P. 1
PROGRAM GELİŞTİRME 1

PROGRAM GELİŞTİRME 1

|Views: 452|Likes:
Yayınlayan: hasretks
program geliştirme
program geliştirme

More info:

Published by: hasretks on Dec 08, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/16/2012

pdf

text

original

PROGRAM GELİŞTİRME

BÜTÜN EĞİTİM BİLİMLERİ KONU ÖZETİNİN SETİNİ SATIN ALMAK İÇİN ADRESİM : mhasr @hotmail.com
ÖZET SETİM 150 LİRA BU SETLE KAZANMAK GARANTİ !!!!! ÇALIŞIP KAZANAMAYAN KALMASIN

EĞİTİMLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR KAZANIM (HEDEF), İÇERİK, EĞİTİM DURUMLARI, DEĞERLENDİRME ARASINDAKİ DİNAMİK İLİŞKİLER (durağan olmayan) BÜTÜNÜNE PROGRAM GELİŞTİRME DENİR. - EĞİTİM, EĞİTİM TÜRLERİ, EĞİTİMİN İŞLEVLERİ, TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ – 1 SORU – EĞİTİMİN ÖNEMLİ 3 TANIMI 1) Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme sürecidir. 2) Kişinin toplumsal yeteneklerinin ve optimum ( uygun değer) kişisel gelişmesinin sağlanması için, seçkin ve kontrollü bir çevreyi ve okul etkinliklerini içine alan sosyal bir süreçtir 3)Eğitim insanı, insanlığın mukadderatına(geleceğine) göre yetiştiren bir süreçtir. Eğitimin diğer tanımları Bireyde bilgi, beceri, davranış, anlayış, ilgi, tavır, karakter gibi önemli sayılan kişilik nitelikleri yönünden belli değişmeler sağlamak amacıyla yürütülen dü­zenli bir etkileşimdir. Bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu sosyalleştirilmesi ve insanlaştırılması sürecidir. Bireyin içinde yaşadığı toplum için değeri olan yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği kültürlenme süreçlerinin hepsidir. Birtakım esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan etkinlikler dizgesidir. İnsanları belli amaçlara göre yetiştirme sistemi ve işidir. Kişinin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla istendik yönde ve bir dereceye kadar kalıcı değişmeler meydana getirme sürecidir. Eğitimin üç boyutu vardır. Bunlar bilişsel (bilgisel)-duyuşsal(ilgisel)-psikomotor(kassal)’dur. EĞİTİMİN ÖĞELERİ 1)Her şey birey içindir. 2)Kendi yaşantısı yoluyla kazanılır. 3)Kasıtlı ve istendik davranış vardır yani hedeflere dayalı öğretim gerçekleşir. 4)Davranış değişikliği 5)Süreç Davranış: Davranış, organizmanın herhangi bir uyarıcıya karşı gösterdiği her türlü tepkidir. Eğitim açısından ise davranış, bireyin yaptığı, gözlenebilen ve herhangi bir yolla ölçülebilen her türlü tepkilerdir. Davranışın üç boyutu vardır. Bunlar zihinsel-duygusal-bedenseldir. İstendik davranış: Eğitim sürecinin sonunda bireye kazandırılmak istenen davranışlara istendik davranış denilir. İstendik davranışlar, bir eğitim programının hedefleridir. İstendik davranışlar; Toplumun yapısına, ihtiyaç ve beklentilerine, bireyin bedensel, zihinsel ve duyuşsal özelliklerine ve ihtiyaçlarına, konu alanında (eğitim, felsefe, din vb) oluşan değişme ve gelişmelere), doğal denge içindeki bireyin konumuna göre belirlenir. Yaşantı *****************

   

      

       

1

 

Yaşantı, bireyin çevresiyle girdiği etkileşim sonucu edindiği birikim ve deneyimlerdir. Hiçbir bireyin, bir diğerinden birikimlerini ödünç alma şansı yoktur. Bu nedenle eğitim, bireyin kendi yaşantısı yoluyla olur. Bir birey, kendi deneyimlerini bir başkasıyla paylaşmaya kalksa bile, bu süreç özellikle paylaşılan kişi için kendine ait bir yaşantı olur. Yaşantı, eğitim açısından kazanılmış ve yaşanılmış yaşantı olarak ikiye ayrılır. Yaşanılmış yaşantı, bireylerin birbirleriyle etkileşimi sonucunda yer alan etkinliklerin tümünü içermektedir. Kazanılmış yaşantı ise, bireylerin birbirleri ile etkileşimi sonucu bireyde kalıcı iz bırakan ve bireyin davranışında değişim oluşturan etkinliklerdir.
Kazanılmış yaşantı Kpss örnek sorusu 2010:Kazanılmış yaşantı, bireylerin birbirleriyle ve çevresiyle etkileşimi sonucu bireylerde kalıcı izli davranış değişikliği oluşmasıdır. Kazanılmış yaşantıya örnekler: Bir yakınını cinayette kaybeden Nevin, gazetelerde önce cinayet haberlerini okur. Oğuz, derste öğretmenin verdiği örneği başka bir problemin çözümünde kullanır. Burak, oynadığı her satranç oyununda model aldığı satranç ustasının açılış hamlesiyle oyuna başlar. Kemal, izlediği filmden kavga sahnelerini arkadaşlarına göstererek anlatır. Fakat’’ Fatma, ders arasında sınıf arkadaşlarıyla birlikte çektirdiği fotoğraflara bakar’’ örneği buna örnek teşkil etmez çünkü bu olay belirli bir düzeyde yaşantı oluştursa da kalıcı izli olma olasılığı oldukça düşüktür. Yani bireyin öğrendiği bir durumu (kalıcı izli davranış değişikliğini) başka bir duruma aktarma söz konusu değildir. Öğretme Birtakım öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için uygulanan süreçlerin tümüdür. Herhangi bir öğrenmeyi sağlama veya kılavuzlama işidir. Öğretme kavramı öğrenme kavramıyla birlikte düşünülmelidir. Çünkü öğretme, öğrenmeyi gerçekleştirdiği sürece bir eğitim değeri olabilir. Öğretim Yaşamın belli dönemlerinde planlı, programlı, ,destekli, genellikle bir belgeyle sonuçlanan süreçler toplamıdır. İnsan yaşamını belli dönemlerinde planlı, programlı, destekli ve bir belgeyle sonuçlanan faaliyetlere öğretim denir. Öğrenme ve tanımları Yaşantı ürünü ve nispeten kalıcı izli davranış değişmesidir. Genetik mirastan bağımsız olarak bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu kazandığı sürekli değişiklerdir. Bireyin çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda bilgi ve davranışlarında meydana gelen kalıcı izli davranış değişikliğidir. Bu tanımlara göre, öğrenmenin oluşması için; davranış değişikliği olması, yaşantı sonucu oluşması ve uzun süre kalıcı olması gerekir. Öğrenme bir davranış değişikliğidir, ancak her davranış değişmesi öğrenme değildir. Doğuştan gelen refleks ve içgüdüler; büyüme ve olgunlaşma sonucu ortaya çıkan değişmeler ve geçici durumlar öğrenme değildir. Bir davranış değişmesini öğrenme olabilmesi için yaşantılar sonucu kazanılmış olması gerekir. Eğitim ve öğretim arasındaki ilişki Eğitim ile öğretim arasındaki benzerlik her ikisi de toplumun sosyal, kültürel, politik ve ekonomik olgularından etkilenir. Eğitimin içinde öğretim öğretimin içinde eğitim olabilir. Eğitim öğretimden daha kapsamlı bir kavramdır. Her yaptığımız öğretim eğitimdir. Eğitim, öğretme ve öğrenme arasında şu şekilde bir ilişki vardır: Eğitim süreci, öğretme ve öğrenme süreçlerini içine alır ve onlardan daha geniş kapsamlıdır. Eğitim, zaman ve mekân yönünden kapsamlı, süreli ve çok boyutludur. Eğitimde bilgi dâhil her türlü yaşantı üzerinde durulur. Öğretme ise güdümlüdür, planlıdır, programlıdır, desteklidir. Eğitim sürecinin oluşması için öğretme ve öğrenme etkinlikleri en önemli araçlardan biridir. Yaşantılar sayesinde öğrenme; öğrenme sayesinde de eğitim oluşabilmektedir. Yani yaşantı-öğrenme-eğitim. Kültür Kültür, bir toplumun, bireyleri tarafından oluşturulmuş gelenek durumundaki ortak değerlerini içerir. Kültürleme ise kültürel değerleri bireye kazandırma sürecidir. Eğitim bir noktada bireyin sosyalleştirilmesi sürecidir. Sosyal bir varlık olan birey içinde bulunduğu toplumun örf, adet ve geleneklerini yaşamak ve aktarılması gerekenleri yaşatmak durumundadır. Eğitim, kültürlenme sürecidir ve birey de kültürel bir varlıktır. Aynı zamanda biyolojik bir varlık olan bireyin yeme, içme, uyuma gibi birçok temel ihtiyacı vardır. Bireyin bu temel ihtiyaçlarının yanında bir de eğitim ihtiyacı vardır. Sosyal, biyolojik ve kültürel yapısı olan bireyin, davranışlarında ve bilgilerinde değişiklik meydana getirme sürecinde; yani eğitimin gerçekleşmesinde biyolojik, kültürel ve sosyal etmenler doğrudan etkilidir, insan çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda sosyalleşir ve kültürel etkileşime girer. Bu etkileşimi sonucu gerçekleşen öğrenmeler eğitimin kapsamında yer alır. Bu nedenle eğitim kültürle ve toplumla ilişkili bir kavramdır.

  

  

    

  

 

2

       

Eğitimin ve bireyin sosyal (toplumsal) ve kültürel yönleri olduğundan eğitim ile kültür arasında birtakım ilişkiler vardır. Bu ilişkiler: Eğitim, kültürün aktarılmasında önemli bir araçtır. Eğitim, toplumun kültürünü etkileyen ve kültüründen etkilenen bir yapıya sahiptir. Eğitim, görevini yerine getirirken kültürel olanaklardan yararlanır. Eğitim, kültürel değerlerin izlerini taşır. Eğitim, kültüre göre gelişmeye karşı daha az direnç gösterir. Eğitim, kültürün aktarılma ve değişim aracıdır. Kültürün üç temel boyutu vardır. Bunlar kültürleme, kültürlenme ve kültürleşmedir. Kültürleşme ******* Başka kültürlerden Birey ve grupların belli bir kültüre girmesi ve karşılıklı etkileşim sonucu her iki kültürün de değişmesidir. Örneğin Almanya’da yaşayan Türk işçilerinin rakı içer gibi viski içerek akşam yemeği yemeleri, Türk erkeği ile evli olan yabancı bir kadının eve girerken ayakkabılarını çıkarmayı ve büyüklerinin elini öpmeyi öğrenmesi gibi. Kpss 2011 sorusu: Türk erkeğiyle evli olan yabancı bir kadın eve girerken ayakkabılarını çıkarmayı, büyüklerin elini öpmeyi ve misafirperverliği öğrenir. Türk erkeği ise eşinden pizza yapmayı ve değişik dans figürleri öğrenir. Bu durum kültürleşmeye örnek olarak verilebilir. Kültürleşme kültürel yayılma süreciyle birlikte, başka kültürlerden grupların, maddi ve manevi öğelerle belli bir kültüre girmesi ve karşılıklı etkileşim sonucunda her ikisinin de değişmesidir. Türk erkeğiyle evli olan yabancı bir kadının eve girerken ayakkabılarını çıkarmayı, büyüklerinin ellerini öpmeyi ve misafirperverliği öğrenmesi, türk erkeğinin ise eşinden pizza yapmayı ve dans figürlerini öğrenmesi kültürler arası etkileşimi yani kültürleşmeyi açıklar. Kültürlenme Bireyin kendi içinde yaşadığı kültürdeki özellikleri kazanmasına kültürlenme denilmektedir. Kültürleme Kültürel muhtevanın toplumu oluşturan bireylere kazandırılmasıdır ve toplumsal sürekliliğin en önemli aracıdır. Eğitim aynı zamanda kasıtlı kültürleme sürecidir. Kültürleme en geniş anlamıyla eğitim yoluyla olmaktadır. Kültürleme ortak deneyimler sağlayarak insanları birleştirmektedir. Üç tür kültürlemeden bahsedebiliriz. Bunlar zoraki kültürleme, gelişigüzel kültürleme ve kasıtlı kültürlemedir. a) Zoraki kültürleme: Kültürel değerlerin bireye zorla kabul ettirilmesi sürecidir. (Tek yönlü beyin yıkama, isim ya da din değiştirme, propaganda vb.) b) Gelişigüzel kültürleme: Kültürel bireylerin bireylere gelişigüzel yollarla kabul ettirilmesi sürecidir. ( dini bilgiler ve seks konularının akran grupları tarafından gelişigüzel öğrenilmesi gibi.) belirli bir eğitim amacıyla düzenlenmemiş ortamdaki uyarıcıların bireyde davranış değişmesi oluşturmasıdır. Gelişigüzel kültürleme, informal öğrenme olarak da adlandırılmaktadır. c) Kasıtlı kültürleme: Kültürleyici uyarıcıların belli bir davranış değiştirme maksadıyla düzenlenerek belli bir bireye ya da gruba yöneltilmesiyle ortaya çıkar. ( okullarda yapılan her türlü eğitim planlıdır, maksatlıdır.) Eğitimin sınıflandırılması Eğitim planlı olup olmamasına göre iki grupta ele alınabilir. A) FORMAL EĞİTİM Daha önceden belirlenmiş bir plan vardır ve eğitim etkinlikleri bu plan doğrultusunda gerçekleştirilir. Yine bu plan dâhilinde yapılan eğitim değerlendirildiğinden istenmeyen özelliklerin nereden kaynaklandığını belirlemek informal eğitime göre çok daha kolaydır. Formal eğitim belli bir mekân içerisinde gerçekleşir, yani kurumsaldır. Eğitimin gerçekleştiği bu mekânlar (kurumlar) da okullardır. Okullar, istenmeyen özelliklerin nispeten arındırılmış olduğu, kontrollü ortamlar olarak düşünülebilir. Bu ortamlarda eğitim planlarında öngörülen özellikler, belli yöntem ve tekniklerle bireylere kazandırılır. Profesyonel öğreticiler olarak öğretmenler vardır, öğretmenler, eğitim ve öğretim işinde yetiştirilmiş, yöntem ve teknikleri bilen, kullanan öğreticilerdir. Formal eğitimde değişik aralıklarla ve zamanlarda değerlendirme yapılarak eğitim ve öğretimin kalitesi artırılmaya, planlarda öngörülen hedeflere ulaşılmaya çalışılır. Formal eğitim örgün ve yaygın eğitim olmak üzere ikiye ayrılır.

