P. 1
Azerbaycanli Sair Bahtiyar Vahabzade Nin Mugam Poemasi Metin Ve Inceleme Mugam Poem of the Azerbaijani Poet Bahtiyar Vahabzade Text and Study

Azerbaycanli Sair Bahtiyar Vahabzade Nin Mugam Poemasi Metin Ve Inceleme Mugam Poem of the Azerbaijani Poet Bahtiyar Vahabzade Text and Study

|Views: 560|Likes:
Yayınlayan: EmRap Ist

More info:

Published by: EmRap Ist on Dec 05, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/17/2013

pdf

text

original

T.C.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI

AZERBAYCANLI ŞAİR BAHTİYAR VAHABZÂDE’NİN “MUĞAM” POEMASI (METİN VE İNCELEME)

YÜKSEK LİSANS TEZ PROJESİ

TEZ DANIŞMANI Yrd. Doç. Dr. FERHAT TAMİR

HAZIRLAYAN HATİCE NALNBANT 058206107

ANKARA 2007

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI

AZERBAYCANLI ŞAİR BAHTİYAR VAHABZÂDE’NİN “MUĞAM” POEMASI (METİN VE İNCELEME)

YÜKSEK LİSANS TEZ PROJESİ

TEZ DANIŞMANI Yrd. Doç. Dr. FERHAT TAMİR

HAZIRLAYAN HATİCE NALNBANT 058206107

ANKARA 2007

Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü’ne

Hatice Nalbant tarafından hazırlanan “Azerbaycanlı Şair Bahtiyar Vahabzâde’nin “Muğam” Adlı Poemasının Dil ve Üslup Bakımından İncelenmesi” başlıklı bu çalışma 24.09.2007 tarihinde yapılan savunma sınavı sonucunda oybirliği ile başarılı bulunarak jürimiz tarafından Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim dalında YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak kabul edilmiştir.

Başkan: Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun

Üye: Prof. Dr. Fatih Kirişçioğlu

Üye: Yrd. Doç. Dr. Ferhat Tamir

ÖNSÖZ Elinizdeki çalıĢmada Azerbaycanlı Ģair Vahabzâde’nin “Muğam” adlı poemasının dil ve üslup bakımından incelemesini yaptık. ÇalıĢmamıza baĢlarken ki hedeflerimiz ve hazırlanıĢ safhasında takip ettiğimiz yol kısaca Ģu Ģekilde özetlenebilir: Vahabzâde Dünyası! ġeki’den Bakü’ye, Bakü’den bütün

Azerbaycan’a, Azerbaycan’dan Türk Dünyasına, Türk Dünyasından diğer coğrafyalara uzanan ve tüm insanlığı kucaklayan kocaman bir dünya! Hayatın tüm gerçekleriyle yaĢandığı; ütopik olmayan, realist bir dünya! Acılarıyla, ıstıraplarıyla anlattıklarını yaĢayan; yaĢadıklarını anlatan bir dünya! Her Ģeye rağmen ümidin yitirilmediği bir dünya! Bu çalıĢmayı hazırlarken yaĢadığımız âlemden sıyrılıp Ģairin yukarıdaki satırlarda bahsedilen dünyasında buluverdik kendimizi. ÇalıĢmaya baĢlamadan önceki amacımız da buydu zaten. Türk coğrafyasında yaĢayıp da Vahabzâde’nin adını duymayan yoktur herhalde. Ama onun gönülleri fetheden dünyasına girmeyen çoktur kanaatimizce. Elinizdeki bu çalıĢmayla sizi bu dünyaya davet ediyoruz. ġunu da ifade etmek gerekir ki; bu çalıĢma, o geniĢ dünyanın dar bir sokağından ibarettir sadece. Bahtiyar Vahabzâde, 16 Ağustos 1925 yılında Azerbaycan’ın ġeki Ģehrindeki “Yukarı BaĢ” mahallesinde dünyaya gelmiĢtir. Masallarla, Ģiirlerle, kahramanlık destanlarıyla büyüyen sanatçı, çok küçük yaĢlardan itibaren edebiyata ilgi duymaya baĢlamıĢ ve bu ilgisini daha sonraki yıllarda eğitim hayatıyla birleĢtirmiĢtir. ġairin ilk kitabı 1949 yılında yayımlanmıĢtır. Vahabzâde, Azerbaycan Edebiyatının Sovyet Edebiyatı ve Sovyet Edebiyatının sonrası dönemlerini yaĢayan ve bu dönemlerde yazdığı eserlerle milletine yol gösteren güzide bir sanatçıdır. Vahabzâde, hayatı boyunca milletine hizmet verme düĢüncesiyle yaĢamıĢ ve çalıĢmalarını çok farklı sahalarda sürdürmüĢtür. “Muğam” Poeması sanatçının 1970’li yıllarda kaleme aldığı eserlerindendir. bu “Muğam” poemasının konusunu fasıl makamları oluĢturur. ġair, makamları tabiat olaylarıyla, tarihten

Doç. Metni Türkiye Türkçesine aktarırken kelime kelime aktarmaya çalıĢtık. kütüphane araĢtırmalarımda yardımcı olan çok değerli arkadaĢım Fatma Yalçın’a. manevî desteklerini esirgemeyen anne ve babama sonsuz teĢekkürlerimi bildiririm. günlük yaĢamla. Doç. Bunun mümkün olmadığı yerlerde anlama dayalı aktarma yoluna gittik. hayata dair düĢüncelerle iç içe iĢlemiĢtir. Ferhat Tamir Bey’e. . bu makamları söz konusu konularla bütünleĢtirmekle kalmamıĢ hoĢ bir armoni içinde bir parça da okuyucunun kulağına fısıldamıĢtır adeta. Dr. halk hikâyeleriyle. bazen bir arkadaĢ bazen ciddi bir hoca bazen de ebeveyn sözleriyle öğüt veren bir büyük olarak yanımızda olan çok değerli hocamız. Transkripsiyon ve Metin Aktarma” bölümleriyle devam ettik. tezimin yazım aĢamasında sağ kolum olan kuzenim Tuba Ġkiz’e ve son olarak da eğitim hayatım boyunca maddî. ġuayip KarakaĢ Bey’e. Ekrem Arıkoğlu’na. Vahabzâde. Dr. ÇalıĢmamıza “GiriĢ” bölümünde “Modern Azerbaycan ġiiri. ardından da “Dil ve Üslup Ġncelemesi” bölümlerini sunarak çalıĢmamızı “Sonuç” bölümüyle sonlandırdık. tezin hazırlanma safhasında danıĢmanlığımı büyük bir titizlikle sürdüren.r.ii sahnelerle. hayatımın en önemli kararlarını verirken her zaman yanımda olan sevgili ağabeyim Halim Nalbant’a (özellikle bu alanda çalıĢmaya yönlendirdiği ve tez konumu belirlememde yardımcı olduğu için). Daha sonra “Muhteva Ġncelemesi”. benden hiçbir yardımı esirgemeyen değerli hocam. Yrd. Bahtiyar Vahabzâde ve Poema Yazı Türü” hakkında kısa bilgiler vererek baĢladık ve “Poemanın Özeti. Tezimin konusunu belirleme esnasında benden desteklerini ve yardımlarını esirgemeyen çok değerli hocam Prof. lisans ve yüksek lisans eğitimimiz esnasında bana ve sınıf arkadaĢlarıma sürekli moral depolayan. D.

20 3... Hayat Hikâyesi…. Şair Hakkında………………………………………………………….18 2..2.4.……………………….……..42 İKNCİ BÖLÜM Metnin Türkiye Türkçesine Aktarımı………………………………...7 1.... Poemanın Özeti………….…3 1..1 1. Bahtiyar Vahabzâde’nin Ruhî Portresi ve Fikir……….viii GİRİŞ………………………………………………………………………. Modern Azerbaycan Şiiri Hakkında Bilgi…..……………………………….....….………………….105 .……..…...…………….……11 1..3....…..iii İÇİNDEKİLER .…39 BİRİNCİ BÖLÜM Metnin Latin Harflerine Aktarımı ………………………………...…….. Poema Yazı Türü Hakkında Bilgi ve Azerbaycan Edebiyatında Poema Türü…………………………………………….... Bahtiyar Vahabzâde’nin Sanat Anlayışı…………………. Bahtiyar Vahabzâde’nin Eserleri…………………….…………... Bazı Türkologların ve Siyaset Adamlarının Vahabzâde Hakkındaki Sözleri………………………………..……………………………iii TANSKRİPSİYON İŞARETLERİ VE KISALTMALAR DİZİMİ…….…………..1 1.5.………….ÖNSÖZ…………………………………………………………………………… i İÇİNDEKİLER………………….37 4.……......1.1 1.

2.1.1.………….…………………183 4.….2.3..….2.Somut İsimler. 4.2.…….1.2..2..2.………………185 İsimler………………………………………..190 4.…………...…191 4. Kelime Hazinesi ……….……………………………….2.2.2.1.2.1.189 4..190 4.3.. Tabiatla Alakalı İsimler…….3.…………………………………..3.2....190 4.……..……………….……. Aile ve Akraba İsimleri…………….2.………... Cins İsimler………………………….191 4.………. 189 4..Topluluk İsimleri…………………………………….2.1.4.Tekil İsimler. Varlıkların Niteliklerine Göre………. Yiyecek İsimleri……….2.5...2..1.2..Varlıkların Sayılarına Göre………………………………..190 4.….2..2..…………………….………….192 . Varlıklara Verilişine Göre:…………………………….Soyut İsimler……………….2.1. İnsan Vücudundaki Organ İsimleri….190 4.2.2.2.1.….. Hayvan İsimleri……………..190 4..2.1.……………190 4.190 4. Özel İsimler…………….2.1.iv ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Muhteva İncelemesi…………………………………………………………168 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Dil ve Üslup İncelemesi.2.…….Çoğul İsimler…….1.…191 4.……….……...2...192 4.………………………………….…..3.1.189 4..…………………………….………………………….………………..3..…………….2..

. Soru Zarfları………………………………………………..Soru Zamirleri……………………….Vasıflandırma sıfatları…………………………………..İşaret Zamirleri………………………………..1..2.. Nasıllık-Nicelik Zarfları………………………………………...5....5.1.194 4.199 4.3....…….... Zaman Zarfları………………………………………………….…………………………...………….6.2....1.5..2.…. Belirli İsim Tamlaması…………………………....4...2.3...7...2.4..2. Belirsiz İsim Tamlaması………………………………………... Sayı Sıfatları………………………………………197 4..1.2.194 4..203 4...….4..3.….….6...3. Sıfatlar…………………………………………………………….2...198 4.7.198 4.1.3.4. Soru Sıfatları…………………………………….4.4....3.Şahıs Zamirleri…………………………………………………….200 4..2..203 4.4...4.4..2..5.200 4..……….3. Asıl Sayı Sıfatları…………………….199 4. 4.199 4.. Belirsizlik sıfatları…………………………….193 4.1... Azlık-Çokluk Zarfları……………………………………………199 İsim Tamlamaları………………………………………….7...6...5. Sıfat Yapan “-ki” Ekiyle Oluşturulan Sıfat Tamlamaları……..197 4.193 4.3.v 4.. Yer Zarfları……………………………………………….Belirsizlik Zamirleri………………………………. Zamirler……………………….2.196 4. Kesir Sayı Sıfatları…………..2.197 4...4...204 4.....6.…..194 4. Üleştirme Sayı Sıfatları………….197 4.2...5.2.2. ...2.4.5..202 Sıfat Tamlamaları………………………………………….1..197 4. Sıfat-Fiillerle Oluşturulmuş Sıfat Tamlamaları……………....198 4.3.4...2..……. Sıra Sayı Sıfatları…………………….….195 4. Belirtme Sıfatları………………………………………….4.. Zarflar……………………………………………………………………198 4.2......194 4.. İşaret Sıfatları………………………………….…….198 4..….4.………..………..7.........2.Dönüşlülük Zamiri…………………………………….3.……199 4..………………………………………...

. İstiare…………………………….. Bir kelimenin ard arda getirilmesi ile kurulan ikilemeler …………………………………………...…………210 Kelime Tekrarları…………………………………………...237 4.. 4.3..……….11.……..5. Tecahül-i Arif…………………………………...221 4....7..4. 4.....2...11..13.7. Nida…………………………………………………………….11.257 4.1.11.11..... Kafiye…………………………………………………...…. Teşhis……………………………………………………………..…………………………….. Ses Tekrarları……………………………………………….……………....Tenasüp………………………………………………………. İkilemeler…………………………………………………..11...…209 Ünlü Tekrarları……………………………………... Söz Sanatları …………………………………………………………..257 4. Cümle………………………………………………………………….…212 Mısra ve Cümle Tekrarları…………………….3. 4.…….260 4.7.209 Ünsüz Tekrarları (Aliterasyon)…………………..8...207 Tekrarlar ………………………………………………………………..4.. Kinaye………………………………………………………….9.9....2.1...10..9.3.vi 4..11..3. Telmih………………………………………………………….9.. 4..2.....6.219 4.264 .. Teşbih …………………………………………………………..11.. Ritim.220 4...9.9.258 4....1..9...….220 Bir isme çıkma hali eki getirilerek kurulan ikilemeler…………………………………………..9..234 4.4.220 Zıt anlamlı kelimelerle kurulan ikilemeler……….11. 4.253 4.12.11. Tekrar eden edatlarla kurulan cümleler………………….. Yakın anlamlı kelimelerle kurulan ikilemeler…….221 4.249 4.9.11...254 4.. Vezin.5.11.221 4..208 4..223 4.7..219 4.11.7.9.6.224 4.11..... Tezat …………………………………………………………...9.. Mübalağa………………………………………………………. İsim Kökenli Kelimelerle Oluşturulan Sıfat Tamlamaları…205 4. Tevriye…………………………………………………………. İntak……………………………………………………………...7...10...11. 4.9..8.257 4.9..7. 4.....Cinas …………………….261 4....

15..276 ABSTRACT……………………………………………………………………. İstifham………………………………………………………. İrsâl-i Mesel…………………………………...…………………………………………………………269 KAYNAKÇA ……………………………………………………………………271 ÖZET……………………………………………………………………………..vii 4.11..……………….264 4.277 .11.268 SONUÇ……………….14.

Ҝ Ғ Г г Ә ә x Һ : Cilt : Sayı : Sayfa : Yıl :G :Ğ :Ġ :ġ :Ä :ä :x (Hırıltılı h) :H.viii TRANSKRİPSİYON VE KISALTMALAR DİZİMİ a. h .g.d.e. sf. : Adı geçen dergi c. s. y. : Adı geçen eser a.g.

Bahtiyar Vahabzâde’ye babalık eden Mahmut ağa 1956 yılında. 1921 yılında Gülzar Hanım’la evlenen Mahmut Ağa’nın yıllarca çocuğu olmamıştır. O’nun asıl babası bu ailenin reisi Zekeriya Bey. ona annelik eden Gülzar Hanım ise 1963 yılında vefat etmiştir. Ama bütün resmî kaynaklarda ve evraklarda babasının adı. oldukça geniş bir aileye sahiptir. Şairin aile yapısı normal bir aileye göre biraz karışıktır. her ikisine de büyük sevgi duymuş ve onları şiirlerinde yaşatmıştır. 1925 yılında Bahtiyar Vahabzâde doğduğunda kendisinden yaşça çok büyük olan ağabeyi Mahmut Ağa. Dede olarak bildiği Zekeriye Bey’in 1946 yılında ölümüne kadar Bahtiyar Vahabzâde’nin bu olaydan haberi olmamıştır. Bahtiyar Vahabzâde. Gerçek babasının Zekeriye Bey olduğunu öğrenince duyduğu bu yoğun özlemin sebebini anlar. babasını . Ancak şairin hayatında öyle sahneler vardır ki. Vahabzâde. Zekeriye Bey’in oğlu Mahmut Ağa olarak geçmektedir.1. “Baba” temasının çok işlenmediği dönemlerde şair. Şair ailesine çok düşkündür. eski gelenek ve görenekleri çok iyi muhafaza eden görgülü bir Azerbaycan ailesinde dünyaya gelmiştir. ŞAİR HAKKINDA 1. kolayca idrak edilir. baba olarak bildiği Mahmut Ağa’nın yanında yaşarken gerçek anne ve babasının yaşadığı Şeki’ye yoğun bir özlem duyar. Şair. onu babasından istemiş ve kendisine evlat edinmiştir. hayatı eserleriyle birlikte değerlendirildiğinde şairlik ve yazarlık ilhamını yaşadıklarından aldığı.GİRİŞ 1. 16 Ağustos 1925 yılında Azerbaycan’ın Şeki şehrindeki “Yukarı Baş” mahallesinde. Bahtiyar Vahabzâde’nin çocukluğundan beri bir “büyük anne” gibi sevdiği asıl annesi Hanım anne ise 1972 yılında vefat etmiştir. Her insanın hayatı inişlerle çıkışlarla doludur. Hayat Hikâyesi Bahtiyar Vahabzâde’nin hayatı birçok insanın hayatından daha farklıdır. asıl annesi ise Zekeriye Bey’in ikinci eşi olan Hanım adlı bayandır. Vahabzâde.

