T.C. ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ YAYINLARI NO: 996 AÇIKÖÐRETÝM FAKÜLTESÝ YAYINLARI NO: 553 PARA VE BANKA Yazarlar: Prof. Dr.

Tezer ÖCAL (Ünite 3, 7, 8, 14, 15) Prof. Dr. Ýlker PARASIZ (Ünite 4, 5, 6, 9, 12, 13, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28) Prof. Dr. Ýlyas ÞIKLAR (Ünite 1, 2, 10, 16) Prof. Dr. Kemal YILDIRIM (Ünite 11, 24) Editör: Prof. Dr. Önder ÖZKAZANÇ Ünite: 1-28

ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Ýktisat Fakültesi Ders Kitaplarý Yayýn No: 27 Bu kitabýn basým, yayým ve satýþ haklarý Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öðretim" tekniðine uygun olarak hazýrlanan bu kitabýn bütün haklarý saklýdýr. Ýlgili kuruluþtan izin almadan kitabýn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayýt veya baþka þekillerde çoðaltýlamaz, basýlamaz ve daðýtýlamaz. Copyright©1997 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. Kapak Düzeni: Yrd.Doç.Dr. Ergun TUNÇKAN ISBN 975 - 492 - 740 - 5 (Takým No) ISBN 975 - 492 - 741 - 3 (1. Cilt) ISBN 975 - 492 - 758 - 8 (2. Cilt) 1. Baský Bu kitap ANADOLU ÜNÝVERSÝTESÝ Web-Ofset Tesislerinde .......... adet olarak basýlmýþtýr. ESKÝÞEHÝR,

ÝÇÝNDEKÝLER SUNUÞ ýx KÝTABA ÝLÝÞKÝN x ÜNÝTE 1 Para Ekonomisine Giriþ 1 PARANIN TANIMI 2 PARANIN FONKSÝYONLARI 3 Deðiþim Aracý Olma 3 Hesap Birimi Olma 4 Deðer Biriktirme Aracý Olma 5 PARANIN GELÝÞÝMÝ 7 PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ 9 Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý 9 T.C. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý 10 FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ 12 FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI 13 TASARRUF, YATIRIM, FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER 14 FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI 16 Borç ve Ortaklýk Piyasalarý 16 Birincil ve Ýkincil piyasalar 17 Borsalar ve Tezgah Üstü ( over-the-counter) Piyasalar 18 Para ve Sermaye Piyasalarý 18 FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI 19 Ýþlem Maliyetleri 19 Özet 20 Sorular 21 Kaynakça 22 ÜNÝTE 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Yapýsý 23 GÝRÝÞ 24 LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI 24 Para Arzý 28 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 29 ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI 30 Ödünç Verilebilir Fon Arzý 30 iii

Ödünç Verilebilir Fon Talebi 31 Faiz Oranýnýn Belirlenmesi 32 ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI 33 REEL VE NOMNAL FAÝZ ORANLARI 33 FAÝZ ORANLARININ YAPISI 35 FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI 36 Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler 38 Bekleyiþler Teorisi 38 Likidite Primi Teorisi 39 Bölünmüþ Piyasalar Teorisi 40 FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER 41 Vergi Ayrýcalýklarý 41 Geri Ödenmeme Riski 42 Pazarlanabilirlik 42 Özet 43 Sorular 43 Kaynakça 44 ÜNÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk 45 BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ 46 BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ 46 ULUSLARARASI BANKACILIK 48 Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler 48 Bankacýlýða Özgü Özellikler 48 Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler 48 Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar 49 Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi 49 Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi 49 Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý 49 Portföy Teorisi Yaklaþýmý 50 Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý 50 Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi50 Euro Piyasalar 51 Örgütsel Yapýf 51 Finansal Aracýlýk Mekanizmasý 53 Uluslararýs Bankacýlýk Hizmetleri 53 iv

Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler 53 Yoðunlaþma 53 Ýþbirliði 54 Uzmanlaþma 54 Þube Aðýnýn Geniþletilmesi 54 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK 54 Tarihi Geliþimi 54 1980 Öncesi Bankacýlýk 54 1980 Sonrasý Bankacýlýk 56 Türk Banka Sisteminin Yapýsý 56 Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi 56 Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi 56 Türk Banka Sisteminin Özellikleri 57 Türk Banka Sisteminin Sorunlarý 57 Özet 58 Sorular 58 Kaynakça 59 ÜNÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar 60 FON PÝYASASININ TEMELLERÝ 61 Tasarruf Türleri 61 Finansmanla Ýlgili Piyasalar 62 Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý 62 Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki 62 Riski Azaltýcý ve Daðýtýcý Etki 63 Vadeleri Ayarlayýcý Etki 63 Miktar Ayarlama Etkisi 63 Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki 63 Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki 64 Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki 64 Para Emisyonunun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki 64 GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR 64 Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar 64 Ticari Bankalar 65 Tasarruf ve Yardýmlaþma Bankalarý 65 Tasarruf ve Ödünç Birlikleri 66 Kredi Birlikleri 66 v

Sigorta Þirketleri 65 Hayat Sigortasý 66 Diðer Sigortalar 66 Finansman Þirketleri 66 Yatýrým Þirketleri 66 Yatýrým Bankalarý 67 ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR, FÝNANSAL PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR 67 Kalkýnma Bankalarý 68 Türk Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) 68 Sanayi Yatýrým ve Kredi Bankasý (SYKB) 69 Türkiye Kalkýnma Bankasý 69 Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) 70 T.C. Turizm Bankasý 70 Türk Merchant Bank 70 Yatýrým Bankasý 71 Birleþik Yatýrým Bankasý 71 Tekfen Yatýrým ve Finansman A.Þ. 71 Özel Finansman Kurumlarý 71 Fon Kaynaklarý 72 Fon Kullanýmý 72 Kredi ve Kefalet Kooperatifleri 72 Sigorta Þirketleri 72 Yarý Finansal Kurumlar 73 Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý 73 Özel Emekli Sandýklarý ve Fonlarý 73 Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý 73 Aracý Kuruluþlar 74 Yatýrým Ortaklarý 75 Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý 75 Yatýrým Fonlarý 76 Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar ve Genel Finans Ortaklýklarý 77 Özet 77 Sorular 77 Kaynakça 78 vi

ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasasý Araçlarý 79 ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI, BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI 80 Sermaye Piyasalarý 80 Osmanlý Dönemi 80 Cumhuriyet Dönemi 80 Ülkemizde Borsa 82 Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasalarý 83 Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý 83 Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi 83 Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi PiyasasýArasýndaki Fark ve Benzerlikler 84 ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI 85 Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý 85 Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri 85 Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç 86 Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri 87 Hisse Senedi Türevleri 88 Hisse Senetlerinin Türleri 89 Tahviller 90 Tahvil Türleri 91 Tahvil Türevleri 92 Tahvilde Diðer Tanýmlamalar 93 Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) 93 Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý 94 Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 94 Finansman Bonolarý 95 Varlýða dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) 95 Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya daSatým Taahhüdüyle Alým Satýmý) 97 Özet 97 Sorular 98 Kaynakça 99 vii

ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi 100 BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ 101 Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar 101 Banka Gelirleri, Maliyetler ve Kârlar 101 Bankanýn Gelirleri 101 Bankanýn Maliyetleri 101 Bankanýn Kârý 103 REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK 103 Marjinal Gelir, Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu 103 Marjinal Gelir Eðrisi 104 Marjinal Maliyet Eðrisi 104 Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðirisi 106 Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi 107 ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI 108 Banka Ödünç Piyasasý 108 Piyasa Ödünç Arz Eðrisi 109 Piyasa Kredi Talebi 109 Kredi Piyasasý Dengesi 110 Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi 111 Banka Mevduatlarý Piyasasý 111 Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 112 Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý 113 Mevduat Piyasasý Dengesi 113 Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri 114 BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi 115 Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi 115 MONOPOL BANKACILIK 115 Özet 117 Sorular 117 Kaynakça 118 viii

ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý 119 BANKALARIN FON KAYNAKLARI 120 Öz Sermaye 120 Ýhtiyat Akçeleri 120 Mevduat 121 Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý 121 Tahvil Ýhracý 122 Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý 122 Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri 122 Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk 122 Merkez Bankasý Kredileri 123 Yüzen Fonlar 123 TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ 123 T.C. Merkez Bankasý 123 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 124 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI 124 T.C. Menkez Bankasý 124 Mevduat ve Ticaret Bankalarý 124 Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 125 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 125 Özet 127 Sorular 128 Kaynakça 129

ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler 130 BANKALARIN FON KULLANIMI 131 Krediler 131 Ýþtirakler 134 Menkul Kýymet Plasmanlarý 135 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI 135 T.C. Merkez Bankasý 136 ix

Mevduat ve Ticaret Bankalarý Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý 136 TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 136 TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMUDA ÖZEL KESÝM AYIRIMI 137 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI 139 TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 140 Özet 142 Sorular 142 Kaynakça 144 ÜNÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans 145 BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM:KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? 146 BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME 147 Ticari Kredi Kuramý, ya da Reel Senet Doktirini 147 Degiþtirilebilirlik Kuramý 148 Beklenen Gelir Kuramý 149 Pasif Yönetim Kuramý 150 Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar 151 Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri 153 Modern Yaklaþým: Aktif-Pasif Yönetimi 154 Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi 154 Pozitif Fon Açýðý Stratejisi 155 Negatif Fon Açýðý Stratejisi 155 Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi 156 Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? 156 Özet 157 Sorular 158 Kaynakça 159 x

ÜNÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci 160 GÝRÝÞ 161 MEVDUAT YARATILMASI 161 Merkez Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý 162 Merkez Bankasýnýn Bankalarý Kredi Açmasý 162 Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý 163 MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL 163 Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka 164 Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka 167 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler 169 Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý 171 Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý 172 Özet 174 Sorular 174 Kaynakça 175 ÜNÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý 176 MERKEZ BANKASI KAVRAMIYLA TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ 177 MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ 179 Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi 179 Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii OlarakHizmet Vermek 180 Devletin Bankacýlýðýný Yapmak 180 MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ 180 TÜRKÝYE'DE MERKEZ BANKACILÐI 182 Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi 182 T.C. Merkez Bankasýnda 1980'li Yýllardaki Geliþmeler 183 T.C. Merkez Bankacýlýðýnda 1990'lý Yýllardaki Geliþmeler 185 T.C. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 186 T.C. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI, GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ 187 TCMB'nýn Ýdari Yapýsý 187 TCMB'nýn Görev ve Yetkileri 188 Özet 189 Sorular 190 Kaynakça 191 xi

ÜNÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý PARA ARZI SÜRECÝ 194 Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü 194 Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü 194 Parasal Tabanýn Rolü 194 Diðer Deðiþkenler 195 DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI, PARA TABANININ KAYNAKLARI VE KULLANIMI 195 PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER 196 TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER 196 Parasal Taban Arzý 196 Parasal Taban Talebi 197 Kamu Sektörünün Talebi 197 Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi 197 Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý 198 Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 198 Dýþ Varlýklar 199 Diðer Hesaplar 200 PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI 200 Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi 201 Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler 201 Vadeli Mevduatlarýn, Parasal Taban ÇarpanýnaEklenmesi 203 Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý 205 FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI 206 MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININ ETKÝLEMESÝ 208 Nakit Oranýndaki Deðiþmeler 208 Karþýlýk Oranýndaki Deðiþmeler 209 Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler 209 Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler 210 Özet 211 Sorular 211 Kaynakça 212 xii

ÜNÝTE 13 Klasik Sistemde Para 213 KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ 204 Para Bir Peçedir 214 Say Yasasý ve Para 214 MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ 216 Miktar ve Kalite 216 Ýtici Güç Olarak Para Miktarý 217 Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý 217 DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI 217 Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 218 Formülün Oluþumu 218 Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? 219 Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi 221 MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER 223 Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü 223 Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit Tutumu Tipi Miktar Kuramý) 224 Keynes'in Miktar Kuramý 226 Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði 227 Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý 228 Özet 229 Sorular 229 Kaynakça 230 ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern MiktarKuramý 231 PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ 232 PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER 232 Para 233 Tahviller 233 Hisse Senetleri 233 Beþeri Sermaye 234 Beþeri Olmayan Sermaye 234 FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ 238 Özet 240 Sorular 240 Kaynakça 242

ÜNÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para 243 KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA 244 xiii

Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi 244 Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 245 Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler 247 Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler 250 Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi 251 Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi 252 Özet 255 Sorular 255 Kaynakça 256 ÜNÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi 257 GÝRÝÞ 258 MAL PÝYASASINDA DENGE: IS EÐRÝSÝ 258 Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý 258 Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat 260 IS Eðrisinin Elde Edilmesi 260 IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 260 PARA PÝYASASINDA DENGE: LM EÐRÝSÝ 261 LM Eðrisinin Elde Ediliþi 261 LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? 262 GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ: IS - LM YAKLAÞIMI 263 IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 264 Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler 264 Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili Olmayan Deðiþmeler 265 Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler 266 Vergilerdeki Deðiþmeler 266 Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler 266 LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER 267 Para Arzýndaki Deðiþmeler 267 Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler 268 DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ Ý DEÐÝÞMELER 268 Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 268

Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri 270 PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ 271 Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý: Tam Dýþlama Durumu 271 UZUN DÖNEMDE IS-LM MODELÝ 273 xiv

DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI 279 MONETARÝST YAKLAÞIM 280 Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ 280 Monetaristlere Göre Konjonktür DalgalanmalarýnNedenleri 281 Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri 281 Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi 282 Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ 282 Rasyonel Bekleyiþler Teorisi 283 Yeni Klasik Konjonktür Modeli 283 Lucas Arz Eðrisi 284 Politikasýzlýk Politikasý Önerisi 285 Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý 285 KEYNESGÝL GÖRÜÞ 285 Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ 285 Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý 286 Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri 286 Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum MekanizmasýnýnÝþlemesi 287 Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ 287 Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri 288 Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý 289 Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý 296 REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ 298 Özet 300 Sorular 300 Kaynakça 301 ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri 302 PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI 303 Tam Ýstihdam 303 Fiyat Ýstikrarý 303 Ekonomik Büyüme 304 xv .Özet 275 Sorular 276 Kaynakça 277 ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler 278 KURALA GÖRE .

Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi 309 MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI 310 Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi 310 Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý 311 Özet 312 Sorular 312 Kaynakça 313 ÜNÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri 314 GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 315 Uygun Para Arzý Tanýmý 315 Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri YardýmýylaLM Eðrilerinin Elde Edilmesi 316 PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ 317 Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum 317 IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme 317 Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý 318 Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum 319 Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum 320 Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi 320 En Uygun Gösterge 320 EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARAPOLÝTÝKASI 321 xvi .Ödemeler Bilançosu Dengesi 304 Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri 304 Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar 305 Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý 305 Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme 305 Hýzlý Ekonomik Büyüme. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi 305 Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar 306 Birbirlerini Destekleyen Amaçlar 306 PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ 307 Tek Aþamalý Strateji 307 Ýki Aþamalý Strateji 308 Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri 308 Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme 308 Merkantilistlik ya da Ödemeler Dengesi GüdüsüyleParasal Geniþleme 309 Finansal Ýstikrar Güdüsü.

ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ 323 Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak SeçimineEtkisi 323 Enflasyonun Para arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi 324 Hedef Stratejisinin Saptanmasý 324 GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI 324 Monetarist Yaklaþým 324 Keynesgil Yaklaþým 324 Uygun Gösterge Seçimi 325 Özet 325 Sorular 325 Kaynakça 326 ÜNÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý 327 GÝRÝÞ 328 ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER 328 Ölçülebilirlik 328 Ulaþýlabilirlik 329 Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki 329 PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI 330 Ara Amaç Olarak Faiz Oraný 331 Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi 331 Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý 331 Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi 332 Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý 333 Ara Amaç Olarak Para Stoku 335 Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý 335 Para Stokunun Hedef Seçilmesi 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý 336 Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý 338 Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi 339 Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi 339 Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarýve Dezavantajlarý 342 Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler 343 Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi 343 Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi 344 xvii .

.

Shaw'un tezi (Kredi Koþullarý ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) 348 GÝRÝÞ 349 KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ 349 Portföy Etkisi 350 Kilitleme Etkisi 351 Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi 352 Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý 352 Bekleyiþ Etkisi 352 "RACLIFFE" RAPORU 353 Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki 353 Likidite.Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi 344 Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi 345 Özet 345 Sorular 346 Kaynakça 347 ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktirini Radcliffe Raporu veGurley . PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY .SHAW'UN GÖRÜÞÜ 361 Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný 361 Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý 362 Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? 363 Özet 364 Sorular 365 Kaynakça 366 ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist . Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý 353 Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý 355 Geleneksel Keynesgil Yaklaþým 355 Radcliffe Görüþü 356 Kredi Tayýnlamasý ve Kredi Varlýðý 357 Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý 359 FÝNANSAL ARACILAR.KeynesgilTartýþmasý 367 MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ 368 Monetarist Görüþün Temelleri 368 Keynesgil Görüþün Temelleri 370 PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? 371 Monetaristlerin Görüþü 371 xviii .

Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü 371 Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki 372 Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü 374 Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý 376 Keynesgil Görüþ 376 Monetarist Görüþ 376 Tartýþmalý Konular 376 Enflasyon ve Faiz Oranlarý 377 KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT) ETKÝSÝ 378 Para Politikasýnýn Etkinliði 378 Maliye Politikasýnýn Etkinliði 379 Özet 381 Sorular 381 Kaynakça 382 ÜNÝTE 23 Paranýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu 383 PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI 384 Faiz Oraný Kanalý 384 Döviz Kuru Kanalý 385 Diðer Aktif Fiyatý Etkileri 385 Tobin'in q Teorisi 385 Modigliani'nin Servet Etkisi 386 Meltzer'in Yaklaþýmý 386 Kredi Kanalý Yaklaþýmý 387 Banka Ödüncü Kanalý 387 Bilanço Kanalý 387 PARA POLÝTÝKASINDA GECÝKME SORUNU 389 Para Politikasýnýn Gecikme Türleri 390 Dýþ Gecikmenin Deðiþkenliði 391 Dýþ Gecikmenin Kaynaklarý 391 Özet 392 Sorular 393 Kaynakça 394 .

Borç Politikasý ve Eflasyon 395 BÜTÇE AÇIÐI VE DEVLET BÜTÇESÝ KISITI 396 Bütçe Açýðý ve Türleri 396 Devlet Bütçesi Kýsýtý 397 xix .ÜNÝTE 24 Bütçe Açýklarý.

BÜTÇE AÇIÐININ FÝNANSMAN VE EKONOMÝK ETKÝLERÝ 398 Standart Neoklasik Model 399 Keynesyen Yaklaþým 400 Ricardocu Denklik Teoremi 401 KAMU BORÇLARININ YÖNETÝMÝ 402 BÜTÇE AÇIKLARI VE ENFLASYON 404 Hoþ Olmayan Monetarist Aritmetik 405 Enflasyonun Bütçe Açýklarý Üzerine Etkileri 406 TÜRKÝYE'DE BÜTÇE AÇIKLARI, AÇIKLARIN FÝNANSMANI VE BORÇ YÖNETÝMÝNE ÝLÝÞKÝN BÝR DEÐERLENDÝRME 408 Özet 411 Sorular 411 Kaynakça 412 ÜNÝTE 25 Türkiye'de Para Politikasý 414 KLASÝK ÝÇEREKLÝ SIKI PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 415 (1923 - 1930) Dönemi 415 (1930 - 1938) Dönemi 416 2. Dünya Savaþý Dönemi ve Sonrasý 417 (1939 - 1945) Dönemi 417 7 Eylül 1946 Devalüasyonu ve Sonrasý 418 KEYNESGÝL ÝÇERÝKLÝ GENÝÞLETÝCÝ PARA VE MALÝYE POLÝTÝKASI DÖNEMÝ 419 (1950 - 1953) Dönemi 419 (1954 - 1958) Dönemi 419 (4 Aðustos 1958) Ýstikrar Kararlarý 420 KONTROLLÜ PARA POLÝTÝKASI DÖNEMÝ (1960 - 1970) 421 (1960 - 1962) Ekonomik Durgunluk Dönemi 421 Birinci 5 Yýllýk Plan Döneminde Para Politikasý (1963 - 1967) 421 (1968 - 1970) Dönemi 422 STAGFLASYONÝST EÐÝLÝMLERÝN ORTAYA ÇIKTIÐI VE BUNALIMA UYARLANMA SÜRECÝNDE PARA POLÝTÝKASI 422 (1970 - 1980) Dönemi 422 (14 Ocak 1970) Tarih ve 1211 Sayýlý Merkez BankasýYasasýnýn kabulü 423 (9 Aðustos 1970) Ýstikrar Kararlarý 423 MONETARÝST ÝÇERÝKLÝ 24 OCAK 1980 KARARLARI VE PÝYASA EKONOMÝSÝNE DOÐRU YÖNELÝÞ

425 24 Ocak Kararlarý 425

24 Ocak 1980 Kararlarýnýn Neo Klasik Oto-regulatör ReelAnkes Etkisi Açýsýndan Deðerlendiril i 426 xx

24 Ocak Sonrasý Reel Ankes Etkisinin Ýþleyiþi 427 Þok ya da "Cold Turkey" (Soðuk Hindi) ya da "Quick Fix" (Ani Geçiþ) Politikasý 428 Mal ve Para Piyasasý Üzerindeki Etkileri 429 5 NÝSAN 1994 ÝSTÝKRAR KARARLARI 431 5 Nisan 1994 Kararlarýnýn Öncesinde Makroekonomik Geliþmeler 431 5 Nisan Kararlarý 432 5 Nisan Kararlarý Sonrasý Ekonomik Geliþmeler 433 5 Nisan Kararlarýnýn Ekonomiyi Kendiliðinden DüzenleyiciÝlk Etkileri 433 5 Nisan Kararlarýna Baðlý Diðer Etkiler 433 Özet 434 Sorular 435 Kaynakça 436 ÜNÝTE 26 Döviz Kuru Sistemleri 437 DÖVÝZ KURU SÝSTEMLERÝ 438 Esnek Kur Sistemi 438 Piyasa Etkinliðinin Saðlanmasý 438 Politika Avantajlarý 439 Sabit Kur Sistemi 440 Belirsizliðin Daha Az Olmasý 440 Ýstikrar Saðlayýcý Spekülasyon 440 Fiyat Disiplini 441 Döviz Kuru Bantlarý ve Ayarlanabilir Kayan Pariteler 442 Döviz Kuru Bantlarý 443 Ayarlanabilir Sabit Kur Sistemi 444 Kayan Parite Sistemi 444 Gözetimli (Kirli) Dalgalanma Sistemi 445 Optimum Para Sahasý 446 Döviz Kontrolleri 446 Döviz Kontrol Mekanizmalarý 447 Döviz Kontrollerinin Etkileri 448 DÖVÝZ, DÖVÝZ KURU, ÖDEMELER BÝLANÇOSU VE DIÞ DENGE 449 Peþin ve Vadeli Döviz Ýþlemleri 449 Gelecekteki Sözleþmeler ve Piyasalar (Future Markets) 450 Döviz Ýþlemlerinin Gerçekleþmesini Saðlayan Güdüler 451 Arbitraj 451 Spekülasyon 451 Hedging (Kuvertur) 451 xxi

Özet 452 Sorular 452 Kaynakça 453 ÜNÝTE 27 Uluslararasý Para Sistemi 454 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMÝ 455 Uluslararasý Para Sisteminin Sorunlarý 455 Ýkinci Dünya Savaþýndan Önceki Dönemde Uluslararasý Para Sistemi 456 Esnek Kur Deneyimi 456 Bretton Woods Sistemi 457 Sisteminin Amacý 457 Sisteminin Özellikleri 457 Uluslararasý Para Fonu (IMF) 458 Dünya Bankasý (IBRD) 459 Ayarlanabilir Sabit Kur Sisteminin UygulamadakiSorunlarý 460 Bretton-Woods Sisteminin Çöküþü 460 GÖZETÝMLÝ YA DA KÝRLÝ DALGALANMA UYGULAMALARI 463 Uluslararasý Para Fonu Statüsündeki Ýkinci Deðiþiklik Sistemi 463 Döviz Kuru Yönetimi ve Fonun Gözetimi 464 Döviz Kuru Düzenlemeleri ve Döviz Kuru SeçimindeÖlçütler 465 Dünyadaki Mevcut Döviz Kuru Sistemlerine Toplu Bakýþ 466 Sabitleþtirilmiþ (Baðlanmýþ) Döviz Kurlarý 466 Döviz Kurlarýnýn Dalgalanmaya Býrakýlmasý 467 Grup Olarak Dalgalanma: Avrupa Para Sistemi (EMS) 467 Avrupa Para Yýlaný 467 Avrupa Para Sistemi 468 Avrupa Para Sisteminden Avrupa Para Birliðine 469 Özet 470 Sorular 471 Kaynakça 472 ÜNÝTE 28 Uluslararasý Finansal Piyasalar 473 GÝRÝÞ 474 "EUROPARA" PÝYASALARI 475 Piyasanýn Doðuþu ve Geliþimi 475 Piyasanýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 476 Bankalararasý Piyasa 477 xxii

Euromerkezler 478 ULUSLARARASI MENKUL KIYMET PÝYASALARI 480 Eurotahvil Piyasalarý 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Doðuþu ve Geliþimi 481 Eurotahvil Piyasasýnýn Yapýsý ve Ýþleyiþi 482 Eurotahvillerin Özellikleri ve Tipleri 483 Euro Pay Senedi Piyasasý 484 Ticari Senet Piyasasý 485 ECU Tahvil Piyasasý 485 EURO PARA PÝYASALARINDAFAÝZ ORANLARI 486 Yuriçi ve Euro-Para Mevduat Faiz Oranlarý Arasýndaki "Spread" 486 Yurtiçi Fonlarýn Özel Maliyeti 486 Döviz Kontrollerinin Etkileri 486 Politik Risklerde Farklýlýklar 487 Deðiþen Faizli Eurokrediler 487 Deðiþen Faizli Eurokredilerin Yapýsý 487 Eurokredilerin Fiyatlandýrýlmasý 487 Geri Ödeme Koþullarý ve Maliyetler 488 Özet 489 Sorular 489 Kaynakça 490 Yanýt Anahtarý 491 xxiii

ÜN ÝTE 1 Para Ekonomisine Giri þ Bu Ünitede... Kitabýmýzýn giriþ niteliðinde olan bu ünitesinde, iktisat literatüründe halâ yoðun olarak tartýþýlan önemli bir konuyu ele alacaðýz. Para nedir? Bu soruya verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Bunedenle para ancak üstlendiði fonksiyonlar aracýlýðý ile tanýmlanabilmektedir. Ekonomik istikrar açýsýndan taþýdýðý öneme baðlý olarak paranýn geçirdiði evreleri incelemek yararlýdýr. Kýsaca bu ünite kapsamýnda nelerin para olarak kabul edilebileceðini ve paranýn üstlendiði fonksiyonlarý öðrenecek, paranýn geçirmiþ olduðu deðiþim sürecini göreceksiniz. Öte yandan günlük yaþamýnýzý yakýndan ilgilendiren para miktarýnýn tespiti açýsýndan TC Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan para arzý tanýmlarýný gözdengeçireceðiz. Son olarak finansal sistem ve finansal piyasalar incelenecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak... Bu üniteyi çalýþýrken günlük konuþmalarda kullandýðýmýz "para" kavramý ile iktisatta kullanýlan "para" kavramý arasýndaki farklarý iyice anlamadan, diðer konulara geçmeyiniz. Unutmayýnýz ki daha sonraki ünitelerde, giriþ niteliðindeki bu ünitede öðreneceðiniz para kavramý kullanýlacaktýr. Metin içerisinde size yöneltilensorularý mümkün olduðu kadar yazýlý cevaplamaya gayret ediniz. Bu yöntem konuyu kavramýnýzý kolaylaþtýracaktýr. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde, üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. - 1

PARANIN TANIMI Günlük konuþma dilinde kullanýlan þekliyle para sözcüðü birçok anlama gelmesine karþýn, iktisatçýlar açýsýndan para kavramý özel bir anlam taþýr. Kavram kargaþasýna düþmeyi engellemek amacýyla, iktisatçýlarýn "para" kavramýnýn günlük dilde kullanýlan "para" sözcüðünün taþýdýðý anlamdan hangi yönleriyle farklý olduðunu ortaya koymamýz gerekir.

Ýktisatçýlar parayý (veya ayný anlama gelmek üzere para arzýný) "satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn geriödenmesinde genel olara k herkes tarafýndan kabul gören her þey" biçiminde tanýmlarlar. Bozukluk ve banknotlardan oluþan nakit yukarýdaki tanýmlamaya uygun olduðu için paranýn bir türüdür. Aslýnda sokaktaki insanlarýn çoðu "para" dedikleri zaman "nakit" kavramýný kastetmektedir. Örneðin bir arkadaþýnýz "çok az param kaldý" dediði zaman onunla "parasözcüðü ile ne kasded nde bir tartýþmaya girmeksizin, cüzdanýndaki nakiti kastettiðini düþünürsünüz. "Nakit" kavramýneyi ifade etmektedir?

Para sadece nakit olarak tanýmlandýðýnda, bu kavram iktisatçýlar açýsýndan çok dar bir anlam taþýmaktadýr. Çünkü satýn alýnan bir mal karþýlýðýnda ödeme yapýlýrken, çek de bir ödeme aracý olarak kabul edildiði için bankalardaki çek yazýlabilen mevduat hesaplarý da para olarak kabuledilmek durumundadýr. Hatta nakte veya çeke tabi mevduata dönüþtürülebi orsa, bankalardaki tasarruf mevduatlarý da para olarak iþlev göreceklerdir. Bu nedenle zaman zaman daha kapsamlý bir para tanýmýna ihtiyaç duyulabilir. Görüldüðü gibi, iktisatçýlar açýsýndan da paranýn veya para arzýnýn tek ve kesin bir tanýmý bulunmamaktadýr. ? ! Çeke tabi mevduatýn neden para kavramýnýn kapsamýna dahil edilmesi gerektiðini tekrarlayýnýz. Biraz daha ayrýntýya girilirse, çoðu zaman "para" ve "servet" sözcüklerinin günlük konuþma dilinde eþ anlamlý olarak kullanýldýðý görülür. Bir kiþi hakkýnda "müthiþ parasý var, çok zengin birisi" dendiði zaman, bu kiþinin sadece büyük miktarda nakite ve çeke tabi mevduat hesabýna sahip olduðu kasdedilmemekte, ayný zamanda sahip olduðu tahviller, otomobiller ve evler de vurgulanmaktadýr. Görüldüðü gibi parayý sadece "nakit"

olarak tanýmlamak çok dar bir kavram olurken, yukarýda ifade edilen yaygýn kullaným þekli de iktisattaki anlamýndan çok geniþtir. Bu nedenle iktisatçýlar nakit, çeke tabi mevduat ve ödemelerde kullanýlan diðer araçlardan oluþan "para" kavramý ile sahip olunan toplam deðerleri ifade eden "servet" kavramýný birbirinden ayýrýrlar. Servet sadece sahip olunan paramiktarý deðil, sahip olunan tahviller, hisse senetleri, deðerli tablolar, toprak, mobilyalar, arabalar ve evler gibi diðer aktifleri de kapsar. Para ve servet kavramlarýarasýndaki temel fark nedir?

Öte yandan günlük dilde para, iktisatçýlarýn "gelir" olarak adlandýrdýklarý kavramla da eþanlamlý olarak kullanýlmaktadýr. Örneðin, "iyi bir iþ buldu, çok güzel para kazanýyor" dendiði zaman, burada para ile kastedilenhusus iktisatçýlarýn "ge " dedikleri kavramdan baþka bir þey deðildir. Gelir, belirli bir zaman dilimindeki kazancý ifade eden bir akýmdýr. Aksine, para bir stoktur, yani zamanýn belli bir noktasýnda ifade edilebilen kesin bir miktardýr. Örneðin bir kiþi 120 milyon lira geliri olduðundan söz ettiði zaman, bu miktarýn yýlda mý, ayda mý yoksa haftada mý kazanýldýðýný bilmeksizin, az ya da çok þeklinde bir yorum yapamazsýnýz. Ancak bir kiþi "cebimde 10 milyon lira var" dediði zaman bunun tam olarak ne miktar ol ? - 2

! ! duðunu anlarsýnýz. Bu nedenle kimi zaman "para arzý" yerine ayný anlama gelmek üzere "para stoku" deyimi de kullanýlmaktadýr. Akým ve stok deðiþken kavramlarýnýhatýrlayarak, paranýn bir stok deðiþken olduðunu, gelirin ise akým deðiþken niteliði taþýdýðýnýgözönünde tutunuz. Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre para bir ekonomide farklý biçimler alabilmektedir. Bunun da ötesinde, bir toplumda para olarak kabul edilenþey, ayný dönem içerisinde bir baþka toplumda kabul edilmeyebilir. Hattabir toplumda belirli bir dönem para olarak kabul edilen bir ödeme aracý, daha sonraki bir dönemde para olarak kabul edilmeyebilir. Temel olarakneyin para o lduðu, onun bir ödeme aracý olarak kabul edilmesine baðlýdýr. Herhangi bir þeye para niteliði kazandýran unsur, aktarýlan deðer karþýlýðýnda ödeme aracý olarak kullanýlan bu "þeyi" halkýn kabul edip etmemesidir. Bu kitap boyunca "para" sözcüðü ile satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde veya borçlarýn tediyesinde genel olarak kabul gören þeyler kastedilmekte, bu kavram gelir ve servet kavramlarýndan farklýlýklar taþýmaktadýr. Kitabýmýz boyunca "para" sözcüðü ile kastedilen nedir? Açýklayýnýz. Bu kavramýn gelir ve servet kavramlarýndan farkýnýanlamaksýzýn aþaðýdaki bölümlere geçmeyiniz! PARANIN FONKSÝYONLARI ! Bir ekonomide para olarak kabul edilen þey, ister bir midye kabuðu, ister bir kaya parçasý, ister altýn, isterse bir kaðýt parçasý olsun, üç temel fonksiyonu yerine getirmelidir: Deðiþim aracý olma, hesap birimi olma vedeðer biriktirme aracý olma. Bu üç fonksiyondan deðiþim aracý olma fonksiyonu parayý tahvil, hisse senedi ve konut gibi diðer aktiflerden ayýrmayayaramaktadýr. Deðiþim Aracý Olma Günümüz ekonomilerinde, piyasalarda gerçekleþtirilen hemen tüm iþlemlerde kullanýlan nakit veya çek biçimindeki para, bir deðiþim aracýdýr. Bir diðer deyiþle, satýn alýnan mal ve hizmetlerin bedelinin ödenmesinde, nakit veya çek biçimindeki para kullanýlmaktadýr. Deðiþim aracý olarak paranýn kullanýlmasý, mal ve hizmetlerin el deðiþtirmesi sýrasýnda harcanan zamaný ortadan kaldýrmasý nedeniyle ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Bunu görebilmek için paranýn söz konusu olmadýðý, mal ve hizmetlerin diðer mal ve hizmetlerle deðiþtirildiði bir takas ekonomisini ele almamýz yeterlidir. Örneðin bir felsefe öðretmenini ele alalým ve bu öðretmenin yapabildiði en iyi iþin felsefe öðretmek olduðunu kabul edelim. Takasa dayalý bir ekonomide felsefe öðretmenimiz karnýný

doyurmak istediði zaman sevdiði yemekleri piþiren bir lokanta bulmak zorundadýr. Ancak tahmin edebileceðiniz gibi bu yeterli deðildir, zira öðretmenimizin sevdiði yemekleri piþiren bu lokantacýnýn da ayný zamanda felsefe öðrenmeyi istemesi gerekmektedir. Bu tür bir araþtýrma yapmak hem son derece güçolacak hem de çok vakit alacak . Hatta bu örneðimizdeki felsefe öðretmeninin felsefe öðrenme isteðine sahip bir lokantacý bulmamasý ve bu nedenle uzman olduðu mesleði, yani öðretmenliði býrakarak kendi yemeðini piþirmeyi denemesi bile olasýlýk dahilindedir. - 3

. . Takas ekonomisinin getirdiði en büyük güçlük nedir? Takas ekonomisineden iþbölümü ve uzmanl ak tanýmaz?

Mal ve hizmetlerin deðiþtirilebilmesi amacýyla harcanan bu süre iþlem maliyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Takasa dayalý bir ekonomide söz konusu iþlem maliyeti oldukça yüksektir. Zira bu tür ekonomide "isteklerinkarþýlýklý eþleþmesi" ge ir. Bir diðer deyiþle insanlarýn ellerindeki mal ve hizmetleri istedikleri bir mal ve hizmetle deðiþtirebilmeleri için karþý tarafýn da ayný istek içerisinde bulunmasý gerekir. Þimdi yukarýda ele aldýðýmýz felsefe öðretmenimizin yaþadýðý dünyaya parayý dahil edersek ne olacaðýný görelim. Felsefe öðretmeni dersini dinlemek için para ödemeye istekli herkese felsefe anlatabilir. Bu sayede istediði lokantaya giderek dilediði yemeði yiyebilir ve kazandýðý parayla dayemeklerin bedelini ödeyebilir. Böylece "isteklerin karþýlýklý eþleþmesi" sorunu ortadan kalkar ve öðretmenimiz zamandan büyük bir tasarruf saðlayarak bu süreyi en iyi yaptýðý iþe, yani öðretmenliðe ayýrabilir.

Yukarýdaki örneðimizin gösterdiði gibi para, mal ve hizmetlerin takasedilmesi sýrasýnda har an zamanýn büyük bir bölümünü ortadan kaldýrarak ekonomik etkinliði artýrmaktadýr. Öte yandan para, insanlarýn en iyi yaptýklarý iþte uzmanlaþmalarýna olanak saðladýðý için de ekonomik etkinliðin saðlanmasýna katkýda bulunmaktadýr. Bu nedenle para, bir ekonominin temel yapý taþlarýndan birisini oluþturmaktadýr. Hatta para, iþlem maliyetlerini düþürerek ve dolayýsýyla iþbölümü ve uzmanlaþmaya olanak saðlayarak ekonominin daha pürüzsüz çalýþmasýný saðlayan bir yaða benzetilebilir. Para bir deðiþim aracýolarak ekonomik etkinliðin saðlanmasýna na? sýl bir katkýda bulunabilir?

Paraya duyalan gereksinimin çok güçlü olmasý, ilkel toplumlar hariç, hemen her toplumun kendi parasýný yaratmasýna neden olmuþtur. Bir metanýn para olarak kullanýlabilmesi için bazý özelliklere sahip olmasý gerekir: (1) Standart olmalýdýr, böylece deðeri kolayca öðrenilebilir. (2) Geniþ ölçüde kabul görmelidir. (3) Bölünebilir olmalýdýr, böylece deðiþimi gerçekleþtirmek kolaylaþýr. (4) Taþýmasý kolay olmalýdýr. (5) Çabuk deforme olmamalýdýr. Bu özelliklere sahip olan para insanlýk tarihi boyuncaçok deðiþik þeyler olmuþ ra olarak kullanýlan þeyler arasýnda, Amerikalý yerlilerin kullandýðý boncuklar, yine Amerikalý ilk sömürgeciler tarafýndan kullanýlan tütün ve viski, II. Dünya Savaþý sýrasýnda esir kamplarýnda kullanýlan sigara sayýlabilir.

Deðiþimi gerçekleþtirmek amacýyla para olarak kullanýlabilecek bir? þeyin taþýmasýgereken ö elerdir? Hesap Birimi Olma

Paranýn üstlendiði ikinci fonksiyon hesap birimi olmasý, yani ekonomikdeðerlerin ölçümü ama lanýlmasýdýr. Nasýl ki aðýrlýðý kilogram bazýnda, uzaklýðý kilometre bazýnda ölçüyorsak, mal ve hizmetlerin deðerini de para bazýnda ölçeriz. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun önemini kavrayabilmek için, paranýn böyle bir fonksiyon üstlenmediði bir takas ekonomisini düþünmek yeterlidir. . Para bir hesap birimi olmasaydý, mal ve hizmetlerin fiyatlarýnýnasýl ifade edebilirdik? - 4

! ! Eðer ekonomide sadece üç tür mal varsa (yumurta, felsefe dersi ve kitap gibi) sadece üç tane fiyat bilmemiz yeterlidir: yumurtanýn felsefe dersi bazýnda fiyatý (yani bir yumurta için kaç saatlik felsefe dersi ödemeniz gerektiði), yumurtanýn kitap bazýnda fiyatý ve felsefe dersinin kitap bazýnda fiyatý. Ancak bu ekonomide 10 çeþit mal olsaydý, bu mallardan birini diðeriyle deðiþtirebilmek için 45 tane fiyatý bilmemiz gerekecekti. Ayný þekilde 100 tür mal için 4950, 1000 tür mal için 499500 adet fiyata gereksinim duyardýk. N tane mal söz konusu olduðunda kaç adet fiyata ihtiyacýmýz olduðunu gösteren formül, kombinasyon formülü ile aynýdýr. Yani, N (N - 1) 2 100 tür mal olmasýdurumunda 100 (100 - 1) = 9900 = 4950 22 olacaktýr. Böyle bir ortamda, raflarýnda 2000 çeþit mal bulunan bir süper markette alýþ veriþ yapmanýn güçlüðünü düþününüz! Örneðin bir markette 1 kg tavuðun fiyatý 2 kg tereyaðý ve 1 kg deterjanýn fiyatý 18 kg domates þeklinde belirlenmiþ ise, tavuðun ve deterjanýn birbirine göre fiyatýnýn ne olduðuna karar vermek oldukça güçtür. Bu konuda kesin karar verebilmekiçin tüm mallarýn fiyatlarýný gözden geçirmeniz gerekecek ve her kalemmalýn fiyat etiketi 1999 ayrý fiyatý listeleyeceði için bunlarý okumakla geçireceðiniz zaman, pratik bir alýþveriþi imkânsýz hale getirecektir. Bir takas ekonomisinde fiyatlarýnasýl ifade edebilirsiniz? Bunun eko? nomik etkinlik üzerindeki etkisi nedir? Bu sorunun çözümü için ekonomiye parayý dahil etmek ve tüm mallarýn fiyatlarýný söz konusu para birimi ile ifade etmek yeterlidir. Böylece herbir mal ve hizmetin fi yatý tek bir deðerle, bu para birimi (örneðin lira) cinsinden

ifade edilebilir. Sadece üç tür malýn söz konusu olduðu bir ekonomide paranýn kullanýlmasý, fiyatlarýn sayýsý açýsýndan takas sistemine karþý büyük bir avantaj saðlamayabilir. Ancak 10 adet malýn bulunduðu bir ekonomide 45 tane yerine 10 tane, 100 malýn söz konusu olduðu bir ekonomide 4950 yerine 100 tane, 1000 çeþit malýn bulunduðu bir ekonmide ise 499500 yerine sadece 1000 tane fiyat olacaktýr. Görüldüðü gibihesap birimi olarak paran kullanýlmasý, gözönünde tutulacak fiyatlarýn sayýsýný azalttýðý için alýþveriþi büyük ölçüde kolaylaþtýrmaktadýr. Paranýn üstlendiði bu fonksiyonun saðladýðý yarar, ekonomi karmaþýklaþtýkça artacaktýr. Paranýn hesap birimi olma fonksiyonundan ne anlamamýz gerek ? mektedir? Ekonomi geliþtikçe bu fonksiyonun öneminin artma nedenini açýklayýnýz. Deðer Biriktirme Aracý Olma

Para, satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasýný saðladýðý için ayný zamanda bir deðer biriktirme aracý olarak da iþlev görür. Bir deðer biriktirme aracý, gelirin elde edilmesinden harcamasýna kadar geçensüre içinde satýn alma g uhafaza etmek amacýyla kullanýlýr. Bir - 5

. . . ! çoðumuz gelirimizi elde eder etmez hemen harcama eðiliminde olmayýp, alýþveriþ için vaktimiz oluncaya veya alýþveriþ ihtiyacý duyuncaya kadarbeklemeyi tercih ettiðimizden, paranýn bu fonksiyonu yaþamýmýza büyükbir kol getirmektedir.

Deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilecek tek araç para deðildir. Tahviller, hisse senetleri, konut, toprak veya mücevherat da deðer biriktirmek amacýyla kullanýlabilir. Bu türden birçok aktif deðer biriktirme aracý olarak para karþýsýnda daha avantajlýdýr. Örneðin bu aktifler paraya göredaha yüksek oranda etirisi elde ederler, fiyatlarý yükselebilir ve deðer deðiþikliklerinin dýþýnda sahiplerine (barýnma, süs eþyasý olma gibi) diðer bazý hizmetler de sunarlar. Bu aktifler paraya göre daha avantajlýbir biriktirme aracýiseler, halk neden para tutmayýtercih etmektedir?

Bu sorunun cevabý önemli bir iktisadi kavram olan likitide ile ilgilidir. Likitide, bir aktifin bir deðiþim aracýna dönüþtürülmesindeki nispikolaylýk ve sürat olarak ilir. Likitide bir aktifte bulunmasý arzulanan bir kavramdýr. Bir diðer deyiþle bir aktifin likitidesi ne kadar yüksekse, talep miktarý da o kadar çok olacaktýr. Bir deðiþim aracý olmasý nedeniyle para tüm aktifler içinde en likit olanýdýr, yani bir satýn alma iþlemini gerçekleþtirebilmek için paranýn bir baþka þeye dönüþtürülmesine gerekyoktur. Örneðin evini isyoncuya satýþ bedeli üzerinden belirli oranda bir komisyon ödemek zorunda kalabilirsiniz. Öteyandan acilen ödemeniz g ereken bir borcunuz nedeniyle evinizi bir anönce satmanýz gerekiyorsa, satýþ iþleminin dah a çabuk gerçekleþmesi için düþük bir fiyat isteyebilirsiniz. Halbuki para için böyle maliyetler gerekmez. Görüldüðü gibi paranýn en likit aktif niteliðinde olmasý, en cazip deðer biriktirme aracýolmamasýna karþýn halkýn neden para tutma arzusunda olduðunu ortaya koymaktadýr. Paranýn deðer biriktirme aracýolma fonksiyonu ile fiyatlar arasýnda bir iliþki kurulabilir mi? Paranýn ne kadar iyi bir deðer biriktirme aracý olduðu fiyatlara baðlýdýr. Örneðin tüm fiyatlarýn ikiye katlanmasý, paranýn deðerini yarý yarýya azaltýr. Tersine tüm fiyatlarýn yarý yarýya düþmesi, paranýn deðerinin iki kat arttýðýnýifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyinin hýzla yükseldiði enflasyonist bir ortamda, para hýzla deðer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaþýr. Bu durum, özellikle hiperenflasyon olarak bilinen

aþýrý enflasyon dönemlerinde en uç noktasýna ulaþýr. I. Dünya Savaþý sonrasý Almanya'da yaþanan hiperenflasyonda, aylýk enflasyon oraný kimi zaman %1000'i geçmiþtir. Hiperenflasyon, 1923 yýlýnda sona erdiði zaman fiyatlar genel düzeyi iki yýl öncesine göre % 30 milyar oranýnda artmýþtýr. Hatta hiperenflasyon döneminin sonlarýna doðru bir somun ekmek almak için gerekli parayý ancak bir el arabasý ile taþýmanýn mümkün olduðuna iliþkin öyküler anlatýlmaktadýr. Paranýn saat baþý deðerinin düþtüðü böyle bir ortamda, kimse elinde para tutmak istemeyecek ve iþlemleri gerçekleþtirmek için para kullanýmý azalacaktýr. Dolayýsýyla takas baskýn duruma gelecek ve bu da maliyetleri hýzla yükseltirken ekonomide üretimin düþmesine yol açacaktýr. - 6

?

Paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunun büyük ölçüde erozyonauðradýðýbir ortamda deðiþim aracýolma fonksiyonu bundanetkilenir mi? Neden ve nasýl PARANIN GELÝÞÝMÝ

Takas ekonomisinin getirdiði kýsýtlamalardan kurtulabilmek için paranýn ilk kez kullanýlmasýndan bu yana paranýn biçimi çok önemli deðiþiklikler göstermiþtir. Ýlk dönemlerde kullanýlan para, ortak bir ticari araç olarakkullanýlma ve gel kler gibi kriterler tarafýndan belirlenen mallardý. Bu anlamda birçok meta para olarak iþlev görmüþtür. Ýnek, pirinç, mýsýr ve buðday, ilk para biçimlerine verilebilecek birkaç örnektir. Zaman içerisinde bu ilkel para biçimlerinin yerini deðerli madenlerin aldýðý görülmektedir. Zira herhangi bir nesnenin para olarak kullanýlabilmesi için o nesnenin evrensel olarak kabul edilebilir olmasý gerekmektedir. Herkes tarafýndan kabul edilen bir deðere sahip olan bir nesnenin para olarak iþlev göreceði açýktýr. Bu konuda yapýlan seçim ise doðal olarak altýn ve gümüþ gibi deðerli madenler olmuþtur. Deðerli madenlerden veya deðeri olan diðer metallerden meydana gelen para sistemine mal para adý verilmektedir. Ýlk çaðlardan baþlayarak birkaç yüzyýl öncesine kadar, mal para bir deðiþim aracý olarak iþlev görmüþtür. Deðerli madenlere baðlý olarak çalýþan bir ödeme sistemindeki en büyük sorun, bu tür paranýn çok aðýr olmasý ve bir yerden bir baþka yere nakliyesinin sorun yaratmasýdýr. Sanayi devrimi ile birlikte baþlayan hýzlý ekonomik kalkýnma ve ticaret hacmindeki büyük artýþ, para sisteminde önemli deðiþikliklerin de baþlangýcý olmuþtur. Bu baðlamda gözlenen ilk deðiþme kaðýt paranýn (deðiþim aracý olarak iþlev gören kaðýt parçalarý) ortaya çýkýþýdýr. Kaðýt paranýn ilk ortaya çýkýþý, bankalarda bulunan altýn veya gümüþ karþýlýðý alýnan makbuzlarýn bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr. 18'inci YY.'ýn ikinci yarýsýndan itibaren batý dünyasýnda ticari bankalarýn ve devletin çýkardýðý bu tür kaðýtlardan oluþan para, mal paranýn yerini almaya baþlamýþtýr. ? Mal para nedir? Mal paradan kaðýt paraya geçiþi saðlayan faktörnedir? Deðerli madene dönüþtürülebilen kaðýt paranýn altýn ve gümüþ sikkelerin yerini almasýndan kýsa bir süre önce ikinci önemli deðiþiklik ortaya çýkmýþ ve bankalarda bulunan vadesiz mevduat hesaplarý

üzerine yazýlmýþ çekler ödemelerde kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Nitekim 1860'lý yýllarda ABD ekonomisinde çeke tabi vadesiz mevduat miktarý hýzla artmýþ ve mevcut kaðýt para miktarýna yakýn bir düzeye ulaþýlmýþtýr.

Altýn veya gümüþ gibi deðerli madenlere dönüþtürülebilen kaðýt paranýn geçirdiði bir önemli deðiþim de itibari paraya geçiþtir. Ýtibari para devlet tarafýndan yasal ödeme aracý olarak çýkartýlmýþ olan (yani ödemelerdeyasal olarak kabul edilmesi gereken) ve deðerli bir madene dönüþtürüle en kaðýt paradýr. Þüphesiz kaðýt parayý taþýmak çok kolaydýr, ancak bu kaðýtlarýn bir ödeme aracý olarak kullanýlabilmesi için bunu çýkartan yetkililere güven duyulmasý gerekir. Öte yandan bu kaðýt paranýn taklit edilmesi son derece güç olacak þekilde basýlmasý da zorunludur. ? Ýtibari paranýn kabul görebilmesi için gerekli olan temelþartlar nelerdir? - 7

paranýn geçirdiði en önemli deðiþikliklerden birisi çeklerin kullanýlmasýdýr. banka ile baðlantý kurma. personelinin ücret ve maaþlarýný bu personelin bankadaki hesabýna transfer ederek ödemektedir. Ancak çekle ödeme sisteminin getirdiði bir takým sorunlar da vardýr. Bir atýn almak istediðinizde elinizdeki hesap kartýný maðazadaki bilgisayar terminaline yerleþtirip þifrenizi girdikten sonra gerekli miktarý bankadaki hesabýnýzdan maðazanýn hesabýna aktarabilirsiniz. Yukarýda sözü edilen sistem günümüzde kullanýlabilen ve hýzla yaygýnlaþan bir sistemdir. Çeke baðlýödeme sisteminin en önemli sakýncasýnedir? EFT sistemi bu soruna nasýl bir çözüm getirebilir? . Günümüzde birçok kurum. periyodik olarak ödenmesi gereken bazý faturalar (telefon. Çek kullanýmý sayesinde kaðýt paranýn çalýnma tehlikesi ortadan kalkmýþ ve paranýn nakledilmesi sorunu büyük ölçüde azalmýþtýr. evlerindeki kiþisel bilgisayarlar aracýlýðýylamüþterilerinin banka nan kendi hesaplarýna eriþme ve havale. Bilgisayarlarýn geliþimi ve modern iletiþim teknolojisinin kullanýmý ile birlikte ödeme sisteminin daha iyi organize edilmesi söz konusu olabilir. hesaplar arasý para transferi ile ödeme yapma iþlemleri eþanlý olarak gerçekleþtirilmekte. Örneðin ödemeniz gereken bir fatura söz konusu ise evinizdeki kiþisel bilgisayar ve özel bir elektronik að aracýlýðý ile banka hesabýnýzdan borçlu olduðunuz kiþi veya kurumun hesabýna gerekli miktarý aktarabilirsiniz. elektrik gibi) ve kredi kartý ödemeleri her dönem otomatik olarak vadesiz mevduat hesabýnýzdan ödenebilmektedir.Yukarýda da deðindiðimiz gibi. tüm iþlemler elektronik olarak yapýlýrken insan faktörü ve kaðýt kullanýmý ortadan kalkmaktadýr. Öte yandan son yýllarda satýn alma iþlemlerinde hesap kartlarýnýn kullanýlmasýna olanak tanýnmasýyla EFTsistemi halkýn günlük yaþamýna doðr bulunmaktadýr. Örneðin tüm ödemelerin elektronik iletiþim olanaklarýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþtirildiði Elektronik Fon Transferi (EFT) olarak bilinen sisteme geçiþle söz konusu maliyetler ortadan kalkabilir. Dikkat edilirse satýn alma. . Birçok ülkede merkez bankalarý bu tür elektronik fon transferini yürütmeye olanak tanýyan sistemler kurmuþlar ve finansal kurumlarýn çek kullanmaksýzýn birbirlerinin hesaplarý arasýnda fon transfer edebilmelerini saðlamýþlardýr. Yukarýda sözü edilen POS sistemi hýzla yaygýnlaþýrken. menkul kýymet alým-satýmý gibi iþlemler yapma olanaðýný sunmaktadýr. EFT sistemi içerisinde tüm maðazalar satýþ noktasý (POS) olarak bilinen bir bilgisayar terminalne ya da nakit para veya çek kullanmaksýzýn satýn alma iþlemini gerçekleþtirebildiðiniz "hesap kartý" sistemine sahipolacaklardýr. doðal gaz. Örneðin çeklerin tahsili vakit alabilmekte ve bu nedenle çekle gerçekleþtirilen iþlemlerin maliyeti yüksek olabilmektedir. Öte yandan birçok banka.

Oysa "yetkisi olmayan bir kiþinin bilgisayar aracýlýðý ile bankanýn verilerini deðiþtirdiði" þeklinde haberlere basýnda sýk sýk rastlamaktayýz. Bu da elektronik ödeme sisteminde kötü niyetli kiþilerin banka hesaplarýna eriþebileceðini ve baþkalarýnýn hesaplarýndaki fonlarý kendi hesaplarýna aktararak hýrsýzlýk ya ? . kaðýda dayalý bir ödeme sistemi (kaðýt para veçek gibi) ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok daha etkin bir siste bazý faktörler kaðýda dayalý sistemin tamamýyla ortadan kalkmasýna engel olmaktadýr. Kaðýda dayalý ödemelerde. bu geçiþ sürecinin umulandan daha yavaþ ilerlediði de bir gerçektir.EFT sistemi nedir? Bu sistemin saðladýðýavantajlar nelerdir? Çek kullanýmýnýn yakýn bir tarihte ortadan kalkacaðýný savunanlar bulunmasýna karþýn.8 . ödeme karþýlýðýnda alýnan makbuz sahtekarlýða engel olan önemli bir unsurdur. EFT sistemi.

Öte yandan henüz çözümlenmemiþ bazý hukuki sorunlar da mevcuttur. "satýn alýnan mal ve hizmetlerin karþýlýðýnýn ödenmesinde genel olarak kabul edilen herþey" biçiminde tanýmladýðýmýz zaman. Bu tür para tanýmý elde edebilmenin iki temel yolusöz konusudur: teorik yaklaþým ve amprik yaklaþým. Bu nedenle söz konusu davranýþsal para tanýmý bir ekonomide hangi tür aktiflerin para olarak kabul edilebileceði hususunda bir bilgi vermemektedir. Bu tür kötü niyetli kiþilere engel olabilmekkolay bir iþ deðildir. kullanýmýnýn azaldýðý baþladýðý henüz tam olarak yavaþ EFT sisteminin uygulamada karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? PARA MÝKTARININ ÖLÇÜLMESÝ Parayý. Ancak paranýn miktarýný ölçebilmek için hangi tür aktiflerin para olarak kabul edileceðini ortaya koyan kesin bir tanýma ihtiyacýmýz vardýr. Davranýþsal para tanýmýna dayanarak para miktarýnýölçmek neden mümkün deðildir? Paranýn Teorik ve Amprik Olarak Tanýmlanmasý Teorik yaklaþýma göre. para miktarýnýn ölçülmesinde hangi aktiflerinbu miktara dahil edilec arar verirken ekonomi teorisi kullanýlmalýdýr. tarih boyunca çok sayýda farklý aktif bu fonksiyonu yerine getirmiþtir. Daha önce deðindiðimiz gibi. Bir aktifi para yapan unsur. elektronik paranýn geliþimi bir seyir izlemektedir. paranýn halkýn kararlarý ve tercihleri tarafýndan belirlenen bir kavram olduðunu kabul ediyoruz demektir. Bu nedenle teorik yaklaþým paranýn söz konusu özelliði üzerinde durmakta ve deðiþim aracý . Örneðin birisi þifrenizi öðrenip hesabýnýzdan baþka bir hesaba para aktarýrsa bunun sorumlusu kim olacaktýr? Yukarýda yapýlan açýklamalardan çýkan sonuç. kaðýt ve yeni elektronik para biçimlerinin yaygýnlaþmaya þeklinde özetlenebilir. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin güvenirliðinin artýrýlmasýna yönelik programlar geliþtiren yeni bir sektör oluþarak geliþme sürecine girmiþtir. Ancak yeterli güvenliðin saðlanmasý çözümlenememiþ bir sorun olduðu için.? ? ? pabileceðini göstermektedir. bir ödeme yapýlacaðý zaman halkýn bu aktifin karþý tarafça kabul edileceðine olan inancýdýr. Daha önce gördüðümüz gibi paranýn temel özelliði bir deðiþim aracý olarak kullanýlmasýdýr.

olarak kullanýlan aktiflerin para arzý ölçümüne dahil edilmesi gerektiðini savunmaktadýrlar.9 . para arzý ölçütüne sadece yukarýda sýralanan aktiflerin dahil edilmesi gerektiðini öne sürmektedir. Diðer bazý aktifler de deðiþim aracý gibi fonksiyona sahip iken nakit ve vadesiz mevduatlar kadar likit deðildirler. mal ve hizmetlerin bedellerinin ödenmesinde kullanýlabileceði için deðiþim aracý olarak iþlev görmektedirler. Buna göre teorik yaklaþým. Örneðin bazý ülkelerde mevduat sertifikalarý baþkalarýna devredilebilir özellik taþýmaktadýr. Öte yandan vadeli mevduatlar çoðu zaman ilave bir maliyete katlanmaksýzýn istendiðinde nakte veya vadesiz mev . Teorik yaklaþýma göre para arzý ölçütüne dahil edilmesi gerekenaktiflerin temel özelliði ne olmalýdýr? Bu özelliðe sahip ak lerdir? Teorik yaklaþým paranýn tanýmý konusunda çoðu zaman kesin cevaplar vermemize olanak tanýmamaktadýr. Nakit (kaðýt para ve ufaklýk para) ve çeke tabi vadesiz mevduatlar.

Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýnda karþýlaþýlan sorunlar neler? dir? Yukarýdaki açýklamalarýmýzdan anlaþýlabileceði gibi her iki yaklaþým da tatmin edici düzeyde kesin bir para tanýmý verememektedir. Öte yandan enflasyonu en iyi tahmin etmeye olanak saðlayan bir para arzý ölçütü. Ancakhangi para arzý ölçütünün en iyisi olduðu yolunda yapýlan araþtýrmalarýn sunduklarý kanýtlar. Bu nedenle. Son yýllarda bazý iktisatçýlar paranýn aðýrlýklandýrýlmýþ bir büyüklük olarak hesaplanmasý gerektiðini savunmuþlar ve bu konuda bazý çalýþmalar yapmýþlardýr. Ancak sözü edilen bu önerilere baðlý olarak hesaplanan para arzý büyüklükleri henüz geniþ bir kabul görmemektedir. konjoktür dalgalanmalarýnýn tahmininde yetersiz kalabilir. zayýf ola ra "0'a yakýn" aðýrlýk katsayýlarý verilecektir. Teorik yaklaþým para arzý ölçütüne hangi aktiflerin dahil edilmesi. hangilerinindýþarýda býrakýlmasý gerektiði hususunda yeterli bir cevap bulamamaktadýr. ? Paranýn amprik olarak tanýmlanmasýndan ne anlýyorsunuz? Örneðin enflasyon oranýný doðru þekilde tahmin etmeye olanak tanýyan paraölçütünü araþtýrabilir ve bu ölçütü geçerli olarak tanýmlayabiliriz. bir diðer dönemde ayný baþarýyý gösteremeyebilir. birçok iktisatçýnýn paranýn amprik olarak tanýmlanmasý gerektiðini savunmalarýna neden olmuþtur. Bu iktisatçýlara görepara olarak adlandýrýlacak þ anýn etkilediði düþünülen deðiþkende gözlenen hareketleri en iyi þekilde belirlemeye olanak saðlayan ölçüt olarak kabul edilmelidir. Örneðin bir dönemde bu görevi yerine getiren bir para arzý ölçütü. Öte yandan nispeten daha yakýn tarihli birkaç çalýþmada. örneðin vadeli mevduatlarýn da para arzýna dahil edilmesi gerektiði düþünülebilir. bu konuda kesin bir karar verilmesine engel olacak ölçüde karýþýktýr. Teorik ve amprik yaklaþýmlar dýþýnda para arzýnýn kapsamýnýn belir? . bunlarý ikame etme gücü yüksek olan aktiflere"1'e yakýn".duata dönüþtürülebilmektedir. Öte yandan elde edilen kanýtlarýn farklý para arzý ölçütlerinin tercih edilmesini gerektirecek ölçüde karýþýk olmasý nedeniyle amprik yaklaþým da yeterli olmamaktadýr. para arzýnýn finansal aktiflerin fiyatýna göre düzeltilerek hesaplanmasý gerektiði savunulmaktadýr. Açýktýr ki. Bu çalýþmalarda alternatif likit aktifler arasýndaki ikame derecesinin ölçülmesi ve bu derecelere göre alternatiflere aðýrlýk verilmesi öngörülmektedir. Para arzýna hangi aktiflerin dahil edileceði konusunda teorik yaklaþýmýn taþýdýðý bu belirsizlik. bu durumda nakit ve çeke tabi mevduata "1".

Paranýn tanýmý konusunda yukarýda deðinilen belirsizliklere paralel olarak. para miktarýný kontrol edebilmek için hangi aktiflerin para arzýna dahil edileceðini bilmek zorundadýrlar. Merkez Bankasý'nýn Para Arzý Tanýmlarý Ülkemizde T. aslýnda birçok soru iþaretini de beraberinde getirmektedir. Çünkü iktisat politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan karar alýcýlar. Merkez Bankasý da birden fazla para arzý tanýmýna yer vermektedir. dünyadaki diðer Merkez bankalarý gibi T.lenmesinde önerilen diðer yöntemler nelerdir? Paranýn kesin bir tanýmýný yapmada karþýlaþýlan bu belirsizlik.C. Hattabunlardan bazýlarý (M2Y ve M3Y) 90'lý yýllarýn baþlangýcýndan itibaren tanýmlanan parasal büyüklüklerdir. T.C. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan çeþitli para arzý tanýmlarý söz konusudur.10 .C. .

12. T.0 (12) M3 (10+11) 1299500. Öte yandan dolaþýmdaki t kapsamýna Hazine tarafýndan ihraç edilmiþ olan ufaklýk para da dahildir. Merkez Bankasý tarafýndan yapýlan ikinci para arzý tanýmý genellikle "geniþ tanýmlý para arzý" olarak bilinmekte ve M2 ile gösterilmektedir.C.1 TÜRKÝYE'DE PARA ARZI TANIMLARI (31. 1995 yýlý sonu itibariyle söz konusu büyüklükler aþaðýda yer alan Tablo 1. Merkez Bankasý bu toplama kendisinde bulunan vadesiz mevduatlarý da ilave etmektedir.0 (8) M2Y (6+7) 2415069.C.1'den izlenebilir.1) pratiktebüyük sorun yaratmamaktadýr.5 (5) Bankalardeki Vadeli Mevduat 840033.Genellikle dar tanýmlý para arzý olarak bilinen ve M1 ile gösterilen para arzý tanýmýna dolaþýmdaki nakit.5 (7) Yurtiçi Yerleþiklere ait DTH 1198749.5 (2) Bankalardeki Vadesiz Mevduat 180166.0 (3) Merkez Bankasýndaki Mevduat 50. M2 para arzý . Merkez Bankasý'ndaki mevduat dahil edilmektedir. Ancak ilave edilen bu miktarýn toplam içindeki payý son derece küçük olduðu için (1995 yýlý sonu itibariyle yaklaþýk % 0. ticari bankalardaki vadesiz mevduatlar (resmi mevduatlar ve bankalararasý mevduat hariç) ve T.5 T.5 (11) Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat 42976.5 (9) Bankalardaki Resmi Mevduat 40204.0 (4) M1 (1+2+3) 376287.0 (6) M2 (4+5) 1216320. Genel olarak dolaþýmdaki nakit ve vadesiz mevduatlarýn toplamý dar tanýmlý para arzý olarak bilinirken. Dar anlamlýpara arzýnýn kapsamýnýbelirtiniz.1995 itibariyle Milyar TL) ? Büyüklük Miktar (1) Dolaþýmdaki Nakit 196071.0 (10) M3A (6+9) 1256524.5 (13) M3Y (7+12) 2498249. TABLO 1.C.

Söz konusu büyüklüklerin 1995 yýlý sonu itibariyle aldýklarý deðerler Tablo 1.11 .tanýmý M1 para arzýna bankalardaki vadeli mevduatlar (resmi mevduatlar hariç) ve mevduat sertifikalarýnýn ilave edilmesi ile bulunmaktadýr. Merkez Bankasý aþaðýda kapsamlarý özetlenen para arzý tanýmlarýna da yer vermektedir.1'de verilmektedir. M2Y = M2 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý M3A = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat M3 = M3A + Merkez Bankasýndaki Diðer Mevduat M3Y = M3 + Yurtiçi Yerleþiklerin Döviz Tevdiat Hesaplarý .C. Yukarýda verilen iki temel para arzý kavramýnýn yaný sýra T.

00 808182838485 8687888990919293 9495 PARA ARZINDAKÝ DEÐÝÞMELER Yüzde Deðiþim Oranlarý DM1 DM2 Þekil 1.1. finansal sistem statik deðil tamamýyle dinamik bir yapý sergilemektedir. kullanýcýlara sunulan hizmetlerin ve araçlarýn çeþitliliði kesin bir tanýmlama yapmaya engel olmaktadýr. . Para Arzýndaki Deðiþmeler Tanýmlanan bu parasal büyüklüklerden M1 ve M2 para arzý tanýmlarýnýn 1980 yýlýndan itibaren gösterdikleri artýþ oranlarý ise Þekil 1.25 1. Öncelikle finansal sistemi oluþturan kurumlarýn sayýsý ve karmaþýklýðý bu sistemi oluþturan yapýnýn anlaþýlmasýný güçleþtirmektedir.00 0. Hem ulusal hem de uluslararasý anlamda finansal sistemde faaliyet gösterenler arasýnda yaþanan rekabet. finansal sistem üzerindeki kontrollerin hafifletilmesi (deregülasyon) deðil. finansal sistemdeki deðiþimin temel sürükleyici gücü.50 1. Finansal sistemi oluþturan kurum ve piysalarýn çok sayýda olmasý.50 0. FÝNANSAL SÝSTEMÝN TEMELLERÝ Bir ekonominin en önemli sektörlerinden birisini oluþturan finansal sistemin yapýsýný ve üstlendiði fonksiyonlarý anlayabilmek iki nedenle öðrencilere zor gelmektedir.25 0. Ýkinci olarak. Finansal sistemin geçirdiði bu deðiþim sürecinde idari düzenlemelerde gerçekleþtirilen deðiþikliklerin rolü önemli olsa da.1'den izlenebilir.75 0.% Deðiþim Oraný 1. 1970 lerin ortalarýndan itibaren artmaya baþlamýþtýr. Özellikle 1980 li yýllardan baþlayarak finansal sistem tüm dünyada önemli yapýsal deðiþiklikler göstermiþtir.

tüm ülkelere uygulanabilir ve deðiþen finansal yapýnýn daha iyianlaþýlmasýný sað .finansal kurumlar arasýndaki rekabet sonucu ortaya çýkan finansal yenilikler olmuþtur. Finansal sistemin görünüþteki bu karmaþýklýðýna ve daha esnek ve rekabetçi bir yapýya geçiþ sürecine karþýn temel çalýþma prensipleri oldukça basittir.12 . Aslýnda bu bölümde ele alacaðýmýz finansal sistemin temel unsurlarý.

temel olarak ücret maaþþeklinde elde edilmekte. vergi ve harçlardan elde edilmekte. harcamalarý ise kamu hizmetlerini saðlamanýn maliyeti ilebirlikte. Bankalarý ve diðer finansal aracý kurumlarý analize daha sonra katacaðýz. borç veren açýsýndan ise fon saðlamanýn karþýlýðýný ifade etmektedir. Bir ekonomide mal ve hizmet üretiminde fiilen faaliyet gösterenekonomik birimleri sýnýfl andýrýnýz ve bu gruplarýn gelir ve harcamaözelliklerini düþününüz! Hanehalklarýnýn geliri. ? Faiz oranýnýborç alan ve borç veren açýsýndan nasýl deðerlendiririz? Finansal sistemin yapýsý. makro iktisat derslerinde gördüðünüz gayrisafi milli hasýla kavramýile iliþkilendiriniz! Yukarýda sýralanan herhangi bir grubun tamamý için veya grupta yeralan herhangi bir ekonomik birim için. Hanehalklarý . konut harcamalarýndan oluþmaktadýr. Borç alan açýsýndan faiz oraný fon elde etmenin karþýlýðýnda ödemek zorunda olduðu bedeli. . bir ekonomiyi oluþturan ekonomik birimler gözönüne alýnarak kolayca gösterilebilir. harcamalarý ise dayanýklý ve dayanýksýz mal ve hizmetlere yapýlan harcamalarla. yollar. Devlet grubunda yer alan ekonomik birimlerin temel gelirleri.FÝNANSAL SÝSTEMÝN GENEL TANIMI Finansal sistem belirli bir coðrafi bölgede yerleþik veya belirli bir adrese sahip bir kurum deðildir. her grubunfarklý gelir ve harcama özellikleri olduðunu yansýtmaktadýr. Basitlik saðlamak açýsýndan yabancý ekonomik birimleri bu noktada dýþarýda tutarsak. barajlar gibi sermaye harcamalarýndan oluþmaktadýr. aþaðýdaki gruplardan birisine katýlarak deðerlendirilebilir: . Devlet Yukarýda sýralanan her grup ve bu gruplar içinde yer alan birimler. yani toplam gelirleri ve harcamalarý açýsýndan incelenmektedir. her bir ekonomik birim. finans dýþý iþletmeler ve devlet þeklindeki gruplandýrma. hanehalklarý. Finans dýþý iþletmeler . Her bir ekonomik grubun temel gelir kaynaklarýnýve harcama yerle? rini. üç tür bütçe durumu söz konusuol . devlet ve diðer finans dýþý iþletmelere yapýlan mal ve hizmet satýþýndan elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. Finans dýþý iþlerle uðraþan iþletmelerin temel gelir kaynaðý. Hanehalklarý. Faiz oraný finansal sistemde el deðiþtiren bu fonlarýn fiyatýdýr. Bu tür iþletmelerin yaptýklarý harcamalar ise üretimin maliyetini oluþturan girdilere yapýlan ödemeleri ve yeni bina-teçhizatþeklindeki sermaye s tokuna yapýlan ilaveleri kapsamaktadýr. borç alanlar ve borç verenlerin fonlarýn eldeðiþtirmesi iþlemlerini gerçekleþtirdikleri bir alan niteliðindedir. Aksine finansal sistem. Dikkat edilirse bu noktada sadece reel (finansal olmayan) ekonomik birimler gözönüne alýnmaktadýr.

Bütçe fazlasý olan ekonomik birimler bu noktada bir sorunla karþý karþýyadýr. Zira tanýmýmýz gereði. bütçe fazlasýna sahip olan bir ekonomik birim gelirinin tamamýný harcamak istememekte ve elinde bir miktar fon fazlasý bulunmaktadýr. açýk bütçe (harcamalarýn gelirlerden fazla olmasý) ve fazla bütçe (gelirlerin harcamalardan fazla olmasý). Likitide açý . Finansal sistem bütçe fazlasý olan ekonomik birimler ve bütçe açýðý olan ekonomik birimlerle ilgilenmektedir.13 .r: Dengeli bütçe (gelir ve harcamalarýn eþit olmasý durumu).

belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediði takdirde sahip olunan reel varlýklar üzerinde borç verene alacak hakký doðuran bir finansal yükümlülük niteliðindedir. TASARRUF. Ödünç vereceði kiþi ve kurumlar da. elindekifazla fonlarý bir borç senedi karþýlýðýnda fona ihtiyacý olanlara ödünç olarak vermek konusunda istekli olacaktýr. iþlemi gerçekleþtiren her iki tarafýn bilançolarýaçýsýndan nasýl deðerlendirilmelidir? Bütçe fazlasý olan ekonomik birimle bütçe açýðý olan ekonomik birim arasýndaki iliþkide iki husus dikkat çekicidir. Ýkinci olarak bütçe açýðýna sahip bir ekonomik birim yukarýda ortaya konulan durumun tamamen tersi bir durumile karþý karþýyadýr. Bütçe fazlasýna sahip ekonomikbirim açýsýndan bor olan ekonomik birimden alacak hakký doðuran bir finansal aktif niteliðindedir. belirli bir süre içinde (borcun vadesi) ödünç verilen miktarý (ana para) ve faizi ödeme sözü olarak düþünebiliriz. Burada sözü edilen fýrsat maliyeti bir ekonomik birimin elinde likitidesi yüksek aktifler bulundurarakvazgeçtiði faiz gel irini ifade etmektedir. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise belirli bir dönemde toplam harcamalarý toplamgelirlerini aþan ekonomik birimler olarak tanýmlamýþtýk. taným gereði gelirlerinden daha fazla harcama yapma isteðinde olan bütçe açýðýna sahip ekonomik birimlerdir. Burada sözü edilen borç senedini.sýndan düþünüldüðünde. bütçe fazlasý olan ekonomik birimleri ellerinde fon fazlasý olan ekonomik birimler. Ancak likitide ile faiz geliri arasýnda ters yönlü bir iliþki mevcuttur. bütçe fazlasý olan ekonomik birim en likit durumdadýr. Zira incelenen dönem için söz konusu ekonomik birim. bütçe açýðýna sahip ekonomik birimleri ise fon açýðý veya fona ihtiyacý olan ekonomik birimler olarak ele alabiliriz. ancakelde yüksek likitideye sahip fon bulundurmanýn bir fýrsat maliyeti vardýr. likit durumda bulunmanýn fýrsat maliyeti de o derece yüksek olacaktýr. Ödünç alma ve ödünç verme iþlemleri. Yukarýdaki açýklamalarýmýzda bütçe fazlasýna sahip ekonomik birimleri (hanehalklarý. gelirinden daha fazla bir miktarda harcama yapmak istemektedir. finans dýþý iþletmeler ve devlet) belirli bir dönemde toplam gelirleri toplam harcamalarýný aþan birimler olarak. Dolayýsýyla bütçe fazlasýn bir ekonomik birim. Bu tanýmlamadan yola çýkarak. Örneðin elinde nakit tutan bir ekonomik birim en likit pozisyonda olmasýna karþýn bu nakitten faiz geliri eldeedemeyecek ve bu nedenle yüksek bir fýrsat maliyeti üstlenmek zorundakalacaktýr. Likitide derecesi ne kadar yüksek olursa. Bu anlamda bütçe fazlasýna bir ekonomik birim artan risk ve azalan likitide karþýlýðýnda tatmin edici bir gelir elde ederse daha düþük likitideye vedaha yüksek riske r olabilir. bütçe fazlasý olan ekonomik birim harcamak istemediði bir miktar fazla fona sahiptir. YATIRIM. Ýlk olarak. Açýktýr ki fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon açýðý olan ekonomik birimlere . Bütçe açýðýna sahip ekonomik birim açýsýndan ise borç senedi. FON FAZLASI VE FON AÇIÐI OLAN EKONOMÝK BÝRÝMLER .

Fon açýðýolan ekonomik birimlerin planladýklarýharcamalarýyapamamalarýnýn nedeni nedir? Böylece finansal sistemin temel ekonomik fonksiyonu ortaya çýkmaktadýr: Finansal piyasalar fon fazlasýna sahip ekonomik birimlerden fon .fon aktarýmýný gerçekleþtirecek bir mekanizma olmadýðý sürece bütçe açýðý olan birimlerin harcama yapma konusundaki planlarýný gerçekleþtirmeleri söz konusu olamayacaktýr.14 ? .

Ancak iþletmeler. Þekilde yeralan oklarýn giösterdiði gibi. bunlarý satanlar (çýkartanlar) açýsýndan pasif (yükümlülük) niteliðindedirler. Þirket tasarruf sahiplerine ör- .Devlet. DOLAYLI FÝNANSMAN FONLAR YATIRIMCILAR (BORÇLULAR) DOLAYSIZ FÝNANSMANFONLAR FONLARFONLAR FÝNANSALARACILAR FÝNANSAL. Sözü edilen menkul kýymetler veya finansal araçlar borçlunun gelecekteki geliri veya varlýklarý üzerinde alacak hakký doðurmaktadýr. Finansal Akýmlar. harcama yapmak isteyen ve bu amaçla kullanmaküzere fona ihtiyacý olan ekonomik birimler (yatýrýmcýlar veya borçlular) ise þeklin sað tarafýnda gösterilmektedir. Ancak hanehalklarý ve yabancýlar da harcamalarýný finanse etmek amacýyla fon borçlanabilirler. Finansal sistemin üstelendiði bu temel fonksiyon aþaðýda yer alan Þekil 1.2 .2 de þematik olarak gösterilmektedir Tasarruf yapan ve ellerinde fon fazlasý bulunduran ekonomik birimler (tasarruf sahipleri veya kreditörler) þeklin sol tarafýnda. Öte yandan fon açýðý bulunan ekonomik birimlerin en önemlileri. Örneðin bir þirket otomobil üretiminde yeni bir teknolojiyi devreye sokmak için yatýrým yapmak istediði zaman bir miktar fon borçlanmak isteyebilir.2. tasa ruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýmýnda (fon akýmý) iki yol söz konusu olmaktadýr. kamu birimleri ve yabancýlar (hanehalklarý ve devlet anlamýnda) da kimi zaman fon fazlasýna sahip birimkonumuna gelebilirler ve bu fazla fonlarý kredi olarak vermek amacýylakullanabilirler. iþletmeler ve devlettir.Yabancýlar Þekil 1. Bir ekonomide temel tasarrufçular hanehalklarýdýr.HanehalklarýARACILARTASARRUFÇULAR(KREDÝTÖRLER) -Ýþletmeler . FONLAR -Ýþletmeler -Devlet -Hanehalklarý -Yabancýlar . Bu nedenle söz konusu menkul kýymetler bunlarý satýn alanlar açýsýndan aktif (varlýk) niteliðinde iken.açýðý olan ekonomik birimlere fon transferini gerçekleþtirmektedir. Dolaysýz finansmanda (Þekil 1.nin alt kýsmýnda yer alan akým) yatýrýmcýlar çýkardýklarý menkul kýymetleri (ayný anlama gelmek üzere finansal araçlarý) finansal piyasalarda tasarruf sahiplerine satarak fon borçlanmaktadýr.

Bir ekonomide tasarruf yapanlarla. Tasarrufçulardan yatýrýmcýlara doðru gerçekleþen bu fon akýmýnýn ekonomi açýsýndan önemi nedir? Yukarýdaki sorunun cevabý çok basit bir gözlemde yatmaktadýr.neðin tahvil satarak doðrudan tasarruf sahiplerinden borçlanabilir.15 . kârlý bir yatýrým fýrsatý yakalayanlar genellikle ayný ekonomik birimler deðildir. Bunu daha iyi kavrayabilmek için .

Eðer bu imalatçý ile iliþki kurabilirseniz.öncelikle kiþisel bazda düþünelim. þimdi yýlda 10 milyon lira gelir eldeetmektesini z. hem borç veren hemde ekonominin bütünü açý etkinliðin artýrýlmasýna olanak tanýmaktadýr. Öte yandan soba imalatçýsý elinde yeterli miktarda fon bulunmadýðý için gerçekleþtiremediði bir yatýrýmý hayata geçirerek daha önce kazanamadýðý ek bir 10 milyon lirayý kazanýr hale gelmektedir. hem de genel anlamda ekonomi önceki duruma göre daha iyi bir durumdadýr. Bu iþlem sonucunda hem siz. Bu yýl 100 milyon lira tasarrufta bulunduðunuzu. fonksiyonlarýný tam olarak yerine getiren finansal piyasalarýn toplumun ekonomik refahýnýn artýrýlmasýna önemli ölçüde katkýda bulunduðunu söylemek mümkündür. hem soba imalatçýsý. söz konusu miktarý elinizde tutacak ve hiçbir gelir elde etmeniz mümkün olmayacaktýr. Çünkü siz daha önce elinizde atýl olarak duran bu fondan hiçbir gelir elde etmezken. Gerçekleþtirdiðiniz bu tasarrufu kullanarak gelir elde etmenize olanak saðlayacak bir yatýrým yapma fýrsatýnýz yoksa. elinizde atýl olarak duran 100 milyon lirayý yýlda 10 milyon faiz ödemek kaydýyla imalatçýya borç verebilirsiniz ve böylece soba imalatçýsý yatýrýmý gerçekleþtirebilir. Finansal sistemin ekonomide yer alan herkesin refah düzeyini nasýl? artýrdýðýna iliþkin sür e bunun nedenlerini tekrarlayýnýz! Görüldüðü gibi finansal piyasalar hem borç alan. elinde bir miktarfon fazlasý bulunduðu halde verimli bir yatýrým olanaðý bulunmayanlardan. ekonomide de genel olarak bir tasarruf saðlanmaktadýr. Finansal piyasalar. Bunun yaný sýra yakýt tasarrufu saðlayan bu yeni tip sobanýn kullanýmý sonucu. Finansal piyasalar bu sayede hem daha yüksek bir üretimin gerçekleþmesine ve tüm ekonomide etkinliðin artmasýna katkýda bulunmaktadýr. Öte yandan örneðin bir soba imalatçýsý sizin elinizde bulunan bu 100 milyon lira ile verimlibir kullaným olanaðýna sahip olab ilir. Böylece finansal piyasalarýn ekonomik açýdan neden bu denli önemli olduklarýný ortaya koymuþ oluyoruz. Finansal piyasalarýn temel fonksiyonu ve bu fonksiyonlarýn tam ola? . Örneðin bu miktar parayla satýn alacaðý bir aracý soba imalatýnda kullanarak yakýt tasarrufu saðlayan yeni tipbir soba üretebilir. Bu saye de soba imalatçýsý satýþlardaki artýþtan ötürü yýlda 20 milyon lira ek gelir elde etmeyi düþünmektedir. Bu açýklamalara göre. elinde fon olmadýðý için verimli bir yatýrým fýrsatýný hayata geçiremeyenlere fon aktarýmýna olanak saðlamaktadýr. ancak finansal piyasalarýn olmamasý nedeniyle ödünç almaveya ödünç verme iþlemlerinin söz k adýðýný kabul edelim.

borçlunun elinde tutana belirli bir tarihe kadar (vade) düzenli aralýklarla belirli bir miktarý (faizi) ödemeyi kabul ettiðini ve vade bitiminde anaparayý geri ödemeyi ta .16 . Söz konusu araç. Bu yöntemlerden ilki ve en çok kullanýlaný tahvil veya ipotek senedi gibi birborç aracýnýn çýkarýlmasýdýr.rak yerine getirilmesinin sonucu nedir? FÝNANSAL PÝYASALARIN YAPISI Finansal piyasalarýn temel fonksiyonunu ortaya koyduktan sonra bupiyasalarýn yapýsýný ince leyelim. Borç ve Ortaklýk Piyasalarý Bir firma veya kiþi bir finansal piyasada iki yötemle fon elde edebilir.

on yýl veya daha uzun vadeye sahip borç araçlarý ise uzun vadeli borç araçlarýdýr. orta ve uzun vade ile ifade edilen süreler nelerdir? ? ? ? Finansal piyasalarda fon elde etmede kullanýlabilecek ikinci yöntemise hisse senedi gibi ortaklýk araçlarýnýn çýkarýlmasýdýr. Borç senedini ellerinde bulunduran kiþiler bu avantajdan yararlanamazlar. Ortaklýk senetlerinin taþýdýðýüstünlük ve sakýnca nedir? Birincil ve Ýkincil Piyasalar .? ahhüt ettiðini gösteren bir anlaþmadýr. Borç ve ortaklýk senetleri arasýndaki farklýlýk nedir? Bu farklýlýðýn doðurduðu sonuçlar neler olabilir? Bir þirketin çýkartmýþ olduðu borç senedi yerine ortaklýk senedine sahip olmanýn temel dezavantajý. Bir borç aracýnýn vadesi o aracýn geçerliliðini yitireceði tarihtir. Yani þirket tüm borç senedi sahiplerinegerekli ödemeleri yaptýktan sonra ortaklý edi sahiplerine ödemedebulunur. ortaklýk senedini elinde bulunduran kiþinin artakalan alacaklý olmasýdýr. Bir yýldan daha kýsa vadeli borç araçlarý kýsa vadeli. Ortaklýk senedine sahip olmanýn temel avantajý ise bu senedi elinde bulunduran kiþinin þirketin kârlýlýðýnda veya aktiflerinin deðerinde meydana gelen artýþtan direkt olarak yararlanmasýdýr. Zira ortaklýk senetleri bunlarý elinde bulunduran kiþiye sahiplik (mülkiyet) hakký tanýmaktadýr. Kýsa. Bir yýl ve on yýl arasýnda bir vadeye sahipborçlanma araçlarý ise li olarak kabul edilmektedir. Bu tür araçlar bir iþletmenin varlýklarýný ve net gelirini (masraflar ve vergiler düþüldükten sonraki gelir) paylaþma hakký doðuran araçlardýr. Ortaklýk araçlarý. Yüzbin pay çýkartmýþ olan bir þirketin bir tane hisse senedine sahip iseniz. çünkü bunlara yapýlacak ödeme bellidir ve sabittir. bunlarý ellerinde bulunduranlara genellikle periyodik ödeme (kar payý) yapýlmasýný gerektirmekte ve herhangi bir vadeyesahip olmadýklarý için uzun vadeli menkul kýymet olarak deðerlendirilmektedirler. þirketin net gelirininyüzbinde biri ve varlýklarýnýn yüzbinde biri sizin üzerinize kaydedilmiþ demektir.

yatýrým bankasý bir þirketin çýkardýðý menkul kýymetlere fiyat garantisi vermekte ve daha sonra bunlarý piyasada satmaktadýr.Birincil piyasa borçlanmak isteyen bir þirket veya devlet tarafýndan çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin (tahvil ve hisse senedi gibi) ilk alýcýlara satýldýðý finansal piyasadýr. Döviz piyasalarý. menkul kýymetlerin ilk alýcýlara satýþ iþlemleri genellikle kapalýkapýlar ardýnda olmaktadýr. menkul kýymetle . Birincil piyasada menkul kýymetlerin ilk kez satýþýna yardýmcý olan en önemli finansal kurum yatýrým bankasýdýr. Çünkü. Birincil ve ikincil piyasalar arasýndaki temel farklýlýk nedir? Daha önce çýkartýlmýþ ve satýlmýþ olan hisse senetlerinin tekrar alýnýp satýldýðý Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý.17 . Broker. Bir yatýrým bankasýnýn yaptýðýbu iþleme underwriting iþlemi denilmektedir. future piyasalar ve opsiyon piyasalarý ikincil piyasalara verilebilecek diðer örnekler arasýnda yeralmaktadýr. Kamuoyu açýsýndan birincil piyasalar pek bilinen piyasalar deðildir. Yani. Ýkincil piyasa ise daha önce çýkartýlmýþ olan (bu nedenle ikinci el diyebileceðimiz) menkul kýymetlerin yeniden satýldýðý finansal piyasadýr. Ýkincil piyasalarýn saðlýklý iþleyebilmesinde en önemli rolmenkul kýymet broker larý ve dealer larýna aittir. tanýdýðýnýz ve ikincil piyasalara verilebilecek bir örnektir.

birincil piyasalardan çok ikincil piyasalardýr. Bu piyasadaki dealerlar bilgisayar aðý . ikincil piyasalar bir þirket tarafýndan çýkartýlarak birincil piyasada satýlmýþ olan menkul kýymetlerin fiyatýnýn belirlendiði piyasalardýr. ikincil piyasalarda gerçekleþen alýþ-satýþ iþlemlerinden þirketin elde edebileceði herhangi bir fon söz konusu olmamaktadýr. Bir baþka deyiþle ikincil piyasalar finansalaraçlarýn daha fazla likit masýný saðlamaktadýr. Bu nedenle ikincil piyasalarda oluþan þartlar. Bunlardan birincisi. Ancak bu baðlamda ikincil piyasalar iki önemli fonksiyonu yerine getirmektedir.rin alýcý ve satýcýlarýný eþleþtiren yatýrýmcýlarýn ajanlarýdýr. Ýlk olarak. Bir menkul kýymetin ikincil piyasadaki fiyatý ne kadar yüksekse. Ýkinci olarak. Bir þirketin çýkartmýþ olduðu menkul kýymetleri birincil piyasada satýn alan finansal aracýlar. menkul kýymet alan ve satanlarýn (veya bunlarýn brokerlarýnýn) belirli bir mekanda toplanýp alým-satým iþlemlerini gerçekleþtirdiði borsalar þeklindeki örgütlenmedir. Birincil ve ikincil piyasalarýn nispi önemlerini tartýþýnýz! Borsalar ve Tezgah Üstü (over-the-counter) Piyasalar ? Ýkincil piyasalar iki þekilde organize olabilir. Ýkincil piyasalarýn bir diðer organize olma þekli ise tezgah üstü piyasalardýr. Bu durumda bir þirk et. Finansal araçlarýn artan likitidesi bunlara olan talebi artýrýr ve dolayýsýyla bunlarý çýkartmýþ olan þirketin birincil piyasada satýþ yapmasý kolaylaþýr. ikincil piyasalar fon toplayabilmek amacýyla çýkartýlmýþ olan menkul kýymetlerin satýþýný kolaylaþtýrmaktadýr. Bu örgütlenme þeklinde ellerinde menkul kýymet stoku bulunan farklý mekanlardaki dealerlarýn kendilerine gelen veönerdikleri fiyatlarý kabul eden alýcý ve satýcýlara menkul kýymet alýp-satmalarý söz konusudur. ikincil piyasada bu menkul kýymet için belirleneceðini düþündükleri fiyattan daha yüksek bir fiyatý þirkete vermeyeceklerdir. Öte yandandealer. menkul kýymetleri çýkartan þirketleri yakýndan ilgilendirmektedir. Bir kiþi ve ya kuruluþ ikincil bir piyasada menkul kýymet satýn aldýðý zaman menkul kýymeti satan kiþi bunun karþýlýðýnda para elde ederkenmenkul kýymeti çýkartmýþ olan þirket bu yeniden satýþ iþleminden yeni birfon elde etmemektedir. Dolayýsýyla bu ders kapsamýnda bizi ilgilendiren piyasalar. belirtilen fiyatta ri alýp satarak alýcý ve satýcýlar arasýnda bað kuran finansal aracýdýr. çýkardýðý menkul kýymetlerbirincil piyasada ilk kez satýldýðý zaman yeni fonlar elde edebilmekte. bu nemkul kýymeti çýkartan þirketin birincil piyasada elde edeceði fiyat o kadar yüksek olacak ve dolayýsýyla toplayacaðý fonlar da o kadar fazla olacaktýr.

Bu baðlamda sadece kýsa vadeli (bir yýldan daha düþük vadeye sahip) borç senetlerininalýnýp satýldýðý piyasalar para piyasasý. Ýkincil finansal piyasalarýn borsa ve tezgah üstü piyasalar sýnýflandýrýlmasýndan ne anlýyorsunuz? Para ve Sermaye Piyasalarý ? Piyasalar arasýndaki farký ele almanýn bir diðer yolu da her piyasadaiþlem gören menkul kýymetlerin vadesini esas alm aktýr. Para pi .18 .ile birbirleriyle iliþki içerisinde olduklarýndan ve dolayýsýyla fiyatlarý anýnda öðrendiklerinden. tezgah üstü piyasalar rekabetin yoðun olarak yaþandýðý ve organize olmuþ bir borsadan büyük farklýlýk göstermeyen piyasalardýr. uzun ve orta vadeli (bir yýl veyadaha uzun vadeye sahip) bo rç senetleri ile ortaklýk senetlerinin alýnýp-satýldýðý piyasalar ise sermaye piyasasý olarak adlandýrýlmaktadýr.

2. Finansal aracýlarýn ve dolaylý finansmanýn bu önemini daha iyi görebilmek için finansal piyasalardaki iþlem maliyetlerini incelememiz gerekmektedir. Finansal aracýlarýn temel fonksiyonu nedir? Bu fonksiyon nasýl yerine getirilmektedir? Bir finansal aracýnýn kullanýlmasý ile gerçekleþen dolaylý finansman süreci finansal aracýlýk olarak adlandýrýlmakta ve fon aktarýmýnda kullanýlan temel mekanizmayý oluþturmaktadýr. Þekil 1. Sonuçta. Öte yandan kýsa vadeli menkul kýymetlerin fiyatlarýnda gözlenen dalgalanmalarýn uzun vadelilere göre daha az olmasý. . Aslýnda günlük basýnýn daha çok menkul kýymet piyasalarý (özellikle hisse senedi piyasalarý) üzerindedurmasýna karþýn. Þekil 1. Örneðin bir banka tasarruf mevduatý þeklinde bir yükümlülükaltýna girerek halktan fon toplamakta ve daha sonra finansal piyasad bufonlarý bir þirkete kredi olarak vererek veya þirketin çýkartmýþ olduðu tahvilleri satýn alarak aktifleþtirmektedir.2. Hisse senetleri ve uzun vadeli tahviller gibi sermaye piyasasýnda iþlem gören menkul kýymetler ise daha çoksigorta þirketleri ve sos al güvenlik fonlarý gibi finansal aracýlar tarafýndan elde tutulmaktadýr. geçici bir süreiçin fon fazlasýn ahip olan þirketler ve özellikle bankalar.'den hatýrlanacaðý gibi. para piyasasýný aktif olarak kullanabilmektedirler. Sözü edilen finansal aracýlar. Para ve sermaye piyasalarýayýrýmýndan ne anlýyorsunuz? Bu piyasalarda iþlem gören menkul kýymetlerin temel özellikleri nelerdir? FÝNANSAL ARACILARIN FONKSÝYONLARI . kýsa vadeli menkul kýymetleri daha güvenilir bir finansal araç haline getirmektedir. . þirketlerin finansmaný açýsýndan finansal aracýlar menkul kýymet piyasalarýndan çok daha önemlidir. tasarrufçular ile yatýrýmcýlar arasýnda yeralan ve birinden d ne fon aktarýmýna yardýmcý olan finansal aracýlarý içerdiði için dolaylý finansman olarak adlanndýrýlmaktadýr.? yasasýnda iþlem gören menkul kýymetler uzun ve orta vadeli menkul kýymetlerden daha fazla alýnýp satýldýklarý için daha fazla likittirler. Sonuçta söz konusu fonlar finansal aracýlarýn (banka) yardýmý ile halktan (tasarruf sahipleri) þirkete (yatýrýmcýlara) aktarýlmýþ olmaktadýr. tasarruf sahiplerinden yatýrýmcýlara fon aktarýlmasýnda bir ikinci yol daha söz konusudur. Fon akýmýndaki bu ikinci yol. tasarruf sahiplerinden fon borçlanarak ve daha sonrabu fonlarý yatýrýmcýlara kredi olarak vererek fon transferine aracýlýk etmektedirler. nin üst kýsmýnda yer alan fon akýmýnýtekrar inceleyiniz.

soba imalatçýsý yeni bir teknolojiyi kullanabilmek için 100 milyonliraya gereksinim duymaktaydý ve siz de bunun uygun bir yatýrým fýrsatý olduðunu düþünmekteydiniz. Hatýrlarsanýz bu miktar fonu atýl olarak elinizde tutmakta ve parayý soba imalatçýsýna borç olarak verme isteðindeydiniz.19 .Ýþlem Maliyetleri Finansal iþlemlerin gerçekleþmesinde harcanan para ve zamana "iþlem maliyeti" denir. Ancak yaptýðýnýz bu yatýrýmý korumak için soba imalatçýsýnýn size ne kadar ve ne zaman faiz ödeyeceðini. Ýþlem maliyetleri. elinde fon fazlasý bulunan ekonomik birimler açýsýndan önemli bir sorundur. Yukarýda verdiðimiz örneðe dönersek. verdiðiniz borcu ne zaman .

Öte yandan bir kez hazýrlanan kredi sözleþ mesi kredi iþ lemlerinde tekrar tekrar kullanýlarak iþ lem baþ ýna maliyet . Krediyi vermek için katlanmanýz gereken bu iþ lem maliyetini gördüð ünüz zaman bu alýþ -veriþ ten yeteri kadar kazanamadýð ýnýzý fark edecek (10 milyon lira gelir eldeedebilmek için 20 milyon lira haaarcadýð ýnýzý düþ ününüz) ve sonuçta soba imalatçýsýna baþ ka bir kaynak bulmasýný önereceksiniz. Bu tür bir kredi sözleþ mesini hazýrlamak için avukatýn sizden 20 milyon lira istedið ini kabul edelim. . Ýþlem maliyetlerinin yüksek olmasýnýn ekonomik sonuçlarýneler olabilir? Yukarýdaki bu basit örnek sizin gibi küçük tasarruf sahiplerinin ve sobaimalatçýsý gibi potansiyel yatýrýmcýlarýn finansal piyasalarýn dýþ ýnda kalacað ýný ve finansal piyasalar tarafýndan sunulan olanaklardan yararlanamayacað ýný göstermektedir.tahsil edeceð inizi belirleyen bir sözleþ me hazýrlatmak amacýyla bir avukata danýþ manýz þ arttýr. Finansal aracýlar bu konuda uzmanlaþ týklarý ve ölçek ekonomilerinden yararlandýklarý için iþ lem maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadýrlar. Örneð in bir banka kredi sözleþ meleri konusunda uzmanlaþ mýþ bir avukatýn nasýl bulunabileceð i ve iyi bir kredi sözleþ mesinin nasýl hazýrlanacað ý konusunda uzmanlaþ mýþ týr. Bu sorunu çözecek birimler ise finansal aracýlardýr.

bu tür mevduatlara faiz ödemekte ve bu hesaplarda bulunan fonlar istendið i zaman mal ve hizmetlere dönüþ me olanað ýna sahip bulunmaktadýr. hesap birimi olma ve deð . Para genel olarak üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Deð iþ im aracý olma. bu aracýlarýn müþ terilerine likitidesi daha yüksekhizmetler sunma olanað ýna sahip olmalarýný mümkün kýlmaktadýr. Görüldüð ü gibi 100 bin liralýk iþ lem maliyeti ile finansal aracýnýn soba imalatçýsýna 100 milyon liralýk kredi açmasý kârlý hale gelmektedir. Ayrýca finansal aracýlarýn katlanmak zorunda olduklarý iþ lem maliyetlerinin çok düþ ük olmasý. dolayýsýyla günümüz ekonomilerine damgasýný vuran ihtisaslaþ ma ve iþ bölümü ancak paranýn fonksiyonlarýný yerine getirebildið i bir ekonomide söz konusu olabilmektedir.önemli ölçüde düþ ürülebilir. Finansal aracýlar. Banka her seferinde 20 milyon lirayakredi sözleþ mesi hazýrlatmak yerine bu konuda uzmanlaþ mýþ bir avukatla 200 milyon liraya anlaþ ýr ve hazýrlanan sözleþ meyi 2000 adet kredi iþ leminde kullanýrsa kredi baþ ýna iþ lem maliyeti 100 bin liraya düþ ürülmüþ olur. Örneð in bankalar mevduat sahiplerine çek hesabý açarak ödemelerini kolaycayapabilme olanað ý sunmakta. Finansal aracýlýk sürecinin iþlem maliyetlerini düþürmesinin ekono? mik sonuçlarýnelerdir? Özet Para bir toplumdaki ekonomik organizasyonun temelini oluþ turmakta. iþ lem maliyetlerini önemli miktarda düþ ürme gücünesahip olduklarý için dolaylý finansmaný daha cazip hale getirmektedirler.

20 . Tarih içerisinde bu fonksiyonlarý. özellikle deð iþ im aracý olma fonksiyonunu yerine getiren çok çeþ itli para biçimleri söz konusudur.er biriktirme aracý olma. Ancak paranýn geçirdið i ev .

gelir marjinal deðiþkendir c. Varlýða dayalý menkul kiymet e. gelir stok deðiþkendir b. Aþaðýdakilerden hangisi paranýn deðer biriktirme aracý olma fonksiyonunu tam olarak açýklamaktadýr? a. paranýn tanýmlanmasý sorunu ister istemez para miktarýnýn belirlenmesinde de karþýmýza çýkmaktadýr. Para stok. Mevduat sertifikasý . Para ile gelir kavramlarýný birbirinden ayýran temel fark hangisidir? a.rim içerisinde deðerli madenlerden para yapýlmasý ve bunlardan kaðýt paraya geçilmesi önemli bir deðiþimdir. Ýktisadi açýdan önemine karþýn. çabuk etkin ve güvenli olarak çalýþmaktadýr. Para akýmý. Vadesiz mevduat c. gelir akým deðiþkendir e. Bu piyasalar finansal aracýlar sayesinde. Finansal piyasalar. gereksekonunun amprik olarak ele alýnmasýný savunanlar doyurucu cevaplar verememektedir. Ortak bir deðer birimi olmasý c. Günümüzde para kadar önem taþýyan bir baþka konu da finansal piyasalardýr. Hisse senedi d. Satýn alma gücünün zaman içerisinde elde tutulmasý d. Para akým. Muhasebe sorunun üstesinden gelmesi e. gelir marjinal deðiþkendir d. Öte yandan önce çeklerin kullanýlmaya baþlamasý ve daha sonra EFT-POS sistemlerinin devreye girmesi. Ýhtisaslaþmaya olanak saðlamasý 3.21 . fon ihtiyacý olanlarýn buluþmasýný saðlayan piyasalardýr. paranýn evrimindeki önemli geliþmelerdir. Sorular 1. Para stok. Bu konuda gerek iktisat teorisinin kullanýlmasý gerektiðini savunanlar. Tahvil b. Takas ekonomisinin getirdiði güçlükleri yenmesi b. Bu piyasalarýn en önemli öðesi ise finansal aracýlardýr. elinde fon bulunduranlarla. Aþaðýdaki finansal aktiflerden hangisi en yüksek likitideye sahiptir? a. Para ve gelir marjinal deðiþkenlerdir 2.

Basým.. Menteþ Kitabevi. Ýlker. Ýstanbul 1992. Ezgi Kitabevi.. 3 ay süreyle elde tutulan bir hisse senedi b. Ankara 1987. Ýlyas.. PARASIZ. 8.22 . Eskiþehir 1988 . Banka ve Finansal Piyasalar.. PÝRÝMOÐLU. Merkez Bankasý. Savaþ Yayýnevi. Türkiye'de Baz Para ve Para Stokunun BelirlenmeMekanizmasý.C. Sadun. 9 ay vadeli hazine bonosu e. 5 yýl vadeli devlet tahvili c. Aylýk Ýstatistik Bülteni. HÝÇ. Fon açýðý olan ekonomik birimler d. Devlet e. Aþaðýdaki menkul kýymetlerden hangisi kýsa vadeli olarak kabul edilir? a. ÞIKLAR. Fon fazlasý olan ekonomik birimler c. Para Teorisi. Bursa 1994. Para Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. Para. Baki. 2 yýl vadeli mevduat hesabý d. Para Teorisi ve Politikasý. Finansal aracýlar b. Aralýk 1995. Aþaðýdaki unsurlardan hangisi dolaysýz finansman kapsamýna girmez? a.4.. Eskiþehir 1991. . A. Mükerrem. 3 yýl süreyle elde tutulan bir hisse senedi Kaynakça AREN. Yatýrýmcýlar 5. T..

hatanýzýn nereden kaynaklandýðýný tespit etmeden diðer konulara geçmeyiniz. Bu üniteyi çalýþýrken. Bu nedenle yapýlan varsayýmlarýn mantýðýný ve içeriðini kavramaksýzýn teorik yaklaþýmý asla kavrayamayacaðýnýzý unutmayýnýz! Metin içerisinde kimi zaman sizden mantýk yürütmeniz istenmekte. faiz oranlarýnýn vade yapýsý özel bir önem taþýmakta ve ayrýntýlý olarak ele alýnmaktadýr.. daha önce öðrenmiþ olduðunuz bir iliþkiyisürekli akýlda tutunuz: Bir menkul kýymetin faiz oraný ile fiyatý arasýnda ters yönlü bir iliþki söz konusudur. Acaba faiz oranlarýnda görülen bu dalgalanmalarýn nedenini açýklamak mümkün olabilir mi? Ýþte bu ünitede bu ve benzeri sorularý cevaplamaya çalýþacaðýz.ÜN ÝTE Yapýsý Bu Ünitede. Cevabýnýzda bir hata görüyorsanýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz . Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. 2 Faiz Oranlarý ve Faiz Oranlarýnýn Vade Gazetelerde faiz oranlarýnýn arttýðý veya düþmeye baþladýðý þeklinde haberlere sýk sýk rastlamaktasýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Öncelikle faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini farklý iki yaklaþým çerçevesinde ele alacak ve faiz oraný deðiþikliklerinin sebeplerini araþtýracaðýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çeþitli faiz oranlarýnýn birbirleriyle olan iliþkilerini incelemek de bu bölümün konularý arasýnda yer almaktadýr. Ýktisat teorisinde varsayýmlarýn önemi hayatidir.. sorunun cevabý bir alttaki paragrafta araþtýrýlmaktadýr... Bu baðlamda. Bildiðiniz gibi ekonomide çok sayýda faiz oraný söz konusudur ve faiz oranlarý birbirinden farklý düzeydedirler.

üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.23 .olduðu taktirde. .

ekonominin reel sektörünün belirli bir gelir. Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýn kabul ettiði temel varsayýmlar nelerdir? Bu varsayýmlar sonucu her iki yaklaþýma göre faiz oranlarýnýbelirleyen faktörler için hangi piyasa ele alýnmalý dýr? LÝKÝDÝTE TERCÝHÝ YAKLAÞIMI Bu yaklaþýma göre faiz oraný finansal sistemde arz ve talep edilen para miktarý tarafýndan belirlenmektedir. Borç alan açýsýndan ise faiz oraný borçlanýlan fonlarýn maliyetidir. Ekonomik birimlerin neden paratalep ettiklerine iliþkin . Faiz oranlarýnýn düzeyi ekonomideki finansal sistem ve reel sistem arasýndaki karþýlýklý iliþkilere baðlý olduðu için bu aþamada söz konusu soruyu ancak kýsmen yanýtlayabiliriz.GÝRÝÞ ? Bir finansal aktifin temel özelliklerinden birisi faiz oraný veya fiyatýdýr. Bu varsayým gerçekçi olmamasýna karþýn. Aþaðýdaki bölümde faiz oranýný belirleyen faktörleri incelerken. Finansal sistemde faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur: Likidite tercihi yaklaþýmý ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de ekonominin reel sektöründe belirlenen gelir ve istihdam düzeylerinin sabit olduðu varsayýlmakta. Bu basitleþtirici varsayým altýnda cevaplandýrýlmasý gereken en önemli soru. Bu nedenle faiz oranlarý ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. istiham ve harcama düzeyinde sabitolduðunu kabul ederek kýsmi denge analizi gerçekleþtireceðiz. amaçlarýmýz açýsýndan iyi bir baþlangýç noktasý oluþturacaktýr. yani piyasalara katýlan ekonomik birimlerin. faiz oraný üzerinde finansal sistem çerçevesinde etkili olan faktörler ele alýnmaktadýr. Borç veren açýsýndan faiz oraný. faiz oranýnýn i gibi bir düzeyde belirlenmesine yol açan faktörlerin neler olduðudur. finansal aktifi elde tutmanýn saðladýðý toplam getirinin bir parçasýdýr. Finansal sistemdeki tüm faiz oranlarýnýn biraraya getirilerek bunlarýn i gibi tek bir faiz oraný ile temsil edilebileceðini varsayalým. Öte yandan her iki yaklaþýmda da finansal sistemde faaliyet gösteren. sýfýr enflasyonist bekleyiþe sahip olduklarý kabul edilmektedir.

Buna göre para talebinin faiz esnekliði negatif. i (1) faiz oranýný ve Y gelir düzeyini ifade etmekte. . talep edilen para miktarýný gelirin ve faiz oraný nýn bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr: Md = f (i. gelir esnekliði ise pozitifolarak kab ul edilmektedir.24 .çeþitli gerekçeler bulmak mümkündür. Likidite tercihi yaklaþýmý. Biz bu bölümde sadece gelir ve faiz oraný ile ilgili olan gerekçeleri inceleyeceðiz. Y) -+ Bu fonksiyonda Md talep edilen para miktarýný. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre talep edilen para miktarýnýbelirle yen faktörler nelerdir? Bu faktörler para talebini hangi yönde etkile? mektedir? Para talebi ile gelir arasýnda neden pozitif. ilgili deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ise o deðiþkenle para talebi arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. faiz oranlarýileneden ! negatif bir il iþki olabileceðini düþününüz.

ekonomikbirimler para talep etmekte yani parayý elde nakit olarak tutmayý tercih etmektedirler. . Ahmet Bey bir sonraki gelirini üç ay sonra elde edecek olmasýna karþýn harcamalarýný günlükolarak gerçekleþtirmek durumundadýr.1. Örneðin Ahmet Bey 1 Mart tarihinde 25 milyon lira olan üç aylýk emekli maaþýný almakta ve bu miktarý elinde tutmaktadýr. Þekil 2. harcamalarýn yapýlma sýklýðý arasýndaki dengesizlikve ödeme mekanizmasýný oluþturan diðer faktörler nedeniyle.? Para miktarý (milyon TL) 25 12.5 0 1 Mart ! ? Ekonomik birimlerin gelirle ilgili faktörler nedeniyle para talep etmeleri. Ahmet Bey'in yýllýk geliri 200 milyon liraya (her üç ayda 50 milyon lira) çýkar ve gelir elde etme dönemleri ile harcama alýþkanlýklarý Þekil 2. Ahmet Bey'in yýl boyunca elde tuttuðu para miktarýný gösterecektir.. iþlem amaçlý para talebi olarak adlandýrýlýr.1. Gelirin elde edilmesi ve harcamalarýn yapýlmasý arasýndaki zaman uyumsuzluðu. her üç ayda bir gelir lde etmekte ve bir ödeme döneminde 25 milyon lira ve bir yýlda toplam 100 milyon lira gelir elde etmektedir.'deki gibi kalýrsa. gelirinelde edilme sýklýðý. Elde tutulan para miktarýnýn her gelir döneminin sonunda sýfýra eþit olacak þekilde harcandýðýný kabul edersek.'deki örneði inceleyelim.5 milyon lira yý veya yýllýk gelirinin %12.1.5'ini elinde bulundurmaktadýr. Emekli memur olan AhmetBey. genellikle. Buna göre Ahmet Bey bir gelir döneminde ortalama olarak12. Ekonomik birimlerin iþlem amacýyla para talep etmelerinin nedenleri nelerdir? Günlük yaþamýnýzdan örnekler verebilir misiniz? Elde tutulacak para miktarýnýn. Bu durumu görebilmek için Þekil 2. bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarý 25 milyon liraya yükselecektir. gelir ve harcamalar arasýndaki söz konusu dengesizlikleri giderecek düzeyde olmasý gerekir.

1. Öte yandan kiþinin gelirini elde etme sýklýðýnýn iþlem amacýyla para talebini nasýl etkilediðini Þekil 2.34 milyon lira olurdu. Buna göre gelir arttýkça.17 milyon lira veya yýllýk gelirinin %4.Þekil 2. elde tutulan ortalama para miktarýveya iþlem amaçlýpara talebi 4.25 .17'si kadar olacaktý. Ahmet Bey'in bir yýlda elde ettiði 100 milyon liralýk gelir ayda bir verilerek 12 ayda ödenmiþ olsaydý. harcamalarý karþýlamak amacýyla iþlem amaçlý para talebi de artmaktadýr. bir aylýk dönemde iþlem amacýyla ortalama para talebi ne olur? .'i kullanarak inceleyebiliriz. Bu kiþinin yýllýk geliri 240 milyon lira ise ve bu miktar geliri her ay eþit miktarlarda alýyorsa. Bu miktar paranýn ay sonuna kadar hergün eþit miktarda harcanarak ayýn son günü sýfýrlandýðýný kabul edersek.1. Ýþlem Amaçlý Para Talebi 1 Haziran 1 Eylül 1 Aralýk 1 Mart Bir dönemde elde tutulan ortalama para miktarýnýn o dönemde elde edilen gelirin yarýsýna eþit olduðuna dikkat ediniz. aylýk gelir yaklaþýk 8.

gelir azaldýkça düþeceðini düþününüz. Elde para tutmanýn alternatif maliyeti nedir? Faiz oranlarýyükseldiði zaman elde tutmak istediðiniz para miktarýne yönde deðiþecektir? Faiz oranlarý düþük olduðu zaman elde para tutmanýn alternatif maliyeti düþük olacaktýr.1. Bir ekonomide gerçekleþtirilen iþlemleri en iyi þekilde temsil eden deðiþken. bu ekonominin sahip olduðu gelir düzeyi olduðu için. Bir finansal aktifin likidite derecesi azaldýkça elde edilebilecek faiz geliri artar. Bu nedenle. iþlem amaçlý para talebini tek bir ekonomik birim açýsýndan ele almaktadýr. elde para tutmanýn fýrsat maliyeti de yüksek olacaðý için. ! Bir ekonomideki gelir düzeyi yükseldikçe iþlem amacýyla para talebinin de yükseleceðini. Bunu gerçekleþtirebilmek için de ellerinde bulunan atýl para miktarýný faiz getirisi olan finansalaktiflere (tahvil gibi) aktaracaklardýr. ekonomik birimler ellerinde bulundurduklarý para miktarýný mümkün olan en düþük düzeye indirme eðilimi taþýyacaklardýr. Gelirin elde edilmesi ve harcanmasý sürecindeki dengesizliðin sonucu olarak. diðer finansal aktiflerle karþýlaþtýrýldýðýnda. çok düþük bir faiz geliri elde eder (Türkiye'de vadesiz mevduatlarda olduðu gibi). toplum gerçekleþtireceði iþlemlerde kullanmak üzere belirli bir miktarda para talep edecektir. talep edilen para miktarý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu öne sürmektedir. Para talebi ile faiz oraný .. para talebi ile gelir arasýnda dolaysýz ve pozitif bir iliþki olduðunu kabul edebiliriz. ? Elde para tutmanýn. Buna göre bir ekonomik birim her zaman þu ikilem ile karþý karþýyadýr: Tam likiditeye sahip ancak faiz geliri olmayan (ya da çok düþük faiz geliri elde eden) para ile likiditesi düþük ancak yüksek faiz geliri eldeeden aktif ler arasýnda tercih yapmak. ancak ya hiç faiz geliri elde etmez (cebinizdeki nakit gibi) ya da. faiz oranlarý düþükse. faiz oranýnýn manýn alternatif (fýrsat) maliyetini oluþturmasýdýr. kaybedilen faiz elde para tutmanýn alternatif maliyetini ifade etmektedir. Ancak ayný gerekçeler toplumun bütününe yaygýnlaþtýrýlabilir. Tüm finansal aktifler arasýnda para en likit olanýdýr. Faiz oranlarý ile talep edilen para miktarý arasýndaki ters yönlü iliþkiyi açýklamaya dönük gerekçelerdenençok bilineni. Konuya bu açýdan bakýldýðýnda. Ancak bunlarýn tümü. Faiz oraný yüksekdüzeyde ise. faiz oraný ile ilgili gerekçeleri çok çeþitli olabilir.Þekil 2. ekonomik birimler ellerinde daha fazla para tutma eðiliminde olurlar.

tek yaklaþým deðildir. Açýktýr ki paranýn taþýdýðý risk diðer finansal aktiflerin riskine göre oldukça düþüktür.arasýndaki ters yönlü iliþkinin açýklanmasýnda "elde para tutmanýn fýrsat maliyeti" kavramýnýn kullanýlmasý. yaygýn olmasýna karþýn. Tersine. Örneðin diðer finansal aktifler karþýsýnda paranýn taþýdýðý nispi risk. ? Bir finansal aktifin riski ile faiz oranýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bu iliþki talep edilen para miktarýnýnasýl etkiler? . Faiz oraný ne kadar yüksek olursa. Bunun dýþýndaki bazý faktörler de. söz konusu ters yönlü iliþkiyi açýklamakta kullanýlabilir. ekonomik birimler diðer finansal aktifleri ellerinde tutarak daha yüksek getiri elde etmeyi bekledikleriiçin daha az para talep edecek ve dolayýsýyla riski daha yüksek olan aktiflere talep artacaktýr. Belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar düþük olursa.26 . ekonomik birimler o kadar fazla para talep etmektedirler. belirli bir risk düzeyinde faiz oraný ne kadar yüksek olursa ekonomik birimler o kadar az para talepederler.

ayný zamanda finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðini bekliyorlar demektir. Þekil 2. ekonomik birimler zaman içerisinde faiz oranýnýn normal düzeye doðru artacaðýný beklerler.. Görüldüðü gibi düþük bir faiz oraný. ekonomik birimler faiz oranýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. Öte yandan Þekil 2. Görüldüðü gibi yüksek bir faiz oraný. gelirin Y1 'den Y2 düzeyine artmasýnýn bir sonucu olarak.. para talebi fonksiyonundaki saða doðru kaymayý da göstermektedir.faiz oraný arasýndaki ters yönlüiliþkiye baþka bir açýklama getirmiþtir.1936 yýlýnda J.2.faiz oranýarasýndaki? ters yönlü iliþkiyi özet konusu "normal faiz oraný" düzeyinitespit edebilir misiniz? Sizin böyle bir bekleyiþiniz var mý? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre konu hangi yaklaþým açýsýndan ele alýnýrsa alýnsýn sonuç. gelirin Y1 düzeyindesabit olduðu varsayýmý altýnda. Buna göre gelirin artmasý belirli bir faiz oraný . para talebi . Çok sayýda ekonomik birimin cari faiz oranýnýn normal olarak deðerlendirilen faiz oranýndan düþük olduðunu düþündüklerini kabul edelim. Keynes'e göre ekonomik biriml kararý ile ya da karmaþýk yöntemler kullanarak faiz oranlarýna iliþkin "normal" bir düzey tespit ederler ve faiz oranýnýn bu normal düzeye döneceðine inanýrlar. düþük bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. söz konusu normal faiz oranýndan düþükse. Öte yandan. faiz oraný ile para talebi arasýnda ters yönlü bir iliþkinin var olduðu þeklinde özetlenebilir. Þekilde yer alan negatif eðimli eðri ekonomik birimlerin ellerinde tutmak istedikleri para miktarý ile faiz oraný arasýndaki ters yönlü iliþkiyi ifade etmektedir. Bir finansal aktifin fiyatý ile faiz oraný arasýnda ters yönlü iliþki olduðu için. cari faiz oraný normal olarak kabul edilen faiz oranýndan yüksekse. cari faiz oranýnýn normal olarak kabul edilen faiz oranýn? dan büyük olmasýhalinde para talebinin bundan nasýl etkileneceðini düþününüz. Çünkü ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþmesi halinde finansal aktif fiyatlarýnýn yükseleceðini beklemektedirler. daha fazla finansal aktif talep etmeye baþlarlar. yüksek bir para talebi ile sonuçlanmaktadýr. daha fazla para tutmayý tercih edeceklerdir. Eðer finansal piyasalardaki cari faiz oraný. para talebi fonksiyonunu göstermektedir. ekonomik birimler faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerler ve daha az para.Keynes.M. Bir finansal aktifin fiyatýve faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi düþünerek.2. Bu ekonomik birimler önümüzdeki dönemde faiz oranýnýn normal düzeye doðru yükseleceðine ve dolayýsýyla finansal aktiflerin fiyatlarýnýn düþeceðine inandýklarý için ellerinde daha az finansal aktif. Keynes'in kullandýðýyaklaþýmla para talebi .

daha fazla para talepedilecektir.27 .düzeyindegerçekleþtirilen iþlem hacmini de artýracaðý için. Gelirin azalmasýhalinde para talebi fonksiyonu nasýl yer deðiþtire? cek ve para talebi açýsýndan bu yer deðiþtirme ne anlama gelecektir? .

bu bölümdeki amacýmýz açýsýndan sakýnca doðurmaz.Y ) 12 2 Para miktarý o ooooM1 M2 Para Arzý Bilindiði gibi para arzý ticari bankalar.2.'de görülmektedir.Y )1 d Þekil 2. Para Arzý Fonksiyonu Para miktarý M . halk ve merkez bankasýnýn tercih ve kararlarý sonucu belirlenmektedir. Faiz oraný ! Ms Þekil 2.3. merkez bankasýnýn para arzýüzerinde %100 bir kontrol gücü olduðunu varsaymak anlamýna geldiðini hatýrda tutunuz. merkez bankasý para arzýný istediði yönde deðiþtirme gücünesahip olan bir kurumdur. Bu varsayým altýnda çizilen para arzý fonksiyonu Þekil 2. Para Talebi io Fonksiyonu d M = f(i.Faiz oraný Y1 < Y2 M = f(i. Daha sonraki ünitelerde görüleceði gibi.3. Bu nedenle para arzýnýn merkez ban afýndan dýþsal olarak belirlendiðini varsaymak. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenen bir unsur olduðunu varsaymanýn.

para arzý ile faiz oraný arasýndaki doðru yönlüiliþkiyi gösterecek þekilde yukarýya doðru eðimli bir eðri þeklinde ç olsak bile. . bu durum likidite tercihi yaklaþýmýnda faiz oranýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin temel sonuçlarý deðiþtirmeyecektir.Para arzý fonksiyonunu.28 .

Diðer finansal aktiflere olan talep artýkça. Cari faiz oranýnýn denge faiz oranýndan düþük olmasýhalinde faiz? oranýnýn dengeye doðru yö amaya çalýþýnýz.4. bunlarýn fiyatý yükselecek ve dolayýsýyla faiz oraný düþecektir. Denge Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Para miktarý Denge faiz oranýnýn üzerindeki bir faiz oranýnda. para talebifazlasý söz konusu olacak ve ekonomik birimler ihtiyaçlarý olan fazla parayý elde edebilmek için ellerindeki finansal aktifleri satmaya baþlayacaklardýr. finansal aktiflerin fiyatýný .'te verilmektedir. Dengeye nasýl ulaþýldýðýný anlamanýn en iyi yolu.Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre denge faiz oranýnýn belirlenmesi Þekil 2. Ancak daha yüksek faiz geliri elde etmek mümkündür. Bu nedenle. Para tam likit olmasýna karþýn faiz geliri eldeedememekte ya da ço k düþük faiz geliri söz konusu olmaktadýr. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse. faiz oranýnýn herhangi baþka bir düzeyde olmasý halinde ne tür deðiþikliklerin ortaya çýkacaðýný incelemektir. Bu da. Likidite tercihi yaklaþýmýna göreekonomik birimler para v faiz getirisi olan finansal aktifler arasýnda tercih yapmak durumundadýrlar. Faiz oraný io M M = f(i. para arzý fazlasý söz konusudur (Ms > M1d olduðu için).Y )1 d 1 Denge faiz oranýMs o Þekil 2. Bu düþüþ denge faiz oranýna ulaþýlýncayakadar devam edecek ve para arzý ile elde tutulmak istenen para miktarý nýn eþitlendiði noktada d Þekilde Ms ve M1 eðrilerinin kesiþme noktasý dengeye gelinecektir. Öte yandan diðer finansal aktifler paraya göre daha az likittirler. para arzýnda mevcut olan fazlalýk diðer finansal aktiflerin satýn alýnmasýnda kullanýlacaktýr.4.

düþürürken faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. neden tek? bir denge faiz oranýva Gelir artarsa denge faiz oranýne yönde deðiþir? . denge noktasýna ulaþýlýncaya dek devam edecektir.29 . diðerþartlar sabitken. Likidite tercihi yaklaþýmýna göre. Faiz oranýndaki artýþ.

cari harcamalarý erteleme ve bu sayede elde edilen fonlarý kredi piyasasýna arz etme yönünde dahagüçlü bir eðilim ortaya . Örneðin gelir düzeyi Y2'ye yükselirse arz fonksiyonu saða doðru kayacak veödünç verilebilir fon arz acaktýr. arz edilen fon miktarý. Ödünç verilebilir fon arzýile faiz oranýarasýndaki pozitif iliþkiden ne ? anlýyorsunuz? Bunun yanýnda. deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler ilgili deðiþken ile ödünç verilebilir fon arzý arasýndaki iliþkinin yönünü göstermektedir. faiz oraný ile ayný yönde deðiþmektedir. Ödünç Verilebilir Fon Arzý Ödünç verilebilir fonlara iliþkin arz fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ls = f (i . Y) + + Bu fonksiyonda Ls ödünç verilebilir fon arzýný ifade etmekte. Faiz oraný ss L = f(i. Bu nedenle konu ödünç verilebilir fonlar arzý ve talebi ele alýnarak incelenebilir. Gelir düzeyinin azalmasýhalinde ödünç verilebilir fon arzýeðrisi ne ? þekilde deðiþim gösterir?Þekil çizerek gösteriniz. gelir düzeyinde ortaya çýkacak bir deðiþme.Y ) L = f(i.'te grafik olarak gösterilmektedir.Y ) 11 22 Y2 > Y 1 . Buna göre ödünç verilebilirfon arzý ile faiz oraný arasýnda pozitif bir iliþki söz konusudur. Ýki deðiþken arasýndaki bu pozitif iliþki Þekil 2. faiz oranlarýnýn ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitlediðini savunmaktadýr. Faiz oraný yükseldikçe. GelirY1 düzeyin de sabit iken.5.ÖDÜNÇ VERÝLEBÝLÝR FONLAR YAKLAÞIMI Faiz oranlarýnýn belirlenmesine iliþkin bu yaklaþým ödünç verilebilir fonlarýn birincil ve ikincil piyasalarda alýnýp satýldýðýný. ödünç verilebilir fon arzý fonksiyonunun yer deðiþtirmesine neden olur.

Ödünç Verilebilir Fonlar Arz Fonksiyonu .io Ödünç verilebilir Fon miktarý L1 L2 Þekil 2.5.30 .

bu da finansal sistemde talep edilen fon miktarýnýn azalmasýna neden olacaktýr. Bilindiði gibi faiz oraný borçlanmanýn maliyetini ifade etmektedir. para arzýndaki artýþlar Ödünç Verilebilir Fon Talebi Ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyonu aþaðýdaki gibi özetlenebilir: Ld = f (i) Bu fonksiyonda Ld ödünç verilebilir fon talebini. hane halklarýnýn tasarruflarý . Bu yüzden ödünç verilebilir fonlara iliþkin talep fonksiyo nu aþaðýya doðru eðimlidir. Ýþletmelerin tasarruflarý ve amortismanlarý . faiz oranýnýn (i) altýnda yer alan -iþareti ise ödünç verilebilir fon talebi ile faiz oraný arasýnda ters yönlü (veya negatif) iliþki bulunduðunu göstermektedir. Ödünç Verilebilir Fon Talebi Fonksiyonu Ödünç verilebilir Fon miktarý .6 .6. devletin tasarruflarý .Bir ekonomide ödünç verilebilir fonlara iliþkin arzýn temel kaynaklarý þu þekilde sýralanabilir: . Sözü edilen bu ters yönlü iliþki Þekil 2. Faiz oraný yükseldikçe borçlanmanýn maliyeti artacak. Ödünç verilebilir fon talebi eðrisinin aþaðýya doðru eðimli olmasý? neyi ifade eder? Faiz o i halinde fon talebi bundan nasýl etkilenir? Faiz oraný io L1 L 2 L1 d L2 d Þekil 2.'da gösterilen ödünç verilebilir fon talep eðrisini elde etmemize olanak tanýmaktadýr.

Öte yandan Þekil 2. Örneðin bankalar tüketici kredisi açarken istenen formaliteleri azaltýrlarsa. talep fonksiyonunda bu tür bir kayma görülebilir. .31 . talep fonksiyonunun saða doðru kaymasýyla.'da.6. her faiz oranýnda talep edilen fon miktarýnýn artacaðý da gösterilmektedir.

Finansal sistemde.7. devletin bütçe açýðý Ödünç verilebilir fon talebinin temel kaynaklarý nelerdir? Devletin bütçe açýðýneden ödünç verilebilir fonlara talep yaratmaktadýr? Faiz Oranýnýn Belirlenmesi Yukarýda elde edilen arz ve talep fonksiyonlarýnýn Þekil 2.? Finansal piyasalarda ödünç verilebilir fonlara olan talebin temel kaynaklarý þu þekilde özetlenebilir: . borçlanan kiþi ve kurumlar da arz fazlasý . hane halklarýnýn tüketim ve konut kredisi talepleri .'de biraraya getirilmesi ile. rekabet güçlerinin çalýþmasýna olanak tanýndýðý sürece. üretim iþletmelerinin tesis ve teçhizat harcamalarýný finanse edebilmek amacýyla kredi talepleri . Faiz oraný Ls Þekil 2.7. denge faiz oranýdýr. cari faiz oranlarýný bu düzeyedoðru getiren doðal bir mekanizma vardýr. finansal sistemde ödünç verilebilir fonlarda arzfazlasý ortaya çýkar. Kredi veren kiþi ve kurumlar ellerindeki fonlarý kredi olarak kullandýrabilmek için daha düþük faize razý olacaklar. denge faiz oranýnýn finansal sistemdeki ödünç verilebilir fon arz ve talebini eþitleyen faiz oraný olduðunu görmekteyiz. Denge faiz Denge Faiz Oranýnýn io oraný Belirlenmesi d L Ödünç verilebilir Fon miktarý Lo Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre Ld ve Ls fonksiyonlarýný eþitleyen faiz oraný. Örneðin cari faiz oraný dengefaiz oranýndan yüksekse.

Bu nedenle faiz oraný. Öte yandan cari faiz oraný denge faiz oranýndan düþükse.nedeniyle faiz oranýnýn düþürülmesi yönünde pazarlýða baþlayacaklardýr.32 . . ! Cari faiz oranýdenge faiz oranýndan düþükse. ortaya çýkan talep fazlasý nedeniyle faiz oraný yükselmeye baþlayacaktýr. kredi verenlerin arz ettikleri fon miktarý borçlananlarýn talep ettiði fon miktarýna eþit oluncaya dek düþecektir. Ödünç verilebilir fon talebi ve arzý eþitleninceye dek bu artýþ sürecek ve denge faiz oraný arz-talep eþitliðinin saðlandýðý noktada belirlenecektir. denge faiz oranýna doðru yönelme sürecinin nasýl iþleyebileceðini düþününüz.

Her iki teori de ayný özelliðe sahip iken acaba bunlardan hangisi gerçeði daha iyi yansýtmaktadýr? Bu soruyu yanýtlayabilmek için birkaç hususun açýklýða kavuþturulmasý gerekmektedir. Bu nedenle her iki yaklaþým da ayný dezavantaja sahiptir. Öte yandan sadece finansal kurumlarla deðil.'de denge faiz oranýný belirleyebilmek için gelir ve diðer deðiþkenlerin sabit kaldýðýný varsaymýþtýk. Ýþte bu nedenle her iki yaklaþým da faiz oranýný belirleyen faktörleri kýsmi olarak ele almaktadýrlar. Üçüncü olarak. kullanýlan metodolojide yatmaktadýr.ÝKÝ YAKLAÞIMIN KARÞILAÞTIRILMASI Likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisi de ekonominin reel sektöründeki faaliyetleri sabit kabul ettikleri için dengefaiz oranýnýn be lirlenmesini ancak kýsmi olarak açýklayabilmektedirler. faiz oranýnda ortaya çýkan deðiþikliðin reel sektörü etkilemeyeceði varsayýlmaktadýr. Öncelikle. ayný denge faiz oranýnýn belirlenmesi ile sonuçlanmaktadýr. Likidite tercihi yaklaþýmý bir stok olarak paranýn arzý ve talebi ile ilgilenirken. Geçmiþte bu iki yaklaþýmýn denge faiz oraný konusunda farklý sonuçlara ulaþmýþ olduklarý yoðun þekilde tartýþýlmýþ olmasýna karþýn. ekonomide alýnan finansal kararlarýn "para mý yoksa likiditesi düþük baþka bir finansal aktif mi tutmak" þeklinde olduðunu kabul etmektedir. genel denge anlamýnda.7. her iki teori de. Nitekim Þekil 2. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ise finansal sisteme gelen ve çýkan fon akýmý ile ilgilenmekte ve ekonomide alýnan finansal kararlarýn geniþ bir finansal aktif kümesine baðlý olarak alýndýðýný kabul etmektedir. günümüzde her iki yaklaþýmýn da genelanlamda ayný denge faiz oraný düzeyine iþaret ettikleri herkes tarafýndan kabul edilmektedir. Stok ve akým deðiþken kavramlarýnýhatýrlayýnýz. ve 2. .4. her iki yaklaþým da ekonominin reel sektöründeki deðiþmeleri ele almaksýzýn faiz oranlarýnýn belirlenmesini incelediði için her ikisi de kýsmi denge teorileridir. Ýkinci olarak. ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmý ekonomideki finansal piyasalar ve kurumlarla ilgilenen iktisatçýlar tarafýndan yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Gelirde ortaya çýkan bir deðiþme veya finansal sistemdeki arz -talep miktarlarýný etkileyebilecek reel sektörde yaþanan bir deðiþikliðin faiz oranýný etkilemesine olanak tanýnýrken. ekonomiyibir makro model çerçevesinde ele a lan iktisatçýlar ise genellikle likiditetercihi yaklaþýmýný kullanmaktadýrlar. Ancak iki yaklaþým arasýndaki fark.

Gerçek yaþamda ekonomik birimler fiyatlar genel düzeyinde deðiþiklik olacaðý þeklinde bekleyiþlere sahip olabilirler ve aslýnda bu bekleyiþler faiz oranýnýn belirlenmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadýr.Ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi yaklaþýmlarýnýkarþýlaþtýrýnýz. gerçeði daha iyi yansýtma anlamýnda bir tercih yapýlamayacaðýnýn nedenlerini düþününüz. Daha doðru bir deyiþle her iki yaklaþým. ekonomik birimlerin fiyatlardabir deðiþiklik bekle ediðini kabul etmektedir.33 . Fiyat bekleyiþlerinin söz konusu . fiy atlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Bu iki yaklaþým arasýnda. REEL VE NOMÝNAL FAÝZ ORANLARI ! ? Yukarýda ele alýnan likidite tercihi ve ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmlarýnýn her ikisinde de finansal sistemde alýnýp satýlan menkul kýymetlerinvadeleri süresince.

e yazmak mümkündür. reel faiz oraný ve enflasyonist bekleyiþler arasýndaki iliþkiye ilk kez dikkatçeken ünlü iktisatçý Irving Fisher'in adýna baðlanarak. Reel faiz oraný. Ekonomik birimlerin. enflasyonist bekleyiþlerinden de geniþ ölçüde etkilendiðini kabul etmektedirler. Fisher'i yeniden keþfetmiþler ve enflasyonist bekleyiþler nedeniyle faiz oranlarýnýn yükseldiðini ve deðiþkenlik gösterdiðini öne sürmüþlerdir. Günümüzde iktisatçýlar. Nominal faiz or aný i. Nomin oraný ise finansal sistemde fiilen gerçekleþen faiz oranýdýr ve reel faiz oraný ile ekonomik birimlerin enflasyonistbekleyiþlerinin toplamýna eþittir. nominal faiz oraný ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþki Irving Fisher tarafýndan yaklaþýk 100 yýl önce ortaya konmasýna karþýn. ? Fisher eþitliði nedir ve ne ifade etmektedir? Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný beklenen fiyat deðiþikliklerine tam olarak uyum göstermektedir. Yukarýda verilen bu eþitlik. reel faiz oranýný belirleyen faktörlerin yaný sýra. Finansal sistemde hem fon arz edenler. Ancak bu uyum mekanizmasý iki varsayýma dayanmaktadýr : . Örneðin reel faiz oraný %7 ve ekonomik birimlerin enflasyonist bekleyiþi %25 ise nominal faiz oraný tam olarak %32 olacaktýr. reel faiz oraný i* ve enflasyonist bekleyiþler . 1970'li yýllar boyunca faiz oranlarýnda görülen aþýrý deðiþkenliðin nedenlerini araþtýran iktisatçýlar. Ýktisatçýlar faiz oranlarý ve beklenen enflasyon arasýndaki iliþkiyi incelemeye büyük zaman ayýrmalarýna karþýn. Fisher eþitliðinin pratikte neölçüde gerçekleþeceðini beli . hem de fon talep edenler ayný enflasyonist bekleyiþe sahiptir ve .e ile gösterilirse. nominal faiz oraný. Fisher Eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Finansal sistemde.rolünü görebilmek için reel ve nominal faiz oranlarý þeklinde bir ayýrýma gitmemiz gerekmektedir. gelecekte fiyatlarýn deðiþmeyeceði yönünde bir bekleyiþe sahip olmalarý halinde. konu 1970'lerden itibaren dikkat çekmeye baþlamýþtýr. finansal sistemde görülen faiz oraný deðiþikliklerinin. i = i* + . reel faiz oraný likidite tercihi veya ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göre belirlenendenge faiz oranýdýr. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam uyumunu engelleyecek bir müdahale söz konusu deðildir.

Ayný þekilde. Örneðin 1970'lerde petrol fiyatlarýnda görülen artýþlar. Ýkinci olarak. Fisher eþitliðinin pratikte tam olarak gerçekleþmesine engel olabile? cek faktörler neler olabilir? Ýlk olarak. Bu deðiþkene iliþkin olarak kullanýlan tüm ölçütler eleþtiriye açýktýr. Ancak reel faiz oranýnýn kendisi. Görüldüðü gibi finansal nitelikte olmayan bu iki olay bile reel faiz oranýnda deðiþmeye yol açmaktadýr. ödünç verilebilir fonlar arz ve talebine göre deðiþebilir. sermayenin verimliliðini düþürmüþ ve dolayýsýyla ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonu sola doðru kaymýþtýr. . Fisher eþitliðinde reel faiz oranýnýn sabit olduðu kabul edilmektedir. beklenen fiyat deðiþikliklerinin en iyi nasýl ölçülebileceði hususunda bir anlaþmazlýk söz konusudur.34 . 1980'li yýllarda petrol fiyatlarýnda yaþanan düþüþ sermayenin verimliliðini artýrarak ödünç verilebilir fon talebi fonksiyonunun saða doðru kaymasýna neden olmuþtur. enflasyonist bekleyiþlerle nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin basitleþtirilmiþ hali olarak kabul edilmelidir. Bu yüzden Fisher eþitliði.azý güçlüklerle karþýlaþmýþlardýr.

Fisher eþitliðine görebeklenen enflasyon il al faiz oraný arasýnda bire-bir iliþki söz konusudur. vergilerin etkisini de göz önüne alacak þekilde aþaðýdaki gibi yazýlabilir: * + . vergi sonrasý reel faiz oranýnýn sabit kalabilmesi için (yani nominal faiz oranýnýn beklenen enflasyona tam olarak uyum gösterebilmesiiçin). Acaba ekonomide neden birden fazla faiz oranýsöz konusudur? . ekonomide belirli bir tarihte. Üçüncü olarak.! ! Yukarýdaki bölümde öðrendiðiniz ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýný kullanarak. Tablo 2.þekil yardýmýyla tespit ediniz. Yukarýda ele alýnan ve bizim burada deðinmediðimiz birçok husus. faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden önemli ölçüde etkilendiði. Ancak.1. 31..1995 tarihinde Türkiye'de çeþitli finansal aktiflere uygulanan faiz oranlarýnýn sadece bir kýsmýný göstermektedir. ortalama anlamýnda tek bir faiz oranýný kullandýk. Öte yandan faizgelirlerinin artan oran vergiye tabi olduðu ülkelerde. Örneðin. ? Bu bölümde þu ana kadar yaptýðýmýz açýklamalarda.33 puan artmak zorundadýr. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir.e i = iat 1-t Bu eþitlikte iat* vergi sonrasý reel faiz oranýný. Ancak. Oysa yapýlan ampirik araþtýrmalarýn büyük bir bölümü söz konusu bire-bir iliþkiyi doðrulamamakta. bir dizi faiz oraný söz konusudur. talep fonksiyonundaki bu yer deðiþtirmelerin reel faiz oraný üzerindeki etkilerini. Yani beklenen enflasyondaki %1'lik artýþ nominal faiz oranýnda %1'lik artmayla sonuçlanmaktadýr. Bu iktisatçýlara er eþitliði. geçmiþte tartýþýlmýþ ve bazýlarý halâ tartýþýlmaktadýr. iliþkinin daha zayýf olduðu yönünde tespitlerde bulunmaktadýr. nominal faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlere tam olarak uyum gösterdiði hususu da tartýþmalýdýr. Yukarýdaki eþitliðe göre marjinal vergi oraný %25 ise. beklenen enflasyo ndaki bir puanlýk artýþ karþýsýnda nominal faiz oraný 1. beklenen enflasyon oraný ile nominal faiz oraný arasýndaki iliþkinin bire-bir'den daha yüksekolduðu da öne sürülmektedir.12. herkes tarafýndan kabul edilen bir gerçektir. FAÝZ ORANLARININ YAPISI .

Finansal aktifin geri ödenmeme riski .35 . temel olarak aþaðýdaki faktörler tarafýndan belirlen r: . faiz oranlarýnýn yapýsý ile ilgilidir. Finansal aktifin pazarlanabilirliði Faiz oranlarýnýn yapýsýnýbelirleyen faktörler nelerdir? Bu faktörlerlefaiz oranlarýnýn düze nasýl bir iliþki kurulabileceðini düþününüz. . özellikle üzerinde durulmasý gereken bir faktör niteliðindedir. Ancak bu faktörlerden finansal aktiflerin vadeleri arasýndaki farklar. Yukarýda sýralanan dört faktör faiz oranlarýnýn yapýsýný belirlemede birlikte etkili olurlar. Finansal aktifin sahip olduðu vergi ayrýcalýklarý . Faizoranlarýnýn yapýsý. Finansal aktifin vadesi .Faiz oranlarýarasýndaki bu farklýlýðýn nedenleri nelerdir? Bu sorulara verilecek yanýt.

Veyahut da 1 gecelikgerçek faiz oraný. vadelerinin farklý olmasýdýr.Yýllýk %) Finansal Aktifin Türü Faiz Oraný Vadesiz Mevduat 13. FAÝZ ORANLARININ VADE YAPISI ! Faiz oranlarýnýn vade yapýsý.10 6 Ay Vadeli Mevduat 83. faiz oranýnýn bir yýl için tanýmlandýðýakýlda tutulmalýdýr.33 1 Yýl Vadeli Mevduat 91. yný vergi ayrýcalýklarý uygulanan ve hemenhemen tümü ayný pazarlanabilirlik gücüne sahip menkul kýymetlerdir. Ne var ki bunlarýn faiz oranlarý üzerindeki etkisini belirlemek nispeten daha kolaydýr.Faiz oraný ve vade arasýndaki iliþki faiz oranlarýnýn vade yapýsý olarak adlandýrýlýr.1995 .12. vade ne olursa olsun. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný incelerken kamu kesimi tarafýndan çýkartýlmýþolan menkul kýymetlerin kullanýlma nedeni nedir? Bu menkul kýymetlerin temel özelliði nedir? .30 6 Ay Vadeli Hazine Bonosu 99.0 Tüketici Kredisi (Aylýk) 8.83 Reeskont Faiz Oraný 57. Bunedenle. Þüphesiz diðer faktörler de faiz oranlarýnýn belirlenmesinde ihmal edilemeyecek faktörlerdir. Faiz oranlarýnýn yapýsý üzerinde vade kavramýnýn etkisini anlayabilmenin en iyi yolu devlet tarafýndan çýkarýlan menkul kýymetleri ele almaktýr. Çünkü kamu kesimi tarafýndan çýkartýlan çeþitli menkul kýymetler (hazine bonolarý. tahvilleri gibi) arasýndaki tek fark vadeleridir.17 1 Yýl Vadeli Hazine Bonosu 99. Bu nedenle aþaðýdaki bölümde faiz oranlarýnýn vade yapýsýný ayrýntýlý olarak incelerken. TÜRKÝYE'DE FAÝZ ORANLARI (31. kamu kesimi tarafýndan çýkar mýþ olan çeþitli menkul kýymetlerin farklý faiz oranlarýna sahip olmasýnýn temel nedeni. eðer bu kredi 365 gece içinalýnsaydýverilecek faizin %105 o sýdemektir. Tablo 2. diðer faktörlere de kýsaca deðineceðiz.5 Bankalararasý Gecelik 105.0 Faiz oranýndan sözederken. benzer özelliklere sahip olan ancak vadeleri açýsýndan farklýlýk taþýyan çeþitli finansal aktiflerin faiz oranlarý arasýndaki iliþkiyi ifade etmektedir. bu oranýn 365'de biridir. Bu menkul kýymetlerin tümü hemen hemen sýfýr geriödenmeme riskine sahip. Örneðin.1. Bankalararasýbir gecelik faiz oranýnýn %105 olmasýdemek.

36 . belirli bir tari te (örneðin 26 Mart 1996 günü gibi) finansal sistemde alýnýp satýlan aktiflerin vadeleri ile getirileri arasýndaki iliþkiyi göstermektedir. Türkiye'de vadeli mevduatlara iliþkin vergi sonrasý yýllýk getiri eðrileri yer almaktadýr.Benzer özelliklere sahip finansal aktiflerin faiz oranlarý ile vadeleri arasýndaki iliþkiyi göstermek amacýyla geniþ olarak kullanýlan yöntem. Örneðin Þekil 2. getiri(hasýla) eðrisi yöntemidir.'de yer alan þekillerde. Getiri eðrisi. ? . iki ayrý tarihte.8.

Ancak hemen belirtmek gerekir ki. Getiri eðrisi ne ifade eder? Getiri eðrisi çizilirken neden benzer ? özelliklere sahip finansal aktifler göz önüne alýnmalýdýr? Getiri eðrisinin genellikle gözlenen dört tip þekli vardýr: Artan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn yükseldiðini gösterir).Mevduat Getirisi Eðrisi Mevduat Getirisi Eðrisi 31/12/1986 31/12/1995 100 95 45 40 90 35 85 30 80 25 75 Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl Getiri Eðrisi 1 ay 3 ay 6 ay 1 yýl (a) (b) Þekil 2. getiri eðrileri oluþturulurken dikkatli davranmak gerekir. Þeklin b bölümüne göre ise 31/12/1995 tarihi itibariyle bu iliþki tersine dönmüþ görünmekte ve getiri eðrisi aþaðýya doðru seyretmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus. 31/12/1986 tarihi itibariyle Türkiye'de vadeli mevduat faiz oranlarý vade süresi uzadýkça artmaktadýr. Vadelerine Göre Getiri Oranlarýnda Deðiþme Þeklin a bölümünde yer alan getiri eðrisine göre.8. azalan getiri eðrisi (vade uzadýkça faiz oranlarýnýn düþtüðünü gösterir). getiri eðrisi çizilirken ele alýnan menkul kýymetlerin benzer özellikler taþýmasý gerekliliðidir. Farklý bir özelliði nedeniyle (örneðin istendiði anda nakte dönüþtürülebilirlik gibi) diðer menkul kýymetlerden farklýlýk gösteren menkul kýymetler deðerleme dýþý býrakýlmalýdýr. düz getiri eðrisi (farklý vadelerde faiz oranýnýn sabit kaldýðýný .

vade uzamaya devam ettikçe daha sonra azalan faiz oranlarýný gösterir). Getiri eðrisinin alabileceði bu þekiller aþaðýdaki grafikte gösterilmektedir. Getiri oranýVadeArtan getiri eðrisi Getiri oranýVadeAzalan getiri eðrisi Getiri oranýVadeDüz getiri eðrisi Getiri oranýVadeTepe yapan getiri eðrisi Þekil 2.9. Çeþitli Getiri Eðrileri -37 .gösterir) ve tepe yapan getiri eðrisi (ilk aþamada vade uzadýkça yükselen.