   

  

    

3

    

1) ÖRGÜN EĞİTİM (ÖRÜLMÜŞ) Örülmüş eğitimdir yani birbirine bağlıdır. Herkesin okuduğu okul basamaklarıdır. Birbirini takip eden kesitlerden oluşur. Belli bir yaş grubundaki bireylere yöneliktir. Belli bir yaş grubundaki bireylere, milli eğitimin amaçlarına göre hazırlanmış eğitim programlarıyla, okul çatısı altında, düzenli olarak yapılan eğitimdir. Okul öncesi (0-6 yaş), ilköğretim (6-14 yaş), orta öğretim( 14-18 yaş), yüksek öğretim ( 18+ & ) dönemlerinden oluşur. Süreklilik esastır. Bir öğretim döneminin diploması alınmadan diğer öğretim kademesine geçilmez. 2) YAYGIN EĞİTİM (YAYILMIŞ) Örgün eğitim sistemine hiç girmemiş, bu sistemin her¬hangi bir basamağından ayrılmış olan veya örgün eğitime devam edipte bir meslek kazanmak isteyen kişilere ilgi ve gereksinim duydukları alanlarda yapılan eğitimdir. Halk eğitim kursları, bankalarda, fabrikalarda çalışanlara yönelik olarak düzenlenen hizmet içi eğitim etkinlikleri, özel veya resmi kurslar, dil kursları, öğretmenlere yeni programları tanıtmak amacıyla eğitim verilmesi yaygın eğitim içerisinde değerlendirilir. Bu kurslar çıraklık eğitim merkezi (ÇEM), halk eğitim merkezi (HEM), hizmet içi eğitim (HİE) ve kurslar olarak 4’e ayrılabilir. Yaygın eğitim belli yaş gruplarına yönelik değildir.7’den 70’e herkes katılabilir. Süreklilik göstermez. Hizmet içi eğitim ve halk eğitim faaliyetleri bir eğitim türü olarak da ele alınabilir. A) Hizmet içi Eğitim: Özel ve tüzel kişilere ait iş yerlerinde belirli bir maaş ya da ücret karşılığında işe alınmış ve çalışmakta olan bireylere görevleri ile ilgili bilgi, beceri ve tutum kazanmalarını sağlamak üzere yapılan eğitimdir. Milli Eğitim Bakanlığı görev-deki öğretmenlerine, Emniyet Müdürlüğü polislere, Özel bir hastane kendi personeline hizmet içi eğitim yapabilir. B) Halk Eğitimi: Bireye meslek edindirmek veya ilgi ve isteklerine göre belirli bir alanda bilgi ve beceri kazandırmak amacıyla özel veya resmi kurumlarca verilen kurslardır. Dikiş-nakış, halıcılık, kuaförlük, elektrikçilik, kalorifercilik, yabancı dil kursları ( 2010 kpss sorusu ) halk eğitime örnektir. B) İNFORMAL EĞİTİM (plansız eğitim) ************* Daha önceden belirlenmiş bir plana bağlı olmaksızın yapılan, daha çok gelişigüzel etkinliklerle yürütülen eğitim sürecidir. Çocukların arkadaşlarıyla saklambaç oynarken veya gençlerin yaşıtları arasında yardımlaşmayı öğrenmesi gibidir. Özellikleri şunlardır: Toplum içinde kendiliğinde gelişen doğal bir süreçtir. Kurumsal değildir. Planlı ve programlı değildir. İstendik davranışlar kadar istenmedik davranışlar da öğrenilir. İnformal eğitim diğer bir ifadeyle şu süreçlerden de oluşabilir: PÖYO: PLANLI VE PROGRAMLI DEĞİLDİR. Öğreticiler profesyonel değildir. Yer, mekân ve zaman belli değildir. Doğal ortamda kendiliğinden oluşur. Olumlu veya olumsuz yönde gerçekleşebilir. (saklambaç oyununda bir çocuk hem küfretmeyi hem de saklambacı öğrenebilir.) Kazanılan beceriler kişiye göre değişiklik gösterir. Örnek Kpss 2007 sorusu: Çocuğun akranlarıyla oynarken ya da arkadaş grupları içinde edindiği informal öğrenmenin planlı ve programlı olması informal öğrenmenin özelliklerinden değildir. Tam tersi informal eğitim plansız ve programsızdır. Yani belli bir plan ve program dâhilinde gerçekleşmez.

  

           

4

 

AÇIK BİR SİSTEM OLARAK EĞİTİM *********************** Toplum açık sistem, en az bir amacı gerçekleştirmek için örgütlenmiş girdi, işlem, çıktı ve dönütten oluşan düzenli bir yapıdır. GİRDİLER İŞLEMLER ÇIKTILAR

DÖNÜT Girdi; sistemin hedefini gerçekleştirmek için gerekli olan her şeydir. Girdi; öğretmen, kullanılan araç-gereç ve öğrenci ile ilgili olan her şey, yani öğrencinin hazır bulunuşluk seviyesi, öğrenme kapasitesi, ilgisi, ihtiyacı, tutumu ve inançlarıdır.  İşlem yani SÜREÇ; 1) Girdilerin işlenmesi ve biçimlendirilmesidir. 2) Belli aşamalarla, belli değişimlerle başka bir olayın meydana gelmesine SÜREÇ denir. 3) Bir zaman diliminde düzenli işlemlerde geçerek gerçekleşen dönüşüm örüntülü değişimdir. Buna süreç denir. Belli aşamalarla belli değişimlerle başka bir ürünün ortaya çıkmasıdır. Örneğin bir kaporta, tekerlek, direksiyon birleştirilir ve bir araba meydana gelir. Başka bir örnek o bir tohumdu, sonra başak oldu, sonra ekmek oldu demek bir süreci anlatır.  Örnek Kpss 2009 sorusu: Öğretim programlarının süreç boyutunun taşıması gereken niteliklerden biri öğretme stratejileri, yöntem ve tekniklerine yer vermesidir.  Çıktılar; ortaya çıkan ürünlerdir.   Dönüt; ürün ve sonuç hakkında elde edilen bilgilerdir. Bu değişkenlerin durumlarına göre eğitim açık (girdi, işlem, çıktı ve dönütten oluşur.), yarı açık (girdi, işlem, çıktıdan oluşur. Dönüt yoktur.) ve kapalı ( yeterli girdi ve çıktı yoktur.) olmak üzere üç biçimde ele alınabilir. Eğitimin özellikle sistemli yapıldığı okullarda bu sistemi oluşturan programlarda da sistemli bir yapılanma görülebilmektedir. Çünkü tüm program türlerinde sistemli bir yapılanma söz konusudur. Programı oluşturan unsurlar; hedef, içerik, eğitim durumları ve değerlendirmedir. Bu sistemli bir yapılanmayı ve düzeneği gerektirir. Türk Milli Eğitiminin İlkeleri Genellik ve Eşitlik İlkesi: Eğitim kurumları din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin herkese Açıktır. Eğitimde hiçbir sınıfa, zümre-ye, aileye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Örneğin Ahmet’in annesi Ahmet’in kendisi gibi Türk vatandaşıdır. Babası ise alman vatandaşıdır. Babası alman olduğu için Ahmet’i okula kaydettirmeyen müdür milli eğitimin genellik ve eşitlik ilkesini ihlal etmiş olur. Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları: Yöneltme: Eğitim Hakkı: Fırsat ve İmkân Eşitliği: Süreklilik: Atatürk İlke ve İnkılâpları ve Atatürk Milliyetçiliği: Demokrasi Eğitimi: Laiklik: Bilimsellik: Planlılık:

         

5

    