Bahtiyar Vahabzâde. henüz dokuz yaĢındaydı. yaĢadığı yer. olayın kendisi üzerinde büyük etkileri olduğunu ve Rus düĢmanlığının temelini bu olayın oluĢturduğunu söyler. Vahabzâde bu üniversitede. 1947 yılında üniversiteyi bitirerek lisansüstü eğitime kabul edilmiĢtir. annesinin isteği üzerine hekim olmak için Tıp Fakültesine kaydını yaptırmıĢtır. dönemin Rus baskısı oluĢturmaktadır. yaĢadıklarından nasıl etkilendiği. Mehmet Emin Resülzâde Bakü Devlet Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıĢmıĢtır. eğitimine Bakü Devlet Üniversitesinin Filoloji Fakültesi’nde devam etmiĢtir. Kaçak Abbas’ın baĢına gelenlere küçük yaĢlarda Ģahit olan Vahabzâde. 1942 yılında liseyi bitiren Vahabzâde. evi hakkında yazdığı eserleri de vardır. 1951 yılından 1990 yılına kadar kırk sene boyunca. Bakü’ ye yerleĢmelerinin temel sebebini. ġairin çalıĢma hayatı ise kısaca Ģöyle özetlenebilir: Vahabâde. ailesi. Sadece babası hakkında değil. annesi. daha sonra milletvekili olmuĢ. ġairin eğitim hayatı da iniĢlerle çıkıĢlarla doludur. 1964 yılında ise ―Samet Vurgun’un Yaratıcılık Yolu‖ isimli teziyle profesör olmuĢtur. Bu eserler okunduğunda Ģairin ne derece duygusal bir insan olduğu. Vahabzâde’nin dedesi dönemin kaçaklarından biri olan Kaçak Abbas’a yardım etmiĢtir. eğitim sisteminin yörelere göre uygulanmasındaki farklara bağlı olarak dördüncü sınıfa gitmesi gerekirken üçüncü sınıfa gitmiĢtir. bir taraftan da yazarlık . Kaçak Abbas yakalanınca Vahabzâde ve ailesi Bakü’ye taĢınarak baĢlarına herhangi bir Ģey gelme ihtimaline karĢı tedbir almıĢlardır. Bahtiyar Vahabzâde.2 anlatan bir Ģiir yazmıĢtır. 1919 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından kurulmuĢ olan. insan davranıĢlarının iç dünyasında bıraktığı tesirler anlaĢılmaktadır. 1934 yılından sonra eğitimine Bakü’de devam eden Vahabzâde. Ancak tıp fakültesindeki hocasının da yönlendirmesiyle hekim olamayacağını anlayan Vahabzâde. 1951 yılında ―Samet Vurgun’un Lirikası‖ isimli teziyle doktor olmuĢ. 1990 yılında üniversiteden emekliye ayrılmıĢ. Ailesiyle birlikte Bakü’ye yerleĢtiklerinde Vahabzâde. ÇağdaĢ Azerbaycan Edebiyatı ve Azerbaycan Edebiyatı Tarihi derslerini okutmuĢtur.

Yukarıdaki bölümde de ifade edildiği gibi Ģairin hayatında yaĢadığı her Ģey onun iç dünyasında derin tesirler bırakmaktadır. ġairin ruhî portresini ve fikir yapısını eserlerinden de faydalanarak kısaca Ģu Ģekilde açıklayabiliriz: Bahtiyar Vahabzâde hayatı Ģu mısralarla tanımlar: ―YaĢamak. 1950 yılında anne ve babasının tavsiyesi ile Dilara Hanım’la evlenmiĢtir. Gülzar’dan iki yıl sonra dünyaya gelmiĢ ve Bahtiyar Vahabâde. . Bahtiyar Vahabzâde’nin Ruhî Portresi ve Fikir Yapısı Bahtiyar Vahabzâde’nin ruhî portresi ve fikir yapısına geçmeden önce Ģairin oldukça hassas bir yapısının olduğunu ifade etmeliyiz. Ġkinci erkek çocuğuna çok sevdiği vatan Azerbaycan’ın adı olan Azer. 1 Şairin hayat hikâyesi Prof. ismini de o zaman hayatta olan annesi Gülzar Hanım koymuĢtur. ona Ġkinci Dünya SavaĢı’nda ölen kardeĢinin adını vermiĢtir. Ġlk çocuğu olan kızı Gülzar. Tabii bunlar sadece görünen çalıĢma hayatıdır.2. Torunlarından biri Ģairin adını taĢımaktadır. yanasan gäräk. 1952 yılında doğmuĢ. Mehman Musaoğlu’nun kaleme aldığı “Bahtiyar Vahabzâde’nin Hayat Hikâyesi” adlı makalesi. Oğlu Ġsfendiyar. üçüncü erkek çocuğuna ise ReĢat ismini koymuĢtur. Hayatın mä’nası yalnız ondadır. Bahtiyar Vahabzâde’nin altı torunu vardır. yanmakdır. 1 1.3 çalıĢmalarına devam etmiĢtir. Hüsniye Zal Mayadağlı’nın “Bahtiyar Vahabzâde Hayatı ve eserleri” ve Erdal Karaman’ın Bahtiyar Vahabzâde ile yaptığı söyleşi kaynak alınarak hazırlanmıştır. Vahabzâde de kaleminin gücüyle bunu eserlerine mükemmel bir Ģekilde yansıtmıĢtır. milletine ve insanlığa faydalı olmak için tüm gayretiyle çaba göstermiĢ ve özellikle de ülkesi için büyük hizmetlerde bulunmuĢtur. ġairin aile hayatı hakkında ise kısaca Ģunlar söylenebilir: Bahtiyar Vahabâde. Dr. ġair hayatı boyunca vatanına.

2 Bahtiyar Vahabzâde. Mehman Musaoğlu. Baskı. Äsil sänätkarın. Dedi:– Ancak beni görmekçün özün yanmalısan. kendi ruhî ve sanatsal geliĢimini çok titizlikle değerlendirmiĢtir. Onun da hayatı yanmağındadır. 1. ġair. Dedim: – Ulduz çileyir gözlerin akĢamlarıma. Ģiirlerinde neyin doğru. İstanbul. äsil Ģairin Özü ġocalsa da sözü ġocalmır. neyin yanlıĢ olduğu hakkında çok düĢünmüĢtür. “Bahtiyar Vahabzâde’nin Hayat Hikâyesi”. “Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı”. Bu bağlamda yaĢam ve ölüm.‖3 ―Zulüm Ģehrinde tepeler dağ sayılmakta. arzular Ģirin.4 ġam äğär yanmırsa. yaĢamayı yanmak olarak değerlendirir. bu halımdan haslın Dedi: – Sen gerçeği bilmek için aldanmalısan. .‖ Vahabzâde. Haziran 2006. insan ve zaman. sf. hayatın anlamı gibi felsefî problemler üzerine mevcut olan görüĢleri de belli bir ölçüde irdeleyen ve benimseyen Ģair. Kaynak Yayınları. Bu değerlendirmesine Ģu satırlarda rastlıyoruz: ―Bäxtiyar düĢünäräk biz därin-därin Xäyallar möhtäĢäm.180. sf. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. 3 Prof. yaĢamır dämäk. alçak tepeler önünde insanlar yaltaklanmaktadır. Gün Var Bir Aya Değer. 12.‖2 Büyük Ģairin hayat prensiplerine ve bunu eserlerine hangi mısralarla yansıttığına birkaç örnek verelim. Sevgi konusunu iĢlediği bir baĢka Ģiirinde de Ģairin buna benzer bir baĢka yaklaĢımı daha vardır: ―Dedim:– AĢkımda yanıldım. Bahtiyar Vahabzâde. Dr. ―nasıl olursa olsun‖ yaĢamak isteyenlere.

462. “Vahabzâde’nin Şiirleri Arasında”. Ahmet Bican Ercilasun. ―Bu dünyada bir teher goy yaĢayag‖ deyene. Ah bir teher!. güneĢten kaçıp gölge arayanlara ―ölü canlara‖ düĢmandır. Gelir gulağıma. 1997. Rüyalarında Ģanlı geçmiĢini görmekte. kime hay verim? Üz üze dayanır duygularım da. Dede Korkut’taki Aladağ’a götürmektedir. Oyagken derk edebilmediklerim Mene aydınlaĢır yuxularımda. . sf. 4 Prof. Ankara. kopuz ve kılıç sesleri birbirine karıĢmaktadır. Lügate bu söz hardan gelmedir? YaĢamag. gelir uzagdan.5 yaĢayabilmek için Ģeref ve haysiyetlerini unutanlara. YürüĢdür… Dağılır göyün gubbesi. DüĢmenem yaltaklanıb tepeye dağ deyene. Türk Dünyası Üzerine İncelemeler. Akçağ Yayınları. Kimden kömek umum. Dr. Bir gopuz nağmesi. ġairin damarlarında akan ―atalar kanı‖ onu çok uzaklara. yaĢamagdır! Bes bu ―bir teher‖ nedir? Men düĢmenem. enirik biz Aladağ’dan.‖ Günden gaçıp hemiĢe kölge ahtaranlara…‖4 ―ġair uyanıkken idrak edemediklerini ancak rüyalarında anlayabilmektedir. düĢmenem böyle ―ölü canlara. Görürem. Baskı. 2..

e. 6 Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. 5 6 a. noktadır. vatandaĢında fazlasıyla vardır. 46. . Aladağ hara? Asrlar adladıömrün bir anı. ıstıraplarına göğüs gererek nefes almak insanın kendisine doğru olan saadet dolu koĢusudur. sf. gün ömrü güne beraber? Kim diyor. Bu sabır ve metanet. Vahabzâde’nin insanında. de kim? Me’nasız yaĢamak ondan gorhulu…‖6 Vahabzâde aĢağıdaki mısralarda zaman kavramını farklı bir bakıĢ açısıyla değerlendirir. haftada öyle haftadır? Kim diyor. Meni aparıbmıĢ çox uzaglara Damarımda axan babamın ganı. güneĢin doğuĢu seher. Koy zamanın ölçüsü zamanın olsun Bu ölçü ters düĢer isteğimize.463-464. ―Kim diyor. Bu nedir? Men hara.‖5 ―Vahabzâde için ölüm korkusu ile yaĢamaktansa manalı hayatın korkuları içinde mücadele ederek. Dr. Ölümden gorhmayan de kimdir. g. Dursun Yıldırım.6 Bir gılınc sesi. Prof. ama bu koĢuya katlanmak güç. sf. “Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı”.“ “Payız Düşünceleri” Üstüne Düşen“ Büyük Arzular” ”. Gecenin ömrüne sondur. sabır ve metanet ister.

yıldan da uzundur. uzun. dil ve kültür‖ temalı Ģiirleri daima ön plandadır.‖9 Bu satırların hemen ardından Türk Dünyasının en çok tanınan Ģahsiyetlerinden biri olan Cengiz Aytmatov’un Bahtiyar Vahabzâde hakkındaki Ģu sözlerini aktarmak. ―Vatan. Vahabzâde hakkında Ģöyle der. Buna rağmen unutmamak gerekir ki. sf. Zengin Azerbaycan edebî an’aneleri karĢısında bu kadar nüfuz ve Ģöhret kazanmanın çok çok zor olduğunu kolayca düĢünebilirim. konu ve temaca zengin. Baskı. ġair bir Ģiirinde Ģairlik mesleğinin görevlerini Ģu mısralarla açıklar: ―ġair susturulan gerçeğin dili. İstanbul. ―Bahtiyar Vahabzâde’nin sanatında millî poetik düĢünce en yüksek mertebeye ulaĢmıĢtır. Kabaklı’nın tesbitini destekleyici yönde olacaktır.47.168. sf. Yıl var ki. 9 a. Halistin Kukul. Ancak görülüyor ki. 8 M.46.2001. an’aneler yalnız ve yalnız çağdaĢlığın 7 Bahtiyar Vahabzâde. Gün Var Bir Aya Değer. ―Vahabzâde’nin konu ve temaları.‖8 Edebiyat Tarihçisi Ahmet Kabaklı. 1117-119. y. “Bahtiyar Vahabzâde’nin Vatan Şiirleri”.3. Türk Yurdu Dergisi. ġair hak yolunda geçer canından Geçmez öz aĢkından. öz vicdanından.7 Gün var ki. hakkın vekili. d. ayrıca çok çeĢitlidir. ġair adaletin. 7 1. günden de kısadır bize. Aytmatov. g. bilinen birçok kitaplarında olduğu üzere. Bahtiyar Vahabzâde’nin Sanat AnlayıĢı Bahtiyar Vahabzâde’nin sanat anlayıĢını kendi eserlerinden ve bazı edebiyatçıların onun sanat anlayıĢına dair tesbitlerinden yararlanarak anlatmaya çalıĢacağız. Haziran 2006. . 1. sf. s. Kaynak Yayınları.

s. Zaten Ģair. Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı. Dövünür kalbi gibi her yeni mısrada vatan.‖ 10 Aslında Ģu noktaya da temas etmek gerekir. 1976 Ocağında yazdığı ―Gocalar (Ġhtiyarlar)‖ Ģiiri.Baskı. “Yaradıbdır İnam Meni. Halistin Kukul. Akçağ Yayınları. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. YaĢar Garayev buradan hareketle onu ―asırla yüzbeyüz sohbet eden. . Garayev’e göre ―felsefî manada zaman‖ ile ―Ģairin düĢünen. s. Bu bilgiye Vahabzâde hakkında biraz malumata sahip olan herkes vâkıftır. 13 A. millet sevgisine çıkar. Ģair Ģiirlerinde hangi konuyu anlatırsa anlatsın genel itibariyle bütün yollar vatan.21. sf. hayatın anlamı gibi felsefî problemler üzerine mevcut olan görüĢleri de belli bir ölçüde benimseyen ve irdeleyen Ģair. zamanla hemdert ve hemdem bir Ģair‖ sözleriyle niteler.‖11 Mehman Musaoğlu’nun kaleme aldığı Ģu satırlar Vahabzâde’nin eserlerinde yer alan felsefeyi tanımlar niteliktedir: ―O. insan ve zaman. d. 12 Mehman Musaoğlu. Bu bağlamda yaĢam ve ölüm. Azerî eleĢtirmenlerinden Mehdi Hüseyin. a. Ģiirlerinde zaman zaman kendini sorgulayarak neyin doğru. 11 M. Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı.f. 445. Türk Dünyası Üzerine İncelemeler.45. 1997. 2. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. onun Ģiirini ―düĢündüren poeziya‖ olarak adlandırmıĢtır. ele aldığı her konuyu ―zaman‖la irtibatlandıran ve bu ―irtibat‖ı lirik bir heyecan içinde bize duyurabilen Ģairdir. Ģairlik kudretini vatan sevgisinden aldığını ―Vatan‖ adlı Ģiirinde Ģu mısralarla açıklar: ―Vatan aĢkından alır Bahtiyar öz kudretini. kendi ruhî ve sanatsal geliĢimini titizlikle değerlendirir. neyin yanlıĢ olduğu hakkında çok düĢünmüĢtür.168. sf.13 Vahabzâde.‖12 Vahabzâde’nin ―SeçilmiĢ Eserleri‖ne bir giriĢ yazan YaĢar Garayev. B. sf. lirik ben‖i onun Ģiirinde poetik diyaloğun değiĢmez iki kutbudur. “Bahtiyar Vahabzâde’nin Hayat Hikâyesi”.12. Ankara. Men İnamın Övladıyam”.8 gerdiĢinde yeni sanatçıların yeni sözünde yaĢar. vaktiyle Vahabzâde’yi ―nârahat Ģair‖ olarak vasıflandırmıĢtır. g. Ercilasun. baĢlangıçta bütün renk ve çizgileriyle bir 10 Cengiz Aytmatov.

Zaman onu yalnız halgın tarihî tâliyi ile halgın manevî ve ahlagî hayat tecrübesi ile bağlılığı bakımından düĢündürür ve nârahat edir. Fakat Vahabzâde. O. tabloya üçüncü bir buut ilave eder: Zaman. Ankara. Türkoloji Dergisi. DTCF Yayınları.16 ―Ġlk Ģiirlerini siyasî buhranlar. düĢünen bir ihtiyarın. 23 17 Mitat Durmuş.9 ressamın tablosunu verir. devrin ve Ģartların değiĢmesine bağlı olarak kendini yenilemiĢ. halgın manevî ebediyetine. “Yaradıbdır İnam Meni. KeçmiĢi ve geleceyi de Ģair mahz ―vatan tarihinin‖ sahifeleri kimi varaglayır. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. 2002. d. g.14 Garayev. a. Ġki elini bastonuna. . 16 a. Men İnamın Övladıyam”. Ģairin millî. isterseniz buna bir Ģiir değil. sonsuz mükemmelliğe kadir olur ki. g. Sayı 1. ―Modern Azerbaycan ġiiri‖nin önemli isimlerinden birisidir. manevî indisine ve keçmiĢine olan marag demektir. e. Cengiz Aytmatov. sf. Ercilasun.s. “Bolşevik İhtilalinden Sonraki Azerbaycan Edebiyatında Şiir ve Poema Türü”. Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı. ret ve kabul gibi infialleri söz oyunundan değil. Vahabzâde hakkındaki baĢka bir yorumu ise Ģöyledir: ―Nazım sanatının sihirli vasıfları o vakit sonsuz etkinliğe.15 Cengiz Aytmatov Vahabzâde için ―ġairin olaylar karĢısında coĢma. savaĢlar. 442. Ģiir yazanın fikrî istidadı manevî tecrübesi baĢlıca rol oynasın‖. hafızasından zamana yol bulur. çenesini de iki elinin üstüne dayamıĢ. cepheye gidip de gelmeyenler ya da cepheye gidiyor adıyla baĢka yerlere götürülenler ile onların geriye bıraktıkları ıstıraplı hayatın etkisi ile yazan Bahtiyar Vahabzâde. düĢünen bir ihtiyar tablosu. B. usta bir heykeltıraĢın heykeli deyiniz. 15. içtimai ve estetik ideali ile bilâvâsıta alakadar‖ ilave eder: ―Bahtiyar Ģiirinde zamana marag.f. Ģümullü bir hak iddiasından. Ankara Üniversitesi. Cilt. sf. haklı olarak Vahabzâde’deki ―zaman‖ kavramının mücerret bir sembol olmadığını ―aksine.‖17 Bahtiyar Vahabzâde’nin edebiyat ve Ģiir hakkındaki düĢüncelerine kendi cümleleriyle yaptığı açıklamalara dayanarak Ģu sözlerle açıklayabiliriz: 14 15 A. 22. Cengiz Aytmatov. aksi sedalıktan gönülce inançtan doğmaktadır.‖ yorumunu yapar.

Sözün derinliğinin ise sınırı yoktur. e. 18 Edebiyatı ―hayatın aynası‖ olarak gören Vahabzâde. Toplum hayatında vuku bulan her hadise edebiyatın konusu olabilir.10 Vahabzâde’ye göre: Edebiyat söz sanatıdır. yazar. Ģiirin. bir amacın olması gerektiğine inanır. kendi kalbinde hangi hisse. Bahtiyar Vahabzâde’ye göre. ġiirde mana açık olmalıdır. geleneksel Ģiir türlerinde de dönemin fikirlerini anlatmak mümkündür. Sanatçı o günün beklentilerine henüz cevap verememiĢken ertesi sabahın konuları ortaya çıkar. hatta her günün.‖ görüĢünde olan Bahtiyar Vahabzâde. bir idealin. sanatçı için yeni bir mataryel demektir. ġiirde Ģekli. edebiyatın toplum hayatı dıĢında ayrıca bir konusu olamaz. Yeni olarak ortaya çıkan her Ģey. g. ―Ģiir. ĠĢte sanatçı. 60 . Ona göre önemli olan zamanın 18 Hüsniye Zal Mayadağlı. hangi fikre.‖ düĢüncesindedir. tıpkı kelebeğin kanatlarının rengi her çiçekte farklı farklı oluyorsa sözün kanatlarının da bir sarrafın elinde renk bulduğunu açıklar. zamanın Ģartlarına göre edebiyattan beklentileri vardır. sanat anlaĢılır olmalı. eserin güzelliği için gerekli olduğunu düĢünse de hiçbir zaman ilk Ģart olarak değerlendirilmemiĢtir. Asıl önemli olan bu hadiselerin sanat eseri olarak aktarılabilmesidir. her edebî eserin içerisinde bir fikrin. Sözün kanatlarının olduğunu ifade eden Vahabzâde. Vahabzâde. sf. hangi amaca bağlanmıĢsa kendi hayatında da onu arayacağından her sanatçının kendine özgü konu repertuarının olduğunu söyler. yeni tarzdaki eserlerde Ģeklin. Sözün bu kıymetli özelliğini anlayınca da idrak ettiklerini aktarma isteği bir noktada durmaz. sadece bir ―taĢıyıcı ve ulaĢtırma vasıtası‖ olarak görür Bahtiyar Vahabzâde. sanat eserini bu ―sınırsız imkânlar‖ çerçevesinde ortaya koyar ve kendine has bir kaleme sahip olur. Bahtiyar Vahabzâde. ġiir. ―bulmaca‖ değildir. Sanatçıya göre her dönemin. Bu amaç da edebî eserin konusunu belirleyecektir. a.

