.7. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir. Üçüncü olarak. genel denge anlamýnda. her iki teori de. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar.

REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince. ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir. Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu . fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz.Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz. Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr.33 . Bu iki yaklaþým arasýnda. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým.

Yukarýda verilen bu eþitlik. reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . 1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. Finansal sistemde hem fon arz edenler. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir. Nominal faiz or aný i. Ekonomik birimlerin. Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir. Reel faiz oraný. Günümüzde iktisatçýlar. reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. Finansal sistemde. i = i* + . finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin. Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve . Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir.e ile gösterilirse. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler.e yazmak mümkündür.rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . nominal faiz oraný. Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr.

beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur. Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. Ancak reel faiz oranýnýn kendisi. Ayný þekilde. Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr. .34 . Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. Ýkinci olarak.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr. ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir. Bu yüzden Fisher eþitliði. Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir. sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr. 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur.

talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini. 31. Ancak.12. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. Üçüncü olarak. Ancak.1. Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur. bir dizi faiz oraný söz konusudur. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus. Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk.1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. FAÝZ ORANLARININ YAPISI . nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr. Bu iktisatçýlara er eþitliði. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir. ekonomide belirli bir tarihte. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . Tablo 2. beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir. Örneðin.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný..þekil yardýmýyla tespit ediniz. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta. Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? .33 puan artmak zorundadýr.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak. geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr.

Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý . Faizoranlarýnýn yapýsý.35 . temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: .Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt. Finansal aktifin geri ödenmeme riski . Finansal aktifin vadesi . Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz. faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir. Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar. . Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar. özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir.

Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip. Tablo 2. bu oranýn 365'de biridir. Bunedenle. vadelerinin farklý olmasýdýr. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr. eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir.30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99. Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný.1. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni. vade ne olursa olsun.83 Reeskont Faiz Oraný 57. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr. yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83.12. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken.0 Faiz oranýndan sözederken.0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8.5 Bankalararasý Gecelik 105. Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? .1995 . Örneðin. diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir.

Örneðin Þekil 2. iki ayrý tarihte.8. Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr.'de yer alan þekillerde.36 . getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir. belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. Getiri eðrisi.Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem. ? .

Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus.Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki. Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre.8. Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir). 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr. düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný . azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir). Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr. getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir.

vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir). Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2.gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen.9. Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir. Çeþitli Getiri Eðrileri -37 .

piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým. Ayrýca bekleyiþler teorisi. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr. cari kýsa vadeli faiz oraný . likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. bekleyiþler teorisi. Örnek olarak. Söz konusu teori . uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir.Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. alýnacak kararlarýetkilememektedir. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. piyasa katýlýmcýlarýnýn. Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri.

Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta.38 . Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0. .60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr.65 + 0.70 = 0. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz.45 + 0.ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr. ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda. yukarýdaki örneðimize göre.

kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir. Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için. Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. Yuka neðimize göre. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr. Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. Eðer bu oran %65 olsaydý. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr. bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. Uzun vadeli faiz oranýnýn. daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý.

uzun vadeli faiz oranýna eþittir. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala . Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur. vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý. cari kýsa vadeli faiz oraný.39 . Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. Likidite primi teorisine göre.daha az likit olma özelliði nedeniyle. Ancak. artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr.

bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse. Bir baþka deyiþle. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler. Öte yandan. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir. Çünkü. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. Bu teorinin temel varsayýmý.? caktýr. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. piyasa katýlýmcýlarý. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr. azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir. Bölünmüþ . Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi.

bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr. Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir. Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir. Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý.40 . Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler. Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr. ? ! .piyasalar teorisine göre.

Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir. Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir.4 olacaktýr. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr. Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. Ancak bu ifade. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür. genel anlamda. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký . sermaye kazancý vergisine tabi iken. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. iet vergiden muaf faiz oranýný.

Söz konusu iki finansal aktifin vergi .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný.Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir. ? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25. yani marjin al vergi oranýdýr.41 . vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 .

bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir. Örneðin. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir. Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. diðer þartlar sabitken. satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü . Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir. Çünkü devlet pa asarak. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez. vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75.dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade. Yukarýdaki örneðimize geridönersek. geri ödenmeme riski. hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken.

bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý. Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken. .42 .ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur. faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr.

Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. Nominal faiz = reel faiz d. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon . Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. Sorular 1. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. Faiz oranlarýnýn yapýsý. Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir. (c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. Para arzý = para talebi c.Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur.43 . Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse. Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Fon arzý = fon talebi b. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d.

PARASIZ. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. Para.44 . Ezgi Yayýnevi. Bursa 1995. daha sonda azalmaktadýr 5. Ýstanbul 1993. ERTUÐRUL. %40 e. %83 Kaynakça ERGÝN. Bursa 1994. Vade uzadýkça önce azalmakta. Vade uzadýkça önce artmakta.. Beklenen enflasyon oraný %24.. Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d. Feridun. daha sonra artmaktadýr e.3.. %30 b. %32 e. %24 4.. Ezgi Yayýnevi. %16 b. Ýlker. Para Teorisi. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. . Tezer. Ankara 1981. PARASIZ. Banka ve Finansal Piyasalar. %3 c. hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur. Ahmet. Turhan Yayýnevi. Para Teorisi. Para ve Faiz Teorileri. Ankara 1993. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a.. Ýlker. ÖCAL. %62. %70 c. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken. Makro Ekonomi.5 d. Beta Basým. %162 d. Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c.

.ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz.. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra. . Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.45 .

Gerçekten de. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. para nakli. iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. kredi ticareti yapmaktýr. ödemelerde aracýlýk. Bazý anglo-sakson yazarlar. bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr. Bu tanýmýn. bankalarýn önde gelen görevleri. doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. Bu bakýmdan. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. . senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür. Para politikasý ise. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. ? Bankacýlýk sektörü. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr. Ancak. halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek.

bilinen ilk banka kuruluþudur. Öte yandan. Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi. Borçlanmada yýllýk faiz %33. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir. çiftçilere baþlangýçta ayni.Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ . borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi. %20 veya %12'yi geçemezdi.46 . Bu oranlar tahýl. borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý. Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler. Tarihçiler. zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. . tohum ve sair malzeme alýmý için. Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. Bu rahiplerin.

bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur. Çünkü. Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr. Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. 16. M. yüzyýldan sonra. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra. yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. krediye ihtiyacýn arttýðý 19.. . Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan.. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz. yüzyýldan baþlayarak 14. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. yüzyýlda geliþebilmiþtir. Buna karþýlýk. 12. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. Batý Avrupa'da 19.Ö. 17. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. 3. Mabetlerin yanýnda. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. Bütün bu geliþmeler. ve 17. 15. bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. Daha sonraki yüzyýllarda. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. 11. Özellikle Venedik. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. 19. . Bu fuarlarýn. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. Öte yandan. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. yüzyýl. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý.Ö. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken. Böylece modern bankacýlýk. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi. yüzyýlda. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur. modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. 16. Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr. Eski Mýsýr. kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý. Fransa. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu. Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. yüzyýllarda. yüzyýldan itibaren. 6. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. Ýtalya. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka .

19. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde. Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda.adý verilen kurumlarýn girdiði. ve 17. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir.47 . Bu yüzyýlda. merkez bankalarý oluþmuþ. banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. 16. alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði. .

bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. Dolayýsýyla. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. Ýþlemler. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir.B. özellikle Batý Avrupa veA. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken.? 19. yüzyýldan itibaren bankalarýn. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. Sözkonusu kurumlar. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri. Finansal hizmetler endüstrisinin 2. bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir.D. bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme. Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk. Bu iþlemler. Ticari bankacýlýðýn. 19. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Bankacýlýða Özgü Özellikler . yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir. ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. bankacýlýða özgüözellikler. Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK .'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr.

kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. döviz iþlemleri. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý. otomasyon. ticari. paranýn konvertibilitesi. rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir. teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma. döviz riski. hukuki. önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir. Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar.Bunlar. faiz arbitrajý. üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý.48 . düzenleme. .

Bunlar. Dolayýsýyla. spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi. Mevduat sahipleri. Çünkü. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. spesifik dýþ politikaeylemleri. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar. Etkinliði nispeten düþük bankalar ise.

bankacýlýk sektörü açýsýndan.tercih edeceklerdir. Nitekim. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr. Böylece.49 . Yine. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir. Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. bu . tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda. Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. Öte yandan. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet.

? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir. banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir.. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. banka kredisinin üretim . Dolayýsýyla. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler. Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski. diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. Bunun yanýsýra. bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. . Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý. Finansal aracýlýk süreci. Bu modelin i. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. Bu nedenle. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder. Portföy teorisi. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa.

eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. yerleþim faktörü önem kazanýr. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. Bunlar. Çünkü. Fakat banka. eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr. Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir.50 . ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn. dýþ . fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. kurum.yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa.

boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da. Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. .? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. Bu nedenle. Bu arada. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. Bunlar. iki piyasa türü daha vardýr. sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. Örgütsel Yapý . Uluslararasý fon akýþý. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. euroequity piyasalarý. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir. Euro piyasalarýaçýklayýnýz. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr. Bu piyasalara ek olarak. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken. Bankalar da. Bu teoriler. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr. kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir. optimal örgütsel yapý. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. Eurocommercial papers piyasalarý ise. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. teknolojik geliþim düzeyine.

ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr. Bunun yanýnda. yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir. Bunun yanýnda. gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. bankanýn özellikleri. sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir. Son olarak. Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. özellikle banka stratejisine baðlýdýr. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr. Bunlar. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði.Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. .51 . talep faktörünü de gözönünealmak gerekir. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör.

. Burada görev alacak kimselerin. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine. Böyle bir durumda. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. yerine getirilecek faaliyetleri. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. muhabir banka olarak adlandýrýlýr. þubeler. ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. konsorsiyum bankalarý.. hükümet. aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. Þubeler. gidilen ülkenin . Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. acentalar. Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur. Muhabirlik iliþkileri. patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. temsilcilikler. Sözgelimi. yerelyabancý banka. muhabir bankacýlýk iliþkileri. þubelerin aktif ve pasifleri. baðlý veya yan kuruluþlar. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. uluslararasý bankacýlýk departmaný. Bir banka. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. Bazý ülkeler. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. Bu nedenle. Temsilcilikler. ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken. bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. Yabancý bir ülkede. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr.

gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý. . bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir. Konsorsiyum bankalarý. Son olarak. yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. offshore bankacýlýk birimleri. Baðlý kuruluþ. gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir.52 . uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar.yasal düzenlemelerine tâbidir. Acentalar. Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. Yan kuruluþ ise. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. Bu bankacýlýk birimleri. farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp. yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden.

bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. Bundan dolayý. Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. Diðer hizmetler ise. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak. tahvil ihracý. iþbirliði. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. Genel olarak bankalar. Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. factoring. Bankalar. Bu istekleri karþýlarken banka. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. forfaiting. uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. Öte yandan. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. fon transferi. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. bir tarafýn finansal aracýný. mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir.

perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda. bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle.çýkmýþtýr. Böylece sözkonusu bankalar.53 . . Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma . müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar.

banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. Böylece. Bunlar. Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. Bu durum. ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . .. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. Uzmanlaþma . ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda. iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr. özellikle batý ülkelerine göre.

Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri . imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. Batý ülkelerinden farklýolarak. Öte yandan.54 . bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir. 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý.ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir. topluma egemen olan deðer yargýlarý. sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi.

batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ. Bu dönemin özelliklerinden biri de.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir.C. Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. Ancak yerel bankalar. Gerçi 19. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T. Bu nedenle. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ. 1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. 1939-1962 dönemi. 1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. 1923-1938 dönemi. Bunlar. bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir. yüzyýlda. bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. kambiyo iþlemleri yapmak. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. senet iskonto etmek. Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür.ne imkan vermemiþtir.C. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. hazineye borç vermek. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren. .

kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ.1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren. Bu dönemde. ihtisas.55 . . bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir. kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ.

Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi. 1988 tarihinden itibaren T. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. Öte yandan. tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. karma sermayeli bankalar. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. tüm sermayesi devlete ait bankalar. pozitif reelfaiz uygulamasý. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir. rasyonel çalýþmalarýný saðlamak.. .C. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler. Yeni Bankalar Kanunu. bankalararasý para piyasasý.

iþ ve ticaret bankalarý. Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? . tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir. yatýrým ve iþ bankalarý. ticaret bankalarý. uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir.56 ? . halk bankalarý. Merkez Bankasý. sanayi ve kredi bankalarý.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. tasarruf bankalarý. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise.

. . . Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr. buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. . Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr. . . Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. Özel bankalarýn hemen tümü. holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye.Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . . . . Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr. Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir. . . Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. denetim ve gözetime tabidir. . . . .

Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur. . Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? .57 . Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir. . . Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr. Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr. . . Nitelikli personel azdýr.. Kaynak yetersizliði sözkonusudur.

Bankalar. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. Sorular 1. c. b. ödemelerde aracýlýk. Hiçbiri 2. Bankayý. Bankalar. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. Sosyal faktörler c. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. Bankacýlýða özgü özellikler b. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. Tarihçiler.58 . biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir. topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. iþbirliði. Türk banka sisteminin yapýsý. d. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir.Özet Bankalar. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Bankalarýn. yoðunlaþma. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür. halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. para nakli. Uluslararasý bankacýlýk. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir.

.

Þube aðýnýn daralmasý d. G. Para. para. Ýþbirliði b. 1990. 1980 sonrasý 5.F. Ýstanbul.. Ý. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler. ÖÇAL. Tezer. Osmanlý dönemi b.. 1963 . Yoðunlaþma c.. Gerçek Yayýnevi. 1939 .B. Banka ve Finansal Piyasalar. Bankacýlýk Sektörü. ÖÇAL. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. Uzmanlaþma 4. ERKEN.80 dönemi e. Bursa. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý. Ýlker. Türkiye Ekonomi Kurumu. 1986.59 . Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk.44 dönemi d. 199 4. a. Yayýn No: 53. Ankara. Ankara. Uzmanlýk bankalarý b.Ý. Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ.Ü. 1992. Nazým. PARASIZ.. Banka..3. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a. 1992. Tezer. No: 282. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Ankara. kredi. 1923 . .38 dönemi c. Para Teorisi. Tarým ve kredi bankalarý d. Öztin. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a. Tasarruf bankalarý c.

Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.60 . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz.... Özellikle finansal aracýlar. Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz.. . para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur. Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu. Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir.ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. ödünç vermek için ödünç alan. kredi birlikleri. hayat sigortasý þirketleri vb. mali aracýlarýn . bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda. Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. kuruluþlar ve hatta bireyler. Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. Böyle durumlarda mali aracýlar. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler. kaybedenler de. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. tasarruf sandýklarý. Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda. Bu piyasalarda da kazananlar da olur. gibi isimlerle. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. kendi yarattýklarý fonlar yerine.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla. Tasarruf Türleri . likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. Banka dýþý mali aracýlar. Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. ticaret bankalarýndan farklý olarak. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr.

Ekonomik birimler. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . topladýklarý bu fonlarý. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. Dolayýsýyla bu kuruluþlar. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar. Günümüzde önemli miktarda fonlar. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir. tüketim ve tasarruflarý yanýnda. isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler. sosyal güvenlik. bu parayý bazen bankalara reel aktif. bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. Sosyal güvenlikkurumlarý. Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler. amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar. emekli sandýðý. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr.61 . sigorta gibi ku ruluþlar.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler.

çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki . kýsa vadeli devlet tahvilleri. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz. Bu tür krediler. Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür. vadesi 1-1. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. bunlar. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. Para piyasasýnda kullanýlan araçlar. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. Vadesinin kýsa ve iii. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. Þimdi bunlarý inceleyelim. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. bazý etkinliklerde bulunurlar. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr. Ancak. i.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. ii. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. Finansal aracý kurumlar. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. Para piyasasý. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý. ? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz.

Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri.. Kuþkusuz tüm bireylerin. ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen. bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr. çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur. Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri. kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý .62 .

Bunun ötesinde.. ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. hem de gelir elde ederler. tercih ederler. herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. Þöyle ki. hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken. Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . Eðer tasarruf sahipleri. gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada. Miktar Ayarlama Etkisi . Öte yandan giriþimciler. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. . Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. Finansal aracýlar. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. Böylece. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr.

piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler.Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini. Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler.63 . .

Bilindiði gibi finansal aracýlar. bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. ödünç verdikleri fonlarýn riskine.1. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki . ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr. Böylecefinansal aracýlar. Finansal aracýlar. potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. Nihayet finansal aracýlar. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler. Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. .'de verilmiþtir.. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. kararlarýdüþünülenin tersine. Finansal aracýlar. Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan. GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr. Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . Ayrýca finansal aracýlar. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . O halde bu üç durumun sonucunda. emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý.

Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler.64 . tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý. bankalar. . Bunlar.. tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir.

TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . Hane halký . Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler. Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. POSTA ÇEKLERÝ . Hane halký . EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI . Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar. Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . simsarlar . DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . Devlet FON TALEP EDENLER . 1. Firmalar . TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . Firmalar . Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur. tellaklar. ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. . Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý.Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . Acentalar. Menkul kýymetler borsalarý . BANKA DIÞI MALÝARACILAR . geri kalaný da sermaye.

65 . . nakit devlet tahvilleri vb. oluþturur.Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri . Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr. Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere.

Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. diðer þirketlerin pay senetlerine. Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir. Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . Yatýrým Þirketleri . tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. riskidüþük bir portföy ol rundadýr. güvencesi yüksek. tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. bu þirketler batýda. Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim. fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. Bu sýrada þirket. yangýn. Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. Üyeleri. Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. sigorta primleri oluþturur. Uygulamada. sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. þirket kendisine ödenen pirimleri. Hayat Sigortasý .Kredi Birlikleri ? . uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. Bu pay üyelere. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). Eskiden. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri. tabi afet. seyahat vb. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir.

66 .fark nedir? .

ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. . yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý. bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). Birçok yatýrým þirketi vardýr. Elde ettikleri fonlarý. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler.Yatýrým þirketleri. Sermayeleri deðiþen. Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý. Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. Bu pay senetlerini satýn alanlar. fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler. pay senetlerinin piyasa fiyatý. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar. Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. dalgalanmalar gösterebilir. . bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . ne mevduat kabul ederler. tasarruf sahipleriyle. FÝNANSAL . her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. Bu þirketler.

PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir. Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir. Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý.67 . tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur. .

. bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. Planlama örgütünün olduðu ülkelerde. Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. . Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. . Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. Kalkýnma Bankalarý . Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak. . yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar. Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak. Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . Kalkýnma bankalarý. . TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak.Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . . .

ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ. . TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr.68 . . Uygulamada TSKB yöneticileri. sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla. Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir.

. MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. . Açýk kredi. SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz. Bazý istisnai durumlarda. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek. . ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). rehin. T.C. Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB. Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak.. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. . Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti. TSKB nin amaçlarýnelerdir? . bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr. . buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu. Bankanýn kaynaklarýna gelince. Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. . . sermayeve ihtiyatlar. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . . Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. Buna sermaye benzeri krediyi. banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný.

Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ. kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur. bir baþka deyiþle mevduatlar.kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr.69 . TKB nin amaçlarýnelerdir? . Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý. eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur.

. Turistik tesisler kurar ve iþletir. yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar.1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. çýkartýlacak tahvillerin geliri. DYB'nin fon kaynaklarýný. O dönemde bankanýn temel görevi. . Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak. % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir. Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. T. Turis tik tesislere iþtirak eder. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr.C. KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar. Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak. Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir.3. 25. Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir. Turizm Bankasý . Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. . Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn.C.Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur. Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr. . gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir. Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. . Devlet Yatýrým Bankasý. Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. Hazinece bankaya saðlanacak krediler. Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek. . T. Turizm sanayine krediaçmaktadýr.

. Ýþ Ticaret Bankasýdýr.Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ . Yerli bankalar T.70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur.

Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. Ýthalat ve için akreditif açmak. Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak. Birleþik Yatýrým Bankasý . aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. . . kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. Bankalararasý para piyasasýndan. bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak. Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak .. . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. . Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. . Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. . . . Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek. Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. . Yatýrým Bankasý . .

71 .Tekfen Yatýrým Ve Finansman A. Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? . Özel Finansman Kurumlarý . Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.Þ.

Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir.Þ. . Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. . 6. Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta. bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. . Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur.. miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak. Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr. yatýrým ve portföyleri yönetmek.Þ. Leasing'e benzemektedir. Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A. Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir. . . bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir. Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda. 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. Fon Kullanýmý . Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte..Þ. kalaný kuruma ait olmaktadýr.

Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý. . Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler.Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. . yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte. gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar.72 .

Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür. hayat poliçeleri üzerine ödünçler. birikimlerini genellikle baðlý . gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi.C. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. tahviller. büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. T. Emekli Sandýðý. Ancak topladýklarý fonlar. ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür.Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. Bunlar. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr.

Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). .olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr. gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr. tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK). . .73 . Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý. OYAK. Yatýrým Ortaklarý. Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý . Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda.

Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. . satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. Müþteri portföyü yönetimi . muhasebe. yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir. Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur. kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. Ancak. Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar. En iyi gayret aracýlýðý. Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. Yatýrým fonlarý ve . . Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. . aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr. 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md. Bankalar kuruluþ. 50). daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. Yatýrým danýþmanlýðý . . Aracý kuruluþlarýn.. Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. SPK md. denetim.

. aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir. satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir. Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü. ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle.74 . Bedeli. . bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") . Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir. Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn.