Karma Eğitim: Okul İle Ailenin İş Birliği: Her Yerde Eğitim: Kpss 2001 sorusu: Okullarda öğretme-öğrenme sürecinde 3 temel öğe yer alır. Bunlar öğrenci, öğretim programı ve öğretim hizmetidir. Kpss 2001 sorusu: Eğitimde 20.Yy’da gerçekleşen gelişmeler: zihinsel farklılıklara ilişkin araçların yaygınlaşması, eğitim araç-gereçlerinde büyük çeşitliliğe ulaşılması, uzaktan eğitim ve internet gibi uygulamaların yaygınlaşması, bilgisayarın eğitimde uygulanmaya başlanmasıdır. Ama eğitimin, devletin görevleri arasında yer alması eğitimde 20.Yy’da gerçekleşen gelişmelere örnek teşkil edemez çünkü zaten devlet bu görevi cumhuriyet kurulduğundan beri yapmaktadır. Kpss 2001 sorusu: Öğretmenlerin mesleki yeterliklerinin geliştirilmesi en çok öğrencilerin öğrenme düzeylerinin yükselmesine kat-kı sağladığı söylenebilir. Eşgüdüm: Koordinasyon demektir. İşlerin ya da programların arasındaki düzeni ve uyumu sağlamaktır. PROGRAMLARIN AŞAMALI SINIFLAMASI, EĞİTİM PROGRAMI (en kapsamlısı) ÖĞRETİM PROGRAMI DERS PROGRAMI ÖRTÜK PROGRAM YILLIK PLAN ÜNİTE PLANI GÜNLÜK DERS PLANI (en ayrıntılısı) YUKARI ÇIKTIKÇA KAPSAM ARTAR. AŞAĞI İNDİKÇE AYRINTI ARTAR. EĞİTİM SÜRECİNDEKİ PROGRAMLAR En ayrıntılı planlama ders planı iken, en kapsamlı program türü eğitim programıdır, içteki halka dıştakilere göre planlanır. Diğer bir söyleyişle öğretim programı, eğitim programına göre yapılırken, ders programı öğretim ve eğitim programına göre yapılır. Planlar ise programlara göre yapılır. 1) EĞİTİM PROGRAMI (YETİŞEK) Bir eğitim kurumunun çocuklar, gençler ve yetişkinler için sağladığı, milli eğitimin ve kurumun amaçlarının gerçekleşmesine dönük tüm faaliyetleri kapsar. Öğretim, ders dışı kol faaliyetleri, özel günlerin kutlanması, geziler kısa kurslar, rehberlik, sağlık vb. hizmet ve fonksiyonlar bu çerçeveye girer.(F.Varış) Ertürk eğitim programını yetişek olarak nitelendirmekte ve geçerli öğrenme yaşantıları düzeneği olarak açıklamaktadır. Ona göre yetişek, öğrenci açısından bir öğrenme yaşantıları düzeneği eğitimci açısından ise bir eğitim durumları düzeneğidir. Eğitim programına örnek öğretmen yetiştirme programıdır. Örnekler Türk milli eğitim programı, Fransız milli eğitim programı vb, okulun ve öğretmenlerin yol göstericiliği altında bütün öğrenme ve öğretme faaliyetlerini içine alan programdır. Eğitim programı, öğrencilerin istenilen hedeflere ulaşmasını sağlayacak, organize edilmiş etkinliklerin tümüdür, öğrencilerde beklenen davranış değişikliğini meydana getirebilmek için planlanmış faaliyetlerin tümüdür. 2) ÖĞRETİM PROGRAMI *************************** Eğitim programı doğrultusunda öğrenciye kazandırılması düşünülen bilgi, beceri, tutum ve davranışların ders grupları halinde planlı biçimde düzenlenmesidir. Bir eğitim basamağındaki çeşitli sınıf ve derslerde ele alınan konularla ilgili yapılacak tüm öğretim etkinliklerini kapsar. Bu nedenle öğretim programı okulda veya okul dışında bireye kazandırılması planlanan derslerin öğretimiyle ilgili tüm etkinlikleri kapsayan yaşantılar düzeneğidir. İlköğretim programı, ortaöğretim programı veya ilköğretim 6.sınıf gibi… Fen bilgisi öğretmenliği, ilköğretim Türkçe programı öğretim programına örnek olur. Öğretim programları ders programını ve örtük programını kapsar. Belli bir öğretim basamağındaki çeşitli sınıf veya derslerde okutulacak konuları, bunların amaçlarını, eğitim durumlarını, içeriğini ve değerlendirme durumlarını öğreten bir kılavuzdur. Okulun ya da sınıfın amaçlarını kapsaması öğretim programındaki amaçların genel amaçları oluşturduğunu gösterir.

   1) 2) 3) 4) 5) 6) 7)

  

 

6

Örnek Kpss 2006 sorusu: Öğretim planlamasında yer alan, Kazanımların (hedeflerin) belirlenmesi, etkinliklerin belirlenmesi (içerik seçilir ve düzenlenir.), ölçme araç ve yöntemlerinin belirlenmesi, öğretimin değerlendirilmesi bu sistematik sırayla yapılır. Yani Günümüzde genel olarak öğretim programlarında şu öğeler bulunmaktadır: Amaçlar (Hedefler), Davranışlar, Konular, Açıklamalar, ilkeler, Eğitim öğretim durumları, Değerlendirme”.

Örnek Kpss 2009 sorusu: Öğretmenler, yıllık plan, ünite planı ve günlük plan hazırlarken Öğretim programını inceleme önerisini öncelikli olarak yapmalıdır. Öğretmenler yıl boyunca aktaracağı içeriğin planlamasını yaparken öncelikle dersine ait öğretim programlarını incelemelidir. Bu programlarda aktaracağı içeriğe ait olan kazanımları görmesi gerekmektedir. Ancak bu kazanımları gördükten sonra yapacağı etkinlikleri tasarlamaya geçebilir. Bu aşamada da öğrencilerin ön bilgileri hazır bulunuşluk düzeyleri ve bireysel özellikleri önem kazanır. Bu durumlara ve kullanılacak materyallere göre yöntemler belirlenir, etkinlikler tasarlanır. Görüldüğü gibi öncelikli olarak Öğretim Programları İncelenmelidir. Eğitim programını en genel olandan en özel ve detaylı olana doğru sıralarsak Eğitim programı, Öğretim programı, Ders programı, Yıllık plan, ünite planı, Ders planı, Günlük ders planı biçiminde bir hiyerarşi oluşur. Bu plan ve programlardan herhangi biri hazırlanırken daha üstte olanlara bakılır. Bu nedenle öğretmenler, yıllık plan, ünite planı ve günlük plan hazırlarken ders programını veya öğretim programını incelemek zorundadırlar. Örnek Kpss 2004: Bir öğretme kuramı şunlarla ilişkilidir: Öğretmenin davranış bozukluklarında neler yapabileceği, öğrenciler, öğretmenler, konular, okul içi ve okul dışı durumlar için geçerli ilkeler, öğretmenlerin hangi koşullar altında nasıl davranması gerektiği, öğretmen davranışlarının öğrenmeye etkileridir. Ancak organizmada öğrenmenin hangi koşullar altında gerçekleştiği öğretmeyle değil öğrenmeyle ilişkilidir. 3) DERS PROGRAMI Alınan her bir dersi ifade eder. Alınan her bir ders ders programı kapsamına girer. Örneğin Ortaöğretim 9.sınıfında yer alan matematik dersi programı, öğretmenlik mesleğine giriş konusu bir ders programı ismi olduğu için ders programı kapsamında yer alır gibi… Bir dersle ilgili hedeflerin bireye nasıl kazandırılacağı ile ilgili tüm etkinliklerin yer aldığı programdır. Örnekler: Hayat bilgisi ders programı, Türkçe ders programı ‘’Dersin amaçlarını öğrenci davranışlarına dönüştürülmesini, bunların gerçekleştirilmesi için konunun alt başlıklarının, buna bağlı olarak eğitim ortamının organizasyonunun ve değerlendirme araçlarının kapsandığı detaylı bir plandır’’. Tanımı ders programına aittir. Okulda bireye kazandırılması planlanan, bir dersin öğretimi ile ilgili etkinlikleri kapsayan yaşantılar düzeneğidir. İlköğretim düşünme eğitimi için getirilen dersin programıdır. Ders programı eğitim ve öğretim programına göre daha ayrıntılıdır ve onların içerisinde yer almaktadır. Planlı olduğu için örtük programdan ayrılır. 4) ÖRTÜK PROGRAM *************************** (her sene soru geliyor) YAŞAM BOYU ÖĞRENMEDİR. Yazılı çizili olmayan, açıkça belirtilmemiş, planlanmamış ders dışı etkinlikleri içeren programdır. Öğrencilerde olması istenen bilgiler, tutumlar, davranışlar ve düşüncelerdir. Öğrenmeöğretme sürecinde ortaya çıkan bilgi ve uygulamaları, bu uygulamalar sonucunda kazanılan özellikleri içerir. Bu yönüyle resmi programa göre daha geniştir. Örtük program örgütsel( zaman, olanaklar ve materyaller), ilişkisel(öğretmen-öğrenci, öğretmen-veli, öğrenci-öğrenci), kurumsal( politikalar, alışılmış işlemler, öğrenci ve toplum için ders dışı işler) etkinliklerini içermelidir. Öğrencilerin yaratıcı, araştırıcı bireyler olarak yetişmelerini öngören, okul içi ve dışı faaliyetleri kapsayan ve öğrencilerin toplumsal hayata uyum sağlamaları üzerinde duran programın adı örtük programdır. Eğitim süreci günlük yaşam süreçlerinden farklı değildir. Örtük program, resmi programda belirtilenlerin dışında öğrencilerin kazandıkları bilgi, beceri, tutum, görüş ve değerlerdir. Örtük programlar öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını giderecek, onların gelişmelerine katkı sağlayacak, beklentilerini cevaplayacak etkinliklerin planlamasını yapar. Örtük program içinde okulun olanakları, öğretmen, öğrenci, veli ilişkileri, ders dışı etkinlikler, yayınlar, sosyal faaliyetleri gibi… Aynı programı uygulayan iki okuldan biri diğerine göre daha başarılı ise, bu örtük programdan kaynaklanır. Eğitim programı ile örtük program kavramları zaman zaman karıştırılmaktadır. Özellikle de okul içi ve dışı etkinlikleri içermesi ifadesi her iki program türünün tanımında da yer alması bu karışıklığa neden olur. Eğitim programında okul içi ve dışı tüm etkinlikler önceden planlıdır. Örtük programda ise uygulama farklılıkları söz konusudur. Bu uygulama farklılığı yazılı çizili olmamasında kaynaklanır.

     

 