Buna göre üç yýl vadeli tahvilin faiz oraný %60 dolayýndadýr. alýnacak kararlarýetkilememektedir. Söz konusu teori . Uzun vadeli (üç yýl vadeli hazine tahvili) faiz oraný. cari kýsa vadeli faiz oraný . Bekleyiþler teorisine göre finansal sistemdeki iþlem maliyetleri. Piyasa katýlýmcýlarýnýn tek hedefi kâr maksimizasyonudur. Örneðin 10 yýl vadeli bir tahvilin faiz oraný cari kýsa vadeli faiz oraný (bir yýl vadeli tahvil faiz oraný) ile uzunvadeli tahvilin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn uzun vadeli tahvilin vade süresine bölünmesi ile bulunmaktadýr. bu menkul kýymetleri satýn almaya yetecek fonlara sahiptirler ve amaçlarý. bekleyiþler teorisi. Ayrýca bekleyiþler teorisi. Bu varsayýmlarýn doðal bir sonucu olarak. Bir yýl vadeli menkul kýymete iliþkin cari faiz oranýnýn %45 olduðunu. finansal sistemde arz ve talep eden þeklinde yeralan piyasa katýlýmcýlarýnýn menkul kýymet alýp satmaktaki amaçlarýnýn. piyasada mevcut (cari) kýsa vadeli faiz oraný ile uzun vadeli menkul kýymetin vade süresi içindepiyasa katýlýmcýlarýnýn gerçekleþmesini b ri kýsa vadeli faiz oranlarýnýn toplamýnýn ortalamasýna eþittir. mevcut fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize etmek olduðu varsayýlmaktadýr. bu konuda birbirleriyle rekabetetmektedir. Örnek olarak. likidite primi teorisi vebölünmüþ piyasalar teorisi þeklinde sýralan lir. çok sayýda teorik ve ampirik araþtýrma yapýlmýþ olmasýna karþýn bu konuda kesin bir sonuca ulaþýlamamýþtýr. bir yýl ve üç yýl gibifarklý vadelere sahip hazine tahvilleri arasýnda seçim yapmalarý gerektiðini varsayalým. piyasa katýlýmcýlarý açýsýndan uzun vadeli bir menkul kýymeti elde tutmak ile ayný süre içerisinde kýsa vadeli bir dizi menkul kýymeti elde tutmak arasýnda bir fark olmadýðýný kabul etmektedir. uzun vadeli tahvilleri elden çýkartýp kýsa vadelilere yönelirken iþlem maliyetlerinin bir etkisinin olmadýðý veya bunun göz önüne alýnmadýðý kabul edilmektedir. faizoranlarýnýn gelecekte göstereceði deðiþikliklere iliþkin bekleyiþler Bekleyiþler teorisinde. piyasa katýlýmcýlarýnýn daha sonraki iki yýl boyunca yýllýk faiz oranýnýn sýrasýyla%65 ve %70 þekl i beklediklerini varsayalým.Getiri Eðrisinin Þeklini Belirleyen Faktörler ! ? Bir getiri eðrisinin þeklinin belirlenmesinde etkili olabilecek faktörler konusunda. piyasa katýlýmcýlarýnýn. Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oraný. Faiz oranlarýnýn vade yapýsýný açýklamaya dönük üç adet teori. bu fonlardan elde edilebilecek kârý maksimize edecek þekilde fon tahsisini gerçekleþtirmektir. Piyasada yer alan katýlýmcýlar. Bekleyiþler Teorisi Bu teoriye göre faiz oranlarýnýn vade yapýsýný belirleyen faktör.

Yani uzun vadeli tahvil faiz oraný i = 0. Bekleyiþler teorisinde dikkat çeken nokta. yukarýdaki örneðimize göre.ile uzun vadeli menkul kýymetin vadesi süresince gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli oranlarýn toplamýnýn basit ortalamasýdýr.45 + 0.38 . ikinci ve üçüncü yýlda gerçekleþecek kýsa vadeli faiz oranlarý hakkýnda.65 + 0.70 = 0.60 3 þeklinde hesaplanmaktadýr. . Bekleyiþler teorisine göre uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine iliþkin bir örnek de siz çözümleyiniz.

daha baþlangýçta 3 yýl vadeli tahvili satýn alarak daha fazla gelir elde edebilirlerdi. Bekleyiþler teorisine göre tepe yapan birg etiri eðrisi. Uzun vadeli finansal aktifin faiz oraný vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýnýn ortalamasýna göre belirlendiði için. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn yükseleceðini bekliyorlarsa. Ýkincil piyasalarda gerçekleþen iþlem hacminin yüksekliði nedeniyle. bu kez olaylar tersine bir geliþim izleyecek ve faiz oraný %60'a ulaþýncaya dek yükselecektir.? ? ? ekonomik birimlerin daha ilk yýlýn baþlangýcýnda kesin bir bekleyiþe sahipolmalarýdýr. Öte yandan kýsa va nýnýn gelecekte bir deðiþme göstermeyerek sabit kalacaðý bekleniyorsagetiri eðrisi yatay bir þekil alýr. Uzun vadeli faiz oranýnýn. Kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte izlemesi beklenen seyir ile getiri eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Likidite Primi Teorisi Likidite primi teorisinin aslý da bekleyiþler teorisine dayanmakta. piyasa katýlýmcýlarý üç yýl boyunca her yýl kýsa vadeli tahvil satýn almak yerine. talebi artýrýr ve dolayýsýyla uzun vadeli tahvilin fiyatý artarken faiz oraný düþerdi. Eðer uzun vadeli tahvilin faiz oraný %60'dan düþük olsaydý. uzun vadeli faiz oraný kaçýnýlmaz biçimde daha yüksek olacaktýr. getiri eðrisi yükselen eðri þeklini alacaktýr. kýsa vadeli faiz oranlarýnýn yükselmesinin beklendiði bir ortamda. Piyasa katýlýmcýlarý kýsa vadeli faiz oranýnýn gelecekte düþüþ göstereceðini düþünüyorlarsagetiri eðrisi azalan eðri þeklini alacaktýr. her zaman daha çok tercih edilir bir nitelik taþýmaktadýr. Eðer bu oran %65 olsaydý. Uzun vadeli finansal aktiflerin taþýdýðý . uzun vadeli finansal aktifin vade süresi boyunca gerçekleþmesi beklenen kýsa vadeli faiz oranlarýna baðlýdýr. bu bekleyiþler ýþýðýnda belirlenen uzun vadeli tahvil faiz oranýnýn %60 olmasý gerekmektedir. daha likitolma özelliði taþýya deli finansal aktifler. Uzun vadeli tahvilin bu çekiciliði. kýsa vadeli faiz oranýbekleyiþlerine görebelirlenen düzeyden büy lmasýdurumunda ne gibi deðiþiklikler gerçekleþmekte ve sonuç ne olmaktadýr? Yukarýdaki açýklamalarýmýza göre getiri eðrisinin þekli. Yuka neðimize göre. ancakburada piya sa katýlýmcýlarýnýn uzun vadeli ve kýsa vadeli finansal aktifler arasýnda bir fark gözetmedikleri varsayýmý kabul edilmemektedir. piyasa katýlýmcýlarýnýn kýsa vadeli faiz oranlarýnýn önce yükselmesini daha sonra düþmesini beklemeleri halinde ortaya çýkabilir. Faiz oranýndaki bu düþüþün %60'a ulaþýncaya kadar devam edeceðini tahmin etmek artýk güç deðildir.

daha az likit olma özelliði nedeniyle. Ancak. artan getiri eðrisi bu teoriye göre en çok karþýlaþýlan getiri eðrisidir. Likidite primi teorisine göre. Kýsa vadeli faiz oranýnda hiçbir deðiþiklik beklenmese bile. likidite primi pozitif olduðu için getiri eðrisi artan bir eðri þeklini ala .39 . Likidite primi teorisinin bekleyiþler teorisinden farkýnedir? Bu fark uzun vadeli faiz oranýnýn belirlenmesine nasýl yansýmaktadýr? Daha önce ele aldýðýmýz dört tür getiri eðrisinin tümü likidite primi teorisine uygundur. bu tür finansal aktiflerin faiz oraný bunu karþýlayabilecek bir likidite primini de kapsamalýdýr. uzun vadeli faiz oranýna eklenen likidite primi pozitif bir deðer aldýðý için. cari kýsa vadeli faiz oraný. uzun vadeli faiz oranýna eþittir. vade süresince beklenen kýsa vadeli faiz oranlarý ve likidite primi toplamýnýn basit ortalamasý.

Çünkü. Bölünmüþ piyasalar teorisine göre. Bu teorinin temel varsayýmý. Buna göre her vadeye iliþkin faiz oraný. Likidite primi teorisine göre ençok karþýlaþýlan getiri eðrisiþekli nedir? Neden? Bölünmüþ Piyasalar Teorisi Bölünmüþ piyasalar teorisi. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý ayrý piyasalarda belirlenen faiz oranlarýdýr. Örneðin bir finansal aktifi elinde kýsa süre tutabilecek güçteki ekonomik birimler kýsa vadeli finansal aktiflerle ilgileneceklerdir. Bölünmüþ piyasalar teorisinin bekleyiþler teorisinden farký nedir? Bu farkýyaratan varsayýmýtekrarlayýnýz. ilgili piyasadaki arz ve talep tarafýndan belirlenmekte ve diðer vadelere ait piyasalardaki beklenen faiz oranýndan etkilenmemektedir. piyasa katýlýmcýlarý. elde edilecek getiri belirlidir ve faiz oraný riski söz konusu deðildir. Farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda ikame iliþkisinin bulunmama nedeni ise þu þekilde açýklanabilir: Yatýrýmcýlarýn belirli bir vade için oluþmuþ tercihleri vardýr. azalan bir getiri eðrisi söz konusu olabilir.? caktýr. finansal aktifler arasýnda tam ikame iliþkisi olduðunu kabul eden bekleyiþler teorisinin tamamen tersidir. bir finansal aktifinvadesi ile b u finansal aktifi elde tutma süresi birbirine eþitse. likidite primi ve bekleyiþler teorilerinden oldukça farklýdýr. Bu nedenle sadece tercih ettikleri vadeyesahip finansal aktife ait piyasadan elde edilebilecek getiri ile ilgilenirler. Görüldüðü gibi bölünmüþ piyasalar teorisi. Öte yandan. Örneðin henüz orta okula giden çocuðunuzun üniversite masraflarýný karþýlamak amacýyla þimdiden satýn alacaðýnýz finansal aktifleri muhtemelen uzun süre elinizde tutacaksýnýz demektir. kýsa vadeli faiz oranýnýn likidite priminden daha fazla düþmesini bekliyorlarsa. böyle bir durumda uzun vadeli faiz oraný kýsa vadeli faiz oranýndan likidite primi kadar yüksek olacaktýr. Bölünmüþ . Bu da uzun vadeli finansal aktifleri tercih edeceðinizi gösterir. Yatýrýmcýlarýn bu tür tercihlerinin nedeni ise bir finansal aktifi elde tutma süresi konusunda akýllarýnda oluþmuþ bir tercihlerinin bulunmasý ve piyasada arzuladýklarý bu vadeye uygun bir finansal aktif bulduklarýnda risk üstlenmeksizin bu getiriyi elde edebilmeleridir. Bir baþka deyiþle. farklý vadelere sahip finansal aktifler arasýnda herhangi bir ikame iliþkisinin bulunmamasý þeklinde özetlenebilir.

Bu durum uzun vadeli finansal aktif fiyatlarýnýn düþük buna karþýlýk faiz oranýnýn yüksek olmasýna yol açacaktýr. ? ! .40 . Diðer tip getiri eðrileri de bölünmüþ piyasalar teorisine uygun eðrilerdir. Bölünmüþpiyasalar teorisini kullanarak azalan ve düz getiri eðrilerinin oluþma nedenini açýklamaya çalýþýnýz. Çünkü böyle bir durumda uzun vadeli finansal aktiflere olan talep kýsa vadelilere oranla düþük kalacaktýr.piyasalar teorisine göre. farklý vadelere sahip finansal aktiflere iliþkin arz ve talep farklýlýklarý ile açýklanabilir. Örneðin genel olarak yatýrýmcýlar daha az faiz riski taþýyan kýsa vadeli finansal aktifleri tercih etmekte iseler. bölünmüþ piyasalar teorisine göre artan getiri eðrisi söz konusu olacaktýr. farklý þekillere sahip getiri eðrilerinin ortaya çýkmasý.

Yine de bufaktörlerin faiz oranlarýnýn yapýsý üzerindeki etkilerini belirlemek oldukça kolaydýr. iet vergiden muaf faiz oranýný. Söz konusu iki faiz oraný arasýndaki farký .4 olacaktýr. N tekim menkul kýymetlerden elde edilen faiz geliri degelir vergisine tabi olabilir. Görüldüðü gibi vergi ayrýcalýðý taþýyan bir finansal aktifin faiz oraný bu tür bir ayrýcalýk taþýmayan finansal aktiflerin faiz oranýndan düþüktür. devletin bazý tür tahvillerinden (özellikle kendi çýkardýklarý) elde edilen faiz gelirini vergiden muaf tutmasý mümkündür. Örneðin tahvillerden elde edilen faiz geliri. Vergidenmuaf bir finansal aktifin fa anýný.FAÝZ ORANLARININ YAPISINI BELÝRLEYEN DÝÐER FAKTÖRLER Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn farklý düzeylerde gerçekleþmesine neden olan en önemli faktör. genel anlamda. söz konusu finansal aktiflerin sahip olduðu vergiözellikleri. bu tür bir ayrýcalýk tanýnmayan bir finansal aktifin faiz oranýna dönüþtürmek için aþaðýdaki formül kullanýlabilir: 1 i = iet 1-t Bu formülde i vergili faiz oranýný. Vergiden muaf bir menkul kýymetin faiz oraný %50 ve marjinal vergi oraný %30 ise vergili faiz oraný %71. t ise marjinal vergi oranýný ifade etmektedir. sermaye kazancý vergisine tabi iken. Elde edilen faiz gelirinin vergiden muaf tutulduðu bir finansal aktifin gerçek getirisi marjinal vergi oraný (finansal aktifi elinde bulunduran kiþinin mevcut diðer gelirleri nedeniyle dahil olduðu vergi dilimine uygulanan oran) gözönündetutularak hesaplanabilir. geri ödenm eme riski ve pazarlanabilirlik derecesi gibi diðer faktörlerin hiçbir rolünün olmadýðý anlamýna gelmemektedir. ilgili finansal aktiflerin vadelerindeki farklýlýklardýr. Bu tür vergi ayrýcalýðý taþýyan menkulkýymetlerin faiz oraný doðal olarak daha düþük olacaktýr. Vergi Ayrýcalýklarý Bilindiði gibi devlet elde edilen geliri çeþitli düzeylerde vergilendirmegücüne sahiptir. Ancak bu ifade. Söz konusu marjinal vergi oraný ne kadar yüksekse saðlanan muafiyetin önemi de o ölçüde büyük olacaktýr. Ancak birçok ülkede bazý finansal aktiflerden elde edilen faiz geliri diðer finansal aktiflerden elde edilen faiz gelirindenfark lý olarak deðerlendirilmektedir.

? ? Vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oranýnýn bu tür ayrýcalýða sahip olmayan finansal aktifinfaiz oranýndan düþük olmasýnýn nedeni nedir? Marjinal vergi oranýnýn %25.Finansal Aktif2 Burada finansal aktif1 herhangi bir vergi ayrýcalýðý olmayan bir finansalaktifin. finansal aktif2 ise bir þekilde vergi ayrýcalýðý tanýnmýþ bir finansal aktifin faiz oranýný göstermektedir. vergiden muaf bir devlet tahvilinin faiz? oranýnýn %90 olma sýhalinde gerçek faiz oranýnedir? Ýki finansal aktifin sahip olduðu farklý vergi özelliklerinin neden olduðu etki þu þekilde hesaplanabilir: Vergi Etkisi = Finansal Aktif1 .belirleyen unsur ise dahilolunan vergi dilimine uygulanan vergi oraný. Söz konusu iki finansal aktifin vergi .41 . yani marjin al vergi oranýdýr.

Yukarýdaki örneðimize geridönersek. vergi ayrýcalýðýnýn neden olduðu etki %15 tir. bu menkul kýymetin faiz oraný o kadar yüksek olacaktýr. hazine tarafýndan çýkartýlan bir tahvil ile ticari bir þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil ayný vadeye sahipken. Örneðin. M enkul kýymet ihraç eden hiçbirkuruluþ. Geri ödenmeme riskinin faiz oranýüzerindeki etkisi nedir? Pazarlanabilirlik Bir menkul kýymetin sahip olduðu satýlabilme olanaklarý ne kadar güçlü . Bu nedenle diðer tüm menkul kýymetler bir ölçüde geri ödenmeme riski taþýrlar. ticari þirket tarafýndan çýkartýlan tahvil diðerine göre daha yüksek bir geri ödenmeme riski taþýr. geri ödenmeme riski. Bir menkul kýymetin geri ödenmemesi riski ne kadar yüksekse. Çünkü devlet pa asarak. pazarlanabilirlik gibi) ayný olduðu kabul edilmektedir.Finansal Aktif2 Burada 1 nolu finansal aktif yüksek riske sahip finansal aktifin faiz oranýný. Devletin çýkardýðý menkul kýymetleringeri ödenmeme riski genellikle sýfýr olarak kabul edilir. devlet tahvillerine göre daha yüksekbir faiz oranýna sahip olacaktýr. faiz ve anapara ödenmesinde devletinki kadar güçlü b rantiveremez.dýþýndaki diðer tüm özelliklerinin (vade. diðer þartlar sabitken. Geri Ödenmeme Riski ? Geri ödenmeme riski bir menkul kýymetin faiz ve/veya ana para ödemesinin yapýlmamasý olasýlýðýdýr. 2 nolu finansal aktif ise riski olmayan veya daha düþük risk taþýyan finansal aktifin faiz oranýný ifade etmektedir. Örneðin vergi ayrýcalýðý taþýmayan bir finansal aktifin faiz oraný %73. vergi ayrýcalýklarý ve pazarlanabilirlik gibi) ayný olan iki finansal aktifin sahip olduðu risk farklýlýðýnýn etkisi yaklaþýk olarak aþaðýdaki gibi tespit edilebilir: Risk Primi = Finansal Aktif1 . satmýþ olduðu menkul kýymetlerin faiz ve ana para ödemesiniyapabilme gücüne her zaman sahiptir. devletin çýkarmýþ olduðu tahvilin faiz oraný % 71 ise (diðer tüm özelliklerin ayný olduðunu gözden uzak tutmayýnýz) risk primi %4 olarak ifade edilebilir. Geri ödenmeme riski dýþýndaki diðer tüm özellikleri (vade. vergi ayrýcalýðýna sahip bir finansal aktifin faiz oraný % 58 ise. ticari þirketin ihraç etmiþ olduðu tahvilin faiz oraný % 75. Dolayýsýyla þirketin çýkarmýþ olduðu tahvil.

bir menkul kýymetin pazarlanabilirliðinin yüksek olmasý. Daha önce sözü edilen diðer tüm özellikler ayný iken. faiz oranýnýn diðerlerine göre düþük düzeyde kalmasý ile sonuçlanýr.42 . .ve ikincil piyasasý ne kadar geniþ ise bu menkul kýymetin likitidesi o kadar yüksek olur.

Belirli bir tarihte faiz oranlarýnýn yapýsýný açýklayan dört temel faktör söz konusudur: (a) vade farklýlýklarý. Fisher eþitliði ile ilgili çok sayýda tartýþmalý konu olsa da. bir dizi finansal aktifin faiz oranlarý ile bir diðer finansal aktif grubunun faiz oranlarý arasýndaki farklýlýðýn nedenlerini açýklayan faktörleri ele almaktadýr. faiz oraný fon arz ve talebini dengeleyen bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. Faiz oraný ve gelir para talebini etkilemez 2. belirlenen faiz reel faize eþit kabul edilmektedir. Faiz oranýn azalmasý veya gelirin artmasý halinde para talebi artar e. Ödünç verilebilir fonlar yaklaþýmýna göreyse. Enflasyonist bekleyiþlerin sýfýrdan farklý olmasý halinde nominal faiz oraný. (b) geri ödenmeme riskindeki farklýlýklar. Literatürde bu iliþki Fisher eþitliði olarak adlandýrýlmaktadýr. Ödünç verilebilir fonlar kuramýna göre denge faiz oraný aþaðýdakilerden hangisinin gerçekleþmesi halinde ortaya çýkar? a. Nominal faiz = reel faiz d. Likitide tercihi yaklaþýmýna göre para talebinin belirlenmesi açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. Beklenen enflasyon = Gerçekleþen enflasyon e. Bu yaklaþýmlarýn her ikisinde de beklenen enflasyon sýfýr olarak kabul edildiði için. Bunlardan likitide tercihi yaklaþýmýna göre faiz oraný para arzý ve para talebini dengeleyen bir faktördür. Faiz oranýn artmasý veya gelirin azalmasý halinde para talebi artar d.Özet Faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðine iliþkin iki yaklaþým söz konusudur. (c) vergi ayrýcalýklarýna iliþkin farklýlýklar ve (d) pazarlanabilirlik gücündeki farklýlýklar. Sorular 1. Faiz oranlarýnýn yapýsý. iktisatçýlar arasýnda faiz oranlarýnýn enflasyonist bekleyiþlerden etkilendiði hususunda geniþ bir görüþ birliði vardýr. Gerçekleþen faiz = gerçekleþen enflasyon . Faiz oraný veya gelir artýkça para talebi artar b.43 . Faiz oraný veya gelir azalýnca para talebi artar c. Fon arzý = fon talebi b. reel faiz oranýna beklenen enflasyon deðerinin eklenmesi ile elde edilmektedir. Para arzý = para talebi c.

Vade uzadýkça önce artmakta. %40 e. Ýlker. Ahmet. %32 e. Vade uzadýkça önce azalmakta. ERTUÐRUL. Bursa 1995.. Ezgi Yayýnevi. Turhan Yayýnevi. Feridun. %62. Bursa 1994. %83 Kaynakça ERGÝN. Beklenen enflasyon oraný %24. %30 b. %24 4. Para. Ankara 1981. Ezgi Yayýnevi.. Ýlker.. Vade uzadýkça faiz oranlarý yükselmektedir b. Hazinenin çýkardýðý bu tahvillerin gerçek faiz oraný nedir? a. Ýstanbul 1993. reel faiz oraný %8 ise Fisher eþitliðine göre nominal faiz oraný ne olacaktýr? a. %3 c. PARASIZ.3. Bir ülkede tahvillerden elde edilen faiz geliri %20 oranýnda gelirvergisine tabi iken. Makro Ekonomi. Banka ve Finansal Piyasalar. ÖCAL. %70 c. hazine tarafýndan çýkartýlan %50 faizli tahviller gelir vergisinden muaf tutulmuþtur. %16 b.5 d. Para ve Faiz Teorileri. Ankara 1993. Para Teorisi. Azalan bir getiri eðrisi söz konusu ise aþaðýdakilerden hangisi doðrudur? a. . Vade uzadýkça faiz oranlarý düþmektedir c. daha sonda azalmaktadýr 5. Beta Basým. %162 d. Farklý vadelerde faiz oraný sabit kalmaktadýr d. daha sonra artmaktadýr e. Tezer. Para Teorisi.. PARASIZ.44 ..

Ünitede bankanýn tanýmý ve önemi. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede yeralan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimi.ÜN ÝTE 3 Dünya'da ve Türkiye'de Bankacýlýk Bu Ünitede. .. Ünitemizin temel konusu Dünya'da ve Türkiye'de bankacýlýðýn ortaya çýkýþýnýn ve geliþiminin incelenmesidir.. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk konularý ele alýnacaktýr. uluslararasý bankacýlýk ve Türkiye'de bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz.45 . Üniteyi çalýþýrken bankanýn tanýmý ve önemi ile bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini inceledikten sonra.

Bu tanýmýn. Ancak. Ýktisadi kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi. günümüz çaðdaþ bankacýlýðý yüklendiði fonksiyonlarýn bir sonucu olarak. kiþisel kasalarý birleþtirerek kaydi para kullanmadan ödemelerin yapýlmasý deðildir. merkez bankasý ve diðer bankalarýn. iktisadi kalkýnma hedefine ulaþýlabilmesi için hangi fonksiyonlarý yerine getirmesi gerektiðini belirlemektedir. birçok alt sektöre ayrýlan finansal piyasalarýn en önemli kurumsal yapýsýný oluþturmaktadýr. Bu bakýmdan. Bu ülkelerde bankalarýn asli fonksiyonu. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören biriþletme olarak tanýmlamak mümkündür.BANKANIN TANIMI VE ÖNEMÝ ! . halkýn belli bir zaman içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. bankalarý yaptýklarý çeþitli iþlemlerden biri ya da diðerini ön plana çýkararak baþka türlü tanýmlayanlar davardýr. kaydi para kullanýlmayan ve ödeme sistemleri bu kadar geliþmemiþ olan ülke bankalarýný açýklamaktan uzak olduðu açýktýr. kredi ticareti yapmaktýr. bankalarýn önde gelen görevleri. ? Bankacýlýk sektörü. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarýparalarýtoplayarak. iktisat politikasýnýn önemli bir kolu olarak. Birçok Avrupa ülkesinde ve ülkemizde. Bazý anglo-sakson yazarlar. bankalarý çeke tabi mevduat kabul eden iþletmeler þeklinde tanýmlamaktadýr. hem de yönetimtekniði bakýmýndan oldukça büyük Bankalar. . Gerçekten de. iktisat politikasýnýn en önemli hedeflerinden biridir. genel olarak bankacýlýk sisteminin özel olarak da bir bankanýn ülke ekonomisinin geliþmesinde oldukça önemli bir rolü vardýr. ödemelerde aracýlýk. Para politikasý ise. para nakli. bunlarýnema getirir þekilde ikraz ve plase eden. bunlarýkredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeye çalýþan iþletmelerdir. Bankayýnasýl tanýmlayabiliriz? Bankayý. banka parasý ile ödemelerin yapýldýðý ülkeler bakýmýndan doðruluðu kabul edilse bile. bankalarýn temel görevlerinin kredi ticareti yapmak olduðu düþüncesine dayanan bu tanýmýn yanýsýra. doðuþu sýrasýndaki görünümünden hem iþlemlerinin karmaþýklýðý.

.46 . bilinen ilk banka kuruluþudur. Bilinen ilk banka hangisidir? Gerçekten de. Bu rahiplerin. %20 veya %12'yi geçemezdi. Sümerlerin Oruk sitesi etrafýnda geliþen ilk uygarlýklardan birinde milattan önce 3500 yýlýnda kurulan maket adý verilen dinsel kuruluþ. hurma ve madenler için uygulanmaktaydý. zengin olan maketlerde harman zamaný ödenmek üzere. Maketin rahipleri ilk borç verenlerdi. Öte yandan. tohum ve sair malzeme alýmý için. borçlunun hangi mallarýnýn ne suretle borcun tasviyesinde kullanýlacaðý yazýlý idi. Borçlanmada yýllýk faiz %33. Tarihçiler. çiftçilere baþlangýçta ayni. borcun vadesinde nasýl tahsil olunacaðý.Banka neden önemlidir? BANKACILIÐIN DOÐUÞU VE GELÝÞÝMÝ . Hamurabi Kanunlarý'nda banka maketlerinde ikraz iþleminin nasýl yürütüleceði. Bu oranlar tahýl. dahasonra ise parasal kredi açtýklarý bilinmektedir. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedirler.

16. bu da ekonomik iliþkileri geliþtirmiþtir. 19. çoðu yabancý ve eski esir olan ve "tropezitai" denilen özelbankerlerin banka muameleleriyle uðraþtýkl arý görülmektedir. bankacýlýðýn geliþmesini kýsýtlayan hristiyanlýk ve müslümanlýktaki faiz yasaðý. Ýngiltere'de birmilli banka kurulmasýna yol açmýþtýr. yüzyýlýn baþýndan itibaren Amsterdam. Hindistan veHabeþistan ile ticari iliþkileri yeniden kurmasýndan sonra. Eski Mýsýr. dünya tarihinde karýþýklýk devrini izleyen nispi barýþ dönemi. ilk zamanlarda tamamen serbest ve baðýmsýz iken. Böylece modern bankacýlýk. yüzyýlýn ürünü olarak meydana geldi. þehirlerin doðmasýna yardým etmiþ. tanýnmýþ büyük mali kuruluþlara da rastlanýr. Bütün bu geliþmeler. banknot ve kaðýt paranýn genel birödeme aracý niteliðini kazanmasý gibi bazý ilerleme ve geliþmelerin sonucudur. Romadaki özel bankacýlara ne deniliyordu? M. Roma'da "argentari" denilen özelbankacýlar ve "numul " denilen para deðiþtiriciler vardý. yüzyýldan itibaren.Ö. Batý'da o zamana kadar bankacýlýk alanýnda kaydedilen geliþmeler de kayboldu. Ýtalya. Bizans ve Latin ülkeleri arasýnda bir iliþki kuruyordu. Yunan mabetlerinin tevdiat kabulü ve ikrazat iþleri. kýymetli senetlerin düzenlenmesi ve tedavülünün artmasý.. yüzyýlda. 16. kredi alan ve veren kiþiler arasýna banka . krediye ihtiyacýn arttýðý 19. Almanya ve Ýngiltere'de küçük bankerlerden baþka. eski Yunan ve Roma'da banka iþlemleri ile uðraþan kurumlarýn varolduðu bilinmektedir. hazine ihtiyacý ve paranýn istikrarsýzlýðý. . yüzyýla kadar Avrupa'da bir çok fuar kuruldu. Öte yandan. yüzyýldan baþlayarak 14. bankacýlýk hizmetlerinin maketlerin tekelinden çýktýðýný. yüzyýllarda. Çünkü. Jüstinyen'in Roma Kanunlarýný yenidendüzenleyerek devlet maliyesini islah etmesinden ve Çin. yüzyýlýn sonlarýndan itibaren. önce para sonra da sermaye piyasasýnda birinci yeri almýþtýr. modern anlamda bankacýlýk kýsa bir tarihi geçmiþe sahiptir. 15. 17. . bankacýlýkta bugünkü hukuku oluþturmada ve bankacýlýðýn geliþmesinde önemli etkileri olmuþtur.Ö. Bu devirde ticari þehirlerin en çok geliþtiði ülke Ýtalya idi. bugünkü bankacýlýk çift taraflý muhasebe usulünün geliþmesi.. Dördüncü yüzyýlý takiben Roma Ýmparatorluðu'nun yýkýlmasýndan sonra. Buna karþýlýk. Hristiyanlarýn ve Müslümanlarýn bankerlik yapmalarýna engel olduðundan. Atina'dan baþlayarak bütün mabet bankalarda hükümet denetimi yayýlmýþtýr. Bugünkü bankacýlýðýn temelinde ne gibi geliþmeler vardýr? Bankacýlýðýn doðuþu çok eski tarihlere götürülmesine raðmen. 3. ve 17. Bu fuarlarýn. Fransa. yüzyýl. Özellikle Venedik. Doðu'da Bizans Ýmparatorluðu'nda Roma tipi devlet bankalarý faaliyetlerine devam ettiði gibi. 6. 11. ticaretle meþgul olan bazý zengin ailelerin bankacýlýk hizmetlerinde uzmanlaþtýklarýný görüyoruz. Daha sonraki yüzyýllarda. Yahudiler bankerlik yapýp faizle para vermek olanaðýný buluyorlardý. yüzyýlda geliþebilmiþtir. M. bankacýlýkta önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. yüzyýldan sonra. 12. Ticaretin geliþmesi de bankacýlýðýn geliþmesine yol açýyordu. Batý Avrupa'da 19. Mabetlerin yanýnda.

47 . alacak haklarýnýn belli þekilde düzenlenen kýymetli senetlerde maddeleþtiði ve her tür servetin tedavülünü mümkün kýlan kýymetli senetlerin geliþtiði.adý verilen kurumlarýn girdiði. 19. yüzyýllarda kurulmuþ olan az sayýdaki belediye ve devlet bankalarý dýþýnda. banka parasý ile ödeme sisteminin yerleþtiði bir yüzyýldýr. 16. . ve 17. yüzyýldan önce kurulan hemen hemen bütün bankalar þahýs þirketlerinden ibaret olduðu halde. merkez bankalarý oluþmuþ. Bu yüzyýlda. Batý Avrupa ülkelerinde büyükmevduat bankalarý kurulmuþ. emlâk ve yatýrým bankalarý tesis edilmiþtir.

? 19. Dünya Savaþý sonrasýndaki en önemli geliþmesi. banka müþterilerinin yurtdýþýnda olmasý durumunda uluslararasý bir özellik kazanacaðý kabul edilebilir.'deki büyük ticari bankacýlýk kurumlarý tarafýndan baþlatýlmýþtýr. Dolayýsýyla. Sözkonusu kurumlar. Finansmanda yeni bir çaðýn baþlangýcýný ifade eden bu geliþme. Ýþlemler. Uluslararasý Bankacýlýða Geçiþi Belirleyen Faktörler Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. Finansal hizmetler endüstrisinin 2. müþterinin ülkesinde olabileceði gibi bazen de üçüncü bir ülkede bulunabilir.B. Bu iþlemler. bir kýsmý da global bankacýlýk yapýsý içinde finansal veya finansalolmayan kaynaklarýn transferini içermektedir. deðiþik faktörler gözönüne alýnarak farklý þekillerde tanýmlanabilir. bankalarýn faaliyet alanlarý bakýmýndan uzmanlaþmalarýnýn nedenidir. 19. Bu yönleriyle uluslararasý bankacýlýk. Bu iþlemlerin bir kýsmý müþterilere veya müþterilerden fon ya da hizmet akýmýný kapsarken. yüzyýlda kurulan bütün bankalar sermaye þirketleri þeklinde tesis edilmiþlerdir.D. bankacýlýðýn uluslararasýlaþmasýdýr. bankanýn merkez þubesinden veya kendi ülkesindeki þubeler ya da diðer kurumlardan idare edilebilir. bankacýlýða özgüözellikler. özellikle Batý Avrupa veA. Ticari bankacýlýðýn. yüzyýldan itibaren bankalarýn. ekonomik ve ticari faaliyetlerin en büyük yardýmcýsý ve hatta geniþ ölçüde düzenleyicisi olan kuruluþlar haline gelmeleri. iktisadi ve coðrafi fa ki yasal ve düzenleyicikýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi olarak belirtileb ilir. Bankacýlýða Özgü Özellikler . ul uslararasý bankacýlýk deðiþik ülke gruplarýndaki finansal ve ekonomik koþullarla karþýlýklý baðýmlýlýk içinde bulunmaktadýr. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. Bankacýlýðýn doðuþu ve geliþimini tarihsel bir süreç içinde nasýl açýklayabiliriz? ULUSLARARASI BANKACILIK . Uluslararasýbankacýlýðýnasýl tanýmlayabiliriz? Uluslararasý bankacýlýk. yurtdýþýnda oluþturulmuþ kurumlar aracýlýðýyla da yapýlabilir.

teknik ve finansal içerikli danýþmanlýk ve kredi sendikasyonu gibi belli hizmetlerde uzmanlaþma. . üretimde mukayeseli avantaj ve iþlem etkinliði. paranýn konvertibilitesi. kredi kartlarý ve yeni kredi türleri gibi sonuçlar meydana getiren bankacýlýk sistemindeki deðiþiklik ve yenilikler gibi özelliklerdir.48 . rekabet veya yavaþ büyümeden dolayý ulusal piyasalarýn doyuma ulaþmasý veya durgunluðu gibi bir çok sebep sayýlabilir. önemli finansal merkezlerde veyapiyasalarda bir p ozisyona sahip olma isteði.Bunlar. döviz iþlemleri. Ýktisadi ve Coðrafi Faktörler Bunlar. döviz riski. piyasa mükemmeliyetsizliklerininbankacýlýk endüstris nde monopol kârlarýyaratmasý. hukuki. riski azaltýcý ve daha istikrarlý bir gelir tabaný saðlayýcý potansiyele sahip farklýlaþtýrma fýrsatlarý. kâr potansiyeline sahip olan deniz aþýrý alanlar. ticari. faiz arbitrajý. düzenleme. otomasyon.

Burada üç tane teorik yaklaþým bulunmaktadýr. ülkelerde uygulanan geniþletici para politikasý. Mevduat sahipleri. Uluslararasýticaret teorisi nedir? Bu yaklaþým. Uluslararasý Ticaret Teorisi Yaklaþýmý . Uluslararasýbankacýlýða geçiþi belirleyen belli baþlýfaktörler nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýk Teorisi ? Uluslararasý bankacýlýk teorisi.Ana Ülkedeki Yasal ve Düzenleyici Kýsýtlamalar Ana ülkede kârlýlýk ve vergileme veya diðer ekonomik kýsýtlamalar. portföy teorisi yaklaþýmý ve doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýdýr. diðer ülkelerle kurulan dostça iliþkiler. daha etkin bankalar piyasa payýný sürekli geniþletecek ve sermayeyi kendine çekebilecektir. farklý ülkelerdeki mukayeseli bankacýlýk maliyetlerini vebankacýlýkla ilgili düzenlemeler ya da dö piyasasý kontrolleri gibi maliyetlerin eþitlenmesini engelleyen ticaret engellerini dikkate almaktadýr. para ve kredi alanýnda serbest ticaret sözkonusu olursa. banka þubelerinin yerleþimi önemini kaybedeceðinden. spesifik dýþ politikaeylemleri. özel kaynaklardan ödünç verme istekliliði. Çünkü. Uzun Dönemli Politikalarýn Etkisi Bunlar. fonlarýný en yüksek faiz veren bankaya kaydýrýrken. uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmý. fonlarýn baþka ülke bankalarýna kaymasýna. Dolayýsýyla. Bu politikalarýn etkisiyle uluslararasý bankacýlýk geliþmektedir. Etkinliði nispeten düþük bankalar ise. ülkeler ve coðrafi bölgeler arasýnda iktisadi ve askeri alanlardaki entegrasyon. banka hizmetlerinin üretiminde mukayeseli üstünlüðe sahipolan ülkeler avantajl duruma geçecektir. bölümlü piyasalar ve sömürge iliþkileri olarak sayýlabilir. kredi kullananlar da en düþük faiz olan bankayý . gelenekselbankacýlýk gizliliði ve ülk enin politik tarafsýzlýðý. spesifik ödemeler bilançosu politikalarý. buna karþýlýk liberal uygulamalar ise fonlarýn bu ülkelere gelmesine neden olabilir. esas itibariyle uluslararasý ticaret ve yatýrým teorilerinin uluslararasý bankacýlýk alanýna uyarlanmasý ile ortaya çýkmýþtýr. ulusal firmalarýn ve müþterilerin yabancý bankanýn giriþini istememesi. piyasa payýný korumak amacýyla faiz oranlarýný yükselttiklerindekârlarý ve sermayelerinin büyüme oraný azalacaktýr. Bunlar.

Avrupa ve Japonya'da bulunduðu gözönüne alýnýrsa. uluslararasý bankacýlýk iþlem ve kurumlarýnýn yoðun olduðu piyasa ya da merkezler dikkate alýndýðýnda. mevduat sahipleriyle kredi kullananlarýn daha etkin bankalara yönelecekleri kabul edilebilir. Öte yandan.49 . Böylece. Nitekim. tercih benzerliði teorisinin uluslararasý bankacýlýk olgusunu açýklamada bazý ipuçlarý verdiði görülür. nitelikli beþeri sermaye faktörüne nisbeten bolmiktarda sahip olan de mukayeseli bir üstünlük kazanabileceði söylenebilir. Yine. bankacýlýk sektörü açýsýndan. bu . Uluslararasý ticaret teorisi yaklaþýmýna göre. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki rekabet. ulusal çerçevede olduðu kadar uluslararasý çerçevede de faaliyet gösteren banka sayýsýný azaltacaktýr.tercih edeceklerdir. en önemli uluslararasý bankacýlýk merkezleri ve piyasalarýnýn ABD.

Geleneksel portföy teorisinin uluslararasý bankacýlýk konusundaki yaklaþýmý þudur: Portföy riski. banka kredisinin üretim . banka dýþý sektörlerin uluslararasý geliþiminden büyük ölçüde farklý olduðundan. finansal aktiflerin birikimiyle ilgilidir. portföy içindeki aktiflerindaðýlýmýný etkileyecektir. portföyü oluþturan aktiflerin dengeli bir daðýlýmýnýn bulunacaðýný kabul eder. merkezlerde benzer bankacýlýk hizmetlerine talep geldiði anlaþýlýr. Doðrudan Yatýrým Teorisi Yaklaþýmý . uluslararasý bankacýlýkta fiziksel aktifler de oldukça önemlidir. Soruna dar açýdan bakýldýðýnda. Finansal aracýlýk süreci. Dolayýsýyla. çok uluslu banka teorisini oluþturmak amacýyla doðrudan yatýrým teorisi ile ilgili yaklaþýmlarý kullanmak faydalý olabilir. Portföy teorisi. Bu nedenle. elde ettikleri fonlarýn potansiyel biraktifler kümesi içindeki daðýtýmýný kapsamaktadýr. Portföy Teorisi Yaklaþýmý Portföy yaklaþýmýteorisi nedir? Ticari bankalarýn temel faaliyetleri. portföy düzenleme sürecinin teorikçerçevesinde ele alýnabilir. . portföyün genel riski olarak ele alýnýrsa ve farklýlaþtýrma sonucu risk azalýrsa. Bu modelin i. ? Doðrudan yatýrým teorisi yaklaþýmýnedir? Portföy teorisine dayalý yaklaþým.. banka iþletmelerinin çok uluslu bir özellik kazanmasýný belirleyen þartlar. diðer firmalara göre bankalarda daha kolay olmaktadýr. bankacýlýk endüstrisi dýþýndaki firma þartlarýyla tambir paralellik gös una raðmen. Portföy yabancý ve ulusal aktifleri kapsýyorsa. veri bir faiz oraný ve risk tahminleri kümesi için. faiz oranlarýnda ve risk tahminlerinde ortaya çýkabilecek deðiþiklikler. Olayýn bu yönü ise yabancý þube ve bankacýlýk birimlerinin kurulmasýyla ya da doðrudan yatýrým olgusuyla açýklanabilir. ticari bankalarýn yarattýðý sermaye akýmlarý. Bunun yanýsýra. bu deðiþmelerin sonucu olarak uluslararasý sermaye hareketleri baþlayabilir. yatýrýmcý portföyünü yabancý aktifleri kapsayacak þekilde yeniden düzenler.

yeri ile müþterinin yerleþim yeri arasýnda bir iliþkinin olmadýðý görülür. Uluslararasý bankalar genel olarak iki piyasanýn iki sektöründe faaliyettebulunabilir. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim: Euro piyasalar Ulusal piyasalarda olduðu gibi. yerleþim faktörü önem kazanýr. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki piyasa. eurocurren y piyasalarý ve eurobond piyasalarý. Bunlar. Uluslararasýbankacýlýk teorisini açýklayan yaklaþýmlar nelerdir? Uluslararasý Bankacýlýðýn Fonksiyonel Çerçevesi Uluslararasý bankacýlýðýn fonksiyonel çerçevesi denildiðinde. uluslararasý finansal piyasalar da iki altpiyasadan oluþmaktadýr. fonlarý doðrudan ve aracýlýk yoluyla deðerlendiren piyasalardýr. Euro currency piyasalarý birinci tipteki piyasanýn. ürünlerin kredilendirme sürecini de kapsayan bir hizmetler kümesi olarak ele alýnýrsa. Fakat banka. eurobond piyasalarý ise ikinci tipteki piyasanýn özelliklerine sahiptir. Çünkü. dýþ . finansal mekanizma ve iþlemlerin neler olduðu anlaþýlmaktadýr. kurum.50 .

ikincisinde müþterilerle daha yakýn iliþki kurma ve esneklik daha belirgin olarak durmaktadýr. Bu piyasalara ek olarak. diðer firmalar gibi amaçlarý açýsýndan en uygun örgütsel yapýyý seçmek ve oluþturmak zorundadýr. teknolojik geliþim düzeyine. sadece bu iki piyasa türü ile sýnýrlý deðildir. faaliyettebulunulacak bölgenin özelli ve iþ potansiyeline baðlý olacaktýr. Birinci örgütsel tipte yakýn koordinasyon ve kontr lile ölçek ekonomileri ön planda tutulurken. Özellikle 1970'l kacýlýk endüstrisinin uluslararasýlaþma sürecinde ortaya çýkan en belirgin özellik. ilgili firmanýn girdi ve çýktýlarýnýn özelliklerine. euroequity piyasalarý. iki piyasa türü daha vardýr.? iþlemler yoluyla ulusal piyasalara çok yakýndan baðlýdýr. boyutlarý onlar kadar geniþ olmasa da. farklý örgütsel þekilleri dikkate alarak bir yandan coðrafi yoðunlaþma ve fonksiyonel entegrasyonun. eurocurrency mevduatve kredileriy le iþlem yapan ve finansal aracýlak rolünü üstlenen eurobankalar tarafýndan oluþturulan piyasalardýr. Bu teoriler. Kýsa dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan Eurocurrency piyasalarý. Uluslararasý fon akýþý. uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýný belirleyen temel faktörleri ortaya koymada. kendi ülkeleri dýþýnda bulunan tahvillerin alýnýp satýldýðý piyasalardýr. endüstriyel organizasyon teorilerinden yararlanýlmaktadýr. Eurocommercial papers piyasalarý ise. Eurocurrency piyasalarý ise uluslararasý sermaye piyasalarý olarak görülebilir. ulusal bankalarýn deðiþik bankacýlýk birimleri yoluyla hýzlý bir þekilde geniþlemesi olmuþtur. optimal örgütsel yapý. diðer yandan da coðrafi daðýlým ve fonksiyonelfarklýlaþtýrmanýn nispi avanta zavantajlarýný dengelemeye yöneliköneriler sunmaktadýr. ulusal hisse senetlerinin yabancýlar tarafýndan satýn alýnmasýný ifade etmektedir. Bu arada. Bunlar. Örgütsel Yapý . . Euro piyasalarýaçýklayýnýz. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Uluslararasý bankacýlýðýn kurumsal açýdan geliþimi. Bankalar da. Uzun dönemli fon akýmlarýyla ilgili olan eurobond piyasalarý ise. örgütsel yapýylayakýndan ilgilidir. Bu nedenle. ulaþým ve haberleþme maliyetlerine. kýsa vadeli senet piyasasý olarak bilinmektedir.

Çünkü bu fakt hizmetlerini sunan örgütsel yapýnýn geliþtirilmesini teþvik eder. bankanýn boyutu veuluslararasý tecrübesi. Uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin ve faaliyetlerinin yapýlacaðý birimin seçimi ya da bu birimlerden oluþacak bankacýlýk aðýnýn geniþliði. Uluslararasý bankacýlýðýn örgütsel yapýsýnýn seçimini etkileyen faktörler.51 . talep faktörünü de gözönünealmak gerekir. alternatif örgütsel yapýlarýn avant ya dezavantajlarýdýr. Son olarak. bankanýn özellikleri. Bunun yanýnda. uluslararasý bankacýlýk iþlemlerinin yapýlacaðý örgütsel biriminseçiminde etkili olan bir baþka faktör. gidilen ülkedeki bankacýlýða iliþkin mevzuattýr. Örgütsel yapýnýn seçimini etkileyen bir diðer faktör de. Bunlar.Böyle bir deðiþimin en önemli belirleyici unsuru. özellikle banka stratejisine baðlýdýr. sahip olduðu insan gücü varlýðý ve ulusal ya dauluslararasý iþ yapýsý da oldukça önemlidir. Bunun yanýnda. Bu mevzuat çerçevesinde bankacýlýða iliþkin düzenlemeler iki baþlýkta toplanabilir. ortaya çýkan fýrsatlardan yararlanma amacýdýr. . yabancý bankalarýn ulusal piyasalara giriþinin kýsýtlanmasý ve yabancý bankalarýn belirli faaliyetlerinin kýsýtlanmasýdýr. bankacýlýða iliþkin düzenlemeler ve örgütsel þekillerin avantaj/dezavantajlarýdýr.

bir bankanýn yabancý bir ülkede kendisini temsil etme amacýna yönelik bir ya da daha fazla kiþiden oluþan bankacýlýk kurumlarýdýr. Avrupa bankalarý temsilcilikler oluþturma ve diðer yabancý bankalara ortak olma eðiliminde olmuþtur. Sözgelimi. acentalar. bu bankacýlýk birimleri ana bankanýn içsel bir parçasýdýr. bankanýn uluslararasý baðlantýlarýnýn ölçeðine ve özelliklerine. Uluslararasý bankacýlýkta uygulama alaný bulan temel örgütsel þekiller. Bir banka. gidilen ülkenin . Muhabirlik iliþkileri. Temsilcilikler. konsorsiyum bankalarý. þubelerin aktif ve pasifleri. hükümet. Þubeler. iþlemlerinin veya faaliyetlerinin nisbeten az olduðu ülkelerde. uygulanacak þartlarý ve ödenecek komisyonu belirleyen mektuplarýn ilgili bankalara gönderilmesiyle oluþturulabilir. muhabir banka olarak adlandýrýlýr. ABD bankalarý dünya ölçeðinde þube aðý oluþturmaya öncelik verirken.. yasal vefonksiy bir uzantýsýdýr. muhabir bankacýlýk iliþkileri. Burada görev alacak kimselerin. þubelerin baðýmsýz bir kuruluþ olarak oluþturulmasýný gerekli görsede. temsilcilikler. yerelyabancý banka. Bu nedenle. banka merkezinde bu hizmetlerle ilgilenecek bir departman oluþturmasýdýr. uluslararasý bankacýlýk gruplarý ve offshore bankacýlýk birimleri olarak sayýlabilir. Uluslararasýbankacýlýkta temel örgütselþekiller hangileridir? Her banka uluslararasýlaþma sürecine girerken farklý örgütsel þekilleri ? benimser. ilgili ülkelerin bankacýlýk iþlemleri konusunda bilgili olmasý. yönetim anlayýþýna ve ulusal iþ hacmine baðlýdýr. belirlenmiþ bazý iþlemleri yapmada kendi ajaný olarak faaliyette bulunmasý için yerel bir bankayla baðlantý kurabilir. uluslararasý bankacýlýk departmaný. yerine getirilecek faaliyetleri. baðlý veya yan kuruluþlar. Bazý ülkeler. aktif bir þekilde bankacýlýk hizmetlerini sunabilmenin klasik yolu þube açmaktýr. þubeler. Yabancý bir ülkede. . patentleri ve uyguladýðý politikalar ana bankaya aittir. finans çevreleri ve iþadamlarýyla dabaðlantýiçinde bulunmasý tercih edilir. Böyle bir durumda. Bir bankanýn uluslararasý hizmet sunmada yapmasý gereken ilk iþ. Bu departmanýn boyutu ve örgütlenme tarzý.

Baðlý kuruluþ. Son olarak. offshore bankacýlýk birimleri. Bir ülkede uluslararasýbankalar ne gibi aracýkuruluþlarla faaliyetlerini sürdürdüklerini açýklayýnýz. yerel yasa ve düzenlemelere baðlý olarak. Uluslararasý bankacýlýk gruplarý. Konsorsiyum bankalarý. Yan kuruluþ ise. gidilen ülkeninyasalarýnýn izin vermesine aðlý olarak kurulan ve temsilciliklerle þubeler arasýnda yer alan kurumlardýr. yasal düzenlemelerin nisbeten az olduðu offshore merkezlerde faaliyet gösterdiklerinden.yasal düzenlemelerine tâbidir. . gidilen ülkenin bankacýlýk kuruluþu olarak tanýmlanabilir. ayrý bir bankayý ya da finansal kurumu örgütleyen vekontrolünü elinde bulunduran iki ya da daha fazla baðýms bankanýn sahip olduðu banka olarak tanýmlanmaktadýr. Bu bankacýlýk birimleri. yabancý bir ülkede kurulmuþ olan baðýmsýz bir bankacýlýk kurumudur.52 . bu fonlarý yine farklý özellikteki diðer kiþiler için yeniden kredilendirme sürecine sokan birimlerdir. Acentalar. farklý özellikteki mudilerden mevduat toplayýp. uluslararasý ticaret ve sermaye akýmlarý ile döviz deðiþiminin serbest ve etkin bir þekilde saðlanmasýnda önemli bir rol oynarlar. uluslararasý bankalarýn kendi aralarýnda birleþerek oluþturduklarý örgütsel þekillerdir. bir bankanýn küçük bir hissesine sahip olduðu ve diðer ortaklarla birlikte faaliyetine sorumlu olarak katýldýðý.

mevduat kabul etme ve kredi verme ile döviz ticareti þeklinde sayýlabilir. Bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler. danýþmanlýk hizmetleri ve yönetim hizmetlerinden oluþmaktadýr. kendisinden yabancý kredi isteyenler için de mevduat bulmaktadýr. Bu istekleri karþýlarken banka. leasing ve kýymetli madenalým-satýmý olarak belirtilebilir. kendisinin de borçlanma aracýný kullanmaktadýr. çok þubeli perakendeci bankalar ve az þubeli toptancý bankalar olmak üzere iki gruba ayrýlmaktadýr. bilgi aktiflerini kullanmaya dayalý hizmetler ve diðer hizmetler olarak üç gruba ayýrmak mümkündür. bankalar kendilerine yabancý mevduat yatýranlar için bu fonlarý kredi olarak kullanmak isteyenleri bulduðu kadar. finansal aracý kurum olarak faaliyet göstermektedir. tahvil ihracý. Öte yandan.Finansal Aracýlýk Mekanizmasý Bankalar. ? Uluslararasýbankacýlýk hizmetleri kaç grupta ele alýnabilir? Uluslararasý Bankacýlýkta Baþlýca Geliþmeler Dünya ekonomisinde 1960'lý yýllardan itibaren izlenen geliþmelere baðlý olarak. klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. Klasik uluslararasý bankacýlýk hizmetleri. factoring. müþterilerine sunduklarý hizmet çeþitlerine göre. uluslararasý bankacýlýk faaliyetlerinde yoðunlaþma. ? ? Finansal aracýlýk mekanizmasýnýaçýklayýnýz. Bundan dolayý. uluslararasý çerçevede ilgili taraflarýn vade. Diðer hizmetler ise. uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi þeklinde dört eðilim ortaya . Uluslararasý Bankacýlýk Hizmetleri Uluslararasý ekonomik ve finansal iþlemler gün geçtikçe daha karmaþýk bir yapý kazandýðýndan. bankalarýn sunduklarý hizmetler de son derece farklýlaþmýþ bulunmaktadýr. fon transferi. risk ve faiz oraný tercihlerini en uygun yapýda karþýlamaya çalýþmaktadýr. bir tarafýn finansal aracýný. Genel olarak bankalar. farklý finansal ihtiyaçlarý olan ekonomik birimler arasýnda. uluslararasý bankacýlýk alanýndaki hizmetleri de. iþbirliði. Bankalar. forfaiting.

53 .çýkmýþtýr. Þimdi bu eðilimleri sýrasýyla inceleyelim: Yoðunlaþma . müþterilerine yerel ve uluslararasý düzeyde daha geniþ finansal hizmet sunabilmekte ve yoðun rekabetin bulunduðu bu sektörde pazar paylarýný artýrmaya çalýþmaktadýrlar. . perakendeci bankalar geleneksel faaliyetlerinin yanýnda. Uluslararasýbankacýlýkta yoðunlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe yaþanan rekabet nedeniyle. Böylece sözkonusu bankalar. bazý alanlarda da uzmanlaþmak üzere yeniden ve geniþ bir þekilde örgütlenerek toptancý iþlemlere daha fazla önem vermeye baþlamýþlardýr.

ekonominin iþleyiþi bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr. farklý ülkelerdeki bankalar arasýnda daha sýký iþbirliði kurma eðilimleri aðýrlýk kazanmýþtýr. Þube Aðýnýn Geniþletilmesi Uluslararasý bankacýlýkta görülen yoðunlaþma. iþbirliði ve uzmanlaþma eðilimleri banka þubelerinin daha geniþ bir coðrafi alana yayýlmasýný gerektirmiþtir. Bankalar arasýndaki iþbirliðinin baþlýca üç þekli vardýr. . bir konsorsiyum bankasýna üye olunmasý. hýzlý bir uzmanlaþma süreci yaþanmaktadýr. bir bankacýlýk kulübüne girilmesi ve geleneksel muhabir bankacýlýk iliþkilerinin sürdürülmesidir. bankalar uluslararasý faaliyetler açýsýndan daha geniþ imkanlar edinirken rekabet güçlerini de artýrabilmektedirler. Bu durum. Þirketlerin tüm bankacýlýk iþlemlerini tek bir bankadan yürütmeleri þeklindeki geleneksel eðilimleri son yýllarda deðiþiklik göstermiþ ve þirketler her bir spesifik ihtiyacý için ayrý finansal kuruluþlardan hizmet talebinde bulunmaya baþlamýþlardýr. özellikle batý ülkelerine göre. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihi geliþimini 1980 öncesi . Uzmanlaþma . bankalarý da sözkonusu talepleri karþýlayabilmekiçin uzmanlaþmaya iten önemli bir faktör olmuþtur. Uluslararasýbankacýlýkta baþlýca eðilimler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK Tarihi Geliþimi Ülkemizde. banka dýþý finansal aracý kurumlarýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. bankalar finansal sistemin omurgasýný oluþturmakta ve halkýn tasarruflarýnýn toplanarak bunlarýn kullaným alanlarýna daðýtýlmasý. Bunlar. ? Uluslarasýbankacýlýkta uzmanlaþma nedir? Bankacýlýk sektöründe son yýllarda yaþanan yoðun rekabetin bir sonucu olarak. Böylece. Ýþbirliði Uluslararasýbankacýlýkta iþbirliði nedir? Son yýllarda..

54 .ve 1980 sonrasý dönemde incelemek mümkündür. 1980 Öncesi Bankacýlýk Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ekonomik yapýsý. bankacýlýðýn oluþmasýný ve geliþmesini büyük ölçüde engellemiþtir. Tanzimat'a kadar Osmanlý Ýmparatorluðu'nda bugünkü anlamda bankacýlýk faaliyetleri . sanayi devriminin gerçekleþtirilememesi. bankacýlýk alanýndaki geliþmeleri olumsuz yönde etkilemiþtir. imparatorluðun son dönemlerinde sýnai ve ticari alanlardaki durgunluk ve ekonominin dýþa baðýmlý hale gelmesi. topluma egemen olan deðer yargýlarý. Öte yandan. Batý ülkelerinden farklýolarak.

1923-1938 Dönemi: Atatürk döneminde izlenen ekonomi politikasý sonucunda. yüzyýlda. yabancý banka sayýsý azalmýþ ve Türkiye Bankalar Birliði kurulmuþtur. bankacýlýk açýsýndan sönük geçmiþ. vergilerin iltizamýný almak ve devlet adamlarýna ait mallarýn gelir yönetimini yapmak ile sýnýrlý kalmýþtýr. Türk ekonomisinin 1950'li yýllarýn sonlarýna doðru yaþadýðý durgunluk ve bunalým sonucu uygulanan 1958 istikrar programý. tasarruf sahiplerinin haklarýný güvence altýna almak için T. çok sayýda tek þubeli yerel bankanýn faaliyete geçmesidir. Devlet sermayesi ile büyük yatýrým bankalarý 1933 yýlýndan itibaren kurulmaya baþlamýþ ve daha sonra devletin öncü rolü sayesinde özel þahýslar da banka kurmaya yönelmiþlerdir. 1963-1980 dönemi ve 1980 sonrasý dönemdir. Cumhuriyet dönemi bankacýlýðýný genel olarak 4 ana grupta incelemekmümkündür. 1944 yýlýndan itibaren tekrar canlanma görülmüþtür. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. þube bankacýlýðý yaygýnlýk kazanmaya baþlamýþ. kambiyo iþlemleri yapmak. Ancak yerel bankalar.Merkez Bankasý olmak üzere birçok özel ve devlet bankasý kurulmuþtur. 1930'lu yýllarýn baþýndan itibaren ya tasfiye olmaya baþlamýþlar ya da ülke genelinde faaliyet gösteren çok þubeli bankalar haline dönüþmüþlerdir. çok sayýda banka faaliyetine son vermek zorunda kalmýþtýr. 1939-1962 dönemi. 1945-1960 döneminde özel kesim geliþmeye baþlamýþ. Gerçi 19. bankacýlýk büyük atýlým göstermiþ ve baþta T.C. Bu nedenle. . Ülkemizde ulusal bankacýlýðýn geliþmesi Cumhuriyet döneminde olmuþtur. hazineye borç vermek. Bunlar. 1939-1962 Dönemi: 1939-1944 arasýnýn savaþ yýllarý olmasý nedeniyle. 1923-1938 dönemi. senet iskonto etmek. Bu dönemde özel sermaye ile kurulan banka sayýsý artmýþ.ne imkan vermemiþtir. üçüncü kiþilerin birikimlerini deðerlendirmek. sarraflar ve Galata Bankerleri olarak adlandýrýlan ve bankacýlýk faaliyetlerine benzer iþler yapan kiþiler varolmuþ ise de bunlarýn faaliyetleri. Ýkinci Dünya Savaþý'ndan sonra ise bankacýlýk alanýndaki geliþmeler hýzlanmýþtýr.Merkez Bankasý nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu oluþturulmuþ ve bu fon daha sonra Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nadevredilmiþtir.C. Bu dönemin özelliklerinden biri de. batý ile yakýn iliþkiler kurulmuþ ve tek parti düzeninden çok partili hayata geçilmiþtir. 1960'lý yýllarýn baþýndan itibaren.

yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasý sýnýrlandýrýlmýþ ve holding bankacýlýðý geliþme göstermiþtir. bankalarýn öz kaynaklarý geliþirken çok þubeli bankacýlýk daha fazla önem kazanmýþ ve devletin bankacýlýk kesimine müdahalesi artmýþtýr. kalkýnma planlarý ile mali örgütlenmeye ve bankalarýn kaynak kullanýmýna yön verilmeye baþlanmýþ.55 . ihtisas. Bu dönemde. kalkýnma ve yatýrým bankacýlýðýna önem verilmiþ. .1963-1980 Dönemi: Planlý dönemde Türk Bankacýlýðý'nýn baþlangýcýný temsil eden 1963 yýlýndan itibaren.

ticaret ortaklýðý þeklinde bankalar ve yasalarla kurulmuþ bankalar. bankalarda sahipliðin ve yönetimin belli ellerde toplanmasýný önlemek ve bankacýlýkla baðdaþmayan uygulamalara son vermek amacýyla çeþitli yasal düzenlemeler yapýlmýþ ve daha sonra da 3182 sayýlý Bankalar Kanunu kabul edilmiþtir. Bu kanunda: Bankalarýn kuruluþ. bankacýlýðýn dýþa açýlmasý. 24 Ocak 1980 Ekonomik Ýstikrar Tedbirleri ile birlikte ekonomide her yönden yapýsal bir deðiþim ortaya çýkmýþ. 1980 Sonrasý Bankacýlýk 1980 sonrasýnda bankacýlýk neden ayrýca incelenmektedir? 1980 sonrasý dönem. rasyonel çalýþmalarýný saðlamak. ulusal bankalar ve yabancý bankalar þeklinde sýnýflandýrýlabilir. teknolojinin bankacýlýk kesiminde daha yaygýn kullanýlmasý. 1985 yýlýnda alýnan bir karar ile bankalarýn döviz piyasalarýnda yaþanan kriz nedeniyle. Yeni Bankalar Kanunu. bir önceki kanuna göre önemli farklýlýklara sahiptir. Ýçerik ve Ýþ Konularý Yönünden Türk Banka Sistemi . biçimsel olarak ve iþ konularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür. Türkiye'de bankacýlýðýn 1980 öncesi ve sonrasýdönemdeki geliþiminin temel özellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Yapýsý ? Türk banka sisteminin yapýsýný. yeni ticaret bankalarýnýn kurulmasýna izin verilmesi. . döviz ve efektif piyasalarý ile altýn piyasasýnýn kurulmasýdýr. bankalararasý para piyasasý. tüm sermayesi devlete ait bankalar. bu da bankacýlýk faaliyetlerine yansýmýþtýr. sermaye kaynaklarýna göre de özel sermaye ile kurulmuþ bankalar. serbest pazar ekonomisinegeçiþ ve liberalleþme gibi amaçlarýn eklenmesi.C. Bu döneme damgasýný vuran temel deðiþiklikler. yabancý bankalarýn kurulmasýna veya þube açmalarýna uygun ortam yaratýlmasý. karma sermayeli bankalar. bankacýlýk kesimini de etkilemiþtir. Öte yandan. 24 Ocak Ýstikrar Programýnda dýþa açýlma. Biçimsel Olarak Türk Banka Sistemi Biçimsel olarak Türk banka sistemi.. pozitif reelfaiz uygulamasý. tesis ve iþlemlerinden Merkez Bankasý'nýn denetim ve gözetimine kadar birçok konu yenidendüzenlenmiþ ve bankacýlýðýn dýþa açýlmasýnda bazý teþvikler getirilmiþtir. Bu dönemde bankalarýn mali bünyelerini güçlendirmek. 1988 tarihinden itibaren T.Merkez Bankasý duruma müdahale etmek zorunda kalmýþtýr. hukuk koþullarýna göre kiþisel giriþim bankalarý. bankacýlýk sistemindeki geliþmeler bakýmýndan önceki yýllara göre temel farklýlýklar göstermektedir.

tarým ve kredi bankalarý ve dýþ ticaret bankalarý olarak sýnýflandýrýlabilir. Türk banka sisteminin yapýsýkaç grupta incelenebilir? . halk bankalarý.56 ? . Merkez Bankasý. tasarruf bankalarý. sanayi ve kredi bankalarý. ticaret bankalarý. uzmanlýk bankalarý ve emisyon bankalarý þeklinde sýnýflandýrýlabilir.Ýçerik yönünden Türk banka sistemi. iþ ve ticaret bankalarý. Ýþ konularýna göre Türk banka sistemi ise. yatýrým ve iþ bankalarý.

. Türk banka sisteminde þube bankacýlýðý yaygýndýr. . Türk banka sistemi önemli ölçüde kamu kesimini finanse etmektedir. . Türk banka sisteminde kamu bankalarýnýn önemli bir aðýrlýðý vardýr.Türk Banka Sisteminin Özellikleri Türk banka sisteminin belli baþlý özellikleri þunlardýr: . buyetkilerini etkin bir þeki lde kullanmamaktadýr. Hazine aþýrý bir borçlanma eðiliminde bulunmakta ve fon pazarýnda bankalarla haksýz bir rekabet içine girmektedir. . holdinglerin veya belli gruplarýn denetiminde bulunmaktadýr. Bankalarýn denetim ve gözetiminden sorumlu olan organlar. . . . Özel bankalarýn hemen tümü. Sistemin yapýsý üst düzey yönetime atamalarda hatalara yol açmakta ve banka üst düzey yönetimleri yetersiz kalmaktadýr. Türk banka sisteminin belli baþlýözellikleri nelerdir? Türk Banka Sisteminin Sorunlarý ? Türk banka sisteminin belli baþlý sorunlarý þunlardýr: . denetim ve gözetime tabidir. Özel ulusal bankalar genellikle belirli kiþi. . Türk banka sisteminin temel taþýný ticaret bankalarý oluþturmaktadýr. . grup veya holdinglerindenetimi altýnda b ulunmaktadýr. Türk banka sistemi yeterince dýþa açýk deðildir. Türk banka sisteminde bankalararasý rekabet sýnýrlýdýr. Bankacýlýk faaliyetleri ülkenin geliþmiþ yörelerinde yoðunlaþmýþtýr. . Türk banka sistemi oligopolistik bir yapýya sahiptir. Türk banka sistemi aþýrý bir düzenlemeye. Türk banka sistemine az sayýda banka egemendir. . . . . . Bankalarda donmuþ veya tahsili gecikmiþ krediler büyük tutarlaraulaþmaktadýr.

Modern teknolojiyi uygulamada gecikme vardýr. Bankacýlýk faaliyetlerinde kýrtasiyecilik yeterince azalmamýþtýr..57 . Bankalarýn mali tablolarý yeterince þeffaf deðildir. Kaynak yetersizliði sözkonusudur. Çok sayýda þube ve personel fazlalýðý sözkonusudur. Türk banka sisteminin belli baþlýsorunlarýnelerdir? ? . . Nitelikli personel azdýr. . . . .

topladýklarý paralarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirirler. Sorular 1. Türkiye'de bankacýlýðýn tarihsel geliþimine 1980 öncesi ve 1980 sonrasý dönemler itibariyle bakýlabilir. b. Uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyen faktörler. yoðunlaþma. Bankalar. biçimsel olarak ve iþkonularý ile içerik yönünden olmak üzere iki grupta incelenebilir. uluslararasýnda gerçekleþtirilen deðiþik finansal ve ekonomik iþlemleri kapsamaktadýr. senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeþitli hizmetler gören bir iþletme olarak tanýmlamak mümkündür. c.58 . uzmanlaþma ve þube aðýnýn geniþletilmesi olarak belirtilebilir. Sosyal faktörler c. Ýktisadi ve coðrafi faktörler d. Bankayý.Özet Bankalar. halkýn belli bir za içinde harcamadýðý paralarý kabul ederek. Hiçbiri 2. Bankalar. bunlarý nema getirir þekilde ikraz ve plase eden. bankacýlýðýn doðuþunu zamanýmýzdan altý bin yýl öncesine kadar götürmektedir. Bankalar çeke tabi mevduat kabul ederler. Uluslararasý bankacýlýk. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplarlar. Türk banka sisteminin yapýsý. gerçek ve tüzel kiþilerin belli bir zaman için harcamadýklarý paralarý toplayarak. Ana ülkedeki yasal ve düzenleyici kýsýtlamalar . Bankalarýn. Bankacýlýða özgü özellikler b. Aþaðýdakilerden hangisi bankanýn tanýmýna iliþkin olarak yanlýþ bir ifadedir? a. iþbirliði. ana ülkedeki yasal düzenleyici kýsýtlamalar ve uzun dönemli politikalarýn etkisi þeklinde belirtilebilir. d. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýða geçiþi belirleyenfaktörlerden biri deðildir? a. Geçmiþten günümüze kadar bankacýlýk çok önemli geliþmeler kaydetmiþtir. ülke ekonomisinin geliþmesinde para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi bakýmýndan önemli bir rolü vardýr. Uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimler. Tarihçiler. ödemelerde aracýlýk. para nakli. bunlarý kredi ve plasman yoluyla deðerlendirmeyeçalýþan iþletmelerdir.

.

Para. No: 282. Aþaðýdakilerden hangisi içerik yönünden Türk banka sisteminin unsurlarýndan biri deðildir. 1963 . Ankara. Türkiye Ekonomi Kurumu. Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý.. Banka ve Finansal Piyasalar. 199 4. 1990. Ýlker. Ý. Bankacýlýk Sektörü. 1992. Ankara. 100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk.Ý.59 . Ezgi KitabeviYayýnlarý.. Tasarruf bankalarý c. Para Teorisi..B. G.3. Ankara.Ü. Bursa. 1923 . ÖÇAL. Öztin. Uluslararasý Bankacýlýk ve Türkiye Örneði. Banka. a. 1992. 1939 . ÖÇAL.. Aþaðýdakilerden hangisi uluslararasý bankacýlýkta baþlýca eðilimlerden biri deðildir? a. Tezer. Ýþbirliði b.F.80 dönemi e. Tezer.38 dönemi c. Türkiye Ekonomisi Sektörel Geliþmeler. Dýþ ticaret bankalarý Kaynakça AKGÜÇ. PARASIZ. 1986. Nazým. 1980 sonrasý 5. Ýstanbul. para. ERKEN. Uzmanlýk bankalarý b. kredi. Türk bankacýlýk sisteminin geliþmesinde aþaðýdaki dönemlerden hangisi daha fazla önem taþýr? a. Gerçek Yayýnevi. Yayýn No: 53.. . Yoðunlaþma c. Uzmanlaþma 4. Tarým ve kredi bankalarý d.44 dönemi d. Þube aðýnýn daralmasý d. Osmanlý dönemi b.

faaliyet alanlarý ve araçlarý ile birlikte deðerlendiriniz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. para ve sermaye piyasalarýnýn araçlarý ve bunlarýn ekonomiye katkýlarý hepsindendaha ilgi çekici hale gelmektedir. Günümüzde finansal piyasalarýn ekonomideki rolleri daha belirgin hale gelmiþtir. Özellikle finansal aracýlar.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþtýðýnýz her banka dýþý finansal aracý kuruluþu.60 .ÜN ÝTE 4 Banka Dýþý Finansal Aracýlar Bu Ünitede. . üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. Ayrýca aralarýnda karþýlaþtýrma yapýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Yasal düzenlemeler ve uygulamalarla ile birlikte bütün finansal aracýlar ve araçlarýn incelenmesi ünitenin ana konusudur.

Geliþmiþ ekonomilerde banka dýþý mali aracýlara. Bu kurumlarýn en belirgin özellikleri. kendi yarattýklarý fonlar yerine. Bu piyasalarda bankalarýn yanýsýra diðer bazý kurumlar. tasarruf sahiplerindenödünç aldýklarý fonlarla finansmana katýlmalarýdýr. Bunlarýn tümüne banka dýþý mali araçlar adýný vermekteyiz. likitideyi yanlarýnda tutmayý tercih etmelerini veya plasmanlarýn verimliliði konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmamalarýný sayabiliriz. hayat sigortasý þirketleri vb. Aslýnda finansal piyasalarla diðer piyasalar arasýnda önemli bir fark yoktur. likitideye verimlilik saðlayan avantajlarsunarak. fon arzý ve talebi sürecinde önemli rol oynarlar. kaybedenler de. tasa rruf sahiplerinin tasarruflarýný kendilerine yatýrmalarýný saðlarlar. Bunun için de fon piyasasýnýn incelenmesi gerekir. Banka dýþý mali aracýlar. ticaret bankalarýndan farklý olarak. dolayýsýyla finansman gereksinimiolanlarla. yaygýn biçimde rastlanmaktadýr. fon arz ve tal bini tümüyle ele alabiliriz. bu kurumlarla reelsektör arasýndaki iliþkileri ortaya koyduðumuzda. kredi birlikleri. ? Ekonomik birimlerin tasarruflarýnasýl gruplamak mümkündür? Ekonomik birimlerin tasarruflarýný. mali aracýlarýn . likit (nakit) ve kurumsal tasarruf olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. tasarruf sandýklarý. Böylece ekonomide atýl olarak bekleyecek fonlar. Böyle durumlarda mali aracýlar. ödünç vermek için ödünç alan. kuruluþlar ve hatta bireyler. gibi isimlerle.FON PÝYASASININ TEMELLERÝ Ekonomideki finansal sektörün kurumlarýný tanýyýp. Bireyler nakit parayý küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoðu kez de likitideyi doðrudan doðruya deðerlendiremezler. Bu piyasalarda da kazananlar da olur. Böylece tasarruflarönemli sayýda ekonomik birim arasýnda daðýtýlarak atýl olar kleyebilir. Tasarruf Türleri . Bireylerin küçük tasarruflarýný deðerlendirmemelerinin nedenleri arasýnda. finansman kapasit nlarý bir piyasada karþýlaþtýrmak için geliþtirilmiþ kurumlardýr.

tüketim ve tasarruflarý yanýnda. O halde para emisyonu da finansman gereksinimi olanlara bir tür likitide arzýdýr. sigorta ve emeklilik gibi ödemeler de yaparlar. bu parayý bazen bankalara reel aktif. sigorta gibi ku ruluþlar.fonlarý olarak kullanýlabilir duruma geçerler. bazen döviz satarak bazen de bankalardan borçlanarak saðlarlar. bu tür kuruluþlara istikrarlý bir likitide fonu saðlar. Sosyal güvenlikkurumlarý. emekli sandýðý. bu yolla bazý kurumlara transfer edilmektedir. sosyal güvenlik. Likit ve kurumsal tasarruftan ne anlýyorsunuz? . Günümüzde önemli miktarda fonlar.61 . topladýklarý bu fonlarý. Daha önceki ünitelerde geniþ olarak incelediðimiz gibi ticari bankacýlýk sistemi. amaçlarýna uygun olarak kullanýrlar. Dolayýsýyla bu kuruluþlar. isterlerse topladýklarý fonlarý herhangi bir riskle karþýlaþmaksýzýn uzun vadeli projelerin finansmanýnda kullanabilirler. banka dýþý sektörde faaliyet gösteren ekonomik birimlere paraarzeder. Banka dýþý sektörde faaliyet gösteren birimler. Kaynaklarýn sürekli olarak yenilenmesi. Ekonomik birimler.

Ancak. Vadesinin kýsa ve iii. ? Para piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Para piyasasýnýn üç özelliði vardýr. Sermaye piyasasý araçlarý olarak uzun vadeli devlet ve özel sektör tahvillerini. kurum veya kuruluþa finansal aracý adý verildiðini biliyorsunuz. ülkeye göre deðiþmekle birlikte. Para piyasasýnda iþlemlerin yapýldýðý özel bir yer yoktur. deyiminden ilk bakýþta paranýn deðiþtirildiði yer gibi bir anlam çýkmaktadýr. Finansal aracý kurumlar. Kredi ve borçlarýn geri ödenmeme riskinin çok az. Oysa para piyasasý vadeleri bir yýl veya daha az olan kýsa süreli krediler ve tahviller için kullanýlmaktadýr. Sermaye piyasasýnda ise uzun vadeli pay senedi ve tahviller iþlem görür. Ödünçlerin nakte dönüþtürülmesinin maliyetinin çok küçük olmasýdýr. ? Sermaye piyasasýnýn ayýrýcýözelliði nedir? Finansal Aracýlarýn Ekonomiye Katkýlarý Bir ekonomide tasarruf sahibi ile kredi ihtiyacý olan yatýrýmcý arasýndaki iliþkiyi kuran birey. Bu tür krediler. Sermaye piyasasýyla para piyasasýnýn birbirinden ayrýmý. bazý etkinliklerde bulunurlar. i.Finansmanla Ýlgili Piyasalar Önceki ünitelerde de incelediðimiz gibi kredi piyasalarýný para piyasalarý ve sermaye piyasalarý olarak ikiye ayýrabiliriz. vadesi 1-1. ii. kýsa vadeli ticari ve finansal senetler ve mevduat sertifikalarýndan oluþmaktadýr. çok yakýn bir gelecekteparaya dönüþece en paraya çok yakýndýr. kýsa vadeli devlet tahvilleri. Þimdi bunlarý inceleyelim. fonlarýn tasarruf sahiplerinden fon gereksinimi olanlara transferini saðlarken. Gömüleme Eðilimini Azaltýcý Etki . bunlar. Para piyasasýnda kullanýlan araçlar. þirketlerin pay senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz. Para piyasasý. Uzun vadeli pay senetleri ve tahvillerin risk ve likitide dereceleri deðiþkendir. Kýsa vadeli olarak ödünç alýnan ve verilen fonlarla ilgili iþlemlerin tümü para piyasasýnýn alanýna girmektedir. bu piyasalarýn birbirleriyle olan baðlarý nedeniyle çok güçtür.5 yýldan daha uzun olan kredilerin verildiði piyasalar genelde sermaye piyasasý olarak kabul edilmektedir. Bu etkinlikler ile ekonomiye katkýlarda da bulunurlar.

62 . bununla ancak birincil tahvillerin taþýdýðý risk ve bunlarýn paraya dönüþtürülebilirliði konusunda tereddütlü olan bireylerin olmasýdýr. çeþitli tahvillerden ve diðer finansal kýymetlerden hangilerinin kendileri için daha elveriþli olduðunu saptamak için yeterli bilgiyesahip olmalarýna olana k yoktur. Gömüleme eðilimini azaltýcýetki nedir? Bir ekonomide finansal kurumlarýn varlýklarýnýn temel nedenlerinden biri. ellerinde fon bulunan ancak bunu (yastýk altýnda saklamak) istemeyen. kendilerine finansal aracýlarýn sunduklarý çeþitli olanaklardan yararlanmayý . Ýþte bu nedenle tasarruf sahipleri. Kuþkusuz tüm bireylerin..

ekonominin kalkýnma sürecine olumlu etki yapar. makroekonomik düzeyde de ekonominin karþýlaþabileceði risklerin azalmasýna yardýmcý olarak. Bunun ötesinde. Finansal aracýlarýn bu mikro özellikleri. Riski Azaltýcý Ve Daðýtýcý Etki Riski daðýtýcýetki ne demektir? Finansal kurumlar. Ýþte ödünç verenlerle ödünç alanlar aras konusunda ortaya çýkabilecek bu tür uyumsuzluðu. Miktar Ayarlama Etkisi . Finansal kurumlar gerek boyutlarýnýn büyüklüðü. Vadeleri Ayarlayýcý Etki . gerekse ellerindekifonlarýn kabarýklýðýndan rini kolayca çeþitlendirerek. her finansal kurum kendi alanýnda uzmandýr ve bu konuda yetenekli elemanlar çalýþtýrabilir. Fon Maliyetlerini Azaltýcý Etki . finansal aracý kurumlar ortadan kaldýrýrlar. vadeleri nasýl ayarlarlar? Finansal aracýlar. tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacýnda olanlara gerekli fonlarýn aktarýlmasýnda köprü görevi yürütülürken. hem daha güvenilir ve oldukça likit finansal kýymet bulundurma olanaðýna sahip olurlar. Finansal aracýlar. gerekli vadeayarlamasýný da saðlarlar. bunlarý çok uzun vadeli olarak ödünç vermek istemeyebilirler. Öte yandan giriþimciler ise saðladýklarýfonlarý belli bir vade sonunda geri ödemekisteyeceklerdir. Eðer tasarruf sahipleri. tasarruf yapmaya özendirilmiþ olacaklardýr. tercih ederler. hem de gelir elde ederler. ödünç verecek fonu olanlarýn bazýlarý. Böylece. Öte yandan giriþimciler. yapmýþ olduklarý tasarruflar ne kadar küçük olursa olsun bunlarý yatýrabilecekleri bir finansal aracý kurum bulabilirlerse. birincil tahvillere sahip olmanýn taþýdýðý riski gözönüne almada ve bu riski daðýtmada. Fon maliyetlerini azaltýcýetki ne demektir? . .. yatýrýmlarýnýn finansmanýný saðlamada yeteri kadar fon elde edebileceklerinden eminseler. herhangi bir tahvilin taþýyabileceði riski küçültebilirler. daha büyük projeleri gerçekleþtirme olanaðý bulabilecekleri gibi çeþitli alternatif yatýrým alanlarý konusunda da daha esnek olacaklardýr. bireylere göre çok daha avantajlýdýr. Miktar ayarlama etkisi nedir? Genellikle tasarrufta bulunanlarýn yapmýþ olduklarý tasarruf tutarlarý fon gereksinimde olanlarýn fon talepleri yüksektir. Þöyle ki.

63 .Finansal aracý kurumlar finansman konusundaki uzmanlýklarý nedeniyle. gerek tasarruf sahiplerine gerekse fon ihtiyacýnda olanlara göre portföy yöntemini. Böylece fon s ayanlarýn ve ödünç verenlerin araþtýrma ve yönetim maliyetlerini minimize ederler. . piyasa araþtýrmasýný ve finansmanla ilgili diðer faaliyetleridaha düþük maliyetle saðlayabilirler.

Böylece merkez bankasý kaynaklarýna gereksiz baþvuruyu azaltýr. Potansiyel Faiz Oranlarýný Düþürücü Etki Potansiyel faiz oranlarýnýdüþürücü etki nedir? Bir ekonomide finansal aracýlarýn varlýðý. . Ayrýca finansal aracýlar.'de verilmiþtir. özellikle ekonomideki boyutlarýna ve bilançolarýnýn aktif kompozisyonlarýnýn yapýsýna göre birbirinden ayrýlmaktadýr. ekonominin katlanacaðý risk toplamýný da azaltýr. Nihayet finansal aracýlar. Finansal aracýlarýn bölümünü ve saðladýklarý fon akýmý toplu olarak Þekil 4. Finansal aracýlar. bireylere göre daha fazla katlanma olanaðýna sahiptir. Finansal aracýlar. Bu da ekonomik istikrarýn saðlanmasý konusunda olumlu etki yapar. potansiyel faiz oranlarýný düþürücü etki de yaparlar.1. yukarýda deðindiðimiz kararlarýnýn yanýnda. Finansal aracýlarýn yatýrýmlarýartýrýcýetkisi nedir? Finansal aracý kurumlarýn ekonomik kalkýnma üzerindeki olumlu etkilerini bir baþka açýdan da ele alabiliriz. ödünç verdikleri fonlarýn riskine. faiz oranlarýnýn potansiyel olarak yükselenebileceði düzeyin daha altýnda oluþmasýna katkýda bulunur. Yatýrýmlarý Artýrýcý Etki . finansal aracýlar ekonomideki reel yatýrýmlarý artýrýcý etkide bulunurlar. GENEL OLARAK FÝNANSAL ARACI KURUMLAR Finansal aracýlar birçok ortak yanlarýnýn olmasýna ve temelde ayný iþleri yerine getirmelerine raðmen aralarýnda yine de bazý farklýlýklar vardýr. daha çok pazarlanabilir birinciltahvillere sahip o lmadan.. Böylecefinansal aracýlar. Bilindiði gibi finansal aracýlar. yatýrýmlarýn art konomik kalkýnmanýn hazlýnmasýna yardýmcý olurlar. Para Emisyonununun (Arzýnýn) Artýþ Oranýný Azaltýcý Etki . Mevduat Toplayan Finansal Aracýlar . emisyon artýþýný nasýl azaltýrlar? Bir ekonomide finansal aracý kurumlarýn varlýðý ve etkin çalýþmasý. O halde bu üç durumun sonucunda. ekonomide o anda mevcut para stokunun kullanýmýnýn optimum düzeydeolmasýný etkiler. ekonomide atýl kalabilecek fonlarýn piyasaya girmesini saðladýklarý ve bireylerin para taleplerininazalmasýna neden olduklarýiçin. kararlarýdüþünülenin tersine.

tasarruf ve ödünç birlikleri ve kredi birlikleri baþlýklarý altýnda toplanabilir. tasarruf ve yardýmlaþma bankalarý. bankalar. . Mevduat toplayan finansal aracýlar nelerdir? Finansal aracýlarýn bir bölümü mevduat toplayarak fon kaynaðý yaratabilirler.64 .. Bunlar.

DÝÐER BANKA DIÞI MALÝ ARACILAR Doðrudan Finansman DOÐRUDAN FÝNANSMAN SAÐLAYAN ARACILAR . YATIRIMA YÖNELÝK FÝNANSAL ARACILAR . Bir Ekonomide Fon Kaynaklarý. Banker kuruluþlarýTASARRUF SAHÝPLERÝ . 1. TASARRUF YARDIMLAÞMA BANKALARI . Fonlarýn % 90'ý vadeli mevduatlardan. POSTA ÇEKLERÝ . Mali Araçlar ve Fon Akýmý Tasarruf Ve Yardýmlaþma Bankalarý . Menkul kýymetler borsalarý . Acentalar. Firmalar . EMEKLÝLÝK SÝGORTA KURUMLARI . . Tasarruf ve yardýmlaþma bankalarýnedir? Bu kuruluþlar kooperatiflere benzerler. Hane halký . geri kalaný da sermaye. TASARRUF ÖDÜNÇ BÝRLÝKLERÝ . ekonomide para yaratma ve piyasadan nakit çekme sürecine yaptýklarý katkýlarla aracýlar içinde en önemli yere sahiptir. Bu kuruluþlar kendi adlarýna tahvil çýkaramazlar.Ticari Bankalar Önceki ünitelerde geniþ olarak incelendiði gibi ticari bankalar. karþýlýklý ve daðýtýlmayan kârlardan oluþur. Devlet DolaylýFinansman PARA YARATAN MALÝ ARACILAR TÝCARÝ BANKALAR Þekil 4. BANKA DIÞI MALÝARACILAR . Hane halký . simsarlar . tellaklar. Devlet FON TALEP EDENLER . Firmalar .

nakit devlet tahvilleri vb.Tasarruf Ve Ödünç Birlikleri .65 . Tasarruf ve ödünç birlikleri nedir? Özellikle konut yapýmýný ve sahipliðini saðlamak amacýyla bir havuzuoluþturmaya yönelik kuruluþlardýr. . Bu kuruluþlar flerini baþta konut rehinleri olmak üzere. oluþturur.

seyahat vb. Elde ettikleri fonlarýn önemli bölümünü tüketici kredisi þeklinde verirler (otomobil ve diðer dayanýklý tüketim mallarý satýn alýmý için). riskidüþük bir portföy ol rundadýr. diðer þirketlerin pay senetlerine. Kredi birlikleri nedir? Bir kooperatif örgütüdür. yükümlülüklerini karþýlayabilecek imkânlar saðladýktan sonra. Eskiden. tasarruf hesaplarýna benzeyen birsahiplik payý alýrlar. Uygulamada. Üyeleri. fonlarýnýn büyük bir kýsmýný diðer finansal aracýlar dan saðlarlar. bu þirketler batýda. Yatýrým Þirketleri . güvencesi yüksek. Bu pay üyelere. Bu sýrada þirket. tüketici finansman þirketleri ve satýþ finansman þirketleri olarak ikiye ayrýlmaktaydý. sigorta primleri oluþturur. Sigorta þirketlerinin yükümlülükleri uzun süreli olduðu için bunlarýn bilançolarýnýn pasifinde yer alan kaynaklar. Hayat Sigortasý . Diðer Sigortalar Hayat sigortasý için söylenenler. Sermayeleri open and ve closed end olan yatýrýmþirketleri arasýndaki . kuruluþtan ödünç para alma olanaðý saðlar. þirket kendisine ödenen pirimleri. Hayat sigortalarýnýn yekünlerinin vadeleri nelerdir? Geliþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin en önemli fon kaynaðýný. Finansman Þirketleri Finansman þirketleri. yangýn. Günümüzde bu iki aracýnýn iþlemleri birleþtirilerek tek finansman þirketi baþlýðýnda incelenmektedir. sigortasý yapan þirketler için de söylenebilir. uzun vadeli giriþimlerin finansmanýnda kullanýlabilir. Ayrýca tasarruf sahiplerine çeþitli oranlarda faiz ödenir.Kredi Birlikleri ? . Hangi finansal aracýlar mevduat toplarlar? Sigorta Þirketleri Sigorta þirketleri baþta hayat sigortalarý þirketleri olmak üzere çok çeþitlidir. tabi afet. tahvillerine yatýrmakta ve ipotek karþýlýðýnda borç vermektedir. Þimdi bunlarý kýsaca inceleyelim.

fark nedir? .66 .

Tümüyle aracý durumundaki yatýrým bankalarý. her zaman yeni pay senedi çýkarabilen ve kendi pay senetlerini piyasa deðeri üzerinden geri satýn alabilen finansal aracýlardýr. Yatýrým bankalarýnýn baþlýca görevleri nelerdir? ÜLKEMÝZDEKÝ BANKA DIÞI FÝNANSAL ARACILAR. Dolayýsýyla tasarruf sahipleri gerektiðinde. bunlarýn piyasada satýlabilirliðine güvenmek zorundadýrlar. çeþitli fon senetleri satýn alarak kullanýrlar. FÝNANSAL . Finansal kýymat çýkarýlmasý yoluyla gerekli fonu saðlamaya çalýþan bir iþletmenin. Bu pay senetlerini satýn alanlar. Birçok yatýrým þirketi vardýr. sabit sayýda pay senedi ihraç ederler. Yatýrým bankalarý bir finansal kýymetin pazarlamasýný kendileri yapabilecekleri gibi bunun satýþ garantisi sorumluluðunu diðer yatýrým bankalarý arasýnda paylaþabilirler ve finansal kýymetlerin satýþýný diðer aracý kuruluþlarla birlikte yapabilirler. ne de piyasadaki pay senetlerini geri satýn almak için söz verebilirler. Elde ettikleri fonlarý. . Bu þirketler. ne de ellerindeki fonlarý yatýrým yaparak deðerlendirirler.Yatýrým þirketleri. Biz bunlardan sermayeleri deðiþen (Açýk fonlar) (openand) ve sermayeleri sabit olanlarý(Kapalý fonlar) (closed-end) inceleyeceðiz. Finansal kýymeti çýkaran ortaklýða. pay senedi çýkartarak kendilerine fon saðlarlar. Bu durum özellikle küçük tasarruf sahiplerine önemli avantaj saðlamaktadýr. Sermayeleri deðiþen yatýrým þirketleri. Pazarlanacak menkul kýymetlerin resyonel seçimini yapmak. Bu aracýlar birincil piyasada þu hizmetleri sunarlar: . tasarruf sahipleriyle. ne yeni pay senedi çýkarabilirler. ellerindeki pay senetlerini yatýrým þirketine geri satabilirler. fon gereksiniminde olanlar arasýndaki fon alýþveriþinin gerçekleþmesini saðlamak amacýyla kurulurlar. Bu þirketler yeni pay senedi çýkarýp geri satýn almadýklarýndan. Sermayeleri deðiþen. ne mevduat kabul ederler. . dalgalanmalar gösterebilir. bununla ilgili danýþmanlýk hizmeti saðlamak. Sermayeleri sabit yatýrým þirketleri. pay senetlerinin piyasa fiyatý. bundan saðlayacaðý fonun iþletmesini garanti etmek(underwiriting = satýþ ga tisi). yatýrýmþirketleriyle sabitþirketler arasýndaki fark nedir? Yatýrým Bankalarý ? Yatýrým bankalarý.

Geliþmiþ ülkelerdeki tasarruf sandýklarý. . tasarruf birlikleri gibi finansal aracýlar ülkemizde yoktur. Kuramsal olarak ticari bankalarla banka dýþý finansal aracýlar arasýndaki en önemli fark ticari bankalarýn kaydi para yaratma kabiliyetleridir.67 .PÝYASALAR VE FÝNANSAL ARAÇLAR ? Ülkemizde mevduat toplama yetkisi ticari bankalara aittir.

. Türkiye Sanayi Kalkýnma Bankasý (TSKB) . Sermaye piyasasýnýn geliþmesine zemin hazýrlamak. endüstrileþme dolayýsýyla kalkýnma sürecini hýzlandýrmayý üstlenen kuruluþlardýr. yatýrým sermayesi açýðýný gideren ve bunun yanýsýra teknik açýdan yardýmda bulunarak. Kalkýnma bankalarýnýn genel olarak görevleri nelerdir? . giriþimcilerin temel endüstri dallarýna yönelmelerini saðlayarak.Banka dýþý finansal aracýlar prensip olarak. Yurtiçi kaynaklarý hareketlendirerek sanayi sektörüne yöneltmek. . Dýþ ülkelerden ve uluslararasý finans kuruluþlarýndan saðlanacak finansal olanaklarý ve teknik yardýmlarý endüstri kesimine kanalize etmek. üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarýna sahip olmadýklarý için kaydi para yaratamazlar. . Banka dýþý mali aracýlarý bankalardan ayýran en belirgin özellikleri kaydi para yaratamamalarýdýr. Yani bu kuruluþlarda üzerine çek yazýlan vadesiz mevduat hesaplarý açýlmamaktadýr. bizim gibi geliþmekte olan ülkelerde. Sanayi sektörüne uzun vadeli fon saðlamak. Aþaðýda inceleyeceðimiz kuruluþlarýn bir bölümünün uygulamasý Türkiye için henüz çok yeni sayýlabilir. Giriþimcilere proje düzeyinde teknik yardým yapmak. . bu örgütün önerilerinin uygulamasýný kolaylaþtýrmak ve saptanan plan hedeflerinin gerçekleþtirilmesine yardýmcý olmak. . Yeni yatýrým alanlarýna öncülük yapmak. Kalkýnma Bankalarý . . Ülke için elveriþli yatýrým imkânlarý ve sahalarý üzerinde ön çalýþmalar yapmak. Kalkýnma bankalarý. TSKB hangi boþluðu doldurmak amacýyla kurulmuþtur? Endüstrileþmiþ . . Planlama örgütünün olduðu ülkelerde.

sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardýmcý olmak amacýyla. Uygulamada TSKB yöneticileri.ülkelerde endüstriyel kuruluþlar uzun vadeli finansman ihtiyaçlarýný sermaye piyasasýndan saðlarlar. .68 . Türkiye'de ise sermaye piyasasý henüz geliþme süreci içindedir. TSKB'nin ortak olduðu endüstriyel kuruluþlarýn pay senetlerini bellibir süre sonra satýþa ç yoluyla tasarruf sahiplerinin bu kuruluþlara ortak olmasýný saðlayarak bir pay senedi piyasasý yaratmayaçalýþmýþ. TSKB iþte bu boþluðu doldurmak amacýyla Dünya Bankasýnýn (IBRD) daöncülük etmesiyle 1950 yý ur. . Dolayýsýyla endüstriyel kuruluþlarýn hisse senedi satarak uzun vadeli fon elde etme olanaklarý sýnýrlýdýr.

. . rehin. ortak bank uzun vadeli borçlanmalar. . Bazý istisnai durumlarda. Bankanýn amaçlarý TSKB ile paralellik göstermektedir. Yerli ve yabancý sermayenin Türkiye'de kurulan endüstriye katýlmalarýný özendirmek. . T. .C. Ortak bankalar SYKB Türk Lirasý . TSKB nin amaçlarýnelerdir? . banka kendi kayaklarýyla yeni endüstriyelkuruluþlar kuracaktý. Bazý tahvil satýþlarýný garanti ederek bir tahvil piyasasýnýn geliþtirilmesine yardýmcý olmuþtur. Sanayi Yatýrým Ve Kredi Bankasý (SYKB) . Buna sermaye benzeri krediyi. hükümet kredilerini ve tahvilleri ekleyebiliriz. Türkiye'de yeni endüstrinin kurulmasýna ve varolan özel sanayiningeniþletilmesine ve moder nleþmesine yardým etmek ve bunlarý hýzlandýrmak. Bankanýn kaynaklarýna gelince. . SYBK hangi amaçlarla kurulmuþtur? Özel sanayi kuruluþlarýnýn yatýrýmlarý için gerekli kredilerin saðlanmasý amacýyþla Birinci Beþ Yýllýk Plan döneminde yeni kredi kuruluþuna ihtiyaçduyulmuþ ve 1963 yýlýnda altý bankanýn iþtirakiyle SYKB kurulmuþtur. Ancak SYKB'nindöviz kredileri yönünden TSKB'ye oranl a daha sýnýrlý imkânlara sahip olduðu. . Her türlü endüstriyel kuruluþlara iþtirak edecekti.. Daha küçük ölçekte kurulmuþ olan bu bankanýn kaynaklarýný. . Türkiye sermaye piyasasýnýn geliþmesine yardým etmek. sermayeve ihtiyatlar. Açýk kredi. MerkezBankasýndan alýnan orta vadeli krediler ve Ulusl ararasý Kalkýnma Birliðinden alýnan krediler oluþturmaktadýr. buna karþýlýk TSKB'nin ise Türk Lirasýyla ilgili kaynaklarýnýn döviz kredileri yanýnda yetersiz kaldýðý görülmüþtür. ipotek karþýlýðýnda orta ve uzun vadeli ikrazatta bulunacaktý (uzun vadeli krediler içinde döviz kredileri önemli yer tutmaktadýr). Özellikle ilk iki maddedeki amacýn gerçekleþmesini saðlamak için de TSKB. bunun önemli bir bölümünü uluslararasý kuruluþlarýn saðladýðý uzun vadeli krediler oluþturmaktadýr.

bir baþka deyiþle mevduatlar.kaynaklarýnýn aþaðý yukarý % 75'ini saðlamaktadýr.69 . Dolayýsýyla SYKB dolaylý olarak ticaret bankalarýnýn mevduatlarýndan yararlanmýþ. Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) Yeni adýyla Türkiye Kalkýnma Bankasý. eski adýyla DESÝYAB öncelikle yurt dýþýnda çalýþan iþçilerin ve halkýn birikimlerini deðerlendirmek amacýyla 1975 yýlýnda kurulmuþtur. TKB nin amaçlarýnelerdir? . kalkýnma bankacýlýðýna kanalize olmuþtur.

Turistik tesisler kurar ve iþletir. . KÝT'lerin bankaya açabilecekleri alacaklý cari hesaplar.C. Turis tik tesislere iþtirak eder. Bankanýn hazine kefaletiyle yerli ve yabancý finansal kuruluþlardan saðlayacaðý krediler. Birikimleri özendirmek ve fon saðlamak. . Turizm sanayine krediaçmaktadýr. O dönemde bankanýn temel görevi. yasa ve kararnamelerle bankaya saðlanacak diðer kaynaklar oluþturmaktaydý. Banka ayrýca KÝT'lere kýsa vadeli iþletme kredisi saðlama görevini de yürütmekteydi. Bu nedenle banka dýþý mali aracý olarak düþünülebilir. çýkartýlacak tahvillerin geliri.C. sermaye ihtiyatlar provizyonlar ve karþýlýklar olmak üzere özkaynaklar. amortisman ve kredi sandýðýna daha önce yatýrýlmýþ zorunlu karþýlýklar. Kaynaklarý uzun süreli kalkýnma planý ve yýllýk programlarýn hedeflerine ve toplum yararýna uygun yatýrýmlara yöneltmek ve bölgelerarasý geliþmiþlik farklarýný azaltmakdýr. Hazinece bankaya saðlanacak krediler. Devlet Yatýrým Bankasý. Yatýrýmcý ve iþletmeci giriþimlerin kurulmasýna öncülük etmek ve sermayelerine iþtirak etmek. Ýhracat Kredi Bankasý (TÜRK EXÝMBANK) Bugünkü adýyla Ýhracat Kredi Bankasý 1964 yýlýnda Amortisman ve Kredi Sandýðýnýn. Kamu Ýktisadi Teþebbüslerinin yatýrýmlarý için gerekli kredileri saðlamak. Yatýrým giriþimlerine her türlü teknik yardýmda bulunmak. T. gerektiðinde bu amaçla garanti vermektir.1987 tarihinde 3332 sayýlý kanunla Türkiye Ýhracat Kredi Bankasý'na (Türk Eximbank) dönüþtürülmüþtür. (DESÝYAB) Türkiye Kalkýnma Bankasý adýný almýþtýr. T. Ayrýca banka sermayesinin % 49'unu geçmeyenbölümünün öncelikle yurt dýþ ve çalýþanlara olmak üzere. Bu bankamýz mevduat kabul etmemektedir. . DESÝYAB'ýn sermayesinin % 85'i Hazine. DYB'nin fon kaynaklarýný. . % 15'i de Sanayi ve Teknoloji Bakanlýðý (yeni adýyla Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý) ve KÝT'ler tarafýndan taahhüt edilmiþtir.. Turizm Bankasý . Sanayi yatýrýmlarýný ve iþletmeleri finanse etmek. 25.3. yeniden örgütlenmesi sonucu Devlet Yatýrým Bankasý (DYB) adýyla kurulmuþtur. halka ve diðer tüzel kiþilere devredilebileceði yer almýþtýr. 1988 yýlýnda Devlet Sanayi ve Ýþçi Yatýrým Bankasý. Bir Kamu Ýktisadi Teþebbüsü olarak faaliyetini sürdürmektedir. . Eximbank'ýn ana amacý dýþ ticaretin finansmanýný saðlamasýdýr.Turizm bankalarýnýn amacýnedir? 1955 yýlýnda kurulmuþtur.

.Türk Merchant Bank Bir yatýrým olarak 1988 60'ý yabancýlara Bankasý ve Türk Dýþ . Ýþ Ticaret Bankasýdýr.70 bankasý yýlýnda sermayesinin % 40 ya da % ait olmak üzere kurulmuþtur. Yerli bankalar T.

. . . Türk Merchant Bank'ýn amaçlarýnelerdir? Bu bankanýn amaçlarýný þöyle sýralayabiliriz. . Sabit varlýk kiralamasý yapmak. . Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir. Bankalararasý para piyasasýndan. . Menkul deðer alým satýmýnda bulunmak ve menkul deðer çýkarýmý yoluyla fon saðlamak. Bu banka yurtiçi ve yurtdýþý yatýrým. Müþterilerinin menkul deðer alýmlarý için kredi vermek. kalkýnma tacir (merchant) bankacýlýðý gibi faaliyetleri yapmaktadýr. aracý ve piyasa yapýcý iþlemler yapmak için yatýrýmcý ve aracý olarak çalýþmak. Yatýrým Bankasý . Portföy yönetimi ve oluþturulmasý konularýnda danýþmanlýk hizmeti yapmak ve yatýrým fonu kurmak . . . Birleþik Yatýrým Bankasýnýn faaliyet alanýnedir? Sermayenin büyük bir kýsmý yerli iþ adamlarýna ait olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým Bankacýlýðý çerçevesinde ticari temsilciler sigorta acentalýðý ve komisyonculuk yapmak. Yatýrým bankasýnýn amaçlarýnelerdir? Sermayesinin tümü yabancýlara (% 95 Transarabian Invistment Bank) ait olmak üzere 1987 yýlýnda kurulmuþtur. Birleþik Yatýrým Bankasý . Finansal alanlarda danýþmanlýk hizmeti vermek.. . Ýthalat ve için akreditif açmak. . Teminat karþýlýðý kredi saðlamak. bankalardan ve diðer mali aracýlardan Türk Lirasý ve yabancý para alarak fon saðlamak.

Özel Finansman Kurumlarý . Sermayenin büyük bir bölümü yerli olmak üzere 1989 yýlýnda kurulmuþtur. Yatýrým bankacýlýðý alanýnda faaliyet göstermektedir.71 .Þ.Tekfen Yatýrým Ve Finansman A. Özel finans kurumlarýnýn amacýnedir? .

Emtia (menkul mal) rehni karþýlýðý krediye benzemektedir. miras idare etmek veyeddiemin ve veki l olarak davranmak. yatýrým ve portföyleri yönetmek. kalaný kuruma ait olmaktadýr.Þ. Leasing'e benzemektedir. Bu kurumlarda fon isteyen giriþimciye bir para ödemesi yapýlmamakta. bu parayla amaçlanan alým ve yatýrýmlar özel finans kurumu tarafýndan yapýlarak giriþimciye devredilmektedir. Bu kurumlarýn yaptýklarý diðer hizmetler arasýnda. 6. fizibilite raporlarý hazýrlamak ve danýþmanlýk hizmetleri saðlamak sayýlabilir. Mudaraba Yolu: Bu yolla kurumlar belli mallarýn alým satýmýný finanse etmektedir. Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ülkemizde islâm ilkelerine sýký sýkýya baðlý faiz geliri istemeyen kiþilerin tasarruflarýna yönelik olarak faizsiz çalýþan banka dýþý mali aracý görünümünde Faisal Finans Kurumu A. . Müþteri kuruluþ tamamlandýktan sonra saðladýðýgelirden yöneticiliðine karþýlýk olan payý almakta. .Þ. Uygulamada belirli hammadde ve firma giderlerinin saðlanmasýndan öteye gidilmektedir. bu vade grubuna yatýrýlan tutarlarla grubun saðladýðý kâr tutarýhesap deðerlerine bölünerek bir birim deðeri bulunmaktadýr. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.. Musaraka Yolu: Bu yolla bir fabrikanýn kurulmasý düþünülebilir. 12 ya da daha uzun) kendi içindebaðýmsýz olarak iþletil ek üzere katýlma hesaplarý ya da cari hesaplar biçiminde fon toplamaktadýr. Fon Kullanýmý . . Kurum malý müþterisi adýna satýn almakta ve bunu bir bedel karþýlýðý müþterisine satmaktadýr. Ýcara: Giriþimcinin hammadde ve malzeme gereksinimleri kurumkanalýyla üçüncü kiþilerden p arak satýn alýnmakta ve giriþimciyevadeli olarak satýlmaktadýr. . Asya Finans gibi kuruluþlar kurulmuþtur. Bir vade grubuna para yatýrýldýðýnda ya da çekildiðinde deðiþen bir katsayý yoluyla her iþleme ayrý hesap deðeri verilmekte. Murabaha Yolu: Bu yolla müþteri kurumla bir makine ya da teçhizatýn alýnmasý konusunda sözleþme yapmakta ve borcunu bir takvim çerçevesinde ödemektedir.. Fon Kaynaklarý Bu kuruluþlar her vade grubu (3. Buna göre hesap sahibinin payý (ana para + kâr) = hesap deðeri X birim deðeri olmaktadýr.Þ. .

gerekse ortaklarýna kefil olarak Halk Bankasý Kredilerinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýrlar.Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Kredi ve kefalet koopiratiflerinin amaçlarýnelerdir? Ülkemizde çok sayýda kredi ve kefalet kooperatifi vardýr. Bunlar küçük endüstri ve ticaret sektörünün orta vadeli finansman ihtiyaçlarýna yönelikolarak kurulmuþtu kuruluþlar gerek ortaklardan topladýklarý fonlarý. yine ortaklarýna düþük faizli iþletme kredisi olarak vermekte. Bu kurumlar genel olarak oldukça kýsa vadeli kredi taleplerini karþýlayabilmektedirler.72 . . .

hayat poliçeleri üzerine ödünçler. Ancak toplanan fonlarýn kullanýmý yasalarla sýnýrlandýðýndan. ipotek karþýlýðý ödünçler ve taþýnmaz mallar oluþturur. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bað-Kur'dur. Sayýlarý yýldan yýla deðiþmekle birlikte ülkemizde. birikimlerini genellikle baðlý . büyük fonlarýn toplanmasý nedeniyle finansman saðlayan kurumlar bu grupta yer alýr. sigorta þirketleri arasýnda hayat sigortasýnýn önemi büyüktür. Özel Emekli Sandýklarý Ve Fonlarý Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kurulurken bankalar ve sigortalar bu kurumun dýþýnda kalmayý ve dolayýsýyla memurlarýnýn emekli keseneklerinden oluþan fonlarý kullanma olanaðýný ellerinde tutmayý baþarmýþlardýr.C. gelecekteelde edilecek sabit tutarda bir gelirin deðerinin gi derek küçülmesi. Ülkemizdeki sigorta þirketlerinin aktif yapýlarýný pay senetleri. para ve sermaye piyasalarýna katkýlarý dolaylý ve sýnýrlýdýr. endüstrileþmiþ ülkelerde sigorta þirketlerinin. oldukça kabarýk sayýda yerli ve yabancý sigorta þirketi faaliyet göstermektedir. T. Ancak topladýklarý fonlar. Gerek geliþmiþ gerek geliþmekte olan ülkelerde. Sayýlarý oldukça fazla olan bu sendikalar. kiþisel tasarruflarýn bir bölümünü toplama açýsýndan ekonomide aðýrlýklarý büyüktür. henüz önemli bir meblaða ulaþamamýþtýr. Yukarýda da belirtilði gibi tüm sigorta þirketlerinin aktiflerinin toplamý Türkiye Ekonomisi için çok küçük bir rakamda kalmaktadýr. Bunlar. Ancak gerek sosyal güvenliksistemlerinin hýzlý geliþmesi gerek hýzlý enflasyon nedeniyle.Sigorta Þirketleri Daha önce de belirtildiði gibi. Emekli Sandýðý. hayatsigortalarýnýn önemini azaltýcý etki yapmaktadýr. Yarý Finansal Kurumlar Amacý finansman olmamakla birlikte. Kamu Sosyal Güvenlik Kurumlarý Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarýnýn zorunlu olarak topladýklarý prim gelirlerinin toplam birikim süreci içindeki önemi büyüktür. tahviller.

OYAK.73 . Yatýrým Ortaklarý. . Yukarýda sözünü ettiðimiz sosyal güvenlik kuruluþlarý dýþýnda. . Ülkemizde Kollektif Yatýrým Kuruluþlarý .olduklarý bankanýn sermayesine veya emrine bir ölçüde detahvil piyasasýna aktararak kullanmaktadýr. gerek fonlarýn toplanmasýnda gerekse bunlarýn endüstriyel alanlara yatýrýlmasýnda oldukça baþarýlýdýr. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnelerdir? Ülkemizdeki sermaye piyasalarý kurumlarý. . Aracý Kuruluþlar (Yetki almýþ bankalar + Aracý kurumlar). tek sigorta uygulamasý 1961 yýlýnda kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumudur (OYAK).

denetim. En iyi gayret aracýlýðý. Yatýrým fonlarý ve . Bankalar kuruluþ. mali tablo ve rapor standartlarý konularýnda Bankalar Kanunu'na tabidir (SPK md. kurul kaydýna alýnacak sermaye piyasasý araçlarýnýn. Aracýlýk Yüklenimi: Satýþ yapana karþý. Aracý Kuruluþlar Aracý kurumlar ile sermaye piyasasýnda faaliyet gösterme yetkisi almýþ olan bankalar aracý kuruluþlarý oluþturur. Ancak. . Aracýlýk yüklemini kapsadýðýný belirtmiþtir. . En iyi gayret aracýlýðý: Halka arz edilen semaye piyasasý araçlarýnýn açýklamalarýnda belirtilen satýþ süresi içinde satýlmasýný. Sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arza aracýlýðý . Bankalar faaliyetlerinde sýnýrlý olarak SPK hükümlerine tabidirler. Sermaye Piyasasý Kanunu'nda "sermaye piyasasý kurumlarý" tanýmýna dahil edilmeyen bankalarda sermaye piyasasý faaliyetlerinde bulunurlar. muhasebe. 50).. yukarýda "aracý kuruluþlar" olarak belirtilen ilk madde. . Aracý kuruluþlarýn. SPK md. . aracýlýk kapsamýnda olmak üzere yapabilecekleri faaliyetler þunlardýr. satýlmayan kýsmýnýn ise halka arz edene iadesini veya bunlarý. Yatýrým danýþmanlýðý . Aracý Kuruluþlarla Ýlgili Teblið sermaye piyasasý araçlarýnýn halka arzýnda aracýlýk faaliyetinin. daha önce satýn almayý taahhüt etmiþ üçüncü kiþilere satýlmasýný ifade eder. Sermaye piyasasý araçlarýnýn ikinci el piyasada alým satýmýna aracýlýk . Sermaye piyasasýnda faaliyet gösterilmesine izin verilen diðer kurumlardýr. 32'de "aracý kurumlar" olarak belirtilmektedir. yukarýda ilk iki þýkda belirtilen faaliyetlerden en az biri için Sermaye Piyasasý Kuruluna baþvurmak zorundadýrlar. Menkul kýymetlerin geri alma veya satým taahhüdü ile alým satýmý. Müþteri portföyü yönetimi . Aracýlýk faaliyetleri yürülecek olan kuruluþlar.

. . Halka arz yoluyla satýlmasýnýn ve satýlmayan kýsmýnýn tamamýnýn. Bu durumda aracýlar arasýnda bir konsorsiyum sözleþmesi düzenlenir ve konsorsiyumun yönetimini aracý kuruluþlardan biri üstlenir.74 . Bedeli. Menkul kýymetlerin ihracýna iliþkin aracýlýk taahhüdü. ihraç eden ortaklýðýn isteðiyle. bedeli satýþ süresi sonunda tam ve nakden ödeyerek satýn alýnmasýnýn ("Bakiyeyi Yüklenim") . satýþýn baþlamasýndan önce tam ve nakden ödemek suretiyle tamamýnýn satýn alýnarak halka satýlmasýnýn ("Tümünü Yüklenim") taahhüt edilmesidir. aracý kurumlar ve bankalar arasýnda kurulacak konsorsiyumlar eliyle de yapýlabilir.

. Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýðý . Portföydeki menkul kýymetler. borsa dýþý teþkilatlanmýþ piyasalarda yapmak zorundadýrlar. . Risk sermayesi ortaklýðýnedir? 6. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým ortaklarý A tipi ortaklýk olarak adlandýrýlýr. Ödünç para verme iþleriyle uðraþamazlar. Rayiç bedelin üstünde satýn alamaz ya da rayiçbedelin altýnda satýþ yapamazl .1993 tarihli 2129 Sayýlý Resmi Gazete'de "Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklarýna (RSYO) Ýliþkin Esaslar" yayýnlanmýþtýr. Yatýrým Ortaklarý Yatýrým ortaklarý hangi faaliyetleri yapabilirler ve hangi faaliyetleriyapamazlar? Yatýrým ortaklarý. Yatýrým ortaklarýnýn kuruluþ izni alabilmeleri için portföy iþletmeciliði faaliyetinde bulunmak üzereKurula baþvurmalarý þarttýr. Yatýrým ortaklarý. . Türkiye'de kurulmuþ ve kurulacak olan.7. Mevduat toplayamazlar. . yapýlacak saklama sözleþmesi çerçevesinde Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya bir banka nezdinde muhafaza edilir. sermaye piyasasý araçlarý ile ulusal ve uluslararasý borsalarda veya borsa dýþý organize piyasalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföylerini iþletmek amacýyla kurulan kayýtlý sermaye esasýna tabi anonim ortaklarýdýr. . Bu portföyler müstakilen bu unsurlardan oluþabileceði gibi. Aracýlýk faaliyetlerinde bulunamazlar. yüksek geliþme potansiyeli taþýyan ve menkul kýymetleri. . . Alým ve satým iþlemlerini. . Ticari ve zirai faaliyette bulunamazlar. karma da olabilir. Türk ve yabancý yatýrým ortaklarýnýn hisse senetlerine yatýrým yapamazlar. Risk sermayesi yatýrým ortaklarýnýn hisse senetleri dýþýnda. hisse senetlerini satýn aldýklarý ortaklarýn herhangibir þekilde sermaye ve yönetimine hakim olma amacý güdemezler. .

birinci el piyasalarda ihraçedilen sermaye piy sasý araçlarýna yatýrým yapýlarak gerçekleþtirilen uzun vadeli kaynak aktarýmý biçimine risk sermayesi yatýrýmý denir. gereç.75 .likitidesi düþük olan giriþim þirketlerinde. ma lzeme. hizmet veya yeni ürün. sistem ve üretim tekniklerini meydana getirilmesini amaçlamalarý veya bu doðrultuya girebilecek nitelikleri taþýmalarý þarttýr. . Giriþim þirketlerin endüstriyel uygulama veya ticari pazar potansiyeliolan araç.

riskin daðýtýlmasý ilkesi ve inaçlý mülkiyet esaslarýna göresermaye piyasasý araçlarý ile ulusal piyasalarda ve uluslararasý borsalarda iþlem gören altýn ve diðer kýymetli madenler portföyü iþletmek amacýyla kurulan mal varlýðýna yatýrým fonu adý verilir. bedelin tam ve nakden ödenmesi þartýdýr. Yatýrým fonlarýnedir? Halktan katýlma belgeleri karþýlýðýnda toplanan paralarla. fonu kurup yöneten kurum arasýnda bir ortaklýk baðlantýsý kurulmaz. esas olarak sermaye kazancý elde etmek amacýyla risk sermayesi yatýrýmlarýna yönelterek risk sermayesi yatýrým faaliyetinde bulunan ortaklar (RSYO denir) giriþim þirketlerinin yönetimine katýlýp. ortaklarýn haklarýný gösteren katýlma belgesi vardýr. Fonun tüzel kiþiliði yoktur. Portföy deðerinin en az % 25'ini sürekli olarak özelleþtirme kapsamýna alýnmýþ KÝT'ler dahil Türkiye'de kurulmuþ ortaklýklarýn hisse senetlerine yatýrmýþ yatýrým fonlarý. Ancak bununla. baþlangýç veya çýkarýlmýþ sermayelerini. A tipi fon olarak adlandýrýlýr. aracý kuruluþlar. her iþ günü sonu itibariyle izlenen iþgünü izahnamede belirtilen alým satým yerlerinde asýlan ilanlarla duyurulur. kanunlarýnda engel bulunmayan emekli ve yardým sandýklarý ile 586 sayýlý Kanun'un geçiçi 20. maddesi uyarýnca kurulmuþ olan sandýklar Yatýrým Fonu kurabileceklerdir. fonun toplam deðerinin dolaþýmdaki katýlma bedellerinin pay sayýsýna bölünmesiyle elde edilir. Yatýrým fonlarý karma olarak da kurulabilir.Kayýtlý sermayeli olarak kurulan. ancak mal varlýðý kurucunun malvarlýðýndan ayrýdýr. belge sahipleri hesabýna. bu þirketlere gerekli danýþmanlýk ve yöneticilik hizmetlerini sunabilir. 3794 Sayýlý Kanunla deðiþtirilmeden önce menkul kýymetler yatýrým fonu olarak adlandýrýlan yatýrým ortaklýklarýna iliþkin her türlü düzenleme kurulca yapýlýr. Katýlma belgesinin temsil ettiði. Yatýrým Fonlarý . Burada sözü edilen aracý kurum ve . Ýtibari deðerleri yoktur. 3794 Sayýlý Kanun'la artýk bankalarýn yanýsýra sigorta þirketleri. Yatýrým fonlarýnda gerçek ve tüzel kiþilerin. Fon pay deðeri. Katýlma belgelerinin halka arzedilmeleri zorunludur. Pay deðeri. Fon porföyündeki varlýklar yapýlarak bir sözleþme ile Takas ve Saklama Merkezi (þirketi) veya fonla kuruculuk ve danýþmanlýk iliþkisi olmayan bir banka nezdinde muhafaza edilir.

. . Portföy hizmetlerini tek elden yürütme. . Daha önce de incelediðimiz gibi yatýrým fonlarý kuruluþ sermayesinegöre sabit ve deðiþken sermayeli olabilmektedir. . Yatýrým ortaklarý ve yatýrým fonlarý aþaðýdaki unsurlardan oluþmaktadýr.sigorta þirketlerinin ödenmiþ sermayelerinin en az 10 milyar TL olmasý gerekmektedir. Uzman eliyle portföy oluþturma ve yönetme. Herkes için bir tip portföy. Portföyde maksimum randýman ile minimum risk arasýnda optimaldengeyi saðlama. Çok sayýda küçük kapital sahibi.76 . . .

Ülkemizde gerek bankacýlýk. ipoteðe dayalý menkul kýymetler merkezleri (SPK md. Ülkemizdeki kollektif yatýrým kuruluþlarýnýaçýklayýnýz? Özet Banka dýþý finansal aracýlar. 1980'den sonra büyük geliþme göstermiþtir. vadeleri ayarlayan. fon tasarruf maliyetlerini azaltan. özkaynaklarýnýn 20 katýný aþamaz. kredi miktarýný ayarlayan. sermaye kurumlarýnýn denetlenmesi ile uðraþan kuruluþlar.? Sermaye Piyasasýnda Faaliyet Göstermesine Ýzin Verilen Diðer Kurumlar Ve Genel Finans Ortaklýklarý Sermaye piyasasý araçlarýnýn takas ve saklanmasý. TTK'na göre ani usulde kurulmasý. yatýrým danýþmanlýðý. gömülenmeyi azaltan. ortaklýk ve kuruluþlara ait alacaklarý temellük ederek münhasýran SPK'nýn 13/amaddesinde belirlenen varlýða dayalý menkul kýymetleri ihraç etmek amacýyla teþkil edilen genel finans ortaklarý. ödenmiþ sermayelerin 10 milyardan az olmamasý. kurucularýnýn müflis olmamasý veya yüz kýzartýcý bir suçtan dolayý hüküm giymemiþ olmalarý gerekmektedir. portföy yönetimigibi sermaye piyasasý faaliyetlerine yerine getiren þirketler. . Genel finans ortaklarý (GFO) 31. riski daðýtan. derecelendirilmesi ve bunlarý ihraç eden ortaklýk ve kuruluþlarla. nakit karþýlýðý çýkarýlmasý ve nama yazýlmasý.1992 tarihli 21301 Sayýlý Resmi Gazete'de Varlýða Dayalý Menkul Kýymetlerin Kurum Kaydýna alýnmasýna ve Genel Finans Ortaklarýnýn Kuruluþ ve Faaliyet Ýlkelerine Dair Esaslar Tebliði ile düzenlenmiþtir. gerekse banka dýþý finansal aracýlar.7. 39)'a göre sermaye piyasalarýnda faaliyetgöstermelerine izin veril en kurumlardýr. GFO'larýn temellük ederek karþýlýðýnda VDMK ihraç edebilecekleri alacaklar portföyünün toplam tutarý. Buna göre genel finans ortaklarý Teblið'de belirlenen alacaklarýn temellükü ve bu alacaklar karþýlýk gösterilerek Teblið hükümleri çerçevesinde düzenlenen VDMK'nin ihracý ve halka arzý amacýyla kurulan anonim ortaklardýr. yatýrýmlarý artýran kuruluþlardýr.

Gömüleme eðilimini artýrarak. Hiç bir þekilde faiz oranýný etkilemezler. faiz oranlarýnýn yükselmesine sebep olurlar. faiz oranlarýnýn yükselmesinesebep olurlar. c. d. . Gömüleme eðilimini azaltarak. b.Sorular 1. e. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisini saðlarlar? a.77 . Gömüleme eðilimini azaltarak. potansiyel faiz oranlarýný düþürü cü yönde etki yaparlar. Gömüleme eðilimini artýrarak faiz oranlarýný düþürürler.

Scott. DESÝYAB d. Bankýng and Financial Markets.H. Bankalarýn þubeleþmelerine. e. HENNING. DYB e. l977. Para emisyonuna müracaatýn azalmasýna. Özcan. 1995. Ekonomide Merkez Bankasýnýn para emisyonu artýrmasýna. Merkez Bankasýnýn iþinin zorlaþmasýna. PARASIZ. Pay senetleri arz ve talep edilir. b. Frederic. W. Lawrance ve William L. New York. Chicago. c. baský. S. Meir. e. d. Yalnýzca para arz ve talebi düþünülmelidir. Rand McNaily. Bir yýl veya daha kýsa vadeli fon arz ve talebi söz konusudur. SYKB c. Pýggot ve R. Finansal Kurumlar. Banking and Financial Markets. b. Ülkemizdeki kalkýnma bankalarýnýn en eskisi hangisidir? a. Financial Markets and the Economicy. Principles of Money. l993. MISHKIN. halbuki finansal aracýlarýn her alanda faaliyet göstermeleridir. Bir yýldan uzun vadeli tahviller iþlem görür. TSKB b. RITTER. Para piyasasýnda. KOHL.2. Basic Books Inc. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial . 1982. Money. b. c. New York. Finansal aracýlar aþaðýdakilerden hangisine neden olurlar? a. Bankalarýn negatif faiz uygulamasýna. Banka ve finansal Piyasalar. Finansal aracýlarýn kredi vermemeleridir. Sýlber. George G. d. l975. Bir yýldan uzun fon arzý sözkonusudur. Ticari bankalarýn yalnýzca ticari ialanlarda. Money and Finacial System. Charles N. New York. Dyden 2. Ýzmir. Ýlker. KAUFMAN. Sümerbank 5. Kaynakça ERTUNA. Finansal aracýlarýn kaydi para yaratmamalarýdýr c. Ege Üniversitesi Matbaasý. Para. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Bankalarýn mevduat toplamamasýdýr. 1975. e. 3. d. Banka dýþý finansal aracýlarla ticari bankalar arasýndaki en önemli fark. aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. 4. Ticari bankalarýn vadeli mevduat toplamalarýdýr. Ezgi Bursa.

Scott Foresman. .78 . l989. Boston.Markets.

79 . Bu piyasalarýn yapýlarý ve iþleyiþ biçimleri ile araçlarý ünitenin yoðunlaþtýðý konulardýr.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Günümüzde finansal sistemin iki önemli ayaðýný para ve sermaye piyasalarý oluþturmaktadýr.. Okuduklarýnýzý gerçek yaþamla deðerlendiriniz. Bu piyasalarla ilgili tarihsel veyasal bilgileri özümsemey e çalýþýnýz.. . Para ve sermaye piyasasý ayrýmýný iyice anlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz..ÜNÝTE 5 Türkiye'de Para ve Sermaye Piyasalarý Araçlarý Bu Ünitede. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.

Dýþarýdan alýnan kýymetlerinel deðiþtirmesi kýsa zde de bir piyasa oluþturmuþ.ÜLKEMÝZDE SERMAYE PÝYASASI YASALARI. Birinci Dünya Savaþý ve Kurtuluþ Savaþý. buna da Galata bankerleri önayak olmuþlardýr. Bu borsada yerli ve yabancý tahvil ve hisse senetleri Avrupa borsalarýyla telgraf iliþkisi kurularak iþlem görmüþtür. Örneðin. elektrik gaz ve tramvay þirketlerinin) meþrutiyetten sonra dayerli þirketlerin tahvil ve hisse senetleri piyasada alýnýp satýlmýþtýr. dýþarýya para çýkararak alým-satým yapmýþlardýr. Türkiye'de yaþayan yabancý tacirler ve azýnlýklar bu þirketlerin tahvil ve hisse senetleriyle ilgilenmeye baþlamýþlar. tedavül eden paranýn altýn para olmasý. Avrupa'da yaþanan sanayi devrimi ve sömürgecilik hareketleri büyükanonim þirketlerin ortaya asýna ve bunlarýn halka açýlmasýna yol açtýðýnda. Osmanlý Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn geçmiþi sanýldýðýndan daha eskidir. BORSALAR VE TAHVÝL PÝYASALARI Sermaye Piyasalarý ? Ülkemizde sermaye piyasalarý Osmanlý Döneminde ve Cumhuriyetdöneminde ayrý ayrý incelemek gerekir. Panama tahvilleri ve Suveyþ Kanalý hisse senetleri çok defa yabancýbankalarýn aracýlýðýile varlýklýTürk ailelerince de satýn alýnmýþtýr. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancý þirketlerin (özellikle þimendifer. 1960 lý yýllarda Hürriyet . kambiyo kontrolünün getirilmesi ve Ýstanbul Esham ve Tahvilat Borsasýnýn Ankara'ya taþýnmasý bu ilk sermaye piyasamýzýn sonu olmuþtur. 1866 da hükümetçe ilk borsamýz Ýstanbul'da kurulmuþtur. yabancý þirketlerin milletleþtirilmesi. Ülkemizde Galata Bankerlerinin önemini açýklayýnýz. kambiyo kontrolünün bulunmamasý ve kapitülasyonlarýn kendilerine saðladýðý serbesti sayesinde. piyasayý etkilemekle beraber. Daha sonra Tanzimat hareketinin de etkisiyle Türkler de bu konuya ilgi göstermiþlerdir. Cumhuriyet Dönemi Ülkemizde sermaye piyasasýnýn yeniden doðuþu. Cumhuriyetin ilanýndan sonra kapitülasyonlarýn kaldýrýlmasý. Ýlk olarak 1864 te Galata bankerleri bir dernek kurmuþ. 1854 Kýrým Savaþý dolayýsýyla çýkarýlan borçlanma tahvilleri. bunu takiben devletin çeþitli vesilelerle çýkardýðý tahviller.

kýsa zaman sonra bunlarý alanlar paraya çevirme imkâný aramaya baþladýlar. . faizrandýmaný % 12 ola þekilde ayarlanýyordu.tahvilleri ve tasarruf bonolarý ile baþlar. Alýcýlar üstüne belli bir kâr koyarak. Böylece ilk defa ikinci el menkulkýymetler piyasasý doðmuþ oldu. Ýkinci el alým ve satýmlarda fiyat. birinci el olarak devletçe çýkarýlan tasarruf bonolarýnýn faiz oranlarýnýn. bunlarý parasýný deðerlendirmek isteyenlere sattýlar. Hürriyet tahvilleri ise kýsmen mecburi tasarruf mahiyetinde olduðu için. Piyasada bazý iþbilir kimseler de bunlarý faiz oranlarýna ve vadelerine göre kýrarak satýn aldýlar. Zamanla ara simsarlar da türedi ve bu iþ arzuhalcilere kadar indi.80 . Bu piyasanýn doðuþunun asýl önemli nedeni. cari piyasa faizinin çok altýnda oluþuyudu (% 6). Cari faiz oraný ise o günlerde % 12 nin üzerindeydi. Tasarruf bonolarý tamamen.

bunlarýn hisse senetleri. suni bir olaydýr. Yazýk ki þirketlerin bazýsý mahalli esnaf ve eþrafýn yönetiminde kalarak baþarýlý olamadýlar. yatýrým holdingleri. Buna karþýlýk "bir holding + bir banka + 1000 küçük ortak" formülü genelde baþarýlý olmuþ ve sermaye piyasasýnýn bugünkü düzeyine gelmesine de yardýmcý olmuþtur. portföyündeki hisse senetlerini p fakat makulbir fiyatla satmak yoluyla. Bu bakýmdan ileride daima ibretle hatýrlanmasý gereken birolaydýr. piyasada ayný esnaf tarafýndan alýnýp satýlmaya baþladý. Anadolu'nun çeþitli köþelerinde pek çok iþçi þirketlerinin kurtuluþunu beraberinde getirdi. geliþme dönemi tamamlanýpkâra geçtikten sonra. Halkýn ilgisini bankacýlýk sektörü dýþýna ve faize dönük menkul kýymetlereçekmiþ. ama o dönemden bugüne gerçekten faydalý ve baþarýlý pek çok halka açýk þirket kaldý. hem sermaye piyasasýna kaynak saðlamýþ. Bu konu kýsa zamanda dejenere edildi. hem de zaman zaman likitide ettiði fonlarla yeni kuruluþlarý desteklemiþ ve kendisi kâr saðlamýþtýr. Fakat menkul kýymetler piyasasý kurulmuþtu. Bu arada Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn da hisse senedi piyasasýnýn oluþmasýna katkýsýný unutmamak gerekir. 1979-82 yýllarýna damgasýný vuran bankerler olayýný da eklemek gerekir. 1970 li yýllarda bazý büyük holdingler halka açýlmanýn avantajlarýný görerek 2-3 bin ortaklý büyük þirketler kurdular. ya da sonradan halka açýlan þirketler baþarý kazanýp güçlendikçe. iþçi ve hemþehri þirketleri ve T. Sýnai Kalkýnma Bankasý'nýn çalýþmalarý baþlýca kilometre taþlarýný oluþturur. fakat son bakýmýndan sermaye piyasasýna önemli zararlar vermiþtir. Bankerler olayý aslýnda bir geliþme basamaðý deðil. Bu banka kuruluþta iþtirak ettiði ve dýþ kredi saðladýðý kuruluþun. Hatta mevcut holdinglerine paralel yeni yatýrým holdingleritesis ettiler. Baþlangýçta halka açýk olarak kurulan. Daha önce kapalý aile þirketi olarak kurulan pek çok þirket de ölümler ve veraset yoluyla kapalý olmaktan çýktý. Bunlara.Tasarruf bonolarý 1980 lerde tamamen piyasadan çekildi. Ayný tarihlerde yurtdýþýna iþçi akýmý da. . Türkiye'de sermaye piyasasýnýn geliþmesinde tasarruf bonolarý.

81 . belirli faiz oranlarýnýn üstüne çýkýlamýyordu. Kendi giþelerinden hiçbir zaman o kadar büyük mevduat top . Enflasyonun % 60 ý aþtýðý sýralarda resmi tahvil faiz oraný brüt % 28 de kalmýþtýr. mevduat ve tahvil faizleri negatifgetiri saðlar hale gel miþtir. Zamanýn mevzuatý. 1000 liralýk tahvili banka giþesinden sözde 1000 liraya alýp örneðin 800 liraya satýyordu. Yüksek enflasyon nedeniyle. fakat bankerlere bu tip kýsýtlamalar uygulanmamasý. mevduat ve tahvil faizlerinin enflasyon düzeyine çýkarýlmasýna engel olduðu ve birincil satýþlarý daima gelir yönünden enflasyonun gerisinde býraktýðý için. hükümetçe belirlenmesi. Bankalar Merkez Bankasýnýn sýký denetimi altýnda bulunduðundan. Bankalarýn tahvil ve mevduat sertifikalarýna uygulayabilecekleri faiz oranlarýnýn. bankalarla bankerler arasýnda ikinciler lehine haksýz rekabet yaratmýþtýr. O dönemde tahvi l ihracýna yalnýz bankalar aracýlýk edebiliyorlardý.Bankerler olayýnýn baþlýca sebebi o yýllarda görülen yüksek oranlý enflasyondur. Aradaki farký ve kendi komisyonlarýný tahvili çýkaran þirketten finansman masrafý adý altýnda tahsil ediyor ve bunun için fatura bile kesebiliyorlardý. Bankalarýn tahvil ihracýna iliþkin esaslarýný Merkez Bankasý belirliyordu. Daha sonra çýkarýlan mevduat sertifikalarý da ayný akibete uðradý. O dönemde henüz Sermaye Piyasasý Kanunu olmadýðýndan bankerler gayet serbest þekilde çalýþýyordu. tahvil ve mevduat sertifikasý satýþlarý ikincil piyasaya intikal etmiþ ve ikincil piyasadamantar gibi bankerlerin bitmesine sebep olmuþtur.

Sonunda bankerler batmýþ ve halkýn parasýný da batýrmýþtýr. Kýrým Savaþýnýn menkul deðerler borsasýnýn kurulmasýndaki önemi nedir? 1866 yýlýnda Türkiye'den alacaklý olan devletlerin de desteði ile Ýstanbul'da bir Dersaadet Borsasý kurularak çalýþmaya baþlamýþ ve borsayaMaliye nezaretince bir komiser atanmýþtýr. bunun Ýstanbul'da bir piyasasý oluþmuþ ve gayrimüslim bankerler Galata'dabu iþle uðraþmaya baþlamýþlardýr. Selanik ve Beyrut'ta kurulmuþ bulunan yabancý þirketlerin çýkarmýþ olduklarý menkul deðerler kayýtlý iken. Böylece. . 1922 yýlýnda çýkarýlan yeni bir nizamname(tüzük) ile borsada bugünkü esasýný oluþturan hükümler getirilmiþtir.lamayacak olan bazý küçük bankalar. Ýkinci Meþrutiyetin ilanýna kadar bu borsada sadece. Meþrutiyetten itibaren yerli þirketlerin menkul kýymetleri kaydolunmaya baþlamýþtýr. Bu borsanýn adý 1906 yýlýnda çýkarýlan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsasý'na dönüþtürülmüþ ve bu kuruluþ Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiþtir. Ýstanbul. ? 1854 Kýrým Savaþý ile baþlayan Osmanlý borçlarý nedeniyle Türkiye'demenkul deðerler borsasýnýn kurulmasý hem kolaylaþmýþ. bir hamlede toplanan milyarlar akýllýca plase edilememiþ ve büyük kýsmý batak hale gelmiþtir. Osmanlý borçlanma tahvilleri çýkarýlmaya baþlandýktan sonra. hem de hýzlanmýþtýr. Cumhuriyet döneminde. Ülkemizde Borsa . bankerler eliyle sertifika satýþý yoluyla bünyelerinin kaldýrabileceðinden çok fazla mevduat yükü altýna girmiþledir. bankalarýn yaptýðý iþlerin uzman kadrolara sahip olmayan kuruluþlarca yapýlamayacaðýný göstermiþtir. Bu da. Türkiye'de bir borsa ku gereði bu dönemde ortaya çýkmýþ ve Galata Bankerleri kendi aralarýnda 1864 yýlýnda bir dernek kurarak bu harekete öncülük etmiþlerdir.

Ancak Türkiye'de1931 yýlýndan sonra þiddeti giderek arta yo kontrolü nedeni ile döviz alým-satýmý anlamýný yitirmiþ ve 1959 yýlýndan sonra borsanýn döviz alým-satýmý ile ilgili rolü bütünüyle kaldýrýlmýþtýr.82 .1983 gün ve . Eshamve Tahvilat Borsasý adý ile açýlarak çalýþmaya baþlamýþtýr. 1938 yýlýnda çýkarýlan bir kararname ile Ýstanbul Borsasý kapatýlarak Ankara'ya taþýnmýþ ve Kambiyo.10. Cumhuriyet döneminin baþlangýç yýllarýndaÝstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn geliþmesini açýklayýnýz. 1941 yýlýnda borsa yeniden Ýstanbul'a nakledilmiþtir.1929 yýlýnda kabul edilen 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve Kambiyo Borsalarý Kanunu ve ayný yýl çýkarýlan 8172 sayýlý nizamname ile mevcut borsa yeniden düzenlenmiþ ve Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý adý altýnda çalýþmaya baþlamýþtýr. Bu taþýnmanýn sakýncalarý anlaþýlmýþ olacak ki. Cumhuriyet döneminde kurulan borsalarda esham ve tahvilat yanýnda döviz alým satýmý da iþlemler arasýnda yer almýþtýr. Türkiye'de 2499 sayýlý Sermaye Piyasasý Kanunu ile sermaye piyasasý yeniden düzenlenerek Menkul Kýymetler Borsasý'na yeni bir þekil verilmek istenmiþ ve 1929 tarih ve 1447 sayýlý Menkul Kýymetler ve KambiyoBorsalarý Kanunu yürürlükten kaldýrýlmýþ. bunun yerine 6.

bütün alýcý ve satýcýlarýn biraraya geldiði. Ýþte bu amaçlara ulaþarak. Ülkemizde Tahvil ve Bono Piyasasý Tahvil ve Bono piyasasý ÝMKB bünyesinde kurulmuþ olan bir piyasadýr. hem yatýrýmcýlara. Borsa'nýn ilgili birimini arayarak telefonla iletmektedir . Zaman içerisinde hisse senedi dýþýndaki bütün menkul kýymetler borsada iþlem görecektir.KHK 1 sayýlý Menkul Kýymetler Borsalarý hakkýnda Kanun Hükmünde Kararname getirilmiþtir. gerçek bir piyasa ortamýndan uzak bir þekilde gerçekleþmektedir. Piyasa 17 Haziran 1991 tarihinde faaliyete geçmiþtir. Bir baþka anlatýmla. Borsa dýþýnda oluþan piyasalar. telerate. Kýsa bir çerçeve yasasý olan bu düzenleme ile Borsa'ya yeni bir hareket ve canlýlýk kazandýrýlmak istenmiþ ve amaçla Sermaye Piyasasý Kurulu bu konuda ciddi çalýþmalara girmiþtir. bilgisayar ve Reuters. dövize endeksli gelir ortaklýðý senetleri ve tahviller ilave edilmiþtir.devlet tahvilleri ve hazine bonolarý ile baþlamýþ. Veritel gibi bilgi daðýtan firmalarýn ekranlarý aracýlýðýyla gerçekleþmektedir. Borsa dýþýnda alým ve satýmlar. rekabetin varolduðu ve þeffaflýða sahip bir görünüm arz etmemektedir. Bu piyasada ilk aþamada iþlemler . Tahvil ve bono piyasasýnýn kuruluþamacýnedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kuruluþ amacý. yatýrmcýlarýn ve kendilerinin emirlerini. Tahvil ve Bono Piyasasýnýn Kuruluþ Amacý . Gelen emirler bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programý . diðer menkul kýymetler Borsa dýþýnda iþlem görmektedir. Böylece ÝMKB bünyesindeki piyasa sayýsý ikiye çýkmýþtýr. hem de menkul kýymetleri ihraç eden kuruluþlarla aracý kurum ve bankalar bir hizmet sunmak amacýyla ÝMKB bünyesinde Tahvil ve Bono Piyasasý'nýn kurulmasýna karar verilmiþtir. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda Ýþlemlerin Gerçekleþtirilmesi . banka ve aracý kurumlar. Borsa üyeleri. Hisse senetlerinin ikinci el piyasa iþlemleri için ÝMKB bünyesinde birpiyasa 1986 yýlýndan eri faaliyet gösterdiði halde. hisse senedi dýþýndaki menkul kýymetlerin ikinci el piyasa iþlemlerinin organize bir biçimde ve rekabet ortamýnda gerçekleþmesini saðlamaktýr. daha sonra özel sektör tahvilleri. Tahvil ve bono piyasasýnda iþlemler nasýl gerçekleþtirilmektedir? Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlemler telefon.

aracýlýðý ile deðerlendirilerek en iyi emirler ekranlara anýnda yansýtýlmaktadýr. yine telefonla ilgili birimi arayarak varolan .000 ve 1. Piyasada þu anda normal (5 milyon TL ve katlarýna bölünebilen) ve blok (bölünemeyen) emirler yanýsýra. tek bir satýrda gösterilmektedir. En iyi kavramý.000. alýþ emirlerinden en yüksek fiyatlý yani en düþük oranlý.83 . sadece 100.000 TL ve katlarý olarak bölünme imkâný veren emirler de bulunmaktadýr. satýþ emirlerinde en düþük fiyatlý yani en yüksek oranlý emirleri ifade etmektedir. Ekranda varolan b r alým veya satým emrini gören diðer bir üye. ekranda ayný valör ve ayný kýymet üzerindekiemirler. Bu çerçevede.

Ýþlem gören kâðýtlarýn farklý olmasý . ? Tahvil. Ayrýca. Fiyat eþitliðinin olmadýðý iþlemlerde.emre karþý emrini iletmektedir. Telerate. Bir iþlemin gerçekleþebilmesi için fiyat eþitliðinin yanýsýra. Doðal olarak. Piyasa. Gerçekleþen iþlemle ilgili bir teyit faksý ayný anda taraflarýna ve Takas Merkezine Gönderilmektedir.varolan alýþ fiyatýndan daha düþük fiyatla satýþ emri geldiðinde veya varolan satýþ fiyatýndan daha yüksek fiyatla alýþ emri gelmesi durumunda da gerçekleþmesi mümkün olacaktýr. bu emirlerin karþýlanabilmesi için emir türlerinin ve bölünebilme koþullarýnýn uygun olmasý gerekecektir. Öte yandan.00 arasýnda faaliyet göstermektedir. Tahvil ve Bono Piyasasý Ýle Hisse Senedi Piyasasý Arasýndaki Fark ve Benzerlikler . bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikler nelerdir? Her iki piyasa da ÝMKB bünyesinde ve bütün alým ve satým emirlerinin toplanarak rekabet içerisinde ve aleni bir þekilde gerçekleþmesi saðlanmaktadýr. Hisse senedi piyasasýndan bu limit 1 lot (1000 para senedi) olarak belirlenmiþken. Her iki piyasada yatýrýmcýlar doðrudan deðil. en son iþlem tarihi ve oraný yine Reuters. bu iki piyasada da minimum iþlem limiti söz konusudur. sistemde öcelikle varolan emrin (stading order) fiyatý iþlem fiyatý olacaktýr. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda 5 milyon Türk lirasý ve 1000 döviz birimi olarak belirlenmiþtir. Gerçekleþen iþlemler. bu kolaylýkla bir alým veya satým emriyle birden fazla karþýt emri ayný anda karþýlamak mümkün hale gelmektedir. Bu benzerliklerin yaný sýra iki piyasa arasýndaki bazý farklar da bulunmaktadýr. Böylece hiçbir üye maðdur edilmeden ve hatta bir üye için razý olduðu fiyattan daha iyi bir fiyat temin edilerek iþlem yapýlmasý saðlanmýþ olmaktadýr. Öte yandan. her iki piyasa da kamu denetim ve gözetimi altýndadýr. Borsa üyelerinin aracýlýðýyla iþlem yapabilmektedir. iþ günlerinde saat 10. Veritel ekranlarýnda görülmektedir.000-17.

iþlem sisteminde de farklýlýklar vardýr. Bir diðer fark da. . hisse senedi piyasasýnda üyeler açýsýndan bir iþlem yapma limitisöz konusu deðilke hvil ve Bono Piylasasý'nda üyeler kendilerinetahsis edilen limitler içerisinde iþlem yap abilmektedir. Bu iki piyasa arasýndaki son fark ise. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda iþlem yapabilecek üyeler. ayrýca limitlerinin bir oraný tutarýnda teminat yatýrmak zorundadýr. Hisse senedi piyasasýnda emirler Borsa içindeki bir salonda bulunan tahtalara yazýlarak yapýlýrken.84 . bütün hisse senetleri iþlemlerinin (lot altý iþlemler hariç) ÝMKB Hisse Senedi Piyasasý'nda gerçekleþtirilmesi zorunlu iken. diðer menkul kýymetler hemTahvil ve Bono Piyasasý'nda hem de piyasa dýþýnda iþlem görmektedir. Tahvil ve bono piyasasýyla hisse senedi piyasasýarasýndaki fark ve benzerlikleri açýklayýnýz. Tahvil ve Bono Piyasasý'nda bir salon bulunmamakta. emirler telefonla iletilmektedir.yanýsýra.