Ebedî Heykel. Sade Adamlar. düĢüncelerini esere yansıtabilmektir.f. sf. bütün insanlığın yüreğine hitap eder. s. edebiyat ve sanatın belirli bir tabaka için değil.85-90 . g. Bir Ürekde Dört Fesil. g. Semed Vurgun.20 Bahtiyar Vahabzâde. 75-83. Çınar. Sanat da ilim de devrin Ģartlarından bağımsız olarak yalnız hakikati anlattığı zaman büyür ve hak ettiği değeri bulur. 19 20 a. e. 19 Vahabzâde. Verdiği bu eserler ve içerikleri Ģunlardır: Ġlk kitabı 1949 yılında yayınlanmıĢ olan ―Menim Dostlarım‖dır. g. sanatta tabilikten. ġeb-i Hicran. halk için olması gerektiğini düĢünür. Daha sonra yayınlanan eserleri ise Ģunlardır: ―Bahar. SeçilmiĢ Eserler. e. Dostluk Neğmesi. ‖ Bahtiyar Vahabzâde’ye göre sanat ve ilmin birleĢtiği nokta ―hakikat‖tir. Bu duyguları. sanatta samimiyeti ――yüreğin kapılarını açan en itibarlı anahtar‖ olarak görür. SeçilmiĢ Eserler. E’tiraf. düĢünceleri ifade etmenin yolları. Aylı Geceler. kendi kalbinin kapılarını açamadığından. sanat eserinde milletinin geçtiği yolları bulabilmeli ve geleceğini görebilmelidir. o yürekten gelen sesler okuyucunun da kalbinin kapılarını açamayacaktır. e. Ceyran. 85 21 a. Nasıl ki. samimiyetten ve sadelikten yanadır. Menim ġe’rim. Bahtiyar Vahabzâde’nin Eserleri Bahtiyar Vahabzâde sanat hayatı boyunca edebiyatın hemen her türünde eserler vermiĢtir. a. Çünkü ikisi de sadece bir milletin değil. Kökler Budaglar. 21 1. sedece vasıtadır. Sanatın büyüklüğü halkın ihtiyaçlarını ne derece karĢılayabildiğine oranla ölçülür. Çünkü bunlar sanatta evrenselliğin ve kalıcılığın sebeplerindendir. ―Bu anahtarı kaybeden sanatkâr. sf. O.4. Halk.11 duygularını. Ġnsan ve Zaman. amaç değil. yüke göre ulaĢım aracı tercih ediliyorsa edebiyatta da konuya göre de Ģekil seçilir.. Halg ġairi Samed Vurgun.

Açılan Seherlere Selam. Bahtiyar Vahabzâde’nin Ģiirlerinde çok geniĢ bir biçimde iĢlediği meselelerden biri ―Ana Dili‖ konusudur. onun diğer . Her Çiçekten Bir Leçek. AĢağıdaki satırlarda bu mevzuya yer verilecektir. Ümide Heykel. Bahtiyar Vahabzâde’nin Ģiirlerinde ele aldığı Ana dili konusu. ―Üz Astar‖. ġenbe Gecesine Geden Yol. SeçilmiĢ Eserler (iki cilt). ġair. dilin ecdatlarımızdan kalan en büyük miras olduğunu vurgulamaktadır. bu konu aynı zamanda onun hayatı boyunca mücadele verdiği bir konudur. ―Märziyä‖. ―Ne Ondansan.dir. 1954 yılında yazdığı ―Ana Dili‖ Ģiirinde ana dilini halkının ilk ders kitabı olarak nitelendirmiĢ ve kutsal bir varlık olan Ana ile Ana dilini bir arada değerlendirmiĢtir. muhafaza edilmesi ve zenginleĢtirilmesi bu büyük fikir adamının yolunda en büyük mücadele verdiği meselelerdendir. ―Yollar Oğullar‖. Bahtiyar Vahabzâde’nin 50’li yıllardan itibaren yazdığı birçok Ģiirinde iĢlenmiĢtir.12 Deniz-Sahil. Lirika. ―Latin Dili‖. Sanatkâr ve Zaman. ―Alfabe Kitabı‖. Sovyet rejimi yıllarında Ana dilinin resmî makamlardan kovulduğunu ve bu dilin gereğince kullanılmadığını da zaman zaman ifade etmiĢtir Ģair. Payız DüĢünceleri.Ġkinci Ses. VetendaĢ. Nağıl-Heyat. Vahabzâde’nin eserlerinde iĢlediği bir konu vardır ki. ġehitler. Derin Gatlara IĢıg. Sadelikte Büyüklük. Ne Bundan‖. Açıg Söhbet. Ģiirlerinde de dil konusuna değinmiĢtir. Feryad. ―Oğluma‖ vs. ―Bu Dil‖. Dört Yüz On Altı. Veten Ocağının Ġstisi. Özümle Söhbet. Ana dili ve genellikle dil konusu. Piyesler. Bahtiyar Vahabzâde. Bir Baharın GaranguĢu. Ana dilinin kullanılması. Hara Gedir Bu Dünya. ġairin bilhassa dil konusunu ele aldığı Ģiirlerine Ģunlar örnek olarak gösterilebilir: ―Ana Dili‖. Gelimli Gedimli Dünya Son Ucu Ölümlü Dünya. SeçilmiĢ Eserler (iki cilt). Ana dilini halkının birçok maddî ve manevî değerlerinin bir simgesi olarak gören Ģair. Semed Vurgun. Goyun. Muğam. ―ġäbi hicran‖. Bununla birlikte. ―ġähriyara‖ vs. Ahı Dünya Fırlanır. Dan Yeri.

Ġkinci Ses. Eserleri baĢka dillere de tercüme edilmiĢtir. e. Yard. sf. 23 Bahtiyar Vahabzâde’nin yazdığı piyesler ise Ģunlardır: 1965 yıllarından bugüne kadar ―Azerbaycan Devlet Akademik Dram Teatrinda‖ Vicdan. 62-63. 22 23 Prof. Türkiye Türkçesiyle yedi eseri yayınlanmıĢtır. J. 24 Bahtiyar Vahabzâde’nin kaleme aldığı poemaları ve bu poemaların içeriği hakkında Ģu bilgileri verebiliriz. 63. Dr. senaryo. Hüsniye Zal Mayadağlı. YağıĢdan Sonra. piyes. Alman dilinde bir. sf. 1973 yılında da ―YağıĢtan Sonra‖ piyesi sahnelenmiĢtir. a. e. YevtuĢenko. dördüncü olarak da Ezizbeyov Teatrında ve nihayet Maksim Gorki adına Hankendi Dövlet Dram Teatrında rejisörünün yeni bir düzenlemesiyle sahnelenmiĢtir. Doç. ikinci olarak Yerevan’daki Azerbaycan Teatrında. R. a. poema. d. Yollara Ġz DüĢür. J. araĢtırma. çeviriler yazan yaratıcı bir sanatçıdır Bahtiyar Vahabzâde. hikâye. Özbek Türkçesiyle iki. Mehman Musaoğlu. Feryad adlı manzum ve mensur piyesleri sahnelenmiĢtir. tanıtma yazıları. Kazakova tarafından on iki eseri Rus diline tercüme edilmiĢtir. üçüncü olarak Semergend Teatrında. makale. Ģiir. . 24 a. ―Gıymet‖ poemasında öğretrmenlik sevincini ve öğrencilerini konu edinmiĢtir. ―Ġkinci Ses‖ oyunu ilk olarak 1968 yılında M. sf.13 faaliyet alanlarının 22 yanı sıra bilimsel popüler makalelerine de yansımaktadır. g. ―Ġftihar‖ poemasının konusu örgencileridir. 41-43. Ermeni ve Gürcü dillerinde iki. Aynı piyeslerden bazıları Ermeni. Kendi ana diliyle. inceleme. Moris. Ezizbeyov adına Akademik Teatrında. Türkmen ve Özbek dillerinde de izleyiciyle buluĢturulmuĢtur. g. Dr. Bunlardan önce de 1959 yılında Celil Mehmedguluzâde adına Nahçıvan Dövlet Dram Teatrinda ―Edalet‖ piyesi. g.

―Viyetnam Balladası‖ poemasında Vietnam SavaĢı kaleme alınmıĢtır. ―Fikir Haggında Fikirler‖ de zaman.14 ―Merziye‖ de bir öğretmenin mücadeleleri anlatılmıĢtır. gurbet. yeni ölçülerin lüzumu. vatan hasreti. ―E’tiraf‖ poemasıyla itirafın. bu iki konudaki düĢüncelerini ortaya koymuĢtur. gökler ve fikir üzerine fikirlerin konu alındığı bir poemadır. zengin . ―Vaht-Sür’et-Fikir‖ poemasında. evlat ve torun iliĢkilerini anlatır Ģair. baba. 1973 yılındaki güzellik yarıĢmasında ―Amerika Güzeli‖ sıfatını almıĢ Emma Nayt’ın dilinden fakir bir kızın. ―Amerika Güzeli‖ adlı poemada. sonsuzluk. ―Salam‖ adlı poemada ―Ģanlı Irak toprağında‖ kaldırılan bağımsızlık bayrağına selamlar gönderirken Fuzûli. hız. cesaret. ―Heyat-Ölüm‖ poemasında Ģair. an. yücelik. ―Veten Menem Men Vetenem‖ veya ―Facie‖ poemasıyla çalınan bir levhanın yüzünden müze bekçisi Matsurata’nın çektiği sıkıntılar ve intiharını anlatır Ģair. herkesin kendinden öc alması. ―Her Baharın Öz GaranguĢu‖ poemasında Ermenilerin yas meclislerini. hızın sınırları nasıl dağıttığı. Nizamî ve Ebululâ’dan da bahseder. teknik geliĢmelerin ayrılığı yenememesi. paklık olduğunu anlatmıĢtır Vahabzâde. manevî sorunlarının ise kalem sahiplerinin sorumlu olduğunu açıklayan önsözüyle sunduğu ―Tezadlar‖ poemasının konusunu oluĢturur. H. Tebrizî. temizlik. ―Ġkinci Ömür‖ poemasının konusu Rus-Japon SavaĢı’dır. hızın birlik ve kavuĢma demek olduğu. ―Hekim dostum CavanĢır! poemasında insanların maddî ağrılarını doktorları. eski ölçülerin gereksizliği. zaman içinde fikrin sınırlı olmaması gibi konuları ele alınmıĢtır.

Taun ve Epilog olmak üzere on üç bölümden oluĢmuĢtur. Prolog. ġair bu eserinde.15 olma isteği. ―Uçun Neğmelerim‖ poemasında da ise kahraman Tatar Ģairi Musa Celil ve onun zindana atılıĢı. Aynı Ģiir kitabında yer alan ―Feryad‖ poemasıyla Ġtalya’nın Pompey Ģehrindeki Vezüv volkanının püskürmesinden oluĢan zarar anlatılır. Ġki Hükümdar. ―Gem Ġçinde Sevinç‖ poemasında bir babanın aniden hastalanıĢı ve oğulunun telaĢı anlatılmıĢtır. ġair. 1960 yılında ―ġeki Fehlesi‖ gazetesinde daha sonra da bir kitabında bu poemanın yayınlanmasıyla Vahabzâde için ağır günler baĢlar. Ġki Hediye. ġikâyetnâme. Klasik Türk Edebiyatının köĢe taĢlarından biri olan Azerî Ģair Fuzûli’nin hayat ve faaliyetlerini ―büyük bir kâinat‖. ―Ağlar-Güler‖ poemasında Sabir’in Ģahsiyeti. Emi Gatili. çektiği iĢkenceler. Ģairlik ilhamı ve zindan Ģiirleri kaleme alınmıĢtır. Mehemmed. düĢünceleri anlatılmıĢ. 1958 yılında yazıp da o zaman hiçbir yerde yayınlattıramadığı ―Gülistan‖ poeması vardır. Bir Deste Çiçek. Can Yangısı. Mehemmed-Leylâ. ―Aylı Geceler‖ de dumanlı Tebriz’in hali ve Sabir’in ―Hophopnâme‖ sinin mazlumları uyandırmaya çalıĢması. Ah Zalım Ovçular!. Ġki Müellim. partizan bir grubun baĢındaki Ferhat isimli gencin baĢından geçenler. bu poema yüzünden çalıĢtığı üniversiteden iki yıl uzaklaĢtırma alır. ―Dostluk‖ poemasında Ukrayna’nın ücra bir köĢesinde. ―ulaĢılmaz zirve‖ Fuzûli’ye yakıĢacak tarzda Ģairâne bir ifade ile anlatılır. Bu poema. trajik bir olay kurgusuyla anlatılır. sevdiğine güzel görünmek için falcıyla kurduğu bağlantı ve Ģöhret için bir adamın desteğiyle ―güzel‖ seçiliĢi anlatılır. Bu poemasından daha önce. bunun yanı sıra ―bağımsızlık‖. . Kerbelâ Seferi. ―hak‖ kavramlarına da değinilmiĢtir. çevresindeki dostluklar kaleme alınmıĢtır. insanın bir maksat için yaĢaması gerektiği. ―ġeb-i Hicran‖ poeması.

kendine yabancılaĢmak. Körpe. 1. Beni Osman’ın vatanını.Bölüm. hem de üstüne basa basa. mezhebini. 4. milletini. Goca. Araplıktan uzaklaĢmak. konuyla ilgili . Bu poemada yabancıyla evlilik. millî bağımsızlık duygusuyla kaleme almıĢtır. Körpeler Evi. Sosyal bir yarayı ele aldığı bu poemasında Bahtiyar Vahabzâde. ġair. bebeğini sokağa bırakanları. hayatını sigorta etmek amacıyla yazmıĢ olduğu. dinini hiçe sayarak Paris’e gidiĢi ve Elcezair’in servetini kumarda kaybetmesi. Vahabzâde.Bölüm. ortaya koymuĢtur. 1988’de yazdığı ―Ġki Gorhu‖ adlı poemasında Stalin devrinde bütün kalem sahiplerinin ve kendisinsin yaĢadığı korku duygusunu ve mahrumiyetleri dile getirmiĢtir. ―Dört Yüz On Altı‖ isimli poemasında. kendi inandığı fikirleri. Ġkinci Dünya SavaĢında Fransızların yanında yer alıĢ ve nihayetinde Cezayir’in millî kurtuluĢ mücadeles gibi konuları da içerir.Bölüm. yılı münasebetiyle yazdığı bu eseri üç fasıldan meydana gelir. Üzeyir Hacıbeyli’nin hatırasına yazdığı ― Muğam‖ adlı poemasını kaleme almadan önce makamların nereden geldiğini araĢtırmıĢ. 3. Taganrog Divizya‖ diye adlandırılan orduyu ve kahramanlıklarını anlatmıĢtır. ―Yollar-Oğullar‖ poemasının konusu. Bölüm. Ġkinci Dünya SavaĢı yıllarında Azerbaycanlılardan oluĢturulan ve ―416. O devir ‖Ģahsa tapma devri‖ olduğundan Bahtiyar Vahabzâde de bu tür bir eser yazma ihtiyacı duymuĢ ama bu eserde bile kalemini saklayamamıĢ. 1974’te yazdığı ―Leninle Söhbet‖ poeması Bahtiyar Vahabzâde’nin kendini. Vahabzâde’nin annesinin hatırasına yazdığı ―AtılmıĢlar‖ poeması dört bölümden oluĢur.16 Ġran ġahının kanlı rejimi ve Lenin’in ―halglar hapishanesi‖ olarak adlandırdığı Çarlık Rusyasının Azerbaycan’ın ikiye parçalamasını ve bu sömürgecilik siyasetini. devri öven eserlerinden biridir. Almanya galibiyetinin 30. Gocalar Evi. 2. yaĢlanınca ortada kalan ihtiyarların halini duygu yüklü mısralarla anlatırken mesajını da verir. Frenk hayatı yaĢaması üzerine kurulmuĢtur.