7

Örnekler: Okul ve Sınıf ikliminin özellikleri: Okulun fiziksel özellikleri ( spor salonu, koridor, atölye vb), okulun araştırma olanakları (kütüphane ve bilgisayar laboratuarı), okulun forması, renkleri, arması, okulun beklenti ve kuralları, sınıfın kuralları, iletişim, öğrenci özellikleri, öğretmenlerin ön yargıları, ders dışı etkinliklere okulun ayırdığı zaman, sosyal, bilimsel, sportif etkinlikler yani okuldan okula değişiklik gösteren ve esneme payı olan etkinliklerin tamamı örnek gösterilebilir. Örnek kpss 2009 sorusu: Öğretmenler genellikle söz dinleyen ve kurallara uygun davranan öğrencilere sempati duyarlar. Yapılan araştırmalar, öğretmenlerin tepkilerinin, öğrencilerin derslerdeki başarısızlıklarından çok, kurallara uymamalarına yönelik olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrencilere bu konuda bir açıklama yapılmasa da onlar, kurallara uygun davrandıklarında bunun başarı olasılığını etkileyebileceğini, sınavda doğru yanıtlar vermeseler de iyi not alabileceklerini düşünürler. Bu durumda, kurallara karşı çıktıklarında cezalandırılabileceklerini ya da öğretmenleri tarafından dışlanabileceklerini öğrenirler. Bu öğrenmeler örtük programı kapsamına girer. Buradaki anahtar ifade ‘’öğrencilere bu konuda bir açıklama yapılmasa da ‘’ifadesidir. Bu tür öğrenmelerin resmi programda yer almadığının ve böyle bir yazılı kazanım olmadığını gösterir yani örtük programda resmi bir açıklama yapılmaz öğrenciler bu tür sistem dışı kuralları kendisi otomatik bilir. Örneğin Ayşe öğretmen bu tür davranışlara kızar sakın böyle yapma demek. Örtük program içerisinde, okullarda uygulanan resmi programlarda belirtilen amaç ve etkinlikler haricinde, öğrenme, öğretme sürecinde oluşan bilgi, düşünce, duygu ve tutum gibi öğrencilerin kazandıkları özellikleri yer alır. Okulun düzeni, kuralları, fiziksel ve psikolojik çevresi, yöneticilerin ve öğretmenlerin sözlü ya da sözsüz olarak verdikleri bütün iletileri kapsar. Her okulun ve her öğretmenin kendine özgü bir örtük programı bulunmaktadır. Öğrencilerin kurallara karşı çıktıklarında cezalandırılabileceklerini ya da öğretmenleri tarafından dışlanabileceklerin öğrenmeleri öğretmenin örtük programıyla ilgilidir. Örnek Kpss 2008 sorusu: Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanarak uygulamaya konan öğretim programlarında belirtilen amaç ve etkinlikleri kapsamaz. Öğretme - öğrenme süreci içerisinde ortaya çıkan bilgiler, düşünceler, değerler, uygulamalar ve bu uygulamalar sonucunda öğrencilerde meydana gelen bütün özellikleri kapsar. Okulun düzeni, kuralları, fiziksel ve psikolojik çevresi, yöneticilerin ve öğretmenlerin sözlü ya da sözsüz olarak verdikleri bütün iletileri kapsar. Yukarıda özellikleri verilen program türü Örtük programdır. Örtük program resmi programlardaki amaç ve etkinleri kapsamayan ve ihtiyaç halinde öğrenciye öğrenmeleri daha somut ve yaşantısal hale dönüştürmek amacıyla uygulanan bir programdır. Kpss Örnek 2010 Ekim: Öğrencilerin yaratıcı, araştırıcı bireyler olarak yetişmelerini öngören, okul içi ve dışı faaliyetleri kapsayan ve öğrencilerin toplumsal hayata uyum sağlamaları üzerinde duran örtük programın dayandığı temel ilke Eğitim süreci günlük yaşam süreçlerinden farklı değildir. Örtük program, resmi programda belirtilenlerin dışında öğrencilerin kazandıkları bilgi, beceri, tutum, görüş ve değerlerdir (Yüksel, 2004: 57). Kpss Örnek 2010 İptal: Yaşam boyu öğrenme merkezlerinde, her yaşta bireyin fiziksel ve zihinsel gelişimi dikkate alınarak çeşitli yaşam becerileri kazanması amaçlanır. Bu merkezlerdeki uygulamaların daha çok örtük program kapsamına girdiği söylenebilir. Ülkemizde son yıllarda eğitim alan yazınına giren yaşam boyu öğrenme, yaşamın tüm aşamasında sürekli öğrenmeyi ifade eden, formal öğrenmenin yanı sıra informal öğrenmeleri de içeren bir kavramdır. Yaşam boyu öğrenme merkezlerinde bireyde var olan ya da olabilecek tüm yetenek, ilgi, bilgi ve nitelikleri kazandırmak ve yenilemek amaçlamaktadır. Yaşam boyu öğrenme merkezinden kasıt okuldaki ve toplumdaki resmi olmayan ortamdır. Eğitim sonrasında uzmanlık sertifika programları, seminer programları düzenlenerek farklı alanlarda kişisel gelişimi sağlanılması amaçlanır. Program sonunda sertifika ya da katılım belgesi verilir. Yaşam boyu öğrenme merkezlerinde daha çok her bireyin topluma uyumunu kolaylaştıracak bilgi ve yeterliliklerin, çeşitli yaşam becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır. Program dâhilinde farklı ülkelere ziyarette bulunarak dil becerisinin geliştirilmesini ya da çeşitli teknolojik araçların kullanılmasına yönelik paylaşımların sağlanması gibi yöntemler de kullanılarak bireylerin ihtiyaç duydukları bilgi ve becerilerin kazandırılması ya da geliştirilmesi amaçlanır. Bu yönü ile mesleki eğitimden farklıdır. Bir meslekteki yeterliliğin geliştirilmesine yönelik kurum tarafından planlı ve programlı olarak yapılmadığı için hizmet içi eğitimden de farklıdır. Bu merkezlerde verilen eğitimler derslere benzer belli yapılardan oluşsa da soruda daha çok bireyler arası konuyla ilgili beceri paylaşımına, bireysel inceleme, araştırmaya ve aktivitelere dayanır. Bu yönü ile bir alana yönelik kesin hatları belirlenen programlardan öte daha esnek, kültürün ve paylaşımın ve bireysel çabanın ön plana çıktığı, kişilerin bir alan ya da becerideki yeterliklerini geliştirmeyi amaçlayan destek süreçler olarak tanımlanabilir. Bu yönü ile tıpkı okullardaki örtük program yapısı gibi derslerin dışındaki örgüt ikliminin, tutum ve beklentilerin ön planda olduğu benzeşik yapıya sahiptir. Örtük program, eğitim programlarında yazılı olarak yer almayan; eğitim etkinliklerinden bağımsız olmayan bireyin ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayıcı, gelişimi için gerekli görülen faaliyetlerin bütünüdür. Bu nedenle, program faaliyetlerinin doğası gereği oluşur. Soruda belirtilen yaşam becerileri, örtük programın önemli çıktılarından biri olarak değerlendirilebilir. Kpss 2011 sorusu: İnformal öğrenmede, öğrencilerin bilgiyi okul ortamından farklı olarak millî park, müze, bilim ve sanat merkezleri ve benzeri alanlarda birincil kaynaklardan elde ederek anlamlandırdıkları söylenebilir. Bu süreçte öğrenciler yaparak, yaşayarak öğrenebilirler ve somut yaşantılar kazanabilirler. Buna göre, informal öğrenme örtük program kapsamında daha etkili gerçekleştirilebilir. Örtük program; resmi programda yer almayan, açık ve yazılı olmayan, özellikle okuldaki informal süreçleri ifade eden bir kavram olarak

8

tanımlanmaktadır. Eğitim otoritelerine göre örtük programın en az resmi programlar kadar hatta bazen ondan daha fazla okul öğrenmeleri üzerinde etkisi vardır. Soru paragrafını incelediğimizde özellikle” İnformal öğrenme” kavramı üzerinde durulduğunu görmekteyiz. Bu tür İnformal yaşantılar “örtük program” kapsamında ele alınmaktadır.

Posner, eğitim program türlerini 5 farklı düzeyde tanımlar: a) Resmi ya da yazılı program b) Kullanıma hazır uygulamadaki program c) Örtük program (gizli, gizil, yazılı olmayan) d) Geçersiz (İhmal edilen) program e) Olağanüstü (fazladan / ekstra) program

 

a) Resmi açık ya da yazılı program Meb tarafından hazırlanan eğitim programlarıdır. Konu alanının özümsenmesi, kültürü yeni nesillere aktarma, toplumsal yaşamı yeniden düzenleme ve soyut düşünme ve zihinsel disiplin sağlama resmi programlar aracılığıyla bireylere kazandırılması beklenenlerdir. b) Kullanıma hazır uygulamadaki program Okulda öğretmen elinde hayat bulan programdır. c) Örtük program ******** (geniş açıklama üst sayfada) Resmi programda yer almayan, resmi olmayan programdır. d) Geçersiz/ ihmal edilen program Resmi programın, kasıtlı, bilinçli bir şekilde öğretilmeyen, atlanan, eksik bırakılan kısmıdır. Örnek Kpss 2008 sorusu: Posner beş tür eğitim programı olduğunu söylemektedir. Bunlar; resmi program, uygulamadaki program, örtük program, ekstra program ve ihmal edilen (geçersiz) programdır. Posner’in eğitim programını bu şekilde ayırmasının uygulamadaki anlamı ya da katkısı Eğitim reformlarının başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini belirlemeye yardımcı olur. Bu soruda ihmal edilen kısma vurgu yapılmaktadır. Çünkü ihmal ediliyorsa başarısızlık ortaya çıkar. EĞİTİM PROGRAMININ ÖZELLİKLERİ İşlevsel olmalı Program bireyin, konu ve etkinliklerin gerçek yaşamda yeri olmalı, bireysel ve toplumsal ihtiyaçları karşılamalı, bireyin yeteneklerini ortaya çıkarmalı ve geliştirmeli, yani fonksiyonel olarak işe yaramalıdır. Örneğin mühendis yetiştirme programları mühendis yetiştiriyor ve mühendis olarak mezun ediyor ve iş sahibi yapıyor. Bireyin ilgi, ihtiyaç ve beklentilerini karşılamalıdır. Uygulanabilir olmalı Bir programın uygulanabilir olması için ekonomik olma¬sı, bilimsel temellere sahip olması ve toplumsal yapıyla çelişmemesi gerekir. Ekonomik yapıya ters düşmemeli ve toplumsal yapıya aykırı olmamalıdır. Esnek olmalı

 

9

    

Bulunduğumuz yerin şartlarına göre değişebilir olmasıdır. Programlar sosyal, kültürel, bölgesel hatta bireysel farklılıklara göre uygulanabilir. Gelişme ve değişmelerde esnekliğe gidilir. Mesela 2+2’yi öğretirken Trabzon’da hamsiyle Ege’de zeytinle örneklendirme yaparız. Kültürel ve bölgesel farklılıklar, bilimsel gelişme ve değişmeler, öğrenciler arası farklılıklar bir programın esnek olmasını gerektirir. Örneğin; aynı ders, aynı konu iki farklı sınıfta bile farklı işlenebilir. Programların ve planların esnek olmasını gerektiren nedenler aşağıda sıralanmıştır: Aynı ülke içinde dahi olsa yöresel, kültürel ve iklimsel farklılıklar Öğrencilerin bireysel farklılıkları Gelişme ve değişmeler Çerçeve olmalı Sosyal, ekonomik durumu belli olmalı. Konunun genel hatları ve sınırları belirlenmiş olmalıdır. Örneğin Türkiye’nin dört bir tarafındaki öğretmenlerin ortak alanda ortak amaçlara ulaşmak için benzer çalışmalar yapmasıdır. Program; öğretmene yol gösteren bir kılavuzdur. Programlarda kazandırılacak ortak özellikler ve uygulamaların sınırları her durumda aynı olmalıdır yani çerçeve ol¬malıdır. Çerçeve olma, programın değişmezliği ve genel özellikleri ile ilgilidir. Toplumun Beklentilerine uygun olmalı Mesela evrimci bir hocanın ‘’öğrencilere biz maymundan geldik. O zaman sizin ana babanızda maymundur’’ demesi toplumun yapısına yani beklentisine uygun değildir. Devletin ve Toplumun Beklentilerine uygun olmalı Mesela gazi ünv. Kapısında yumuşak adamlar yetiştirme programı yazarsa bu programın geçerliliği olmaz. EĞİTİM PROGRAMININ TEMEL ÖĞELERİ Eğitim programı öğrenme yaşantılarının düzeneği olarak tanımlanır. Bu tanımlara konular kümesi, okul gezileri, eğitsel kollar, önemli günlerin kutlanması vb. Bu programların hepsi okullarda gerçekleşir ve formal bir yapıdadır. PROGRAM GELİŞTİRMENİN EN TEMEL ÖĞESİ HEDEFTİR (AMAÇ, KAZANIM).EN ÖNEMLİ TEMELİ İSE BİREYSEL TEMELDİR. İstendik davranışların kazanılması için hazırlanan yazılı doküman ya da eylem planı demekle eğitimin hedeflerini kastederiz. Hedeflerin belirlenmesinde birey, toplum ve konu kelimeleri anahtar kelimelerdir. Program geliştirmeye süreklilik kazandıran öğe değerlendirmedir. Sonucunun olumlu olması bize dinamizm kazandırır. Hedefler ihtiyaçlara göre belirlenir. İhtiyaçlar bireyin, toplumun ve konunun ihtiyacına göre belirlenir. Bu ihtiyaçlar bireyin, toplumun, konunun ve Toplumun eğitim felsefesinin ihtiyaçlarıdır. Birey hedefe ulaşırsa kendine olan güveni ve motivasyonu artar. Toplumun ihtiyacı karşılanırsa milli ve manevi duyguları tatmin olur. Birey ya da toplum konu alanını da başkalarına öğretme fırsatı olur. Örneğin Alex gol kralı olursa kendine olan güveni artar, Fb taraftarlar helal olsun şimdi sen bizi şampiyonlar liginde sırtlarsın diyerek taraftarın milli ve manevi duyguları kabarır, Alex kendi alanı olan futbolu da cimbomlulara öğretmiş olur. Programlar birer düzenektir. Düzenek, birtakım öğelerin sistemli yapılanmasıyla oluşur. Programlar; hedef, konu, eğitim durumları ve değerlendirme öğelerinden oluşan sistemli bir yapılanmadır. Sistemli bir yapıya ve düzeneğe sahip olan eğitim programının dört temel öğesi vardır: Amaç (Hedef/Öğrenci Kazanımları): Öğretim sürecinin sonunda öğrenciye kazandırılmak istenen davranışlar ve özelliklerdir. mesela hedefimiz 12 tahtası (dart) olsun. Örnek Soru: (2002-KPSS): Eğitim programı, istendik davranışların kazanılması için hazırlanan yazılı doküman ya da eylem planıdır. Bu görüşte eğitim programında Eğitimin hedefleri vurgulanmaktadır. İçerik (Muhteva/Konu): Öğrenciye öğretilecek bilgile¬rin ve konuların düzenlenmesiyle oluşan bütündür. Oklama (dart) nasıl oynanır. Kuralları nelerdir? Örnek Kpss 2002 sorusu: Ögretmenin ögretme-ögrenme sürecinde doğru ve etkili karar verebilmesi için öncelikle programı dikkate alması gerekir.

       

     

 

10

Öğrenme-Öğretme Süreci (Eğitim Durumları): Strateji, yöntem, teknik, materyal, ortam, süre, öğretici gibi öğrenciyi ve öğrenmeyi etkileme gücüne sahip olan tüm şartların uygun bileşenidir. Dart oyununun öğretilmesiyle ilgili yöntem ve teknikler yani psikomotor becerilerin yaptırılması bu da öğrenme yaşantıları demektir. Değerlendirme (Sınama Durumları): Ölçüte göre yargıya varma işidir. Eğitimde ölçüt ise, öğrenciye kazandırılacak davranış yani kazanımlardır. İstendik davranışların ve özelliklerin kazanılıp kazanılmadığına ve kazanılma derecesine karar verme süreci değerlendirmedir. Dart oyununda kaç sayı hedefe ulaşmış.