Buna göre menkul kýymetler. ihraç eden tüzel kiþi tarafýndan vade sonunda nominal deðer üzerinden ödendikleri için piyasa deðerleri genellikle nominal deðerlerin fazla altýnda veyü üstünde oluþamaz. ibarele ri ayný olan ve þartlarý Kurul'ca belirlenen kýymetli evraktýr. . Her birinin bir itibari (nominal üzerinde yazýlý) deðeri. bono ile mevduat sertifikalarý bundan müstesnadýr (SPK md. Menkul kýymetlerin özelliklerini açýklayýnýz. Periyodik (dönemsel) gelir saðlarlar. dönemsel gelirgetiren. Az veya çok devamlýlýk arz eder. Yatýrým amacý ile kullanýlýr.ÜLKEMÝZDEKÝ BAÞLICA PARA VE SERMAYE PÝYASASI ARAÇLARI Sermaye piyasasý araçlarý. Çok sayýda ihraç edilip. seri halinde çýkarýlan. . Menkul Kýymetler: Ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan belli birmeblaðý tahsil eden. Hukuken kýymetli evrak niteliðindedir. . Menkul kýymetler nama (registered) ve hamiline (bearet) yazýlý olabilirler. Bono. Standart ve yuvarlak meblaðlý. misli nitelikte. Tahviller. . belli þekil þartlarýna haiz kýymetlerdir. alacak ya da ortaklýk haklarýný temsil ederler. Ülkemizdeki Sermaye Piyasasý Araçlarý ? . kimin elinde ise onunmalý sayýlýr. poliçe gibi tek bir ticari iliþki için düzenlenemezler. halka arz edilen hisse senetleridir. . Çek. Nama yazýlý kýymetlerde ise ciro hanesi vardýr. . Menkul kýymetlerin çeþitli özellikleri vardýr. misli nitelikte. sadece teslimle sahip deðiþtirebilir. . . Diðer sermaye piyasasý araçlarý ise menkul kýymetler dýþýnda kalan ve þartlarý kurulca belirlenen evraktýr. 3). . menkul kýymetler ve diðer sermaye piyasasý araçlarýdýr. poliçe. Hamiline yazýlý kýymetler para gibidir. . bir de piyasada arz ve talebin oluþturduðu piyasa deðeri vardýr. buraya ciro iþlemi kaydedilir. yatýrým aracý olarak kullanýlan.

. pay senedi veya sadece hissesenedi adý altýnda bilinen hisse senetleri.Hisse Senetlerinin Tanýmý ve Nitelikleri Ülkemiz literatüründe esham. þirket se rmayesinin belli bir oranýný temsil ve sahiplerine o orandaortaklýk hakký saðlayan senetlerdir. Hisse senedi.85 . anonim ortaklýklar tarafýndan çýkarýlan ve belirli ortaklýk sermayesine katýlma payýný temsil eden. sermayesi paylara bölünmüþ ve karþýlýðýnda kýymetlievrak niteliðinde anonim ortaklýklar veya sermayesi paylara bölünmü komandit ortaklarýn kanuni þekillere uygun olarak düzenledikleri belgelerolup. aksiyon. yasalþekil þartlarýna uygun olarak düzenlenmiþ bir kýymetli evraktýr.

sermaye arttýrýmýnda yeni sermayeden eldeki her bir hisseye karþýlýk artýrýlan oranda nominal bedel veya nominal bedelin üzerindeki primli fiyattan yeni hisse senedi alma hakkýdýr. Þirketin faaliyetleri hakkýnda bilgi edinme hakký. Yani hisse senedinde baðlý haklar. Bu belgelerin üçüncü þahýslara devri üzerinde yazýlý deðer ve baðlý haklarý da devir anlamýna gelir. v. Bu sebeble hukuken bölünmesi mümkün deðildir. genel kurulun çoðu kez adi çoðunluðu ile saðlandýðýndan þirket sermayesinin % 51 ini elinde bulunduran ya da bulunduranlar yönetime sahip olabileceklerdir. Tasfiyeden pay alma hakký. . Hisse senedinin getirileri incelendiðinde baþlýca üç avantajý olduðu görülmektedir. ii. Rüçhan hakký. hisse seedi olmaksýzýn devredilemez. Oy kullanma hakký. . iii. . þirket yönetim kurulunu seçmek ve hatta bu kurula seçilmektir. Hisse senedi sahibine hangi haklarýsaðlar? Hisse senedine sahip olanlar þu haklara sahip olurlar. . sahibine her türlü ortaklýk haklarýndan yararlanma imkâný verir. . Hisse senetlerinin sahibine saðladýðý haklar içinde önemli olanlardan biri de yönetim haklarýdýr. Þirket kârýndan pay alma hakký. Bu. Ancak yönetim hakký. Hisse senedi ayný zamanda þirkete özkaynak niteliðinde finansman saðlayan bir araçtýr. ? i. Hisse senedi en az 500 TL deðerinde olmalýdýr. . Þirket bakýmýndan her hisse senedi bir "hukuki birim" oluþturur.. Temettü (dividant) geliri saðlar. . þirket sermayesinin belirli bir kýsmýný temsil eder. . Hisse senedi. iv. Hisse senedisahibinin önemli ha klarýndan biri de rüçhan hakkýdýr. Þirket yönetimine katýlma hakký. Zaman içinde hisse senedinin deðerinden meydana gelen artýþ (capital gain) nedeniyle kazanç saðlayabilir. . Bu hak. . Bu haklar. Hisse senetleri diðer menkul deðerler gibi hakký temsil eden belgelerdir.

86 . ilgili kuponu yeni pay almahakkýnýn kullanýmý için belirlenen süre içerisinde satýlabileceðini belirtmiþtir. hisse senedinin temsil ettiði mülkiyet haklarýndan ayrýca alýnýp satýlabilir. Pay senedinin özelliklerini açýklayýnýz.. üçüncü bir getiri olarak algýlanabilir). Bu satýþ sonucu elde edilen gelir. Hisse Senedi Çýkaracak Kuruluþlar ve Ýhraç . Rüçhan hakký satýþýndan gelir saðlar (rüçhan hakký. SPK yenipay alma hakkýný kullanmak istemeyenlerin.

Bazý þirketler ise. Hisse senedi fiyat tanýmlamalarý. nominal (itibari) fiyat. sermaye piyasasý araçlarýnýn ihraççýlar tarafýndan çýkarýlýp. Anonim ortaklýklar. Hangi kuruluþlar hisse senedi çýkarabilirler? Ýhraç. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklarýn hisse senetleri halka arz yoluyla satýlamaz (Md. fiyatý borsada oluþturmayý tercih etmektedir. iii. Hisse Senetlerinin Fiyatý ve Deðeri Hisse senetlerinin verimi ölçülürken hisse senetlerinin fiyatý ile deðer tanýmlamalarýný ayrý ayrý ele almak gerekmektedir. sermaye piyasasý araçlarýnýn satýn alýnmasý için her türlü yoldan halka çaðrýda bulunulmasý. idare ve iþletmeler menkul kýymet ihraç edebilirler. bu Kanun'na göre halka açýk anonim ortaklýklarýn sermaye artýrýmlarý dolayýsýyla paylarýnýn veya hisse senetlerinin satýþýný ifade eder. Halka arz. Özellikle yeni bir sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakkýnýn kullanýlmasýndan sonra arta kalan bölümün halka arz edilmesinde emisyon fiyatý normal fiyatýn üzerinde saptanmaktadýr. halkýn bir anonim ortaklýða katýlmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini. þirketler çýkardýklarý yeni hisseleri nominal fiyatla satmakla beraber. ihraç (emisyon) fiyatý.). mevzuata göre özelleþtirme kapsamýna alýnanlar dahil KÝT'ler. borsa deðeri yüksek olan hisse senedi çýkaran þirket. . þirket tarafýndan çýkarýlýþý aþamasýnda satýþa sunulduðu fiyattýr. ihraç fazlasý bölümü doðrudan borsaya limitli fiyatla (satýcýnýn satýþ ordinosunda en düþük fiyatý belirlemesi) sunmak suretiyle. menkul kýymeti ve diðer sermaye piyasasý araçlarýný ihraç edemezler. Bunlar dýþýndaki kurum ve kuruluþlar. Ýhraç fiyatý: Hisse senetlerinin.. halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýþýdýr. Nominal fiyat: Bir hisse senedinin nominal fiyatý. Türkiye'de genel olarak. ii. nominal deðerin üzerinde bir emisyon fiyatý da belirleyebilir. hisse senetlerinin borsalar veyadiðer teþkilatl anmýþ piyasalarda iþlem görmesini. mahalli idareler ve bunlarla ilgili özel mevzuatlarý uyarýnca faaliyet gösteren kuruluþ. 3. Ýhraç ve halka arz olunacak sermaye piyasasý araçlarýnýn Kurula kaydettirilmesi zorunludur. Piyasa fiyatý: Piyasadaki arz ve talep koþullarýna göre belirlenenve borsa mevcutsa . i. piyasa fiyatý ve borsa fiyatý olarak sayýlabilir. üzerinde yazýlý fiyat olup uygulamada en ez 500 TL olarak belirlenir.

87 ? . . Bunlarýn baþlýcalarý aþaðýdaki gibi sýralanabilir: i.. hisse senedi verimliliðinin saptanmasýnda kullanýlan ölçümlerde ve analizlerde ele alýnan tanýmlamalardýr. borsa fiyatý ile eþ anlamlý olarak kullanýlan fiyattýr. Hisse senedi deðer tanýmlamalarý. Net aktif deðeri: Hisse senedinin belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yýl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarý ile tanýmlanmasýdýr. kapanýþ. Hisse senedi fiyatlarýnýaçýklayýnýz. en düþük. iv. Borsa fiyatý: Borsada iþlem görmeye baþlayan hisse senetlerinin. en yüksek ortalama günlük fiyat gibi türlere ayrýlýr. Borsanýn iþleyiþine göre fiyatlar günlük olarak belirlenir ve açýlýþ. borsadaki arz ve talep koþullarýna göre oluþan fiyatýdýr.

Piyasa deðerinde tasfiye deðeri nasýl bir alt sýnýr oluþturuyorsa. iv. Türkiye'de alternatif gelir deðeri belirlemesi. o iþletmeyi likitide etmek en akýlcý yol olacaktýr. Adi ve imtiyazlý hisse senetleri: Hisse senetleri. hisse senetlerine yatýrýlan sermaye miktarý ile elde edilebilecek alternatif gelirden bir hisseye düþen gelir tutarýný açýklar. hisse senedi sayýsýna bölünmesi sonucu bulunan deðerdir. ana sözleþmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eþit haklar saðlarlar. Bu tip hissesenetlerine adi hi sse senetleri denir. i. nama yazýlý hisselerin devir iþlemlerindeki ayrýntýlar nedeniyle devir ciro edilmiþ senedin devir alana teslimi ve þirketin pay defterine kaydedilmesi ile mümkün olmaktadýr. Hisse Senedi Türevleri ? Hisse senetleri T. Bu durumda hisse senetlerinin piyasa deðeri. baþka bir yatýrým alanýnda deðerlendirilmiþ olmasý halinde. Çeþitli hisse senedi deðeri kavramlarýnýve aralarýndaki farklarý açýklayýnýz. Menkul kýymetler piyasasýndaki araçlar çoðaldýkça alternatif gelir hesaplarý da çeþitlenmiþ olmaktadýr. Ticaret Kanununda hamiline veya nama yazýlý olmak üzere ikiye ayrýlýrlar. ii. v. Alternatif gelir deðeri: Ortaklar tarafýndan oluþturulan sermayeninþirket içinde þirket sermayesi þeklinde kullanýlmayýp. tasfiye deðerinin altýna düþtüðünde. iii. çalýþýr durumda devredilmesi halinde bulacaðý deðer söz konusudur. Tasfiye deðeri: Þirket varlýðýnýn belli bir süre içine zorunlu satýþý ile saðlanabilecek deðerden tüm borçlar ödendikten sonra kalan miktarýn. Ýþleyen teþebbüs deðeri (Going concern value): Burada. genellikle banka faizi. iþletmenin bir bütün olarak. Tasfiye deðeri piyasa deðerinin araþtýrýlmasýnda önemlidir. devlet tahvili gelirleri ile karþýlaþtýrýlarak yapýlmaktadýr.ii. Hamiline yazýlý hisselerde devir iþlemi teslimle tamamlanýrken. iþleyen teþebbüs deðeri de üst sýnýrý oluþturmaktadýr. Bu ayýrýmýn dýþýnda hisse senetleri imtiyazlý ve adi hisse senetleri ile kurucu ve intifa senetleri þeklinde de sýnýflandýrýlabilir. Bir kýsým hisse senetlerine kâra iþtirak veya tasfiye gibi hususlarda TTK'nun 401. tasfiye deðeri alt sýnýrý oluþturacaktýr. maddesine dayanýlarak ana sözleþme ile imtiyazlý . Defter deðeri: Þirket öz sermayesinin ödenmiþ sermayeye görehisse senedi adedine bölünmesi sonucu ortaya çýkan deðerdir. Hamiline ve nama yazýlý hisse senetleri: Bu ayýrýmýn önemi hisse senetlerinin devir iþlerinde ortaya çýkmaktadýr. Çünkü þirketin senetlerinin piyasa deðeri için.

402). Anasözleþme ile imtiyazlý hisselere kârdan belli oranda özel temettü daðýtýmý öngörülebilir.haklar tanýnabilir. belli bir sermaye payýný temsil etmediði gibi. þirket genel kurulununala caðý kararla bazý kimselere çeþitli hizmetler ve alacak karþýlýðý olarak kuruluþtan sonra verilen ve sermaye payýný temsil etmeyen hissesenetleridir. þirket kârýnýn bir kýsmýný iþtirak hakký temin etmek üzere ve daima kurucularýn adlarýna yazýlý olmak þartýylaihraç edilir (TTK m. Bu durumda. -88 . Ýntifa hisse senetleri. Kurucu ve intifa senetleri: Kurucu hisse senetleri. iii. ana sözleþme hükümleri gereðince. þirketin yönetimine katýlma hakkýný da vermez. kuruluþ hizmeti karþýlýk olmak üzere.

yurt içinde. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýmý ve düzenlemesi SermayePiyasasý Kurulu'nun iznine tabidir. Kâr ve zarar ortaklýðý belgeleri sahiplerinin. faali a giren tüm faaliyetlerin getirdiði finansman ihtiyaçlarýný karþýlamak için. Bu belgeler vadeli olup. Kâr ortaklýðýbelgesi nedir. kâr ve zarara katýlma ortaklýk hakký vermekle beraber. En kýsa vade 3 ay. menkul kýymetler piyasasýnda deðiþime konu olan araçlarý çoðaltmak ve çeþitlendirmektir. özellikleri nelerdir? . Bu tür belgelerin kâra iþtirakli tahvillerle de hiçbir ilgisi yoktur. Bu belgeler. ortaklar. yurt dýþýnda satýlmak üzere "Kâr ve Zarar Ortaklýðý Belgesi" (KOB) adý altýnda menkul kýymetler ihraç edebilirler ve halka arz yoluyla satabilirler. . Bu belgelerin tutarlarý ihraç ve ödeme koþullarý ile diðer nitelikleri Kurul tarafýndan belirlenmektedir.000 TL veya katlarý tutarýnda hamiline veya nama yazýlý þekilde ihraç edilebilir. faiz dýþý kazanca uygun bir yönü vardýr. Çünkü: . vade sonunda ana para ve kâr payý geriödenmektedir. Çünküzarar durumunda et sahibinin zarara katýlmasý söz konusudur. ? Hisse Senetlerinin Türevleri Kâr Ve Zarar Ortaklýðý Belgeleri: 14 Temmuz 1992 tarihli Resmi Gazete yayýmlanýp yürürülüðe giren Tebliðe göre. kâr veya zararaortak olmak üzere.000. Menkul kýymet alým-satýmý ile uðraþan ortaklarýn bu belgeleri ihraç etmeleri yasaklanmýþtýr. þirket yönetimlerindeoy haklarý yoktur. Kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin çýkarýlmasýndaki temel amaç. KOB'lar 1. en uzun vade 7 yýldýr. Bunun yanýsýra kâr ve zarar ortaklýðý belgelerinin kendineözgü bir menkul kýymet olarak. hisse senedi sayýlamazlar.? Hisse senedi türlerini açýklayýnýz.

bu toplamýn altýnda birinden az olamaz.000 TL olup. Katýlma intifa senetleri.Katýlma Ýntifa Senetleri (KÝS): 14. nakit karþýlýðý satýlmak üzere. Vergi vebirinci kanuni yedek akçe düþüldükten sonra kalan daðýtýlabilir kâr içinde . ödenmiþ sermayeleri ve yedekakçeleri toplamýndan çok. Ortaklarýn çýkartabilecekleri KÝS tutarý. bunun katlarý þeklinde deðerleri serbestçe belirlenir. yeni pay alma ve bu Teblið'de belirlenen olanaklarýn bir bölümünden veya tamamýndan yararlanma haklarýný saðlayan KÝS çýkarabilir. Esas sözleþmede hüküm bulunmak koþuluyla. hamiline de çýkarýlabilmektedir. ortaklar. bu senetlere sahip olan þahýs ya da kuruluþlarýn yönetimine katýlma ve oy verme haklarý yoktur.7.89 . ortaklýk haklarýna sahip olmaksýzýn kârdan pay alma.1992'de yayýmlanýp yürürlüðe giren Tebliðe göre. Katýlma intifa senetleri nama yazýlý olabileceði gibi. tasfiye bakiyesinden yararlanma. genel kurul kararý ile süresiz olarak çýkarýlabilir. Kâr daðýtýmýnda. nakit karþýlýðý satýlmak þartýyla çýkarýlabilir ve belirli bir sermayeyi temsil etmedikleri için. önce ödenmiþ ortaklýk sermayesi ile ödenmiþ KÝS sermayesinin içinde KÝS sermayesinin toplam sermayeye oraný bulunur. Katýlma intifa senetleri belli bir nominal deðerde çýkarýlýr ve bunun alt sýnýrý 1.

OYHS sahipleri birinci temettüden paylarý oranýnda yararlanýrlar. kanun'un 15. . bedelsiz sermaye arttýrýmýnda oy hakkýna sahip bedelsiz pay da verebilir. sahibine. KÝS ortaklarýna bu þekilde ayrýlan kârdan. kâr payýndan ve istendiðinde tasfiye bakiyesinden imtiyazlý olarak yararlanma hakkýný ve diðer ortaklýk haklarýný saðlayan hisse senetleridir. ortaklarýn sermaye arttýrýmlarýnda esas sermaye içindeki paylarýný korumak üzere OYHS ve adi paylar kendi içlerinde yeni pay alma haklarýný kullanýrlar. Esas sözleþmede tasfiye bakiyesinden imtiyaz gösteriliyorsa. Ayrýca kârdan ikinci temettü daðýtýlmasý halinde OYHS'lerin diðer paylar gibi sermaye paylarý oranýnda eþit yararlanma haklarý vardýr. Nama yazýlýdýr.bu orana göre KÝS sahiplerine düþen kâr payý hesaplanýr. ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermayenin 1/2 sini geçmemek üzere esas sözleþmelerinde gösterilir. KÝS ortaklýðý olanlara birinci temettüye ek olarak saðlanabilecek diðer menfaatler esas sözleþmede düzenlenir. ortaklýðýn son iki yýldýr kâr elde etmiþ olmasý. Daha önce ihraç edilmiþ OYHS miktarýhesabýhesaba alýnýr. maddesine göre Kurul'ca saptanmýþ oran ve miktarda birinci temettü tutarýnda KÝS kâr payý ödenir. Ortaklýk 3 yýl ard arda kâr daðýtamazsa veya mevzuat uyarýnca izin verildiði halde. Ortaklýklarýn çýkarabilecekleri OYHS itibari toplam deðer tutarý. herhangi bir nedenle bir yýl kâr daðýtýlmazsa. OYHS lerin ihracýnda halka arz zorunludur. Esas sözleþmede baþka bir düzenleme omadýkça. Ortaklýklarýn OYHS ihraç edebilmeleri için ödenmiþ veya çýkarýlmýþ sermaye tutarýnýn 5 milyar TL den az olmamasý. Daðýtýlan birinci temettüye ek olarak kalan kârdanpay baþýna düþen ettünün esas sözleþmede (bu senetleri imtiyazýna iliþkin olarak) belirtilen oranda kâr payý alýrlar. ortaklýk yetkili organýnýn OYHS ihracý için karar almýþ olmasý gerekmektedir. ? Katýlma intifa senedi nedir? Oydan Yoksun Hisse Senetleri (OYHS): OYHS ortaklarýn sermaye artýrýmý ile ihraç edebilecekleri oy hakký hariç. durumun kesinleþtiði genel kurul toplantý tarihini izleyen yýl OYHS sahipleri oy hakkýný elde ederler ve OYHS adý pay haline dönüþür. varsa tasfiyebakiyesinden tanýnan imtiyaz oranýn gösteri si. esas sözleþmesinde hüküm bulunmak koþuluyla. esas sözleþmede ihraca iliþkin hüküm bulunmasý ve kâr payýndaki imtiyaz oranýnýn. tasfiye halinde önce borçlar çýkarýldýktan sonra kalan miktar öncelikle OYHS sahiplerine ödenir. Ortaklýk.

Her küpürün kýymetinin yuvarlak ve seri içinde birbirine eþit olmasý gerekir.Burada verilecek bedelsiz imtiyazlar geçerli deðildir.90 . çýkarýlmýþ sermaye veya ödenmiþ sermaye ile genel kurulca onaylananson mali tabloda görülen yedek akçelerin deðerleme deðe r artýþ fonunun toplamýndan. varsa zararlarýn indirilmesinden sonra kalan miktarý geçemez (27 Ocak 1993 BBK). . Kurul'a gönderilen baðýmsýz denetimden geçmiþ son mali tabloda yer alan. Tahviller deðiþik küpürler (denominations) haline çýkabilirler. Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri tahvil ve sermaye piyasasý aracý niteliðindeki diðer borçlanma senetlerinin toplam tutarý. ? Oydan yoksun hisse senedi nedir? Tahviller ? Tahvil nedir? Özel sektör ve kamu tarafýndan ihraç edilen bir borçlanma aracýdýr.

Devlet tahvilleri-Özel sektör tahvilleri (state bonds. Tahvil ihracatlarýný düzenleyen diðer mevzuatýmýz da tahvillerin nominal deðerlerinin % 5 i kadar düþük bedelle ihracýna izin vermektedir. ? Primli tahvil . faiz dýþýnda bir menfaat saðlanamaz (RG: 1. Primli tahviller-Baþabaþ tahviller (premium bonds-parbonds): Ýhraç edilen bir tahvil üzerinde yazýlý deðerle (face value) satýþa çýkarýlýyorsa.1987. Merkez Bankasý). erken satýn alma süresine isabet eden faiz indirimi yapýlabilmektedir. Ancak enflasyonun hýzlandýðý dönemlerde tüm tahviller 1-2 yýllýk kýsa vadeli ihraç edilir. public sector bonds-corporate. private sectorbonds): Maliye Bakanlýðý tarafýndan belli amaçlarla çýkarýlan dahili istikraz (iç borçlanma-internal borrowing) tahvilleri uzun vadeli. hazinenin dönemsel ihtiyaçlarý için çýkardýðý tahviller ve hazine bonolarý (treasury bills. Türkiye'de tahvil sahiplerine nakdi ikramiyeli çekiliþler de dahil. tasarruf bonolarý orta vadeli tahvil mahiyetinde olup ihraç þartlarý ve faiz oranlarý deðiþiktir. goverment bonds. Uzun vadeli devlet tahvilleri her zaman iþlenmiþ faiziyle birlikte paraya çevrilebildiði için faiz oranlarý daha düþüktür. bu baþabaþ tahvilidir. T. i. Devlet tahvilleri ihalelerde teminat olarak kullanýlabilir. baþabaþtahvil nedir? iii. Hazine bonolarý kýsa vadeli. alýcýlara saðlanacak menfaatler tahvilin itfa tablosunda belirtilen faiz ödeme tutarýnýn içindedir. T-bills) kýsa vadelidir. her ne nam altýnda olursa olsun. Ancak her ne isim altýnda olursa olsun. ? Devlet tahvili nedir? ii. Nama ve hamiline tahviller: Tahviller bütün menkul kýymetler gibi .Tahvil Türleri Klasik tahvilleri kendi içinde aþaðýdaki þekilde ayýrabiliriz. çok defa kuponsuz. Belediyeler (municipal bonds) EmlâkBankasý gibi kamu kuruluþlarýnýn çýkardýðý tahviller de devlet tahvilleri sayýlýr. Ticaret Kanunumuz hisse senetlerinin nominal deðerden daha aþaðý bedelle ihraç edilmesini yasakladýðý halde tahviller için böyle bir engelyoktur.07.C. Ayrýca satýþýn son gününden yani faizin iþlemeye baþladýðý tarihten önce satýn alanlara. iv. Ýkramiyeli tahviller (Lottery bonds): Tahvillerin satýþýný teþvik etmek için faiz ve erken satýþ piriminden baþka para ikramiyeleri de verilebilir. Nominal deðerinden daha aþaðý bedelle satýþa çýkarýlan tahvillere primli tahvil denir.

Paraya çevrilme kolaylýðý olan tahviller (Cash-convertiblebonds): Özel sektör tahvillerinin normal olarak bell i bir vadesi vardýr.91 . 7 yýldan çok olamaz. Ancak piyasamýzda tahvillerin hamiline olarak ihraç edilmesi gelenekselleþmiþtir. Bazý tahviller de ise tahvillerin ihracýndan itibaren belli bir süre geçtiktensonra istenil diði zaman iþlenmiþ günlük faiziyle birlikte paraya çevrilme imkaný vardýr. Bazý tahvillerde bu imkân her an kullanýlabilir. Halihazýr mevzuatýmýza göre bu vade 2 yýldan az. Çýkarýlan tahvillerin bedellerinin vade sonunda halka geri ödenmesi genellikle bir defada olmaz. Normal iktisadi þartlar altýnda 5 seneye varan bir itfa planý dahilinde tahvil bedelleri geri ödenir. v.nama ve hamiline yazýlý olabilirler. . bazýlarýnda ise þirkete talepte bulunulmasý halinde bu tahviller itfaya dahiledilerek faiz ödeme tarihinde kupon ödemesiyle birl ikte itfaya tabi tutulur.

ii. ya da belli bir limitin üstünde kalan kýsmýna ileride yapýlacak ilk sermaye arttýrýmýnda rüçhan hakký tanýdýklarý görülür. Rüçhan haklý tahviller (Bonds with subscription rights): Bazý þirketlerin çýkardýklarý tahvillerin satýþýný kolaylaþtýrmak için.Endeksli tahviller (lndexed bonds): Hýzlý enflasyon dönemlerinde görülen bir tahvil uygulamasýdýr. viii. floatingrate bonds): Enfl asyonun hýzlandýðý dönemlerde piyasa cari faiz oranýnýn (current rate) tahvil faiz oranlarýný kýsa zamanda geride býrakmasý.vi. yeni düzen getirilmiþtir. Anaparayý korumakta. Ayrýca tahvili çýkaran þirket büyük ve tanýnmýþ bir holdingin baðlý kuruluþu (underlying company) olduðu halde kendisi þirket olarak tahvil piyasasýnda tanýnmamýþ olabilir. Garantili ve garantisiz tahviller (Guaranteed-non guaranteedbonds): Çýkarýlan tahville rin satýþþansýný arttýrmak için bir bankanýn veya þirketin baðlý olduðu holdingin garantisi saðlanýr. Bu tip tahvillerde baþlangýç tarihi ile vade günü arasýnda altýn fiyatlarýnda ya da belli bir dövizin kurundaki artýþ yüzdesine göre anapara artýrýlarak tahvil sahibine ödenir. tahvillerin tümüne veya kura ile belirlenecek bir bölümüne. Baðlý olduðu holdingin garantisinin de satýþ ilanlarýyla belirtilmesitahvillerin satýþýný artýrabilir (underlying bond). tahvil piyasasýnda istikrarsýzlýða sebep olur. Tahvil Türevleri ? i. Tahvil türlerini açýklayýnýz. vii. belli bir yüzdesine. Deðiþken faizli tahviller böyle durumlarda tahvil piyasasýnýn týkanmamasý için ileriye dönük faiz riskini ortadan kaldýrmak üzere piyasamýzda ilk defa 1981 yýlýnda Merkez Bankasý'nca ihdas edilmiþler daha sonra çeþitli SPK Tebliðleriyle düzenlenmiþ 1987 de kaldýrýlmýþ. Sabit ve deðiþken faizli tahviller (Fixed-rate bonds. çýkarýlan tahvillerin a apara ve faizlerinin vadelerinde geri ödenmesini kapsar. Deðiþken faizli tahvillerde yalnýz faiz oraný enflasyona karþý korunmaktadýr. dövize ya da altýna endeksli tahviller daha güvenceli olmaktadýr. Kâra iþtirakli tahvil: 16 numaralý . Ortaklýklar SPK izniyle en az 4 yýl vadeli deðiþken faizli tahviller çýkarabilirler. Banka veyaholdingin garantisi. faiz oranlarýyla devamlý þekilde yukarýdan aþaðý oynanmasý.

veya SermayePiyasasý Kanunu'nun 13. nama veya hamilineolarak çýkarýlabilen bu re her yýl verilecek kâr payýnýn hesapþekli ve ödeme zamanýnýn izahname de gösterilmesini v lin önyüzünde kâra iþtirakli olduðunun yazýlmasý gerektiðini belirtmiþtir. kâra iþtirakli tahvil çýkarýlabileceðini. fýkrasýnda belli edilen sýnýrlar içinde. 15). vade nin baþlangýç tarihinden itibaren en erken 2 yýl sonra yapýlabilir. Hisse senetleriyle deðiþtirilebilir tahvil (HDT): Ýhraç sýrasýnda izahname ve sirkülerde belirlenen esaslar dahilinde. maddesenin 1.Vadesi 2 yýldan az 7 yýldan çok olamaz.Teblið ortaklarýn esas sözleþmelerinde hüküm bulunmak þartýyla. ihraççý ortakça HDT ile deðiþtirilmek üzere artýrýlan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile deðiþtirme hakký veren menkul kýymetlerdir (Seri II Teblið No.92 . iii. Tahvil türevlerini açýklayýnýz. Deðiþtirilmesi. ? . TTK'nun 422.

tahvillerin de üç türlü deðeri vardýr. vade sonunda tahvil hamilinin eline geçecek anaparadýr. Tahvilin nominal faiz oraný cari piyasa faiz oranýnýn (current market rate) üstünde ise. Bu deðer sabit olup. piyasa ya daborsa deðeri (iþlenmiþ faiz hariç) nominal deðerin üstünde oluþur. Muhasebe kayýtlarýna ve itfa planýna esas teþkil eder. "iskontolu iþlem görünü " denilir (trading at a discount). piyasada borsa deðeri baþabaþ (nominal) deðerinin altýndadýr (below pervalue). her tahvilin piyasada her an içinbir deðeri vardýr. Bu þekilde hesaplanan ihraç deðeri satýþýn son günü yaklaþtýkça deðere doðru yaklaþýr ve son gün "nominal deðer % 5 " olur. Gelir Ortaklýðý Senetleri (GOS) Gelir ortaklýðýsenedi nedir? Gelir ortaklýðý . i.Tahvilde Diðer Tanýmlamalar . ? Bütün menkul kýymetlerde olduðu gibi. Bu durumda da tahvilin "primli iþlem gördüðü" söylenir (trading at a premium). büyük ve tanýnmýþþirketlerin tahvilleri ile büyük banka ve holdinglerin garantisine sahip tahvillerdeðerine oranla ikincil piyasada daha yüksek deðer bulurlar. Tahvilin son nominal faiz oraný cari faiz oranýnýn altýnda ise. Ertesi gün de faiz iþlemeye baþlar. Nominal deðer (Nominal value. face value. ii. hiçbir zaman deðiþmez. Piyasa deðeri (Market Value): Tahvillerin piyasa deðeri önce de belirttiðimiz gibi nominal deðerden çok farklý olmasa da. Paraya çevrilebilir olmasa dahi. Bu deðer anapara + son faiz ödemesinden beri iþlenmiþ günlük faiz toplamý civarýndadýr. Ýhraç deðeri (Issue value): Primli olarak ihraç edilen ve/veya erken alanlara faiz oraný içinde indirim uygulanan tahvillerde yukarýda açýkladýðýmýz þekilde ihraç deðeri = (Nominal deðer . Tahvillerin piyasa deðeri þu faktörlerden etkilenir . Tahvillerin kaç türlü deðeri olduðunu açýklayýnýz. Bu durumda tahvil.% 5 Kanuni indirim + Erken satýþ primi) olur. Bu deðer. Tahvilin net yýllýk faizi 365 ile bölünüp geçen gün sayýsý ile çarpýldýðýnda iþlenmiþ net faizi bulunur. . . Normal ekonomik þartlar altýnda. þartlara göreinip çýkabilir. per value): Tahvilin üzerinde yazýlý deðerdir. iii. Normal olarak tahvillerin üzerinde bir miktar iþlenmiþ faiz bulunduðu için iþlenmiþ faiz ile birlikte genellikle baþabaþýn üstünde (above per) fiyat bulunur.

demiryolu. telekomünikasyon sistemleri ile sivil kullanýma yönelik deniz ve hava limanlarý ile benzerlerinin. kamu kurum ve kuruluþlarýna ait olanlarýn gelirlerine. ii. baraj. Bu taným iki önemli özellik arz etmektedir. elektrik santralý. .93 . karayolu. Gelir ortaklýðý senedi ulaþým. gerçek ve tüzel kiþilerin ortak olmasý için çýkarýlacak senetlerdir. i. haberleþme. enerji kesiminde kamuya ait olan alt yapý tesislerinin gelirlerini ilgilendirmektedir. Bu gibi tesislerin mülkiyeti ve iþletilmesi ile ortaklýk senedi alanlarýn hiçbir ilgisi yoktur.senetleri (Revenue Sharing Certificates) köprü.

Kanunda tanýmlanan menkul kýymetler arasýna gelir ortaklýðý senetlerini de dahil edilmesine ihtiyaç duyulmasýnýn nedenleri þunlardýr.1992 tarihinde yayýnlanan Seri III Teblið No 12 kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn sermaye piyasasýndan kaynak saðlamak amacý ile çýkaracaklarý bonolarý ikiye ayýrarak tanýmlamýþtýr. sermaye piyasasýnýn yararlanacaðý yenibir araç yaratmak.10 gelir vergisi stopajý + 0. . hukuki statüsü itibariyle adýndaki "ortaklýk" ibaresine raðmen. % 10. Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip ihraç ettiði emre veya hamiline yazýlý kýymetli evraktýr.? Gelir ortaklýðý senetleri. . Enflasyon hýzý aþaðýya çekildiðinde.07 fon olmak üzere. Ülkemizde Para Piyasasý Araçlarý Banka Bonolarý ve Banka Garantili Bonolar 14. Küçük kupürler çýkararak. genellikle üç veyabeþ yýl vadeli arýnda vergiden muaf tutulmuþtur. bu krediyi kullandýrmýþ olan . Halihazýrda gelir ortaklýðý senetleri. i. . genellikle üç veya beþ yýllýk bir tahvil özelliði taþýmaktadýr. Altyapý yatýrýmlarýna devlet bütçesi dýþýnda kaynak saðlamak. . Soyut nitelikte olan devlet tahvil ve hazine bonosu yerine somutimajlý olan köprü ve barajlarýn adlarýný kullanarak daha kolay borçlanmak. . Özellikle faiz geliri elde etmekten çekinen ve haram sayan tasarrufsahiplerine gelir ortaklýðý kullanmak suretiyle ulaþmak. alacaklý bankayaverdikleri emre muharrer senetlerden. en çok 360 gün kalmýþ olmasý gerekir. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. Ýstenildiði an paraya çevrilebilir. yüksek ve sabit faizli devlettahvillerinin hazineye ge faiz yükünü hafifletmek.7. 0. Banka garantili bonolar: Bankadan kredi kullanan ortaklarýn. Banka tarafýndan satýþý yapýldýðý tarihte vadesine en az 90. Gelir ortaklýðýsenetlerinin çýkarýlma amaçlarýnýaçýklayýnýz. Banka bonolarý: Bankanýn bu teblið hükümlerine göre borçlu sýfatýyla düzenleyip. ii. bu kredilerin teminatý olarak borçlu sýfatý ile düzenleyip. deðiþken faizli bir tahvil özelliði taþýmaktadýr.7 vergi kesintisine tabidir.

Kalkýnma ve yatýrým bankalarý. bankanýn ilgili Teblið hükümlerine göre saptanabileceði bonolardan herhangi bir anda tedavülde bulunabilecek azami tutarý (nominal) ifade eder. menkul kýymet arzýndaki darlýðý giderme açýsýndan duyulan ihtiyacý kar .bankaca kendi garantisi altýnda ve Kurul'ca kayda alýnmasýný müteakip. Satýþ tarihi itibariyle vadelerine en az90 en çok 720 gün kalmýþ olmasý gerekir. Tedavül limiti. banka bonosu ve banka garantili bonolar piyasada. ihraç edilen kýymetli evraktýr. bankanýn yetkili organýnca onaylanmýþ son bilançosu görülen ödenmiþ sermayesi yeniden deðerleme deðer artýþ fonu toplamýndan varsa zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez.000 TL den az olmamasý gerekir. Ýhraç edilecek bonolarýn nominal deðerinin.94 .000. 5. ihraç ettikleri banka garantili bonolarýn içerdiði mali yükümlülüklere kefil olmuþ sayýlýrlar. Görüldüðü gibi. Tedavül limiti.

Halka açýk anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý. Halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satýlabilir. Finansman bonolarýnýn vadesi 30 günden az 360 günden çok olmamak üzere 30 gün ve katlarý þeklinde belirlenebilir. Ýskontolu olarak ihraç edilir. ihraççýlarýn borçlu sýfatýyla düzenleyip Kurul kaydýna alýnmak suretiyle ihraç ederek sattýklarý emre veya hamiline yazýlý menkul kýymet niteliðindeki kýymetli evraktýr. genel kurulca onaylanmýþ son yýllýk bilançoda görülen çýkarýlmýþ veya ödenmiþ sermaye yedek akçeler ile yeniden deðerleme deðer artýþ fonunun toplamýnda varsa toplam zararlarýn düþülmesinden sonra kalan miktarý geçemez. Halka açýk olmayan anonim ortaklarýn ihraç edebilecekleri azami finansman bonosu tutarý hesaplanýrken yedek akçeler dikkate alýnmaz.7. Çýkarýlan finansman bonolarý satýlmadýkça veya satýlmayanlar iptal edilmedikçe yeni finansman bonosu çýkarýlamaz. Finansman bonosu nedir? Batý ülkelerinde "commercial paper" olarak adlandýrýlan ve vadelerinin kýsalýðý nedeni ile para piyasasý aracý olarak kabul edilen finansman bonolarýnýn ihraç koþullarý Sermaye Piyasasý Kurulu'nun 31. Finansman bonolarý bu teblið hükümlerine göre. Finansman bonosu türleri þunlardýr: . Aþaðýdaki formülle hesaplanan deðer üzerinden satýlýr.b: vade günü sayýsý Ýkincil piyasalarý vardýr.? þýlama iþlevini yerine getirmeyi amaçlamaktadýr. Banka bonosu ile banka garantili bono arasýnda ne farklar vardýr? Finansman Bonolarý . Satýþ fiyatý =[ (Nominal deðer/(a/b)] (1 + Ýskonto oraný) Burada a: vadeye kalan gün sayýsý .1992 tarihli Tebliði ile düzenlenmiþtir.

. . B tipi: Ýhraççýya taahhüt edilmiþ banka kredisi ile desteklenmiþ finansman bonolarý. . F tipi: Bir anonim ortaklýðýn müþterek borçlu ve müsteselsil kefil sýfatýyla ödeme vaadini ihtiva eden finansman bonolarý. C tipi: Banka garantisi taþýyan finansman bonolarý. A tipi: Garanti kaydý taþýmayan finansman bonolarý. D tipi finansman bonolarý için Teblið'de bir düzenleme yapýlmamýþtýr. E tipi: Hazine garantisi taþýyan finansman bonolarý.. .95 . . .

. Ýhraç edilecek varlýða dayalý menkul kýymetlerin konusunu oluþturulabilecek alacak tipleri. menkul kýymetleþtirme ile bilanço aktiflerine baðlý menkul kýymet çýkarýlabilmesi de söz konusu olmuþtur. . Konut kredileri. KÝT'ler olabilirler. Menkul kýymetleþtirme (securization) uygulamasý ile çok sayýda borçlunun bulunduðu. . Bankalar dýþýndaki mal ve hizmet üretiminde bulunan anonim or taklýklar ve KÝT'lerin müþterilerine yaptýklarý taksitli satýþlar sebebiyle senede baðlý al Alacaklarýný temlik eden kuruluþ ile genel finans ortaklýðý . Varlýða dayalý menkul kýymetler (VDMK). Banka dýþýndaki ihraççýlarda banka garantisi istenir. VDMK nedir? ! Menkul kýymetleþtirme (securitization) uygulamasýnýn alacaklara dayalý bir versiyonu olarak türetilen varlýða dayalý menkul kýymetler. ortaklýk bilançolarýnýn pasifine baðlý olarak çýkarýlýrken. Þimdiye kadar menkul kýymetler. genel finans ortaklýklarý. Ziraat Bankasýnýn açtýðý tarým kredileri.C. Finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar.Varlýða Dayalý Menkul Kýymetler (VDMK) . Buna göre VDMK. Temmuz 1992 de düzenlenerek Türk Sermaye Piyasasýnýn en çok ilgi çeken yatýrým enstürümanlarýndan biri olmuþtur. . 31. Factoring iþlemleri yapan ortaklýklarca temellük eden ihracat karþý lýðýndaki belgeye dayalý alacaklar. alacaðýn devredilmesi "temellük" ise alacaðýn devralýnmasýolarak düþünülebilir. . Genel finans ortaklarý ve bankalar bu alacaklarý temellük edebilirler. bankalar. Ýhraççýlar. Bankalarýn gerçek kiþilere açmýþ olduklarý tüketici kredileri ve T.1992 tarihinde düzenlenmiþtir.7. Burada "temlik". ihraççýlarýn kendi iþlemlerinden doðmuþ alacaklarý veya ilgili teblið hükümleri çerçevesinde temellük edecekleri alacaklar karþýlýðýnda Kurul'ca kayda alýnarak ihraç edilen kýymetli evraktýr. belli bir zamana yayýlmýþ ve belgelenmiþ alacak kalemleri ile aktifin diðer bir bölümünü oluþturan duran varlýklarýn menkul kýymet haline getirilerek alým satým yapýlabilmesi söz konusu olabilmektedir. finansal kiralama kuruluþlarý. anonim ortaklar.

Ýhraççýlar VDMK ya dayanak teþkil eden ala .veya banka arasýnda temlik sözleþmesi yapýlýr. Alacaklar karþýlýk gösterilerek ihraç edilecek VDMK'larýn halka arz yoluyla satýþý için Kurul kaydýna alýnmasý zorunludur. Bu sözleþmede de alacaklarý temlik eden kuruluþun. Ýkincil piyasada alým satýmý serbesttir. "Borcun muacceliyet kazanmasýndan itibaren üç güniçinde ödenmemesi halinde ulara herhangi bir ihbar. icratakibi ve dava ikamesine gerek olmaksýzýn ge nel finans ortaklýðýna veyabankaya ödenmeyen borç tutarýný ödeyeceðiz" ifadesine de yer vermesigerekmektedir. dönemsel veya deðiþken faiz ödemeli olarak da ihraç edilebilir. protesto.96 . bu tertibin dayalý olduðu alacaklar portföyünde yer alan alacaklarýn ihraç tarihindeki toplam tutarýnýn % 90 ýný aþamaz. Ýhraç edilecek VDMK'ýn nominal deðerleri toplamý. her bir tertip için. Ýskonto esasýna göre satýlabileceði gibi.

hisse senetleri. her ayýn bitimini izleyen 10 gün içinde söz konusu aya iliþkin ödemeleri gösteren tabloyuKurul'a gönderir. tahviller ve gelir ortaklýðý senetleri sayýlabilir.C. hangi koþullarda çýkarýlýr? Repo-Ters Repo (Menkul Kýymetlerin Geri Alým Ya da Satým Taahhüdüyle Alým Satýmý) . ? Ülkemizdeki para piyasasýaraçlarýnýaçýklayýnýz.02.caklar portföyünü özel hesaplarda izlemek ve ayrý muhasebe tutmakla yükümlüdürler. Sermaye piyasasý araçlarý olarak ülkemizde. ? Varlýða dayalýmenkul kýymetler. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn Kurulmasý ve Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasýyla anlam kazanmýþtýr. Bankalar repo ile saðladýklarý fonu ters (reverse) repo yaparak dahayüksek faizle deðerlendirme olanaðýna sahiptir. Bu t ebliðe göre Kurul'dan almýþ (yetkilendirilmiþ) kuruluþlar. Kurul menkul kýymet satýþý kayda aldýðý kuruluþlarýn bunlara iliþkin hesap ve iþlemlerini denetler. Ters Repo menkul deðerlerin geri satma taahhüdüyle alýmýdýr. Repo ve ters repo nedir? Sermaye Piyasasý Kurulu 31. Özet Türkiye'de para ve sermaye piyasalarýnýn geçmiþi Osmanlý imparatorluðunun son dönemlerine kadar geri gitmekle birlikte bu piyasa. Teblið ayný zamanda yetkili kuruluþlarýn mevzuata uygun olarak Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nda açýlacak pazarlarda repo ve ters repo iþlemlerini yapabileceklerini hükme baðlamýþtýr.Ters Repo Pazarý" Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý Tahvil ve Bono Piyasasý bünyesinde17. . Bu çerçevede piyasa katýlýmcýlarýnýn ihtiyaç ve talepleri de dikkate alýnarak "Repo . Nit ekim bankalar repo ileelde ettikleri fonlarý kendi aralarýnda ya da T.7. Ýlgili kuruluþlar. repo ve ters repo iþlemlerini yapabilirler. Repo menkul deðerlerin geri satýn alma taahhüdüyle satýlmasýdýr.1992 tarihindeki tebliðinde repo ve tersrepo iþlemlerini düzenlemiþtir. Repo (repurchasing agreement) önceden geri satýn alma taahhüdüyle menkul deðer satýþý karþýlýðýnda faiz getirisi saðlayan bir fon toplama iþlemidir. Merkez Bankasýndan ters repo yoluyla deðerlendirerek kâr saðlayabilmektedir.1993 tarihinde açýlmýþtýr.

finansman bonolarý ve repoters repo olarak sayýlabilir. Her aracýn özelliði ve ayrýntýsý ünitede açýklanmaktadýr. banka bonolarý.97 . .Para piyasasý araçlarý.

KÝT'ler c. Sermayesi paylara bölünmüþ komandit ortaklýklar . Hisse senedi.98 . Mahalli idareler d. aþaðýdaki koþullardan hangisini kapsamaz? a. Belli bir meblaðý ifade eder. 1922 de Ýstanbul Borsasý'nýn kurulmasýyla c. b. Þirketi feshetme e. Ülkemizde sermaye piyasalarý ilk olarak hangi dönemde kurulmuþtur? a. Menkul kýymet kavramý. Aþaðýdaki kuruluþlardan hangisinin hisse senedi halka arz yoluyla satýlamaz? a. Þirket kârýndan pay alma b. Dönemsel gelir getirir. Kýrým savaþýný izleyen yýllarda b. sahibihe aþaðýdaki haklardan hangisihi saðlamaz? a. Yatýrým aracý olarak kullanýlýr. d. e. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasýnýn açýlmasýyla 2. Sermaye Piyasasý Kanununun çýkarýlmasý (2499 sayýlý) ile e. 1938 de Ankara 'da Esham ve Tahvilat Borsasýnýn açýlmasýyla d. Oy kullanma d. Mahalli idarelerin özel kanunla kurulmuþ kuruluþlarý e. c. Deðiþik vadeleri içerir.Sorular 1. 3. Anonomi þirketler b. Þirket hakkýnda bilgi edinme 4. Þirket yönetimine katýlma c. Seri halinde çýkarýlýr.

. l977. Boston. MISHKIN.99 . Banka ve finansal Piyasalar. Chicago. Money and Finacial System. Pýggot ve R. PARASIZ. Sýlber. Principles of Money. Para. Baþabaþ tahvil c.H. Garantili tahvil e. Özcan. l993. Banking and Financial Markets. Ýkramiyeli tahvil d. 1975. Endeksli tahvil Kaynakça ERTUNA. S. HENNING. Finansal Kurumlar. Bankýng and Financial Markets. New York. 1982. New York. Ýlker. New York. Lawrance ve William L. Scott Foresman. George G. Ege Üniversitesi Matbaasý. Basic Books Inc. KAUFMAN. Pirimli tahvil b. Dyden 2.5. Money. Financial Markets and the Economcy. KOHL. l975. Rand McNaily. üzerindeki deðerden satýþa çýkarýlýyorsa bu tahvile ne denir? a. Frederic. Scott. W. Tahvil. RITTER. Ezgi Bursa. Charles N. Meir.. baský. 1995. Ýzmir. l989. Tehe Economics of Money Bankýng and Financial Markets.

Bu ünitede bankanýn kârýný maksimize eden bir firma olarak ele alýnýp. Bu üniteyi çalýþýrken... Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. iktisadi analiz kitabýnýzdan bir kez daha çalýþýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz. maliyet ve hasýlat öðeleri araþtýrýldýktan sonra.ÜNÝTE 6 Mevduat Kurumlarýnýn Davranýþlarýnýn Mikroekonomik Analizi Bu Ünitede. eðer tereddütünüz varsa firma dengelerini.. ..100 . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. kâr maksimizasyonu incelenecektir.

Maliyetler ve Kârlar J bankasýnýn sahiplerinin tek amacý. banka müþterilerinin benzer olduðu (her müþterinin risk durumunun ayný olduðu). tüm kredilerin vadelerinin ayný uzunlukta olduðu. Bankanýn kredi faiz oranýnýn rL olduðunu varsayalým.BÝR TÝCARÝ BANKA MODELÝ Bankanýn Fon ve Kaynak Kullanýmýyla Ýlgili Varsayýmlar Konuyu ele alýrken. ekonomik kâr ise gelirlerle açýk maliyetler ve zýmni fýrsat maliyeti toplamýndan oluþlan ekonomik maliyet arasýndaki farktýr. . O da ticari ve endüstriyel faaliyetlere verdiði kredilerden elde ettiði faiz geliridir. Ýkinci olarak bankanýn. Lj = Dj (1) dýr. ekonomik kâr þeklinde gelir eldeetmektir. Banka Gelirleri. Bu varsayýmlar altýnda. Bankamýzýn adý "J" olsun. J bankasýndaki vadesiz mevduat miktarý Dj ye eþittir. kendisine yatýrýlan tüm fonlarý kullandýðý ve özellikle de ticari kredi alarak verdiði. Bankanýn Gelirleri ! J bankasýnýn tek bir gelir kaynaðý vardýr. Banka kendisine yatýrýlan tüm mevduatlara faiz öder ve vadesiz mevduatlar bankanýn tek fon kaynaðýdýr (Böyle bir varsayým gerçekçi olmamakla birlikte analizlerimizi basitleþtirmektedir). bir bankanýn iki konuda uzmanlaþtýðý varsayýlacaktýr. kredilerin bir dönemlik olduðu ve verilen kredilerden ayný faiz oranýnýn alýndýðý varsayýlacaktýr. Bu miktar örneðin 100 milyar lira olsun. O halde belli bir dönemde J bankasýnýn toplam kredi faiz geliri. Yani. Bankanýn verdiði kredi toplamý da 100 milyar liradýr. Ayný þekilde J bankasýnýn verdiði ödünç miktarý TL olarak Lj dir. basitlik saðlamak amacýyla. bankanýn vadesiz mevduatlar ya da çek hesaplarý olmak üzere bir tek pasif kalemi ve ticari krediler olarak bir tek aktif kalemi vardýr. Bankalarýn. Muhasebe kârýfirmanýn gelirleriyle açýk maliyetleri arasýndaki fark. vadesiz mevduatlar için karþýlýk ayýrmaz ve böylece tüm mevduatýný ödünç verebilir. Bu varsayýmlardan ilkine göre bankamüþterilerine üzerine çek çekilebilen b hesap kredisi açmaktadýr. Bilindiði gi i herhangi bir firmanýn ekonomik kârý firmanýn gelirlerinden ekonomik maliyetleri çýkarýlarak bulunur.

toplam mevduatlar da Dj olduðuna göre. bankanýn toplam mevduat faiz harcamasý rD x Dj .101 . Eðer belli bir dönemde J bankasý kendisine yatýrýlan mevduatlara rD faizi veriyorsa.TRj = rL x Lj (2) dir. Birincisi açýk faiz masraflarýdýr. Bankanýn Maliyetleri Herhangi bir bankanýn üç temel maliyet kalemi vardýr.

iktisatçýlarýn ekonomik maliyet dedikleri açýk maliyet ile fýrsat maliyeti söz konusudur. banka tarafýndan ihraç edilen toplam mevduat miktarýnýn bir fonksiyonudur. bina kiralarlar. bankalarýn günlük iþlemlerinde karþýlaþtýklarý açýk maliyetlerdir.olacaktýr. Ýþte bankanýn iki temel faaliyet kaynaðý olan açýk maliyet ve finans maliyetleri. RC D RC D Toplam Mevduat Kaynak Maliyeti Þekil 6. bürolarý teftiþ ederler. Dolayýsýyla mevduat miktarý arttýkça. Fýrsat maliyetlerinin nedeni. bankanýn ekonomik maliyetlerini oluþturur. O halde mevduat faizi harcamalarýna ek olarak bankalar reel kaynak harcamalarýnda da bulunurlar. O halde bir firma olarak banka için de. Bankalar bu ned enle eleman istihdam ederler. Nihayet bankalar da fýrsat maliyetleri ile karþýlaþýrlar. Reel kaynak harcamalarý. Bankalar reel kaynak kullanmaksýzýn mevduat toplayamaz ve ödünçveremezler. RCD olsun. Bankalar üretim faktörlerini alternatif kullanýmlarýný da gözönüne alarak bir zýmni reel fýrsat maliyetine de maruz kalýrlar.de görüldüðü gibi bankanýn mevduatýyla birlikte artacaktýr. Mevduatýn Toplam Kaynak Maliyeti. o kadar çek çekileceði için. bankalarýn kullandýklarý kaynaklarýn seçenek kullaným alanlarýnýn olmasýdýr. Bankanýn mevduat faaliyetlerinden doðan toplam reel kaynak maliyeti.1. Bankanýn mevduat toplamak için yaptýðý çabalara (örneðin reklam harcamalarý) ve mevduat hesabýyla ilgili servislere (örneðin mudiler tarafýndan yazýlan çeklerle ilgili iþlemler) tahsis edilen reel kaynaklarýn TL olarak toplam ekonomik maliyeti.1. benkanýn toplam reel mevduat kaynak harcamalarý da artacaktýr. bilgisayar kullanýrlar. Öte yandan bankalar fýrsat maliyetine de katlanýrlar. . Bankada ne kadar fazla mevduat hesabý açýlýrsa. banka daha fazla personel istihdam edecek ve bankanýn mevduat hesabý servis üretim maliyeti þekil 6.

0 D j RC L RC L Toplam Kredi Kaynak Maliyeti Þekil 6.2. 0 L j . Toplam Kaynak Kredi Maliyeti.102 .

(rD x Dj) . vadesiz mevduat kabul eden. O halde "J" bankasýnýn iþlemlerinin toplam ekonomik maliyeti (TCj). Mevduat kurumlarýnýn ne kadar kâr edecekleri. Rekabetçi piyasada bankalar nasýl bir kâr politikasýizler? Bankalar ve diðer mevduat kurumlarý. Faiz oranlarý bankalar açýsýndan çok önemlidir. Bu nedenle (4) nolu denklem mevduatkurumlarýnýn davranýþlarýyla ilgili çok önemli bir olguyu aya koymaktadýr. bankanýn toplam kârýnýn. daha fazla kredi analisti ve ödünç yöneticisine gereksinim duyacaktýr. Buna göre J bankasý da üzerine çek çekilen. bankanýn verdiði kredi miktarý arttýkça.? Ayný þekilde kredi verme iþlemi de.RCL (4) (4) nolu denklem. Çünkü banka daha fazla kredi verdiði za . Þekil 6. Bankalar kredi verirken. Ayrýca.RCD . REKABETÇÝ PÝYASALARDA BANKACILIK .TCj = (rL x Lj) . O halde J bankasýnýn ekonomik kârýný (2) nolu denklemden (3) denklemi çýkartarak belirleyebiliriz.'de görüldüðü gibi. banka piyasalarýnýn tam reka rsayacaðýz. bankanýn reel kaynak harcamalarýna ve ekonomik maliyete neden olur. kredi faiz gelirleri eksimevduat masraflarý. re el mevduat kaynak maliyeti ve reel kredi kaynakmaliyetleri olduðunu ifade eder. Bu ünitelerin büyükbir bölümünde. müþterinin gözünde J bankasýnýn diðer bankalardan mevduat ve kredi konusunda hiçbir farklýlýðý yoktur. ticari ve endüstriyel kredi veren birçok bankadan biridir. Bankanýn gelir ve gider öðeleri nelerdir? Bankanýn Kârý Bankanýn bir firma olarak ekonomik kârý. Çünkü faiz gelirleri. O halde J bankasýnýn ve diðer bankalarýn . Toplam mevduat kaynak maliyeti (RCD) ile toplam kredi kaynak maliyetinin (RCL) toplamýna eþittir.TCj dir. toplam mevduat faiz harcamasý (rD x Dj). RCL ile ifade edilen reel kaynak maliyetiyle karþýlaþýrlar. doðal olarak ekonomik kârlarýný maksimize etmek isterler. bankanýn hem gelirlerini. toplam gelirlerinden toplamekonomik maliyetle rinin çýkartýlmasýna eþittir. Yani. TPj = TRj . büyük ölçüde çalýþtýklarý piyasa ortamýna da baðlýdýr. TCj = (rD x Dj) + RCD + RCL (3) dýr. hem de masraflarýný etkilemektedir. Buna göre J bankasý için belli bir dönemde kazanýlan kâr miktarý TRj . toplam reel kaynak maliyetiyükselecektir.2.

Bankanýn kabul ettiði .çýkardýklarý mevduat ve verdikleri ödünçler homojendir. Marjinal Maliyet ve Kâr Maksimizasyonu Tam rekabetçi kredi ve mevduat piyasasýnda çalýþan bir banka.103 . kaç liralýk mevduat ihraç edeceðine ve ne kadar ödünç vereceðine karar verirken ekonomik kârýný maksimize etmeye çalýþýr. Nihayet Jbankasý ve diðer bankalar ayný teknoloj k donanýma sahiptir. Marjinal Gelir.

3. J bankasý için marjinal gelir piyasa faiz oranýna rL eþit olur. verdiði son lira ödünçten elde kârýn sýfýr olmasý durumunda. Bu durumda. Bir bankanýn toplam maliyeti kaç kalemden oluþur? Daha önce de deðindiðimiz gibi bir bankanýn toplam maliyeti üç kalemden oluþur. Tam rekabet koþullarýnda. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr negatifse yani veriler son lira ödünç bankanýn azaltýyorsa. Yani. Þekil 6. Her bankanýn toplam maliyet kalemine baðlý olarak hesaplanacak bankanýn marjinal maliyeti. bir bankanýn toplam kârý maksimum olacaktýr. bu son lirayý ödünç verirken maruz kalacaðý ek maliyete eþit olmalýdýr. r L MR j Þekil 6. Eðer bankanýn verdiði son lira ödünçten kâr pozitifse. Marjinal Gelir Eðrisi ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik elde ettiði ekonomik toplam kârýný Kârýný maksimize etmek için bankanýn müþterilerine kredi olarak verdiði son liradan elde ettiði gelir. 0 L j Marjinal Maliyet Eðrisi . banka açýsýndan diðer lira mevduatý ödünç vermesi kârlý olacaktýr. bir banka tek baþýna piyasa faiz oranýný etkileyemez.son lira mevduatla. toplam mevduatkaynak maliyeti ve topla m ödünç kaynak maliyetidir. bir bankanýn ödünç verdiði miktar. o takdirde bankanýn toplam kârý bir lira daha az ödünç vermekle artacaktýr. Ek son lira krediden kazanýlan ek gelire bankanýn marjinal geliri (MR) denir. bankanýn marinal geliri sabittir ve bankanýn verdiði ödünç miktarý ne olursa olsun rL ye eþittir. marjinal mevduat faiz maliyeti. toplam(piyasa) ödünç miktarýna dan. O halde J bankasý için MRj = rL dir. Bunlar toplam mevduat faiz harcamasý. r L MR j. marjinal mevduat kaynak maliyeti vemarjinal ödünç kayn ak maliyeti toplamýna eþittir. Tam Rekabetçi Bankanýn Marjinal Gelir Eðrisi.'de görüldüðü gibi rekabetçi piyasada çalýþan bankanýn marjinal gelir eðrisi (MRj) yatay eksene paraleldir. Bir bankanýn her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu ek faize marjinal mevduat harcamasý .3.

ayný zamanda bankanýn kredi vermek için kullandýðý her lira mevduat için ödemek zorunda olduðu marjinal faiz gideridir. Eðrinin bu þekilde olmasý. Þekil 6.104 .4. Mevduat piyasasý rekabetçiyse. hiçbir banka tek baþýna piyasa mevduat faiz oranýný rD etkileyemez. Bu faiz oraný mevduat miktarýna baðlý olarak deðiþmediðine göre.denir. J bankasý tarafýndan . Bu eðri rD faiz oranýnda yatay eksene paralel olarak çizilmiþtir. marjinal faiz harcama eðrisini göstermektedir.

5.6. 0 MC D MC D Þekil 6. Çünkü bir banka daha fazla mevduat ihraç ettikçe her ek lira mevduat hizmetinin maliyeti (ATM hizmeti ve çek takasý v. MC L MC . Dj Tam rekabetçi ortamda çalýþan birçok firma için olduðu gibi gerçekte. . þekil 6.'da görüldüðü gibi bir bankanýn marjinal kredikaynak maliyet eðrisi de M n eðilimlidir.b. þekil 6.toplanan mevduat miktarýnýn önemli olmadýðýný göstermektedir.4. Dj 0 Ayný þekilde. J bankasýnýn kýsa dönem marjinal mevduat kaynak maliyet eðrisi de MCD biçimindedir. r D (MIE j ) Rekabetçi Bir Bankanýn Marjinal Faiz Harcama Eðrisi. Bu eðri. Çünkübanka için marjinal faiz gideri sabittir ve piyasa mevduat faiz oranýn eþittir.5. Bir Bankanýn Marjinal Mevduat Kaynak Maliyeti Eðrisi.'de gördüldüðü gibi artan eðilimlidir. gibi) kýsa dönemde yükselir.rD MIE j Marjinal Faiz Harcamasý Þekil 6.

'de gösterilen bankanýn marjinal maliyet (MCj) eðrisini elde ederiz.7.L Þekil 6. þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Kredi Kaynak MaliyetEðrisi. . Lj 0 J bankasýnýn iki marjinal maliyetiyle toplam ödünçlerini birleþtirdiðimizde.105 .6.

8.8.MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Bir Bankanýn Marjinal Maliyet Eðrisi. Rekabetçi Bir Bankanýn r MR Kârýný L j . J bankasýnýn ne kadar lira kredi vermek istediðini belirleyebiliriz. Lj 0 ?Bir bankanýn marjinal maliyet eðrisi nasýl bulunur? Kârý Maksimize Eden Ödünç Miktarý ve Bankanýn Kredi Arz Eðrisi Eðer bir bankanýn amacý kârýný maksimize etmekse. . Þekil 6.7. L Þekil 6. Bunu bir eþitlik þeklinde rL = rD + MCD + MCL (5) olarak ifade edebiliriz. r MCj MCj= rD + MCD+ MCL . Bir bankanýn toplam kârý marjinal gelirinin (MRj = rL) marjinal maliyetine (MCj = rD + MCD + MCL) eþit olduðu noktada maksimize olur. J bankasýnýn kârýný maksimize eden ödünç miktarýný göstermektedir.

J bankasýnýn farklý faiz oranlarýnda arzedeceði kârý maksimize eden kredi miktarlarýný gösterir. Marjinal maliyet eðrisi üzerindeki noktalar J bankasýnýn kârýný maksimize eden kredi faiz oranlarýyla kredi miktarý bileþimlerini gösterir. Lj 0 Eðer piyasa ödünç faiz oranýdeðiþirse. Kredi faiz oranýnýn yükselmesi sonucu bankanýn marjinal geliri artacak ve marjinal gelir eðrisi þekil 6. O haldebüyük bir kýsmýnda marji et eðrisi J bankasýnýn kredi arz eðrisidir. Böylece rL1 = MRj = MCj olacaktýr.'da görüldüðü gibiyukarýya kayac Böylece marjinal gelir marjinal maliyete daha yüksek rL1 faiz düzeyinde eþit olacaktýr. Bu durumda kârý maksimize eden kredi miktarý Lj0 dan Lj1 e yükselecektir.106 . bankanýn marjinal maliyet eðrisi.Maksimize Eden Ödünç Düzeyi. . jbankasýne yapacaktýr? Bu sorunun yanýtýný vermek için ödünç faiz oranýnýn rL0 dan rL1 e yükseldiðini varsayalým.9. diðer koþullar aynýyken. Bir diðer deyiþle.

9. Þekil 6. . Kuþkusuz. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . eðer kredi faiz oranýbankanýn deðiþen maliyetini karþý ! layamayacaðýbir düzeye düþerse.9. Çünkü piyasa kredi faiz oranýndaki bir artýþ bankayý daha fazla ödünç vermeye teþvik edecektir. 0 L MCL. MR j 0 MC j Ödünç Arz Eðrisi = r L 0 MR j 1 rL 1 . r 0 1 L Lj . Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. Þekil 6.0 L MCL. . Rekabetçi Bankanýn Ödünç Arz Eðrisi. banka faaliyetini durduracaktýr. Dolayýsýyla marjinal maliyet eðrisinin bu durumu gösteren faiz oranýnýn altýnda kalan kýsmýbankanýn arz eðrisini göstermez.

(MCD + MCL) (6) elde edilir. rL . Denklemin sað tarafýndaki fark. mevduatlara ver ilen faiz oranýný verir. ödünç vermek için açtýðý son lira mevduatý kullanarak kazandýðý net marjinal gelirin.107 . Þekil 6. Eðer bu denklemin her iki yanýndan MCD ve MCL yý çýkarýrsak.10. Þekil 6.(MCD + MCL) = rD ya da rD yi eþitliðin solunda yalnýz býrakýrsak.Lj j ? Banka piyasa ödünç faiz oranýna göre nasýl kredi arzeder? Kârý Maksimize Eden Mevduat Miktarý ve Bankanýn Mevduat Talep Eðrisi (5) nolu denklem rL = rD + MCD + MCL. (6) nolu denklemin sað tarafýndaki farka bankanýn ihraç ettiði ek lira mevduattan kazandýðý net marjinal gelir diyebiliriz. Mevduat faiz oraný tam rekabetçi mevduat piyasasýnda belirlendiði için. Dolayýsýyla (6) nolu denkleme göre bir banka. . marjinalmevduat maliyeti ile kredi kaynak maliyeti toplamýnýn çýkarýlmasý sonucuna eþit olduðunu göstermektedir. ayný zamanda J bankasýnýn aþaðýya doðru eðimli eðriylegösterilen net marjinal gelir (NMRj) eðris ermektedir. J bankasýnýn mevduatlarýna ödediði faiz oranýnýn. bankanýn marjinal maliyetinimarjinal hasýlatýna eþitlediði için J bankasýnýn kârýnýn maksimum olacaðýný göstermektedir. kârý maksimum olduðunda. Piyasa mevduat faiz oraný rD dir. Bu oran bankanýn ödediði marjinal faiz masrafýdýr. rD = rL . Bu eþitlik. marjinal mevduat faizmasrafýna (mevduat faiz oraný) eþit olduðu no ktaya kadar mevduat ihraçederek kârýný maksimize eder. kredi faiz oraný ya da bankanýn sabit marjinal geliri eksi marjinal ödünç ve mevduat kaynak maliyetidir. kredilerden kazandýðý faiz oranýndan.10. bankanýn kârýný maksimize eden mevduat seçimini göstermektedir. J bankasýnýn marjinal faizharcama (MIEj) eðrisi rD f iz oranýnda yatay eksene paraleldir. Bilindiði gibi (6) nolu denklemin soltarafý.

0 MIEjNMR .11.10.? r D MIE j NMR Þekil 6. o takdirde bankanýn marjinalfaiz masraf eðrisi aþaðýya kayacaktýr. . Bunun anlamý þudur. 12 DjDj Dj Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse. Rekabetçi j Bir Bankanýn r D Kârý Maksimize 1 Eden Mevdu r D at Seçimi. Piyasa mevduat faiz oraný . Mevduat faiz oranýndaki düþüþ.'de görüldüðü gibi rD1 faiz oranýnda bankanýn kârýný maksimize eden yeni mevduat miktarý Dj2 olacaktýr (MIEj1 = NMRj). Þekil 6. Bunun son larak marjinal faizmasrafý daha büyük mevduat miktarýnda net mevduat marjinal gelirine eþit olacaktýr. Bankanýn net mevduat marjinal gelir eðrisinin büyük bir parçasý bankanýn mevduat talep eðrisidir. bankanýn talep edilen mevduatmiktarýný (kabul etmek istediði) artýrmaktadýr.

düþerken. r D. MIE j NMR j 0 jNMR = Mevduat TalepEðrisi Þekil 6. Banka Ödünç Piyasasý Piyasada mal ve hizmet deðiþimleri mal ve hizmet alýcýlarý . r MIE j D Rekabetçi Bir Bankanýn 1 1 r MIE j Mevduat D Talep Eðrisi.11. mevduatýn bankaya maliyeti azaldýðý için bu eðri boyunca banka daha fazla mevduattalep edecektir. Þimdi ise bankalarýn veri olarak aldýðý piyasa ödünç ve mevduat faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini görelim. 0 12 Dj Dj Dj Rekabetçi bir bankanýn mevduat talep eðrisi nasýl bulunur? ÖDÜNÇ VE MEVDUAT PÝYASALARI Þimdiye kadar bir bireysel bankanýn ödünç arz ve mevduat talep (kabul etme) kararlarýný analiz ettik.

Þimdi ödünç piyasasýnýn arz ve talep yanýný görelim.ve satýcýlarý tarafýndan yapýlmaktadýr. Ödünç alýcýlar bankalardan kredi talep eden müþterileridir. Bankalar ödünç arz etmektedir. .108 .

Faiz oraný rL2 ye yükseldiði zaman J ve K bankasýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L2j k ye yükselmektedir.12. (a) 0 L k r L .? Piyasa Ödünç Arz Eðrisi Bilindiði gibi herhangi bir rekabetçi mal ve hizmet piyasasýnda piyasa arz eðrisi. Jve K bankalarýnýn kredi arz miktarýna diðer bankalarýn kredi arz miktarlarý ilave edilerek bulunur. tüm mal ve hizmet üreticilerinin arz eðrilerinin yatay toplamýdýr. Þeklin c kýsmýnda iki bankanýn toplam kredi miktarý gösterilmiþtir. Tüm bankalarýn toplam kredi arz miktarý.12. Þekil 6. Þekil 6. Þekil 6. Faiz oraný rL1 iken Jve K bankalarýnýn arz ettiði toplam kredi miktarý L1j k dýr.a. Ayný þekilde K bankasý rL1 ve rL2 kredi faiz oranlarýnda Lk1 ve Lk2 miktar kredi arz edecektir.c. Banka kredi arz eðrileri yardýmýyla piyasa kredi arz eðrisi nasýl bulunur? 0 L j r L r L L j 1 L j 2 .12. Þekil 6.'de görüldüðü gibi rL1 kredi faiz oranýnda toplam kredi arz miktarý L1 dýr.12. .'da gösterilen durumda bir J bankasýnýn marjinal maliyet eðrisi onun kredi (ödünç) arz eðrisidir.9. da mevduat faiz oranýnýn rD olduðu durumda J bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. Benzer bir durum bankalar için de geçerlidir.'de J ve K bankasýnýn kredilerine olan toplam talep gösterilmiþtir. Kuþkusuz rekabetçi bir piyasada birçok banka vardýr. Böylece toplam piyasa kredi arz eðrisi Ls.c. her olasý faiz oranýnda tüm bankalar tarafýndan verilmek istenen toplam krediler toplanarak elde edilir.c. Þeklin b kýsmýnda bir diðer k bankasýnýn kredi arz eðrisi görülmektedir. MC j =J bankasýnýn kredi arzýr L MCL 2 1 . J bankasý Lj1 kadar kredi arz etmek isteyecektir(Þekil 6. Kredi faiz oraný rL2 ye yükselince arzedilen toplam kredimiktarý L2 ye yükselmektedir. Kredi faiz oraný rL1 e eþit olduðu zaman.).

Piyasa talep eðrisini (Ld) oluþturmak için herhangi bir veri faiz oranýn -109 .r L L k 1 L2 . Þekil 6. MC k = k bankasýnýn kredi arzýr L MC k 2 1 . .12. (b) k 0 L r L r L 1 2 . LL L Ljkjk 1 2 (c) Piyasa Kredi Talebi Bankalar hane halký ve firmalara kredi verir. . PiyasaKredi Arz Eðrisi. Her hanehalký ve firmanýn. talep yasasý nedeniyle aþaðýya doðru eðimli kredi talep eðrisi vardýr. r L 2 1 j ve k bankasýnýn kredi arz eðrisi Tüm bankalarýn kredi arz eðrisiL s .

. J bankasýnýn ödünç verme kararýnýn nasýl oluþduðunu göstermektedir.13. Bu denge durumu oluþuncaya kadar kredi faiz oraný ayarlanýr. Þekil 6. eðer piyasa faiz oraný rL0 ise J bankasý Lj0 kadar kredi vermek isteyecektir. J bankasýiçin rL0faiz oranýniçin veridir? .b..a. Bu durumda kredi faiz oraný ödünç fazlasý ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþecektir. Bu faiz oraný denge ödünç miktarýna ulaþýlan tek kredi faiz oranýdýr. Kredi piyasasý dengesinde hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarý.'da ayný zamanda kredi piyasasýndaki bir denge durumugösterilmiþtir. Þekil 6. Daha önce de açýklandýðý gibi.13. Kredi Piyasasý Dengesi Þekil 6. Eðer bu olursa. denge faiz oraný rL0 olmaktadýr. Birolasý piyasa kredi talep eðrisi þekil 6. Böylece bir kredi kýtlýðý olacaktýr. r L 1 r L 0 r L 2 r L 0 da hanehalký ve firmalarýn kredi talep miktarlarýný toplamak yeterlidir.a. Örneðin faiz oraný rL1 ise bankalarca arz edilen kredi miktarý. Kýtlýðý ortadan kaldýran faiz oraný.'da gösterilmiþtir. Tersine eðer kredi faiz oraný rL2 ise.. bankalar tarafýndan arzedilen ödünç miktarýna eþittir. talep edilen kredi miktarýndan fazla olacaktýr.13. Buna ödünç fazlasý denilmektedir.a. talep edilen ödünç miktarýnda bir fazlalýk olacaktýr.'da talep ve arz edilen denge ödünç miktarý L0 dýr.13. kredi faiz oraný ödünç kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar artacaktýr.

Bu sorunun cevabýný verebilmek için bir an için J bankasýnýn bu faiz oranýnda hiç ödünç vermediðini düþünelim. O halde piyasa kredi faiz oraný banka açýsýndan bir veridir. verilenödünç miktarý Lj0 dan s ý karþýlaþtýrdýðýmýzda. 0 r L Kredi 2 Piyasasý r L Dengesi.13. bu bankanýn vereceði kredinin. tüm kredi arzý içinde devede kulak olduðunu görürüz. J bankasý tek baþýna piyasa kredi faiz oranýnýn etkileyemez. J. çok nadiren farkedilebilir. d L 02 0 . Bankasý Kredi Piyasasý r. Banka sisteminde J bankasýnýn varlýðýnýn olmamasý. MCj sL L l 1 rL MCj =J bankasýnýn kredi arzýMR j lA lB Þekil 6. Eðer hal böyleyse. Bu nedenle.

Þekil 6. Bununla birlikte banka böyledavranmak istemeyecektir.L0 LjLj (a) L (b) Lj .b.'de görüleceði gibi. Çünkü ödünç alanlar herhangi diðer bankadan. yani AB kadar marjinal zarar ile karþý karþýyadýr. Çünkü böy bir davranýþ. bankanýn marjinal kredi maliyeti Lj0 B iken banka Lj0 A kadar marjinal hasýlat.13. Bu durum. Diðer yandan. J bankasýnýn piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda kredi faiz oraný belirleyemediðini gösterir. eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir kredi faiz oraný rL2 gibi uygularsa Lj0 miktar ödünç verdiði zaman marjinal gelirimarjinal maliyetinin al týnda olacaktýr.110 . kâr maksimizasyonu amacýna uygun olmayacaktýr. hiçbir müþteri J bankasýndan ödünç almayacaktýr. Bankanýn rL2 faiz oranýnda Lj2 kadar ödünç vermesi halinde. Eðer banka piyasa kredi faiz oraný üzerinde bir faiz oraný. marjinal hasýlat = marjinal . Böylece J bankasý tüm kredi müþterilerini kaybedecektir. örneðin rL1 uygularsa. daha düþük örneðin rL0 gibi bir piyasa faiz oranýnda kredi saðlayabilecektir.

Kredifaiz oraný . Bu nun sonucu olarak baþlangýçta talep ve arz edilendenge kredi miktarý L0 artýk denge ödünç m olmayacaktýr. Bunun sonucu olarak piyasa ödünç talep eðrisi L0d den L1d ye saða doðru kayar.14.a. rL0 faiz oranýnda bir aþýrý ödünç talebi meydana gelmektedir (rL0 faiz oranýnda L1d ile L0d arasýndaki yatayuzaklýk. r 01 1 LLL L 0 LjL j j (a) (b) Kredi talebindeki bu artýþ sonucu. Örneðin ekonomide genel bir iyileþmenin olacaðýný düþünerek hanehalklarý yeni konutlar satýn alabilir veya firmalar yeni makina ve teçhizat yatýrýmlarý yapabilir. daha fazla faiz ödemek isteyecekler ve bu da kredi faiz oranýný yükseltecektir. her veri faiz oranýnda. Daha fazla kredi elde etmek için rekabet eden banka müþterileri. piyasa kredi faiz oranýný rL0 uyguladýðý zaman daha fazla kâr elde edecektir. Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi Þekil 6. Kredi talebinde bir artýþ demek.? maliyet olacaktýr. hanehalký ve firmalarýn talep ettikleri kredi miktarýnda eskisine göre bir artýþ olmasý demektir.'da görüldüðü gibi kredi talebini artýrýr. Bu nedenle J bankasý. Böylece hanehalký ve firmalar ekonominin canlanmasýna baðlý olarak. baþlangýç denge kredifaiz oraný da dahil olmak üzere. E0E0'). Tam rekabetçi piyasa ortamýnda çalýþan bir banka piyasa faiz oranýna neden uymak zorundadýr?Þekil çizerek açýklayýnýz. þekil 6.14. gelecekte artacak gelirleriyle aldýðý krediyi geri ödeyebileceðini düþünerek. hanehalký ve firmalarýn kredi talebindeki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Böylece J bankasý bu kredi faiz oranýnda (rL0) Lj0 kadar kredi arz ederek maksimum kâr elde edecektir..

b. L1 toplam kredi miktarý bir yeni dengekredi miktarýdýr. kredi talebindeki artýþ.b. J bankasýnýn kredi arz eðrisi boyunca gözlenen hareket. J bankasý dahil her banka þekil 6. 0 rL r L 0 r L 1 lL L s d MR j L MC j l0 1 r L 0 r L 1 1 MR j 0 L d 0 E E 0 1 . þeklin "a" kýsmýnda piyasa kredi arz eðrisi boyunca hareketin aynasýdýr (E0'dan E1'e hareket). 'de.14. piyasayýve bankalarýnasýl etkiler?Þekil yardýmýyla açýklayýnýz. J bankasý ve piyasadaki tüm diðer bankalar arzedilen toplam kredi miktarýný L1 oluncaya kadar artýracaklardýr. J bankasý arz edilen ödünç miktarýný Lj0 dan Lj1 e artýracaktýr.111 . Hanehalkýve Firmalarýn Kredi Talebindeki Bir Artýþýn Etkisi . de görüldüðü gibi daha fazla kredi arz etmek isteyecektir.14. Piyasakredi faiz oraný r 0 dan rL1 e yükselince. Þekil 6. ? Tam rekabetçi piyasada.arttýkça ödünç kýtlýðý ortadan kalkacak ve yeni denge kredi faiz oraný rL1 de talep edilen ödünç miktarý arz edilen kredi miktarýna eþit olacaktýr.14. Kredi faiz oraný yükseldiði zaman. E' 0lÞekil 6.

.

j ve k bankasýnýn bileþik mevduat talebi Tüm bankalarýn mevduat talebi (c) Talep r . . kredi alanlar alýcýdýr. söz konusu mal ya da hizmeti satýn almak isteyen tüm ekonomik birimlerin talep eðrisinin yatay toplamýdýr. . fonlarýný bankalara arzeden mevduat satýcýlarýdýr.Banka Mevduatlarý Piyasasý Kredi piyasasýnda bankalar satýcý. ödünç alanlar kredi talep eder. Onlarýn mevduat müþterileri. O halde bankalar kredi arzeder. Mevduat Piyasasý Talep Eðrisi 0 r D r D jNMR r D 0 1 1 0 j NMR =J bankasýnýn mevduat talebi 0 r D r D kNMR r D 0 1 1 0 k NMR =k bankasýnýn mevduat talebi (a) (b) Þekil 6. Bu temel iliþki banka mevduat piyasasý için de geniþletilebilir. bankalar alýc Bankalar kredi vermek için mevduat talepeder. Piyasa Mevduat Herhangi bir mal ya da hizmet piyasasýnda piyasa talep eðrisi. D DjDjDj DDk kk . . Öte yandan mevduatpiyasasýnda.15.

15. J bankasýnýn mevduat talep eðrisini.'de K bankasýnýn mevduat talep eðrisi gösterilmiþtir.15.b. Eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 olursa. Þekil 6.c.'da eðer piyasa mevduat faiz oraný rD0 ise. 0 r D 1 r D 0 010 1 D DDD Djk jk Þekil 6. iki bankanýn mevduat talep eðrilerinin toplamýný göstermektedir. banka Dk1 miktar mevduat talep edecektir. bankanýn mevduat talep eðrisi idi.112 . Eðer piyasa mevdu iz oraný rD0 sa tüm bankalar D0 miktar mevduat talep edecektir. Bu durum yineþekil 6. Mevduat faiz oraný rD1 e düþerse iki banka birlikte Dj k1 miktar mevduat elde edecektir. Ancak eðer piyasa mevduat faiz oraný rD1 e düþerse.c. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse bankanýn mevduat talebi Dj1 e artacaktýr.15.c. Þekil 6.11. de Dd piyasa mevduat talep eðrisini göstermektedir. J bankasýnýn mevduat talebi Dj0 dýr. 'den türetebiliriz.a.'de görülmektedir. þekil 6.(MCD + MCL) veri piyasa kredi oranýnda. Þekil 6. k bankasý Dk0 miktar mevduat elde edecektir. . rD0 faiz oranýnda iki bankanýn toplam mevduat miktarý Dj k0 dýr. Eðer mevduat faiz oraný rD1 e düþerse tüm bankalar D1 miktar mevduat talep edecektir. Toplam piyasa mevduat talep eðrisini türetmek için tüm diðer bankalarýn mevduat talep miktarýný da gözönüne almamýz gerekir.15.15.D Eðrisi. Þekil 6.'de açýkladýðýmýz gibi bir J bankasýnýn marjinal gelir eðrisi NMRj = rL .11.

veri mevduat talep ve arz eðrileri çerçevesinde. Budenge. Dolayýsýyla. Bu durumda. Mevduat piyasasýnda dengeoluþuncaya kadar mevduat faiz oraný ayarlanýr. Faiz kazancý için rekabet eden mevduat sahipleri. bankalarýn talep ettikleri mevduat miktarý. Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzý Bankalar mevduata uyguladýklarý faiz oranlarýný yükseltirlerse. rD0.a. mevduat faiz oranýný bu fazla ortadan kalkýncaya kadar aþaðýya düþürecektir. 'da talep ve arz edilen mevduat miktarý D0 dýr. hanehalký ve firmalarýn piyasa mevduat arz eðrisi Ds yukarýya doðru eðimlidir.a. Þekil 6. hanehal ký ve firmalarýn arzettikleri mevduat miktarýna eþit olduðunda oluþur. Öte yandan mevduat faiz oraný rD2 ise.'da muhtemel bir piyasa mevduat arz eðrisi gösterilmiþtir. ya da mevduat arz kýtlýðý olacaktýr. mevduat talep eðrisi nasýl elde edilir? Açýklayýnýz.16. mevduat fazlasý ya da kýtlýðýnýn olmadýðý tek faiz oranýdýr.16. Þekil 6. r r D D NMR j 1 . rekabetçi bankalar. banka dýþý birimler tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ ve böylece bir mevduat fazlasý oluþacaktýr. banka mevduat piyasasý dengesini göstermektedir.? Bankalarýn mevduat talep eðrilerinden piyasa. Eðer mevduat faiz oraný rD1 ise.a. Mevduat Piyasasý Dengesi Þekil 6. Þekil 6. bankalar tarafýndan talep edilen mevduat karþýlanamayacak.'da denge mevduat faiz oraný rD0 dýr. hanehalký ve firmalar bankalara daha fazla mevduat arz etmek isterler.16. mevduat kýtlýðý ortadan kalkýncaya kadar mevduat faiz oranýný yükselteceklerdir.16.

toplam mevduat talebinin önemsiz bir parçasý olduðunu bilmektedir. Bununla birlikte J bankasý eðer isterse piyasa faiz oranýnýn üstünde ya da altýnda bir mevduat faiz oraný ödeyebilir.16. NMR jr 2 2 r Dengesi.b. D DsDd D 0 0 r r MIE j Mevduat D D = Piyasasý . Eðer J bankasý kârýný . Böylece J bankasý rD0 piyasa faiz oranýný veri olarak almakta ve kontrolünün dýþýnda olduðunu bilmektedir. Þekil 6. D D J Bankasýnýn mevduat talebi 0 0 00 DD DjDj (a) (b) Þekil 6.16.1 r r . Banka. kendi mevduat talebinin. J bankasýnýn ne kadar mevduat elde etmek istediðini göstermektedir.

Bu durumda J bankasý tüm mudilerini kaybedecektir. . Çünkü hanehalký ve firmalar rD2 den daha yüksek bir faiz oranýnda herhangi diðer bir bankada fonlarýný tutacaktýr. o zaman hiçbir hanehalký ya da firma J bankasýnda mevduat tutmayacaktýr.maksimize etmek isterse bu þekilde davranmayacaktýr.113 . rD2 gibi. Eðer J bankasý piyasa kredi faiz oranýnýn altýnda bir mevduat faiz oraný verirse.

Bunun sonucu olarak talep ve arz edilen baþlangýç denge mevduat miktarý D0.17. Banka piyasada geçerli mevduat faiz oranýna neden uymak zorundadýr? Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri Þekil 6. bir aþýrýlýk söz konusudur.'de görüldüðü gibi daha fazla miktarda mevduat talepedecektir. Mevduat arzýndaki bir artýþ. Bu nedenle. hanehalký ve firmalar tarafýndan arzedilen mevduat miktarýnda bir artýþ demektir. hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþýn etkilerini göstermektedir. Bu nedenle.b. artýk denge mevduat miktarý deðildir. veri herhangi bir faiz oranýnda. yukarýsýnda olacaktýr net kâr negatif mevduat faiz elde edecektir. talep edilen mevduat miktarýna eþittir. hanehalký ve firmalar bu alternatif finansal aktifler yerine bankalarda daha fazla mevduat tutacaklardýr.17. J bankasý dahil her banka. o zaman bankanýn net marjinal faiz Dj0 mevduat miktarýnda net marjinal mevduat gelirinin (þekil 6. Bankanýn son mevduatýndan elde ettiði olacaktýr ve böylece banka mevduat faiz oraný olarak rD0 verek daha fazla kâr elde edebilecektir. þekil 6. Þimdi. Gerçekten de rD0 piyasa oranýnda Dj0 miktar mevduat talep ederek maksimum kâr harcamasý. Piyasa m vduat faiz oraný rD0 dan rD1 e düþtüðünden J bankasý talep edilen mevduat miktarýný D10 dan Dj1 e arttýracaktýr.17. Örneðin kamu menkul deðerlerinin ya da þirket tahvillerinin faiz oranlarý düþerse.a.b).16. eðer J bankasý kredi faiz oranýnýn üstünde bir mevduat faiz oraný verirse. J banka- . mevduat faiz oraný düþecek ve mevduat fazlasý ortadan kalkacaktýr.'da görüldüðü gibi mevduat arzýndaki bir artýþ piyasa mevduat arz eðrisini saða D0s den D1s ye kaydýrmaktadýr. D0D 01 D1 D DD j jj (a) (b) Mevduat faiz oraný bir parça düþük olduðundan. þekil 6.? Ayrýca. rD1 gibi. Þimdi. rD0 eski dengemevduat faiz oranýnda arz dilen mevduat miktarýnda. arzedilen mevduat miktarý. yeni denge mevduat faiz oraný olan rD1 de.

. J bankasý ve tüm diðer bankalar piyasada talep edilen mevduat miktarýný. yenipiyasa dengesinde.17. 0 r D rD r D 1 0 0 r D rD jNMR r D 1 0 jNMR = j bankasýnýn mevduat talebi MIE j 0 MIE j 1 D1 D0 s s . . D d Þekil 6.sýnýn mevduat talep eðrisi boyunca bu hareket (þeklin b kýsmýnda) piyasamevduat talep eðris oyunca hareketin aynasýdýr (þeklin a kýsmý). . Hanehalký ve Firmalarýn Mevduat Arzýndaki Bir Artýþýn Etkileri. .114 . to plam arzedilen mevduat miktarý D1 e ulaþýncayakadar artýracaklardýr.

mevduat ve kredi (ödünç) faiz oranlarý ayný yönde hareket edecektir. o takdirde her bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyeti de düþecektir. niçin kredive mevduat faiz oranlarýnýn zaman içinde genel olarak (daim a deðil) ayný yönde hareket ettiðini gösterir. diðer yandanbankalarýn reel kaynak maliyetlerine baðlý olmasýdýr.BANKA KREDÝ VE MEVDUAT PÝYASALARININ KARÞILIKLI BAÐIMLILIÐI Yukarýdaki açýklamalarda. kredi (ödünç) piyasasýndaki her banka. Kredi ve mevduat faiz oranlarýneden aynýyönde deðiþirler? Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Her Zaman Birlikte Hareket Etmemesi ? Kredi ve mevduat faiz oranlarý her zaman ayný yönde hareket etmeyebilir. MONOPOL BANKACILIK . Gerçekte. Bunun nedeni. kredi piyasasýnda geçen olaylar mevduat piyasasýný etkilediði gibi mevduat piyasasýndaki olaylar da kredi piyasasýný etkiler. Ayný þekilde bankalara yönelik kamu düzenlemelerininin (örnek olarak iþlemlerden alýnan vergi ve harçlarýn) azaltýlmasý da banka maliyetlerini azaltacaktýr. bu iki piyasadaki denge miktarlarý ve faiz oranlarýnýn. Eðer banka maliyetleri deðiþirse. Örneðin ayný müþteri kitlesine daha iyi ve daha ucuz hizmet vermeyi saðlayan teknolojik geliþmeler. rD + MCD + MCL olduðunu biliyoruz. Eðer hanehalký ve firmalarýn mevduat arzýndaki bir artýþ sonucu olarak denge mevduat faiz oraný düþerse. herhangi belli bir kredi faiz oranýnda daha fazla kredi arzetmek isteyecektir. bankanýn marjinal kaynak maliyetini düþürecektir. kredi ve mevduat piyasalarý birbirlerinden ayrý olarak düþünüldü. Bunun sonucu olarak. Kredi (Ödünç) ve Mevduat Faiz Oranlarýnýn Çoðu Kez Birlikte Hareket Etmesi Bir bankanýn verdiði kredinin marjinal maliyetinin. Böylece piyasa kredi arz eðrisi saða kayacak ve denge kredi faiz oraný düþecektir. denge kredi ve mevduat faiz oranlarý zýt yönde deðiþebilir. Böylece. Bir dizi faktör bankalarýn kaynak maliyetini deðiþtirebilir. Kredi ve mevduat piyasasý arasýndaki olaylar. bir yandan hanehalký ve firmalarýn davranýþýna baðlýyken.

tam rekabet koþullarý birçok nedenle yoktur. Eðer piyasada yalnýzca bir tek banka ya da birkaç banka varsa. Oysa bir piyasaya giriþ çýkýþ serbestisi. bu durum kârlarýnýmaksimize etmek isteyen banka davranýþýne yönde deðiþtirecektir? .115 . rekabetçi piyasanýn varlýðýnýn en önemli nedenlerinden biridir. . Bunlardan en önemlileri banka sektörüne yasalar ve düzenlemelerle giriþ ve çýkýþlarýn sýnýrlandýrýlmasýdýr.Bankacýlýk sektöründe.

Bu sorunun cevabýný vermek için monopolcu bankacýlýðýn kredi piyasasý üzerindeki etkileri üzerinde duracaðýz. Bunedenle bankanýn verdiði her ek liradan elde ettiði ek gelir deðiþir. kredi piyasasýnda yalnýzca bir tek monopolcu banka varsa (J bankasý). marjinal geliri marjinal maliyetine eþit oluncaya kadar kredi verecektir. r L MC j MCj= rD+ MCD + MCL Þekil 6. Bunun sonucu olarak. Bunun anlamý. marjinal hasýlat eðrisi. banka kredilerini. (MRj). kredi faiz oranýný deðiþtirerek kredi miktarýný etkileyebilir. Þekil 6. d L MR j 0 ** LL jj Banka kârýný maksimize etmek için.18. verdiði ödünçten elde ettiði marjinal gelir düþer ve uyguladýðý kredi faiz oraný altýnda kalýr. Çünkü banka.18. Dolayýsýylamonopolcu bankanýn marjinal hasýlat eðrisi (MRj) aþaðýya doðru eð ve piyasa kredi talep eðrisinin altýnda yer alýr. * r L Monopolcu Kredi Piyasasý. marjinal maliyet eðrisini (MCj = rD + . banka kredi faiz oranýný düþürürse. bu bankanýn kredi talep eðrisi piyasa kredi talep eðrisi ile ayný olacaktýr. Gerç kten. 'de görüldüðü gibi. bankanýn marjinal gelirinin sabit olmamasý demektir.

monopolcu bankanýn koyduðu piyasa kredi faiz oranýdýr.116 . kredi ödünç alanlar için geçerli toplam kredi miktarýdýr. bu sýrada karþýlaþacaðý ek maliyetten daha fazla olacaktýr. eðer bankanýn ödünç miktarý L*j ise. eldeettiði ek gelirden daha fazla olacaktýr. Böylece banka daha fazlakredi verdiðinde bunun sonucu olarak elde edeceði ek gelir. Eðer banka bu düzeyin ötesine geçerse. Monopol koþulunda ise. O halde bu faiz oraný. Eðer J bankasý gerçekten monopolcu bir bankaysa. L*j miktarýna düþene kadar azaltacaktýr.MCL + MCD) kesinceye kadar kredilerini arttýrýr. bir piyasa arz eðrisi yo tur. O halde monopolcu banka.18. . Tekbir banka kendi marjinal gelir ve maliyet koþullarýný temel alarak kârýný maksimize ederken ödünç miktarýný da belirler. o zaman. L*j miktarý. arz ve talepgüçleri belirler. bankanýn karþýlaþacaðý ek maliyet. ödünç piyasasý faiz oranýný. . hanehalký ve firmalar rL faiz oranýný ödemek isteyeceklerdir ya da ödeyebileceklerdir. piyasa * ödünç (kredi) talep eðrisine göre. ödünç alanýn aldýðý kredi miktarý için ödemeye razý olduðu en yüksek kredi faiz oranýný uygular. Þekil 6. Bu nedenle banka verdiði kred ileri. 'de görüldüðü gibi. marjinal geliri marjinal maliyetini aþacaktýr. Ödünç alýcýlar bu miktar krediyi elde etmek için hangi faiz oranýný ödeyecektir? Tam rekabet koþullarýnda. Böylece banka kredimiktarýný L*j düzeyine doðru arttýra kârýný artýrabilecektir. Bu noktada J bankasý L*j kadar kredi verecektir. Eðer banka bundan daha az ödünç verirse.

Toplam hasýlat = Toplam maliyet b. rL . Ortalama maliyeti 3. mevduat toplayamaz. Marjinal maliyeti e. Ortalama hasýlat = Ortalama maliyet c. rD . Lj = TRj e. monopol piyasasýnýn. nasýl bir piyasa yaratýr? Özet Mevduat kurumlarý. Marjinal hasýlat > Marjinal maliyet . Bu nedenle paranýn piyasada iki fiyatý vardýr. Faiz ödeme maliyeti c. aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. bankacýlýk piyasasý da bir istisnai durum olmaktan çok. rL . = TRj rDDj 2. Lj = TRj c. Eðer çok düþük belirlerse. Tam rekabetçi bir ortamda çalýþan bankanýn toplam kâr maksimizasyon veya denge koþulu. Bir bankanýn "ekonomik maliyeti" aþaðýdakilerden hangisi ile ifade edilir? a. Ortalama hasýlat < Ortalama maliyet d. ayný malý hem alan hem de satan ticaret erbabýna benzer. Sene sonu iþletme maliyeti b. mevduat faizini belirlemek zorundadýr. bir J bankasýnýn toplam kredi faiz gelirinigösterir? a. Sizce çok sayýda bankanýn birlikte hareket etmesi. Sorular 1.117 . Marjinal hasýlat = Marjinal maliyet e. Tüm muhasebe maliyeti ve fýrsat maliyeti d.? Birçok iktisatçý. Birincisi mevduat olarak parayý toplamak isteyen banka. parayý satabilmek için makul bir kredi faizi belirlemek durumundadýr. Öte yandan krediarz eden banka.rL Lj . Aþaðýdakilerden hangisi. bir kural olduðunu tartýþmaktadýr. rD . Bu iki faiz oraný arasýndaki farký ise bankanýn maliyetleri vekârý belirleyecektir. Dj = TRj b. Dj = TRj d.

Tam rekabetçi bir bankanýn. January. Modern Money andBanking. ÖZKAZANÇ. Marjinal maliyet 5. Ortalama hasýlat c. Credit and Banking. Marjinal hasýlat c. Journal of Monetary Economics no:6. Credit and Banking.118 . Ne w York. Toplam hasýlat d.4. MILLER Roger Le Roy and Van HOOSE David. John. New York. 1971. 1996. kredi arz eðrisi. aþaðýdaki eðrilerden hangisi ile ifade edilebilir? a. KLEIN. Monopolcü bir bankanýn arz edeceði kredi faiz oraný. Mc GRAW-HÝLL. Para. Toplam hasýlat d. no:16 November. Marjinal maliyet Kaynakça BALTENSERGER. Ýktisadi Analiz 1. no:3 May. SANTOMERO. PARASIZ M. "A Theory of the Banking Firm". Money and Banking. Anthony. Ortalama hasýlat b. Önder. RANLETT. 1993. John Wiley. 1984. "Modeling The Banking Fýrm: A Survey ". Bursa. Journal of Money. Ernst. Marjinal hasýlat b. Journal of Money. 1980. Banka ve Finansal Piyasalar. 1977. Ezgi. "Alternative Approaches to the Theory ofthe Banking Firm". 1995. Ýlker. AÖF. Michael. hangi eðrinin o miktar kredi için deðerine eþittir? a. Ortalama maliyet e. .. Ortalama maliyet e.

Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE 7 Bankalarýn Fon Kaynaklarý ve Türkiye Uygulamasý Bu Ünitede...119 . Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsý ve son yýllarda gösterdiði geliþmeler üzerinde de durulacaktýr. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz... Ünitemizin temel konusu bankalarýn fon kaynaklarýnýn incelenerek Türkiye uygulamasýnýn ele alýnmasýdýr. sözkonusu kaynaklarýn son yýllarda gösterdiði geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. Ünitede bankalarýn fon kaynaklarýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kaynaklarýný inceledikten sonra. Ayrýca Türkiye'de bankalarýn çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri.

Bankalarýn fon kaynaklarýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kaynaklarý baþlýca on grupta toplanýr. Bankacýlýkta esas olan mevduatýn artýrýlmasýdýr. Öz Sermaye ? Bankalarýn faaliyete geçebilmeleri için ilk fonu oluþturan öz sermaye. bankalarýn muhtemel zararlar karþýlýðý olarak yýllýk net kârlarýnýn belli bir yüzdesini ayýrmalarýný zorunlu kýlmýþtýr. temel olarak kredilerden saðladýðý faiz gelirleri ile mevduata ödediði faiz giderleri arasýndaki marj kadar kâr elde eder. Buna göre bir banka iþletmesi. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. Bankalar Kanunu. Türkiye'de uzun süredir yaþanan yüksek enflasyon olgusuna paralel olarak. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýbilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Sözkonusu iþletme. Gerçekte bankalar hiçbirþeye sahip deðildir. Ancak öz sermaye de bu arada bir teminat iþlevi görür. kendilerinin muhtemel zararlarýný karþýlamak amacýyla bir emniyet fonu olarak kârdan ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri oluþturur. ayrýlan karþýlýklar toplamý . Mevduata oraný büyük olan öz sermaye miktarý. bankalarýn sahip olmalarý gereken en az sermayemiktarlarý belli aralýklarla yükseltilmiþtir. bankaya para yatýran mudilere ve diðer alacaklýlara karþý önemli bir güvence unsurudur. Ýþte bu nedenle bankalarýn öz sermayeleriyle mevduatlarý arasýndaki oran önem kazanýr. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Bu zorunluluk. Yani bankalarýn sahip olduðu herþey baþkalarýna aittir. mevduat olarak veya baþka þekillerde topladýðýfon kaynaklarýnýn. Þimdi bunlarý tümüyle ele alalým. bankalarýn mudileri için güvencedir.BANKALARIN FON KAYNAKLARI . Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüðü ihtiyatlardan baþka. Öz sermaye nedir? Ýhtiyat Akçeleri Bankalarýn diðer bir fon kaynaðýný. ! Bankalar temelde para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir.

Ýhtiyat akçesi nedir? ? .bankalarýn ödenmiþ sermayelerinin tamamýna eþit oluncaya kadar devam eder. ülkemizde bankalarýn kanuni ihtiyat akçelerinin yanýsýra. bankalarýn faaliyetleri ile ilgili olarak ortaya çýkabilecek çeþitl isklere karþý ek emniyet fonu oluþturmalarýnýn yanýnda. Budurum.120 . Bankalar kanunu'na göre. bankalarýn ayýrdýklarý ihtiyat akçeleri devlet tahvillerine veya Eximbank tahvillerine yatýrýlmaktadýr. gönüllü olarak ek akçeler ayýrdýðý görülmektedir. mevduat ve sermaye arasýndaki kanuni oranýn korunmasý zorunluluðundan da kaynaklanmaktadýr. Öte yandan.

kooperatifler dahil olmak üzere her türlü ortaklýklara. resmi mevduattýr. Bankalara istenildiði zaman çekilmek üzere yatýrýlan mevduata vadesiz mevduat. ticari mevduattýr. kanunla kurulmuþ döner sermayeli kuruluþlara. hesaplarýndaki mevduatý belirtilen türlere göre birbirinden ayýrmaya ve bunlarý vadelerine göre sýnýflandýrmaya zorunlu kýlmaktadýr. ihbar tarihinden belli bir süre sonra çekilmek koþuluyla yatýrýlan mevduata da ihbarlý . genelvekatma bütçeli dair kuruluþlarla yerel yönetimlerin ticari iþletmelerine ait mevduat. bankaya kredi açmýþ gibi olmaktadýr. Bankalar Kanunu. yerelyönetimlere. vakýflara. vakýflar. istenildiði zaman veya belli bir vade sonunda geri alýnmak üzere bankaya yatýrýlan para olarak tanýmlanabilir. vadeli ve ihbarlý mevduat þeklinde sýnýflandýrmak da mümkündür.C. icra ve iflas dairelerine. tasarruf mevduatýdýr. Merkez Bankasý dahil olmak üzere. savcýlýklara. Parasýný bankaya yatýran bir kimse. mevduatý dört gruba ayýrmakta ve bankalarý. dernek ve birliklere.Mevduat ? . bankanýn mudisinden aldýðý bir borçtur. Ticari Mevduat : Gerçek kiþilerin ticari iþletmelerine. dernekler. Mevduat. Bakanlar Kurulu tarafýndan belirlenir. bankalar mevduatýdýr. mahkemelere. Öte yandan. bankalarýn ve özel kanunlarla mevduat kabulüne yetkili kýlýnan kuruluþlarýn birbirlerine yatýrdýklarý mevduat. kanunla veyabir kanuna dayanarak kurulmuþ tasarruf sandýklarýna ve Bankalar Kanunu'nda belirtilen sandýklara ait mevduat. kamu iktisadi teþebbüsleri ile bunlarýn iþletme ve kuruluþlarýna. tereke hakimliklerine ve kanunla kurulmuþ sosyal sigorta kurumlarýna ait mevduat. Resmi Mevduat : Genel ve katma bütçeli daire ve kuruluþlarla. Bankalar kanununa göre mevduat türleri nelerdir? Tasarruf Mevduatý : Gerçek kiþiler tarafýndan bankalara yatýrýlan paralarýn yanýsýra. Mevduat nedir? Mevduat. mevduatý vadeleri açýsýndan vadesiz. Resmi mevduatý kabuledecek bankalar. sendikalar. sandýklara. birlikler ve mesleki kuruluþlarýn kurduklarý ve iþtirak ettikleri ticari iþletmelere. Bankalar Mevduatý : KÝT halindeki bankalar ve T.

Genel olarak.mevduat adý verilmektedir. bankalar 6 aydan 2 yýla kadar vadeli ve hamiline yazýlý mevduat sertifikasý çýkarmaktadýr. Belli bir vade sonunda alýnmak üzere. Hamiline yazýlýmevduat sertifikasýnedir? 1980 yýlýnda alýnan bir Bakanlar kurulu kararýna göre. belli bir faiz karþýlýðý yatýrýlan mevduata vadeli mevduat denir. Mevduat sertifikalarý tasarruf mevduatý hükümlerine tabidir ve hamiline yazýlý olduklarýndan dolayý elden ele devredilebilirler. Hamiline Yazýlý Mevduat Sertifikasý .121 . tasarruf mevduatý diðer mevduat türlerine göre daha istikrarlýdýr. Türk Bankacýlýk Sisteminde önemli bir yapýsal deðiþim süreci baþlamýþ ve bankalar vadeli mevduatý daha cazip hale getirmek üzere rekabet içine girmiþlerdir. 1980 yýlýndan sonra faiz oranlarýnýn serbest býrakýlmasýna paralel olarak. .

kendilerine fon temini sýrasýnda ortaya çýkan kanuni karþýlýk ve disponibilite gibi yüklerden kurtulmak isterler. tüketici kredileri. finansal kiralama iþlemlerinden doðan alacaklar. Genellikle yatýrým ve kalkýnma bankalarý. . buna karþýlýk bankalar tarafýndan müþterilere kredi niteliðinde açýlan hesaplara da borçlu cari hesaplar adý verilmektedir. açtýklarý uzun vadeli kredileri mevduat ve öz sermayeleri ile karþýlayamadýklarý için tahvil çýkarma yoluna giderler. Borçlu cari hesaplar. Bu amaçla.Tahvil Ýhracý Bankalarýn fon kaynaklarýndan biri de tahvil çýkarmaktýr. ipotekle kazanýlan alacak haklarýný teminat göstererek tahvil ihraç etmektedirler. Sözgelimi. konut kredileri. Türk bankacýlýk sisteminde tahvil ihracýile fon temini neden? önemsizdir? Varlýða Dayalý Menkul Kýymet Ýhracý Bankalar. Bankalar. sermaye piyasasýnýn geliþmesine baðlýdýr. Türk bankalarýnýn toplam kaynaklarý içinde. Öte yandan. belli bir vadeye baðlý olmaksýzýn açýlan ve iþleyen. alacaklý hesaplar gibi bankalarýn müþterileri lehine açacaklarý kredilere ait bütün ödemeler çekle yapýlabilir. Bankacýlýkla ilgili alacak ve borç iþlemlerinin bir bölümü çekle yürütülmektedir. kredi sahiplerinin bazen baþkalarýndan olan alacaklarýnýn tahsilinde bankalarý aracý yaptýklarý ve ellerindeki ticari senetleri tahsil edilmek üzere bankalara verdikleri de bilinmektedir. ihracattan doðan alacaklar ve diðer alacaklar karþýlýk gösterilerek varlýða dayalý menkul kýymet ihracý yoluna giderler ve bu þekilde fon saðlayabilir ? ler. Varlýða dayalýmenkul kýymet neye karþýlýk ihraç edilir? Borçlu Cari Hesaplarýn Alacak Bakiyeleri Mevduat sahiplerinin bankalarda açtýrdýklarý hesaplara alacaklý cari hesaplar. Bazý ülkelerde ipotek karþýlýðý kredi veren bankalar. tahvil ihracý yoluyla saðlanan fonlar önemli bir yer tutmamaktadýr. teminatlý ve teminatsýz kredilerdir. Bankalarýn tahvil ihraç edebilmeleri. Ýþte bu ödemeler nedeniyle borçlu cari hesaplar her zaman borçlu bakiye vermektedir.

kredi faizleri ise ayný gün iþlemeðe baþlar.müþterileri adýna yapacaklarý bu tahsilatlarý onlarýn borçlu cari hesaplarýna alacak olarak yazarlar. ? Borçlu cari hesap ne zaman alacak bakiyesi verebilir? Alacaklý ve Borçlu Cari Hesaplarda Faiz Ödeme Yöntemlerindeki Farklýlýk Alacaklý cari hesaplarýn faizlerinin yýlda bir kez ve yýl sonunda hesaplanmasýna karþýlýk. borçlu nitelikteki söz konusu hesaplar alacak bakiye verebilir. borçlu cari hesaplarýn faizleri genelllikle üçer aylýk dönemler itibariyle hesaplanmaktadýr. banka için bir fon kaynaðýnýn doðmasýna imkân saðlar. Bu yüzden. Bu arada geçen zaman. . mevduat faizleri birgün sonra. Bankalar özellikle kýsa vadeli kredilerin finansmaný için bu kaynaðý kullanýrlar. birçok borçlu cari hesabýn alacak bakiyelerinin birleþmesi ile ortaya bankalar açýsýndan önemli bir fon kaynaðý çýkmýþ olur. Böylece.122 . Bunun yaný sýra.

Bankalarýfinansal kesimle iliþkileri bakýmýndan kaç grupta elealabiliriz? T. özel ve dýþ ekonomik kesimle olan iliþkilerdir. Yüzen Fonlar Bankalarýn kasalarýna giren ve birkaç gün bekleyen her türlü fon. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. kamu. Kredilendirme. çeþitli sektörlerde yer alan özel sermayeli kuruluþlara dolaylý finansman imkânlarýnýn saðlanmasý sürecini içermekte ve bu kuruluþlara mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarý aracýlýðýyla reeskontiþlemi çerçevesinde finansman saðlanmasýdýr. Diðer özel kesim iliþkile ise. çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele almak mümkündür. . dolaylý ve dolaysýz finansman imkânlarýnýn saðlanmasý þeklinde olmakta ve/veya açýk piyasaiþlemlerine dayanmaktadýr. Özel kesimle olan finansal i iþkiler. Bu þekilde. bankanýn ihracat ve ithalat iþlemlerini kredilendirme faaliyetine dayanmaktadýr. Ýktisadi Devlet Teþekküleri'nin ve Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri'nin kredilendirilmesi oluþturmaktadýr. bankalar çok düþük bir maliyetleönemli miktarda fon toplam olurlar. çalýþanlar tarafýndan bankamatiklerden çekilinceye kadar bankalarda kalmasý bu duruma örnek olarak verilebilir. Bunlar. Merkez Bankasý ? Merkez Bankasý'nýn iliþkileri iki kýsýmda incelenebilir. bankalara çeþitli kamu ve özel kuruluþlar tarafýndan yatýrýlan maaþ ve ücretlerin. Bunlar. Sözgelimi. yüzen fon kapsamýna girer. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. ekonomik kesimle olan iliþkiler ve finansal kesimle olan iliþkileridir.C. ? Yüzen fonlara bir baþka örnek veriniz? Bankalarýn belli baþlýfon kaynaklarýnelerdir? Bunlarýn en önemlisi? sizce hangisidir? TÜRKÝYE'DE BANKALARIN ÇEÞÝTLÝ KESÝMLERLE OLAN FÝNANSAL ÝLÝÞKÝLERÝ Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. bankalarýn geçici likidite ihtiyaçlarýný karþýlamak için onlara reeskont ve avans þeklinde kýsa vadeli krediler açar.Merkez Bankasý Kredileri Merkez Bankasý. Kamu kesimiyle olan finansal iliþkilerin esasýný Hazine'nin.C. Merkez Bankasý. T. Bu krediler de önemli bir fon kaynaðýdýr.

kalkýnma ve yatýrým bankalarý. mevduat ve ticaret bankalarý. reeeskont iþlemleri ve açýk piyasa iþlemlerinden kaynaklanan dolaylý ve dolaysýz finansman iliþkileridir. .Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir.123 . sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar. Bankacýlýk kesimiyle olan iliþkiler. mevduat munzam karþýlýklarý.

uluslararasý finans piyasalarý. mevduat ve ticaret bankalarý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr. sözkonusu bankalar para piyasasý kurumlarý olarak kabul edilmektedir. Öte yandan. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine. fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. sadece vadesiz mevduatý kýsa vadeli kredilere dönüþtürme faaliyetinden ibaret deðildir. Merkez Bankasý. mevduat ve ticaret bankalarý artýk sadece kýsa vadeli fon arzeden kurumlar olarak kalmamakta. Bunlar. belli aralýklarla sermaye piyasasýna da girerek orta ve uzun vadeli fon transferine yönelmektedir. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý . sigorta þirketleri i e mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. tasarruf sahipleri (hanehalký). yine kýsa vadeli finansal araçlar yoluyla plase edilmesidir. günümüzde bankacýlýk anlayýþý. T. Bu bankalar. sözkonusu yatýrým projelerini gerçekleþtiren iþletmelerin sermayelerine iþtirak ederek de fon temin etmektedirler. kýsa vadeli dolaylý finansal araçlar yoluyla saðlanan fon kaynaklarýnýn. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. sosyalgüvenlik kuruluþlarý. T.C. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. þirketler. Nitekim. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý. Hazine. Bu iþlev nedeniyle. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri yoluylafon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. Bankalar hangi kesimlerle finansal iliþki içinde bulunmaktadýr? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yeralan bankalarý.C. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý Türk Bankacýlýk Sistemi'nde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýn finansal iliþki içinde bulunduðu diðer kesimler.? Merkez Bankasýnýn çeþitli kesimlerle finansman iliþkisini açýklayýnýz. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finans sistemi içerisindeki gelenekseliþlevi.

toplam kaynaklar içinde mevduatýn payý artarken . avans ve reeskont kredileri ile öz sermayedir. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Türkiye'de 1980 sonrasý dönemde bankacýlýk sektörünün kaynak yapýsýnda görülen önemli deðiþikliklerden birisi. döviz borçlarý. bilançosunun pasifinde yeralan emisyon. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýndan oluþmaktadýr. mevduat.124 .fon kaynaklarý.

sözkonusu dönemde faiz oranlarýnýn serbest býrakýlarak yükselmesine paralelolarak. Merkez Bankas mevduat ve ticaret bankalarýna saðladýðý reeskont imkânlarýný daraltmasýndan kaynaklanmýþtýr. bankalarýn TCMB vasýtasýyla saðladýklarý avans ve reeskont imkânlarý da daralmýþtýr. öz sermaye.C. . Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurtdýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplam mevduatiçindeki payýnda önemli düþüþler gözle oplam döviz yükümlülüklerinde ciddi artýþlar kaydedilmiþtir. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn fon kaynaklarý içinde mevduat bulunmamaktadýr. Öte yandan. Yine ayný yýllarda. bankacýlýk kesiminin maliyeti oldukça yükselmeye baþlayan Türk Lirasý mevduat yerine alternatif kaynaklar aradýðýný ve bunun da dövizli mevduat ve krediler ile VDMK'daki artýþlar þeklinde kendini gösterdiðini gözönüne almak gerekir. . T. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikalarý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. Bankacýlýk sisteminde kredi/mevduat oranlarý 1980'li yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bu bankalarýn baþlýca fon kaynaklarý. .avans ve reeskont kredilerinin payýnýn azalmasýdýr. Bir finansal derinleþme göstergesi olan bankalarýn toplam yükümlülükler/GSMH oraný. gelecekte nasýl bir geniþleme göstereceði bilinmemektedir. Bu deðiþim. . Türk Bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KAYNAKLARININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: . Diðer yükümlülükler arasýnda bulunan ve baþlangýçta önemli ölçüde yaygýnlýk kazanan varlýða dayalý menkul kýymetlerin (VDMK). uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. 1980'li yýllardan sonra yeterli olmasa da belli biryükselme eðilimine g irmiþtir. TCMB'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri .

önemli ölçüde artýþ kaydetmiþtir . .125 . ancak bu yýldan sonra izlenen para politikasýna paralel olarak belirli artýþlar göstermiþtir. Merkez Bankasý parasý ve özellikle emisyonun toplam yükümlülükler içindeki payý 1987 yýlýna kadar düþüþ kaydetmiþ.

5 12.2 Mevduat Kompozisyonundaki Geliþmeler. (1990-1994).7 11.780 112.5 20.2 10.6 13.3 10.Tablo : 7.1 0. Mevduat Türü 1989 1990 1991 1992 1993 Tasarruf Mevduatý (%) 36.5 14.5 2.3 12.0 31.6 32.3 10.9 33.7 10.4 28.5 1 Ay 10.966 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.8 39.7 23.0 10.4 29.0 22.9 11.0 1. 235 72.2 33. Mevduat (Milyar TL) 48. Tablo : 7.4 Bankalar Mevduatý (%) 6.404 95.009 0.318 166.9 35.2 2.6 20.4 11.7 10.4 29.9 30.1 36.8 7.3 Ticari Mevduat (% 15. Vade Cinsi 1989 1990 1991 1992 1993 Vadesiz 34.6 34.0 11.193 544.6 Mevduat Sertifikasý (%) 3.8 2-5 Yýl 0.1 17.1 Kaynak : Türkiye Bankalar Birliði.9 2.7 3.2 2.8 29.2 6 Ay 12.1 0.4 15.910 189.0 6. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.1 0.0 3 Ay 19.4 Döviz Tevdiatý (%) 22. .4 0.2 5.2 TL.126 .4 1 Yýl 22.7 10.3 12.1 Toplam Mevduatýn Vade Cinsinden Daðýlýmý (%).6 Resmi Mevduat (%) 2.006 Toplam Mevduat(Milyar TL) 62. (1990-1994).7 1.5 18. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.3 15.4 Diðer Mevduat (%) 12.388 300.788 330.

bilançonun pasifinde yer alýr ve bankanýn yükümlülüklerini oluþturur. hamiline yazýlý mevduat sertifikasý. bankalarýn muhtemel risklerini karþýladýktan sonra. bankalarýn özsermayelerinin pasif toplamý içindeki payý hýzla gerilemiþtir. borçlu cari hesaplarýn alacak bakiyeleri. ancak bu tarihten sonra özsermayenin nispi payýnda düþüþ görülmüþtür. Bankalarýn belli baþlý fon kaynaklarý. Buna görebir banka iþletmesi. Bu teblið. Nitekim. mevduat olarak veya baþka þekiller topladýðý fon kaynaklarýnýn. . Merkez Bankasý kredileri ve yüzen fonlardýr. Türkiye'de bankalar çeþitli kesimlerle olan finansal iliþkileri bakýmýndan üç grupta ele alýnabilir. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarý.. 1989 yýlýnda bankalarýn sermaye ve özkaynaklarýnýn risklerini karþýlayabilecek bir düzeye çýkarýlmasý ve sermaye yetersizliðinden doðabilecek risklerin azaltýlmasý amacýyla 3182 sayýlý Bankalar kanunu'na dayanýlarak bir teblið çýkarýlmýþtýr. 1980-1991 döneminde özsermayenin pasif toplamý içindeki payý artýþ eðilimine girmiþ. asgari olarak mevduat sahiplerinin haklarýný koruyacak düzeyde sermayeye sahip olmasý þeklinde tanýmlanmaktadýr. kanuni karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri olarak ayýrmak zorunda olduðu miktarý dýþýndaki bölümünü kredi olarak verir. bankacýlýk sisteminde para ikamesi vedöviz yönetiminde açýk pozisyon ndýðý 1992 ve 1993 yýllarýnda. tahvil ihracý. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Sermaye yeterliliði. özsermaye. ihtiyat akçeleri. alacaklý ve borçlu cari hesaplarda faiz ödeme yöntemlerindeki farklýlýk. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bu çerçevede oluþturulan "sermayetabaný yükümlülükler standart rasyosu" ile uyulmak zorunda olunanoran 1991'de %8'e yükseltilmiþtir Bu düzenlemeye paralel olarak. Bunlardan T.C. Buna göre. mevduat. varlýða dayalý menkul kýymet ihracý. Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? Özet ? Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþan iþletmelerdir. AB mevzuatýna paralel bir standart rasyo tanýmý yaparak bankalarýn buna uyma zorunluluðunu getirmiþtir.Merkez Bankasý'nýn iliþkileri.

sigorta þirketleri ile mevduat ve ticaret bankalarý olarak belirtilebilir. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. Hazine ve uluslararasý finans piyasalarý olarak sayýlabilir. þirketler. döviz borçlarý. mevduat ve ticaret bankalarý. Hazine ve uluslararasý finans kuruluþlarýyla yürütülmektedir. Mevduat ve ticaret bankalarýnýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimler. þirketler. Bunlardan T. sosyal güvenlik kuruluþlarý. Merkez Bankasý'nýn ekonomik kesimle olan iliþkileri. Mevduat ve ticaret banka . Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kaynaklarý.ekonomik kesimle ve finansal kesimle olan iliþkiler olmak üzere ikiye ayrýlýr. dýþ krediler ve bankalar tarafýndan yatýrýlan mevduat munzam karþýlýklarýdýr. Hazine. tasarruf sahipleri (hanehalký). kalkýnma ve yatýrým bankalarý. özel ve dýþ ekonomik kesime yöneliktir. Türkiye'de bankalarý fon kaynaklarýnýn yapýsý bakýmýndan üç gruptaincelemek mümkündür.127 . sermaye piyasasý ile ilgili kuruluþlar.C. Merkez Bankasý. emisyon. Merkez Bankasý. kamu. Merkez Bankasý'nýn finansal kesimle olan iliþkileri ise. uluslararasý finans piyasalarý.

C. Yüzen fonlar 3. özsermaye. Tasarruf sahipleri (Hanehalký) d. mevduat. Bankalar esasen para alým satýmý ile uðraþýrlar. Ýhtiyat akçeleri d. banka bilançolarýnýn dengede olmasýdýr. Emisyon b. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak verebilir. e. Borç isteyen þirketler 4. Bankacýlýkla ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a.larýnýn belli baþlý fon kaynaklarý. Mevduat e. Aþaðýdakilerden hangisi mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kaynaklarýndan biri deðildir? a. Krediler e. Bankacýlýk faaliyetinin en önemli prensibi. Bankalar mevduat toplayan kurumlardýr. Banka bilançosunda fon kaynaklarý pasifte yer alýr. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kaynaklarý ise. Mevduat b. Aþaðýdakilerden hangisi T. Merkez Bankasý orta vadeli reeskont kredileri ile yurt içinde ve yurt dýþýnda pazarlanabilen tahvillerdir. b. Merkez Bankasý'nýn finansal iliþki içinde bulunduðu kesimlerden biridir? a. c. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kaynaklarýndan deðildir? a. Mevduat ve ticaret bankalarý e. Sosyal güvenlik kuruluþlarý c. Özsermaye d. d.128 . avans ve reeskont kredileri ve özsermayedir. Hamiline yazýlý mevduat sertifikasý . Özsermaye c. 2. uluslararasý finans kuruluþlarý ile mevduat ve ticaret bankalarýndan saðlanan döviz ve Türk Lirasý krediler. Sorular 1. Avans ve reeskont kredileri c. Sigorta þirketleri b.

e. PARASIZ. 1992-93 yýllarýnda açýk pozisyon artmýþtýr. 1990. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1992 . toplamdöviz yü-kümlülüklerinde ciddi düþüþler kaydedilmiþtir. Ankara. Ýstanbul. Ankara.129 . TOPRAK. Oðuz. Ýlker. Ankara. Banka ve Finansal Piyasalar. 1980-1991 döneminde bankalarýn pasif toplamlarý içindeki payý artýþ eðilimine giren özsermayenin nispi payýnda bu dönemden sonra düþüþler görülmüþtür. 1980'li yýllarýn yeni fon kaynaklarýndan olan mevduat sertifikala rý 1990'lý yýllarýn baþýnda cazip olmaktan çýkmýþtýr. 1993. YILDIRIM. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995.5. Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kaynaklarýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a. Kaynakça ÇIKRIKÇI. Türk Lirasý mevduat ve özellikle vadesiz mevduatýn toplammevduat içindeki payýnda önemli týþlar gözlenirken. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Bursa. Mustafa.C. SPK Yayýn No: 17.M. Para. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). d. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý.B'nin 1990'lý yýllardaki döviz cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri önemli ölçüde a b. Metin. 1995. Ezgi KitabeviYayýnlarý. MPM Yayýn No: 424. c. Finansal Yapýve Politikalar. ÖNDER. . EKÝNCÝ. Sevdil ve ALTUÐ. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Nazým ve SOMEL. 1996. Cem. Ýzzettin. T. Oktar. TÜREL.

.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ayrýca Türk bankacýlýk sisteminde son yýllarda fon kullanýmýnýn gösterdiði geliþmeler. -130 . fon kullanýmýnda son yýllarda görülen geliþmeleri de anlamaya çalýþýnýz. ticari kredilerin sektörel..ÜNÝTE 8 Bankalarýn Fon Kullanýmý ve Türkiye'de Ticari Krediler Bu Ünitede. Ünitemizin temel konusu. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. bankalarýn fon kullanýmýnýn incelenerek. Ünitede bankalarýn fon kullanýmýnýn hangi unsurlardan oluþtuðu açýklanacaktýr. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. vadelerine ve bölgelere göre daðýlýmý üzerinde de durulacaktýr. Türkiye'de ticari kredi uygulamasýnýn incelenmesidir. Üniteyi çalýþýrken bankalarýn fon kullaným alanlarýný inceledikten sonra. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmý.

belli bir bedel ya da iskonto . banka tarafýndan verilen kredi. Ekonomik büyüme. beraberinde kredi geniþlemesini de getirir. üretimin baþlangýcýndan üretilen mallarýn satýþýna kadar geçen sürede krediye ihtiyaç duyarlar. Firmalar. Bunlar. deðiþik kaynaklardan saðladýklarýfonlarýn kanunen ayýrmak zorunda olduklarýmunzam karþýlýk ve disponibilite yükümlülükleri dýþýnda kalan bölümünü kullanabilirler. Kredinin üretim faaliyetleri üzerindeki doðrudan etkisi nedeniyle. orta ve uzun vadeli kredilerdir. Bankalar. giriþimciler tarafýndan beklenen ekonomik faaliyetlere baðlýdýr. Kredi uygulamasý. iþletme kredileri bu gruba girer. hükümetlerpara politikasýný kulla ak öncelikli sektörlere müdahale imkâný bulurlar. bilançonun aktifinde yer alýr. Bankalarýn fon kullanýmýkaç grupta toplanabilir? Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir: Krediler . bir yandan þirketlerin sabit sermaye yatýrýmlarýnýn finansmaný ve iþletme sermayesi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna imkân saðlarken. ekonomik faaliyetleri daraltýcý etki yapar. bankalarý belli bir riskle karþý karþýya býrakýr. vadelerine göre müþterilerine üç çeþit kredi açarlar. Bu yüzden. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler. Kredi vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. Vadelerine göre bankalar kaç çeþit kredi açarlar? Bankalar. Ani bir likidite krizi durumunda. Bankalarýn kýsa vadeli kredileri. diðer yandan hanehalkýnýn bir takým harcamalara giriþmesini mümkün kýlar. kýsa vadeli kredilerin firmalarýn geçici finansman gereksinimlerini karþýladýðý söylenebilir. bankanýn elindeki senet Merkez Bankasý'na satýlabilir. Bankalar açtýklarý kredilerle. bir banka borçlarýný ödeme gücüne sahip olmalýdýr. Öte yandan. ekonomideki gerçek faaliyet düzeyini belirtmekte olup. Bir banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý. Yani. Ýskonto. Ýskontolu kredi. özellikle ticari iliþkilerde çok sýk kullanýlýr. para otoritelerinin kredi arzýný kýsmaya dönük müdahaleleri. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. kýsa.BANKALARIN FON KULLANIMI ! . Buna göre. vadesi gelmemiþ bir senedin. Böylece. Bankalar. iskonto edilebilen bir senetle teminat altýna alýnýr.

ticari ödemelerin vadeli olarak gerçekleþtirilmesi halinde satýcýnýn alýcýya açtýðý kredidir. genellikle iki tür iskontolu kredi sözkonusudur.oraný karþýlýðýnda vadesinden önce ödenmesi anlamýna gelir. ticari senet olarak bilinen (bono.131 . Öte yandan. Banka. poliçegibi) bir alacak sened ini satýcýya verir. Böylece alýcý. Burada. sözkonusu banka ilk alacaklýnýn yerine geçtiði için. . senedi vadesi dolunca tahsil eder. Bunlardan satýcý kredisi. Satýcýlar ticari senetleri vadesi gelinceye kadar ellerinde tutmazlar ve alacaklarýnýn karþýlýðýný hemen sermayelerine ilave etme ihtiyacýný duyarak ellerindeki senetleri ilgili bankadan kredi istemek için kullanýrlar. senedi iskonto etmeyi kabul eder ve Merkez Bankasý'nýn belirlediði oran üzerinden kalan vade ile orantýlý olarak iskonto miktarý hesaplanýr. Diðer bir iskontolu kredi türü banka kredisidir.

Burayakadar anlatýlan ul kredisi adý verilir. Akseptans nedir? Akseptans. muhabir banka aracýlýðýyla poliçenin kabul edileceði ihracatçýya bildirilir. Dýþ ticaretle ilgili kredi iþlemelerinde iki uygulama vardýr. kredi alanla birlikte. Akreditif nedir? Akreditif. B elgeler bedelin ödenmesi . bu bankanýn B ülkesindeki muhabiri nezdinde ihracatçý lehine kredi açtýrabilir. . B ülkesindeki bir ihracatçýdan satýn aldýðý mallarýn bedelini ödemek amacýyla bir bankaya baþvururak.. teminat veya açýk kredi karþýlýðýnda ihtalatçýya verilir ve poliçe muhabire gönderilir. Böylece. ticari veya zirai iþletmelere kendi faaliyetlerinin niteliðine göre verilmektedir. Dýþ ticaretle ilgili krediler de bankalarýn önemli fon kullaným alanlarýndan biridir. bir bankaya müracat ederek alacaklý tarafýndan çekilecek bir poliçeyi kabul etmesini isteyebilir. Açýk kredi. Belgelerin uygunluðu kontrol edildikten sonra banka. . firmalarýn ihracat ile ilgilifaaliyetlerinden doðmaktadýr. mal bedelini belli bir süre sonunda ödemek için B ülkesindeki bir ihracatçý ile anlaþýrsa. Ekonomik yaþamda bazý alacaklar. açýlan kredinin banka lehine rehnedilen mal veya senetlerle avanslarýn baðlanmasý þeklinde olur. Örneðin. kabul kredisi olarak da adlandýrýlmaktadýr. ihracatçý alacaðýný lehine açýlan kredi koþullarýna göre muhabir bahkadan tahsil eder. Bankanýn ihracatçý tarafýndan kendi üzerine çekilecek bir poliçeyi kabul etmesi bir çeþit kredi iþlemidir. Kiþisel krediler kendi aralarýnda altý gruba ayrýlýr. Ýhracatçýnýn poliçe ilebirlikte gönderece bankaya geldiðinde ihtalatçýya bildirilir. Eðer A ülkesindeki bir ithalatçý. Bir baþka kýsa vadeli kredi türü. A ülkesindeki bir ithalatçý. Bunlardan senetlerle ya da mallarla teminata baðlanmýþ avanslarýn iþlemesi. ahlâki durumu ve iþlerinin gidiþine göre krediyi vadesinde ödeyeceðine kesin olarak inandýklarý kimselere açýlýr . belli kiþisel ve maddi teminata dayanmakla birlikte. kredi alan kiþi aldýðý . bankalarýn maddi varlýðý. bir kimsenin talebi üzerine bir bankanýn þubeleri veyamuhabirleri nezdinde herhangi bir kimse veya firma lehine açýlan kredidir. Avans olarak da adlandýrýlan kiþisel krediler. kiþisel kredilerdir. rehinli veya rehinsiz olarak düzenlenebilir. poliçe üzerine kabulþerhi koyarak imza eder. Kefalet karþýlýðý açýlan krediler. Ýthalatçý ile anlaþtýktan sonra. Açýk kredi. Bu krediler sýnai. Bunlar akreditif ve akseptans olarak belirtilebilir. baþka bir kimsenin açýlan kredilen sorumlu olmayý kabul ve taahhüt ettiði kredi türüdür.

Ýpotek kredisi. Sözkonusu kredi. Bu uygulama. . Son olarak. genellikle uzun vadeli kredileri karþýlamak üzere gayri menkul rehni þeklinde açýlan kredidir. Röpor. Çünkü bu iþletmelerin gelirleri ile harcamalarý ayný zamana rastlamaz. Tahsilatýn faiz ve zaman kaybý olmadan bankaya yatýrýlmasýna olanak veren bu kredi türünde iþletme. özellikle bankalarla sürekli iliþki durumunda bulunan sýnai ve ticari iþletmelere uygun bir kredidir. açýlan kredinin sýnýrý içinde kalmak koþulu ile bankadan istediði miktarda para çekebilir ve vadeyi beklemeden bankaya istediði miktarda ödemede bulunabilir. kiþisel kredi türlerinden olan borçlu cari hesap kredisi.132 . menkul kýymetlere sahip olan bir kimsenin bunlarý bir bankaya belli bir vade sonunda yeniden satýn almak koþuluyla satmasýdýr.krediden dolayý bankaya tüm varlýðý ile sorumludur. iþletmeler tarafýndan iþin durumuna ve ödeme gereksinimine göre kullanýlabilir. kredi alan iþletmenin faiz yükünü azaltarak elinde atýl para tutmasýný önler.

Üretim ve ticaretin mevsimkoþ ullarýna ve periyodik harektelere bað lý olduð u faaliyet alanlarýnda. gelirler periyodiktir. önemli bir teþ vik unsuru olmakla birlikte dið er kredilere göre risklidir. Makbuz malýn mülkiyetini gösterirken. iþ letmelerin finansman ihtiyaçlarýný özkaynaklarý ile karþ ýlamalarý rasyonelbir davranýþ deð ildir. masraflar (ücretve kira gibi) sürekli ken. mal garantisine dayanan bir kredi türüdür.! ! Ýþletmeler ve hanehalkýaçýsýndan bazýözel ihtiyaçlara cevap verme durumu sözkonusu olduðunda. ithalat ve ihracat kredisidir. ihtiyacýn niteliði ve borçlunun kiþiliðine göre deðiþik kredi türleri de mevcuttur. nakliye ve komisyon gibi harcamalar) . varant mal üzerindeki rehin hakkýný temsil eder. gelirlerini elde edeceð i tarihe kadar geçen sürede likidite ihtiyacýný karþ ýlayan bir finansman kaynað ýdýr. elde bütün yýl boyunca likidite bulundurmak. iþ letmenin masraflarýný ödenmesinden. mal gümrükten geçerek depoya veya iþ yerine sevkedilinceye kadar ortaya çýkan gereksinimleri (gümrük vergisi. Bu yönünle kampanya kredileri. Döviz kazandýrýcý giriþ imlerin finansmanýný sað layan ihracat kredisi. satýn alýnan ithal mallarýn fabrika çýkýþ ýndan genel mað azalara geliþ ine kadar geçen sürede finansman imkaný sað lar. Varant. Sözkonusu kredi. ithalatçýlara. Bir baþ ka özel kredi uygulamasý. mevsimlik üretimlerin finansmaný kolaylaþ týrmaya yöneliktir. birkaç haftadan bir kaç aya kadar deð iþ en finansman ihtiyacý için. Sözkonusu üretim faaliyetlerinde. Bu belgelerden birisi makbuz dið eri ise varant belgesidir. herþ eyden önce kârlý bir iþ sayýlmaz. Bunlardan kampanya kredileri. Çünkü. Ýthalat kredisi ile de. genel mað azalara mal teslim eden bir tacire iki ayrý belge verilir. Burada.

varolan tesislerin büyütülmesi ve modernizasyonu veya iþ letmelerin net iþ letme sermayelerinin güçlendirilmesi amacýyla ve sürekli olarak bulundurulmasý gereken asgari stoku elde tutabilmek için kullandýrýrlar. kaynak kulanýmýný destekleme fonu. faiz farký. Orta vadeli krediler kullanýlma amaçlarýna göre. vergi istisnasý ve bankalarýn bir bölümünün orta vadeli kredilere yönlendirilme zorunluluð udur. süresi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan kredilerdir. yalnýzca stopaj kesintisi sözkonusu olduð undan ve bu yatýrým araçlarý vergiden muaf olduð u için oldukça caziptir. Öte yandan. yatýrýmlarýný ve iþ letme sermayesi ihtiyacýný zaman zaman kýsa vadeli kredilerle finanse etmek durumunda kalmaktadýr. bankalarýn en fazla kullandýrdýklarý fon kaynaklarýndan sayýlmaktadýr. Bankalar orta vadeli kredileri. Bunun sonuncunda da sektör. Bankalar tarafýndan devlet tahvili ve hazine bonosuna yapýlan yatýrým. mevduat munzam karþ ýlýklarý farklýlaþ týrmasý. devlet tahvili ve hazine bonosu satýn alýmý ise. kalkýnma planlarýnda mevduat ve ticaret bankalarýnýn orta vadeli kredilere yönelmeleri için bazý özendirici tedbirler getirilmiþ tir. Bunlarýn baþ lýcalarý. faiz farklýlaþ týrmasý. bankalarýn devlete kýsa vadeli finansman açýklarý nedeniyle sað ladýklarý önemli bir imkândýr. . Türkiye'de mevduat ve ticaret bankalarý. Orta vadeli krediler. Buraya kadar ele aldýð ýmýz kýsa vadeli kredi türleri. banka kaynaklarýnýn likiditesini ve esneklið ini azalttýð ýndan ötürü pek yaklaþ mamaktadýr. Merkez Bankasý'nýn orta vadeli senetleri reeskonta kabul etmesi. sanayi sektörünün finansmaný için gerekli olan orta ve uzun vadeli kredilere.karþ ýlamaya yöneliktir. iþ letme ve yatýrým kredileri olmak üzere iki bölüme ayrýlmaktadýr. iade fonu. Bunun dýþ ýnda daha az sýklýkta kullandýrýlan orta ve uzun vadeli krediler de sözkonusudur. iþ letmelerde yeni üretim birimlerinin kurulmasý. Bu çarpýk finansman biçiminin deð iþ tirilmesi amacýyla.

.133 .

Genellikle. Ülkemizde yatýrým projelerinin orta ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi. iþletmelerin iþ hacmi geniþledikçe ve kredili satýþlar arttýkça yükselen net iþletme sermayesi ihtiyacý. Öte yandan. Uzun vadeli krediler. yatýrýmýn maliyeti normal olarak yýllýk gelirinin üzerindedir. iþletme tarafýndan ödünç olarak alýnan kredi için ödenecek faiz oraný da gözönüne alýndýðýnda. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir. bir giriþimci yaptýðý harcamalara eþit düzeyde bir geliri saðlamayý ayný dönem boyunca bekleyemez. Ýþletmelerin özkaynak yetersizliði. arazi ve bina satýn alýnmasýgibi. faydalarý uzun bir döneme yayýlabilecek olan harcamalarda da bulunurlar. Uzun vadeli krediler. anonim þirketlerin sermaye artýrýmý ve hisse senedi çýkarmada karþýlaþtýðý güçlükler. kurulu olaný geniþletmek. orta vadeli taleplerini de artýrmaktadýr. sözgelimi teçhizat. ülke ekonomisi açýsýndan neden önemlidir? . ek tesis açmak ve mevcut tesisleri modernize etmek amacýyla açýlan kredilerdir. Zaten. Ancak. teþvik belgeli yatýrým kredisi ve teþvik belgeli iþletme kredisi gibi türlere de ayrýlmaktadýr. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn faaliyet alanýna girer. yeni tesis kurmak. ister iþletme kredisi isterse yatýrým kredisi olsun.. baþta merkez bankasý olmak üzere kamu sermayeli ihtisasbankalarý ile diðer mevduat ve ticaret bankalarý vermektedir. önemli sorunlarý da beraberinde getirmektedir. orta vadeli krediler teþvik belgesine dayandýrýlmýþ olup olmadýðýna göre. Buradan hareketle. Belli bir maliyeti sözkonusu olan yatýrýmlarýn yaþam süresi de uzundur. . Yatýrým kredileri. iþletmeler banka kredilerine baþvurarak finanse ettikleri normal üretim harcamalarýnýn yansýra. Bütün orta vadeli krediler. yapýlacak ödemelerin uzun bir zaman alacaðý ortaya çýkar. sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý ve tahvil arzýndaki sýnýrlar bu sorunlar arasýnda sayýlabilir. kapasiteyi artýrmak. Öte yandan. mikro düzeydeiþletmelerin makro düzeyde de ulusal ekonomi nin üretim potansiyelininharekete geçirilmesinde uzun vadeli kredi ihtiyacýnýn son derec e önemli olduðu söyenebilir. Buna karþýlýk. Ancak. sýnai iþletmelerin döner sermaye açýklarýna yönelikolarak açýlan kredile n iþletme sermayesi ihtiyacý kýsa sürelidir. iþletmelerin bu çeþit harcamalarýna yatýrým harcamalarý veya sabit sermaye harcamalarý adý verilmektedir. iþletme kredisi nedir? Ýþletme kredileri. Türkiye'de bu bankalarýn kaynak yetersizliði nedeniyle sözkonusu kredileri.

ekonomik koþullar nedeniyle sözkonusu bankalar zamanla sýnai ve ticari iþtiraklere yönelmek durumunda kalmýþlardýr. Bazý þirketler bankalardan saðladýklarý kredileri geri ödemede güçlüklerle karþýlaþýrlar. esas itibariyle ticari bankalarýn iþlevleri ve fon kullaným alanlarý arasýnda saymak mümkün deðildir. .134 . . Bankalar niçin iþtirakte bulunurlar? Bu geliþmenin belli baþlý nedenleri þöyle özetlenebilir: . Bankalar açtýklarý kredilerin güvenliði bakýmýndan. bazen siyasi nedenlerle bazen de þirketi çalýþabilir hale getirebilmek amacýyla ortaklýk payýna dönüþtürülmektedir. Ancak.Ýþtirakler ? . özellikle kamu bankalarý tarafýndan verilen kredi miktarlarý. Bankalarýn iþtiraklerini. Böyle durumlarda. borçlu þirketlerin mevcut durumunu ve faaliyetlerini yakýndan izlemek isterler.

Çok ortaklý þirketler bazý dönemlerde ek finansman kaynaðý saðlamakta güçlük çekerler. ticari bankalar aktiflerinin reel deðeri ni korumak için. kamu yatýrýmlarý dýþýndaki yatýrýmlarý ya aile þirketlerinin tasarruflarý ya da ticaret bankalarýnda biriken fonlar aracýlýðý ile finanse edilmektedir. Türkiye'de de büyük holdinglerin bir veya birkaç bankaya sahip olmak için çalýþtýklarý görülmektedir. . daha az banka iþtiraki bulunan þirketlere ait hisse senetleri ise tahvil ve hisse senetleri cüzdaný hesabýnda gösterilmektedir. topladýklarý mevduatlarý kendi þirketlerine yönlendiren aile bankalarýna da rastlanmakta. Geliþmekte olan ülkelerde örgütlenmiþ sermaye piyasasýnýn yeterince geliþmemiþ olmasý nedeniyle. Bu yola gönüllü de gidilebilir. Bu nedenle. daha sonra da bankanýný topladýðý fon kaynaklarýný kendi amaçlarý doðrultusunda kullanmaktýr. Genel olarak. tahviller faiz getirisi saðlamakla birlikte. . Ticari bankalarýn aktiflerindeki devlet tahvilleri ve hazine bonolarý önemli miktarlara ulaþmaktadýr. özellikle fiyat artýþlarýnýn hýzlý olduðu dönemlerde iþtirak portföylerini geniþletme yoluna giderler. Oysa hisse senetlerinde durum farklýdýr. Genelolarak. kendileri için kârlý iþtiraklere katýlma imkânýný saðlamaktadýr. Ýþtirakler hesabý fiyat artýþlarýndan ayný oranda olumsuz yöndeetkilenmezler. Bankalarýn kaynak kullanýmýnýn güvenliðini düþünerek aldýklarý böyle bir önlem. bir bankayý sermayelerine ortakalarak finansman sorununa çözüm bulmaya çalýþýrlar. bu gibi uygulamalar ise bankalarýn holdingler arasýnda paylaþýlmasýna yol açmaktadýr. Bu arada. Menkul Kýymet Plasmanlarý Bankalar. kre di talebinin düþük olduðu ya da devletin bütçe açýklarýný iç borçlanmayla finanse ettiði dönemlerde bankalar tahvil satýn alabilirler. enflasyon oraný kadar ana para kaybýna neden olmaktadýr.. Burada amaç. . Sermayesinde%15'den fazla banka iþtiraki bulu nan þirketlere ait hisse senetleri iþtirakler hesabýnda. Buna göre. fon kaynaklarýnýn bir bölümünü tahvillere ve hisse senetlerine yatýrabilirler. devlet de zorlayabilir. önce bir bankanýn hisse senetlerini toplayarak yönetsel ve parasal gücü kontrol altýna almak.

piyasada panik yarataraktahvil fiyatlarýnýn aniden düþmesine y ol açabilir. Bunlar. MerkezBankasý. Öte yandan. Böylece. T. tahvillere yapýlan plasman. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta incelemek mümkündür. bankalarýn bazý dönemlerde piyasaya büyük miktarda tahvil arzederek bunlarý paraya çevirmek istemeleri. mevduat ve ticaret ba rý ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr.C. . bankalar açýsýndan olduðu kadar genel ekonomi açýsýndan da yüksek risk doðurur. Bu durum. kredi talebindeki dalgalanmalarý karþýlamaya yardým eder.Ekonomide kredi talebi arttýðý zaman da ellerindeki tahvil stokunu nakde dönüþtürerek kredi imkanlarýný artýrabilirler. Geleneksel olarak bankalar ellerindeki fon kaynaklarýnýhangi alanlarda kullanýrlar? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ YAPISI ? Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý.135 .

tahviller. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. bilançosunun aktifinde yer alan altýn ve döviz stoklarý. Merkez Bankasý Türk banka sisteminde nihai ödünç verici kurum niteliðinde olan Merkez Bankasý'nýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.2 11. Kalkýnma ve Yatýrým Bankalarý ? Türk banka sisteminde özel bir yeri bulunan kalkýnma ve yatýrým bankalarý. Hazine'ye açýlan krediler.2 3.0 3. kamu idarelerinden olan alacaklar. Bu bankalarýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.6 1990 47. daðýtýlmayan hesaplar içerisinde yer alan döviz ve efektif mevcutlarý. orta ve uzun vadeli iþletme ve yatýrým kredileri ile iþtirakler þeklinde fon transfer etmek amacýyla kurulmuþlardýr. iþtirakler ve sabit kýymet alýmlardýr. iþtirakler.T. çeþitli kesimlere açýlan krediler. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar.4 . gayrimenkuller ve çeþitli alacaklardýr.1 Türkiye'de Bankalarýn Fon Kulanýmýnýn Gösterdiði Geliþmeler Yýllar Kredilerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Ýþtiraklerin Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) Menkul Kýymetlerin AktifToplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 42.3 1991 42.7 11. mevduat ve ticaret bankalarý tarafýndan finanse edilemeyen yatýrým projelerine.C. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarýn fon kullanýmlarýnýn yapýsýnasýl bir görünüm arzetmektedir? TÜRK BANKACILIK SÝSTEMÝNDE FON KULLANIMININ SON YILLARDA GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmeler þu þekilde özetlenebilir: Tablo: 8.2 10.4 2. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. Mevduat ve Ticaret Bankalarý Türkiye'de finans sisteminin en güçlü ve yaygýn fon akým kanalýný oluþturan mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir.

8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).3 10. .3 2.136 .1992 40. Bankalarýmýz Yýllýk Raporlarýndan yararlanýlarak hesaplanmýþtýr.