. Yatýrým ortaklarý. yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. . sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr. . Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl . Alým ve satým iþlemlerini. Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr. . Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar. Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. . Mevduat toplayamazlar. Portföydeki menkul kýymetler. . borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler. Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6. Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan. Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý.. . yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir.7. Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi. . karma da olabilir.1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr.

gereç. hizmet veya yeni ürün.75 . birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir. . sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. ma lzeme. Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç.likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde.

fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz. Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir. belge sahipleri hesabýna. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. Fon pay deðeri. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. Yatýrým Fonlarý . bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. aracý kuruluþlar. Burada sözü edilen aracý kurum ve . Fonun tüzel kiþiliði yoktur. 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr. Ancak bununla. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. Katýlma belgesinin temsil ettiði. Ýtibari deðerleri yoktur. Pay deðeri. kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý.

Herkes için bir tip portföy. Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. . . . Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. . Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama. . Çok sayýda küçük kapital sahibi. Portföy hizmetlerini tek elden yürütme. .sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir.76 . Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr.

Genel finans ortaklarý (GFO) 31. fon tasarruf maliyetlerini azaltan. özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr. gerekse banka dýþý finansal aracýlar. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler. . GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý. gömülenmeyi azaltan. Ülkemizde gerek bankacýlýk. Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr. kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý.7. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar. ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý. riski daðýtan. yatýrým danýþmanlýðý. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. 39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. kredi miktarýný ayarlayan. vadeleri ayarlayan.

Gömüleme eðilimini azaltarak. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar. d. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar. e. c. Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler. Gömüleme eðilimini artýrarak. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. . Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a. Gömüleme eðilimini azaltarak.Sorular 1. b.77 .

SYKB c. DYB e. Money. Scott. Charles N. New York. KOHL. W. TSKB b. Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. Banking and Financial Markets. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c. George G. 3. Kaynakça ERTUNA. l975. PARASIZ. b. d. New York. Para. c. Ege Üniversitesi Matbaasý. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. 1982. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. baský. MISHKIN. Sümerbank 5. Pay senetleri arz ve talep edilir. 4. Finansal Kurumlar. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr. Sýlber. New York. Frederic. RITTER. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. KAUFMAN. Bankýng and Financial Markets. Money and Finacial System. e. Banka ve finansal Piyasalar. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. aþaðýdakilerden hangisidir? a. d. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. HENNING. Meir. Chicago. 1975. e. DESÝYAB d.H. Financial Markets and the Economicy. Bankalarýn þubeleþmelerine. Ýzmir. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. b. Özcan. l993. Principles of Money. l977. Pýggot ve R. 1995. d. Ýlker. Ezgi Bursa. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. e.2. b. Dyden 2. Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. Para piyasasýnda. S. c. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . Basic Books Inc. Rand McNaily. Lawrance ve William L. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir.

Boston. Scott Foresman.Markets. l989.78 . .

Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede.. Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr.79 .. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. 1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. 1960 lý yýllarda Hürriyet . Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr. kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller. Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz. 1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. piyasayý etkilemekle beraber. BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Örneðin. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. tedavül eden paranýn altýn para olmasý. kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür.

Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni. Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar. Tasarruf bonolarý tamamen. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu. . Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak.tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar.80 . faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu. bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar.

Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. suni bir olaydýr. bunlarýn hisse senetleri. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. Bunlara.Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. yatýrým holdingleri. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. . Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. 1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi.

O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu. Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan.81 . 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu. fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý. Yüksek enflasyon nedeniyle. hükümetçe belirlenmesi. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için. Zamanýn mevzuatý.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý. bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu.

Cumhuriyet döneminde. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken. bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir. hem de hýzlanmýþtýr. . Ýstanbul. Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. 1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. Ülkemizde Borsa . bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir. bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr.lamayacak olan bazý küçük bankalar. Böylece. Bu da. Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece. Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr.

Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki.1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr. 1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo. bunun yerine 6. Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz.10.1983 gün ve . 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir. Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr. Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr.82 .

Borsa üyeleri. Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. daha sonra özel sektör tahvilleri. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý . bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir. Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý . Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . Bir baþka anlatýmla. Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. hem yatýrýmcýlara. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. banka ve aracý kurumlar. Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir. bilgisayar ve Reuters. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir. hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ.KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir. telerate.

Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler. satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir. tek bir satýrda gösterilmektedir. En iyi kavramý. Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý. Bu çerçevede.aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr.000.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr.000 ve 1. yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan .83 . sadece 100.

Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Veritel ekranlarýnda görülmektedir.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler .00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra. Öte yandan. Telerate. Ayrýca. Doðal olarak. iþ günlerinde saat 10. Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir.000-17. Piyasa. ? Tahvil. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý . Gerçekleþen iþlemler. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir.emre karþý emrini iletmektedir. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur. bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. Öte yandan. Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr.

diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise. Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler.yanýsýra. bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken. iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. emirler telefonla iletilmektedir. Bir diðer fark da. .84 . Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir.

dönemsel gelirgetiren. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . . Çek. Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar.ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. buraya ciro iþlemi kaydedilir. seri halinde çýkarýlan. Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. . Tahviller. Standart ve yuvarlak meblaðlý. . Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. Çok sayýda ihraç edilip. yatýrým aracý olarak kullanýlan. Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. 3). Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. . misli nitelikte. menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. . Az veya çok devamlýlýk arz eder. . kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. . Buna göre menkul kýymetler. . misli nitelikte. sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr. halka arz edilen hisse senetleridir. bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. . . poliçe. ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md. Yatýrým amacý ile kullanýlýr. Bono.

. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir. anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden. pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri. sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup. aksiyon. Hisse senedi.85 . yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr.Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham.

. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. Þirket yönetimine katýlma hakký. Þirket kârýndan pay alma hakký. ii. Rüçhan hakký. Oy kullanma hakký. . . Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir. Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir. ? i. Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr.. Temettü (dividant) geliri saðlar. . Hisse senedi. Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. iv. v. Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. Bu haklar. . Ancak yönetim hakký. Bu. . Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur. Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. . Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký. genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. iii. . hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. Yani hisse senedinde baðlý haklar. sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir. . sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. . þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Tasfiyeden pay alma hakký. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. Bu hak. Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir.

üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký. SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin. Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz. Bu satýþ sonucu elde edilen gelir.. hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir. ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir.86 . Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç .

). Türkiye'de genel olarak. nominal (itibari) fiyat. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. ihraç (emisyon) fiyatý. 3. Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. iii. Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler. Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin. fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir.. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. ii. . Bazý þirketler ise. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur. þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. i. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . Anonim ortaklýklar. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý. üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. Halka arz. ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder.

Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr. iv. en düþük.. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý. Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr. borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr.87 ? . kapanýþ. . Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i. Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin.

genellikle banka faizi. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. v. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. iv. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. ii. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý . iþletmenin bir bütün olarak. Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri. i.ii. iii. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir. Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp.

þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. Ýntifa hisse senetleri.haklar tanýnabilir. þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. iii. -88 . Bu durumda. Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir. ana sözleþme hükümleri gereðince. Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri. 402). kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere. belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi.

Çünkü: . en uzun vade 7 yýldýr. ortaklar. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler. yurt içinde. Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr. Kâr ortaklýðýbelgesi nedir. vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir.000. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber. Bu belgeler. hisse senedi sayýlamazlar. . özellikleri nelerdir? .? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz. faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur. faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. kâr veya zararaortak olmak üzere.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir. Bu belgeler vadeli olup. Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. En kýsa vade 3 ay. Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. KOB'lar 1. Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç.

ortaklar. nakit karþýlýðý satýlmak üzere.89 . bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý. ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1. Katýlma intifa senetleri. tasfiye bakiyesinden yararlanma.1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre. hamiline de çýkarýlabilmektedir. bu toplamýn altýnda birinden az olamaz. Kâr daðýtýmýnda.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14. önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur.000 TL olup.7. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için. yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde .

Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. kanun'un 15. Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. Ortaklýk.bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. . ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. sahibine. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar. Nama yazýlýdýr. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir. esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa.

Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr. varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý. Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir. . çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan.Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir.90 .

? Primli tahvil . baþabaþtahvil nedir? iii. her ne nam altýnda olursa olsun. iv. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir.C. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. T. Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir. erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir. Merkez Bankasý). bu baþabaþ tahvilidir. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. i. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. T-bills) kýsa vadelidir. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli. Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi .Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz. Hazine bonolarý kýsa vadeli. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur. faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1.1987. goverment bonds. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir. çok defa kuponsuz. hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills.07. Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. public sector bonds-corporate. ? Devlet tahvili nedir? ii. tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir.

7 yýldan çok olamaz. . Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz. v.nama ve hamiline yazýlý olabilirler. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az. Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir. Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr.91 . bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir.

çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. Banka veyaholdingin garantisi. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. viii.vi. Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý .Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. ii. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr. Tahvil Türevleri ? i. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir. vii. Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr. Tahvil türlerini açýklayýnýz. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. Anaparayý korumakta. yeni düzen getirilmiþtir. Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur. belli bir yüzdesine.

Tahvil türevlerini açýklayýnýz. vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir.Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla. Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde.Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz. kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. maddesenin 1. TTK'nun 422. 15). ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde. Deðiþtirilmesi. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir. iii. veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. ? .92 .

Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. Bu deðer. . Normal ekonomik þartlar altýnda. þartlara göreinip çýkabilir. Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. . Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise.Tahvilde Diðer Tanýmlamalar . ? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. ii.% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur. "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium). Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir . Nominal deðer (Nominal value. piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder. büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. hiçbir zaman deðiþmez. Bu deðer sabit olup. Bu durumda tahvil. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý . Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur. Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar. Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. i. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. face value. iii. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir. her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr.

Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur. .senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü. enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir. Gelir ortaklýðý senedi ulaþým. i. ii. demiryolu. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir.93 . gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. baraj. haberleþme. kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine. elektrik santralý. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin. karayolu.

Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. . Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. Küçük kupürler çýkararak. 0. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak. genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr. alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden.? Gelir ortaklýðý senetleri. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. i. ii. Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr. Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde. genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri. en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir. Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip. .7 vergi kesintisine tabidir. bu krediyi kullandýrmýþ olan . Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip.7. . Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz. % 10. hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. . Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak. .07 fon olmak üzere.10 gelir vergisi stopajý + 0. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek.

Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir. banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez.000. Görüldüðü gibi. ihraç edilen kýymetli evraktýr. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin.000 TL den az olmamasý gerekir. menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar . ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. 5.94 . Tedavül limiti.bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. Kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Tedavül limiti. bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder.

ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý. Ýskontolu olarak ihraç edilir. Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý . Finansman bonosu türleri þunlardýr: .7. Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý . Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz. Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr. Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir.? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr. Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr.1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir. genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre.

D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr. .. . F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý. A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. . B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý. . . E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý. .95 .

Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T. ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr. . bankalar.7. finansal kiralama kuruluþlarý. . Buna göre VDMK. VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. genel finans ortaklýklarý. KÝT'ler olabilirler. 31. . Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý .C. Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri. . Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar. menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur. belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir. Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. Konut kredileri. ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken. Burada "temlik". Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur. anonim ortaklar.1992 tarihinde düzenlenmiþtir. Ýhraççýlar. Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri. Þimdiye kadar menkul kýymetler. .

bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz.96 . icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir.veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr. Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun. Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý. protesto. Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala . her bir tertip için. "Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi.

caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler. Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo . Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr. repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17. ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler. Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31. . ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. hisse senetleri. Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr.C.1993 tarihinde açýlmýþtýr. Ýlgili kuruluþlar. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) .7. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir. her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir. Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir.02.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir.

banka bonolarý. .Para piyasasý araçlarý.97 . Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr. finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir.

Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . 3. Belli bir meblaðý ifade eder. c. Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c. KÝT'ler c.98 . Seri halinde çýkarýlýr. Anonomi þirketler b. e. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d. Oy kullanma d. d. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. b. Deðiþik vadeleri içerir. Menkul kýymet kavramý. Þirket kârýndan pay alma b. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. Dönemsel gelir getirir. Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. Þirketi feshetme e. Mahalli idareler d. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4.Sorular 1. Hisse senedi. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a. Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a. Þirket yönetimine katýlma c.

Ýlker. Lawrance ve William L. Frederic. 1995. Ezgi Bursa. Principles of Money. New York. PARASIZ.. Basic Books Inc. Rand McNaily.H. Money. Ýzmir. MISHKIN. Boston. Tahvil. l989. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets. l977. New York. New York. Chicago. Bankýng and Financial Markets. KAUFMAN. Financial Markets and the Economcy. baský. Sýlber. Banking and Financial Markets. RITTER. Scott. Garantili tahvil e. . Ýkramiyeli tahvil d. Pýggot ve R. HENNING. l993. Ege Üniversitesi Matbaasý.5. Finansal Kurumlar. KOHL. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. 1975.99 . S. 1982. Pirimli tahvil b. George G. Money and Finacial System. l975. Baþabaþ tahvil c. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. Scott Foresman. Dyden 2. W. Charles N. Özcan. Para. Meir. Banka ve finansal Piyasalar.

. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra.100 .. . Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp.ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede. iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. kâr maksimizasyonu incelenecektir. Bu üniteyi çalýþýrken. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz..

Bu varsayýmlar altýnda. Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir. basitlik saðlamak amacýyla. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr. O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. Bankamýzýn adý "J" olsun. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu. Bankalarýn. Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. . Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). Lj = Dj (1) dýr. O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. Banka Gelirleri. Ýkinci olarak bankanýn. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr. Yani. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým.

bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj . toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre. Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr. Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa.101 .TRj = rL x Lj (2) dir.

Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar. Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. bina kiralarlar. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri. RCD olsun. Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir. iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur. Reel kaynak harcamalarý. . O halde bir firma olarak banka için de. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar. RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr.olacaktýr.1. banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6.1. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa. o kadar çek çekileceði için. bilgisayar kullanýrlar. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar. bürolarý teftiþ ederler.

Toplam Kaynak Kredi Maliyeti.2.0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6.102 . 0 L j .

'de görüldüðü gibi. toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj). Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir. Yani. bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça. Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr. REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK . bankanýn hem gelirlerini. kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý. Çünkü faiz gelirleri.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur. büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr.RCL (4) (4) nolu denklem. TPj = TRj . Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj . re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder.TCj dir.2. hem de masraflarýný etkilemektedir.(rD x Dj) . Bu ünitelerin büyükbir bölümünde. toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir. RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. vadesiz mevduat kabul eden. Ayrýca. O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz. Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir.RCD . toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir. Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler. O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . bankanýn toplam kârýnýn. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj).TCj = (rL x Lj) . TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr. Þekil 6. Bankalar kredi verirken. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur.

103 . Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir.çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir. Bankanýn kabul ettiði . kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr. Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka. Marjinal Gelir.

Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda.3. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez. Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý . r L MR j Þekil 6. J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. Þekil 6. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur. bir bankanýn ödünç verdiði miktar. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. marjinal mevduat faiz maliyeti. O halde J bankasý için MRj = rL dir. o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir. Bu durumda. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa. Yani. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir.3. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr. r L MR j. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. Tam rekabet koþullarýnda. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi.son lira mevduatla. banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse.

Eðrinin bu þekilde olmasý.104 . Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre.denir. marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir.4. J bankasý tarafýndan . Þekil 6. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez. Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir. Mevduat piyasasý rekabetçiyse. ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir.

toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v.b.5.6. þekil 6.'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. . Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir. þekil 6. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi. MC L MC . Bu eðri.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir.5. Dj 0 Ayný þekilde. 0 MC D MC D Þekil 6. gibi) kýsa dönemde yükselir. Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte.rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6.4. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi.

þekil 6.105 . .L Þekil 6.6.'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz.7. Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde. Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi.

Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j . Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur. Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. Þekil 6. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz.8.8. Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi.7. J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. r MCj MCj= rD + MCD+ MCL . L Þekil 6. J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz. .

Bir diðer deyiþle. Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr.'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr. . O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir.9. diðer koþullar aynýyken. bankanýn marjinal maliyet eðrisi.106 . J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi. Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir.

banka faaliyetini durduracaktýr. Þekil 6. Þekil 6. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 .9. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. r 0 1 L Lj . .0 L MCL. Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir.9. Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez. eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse. 0 L MCL. Kuþkusuz. Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. .

(6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz. Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr. Bu eþitlik. ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin. Þekil 6. ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir.107 . kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. Þekil 6.10. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan. bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir. bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir. marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir.10. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn. kârý maksimum olduðunda. mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir. . rD = rL . Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak.Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL. rL . Denklemin sað tarafýndaki fark. Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak.(MCD + MCL) (6) elde edilir. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder. Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka.

12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. Bunun anlamý þudur. Piyasa mevduat faiz oraný . .11.? r D MIE j NMR Þekil 6. Þekil 6. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr. Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir. 0 MIEjNMR . o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr. bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr.10. Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Mevduat faiz oranýndaki düþüþ.'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj).

Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim.düþerken.11. mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý . r D. r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi. 0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6.

.ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr.108 . Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir. Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim. Bankalar ödünç arz etmektedir.

12. Þekil 6. Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir.12.c.9. tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr.12. .'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir. Þekil 6. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir. Þekil 6.'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls. Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir. J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6.c. (a) 0 L k r L . Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir. Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 .12.). Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir.? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi.a. Þekil 6. Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr.c. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur.

talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. Þekil 6. (b) k 0 L r L r L 1 2 . Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 .r L L k 1 L2 . Her hanehalký ve firmanýn. PiyasaKredi Arz Eðrisi.12. MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 . . r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s . LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir. .

Daha önce de açýklandýðý gibi.a. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý... Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? . r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir. Eðer bu olursa. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr. Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir.13. Buna ödünç fazlasý denilmektedir.13. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr.'da gösterilmiþtir. Þekil 6. Þekil 6. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir.'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr.13.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr.13.a. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr. J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr. .b.a. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6.

d L 02 0 . çok nadiren farkedilebilir. MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6.Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi. bu bankanýn vereceði kredinin. verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. Bankasý Kredi Piyasasý r. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz. O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. J. Bu nedenle. Eðer hal böyleyse.13. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý.

bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat. Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr. Çünkü böy bir davranýþ. Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan. Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde.110 . daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir.L0 LjLj (a) L (b) Lj .13. kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr. örneðin rL1 uygularsa. eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr.'de görüleceði gibi. Diðer yandan. marjinal hasýlat = marjinal . Þekil 6. Bu durum. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir.b. hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný.

hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir.. baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. þekil 6. Kredifaiz oraný . Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir.14.a. hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr. rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir. Bu nedenle J bankasý. E0E0'). piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir.? maliyet olacaktýr. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar. Kredi talebinde bir artýþ demek. Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. her veri faiz oranýnda.14.

J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr.arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr. 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 . J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket.111 . þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket). ? Tam rekabetçi piyasada. L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr.b.14. Þekil 6. J bankasý dahil her banka þekil 6. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr.14.14. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince. piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman. Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi .b. kredi talebindeki artýþ. 'de. de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir. E' 0lÞekil 6.

.

bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder. ödünç alanlar kredi talep eder. kredi alanlar alýcýdýr. Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir.15. Onlarýn mevduat müþterileri. söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr. fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr. Öte yandan mevduatpiyasasýnda. . j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r . Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi. . Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6.Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. . O halde bankalar kredi arzeder. D DjDjDj DDk kk .

Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr.112 .11. Þekil 6. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir.(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda. J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6.b.11. Þekil 6.c. J bankasýnýn mevduat talep eðrisini. iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir.D Eðrisi.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir.'de görülmektedir. 'den türetebiliriz. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir.15. Þekil 6.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL . Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir.c. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir. þekil 6. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir.15. rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir. Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir.c. Bu durum yineþekil 6.15.15. . Þekil 6.a.15. bankanýn mevduat talep eðrisi idi.

bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir.a. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr.a. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir. Dolayýsýyla.16.16. Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz. Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6. veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde.a. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr. Þekil 6.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr. Þekil 6. r r D D NMR j 1 . Þekil 6. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý.16.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler. Budenge. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir. Bu durumda.16. rD0. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse. rekabetçi bankalar.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir.

b. D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý .1 r r . NMR jr 2 2 r Dengesi. Banka. Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir. Eðer J bankasý kârýný . kendi mevduat talebinin. toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir. Þekil 6.16. J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir.16.

maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse.113 . . Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir. o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr. Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr. rD2 gibi.

Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý.16. bir aþýrýlýk söz konusudur. Þimdi. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse.? Ayrýca. þekil 6. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir.b. þekil 6. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de. talep edilen mevduat miktarýna eþittir. Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0.17. Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6. arzedilen mevduat miktarý. J bankasý dahil her banka. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6. Mevduat arzýndaki bir artýþ.'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir. mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse. hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir.17.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. veri herhangi bir faiz oranýnda. Þimdi. Bu nedenle. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda. rD1 gibi. J banka- . yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir.17. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr. artýk denge mevduat miktarý deðildir. Bu nedenle.a.b).

. J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný. .sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý). 0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s . to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr.114 . . Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri. yenipiyasa dengesinde.17. . D d Þekil 6.

Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Bunun nedeni. Eðer banka maliyetleri deðiþirse. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken. Bunun sonucu olarak. MONOPOL BANKACILIK . Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr. Gerçekte. Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir. diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. Böylece.

tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur. bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? . rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir. . Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr. Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi.115 .Bankacýlýk sektöründe.

banka kredi faiz oranýný düþürürse. banka kredilerini.18. Bunun sonucu olarak. bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir. kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. Þekil 6. Bunun anlamý. verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + . Gerç kten. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý).Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir. * r L Monopolcu Kredi Piyasasý.18. Çünkü banka. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir. bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. (MRj). 'de görüldüðü gibi. marjinal hasýlat eðrisi. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için.

eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr. ödünç piyasasý faiz oranýný.116 . O halde monopolcu banka. ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet. Monopol koþulunda ise. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr. kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. Bu nedenle banka verdiði kred ileri. Þekil 6. O halde bu faiz oraný. . Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. .18. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr. monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. L*j miktarý. Eðer banka bundan daha az ödünç verirse. arz ve talepgüçleri belirler. 'de görüldüðü gibi. bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr. Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa. o zaman. bir piyasa arz eðrisi yo tur. Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda. marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir.

parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. rD . Ortalama maliyeti 3. Faiz ödeme maliyeti c. rL . monopol piyasasýnýn.rL Lj . Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. Aþaðýdakilerden hangisi. Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. Dj = TRj d. bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok.? Birçok iktisatçý. rD . Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka. Lj = TRj e. = TRj rDDj 2. Dj = TRj b.117 . Öte yandan krediarz eden banka. Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e. mevduat toplayamaz. Eðer çok düþük belirlerse. Sorular 1. Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. mevduat faizini belirlemek zorundadýr. ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Sene sonu iþletme maliyeti b. bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a. Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. Marjinal maliyeti e. Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d. rL . bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. Lj = TRj c. Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir.

Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. Credit and Banking. January. Toplam hasýlat d. Banka ve Finansal Piyasalar. Michael. "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". kredi arz eðrisi. 1995. Önder. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm". Journal of Money. Anthony. Mc GRAW-HÝLL. ÖZKAZANÇ. Marjinal hasýlat b. Modern Money andBanking.118 . Credit and Banking. 1971. John Wiley. Ernst. Ezgi. 1996. SANTOMERO. Toplam hasýlat d. Journal of Monetary Economics no:6. PARASIZ M. Ortalama hasýlat c.. 1980. New York. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. Ortalama maliyet e. . Journal of Money. no:16 November.4. RANLETT. hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. Tam rekabetçi bir bankanýn. 1984. 1977. Ortalama maliyet e. "A Theory of the Banking Firm". Marjinal maliyet 5. Marjinal hasýlat c. Bursa. Money and Banking. no:3 May. John. Para. KLEIN. aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. Ýlker. Ortalama hasýlat b. AÖF. Ne w York. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. Ýktisadi Analiz 1. 1993.

Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..119 . sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri. Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz..ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede.

bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. Buna göre bir banka iþletmesi. Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir. ! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. Sözkonusu iþletme. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . bankalarýn mudileri için güvencedir. ayrýlan karþýlýklar toplamý . Bu zorunluluk. Bankalar Kanunu. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir.

bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr. Ýhtiyat akçesi nedir? ? . mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr. ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra.bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder.120 . Budurum. Öte yandan. Bankalar kanunu'na göre. gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir.

ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . mahkemelere. ticari mevduattýr. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine. vakýflar. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. dernek ve birliklere. bankalar mevduatýdýr. vakýflara.Mevduat ? . hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. Mevduat. Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra. sandýklara. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. tasarruf mevduatýdýr. birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. Öte yandan. Bankalar Kanunu. dernekler. yerelyönetimlere. Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. Parasýný bankaya yatýran bir kimse. genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý. Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. icra ve iflas dairelerine. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. resmi mevduattýr. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. Mevduat nedir? Mevduat. vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür.C. savcýlýklara. Merkez Bankasý dahil olmak üzere. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. sendikalar.

1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. Genel olarak. belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere. Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir. Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. .121 . Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý .mevduat adý verilmektedir. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr.

Bankalar. buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. tüketici kredileri. Öte yandan. Sözgelimi. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. konut kredileri. Bu amaçla. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. . Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir. teminatlý ve teminatsýz kredilerdir. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. Borçlu cari hesaplar. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde. Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar.

. ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. Böylece. Bu arada geçen zaman. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur. Bunun yaný sýra.müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar.122 . mevduat faizleri birgün sonra. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar. banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar. Bu yüzden. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir.

Merkez Bankasý.C. Sözgelimi. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr. ? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. Bunlar. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin. çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr. T. Bunlar. Bu þekilde. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir. . Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri.C. kamu. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. Diðer özel kesim iliþkile ise. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir. yüzen fon kapsamýna girer. Kredilendirme. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Özel kesimle olan finansal i iþkiler.

mevduat ve ticaret bankalarý. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. . kalkýnma ve yatýrým bankalarý. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir. Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. mevduat munzam karþýlýklarý.123 .Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri.

Bu bankalar. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. uluslararasý finans piyasalarý. sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi.C. þirketler. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. Nitekim. Öte yandan. Bu iþlev nedeniyle. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta. Merkez Bankasý. Bunlar. Merkez Bankasý. T. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý.C. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. sosyalgüvenlik kuruluþlarý. sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. Hazine. tasarruf sahipleri (hanehalký). günümüzde bankacýlýk anlayýþý. belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Merkez Bankasý. T. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir.

bilançosunun pasifinde yeralan emisyon. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. mevduat. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr. Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi. toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken . avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. döviz borçlarý.124 .fon kaynaklarý.

T. Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK). öz sermaye. Öte yandan. Bu deðiþim. .C. TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri . . Yine ayný yýllarda. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr. Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. . 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr.avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: . sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir. . Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný.

önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir . . Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ. ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir.125 .

1 0. Mevduat (Milyar TL) 48.7 10.2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler.4 Döviz Tevdiatý (%) 22.2 5.4 28.1 17.0 10.9 35.5 12.126 .8 7.388 300.4 29.7 10.8 39. (1990-1994).3 Ticari Mevduat (% 15.4 1 Yýl 22.6 Resmi Mevduat (%) 2.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%). Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.5 2.404 95. 235 72.7 1.5 18.910 189.2 6 Ay 12.4 15.1 0.4 11.7 23.0 6.3 12.3 12.2 2.6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.5 20.9 33.0 31.6 13.3 10.318 166.2 33. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.6 34.5 1 Ay 10.6 20.7 11.4 Diðer Mevduat (%) 12.788 330.1 36.8 29.0 11.7 3.0 1.4 0.193 544. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.9 30.5 14.780 112. Tablo : 7.2 TL.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.3 10.4 Bankalar Mevduatý (%) 6.009 0.0 22.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62.6 32.9 2.4 29.0 3 Ay 19. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34.9 11.1 0.Tablo : 7. .7 10.2 2. (1990-1994).3 15.2 10.8 2-5 Yýl 0.

1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. Buna göre. bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. Bunlardan T. mevduat.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. tahvil ihracý. özsermaye.C. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. . Nitekim. alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý. bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Buna görebir banka iþletmesi. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir.. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri. Bu teblið. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. Sermaye yeterliliði. ihtiyat akçeleri. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý. Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr.

Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý. Merkez Bankasý. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler.127 . Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. Mevduat ve ticaret banka . Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Bunlardan T. sosyal güvenlik kuruluþlarý. uluslararasý finans piyasalarý. kamu. Hazine. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. mevduat ve ticaret bankalarý.C. þirketler. Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür. Merkez Bankasý. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr. sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. emisyon. þirketler.ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr. kalkýnma ve yatýrým bankalarý. özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir. döviz borçlarý. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. tasarruf sahipleri (hanehalký).

b. Borç isteyen þirketler 4. d. Emisyon b. Sigorta þirketleri b. Mevduat b. Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir.larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. Avans ve reeskont kredileri c. mevduat.128 . özsermaye. Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d. Mevduat e. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Aþaðýdakilerden hangisi T. Özsermaye d. Özsermaye c. Krediler e.C. Sorular 1. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir. Yüzen fonlar 3. e. c. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. 2. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Mevduat ve ticaret bankalarý e. Ýhtiyat akçeleri d. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý . banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr.

1996. Mustafa. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Oktar. YILDIRIM. 1990. PARASIZ. Oðuz. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. Ýzzettin. e. Banka ve Finansal Piyasalar. EKÝNCÝ. Nazým ve SOMEL. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. SPK Yayýn No: 17. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür. c. Ezgi KitabeviYayýnlarý. toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir.C. Ankara. 1993.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. Finansal Yapýve Politikalar. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. T. Metin. 1995. Ankara.129 . d. Kaynakça ÇIKRIKÇI. Ýstanbul. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. TÜREL. Cem. . Ankara. MPM Yayýn No: 424. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr.M. Ýlker. Para. 1992 . ÖNDER. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Bursa. Sevdil ve ALTUÐ.5. TOPRAK. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Türkiye'de Kamu Maliyesi.

bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý. fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir. -130 .. Ünitemizin temel konusu.. ticari kredilerin sektörel. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr.ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.

iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. kýsa. Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle. Yani. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. Bu yüzden. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. orta ve uzun vadeli kredilerdir. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. iþletme kredileri bu gruba girer. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. belli bir bedel ya da iskonto . Firmalar. Buna göre. vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr. Bankalar açtýklarý kredilerle. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. vadesi gelmemiþ bir senedin. Ýskontolu kredi. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . Ani bir likidite krizi durumunda. Böylece. para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. Bankalar. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. Öte yandan. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. banka tarafýndan verilen kredi. hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. Bunlar. bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. Ekonomik büyüme. Ýskonto. Bankalar. bilançonun aktifinde yer alýr. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. Kredi uygulamasý. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr.

Öte yandan. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir. ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur.oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. . Burada. senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr. sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için. Böylece alýcý. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir. ticari senet olarak bilinen (bono. Banka. Bunlardan satýcý kredisi.131 . Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. senedi vadesi dolunca tahsil eder.

Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir.. Açýk kredi. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. kiþisel kredilerdir. B elgeler bedelin ödenmesi . bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. Akreditif nedir? Akreditif. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder. Açýk kredi. Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr . baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür. Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. A ülkesindeki bir ithalatçý. kredi alanla birlikte. . Bu krediler sýnai. Böylece. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. . belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte. firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak. Akseptans nedir? Akseptans. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. Örneðin. bankalarýn maddi varlýðý. mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. kredi alan kiþi aldýðý . ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir.

. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi. iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir. açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir.krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur.132 . Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme. Bu uygulama. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler. Son olarak. menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr. Röpor. Ýpotek kredisi. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. Sözkonusu kredi. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz.

ithalatçýlara. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. Çünkü. Bunlardan kampanya kredileri. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr. ithalat ve ihracat kredisidir. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür. herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. Ýthalat kredisi ile de. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. Bu yönünle kampanya kredileri. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý. elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. Sözkonusu kredi. gelirler periyodiktir. iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. nakliye ve komisyon gibi harcamalar) .! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. Burada. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. Varant.

Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi. Bunun sonuncunda da sektör. . yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr. Orta vadeli krediler.karþ ýlamaya yöneliktir. bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. iade fonu. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. Bunlarýn baþ lýcalarý. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri. varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise. Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý. faiz farký. Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere. Bankalar orta vadeli kredileri. faiz farklýlaþ týrmasý. Öte yandan. Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým.

133 ..

Öte yandan. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. . Genellikle. Zaten. önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. yeni tesis kurmak. Ancak. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. kapasiteyi artýrmak.. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda. mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. Yatýrým kredileri. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. Buna karþýlýk. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir. ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. Uzun vadeli krediler. sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. Öte yandan. kurulu olaný geniþletmek. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri. Buradan hareketle. sözgelimi teçhizat. Bütün orta vadeli krediler. Uzun vadeli krediler. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. Ancak.

Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan. Ancak.Ýþtirakler ? . esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir. . Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar.134 . ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr. Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler. . özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý. Bankalarýn iþtiraklerini. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. Böyle durumlarda.

Burada amaç. . Genel olarak. Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. Buna göre.. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler. Bu arada. daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. Genelolarak. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. . kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr. daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr. devlet de zorlayabilir. kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. Bu nedenle. bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. Bu yola gönüllü de gidilebilir. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. .

T.135 . bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Böylece. Bu durum. tahvillere yapýlan plasman. . Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Öte yandan. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri. Bunlar. MerkezBankasý. piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir.C. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür.

çeþitli kesimlere açýlan krediler. daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý.2 3.4 . gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr.7 11. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.2 10. bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý.T. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr.6 1990 47. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. iþtirakler.2 11. Hazine'ye açýlan krediler.4 2.0 3. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. kamu idarelerinden olan alacaklar.C. tahviller. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.3 1991 42. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý.

Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr. .8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).1992 40.3 10.136 .3 2.

9 .1 Özel kesim 9. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr. . özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr.? . Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise.6 90. Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe. Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ. ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir. ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr. Buna karþýlýk. .3 5. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir. bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. . öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir.8 12. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir.2 87. Tablo: 8. Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda. . Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr.4 9. bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir. Öte yandan.2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90. Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. Buradan hareketle.7 94.

Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir.137 . .Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir. Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken.

3 1. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise.9 8. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.0 14.4 Kamu Giriþimleri 10.3 4.8 9. bir miktar gerilediði izlenmektedir.3 0. Öte yandan.138 .0 100.7 5.3 7.4 5.5 17.7 6.7 KAL. ---MEVDUAT BANKALARI 83.1 Özel Kesim 76.2 0.2 0.6 73.2 0. 8.6 73.0 Kamu Giriþimleri 1. BANK.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.1 Banka Dýþý Mali Kur.1 15. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.6 3. Sözkonusu dönem boyunca.1 Özel Kesim 70.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.9 Kamu Yönetimi 6. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir.4 12.7 9.6 75.4 0.9 79.0 6.0 Kamu Yönetimi --0.7 Banka Dýþý Mali Kur.2 3.8 87.3 77. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? .6 67.0 100.Tablo: 8. 0. 0.1 Banka Dýþý Mali Kur.6 Kamu Giriþimleri 6.2 3. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100.7 4.0 4.8 1.9 6.1 10.5 73.0 11.0 Kamu Yönetimi 12.7 8.VE YAT.4 MERKEZ BANKASI 8.9 5. mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý.2 0.1 Kamu Yönetimi 6.8 10.2 6.1 17.8 Kamu Giriþimleri 1.0 0.9 66.9 1.0 100.5 0.

9 14. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3. Buna karþýlýk.7 Tasnif Edilemeyen 14.0 5.1 3.2 20.TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.2 19.6 11.6 Dýþ Ticaret 5. iç ticaret.7 0. Öte yandan. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.5). Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda.8 Sanayi 44.3 4.0 13.1 20.7 Ýhracat 3. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir.9 18.4 Ýç Ticaret 6.5 Ýnþaat.5 22. (1981 -1991) .1 12.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21.4 20.8 3.8 17.4 14. Ulaþtýrma ve Turizm 4. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir. tablo 8.7 13.9 3. ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.139 .7 32. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr. Sözgelimi.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.4 15.0 Ýthalat 1. inþaat.8 15.5 1.8 1.6 18. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda.5 0.5 26.5 3. ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz.3 19.9 22.7 0. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .5 15.5 2.3 13.2 27. ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý.4 1.

.

0 1989 26.1 1.5 0.5 11. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde.Tablo: 8.8 0.5 2.1 iken.8 1.6 11.8 38.0 1990 25.0 1.8 0.1 1.8 12.4 37. 1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34. Sözgelimi.4 100.7 100.3 1.7 11.4 2.5 38.1 12.0 1991 26.5 0.0 6.6 100.0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.8 6.8 6. ticari krediler olmuþtur. Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ . 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.4 2.0 11.

bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur.1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71.2 15.8 84.2 72. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.5 84. 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir.140 .5 15.3 72. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).3 olmuþtur. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu.6 75.5 17.5 82. Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz. Yine bu dönemde. 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76. Tablo: 8.ve %72.3 14. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr.7 85.5 75. .9 Orta ve Uzun Vadeli 23.

KÝT'ler.4 25.8 6. Tablo: 8. ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir.9 40.7 2. hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr.5 1993 15.3 1.2 24.0 36. Öte yandan.6 1.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994).4 1. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir. Bu ürün. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý.5 Diðer Özel Sektör 8.5 26. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri.9 7.0 1.1 1991 9.8 9.! ! Bankalar.7 Banka Dýþý Mali Sektör 1.3 42.7 1992 11.7 KÝT 3. hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ.141 . Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.3 1. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.5 Kamu Yönetimi 2.2 3.1 2. 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? . kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri.6 Özel Firmalar 22. tüketici kredileridir. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa. Tablo: 8.0 4.

Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. açýk kredi. iþtirakler. iþletme kredileridir. varant. b lançonun aktifinde yer alýr. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. altýn ve döviz stoklarý. T. Kýsa vadeli krediler. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.C. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. Hazine'ye açýlan krediler. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar. röpor. Bu yolla bankalar. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr.Özet Bankalar. çeþitli kesimlere açýlan krediler. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans). Krediler vadelerine göre kýsa. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak .C. T. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. Bankalar. Uzun vadeli krediler ise. kamu idarelerinden olan alacaklar. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. Orta vadeli krediler. Sorular 1. Öte yandan. kefalet karþýlýðý açýlan krediler. krediler. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. Bunlar. MerkezBankasý. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. tahviller. Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. Bunlar. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr.

142 . Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. b. . e. c.verebilir. Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. d. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr.

Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. Hazineye açýlan krediler c. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. inþaat. Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. Emisyon 4. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr. önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. d.2. b. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Ýç ticaret. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi. Türkiye'de. 5. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. Krediler b. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi. Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. d. e. Özsermaye c. c. Ýskonto 3.143 . . son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur. Ýþtirakler e. Menkul kýymet plasmanlarý d. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. Türk bankacýlýk sisteminde. Aþaðýdakilerden hangisi. Altýn ve döviz stoklarý b. mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. b. e. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. c. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a.

Mustafa. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Ýstanbul. 1979. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. 1995. Ýstanbul. 1992. Oðuz. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði. Finansal Yapý ve Politikalar. 19801995. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 1993. ÖNDEN. Ankara. Tarih Vakfý yurt yayýnlarý. Para. Nazým ve SOMEL. Ýzzettin. TÜREL. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. Banka ve Finansal Piyasalar. Gerçek Yayýnevi. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Ankara. PARASIZ.144 . Cem. EKÝNCÝ. SPK Yayýn No:17. 1992. Ýlker. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. EYÜPGÝLLER. Öztin.Kaynakça AKGÜÇ. YILDIRIM. MPM. ÇIKRIKÇI. 1996. Oktar. Ankara. TOPRAK. .. Bursa. Metin. Sevil ve ALTUN. Servet.

Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Bu þekilde çalýþmanýz. diðer ünitelerle de iliþki içindedir.. Bu ünitede iþlenen konular. pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm . Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr.. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir..145 . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz..ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede.

? . Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek. bir yandan likidite ve emniyet. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir. Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. . vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. Ticari bankalar. daha fazla yatýrým yapmak. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr. kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir. bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn. týpký diðer iþletmeler gibi. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr.BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. kâr amacý güden kuruluþlardýr. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. Öte yandan. Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek.

Batýda. Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom). Buna karþýlýk.Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir. baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir. 1960'lý yýllarda A.146 . ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular. dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý.D.B. Bu dönemde bankalar. durgunluk (resesyon). "aktif yönetiminin" temel görevidir. Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli . Ýkinci Dünya Savaþýndan önce.

ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen. Ancak bankalar. taþýmayý. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir. Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini. Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. prensip olarak kýsa vadeli. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. Fabrika. en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. Ticari Kredi Kuramý. dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. gayrimenkul. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler. sürekli iþletme sermayesi. stoklamayý. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. teçhizat. kendi kendini ödeyen. reel senet kuramý da denir. Bu ma. Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. Þimdi bunlarý inceleyelim. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir.

hiç bir kredinin kendi kendini .diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. ticari kredi (reel senet) kuramý. ipotek. uygulama güçlüðüdür. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu. eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. Bunun sonucu olarak bankalar.147 . kuramýn eksikliði deðil. Ticari kredi kuramýna göre. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. Þöyle ki. Bunun nedeni. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. kuramsal eksiklikler de taþýyordu. davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar.

Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu. Çünkü. Ancak. likiditeninkaynaðý. Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde.D. Bunlarýn çoðunu. Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. A. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . Bu kuram. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca.B. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler. Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? . tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. kredi portföyünden. müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. Federal Rezerv sisteminin (A. bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir. ticari kredi kuramý. Bu iktisatçýlar dikkatleri. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr. örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. Böylece geri ödeme yükü .B. Ancak.D. Buradan þu sonuç çýkmaktadýr. tahvilat portföyüne kaymýþtý. Þöyle ki. tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz. geriödeme gerçekleþmemektedir. mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr.

148 . Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir. sürekli olarak. tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr. . Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý. döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir. Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler.

Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. Böylece likidite. Dünya Savaþý döneminde.B. transfer edilebilir. deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir. herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz. Deðiþtirilebilirlilik kuramý da.D. sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. Bunlarý gerektiðinde. müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr. tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar.D. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz. Fakat tüm bankalar ayný . Hisse senedi ve tahvil. borsalarda hemen nakde çevrilebilir. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir).. A. uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar. . II.B. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. . Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý.'de Hazine bonolarýnýn artýþý. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler.'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller. birçok banka da ayný þeyi yapabilir. Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. para piyasasý tahvilleri. kredilerin vadelerine güvenmek yerine. Öte yandan özellikle 1929'larda A. 1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý. Bununla birlikte.

Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez. ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr. Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir.anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m.149 . bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz. ? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du . tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir. Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da.

temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. ödünç verenlere.. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. ? rumunu saðlamýþtýr. Dolayýsýylabu krediler. . Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir. Kuram açýklamadan önce A.D. Ayrýca. bu kredilerin bileþimi. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr. O halde. Kuram. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. Dolayýsýyla bu tür krediler. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi.D. Ancak bu. 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir. Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. Beklenen gelirler kuramý . bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir.B. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin. Bu kurumda da krediler. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken.B. Ancak. Bu kredileri. bankalarýnýn portföylerinde. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür. tüketici kendilerinin. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr.

bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için . Bu yeni kurama göre. pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr. potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr.150 . Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý.ödünç verenlere. aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir.

D. . Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat. vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn. Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr. Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede.? de kalmasý gereksizdir. . Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý. . Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. 1960'lardan beri baþta A. olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. Çünkü. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir. . özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr. gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir. halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma. Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet. Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr.B. B nlar. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. Bu ise oldukça güçtür. para otoritelerince yasaklanmaktadýr.

Uygulamada. merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir.hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir. . ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir. Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol. Böylecebankalar.151 . Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr.

Ayrýca. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý. Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir.D. Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir. Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. bazý ilkelere uyarlar. merkez bankasýndan alýnan avanslar.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken. para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir. ek rezerv yaratacaktýr. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr. Küçük kuruluþlar. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . Normal koþullarda. konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. Budurum. Bu nedenle banka. þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr.B. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. tahvil.

? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler. Nitekim A. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa. Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr.'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr. Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur.zorunluluðu getirilebilir.152 . bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr. . Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte.B.D.

yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr. sermaye stokunu bir miktar artýrýr. A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti. Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. Bu süreçte. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir. Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr. artýk yalnýzca devlet tahvili. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin.

Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de. böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr.para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. Bankalar. Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz. aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr. . Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse. Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur.153 . aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. Zorunlu bir satýþ. Bunun sonucu. pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler.

Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. Bu yaklaþým. DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr. bir ölçüde piyasa koþullarýna. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif . Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r. Diðer bir deyiþle. Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr. bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir. Bankalarýn. . Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir. bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi.? . Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. . Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim. Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir.Pasif Yönetimi Modern aktif . Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr.

Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz. Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði . Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa. Bu durum þekil (9. bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr. bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný.1) de görülmektedir.154 .

Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer. Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. . Sýfýr. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir. Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi . pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi . Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9. bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer.deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur.zaman.1.

c) de görüldüðü gibi. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman. Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. bu strateji altýnda. bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri. Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. . Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir. negatif fon açýðý stratejisidir. piyasa faiz oranlarý düþerken. Negatif Fon Açýðý Stratejisi . Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. Þekil (9. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. Böyle bir durumda. net serveti düþecektir.155 . Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim.1.

Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr. için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. mevduat sertifikalarý v.. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr. Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür.b. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir. Ticari bankalar . Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa. Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. Böyle olunca. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. hazine borçlarýna. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. Kuþkusuz. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . . borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa. bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. Bu sistemin çözümü bir bankaya. Likidite birçok yoldan saðlanabilir.

Sanayiciler bankalarý. yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler. üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . Bu nedenle. güneþi görünce þemsiyelerini açan. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar.156 .ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. Durum böyle olunca hükümet. para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr. bankalar. kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn. firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa.

bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde. Buna karþýlýk. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr. Oysa. firmalarýnkiyle aynýdýr. Özetlersek. Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. . Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir. Öte yandan. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr. Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. Kýsacasý. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. bu sonucu doðurmalarý mümkündür. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler.

.157 .

I. Reel senet doktrini V. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3. Beklenen gelir teorisi c. III. Negatif fon açýðý e. II. Pasif yönetimi a. V b. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a. Sýfýr fon stratejisi d. Pasif yönetimi d. III d. Pasif yönetimi c. IV e. Aktif pasif yönetimi c. IV c. III. III. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a. II. Run 4. Katma deðer yaklaþýmý IV. Reel senet teorisi 2. Sýfýr fon stratejisi e. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. I. IV . Beklenen gelir teorisi e. I. Aktif yönetimi b. Fon açýðý stratejisi d. Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. Kullanýcý maliyeti III.158 . III. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. Aktif yaklaþýmý II. Reel senet teorisi b.Sorular 1.

. Modern Money andBanking.. MISHKIN.159 . Mac millan. Input . MILLER. Para Politikasý ve Finansal Piyasalar. Meir. F. Scott Foresman. Boston. Maksimizasyon c. The Economics of Money Backing and Financial Markets. J. Ezgi.5. Dryden 2. 1993. Mc. Minimizasyon Kaynakça KOHN. PARASIZ M. Frederic S. . Money. New York. 1993. Bursa 1996. Banking and Financial Markets. Roger Leroy and VAN HOOSE David. New York. Ýlker. Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. SINKEY. GRAW-HÝLL.. Doðrusal programlama d. 1983. Statik programlama a. New York..Commercial Bank Financial Management. Baský. 1989..Output b.

... . Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir. Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr. T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr. Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünite içerisinde benimsenen yöntem. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr. kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede.160 . Buna göre zaman zaman.. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz.

Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr. ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca. mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. aksi belirtilmediði sürece. Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. nakit gibi unsurlarý mý. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. ! Mevduatýn banka açýsýndan pasif. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr.

. Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: . Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar. Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu. çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar. . .161 .görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr.

Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir.Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz. Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz. . Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar. Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr. Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim.

Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr. Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .162 .

Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý . Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr. Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç.

163 . Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr. Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz.ele alýnacaktýr. . Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr. . Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir. MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: .

Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. Bankanýn . bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir. Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz. Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. Böylece banka. Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr.! ! . atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr. Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. . Banka. pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. varsayým gereði.

Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için.164 .vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir. Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr. bankanýn kredi açma .

A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz. Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz. ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz.sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. Sistemde sýzýntý olmadýðý . A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir.

Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: . Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir. zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr.ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir.8 milyar liraya ulaþmýþtýr. Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir.165 . A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir. T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1.

92 . .0 1000. .44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640).6 102.68 81. Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce. .6 327. . yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir. TOPLAM 5000.Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn. . bankacýlýk sistemindeki . Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz). yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar. Bir baþka deyiþle.0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. Tablo 10. bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar. . dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409.4 5 409. Bir baþka deyiþle. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD.0 5000. . A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr. banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2.

veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile .166 .DD = k .toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere . yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak.R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak.

. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani . O halde.DD = k x . A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz. baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken. Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur. Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý.20 = 5 deðerini alacaktýr. Yukarýdaki son eþitliðe göre. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr. D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr. Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0. . k =1 (4) rD olmaktadýr.? çarparsak.R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý.

merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný. Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu .bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir.167 . bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr. Yine.

Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir. Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý . bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir. Týpký tek banka durumunda olduðu gibi.bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir.

.fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek. yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r. Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir.168 . Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir.

20) iken. Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (. Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler. V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler. ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir.0 5000.DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr. Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler.R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0. + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri. . ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler.92 . .68 81. X ) -.DD = 1 .Tablo 10.6 102.0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr.0 1000. imenkul kýymet faiz oranýný. bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki . .2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409. . Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek.6 327. V. . . .4 F 409.R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0. TOPLAM 5000. . ER = f( i.

menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr.iliþkinin yönünü göstermektedir. Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken. menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Örneðin. Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse. atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar .169 . Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur.

Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi .RR = rD .RR + . Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz. Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr. Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak. rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir.ER (8) þeklinde yazýlabilir. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir.R = . merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir. Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak.DD (4) þeklinde yazmak mümkündür. Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme . Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise .DD (6) olacaktýr.ER = e . bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný. (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa .þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr. Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr. Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte.

Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.R = . .DD ..DD (rD + e) .R (9) rD + e elde edilir. k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .170 .R (10) þeklinde yazýlabilir.DD = 1 .R = rD .DD = k .DD + e .

nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla . Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken. mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür.RR olduðu için . Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte . yani e = 0. rD = 0. baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta.R = 1 milyar TL.25 buluruz. Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa.! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir.DD (12) . Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir.C = c . Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu.05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0.050. Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar.20 idi.DD = k . Bir baþka deyiþle bu aþamada. Yani . verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek.20 + 0.

c ise nakit oranýný göstermektedir.þeklinde ifade edebiliriz. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. Bu eþitliklerde C nakit miktarýný. Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür. týpký atýl rezervler gibi. mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca. Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler. nakit miktarý. Görüldüðü gibi. .171 ? . atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir.

20.R olarak yazýlabilir.! ! ! . .R = . Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2. Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir. bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz. (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa.DD + c .5 0. 1 k = = 2. R = 0. Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla.20 + 0.DD (rD + e + c) 1 . son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr. nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde.DD .05 + 0.C (13) (4). Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük. Daha önce bilindiði gibi .ER + .RR + . k = 1 / (rD+e+c) denirse.DD = . bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir.R (14) rD + e + c elde edilir.5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir. rD = 0. yukarýdaki eþitlik. Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan .DD = k .R = rD .R = .DD + e . Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz.15 buluruz. . bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr.R = 1 milyar TL.15 ise. Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler. dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr.05 iken c = 0. Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak.

vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek. TD = t DD (16) .172 . halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim.TD = t . Yine basitlik saðlamak açýsýndan. Vadeli mevduatlarý TD.DD (17) .küçüktür (rT < rD).

DD + rTt . Daha önce olduðu gibi burada da.5 ve rT = 0. rD = 0.DD (rD + rTt + e + c) 1 . .05 + 0.04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0.20 + (0.20. vadelimevduatlarýn mode . Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir. 2. Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz.R olduðu için .! ! ? ? yazabiliriz.R = . Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir. Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði.TD + e .R = rD .R = rD .15 buluruz.C olacaktýr.DD + rT .RRD + . c = 0.DD elde edilir.15 iken t = 2. Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa.R = .04 . . e = 0.DD + c . Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa .DD + c .DD = k .05. Yani .RRT + .5) + 0. .R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr.DD .DD = .DD = 2 milyar TL olacaktýr.ER + .R = 1 milyar TL.TD + e .

20.30. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0. rT= 0.9.53. e = 0. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0.08.16.04 ve c = 1.1þeklindedir. t = 4. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? .7. rT= 0. e = 0. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr . Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir. t = 1.le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz.09 ve c = 0.173 . Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.

Nakit e. bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a.174 . Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d. Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. Zorunlu rezervler . Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e. Sorular 1. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. Atýl rezervler c. Vadeli mevduatlar b. Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir.Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr. Nitekim bankacýlýk sistemindeki. Vadesiz mevduatlar d. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir.

Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d. Merkez Bankasý. 1992.3 milyar TL d. Para: Teori-Politika. Ezgi Kitabevi. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. Para. Ankara. Savaþ Yayýnevi. Para. 1995. Aralýk. PÝRÝMOÐLU A. Bursa.Baki. Ankara. 7. Para Teorisi. Ýstanbul. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. Basým. KEYDER Nur. 33. Eskiþehir. HÝÇ Mükerrem. 1995. . vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a.C. PARASIZ Ýlker. Aylýk Ýstatistik Bülteni. Para Teorisi ve Politikasý. T. 5 milyar TL 5. 1991. 1994. Menteþ Kitabevi. 1987. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. 8. Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c.5 milyar TL e. 50 milyar TL b.175 . 20 milyar TL c. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. Banka ve Finansal Piyasalar.4.

Konuyu dikkatlice okuyunuz..176 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. iþlevleri. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir. Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz.ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz... Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. . geliþimi. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi..

Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. devletçe desteklenen. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. Ne var ki. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. diðer bankalar da. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. devlet borçlarýný daha kolay. ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. Bu kararla banka. Devletler. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. . kanuni parayý tespit etmek.? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. Çünkü o devirde. para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur. yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar.

Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr. Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ. Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti. Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir. bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir. Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur.Baþka bir görüþe göre ise. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr.

bankanýn. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. . 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir.D. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da. merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý. A.D. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr. Ancak.. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur. sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde. Bu sistem. Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur.B. Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank. 1970 li yýllarda. dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir. 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir.B. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA.

Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle. Merkez Bankalarýnýn çoðu. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. hükümetlere karþý . bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.sakýnca görülmemiþtir. bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr. özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir. Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi.178 . Sonuçta. Dolayýsýyla. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu. Öte yandan bazý iktisatçýlar ise.

Bunlar. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý . Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. Bu geliþmeler. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý.

Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? . Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek. orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler. Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir.179 . kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir.ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde.

uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. Merkez Bankalarý. Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar. Devletin b ankeri olarak. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur. Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. ? ? Merkez bankasýna. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir.

A. .Cukierman-S.Webb-B. En çok kullanýlan yöntem olarak. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir. o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir.B. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak.Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir. Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise.180 .mümkün olduðunca az finanse ediyorsa.

uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan). 20 puan deðerinde olup. . kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. enflasyon oraný.? . Böylece Merkez Bankasý. . Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. kim tarafýndan atandýðý vb. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan). niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr. Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir. Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen. Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. . burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. sorularý içermektedir. büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek. baþkanýn görevde kalýþ süresi. Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý.

ancak. ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir. Alesina ve L. Hatta 1990 yýlýnda A. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný. Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir. Unutulmamalýdýr ki. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir. yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu.181 . ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. Çünkü. .

? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ . klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. Bu banka. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. devlete. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. Düyun-uUmumiye. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr. Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir.? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda. 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ.

tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu.182 . 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr. 15 Milyon TL. Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur. 3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle. 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir. .

Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi.? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. 1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. B grubu pay senetleri milli bankalara. dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr. Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur. 1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr. Böylece hazine bankanýn genel kuruluna. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir.

baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir. Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr. böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý.183 . Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan. Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. T.C. bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ. 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz. kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý.

Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. . Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi. Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin. artmýþtýr. 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur.yol gösterirken. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir. öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi . faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir. likiditeyi. Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir. Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup.

kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir. Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla. .yapan bankalar buluþturulmaktadýr. doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir. Yine. . Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir . Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn.184 . Böylece Merkez B asý kredilerinin. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir. 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla.

selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr. Net iç varlýklar. T. Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. Bu deðiþkenlere yönelik hedefler. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi. cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak. . Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. 16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. . Toplam Bilanço büyüklüðü .Merkez Bankasý iliþkilerinde. Toplam iç yükümlülükler. . Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. T. . Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý. Bu protokolün önemi. 1990 yýlý sonunuda.C. 1990 lý yýllara. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir. Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý .C. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir.

. Merkez Bankasý Parasý. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir.185 . kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr. bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. kamuyu iç ve dýþ . Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir. 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur. Merkez bankasý böyle bir program yapmakla.ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr. Ancak. kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr.

1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý .? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý. Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. 1715 sayýlý TCMB kanununun. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. Ancak. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde. uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler.C. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T. Bu programýn amacý. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir. Bu.C. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde.

hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir. yetkisi. hükümetetavsiye niteliðindedir. Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr. Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. . Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir. TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir. Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak .186 . Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde.politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte.

Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . reeskont. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde. meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. B. Banka Meclisi. Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan. Banka Meclisi . Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu. C ve D grubu pay senetlerini . bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý. Banka Meclisi. Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir. Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr. iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi.C . GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . ucuz yatýrým kredisi vermek. A. Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. Pay Sahipleri Genel Kurulu . Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur. Denetleme Kurulu . 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. T. Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Baþkanlýk (Guvernörlük) . Yönetim Komitesi . açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir.

. Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar. TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup.187 .temsil edecek birer kiþiden meydana gelir.

. . Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek. . Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak. Para ve kredi politikasýný. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek. .? T. . hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek. . . Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek. Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. . Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek. Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi. . Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn .C. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. . Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek.M. . .B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. . kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek. Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak.

188 . para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir. Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr. . Bu yüzden banka. Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : .tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur.

kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. mali ajanlýk. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir.. para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir.C. . yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir. Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. . hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini. Banka. Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . Bu mevduatlar için faiz ödenmez. Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik. Banka. Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir. T. Banka. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar.Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. Banka. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini. kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont. . kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. Devletler. . Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. Bu çerçevede.

Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ. Ancak.C. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur.189 . Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr. 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr.B.C. T.kurma yoluna gitmiþlerdir. görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir.B.M. yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr.C. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde.M.B. nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr.M. Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T. . T.

Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. b. Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr.S.Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr. c. Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla.190 . Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar. Merkez Bankasýný. e. 2.Sorular 1. Cukierman . d.Webb . Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. A. d.B.B. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi. Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar. Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. 3. . Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek. likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. c. e. d. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi. e. b. Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. c. Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek.

Yýl: 2. Mart 1990 Sayý:48. Suat. Ankara. ESER. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. Denetleme Kurulu e. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. Ziya. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý. T. ÇOLAK. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. Banka Meclisi b. Ercan. ÇOLAK. 1994. Kýsmet Matbaasý.Ý. Uzman Gözüyle Bankacýlýk.Ý. Alex. MIT Press Cambridge. Eylül 1995. 1981 b. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Sayý12. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a. Genel Müdürlük d.C. TOBB 8/1994. Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence. Merkez Bankasýnda vardýr? a. Ö.A. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri. 1982.4. GÜNAL. Servet. Yayýn No:149.C. CUKIERMAN. A. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. DPT.Faruk. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. OKTAR. Sayý:11. KUMCU. 1984 e. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Ýsmail. Merkez Bankasý Ýþlemleri.T. Finans . 1982 c. Kadir. 1983 d. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. Eylül 1994. Ýþletme ve Finans.Faruk. Yýl: 30. 1985 5. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu. Ö. Yýl:3. 5 Nisan ve Merkez Bankasý. Ankara 1981. Aralýk 1993. Sayý:7. EYÜPGÝLLER. KAYLA. Haziran 1994. Mehmet. Güvenirlik c. Ekonomik Forum. Ýktisat.

Bursa. M.Ýlker.Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý.191 . . Para Banka ve Finansal Piyasalar. PARASIZ.Dünyasý. Eylül 1992 Sayý:57. 5. 1994.

1993. Ýktisat Ýþletme ve Finans. TCMB 1992 Para Programý. Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi. Ankara. Sayý:51-52. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Rüþdü. Ýktisat. SARACOÐLU. TCMB Yayýný 1990. Rüþdü. UZUNOÐLU. Temmuz 1994. Rüþdü. Sayý:89. TCMB Parasal Programý Brifing Metni. Rüþdü. SARACOÐLU.TCMB Yayýný 1992. . SARACOÐLU.192 .SARACOÐLU. Haziran-Temmuz 1990. Ankara. Sadi. Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi. Aðustos. Ýþletme ve Finans.

üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. faiz oranlarýyla... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. . nakit oranýyla.ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede. parasal taban kavramýný.. parasal taban çarpanýný. Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir.. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný. ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Bu üniteyi çalýþýrken.193 .

Hden hareketle. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr. Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr. gibi para a . Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir. çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. M2 vb. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur. yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. Bunun anlamý þudur. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir. M1. Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. Toplumda para stokubüyür.

194 . sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para. Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz. Makswell Fry'a göre. ? . birbirlerine çok yakýn. Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr. parasaltaban. Taban para. Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar.rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür. yükse ara demektedirler. nakit parasal tabandýr. fiilen dolaþýmdaki nakit para. . artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar). Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir. bilançosu deðiþmiþ olur.

Andersen ve Jordan'a göre. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez.. Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. devletin. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir. Biz parasal tabaný. madeni paralarla.1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla. para aðacýnýn gýdasýdýr. Böylece para aðacý büyüyecektir. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir. Bunlardan birincisi halkýn. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. parasal tabandýr. Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. Tablo 12. Ýkincisi ise. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. para stoku arasýndaki iliþkiler.

195 .1. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2. Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar .

Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. kamu ve özel sektör kredileri. Parasal Taban Arzý . Merkez bankasýnýn. döviz. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler.C.Tablo 12. reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. Baþka bir deyiþle. Genel olarak halk. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. altýn. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. ilerlemeler. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý. piyasaya para arz etmektedir. ? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir. aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. parasal ve reel sektörlerle. Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. parasal taban talebini belirler. Sýrasý gelmiþken. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. Bu kaynak. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. parasal taban arzýný. para arz ve talebini belirler. Bunun sonucu. ekonominin genel durumu. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. O halde merkez bankasý. Ekonomide parasal taban ve para stoku.

Dolayýsýyla ülkenin net döviz .Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler.196 . kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir. Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr. Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda. döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir.

özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. T. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi.C. döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla.? varlýðý. mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur. genel ve katma bütçeli kuruluþlar. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka. kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi.

kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna). karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur.197 . ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir.Bankalarýn parasal taban talebi. Bu da bankanýn toplam mevduatýna. Öte yandan. Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? . nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak. iþ adamý ve mali kuruluþlarýn.

SEKA. Merkez Bankasý. Et ve Balýk Kurumu. kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. Çay Kurumu. Dolayýsýyla uygulamada. Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. Kömür Ýþletmeleri. Etibank. Þeker Fabrikalarý. Merkez Bankasý. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. Demir Çelik Ýþletmeleri. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. yatýrým. Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir.C. Bu krediler.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50. Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. Çimento Sanayi. . Hazine borçlu duruma geçmektedir. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. Elektrik Kurumu. Toprak Ma Ofisi. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur. Zirai Donatým Kurumu. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . T. Azot Sanayii. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr. Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. maddesi gereðince Merkez Bankasý.

198 .Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý. para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi. Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir. özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta . Geçmiþ yýllarda.

ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr. kendilerine verilen kredilerin. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri.? . Döviz. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta. . ikincisi ise özel sektörün ticari. ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. iki kýsýmda düþünmek mümkündür. Ancak. ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. Bir ülkenin dýþ varlýklarý. Kamu sektörünün yapýsý gereði. alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir. dýr. Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. zirai. . IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. parasal tabandaki artýþlar. Dolayýsýyla. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý. Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler.

dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan. Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr. Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir. parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa .199 . Merkez Bankasý. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar.arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr. parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý.

Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde. net döviz varlýklarýdýr. parasal tabana pasif olarak. diðer IMF v. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. altýn alacaklarý. ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan. Diðer Hesaplar ? Parasal taban. deðerlendirme farký v. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr. hesaplarý sayýlabilir. çeþitli mevduatlar.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil.b. dahildeki muhabirler. tahviller cüzdaný. petrol imkanlarý. Dolayýsýyla. Hazine-IMF v.b. Çünkü. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda. hesaplar yer alýr. Aktif olarak. Diðer hesaplar. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan.b. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte. Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz. Ancak ödeme anýnda. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . ithalat depozitolarý. katma bütçeli idareler. muhtelif döviz bakiyesi.b. bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde. bütçe hesaplarýnda görülür. hesaplarý girmektedir. hesaplarý. ihtiyat akçesi v. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir. Öte yandan net döviz varlýklarý. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý. Aradaki farka göre sonuç.

vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý. Aðaca benzer þekilde. serbest (gönüllü) karþýlýklar. halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým. Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar. parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir.200 . Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar.süreciyle. Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr. ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler. para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur.

toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. Þimdi ise Merkez Bankasýnýn. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R). Bu durumda. Önce. ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. Böylece parasal taban. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. Öte yandan H x m = Ms olduðu için. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. money supply) nominal nakit miktarý (C. m = Ms H dir. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. Buna göre parasal taban çarpaný. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý. .dýr. ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. nominal para arzýnýn (Ms. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir. Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D. Ayrýca.

H. (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný. R. parasal tabaný. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz.201 . Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD .Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir.

Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir. (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms . R R (Ms .D = C olduðunu buluruz. Ms eþitliðini elde ederiz. R + R . ( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým.D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim. Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak. D R . DD . Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz. Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz.elde edilir. (5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur. Ms = R MsDMs . Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. C CR + R -(9) 1 MsDMs D .

= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði. R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C . Ms = H 1C + R -C . R .202 . H (10) MsDMsD .

birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0. Ms = m .15 gibi). R karþýlýk miktarýný. Parasal taban çarpanýný tanýmlarken.3 = 0. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný.biçiminde yazabiliriz. Yani. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir. yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr. H (11) olduðunu söylemiþtik. halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir.Cr . Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) . D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre . Currency rate) göstermektedir. Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs). 1 (13) m = Cr + Rr .2 x 0. Rr þeklinde gösterebiliriz. Reserve rate) belirlemektedir. gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre. Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. Ayrýca. kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. 1 m = (12) C CR + R -. MsDMsD olmaktadýr.

diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda. Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr. H Cr + Rr .203 .Ms = . baz paradaki artýþlarla ayný yönde. Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz. Vadeli Mevduatlarýn. sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. Vadesizmevduatlara (D. Rr elde edilen (14) nolu formül.Cr . deposits). para arzý artacak. time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. Baþka bir deyiþle. Buna göre para arzý. Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken. vadeli mevduatl ara (T. yorumu kolaylaþtýracaktýr. ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir.

Cr)] deðerinin bulunmasýdýr. T )(18) DDDD( T ) elde edilir. t . t . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr .? olarak gösterebilir. MsDMsD bulunur. T (17) -. D + RT . D + RT . (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz. D + RT . 1 m = (21) Cr + Rr . t) (19) elde edilir. 1 m = Cr + Rr + RT . Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda. (1 .Cr) formülüne ulaþýrýz. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. (1 . D + RT . 1 m = Cr + Rr + RT . t .Cr ( Rr . paydasýnda ayrýca [ + RT . C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda. m = Cr + Rr . T C Rr . T 1 .Cr RT .Cr Rr + RT . t(20) ve paydaya (RT . t . O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini . tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr .Cr Rr . D + RT . t) li terimleri ortak paranteze alýrsak. Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký.Cr(Rr + RT . Parantezi açarsak. T (16) olacaktýr.

vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý). bunlarýn etkisi. bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr. O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. . son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir. vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn. Bu terime göre.gösterecek.204 . vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz.

Çünkü. O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný. riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir. Ticari bankalar. likiditesi yüksek. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. getiri. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. aþýrý rezerv miktarýný (XR. bankalarýn aktif portföyünde. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. R = RR + XR (22) olacaktýr. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. XR = R . rezerv oranýný azaltacak. Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. likiditesidüþük. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. Bu görünüm ilk bakýþta. geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn. Ticaribankalar. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. Ticari bankalar. kârý azalacaktýr. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim. R toplam rezervleri gösterdiðinde. . excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. Bunun sonucu. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde.

Burada Rr genel karþýlýk oranýný. Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda.205 . . D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz. aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz.R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði. RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir.

? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi. H) olduðu 1 Ms = . Cr + Rr .Cr) formülüne ulaþýrýz. Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak. Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler.1 Ms = .Cr(RRr + XRr) Rr . Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. Þimdi akla þu soru gelmektedir.Cr . aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. H Cr + RRr + XRr . Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz. yani sonuçolarak (Ms = m . Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa. H (26) Cr + RRr + XRr . t (1 . ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda. .Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = . vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne. H (27) Cr + RRr + XR . ? 1 Ms = . H idi. Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir.Cr XRr formülüne ulaþýrýz. piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr. bu durumda para arzý artacaktýr.Cr RRr . FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI .

nominal para arzý.Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa.206 . O halde parasaltaban. Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr. Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir. nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak. iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir. Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. . merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. O halde aþýrý rezerv oraný. Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. piyasa faiz oranlarýyla ters. piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir). Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman.

ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr. iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir. Ý Ý5 Þekil 12.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12.2 de ise faiz oranlarý belliyken. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise. aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için. H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr.2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu. .2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta.

bu oran için M3 para arzý. Ms para arzýna eþit olmaktadýr. gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. Eðer faiz oraný yükselirse. faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz.207 . Çünkü aþýrý rezerv. Ms H0 Ms M3 H0 Ms . Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir. nakit tutma oranýnýn. Yukarýdaki analizlerde. Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr.

Ancak önceki iki durumdan farklýolarak.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir. yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda. aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . Tersine para arzý. kýsmen Merkez Bankasý. ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir. . H0 Ms Þekil 2.? Ý Ý7 Þekil 12. H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr. Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir. Yukarýdaki analizler. Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz. para arzý eðrisi (1/RRr). ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. . MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný. kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir.

. nakit tutma oraný küçülür. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde. Vergi kaçýrmalarýnýn. nakit tutma oranýný küçültür. . Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. . . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür. hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar. Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür. karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde. . mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak.Þehirleþmeye.208 . Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür.

Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. para piyasasý ortak fonlarý. . nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur. Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr. Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar.. Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar. Bu danakit tutma oranýnýetkiler. küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa. Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir. nakit tutma oraný küçülür. Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn. tersrepo v.b. . repo. Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir. . . . nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir. yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. Gelirlerde ve nakit ankeslerde. Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken.

Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir.209 .olur. Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . . Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý. Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar.

Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde. diðer yandantakas odalarýnda denk rler. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr. ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Ancak yine de bu bir tahmindir. Bankanýn aþýrý . Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. Kesin bir durum deðildir. Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr.

güvensizlik. faiz oranlarý. etmenlerden etkilenir. devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v. . bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý.s. Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz. iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir.rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir.210 . Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise. Aþýrý rezervlere gelince bunlar.

Para arzýný belirleyen etmenler. aþýrý rezervler ve faiz oraný.211 . Sorular 1. Döviz c. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. kanuni karþýlýklar oraný. Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a. Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. Piyaa faiz oraný yükselirse b. Altýn b. Uzun vadeli döviz ödemeleri d. ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Merkez bankasý kredileri e. ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. Bunlardan birincisi parasal tabaný. iki grupta toplanabilir. Öte yandan nakit tutma oraný. Þehirleþme artarsa .Özet Parasal taban (veya baz para). Hazine bonolarý 3. parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. Piyasa faiz oraný düþerse c. Hazine bonolarý d. dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a. Altýn b. Aþýrý rezervler düþerse e. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler. Merkez bankasýnýn kredileri. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler. Ýskonto oraný düþerse d.

1. 1996. 1. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a. CHICK. Haþet. Talat ve HÝÇYILMAZ. Ýlker.2 trilyon d. 0.74 trilyon c.Ü. 1976 . Harper andRow. Robert E.89 trilyon e. 1. Para Politikasý. Monetary Policy in the United States. Nur. Theory and Eurdence. Victoria.4. Formül Matbaasý. Central Bank Strategy. Random House. The MIT Press Cambridge. 1970. The Royal Press Company. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . TUÐÇETÝN. Ýlker.05 trilyon 5. Introduction to Money and Banking. Gray-Mýlls. 1979. 2 trilyon b. The Theory of Money Policy. Richard. Phillip. 1. . 1982.212 .14 trilyon e. 1968. Parasal taban 500 milyar lira. 1965. Cr = 1 . New York.5 trilyon c. Bursa. 1977. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. New York. 1. Princeton. 1986. 1..3 trilyon d. Thomas. Ankara. New York. Ahmet.75 trilyon Kaynakça CAGAN. Alex. KEYDER. CUKÝERMAN. Muzaffer. WEINTRAUB. 1994. 2. 0. kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a.2 trilyon b. PARASIZ. London. Ezgi. MAYER. Introduction to Monetary Economics. Bursa. PARASIZ. Para ve Banka ve Finansal Piyasalar.D. Credibýlýty and Indepondence. Ankara.T. 1875-19 60 Princeton University Press. THORN. Parasal Taban. 1. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. O. Baský. Para Arzý ve Talebi. ERTUÐRUL.

.

Üniteyi tamamladýðýnýzda. . Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. miktar kuramýný ve geliþmelerini. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.213 . iþlem denklemini... Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz. Say Kanununda paranýn yerini..ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede.

bir anlamda. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr. Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. Her arz kendi talebini yaratýr. Bu okul. ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. Keynesgiller. reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? .KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir. Ýktisatta para konusu. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. 18. paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. Bazý iktisatçýlara göre. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Klasik görüþe göre. O halde klasiklere göre para. Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr.

214 . daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Toplam harcamalar (talep). üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler. piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. Çünkü harcamalar. Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir. Say. ekonomide potansiyel üretimi.etim korkusu gerçekleþmez. Toplam harcamalar (talep). Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli. . daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler.

dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. Si . Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn . Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. Böylece ucuzlayan emek faktörünü. Fakat bu talep kayýþý. . Buradaki para. bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir. Böyle bir ekonomide. soyut bir hesap birimi bir "numerair" . dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir. Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir. bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir... Esnek ücretler ve fiyatlar. dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr. Bir takas ekonomisinde. Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. Burada . Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir. Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. ! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa.

Ýþte paranýn deðer saklama . PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir. Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir.. n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir.215 . PiDi . Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri. Bu sadece bir muhasebe parasýdýr. herhangi bir eþya olabilir. Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur. tutmak daisteyecektir. Say yasasýnýn nn . Yeniden özetlersek. Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek. Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi. Ticaret.dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir). piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. takasýn tüm özelliklerini taþýr. para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da. Bu durumdaki deðiþim aracý.

(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr.(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) .MS = 0 olmalýdýr. MD . Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir. güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. Özetlersek. nn . Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz. PiDi -. Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte. Yani. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir.? iþlevi. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. Yani. Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. para aktif olarak yer almamaktadýr. PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým. Oysa Say yasasýndaki mal para. PiDi + MD = . ekonomide (mal talebi) . Böylece Say özdeþliði. MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr. nn . Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir.

Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir. . Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. Ölçüm uygulanmadýðýnda ise.geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz. sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür.216 . açýk ve hatta saftýr. ekonominin bilim olacaðýný düþünür. birçok kimse bilim yapýlmadýðýný. Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa.

Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür. Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. bunun anlamý þudur. Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. Kýt olan herþey pahalýdýr. ekonomik hareketin itici gücüdür. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr.Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse. Bununla birlikte para. Bunu bir örnekle açýklayalým. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr. Bu bir mantýk kuralýdýr. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr. Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. deðeri düþecektir. Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200). ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). O halde para eþyaya benzemektedir. fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. Para miktarýyla (M). diðerleri gibi bir mal deðildir. Bir kimseye miktarcý denildiðinde. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr.

para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris. Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. . tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir. reel fiyatlar da ayný kalacaktýr.217 . yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler. Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa. paribus). DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. olduðunda. Paranýn fiyatý (1/p). yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1. Bu yapýlýrken. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13. Diðer koþullar . ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr. p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. talep edilen para miktarý. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. sýrasýyla 1. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. 1. mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. 1 2 vb. Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir.

Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? . talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.ayný kaldýðýnda.227 .

halk arasýnda daðýlan para. Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. asgari yaþamýn için kullanýlýr. iii. Bunlar. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. i. ? Genel olarak. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. iv. endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider.Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . ii. tüketimin bir bölümünü baský . gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe. Baský altýna alýnamaz tüketim. Dolayýsýyla bu ülkelerde. tasarruf eðilimi ise zayýftýr. uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. Artýrýlan para arzý.

Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. Bu harcamalar üretimi deðil.altýna almak olanaksýzdýr.228 . Öte yandan tüketimde taklit öðesi. Gösteriþ etkisiyle tüketimde. Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr. tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar. Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz. fiyatlarý artýrýr. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? .

deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür. .Özet Klasik kuramda para. a.229 . Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. d. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. Ücretleri rijit kabul ederler. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. Modern Monetaristler. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3. Her arz kendi talebini yaratmaz e. Miktar kuramýna göre. reel iliþkileri etkilemez. Para reel ekonomiyi etkiler 2. c. Dolayýsýyla para bir tüldür. Fiyatlarý rijit kabul ederler. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d. Sorular 1. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. b. Miktar kuramý. e. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler.

P = Q M 5.05 Kaynakça CHABERT. Henri. GUITTON. Principles of Money.Irwing. 1978. Ankara. 0. Ýlker. Paris.230 . 1969.4. 1977. 0. 0. Lawrence. Para Ekonomisi. Tezer. Money and Banking. Richard D. PARASIZ. Doðan Matbaasý.25 d. ÖCAL. S. SILBER William. Illinois. MV = PT b. Para Teorisi. 1973. FISCHER. Turhan Kitabevi. La Monnaie. Paris. Alexandre. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a. M = kPy d. MV = PQ c. RITTER. Ýstanbul. Banking and Financial Markets. New York. Structure Economique et Theorie Monetaire.4 e. Ankara. . Para Teorisi. P = f (M) e. HÝÇ. Sermet Matbaasý. Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a. Calin. Mükerrem. Douglas. 1956. 1971. 5 c. Basic Books Inc. 1981. Dalloz.. 4 b.

para arzýndaki deðiþmelerin. Ünitenin temel konusu. Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý. Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.231 ...ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz.

. Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr. Ancak bu durum. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken. arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. Bu nedenle. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr. Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. parasal denge. Bu anlamda.PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. Buna göre. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. Friedman'ýn analizinde para. Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir. parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. Yine. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle.

232 . Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi . hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr.Friedman'a göre. Bunlar. . Farklý servet türlerinin getirileri . Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý. nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur. . Zevk ve tercihler.

Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir. geçmiþteki.! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý. sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý. farklý servet türlerinin getirileridir. Friedman'a göre. Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr.þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr. Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý . . Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . para talebi azalmaktadýr. cari gelir deðil sürekli gelirdir. yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. Sürekli gelir. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. Bu anlamda. modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. Friedman'a göre. Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: . Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr. . Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken.

Hisse senedi deðerindeki deðiþme . . Hisse senedinin nominal kâr payý . . Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar.kaynaktanoluþmaktadýr.233 .

rb .! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun. Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir. beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. Servet sahiplerinin. Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . w . re . . Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir. para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. 1 . Fiziksel mallarýn getiri oraný. Ancak bireysel açýdan. getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr.

Ayrýca ortalama faiz oraný (r). hisse senedi ve tahvillerin . Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr. örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde. para talebinin de %10 deðiþmesi demektir. Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir. fiyatlar genel düzeyi.234 . Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek.

M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v . rb . u . u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. dereceden homojen kabul edilebilir. Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . 1 . 1 . y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda. . w . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y . re . rb . u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . dp . M Nominal .? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. re . 1 . . dp . w . re .

Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ. bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr.235 . Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz.Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta. Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. . Ayrýca yapýlan çalýþmalarda.

Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. Yani Friedman. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. . para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu. Phillips eðrisi ilk olarak A. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. para talebini etkilemez. elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. Phillips eðrisi ilk hali ile. W. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir. Bu ise. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir. Para sadece finansal aktiflerin deðil. Friedman. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. Ancak Friedman. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. Bu çerçevede temel sorunun. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir.

236 . Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr. Friedman.iliþkilendirerek ifade edilmiþtir. .

ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir.1 düzeyindeki enflasyon. temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil. Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp . Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir.1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan.1 0 B .1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr. Bu çerçevede Þekil 14. Phillips . . baþlangýç durumunu ifade eden .* 2 U* A U 1 .1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný .3* Eðrisi. ) . Ýþsizlik Oraný ( U ) . iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken.Enflasyon oraný ( .2 . ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.* 1 Þekil 14.1.

'den .1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi . kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ. iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. geçici bir deðiþ tokuþtur.2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. AB ile gösterilen dik bir eðridir. Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir. Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir. Burada önemli olan noktaþudur:. Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. Diðer bir deyiþle. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir.237 .1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir.1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný . Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (. .2* 'ye kayacaktýr.2* Phillips eðrisine göre. Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi. Ancak Friedman'a göre. ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür.sürdürülebilir mi? . Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz. budurum geçicidir.

Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý.Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. örneðin.? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. Bu nedenle Friedman'a göre. Ýkinci olarak ise. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. sabit bir oran deðildir. Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. iþsizlik oraný düþürülemez. . farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. iþgücü mobilitesine.

monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: . kýsa dönemde .Daha önce ifade edildiði gibi. . Friedman. Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir. Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur. ! . Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr. Parasal dengesizliklerin nedeni. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. Parasal büyümedeki deðiþikliðin. para miktarý hýzla azaldýðýnda. Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki. nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr.238 . Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr.

. Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. Friedman'a göre. . kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz. faiz oranlarýný .açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. faiz oranlarýný artýrarak. kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. . Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar. Gecikme bazen daha uzun. Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar. Bu ortalama bir süredir. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. ilk olarak. Yani. Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. . bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. bazen daha kýsa olabilir. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa.

Tersine. ekonomide kredi talepleri artar. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça. Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir. . para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir. bu ise faiz oranlarýný yükseltir.239 .düþürmek þeklinde ortaya çýkar.

Ancak. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. Deðer saklama aracýdýr c. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. Deðiþim aracýdýr b. para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. Bütçe olanaklarý . Friedman'a göre. Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için.Friedman'a göre . Zevk ve tercihler etkiler. Ayrýca parasal kural. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. Parasal Kural. Çünkü gözlemler. para aþaðýdakilerden hangisidir? a. Farklý servet türlerinin getirisi . eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda. fiilen iþlemez hale getirilmemelidir. para talebi istikrarlý olduðu için . Sorular 1. Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir. konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. Hesap birimidir .

d. Diðer mallar gibi bir maldýr e. y'=PT c.240 . Y=VM d. Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a. MV=Py e. Bir tül peçedir 2. MV=PT b. MP=Vy .

e. Esnekliði birdir. Zorunlu karþýlýklar politikasý d. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. 4-6 ay d. d. Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. Esnekliði sýfýrdýr. 2-4 ay c. Friedman'a göre.241 . Kambiyo kontrolu 5. 9-12 ay . Esnekliði birden büyüktür. 6-9 ay e. c. 1-2 ay b. Esnekliði sonsuzdur.3. 4. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Açýk piyasa iþlemleri b. Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. b. Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr. Ýskonto politikasý c.

1995.242 . EKÝNCÝ. TOPRAK. ÖNDER. 1992 . Para. Ýzzettin. Banka ve Finansal Piyasalar. TÜREL. 1996. Mustafa. Ankara. Metin. Finansal Yapý ve Politikalar. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Ýlker. Nazým ve SOMEL. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988).Kaynakça ÇIKRIKÇI. Bursa. SPK Yayýn No: 17. Oktar. . Sevdil ve ALTUÐ. Ýstanbul. Oðuz. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Ankara. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Ankara. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Cem. YILDIRIM. Ezgi KitabeviYayýnlarý. 1993. 1990. MPM Yayýn No: 424. PARASIZ.

.. harcamalarý belirleyen faktörler.ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu amaçla. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir..243 . Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði. . klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir. faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr.

tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. yani fabrikalarýný. Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca. Çünkü nominal ücretler. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. Baþka bir deyiþle. Keynesgilsistemde. Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir. Yine önemle belirtilmelidir ki. iþgücü . dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. Bu nedenle. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. Bu ekonomi. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý. Say Yasasýna baðlý olarak. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. Bu durum. Bu nedenle. üretim faktörlerinin. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý. insanlarýn. Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. bazý konularda. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. kurulu kapasitesini. Klasik Sistemde olduðu gibi. Keynesgil anlayýþ. Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr.

Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr. Bu nedenle Keynes'in sisteminde. Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr. Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa. acaba tam istihdam saðlanamaz mý? .arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil. . Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir.244 ? . iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir. nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr.

Keynes.cY . Burada.Co . karnýmýzý doyurmak için. Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz.(Co + cY) (4) Y. C : Tüketim harcamalarýný. en azýndan ekmek yemek zorundayýz. Yani. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. Marjinal tüketim eðilmi. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir. Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr. Bu ise. Co : Otonom tüketim harcamalarýný. Tüketim fonksiyonu. ücretlertoplam talebin bir unsu . Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir. Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir. Ücretlerin düþmesi demek. 0 < c < 1 dir. Çünkü Keynes'e göre.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. tasarruflarý göstermektedir. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda.Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir. ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur. Buna göre Y = C + S dir. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr. (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. gelir düzeyinden baðýmsýz olan. (2) Burada S. Y. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Otonom tüketim harcamasý.

(5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda.Co S = -Co + (1 .cY) .245 . ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar.S = (Y . .c) Y olur.

marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. Ancak Keynes'e göre bu etki. Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr. Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. . faiz haddi çok yüksek olduðunda. Ancak. gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir.c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. Keynes'in sisteminde. büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için. Faiz haddinin yükselmesi. belli bir faiz geliri elde etmek için. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. ! ? . Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. Bunlar. . Bu nedenlerle Keynes. Acaba Keynes'e göre. Çünkü. kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. . Ancak. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. Keynes. faiz haddi. Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. Çünkü 1 . Bunu þöyle örneklendirebiliriz. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler.c = s ve 1 = c + s dir. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr. nominal ücretlerde düþme olmasa bile.(5) no'lu ifadede yer alan 1 . Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. . faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre. Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir.

Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir. Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte. Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: . talep yetersizliðini ifade etmektedir. eðer marjinal tüketim eðilimi 0. Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir.246 .8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir.Gelir 100 TL arttýðýnda.

. Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur. bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar. Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði". Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür. Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Sermayenin marjinal etkinliði. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði. Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr. Pi. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr.Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir. sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr.. Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir.

247 .Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .

beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. 1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir. 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz. i = 0. Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . 100 + 100r = 150 100r = 150 . Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre. Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim. Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir. göstermektedir. Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr. Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar.5 dir.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir.. Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0. ! 100 (1 + r) = 150 dir.5 dir. Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir.100 50 r = = 0. Eðer piyasa faiz oraný. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir. . Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr. Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr. Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik . Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir.8 ise yatýrým yapýlmaz. 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0.

Yani. . Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I).248 . hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde. I = f(i) dir.yer almamaktadýr. Bu açýdan bakýldýðýnda. belirsizlik . yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr. . Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý.

1. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý. Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15.1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir.A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte.i0 > I1 . i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür. Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu. I1 . iI . Sim gelerle gösterirsek. diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir. 0 Þekil 15. depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr.i0 .I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür. giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr. Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr. Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði. iI .I0 I0 eI = < 1 dir. Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr.

Yatýrým fonksiyonu I = I0 .i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir. Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir.249 . Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý .ai dýr. Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr.

kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y).i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 . Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr.I1) > (I1 . yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir. Yani Y= C + I dýr. C + I = C + S I = S dir. Buna göre.I0) dýr. tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu. yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. yol gibi yatýrýmlardýr. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir. Buraya kadar yapýlan açýklamalar. tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir. Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu. Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar. devletin yaptýðý okul. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. Buna göre. . bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu. Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 . Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir.I1) kadar artýrýr.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir. baraj. Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar.1 aracýlýðý ile gösterirsek. Þekil 15. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0). Çünkü.

Keynes'e göre para arzý. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir. para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir. para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir.250 . mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken.Klasik analizde faiz oraný. Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir. . Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi.

para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil. ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. Eðer. dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr.? Keynes'e göre para talebi. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar. Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler. Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik. Geleceðin belirsizliði. Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. Mt= Ma + Mb . Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma).

Y Mt (a) (b) .251 .Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse.2. Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15. Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi.

2. t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr.? Þekil 15. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = . spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr. Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr. Baþka bir deyiþle. N = Tahvilin nominal deðerini gösterir. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. Yani ekonomik birimler. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný. tahvillerin yakýn bir ikamesidir.b. i = Piyasa faiz oranýný. N iBurada. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para.2. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N . spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni.a. ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur. spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu. Þekil15. C = Tahvilin piyasa deðerini. Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. Buna göre. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar. faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr.

= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir.252 . .

Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir.3'te gösterilmiþtir. Bu anlatýlanlara göre. Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa.3. Yani C < N olur. Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi. . tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir. elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. %8 olursa 50 TL olur. Yani C > N olur. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi. tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir.Eðer. Simgelerle ifade edilirse. di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15.3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . i i1 Þekil: 15.

Þekilde görüldü253 . Keynesgil analizde. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir. . faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. spekülasyon güdüsü ile para talebi. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir. Ms = 0 olmaktadýr. Likidite tuzaðý durumu. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý.Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. i0 faiz oraný.

spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir.4'de para arzý eðrisi. para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir.4.i) 0 i0 M Þekil 15. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr. Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir. Para arzý ile . Keynesgil yaklaþým. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. düþey eksene paralel. faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir. likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. Toplam para talebini gösterir. Þekil 15.! ! ðü gibi. i1 Md (Y. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur.

4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir. Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir. . Piyasa faiz oranýnýn Þekil15. A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir. A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke. Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark.254 . iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir. Bunagöre i1faiz oranýd e.

Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. piyasa faiz oraný düþer. Özet Keynes. faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. ! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr. Sorular 1. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz. para arzý eðrisi sola kayar. -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ. Bunedenle de. Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. Yani ekonomide depresyon söz konusudur. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir. para arzý eðrisi saða kayar. Ancak Keynesgil sistemde. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder. -Para arzý azalýrsa. harcamaya dönüþmeyen. Çünkü atýl r. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . . Bu faiz oranlarýný yükseltir. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. Para arzý artýþýna baðlý olarak. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr. dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür. bireyler tahvil satýnalmak yerine. piyasa faiz oraný yükselir.

Arýzi iþsizlik d.bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a.255 . Gizli iþsizlik . Gayri iradi iþsizlik e. Teknolojik iþsizlik c. Yapýsal iþsizlik b.

Zevk ve tercihler e. Ýlker. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. 200 TL e. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. . 300 TL d. Ma = f(Y) c.2. Faiz haddindeki deðiþmeler d. Oktar. Türkiye'de Kamu Maliyesi. YILDIRIM. 1997 . 2 katýdýr e. EKÝNCÝ. dir? a. Oðuz. Para. Aþaðýdakilerden hangisi. TOPRAK. Finansal Yapý ve Politikalar. Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL. 1990. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Ýstanbul. Ma = f(i) b. 1996.5 ise.256 . Ankara. Tüketicilerin yaþý 3. sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL. Nazým ve SOMEL. Bursa. Banka ve Finansal Piyasalar. Mt = Ma + Mb d. Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. 4 katýdýr c. Mustafa. 1995. Mb = f(Y) 5. ÖNDER. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. 3 katýdýr d. 800 TL b. Metin. 5 katýdýr b. Mb = f(i) e. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. SPK Yayýn No: 17. PARASIZ. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise. MPM Yayýn No: 424. Cem. Ankara. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 100 TL 4. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a. TÜREL. Sevdil ve ALTUÐ. 400 TL c. Ankara. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. 1993. Nominal gelir düzeyi b. Ezgi KitabeviYayýnlarý. Ýzzettin.

. Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz. Bu üniteye çalýþýrken. Bu ünite boyunca. En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir.. Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz... Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar. Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz. . Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz. aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.257 .ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede.

para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr. iktisat politikasý kararlarýný alanlar. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ .GÝRÝÞ II. Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir. Bu nedenle IS-LM analizi. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. Tersi bir durumda ise. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar. bu þirketin yapacaðý . Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile. Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri. Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. Keynesgil analizde. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr.

Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman. .258 . Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr. Bu þirket. fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr. elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir.planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir. Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir. fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine.

Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 .1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý.Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir. planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr.

i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16. . IS Eðrisinin Elde Ediliþi.1.259 .

Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr. Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. yolaçmak-tadýr.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna .Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken.1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz. i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir. . Þekil 16. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr. döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir.

IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir.260 .Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. Eðrinin negatif eðimi. IS eðrisi. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için . Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir. Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr.

Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. Ekonomi. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi. yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. tüketime gitmemiþ. LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur. Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Bu durumda I= S olacaktýr. IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise.

LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için. Þekil 16. Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. . Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi.! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir. 2. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr. talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr.261 . gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir. Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz.

Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir.2. LM Eðrisinin Elde Ediliþi. þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16. Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr. Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr. Para piyasasýnda denge.2 ve 3 noktalarý. (b) bölümünde yer alan 1.

ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir. Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi.ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr. Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir. LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir.262 . Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir. . LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada.

Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. bu amaçla çizilmiþtir. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16. Þekil 16. L= M eþitliði . Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir. A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde.3. Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr. 3.LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik.

Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer.saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr. Halkýn elinde. ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr.263 . bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn. Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz.3'deki B noktasýnda olduðu gibi. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or . Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür. toplam talepten fazladýr. tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken.

denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz. Buna göre ekonomi.! ! taya çýkmaktadýr. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. IS eðr e hareketi gerektirir. IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir. Bir diðer deyiþle IS eðrisi. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr. Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ.4'ü kullanabiliriz. Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi. Þeklin (a) bölümüne göre Yad . Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur.

.ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir. Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr. üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr. toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir. Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ. Faiz oraný i1 olduðu zaman. Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým.264 . Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü).

IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir.4.265 . IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri . Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ. Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16. Faiz oraný sabitken.

.

Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ.mizden biliyoruz. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz. Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur. faiz oraný sabitken. IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. Buna göre vergilerdeki deðiþme. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. faiz oraný sabitken. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir.

Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr. .266 ? .toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar. IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz.

5. Bir baþka deyiþle. Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. Buna göre. Bu tür bir denge durumunda. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. (M) Þekil: 16. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir. merkez bankasý açýk piyasada satýþ . belirli bir gelir düzeyinde. Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16. para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Yukarýdaki durumun aksine. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir.

267 . Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr.

denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 .Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. Bunun aksine. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. Bu da belirli bir fiyat. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý. gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr. ? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr. Þimdi böyle bir durumda. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým.6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir.

6. Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi .i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16. DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir. Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Þekil 16. Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi.268 .

hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur. Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine . Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16. Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ. Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým. Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir. Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim. Para Politikasý Deðiþimi. Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr. Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir. ..para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir.7. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim. Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. yani üretimin yükselmesineyol açar. para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr.

.çevirecektir. Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr. Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr. para arzý azaldýðý zaman ise azalýr. Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz.269 . Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar.

Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken. vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16.8. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur.8. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz. Þekil 16. Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr. Faiz oranlarýnýn yükselmesi . ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým. Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým. Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir.

üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif. .270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . Sonuç olarak. vergilerle negatif yönde iliþkilidir. Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir. gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak.

PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý .? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. Eðer fa z oraný. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir. yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir. para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr. Söz konusuözel durumda. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir. devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli. Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde. Þekil 16. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. para arzý mý yükseltilmeli.

Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun.271 . ? . para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir. Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir.gerekir(2 noktasý).9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir. Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir. Ýþte Þekil 16. LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým. Þekil 16. Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir.

Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr.9. Þekil 16. ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük.9'un (b) bölümü. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý. . IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir. Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. Böylece. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16. faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr. geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar.. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez .

Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir. Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir.272 .

Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz.! ! masý gerekir. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir. Yukarýdaki açýklamalara göre. Yapýlan bu açýklamalara göre. paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr. para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr. Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ .

yatýrým harcamalarý. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið .u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk. fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr. Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. Doð al üretim düzeyi. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr. Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz.

fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. Þ ekil 16. Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için.10. fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin .i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr. Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir.273 ? .

Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir. Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir. Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým. Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. Reel para ar- . Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi. Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi. Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Uzun Dönemde IS-LM Model.10. ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine.? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir. reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir.

Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar. Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir. Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr.zýndaki azalmanýn yaratacað etki.274 . Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr. Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. . Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr. Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr.

uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye. Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir. faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. tam dýþlama durumudur. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16. LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). Buna göre. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta. Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2. daha önce ele aldýðýmýz.10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. uzun dönemde ortaya çýkar. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile. böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince.

.275 .olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir.

Diðer þartlar sabitken.Sorular 1. Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d. Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. OE = . Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. d. 0 < OE < 1 e. Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. 4. OE = 1 c. 3. IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr.276 . LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. OE = 0 b. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. Diðer þartlar sabitken. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. OE > 1 . LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. 2. kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a.

Eksik istihdam düzeyi e. Eskiþehir 1992.5. PÝRÝMOÐLU. Para Politikasý. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a. Para Teorisi. Ýlker. Ezgi Yayýnevi. Para. PARASIZ. PARASIZ. Ankara 1993. Bursa1994. Para Politikasý. Baki. Doðal üretim düzeyi d. . Banka ve Finansal Piyasalar. A. Ýlker. Reel üretim düzeyi c. Ahmet.277 . Nominal üretimi düzeyi b. l994. Bursa. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL. Ezgi Yayýnevi.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu ünitede... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. . ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle.. Bu üniteyi çalýþýrken..ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede.278 . ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir.

B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum.KURALA GÖRE . Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. . Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý . Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. Bu nedenle kamu otoritelerine. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum. Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. . Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman. Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir. Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný. kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor. ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir).

yataydýr. . Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler.279 .

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý . Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. . Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir.. firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. . Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. . . Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman. Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. . maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. . Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar. . . Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir. Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda. Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. . . firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr. Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler.

sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr.artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr. Yeni Keynesgillere göre.289 . fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr. Nominal deðiþkenlerdeki seyrek. Büyük parasalþoklar. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr. fakat büyük deðiþkenliklerin. .

Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. Yeni Keynesgil görüþe göre. Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr. Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir. Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük. yeni menüler bastýrýr. bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir. Kuþkulu olan nokta. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir.

Teori. Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar. Bu teori.290 . üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler. fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr. standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur. Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez.firmaya olan faydasýný aþacaktýr. s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme. ayný zamanda envanter davranýþýnýn . ? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S.

Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr. Bir tüketicinin. S ve s parametreleri. için farklý mirko temeller saðlamaktadýr. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. (S. s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. s) tipi akýl yürütme. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr. para talebi vb. Açýkçasý. optimizasyon peþinde koþan birimler. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. . Fiyatlarýn korunmasý durumunda. davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. . bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. Üçüncüsü. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir. (S. s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan.. yatýrým. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. Bu durumda optimaldavranýþ. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. Tersine. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. iþlem maliyeti. Birincisi. envanter te i (S. Birincisi. araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda. hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. Eðer tüketici. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. Ýkincisi (S. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým. gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. Ýkincisi. marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir.

Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler. s) yaklaþýmýyla.Öte yandan (S.291 . s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken. Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr. Bütün . küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr. (S. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. Eðer ekonomi sürekli olarak üst S. ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar. Parasal þoklar iki yönlüdür.

Reel ankesler yeteri kadar yükselince. fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr. Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür.. Þöyleki. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. Bu süreç. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. ? Yeni Keynesgillere göre. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. (S. reel ankeslerle. reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. . O halde yansýzlýk.

firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn. Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için. kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr. sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük . üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan. reel ankesler.292 . Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir. toplam talep ve sosyal refah yükselecektir.göre daha az düþer. Böylece. Ancak monopolcü yapýlanma. Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler. Ayný þekilde sosyal refah geriler. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim. Þöyle ki.

Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir. Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým. Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir. daha fazla olacaktýr. aralýklý fiyat saptamalar. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür.? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. . . Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: . yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. Firmalar kârlarýný maksimize ederler. Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir. Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü. ayný þeyi saðlayabilir. Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. Ancak bu firmalar fiyatlarýný . Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr.

fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir.çok fazla artýrmayacaktýr. Çünkü hiçbir firma. Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým.293 . Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme. keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta . Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir). o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr.

1 de gösterilmiþtir. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr. diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. Bu durumda. Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. bir firma fiyatýný . Tablo. Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar. hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. Resesyonlarda üretim düþüktür. Para arzýnda bir düþüþ olsun. Koordinasyon sorunu. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. reel para ankesleridüþük kalacak.

Firma. elde eder. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1. . 2. 15 milyar lirakâr 2. elde eder. yine resesyon meydana gelecektir. 2. Firma. 5 milyar lira kâr elde eder. Firma. . Firma. Firma. Firma. 1. 2. 50 milyar lirakâr 1. Firma. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1. elde eder.düþürürse. 15 milyar lira kâr elde eder. 30 milyar lira kâr elde eder.294 elde eder. Firma. 5 milyar lira kâr elde eder. 15 milyar lirakâr 2. Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir. 15 milyar lirakâr 1.

sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr. Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir. Ýþte bu maliyet. her ikisi de fiyatýný düþürecektir. fiyatlar yapýþkandýr. Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. Bu durumda. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý . her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. Herþey bir yana. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir. birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. . ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse. Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý.

hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr. Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca .295 . Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr. Ball. Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde.

yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. O halde ücretler mutlaka rijit deðildir. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. Daha genel bir þekilde. gönüllü iþsizlik sözkonusudur. Piyasada bir çok firma vardýr. bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler. Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece. iþgücü istihdamýný artýrma. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . Ayrýca enflasyon. ücretler düþmeyebilir. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. Etkin ücretler. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. Etkin ücret. Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. Etkin ücret teorileri. emek gücünün kalitesi. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla.ðý anlamýna gelmektedir. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. Bunun sonucu olarak.

küçük olabilir. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir. Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. . tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr. etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. Herhangi bir firma içinoptimal ücret. Öte yandan. Sonuç olarak bu teoriler. faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak. Böylebir ortamda hiçbir firma. ücreti. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr.296 . Bu karþýlýklý baðýmlýlýk. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir. bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna. talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez. Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir.

klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr. Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir. Uzun dönemde ekonomi. doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir). Bu iktisatçýlar. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. eksik istihdam düzeyine geridöner. Ýþte hysteresis. doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis". Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. Son yýllarda bazý iktisatçýlar. Daha genel olarak söylemek gerekirse. Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. Kendi kendimize. Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse.Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. Her iki durumda da resesyon. toplam talebin. ? Resesyon. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde.

297 . Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr. yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr. Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim. Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir.(outsider) olur. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan . Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla.

yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr. Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr. resesyonun. Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa. enflasyon oranýný yükseltecektir. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. Bunun nedeni. ? Hysteresis görüþü. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. Çünkü hysteresis. enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir. Bununla birlikte konu çok önemlidir. Öte yandan. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ . doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Tersine.masýna neden olacaktýr. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. Toplam talebin teþviki.

iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Finn KYDLAND. iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir. ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. Charles PLOSSER vb.298 . Ancak bu teori Edward PRESCOTT.? . Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar. Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar. Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr. Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr. .

Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret . baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. Öðrenciler. Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. maça vb. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr. Teknolojik deðiþme. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin.? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon. Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. gidecektir. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. Reel konjonktür teorisi.

299 . Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman. Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. Reel faiz oraný ne kadar düþükse. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar. Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr. . emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz. emek arzý o kadar az olacaktýr. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr. diðer koþullar aynýyken. zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. Þimdi daha çok. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým.

reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. Oligopolcü c. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Klasik 2. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. Friedmancý monetaristler. NeoKeynesgil c. Ancak. Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. Monopolcü b. Ilýmlý monetarist e. Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. bunun saðlanamamasý durumunda. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. Klasik monetarist d. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a. uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Reel konjonktür teorisyenleri ise. Tam rekabet e. para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler. Monopsoncu . yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. yeni klasiklerden farklý olarak. Yeni klasikler. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. Neo Keynesgiller. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a. Monopolcü rekabet d.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar. Sorular 1. Ayrýca. onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. Keynesgil b.300 .

.

Michael. Macroeconomics. Küçük liste maliyeti c. Rasyonel bekleyiþler c.. Bursa. Ezgi. PEHLPS. MANKIW. New York. Worth. 1996. LIPSEY R.. Addison-Wesley. Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. Monopsoncu 5. Ýlker. Clandron Press. Küçük liste maliyeti d. Çakmak Ahmet). 1990. s" envanter teorisi e. Edmund.301 . Oxford. Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. STEINER P. M. "S. PURVIS D.. Uyarlanmýþ bekleyiþler b. PARASIZ. . Tam rekabet e. COURANT. Monopolcü b. Ezgi. 1991. Ýlker. Seven Shools of Macroeconomics Thought. "S. Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. Gregory. PARASIZ. 1996. Bursa. New York. Yapýþkan fiyatlar b. 1996. Oligopolcü c. Ýlker. Ekonomi 2 (Çev. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. 1992. M. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. PARKIN. Para Politikasý. Küsuratlý fiyatlar e. Ezgi. Makro Ekonomi: Teori Politika. Monopolcü rekabet d.3. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. Bilim Teknik. M. 1996. s" envanter teorisi d. Macroeconomics. Bursa.

. Üniteyi çalýþýrken.. merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede. para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.302 .. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu ünitede.. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. .

Bunlar tam istihdam. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. Para deðerinin istikrarýndan. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle. ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. Bunun yanýnda. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný. öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. Tam istihdam. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. tam istihdam sayýlmaktadýr. yapýsal. Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. tam istihdamýn ölçülmesinde. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. emek faktörünün tam istihdamýdýr. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur. tam istihdama ula yýlabilir. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. O halde bu ülkeler. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. enflasyon oranýný verir. Bu orandaki fiyat artýþý. asýl üzerinde durulan. fiyat istikrarý. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi . Ancak. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. Özellikle paradan kaçýþ olgusu. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla.PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr.

Stagflasyon. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M. Bu saðlanmadýðýnda. Yani. FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez. durgunluk içinde enflasyondur. iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir. ! .303 .için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir.

Ancak uzun dönemde.Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. O halde para politikasýnýn amacý.Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. II. Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi . Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. Bu saðlanmadýðýnda. Daha önceki dönemlerde büyüme. Büyüme amacý. Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný. ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur. II. ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir. dengeyi saðlamak için esnek . Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu.

Dolayýsýyla. Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda. Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý. Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir. Aslýnda ideal olan. yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir.nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr. Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr.döviz kuru sistemi önerilmektedir. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr.304 . Bu seçenekler ancak her . yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr.

böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. Örneð in. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir. Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi. eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir. istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. sadece kýsa dönem için geçerlidir. Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. Tersine. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa.

teçhizat. hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr. Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. Ancak. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. petrol gibi bir yeraltý .kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. Hýzlý Ekonomik Büyüme. O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir.

Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr.305 .

Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir. Çünkü. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir. Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr. B de ise istihdamdaki artýþla birlikte.1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz. . reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir. C de.1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir. ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir.Enflasyon Þekil: 18. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir.1. Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18. enflasyonla. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi). Örneðin fiyat istikrarý. Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir. Þekil 18.

306 . nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren. ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. ancak bunu para otoriteleri ve . Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir. Tersine. eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa. bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir. Örneðin. Fiyat istikrarý. Ancak bu bir inanýþ sorunudur. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr.ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa.