 

Eğitim programının bu dört temel öğesi (hedef, içerik, eğitim durumları ve değerlendirme) tüm programlarda (eğitim, öğretim ve ders programlarında) ve öğretim planlarında (ünitelendirilmiş yıllık ve ders planlarında) olmak zorundadır. Dikkat: Tablonun diziliş sırası iyi bilinmelidir. Sorular bu sıranın iyi bilinmesiyle çözülür. PROGRAMLARIN TEMEL ÖGELERİ GENEL HEDEFLER Temel Öge Hedef/Amaç/Kazanım (özel hedefte olabilir) İçerik/Konu/Kapsam/Tema/Muhteva Eğitim Durumları/Öğrenme-Öğretme Süreci/Etkinlik Değerlendirme/Sınama Durumları Öğretilecek konulardır. Öğrenmeyi etkileme gücüne sahip şartlardır. Ölçütlere/hedeflere göre yargıya varma işidir. Tanımı Öğrenciye kazandırılmak istenen özellik ve davranışlardır.

     

İçerik ne sorusuna Hedef ve davranışlar niçin sorusuna Öğretme-öğrenme süreci (eğitim durumları) nasıl öğrettik sorusuna Ölçme ve değerlendirme ne kadar öğrettik sorusuna cevap verir. Örnek Kpss 2007 sorusu: Öğretim sürecinin sistemli olarak devam edebilmesi için kazanımların öğretim etkinliklerinden önce verilmesi gerekir (yukarıdaki tablodan işleniş sırasını görebiliyoruz) çünkü kazanımlar eğitim programının ilk öğesidir. Öğretim süresinde yapılacaklar kazanımlara(hedefe) göre belirlenir. Örnek Kpss 2007 sorusu: Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı öğretimi planlı hale getirmektir. Çünkü öğretim, Formal eğitim kapsamında oluşan bir durum olduğu için belirli bir plan ve programa göre gerçekleştirilir. Öğretim sürecinin planlı olması da, öğrenciye kazandırılacak hedef ve kazanımların belirlenmesiyle sağlanır. Örnek Kpss 2004 sorusu: Eğitimin hedefleri saptanırken toplumsal boyutla ilgili yapılacak araştırmalarda şunların olması gerekir: Bireye içinde yaşadığı toplum tarafından sağlanan olanakların, toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri, toplumun bireyden beklentileri, toplumun insan gücü gereksinimleridir. Ancak toplumdaki bireylerin kendini gerçekleştirme düzeylerinin kapsanmış olması gerekmez. Çünkü kendini gerçekleştirme toplumsal değil, bireysel bir durumdur. PROGRAM GELİŞTİRMENİN KURAMSAL TEMELLERİ

  

KAZANIM (HEDEF), İÇERİK, EĞİTİM DURUMLARI, DEĞERLENDİRME ARASINDAKİ DİNAMİK İLİŞKİLER (durağan olmayan) BÜTÜNÜNE PROGRAM GELİŞTİRME DENİR. Not: Program geliştirmenin temellerinde sorular felsefi ve toplumsal temelden geliyor. Program geliştirmede çeşitli sorular ve bu soruların cevaplarını bulduğu temeller vardır. Buradaki soruların bazıları aynı zamanda program geliştirmenin öğeleri oluşturulurken de sorulmaktadır.

11

Programın iyi olabilmesi, onun dayandığı toplum, tarih, psikoloji gibi kaynaklara uygunluğuna bağlıdır. Toplumun gerçeklerinden uzak bir program, diğer girdiler ve süreç ne kadar iyi olursa olsun başarılı olamayacaktır. Bu nedenle programın dayandığı temellerin iyi bilinmesi gerekmektedir.

    

Tarihi temel Geçmiş deneyim ve anlayışlar yeni ve geleceğe dönük çalışmalar için önemli olduğu gibi, tarihsel gelişim süreci içinde program geliştirmenin geliştirdiği evreleri tanımak gelecekte yapılacak özgün çalışmalara temel oluşturur. Program geliştirilirken geçmişte yapılan çalışmalar, gelişmeler göz önünde bulundurularak geleceğe dönük çalışmaların yapılmasıdır. Program geliştirmede geçmişteki deneyimleri dikkate almak üzere aşağıdaki sorulara yanıt aranmalıdır: Geçmişte yapılmış programlar nelerdir, bunların sonuçları neler olmuştur? Program geliştirmenin tarihi gelişimi nasıl olmuştur, bu gelişim sırasında temele alınan yaklaşımlar neler olmuştur? Bu uygulamalarda karşılaşılan olumlu ve olumsuz yönler neler olmuştur? Sosyal/Toplumsal temel *************** Toplum beklentilerine cevap vermektir. Program geliştirme sürecinde toplumsal/sosyal ihtiyaçlar, sorunlar, beklentiler ve eğilimler dikkate alınmalıdır. Bunları dikkate almak üzere aşağıdaki sorulara yanıt aranmalıdır. Toplumun ihtiyaçları nelerdir? Program toplumsal değişmeye nasıl yardımcı olabilir? Programlar bireyin sosyal gelişimini sağlayabilecek mi? Program toplumsal gelişmeye katkı getirecek mi? Toplumsallaşmada etkili olan araçlar ile eğitim arasında uyum sağlanabilecek mi? Program toplumun kültürünü ne yönde etkileyecek, etkileyebilecek mi? Örnek kpss 2002 sorusu: Bir bölgede yapılan araştırmalar, bu bölge ekonomisinde tarım sektörünün ağırlık taşıdığını göstermiştir. Bunun üzerine, bölgedeki eğitimde tarımla ilgili hedeflere öncelik verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar öncelikle Eğitimin hedefleri belirlenirken toplumsal çevrenin ihtiyaçları dikkate alınmalıdır anlayışı dikkate alınarak kararlaştırılmıştır. Tarım sektörünün bölge ekonomisine katkısı toplumsal/sosyal bir konudur. Bu, toplumun ihtiyaçları ile ilgilidir. Bu nedenle tarımla ilgili eğitim hedeflerine yer verilmesi toplumsal ihtiyaçların dikkate alınması anlamına gelir. Türk Milli Eğitim Sistemi'nde eğitim programının toplumsal temelleri; Atatürk ilkeleri, Anayasa ve ilgili yasalar Hükümet Programları, Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şûraları ve bilimsel çalışmalara dayanır. Yasalar ise, program geliştirmede son derece önemlidir. Bu yasaların en önemlileri Milli Eğitim Temel Kanunu ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'dur. 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile: Öğretim birliği sağlanmış, tek çatı altında toplanmıştır. Ülkemizdeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmıştır. Medreseler kapatılmıştır. İlköğretim zorunlu hale getirilmiş, eğitimde herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanmıştır. Yabancı okulların Türkçe dersi vermeleri kararlaş¬tırılmış ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından verilmesi sağlanmıştır. Örnek Kpss 2008 sorusu: Günümüz Türk eğitim sistemindeki Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na uygun bir uygulama İlköğretimin zorunlu olmasına yönelik yasadır. Bu bağlamda ilköğretim okullarında beş yıllık zorunlu eğitim uygulaması başlatılmıştır. Bu yasa ile eğitim millileştirilmiştir. Dine dayalı geleneksel eğitim kurumları kapatılmış ve tüm eğitim kurumları Maarif Vekâletine aktarılmıştır.

        

        

12

Örnek Kpss 2006 sorusu: Program geliştirme sürecinde toplumun beklenti ve ihtiyaçlarının dikkate alınmamasının yaratacağı en önemli güçlük bireylerin topluma uyum sağlamasının zorlaşması olacaktır. Çünkü birey ve toplum etkileşim içindedir. Ayrıca eğitim, bir bakıma bireye toplumun kültürel değerlerini aşılamayı amaçlar. Bu nedenle bireyin içinde yaşadığı topluma uyum sağlamasında eğitim etkilidir. Eğer toplumun beklentileri dikkate alınmazsa bireylerin topluma uyumları zorlaşacak, hatta birey ve toplum çatışacaktır. Bireysel temel Program çalışmalarının tümü bireye yöneliktir. Eğitimin hedefleri, öğretme-öğrenme süreçleri bireye göre belirlenir. Bu nedenle bireylerin özelliklerinin, ihtiyaçlarının, hazır bulunuşluk düzeylerinin bilinmesi program geliştirmede çok önemlidir.

                  

Konu alanı temeli Bir konuya ilişkin bilginin öğrenilmesi gerekliliği konu alanı temeli ile ilgilidir. Bilginin güvence altına alınması, bilgideki değişmeler konu alanı temelinin önemini gündeme getirir. Psikolojik Temel Hedeflerin ulaşılabilir olması bu temelle sağlanır. Bu sebeple öğrencinin bilişsel, duyuşsal, psikomotor becerileri dikkate alınmalıdır. Psikoloji öğretim yöntem ve tekniklerin geliştirilmesinde ve hangilerinin uygulanacağının belirlenmesinde etkilidir. Program geliştirme çalışmalarında psikolojiden ve öğrenme kuramlarından özellikle hedef ve eğitim durumları temel öğelerinde yararlanılır. Bu temel öğelerden: Hedeflerin ulaşılabildiğinde, Öğrenme-öğretme sürecini anlamada, düzenlemede ve öğretim yollarını seçmede yararlanılır. Psikolojik temel için aşağıdaki sorulara yanıt aranmalıdır: Program geliştirmede eğitim psikolojisinin verilerinden yararlanılmakta mıdır? Öğrenme-öğretme sürecinde temele alınacak öğrenme-öğretme kuramları belirlendi mi? Temele alınan öğrenme-öğretme kuramlarına uygun olarak program yapılandırıldı mı? Hedefler belirlenirken ulaşılabilirlik bakımından değerlendirilmekte midir? Öğretilecek özelliklere uygun olarak kuramlardan yararlanılmakta mıdır? Felsefi Temel (buradan soru geliyor) ****************************** Program geliştirmede felsefeden çeşitli alanlarda yararlanılır. Bunların başında program tasarımı ve özellikle de hedeflerin belirlenmesi aşamaları gelmektedir. Program geliştirmede felsefeden en çok hedef temel öğesinde yararlanılır. Hedeflerde felsefeden yararlanılan konular: Aday hedeflere yenilerini eklemede Hedeflerde varsayımlarda açıklığa varmada Hedeflerin iç ve dış tutarlılığına bakmada Hedefleri önem sırasına koymada İhtiyaçları karşılayacak yeni hedefler bulmada felsefeden yararlanılır. Felsefe bilgi, varlık, ahlak ve akıl gibi konularla ilgilenir. Felsefenin ilgilendiği bu farklı konulara göre felsefe alanları doğmuştur. Bunlar epistemoloji, ontoloji, aksiyoloji ve mantık’tır. PROGRAM GELİŞTİRME KENDİNİ EĞİTİM FELSEFESİNE EĞİTİM FELSEFESİ DE KENDİNİ FELSEFİ AKIMLARA DAYAR.