Özellikle 1984 yýlý sonrasýnda. bankalarýn tüketici kredilerine giderek daha büyük bir pay ayýrdýklarý görülmektedir. .2 Türk Bankacýlýk Sisteminde Menkul Kýymetler Cüzdanýnýn Bileþimi Bankalarýn Menkul Kýymetler Cüzdaný (%) 1989 1990 1991 1992 Kamu Kesimi 90. Öte yandan.6 90. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payý bazen artýþ kaydederken bazen de düþüþ göstermiþ. Bankalarýn menkul kýymetler cüzdanýnýn bileþimi gözönüne alýndýðýnda ise. öte yandan 1980'lerde mevduat munzam karþýlýk oranlarýnýn tedricen düþürülmesi sonucu TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payý gerilemiþtir. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payý sürekli olarak azalmaktadýr. kamu menkul kýymetleri talebinin çoðunlukla bankalardan geldiði söylenebilir.1 Özel kesim 9. Kamu kesiminin finansman açýklarý büyüdükçe. .? . Buradan hareketle. ilk olarak özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payýnýn son yýllarda önemli ölçüde gerilediði görülmektedir. kamu kesiminin aðýrlýðý ortalama olarak %90 civarýndadýr. Tablo: 8. bankalarýn menkul kýymetler stoku da artýþ göstermiþtir. Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýn son yýllarda gösterdiði geliþmeler nelerdir? TÜRKÝYE'DE BANKACILIK SÝSTEMÝ KAYNAKLARININ KULLANIMINDA KAMU VE ÖZEL KESÝM AYIRIMI Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda kamu ve özel kesim ayýrýmýna bakýldýðýnda. Buna karþýlýk.3 5.2 87.4 9.7 94.8 12. ancak genel olarak belirgin bir trend izlemeyerek bilançonun nispi olarakönemsiz kalemleri arasýnd a yer almýþtýr. Bu duruma zaman içindehýzla yükselen iç borç s yol açtýðý belirtilmelidir. özel kesime açýlan kredilerin payýnda da bir gerileme vardýr. Özel kesimin ihraç ettiði menkul kýymetlerin toplam içindeki payý hâlen önemsiz bir düzeydedir. kambiyo rejiminin serbestleþmesine paralel olarak bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydana gelmiþtir. .9 . Bir yandan mevduatýn toplam yükümlülükler içindeki payý giderekazalmýþ. .

Kaynak:TCMB Üç Aylýk Bültenleri. bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kullanýmýnda maliyet unsurunun dolayýsýyla özel sektörün dýþlanma derecesinin önemli bir göstergesiolabilir. . Çeþitli Sayýlar ! Mevduat bankalarýkredilerinin kamu ve özel kesim arasýndaki daðýlýmý.137 . Özel sektörün alarýkredilerinden aldýðýpay gerilerken. kamu sektörünün de kredi kullanmak yoluyla bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýtercih etmediði gözlenmektedir.

8 10.4 0.6 67.1 15.6 75.7 9. ancak daha sonra bu bankanýn giderek asli fonksiyonlarýna dönmesi sonucunda kredi stokundaki payýnýn da düþmeyebaþladýðý ve çoðunlukla kamu kesimini kredilendirdiði görülmektedir.138 .2 3.8 1.0 100. 0.1 Özel Kesim 76.0 0.2 0.9 79.2 6.1 10.4 MERKEZ BANKASI 8.9 66. 0. mevduat ve ticaret bankalarýnýn toplam kredi stoku içindeki payýnýn 1980'li yýllara göre önemli ölçüde arttýðý. ---MEVDUAT BANKALARI 83.1 Banka Dýþý Mali Kur. BANK.3 1.0 11.3 0.0 14. Sözkonusu dönem boyunca.2 0. Öte yandan.7 5.7 KAL.Tablo: 8.4 12.0 100. Merkez Bankasý'nýn 1980'li yýllarda adeta bir yarý ticari banka gibi çalýþtýðý için toplam kredi stokundaki payýnýn yükseldiði.0 Kamu Giriþimleri 1.7 Banka Dýþý Mali Kur.7 4.2 0.9 Kamu Yönetimi 6.0 4.2 0.7 8.9 5.3 77.1 Kamu Yönetimi 6. 8.8 Kamu Giriþimleri 1.6 3.7 6.6 73.8 87.6 Kamu Giriþimleri 6.0 100. kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn toplamkredi stoku içindeki payý da gerileme kaydetmiþtir.3 7.7 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.9 1. ancak 1991 seçimleriyle hükümetinMerkez Bankasý kaynaklarýný tekrar yoðun olarak kullanmaya baþlamasý ve özel sektörün kredi imkânlarýnýn hem yüksek finansman maliyetleri hem de miktar kýsýtlamalarý nedeniyle daralmasýna paralel olarak.0 6.0 Kamu Yönetimi 12.2 3.4 Kamu Giriþimleri 10.3 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredi Stokunun Daðýlýmý (%) 1989 1990 1991 1992 TOPLAM 100.1 Özel Kesim 70. Türkiye'de bankacýlýk sistemi kaynaklarýnýn kamu ve özel kesim? arasýndaki kullanýmýne gibi er göstermektedir? .9 6. (1990 -1993) 1980-1995 döneminde toplam kredi stokunun bankacýlýk sistemi içindeki daðýlýmý incelendiðinde ise.1 17. bir miktar gerilediði izlenmektedir.5 73.5 0.5 17.3 Banka Dýþý Mali Kur ---Özel Kesim 6.8 9.1 Banka Dýþý Mali Kur.4 5.9 8.3 4.6 73.0 Kamu Yönetimi --0.VE YAT.

8 15.3 4.2 20.7 Tasnif Edilemeyen 14.2 27.TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN SEKTÖREL DAÐILIMI Tablo: 8.8 Sanayi 44.4 Ýç Ticaret 6. tarým ve sanayi gibi üretken sektörlere yönelen kredilerin payýnda ciddi düþüþler görülürken.9 22.4 20. ülkemizdeki bölgeler arasýnda önemli geliþmiþlik farklýlýklarýnýn bulunduðunu açýk bir þekilde göstermektedir.6 Dýþ Ticaret 5.6 11.3 19. geri kalmýþ bölgelerin toplam kredi hacmi içindeki payý %20'ler civarýndadýr (Bkz.2 19. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmýna bakýldýðýnda.5 Ýnþaat. Banka kredilerinin bölgesel daðýlýmdaki dengesizlik.7 0.9 14. ulaþtýrma ve turizm sektörlerine verilen kredilerin oransal payý yükselirken.9 Küçük Esnaf ve Sanatkâr 3.5 26. iç ticaret. ihracat kredilerinde önemli artýþlar kaydedilmektedir.4 15.5 22.7 13.5 2.7 Ýhracat 3.8 1.9 3.5 3. (1981 -1991) . Türkiye'de banka kredilerinin sektörel daðýlýmýnasýl bir görünümarzetmektedir? Türkiye bankacýlýk sisteminde kredilerin sektörel daðýlýmýna bakýldýðýnda.1 20. tablo 8.4 1.1 12. Ulaþtýrma ve Turizm 4. 1991 yýlý itibariyle %80'lere yaklaþmaktadýr.4 14.8 3.4 Türk Bankacýlýk Sisteminde Kredilerin Sektörel Daðýlýmý (%) SEKTÖRLER 1980 1983 1987 1989 1990 Tarým 21.6 18.0 13.0 Ýthalat 1. inþaat. TÜRKÝYE'DE BANKA KREDÝLERÝNÝN BÖLGESEL DAÐILIMI ! ? Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir.7 32.139 . ülkemizin en geliþmiþ üç bölgesinin toplambanka kredileri içindeki payý.1 3.0 5.5 0.7 0. Türkiye'de banka kredilerinin bölgeler arasýndaki daðýlýmýnasýl bir görünüm arzetmektedir? .5). Sözgelimi. kredilerin daha çok geliþmiþ bölgelerde yoðunlaþtýðý görülmektedir.9 18.1 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.5 15.5 1. Öte yandan. küçük esnaf ve sanatkârlaradönük ihtisas kredilerinin toplam kredi stoku içind ayýnda kayda deðer bir deðiþiklik olmamýþtýr. Buna karþýlýk.3 13.8 17.

.

4 2. Sözgelimi.1 1.7 100.8 0.4 37.0 6. (1981 -1991) TÜRKÝYE'DE TÝCARÝ KREDÝLERÝN GÖSTERDÝÐÝ GELÝÞMELER 1980 sonrasý dönemde.5 2.4 100.3 1.0 1.8 12.5 0.6 100.1 12.5 11.7 11.6 11.8 6.0 Kaynak:TCMB Yýllýk Raporlarý.0 1989 26.1 1.5 0.Tablo: 8.8 1.8 38.8 6.5 38. 1981 yýlýnda ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý %34. bir yýl içinde sözkonusu pay iki katýndan fazlasýna çýkmýþ . ticari krediler olmuþtur.0 1990 25.0 11. Türk bankacýlýk sisteminde toplam kredi hacminin en önemli bileþeni.1 iken.0 1991 26.8 0. 5 Türkiye'de Banka Kredilerinin Bölgesel Daðýlýmý (%) BÖLGELER Orta Kuzey Ege Marmara Akdeniz Kuzey Doðu Güney Doðu Karadeniz Orta Doðu Orta Güney Toplam 100.4 2.

8 84.3 olmuþtur.2 72. bankacýlýk sektörünün bütünü açýsýndan ciddi bir tehlike oluþturmuþtur.3 14. Yine bu dönemde. ticari kredileri olumsuz yönde etkilemiþtir.7 85. Ekonominin 1987 yýlýndan itibaren yüksek faiz.5 82. Tablo: 8. .6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1990 -1994).1 Toplam KredilerÝçindeki Payý 71. 1986 yýlýna kadar istikrarlý bir geliþme süreci izlemiþtir. Kredi maliyetlerinin artmasý ve ekonomik canlýlýðýn azalmasý.5 17. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir. Kýsa vadeli kredilerin büyük bölümünü oluþturduðu toplam ticari krediler.3 72.5 75.ve %72. tahsili gecikmiþ alacaklar ve batýk kredi sorunu. 6 Türk Bankacýlýk Sisteminde Ticari Kredilerin Kompozisyonu (%) Yýllar 1989 1990 1991 1992 1993 Kýsa vadeli 76.140 .5 84.9 Orta ve Uzun Vadeli 23.6 75.5 15.2 15. hem þirketlerin kredi taleplerinin düþmesine hem de bankalar açýsýndan kredilerin geri ödememe riskinin artmasýna ve buna paralel olarak da bankalarýn ticari kredi açmakta isteksiz davranmalarýna yol açmýþtýr. düþük büyüme hýzý ve yüksek enflasyon dönemine girmesi.

4 25.3 1.7 KÝT 3. hem bankacýlýk sistemine riski düþük olan plasman biçimini saðlamýþ.7 1992 11.0 Kaynak: TCMB Üç Aylýk Bültenleri. Tablo: 8.! ! Bankalar.9 40.6 Özel Firmalar 22. Öte yandan. hem de makro ölçekte durðunluða giden ekonomide toplam talebi canlandýrmýþtýr.141 . kaynaklarýnýyeni bir finansal ürüne plase ederek çözüm bulmuþlardýr. 7 Türk Bankacýlýk Sisteminde Tüketici Kredilerinin Toplam Kredi Hacmi Ýçindeki Payý(%) Yýllar Tüketici Kredilerinin Payý (%) 1990 10. ticari kredi piyasasýndaki durgunluða ve artan risk sorununa.2 24.8 9. Bu ürün.6 1.3 1.0 36. Yýllýk Raporlarýndan türetilmiþtir.1 1991 9. hanehalký ile tarým kredi ve tarým satýþ koope ratiflerinden oluþan diðer özel sektör birimleri. tüketici kredileridir.7 Banka Dýþý Mali Sektör 1.0 1.5 Kamu Yönetimi 2.0 4.2 3. çeþitli sayýlar ?Türkiye'de ticari kredilerin gösterdiði belli baþlýgeliþmeler nelerdir? . ticari kredilerin bankalarýn aktif toplamý içindeki payýnýn genel olarak dalgalý bir seyir izlediði görülmektedir.5 26. 1989 yýlýnda birkaç büyük bankanýn öncülüðü ile baþlatýlmýþolan tüketici kredileri uygulamasý. Bankalarýn en büyükticari kredi müþteri grubu özel firmal nu sýrasýyla.5 Diðer Özel Sektör 8.3 42. 8 Türkiye'de Ticari Kredilerin Bankalarýn Aktif toplamlarý Ýçindeki Payý(%) Aktif Toplamý Ýçindeki Payý (%) 1989 1990 1991 1992 TÝCARÝ KESÝM 38.1 2.7 2.8 6.8 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliði (1991 -1994).5 1993 15.4 1. Tablo: 8. KÝT'ler. kamu yönetimi birimleri ve banka dýþý mali sektör kuruluþlarý izlemektedir.9 7.

krediler. Bu yolla bankalar. T. ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Kalkýnma ve yatýrým bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý ise. KÝT kredileri ve bankalara kullandýrýlan reeskont kredileridir. iskontolu krediler (satýcý kredisi ve banka kredisi). iþtirakler ve sabit kýymet alýmlarýdýr. Hazine'ye açýlan krediler. orta ve uzun vadeli olmak üzere üç kýsýma ayrýlýr. iþtirakler. iþtirakler ve menkul kýymet plasmanlarýdýr. ipotek kredisi ve borçlu cari hesap kredisi) ve özel uygulamalar (kampanya kredileri. bankalarýn bir baþka fon kullaným alaný ise menkul kýymet plasmanlarýdýr. Kýsa vadeli kredi türleri arasýnda. çeþitli kesimlere açýlan krediler. ellerindeki fonlarý ekonomik koþullar nedeniyle zaman zaman sýnai ve ticari iþtiraklere yönelterek de kullanabilmektedirler. topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak. ithalat ve ihracaat kredisi ve devlettahvili satýn alýmý) sayýlabilir. 5 yýldan fazla vadeli yatýrým ve tesis kredileridir.C.Özet Bankalar. Sorular 1. Krediler vadelerine göre kýsa. daðýtýlmayan hesaplar içinde yer alan döviz veefektif mevcutlarý. Bankalar. kamu idarelerinden olan alacaklar. sýnai kuruluþlara açýlan iþletme ve yatýrým kredileri. altýn ve döviz stoklarý. Bankalarýn fon kullanýmý üç grupta toplanabilir. Bir banka bilançosundafon kaynaklarýnýn kullanýmý. mevduat ve ticaret ban ile kalkýnma ve yatýrým bankalarýdýr.C. Kýsa vadeli krediler. gayr r ve çeþitli alacaklardýr. özel ve kamu kesiminin çýkardýðý tahvillere yapýlan yatýrýmlar. vadesi 1 ile 5 yýl arasýnda bulunan iþletme ve yatýrým kredileridir. Bunlar. vadesi en çok 9 ay veya 1 yýl olan ticari kredilerle. Öte yandan. Türk bankacýlýk sisteminde yer alan bankalarý. varant. fonkaynaklarýnýn bir bölümünü tahville isse senetlerine yatýrmaktadýrlar. kefalet karþýlýðý açýlan krediler. röpor. Merkez Bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý. iþletme kredileridir. Baþkalarýnýn fon kullanýmý açýsýndan aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? a. fon kullanýmlarýnýn yapýsý bakýmýndan üç grupta toplamak mümkündür. Uzun vadeli krediler ise. Orta vadeli krediler. tahviller. MerkezBankasý. kiþisel krediler (senetlerle yada mall arla teminata baðlanmýþ avanslar. Bunlar. dýþ ticaret kredileri (akreditif ve akseptans). b lançonun aktifinde yer alýr. T. açýk kredi. Merkez Banka'sýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý. Bankalar topladýklarý fon kaynaklarýnýn tamamýný kredi olarak . Mevduat ve ticaret bankalarýnýn belli baþlý fon kullaným alanlarý.

c. . e. b. Bankalar topladýklarý fonlarý çeþitli þekillerde kullandýrarak reel kesimi yönlendirirler.142 . d. Bankalar mevduat karþýlýklarýný Merkez Bankasýnda tutarlar. Bankalar ülke ekonomisindeki üretim faaliyetlerini finanse ederler. Banka bilançosunda fon kaynaklarýnýn kullanýmý bilançonun aktifinde yer alýr.verebilir.

d. Aþaðýdakilerden hangisi bankalarýn fon kullaným alanlarýndan deðildir? a. mevduat ve ticaret bankalarýnýn fon kullaným alanlarýndan biridir? a. Krediler b. Hazineye açýlan krediler c. e. Ýþtirakler e.143 . Aþaðýdakilerden hangisi. TL rezervlerinin toplam aktif içindeki payýnýn gerilemesi. b. d. Türk bankacýlýk sisteminde. özel sektör kredi stokunun mevduat bankalarý aktif toplamý içindeki payý. Menkul kýymet plasmanlarý d. 1980'li yýllarýn baþýna göre önemli ölçüde artmýþtýr. Türkiye'de banka kredilerinin bölgelerarasý daðýlýmý. . Aþaðýdakilerden hangisi Türk bankacýlýk sisteminde fon kullanýmýnýn son yýllarda gösterdiði belli baþlý geliþmelerden biri deðildir? a.2. b. ulaþtýrma ve turizm'e verilen kredilerin payý yükselmiþtir. önemli ölçüde dengesiz bir görünüm arzetmektedir. 5. c. Özsermaye c. Türk bankacýlýk sisteminde ticari kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payý. Merkez bankasý nezdinde tutulan mevduat munzam karþýlýklarý d. Bankalarýn toplam aktifleri içinde kredilerin payýnýn sürekli olarak azalmasý. son yýllarda tarým ve sanayi gibiüretken sektörlere yönelen lerin payýnda önemli artýþlar olmuþ tur. Bankalarýn döviz varlýklarýnda önemli bir geniþleme meydanagelmesi. Ýskonto 3. Menkul kýymet stokunun artýþ göstermesi. Bankalara kullandýrýlan reeskont kredileri e. inþaat. son yýllarda önemli ölçüde gerilemiþtir. Bankalarýn iþtirakler ve sabit kýymetlerinin toplam aktifler içindeki payýnýn ciddi biçimde düþmesi. Ýç ticaret. Aþaðýdaki ifadelerden hangisi yanlýþtýr? a. c. Altýn ve döviz stoklarý b. e. Emisyon 4. Türkiye'de.

100 Soruda Türkiye'de Bankacýlýk. 19801995. Türkiye'de Kamu Maliyesi. TOPRAK. Ýstanbul. Ezgi kitabevi Yayýnlarý. EYÜPGÝLLER. Öztin. Servet. Mustafa. MPM. 1992. Gerçek Yayýnevi. Cem. Ankara. SPK Yayýn No:17. Oktar. EKÝNCÝ. ÇIKRIKÇI. . YILDIRIM. Ýlker. Para. 1995. Ankara. Ankara. Sevil ve ALTUN. Metin. 1992. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988).144 . Banka ve Finansal Piyasalar.Kaynakça AKGÜÇ. Finansal Yapý ve Politikalar. PARASIZ. 1993. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. ÖNDEN. Ýstanbul. Bursa. Tarih Vakfý yurt yayýnlarý. Oðuz.. Ýzzettin. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. 1979. 1996. TÜREL. Nazým ve SOMEL. Çaðdaþ Banka Ýþletmeciliði.

diðer ünitelerle de iliþki içindedir.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Ünite sonunda yeralan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 9 Bankacýlýkta Yönetim ve Performans Bu Ünitede. Bu ünitede iþlenen konular.. Daha önceki ünitelerde banka aktiflerinin. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. anlamanýzý kolaylaþtýracaktýr. Bu nedenle üniteyi iyi kavramanýz için metinde belirtildiði gibi.145 . Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitede ticari bankalarýn aktif ve pasif yapýlarýný etkileyen gerek kuramsal gerekse uygulamayla ilgili etmenler incelenmiþtir. ilgiliünitelere de göz atman gerekecektir. pasiflerinin ve sermaye hesaplarýnýn bileþimini inceledik. Bu ünitede bankalarýn aktif ve pasif yönetimi aracýlýðýyla kazançlarýný arttýrma çabalarý üzerinde duracaðýz.. üniteyi tekrar inceleyerekbunlarýn nedenlerini öðrenm .. Bu þekilde çalýþmanýz.

bu sýrada kendilerini güvenceye almak isterler. Ancak rekabet koþullarýnýn aksadýðý ülkemizde. ? . Bu yönüyle ticari banka sisteminin baþarýsý. kazanç ve kârlarýný nasýl artýrabilirler? Akla ilk gelecek çözüm. bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadýrlar. kâr amacý güden kuruluþlardýr. Öte yandan. Normal koþullarda rekabetçi bir endüstri yapýsý içinde yer alan bankalarýn.BANKACILIKTA BÝR ÝKÝLEM: KAZANÇ MI? LÝKÝDÝTE MÝ? . Ticari bankalar. Son bir seçenek de bankalarýn aktif portföyünü deðiþtirmeleri yani bankalarýn aktif yöntemlerini iyileþtirmeleridir. O halde ticari bankalarýn bilanço pasiflerinin büyük bölümü. Bankalar bir yönden kârlarýný maksimize edecek þekilde davranýrlarken. Vadesiz mevduatlarýn bir özelliði de talep edildiklerinde ödenmesinin zorunluolmasýdýr. Bankalarýn kâr amacý güden birer firma olduðunu hatýrlarsak. maliyetlerini olabildiðince düþürdükleri düþünülebilir. . daha fazla yatýrým yapmak. bir yandan likidite ve emniyet. kýsa dönemde para otoritelerinin alacaklarý kararlara da baðlýdýr. talep edildiðinde ödenebilir olmalýdýr. Bankalar kazançlarýný artýrmak için daha fazla kredi vermek. onlarýn da daha fazla kâr elde etmek için paraya dönüþme hýzý az olan alanlara kredi vermemeleri veya yatýrým yapmamalarý gerekebilir. Bir ticari banka her an çekilebilir diye mevduatlarýn büyük bir kýsmýný para olarak kasasýnda tuttuðunda. ticari bankalarýn bilançolarýnýn pasiflerine göz attýðýmýzda. Tasarruf me duatlarý için de durum aynýdýr. bankalarýn maliyetlerini düþürmeleridir. Kârlýlýðý artýrmada diðer bir seçenek. daha aktif bir pasif yöntemi uygulamaktýr. paraotoritelerinin karþý nlarýný düþürme. bankacýlýk sektöründe maliyetler konusunda yeteri kadar çaba gösterilmediði söylenebilir. Bankalarýn kredi vermek için kullanabilecekleri ek fonlarý kýsa sürede saðlamalarý. Otoritelerce olanak saðlanmadýðýnda bankalar. büyük ölçüde kâr elde edemeyecektir. açýk piyasa iþlemleriyle devlettahvillerinin alým satýmý konusunda alacaklarý kararlar sonucu saðlanabilir. öte yandan da gelir ve kârlýlýk arasýnda bir denge kurmak zorundadýr. Bankalarýn kârlarýnýarttýrmak için kullanabilecekleri yöntemler nelerdir? Yukarýda deðindiðimiz gibi banka yönetimi. vadesiz mevduatlarýn oldukça kabarýk bir tutara ulaþtýðýnýgörürüz. Bir aktif kýymet ne kadar likitse getirisi o kadar azdýr. týpký diðer iþletmeler gibi.

dip (slump) ve geliþme (ekspansion) aþamalarýndan oluþmaktaydý.146 . "aktif yönetiminin" temel görevidir. 1960'lý yýllarda A. Ýkinci Dünya Savaþýndan önce.B. Hatýrlayacaðýnýz gibi bir konjonktür dönemi refah (boom).D. durgunluk (resesyon). Batýda. Ekonominin resesyon dönemlerindebirçok ticari banka oldukça aþý rezerve sahip olduðu için uzun vadeli .Aktif yönetiminin temel görevi nedir? Ýþte kârlýlýk için en az fedakârlýkla likidite saðlanmasý. ticari bankalar çoðu kez konjonktüre baðlý olarak aþýrý likidite pozisyonlarýný korudular. hisse senedi kaynaklarýndan veya kýsa ve uzun vadeli piyasalardan likidite saðlamaya yönelmiþlerdir. Bu dönemde bankalar. Buna karþýlýk. Bununla birlikte ticari bankalarýn ekonominin gereksinmelerine tam ters yönde hata yapmalarý da yaygýn bir durumdu. baþta olmak üzere batý ülkelerinde banka kârlýlýðýnda aðýrlýk "pasif yönetimine" geçmiþtir.

en fazla üç ay vadeli kredilerden oluþmalýdýr. prensip olarak kýsa vadeli. konjonktürün dördüncü aþamasý olan geniþleme dönemlerinde bu kez müþterilerin kredi taleplerini karþýlayabilmek için daha önceki yatýrýmlarýný oldukça aðýr sermayekayýplarýyla satmak zorunda kalmýþlardýr.tahviller ve oldukça likiditesi az (ikincil) aktifler satýn alarak. Yani krediler üretimin çeþitli aþamalarýndaki mal hareketlerini. dayanýklý tüketim mallarý ve spekülasyon gibi uzun vadeli amaç taþýyan krediler. Fabrika. Þimdi bunlarý inceleyelim. Ticari Kredi Kuramý. sürekli iþletme sermayesi. Örneðin stoklarý finanse etmek için verilen krediler. taþýmayý. Reel senet kuramýnedir? Bu kurama göre bankalarýn gelir getirici aktifleri. reel senet kuramý da denir. teçhizat. ya da Reel Senet Doktrini Ticari Kredi Kuramý'na göre ticaret kredileri kendi kendini ödemektedir. ? ? ? ? Bu þekilde oluþan zararlar. stoklamayý. daðýtýmý ve tüketimi finanse etmelidir. ayný dönemde uzun vadeli yatýrýmlardan elde edilen ek gelirleri önemli ölçüde aþmýþtýr. Banka mevduatlarý vadesiz veya buna benzer mevduatlardýr ve ticari bankalarýn bu tür pasiflerinin (mevduatlar bilançonun pasifinde gösterilir) talep edil- . Dolayýsýyla bu kredilerin reelkarþýlýklarý vardýr. gayrimenkul. kendi kendini ödeyen. bu görüþe göre ticari bankalar açýsýndan uygun sayýlmaz. Ancak bankalar. Bu yaklaþýmýn temel mantýðý þudur. çeþitli likidite kuramlarýnýn oluþmasýna ortam hazýrlamýþtýr. Ticari bankalarýn sermaye kaybýnýgöze almalarýnýn sebebi ne olabilir? BANKA YÖNETÝM FELSEFESÝNDE GELÝÞME Özellikle batý ekonomilerinde ticari bankacýlýk alanýnda edinilen deneyimler. firmalara döner sermaye ihtiyacýný karþýlamak amacýyla verilen. bunlarýn satýþlarýndan saðlanacak gelirle geri ödenecektir. Bu ma. daha fazla gelir saðlama yoluna gitmiþlerdir.

diðinde ödenir durumda olmasý gerekir. Bankalar ticari kredi prensibini neden uzun süre uygulayamamýþlardýr? Bununla birlikte. davranýþlarýný deðiþtirmek ve piyasanýn gerçeklerini kabul etmek zorunda kaldýlar. hangi yatýrým alanlarýiçin uygun deðildir? Ticari bankalar ticari kredi kuramýnýn prensiplerini uzun süre izleyememiþlerdir. Eksikliklerin anlaþýlmasý bu doktrinin terk edilmesine neden oldu. Ticari kredi kuramýnýn temel hatasý. krediyi ödünç alanlarýn isteklerine göre arz etmek zorundaydýlar. uygulama güçlüðüdür. kuramsal eksiklikler de taþýyordu. ipotek. kuramýn eksikliði deðil. Bunun nedeni. Þöyle ki. ticari kredi (reel senet) kuramý.147 . eðer bankalar rekabetçi bir ortamda iþ yapmak zorundalarsa. Firmalar bankalardan özellikle büyük kredi. Ticari kredi kuramýna göre. uzun vadeli iþ kredileri talepediyorlardý. vadesiz mevduattan oluþan fon kaynaklarý. Bunun sonucu olarak bankalar. hiç bir kredinin kendi kendini .

Gerçek olan ise bir kredinin geri ödenmesinin bir baþka kredinin baþka birisine açýlmasýna baðlý olarak gerçekleþmesidir. bir perakendecinin mallarý için aldýðý krediyi geri ödeme kabiliyeti. kýsa dönemde otomatik olarak kendi kendini ödeyen aktiflerden. likiditeninkaynaðý. Federal Rezerv sisteminin (A. A. Bu kredilerin büyük bir kýsmý ticari nitelikli deðildi.D. Bu kuram. tahvilat portföyüne kaymýþtý. sürekli olarak bir ödünç alandan diðerine kaydýrýlmaktadýr. ticari kredi kuramý. tek bir bankayla banka sistemini birbirindentam olarak ayýrmakta baþarýsýz kalmaktadýr. tüm banka sistemi açýsýndan ayný þeyi savunamayýz. ? Ticari kredi veya reel senet kuramýnýn kuramsal eksikliði nedir? Ayrýca.otomatik olarak geri ödeyemeyeceðiydi. Merkez Bankasý) kuruluþundan hemen sonra. Kredinin her koþulda kendi kendini ödeyebilirdurumda olmasý için ödünç verenler ve ödünç alanlarýn yanýsýra bir üçüncü grubun yani tüketicilerin istenen ölçüde satýn almada bulunacaklarýna iliþkin bir güvence olmalýdýr. Bu iktisatçýlar dikkatleri.B. Ancak. bir kredinin geri ödenmesi çoðu kez bir baþka kredinin açýlmasýný gerektirebilir. müþterilerine açacaðý tüketici kredilerini yaygýnlaþtýrmasýna baðlý olabilir. mallar tüketicilere baþarýlý bir þekilde satýlamazsa kredilerin otomatik olarak geri ödenme durumu olmayacaktýr. Ayrýca satýlabilme özelliðine sahip olmasý nedeniyle. kredi portföyünden. endüstri þirketlerine sürekli verilen finansman kredilerini oluþturuyordu.B. geriödeme gerçekleþmemektedir. Ancak. Þöyle ki. hayali bir kendi kendini ödeme varsayýmý söz konusu olabilir. Tüm banka sistemi açýsýndan durum deðerlendirildiðinde. bu mallarýn tüketicilere satýlmasý durumunda elde edilecek hasýlatla otomatik olarak geri ödenebileceðini varsaymaktadýr. ? Ticari kredi kuramýnýtanýmlayacak varsayýmlardaki yanlýþlýklar nelerdir? Deðiþtirilebilirlik Kuramý . bazý iktisatçýlar geleneksel kredi kuramýna karþý çýktýlar. geniþ bir vade çeþidi gösteren tüm cari banka aktiflerine çektiler. örneðin bir perakendeciye mal almasý için verilen kredilerin. Bir bankacý için verilen kredinin likiditesi yüksek görünebilir. Bunlarýn çoðunu. Çünkü. Ticari kredi kuramýnýn hem kuramsal hem de uygulamadaki eksiklikleridaha gerçekçi görüþleri eliþtirilmesine ortam hazýrlamýþtýr.D. Böylece bu kredilerin herbirifarklý kiþiler arasýnda ve farklý bankalarda dikkate alýndýðýndan bunlar arasýnda açýk bað olmaksýzýn. Böylece geri ödeme yükü . Buradan þu sonuç çýkmaktadýr. Deðiþtirilebilirlik kuramýnedir? .

148 . Üstelik müþteriyi rahatlatmak için çoðu kez yenilenmektedir. Verilen bu tür kredilerde nakit akýmlarý ne süreklidir ne de iktisadi konjonktürün neden olduðu finansal krizlere baðlanabilir.Banka likiditesinin deðiþtirilebilirlik kuramý þu þekilde özetlenebilir: . döner ve sabit sermaye ihtiyaçlarýný desteklemektedir. . tükenen banka rezervlerini canlandýrmak için kullanýlabilecek banka aktiflerinin en az güvenilir olanýdýr. Sadece mevsimlik kredi türleri vadelerinde geri ödenmektedir. sürekli olarak. Bu bakýmdan bir bankanýn müþterilerine verdiði bu tür krediler. Bu krediler vadelerinde her zaman geri ödenmemektedir. Bankalarýn iþletme kredilerinin büyük bir kýsmý.

Böylece likidite. kuramda ve uygulamada banka likiditesinin kaynaðý olarak kredi portföyünün yerini aldý. A. Özellikle bankalar açýk piyasa iþlemlerine konu oluþturan senet. gerektiðinde vadesinden önce diðer bankalara kaydýrýlabilecek önemli miktarda aktifi elde bulundurma þeklinde gerçekleþmektedir. Fakat tüm bankalar ayný . Deðiþtirilebilirlilik kuramý da. Bankalar kredilerin vadesinde dönmemesinden doðan likidite noksanýný görerek. Aktifler arasýnda en çok deðiþtirilebilir ve dolayýsýyla en fazla likitolaný tahviller ve h e senetleridir. tükenen rezervlerini takviye etmekiçin satarlar. Bu bonolar boldu ve hiçbir þekilde zarara neden olmaksýzýn hýzla satýlabilmekteydi. ? ? Deðiþtirilebilirlik tezini açýklayýnýz. Bunlarý gerektiðinde. kredilerin vadelerine güvenmek yerine.. müþterilerin ticari senetlerinden çok daha likittir. herkes ayný anda ayný likidite kanallarýný kullanmazsa çalýþabilir. vadelerinde otomatik bir nakit akýmýsaðlamaz. para piyasasý tahvilleri. birçok banka da ayný þeyi yapabilir.D. II. Hane halký veya þirketlerin satýn alma gücünün aþýlmamasý koþuluyla. Öte yandan özellikle 1929'larda A. Yani sadece bir banka ihtiyaç duyduðunda likidite saðlanabilir. Sabit sermaye finansmanýný temsil eden diðer banka kredileri. O halde normal zamanlarda sadece bir bankanýn bakýþ açýsýndan tahviller.'de çýkartýlan hazine bonolarý deðiþtirilebilirliði mükemmel bir likidite aracý olmuþtur. Bununla birlikte.B. borsalarda hemen nakde çevrilebilir. Hisse senedi ve tahvil.'de Hazine bonolarýnýn artýþý. . sabit sermaye üzerindeki haklarý temsil ettiðinden. pazarlanabilir tahviller gibi ikincil rezervler tutarlar. (Burada Merkez Bankalarýnýn ticari senetlerin nakde dönüþmesindeki rolleri düþünülmemektedir). deðiþtirilebilirliðe eþit sayýlabilir. müþterilere verilen ticari senet kredilerine göre ikincil rezerv olarak daha fazla güvenilir durumdadýr. Gerçekten de bunlar normal zamanlarda. Bu durumda minimum liki t rezerve ulaþma yolu. Dünya Savaþý döneminde.D. 1929 iktisadi krizinden dolayý güvenilir iþ kredisi verme olanaklarýndaki azalma dönemiyle çakýþmýþtý. pazarlanabilir hisse senedi ve tahvillerle teminat altýna alýnan krediler. transfer edilebilir. . uygulamada baþka yöntemlerle bankanýn likidite ihtiyacýný saðlama yollarýný ararlar.B.

ticari kredi kuramýnýn karþýlaþtýðý sorunlarla karþý karþýyadýr.anda hazine tahvili satmaya kalktýklarýnda. Bu nedenle deðiþtirilebilirlik kuramý da. Beklenen gelirler doktrini olarak bilinenbu kura m. Ancak yaygýn bir acil durum karþýsýnda çok sayýda bankanýn bir likidite kaynaðý olarak bu kurama güvenilemez.149 . Bu kuram da zorunlu olarak bir üçüncü kesimin eylemlerine güvenmektedir. bu kuram iþlemez ve tahviller satýlýp likidite saðlanamaz. Böyle durumlarda olsa olsa yalnýzca merkez bankasý. ? Deðiþtirilebilirlik kuramýhangi durumda iþlemeyebilir? Beklenen Gelir Kuramý Bankalara likiditenin nasýl saðlanacaðý konusundaki bir üçüncü görüþ 1948-1950'li yýllarda geliþtirildi. tahvil alýcýsý olarak bankalara likidite saðlamada yardýmcý olabilir. likidite kaynaðý olarak kredi portföyüne önceki itibarlý du .

Kuram. Ayrýca. "ticari kredi" kuramýnca savunulan kýsa vadeli iþletme kredileriyle tam bir zýtlýk göstermekteydi. Bankacýlar gelir getiren bütün aktifleri kabul ederken. beklenen gelir kuramý tüm kredileri kapsamamaktadýr. Ancak. Bu kurumda da krediler. aldýklarý krediyi geri ödeyebilecek potansiyel müþteriyi deðerlendirebilmesi için bir ölçüt geliþtirmiþtir. 1930 öncesi durumundan farklý olarak tüketici kredileri. bankalarýnýn portföylerinde. . bu kredilerin bileþimi. Krediler ödünç alanlarýn gelecekte elde edeceði gelirlerle geri ödenir. ödünç alanlarýn üçüncü kiþilerle yaptýklarý iþlemlerden elde ettikleri gelirlerle gerçekleþecektir. O halde. kendi kendini ödeyenkrediler deðildir. ipotek karþýlýðý krediler ve vadeli iþletme kredilerinden oluþmaktaydý. bankalarýn ellerinde tuttuklarý tahvillerin tutarý verdikleri kredilerden daha büyüktür. Bu gelirlerin pek çok kaynaðý vardýr ve bunlardan sadece bir kýsmý bu krediler tarafýndan finanse edilen iþlemlerle baðlantýlý olabilir.B. ipotek kredilerinin ve vadeli iþletme kredilerinin. kýsa sürede likiditeye dönüþtürme olanaðý yoktur. bu krediler takside baðlanarak geri ödenebilmekte ve böylece vadeleri dolunca ödenmelerindeki güçlük ortadan kaldýrýlabilmektedir. ? rumunu saðlamýþtýr. Ancak savaþ sona erince trend kendiliðinden tersine dönmeðe. Bu kredileri. Dolayýsýyla bankanýn likiditesine sürekli olarak katkýda bulunmaktadýr. acil nakit ihtiyacýnýn karþýlaþmasýnda yine de yeterli bir çözüm deðildir.D. Sonuç olarak söylenebilecek þey þudur.. ödünç verenlere. Bu k ilerin bankaya geri ödenmeleri. ödünç alanlarýn ne denli güvenilir olduklarýdýr. Dolayýsýyla bu tür krediler. her bir dolarlýk tahvile karþý 2 dolardan daha fazla kredi görünmekteydi. Beklenen gelirler kuramý . Bu kuramýn gerçekte açýkladýðý þey. Bütün bunlar olumlu açýklamalar olmakla beraber. Ancak bu. belli zaman aralýklarýna serpiþtirilmiþ kýsa vadeli krediler gibi sürekli nakit akýmý saðlamaktadýr.B. Ýþte beklenen gelir kuramý bu desteði saðlamýþtýr. Dolayýsýylabu krediler. Taksitli geri ödemeler düzenli bir likiditeakýmý saðlamaktadýr.D. 1970'li yýllarýn ortalarýnda A. kendilerini rahathissedebilmek için bir kurumsal destek ararlar. Beklenen gelir kuramýnedir? Deðiþtirilebilirlik kuramýnýn en parlak günleri olan savaþ öncesi dönemde. temelde kýsa vadeli iþletme kredilerinden farký kalmamaktadýr. banka kredileri hýzlý bir oranda artmaya baþlamýþ ve bankalarýn ellerindeki tahvillerin miktarýný aþmýþtýr. tüketici kendilerinin. Ekonomisindeki uygulamayý özetlemek yararlý olacaktýr. Kuram açýklamadan önce A.

bankalarýn kendi kendini ödeyen kredilerle ve likidite rezervleriyle ilgili geleneksel standartlar için . aslýnda banka likiditesiyle ilgili diðer kuramlarla rekabet etmekten çok onlarý tamamlar görünmektedir. pasif yönetimi denilen yeni bir kuramla devrim yapýlmýþtýr. Bu yeni kurama göre. Beklenen gelirler kuramýnýn ana çizgileri nelerdir? Pasif Yönetimi Kuramý 1960'lý yýllarda bankacýlýk alanýnda. Bu durumuyla beklenen gelirler kuramý. potansiyel ödünç alacaklarýn deðerlendirmesini yapmak için kullanýlabilecekleri bir kriter getirmekte ve zaman içinde bankaiçin fon akýmlarý çizelgesinin yapýlmasýna olanak saðlanmaktadýr.ödünç verenlere.150 .

Merkez Bankasý fonlarýndan ödünç alma. Çünkü. devredilebilen türde ve rekabetçi faiz oranýna sahip vadeli mevduatsertifikalarýnýn çýkarým olmuþtur. Bir bankanýn bilançosunun pasifinde yer alan vadesiz mevduat. özellikle pazarlanabilir mevduat sertifikalarýyla ilgili piyasanýn büyümesiyle kolaylaþmýþtýr.D. olmak üzere geliþmiþ ülkelerde. bir banka için en önemli rezerv para kaynaðý. . Bu ise oldukça güçtür. . Ülkemizde olduðu gibi diðer ülkelerde de faiz oranlarý konusundaki rekabet. Vadeli mevduat sertifikasý çýkartýlmasý. Pasif yönetimi kuramýnýn temel fikrini þöyle açýklayabiliriz. gerektiðinde rezerv likiditeler para piyasasýndan ödünç veya satýn alýnabilir.B. Sermaye belgeleri (Capital notes) satarak veya baþka yollarla sermaye fonlarýnýn artýrýmýdýr. Pasif yönetiminde inisiyatif kimdedir? Ek Pasif Yaratýmý Ýçin Bazý Kaynaklar ? Bir bankanýn ek pasif kalemi yaratarak rezerv elde etmede. Kýsa vadeli finansman bonosu çýkarýlmasý ve . vadeli mevduat diðer kalemlerinin daðýlýmýnýn ve boyutunun ne olacaðýnýn. halkýn bireysel davranýþlarýna baðýmlý býrakýlmasýna gerek yoktur. çeþitli pasif kalemle rini pazarlayýp ihtiyacý olan likiditeyi saðlayabilir. Böylece bankalar likiditenin kaynaðýnýn bilançolarýnýn . Vadesiz mevduatlarýn artýrýlmasý. . Þimdi bunu sýrasýyla açýklayalým: Ek pasif saðlanmasýna katkýyapan kaynaklar nelerdir? Vadesiz Mevduatlar: Konjonktürel likidite ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için vadesiz mevduat saðlanabilmesi için bankalarýn mevduat faiz oranlarýný deðiþtirmede serbest olmalarý gerekir. B nlar. Vadeli Mevduat Sertifikalarý: Pasif yönetimi. Bir ticari banka kendi inisiyatifini kullanarak.? de kalmasý gereksizdir. Mevduat sertifikalarýnýn icadý baþarýlý sonuçlar vermiþtir. . 1960'lardan beri baþta A. para otoritelerince yasaklanmaktadýr. temeldebeþ tür kaynaðý vardýr.

merkez bankasý otoriteleri için reeskont penceresi. yani nakit gereksiniminikarþýlamak için re kabetçi faiz oranlarýnda mevduat sertifikasý çýkartarak. Bankalar "pasif yönetimi" uygulamasýna giderek. . merkez bankasýndan ödünç almak veya kýsa vadeli aktif satýþýdýr. ticari bankalararezerv para aktarmak veya rez erv parayý onlardan çekmekte temel kanallardan biridir. hem de satýlýk pasifleriyle girme olanaðý bulmuþlardýr. Merkez Bankasýndan Borçlanma: Rezerv eksikliðini gidermeye çalýþan bir banka için bir diðer yol. likit aktifleriyle likit pasiflerini birleþtirme olanaðý bulmuþlar ve bunun sonucu olarak da daha fazla kredi verebilir duruma gelmiþlerdir.151 . Böylecebankalar. Uygulamada. ödünç verilebil ir fonlar piyasasýna diðer kurumlara karþý güçlübir rakip olarak girme olanaðý bulmuþlardýr. Artýk fon gereksinimi olan bankalar ödünç verilebilir fonlar piyasasýna hem bilançolarýnýn aktifleriyle.hem aktifinde hem de pasifinde olabileceðini öðrenmiþlerdir.

bazý ilkelere uyarlar. kaynak olarak mevduat sertifikalarýnýn veya bankalararasý fonun kullanýlmasý arasýnda derin bir fark vardýr. merkez bankasýndan alýnan avanslar. Bir banka merkez bankasýndan ödünç alýndýðý zaman. reeskont ve avans politikalarýný yürütürken. buna dahafazla baðl anýlabilir bir rezerv kaynaðý olarak bakabilir.B. Bu nedenle banka. Kýsa vadeli senetlerin diðer bir avantajý da bunlarýn ödünç alýnan fonlar olarak tasnife girmesi ve mevduat kabul edilmemesidir. bunlar için de yasal karþýlýk ayrýlmasý . Küçük kuruluþlar. Dolayýsýyla bunlar için yasalkarþýlýk ayrýlmasý vey duat sigortasý yaratýlmasý sözkonusu olmayabilir.Ancak rezerv paranýn kullanýmýyla.D. Yani bu iki durumda piyasalar yalnýzca mevcut banka rezervleriyle iþlemekte yeni rezerv yaratýmý meydana gelmemektedir. Ayrýca. Budurum. tahvil. Çünkü fon çekmek veya alýkoymak için faiz oranlarýnýn artýrýlmasýna hiçbir engel yoktur. þirketlere ve diðer kýsa vadeli yatýrýmcýlara pazarlanmaya uygun þekilde saptanmýþtýr. Normal koþullarda. Bu etki özellikle konjonktürün "refah" koþullarýnda daha da anlam kazanmaktadýr. Çünkü mevduat sertifikasý ve bankalararasý fon alýþveriþi durumunda. Bunlar mevduat sýnýfýna girmediði için bunlara faiz oranlarýyla ilgili bir tavan getirilmeyebilir. rekabet için mevduat sertifikalarýna göre biraz daha yüksek faiz verebilirler. Halbuki Merkez Bankasýndan fon alýmý. Kýsa Vadeli Finansman Bonolarý: A. Çünkü bu sýrada bankalarýn rezervleri nispeten kýtlaþmakta ve faiz oranlarý hýzla yükselmektedir. mevduat sertifikasý veya bankalararasý fon alýþveriþlerinde sözkonusu olan diðer koþullar artýk geçerli deðildir. ek rezerv yaratacaktýr. yani banka sistemindeki olasý aþýrý meþru rezervlerin azalmasý durumu ortaya çýkmaktadýr veya vadesiz mevduatlardan vadeli mevduatlara doðru kayýplara neden olmaktadýr. konjonktürel kredi geliþmeleri için bile uygun görülmez. para piyas i lider bankalar çemberi dýþýnda kalan bankalar için özel bir avantaj saðlamaktadýr. Ancak bu konuda kesin bir þey söylenemez. Çünkü para otoritelerininalacaðý bir kararla. Bu bonolarýn mevduat sertifikalarýna göre avantajlarý vardýr. Mevduat sertifikasýçýkarýmýyla Merkez Bankasýndan fon alýmýarasýn? da ne fark vardýr? Kuþkusuz merkez bankalarý. bankalarýn merkez bankasýndan uzun vadeli kredi almalarý. mal veya gayrimenkul üzerine yapýlan spekülatif faaliyetleri desteklemekiçin de kullanýlma malýdýr.'de kefaletsiz senetler adýný da alan kýsa vadeli finansman bonolarýnýn vadeleri. mevcut meþru rezervlerin tam kullanýmý.

Bunlar karakter olarak birbirlerinden farklý olmakla birlikte. Nitekim A. Öte yandan kýsa vadeli senetlerin (short term notes) bir dezavantajý da bunlarýn varsa. ödünç alýmýyla ilgili yasal sýnýrlamalara uyma zorunluluðudur.B. ? Kýsa vadeli para senedi nedir? Bankalara ne avantajlar saðlar? Sermaye Fonlarý Artýrýmý: Bankalar sermaye fonlarýný artýrarak da rezerv (nakit) para elde edebilirler. Sermaye fonunu artýrmanýn çeþitli yollarý vardýr. bunlarýn artýþýnýn bir bankanýn veya banka sisteminin likidite pozisyonu üzerindeki etkisi aynýdýr. . Bunlar adi pay senetleri çýkarýlmasý ve kârlarýn daðýtýlmamasý durumlarýdýr.'deki uygulama böyle olmuþ ve para piyasasýnda mevduat sertifikalarýyla bunlarýn arasýnda önemli bir fark kalmamýþtýr.D.152 .zorunluluðu getirilebilir.

sermaye stokunu bir miktar artýrýr. hazine bonosu veya baþkaca bir finansal aktif satýn almayacak. Daha sonra ayný fonlar banka sistemine geri dönmektedir. Yasal karþýlýk oranlarýný da %15 kabul edersek. Pasif yönetiminin sermaye piyasasýnda rekabet saðlamasýnýn fay? dasýnedir? Pasif Yönetiminin. Banka sisteminde toplam vadesiz mevduatlar böylece 100 milyon azalacaktýr. Öte yandanbu iþlemler banka sisteminin toplam yasal karþýlýklarýnda hiçbir deðiþ yapmayacaktýr. Þüphesiz bu þekilde serbest kalan rezervler 100 milyonluk kredi ve yatýrým geniþlemesine temel oluþturacaktýr. uygulamanýn bankalarý özellikle sýký . Ellerinde fon bulunan ve kýsa vadeli aktiflere yatýrým yapmak isteyen tasarruf sahipleri. örneðin ayný zamanda mevduat sertifikasý da satýn alabilecektir. yasal olarak istenen karþýlýklar da 15 milyon lira azalacaktýr.Bir A bankasý 100 milyonluk bir rezerv deðiþikliðiyle karþý karþýyaysa. Böylece halk ek finansal seçim olanaðýna kavuþmuþtur. Para Politikasý Üzerinde Etkisi: Bankalarýn uyguladýklarý pasif yönetimine yöneltilen en önemli eleþtirilerden birisi. Þimdi sermaye stoku artýþýnýn diðer bankalar üzerine yazýlmýþ çeklerle ödendiðini varsayalým. artýk yalnýzca devlet tahvili. bunun topluma bazý yararlý yönlerinin olduðu kadar katkýsýnýn ötesinde oldukça aðýr maliyetinin olabileceðini de ortaya koymaktadýr. Bu süreçte. Rekabet ve Toplumsal Kazanç: Bankalarýn pasif yönetiminin topluma en büyük katkýsý finansal piyasalara daha etkin bir rekabet ortamýný getirmiþ olmasýdýr. ? Çeþitli yollarla banka sermayesinin artýrýmýnýn ekonomik etkileri nelerdir? Bu etkilerden yararlanarak bir banka likiditesini nasýl artýrabilir? Pasif Yönetiminin Faydalý ve Sakýncalý Yönleri Pasif yönetimine yöneltilen eleþtiriler. Dolayýsýyla mevduatlar geniþleyecektir. ancak mevcut nakit rezervlerin yeniden bölüþülmesi olayý ortaya çýkmaktadýr. Þöyle ki baþlangýçta azalan vadesiz mevduatlar. yeniden yaratýlmýþ olacaktýr. Dolayýsýyla toplam rezervlerde bir artýþ olmamakta. A bankasýnýn kazandýðý nakit rezervler diðer bankalardan çekilmiþti. Böylece nihai sonuçolarak toplam sermaye hesaplarýnda 100 milyonluk bir artýþ ve ayný þekilde toplam kredi ve yatýrýmlarda buna eþit bir artýþ olacaktýr.

böylebir uygulamanýn birçok bankanýn güvenirliðini ayýsýyla tüm bankasisteminin istikrarýný azaltacaðýdýr. aslýnda her an borçlarýný ödeme iktidarýnda olmasý gereken banka. toplumun uðrayacaðý zararlar açýktýr.para politikasý uygulanan dönemlerde bundan kýsmen kurtulma olanaðý saðlamasýdýr. Zorunlu bir satýþ. Bu konuya biraz sonra daha geniþ olarak döneceðiz. Bu durumun tehlikesi ise tartýþýlmaz. . Bunun sonucu. Hatta bir bankanýn aktiflerinin deðeri pasiflerinin deðerini aþabilir de. pasif yönetimi yoluyla kolayca rezerv para bulabileceðini düþünerek gerekli standart likidite olanaklarýndan uzaklaþan bir kredi veya yatýrým politikasý izleyebilmektedirler. kolayca baþarýsýzlýða mahkum olabilir. Bir bankanýn deðerini aynen koruyacaðý kuþkuludur. aktiflerin deðerlerini bankanýn sermayesini aþan bir miktarda düþürürse. bir banka nakit gereksiniminde kalýr ve bunu gideremezse.153 . Bankalarýn Risk Oranýnýn Artmasý ve Toplumun Kayýplarý: Pasif yönetimine karþý olanlarýn temel argümanlarýndan biri de. Bankalar.

Bu yaklaþým. . Bu sýrada bir yandan bankanýn fon maliyeti yükselirken öte yandan banka daha yüksek faizle ödünç verdiðinden faiz kazançlarý da yükselecektir. Bir bankanýn pasiflerini satabilme yeteneði. bunun yanýnda bankanýn müþterilerine piyasa faiz oranýný aþan aktifler saðlamasýna ve hepsinden önemlisi. Sýfýr fon açýðýstratejisi nedir? Birinci strateji bir sýfýr fon açýðýnýn izlenmesidir.Pasif Yönetimi Modern aktif . Diðer bir deyiþle. Kuþkusuz bu yaklaþým özellikle faiz oranlarýnýn sýk sýk deðiþtiði 1970 li yýllarda ön plana çýkmýþtýr. Aktif-pasif yönetimiyle ilgili üç strateji geliþtirilmiþtir. aktif-pasif yönetimi tüm bilanço kalemlerinin paysahiplerinin servet ini (þimdiki deðerinin) maksimize edilecek þekilde koordinasyonudur. Çünküödünç alýnan fonlarýn faiz oranlarý ödünç verilen fonlarýn faiz oranlarýndaki yükseliþ ve düþüþe göre deðiþir.? . Bu açýk (gap) bir bankanýn net faiz kazançlarýnýn (kârlarýnýn) piyasa faizoranlarýna olan d r. . Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi . Özellikle aktif-pasif yönetimi yaklaþýmý deðiþken getiriliaktiflerle (DGA) deðiþken getirili pasifler (DGP) arasýndaki iliþki üzerin odaklanýr.pasif yönetimi nedir? Kavramsal olarak. Bu stratejiler DGA'lar ve DGP ' ler arasýndaki farka göre fon açýðý olarak nitelendirilmektedir. Bankalarýn. bu strateji söz gelimi banka yöneticilerinin banka aktiflerinin %40 ýný DGA ve pasiflerinin %40 ýný DGP olarak tutmasýný içerir. DGA' lar ve DGP' ler bankalarýn planladýklarý dönem içinde yenilenirler. faiz konjonktür döneminde ayný kaldýðýndan bankanýn kârý etkilenmeyecektir. Bu strateji faiz oraný riskini minimize etmeyi hedefler. planlanan dönemde getirilerin deðiþkenliðini minimize eder. Böylece bankanýn ödünç alma faiz oranýylaödünç verme faiz oraný arasýndaki fark. ödünç verenlerin bankanýn saðlamlýðý üzerindeki düþüncelerine baðlýdýr. Bu stratejiye göre banka yöneticileri bankanýn deðiþken getirili aktiflere (ya da piyasa faiz oraný deðiþirken deðer olarak deðiþen aktifler) tahsis ettiði toplam aktifleri eþitlemeye çalýþýr. Çünkü faiz oranýnýn iniþ çýkýþ devresi içinde net faiz geliri konjonktürü izlediði için sabit olacaktýr. Aktif-pasif planlama dönemi duruma göre birkaç günden bir yýla ve hatta daha ötesine uzanýr. bir ölçüde piyasa koþullarýna. Örneðin faiz oraný yükseldiði zaman bankanýn net faiz kazançlarýnýn ne olacaðýný inceleyelim. risk oranýnýn artmasýne gibi sakýncalar doðurabilir? Modern Yaklaþým: Aktif .

Böylece genel olarak faiz oraný yükseldiði .1) de görülmektedir. Eðer sýfýr fon açýðý söz konusuysa. bankanýn sabit getirili aktiflerin (kredi dönemi boyuncafaiz oranlarý deðiþmeyen örneðin sabit faiz oranlý konut ipotek kredileri) toplam faiz geliri saðlayan aktiflere oraný.Bu stratejiyi bir baþka þekilde þöyle de ele alabiliriz. bankanýn sabit faiz oranlý pasiflerinin toplamýnýn faiz getiren pasiflerine oranýna eþit olmalýdýr. Bu durum þekil (9.154 .

Sýfýr.zaman. Bununla birlikte aralarýndaki spread (fark) sabit olduðundan. Sýfýr Fon Açýðý Stratejisi Pozitif Fon Açýðý Stratejisi Negatif Fon Açýðý Stratejisi Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Deðiþken Faizli Aktifler Deðiþken Faizli Pasifler Sabit Sabit Sabit Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Sabit Faizli Aktifler Faizli Pasifler Faizli Aktifler Sabit Faizli Pasifler Þekil 9.1. þimdiki deðerdeki deðiþmeler bilançonun piyasa deðerini deðiþtirmemektedir.deðiþken faiz oranlýaktif ve pasiflerden daha uzundur. Bu ne denle bunlarýn fiyatlarýfaiz oranýndaki deðiþmelere daha duyarlýdýr. pozitifve Negatif Fon Açýðý Stratejisi (a) (b) (c) Pozitif Fon Açýðý Stratejisi . bankanýn sabit getirili aktiflerinin þimdiki deðeri düþer. ! Burada hemen iþaret edelim ki sabit faiz oranlýaktif ve pasiflerinvadesi . Ayný þekilde sabit faiz oranlý pasiflerinin deðeri de düþer. .

Sabit faizli aktif-pasif yaklaþýmý çerçevesinde. Banka yöneticileri DGA'nýn toplam aktiflere oranýnýn DGP' nin toplampasiflere oranýný asýný saðlayacak þekilde davranabilir. bankanýn pay senedi fiyatý düþecektir. bu strateji altýnda.1. Sonuç olara et faiz gelirleri (kârlarý) düþer. Negatif Fon Açýðý Stratejisi . Eðer banka negatif fon açýðý stratejisi izlerse. bankanýn faiz gelirleri düþerken faiz maliyetleri de düþer. Böyle bir durumda.c) de görüldüðü gibi. . onun DGA' larýnýn toplam aktiflerine oraný. sermaye piyasasý yatýrýmcýlarý ne olduðunu anladýklarý zaman. Bu stratejiyi izleyen banka sabit getirili aktiflerinin toplam aktiflerine oraný %60. Örneðin eðer bir banka faiz getiren aktiflerinin %40 ýný DGA þeklinde tutarken faiz ödedikleri pasiflerin yalnýzca %20 sini DGP þeklinde tutabilir.Pozitif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili ikinci strateji bir pozitif fon açýðý izlenmesidir. Negatif fon açýðýstratejisi nedir? Aktif-pasif yönetimiyle ilgili izlenen bir diðer strateji. piyasa faiz oranlarý düþerken. Ancak bir pozitif fon açýðý olduðundan. Her ne kadar bu durum bankanýn bilançosund a gözükmese bile.155 . Þekil (9. Þimdi piyasa faiz oranlarý düþtüðü zaman bu strateji altýnda bankanýn nasýl bir faiz politikasý izleyeceðini düþünelim. Banka bir pozitif fon açýðý stratejisiizlediðinden. net serveti düþecektir. sabit getirili pasiflerinin toplam pasiflerine oraný %80 olacak þekilde davranabilir. negatif fon açýðý stratejisidir. bankanýn sabit faiz oranlý aktiflerinin toplam aktiflerine oraný sabit faiz oranlý pasiflerinin toplam pasiflerine oranýný aþmalýdýr. bankanýn faiz gelirleri faiz maliyetinden daha büyükmiktarda düþer. DGP' lerinin toplam pasiflerine oranýndan daha küçük olur. týpký sabit faiz getirilipasiflerinin deðeri gibi yükselecektir. bankanýn sabit faizli aktiflerinin cari deðeri.

Ticari bankalar . Ancak bankaný orsadaki deðeri yükselecektir. ticari bankalar da diðer iþletmeler gibi ekonominin istikrarýyla ilgili olarak benzer bekleyiþler içindedirler. Ýçerdiði riske baðlý olarak farklý getiri saðlayan birçok potansiyel aktif vardýr. bankanýn net faiz kazancý yükselecek ve net deðeri yükselecektir. Kuþkusuz. giriþimciler yatýrým geniþlemelerini sýnýrlayacaklar. Bir Ulusal Ýkilem: Banka Kârlýlýðý mý? Yoksa Ekonomik Ýstikrar mý? . bir bankanýn portföy kararlarýna girmesi gereken birçok etmen olduðunu göstermektedir.b. Ticari bankalarýn amacýnedir? Ticari bankalar. kârlarýný maksimize etmeye ve piyasa paylarýný geniþletmeye çalýþan firmalardýr.. Bu son etki bilançoda gözükmeyecek. Buna karþýlýk eðer ekonomide iþlerin kötüye gideceðine iliþkin beklentiler varsa. Banka portföy seçimiiçin kullanýlabilecek t bir kural yoktur. Eðer larýn bekleyiþlerinin doðru olduðu ispatlanýrsa. Likidite birçok yoldan saðlanabilir. banka fonlarýnýn tahsis sürecine belli bir düzen getirmiþtir ve yükseklikiditenin maliyetin (vazgeçilen gelir) ortaya koymuþtur. hazine borçlarýna. o zaman bankanýn kârlarý düþecektir. için ne kadar maliyet yüklendiðini ortaya koymuþtur. Dolayýsýyla net deðeri de düþecektir. Eðer banka yöneticileri faiz oranlarýnýn düþeceðini beklerse bu stratejiizlenmelidir. Bu sistemin çözümü bir bankaya. daha az iþçi iþe alacaklar ve muhtemelen iþçi çýkaracaklardýr. Ýþ adamlarý arasýnda geleceðe iliþkin olumlu beklentiler oluþursa. Bu sonetki bilançoda gözükmeyecektir. Formül ve matematik denklemlerle kâr amacýný ve kýsýtlamalarý ifade etmek mümkündür. mevduat sertifikalarý v. Ticari bankalar da ayný yolu izleyeceklerdir. Modeller ve Bilgisayarlarla Banka Yönetimi Bilgisayarlarýn banka yönetimine katkýsýnedir? Þimdiye kadar incelediðimiz banka yönetimiyle ilgili kuramlar. Bilgisayarlarýn kullanýmý ve doðrusal programlama olarak bilinen teknik. ticari kredilere ve diðer aktiflere ne kadar yatýrým yapýlmasý gerektiðini ve buna karþýlýk tasarruf mevduatlarý. eðer banka bir negatif fon stratejisi izlerse ve faiz oranlarý yükselirse. borsada bankanýn pay senetlerinin deðerinde düþüþþeklinde ortaya çýkacaktýr. Böyle olunca. iþletmeler iþlemlerini geniþleteceklerdir. .

para stokuna katkýda bulunmaktadýr ve dolayýsýyla mal ve . üstlendikleri riskin azlýðýndan dolayý eleþtirmekte ve en az kendileri kadar risk üstlenmelerini istemektedirler. para stokunun mevduat kesiminde geniþletici ve daraltýcý etkileri olacaktýr. yaðmur yaðýnca þemsiyelerini kapatan kuruluþlar olarak eleþtirilirler. firmave banka davranýþlarý giderici önlemler almazsa.ekonominin geniþleme döneminde kredilerini geniþletirlerken ekonominin gerileme dönemlerinde daraltacaklardýr. bankalar. Sanayiciler bankalarý. Bu nedenle. Durum böyle olunca hükümet. Ekonominin canlanma döneminde ticari bankalar. güneþi görünce þemsiyelerini açan.156 . kredi ve yatýrýmlardaki geniþleme ve daralmalarýn.

Bankalarýn pasifleri aktiflerinden daha likittir. Bankalarýn karþýlaþtýklarý likidite sorununu nasýl çözecekleriyle ilgili çeþitli teoriler vardýr. ekonomi tam istihdama ulaþtýðýnda. ekonominin gerilemeye baþladýðý dönemlerde eðer bankalar kredilerini kýsarlarsa.hizmet talebinin geniþlemesine yardýmcý olmaktadýrlar. Bankalar geniþleyen fon kaynaklarýný elde etmede baþarýlý olamadýklarýnda ise kârlar düþük kalýr. ticari bankalarýn bu davranýþlarý. Büyümeyi kolaylaþtýrmasý için bankalarýn fon kaynaklarýnýn büyümesineihtiyaç vardýr. Öte yandan. Kýsacasý. Ekonomik istikrarýn korunmasýna de. Bu teori bankalarýn oldukça likit aktifleri satýn alabileceðini vurgulamaktadýr. firmalarýnkiyle aynýdýr. bankalarýn ekonomik koþullara bakýþ açýsý. ekonomide istikrarýn bozulmasýna neden olabilirler. Borç aletlerinde görülen yenilikler ve banka dýþý finansal aracýlarýn artan rekabeti banka yöneticilerini yaklaþýmlarýný yeniden düþünmeye yöneltmiþtir. Oysa. Eðer ekonomiyi düzenleyici bir müdahale söz konusu deðilse. Buna karþýlýk. bankalar kâr güdüsüyle hareket ettiklerinde. . kredi ve mevduat geniþlemesi artýk istihdamý ve reel geliri deðil. Özetlersek. Bankalarýn özellikle kredi verirken ve yatýrým yaparlarken sahip olduklarýpara yaratma gücü nedeniyle. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori beklenen gelir teorisidir. Ticari kredi teorisi bankalarýn likidite sorununu kendi kendisi geliþen kýsa vadeli ödünç vererek çözebileceðini söylemektedir. banka iþlemlerinin ekonomik dalgalanmalarý þiddetlendirmemesi gerekir. Bankalarýn karþýlaþtýklarýikilem nedir? Özet ? Bankalar vadesiz ve vadeli mevduat kabul ederek kýsa vadeli ve çok likit yükümlülük (pasif) yaratýr. ticari banka sisteminin ekonomik büyüme ve istikrara katkýsý büyük ölçüde banka fonlarýnýn kaynaklarýna ve kullanýmýna baðlýdýr. Bu nedenle bankalarýn potansiyel olarakbir likidite sorun vardýr. fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir. Bankalarýn likidite sorununu nasýl çözebileceðiyle ilgili bir diðer teori deðiþtirilebilirlik teorisidir. konjonktürel dalgalanmalarý þiddetlendirir. bu sonucu doðurmalarý mümkündür. reel fiyatlarda düþüþler nedeniyle toplam talepte ve üretimde önemli gerilemeler olacaktýr.

.157 .

Sýfýr fon stratejisi d. Beklenen gelir teorisi c.158 . I.Sorular 1. II. Pasif yönetimi a. Aktif pasif yönetimi c. Aktif yaklaþýmý II. Kullanýcý maliyeti III. Fon açýðý stratejisi d. Deðiþtirilebilirlik teorisi b. III. Bankalarýn ne üretmelerinin gerektiði konusunda banka çýktýsýný ölçmek için geliþtirilen teoriler aþaðýdakilerden hangisidir? I. I. III d. V b. Reel senet teorisi b. Negatif fon açýðý e. Hangi banka yönetim teorisine göre ticari krediler kendi kendiniöder? a. IV . Beklenen gelir teorisi e. III. Reel senet doktrini V. Pasif yönetimi d. II. III. Reel senet teorisi 2. Ýnsanlarýn kriz esnasýnda bankalara yatýrdýklarý fonlarý çekmek için hücum etmelerine ne denir? a. Katma deðer yaklaþýmý IV. IV e. Aktif yönetimi b. I. Run 4. Deðiþken getirili aktiflerle deðiþken getirili pasifler üzerine odaklaþan yaklaþýma ne denir? a. IV c. III. Pasif yönetimi c. Deðiþtirilebilirlik teorisi 3. Sýfýr fon stratejisi e.

5. 1983.Commercial Bank Financial Management. SINKEY.. Meir. . New York. Modern Money andBanking. Minimizasyon Kaynakça KOHN.Output b. MILLER. New York. New York. 1993. 1989. Ezgi. Statik programlama a.. 1993. Input .159 . Mac millan. MISHKIN. Banking and Financial Markets. Ýlker. Maksimizasyon c. Scott Foresman.. F. Roger Leroy and VAN HOOSE David. Baský. . Boston. Frederic S. Dryden 2. Para Politikasý ve Finansal Piyasalar. GRAW-HÝLL. Mc. PARASIZ M. J.. The Economics of Money Backing and Financial Markets. Bilgisayarlarla banka yönetiminde hangi yöntem kullanýlýr? a. Bursa 1996. Money. Doðrusal programlama d.

160 . Para arzýndaki deðiþiklikleri anlamanýn temel yolu bankalarýn nasýl para yarattýklarýný anlamaktýr.. Bankalarýn elindeki bu güç para arzýnýn sadece merkez bankasý kararlarý ile belirlenmediðini ifade etmesi nedeniyle son derece önemlidir. metiniçerisinde verilen T hesabýna bakmak sýzýn kendiniz ilgili T hesabýnýhazýrlayýnýz ve kitaptaki ile karþýlaþtýrýnýz. Bu aþacaðýmýz sonuçlar para arzýnýn parasal taban ve para çarpaný aracýlýðý ile belirlenme mekanizmasýna iliþkin ünitede geniþ olarak kullanýlacaktýr. Öte yandan verilen sayýsal örneklerle yetinmeyip. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. Buna göre zaman zaman.. Ünite içerisinde benimsenen yöntem. T hesaplarýnýn kullanýlmasý ile konuyu aktarmaktýr.ÜN ÝTE 10 Bankalarýn Kaydi Para Yaratma Süreci Bu Ünitede. Her aþamada basitleþtirici varsayýmlardan birisini kaldýrarak sonuçta daha gerçekçibir modele ulaþacaðýz. Bu yöntem ilgili deðiþikliðin yaratacaðý etkiyi kavrayýp kavramadýðýnýzý gösterecektir. Bu üniteyi çalýþýrken varsayýmlarýn ne anlama geldiðini iyi kavrayýnýz. kendiniz sayýsal örnekler üretiniz ve vurgulanan hususlarý çözerek tespitediniz. . Bu ünitede basitleþtirici bazý varsayýmlar altýnda bankacýlýk sisteminin para arzý üzerindeki etkisini belirlemeye çalýþacaðýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

mevduat sahibi açýsýndan aktif niteliðinde olduðunu her zaman hatýrlayýnýz. yoksa bankanýn bu varlýklarý kendisine teslim etmiþ olan mevduat sahiplerine olan borcunu mu kastettiðimizi belirtmeliyiz. Görüldüðü gibi müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek gibi bir aktif karþýlýðýnda müþteriye alacak hakký doðuran bir baþka aktif verilmektedir. bu mevduatlarýn na atýldýðýný . Dolayýsýyla ayný anda banka açýsýndan aktif niteliðinde olamaz. zira ilk kullaným biçiminde mevduat bir aktif (varlýk). MEVDUAT YARATILMASI ? Para arzýný oluþturan bileþenler içerisinde en büyük pay mevduatlaraait olduðu için. Bu nedenle müþterinin alacak hakkýný ifade eden söz konusu mevduat bankanýn borcu yani yükümlülüðü olmaktadýr. ? Banka müþterisine bir hesap açtýðýzaman neden aktifleri ve pasifleri aynýmiktarda artmaktadýr? Kitabýmýz boyunca. Dikkat edilirse buiki kullaným þekli bir birinden farklýdýr. Mevduat müþteri açýsýndan bir aktiftir. aktifleri azaldýðý zaman pasifleri de ayný miktarda azalmaktadýr. aksi belirtilmediði sürece. Bu açýklamalara göre bankanýn aktifleri arttýðý zaman pasifleri de buna eþit miktarda artmakta. ! Mevduatýn banka açýsýndan pasif. Yani mevduat deyimi ile bankaya aktarýlan çek. ikincisinde ise bir pasif (yükümlülük) niteliði taþýmaktadýr. Ancak mevduatlar konusunda genel bir yanlýþ anlamanýn baþlangýç aþamasýnda ortadan kaldýrýlmasýnda yarar vardýr. nakit gibi unsurlarý mý. mevduat deyimi ile ! bankanýn yükümlülüðü veya müþterinin bankadan alacaðýkastedilecektir. Öte yandan müþterinin bankaya aktardýðý nakit veya çek artýk müþterinin deðil bankanýn varlýðýdýr. Dikkat edilirse varlýklar ve yükümlülükler arasýnda sürekli bir denge söz konusu olmakta ve bu anlamda bir bankanýn diðer bir þirketten farký kalmamaktadýr. Bu konudaki kavram kargaþasýný önlemek için mevduatý hangi anlamda kullandýðýmýzý ortaya koymalýyýz.GÝRÝÞ Mutlak rezerv bankacýlýðýndan nisbi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar mevduatlarýna oranla rezerv tutmaya baþlamýþlardýr.

161 . Bankalardan Borçlananlar: Mevduat kabul eden kurumlardan kredi alarak borçlanan kiþi ve kurumlar. Mevduat yaratýlmasýsürecinde rol oynayan ekonomik birimler nelerdir? . Bankalar (mevduat kabul eden kurumlar): Kiþi ve kurumlardan mevduat kabul eden ve bunlara kredi veren finansal aracýlar. çýkarttýklarý tahviller mevduat kurumlarý tarafýndan satýn alýnan kurumlar.görmek para arzýnýn nasýl belirlendiðini anlamada ilk adýmdýr. . . Mevduat Sahipleri: Bankalarda mevduat bulunduran kiþi ve kurumlar. . Aldýklarý kararlar ve yaptýklarý tercihlerle mevduat yaratýlmasý sürecinde etkili olan dört tane ekonomik birim söz konusudur: . Merkez Bankasý: Bankacýlýk sistemini gözeten ve para politikasýnýn yürütülmesinden sorumlu olan kamu kurumu.

Merkez bankasý ve A bankasi arasýnda gerçekleþen bu iþlemin sonucunda ne gibi deðiþiklikler olacaðýný T hesaplarý aracýlýðý ile takip etmeye çalýþacaðýz.Ýlk aþamada merkez bankasýnýn aldýðý bir önlemin banka rezervlerini nasýl etkilediðini göreceðiz. açýlan reeskont kredisi ise alacak niteliðinde olduðu için deðiþen kalemler bilançonun ters tarafýnda yer alacaktýr. Merkez bankasý 1 milyar liralýk reeskont kredisini açtýðý zaman bu miktarý A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazar. ancak "rezervler" merkez bankasý açýsýndan borç niteliðinde (yani talep edildiði zaman bankaya ödenmesi gerektiði için). Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Rezervler +1000 Reeskont Kredileri +1000 Ayný bilanço kalemleri merkez bankasý bilançosunda da deðiþim gösterecek. Merkez Bankasýnýn Bankalara Kredi Açmasý ? Merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar TL. . Bu iþlemin sonucunda A bankasýnýn bilançosunda aþaðýdaki deðiþiklikler ortaya çýkacaktýr. reeskont kredisi açtýðýný kabul edelim. Merkez Bankasýnýn Bankacýlýk Sistemine Rezerv Saðlamasý Merkez bankasý bankacýlýk sistemine iki þekilde ilave rezerv saðlayabilir: Bankalara reeskont kredisi açarak ve bankalardan kamu kesimi tahvilleri satýn alarak. Þimdi bu iki durumu ele alarak bankacýlýk sisteminin bilançosunda ortaya çýkacak deðiþiklikleri inceleyelim. Bunun sonucunda A bankasýnýn rezervleri 1 milyar lira artarken. Ýkinci olarak bankalarýn nasýl mevduat yarattýklarýný önce oldukça basitleþtirilmiþ bir model çerçevesinde ele alarak. merkez bankasýna olan borcu da ayný miktarda yükselir. Ancak kullanacaðýmýz T hesaplarý bilançoda yeralan kalemlerin baþlangýç bilançosuna göre gösterdiði deðiþiklikleri ifade edecektir. daha sonra bu modelimizi adým adým gerçek yaþama yaklaþtýracaðýz.

Merkez bankasýbankalara açtýðýreeskont kredilerini tahsil ederse durum sizce ne olur? .Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Reeskont Kredileri +1000 Rezervler +1000 Görüldüðü gibi merkez bankasý bankalara reeskont kredisi vererek bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezerv miktarýný artýrmaktadýr.162 .

Bu açýk piyasa iþleminin A bankasýnýn bilançosunda yaratacaðý net sonuç.Merkez Bankasýnýn Devlet Tahvili Satýn Almasý Merkez bankasýnýn piyasada tahvil alýp satmasý açýk piyasa iþlemleri olarak adlandýrýlmaktadýr. Öte yandanbu iþlem sonucunda merkez bankasýnýn elinde bulunan menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk artýþ göstereceði için bilançonun aktifi de bu miktarda artacaktýr. Merkez bankasýnýn A bankasýndan 1 milyar lira deðerinde tahvil satýn aldýðýný ve bunun karþýlýðýný A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan hesabýna alacak yazdýðýný kabul edelim. Merkez bankasýnýn açýlan reeskont kredilerini tahsil etmesi ve açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmasýda bankacýlýk sisteminin rezervlerini azaltacaktýr. bankanýn elindeki menkul kýymetlerde 1 milyar liralýk azalýþ ve merkez bankasýndaki rezervler hesabýnda 1 milyar liralýk artýþtýr. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler -1000 Rezervler +1000 A bankasýnýn merkez bankasýnda bulunan rezervlerindeki artýþ nedeniyle merkez bankasýnýn pasifi de ayný miktarda artacaktýr. Aktif Pasif (Milyon TL) Merkez Bankasý (Milyon TL) Menkul Kýymetler +1000 Rezervler +1000 ? ! Merkez bankasýbankalara tahvil satarsa durum sizce ne olur? Görüldüðü gibi merkez bankasýnýn bankalara reeskont kredisi açmasý veya açýk piyasa iþlemleri ile bankalardan devlet tahvili satýn almasý bankacýlýk sisteminin rezervleri üzerinde ayný etkiyi yaratmaktadýr. Bu nedenle aþaðýdaki bölümlerde sadece reeskont kredileri aracýlýðý ile bankacýlýk sistemine rezerv saðlanmasý .

Ayný sonuçlarýn merkez bankasýnýn yapacaðý açýk piyasa iþlemleri ile de saðlanabileceðini gözden uzak tutmayýnýz. Bankacýlýk sisteminde tek bir banka vardýr. . MEVDUAT GENÝÞLEMESÝ: BASÝT MODEL Bu aþamada ele alacaðýmýz modelde yapýlacak basitleþtirici varsayýmlar þunlardýr: . Yani bankalarýn açtýðý krediler aynen bankalara mevduat olarakgeri dönmektedir. . Bankalarýn açtýklarý kredilerde nakit þeklinde bir sýzýntý olmamaktadýr.ele alýnacaktýr.163 .

pasifte yer alan vadesiz mevduatlarý 1 milyarlira. Mevduat Yaratýlmasý: Tek Banka Merkez bankasýnýn sistemdeki tek banka olan A bankasýna 1 milyar lira reeskont kredisi açmasýyla bilanço aþaðýdaki þekilde deðiþmekteydi: Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler 0 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +1000 A bankasýnýn vadesiz mevduatlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý için zorunlu rezervler de deðiþmemekte ve bankanýn elindeki ilave 1 milyar liralýk rezerv atýl rezervlerin 1 milyar lira arttýðý anlamýna gelmektedir. Yukarýdaki bilançonun incelenmesinden. Bankalar sadece vadesiz mevduat þeklinde yükümlülük almaktadýr. varsayým gereði. Böylece banka.! ! . atýl rezerv tutmak istemediði için müþterilerine bu miktara eþit kredi açacaktýr. Banka. bankanýn elindeki 1 milyar liralýk rezervin bileþiminde bir deðiþiklik olduðu görülmektedir. Aktif Pasif (Milyon TL) (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz Mevduat +1000 Krediler +1000 ! Bilanço deðiþikliklerini gösteren T hesaplarýnýsiz de yazarak takip ediniz. Daha sonraki aþamalarda yukarýda sýralanan basitleþtirici varsayýmlarý adým adým kaldýrarak. ayný anda aktifte yer alan alacaklarý 1 milyar lira arttýrarak kendi bilançosunu deðiþtirmektedir. Basit modelin varsayýmlarýnýbir kez daha gözden geçiriniz. sonuçta daha gerçekçi bir modele ulaþacaðýz. Yani bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin tamamý zorunlu rezervlerden oluþmaktadýr. A bankasý kredi açtýðý zaman ayný anda müþterisi için bankada bir vadesiz mevduat hesabý açar ve kredi miktarýný bu hesaba aktarýr. Buna göre bilançoda ortaya çýkacak deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr. Bankalar atýl rezerv tutmamaktadýr. Bankanýn . . Öte yandan bu bölüm boyunca bankacýlýk sisteminin %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðunu kabul edeceðiz.

Vadesiz mevduatlar para arzýnýn bir bileþeni olduðu için.164 .vadesiz mevduat þeklindeki yükümlülüðü 1 milyar lira arttýðý ve bankacýlýk sistemi %20 oranýnda zorunlu rezerv uygulamasýna tabi olduðu için A bankasý bu orana karþýlýk gelen 200 milyon lirayý zorunlu rezerv olarak ayýrmak zorunda kaldýðý görülmektedir. Öte yandan bilançodan izlendiði gibi A bankasý kredi açma eylemi ile vadesiz mevduat yaratmýþtýr. bankanýn kredi açma .

Yukarýda yer alan ve A bankasýnýn bilançosundaki deðiþiklikleri gösteren T hesabýndan anlaþýlacaðý gibi banka halâ 800 milyon liralýk atýl rezerve sahiptir. Sistemde sýzýntý olmadýðý . Bilançodaki deðiþimi gösteren T hesabý ise aþaðýdaki gibi özetlenebilir: ! Aþaðýdaki T hesabýnýincelemeden önce kendiniz bu deðiþikliði tespit ediniz ve sonuçlarýkarþýlaþtýrýnýz. Ýþte yaratýlan bu paraya kaydi para adýný veriyoruz. Böylece söz konusu mevduatýn sahipleri deðiþecek ve mülkiyet kredi alan kiþilerin alýþveriþ yaptýklarý kiþi ve kurumlara geçecektir. ? Kaydi para nedir? Bankalarýn kredi vermesi ile para arzýnýn artmasýnýn nedenini açýklayýnýz.sý ile aslýnda para yaratýlmýþtýr. A bankasý atýl rezerv tutmak istemediði için söz konusu miktarýn tamamýný kredi olarak verecek ve bu kez 800 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ olacaktýr. Çünkü bankacýlýk sisteminde tek banka vardýr ve açýlan kredilerden nakit ve vadeli mevduat þeklinde herhangi bir sýzýntý yoktur. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +360 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +640 Vadesiz Mevduat +1800 Krediler +1800 Bankadan kredi alan kiþiler þüphesiz bu fonlarý bankada tutmayacakve harcayacaktýr. A bankasýnýn tabi olduðu zorunlu rezerv oraný%30 olsaydýverile ? cek kredi miktarýne olurdu? Aynýoran %10'a düþürülseydi durum neþekilde deðiþirdi? Basit modelimizin varsayýmlarý gereði. ! Böyle bir sýzýntýolsaydýsonuç sizce ne olurdu? Deðerlendiriniz. açýlan kredi sonucu yaratýlan vadesiz mevduat hesabýndaki 1 milyar lira çekilse bile yine bankaya ayný miktarda geri dönecektir.

A bankasý bu nedenle söz konusu 640 milyon lirayý da kredi olarak verecektir. T hesabýndan görüldüðü gibi bankailk aþamada yaratmýþ olduðu bir milyar liralýk mevduata ek olarak ikinci aþamada 800 milyon liralýk daha mevduat yaratmýþ ve yaratýlan toplamkaydi para bu aþamada 1. Bilançoda denge saðlanmýþ olmasýna karþýn A bankasý (dolayýsýyla bankacýlýk sistemi) halâ dengededeðildir.8 milyar liraya ulaþmýþtýr.ve tek bir banka bulunduðu için tüm mevduatlar ayný bankada kalacak ve mevduatlarýn transfer edilmesi sadece bunlarýn sahiplerini deðiþtirecektir. zira A bankasýnýn elinde halâ tutmak nden daha fazla atýl rezerv bulunmaktadýr. Bu iþlemin sonucunda bankanýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý aþaðýdaki þekli alacaktýr: .165 . Öte yandan bankahalâ milyon liralýk atýl rezerve sahiptir.

0 5000. yani tutulmak istenen atýl rezerv miktarý fiilen elde tutulan atýl rezerv miktarýna eþitleninceye kadar. Banka bu aþamanýn sonunda da 512 milyon liralýk atýl rezerve sahip olduðu için bu süreç atýl rezerv miktarý sýfýra düþünceye dek devam edecektir(varsayým gereði bank tutmak istemediðini hatýrlayýnýz).0 1000. yukarýda üç aþamasýný ele aldýðýmýz kaydi para yaratma süreci devam edecektir.Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +488 Reeskont Kredileri +1000 Atýl Rezervler +512 Vadesiz Mevduat +2440 Krediler +2440 Bir önceki aþamaya göre miktarý azalmýþ olmasýna karþýn. . bankacýlýk sistemindeki . banka bu kez 640 milyon liralýk vadesiz mevduat yaratmýþ ve 3'üncü aþamada yaratýlan kaydi para toplamý2.6 102.68 81. TOPLAM 5000. Bir baþka deyiþle. bankacýlýk sistemi dengeye gelinceye kadar. dördüncü aþamayýT hesabý kullanarak kendiniz deðerlendiriniz.1: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ ! Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Aþama Artýþ Artýþ Rezervlerdeki Artýþ 1 1000 800 200 2 800 640 160 3 640 512 128 4 512 409. . Tablo 10. .6 327.44 milyar liraya ulaþmýþtýr (1000 + 800 + 640). .0 Yukarýdaki tabloya göre mevduatlar baþlangýçta sisteme enjekte edilen rezervin belirli bir katý kadar artmýþtýr. . . Bir baþka deyiþle. .92 . A bankasý merkez bankasýndan elde ettiði rezervin belirli bir katý kadar mevduatlarýnýartýrmaktadýr.4 5 409. Buna göre vadesiz mevduatlarýDD. Söz konusu kaydi para yaratma süreci aþaðýda yer alan Tablo 1'de özetlenmektedir: Tabloyu incelemeye geçmeden önce.

R (1) Bu eþitlikte k basit mevduat çarpaný olarak adlandýrýlmakta ve k yý yalnýz býrakýrsak.DD = k .toplam rezervleri R ile gösterir ve deðiþim miktarýný ifade etmek üzere . yaratýlan vadesiz mevduat (veya kaydi para) miktarý ile rezervler arasýndaki iliþkiyi þu þekilde ifade edebiliriz: .166 . veya kesirin pay ve paydasýný D R D DD / D R D DD k = D DD D R (2) ile . harfini (Yunan alfabesinde delta) kullanýrsak.

O halde. Görüldüðü gibi bu rakam Tablo 1'in toplam satýrýnda belirtilen miktara eþittir. . Yukarýdaki son eþitliðe göre. . D DD rezervlerinin toplam mevduata artýþýna oraný yani karþý lýk oraný (rD) dir. D R1 k = D DD x x (3) D R D DD D R D DD D R bulunur.? çarparsak. Ancak hemen hatýrlatalým ki baþlangýçta yapýlan diðer üç varsayým (nakit ve vadeli mevduat sýzýntýsýnýn bulunmadýðý. Vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oraný%30 olsaydý. Öte yandan merkez bankasýnýn baþlangýçta A bankasýna aktardýðý rezerv miktarý 1 milyar lira (yani .R = 1000 milyon TL) olduðu için yaratýlan kaydi para miktarý. Örneðimizde vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %20 olduðu için basit mevduat çarpaný k = 1/rD = 1/0.DD = k x . A bankasýne kadar kaydi para yaratabilirdi? Bu oran %10'a düþürülürse yaratýlacak kaydi para miktarýve dolayýsýyla para arzýbundan nasýl etkilenirdi? Mevduat Yaratýlmasý: Çok Sayýda Banka Þimdi ele alacaðýmýz örnekte sistemde tek banka bulunduðu þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýracaðýz.R= 5 x 1000 milyon TL = 5 milyar TL olarak hesaplanacaktýr.20 = 5 deðerini alacaktýr. baþlangýçta yapýlan varsayýmlar geçerli iken. k =1 (4) rD olmaktadýr. Bu eþitlikte rD vadesiz mevduatlara uygulanan zorunlu rezerv oranýný ifade etmektedir. basit mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr.

bankalarýn atýl rezerv bulundurmadýklarý) halâ geçerliliðini sürdürmektedir. bu iþlem sonucu A bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabýnýn aþaðýdaki gibi olduðunu kabul edelim.167 . merkez bankasýnýn A bankasýna 1 milyar liralýk reeskont kredisi açarak ilave rezerv saðladýðýný. Aktif Pasif (Milyon TL) A Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler Atýl Rezervler 0 +1000 Reeskont Kredileri +1000 Merkez bankasýndan alýnan reeskont kredisi ile A bankasýnýn elindeki atýl rezerv miktarý 1 milyar lira artmaktadýr. Yine. Bankacýlýk sisteminde faaliyetgösteren bankalar atýl rezerv tut mak istemedikleri için A bankasý bu miktarý müþterisine kredi olarak verecek ve bu krediyi müþterisinin vadesiz mevduat hesabýna aktaracaktýr. Krediyi alan kiþi söz konusu miktarý harcar ve alýþveriþ yaptýðý kiþi de bu miktarý B bankasýna yatýrýrsa (nakit sýzýntýsý sýfýr olduðu için 1 milyar liranýn tamamý B bankasýna gidecektir) bu .

bir sonraki E bankasýnýn bilançosunda meydana gelecek deðiþimi gösteren T hesabýnýhazýrlayýnýz. Açýlan bu kredi B bankasýndan çekilipharcandýktan sonra C bankasýna vad siz mevduat olarak gidecektir.bankanýn bilançosundaki deðiþme aþaðýdaki gibi olacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) B Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +200 Vadesiz Mevduat +1000 Atýl Rezervler +800 Vadesiz mevduatlardaki artýþ nedeniyle B bankasý artýþ miktarýnýn %20'si oranýnda zorunlu rezerv (200 milyon TL) ayýrdýktan sonra kalan 800 milyon lirayý kredi olarak verir. bu süreç bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarý . Týpký tek banka durumunda olduðu gibi. Ayný sürecin devam etmesi sonucu bu miktar D bankasýna vadesiz mevduat olarak aktarýlacaktýr: Aktif Pasif (Milyon TL) D Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezervler +128 Vadesiz Mevduat +640 Atýl Rezervler +512 ! D bankasýnýn bilançosundaki deðiþikliklerin nedenlerini açýklayarak. Buna göre C bankasýnýn bilançosundaki deðiþimi gösteren T hesabý þu þekilde olur: Aktif Pasif (Milyon TL) C Bankasý (Milyon TL) Zorunlu Rezerv +160 Vadesiz Mevduat +800 Atýl Rezervler +640 C bankasý da vadesiz mevduatlarýndaki 800 milyon liralýk artýþ karþýsýnda bunun %20'sini zorunlu rezerv olarak ayýrdýktan sonra elinde kalan 640 milyon liralýk atýl rezervi kredi olarak verecektir.

Varsayýmýmýz gereði bankalar atýl rezerv tutmak istemedikleri için mevduat yaratýlmasý süreci atýl rezervler sýfýr oluncayakadar devam edecektir.fiilen bulundurduðu atýl rezerv miktarýna eþit oluncaya dek. .168 . Bankacýlýk sisteminin yarattýðý toplam mevduatise Tablo 2'de verilmektedir. yani bankacýlýk sistemi dengeye gelinceyedek devam edecekti r.

R = 1 1000 = 5000 milyon TLrD 0. Bazý bankalar ani mevduat çýkýþlarýný karþýlayabilmek için zorunlu rezervlerin yeterli olmadýðýný düþünebilir ve bu nedenle daha fazla likiditeye sahip olmak isteyebilirler. ilgili deðiþken ile atýl rezerv talebi arasýndaki . ellerinde bir miktar atýl rezerv tutmayý tercih edebilirler. . Fonksiyonda yer alan deðiþkenlerin altýnda yer alan iþaretler. . imenkul kýymet faiz oranýný.4 F 409. TOPLAM 5000.6 102.92 . V mevduat giriþ-çýkýþlarýndaki deðiþkenliði ve X atýl rezerv talebini etkileyen diðer tüm faktörleri (geleceðe dönük ekonomik bekleyiþler. .20) iken. Bankalarýn atýl rezerv talepleri aþaðýdaki fonksiyonel gösterim ile özetlenebilir. Öte yandan bazý bankalar sahip olduklarý rezervlerin tamamýný kredi olarak vermenin kârlý olmadýðýný düþünerek.R = 1000 milyon TL) ve zorunlu rezerv oraný %20 (rD = 0.DD = 1 . . V.6 327. + Yukarýdaki fonksiyonda ER atýl rezervleri.20 Mevduat Yaratýlmasý: Atýl Rezervler ? Birçok nedenlerle bankalar yasalar gereði tutmak zorunda olduklarý rezervlerden daha fazla rezerv tutmak isterler. Yukarýdaki örneðimizde bankacýlýk sistemine enjekte edilen ilave rezerv miktarý1 milyar lira (.68 81. ER = f( i. bankacýlýk sisteminin yaratacaðý ilave vadesiz mevduat miktarý (.0 5000. ekonomik istikrarsýzlýk gibi) ifade etmektedir.0 1000. . .DD) 5 milyar lira olarak hesaplanacaktýr. .0 Görüldüðü gibi bankacýlýk sisteminde birden fazla banka olmasý halinde sonuç deðiþmemekte ve mevduat çarpaný zorunlu rezerv oranýnýn tersine eþit olmaktadýr.Tablo 10. . X ) -.2: KAYDÝ PARA YARATMA SÜRECÝ Mevduatlardaki Kredilerdeki Zorunlu Banka Artýþ Artýþ RezervlerdekiArtýþ B 1000 800 200 C 800 640 160 D 640 512 128 E 512 409.

iliþkinin yönünü göstermektedir. atýl rezerv talebi bundan nasýl etkilenir? Öte yandan bankalarýn karþýlaþtýðý mevduat giriþleri ve çýkýþlarý ne kadar büyük deðiþiklik gösterirse bankalarýn mevduat çýkýþlarýný kar .169 . Örneðin. Banka kredilerine uygulanan faiz oranlarý belirli iken. Bu nedenle menkul kýymet faiz oranlarý ile atýl rezerv talebi arasýnda ters yönlübir iliþki söz konusudur. menkul kýymet anlarý artarsa bankalarýn atýl rezerv talebi azalacaktýr. Menkul kýymet faiz oranlarýdüþerse. menkul kýymetlerin faiz oranlarý ne kadar yüksek olursa elde atýl rezerv tutmanýn alternatif maliyeti o kadar yüksek olacaktýr.

Bankalarýn zorunlu rezervlerindeki deðiþim ise . Öte yandan bankalarýn zorunlu rezervleri de vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olduðu için RR = rD DD (5) yazabiliriz. Bu eþitlikten yararlanarak atýl rezervlerdeki deðiþimi . Kaydi para yaratma sürecinde atýl rezervler neden sýzýntýniteliðin? dedir? Bankalarýn ellerinde tutmak istedikleri atýl rezerv miktarý vadesiz mevduatlarýnýn bir oraný olarak ifade edilebilir: ER = e DD (3) Burada e atýl rezerv oraný olarak adlandýrýlmaktadýr. Bir baþka deyiþle bankalarýn karþýlaþtýklarý mevduat giriþ-çýkýþlarýnýn deðiþkenliði ile atýl rezerv talebi arasýnda doðru yönlübir iliþki vardý týkça atýl rezerv talebi de artacak. azaldýkça atýl rezerv talebi düþecektir.ER (8) þeklinde yazýlabilir.R = .RR + . Bu nedenle atýl rezervler kay di para yaratma sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Yukarýda ele aldýðýmýz örnekte. Bankacýlýk sistemindeki toplam rezervler (R) R = RR + ER (7) olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþme . Bankacýlýk sisteminin bulundurmak istediði atýl rezerv miktarýnýetki? leyen temel faktörler nelerdir? Bir banka ne kadar çok atýl rezerv tutarsa o kadar az kredi verecek ve belirli bir miktar ilave rezervle yaratýlabilecek kaydi para miktarý o kadar düþük olacaktýr. (4) ve (6) nolu eþitlikler (8) nolu eþitlikte yerine konursa .DD (6) olacaktýr.DD (4) þeklinde yazmak mümkündür. bu eþitlikte RR zorunlu rezerv miktarýný. rD vadesiz mevduat zorunlu rezerv oranýný göstermektedir. Daha önce tanýmlanan deðiþkenlere ilave olarak.þýlayabilmek amacýyla ellerinde tutmak isteyecekleri atýl rezerv miktarý o kadar fazla olacaktýr. merkez bankasýndan 1 milyar liralýk ilave rezerv elde eden banka bu miktarý kredi olarak vermeyip de atýl rezerv olarak tutmayý tercih ederse kaydi para yaratma sürecisona erecektir.RR = rD .ER = e .

DD . k = 1/ (rD + e) denirse vadesiz mevduatlardaki deðiþimi gösteren yukarýdaki son eþitlik .R (9) rD + e elde edilir. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.170 .DD = k ..R = rD .R (10) þeklinde yazýlabilir.DD + e .DD (rD + e) .DD = 1 .R = . .

Ýþte bu nedenle atýl rezervler mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý olarak deðerlendirilmektedir. Bir baþka deyiþle bu aþamada.050. Dikkat edilirse atýl rezerv oranýne kadar yüksek olursa. Basitlik saðlamasý açýsýndan halkýn vadesiz mevduatlarýn belirli bir oraný kadar nakit talep ettiðini kabul edersek.DD (12) . baþlangýçta yapýlan "bankalarýn açtýðý kredilerden nakit sýzýntýsý olmamakta. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 4 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilecektir. Önceki bölümde ele aldýðýmýz örnekte .20 idi. Yani . mevduat çarpanýo kadar küçük olmakta ve dolayýsýyla yaratýlan kaydi para miktarýda azalmaktadýr.RR olduðu için .05 olduðunu kabul edersek 11 k = = = 4 0. verilen kredilerin tamamý bankacýlýk sistemine vadesiz mevduat olarak geri dönmekte" þeklindeki varsayýmý kaldýracaðýz.25 buluruz. rD = 0.! ! Bankalarýn tuttuðu atýl rezerv oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. Atýl rezervlerin sýfýr olmasý durumunda bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk rezervle 5 milyar liralýk vadesiz mevduat (kaydi para) yaratýrken.DD = 4x1000 milyon TL = 4000 milyon TL olur.20 + 0. sistemdeki atýl rezerv oranýnýn %5 olmasý halinde yaratýlan vadesiz mevduat miktarý 4 milyar lirayadüþmüþtür.C = c . yani e = 0.DD = k . nakit talebini C = c DD (11) dolayýsýyla . Atýl rezerv varsayýmýný kaldýrdýðýmýz için bankalarýn %5 oranýnda atýl rezerv bulundurduðunu. Bu nedenle halkýn nakit talebinde bir deðiþiklik olmadýðý þeklindeki varsayýmý kaldýrmamýz daha gerçekçi bir modele yaklaþmamýzý saðlar.R = 1 milyar TL. Mevduat Yaratýlmasý: Nakit Sýzýntýsý ! Nakit ve vadesiz mevduatlar yakýn ikame iliþkisi içinde olduklarý için halkýn vadesiz mevduat talebinde bir deðiþiklik olduðu zaman nakit talebinin de deðiþeceðini kabul etmek gerekir.

Halkýn nakit talebi arttýkça bu artýþ bankacýlýk sisteminin sahip olduðu rezervlerin ayný miktarda azalmasý ile sonuçlanacaktýr. Yani toplam rezervlerdeki deðiþimi aþaðýdaki þekilde yazmamýz mümkündür. Görüldüðü gibi. . c ise nakit oranýný göstermektedir. bankacýlýk sisteminin rezervlerindeki artýþ zorunlu rezervler.171 ? . mevduat yaratýlmasý sürecinde bir sýzýntý anlamýna gelmektedir. týpký atýl rezervler gibi. atýl rezervler ve nakit arasýnda daðýlýr hale gelecektir.þeklinde ifade edebiliriz. nakit miktarý. (12) nolu eþitliðe göre vadesiz mevduatlar arttýkça nakit miktarý da bunun belirli bir oraný kadar artmaktadýr. Bu eþitliklerde C nakit miktarýný. Nakit miktarýnýn kaydi para yaratýlmasýsürecinde bir sýzýntýniteliðinde olmasýnýn sebebi nedir? Nakit sýzýntýsý olmadýðý þeklindeki varsayým kaldýrýlýnca.

bankacýlýk sistemi daha az vadesiz mevduat yaratma gücüne sahip olmaktadýr. Ýþte bu nedenle mevduat yaratýlmasý sürecinde nakit.20 + 0. k = 1 / (rD+e+c) denirse.DD + e .! ! ! .ER + . . .R = 1 milyar TL. 1 k = = 2. (6) ve (12) nolu eþitlikler yukarýda yerine konursa. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2. dolayýsýyla yaratýlabilecek kaydi para miktarýda o kadar az olacaktýr.DD + c . Ancak pek çok ülkede karþýlaþýlan genel uygulama her iki tür mevduatýn farklý zorunlu rezerv oranýna tabi olmasý þeklindedir.R olarak yazýlabilir.DD . son olarak ele aldýðýmýz mevduat geniþlemesi modelinde pek fazla deðiþiklik olmayacaktýr.15 buluruz.R = rD . rD = 0. Nakit oranýsýfýrdan farklýolduðu zaman mevduat çarpanýnýyazýnýz. Daha önce bilindiði gibi .05 iken c = 0.05 + 0.R = . Vadeli ve vadesiz mevduatlar ayný zorunlu rezerv oranýna tabi iseler.5 0.DD (rD + e + c) 1 . R = 0. Bunun yanýnda genel olarak vadelimevduat zorunlu rezerv oraný (rT) vadesi z mevduat zorunlu rezerv oranýndan .C (13) (4).5 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.DD = k .DD = . yukarýdaki eþitlik. Mevduat Yaratýlmasý: Vadeli Mevduat Sýzýntýsý Son olarak. nakit hakkýndaki varsayýmýmýzý deðiþtirdiðimizde.20. bir sýzýntý olarak kabul edilmektedir. Bilindiði gibi k mevduat çarpanýný ifade etmektedir.R (14) rD + e + c elde edilir. Daha önce ele aldýðýmýz örneklere oranla. Dikkat edilirse nakit oraný(c) ne kadar yüksek olursa (yani nakit sýzýntýsýne kadar fazla olursa) mevduat çarpanýnýn deðeri o kadar küçük.15 ise.RR + . bankalarýn sadece vadesiz mevduat hesabý açtýklarý þeklindeki varsayýmýmýzý kaldýrarak vadeli mevduat hesaplarýnýn da modele dahil edilmesine olanak tanýyacaðýz.R = .

halkýn vadesiz mevduatlarýnýn belirli bir oraný kadar vadeli mevduat talep ettiðini kabul edelim. Yine basitlik saðlamak açýsýndan.172 . Vadeli mevduatlarý TD. vadeli mevduat tercih oranýný t ile gösterirsek.küçüktür (rT < rD). TD = t DD (16) .DD (17) .TD = t .

DD (rD + rTt + e + c) 1 .DD = .20 + (0. Basitleþtirici varsayýmlarýn kaldýrýlmasý ile mevduat çarpaný 1 (19) k = rD + rTt + e + c þeklinde elde edilmektedir. Öte yandan (17) nolu eþitlik yukarýda yerine konursa .R = rD .R = .RRT + . .04 .DD elde edilir.DD = 2 milyar TL olacaktýr.DD + rT .04 olduðunu kabul edersek 1 k = = 2 0. e = 0. Daha önce elde edilen eþitlikler yerine konursa.R = 1 milyar TL. Vadeli mevduat sýzýntýsý da söz konusu olduðu zaman mevduat çarpanýformülünü yazýnýz.5 ve rT = 0.R olduðu için .R = rD .TD + e .20.RRD + . Daha önce olduðu gibi burada da. 2. Vadeli mevduatlar için ayrýlan zorunlu rezervler de mevduat yaratýlmasýnda kullanýlabilecek rezervlerden bir sýzýntý olduðu için toplam rezervlerdeki deðiþim eþitliði. .DD . .DD + c .5) + 0.15 iken t = 2.R (18)rD + rTt + e + c olacaktýr.DD + rTt . rD = 0.DD + c .DD = k .R = .05. Yani .C olacaktýr. vadelimevduatlarýn mode . c = 0. Buna göre bankacýlýk sistemi 1 milyar liralýk ilave rezervle 2 milyar liralýk vadesiz mevduat yaratabilmektedir.15 buluruz.05 + 0.TD + e .! ! ? ? yazabiliriz.ER + .

1þeklindedir.30. e = 0. rT= 0. e = 0. Dikkat edilirse t ve rToranlarýile mevduat çarpanýters yönde deðiþmektedir.16. t = 4.20.173 . rT= 0.09 ve c = 0. Bu büyüklüklere göre 1980 yýlýsonu itibariylemevduat çarpanýnýn 1 milyar liralýk ilave rezervle yaratýlabilecek vadesiz mevduat miktarýnedir? Ayný parametrelerin 1995 yýlý sonundaki deðerleri ise rD= 0.53.04 ve c = 1.08. Bu deðiþimin sebebi sizce neler olabilir? . t = 1. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa yaratýlabilecek kaydi paramiktarýo kadar az olmaktadýr .7.9. 1980 yýlýsonunda mevduat çarpanýnýhesaplamada kullanýlan parametrelerin Türkiye'deki seyri þu þekildedir: rD= 0. Yukarýda yapýlan hesaplamalarýbu kez 1995 yýlýiçin tekrarlayýnýz ve sonuçlarýnýkarþýlaþtýrýnýz.le dahil edilmesi ile yaratýlabilecek mevduat miktarýnýn azaldýðýný görmekteyiz.

Bankanýn borcunu ifade ettiði için pasifte e. Vadeli mevduatlar b.Özet Nispi rezerv bankacýlýðýna geçiþle birlikte bankalar ellerinde bulunan rezerv miktarýný deðiþtirerek kaydi para yaratma olanaðýna sahip olmuþlardýr. Banka rezervleri ve kaydi para etkilenmez 3. zorunlu rezerv dýþýndaki tüm sýzýntýlarýn sýfýra eþit olduðu varsayýmý altýnda. Sorular 1. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için pasifte d. Nitekim bankacýlýk sistemindeki. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para azalýr b. Merkez bankasýnýn açýk piyasada tahvil satmasý sonucunda kaydipara miktarý bundan nasýl etkilenir? a.174 . Bir bankada açtýrýlmýþ olan vadesiz mevduat. Mevduatlar bilançoda yer almaz 2. Burada süreç para yaratýlmasý sürecinin tamamen tersidir. bankacýlýk sistemi ilave 1 liralýk rezervle zorunlu rezerv oranýnýn tersiyle çarpýmý kadar kaydi parayaratabilmektedir. Atýl rezervler c. Bankanýn alacaðýný ifade ettiði için aktifte b. Vadesiz mevduatlar d. Bankanýn borcunu ifade ettiði için aktifte c. Bankalarýn rezervleri azalacaðý için kaydi para artar c. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para azalýr d. Sýzýntýlar sisteme dahil edildikçe bankalarýn kaydi par a yaratma olanaklarý sýnýrlanmaktadýr. Bankalarýn rezervleri artacaðý için kaydi para artar e. Zorunlu rezervler . Nakit e. Bankalarýn kaydi para yaratmagüçleri tersine çevrildið ydi para yok etme güçlerinin de bulunduðu bir gerçektir. Mevduat yaratýlmasý sürecinde aþaðýdakilerden hangisi bir sýzýntý olarak kabul edilmez? a. banka bilançosunun hangi kýsmýnda yer alýr? a.

. PARASIZ Ýlker.Baki. KEYDER Nur.5 milyar TL e. Ýstanbul. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para artar c. Ezgi Kitabevi. Para Teorisi ve Politikasý. Aylýk Ýstatistik Bülteni. 1991. 8. Merkez Bankasý. 50 milyar TL b. Ankara. Banka ve Finansal Piyasalar. Para Teorisi. 33. HÝÇ Mükerrem. Para. Ýstihdam ve Ýktisadi Politika. vadesiz mevduat zorunlu rezerv oraný %15 ve nakit oraný %10 ise bankacýlýk sistemine enjekte edilen5 milyar liralýk rezervle yaratýlabilecek kay di para miktarý nedir? a. 1994. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para azalýr d.3 milyar TL d. 1995.4. Aralýk. 1987. Mevduat çarpaný ve kaydi para deðiþmez Kaynakça AREN Sadun. Bankalarýn atýl rezerv tutmadýðý ve vadeli mevduat hesaplarýnýn söz konusu olmadýðý bir ortamda. Mevduat çarpaný yükseleceði için kaydi para artar e. Bursa. Para: Teori-Politika. 20 milyar TL c. Eskiþehir. 5 milyar TL 5.175 .C. PÝRÝMOÐLU A. 1995. Menteþ Kitabevi. Savaþ Yayýnevi. Bankacýlýk sisteminin atýl rezerv talebinin artmasý kaydi para üzerinde nasýl etki yaratýr? a. Basým. Mevduat çarpaný düþeceði için kaydi para azalýr b. Para. 1992. 7. Ankara. T.

üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.176 . iþlevleri ve özellikle son yýllarda tartýþýlmakta olan Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve baðýmsýzlýðýn ekonomik performans üzerindekietkileri incelenmektedir. Daha sonra Türkiye uriyetiMerkez Bankasýna iliþkin deðerlendirmeler bu çerçeve baz alýnarak sürdürülmektedir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. Bu ünitede Merkez Bankacýlýðýnýn ortaya çýkýþý. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜN ÝTE 11 Dünya'da ve Türkiye'de Merkez Bankacýlýðý Bu Ünitede. Konuyu dikkatlice okuyunuz. geliþimi... Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için ünite sonunda yer alan kaynaklara baþvurabilirsiniz. Mali sistemin enönemli kurumu olan merkez bankala rýnýn geliþimi. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Ünite içindeki ve sonundaki sorularý cevaplamadan diðer üniteye geçmeyiniz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. baðýmsýzlýðý ve örgüt yapýsý gibi konularý merakla ve zamanýnda okuyunuz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. iþlevleri. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak..

para ve banka sisteminde faal rol oynayan mali aracý kuruluþtur. Ülke ekonomileri için oldukça önemli bir yer tutan Merkez Bankalarý uzun süren bir geliþmenin sonucudur. yaþayabilmek için banknot çýkarmak zorundaydýlar. en yüksek likidite derecesine sahip kaðýt parayý yaratan. devlet borçlarýný daha kolay. kaðýt para emisyonunun düzenlenmesi ve devletin kýsa vadeli kredi ihtiyacýnýn karþýlanmasý zorunluluðundan doðmuþtur denilebilir. Bu kararla banka. 1694 yýlýnda güçlü bir imtiyaz altýnda kurulan Ýngiltere Bankasý ilk emisyon bankasý olarak kabul edilebilir. bunun emisyon ve tedavülünü saðlamak.? MERKEZ BANKASI KAVRAMI VE TARÝHÝ GELÝÞÝMÝ Mali sistem. devletçe desteklenen. hazine bonolarý ve altýn karýþýlýðýnda para ihraç edebilmiþ ve Merkez Bankasý gücü kazanabilmiþtir. Dünyada Merkez Bankacýlýðýna ilk örnek olarak Ýngiltere Bankasý (Bank of England) gösterilmektedir. kurulan ilk kamu bankasý olma özelliðine de sahipti. fonlarý fon fazlasý bulunan servet sahiplerinden fon açýðý bulunanlara yönlendirmektedir. bu yüzden de kamu bankasý özelliðini taþýyan bir bankanýn banknot ihracý ile yetkili kýlýnmasý pek alýþýlmýþ bir þey deðildi. Bu tür bir tanýmlama Merkez Bankalarýna yüklenilen iþlevler de gözönüne alýndýðýnda uygun olur. . Ne var ki. kanuni parayý tespit etmek. ekonomide piyasalarý ve kurumlarý kapsamýna almakta. Devletler. düzenli ve en az maliyetlegerçekleþtirebilmek ve bankacýlýk faaliyetlerinin düz nli bir þekilde yürütülmesini kontrol edebilmek amacýyla merkez bankasý kurmak yoluna gitmiþlerdir. 9 Temmuz 1844 tarihinde yayýnlanan Peel kararý ile Ýngiltere Bankasý nýn banknot çýkarma yetkisi yeni bir düzene baðlanmýþtýr. Her ülkenin mali sisteminde yer alan kurumlar içerisinde ilk sýrayý Merkez Bankasý alýr. Bu banka özel bir firma hüviyetini taþýmasýna raðmen. Merkez Bankasý için genel bir taným vermek gerekirse. Çünkü o devirde. diðer bankalar da. Genel olarak Merkez Bankacýlýðý.

Bu tarihten sonra Fransa Bankasý yurt sýnýrlarý içerisinde para çýkaran tek kuruluþ haline gelmiþtir. Ülkenin baþkentinde bu bankadan baþka 9 taþra bankasý daha para çýkarma yetkisine sahipti. Bu bankanýn kurucusu Palmstruch büyük bir yenilik yapmýþ ve banknot çýkarýlmasý ile ticari senetlerin iskontosu arasýndaki iliþkiyi kurmuþtur. bankaya yasalbir statü veye özel z verilmemiþtir. 1848 yýlýnda yaþanan büyük bunalým üzerine bankanýn durumunda önemli bir deðiþiklik yapýlarak. Ticari senet iskontosu ile banknot ihraç eden ilk Merkez Bankacýlýðý uygulamasýhangi ülkede görülmüþtür? 20 Þubat 1800 tarihinde kurulan Fransýz Bankasý (Banque de France) Napoleon un direktifi üzerine bir bankerler grubu tarafýndan kurulmuþtur. Ticari senet iskonto ettirenlere madeni para yerine kendi çýkardýðý banknotlarý veren ilk kuruluþ bu bankadýr. Fransa Bankasý ile birlikte para çýkarabilen 9 taþra bankasýnýn para çýkarma yetkileri kaldýrýlmýþtýr.Baþka bir görüþe göre ise. senet iskonto ettirenlerce kabul edilmesinde bir sakýnca görülmemiþtir. Fransa Bankasý 2 Aralýk 1945 tarihinde özel kiþilerin elindeki hisse senetlerinin tazminat karþýlýðý devlete aktarýlmasýyla -177 . Merkez Bankasý niteliði taþýyan ilk banka1668 de kurulan Ýsveç Devlet Bankasýdýr. Verilen banknotlarýn saygýn bir kuruluþ olan bankanýn imzasýný taþýmasý ve gösterildiðinde hemen madeni para ile deðiþtiriliyor olmasý nedeniyle. Bankanýn yapacaðý iþlemler belirli sýnýrlar içinde kalmýþ.

dünyanýn birçok ülkesinde Merkez Bankalarýnýn kuruluþu süratle gerçekleþmiþtir.. Merkez Bankacýlýðý tarihi geliþimi içerisinde bir baþka önemli olay daA. bu yýllarda merkez bankalarýnýn baðýmsýzlýðý ve siyasi otoritelerin etkisinden kurtulma gerekliliði savunuldu. yoluyla kamulaþtýrýlmýþtýr. 12 bankayý da baðladýðýndan FED e tek bir banka olarak bakmak gerekir. Bugün her ülkede bir Merkez Bankasý bulunmaktadýr. ülke ekonomisini ilgilendiren konularda izlenecek politikalar ortak olup. Nitekim savaþtan sonra 1920 de Cenova da toplanan uluslararasý konferanslarda alýnan kararlara uyularak. sabit kur sisteminin terk edildiði ve yüksek enflasyon sorununun ortaya çýktýðý dönemlerde. deki federe devletlerin özel haklarýný koruma tutkusu. para politikasý uygulamalarý çerçevesinde para arzýný kontrol etmek ve fiyat istikrarýný saðlamak olmuþtur. de (FED) Federal Reserve Sistem i in oluþmasýdýr. Bu sistem. 1970 li yýllarda. 26 Temmuz 1957 tarihinde Almanya da. Ancak. Birinci Dünya Savaþýndan sonra Merkez Bankalarýnýn önem kazanmasýnýn nedenleri nelerdir? Merkez Bankalarýne tür bir yapýya sahipolmalýdýr? Dünya da Merkez Bankalarýnýn aðýrlýk kazandýðý dönem Birinci DünyaSavaþýnýn sonlarýna rastlamaktadýr. merkez bankalarýnýn temel uðraþýlarý. Ýkinci Dünya Savaþý ndan sonra merkez bankalarý hükümetlere ekonomiyi yeniden inþa etmekte yardýmcý rol üstlenmiþlerdir. herbirinin çalýþma alaný sýnýrlandýrýlmýþ olan 12 Federal Reserve Bank tan oluþmaktadýr. bankanýn.B.B. yetkilerini kullanýrken hükümetin direktiflerine uyma zorunluluðu yoktur.D. Kâðýt para çýkarma yetkisini elinde bulunduran Bundesbank. 10 bölge bankasý ve Deutscher Lander in birleþmesiyle Alman Merkez Bankasý Deutsche Bundesbank kurulmuþtur. hükümetin genel ekonomik politikasýný desteklemekle yükümlü olmasýna raðmen. Ýlk zamanlarda Merkez Bankalarýnýn özel sermayenin yönetimi altýnda bulunmasýnda bir . . 1990 lar ise bu görüþlerin uygulamaya konulduðu yýllar olarak görülmektedir. Sadece idari konular bankalarýn özel takdirlerine býrakýlmýþtýr.D. 1980 li yýllarda finansal serbestleþme alanýnda önemli geliþmeler olurken. A. bu ülke içinde tek bir emisyon bankasý kurulmasýný önlemiþtir.

Dolayýsýyla. bunlarý çýkaran kuruluþlarýn durumu tartýþýlmaya baþlanmýþtýr. bir bölümü de devlet bankasý olma özelliklerini sürdürmektedirler. Öte yandan bazý iktisatçýlar ise. bu iki görüþ arasýnda bir yolizlenerek emisyon yetkisi özerk yapýdaki Merkez Bankalarýna verilmiþtir. Daha sonralarý banknotlarýn madeni paralardan baðýmsýz bir ödeme aracý durumuna gelmesiyle. Son zamanlarda geliþmiþ ve geliþmekte olan çok sayýda ülkede Merkez Bankasýnýn iktisadi örgütlenme içindeki konumu. devletin gelirlerinin yetersiz olduðunu.178 . Bu tartýþmalarda bazý iktisatçýlar. özel kuruluþlarýn banknot emisyonunda kâr amacýyla hareket edeceklerini öne sürmüþlerdir.sakýnca görülmemiþtir. Merkez Bankalarýnýn çoðu. devlet yönetiminde özerk kuruluþlar haline gelirken. hükümetlere karþý . bu yüzden sýk sýk emisyona baþvurarak Merkez Bankacýlýðý iþlevlerini saðlýklý bir biçimde yerine getiremiyeceðini savunmaktadýrlar. Çünkü bu dönemde banknotlarýn madeni paralarla temsil oraný % 100 idi. Sonuçta. Merkez Bankalarýnýn parasal istikrarý saðlama ve devletin bankacýlýðýný yapma iþlevlerinin ön planda olamayacaðý nedeniyle devletin tekelindeolmasý gerektiðini savunmuþlardýr.

Merkez Bankalarýnýn likidite hacmini piyasadaki alýþ-veriþi saðlayacak düzeydetutmalarý gerekir. Merkez Bankalarý bu iþlevi ile. Hemen hemen tüm ekonomilerde ihtiyaç duyulan likidite miktarýnda çeþitli deðiþmeler. bulunduklarý ülkede finansal uyum ve uzun vadeli fiyat istikrarý saðlayarak ekonomik performansýn yükselmesinde önemli rol oynarlar. Böyle olunca da para politikasýnýn temel hedefi belirlenmiþ olmaktadýr. devletin ve bankalarýn kýsa vadeli kredi ihtiyacýný karþýlayacak nihai bir kuruma gereksinim duymalarý Merkez Bankalarýnýn ortaya çýkmalarýna neden olan temel geliþmelerdir. Merkez Bankalarýnýn üstlendiði fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklýlýklar göstermesine raðmen. Bunlar. bankacýlýk ve uluslararasý ödeme sistemlerindeki geliþmelerin ortaya çýkardýklarý ihtiyaçlar. modern bir Merkez Bankasýnýn yerine getirmesi beklenilen üç temeliþlevinden söz edilebilir. giderek daha fazla destekbulmaktadýr. ekonominin gerektirdiði kadar likiditeyi piyasaya vermekle saðlanabilir. hemen her ülkede para vekredi iþlemlerinin ekonomini göre ayarlanmasý zorunluluðu. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak.sorumluluðu ve bunun da ötesinde baðýmsýzlýðý sorgulanmaktadýr. Likidite sýkýntýsýyla ekonomiyi resesyona sokmamak. para talebinde beklenmedik mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar görülebilir. Merkez Bankalarýnýn siyasi iktidarlarýn müdahale alanlarýnýn dýþýnda kalmalarý ve özerk kuruluþlar olmalarý konusu. öte yandan daha fazla likidite vererek enflasyona neden olmamak klasikanlamda Merk ez Bankacýlýðýnýn temel iþlevidir. düzenleyici otorite ve son ödünç verme mercii olarak hizmetvermek ve devletin ba nkacýlýðýný yapmaktýr. Bu geliþmeler. Merkez Bankalarýnýn ülke ekonomilerindeki iþlevlerinin neler olmasý gerektiðini de ortaya çýkarmýþtýr. Özerk Merkez Bankalarýnýn ulusal paranýn deðe inin korunmasýnda ve uzun dönemde fiyat istikrarýnýn saðlanmasýnda etkili olduklarý iktisatçýlar arasýnda genel kabul görmektedir. MERKEZ BANKALARININ TEMEL ÝÞLEVLERÝ Kâðýt para kullanýmýnýn yaygýnlaþmasý. Merkez Bankalarýna uzun vadeli fiyatistikrarý dýþýnda ka anýn finansmanýn saðlanmasý . Özel bankacýlýk sistemi kâr beklentisi içerisinde hareket ettiði için paratalebinde görülen galanmalara çözüm getirmekten uzaktýr. Ülke Parasýnýn Ýç ve Dýþ Deðerinde Ýstikrar Saðlama Ýþlevi ? Paranýn iç ve dýþ deðerinde istikrar saðlamak.

Dengeli birekonomik performans tutturmanýn yolu uzun vad eli fiyat istikrarýnýn saðlanmasý ile gerçekleþtirilebilmektedir. Piyasada ihtiyaçtan eksik veya fazla likidite bulunmasýekonomide ne tür dengesizliklere yol açar? . ekonomikbüyüme için gerekli ortam saðlanab lmektedir.ve/veya ödemelerbilançosunda dengenin saðlanmasý gibi iþlevler yüklendiðinde. kýsa vadede olumlu sonuçlar alýnsa bile. orta vadede enflasyonist baskýlar oluþmakta ve Merkez Bankalarý itibar kaybetmektedirler. Böylece dolaylý olarak faiz oranlarý ve döviz kurlarýndaki dengeler de korunabilecek.179 .

bankalarýn likidite gereksinimi de Merkez Bankalarý tarafýndan karþýlanýr. ? ? Merkez bankasýna. devletin fonlarýný toplamave bu fonlardan ödemede bulunma iþlemlerini yaparlar.Düzenleyici Otorite ve Son Ödünç Veren Mercii Olarak HizmetVermek Nasýl ki bireylerin likidite gereksinimini bankalar karþýlýyorsa. ban ar üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisini. Bunun içindir ki Merkez Bankalarýna Bankalarýn Bankasý denilmektedir. Ayrýca yurtiçi ve yur tdýþý ekonomide olaylarý yakýndan izleyerek devlete mali danýþmanlýk yaparlar. hazine tarafýndan çýkarýlan tahvillerin kayýt ve satýþý gibi hertürlü hizmetleri. Böylece Merkez Bankalarý bankalarýn geçici likidite gereksinimlerinikarþýlamak yoluyla önemli hizmet görürler ve ala larý bir takým önlemlerle bankalardan nakit çekilmesi yoluyla meydana gelebilecek bankaiflaslarýný da önleyebilirl er. Gelirlerinin yetersizliði durumunda devlete ödünç verir. neden "bankalarýn bankasý" denir? Devletin Bankacýlýðýný Yapmak Merkez Bankasý ticaret bankalarýnýn ve devletin bankerliðini yapantipik bir mali kurumdur. Gerçekten Merkez Bankalarý banka sistemi içinde en son kredi veren organ görevini yerine getirmek yoluyla. Devletin b ankeri olarak. bankalarla yakýn bir iliþki içinde bulunmasý. ekonominin likidite hacmini denetleme olanaðý bulmaktadýr. Merkez Bankalarýnýn para politikasýný etkilemesi bankalar kanalýylaolduðu için. istikrarlý bir mali yapýnýn oluþmasýnda kullanmasý gerekir. ticari bankalarýn bankasý olarak onlarýn mevduatlarýný tutar. Merkez Bankalarý. senet iskontosu ve avans açmak suretiyle bankalara fon saðlarlar. uygulayacaðý parapolitikasý için araçlarýn kullanýmýna kýsýtlama getirilmiyorsa ve kamu kesimini . ? Modern bir merkez bankasýnýn temel iþlevleri nelerdir? MERKEZ BANKALARININ BAÐIMSIZLIÐI VE BAÐIMSIZLIÐIN EKONOMÝK PERFORMANS ÜZERÝNDEKÝ ETKÝSÝ Bir Merkez Bankasý kendi politika tercihlerini oluþtururken siyasi iktidarlarýn müdahele alanlarýnýn dýþýnda kalýyorsa. iç ve dýþ borçlarla ilgili hesaplarýn izlenmesi gibi teknikhizmetleri sunar. Bunun dýþýnda Merkez Bankalarý.

o bankanýn baðýmsýzlýðýndan söz edilebilir. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý aþaðýdaki dört sorunun ayrýntýlý yanýtlarýna göre deðerlendirilmektedir.B. En çok kullanýlan yöntem olarak. bu kriterlere göre Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýný test etmektedir.Webb-B.mümkün olduðunca az finanse ediyorsa. Merkez Bankalarýnýn politika belirleme ve üretme konusundaki baðýmsýzlýklarýný deðerlendiren çalýþmalara 1990 lý yýllarda sýkça rastlanmaktadýr. ulusal paranýn iç ve dýþ deðerini korumada ve uzun dönemde fiyatistikrarýný saðlamada etkili olacaðý çoðu iktisatçý tarafýndan kabul edilmektedir. Baðýmsýz bir Merkez Bankasýnýn ise. A. Bu çalýþmalarýn çoðunluðu belirli baðýmsýzlýk kriterleri ortaya koyarak. .Neyaptitarafýndan 1992 yýlýnda yapý çalýþmada.Cukierman-S.180 .

büyüme gibi) baðýmsýzlýk artmaktadýr. Eðer kamu kesimi düþük düzeyde finanse ediliyorsa baðýmsýzlýk artacaktýr. büyüme oraný ve iþsizlik oraný þeklinde sýralanabilir. Burada Merkez Bankasý tarafýndan kamuya verilen kredilerin miktarý. uzun dönemde fiyat disiplininin saðlanmasýna ve dengeli bir ekonomik performansýn oluþturulmasýna önemli katký saðlayacaktýr. Merkez Bankalarýný siyasi iktidarlardan bütünüyle baðýmsýz olarak düþünmek.? . Merkez Bankasý baþkaný ile ilgili sorular. ona baðýmsýzca karar alma ve uygulama insiyatifi veren biryasal statü kazandýrmak Bunun yerine Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðý. enflasyon oraný. Performansý ölçen önemli makroekonomik göstergeler. Merkez Bankasýna ekonomide fiyat isti krarý dýþýnda bir amaç yüklenmemiþse (tam istihdam. Ülkenin yapýsal özellikleri göz önüne alýnmadan siyasi iradeden kopuk bir merkez bankasýneden baðýmsýz bir banka olarak deðerlen dirilemez? Ekonomik performans ile bir ülke ekonomisinin istikrarlý bir geliþme sürecinde bulunmasý kastedilmektedir. niteliði ve faizine yönelik sorular yer almaktadýr. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýn ve buna paralel . kim tarafýndan atandýðý vb. baþkanýn görevde kalýþ süresi. Örneðin baþkanýn görevde uzun süre kalmasý buna baðlý olarak baðýmsýzlýðý arttýrýr. . Böylece Merkez Bankasý. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesine yönelik sorular (15puan). aksine onunlauyumlu ve tutarlý olacak bir çerçevede deðerlendirilmelidir. sorularý içermektedir. parapolitikasýnýn yürütülmesi etkin rol alacak. burada hükümet ile Merkez Bankasý arasýndaki iliþkilere yönelik sorular yeralýr. . . Örneðin bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bank aktif bir görev alýyorsa baðýmsýzlýk artabilecektir. Para politikasýnýn belirlenmesi ile ilgili sorular (15 puan). kamu kesimi gelir ve giderleri dengesinde oluþacak açýk ve fazlalardan etkilenmeyecek duruma getirilmesidir. Baðýmsýzlýk açýsýndan önemli olan merkez bankasýnýn günlük iþlemlerinin. 20 puan deðerinde olup. Kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili sorular (50 puan). hükümetin genel politikalarýyla çeliþmeyen.

Unutulmamalýdýr ki. Düþük ve istikrarlý fiyat düzeyipiyasada belirsizliði azaltarak.181 . yüksek enflasyon en büyükekonomik istikrarsýzlýktýr. Bu çalýþmalardan þu önemli sonuç çýkmaktadýr: Baðýmsýz Merkez Bankasýna sahip olan ülkelerde düþük ve istikrarlý enflasyon oranýnýn bulunduðu. dolayýsýyla ekonomik büyüme için gerekli ortam saðlanmýþ olacaktýr. Summers tarafýndan 17 OECD ülkesinin 35 yýllýk verileri dikkate alýnarak yapýlan araþtýrmada. Hatta 1990 yýlýnda A. Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðý üzerine yapýlan çalýþmalarda. . Merkez Bankalarýnýn göreceli olarak daha az baðýmsýz olduðu ülkelerde daha yüksek bir büyüme hýzý elde edilmiþtir. Çünkü.olarak saðlanan parasal disiplinin genel olarak enflasyon oranýný düþürücü yönde etkilediði kabul edilmektedir. ancak. baðýmsýzlýk derecesi en yüksek olan Alman Merkez Bankasý dýr. ekonomik birimlerin geleceði daha iyi görme lerini saðlayacak. ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte baðýmsýzlýðýn büyüme ve iþsizlik üzerinde beklenen olumlu etkileri yeteri kadar göstermediði görülmektedir. irsizliklerle dolu bir ekonomik ortamýn oluþmasýný. Alesina ve L. nispi fiyatlarýn bozulmasýný ve kaynak daðýlýmýnda etkinlikten uzaklaþýlmasýný beraberinde getirmektedir.

isterse kâðýt para çýkarabileceðini bildirmiþtir. piyasadalikidite sýkýntýsý yaþandýðýnda yeterli düzeyde banknot ihraç etmemiþtir.? Ekonomide istikrarlýbir fiyat düzeyinin oluþmasýnda Merkez Bankalarýnýn baðýmsýzlýðýneden önemlidir? TÜRKÝYE DE MERKEZ BANKACILIÐI Türkiye de Merkez Bankacýlýðý Anlayýþý ve 1980 Öncesi Geliþimi Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. ? Evrak-ýNakdiye nedir? Cumhuriyetin kuruluþu ile birlikte Osmanlý Ýmparatorluðu döneminden devralýnan. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda banka banknot çýkarma imtiyazýndan vazgeçmiþ. Ancak çýkardýðý paralarýn miktarý hiçbir zaman piyasanýn ihtiyacýný karþýlayacak düzeyde olmamýþtýr. devlet parasýnýn bir yabancý kuruluþ . Savaþtan sonra Almanya ve Avusturya nýn elindeki altýnlar savaþýn galiplerine teslim edildiði için Düyun-u Umumiye paralarý tümüylekarþýlýksýz kalmýþtýr. Devlet yetkilileri de çýkarýlacak kâðýt paralarýn kabul görmesi için yabancý ülkelerce yönetilen Düyun-u Umumiye Ýdaresine baþvurmuþtur. karþýlýðý bulunmayan kâðýt paralarýn Osmanlý Bankasýna aktarýlarak banknot haline getirilmesi olanaðýnýn bulunmamasý. 1863 yýlýnda devletin bankasý olma imtiyazýný elde eden Osmanlý Bankasý ile baþlamýþtýr. klasik anlamda tam bir merkez bankasý görevi yapmaktansürekli kaçýnmýþtýr. tedavülde bulunan kaime adýný taþýyan ve saygýnlýðýný yitirmiþ olan paralarýn yerine saðlam bir para çýkarma görevi üstlenmiþtir. 1856 yýlýnda Ýngiliz ve Fransýz ortak sermayesiyle kurulan. Bu banka. Almanya ve Avus ya dan ödünç alýnan altýn ve daha sonra Alman Hazine Tahvilleri karþýlýðý para ( Evrak-ý Nakdiye ) ihraç etmiþtir. Osmanlý Bankasý kendisine tanýnan yetkiler çerçevesinde ilk iþ olarak. devlete. Düyun-uUmumiye. Hazine para sýkýntýsý içinde bulunduðunda.

. 3 Ekim 1931 tarihinde fiilen çalýþmaya baþlamýþtýr.tarafýndan yönetilmesinin kabul edilemezoluþu.182 . 1929 yýlýnda dünya ekonomik bunalýmýnýn etkilerinin Türkiye de de hissedilmeye baþlamasý ve kambiyo iþlemlerinde spekülasyonlarýnda önlenememesi nedeniyle1930 yýlýnda Türk parasýnýn k korunmasý hakkýnda 1567 sayýlý kanun çýkarýlmýþtýr. 1923 yýlýnda toplanan Ýzmir Ýktisat Kongresi nde yeni kurulan Cumhuriyetin bir Merkez Bankasýna sahip olmasý gerekliliði belirtilmiþse de çalýþmalar 1925 yýlýnda baþlatýlabilmiþtir. Türkiye de ekonomik baðýmsýzlýk hedefleyen u ir merkezbankasý kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. Çalýþmalar gerek yerli gerekseyabancý uzmanlar yardýmýyla yaptýrýlmýþtýr. Þili Merkez Bankasý Kanun u esas alýnarak 1930 yýlýnda 1715 sayýlý yasa ilekurulmuþtur. ? TCMB ne zaman kuruldu? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasý (TCMB) yukarýda açýklanan geliþmelerle birlikte yeterli iç ve dýþþartlarýn da oluþmasýnýn etkisiyle. 15 Milyon TL. sermaye ile bir anonim þirket olarak kurulan TCMB.

1715 sayýlý Merkez Bankasý kuruluþu kanununda bankanýn hisseleri dört gruba ayrýlmýþtýr: A grubu pay senetleri devlete ait olup sermayenin% 15 i olarak bel rlenmiþ. Bu kanun ile Merkez Bankasý devlet müdahelesinden oldukça baðýmsýz bir anonim þirket olarak kurulmuþ. Bubanknotlar 1948 yýlýna kadar karþýlýðý altýn olarak ödenmek yoluyla tedavülden kaldýrýlmýþlardýr. B grubu pay senetleri milli bankalara. 1715 sayýlý kanundaki Merkez Bankasý nýn devlete karþý . devletin banka üzerindeki etkisini sýnýrlamak amacýyla bu payýn en çok %25 e kadar arttýrýlabileceði kabul edilmiþtir.? Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi Cumhuriyet kurulduðunda ödeme aracý olarak karþýlýksýz kalan Düyun-u Umumiye paralarý yanýnda. Böylece hazine bankanýn genel kuruluna. geliþmiþ ülkelerdeki merkez bankalarýnýn yapýsýna uygun bir hale getirilmiþtir. Yeni kanun ile hazinenin payý yükseltilerek sermayenin % 51 inden aþaðý düþmeyeceði hükmü getirilmiþtir. 1970 yýlýnda 1211 sayýlý Merkez Bankasý Kanunu yürürlüðe konulmuþtur. 40 yýl yürülükte kalanmerkez bankasý kuruluþu kanunu bu süre içerisinde 22 kez deðiþtirilmiþtir. Yapýlan deðiþikliklerin çoðu Merkez Bankasýnýn Hazineye ve Kamu Ýktisadi Teþebbüslerine daha fazla kredi verilmesini saðlamaya yönelik olmuþtur. yabancý sermayeli bankalar veimtiyazlý þirketlere ayrýlan pay miktarý sermayenin %10 u ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. Ýkinci Beþ Yýllýk Planda öngörülen deðiþiklikler çerçevesinde. Osmanlý Bankasý da 1957 yýlýnda çýkarýlan bir yasa ile öteki yabancý bankalar gibi Türkkiye de þube açma hakkýna sahip bir banka konumunda kalmýþtýr. dolayýsý ile yönetimine egemen duruma gelmiþtir. Böylece Merkez Bankasý Kamu kesiminin açýklarý için finansman saðlayan bir banka görünümü almýþtýr. Osmanlý Bankasý banknotlarý da piyasada tedavül etmekteydi. C grubu pay senetleri milli bankalardýþýndaki kur uluþlara tahsis edilmiþ olup. D grubu paylar ise Türk ticaret kuruluþlarýna ve Türk vatandaþlarýna býrakýlmýþtýr.

Bu geliþmeler þöyle özetlenebilir : . Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasýile ilgili 1715 ve 1211 sayýlý kanunlarý.C. Merkez Bankasýnda 1980 li Yýllardaki Geliþmeler 1980 li yýllarda dünya ekonomisinin gündemine giren finansal liberalizasyon politikalarý Türkiye de de uygulanmaya baþlanmýþ. Merkez Bankasý nýn görev ve yetkilerinin yeniden tanýmlanmasý gereðini ortaya çýkarmýþtýr. etkin bir para politikasý yürütülebilmesi için mekanizmalar geliþtirilmiþ ve mali sistemdeki diðer geliþmeler desteklenmiþtir. T. böylece hazineye piyasa mekanizmasý dahilinde borçlanma imkâný yaratýlmýþtýr.baðýmsýz veya özerk olmasý görüþünden büyük ölçüde tavizler verilmiþtir.183 . bankanýn baðýmsýzlýðýaçýsýndan yorumlayýnýz. kamu açýklarýný finanse eden ve kalkýnma bankacýlýðý yapan bir kuruluþ konumuna getirilmiþtir. Çünkü 1970 li yýllar boyunca TCMB esas iþlevi olan. paranýn iç ve dýþ istikrarýnýn saðlanmasý görevinden uzaklaþmýþ. bunun bir sonucu olarak mali piyasalarda meydana gelen geliþmeler. Bu geliþme sonucunda oluþan kamu menkul kýymetler piyasasý. bir yönüyle geliþmekte olan sermaye piyasasýna . TCMB özellikle 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda mali sistemdeki geliþmelere öncülük etmiþ. 24 Ocak 1980 Kararlarýna kadar genelde enflasyonist para ve kredi politikalarý izlenmiþtir. 1985 yýlýnda kamu menkul kýymetlerinin ihale yoluyla satýþýna baþlanýlmýþ.

1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalararasý para piyasa (Ýnterbank Piyasasý) ile bankalar fazla fonlarýný deðerlendirme ve kýsa vadeli likidite gereksinimlerini karþýlama olanaðý elde etmiþlerdir. . Bu piyasada iþlemler çoðunlukla bir gecelik olup. bankalarýn likidite gereksinmeleri ihmaledilmeksizin. Bu iþlemlerle piyasada likidite fazlasý olduðunda. Açýk piyasa iþlemleri kamu menkul kýymetlerinindoðrudan alýnmasý ve satýlmasý þeklinde olabileceði gibi repo ve ters repo þeklinde de yapýlmaktadýr. Bu geliþme ile Merkez Bankasý bankacýlýk sektöründeki rezervlerin fiyatýný öðrenmiþ olmakta. Yine likidite darlýðý durumunda doðrudan alýþ ya da repo (geri satmaanlaþmasýyla alma ) yoluyla bu sýkýþýklýk giderilmektedir. Merkez Bankasý bünyesinde gerçekleþtirilen bir geliþme de 1988 yýlýnda döviz piyasalarýnýn kurulmasýdýr. 1986 yýlýnda faaliyete geçen bankalar arasý para piyasasý nasýl?iþlemektedir? Bu piyasanýn saðladýðýavantajlar nelerdir? . devlet iç borçlanma senetlerini ya doðrudan satmakta yada ters repo (geri alm a anlaþmasýyla satma ) ile fazlalýðý eritmektedir. artmýþtýr. faiz oranlarýný ve dolaylý bir biçimde de kredi piyasasý ile döviz piyasasýný etkileme olanaðý elde etmektedir.yol gösterirken. likiditeyi. Bu piyasa yoluyla bankacýlýk sektörünün rezervlerini bir ölçüde kontrol etme olanaðýný elde eden Merkez Bankasýnýn para arzý üzerindeki denetimi. Bu yollaMe z Bankasý bankalarýn rezervlerini. Bu piyasada döviz satmakisteyen bankalar ile dövi . Para politikasýuygulamasýnda açýk piyasa iþlemleri neden en aktif? araç olarak deðerlendiri ? . Merkez Bankasý ancak fon fazlasý veya eksikliði olduðu günlerde alýcý veya satýcý olarak devreye girmektedir. öte yandan Merkez Bankasýnýn açýk piyasa iþlemleri yapabilmesi için temel oluþturmuþtur. 1987 yýlýnda baþlatýlan açýk piyasa iþlemleri ile Merkez Bankasý piyasadaki likiditeyi ve faizleri etkileyebileceði araçlardan en aktif olanýna kavuþmuþtur. böylece piyasada oluþan bu fiyata (faiz oranýna) göre likidite darlýðý veya bolluðu hakkýnda karar verebilmektedir.

doðrudan alýcý veya satýcý olarak piyasaya girmektedir. kiþi ve kuruluþlarýn yurt dýþýndan getirdiklerifonlarýn hýzla artmasý. .184 . Türkiye deki yerleþik kiþiler yabancý menkul kýymetleri satýn alabileceklerdir. 1989 yýlý Ekim ayýnda alýnan bir kararla. Yine. Ancak piyasada döviz arzý döviz talebini aþýyorsa veya tersi durumsözkonusu ise Merkez Bankasý aracýlýk rolünü bir kenara býrakýp. Merkez Bankasý orta ve uzun vadeli kredi uygulamasýný terketmiþ. sermaye hareketleriserbestisi elde edilmiþtir.yapan bankalar buluþturulmaktadýr. . Türk Þirketleri yabancý borsalara menkul kýymetlerini kote ettirerek kaynakbulabileceklerdir. Merkez B li paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarý da dikkate almasý gerekliliðini ortaya çýkarmýþtýr. bu görev Eximbank ileTürkiye Kalkýnma Bankasýna devredilmiþtir. Bu karara göre yabancý þirketler menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlayabilecekler. Böylece Merkez B asý kredilerinin. Sermaye hare ketlerine getirilen kolaylýklar çerçevesinde bankalarýn. 1989 yýlýnda çýkarýlan Türk Kambiyo sisteminde liberalleþmeyiönemli ölçüde gerçekleþtiren 3 kararla. kalkýnmanýn finansmanýna yönelik olarak kullanýlan bir .

T.C. Bu protokolün önemi.Merkez Bankasý iliþkilerinde. . Merkez Bankacýlýðýnda 1990 lý Yýllardaki Geliþmeler ? Merkez Bankasý. Bu deðiþkenlere yönelik hedefler. . Merkez Bankasýnýn yurt içinde kullandýðý kredi ve avanslar toplamý . . . Yine 1989 yýlýnda Merkez Bankasýnýn Hazine ile yapmýþ olduðu protokol önemli bir geliþmedir. Toplam iç yükümlülükler. Hazine nin gönüllüolarak belirlediði b an. yalnýzca para politikasý aracý olarak kullanýlmasýna yönelik bir deðiþiklik yapýlmýþtýr. mali sistemi ve bankanýn bilançosunu orta vadede saðlýklý bir yapýya kavuþturmak. Bununla Merkez Bankasý reeskont olanaklarýnýn bankacýlýk sisteminin likiditesini düzenlemek amacýyla kýsa vadeli kredi biçiminde kullandýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Merkez Bankacýlýðýnda 1980'li yýllardaki geliþmeleri açýklayýnýz. cari yýl bütçe ödeneklerinin % 15 i olarak belirlenen yasal sýnýrýn altýnda olup. Programda Merkez Bankasý bilançosundan seçilen dört deðiþken için hedefler belirlemiþtir. Net iç varlýklar. Merkez Bankasýnýn asýl iþlevlerine dönüþünü saðlamak amacýyla parasal proglamla baþlamýþtýr.C. bu sýnýr aþýldýðýnda piyasa faizoranlarýnýn uygulana kabul edilmiþtir. Fakat yasa ile belirlenen buüst sýnýrýn yüksek olmasý ve enflasyon nedeniyle bütçe ödeneklerininsürekli artmasý. Merkez Bankasý bilançosunun 1989 yýlý sonuna göre % 12-22 arasýnda büyütülmesi.selektif kredi politikasý aracý olmaktan çýkarýlarak. Bu olumsuz durumlar enflasyonla mü elede önemliengeller oluþturmaktadýr. 1990 yýlý sonunuda. enflasyonla mücadelede mali disiplinin saðlanmasý konusunda Merkez Bankasý ile Hazinenin anlaþmalarýdýr. 16 Ocak 1990 tarihinde TCMB ilk parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr. verilecek avans miktarýný artýrmaktadýr. Öte yandankýsa vadeli avans kullanýmýnýn yýl içine yayýlmasý konusunda bir d olmamasý avansýn ilk aylarda tümden kullanýlmasýna yolaçmaktadýr. Toplam Bilanço büyüklüðü . 1990 lý yýllara. Devletin gelir ve giderlerinin denkleþtirilmesi aþamasýnda önem kazanan Hazine. bu protokol ile Hazine nin Merkez Bankasý ndan düþük faizle kullanabileceði avans miktarýna tavan getirilmiþtir. Bankanýn yurt içinde gerçek ve tüzelkiþilere olan TL ve döviz cins m borçlarýnýn % 15-25 arasýnda büyümesi. T.

kamuoyudavranýþlarýný etkileyerek ekonomide ve mali piyasalarda belirsizliklerinazaltýlmasýný amaçlamýþtýr. kendi blançosuna aitbazý geliþmeler hakkýndaki beklentileri kamuya duyurmakta. Böylece beklentiler parasal istikrarý saðlayacak þekilde yönlendirilmiþ olacaktýr.ile diðer alacaklarýndan oluþmaktadýr. Merkez Bankasý Parasý.185 . Merkez bankasý böyle bir program yapmakla. Parasal tabana kamu mevduatýnýn ilavesi ile ulaþýlan büyüklüðün % 35-48 büyümesi hedeflenmiþtir. burada % 616 arasýnda büyüme hedeflenmiþtir. kamuyu iç ve dýþ . bu program doðrultusunda yürütülen para politikasý TCMB nýn kamu kesimine kredilerini kýsmasý. Ancak. 1990 yýlý parasal programý yýllýk hedeflerin tutturulmasý açýsýndan baþarýlý olmuþtur. .

kamuoyunun beklentilerini etkileyerekfinansal piyasalarda ve ekonomide ki belirsizlikleri ortadan kaldýrmak ve TL yi orta vadede itibarlý bir para haline getirmekti. Bu programýn amacý. ilk kriter çerçevesinde Merkez Bankasý baþkanýnýn nasýl atandýðý. Sonuç olarak Merkez Bankasýnýn. uyguladýðý para politikasýnýn maliye ve gelirler politikasýyla uyum saðlayamamasý istikrarsýzlýklarýn ve baþarýsýzlýklarýn kaynaðý olmuþtur.C. Sürekli kesimi açýðý ve bu açýðýn finansman yöntemi programý baþarýsýzlýða iten en önemli faktör olmuþtur. Merkez Bankasýnýn uyguladýðý istikrarlý para politikasýna son verdirmiþtir. MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI Baðýmsýzlýk ölçütlerinden hareketle T. TCMB nýn yeterince baðýmsýz hareket edememesinin bir sonucudur. Çünkü 5 yýl için göreve getiri a görevden alýnamazken. Körfez Krizinin ülke ekonomisini etkilemeyebaþlamasý yeni hükümetin geniþletici para ve maliye politikalarýna yönelmesi. 1211 sayýlý yasadaMerkez Bankasý . 1991 yýlýndan 1996 yýlýna kadarki dönemde. 1715 sayýlý TCMB kanununun. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðý deðerlendirildiðinde. cari iþlemler dengesini olumsuz etkilemiþtir.? borçlanmaya hýzla yöneltmiþ. bu ise faiz oranlarýnýn yükselmesine yol açmýþtýr. programhedeflerine büyük ölçüde ulaþýlamamýþtýr. 1991 yýlýnda seçimlerin ve iktidar deðiþikliðinin getirdiði belirsizlikler.C. Merkez Bankasý tarafýndan uygulanan parapolitikasýnýn diðer politikalarla uyumlu olmamasý yanýnda. uygulanan para politikasý üzerinde pek etkili olamadýðý gözlenmiþtir. Ancak. 1992 yýlýparasal programýnýn baþarýsýzlýðýnýn nedenlerini belirtiniz? T. 1211 sayýlý kanuna göre daha çokbaðýmsýzlýða önem verdiði bir gerçektir. Yüksek faizler bir yandan özel kesim yatýrýmlarýný azaltmýþ. Çünkü bankalar dýþardan borçlandýklarý dövizi ülkeye getirerek yüksek faizlerden yararlanmýþlardýr. Kýsaca Merkez Bankasýnýn parasal programýnda hedef belirlerken ekonomide diðer parametrelerin etkilerini ihmal etmesi. Bu ise TL de aþýrý deðerlemeye yol açarak. görev süresi ve görevden alýnmasý konusunda. öte yandan bankalarýn dýþ yükümlülüklerini artýrmýþtýr. Bu. Merkez Bankasý 1992 yýlýnda ikinci parasal programýný kamuoyuna açýklamýþtýr.

politikasý ile ilgili olmayan nedenlerden dolayý görevdenalýnmaktadýr. Programlarda orta ve uzun vadede fiyat istikrarý saðlamak . hazine ve Merkez Bankasý tarafýndan uygulanmaktadýr. . yetkisi. Türkiye de para politikasý hükümet tarafýndan belirlenmekte. Ancak maliye politikasý ve gelirler politikasý ile yeterince desteklenmediði için bu amaca ulaþýlamamýþtýr. Çünkü hükümetin belirlediði büyümeve istihdama yönelik amaçl lik amaçla çatýþmaktadýr. Merkez Bankasý amaçlarýnýn belirlenmesi açýsýndan 1985 yýlýndan itibaren ve özellikle de parasal programlar çerçevesinde önemli adýmlar atýlmýþtýr. Para politikasýnýn belirlenmesinde Merkez Bankasý kararlara katýlmakla birlikte. Ancak 1990 yýlý parasal programý ile bu konuda önemli geliþmeler saðlanabilmiþtir. Uygulamada görülen çift baþlýlýk ise baðýmsýzlýðý önemli ölçüde zedelemektedir. Kýsaca hükümetle uyum saðlayamayan baþkanýn görevdekalmasý oldukça zo Para politikasýnýn belirlenmesi açýsýndan deðerlendirdiðimizde. Dolayýsýyla Merkez Bankasý baðýmsýzlýðý yeterince saðlanamamaktadýr.186 . TL yi itibarlý bir para konumuna getirmek temel amaç olarak belirlenmiþtir. hükümetetavsiye niteliðindedir.