Almanya’daki iĢçiler ve gecekondu meselelerini anlatır Ģair. Bahtiyar Vahabzâde. Bu tercümelerini de ―Her Çiçekten Bir Leçek‖ adı altında kitap halinde neĢr etmiĢtir. Bulgar Ģiirinden de Dimitr Zlatev ve G. Camal Kamal’ın. ―Son GörüĢ‖ poeması ile sevgiliye Ģairce serzeniĢte bulunmuĢtur Bahtiyar Vahabzâde. 25 ġairin son çıkan eserlerinden biri olan ―Payız DüĢünceleri‖ hakkında Ģu bilgiĢer dikkat çekicidir. Ġstanbul. vicdan ve liyakat kavramları üzerinde durulmuĢtur. Ankara. sanat ruhuna uygun gelen. ġair. zaman zaman Güney Azerbaycan’daki milletdaĢlarıyla konuĢmaktadır. onu bir Ģair gibi heyecanlandıran numuneleri kendi diline çevirmiĢtir. ġairin 25 a. e. Litva Ģiirinden. Rimma Kazakova. g. Alman Ģiirinden. Renat Haris’in. tarihî eserleri. Tebriz’deki koca Ģair ġehriyar’a telefon açmakta. Tatar Ģiirinden. bazen ömrünün olgunluk devri olarak tezahür etmektedir. ömrünün sonbaharındadır. Yevgeni YevtuĢenko. Andrey Demetyev’in. Sovyet Sosyalist Birliği ve Dünya Edebiyatından yüreğine yatan. A. KuĢner. Kitap da adını zaten buradan almaktadır.17 eserler okumuĢ ve ünlü müzisyenlerden makamları tekrar tekrar dinleyerek bu makamlarda hissettiklerini kaleme almıĢ ve böylece söz konusu poema oluĢmuĢtur. Efes gibi yerleri. . ġiirin pek çok mısralarına güz düĢünceleri hâkimdir. Vahabzâde zaman zaman Özbekistan’a selam göndermekte. 62-67. iĢsizlik sorununu. sesini Tebriz’e ulaĢtıran telefon tellerini kıskanmaktadır. ―Leyaget‖ poeması ile ġaĢa’nın Ģahsında insanların birbirine güvensizliği. Grivnev’in Ģiirlerini tercüme etmiĢtir. Ģairde bazen buruk bir duygulanıĢ. Bahtiyar Vahabzâde’nin çeviri yaptığı bazı Ģairler Ģunlardır:: Rus Ģiirinden. Özbek Ģiirinden. ―Ahtaran Tapar‖ ile Türkiye’ye seyahati sırasındaki gözlemlerini. Ġzmir. Helmut Fransler’in. Sonbahar. Alfonsas Maldanis ve Alfonsas Bukantas’ın.

g. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. bütün nesillere. kendi dünyasını. “Bahtiyar Vahabzâde. Dr. od ocağına ve bundan sonra bütün kâinata yüz tutar. AĢağıdaki satırlarda ünlü bazı Türkolog ve siyaset adamlarının Vahabzâde hakkındaki düĢüncelerine yer vererek farklı bakıĢ açılarıyla sanatçının tanınması amaçlanmıĢtır. Çünkü onun manzumelerinde zaman yaĢıyor. hepimize has olan ihtiraslardan. koynunda yaĢadığımız zaman… Ve Ģiirlerin kudreti de iĢte bundadır. yeri doldurulamayacak nadide bir sanatçıdır. “Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı”.26 1. Zannımca. köprü tablolar çizer. derd ü serimize ortak olan. Azerî Edebiyatında birçok yeniliğe imza atmıĢ. kendi hırs ve heyecanlarını Bahtiyar’ın Ģiirlerinde bulabilir. komĢusuna. 29. insana. sf. d. Sanatkârlığının çiçeklenme ve müdriklik devrine kadem koyan büyük Ģairin ölçüsüz istidadı böylece meyve verir. Yine her birimiz. a . böylece inkiĢaf eder. mekân ve fezanın mücerret âlemine günümüzün heyecanlarına. okuyucuların çoğu bugün kendisini. . Vahabzâde’nin Ģahsiyeti ve yaptığı faaliyetler ayrı bir tez konusu olacak kadar geniĢ çerçevede incelenecek kapasiteye sahiptir. dünyanın atom tehlikesine köprü fikirler atar. Bizim kaygı yükümüzü taĢıyan. sf. Ahmet Bican Ercilasun.18 arzusu parçalanmıĢ bir vatan değildir.‖ 27 Cengiz Aytmatov 26 27 Prof. 20. Onun ve bütün milletdaĢlarının ―bütöv (bütün) bir toprağa‖ hakkı vardır.5. doğrudan doğruya zaman. Bazı Kültür ve Siyaset Adamlarının Vahabzâde Hakkındaki Sözleri Vahabzâde hem Türk Edebiyatında hem de Dünya Edebiyatında tanınan ünlü bir Ģahsiyettir.

eriĢtiği edebî ve toplumsal zirvede halkının her türlü problemlerinin çözümlenmesi için çareler arayan bir liderdir. Bahtiyar Vahabzâde. d. O. aynı zamanda dünyanın gelmiĢ geçmiĢ en büyük tarihî olaylarını irdeleyerek. 30 a. ‖ 31 Oljas Süleymanov ―… Yaratıcılığı halka ilahî bir inançla bağlıdır ve bu inanç onun sanatkârlık hayatında baĢlıca rolü oynar. seven gönüllerin. bir halk Ģairidir. d. Yahya Kemal. Bir genç. Azerbaycan Türkçesinden aktaran: Perviz Sultanov. g. sf. sf. d. bana Bahtiyar’ın Ģiirini okuıdu. “ Türk Dünyasının Ortak Sesi”. Uykusunda hıçkıran ve hiç kimse tarafından iĢitilmeyen. ‖30 Yavuz Bülent Bakiler ―Bahtiyar Vahabzâde. En büyük ödüllere layık görülmüĢtür. . aydınlık yüzlerin ve güzellik yolunun sembolüdür. g. 29 a. adıyla çağırırlar. ÇağdaĢ Türk Dünyasının bir kalem üstadı olarak selamlıyorum. g. 15. 31 a. bütün ülkede tanınan ve sevilen bir Ģairdir. 44.‖ dedi. 16. sf.‖ 29 Mehman Musaoğlu ―Türk Edebiyatı için Mehmet Akif. 28 Prof. O’nun Ģiirlerinde doğuya özgü bütün güzel nitelikler yansımıĢtır. Doğuda en saygın kiĢileri soyadıyla değil. bir fikir adamıdır. 39-40. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. çok yönlü faaliyete sahip olan bir Ģair. Ben onu hem insan hem yazar olarak tanıyan biriyim. sesi hiçbir aks ü seda vermeyen nice yazarlar var. sf. ―Bu bizim Bahtiyar’ın Ģiiridir. “Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı”. Necip Fazıl ne ise Azerbaycan Edebiyatı için de Vahabzâde odur. bütün Türk Dünyasının ortak sesinin. Bununla birlikte o. Dr.‖ 28 Süleyman Demirel ―Bahtiyar Vahabzâde.19 ―Sizin edebî kiĢiliğiniz bütün Türk Dünyasının manevî birliği ve yükseliĢiyle iliĢkilidir… Sizi sadece Azerbaycanlı kardeĢlerimizin değil. Sonra tercüme etti. Lakin O’nun en büyük ödülü halkın sevgisidir. Nizami Caferov.

medeniyet ve edebiyat tarihi içinde en fazla ağırlığı olan 19. O. bu son iki yılda zirveye çıkmıĢtır. Önceki edebî aĢamalar ilim.‖ 32 Sabir Rüstemhanlı 2. daha sonra ise dönemin edebiyatındaki değiĢiklikleri Ģiir türünde incelemek uygun olacaktır. 45-46. yaĢadıkları sevinçli ve kederli dönemler. Bence sanatkâr için bundan büyük bahtiyarlık olamaz!.20 Lakin Bahtiyar Vahabzâde’nin sesine daima ses verirler. Azerbaycan edebiyatının tarihi onu yaratan halkın tarihi gibi eski ve zengindir. 33 Azerbaycan Türklerinin iki bin yıl boyunca kat ettiği ilim. “Modern Azerbaycan Şiiri (Kuzey)”. inandıkları manevî ve ahlakî kanaatler tüm yönleriyle bu edebiyata yansımıĢtır. insan hislerinin mahiyetini açan poetik tezatlar silsilesi. hislerin ve düĢüncelerin daimi zıtlaĢması ve reddi ve yeniden yaratılması müĢahede edilir. bir değil.MODERN AZERBAYCAN ġĠĠRĠ HAKKINDA BĠLGĠ Modern Azerbaycan Edebiyatında Ģiir türündeki değiĢikliklere geçmeden önce dönemin edebiyatı hakkında bilgi vermek. Türk Dili Dergisi. halkın özünü bulup yeniden doğmasında Bahtiyar Vahabzâde yaratıcılığı kadar ardıcıl tesir göstermiĢ kuvvetlerin sayısı çok azdır. . elde ettikleri bilgi ve tecrübeler. Türk edebiyatlarının büyük tarihe ve geleneklere sahip bir kolunu da Azerbaycan oluĢturmaktadır. d. yüzyıllar benzersiz eserleriyle dikkati çeker. (Türk Şiiri Özel Sayısı 5).. Bahtiyar Vahabzâde’nin Ģiir ve poemalarında cemiyet hadiselerinin. birkaç nesil okuyucunun vatandaĢ olarak yoğrulup yeniden (millî kimliğini kazanarak) doğmasından hiçbir teraziyle ölçülmeyecek büyüklükte bir iĢ becermiĢtir. g. 13. sf. Dr. sf. ve 18. Halil İbrahim Usta. Azerbaycan Türklerinin bin yıllık tarihleri boyunca geçtikleri mücadelelerle dolu hayat yolu.yüzyıllar arası Azerbaycan 32 33 Prof. felsefe ve estetik. sanat. Son on yıllarda millî Ģuurun saflaĢması ve Ģekillenmesinde. Dursun Yıldırım. 741. a. ve 20.

Önceki yüzyıllarda millî kimlik ġark.21 Türkçesiyle ortaya konan edebiyatın geliĢip kendini gösterdiği dönemdir. Ana dille ortaya konan edebiyatta. evrenselden millîye doğru bir geliĢme görülür. Türk ve Ġslam konteksinde ĢekillenmiĢtir. genelden özele. tasavvufta ve mistik gerçek üstünün yakınlaĢması Ahundzâde’nin Ģiirinde tükenir ve o. Ģiirden nesre aynı zamanda geçer. dil ve üslup sistemi hatta yeni alfabeye geçme teĢebbüsleri yeni bir değiĢim ve dönüĢümün habercisi olmuĢtur. Özellikle Mirza Fetali Ahundzâde’den baĢlayarak hem Doğu’nun hem de Avrupa’nın değerleri ortak bir noktada sentezlenerek geliĢtirilmeye baĢlanmıĢtır. Diğer yandan edebî gelenekte felsefe ile Ģiirin oranı aynı ölçüde artar veya azalır. Yakın Asya’da sosyal-tarihî ve edebî-estetik kabullerle klasik Avrupa bediî-felsefî kabullerini tabii bir süreçte sentezleme iĢini Doğu’’da ilk olarak bu devrin Azerbaycan Edebiyatı gerçekleĢtirmiĢtir. neredeyse özelliğini kaybetmek üzereyken Mirza Fetali Ahundzâde. fikir. üslup ve poetikada) millî realist düĢüncenin çok yönlü olarak geliĢtiği yüzyıldır. yüzyıl ise edebiyatın her sahasında (konu. tür. F. Ahundzâde’nin Temsilât’ının ve felsefî görüĢünün özündeki edebî-estetik geliĢmede Doğu ve Batı’nın değerleri kesiĢip birleĢir. Ali Bey Hüseyinzâde. Ġslam modeli ve poetikası. Ahundzâde ile birlikte Azerbaycan-Türk kimliği ortaya çıkmıĢtır. 19. romantik estetikten realist maarifçiliğe. M. poetika. Hadi ve H. Müslümanlığın ve Türklüğün tesir ettiği edebî çevre de daralır. Celil Memmedguluzâde ve Mirza Elekber Sabir ile baĢlayıp hâlâ devam eden modern. Bu olay edebî tarihe ―Yeni Devir Edebiyatı‖ olarak kaydedilmiĢtir. F. Zamanında DoğulaĢan Batıda Sphokles’in Aristo’nun oynadığı edebî-tarihî rolü o yıllarda M. Cavit ile yeniden yükseliĢe geçmiĢtir. realist edebî geliĢmenin baĢında Ģüphesiz Mirza Fetali Ahundzâde durmaktadır. yüzyılda ilk defa M. 19. . dil. tasavvufî düĢünce Dede Korkut’tan Fuzulî’ye kadar artan bir süreçte Fuzulî’den Vakıf’a kadar ise giderek azalan bir çizgide ortaya konmuĢ. Edebiyatın yeni yönü. Ahundzâde oynamıĢtır.

maĢrıktan mağribe uzanan geniĢ vatan coğrafyasında. s. yüzyıl boyunca. modern. Top yekûn imha edilerek unutturulmak istendikleri sırada. 1996. Türk milletinin Balkanlar’dan Çin Seddi’ne kadar uzanan çok geniĢ vatan coğrafyasında maruz kaldığı siyasî ve sosyal fırtınaların bütün edebî türlerdeki keskin akislerinden ibarettir. 35 yüzyıldaki macerası. tarih sahnesine her zamankinden daha kalabalık bir kadro halinde yeniden çıktılar.c. Düğer iki tarihî-edebî süreç de bediî tefekkürün hem yeni.280. edebî süreciyle temasın ilk örneklerini vermiĢtir.34 Türkler 20. realist millî yönünün ortaya çıkması hem de onun o zamana kadar hâkim olan geleneksel edebî sistemden ve onun muhitinden ayrılması devam eder. 2002. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi. Türk edebiyatının 20. Diğer milletlerin tarih boyunca Ģahit olmadıkları rejimleri. Yüzyıl Türk Dünyası Edebiyatı Üzerine Bir Deneme”. Bu dönemde Azerbaycan edebiyatı kendi kültürel değerlerini ve kimliğini kaybetmeden batının çağdaĢ. Güz.2. Zaten kalem sahibinin birinci görevi de yaĢanan olayları estetik bir görüĢle tespit etmektir. Yendiler. Yeni millî realist edebiyatın ortaya çıkmasıyla zengin kültürel ve tarihî değerlere sahip Azerbaycan halkının bir millet olarak teĢekkülü de aynı döneme rastlar. Ankara. Doğu Edebiyatının özelliklerini de muhafaza ederek önceki geniĢlini korumuĢtur. Bundan dolayı Ġslam ve Doğu ile Batı medeniyeti arasındaki köprü vazifesini Azerbaycan üstlenmiĢtir. bir dirildiler. “20. bir ölüp. maruz kalmadıkları katliamları bu yüzyılda bizzat yaĢadılar. sf. dünyada adı bilinen hemen hemen bütün milletlere karĢı istikbal mücadelesi vermek zorunda kaldılar. sf. 34 Türk Dünyası Edebiyatı Tarihi 7. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları. 35 Şuayip Karakaş. yenildiler. Daha çok millîleĢen ve AzerbaycanlaĢan Azerbaycan Edebiyatı. 493. Ankara. .22 Asya’yı Doğu’nun edebî dairesinden çıkarıp Batı dünyasına dâhil edilmesi Azerbaycan ile baĢlar.

. 20. Dünya SavaĢından Sonraki Dönemde Edebiyat (1945-1954) f) Muasır Devirde Edebiyat (1954-1980) g) Yeni Dönem Edebiyatı (1980-…) Bu geniĢ çizgilerden sapma göstererek yapılmıĢ baĢka tasnifler de bulunabilir. Bunda muhakkak ki Azerbaycan insanının tabiatındaki Ģairlik ruhunun. edebiyat tarihçileri tarafından genellikle Ģu Ģekilde tasnif edilmektedir. Her millî edebiyatın tarihini devirlere ayırırken genellikle büyük zaman kesimleri belli bir merhale olarak değerlendirilir. bütün Türk dünyasında etkisini göstermiĢtir. üslup ve yöntem değiĢikliğine millî özelliklerini kaybetmeden alıĢmıĢ olan Kuzey Azerbaycan Edebiyatı içinde Ģiir. Modern Azerbaycan Edebiyatı.d. Bu geliĢmeler. sf. yüzyıl Azerbaycan Edebiyatı.288. Buna karĢılık Azerbaycan Edebiyatı tarihinde 1900-1920 yılları arasındaki süreç bütün araĢtırmacılar tarafından bir dönem olarak ele alınmıĢ ve incelenmiĢtir. oldukça geniĢ yer tutmaktadır. Batılı anlamda Ģekil. a) Ġnkılâp Öncesi Edebiyatı (1917-1920) b) (1920-1930) Yılları Arasında Edebiyat c) (1930-1940) Yılları Arasında Edebiyat d) 2. yüzyılın ikinci yarısından itibaren görülmeye baĢlanan millî geliĢmeler. sadece Türkiye’de değil. ilhamın ve yeteneğin payı çok büyüktür.23 19. Dünya SavaĢı Devrinde Edebiyat (1941-1945) e) 2. 36 20. Türkiye’deki aynı özellikleri taĢıyan millî bir edebiyatın doğmasına zemin hazırlamıĢtır 36 Modern Azerbaycan Ģiiri hakkında verilecek gerekli bilgilere geçmeden önce Azerbaycan Millî Edebiyatı hakkında genel bir bilgi vermek uygun olacaktır. yüzyılın baĢlarında hemen hemen aynı siyasî ve sosyal olayların yaĢandığı bütün Türk yurtlarında. Bu döneme verilen isim de ilginçtir. Bu durumun yegâne a.g. Çünkü büyük eserler ve isimler uzun yıllar boyunca ortaya çıkmayabilirler.