13

Başlıca Felsefe Alanları ve Anahtar Kelimeleri Felsefe Alanları Epistemoloji Ontoloji Aksiyoloji Mantık      ************ Bilgi sorunu Varlık bilgisi Değerler ve ahlak Akıl yürütme Anahtar Kelimeler

Felsefe bilgi, varlık, ahlak ve akıl gibi konularla ilgilenir. Felsefenin ilgilendiği bu farklı konulara göre felsefe alanları doğmuştur. Bunlar epistemoloji, ontoloji, Aksiyoloji ve mantık’tır. Epistemoloji bilgi sorunudur. Bilgi konusu, bilginin doğruluğu ve yanlışlığını sürekli sorgular. Bilginin paparazziliğini yapıp bilgiyi sürekli sorgular mesela Asena İbrahim Tatlısesle evlenecek mi evlenmeyecek mi? Ontoloji varlık bilgisidir. Varlık ve var olanla ilgilidir. Aksiyoloji sanat ve ahlak değerleridir. Değerler sorunu olarak karşımıza çıkar. İnsani değerlerin incelenmesinde sanat ve ahlak konularını ele alan insan eylemlerinde değerlerin çevre etkisiyle sonradan mı oluşmuştur yoksa genetik midir? Diye inceleyen felsefi alandır. Örnek Kpss 2006 Sorusu: İnsani değerlerin incelenmesinde sanat ve ahlak konularını ele alan, insan eylemlerinde değerlerin çevre etkisiyle sonradan mı, yoksa doğuştan mı kazanıldığıyla uğraşan felsefe alanı Aksiyolojidir. Mantık akıl yürütmektir. Çarpmayı yapan bir öğrenci bölmeyi de yapabilir demek akıl yürütmektir. EĞİTİMİ ETKİLEYEN FELSEFİ AKIMLAR (dikkat osym şıklarda fikirlerin türkçelerini öncül olarak veriyor)

DİKKAT: ‘’PİRE’’LERDEN ŞU ANA KADAR 1-2 SORU GELMİŞTİR FAKAT ‘’YEDİ’’LERDEN HER SENE SORU ÇIKIYOR. YEDİ PİRELERİMİZ ŞUNLARDIR;

14

Felsefi Akımlar yani PİRE (PİRELERİMİZ) PRAGMATİZM (YARARCILIK), İDEALİZM (İDEALCİLİK), REALİZM (GERÇEKÇİLİK), EXİSTENTİALİSM (VAROLUŞÇULUK) PİRELERİMİZ ŞUNLARDIR.      

Eğitim Felsefeleri YEDİ (YEDİMİZ) sorular buradan geliyor. YENİDEN KURMACILIK ESASİCİLİK DAİMİCİLİK İLERLEMECİLİK

İdealizm ********************* Akıl, sevgi, değerler ve bilgelik önemlidir. Sezgisel düşünce, bilimsel düşünce ve gerçekler, değerler ve bilgiler mutlaktır. İyiyi, doğruluğu ve güzelliği savunur. Esasicilikle ilişkilidir. LİBERAL eğitim vardır yani öğrencilere seçme özgürlüğü tanıyan eğitim. Ama garip bir şekilde hem özgürlük hem de zorlayıcılık vardır. Seçmeli derslerimiz var ama bunlar hem zorunlu hem de seçmemiz lazım buna örnektir. İdealizm düşünmeye ve değerlere önem verir. İnsan neyi düşünüyorsa odur.

Örnek Kpss 2009 sorusu: İyinin, doğrunun ve güzelin evrenselliğini, değerlerin mutlak olduğunu ve değişmezliğini, tutarlılık kavramının önemli olduğunu savunan bir öğretmen, öğrencilerine seçme özgürlüğü tanımakta, onların seçme ve karar verme becerilerini geliştirmek istemektedir. Bu öğretmen için İdealist denilebilir. İdealizm’e göre eğitim, değişmez değerler üzerine kurulmalıdır. Birey evrensel değerlere göre eğitilmelidir. İyi, güzel, doğrunun evrensel olduğunu savunan bu görüşe göre, öğrenciye yaşayan değerler ve bu değerlerle nasıl yaşayacağı öğretilmelidir. İdealizm’e göre gerçekten var olan akıldır ve madde de aklın, düşüncenin bir ürünüdür. Bir yargının doğruluğu diğer yargılarla uyuşmasına yani tutarlı olmasına bağlıdır. Çünkü idealizme göre tutarlılık kavramı önemlidir. İdealizme göre eğitim sisteminin amacı insanı geliştirmek olmalıdır. Soru metninde olduğu gibi değerlerin mutlak, iyinin, güzelin, doğrunun evrenselliğini savunan ve tutarlılığa önem veren öğretmenin temele aldığı görüş idealizmdir. Doğru bilgi ve değer yargıları evrenseldir ve mutlaktır. Eğitimin temelinde konular, evrensel doğrular ve bunları aktaracak öğretmen vardır. İçerik ders kitaplarıyla sınırlanır ve öğretmen konu alanının uzmanıdır. Ayrıca idealist öğretmen öğrencilerine seçme özgürlüğü tanır. Çünkü idealizme göre eğitim, insanı bilinçlice ve özgürce tanrıya ulaştırma sürecidir. İdealizme göre özgür insan akılı bir varlık olduğu için özgürdür. Realizm (gerçekçilik) Zihnin çevreyle alışverişi önemlidir. Maddenin varlığı gerçekçiliğe dayanır. Esasicilik ve daimicilikle ilişkilendirilir. Varlık ve nesneler (gerçekler) önemlidir. Önemli kişilere zihinsel eğitim verilmelidir. Zihinsel ve ahlaki eğitim önemlidir. İnsanın evrensel ve değişmez uyumu, yaşamı kopya etme, disiplinli çalışma realist eğitimin hedefleridir. Pragmatizm (yararcılık) Anahtar kelimeler deneyim ve bireydir. Birey, bilim ve bilimsel yöntem önemlidir. William James ve John Dewey, bilimsel yöntem için problem çözmenin, gelişimin ve deneyimin önemli olduğunu savunur. Öğrenme yaşantı ürünüdür, okul yaşamın kendisidir. Değişmeyen bilgi yoktur. Demokratik ortam önemlidir. Yararcılığın iki kolu ilerlemecilik ve yeniden kurmacılıktır. İyi ve faydalı olan doğru, doğru olanında iyi ve faydalı olduğudur. Existentializm (Varoluşçuluk) Birey özgür biçimde kendi değerler sistemini oluşturur. Özgürlükleri savunur. Hayatın bütün özgürlüklerini kapsar. Yeniden kurmacılıkla ilişkilidir. Program geliştirme yeniden kurmacılık ve ilerlemecilikle ilişkilendirilir.

 

    

  

15

   

Eğitim Felsefeleri YEDİ (YEDİMİZ) sorular buradan geliyor. YENİDEN KURMACILIK ESASİCİLİK DAİMİCİLİK İLERLEMECİLİK YENİDEN KURMACILIK Yeniliğe en açık eğitim felsefesidir. En son çıkan eğitim felsefesi olduğu için yeniliklere en açık ve en çağdaş olanıdır. Cumhuriyetin ilk yılarıyla birlikte kullanılmaya başlanan Fırsat eşitliği vardır. Toplumu yeniden yapılandırmak ve geliştirmek vardır. Toplumsal değişimler ve reformlara açıktır. Tevhid-i tedrisat kanunu yeniden kurmacılıkla ilişkilendirilir. Teknoloji toplumsal bir reformdur. Atatürkün yeniden kurmacılıkla ilgili sözleri ‘’ Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en saygı değer kişileridir. ‘’ Öğretmenler, ben ve arkadaşlarım sarsılmaz bir imanla sizi izleyeceğiz ve sizin karşılaştığınız engelleri kaldıracağız. ‘’ Öğretmenler! Yeni nesli sizin eseriniz olacaktır.

       

           

ESASİCİLİK *********** Ezberci eğitimdir. Zihinsel yetileri geliştirmeye yardımcı olur. İnsan aklı doğuştan boştur. Doğuştan hiçbir bilgiye sahip değildir. En doğru ve en gerçekçi bilgilerin geçmiş konulara bağlı kalınarak öğrenileceğini savunur. Eğitim ve öğretimde girişim öğrenciden çok öğretmende bulunmalıdır. Öğretmen merkezlidir. Öğretmen sınıftaki tek otoritenin kendisi olduğunu öğrencilerine hissettirir. Konu alanının çok iyi özümlenmesi önemlidir. Yani geçmişten gelen bilgi (önbilgiler) ve değerler bireyin tecrübelerinde daha önemlidir. Bu yüzden geleneksel öğretim yöntemini uygulamayı vurgular. Okuma, yazma, sayma, yabancı dil, fen bilgisi, matematik, gibi zihinsel yetiler yani temel beceriler öğretilir. Öğrenme zor bir iştir, sıkı çalışmayı ve disiplinli çalışmayı gerektirir ve çoğu zaman öğrencinin öğrenmesi için zorlama vardır. Kurallara uymayan öğrenci cezalandırılır. Örneğin hocanın bu ödevlerin hepsi bitecek yoksa dayağı yersin demesi. Konular tartışmaya açık olmamalı ve zamanın süzgecinden geçmiş temel konular olmalıdır. Zorlayıcıdır, baskıcıdır, gerektiğinde dayak atma vardır, ezberci eğitim vardır. Yıllarca bu eğitim sisteminde büyütüldük. Kpss 2004 sorusu: Aşağıdaki eğitim felsefeleri şunları amaçlar; İlerlemecilik: Demokratik ve sosyal yaşam vardır. Yeniden Kurmacılık: Toplumu yeniden yapılandırmak ve geliştirmektir.

Daimicilik: Zihinsel gelişme yönünden, üst düzeyde, seçkin bireyler yetiştirmektir. Esasicilik: Bireylerin zihinsel yetilerini geliştirmeye yardımcı olmaktır.

Örnek Kpss 2010 Ekim sorusu: Betül Öğretmen, öğrenme-öğretme sürecinde geçmiş konuları tekrar ederek öğrenmenin önemini sık sık vurgular. En doğru ve gerçekçi bilgilerin geçmiş konulara bağlı kalınarak öğrenileceğini söyler. Aynı Zamanda sınıftaki tek otoritenin kendisi olduğunu da öğrencilere hissettirmekten çekinmez. Buna göre Betül Öğretmen’in esasicilik eğitim felsefesi ilkelerine uygun davrandığı söylenebilir. Bu soruda anahtar ifade “en doğru ve gerçekçi bilgilerin Sunulması”dır. Esasicilikte öğretmen konu uzmanıdır, otoriterdir ve öğrencilerine esas ve geçerli olan bilgileri kazandırmaya çalışan kişidir. Öğrenci dünyaya boş bir varlık olarak gelir ve eğitim sürecinde öğrendikleri ile zihni dolar. Bunun için eğitim sıkı ve disiplinli olmalıdır. DAİMİCİLİK ********** DİN GİBİ DEĞİŞMEYEN EVRENSEL ÖĞRETİLER VARDIR. Sabit bir program anlayışı vardır. SEÇKİN VE ENTELLEKTÜELDİR. Dini ve klasik öğretiler vardır.

  

16

          

Bu felsefeye göre eğitim hayata hazırlıktır. Bu nedenle okul hayatın bir kopyası değil kültürün yeni nesle aktarıldığı yer olmalıdır. Bu bakış açısıyla en tutucu ve en eski eğitim felsefesidir. Daimiciliğin içinde bulunduğu kavramlar doğrusu; DDDK Daimicilik Dini öğretiler Değişmeyen evrensel eğitim ilkesi Klasik eserler Dünyanın maddi ve manevi değerlerinin öğrenilmesinde klasik eserlerin önemini vurgular. Daimiciliğin görüşçüsü Çiçero’dur. Ona göre eğitim yaşama hazırlıktır. Zihinsel gelişim yönünden üst düzeyde seçkin bireyler yetiştirilmelidir. Daimicilikte öğrencilere klasik eserler okutmak, değişmeyen bilgiler aktarmak ve onları entelektüel bireyler olarak yetiştirmek önemlidir. Kpss 2006 sorusu ‘’Geçmişten gelen kesin doğruları ve bilgiyi nesilden nesile aktarmak’’ görüşüyle öğretmenin rolü daimîcilik felsefesine göre belirlenmiştir. Kpss 2006 sorusu: Dünyanın maddi ve manevi değerlerinin öğrenilmesinde klasik eserlerin önemini ve değişmeyen evrensel bir eğitim ilkesini savunan eğitim felsefesi Daimiciliktir.