Pay Sahipleri Genel Kurulunca seçilen 6 üyedenoluþur.C . meclis belirlenmesinde hükümet önemli rol oynar. Özellikle 1984 yýlýna kadar kamunun finasmanýnda Merkez Bankasý kaynaklarý yoðun olarak kullanýlýrken. A. 1991 ve 1995 seçim lemelerden büyüksapmalarýn oluþumuna neden olmuþtur. Merkez Bankasý nýn baðýmsýzlýðýnýn düþük düzeydebulunduðu sonucu ortaya çýkýyor. Denetleme Kurulu . Hem yönetiminhem de karar organýnýn b lunan baþkan. Görev süreleri 2 yýl olan denetleme kurulu.Son olarak kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlarý ile ilgili kriter deðerlendirildiðinde. MERKEZ BANKASININ ÝDARÝ YAPISI. C ve D grubu pay senetlerini . Kamu kesiminin finansmanýnýgöz önüne alarak. ucuz yatýrým kredisi vermek.C. Banka Meclisine Guvernör baþkanlýk yapar. T. Merkez ve Þubeler Ýskonto Komiteleri . Banka Meclisi . açýlacak kredi koþullarýnýn ve TL nin deðerinin saptanmasý gibi konularda yetki sahibidir. iskonto ve faiz oranlarýnýn belirlenmesi. B. reeskont. Genel Kurul a Guvernör (baþkan) baþkanlýk etmektedir. Banka Meclisi. Banka Meclisi. Pay Sahipleri Genel Kurulu . En geniþ yetkilere sahip organ þüphesiz pay sahipleri Genel Kuruludur. Merkez Bankasýnýn baðýmsýzlýðýnýnasýl etkilediðini tartýþýnýz? T. Yönetim Komitesi . Parasal programlarla ve 5Nisan 1994 tarihi nde alýnan karalarla kamu kesimine açýlan kredilerin sýnýrlandýrýlmasýna iliþkin düzenlemeler yapýlsa da kamu açýklarýnýn büyükboyutlarda olmasý. Þubeler Yasada Genel Müdürlük yer almamasýna raðmen TCMB Teþkilat ve Görevleri esas yönetmeliði hükümlerine göre 10 Genel Müdürlük ve budüzeyde 4 Daire Baþkanlý bulunmaktadýr. bunun yanýnda devletten devlete kredi vermek için bankanýn kaynaklarýný kullandýrmak gibi bir takým görevler üstlenmiþtir. GÖREVLERÝ VE YETKÝLERÝ ? TCMB nýn Ýdari Yapýsý TCMB nin teþkilatý ve organlarý þunlardýr: . Yasaya göre meclis üyelerinin her yýl bir bölümü yeniden seçilmektedir. Çünkü TCMB açýðýný kapatmak. Genel Kurulda oy çoðu nluðu A sýnýfý paylarýna ait olduðundan. bu tarihten itibaren iç borçlanmaya geçilmiþtir. Baþkanýn üç yardýmcýsý vardýr. Baþkanlýk (Guvernörlük) . Banka Meclisinin önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararý ile 5 yýllýk bir süre için atanmaktadýr.

.temsil edecek birer kiþiden meydana gelir. Guvernör ve yardýmcýlarýndan oluþan yönetim komitesinin verdiði görevleri yaparlar. TCMB yapýsý içerisinde yer alan diðer organlarýn görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiþ olup.187 .

kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarçerçevesinde ekonominin gereklerine göre ve fiyat istikrarýný saðlayacak þekilde yürütmek.? T.B sýbünyesinde en geniþyetkiye sahip birim hangisidir? TCMB nýn Görev ve Yetkileri 1211 Sayýlý Kanuna göre Bankanýn temel görevleri. . Hükümetle birlikte milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirleri almak. Mevduat ve vade türleriyle mevduatta vade sürelerini ve bunlarýn yürürlük zamanlarýný belirlemek. Merkez Bankasýnýn müþavirlik görevleri ise . . Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. . .C. . . Hükümetçe alýnacak kararlar çerçevesinde borsada döviz ve kýymetli madenler üzerinde iþlem yapmak. ülkenin ekonomik menfaatlerine uygun þekilde yönetmek.M. . . Para ve kredi politikasýný. Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunu idare ve temsil etmek. Bankalar Kanunu nun uygulanmasý ile veya genel olarak bankacýlýk ve kredi mevzuatlarý ile ilgili konularda istendiðinde hükümete görüþ bildirmek. Hükümetçe gerektiðinde para ve krediye yönelik tedbirlerin alýnmasý konusunda 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkilerçerçevesinde görüþ bildirmek. . Milli para ile altýn ve yabancý paralar arasýndaki dengeyi. Bankalar ve diðer mali kurumlarla ilgili kuruluþ izinleri ve bunlarýn . Ýlgili mevzuat ve hükümetçe alýnan kararlar çerçevesinde altýn ve döviz rezervlerini. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanun gereðince düzenlemek. . Bankalara kredi verme iþlerini 1211 sayýlý kanunda belirtilen esas ve sýnýrlar içerisinde yürütmek. . hükümetçe belirlenecek esaslar içinde saptamak. . .

para ve kredi politikasý konusunda hükümetçe incelenmesi istenilecek konular hakkýnda görüþ bildirir. Bu yüzden banka.tasfiyeleri konusunda karar aþamasýndan önce Merkez Bankasý nýn görüþünü bildirmek. Yabancý ülkelerle yapýlacak mali ve ticari anlaþmalara iliþkin görüþmelerde Merkez Bankasý temsil olunur. . Merkez Bankasý nýn Hükümet le olan iliþkilerinden doðan görevleri : .188 . Merkez Bankasý hükümetin mali ve ekonomik danýþma organýdýr.

Merkez Bankasýnýn görevi ve yetkileri nelerdir? Açýklayýnýz. kurulu olduðu yerlerde Merkez Bankasý na. özellikle devletin gerek içerde gerekse yabancý ülkelerde tahsilat ve ödemelerini ve bütün hazine iþlemlerini. her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini. yürürlükte olan mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevalanýna giren konulara il iþkin yapmýþ olduðu her türlü düzenlemelere bankalarýn uygun hareket edip etmediklerini denetlemeye yetkilidir. Hazine ve katma bütçeli idarelerle özel idare ve belediyelere ait paylarýn. .. Banka. Merkez Bankasý hükümetin hazinedarýdýr. Bu mevduatlar için faiz ödenmez. Banka. özel kanunlara ve bunlara dayanan kanunlara göre kambiyo denetlemesini ve dýþ ticaret rejimi uygulamasýný veya benzeri iþlemleri yapmakla görevlendirilebilir. kanuni parayý ve emisyon ve tedavülünü saptamak. yurtiçi ve yurtdýþý para nakil iþlerini ücretsiz yapar. Bu kanun hükümlerine göre Merkez Bankasý özellikle hükümetin mali ve ekonomik müþavirlik. mali ajanlýk. .C. T. Merkez Bankasý na hükümetin mali ajanlýðý verilebilir. Banka. Ayný yasada bankanýn yetkileri ise þu þekilde belirlenmiþtir : . Devletler. hazinedarlýk görevlerini yerine getirmektedir. Banka. Özet ? Dünyada ve Türkiye de Merkez Bankalarý bugünkü hüviyetlerinekavuþuncaya kadar önemli aþamalardan geçmiþlerdir. Ülkede banknot ihracý imtiyazý tek elden Merkez Bankasý na aittir. iskonto ve faiz oranlarýný hükümetçe izlenen ekonomik politikalarýda gözönündebulundurarak belirler. para-kredi konularýnda karar alma ve 1211 sayýlý kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hükümete öneride bulunmayetkisine sahiptir. . devletin bankacýlýðýný yapmak ve bankacýlýk faaliyetlerinin düzenli birþekilde yürütülmesini kontrol etmek amacýyl kez bankalarý . Devletin ululararasý mali ve iktisadi iliþkilerinde. . Bu çerçevede. kurulu bulunmadýðý yerlerde muhabirlerine yatýrýlmasý zorunludur. kredi iþlemlerinde uygulayacaðý reeskont.

. Bugün her ülkenin bir merkez bankasý bulunmaktadýr.B.189 .kurma yoluna gitmiþlerdir. nýn baðýmsýzlýðý konusunda önemli adýmlar atýlmýþtýr.M. Daha sonra 1970 yýlýnda 1211 sayýlý yasa ile T. Türkiye de 1930 yýlýnda ve 1715 sayýlý yasa ile Merkez Bankasý kurulmuþtur. yapýsýnda önemli deðiþiklikler yapýlmýþtýr. görev ve yetkilerinde deðiþiklikler kendini göstermiþtir. T. T.C.C. 1990 yýlý parasal programý dýþýnda baþarýlý olunamamýþtýr.M. Ancak.B.B.M. Daha sonraki uygulamalarda baðýmsýzlýk kriteri açýsýndan gerileme gözlenmiþtir. Yine 1990 lý yýllarda parasal programlar uygulamaya konulmuþ. Özellikle 1980 li yýllarda izlenen finansal liberalizasyon politikalarý çerçevesinde.C.

3. Merkez Bankasýnýn yerli paraya ek olarak ülkede kullanýlmakta olan yabancý paralarýda dikkate almasý gerektiðini ortaya çýkarmasý. Ülkede banknot ihracýný düzenlemek. e. d. e. Merkez Bankasýna fiyat istikrarý dýþýnda baþka amaçlar yüklenmiþse baðýmsýzlýk artar.B.S.190 .B. b. Kamu kesimine açýlan krediler sýnýrlandýrýlmýþsa baðýmsýzlýk artar. Sermaye hareketlerine serbesti getirisi. Cukierman . 2. Merkez Bankasý baþkanýnýn görevde kalýþ süresi baðýmsýzlýðý artýrýr. A. Merkez Bankasýný. c. kaynak saðlamal arýna olanak vermesi. c. b. d. e. Milli paranýn hacim ve tedavülünü adý geçen kanunun gereðince düzenlemek. Yabancý þirketlere menkul kýymetlerini Türkiye de pazarlamaolanaðý saðlamasý. d.Neyapti nin araþtýrmasýna göreMerkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýyla ilgili aþaðýdaki seçeneklerden hangisi yanlýþtýr? a. likidite ve faizleri belirleme yönünüden aktifhale getirmesi. . Milli paranýn iç ve dýþ deðerini korumak amacýyla gerekli tedbirialmak. Türk þirketlerinin yabancý borsalara menkul kýymetlerini koteettirerek. Aþaðýdakilerden hangisi 32 sayýlý kararla.Sorular 1. Tasarruf mevduatý sigorta fonunun idare ve temsili b. Türk Kambiyo Sisteminegetirilen deðiþmelerden biri deðildir? a. Para arzýný ve ekonominin likiditesini düzenlemek amacýyla açýk piyasa iþlemleri yapmak. c. Aþaðýdakilerden hangisi Merkez Bankasýnýn temel görevlerinden deðildir? a. Merkez Bankasý fiyat istikrarý dýþýnda bir amaca yönelmemiþse baðýmsýzlýk artar.Webb . Bütçenin hazýrlanmasýnda Merkez Bankasýnýn aktif rol almasý baðýmsýzlýðý artýrýr.

Ankara. Mart 1990 Sayý:48. Genel Müdürlük d. Ankara 1981. T. 1981 b.Faruk. Uzman Gözüyle Bankacýlýk. OKTAR. Servet. Suat. Yýl: 30. Batý Ülkeleri ve Türkiye de Hazine ve Merkez Bankasý Alanýnda Son Geliþmeler. Ýsmail.Ý.Faruk.C. Ercan. Yýl: 2. Ziya. ÇOLAK. TOBB 8/1994. Sayý:11. Alex. Central Bank Strategy Credibility and Independence Theory and Evidence. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Ekonomik Forum. Ýktisat. 1985 5. Banka Meclisi b. Kýsmet Matbaasý. Finans .A.T. KAYLA. 1983 d. ÇOLAK.4. Merkez Bankasý kaynaklarýnýn kamunun finansmanýndan çekilmesi ve iç borçlanmaya geçilmesi hangi yýlda olmuþtur? a. A. 1982. Banka ve Ekonomik Yorumlar. Ö. 1984 e. Aþaðýdaki organlardan hangisi yazýda yer almadýðý halde T. Denetleme Kurulu e. Merkez Bankalarýnýn Baðýmsýzlýk Sorunu.C. KUMCU. Merkez Bankasý Ýþlemleri. MIT Press Cambridge. Ýþletme ve Finans. Uzman Görüþüyle Bankacýlýk. GÜNAL. Merkez Bankasý nýn 1990 Yýlý Parasal Programý. Sayý12. 1982 c. Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Makroekonomik Performansý Gözüyle Üzerindeki Etkileri.Ý. Yedinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý Finans Kurumlarý Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu. Merkez Bankasýnda vardýr? a. Para Politikalarýnda Geliþmeler ve Merkez Bankalarýnýn Deðiþen Rolü. Aralýk 1993. DPT. 1994. Merkez Bankacýlýðý ve Ýliþkileri. Yýl:3. ESER. Sayý:7. Ö. TCMB nin Para Politikasý ve Para programý. Haziran 1994. Eylül 1995. 5 Nisan ve Merkez Bankasý. Kadir. Güvenirlik c. CUKIERMAN. Eylül 1994. Yayýn No:149. Yönetim Komitesi Kaynakça AKTÜRK. EYÜPGÝLLER. Mehmet.

Dünyasý. Bursa. M. .Baský EzgiKitabevi Yayýnlarý.Ýlker. Eylül 1992 Sayý:57. 5. 1994.191 . PARASIZ. Para Banka ve Finansal Piyasalar.

SARACOÐLU. Ýktisat. 1993. Rüþdü. TCMB Parasal Programý Brifing Metni. Aðustos. . Rüþdü. Sadi. Merkez Bankacýlýðý Konusunda Söyleþi. Sayý:89. SARACOÐLU. TCMB 1992 Para Programý. Haziran-Temmuz 1990. Ýþletme ve Finans. Ankara. Merkez Bankasý Baðýmsýz Olsun mu? Ýktisat Dergisi.TCMB Yayýný 1992. TCMB Yayýný 1990. Türkiye de Merkez Bankacýlýðý. Ankara. Rüþdü. Sayý:51-52.192 . Rüþdü. Temmuz 1994. UZUNOÐLU. SARACOÐLU. Ýktisat Ýþletme ve Finans. SARACOÐLU.

193 . üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. parasal taban çarpanýný. Ünitedeyer alan deðerlendirme sor ularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. . nakit oranýyla. Bu üniteyi tamamladýðýnýzda cebinizdeki nakit paranýn hangi yollarla size ulaþtýðýný. faiz oranlarýyla. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde. kanuni karþýlýklarla ve aþýrý rezervlerle para arzý arasýndaki iliþkileri öðrenmiþ olmanýz gerekir.ÜN ÝTE 12 Parasal Taban ve Para Arzý Bu Ünitede. Bu üniteyi çalýþýrken.. parasal taban kavramýný.... Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. ekonomik yaþamda kullandýðýmýz paranýn nereden ve nasýl size ulaþtýðýný ve para arzýnýn boyutunun nasýl saptanabileceðini dikkatle incelemeniz gerekecektir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.

Para al taban iktisatta H simgesiyle gösterilir. çeþitli parasal iþlemler sonucu ortaya çýkar. Para aðacýnýn temel kaynaklarý bu hesaplarda toplanýr. merkez bankasýnýn ve hazinenin bilançolarýnýn yanýsýra. ticari bankalarýn ve banka dýþý sektörün bilançolarýna da yansýr. Merkez Bankasý ve Hazinenin Rolü Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini. M2 vb. Parasal geniþleme bu temelden hareketle. Bir ülkenin para aðacýnýn köklerini hangi kurumlar oluþturur? Bankalar ve Banka Dýþý Sektörün Rolü ? Hükümetin parasal hesaplarýndaki artýþlar. Bankalar ve banka dýþý sektör para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur. Bunun anlamý þudur. Toplumda para stokubüyür. Hangi kurumlar para aðacýnýn yapraklarýný oluþturur? Yapraklarlakökler arasýndaki iliþkiyi ne saðlar? Parasal Tabanýn Rolü ? Parasal taban ekonomideki parasal etkenlerin ölçümünde son dereceönemli bir kavramdýr. Bireyleriçin doðru olan bu deyiþ toplum için geçerli deðildir.PARA ARZI SÜRECÝ Bir yabancý deyiþe göre "Para aðaçta büyümez". Yapraklar nasýl aðaç için gerekli maddeyi yapýyorsa ayný þekilde bankalar (banka dýþý sektörle birlikte) hükümetin para hesaplarýndaki kaynaklarýn geniþlemesi sonucu para üretirler. Para kaynaklarýnýn birindeki deðiþme. merkez bankasý ve hazinenin parahesaplarý oluþturur. Getiriler yelpazesi ise hükümetin parasal hesaplarýndaki deðiþmelerin tüm ekonomiye aktarýldýðý ve böylece para stokunu geniþleten kanal ve damarlarý yani dal ve gövdeyi oluþturur. yada þanslý olmamýz veya her ikisine birden sahip olmamýz gerekir. banka ve banka dýþý sektör için elveriþli finansal ve diðer aktiflerin nispi miktarlarýný deðiþtirir. Hden hareketle. gibi para a . M1. Daha çok para (gelir) elde etmek için her birimizin ya çok çalýþmamýz. Dolayýsýyla para arzý süreci aðaçlarýn büyüme sürecinden farklý deðildir. Bu durum parasal aktiflerin getirilerinde (kârlýlýklarýnda) deðiþiklik yaratýr.

fiilen dolaþýmdaki nakit para. Özellikle hazinenin aktif portföylerinin kompozisyonu deðiþir. Ýþte bu aktiflerden özel birisi vardýr ki buna iktisatçýlar taban para. artý para rezervleri (bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklar). Parasal tabana baþka ne isimler verilir? Ýktisatçýlar. ancak yakýn parasal taban tanýmlarý yapmaktadýr. birbirlerine çok yakýn. sistemin besleyicisi ve gýdasýdýr. nakit parasal tabandýr. Makswell Fry'a göre. Bunlardan birkaçýný þöyle özetleyebiliriz.194 . bilançosu deðiþmiþ olur.rzý kavramlarýný ölçmek mümkündür. Taban para. . yükse ara demektedirler. parasaltaban. Devlet sektörü temel para kaynaklarýný artýrdýðýnda. ? .

Andersen ve Jordan'a göre. para stoku arasýndaki iliþkiler. madeni paralarla. kendilerine gelir saðlamak için kredilerini ve yatýrýmlarýný geniþleterek kullanacaklardýr. Ülkemizde ve birçok ülkede parasal tabanýn kaynaðý. Ýkincisi ise. iki grup dýþsal etmenle de yakýndan iliþkilidir. Böylece para aðacý büyüyecektir. taným olarak ekonominin para stokunu arttýrýr. merkez bankasý ve hazinenin parasal bilançolarýnýn birleþtirilmesinden elde edilen toplamdýr. Biz parasal tabaný. ne kadar vadesiz ve ne kadar vadeli mevduatý bankaya yatýracaðýdýr. vadesiz mevduatlarý artýrýcý etki yapacaðý söylenebilir. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi parasal taban. Banka sektörünün elinde bulunan taban paradaki artýþýn. fiilen dolaþýmdaki kaðýt ve madeni para + bankalarýn Merkez Bankasýnda bulundurduklarý kanuni karþýlýklar + atýl rezervler (Bankalarýn Merkez Bankasýndaki serbest mevduatý + ticari bankalarýn kasa mevcutlarý) olarak tanýmlayacaðýz. para aðacýnýn gýdasýdýr. Bunlardan birincisi halkýn. Parasal tabanla para stoku arasýndaki iliþkiyi neler belirler? DEVLETÝN PARASAL HESAPLARI. Banka dýþý sektörün elinde bulunan taban paradaki artýþ. Çünkü bankalar ellerine geçen bu ek fonlarý. Tablo 12.1: Parasal Tabanýn Kaynaklarý ve Kullanýmý Kaynaðý Parasal Taban Kullanýmý MERKEZ BANKASI KREDÝLERÝ . Ancak taban paradaki böyle bir artýþýn toplam kaðýt. parasal tabandýr. PARA TABANININKAYNAKLARI VE KULLANIMI ? Para arzýndaki büyümenin özü. kaðýt ve madeni para miktarýna oranla. bankalarýn zorunlu ve munzam (ek) karþýlýklarýnýn mevduatlara oranýdýr. Parasal taban nedir? Diðer Deðiþkenler ? Belli bir parasal tabanla. ticaret bankalarýnýn ve bunlar dýþýndaki sektörlerin elinde bulunan tüm parasal yükümlülüðe parasaltaban denir. otomatik olarak banka parasýný (kaydi para) artýracaðý söylenemez.. devletin.

1. Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler DIÞ VARLIKLAR Altýn ve Döviz Varlýklarý Yükümlülükler HAZÝNENÝN ÝHRAÇ ETTÝÐÝ UFAKLIK PARA DÝÐER KAYNAKLAR Halkýn Elindeki Nakit Bankalarýn Ayýrdýklarý Karþýlýklar . Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler Hazinenin Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler Kamu Kuruluþlarýnýn Finansmaný Ýçin Açýlan Krediler 2.195 .

Bunun sonucu. Oysa yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi durum hiç de böyle deðildir.Tablo 12. Bu kaynak. ekonomideki bireyler ve sektörlerin reel mal ve hizmet taleplerine baðlýdýr. ayný zamanda parasal taban arzýdýr. Genel olarak halk. ceplerindeki kaðýt paranýn karþýlýðýnýn altýn olmasý gerektiðine inanýr. Bireyleri n mal varlýklarýný nakit veya mevduat þeklinde tutma arzularý. ilerlemeler. ekonomideki para stokunun kontrolu sözkonusu olduðunda. piyasaya para arz etmektedir. gerek kamu gerekse özel sektöre kredi vermesi. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre de belirlenmektedir. Sýrasý gelmiþken. para otoritelerinin yalýn kararlarýyla ve altýn karþýlýðýnda deðil. ? Parasal taban arzýndaki artýþlarýn sebebi nedir? Kuþkusuz merkez bankasý. Baþka bir deyiþle. Merkez Bankasýnýn piyasaya para sürme araçlarý olan. döviz. parasal ve reel sektörlerle. parasal taban talebini belirler.1'den de görüleceði gibi parasal tabanýn kaynaðýný. parasal tabanýn kaynaðýný oluþturur. kamu ve özel sektör kredileri.C. O halde merkez bankasý. reel sektör ve diðer etkenlerle ilgili davranýþlarýn bilinmesi önem kazanmaktadýr. baþta merkez bankasýnýn kamu ve özel sektöre yönelik kredileri ile altýn ve döviz varlýklarý ve tablodaki diðer kalemlerinin toplamý oluþturmaktadýr. Parasal Taban Arzý . Ekonomide parasal taban ve para stoku. toplam olarak yaratýlan parasal tabanýn. bu noktada genel olarak toplumda gözlenen biryanlýþ anlayýþa deðinelim. parasal taban arzýný. para arz ve talebini belirler. Ekonomik hayatta yer alan geliþmeler. Merkez bankasýnýn. Ancak bu þekilde yaratýlan parasal taban. aslýnda onlardan gelen para talebini karþýlamaya yönelik bir davranýþtýr. ekonominin genel durumu. altýn ve döviz karþýlýðýnda da parasal taban yaratmaktadýr. paraotoritelerinin yalýn karar larý dýþýnda. ? ? Parasal tabanýn arz ve talebini neler etkiler? TÜRKÝYE'DE PARASAL TABANI ETKÝLEYEN BELLÝ BAÞLI ETMENLER Ekonominin parasal taban talebini karþýlamakta belli oranda serbest olduðundan T. para stokunun hacmini belirleyen kamu sektörü. altýn. bireylerin para taleplerini artýrmaktadýr. ? Parasal tabanýn kaynaðýnasýl saptanýr? PARASAL TABAN ARZ VE TALEBÝNÝ ETKÝLEYEN ETMENLER Para taban talebi. ancak küçük bir bölümünü oluþturmaktadýr. Bu talebi karþýlamak için merkez bankasý. ekonomik birimlerin taleplerini karþýlamak amacýyla artýrmaktadýr. Ekonomik birimler parasal varlýklarý ve zenginliklerini hem parasalhem de reel varlýklar olarak tutabilirler.

196 .Parasal taban arzýný belirleyen en önemli öðeler. Dolayýsýyla ülkenin net döviz . kamu ve özel sektöre açýlan kredilerdir. döviz borçlarýnýn da olduðu bir gerçektir. Parasal taban arzýný belirleyen diðer önemli kalemler ise altýn ve döviz varlýklarýdýr. Ancak ülkenin döviz stoklarý yanýnda.

döviz yükümlülükleri ise azaltýcý yönde etkiler. mahalli idareler ve belediyelerin parasal taban talepleri gelmektedir. Merkez Bankasýna 1970 yýlýnda yürürlüðe giren 1211 sayýlý yasayla. Parasal taban talebini etkileyen bu öðeleri biraz daha yakýndan inceleyelim. kamu sektörüne açýlacak krediler bakýmýndan getirilen sýnýrlayýcý hükümler yanýnda banka. bankalarýn merkez bankasýndaki mevduatlarý. Merkez Bankasý ve hazinenin dolaþýma sürdüðü nakit para. Ülkemizde Hazine-IMF iliþkileri nedeniyle. Geçmiþ yýllarda giderek büyüyen kamu sektörü finansman açýklarý nedeniyle bu parasal yükümlülükler. Ülkemizde parasal taban arzýnýetkileyen etmenler nelerdir? Parasal Taban Talebi Parasal taban talebini. bütçe yasalarý ve diðer konsolidasyon yasalarýyla.C. genel ve katma bütçeli kuruluþlar. T. kamu sektörü için konulan kredi sýnýrlamalarýyla ilgili hükümlerin iþlemez hale getirilmesi. Son olarak parasal taban arzýný diðer kaynaklar olarak niteleyebileceðimiz kalemler de etkiler. kamu sektörünün finansman gereksinimine göre þekillenmektedir. Özel Sektör ve Bankalarýn Talebi . özellikle net döviz varlýðý üzerinde hazinenin etkisi önemlidir. Bu nedenlerle Merkez Bankasýnýn. kamu sektörüyle kredi iliþkilerinde. Döviz varlýklarý parasal tabaný artýrýcý. Merkez Bankasýnýn Hükümetten baðýmsýz hareket edebilme olanaklarýný geniþ ölçüde sýnýrlandýrmýþtýr.? varlýðý. belli bir döneme iliþkin döviz varlýklarýyla. döviz yükümlülükleri arasýndaki fark (net döviz varlýðý) olarak düþünülmelidir. Kuruluþ yasasýylakonulan ve Banka'nýn hükümet karþýsýnda bir ölçüde baðýmsýzlýðýný amaçlayan yeni düzenlemelere raðmen. ülkemizde açýk piyasa iþlemlerine giriþilmemesi. para ve kredi politikalarýnýn belirlenmesinde önemli yetkiler verilmiþ. baðýmsýz olarak parasaltabaný ve dolayýsýyla para stokunu belirleme iþlevi ortadan kaldýrýlmýþtýr. idari yapýsý ile ilgili yeni düzenlemelerle kýsmen baðýmsýz bir kuruluþa dönüþtürülmeye çalýþýlmýþtýr. Kamu Sektörünün Talebi Kamu sektörünün talebi denince aklýmýza KÝT'ler (Kamu Ýktisadi Teþekkülleri). mevduat munzam karþýlýklarý ve gerçek ve tüzel kiþilerin bankalarda açtýklarý mevduat hesaplarý oluþturur.

nakit ve vadesiz mevduat talepleri genel olarak. iþ adamý ve mali kuruluþlarýn. kýsa vadeli fon maliyetine (reeskont oranýna). karþýlýklar için rezerv talebinden oluþur. Öte yandan. ekonomik canlanma ve zenginlik düzeyi ile faizoranlarýna baðlý o larak deðiþir. kýsa vadeli varlýklarý gelirine ve ekonomik faaliyetlerin canlýlýðýna baðlý olarak deðiþir.197 . Bu da bankanýn toplam mevduatýna. Parasal taban talebini neler etkilemektedir? ? .Bankalarýn parasal taban talebi.

Bu þekilde donan kredilerin tasfiyesi için zaman zaman özel yasalar çýkarýlarak. Ne var ki bu krediler çoðunlukla geri ödenmemekte ve ileriki yýllarda ödenmek üzere birikmektedir. Kamu Ýktisadi Teþebbüsleri ve katma bütçeli idareler. T. vadeleri 100 yýlý bulan Hazine kefaletini haiz bonolar çýkartýlmaktadýr. Merkez Bankasýndan alýnan borçlar geriödenmek bir yana giderek art tadýr. Toprak Ma Ofisi. Böylece bu avanslar hazineninmevsimlik gereksinimlerini karþýlamaktan çýkmýþ ve tamamen bütçe açýklarýný kapatan bir niteliðe bürünmüþtür. bazý tarýmsal ürünlerin fiyatlarýnýn belli bir düzeydetutulmasýný saðlamak için Tekel. Et ve Balýk Kurumu. Süt Endüstrisi Kurum ve Tarým Satýþ Kooperatiflerine destekleme kredisi vermektedir. Hazine borçlu duruma geçmektedir. Azot Sanayii. . Merkez Bankasýnýn Kamu Sektörüne Açtýðý Krediler 1211 sayýlý Merkez Bankasý Yasasýnýn 50.C. Sümerbank gibi kuruluþlara doðrudan kredi vermektedir. Zirai Donatým Kurumu. Demir Çelik Ýþletmeleri. Merkez Bankasýna olan borcunun ne zaman ve ne þekilde ödeneceðine iliþkin bir hüküm yoktur. kýsa vadeli avans deyimi kaðýt üzerinde kalmakta. Ancak 1211 sayýlý yasada Hazinenin. Böylece destekleme kredilerinden yararlanan kurumlar yerine. Etibank. istihdam ve fiyat politikalarýnýn belirlenmesinde hükümetlerden baðýmsýz deðillerdir. Merkez Bankasý. özellikle kampanya dönemi sonunda tasfiyesi zorunlu mevsimlikdestekleme kredileridir . Son olarak Merkez Bankasý konsolide krediler de vermektedir. Çimento Sanayi. KÝT'lerin finansmaný için Hazine kefaletine haiz bonolarla Hazine tahvilleri karþýlýðýnda Merkez Bankasýndan özel finansman adý verilen bir kredi saðlanmasý öngörülmektedir. Bu avanslar cari bütçe ödeneklerinin (yýl içinde verilen ek ödenekler de dahil olmak üzere) %15'i olarak sýnýrlandýrýlmýþtýr. Çay Kurumu. Bütçe kanunlarýna konan özel hükümlerle. Dolayýsýyla uygulamada. Þeker Fabrikalarý. Merkez Bankasý. çeþitli f aaliyetlerinin finansmaný bakýmýndan genel bütçe vemerkez bankasý olanaklarýna baðlý kalmýþtýr. Kömür Ýþletmeleri. Bu nedenle burada parasal tabanýn ülkemizdeki kaynaklarýincelenecektir. maddesi gereðince Merkez Bankasý.Ülkemizde Parasal Tabanýn Kaynaklarý Parasal tabanýn kaynaklarý ülkeden ülkeye deðiþiklik göstermektedir. SEKA. Kendilerine kaynak yaratma iþlevlerini yýllarca yerine getiremeyen bukuruluþlar. hazineye vadeli avans biçiminde kredi verebilir. yatýrým. Bu krediler. Elektrik Kurumu.

Geçmiþ yýllarda. Merkez Bankasýnca özel kesime kullandýrýlan reeskont kredileridir. para politikasý aracý olarak reeskont oranlarýnýn uygulamada etkinliðini tamamen yitirmesi. özel sektöre kullandýrýlan kredilerle reeskont oranlarý arasýnda fonksiyonel bir iliþki kurulmasýný olanaksýzlaþtýrmakta .Parasal tabanýn artýþýnda kamu sektörünün roü nedir? Merkez Bankasýnýn Özel Sektöre Açtýðý Krediler ? ? Merkez bankaýnýn özel ektöre verdiði kredilere genelde ne ad verilmektedir? Ülkemizde özel sektöre yönelik kredilerin en önemli kaynaðý.198 .

Bu noktada akla þöyle birsoru gelebilir. alacaklarýyla ÖÇH (Özel Çekme Hakký) hesabý durumunu ve ülkenin döviz borçlarýný gösterir.? . iki kýsýmda düþünmek mümkündür. kendilerine verilen kredilerin özel sektör kredileri içinde yer almasýný gerektirmektedir. Kamu sektörünün yapýsý gereði. bu sektöre yönelik kredilerde kýsýtlamayagidilememesi. parasal tabaný hem artýrýcý hem de azaltýcý yönde etkileyebilir. dýr. ülkeden çýkarken ise azaltýcý yönde etki yapar. Dolayýsýyla. IMF (Uluslararasý Para Fonu) pozisyonu. istikrar önlemlerinin alýndýðý ve uygulamaya konulduðu dönemlerde önemli ölçüde kýsýlmakta. ihracat fa aliyetlerinifinanse etmek için verilen kredilerden oluþmaktadýr. zirai. Merkez Bankasýnýn özel kesime verdiði krediler daraltýlarak kontrol edilmeye çalýþýlmaktadýr. Bir ülkenin dýþ varlýklarý. adý geçen kuruluþlarýn kuruluþ biçimi ve yapýsal özellikleri. Ancak. ülkeye girerken parasal tabaný artýrýcý yönde. kamu kredileri içinde ele alýnmasý ný gerektirebilir. ikincisi ise özel sektörün ticari. özel sektöre kamu sektörünce kullandýrýlan krediler. parasal tabandaki artýþlar. Birincisi Tarým Kredi ve Tarým Satýþ Kooperatiflerineverilen krediler. kendilerine verilen kredilerin. Kooperatiflerin gördükleri hizmetlerin kamusal bir özellik taþýmalarý ve bunlara hükümetlerce çýkarýlan kararnamelerle kamusal görevler verilmesi sonucu. özel kesim kredileri üzerinde yoðunlaþmasýna neden olmaktadýr. Parasal tabanýn artýþýnda özel kesimin rolünü açýklayýnýz? Dýþ Varlýklar Ülkenin dýþvarlýklarýnelerdir? Bir ülkenin dýþ varlýklarý altýn ve döviz mevcutlarý. Merkez Bankasýnýn özel kesime yönelik kredilerini. parasal tabanýn kontroluyla lgili uygulamalarýn. Döviz. . Acaba ödemeler dengesindeki g eliþmeler nedeniyle rezerv artýþlarýnýn doðuracaðý para stokundaki geniþlemenin Merkez Bankasýnýn iç krediler üzerindeki kýsýtlayýcý önlemleriyle denkleþtirilmesi söz konusu olamaz mý? Kuramsal alanda ve uygulamada bu konuda bir çokçalýþma yapýlmýþ ve yapýlm Türkiye'de para stokuyla döviz rezervleri ve dýþ ödemeler bilançolarý . .

parasal kurumlarýn taahhüdü olan bu dövizleri.199 .arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr. hem paras hem de para stokunu azalýcý etki yapmaktadýr. piyasadan Türk Lirasý çekilecektir. Özellikle ülkemize döviz giriþlerinin hýzlandýðý dönemlerde. Dolayýsýyla dövizyükümlülükleri. dýþ ödemeler için Türk Lirasý karþýlýðýnda sattýðýndan. Merkez Bankasýnca gerekli denkleþtirici politikalarýn uygulanmamasý sonucu para stokunda önemli artýþlar olabilmektedir. Budövizler ya mevcut döviz varlýklarýndan ödeme ya da Merkez Bankasý ve Hazinenin döviz taahhütlerine girmeleriyle gerçekleþtirilir. Merkez Bankasý. Merkez Bankasý ve Hazinenin birlikte sa . Döviz borçlanmalarý ve döviz taahhütleri ise parasal kurumlarýn döviz yükümlülüklerini artýrýr. parasal tabanýn döviz varlýklarý kalemlerini azaltýr. Döviz varlýklarýndan yapýlan harcamalar. Net döviz varlýðýneye eþittir? Bir ülkenin net döviz varlýðý. Ödemeler dengesinin bazý kalemleri ise döviz çýkýþlarýyla ilgilidir.

net döviz varlýklarýdýr. Diðer hesaplar baþlýðýaltýnda hangi kalemlerin yer aldýðýnýaçýklayýnýz. hesaplarý. Çünkü. ihtiyat akçesi v. iþlemlerin doðruluðunu kontrol bakýmýndan. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn çoðu hazinenin parasal hesaplarýnda deðil. Ancak ödeme anýnda. artý veya eksiolarak parasal tabana eklenir. Diðer hesaplarý ayrýntýlý olarak incelediðimizde. bir aktif ve pasif denkliði zorunludur. Öte yandan net döviz varlýklarý. tahviller cüzdaný.b. bütçe hesaplarýnda görülür. deðerlendirme farký v. Parasal tabanýn artýþýnda hangi dýþvarlýklarýn olduðunu açýklayýnýz. hesaplarý girmektedir. hesaplarý sayýlabilir. ithalat depozitolarý. parasal taban tablosunda tek bir kalem olarak yer almaktadýr. diðer IMF v. PARA STOKU VE PARASAL TABAN ÇARPANI ? Þimdi de para arzý . altýn alacaklarý. muhtelif döviz bakiyesi. Ayrýca merkez Bankasýnda olmadýðý halde.b. çeþitli mevduatlar. döviz çýkýþý olarak döviz mevcutlarýný ve dolayýsýyla parasal tabaný azaltýcý yönde etkiler.b. Diðer hesaplarý etkileyen kalemler arasýnda. dahildeki muhabirler.hip olduklarý döviz varlýklarýný ve döviz yükümlülüklerini gösterir ve bu ikisi arasýndaki farka eþittir. Bunlar yalnýzca Merkez Bankasý ve Hazinenin parasal hesaplarýndan doðan. emisyonu artýran ve azaltan öðeleri kapsadýðýný görürüz. petrol imkanlarý. Ancak çok yakýndan iliþkili olmakla birlikte. dövizle ödenecek devlet borçlarýnýn bakiyesinet döviz varlýðý deðildir. Aktif olarak. Diðer hesaplar. katma bütçeli idareler. Hazine-IMF v. Aradaki farka göre sonuç. Dolayýsýyla. ödemeler dengesinin finansmanýnýn nasýl gerçekleþtirildiðini de gösterir. hesaplar yer alýr. Diðer Hesaplar ? Parasal taban. Merkez Bankasý bilanço vaziyetinde pasif olarak yer alan. aktifolarak da Özel Çekme Haklarý.b. ayný zamanda Merkez Bankasý bilanço vaziyetinin deðiþik açýdan bir dökümünü vermektedir. parasal tabana pasif olarak. uluslararasý kurum ve dýþ yardým karþýlýklarý.

Bu konuda özellikle resmi mevduatlar. banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. vadesiz ve vadeli mevduatlarla ilgiliolarak ayrýlan karþýlýk ayrý veya ayný olmasý önem taþýmakta . parasal tabanýn yaný sýra parasal taban çarpanýnýn da belirlenmesini gerektirmektedir. para bazýndaki deðiþmelerden geldiðini vurgulamaktadýr. halkýn parasýný cebinde nakit olarak veyabankada vadesiz ve vadeli mevduat þeklinde tutma tercihle ri arasýndaki basit cebirsel iliþkiyi açýklayalým. Banka dýþý sektörle birlikte ticari bankalar. Para stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin kararlýlýðýyla ilgili çalýþmalar. ekonomideki parasal tabanla beslenirken ve ekonomide dolaþan parayý da üretirler. serbest (gönüllü) karþýlýklar. Aðaca benzer þekilde. Bunun yanýnda istenilen para stoku miktarýnýn paraotoritelerince ayarla nmasý. para arzýnýn kontrolüyle ilgili kuramsal ve deneyselçalýþmalarýn hýzlanma stoku ve parasal taban arasýndaki iliþkilerin ön plana çýkmasýna katkýda bulunmuþtur.süreciyle.200 . para aðacýnýn yapraklarýný oluþturmaktadýr. para stokunun belirlenmesinde temel katkýnýn. Özellikle enflasyon olgusunun açýklanmasý ve para stokunun öneminin ön plana geçmesi. Parasal taban çarpanýnýn belirlenmesi için uygun formülün ne olacaðý konusunda araþtýrmalar yapýlmaktadýr.

Böylece parasal taban. toplam vadesiz mevduatý ve rezervleri etkilemediðini varsayarak. para arzý tanýmýnýn geniþ veya dar anlamda yapýlmýþ olmasý. deposits) toplamýna eþit olduðunu varsayalým. . ticari bankalarýn ve halkýn davranýþlarýný birlikte ele alarak para arzýnýn nasýl belirleneceðini inceleyelim. Ekonomide para arzýnýn (Ms = Money supply) parasal tabana oraný sonucu bulunan sayýya parasal taban çarpaný (m) adý verilir. bu etmenlerden ortaya çýkan deðiþikliklerin parasal taban çarpanýna etkisini bulabiliriz. nominal para arzýnýn (Ms. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn bir kýsmýdýr. onun hangi etmenlerden etkilendiðini saptayabilir ve böylece. parasal taban çarpanýný ve baz para miktarýný bildiðimizde. Buna göre parasal taban çarpaný. Ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarý. dolaþýmdaki madeni ve kaðýt paralar. m = Ms H dir. Philip Cagan'ýn formülünü inceleyelim. Parasal Taban Çarpaný ve Para Arzýnýn Belirlenmesi ? Ticari bankalarýn nasýl kaydi para yarattýklarý incelenmiþti. ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalar gibi konular para arzýný belirlemede önem taþýmaktadýr. parasal tabaný (H) oluþturduðunu belirtmiþtik. Konunun açýklanmasýnda sadelik saðlamak için ticaret bankalarýnda bulunan resmi mevduattaki dalgalanmalarýn. Þimdi ise Merkez Bankasýnýn. artý ticari bankalarýn Merkez Bankasýndaki mevduatlarýna eþittir. Para arzýneden baz para miktarýndan büyük olmalýdýr? Tartýþýnýz. Bu durumda. Önce. Daha önce dolaþýmdaki toplam nakit (C) artý banka karþýlýklarýnýn (R). para arzýný hesaplamak mümkün olacaktýr. Öte yandan H x m = Ms olduðu için. Parasal Taban Çarpanýný Belirleyen Öðeler Parasal taban çarpanýnýn daha kullanýþlý bir ifadesini bulabilirsek. Ayrýca. currency) ve nominal vadesiz mevduatlarýn (D.dýr. money supply) nominal nakit miktarý (C.

Ms = C + D (1) olarak gösterilebilir.201 . H. Bu MsDdurumda R = R + R -R (4) MsMsDD . parasal tabaný. R. Bu eþitliðin her iki tarafýný nominal para arzýna (Ms) böldüðümüzde eþitliðin deðeri deðiþmez ve H = C + R (3) MsMsMs (3) nolu eþitlikte yer alan R terimine R oranýný ekleyip çýkaralým. H = C + R (2) eþitliði ile gösterebiliriz. (reserve) bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarý gösterdiðinde ise parasal tabaný.

( R ) DMs yi ( D ) ile ve ( -R ) yi ( Ms ) ile çarpalým. C CR + R -(9) 1 MsDMs D . (5) nolu eþitlikteki ikinci ve üçüncü terimlerin böylece paydalarý eþitlenmiþ olur. Þimdi R kesri için (7) nolu eþitlikte bulduMs ðumuz bu deðeri (3) nolu eþitlikte yerine yazalým. R R (Ms .D) = R -(6) MsDMs D eþitliði elde edilir. Bu þekilde (4) nolu eþitliði yeDDMs niden yazarsak.elde edilir. Bu terimleri ortak payda ile gösterip (-R) parantezine alýrsak. O halde (6) nolu eþitliði R CR = R -(7)MsDMs D olarak yazmak mümkündür. D R . Bunun yanýnda bir kesrin pay ve paydalarýný ayný sayý ile çarptýðýmýzda da kesrin deðeri deðiþmeyecektir. Bu özellikten yararlanarak eþit liðin saðýndaki ikinci kesir olan (+ R ) aynen muhafaza ederken. (8) nolu eþitliðin her iki tarafýný (H) ye bölelim. Bu durumda HC CR = + R MsMsDMs D eþitliðini elde ederiz. Ms eþitliðini elde ederiz. DD . Dolayýsýyla ayný sayýnýn eklenmesi ve çýkarýlmasý eþitliði bozmaz. Ms = R MsDMs . R + R . (1) nolu eþitlikte C'yi yalnýz býrakýrsak Ms .D = C olduðunu buluruz.

R MsDMsD veya Ms = C 1 + R -C . Ms = H 1C + R -C .202 .= MsH (9) nolu eþitliðin her iki tarafýnýn tersini aldýðýmýzda eþitlik deðiþmez ve bu eþitliði. R . H (10) MsDMsD .

H (11) olduðunu söylemiþtik. Cr ve Rr arttýðýnda çarpan küçülecektir.Cr . Bu du rumda (12) nolu eþitliði yoruma daha uygun olarak. Yani. Bu durumda para arzý formülünde (11 nolu formülde) bu yeni çarpanformülünü (13 nolu formülü) yerine yazdýðýmýzda 1 (14) . Ayrýca.3 = 0. gerek nakit bulundurma oranýnýn (Cr) birden küçük olmasý gerektiðine göre. bankalarýn ayýrdýklarý karþýlýklarýn mevduata oranýný. Reserve rate) belirlemektedir. R karþýlýk miktarýný.15 gibi). MsDMsD olmaktadýr. Öte yanC dan (C) nakit miktarýný (Ms) ise para arzýný belirttiðine göre.biçiminde yazabiliriz. Rr þeklinde gösterebiliriz. Ms = m . 1 (13) m = Cr + Rr . yani tekD nik deyimiyle karþýlýk oranýný (Rr. birden küçük iki sayýnýn birbiriyle çarpýmý daima daha küçük bir sayý vereceðinden (0.2 x 0. Parasal taban çarpanýný tanýmlarken. 1 m = (12) C CR + R -. halkýn elMs de nakit bulundurma oranýný (Cr. kesrin paydasý daima pozitif olacaktýr. O halde (10) nolu eþitlikte (H) baz para miktarý önündeki ifade ise parasal taban çarpanýndan (veya baz para çarpaný) baþka bir þey deðildir. Currency rate) göstermektedir. D vadesiz mevduatlarý gösterdiðine R göre . Gerek karþýlýk oranýnýn (Rs).

Cr veya Rr den biri veya her ikisi de arttýðýnda ise azalacaktýr.Ms = .203 . Vadeli Mevduatlarýn. diðer deðiþkenler sabitken baz para miktarý arttýðýnda. Parasal taban çarpanýnýn öðelerini sayarak para arzýile baz para arasýnda nasýl bir iliþki kurduklarýnýaçýklayýnýz. Baþka bir deyiþle. Vadesizmevduatlara (D. Ancak bilindiði gibi vadelimevduatlar da toplam mevd atlar içinde önemli bir yer tutar. H Cr + Rr . sadece vadesiz mevduatlarýn bulunduðunu varsaymýþtýk. vadeli mevduatl ara (T. deposits).Cr . yorumu kolaylaþtýracaktýr. time deposits) ve bunlarýn birbirine oranýna (t) dersek (15) T t = D . Rr elde edilen (14) nolu formül. ancak nakit tutma oraný ve karþýlýk oranlarýyla ters yönde deðiþecektir. Buna göre para arzý. baz paradaki artýþlarla ayný yönde. Parasal Taban Çarpanýna Eklenmesi ? Yukarýda parasal taban çarpanýnýn öðelerini incelerken. para arzý artacak.

1 m = (21) Cr + Rr . (Rr) nin vadesiz mevduatlarýnýn karþýlýk oraný olduðunu biliyoruz. (1 . Dikkat edildiðinde (21) nolu formülün (13) nolu formülden farký. t .Cr Rr . R yerine (12) nolu formülde (16) daki eþitliði yazdýðýmýzda 1 m = C + Rr . D + RT .Cr(Rr + RT . t) (19) elde edilir. T (17) -.Cr)] deðerinin bulunmasýdýr. T (16) olacaktýr. O halde paydadaki ilk üç terim vadesiz mevduatlarýn etkisini . Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýný (RT) olarak gösterdiðimizde. t . t(20) ve paydaya (RT . T 1 . m = Cr + Rr . 1 m = Cr + Rr + RT . D + RT .Cr ( Rr .Cr RT . D + RT . T C Rr . T )(18) DDDD( T ) elde edilir.? olarak gösterebilir. D + RT . tüm mevduatlara ayrýlan fiili karþýlýk miktarý (R) R = Rr . t .Cr) formülüne ulaþýrýz. (1 . Bu formülde gerekli sadeleþtirmeler yapýlýr yerine D (15) nolu formüldeki eþdeðeri olan (t) yazýldýðýnda. t) li terimleri ortak paranteze alýrsak. C yerine Cr yazýp kesirlerdeki her terimi ayrý payda ile yazdýMsðýmýzda. t . 1 m = Cr + Rr + RT . Parantezi açarsak. MsDMsD bulunur. paydasýnda ayrýca [ + RT .Cr Rr + RT . D + RT .

Bu terimin etkisinin diðerlerine göre daha az olacaðý söylenebilir. Bu terime göre. vadesiz mevduatlara oranýnýn çarpýmý(iki birden küçük sayýnýn çarpýmý). O halde vadelimevduatlarda çarpaný olumsuz yönde etkilemekle birlikte. . son terim ise vadeli mevduatlarýn etkisini ek olarak belirleyecektir. bir de halkýn elde nakit tutma oranýnýn birden çýkarýlmasý sonucu elde edilen sayý ile (üçüncü birden küçük sayý ile) çarpýlacaktýr. vadeli mevduatlarýn karþýlýk oraný ile vadeli mevduatlarýn.204 . bunlarýn etkisi. Vadeli mevduatlarýn karþýlýk oranýndaki artýþýn para arzýný hangiyönde etkilediðini açýklayýnýz. vadesiz mevduatlara göre daha düþük olacaktýr.gösterecek.

likidite ve riski ayný anda gözönündetutan ticari bankalar. aþýrý rezerv miktarýný (XR.Aþýrý Rezervlerin Para Çarpaný ve Para Arzý Formülüne Katýlmasý Daha önce ticari bankalarýn tuttuklarý karþýlýk miktarýnýn. baþka bir deyiþle kredi vermenin kârlýlýðý arttýðýnda. aktif portföyündeki bu deðiþiklik. ticari bankalarýn kârýný maksimize etmeyiamaçlayan bir firma olma özelliði ile baðdaþmaz görünmektedir. buna karþýlýk getirisi yüksek ak artacaktýr. Bunun sonucu. Bu dönem için parasal tabanýn sabit olduðunu ve nakit tutma oranýnýn deðiþmediðini varsayarsak. ellerindeki aþýrý rezervlerin tümünü getiri oraný en yüksek aktiflere yatýrmak istemezler. Bankalar için aktif portföyünün getirisi yükseldiðinde. Ancak borçlanma faiz ödemelerini gerektireceðinden bu bankanýn maliyeti yükselecek. likiditesidüþük. R toplam rezervleri gösterdiðinde. likiditesi yüksek. bazý tesadüfi ve öngörülmeyen olaylar sonucu. XR pozitif bir miktar ifade ettiðinde. getirisi yüksek aktiflerin taþýdýklarý risk büyük olabilir.RR > 0 (23) þeklinde gösterilebilir. Ticari bankalar. rezerv kayýplarýyla karþýlaþan bu banka diðer ticari bankalardan veya Merkez bankasýndan borçlanabilir. Þimdi aþýrý rezervlerin taban para çarpaný formüllerine katýlmasýný inceleyelim. Ticaribankalar. nominal para arzýnýn artmasýna neden olabilecektir. bankalarýn aktif portföyünde. Bu görünüm ilk bakýþta. (22) nolu eþitliðin her iki tarafýný mevduat hacmine böldüðümüzde. risk öðesini gözönünde tutmak zorundadýrlar. excess rezerves) ile ve otoritelerce saptanan rezerv miktarýný (RR) ile gösterdiðimizde. Çünkü. Önce (22) nolu eþitlik yardýmýyla karþýlýk oranlarýný ifade edelim. kârý azalacaktýr. R = RR + XR (22) olacaktýr. para otoritelerince saptanandan daha büyük orana ulaþabileceklerinden söz etmiþtik. XR = R . O halde bir ticari bankanýn kârýný maksimize etmek için aþýrý rezervlerinin bir kýsmýný. portföyl erini farklýlaþtýrmak isteyeceklerdir. getiri. rezerv oranýný azaltacak. geleceði tam olarak öngörecek bilgiy sahip olduðunda aþýrý rezerv miktarý sýfýrsa. Ticari bankalar. . riski düþük ve getirisi de bir ölçüde az olan "hazinebonolarý" gibi akti kaydýrmasý gerekecektir.

Önce (14) nolu eþitliði dönüþtürelim. D Rr = RRr + XRr biçiminde yazabiliriz. RRr para otoritelerinin öngördüðü karþýlýk oranýný ve XRr aþýrý rezerv (karþýlýk) oranýný göstermektedir. .205 .R = RR + XR (24) DDD ve daha önce olduðu gibi ( R = Rr ) ve benzer olarak ( RR = RRr ve DD XR = XRr ) tanýmlarýný yaptýðýmýzda bu eþitliði. Para arzý formüllerini de (Rr) yerine (25) nolu formüldeki eþdeðerlerini koyduðumuzda. Burada Rr genel karþýlýk oranýný. aþýrý rezervi de dikkate alan formüllere ulaþýrýz.

FAÝZ ORANLARI VE PARA ARZI . Her iki formülde de hem Cr hem de XRr birden küçük olduklarý için. Acaba rezerv elde etmenin nisbi maliyetini hangi faktörler etkilemektedir? Bu faktörler. nominal para stoku bunlarla ters yönde deðiþecektir. .Cr) formülüne ulaþýrýz. Rr Rr = RRr + XRr deðerini yerine yazdýðýmýzda. Cr + Rr . piyasa faiz oranlarý ve merkez bankasýnýn uyguladýðý iskonto (reeskont) oranýdýr.Cr XRr formülüne ulaþýrýz. bu durumda para arzý artacaktýr.1 Ms = . ? 1 Ms = . ? Aþýrý rezervlerle ilgili olarak yapýlan açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi. Aþýrýrezervin ne olduðunu ve para arzýnýnasýl etkilediðini açýklayýnýz. H (27) Cr + RRr + XR . aþýrý rezerv oraný gerileyecektir. yani sonuçolarak (Ms = m . H idi.Cr . vadeli mevduatlarý da kapsamýna alan aþýrý rezerv formülüne. H (26) Cr + RRr + XRr . Eðer tüm diðer etmenler sabit kalýrsa. t (1 .Cr(RRr + XRr) Rr . ticari bankalarýn plasman ve yatýrýmlarýnýn getirisine göre rezerv eldeetmenin maliyeti aza dýðýnda.Cr RRr .Cr (RRr + XRr) ve parantezi açtýðýmýzda ise 1 Ms = . Þimdi akla þu soru gelmektedir. H) olduðu 1 Ms = . Ayný düzenlemeyi (21) nolu formülde yaparsak. H Cr + RRr + XRr .

Bunun yanýnda piyasa faiz oraný sabit kalýrken reeskont oraný düþerse. piyasa faiz oraný ve iskonto oranýna da baðlý olarak deðiþecektir. keza aþýrý rezerv oraný yükselecektir (düþecektir). piyasa faiz oranlarýyla ters. Faiz oranlarýndaki artýþaþýrýrezerv oranýnýne yönde etkiler? Öte yanda para arzýný bulmak için kullandýðýmýz denklemden de görülebileceði gibi. nakit oraný ve karþýlýk oranýna ek olarak. nominal para arzý. O halde parasaltaban.Piyasa faiz oraný yükselirken reeskont oraný sabit kalýrsa. yine merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. Ýskonto oraný yükseldiði (düþtüðü) zaman. O halde aþýrý rezerv oraný. iskonto oranýyla doðru yönde iliþkilidir. merkez bankasýndan rezerv saðlamanýn nisbi maliyeti azalacaktýr. aþýrý rezerv oranýyla ters yönlü bir iliþki içindedir.206 . Piyasa faiz oraný yükseldiði zaman (düþtüðü zaman) aþýrý rezerv oraný düþecektir (yükselecektir). . Þöyle ki kredilerin nisbi maliyeti düþtüðünde aþýrý rezerv oraný da düþecektir ve dolayýsýyla nominal para arzý artacaktýr.

2 Ý4 Ýskonto Oraný Düþüldüðünde Ý3 Para Arzý Faiz Oraný Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Çizim 12. Ticari bankalarýn bu davranýþlarýna göre para arzý eðrisi Þekil 12. iskonto oranýnýn düþürüldüðü varsayýmýna göre para arzý eðrisi gösterilmektedir.1 de yalnýzca faiz oranýndaki yükselmelerin sonucu. Daha sonra aþýrý rezervler sýfýra ulaþtýðý için para arzý artmamaktadýr. Ý Ý5 Þekil 12. Ýskonto oranýnýn düþmesi ticari bankalarýn rezerv tutma maliyetini nisbi olarak azalttýðý için.1 Faiz Oraný Ý3 Ýle Para Arzý Ýliþkisi Ý2 Ý1 0 Ms Þekil 12.2 de kesikli çizgilerle gösterilmiþtir. ticari bankalar daha az aþýrý rezerv tutacaklardýr. faiz oraný Ý3 veya daha fazla olduðunda ise. Ý3 faiz oranýnýn altýnda para arz eðrisi saða kaymakta. H0 M3 ve H0 Ms para arz eðrileri çakýþmaktadýr. Faiz oranlarý i4'e yükselinceye kadar aþýrý rezervler azalmakta ve para arzý artmaktadýr.Ý Ý5 Ý4 Þekil 12. aþýrý rezervlerdeki azalmaya baðlý olarak para arzýndaki artýþ gösterilmiþtir.2 de ise faiz oranlarý belliyken. .

gerek bireyler gerekse firmalarýn nakit ankeslerini daha rasyonel bir þekilde kullanmaya çalýþacaklarýný. dolayýsýyla nakit tutma oranýnýn (Cr) düþebileceðini ve bu nedenle para stokunun artabileceðini varsayabiliriz. nakit tutma oranýnýn.bu oran için M3 para arzý. Oysa bir ekonomideki nakit tutma oraný da faiz oranýndan etkilenebilir.207 . Yukarýdaki analizlerde. Ms H0 Ms M3 H0 Ms . Ms para arzýna eþit olmaktadýr. faiz oranýndan etkilenmediði varsayýlmýþtýr. Eðer faiz oraný yükselirse. Çünkü aþýrý rezerv. Ý3 faiz oranýnda sýfýr olmaktadýr.

Para arzýnýn hangi koþullarda içsel olduðunu açýklayýnýz. Bunlar nakit oraný ve karþýlýk oranlarýndaki deðiþmelerdir. ticari bankalar ve halk tarafýndan belirlenen içsel (endojen) bir deðiþkendir. Yukarýdaki analizler. Ancak önceki iki durumdan farklýolarak. ödemelerde nakit para kullanýmýyla vadesiz mevduat arasýndaki iliþkiyi ortaya koymaktadýr. kýsmen Merkez Bankasý.3 de faize karþýesnak para arzý eðrisi gösterilmiþtir. H0 Ms Þekil 2. yukarýda öngörülen deðiþkenler dýþýnda. Tersine para arzý. . MERKEZ BANKASININ PARASAL TABAN ÇARPANININETKÝLEMESÝ Parasal taban çarpanýný. Bir ekonomide nakit tutma oranýný azaltan ve bu nedenle parasal taban çarpanýný artýran etmenleri þöyle özetleyebiliriz.? Ý Ý7 Þekil 12. Nakit Oranýndaki Deðiþmeler Nakit tutma oraný.3 Ý6 Faize Karþý Esnek Para Ý5 Ý4 Arzý Eðrisi Ý3 Ý2 Ý1 0 H0 (1/RRr) . para arzýnýn yalnýzca Merkez Bankasý tarafýndan kontrol edilen dýþsal (ekzojen) bir deðiþken olmadýðýný göstermektedir. para arzý eðrisi (1/RRr). kaydi para çarpanýný etkileyen etmenler de etkilemektedir. aþýrýrezervin sýfýr omasýdurumunda bile faiz oranýna karþýesnekliðini sürdüre Ancak faiz oraný sonsuza yaklaþtýðýnda. . H0 doðrusuna asimptotik olacaktýr.

.208 . Devletin saðladýðý güvenceye paralel olarak. . nakit tutma oranýný küçültür. Vergi kaçýrmalarýnýn. Bankalara hücum (run) olayýnýn arttýðý krizli dönemlerde. mevdutlarla ilgili riskinazalmasý nakit tutma oranýný küçültür. hayat standardýndaki yükselmeye ve modern toplum yaþamýna geçiþe paralel olarak bir toplumda çek kullanýmý ve çekle yapýlan ödemeler artar. . Banka hizmetlerinin coðrafi kullanýmýnýn artmasý ve çek hesaplarýnda bankalarýn uyguladýðý hizmet karþýlýðý alýnan ücretlerin azalmasý nakit tutma oranýný küçültür. . mudilerin paralarýný bankalardan çekmeleri nedeniyle nakit oraný büyür. nakit tutma oraný küçülür.Þehirleþmeye. Dolayýsýyla nakit tutma oraný küçülür. Bankalarýn baþarýlý faaliyetlerinin artmasý. karaborsanýn ve yasal olmayan faaliyetlerinazaldýðý dönemlerde. .

nakit tutma oranýný azaltýcý etki yapar. dayanýklýtüketim ve üretim mallarýve finansal aktif alýmlarýna yönelik harcamalar çekle finanse edilebilmektedir. Nakit tutma oranýnýn konjonktür boyunca hareketleri konjonktür dönemlerindeki gelir ve faizoranlarý hareketlerinin ve bunlarýn farklý hýza sahip olmalarýnýn. Bu durum nakit tutma oranýný artýrabilir. Bunoktada nakit tutma oraný tepe noktasýna ulaþýr ve daha sonra nakit tutma oraný devresel olarak düþüþe baþlar. Gelir ve servet düzeyindeki deðiþmeler: Gelir ve servetteki bir artýþ dayanýklý tüketim mallarýna ve finansal yatýrýmlara yapýlan harcamayý. Harcamalarýn türü: Dayanýksýz tüketim mallarýna yönelik harcamalar ve hizmet harcamalarýgenel olarak nakitle finanse edilirken.b. küçük tüketici gruplarýndan büyükgelir gruplarýna ve giriþi doðru kaymalar olursa. nakit tutma oraný küçülür. yiyecek gibi dayanýksýz tüketim harcamalarýna göre arttýrmaktadýr. nakit tutma oran daralmanýn ortasýna kadar yükselir. tersrepo v. . Vadesiz mevduatlarýn ikamelerinin artmasý sonucu insanlarýn vadesiz mevduat talebinin azalmasý nakit oranýný artýrabilir. Bu durumda gelir artýþý nakit tutma ranýný düþürebilir. öte yandan menkul kýymetler piyasalarýnda yaþanan yenilikler (yardýmlaþma fonlarý. . Özellikle mevduatlara rakip deðiþik alternatiflerin artmasý nakit oranýnýn yükselmesine neden olmaktadýr.. Ancak gelir ve servet artýþý hizmet harcamalarýný arttýracaktýr. para piyasasý ortak fonlarý. Örneðin konjonktür geniþlemenin ikinci yarýsýnda faiz oranlarýnda ani bir yükseliþ . Konjonktür dalgalanmalarýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkileri: Ekonomi resesyonunun dip noktasýndan itibaren geniþlemeye baþladýðýnda nakit tutma oraný düþer ve geniþlemenin ortalarýnda en düþük devresel düzeyine ulaþýr. repo. Bir yandan banka dýþý mali aracýlarýn hýzla çoðalmasý. Vadesiz ve vadeli mevduatlara ödenen faiz oranlarýndaki artýþlar. . Ekonomi doruk noktasýný aþýp resesyonayönelince.) vadesiz mevduatlarýn azalmasýna nakit oranýnýn yükselme ine neden olmaktadýr. Bu danakit tutma oranýnýetkiler. nakit ve vadesiz mevduatlarýn gelir ve faiz oranlarý hareketlerine verdikleri cevabýn bir sonucudur. Gelirlerde ve nakit ankeslerde. Bu durumda gelir artýþýnýn nakit tutma oraný üzerindeki etkisi net deðildir. . .

Ýþte bu iki etmen nakit tutma oranýnýn sýna neden olur. . Nakit tutma oranýnda deðiþikliði neler etkiler? Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler ? Karþýlýk oranlarý.olur. yasal karþýlýklarý ve aþýrý rezervleri içermektedir. Vadeli ve vadesiz mevduatlar arasý deðiþmelere baðlý olarak karþýlýk oranlarýnýn deðiþmesi . Yasal Karþýlýk Oranýnda Deðiþmeler Yasal karþýlýklardaki deðiþmeler iki nedenden kaynaklanabilir.209 . Merkez Bankasýnýn karþýlýk oranlarýný deðiþtirmesi . Alýþveriþlerde perakendeticaretin payý artar.

Eðer bir banka belli bir dönem sonunda fazla nakit çekmeleri ya danormalden fazla çek ödem eleriyle nakit taleplerini kasasýndaki karþýlýklarla karþýlayamýyorsa. ilk planda akýllý bir bankanýn elindeki aþýrý rezervin tümünü kendine gelir getiren aktiflere yöneltmesi gerekir. Bankanýn aþýrý . Bu durumda banka ya portföyündeki kýymetli kaðýtlarý satacak ya MerkezBankasýndan fon saðlayacak ya da Merkez Bankasýndan reeskont penceres i aracýlýðýyla fon saðlayýp karþýlýklarýný (rezervlerini) takviye edecektir. banka bir maliyetle karþý karþýya kalacaktýr. Örneðin bir banka rezervlerini takviye etmek için portföyündeki deðerli kaðýtlarý aldýðý fiyatýn altýnda satmak zorunda kalýrsa bir sermaye kaybýyla karþýlaþacaktýr. Tüm bu iþlemler bankalarýn rezervlerini etkiler. Bir bankanýn bu þekilde alternatif fon bulmasý bankaya hem iþlem maliyeti hem de baþka maliyetler yükleyecektir. Gün içinde çekler bir yandan banka hesaplarýna yatýrýlýr. Maliyetleri gözönüne alarak iyi bir denge oluþturmak banka yönetiminin görevidir. Bunun için iþ gününün bitimini beklemekgerekir. Genelolarak eðer bankalar eller indeki tüm aþýrý rezervlerini kullanýrlarsa kârlarýný maksimize edecekleri kabul edilir. Aslýnda bu yaklaþým gerçeðin oldukça basitleþtirilmiþ durumu olan basit bir yaklaþýmdýr.? Aþýrý Rezerv Oranýnda Deðiþmeler Bankacýlýk alanýnda sýradan tartýþmalardan birisi optimal aþýrý rezervin sýfýr olmasýdýr. Bankalarýn tuttuklarý aþýrý rezervlerden herhangi bir faizalmadýðý düþünüldüðünde. Bu konuda banka yöneticileri geçmiþ deneyimlerine dayanarak "el yordamý ya da göz kararý " yöntemiyle karþýlýk olarak tutacaklarý rezervleri öngörebilirler. Ancak yine de bu bir tahmindir. Bankacýlar kendi gerçek rezerv pozisyonlarýný gerekli bilgileri elde edinceye kadarherhangi bir þekilde bilmezler. diðer yandantakas odalarýnda denk rler. Öte yandan bankalar reeskont penceresine müracaat ederlerse bankalar birfaiz maliyetle riyle karþýlaþacaklardýr. Ayrýca gün içinde bankaya sürekli nakitgiriþ ve çýkýþlarý olacaktýr. Kesin bir durum deðildir. Daha karmaþýk analizlerde taným olarak kabul gören aþýrý rezervlerle (yani gerçek karþýlýklar eksi zorunlu karþýlýklar) bankayönetimince kabul edile rezervler" ayný olmayabilir.

iþlem maliyetleri ve sýk sýk karþýlaþýlan rezerv darlýklarýný gidermek için katlanýlan diðer maliyetlerdir.210 . devletin verdiði garantilere baðlý olarak bankalara hücum (run) korkusunun azalmasý v.rezerv tutmasýnýn maliyeti onun faizinden vazgeçmektir. faiz oranlarý. Aþýrý rezervsiz çalýþmanýn maliyeti ise. . bankalarýn daha güvenli bir ortamda çalýþmalarý. Aþýrý rezervlere gelince bunlar. Karþýlýk oranýndaki deðiþmelerin nedenlerini sayýnýz. güvensizlik.s. etmenlerden etkilenir.

parasal tabanýn en önemli kaynaklarýdýr. Hazine bonolarý 3.Özet Parasal taban (veya baz para). ikincisi ise parasal taban çarpanýný belirler. Piyaa faiz oraný yükselirse b. Ýskonto oraný düþerse d. parasal taban çarpanýnýn deðerini belirler. Öte yandan nakit tutma oraný. Aþýrý rezervler düþerse e. Parasal tabaný belirleyen etmenleri parasal tabanýn kaynaklarýný inceleyerek bulabiliriz. Merkez bankasý kredileri e. Bunlardan birincisi parasal tabaný. Sorular 1. Piyasa faiz oraný düþerse c. ülkenin altýn ve döviz varlýklarý. Hazine bonolarý d. Bir ekonomide para arzýný saptamak için parasal tabanla parasal taban çarpanýný çarpmak yeterlidir. Altýn b. Cebinizdeki paranýn karþýlýðý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Altýn b. aþýrý rezervler ve faiz oraný. Merkez bankasýnýn kredileri. kanuni karþýlýklar oraný. varlýklarý ve hazinenin ihraç ettiði ufaklýk paralar e. Yýllýk döviz borcu ödemeleri c. Parasal taban çarpanýný aþaðýdakilerden hangisi olumsuz yöndeetkiler? a. Þehirleþme artarsa . Uzun vadeli döviz ödemeleri d. Merkez bankasýnýn kamu sektörüne ve özel sektöre açtýðý krediler.211 . dolaþýmdaki nakit ile ticari bankalarca halkýn mevduatlarýna karþýlýk olmak üzere tutulan rezervlerin toplamýolarak tanýmlanabilir. Bankalarýn döviz mevcutlarý 2. Para arzýný belirleyen etmenler. Döviz c. iki grupta toplanabilir. Aþaðýdakilerden hangisi parasal tabaný etkilemez? a.

KEYDER. Richard. Central Bank Strategy.. Muzaffer. 0. Nur. kadardýr? Cr = 1 4 ve Rr = 1 4 ise para arzý ne a. Rr = 1 ve t = 1 3443 ise para arzý ne kadardýr? a.2 trilyon b. Para Arzý ve Talebi.74 trilyon c. Parasal taban 500 milyar lira RT = 1 . Para ve Banka ve Finansal Piyasalar.4. 1982. The Theory of Money Policy. New York.14 trilyon e. CUKÝERMAN. Introduction to Monetary Economics.T.89 trilyon e. Harper andRow. 1. Ankara. 1986. Thomas. Para Politikasý. 1. Robert E. 1. WEINTRAUB. 0. MAYER. Ankara. Parasal Taban. Parasal taban 500 milyar lira. 1. Monetary Policy in the United States. Talat ve HÝÇYILMAZ. 1970. Ezgi. Formül Matbaasý. PARASIZ. The Royal Press Company. 1994. 1968. Bursa.D. ERTUÐRUL. CHICK. 2 trilyon b. PARASIZ. THORN. 1977.3 trilyon d. Theory and Eurdence.Ü. Kamu Açýklarý Para Stoku ve Enflasyon. 1. Phillip. Victoria. 2. Introduction to Money and Banking. TUÐÇETÝN. Baský. O. Bursa.5 trilyon c. 1996. Princeton.212 . New York. London.2 trilyon d. . Alex. The MIT Press Cambridge.75 trilyon Kaynakça CAGAN. 1965. Gray-Mýlls. 1875-19 60 Princeton University Press. Ahmet. Ýlker. 1976 . Haþet. Random House. 1. Credibýlýty and Indepondence. 1. Determinats and Effects of Changes in the Stockof Money. New York.05 trilyon 5. Ýlker. Cr = 1 . 1979.

.

Bu üniteyi çalýþýrken simgelerin anlamlarýný iyice kavramaya çalýþýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Varsayýmlarý sürekli gözönünde tutunuz. geliþmekte olan ülkelerde miktar kuramýnýn iþleyiþini öðrenmiþ olmanýz gerekir..ÜN ÝTE 13 Klasik Sistemde Para Bu Ünitede.. Say Kanununda paranýn yerini. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.. . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde.213 . üniteyitekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerin meye çalýþýnýz.. miktar kuramýný ve geliþmelerini. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Üniteyi tamamladýðýnýzda. iþlem denklemini.

reel deðiþkenler yani deðiþimi yapýlan mallar ve fiyat oranlarý (nispi fiyatlar) mal piyasasýnda oluþur. bir anlamda. Her arz kendi talebini yaratýr. Monetarist yaklaþým olarak bilinen bu görüþ 1960'lardan beri Keynesgilgörüþe meydan okumaktadýr. paranýn miktarýnýn ne kadar olmasý gerektiðidir. Ýktisatta para konusu. Bazý iktisatçýlara göre. Ýþte bu durum Þikago Üniversitesi'ndeki geleneði seven akademisyenlere (Friedman ve izleyicileri) klasik yapýyý yeniden inþa etme fýrsatý vermiþtir. 1936'da John Maynard Keynes klasik yapýyý tutan bu sütunlarý yýkmýþtýr. paranýn ekonomi biliminin en önemli konusu olmamasý yönündedir. Klasik sistemde para reel sektörü etkilemez. klasik okul (öðreti) bir tepe üzerinde beyaz birþatoya yerleþtirilmiþti yýsýyla dýþýndakiler üzerinde büyük bir etkiyesahiptir. Bu sorunun yanýtý ise paranýn ekonomiyi veharcamalarý nasýl etkilediðine baðlýdýr. Klasik görüþe göre. Keynesgiller.yüzyýldan 1936'lara kadar makroekonomiye egemen olmuþtur. 18. Buna karþýlýk fiyatlar genel düzeyi parasal sektör tarafýndan belirlenir. ekonomiyi örten bir tül peçeden baþka birþey deðildir. okullarýný klasik harabelerin kalýntýlarýyla kurmamýþ. Bu okul. Bu büyük þato iki büyük sütunla des nlardan birisi "Say Yasasý" öteki ise "miktar kuramý"dýr. Klasiklerin "para bir peçedir" sözü ne anlama gelir? Say Yasasý ve Para Say yasasýnedir? Jean Bapteste Say (1767-1832) klasik okulun gelir ve istihdam kuramýný çok ünlü þu cümleyle özetlemiþtir. Yani paranýn ekonomideki rolü yansýzdýr. Klasik iktisatçýlarýn para konusundaki temel eðilimleri.KLASÝK SÝSTEMDE PARA GÖRÜÞÜNÜN TEMELLERÝ ? Para ve banka konularýnda ilk akla gelen soru. bunun yerine tamamen yeni malzemelerle yeni bir yapý inþa etmiþlerdir. Ancak Keynes ve izleyicileri bir yanlýþ hesbaplama da yapmýþlardýr. O halde klasiklere göre para. Bunun anlamý þudur: Ekonomi hiçbir þekilde noksan istihdam sorunuylakarþýlaþamaz veya Thomas Malthus'un . Bu duruma klasik dikotomi (dikotomi ikiye bölme demektir) denmektedir. nasýl bir tarihi geliþme göstermiþtir? Para Bir Peçedir ? .

Bunun nedenini klasikler þöyle açýklar: Teknoloji veri kabul edildiðinde. Bunu Adam Smith'in görünmeyen eli. . ekonomide potansiyel üretimi. Teknik deyimle bu iki üretim faktörü. Çünkü harcamalar. daima üretilebilecek tüm mal ve hizmetleri satýn almaya yeterli büyüklükte olacaktýr. cari üretimin tam istihdam düzeyinde olacaðýný söylemektedir.etim korkusu gerçekleþmez. Say. piyasa güçlerinin karþýlýklý oyunlarýyla saðlayacaktýr. daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. Toplam harcamalar (talep). daima üretimin tam istihdam milli gelir düzeyinde (arz) olmasý için yeterlidir. mevcutkapital stoku (fabrika ve teçhizat) ile çalýþmaya hazýr emek gücünün boyutu belirler.214 . üretim fonksiyonununbaðýmlý deðiþkeni olan üretilebilecek toplam mal ve hizmet arzýný belirlerler. Toplam harcamalar (talep).

Say bazý mallarýn talebine baðlý olarak üretiminde aþýrýlýðýnýn oluþabileceðini kabul etmektedir. iþverenler arzuyla satýn alacaklardýr. Böyle bir ekonomide. Si . Ekonomideki mal sayýsýnýn n olduðu varsayýlmýþtýr. Di i=1 i=1 þeklinde ortaya koyabiliriz. Burada Si ve Di sýrasýyla i malýna iliþkin arz ve talebi göstermektedir. iþareti iki tarafýn daima eþit olduðunu veyaözdeþ olduðunu gösterm Þimdiye kadar anlatýlanlar birinci ünitede de açýklandýðý gibi bir takasekonomisi için geçerlidir. Esnek ücretler ve fiyatlar. Say yasasýnýnasýl formülle gðösterebiliriz? Say yasasýný nn . Ve Say yasasý bu özdeþliði göstermektedir. Burada . . Eðer ellerinde sürümü yavaþ olan mallar varsa müteþebbisler bunlarý satmakta güçlük çekecekler. ! Eðer çalýþmak isteyip de iþ bulamayan bir kimse varsa. dolayýsýyla genel bir aþýrý üretim durumu oluþmayacaktýr. tüm mallarýn satýlmasýný ve tüm çalýþmak isteyenlerin çalýþmalarýný saðlayacaktýr. bu kez harcamalarýn yöneldiði alanlarda kýtlýk yaratacaktýr. bu birey hizmetini daha az paraya sunacaktýr. Say yasasý paranýn yalnýzca bir deðiþim aracý olarak kullanýldýðý bir dünyada geçerlidir. tüm piyasalarýn þeffaflaþmasýný. Ekonomik süreç içinde bu kýtlýklar ve fazlalýklar ortadan kalkacak ve böylece talep arza eþit olacak.. Böylece ucuzlayan emek faktörünü. Buradaki para. Fakat bu talep kayýþý. Bir takas ekonomisinde. Dolayýsýyla her zaman talep arza eþittir. Böylece stoklarýný eriteceklerdir. soyut bir hesap birimi bir "numerair" . Çünkü talep bu mallardan baþka mallara kaymýþ olabilir. bir malý baþkasý satýn almaksýzýn satmak mümkün deðildir. genel aþýrý üretim olanaksýzdýr. tüm mallara olan talebe eþit olduðunu göstermektedir. dolayýsýyla fiyatlarýný düþüreceklerdir.. Herkesin arzý diðer mal ve hizmetler için eþdeðer talep yaratmaktadýr. dolayýsýyla yukarýdaki formül tüm mallarýn arzýnýn.

Ticaret. para hesap birimi olduðu kadar iyi bir deðer saklama aracýdýr da. Yeniden özetlersek. tutmak daisteyecektir. herhangi bir eþya olabilir. Ýþte paranýn deðer saklama . Fizikselanlamda böyle bir malýn olu olmamasýnýn bir önemi yoktur.215 .. Say yasasýnýn nn . Çünkü bir inci ünitede incelendiði gibi.dir (Örneðin elbise veya baþka bir mal gibi bir hesap birimi olarak düþünülebilir). Hiç kimse bu çeþit parayý para olarak tutmakda istemez. piyasaya arzedilen tüm mallara eþittir. Bu yüzden de tüm mallarýn toplam deðeri. takasýn tüm özelliklerini taþýr. Bu sadece bir muhasebe parasýdýr. PiDi . Bu durumdaki deðiþim aracý. PiSi i=1 i=1 bu þekilde gösterimine Walras Yasasý denir. Walras yasasýnedir? Ancak para bir kez dolaþýma girince halk bunu elde etmek. Yukarýdaki özdeþliði mallarýn miktarlarý yerine deðerleri açýsýndan yazdýðýmýzda arz ve talep edilen miktarlarý mallarýn fiyatlarýyla çarpmamýz gerekir. n mal (eþya + para) talep edilmekte ve arzedilmektedir.

güdümlü bir para sistemi sözkonusudur. nn . Özetlersek. PiSi + MS i=1 i=1 Yukarýdaki özdeþliðe göre mallarýn talep veya arz fazlasý sýfýra eþit olmalýdýr.(mal arzý) = (sýfýr) olduðunda (para talebi) . hükümet tarafýndan kontrol edilmemektedir. para arz vetalebinin þaþm olmasýný içermektedir.MS = 0 olmalýdýr.? iþlevi. günümüzde para üretimi hükümetin kontrolündedir. Ancak böyle bir durumda ekonomide denge olacaktýr. bunun karþýlýðýnda eline para geçmekte ve buparayla anýnda diðer mallarý ta ektedir. ekonomide (mal talebi) . Oysa Say yasasýndaki mal para. para aktif olarak yer almamaktadýr. Ne var ki ekonomide tam bir dengenin olabilmesi için para arz veyatalep fazlasý da sýfýr a eþit olmalýdýr. Diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. PiSi = 0 i=1 i=1 olmalýdýr. Þimdi yukarýdaki özdeþliði reel ve parasal olarak yeniden yazalým. Yani talepedilen mal ve hizme ler arasýnda. Say yasasýnýn formülleþtirilmesinde yer almamaktadýr. MÝKTAR KURAMININ TEMEL GÖRÜÞÜ Miktar kuramýnýn varsayýmlarýný analiz ettiðimizde bu görüþün neden . Yani. MD . Böylece Say özdeþliði. nn . Yani. PiDi + MD = . Çünkü halk fiyatlarý önemsemeksizin mal arzetmekte.(para arzý) = (sýfýr) olmalýdýr. Bu sýrada fiyatlargenel düzeyinin veya mevcut para arzýnýn ne deðere ulaþtýðý yoktur ve para piyasasý daima dengededir. Piyasa koþullarýna göre serbestçe üretilen bir mal para sistemi sözkonusudur. Dolayýsýyla diðer mallarýn üretiminden farklý olarak. PiDi -. Say yasasýnýn temel özdeþliðini açýklayarak yorumlayýnýz.

Kaliteden bahsedildiðinde ölçülebilir öðeler iþleme sokulamaz.geliþtirildiðini daha kolay anlayabiliriz. ekonominin bilim olacaðýný düþünür. birçok kimse bilim yapýlmadýðýný. . sanat veya tasvir yapýldýðýný düþünür. Miktar ve Kalite Miktar kuramýnýn temel fikri son derece basit. Bu açýdan incelendiðinde bütün doðal bilimler kantitatif tabiatlýdýr. Ölçüm uygulanmadýðýnda ise. açýk ve hatta saftýr. Birçok kimse eðer ölçüm sözkonusu olursa.216 . Miktarcý olmak demek kalite fikrine karþý kantite fikrini ortaya koymak demektir.

Bir baþka deyimle paranýn deðeri düþecektir. Bir benzetme yaparsak eðer uzunluk birimi azalýrsa. Öyleyse paranýn miktarý artýðýnda. fiyatlar yönünden pasif ve oransal bir iliþki vardýr. Ancak bazý yönleriyle parayý diðer mallara benzetebiliriz. Bunu bir örnekle açýklayalým. Burada vurgulanmasý gereken bir nokta da þudur: Eðer ekonomik . ancak mantýksal akýl yürütmenin de temelinde yer alýr. diðerleri gibi bir mal deðildir. Bu bir mantýk kuralýdýr. para yalnýzca diðer bütün mallarýn fiyatý arasýnda ters yönde bir iliþki vardýr.Ýtici Güç Olarak Para Miktarý Para miktarý. bunun anlamý þudur. fiyatlar geneldüzeyinde de anýnda ve bu deðiþimle orantýlý bir deðiþme oluþacaktýr. fiyatlar (P) arasýnda rakamlý. diðer bütün mallarýn fiyatý yükselir. mallarýn deðer yasasýný yani nedretkuramýný uygulamaktadýr. ayný uzunluðu bulmak için ondan iki misli gerekecektir. Ayný þekilde eðer para miktarý arttýrýldýðýnda para talebi deðiþmezse. Bir kimseye miktarcý denildiðinde. Deðer Kuramýnýn Uygulanmasý ? Gerçekten miktar kuramý paraya. Miktarýn deðer üzerindeki etkisiyle ilgili bu görüþten para da soyutlanamaz. Para miktarýnda her ne zaman deðiþme meydana gelirse. Para miktarýyla (M). ekonomik hareketin itici gücüdür. oldukça kýsa bir süre içinde fiyatlar iki kat yükselerek 200'e eþit olacaktýr. Paranýn deðeri diðer mallara göre düþerse. Çünkü kýtlýðý kendi deðerini yaratmaktadýr. Ýktisadi yaþamýn açýklanmasýnda paramiktarý temeldir. Eðer metre yarý yarýya kýsalýrsa. paranýn deðerinde düþüþ eðilimi olacaktýr. Doðrudan bir fayda saðlanamadýðýndan (para yenmez). O halde para eþyaya benzemektedir. ayný uzunluðu bulmak için bu birimden daha fazla gerekir. Kýtlýk paranýn deðerini arttýrýr. Bununla birlikte para. Eðer M= 100 ve P= 100 ise M'nin iki kat arttýðý düþünülürse (M=200). Gerçekte bu fikir önemsiz ve basittir. deðeri düþecektir. Ýþte bu nedenle para miktarýyla fiyatlar arasýnda matematiksel doðrusal iliþkiyi görmek mümkündür. Kýt olan herþey pahalýdýr.

Miktar kuramýnýn temelinde hangi varsayým ve görüþler yer almaktadýr? Açýklayýnýz. para miktarýndaki artýþla fiyatlar genel düzeyindeki yükselme arasýndaki oranýn deðiþmemesi için diðer tüm deðiþkenlerin ve koþullarýn da deðiþmemesi gerekir (ceteris.217 . paribus). DEÐÝÞÝM DENKLEMÝ VE FISHER'IN MÝKTAR KURAMI Fisher'in formülünü incelemeden önce özdeþlik ve eþitlik kavramlarý üzerinde biraz duralým. . yani alýnýp satýlan mal miktarý ayný kalýyorsa. Gözden uzak tutulmamalýdýr ki. reel fiyatlar da ayný kalacaktýr.dünyada sadece para miktarý deðiþiyorsa. tüm fiyatlarýn ikiyle çarpýlmasý gerekir. Çünkü reel fiyatlarý mübadele edilen þeylerin miktarý belirler. Eðer alýþveriþe konu edilen reel miktarlar sabitken para miktarý iki kat artarsa.

2 . 1+1 ifadesi bir özdeþliði gösterir. Özdeþlik üç paralel yatay çizgiyle gösterilir ve iki çizgiyle gösterilen eþitlikten kolayca ayrýlabilir. Bir formülün iki yaný, her zaman ayný þeyi ifade ediyorsa özdeþlik sözkonusudur. Tersine, bir denklemden veya eþitlikten söz ettiðimizde, (örneðin y=2xgibi) problemde bili nmeyenler vardýr. Eþitlik bazý koþullar altýnda oluþur ve eþitlik sebep kavramýný gerekli kýlar. Oysa özdeþlikte sebep gerekmez. Kantitavizmi açýklamanýn iki yolu vardýr. Birincisi özdeþlik kavramýný kullanmakta ve sebep kavramýyla ilgilenmemektedir. Ýkincisi ise eþitliði kullanarak sebep kavramýyla ilgilenmektedir. Özdeþlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi Miktar kuramýný önce özdeþlik kavramýný kullanarak açýklayalým. Formülün Oluþumu Fisher'in miktar kuramýný açýklamada birinci aþama bireysel aþamadýr. Bir kimsenin belli bir miktar parasý (m), diyelim ki 1000 lirasý olsun, bireyin satýn alacaðý þeyin fiyatý 5 lira (p) ise, bu birey bu maldan en çok 200 birim satýn alým (veya iþlem = t) yapacaktýr. Eðer iþlem biriminin fiyatý p ise, birey sahip olduðu parayla t iþlem yapabilir. Böylece iþlemlerin fiyatla çarpýmý bireyin sahip olduðu paraya eþit olur. Eðer bireyin cebinde 10.000 lirasý varsa ve kitap satýn almak istiyorsa, tanesi 500 liradan 20 kitap satýn alabilecektir. Bireysel aþamada, bireysel özdeþliði m. pt þeklinde yazabiliriz.

Ýkinci aþamada tüm bireylerin talebinden, piyasa talebine ulaþabiliriz. Bunun için de ceplerinde para olan tüm bireyler ve akla gelen tüm iþlemler toplanýr. Herbiri cebinde bir miktar para m, bulunan tüm bireyler nakitleri toplandýðýnda bunu, .m þeklinde gösterebiliriz. Öte yandan eðer pt çarpýmlarýný toplarsak; pt'den p'yi çýkarmamýz gerekecektir. Çünkü buiþlemde fiyat toplanamaz. Bunun yer ortalama fiyat kavramý kullanýlýr ve bu p þeklinde gösterilir. Tüm fiyatlarýn düþünülebilir ve gözlenebilir olduðunu varsayarsak, tüm fiyatlarýn aðýrlýklý veya aðýrlýksýz ortalamasýný bulabiliriz. Bulunan ortalama fiyat ( p ) yerine, büyük harfle P kullanýlmaktadýr.

(P) düþünülebilir tüm fiyatlarýn ortalamasýdýr. Ýþlemler fiziksel birimler olduðundan, toplanabilirler. Eðer bir iþlem t olarak ifade ediliyorsa bir ekonomide belli bir andaki tüm mal ve hizmet iþlemleri toplanabilir. Böylece m . P.t özdeþliði elde edilir. Bireylerce sahip olunan paralar, toplam para arzý (M) ile (.m=M), ortalama fiyatý (P) ile ve tüm iþlemleri T (.t=T) ile gösterirsek, özdeþliðin birinci þekli olan - 218

m . PT ye ulaþýrýz. . ? Formülün oluþturulmasýnda, üçüncü aþama, çok nazik ve çok eskilerde bulunan bir kavramýdevreye sokmaktadýr. Bu paranýn dolaþým hýzý (V) (Velocity of circulation) kavramýdýr. V'nin ne anlama geldiðini ortaya koyabilmek için deðiþim özdeþliðinin belli bir zaman aralýðý için geçerli olduðunu düþünmek gerekir. Uygulamada en çok kullanýlan zaman aralýðý 1 yýldýr. Ancak bu zaman aralýðý ay, hafta veya gün olarak da seçilebilir. Bu zaman aralýðýnda para piyasada hareket halindedir. Burada aklagelen soru þudur. Acaba aynýkaðýt para, bir yýl içinde yalnýzca bir kez mi, yoksa birkaç kez mi alýþveriþiþlemlerinde kullanýlacaktýr?

Bunu bir örnekle açýklayalým. Diyelim ki Eskiþehir'den Kütahya'ya 3kamyonluk eþya naklettir cektir. Bunun için ya 3 kamyon tutularak tüm eþyalar bir anda, ya da ayný kamyona üç sefer yaptýrýlarak taþýma iþi gerçekleþtirilebilir. Buradan V'ye geçebiliriz. Eðer paranýn dolaþým hýzý büyükse, tüm ödemeler için az bir miktar para gerekecektir. O halde V temelbüyüklüktür ve kullanýlma ken para miktarýný etkileyebilir. Ýþte bu nedenle hýzýn devreye girmesiyle (M.V) geniþletilmiþ miktar kuramýnýn yeni ilgi merkezi olmuþtur. Dördüncü aþamada ise farklý özelliklerdeki para arzý dikkate alýnýp, formüle katýlýr. Fisher'e göre bir ekonomide para hacmi üç aileden oluþur. M, 19.yüzyýlda varlýðýný sürdüren ve gerçek tek para olduðuna inanýlan resmi madeni paradýr. Dolayýsýyla M, sözkonusu ülkenin sahip olduðu altýn hacmini gösterir. Geliþmiþ ekonomilerde, buna ek olarak M' kaðýt para hacmini ve M" kaydi para hacmini göstermektedir. Bu üç paranýn bir dönem içindeki dolaþýmý birbirlerinden farklý olduðu için dolaþým hýzlarý da birbirlerinden farklýdýr. Bu dolaþým hýzlarýný sýrasýyla V, V' ve V" simgeleriyle gösterebiliriz. Böylece en mükemmel deðiþim özdeþliðine; MV + M'V' + M"V" . PT

formülüne ulaþabiliriz.

Deðiþim denkleminin deðiþik para türleri dikkate alýnarak yenidendüzenlenmesi ne anlama gel ve sonuçlar doðurur? Deðiþim Özdeþliði Deneyle Doðrulanabilir mi? . Analizi yapýlacak ikinci nokta, özdeþlik yönü saklý bu formülün deneysel olarak doðrulanmasýnýn mümkün olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýdýr. Bu formül incelendiðinde, ayný gerçeðin farklý iki açýklamasý olduðu görülür. Özdeþliðin solunda bir ekonomide belli bir dönemde yer alan parasal, saðýnda ise reel iliþkiler yer almaktadýr. Mademki iki yanýndaki deðiþkenler ayný olayý anlatmaktadýr. O halde bu özdeþlik doðrulanabilir. i. P nin istatistiksel olarak bulunmasý; Hayatta acaba somut olarak fiyatlar genel düzeyini saptamak mümkün müdür? - 219

. . Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün deðildir. Örneðin ülkemizde perakende fiyat indeksleri ve toptan eþya fiyat indeksleri vardýr, ancak bu iki indeksi kapsayan bir bileþik indeks yoktur. ii. M, M' ve M" nün istatistiksel olarak bulunmasý; Üç tür para miktarýný istatistiksel olarak bulmak oldukça kolaydýr. Altýn hacmi kolayca bulunur. Ayný þekilde emisyondaki kaðýt para miktarý da kolayca hesaplanabilir. Öte yandan banka hesaplarýnýn yakýndan izlenmesi dolayýsýyla kaydi paranýn bulunmasý kolaydýr. iii. T nin saptanmasýndaki güçlük; Bir ülkede bir yýl içinde yapýlan tüm iþlemleri saptamak mümkün müdür? Bugün için böyle bir soruya olumlu yanýt vermek mümkün deðildir. Bu konuda varsayýmlar ve bazý göstergelerle az çok geçerli bir sonuca varýlmaya çalýþýlmaktadýr.

iv. Dolaþým hýzlarýnýn bulunmasý; Klasik kuramda paranýn dolaþým hýzý kavramý çok sevilmekte ve V nin bilinmesiyle problemlerdeki güçlüklerin çözümüyle ilgili anahtarasahip olunmaktadýr. Pa olaþým hýzý çok basit bir ifade gibi görünmesine karþýn, ölçülmesi çok zordur. Paranýn dolaþým hýzý ancak dolaylý süreçlerle ölçülebilmektedir. Altýn ve kaðýt para ile hesaplaragiriþ ve çýkýþlar hesaplanabilir. Böylece bir tek hesabýn kaç kez hareket ettiðine bakýlarak V" nü istatistiksel olarak saptamak, V ve V' negöre daha kolaydýr. v. Ýþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzý; Dolaþým hýzýna bilimsel bir açýklama getirmeyi denemek için paranýn iki tip dolaþým hýzý hesaplanmaktadýr. Bunlar iþlem dolaþým hýzý ve gelir dolaþým hýzýdýr. Eðer iþlem sayýsý biliniyorsa, iþlem dolaþým hýzý bir parça baþýna tekrarlanan bir tanýmdýr. Çünkü, V = PT dir. M Dolayýsyýla V, bir tekrardan öteye gitmez. Oysa V' yi tanýmlamak için iyi bir þekilde bilinmeyen bir deðiþken baþlangýç noktasý olarak alýnmaktadýr. Paranýn dolaþým hýzýný bir ikinci yolla gelir kavramýna göre tanýmlayabiliriz. Bu, paranýn gelir dolaþým hýzý

yani, yýl boyunca paranýn kaç kez gelir olduðu ve harcanmak için bir kimsenin mal varlýðýna girdiðidir. Paranýn gelir dolaþým hýzýný ölçmek için bir kurnazlýk yolu seçilmektedir. Milli gelir olarak adlandýrýlan gayrisafi milli hasýla kullanýlmaktadýr. Böylece, V = Y M olmaktadýr. Bu kurnazlýk sayesinde özellikle V" için paranýn dolaþým hýzýný ölçmek mümkündür. - 220

Deðiþim denkleminin hangi deðiþkenleri ölçülebilir? Eþitlik Þeklinde Deðiþim Ýliþkisi . ? . . . Sebep kavramýþimdi devreye sokulabilir mi? Bu özde felsefi bir sorundur. Parasal ve ekonomik olaylarýn sebebi bilinebilir mi? Miktarcýlar fiyat deðiþmelerinin sebebini keþfetmiþ olduklarýný savunan kuramcýlardýr. Genel olarak özdeþliðe giren deðiþkenlerin tümü ayný niteliktedir. Yani sebep olan deðildir. Miktar kuramcýlarý, deðiþim özdeþliðinden belli bir tip P = f (M) fonkisyonu çýkarmaktadýrlar. Bir fonksiyonu açýklarken, eþitliðin soluna baðýmlý deðiþken, saðýna da baðýmsýz deðiþken konur. Baðýmsýz deðiþken itici deðiþkendir, bu fonksiyonda yer alan bir deðiþkene baðlý deðildir ve denklemin sol kýsmýný yönlendirir. O halde P = f (M) þeklinde yazdýðýmýzda, P bir sonuç ve M de bir sebeptir. Burada akla M nin P nin Ancak böyle kuramcýlarý þu gelmektedir. Acaba neden M = f (P) fonksiyonu yapýlmamaktadýr. fonksiyonu olduðunu d üþünmek yasak deðildir. bir düþünceye sahip olunduðunda, bunu düþünenin miktar arasýnda yeri yoktur.

Bu doðmaya nasýl varýlmýþtýr? Dinde birçok þey vardýr ki bunlara ispatlanmaksýzýn inanýlýr. Buradaki tam anlamýyla bir doðma deðildir. Çünkü, burada ispatlar vardýr. Miktarcýlarýn bize sunduklarýispatlar nelerdir? Kantitatif ispat birçok aþamada yapýlmaktadýr ve birçok fikre yer vermektedir. Ýlk olarak daha önce gördüðümüz formülü, tartýþmaya açýklýk kazandýrmak için tersine çevirerek miktarcýlarýn fonkisyonel iliþki görüþlerine uygun hale getirelim. PT = MV + M'V' + M"V" Þimdi de bu formülde eþitliðin saðýnda yer alan deðiþkenlerin, niçin sebep olabileceklerini tartýþalým.

i. Kýsa dönemde dolaþým hýzlarý sabittir; Birinci görüþe göre, denklemin sað kýsmý sebeptir. M, V gibi elemanlar P ve T'yi yönetmektedir. Sað kýsmýn içinde iki tip deðiþken vardýr. Kantitatif deðiþkenler ve hýz deðiþkenleri. Bunlardan hangilerininen önemlileri olduðu labilir.

V, V' ve V" kavranýlmasý zor deðiþkenler olduklarýndan miktarcýlar oldukça mahir bir þekilde bunlarý sabit kabul etmektedirler. Niçin?

Çünkü dolaþým hýzý, ödeme alýþkanlýklarý denen, toplumun psikolojik ve sosyolojik alýþkanlýklarýna baðlýdýr. Tablo 1'de, Fisher'in para vemevduat dolaþým hýzýn l etmenler yer almaktadýr. - 221

ii. Para emisyonundaki deðiþmeler; Daha önce de belirttiðimiz gibi, M, M' ve M" olmak üzere üç çeþit paranýn gözönüne alýnmasý gerekir. 19.yüzyýlda tüm diðer paralar altýn tabanýna göre ayarlanýyordu. Dolayýsýyla fiyat hareketleri altýn hareketleriyle açýklanmaktaydý. Para emisyonunun bu geleneksel þekli bugün artýk sözkonusu deðildir. Artýk fiyatlarý belirleyen M' ve M" dir. Bir ülke modernleþtikçe M' ne göre M" nün aðýrlýðý artmaktadýr. Yani P deki deðiþmeleri özellikle, bankalarýn kredi politikalarý açýklamaktadýr. Tablo 13. 1. V yi Etkileyen Etmenler Bireylerin Alýþkanlýklarý Tasarruf ve iddihar (gömü) Kredi kullanýmý Çek kullanýmý Toplumun Ödeme Sistemi Gelir ve ödemelerin sýklýðý (yýllýk, aylýk, haftalýk) Gelir ve ödemelerin düzenliliði Gelir ve ödemelerin miktar ve zaman olarak çakýþmasý Genel Nedenler Nüfus sýklýðý Ulaþým hýzlýlýðý iii. T sabit kalmaktadýr; Denklemin PT kýsmý MV kýsmý tarafýndan yönetilmektedir. Dolayýsýyla PT, MV nin sonucudur. Ancak durumun güçlü ve bilimsel bir deðere kavuþmasý için T nin yansýz kalmasý gerektiði yolunda bir varsayým gereklidir. Gerçekten de T, sabit varsayýlmaktadýr. Bunun anlamý, sözkonusu zaman aralýðýnda ekonomik büyümenin olmamasý demektir. Eðer T sabit kalýrsa ve para emisyonu iki kat geniþlerse, P nin iki kat artmasý bir zorunluktur. T nin sabitliði doðmasýna bakarak, miktarcý düþünüþün, bir ölçüde durgun ve belli bir yýl içinde geliþmenin olmadýðý bir dönemde ortaya atýldýðý düþünülebilir. Oysa bir ekonomide üretim artabilir. Ekonomigeniþlerken yapýlan iþlemler de

para emisyonunun artankýsmý, bunun karþýlýðýný oluþturur. Bu sýrada P istikrarlý kalabilir. Eðer böyleyse, bu durumda miktar kuramýndan söz edilemez. Eðer miktar kuramýndan söz ediliyorsa, parasal etmendeki tüm deðiþmelerin etkilerinin P üzerinde olmasý zorunludur.

Miktar kuramý son derece yanlýþ anlamalara neden olabilir. Örneðin, V ve T deki deðiþmelerin, yukarýda da belirtildiði gibi, P üzerindeetkileri olabilir. Bura da önemle vurgulanmasý gereken nokta, V ve Tdeki deðiþmelerin, para miktarýndaki deðiþmeler baðýmsýz olarak meydana gelmiþ olmasýdýr. Para miktarýndaki deðiþmelerden etkile - 222

nen yalnýzca fiyatlardýr. Tablo 13.2'de Fisher denkleminin ticaret hacmini etkileyen etmenlerle ilgili görüþlerine yer verilmektedir. Tablo 13. 2. Fischer Denkleminde Ticaret Hacmini Etkileyen Etmenler Üreticileri Etkileyen Koþullar Doðal kaynaklarda coðrafi yer farklýlýklarý Ýþ bölümü Üretimde teknik bilgi Sermaye birikimi Tüketicileri Etkileyen Koþullar Ýnsanlarýn arzu ve isteklerinin çeþitliliði ve sýnýrsýzlýðý Üreticileri ve Tüketicileri Baðlayan Koþullar Ulaþým kolaylýklarý Ticarette nispi serbesti Para ve banka sisteminin özellikleri Ýþ sýrrý ? Deðiþim denkleminin eþitlikþeklinde ifadesinde baðýmlýve baðýmsýz deðiþkenler hangileridir? Nasýl deðiþirler? MÝKTAR KURAMINDA YENÝLENMELER Walras'ýn Arzulanan Ankes Görüþü . . . Walras'ýn miktar kuramýyla ilgili yorumunda arzulanan ankesler fikrinigörmekteyiz. Bun a bazen ankesler kuramý da denilmektedir. Arzulanan ankes ne demektir? Her kimsenin belli bir zaman aralýðýnda yapacaðý iþlemler için varlýklarý arasýnda tutmayý arzuladýðý para miktarlarýna arzulanan ankes denir. Arzulanan ankes fikri, yani bir kimsenin cebinde tutmayý arzuladýðý paramiktarý, likidite görüþüne baðlanmýþtýr. "Para talebi ölçülebilir mi?" Soru, bunun çok güç olacaðý

biçiminde yanýtlanabilir. Çünkü, herkesin kendine özgü bir para talebi vardýr. Bu talep psikolojik ve arzular da sübjektiftir. Eðer bir ekonomide arzulanan tüm ankesler toplanabilirse, butoplam para talebini ver ecektir. Para talebi ise miktara baðlýdýr. Ancak bu miktarcýlýk psikolojik bir yoruma ve arzuya baðlandýðýnda, objektif olaraktam bir ölçüm ola arzu sübjektif, buna karþýlýk ölçüm objektiftir. Dolayýsýyla ortada bir çeliþki vardýr. Baþlangýçta psikolojik olan olay rakamlýbirþekilde nasýl açýklanacaktýr? - 223

Bu nokta üzerinde Walrasgil iktisatçýlar akýl yürütmüþlerdir. Bu iktisatçýlara göre, toplam para talebinin karþýsýnda bir para arzý olmak zorundadýr. Yani bu para talebini karþýlamak için bir para miktarý olmak zorundadýr. Ýþte bu miktarý para otoriteleri dolaþýma sokmaktadýr. O halde para arzý, belli bir anda, bir ülkenin para otoritelerince belirlenen bir veridir.

Bu durumda artýk bilinmesi gereken þey, maddi olarak mevcut paranýn ya da para stokunun sübjektif para talebinden daha güçlü veya daha zayýf olup olmadýðýdýr. Yani para arzýnýn para talebinden fazla mý, yoksanoksan mý olduðu saptanm Eðer para arzý, para talebinin altýndaysa, paranýn deðeri yükselecek veya para arzý para talebinin üstündeyse paranýn deðeri düþecektir. Doðal olarak paranýn deðeri yükseliyorsa fiyatlarda düþüþ, paranýn deðeri düþüyorsa fiyatlarda yükseliþ eðilimi olacaktýr. O halde arz yoluyla paranýn deðeri anlaþýlacak ve para bütün deðiþimlerin ortak paydasý olduðundan fiyatlar üzerinde etkisi olacaktýr. Buna göre bir malýn arz ve talebi ancak ve ancak denge fiyat düzeyinde birbirine eþittir. Walrasgil yaklaþýmda birbirlerine çok yakýn efektif ankes ve arzulanan ankes ifadeleri yer almaktadýr. Efektif ankes, para otoritelerince dolaþýma sürülen maddi parayý ifade etmektedir. Arzulanan ankesler ise, bunu taþýyan kiþiler tarafýndan istenilen, aranýlan parayý belirlemektedir. Efektif ankesler (Qu) arzulanan ankesler toplamý da H ile gösterilmektedir. Efektif ankeslerle (Qu) arzulanan arkesler arasýnda bir kýyaslamaolacaktýr. Ekonomik h ayatta, Qu ve H ýn deðiþmeleri izlenebilirse, fiyatlarýn ne yönde deðiþeceði kolayca anlaþýlacaktýr. Böylece Walras, faydanýn psikolojik devreleri arasýnda geçiþ yaparak, nicelciliðe (kantitativizme), nitelciliði (kalitatizmi) sokmuþtur. Çünkü fayda, kalitatif (nitel) bir kavramdýr. Böylece nicelikle nitelik arasýnda iliþki, tüm para konularýnýn temelini oluþturur. Þeyler ne yalýn mekanik ne de yalýn psikolojiktir. Þeyler bu ikisinin arasýndaki karmadýr. Ýþte bu nokta para ile ilgli konularýn en ilginç ve en zor tarafýný oluþturmaktadýr. Walras'ýn arzulanan ankes oranýnedir? Cambridge Miktar Kuramý ve Marshall'ýn (k) sý (Nakit TutumuTipi Miktar Kuramý) ?

Marshal kantitatif verilere müdahale ederek yeni bir iliþki bulmuþtur. Bu analizde M yine para hacmidir. k oldukça esrarlý ve sýnýrsýz yorumlarayer veren bir faktördür. P fiyatlar genel düzeyini ve Q sözkonusu ülke üretilmiþ tüm miktarlarý göstermektedir. Böylece M= k.P.Q iliþkisi yazýlabilir. Formüle göre, k= 1

V . denemez. M= k. PQ, MV=PQ iliþkileri karþýsýnda tarafsýz bir gözlemci matematiksel anlamda ne diyecektir veya birinci denklemle ikincisi arasýnda hangi iliþki vardýr? - 224

. . . . ? 1 k ve ayný þeyi açýklamanýn iki farklý biçimdir. Yani Marshallgil k fakV 1 törü dolaþým hýzýnýn tersidir. k nýn yerineyi koyduðumuzda, M bulunaV caktýr. Bir matematikçi için k, 1 ye eþittir. Dolayýsýyla Fisher denklemiyle, V Cambridge denklemi arasýnda bir fark yoktur. Ancak monetaristlere göre k; 1 ye tam tamýna eþit deðildir. Çünkü, ikinci denklemde zamanV sözkonusu olmamaktadýr. Yani Marshall'ýn (cambrige) denklemi zamansýzdýr. Yalnýzca bir taný düþünülmektedir. Bu durumda, belli bir anda, para miktarýyla, üretilmiþ tüm mallar arasýnda hangi iliþki vardýr. t anýnda para miktarý tüm üretilen mallara eþit deðildir. Para miktarýyla mallar arasýnda belli bir oran vardýr. Ýþte bu oran k dýr. O halde k, hýzýn tersi deðildir. Bir hýzýn tersi zamanýn akmasýný gerektirir. (MV=PQ) formülü birdönem içinde ifade olunmaktadýr. Bir para birimi bir yýl içinde acaba kaç kez ödemelerde kullanýlmaktadýr? Böylece k bir statik ifade, V ise dinamik bir ifadedir. Statik ifade hangisidir? Statik durum, Walras'ýn arzulanan ankesler kavramýyla açýklanmaktadýr. O halde Marshall'ýn k si, Walras'ýn arzulanan ankesine benzemektedir.

Buna göre k, ekonomik birimlerin sahip olmak istedikleri paranýn gelire oranýdýr. Bir baþka deyiþle k para gereksinimini ifade etmektedir. Yinebir baþka deyiþle k, para kullaným katsayýsý, likidite arzusudur. PQ fiziki

olarak üretilen mallar toplamýnýn bunlarýn ortalama fiyatýyla çarpýmýna eþittir. PQ ülkenin, gayri safi milli hasýlasýdýr (Y= PQ). Ancak para arzý parasal gelire eþit deðildir. Yani para arzý Y= PQ ye eþit deðildir. Para arzý, M=k.PQ=k.Y dir. Gayrisafi gelir kadar paraya ihtiyaç yoktur. Sadece bir kýsým paraya ihtiyaç vardýr. Bu kýsým, para ihtiyacýný gösterir. O halde, tüm gelirin yalnýzca bir kesrine eþittir. M nin PQ ye oraný k dir. Yani M k= P.Q dür. O halde k, bir t anýndaki likidite gereksinimidir. Acaba k, V den daha kolay birþekilde istatistiksel olarak ölçülebilir mi? - 225

. . Keynes'in Miktar Kuramý Aslýnda Keynes hayatýnýn büyük bir bölümünde miktar kuramýyla uðraþmýþtýr. Bu durumda akla þöyle bir soru gelmektedir. Keynes bir miktar kuramcýsýmýydý? Evet, Keynes miktarcýydý. Ancak akýllýydý, kurnazdý ve gerektiðinde kendi kendisiyle alay edebiliyor ve örneðin "Ben bunu yazdým, ancak daha iyisini bulduðumda deðiþtireceðim" diyebiliyordu. Keynes'in miktar kuramý N= KP + K'Pr biçiminde formüle edilmiþtir.

Bu formül, çeþitli para miktarlarýný gözönüne alan, anýnda açýklanmýþ bir formüldür. Bu formül para miktarýyla (N) veya daha sonra söylediði gibi para arzýyla, tüketim mallarý piyasasý arasýndaki iliþkileri açýklamayayönelmiþtir. Oysa Fisher veya Marshall'ýn formülleri üretim im mallarýný birlikte ele almaktaydý. Bir kez daha vurgularsak, yukarýdaki formül yalnýzca tüketim mallarýna uygulanmaktadýr. Keynes bir ekonomikbirimin karmaþýk bir tüketim esini (istatistikçiler buna "nafaka sepeti" derler), nasýl saðladýðýný araþtýrmaktadýr. Nafaka sepeti, bir tüketici biriminin satýn alma sembolüdür. Bu nafaka sepetinin fiyatý (P) dir.

Burada önemli olan bir ayrýcalýk da tüketicilerin tüketim harcamalarýný nakitle mi yoksa kaydi parayla mý yaptýðýdýr. Keynes tüketicinin her iki parayý kullanarak alýmlarýný sürdürdüðünü düþünmektedir. Ekonomik birim belli bir miktar tüketim birimini nakitle yapmaktadýr. Tüketicinin kullandýðý nakit miktarý KP ye eþittir. Tüketici bir kýsým tüketim birimlerini de kaydiparayla satýn a ktadýr. Tüketicinin kullandýðý kaydi para miktarý da (K'Pr) ye eþittir. (K'Pr), tüketicinin kaydi para ankeslerini ifade etmektedir. Burada ihtiyaç duyulan kaydi para miktarý K'P nýn belli bir oranla, r ile çarpýmýna eþittir. Burada (r) mevduat hacmiyle nakit arasýndaki orandýr. Formülde yer alan K nafaka sepetinin nakitle alýnan miktarýný, K' ise ayný sepetin kaydi parayla alýnan bölümünü göstermektedir. Keynes'in miktar kuramý formülünün önemi sýnýrlýdýr. Miktar kuramýnda önemli deðiþikliklere neden olmamaktadýr. Burada en önemli nokta fiyatlarýn yalnýzca para miktarýndan deðil, ayný zamanda mevduatlarýn nakde oranýndan etkilenmesidir. Buradaki (r) oraný

ödemelerin psikolojik yapýsýný göstermektedir. Dolayýsýyla ödemelerin psikolojik yapýsý (P) üzerineetki yapmaktadýr. Keynes banka politikasýnýn, çýkarýlan nakit hacmini etkileyece düþünmektedir. Bankanýn bankalararasý iliþkileri, örgütlenme yapýsý ve kredi kolaylýklarý veya kýsýntýlarý fiyatlarý etkilemektedir. Bu anlamda yukarýdaki formülde yeni bir fikir ortaya çýkmaktadýr. r faktörünün devreye girmesiyle, miktar kuramý otomatik olmaktan çýkmaktadýr. Artýk yalnýzca banknot hacmi fiyatlarý etkilememekte, banka politikasý da fiyatlarý etkilemektedir. Yani kredinin bollaþmasý ve kýsýlmasý arzusu, yani (r) faktörüyle oynanmasý fiyatlarý etkilemektedir. Bu þekildeki bir yapýnýn öngörülmesiyle miktar kuramý kalitatif olmaya baþlamaktadýr. Yani miktar kuramýna, insanlara özgü istek de müdahale etmektedir. Keynes'in miktar kuramýnýn özelliði nedir? ? - 226

sýrasýyla 1. 1'deki ikizkenar hiperbol denge deðerlerini gösterir. Bu yapýlýrken. Çünkü fiyatla miktarýn çarpýmý bir sabittir. 1. Eðer denge fiyat düzeyi 1 ve para arzý 1 milyarsa. olduðunda. Bilindiði gibi ikizkenar hiperbolün belirlediði fonksiyonlarda her yerde esneklik (1) dir. 1 2 vb. yani fiyatlar genel düzeyinin tersidir 1. Paranýn fiyatý (1/p). mukayeseli statik analiz þeklinde yapýlmaktadýr. ikizkenar hiperbol þeklinde gösterilir. para arzý 2 milyar olduðunda miktar kuramýna göre denge fiyat düzeyi 2 olacaktýr. Miktar Kuramýnda Talep EsnekliMd ði 1/2 0 1 m2 m m Þekil 13. 1 MM ' s s p 1 Þekil 13. paranýn fiyatýnýn fonksiyonuolduðundan. talep edilen para miktarý. paranýn ekonomiye uyum mekanizmasý gözden kaçmaktadýr ve miktar kuramý esnekliði (1) olan para talebini içermektedir.Miktar Kuramý ve Para Talebinin Esnekliði Miktar kuramý analizlerinin çoðu. Paranýn fiyatý bir birim para için vazgeçmek zorunda olduðumuz mal miktarýdýr. paranýn fiyatýyla talep miktarý arasýndaki iliþkiyi bir çizimle gösterebiliriz (Çizim 1). p Belli bir para miktarý için denge fiyat düzeyini oluþturarak. Diðer koþullar .

ayný kaldýðýnda. Miktar kuramýnda paranýn talep esnekliði neden sürekli bire eþittir? ? .227 . talep edilen miktarlarla fiyat arasýndaki iliþkiyi göstermektedir.

tasarruf eðilimi ise zayýftýr. Bu durumdaki ekonomiler için miktar kuramý uygulanamaz. Dolayýsýyla bu ülkelerde. doðrudan doðruya fiyatlarý etkiler. En az yaþam düzeyine ulaþýlamamýþtýr: Varlýðý sürdürmek için bir temel gelire ulaþýlmasý gerekir. Baský altýna alýnamaz tüketim. uyduklarý mekanizmalar konusunda bilinçsizdirler. Az geliþmiþ ülkelerde yaþam düzeyi oldukçadüþük olduðundan. Harcamalar tasarruflara yer býrakmaz ve tüm para tüketim harcamalarýna gider. gösteriþ ve taklit tüketimi yaygýndýr: Az geliþmiþ ülkelerde. geliþmiþ ekonomilerden farklýdýr. asgari yaþamýn için kullanýlýr. Bu durumdaþöyle bir sorunun sorulmasýgerekmektedir. Geliþmekte olan ekonomiler bilinçsiz ekonomilerdir: Geliþmenin ilk aþamasýnda ekonomik birimler. halk arasýnda daðýlan para. kalkýnmasýnýn ilk aþamasýnda olan ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanableceði. davranýþlarýný yöneten mekanizmalarýn bilincine varmaktadýrlar. paraemisyonuyla tüketim harcama arý arasýnda doðrudan bir iliþki vardýr. Bunlar. Geliþmekte olan ülkelerde tüketim eðilimi güçlüdür: Geliþmenin baþlarýnda olan ekonomilerde tüketim eðilimi çok güçlü. i. Artýrýlan para arzý. ii. Azgeliþmiþ ülkelerde oransallýðý. iv. Bu görüþ klasik öðretinin temelidir. tüketimin bir bölümünü baský . Böyle bir tasarruf çoðu kez üretim ve yatýrýma dönüþmez. endüstrileþmiþ ve belli bir geliþme düzeyineulaþmýþ ülkelerde miktar kuramýnýn uygulanamayacaðý düþüncesi vardýr. Kalkýnma derecesine göre miktar kuramýnýn geçerliliði niçin doðrulanmakta veya doðrulanmamaktadýr? Bunun çeþitli nedenleri vardýr. Ayrýca para ve fiyatlar arasýnda çok belirli bir iliþki de vardýr. Ekonomik birimler gerçek ekonomik birimhaline geldikçe. yani emisyon artýþýyla fiyat artýþý arasýndaki oransal iliþkiyi göstermek mümkündür. Ýþte bu bilinçsizlik atmosferi içinde liberal ekonomi oluþmuþtur. yani kiþiler n e yaptýklarýný bildikçe. iii. ? Genel olarak.Geliþmekte Olan Ülkeler ve Miktar Kuramý . tüketim mallarý talebine dönüþtüðünden. Öte yandan geliþmekte olan ülkelerdeki tasarrufun özelliði. Geliþmekte olan ekonomilerde gösteriþ tasarrufu da sözkonusudur.

Böylece halkýn eline geçen paralarýn tamamý harcanýr. bilinçsiz ekonomilerin en belirgin özelliklerinden birisidir. Klasiklerle monetaristler arasýnda miktar kuramýnýn yorumu açýsýndan ne farklýlýk vardýr? . Bu harcamalar üretimi deðil. fiyatlarý artýrýr. Gösteriþ etkisiyle tüketimde.228 . Çünkü bu tüketim en az (asgari) yaþam düzeyini sürdürmek için gereklidir. tüketim üzerinde ise artýrýcý yönde etki yapar. geliþmekte olan ülkelerde çok karþýlaþýlan bir durumdur. Öte yandan tüketimde taklit öðesi.altýna almak olanaksýzdýr. Bu iki etki ekonomide tasarruflar üzerinde olumsuz.

b. Para reel ekonomiyi etkiler 2. Yatýrýmlar para arzýna baðlýdýr c. Öte yandan Say-Walras özdeþliðine göre mal arzý ve mal talebi ile para arzý ve para talebinde bir fazlalýk olamaz. klasik iktisatçýlarýn tersine kýsa dönemli analizlerle ilgilenirler. Yukarýdakilerden hiçbiri doðru deðildir e. c. Ücretler ve fiyatlar rijittir b. Miktar kuramý. Modern Monetaristler. Miktar kuramýnda para talebi eðrisi. Monetaristler klasik miktar kuramcýlarýndan hangi noktada ayrýlýrlar? a. Sorular 1. Cambridge miktar kuramý Fisher'in miktar kuramýnýn V nin yerine k konulmuþþeklidir ve k= 1 V dir. Bir ülke ne kadar az geliþmiþse o ülkede miktar kuramýnýn doðruluðu o ölçüde kanýtlanabilir. deðiþim denkleminde para miktarýndaki deðiþmelerin fiyatlarý oransal olarak artýrmasýdýr. esnekliði 1'e eþit bir ikizkenar hiperboldür. e. Paranýn dolaþým hýzý sabittir d. reel iliþkileri etkilemez. Para emisyonunun milli gelir ve fiyatlarý kýsa dönemde etkileyebileceðini söylerler.Özet Klasik kuramda para. Para arzýyla fiyatlar arasýnda oransal iliþki vardýr c. a. Miktar kuramýna göre. Ücretleri rijit kabul ederler. Devletin ekonomiye müdahalelerini isterler. Fiyatlardaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný artýrýr b. d. Yukarýdakilerin hepsi doðrudur 3.229 . Para arzýndaki artýþ paranýn dolaþým hýzýný azaltýr d. . Dolayýsýyla para bir tüldür. Para emisyonunun uzun dönemde fiyatlarý etkilemezliðini kabul ederler. Her arz kendi talebini yaratmaz e. Aþaðýdakilerden hangisi klasik iktisatçýlarca varsayýlmýþtýr? a. Fiyatlarý rijit kabul ederler.

Paris. Tezer. Money and Banking. HÝÇ. . Douglas. Doðan Matbaasý. La Monnaie. Richard D. New York. 5 c.4 e. Calin. 1981. GUITTON. Mükerrem. Ankara. 0. RITTER. Structure Economique et Theorie Monetaire.Irwing. Ýlker. M = kPy d. 1956. 1978. 1977. ÖCAL.4. Para Teorisi.05 Kaynakça CHABERT. 1971. Henri.. SILBER William. 4 b. Banking and Financial Markets. 1973. MV = PQ c. P = Q M 5. 1969. FISCHER. S. Dalloz. Ýstanbul. 0. Basic Books Inc. PARASIZ. Para Teorisi. Sermet Matbaasý. Principles of Money. Illinois. Turhan Kitabevi.25 d. Lawrence. Aþaðýdakiler hangisi miktar kuramýný verir? a. 0. Alexandre. Paris. Fisher yaklaþýmýnda V = 4 ise Cambridge yaklaþýmýnda k= nedir? a. Ankara. P = f (M) e.230 . Para Ekonomisi. MV = PT b.

.ÜNÝTE 14 Parasal Denge Teorileri ve Modern Miktar Kuramý Bu Ünitede. üniteyi tekrar inceleyerek bunlarýn nedenlerini öðrenmeyeçalýþýnýz. Bu amaçla para talebininistikrarlýolup olmamasý. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. . Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde... para arzýndaki deðiþmelerin. Ünitenin temel konusu. temel makroekonomik deðiþkenlere bir gecikme ile yansýyýp yansýmadýðý tartýþýlmaktadýr.231 . Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Modern miktar kuramýnda parasal dengesizliklerin nedenini ortaya koymaktýr.

toplumun bütünü açýsýndan bakýldýðýnda para arzý her zaman para talebine eþittir. Buna göre. "elde tutulmak zorunda olunan para miktarýný" analiz ettiði için "parasal denge" anlayýþýný yansýtmaktadýr. Friedman'ýn yaklaþýmýolan modern Miktar teorisi de "elde tutulmak istenen para miktarýný" analiz ederek parasal dengesizlik düþüncesine dayanýr. Bu anlamda. Çünkü Friedman'ýn analizinde para bir maldýr ve sadece deðiþim amacýyla talep edilir. parasal denge/dengesizlik olgusuna baþka bir açýdan yaklaþýlmasý gerekir.PARASAL DENGE TEORÝLERÝ VE MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ Bir ekonomide. Keynes'in analizinde para sadece finansal aktiflerin yakýn bir ikamesi iken. para talebi fonksiyonunu servetin nihai elde edicileri (yanihanehalkla rý) açýsýndan ve firmalar açýsýndan incelemektedir. Oysa ki Cambridge yaklaþýmý "elde tutulmak istenen para miktarýný" vurguladýðý için "parasal dengesizlik" fikrininkökenini temsil etmektedir. Ancak bu durum. Bu çereçevede ele alýndýðýnda Miktar teorisinin Fisher yaklaþýmý. Gündelik yaþamýnýzdan hareketle. MODERN MÝKTAR TEORÝSÝ ! Keynes. parasal denge. Friedman para talebini etkileyen deðiþkenleri analiz etmektedir. parasal dengesizliðin ne olduðunu anlamamýzý güçleþtirmektedir. Bu nedenle. finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin (örneðin buzdolabý. paranýn tahvil ve hisse senedi gibi finansal aktiflerin yanýsýra reel aktiflerin de bir ikamesi olup olmadýðýnýaçýklayýnýz. araba gibi) dayanýklý mallarýn yakýn bir ikamesidir. . Ancak Modern miktar teorisinde para talebi istikrarlývarsayýldýðýiçin parasal dengesizliðin nedeni para arzýndaki dalgalanmalardýr. mevcut para miktarýnýn elde tutulmak istenen para miktarýna eþit olduðu durumdur. arz edilen para mutlaka ekonomik birimlerin ve bankalarýn portföylerinde olacaðý için. Para arzý ile para talebinin ortakkavramlar olmasý parasal dengeyi her zaman mümkün kýlmaktadýr. Analizinde para talebini belirleyen güdüleri analiz ederken. PARA TALEBÝNÝ BELÝRLEYEN FAKTÖRLER ? Friedman. ülkemiz koþullarýnýdikkate alarak. Friedman'ýn analizinde para. parasal dengesizlik söz konusu olacaktýr. fiilen elde tutulan para miktarýyla elde tutulmak istenen para miktarý arasýnda bir dengesizlik varsa. Yine.

Zevk ve tercihler. nasýl tanýmlandýðý çok önemli bir husustur. Gerek Klasik miktar teorisinden gerekse Keynes'in likidite tercihi teorisinden çok önemli bir farklýlýðý temsil etmesi nedeniyle para talebi fonksiyonunda servetin nasýl ele alýndýðý. hanehalklarý açýsýndan bakýldýðýnda para talebini belirleyen üç ana faktör bulunmaktadýr. Farklý servet türlerinin getirileri .232 . Bunlar. . .Friedman'a göre. Bütçe olanaklarý ile sýnýrlanan toplam servetin elde tutuluþ biçimi .

Bu anlamda. sürekli gelirin cari gelire göre daha istikrarlýolmasý. . Sürekli gelir. Friedman'a göre. Friedman parayý bir mal olarak ele almakta ve Keynes'te olduðu gibi paranýn talep ediliþ amacýna göre farklý sýnýflandýrmalar yapmamaktadýr. Friedman'a göre. Ýkincisi ise tahvilin piyasa deðerindeki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan sermaye kazanç ve kayýplarýdýr.! ! Burada dikkat edilmesi gerekli olan noktaþudur: Friedman'ýn servetin ölçüsü olarak kullandýðýgelir kavramý. Ýlki tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranýdýr. Tahviller Ekonomik birimler açýsýndan tahvilin getirisi iki kýsýmdan oluþmaktadýr: . Para talebini oluþturan ikinci ana deðiþken. Ýkinci olarak elde para bulundurmak bireylerin satýn alma güçleriniazaltmaktadýr. cari gelir deðil sürekli gelirdir. Para sýfýr getiriye sahip olduðu için ilk alternatif maliyet vazgeçilenfaiz geliridir. Klasik miktar teorisi ile Modern miktar teorisi arasýndaki en önemli fark nedir? Açýklayýnýz. Friedman'ýn ele aldýðý servet türleri þunlardýr: Para ? Paranýn en önemli özelliði en likit varlýk oluþu ve bu nedenle deðiþimlerde genel kabul görmesidir. gelir düzeyinin paranýn yaptýðýiþin bir ölçüsü olarakdeðil. Üzerine çek çekilebilen vadesiz mevduatlar da para kadar likittir vepara gibi sýfýr getiri ye sahiptir. para talebi azalmaktadýr. cari gelirin deðil sürekli gelirin kullanýlmasýnýn temel nedeni. modern miktar teorisi ile klasik miktar teorisi arasýndaki en önemli farkýoluþturmaktadýr. . ekonomik birimler açýsýndan elde para bulundurmanýn alternatif maliyeti arttýkça. servetin bir göstergesi / temsilcisi olarak ele alýnmasý. Bu nedenle bir uzuun dönem kavramýolan sürekli gelirin kullanýlmasýdaha doðrudur. farklý servet türlerinin getirileridir. geçmiþteki. yýldan yýla çok büyük dalgalanma göstermemesidir. Hisse Senetleri Tahvillerden farklý olarak hisse senetlerinin getirisi üç farklý . Bu anlamda elde para bulundurmanýn alternatif maliyetleri þunlardýr: .þimdiki ve gelecekteki gelirlerin bir ortalamasýdýr.

kaynaktanoluþmaktadýr. Hisse senedinin nominal kâr payý . . .233 . Fiyat deðiþmeleri nedeniyle hisse senedi kupon deðerindeki artýþ ve azalýþlar. Hisse senedi deðerindeki deðiþme .

re . Friedman'ýn analizinde para talebini belirleyen üçüncü ana deðiþken zevk ve tercihlerdir. pw dt = Beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný . Beþeri sermaye ise bireyin kalifikasyonu ile ilgili bir servet türüdür. Beþeri sermaye ile ilgili temel sorun. para talebi fonksiyonunda beþeri sermayenin etkisini göstermek amacýyla beþeri sermayenin beþeri olmayan sermayeye oranýný bir deðiþken olarak kullanmaktadýr. Ancak Friedman analizlerinde zevk ve tercihleri veri kabul etmektedir. . Beþeri Olmayan Sermaye Bunlar dayanýklý tüketim mallarý gibi fiziksel mallardýr. Servet sahiplerinin. Çünkü beþeri sermayenin sürekli olarak fiyatlandýrýlmasýný saðlayan piyasalar bulunmamaktadýr. w . Fiziksel mallarýn getiri oraný. beþeri sermayenin düzeyi para talebini etkilemektedir. Daha önceki madde'de ele alýnan beþeri sermayenin ölçüm zorluklarý nedeniyle Friedman. servetlerinin kompozisyonu vegetirile ri deðiþtikçe zevk ve tercihler deðiþebilir. fiyatlar genel düzeyinin zaman içindeki deðiþimi bulunarak elde edilebilir.! ! Beþeri Sermaye Buraya kadar anlatýlan servet türleri finansal servet biçimleridir. 1 . u rpdt Burada Md = Nominal para talebini rb = tahvillerin beklenen getiri oranýný re = hisse senetlerinin beklenen getiri oranýný = Fiziksel mallarýn fiyatlarýnýn zaman içinde deðiþimini 1 dp . Buraya kadar yapýlan açýklamalardan hareketle. getiri oranýnýn saptanmasýnýn güç olmasýdýr. Ancak bireysel açýdan. hanehalklarý için paratalebi fonksiyonu þu biçimde ifade edilmektedir: Y dp Md = f . rb .

fiyatlar genel düzeyi. örneðin %10 oranýnda deðiþtiðinde. Ayrýca ortalama faiz oraný (r). hisse senedi ve tahvillerin . Para talebi fonksiyonunun fiyatlar genel düzeyine göre birinci dereceden homojen olmasýdemek. Friedman para talebi fonksiyonunu fiyatlar genel düzeyine karþý birinci dereceden homojen bir fonksiyon olarak ele almaktadýr.u = zevk ve tercihleri Y = gelir akýmlarýnýn faiz oraný ile iskonto edilmiþ halini ve r r = ortalama faiz oranýný göstermektedir. para talebinin de %10 deðiþmesi demektir. Bu nedenle para talebi fonksiyonu reel para talebi fonksiyonu olarakifade edileb ilir.234 .

u . . fonksiyon þu þekilde pyazýlabilir: M = f y .? getiri oranlarýnca temsil edileceði için fonksiyondan çýkarýlabilir. . 1 . re . re . u p p dt Ayrýca Friedman'a göre para talebi fonksiyonu gelire göre de 1. rb . u p p dt Ya da dp Y Y = v rb . w . y = Y = reel gelir akýmý olarak tanýmlandýðýnda. dereceden homojen kabul edilebilir. w . Bu durumda para talebi fonksiyonu þu þekilde ifade edilebilir: M = f y . dp . M pdtpBu son ifade itibarý ile ele alýndýðýnda Modern miktar teorisi þu þekilde görünmektedir: Y = v . M Nominal . 1 . rb . re . dp . 1 .

Ayrýca yapýlan çalýþmalarda. Bu ise para talebifonksiyonunun istikrarlý bir fonksiyon olduðunun bir baþka kanýtýný oluþturmaktadýr.Para stoku Gelir Paranýn dolaþým hýzý Ancak burada dikkat edilmesi gerek nokta þudur: Klasik Miktar Teorisinin tersine paranýn dolaným hýzý sabit olarak ele alýnmamakta.235 . . bazý deðiþkenlerin fonksiyonu olarak tanýmlanmaktadýr. Friedman'a göre para talebinin istikrarlýoluþu ile ilgili temel kanýtlar nelerdir? Açýklayýnýz. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da ihmal edilebilir ölçüde düþük bulunmuþ. Para talebi fonksiyonunun gelire göre birinci dereceden homojen olmasý para talebinin gelir esnekliðinin 1 olmasý demektir. Ancak yapýlan bazý çalýþmalarda para talebinin gelir esnekliðinin 1'den büyük olduðu bulunmuþ ve bu durum paranýn dolaným hýzýnda ortaya çýkan sürekli deðiþikliklerin kanýtý olarak gösterilmiþtir. bu bulgu da para talebinin istikrarlý oluþunun baþka bir kanýtý olarak kullanýlmýþtýr.

enflasyon oraný ile iþsizlik oraný . para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratýþýnýn incelenmesi olduðunu ifade etmektedir. para arzýndaki artýþ doðrudan talepfazlasýna dönüþmekte. . Para sadece finansal aktiflerin deðil. Bu ise. reel aktiflerin de yakýn bir ikamesi olduðu için. para arzýndaki artýþlarýn kýsa dönemde milli gelir düzeyini etkileyebileceðini söylemekte. para arzýndaki deðiþmelerin kýsa dönemde reel etkiler yaratabileceðini yani üretim ve istihdam hacmini artýrabileceðini. iþsiz oranýndaki deðiþmeleri iliþkilendirerek ele almýþtýr. Ýkinci olarak da Friedman uzun dönemde paranýn reel etkiler yaratmadýðýný yani yansýz olduðunu varsaymaktadýr. elde bulundurmak istedikleri para miktarýný aþmaktadýr. Friedman. nominal ücretleri ele almasý nedeniyle Phillips eðrisinin bu ilk halini benimsememiþtir. Bu çerçevede temel sorunun. bu ise fiyatlar genel düzeyini ve nominal GSMHdüzeyini maktadýr.! ! Para talebinin istikrarlýolarak ele alýnmasý. Yani Friedman. Yani Nominal ücretlerin artýþoranýile iþsizlik oranýarasýnda bir deðiþtokuþiliþkisi vardý. ancak bunu önlenmesi gerekli olan bir durum olarak ele almaktadýr. Bu görüþlerini Phillips Eðrisi aracýlýðý ile ortaya koymaktadýr. Bu bakýþaçýsýpara arzýnýn dýþsallýðýgörüþünün temel dayanaðýnýoluþturmaktadýr. Buna göreNominal ücretlerin ar diðinde iþsizlik oranýdüþüyordu. Phillips eðrisi ilk hali ile. Nominal ücretlerin artýþhýzýile iþsizlik oraný arasýnda ters yönlü bir iliþki olduðunu ortaya koymakta idi. Burada dikkat edilmesi gerekli olan nokta þudur: Para arzýndaki artýþlarýn doðrudan "talep fazlasýna" dönüþebilmesi için. Friedman'ýn analizi çerçevesinde "aktarma mekanizmasýnýn" iþleyiþbiçimi ile analiz edilmektedir. W. Ancak Friedman. Phillips eðrisi ilk olarak A. para talebini etkilemez. ! Friedman'a göre aktarma mekanizmasýnasýl iþlemektedir? Friedman'a göre aktarma mekanizmasý þöyle iþlemektedir: Para arzý arttýðýnda bireylerin ellerindeki para miktarý. parasal dengesizliklerinpara talebinden deðil para arzýndan kaynaklanmasýdemektir. Friedman'ýn analizinde bunu mümkün hale getiren unsurlardan ilki para talebinin faiz esnekliðinin sýfýr oluþudur. para talebinin faiz esnekliði sýfýr ya da sýfýra çok yakýn olduðu için. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda Phillips iliþkisi. ancak uzun dönemde reel etkiler yaratamayacaðýný yani yansýz olduðunu belirtmektedir. Phillips tarafýndan formüle edilmiþtir. Aynýzaman onksiyonunun para talebi fonksiyonundan baðýmsýz olduðunun ispatlanmasýgerekmektedir. Ancak para arzýnýn dýþsal olduðunun gösterilmesi için tekbaþýna yeterli deðildir. Ve Phillips iliþkisini fiyat deðiþmelerinin etkilerini içerecek biçimde reel ücret düzeyindeki deðiþmelerle. Yani para arzýndaki deðiþmeler faiz oranýný etkilese bile. faiz oranlarýný ve milli gelir düzeyini etkilemesi gerekir.

236 . Phillips eðrisinden hareketle paranýn kýsa dönemde reel etkiler yarattýðýný ancak uzun dönemde yansýz olduðunu þu þekilde ortayakoymaktadýr.iliþkilendirerek ifade edilmiþtir. . Friedman.

Bu açýdan Friedman'ýn analizinden "beklenen enflasyon"' ve "beklenmeyenenflasyon kavramla rý çok önemli bir yere sahiptir. ekonomik birimler tarafýndan tahmin edilip edilememesidir. temel sorun enflasyon oranýnýn ne olduðu deðil.1 düzeyindeki enflasyon. baþlangýç durumunu ifade eden .1. .1 kadar bir enflasyona yarattýklarýnda iþsizlik oraný U1'e düþürülebilir mi? Ve daha da önemli olmak üzere U1 iþsizlik oraný .1 aracýlýðý ile Friedman'ýn görüþleri þu þekilde ortaya konabilir: Baþlangýçta enflasyon oraný U* dýr.* 1 Þekil 14. ! Friedman paranýn uzun dönemde yansýz olduðunu ortaya koyarken.1* Phillips eðrisinden hareketle þu soruyu soruyor: Acaba para arzýartýrýlarak yaratýlacak olan. ) . Phillips .* 2 U* A U 1 .Enflasyon oraný ( . iþsizlik oranýnýn U1düzeyinde sürdürülmesini olanaklýkýlar mý? Friedman'ýn bu soruya verdiði nihai yanýt þöyle: Enflasyonla iþsizlik arasýndaki iliþki analiz edilirken. Ýþsizlik Oraný ( U ) .2 . Acaba para otoriteleri para arzýný artýrýp .1 0 B . Bu çerçevede Þekil 14.3* Eðrisi.

kýsa dönemde enflasyon oraný ile iþsizlik oraný arasýnda var olan deðiþ tokuþ.sürdürülebilir mi? .2* 'ye kayacaktýr. Yani para uzun dönemde reel etkiler yaratamaz. budurum geçicidir.1* Phillips eðrisine göre enflasyon oraný .237 . Dolayýsýyla para arzý artýrýlýp enflasyon yaratýlarak ekonomide reel etkiler yaratýlabilmektedir. 'den . Diðer bir deyiþle enflasyon beklentileri gerçekleþen enflasyon oraný (. Ancak Friedman'a göre. iþsizlik oranýnýU1 düzeyine indirebilmek için daha yüksek bir enflasyonun(. Uzun dönemde deðiþ tokuþ söz konusu deðildir. Dolayýsýyla uzun dönemde Phillips eðrisi. Diðer bir deyiþle. Burada önemli olan noktaþudur:.1)'na göre yeniden ayarlanacak vekýsa dönem Phillips eðrisi .2) yaratýlmasýgerekmekted Yani parasal deðiþmelerin kýsa dönemde aynýreel etkiyi yaratabilmesi. ancak enflasyon oranýnýn sürekli olarak artmasýile mümkündür. Çünkü Fiyat artýþ beklentileri bir süre sonra gerçek enflasyon oranýna uyum gösterecektir. Dolayýsýyla baþlangýçtaki iþsizlik düzeyi U* 'a geri dönülecek ve bu iþsizlik düzeyinde dahayüksek enflasyon söz konu acaktýr. AB ile gösterilen dik bir eðridir. geçici bir deðiþ tokuþtur.2* Phillips eðrisine göre.1 olduðunda iþsizlik U1'e düþebilir. .

Bu ara hedeflere ve nihai hedeflere ulaþýlýrken para politikasý aracý olarak açýk piyasa iþlemleri yeterlidir. merkez bankasýpiyasalar üzerinde istemediði bir etki yaratmýþolur. iskonto oranlarýnýve zorunlu karþýlýk oranlarýnýartýrabilir. Kýsa dönem Phillips eðrisi ile uzun dönem Phillips eðrisi arasýndaki farklýlýklarýaçýklayýnýz. iþgücü mobilitesine. Çünkü iskonto politikasý ve zorunlu karþýlýklar politikasýnýn önemli dezavantajlarý vardýr. Friedman'a göre para politikasýnýn ara hedefleri parasal büyüklüklerin. Bu saptamalar ortaya konduktan sonra açýklamalar yapýlmalýdýr. nihaihedefi ise fiyatlar genel düzeyinin kontolu olmalýdýr. Para politikasýnýn ara hedefi ve nihai hedefi nedir? Bu ikinci saptama sorularýnýn cevaplanmasýný olanaklý kýlar. Doðal iþsizlik Oranýný gösterir. örneðin. Her ekonomide doðal bir iþsizlik oraný vardýr. Ýkinci olarak ise. Ancak amacýsýkýpara politikasýuygulamak deðilse. Bu iki politika aracýnýn ortak dezavantajýbeyan etkisi yaratmasýdýr.Ýskonto politikasýda uygulamadankaldýrýlmalý. Para politikasý aracýlýðý ile yapýlamayacak olan þeyler þunlardýr: Ýlk olarak para politikasý aracýlýðý ile faiz oranlarý kontrol edilemez. FRIEDMAN'IN PARA POLÝTÝKASINA ÝLÝÞKÝN SAPTAMALARI VE ÖNERÝLERÝ Friedman para politikasý önermelerini formüle etmeden önce þu saptamalarý yapýyor. Beyan etkisiþudur: Merkez bankasý. eðer kaldýrýlamýyorsa piyasa malýve piyasa faiz oranýna göre otomatik deðiþimi saðlanmalýdýr. piyasalarcagelecekte sýkýpara politikasýuygu ir göstergesi olarakkabul edilirse.? Uzun dönem Phillips eðrisinin yatay ekseni kestiði U* iþsizlik oraný. para politikasýaraçlarýndaki deðiþim. . zorunlu karþýlýklar politikasýuygulamadan kaldýrýlmalýdýr. Doðal iþsizlik oranýnýn düzeyi. sendikalarýn gücündeki deðiþime göre deðiþir. iþsizlik oraný düþürülemez. farklýmevduat türlerine farklýzorunlu karþýlýk oranýuygulanmamalýve nihai olarak. Bu nedenle Friedman'a göre. sabit bir oran deðildir. mal ve hizmet piyasalarýnýn yapýsýna.