Bu sebeple 20. Ancak bazı Azerî sanatçılar için edebî hayatları 1920’de tamamlandı. Basımın kuvvetlenmesi. Edebiyat aynı zamanda bir düĢünce sistemi olduğu için yazarlar ve Ģairler edebiyatı ideolojisinin emrinde kullanmaya zorlandılar.yüzyıl Ģiirine Mirze Elekber Sabir gibi büyük bir dehayı Molla Nesreddin Dergisi kazandırmıĢtır. Bu iki tarzın her ikisi de esasen aynı amaç uğrunda mücadele etmiĢlerdir. Bir Ģair olarak Molla . nesir ve tiyatro eserleri idi.yüzyıl. 20. günlük makale ve fıkracılığın daha da geliĢmesine yol açmıĢtır. yüzyıl Azerbaycan Edebiyatı denildiğinde 1900-10920 yılları arasındaki dönem ve Azerbaycan Sovyet Edebiyatı denildiğinde ise 1920’den sonraki dönem anlaĢılır. yüzyılın baĢındaki bu yirmi yıllık dönem Azerbaycan’ın edebî. göç ettiler. Azerbaycan Edebiyatında da yeni bir uyanıĢ devrinin baĢlangıcı olmuĢtur. Bu yüzyılın baĢlarında Azerbaycan edebiyatında yer alan belli baĢlı nazım türleri Ģiir. sosyal ve siyasî hayatında önemli Ģahsiyet ve hadiselerle doludur. eski Ģiirle arasında geçilmesi imkânsız bir uçurum yaratmıĢtır. Bazıları ise yeni rejimle iĢbirliği yoluna gitti. alev saçan satırları ile yeni devir Azerbaycan Ģiirinde gerçek bir inkılâp yapmıĢ. millî kültürün bütün sahalarında hızlı bir geliĢme yaĢanması hep bu kısa dönemde ortaya çıkmıĢtır. 20. Molla Nesreddin ve Füyüzât’ın oluĢturdukları iki ayrı edebî tarzın varlığı dikkati çekmektedir. Sadece üsluplarında farklılıklar mevcuttu. toplumda milliyetçilik ve Türkçülük düĢüncelerinin yayılması. 1920 yılının mart ayında Sovyet iĢgali ile Azerbaycan’ın özgür kimliğine ve dolayısıyla da millî Azerbaycan edebiyatına son verilmiĢ olmasıdır. Bu yüzyılın baĢlarında edebiyatçılar genellikle basımın çevresinde toplandıkları için dönemin iki önemli dergisi. Basım hayatında birbirine karĢıt gibi görünen bu iki derginin edebiyata katkıları çok büyük olmuĢtur. Bazıları kendi ilkelerine sadık kalarak aktif edebî hayattan çekildiler.24 sebebi. Bu dönemden sonraki devreye Sovyet Devri Edebiyatı adı verilmektedir. Hem Ģekil hem de tema açısından en fazla değiĢikliğe uğrayan edebî tür ise Ģiir olmuĢtur. Sabir. Azerbaycan Türklerinin bir millet haline gelmeleri. 20.

tutucu ile aydın arasındaki zıtlıklar olmuĢtur. . Ancak yeni Ģiir geleneğinin kurucusu olduğu yaĢarken de herkes tarafından kabul edilmiĢtir. ReĢid Bey Efendiyev. iĢçi ve köylü harekâtı ile halkın talihi ile yaĢamaya baĢlamıĢlardır. yüzyıl baĢlarındaki Azerbaycan Edebiyatı üç ana yönde ilerlemiĢti. Nerimen Nerimanov. Mirze Eli Mö’cüz ve Bayrameli Abbuszâde tarafından takip edilen Ġngilabi-Demokratik Edebiyat idi. Bu üç farklı edebî tarzın esas noktaları üzerinde durmak gerekirse Ģöyle bir tablo ortaya çıkar: Ġnkilapçı-Demokratik Edebiyat Birinci Rus inkılâbından sonra Azerbaycan sosyal hayatta olduğu gibi edebiyatında da hem Ģekil. Abbas Sehhet ve Abdulla Bey Divanbeyoğlu tarafından sürdürülen Romantik Edebiyat idi. halk ile okumuĢ. Hüseyin Cavid. 19. 20. içtimaî-siyasî mevzulara geçmiĢler. Bunlardan birincisi Celil Memmedkuluzâde. Mirze Elekber Sabir. yüzyılın ilk yıllarında dönemin eserlerinin baĢlıca tartıĢma konuları. ve 20. Üzeyir Hacıbeyov. Ġkincisi Süleyman Sami Ahundov. Yusuf Vezir Çemenzeminli. Yenilikçi Ģair ve yazarlar eski. Bu arada Edebiyat Tarihi alanındaki çalıĢmaları ile tek baĢına bir ekol haline gelen Feridun Bey Köçerli’yi de anmak gerekir. Üçüncüsü ise Mehemmed Hadi. toplumun bütün tabakaları Ģu veya baĢka derecede edebiyatta görünmeye baĢlamıĢtır. bey ile çiftçi. Mehmet Said Ordubadi. üslup hem de mazmun ve keyfiyetçe büyük değiĢiklik meydana gelmiĢtir. sınıf çatıĢmasının bütün Ģekilleri. Daha sonrai ise siyasî hayat. mülkiyet sahibi ile köylü. sadece altı ay devam edebilmiĢtir. ananevî mevzulardan aktüel. Eligulu Gemküsar. Abdulla ġaig. zamanın gerekli meseleleriyle. Ebdürrehim Bey Hagverdiyev. Ġbrahim Bey Musabeyov ve Mağaralı Zeynelabdin’in temsil ettiği Realist-Maarifperver Edebiyat idi. Eli Nezmi. dönemin siyasetiyle.25 Nesreddin dergisindeki çalıĢmaları oldukça kısa sürmüĢ. Sultanmecid Genizâde.

s. geleceği yaratmak için herkesten. terbiye konuları üzerinde çocuk edebiyatı sahasında çalıĢmıĢtır. . fıkraların konusuna çok uygun Ģekiller olmuĢtur. Maarifperver realistler ne geçmiĢin tenkidine o kadar bağlı ne de geleceğin hayallerine o kadar tutkun idiler. Bir kısmı da daha ziyade sahne tiyatro sahasında çalıĢmıĢtır. sosyal-siyasî yergilerin. Büyük sanatçı Sabir’in kaleminden çıkan bahr-ı tâvîller. ġiirde de Ģekil muhtelifliğinde ve zenginliğinde yeniliklere gidilmiĢtir. talim. Öncelikle çalıĢanların. ne tarihî kahramanlık destanları. onlara karĢı oluĢturulan adaletsiz tablo. Ne âĢıkane efsaneler. yüzyılın baĢlarında Azerbaycan yazarlarının bir kısmı matbaanın. zihinleri felç eden hiçlik inancı (nihilizm) dile getirilmiĢtir. yaĢama kaidelerini kaleme almıĢlar. v. Daha sonra da çiftçilerin istismarı. öğretmenin. Üçüncü bir kısmı ise eğitim. Onlar daha çok olağan hayatı. Realist. Nesreddin ve Mezeli dergilerinde yayımlanan yeni sosyal meseleleri tasvir ve tenkit eden Ģiirler Ģekilce de yeni ve farklıydı. Bu eğitimci yazarların bütün sanat faaliyetleri okula ve öğrenciye yönelmiĢtir. ne Sadi tarzındaki nasihatler.26 Söz konusu dönemde edebiyatın baĢlıca konusu çağdaĢ toplumun yaĢayıĢı olmuĢtur.Maarifperver Edebiyat 20. küçük bir aileden baĢlamıĢ büyük bir ülkeye kadar her yerde baĢ gösteren önemli hadiseleri siyasî fikirlerle iliĢkilendirmeye çalıĢmıĢtır. Kısa lirik Ģiirlerin içeriği de daha önceki gazellere benzetilmiĢtir. neĢriyatın etrafında toplanmıĢtır. okulun dönemin problemlerini çözmedeki iĢlevlerini uyanıĢ yolunda en büyük vasıta olduğunu düĢündükleri için eğitim konusuna büyük önem vermiĢler ve bu yolda var güçleri ile çalıĢmıĢlardır. Eğitimciler. her Ģeyden önce eğitime müracaat etmiĢlerdir. tâziyaneler. iĢçilerin hayatı ön plana çıkartılmıĢtır. eğitimin. Bu dönemde edebiyat. ne gazel tarzının içki-sevda gelenekleri bu dönemde gündemde değildi.

tabiatın güzelliklerine önem vermiĢler ve bu konulara çeĢitli manalar yüklemek istemiĢlerdir. Romantik Edebiyat Azerbaycan romantizmi Fransa ve Ġngiltere de olduğu gibi belirli bir devirde edebiyat ve günlük hayatta güçlü bir ekol olmamıĢtır. Romantizmin geldiği ikinci yol Rus Ģirinin yolu ile idi. Bu romantizmin Avrupa’dan aldığı terakki. topluluktan çok ferdi anlatma.27 Maarifperver realistçilerin önde gelen temsilcileri Ģunlardır: Süleyman Sani Ahundov. Abdulla ġaig Talıbzâde. Genel olarak bütün romantiklerde olduğu gibi Azerbaycanlı romantiklerde de tabiata yönelme. Azerbaycan romantikleri burjuva ve küçük burjuva sınıfı içinden çıkmıĢ aydınlardan oluĢmuĢtur. Tevfik’in. zariflik hususiyetleri Türkçülük düĢüncesi ile birleĢtirilmiĢtir. Abdulla ġaig. Türkiye kanalıyla geçen romantizm R. Abbas Sehhet. AğadadaĢ Müniri. Bu yolda ilerleyen yazarlardan bazıları Ģunlardır: Eli Bey Hüseyinzâde. Türkiye ve Rusya yolu ile. Abdulla Bey Divanbeyoğlu. muayyen derecede soyutlama. millî-dinî içerik kazanmıĢtır. isyankâr hitap ve sorulardan hoĢlanma gibi özellikler mevcuttu. Sened Mensur. ReĢit Bey Efendiyev. Sultanmecid Genizâde. geleceğe umut. Romantizm. Azerbaycan yanında romantiklerinde tabiatın sosyal-siyasî mevzuların değiĢik iĢlenmesinin manzaralar konulara aksettirilmesi. Bu yolda ilerleyen yazarlardan bazıları da Ģunlardır: Mehemmed Hdi. Ģiirde oluĢturulması da söz konusu olmuĢtur. A. Yeni dönem romantizmi Azerbaycan’a iki yolla girmiĢtir. eserlerinde çeĢitli fikirler üretmiĢlerdir. Kâinatın.Cevdet’in ve Namık Kemal’in sanatları mahallî. Ġbrahim Bey Musabeyov. insancıllık. realizmle birlikte ortaya çıkmıĢtır. . Eliabbas Müznib. dil ve üslup tantanası. Hamdi’nin A. Bu akımın içinde bulunanlar.

yönetici. tam anlamıyla ideolojiye bağlı yeni bir edebiyat geliĢtirmeye baĢladılar. Yönetime Ruslar ve özellikle Azerbaycan’da yaĢayan Ermeniler getirilir. Fakat gerek Rus gerekse Fars ırkçılarının çabalarına rağmen bin yıllık birikimle gelen Azerbaycan edebiyatını susturamadılar. idarî Ģekli değiĢmekle kalmaz. 1920 yılından sonra parti kontrolü altında da olsa güçlü bir edebî hayat Azerbaycan’ın kuzeyinde yaĢanmakta idi. gazeteci. Ģair de hayatından olur. idarî kadroları da değiĢir. Güney Azerbaycan’da edebî dil olarak hatta konuĢma vasıtası olarak Azerî Türkçesini yasakladılar. 1926’ da Ġran’da iktidarı ele alan Pehlevîler. yazar. “a. 742. çoğu bilim adamı. 1930’lu yıllarda kolektifleĢtirme devrinde halktan insanların binlercesi yok edilir. 1920’de Bakü’de iktidarı ele geçiren BolĢevikler.28 1925 yılına doğru Azerbaycan’ın gerek kuzeyinde gerekse güneyinde edebiyattaki özgürlük ve milliyetçilik akımının durdurulduğu görülmektedir. öğretmen. . Azerbaycan Türkleri ikinci plana itilmekle birlikte. Yeni bir yaĢam üslubu geliĢmeye baĢlar. 37 Yeni Dönem Azerbaycan Edebiyatında ġiir Bu dönemde 1920’den günümüze kadarki Azerbaycan edebiyatının esas niteliklerine değinilmekte ve Ģiirin bu dönemdeki durumu özetlenmektedir. Azerbaycan yazar ve Ģairleri yeri geldiğinde Ģerefli ölümü. 1920’lerden sonra bu durum daha da yoğunluk kazanarak devam eder ve 1937’de Stalin’in iktidara gelmesiyle en belirgin Ģeklini alır. maneviyatsızlığa tercih ettiler. Sovyetler Birliği’nin hâkimiyeti altında bulunan Türk Cumhuriyetleri de bu ihtilâlden büyük ölçüde etkilenirler. Böyle bir yönetimin hüküm sürdüğü dönemde 37 Halil İbrahim Usta. d. Bu tarihten baĢlayarak Azerbaycan’ın toplum yaĢamı. g. Rejimin değiĢmesine bağlı olarak toplum hayatında önemli değiĢiklikler olur. Bu edebiyatın asırlar boyunca içinde bulunduğu özgürlük ruhu buna kesinlikle imkân vermedi. sf. Dünya siyasî tarihi üzerinde 1917 BolĢevik Ġhtilâli’nin önemli bir yeri vardır.

Yeni insan tipi ile cemiyete ―inkılâpçı‖ bir gözle bakılır. eskiyi (klasik olanı) savunacak insanın olmamasından çok. Bu eski-yeni savaĢımının Türkiye sahası Türk edebiyatında da varlığını gösterir. Bunların karĢısında yenilikten yana öğretmenler. sınıflar arasındaki çatıĢma fikrine uygun olarak açıklanır. mübârize (mücadele eden) kahramanlar bulunur. Bu. temsil eder. zengin kiĢiler. Fakat Azerbaycan sahasında ―eski ile yeni‖ savaĢımı sadece BolĢevik yazarların yürütmüĢ olması dikkat çekicidir. edebî eser sloganlar toplamı durumuna gelir. Bu dönemde yazılmıĢ edebî metinlerde klasik yaĢamın ve edebiyatın model insan tipini zalim beyler. Yeni cemiyete. BolĢevik yazarlar tarafından baĢlatılan ve halkın yararına olduğu söylenen klasik edebiyata hücum. ―toplumu anlatacağız‖ derken tüm insanî değerler alt üst edilir. Dönemin BolĢevik görüĢünü destekleyen Azerbaycanlı Ģair ve yazarlar. yeni bir insan. Böylece eski cemiyete. Yeni cemiyetin her Ģeyden evvel yeni bir insan tipine ihtiyaç duyması ve bu insan tipinin bakıĢı ile toplum hayatının değerlendirilmesi gereği ortaya çıkar. hurafeye inanan gafiller. ―Proleter Dili‖ ve edebiyat için ―Sovyet Azerî Edebiyatı‖. savunmadan sonra yaĢama hakkının olmaması ile ilgili bir durumdur. Bu durum öylesine belirginleĢmeye baĢlar ki. öylesi bir durum alır ki. cahil din adamları. bunun yerine ―Lenin’in Dili‖. Nitekim ―Sovyet Azerbaycan Edebiyatı‖nın sanat değeri taĢıyan eserlere kavuĢması belirtilen tarihten yaklaĢık 25-30 yıl sonra kendini gösterir. Resmî ideolojik görüĢe uygun eser yazma zorunluluğu vardır ve buna ―Sosyalist Gerçekçilik‖ adı rejim tarafından verilmektedir. ―Komünist Dünyasının Dili‖. sosyal olaylar. yeni insana. idealist komünist gençler. eski insana ve eski edebiyata hücum baĢlamıĢtır. Tematik ve karĢıt güçlerin çatıĢmasında klasik edebiyat taraftarları tamamen karĢıt güç konumundadır. ―Ġnkılap Edebiyatı‖. feminist kızlar ve kadınlar. anti-komünistler.29 edebiyatın Ģekillenmesi de bu ölçüler içinde geliĢir. ―KardaĢlık Edebiyatı‖. . bu görüĢün ―sınıf farklılıkları ortadan kaldırılmalı‖ fikrinden hareketle kendi millî dil ve edebiyatlarını inkâr etme aĢamasına kadar gelirler. insan iliĢkileri. yeni bir edebiyat gereği doğal bir geliĢmenin sonucu olarak kendini gösterir.

Dönem içinde romanlarda ve öykülerde iĢlenen temalar. fikir ve dünya görüĢü çatıĢmasına dönüĢür. eserlerini ya çok eski tarihî konularda ya da uzak ülkelerde meydana gelen olaylardan esinlenerek yazmak durumunda kalır. Bu dönem eserlerde yenilikten yana olan insan tipi idealize edilir. Ġhtilâlden önceki kalem sahiplerinden birkaçı doğru bildikleri yolda devam ederken birkaçı da kalemlerini dönemin ideolojisine sunar. Bu savaĢımda partinin de desteğini gören gençler daha baĢarılı olurlar. gibi terimleri sıkça kullanmaya baĢlarlar. anlatılır. sunulan resmî modelin çabucak kabul görmesine hizmet eder. bu bağlılığın doğurduğu heyecanı bir yerlere aktarabilmek düĢüncesi ile dolu olan genç sanatkârlar.30 ―Komünist Halklar Edebiyatı‖. Samed Vurgun’un ―Zencinin Arzuları‖ gibi eserler bunlara verilecek örneklerdir. Hüseyin Cavid. bunu yaĢlı nesle hücum etmekle baĢaracaklarını düĢünerek. Maksim Gorki gibi Ģair ve yazarlar resmî model olarak sunulur. ―Komünist Partisi‖nin beğenisini kazanmak. Celil Memmedguluzâde gibi çileyi seçenleri sayabiliriz. sosyalizme sadakat ruhu aĢılayan eserlere ödül vermesi. Zira Komünist Partisi’nin iĢçilere. Ġhtilâlden önceki dönemde söylediklerini ihtilâlden sonra da söyleyen. Fakat 1940-1941 yıllarına doğru nesil çatıĢması. iĢçinin ve aydın gençlerin kötü durumu asıl tema olarak ele alınır. Yusuf Vezir Çemenzeminli. Konusunu Azerbaycan’ın eski tarihinden alan Yusuf Vezir Çemenzeminli’nin ―Gızlar Bulağı‖. 1930’dan baĢlayarak yeni yetiĢen genç Ģair ve yazarlar ile daha öncekiler arasında zamanla artarak süren bir nesil çatıĢması baĢlar. Mayakovski. kendi sanat ve hayat anlayıĢlarına göre eser veren Ģahıslar ise tam anlamı ile çileye talip olurlar. köylünün. ağa-emekçi çatıĢması. hakaret sözcükleri ile amaçlarına ulaĢmak isterler. Cafer Cabbarlı’nın ―Od Gelin‖. eser sahibi Ģair ve yazarın yeni bir görevle onurlandırılması. Ġhtilâl sonrası hayatı anlatan eserlerde ise BolĢevik rejiminin getirdiği güzellikler. Dönemin baskısından dolayı yaĢlı nesil. Ģiirdekine oranla daha geniĢ anlatı olanağı bulmuĢ olmasından ihtilâl öncesi dönem ve ihtilâl sonrası dönem hayatını anlatmaya hizmet eder. din adamlarının cehaleti. . Mihail Yuryeviç Lermantov. sosyalist değerlere bağlılığın ölçüsünü göstermek. Bunlar arasında Cafer Cabbarlı. Ġhtilâl öncesi hayatı anlatan metinlerde zenginlerin sömürü zihniyeti.

geliĢmiĢ bir Türkçe kullanılmıĢtır. Ancak bu yazar ve Ģairlerin çoğu yeni rejimin yolunda gitmediler. toplum içerisinde kuvvetli bir düĢünce silahı olan edebiyatın geliĢmesini kendi haline bırakmadı. Öncelikle söylenmelidir ki. Son olarak bu dönemde tür ve Ģekiller zenginleĢmiĢ. bu dönem edebiyatının temel özellikleri.31 Azerbaycan Sovyet Edebiyatı denildiğinde.yüzyıl sonu veya 20. BolĢevikler. Samed Mensur ise daha çok simgeler yoluyla yeni düzenin aksaklıklarına. 1930’a doğru gelindiğinde yeni Ģair ve yazarların edebiyata dâhil olduklarını görürüz. Azerbaycan’da Sovyet rejiminin ilk yıllarında bazı eserler yayımlanmıĢtı. yüzyıl baĢları itibariyle katılmıĢ ve adlarını duyurmuĢ kimselerdi. kendi yazar ve Ģairlerini de yetiĢtiriyordu. dünya edebiyatına ilgi artmıĢtır. Ġkinci olarak. insan tabiatına aykırı yönlerine dikkati çekiyordu. Buna zorlandıkları zamanda daha öncekiler ile tam bir zıtlık oluĢturan zayıf eserler ortaya koydular. konu itibariyle Azerbaycan halkının sıkıntıları. çok açık görülür. Hâlbuki edebiyat. Özellikle eski nesilden olan yazar ve Ģairlerin haklarını daha 1925’te kısaltmaya baĢlamıĢtı. Eserlerin ideolojik . Özellikle Ahmet Cavat’ın Ģiirlerinde Azerbaycan’ın bağımsızlık dönemine duyulan hasret. gelenek ve görenekleri eskiden olduğu gibi dile getirilmeye devam edilmiĢtir. Bununla birlikte yeni rejim. Tabii olarak yeni rejim birkaç yıl içinde kendi edebiyatını oluĢturamadı. Bu eserlerin ortak karakteri yeni devrin propagandasını en iyi Ģekilde yapmalarıydı. Fakat bunlar. bu dönemde saf. Yine bu dönemdeki en tanınmıĢ Ģair ve yazarlar edebî hayata 19. ideolojinin tesirinde kalmıĢsa da pek çok özelliğini korumuĢtur. Azerbaycan edebiyatının gelenekleri ve nitelikleri korunmuĢ olduğundan 1920-1980 yılları arasındaki döneme ―Sovyet devri edebiyatı‖ adı verilmesi daha uygun olacaktır. sanat değeri olmayan ürünlerdi. Bu sanatkârlar yeni rejimle birlikte eser vermeye devam ettiler. millî yönleri gözden kaçırılmıĢ olmaktadır. rejimin ve ideolojinin yetenekli insanları nasıl yok ettiğinin açık bir tarihidir. sevinçleri. Eski Sovyetler Birliği’nin diğer cumhuriyetlerinde olduğu gibi Azerbaycan’da da Sovyet Devri Edebiyatı.