            

İLERLEMECİLİK *************** Savunucusu John Dewey’dir. Yaparak-yaşayarak öğrenme temellidir. İlerlemeciliğe göre işbirlikli çalışma, problem çözme ve öğrenci ilgi, ihtiyaç ve beklentileri önemlidir. İlerlemeciliğin Yapılandırmacılık ve işbirlikli kavramlarıyla sıkı bir ilişkisi vardır. Zira öğrenci bilgiyi kendisi yeniden oluşturur ve kişilerin birbirleriyle etkileşimi önemlidir. İlerlemecilik- Problem Çözme ile ilişkilidir. İlerlemecilik problem çözmeye önem verir.(2004 kpss sorusu) Öğrenci, bilgiye doğrudan ulaşmak yerine deneyimleriyle bilgiyi özümsemelidir. İlköğretim okullarında 2005 yılı itibari ile uygulamaya konan yeni eğitim programıdır. Demokratik ve sosyal yaşamı destekler. Demokratik ve sosyal yaşam vardır. Bireysel farklılık ve etkin katılım önemlidir. Yaparak, yaşayarak öğrenme temeline kuruludur. Bırakın öğrenci kendi çarpa çarpa öğrensin anlayışı vardır. Eğitim yaşama hazırlıktan öte yaşamın taaa kendisidir. Okuldaki deneyimler yaşamın Ta kendisidir. Bireyin ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Kızıl derili atasözüyle uyuşur: Anlatırsan unutabilirim, gösterirsen anımsayabilirim ama beni de işin içine katarsan asla unutmam. İlerlemeciliğe göre, insanların gelişebilmeleri için onlara birbirlerinden etkilenmelerine izin veren (işbirlikli öğrenme) demokratik bir ortam sunulmalıdır. Yani eğitim ortamında herkes düşüncesini söyleyebilmelidir. Örnek Kpss 2006 sorusu: Öğrencilerin nasıl öğrendiklerinin, öğretmenlerin nasıl öğretmeleri gerektiği konusunda önemli bir etkisi vardır. Bilgi, öğretenden öğrenene doğrudan aktarılmamalı, bunun yerine öğrenen tarafından yapılandırılmalıdır. Öğrenci, bilgiye doğrudan ulaşmak yerine deneyimleriyle bilgiyi özümsemelidir. Bu görüsün dayandığı eğitim felsefesi ilerlemeciliktir. “ilerlemecilik eğitim felsefesinde, demokratik ve sosyal hayatı geliştirmek eğitimin amacını oluşturur. Bu felsefeye göre öğretmen, problem çözme ve bilimsel araştırmalara yol gösterici bir konumdadır. İlerlemeciliğe göre, hümanistik (insancıl) bir eğitim ve radikal eğitim reformu gereklidir. ... Öğretimde problem çözme yöntemi esas alınmalıdır. Okul yaşama hazırlıktan çok, yaşamın kendisi olmalıdır. Örnek Kpss 2007 sorusu: Yeni ilköğretim programlarının dayandığı öğrenme yaklaşımları, öğrenenlerin öğrendikleri bilgilerle günlük yaşam durumları arasında bağlantı kurmalarına, bilgiyi özümsemelerine ve kalıcı bilgi edinmelerine fırsat vermektedir. Bu özellikler dikkate alındığında, yeni ilköğretim programlarının ağırlıklı olarak eğitim felsefelerinden ilerlemeciliğe dayanır. Örnek Kpss 2010 sorusu: Yapılandırmacılık yaklaşımına göre hazırlanan bir eğitim programı geliştirilirken bireyin ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuş, okuldaki deneyimler yaşamın kendisi olarak benimsenmiştir. Buna göre bu eğitim programları ilerlemecilik eğitim felsefesini temel almıştır. Öğrenmede ön bilgilerin önemi, işbirliğine dayalı öğrenme ortamları,

17

birey özellikleri ve ilgileri, aktif katılım, problem çözme, gerçek yaşam durumları, demokratik öğrenme ortamları, öğretmenin rehber bir konumda olması yapılandırmacılığın da kabul ettiği ve üzerinde önemle durduğu konulardandır. Howe ve Berv’in (2000: 37) de belirttiği gibi, yapılandırmacılık büyük oranda ilerlemeciliği anımsatmaktadır.  Örnek kpss 2010 Ekim sorusu: Cumhuriyet’in ilanından sonra eğitim sistemini yeniden yapılandırmak üzere bazı girişimlerde bulunulmuştur. Bu amaçla 1924 yılında John Dewey Türkiye’ ye davet edilmiş ve incelemeler yapıp önerilerde bulunması istenmiştir. John Dewey’nin bu çalışmaları Türk Millî Eğitim Sistemi’nde Köy enstitülerinin kurulmasına ve öğrenci merkezli sistemin yaygınlaşmasına öncü olmuştur. Dewey, yararcılık, ilerlemecilik, proje temelli öğrenme, probleme dayalı öğrenme ve araştırma-inceleme stratejilerinden hatırlayabileceğiniz dünya çapındaki bir eğitimcidir. Aynı zamanda 1924 ve 1932 yılları arasında ülkemize gelmiş ve eğitim sistemimizle ilgili incelemeler yapmış, önerilerde bulunmuştur. o yıllarda ülke nüfusumuzun % 80’i köylerde yaşıyordu. Köylerin büyük çoğunluğunda elektrik, su, yol sağlık hizmetleri, okul yoktu. Yoksulluk, hastalık ve eğitimsizlik vardı. Kalkınmayı köylerden başlatmak ve ülkenin gereksinim duyduğu öğretmenleri donanımlı bir şekilde yetiştirmek; köyün tarım, hayvancılık, sağlık, eğitim ve diğer sorunlarını çözmek için nitelikli öğretmenler yetiştirilmeli ve en ücra köylere kadar gönderilip oraları ve tüm ülkeyi aydınlatmalıydılar. İşte bu düşünceyle köy enstitüleri açılmıştır. Dewey ‘’köy enstitüleri hayalimdeki okullardır’’ diyerek bu kurumların çağdaş eğitim felsefesinin ve yöntemlerinin uygulandığı yerler olduğunu da vurgular. Bununla birlikte J. Dewey’in hazırladığı raporla ilköğretim programlarının geliştirilmesine de ağırlık verilmiştir.

EĞİTİM PROGRAMLARINDA TASARIM YAKLAŞIMLAR ( DESENLER ) 1 SORU 1.1 KONU MERKEZLİ (DERSLERE GÖRE) TASARIM YAKLAŞIMLARI Geni-sür-dis-ko-ko KONU MERKEZLİ YAKLAŞIM İÇERİK ÖĞESİNE AĞIRLIK VERİR. Temel disiplin (ders) ve konuların öğretilmesi ile ilgili programların tasarlanmasında kullanılır. İdealizm ve realizm felsefesi ile daimicilik ve esasicilik eğitim felsefesi akımına dayanmaktadır. Disiplin ve konu içeriği ön plandadır. Öğretmen merkezlidir. Konu alanlarının öğretilmesiyle, öğrencinin araştırmaya yöneleceğine, kendi bilgisini inşa edebileceğine ve entelektüel gücünü geliştireceğine inanırlar. 5 farklı aşamadan oluşur. Örnek Kpss 2003 sorusu: Sınıf içi öğretme-öğrenme süreçlerinde konu merkezli yaklaşımları benimseyen bir öğretmen en çok İçeriğin ayrıntılarına ağırlık verir. Çünkü konu merkezli programlar daha çok esasici ve daimici felsefelere dayanır. Örnek kpss 2005 sorusu: Öğrenci merkezli bir öğretim yapmak isteyen bir öğretmen, sınıf içi öğretim tekniklerini düzenlerken etkinlikleri öğrencilerle birlikte planlamalı ve uygulamalıdır. Böylece hem öğrenci ilgi, ihtiyaç, beklentileri ve seviyeleri dikkate alınmış olur, hem de belirlenen etkinliklere öğrenci katılımı artar.

  

 

Geni-sür-dis-ko-ko 1) Geniş alan tasarımı, 2) Süreç tasarımı, 3) Disiplin tasarımı,

4) Konu alanı tasarımı, 5) Korelâsyon (ilgileşim) tasarım

 

1) GENİŞ ALAN TASARIMI (SORULAR AĞIRLIKLI GENİŞ ALANDAN GELİYOR) Disiplinler arası (dersler arası) konu bütünleştirmedir. Aynı özelliklere ait derslerin (bütün olarak) tek bir ders şeklinde verilmesidir. Örnek fizik, kimya ve biyolojinin ilköğretimde fen bilgisi şeklinde verilmesidir. Daha çok ilköğretimde kullanılır. Çünkü ilköğretim düzeyindeki öğrenciler bütünsel olarak düşünmektedir. Konuları parçalara bölemezler. Derslerin bütünleştirilmesiyle ortaya çıkan tasarım yaklaşımına geniş alan tasarımı denir. Genel hatlar verilir, ayrıntıya girilmez. Örneğin ilköğretimde okutulan fen bilgisi ve sosyal bilgiler dersidir. Hepsinden biraz biraz anlatılır.

18

  

 

Bu yaklaşımda birbirine benzeyen farklı derslerin birleştirilerek, yeni bir ders olması esası vardır. Benzer özellik taşıyan bilgi, beceri ve duyguları kapsayan konular ve alanların bir araya getirilmesidir. Bu yönüyle; özellikle ilköğretim kademesinde diğerlerine göre daha etkilidir. Örneğin, sosyal bilgiler dersi, tarih, coğrafya, vatandaşlık bilgisi gibi alanların birleşiminden oluşmuştur. Örnek: fen bilgisi (fizik, kimya, biyoloji, çevre) , sosyal bilgiler ( tarih, coğrafya, vatandaşlık), fen bilgisi ve sosyal bilgiler (hayat bilgisi) şeklinde bütünleştirilebilir. Örnek Kpss 2005 sorusu: Belli alanlarda öğretilmesi amaçlanan bilgilerin disiplinler arasında bütünleşme sağlanarak, daha işlevsel hale getirilmesini benimseyen yaklaşım geniş alan yaklaşımıdır. Mesela fizik, kimya, biyoloji gibi ortak yönleri olan dersler arasında mantıklı ilişki kurulur, benzer konular bütünleştirilerek ele alınır. Örnek kpss 2006 sorusu: Ortaöğretimde tarih, coğrafya, sosyoloji, biyoloji, fizik gibi derslerde ele alınan bazı konular ilköğretimin 4.-8. yıllarında fen ve teknoloji ve sosyal bilgiler dersleri içinde, ilk üç yılda ise hayat bilgisi dersi içinde ele alınır. Hayat bilgisi dersinin ele alınışı, Geniş alan program tasarımı yaklaşımına bir örnektir. Yani ilköğretim seviyesindeki ortak alan disiplinleri (fizik, kimya, biyoloji gibi) fen bilgisi disiplini şeklinde bir bütünlük içinde sunulur. Örnek kpss 2007 sorusu: İlköğretimin ilk üç yılında hayat bilgisi dersi içinde ele alınan konular, 6., 7. ve 8. sınıflarda sosyal bilgiler ve fen ve teknoloji dersleri, ortaöğretim yıllarında ise tarih, coğrafya, sosyoloji, fizik, kimya ve biyoloji dersleri içinde ince-lenir. Derslerin bu şekilde yapılandırıldığı program tasarımı Geniş alan tasarımıdır. Örnek Kpss 2010 Sorusu: İlköğretim programlarında fizik, kimya, biyoloji ve astronomi derslerinin fen ve teknoloji adı altında bir araya getirilmesine olanak sağlayan program tasarım yaklaşımı Geniş alanlı program tasarımıdır. Anlamlı ilişkili ve mantıksal olarak bütünlük gösteren konuların bir araya getirilmesi ile daha anlamlı bir öğrenmeyi amaçlayan yapı, geniş alanlı ta-sarımlardır. Bu sayede benzer bilgi, beceri, tutum ve değerler benzer ya da ilişkili konular içerisinde bütün olarak sunulmaktadır. Örneğin, ilköğretim kademesinin ilk 3 yılında Hayat bilgisi dersinde fen ve teknoloji ile sosyal bilgiler derslerinin konuları bir bütün halinde sunularak daha somut, bütünsel, anlamlı ve yaşama dönük bir öğrenme gerçekleştirilmeye çalışılır. Bu yaklaşım konu ve disiplin tasarımlarının konuları kendi özelliklerine göre birbirinden bağımsız ve derinlemesine sunmasına karşı olarak geliştirilmiştir.

 

2) SÜREÇ TASARIMI SUNUŞ, BULUŞ GİBİ yöntemlerle Ortak öğrenme yoludur. Eleştirel düşünme vardır. Süreç tasarımında en iyi öğrenme yolu eleştirel düşünmenin yansıra; ortak öğrenme ve etkinlik yolları adı verilen İşbirliğine dayalı Öğrenme, Problem çözme, Yaratıcı Düşünme, Karar verme gibi etkinliklerde kullanılır. Süreç tasarımı ülkemizde okulöncesi eğitimde yaygın olarak kullanılmaktadır. 3) DİSİPLİN ( DERS ) TASARIMI Merkezde bir ders vardır ve dersin ayrıntılarına inilir. Disiplinin manası derstir. Öğretilecek disiplinler (dersler) merkezdedir ve derslerin ayrıntılarına inilir.