Parasal büyümedeki deðiþikliðin.Daha önce ifade edildiði gibi. Parasal dengesizliklerin nedeni. para miktarý hýzla azaldýðýnda. ! .238 . Enflasyonun kontrol edilmesi için para arzý kontrol edilmelidir. kýsa dönemde . nominal milli gelir de ayný hýzla azalmaktadýr. . nominal milli gelir üzerinde etkisini göstermesi zaman almakta ve bu zaman farký deðiþkenlik göstermektedir. Bu nedenle bu iki deðiþken arasýndaki iliþki. Bu nedenle enflasyon parasal bir olgudur. Friedman'a göre para talebi istikrarlýdýr. Para miktarýndaki büyüme oraný ile nominal gelirin artýþ oraný arasýnda tutarlý bir iliþki bulunmaktadýr. para otoritelerinin para arzýný geliþi güzel artýrmalarýdýr. Para miktarý hýzla büyüdüðünde nominal gelir hýzla artmakta. Friedman. monetarist yaklaþým çerçevesinde para arzýnýn yönetimi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasý gerekli olan hususlarý þöyle sýralýyor: .

kimi zaman özel harcamalarýn finanse biçimleri ve çoðu zaman da hükümet harcamalarýnýn finansmanýndan kaynaklanabilir. Yani. Bu nokta Friedman'a göre önemlidir. Ancak paramiktarýndaki hýzlý artýþýn nedenleri.açýkça görülebilen bir iliþki deðildir. Para arzýndaki artýþýn nominal milli gelir üzerindeki etkisi. farklý koþullar altýnda çok farklý biçimlerde ortaya çýkabilir. . Üretim hacminde ortaya çýkan deðiþmenin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi 6-9 aylýk bir gecikmeile ortaya çýkar. bazen daha kýsa olabilir. Hükümet harcamalarý para basýlarak finanse ediliyorsa. nominal gelir düzeyi üzerindeki etkisini 6 ay ile 9 ay sonra gösterecektir. gecikmenin ortalama 6-9ay olduðunu göstermekted . . Bu ortalama bir süredir. kimi zaman bankacýlýk sisteminde deðiþmeler. bunun ekonomi üzerindeki etkisi bu kaynaklarýn devlet deðil de. ilk olarak. Hükümet harcamalarýndaki artýþýn enflasyonist etkiler yaratýp yaratmayacaðý. Friedman'a göre. harcamalarýn finanse edilme biçimine baðlýdýr. enflasyonist etkiler yaratacaktýr. Gecikme bazen daha uzun. Enflasyonun doðmasýna ngel olunmasý gerekliliðinin nedeni budur. Para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki ilk etkisi. Hükümet harcamalarý vergileri artýrarak veya iç borçlanmayoluyla finanse edilirse. Çünkü kamu harcamalarýnýn iç borçlanma yoluyla finanse edilmesi. Parasal büyüme oranýndaki bir deðiþiklik. faiz oranlarýný artýrarak. Ancak farklý ülkelere yönelik olarak yapýlan çalýþmalar. bu gecikmeler enflasyonu baþlatmanýn ne kadar kolay. . özel sektör tarafýndan kullanýlmasý durumunda ortaya çýkacak olan etkiye göre deðerlendirilmelidir. Friedman'ýn en son maddede bahsedilen görüþlerini ülkemizde 1994? yýlýnda yaþanan kriz açýs ndiriniz. bugünkü parasal deðiþme oraný ile bugünkü nominal gelir deðiþme oraný arasýnda yakýn bir iliþki yoktur. Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. üretim hacmi üzerinde ortaya çýkar. . enflasyonu durdurmanýn ise ne kadar güç olduðunu ortayakoyar. Bugünkü nominal gelir düzeyindeki deðiþmelerin nedeni. Buna göre pa a arzýndaki deðiþimin fiyatlar genel düzeyine yansýmasý toplam olarak 12-19 aylýk bir gecikmeyle ortaya çýkar. faiz oranlarýný . Bu artýþ kimi zaman yeni altýn yataklarýnýn bulunmasý. para arzýnda geçmiþ dönemlerde ortaya çýkan artýþlardýr. özel sektör açýsýndan dýþlama etkisi (crowding-out) yaratýr. Para arzýndaki deðiþmelerin milli gelir ve fiyatlar genel düzeyi üze? rindeki etkisinin ortaya çýkmasýnda söz konusu olan gecikmeler nelerdir? Açýklayýnýz.

Bu nedenle para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en yüksek olduðu ülkelerde faiz oranlarý da en yüksek düzeydedir. ekonomide kredi talepleri artar.239 . bu ise faiz oranlarýný yükseltir. para arzý ve fiyat artýþlarýnýn en düþük düzeyde olduðu ülkelerde faiz oraný da en düþük düzeydedir. Ancak parasal geniþleme harcamalarý ve fiyatlarý artýrdýkça.düþürmek þeklinde ortaya çýkar. . Tersine.

Friedman'a göre para talebi fonksiyonunu . konjonktürel deðiþimlere göre revize edilip. para stokunun belli bir sabit oranda artýrýlmasý tarzýnda "bir kural" uygulanmalýdýr. Friedman'a göre. para stoku her yýl %3-%5 arasýnda deðiþtirilerek uygulanmalýdýr. Deðer saklama aracýdýr c. Parasal Kural. para arzýndaki deðiþmenin milli gelir ve fiyatlara yansýmasý bir zaman gecikmesini gerektirdiði için. Ancak. Bütçe olanaklarý .Friedman'a göre . Hesap birimidir . Parasal Kural uygulamalarý isteðe baðlý (ihtiyari) para politikasý uygulamalarýnýn terk edilmesini gerektirir. Çünkü gözlemler. para politikasýnýn yönetiminde "parasal kural" uygulanmalýdýr. para arz ve talebinde dengesizlikten söz edilebilir. Parasal kural uygulamasýnda M2 para stoku kullanýlmalýdýr. Ayrýca parasal kural. Friedman'ýn analizinde "parasal kural" fikrinin dayanaklarýnelerdir? Açýklayýnýz. para talebi istikrarlý olduðu için . para aþaðýdakilerden hangisidir? a. Farklý servet türlerinin getirisi . Sorular 1. Deðiþim aracýdýr b. Zevk ve tercihler etkiler. Friedman'a göre para talebi istikrarlý ve para arzýnýn ekonomiye yansýmasý gecikmeli olduðu için. M2'deki yýllýk dalgalanmalarýn istikrarlý olduðunu göstermektir. fiilen iþlemez hale getirilmemelidir. Özet ? Ekonomilerde her zaman para arzý ve talebi dengededir. eldetutulmak istenen para ile para arzý birbirini tutmadýðýnda.

MV=Py e. MV=PT b. Y=VM d.d.240 . Diðer mallar gibi bir maldýr e. y'=PT c. Bir tül peçedir 2. MP=Vy . Modern miktar teorisi aþaðýdakilerden hangisiyle ifade edilir? a.

Esnekliði sonsuzdur. 1-2 ay b.241 . d. Esnekliði birdir. Uzun dönen Phillips eðrisi ile ilgili olarak aþaðýdakilerden hangisidoðrudur? a. 9-12 ay . 6-9 ay e. 4-6 ay d. c. b. Friedman para politikasý aracý olarak aþaðýdakilerden hangisiniönermektedir? a. Esnekliði birle sýfýr arasýndadýr.3. Esnekliði birden büyüktür. Kambiyo kontrolu 5. Zorunlu karþýlýklar politikasý d. Esnekliði sýfýrdýr. Friedman'a göre. Açýk piyasa iþlemleri b. Faiz oranlarýnýn kontrolu e. 4. e. "parasal kural" önerisinin dayanaklarýndan biri olanpara arzýndaki deðiþmelerin nominal milli gelire etkisinde oluþan gecikme süresi aþaðýdakilerden hangisidir? a. 2-4 ay c. Ýskonto politikasý c.

1995. 1996. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. Cem. Sevdil ve ALTUÐ. Ankara. 1992 . ÖNDER. Banka ve Finansal Piyasalar. Oðuz. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Finansal Yapý ve Politikalar. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. 1990. Metin.Kaynakça ÇIKRIKÇI. Ýzzettin. Ezgi KitabeviYayýnlarý. TÜREL. Para. Ankara. TOPRAK. Ankara. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). Ýstanbul. Ýlker. Bursa. YILDIRIM. . MPM Yayýn No: 424. 1993. PARASIZ.242 . EKÝNCÝ. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Mustafa. SPK Yayýn No: 17. Oktar. Nazým ve SOMEL.

. Keynesgil sistemin ayýrd edici özelliði. harcamalarý belirleyen faktörler.243 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. klasik sistemde para konusunu anlamýþ olmanýz gerekir.. Bu amaçla.ÜN ÝTE 15 Keynesgil Sistemde Para Bu Ünitede. spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermesi ve atýl fonlarýn nasýl aktif fonlar haline dönüþtürüleceðinin incelenmesidir.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Ünitenin temel konusu Keynesgil sistemde para'nýn nasýl etkiler yarattýðýnýn incelenmesidir. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. faiz oraný ile iliþkilendirilerek ortaya konmaktadýr. Bu üniteyi çalýþmaya baþlamadan önce..

dikotomik analizin kendi mantýðý içinde para. para sadece bir deðiþim aracý olarak ele alýnmaktadýr. tesislerini tam kapasitede kullanamayan bir ekonomidir. yaygýn iþsizliðin "gönüllü (iradi) iþsizlik" kavramýile açýklanamayacaðý. Say Yasasýna baðlý olarak. tam istihdama ulaþýlmasý ve tam istihdamýn sürekli bir durum olarak var olmasýnýn önünde. Talep yetersizliði nedeni ile ekonominin kurulu kapasitesinin tam olarak kullanýlamamasý. Tam istihdam sürekli bir durum olarak ele alýnýnca. Keynesgil Sistemin Ana Çerçevesi ! Keynesgil sistemin ana çerçevesini. Klasik Sistemde olduðu gibi. ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasý ile giderilemez. bazý konularda. kurulu kapasitesini. 1930 yýlýnda yaþanan dünya bunalýmý. Keynesgilsistemde. Faiz ve Para Genel Teorisi" isimli eserine dayanmaktadýr. fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesini saðlayan basit bir araç durumuna düþmektedir. Keynes'in 1936 yýlýnda yazdýðý "Ýstihdam. iþgücü . yani fabrikalarýný. Çünkü nominal ücretler. insanlarýn. üretim faktörlerinin. Gayri iradi iþsizlik nedir? Keynesgil sistemde iþsizlik. "Gayri iradi iþsizlik" kavramý. Bu nedenle. tüm gelirler derhal ve tamamen harcandýðý için bir talepyetersizliði sorunu doðmamaktadýr. Baþka bir deyiþle. Yine önemle belirtilmelidir ki. Genel Teori ile karþýlaþtýrýldýðýnda çok büyük farklýlýklara sahiptir. Keynesgil anlayýþ. Keynesgil Sistemin temel dayanaklarýndandýr. talepyönünden bir sorun bu maktadýr. milyonlarca insanýn iþsiz kalmasýna yol açmýþtý. buna "gayri iradi iþsizlik" denilm ektedir. Keynesgil Sistemi detaylý bir þekilde ortaya koymadan önce bir hususuözellikle vurgulamalýyýz. elde ettikleri gelirin tamamýný harcamamalarýdýr. cari ücret düzeyinde çalýþmak istedikleri halde iþ bulamamalarýna neden olmaktadýr. Kapasitenintam olarak ku llanýlamamasýnýn temel nedeni ise "talep yetersizliðidir". Keynesgil anlayýþ Keynes'in Genel Teorisindeki düþüncelerinin yeniden yorumlanmasý niteliðindedir. aksine "gayri iradi iþsizlik" kavramýile açýklanabileceði yönünde görüþlerin doðmasýna neden olmuþtur. depresyon durumundaki bir ekonomi oluþturmaktadýr.KEYNESGÝL SÝSTEMDE PARA Bilindiði gibi Klasik para teorisinin özünü oluþturan dikotomik yaklaþýmda. Bu ekonomi. Bu nedenle. Bu durum.

Bu nedenle Keynes'in sisteminde. Bu durum ücretlerin aþaðý doðru esnek olmasýný önlemektedir. . Keynes sisteminde Nominal Ücretler aþaðýdoðru esnek olsa. Sendikalarýn göz önünde bulundurduðu en önemli faktör ise "kendi çalýþanlarýnýn göreli ücret düzeyini korumak"týr. iþçilerle iþverenler arasýnda yapýlan ücret sözleþmelerince belirlenir.244 ? . acaba tam istihdam saðlanamaz mý? . Bu anlamda ücretlerin oluþum sürecinde belirleyici olan en önemli faktör sendikalardýr.arz ve talebinin etkileþimi sonucunda deðil. nominal ücretler sistem dýþýnda belirlenen dýþsal bir deðiþken olarak ele alýnýr.

ücretlertoplam talebin bir unsu . (2) Burada S. Çünkü Keynes'e göre. Gelir ya tüketilir ya da tasarruf edilir. (2) S = (1) S = S = no'lu ifadeyi þu biçimde yazabiliriz: Y. Biraz sonra tasarruffonksiyonunu incelerken bu konuyu tekrar ele alacaðýz. tüketim harcamalarýný tüketim fonksiyonu aracýlýðý ile analiz etmektedir. Tüketim fonksiyonu. Keynes. en azýndan ekmek yemek zorundayýz. 0 < c < 1 dir. Yani tüketim fonksiyonunun geliregöre türevidir. Tüketim fonksiyonunu C = Co + cY þeklinde tanýmlamaktadýr. tasarruflarý göstermektedir.Buna verilecek olan yanýt "hayýr" dýr. gelir sýfýr olsa bile yapýlmak zorunda olan harcamalardýr.C (3) no'lu ifadeyi (3) no'lu ifadede yerine koyarsak. Bu ise. karnýmýzý doyurmak için. Tüketim Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes.Co . Gelirin kullaným biçimlerini belirleyerek tasarruf fonksiyonuna ulaþabili riz. Co : Otonom tüketim harcamalarýný.cY . ancak birikmiþ tasarruflarýmýzý harcamakla ya da borçlanmakla mümkün olur. Buna göre Y = C + S dir. Bu konuda þöyle bir örnek verebiliriz: Þu anda gelirimiz sýfýr olsa bile. Yani. gelir düzeyi bir birim arttýðýnda. tüketim harcamalarýnýn düþerek toplam talep düzeyinin düþmesi demektir.(Co + cY) (4) Y. Keynes'in sisteminde yer alan üç temelfonksiyondan bir tanesidir. dY Marjinal tüketim eðilimi 0 ile 1 arasýndadýr. Otonom tüketim harcamasý. Y. tüketim harcamalarýnýn kaç birim arttýðýný gösterir. Marjinal tüketim eðilmi. C : Tüketim harcamalarýný. Burada. Sembollerle þöyle gösterebiliriz C = Co + cY (1) dC = c = marjinal tüketim eðilimidir. gelir düzeyinden baðýmsýz olan. Ücretlerin düþmesi demek. c : Marjinal tüketim eðilimini ve Y : Cari gelir düzeyini gösterir.

cY) .Co S = -Co + (1 .245 .c) Y olur. (5) (5) no'lu ifadeye göre gelir sýfýr olduðunda.S = (Y . . ekonomik birimler tasarruflarýný Co kadar azaltmak ya da Co kadar borçlanmak zorundadýrlar.

c marjinal tasarruf eðilimini ifade eder ve "s" ile gösterilir. Geleceðe iliþkin gelir beklentilerindeki deðiþme. Keynes'e göre tüketim harcamalarýnýn düzeyini belirleyen en önemli faktörler gelir ve marjinal tüketim eðilimidir. talepyetersizliði sorunu ort aya çýkabilir mi? Bu soruya verilecek yanýt evettir. . ! ? . Hisse senedi gibi aktiflerin deðerlerinde beklenmedik deðiþmeler ortaya çýkabilir. Ancak Keynes'e göre bu etki. Bu durum tüketim harcamalarýný azaltýcý etki yapabilir. gelir dýþýnda tüketim harcamalarýnýn düzeyinibelirleyen baþka deðiþken Tabiiki var. tüketim harcamalarýný sadece gelirin bir fonksiyonu olarak ele almaktadýr. Bunlar. Faiz haddinin yükselmesi. gelirin tüketime ayrýlan bölümünde zayýf bir azalma yaratabilir. marjinal tüketim eðilimi 1'den daha büyük olamaz mý? Buraya kadar anlatýlanlardan açýkça görüldüðü gibi. belli bir faiz geliri elde etmek için. Keynes'e göre bunun nedenleri þöyle sýralanabilir: . .c = s ve 1 = c + s dir. büyük servet sahibi ekonomik birimler için söz konusudur. Bu evet yanýtýnýn nedeni marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasýdýr. Örneðin hisse senetlerinin piyasa deðeri yükselebilir. Ancak. Ancak. Çünkü. Keynes. faiz haddi. kazanç ihtimali çok yüksek olduðundan tasarruf artar. Çünkü 1 . Keynes'in sisteminde. gelecekteki gelir konusundaki bekletilerin deðiþmesidir. Bir bireyin borçlanarak gelirinden daha fazlasýnýharcamasýmümkün olduðuna göre. Ekonominin bütünü açýsýndan önemli deðildir. bir bireyin daha az harcamasý diðer bireylerin daha çok harcama yapmasýna yol açacaðý için bu etki de önemli deðildir. mikro ekonomik açýdan tüketim düzeyini etkiler. aktiflerin deðerlerinde ortaya çýkan beklenmeyen deðiþmeler. faiz haddi çok yüksek olduðunda. Bunu þöyle örneklendirebiliriz. nominal ücretlerde düþme olmasa bile. Bu nedenlerle Keynes. Acaba Keynes'e göre. Marjinal tasarruf eðilimi ile marjinal tüketim eðiliminin toplamý 1'e eþittir. Marjinal tüketim eðilimi bir toplumda psikolojik faktörlerce belirlenir ve kýsa dönemde deðiþmez. . faiz oranlarýnýn etkisi zayýftýr. Ancak makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda.(5) no'lu ifadede yer alan 1 . . Gelir düzeyindeki artýþýn tamamen harcamalara dönüþmesi olanaksýzdýr. farklý gerekçelerle bunlarý analiz dýþýnda býrakmýþtýr. eskisine göre daha az bir tasarruf miktarý yeterliolacaðý için.

Gelir 100 TL arttýðýnda. eðer marjinal tüketim eðilimi 0. talep yetersizliðini ifade etmektedir. Çünkü ekonomik birimlerin bireysel düzeyde tasarruf yapmalarý"olumsuz" bir davranýþ deðildir. Ancak Keynesgil sistemi anlamak açýsýndan burada iki nokta önemlidir: .8 ise gelirdeki artýþýn sadece 80 TL'si harcamalara dönüþecek 20 TL'si tasarruf edilecektir. Tasarruflardaki bu artýþ "harcama sýzýntýsý" anlamýna gelmekte.246 . Bireysel düzeyde ele alýndýðýnda bu çeliþkili gibi görünmektedir.

bir baþka talep unsuru olan yatýrým harcamalarýnýn önemini ortaya koyar. Yatýrým fonksiyonu Keynes'in analizinde yer alan üç temel fonksiyondan ikincisidir. Bireysel düzeyde yapýlan tasarruflar bir bireyin gelirini azaltýcý etkide bulunmaz. Çünkü bir bireyin harcamasý bir baþka birey'in geliridir. iþte Keynesgil sistemde tüketim fonksiyonunun doðasýndan kaynaklanan talep yetersizliði. .. sermaye malýnýn bugünkü arz fiyatýna eþitleyen iskonto oranýdýr.Qi A = ý=1 (1 + r)n Burada. Ancak herkesin tasarruf yapmasý gelir düzeyini düþürür. Marjinal tüketim eðiliminin 1'den küçük olmasý nedeni ile doðan talep yetersizliði. Pi. Yani bir bireyin harcamalarýný azaltmasý diðer bireylerin gelirlerinin azalmasýna neden olur. Buna göre r < i ise yatýrým yapýlýr r < i ise yatýrým yapýlmaz r = i ise yatýrým yapýlabileceði gibi yapýlmayabilir de. Notasyonlarla þöyle gösterebiliriz: n . Giriþimciler yatýrým kararýný verirken. yatýrým harcamalarýndaki artýþ ile kapatýlmaktadýr. bir sermaye malýndan gelecekte eldeedilmesi umulan ge lirlerin þimdiki deðerini. ikincisi ise piyasa faiz oranýdýr. sermayenin marjinal etkinliði (r) ile piyasa faiz oranýný (i) karþýlaþtýrýrlar. Sermayenin marjinal etkinliði. A = Sermaye malýnýn arz fiyatýný yani maliyetini . Makro ekonomik açýdan bakýldýðýnda Keynesgil Sistemde harcamadüzeyindeki artýþ tasarruflarý ektedir. Yatýrým Harcamalarýný Belirleyen Faktörler Keynes'in analizinde yatýrým fonksiyonu üretim düzeyini belirlemektedir. Keynes'te yatýrým harcamalarýnýn düzeyini belirleyen iki faktör vardýr. Bunlardan birincisi "Sermayenin marjinal etkinliði".

Pi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki fi yatýný Qi = Sermaye malý kullanýlarak üretilen malýn i dönemindeki üretim miktarýný Pi.247 .Qi= Sermaye malý kullanýlarak üretilen maldan i döneminde elde edilen toplam geliri n = Sermaye malýnýn ömrünü (yani kaç dönem üretim yapabileceðini) r = Sermayenin marjinal etkinliðini .

Bu tezgahta üretilecek civatalardan elde edilmesi umulan üretim miktarlarýQi= 15 birim. Torna tezgahýnýn ömrü 1 yýldýr.8 ise yatýrým yapýlmaz. beklenen fiyatlarýise Pý= 10 dur. 100 + 100r = 150 100r = 150 .5 dir. Çünkü giriþimci 100 TL ile torna tezgahý almayýp bu parayý bankaya yatýrýrsa 80 TL faiz geliri saðlar. giriþimciler açýsýndan belirsizliði gündeme getirmektedir. 1 birim sermayenin yýldaortalama % kaç gelir getireceðini gösterir. 100 Sermayenin marjinal etkenliði 0. Oysa ki sermayenin marjinal etkenliði 0.5 dir. Yani 50TL faiz ödemelerin i karþýlamaya yetmemektedir. Sermayenin marjinal verimliliði reel bir kavramdýr ve sermayedeki bir birim artýþýn üretim hacminde yaratacaðýdeðiþmeyi gösterir. ! 100 (1 + r) = 150 dir.. Bu borçlandýðý para için 80 TL faiz ödemek zorundadýr. Belli bir tür sermaye malý ile yapýlan yatýrýmlar arttýkça sermayeninmarjinal etkinliði düþmektedir.100 50 r = = 0. i = 0. göstermektedir. Makro iktisadi açýdan belirsizliði merkezi bir konuma getirmektedir. Benzer þekilde giriþimci torna tezgahý almak için gerekli olan 100 TL'yi borçlanmýþ olabilir. Qý A = 100 = 15 x 10 100 = 150 Daha önce verilen formüle (1+ r)11 +r1 +r göre. Eðer piyasa faiz oraný. Sermayenin marjin kinliði kavramý geleceðe iliþkin beklentileri içerdiði için. Birbirlerinin yerine kullanýlamazlar. . Bilindiði gibi Klasik Teoride parayla ilgili analizlerdebelirsizlik . Bir sermaye malýnýn (örneðin bir torna tezgahýnýn) arz fiyatý100 TL dir.5 olduðu için elde edeceði gelir 50 TL'dir. Buna göre sermayenin marjinal etkenliði kaçtýr? Pý . Burada dikkat edilmesi gereken noktaþudur: "sermayenin marjinaletkinliði" ile "serma yenin marjinal verimliliði" aynýkavramlar deðildir. 80 TL > 50 TL (yatýrým yapanýnelde edeceði geliri) olduðu için yatýrým yapýlmaz. Oysa ki daha önce tanýmýverilen sermayenin marjinal etkinliði kavramýparasal bir kavramdýr.

Yatýrým harcamalarý açýsýndan deðerlendirildiðinde. I = f(i) dir. Yani. yatýrým harcamalarýnýn faiz oranlarýndaki deðiþmeye duyarlýlýðý. belirsizlik . yani yatýrýmlarýn faiz esnekliði çok önemli bir role sahiptir. Bu anlamda yatýrým harcamlarý (I).248 .yer almamaktadýr. hem gelecekteki gelirlerin tahmin edilmesinde. . . piyasa faiz oranýnýn bir fonksiyonuolarak ifade edilebilir. hem de piyasa faiz oranlarýnýn tahmin edilmesi ile ilgili olarak sözkonusu olmaktadýr. Bu açýdan bakýldýðýnda.

Yatýrýmlarýn Faiz i Esnekliðinin Dü 1 þük ve Yüksek Olmasý Durumu. giriþimcilerin geleceðe iliþkin beklentilerinin olumsuz olmasýdýr. Bu ise yatýrýmlarýn faiz esnekliðinin düþük olmasý. iI .1'de A eðrisi yatýrým talebini göstermektedir. depresyondan çýkýþ koþullarýnýn ne olduðunu araþtýrmaktadýr.I0 olduðu için yatýrýmlarýn faiz esnekliði birden küçüktür. Sim gelerle gösterirsek.1.i0 > I1 . iI . I1 .i0 .A A 1 A A 1 I I 0 I 1 I2I Ancak Keynes depresyon durumunda olan bir ekonomiyi incelemekte. Depresyon durumunda olan bir ekonominin en büyük özelliði. Bu durumu bir þekil aracýlýðý ile þöyle gösterebiliriz: i i 0 Þekil: 15. diðer bir deyiþle faiz oranlarý düþürülerek yatýrým harcamalarýnýn artýrýlamamasý demektir. Baþlangýçta piyasa faiz oraný i0 dýr. Piyasa faiz oraný i1 'e düþtüðünde yatýrýmlar I1 olmaktadýr.I0 I0 eI = < 1 dir. i0I0 Diðer bir ifade ile yatýrýmlarýn faiz esnekliði (e I) 1'den küçüktür. 0 Þekil 15.

249 .ai dýr. Yatýrým fonksiyonu I = I0 . Depresyon durumundaki bir ekonomide faiz oranlarýndaki düþme yatý . Devlet otonom yatýrým harcamalarýný artýrarak yatýrým hacmini yükseltmelidir.i0 Bu ise yatýrým hacminin artýrýlmasý açýsýndan devlete önemli bir rol düþtüðünü gösterir. Burada I0 : Otonom yatýrým harcamasý i : Piyasa faiz haddi a: Faiz oranlarýndaki bir birim artýþýn yatýrým harcamasý üzerindeki etkisini gösteren katsayýdýr.

Yani Y= C + I dýr. kullanýmý açýsýndan bakýldýðýnda gelir (Y). Keynesgil analizde "tasarruflar yatýrýmlarýbelirler" önermesi doðru? mudur? Buraya kadar anlatýlanlar. Keynesgil analizde toplam tale ! bin iki önemli unsuru olduðunu. yatýrýmlarýn faiz esnekliði artar ve yatýrým talebi eðrisi A1 haline gelir. Bunun sonucunda yatýrýmlarýn faiz oranlarýna duyarlýlýðý artar.i1 kadar) bir düþüþ yatýrýmlarý eskisine göre daha çok (I2 . baraj. tasarruf (S) vetüketim harcamalarýnýn (C) toplamýna eþitt Y = C + S dir. Buraya kadar yapýlan açýklamalar. yatýrým harcamalarýnýn önemini ve yatýrýmharcamalarýnýn gerçekleþmesi açýsýndan faiz oranlarýnýn önemini ortayakoymaktadýr. yol gibi yatýrýmlardýr. Þekilden açýkça görüldüðü gibi (I2 . Yatýrým harcamalarýkonusunda Devletin çok büyük bir rol üstlenmesi özel sektörün dýþlanmasýna (crowding out) yol açmaz mý? Keynesgil analizde buna verilecek yanýt "hayýr"dýr. tüketim harcamalarýnýn gelirin bir fonksiyonu olduðunu. özel sektörün geleceðe iliþkin beklentilerini daha olumlu hale getirir. devletin yaptýðý okul.I0) dýr. Çünkü. Þimdi karþý karþýya olduðumuz soru þudur: Keynes'in analizinde piyasa faiz oraný nasýl belirlenmektedir? Faiz Oranýný Belirleyen Faktörler . Devletin otonom yatýrým harcamalarýndaki artýþ. Oluþumu açýsýndan bakýldýðýnda ise tüketim ve yatýrým harcamalarýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. Yani Denge durumunda yatýrýmlar tasarruflara eþittir. C + I = C + S I = S dir. . Þekil 15.rýmlar üzerinde önemli bir etki yaratmadýðý için. Buna görefaiz oranýnda ayný oranda (i0 . bunlarýn tüketim ve yatýrým harcamalarýolduðunu.I1) kadar artýrýr.I1) > (I1 . Buna göre. yatýrým fonksiyonun enönemli deðiþkeni I0 Otonom yatýrým harcamalarý (I0).1 aracýlýðý ile gösterirsek. Buna göre. marjinal tüketim eðilimine baðlýolarak doðal bir talep yetersizliði doðduðunu ve bu talep yetersizliðinin yatýrým harcamalarýartýrýlarak giderildiðini göstermektedir.

Klasik analizde faiz oraný. para arzýnýn para talebinden baðýmsýz olarak deðiþtirilmesi demektir. Keynes'in analizinde para arzý ve para talebi tarafýndan para piyasasýnda belirlenmektedir. mal piyasasýnda tasarruf yatýrým eþitliðince belirlenirken. para otoritelerince dýþsal olarak beilrlenmektedir. Keynes'e göre para arzý. . Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi.250 . Bu nedenle Keynes sisteminde para arzý sistem dýþýnda belirlenen baðýmsýz deðiþkenlerin ikincisidir.

Eðer. o ay içinde farklý zamanlarda yapýyoruz. dY Ýþlem güdüsü ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin toplamý. Gelir týkça iþlem güdüsü ile para talebi artar. Mt= Ma + Mb . gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. Ýhtiyat ve iþlem güdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmelere karþý duyarsýzdýr. Geleceðin belirsizliði. bireylerin gelirlerini elde etmeleri ile harcamalarýný yaptýklarý dönemlerin zaman açýsýndan uyuþmamasýdýr. Yani dMa Ma = f(Y) ve > 0 dýr. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin toplamý þu þekilde ifade edilebilir. Dolayýsýyla Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörlere baðlý olarak deðiþmektedir. para talebini belirleyen güdüler ortaya konularak analiz edilmektedir. dY Ýþlem güdüsüyle para talebi neyin fonksiyonu olur? Ýhtiyat Güdüsü ile Para Talebi Bireylerin. ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde yapsaydýk iþlem amacýyla para talep etmezdik. Nominal gelir düzeyini deðiþtiren faktörler. aktif parabalanslarýný temsil etmektedir. Böyle bir para talebinin doðmasýnýn temel nedeni. gelecekte ortaya çýkmasý muhtemel olan ödemelerini gerçekleþtirmek için talep ettikleri paradýr. Keynes para talebini belirleyen güdüleri üçgrupta ele almaktadýr: Ýþlem Güdüsü ile Para Talebi Ýþlem güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin gündelik gereksinmelerini karþýlamak için talep ettikleri paradýr. Ýhtiyat güdüsü ile para talebi (Mb). gelir düzeyinin (Y) doðru yönlü birfonksiyonudur. fiyatlar genel düzeyindeki ve reel üretim hacmindeki deðiþikliklerdir. ihtiyat güdüsü ile para telebinin düzeyini etkiler. Ýþlem güdüsü ile para talebi (Ma). Bu nedenle de yanýmýzda iþlem amacýyla para bulunduruyoruz. Buna kendi yaþantýmýzdan örnek verebiliriz: Maaþýmýzý ayýn 15'inde alýyoruz ancak ödemelerimizin hepsini ayýn 15'inde deðil.? Keynes'e göre para talebi. dMb Mb = f(Y) ve > 0 dýr.

Mt i Mt = f(Y) Mt = f(Y) Þekil: 15. Y Mt (a) (b) .2.Mt = f(Y) Þekil aracýlýðý ile gösterilirse. Ýþlem ve Ýhtiyat Güdüsü Para Talebi Eðrisi.251 .

Bu açýdan önemli olan nokta þudur: Ekonomik birimlerin faiz oranlarýnýn gelecekteki düzeyine iliþkin beklentileri farklýlaþmaktadýr. Yani ekonomik birimler. Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebininiþleyiþ mekanizmasý þöyledir: Her bireyin "normal olarak deðerlendirdiði" bir faiz oraný bulunmaktadýr. N iBurada. spekülasyongüdüsü ile para talebi faiz oranýndaki deðiþmel olarak deðiþmektedir. Buna göre. tahvillerin yakýn bir ikamesidir. faiz oranýve milli gelirleiliþkisini açýklayýnýz Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi Keynes'in modelinde para. N = Tahvilin nominal deðerini gösterir. Bir örnek yardýmý ile Tahvillerin piyasa fiyatý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki þu biçimde ortaya konulabilir: N .a.b.2. faiz esnekliðinin sýfýr olduðunu göstermektedir. Þekil15. Baþka bir deyiþle. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebinin. C = Tahvilin piyasa deðerini. spekülasyon güdüsü ile para talebinin varlýk nedeni. i = Piyasa faiz oranýný. Ýþlem ve ihtiyat güdüsüile para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olmadýðýný. t = Tahvilin üzerinde yazýlý olan nominal getiri oranný.2. Bu iliþki þöyle gösterilebilir: t C = . t =i ise C = N dir t >i ise C > N dir T < i ise C < N dir. Ýþte cari piyasa faiz oranýile normal faiz oraný arasýndaki farklýlýk. Ýþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebinin Nominal gelirindoðru yönlü bir fon olduðunu.? Þekil 15. Burada tahvil fiyatlarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki önem kazanmaktadýr. servetlerini ya para þeklinde yada tahvil biçiminde bulundururlar. ekonomik birimlerin faiz oranlarýndaki deðiþimler sonucu sermaye kazancý elde etme arzusudur. spekülasyon güdüsü ile para talebinin doðmasýna neden olmaktadýr. Tahvil fiyatlarý faiz oraný ile doðrudan ilgili olduðu için.

= 100 TL t =%5 i = %5 ise C = N dir.252 . .

Dolayýsýyla spekülasyon güdüsü ile para talebi.Eðer. %8 olursa 50 TL olur.3 ile ilgili iki temel saptama yapýlabilir: . Bu durum spekülasyon güdüsü ile para talebinin azalmasý yani ekonomik birimlerin ellerindeki nakit miktarýný azaltarak. Bu ise spekülasyon güdüsü ile para talebinin artmasýna neden olur. elde tutulan atýl parabalanslarýný temsil e faiz oranlarýnýn ters yönlü forksiyonudur. Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebi. Yani C > N olur.3. Eðer ekonomik birimler gelecekte faizoranlarýnýn düþmesini bekl iyorlarsa. Bu anlatýlanlara göre. Simgelerle ifade edilirse. Ms i0 Ms Daha önceki anlatýmlarýmýzdan hareketle Þekil15. tahvillerin piyasa fiyatlarýnýn artacaðýný bekliyorlar demektir. . Yani C < N olur. Ms = f(i) ve dMs < 0 dýr. di Spekülasyon güdüsü ile para talebi Þekil 15. tahvillerin piyasa deðerinin düþeceðini bekliyorlar demektir. i = C = i = C = %4 olursa 125 olur. tahvil satýn alýp tahvilleri artýrmasý anlamýna gelmektedir.3'te gösterilmiþtir. Yani insanlar tahvil tutmak yerine parayý ellerinde nakit olarak tutmayý tercih ediyorlar demektir. eðer ekonomik birimler gelecekte faiz oranlarýnýn artacaðýný bekliyorlarsa. i i1 Þekil: 15. Böylecetahvil fiyatlarý artarsa onu satýp kâr saðlayabilirler.

bu durum "Likidite tuzaðý" olarak adlandýrýlmaktadýr. Çünkü ekonomik birimler açýsýndan piyasa faiz oranlarýnýn en yüksek düzeyeulaþmasý. spekülasyon güdüsü ile para talebi. faiz oranlarýnýn daha fazla düþmesinin mümkün görülmediði bir alt sýnýrý ifade eder. . Ms = 0 olmaktadýr. tahvillerin piyasa deð düþük düzeyede olmasý demektir.Piyasa faiz oraný en yüksek düzeyine ulaþtýðýnda yani i1 olduðunda. Þekilde görüldü253 . i0 faiz oraný. Likidite tuzaðý durumu. Keynesgil analizde. piyasa faiz oranýnýn ulaþtýðý en düþük oraný temsil etmektedir.

likidite tuzaðý durumunun oluþtuðu i0 faiz oranýnda. Buraya kadar yapýlan açýklamalar çerçevesinde toplam para talebifonksiyonu (Md) þu þekilde de edilebilir: Md = Ma(Y) + Mb(Y) + Ms(i) Md = Mt(Y) + Ms(i) dir. Þekil 15.i) 0 i0 M Þekil 15.4.4'te para arzý ve para talebinin etkileþimi sonucu faiz oranýnýn oluþumu gösterilmektedir. Sistemde yer alan ikinci temel fonksiyondur. Spekülasyon güdüsü ile para talebi ekonomik birimlerin para iletahvilleri ikame ettikler i varsayýmýna dayanýr. Çünkü artýk faiz oranlarýnýn artacaðý beklentisi hakimdir. Piyasa Faiz Oranýnýn Oluþumu.4'de para arzý eðrisi. Keynesgil yaklaþým. Baþlangýçta para arzý M0 ve para talebi Md0 dýr. spekülasyon güdüsü ile para talebinin faiz esnekliði sonsuzdur. Ekonomik birimler tüm servetlerini para olarak tutarlar. Toplam para talebini gösterir. bir ülked l kýymet piyasalarýnýn varlýðýnýgerektirir. Spekülasyon güdüsü ilepara talebi mekanizmasýnýn iþlemesi. düþey eksene paralel. Keynes'in analizinde para talebi bu þekilde belirlenirken. i M ! A A0 A 1 M0 Þekil: 15.! ! ðü gibi. sermaye piyasalarýnýn fazla geliþmemiþolduðu ülkeler açýsýndan deðerlendirilirken bu olgu gözönünde bulundurulmalýdýr. Para arzý ile . faiz esnekliði sýfýr olan bir eðri olarak çizilmiþtir. para arzýnýn dýþsallýðýný temsil etmesi nedeniyle. Keynesgil analizde Md likidite fonksiyonu olarak tanýmlanýr. para arzý para otoritelerince belirlenir ve dýþsaldýr. i1 Md (Y.

Analizlerimizde daha fazla ayrýntýya girmeden önce burada bir noktaya dikkat edilmelidir. Bunagöre i1faiz oranýd e.para talebinin eþit olduðu A noktasýnda piyasa faiz oraný i1 dir.4'te olduðu gibi belirleniþi "Likidite Tercihi Teorisi" olarak isimlendirilmektedir. Düþey eksen ile Md eðrisinin baþlangýç noktasý arasýndaki fark. . iþlem ve ihtiyat güdüsü ile para talebini gösterir. A0ile gösterilen bölge iþlem ve ihtiyatgüdüsü ile para talebini A1ile gösterilen kýsým s n güdüsüile para talebini göstermeke.254 . A1+ A2= A toplam para talebini göstermektedir. Piyasa faiz oranýnýn Þekil15.

. -Para arzý azalýrsa. piyasa faiz oraný yükselir. Keynes'in anali zi bunun yanýsýra ihtiyat ve spekülasyon güdüsü ile para talebine yer vermektedir. ekonomiyi ta ma yöneltmek için devlet harcamalarýný artýrmak gerekir. teo riye çok önemli ölçüde katkýda bulunmuþtur. Yani ekonomide depresyon söz konusudur. Çünkü faiz oranlarý likidite tuzaðý düzeyine düþünce. Likidite tercihi fonksiyo unu aþaðýya kaydýrýr.Keynes'in analizinde yer alan baðýmsýz deðiþkenler ve temel fonk? siyonlar nelerdir? Açýklayýnýz? Þekil 15. Özet Keynes. harcamaya dönüþmeyen. bireyler tahvil satýnalmak yerine. faizin fonksiyonu olan spekülatif para talebini para teorisinekatarak. Para arzý eðrisi sabitken -Faiz oranlarýndaki yükselme ve/veya nominal gelir düzeyindeki artýþ. para arzý eðrisi sola kayar. yanlarýnda nakit tutmayý tercih ederler. Ancak Keynesgil sistemde. Sorular 1. Gelecekle ilgili belirsizliðe baðlý olduðu için atýl ankes talebi Keynes'in analizinde çok önemli bir yeresahiptir. Ýþçilerin "cari ücret düzeyinde çalýþmak isteyipte iþ . Likidite tercihi fonksiyonunu yukarý kaydýrýr. -Faiz oranlarýndaki düþme ve/veya nominal gelir düzeyindekidüþme. Bu durum piyasa faiz oranlarýnda düþmeye neden olur. para arzý eðrisi saða kayar. ? Yukarýda sýralanan farklýdurumlarýçizim yardýmýile gösteriniz.4'e göre denge durumunu etkileyecek faktörler þöyle sýralanabilir: . Çünkü atýl r. Böyle bir ekonomiyi para politikasý yardýmýylatam istihdama kavuþturmak imkânsýzdýr. Bunedenle de. dolayýsýyla iþsizliðe neden olan ana faktördür. ! Buraya kadar anlatýlanlar çerçevesindeþu saptamalar yapýlmalýdýr: Klasik analizde sadece deðiþim veya iþlem amacýile para talebi yeralýrken. Para talebi eðrisi (yani Likidite tercihi fonksiyonu) sabitken -Para arzý artarsa. Bu faiz oranlarýný yükseltir. faiz oranlarý daha aþaðýya düþmediði için. Para arzý artýþýna baðlý olarak. özel kesim yatýrým yapmamaya devam eder. ekonomi eksik istihdamda çýlýþmakatadýr. piyasa faiz oraný düþer.

Gayri iradi iþsizlik e. Gizli iþsizlik . Teknolojik iþsizlik c. Yapýsal iþsizlik b. Arýzi iþsizlik d.bulamamalarý" hangi iþsizlik türüne girer? a.255 .

Mb = f(i) e. Cem. Bursa.5 ise. Mustafa. tahvilin üzerinde yazýlýnominal getiri oranýpiyasa faiz oranýnýn kaç katýdýr? a. Hisse senedi fiyatýndaki deðiþmeler c. Metin. Nominal gelir düzeyi b. . Sermaye malýnýn arz fiyatý 200 TL.2. Aþaðýdakilerden hangisi. Ýlker. PARASIZ. 3 katýdýr d. 300 TL d. Türk Bankacýlýk Sistemine Ýliþkin Bir Deðerlendirme (1973-1988). 100 TL 4. Para. 400 TL c. Bir tahvilin Nominal fiyatý 200 TL piyasa fiyatý 400 TL ise.256 . sermaye malýndan elde edilmesi umulan gelir kaç TL. Oðuz. Türkiye'de Kamu Maliyesi. Tarih Vakfý Yurt Yayýnlarý. Ma = f(Y) c. Ma = f(i) b. Nazým ve SOMEL. MPM Yayýn No: 424. TÜREL. Türk Ekonomisinde Yapýsal Dönüþümler: 19801995. 4 katýdýr c. 2 katýdýr e. 200 TL e. Mt = Ma + Mb d. Ezgi KitabeviYayýnlarý. 1990. Oktar. Türk Bankacýlýk Sisteminin Deðerlendirilmesi: 1980-1993 Dönemi. Turhan Kitabevi Yayýnlarý. toplam tüketim harcamalarýnýn en önemli belirleyicisidir? a. Ýstanbul. Ankara. 1997 . Ankara. EKÝNCÝ. 800 TL b. 1996. Aþaðýdakilerden hangisi iþlem güdüsüyle para talebi fonksiyonudur? a. 1995. 1 katýdý Kaynakça ÇIKRIKÇI. sermaye malýnýn ömrü 1 yýl ve sermayenin marjinal etkinliði 0. YILDIRIM. Zevk ve tercihler e. Mb = f(Y) 5. Ankara. Banka ve Finansal Piyasalar. Tüketicilerin yaþý 3. 1993. dir? a. Finansal Yapý ve Politikalar. ÖNDER. 5 katýdýr b. Sevdil ve ALTUÐ. Faiz haddindeki deðiþmeler d. Ýzzettin. SPK Yayýn No: 17. TOPRAK.

Bu üniteye çalýþýrken. Bu ünitede öncelikle IS ve LM eðrilerinin nasýl elde edildiðini ve ne ifade ettiklerini ele alacaðýz. Ýktisatçýlar ekonominin gidiþine iliþkin tahminlerde bulunurken genellikle bu tahminlerini bir modele dayandýrýrlar. Bu model ekonomide gerçekleþtirilen toplam üretimin (veya ayný anlama gelmek üzeregelirin) ve faiz oranýnýn nasýl belirlendiðini.ÜN ÝTE 16 Para ve IS-LM Analizi Bu Ünitede. Öte yandan para politikasý ya da maliye politikasýndan hangisinin daha etkin olduðu sorusuna cevap arayacak ve bunlarla ilgili özel þartlarý ortaya koyacaðýz. En çok kullanýlan modellerden birisi de 1937 yýlýnda Sir John Hicks tarafýndan geliþtirilmiþ olan IS-LM modelidir. Yapýlan bu varsayým sonucunda reel ve nominal büyüklüklerin eþit olacaðýný sürekli olarak hatýrlayýnýz.... Daha sonra para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek deðiþikliklerin üretim ve faiz oraný üzerindeki etkilerini araþtýracaðýz. fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýðý varsayýmý altýnda incelemektedir. .. Bu nedenle söz konusu denge modelini tekrar etmeniz yararlý olacaktýr. aksi belirtilmedikçe fiyatlarýn sabit kaldýðý varsayýlmaktadýr. Ýktisadi Analiz dersinde öðrendiðiniz Keynesgil mal piyasasý dengesine sýk sýk atýf yapýldýðýný göreceksiniz. Metin içerisinde sorulan sorularý mümkün olduðunca yazarak cevaplayýnýz ve grafik gösterimleri kendiniz çizerek tekrarlayýnýz. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak.257 . Bu ünite boyunca.

Tersi bir durumda ise. ekonomik faaliyetleri etkileyebilmek için iki temel araca sahiptirler: faiz oranlarýný ve para arzýný kontrol edebilmek için para politikasý. Faiz oranlarýplanlanmýþyatýrýmlarýnasýl etkiler? Faiz Oranlarý ve Planlanmýþ Yatýrým Harcamalarý Bir fiziki sermayeden beklenen getiri. MAL PÝYASASINDA DENGE : IS EÐRÝSÝ . Keynesgil analizde. bu þirketin yapacaðý . planlanmýþ yatýrým harcamalarý düþük düzeyde kalacaktýr. kamu harcamalarýný ve vergileri kontrol edebilmek için maliyepolitikasý. yani faiz oranlarý düþük olduðu zaman. enflasyon yaratmaksýzýn yüksek istihdama ulaþmak þeklinde ifade edilebilir. iktisat politikasý kararlarýný alanlar. Bu nedenle faiz oranlarýnýn yüksek olduðu bir ortamda. bu yatýrýmý gerçekleþtirmek için kullanýlan kredinin faiz maliyetinden yüksek olduðu sürece iþletmeler fiziki sermaye mallarýna (makinalar. Ýktisat politikasý kararlarýný alanlar para arzýný veya kamu harcamalarýný artýrmaya karar verdikleri zaman üretim miktarýnýn ve faiz oranlarýnýn bundan nasýl etkileneceðini tespit edebilmek için IS-LM modelini kullanabilirler. Dünya Savaþýndan bu yana iktisat politikasýnýn temel hedefi. Þimdi faiz oranlarýnýn planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat üzerindeki etkisini kýsaca ele alalým. Örneðin ekonomi bir durgunluk içinde bulunursa. Bu nedenle IS-LM analizi. fabrika ve hammaddeler) yatýrým yapacaklardýr. Faiz oranlarý yüksek olduðu zaman fiziki sermayeye yapýlan yatýrýmýn ancak çok küçük bir kýsmý borçlanýlan fonlarýn maliyetinden daha fazla getiri saðlayabilecektir. faiz oranlarýnýn toplam hasýla üzerindeki etkisi planlanmýþ yatýrýmlar ve net ihracat aracýlýðý ile ortaya çýkmaktadýr. iþletmeler fiziki sermayeye daha fazla yatýrým yapma konusunda daha istekli olacak ve planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. ? Planlanmýþyatýrýmlar ile faiz oranlarýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Bir þirket fon fazlasýna sahip olsa ve fiziki sermayeye yatýrým yapmakiçin borçlanmaya gere sinim duymasa bile.GÝRÝÞ II. para ve maliye politikalarýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliði ve kullanýlabilirliði hakkýnda önemli bazý sorularý cevaplandýrmamýza olanak tanýr.

Bu durumda firma fiziki sermaye malýna yatýrým yapmak yerine menkulkýymet satýn almayý tercih edeceði için planlanmýþ yatýrým harcamalarý azalacaktýr.258 .planlanmýþ yatýrým harcamalarý yine de faiz oranlarýndan etkilenecektir. fiziki sermaye malýna yapýlan ttendaha fazla getiri saðlayacaðý için planlanmýþ yatýrým harcamalarý artacaktýr. . elindeki fon fazlasý ile bir menkul kýymet (tahvil gibi) satýn alabilir. Bu menkul kýymetin faiz oraný yüksekse yatýrým yapmanýn fýrsat maliyeti (kaybedilen faiz geliri) yüksek olacaktýr. Bu sürecin nasýl çalýþtýðýnýaçýklayýnýz. ? Bir iþletme yatýrým yapmak için borçlanmaya gerek duymasa bile yapýlacak yatýrým miktarýfaiz oranlarýndan etkilenmektedir. Faiz oranlarý ve dolayýsýyla yatýrým yapmanýn fýrsat maliyetidüþtüðü zaman. fi ziki sermayeye yatýrým yapmak yerine. Bu þirket.

Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 I i3 i2 i1 3 2 1 NXPlanlanmýþ Net yatýrýmlar I 3 I2 I1 NX3 NX2 NX1 ihracat (a) (b) Toplam Y=Yad talep ad (Y ) Y1ad=C+I1+G+NX1 Y ad =C+I2+G+NX2 i3 . i1 gibi düþük bir faiz oranýnda planlanmýþ yatýrým harcamalarý I1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþmektedir.1'in (a) bölümündeki yatýrým eðrisi ile gösterilmektedir. Yatýrým eðrisinin azalan yani faiz oranýyla ters yönde olmasý.Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn miktarý ile faiz oranlarý arasýndaki iliþki Þekill 16. Öte yandan faiz oraný i3 gibiyüksek bir düzeye çýktýð yatýrým harcamalarý I3 gibi düþük bir düzeye inmektedir. planlanmýþ yatýrým harcamalarý ile faiz oranlarý arasýndaki negatif iliþkiyi yansýtmaktadýr.

.1.i2 i1 Y3 Y2 Y1 A Y3 Y2 Y1 3 2 1 45° (c) IS 1 2 3 B 2 Y3ad =C+I3+G+NX3 Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) Toplam Hasýla (Y) (d) Þekil: 16.259 . IS Eðrisinin Elde Ediliþi.

net ihracat NX2 'ye düþmekte ve denge hasýla düzeyi Y2 düzeyinegerilemektedir. Sonuçta ortaya çýkan denge hasýla düzeyi (Y1) ve buna karþýlýk gelen faiz oraný (i1) þeklin (d) bölümündeki 1 noktasý ile gösterilmektedir. Faiz oranlarýve net ihracat arasýndaki negatif iliþkiyi kuran faktör nedir? Bu süreç nasýl iþlemektedir? IS Eðrisinin Elde Edilmesi ? Faiz oranlarý ve denge toplam hasýla için (kamu harcamalarý yukarýda ele aldýðýmýz yatýrým harcamalarý ve faiz oraný-net ihracat düzeyi arasýndaki iliþkiyi inceleyebilmek ve otonom tüketim harcamalarý sabitken) faiz oraný-planlanmýþ arasýndaki iliþkileri kullanabiliriz. (c) bölümündeki Keynesgil milli gelir denge þeklinY1ad de üç farklý toplam talep düzeyi ile gösterilmektedir. Faiz oraný i2 düzeyine yükseldiði zaman lanlanmýþ yatýrým harcamalarý I2 'ye.1'in (a) ve (b) bölümlerinde verilen planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve net ihracata iliþkin üç farklý miktar. yurtiçi faiz oranlarýnýn yükselmesi yerli para biriminin deðer kazanmasý ile sonuçlanmaktadýr. döviz kuru yükselecek ve net ihracat NX3 gibi daha düþük bir düzeyde gerçekleþecektir.Faiz Oranlarý ve Net Ýhracat Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyi sabitken. Buna göre faizoranlarý yükseldikçe yerli para birimi deðer kazanýr ve yerli mallar dahapahalý hale geleceði için ihracat azalýr. Þekil 16. Bu da yurt içinde üretilen mallarý yabancý mallara göre daha pahalý hale getireceði için ortaya çýkacak sonuç ihracatta bir azalmadýr.1'in (b) bölümünde gösterilmektedir. . En dü ük faiz oranýnda (i1) planlanmýþ yatýrým harcamalarý (I1) ve net ihracat (NX1) en yüksek düzeye ulaþmakta ve en yüksek toplam talep fonksiyonuna . i1 gibi düþük bir faiz oranýnda döviz kuru düþük deðerli olacak ve net ihracat NX1 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleþecektir. yolaçmak-tadýr. Faiz oranlarý ile net ihracat arasýnda ortaya çýkan bu negatif iliþki Þekil 16. Öte yandan faiz oran i3 gibi yüksek bir düzeyde olduðu zaman. Þeklin d) bölümündeki 2 noktasý Y2 gibi daha düþük bir hasýla düzeyinin i2 gibi daha yüksek bir faiz oraný ile bileþimini göstermektedir.

Þekli siz de çizerek 3 nolu noktanýn daha yüksek bir faiz oranýve daha düþük bir hasýla düzeyi (sýrasýyla i3ve Y3) gerektirdiðini gösteriniz. Eðrinin negatif eðimi. her bir faiz oraný düzeyinde mal piyasasýnda dengenin saðlanabilmesi için . Bir diðer deyiþle IS eðrisi mal piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý birleþtiren bir eðridir.260 . Elde edilen bu üç noktanýn birleþtirilmesi ile elde edilen IS eðrisi toplam üretimin toplam talebe eþit olduðu denge hasýla düzeyi ve faiz oraný bileþimlerini göstermektedir. IS eðrisi. IS Eðrisi Neyi Ýfade Eder? ! IS eðrisi üretilen toplam mal miktarýnýn talep edilen toplam mal miktarýna eþit olduðu noktalarý göstermektedir. yüksek faiz oranýnýn düþük planlanmýþ yatýrým harcamasý ve net ihracata yol açarak düþük bir hasýla düzeyi ile sonuçlanmasýndan kaynaklanmaktadýr.

LM eðrisi de para piyasasý denge þartýndan yola çýkýlarak elde edilir. Ekonomi. örneðin IS eðrisinin saðýnda kalan bölgedeki herhangi birnoktada ise aþýrý arz (arz fazlasý) var demektir. Aslýnda IS eðrisini sadece planlanmýþ yatýrýmla açýklamak yetersizdir. Eðer bir faiz oraný düzeyinde I= S olursa yukarýda sözünü ettiðimiz dengeler saðlanabilir. Örneðin B noktasýndaki üretim düzeyi (Y1) IS eðrisi üzerinde yer alan denge üretim düzeyinden (Y2) daha büyüktür. Bilindiði gibi para piyasasý denge þartý talep edilen para miktarýnýn arz edilen para miktarýna eþit olmasýdýr. mevcut dengesizliðin ne gibi sonuçlarýolacaðýnýdüþününüz. Keynes'in para piyasasý analizi temel olarak para talebi analizidir ve bildiðiniz gibi bu analiz Likidite tercihi olarak adlandýrýlmaktadýr. Aksi taktirde S>I ise arz I>S ise talep fazlasý olur. yani tasarruf edilmiþ fonlarýn bulunmasý gerekir. örneðin A noktasýnda mevcut ? olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi IS eðrisine doðru hareket eder? PARA PÝYASASINDA DENGE : LM EÐRÝSÝ Mal piyasasýndaki denge þartýndan yola çýkarak IS eðrisinin elde ediliþi gibi. LM Eðrisinin Elde Ediliþi . IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýdengesini ifade etmek! tedir. Ortaya çýkan bu arz fazlasý stoklarda planlanmamýþ bir artýþla sonuçlanacak ve bu da üretim düzeyinin IS eðrisi üzerindeki bir noktaya doðru azalmasýna neden olacaktýr. faiz oranlarý ile negatif yönde iliþkilidir. Ekonomi bu eðrinin üzerinde yer almayan bir noktada ise. Faiz oranýnda meydana gelen bir artýþ planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýve net ihracatý azaltarak toplam talebin düþmesine yol açar. Bu durumda I= S olacaktýr.toplam hasýla düzeyinin ne olmasý gerektiðini göstermektedir. IS eðrisinin solunda kalan bölgede. tüketime gitmemiþ. Daha önce ele alýndýðý gibi Likidite tercihi yaklaþýmýna göre para talebi gelir ile pozitif. Üretimdeki azalma ancak IS eðrisi üzerine gelindiðinde duracak ve böylece denge hasýla düzeyine ulaþýlmýþ olacaktýr. Planlanmýþ yatýrým harcamasýnýn gerçekleþebilmesi için ayný miktarda. Mal piyasasýnýn dengede kalabilmesi için (yani toplam hasýla toplam talep eþitliðinin sürdürülebilmesi için) toplam hasýlanýn da azalmasý gerekir.

Toplam gelir (hasýla) deðiþtiði zaman ekonomideki iþlem hacmi ve buna baðlý olarak para talebi deðiþeceði için her gelir düzeyinde ayrý bir para talebi eðrisi söz konusu olmaktadýr. gelir düzeyi deðiþtiði zaman para piyasasý dengesinin bundan nasýl etkileneceðini göstermektedir. Para talebi eðrisinin negatif eðiminin para talebi ile faiz oranýarasýndaki ters yönlü iliþkiyi yansýttýðýnýhatýrlayýnýz. Þekil 16. þeklin (a) bölümünde para arzý düzeyinde sabit tutulmaktadýr. talep ediM len para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olmasý halinde saðlanmaktadýr.261 . 2. . Hatýrlanacaðý gibi para piyasasý dengesi.! Keynes'in analizinde faiz oranlarý para piyasasýndaki denge aracýlýðý ile belirlenmektedir. LM eðrisi para arzýnýn sabit kaldýðý varsayýmý altýnda elde edildiði için.

þeklin (a) bölümündeki denge noktalarý olan 1. Faiz Faiz oraný ( i ) i3 i2 i1 oraný ( i ) 3 2 1 i3 i2 i 3 2 1Reel Ms Md(Y )3Md(Y )2 A B LM Þekil: 16. Düþük bir faiz elde para tutmanýn fýrsat maliyetinin düþük ve dolayýsýylatalep edilen para ek olduðunu ifade ettiði için para talebi eðrisi negatif bir eðime sahiptir. Toplam hasýla Y2 gibidaha yüksek bir düzey laþtýðýnda para talebi eðrisi saða doðru kayarakMd (Y2) konumuna gelir.? Toplam hasýla Y1 olduðu zaman para talebi eðrisi Md (Y1) olmaktadýr.2'nin (b) bölümünde farklý gelir düzeylerine karþýlýk gelendenge faiz oranlarý gösterilmektedir. Toplam Y1 Y2 Y3 hasýla (Y) para miktarý (a) (b) Þekil 16.2. LM Eðrisinin Elde Ediliþi. Ortaya çýkan bu yeni durumda para piyasasý dengesi i2 gibi daha yüksek birfaiz oranýnýn ortaya çýkmasýna neden olan 2 noktasýnda saðla adýr.2 ve 3 noktalarý. (b) bölümünde yer alan 1. Para piyasasýnda denge. Benzer þekilde daha yüksek bir gelir düzeyi (Y3 gibi) daha yüksek birdenge faiz oranýnýn (i gibi) ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Bu noktalarý birleþtiren eðri LM eðrisi olarak adlandýrýlmakta . faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiði 1 noktasýnda saðlanmaktadýr.2 ve 3 noktalarýna karþýlýk gelmektedir. Para talebi eðrisin bu kaymanýn nedeni yüksek bir gelir düzeyinin daha fazla para talebine yol açmasýdýr.

Halk elinde bulunan fazla para miktarýndan kurtulmak için tahvil satýn alacaktýr. Eðer ekonomi LM eðrisinin solunda yer alanbölgedeki herhangi bir noktada ise para arzý fazlasý söz konusu olmaktadýr. para arzý para talebine eþittir ve dolayýsýyla para piyasasý dengededir.ve bu eðri para piyasasýný dengeye getiren faiz oraný ve gelir bileþimlerini göstermektedir. Ekonominin IS eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna yönelme eðiliminde olmasý gibi. ekonomi LM eðrisi ile temsil edilen denge noktalarýna da yönelme eðilimindedir. . Buna göre faiz oraný denge düzeyinden yüksektir ve halkýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para bulunmaktadýr. Örneðin A noktasýnda faiz oraný i3 ve toplam hasýla Y1 düzeyindedir. faiz oraný LM eðrisi üzerinde bir noktaya gelinceye dek düþecektir. LM eðrisi üzerinde yer alan her noktada. LM eðrisi nedir? Bu eðrinin pozitif eðime sahip olmasýnýn nedenini açýklayýnýz. Para arzý fazlasý bulunduðu sürece. Yüksek bir gelir düzeyi para talebini artýracaðý ve reel para arzýnda bir artýþ olmadýðý için denge faiz oranýný yükselteceði için LM eðrisi pozitif eðime sahiptir. LM Eðrisi Neyi Ýfade Eder? LM eðrisi para piyasasýnýn dengede olduðu noktalarý gösteren bir eðridir. Böylece tahvilin fiyatý yükselirken faiz oraný düþecektir.262 .

3. örneðin B noktasýnda mevcut olan durum nedir? Bu dengesizliðin sonucunda ne gibi deðiþikliklerle ekonomi LM eðrisine doðru hareket eder? GELÝR VE FAÝZ ORANININ BELÝRLENMESÝ : IS . A noktasý I= S eþitliðini saðladýðý için mal piyasasý dengede olduðu halde. Bu durumda piyasa güçleri ekonomiyi genel dengeye doðru (E noktasý) çekecektir. Þekildeki herhangi bir diðer noktada en azýndan bu denge þartlarýndan birisi gerçekleþmemektedir.? LM eðrisinin saðýnda kalan bölgede. Bu noktada toplam arz toplam talebe (IS) ve talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýna (LM) eþittir. 3. Faiz oraný ( i ) B E D Y* A C LM i* IS Toplamhasýla (Y) Þekil: 16. L= M eþitliði . Mal piyasasýnýn ve para piyasasýnýn eþanlý olarak dengeye geldikleri tek nokta IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði E noktasýdýr.LM YAKLAÞIMI ? Þu ana kadar IS ve LM eðrilerini elde ettik. Þimdi hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranýnýn belirlenmesine olanak tanýyan bir model geliþtirebilmek için bu eðrileri ayný þekil üzerinde gösterebiliriz. Þekil 16. Bu mekanizmanýn nasýl çalýþtýðýný görebilmek için ekonominin A noktasýnda bulunmasý durumunda ne olacaðýný ele alalým. bu amaçla çizilmiþtir. IS-LM Eðrisinin Elde Ediliþi.

Böylece ekonomi IS eðrisi üzerinde aþaðýya doðru harekete geçer.saðlanmadýðý için para piyasasý açýsýndan faiz oraný denge düzeyininüzerindedir. tutmak istediðinden daha fazla para bulunduðu için tahvil satýn alarak bu fazlalýktan kurtulmaya çalýþacaktýr. toplam talepten fazladýr. Mal piyasasýdengede iken para piyasasýnda talep açýðý(veya arzfazlasý) söz konusu ise ekono genel denge noktasýna yönelmesisüreci nasýl iþlemektedir? Þekil 16. Bu durumda iþletmeler ürettikleri mallarýn tamamýný satamamakta ve stoklarda planlanmamýþ bir artýþ or .3'deki B noktasýnda olduðu gibi. Birdiðer deyiþle söz konusu s nomi genel dengenin saðlandýðý E noktasýna ulaþýncaya kadar devam edecektir.263 . Halkýn elinde. bu durum planlanmýþ yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn. Tahvil fiyatlarýnda ortaya çýkan artýþ faiz oranýnýn düþmesine neden olurken. B noktasýnda arz ve talep edilen para miktarlarý eþit olmasýna karþýn üretim miktarý denge düzeyinin üzerindedir ve dolayýsýyla toplam arz. Bu süreç faiz oraný i* düzeyine düþene ve toplam hasýla Y* düzeyine yükselene dek devam eder. ekonomi LM eðrisi üzerinde bulunmasýna karþýn IS eðrisi üzerinde deðilse E noktasýna dönme eðilimi söz konusu olacaktýr. Bu nedenle talep edilen para miktarý arz edilen para miktarýndan düþüktür. dolayýsýyla toplam hasýlanýn artmasýna yol açacaktýr.

Bu kaymanýn nasýl ortaya çýktýðýný görebilmek için Þekil 16. bu üretim düzeyinde ekonominin tam istihdamda olduðunu varsaymak için bir neden yoktur. Aþaðýda bu konularý ele alacaðýz. IS EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER IS eðrisinin elde ediliþini incelerken IS eðrisinin mal ve hizmetler piyasasýnda denge noktalarýný ifade eden bir eðri olduðunu görmüþtük. Buna göre ekonomi. toplam talebin toplam arza eþit olduðu toplam hasýla ve faiz oraný bileþimlerini gösteren bir eðri idi. Bu da üretimde kýsýntýya gidilmesine ve dolayýsýylaüretim miktarýnýn azal ur. IS eðr e hareketi gerektirir. para talebinin azalacaðý ve faiz oranýnýn düþeceði anlamýna gelmektedir. Þeklin (a) bölümüne göre Yad . IS ve LM eðrilerinin yer deðiþtirmesini saðlayarak bu gerçekleþtirilebilir. denge noktasýný ifade eden E noktasýna gelinceye kadar LM eðrisi üzerinde aþaðýya doðru hareket edecektir. Keynesygil milli gelir dengesi analizinde toplam talep eðrisinin yerdeðiþtirmesine ned en olan otonom faktörleri ve çarpan mekanizmasýnýn iþleyiþini hatýrlayýnýz. Otonom Tüketim Harcamalarýndaki Deðiþmeler ! Otonom tüketim harcamalarýndaki bir artýþ. Ýþsizlik çok yüksek bir düzeyde ise iktisat politikasý kararlarýný alanlar iþsizliði azaltmak için toplam üretimi artýrmak isteyebilirler.4'ü kullanabiliriz. Otonom faktörlerde (gelirdüzeyinden baðýmsýz olan fakt faiz oraný ile iliþkisi olmayan bir deðiþiklik gerçekleþtiði zaman IS eðrisi yer deðiþtirir. Bir diðer deyiþle IS eðrisi. Toplam talep fonksiyonunda kaymaya neden olan otonom faktörlerde meydana gelecekdeðiþiklikler IS eðrisinin de yer d eðiþtirmesine neden olur. toplam talebi yukarýyadoðru ve IS eðrisini saða aydýrýr. Her ne kadar ekonominin Y* gibi bir toplam hasýla düzeyine doðru yönelme eðiliminde olduðunu göstermiþ olsak da. Ekonominin IS ve LM eðrilerinin kesiþtiði denge noktasýna (E noktasý) doðru yönelme eðiliminin nedenini anlayýp anlamadýðýnýzýtest etmek içinþekildeki C ve D noktalarýnda bulunulmasýhalinde E noktasýna doðru yönelmenin nedenlerini açýklamaya çalýþýnýz. Üretimdeki (yani gelirdeki) budüþüþ. Faiz oranýnda meydanagelen deðiþiklik. ISLManalizine göre ara ve maliye politikalarý aracýlýðý ile. Bu faktörler aþaðýda kýsaca ele alýnacaktýr.! ! taya çýkmaktadýr. Böylece fiyatlar genel düzeyi sabit olduðu zaman hem toplam hasýlanýn hem de faiz oranlarýnýn nasýl belirlendiðini inceleyen IS-LM modelinitamamlamýþ olduk.

üretim düzeyindeki bu artýþþeklin (b) bölümünde 1 noktasýnda 2 noktasýna geçilmesine neden olacaktýr.264 . Bu dengeüretim düzeyi ile uyumlu olan faiz oraný i1 faiz oranýdýr ve ekonomi IS1 eðrisi üzerinde yeralan 1 noktasý ile de mal piyasasý dengesini saðlamaktadýr (bkz (b) bölümü).ekonomi baþlangýçta 2 toplam talep fanksiyonunun 45° doðrusunu kestiði 1 noktasý ile gösterilen Y1 üretim düzeyinde dengededir. toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru ad Y1 kaydýrarak konumuna getirecek ve denge üretim düzeyi Y2'ye yükselecektir. Otonom tüketim harcamalarýndaki artýþ. Bu durumda otonom tüketim harcamalarý artacaktýr. . Böyle bir ortamda tüketicilerin ekonominin geleceði hakkýnda daha iyimser olmalarýna yol açan bir geliþme olduðunu varsayalým. Faiz oraný i1 olduðu zaman.

Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþdenge ? gelir düzeyini nasýl etkilemektedir? Bu etkinin IS eðrisini saða kaydýrabilmesi için gerekliþart nedir? Otonom tüketim harcamalarýnda meydana gelecek bir azalmanýn! denge gelir düzeyi ve IS eðri sinin konumu üzerinde yaratacaðýetkiyiþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz. Faiz oraný sabitken. Yatýrým Harcamalarýndaki Faiz Oranlarý ile Ýliþkili OlmayanDeðiþmeler Faiz oraný deðiþikliklerinin planlanmýþ yatýrým harcamalarý ve dolayýsýyla denge gelir düzeyi üzerinde etkili olduðunu daha önceki dersleri . Toplam i1 Y1 Y2Y1 Y21 245° (a) 1 2 IS2IS1 talep ad (Y ) Y ad 2 Y1ad Toplam Hasýla (Y) Faiz oraný ( i ) ToplamHasýla (Y) (b) Þekil: 16.4.265 .Ayný analiz IS1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir. otonom tüketim harcamalarýndaki azalma toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru kaydýrarak denge gelir düzeyininin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Otonom tüketim harcamalarýndaki bir düþme yukarýdaki analizi tersine çevirir. IS Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi. Bu nedenleotonom tüketim harcamala rýndaki artýþ.

.

mizden biliyoruz. Bu durumda denge gelir düzeyi yükselir ve IS eðrisi saða kayar. kamu harcamalarýndaki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Vergilerdeki bir artýþ toplam talep fonksiyonunu aþaðýya doðru çekecek ve her bir faiz oraný düzeyindeki toplam gelir düzeyini azaltacaktýr. faiz oraný sabitken. denge gelir düzeyinin azalmasýna ve IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olur. Ancak Ýktisadi Analiz derslerinizden hatýrlayacaðýnýz gibi. Böyle bi herfaiz oraný düzeyinde denge gelir düzeyi artacak ve þeklin (b) bölümündegösterildiði gibi IS eðrisi sað acaktýr. Faiz oranýnýn dýþýndaki bir nedenle otonom net ihracatta meydana gelen bir artýþ . IS eðrisinin daha küçük bir miktarda yer deðiþtirmesine neden olur. toplam talep fonksiyonunun aþaðýya kaymasýna. toplam talep fonksiyonunun yukarýya kaymasýna neden olur. ayný miktar kamu harcamasý deðiþikliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda. Öte yandan yatýrýmlarýn kârlýlýðý hakkýnda kötümserlik doðmasý nedeniyle yatýrým harcamalarýnda görülecek azalma. Faiz oranlarýnýn dýþýndaki bir nedenle planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda meydanagelecek bir artýþ (örneðin yatýrýmcýlarýn ekonomik gidiþat so kârlýlýðýndan daha emin olmalarý gibi) Þekil 16. Otonom yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþiklik IS eðrisinin konumunu nasýl etkilemektedir? Bu etkinin ortaya çýkýþýnýanlatýnýz. Buna göre vergilerdeki artýþ IS eðrisini sola doðru kaydýrýr. vergilerdeki deðiþmenin toplam talep üzerindeki etkisi. Yani böyle bir durumda IS eðrisi yer deðiþtirmez. Vergilerdeki Deðiþmeler Vergilerde meydana gelecek bir azalma her gelir düzeyindeki tüketimharcamalarýný artýrarak toplam talep fonksiyonunu yukarýya doðru kaydýrýr. Buna göre vergilerdeki deðiþme. faiz oranýndaki deðiþmelere baðlý olarak ortaya çýkan net ihracat deðiþiklikleri IS eðrisinin kaymasýný deðil. 4'ün (a) bölümündetoplam talep fonksiyonu yukarýya doðru kaydýrýr. Kamu harcamalarýndaki bir azalma ise denge gelir düzeyini düþürürken IS eðrisinin sola doðru kaymasýna yol açar. Buna göre vergilerdeki bir azalma denge gelir düzeyini artýrýr ve IS eðrisini saða doðru kaydýrýr. faiz oraný sabitken. Kamu Harcamalarýndaki Deðiþmeler ? Kamu harcamalarýnda meydana gelecek bir artýþ. Otonom Net Ýhracattaki Deðiþmeler Planlanmýþ yatýrým harcamalarýnda olduðu gibi. IS eðrisi üzerinde hareket edilmesini gerektirir. Faiz oranlarýndaki deðiþiklik sonucu yatýrým harcamalarýndaki bir deðiþme sadece IS eðrisi üzerinde hareket edilmesine neden olur.

toplam talep fonksiyonunu yukarýya kaydýrýrken IS eðrisinin de saða doðru kaymasýna yol açar.266 ? . IS eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan faktörler nelerdir? Bu faktörlerin her birinde görülecek deðiþkliðin (artma ve azalma yönünde) denge gelir düzeyi ve IS eðrisinin konumu üzerine etkilerini ayrýayrýbelirtiniz. Aksine otonom net ihracattaki bir azalma IS eðrisini sola kaydýracaktýr. .

merkez bankasý açýk piyasada satýþ . Para miktarýndaki bu art þpara arzý eðrisini konumu Ms 2 na kaydýrýr ve gelir Y1 düzeyinde sabitken denge faiz oraný i2 düzeyine düþer. Bir baþka deyiþle. Para Arzýndaki Artýþ Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.5. LM eðrisi talep edilen para miktarý ile arz edilen para miktarýnýn eþit olduðu gelir ve faiz oraný bileþimlerini ifade etmektedir. Para arzýnýn artmasýdenge faiz oranýve LM eðrisinin konumu üzerinde nasýl etkili olmaktadýr? Para arzýazalmýþolsaydýbu sürecin nasýl deðiþeceðini düþününüz. (M) Þekil: 16. Bu tür bir denge durumunda. Denge faiz oranýndaki bu düþme þeklin (b) bölümünde 1 noktasýndan 2 noktasýna geçilmesi ile gösterilmektedir. Buna göre. merkez bankasýnýn açýk piyasada alým yaparak para arzýný arttýrdýðýný kabul edelim. Ayný analiz LM1 eðrisi üzerindeki her nokta için geçerlidir. Yukarýdaki durumun aksine.LM EÐRÝSÝNÝN YER DEÐÝÞTÝRMESÝNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Bilindiði gibi LM eðrisi para piyasasýndaki denge noktalarýný gösterenbir eðridir. belirli bir gelir düzeyinde. Md para talebinin gerçekleþmesine neden olan Y1 gelir düzeyi ve i1 denge faiz oraný þeklin (b) bölümünde yer alan LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný ifade etmektedir. 5'de para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olan iki faktör söz konusudur: para arzý deðiþiklikleri ve para talebindeki otonom deðiþmeler. para arzý arttýðý zaman denge faiz oranýnýn düþeceðini ve LM eðrisinin saða doðru kayarak LM2 konumuna geleceðini söyleyebiliriz. Para Arzýndaki Deðiþmeler ? Þekil 16. para arzý eð Ms ve para talebi eðrisinin (Md) 1 kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir.

Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 i1 i2 1 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarýMd(Y )1LM 1 M1 M 2 Ms Ms 1 2 2 1 LM 2 .267 .yaparak para arzýný azaltýrsa LM eðrisi sola doðru kayacaktýr.

6'da para piyasasýna iliþkin arz ve talep eðrilerinin yer aldýðý (a) bölümü. Bunun aksine. Þimdi böyle bir durumda. ? "Para talebindeki otonom deðiþme" olgusundan ne anlamamýz gerekir? Þekil16. tahvilleri paraya göre dahariskli hale ge tirebilir. Bu denge faiz oraný ve gelir düzeyi LM1 eðrisi üzerindeki 1 noktasýný elde etmemize olanak tanýmaktadýr. para arzý eðrisi (Ms) ve para talebi eðrisinin Md kesiþtikleri 1 noktasýnda denge faiz oranýnýn i1 olarak belirlendiðini göstermektedir. Bu durumda 1 Md 1 Md eðrisi saða doðru kayarak konumuna gelecek ve gelir düzeyi sabit 2 ken. Örneðin tahvillerin getirisindeki deðiþkenliðin artmasý.Para Talebindeki Otonom Deðiþmeler Fiyatlar. para talebindeki otonom birazalma LM eðr isini saða doðru kaydýracaktýr. çýkan bir finansal panik nedeniyle halkýn herbir faiz oraný ve gelir düzeyinde daha fazla para talep etmeye baþladýðýný varsayalým. Görüldüðü gibi oluþan yeni denge noktasý LM1 eðrisinin sola doðru kayarak LM2 konumuna gelmesini gerektirmektedir. Faiz oraný ( i ) Faiz oraný ( i ) i2 . Bu da belirli bir fiyat. denge faiz oraný i2 düzeyine yükselecektir. gelir ve faiz oraný düzeyinde para talebinin artmasý ile sonuçlanýr. Para talebindeki otonom deðiþmeler denge faiz oranýnýve LM eðri ? sinin konumunu nasýl etkiler? Para talebindeki otonom bir azalmanýn etkisiniþekil yardýmýile izah ediniz. gelir ve faiz oraný deðiþikliklerinin dýþýnda diðer bazý nedenlere baðlý olarak da para talebinde otonom deðiþmeler görülebilir.

268 . Para Talebindeki Otonom Deðiþme Sonucu LM Eðrisinin Yer Deðiþtirmesi.6. DENGE FAÝZ ORANI VE GELÝR DÜZEYÝNDEKÝ DEÐÝÞMELER Para ve maliye politikasýndaki deðiþiklikler karþýsýnda denge gelir vefaiz oranýnýn bundan tkilendiðini incelemek amacýyla yukarýda öðrendiðimiz bilgileri kullanabiliriz.7 yardýmýyla inceleyebilir em mal piyasasý hem de para piyasasý açýsýndan ekonomi IS1 ve LM1 eðrilerinin kesiþtiði 1 noktasýnda dengededir.i1 2 i2 i1 2 Y1 Toplam hasýla (Y) Para miktarý (M) Md(Y )1LM M Ms 1 2 LM 1 Md(Y )12 1 Þekil: 16. Para Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri Para arzýndaki bir artýþ karþýsýnda üretim ve faiz oranýnda gözlenecekdeðiþmeyi. Þekil 16. Sonuçta ortaya çýkan üretim düzeyi .

Bu durumda para ve mal piyasalarýndaki eþ anlý dengenoktasý 2'ye kayar (IS1 ve LM2 eðrilerinin kesiþme noktasý). hem de faiz oranýndaki düþüþün para talebini artýrmasý ve bu artýþýn para talebi . Buna göre merkez bankasýnýn izlediði politika arzulanan sonucu yaratmýþtýr. Bunun nedeni hem üretimdeki artþýn. Para arzýndaki artýþ sonucunda faiz oraný i2 düzeyine düþer ve toplam üretim Y2 düzeyine yükselir.7. Para arzýnda ortaya çýkan arz fazlasý ekonomi 2 noktasýna ulaþtýðýnda ortadan kalkar. Acaba merkez bankasýnýn para politikasýnda yapacaðýbu deðiþiklik istenen sonucu yaratýr mý? Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM21 IS1 Þekil: 16. . nin Y1 olduðunu ve ekonominin bu üretim düzeyinde %20 gibi yüksekbir iþsizlik oraný ile karþý karþýya kaldýðýný varsayalým.. yani üretimin yükselmesineyol açar. ? ! Para arzýndaki artýþ sonucunda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelir. Bunlar da toplam talebi artýrýrken gelirin. Para Politikasý Deðiþimi. Faiz oranýndaki düþme yatýrým harcamalarýnýn ve net ihracatýn artmasýna neden olur.para arzý eþitliði saðlanýncaya kadar sürmesidir. Üretim artarken iþsizlik azalma sürecine girmiþtir. Ekonomi 1 noktasýnda iken para arzýnda gerçekleþtirilen artýþ. Para arzýndaki artýþýn denge faiz oranýve gelir üzerindeki etkisinedir? Bu etkinin nasýl or a çýktýðýnýaçýklayabilir misiniz? Para politikasýnda yukarýda sözü edilen deðiþiklik sonucunda üretimin neden arttýðýný ve faiz oranýnýn neden düþtüðünü daha iyi anlayabilmekiçin ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýn ler olduðunu düþünelim. Para arzýnda meydana gelecek bir azalma ise yukarýdaki süreci tersine . para arzý fazlasý yaratýr ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Böyle bir durumdamerkez bankasýnýn para arzýný artýrarak üretimi artýrmaya ve dolayýsýylaiþsizliði düþürmeye karar verdiðini kabul edelim.

269 . Para arzýndaki azalmanýn üretim miktarýve faiz oranýüzerinde yaratacaðýetkiyiþekil yardýmýyla ortaya koyarak para arzý-üretim miktarý arasýndaki pozitif iliþkiyi gösteriniz.çevirecektir. Yani LM eðrisi sola doðru kayacak ve faiz oraný yükselirken üretim azalacaktýr. Bu nedenle üretim miktarý (gelir düzeyi) ile para arzý arasýnda pozitif bir iliþki vardýr. Yani para arzý arttýðý zaman toplam hasýla artar. . para arzý azaldýðý zaman ise azalýr.

Artan gelir sonucu para talebi artarken para piyasasýnda bir talep fazlasý ortaya çýkar ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olur. Böyle bir durumda devlet kamu harcamalarý ve vergiler aracýlýðý ile iþsizliði düþürmeyi baþarabilir mi? Þimdi bu soruya cevap bulmaya çalýþalým.Maliye Politikasýndaki Deðiþmenin Etkileri ! Yukarýda incelenen þekilde olduðu gibi. geniþlemeci bir para politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýdüþmektedir. Geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi durumunda faiz oranýartarken. Geniþlemeci maliye politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisi ile geniþlemeci para politikasýnýn faiz oranýüzerindeki etkisinin farklýolduðuna dikkat ediniz. Kamu harcamalarýndaki bir artýþ veya vergilerdeki bir düþüþ IS1 eðrisinin saða doðru kayrak IS2 konumuna gelmesine ve mal piyasasý ile parapiyasasýndaki eþanlý dengenin 2 noktasýnda (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý) saðlanmasýna neden olur. Kamu harcamalarýndaki artma veya vergilerdeki azalma. Talepteki bu artýþ üretimin artmasýna neden olmaktadýr. Böylece faiz oraný yükselirkenüretim artmakta ve dolayýsýyla iþsizlik azalmaktadýr. ekonomiyi 1noktasýndan 2 nokta sýna doðru çekerken gerçekleþen bir dizi deðiþiklik sonrasýnda üretim artmaktadýr.8. vergilerdeki azalma harcanabilir geliri artýrýr ve bunun tüketim harcamalarýnda neden olduðu artýþ aracýlýðý ile toplam talebi yükseltir. Faiz oraný ( i ) i2 i1 Toplam hasýla (Y) Þekil: 16. geniþlemeci bir maliye politikasý (kamu harcamalarýnýn artmasý veya vergilerin azaltýlmasý) karþýsýnda faiz oraný ve üretimde meydana gelecek deðiþmeleri göstermektedir. Kamu harcamalarýndaki artýþ toplam talebi doðrudan artýrýrken. ekonomi 1 noktasýnda %20 iþsizlik oraný ile karþý karþýya kalmýþken merkez bankasýnýn para arzýný arttýrmak istemediðini varsayalým. Geniþlemeci Maliye Politikasý. Þekil 16. Görüldüðü gibi her iki durumda da toplam talep artmaktadýr. Faiz oranlarýnýn yükselmesi .8.

Daraltýcý bir maliye politikasý (kamu harcamalarýndaki azalma veyavergilerdeki artma) yukarýda açýklanan süreci tersine çev rir. gelir ve faiz oranýnýn düþmesi ile sonuçlanýr. Sonuç olarak. üretim miktarý ve faiz oraný kamu harcamalarý ile pozitif.ile birlikte 2 noktasýna gelindiðinde para talebi fazlasý ortadan kalkmaktadýr. bu da IS eðrisinin sola doðru kaymasýna neden olarak. .270 2 1LM1 IS1 IS2 Y1 Y2 . Buna göredaraltýcýbir maliye politikasý toplam talebin azalmasýna. vergilerle negatif yönde iliþkilidir.

karar alýcýlar bu politikalardan hangisini izleyeceklerine nasýl karar verebilirler? Vergiler mi düþürülmeli. Bu durumda para arzý-para talebi eþitliðinin devam edebilmesi için gelir düzeyinin de deðiþmeksizin Y1'de kalmasý . Söz konusuözel durumda. örneðin i2 düzeyine yükselirse talep edilen para miktarý bundan etkilenmeyecektir. örneðin para arzýnýn artýrýlmasýna karar verilmiþse artýþ miktarý ne olacaktýr? Þüphesiz tüm bu sorulara cevap vermek oldukça güçtür. kamu harcamalarý mý artýrýlmalý. PARA VE MALÝYE POLÝTÝKALARININ ETKÝNLÝÐÝ Para ve maliye politikasýnda gerçekleþtirilecek bir deðiþikliðin yaratacaðý etkiler konusunda yukarýda yaptýðýmýz açýklamalar. Þekil 16. Para talebi faiz oranýndaki deðiþmelerden etkilenmiyorsa LM eðrisinin konumu daha önce ele aldýklarýmýzdan farklý olacaktýr. yoksa bunlarýn hepsi mi uygulanmalýdýr? Öte yandan. para talebi faiz oranýndan etk ilenmemekte (yani para talebi faiz oraný karþýsýnda inelastik olmakta) ve böylece para politikasý üretim miktarýüzerinde etkili olurken maliye politikasý etkili olamamaktadýr. Para politikasýnýn maliye politikasýna göre ne zaman daha etkin olduðunu görebilmekiçin IS-LM modelindeki özel bir durumu incelememiz gerekir.? Maliye politikasýnda meydana gelecek deðiþikliklerin üretim düzeyive faiz oranýüzerindeki e si nedir? Daraltýcýbir maliye politikasýnýn yaratacaðýetkileriþekil çizerek açýklamaya çalýþýnýz.9'un (a) bölümündeki 1 noktasý LM eðrisi üzerinde yer aldýðý için talep edilen paramiktarýnýn arz edilen miktara eþit olduðunu ifade etmektedir. Para Politikasýna Karþý Maliye Politikasý : Tam Dýþlama Durumu Þu ana kadar ele aldýðýmýz IS-LM modeli para ve maliye politikalarýnýn her ikisinin de toplam hasýlayý etkilediðini göstermektedir. devletin izleyeceði politikalarla ekonomiyi kolayca durgunluktan çýkarabileceðini göstermektedir. Eðer fa z oraný. ancak yukarýda geliþtirilen IS-LM modeli belirli bazý þartlar altýnda hangi politikalarýn daha etkin olduðuna karar vermede iktisat politikasý kararlarýný alanlara yardýmcý olabilir. para arzý mý yükseltilmeli. Çok yüksek bir iþsizlikle karþý karþýya kalýnmasý halinde.

Buna göre faiz oraný hangi düzeyde olursa olsun. ? . Þekilden görüldüðü gibi geniþlemeci maliye politikasý üretim düzeyi üzerinde hiç biretkiye sahip olamamaktadýr. Geniþlemeci maliye politikasý önlemleri IS eðrisini saða doðru kaydýrarak IS1 konumundan IS2 konumuna getirir.9'un (a) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasýnýn izlenmesi (kamuharcamalarýnda artma ya vergilerde azalma) durumunda ne olacaðýný göstermektedir. para piyasasý dengesi ayný üretim düzeyinde gerçekleþecektir.9'daki LM eðrileri bu nedenle yatay eksene dik olarak çizilmiþtir.gerekir(2 noktasý). Ýþte Þekil 16. Ekonomi 1 noktasýndan 2 noktasýna ekte ve üretim düzeyi deðiþmeksizin Y1 düzeyinde kalmaktadýr. Bu da LM eðrisinin yatay eksene dik olmasý demektir. Þekil 16. LM eðrisinin yatay eksene dik olarak çizilmesi ne ifade etmektedir? Ekonominin yüksek bir iþsizlik oraný ile karþý karþýya bulnuduðunu ve devletin geniþlemeci maliye politikasý veya geniþlemeci para politikasý izleyerek bu iþsizliði ortadan kaldýrmaya çalýþtýðýný varsayalým.271 .

Böylece. ? Daha önceki açýklamalarýmýzda geniþlemeci maliye politikasýnýn toplam talebi ve dolayýsýyla üretimi arttýrdýðýnýgörmüþtük.9. Para Politikasý Karþýsýnda Maliye Politikasý. Faiz oranlarýnýn yükselmesi yatýrým harcamalarýný ve net ihracatý azaltmaktadýr. Bu iki unsurdaki toplam azalma geniþlemeci maliye politikasý çerçevesinde gerçekleþtirilen kamu harcamasý artýþýna tam olarak eþit olmaktadýr. yüksek iþsizliði ortadan kaldýrmak için merkez . Þekil 16. . geniþlemeci maliye politikasý sonucu artan harcamalar. Dýþlama etkisi nedir? Tam dýþlama durumunda kamu harcamalarýndaki artýþýn üretim üzerindeki etkisi nedir? Bu etki nasýl ortaya çýkar? Faiz oran1i2 21 Y1LM1 IS1IS2ý ( i ) i Toplam hasýla (Y) (a) Faiz oraný ( i ) i1 i2 2 1 Y1 Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) Þekil: 16. faiz oranýndaki artýþ sonucu azalan yatýrým harcamalarý ve net ihracat tarafýndan dýþlanmýþtýr. Geniþlemeci maliye politikasýnýn üretimi artýrýcý bir etkiye sahip olmadýðý bu durum genellikle tam dýþlama durumu olarak adlandýrýlmaktadýr..9'un (b) bölümü.Þekil 9'un (a) bölümünde ortaya çýkan durumun sebebi sizce ne olabilir? Bu sorunun cevabý LM eðrisinin yatay eksene dik olmasýdýr. IS eðrisindeki saða doðru kayma faiz oranlarýný i2 düzeyine yükseltmektedir.

272 . Bu durumda LM1 eðrisi saða doðru kayarak LM2 konumuna gelecektir. Çünkü artan para arzý karþýsýnda para talebinin buna eþit olabilmesi için herbir faiz oraný düzeyinde gelirin art .bankasýnýn geniþlemeci bir para politikasý izlemesi (para arzýný artýrmasý) durumunu göstermektedir.

paratalebinin faiz esneklið i ne kadar yüksek olursa maliye politikasýnýn etkinlið inin de o ölçüde yüksek olacað ýný söyleyebiliriz. Yukarýdaki açýklamalara göre.! ! masý gerekir. Buradan daha genel bir sonuca ulaþmak mümkündür:Para talebinin faiz esnekliði ne kadar düþük olursa para politikasýmaliye politikasýna göre o ölçüde etkili olacaktýr. Yukarýda ifade ettið imiz bu sonucu biraz daha farklý yorumlarsak. Yapýlan bu açýklamalara göre. Görüldüð ü gibi para talebinin faiz oraný deð iþ ikliklerinden etkilenmemesi durumunda geniþ lemeci para politikasý üretim düzeyi üzerinde etkili olabilmektedir. Para talebinin faiz esnekliði ile para ve maliye politikasýnýn etkinliði arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Açýklayýnýz. bir dið er deyiþ le Keynesyen Likitide tuzað ý durumunda (LM eð risinin yatay eksene paralel olmasý durumu) para politikasý hiçbir etkinlið e sahip olamazlken maliye politikasý etkili olacaktýr. Sonuçta üretim düzeyi Y1'den Y2'ye yükselir ve ekonomi1 noktasýndan 2 noktasýna ge . Nitekim para talebininfaiz esneklið i sonsuz olduð u zaman. ekonomik faaliyetleri etkilemek açýsýndan para ve maliye politikalarýndan hangisinin kullanýlacað ýna karar verirken para talebinin faiz esneklið i son derece önemlidir. para talebi faiz oranýdeðþikliklerinden etkilenmiyorsa (yani para talebi faiz oranlarýkarþýsýnda inelastik ise) para politikasýetkin olurken maliye politikasýnýn hiçbir etkinliði söz konusu olmamaktadýr. Bu nedenle konu iktisatçýlar tarafýndan yoð un þ ekilde incelenmiþ ve incelenmektedir. UZUN DÖNEMDE IS-LM MODEL Ý ? Þ .

IS eð risinin konumunu etkileyen harcama deð iþ kenleri (tüketim harcamalarý. Yani söz konusu harcamalar halkýn satýn almak istedið . kamu harcamalarý ve net ihracat) mal ve hizmetlere olan talebi tanýmlamakta ve reel anlamda ele alýnmaktadýr.u ana kadar gerçekleþ tirdið imiz IS-LM analizinde fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldýð ýný ve bu nedenle nominal deð erlerle reel deð erlerin ayný olduð unu varsaydýk. Uzun dönemde IS-LM modelinde ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný görebilmek için do ðal üretim düzeyi kavramýný kullanmamýz gerekir. canlanan ekonomi fiyatlarýn artmasýna neden olacaktýr. Doð al üretim düzeyi. fiyatlarýn artma veya azalma eð ilimine sahip olmadýð ý üretim düzeyidir. Aksine gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden düþ ükse ekonomideki durgunluk fiyatlarýn düþ mesine neden olacaktýr. Gerçekleþ en üretim doð al üretim düzeyinden yüksekse. Doðal üretim düzeyi nedir? Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden farklýise sonuç ne olmaktadýr? Fiyatlar genel düzeyi deð iþ tið i zaman ne gibi deð iþ iklikler olacað ýný incelemek istedið imiz için artýk reel ve nominal deð erlerin eþ it olduð unu varsayamayýz. yatýrým harcamalarý. Kýsa dönemde bu varsayým çok büyük sorun yaratmamasýna karþ ýn uzun dönemde fiyatlarýn deð iþ ebileceð ini hepimiz biliyoruz.

Fiyatlar deð iþ tið i zaman bu miktarlar deð iþ meyeceð i için. fiyatlardaki bir deð iþ me IS eð risi üzerinde etkili olmayacaktýr. Hatýrlanacað ý gibi IS eð risi mal ve hizmetler piyasasýnda (reel sektör) dengeyi sað layan reel anlamdaki toplam hasýla ve faiz oraný bileþ imlerini göstermektedir. Þ ekil 16.10. fiili üretimin doð al üretim düzeyinin (Yn düzeyinde çizilendik bir doð ru ile gösterilmektedir) üzerine çýkmasý halinde IS-LM modelin .i fiziki mal ve hizmet miktarlarýný tanýmlamaktadýr.273 ? .

Y2 üretim düzeyi doðal üretim düzeyinden (Yn) daha yüksektir ve bu nedenle fiyatlar yükselmeye baþlar. Böyle bir durumda para arzýnda bir artýþ olduðu zaman faiz oraný ve üretimde ortaya çýkacak deðiþmeler þeklin (a) bölümünde görülmektedir. ? Fiyatlardaki yükselmeden etkilenmeyen IS eðrisinin aksine. Baþlangýçta IS ve LM eðrilerinin 1 noktasýnda kesiþtiðini ve gerçekleþen üretimin (Y) doðal üretim düzeyine (Yn) eþit olduðunu (Y = Yn) varsayalým. Bilindiði gibi para arzýndaki artýþ LM eðrisini saða doðru kaydýrarak LM2 konumuna getirirve denge 2 noktasýna kayar (IS1 ve L M2 eðrilerinin kesiþme noktasý). Reel para ar- . Çünkü likitide tercihi teorisine göre reel para talebi. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2 düzeyine düþerken üretim ise Y2 düzeyine yükselir. LM eðrisi fiyatlardaki artýþtan etkilenecektir. Ekonomi doðal üretim düzeyinde dengede iken para arzýartýþýile ortaya çýkan ilk etki ve bunun sonucu ne olmaktadýr? Faiz oraný ( i ) i2 i1 2 1 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM1 LM2 IS1 (b) IS2 3i3 Faiz oraný ( i ) i2 2 Yn Y2 Toplam hasýla (Y) LM2 LM1 IS1 1i1 Þekil: 16. Uzun Dönemde IS-LM Model.10. Fiyatlar genel düzeyi yükseldiði zaman reel para arzý azalýr. Ancak þeklin (a) bölümünde görüldüðü gibi. reel gelire ve faiz oranlarýna baðlý olarak belirlenmektedir.? de ne gibi deðiþiklikler olacaðýný göstermektedir.

Fiyatlar para arzýndaki artýþ oraný ile ayný oranda artmakta ve reel para miktarý (M/P) deðiþmeden kalmaktadýr. Gerçekleþen üretim doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu sürece fiyatlar yükselmeye ve üretim tekrar doðal düzeye dönünceye kadarLM eðrisi sola kaymaya dev edecektir. Para arzýndaki artýþýn uzun dönemde yarattýðý sonuç. Bu noktada reel para miktarý (M/P) tekrar baþlangýç düzeyine dönmekte ve ekonomi baþlangýçta 1 noktasýnda kurulmuþ olan dengeye geri dönmektedir. Para arzýndaki artýþýn tek etkisi daha yüksek bir fiyat düzeyidir. Ortaya çýkan sonuçlarýn farklýolmasýnýn nedenleri nelerdir? Uzun dönemde para arzýndaki artýþýn üretimi ve faiz oranýný etkilememesi uzun dönemde paranýn yansýzlýðý (paranýn nötrlüðü) olarak adlandýrýlmaktadýr. . Para arzýndaki artýþýn IS-LM modeli çerçevesinde kýsa ve uzun dönem etkilerini karþýlaþtýrýnýz. Reel para arzýnýn azalmasý para talebi fazlasý yaratýr ve bu da faiz oranýnýn yükselmesine neden olarak LM eðrisinin sola kaymasýna ve eski konumuna dönmesine yol açar.274 . Söz konusu durma noktasýna LM eðrisinin tekrar LM1 konumuna gelmesi ile ulaþýlmaktadýr. fiyatlar genel düzeyi sabitken nominal para arzýndaki azalmanýn yarattýðý etki ile aynýdýr.zýndaki azalmanýn yaratacað etki. ekonominin ayný üretim düzeyi ve faiz oranýna daha yüksek fiyat düzeyinde sahip olmasýdýr.

para politikasý önlemleri ise LM eðrisinin yer deðiþtirmesine neden olmakta.Paranýn yansýzlýðýnedir? Uzun dönemde reel para miktarýnýn sabit? kalmasýnýn nedenini açýkl niz? Þekil 16. Alýnacak maliye politikasý önlemleri IS eðrisinin. üretimtekrar doðal düzeye döndüðü artýþlarý duracaktýr. LM eðrisi LM2 konumuna ve dolayýsýyla ekonomi 3 noktasýna gelince. üreti rýnda bir deðiþiklik olmamaktadýr. reel para miktarý (M/P) düþmeye ve LM eðrisi sola doðru kaymaya baþlar. uzun dönemde ortaya çýkar. daha önce ele aldýðýmýz. Bu denge bileþimi IS veya LM eðrilerinin birinin veya ikisinin birden yer deðiþtirmesi ile deðiþebilir. Buna göre IS eðrisi üzerindeki her nokta mal piyasasýnda. faiz oranýnýn i3 düzeyine yükselmesine neden olmuþ ve bu nedenle yatýrým harcamalarý ve net ihracat. artan kamu harcamalarýný dengeleyecek miktarda azalmýþtýr. Geniþlemeci para ve maliye politikalarýnýIS-LM modeli çerçevesin ! de incelenmesindeþu sonuçlara ulaþmýþbulunuyoruz: Para ve maliyepolitikalarýkýsa dönemde erinde etkili olabilmelerine karþýn. uzun dönemde üretim üzerinde etkili deðildirler. Aslýnda uzun dönemde ortaya çýkan bu durum.Þüphesiz bu analizdetemel sorun uzun dönemi e kadar çabuk ortaya çýkacaðýdýr. LM eðrisini LM2 konumuna kaydýran fiyat artýþlarý. 3 noktasýnda ortaya çýkan uzun dönem dengesinde faiz oraný i3 gibi daha yüksek birdüzeye çýkmakta. Bilindiði gibi kamu harcamalarýndaki artýþ IS eðrisini saða kaydýrarak IS2 konumuna getirir ve kýsa dönemde ekonomi 2 noktasýna geçer (IS2 ve LM1 eðrilerinin kesiþme noktasý). Para talebi faiz oranlarýndan etkilenmiyorsa maliye politikasý gelir üzerinde etkili olmamakta vetam dýþlama etkisi ortaya çýkmaktadýr. üretim ise Y2 düzeyine yükselmektedir. LM eðrisi üzerindeki her nokta ise para piyasasýnda dengeyi ifade der. kýsa dönemde ortaya çýkmasa bile.10'un (b) bölümü geniþlemeci bir maliye politikasý izlendiði zaman üretim ve faiz oranýnda ne gibi deðiþmeler olacaðýný göstermektedir. böylece kýsa dönemde para ve maliye politikalarýfaiz oraný ve gelir üzerinde etkili olabilmektedir. Uzun dönemde ise p nýn yansýzlýðý ve dýþlama etkilerine baðlý . Özet IS eðrisi mal piyasasýnda. Kýsa dönemde para ve maliye politikalarýndan hangisinin daha etkiliolduðu ise para taleb inin faiz esnekliðine baðlýdýr. Her iki sektörde birdendengeyi saðlayan faiz oraný-gelir bileþimi her iki eðrinin kesiþme noktasý ile belirlenen faiz oraný-gelir bileþimidir. tam dýþlama durumudur. LM eðrisi ise para piyasasýnda dengeyi saðlayan faiz oraný ve gelir bileþimlerini gösteren eðrilerdir. Buna göre. LM eðrisinin dik bir doðru þeklinde olmadýðý IS-LM modelinde tam dýþlama etkisi. Y2 üretim düzeyi Yn doðal üretim düzeyinden yüksek olduðu için fiyatlar yükselmeye. Bu yeni denge noktasýnda faiz oraný i2.

olarak gerek para politikasý gereksemaliye politikasý gelir üzerinde etkisiz kalmakta ve ekonomi doðal istihdam düzeyine geri dönmektedir. .275 .

Para talebinin faiz esnekliðini OE ile gösterirsek. 2. OE = 1 c.Sorular 1. OE = . kýsa dönemde tam dýþlama etkisinin ortaya çýkabilmesi için gerekli þart aþaðýdakilerden hangisidir? a. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir azalýr c. Maliye bakanlýðý vergi oranlarýný düþürmelidir c. LM eðrisi saða kayacaðý için gelir artar b. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný artar b. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný düþer e. para talebinde gözlenen otonom bir azalmanýn denge gelir düzeyi üzerindeki etkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. Merkez bankasý reeskont oranlarýný yükseltmelidir. Diðer þartlar sabitken. 0 < OE < 1 e. IS eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için faiz oraný sabit kalýr.276 . d. Maliye bakanlýðý kamu harcamalarýnda kýsýntýya gitmelidir e. Merkez bankasý zorunlu rezerv oranlarýný artýrmalýdýr d. 3. Diðer þartlar sabitken. Merkez bankasý açýk piyasa iþlemleri ile tahvil satmalýdýr? b. 4. IS eðrisi saða kayacaðý için faiz oraný düþer c. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir artar d. OE = 0 b. Devlet iþsizlik oranýný yüksek olarak deðerlendirip bunu kýsa dönemde düþürmek istiyorsa aþaðýdaki önlemlerden hangisini almalýdýr? a. vergilerde meydana gelecek bir artýþýn dengefaiz oraný üzerindek tkisi aþaðýdakilerden hangisidir? a. IS eðrisi sola kayacaðý için faiz oraný artar d. OE > 1 . LM eðrisi yer deðiþtirmeyeceði için gelir sabit kalýr. LM eðrisi sola kayacaðý için gelir azalýr e.

PARASIZ. PÝRÝMOÐLU. Eksik istihdam düzeyi e. Ýlker. Eskiþehir 1992. Banka ve Finansal Piyasalar. Para Teorisi. Ýlker. Ahmet. Fiyatlarýn artma veya düþme eðilimi göstermediði üretim düzeyinene ad verilir? a. PARASIZ. l994. Para Politikasý. Doðal üretim düzeyi d. Para. Rasyonel üretim düzeyi Kaynakça ERTUÐRUL. A.277 . Ezgi Yayýnevi. Baki. Para Politikasý. Reel üretim düzeyi c. Ezgi Yayýnevi. Bursa. . Ankara 1993. Bursa1994. Nominal üretimi düzeyi b.5.

Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz.. . Bu ünitede.. ekonomik denge ve para arzýnýn bu dengeye etkisi konularýný bilmeniz gerekir.. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE 17 Para ve Para Politikasý Teorilerinde Son Geliþmeler Bu Ünitede. ekonominin kendi baþýna daha istikrarlý olacaðýný savunan Monetarist ve Yeni Monetarist görüþ incelenmektedir. ekonomiye müdahale ederek istikrar saðlamayý öngören Keynesgil ve Yeni Keynesci görüþle. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.278 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. Bu üniteyi çalýþýrken..

Örneðin sizin tüketimin yaþam süreci hipotezi çalýþmalarýnýz Friedman'ýn "sürekli gelir hipotezi" ile hemen hemen ayný. Önce bu ortak noktalarýn neler oldu ðunu görelim. Kýsa dönemde milli gelir toplam talebi etkileyen para ve maliye politikalarýndan etkilenir. Ancak ekonominin baþýboþbýrakýlmasýdurumunda da yeteri kadar istikrarlýolacaðýkanýsýnda deðilim. Ayrýldýðýmýz noktalar genel olarak savunduðumuz ekonomi politikalarýnda ortaya çýkmaktadýr. ekonomik sistemin kendi haline býrakýlmasýhalinde oldukça istikrarlýbir þekilde çalýþacaðýnýiddia etmektedir. Gerek Keynesgil gerekse monetarist iktisatçýlar her konuda birbirine ters dü þmezler.DURUMA GÖRE PARA POLÝTÝKASI TARTIÞMASI Ýngiliz asýllý Kanadalý ünlü iktisatçý Michael PARKIN. kýsa dönem toplam arz e ðrisiyle toplam talep e ðrisinin kesi þimi belirler. Böyle bir durumdagelir düzeyi toplam tal en etkilenmez. Bu nedenle kamu otoritelerine. Böylece kamu otoritelerine hiç güvenmeyen Milton Friedman. Friedman'la sizin çalýþmalarýnýzýbirleþtiren þeynedir?" Franco Modigl soruya þöyle cevap vermektedir. E ðer toplam talep e ðrisi kýsa dönem toplam arz e ðrisini potansiyelüretim düzeyinin sa ðý erse enflasyonist açýk. . . Örneðin paranýn ekonomiyi etkileme ya da tüketicilerin yaþam boyu elde edecekleri kaynaklarýkendi yaþam süreçlerine tahsis mekanizmalarýnýn doðasýnda anlaþýyoruz. Her iki görü þe göre de uzun dönemde milli gelir potansiyel üretimdüzeyine ya da tam istihd milli gelir düzeyine e þittir. Gerçekten de duruma göre politikalar yeterli bilgidonanýmýna sahip ol mayan hükümetlerin elinde ekonomide istikrarsýzlýklara neden olabilir. Ben de istikrarsýzlýðýn son derece pahalýolduðuna inanýyorum. "Siz kurala göre politikalarýsavunan monetaristlerin aksine aktivistsiniz (devletin aktif birþekilde ekonomiye müdahalesini savunanlarabu ad verilmektedir). solunda keserse deflasyonist açýk meydana gelir. Her iki görü þün makro ekonomiye bakýþlarýnda bazý ortak noktalarý vardýr.KURALA GÖRE ." Monetarist iktisatçýlar genellikle muhafazakar. Keynesgil iktisatçýlar aktivist (müdahaleci) olarak kabul edilir. Yeni Keynesgil iktisatçýlara göre kýsa dönem toplam arz e ðrisinin biçimi hem yukarýya hem a þa ðýya do ðru fiyat yapýþkanlýklarýndan dolayý . Bu ayrýlýklar büyük ölçüde iþsizliðin maliyeti ve kamu otoritelerinin ekonomiyi yönlendirmesiyle ilgili deðer yargýlarýndan kaynaklanmaktadýr. Bu durumda uzun dönem toplam arz e ðrisinin biçimi dü þeydir. ünlü neo-Keynesgil iktisatçý Franco MOD ÝGN ÝAN Ý'ye þöyle bir soru yöneltiyor ve þu cevaplarý alýyor. kamu otoritelerine istikrar politikalarýnýyürütmede bir esneklik verilmesinden yanayým. Ýyi hükümetlerin ve merkezbankalarýnýn olduðuna v arak politika yapýcýlarýn ekonomik istikrara baþarýlýbir þekilde katkýyapacaðýna inanýyorum. Böylece Friedman'ýn düþündüðünün aksine. B ununla birlikte çalýþmalarýnýzýn bazýlarýMilton FRÝEDMAN'ýn çalýþmalarýna son derece benziyor. Kýsa dönemde milli gelir denge düzeyini. ekonominin durumuna göre ekonomiyi yönlendirme gücü vererek risk üstlenilmesine gerek yoktur demektedir. "Ben genel olarak Friedman ve diðer monetarist iktisatçýlarla ekonomi teorisi bazýnda anlaþýyorum.

Bu durumda toplam talepteki de ði þmeler fiyattan etkilenmeksizinmilli gelir düzeyini etkiler.279 . .yataydýr.

?

. Milli gelirin potansiyel kapasite düzeyinden ayrýlmasý, ücretlerde ve fiyatlarda deðiþmelere neden olur. Bu deðiþme monetaristlere görehýzlý Keynesgillere göre i vaþþekilde geliþir. Ancak eninde sonunda ekonomi tam istihdam düzeyine ulaþýr. Keynesgil ve Monetarist görüþhangi konularda birleþmektedirler? MONETARÝST YAKLAÞIM 1960'lý yýllara kadar Keynesgil iktisadi görüþ, hem tüm ekonominin davranýþýnýn açýklanmasýnda hem de enflasyon ve eksik istihdamýn kontrolünde baþarýlý olmuþtur. Keynesgil sistemin baþarýlý olduðu yýllarda çok az iktisatçý bunun nasýl olduðunu sormuþtur. 1960'lý yýllarýn sonlarýnda, 1970'li yýllarýn baþlarýnda geleneksel para ve maliye politikasý araçlarýylaekonominin kontrolu daha zor hale gelmiþtir. Bu durum Keynesgil teorinin temelleri üzerinde saðlanan geniþ mutabakatý ortadan kaldýrmýþtýr. Burada temel sorun mal ve faktör piyasalarýyla ilgili Keynesgil effektif talebin neyi içerdiðiydi. Bu sorunun cevabý makro modellerin mikro temelleriyle ya da mikro ayaðýyla ilgiliydi. Keynesgil teorinin mikro temellerine yönelik ilgi artarken, ekonomininmakro davranýþla rýyla ve uygun makro politikalarla ilgili olarak monetaristyaklaþým bir alternatif görüþ getirdi. Bu durum, her iki modelle ilgili olan vegünümüzde de devam eden tartýþmalarý baþlattý. Monetaristlerle Keynesgiller arasýndaki tartýþma, özellikle makro ekonominin mikro temelleriyle ilgilidir. Bu konu modern araþtýrmalarýn sýnýrýný oluþturduðu için hem önemlidir hem de oldukça zordur. Bu araþtýrmalarýn ayrýntýlý olarak ortaya konmasý oldukça karmaþýk analizleri gerektirmektedir. Makro ekonominin mikro temellerini ortaya koyan tek bir monetaristgörüþ yoktur. Bununla birlikte monetaristlerin büyük bir çoðunluðu piyasalarý rekabetçi olarak kabul etmektedir. Rekabetçi piyasalarýn bir önemli özelliði fiyat ve ücretlerin esnekliðidir. Böylece ekonomik dengeyi saðlamak için fiyat ve ücretler sürekli olarak ayarlanýr. Rekabetçi bir piyasadengede olduðu zaman, iyasa temizlenmiþ denir. Bunun anlamý her alýcýnýn arzu ettiðini almasý, her satýcýnýn arzu ettiðini satmasý, mal eksikliði veya stok fazlasýnýn görülmemesi demektir. Her piyasa dengede olduðu zaman, tüm kaynaklarýn tam istihdamý söz konusudur. Piyasalarý temizleyen (dengeleyen) bu fiyatlara, "piyasalarý temizleyen fiyatlar(market clearing prices)" adý verilir. Piyasa temizleme koþulu ne demektir? Bunu Hangi piyasa saðlar? Geleneksel ya da Ilýmlý Monetarist Görüþ

? 1960'lý yýllarda yükselen monetarist düþünce okulunun önde gelen ismi Milton Friedman'dýr. Milton FRIEDMAN Chicago üniversitesi hocalarýndan olduðu için monetarist görüþe Chicago Okulu Görüþü de denir. Chicago okulu iktisatçýlarýna geleneksel monetarist de denilmektedir. Geleneksel monetarist görüþ, ekonomi kendi haline býrakýldýðý zaman tam istihdam düzeyinde istikrar kazanacaðýný savunmaktadýr. Ayrýca para politikalarýnýn kararsýz ya da düzensiz sonuçlar ortaya koyduðunu vurgulamaktadýr. Ancak para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduðunu ortaya koymaktadýr. Geleneksel monetaristlerin görüþleri nelerdir? ? - 280

Monetaristlere Göre Konjonktür Dalgalanmalarýn Nedenleri

Monetaristler, özel sektör ekonomisinin doðasýnda istikrar olduðuna inanýr. Onlara göre bunun nedeni, özel sektörle ilgili harcama fonksiyonlarýnýn nispi olarak istikrarlý olmasýdýr. Monetaristlere göre toplam talepteki deðiþmelerin nedeni para arzýnda meydana gelen deðiþikliklerdir. Bu konuda Milton Friedman ve Anna Schwartz'ýn "ABD'nin Parasal Tarihi, 1867-1960" adlý anýtsal çalýþmasý gerekçe oluþturmaktadýr. Milton Friedman ve Anna Schwartz ekonomideki küçük ya da büyük tüm dalgalanmalarý para arzýndaki dalgalanmalarýn öncelediðini saptamýþlardýr. Öyle kionlara göre 1929 ekonomi syonunun nedeni Federal Reserv'in para arzýný daraltmasýdýr. Böylece toplam talep eðrisi çok büyük miktardasola kaymýþtýr. Öte yandan monetarist iktisatçýlara göre paranýn dolaþým hýzý istikrarlý olduðu için para arzýndaki dalgalanmalar olduðu gibi milli gelire yansýr. Ýþte bu nedenle monetarist iktisatçýlar para arzýnýn istikrarýna çok fazla önem verirler. Burada önemli olan, para arzýnýn ekonominin konjonktürel deðiþmelerinin neden olduðu kýsa dönemli hareketlerden baðýmsýz olarak yavaþça deðiþmesinin saðlanmasýdýr. Buna, para politikasýnda yüzde kuralý denilmektedir. Böylece kamu otoritelerinin neden olabileceði istikrarsýzlýk ortadan kalkacaktýr. ? Monetaristler, para arzýistikrarýna hangi nedenlerle önem verirler? Monetaristlere Göre Fiyat Hareketlerinin Nedenleri Daha önce de açýkladýðýmýz gibi sürekli enflasyon olmasý için para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý gerekir. Para arzýnýn aþýrý olarak geniþletilmesinin nedenleri zamanýna ve yerine göre deðiþir. Bazen merkez bankasý bir resesyonu sona erdirmek gayretiyle para arzýný hýzla artýrýr. Daha sonra ekonomi kendi kendini istikrara kavuþturucu güçleriyle geniþlerken para arzýnýn artýrýlmasý konjonktürün boom (doruk) safhasýnda enflasyonun yükselmesine neden olur. Diðer zamanlarda merkez bankalarý faiz oranlarýný serbest piyasa düzeyinin oldukça altýnda tutmaya çalýþýr. Bunun için merkez bankalarý tahvil satýn alarak tahvil fiyatlarýný yükseltirler. Bu þekilde merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle para arzýný artýrmasý enflasyonun üzerine benzin döker. Nihayet diðer zamanlarda da merkez bankalarý yeni kamu borçlarýný satýn alarak büyük bütçe açýklarýný finanse edebilir. Böyle bir yönteme kamuoyunda para basarak finansman

denilmektedir. Para arzýnýn sürekli olarak artýrýlmasý, sürekli enflasyona neden olur. Monetaristlerin büyük bir çoðunluðu, enflasyonun her yerde her zaman parasal bir olgu olduðunu söylemektedirler. Dolayýsýyla monetaristler enflasyonun nedeninin toplam talep eðrisini kaydýran para arzý olduðunu vurgulamaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlara göre tüm enflasyonlarýn gerisinde aþýrý parasalgeniþleme vardýr. Aþýrý parasal geniþleme olmaksýzýn enflasyon meydana gelmeyecektir. Monetaristler enflasyonu ve fiyat istikrarsýzlýðýnýnelere baðlamakta? dýrlar? - 281

Monetaristlere Göre Ekonominin Kendi Kendine UyumMekanizmasýnýn Ýþlemesi

Monetarist iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, piyasalarýn rekabetçi olduðunu kabul etmektedir. Kuþkusuz monetarist iktisatçýlar, tüm piyasalarda ve ekonominin tüm kesimlerinde, tam rekabet koþullarýnýn geçerliolmadýðýnýn farkýndadýr. Bu kte monetaristler, ekonomideki rekabetçi güçlerin oldukça etkili olacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece tamrekabet koþullarý çerçevesinde yürütülen bir analizin ekonominin iþleyiþini daha iyi ortaya koyacaðýna inanmaktadýrlar. Rekabetçi piyasalar çerçevesinde yapýlan analizlerde, fiyatlar ve ücretlerin esnek olduðu varsayýmý yapýlýr. Böyle bir yaklaþým, piyasalarýn her zaman dengeye ulaþacak þekilde ayarlanacaðýný ortaya koymaktadýr. Rekabetçi piyasalar bir deðiþiklikten önce dengede yani temiz olduðu için denge bozulduðunda da, dengeye kolayca ulaþýrlar. Piyasalar dengeye ulaþýnca da piyasa temizleme koþullarý tekrar saðlanmýþ olur. Eðer piyasa denge fiyatýndan baþka bir fiyat sözkonusuysa ya talep fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ alýcýlar) ya da arz fazlasý (arzularý karþýlanmamýþ satýcýlar) vardýr. Rekabetçi bir piyasa temizlendiði zaman oluþan fiyat düzeyinde, her alýcý istediðini alabilmekte, her satýcý istediðini satabilmektedir. Monetarislere göre piyasalarýn etkin olarak çalýþmasý sonucu ekonominin tam istihdam dengesinden uzaklaþmasý geçici olur. Ekonomi hýzla tam istihdama doðru ayarlanýr. Bir diðer deyiþle monetaristler kendiliðinden uyum mekanizmasýnýn etkin bir þekilde çalýþtýðýna inanmaktadýrlar. Monetarist iktisatçýlar üretim ve istihdamda konjonktürel dalgalanmalarýn olabileceðini ve bunun da baþlýca nedeninin toplam talepteki deðiþmelerin olduðunu kabul ederler. Bununla birlikte monetaristler, ekonomideki davranýþlarýn yorumlanmasýnda ve politika önerilerinin oluþturulmasýnda ekonomiyi sanki her zaman tam istihdamdaymýþ gibi düþünmenin en iyi yöntem olduðuna inanmaktadýrlar. Kaldý ki baþta Friedman olmak üzere monetaristlere göre para politikasýnýn iþleyiþinde 6 ayla 24 ay arasýnda görülen gecikmeler ve bu gecikmelerin deðiþkenliði nedeniyle, duruma göre para politikasý uygulamalarý, beklenilenin tam tersine sonuç vererek konjonktürel dalgalanmalarý hafifleteceðine þiddetlendirebilecektir. Monetaristler, duruma göre para politikalarýna, hangi nedenlerle karþý çýkmýþlardýr? Yeni Klasik Monetarizm ya da Aþýrý Monetarist Görüþ ?

Yeni klasik monetarist görüþün öncülüðünü 1995 yýlýnda Nobel iktisat ödülü alan Robert Jr. LUCAS ile Thomas SARGENT, Neil WALLACE ve Robert BARRO gibi iktisatçýlar yapmaktadýr. Yeni klasik iktisatçýlara göre, ekonomi sürekli olarak tam istihdamda çalýþýr. Eðer ekonomi tam istihdamdan uzaklaþmýþsa, bunun nedeni insanlarýn iþledikleri hatalardýr. Yeni klasik görüþ ekonomide arz ve talep davranýþlarýnýn, sadece nisbi fiyat yapýsýna baðlý olduðunu ortaya koymaktadýr. Yeni Klasik Monetarist görüþünün ayýrýcýözelliði nedir? Yeni klasikler ya da aþýrý monetaristler, aslýnda geleneksel monetaristlerin politika yaklaþýmlarýndan pek çoðunu kabul etmektedirler. Ancak - 282 ?

ýlýmlý monetaristler insanlarýn aldanabileceðini ya da tongaya düþebileceðini kabul ederlerken, yeni klasik iktisatçýlar insanlarýn sürekli olarak aptal yerine konulamayacaðýný, insanlarýn sistematik hata yapmayacaðýný vurgulamaktadýrlar. Geleneksel monetaristler uyarlanabilir bekleyiþleri kabul ederlerken, yeni klasikler rasyonel bekleyiþleri kabul etmektedirler. Rasyonel bekleyiþler ne anlama gelmektedir? Rasyonel Bekleyiþler Teorisi

. Yeni klasik teori rasyonel bekleyiþler teorisini temel almaktadýr. Bu teori 1960'lý yýllarýn baþlarýnda John MUTH tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ancak bu teoriyi Robert LUCAS 1970'li yýllarýn baþýnda yeni klasik makroekonomiye uygulamýþtýr. R onel bekleyiþler teorisine göre insanlargelecekteki enflasyonla ilgili bekleyiþlerini oluþtururlarken hükümetin bugünkü politikasýna bakarlar. Böylece ekonominin iþleyiþ mekanizmasýný kavrarlar ve izlenen politikalarýn sonuçlarýný öngörerek bekleyiþlerini rasyonel olarak oluþtururlar. Bu arada insanlar hata da yapabilirler. Ancaktesadüfi olarak ya ptýklarýnýn dýþýnda yaptýklarý hatalarýný oldukça hýzlý bir þekilde öðrenirler. Özetle insanlar sistematik ve sürekli olarak hata yapmazlar. Türkçedeki þu tekerleme rasyonel bekleyiþlere uygun düþmektedir: "Bir zýplarsýn çekirge, iki zýplarsýn çekirge, üçüncü de yakayý ele verirsin çekirge". Rasyonel bekleyiþler ileriye dönük olarak oluþturulur. Kýsaca toparlamak gerekirse, rasyonel bekleyiþler teorisine göre, insanlar genel enflasyon oranýný öngörürlerken, sürekli ve sistematik hatayapmazlar. Ancak sistematik olmayan tesadüfi hata yapmalarý olasýdýr. Ýnsanlarýn sistematik hata yapmamalarý, hükümetlerin politikalarýný nasýl etkiler? Yeni Klasik Konjonktür Modeli ? Yeni klasiklerin ekonomik dalgalanmalarla ilgili düþüncelerini ortayakoyabilmek için baþla ngýçta tüm piyasalarýn dengede olduðunu varsayalým. Bu durumda ekonomi tam istihdamdadýr, fiyatlar istikrarlýdýr ve cari ve beklenen enflasyon oranlarý sýfýrdýr. Bir an için hükümetin para arzýný yüzde beþ oranýnda yükselttiðini varsayalým. Böylece insanlarýn eline arzulamadýklarý para ankesleri geçecektir. Ýnsanlar ellerine yeni geçen para ankeslerini arzulamadýklarý için harcamak isteyeceklerdir. Basitlik saðlamak amacýyla insanlarýn tüm mallara yönelik olarak arzuladýklarý harcamalarý artýrdýðýný

varsayalým. Böylece her malýn talebi artar ve rekabetçi koþullarda oluþan fiyatlar yükselir. Mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini gören firma sahipleri, fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi yanlýþ yorumlayarak sanki yalnýzca kendi nispi fiyatlarýnýn yükseldiðini zannederler. Bunun nedeni, belirlenen genel enflasyonun sýfýr olmasýdýr. Böylece mallarýnýn yükselen fiyatlarýna bakarak firmalar kendi mallarýna yönelik talepte bir artýþ olduðunu düþünerek daha fazla üretimde bulunur. Bunun için daha fazla iþçi istihdam eder. Bunun için iþçilere daha yüksekücret öderler. Böy ve istihdam düzeyi artar. Er ya da geç, hem firmalar hem çalýþanlar, aslýnda kendi nispi fiyatlarýnýn deðiþmediðini anlarlar. Böylece üretim ve istihdam baþlangýç düzeyine geri döner. Görüldüðü gibi ek üretim ve istihdamýn artmasý için insanlarýn yanýlgýya düþmeleri (aldanmalarý) gerekir. Ýnsanlar yalnýzca - 283

kendi fiyatlarýnýn artmadýðýný aslýnda tüm fiyatlarýn yüzde beþ oranýnda yükseldiðini anladýklarý zaman, baþlangýç davranýþýna geri dönerler. Ancak þimdiki durumda nispi fiyatlar ayný kalýrken, fiyatlar genel düzeyi yüzde beþ daha yüksektir. Özetlersek, yeni klasik teoriye göre tam istihdamdan sapma, yalnýzca insanlarýn yanlýþ yapmalarý (yanýlgýya düþmeleri) halinde mümkündür. Bu durumda piyasalar, tam istihdam üretiminin üstünde ya da altýnda temizlenir. Ýnsanlar arzuladýklarý kadar emek arzetme ya da mal satma giriþimlerinde bulunurlarken, herhangi bir engellemeye maruz kalmazlar. Üretimin daralmasý ya da geniþlemesi iradidir. ? ? Yeni Klasikler'e göre tam istihdamdan nasýl sapýlabilir? Yeni klasik iktisatçýlar, zevklerin ve teknolojinin sürekli olarak deðiþtiði bir dünyada, uygun enformasyonu, nispi fiyatlarýn saðladýðýný varsaymaktadýrlar. Onlara göre para arzýndaki dalgalanmalar, tüm fiyatlarda artan dalgalanmalara neden olur. Bu durum hanehalký ve firmalarýn nispi fiyatlardaki deðiþmeleri birbirinden ayýrdetmelerini güçleþtirir. Bu durum þu nedenle çok önemlidir. Hanehalký ve firmalar, nispi fiyatlar deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirerek buna cevap vermek isterken, fiyatlar geneldüzeyi deðiþtiðinde davranýþlarýný deðiþtirmemektedirler. Para arzýndaki dalgalanmalarýn neden olduðu böyle bir karýþýklýk arz ve talep kararlarýnda hata yapýlmasýna yol açmaktadýr. Uygun fiyatlar, hangi dönemde enformasyon saðlayýcýolmaktan çý? kabilir? Lucas Arz Eðrisi . ? Lucas Arz Eðrizi nedir? Firmalarýn yukarýda açýkladýðýmýz davranýþ biçimi, Lucas toplam arz eðrisinin oluþturulmasýna olanak vermektedir. Lucas toplam arz eðrisi, cari fiyat-beklenen fiyat oranýyla ulusal çýktýnýn pozitif olarak deðiþeceðini vurgulamaktadýr. Lucas arz eðrisine, yalnýzca fiyatlar genel düzeyindekibeklenmedik (süpri zler) deðiþmeler, toplam arzda dalgalanmalara neden olduðu için süprizli ya da þaþýrtmalý arz eðrisi denilmektedir. Lucas arz eðrisini daha iyi açýklayabilmek için yeniden para arttýðý zaman

neler olacaðýný görelim. Ancak þimdi, para arzýndaki artýþýn firmalar ve hanehalký tarafýndan beklendiðini varsayalým. Bu kez de fiyatlar genel düzeyi yükselecektir. Ancak þimdi, firmalar kendi mallarýnýn fiyatýnda meydana gelen artýþla tüm diðer mallarýn ortalama fiyatlarýndaki deðiþmenin aþaðý yukarý ayný olduðunu düþüneceklerdir. Dolayýsýyla fiyatlar genel düzeyindeki bu artýþý, kendi ürettikleri mallarýn nispi fiyatýnda bir yükselme olarak algýlamayacaklarý için üretimlerini normal düzeydetutacaklardýr. Sonuç olarak, fiyatlar genel düzeyi yükselme e raðmen milli gelir potansiyel gelirin ya da tam istihdamýn üzerine çýkamayacaktýr. Bir kez daha vurgularsak, yeni klasik görüþe göre, fiyat düzeyinde beklenen deðiþmeler toplam arzda, reel milli hasýlada dalgalanmalara nedenolmayacaktýr. Firmalar ve hanehalký, para arzýartýþýnýn fiyatlar genel düzeyini artýrdýðýnýn farkýndaysa, toplam reel GSMH deðiþir mi? - 284

. . Politikasýzlýk Politikasý Önerisi ? . ? Politikasýzlýk politikasýnedir? Rasyonel bekleyiþler varsayýmýyla, Lucas'ýn toplam arz eðrisi birlikte düþünüldüðünde, yeni klasik politikasýzlýk politikasý ya da politika yansýzlýðý olgusu ortaya çýkmaktadýr. Þimdi bunun ne demek olduðunu biraz açalým. Ekonomide istikrarý saðlamak için para politikasýnýn sistematik bir þekilde kullanýlma giriþimi, fiyat düzeyinde sistematik deðiþmelere neden olurken üretim üzerinde hiç bir etki yapmaz. Bunun nedeni sistematikpara politikasýnýn yal nýzca sistematik toplam talep þoklarýna neden olmasý ve hanehalký ve firmalar üzerinde bir algýlama karýþýklýðý yaratmamasýdýr. Ekonomi üzerinde ancak sistematik olmayan para politikasýnýn reel etkileri olabilir. Böylece yeni klasiklere göre para politikasý fiyat deðiþmelerinin kaynaðý konusunda karýþýklýk yaratarak ekonomiye zarar verir. Ancak rastlantýlarla iyi sonuç verebilir. O halde yeni klasiklere göre en iyiiktisat p olitikasý politikasýzlýk politikasý ya da politika deðiþikliðine gitmemek olabilir. Politikasýzlýk politikasýneden önerilmektedir? Sabit Oranlý Parasal Geniþleme Politikasý Sabit oranlýparasal geniþleme niçin önerilmektedir? Yeni klasikler temelde politikasýzlýk politikasýna taraftardýr. Bununla birlikte mutlaka bir politika izlenmesi gerekiyorsa, yeni klasikler de týpký geleneksel monetaristler gibi k kuralýndan yanadýrlar. Yani, para arzýnýn k gibi belli bir oranda artmasýný öngörürler. Yeni klasikler, para vemaliye politikalarýnýn istikrarlý olmasý durumuna göre firmalarýn ve hanehalkýnýn daha iyi karar alacaklarýna inanmaktadýrlar. Yeni klasikler ekonomide istikrarýn saðlanmasýna yönelik aktif müdahaleci politikalarýn, ekonomik birimlerin fiyat sisteminden gelen sinyalleriyorumlamalarýný güçleþtirdiðini ve bu nedenle bekleyiþlerini oluþtururlarken hata yapmalarýna neden olacaðýný vurgulamaktadýr. Böyle bir durumda üretimin tam istihdam düzeyi etrafýndaki dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Ayný þekilde eksik istihdamýn doðal iþsizlik oraný etrafýndaki

dalgalanmasý azalacaðýna artacaktýr. Yeni Klasikler, aktif bir para politikasýna neden karþýdýrlar? KEYNESGÝL GÖRÜÞ Geleneksel ve Neo Keynesgil Görüþ J.M. Keynes modern iktisadýn kurucusudur. 1936 yýlýnda yazdýðý Para, Faiz ve Ýstihdamýn Genel Teorisi ya da kýsaca Genel Teori adlý eseriyleekonomide devrim yaratmýþtýr. Keynesgil düþüncenin temelini, "piyasalarda piyasa temizleme durumunun sürekli olmadýðý" görüþü oluþturmaktadýr. Böylece Keynesgil ekonomi temel olarak temizlenmemiþ piyasalarý incelemektedir. Keynesgillere göre kýsa dönemde fiyatlar piyasalarý temizleyecek kadar hýzlý ayarlanmamaktadýr. Ayrýca tam Keynesgil modellerde, nominal talepte bir gerileme olduðu zaman, buna fiyatlar genel dü285

zeyi çok yavaþ bir þekilde cevap verir. Bu nedenle öncelikle üretim ve istihdam düzeyi geriler. Keynesgil sistemde ekonomi eksik istihdamda dadengeye ulaþabilir. Ek onomiyi eksik istihdamdan tam istihdama götürücü otomatik bir mekanizma yoktur. Keynesgil ekonomik düþünceye göre tam istihdam neden özel bir? durumdur? Keynesgillere Göre Konjonktür Dalgalanmalarý Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýyla ilgili olarak iki görüþ ortayaatmaktadýr. Birinci olarak Keynesgiller konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni olarak yatýrýmlardaki deðiþmeler üzerinde durmaktadýrlar. Keynesgiller, monetaristlerin konjonktürel dalgalanmalarýn nedeninin yalnýzca para arzýndaki dalgalanmalar olduðu görüþüne itiraz etmektedirler. Keynesgiller, bir þeyin iple çekilebileceðini ama itilemeyeceðini vurgulamaktadýrlar. Yani, ekonomik politika araçlarýnýn tümü çift yönlü etki yapmaz. Örneðin para arzýný artýrarak talebi artýrabilirsiniz. Ancak kestiðinizde talep hemen azalmaz. Keynesgillere göre milli gelirdeki dalgalanmalarýn nedeni harcama kararlarýndaki dalgalanmalardýr. Ancak Keynesgiller paranýn konjonktürel dalgalanmalardaki rolünü de yadsýmamaktadýrlar. Böylece Keynesgiller ekonomik dalgalanmalarýn nedenleri içinde hem parasal, hem de parasal olmayan etmenlerin olduðunu kabul etmektedirler. Ýkinci olarak Keynesgiller monetaristlerden paranýn ekonomiyi etkileme biçiminde de ayrýlmaktadýrlar. Keynesgiller de paranýn ekonomi üzerindeki önemini kabul etmektedir. Keynesgiller de kamu otoritelerinin para arzýný artýrýp azaltmasýnýn milli gelirin artmasýna ya da azalmasýna neden olacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillere göre, para arzýndaki deðiþmeler milli geliri deðil, milli gelirdeki deðiþmeler para arzýný etkiler. Bir baþka deyiþle, nedenselliðin yönünde farklýlýk söz konusudur. Keynesgillerin böyle bir kanýda olmalarýnýn gerisinde, 2. Dünya savaþýnýn bitiminden 1970'li yýllarýn baþýna kadar para politikasýnýn ABD'de faiz oranýnýn istikrarýný ön planda tutmasý yatmaktadýr. Daha önce geniþ olarak incelediðimiz gibi ekonominin geniþleme döneminde iþlem amaçlý para talebi artar. Bu arada para arzý artýrýlmazsa faiz oraný yükselmeyebaþlar. Merkez bankasý faiz oranýnýn yükselmesine engel olmak için açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn almaya baþlar. Bunun sonucu olarak bankalarýn rezevlerini artýrýr ve böylece ekonomiye yeni para çýkmýþ olur. Tersine ekonominin daralma döneminde ise ekonomide para talebi azaldýðý için faiz oranlarý düþme eðilimine girer. Bu durumda merkez bankasý açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satarak ekonomideki para stokunu azaltmaya ve böylece faiz oranlarýný yükseltmeye çalýþýr. Görüldüðü gibi merkez bankalarý ekonomik konjonktürün geniþleme safhasýnda para arzýný artýrýp, gerileme safhasýnda para arzýný daraltarak ekonomik faaliyetlerinolumsuz yönde etkilenmemesine çalýþýr. Keynesgiller, konjonktür dalgalanmalarýnýn nedeni ve para arzýnýn

? ekonomiye etkisi konusunda hangi nedenler ve düþünce ile Monetaristlerden ayrýlmaktadýrlar? Keynesgillere Göre Fiyat Artýþlarýnýn Nedenleri Keynesgil iktisatçýlar da para arzýndaki sürekli artýþ olmadýkça fiyatlarda sürekli artýþýn olmayacaðýný kabul etmektedir. Ancak Keynesgillerenflasyonda zaman zaman meydana gelen geçici sýçra malarýn gerisin - 286

de, özel sektör ve kamu harcamalarýndaki artýþa baðlý olarak, toplam talep eðrisinin saða kaymasýnýn olacaðýný vurgulamaktadýrlar.

Öte yandan Keynesgil iktisatçýlar ücret-fiyat sarmalý þeklinde geliþen maliyet enflasyonuna da önem vermektedir. Böyle bir enflasyonun ortaya çýkmasý durumunda, Keynesgillere göre tam istihdamla istikrarlý fiyatlarýn bir arada gerçekleþmesi olanaksýzdýr. Bu durumda son söz merkez bankasýnýndýr. Eðer merkez bankasý para arzýný artýrýrsa ekonomi daha yüksek fiyat düzeyinde tam istihdama ulaþýr. Eðer para arzýný artýrmazsa, ekonominin yeniden tam istihdama geri dönmesi için ücret ve fiyatlarýn düþmesi gerekir. Keynesgillere göre ücret ve fiyatlar aþaðýya doðru rijit yada yapýþkan ola edildiði için bu durumda ekonomi bir süre eksik istihdamda çalýþmak zorunda kalacaktýr. Keynesgiller fiyat artýþlarýnýnasýl açýklamaktadýrlar? Keynesgillere Göre Kendi Kendine Uyum Mekanizmasýnýn Ýþlemesi ? Keynesgil iktisatçýlar ekonominin doðasýnda bulunan rekabetçi olmayan etmenler üzerinde durmaktadýr. Dolayýsýyla firmalar açýsýndan piyasada oluþan fiyatlar veri olmak bir yana, firmalarýn fiyatlarý bizzat kendilerinin koyduklarý kabul edilmektedir. Ortalama deðiþen maliyet eðrisinin büyükçe bir bölümünün, miktar eksenine paralel olmasý nedeniyle, çýktý baþýna maliyetler artmayabilir. Firmalar fiyatlarýný maliyetlerine göre esnek olmayan bir mark-up koyarak saptarlar. Firmalar bu þekilde belirledikleri fiyattan satabildikleri kadar satarlar. Toplam talepte meydana gelen dalgalanmalar, her firmanýn ürününe olan talepte konjonktürel dalgalanmalara neden olur. Keynesgil sistemde fiyat ve ücretin yapýþkan olmasý nedeniyle toplam talepteki deðiþmeler, üretim ve istihdamda dalgalanmalara neden olur. Görüldüðü gibi monetarist sistemde toplam talepteki dalgalanmalarýn temel etkisi fiyatlar üzerindedir. Oysa Keynesgil sistemde temel etki üretim ve istihdam üzerinedir. Dolayýsýyla Keynesgil sistemde ekonomiyihýzla tam istihdama yönelt ecek güçlü doðal güçler yoktur. Ayrýca Keynesgil sistemde "zemberek diþlisi" etkisi söz konusudur. Fiyatlar, hýzla yükselerek ortaya çýkan reel ankes etkisi, para aldanýmý, gelirin yenidendaðýlýmý etkileri nedeniyle enflasyonist açýðýn ortadan kalkmasýna neden olurken; fiyatlarýn aþaðýya doðru yapýþkan olmasý nedeniyle, fiyatlar deflasyonist açýklarýn ortadan kalkmasýna neden olmaz. Bu nedenle Keynesgil iktisatçýlar duruma göre aktif istikrar politikalarýyla ortadan kaldýrýlmadýðýtakdirde, resesyonist açýklarýn kalýcýolacaðýný iddia etmektedir.

Keynesgiller, otomatik dengeleyicileri neden kabul etmezler? Yeni (Neo) Keynesgil Görüþ ? Geleneksel Keynesgil sistem daha sonra bir çok Keynesgil iktisatçý tarafýndan geliþtirilmiþtir. Geliþtirilen bu Keynesgil görüþlerde bekleyiþler ya sistemin dýþýnda tutulmuþ ya da uyarlayýcý bekleyiþler olarak sisteme katýlmýþtýr. Bu nedenle Keynesten sonra geliþtirilen diðer Keynesgil görüþlere neo Keynesgil ve post Keynesgil görüþler adý verilmektedir. Yeni klasik rasyonel bekleyiþler teorisinin yaptýðý büyük çýkýþý izleyen dönemde adlarýna yeni (neo) denilen bir baþka Keynesgil görüþ ortaya atýlmýþtýr. Yeni Keynesgil iktisatçýlarýn büyük bir çoðunluðu, rasyonel bekleyiþler te - 287

? orisini benimsemiþtir. Yeni Keynesgiller rasyonel bekleyiþler altýnda görüþlerini rekabetçi olmayan mikro ekonomik temellere oturtmaya çalýþmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller geleneksel Keynesgil modelin ortaya koyduðu bazý uyum sorunlarýnýn üstesinden gelmeye çalýþan yeni bir yaklaþým geliþtirmiþlerdir. Geleneksel Keynesgil model, kýsa dönem fiyat ve ücretlerin yapýþkan olduðunu varsaymaktadýr. Bu nedenle ekonomide fiyatlar ve ücretler çok yavaþ deðiþtiðinden, ekonominin toplam talep düþmelerine uyum saðlamasý, üretim miktarýnýn deðiþmesi yoluyla olmaktadýr. Ancak fiyatlarýn yapýþkanlýðý ve bunun üretim ve istihdam üzerindeki etkileri, tüketici ve firmalarýn optimal mikro ekonomik davranýþlarý yardýmýyla açýklanmaktadýr. Yani, geleneksel Keynesgil yaklaþýmýn mikro ekonomik temellerinin olmadýðý ileri sürülmektedir. Yeni Keynesgiller fiyat ve ücret esnekliklerinden hareketle, tüm piyasalarýn temizlendiðini vurgulayan monetarist ve yeni klasik yaklaþýmlarýn tersine, piyasalarýn optimal düzeylerinde temizlenmesini engelleyen yapýþkanlýklarýve bunlarýn makro ekonomik sonuçlarýnýaraþtýrmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller ekonomide daha çok hangi piyasa türünün bulunduðunu düþünmektedirler? Yeni Keynesgil Düþüncenin Temelleri Yeni Keynesgil ekonomi, ekonomiye mikro ekonomiden türetilmiþ bir genel teori saðlamaktadýr. Bunu geleneksel Keynesgil teorideki boþluðu doldurarak (basitçe rijit ücret varsayýmý yapmak yerine kýsmi ücret rijitliklerini açýklayarak) ve geleneksel Keynesgil teorideki paradokslarý ve tutarsýzlýklarý çözerek yapmaktadýrlar. Ayrýca, bekleyiþlerin nasýl oluþtuðunu ve öngörülerle gözlemler arasýndaki tutarsýzlýklarý ortaya koyarak, hem denge istihdam düzeyine (etkin ücret hipotezi aracýlýðýyla), hem de konjonktür dalgalanmalarýna bir açýklýk getirmektedirler.

Yeni Keynesgiller piyasa temizleyici modellerin ekonomideki kýsa vadeli dalgalanmalarý açýklayamayacaðýna inanmaktadýrlar. Böylece YeniKeynesgiller fiyat ve ücret yapýþkanlýklarý ortaya koyan modelleri savunmaktadýrlar. Yeni Keynesgiller kýsa dönemde milli gelirin temel belirleyicisinin toplam talep olduðunu vurgulamaktadýr. Yeni Keynesgilleregöre kýsa dönem toplam arz eðrisi, Yeni Klasiklerin ileri sürdükleri gibi düþey deðildir. Yeni Keynesgil düþünce sistemi halen hýzlý bir geliþme içindedir. Yeni Keynesgiller mikro teoriyi Keynesgil yöne çekmektedirler. Bu aþamada yapýþkan nominal ücretler yerine yapýþkan fiyatlarý ön plana çýkarmaktadýrlar. Aþaðýdaki açýklamalarý

dikkatle incelersek, bunun altýnda "piyasada monopolcü rekabet vardýr" görüþü yatmaktadýr. Yeni Keynesgil yaklaþýmda fiyatlardaki yapýþkanlýðýn nedenleri þunlardýr: . Gecikmeler: Fiyatlar alýcýlar için önemli olan çeþitli unsurlardan yalnýzca biridir. Firmalar, talep düþük (yüksek) olduðu zaman; fiyatlarýný düþürmekten (yükseltmekten) çok, teslimdeki gecikmeyi kýsaltabilir (uzatabilir), ya da daha fazla (daha az) yardýmcý servis saðlayabilir. - 288

Þimdi fiyatlardaki yapýþkanlýðý . firmalar fiyatlarýný yükseltmektense (düþürmektense) stoklarýný azaltýrlar (artýrýrlar). Örneðin firmalar belli bir süre mallarýna zam yapmayacaðýný çeþitli yollardan ilan etmektedirler. . Fiyatlar maliyetleri baz aldýðýnda. Açýk Nominal Sözleþmeler: Bir çok firma en azýndan bazý ürünleri için fiyat ayarlamalarýný yasaklayan sözleþmeler yapabilirler. Bir kez diðer firmalar harekete geçince hemen onlarý izlerler. Maliyetleri Baz Alan Fiyatlandýrma: Bu da eski bir Keynesgil düþüncedir. Firmalar bunu aþmak istemeyebilirler. . Mark-up Fiyat Uygulamalarý: 1980'lerin ortalarýnda yeniden gündeme gelen çok eski bir düþünceye göre talep eðrileri kaydýklarý zaman daha az esnek olurlar. Firmalar fiyatlarýný yükseltmek ya da düþürmek isteseler bile. . maliyetler yükselinceyekadar yükselmeyecektir. . diðer firmalar harekete geçmedikçe bunu yapmada tereddüt ederler. Bu baðlamda iskonto oldukça yaygýn bir durumdur. Firma Ýçi Hiyerarþinin Varlýðý: Büyük firmalarda hiyerarþik organizasyon yapýsý nedeniyle fiyat deðiþmeleri yavaþ olabilir. Envanterler: Talep arttýðý (azaldýðý) zaman.. Zýmni Sözleþmeler: Görünmez tokalaþma teorisine göre firmalarmüþterileriyle zaman zaman fiy yasaklayan zýmni anlaþmalar yapabilir. firmalarýn her fiyat ayarlamalarýnda bir maliyetle karþýlaþacaklarýný vurgulamaktadýr. . Bu nedenle fiyat etiketlerinin sýk sýk deðiþtirilmeyeceðini ileri sürmektedirler. . . Küsuratlý Fiyatlar: Bazý fiyatlar (örneði 999 gibi) bir psikolojik engel içerir. . Fiyata Göre Kalite Deðer Yargýsý: Bazen müþteriler fiyat indirimlerini ürününün kalitesinde bir düþüþ olacaðý þeklinde düþünebilirler. . Uygulamada bir maðaza belli bir ürünü belli bir fiyattan belli bir süre satmayý taahhüt eder. Esnekliðin gösterdiði konjonktürü önceleyen bu davranýþ bu tür fiyatlarý katýlaþtýran konjonktüre karþý mark-upfiyat uygulamalarýna neden olmaktadýr. Eþgüdümde Baþarýsýzlýk: Bu çok eski düþünce. Liste Maliyetleri: Bazý iktisatçýlar. Sabit Marjinal Maliyet: Fiyatlarýn yapýþkan olmasýnýn bir diðer nedeni hem marjinal maliyetlerin hem de mark-uplarýn konjonktür boyunca sabit olmasýdýr. Yeni Keynesgilteori içinde canlandýrýlmýþ ve formüle edilmiþtir. .

fakat büyük deðiþkenliklerin. fiyatlar neden yapýþkandýr? Mal Piyasasýnda Fiyatlarýn Yapýþkanlýðý ve Para Politikasý ? Fiyat yapýþkanlýklarýyla ilgili bir dizi makro ekonomik modelin bir ortakmikro ekonomik temeli vardýr. Büyük parasalþoklar. . Yeni Keynesgillere göre. sýk sýk küçük deðiþkenliklerden daha ekonomik olduðunu varsayýlmaktadýr.artýran bazý durumlarý daha ayrýntýlý olarak görelim. belli bir dönemde nominal fiyatlarýný gözden geçiren ekonomik birimin sayýsýný artýracaktýr. Bununla birlikte enflasyon ne kadar hýzlýysa fiyatlarýn gözden geçirilme zamaný o kadar kýsalacaktýr.289 . Nominal deðiþkenlerdeki seyrek.

Bir firma malýnýn fiyatýný düþürdüðü zaman bundan ekonomideki diðer firmalar yararlanýr. ? Toplam talep dýþsallýðýnedir? Toplam talep dýþsallýðýnýn varlýðý yanýnda menü maliyetleri fiyatlarý yapýþkan yapabilir ve bu yapýþkanlýðýn topluma büyük bir maliyeti olabilir. Bir firmanýn fiyatýný baþlangýçta çok yüksek saptadýðýný ve daha sonra fiyatýný düþürmeye karar verdiðini düþünelim. enflasyonunþiddeti ile fiyat deðiþtirme sýklýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Küçük Liste Maliyetleri (Small Menu Costs) . Bazý iktisatçýlar menü maliyetlerinin kýsa vadeli fiyat yapýþkanlýklarýný açýkladýðý konusunda tereddütlüdür. Bir firmanýn fiyat ayarlamasýnýn tüm diðer firmalarýn ürün talebi üzerinde meydana getirdiði etkiyetoplam talep dýþsallýðý denilmektedir. Reel para ankeslerindeki artýþ (LM eðrisini saða kaydýrarak) toplam geliri artýrýr. hiç bir zaman önemsiz demek deðildir. Tek bir firma için menü maliyetleri küçük bile olsa. Bir firma fiyatýný deðiþtirmek için müþterilerine yeni bir katalog gönderir. Fiyat ayarlamalarýnýn bu maliyetine menü maliyetleri denilmektedir. Menü maliyetlerini savunanlara göre küçük. menü maliyetlerinin genelde çok küçük olmasýdýr. Küçük liste maliyeti nedir? Fiyatlarýn kýsa dönemde anýnda ayarlanmamasýnýn bir nedeni fiyatayarlamalarýnýn bir maliyet sidir. Ekonomik geniþleme bu kez tüm firmalarýn ürünlerine olan talebi artýrýr. Menü maliyetleri firmalarýn fiyatlarýna sýk sýk ayarlamak yerine aralýklý ayarlanmasýna neden olur. Bir firma fiyatýný düþürdüðü zaman ortalama fiyat düzeyini bir parça düþürür ve bu nedenle reel para ankeslerini yükseltir. yeni menüler bastýrýr. Menü maliyetini savunanlar durumu þöyle açýklamaktadýr: Fiyatlarýn niçin yavaþ bir þekilde ayarlandýðýný anlamak için fiyat ayarlamalarýnda dýþsallýklar olduðunu bilmek gerekir. satýþ personeline yeni fiyat listelerini daðýtýr.? Bir ekonomide tüketici talebinin firmanýn reel fiyatýna ve reel para ankeslerine baðlý olduðunu düþünebiliriz. Kuþkulu olan nokta. Toplam talep dýþsallýðý nedeniyle fiyat düþürmenin topluma faydasý . Yeni Keynesgil görüþe göre. bu maliyetlerin tüm ekonomi açýsýndan önemli etkisi olabilir.