Fakat bütün bu baskılara rağmen Azerbaycan edebiyatı hiçbir zaman tam anlamıyla teslimiyet göstermemiĢti. beynelmilelcilik. Eliağa Kürçaylı. Ġlyas Efendiyev. konular sürekli iĢlenmek zorundaydı. 1937’de baĢlatılan büyük baskı ve sindirme hareketleri ile Azerbaycan’ın tanınmıĢ edebiyat adamları birer birer yok edildiler. toplumların adlarının ve tarihlerinin değiĢtirilmesi. mükemmel Ģiir tekniğine sahip oldukları. Ġmam Kasımov. 1941-1946 yılları arasında Rusya’nın ikinci Dünya SavaĢı’nda yer alması ve askerî gücünü. Düz yazıda Enver Memmedhanlı. Ģiirde Bahtiyar Vahabzâde. Böyle bir değiĢikliğe büyük ihtiyaç duyulduğu.s. egemenliği altında bulundurduğu Türk nüfusundan sağlaması nedeniyle bu dönem edebiyatında yoğun bir Ģekilde savaĢ temi iĢlenir. Yeni adların ortaya çıkarak yeni eserler vermelerine rağmen edebiyatta henüz kökten bir değiĢiklik gerçekleĢmemiĢti. hakikatleri söylemeye. Hesen Seyidbeyli. Nebi Hazri. gerçek tarihi anlatmaya. emek ve emekçi v. Zeynal Halil v. Özellikle Türk Cumhuriyetlerinde art arda iki alfabe değiĢikliğinin gerçekleĢmesi. siyasetten uzak kalmayı tercih eden Mikail MüĢfik gibi lirik Ģairler de vardı. önemli Ģahsiyetleri tanıtmaya gayret etmiĢti. Büyük terör yıllarında bu edebiyat. Ġsmayıl ġıhlı.32 yönünü bir tarafa bırakırsak. . insanların geçmiĢleriyle olan bağlarını koparmayı amaçlıyordu. Bu yazarlar arsında Sovyet ideolojisine gereğinden fazla bağlılığı ile tanınan Süleyman Rüstem gibi Ģairlerin yanı sıra. çağdaĢ Rus ve Dünya Edebiyatından yaratıcı bir Ģekilde yaralandıkları. Bununla birlikte partini yönlendirmesi ile edebî eserlerde halkların dostluğu. millî dillerin devlet hayatının ve kültürlerin birçok alanından çıkarılması Ģeklindeki uygulamalar. Azerbaycan Türkçesini bir edebiyat dili olarak arındırmak ve zenginleĢtirmek yolunda çaba gösterdikleri. Gebil. 1940-1950 yılları arasında Azerbaycan edebiyatına yeni bir nesil dâhil oluyordu. geleneklere örf ve adetlere hayat tarzına büyük önem verdikleri rahatça söylenebilir.b. Ġsa Muganna.

Yapay insan tiplerinin yerini bütün zıddiyet ve karmaĢıklığı ile hayatın içinden alınmıĢ karakterler almaya baĢladı. Cingiz Elioğlu gibi sanatçılar Ģehrin monoton ve koĢuĢturmalarla geçen hayatına. Düz yazıda ve Ģiirde eski rejimin çok benimsediği sıkıcı ve tekrar eden konular bir grup yazarın öncülüğünde yeni konularla yer değiĢtirdi. Musa Yakub. Memmed Ġsmail. 1960-1965’li yıllarda Modern Azerbaycan ġiiri’nde insan ve onun iç dünyası sıkça iĢlenen tema olur. Tasvirlerdeki basitlik ve gerçeğe aykırılık da terk edildi. Bu yolda en önemli adım 1956’da atıldı. ÇağdaĢ Azerbaycan Ģiirinin özellikle son yıllarında ―köy-Ģehir‖ teminin yoğun bir Ģekilde iĢlendiğini görmekteyiz. 1970’li yılların Ģiirinde temel ölçüdür: 1. üslup ve yöntemler ortaya koymaya çalıĢıyorlardı. ideolojik söylemlerden büyük ölçüde uzaklaĢmıĢtır. Millîlik 2. köy kırlarında yaĢanan bir anlık mutluluğu tercih ederler. Bu tarihte ilk defa gündeme gelen ―açıklık ve yeniden yapılanma‖ politikasının etkisi edebiyatta da görüldü. Eliağa Gürçaylı. Tabiat . Sabir Rüstemhanlı. YaklaĢık olarak 1960’lı yıllardan itibaren edebiyatta köklü değiĢiklikler yaĢanmaya baĢladı. üsluplarını ve yöntemlerini tekrar gözden geçirdiler. Vagıf Nesib. Asrîlik 3.33 edebiyatın etkisini ve iĢlevini kaybettiğini herkesten önce yazar ve Ģairler anlamıĢlardı. Gasım Gasımzâde. ġiir. Genç nesil arasında bir nostalji olarak yayılan köy ve köy hayatına duyulan özlem. Bahtiyar Vahabzâde ile baĢlayan ve diğerleri tarafından devam ettirilen Ģu üç özellik. O dönemki özgürlük havasının etkisiyle edebiyat hayatın atılan gençler de eskinin hatalarını tekrarlamaktan kaçınıyor ve yeni konular. Bu döneme kadar partinin güdümünde olan yazar ve Ģairler konularını. zamanla Ģehirlerin varlığını unutturur hale gelmiĢtir.

gibi Ģairler ve özellikle Bahtiyar Vahabzâde’nin ―Muğam‖ ve Hüseyin Arif ( Hüseyinzâde)’nin ―Dilgam‖ adlı poemaları bu konuda en güzel örnekleri teĢkil eder. robotlaĢtırılan tabiatı. tarihin ve musikinin birleĢtiği yer olur. Gökçe Karabağ gibi yer adları artık çağdaĢ Ģiirde sadece coğrafî yer adı olmaktan çıkmıĢ. Mil. ÇağdaĢ Azerbaycan Ģiirinde ―Güney Azerbaycan‖ zaten millî bir mesele olarak iĢlenir. Eli Kerim gibi Ģairler bu millî meseleyi en yoğun Ģekilde iĢleyen sanatkârlardır. Bu bakımdan ―Muğam‖ tabiatla efsanenin. YaĢar Garayev’in ―Vatan sevgisi ve vatandaĢlık duygularının estetik aksi Ģiirimizde oldukça güçlüdür. Poeziyamızın koro halinde okuduğu türkünün nakaratı sade ve sadece ―Azerbaycan‖dır dersek mübalağa yapmıĢ sayılmayız. bir güzellik anlayıĢına. SavaĢ ve tabiat. Göy Göl. BalaĢ Azeroğlu. savaĢ ve teknolojinin etkisinden korumak asıl amaçtır. Bahtiyar Vahabzâde. Tabii ki kastedilen ―Azerbaycan‖ yalnız Kuzey Azerbaycan için değil. Gasım Gasımzâde. Dr. bir ahlakî ölçüye . ―Ġlmi Tekniki Terakki Devri‖ denilen aĢamanın problemlerinden olan ―tabiat ve tabiata bakıĢ‖ sorununu da her Ģair kendi yeteneği ölçüsünde cevaplandırmaya çalıĢır. Bu iki unsuru bünyesinde bulunduran Ģiir. Azerbaycan Tarihine ―Kanlı Yanvar‖ olarak geçen 20 Ocak 1990 tarihindeki Karabağ katliamını konu alan Ģiirleri ile bu iki unsuru birleĢtirerek son derece güzel örnekler vermiĢlerdir. Bu dönem Ģiirinde ve genel temayülde vatan temi Prof. Mehmet Aslan gibi Ģairler. çağdaĢ Azerbaycan Ģiirinin ve Ģairlerinin sınavdan geçirildiği iki önemli mihenk taĢıdır. Lirik Ģiirlerde tabiatla Ģair arasında bir yakınlık kurulurken geçmiĢten de büyük ölçüde yararlanılır. Asrîlik konusu içinde ise millîlik imgesinin sosyal öneme sahip olması ve devrin ihtiyaçlarına cevap vermesi değerlendirilir. Güney Azerbaycan için de geçerlidir. Bahtiyar Vahabzâde. MakineleĢtirilen. Nebi Hezri.‖ diyerek belirttiği gibi ―Azerbaycan‖ ismi üstünde yoğunlaĢır. Tevfik Bayram. Muğam. Helil Rıza Ulutürk. Mehmed Araz. Helil Rıza Ulutürk. Nebi Hezri’nin Dede Korkut tiplerini esas alan ―Efsaneli Yuhular‖ poeması buna örnek verilebilir.34 Millîlik konusu içerisine vatan sevgisi ve vatandaĢlık duygularının estetik anlatımı girer. Söhrab Tahir. Nebi Hezri. Eli Tüde.

Süleyman Rüstem. Mikayil MüĢfik. ġiirimiz arayıĢ içinde ve hareket halindedir. Ģair ve yazarların daha çok millî ve estetik kaygılar içinde olduğu söylenebilir. 38 Bu bölüm. Resul Rıza. Modern Azerbaycan Ģiiri gittikçe artan bir ölçüde yurt sevgisi. Ömrün. eski Türk Ģiirinin düĢünce sistemine. Samed Vurgun. Dr. Modern Azerbaycan Ģiiri son yıllarda konu biçim ve nitelik açısından büyük değiĢiklikler geçirmiĢtir. Bu arada genç Ģairlerin eserlerinde Türklüğün eski tarihine. Türk kahramanların hayatına ve kiĢiliğine duyulan merak da hissedilmektedir. Ģaman felsefesine. millî düĢünce terbiyesi. . YaĢar Garayev Ģöyle der: ―Azerbaycan Ģiiri bir an önce eve ulaĢmaya can atan misafire benzer. Mitat Durmuş tarafından kaleme alınan “Bolşevik İhtilalinden Sonraki Azerbaycan Sahası Türk Edebiyatında Şiir ve Poema Türü” adlı makale kaynak alınarak hazırlanmıştır. Ģekillerine.35 dönüĢmüĢ ve bu yönü ile toplumun manevî geçmiĢinin ve kahramanlık tarihinin ebedîleĢmesine vesile olmuĢtur. Ehmed Cemil. Memmed Rahim. Osman Sarıvelli’nin oluĢturduğu büyük nesil. ÇağdaĢ Ģairlerin eserleri. tarihî gerçeklerin olduğu gibi anlatılması. insan ruhundaki zenginliğin dile getirilesi gibi konulara önem vermektedir. Sonsuzluk ve süreklilik tarihler. üslubuna yönelmeye baĢlamıĢlardır. Bugün artık kendilerini kabul ettirmiĢ Ģairlerin eserlerine dikkat edilince görülmektedir ki. Bu noktada Prof. asırlar ve edebî nesiller arasındaki yakınlıktan doğar. Buna bağlı olarak Ģiir dili de değiĢmektedir. modern Ģiirin dil ve üslup açısından kendine dönüĢ sürecine girdiğini. bu noktada halk Ģiirinden baĢarılı bir Ģekilde yararlanıldığını göstermektedir. Ģiirin geçmiĢi ile bugübnü arasındaki köprüyü temsil eder. Hüseyin Cavit. geçmiĢin ve muasırlığın çerçevesinde o ―zaman‖ be ―ben‖ hakkında hakikati aramaktadır. ġiir mihveri altında ada nesillerin yan yana omuz omuza yürüdüğüne Ģahit olduk ve olmaktayız. 38 Ġhtilalden sonra baĢlayan ideolojik söylemlerin 1965-1970’li yıllarda azalmaya baĢladığını ve 2000’li yıllara gelindiğinde bireysel olarak iĢlendiğini.

poem. Bunların Ģiirinde insanın ancak ve ancak insan gibi yaĢamasına istikbaline daha çok yer verilmektedir. manevî ve ahlakî değerlere git gide temayülünü arttırmakta ve bunların tesisin gayret sarf etmektedir. Çingiz Elioğlu. POEMA HAKKINDA BĠLGĠ VE AZERBAYCAN EDEBĠYATINDA POEMA TÜRÜ Seyfettin Altaylı’nın ―Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü‖nde ―poema‖ kelimesinin karĢılığı olarak Ģu açıklama yapılmıĢtır: ―Manzum hikâye. Bunun yanı sıra söz konusu Modern Edebiyat döneminde poema yazı türünde iĢlenen konulara da değinilecektir. Aslında bu konu Ģiir yazı türüyle 39 Bu bölüm Mitat Durmuş’un kaleme aldığı “Bolşevik İhtilalinden Sonraki Azerbaycan Sahası Türk Edebiyatında Şiir ve Poema Türü” adlı makalesi ve 39 Halil İbrahim Usta’nın kaleme aldığı “Modern Azerbaycan Şiiri (Kuzey)”. dâhili psikoloji ve dramatizm artmaktadır. Nüsret Kesemenli ve Vagif Nesib gibi 1970’li. Fikret Sadık. millî çizgilerini bulmuĢ ve hatta bazıları kendilerini bile aĢarak zirveleĢmiĢtir. Kasım Kasımzâde. Gabil ve Eliağa Kürçaylı’nın da mensup olduğu müteakip nesil ise Ģiirde bir arayıĢ içinde olmuĢtur. Böylece Ģiirimizin muhtevası daha homojen bir hal almakta. Eli Kerim. Mestan Güner. ġiirimiz. Sabir Rüstemhanlı. Hüseyin Arif. ferdî ve görünen mana kesbeden çağdaĢ mazmunu ile daha da zenginleĢmektedir. Ġsa Hesenzâde.36 Bunlardan sonra edebî sahneye çıkan Bahtiyar Vahabzâde. . Ġslam Seferli. yılların yetiĢtirdiği Ģairler. ġiirimiz. Fikret Koca. Mehmed Araz. Halil Rıza.‖ Tabii bu sadece sözlük karĢılığıdır ve poema hakkında yeterli malumatı vermemektedir. Ġsmöayılzâde gibi 1960’lı yılların Ģairleri ile bunlardan sonra yetiĢen Musa Yakup. Tevfik Elekber BayramNeriman Salahzâde. Nebi Hezri. bu son iki neslin Ģahsında hümanizmin yeni. AĢağıdaki satırlarda poema yazı türü hakkında genel bilgi ve bu türün Azerbaycan sahasındaki geliĢme süreci hakkında bilgi verilecektir. adlı makalelerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Bu Ģiirlerle kronik meselelerin çözümlenmesine çalıĢılmaktadır.39 3.

―Istırabın Sonu‖. Resul Rıza’nın ―Gızıl Gül Olmayaydı‖. siyasî sorunlarını. Fakat türün henüz ne olduğu. Mehdi Seyyidzâde’nin yanı sıra Rus Ģairlerinden A. M. ―Ögey Ana‖. tekdüze konulardan uzaklaĢmıĢ. diğerleri ise bu geniĢliğin edebî bir imkân olarak değerlendirilmeyiĢinden Ģikâyetçidirler. N. Prokof Lev. bireyin iç dünyası ile birlikte iĢlemiĢ. gerçekliği diyalektik Ģekilde bütün karĢıtlık ve karıĢıklığı ile zamanın önemli toplumsal. 1950’li yıllardan günümüze kadar poema türü etrafında ciddi edebî-bediî tartıĢmalar yürütülmekte olup bunlardan bazıları türün sınırlarının çok geniĢ olmasından. Gribecev’in: ―V. ―Bir Gün de Ġnsan Ömrüdür‖. A. Memed Rahim’in ―Hezer Sularında‖. Bahtiyar Vahabzâde’nin ―Sade Adamlar‖. ―Mugan‖. 1950 yılında poema türünün ―nazarî problemlerinin hazırlanmasının ehemmiyeti‖ üzerinde durulur ve bu türün özelliklerinin araĢtırılıp açıklanması istenir. Samed Vurgun’un ―Zencinin Arzuları‖. ―Zamanın Bayrağdarı‖. M. 1950’li yıllara gelindiğinde özellikle Ģiir vadisinde önemli değiĢiklikler olur. Mikail MüĢfik. Memmed Rahim’in ―Leningrad Göylerine‖. Dudu. özellikle ―Aygün‖ poeması. Bu dönem genç Ģairlerinin kendine örnek aldığı Samed Vurgun. Poema. gibi poemaları edebiyatla ilgilenen gençlik için güzel örneklerdir. Süleyman Rüstem. Ali Kerim’in ―Ġlk Sinfoniya‖ poemaları 1950-1960 yılları arasında yazılmıĢ tür için güzel örneklerdir.37 paralellik gösterir. MeiskihNomerah Zametki O Stihah‖ (Mayıs Ayındaki ġiirler Hakkında Makale) isimli yazısı türün bir problem olarak gündeme gelmesini sağlar. Resul Rıza’nın ―Lenin‖. ―Natevan‖. Resul Rıza. belirgin bir Ģeklinin bulunup bulunmadığı tartıĢma konusudur. temaya felsefî ve estetik özellikler kazandırmıĢtır. Lukanin’in iĢledikleri poema türü. Süleyman Rüstem’in ―Gafur’un Gelbi‖. Ancak bu konudan bahsedilirken poema yazı türünde eser veren önemli Ģahsiyetlere de yer verileceğinden bazı yerlerde iĢlenen konulara değinilmesi gerekli görülmüĢtür. . Tvordaviski. Yeni bir tür olarak algılanan poemanın edebî tenkit bakımından cevaplandırılamayan yönleri vardır. ―ġeb-i Hicrab‖. genç Ģairler için açılan yeni bir kapı olur. Memet Rahim. ―Halk Hekimi‖.