 

19

Disiplinlerde öğretilecek konular önemlidir. Dersler bağımsız okutulur. İçerik bir alanın tamamını kapsar ve onunla sınırlıdır. 4) KONU TASARIMI Merkezde bir konu vardır ve konunun ayrıntılarına inilir. İçerik gerekli ve önemli konuların bir araya getirilmesinden oluşur. Konuların ne şekilde verildiği ve bu bilgilerin nasıl kullanılacağı önemlidir. Öğretilecek konular esastır. 5) DİSİPLİNLER ARASI YAKLAŞIM ( KORELASYONEL-TEMATİK TASARIM ( DERSLER ARASI ) İLİŞKİLENDİRME) Dersler arasında bir konuyu ilişkilendirmedir. Farklı disiplinler arası konu ilişkisine denir. Farklı disiplinler olmasına rağmen disiplinler arasında ortak bir konu vardır. Örneğin Su ile ilgili dersler arası ilişki kurulmak isteniyor ve şöyle kuruluyor: Müzik: su akar güldür güldür gel de yar beni güldür Beden eğitimi: su sporları Fizik: suyun kaldırma kuvveti Coğrafya: akarsular ve göller Tarih: su savaşlar Şeklinde ilişki kurarak suyu merkeze alıp dersler ortak bir konu ile ilişkilendiriliyor.

 

       

Örnek Kpss 2003 sorusu: İlköğretim düzeyinde çocuklar varlıklar olay ve bilgileri bilim dallarına göre gruplayarak kavrayamaz. İlköğretim düzeyinde çocuklar yarlıkları ve olayları yaşamlarıyla bütünlük içinde algılar. Program içinde yer alan dil, matematik, fen, sosyal bilgiler, resim, müzik, beden eğitimi gibi alanlar birbirleriyle ilişkilendirilirse ilköğretim düzeyindeki çocuğun öğrenmesi daha etkili olur. Bu Disiplinler arası program modelinin temel görüşüdür. Yani ilköğretim düzeyinde tüm disiplin ya da alanlara ait bilgi, beceri veya tutumlara ait konular yer almalıdır. Yukarıdaki örnek çok açık bir örnektir. Örnek Kpss 2007 sorusu: Bir öğretmen “küresel ısınma” konusundan yola çıkarak, fen ve teknoloji dersinde ısı ve sıcaklık, sosyal bilgiler dersinde ısınmanın sosyal yaşama etkileri, matematik dersinde sıcaklık artışı ve suların yükselmesi ölçümü, görsel sanatlar dersinde de ısınmanın insan yaşamına olan olumsuz etkilerini ele alarak içerik oluşturmuştur. Buna göre, öğretmenin içeriği oluştururken izlediği yaklaşım Disiplinler arası yaklaşımdır. 1.2 ÖĞRENCİ MERKEZLİ PROGRAM TASARIMLARI (BİREY-ÖĞRENEN MERKEZLİ/ETKİNLİKLERE GÖRE ) Bu tür programları savunanlar, programların öğrencilerin bireysel ihtiyaçları ve ilgileri çerçevesinde konu alanı birimlerinin düzenlenmesi gereğini vurgularlar. Okulöncesi ve ilköğretim daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Kendi içerisinde 4 alt program tasarım modeline ayrılır. Örnek Kpss 2003 sorusu: Sınıf içi öğretme-öğrenme süreçlerinde, öğrenci merkezli yaklaşımların öğretmenler tarafından tercih edilmesi İşbirliği ve grupla çalışmayı ön plana çıkarır. Öğrenci merkezli yaklaşımlar ilerlemeci felsefeye dayanır. İlerlemeci eğitim felsefesi ise, insan sosyal bir varlık olduğu için eğitimde işbirliği yaparak öğrenmeyi önemsemektedir. Örnek Kpss 2006 sorusu: Öğrenci merkezli bir öğretim programında Öğretmenin, öğrencilere kendi deneyimlerini aktarması ve onlardan bu deneyimleri kullanmalarını istemesine yer verilmez çünkü bilginin direkt olarak sunulduğu, öğrencinin anlamlandırmasına fırsat tanımayan bir ifadedir; bu nedenle öğrenci merkezli bir programın özelliklerine uymamaktadır. Öğrenci merkezli programlar, öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve hazır bulunuşluklarına uygun olarak tasarlanır. Öğrencilerin yaparak, yaşayarak öğrenmesini amaçlar. Örnek Kpss 2008 sorusu: Öğrenci merkezli öğretim yaklaşımı, öğrencilerin aktif olarak sürecin her aşamasında yer alması temeline dayanır. Bu yaklaşımı doğru olarak izleyen bir öğretmenin yapması uygun olmayan davranış biçimine bir örnek Konuları bireysel ya da grup hâlindeki öğrencilere dönemin başında dağıtıp, sırayla anlatmalarını istemektir. Bu doğru bir yaklaşım değildir çünkü öğrenci merkezli öğretim yaklaşımında öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrenci merkezli bir öğretim yaklaşımında öğrencilere proje ödevleri yaptırma, bu proje ödevlerini sınıfta sunmalarını sağlama, işlenecek konuların seçiminde öğrencilerin gereksinimlerini dikkate alma, öğretim materyallerinin oluşturulmasında öğrenci katılımını sağlama, Öğrencilerin bireysel ya da grupça çalışmalarını sağlama ve çağdaş eğitim anlayışına uygun davranış geliştirmek öğrenci merkezli öğretim yaklaşımın göstergesidir. A) Çocuk Merkezli Tasarım B) Yaşantı Merkezli Tasarım C) Romantik Tasarım

   

20

D) Humanistik (insancıl) Tasarım A) ÇOCUK MERKEZLİ TASARIM Öğrenme süreci, öğrencinin yaşantısından oluşmalı ve bu yaşantıdan ayrılmamalıdır. "Kişi yaşadığını öğrenir." Taba prensibinden hareketle öğrenci ile öğrenme yaşantısı birlikte ele alınmalıdır. Öğrenci ilgi ve ihtiyaçları ön plandadır. Önce ihtiyaç belirlenir, daha sonra program geliştirilir. Programlar önceden belirlenen öğrenci ihtiyaçlarına göre tasarlanır. B) YAŞANTI MERKEZLİ TASARIM Öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları sınıf ortamında belirlenir. Öğretmen çok donanımlı olmalıdır. Bu yaklaşıma göre, öğretimin içeriğini çocukların ilgi ve ihtiyaçları belirler. Önceden hazırlanmış bir program yoktur. Yalnızca öğretmenin yaptığı bir ön plân vardır. Program etkinlik süresince gelişir. Etkinlikler öğretmen ve öğrencilerin işbirliği ile plânlanır. Öğretmenler, her öğrencinin gerçek eğitim ihtiyacını uygulamada saptayabilir ve bunun giderilmesi için gerekli tedbirleri alır. C) ROMANTİK (RADİKAL) TASARIM Öğrencinin doğası önemlidir. Çocuk okulda değil doğal ortamda geliştirilmelidir görüşünü savunur. Albert Einstein’nın yetişmesi buna örnektir. Bilinen eğitim sistemi daima protesto edilir. Geleneksel okul kavramına karşı çıkarak, okulun işlev ve amacının yeniden gözden geçirilmesini ve değerlendirilmesini savunmuşlardır. Okula eleştiri söz konusudur ve bireylerin doğal özelliklerine göre eğitim verilmelidir. D) HUMANİSTİK (İNSANCIL) TASARIM Öğrencinin özellikle bireyin gelişim özellikleri önemli görülür. Varoluşçu felsefeyi temel alır. Davranışçı psikolojiyi reddeder. İnsan davranışlarının uyarıcı-tepki şeklinde ilişkilendirilmesinden daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu savunur. Karmaşık yapıya sahip olan insan özerktir, tektir, özgündür. Örnek Kpss 2006 sorusu: Davranışçı öğrenme kuramlarına dayalı öğretim programı tasarımlarına tepki olarak ortaya çıkan ve insan davranışlarının basit bir etki-tepki ilişkisinden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ileri süren temel program tasarımı Hümanistik tasarımdır. Bu yaklaşıma göre öğrencini kendini gerçekleştirmesi ve benlik gelişimi önemlidir. Her öğrenciye farklı bir program yapılmalıdır. Birey tüm yönleriyle ve gelişim özellikleriyle ele alınmalıdır. 1.3 SORUN MERKEZLİ PROGRAM TASARIMLARI Sosyal ve toplumsal sorunları temel alan bu tür programların en temel özelliği, öğrencilerin aktif olması ve sosyal sorunları çözme becerisi kazandırmalarıdır. Toplumdaki gerçek problemler ve onların çözümü üzerinde durulur. Yeniden kurmacılık eğitim felsefine dayanmaktadır. Kendi içinde 3 alt program tasarım modeline ayrılmaktadır. A) Yaşam Şartları Tasarımı B) Çekirdek (Core) Tasarımı C) Toplumsal Sorunlar Ve Yeniden Kurmacılık Tasarımı A) YAŞAM ŞARTLARI TASARIMI Öğrencinin dünyaya ilişkin genelleme becerisi kazandırılır. Mesela uzak doğu ülkelerinde çok deprem olduğu için burada bulunan Japonya depreme dayanıklı evler yapıyor ve buna bağlı olarak diğer devletlerde depreme dayanıklı evler yapmaya başlıyor. Bu tasarımın en önemli özelliği: öğrencileri öğrenmeye ve sorun çözme süreçlerini kullanmaya özendirmesidir. Gerçek yaşamda karşılaşılan sorunlar üzerinde durulur. Öğrenci toplumun problemlerine ilişkin önerilerek sunarak problem çözme becerisini geliştirir. B) ÇEKİRDEK (CORE) TASARIMI Sorunlar, problemler merkeze çekilir. Bu tasarımcılar, toplumun sosyal, politik ve ekonomik gelişmelerinin eğitim programıyla nasıl sağlanacağı konusuyla ilgilenmektedirler.

 

 

 

 

  

 

21

C) TOPLUMSAL SORUNLAR VE YENİDEN KURMACILIK TASARIMI Toplumsal sorunlar programların içeriğini oluşturur. Okulların görevleri öğrencilerin karşılaştıkları sosyal problemleri çözebilecek becerilere kavuşması sağlanır. TABA MODELİ İhtiyaçların (gereksinimlerin) belirlenmesi. Yazmayı bilmiyoruz ihtiyacımız yazmayı bilmek Amaçların belirlenmesi. (ebilmek-abilme) yazmayı öğrenmek İçeriğin seçimi yazmayı öğretmek İçeriğin düzenlenmesi yazmayı hangi sırayla öğreteceğini yapmak Öğrenme yaşantılarının seçimi yaparak yaşayarak öğretmek Öğrenme yaşantılarının düzenlenmesi Neyin nasıl değerlendirileceğinin saptanması Program öğelerinin sırası ve ilişkilerin kontrolü İhtiyaç geliştirmenin en temel öğesi kazanımdır. Örnek Kpss 2003 sorusu: Program geliştirmede tümevarım yaklaşımının ilk basamağı Taba'nın görüşüne göre İhtiyaçların (gereksinimlerin) belirlenmesidir.

          

22

TYLER MODELİ Kaynak Birey Kaynak Toplum

Kaynak Konu Alanı

Olası hedefler Süzgeç Eğitim Felsefesi Süzgeç Öğrenme Psikolojisi

Kesinleşmiş Öğretim Öğrenme yaşantılarının Sağlanması Öğrenme yaşantılarının Düzenlenmesi Öğrenme yaşantılarının Değerlendirilmesi

23

          

TABA- TYLER MODELİ Başla İhtiyaçları belirle Genel amaçları belirle Amaçları sapta İçeriği seç İçeriği düzenle Öğrenme yaşantılarının belirle Öğrenme yaşantılarının düzenle Değerlendirme yap Sonuç yeterli mi? Evetse ayrıntılı işleri formüle et hayırsa amaçları tekrar sapta ve bitir.

24

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->