? Enflasyonist baskýaltýnda firmalar üretim artýþý yerine neden fiyatlarýnýartýrmayýtercih ederler? "S. fiyat düzeyindeki ataletin ortaya konulmasýna yardýmcý olmaktadýr. üretimi artýrmak yerine fiyatlarýný yükseltmeyi tercih etmektedirler. s" Envanter Teorisi Yardýmýyla Sabit Maliyetler ve Süredurumun Açýklanmasý Mikro teorideki bir üçüncü önemli geliþme.290 . Firma karar verirken bu dýþsallýðý bilmediðinden bazen menü maliyetine girmemek için toplum için yararlý olsa bile fiyatýný düþürmez.firmaya olan faydasýný aþacaktýr. Bu teori. standart optimizasyon teorisinin bir karar deðiþkenindeki deðiþmenin sabit maliyeti de içerecek biçimde revizyonudur. Toplam talep þoklarý sonucu enflasyon oranýnýn arttýðý dönemlerde menü maliyetlerine kolayca razý olan firmalar. Teori. ayný zamanda envanter davranýþýnýn .

s) dünya görüþü þunu vurgulamaktadýr: Daha dalgalý bir ekonomik ortam. s) davranýþý a priori zeminde sürekli yeniden optimizasyona göre hemen hemen daha duyarlý teorik modeldir. önemli sayýda ekonomik birim ayný anda kendi (S. sabit bir ma et ödeme zorunda olacaktýr. dayanýklý tüketim ve üretim mallarý ile para talebine ve daha genel olarakportföy seçimine açýkça uygulanmasýna olanak vermekte ir. Biz bu denklemlerin makro ekonomik modelleri oluþturduðunu biliyoruz. . geleneksel toplam davranýþ denklemleri olan tüketim. daha sonra ise davranýþlarýnda büyük bir deðiþme olur. ekonomide küçük gibi görünen þoklar. reel deðiþim maliyetlerine katlanmalarýný gerektirir (Kuþkusuz ekonomideki dalgalanmalarýn artmasý (S. Eðer böyle yapamazsa bir alt optimal arabaya sahip olmanýn zimný fayda maliyetiyle karþý karþýya olacaktýr.. envanter te i (S. için farklý mirko temeller saðlamaktadýr. Ýkincisi (S. s) sýnýrlarýna ulaþýrlarsa. sabit bir iþlem maliyeti ödemek zorunda olduðunu varsayalým. s) kuralýna benzer bir karar alýnmasýný içerir. Eðer tüketici. Otomobil talebinin temel deðiþkenlerinden birinin (gelir. Arabanýn kalitesi belli bir alt s sýnýrýna düþtüðünde. marjinallerin marjinallere eþit olduðu neoklasik denge durumunda deðillerdir. s) i düþünürse az da olsa iki þey berraklaþýr. s) tipi akýl yürütme. Bir kez insan sürekli yeni optimizasyonu ve bir alternatif davranýþ modeli olarak (S. para talebi vb. . araba gibi bir dayanýklý tüketim malý satýn aldýðýnda. yatýrým. bu olgu karakteristik Keynesgil pozisyondur. Açýkçasý. optimizasyon peþinde koþan birimler. s) bandýnýn geniþletilmesini de gerektirebilir). hanehalký ve firmalar uzun bir zaman süresi için herhangi bir þey yapmazlar. faiz oranlarý ya da nispi fiyatlar) her an deðiþtiðini düþünelim. önemli sabit maliyetlerin olduðu bir dünyada. Çünkü bu durum aþýrý iþlem maliyeti içerir. iþlem maliyeti. (S. Ýkincisi. Bir tüketicinin. Birincisi. s) sýnýrlarýna ulaþmalarýna neden olduðundan. Birincisi. gelir ve diðer uygun bilgiler gözönüne alýnarak seçilir. en iyi optimal yeni araba seçimineyönelirse. Bu durumda tüketici aþaðýdaki seçimle karþý karþýya olacaktýr. kiþilerin ve firmalarýn daha sýk bir þekilde kendi (S. Bu aþamada Keynesgil-Yeni klasik tartýþmasýyla ilgili olarak ne söylenebilir? Üç þey söylenebilir. Tersine. Üçüncüsü. S ve s parametreleri. kalitesi S olan yeni bir araba satýn alýnýr. (S. büyük ayarlanmalarýn beklenmesine neden olabilir. davranýþlar önemli ölçüde bir atalet gösterirler. Açýkçasý sürekli araba alým satýmlarýnýn kiþiye faydasý yoktur. Fiyatlarýn korunmasý durumunda. Bu durumda optimaldavranýþ.

Eðer ekonomi sürekli olarak üst S.291 . Bütün . s) yaklaþýmýyla. Firmalar fiyatlarýný cari fiyat düzeyine göre arzuladýklarý fiyat düzeyi büyük bir sapma gösterdiðinde deðiþtirirler. Þimdi ekonomide bir parasal rahatsýzlýk olduðunda ne olacaðýný görelim. küçük liste maliyeti yaklaþýmýný birleþtirdiðimizde þu sonuç ortaya çýkmaktadýr. Bununla birlikte ekonomide bir parasal deðiþme olduðu zaman fiyat düzeyi buna hemen cevap vermez. Ekonomiyi aþaðýya ya da yukarýya doðru etkiler.Öte yandan (S. alt s bandýna çarpýyor ve bandýn içinde kalýyorsa "para yansýzdýr" demek yanlýþ olmayacaktýr. Firmalar mallarýna koyduklarý fiyatlarý istedikleri her an deðiþtiremezler. (S. s) yaklaþýmýnda yüzde bandýnýn geniþliði keyfi olarak saptanýrken. küçük liste maliyeti yaklaþýmýnda bu bandýn varsayýlan geniþliði küçüktür. Parasal þoklar iki yönlüdür. ancak uzun bir süre sonra bir etkiyapar.

Bu süreç. reel ankeslerle. ? Monopolcü rekabetle yeni Keynesgil görüþne ölçüde uymaktadýr? MANKIW. AKERLOF ve YELLEN bu sorunu nominal fiyat deðiþmelerinde rastlanan sabit maliyetleri gözönünde tutarak çözmüþlerdir. Bilindiði gibi Keynesgil düþüncede istihdam düzeyi çokdüþüktür. fiyatlarýn ateþlenme tetiðinin erkenden çekilmesine neden olacaktýr. ? Yeni Keynesgillere göre. Bunun sonucu olarak fiyat düzeyi para arzýndaki düþmeye . reel ankeslerde (baþlangýç düzeyine) bir düþüþle ve ekonomik faaliyetlerde bir yavaþlamayla sonuçlanacaktýr. Etiket deðiþmelerinin sabit maliyeti bazý firmalarýn nominal fiyatlarýný düþürmelerine engel olur. Ancak parasal büyüme oraný birden bire artýrýlýrsa ve firmalar kýsa dönemde fiyat düzeyinde deðiþiklik yapmayý kârlý bulmuyorlarsa. firmalarýn sabit reel ankesleri öngörmesine baðlýdýr. bu durum tüm firmalarýn fiyatlarýný yükseltmelerini teþvik edecektir. Buradaki düþünsel düzeyde k r: Monopolcü rekabet teorisi temelde nispi fiyatlarý içermektedir. O halde yansýzlýk. sosyal optimum sayýlan düzeyin altýndadýr. paranýn yansýzlýðýarasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Piyasalarda Monopolcü Rekabetin Geçerliliði Yeni Keynesgil Ýktisatçýlar. Eðer firmalar sabit reel ankeslerdeki sistematik deðiþmeleri öngörürse ne olacaktýr? Eðer firmalar reel ankesleri ve dolayýsýyla talebin artacaðýný öngörüyorsa bu durum. düþüncelerini tam rekabetçi piyasa yerinemonopolcü rekabet piy apýsý üzerine oturtmaktadýrlar. Bu durumda para politikasý yansýz olacaktýr. kýsa dönemde reel ankesler artacaktýr. Oysa Keynesgil makro ekonomide nominal büyüklükler önemlidir. Ýkincisi monopolcü denge koþullarýnda üretim düzeyi. Birincisi firmalara cari fiyatlarda her zaman daha fazla satmak arzularýný tatmin eden bir teorik modeli geliþtirmelerine olanak vermektedir. s) fiyatlama politikasýnýn temel niteliksel çizgisi. Bu durum Keynesgil düþünceyi yankýlandýrmaktadýr. (S. bu açýklamalar Keynesgil istikrar politikalarýnýn geçerliliðini ortaya koymaktadýr.. bir an için para arzýn düþtüðünü varsayalým. Çünkü fiyat marjinal maliyeti aþmaktadýr. Bu olgu iki açýdan Keynesgil ortamý oluþturmaktadýr. Enflasyon oraný ne kadar hýzlanýrsa fiyatlarýn deðiþtirilmesi o kadar sýk olacaktýr. Reel ankesler yeteri kadar yükselince. fiyatlarýn belli bir süre ayný kalmasýna neden olmasýdýr. . Þöyleki.

toplam talep ve sosyal refah yükselecektir. Öte yandan para arzýnda küçük bir artýþýn olduðunu düþünelim. herfirma kendi kâr tep doruðunda oturduðu için. üretimin sosyal olarak optimal düzeyinin altýnda kalmasýna neden olduðundan.292 . Böylece. Böylece reel ankesler ve dolayýsýyla toplam talep düþer. sosyal refahtaki kayýpkârlarýndaki düþüþten daha büyük . kârlarýn üzerindeki etkisi küçük olacaktýr. Yeni Keynesgiller bir çeþit dýþsallýktan sözetmektedirler. Þöyle ki. firmanýn belirlediði nispi fiyattaki küçük sapmalarýn. Bu durumda yalnýzca birkaç firma fiyatlarýný yükseltmenin sabit maliyetine katlanacaklar ve etiketlerini deðiþtireceklerdir.göre daha az düþer. reel ankesler. Ancak monopolcü yapýlanma. Ayný þekilde sosyal refah geriler.

Fiyat ve Ücretlerin Aralýklý Olarak Belirlenmesi Bir ekonomide hiç kimse yeni fiyat ve ücretlerini baþkalarýyla ayný anda belirlemez. Böyle bir durumu Keynes elli yýl önce vurgulamýþtýr. üretim 10 Mayýstan 1 Hazirana kadar. Bu yeni teori üç gerçekçi varsayýma dayanmaktadýr: . . yarýsý da ayýn 15 inde fiyatlarýný ayarlasýn. Eðer para arzý ve toplam talep diyelim ki 10 Mayýsta artýrýlýrsa. fiyatlar bu arada sabit olduðundan. Ancak 1 Haziranda daha yüksek talebe cevap olaraktüm firmalar fiyatla rýný yükseltecektir ve bir "boom" meydana gelecektir. fiyat ve ücretlerin yavaþça ayarlanmasýna neden olur. reel ankesler yükselecektir ve toplam talep geniþleyecektir. Ancak para stoðunda saðlanacak yeterli bir artýþ. Dengede tek tek firmalar fiyatlarýný düþürmeyi kârlý bulmamaktadýr. Bu dýþsallýk þöyle meydana gelir. yüksek bir iþlem maliyetiyle karþýlaþýlýr. Ademimerkeziyetçi bir ekonomide bu þekilde eþgüdümlü fiyat d inin saðlanmasý güçtür. Þimdi de fiyatlarýn aralýklý olarak ayarlandýðýný varsayalým. Eðer para arzý 10 Mayýsta yükselirse. Firmalarýn yarýsý ayýn birinci günü. Konuyu bir aylýk (Mayýs olsun) örnekle açýklayalým: Önce fiyatlarýn ayný anda belirlendiðini varsayalým. Nominal fiyatlarda her deðiþiklik olduðunda. Ekonomide fiyat ve ücretler zaman içinde aralýklý olarak belirlenir. Ancak bu firmalar fiyatlarýný . o takdirde firmalarýn yarýsý fiyatlarýný 15 Mayýsta yükseltecektir. . Eðer tüm firmalar fiyatlarýný ayný anda düþürürlerse. Bu nedenle bireysel fiyat ve ücretler sýk sýk deðiþtirilse bile. Firmalarýn talep eðrileri azalan eðrilerdir. Her firma fiyatýný her ayýn ilk günü ayarlasýn. daha fazla olacaktýr. aralýklý fiyat saptamalar. Böylece tüm firmalarýn kârlarý ve sosyal refah yükselecektir.? Toplam talep dýþsallýðý denen durum Keynesciliðe çaðrýþým yapmaktadýr. ayný þeyi saðlayabilir. Firmalar kârlarýný maksimize ederler.

Çünkü firmalarýn yarýsý ayýn 15 inde fiyatlarýný deðiþtirmediðinden. keza ücret belirlemesini de etkilemektedir. Daha küçük para arzý ekonomide toplam talebin azalmasýna neden olacaktýr. fiyatlar genel düzeyini ne yönde etkiler? Aralýklý belirleme. Eðer 15 Mayýsta fiyatýný ayarlayan firmalar fiyatlarýnda az bir ayarlamaya giderlerse. fiyatýnda önemli bir artýþ yapan ilk firma olmak istemeyecektir. Çünkü onlar da göreli fiyat deðiþmelerinden kaçýnmak istemektedirler. o taktirde diðer firmalar da 1 Haziranda sýra kendilerine geldiði zaman küçük bir ayarlama yapacaktýr. Ücretlerin belirlenmesi aralýklý olduðu için her iþçinin önce kendi ücretinin düþürülmesi konusunda gönülsüz davranmasý tüm ücretlerin toplam ta . Ancak çalýþanlarýn her biri ilk olarak ücret indiriminin kendisinden baþlatýlmasýný istemez. Örneðin ekonomide para arzýnýn düþtüðünü varsayalým. Bu durumda tam istihdamýn sürmesi için nominal ücretlerde oransal bir düþüþün olmasý gerekir.293 . Çünkü hiçbir firma. fiyat düzeyindeki artýþý yavaþlatmaktadýr. Fiyatlarýn aralýklýayarlanmasý. Bu durum onun müþteri kaybetmesine neden olur (Tersine.çok fazla artýrmayacaktýr. Tüm diðer ücretler oransal olarak düþerse tek tek her çalýþan kendi nominal ücretinin düþürülmesine razý olacaktýr. herhangi bir firmanýn fiyatlarýndaki artýþ firmanýn göreli fiyatýný artýracaktýr. eðer tüm firmalar eþanlý olarak fiyatlarýný yükseltirlerse. Böylece her ayýn 1 inde ve 15 indeki küçük fiyat deðiþtirmeleri. nispi fiyatlarý etkilenmeyecektir).

diðer ücret ve fiyatlarý saptayýcýlarýn davranýþlarýný öngörmelidir. Her iki firma da fiyatlarýný düþürürse reel para ankesleri yükseleceði için bir resesyon meydana gelmeyecektir. bir resesyon meydana gelecektir ve her firma alnýzca 15 milyar lira kâr elde edecektir. Resesyonlarda üretim düþüktür. Bu durumda. Para arzýnda bir düþüþ olsun. Eðer toplummümkün olan bu sonuca ulaþmada baþarýsýzsa. Her iki firma da resesyondan kaçýnmayý tercih etmesine raðmen. Bir koordinasyon baþarýsýzlýðý sonucu olarak resesyonun nasýl oluþtuðunu ortaya koymak için þu hikayeyi düþünelim. kaynaklarýn herkesin durumu daha iyi olacak þekilde daðýtýlmasý mümkündür. Çünkü ücret ve fiyatlarý saptayanlar. reel para ankesleridüþük kalacak. Herfirma 30 milyar lira kâr elde edecektir.? lepteki deðiþmelere cevabýnýn yavaþ olmasýna neden olur. Diðer firma fiyatýný düþürmezken. ayný zamanda diðer firmanýn alacaðý karara baðlýdýr. Her firmanýn karþý karþýya olduðu seçimler Tablo 17. hiçbiri bu sonucu sadece kendi davranýþýyla saðlayamamaktadýr. Koordinasyon sorunu. bir firma fiyatýný . Eðer hiçbir firma fiyatýný düþürmezse. çalýþanlar iþsiz kalmýþtýr ve fabrikalar düþük kapasiteyle çalýþmaktadýr. o takdirde toplumunüyeler r þekilde eþgüdüm saðlanamýyor demektir. Tablo. iki firmanýn kârlarýnýn nasýl kendi kararlarýna baðlý olduðunu göstermektedir. Diðer bir deyiþle ücretlerin aralýklý olarak belirlenmesi tüm ücretlerin yapýþkan olmasýna neden olur. Her firma kârýnýmaksimize etmek istemektedir. Firmalar fiyatlarýný saptarlarken diðer firmalarýn koyacaklarý fiyatlarýn farkýnda olmalýdýr. Ücretlerin düþme yönünde yapýþkanlýðýile ücretlerin farklýzamanlarda belirlenmesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Resesyon ve Koordinasyon Baþarýsýzlýðý Bazý iktisatçýlar resesyonu koordinasyon baþarýsýzlýðýna baðlamaktadýr.1 de gösterilmiþtir. Ekonomide yalnýzca iki firmanýn olduðunu varsayalým. Bu durumda her firma fiyatýný düþürüp düþürmeyeceðine karar vermek durumundadýr. Ancak her firmanýn elde edeceði kâr yalnýzca kendi fiyat kararýna deðil. Sendika liderleri diðer sendikalarýn kazanacaklarý tavizlerle ilgilenmelidir. ücret ve fiyatlarýn saptanmasý sýrasýnda ortaya çýkmaktadýr.

15 milyar lira kâr elde eder. elde eder. Firma. Firma. Firma. Firma. 5 milyar lira kâr elde eder. Firma Fiyat Ýndirimi Fiyatýn Yüksek Tutulmasý Fiyat Ýndirimi 1.294 elde eder. elde eder. Firma. yine resesyon meydana gelecektir. 15 milyar lirakâr 1. 2. 1. Firma. . 2. Bu durumda fiyatýný düþüren firma 5 milyar lira kâr elde ederken diðer firma 15 milyar lira kârelde edecektir. 5 milyar lira kâr elde eder. . elde eder. Firma. Firma. 30 milyar lira kâr elde eder. 2.düþürürse. 15 milyar lirakâr 2. Firma Fiyatýn Yüksek Tutulmasý 1. 50 milyar lirakâr 1. 15 milyar lirakâr 2.

birçok diðer firmanýn girdisini oluþturmaktadýr. ekonomide hangi sonuç meydana gelecektir? Bir yandan her firma diðer firmanýn kendi fiyatýný düþürmesini beklerse. arzu ettikleri sonuca ulaþabileceklerdi. Bu tür müþterileri olan firmalar uzunca bir süre mallarýnýn fiyatlarýný sabit tutabilmektedir. Bir firmanýn fiyat indiriminin diðer firmanýn elde edeceði kâr üzerindeki pozitif etkisi toplam talep dýþsallýðýndan kaynaklanmaktadýr. örneðin ülkemizde 5 Nisan 1994 kararlarýný izleyen dönemde. Her firmanýn 15 milyar kâr ettiði kötü sonuç bir koordinasyon baþarýsýzlýðýdýr. Herþey bir yana. her ikisi de fiyatýný düþürecektir. Bu nedenle fiyat yapýþkanlýklarý kimsenin yararýna olmadýðý halde. Girdi-çýktý tablosu ekonomideki tüm çalýþanlarýn ve firmalarýn üretim ve fiyat kararlarýný gözönüne almaktadýr. Modern ekonomilerde birçok firmanýn çýktýsý. ? Fiyat yapýþkanlýðýnýn nedeni nedir? Girdi-Çýktý Tablosu Yaklaþýmý Girdi-çýktý yaklaþýmý hem nominal hem de nispi fiyatlarýn yapýþkan olabileceðini ortaya koymaktadýr. Ýþte bu maliyet. her ikisi de fiyatýný koruyacaktýr. Gerçek dünyada bir çok firma fiyat belirlediði için koordinasyon daha da güçtür. Bu durumda daha kötü bir sonuç meydana gelecek ve her firma 15 milyar lira kâr elde edecektir. Eðer benzer müþterileri olan tüm firmalar bu þekilde davranýrsa. Öte yandan herfirma diðerinin fiyatýný düþürmeyeceðini beklerse. Eðer iki firma koordinasyon içinde olsaydý. reel para stoku azalmasýna raðmen firmalar mallarýnýn fiyatlarýný yükselterek resesyonun daha da þiddetlenmesine neden olmuþlardýr. Bu durumda. hem nominal hem de nispi fiyatlar yapýþkan olarak kalacaktýr. fiyatlar yapýþkandýr. sözkonusu firmanýn fiyatý baþka firmalarýn fiyatýna göre nispeten daha yüksekbile olsa müþterilerinin yine de o firma alýþveriþ yapmalarýna neden olmaktadýr. Bu durumda tercih edilen sonuç gerçekleþecek ve her firma 30 milyar lira kâr elde edecektir.Yukarýdaki açýklamalardan anlaþýlacaðý gibi bir firma fiyatýný düþürünce diðer firmanýn pozisyonunu iyileþtirmektedir. Çünkü böylece diðer firma resesyondan kaçýnabilmektedir. Bir firmanýn müþterisi (hanehalký veya firma olabilir) baþka bir firmadan alýþveriþ yapmak isterse belli bir maliyetle karþýlaþýr. Tüm bu sonuçlarýn meydana gelmeþansý olduðu için ekonomi buna çoklu denge adý vermektedir. . Ekonomideki tüm nispi fiyatlar piyasa koþullarý .

295 .hakkýnda eksik enformasyonlu çeþitli firmalar tarafýndan belirlenmektedir. Mankiw ve Romer gibi Yeni Keynesgil iktisatçýlar yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalacaðýný ve etiketlerin daha kýsa zaman aralýklarýnda deðiþtirileceðini vurgulamaktadýr. Fiyat yapýþkanlýðýgirdi-çýktýtablosu yaklaþýmýyla nasýl açýklanmak ? tadýr? Fiyat Yapýþkanlýklarýnýn Bekleme Süresinin Kýsalmasý ve Nispi Fiyat Ayarlamalarýnýn Artmasý Enflasyon oranýnýn yükseldiði dönemlerde. Yukarýya doðru fiyat yapýþkanlýklarýnýn azalmasý ekonomide parasal þoklarýn reel etkilerinin azalacaðý ve hatta ortadan kalkaca . Ball. Firmalar ve müþterileri arasýndaki iliþkilerin karmaþýklýðý ve bu karmaþýklýðýn neden olduðu eksik enformasyon firmalarýn mutlak ve nispi fiyatlarýný deðiþtirmede aðýrdan almalarýna neden olmaktadýr.

bu yollaüretimi ve dolayýsýyla kârlarýný artýrma seçeneðini tercih edebilirler. Ancak ücretlerin piyasa temizleyici düzeye düþmesine de gerek yoktur. Ayrýca enflasyon. nispi fiyatlarýn deðiþkenliðini artýracaktýr. Bireylerin davranýþlarý tam olarak kontrol edilemez. firmalar verdikleri ücretleri biraz yükselterek. ücretlerin niçin emek piyasasýný temizlemede baþarýsýz olabileceðini açýklamaktadýr. Görünüþte iþsiz olan kiþilerden ayýrtedilemeyen bu kiþiler. Çalýþanlarýn tüm eylemlerini taþýyan bir sözleþmenin yazýlmasý mümkün deðildir. Bu nedenle eksik istihdam sözkonusuyken. firmalarýn kârlarýný maksimize eden ücrettir. prodüktivite düþecektir ve dolayýsýyla kârlar azalacaktýr. Bunu bir anlamda o sektördeki ücret düzeyine itiraz olarak görebiliriz. Firmalar bu tür rasyonel davranýþ benzeri eylemlerinin sonucunda toplumun kaybý büyük bile olsa kendi kâr kayýplarý . gönüllü iþsizlik sözkonusudur. iþçinin bir iþten bir baþka iþe girip çýkmasý azaltýlabilir. iþgücü istihdamýný artýrma. firmalar ödeyecekleri ücretleri deðiþtirebilecekleri zamanda bile bunu böyle yapmayabilirler. Benzer þekilde ücretteki bir artýþla. Etkin ücret teorileri. emek gücünün kalitesi. Ýþgücü piyasasýnda alýcý olan firmalar rekabetçidir. Daha genel bir þekilde.ðý anlamýna gelmektedir. çalýþanlarýn özellikleri hakkýnda eksik enformasyonun olduðu hipotezi üzerine kurulmuþtur. Eðer emek arz ve talebinin birbirine eþit olduðu Walrasgil ücret çok düþükse. ücretler düþmeyebilir. Emek Piyasasýnda Ücretlerin Yapýþkanlýðý Etkin Ücret Modeli Etkin ücret modeli. Ancak hiçbir firma en azýndan belli bir üst ve alt sýnýr içinde ücret saptayýcý deðildir. yani emeðin verimliliði (dolayýsýyla firmalarýn kârlýlýðý) ödenen ücretle artabilir. Esnek ücretli bazý sektörler olduðu sürece. kuþkusuz ekonomik konjonktüre göre deðiþebilir. Piyasada bir çok firma vardýr. O halde ücretler mutlaka rijit deðildir. Çünkü firmalar þunu görmüþlerdir: Eðer ücretleri düþürürlerse. Bazý sektörlerde ücret rijiditelerinin varlýðýnýn eksik istihdamý açýklamaya yeterli olacaðýna itiraz edilebilir. Serbest piyasa ekonomisi kaynaklarýn etkin þekilde tahsisinde nispi fiyatlara güvendiðinden bu durum mikro ekonomik etkinsizliði artýracaktýr. piyasa dengesi etkin deðildir ve böylece verimli olarak kullanýlabilecek kaynaklar da aylak kalabilir. daha yüksek ücretlerde istihdam edildiðinde. Etkin ücretler. O halde ücretin belli bir noktaya kadar artmasýyla kârlar artacaktýr. Etkin ücret. bir kimse çalýþmamayý tercih ediyorsa. Bunun sonucu olarak.

bazý rahatsýzlýklarýn ekonomik sistem üzerindeki yankýlarýnýn azalacaðýna. . tüm diðer firmal ödenen ücretlere baðlýdýr. Eðer firmalar riskle karþýlaþýrsa ve ücret deðiþmelerinin sonuçlarýyla ilgilibelli bir beli arsa. Bu karþýlýklý baðýmlýlýk. ücreti. Benzer durum sermaye piyasasý n de geçerlidir. bu durumda ücretleri deðiþtirmemek tümüylerasyoneldir. Herhangi bir firma içinoptimal ücret. Böylebir ortamda hiçbir firma.küçük olabilir. Öte yandan. faiz oranýný ve fiyat rijiditelerini açýklayarak. etkin ücret modelleri firmalarýn ücretlerinin niçin birbirleriyle karþýlýklý baðýmlýlýk içinde olduðunu gösterir. iþgücü piyasasýný çoklu dengeye götürebilir. neden arttýðýný ortaya koymaktadýr. Sonuç olarak bu teoriler.296 . talepte bir deðiþiklik olsa bile i deðiþtirmez.

Ayrýca yaþanan uzun iþsizlik dönemi bir bireyin iþe karþý davranýþýný deðiþtirebilir ve iþ bulma arzusunu azaltabilir. doðal oran üzerinde sürekli etki yapacaktýr. Eðer ç nispi ücretleri gözönünde tutarlarsa. Ýþte hysteresis. ekonomik dalgalanmalar doðal oran hipotezine dayandýrýlmaktadýr. Resesyondan sonra yeniden iþ bulduklarýnda eskisine göre kabiliyetlerinde bir azalma olmuþtur. Örneðin iþsiz kalan iþçiler bir sendika üyesi olarak statülerini kaybederler. ücret belirleme sürecinde içerdekilerden (insider) olan bazýlarý dýþarýdakiler . eksik istihdam düzeyine geridöner. Yunanca "arkadan gelen" ya da "gerisindeki" anlamýna gelen bir kelimedir). doðal oran üzerinde uzun süreli etkiyi tanýmlamak için kullanýlan bir terimdir (Aslýnda "hysteresis". Doðal oran hipotezi makro ekonomistlerin ekonomideki kýsa dönem ve uzun dönem geliþmelerini ayrý ayrý incelemelerine izin vermektedir. Her iki durumda da resesyon. Ýþlerini kaybedenler ücretlerin belirlenme sürecindeki etkinliklerini kaybederler. Eðer resesyon iþsiz kalan halký deðiþtirirse. Bu teoriler dikka tleri nispi ücretler üzerinde toplamaktadýr. uzun dönemde de çýktý ve istihdamý etkileyebileceðini ortaya koyarak doðal oran hipotezine meydan okumaktadýrlar. Örneðin çalýþanlar iþsiz kaldýðý zaman deðerli iþ becerilerini de kaybedebilirler. resesyonun bir dizi mekanizma aracýlýðýyla doðal iþsizlik oranýný deðiþtirerek. Bu iktisatçýlar. Kendi kendimize. istihdam üzerinde nasýl bir kalýcýetki yaratýr? Bir resesyon ekonomiyi ücretlerin belirlenme sürecini deðiþtirerek de sürekli olarak etkiler. çýktý ve istihdamý yalnýzca kýsa dönemde etkiler. toplam talebin. ? Etkin ücret modeli ile klasik Keynesgil görüþarasýnda nasýl bir iliþki kurulabilir? Hysteresis ve Doðal Oran Hipotezi Günümüzde. ekonomide sürekli iz býrakabileceðini vurgulamaktadýr. Keynes'in inandýðý gibi budavranýþ rasyonelleþir.Etkin ücret modelinin en azýndan bir Keynesgil yönünü vurgulamakgerekir. Teorisyenler bir çok olasý cevap bulabilirler. Bu hipoteze göre toplam talepteki dalgalanmalar. sürekli olarak iþ arama sürecini engeller ve friksiyonel eksik istihdam miktarýný artýrýr. Ýleri endüstriyel ülkeler için(bu ülkelerde kötü beslenme olmadýðýndan) yatkýn olgu iyi ücretalan iþçilerin daha fazla performans gösterecekleri yönündedir. klasik modelin tanýmladýðý gibi çýktý ve istihdam. ? Resesyon. Uzun dönemde ekonomi. Son yýllarda bazý iktisatçýlar. daha yüksek ücretlerin verimliliði niçin artýrdýðýný sorabiliriz. Daha genel olarak söylemek gerekirse.

Ücret yapýþkanlýðýna ve iþlerin tayýnlanmasý sonucu ortaya çýkan eksik istihdama bekleme iþsizliði (wait unemployment) denilmektedir. Þimdi de geniþletici para politikasý izlendiðini düþünelim.(outsider) olur. Eðer daha küçük bir grup olarak kalan içerdekileryüksek reel ücretlerle da fazla. yüksek istihdamla daha az ilgilenirlerse o taktirde resesyon sürekli olarak reel ücretleri denge düzeyinin yukarýsýna itecek ve bekleme eksik istihdam miktarýný artýracaktýr. Hysteresis görüþüne göre teþvik edici talep politikasý (yapýsalcýlarýn vurguladýðý gibi) enflasyonun hýzlan . Eðer cari iþsizlik oraný geniþletici politikalarla düþürülürse otomatikman doðal iþsizlik oraný da azalacaktýr.297 .

ekonominin kapasite düzeyini cari üretim düzeyine düþürmesidir. enflasyon oranýný yükseltecektir. Bu durumda firmalarýn içerdekileri niçin iþten çýkaramadýklarý sorulabilir. geniþletici para politikalarýnýn enflasyonist etkisinineden daha az ön ektedir? Yukarýda da vurguladýðýmýz gibi bazý iktisatçýlara göre uzun süreli eksik istihdam iþsizlerin yeteneklerinin azalmasýna neden olur. Bir baþka deyiþle hysteresis fedakârlýk oranýný artýrmaktadýr. yetersiz kapasiteler bazý mallarýn kýtlýðýna neden olacaktýr. Çünkü iþe yeni giren eskiiþsizlerin hünerleri artacaktýr. Bunun nedeni. Çünkü hysteresis. Sonuç olarak eksik istihdam bir kez yeni düzeyine yerleþtiðinde. Bununla birlikte hysteresis tartýþmalý bir konudur. yapýsalcý görüþte olanlara göre eðer iþsizliðin cari düzeyinin altýna düþürülmesine izin verilirse enflasyon sürekli olarak hýzlanacaktýr. doðal oran hipotezinin vurgulandýðýndan çok daha pahalý olduðunu ortaya koymaktadýr. Bu noktada yapýsalcý görüþteki iktisatçýlarla Yeni Keynesgil iktisatçýlar birbirinden ayrýlmaktadýr. Eðer iþsizlerin maharetleri kaybolmuþsa. dýþarýdakileri iþe almanýn ve eðitmenin maliyeti ve içerdekilerin grevtehditleridir. firmalar iþsizleri eðitmek yerine diðer firmalardan eðitilmiþ iþgücünü transfer edecektir. Toplam talebin teþviki. Böylece iþsizler halen iþ sahibi olanlarla rekabet edemezler. Eðer içerdekilerin bir piyasagücü varsa hýzlý geliþen talebe cevap olarak ücretlerinde artýþ isteyeceklerdir. enflasyonun hýzýnýn duracaðýný vurgulamaktadýr. ? Hysteresis görüþü. Yeni yatýrýmlar gereksinim duyulan sermayeye ilave olacaktýr. Bazý iktisatçýlar içerdekilerdýþardakiler ayrýmýnýn ve içerdekilerin dýþarýdakilere göre daha maharetli olduklarý görüþünün ve içerdekilerin ücret oranlarýný yükseltmekkonusundaki monopolcü güçlerinin üzerinde durmaktadýr. Bununla birlikte konu çok önemlidir. "Dýþarýdakiler" ler" sýnýfýna geçeceklerdir. resesyonun.masýna neden olacaktýr. Yeni Keynesgil hysteresis görüþü ekonominin daha düþük iþsizlik oranýna yerleþtikten sonra enflasyonun düþeceðine inanmaktadýr. Halen konunun ne denli anlamlý olduðu açýk deðildir. Hyster s tezinin bir diðer açýklamasý da yüksek eksik istihdam sýrasýnda. Bu durum ise enflasyonun bir diðer nedenidir. Öte yandan. Tersine. Hysteresis hipotezi nedir ve ne sonuçlar doðurmaktadýr? REEL KONJONKTÜR TEORÝSÝ .

Finn KYDLAND. Reel konjonktür teorisi nedir? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki rassal dalgalanmalar. iktisatçýlar tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Ayrýca ekonomik dalgalanmalarýn nedeni uluslararasý rahatsýzlýklar. Prodüktivitede meydanagelen dalgalanmalar temeld e teknolojik dalgalanmalardan kaynaklanmaktadýr. Ancak bu teori Edward PRESCOTT. Reel konjonktür teorisinin izleri Robet LUCAS tarafýndan kurulan rasyonel bekleyiþler okuluna kadar uzanmaktadýr.? . . ekonomik dalgalanmalarýn esas kaynaðýdýr. Charles PLOSSER vb.298 . iklim deðiþmeleri ya da doðal afetler gibi diðer kaynaklar olabilir.

Çünkü öðrenci sýnav yaklaþýrken daha sýký bir þekilde çalýþmanýn getirisinin. baþlangýçta iþ fýrsatlarýný yok etmekte ve iþ yerlerinin kapanmasýna neden olmaktadýr. gidecektir. okulda böyle bir karþýlaþtýrmayý her gün yaparlar. Ancak zamanla teknolojik deðiþme hem yeni iþ yerlerinin açýlmasýna hem de prodüktivite artýþlarýna neden olmaktadýr. Reel ücret oraný geçiciolarak düþük olduðu zaman çalýþanlar daha az saat çalýþacaklardýr. Teknolojik deðiþmenin ekonomi üzerindeki ilk etkisi prodüktivitenin azalmasý ve resesyonun baþlamasý þeklinde olmaktadýr. Sýnavlara doðru öðrenci daha sýký bir þekilde çalýþacaktýr. bazen de teknolojik ilerleme yavaþ olup. Teknolojik deðiþme. Bazen teknolojik ilerleme hýzlý olmakta ve prodüktivite hýzla artmakta. Bu n tarihi uzakken öðrenci fýrsat buldukça sinemaya. Ancak cari ücret oranýný beklenen gelecekteki ücret oranýyla karþýlaþtýrmak için çalýþanlarýn reel faiz oranýný kullanmasý gerekir. prodüktivite mütavazi bir þekilde artmaktadýr. teknolojik deðiþmeyebaðlý olarak ortaya çýkan prodüktivitenin büyüme oranýdýr. Bunun için öðrencinin zamanýnýn büyük bir kýsmýnda oldukça çok çalýþmasý gerekir. Ancak sýnav zamanýnda öðrenci her gece ve her hafta sonu çalýþacaktýr. Reel konjonktür teorisi.? Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki dalgalanmalarýn nedenleri nelerdir? ? Reel konjonktür teorisinde temel motivasyon. maça vb. Öðrencinin bir dersteki amacýnýn 100 puan almak olduðunu varsayalým. Öðrenciler. insanlarýn ne zaman çalýþacaklarýyla da ilgilenmektedir. Eðer reel faiz oraný yýllýk %6 ise þimdiki saat baþýna 1000 liralýk reel ücret . Reel konjonktür teorisi çalýþanlarýn öðrenciler gibi davranacaðýný söylemektedir. Ýnsanlar içinde bulunulan dönemde çalýþarak elde edeceði gelirle bir sonraki dönemde çalýþarak elde etmeyi beklediði geliri karþýlaþtýrýrlar. sýnav tarihi uzakkenki çalýþmasýna göre daha büyükolacaðýna inanmaktadýr. yeni teknolojilerin kullanýmýna ve yaratýlmasýna neden olan araþtýrma ve geliþtirme sürecine baðlýdýr. Reel ücret oraný geçici olarak yüksek olduðu zaman çalýþanlar daha fazla saat çalýþacaklardýr. Zaman zaman teknolojik deðiþme baþta beþeri sermaye olmaküzere mevcut sermayenin büyük bir odasýnýn geçmesineneden olmaktadýr. Reel konjonktür teorisine göre prodüktivitedeki artýþ. Teoriye göre insanlar fayda maliyet hesabý yaparak ne zaman çalýþacaðýna karar verir.

Ekonomistlerin büyükbir çoðunluðu. Buna karþýlýk reel konjonktür teorisyenleri. emeðin eline geçecek reelücret %1 daha fazla olac Yukarýdaki örneði yýllýk reel faiz oranýnýn %10. Bu durumda þimdi kazanýlan 1000 liranýn bir yýl sonraki deðeri 1040 lira olacaktýr. zamanlararasý ikame etkisinin büyük olduðuna inanmaktadýr. Þimdi daha çok. ücret artýþýbeklentisinin %6 olmasýdurumunda inceleyiniz.299 . . gelecek yýl daha az çalýþýldýðý zaman emek %1 oranýnda daha yüksek reel ücret elde edecektir. Þimdi de yýllýk reel faiz oranýnýn %4 olduðunu varsayalým. Reel faiz oraný ne kadar düþükse. Eðer gelecek yýl reel ücret oranýnýn 1050 lira olacaðý bekleniyorsa bugünkü reel ücret daha iyi görünmektedir.bir yýl sonra 1060 lira olacaktýr. Bu durumda bugün 1 saat daha az ancak gelecek yýl 1 saat fazla çalýþtýðý zaman. emek arzý o kadar az olacaktýr. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlacaðý gibi ne zaman çalýþýlacaðý kararý reel faiz oranýna baðlýdýr. diðer koþullar aynýyken. reel konjonktür teorisinin önemli yaðý olan zamanlararasý ikame etkisinin önemsiz boyutta olduðuna inanmaktadýrlar.

para politikasý olarak sabit oranlý parasalbüyümeyi önermektedirler.? Adýndan da anlaþýlacaðý gibi ekonomideki reel dalgalanmalarýn nedeni reel þeylerdir. Friedmancý monetaristler. para arzýnýn bir içsel deðiþken olduðunu düþünmüktedirler. Reel konjonktür teorisyenleri ise. Bu teorilerden geleneksel Keynesgil. gerek klasik gerek Keynesgil görüþ çerçevesinde yeni teoriler geliþtirilmiþtir. Eðer para miktarý deðiþirse toplam talep de deðiþir. Monopolcü rekabet d. duruma göre (ihtiyari) para politikasýný savunmaktadýrlar. uyarlanmýþ bekleyiþleri benimserlerken. Klasik 2. Neo Keynesgiller. onlar da sabit oranlý parasal geniþlemeyi tercih etmektedirler. yoksa nominal ya da parasal þeyler deðildir. Monetarist görüþ piyasa koþullarýnýn aþaðýdakilerden hangisine uygun olduðunu savunur? a. Ayrýca. Tam rekabet e. Reel konjonktür teorisinin ana fikri nedir? Özet Son yýllarda. Monopolcü b. Oligopolcü c. Keynesgil b. bunun saðlanamamasý durumunda. yeni klasiklerden farklý olarak. Neo-Keynesgil ve ýlýmlý monetarist görüþ (Friedmancý monetarizm). Monopsoncu . Ancak eðer reel deðiþme yoksa(üretim faktörlerinin kulla potansiyel GSMH da deðiþme yoksa) paradaki deðiþmeler yalnýzca fiyat düzeyini deðiþtirir. Ancak. ücret ve fiyatlarýn neden esnek olmadýðýný açýklamaktadýrlar. Sorular 1. Klasik monetarist d. NeoKeynesgil c. Ilýmlý monetarist e. Yeni klasikler. aþýrý monetaristler (yeni klasikler). reel konjonktürteorisyenleri rasyonel bekleyiþleri b enimsemiþlerdir. Kurala göre para politikasý uygulanmasý hangi ekonomik görüþe daha uygundur? a. özde politikasýzlýk politikasýný savunmaktadýrlar.300 .

.

Ezgi. PEHLPS. "S. Ezgi. LIPSEY R. Addison-Wesley. 1996. Bursa. Ekonomi 2 (Çev. Yapýþkan fiyatlar b. COURANT. PARKIN.. Ýlker. 1991. s" envanter teorisi e. Ýlker.. M. Tam rekabet e. Keynesgil görüþ hangi piyasa koþulunun geçerli olduðunu savunmaktadýr? a. "S. Yeni klasik ya da aþýrý monetarist görüþ aþaðýdaki teorilerden hangisini benimsemektedirler? a. Fiyatlarýn sýk sýk ayarlanmasýnýn yerine aralýklý olarak yapýlmasý hangi deyimle ifade edilir? a. Ýlker. Clandron Press. PARASIZ. Monopolcü rekabet d. 1996. Oxford. Bursa. s" envanter teorisi d. MANKIW.301 . Bursa. Macroeconomics. New York. Michael. Uyarlanmýþ bekleyiþler b. M. STEINER P. 1996..3. Para Politikasý. Küçük liste maliyeti c. PURVIS D. Çakmak Ahmet). Zýmni sözleþmeler Kaynakça PARASIZ. Küçük liste maliyeti d. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesçi Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. 1996. Monopolcü b. . Macroeconomics. Küsuratlý fiyatlar e. Bilim Teknik. Worth. Koordinasyon baþarýsýzlýðý 4. Makro Ekonomi: Teori Politika. 1992. PARASIZ. Oligopolcü c. Seven Shools of Macroeconomics Thought. Rasyonel bekleyiþler c. Monopsoncu 5. M. Edmund. 1990. Gregory. Ezgi. New York.

para politikasýnýn çeþitli yöntem vestratejileri ele alýnac Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. Bu ünitede..302 . Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. ... Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Üniteyi çalýþýrken. merkez bankasýnýn kullanabileceði para politikasý araçlarý ve merkez bankasýnýn yasal ve yönetsel yapýsýnýn daima akýlda tutulmasý gerekir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜNÝTE 18 Para Politikasýnýn Amaçlarý ve Para Politikasý Stratejileri Bu Ünitede. para politikasýnýn amaçlarý ve bu amaçlar arasýndaki çeliþkiler incelendikten sonra..

yapýsal. Bunun yanýnda. Yani enflasyon sabit gelirlileraleyhine bir durum yaratýr. konjonktürel iþsizliðin önlenmesini. Ancak. fiyat istikrarý. Enflasyon oranýnýn normal kabul edilen bu oranlarýn üzerine çýkmasý. Bunlar tam istihdam. Geliþmiþve azgeliþmiþülkelerde. Para politikasý uygulamasý açýsýndan tam istihdam amacý. enflasyon oranýnýn %1-2 oranýnda tutulduðu bir ekonomide de fiyat istikrarýnýn olduðunu rahatça söyleyebiliriz. Tam istihdam. emek faktörünün tam istihdamýdýr. serbest piyasa sisteminin iþlerliðinin sürdürülebilmesi . Ayrýca enflasyonun geliri yenidendaðýtýcý etkisini de unutmamak gerekir. Ancak daha gerçekçi bir yaklaþýmla. Emek piyasasýnýn istihdam durumu. asýl üzerinde durulan. paranýn servet biriktirme iþlevinin sarsýlmasýna neden olabilir. O halde bu ülkeler. tam istihdamýn ölçülmesinde. ekonomideki tüm üretim faktörlerinin istihdam düzeyinin deðerlendirilmesi için temel oluþturur. hangi orandaki iþsizlik tam istihdam sayýlabilir?l Fiyat Ýstikrarý ? Fiyat istikrarý amacýna para deðerinin korunmasý amacý da diyebiliriz. tasarruf oranýný genellikle olumsuz yönde etkileyebilir. tüm üretim faktörleri için amaçlanmakla birlikte. Bilindiði gibi fiyatlar genel düzeyinin yýllýk ortalama artýþ hýzý. Geliþmiþ bir ekonomide ortalama %3 oranýndaki iþsizlik normal kabul edilmektedir. tam istihdam sayýlmaktadýr. ilgili oranlaraulaþtýklarýnda. enflasyon oranýný verir.PARA POLÝTÝKASININ AMAÇLARI Para politikasýnýn birkaç önemli amacý vardýr. Bu orandaki fiyat artýþý. Tam Ýstihdam Ekonomi politikasýnda tam istihdamýn amaç olarak belirlenmesi 1929 dünya ekonomik krizine kadar uzanmaktadýr. Özellikle paradan kaçýþ olgusu. tam istihdamda ve büyüyenbir ekonomide olaðan kar ilir. Geliþmekte olan ülkelerde %5 fiyat artýþý normal karþýlanmaktadýr. Para deðerinin istikrarýndan. mevsimlik ve arizi iþsizlik türlerinin giderilmesini ya da ortadan kaldýrýlmasýný da içerir. ekonomik büyüme ve ödemeler dengesidir. öncelikle paranýn yurtiçi deðeri anlaþýlmaktadýr. Geliþmekte olan ülkelerde bu oranýn %5 olmasý normal karþýlanabilir. arizi ve mevsimlik iþsizliðin tamamen ortadan kaldýrýlmasýnýn zorluðu nedeniyle. tam istihdama ula yýlabilir. kabul edilebilir bir minimum iþsizlik oraný.

kaynaklarýn etkili ve verimli bir þekilde daðýlýmý gerçekleþtirilemez.için fiyat mekanizmasýnýn enflasyonun bozucu etkilerinden korunmasý gerekir. iþsizlik ve enflasyon aynýzamanda geçerlidir. FRIEDMAN ve HAYEK'e göre stagflasyonun en önemli sebebidir. Stagflasyon.303 . ! . durgunluk içinde enflasyondur. Bu saðlanmadýðýnda. Yani. Öte yandan geniþletici para politikalarý sonucu oluþan enflasyon ve parasal sistemin bozulmasý ve buna baðlý olarak alýnacak yanlýþ kararlar ve yanlýþ beklentiler M.

Bu saðlanmadýðýnda. ekonomik büyümenin parasal geliþmelerle gerçekleþtirilmesi desteklenebilir bir politika deðildir. Ancak kalkýnma anlam olarak daha kapsamlýdýr ve ekonomik yapýdaki deðiþik yanýnda sosyal kültürel ve politik yapýdaki deðiþikliði de içerir. Büyüme amacý. yürürlükteki döviz kuru sistemiylebirlikte ele alýnmasý zorunludur.Dünya Savaþýndan sonra önem kazanmýþtýr. Büyüme ile kalkýnma arasýnda ne fark vardýr? Ödemeler Bilançosu Dengesi . Eðer sabit döviz kuru sisteminde parapolitikasý ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýný destekleyebiliyorsa sorun yoktur. Daha önceki dönemlerde büyüme. Bilançonun aktifinde ödeme girdileri. Ancak hangibüyüme oranýnýn para politikas stekleneceði konusu belirsizdir ve parasal taban politikasýnýn en zor alanlarýndan birisi de bu konudur. Para politikasýnýn ödemeler bilançosu dengesini saðlayýp saðlayamayacaðý noktasý önemlidir. ödemeler bilançosunun iyileþtirilmesi þeklinde anlayabiliriz. geliþmekte olan ülkelerde kalkýnma amacýyla birlikteele alýnmaktadýr. genellikle belli bir zaman döneminde(bir yýl) iç ve dýþ ekonomik birimler arasýndaki iþlemlerin rakamsal durumunu gösteren bir bilançodur. Para politikasý uygulamasý açýsýndan ödemeler bilançosunun dengeli olmasý amacýný. Büyüme larý aslýnda kiþi baþýna reel artýþ oraný olarak belirlendiði için ayný ekonomik deðiþkenlerle ölçülür. dengeyi saðlamak için esnek . II. Bu dengenin saðlanmasý incelenirken. O halde para politikasýnýn amacý. II. ekonomik geliþmeyi destekleyici olmalýdýr. konjonktür olgusundan ayrý olarak düþünülmüyor ve kýsa dönemli ekonomik dalgalanmalarýn hafifletilmesi daha önemli bulunuyordu. ? "Ödemeler bilançosu dengesi" kavramý açýk bir kavram deðildir. Ancak uzun dönemde. Enflasyoncu politikalarla kýsa dönemde ekonomik büyüme saðlanabilir. pasifinde ise diðer ülkelere yapýlan ödemeler yer alýr. Bu nasýl saðlanýr? Bilindiði gibi ödemeler bilançosu.Dünya Savaþýndan sonra uzun süreli ekonomik geliþme sorunu da ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olmuþtur.Ekonomik Büyüme ? Ekonomi politikasýnýn amaçlarýndan biri olan büyüme.

304 . Yani hükümetin getirdiði düzenlemelerle dýþ ödemeler sý. Esnek döviz kuru sisteminde yabancý paralarýn fiyatý dalgalanmaya býrakýlýr. Aslýnda ideal olan. Ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda bir diðer yol da döviz kontrollerine gidilmesidir. Bu seçenekler ancak her . her farklý ekonomik durumda farklý amaç bileþimlerini gerçekleþtirmeye çalýþmak zorunlu olmaktadýr.döviz kuru sistemi önerilmektedir. yukarýda belli baþlýlarýný saydýðýmýz amaçlarýn tümünün ayný anda gerçekleþtirilmeleridir. Dolayýsýyla.nýrlý tutulmakta ve bu yolla denge oluþturulmaktadýr. Para politikasýile ödemeler bilançosu dengesi nasýl saðlanabilir? Para Politikasý Amaçlarýnýn Birbirleriyle Ýliþkileri Ekonomi politikasý uygulamalarýnda. yukarýda kýsaca incelenen amaçlarýn bazýlarýnýn birbirleriyle uzlaþmaz olduklarý ya da uzlaþtýrýlmalarýnda büyük güçlüklerle karþýlaþýldýðý gözlenir. Paralarýn fiyatýndaki deðiþmelerle ödemeler bilançosu dengesi saðlanmaya çalýþýlýr.

yüksek enflasyon oraný eþ lik edebilir. böyle birenflasyonu frenlemek içi n oldukça önemli eksik istihdamýn ve aþ ýrý kapasitelerin yaratýlmasý zorunlu olabilir. sadece kýsa dönem için geçerlidir. para politikasýnýn tam istihdam ve fiyatistikrarý amaçlarýnýn ayný anda gerçekleþ tirilmesinin zorluð una iþ aret etmektedir.ekonominin durumuna göre belirlenebilir. Ýþ te bu zýtlýk nedeniyle öncelik fiyat istikrarýna verilirse ekonomide iþ sizlik artmakta. Þ imdi hangi amaçlarýn birlikte uygulanmasýnýn çeliþ kili sonuçlar verebileceð ini inceleyelim. Ý ki amacýn belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceð i gibi. eð er maliyet enflasyonu sözkonusuysa. Özellikle Friedman tarafýndan uzun dönemde doð al iþ sizlik oranýnýn enflasyon oranýyla iliþ . Amaçlar Arasýndaki Çatýþmalar Amaçlar arasýnda çatýþ ma olduð u zaman bunlar arasýnda bir seçim yapmak gerekir. istihdam oranýnýn yüksekdüzeyde gerçekleþ tirilmesine. Tam Ýstihdam ve Fiyat Ýstikrarý Tam istihdam ve fiyat istikrarý. üçlü" gibi amaç bileþ imlerinden söz edilmektedir. Philips Eð risiyle açýklanan bu durum. ayný anda gerçekleþ tirilmesi mümkün amaçlar da olabilir. yani enflasyonu baþ latan etmenler hem faktör (emek) sahipleri hem de satýcýlarsa. birkaç açýdan çatýþ ma halinde olabilir. Amaçlar arasýndaki uzlaþ mazlýklar nedeniyle "sihirli dörtlü. Kuþ kusuz geleneksel Philips Eð risiyle ilgili olarak yukarýda söylenenler. istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Örneð in. Tersine. Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemek de olasýdýr.

O halde iþ gücü verimlilið inin arttýrýlmasýna yönelikönlemler amaç çatýþ masýný hafifletecektir. Hýzlý Ekonomik Büyüme. Bir çok araþ týrma ýlýmlý bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar deð il. Ancak. hammadde ve yedekparça ithalatýný gerektirdið inden ödemeler bilançosu dengesinin sað lanmasý. teçhizat. uzun dönemde ýlýmlýbir enflasyonun istihdam için yararlý olacað ý düþ ünülmektedir. yarar sað ladýð ýný göstermiþ tir.kisinin olmadýð ý vurgulanmaktadýr. Eð er sözkonusu olan ülke bir de geliþ mekte olan ülkeyse. Öte yandan bu tartýþ malar yapýlýrken iþ gücü verimlilið inin de gözönüne alýnmasý gerekir. petrol gibi bir yeraltý . ekonomik kalkýnma büyük ölçüde makine. Enflasyona yol açabilmesi için ücret artýþ larýnýn prodüktivite artýþ larýnýn üzerinde olmasý gerekir. Ýþgücü verimliliðinin artýrýlmasýtam istihdamýn ve fiyat istikrarýný nasýl uyumlu hale getirir? Fiyat Ýstikrarý ve Ekonomik Büyüme ? Hýzlý ekonomik büyümenin sað lanmasý için mutlak fiyat istikrarýnýn zorunluluð u yönünde çok az kanýt vardýr. Tam Ýstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi Ilýmlý fiyat artýþ larý içinde sað lanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir.

305 .ya da yerüstü kaynaklarýna sahip olmadýkça olanaksýzdýr. Kalkýnma neden ödemeler dengesi sorunu yaratýr? ? .

Örneðin fiyat istikrarý. B de ise istihdamdaki artýþla birlikte. enflasyonla. Buna göre istihdam arttýkça üretim ve fiyatlargenel düzeyi yükselm ödemeler bilançosu açýklarý da büyümektedir (yada tersi). Para Politikasýnýn Ödemeler Amaçlarý Arasýndaki iþsizlik Bilançosu Çatýþma. Enflasyonunödemeler bilançosunu köt ireceði kesindir.1 A'da para politikasýnýn amaçlarýyla iliþkili çatýþmalar gösterilmiþtir.1'i kendi cümleleriyle yazarak açýklayýnýz. Þekil 18.Enflasyon Þekil: 18. . Bunda bir noktanýn önemle belirtilmesinde yarar vardýr. ödemeler bilançosu dengesinin saðlanmasýnda yardýmcý olabilir.1. reel üretimin yani milli gelirin artacaðý gösterilmiþtir. Açýðý 34 (C) (D) 2 1 1 2 3 1 2 Reel Üretim (A) (B) ? Þekil 18. ödemeler bilançosu açýklarýnýn iliþkisi gösterilmiþtir. Ancak fiyat istikrarýnýn mutlaka ödemeler bilançosu dengesini saðlayacaðýaçýk deðildir. Çünkü. Birbirlerini Tamamlayýcý Amaçlar ? Bazý para politikasý amaçlarý birbirini tamamlayabilir. C de.

Aslýnda daha önce bu iki amacýn birbiriyle çatýþtýðýný söyledik. Örneðin. Fiyat istikrarý. nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamý içeren.306 . eðer enflasyonun ekonomik büyümeyi teþvik ettiðine inanýlýyorsa. bu durumda fiyat istikrarýnýn ekonomik büyümeyle ters düþtüðü düþünülecektir. ancak bunu para otoriteleri ve . Tersine.ödemeler bilançosu dengesi yabancý ülkelerdeki enflasyon oranýna yada bu ülkelerin sözkonusu ülke mallarýna olan taleplerindek deðiþmelere de baðlýdýr. Dolayýsýyla bunlar arasýnda bir seçim yapmaktansa "optimum enflasyon oraný" gibi tek bir amaç belirlenir. Ancak bu bir inanýþ sorunudur. bu durumda fiyatistikrarýnýn ekonomik büyüm düþüncesi geçerli olacaktýr. ödemeler bilançosu dengesini neden otomatik olarak saðlamaz? Birbirlerini Destekleyen Amaçlar Bazý amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Eðer bir amaç diðerini destekliyorsa. milli gelirin en üst düzeye çýkarýlmasý ise ve bunun yanýnda fiyat istikrarýnýn giriþimcilere güven saðlayarak ekonomik büyümeyi teþvik edeceði düþünülüyorsa.

PARA POLÝTÝKASININ STRATEJÝLERÝ A D E E 2 1 (Fiyat Ýstikrarý)0 N A N (Ýstihdam) ND MD . maliye politikasý A noktasýnda tükenecek ve ulaþýlabilecek E düzeyi E2 den E1 e düþecektir. Þimdi belli bir amaca minimum maliyetle ulaþýlmasý veya ulaþýlabilecek E düzeyinin maksimum yapýlmasý için kaynaklarýn en iyi þekilde nasýl daðýtýlmasý gerektiðini araþtýralým. Þekil: 18. Öte yandan iki sürece tahsis edilecek kaynaklarý belirleyen birbütçe doðrusu olsun.2.2 'deki her bir eþ E eðrisi daha yüksek milli gelir düzeyinigöstermektedir. optimuma ulaþýlmaktadýr. O halde araçlar ve sonuçlarý üzerinde tereddütlerin bulunmasýnýn sonuçlarý toplum açýsýndan pahalýya mal olacaktýr. Süreçleri girdi ve sonucu da bir çýktý olarak varsaydýðýmýzda süreçler arasýndaki iliþkiler.2'de N ve M saðlanacak þekilde kaynaklarýn N ve M politikalarýna harcanmasý durumunda. ND istihdamý ve MD fiyat iskikrar düzeyinde saðlanmaktadýr. Þekilde optimum denge. Uygun bir aralýkta. bu hata maliyetsiz olmayacaktýr.onlarýn danýþmanlarý karýþtýrýyorlarsa ve bu amaçlarýn ikisinin de ayný önemde olduklarýný düþünüyorlarsa. Para Politikasýnýn Ýki Amacý Arasýnda Optimumun Saðlanmasý. Eðer bir minimum istihdam düzeyi (örneðin NA) bir nihai amaç olarak kabul edilmiþse. Yöntem hatalarýný ve sonuçlarýný basit bir çizim yardýmýyla gösterelim. M Þekil 18. Þekil 18. (örneðimizde fiyat istikrarýnýn ilk amaç olduðuna inanýlýyorsa). daha yüksek mi li gelir düzeyine dahayüksek enflasyon oraný ve daha yüksek istihdam düzeyi ile ulaþýlabilmektedir. (E gibi tekbir sonuca ulaþmak için N (istihdam) ve M (fiyat istikrarý) gibi amaçlarýn olduðunu kabul edelim. bir üretim fonksiyonuna benzetilebilir.

.Para politikasýnýn yürütülmesinde biri tek aþamalý. Tek Aþamalý Strateji Tek aþamalý stratejide para politikasý doðrudan doðruya nihai amaçlara yönelik olarak izlenmektedir.307 . Eðer nihai amaçlar arzulanan rotadan saparsa para politikasý araçlarý arzulanan yönde deðiþtirilmektedir. diðeri iki aþamalý olmak üzere iki stratejiden söz edilebilir.

Ýki Aþamalý Strateji Ýki aþamalý para politikasý stratejisinde nihai amaca ulaþmak için ara amaçlar (hedefler) kullanýlmaktadýr. Bir ve iki aþamalýpara politikasýstratejilerinin farklýlýðýnýaçýklayýnýz. doðal iþsizlik oranýnýn sosyal olarak optimal düzeye ulaþmasýný tercih etmekte. Ayrýca toriteleri. hükümette ve özel sektörde bu görüþleri paylaþanlarýn rolü büyüktür. Ýstihdam güdüsüyle parasal geniþlemenin dayandýðýdüþünceler ve . doðal iþsizlik oranýnýn çok yüksek olduðunu düþünerek. bu oraný daha aþaðýya çekmek için bir ölçüde enflasyon pahasýna da olsa parasal sürpriz yaratmagiriþiminde bulunabilirle Bu konuda son zamanlarda geliþirilen bir yaklaþýma göre özelliklemevcut doðal iþsizlik oran yini yüksek bulan politikacýlar. bu nihai amaçla uyumlu olacaðýný ümit ederek ara amaç olarak M1 para arzýnda %60'lýk bir büyüme öngörmektedir. Ýkinci aþamada verilen ara amaç rotasýyla uyumlu olarak aletlerdekideðiþme oranýný belirlemektedir. Bir baþka yaklaþýma göre enflasyonun düþürülmesi için ekonominin teþvik edilmesi tartýþmasýnda. ekonomide daha önce yapýlmýþ olan uzun vadeli sözleþmeler ve LUCAS tipikýsa vadeli Phillips eðrisinin varlýðýdýr. Tam Enformasyon Koþullarýnda Parasal Geniþlemenin Güdüleri ? Ýstihdam Güdüsüyle Parasal Geniþleme Beklenmeyen enflasyonun ve dolayýsýyla beklenmeyen parasal geniþlemenin üretim ve istihdamý etkileyeceði herkes tarafýndan kabul edilmektedir. bu nedenle belli bir oranda enflasyonu göze almaktadýrlar. Örneðin merkez bankasý gelecek iki yýl içinde enflasyon oranýný yýllýk %100'den %30'lara indirmek istiyorsa. Örneðin merkez bankasý M1'in %60'lýk büyüme oranýný saðlamak için parasal tabanýn yýllýk %20 artmasýna izin vermektedir. Aslýnda merkez bankasý bu iki yaklaþýmý da aþarak hem fiyatistikrarýný saðlamak hem de iþsizliði doðal oranýnýn altýna düþürmek isteyebilir. Böyle bir sonucun meydana gelmesinin en önemli nedeni. Sorun iki ayrý aþamaya bölünmektedir. Çünkü merkez bankasý da sosyal refahla ilgilidir ve kýsmen politikbaskýlara cevap vermek zorundadýr. Birinci aþamada merkez bankasý nihai amaç rotalarýný belirlemektedir.

Buna karþýlýk Almanya'da ve ABD'de hükümetlerin mer . Merkez Bankasýndan avans alabilmektedir. Bununla birlikte birçok ülkede hükümet merkez bankasýndan ödünç alabilmektedir.bu çabalarýn karþýlaþtýðýsorunlar nelerdir? Gelir Güdüsüyle Parasal Geniþleme Parasal geniþleme kamu harcamalarýný finanse etmenin bir aracýdýr. Örneðin ülkemizde 1211 Sayýlý Merkez Bankasý Yasasýna göre Hazine cari yýl bütçe ödeneklerinin %15'i oranýnda TC.308 ? . Hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünç miktarý. birçok ülkede çeþitli anayasal araçlarla sýnýrlandýrýlmak istenmektedir.

reel ücretin serbest piyasa düzeyininüzerinde belirle ne neden olabilir. Birinci olarak nominal ücret sözleþmelerinin ve sendikalarýn varlýðý. Bu durumun sonucu olarak da cari hesap açýðý artar. Bununla birlikte. Bununla birlikte. Reel döviz kurunu. Nominal devalüasyon hangi yollarla dýþödemeler bilançosunu düzenleyici etki yapabilir? Finansal Ýstikrar Güdüsü. Merkantilistik ya da Ödemeler Dengesi Güdüsüyle ParasalGeniþleme Ödemeler dengesinin cari hesap bilançosu sürekli olarak açýk veren ülkelerin para otoriteleri. Özellikle sermaye piyasasý nispeten sýð olan ülkelerde hükümetler yeterikadar borçlanma olanaðý bulamadýðý için bütçe açýklarýnýn finansmanýnda senyoraja güvenmektedir. Üretimdeki artýþ ayný þekilde geliri ve dolayýsýyla yurtiçi tüketimi artýrýr. Bununla birlikte birçok ülkede hükümetdoðrudan doðruya merkez banka mtiyazýný bütçe açýklarýnýn önemli bir kýsmýný finanse etmek için kullanmaktadýr. birinci etki üstün gelir ve nominal devalüasyonun birleþik etkisi cari hesap açýðýný azaltýr. Senyoraj geliri.kez bankasýndan ödünç almalarý çok sýký kurallara baðlanmýþtýr. reel ödemeler bilançosu açýðýný. Eðer bu politika parada reel bir devalüasyon saðlarsa etki caktýr. Dolayýsýyla bu gibi ülkelerde gelir güdüsü ile parasal geniþlemenin önemi istihdam güdüsüne göre küçüktür. bu açýklarý paralarýný devalüe ederek azaltmayaçalýþýr. Böylece ihracatý artýracak ya da ithalatý ikame edecek kaynak miktarýnda artýþ meydana gelir. bir çok kanaldan azaltabilir ya da fazlasýný artýrabilir. merkez bankasý yalnýzca nominal döviz kurunu kontrol edebilir. Ýkinci olarak bir nominal devalüasyon halkýn elinde bulunan nominal deðerli tahvillerin reel deðerini düþürerek halkýn tüketimini azaltýr. eðer marjinal tüketim eðilimi birden küçükse. hükümetin ekonomiye yeni parasal tabanþýrýngaetmesiyle satýn aldýðýreel ka arak tanýmlanabilir. reel ücreti düþürerek istihdam ve üretimi teþvik eder. Faiz Oranýnýn Düzleþtirilmesi ! ? . Bu durum da cari hesap bilançosu açýðýnýn azalmasýna katký yapar. Nominal devalüasyon. özel sektördeki bireylerin ve maliyepolitikasýný yürüt erin davranýþlarý da etkileyebilir. O halde bir nominal devalüasyon.

Merkez bankasýneden böyle bir uygulama yapmaktadýr? Bunun temel nedeni. finansal aracýlarý güç du . . faiz oranlarýnýn daha geniþ dalgalanmaoranlarýný toleransla karþýlayan baþarýlý uygulamalarýna raðmen giriþmiþtir. Örneðin ABD'de Federal Rezerv kýsa vadeli faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý azaltýcý bir para politikasýna yönelmiþtir.309 . Bu durumda piyasa faiz oranlarýndaki sürpriz artýþlar.Son yýllarda bazý endüstrileþmiþ ülke merkez bankalarýnýn kýsa vadeli faiz oranýný düzleþtirmeye çalýþtýklarýný görüyoruz. merkez bankasýnýn fiyat istikrarý kadar finansal sistemin istikrarýyla ilgilenmesidir. ABD Merkez Bankasý böyle bir politikaya eskibaþkanlarýndan Paul Volcker'in. normal olarak kendil erine yatýrýlan mevduatlarýn vadelerine göre daha uzun vadeli kredi vermektedir. Geliþmiþ finansal piyasalara sahipolan ekonomilerde finansal aracýlar.

Faiz oranýnýn düzgünleþtirilmesi teorisi ABD Merkez Bankasý ve büyük finansal piyasalara sahip diðer ülkeler için geçerlidir. en baðýmsýz olanlardan birdir. kültürel ve kiþisel faktörler belirler. Bu durumda merkez bankasý ekonomiye daha önce þýrýnga edilen bir miktar likiditeyiçekecektir. para politikasý açýsýndan muhafazakâr kurumlardýr. . Birçok merkez bankasý arasýnda Alman Bundesbank. Tersine. Bu durum faiz oranlarýndaki artýþý geçici olarakgidermektedir. merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý hakkýnda daha fazla bilgiye sahiptirler. Merkez bankasýnýn faiz oranlarýndaki yukarýya ve aþaðýya doðru hareketlere karþý gösterdiði tepki faiz oranlarýndaki dalgalanmalarý hafifletmektedir. fon mali kredi gelirlerine göre daha hýzlý etkilemektedir. Çünkü merkez bankasý için fiyat istikrarý da önemlidir. Merkez bankasý ve hazine içindeki politika ybelirleyiciler. para politikasý açýsýndan son derece önemlidir. Çünkü kýsa dönemde faiz oranlarýnda meydanagelecek bir artýþ. senyoraj geliri ve ödemeler bilançosu gibi amaçlar arasýnda önceliði fiyatistikrarýna verir Birçok ülkede merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesini. merkez bankasý dahil kamu sektörü içindeki deðiþen görüþler ve ittifaklar belirler. Genellikle bu olgular halkýn gözündenkaçtýðý için merkez bankasýnýn mevcut baðýmsýzlýðý konusunda belli bir belirsizlik vardýr. Merkez bankalarý yüksek istihdam düzeyi.rumda býrakmaktadýr. piyasa faiz oraný beklenmedik þekilde düþerse. merkez bankasý yasasý. merkez bankasý finansal sistemin istikrarýný tehdit eden bu sonucu azaltmak için ekonomiye likidite þýrýnga etmektedir. bankalarýn ve diðer aracýlarýn kârlarý ve istikrarý artacaktýr. Genel olarak merkez bankalarý. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný yasal. Buna karþýlýk ArjantinMerkez Bankasý uygulamada politik otoritelere en baðýmlý merkez bankalarý arasýndadýr. fiyat istikrarý. Merkez Bankasýfaiz oranlarýnýnasýl düzleþtirmektedir? MERKEZ BANKASININ BAÐIMSIZLIÐI ? Bir ülkenin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk düzeyi. kiþilikler. Böyle bir faiz oraný somutlaþtýðý zaman.

Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýne demektir. merkez bankasý yasasýna ve bankayla devletin diðer organlarý arasýndaki enformal düzenlemeler gibi . cari politikaeylemleriyle. enflasyonla ilgili belirsizlikler o kadar fazla olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesine ne kadar azsa.310 . bu eylemle i halkýn algýlamasý arasýndaki sapmayla ölçülen ortalama kredibilite düzeyi o kadar düþük olacaktýr. enflasyon o kadar deðiþken. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. .Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla enflasyon arasýnda þu iliþkiler saptanabilir. ortalama enflasyon oraný o kadar yüksek olacaktýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi ne kadar azsa. . . Bu olmazsa hangisonuçlar oluþur? Merkez Bankasýnýn Baðýmsýzlýðýnýn Ölçülmesi ? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýk derecesi.

. Bu yaklaþým hükümetin merkez bankasýndan alacaðý ödünçlere bir sýnýr getirilmesini içermektedir. tarafsýz bir þekilde deðerlendirme yapmanýn güçlüðü ortaya çýkmaktadýr. Bu yöndengeliþtirilecek yasaya ek olar ek göstergelere de gereksinim vardýr. Bütün bu faktörler gözönüne alýndýðýnda. 1980'li yýllarda merkez bankasý baþkaný her yýl deðiþmiþtir. Diðer iki gösterge halihazýr durumun yasal durumdan sapmasýný esas almaktadýr. . Ýkinci olarak yasa açýk bile olsa uygulamalarda sapmalar olabilmektedir. merkez bankasý ve hazinedeki kilit personelin niteliðine baðlýdýr. Birinci olarak. Peki merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýnasýl saðlanabilir? Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili yasal düzenlemeler de dörtbaþlýk altýnda ele alýna . Bunlardan birisi merkez bankasý guvernörünündeðiþme sýklýðýdýr. bankanýn araþtýrma bölümünün kalitesine. merkez bankalarý yasalarý genellikle þu anlamda eksiklik göstermektedir. geleneklerle doldurulmaktadýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýyla ilgili bir diðer yaklaþým da. Bu boþluk enformel uygulamalarla. Birçok ülkede merkez bankasý baþkanýnýn yasal olarak görevde kalma süresiyle fiilen görevyapma süresi arasýnda farklýlýk Örneðin Arjantin'de yasal olarak görv süresi dört yýl olduðu halde. Bu ek göstergeler iki açýdan yasaya yardýmcý olacaktýr. Son gösterge uzmanlarýn para politikasýyla ilgilicevaplarý üzerine day dýr. Merkez bankasý baþkanýnýn deðiþme sýklýðý ile merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý negatif olarak iliþkilidir. Hükümetle merkez bankasý arasýndaki anlaþmazlýklarýn nasýl giderileceði ve merkez bankasýnýn para politikalarýnýn oluþturulmasýna ve bütçe sürecine katýlým derecesinin belirlenmesi. Bu nedenle merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýný ortaya koyacak bir endeksin geliþtirilmesi yönündeki çabalar daha çok yasal baðýmsýzlýk yönünde yoðunlaþmaktadýr. Merkez bankasý yasalarý merkez bankasý otoriteleriyle politik otoriteler arasýndaki sýnýrlarý tam olarak ortaya koymamaktadýr. Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðýna yönelik olarak üç ayrý gösterge kümesinden söz edilebilir. merkez bankasýnýn kýsa dönemli diðer reel amaçlar pahasýna fiyat istikrarý amacýný gerçekleþtirme kabiliyetidir. Birinci gösterge kümesi yasal baðýmsýzlýðýn yerini almaktadýr. Merkez bankasýnýn yürütme organýný oluþturanlarýn atanma ve görevden alýnma süreci.daha az yapýsal birçok faktöre.

Özellikle yüksek oranlý ve kronik enflasyonun yaþandýðý ülkelerde Para Kurulu (Currency Board )adlý bir kurumun merkez bankasýnýn yerini almasý ve finansal disiplinin saðlanmasýnda bir araç olarak kullanýlmasý önerilmektedir. Kamu sektörünün merkez bankasýndan ödünç alma olanaklarýna yasal sýnýrlama getirilmesi. . Merkez bankasý yasasýnda.311 . Bu sýnýrlamalar hacim. faiz oraný ve doðrudan avanslarýn geniþliði ve menkul kýymet karþýlýðý ödünç verme þeklinde olabilir.. özellikle geliþmekte olan ülkelerde para politi . merkez bankasýnýn nihai amaçlarýnýn belirlenmesi. Bu durum. vade. Merkez Bankasýna Alternatif Para Kurulu Adýnda Bir Kurum Oluþturulmasý .

ülke parasýyla baðlandýðý yabancý para arasýnda bire bir iliþki kurulmakta. ayný yönde iliþki de kurulabilir. Bazý hallerde bu amaçlarýn bazýlarý arasýnda. ülkedeki faiz ve enflasyon oraný. para politikasýnýn en önemli öðesinin merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý olduðu görüþü geliþtirilmiþtir. tam istihdam. Para kurulu hangi tür ekonomilerde kurulur ve sistemin özelliklerinelerdir? Özet ? Para politikasýnýn. Para Kurulu'nun temel görevi yerli paranýn deðerini korumaktýr. Para Kurulu. Bu amaçlardan. Ancak günümüzde. Para Kurulu belirlenen döviz kuru hedefinden baðýmsýz olarak bir enflasyon hedefi koyamaz. Parasal geniþlemenin de çeþitli güdülerle yapýldýðý söylenebilir. ekonomik büyüme. Para politikasýnýn çeþitli stratejileri vardýr. Sabit kur sistemi geçerli olduðundan. . fiyat istikrarý. dövize tam konvertibl olma özelliðine sahiptir. tam istihdam ile fiyat istikrarý. Para Kurulu sistemi. Buna göre. ulusal parayý döviz karþýlýðýnda yaratýr. . Böylece sabit birkur üzerinden deðeri belirlenmiþ olan ülke parasý yaratýlmaktadýr. . fiyat istikrarý ile ekonomik büyüme ve tam istihdam ile ödemeler bilançosu dengesi amaçlarý birbirleriyle çatýþýr. Para Kurulu politik müdahalelerden baðýmsýz bir kuruluþtur. Para Kurulu sisteminin özellikleri þunlardýr: . Para Kurulu'nun ihraç edeceði yerli para.kasýnýn büyük ölçüde politik düþüncelerden etkilenmesi sonucu merkez bankasýnýn yasama ve yürütme organlarýnýn baskýlarýna duyarsýz kalamamasýndan kaynaklanmaktadýr. ülke parasýnýn miktar olarak artýþý yabancý paranýn miktarýna baðlanmaktadýr. . ulusal paranýn baðlandýðý ülkedeki oranlara eþit olur. kýsaca yerli para biriminin sabit bir kur üzerindenyabancý paraya baðlanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. ödemeler bilançosu dengesi gibi birbirleriyle çatýþan veya örtüþen amaçlarý vardýr. . Para Kurulu'nun para politikasýnýn belirlenmesinde herhangi biryetkisi yoktur. Para Kurulu kendisine döviz getiren herkese ulusal para verir. Bu konuda bir sýnýr yoktur. .

Fiyat Ýstikrarý b.312 . Tam istihdam-Ödemeler Bilançosu Dengesi .Sorular 1. Kalkýnma. Tam istihdam. Ekonomik Büyüme.Fiyat Ýstikrarý c.Fiyat Ýstikrarý e. Para politikasýnýn aþaðýdaki amaçlarýndan hangileri çatýþma halinde deðildir? a.Ödemeler Bilançosu d. Ödemeler Bilançosu Dengesi.

Finansal istikrarý güdülü e. PARASIZ. Tek aþamalý b. Ezgi. Üç aþamalý d. Theory and Evidence. UIAUM. Ýstihdam güdülü 3. Para basma geliri c. IMF 'ye b. Yerli paranýn deðerini korur b. Banka ve Finansal Piyasalar. 1994. Enflasyon geliri b. Süperenflasyon geliri 4. Ýlker. Döviz karþýlýðý ulusal para yaratýr c. OKTAR Suat.313 . bir stratejidir? a. Ýki aþamalý c. Parlementoya d. kime karþý olmalýdýr? a. Dünya Bankasýna c. Senyoraj geliri d. . Central Bank Strategy. Arbitraj geliri e. 1995. Sabit kur sistemini uygular d. Para politikasýný belirler e. Hükümetin ekonomiye yeni parasal taban þýrýnga ederek elde ettiði gelire ne ad verilir? a.Ü. Politik müdahaleleri engeller Kaynakça CUKIERMAN Alex.2. Yargý organýna 5. Credibility and Independence. Bursa. M. MIT Press. Yürütme organýna e. Merkez bankasý enflasyonu düþürmek için M1 para arzýný belli bir büyüme düzeyinde tutmayý bunun için de parasal tabaný bu düzeyeuyacak biçimde ayarlýyorsa. "Merkez Bankasýna Alternatif Bir Kurum: Currency Board". Merkez bankasýnýn baðýmsýzlýðý. 1994. Cambridge. Ýktisad Araþtýrmalarý Dergisi. Sayý0 1. Aþaðýdakilerden hangisi para kurulunun görevlerinden biri deðildir? a. M. Para..

. Bu ünitede para politikasý uygulamalarýnýn izlenmesi için seçilecek gösterge olaylarý ve bunlarýn özellikleri incelenecektir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜN ÝTE 19 Para Politikasýnýn Göstergeleri Bu Ünitede. enflasyon ve deflasyon ortamýnda gerçeði ve neden yansýtýp. Ünitede yer alan dirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. para politikasý araçlarýndaki deðiþikliklere ne ölçüde reaksiyon gösterdikleri dikkatle elealýnmaktadýr... çeþitli göstergelerin.. Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Üniteyi çalýþýrken.314 ..

(Ms = mH). ekonominin yapýsýyla ilgili bazý hipotezlerin belirlenmesi gerekir. . yani gösterge olarak kullanýlan istatistikler ya da gözlenen diðer veriler gerçeðin tam tersini gösterirse buna bakarak alýnan politika önlemleri. H parasal tabaný . Seçilecek göstergede ayrýca bazý özelliklerin bulunmasý beklenir. Peki bu göstergenin seçimi neden önemlidir? Çünkü bir makro deðiþkene. . Giriþilen politika tarafýndan çok çabuk etkilenmelidir. Gösterge seçiminde neler gözönünde tutulmalýdýr? Ýzlenecek para politikasý için gösterge seçiminde. Para politikasýgöstergesi hangi özellikleri taþýmalýdýr? Uygun Para Arzý Tanýmý Önce kýsaca para arzý teorisine yeniden geri dönelim ve gözönünealacaðýmýz iki temel para arzý iliþkisi için LM eðrisinin konumunun ne olacaðýný görelim. Bu nedenlerle. Bu formülde Ms para arzýný. Çok az gecikmeyle ya da hiç bir gecikme olmaksýzýn kolayca gözlenebilmelidir. Göstergeler: . LM eðrisiyle IS eðriIerini birlikte ele aldýðýmýzda. Deðerleri incelemeyealýnacak bu deðiþken politikasý göstergesi adý verilir. amaç deðiþkendeki konjonktürel dalgalanmalarý daha da þiddetlendirebilir. Para politikasýgöstergesi nedir? Para politikasýnýn uygulama sonuçlarýnýn deðerlendirilebilmesi için belli deðiþkenlerin aldýðý deðerlerin izlenmesi gerekir. para arzýný verir. .GÖSTERGE SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER . politika uygulamasýnýn yakýn geçmiþteki etkilerini ölçecektir. Bu olmadýðýnda. sadece birim deðeriyle oynadýðýmýz makro politika aracý deðil. hiç olmazsa nitelik açýsýndan (yöngösterici olarak) doðruluk taþýmasý gerekir. Bu nedenle göstergeseçimi çok önemlidir. Bilindiði gibi parasal taban çarpanýyla parasal tabanýn çarpýmý. baþka deðiþkenler de etki yapabilir veya bu deðiþken beklediðimiz sonucu ifade etmekten uzaktýr. para politikasýnýn göstergeleri olmaya aday deðiþkenlerin uygunluðunu kolayca belirleyebiliriz. . Ara amaç ve amaç deðiþkenleriyle iliþkili olmalýdýr. . Bu göstergeden etkilenerek para otoriteleri gelecektekiuygulamalarý düzenleyecektir. Para politikasý göstergesi. bu göstergelerin nicelik(rakamsal) açýsýndan olmasa bile.

. Sürekli rezervler.315 . Bu rezervler. Çünkü aylak olarak tutulan rezervler. ticari bankalarýn aþýrý rezerv taleplerine de baðlýdýr. ödünç olarak verilmezler ve dolayýsýyla mevduat yaratýmý sözkonusu olmaz. Ödünç alýnmýþ rezervleri ise ticari bankalarýn ödünç alýnan fonlara olan talebi belirler. Þimdi bu kýsa açýklamalara dayanarak.göstermektedir. para arzýyla ilgili iki tip fonksiyon türetebiliriz. açýk piyasa iþlemlerinin fonksiyonudur. Parasal taban ödünç alýnmayan rezerv paralar artý ödünç alýnan rezerv paralarý (reeskont iþlemleriyle) ifade etmektedir. Son olarak ticari banka sisteminde para yaratmak için kullanýlan rezervler. ticari bankalarýn ödünçler için uyguladýðý faiz oranýyla merkezbankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farkýn fonksiyonudur.

ödünç iþlemlerine konu olmadan deðiþir. Þekil 1. M para arzý eðrisinin kesi þimleri LM ve LM M(r) eðrilerini oluþturmaktadýr. ? Para arzýfonksiyonu neden fonksiyonun fonksiyonu olarak gösterilir? Ýkinci durumda. Buna göre çeþitli para talep eðrileriyle. Bu eðrilerle. L(Y3) ile gösterilmiþtir. para otoritesi tarafýndan sistemin dýþýnda belirlendiðinden. Hatýrlanacaðý gibi LM eðrisi para arz vetalebi eþitlenerek elde edilir. . Þekil 1.Ýkinci durumdaki para arz eðrisi ise miktar eksenine dik bir doðru ile gösterilir (Þekil 19. para arzýnýn tamamen sistemin dýþýnda belirlendiðini varsayabiliriz.A da çeþitli milli gelir düzeyleri için belirlenmiþ olan para talebi eðrileri L(Y1). L(Y2). biraz da bankalarýn tuttuklarý bu aþýrý rezerv düzeyine baðlýdýr. Yukarýdaki açýklamalardan da anlaþýlabileceði gibi birinci durma uygun para arzý eðrisi.1. Faiz oranlarý reeskont oranýnýn üstünde olduðu zaman ödünç alýnan rezervler geniþler. Ancak yukarýda da deðindiðimiz gibi bankalar. yani Ms = M(r) olarak gösterebiliriz. Bu durumdaki para arzý fonksiyonunu. faiz oranlarýyla ters yönde iliþkilidir. aþýrý rezervlerin de faiz oranlarýnýn etkisinde olduðunu göstermektedir. yani LM eðrisini düþünelim.A). aylakya da aþýrý rezerv t bilirler. Bu durumda Ms = M olarak gösterilebilir. Para arzý. para arzý eðrisi faize karþý sýfýr esnekliktedir.B de her milli gelir düzeyinden geçen LM eðrileri elde edilmiþtir. merkez bankasýnýn uyguladýðý reeskont oraný arasýndaki farka göre deðiþir. çeþitli varsayýmlara baðlý olarak çizilen para arzý eðrilerinin kesiþme noktalarý saptanarak. Yukarýdaki açýklamalar para arzýnýn aþýrý rezervlerin. Baþka bir deyiþle. ticari bankalarýn uyguladýklarý faiz oranlarýyla. öngörülen teorik modelde para arzý veri olarak alýnmakta ve modeldeki diðer deðiþkenlerden etkilenmemektedir.? Parasal taban (H) nelerin fonksiyonudur? Parasal tabanýn belli bir bölümü. Ancak toplam parasal taban (rezerv para). Ýþte toplam rezervlerin kullanýmý. fonksiyonun fonksiyonu olarak. Çeþitli Para Arzý ve Para Talep Eðrileri Yardýmýyla LMEðrilerinin Elde Edilmesi Þimdi bu iki para arzý eðrisiyle iliþkili para piyasasý denge koþulu eðrisini. Ticari bankalarýn talep ettikleri aþýrý rezervler. faiz oranýndaki deðiþmelere duyarlýdýr.

1. Çeþitli Para Arzý Tanýmlamasýna Göre LM Eðrilerinin Elde Edilmesi. 0 Ms .M (A) (B) r L(Y1) L(Y2) L(Y3) M(r) LM M(r) r 0 Y1 Y2 Y3 M Y LM( )M Þekil: 19.316 .

para arzý. para otoritelerine. O halde iyi bir para politikasý göstergesi. Bu durum Þekil 19. saydýðýmýz dört büyüklükten hangisinin enuygun gösterge olacaðýnýn b terge seçiminde çok çeliþkili sonuçlar ortaya çýkabilmektedir.2. (A) (B) r r0 r1 M s M´ s L(Y0) L(Y1) L(Y2) . para arzý ve faiz oranýdýr. toplam rezervler. göstergenin amacý para politikasýnýn ara amaç üzerindeki etkisini ölçmektir.A da para arzý eðrisinin Ms den M's ye kaymasýyla gösterilmiþtir. Özellikle bu çeliþkili durumlarýn belirlenebilmesi için çeþitli örnek ve varsayýmlardan hareket edilmektedir. IS Eðrisi Sabitken Para Politikasýnda Deðiþme Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn aldýðýný varsayalým. Bu durumda para arzý eðrisi saða kayacaktýr.? Þekilden de görüldüðü gibi faize duyarsýz para arzý eðrisi. Daha önce de belirttiðimiz gibi. Para arzýeðrisi ile LM eðrisi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝ Genel olarak para politikasýnda uygun gösterge olarak. her faiz oranýnda banka sistemi tarafýndan daha fazla para arzedilecektir. para politikasýnýn ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini karþýlaþtýrma olanaðý vermelidir. parasal taban. O halde para arzý eðrisi ne kadar dikse onu temsil eden LM eðrisi de o kadar dik olacaktýr. Burada en büyük sorun. faiz oraný ve bankalardaki aþýrý rezervler üzerinde durulmaktadýr. Yani açýk piyasa satýn alýmlarýndan sonra. Para Arzýnýn Ýçsel Olarak Belirlendiði Durum Para politikasý için uygun göstergenin seçimi sorununu açýkça ortayakoyabilmek için para arzýnýn içsel olar endiðini varsayalým. M yine az esnek LM M yi oluþturmaktadýr. Bu durum para politikasý gösterge adaylarýmýz.

A da ayrýca para talep eðrileri ailesi de gösterilmiþtir. Açýk piyasa alýmlarý . Para arz ve talep eðrilerinin denge noktalarýndan yararlanýlarak LM0 ve LM' gibiiki farklý LM eðrisi elde edilebilir. IS Eðrisi VeriykenPara Arzýndaki Artýþýn Etkisi. Bunlarýn nasýl elde edileceði Þekil 19. ' 0M0M M0 YY´Y s0 Þekil 2.1 de gösterilmiþtir. LM0 ile IS nin kesiþme noktasý r0 faiz oranýný belirlemektedir.317 .B de ise veri IS eðrisi de gösterilmiþtir. Þekil 19. 2.2.L(Y3) r r0 r1 IS M0L LM´ Þekil: 19.

Þöyle ki birinciolarak toplam rezervlerin artmýþ olmasý.3. 0 M0M' Ms 0 Y0Y' Y . Yukarýda anlatýlanlardan gösterge seçimi sorunu açýsýndan þu sonuç çýkarýlabilir.B).3. para politikasý göstergesi olarak gösterdiðimiz üç adayýn hepsi de ayný sonucu ortaya koymaktadýr. daha az kýsýtlayýcý para politikasý anlamýna gelmektedir. Ýkinci gösterge adayý olan para arzý.3. Verilen para arzý ve para talebi eðrilerine iliþkin para piyasasý denge eðrisi LM0 dýr (Þekil 19.A ve 19.3. (A) (B) r r1 r0 Ms L(Y0) L(Y1) L(Y2) L(Y3) r M0L r0 r1 IS0 IS' Þekil: 19. LM Eðrisi Veriyken IS Eðrisindeki Kaymanýn Etkisi. M0 dan M'ne artmýþtýr. Üç gösterge adayýnýn tümünün verdiði cevap aynýdýr: Para politikasý öncekine göre daha geniþleticidir.B de mal piyasasý dengesini IS0 göstermektedir. Son olarak faiz oranýnýn r0 ile dan r1 e düþmesi de yine daha gevþek para politikasý anlamýna gelmektedir. Bu da parasal kýsýtlamalarda bir gevþemenin iþaretidir. Para Piyasasý Deðiþmezken IS Eðrisinin Kaymasý Þimdiki örnekte içsel para arzý eðrisinin ve para talebi eðrilerinin veri olduðunu varsayalým. IS eðrisi sabitken. O halde sorun nedir? Bu soruya bir cevap verebilmek için mal piyasasýyla ilgili bir diðer örnek vermek gerekecektir. Þekil 13. Gösterge adaylarýnýn hiçbiri belirsiz bir sonuç vermemektedir.sonucu para arzý eðrisi Ms den M's ye kaydýðý için oluþan LM eðrisi LM' ile IS eðrisinin kesiþimi r1 faiz oranýný verecektir.

r1 faiz oraný için para arzý M0 dan M' ye yükselmektedir. Þimdi bu sonucu. para politikasýnýn üç gösterge adayý için ayrý ayrý yorumlayalým.Bir an yatýrýmýn marjinal etkinliði (ME I) eðrisinde bir kayma ya da otonom yatýrýmlarda bir artýþ olduðunu varsayým (Þekilde gösterilmiyor).3. tüm milli gelir düzeylerinde toplam talep (C+ I+G) yükselir.318 . Bu otonom artýþ sonucu. çeliþkili bir durumla karþýlaþacaklardýr. IS' eðrisi ile LM0 eðrisinin kesiþim noktasý daha yüksek bir faiz oranýný (r1 ) oluþturacaktýr. .B). toplam rezervleri bir para politikasý göstergesi olarak belirleyenler. Öte yandan. faiz oraný ve para arzýnýgösterge olarak seçenler. Bunun sonucu olarak IS eðrisi saða IS'ne kayar (Þekil 19. Toplam rezervlerin (parasal tabanýn) deðiþmediði varsayýldýðýndan. paraotoritelerinin davranýþlarýnda bir deðiþiklik olmadýðý ileri süreceklerdir.

Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisi kayarsa hangi gös? terge gerçeði gösterir? Para Talebinde Bir Artýþ Olduðu Durum Þimdi de para talebinde otonom bir artýþ olduðunu ve ekonomide baþkaca bir deðiþme olmadýðýný varsayalým. bu oraný gösterge olarak seçenler. Öte yandan para arzýný gösterge olarak seçenler. Benzer þekilde mal piyasasýnda arz talep iliþkilerinde herhangi bir deðiþme olmadýðý için mal piyasasý denge eðrisini IS0 göstermektedir.A da görülen para talebi eðrileri ailesi (þekli karýþtýrmamak için sadece ikisi gösterilmiþtir) saða kayarak. para arzýnýn M0 dan M' ye artmasý nedeniyle daha gevþek bir para politikasý izlediðini ileri sürebilirler. kesikli çizgilerle gösterilen duruma gelecektir.4.4 de para arzý. Þekil:19. Bu yeni talep eðrileriyle sabit kalan para arzý eðrisinin kesiþme noktalarý yeni bir LM eðrisini .4. Para Talebinde Artýþýn Etkileri. Ms eðrisiyle gösterilmiþtir.Faiz oraný r0 dan r1 e yükseldiðinden. Para otoritesinin politika davranýþýnda bir deðiþme olmadýðý için. r (B) r0 r1 LM1 LM 0 IS0 (A) r r0 r1 Ms L(Y2) L(Y2)' L1(Y1) L1'(Y1) ' 0 Y1Y0Y 0 M0M Ms Para talebindeki otonom artýþ sonucu Þekil 19. para otoritelerinin daha sýký bir para politikasý uyguladýðý düþüncesinde olabilirler. para arzý eðrisi deðiþmemiþtir ve Þekil 19. Para talebinde herhangi bir artýþ olmadan önce para arzý M0 dýr ve denge faiz oraný da r0 dýr.

farklý yorumlar ortaya çýkacaktýr. LM0 eðrisine göre daha soldaolarak (Þekil 4.319 . faiz oranlarýný politika göstergesi olarak kullanýrsak. daha yüksek faiz oranlarýný daha kýsýtlayýcý bir para potitikasýna kayýþýn sinyali olarak görebiliriz. Eðer toplam rezervleri(parasal taban) politika göstergesi olar ak kullanýrsak. Eðer para arzýný göstergeolarak seçersek. Para arzýnda bir otonom satýþ olduðunda hangi gösterge gerçeði? yansýtmaktadýr? . Bu durumda da gösterge olarak seçilenbüyüklüðe göre.B) ve deðiþm yen IS eðrisini daha yukarýda keserek hem faiz oranýný yükseltecek (r0 dan r1 e) hem de denge milli gelir düzeyinidüþürecektir (Y0 dan Y1 ne).(LM1) belirleyecektir. Tersine. para politikasýnda hiçbir deðiþikliðin olmadýðýný söyleyebiliriz. para arzýndaki geniþlemeyi daha gevþek ve daha geniþletici para politikasý olarak yorumlayabiliriz. LM1 eðrisi.

Gerek aþýrýrezerv talebi gerekse ödünç alýnan rezervler faiz oranýnýn fonksiyonu olduðundan. toplam rezervler ve para arzý birlikte hareket ettiðinden. aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi artar. Para arzýnýn dýþsal olarak belirlenmesi durumunda hangi gösterge gerçeði yansýtýr? Serbest Rezervlerin Gösterge Seçilmesi ? Son gösterge adayý da bankalarýn tuttuðu serbest rezervlerdir. Bunun yanýnda. serbest rezervlerdeki bir düþüþ . parasal kolaylýklarýn arttýðý þeklinde yorumlanýyorsa. eðer para arzýnýn dýþsal olarak belirlendiðini varsayarsak. para politikasý göstergesi olarak kullanýlmaya aday olarak gösteriliyorsa. ayný þekilde serbest rezervler de ayný amaç için düþünülebilir. bunlardan birisinin gösterge olarak kullanýlmasý ayný sonucu verecektir. para arzý eðrilerini incelerken yapýlanla paralel olacaðý için ayný þeyleri tekrarlamayacaðýz. Faiz oranlarý yükselirken aþýrý rezerv talebi artar ve dolayýsýyla serbest rezerv talebi azalýr. serbest rezervler de faiz oranýnýn fonksiyonu olacaktýr. Burada önemli olan durum þudur: Aþýrý rezervler ve ödünç alýnan rezervlerde herhangi bir kayma olmasa bile. Tersine. ödünç alýnan rezerv talebi azalýrken. Bu koþullar altýnda. Eðer faiz oraný. dýþarýdan belirlenmiþ para arzý fonksiyonunun gösterge olarak kullanýlmasý. parasal çarpaný veri olarak kabul ediyoruz demektir. Serbest rezervler aþýrý rezervlerle ödünç alýnmýþ rezervler arasýndaki farký gösterir. eðer faiz oraný düþerse. Eðer faiz oranlarýndaki bir düþüþ. parasal kýsýtlamanýn hafiflediðini göster Tersine. o zaman serbest rezervlerdeki bir artýþ ya da net ödünçalýnan rezervlerdeki bir gerileme. Þöyle ki. faiz oranlarýnýn gösterge olarak seçilmesi sonucu elde edilen sonuçla tam tamýna zýt bir durum ortaya koyar. serbest rezervler faizoranlarýyla ters yönde deðiþir.Para Arzýnýn Dýþsal Olarak Belirlendiði Durum Buradaki analiz. LM eðrisini dikleþtirir ve faize karþý daha az esnek olarak kullanýlmasý.

Bunun temel nedeni. Þimdiye kadar para politikasý göstergesi olabilecekdört adaydan üçünü oluþturan faiz oraný. Son yýllarda birçok banka para arzý büyüme hedefleri saptamýþtýr. politika dýþý uyarýlmýþ deðiþmeler daha baskýn çýkabilir. Nitekim geleneksel olarak kendilerine temel gösterge olarak faiz oranlarýný seçen merkez bankalarý yüksek eflasyon oraný karþýsýnda bunu terket . Serbest rezerv nedir? Bir gösterge olarak nasýl kullanýlabilir? En Uygun Gösterge ? Yukarýdaki basit örnekten alýnacak ders þudur: Parasal gösterge birdýþsal deðiþken olmalýdý deðiþkenin para politikasý göstergesi olarak kullanýlmasý durumunda.320 . daha kýsýtlayýcý bir para politikasýný gösterir. serbest rezervler ve para arz içsel olarak belirlenmektedir. Ülkemizde de merkez bankasý 1990'dan itibaren para programlarý uygulmaya baþlamýþtýr. Gösterge olarak kullanmak için dýþarýdan belirlenen tek deðiþken parasal tabandýr. Çünkübu daha yüksek faiz oranýyla birlikte gerçekleþmektedir.ya da net ödünç alýnmýþ rezervlerdeki bir artýþ. yüksek enflasyon oranýdýr.

para arzý. istikrarsýzlýk ya da rahatsýzlýk kaynaklarýyla iliþkilidir. William Poole. para otoriteleri IS eðrisinin sola kayýþý . faaliyetlerini eksik bilgilerle ve belirsizliklerledolu bir dünyada sürdürdüklerinden. para politikasý için en iyi göstergenin toplam rezervler gibi dýþardan belirlenen bir deðiþken olacaðýný belirlemiþtik. Para arzý veriyken LM eðrisinin sola kaymasýna iki þey neden olabilir. Böyle bir para politikasýnýn gerçekleþtirilmesi için faiz oranýnýn düþmesi ve para arzýnýn ortalama oranýnýn üzerinde büyümesi gerekir. En uygun gösterge nedir? Neden? EL YORDAMINA (RULES OF THUMB) GÖRE PARA POLÝTÝKASI Para politikasýnýn göstergeleriyle ilgili tartýþmalara dört potansiyeladayla baþladýk. Gösterge sorununu tartýþýrken. Birinci olarakpara talebi nde bir artýþ olabilir. bu deðiþken artýk bir hedef deðiþken olarak kullanýlmaya elveriþli olmayacaktýr. Bu durumda geriye faiz oranlarý ve serbest rezervler (ki bu ikisi birbiriyle eþdeðerdir) ve para arzý kalmaktadýr. serbest rezervler ve toplam rezervlerdi. para politikasý göstergesi olarak el yordamý ya da gözkararý (Rules-of-Thumb) para politikasýný önermektedir. Bunl ir kez daha hatýrlatmak gerekirse. Þimdi IS . faiz oranlarý. Daha önce gördüðümüz gibi para arzýný ya da faiz oranýný istikrarlý kýlmak için uygun stratejinin izlenmesi. Para politikasý için gösterge olarak toplam rezervler seçildiðinde.? miþtir. merkez bankalarýnýn para arzýnýn büyüme oranýný gösterge olarak seçmelerine neden olmaktadýr. Ýkinci olarak. Bu durumda IS ve LM eðrileri sola kayacak ve faiz oraný düþecektir.LM eðrileri aracýlýðýyla resesyon durumunu düþünelim. Özellikle uzun vadeli faiz oranlarýnýn bekleyiþlere baðlý olmasý ve bunun kiþilere göre deðiþmesi. kýsa vadeli hedefler için faiz oranlarýný. uzun vadeli hedefler için de para arzýný para politikasý aracý (hedef deðiþken) olarak önermektedirler. Politikayý belirleyenler. para politikasý konusunda araþtýrma yapan birçok araþtýrmacý. Örneðin resesyon durumunda geniþletici bir para politikasýnýn izleneceði düþünülebilir.

W. Bu sýrada para arzýnýn belli bir oranda yükselmesi de gerekir. Yine bir resesyon durumundan hareket edelim.sonucu faiz oranlarýnýn düþtüðünü görerek faiz oranlarýný istikrara kavuþturmak için toplam rezervleri azaltabilir. Hatta toplam rezervleri arttýrýcý politika. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta þudur: Bir resesyon döneminde para politikasý. Bunun sonucu olarak para arzý eðrisi ve buna baðlý olarak LM eðrisi sola kayabilir. Poole'ýn el yordamý (rules of thumb) politikasýyla öne sürdüðü bir ikinci durumu ele alalým. yalnýzca düþen faiz oranýna güvenemez. gelir düzeyi de daha fazla düþecekti. Ancak þu hususun da bilinmesi lazýmdýr: Para arzýnda bir artýþ olmasýna raðmen para talebindeki daha büyük bir artýþ sonucu LM eðrisi yine sola kayabilir. Ancak bu sýrada para arzý arttýrýlmamýþ olsaydý. bu sola kayma daha fazla olacak. Bununlabirlikte geliri istikrara kavuþturmak için fai z oranlarýnýn düþmesine izin vermek daha iyi olabilir. yani para arzý fonksiyonunu ve dolayýsýyla LM eðrisini saða kaydýrýcý politika dahaiyi olabilir. Para arzý fonksiyonu veriyken. para talebindeki bir artýþ gelirin azalmasý321 .

. Ancak resesyon döneminde sorun ekonominin geniþlemesinin nasýl saðlanacaðý deðil. faiz oranýnýn nasýl biraz yükselebileceði sorusunun cevabýna götürmektedir. Resesyon döneminde ekonomideki rahatsýzlýklar gerçekte geniþletici olabilir. Þimdiye kadarki analizler gelirde geniþlemenin nasýl saðlanacaðý ya da gelirde daha fazla gerilemenin nasýl sýnýrlanacaðý koþullarýnda yapýldý. toplam rezervler artýrýlmasý sonucu para arzý fonksiyonu saða kaydýrýlarak önlenirse. Bu soruya W. Faiz oranlarýndaki bu yükseliþi önleyici politikalarýn tam olarak uygulamasý gerekecektir. faiz oranýnýn yükselmesine neden olacaktýr. Poole þöyle cevap vermektedir: Eðer parasal büyüme oraný belli bir üst sýnýrýnýn altýnda tutulmak kaydýylafaiz oranýnýn yükselmesi durdurulabiliyors on politikasý izlenebilecektir. geniþlemenin daha az olmasý riskinin nasýl dengeleneceðidir. gelirdeki geniþleme ekonominin canlanmasý için düþünülenden çok daha hýzlý olacaktýr. tersine bir þekilde bir enflasyonist "boom" u kontroletmek için de kullanabi lir. faiz oraný yükselecek ve parasalbüyüme oraný ortalamanýn altýnda tutulacaktýr. resesyonda düþen faiz oraný ve saðlanan parasal büyüme.na. Bu da bizi bir resesyon politikasý çerçevesinde faiz oraný aþaðýya çekilirken ve parasal büyüme ortalamanýn üstünde tutulurken. Böylece. Önerilen göz kararý politika. gelirde bir artýþ saðlanmasýný garanti etmemektedir. Dolayýsýyla bu rahatsýzlýklar hýzlý iyileþme saðlanmasý için geniþletici politikalarla pekala birleþtirilebilir. Para talebindeki bir artýþa IS eðrisindeki bir düþüþ eþlik etmedikçe. Ayný akýl yürütme. Bununla birlikte eðer faiz oranýnýn yükselmesi. Eðer IS eðrisi saða kayarsa ve bunun sonucu olarak gelir ve faiz oraný yükselecektir. faiz oraný yükselecektir. Bu durumda. Bu durumdan yalnýzca faiz oranýnýn biraz yükselmesine izin verilmesiyle kaçýnýlabilir. Bununla birlikte gereksizkýsýtlayýcý politika izlenmemesi için parasal büyümenin bir alt sýnýrý vardýr. Ancak eðer faiz oranýndaki yükselme toplam rezervler arttýrýlarak ve dolayýsýyla para arzý ve L eðrisi saða kaydýrýlarak engellenirse. para talebindeki artýþ para arzýndaki bir artýþla ayný ana rastlaþtýrýlmýþ olacaktýr. para politikasýnýn katkýsýnýn geniþletici olmasýný saðlamaktadýr.

o taktirde parasal gösterge buzdolabýna girecektir.1 yüzde olarak gözkararý para politikasý önerileri gösterilmiþtir.5-3.4'ün üzerine çýktýðýndan faiz oranlarýnda bir düþüþ ve nispeten daha yüksek parasal büyüme kuralýnýn önerildiði anlaþýlmaktadýr. eksik istihdamýn %3. Tablo 19. Eðer faiz oraný ve parasal büyüme göstergeleri birbirleriyle baðdaþmýyorsa. Düþük parasal büyümeye raðmen faiz oraný birkaç aydan beri düþüyorsa. Buna göre eksik istihdam %4'ün altýna düþünce ileride ayrýntýlý olarak inceleyeceðimiz kurala göre kýsýtlayýcý bir para politikasý izlenecektir. Örneðin. Tablo 19. o taktirdeparasal büyüme lilmiti yükseltilecektir. Poole göz kararý olarak %4-4.9 aralýðýnda olduðunu varsayalým.1'e baktýðýmýzda.4 oranýndaki istihdamý eksik istihdam olarak varsaymakta ve yýllýk %3-5 oranýndaki para arzý büyümesini fiyatistikrarýyla tutarlý kabul etmektedir.W. o taktirde parasal büyüme %2 olaraktutulduðunda faiz oranýnýn düþmesine izin v lmiþ olacaktýr. Faiz oranýnýn yükselmesi için para arzýnýn büyüme oranýnýn %2'nin altýnda olmasý gerekiyorsa. .322 . iþsizlik %4-4.

Enflasyonun Faiz Oranýnýn Gösterge Olarak Seçimine Etkisi Geleneksel olarak merkez bankalarý .4 4.5. Þimdi bunlarý inceleyelim.3 2 . Ancak bu göstergelerin bazýlarý enflasyonist dönemde sakýncalý olabilmektedir.5 .5 .3.9 6.8 ? Bir diðer ünlü göz kararý kuralýna göre. para politikasý faiz oranlarý üzerinde yoðunlaþmalý ve rahatsýzlýðýn reel sektöre sýçramasý engellenmelidir.4.9 4.0 .1.5.4 5.4 3.6 5 . Önceki Aya AitÝþsizlik Oraný Hazine Bonosunun 3 Aylýk Faiz Oraný Aylýk Kural Para Stokunun BüyümeOraný (Yýllýk Oran) 0 .0'dan fazla Yükseliþ Yükseliþ Yükseliþ ya da Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ Düþüþ 1 .7 6 .3. Ekonomik rahatsýzlýðýn reel veya parasal sektörden doðmasýdurumunda sözkonusu politika nasýl uygulanmalýdýr? ENFLASYONUN PARA POLÝTÝKASININ GÖSTERGELERÝNÝ ETKÝLEMESÝ Birçok ülkedeki merkez bankalarý parasal büyüme hedefleri belirlemiþtir ve buna uygun göstergeler seçmiþtir.4.4 3 . Tersine eðer ekonomik rahatsýzlýklar parasalsektörden kaynaklanýyorsa .5 .Tablo: 19. eðer ekonomik rahatsýzlýklar reel sektörden kaynaklanýyorsa. Göz Kararý Kuralýna Göre Para Politikasý.86 .5 4 . para politikasý parasal toplamlar üzerinde odaklaþmalý ve rahatsýzlýðýn giderlimesi için faiz oranlarýnýn inip çýkmasýna izin verilmemelidir.0 .9 5.

Bu politika iktisatçý olmayan bir kiþiye aþýrý kýsýtlayýcý bir para politikasý izlendiði izlenimi verebilir ve anti eflasyoncu para politikasýna karþý bir baský oluþturabilir. Uz dönemde reel faiz oranlarý beklenen enflasyona göre türetilebilir. nominal faiz oranýnýn reel oranlara aktarýmý bir bilmece oluþturabilir. çoðu kez negatifolabilmektedir. Çünkü enflasyon ödünç verenleriçin bir vergi oluþtururken ödünç alanlarýn yü Enflasyonist dönemde faiz oranlarýneden iyi bir gösterge deðildir? ? . Uzun dönemde beklenen faiz oraný üzerinde ödünç verenlerle ödünç alanlar farklý düþünülebilir. Kýsa dönemde.323 . Enflasyondöneminde nominal faiz oranlarý çok yüksek olabilir. Ýktisatçý için. faizoranlarýnýn iyi bir gös ge olma özelliðini ortadan kaldýrmýþtýr. Enflasyonist ortamda reel faiz oranlarý. faiz oranlarý beklenenden çok cari faiz oraný olarak düþünülmelidir.baþlýca gösterge olarak faiz oranlarýný ön planda tutmuþlardýr. Bununla birlikte þiddetli enflasyonlar.

Enflasyonun Para Arzý ve Para Arzýnýn Büyüme Oraný Üzerindeki Etkisi Para arzý ve para arzýnýn büyüme oraný. zaman içinde üretimde ve fiyatlardabüyük konjonktürel d malar olmaksýzýn genel bir üretim artýþýna izin vermek olmalýdýr. Bu konuda Friedman þunu söylemektedir: "Tarihin bize para politikasýnýn ne yapabileceðiyle ilgili ilk ve en önemli dersi þudur: Para politikasý bizzat parayý karýþýklýklarýn bir kaynaðý olmaktan alýkoyar. ekonomi için kararlý bir zemin saðlamaktýr. eflasyonla iliþkili deðiþkenlerdir. Duruma göre yürütülen para politikalarý. Monetarist Yaklaþým Monetarist görüþe göre. yaþanan enflasyon nedeniyle eski önemini yitirmiþtir. ekonomiyi istikrardan uzaklaþtýran bir öðedir. . para arzý büyüme oranýnýn fiyatlarý yükselteceðini söylemek mümkündür. fiyatlarýn istikrarlý olmasý için para arzýnýn büyüme oraný. Enflasyonda. Bu nedenle. Ýstikrarsýzlýðýn en büyük kaynaðý da. Ancak ne olursa olsun. Paranýn dolaþým hýzýylailgili trendlerin olma durumunda. ekonomi doðal olarak istikrarlýdýr." Friedman'a göre tarihin verdiði bu dersler öðrenilmemiþtir. Para politikasýnýn yapabileceði ikinci þey. temelde nominal para arzýný nominal GSMH'ya baðlayan bir analizde reel ankesler faiz oranlarýna göre daha az rol oynar. reel GSMH büyüme oranýna eþit olmalýdýr. monetarist ve keynesgilokullar arasýndaki tartýþma larýn bir bölümünü oluþturmaktadýr. para arzýbüyüme oranýne olmalýdýr ki fiyat istikrarý saðlansýn? GÖSTERGE SEÇÝMÝ KONUSUNDA MONETARÝST-KEYNESGÝL TARTIÞMASI Para politikasý konusunda uygun gösterge seçimi sorunu. Burada önemli olan bir nokta vardýr: Reel ankesler beklenen enflasyondan çok. Hedef Stratejisinin Saptanmasý ? Uzun vadeli fiyat istikrarýyla uyumlu para arzý büyüme hedefleri. nominal para arzýndaki deðiþmelerdir. gözlenen enflasyona göre hesaplanabilir. Dolayýsýylapara otoritelerine d stikrarlý duruma müdahale etmemek veekonomide reel güçlerin yardýmýyla.

temelde neyi savunmaktadýr? Keynesgil Yaklaþým ? Öte yandan Keynesgil yaklaþým. Bu istikrarsýzlýk. toplam mal ve hizmet talebindeki cariistikrarsýzlýðý vurgulamaktadýr. tüm farklý makro ekonomik iliþkilerin en istikrarlýsýdýr.324 . toplam harcamalarýn dýþ . para arzý fiyat istikrarýný bozmayacak þekilde arttýrýlýyorsa nispeten sabit bir oranda milli gelir artýþýna neden olacaktýr. Monetarist görüþ. daha ileride geniþ olarak inceleneceði gibi. Eðer bu varsayým kabul edilirse.Monetarist görüþe göre para talebi fonksiyonu.

Bu göstergeler. öncelikle. Para politikasý göstergesi aþaðýdaki özelliklerden hangisini taþýmamalýdýr? . bazý göstergelere bakmak gerekir. Gerçekten de monetaristler için para arzý ve parasal taban. gösterge olarak parasal tabaný veya para stokunu seçerlerken. Monetarist iktisatçýlar. yatýrýmlardaki deðiþmelerden kaynaklanýr. Keynesgillere göre de faiz oraný ve serbest rezervler en iyi gösterge olabilir.sal bileþenlerine baðlýdýr. ? Monetarist ve Keynesgil göstergeler nelerdir? Neden farklýdýr? Özet Para politikasýnýn nasýl yürütüleceðine karar vermeden önce. Keynesgillere göre ekonomideki istikrarsýzlýk kaynaðýnedir ve nasýl? giderilir? Uygun Gösterge Seçimi Hiç kuþkusuz yukarýdaki özetlediðimiz yaklaþýmlarýn para politikasý için kabul edecekleri göstergeler birbirlerinden farklý olacaktýr. devlet harcamalarýný ve ihracat talebini içermektedir. Dolayýsýyla milli gelir düzeyindeki deðiþmelere baðlý olarak tüketim harcamalarýnda meydana gelen herhangi bir deðiþme. Ýhracat talebini gözardý edersek toplam talep. Dolayýsýyla bu deðiþkenler gözlenerek para politikasý daha iyi yürütülebilir. Çünkü monetaristleregöre para politikasý. iþletmelerin fabrika ve sabit teçhizat yatýrým talebidir. pa a arzýnýn ya da parasal taban gibi bir parasal büyüklüðün büyüme oraný koþullarýnda baþlar. faiz oranlarý ve bankalarýn rezervleridir. Tersine Keynesgilleregöre para politikasý. genellikle el yordamý yöntemini kullanmaktadýrlar. yatýrýmlardaki otonom deðiþmelerden kaynaklanýr. faiz oraný ve serbest rezervler koþullarýnda baþlar ve uygulanan para politikasý bu deðiþkenlere göre deðerlendirilmelidir. otonom yatýrýmlardan kaynaklanan istikrarsýzlýðý dengelemek için kullanýlabilir. tüketim fonksiyonunun kaymasýna neden olmaz. Bu yaklaþýmda istikrarsýzlýk. parasal taban. Ancak baþlýca suçlu. Ýþte bu nedenle Keynesgiller maliye politikasýna önem vermektedirler. yatýrým ve devlet harcamalarýnýn toplamý (C + I + G) þeklinde gösterilebilir. tüketim. Uygulamacýlar ise parapolitikasý göstergesi olarak. yukarýda vurguladýðýmýz gibi. para arzý. Sorular 1. C + I + G eðrisinin kaymasý. Bu durumda aslýnda kendisi de istikrarsýzlýða neden olabilecek devlet harcamalarý. Bu dýþsal ya da otonom öðeler. Keynesgiller faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervlerini seçmektedirler. Tüketim fonksiyonun kendisi temelde istikrarlýdýr.

b. Amaç deðiþkenle ilgili olmalýdýr. Hiç gecikmesiz gözlenebilmelidir. Giriþilen politikadan çabuk etkilenmelidir. d. Çok az gecikmeyle gözlenebilmelidir. c. -325 .a. e. Giriþilen politikadan etkilenmemelidir.

Tüketim b. New York. Devlet harcamalarý c. Enflasyonist ortamda. Faiz oraný c. 2. . CHICK. GRAW-HÝLL. London 1979. Mc. Viktoria. Para arzý d. LM eðrisi hangi para arzý fonksiyonlarýna göre çizilebilir? a.2. M2 ve H'a göre e. Ýstihdam 4. John. Keynesgillere göre ekonomide istikrarsýzlýk kaynaðý nedir? a. M1 e ve M3 e göre b. RANLETT. Para Politikasý. Parasal taban b. Para arzý d. GrayMills. Bursa 1996. PARASIZ M.326 . The Theory and Monetary Policy. M ve M(r) ye göre c. 1993. Ezgi. Roger Leroy and VAN HOOSE David. Faiz oraný c. Parasal taban b. M0 ve H'a göre d. Money and Banking John Wiley. Ýhracat e. Yatýrýmlar d. Ýstihdam 5. Baský. 1977. N ew York. Bütçe açýðý e. Bütçe açýðý e. M0 ve M1 e göre 3. Para piyasasýnda bir deðiþiklik yokken IS eðrisinin kaymasý durumunda hangi gösterge gerçeði daha iyi yansýtýr? a. Ýthalat Kaynakça MILLER. hangi gösterge anlamýný yitirir? a. Ýlker. Modern Money andBanking.

. . Para politikasýnda ana amaç deðiþkenlerin seçimi ve her ara amaç deðiþkinin üstün ve sakýnca yanlarý tartýþýlacaktýr... Çalýþma Biçimine Ýliþkin Olarak. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. IS-LM analizini çok iyi bilmeniz. Üniteyi çalýþýrken þekilleri anlamadan geçmeyiniz.. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz.ÜN ÝTE 20 Para Politikasýnýn Ara Amaçlarý Bu Ünitede. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. bu eðrileri etkileyen faktörleri ve merkez bankasýnýn elindeki para politikasý araçlarýný iyi bilmemiz gerekir. Bu üniteyi çalýþýrken.327 .

bu nihai deðiþkeni ne yönde etkilediði bilinen ve kýsa zamanda politika uygulama sonuçlarýný yansýtan deðiþkenler ara amaç deðiþken olarak belirlenir. Ýlan edilen faiz oranlarý ödünç verenlerin dengeleyici ankesleri ve finansal . Ölçülen faiz oranlarý tüm faizleri içermemektedir.GÝRÝÞ Ýktisat politikalarý bazý belirli amaçlarý gerçekleþtirmek için izlenir. ? Ölçülebilirlik kriteri nedir? Ölçülebilirlik kriteri. Dolayýsýyla kýsa dönemde bu deðiþkenlerin belli deðerleri almasý. Üstelik kýsa dönemde bu ölçülerden herbiri ölçüm hata ve revizyonlarýyla karþý karþýyadýr. Bunlar. ara amaç olarak alýnýr. Madem ki politika uygulamalarýna. M3 ve L para stoku listesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. ARA AMAÇ SEÇÝMÝNDE KRÝTERLER Genellikle ara amaçlarýn seçiminde üç kriter göz önünde tutulmaktadýr. o halde bu nihai amaçlar izlenecek politika için bir gösterge olmaz mý? Bu soruyu "her zaman uygun olmaz" þeklinde cevaplayabiliriz. Parapolitikasýnýn bu ni hai amaç deðiþkeni üzerinde etkisini göstermesi içinbelli bir zamanýn geçmesi gerekebilir. edenle. belli hedef deðiþkenleri etkilemek için giriþilir. Merkez bankalarý M1. Para stoku ve uzun vadeli faiz oranlarý gibi hedef deðiþkenler ölçülebilirlik açýsýndan alt sýralarda kalmaktadýr. Yani ara amaca iliþkin kesin ve güvenilir verilerin hýzla saðlanmasý gerekir. seçilen deðiþkenin deðerindeki deðiþkenliklerin kolayca ölçülebilir olmasýdýr. Bazý faiz oranlarýnýn yorumlanmasý çok güçtür. Bu verilerin ayný zamanda iktisatçýlarýn kuramsal tanýmlarýna da mümkün olduðunca uymasý gerekir. Özellikle günümüzde yaþanan finansal yenilikler para stokunun anlamýný bulanýklaþtýrmaktadýr. Ölçülebilirlik . M2. ulaþýlmasý zaman alan amaçlara yönelik politika düzenlemelerinde. ölçülebilirlik. Faiz oranlarýnýn ölçümünde de benzer sorunlar vardýr. Kavram olarak faiz oraný tüm faiz oranlarýnýn aðýrlýklý ortalamasýdýr. ulaþýlabilirlik ve ara amaçla nihai amaç arasýndaki iliþkidir. Þimdi bunlarý sýrasýyla inceleyelim.

328 . ölçülebilirlik kriteri açýsýndan neden baþarýsýz ara amaçlardýr? . Nihayet nominal faiz oranlarý reel faiz oranlarýnýn ne olduðununun bilinmesine her zaman olanak vermez. Ýþte bu nedenlerle faiz oranýnýn bir ara amaç olarak deðeri sýnýrlýdýr. Para stoku ve faiz oranlarý.kurumlarýn ödünç vericiler üzerine koyduklarý diðer kýsýtlamalarý yansýtmayabilir. Ayrýca kredi tayýnlamasý olgusu da ilan edilen faiz oranlarýný geçersiz kýlabilir. Nominal faiz oranlarýyla reel faiz oranlarý arasýndaki fark özellikle enflasyon dönemlerinde önemlidir.

Para politikasý hedefi. Bunun için de politika belirleyicileri. herþey boþuna olacaktýr. Aksi takdirde. . çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir içsel deðiþkenleri seçerler ve politikalarýnda bu içsel deðiþkenin arzulanan belli bir deðeri almasý için çalýþýrlar. Ýçsel deðiþkenler. Ulaþýlamayan hedeflerin pratikte hiç bir faydasý yoktur. nihai amaçlar arasýnda herhangi bir baðýn olmamasý durumunda merkez bankasýnýn bir deðiþkeni ana amaç deðiþkeni olarak seçip onu gerçekleþtirmeye çalýþmasý anlamsýzdýr. Acaba merkez bankasý herhangi bir belli faiz oraný tutturabilir mi? Kýsa vadeli faiz oranlarýný etkileyenaletler uzun vadeli faiz oranlarýný da etkiler mi? Merkez bankasý reel faiz oranlarýný mý. ekonomik büyümeyi ve ödemeler bilançosunu etkilemiyorsa. tam ve eksizsiz bilgiye sahip olmalarý önemlidir. Olaya bir baþka þekilde yaklaþalým. istihdamý. Merkez bankasý ara amaca ulaþsa bile. Ýçsel deðiþkenin bu arzulanan deðerine. hedef belirlemek boþuna bir uðraþ olacaktýr. para otoritelerinin politikalarýný belirlemede hedef aldýklarý deðerdir. genel olarak para politikasý hedefi denir. Öncelikle. çeþitli içsel deðiþkenlere etkisi konusunda. eðer ara amaç deðiþkeni. dolaylý ve uzun zaman alan bir etkileþim zinciri sonucu olabilir. Ulaþýlabilirlik Ulaþýlabilirlik nedir? Merkez bankasý hedeflediði amaca ulaþabilmelidir. yoksa yalnýzca nominal faiz oranlarýný mý etkiler? Bütün bu sorulara verilecek cevaplardan þu ortaya çýkmaktadýr. belli bir ekonomik modelde yer alandeðiþkenlerden model içind iðer deðiþkenlerce deðerinin belirlendiði kabul edilen deðiþkenlerdir. Acaba merkez bankasý kýsa ve uzun dönem için saptanan parasal büyüme hedeflerine ulaþabilir mi? Merkez bankasýnýn elindeki aletleri kullanarak parasal büyüme hedeflerine ulaþýp ulaþmayacaðý önemli bir konudur. Bu durumda politikayý belirleyenlerin uygulamalarýnýn nihai amaca ulaþmasý. Hedef deðiþkenin iyi iþlemesi için belli özelliklere sahip olmasý . iktisat politikasýný uygulayanlarýn izledikleri politikalarýn.. fiyat düzeyini. Ara Amaçlarla Nihai Amaçlar Arasýndaki Ýliþki Merkez bankasýnýn seçtiði ara amaçlarla.

Eðer para otoriteleri kuramsal olarak. . Amaç ise eksik istihdam durumundan tam istihdama ulaþmak olsun.329 . Bir içsel deðiþkenin hedef deðiþkeni olarak görev yapabilmesi için. bir diðer deyiþle hedef deðiþkeninin alacaðý deðerlerin nihai amaç deðiþkenine yansýmasý gerekir. Para politikasýnýn hedef deðiþkeninin seçimi. Bir örnekle durumu açýklamaya çalýþalým. hedef deðiþken olarak kullandýðýný varsayalým. faiz oranlarýný düþürücü parasaloperasyonun toplam talebi arttýracaðýný varsayýyorlarsa. Para otoritelerinin faiz oranlarýný. Para politikasý araçlarýndan hýzla etkilenmesi. . Amaç deðiþkeni ile iliþki içinde olmasý. hedef faiz oraný . hedef deðiþkeniyle nihaiamaç deðiþkeni arasýn nin olmasý nedeniyle. belli bazý kuramsal varsayýmlarýn yapýlmasýný gerektirir. Bu tartýþma bizi gösterge sorununa götürmektedir. .zorunludur. O anda ya da çok kýsa zaman gecikmesiyle gözlenebilir olmasý.

fiyat istikrarý. Bunun yanýnda para otoriteleri bu end eksler yardýmýyla. Böyle olunca faiz oranýný hedeflenen düzeye yükseltmek gerekli olabilir. para otoriteleri tarafýndan baþlangýçta hedef olarak seçilen düzeyin de altýna düþeblir. Faiz oranýný yükseltici politika uygulamalarý ise amaçlananýn tersine toplam talebi ve istihdamý azaltýcý etki yapabilir. çoðunlukla para politikasý . deðiþmesini istemediðiniz bazý baþka deðiþkenleri de uyarabilir. Ara amaç neden gereklidir? Para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlabilecek birbirine zýt birkaç aday vardýr.? cari faiz oranýnýn altýnda seçilmiþ olur. Ancak bu politikanýn uygulanmasý sonucu amaçlanmayan bazý yan etkiler de doðabilir. hedeffaiz oranýna ulaþana kadar politika araçlarýný kullanacaktýr. konjoktürelbekleyiþler daha da kötümserleþirse. dolaylý ve zaman alýcý olabilir. bu politakýnýn etkilerini gösteren bazý endeksleri elde etmek ve yorumlamakzorundadýr. tam istihdam. Bu ara amaç adaylarý. Politika. Örneðin yukarýdaki politikanýn tamamlandýðý dönemde. Bu nedenle politikayý belirleyenler. üretim gibi nihai amaçlarýn para politikasýndan doðrudan doðruya ve anýnda etkilenmemesinden kaynaklanmamaktadýr. Nihai amaçlara yönelikbir politika uygulamasýnýn toplam talep üzerindeki se bep sonuç zinciri. Etkin bir para politikasý. Eðer para otoriteleri para politikasýný ekonomik ortamda oluþan deðiþmelere göre uygulamak zorundaysa. hedef deðiþkendeki deðiþmeleri ve amaçlanan yan etkileri de ayýrmak zorundadýr. harcama kararlarýný etkilemelidir. politikanýn hedef deðiþkeni üzerinde etkisini açýkca göstermelidir. Bir gösterge olarak kullanacaklarý bu endeksler. Bu durumda para otoriteleri. Para politikasýnýn nihai amaçlarýile ara amaçlarýnýn iliþkisinde ne tür sorunlar vardýr? PARA POLÝTÝKASININ ARA AMAÇLARI ? Daha önce de belirtildiði gibi ara amaç sorunu. büyüme. yatýrýmýn marjinal etkinliði eðris kayabilir. buna nihai amaç deðiþkeninin uygun bir þekilde cevap vereceðini düþünürler. ara amaç deðiþkenin belli bir yönde deðiþmesi ya i bir deðeri almasý durumunda. nihaiamaç deðiþkeni yerine. Bu durumda denge faiz oraný.

para politikasý için optimal bir stratejinin yada stratejilerin seçimidir. amaç politikayla ilgili bilgilerin toplanmasýndaki gecikmeve belirsizlik koþullarý altýnda. Bunlara ek olarak finansal olmayan sektördeki borç artýþý. Parasal hedef deðiþkeni seçim sorununu daha iyi ortaya koyabilmekiçin ekonominin tatmin edici bir þekilde geliþtiðini. ve parasal tabandýr (toplam rezervlerdir).330 . Yedinci bölümde geniþ olarak izleyeceðimiz kredi tayýnlamasý olgusu da. yani devlet. Ara amaç sorunu Brunner ve Meltzer'e göre þöyle tanýmlanabilir: Ara amaç sorunu. hem para stokundan hem de faiz oranýndan daha iy idir. kredilerin faiz oranlarýna göre daha iyi hedef olacaðýný vurgulamaktadýr. hanehalký ve firmalarýn borçlarý da hedef olarak alýnabilir. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý onlara verilen kredidir. faiz oraný. serbest rezervler. yani üretim ve istihdamdüzeyinin yüksek olduðunu ve fiyatlar makul bir istikrarýn bulunduðunu . Ayrýca yatýrýmlarýn büyük bir kýsmý ödünçlerle finanse edilmektedir. para arzý. Bunlar.göstergeadaylarýyla aynýdýr. Bu kiþiler harcamak için ödünç alabilirler. Çünkü harcamada bulunmak isteyenlerin elinde mutlaka para olmasý gerekmez. Bazý iktisatçýlara görebir hedef olan kredi. Aslýnda finansal olmayan sektörün borçlarý da hedef olarak alýnabilir.

O halde. Bu noktada anahtar konu nominal faiz oraný hedefinin merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla uyumlu olup olmadýðýdýr. faiz oranlarý ya da serbest rezervler düzeyine mi yoksa para arzý ya datoplam rezervlere mi. nominal faiz oraný hangi nedenlerle seçilmektedir? Birincisi faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan kolayca izlenebilir. merkez bankasý kamu kaðýtlarýný alýp satarak nominalfaiz oranlarýný önemli ölçüde etkileyebilme kabiliyetine sahiptir. ? Tüm muhtemel ara amaç deðiþkenleri arasýnda. Ara Amaç Olarak Faiz Oraný . ara amaç olarak hangi nedenlerle uygun bulunmaktadýr? Nominal Faiz Oraný Hedefinin Gerçekleþtirilmesi Önce merkez bankasnýn nominal faiz oranýný. Ýkincisi. Öte yandan. Merkez bankasý finansal araçlarýn ortalama faiz oranlarýyla ilgili ortalamaveriye günlük bazda ulaþabilmek edir ve bazý faiz oranlarýný saat saat izleyebilmektedir. acaba hangi hedef deðiþken en çok yardýmcý olabilir? Bir baþka deyiþle acaba baþlangýçta. en azýndan kýsa dönemde mer ankasý nominal faiz oranlarý üzerinde anlamlý bir kontrole sahiptir. ara amaç olarak nasýl m0d (y0) . Nominal faiz oraný. istikrar kazandýrýlmalýdýr? Bu sorunun cevabýný verebilmek için mal ve para piyasasýnda doðabilecek aksaklýklarý ayrý ayrý ele alalým. prensip olarak nominal faiz oranlarý merkez bankasý tarafýndan potansiyel olarak kontrol edilebilir görünmektedir.varsayalým: Bu arzulanan koþullarýn sürdürülmesinde. Sonuçolarak. ara amaçlarda anahtar kriter olan ölçülebilirlik ve zaman kriterlerine nominal faiz oranlarý uygun düþmektedir.

A da merkez bankasýnýn bir r* faiz oraný düzeyini seçtiðini düþünelim. Reel ankes talep eðrisinin biçimi halkýn toplam reel gelirine ve (y0 a eþit ve sabit) reel satýn alma gücüne baðlýdýr.1. Þimdihalkýn reel ankes talebinin anlaþýlmaz þekilde m1d y0 a yükseldiðini varsayalým.331 . Eðer merkez bankasý bu durumda hiçbir þey yapmazsa ve fiyat düzeyi deðiþmeden kalýrsa (varsayým olarak). Ayrýca merkez bankasý doðrudan doðruya nominal para ankeslerini (M0) etkileyebilmektedir.1. Yani reel gelir deðiþmediði halde halkýn reel satýn alma gücü artsýn.A merkez bankasý hedefine eþit r*denge nominal faiz oranýnda piyasadaki baþlangýç reel para ankes dengesini göstermektedir. o takdirdedenge nominal faiz oraný B noktasýnda r1 e yükselecektir.ortaya koyacaðýný belirleyelim. Faiz Oranýnýn Hedeflenen Düzeyde Tutulmasý Þekil 20. Ancak arzedilen reel ankes miktarý. . Þekil 20. merkez bankasý hiçbir giriþimde bulunmasa bile fiyat düzeyindeki deðiþmelere göre deðiþmektedir. Þimdilik fiyat düzeyinin P0 da sabit oduðunu varsayalým. Reel para ankes talep eðrisinin düþey reel ankes arz eðrisini kestiði A noktasýndan hareket edelim. Bu durumkuþkusuz. merkez bankasýnýn faiz oranýný r* hedef düzeyinde tutmasýný zorlaþtýracaktýr.

. B LM2 Ara Amacý. . d (y0) r2 C r2 00 M2M0M1 M y0 yP0P0P0 P . Böylece reel ankeslerin arz eðrisi saða kayacak ve denge faiz oranýný A' noktasýnda r* denge düzeyine geri döndürecektir. . Bu durumda merkez bankasýne yapacaktýr? Merkez bankasý para miktarýný arttýrmak için açýk piyasa iþlemlerine giriþecektir. . Sonuç olarak merkez bankasý nominal faiz oranýnýhedeflenen düzeyde tutacaktýr.(A) (B) r r Þekil: 20. 1. M2 M1555 P0 M0 P0P0 . r1 r1 r* r* LM (r*) CA" B A' m1m0d (y0) m2d (y0) A . LM1 NominalLM0 Faiz Oraný A . m0d (y0) .

B ekonomide faiz oraný hedefine yönelik durumlarý LM eðrisiyle göstermektedir. Þekil 20. Þekil 20.1 . Tersine.1.B yatay LM (r*) eðrisine efektif LM eðrisi denilmektedir. Böylecedenge faiz oraný C noktasýnda r2 ye düþecektir. Reel para ankes talebindekibir artýþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan B noktasýna LM1 e kaydýracaktýr.332 . Bu durumda merkez bankasý para arzýný M0 dan M2 ye düþürerek faiz oranýný A" noktasýnda denge r* düzeyine yükseltecektir. Böylece faiz oraný r* den r1 e yükselecektir. Bu nedenle. Merkez bankasý nominal faiz oranýný r* denge düzeyinde tutmak için arz edilen paramiktarýný arttýracak ya da azaltacaktýr. Merkez bankasýnýn nihai hedef olarak reel gelir düzeyini (y*) alarak seçtiðini varsayalým. Böylece faiz oraný r* dan r2 ye düþecektir. merkez bankasýnýn yapacaðý tüm þey IS eðrisinin içerdiði toplam harcama dengesinden. Baþlangýçta reel para ankes piyasasýnda denge faiz oraný. reel para ankes talebindeki bir düþüþ LM eðrisini düþey olarak A noktasýndan C noktasýna LM2 ye kaydýracaktýr. Nominal faiz oranýný hedef olarak seçen merkez bankasý LM eðrisinin yukarýdaki þekilde iki yönde kaymasýna izin vermeyecektir.2 de gösterilmiþtir. Bu sýrada IS eðrisinin konumu þekilde görüldüðü gibiyse. Þekil 20.1. ? Efektif LM eðrisi hangi varsayým altýnda çizilebilir? Hedef Faiz Oranýnýn Seçilmesi Merkez bankasýnýn hedef faiz oranýný nasýl seçtiði Þekil 20. y0 reel gelir düzeyinde r* olsun. bu denge reel gelir düzeyini oluþturmak için . Eðer merkez bankasý bu þekilde para politikasýný yürütürse r* hedef faiz oranýnda LM eðrisi yatay biçimdeolacaktýr.m2d (y0) Þimdi de halkýn reel para ankes talebinin birdenbire baþlangýç durumundan yeni durumuna gerilediðini farzedelim.A daki olayýbir kez de kendi cümlelerinizle yaparak ve? çizerek siz analatýn.

Bunun sonucu olarak reel gelir para talebindeki deðiþmelere raðmen nihai amaç olan y*de sabit kalacaktýr.1 de görüldüðü gibi merkez bankasý faiz oranýný r* düzeyinde tutmazsa. Þekil 20. Daha sonra merkez bankasý LM eðrisini LM (r*) olarak yataylaþtýracaktýr.2 de gösterdik. Bunun sonucu olarak reel gelir düzeyi merkez bankasýnýn nihai amacý olan y* de sabit kalmayacaktýr.2. LM eðrisinin kaymasý durumunda bellibir reel gelir düzeyi tutturulabilir mi? Tersine. Ancak Þekil 20. eðer merkez bankasý nominal faiz oranýný r* olarak hedef almýþsa efektif LM eðrisini yatay LM (r*) e dönüþtürecektir.gerekli faiz oranýný hesaplamak olacaktýr. halkýn reel ankes talebindeki artýþ ya da azalýþa göre LM eðrisi yukarýya ya da aþaðýya kayacaktýr. LM (r*) y IS r* 0 rn Þekil: 20. 0 r r * C A B LM1 LM0 .1 ve Þekil 20.3 de de görüldüðü gibi eðer merkez bankasý LM eðrisinin A noktasýndan itibaren B ve C noktalarý arasýnda düþey olarak hareket etmesine izin vermezse. Nominal Faiz Ara Amacýnýn Seçilmesi. Faiz oranýnýn deðiþmesine izin verilmezse. y* Nominal Faiz Oranýnýn Ara Amaç Olarak Kullanýlmasýnýn Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Hedef Olarak Faiz oranýnýn Kullanýlmasýnýn Avantajlarý: Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn en önemli avantajýný Þekil 20. denge reel milli geliri y1 ve y2 arasýnda hareket edecektir. Böyle faiz oraný halkýn reel ankes talebindeki deðiþmelere baðlý olarak deðiþmeyecektir.

yy2 IS . Nominal faiz oranýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýnýn bir diðer avantajý. . Faiz Oraný LM (r*) Ara Amacýnýn Avantajý.LM2 y1 y * . ekonomide para arzý sürecindeki deðiþkenliðe baðlý etkileri otomatik . . .333 . 3. Þekil: 20.

? r LM0 . Para çarpaný zorunlu (kanuni) karþýlýk oraný. . merkez bankasýnýn reel gelir amacýna ulaþmasýna izin vermektedir. nominal faiz oranýný ara amaç olarak belirlemenin en önemli avantajý reel para ankes piyasasýndaki deðiþkenliklerin reel geliretkisini otomatik olarak deng elemesidir. Ýþte para çarpanýndaki deðiþmelere baðlý olarak para miktarýndaki deðiþmeler. birkaç faktöre baðlýdýr. hanehalkýnýn otonom tüketim harcamalarýndaki deðiþikliklere. . Bununla birlikte merkez bankasý nominal faiz oranýný hedefleyerek LM eðrisinde kayma meydana gelmesini engellemektedir. hanehalký ve firmalarýn tercihlerine ve diðer mevduat kurumlarýna baðlýdýr. arzedilen nominal para miktarýndaki deðiþmelerin reel gelir etkilerini dengeler. LM eðrisini yukarýya ya da aþaðýya kaydýrarak denge faiz oranýnýn yükselmesine ve düþmesine neden olacaktýr. Özellikle. Çünkü IS eðrisinin yer deðiþtirmesi faiz oranýnýn bir ara amaç olarak kullanýlmasýný dezavantajlý hale getirmektedir. nakit mevduat oraný bekleyiþlere. Merkez bankasý faiz oranýný hedef düzeyinde tutarak ekonomiyi nihai reel gelir amacýyla uyumlu bir IS LM dengesinde tutar. Þekil 20. kamu harcamalarýna ya da vergileme politikalarýna baðlý olarak IS eðrisindeki kaymanýn etkilerini göstermektedir. Özetlersek. toplam arzýn deðiþmediði ve IS eðrisinin ayný konumda kaldýðý varsayýmlarý geçerliydi. Bir ara amaç olarak nominal faiz oranýnýn kullanýlmasý. Toplam arzdaki deðiþiklikleri ve fiyat düzeyinin esnekliðini daha sonra gözönüne alacaðýz.olarak dengelemesidir. nakit mevduat oraný vb. Böylece nominal faiz oraný ara amacý. IS eðrisinin konumu veri olarak alýndýðýnda. Bir ekonomide para çarpaný sabit deðildir. Nominal para arzýnýn ara amaç olarak izlenmesi ile IS-LM dengesi arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Faiz Oranýný Hedeflemenin Dezavantajlarý: Þimdiye kadar yaptýðýmýz açýklamalarda fiyat düzeyinin sabit olduðu. Biz þimdilik IS eðrisinin deðiþkenliðini gözönüne alalým. otonom yatýrýma.4. zevklere. . Sonuç olarak para çarpaný ve böylece para miktarý merkez bankasýnýn herhangi bir müdahalesi olmaksýzýn deðiþebilir.

Bunun sonucu olarak denge gelirimerkez bankasýnýn amacý olan y* yerine y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. E A F D IS 0 IS 2 IS 1G Þekil: 20. 0 y2 y* y1y Efektif LM eðrisi yatayken LM (r*). Bu durum ekonomide toplam talep eðrisinin daha deðiþken olmasýna ne . Faiz Oraný r* LM (r*) Ara Amacýnýn Dezavantajý.334 . IS eðrisindeki saða ya da sola doðru bir kayma (IS1 ve IS2 arasýnda) denge reel gelirinin D ve E noktalarý arasýnda deðiþmesine neden olmaktadýr.. . 4.

4 de pozitif eðimli bir LMo eðrisi çizilmiþtir. Monetaristlerin ileri sürdükleri gibi merkez bankasý bir kez faiz oranýný hedeflemeye baþladýðýnda. Kuþkusuz baþka sorunlar da vardýr.Dünya Savaþý sýrasýnda ve sonrasýnda nominal faiz oranýný uzunca bir dönem hazine menkul kýymetleri üzerinde sabitleþtirmiþtir. nominal faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilmeye çalýþýlmasý mümkün görünmemektedir. Faiz oranýný hedefleyen bir dönemin sonunda merkez bankasý faiz oranýnýn bir ara amaç olduðunu unutarak onu sanki bir nihai amaçmýþ gibi düþünmeye baþlayabilir. Daha teknik bir sorun. Þekil 20. gelecekte beklenen enflasyon oranýný da göz önünde tuttuðumuzda. Bunun baþlýca nedeni nominal faiz oranýnýn reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþit olmasýdýr. Ýktisatçýlar uzun vadeli faiz oranýnýn belli bir düzeyde sabitleþtirilip sabitleþtirilemeyeceði konusunda anlaþamamaktadýr. IS eðrisi saða ya da sola kaydýðý zaman denge geliri F ve G arasýnda deðiþecektir. Kaldý ki bu iktisatçýlara göre faiz oranlarýnýn sabitleþtirilmesinin mümkün olamayacaðý konusunda teorik bir neden de yoktur. nominal faiz oranýný bir kazýða baðlamýþ ya da olduðu yere çivilemiþ olur. Ýktisatçýlar bu son konuda da birbirlerinden ayrýlmaktadýr. . Birçok iktisatçý reel faiz oranýnýn reel faktörlere baðlý olduðunu ve bu nedenle uzun dönemde merkez bankasý tarafýndan etkilenmeyeceðini ileri sürmektedir. Bu eðri merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný hedef almamasý durumunda LM eðrisinin normal konumunu göstermektedir. Bazýlarýna göre ABD Merkez Bankasý (FED) II. Eðer hal böyleyse. merkez bankasýnýn nominal faiz oranýný uzun bir süre sabit tutamayacaðýdýr. O halde IS eðrisinin deðiþkenliði nominal faiz oraný hedeflemesinin en görünen dezavantajýdýr. faiz oraný hedeflemesinin asýl amacý olan reel gelir ve fiyatlarý içeren nihai amacý gözden kaçýrýr.den olmaktadýr. Eðer LM eðrisinin eðimi yukarýya doðruysa. Merkez bankasý uzun bir zaman dilimi için nominal faiz oranýný sabit tutarsa.

Bununla birlikte para stokunu M*2 M0 hedef düzeyinde tutan merkez bankasý.5.335 . Bu nedenle LM eðrisinin biçimini ve konumunu etkileyen tüm faktörleri göz önüne alýr.Çünkü merkez bankasýnýn kendi faiz oranýný sabitleþtirme politikalarý için fiyat bekleyiþlerini etkileyebileceði ileri sürülmektedir.a da görüldüðü gibi para stoku hedefini esas alan merkezbankasý. Para Miktarýnýn Hedefte Tutulmasý Þekil 20. Faiz oranýnýn sabitleþtirilmesi.b de görüldüðü gibi para hedefinin olmamasý durumunda bu deðiþiklikler LM eðrisinini pozisyonunun LM1 ve LM2 arasýnda deðiþmesine neden olur. para çarpanýndaki deðiþikliðe LM eðrisini LM (M*) konumuna getirerek cevap verecektir. para miktarýný ara amaç olarak kullandýðý zaman nominal para miktarýný hedeflenen belli bir M 0 düzeyinde tutmak için para arzý eðrisinin konumunu ayarlar. Þekil 20. pratikte her zaman mümkün müdür? Tartýþýnýz. Ara Amaç Olarak Para Stoku ? Merkez bankasý. nominal para mi rýný M0 den M1 e ya da M0 dan M2 ye kaymasýna neden olan para çarpaný deðerindeki deðiþmeleri daima dengeler.5. .

para çarpanýndaki deðiþiklikler dolayýsýyla para arzýgene deðiþebilir.? Merkez Bankasý.5. Parasal Ara Amaç. . LM eðrisini etkileyen faktörleri de göz önün lmalýdýr. Merkez bankasý bu sýrada hedefinin nihai amaçlarýyla uyum içinde olmasýný .6 da görüldüðü gibi merkez bankasý ara amaç olarak parastoku hedefini kullanýrsa. Böylece LM yi LM (M*) gibi doðru bir pozisyona getirecektir. belli bir para stokunu da hedef alsa. M 2 s P0 M 0 s P0 M1 s P0 C A B r0 r1 r2 C A B . LM2 LM1 r M d ( y0 ) LM0 r1 r r 0 2 y0 0 Þekil: 20. . . y0 y (a) (b) Para Stokunun Hedef Seçilmesi Þekil 20. Para arzý bu durumda nasýl deðiþtirilebilir? r . .