Selvinski de katılır. Roman ve öyküye ait kimi unsurlar poema içinde de yer alır. büyük manzume‖ gibi isimler verilmiĢ. Çünkü mesneviye ait türü belirleyen ölçüler poemada yoktur. Mirzayev ve Ġ. tür hakkında herhangi bir özel araĢtırma yapılmamıĢtır. Rusya’daki ve Türk Cumhuriyetlerindeki Ģiir kitaplarında Ģairlerin poema türünde yazdığı Ģiirler. ĠĢte bu tür . Bu da bize poemanın. tematik güç-karĢıt güç gibi unsurlar poemada yer alabilir. ġiir tarzında roman ya da öykü. Ģiirden farklı fakat Ģiirden ayrı olmadığını gösterir. çatıĢma unsuru. Nebi Heziri’nin ―Dereler‖. Ģiirden farklı bir tür olarak değerlendirilir. mekân. Timofeev ve Turaev poemayı Ģu Ģekilde tanımlarlar: ―Poema.‖ Poemaya Türkiye’de ise ―manzum hikâye. Makale içinde sürekli tekrarlanan ―Çto Est Poema‖ (Poema Nedir?). V. hem Ģiir hem de anlatım esasına dayalı bir metindir. lirik ve epik türün bir formu olarak Ģiir tarzında yazılmıĢ eserlerdir. kitaplaĢtırılırken ―ġiirler ve Poemalar‖ baĢlığı altında verilir. poemalar genellikle Ģiir kitapları ile birlikte ya da ayrı olarak yayımlanır. Ģiirle iç içedir. Adalis. Zaman. L. ―Çto ye vstaki znasit poema‖ (Poemadan ne anlamalıyız?) gibi sorular makalenin sonunda Ģöyle cevaplandırılır: ―Poema türünün belirgin kanunları yoktur. olay örgüsü. nazariyatçılar ve hatta poema sanatkârları da bunun ne olduğunu açıklamamıĢlardır. kiĢiler kadrosu. Örnek vermek gerekirse Bahtiyar Vahabzâde’nin ―VatandaĢ‖. Fuzulî’nin Leyla vü Mecnun mesnevisi ne kadar roman ve ne kadar Ģiir ise poema da o kadar roman ve o kadar Ģiirdir. Ona Ģiirsel özelliği katan dil tasarrufudur. ġurası da dikkat çekicidir ki.38 1965 yılında A. O. Halil Rıza Ulutürk’ün ―Hara Gedir Bu Dünya‖ ve Ahmed Cevad’ın ―Sen Ağlama Men Ağlaram‖ gibi sayısı çoğaltılabilecek Ģiir kitaplarının kapak sayfasında Ģu ifade yer alır: ―ġiirler-Poemalar‖. Poema.‖ Adalis’in bu görüĢüne G. Ġ. Hiç kimse. Timofevvve S. Turaev’in 1974’te birlikte hazırladıkları kitapta bu konuya geniĢçe yer verilmiĢ olmasına rağmen poemayı tanımlayıcı bir sonuca varılamamıĢtır. ―Çto Est Poema‖ (Poema Nedir?) isimli makalesinde türü çeĢitli yönlerden sorgulamaya baĢlar. Bu ifadeden poema=mesnevi anlaĢılmamalıdır. Oysa her türün kendine özgü kanunları olmalıdır. ġiir kitabının üstündeki bu tanıtmadan da anlaĢılacağı üzere poema.

öyküden. Resul Rıza. Memmed Rahim. Zeynal Cabbarzâde gibi Ģairler poema türünün bayraktarlığını yapmaktadırlar. modern sanat anlayıĢında yeniden yorumlanması da denebilir. Bunlardan sonra edebî sahneye çıkan Bahtiyar Vahabzâde. Samed Vurgun. Mitat Durmuş tarafından kaleme alınan “Bolşevik İhtilalinden Sonraki Azerbaycan Sahası Türk Edebiyatında Şiir ve Poema Türü” adlı makale kaynak alınarak hazırlanmıştır. Daha sonra da bu isteğini dünyanın dertleriyle iliĢkilendirir. Ġslam Seferli. Bölümün ilerleyen mısralarında ―cengi‖ makamı devreye girer ve bir savaĢtan sahneler ortaya konur. Ancak sosyal ve siyasî sorunların bireyin iç dünyasına etkisini de katılır metne. Ardından doğadaki seslerin anlatmak istediklerine felsefî bir bakıĢ açısıyla yaklaĢır Ģair. Poemanın ikinci bölümünü ―ġur‖ adını taĢıyan manzum eser oluĢturur. Medine Gülgün. Ehmed Cemil. Tabii 40 Bu bölüm. ―Bälkä‖ adlı Ģiirle baĢlar. Eliağa Gürçaylı. Osman Sarıvelli’nin oluĢturduğu büyük nesil. öyküleme esasına bağlı kalarak oluĢmuĢ Ģiirsel bir anlatımdır. Belirgin bir yapı içine girmeden tahlil. Gasım Gasımzâde. anlatım. Ģiirden fatklı bir tür Poemaya. Bu bölümde Ģair. romandan. Süleyman Rüstem. klasik Ģiirin bir türü olan mesnevinin. POEMANIN ÖZETĠ Poema.39 ayrıcalıklarından dolayıdır ki. o. Nebi Hezri. Hüseyin Cavid. Eli Kerim. Mikail MüĢfik. olarak değerlendirilmektedir. poemanın geçmiĢi ile bugünü arasındaki köprüyü temsil eder. Bu Ģiirde Azerbaycan çalgı aletlerinden olan tar ile dalda öten bir kuĢun ne anlatmak istediklerini öğrenmek için nasıl bir yöntem gösterilmesi gerektiğini açıklayarak baĢlar Ģair sözlerine.40 4. Hüseyin Hüseyinzâde. Azerbaycan muğamlarından biri olan ġur’u bazı efsanelerle iliĢkilendirerek farklı bir bakıĢ açısıyla ele alır. .

Bu bölümde fasıl makamlarına genel bir bakıĢ söz konusudur. ―Yağ. ―Teller Ağlasın‖ bölümünde Ģair Ģikestenin zil köĢesiyle girer ve Kaçak Nebi Destanıyla bütünleĢtirir bu makamı. ―Kaleler‖ bölümünün ardı sıra ―Herkes Bir Yudum‖ baĢlığını taĢıyan Ģiirle devam eder poema. ―Segâh‖ baĢlıklı bölümde ise söz konusu makam üzerinde durulur. ―Aman Avcı‖ baĢlığı altındaki bölümde Ģair. ―Kaleler‖ baĢlıklı bölümde Azerbaycan kaleleri ince ayrıntılarla tasvir edildikten sonra kalelerin manevî havası üzerinde durulur. Bu makam anlatılırken de çeĢitli benzetmelerle beraber Azerbaycan Edebiyatından bazı önemli isimlere de yer verilmiĢtir. bir önceki bölümde anlatılan ―Segâh‖ makamıyla karĢılaĢtırılır. ―Teller Ağlasın‖ bölümünün ardından Azerbaycan muğamlarından birinin adı olan ―Çahargah‖ bölümü gelir. yağıĢlı bir havanın portresini çizer okuyuculara.40 bütün bunlarla beraber vatan sevgisi iĢlenen temadır. Tabii bu karĢılaĢtırma da çeĢitli benzetmelerle gerçekleĢtirilmiĢtir. Fasıl makamları üzerinde çeĢitli benzetmelerde bulunularak karĢılaĢtırmalar yapılmıĢtır. Yağmur‖ bölümünde Ģair. bir Azerbaycan Türküsünün hem sözlerinin küçük bir kısmına hem de bu türkünün kısaca hikâyesine yer vermiĢtir. Bölümün sonlarına doğru Aras ve Kur nehirlerinin kavuĢma sahneleri ve bu olayın sonucunda oluĢan Arazbarı makamı anlatılır. Bu bölümde tarihten bir savaĢ sahnesiyle birlikte iĢlenir söz konusu makam. . ―Rast‖ bölümünde de söz konusu makamdan bahsedildikten sonra bu makam.

Son iki mısrada da çok kitap okuduğunu ve bununla kendini bahtiyar sandığını vurgular. ġair. Azerbaycan halk ürünlerinden olan sayaçı sözlerle kendi mısralarını birleĢtirmiĢ ve diğer halk ürünlerini de konu alarak doğa manzaraları çizmiĢtir.41 ―Sayaçılar‖ baĢlığı altında Ģair. . poemanın son mısralarını oldukça derin sözlerle sonlandırır. Zabul Segâh’ın mayasına defnedilmeyi ve kendisini bu makam tarafından uyandırılmasını ister. Ancak onun gönlünde fasıl makamlarından usulca öğretilenler daha manidardır.

Lähcäsinä. “cik-cik”… Bilirikmi dediyini? –Yox. çayır mürgüleyir. Naläsilä yazıġ bizä 5 Näsä deyir. Näsä deyir… “Cik-cik”. 10 Ġuş dilini bilmiriksä Günahkarmı o ġuşcuğaz? Säbrini bäs.BİRİNCİ BÖLÜM METNİN LÂTİN HARFLERİNE AKTARILMASI MUĞAM H. Dilindäki ġäm säsinä . bilmirik. naläsinä. biz bilmirik.Üzeyirbäyin xatiräsinä BÄLKÄ 1 Bir ġuş ötür budağında Bu näğmänin laylasına Çämän.

Ayıra bil 35 Ocaġdakı od külündän . 20 Üräyini duyacaġsan. Tar da elä… O sızlayır için-için. 30 Bergülünü. Mätläbini bilmäsän dä. Mätläbinin axırı var. 25 O ġuĢ kimi Tarın da öz lähcäsi var. dili var. O nalänin atäĢindä Öz ġälbini oda yaxsan. ävväli var. Ayıra bil Dağ gülünden Bağ gülünü. Ġçindädir här mätläbi.43 15 Ġulağınla ġulaġ asma. Üräyinlä sän ġulaġ as. Naläsidir eĢitdiyin. Ävväl öyrän sän bu dilin Nöġtäsini.

acıları Necä sığır Çahargahın Bästänigar pärdäsinä? 40 Dağlara çıx. Oyuġ-oyuġ yuvaları. Häm dä bizi düĢündürür. 55 Nädir belä? Bälkä elä . diġġät elä Ġayalardan yumalanan DaĢ säsinä. Ney üstündä yeddi säsin. 50 Pırıl-pırıl säsläri gör. O düĢünür. Öz säsinä Säs axtaran ġuĢ säsinä… 45 O säsdäki Ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar nä nalädir? Ġırġavulun döĢündäki ränglär nädir? O ränglärdä muğamdakı Älvan-älvan pärdäläri. Bu dünyanın ağrıları.44 Sinändäki dağ külünü.

70 Bil dağların çiçäyi nä. O. . yox. Dağa gedän cığırlarda ĠarĢına bax.45 Balaları perik düĢän Ġaratoyuġ yuvaları? Säslär ġırıġ bir arzunun can säsimi? 60 Yuvaları dağıdılmıĢ Çolpaların naläsimi? Ġayalardan sızan suyun. bir deyil. Addım-addım. Bax här yerin çiçäyinä. Därälärin çiçäyi nä Çiçäklärin öz rängindä öz ätrindä Näğmädäki säsläri gör. 75 Cığırları. däräni gäz. yolları gör. bir deyil. näfäs näfäs Dağı dolan. dünyanı gör. xalları gör– Enib ġalxan keçidläri. Därälärdä azan suyun Säslärini 65 Bir-birindän ayıra bil.

ġuru näfäs. Säs dä var ki. nädir? 41 Sığırçının belindäki ağ xätt äfsanäyä görä arşındır. ġälbä yol açmayan 85 adi bir säs.41 80 Bälkä o da bizim kimi Ölçmäk istär bu dünyanı? Bircä ġarıĢ yer üstündä Bizä göstär bu dünyanı… Söz var.46 Sığırçının belindäki ArĢına bax. . Elä säsin özü Ģe’r. Sözün deyä bilmädiyi sözü deyir. Biläk onun bu dünyaya sözü nädir. äfsanädir. dünyanı gör. Bälkä… Muğam bir nağıldır. ġe’r–sözün näğmäsidir. Söz–ġälbdäki bir mätläbin 90 Öz säsidir… Näğmä– säsin Ģe’riyyäti. sözü Ģe’r. ġäsdi 95 Nağıllarda bir göyercin Bir ġäribi Ģah elädi.

47 Bu dünyanın gälä-götür iĢlärini rändälädi… 100 Ötänlärin därdlärinä dola-dola Ġnanaġmı bu nağıla? Bu arzudur. Bir häsrätdir? 115 Äl var ikän. Bu gözlämä müsibätdir. Canavarın aldatdığı . El deyir ki. arzularım Gäläcäkdir. niyä gözläyib el ―O sahibi äzzamanı?‖ Bälkä Muğam bir gözläyiĢ. diĢ var ikän. niyä ĢüĢädädir 110 Divin canı? Niyä. BaĢ var ikän. ġol var ikän. 105 Güläcäkdir… Bälkä düzgün bölämmädik Biz o zaman Köydän düĢän üç almanı? Biläk. bu diläkdir.

Öz sözünü. Tanımaġmı istäyirsän Görmädiyin bir xalġı sän? Ävväl onun näğmäsinä sän ġulaġ as. öz ġälbini ara xalġın. Tarixin bir dövrü yatır 135 Bir bämdäki ―ah‖ säsindä. 125 O tellärin näğmäsindä Öz ruhunu. sorğusunu Xäyalını. 130 Onu öyrän. .48 ġengülümün. duyğusunu Xalġ yaĢadır näğmäsindä. ġüngülümün 120 Ġanı bälkä düĢüb tarın kök sininä? Muğamdakı hıçġırıġlar Üsyan edir bälkä divin tilsiminä? Üräyinin tellärindän Tellär çäkib tara xalġın.

Ģanlı müzäy. O särtliklä. O birisi göz yaĢıdır. . 155 O–danıĢan. Biri hünär. 150 Dinlä tarı. ġalxan säsi. dinlä neyi. 42 Çaldıran müharibäsi. 145 BänövĢänin üĢümäsi. bu incälik Bir muğamda yanaĢıdır. Ġılınclardan od aldıran DöyüĢ säsi… 140 Çahargahın Cövhärisi Kol dibinde Ġar altından Çıxan tänha bänövĢänin üĢümäsiĠılınc säsi.49 Çahargahın Müxalifi ―Çaldıranda‖42 at saldıran. O–keçmiĢdän Asta-asta söhbät açan Säs müzäyi… O–Ģöhrätli.

dayan. . Dayan. Dinlä ġuru Öz ġälbini sänä açan Här kälmäsi alov saçan Tarix yaĢlı baban kimi. Oduna yan. Ġki ġälbin häsrätini Varaġlarda döyündürän 165 Bir maraġlı roman kimi. 170 GözüyzĢlı anan kimi. Gah inläyir häzin-häzin. 160 Häm babamın yaĢındadır. Gah säsindä göy gurlayır. ġUR Varaġlama o tarixi. Tüstüsünä aman elä. düĢün.50 häm dä bizi danıĢtıran Canlı müzey. Häm növämin. DüĢün.

190 O. Bu dünyanın Ağrısını. sirrini açmaz sänä. Hansı küläk äsib? Ġara yellär dilländirän 195 Bir ġarğıdan . Dayan. Kirprklärdä yaĢ tärpädär. 180 Muğamlarsa baĢ tärpädär. Bir çäçäk dä därämäzsän Sän bu hikmät çämänindän. basma ayağını Bu çämänä.51 175 Dinlä onu. bu vätänä Hardan. Acısını Duydunmu sän? 185 Duymadınsa. Mahnılar var. Här guĢäsi ĠuĢ ġonmayan ġayalardan daĢ tärpädär. ayaġları. Ävväl öyrän.

nä danıĢır narın-narın? Öyrän. Nä yaratdı? . nä zaman. Nädän ötrü tütäk käsib? ġur nä deyir. niyä Xästä Ġasım Birdän belä sayru düĢüb? 210 Käräm niyä Äslisindän ayrı düĢüb? Ädalätin Ģärbätinä Ġlk däfä kim zähär ġatdı? KeĢiĢläri. Hämzäläri 215 Kim yaratdı.52 Kim. nä vaxt ġaynağına daĢ atılıb 200 Dağlardakı bulaġların? Öyrän nä vaxt aparıblar Sel Saranı? Kim salıbdır dildän-dilä Bu dähĢätli macäranı? 205 Niyä käsdi sel aranı. Häsrät ġoydu o täräfä Xançobanı? Öyrän.

230 Cängi säsi BirläĢdirir göyü. . Ağız açır mağaralar. 220 Göy gurladı. Haġġ säsinä Yer gurladı. Dünän onun ġapısında boyun bükän Bu gün necä oğurladı Märd kiĢinin Ġıratını? Nänäm Nigar bälkä onda 225 Çağırıb ilk bayatını? Ġobustanda räġs eläyän Ġayalara. yeri. Täbiätin öz älilä Çarpalanan çapıġ-çapıġ ġaĢlara bax. daĢlara bax.53 Koroğlunun nä’räsinä. ritmläri… 235 Cängi säsi… Gumbuldayır nağaralar. Täsnifläri. Bälkä elä burdan gälir Muğamların ilk rängläri.

dälilärim. 250 Cängi deyir: –DüĢmän gälir.‖ ―…Uca-uca dağ baĢında 245 Yaz bir yana. ġıĢ bir yana. Yeriyin meydan üstünä. 255 Sinäläri näğmäläĢän Här ġayanı. Koroğlunun däliläri… Burada oxu.. diĢ bir yana… Çäkändä Mısri ġılıncı LeĢ bir yana. Ġollar keçir çiyinlärä: 240 ―Hoydu. hoydu.54 Ġan sıçrayır beyinlärä. baĢ bir yana‖. TiträĢir ağzın içindä Dil bir yana. keç iräli! Yallı gedir Bayandurun. Här sal daĢı. Täbiätin ruhundadır .. Havadakı Ģahin kimi Tökülün al ġan üstünä.