2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir.2. Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun. Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým. daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir.onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. M Þekil 18. PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD . Uygun bir aralýkta. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa). Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir. Þekil: 18. maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir. Þekil 18. Þekilde optimum denge. ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. optimuma ulaþýlmaktadýr. (E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim.

.Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý. Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir.307 . Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir. diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir.

Ayrýca toriteleri. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir.Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir. Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve . Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa. bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar.

Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC.308 ? . Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý. birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir. Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir. Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer .bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr.

Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir. Bununla birlikte. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. O halde bir nominal devalüasyon. Senyoraj geliri. reel ödemeler bilançosu açýðýný. Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Bununla birlikte. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. Reel döviz kurunu. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri. Nominal devalüasyon. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr.

merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. finansal aracýlarý güç du . Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni. Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar.309 . ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir. Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir. faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. .Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz.

Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi. en baðýmsýz olanlardan birdir. kiþilikler. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. kültürel ve kiþisel faktörler belirler. Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir. bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir.rumda býrakmaktadýr. Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. Tersine. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. fiyat istikrarý. merkez bankasý yasasý. . para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. Genel olarak merkez bankalarý.

Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi . enflasyon o kadar deðiþken. ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. cari politikaeylemleriyle. .310 . . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa. enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr. bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. . Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa.Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir. Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi.

Bu boþluk enformel uygulamalarla. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. . Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr. geleneklerle doldurulmaktadýr. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr.daha az yapýsal birçok faktöre. 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci. Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Birinci olarak. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr. . Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir.

Merkez bankasý yasasýnda. faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir.311 . Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi. merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. .. Bu sýnýrlamalar hacim. Bu durum. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . vade. Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir. Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý .

Ancak günümüzde. Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz. fiyat istikrarý. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir. . Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda. fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. ayný yönde iliþki de kurulabilir. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. .kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. . Bu konuda bir sýnýr yoktur. Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr. ülkedeki faiz ve enflasyon oraný. . para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir. Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. Para Kurulu. tam istihdam ile fiyat istikrarý. Para Kurulu sistemi. Buna göre. tam istihdam. . Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. Bu amaçlardan. . ekonomik büyüme. ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur. Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr.

Ödemeler Bilançosu d. Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a.Fiyat Ýstikrarý b. Ödemeler Bilançosu Dengesi. Tam istihdam. Kalkýnma.Sorular 1.Fiyat Ýstikrarý e. Ekonomik Büyüme.Fiyat Ýstikrarý c. Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi .312 .

2. OKTAR Suat. Yerli paranýn deðerini korur b. Senyoraj geliri d. Ýstihdam güdülü 3. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a. Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex. Parlementoya d. Yürütme organýna e. Para politikasýný belirler e. Enflasyon geliri b. Cambridge. Ýlker. Central Bank Strategy.. Theory and Evidence. 1995. Para basma geliri c. Para. IMF 'ye b. Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. bir stratejidir? a. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý. . Üç aþamalý d. 1994. Yargý organýna 5. Sayý0 1. M.313 . MIT Press. Sabit kur sistemini uygular d. Ezgi. Credibility and Independence. Tek aþamalý b. PARASIZ. Dünya Bankasýna c. Bursa. UIAUM. Banka ve Finansal Piyasalar. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa. Finansal istikrarý güdülü e. M. 1994. Süperenflasyon geliri 4.Ü. Ýki aþamalý c. "Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Arbitraj geliri e. kime karþý olmalýdýr? a. Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c.

. . Üniteyi çalýþýrken. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.. çeþitli göstergelerin. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir. enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp.. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr.314 .. Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr. Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. Bu formülde Ms para arzýný. Bu olmadýðýnda. . . Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. Bu nedenlerle. Para politikasý göstergesi. . LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. Göstergeler: . hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. para arzýný verir. Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. H parasal tabaný . Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir.GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. (Ms = mH). . ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile. . para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz.

Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir.315 . Sürekli rezervler. Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak. Bu rezervler. Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. .göstermektedir. ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur. ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler. Çünkü aylak olarak tutulan rezervler. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz. ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz. açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur.

merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir. fonksiyonun fonksiyonu olarak. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir. Baþka bir deyiþle. ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir. Para arzý. aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir. L(Y3) ile gösterilmiþtir. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir.A). biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini. Ancak toplam parasal taban (rezerv para). Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü. yani LM eðrisini düþünelim. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir. Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi.1. Bu eðrilerle. aylakya da aþýrý rezerv t bilirler. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle.A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1).Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. Þekil 1. Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler. Þekil 1. L(Y2). . para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden.

M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19. 0 Ms . 1.316 . Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi.

para otoritelerine. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. para arzý. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir. Daha önce de belirttiðimiz gibi. Burada en büyük sorun. parasal taban. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir.2. para arzý ve faiz oranýdýr. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr. Bu durum Þekil 19. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi. toplam rezervler.

A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir.317 .L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2. Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19. Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir. Açýk piyasa alýmlarý .2. LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir. 2. Þekil 19. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi.1 de gösterilmiþtir.B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir.

3. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým.3. Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir.3. Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý. Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir. Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y . IS eðrisi sabitken.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir.B). (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19. Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir. Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi.A ve 19. M0 dan M'ne artmýþtýr. Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir.3. Ýkinci gösterge adayý olan para arzý. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir. Þekil 13. para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr.

r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir. Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan. Öte yandan. çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr. Þimdi bu sonucu. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir. IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr. . paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler.3. Bu otonom artýþ sonucu.B).Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor).318 . toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler. para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým. Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19.

bu oraný gösterge olarak seçenler. Ms eðrisiyle gösterilmiþtir.4. r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr.4 de para arzý.4. Þekil:19. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini . Para Talebinde Artýþýn Etkileri.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için. kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir. para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak. Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19. Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler.

para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz. Tersine. LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4. Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak.(LM1) belirleyecektir. Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak. LM1 eðrisi. Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz.B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne).319 . farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr.

Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile. para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz. eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý. Bunun yanýnda. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. Bu koþullar altýnda. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. Eðer faiz oraný. Þöyle ki. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. Tersine. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý. eðer faiz oraný düþerse. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir.

yüksek enflasyon oranýdýr.320 . Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda. Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný. Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir. Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr. politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir. daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket . Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir.ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ. Bunun temel nedeni.

William Poole. Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde. Ýkinci olarak. para arzý. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. Politikayý belirleyenler.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir.? miþtir. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir. faiz oranlarý. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi. Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý. Þimdi IS . serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. Gösterge sorununu tartýþýrken. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir.

W. Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir. bu sola kayma daha fazla olacak. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý. Para arzý fonksiyonu veriyken. Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 . Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. Yine bir resesyon durumundan hareket edelim. yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir.

Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. Ayný akýl yürütme. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. Bu durumda. faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. Önerilen göz kararý politika. Böylece. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. . Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. faiz oraný yükselecektir. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr.na. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi. gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. Bu soruya W. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil. para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe.

o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr. o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr. iþsizlik %4-4. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir.9 aralýðýnda olduðunu varsayalým. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa.322 . eksik istihdamýn %3.5-3. Tablo 19.W. Tablo 19. .4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir. Örneðin. Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa.1'e baktýðýmýzda.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir. Poole göz kararý olarak %4-4.

4 3. Þimdi bunlarý inceleyelim.3.4 5. Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 .6 5 .4.9 6.9 4.5 .5 4 . Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 . Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa . para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir.0 .1.3 2 . eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa. Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.5.7 6 .4.8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre.4 4.Tablo: 19.5.9 5. para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir. Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý .3.5 .5 . Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý.4 3 .0 .86 .

Kýsa dönemde. Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar. faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir. Ýktisatçý için. nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. çoðu kez negatifolabilmektedir. Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir. faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr.323 .baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? . Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir.

zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. Bu nedenle. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar. Duruma göre yürütülen para politikalarý. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. . Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. Ancak ne olursa olsun. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr.Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. Enflasyonda. ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir.

Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu. tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr. Monetarist görüþ.324 . Bu istikrarsýzlýk. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi. temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým. Eðer bu varsayým kabul edilirse. para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. toplam harcamalarýn dýþ . toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr.

Monetarist iktisatçýlar. Ancak baþlýca suçlu. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. Sorular 1. yukarýda vurguladýðýmýz gibi.sal bileþenlerine baðlýdýr. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. parasal taban. ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. Bu göstergeler. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. Çünkü monetaristleregöre para politikasý. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. bazý göstergelere bakmak gerekir. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz. Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. C + I + G eðrisinin kaymasý. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. para arzý. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir. Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. tüketim. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. öncelikle.

Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr. -325 .a. d. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir. b. c. Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir. e. Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. Giriþilen politikadan etkilenmemelidir.

London 1979. Devlet harcamalarý c. Parasal taban b. John. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. Ýstihdam 5. M0 ve M1 e göre 3. Ýstihdam 4. Parasal taban b. Baský. Ýthalat Kaynakça MILLER. Bursa 1996. Faiz oraný c. M2 ve H'a göre e. Ýlker. hangi gösterge anlamýný yitirir? a. The Theory and Monetary Policy. RANLETT. . Para arzý d.326 . Yatýrýmlar d. N ew York. Para Politikasý. PARASIZ M. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a. Enflasyonist ortamda. Para arzý d. CHICK. M1 e ve M3 e göre b. Viktoria. Ýhracat e. Ezgi. Modern Money andBanking. Bütçe açýðý e. Faiz oraný c. M ve M(r) ye göre c.2. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. GRAW-HÝLL. Mc. Bütçe açýðý e. Money and Banking John Wiley. Roger Leroy and VAN HOOSE David. 2. M0 ve H'a göre d. Tüketim b. New York. GrayMills. 1977. 1993.

bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir.....ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz.327 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. . IS-LM analizini çok iyi bilmeniz. Bu üniteyi çalýþýrken. Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Merkez bankalarý M1. ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. M2. ara amaç olarak alýnýr. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. ölçülebilirlik. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. Bunlar. ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir. edenle. Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir. Madem ki politika uygulamalarýna. Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . Ölçülebilirlik .GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir.

Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr.328 . Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir. Para stoku ve faiz oranlarý. Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir. ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? .kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir. Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez.

eðer ara amaç deðiþkeni. Para politikasý hedefi. Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. istihdamý. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý. genel olarak para politikasý hedefi denir. iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn. Bunun için de politika belirleyicileri. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla. . Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile. Ýçsel deðiþkenler.. Öncelikle. çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. Aksi takdirde. fiyat düzeyini. tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. herþey boþuna olacaktýr.

faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý. belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir. Eðer para otoriteleri kuramsal olarak. hedef faiz oraný .329 . . hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun. Para otoritelerinin faiz oranlarýný.zorunludur. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý. Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým. . Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi. bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. . Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi.

Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. çoðunlukla para politikasý . nihaiamaç deðiþkeni yerine. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler. Bu durumda denge faiz oraný. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu. para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. Politika. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. tam istihdam. fiyat istikrarý. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. Etkin bir para politikasý. Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. Bu ara amaç adaylarý.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. büyüme. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. Bu nedenle politikayý belirleyenler. harcama kararlarýný etkilemelidir. Bu durumda para otoriteleri. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. dolaylý ve zaman alýcý olabilir. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa.

Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu. faiz oraný. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi.330 . yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . yani devlet. para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. para arzý. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir. ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir). serbest rezervler. Bunlar. Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini. Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr. Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez.göstergeadaylarýyla aynýdýr. Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir. amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda.

istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým.varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. Ara Amaç Olarak Faiz Oraný . Öte yandan. ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir. Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. Ýkincisi. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný. Nominal faiz oraný. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) . en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. Sonuçolarak. O halde.

Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn. Ancak arzedilen reel ankes miktarý. Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým. Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir. . Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým.ortaya koyacaðýný belirleyelim. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr.A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir.331 .1. Bu durumkuþkusuz.1. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr. o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir. Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20. Þekil 20. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim. Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak).

. LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P . r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A . Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr.(A) (B) r r Þekil: 20. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . m0d (y0) . B LM2 Ara Amacý. Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir. 1. . Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. . .

merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . y0 reel gelir düzeyinde r* olsun. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr. Tersine. Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr.332 . Þekil 20. Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir. Bu nedenle. Þekil 20. Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr.1 . Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný.B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir.1. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir. Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr.2 de gösterilmiþtir. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým.1. Þekil 20.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn. Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir.m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir.B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir.

Þekil 20. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse.1 ve Þekil 20. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir. Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir.2.2 de gösterdik.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20. 0 r r * C A B LM1 LM0 . Ancak Þekil 20. Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa. Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20. halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi.

Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý. . yy2 IS . Þekil: 20. .333 . 3. . Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý. ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik .LM2 y1 y * .

. zevklere. merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir.olarak dengelemesidir. nakit mevduat oraný vb. Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. Özellikle. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler.4. Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir. . Þekil 20. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz. otonom yatýrýma. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. . nakit mevduat oraný bekleyiþlere. ? r LM0 . nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir. Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. Özetlersek. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý. birkaç faktöre baðlýdýr.

IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr. Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. 4. Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne .334 . E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20.. . Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý. 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*).

Daha teknik bir sorun. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur. nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir. Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr. Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir. . merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr. Eðer hal böyleyse.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda.den olmaktadýr. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa. Þekil 20. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa. faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr. Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II.4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir.

Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi.b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý.Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar.5. para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir. nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20. Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý. Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz. . Þekil 20.5. Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý.335 .

6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa. . .? Merkez Bankasý. y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. . Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r . . para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir. LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr.5. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný . belli bir para stokunu da hedef alsa. LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B . Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir. Parasal Ara Amaç.

. Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir. y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir.6.da gözetecektir.336 . IS -LM Dengesi. LM (M*) r IS r0 Þekil: 20.

para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. . eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse. Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. Þekil 20. Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. .7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr. LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr. 7. Þöyle ki. y* LM(M*) . A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. . . Bu durumda reel gelir. . Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. . Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý.r r 0 r * . E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir.

LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç. r2 y Gerçekten de Þekil 20. Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? .337 . para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr. Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir.8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse. 8.Þekil: 20.

9. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla. Bu durum Þekil 20. Þekil 20. Divisia para ölçümünde. r . paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir. Bunlardan bi cisi. Bu konuda doðal çözüm. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür. deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr. Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir. Ancak bunda da sorun. Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir.! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr. Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler.9. farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir. Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar. ele alalým.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr.

(B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20.338 . . A B C .. . M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . .9. r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý. . r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P . E A B C.

? Hangi durumda faiz oraný. Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim. toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. . Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda.Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. . nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. kuraklýk. yaygýn grevler v. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. merkez bankalarýný. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. Bunun anlamý. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb. savaþlar. Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur.b. . Dolayýsýyla. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler.

Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse. bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .339 .

4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa. P 8 Þekil: 20.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep. Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir. Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi.10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür. 5 Nominal Gelir Ara Amacý. Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20.zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir.10. o zaman Þekil 20.11. . Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr. Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20.

nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir. Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr. Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir.340 .200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20.3 O y 200 400 1000 1.12. . Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn.

12. Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr. P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- . Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr.Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz. Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir. Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak.

13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr. nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým. Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr.13. Bu durumda Þekil 20. Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý. . Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir.rýndaki artýþ. savaþ.341 O P y 3 5 200 400 1000 1. Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi . açlýk vb. kuraklýk.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20.

. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr. Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir. O halde nominal gelirin hedeflenmesi. Bununla birlikte. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 .13 te görülmektedir. Tersine. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20.? AD (M0) olarak tutarsa. nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir. Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr.y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir. burada hemen iþaret edelim ki.

faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür. merkez bankasýnýn para. Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an . O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr. Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde. Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Ýkinci olarak. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr.Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr. Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak.342 .

Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr. Öte yandan nominal faiz oraný . Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr. Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk. Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse.lamasý gerekir.

eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Tersine. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre.343 ? . Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr. Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr. cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa. enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir. Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr.

Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler. gümüþ. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir. altýn standardýna benzemektedir. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. bakýr vb. Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr. Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý. mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? .çok karmaþýktýr. Mal fiyatlarý altýn.

Birincisi banka kredilerini. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir.Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir. para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar.344 . Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi. Bu görüþteki iktisatçýlar. Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir. para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir. . Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler.

para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr. Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar.Bernanke. net varlýklar. 1990 yýlýnda rezerv para %40. B. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr. Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14. Merkez Bankasý.Merkez Bankasý. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr. parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir. Ancak B. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden.C.C.2 oranýnda artmýþtýr. .1 oranýnda. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur.1.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken. emisyon %68. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi.Buna karþýlýk bazý ekonomistler. T. toplam iç yükümlülükler.

345 . keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku.Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir. . Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu. faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr.

5. Aþaðýdakilerden hangisi. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir. Ulaþýlabilirlik e.Sorular 1. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Baðýmlý deðiþken b. Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. aþaðýdakilerden hangisidir? a. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c. . Ýçsel deðiþken e. b. b. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. Döviz kurundan etkilenmesidir. Kolayca izlenebilir b. Baðýmsiz deðiþken c. Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. e. c. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. Kolayca sabit tutulabilir d. e. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. Denenebilirlik d. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. d. d. reel ankes talebinden etkilenmesidir. Ara maç deðiþken d. Taþýnabilirlik b. ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. Kavranabilirlik c. Dýþsal deðiþken 2. aþaðýdakilerden hangisidir? a. c. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir. Dayanýklýlýk 3. Tek bir faiz oraný vardýr e. Reel gelirin.346 .

John Wýley.Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. 1977. The Economics of Money Banking and Financial Markets. Modern Money andBanking. Boston. 1996. RANLEET John . Ýlker. MISKHKIN Frederic. New York. baský Mc Graw.Money and Banking. H ILL. Ezgi. PARASIZ M. Scott Foresmen. 1993. 3. Para Politikasý. . 1989. New York.347 . Bursa.

348 . Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley .. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz. Bu üniteye iþlerken. Radcliffe raporunun içeriðini.. Bu üniteyi iþlediðinizde. .Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede. kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz.

Kuramsal çatý. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur. likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. para otoritelerinin.GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. geliri. istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. Dolayýsýyla bu görüþ. para arzý. Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . toplam harcamalarý. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. likidite okulu. hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. iþletmelerin. merkez bankasý ve ticari bankalardý. kredi koþullarý okulu çerçevesinde. parasal kontrolde. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir. Böylece parasal kontrol süreci. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. Bu görüþ ayrýca. iþletmelerin. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr.

Bu nedenle A.D. Bu doktrinin formüle edildiði.B.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi. faiz oranlarýndaki yükseliþin. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti. hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli. öncelikle firma.349 . önemli bir eksikliktir.'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu. e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir. Hazinesi. Dünya Savaþýndan sonra. Yani Federal Rezerv. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri. A.D. Dünya Savaþý boyunca ve II. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca .B. II. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu.

Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. Federal Rezerv. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir. finansal kesimin. J. . dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. Bu nedenle Federal Rezerv. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de. Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir.ðýndan korkuyordu. Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler.H. Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde.

Dolayýsýyla. tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. Son olarak kredi varlýðý doktirini. faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin. mevcut tahvillerin deðerini düþürür. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi.350 . yüksek faiz oranlarýndan çok. yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. kuramsal katýlýktan çok. Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. Þimdi bunlarý inceleyelim. halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. Bu görüþ. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü.

faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. özel tahvilleri azaltabilir. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir. Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur. özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn. Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. Durum böyle olunca. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak. Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. Bunun nedeni. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak.! ! ? duðundan. Bu dönemde finansal kurumlar. Yani ekonomik birim. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. yatýrýmý iki yoldan azaltýr. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Bunun anlamý þudur. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi. Birincisi. özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. devlet tahvillerinin riskinin. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece).

böyle davranmaya devam edeceklerdir. böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? . Þöyle ki. Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr. tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile. daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda.351 . Bu etki. irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr. Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý. Hatta.ortaya çýkar. iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr.

Böylece yatýrýmlar ve gelir artar. Ancak arada. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. fon talebi fon arzýný aþar. Çünkü. birgecikme söz konusudur. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. bu durumda tahvil fiyatlarý . bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. Tersine. bu gecikme dönemi için. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. Dolayýsýyla. devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ. Bu koþullardan. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. Bir resesyon döneminde ise. Bu nedenle. Ayrýca bankalar. faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. ödünç vermekten çekinecektir. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk.

daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr. Bu görüþü özetlersek. Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. kredi koþullarý yaklaþýmý. ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr. parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. Para politikasý ve borç yönetimi. para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr. . Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. Bu nedenle bu doktrine göre. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir.352 . Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr.

Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr. Radcliffe Raporuyla. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý. para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. Harcamalar. Böylece rapor. faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. Bunun yanýnda.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. Para otoriteleri. faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak. Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. Rapor. Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna. . ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. Likidite. Para politikasý.

Bu durumda. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. para olarak düþünülebilir. normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler.? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu.353 . Paranýn tanýmlanamamasý savý. parasal kümeye. hiperenflasyonda para olmaktan . hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler. zaman zaman kullanýlan aktifler. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. Eðer para tanýmlanamazsa.

paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa. Örneðin eðer özel sektör.? ? ! çýkabilir. parayý o kadar ikame edebilir. bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. banka . para elde aylak olarak tutulmaz. Durum böyle olunca. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. Ancak dolaþým hýzýný. elde para tutanlarýn. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler. Burada tek sorun. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. Diðer aktifler de. dolaþým hýzýný belirler. sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. herhangibirþey olabilir. Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi. bir aktif ne kadar likitse. paranýn dolaþým hýzý tanýmý. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. Bu durumda. bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir.

Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda.D0 = . milli gelirin (Y1 .Y0 = . D) kadar arttýð Y0 + . paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir. Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa.354 . Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Para Cp + D1Cp + D0 + . paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek. Y) kadar. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir.kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir. Bunu bir örnekle açýklayalým. mevduatlarýn da (D1 . dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + . Y ünelim. paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir. Y V0 = iken V1 = = CpCpCp . Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn. Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr. yeni banka kredileriyle finanse edildiðini.

banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý. parayý tanýmlamak . Belli bir finansal atmosfer içinde. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Radcliffe raporu. V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. Harcamalar (PT). Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. (V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla. yani dolaþým hýzý artacaktýr. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. Ancak. paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. Dolaþým hýzý. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw. Bu iktisatçýlar. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. olacaðýndan V1 > V0 olacak. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi.

anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin. Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr.355 . geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden. Çünkü böylece para miktarý. dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr. nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster . faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir. Raporda bankalarýn. Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr.istemezler. Bankalar. banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler.

S'L rL Þekil: 21. Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr. yardýmýyla açýklayabiliriz. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. Faiz oranlarýndaki deðiþme. sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. Bunu Þekil 21. rezerv aktifler (R). ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. bu dur e negatif etkisi olacaktýr. Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri.1. S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr. Þekilde. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir. Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. Bu nedenle kredi. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. Böylece kredi arzý arzusu. Bunun. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir.dik. ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun. Kredi talebinin esnek olmamasý. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. Öte yandan özel kredi talebi. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur.1.

talep eðrisi nasýl olmalýydý? .? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý.356 .

yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. Böylece fon alýmlarý . Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. Kredi piyasasý dengedeyken. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. Geleneksel Keynesgil analiz. mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. Eski faiz oraný rL0 da. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. Kred alebi fonksiyonu. Tayýnlama. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. yanlýþ olacaktýr. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. Hangi nedenle olursa olsun. malýtalep edenlere. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir. bolluðu veya kýtlýðýdýr. Bazen ihtiyacýçok olana da. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. Ýþte bu nedenle fonlar. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir.Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. az olana da ayný miktar mal verilir. arzýyeterli olmayan bir malýn. Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde.

Bu noktada önemli olan. Cari rL faiz oranýnda ta . kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür. Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur. Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi. her zaman krediyi daraltýr.üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2). Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir. Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir. Bunun ne kadar büyük olacaðý.357 . fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr.

2. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21. o kadar adaha büyük olacaktýr.2'deki D1' ve Þekil 21.3. daha esnek olan Þekil 21. kredi talebi ne kadar az esnekse.3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.2) veya arzda bir azalma (Þekil 21.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21.3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi. r L S D1 D2 Þekil: 21. Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan .

Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir.2 deki D1 ' veya Þekil 21. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr. L1 ve L2.2 deki D2 ' veya Þekil 21. Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn.358 .3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3.D 1 Kredi Tayýnlamasý. L0 L2 > L0 L1 dir. daha az esnek olan Þekil 21. Yani esnek olan Þekil 21. . O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür. her iki þekilde de.

. talep fazlasý karþýlanamaz. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir. r L S1 S 2 r D .4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. Þekil: 21. anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir. O halde Radcliffe argümaný.Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir. L Faiz Oraný Tavaný. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir. Uygulamada. . . ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. rL oranýnýn. Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. Çünkü bu yapýlmadýðýnda. .4. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir. Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný.

359 . Ancak bu durumda sadece. Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr. . Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir. Buna göre. Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr.bir dengenin fiyat yönüdür. Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir.

! ! . bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. Radcliffe'in deyimiyle. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Bu durum týpký. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil. Çünkü. Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken. gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). . bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. Bu durum. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. etkilenmediði görülecektir. BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. Çünkü BDMA'lar. ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. Böylece bankalar. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr. Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. bankalardaki pasif hesaplardan. . Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr. halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. . BDMA. Eðer halkýn portföy tercihleri. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar.

.360 . para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir. gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur. Eðer bu kuram geçerli olursa. Paraya dönüþebilen tüm aktifler. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr.Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin. Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa. toplam talebin artýþýna neden olabilir. para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir. likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. Dolayýsýyla harcayýcýlarýn. o andaki harcama dýþýnda. Keynesgil dille söylemek gerekirse. halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir.

para politikasýnýn önemi azalacaktýr. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar.? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. Bireyler. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. tahvil. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21.5. bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. Çünkü halk. Bunun sonucu. faiz oranlarýný düþürmesidir.SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince. . finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur. elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. Ne var ki bir çok tasarruf sahibi. bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir. Finansal aracýlar. Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . pay senetlerini satýn alýrlar. Finansal aracýlar da. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý.

. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar. tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir. bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir. para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta.361 .5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. Öte yandan para talebi azalmakta.Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý. para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr. Tahvil fiyatlarý. Bu demektir ki. Þekil 21.

Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite. Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir.362 . Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. Burada ilginç olan durum þudur. vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. Uygulamada. sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. Ancak. Aslýnda vadesiz mevduatlar. Þöyle ki. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. Dolayýsýyla. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar.

.

Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için. Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md .kullandýklarýndan. izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým. Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir.6. Finansal aracýlar. r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým.M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun. finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir .6 yardýmýyla açýklayalým. þimdi daha likit duruma geçecektir.

para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21.363 . r'' ne yükselecektir. Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz. Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle. Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr). Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir. devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde . hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný.6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk.

Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda.bir politika izleyebilir. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. Dolayýsýyla bir sýký . hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir. Finansal aracýlarýn. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. Kuþkusuz bu tür bir politika. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr. Böylece hükümet. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek. Dýþsal olarak da. Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile. Bankalar hem faiz oranlarýný. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. Bu kez tasarruf sahipleri. kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini. Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr.

ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir. Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok. bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir. .364 .para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya.

d. d. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. . b. d. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr. gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. 4. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. Kilitleme etkisi nedir? a. e. b. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. 3. b. e. Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. c. c.Sorular 1. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. e. Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. b. Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir. Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur. Faiz oranlarý düþerken. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. e. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. Keynesgil analiz yetersizdir. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. c. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir.365 . Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr. d. c. 2. Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. Bekleyiþ etkisi nedir? a.

.

Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a. Gray-Mills Publishing Ltd. Uludað Üniversitesi. c. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. EARL DOW Sheila C. London. d. Para Politikasý. Makroekonomi. BOND Roland. RITTER Lawrence S. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. b. Theory of Monetary Policy. Banking and Financial Markets. Bursa. New York. PARASIZ Ýlker.366 . 1987.5. Monetary Policy in the U. 1989. SHEARER A. VINSER H. MAYER Thomas. PETER E.. 1977. 1973. O'BANNON Helen. Oxford. 1982. Harper and Ro w.A. 1974. Oxford. Para talebini artýrýcý etki yaparlar. 1968. Introduction To Money and Banking. THORN R. New York.S. DAVID E. Martin Robertson. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. Haþet. . Moneyand Banking. New York. Kaynakça CHICK Victoria. Basic Books. Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. 1976. Bursa. 1977. Money Matters. e. Martin Robertson.. Random House. Principles of Money. PARASIZ Ýlker. Herper and Row. The Quantity of Money. New York. SILBER William.

monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak.Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede. Bu ünitede. iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir.367 . monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist .. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz... . Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu. M. Kuþkusuz bu iktisatçýlar. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M. aþaðýda incelenen konularda. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. Friedman ve E. Ancak bu iktisatçýlar. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. 1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým. Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. Bu modele göre. tüm piyasalar. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow. parasal güçlerin.

Monetaristler. ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar. . Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý . Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým. Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr.368 . Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný. .

Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. Bunun için hükümet. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir. Konuyu basite indirgemek için bu durumun. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. . Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir. tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. Böylece bir kez daha. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr). Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. Çünkü gerek firmalar. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. Bu durumda tek farklý þey. Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Bunun sonucu olarak. Er ya da geç her iki grup. Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. Ancak bunun tek nedeni. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. halký. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir.racaktýr.

böylece talebin düþtüðünü varsayalým.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). Bir baþka deyiþle. Böylece üretim ve istihdam. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. Eðer böyle yapýlmazsa. er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir.369 . ? . baþlangýç düzeyine geri dönecektir. Halk. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr. Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim. ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir. halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir.

firmalar için veri deðildir. Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. Sargent. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir.. fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr. milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. bu görüþü çürütmektedir. tesadüfi hatalar yapsa bile. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar. Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. Ayrýca Eklektik Keynesgiller. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. Rekabetçi modelde. Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. Bu teoriye göre halk. halksistematik ve süre ar yapmaz. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. Bu görüþe göre. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. Wallace. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde. Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr. . iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. Milli gelir. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. ? Keynesgil iktisatçýlar. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. . Keynesgil Görüþün Temelleri . Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist). Lucas. Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz.

Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn. üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur. Ancak ücretler. Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala . Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr.Bu durum. firmalarýn fiyatlarýnda deðil.370 . emek piyasasý için de geçerlidir. talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr. iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim.

Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr.nýyorsa. Ýþten ç duðundan. Monetaristler. uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. O halde Keynesgil sistem. Daha sonra John Locke. Oysa monetarist e. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. . talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü . John Stuart Mill. eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur. yüzyýla. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr. büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. David Hume. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý. 16. daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. konjoktür boyunca. Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. Buna karþýlýk. Bundan dolayý GSMH dahil. Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr. David Ricordo. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir.

Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça. Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda. Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý.371 . dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. "sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur. paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr. .

Bu iliþki kuþkusuz. Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr. Bir baþka deyiþle halk. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir. fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. artan harcamalar. gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir..1. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr. reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar. . milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. Eðer hal- . GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman. Orijindengeçen doðru. Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. Yani GSMH/M dir. Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. Dolayýsýyla tam istihdamýn. Para miktarý yatay eksende. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. Þekil 22.

Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak. .kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir. Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir.372 . yine denge Ye de oluþacaktýr.

2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. açýklýða kavuþmuþ oldu. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. Yani. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. 1/4 olan k nýn tersidir. O halde. Tüm artan para arzý. denge geliri 500 den 600 e yükselir. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. . merkez bankasý . Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. talep edilen para miktarý. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda. Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. bu paranýn dolaþým hýzýdýr.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim. istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr. 2. Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. Md . Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir. Þimdi bunu Þekil 22. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr. halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. Burada 4. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur.. Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür.

Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun. nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir. arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir. bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir.373 .para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak. Eðer merkez bankasý. para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa. O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir. . Eðer para arzý artýrýlýrsa.

Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir.3 yardýmýyla açýklayalým. Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. Bu durumda. dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný. faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr. Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. Þimdi bunu Þekil 22. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! . Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. .? Böylece monetarist dünyada. dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr.

pek çok þey sonucu etkileyebilir. Temel Keynesgil görüþü özetlersek. düþey eksende faiz yer almaktadýr. bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman. Ýliþki böyle dolaylý olunca. tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken.3 de yatay eksende para. . Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir.374 . Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. Keynesgil dünyada. Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa. Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. Ýþte bu nedenle Þekil 22. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir.pay senedi.

Md1 0 M1 M2 Md .3. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da. Aþýrý parasal kýsýtlama. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. Özellikle Alvin Hansen. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý . Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. vurgulanmaya deðer görünmektedir. Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. Bunlardan birincisine göre.M s Faiz oranýnýn. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. bugün pek iþitilmese de. finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. Ayrýca. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda.r Þekil: 22. para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý. Bu itiraz para politikasýnýn. Çünkü Keynesgillere göre. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr.

Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz. ? . Parasal geniþlemeye gidildiðinde de. baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir.375 .bir diðer itirazý da. bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir. faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler. Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde.

faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir. Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. Monetarist Görüþ . Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. . bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir. ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. Monetarist iktisatçýlar. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir.? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. Keynesgil Görüþ . Hatta Eklektik Keynesgillerin. Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz.

muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. bir hayli karmaþýktýr. Çünkü. Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre. bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr. doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir.376 . Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma. eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa.olarak görmezler. Öyle ki. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? .

Fakat enflasyon. daha düþük faiz oranlarý demektir. artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. Keynesgillere göre de. Keynesgiller dikkatlerini. Bu ara dönem. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. izlenen geniþletici para politikasýdýr. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir.. bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni. Ýþte cevabý: Friedman'a göre. Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz. Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. Dolayýsýyla enflasyonda. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr. Ancak bu. Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir. özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. Tersine. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir. . baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse. Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. Geniþletici para politikasý demek. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. Sýrasý .

monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim. Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur. Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir.377 . . reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda. Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler. Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir. Onlara göreenflasyon farký. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr.

gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler. Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal . Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri. Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md .Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak.4. para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar. Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr.KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. (A) 00 M1 M2 Md. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. gerek Keynesgil iktisatçýlar. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda. Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 .M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin .4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz.

buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar. faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini.378 .etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. . buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller. para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu. Monetaristler.

Dolayýsýyla para politikasý etkindir. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. Firmalar ve bireyler. Firmalar ve bireyler. Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr. Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr. faiz oraný r2 ye düþecektir. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. . .4. Monetarist görüþe göre DI büyüktür. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir. . Ýkinci iliþki. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr.Þekil 22.A ve 4. Bu durum faiz oranlarýný düþürür. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. Monetaristler. Neo Keynesgil görüþe göre ise. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. Bu sýrada faiz oraný. daraltýcý bir politikasý. Tersine. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. DI küçüktür. Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. . Monetaristlerin. Geniþletici bir para politikasý. . aþýrý para arzý yaratýr. Eðer monateristler haklýysa. Birinci iliþki para talebidir.

Oysa Keynesgiller. önce geliri artýrýr. Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler. yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan.379 . Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir. kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler.5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). Bu ise . Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur. Özetlersek. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. Bunun sonucu Þekil 22. Bu. Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr.

Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar. Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Bu ise .toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e).5. Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 . Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun.M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn . Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md. Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr. Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir.5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur. Faiz oranýndaki yükselme.

bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr. . Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr. Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? . Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir. Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme.Etkinliði. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. dolayýsýyla DI büyüktür. Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler.380 ? . faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere.M5 . Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük. Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir. bu nedenle DI küçüktür. Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md . Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir.

Bire eþittir d. Bire eþittir e. Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir.Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. Sabittir b. IV e. IV c. Sabittir 3. I b. Ýstikrarlýdýr c. Etkisi güçlüdür IV. Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr. III. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. Deðiþkendir b. Sorular 1. Önemli deðildir . III. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. Ýstikrarsýzdýr e. Ýstikrarlýdýr c. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I. IV 2. Sýfýra yakýndýr d. Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte. para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr.381 . Hiçbir etkisi yoktur II. III d. Çok az etki yapar III.

ÇAKMAK Ahmet. PARASIZ M. Çeviren. GLAHE Fred. New York.4. Basic Boo. 1996. Büyüktür b. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a. RITTER Lavrence and SILBERT W. PARASIZ M. Bazen vardýr bazen yoktur 5. 1996. 1977. Bursa. Ezgi. Küçüktür d. Para Politikasý. Büyüktür b. COURANT Paul. The Principles of money and a Banking and Financial Markets. . Macroeconomics. Bilim Teknik. Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. Ezgi. Ýlker. Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. Bursa.382 . Önemsizdir e. 1990. Ýktisat 2. 1977. New York. DOUGLAS Purvis. Önemlidir e.STEINER Peter. Küçüktür d.RICHARD. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Yoktur c. Harcourt Brace Jovanovic. Ýlker.. Yoktur c.

.. . ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr.. ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde. Bu ünitede.ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr. para arzýndaki deðiþikliðin. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.383 .. Üniteyi çalýþýyrken. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný. John Taylor bu konuda yaptýðý . Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir. Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr.) neden olmaktadýr. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr. Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir. döviz kuru.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek. Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar. Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz. MØÆ r. yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir. Faiz Oraný Kanalý .

Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? .bir çalýþmada. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir. dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr. konut yatýrýmlarýnda. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr.384 . giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr. Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý.

Æ E. Çünkü mon ler farklý konjoktür dönemlerinde bumekanizmanýn deðiþeceðini kabul etmektedir. Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? . Tobin'in q Teorisi . dolayýsýyla toplam çýktý gerilemektedir. Yani TL nýn deðerlenmesine neden olmaktadýr. Monetaristler çoðu kez kendilerini belli bir aktarma mekanizmasýna baðlamada gönülsüzdavranmaktadýr.Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir. Buna karþýlýk monetaristler para politikasýnýn ekonomiyi etkilenmesinde hem göreli aktif fiyatlarýný hem de reel serveti göz önüne almaktadýr. Bu durum TL olarak mev duatlarýn deðerinin diðer paralarla tutulan mevduatlarýn deðerini aþmasýna neden olmaktadýr. TL nin ya da ülke parasýnýn deðerlenmesi yurt içimallarýn yabancý mallara göre daha pahalý hale gelmesine neden olmaktadýr. . Bunlar Tobin'in yatýrýmýn q teorisi ve tüketim üzerindeki servet etkisidir. Bu çerçevede paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýný þöyle gösterebiliriz.. Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. (Bu durum E. Bunun sonucu olarak net ihracat düþmekte (NXØ ). MØÆ r. Bu kanal ayrýca faiz oranlarý etkisini de içermektedir. ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. olarak gösterilmektedir). Japonya ve Avrupa Birliði arasýnda geçerli olmasý. Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD.

Eðer q yüksekse firmanýn piyasa deðeri sermayeninyenilenme maliyetine göre ektir ve yeni fabrika ve sermaye techizatý firmanýn piyasa deðerine göre ucuzdur. Böylece firmalar küçük bir pay senedi çýkarmayla bir .385 . Tobin q yü piyasa deðeri olarak tanýmlamaktadýr. ekonomiyi pay senetlerinin deðerlendirilmesi üzerindeki etkileri aracýlýðýyla etkilenmektedir.Tobin'in q teorisi. Bu durumda þirketler pay senedi çýkarýr ve satýn aldýklarý fabrika ve techizat maliyetlerine göre daha yüksek fiyat elde edilir.

Monetarist ve Keynesgilgörüþleri birleþtirdiðimizde þöyle bir sonuç ortaya çýkm nedi fiyatlarýnýn düþmesi (PeØ ) daha düþük bir q ye (qØ ) neden olacak veböylece yatýrým harcam ) neden olarak para politikasýnýn aþaðýdaki gibi bir aktarým mekanizmasýna neden olacaktýr. Daha önce deðinirken Keynesgil bir hikaye benzer bir sonuca ulaþmaktadýr. Eðer q düþükken firmalar sermaye malý gereksinimlerini karþýlamak için ya diðer bir firmayý daha ucuza satýn alacak ya da eski sermaye malýný satýn alacaktýr. reel sermaye ve finansal servet tarafýndan oluþturulan) belirlenir. Bununsonucu olarak p ay senetlerinin fiyatý düþecektir.çok yeni yatýrým malý satýn aldýklarýndan dolayý yatýrým harcamasý yükselecektir. MØÆ PeØ Æ qØÆ IØ Æ YØ Pay senedi fiyatlarýndaki deðiþimlerinin yatýrýmlar ve milli gelir üze? rindeki etkisi nedir? Modigliani'in Servet Etkisi Pay senetleri aracýlýðýyla meydana gelen bir alternatif parasal aktarým kanalý tüketim üzerinde meydana gelen servet etkisi aracýlýðýyla meydana gelmektedir. Çünkü kýsýtlayýcý para politikalarýna baðlý olarak faiz oranlarýnýn yükselmesi pay senetlerine göre tahvilleri daha cazip hale getirecektir. firmanýn piyasa deðeri sermaye maliyetine göre daha düþük olduðundan. Böylece halk harcamalarýný azaltarak elinde daha fazla para tutmaya çalýþacaktýr. . Öte yandan. q düþükse. Para arzý düþtüðü zaman. . Böylece pay senetlerine olan talep azalacaðý için fiyatlarý düþecektir. Böylece yatýrým harcamasý düþük kalacaktýr. Bu kanal Franco Modigliani tarafýndan ve onun MITPennSSRC ya da kýsaca (MPS) modelinde ortaya konulmuþtur. Bu tartýþmanýn özü þudur. Halkýn daha az harcama yapacaðý bir yer sermaye piyasasýdýr. halkýn elinde istediðinden daha az para olacaktýr. Modigliani'nin geliþtirdiði yaþam boyu gelir modelinde tüketim harcamalarý. Tobin q süyle yatýrým harcamasý arasýnda bir bað vardýr. tüketicinin yaþam boyunca eline geçecek kaynaklarý tarafýndan (benzeri sermaye. Ancak para politikasýpay senedi fiyatlarýnýnasýl etkileyecektir? Monetarist çerçevede konuya yaklaþtýðýmýzda þunu söyleyebiliriz. firmalar yeni yatýrým malý satýn almayacaktýr.

Finansal servetin en büyük bileþeni pay senetleridir. paranýn bir diðer aktarým mekanizmasý ortaya çýkar. Parasal bir daralmanýn arazi ve mülkiyet deðerlerinde bir düþüþe neden olacaðýný böylece hanehalkýnýn servetinin azalacaðýný bunun sonucu olarak da tüketimde ve toplam çýktýda bir düþüþün olacaðýný ortaya koymaktadýr. finansal servetin deðeri düþer. Böylece tüketicinin yaþam boyu kaynaklarý azalýr. Pay senetleri düþtüðü zaman.386 . Meltzer 1980 li ve 1990 lý yýllarda Japon ekonomisindeki geliþmeleri göz önüne alarak para ekonomisinin ekonomi üzerinde arazi ve mülkiyet deðerleri aracýðýyla önemlibir etkisinin olacaðýnýda ort ktadýr. Böylece tüketim azalýr. döviz kurlarý ve pay senedifiyatlarýnýn ötesine geçtiðini vurgulamaktadýr. . Kýsýtlayýcý para politikasý paysenedi fiyatlarýnda bir düþmeye (PeØ ) neden olduðundan. MØÆ PeØ Æ Servet ØÆ TüketimØ Æ YØ Meltzer'in Yaklaþýmý Meltzer