IS -LM Dengesi.da gözetecektir.336 . y y* Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Avantajlarý Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en büyük avantajý faiz oranýnýn ara amaç alýnmasý durumunda ortaya çýkan dezavantajlarla ilgilidir.6. Böylece LM eðrisi IS eðrisini y* gelir düzeyindekesecektir. Hatýrlanacaðý gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda en büyük dezavantaj IS eðrisinin deðiþkenliðinin denge reel gelir düzeyi üzerindeki etkileriydi. . LM (M*) r IS r0 Þekil: 20.

. r1 0 r IS 0 IS 2 IS 1 . . 7.r r 0 r * . Parasal Ara LM (r*) Amacýn Avantajý. Kuþkusuz merkez bankasýnýn tahmin ettiði IS eðrisinin pozisyonu yanlýþ da olabilir ve böylece reel gelir B ve C arasýnda deðiþebilir. y* LM(M*) . . Þekil 20. ekonominin efektif LM eðrisi kesik çizgili yatay LM(r*) eðrisi olacaktýr. Eðer merkez bankasý faiz oranýný hedef alýrsa. eðer merkez bankasý para miktarýný M* olacak þekilde bir politika izlerse. . LM eðrisinin konumu LM (M*)nin iþaret ettiði gibi olacaktýr. Bu durumda reel gelir. A noktasýnda belirlenen denge reel gelir düzeyi. . . Merkez bankasý IS eðrisinin pozisyonunu doðru olarak tahmin ettiði ve doðru para hedefi seçtiði sürece. LM eðrisinin daha dik eðimli olmasý durmunda bu çok daha açýk bir avantaj saðlamaktadýr. merkez bankasýnýn amacý olan y* olacaktýr.7 de görüldüðü gibi faiz oranýnýn ara amaç olarak seçilmesi durumunda karþýlaþýlan bu sorun. O halde Merkez bankasýnýn ara amaç olarak parasal hedefi kullanmasý denge reel gelirinde daha az deðiþime meydana gelmesine ve toplam talebin IS eðrisindeki deðiþmlerden daha az etkilenmesine neden olacaktýr. para miktarýnýn hedeflenmesiyle azalmaktadýr. merkez bankasýnýn para stokunu ara amaç seçmesine göre daha büyük bir þekilde dalgalanarak D veE noktalarý arasýnda deðiþecektir. E A B D IS 0 IS 2 IS 1 C LM(M*) y * y Þekil: 20. Þöyle ki.

337 . Böyle bir durumdadenge faiz oranlarý r1 le r2 arasýnda deðiþecektir. para stokunun hedef seçilmesi denge reel gelirinin IS deki dalgalanmalardan tam olarak etkilenmesine katký yapacaktýr. LM Eðrisinin Düþey r0 Olmasý Durumunda Parasal Ara Amaç.8 de görüldüðü gibi eðer LM eðrisi düþeyse.Þekil: 20. Para stokunun faiz oranýyerine ara amaç olarak tutulmasýne avantaj saðlar? ? . 8. r2 y Gerçekten de Þekil 20.

Buna karþýlýk paranýn tanýmlanmasýnda likidite yaklaþýmýndan yana olanlar. Ancak bunda da sorun. Þekil 20. Örneðin reel gelir ve fiyat düzeyiyle bazý dönemlerde M1 bazý dönemlerde de M2 para tanýmý daha iliþkili olabilmektedir. Bazý dönemlerde de örneðin divisia endeksinin (son yýllarda geliþtirilen yeni bir para tanýmý) merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla daha yakýndan iliþkili olabileceði ortaya konulmaktadýr. halkýn reel para ve çýkýþlardan kaynaklanan bir deðiþkenliðe maruz Bunu daha iyi ortaya koyabilmek için Þekil 20. deðer biriktirme aracý olarak bir finansal aktifin parasal rolüne önem vermektedirler.! ! Para Stokunun Ara Amaç Olarak Seçiminin Dezavantajlarý Ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýyla ilgili iki önemli sorunvardýr.A reel ankes talebinin M1d ve M2d arasýndaki deðiþmelerinin (hanehalkýnýn harcamalarýndaki. farklý para ölçümlerinin tutarlýlýk göstermemesidir.9. iþlem görevi gören parasal bileþimler ve deðerbiriktirme aracýolarak iþlev yapan parasal bileþimler aðýrlýklandýrýlmakta ve bu aðýrlýklandýrmada iþlemlere daha az pay verilmektedir. Bu durum Þekil 20. paranýn bir deðiþim aracý olma rolünü ön planda tutmaktadýrlar. zevklerindeki ve tercihlerindeki deðiþmeye baðlý olarak) etkilerini göstermektedir. merkez bankasýnýn nihai amacýyla tutarlý olan para ölçümünü seçmek olacaktýr.9 u olarak seçilmesinin ankestalebindeki iniþ býrakmasýdýr. Eðer merkez bankasý reel ankes talebi düþerken ya da yükselirken para miktarýnýhedef M* düzeyinde tutarsa denge faiz oraný r1 ve r2 arasýnda deðiþecektir. para miktarýnýn ölçülmesinin potansiyel güçlüðüdür.9. r . Bunlardan bi cisi. Özellikle son yýllarda finansal alanda yapýlan peþ peþe yenilikler.B de görüldüðü gibi LM eðrisinin LM1 (M*) ve LM2 (M*) arasýnda deðiþmesine neden olacaktýr. Bu konuda doðal çözüm. Divisia para ölçümünde. Paranýn ölçüm sorununun ötesinde paranýn ara amaç bir dezavantajý da reel geliri ve toplam talebi. ekonomistler arasýnda hangi finansal aktifin para tanýmý içine katýlacaðý konusunda tartýþmalara neden olmaktadýr. Paranýn tanýmlanmasýnda iþlem yaklaþýmýndan yana olanlar. Paranýn en iyi þekilde ölçülmesi konusunda karþýlaþýlan anlaþmazlýklar bir ara amaç olarak para miktarýnýn kullanýlmasýný güçleþtirmektedir. ele alalým. farklý zamanlarda merkez bankasýnýn nihai amaçlarýyla.

338 . (B) LM1 (M*) LM0 (M*) LM2 (M*) IS Þekil: 20. . . r0 r0 Parasal Ara Amacýn Dezavantajý. A B C . E A B C.9.. . M1 d M 2 d 0M d (A) r r1 r1 . r2 r2 0 MM0 y* y1y2 y Po P . .

nedenlerle toplam arz eðrisinin pozisyonunun deðiþmesi. Bu nedenle ara amaç olarak hangisinin kullanacaðý konusunun çözümü oldukça karmaþýktýr. merkez bankasý y* nihai gelir amacýna ulaþamayacaktýr. Bunun anlamý. Zaman zaman petrol fiyatlarýndaki artýþlar. reel gelir ve fiyat düzeyi deðiþmelerini otomatik olarak dengeleyemezler. kuraklýk. toplam arz eðrisindeki deðiþkenliklerin neden olduðu. merkez bankalarýný. . ? Hangi durumda faiz oraný. Þimdi iki ara amaç sürecinin sonuçlarýný kýsaca özetleyelim. merkez bankasýnýn daima P x y = Y* yi saðlayacak þekilde politika izlemesi demektir. savaþlar. Dolayýsýyla. ? Nominal gelir nedir ve neden ara amaç olarak tavsiye edilir? Nominal Gelir Ara Amacýnýn Gerçekleþtirilmesi Eðer merkez bankasý nominal milli geliri hedeflerse nominal milli geliriY* düzeyinde sabit tutmak için g erekli politika aletlerini deðiþtirecektir. Eðer para talebi çok dalgalýysa ve eðer reel para ankes talebi dahafazla faiz esnekse ve eðer IS eðrisinin deðiþkenliði nispeten daha azsa faiz oraný ara hedefi para stoku ara hedefine tercih edilebilir. yalnýzca toplam talebi istikrara kavuþturmak yerine daha geniþ bir yaklaþýmý kabule zorlamaktadýr.b. Eðer IS eðrisinin konumu çok dalgalýysa ve reel para ankes talebidaha az faiz esnekse ve eðer halkýn reel para ankes talebi nispeten azdeðiþkense para stoku ara amacý faiz oraný ara amacýna tercih edilebilir. . Para miktarýný hedef olarak aldýðýnda. Kuþkusuz genelde IS ve para talep eðrilerinin ayný anda deðiþkenliði söz konusudur. Bu baðlamda tavsiye edilen strateji nominal geliri hedeflemektedir. nedenlerle fiyatlarýn ve bazý mallarýn arzýnýn deðiþmesi vb.Bunun sonucu olarak merkez bankasý para miktarýný M* düzeyindesabit tuttuðu sürece denge reel geliri y1 ve y2 arasýnda deðiþecektir. hangi durumunda para stoku ara amaçolarak tercih edilebi lir? Ara Amaç Olarak Nominal Gelirin Seçilmesi Faiz oraný ara amacý ya da para stoku ara amacý ekonomide toplamtalebin istikrarýna yönelik amaçlardýr. Önerilen bu parasal stratejiye göre merkez bankasý bir ara amaç olarak nominal geliri (Y= P x y) ele almaktadýr. bu iki yaklaþýmýn zayýflýðýdýr. O halde muhtemel deðiþken toplamarz sorunu. . yaygýn grevler v.

bunun anlamý ekonominin fiyat düzeyi reel üretim kompo .339 .Eðer merkez bankasý bir ara nominal gelir hedefini Y* =4000 olarakbelirlemiþse.

P 8 Þekil: 20. 5 Nominal Gelir Ara Amacý. 4 3 O y P y =Y*= 4000 200 400 1000 1. Bu sýrada fiyat düzeyi P0 = 4 ve doðal çýktý düzeyi y0 = y* =1000 ve Y* = 4000 dýr. Böylecemerkez bankasý hedef nominal gelir düzeyine ulaþmýþtýr. Hedef nominal gelir düzeyinin saðlanma koþulu nedir? P 8 Þekil: 20. o zaman Þekil 20. . Bu tür bileþimlerin geometrik yeri Þekil 20.zisyonunun P x y = Y*= 4000 olmasýna çalýþmasý demektir. t arz ve uzun dönem toplam arz eðrileri hep birlikte P y = Y* eðrisi üzerinde kesiþeceklerdir.11.200 ? Eðer merkez bankasý ekonominin uzun dönem dengesini Y* hedef nominal gelir düzeyinde saðlarsa.10. Nominal Gelir Ara 5 Amacýnýn 4 Gerçekleþtirilmesi.10 da görüldüðü gibi ikizkenar hiperboldür.11 de de görüldüðü gibiekonomide toplam talep.

200 P y=Y*=4000 A LAS AS Toplam Talebin Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Þekil 20. Bu durumda denge fiyat düzeyi P1=2 ye ve denge reel gelir düzeyi y1 = 800'e ve nominal gelir P1 y1=2x800=1600'e düþecektir.12. Baþlangýçta ekonomide toplam talep eðrisi AD0 dýr.3 O y 200 400 1000 1. . nominal geliri hedef alan merkez bankasýnýn toplamtalepteki bir düþüþe nasýl c verebileceðini göstermektedir. Örneðin otonom tüketimdeki bir azalýþa baðlý olarak toplam talep eðrisi sola AD1 e kaysýn.340 .

Uzun dönemde çalýþanlarýn ve firmalarýn fiyat bekleyiþlerinin düþeceðini öngörebiliriz.200 P y=Y*=4000 LAS AS 0 AD A Þekil: 20. P = 1 O y Toplam Arzýn Düþmesi Durumunda Nominal Gelirin Hedeflenmesi: Enerji fiyatla- . Dolayýsýyla hedeflediði nominal geliri saðlamak için otomatikman para miktarýný artýracak ve toplam talep eðrisini saða yukarýya kaydýrarak. Ancak nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý böyle bir uzun dönem dengesinin oluþmasýný beklemeyecektir. ADo'a ulaþmasýný ve ekonominin yeniden P x y = Y* eðrisinde dengeye gelmesini saðlayacaktýr.12. Böylece para politikasý aracýlýðýyla nominal milli geliri Y* = 4000 ara hedef düzeyinde tutacaktýr. Toplam Talep 5 Düþerken 4 0 Nominal Gelir 3 Ara Amacý. Merkez bankasýhangi aracý kullanmak toplam talebi AD1'den AD'a yükseltir? o ? P 8 200 400 1000 1. Bu durum toplam arz eðrisinin aþaðýya saða kaymasýna ve yeni uzun dönem dengesinin düþey uzun dönem toplam arz eðrisi LAS üzerinde oluþmasýna neden olacaktýr.

13. açlýk vb. Böylece doðal üretim düzeyi y* =1000 den y' =800 e düþecektir.13 de görüldüðü gibi ekonomide uzun dönem toplam arz eðrisi sola kayacak ve LAS' olacaktýr. Eðer bu sýrada merkez bankasý toplam talebi . savaþ. nedenlerle toplam arz eðrisinin düþtüðünü varsayalým. kuraklýk.200 4 P y=Y*=4000 8 LAS AS AD(M )0P =0 P =1 A B P =2 LAS' AS' 1AD(M ) Þekil: 20. Toplam Arz Düþerken Nominal Gelir Ara Amacý. Bu durumda Þekil 20. Bu durumda hem uzun dönem hem kýsa dönem toplam arz eðrileri ayný miktarda sola kayacaktýr. .341 O P y 3 5 200 400 1000 1.rýndaki artýþ.

. fiyat düzeyi B noktasýna karþýlýk gelen P2 =7 yerine C noktasýna karþýlýk gelen P1 = 5 olacaktýr. O halde nominal gelirin hedeflenmesi. Tersine.13 te görülmektedir. nominal gelirin hedef olarakseçilmesi durum unda ise merkez bankasý toplam arzdaki düþüþ karþýsýnda toplam talebi azaltarak cevap verecektir. Merkez bankasý ekonomiyi P x y = Y* eðrisi üzerinde tutmak için topam talebi azaltacaktýr.y2 = 7 x 800 = 5600 e yükselecektir.? AD (M0) olarak tutarsa. Nominal gelirin hedef alýnmasýenflasyon oranýnýnasýl etkiler? Nominal Gelirin Ara Amaç Olarak Seçilmesinin Avantajlarý ve Dezavantajlarý ? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Avantajlarý: Nominal geliri araamaç olarak seçmenin en önemli avantajý Þekil 20. Bununla birlikte. eðer merkez bankasý nominal geliri hedeflerse. Nominal gelir ara amacýný benimseyen merkez bankasý nominal milli gelirin artmasýna izin vermeyecektir. burada hemen iþaret edelim ki. Bu durumda reel çýktý sanki merkez bankasýnýn toplam talebi istikrarlý tuttuðu durumdakiyle ayný oranda düþerken fiyat düzeyi daha küçük oranda yükselecektir. enflasyon oranýnýn daha düþük olarak gerçekleþmesine neden olmaktadýr. Toplam talepteki deðiþmeler karþýsýnda nominal gelirin hedeflenmesidiðer ara amaçlarýn hede esi durumundakiyle ayný sonucu verecektir. Bu sýrada reel gelir y0 =y* =1000 den y2 =800 e kayacaktýr. olasý uzun dönem fiyat düzeyi P0 =4 den P2 =7 ye ve denge nominal geliri Y* = 4000 den Y2 =p2 . Bunun sonucu olarak yeni denge noktasý P x y = Y* eðrisi üzerindeki C noktasýnda oluþacaktýr. Toplam arzdaki bir düþüþ karþýsýnda hedef olarak faiz oraný ve para stokuseçilmiþse toplam talep deðiþmeyeceði için denge çýktýsý düþecek ve denge fiyat düzeyi yükselecektir. Çünkü merkez bankasýnýn toplam talep politikasý çalýþanlarýn ve firmalarýn prodüktif kapasitelerini iyileþtirmek için herhangi bir katký yapmayacaktýr.

toplam talep ve nominal gelir arasýndaki baðlantýlarý tam olarak an . Ancak bu demek deðildir ki nominal gelirin hedeflenmesi kusursuzdur. Nominal gelirin ara amaç seçilmesinin avantajlarýnelerdir? Nominal Gelirin Hedeflenmesinin Dezavantajlarý: Nominal gelirinara amaç olarak alýnmasýnýn toplam arzý alternatif ara amaç stratejilerinden daha iyi olarak etkilemesi merkez bankasýnýn içinde ve dýþýnda olan birçok iktisatçýyý kendine çekmiþtir. Birinci olarak nominal gelirle ilgili veriler en azýndan aylýk olarak merkez bankasýnýn eline geçer. O halde nominal gelirin ara amaç seçilmesi durumunda varýlan sonuç faiz oranýnýn ya da parastokunun ara amaç seçilm urumunda varýlan sonuçlarla aynýdýr. faiz oranýyla ilgili verilere günlük olarak ulaþmak mümkündür. O halde nominal gelirin hedeflenmesi zaman açýsýndan diðer ara amaçlara göre dezavantajlýdýr.342 .Merkez bankasý nominal geliri hedef düzeyinde tutmak için toplam talebe baþlangýç düzeyinde istikrar kazandýracaktýr. Oysa para miktarýyla ilgili verilere haftalýk olarak. merkez bankasýnýn para. Ýkinci olarak. nominal gelirin hedef düzeyinde kalmasý için ne kadar para miktarýnýn yeterli olacaðýnýn belirlenmesinde.

Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajlarýnelerdir. bu iki faiz oraný arasýndaki farkla ilgilenir. Merkez bankasýbunlarýn üstesinden gelebilir mi? Ara Amaç Olarak Kullanýlan Diðer Büyüklükler ? Kýsa ve Uzun Vadeli Faiz Oranlarý Arasýndaki Farkýn Hedeflenmesi Ara amaç olarak uzun vadeli menkul deðerlerin faiz oranlarýyla kýsa vadeli menkul deðerlerin faiz oraný arasýndaki farkýn (spread) kullanýlmasý lehindeki argümanla. Eðer merkez bankasý kýsa-uzun dönem faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. faiz oraný bekleyiþlerindeki deðiþmeleri devre dýþý býrakarak para politikasýný yürütülebilir. reel yatýrým ve arzulanan toplam yatýrýmlarýn potansiyel olarak çeþitli faiz oranlarýndan etkilenmesidir. Ancak bu stratejiyibaþarýlý kýlmak için m bankasýnýn çok sýkýçalýþmasý gerekecektir. ara amaç olarak tek bir faiz oranýnýn kullanýlmasýyla ilgili argüman ayný deðilse bile benzerlik göstermektedir.lamasý gerekir. nihai amaçlarla tutarlý bir faiz oranlarý kümesini belirlemeye çalýþýr. Bu iki güçlük nominal gelirin bir ara amaç olarak seçilmesini daha azçekici hale getirmekte ir. Ancak bu demek deðildir ki merkez bankasý nominal gelir ara amaç stratejisini hiç kullanmayacaktýr. Faiz oraný farkýnýn hedef alýnmasýnýn gerisindeki mantýk. Merkezbankasý faiz oranýný hedef aldýðýnda. Bunun anlamý nominal geliri hedefleyen merkez bankasýnýn çok büyük miktarda enformasyona gerek duyacaðýdýr. Eðer merkez bankasý kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farký hedeflerse. Faiz farkýný hedefleyerek merkez bankasý birden fazla faiz oranlarýyla ilgilenir. kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýnýn düzeyi ile deðil. Öte yandan nominal faiz oraný . Öte yandan farklý vadeli finansal araçlarýn faiz oranlarý büyük ölçüde gelecekteki kýsa dönem faiz oranlarý bekleyiþlerine baðlýdýr.

343 ? . cari fiyat düzeyi toplam arzdaki bir artýþ sonucu düzelebilir. eðer bir parasal daralma enflasyonist bekleyiþlerin azalmasýna sebep olursa. Tersine.yaklaþýk olarak reel faiz oraný artý beklenen enflasyon oranýna eþittir. Parasal daralmanýn likidite etkisi nominal faiz oranlarýnda bir artýþþeklinde olacaktýr. merkez bankasý faiz farký hedeflemesiyle faiz oraný bekleyiþlerini devre dýþý býrakýrsa. Spread hedeflenmesinden yana olanlaragöre. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ne gibi avantajlar saðlar? Kuþkusuz kýsa ve uzun dönem faizleri arasýndaki farkýn hedeflenmesine yönelik bazý eleþtiriler yapýlabilir. Birinci olarak ekonomistler para politikasý eylemleriyle hasýlat eðrisi arasýndaki iliþkiyi tam olarak anlayamamaktadýr. Öte yandan daraltýcý bir para politikasýnýn faiz oranlarý üzerinde biri likidite etkisi diðeri reel ankes etkisi olmak üzere iki etkisi vardýr. enflasyon bekleyiþlerini istikrara kavuþturabilir. Bu durum merkez bankasýna reel çýktýyla uyumlu düþük bir enflasyon politikasý izlemesine yardým edecektir. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý üzerinde potansiyel olarak denkleþtirici etkilerin çözümü . Bu durumda meydana gelecek reel ankes etkisi nominalfaiz oranlarýnda de ngeleyici bir düþüþe neden olacaktýr.

Merkez bankasý mal fiyatlarý endeksini nihai amaçlarýyla tutarlý olmak kaydýyla belli bir aralýk içinde tutmak için para politikasý araçlarýný deðiþtirebilir. genel fiyat düzeyi mal fiyatendeksiyle ters yönd e olarak deðiþecektir. Böylece mal fiyatlarýndaki hareketler. Mal fiyatlarýnýn para politikasýnýn ara amacý olarak kullanýlmasý. gümüþ. bazý özel mallarýn fiyatlarýdýr. mallardan alýnan bir sepetin (aðýrlýklandýrýlmýþ) endeks fiyatlarý üzerinde odaklaþmasýný gerektirir. Para politikasý araçlarýyla mal fiyatlarý arasýndaki bað belirsizdir ve potansiyel olarak zayýftýr. Kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarýarasýndaki farkýn hedeflenmesi ha? linde merkez bankasýnasýl sorunlarla karþýlaþabilir? Mal Fiyatlarýnýn Hedeflenmesi Son yýllarda bir diðer ara amaç önerisi mal fiyatlarýnýn hedeflenmesidir. Kolayca tahmin olunacaðý gibi mal fiyat hedeflemesinin gerisindeki düþünce. Mal fiyatlarýnýn ara hedef alarak alýnmasýnýn faydalý ve sakýncalý? yönleri nelerdir? . Kaldý ki mal fiyatlarýyla nihai ekonomikamaçlar arasýndaki iliþki de belirsizdir. Eðer merkez bankasý bir mal fiyat endeksini hedef alýrsa. altýn standardýnda olduðu gibi belli bir fiyat istikrarýnýn bir mal standardýndan saðlanmasýdýr. mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi hakkýnda deðerli bilgiler saðlamaktadýr. altýn standardýna benzemektedir. Bununla birlikte bazen potansiyel hedef olarak tek birmalýn (altýnýn) fiya tý önerilmektedir. Mal fiyatlarý altýn. Mal fiyatlarýnýn hedeflenmesiyle ilgili sorunlar kýsa ve uzun vadeli faiz oranlarý arasýndaki farkýn hedeflenmesi durumundaki sorunlara benzemektedir. mal ve hizmet fiyatlarýnýn altýn fiyatýyla ters yönde deðiþtiði.çok karmaþýktýr. Bu anlamda böyle bir yaklaþým. bakýr vb. fiyatlar genel düzeyinin de istikrarlý olacaðý düþünülmektedir. Ayrýca uzun ve kýsa dönem faiz oranlarý arasýndaki iliþkinin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi de açýk deðildir. Böylece merkez bankasý mal fiyat endeksininistikrarýný saðladýðýnda. Bu sorunlardan dolayý ekonomistler mal fiyatlarýna bir potansiyel politika göstergesi olarak bakmaktadýr.

para çarpaný aracýlýðýyla merkez bankasý politikasýndaki deðiþmelere cevap verir. Bunlardan ikisi daha fazla dikkatleri çekmektedir. yani yalnýzca mevduat kurumlarýnýn verdiði toplam ödünç miktarýný. ikincisi toplamkredileri yani tüm ekon n toplam ödünç miktarýný içermektedir. Birincisi kredi miktarý ve özellikle banka kredisi. Bazý ekonomistler bir tek ara amaç yerine birden fazla ara amacýn hedef alýnmasýný tercih etmektedirler. para politikasý sürecinde para ve kredi toplamlarýna farklý aðýrlýk vererek hedef almaktadýrlar. Ara amaç olarak kredi ölçümlerinin kullanýlmasýnýn birkaç nedeni vardýr.344 . Birincisi banka kredilerini.Kredi Bileþiminin Hedeflenmesi Bir ekonomide kredi ölçümü pek çok þekilde yapýlabilir. Özel ve kamu tüketim ve yatýrým harcamalarý önemli ölçüde krediler aracýlýðýyla finanseedilir. Ayrýca krediler çeþitli kanallardan ekonomik faaliyetleri etkiler. Bu görüþteki iktisatçýlar. .

C. banka kredileri çerçevesinde daha dar bir kredi bileþiðini gözönüne almaktadýr. T.C. Çeþitli bileþimlerin ara amaç olarak alýnmasýne yararlar ve ne sakýncalar doðurur? Merkez Bankasý Bilanço Büyüklüklerinin Belirlenmesi ? Ülkemizde 1990 yýlý baþýnda T. . Ayrýca Ben Bernanke de banka kredileriyle büyükdeprasyon arasýnda yak nin olduðunu ortaya koymuþtur.Friedman kredi bileþimini geniþ anlamda ele alýrken. yýl sonu itibari ile kendi bilanço büyüklüklerinden. B. Benjamin Friedman da yaptýðý ampirik çalýþmalarla kredi bileþiðinin fiyat ve üretim harekteleriyle parasal bileþiklere göre daha yakýndan iliþkili olduðunu saptamýþtýr. Benzer bir durum birçok parasal bileþik için de meydana geldi. hangi hedef deðiþkenleri kullanmýþtýr? Özet ? Para politikasýnýn nihai amaçlarýna doðrudan doðruya ulaþmak çok zordur. Merkez Bankasý. net varlýklar. Bu baðlamda 1990 yýlýnda %6-16 oranýnda artmasý öngörülen net iç varlýklar %14. Ancak 1980 li yýllarda kredi bileþikleriyle ekonomik faaliyetlerin diðer ölçümleri arasýndaki iliþki koptu.Merkez Bankasý. para miktarýyla diðer nihai merkez bankasý amaçlarý arasýndaki iliþkinin çok deðiþken olduðunu ileri sürmektedir.Buna karþýlýk bazý ekonomistler. Bu nedenle ara amaçlarýn belirlenmesi ve bunlara ulaþýlmaya çalýþýlýr. merkez bankasý parasý ve toplam bilanço büyüklüðüne iliþkin hedefleri ilan ederek "Parasal Program " uygulamasýna baþlamýþtýr. 1990 yýlýnda rezerv para %40. Son yýllarda ABD ve FED (Federal Reserv Bank) faiz oranlarýný ve para miktarýný ara amaç olarak almaya baþlamýþtýr. emisyon %68.1. Kredi hedeflenmesinden yana olan bu gruptaki iktisatçýlar.Bernanke. Ancak B.2 oranýnda artmýþtýr. toplam iç yükümlülükler. %15-28 artmasý öngörülen toplam iç yükümlülükler ise %23 oranýnda artmýþtýr. Bu arada bazý iktisatçýlar nominal gelirin ara amaç olarak kullanýlmasýný salýk vermektedir.1 oranýnda. parasal ya da kredi toplamlarýnýn ara amaç olarak kullanýlmasýný gözardý ederek yalnýzca kredi toplamlarýný ara amaç olarak kullanmaktadýr.

Para politikasýnýn bir diðer ara amacý nominal gelir düzeyidir. keynesgil iktisatçýlar faiz oranlarýný ve bankalardaki aþýrý rezervleri esas almaktadýr. Yani para politikasýnýn ara amaçlarýný parasal taban para stoku. faiz oraný ve bankalarýn aþýrý rezervleri oluþturur.Ara amaçlarýn ölçülebilir ve kullanýlabilir olmasý gerekir. Aslýnda para polutukasýnýn ara amaçlarýyla göstergeleri hemen hemen aynýdýr. Moetarist iktisatçýlar para politikasýnýn ara amacý olarak parasal tabaný ve para stokunu. .345 .

e. Reel gelirin. . ara amaç seçimi kriterlerinden biridir? a. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Nominal gelirin ara amaç olarak seçilmesinin dezavantajý. Dayanýklýlýk 3. Denenebilirlik d. Para politikasý nihai amacýna ulaþmanýn zaman gerektireceði için bu amacýn gerçekleþme yolunda olduðunu gösteren deðiþken. Baðýmsiz deðiþken c. Nominal gelir aylýk olarak ölçülebilir. 5. Nominal gelir günlük olarak ölçülebilir. d. Para miktarý yýllýk olarak ölçülebilir. IS eðrisi deðiþtiðinde ana amaç etkilenmez c. Aþaðýdakilerden hangisi. c. Dýþsal deðiþken 2. Maliyenin para stokunu kontrol etmesidir.Sorular 1. Para miktarý aylýk olarak ölçülebilir. Ulaþýlabilirlik e. Ara maç deðiþken d. b. c. reel ankes talebinden etkilenmesidir. Taþýnabilirlik b. Nominal gelir haftalýk olarak ölçülebilir. Reel milli gelirin yegane göstergesidir 4.346 . Faiz oraný hangi nedenle ara amaç olarak seçilebilir? a. Ýçsel deðiþken e. e. Para stokunun deðiþtirilmesi çok güçtür. Kolayca izlenebilir b. Baðýmlý deðiþken b. Para stokunun ara amaç olarak seçilmesinin en önemli dezavantajý aþaðýdakilerden hangisidir? a. Tek bir faiz oraný vardýr e. d. b. aþaðýdakilerden hangisidir? a. Kolayca sabit tutulabilir d. Kavranabilirlik c. Ölçülmesinin mümkün olmamasýdýr. Döviz kurundan etkilenmesidir.

Scott Foresmen. The Economics of Money Banking and Financial Markets.347 . 1989. 1996. . Boston. MISKHKIN Frederic. Bursa.Kaynakça MILLER Roge Leray and VANHOOSE Dawid. 1977. Ýlker. H ILL. PARASIZ M. Para Politikasý. baský Mc Graw. Ezgi. RANLEET John .Money and Banking. 3.John Wýley. New York. 1993. Modern Money andBanking. New York.

ÜNÝTE 21 Kredi Varlýðý Doktrini Radcliffe Raporu ve Gurley . Bu üniteyi iþlediðinizde. Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Gurley-Shaw'un finansal aracýlarla ilgili görüþlerini. Bu ünitede para politikalarýnýn etkin olamadýðý durumlarý ortayakoyan ve birbirlerine oldukça yakýn üç görüþ hakkýnda bilgi sahibiolacaksýnýz. Çalýþýrken ara sorularýný ve kompozisyon sorularýný yanýtlarsanýz. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz... kredi varlýðý doktirinin ne olduðunu.Shaw'un Tezi (Kredi Koþullarý ve ToplumLikidite Okullarýnýn Görüþleri) Bu Ünitede.. hükümetin niçin tahvillere yüksek faizödediðini kavramýþ ola Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak. o üniteleri tekrar gözdengeçirmeniz yararlý olacaktýr. Keynesgil görüþler ve banka dýþý finansal aracýlar hakkýnda tereddütleriniz varsa. konuyu daha iyi kavradýðýnýzý göreceksiniz. Bu üniteye iþlerken.348 .. . Radcliffe raporunun içeriðini. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.

toplam harcamalarý. merkez bankasý ve ticari bankalardý. Bu görüþ ayrýca. Bununla birlikte kredi koþullarý okulu. ellerinde aktif bulunduranlarýn portföy bileþimi hakkýndaki kararlarý ve finansal kurumlarýn bilançolarýnýn pasifleri üzerinde durmaktadýr. Radcliffe raporu ve Gurley Shaw'ýn görüþleri ise her iki görüþ çerçevesinde düþünülmelidir. Kuramsal çatý. toplam aktif ve pasiflerini deðiþtirerek yanýt vermekte ve böylece halkýn elindeki para stokunda bir deðiþme oluþmaktaydý. likidite okulu. özellikle para arzýna özel bir önem verdiði için karþý çýkýlmaktadýr. özellikle finansal kurumlarýn ödünç verme davranýþlarý üzerinde dururken. Bu politikaya iki tür eleþtiri yöneltilmektedir. Böylece parasal kontrol süreci. hükümetin ve hanehalkýnýn yaptýklarý sermaye harcamalarýnýn finansmaný için gereklikredi akýmlarýyla ilgilenmektedir. para arzýnýn uygunstok deðiþken olmadýðýna inanm adýr. Toplam likidite okulu adý verilen ikinci okul. çeþitli kanallarla faiz oranlarýný. para arzý. merkez bankasýnýn ilgileneceði gerçek deðiþkenin ekonomideki toplam likidite olmasý gerektiðini ileri sürmektedir. parasal kontrolde. likidite okulu arasýnda çok ortak nokta vardýr.GÝRÝÞ Daha önceki ünitelerde geliþtirilen para politikasý kuramýnýn anahtar deðiþkeni para arzýydý ve temel finansal kurumlar. Para talebindeki dalgalanmalar istikrarlýysa. kredi koþullarý okulu çerçevesinde. merkez bankasýnýn parasal tabaný ayarlamasýna dayandýrýlmýþtý. para otoritelerinin. hükümetin ve hanehalkýnýn elindeki para skokundan çok. Ticari bankalar da nakit ankeslerindeki deðiþikliklere. Kredi koþullarý okulu adý verilen bu görüþe göre yukarýda özetlenen para politikasýnýn temel sakýncasý þudur. Aslýnda kredi koþullarý okuluyla. Bu ünitede inceleyeceðimiz kredi varlýðý doktirini. KREDÝ VARLIÐI DOKTRÝNÝ . Dolayýsýyla bu görüþ. stok deðiþkenlere ve aktif portföyün kompozisyonundaki ayarlamalara önem veren temel analitikyaklaþýmý kabul etmekle birlikte. iþletmelerin. geliri. istihdamý ve fiyatlarý etkilemekteydi. akým deðiþkenlerden çok bir stok deðiþkene dayanmaktadýr. Yukarýda bir kez daha kýsaca özetlenlenen bu para politikasýna. iþletmelerin.

öncelikle firma.D.B.Kredi koþullarý okuluna göre parayla ilgili kurumlarýn stok deðiþkenlere önem vermesi ve akým deðiþkenlere fazlaca aðýrlýk vermemesi. Bu nedenle A. devlet tahvillerinin fiyatlarýnda düþüþe neden olacaðýndan ve bu durumun da finansal kuruluþlarý çok zor durumda býrakaca . hükümet ve hanehalkýnýn harcamalarýnýn finansmanýna yönelik krediakýmlarýyla ilgilenmeli. önemli bir eksikliktir. Bu doktrinin formüle edildiði.'de tahvil fiyatlarý sabit tutulmuþtu.D.349 . A. faiz oranlarýndaki yükseliþin. devlet tahvillerinin fiyatlarýný baþabaþ olarak desteklemiþti.B. Bu borçlar büyük ölçüde birçok finansal kuruluþun portföyünde gözüküyordu. e irimlerin elinde bulunan para stokuylailgilenmemelidir. Dünya Savaþýndan sonra. Öte yandan savaþa baðlý olarak kamusal borçlar büyük artýþ göstermiþti. Hazinesi. Kredi varlýðý doktrinini daha iyi kavramak için bu görüþün tarihsel temellerine inmek gerekir. Dünya Savaþý boyunca ve II. II. Yani Federal Rezerv. Bu görüþte olanlara göre para otoriteleri.

parapolitikasýný engellemekten rdým edecektir. özellikle de ödünç verenlerin bekleyiþlerine önem vermektedir. Federal Rezerv. Kredi talebinin yüksek olduðu dönemde. bankalar kredilerinin fiyatýný deðiþtirmek yerine kalitesini deðiþtirerek çalýþýrlar. J. Kredi varlýðý tezinin ikinci yönü de þudur: Bu tez büyük ölçüde bekleyiþlere. Öte yandan o sýrada geçerli olan bir görüþ de yatýrýmlarýn faiz oranýndaki deðiþikliklere karþý esnek olmadýðýydý. ? Kredi varlýðýdoktirini hangi düþünceden hareket etmektedir? O halde sýký para politikasýnýn uygulandýðý dönemlerde. Williams ve Robert Roosa tarafýndan geliþtirilen kredi varlýðý tezi'ne sarýldý. bunun yerine kredinin varlýðýndan söz etmektedir. bankalar gevþek para döneminde razý olduklarý garantisi zayýf bazý kredi uygulamalarýndan vazgeçerler. çok yüksek faiz ödemeðe razý olsalar bile. . Doktrinin bu görüþü savunmasýnýn nedeni.H. dolayýsýyla yatýrýmlarýn pahalýlaþtýrýlmasýný içeren geleneksel politikayý. finansal kesimin. esnek para politikasý uygulamalarý ile ilgili hatýralarýnýn çok uzaklarda kalmýþ olmasý ve izlerinin bir hayli silinmiþ bulunmasýydý. sýký para politikasýnýn izlendiði dönemlerde. ekonominin o anda borçlu durumda bulunan önemli sektörleri için büyük maliyet yükseliþleri getireceði ve ekonomik dengeyi bozacaðý kaygýsýyla kullanamadý. enflasyonu durdurmak için faiz oranlarýnýn yükseltilmesi.ðýndan korkuyordu. enflasyonu fazlaca etkilemeyecekti. Bu görüþe göre faizoranlarýnda yapýlacak önemli bir artýþ bile. yükselen faiz oranlarý gibi bir durumla içli dýþlý yaþamaktan uzak kalmýþtý. enflasyonu sýnýrlamaya yetecektir ve ekonomide büyük ölçüde borçlularýn bulunmasý. Sorunu daha da aðýrlaþtýrabilecek diðer bir neden de. Bu nedenle Federal Rezerv. ? Kredi varlýðýtezine neden gerek duyulmuþtur? Bu teze göre faiz oranlarýndaki küçük deðiþmeler. bankalar ve diðer finansal aracýlarýn. marjinal müþterilerine olan kredilerini kýstýklarýnýn bilinmesidir. Adýndan da anlaþýlacaðý gibi kredi varlýðý doktirini. faiz oranlarýnýn yatýrýmlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmemekte. Faiz oranlarý 1933'den beri düþük düzeyde bulunuyordu ve finansalortam.

tek bir etkiden deðil birçok noktanýn yanyana gelmesinden oluþmaktadýr. halkýn elinde bulunan portföy hacmini etkilemesi olarak tanýmlanabilir. kurumsal ayrýntýlara önem vermektedir. Dolayýsýyla. ? Kredi varlýðýnýn doktrinin temelinde. halkýn hem servetini hem de likiditesini azaltýr. Bu görüþ.Üçüncü olarak kredi varlýðý görüþü. Son olarak kredi varlýðý doktirini. Faiz oranlarýndaki bir yükselme. hangi görüþler yatmaktadýr? Portföy Etkisi Portföy etkisi. Þimdi bunlarý inceleyelim. mevcut tahvillerin deðerini düþürür. yükselen faiz oranlarýnýn etkisine önem vermektedir. Dördüncü olarak kredi varlýðý tezi. yalýn kuramcý ekonomistlerden çok para piyasasýnda iþlem yapan uygulamacý insanlara yönelik bir düþünce tarzý sunmaktýr. kuramsal katýlýktan çok.350 . yüksek faiz oranlarýndan çok. Halkýn elinde büyük bir tahvil stoku ol . faiz oranlarýndaki deðiþkenliklerin.

Kredi varlýðý doktrini taraftarlarýna göre likiditedeki bu daralma. Portföy sahipleriise likiditeyi azaltmak ist emez ve hatta likiditesi yüksek olan devlet tahvilleriyle. Bu dönemde finansal kurumlar. minimum likidite düzeyini koruyabilmek için portföyündeki devlet tahvillerimiktarýný artýrabilir. yatýrýmý iki yoldan azaltýr. Birincisi. faiz oranlarý yükselirken tahvil deðerindeki düþüþ durumunda . Tüketicinin yalnýzca elma ve armuta sahip olduðunu düþünelim. Þimdi onlarýn likit aktifleri azalsýn. devlet tahvillerini portföylerinde yalnýzca kazanç amacýyla deðil ve fakat kendi likiditelerini saðlamak için de tutarlar. Mikro ekonomik analizden alacaðýmýz bir benzetmeyle durumu daha açýk hale getirelim. faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþikliðin bile önemli etkisi olur. Servet ve likiditedeki bir azalmanýn yatýrýmý azaltmasýnýn ikinci nedeni. Þimdi sýký para politikasýnýn izlendiði bir dönemi ele alalým. Portföy etkisi nedir? Faiz oranlarýnýn yükselmesi durumunda halkýn ve finansal kurumlarýn davranýþlarýne olur? Kilitleme Etkisi ? Kilitleme etkisi. fiziki kapital stoklarýnýn azalmasý pahasýna likit aktif stoklarýný takviye edeceklerdir. Adý geçenekonomik birimler (likit aktifler tutulmayan mal olmadýðý sürece). özellikle de devlet tahvili satarak azaltmak konusunda isteksiz yapacaktýr. tüketici dengeyearmutlarýnýn bir k eðiþtirerek ulaþacaktýr. Eðer tüketicinin elindeki elmalarýazaltýrsak. Bunun nedeni. artan kredi talebini yalnýzca devlet tahvili satarak karþýlayabileceklerdir. Özel sektöre yönelik kredilerin varlýðýnda bir azalma olur. bu kurumlarýn likidite stoklarýnýn deðerinde bir düþüþ oluþacak.! ! ? duðundan. ödünç alanlar likit aktiflerinin deðeri azaldýðýndan yatýrým yapmaya daha az istekli olacaklardýr. Oysa bankalar ve diðer mali kurumlar. Bunu basitçe þöyle açýklayabiliriz. Tahvil fiyatlarýndaki düþüþ nedeniyle ödünç verenlerin likiditesi azalýr. Durum böyle olunca. daha az likit tahvil ve kredileri deðiþtirir. özel tahvilleri azaltabilir. Yani ekonomik birim. özel tahvillerin riskinden daha az olmasýdýr. bu ise kuruluþlarý likidetelerini. devlet tahvillerinin riskinin. Bunun anlamý þudur. bu azalmanýn ödünç verenler üzerindeki etkisiyle olur. Firmalar veya hanehalkýnýn likit aktiflere ve fiziki kapitalesahip olduðu nu varsayalým.

Þöyle ki. tahvil satýþlarýndan elde edecekleri fonlarý daha yüksek getirili tahvil satýn alarak bu kaybý karþýlama olanaðý bulsalar bile. böyleceihmal edilmiþ olmakt Kilitleme etkisi nedir? . daha önce gördüðümüz (akýlcý) kâr maksimizasyonu analizindeki portföy etkisi yerine. Bu etki. faiz oranlarýnda küçük bir artýþ ve buna baðlý olarak devlet tahvillerinin piyasa deðerlerinde bir düþüþ olduðunda. Çünkü firmalarýn kâr maksimizasyonu için faaliyet gösterdikleri temel varsayýmý. Hatta.ortaya çýkar. Fakat bu biçimdeki kredivarlýðý yaklaþýmý.351 . iktisatçýlarýn tepkisine yol açmaktadýr. ödünç verenler portföylerindeki devlet tahvillerini satmayýp kapital kaybýna razý olacaklardýr. böyle davranmaya devam edeceklerdir. irrasyonel (akýlcý olmayan) durumu ele almaktadýr.

eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. fon talebi fon arzýný aþar. bir süre sonra özel ikraz ve tahvillerin de faiz oraný yükselir. Dolayýsýyla. bunun yanýsýra kredi hacmi ve bankalarýn uyguladýklarý kalite standartlarýnýn da dikkate alýnmasý gerekli olmaktadýr. Ancak arada. Banka kredilerinin arz ve talebini dengeye getirmede bir önemli yol dakredinin kal itesini deðiþtirmektir. Dolayýsýyla "sermaye kaybýna" uðramaktan korkan halk. devle tahvillerinin özel tahvilere göre bir avantajý vardýr. Hasýlat farkýgecikmesi nedir? Faiz Oranlarýnýn Yapýþkanlýðý Çok çeþitli nedenlerle bankalar. para politikasýnýn nasýl etkilendiðini anlamak için yalnýzca faiz oranlarýndaki deðiþmelere bakýlmamasý. Bu dönemde bankalar ve diðer ödünç verenler. bu gecikme dönemi için. Böylece yatýrýmlar ve gelir artar. Öte yandan halkýn bu davranýþlarý. Eðer faiz oranlarý yükseliyorsa. devlet tahvillerinin faiz oranlarýndaki bir düþüþ. faiz oranlarýnýn yükseldiði bir dönemde. portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmaya yönelirler. çoðu zaman ödünç verilebilir fonlar arz ve talebini eþitlemek için faiz oranlarýný kullanmazlar. Ayrýca bankalar. birgecikme söz konusudur. Bir resesyon döneminde ise. ödünç vermekten çekinecektir. faiz oranýnda sýk sýk deðiþiklik yapmak da istemezler. yatýrým harcamalarýnýn gecikmesine neden olacaktýr. Tersine. ödünç verenleri daha fazla devlet tahvili satmaya ve özel tahvile yatýrým yapmaya yöneltir. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðýnedir? Bekleyiþ Etkisi Bu etkiyi bir davranýþ örneðiyle açýklayalým. Bu nedenle. Çünkü. bu durumda tahvil fiyatlarý . Bu koþullardan. eðer faiz oranlarý düþüyorsa. tahvil fiyatlarý düþecek halk zarara uðrayacaktýr.Hasýlat Farký Gecikmesi Etkisi ? ? ? Bu argümana göre devlet tahvillerinin faiz oraný yükseldiðinde. halk gelecekte de faiz oranlarýnda yükselme olacaðýný bekleyebilir. Faiz oranlarýnýn gerilediði bir dönemde de bu kez fon talebi fon arzýnýn gerisinde kalýr.

para talebinin istikrarlý olmadýðý varsayýmýna dayanmaktadýr. Bu görüþü özetlersek. Para politikasý ve borç yönetimi. parave gelir düzeyi arasýnda iliþki den belirlenemez. Bunun yanýnda kredi koþullarý yaklaþýmý. . Bu nedenle bu doktrine göre. Çünkü tüm yaklaþým kýsa vadeli piyasa aksaklýklarý üzerine oturtulmuþtur. faiz oranlarýnýn vade yapýsýna. daha fazla ödünç verme eðiliminde olacaktýr. bir politika tekniði olarak "borç yönetimine" önem vermektedir. Bekleyiþ etkisi ancak kýsa vadede geçerli olabilir. ödünç verilebilir fonlarýn varlýðýna ve likidite ve aktif deðiþmeleriyle paranýn dolaþým hýzýna etki yapacaktýr.352 . Bu durum yatýrýmlarý kolaylaþtýracaktýr. kredi koþullarý yaklaþýmý.yükselecektir ve halk kazançlý çýkacaðýndan. Bekleyiþetkisi nedir? Kredi varlýðý doktirini birçok iktisatçý tarafýndan eleþtirilmiþtir.

Bunun yanýnda. Para politikasý. ayný zamanda faiz-yatýrým iliþkisini de bozmaya çalýþarak. para politikasýnýn en uygun hedefi olamaz. Gurley ve Shaw isimli ikiAmerikalý iktisatçýlarýn ayný dönemdeki çalýþmalarý arasýnda bir benzerlik de vardýr. miktar kuramýna karþý bir Keynesgil tepki olarakbakýlabilir. Para otoriteleri. Ýngiltere'de1959 yýlýnda yayýnlanan Radcliffe Raporu para politikasý kuramý açýsýndan büyük önem taþýr. para politikasýnýn hiçbir öneminin olmadýðýný iler sürmektedir. Basit Miktar Kuramýna Keynesgil Tepki Radcliffe Raporuna. Bu görüþte olanlarýn geliþtirdikleri yeni mekanizma. faiz oranlarýyla oynayarak etkilenebilir. dolayýsýyla para ve milli gelir arasýnda zayýf biri iliþki olduðunu ortaya koymaya çalýþmaktadýr. . faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýndaki Keynesgil baðýn güçlü olmadýðýný. para arzýnýn önemine karþý güçlü bir saldýrý oluþturmakta ve paranýn tanýmlanamayacaðýný bile ileri sümektedir. Radcliffe raporu niçin Keynesgil kapsamlýdýr? Likidite. Aktifler Arasýnda Ýkame ve Paranýn Tanýmý . paraya deðil likiditeye baðlanmýþtýr. finansal olanaklarýný kýsýtlayarak saðlar. yalnýzca Friedman öncesi geleneksel miktar kuramýný çürütmeye yönelmemekte. faiz oranlarýnýyükselterek toplam talebi kýsmayý. Para ve harcama arasýnda bað olmadýðý için para arzýnýn kontrolü. ödünç almanýn maliyetini yükselterek deðil. Böylece rapor. Likiditeyi kontrol etmenin pratik yolu ise faiz oranlarýnýn vade ve risk yapýsýný deðiþtirmektir. sadece ve sadece ekonomideki likdite kontrol edilerek etkin olabilir. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. ne gibisonuçlara ulaþýr? "RADCLIFFE" RAPORU Ýngiltere'de 1957 yýlýnda Lord Radcliffe baþkanlýðýnda para kredi sisteminin çalýþmasýný saptamak üzere bir komite kurulmuþtur. Rapor.? Kredi varlýðýdoktrini nedir? Hangi varsayýmlara dayanarak. bankalarý ve kredi kurumlarýnýn ödünç verilebilir fonlar arzý üzerindeki etkisi güçlüdür. yatýrýmlar ve tüketici talebi üzerindeki doðrudan etkisi az olmakla birlikte. ödünç verenlerin portföylerini etkileyip. Radcliffe Raporuyla. Likidite. iki anahtar düþünce üzerinde toplanmaktadýr: . Harcamalar.

Eðer para tanýmlanamazsa. normal koþullarda para olarak kullanýlan þeyler. parasal kümeye sokulacak mýdýr? Örneðin. parayý tanýmlamak konusunda isteksiz olmuþlardýr. zaman zaman kullanýlan aktifler. Paranýn tanýmlanamamasý savý. hiperenflasyonda para olmaktan . Bu durumda. para olarak düþünülebilir. harcama kararlarýnda anahtar deðiþken olmaktan çýkar ve harcamalarýn kontrolünde paranýn tartýþýlmasý anlamsýzlaþýr. Bu noktada alýþýlmýþ yanýt þudur: Herkes tarafýndan müþtereken deðiþim aracý olarak kullanýlan aktifler.? Sayers isimli bir Ýngiliz iktisatçýsý ve Radcliffe komitesinin roporu. hangi spesifik atkiflerin katýlacaðý konusunda açýk bir kriterin olmamasýndan ileri gelmektedir.353 . parasal kümeye.

paranýn dolaþým hýzý tanýmý. toplam efektif malve hizmet tal ebini etkileyen para miktarý olarak. herhangibirþey olabilir. Bir deðiþim aracý olarak kullanýlan para aktiftir. Ancak dolaþým hýzýný. bir aktif ne kadar likitse. Birekonomik refah döneminde (boom) banka dýþý kredi geniþlemesi. Birçok geliþmiþ finansal sistem içinde parayý yakýndan ikame eden birçok aktif vardýr. dolaþým hýzýný belirler. gelecekteki satýþlar için keza elde tutulabilir. Bu durumda. para dýþýndaki finansal aktiflerin geri ödenmezamanlarýgeldiðinde ortaya ktadýr. Durum böyle olunca. bu operasyon baþarýlý olmayabilir. sosyal adetler ve finansal kurumlar deðiþtiðinden. bir baþka yer veya zaman içinmutlaka doðru olmaya . Parayý belli bir gelecekte aktif kýlmaya yönelik bir plan olmadýkça. Diðer aktifler de. O halde paranýn dolaþým hýzý da anlamsýzdýr. Para otoriteleri para arzýný her zaman etkileyebilirler. paranýn dolaþým hýzýný artýracak bir þekilde davranýyorsa ve bu sýrada da para otoriteleri para arzýný azaltarak harcamalarý kýsmaya teþebbüs ediyorsa. Zaten deðiþim iþlemi anýnýn dýþýnda hiçbir aktif faal deðildir. Para tanýmýnýn içine neler sokulabilir? Eðer para tanýmlanamýyorsa. Örneðin eðer özel sektör. Burada tek sorun. banka .? ? ! çýkabilir. para elde aylak olarak tutulmaz. Yani iki iþlemin yapýldýðý zaman arasýnda tüm para aylak bekler. Banka dýþý kredinin kullaným geniþliði ve para ankeslerinin aylak ve faal olarak bölünmesi. belli bir dönem için yapýlan para tanýmý. parayý o kadar ikame edebilir. Para ne zaman aktif ne zaman aylaktýr? Potansiyel satýn alma gücü saðlamak açýsýndan. bankalarýn ve diðer kredi kuruluþlarýnýn (özel sektör) davranýþlarý belirler. Ancak bir deðer saklama aracý olarak olarak kullanýldýðý zaman aylaktýr. elde para tutanlarýn. bu geniþ likit aktif kavramýný kullanmak gerekecektir.

dolaþým hýzýna prensip olarak sýnýr koymamasdýr. Nakit arzý ve bunun Y1 = ye yükselecektir. paranýn dolaþým hýzýndaki deðiþme para politikasýnýn sýnýrlandýrýcý önlemini etkisiz hale getirebilir. halkla bankalar aras (nakit / mevduat oraný) sabittir. Y V0 = iken V1 = = CpCpCp . Dstokunun geleneksel tanýmýndan (M = Cp + D) hareket edersek. Radcliffe raporunun en önemli özelliði. Y) kadar.D0 = . dol aþým hýzý [Y0 / ( Cp + D0)] dan Y0 Y1 Y0 + . Eðer harcamaya niyetli olanlar finansman olanaðý bulabiliyorlarsa. Bu durumda para politikasý toplam harcamalarý etkilemede baþarýsýz olacaktýr. milli gelirin (Y1 . Ekonomide mevcut mal ve hizmetlere olan harcamalarýn.Y0 = . Para Cp + D1Cp + D0 + .354 . mevduatlarýn da (D1 . paranýn dolaþým hýzýnýn ne olacaðýný karþýlaþtýralým. D) kadar arttýð Y0 + . Y ünelim. Þimdi ayný durumlarda ve fakat farklý para tanýmlarý altýnda. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa.kredi arzýndaki kýsýtlamaya karþý özel bir sektörün bir yanýtýdýr. yeni banka kredileriyle finanse edildiðini. Bunu bir örnekle açýklayalým. paranýn dolaþým hýzýnýn o kadar az deðiþeceði gösterilebilir.

harcamalarýn belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. O halde paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Radcliffe raporu. ? Paranýn tanýmýnýn dar veya geniþolmasý. dolaþým hýzý harcamalar sonucu ortaya çýkar. Harcamalar üzerinde tam bir kontrolün olabilmesi için dolaþým hýzýnýn ya önceden tahmin edilebilmesi. parayý tanýmlamak . likiditeyle paranýn (M) ikame süreci yeteri kadar artýrýlýrsa. ekonomideki likidite (MV) kontrol edilmeksizin idare edilemez. dolaþým hýzýný büyük ölçüde etkilemeyebilmektedir. banka dýþý kredi kullanýmýna baðlý olarak deðiþebilir. dolaþým hýzýný deðiþtireceðini kabul etmektedirler. Çünkü deðiþim aracý olarak tanýmlanan aktif sayýsý giderek geniþlemekte. Harcamalar (PT). V nin deðiþebilirliði büyük bir sorun olmaktan çýkar. (V) paranýn dolaþým hýzý kavramýný bir davranýþ deðiþkeni olarak kullanmayý. Dolaþým hýzý. Friedman ve (daha sonra) Gurley ve Shaw. Ýþte bu nedenle Radcliffe Raporu'nu hazýrlayanlar. yani dolaþým hýzý artacaktýr. Belli bir finansal atmosfer içinde. Paranýn tanýmý ne kadar geniþ tutulursa. Ancak. dolaþým hýzýnýnasýl etkiler? Bu kýsa açýklamadan. daha açýkçasý bir sabit deðer olarak kabul etmeyi reddetmektedir. banka dýþý kredi kaynaklarýnýn kullanýmýnýn ve hatta doðrudan ödünç almalarýn. O halde paranýn yerine geçebilecek alternatif likidite kaynaklarý.Eðer nakit olarak sadece para düþünülürse. Ancak dolaþým hýzý para miktarýndan (M den) baðýmsýz deðildir. ya dapara otoritelerince ko ol edilebilmesi zorunludur. para arzý sabit olduðuna göre Cp sabit olacak ve dolaþým hýzý. biri artarken diðeri azalabilmekte ve bir deðiþim aracýnýn miktarýnýn tek baþýna deðiþmesi. likiditenin parayý ikame etmesiyle ilgilenmektedirler. týpký Radcliffe raporunun gerisindeki mantýkla. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. paranýn dolaþým hýzý üzerinde neden bu kadar çok durulduðu kolayca anlaþýlabilir. paranýn dolaþým hýzý o kadar istikrarlý olmaktadýr. olacaðýndan V1 > V0 olacak. Bu iktisatçýlar.

Yukarýda Radcliffe raporunun konuyu nakit talebinden. kredi geniþlemesine neden olmaktadýr). anlamý olmayan bir deðiþken olmaktadýr. banka dýþý mali aracýlar için bir geniþleme eðilimine önderlik saðlayacaðýna iliþkin hiçbir atýf yoktur (Bilindiði gibi parasal tabandaki deðiþmeler. ? Radcliffe raporunda para neden tanýmlanmamaktadýr? Faiz Oranlarý ve Kredi Tayýnlamasý Faiz oranlarý ile kredi tayýnlamasý konusundaki Radcliffe görüþünü incelemeden önce. Bankalar. Raporda bankalarýn. anahtar ödünç verici olduklarýndan söz edilmektedir. dikkatlerini özellikle idari alana yoðunlaþtýrmaktadýr.istemezler. Geleneksel Keynesgil Yaklaþým Para politikasýyla ilgili Keynesgil yaklaþým. nakit arzýna kaydýrdýðýný ve buna göre faizin rolünün ele alýndýðýný göster . Ancak bunun anlamýnýn ne olduðu açýklanmamaktadýr. Bunun da kuþkusuz önemli politik sonuçlarý vardýr. faiz oranlarýna anahtar rolünü vermektedir. geleneksel Keynesgil yaklaþýmý inceleyelim. Özellikle mevduat hacmindeki bir geniþlemenin.355 . Çünkü böylece para miktarý.

öte yandan da bu aktiflerin kapital deðerini deð . rG deki bir artýþ SL yisola S'L ye kaydýracaktýr. Bu durumda aþýrý kredi talebi doðacak ve kredi talebinin faize duyarsýzlýðý nedeniyle. Ek rezerv elde etmenin maliyetini arttýrdýðýndan ve porföyün boyutunuküçülttüðünden. bu dur e negatif etkisi olacaktýr. Böylece kredi arzý arzusu. Þimdi bunu bir örnekle açýklayalým. Faiz oranlarýndaki deðiþmenin. ödünç verenlerin portföyünün likiditesini etkiler. likidite arzý (SL) üzerinde iki nedenle negatif etkisi olacaktýr: Bunlar ikâme ve servet etkileridir. Bunun. tahvillerin piyasa deðerlerinin düþmesi de ödünç verenlerin likiditesini azaltacaktýr. ödünç verenler üzerinde iki etkisi vardýr. Son iki aktifin faiz oranlarýný rG ve rL olarak gösterelim. kredi faiz oranýna (rL) ve beklenenkârlara (. faiz oraný rL0 dan rL1 e yükselecektir.1. Öte yandan özel kredi talebi. bir yandan farklý gelir getiren aktiflerinnispi kârlýlýðýný. Þekilde. S'L rL Þekil: 21. Bu nedenle kredi. kredilerin önemli ölçüde düþmesini engelleyecektir. Devlet tahvillerinin daha yüksek getiri saðlamasý. Faiz oranlarýndaki deðiþme. bunlara para yatýrmayý kredilere göre daha cazip hale getirecek. yardýmýyla açýklayabiliriz. rezerv aktifler (R). Bunu Þekil 21. kredi arz ve talebi rL nin fonksiyonudur.1.e) baðlý olacakt Þimdi rG de yani devlet tahvilleri faiz oranlarýnda bir artýþ olsun. nispi getiri oranlarýna ve eldeki rezervlere baðlý olacaktýr. devlettahviller i (G) ve kredilerden (L) oluþsun. sadece L0 dan L1 e gerileyecektir. Kredi talebinin esnek olmamasý.dik. S L Likidite r L1 Arzý ve Kredi Faiz O l rL0 DL 0 Kredi tayýnlamasý etkisi L LL (Krediler) L 2 10 . Ödünç veren kurum basitlik saðlamak üzere bir tane olsun ve bu kurumun aktifleri.

? Kredi talebi faize göre esnek olsaydý.356 . talep eðrisi nasýl olmalýydý? .

mikta ! rýnýkýsýtlayarak daðýtýlmasýdemektir. ödünç verme oranlarýnýn hýzla ayarlanmadýðýný düþünmektedir. bu orandan arz edilen fon miktarý belirler. bolluðu veya kýtlýðýdýr. kredi arzýna uygulanan faiz oranlarý yükselir. yeni ikrazlar L2 ye düþecektir. hem fonlarýn maliyetinden hem devarlýðýndan etkilenir. az olana da ayný miktar mal verilir. Ýþte bu nedenle fonlar. arzýyeterli olmayan bir malýn. her kredi faiz oranýnda potansiyel ödünç alanlarýn ne kadar borca girmeye arzulu olduklarýný gösterir. L2 L0 kadar kredi talep fazlasý olduðu açýktýr. Kredilerin faiz oranlarý yükseldiðinde. Ancak ne kadar harcamanýn yapýlabileceðini. Kredi tayýnlamasýda benzer biçimde çalýþýr. önce kredi kýsýtlamasýný gerektirecektir. Ancak ödünç verenlerin fon arz etme isteðinin bazý nedenlerle azalmasý yada fon talebinin yükselmesi sonucu. Yani eðer faiz oraný hýzla ayarlanýrsa. Böylece fon alýmlarý . ? Kredilerin tayýnlanmasýna niçin gidilmektedir? Kredi Tayýnlanmasý ve Kredi Varlýðý Genel olarak yatýrým harcamasý. Bu durumda hiç kimsenin ihtiyacý tam olarak tatmin edilmez. Tayýnlama. bu durumda talebe göre arz edilenfonlar daha e lveriþsizdir. Ancak sadece fiyat etkisi üzerinde durmak.Radcliffe Görüþü Keynesgil düþüncenin tersine Radcliffe. kredi faiz oranlarý deðiþtiðinde. Eski faiz oraný rL0 da. ödünç almak isteyenler arasýnda tayýnlanarak daðýtýlmalýdýr. para politikasýnýn potansiyel gücünü ortaya koymaktadýr. kredi varlýðýnýn bundan etkilenmeyeceðini üstü kapalý olarak varsaymaktadýr. Kredi piyasasý dengedeyken. Bazen ihtiyacýçok olana da. Faiz oranlarýnýn ayarlanmasýndan önceki dönemde. Geleneksel Keynesgil analiz. aþýrý kredi talebi olmayacaktýr. Burada önemli olan paranýn ucuzluðu veya pahalýlýðý deðil. yanlýþ olacaktýr. malýtalep edenlere. ödünç verenler L2 kadar kredi arz ederken talep bu faiz oranýnda L0 da kalacaðýndan. daha yüksek ödünç alma maliyetiyle karþýlaþan ve bunu ödemek istemeyenler piyasadan çekilecektir. Hangi nedenle olursa olsun. Bu nedenle kredi arz eðrisindeki bir kayýþ. kýsýtlayýcý para politikasý miktar etkisini artýracaktýr. devlet tahvili faizlerinin artmasý durumunda. Bununla birlikte kredilerin tayýnlanmasýnýn gerekli olacaðýný savunan bu görüþ. Kred alebi fonksiyonu.

Buradan çýkarýlacak önemli sonuç þudur. Bunun ne kadar büyük olacaðý. Bu noktada önemli olan. ödünç alma mekanizmasýnýn maliyet etkisinden daha büyüktür.üzerindeki ek etki (L2 L1) dir. Ancak her zaman kredinin pahalýlaþmasý þeklinde gerçekleþmeyebilir. Kýsýtlayýcý (sýký) parapolitikasý.357 . Yani bazen sýký para politikasý sýrasýnda krediler pahalýlaþmayabilir. fiyat (ödünç alma maliyeti) veya miktar etkilerinin nispi öneminin vurgulanmasýdýr. kredi arz ve talep eðrilerinin eðimlerine ve bir kredi tayýnlama durumu dengesizliðinin ne kadar korunduðuna baðlýdýr. Kredi tayýnlanmasýnýn ödünç vermeler ve dolayýsýyla harcamalar üzerindeki etkisi. her zaman krediyi daraltýr. Cari rL faiz oranýnda ta . O halde kredi tayýnlanmasýnýn iki etkisi vardýr: Kredi tayýnlanmasý etkisi (L0 L1) ve Kredi varlýðý etkisi (L1 L2).

daha esnek olan Þekil 21.3) durumunda kredi tayýnlanmasýnýn krediler üzerindeki etkisi.2.3'deki D1 talep eðrilerinin belirlediði L0L1 talepfazlasýndan daha büyüktür. Talebin Geniþlemesi Sonucunda Yapýlan D'Kredi rL 1 Tayýnlamasý.2'deki D1' ve Þekil 21.3. o kadar adaha büyük olacaktýr. Her iki çizimin incelenmesinden de anlaþýlacaðý gibi daha az esnek olan D2' veya D2 talep eðrilerinin belirlediði L0L2 talep fazlasý.lepteki eþit bir geniþleme (Þekil 21. Arzýn Azalmasý r Sonucu L Yapýlan .2) veya arzda bir azalma (Þekil 21. kredi talebi ne kadar az esnekse. r L S D1 D2 Þekil: 21. D'2 0 L LLL L 0 123 r L S' S Þekil: 21.

L0 L2 > L0 L1 dir.3 deki D1 talep eðrilerinin belirledikleri varlýk etkisi olan L1 L3.3 deki D2 talep eðrilerinin varlýk etkisinden (L2 L3) den daha büyüktür. D 2 0 LLL LL 012 3 Yani. D1 ve D2 nin faiz oranlarý deðiþseydi gerçekleþecek denge sonuçlarýdýr. . L1 ve L2.D 1 Kredi Tayýnlamasý. Yani esnek olan Þekil 21.2 deki D1 ' veya Þekil 21.358 . Burada L0 kredi tayýnlanmasýnýn. daha az esnek olan Þekil 21. Her iki þekilde de L1 L3 > L2 L3 dir. O halde varlýk etkisi (veyaödünç alma maliyeti kadar esnekse o kadar büyüktür. her iki þekilde de.2 deki D2 ' veya Þekil 21.

kýsýtlama kaldýrýlýrsa bu talep rL deki artýþla azalma eðiliminde olacaktýr. her zaman kredi tayýnlamasý oluþur. D' 0 L LLL L 0 123 Çünkü eðer. anlamlý bir zaman gecikmesiylemeydana geleceðini göstermektedir. Toplam talep D den D' ne kaydýðýnda. . bir tavan faiz oranýnýn olmamasý durumunda oluþabilecek arz eðrilerini göstermektedir. talep fazlasý karþýlanamaz. Þekil: 21. ödünç verme oranlarýnýn deðiþen koþullara göre ayarlanmasýnýn. S1 için (L1 L0) ve S2 için (L2 L0) gecikme etkisini göstermektedir. .4 de gösterilmiþ kilde S1 ve S2 . gerçek aþýrý talebi (talep fazlasýný) göstermektedir.Faiz oranlarýnýn yukarýya doðru ayarlanmasýndaki gecikmenin etkisiÞekil 21. Çünkü bu yapýlmadýðýnda.4. L1 L3 veya L2 L3 ise S1 veya S2 arzý için kredi varlýðý etkisini göstermektedir. Oysa Keynesgil kredi maliyeti argümaný. . L Faiz Oraný Tavaný. para politikasýnda kýsýtlamaya yönelme olduðunda. bir dengesizlik durumunu ele almaktadýr. Radciffe'in kredi tayýnlamasý argümaný. Uygulamada. r L S1 S 2 r D . Bu ise gecikme etkisiyle birlikte. O halde Radcliffe argümaný. Tayýnlama yapýlmadan talep fazlasýnýn karþýlanabilmesi için kredi faiz oranlarýnýn çok hýzlý bir þekilde yükselerek dengeyi saðlamasý gerekir. . rL oranýnýn.

Dolayýsýyla para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðundan söz etmek olanaksýzdýr. Kredi tayýnlamasýnýn önemi nedir? Finansal Aracýlar ve Paranýn Dolaþým Hýzý ? Radcliffe raporuna göre para stokunun kontrolü bir zaman israfýdýr.bir dengenin fiyat yönüdür. Buna göre.359 . Ancak bu durumda sadece. Paranýn dolaþým hýzýný deðiþtirebilmek için özel sektörün elinde en az üç olanak vardýr. kredinin ucuz veya pahalý olduðundan söz edilebilir. Çünkü paranýn dolaþým hýzý özel sektörün arzusuna göre yükselebilir. Oysa Radclifferaporu para politikasýnýn sýký veya gevþek olduðunu söyleme olanaðý vermektedir. .

gene ticari bankalar rezerv kaybetmemiþ olacaklardýr. . Ünlü Amerikan iktisatçýlarýGurley ve Shaw da bu konuda aynýgörüþü paylaþmaktadýrlar. bir kaynaktan ödünç bulmakta baþarýsýz olan bir ödünç alýcý bunu bir baþka kaynaktan saðlayabilir. bankalardaki pasif hesaplardan.! ! . Banka dýþý mali aracýlar (BDMA). BDMA'lara kaydýrýldýðýný düþünelim. harcamalar için gerekli parayý saðlarlar. nakitolarak karþýlýk oranla daha düþük olan finansal kurumlara yönelirse. Finansal aracý miktarý artýrýlabilir. Genel likidite yaklaþýmý olarak bilinen bu kurama göre toplam talep yalnýzca para miktarýna deðil. Diðer aracýnýn pasifini rezerv tabaný olarak kullanarak oluþan kredi geniþlemesi. Bu durum. muhtemelen bir para arzý kýsýtlama politikasýna böylece engel olunabilir. BDMA. Radcliffe'in deyimiyle. halkýn elinde daha fazla nakit tutmaktansa. nakit miktarý deðiþmediði halde krediler ve dolayýsýyla harcamalar geniþleyecektir. Ödeme düzeni deðiþtirilebilir. Bu görüþe göre nakite kolayca dönüþebilen likit aktifler. kendilerine yönelen fonlarla tahvilalsa veya kredi vers ile. bunlarý artýk mevduat olarak tutmayý tercih etmelerine benzemektedir. Böylece bankalar. bu geniþlemenin enflasyonist etkisi deolabilecekt ir. likit rezervlerini ticari bankalarda mevduat olarak tutacaklardýr. kredi piramidi veya finansal kat olarak bilinen durumu doðurur. Bu sýrada banka sisteminin bundan etkilenmesi beklenirken. bu þekilde eline fon geçenler bunu ticari bankalara yatýrýrlarsa. Doðrudan ödünç verilen kredi hacmi deðiþtirebilir. Bu durum týpký. Çünkü BDMA'lar. Yukarýda açýklanan konjonktürel durumun ötesinde finansal aracýlarýn uzun vadeli etkileri de vardýr. bu kez BDMA'larýn mevduatlarý olarak geri döndüðünü göreceklerdir. Radcliffe raporuna göre banka dýþý mali aracýlar temelde bankalardan farklý deðildir. Buna karþýlýk BDMA'lar rezerv kazancaklar ve geniþleyeceklerdir. özel kiþilerin BDMA'lara yönelmeleri sonunda kaybettikleri mevduatlarýnýn. ayný zamanda toplam likit aktiflere veya herhangi bir borca baðlýdýr. Eðer halkýn portföy tercihleri. kredi yaratýmýna katkýda bulunurlar ve kredi geniþlemesi dolaþým hýzýný artýrýr. Örneðin bankalarda mevduat olarak tutulan paralarýn. Bunlardan sonuncusu çok önemlidir. etkilenmediði görülecektir. Eðer harcamalar sadece para miktarýna deðil. ayný zamanda toplam likit aktif stokuna baðlýysa. . . Çünkü. finansal aracý sayýsý arttýðýnda. BDMA'larýn ödünç verme kapasitelerini artýracaktýr.

halk spekülatif ve ihtiyat ankeslerini ve kýsmen de iþlem ankeslerini para olmayan likit aktif þeklinde tutabilir. gelecek için yanlarýnda para tutmalarýna neden yoktur.360 . Eðer merkez bankasý vadesiz mevduatlarýn büyümesini sýnýrlarsa ve bu sýrada diðer aktifler hýzla artýyorsa.Böylece bir geniþleme sýrasýnda halk. para dýþý likit aktiflerini elden çýkararak harcamalarýný yükseltebilir. . likit aktiflerin bir kýsmýný oluþturan vadesiz mevduatýn. genel likidite hacmi içindeki payýnda oluþacak uzun vadeli gerilemenin. Keynesgil dille söylemek gerekirse. Eðer bu kuram geçerli olursa. o andaki harcama dýþýnda. para politikasý üzerinde ciddi bir sorun yaratacaðý söylenebilir. Paraya dönüþebilen tüm aktifler. toplam talebin artýþýna neden olabilir. vadesiz mevduatlarýn önemi giderek daha fazla azalacaktýr. Dolayýsýyla harcayýcýlarýn.

? Eðer genel likidite yaklaþýmý doðruysa. Eðer finansman kapasitesi olan birimler (tasarruf sahipleri). pay senedi ve diðer kýymetli evraklarý satýn almak konusunda risk ve likidite endiþeleriyle çekingen davranabilir. . Ne var ki bir çok tasarruf sahibi. Çünkü halk. PARA POLÝTÝKASI VE GURLEY . bireylerin satýn almaya çekindikleri tahvilleri. Böylece tahvil piyasasýna ek para girince. tasarruf ikraz paylarý gibi finansal aracýlarýn pasiflerini satýn alýrlar. Bunun sonucu. finansal aracý kurumlara ihtiyaç olmayacaktýr. faiz oranlarý düþecek ve tahvil fiyatlarý yükselecektir. elinde daha az para tutmayý tercih edecektir. sýkýpara politikasýnýn baþarýsýnýhangi nedenlerleengellerler? FÝNANSAL ARACILAR.SHAW'UN GÖRÜÞÜ Finansal Aracýlar ve Faiz Oraný Finansal aracýlýk süreci. finansal kurumlarýn tasarruflarý toplama ve bulikiditeyi sahip olduklarý likiditeden daha fazlasýný harcamak isteyenödünç alýcýlara yöneltme eylemlerinden oluþur. fonlar finansal aracýlara aktarýlmýþ olacaktýr. r Para Arzý Para Arz ve Talebi Þekil: 21. para politikasýnýn önemi azalacaktýr. Çünkü para toplam likit aktiflerin sadece bir bölümünü oluþturur. faiz oranlarýný düþürmesidir. Yukarýda açýklanan sürecin en önemli ekonomik etkisi.5. Oysabireyler finansa l tasarruf mevduatý. tahvil. r Finansal Aracýlarýn Faiz Oranýna Para Talebi r' Etkisi. Bireyler. Finansal aracýlar. ödünç alanlarýn birincil tahvillerini satýn alýrlarsa. pay senetlerini satýn alýrlar. risksiz ve emin yatýrým olanaklarý görünce. bir ölçüde risksiz ve oldukça likitolan finansal aracý kýymetlerini satýn alýrlar. Finansal aracýlar da.

Þekil 21. bu sýrada para arzý sabit kabul edilmektedir.5 de görüldüðü gibi finansal aracýlar para arzýný artýrýrken. dolayýsýyla faiz oranýnýn r den r' ne düþme sine neden olmaktadýrlar. tahvil arzý sabitken tahvil talebi arttýðý için yükselmektedir. para arzýnda þimdilik para talebi ne göre bir fazlalýk vardýr. .361 .Finansal Aracýlarýn Etkisine Baðlý Para Talebi M Yukarýda anlatýlan süreçle ilgili bir iki noktayý. Tahvil fiyatlarý. Dolayýsýyla faiz oranlarý düþer. daha açýk bir þekilde or taya koyabiliriz. para talebinin azal masý sonucunu doðurmakta. Öte yandan para talebi azalmakta. Bu demektir ki.

Dolayýsýyla. Böylece elde ettikleri fonlarý yüksek getirili tahvillere yatýracaklardýr. Çünkü ihtiyaç duyulan likidite.362 . Þöyle ki. merkez bankasýnýn yetki alaný dýþýnda kalmaktadýr. Finansal aracýlarýn ellerinde bulunan para benzeri likiditeler. para benzerleri aracýlýðýyla saðlanacaktýr. Böylece finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýna týrmanacaklardýr. Bu ise para politikasýnýn baþarýlý ve etkin bir þekilde uygulanmasýný güçleþtirmektedir. tahvil piyasasýnda faiz oranlarý yükselecektir. Aslýnda vadesiz mevduatlar.? Finansal aracýlarýn bireylerin elde tutmak istedikleri nakit para talebini neden azalttýklarýnýaçýklayýnýz. Gurley-Shaw'a göre bu sorun özellikle anti enflasyoncu para politikasý uygulamalarýnda daha da önem kazanacaktýr. harcamalarda kolayca aracýlýk yaparlar. Halk parasýný finansal aracýlara yöneltirken daha önce doðrudan doðruya diðer tahvillere yatýrdýklarý fonlarý . vadesiz mevduatlarkadar likit olduklarý halde. Ancak. Durum böyle olunca ortaya bir sorun çýkmaktadýr. Finansal aracýlarýn faiz oranlarýný yükseltmeleri. merkez bankasýnýn mal ve hizmete ve mali aktiflere yönelik harcamalarý kýsmak amacýyla para arzýný azalttýðýný varsayalým. bunlarýn nakde dönüþtürülmesi çok basit bir olaydýr ve kolayca gerçekleþtirilebilir. tasarruflarýn ticaret bankalarýnda olmasýnýn önemi yoktur. Bu durumda tahvil fiyatlarý düþecek. Burada ilginç olan durum þudur. tasarruf ikraz paylarý vadesiz mevduatlar kadar likittir. Uygulamada. Dolayýsýya eðer merkez bankasý diðer finansal aracýlarý kontrol altýnda tutmazsa. önce nakde çevrilmeksizin harcanamaz. tasarruf bankalarýnýn ve diðer finansal aracýlarýn mevduat pasifleriyle. sadece ticari bankalarýn kredi kontrolüylepara politikasý izle nmesi baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. Bunun üzerine finansal aracýlar faaliyete geçecekler ve kendilerine daha fazla fon çekmek içinkendi mevduatlarý için ödedikleri faiz oranlarýný yükselteceklerdir. Buna karþýlýk bir tasarruf ve ikraz payý. bazý kiþilerin tasarruf bankalarýna daha fazla fon yatýrmalarýyla sonuçlanacaktýr. Hatta vadesiz mevduatlarýn kaydi para olarak adlandýrýlmasýnýn da önemi yoktur. ticari bankalarýn vadesiz mevduatlarý arasýnda çok fazla fark yoktur. Para Benzeri Likiditeler ve Para Politikasý Gurley-Shaw'a göre tasarruf ve ikraz birliklerinin.

.

M s Para Arz ve Talebi Þimdi yukarýda anlatýlanlarý bir de Þekil 21. Merkez bankasýnýn sýký para politikasýyla para arzýný 200 milyaradüþürdüðünü varsayalým. r M' M ss r' 200 milyar 260 milyar Þekil: 21. Bu durumda tahvillerin faiz oraný yükselecektir. M'd (%30 mevduatfaizi) 0 Md . Açýk piyasa faiz oranlarý r den r' ne yükselmeye baþladýðý için. izlenen sýký para politikasýnýn etkisini þöyle azaltýrlar: Baþlangýç noktasý olarak 260 milyarlýk para arzýný ve tasarruf mevduatý için uygulanan %15'lik faiz oranýný ele alalým.kullandýklarýndan.6 yardýmýyla açýklayalým. Finansal r' ' Aracýlarýn r M (%15 mevduat Sýký Para Po d faizi) litikasýna Etkisi.6. finansal aracýlar da tasarruf mevduatlarý için verdikleri faiz oranlarý yükselteceklerdir . Finansal aracýlar. þimdi daha likit duruma geçecektir. Birincil tahvillerin faiz oraný r olsun. Öte yandan halkdaha önce aylak olara tuttuðu para ankeslerini de yüksek faiz oranlarýnýn çekiciliðine kapýlarak ve reklamlardan etkilenerek finansal aracýlara yatýrabilir.

363 . Finansal aracýlar para politikasýnýn etkinliðini nasýl azaltýr? Çizimle anlatýnýz.(örneðin %15'den %30'a çýkaracaklardýr). para talebini azaltacak ve para talebi Þekil 21. r'' ne yükselecektir. Çünkü finansal aracýlarý ve para benzeri likidite yaratýlmasýný kontrol edememektedir. Mevduatlarla ilgili daha yüksek faiz oranlarý karþýsýnda halk. Bunun sonucu olarak birincil tahvillerin faiz oraný r den r' ne deðil. Bu durumda ise sorunun tek çözüm yolu. mevduatlara uygulananfaiz oranlarýný.6'da görüldüðü gibi sola kayacaktýr. Hükümet Kendi Çýkardýðý Tahvillere Yüksek Faiz Verirse Ne Olur? ? Hükümet tarafýndan açýk piyasa iþlemleriyle. devlet t lerinin faiz oranlarýnýn altýnda kalacak þekilde . hükümetin devlet tahvillerineuygulayacaðý faiz oranlarýný finansal aracýlarýn uyguladýklarý oranýn üzerine çýkarmak olabilir. Bu durumda merkez bankasý enflasyonu kontrolde güçlükçekecektir.

Bilindiði gibi tasarruf sahiplerinin fonlarýný finansal kurumlara yatýrmasý. çýkaracaðý yüksek faizli tahvillerle finansal piyasalarý kontrol altýna almayaçalýþabilir. reel ekonominin para politikasýndan fazlaca etkilenmeyeceði vurgulanmaktadýr. Bu durumda tasarruf sahiplerinin fonlarý. Bu kez tasarruf sahipleri. Bu doktrine göre cari faiz oraný üzerinden ödemede bulunmaya hazýr olduklarý halde. doðrudan doðruya þirket ve devlet tahvillerine yatýrabilirler. devletin açýk piyasa iþlemleriyle birincil tahvillereuyguladýðý yüksek faiz oranlarýna kendilerini ayarlamalarýný engelleyeniki neden vardýr. Bankalar hem faiz oranlarýný. Bireylerin önemli ölçüde para çekmeleri sonucu. bazý finansal aracýlar daha yüksek faiz oranýnýn verebilecek olsa bile. hem ödünç alanlarýn hem de tasarruf ya panlarýn etkilendikleri faiz oraný üzerinde çok az etkisinin olacaðý düþüncesiyle. Gurley-Shawtezi ve Radcliffe raporunda. buna kamu otoritelerinin bir sýnýrlama getirmesi söz konusu olabilir. Dýþsal olarak da. yukarýdaki sürecin tersine dönmesine neden olacaktýr. finansal aracýlarý baský altýna alacaktýr. Finansal aracýlarýn. Oysa hükümetin devlettahvillerinin faiz oranlarýný yükseltici bir politika izlemesi. Kuþkusuz bu tür bir politika. Dolayýsýyla bir sýký . Böylece hükümet. hem de kalite standartlarýn deðiþtirerek kredileri tayýnlarlar. fonlarýný finansal aracýlardaki mevduat hesabýndan çekmekte ve doðrudan doðruya birincil tahvil satýn alýmýnda kullanmaktadýr. finansal kurumlarýn da bu fonlarý birincil tahvil satýn alarak deðerlendirmeleri olgusuna finansal aracýlýk denmektedir. finansal aracýlarýn mali yapýlarý zayýflayabilir ve borçlarýný ödeyebilirlik durumlarý bozulabilir. kredi talepleri reddedilen bir ödünç alýcýlar kuyruðu vardýr. Ýçsel olarak finansal aracýlarýn böyle bir politikaya karþý koymalarý için mali güçleri yetmeyebilir. Bireyler fonlarýný tasarruf hesaplarýndan çekerek. finansal aracýlardan devlet tahvillerine kayacaktýr.bir politika izleyebilir. Devlet niçin devlet tahvillerine piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde faiz verir? Özet ? Aþaðý yukarý ayný konularý ele alan kredi varlýðý doktrini.

ekonomi kuramcýlarý tarafýndan ihmal edilen kurumsal kýsýtlamalarý ve para arzýndan önce faiz oranlarýnýn yapýsýnýn da önemli olduðuna dikkatleri çekmektedir. .para politikasý döneminde risk gerekçesiyle kredi talebi reddedilen bir ödünç alýcýya. bankalarýn geniþ rezervlere sahip olduðu bir dönemde rahatlýkla kredi verilebilir.364 . Bu görüþler Keynesgil ve klasik faiz mekanizmasýna karþý yeni bir görüþ ortaya koymaktan çok.

Banka kapýlarýnda beklemek yerine daha yüksek faizle tefecilerden fon saðlamasýdýr. b. Faiz oranlarýndaki deðiþmeyle yatýrýmlar arasýnda kuvvetli bir bað vardýr.365 . Mali aracýlarýn faiz oranlarýný devlet tahvillerinin faiz oranlarýna göre saptamalarýdýr. Faiz oranlarýnýn yükselmesini gören halkýn uzun süre. ödünç verenlerin kapital kaybýna razý olarak ellerindeki tahvilleri satmamalarýdýr. 3. Merkez Bankasýnýn faiz oranlarýný sabit tutmasýdýr. Para arzýyla faiz oranlarý arasýnda güçlü bir bað vardýr. Ekonominin likidite tuzaðýna düþmesidir. Kilitleme etkisi nedir? a. Faiz oranlarýnýn yapýþkanlýðý nedir? a. b. d. Faiz oranlarýnýn piyasa koþullarýnda oluþmasýdýr. 4. Faiz oranlarý düþerken. Keynesgil analiz yetersizdir. Para politikasýnýn hiçbir önemi yoktur. d. Bekleyiþ etkisi nedir? a. Merkez bankasýnýn para arzýný kýsmasýdýr. Bankalarýn bazý nedenlerle sýk sýk faiz oranlarýný deðiþtirmek istememeleridir. e. 2. . c. c. e. e. Aþýrý monetarist görüþ geçerlidir. d. b. Faiz oranlarýndaki küçük bir deðiþme karþýsýnda. Faiz oranlarý yükselirken faiz oranýnýn daha da yükseleceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. gelecekte faiz oranlarýnýn daha da düþeceðini bekleyen halkýn daha fazla ödünç verme eðilimine girmesidir. Faiz oranlarýndaki düþüþ karþýsýnda finansal aracýlarýn kapýlarýný kitleyip piyasadan çekilmeleridir. b.Sorular 1. d. Fiyatlarda daha da artýþ olacaðýný bekleyen halkýn ödünç verirken fiyat artýþlarýný faiz oranýna eklemesidir. Faiz oranlarýnýn enflasyona tabi olmasýdýr. Radcliffe raporuna göre aþaðýdakilerden hangisi geçerlidir? a. e. Yatýrýmlarýn yapýlmamasý durumudur. c. bu faizlerin daha da yükselmesini ýsrarla beklemesidir. c.

.

Para talebini artýrýcý etki yaparlar. RITTER Lawrence S. THORN R. O'BANNON Helen. Haþet. Bursa. Makroekonomi.S.. BOND Roland. Martin Robertson. PARASIZ Ýlker. Moneyand Banking. Oxford. Introduction To Money and Banking. . SHEARER A. 1982. Oxford. Para talebini azaltýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. 1989. b. Kaynakça CHICK Victoria. SILBER William. New York. PETER E. Harper and Ro w. Theory of Monetary Policy. Para arzýný azaltýcý etki yaparlar. The Quantity of Money. Bursa. Gray-Mills Publishing Ltd. Monetary Policy in the U. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný düþürücü etki yaparlar. Para Politikasý.. d. London. 1977. New York. 1987. EARL DOW Sheila C. Money Matters. Gurley-Shaw'a göre mali aracýlar hangi etkide bulunurlar? a. New York. 1968. 1976. Martin Robertson. e. PARASIZ Ýlker.A. 1977. 1974.5. VINSER H. MAYER Thomas. DAVID E. 1973. Principles of Money. Banking and Financial Markets.366 . Basic Books. New York. c. Uludað Üniversitesi. Herper and Row. Para talebini artýrýcý ve faiz oranlarýný yükseltici etki yapar. Random House.

Keynesgil Tartýþmasý Bu Ünitede. monetarist ve Keynesgil görüþlerin temelleri ortayakoyularak.. Bu üniteyi çalýþýrken öðrencilerin Radcliffe raporunu iyi anlamýþ olduklarý kabul edilmekte.. . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.ÜNÝTE 22 Para Politikasýnýn Gücü Monetarist .367 ... Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz. iki farklý görüþü e antitezleri irdeleneciktir. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. Bu ünitede. monetarist görüþün de esaslarýný bildiði varsayýlmaktadýr.

Ancak rekabet güçlerinin kuvvetli olduðuna inanýrlar. 1929 Ekonomik Krizine kadar iktisatçýlar para politikasýna büyük önemveriyorlardý. yani para politikasýnýn milli geliri etkileme kabiliyeti. Bana da herþey seksi hatýrlatýr. Monetaristlere göre ekonominin tam istihdamdam ayrýlmasýnýn nedenleri nelerdir? . Friedman'a herþey para arzýný hatýrlatmaktadýr. Kuþkusuz bu iktisatçýlar. Bu modele göre. Bu nedenle de iktisat kuramýnda herkesçe kabul edilmiþ tek bir monetarist makro ekonomik model yoktur. Artýk maliyepolitikasýna para p a etkili bir politika aracý olarak bakýlmaya baþlandý. Keynesgil görüþe bir alternatif olarak ortaya çýkmýþtýr. enflasyon ve iþsizliði etkileyen en önemli neden olduðunu savunan temel monetarist görüþü kabul etmektedir. iktisat kuramýnýn üzerinde durduðu en önemli konulardan biridir. genel olarak þöyle açýklamaktadýr: "Benimle Milton Friedman arasýndaki diðer fark þudur: M. Öyle ki tam rekabet temeline oturtulan bir modelin. uzun zaman ekonomik davranýþlarýn açýklanmasýnda. Ancak monetarist iktisatçýlarýn çoðunluðu. Monetaristler ekonomideki tüm piyasalarý rekabetçi olarak görürler. Monetarist Görüþün Temelleri ? Günümüzde bir çok iktisatçý. Keynesgil ekonomi olarak adlandýrýlan yeni yaklaþým. ünlü bir Keynesgil iktisatçý olan Robert Solow.MONETARÝST VE KEYNESGÝL PARA POLÝTÝKASI GÖRÜÞLERÝNÝN TEMELLERÝ Para politikasýnýn gücü. parasal güçlerin. Monetarizmin temelini 1960'lý yýllarýn sonlarýnda toplanan bir konferansta. geleneksel para ve maliye politikalarý aracýlýðýyla ekonomik faaliyetlerin kontrolü giderek zorlaþmaya baþlamýþtýr. Ancak 1960'lý yýllarýn baþlarýndan itibaren. tüm piyasalar. iktisadi davranýþlarla ilgili diðer bir çok konularda birbirinden ayrýlmaktadýrlar. iyi kötü tam rekabet koþullarýnda çalýþmaktadýr. Friedman ve E. eklektik Keynesgillerin ileri sürdükleri oligopol kuramýna dayalý modele göreekonomideki reel davranýþlarý açýklamada daha geçerli olduðuna inanýrlar. Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist görüþü nedir? Ýþte bu tarihlerde. fakat ben bunu yazýlarýmýn dýþýnda tutarým". 1930 lu rda iktisadi düþüncede büyük bir deðiþme oldu ve para politikasýnýn güçlü olmadýðýna inanýlmaya baþlandý. Bu büyüklükler dengeyi oluþturmak için her zaman azalýp artabilirler. Phelps gibi iktisatçýlarýn görüþlerini benimsemektedirler. enflasyon ve iþsizliðin önlenmesinde baþarýlý reçeteleriyle önemini korumuþtur. bu kez Milton Friedman'ýn öncülük ettiði monetarist (paracý) görüþ. M. Bu piyasalarda özellikle fiyatlar ve ücretler esnektir. Ancak bu iktisatçýlar. tam rekabetin ekonominin her yanýnda mevcut olmadýðýný kabul ederler. aþaðýda incelenen konularda.

Bu nasýl oluþur? Önce her piyasýnýn dengede olduðunu ve ekonominin tam istihdamda çalýþtýðýný. Hükümet para arzýný sabit bir oranda diyelim ki yýlda %5 arttýrsýn. . . fiyatlarýn istikrarlý olduðunu ve beklenen enflasyonun sýfýr olduðunu varsayýlým. Halk ellerindeki bu fazla nakitleri harcamanýn bir yolunu araþtý . ekonominin tam istihdam dengesinden ayrýlmasýnýn nedeninin halkýn yaptýðý hatalardan ileri geldiðini savunurlar.368 . Böylece halkýn elindeki nakit ankesler istemedikleri halde artacaktýr.Monetaristler.

talep artacak ve fiyatlar %10 oranýnda artmaya baþlayacaktýr. Çünkü gerek firmalar. Aþýrý üretim ve istihdam yalnýzca halkýn aldanmasý durumunda meydana gelecektir. Nispi fiyatlar davranýþlarý belirlediði ve deðiþmediði için üretim ve istihdam baþlangýçtaki düzeye geri dönecektir. Hükümetin bunu saðlamasý ancak. Mamafih er ya da geç halk tüm fiyatlarýn %10 arttýðýný görecek ve kendi nispi fiyatlarýnýn hiçbir þekilde deðiþmediðini anlayacak ve davranýþýný baþlangýçtaki durumuna geri döndürecektir. Monetarist görüþe göre üretim ve istihdam ne zaman baþlangýç seviyesine geri döner? . Bunun için hükümet. Üreticiler sattýklarý mallarýn satýþ fiyatlarýnýn yükseldiðini görerek ve kendi nispi fiyatlarýnýn arttýðýný sanacak ve hataya düþeceklerdir (çünkü enflasyon oranýnýn sýfýr olacaðýný beklemektedirler). Eðer hükümet daha yüksek üretim pozisyonunu korumaya çalýþýrsa. halkýn aldanmasý durumunda mümkün olacaktýr. para arzýnýn artýþ oranýný iki katýna çýkaracaktýr. Yeniden daha yüksek üretimi veistihdamý saðlamak için hükümet parasal geniþlemeyi %15 e çýkarmak zorunda kalacaktýr (yani halký aldatacaktýr). Ancak bunun tek nedeni. beklenen cari enflasyonun %5 olmasýdýr. Böylece bir kez daha. tüm mal ve hizmetlere olan talebini artýrmaya yönelttiðini varsayýlým. Dolayýsýyla iþçiler daha sýký çalýþacaklar ve firmalar daha fazla üreteceklerdir. Er ya da geç her iki grup. tüm fiyatlarýn yükseldiðini ve kendi nispi fiyatlarýnýn aslýnda deðiþmediðini farkedeceklerdir. halkýn bir kez daha aldatýlmýþ olmasýdýr. Halk enflasyon oranýnýn %5 olacaðýný beklediði sürece. . Þimdi hükümetin daha fazla üretim ve istihdam saðlamaya devam etmek istediðini varsayalým. Dolayýsýyla daha fazla üretim ve istihdam saðlanmýþ olacaktýr. Ýþçiler de reel ücretleri artmýþcasýna daha fazla çalýþacaklardýr. Halk tüm fiyatlarýn %5 oranýnda yükseldiðini farkettiði zaman. fazla üretimve istihdam ortadan kalkmýþ olacaktýr. Bu durumda tek farklý þey. Böylece toplam üretim ve istihdam yükselecektir. yaptýðý önceki hatayý tekrarlayacaktýr. Bunun sonucu olarak. Böylece hermalýn talep eðrisi s acak ve rekabetçi olarak belirlenen fiyatlaryükselecektir.racaktýr. baþlangýç davranýþlarýna geri döneceklerdir. Konuyu basite indirgemek için bu durumun. Dolayýsýyla firmalar daha fazla üreteceklerdir. halký. gerekse iþçiler piyasaya arz ettikleri þeyin nispi fiyatýnýn artmýþ olacaðýný düþüneceklerdir.

Bir baþka deyiþle. Firmalar gönüllü olarak daha az üretirlerken. nispi fiyatlarýn deðiþmediðini farkedecektir. ? . böylece talebin düþtüðünü varsayalým. Monetarist görüþe göre para arzýnýn sabit bir oranda azalmasýnýn sonuçlarýnýaçýklayýnýz? Þimdi yeniden parasal geliþmenin olmadýðý. Bu kez de para arzýnýn sabit bir oranda kýsýldýðýný. Böylece üretim düþecek ve bir deflasyon ortaya çýkacaktýr. ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %5'dir. iþçiler de gönüllü olarak daha az çalýþacaklardýr. fiyatlarýn istikrarlý olduðu baþlangýç denge düzeyine geri dönelim.369 . baþlangýç düzeyine geri dönecektir. halk nispi fiyatlarýn deðiþmediðini hemen farkedecek ve davranýþlarýný baþlangýçtaki duruma geri döndürecektir. Halk. Firmalar ve iþçiler yanlýþ bir þekilde kendi nispi fiyatlarýnýn düþtüðünü düþüneceklerdir. Böylece üretim ve istihdam.para arzýný hýzlanan cari enflasyondan daha hýzlý arttýrmak zorunda kalacaktýr (buna hýzlandýrma prensibi denilmektedir). Eðer böyle yapýlmazsa. er ya da geç tüm fiyatlarýn düþtüðünü ve yanýlmýþ olduðunu anlayacaktýr.

Monetarist görüþe göre hangi dönemde enflasyonla milli gelir arasýnda seçim yapýlamaz? Yukarýdaki açýklamalardan þu sonuç çýkmaktadýr: Enflasyonla milli gelir arasýndaki uzun dönemde seçim yapýlamaz. Modelin diðer yönü daha çok tartýþma konusudur. milli gelirin denge düzeyinin üstüne çýkma koþulunun. Bu piyasada büyük firmalar fiyatlarý saptarlar. Üretim ve istihdamdaki azalmanýn sürdürülmesi için parasal daralma oranýnýn þimdi %10 a çýkarýlmasý gerekir. fiyatlar genel düzeyinin düþme yönünde esnek olmadýðýnýn gözlenmesi. Milli gelir. Sargent. bu görüþü çürütmektedir. Belki de bu þekilde milli gelirin düzeyinin artýrýlmasý enflasyon oranýnýn giderek hýzlanmasýna neden olacaktýr.. Bu görüþe göre. tam istihdam düzeyinin altýnda olduðu sürece. Bu durumda bir kez daha halkaldanacaktýr. Bu firmalar maliyetlerine oranla sabit bir kâr haddi (mark up) uygulayarak satýþ fiyatlarýný belirler. Ancak birçok Eklektik Keynesgil iktisatçý. Ayrýca Eklektik Keynesgiller. firmalar için veri deðildir. Tam rekabetçi piyasalarda olduðu gibi fiyatlar. Wallace. Ancak þimdi cari ve beklenen deflasyon oraný %10 dur. ekonominin oligopolistik yapýsýný ön planda tutmaktadýr. Öte yandan toplam talepteki konjonktürel dalgalanmalar. istihdam ve üretimin gönüllü olarak azaltýlmasýnda aramayý da kabul etmemektedirler. ? Keynesgil iktisatçýlar. GSMH'nýn tam istihdam düzeyinin altýnda olmasýnýn temel nedenini. Lucas. Ancak halk er ya da geç gerçeðin farkýna varacak ve davranýþlarýný deðiþtirerek baþlangýçtaki duruma geri dönecektir. iþçi ve firmalarýn hatalarýndan kaynaklandýðýný kabul etmemektedir. fiyatlarýn aþaðýya doðru (düþme yönünde) esnekliði varsayýlmaktadýr. Dolayýsýyla hýzlandýrma prensibiçerçevesinde para arzý cari enflasyon oranýndan daha hýzlý olarak arttýrýlýrsa bile eksik istihdam doðal düzeye yönelecektir. Keynesgil Görüþün Temelleri . . sabit bir enflasyon oranýný gerçekleþtirecektir. halksistematik ve süre ar yapmaz. Rasyonel bekleyiþler adlý bir teori geliþtirmiþtir (katý monetarist). çabuk bir þekilde hatasýný öðrenir. Barro gibi iktisatçýlar monetarizmin içinde. Rekabetçi modelde. Bu teoriye göre halk. hangi tür piyasayýesas alýrlar? Eklektik Keynesgil yaklaþým. Dolayýsýyla iþçiler daha az çalýþacak ve alar daha az üretecektir. . Geliri tam istihdam düzeyinin üstünde tutma yönünde bir para politikasý uygulamasý. Son yýllarda kendilerine yeni Klasik denilen. fiyat sisteminin verdiði sinyalleriyanlýþ algýlama sonucu. her firmanýn ürünü için konjonktürel talep dalgalanmalarýna neden olur. tesadüfi hatalar yapsa bile.

Ücretler fiyat düzeyine ve prodüktiviteye göre saptanýr. Ancak ücretler. Talepteki konjonktürel dalgalanmalar neden fiyatlara yansýmaz? Keynesgil modelde ayný durum. iþçilerin rasyonel davranýþlarýna dayanarak nasýl açýklanabileceðini görelim. firmalarýn fiyatlarýnda deðil.Bu durum. talepteki kýsa vadeli dalgalanmalara daha duyarsýzdýr. emek piyasasý için de geçerlidir. üretim ve istihdam hacminde konjonktürel deðiþmelere neden olur. Þimdi Keynesgil modelde ücretlerin kýsa dönemde esnek olmamasýnýn.370 . Eðer ücret oranlarý emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgala .

David Ricordo.nýyorsa. Daha sonra John Locke. David Hume. deðiþmeyecek sabit ücretlerekatlanýlacaktýr. Özellikle g eliþmiþ sanayi ülkelerinde (seniority) kýdem esasý. eðer ücretler sözleþmelerle uzun dönemi içerecek þekilde saptanmýþsa ve emek piyasasýný þeffaflaþtýrmak için dalgalanmýyorsa. Monetaristlerin Miktar Kuramý Görüþü . Monetaristler. fiyatlar genel düzeyinin temel belirleyicisi olarak görmüþlerdir. Oysa monetarist e. Bu durumda tüm iþçiler konjonktürel dalgalanmalara baðlý belirsizliklerden etkilenecektir. yüzyýla. John Stuart Mill. Tüm belirsizlik diðer iþçilere göre azýnlýkta kalan kýdemsizler için sözkonusudur. paranýn fiyatlar genel düzeyini belirlemenin ötesinde. paranýn kýsa dönemde ekonomik faaliyetleri de etkileyeceðini kabul etmektedirler. ücretler deðiþmekte ve bunun sonucu istihdam düzeyi ayný kalmaktaydý. talepteki konjonktürel dalgalanmalar istihdamýn dalgalanmasýna sebepolacaktýr. daha geniþ iþlevinin olacaðýný görmüþlerdir. Jean Bodin'e kadar uzanmaktadýr. yani iþçi çýkarmak gerektiðinde en kýdemsiz iþçilerden baþlanma prensibigeçerlidir. Buna karþýlýk. . Dolayýsýyla iþçilerin çoðunluðunda. Ýþten ç duðundan. Keynesgil sistemde uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýkla rýn nedeni nedir? PARA NE KADAR ÖNEMLÝDÝR? ? Þimdi bu iki görüþün paraya verdikleri önemi ele alalým. O halde Keynesgil sistem. Bilindiði gibi miktar kuramcýlarý öncelikle para miktarlarýyla fiyatlar arasýndaki iliþkiyle ilgilenmiþler ve para arzýný. Böylece iþçilerin çoðunluðu tarafýndan. talepteki dalgalanmalar karþýsýndaki iþi kaybetme konusundaki belirsizlik çok azdýr. istihdamdaki dalgalanmalar en az %10 ya da %20 kýdemli iþçiyle sýnýrlý olacaktýr. uzun süren enflasyonist ve deflasyonist açýklarýn oluþmasýna neden olan sistematik rahatsýzlýklara yer vermektedir. ücretler konjonktür boyunca dalgalanacaktýr. Bundan dolayý GSMH dahil. büyük ve sürekli dengesizlikleri dengeleyici bir istikrar programýna ihtiyaç vardýr. Bu politikalar maliye ve para politikasý araçlarýyla toplam talebi deðiþtirmeyi amaçlamaktadýr. Monetaristlerin Görüþü Modern miktar kuramcýlarý olarak adlandýrýlan ýlýmlý monetaristlerin görüþlerinin temel çizgileri. konjoktür boyunca. Günümüzde modern miktar kuramcýlarý (monetaristler). Irving Fisher'in katkýlarýyla günümüzde de Milton Friedman tarafýndan þekillendirilmiþtir. 16.

Friedman'ýn miktar kuramý yorumunda paranýn dolaþým hýzý. Ancak zaman içinde sürekli gelir arttýkça. paranýn dolaþým hýzý azalacaktýr. Böylece gelir arttýkça elde tutulan para miktarý artmakta.371 . paranýn dolaþým hýzýný simgeleyen V ve k nýn istikrarlý olduðu kabul edilmektedir. . "sürekli gelir düzeyinin" yani uzun dönem gelirinin istikrarlý bir fonksiyonudur. dolayýsýyla paranýn dolaþým hýzý düþmektedir. Bunun nedeni monetaristlerce para talebinin gelir esnekliðinin birden büyük olarak saptanmýþ olmasýdýr.Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzýniçin istikrarlýdýr? Monetaristlerin modern miktar kuramý yorumlarýnda.

reel mal ve hizmet için yapýlan harcamalar. paranýn dolaþým hýzýndan baþka bir þey deðildir.. Bir baþka deyiþle halk. Dolayýsýyla tam istihdamýn. merkez bankasý'nca para arzý artýrýlmadan önceki durumuyla ayný olacaktýr. Monetarist Görüþün Para ve Milli Gelir Ýliþkisi. . Para ve Nominal GSMH Arasýndaki Ýliþki Eðer para stoku ekonominin resseyon döneminde artýrýlmýþsa. Eðer ekonomi tam istihdam dolaylarýnda çalýþýyorsa. Ekonomi para arzýnýn paratalebine eþit olduðu n a denge gelirine (Ye) ulaþmaktadýr.1. Orijindengeçen doðru. milli gelir düþey eksende yer almýþtýr. Para miktarý yatay eksende. öncelikle istihdam ve reel üretimi artýracaktýr. gelirinin k oranýna eþit miktar parayý yanýnda tutmak istemektedir. böyle bir durumda GSMH'dakiyükselme. halk artan para stokunu artýk yalnýzca bir deðiþim aracý olarak tutmakla yetinecektir ve harcamalar bu düzeyde dengeye gelecektir.1 de monetarist yaklaþým geometrik olarak gösterilmiþtir. yalnýzca fiyatl nel düzeyini etkileyen nominal bir artýþ olacaktýr. artan harcamalar. GSMH ne kadar yükselecektir? Monetaristlere göre. 0 MdMs Þekilde para arzý M0 olarak gösterilmiþtir. Yani monetaristler halkýn elinde tuttuðu para ankeslerini açýklamak için iþlem talebi üzerinde durmaktadýrlar. Yani GSMH/M dir. Y Y2 Ye Y1 Md = kY M0 Þekil: 22. üretimdeki artýþý ve dolaþým hýzýndaki azalýþý dengelemek içinpara stokunu yeteri kadar artýrmalýdýr. her gelir düze ne kadar para talep edildiðini göstermektedir. GSMH nýn belli bir noktaya ulaþmasýna kadar sürecektir. Eðer hal- . Böylece para arzýyla GSMH arasýndaki iliþki. fiyat istikrarýnýn korunabilmesi için merkez bankasý. Þekil 22. GSMH bir kez daha para arzýyla baþlangýçtaki oranýna eþit bir noktaya ulaþtýðý zaman. Bu iliþki kuþkusuz.

Þekilde okla gösterilen açýnýn tanjant deðeri k yý vermektedir.372 . .kýn elinde arzuladýðýndan daha fazla para varsa (Y1 deki gibi) bunu harcayacaktýr ve dolayýsýyla Y yükselecektir. Eðer halkýn elinde arzuladýðýndan daha az para varsa (Y2 deki gibi) harcamalarýnýazaltacak. yine denge Ye de oluþacaktýr.

Y Md = kY 500500600600M1 M2 0 Þekil: 22. Para arzý 500 milyar liradan 600 milyar liraya arttýðýnda. . Yukarýdaki açýklamalarla monetaristlerin adlarýný nereden aldýklarý. halk bunu harcamaya baþlayacak ve bu harcamalar para talebi para arzýna eþit olana kadar sürecektir. eðer dolaþým hýzý istikrarlýysa ve önceden tahminedilebiliyorsa. 1/4 olan k nýn tersidir. Bu durumda gelir 800 trilyon lira olduðu zaman ya da para arzýnýn dört katý olduðu zaman para talebi 200 trilyon lira para arzýna eþit olacaktýr. Merkez bankasý açýsýndan ideal durum. Md . Dolaþým hýzý Y/ M olarak tanýmlandýðýnda ya da 800 /200 = 4 olduðundan burada 4 paranýn dolaþým hýzýdýr ve k sabit kaldýðý sürece deðiþmeyecektir. Eðer halkýnelinde arzuladýðýndan fazla para (ankes) varsa bununsonucu ne olur? Para arzýndaki bir artýþ Y nin yükselmesine neden olacaktýr. Burada gelirin para arzýnýn belli bir katý demek k nýn tersi demektir. sadece gelir para arzýnýn belli bir katý olduðu zaman. merkez bankasý . 2. Çünkü baþlangýçta halkýn eline aþýrý para geçince. Yani. Yukarýda da deðinildiði gibi Friedman sürekli geliri gözönünde tutarakdolaþým hýzýnýn gelec rarýný korumasýný saðlayýcý alt yapýyý kurmuþtur.2 de gösterilen bir örnekle açýklayalým. denge geliri 500 den 600 e yükselir. Para talebi gelirin basit bir k oraný olduðundan. Bu monetaristlerin temel varsayýmlarýdýr. Bu sýrada faiz oranýn düþeceði ya da yükseleceði hakkýnda herhangi bir þey söylenmemektedir.M5 Þimdi yukarýdaki açýklamalarýn paranýn dolaþým hýzýylaolan iliþkisine deðinelim.. Þimdi bunu Þekil 22. artan iþlem talebiyle emilinceye kadar gelir artmaya devam edecektir. Bunu bir örnekle açýklayalým: Diyelim ki para arzý 200 trilyon liradýr ve para talebi de1/4'dür. açýklýða kavuþmuþ oldu. Burada 4. O halde. bu paranýn dolaþým hýzýdýr. Para Arzýndaki Artýþýn Gelire Etkisi. talep edilen para miktarý. Tüm artan para arzý. arzedilen para miktarýna eþit olacaktýr. istikrarlý ve öngörülebilir bir dolaþým hýzýdýr.

arzuladýðý harcama hacmini küçük bir hata payý ile saðlayabilir. bu ek para bir yýlda 5 kez mal ve hizmet satýn alýmý için piyasada dönecektir. Eðer merkez bankasý. Örneðin para arzýnýn dolaþým hýzý 5 olsun. para arzýný 150 trilyon lira artýrýlýrsa.para arzýný bilinen dolaþým hýzýna ayarlayarak. O halde para politikasý tek baþýna toplam harcamalarýn kontrolünde zorunlu ve yeterlidir.373 . Eðer para arzý artýrýlýrsa. nihai sonuç GSMH da 750 trilyon liralýk bir deðiþme þeklinde gerçekleþecektir. .

Dolayýsýyla GSMH doðrudan doðruya yükselecektir. Monetaristler maliye politikasýna niçin ilgi duymamaktadýr? ! . Keynesgillerin Paranýn Dolaþým Hýzýnýn Ýstikrarsýzlýðý Görüþü Keynesgil iktisatçýlara göre. Þimdi bunun nedenini inceleyelim. faiz oranýnýn bir fonksiyonu olsa bile. Halkýn ek nakit ankesleri ellerinde tutmak istemediðini varsayalým. . Monetarist bakýç açýsýndan halk harcamasýný muhtemelen reel aktiflere. paratalebinin çok istikr arlýolacaðýný. Öte yandan para arzýnda bir artýþ olduðunu ve ayný anda da para talebinde de bir artýþýn olduðunu varsayalým. Þimdi bunu Þekil 22. Bunun sonucu olarak halkýn elindeki likiditenin arttýðýný ve halkýn da bu likiditeyi yanýnda tutmak istediðini varsayalým. reel mal ve hizmetlere yöneltecektir. Olaya Keynesgil açýdan bakarsak. maliye politikasýna herhangi bir þekilde ilgi duymaya gerek yoktur. Halk ek parayý alacak ve gömüleyecektir (iddihar edecektir). dolayýsýyla para talebindeki bu türkaynaklarýn nadiren meydana geleceðini il ektir. Bu durum bilinen ünlü likidite tuzaðýdýr. Þimdi de olaya monetaristlerin düþündüðü gibi bakalým. halk elindeki parasýný reel aktiflere deðil. herhangi bir þeyin kötü gidiþinde kabahat merkez bankasýnýndýr.? Böylece monetarist dünyada. Þekilde para arzý artmakta ayný anda da para talebi fonksiyonu saða kaymaktadýr. Halk ellerindeki parayý fazla bularak bunlarý harcamaya baþlasýn. Merkez bankasýnýn açýk piyasa iþlemleriyle tahvil satýn alarak para arzýný arttýrdýðýný varsayalým. Bu durumda gelir akýmý doðmadan sistem kýsa devre yapacaktýr. Bu durumda. Bunun sonucu olarak denge faiz oraný deðiþmemektedir Monetarist bir iktisatçý. Bu durumda tüm parasal süreç daha baþlamadan sona erecektir. Çünkü paranýn dolaþým hýz hem kýsa dönemde hem de uzun dönemde istikrarlý deðildir. Böylece para arzý arttýrýlmasýna raðmen GSMH deðiþmemektedir. Para arzýndaki deðiþmeler tüm iþi yapar ve istikrar politikasý yalnýzca para politikasý üzerinde yoðunlaþmalýdýr. Paranýn dolaþým hýzý düþmüþtür. dolaylýdýr ve güvenilir deðildir. paranýn GSMH yý etkileme yolu oldukçafarklýdýr.3 yardýmýyla açýklayalým.

Monetaristler para talebinin iþlem güdüsünü ön planda tutarken. Ýþte bu nedenle Þekil 22. tahvil gibi finansal aktiflere yatýracaktýr. Faiz oranlarýn da ki bu düþüþ. pek çok þey sonucu etkileyebilir.374 . eðer para arzýndaki deðiþmeler önce faiz oranlarýný deðiþtirirse ve eðer firmalarýn ya da tüketicilerin harcamalarý faizdeki deðiþmelere duyarlýysa. Monetarist ve Keynesgil iktisatçýlarýn hangi güdüyle para talep ettiklerini açýklayýnýz. halk finansal aktif talebini arttýrdýðý zaman.pay senedi. . Keynesgiller spekülasyon güdüsünü ön planda tutarlar. Daha henüz GSMH etkilenmemiþtir. Böylece nihayet GSMH etkilenmiþ olur. tahvil fiyatlarý yükselir ve faiz oranlarý düþer. Keynesgil dünyada. düþey eksende faiz yer almaktadýr. bazý firmalarý ya da tüketicileri ödünç almaya teþvik edebilir.3 de yatay eksende para. GSMH para arzýndaki deðiþmelerden etkilenir. Ýliþki böyle dolaylý olunca. Temel Keynesgil görüþü özetlersek.

3.r Þekil: 22. Keynesgil iktisatçýlarýn para politikasýna karþý . para politikasýyla GSMH arasýnda bir diðer baðlantý saðlar. Kiþinin portföyündeki pay senedi ve tahvillerin deðerlerindeki deðiþmeler onun reel mal harcamalarýný (konut gibi) ve hattareel eðlence masraflarýný etkiler. Keynesgillerce tartýþýlan para politakýsýnýn iki ek unsuru daha vardýr. Çünkü Keynesgillere göre. daha yüksek fazoranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý demektir. para politikasýnýn ýlýmlý olarak yürütülmesineolanak yoktur. Modern Keynesgiller için dolaylý servet etkisi. ödünç verenler ve alanlar açýsýndan risk düzeyini arttýrarak. Bu itiraz para politikasýnýn. r Md2 Para arz ve Talebinin Birlikte Deðiþmesi. sermaye piyasalarýnýn etkinliðini azaltarak bir ekonomik resesyona neden olabilir. faiz oranlarý ve tahvil fiyatlarý üzerindeki etkiyle bir servet etkisi yaratabilir. bugün pek iþitilmese de. para politikasý doðrudan doðruya serveti deðiþtirmezken. özellikle enflasyonla mücadele için kullanýldýðýnda tehlikeli bir araç olduðudur. Ayrýca. Özellikle Alvin Hansen. para arzý arttýðýnda ya da azaldýðýnda. Keynesgillere göre enflasyonla mücadelede para politikasýnýn kullanýlmasýhangi nedenle tehlikelidir? Para politikasýna bir eski Keynesgil itiraz da.M s Faiz oranýnýn. Warren Smiht gibi ünlü Keynesgil iktisatçýlarýn yukarýdaki yaklaþýma benzer öngörüleri dünyada izlenen bazý sýký para politikalarýnýn sonucunda gerçekleþmemiþtir. Eðer para politikasý etkiliyse muhtemelen çok etkin olacaktýr. ödünç alma ve yatýrým harcamasý üzerindeki etkisine ek olarak. Aþýrý parasal kýsýtlama. vurgulanmaya deðer görünmektedir. finansal sistemden kopmalarý ve ayrýlmalarý hýzlandýrarak. ödünç verenler muhtemelen daha fazla ya da az krediyi elveriþli kýlabilir. Bunlardan birincisine göre. Md1 0 M1 M2 Md . Ancak sermaye kazancý çoðu kez kaðýt üzernde kalabilir. Dolayýsýyla bir finansal krize sebep olabilir. Bu sýrada ortaya çýkan sermaye kaybýný hissetmek mümkündür. Daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý.

375 . ? . Özellikle sýký para politikasý izlendiðinde. Bu konulara ilerdedaha geniþ olarak ger i döneceðiz. Öte yandan ödünç para bulmanýn güç ve pahalý olduðu bu dönemlerde özellikle küçük iþletmeler büyüklerden daha fazla etkilenir. baþta spekülatif inþaat ve buna benzer faaliyetler önce geçerler. faiz oranlarýnýn yükselmesi en baþta inþaat sektörü olmak üzere bazý sektörleri daha fazla etkiler. bu uygulamanýn ekonomideki sektörleri ayný oranda etkilemediði ve üretim yapýsýnda bozulmalara yol açtýðý þeklindedir.bir diðer itirazý da. Parasal geniþlemeye gidildiðinde de.

Eðer daraltýcý para politikasýnýn servet etkisi de varsa. Daha yüksekfaiz oranlarý daha düþük tahvil fiyatlarý ve daha düþük faiz oranlarý daha yüksek tahvil fiyatlarý demektir.? Keynesgillerin para politikalarýnýn yönelttikleri itirazlar nelerdir? Faiz Oranlarýndaki Deðiþmeler ve Sonuçlarý Þimdi bu iki görüþün faiz konusunda ileri sürdüklerini inceleyim. faiz oranlarýný en önemli baðlantý aracý . Monetaristlerin faiz oranlarýnýn önemini niçin küçümsediklerini açýklayýnýz. bunun faiz oranlarýný düþürmesi gerekir. Keynesgil Görüþ . Ancak eðer geniþletici bir para politikasý servet etkisiyle birlikte gerçekleþiyorsa. Servette oluþan bu tür deðiþmelerin harcamalar üzerinde anlamlý bir etkisi hem olabilir hem de olmayabilir. Para arzýndaki geniþlemeyle artan likidite faiz oranlarýný düþürmedikçe (ya da para arzýndaki daralmaya baðlý olarak azalan likidite faiz oranlarýný yükseltmedikçe) para politikasý uygulamalarý. Hatta Eklektik Keynesgillerin. Keynesgillere göre hangi koþullarda para politikasýuygulamalarýetkisizdir? Keynesgillere göre para politikasýnýn etkinlik anahtarlarýndan biri finansal aktifler üzerindeki faiz oranlarý etkisinin ne olacaðýyla ilgilidir. muhtemelen etkisiz kalacaktýr. faiz oranlarýnýn yükselmesi gerekir. para arzýndaki deðiþmelerin harcamalar üzerindeki etkisinin oluþmasýnda. Monetarist Görüþ . Monetarist iktisatçýlar. . ortaya koyduklarý para politikasýnýn bir faktörü olan servet etkisi de faiz oranlarý aracýlýðýyla iþler.

doðrudan doðruya mal ve hizmet satýn alýmýna harcanmakta ve hiçbir likidite finansal piyasalara gitmemektedir. muhtemelen likidite miktarýndaki tüm deðiþme. O halde nasýl oluyor da Milton Friedman böyle bir iddiayla ortaya çýkýyor? .376 . bir hayli karmaþýktýr. Bu görüþ yukarýda anlattýðýmýz ve daha önceden de bildiðimiz geleneksel keynesgil analizle taban tabana terstir. Öyle ki. Tartýþmalý Konular Monetaristler ve Keynesgiller arasýndaki faiz oranlarýyla ilgili tartýþma. Milton Friedman'a sorarsanýz geniþletici para politikasý kýsa bir süre faiz oranlarýný düþürecek daha sonra faiz oranýný yükseltecektir. bu büyük bir olasýlýkla güçlü bir para politikasý izlendiðinin kanýtýdýr.olarak görmezler. Çünkü. Gerçekten de monetarizmin bir yorumuna göre. eðer faiz oranlarý hiç deðiþmiyorsa.

bunu Keynesgiller dekabul edeceklerdi r. artan para arzýnýn yaratacaðý gelir etkisinin keynesgillerin savunduklarý likidite etkisine aðýr basacaðýný savunmaktadýrlar. Çok geçmeden GSMH arttýrýlan para arzýna cevap vererek yükselince. faizinpara politikasýna cevabýn anahtar rol oynamaktadýr. GSMH'nýn parasalgeniþlemeye verdiði ceva ve gücüne baðlýdýr. Ancak bu. bir süre sonra faiz oranlarý baþlangýç denge düzeyine geri dönebilir. aþaðýdaki durumun doðrulanmasýný saðlayacak kadar da uzundur. Bu tarz bir yaklaþým oldukça yenidir ve ana hatlarýyla Keynesgilgörüþe pek de ters deðildir ii burada monetaristler. baþlangýçta para arzýndaki artýþa baðlý olarak artan likiditenin. Fakat enflasyon. finansal aktiflerin satýn alýmýnda kullanýlmasý durumunda faiz oranlarý düþebilir. Sýrasý . Keynesgillere göre de. Ancak bu yalnýzca baþlangýçta böyledir. Bunun sonucu olarak da faiz oranlarý baþlangýç düzeyine geri dönmektedir. Dolayýsýyla enflasyonda. Bunun nedenini þöyle açýklayabiliriz: Nominal faiz oranýndan enflasyon oranýný çýkardýðýmýzda reel faiz oranýný buluruz. Bu ara dönem. özellikle GSMH'da meydana gelecek artýþtan önceki ara dönem üzerinde toplamaktadýrlar. Ödünç alanlar ayný oranda enflasyon bekledikçe. Ýþte cevabý: Friedman'a göre. Özellikle enflasyon bekleyiþleri. daraltýcý para politikasý demek daha yüksek faiz oranlarý demektir. bilinçli olarak daha yüksek nominal faiz oranýna razý olacaklardýr. Tersine. geniþletici para politikasýyla artmýþsa bu durum faiz oranlarýnda artýþa neden olacaktýr. iþlem para talebi artacak ve buna baðlý olarak da faiz oranlarý yükselecektir. Monetaristlerle keynesgiller arasýnda faiz oranýyla ilgili tartýþmalarýn nedenleri nelerdir? Enflasyon ve Faiz Oranlarý . Ödünç verenler fiyatlarýn gelecek 12 ay içinde belli bir oranda artacaðýný bekliyorlar ve reel koþullarda kendilerine faiz ödenmesini istiyorlarsa. bunu ödünç alanlardan talep edeceklerdir. . ödünç verenlerin eline geçecek reel faiz oraný daha az olacaktýr. O halde ödünç verenlerin ve alanlarýn enflasyon bekleyiþlerinin ve daha yüksek nominal faiz oranýnýn oluþmasýnýn baþlýca nedeni. Eðer bu son nokta üzerinde biraz ýsrar edilirse.. Enflasyon bekleyiþlerinin faiz oranýüzerindeki etkisini açýklayýnýz. izlenen geniþletici para politikasýdýr. Þimdiye kadar enflasyonu gözönüne almadýk. Keynesgiller dikkatlerini. Geniþletici para politikasý demek. daha düþük faiz oranlarý demektir.

Tam istihdamýn altýnda bu basit mekanizma tam olarak iþlemeyecektir. monetarizmin klasik temellerinin açýkça görüldüðüna iþaret edelim. Para arzýndaki artýþ miktar kuramý yoluyla enflasyona neden olmaktadýr.gelmiþken yukarýdaki argümanlarda. . reel faiz oranlar kte ve para arzýndaki artýþ nominal faiz oranlarýný yükseltmektedir. Faiz oraný tasarruf sahipleri ve yatýrýmcýlar tarfýndan belirlenmektedir. Fakat burada unutulmamasý gereken þeyin basit miktar kuramýnýn sadece tam istihdam ya da civarýnda geçerli olduðudur. Onlara göreenflasyon farký.377 . Klasik enflasyonun reel faizoranlarýný deðiþtirebileceði görüþünü reddetmektedirler.

Monetarist ve (B) Para Arzýndaki r r Artýþýn Etkileri.KEYNESGÝL VE MONETARÝST GÖRÜÞE GÖRE PARA.M s I1 I2 I Keynesgil DI Görüþe Göre r2 r r1 r r2Monetarist GörüþMEI Þekil: 22. Ancak daha sonra ne olacaðý konusunda.Ms 0 I1 I2 I DI Monetaristler milli gelirin. gerek Keynesgil iktisatçýlar. FAÝZ VE YATIRIM ÝLÝÞKÝSÝ VE DIÞLAMA (CROWDING OUT ) ETKÝSÝ Para Politasýnýn Etkinliði Genel olarak. Keynesgil ve monetarist iktisatçýlar birbirlerinden ayrýlmaktadýr. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. Keynesgil Görüþ r1 r1 r2 r2 MEI 0 M1 M2 Md . Monetaristler ve Keynesgiller para talebi ve yatýrým fonksiyonun marjinal . Bunun niçin böyle olduðunu Þekil 22 . (A) 00 M1 M2 Md. Keynesgiller ise maliye politikasýnýn para politikasýndan daha güçlü olduðuna inanýrlar. liðiniþekil yardýmýyla açýklayýnýz.4. para politikasýndan güçlü bir þekilde maliye politikasýndan zayýf bir þekilde etkilendiðine inanýrlar.4 deki eðrilerin eðimlerine bakarak ortaya koyabiliriz. Monetarist ve Keynesgillere göre para ve maliye politikasýnýn etkin . gerekse monetarist iktisatçýlar geniþletici para politikasýnýn baþlangýçta faiz oranlarýný düþürdüðünü kabul etmektedirler.

buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faize duyarsýz olduðunu savunurlar. faiz oranlarýndaki deðiþmelere para talebinin fazla cevap vermeyeceðini.etkinliði konularýnda farklý düþünmektedir. para talebinin faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu.378 . Buna karþýlýk Eklektik Keynesgiller. buna karþýlýk yatýrým harcamasýnýn faiz oranýndaki deðiþmelere çok duyarlý olduðunu söylerler. Monetaristler. .

4. Eðer monateristler haklýysa. Ýkinci iliþki. Monetaristler. aþýrý para arzý yaratýr. Faiz oranlarýndaki bir yükselme yatýrým harcamalarýný azaltacak. Keynesgiller para talebinin faiz oranýna karþý duyarlý olduðuna inanýrlar. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranlarýndaki yükseliþ küçük olacaktýr. Birinci iliþki para talebidir. Þimdi para arzýndaki deðiþmelerin etkisinin her iki görüþe göre nasýl geliþtiðini Þekil 22. faiz oraný r2 ye düþecektir. Neo Keynesgil görüþe göre ise. DI küçüktür. herkesin azalan parayla yetinebileceði düzeye kadar yükselecektir. . Eðer monataristler haklýysa faiz oranlarýndaki düþüþün büyük. daraltýcý bir politikasý. Ekonomi baþlangýçta r1 faiz oraný ve I1 yatýrým düzeyinde dengede olsun. faiz oranlarýndaki bir düþüþ ise yatýrým harcamalarýný arttýracaktýr. Tersine. B yi izleyerek biraz daha yakýndan inceleyelim. yatýrým fonksiyonunun marjinal etkinliðidir. 4 de görüldüðü gibi monetarist varsayýmlar. para arzýný daraltarak aþýrý bir paratalebi yaratacaktýr. eðer Keynesgiller haklýysa faiz oranýndaki düþüþün küçük olmasý gerekecektir. . Monetarist görüþe göre DI büyüktür. para politikasýný nispeten etkisiz kýlmaktadýr. Dolayýsýyla para politikasý etkin deðildir. . para talebinin faiz oranlarýna karþý duyarsýz olduðuna inandýklarýný daha önce belirtmiþtik. Bu durum faiz oranlarýný düþürür.Þekil 22. faiz oranlarýndaki yükseliþ büyük. . Bunun sonucu olarak yatýrým harcamalarý I1 den I2 ye yükselecektir. . Çünkü parayla faiz geliri getiren kýsa vadeli aktifler kolayca ikameedilebilir. para politikasýný çok etkin yapmaktadýr. ellerindeki aþýrý parayla tahvil satýn almak isterler. Geniþletici bir para politikasý. tahvil satarak para ankeslerini istedikleri düzeye getirmeye çalýþacaklardýr. Dolayýsýyla para politikasý etkindir. merkez bankasý para arzýný M1 den M2 ye kaydýrsýn. Faiz oranlarý herkesin artan para arzýný elde tutmaya hazýr olabilecekleri düzeye kadar düþer. Firmalar ve bireyler. Bu sýrada faiz oraný.A ve 4. Monetaristlerin. Firmalar ve bireyler. Buna karþýlýk Eklektik Keynesgil varsayýmlar.

Bunun harcamalar üzerindeki etkisi küçük ve önemsizdir. Özetlersek.379 .5 de görüldüðü gibi yatýrýmlarýn marjinal verimliliði eðrisi (MEI) saða kayar (MEI1 den MEI2 ye). Bu deðiþme bu kez harcamalarda önemli deðiþmerle sonuçlanýr. Bu ise . Keynesgillere göre para arzýndaki deðiþmeler.yatýrým harcamasýnýn faiz oranlarýna çok duyarlý olduðuna inanýr. Oysa Keynesgiller. Keynesgillere ve Monetaristlere göre para politikasýnýn faiz oraný üzerindeki etkisi nasýldýr? Maliye Politasýnýn Etkinliði ? Þimdi de devlet harcamalarýnda bir artýþ olduðunu düþünelim. monetaristlere göre para arzýndaki deðiþmeler. önce geliri artýrýr. faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. Bu. Bunun sonucu Þekil 22. kârlardan ve bekleyiþlerden etkilendiðini ve faiz oranýndaki deðiþmeler hiç olmazsa kýsa dönemde. önemli ölçüde cevap vermeyeceðine inanýr. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere neden olur. yatýrýmlarýn öncelikle satýþlardan.

Böylece özel sektör yatýrýmlarýndaki azalmanýn bir kýsmý devlet harcamalarýndaki artýþla dengelenmektedir (Þekil 22 . Keynesgil ve Md1 Monetarist Görüþe Göre Para ve Maliye 0 M1 M2 Md.toplam yatýrýmlarýn artmasýna neden olur (I1 'den I3 'e). Bu ise aþýrý para talebi yaratýr. Bu ise . Burada artan kamu yatýrýmlarý nedeniyle. Md1 i Md2 ye kaydýrýr ve faiz oranýnýn r2 ye yükselmesine neden olur. Faiz oranýndaki yükselme. Baþlangýçta ekonomideki denge faiz oraný r1ve yatýrým harcamalarý da I1 olsun. yatýrým harcamalarýnda I3 den I2 ye gerilemeye neden olur. Daha sonra geniþletici maliye politikasý nedeniyle toplam talep de yükselir. Ancak gelir artýþýnýn sonucu olarak iþlem güdüsüyle para talebi artar.5.5) r r ME1 Moneratist Görüþ Keynesgil Görüþ r2 r2 r1 r1 M ME2 d2 Þekil: 22. özel yatýrým harcamalarý dýþlanmaktadýr.M5 0 I1 I2 I3 I DI Politikalarýnýn . Bir diðer deyiþle dýþlama etkisi (crowding out) söz konusudur.

Md1 ME2ME1 r r r2 r1 r2 Md2 r1 M1 M2 0 I1 I2 I3 I Md . bu nedenle DI küçüktür. Dolayýsýyla yatýrým harcamalarýndaki dengeleyici deðiþmeler küçük ya da önemsizdir.Etkinliði. faiz oranlarýnda büyük deðiþmelere. dolayýsýyla DI büyüktür. Monetarist dünyada dýþlama etkisi büyük. Bir baþka deyiþle Eklektik Keynesgillere göre devlet harcamalarýndaki deðiþmeler. Dolayýsýyla maliye polikasý etkisizdir. Yani monetaristlere göre hükümet harcamalarýndaki deðiþme. Dolayýsýyla maliye politikasý etkindir. Eklektik Keynesgil dünyada dýþlama etkisi küçük. . Monetarist ve Keynesgillere göre dýþlama etkisinin avantajýnedir? .M5 .380 ? . faiz oranlarýnda küçük deðiþmelere neden olur. Böylece toplam talep üzerindeki net etkis çok az olacaktýr. bu ise özel yatýrým harcamalarýnda önemli dengeleyici düþmelere neden olacaktýr.

Ýstikrarsýzdýr e.Özet Monetarist iktisatçýlarla Keynesgil iktisatçýlar para politikasýnýn önemi konusunda birbirleriyle taban tabana zýt görüþ bildirmektedir. I b. Sabittir b. Keynesgillere göre paranýn dolaþým hýzý a. III. Deðiþkendir b. III d. III. IV e. Monetarist iktisatçýlara göre para arzýndaki artýþýn faiz oranlarý üzerindeki etkisi nasýldýr? I.381 . Aslýnda monetarist iktisatçýlar para-faiz iliþkisini hiç sevmemekle birlikte. Hiçbir etkisi yoktur II. IV c. Tersine keynesgil iktisatçýlar para-faiz iliþkisini sevmekle birlikte para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok az olacaðýný savunmaktadýr. Sorular 1. Etkisi güçlüdür IV. para arzýndaki deðiþmelerin faiz oraný üzerindeki etkisinin çok fazla olduðuna inanmaktadýr. Sýfýra yakýndýr d. Para arzý faiz iliþkisini sevmezler a. IV 2. Ýstikrarlýdýr c. Monetaristler para politikasýný ön plana çýkarýrlarken Keynesgiller göz ardý etmektedir. Çok az etki yapar III. Sabittir 3. Önemli deðildir . Ýstikrarlýdýr c. Bire eþittir e. Monetaristlere göre paranýn dolaþým hýzý a. Bire eþittir d.

Ezgi. Para Politikasý. Küçüktür d. Yoktur c. PARASIZ M. Çeviren. Bursa. 1990. Büyüktür b. Önemlidir e. Küçüktür d. Bazen vardýr bazen yoktur 5. Macroeconomics.4. RITTER Lavrence and SILBERT W. PARASIZ M.. Yoktur c. 1996. Monetarizm ve Ünlü Monetarist ve Keynesgil Ýk tisatçýlarla Söyleþiler. Ýktisat 2. Bazen vardýr bazen önemsizdir Kaynakça LIPSEY. . Basic Boo.STEINER Peter. Bilim Teknik. Ezgi. DOUGLAS Purvis. 1996. COURANT Paul.RICHARD. The Principles of money and a Banking and Financial Markets. 1977. GLAHE Fred. ÇAKMAK Ahmet. Önemsizdir e. Keynesgillere göre paranýn dýþlama etkisi a. New York. New York. Bursa. Harcourt Brace Jovanovic. Ýlker. Monetaristlere göre dýþlama etkisi a.382 . 1977. Büyüktür b. Ýlker.

Üniteyi çalýþýyrken.383 ... . Ünitede yer alan deðerlendirme sorularýný atlamadan yazarak yanýtlayýnýz. Bu ünitede. Ünite sonunda yer alan test sorularýný da mutlaka yanýtlayýnýz. dünya konjortürünün etkisini gözden uzak tutulamamalýdýr. ekonomiye hangi kanallarda ve hangi hýzla yansýdýðý irdelenmektedir.. Yanýtlarýnýzý kontrol ederek yanlýþlarýnýz olduðu taktirde bunlarýn nedenlerini öðrenmeye çalýþýnýz.ÜNÝTE Paran23ýn Ekonomiye Aktarým Mekanizmasý ve Gecikme Sorunu Bu Ünitede. ekonominin yapýsý konusundaki görüþler dikkatle incelenmeli ve küreselleþen ekonomilerde.. Bu konular iyi anlaþýldýðýnda sadece para arzýnýn deðil aradaki mekanizmalarýn da müdahaleye konum olabilceði anlaþýlmýþtýr. para arzýndaki deðiþikliðin. Çalýþma BiçimineÝliþkin Olarak.

yatýrým harc malarýnda bir düþüþe (IØ ) neden olmaktadýr. Bu durum para politikasýnýn ekonomiyi etkileme mekanizmasýnýn anlatýlmasýný gerektirir. Reel faiz oranýndaki yükselme sermaye maliyetiniyükselterek. Para politikasýný yürütürken para otoritelerinin baþarýlý olmasý için izleyecekleri politikalarýn zamanlanmasýný ve ekonomi üzerindeki etkilerini kesin olarak belirlemesi gerekir. Her ne kadar baþlangýçta Keynes bir aktarým kanalýnýn iþleyiþini giriþimcilerin yatýrým kararlarý çerçevesinde ortaya koymuþsa da. John Taylor bu konuda yaptýðý . Keynesgil yaklaþýmda paranýn ekonomiye aktarýmýnýparasal daralma durumunda açýklayýnýz. Bu mekanizma keynesgil makroekonominin temelini oluþturur.PARASAL AKTARMA MEKANÝZMASI Para politikasý güçlü bir politika aracý olmasýna raðmen bazen beklenmeyen ya da istenmeyen sonuçlar yaratabilir.) neden olmaktadýr. Yukarýdaki açýklamalardaki faiz oraný nominal faiz oranýdýr.Æ IØÆ YØ Daraltýcý bir para politikitasý (M Ø ) reel faiz oranlarýnda bir artýþa (r. Faiz Oraný Kanalý . diðer aktif fiyat etkileri ile kredi kanalýetkisini kapsar. MØÆ r. Para politikasnýn faiz oraný mekanizmasýyla ekonomiye aktarýmýnýn standart çizgisi 50 yýldan beri geçerlidir. Yarýtým harcamalarýndaki düþüþ toplam talepte bir azalmaya neden olarak çýktýda (YØ ) bir gerilemeye neden olmaktadýr. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasý faiz oraný. daha sonraki araþtýrmalar tüketicilerin konut ve dayanýklý tüketim malý satýn alma kararlarýnýn da giriþimcilerin yatýrým kararlarýna benzediðini ortaya koymuþtur. Geleneksel keynesgil görüþe göre para arzýndaki bir daralmanýn reel ekonimiye aktarýmýný þematik olarak þöylegösterebiliriz. döviz kuru. Yani kýsýtlayýcý para politikasý kýsa vadeli nominal faiz oranýný yükseltmektedir. Kuþkusuz faiz oranlarýnýn kýsa vadeli mi yoksa uzun vadeli olduðu da önemlidir.

giriþimcilerin sabit yatýrýmlarýnda. Onlara göre sermaye maliyeti þeklindeki faiz oranlarýnýn etkilerini ampirik olarak ortaya koymada güçlükler vardýr.384 . Dolayýsýyla paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faiz oraný kanalý güçlüdür. Ancak Taylor'ýn bu yaklaþýmýna Ben Bernanke ve Mark Gertler itiraz etmektedir. Taylor'a göre tüketim ve yatýrým harcamalarý üzerinde bir faiz oraný etkisi vardýr. yapýþkan fiyatlarla rasyonel bekleyiþleri ayný zamanda ele alarak. Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda faizin rolü nedir? ? . Böylece daha yüksek reel faiz oranlarý.bir çalýþmada. konut yatýrýmlarýnda. dayanýklý tüketim malý harcamalarýnda ve enanter yatýrýmlarýnda bir gerilemeye dolayýsýyla toplam çýktýda bir düþüþe neden olmaktadýr. kýsýtlayýcý para politikasýnýn bir süre için reel uzun dönem faiz oranlarýný da yükselteceðini ortaya koymaktadýr.

TL nin ya da ülke parasýnýn deðerlenmesi yurt içimallarýn yabancý mallara göre daha pahalý hale gelmesine neden olmaktadýr. dolayýsýyla toplam çýktý gerilemektedir. Monetaristler çoðu kez kendilerini belli bir aktarma mekanizmasýna baðlamada gönülsüzdavranmaktadýr. Bunlar Tobin'in yatýrýmýn q teorisi ve tüketim üzerindeki servet etkisidir. Bu kanal ayrýca faiz oranlarý etkisini de içermektedir. Tobin'in q teorisini açýklayýnýz? . ilginin döviz kurlarýnýn net ihracat üzerindeki etkileri üzerinde odaklanmasýna neden olmuþtur. .. Tobin'in q Teorisi . Çünkü mon ler farklý konjoktür dönemlerinde bumekanizmanýn deðiþeceðini kabul etmektedir. (Bu durum E.Æ E. Döviz Kuru Kanalý Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda farklý kur kanalýný açýklayýnýz? Dünyada son yýllarda ekonomilerin giderek küreselleþmesi ve esnek döviz kuru sisteminin olmasý ABD. Çünkü yurt içi faiz oranlarý yükseldiði zaman yurt içi TLmevduatlarý yurt dýþýndaki yabancý paralarla tutulan mevduatlara göreçok cazip hale gelmektedir. MØÆ r. Bu çerçevede paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýný þöyle gösterebiliriz.Æ NXØ Æ YØ Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda döviz kuru kanalýnýn farkýnedir? Diðer Aktif Fiyatý Etkileri ? Para politikasýnýn ekonomi üzerindeki etkileri konusunda Keynesgilyaklaþýma yöneltilen teme monetarist itiraz bu yaklaþýmýn yalnýzca bir tek göreli aktif fiyatýna faiz oranýna (ya da Taylor'un modelinde olduðu gibiiki faiz or anýna ve döviz kuruna) odaklanmýþ olmasýdýr. Japonya ve Avrupa Birliði arasýnda geçerli olmasý. Buna karþýlýk monetaristler para politikasýnýn ekonomiyi etkilenmesinde hem göreli aktif fiyatlarýný hem de reel serveti göz önüne almaktadýr. olarak gösterilmektedir). Bununla birlikte paran ekonomiye aktarým mekanizmasýyla ilgili olarak monetaristler iki kanalüzerinde durmakt adýr. Bu durum TL olarak mev duatlarýn deðerinin diðer paralarla tutulan mevduatlarýn deðerini aþmasýna neden olmaktadýr. Bunun sonucu olarak net ihracat düþmekte (NXØ ). Yani TL nýn deðerlenmesine neden olmaktadýr.

ekonomiyi pay senetlerinin deðerlendirilmesi üzerindeki etkileri aracýlýðýyla etkilenmektedir. Eðer q yüksekse firmanýn piyasa deðeri sermayeninyenilenme maliyetine göre ektir ve yeni fabrika ve sermaye techizatý firmanýn piyasa deðerine göre ucuzdur.385 . Tobin q yü piyasa deðeri olarak tanýmlamaktadýr.Tobin'in q teorisi. Bu durumda þirketler pay senedi çýkarýr ve satýn aldýklarý fabrika ve techizat maliyetlerine göre daha yüksek fiyat elde edilir. Böylece firmalar küçük bir pay senedi çýkarmayla bir .

Bununsonucu olarak p ay senetlerinin fiyatý düþecektir. . Böylece yatýrým harcamasý düþük kalacaktýr. . halkýn elinde istediðinden daha az para olacaktýr. Tobin q süyle yatýrým harcamasý arasýnda bir bað vardýr.çok yeni yatýrým malý satýn aldýklarýndan dolayý yatýrým harcamasý yükselecektir. firmanýn piyasa deðeri sermaye maliyetine göre daha düþük olduðundan. Böylece halk harcamalarýný azaltarak elinde daha fazla para tutmaya çalýþacaktýr. Eðer q düþükken firmalar sermaye malý gereksinimlerini karþýlamak için ya diðer bir firmayý daha ucuza satýn alacak ya da eski sermaye malýný satýn alacaktýr. Ancak para politikasýpay senedi fiyatlarýnýnasýl etkileyecektir? Monetarist çerçevede konuya yaklaþtýðýmýzda þunu söyleyebiliriz. Bu kanal Franco Modigliani tarafýndan ve onun MITPennSSRC ya da kýsaca (MPS) modelinde ortaya konulmuþtur. reel sermaye ve finansal servet tarafýndan oluþturulan) belirlenir. MØÆ PeØ Æ qØÆ IØ Æ YØ Pay senedi fiyatlarýndaki deðiþimlerinin yatýrýmlar ve milli gelir üze? rindeki etkisi nedir? Modigliani'in Servet Etkisi Pay senetleri aracýlýðýyla meydana gelen bir alternatif parasal aktarým kanalý tüketim üzerinde meydana gelen servet etkisi aracýlýðýyla meydana gelmektedir. Bu tartýþmanýn özü þudur. Monetarist ve Keynesgilgörüþleri birleþtirdiðimizde þöyle bir sonuç ortaya çýkm nedi fiyatlarýnýn düþmesi (PeØ ) daha düþük bir q ye (qØ ) neden olacak veböylece yatýrým harcam ) neden olarak para politikasýnýn aþaðýdaki gibi bir aktarým mekanizmasýna neden olacaktýr. q düþükse. Öte yandan. Para arzý düþtüðü zaman. Daha önce deðinirken Keynesgil bir hikaye benzer bir sonuca ulaþmaktadýr. tüketicinin yaþam boyunca eline geçecek kaynaklarý tarafýndan (benzeri sermaye. Böylece pay senetlerine olan talep azalacaðý için fiyatlarý düþecektir. firmalar yeni yatýrým malý satýn almayacaktýr. Çünkü kýsýtlayýcý para politikalarýna baðlý olarak faiz oranlarýnýn yükselmesi pay senetlerine göre tahvilleri daha cazip hale getirecektir. Halkýn daha az harcama yapacaðý bir yer sermaye piyasasýdýr. Modigliani'nin geliþtirdiði yaþam boyu gelir modelinde tüketim harcamalarý.

Parasal bir daralmanýn arazi ve mülkiyet deðerlerinde bir düþüþe neden olacaðýný böylece hanehalkýnýn servetinin azalacaðýný bunun sonucu olarak da tüketimde ve toplam çýktýda bir düþüþün olacaðýný ortaya koymaktadýr. döviz kurlarý ve pay senedifiyatlarýnýn ötesine geçtiðini vurgulamaktadýr. Pay senetleri düþtüðü zaman. Böylece tüketicinin yaþam boyu kaynaklarý azalýr.386 . Kýsýtlayýcý para politikasý paysenedi fiyatlarýnda bir düþmeye (PeØ ) neden olduðundan. Meltzer 1980 li ve 1990 lý yýllarda Japon ekonomisindeki geliþmeleri göz önüne alarak para ekonomisinin ekonomi üzerinde arazi ve mülkiyet deðerleri aracýðýyla önemlibir etkisinin olacaðýnýda ort ktadýr. MØÆ PeØ Æ Servet ØÆ TüketimØ Æ YØ Meltzer'in Yaklaþýmý Meltzer aktif fiyatlarý etkisinin faiz oranlarý.Finansal servetin en büyük bileþeni pay senetleridir. paranýn bir diðer aktarým mekanizmasý ortaya çýkar. finansal servetin deðeri düþer. . Böylece tüketim azalýr.

Paranýn ekonomiye aktarým mekanizmasýnda kredi kanalýnýaçýklayýnýz. Onlarýn q sundaki düþüþ konut harcamalarýnda bir azalýþa neden olacaktýr. Böylece daraltýcý para politikasý. Böylece parasal bir daralma arazi ve asýl mülkiyet deðerlerinin düþmesine ve onlarýn piyasa deðerinin yenilenme maliyetinin altýna düþmesine neden olacaktýr. Buna karþýlýk büyük firmalar kredi piyasalarýnda bankalara gitmeksizinpay senedi ve bono pi asalarý aracýðýyla doðrudan doðruya girebilmektedir. Banka Ödüncü Kanalý Banka ödüncü kanalý. daha önce açýkladýðýmýz MØÆ PeØ Æ