Gah yandırır. Ayaġlarsa yerin-yerin. düĢündürür. Cängidäki märdliyä bax. fikirlärlä . özlüyünü– 275 Ġanadında ġürür. 260 Täbiätin özü çalır―ġaval daĢ‖ı. Täsnifläri. gah söndürür. Ġayadakı särtliyä bax.55 Bu uyarlıġ. Ällär süzür incä-incä. bu näğmälik. vuġar. 265 Yallı da bir vähdätidir O särtliklä bu märdliyin… Cängi säsi BirläĢdirir göyü. Cövhärindä ġäm düyünü… O düĢünür. näğmälärdä Saxlayıbdır muğamlar da Saflığını. Xallardakı xäyallarla. yeri… Bälkä elä burdan gälir 270 Muğamların ilk rängläri. ritmläri? Bu ränglärdä.

Xınalandın. 295 Göy gölümün läpäsindä sonalandın. Sevgililär dodağında Yanıb söndün. Sönüb yandın: . Ġstäräm ki. 285 Ay yanıġlı ġurum mänim. älvan-älvan çiçäk olub DolaĢdığın pärdälärä Män säpiläm. boĢalmır. Aydan arı. böyük därdin Vuġarı da böyük olur. ―Uca dağlar‖ baĢındakı 290 ―Azärbaycan maralı‖nın Gözündäki ―Ġara giläm‖… Nänälärin toxuduğu Xalıların xanasında xanalandın. Üräk dolur.56 280 Yox. sudan belä durum mänim. Böyük ġämin.

Mänä dä ġämin ġaldı…‖ Novruz ötüb. Novruz ötüb… Yaz baĢıdır… 315 Sellär. sular aĢıb-daĢır. . Bir-birilä ġucaġlaĢır. Çox çäkdim yar cäfasın. o burulur. 310 Därälärdä suya dönüb GülüĢmäsi. yaz baĢıdır. Marxallarda ġar uçġunu Yazla ġıĢın savaĢıdır. 305 Bu nä säsdir? Göydä topa buludların Bir-birilä güläĢmäsi.57 300 ―Däryada gämim ġaldı. Biçmädim zämin ġaldı. Ġayaların ġabağında O äyilir. Dağlardakı ġar üstünä Xal düĢmäsi. Täpälärdän säpälänir.

. ġaynamalar.58 320 toz-toz olur. coĢur. Saz üstündä pöhrälänir. Gälib çatır Araz Kürä. 330 Çämänlärä näğämäsini yaza-yaza. Kür Araza. Tälatümlär. enir düzä Ağacların budağına Düymäläri düzä-düzä… 325 DaĢır. Dağın barı. Däyir daĢa. Yollar boyu näğmä ġoĢur: ―Ġähräman‖ı ġayalarda Ģaġġıldayıb ġähärlänir. Här ikisi dağın ġarı. Yaylaġları gäzä-gäzä. 335 ĠovuĢanda Ağ läpälär räġs eläyir: Arazbarı Arazbarı! Bu duyğular fıĢġırtısı. 340 SığıĢmadı bir yatağa.

öz yolunu. Bir arifin hikmät dolu söz-söhbäti. döĢläri älvan. çölläri al. Fikrin nä ġädär yolları. . sağa. 355 Dağlar baĢı ağ. 345 Zaman keçti.59 Budaġlandı sola. Heyätdän ağıl mülkünä bir päncärädir ġur. eĢġi. Üstündä cığırlar açılan bir därädir ġur. mänzilläri varmıĢ. 350 Birdän yada düĢmüĢ bir ötän macäradır ġur. Bir mäcraya sığıĢdırıb Tanıtdırdı bu dünyaya Bizim sänät bahadırı–Fikrät onu… Çoxdan unudulmuĢ. yeri ġalmıĢ yaradır ġur. Här pärdäsi bir rängä çalan mänzärädir ġur. Bir fäsildä neçä kärä DäyiĢdirdi öz yönünü.

Görüm bu diyarı ġalsın xaraba. 365 BaxıĢlarda göz yaĢları sulandı. Ağı dedi buz bağlayan lal sular. YaddaĢda yanıb tez dä sönän xatirädir ġur. 360 Guya deyäcäkmiĢ bizä Ģe’rilä nädir ġur?! TELLÄR AĞLASIN ġikästänin Zil guĢäsi– Äsgäranda vıyıldayan güllä säsi. Ġarabağın çöllärini ġar aldı.60 Ġürbätdä Vätän häsräti. Näbinin meyidi ġaldı arada . Ġara xäbär el-obanı dolandı: Äsgäranda Ġoç Näbini vurdular. 370 ġikästänin Zil guĢäsi ġaraldı: ―Äsgäranda dağıtdılar araba. Bayatılar ġara geydi äyninä. yurdunda bir anlıġ. Çox ġürrälänir Bäxtiyar öz Ģe’rinä härdän. Gäraylılar ġäm götürdü çiyninä.

390 Sular kimi daĢa-daĢa… YaĢa. ön sözüdür Çahargahın. 375 Darasın saçını. böyük-böyük Ġayalara gah çırpılır.61 Yerisin üstünä ellär ağlasın. En eniĢ. Deyir:–Häyat bir döyüĢdür. yaĢa. ÇAHARGAH ġaha ġalxan ağ dalğalar Göpük-göpük… Uca-uca. tellär ağlasın‖. 385 Bir vuruĢdur baĢdan-baĢa… Rahatlığı häyäcanlar ġucağında ara. Mayäsindä säslär uçur . yaĢa. 380 Gah çäkilir axın-axın… Tälatümlär. ġalx yoxuĢa Sellär kimi coĢa-coĢa. häyäcanlar BärdaĢtıdır.

– 400 Olmasanız… Täpäriniz varsa ägär SavaĢınız. SavaĢsanız… DaĢ üstündä ġalmayacaġ 405 Ağsaġġallar düĢündülär: –Nädir çarä? Dada çatmaz bu maġamda Nä moizä. –Gäräk täslim olasınız. Ġara yellär ġabağında Fikirlär dä haçalandın. 410 Nä müäzzin. Nä minarä.– Deyir bizä. Bir daĢınız.62 Ġanad-ġanad. . Näġl olunur ötän gündän 395 Bir ähvalat: …Yad ölkädän elçi gälib Ölkämizä.

Säbir gäräk. 430 ġikayätdir Taläyin bu ġäzasından. Amanından aman. täläsmäyin. O ġansızdır. Bästänigar aman çäkir.63 Bu onu. –KeçmiĢimiz Ģanlı idi. bunu dandı. –Näylämäli? . Bäs gäläcäk? –FikirläĢäk. Maġamı var här istäyin. Täläsmäyin. 415 O. DüĢmän yaman amansızdır. baĢ vurur 425 ―VuruĢ‖–deyä Alovlanan üräkläri O tädbirlä ovundurur. Bu bäladan ġurtarmağa 420 Bir ağıllı tädbir gäräk.. Tarixlärä o. aman!.

–Hanı bizim o gücümüz?.. . Täässüfmü? 440 Fikir ġalxdı. Belinin bağı bizdän. Ağı deyär ġız-gälinlär: ―Don tiksän ağı bizdän. 450 Ġoymayın yadellini Almağa bağı bizdän…‖ Yığıldılar.64 435 –DiĢimizlä daĢ ġırmalı. –Onda ata-babaların Ģäräfini DüĢmänämi tapĢırmalı?. ―Ötän günä gün çatarmı 455 Calasan da günü günä‖. inlär. Dağıldılar dönä-dönä. Fikir endi.. –Tässüfün kölgäsindä Hansı diläk çiçäkländi? Bästänigar– 445 Bästäboylu Nigarların Dili ilä inlär.

Därdlärimiz ġılınc ilä Bitär bizim. ―Däyirmanın pärindän. 465 Ġalxan altda ġaldığımız Yetär bizim. 460 Günü oda çalamalı. Elin sözü bir olsa. Ġalxan äydi belimizi Çox ġısaltdı dilimizi. ovlaġ bizim Yad ovçu bizä neylär?‖ . Dağ oynadır yerindän…‖ ―Çän-duman düzä neylär Zülfün tök üzä. 470 Suyu çıxar därindän.65 Biri ġalxdı: –Günü gün çalamağın Nä faydası? Üräkdä od ġalamalı. neylär? 475 Ov bizim. Min-min fikir Bircä borcu ödämämiĢ.

Taraġ-taraġ. Cilalandı. 480 Ġndi bizä sellär kimi daĢmaġ gäräk.66 Ġndi bizä ġılınc gäräk. Taġ-tararaġ. 495 Äldä yaraġ Vuraġ. 485 Yadellinin ġabağına hasar çäkän Ġalalarda Kürälärä od ġalandı. Cäbhä yaraġ. . Ocaġ yandı. 490 Çäkic altda. ġıraġ. zindan üstdä Xamır kimi kündäländi. Dämir biĢdi. Od biĢiräk. dämir döyäk. Ġälbimizä kölgä salan ―Ġorxu‖ adlı hasarları AĢmaġ gäräk. Nizä gäräk. Çahargahın hasarında.

500 DüĢmän üstä durma. göy gurladı. Hücum. DüĢmän ġaçır. Uca dağlar dua verib Äränläri uğurladı. 510 Mänsuriyyä ġäläbädir. AçmıĢ här zängüläsindän fikrä meydan Çarigah… . Yad ġovuldu dağlardan. Yurd yenä bizä ġaldı…‖ 515 Ġälbi vulkan täk coĢan üsyandır. hücum! 505 Äränlärin nä’räsinä Yer titrädi. bizimkilär tä’ġib edir. Çäkic altda ġığılcıma dönüb axdı Çahargahın pärdäläri… Müxalifdä. üsyan Çarigah. äri.67 Dämir. täntänädir: ―Äzizim sözä ġaldı Bir Ģirin sözä ġaldı. yeri. Ġılınca dön.

68 ġaha ġalxan dalğalardır bir Müxalif güĢäsi. sel oynadır. yer titrädir. Däryalar längärlädän tufandı. Ġstäräm od alsın äsrin atäĢindän Çarigah! ĠALALAR AbĢeronun ġalaları DaĢlardakı o oymalar. Dalğasımı ġatardakı 530 Häzin. heyranam bärdaĢtda çılğın säslärä. Ayrılıbdır öylä bir can sirdaĢından Çarigah. GuĢälär göy gurladır. tufan Çarigah. Yoğrulubdur bälkä dä çaxmaġ daĢından Çarigah. Ģirin Pärdälärin? . 520 Göndärir yadelliyä imzalı färman Çarigah. bir xäfiflik saxlanır. Simlärin mizrab ilä toġġuĢmasından od çıxar. 525 Bäxtiyaram. Cövhärindä bir häzinlik.

Ġabarmalar. . Yadellinin hücumuna hasar çäkir. Yadellinin baĢı üstdä Yumruġ kimi düyümlänän bu ġalalar. Bälkä… Hasar pärdäsidir Çahargahın? 535 Säs düzümü ġaladakı diĢlär kimi sıra sıra. fikir… Ruhumuzla uyġardadır. Nä doğmadır. Ġabarmalar 545 Batıġlara kölgä salar. Tämkin. DaĢda fikir. ÇıxıĢların batıġlara DüĢän xäfif kölgäläri– Tağlardakı 550 Oyma ―naxıĢ läpäläri‖. säsdä fikir. axın axın. O batıġlar. vuġar. Boyaları äväz edän kölgälär dä 540 Fikir.69 Bürclärdäki o äzämät. nä itsidir.

570 DüĢmäninä o deyir ki. 560 ―Bakirädir. ġızdır ġalam. Ġız ġalamın ġızlığını ala bilmäz…‖ 565 ―Sän gälärsän. Äğär gälsän Yumruğumun läzzätini sän görärsän. Gäldiyinä peĢman olub . Bu ġartallar mäskäninä ĠaraġuĢlar kölgäsini sala bilmäz.70 DüĢmän bizä güc gäländä El-obaya sığnaġ olar. män ġartalam. Bu ġalalar tarix boyu Neçä-neçä cäbhä yarmıĢ. Babaların märamından Ġbrät götür. Tüstülänän ocaġlarmıĢ. sän görärsän‖– Ġalasının adındakı Mä’näya bax. män ġuzğunam. mäġsädi gör. Ġız ġalası! Adına bax. Yaxın gälmä. 555 Bu ġalalar azadlığı hälä yanan.

71 Dabanına tüpürärsän. dolar. ġabarmalar– DaĢ üstündä çiçäklänän O yarmalar? Kim deyir ki. 575 Nälär deyir daĢlardakı O batıġlar. nälär. GuĢälärdä ġaġġıldaĢan Pärdälärdän aĢıb-daĢan. O fikirlär. 590 DaĢ üstündä naxıĢ tutan. keĢikçimiz Ġalaların sinäsindä Nälär yatır. nälär?! Bu ġalalar-DaĢ näğmälär. Hiddätlänän säs axını… . Xeyr. DaĢlardakı çalalara axar. 580 Yalnız elä ġallarüçün Ġaldırılan Bir ġaladır. bu ġalalar. 585 Ġorucumuz. o duyğular. burada särtlik ilä Ġncäliklär ġol-ġoladır.

Görän nä danıĢır. çıxıġların Sinäsindä ġalxıb enän Säs axını. nä däyir bizä Säslärä bükülmüĢ bu göz yaĢları? Od saçır. 600 O mähäk daĢında män insanları Saf çürük edäräm. yoxlaram müdam.72 595 Batıġların. Dostumsan… Görüräm özümü sändä. 605 Män öz hämdämimi. dostlarımı da Tanıram muğamın pärdälärindä. 610 Dağ basır üräyimizä Elä bil köç edir durna ġatarı… O hara täläsir? O niyä gädir? O bizim çölläri niyä tärk edir? . ġanacaġ ölçümdür muğam. Män onu özümä mähäk sanmıĢam. HÄRÄ BĠR CÜRÄ… Mä’rifet. Sän dä yanırsansa äğär bu oda.

buna necä tab gätirirsän? . 615 Soyuġdan üĢüyür. ey pirim mänim. Säslärdän yaĢ sızır. Yanır gizlicä. Payızın sazağı käsir otları. sirli säsinlä Gizli bir alämdän xäbär verirsän. Göydä topalanır ġäm buludları… Dağın dumanımı. Göräk. Düyünlü säsläri ġovurur. Barmağı altında tarzän gör necä. O da ki. Dumanlı säslärdä belä hönkürän? 620 Ağlayır aĢikar. sisimi görän. sönükdür näğmälärindän… 630 O mächul dilinlä. Nolar. sıxır. Sänä näzir düĢür… çox yoxsulam män. ey näğmäm.73 Tökülür yarpaġlar. susur bulaġlar. Näğmäm ola bilär näzirim mänim. mänim kimi säsini dinlä. 625 Sudan od çıxır… Ey tarım. äsir budaġlar.

640 DanıĢ. Näğmä oxu. ey müdrik tarım. DanıĢ.74 Ey atam hünärli. yarpız ätirli. 635 Ey reyhan näfäsli. babam fikirli. Söhbätinä müntäziräm män. Ulu babaların kamal häznäsi. Nağıl nänälärin ey laylay säsi. xoĢ xäyallarım. . Nädän ötrü ayrı saldılar Kärämi Äslidän. häyalı ġızlarımızın Utanġac dözümlü sevgilärindän. Ey müġäddäs pirim. Sän häzin-häzin Abırlı. ġirin arzularım. 650 Ġäysi Leylidän? Niyä taleläri daĢa çaldılar? Sinänä çäkilän bu dağlar nädän? Sänin xäyalların. 645 DanıĢ. düĢüncälärin Däryadan längärli sämadan därin.

670 Bämindä. al. elä bil od ġalanıbdır. beĢ yüz il. kamda. bir vahidik bir arzu.. sarı… Orda varaġlanır. Biz ki. 660 Bir ġälbin deyil. EniĢi. Elä bununçun da… Täk mänim?. Bir xalġın tarixiTarixin yolu. . Söhbäti aĢkarda.75 655 Här xalın tarixi Yüz il. iztirab dolu. Yanğına dözmäyib havalanıbdır. Sirri därindä Zilindä. yanğını keçirmäk üçün Fikirlär. GuĢälär rängbäräng: YaĢıl. Bir xalġın min illik iztirabları. bu yolları bir baĢa vurduġ. Biz ki. 665 Säslänir muğamın pärdälärindä. xäyallar yuvalanıbdır. yoxuĢu.

O yola çıxmadan yolunu bilmir. Birdän däyiĢdirir köhnä yerini. yox. Säfärä çıxanda macärasının Ġlkini bilsä dä. O axır. O coĢur. Ävvälcä yamyaĢıl düzä dolaĢır. Nota salardılar onu näğmätäk. kükräyir. ġäklini çäkmäçin xırdalıġların Özgä bir dünyadan boyalar gäräk. Muğam–här guĢäsi sirli. . Här käs öz ġälbini tapır muğamda. Cilova gälsäydi belä bir axın. sonunu bilmir. daĢır 685 Dağıda-dağıda sahillärini. 690 Tez-tez däyiĢdirir öz mäcrasını.76 675 Yox. Yatağa sığmayan ġollu-budaġlı 680 Selä bänzäyir. Bu yolu här yolcu bir cür ġät edir. soraġlı Yola bänzäyir.

muğam deyänin Keçdiyi. Gizli mätläbini görmäkçün . O nädir? Suların ġayalardakı 710 Häzin. Mänsur. 705 Mäğrur Ġız ġalası… O köhnä Bakı. zirvädir.77 695 Bämi düzänlikdir. O zirvälikdä Ayağın altından sanki yer ġaçır. –Neçä dumanlısan. örtükdä çırpınan üräk. açdığı iz baĢġa-baĢġa. Bäli o. Eyni müğännini här dinläyänin Könlünü yandıran köz baĢġa-baĢġa. Här muğam çalanın. Zabul üstä inlädir tarı. zili zirvädir. Görünmür gözä Pärdädä. O ayaġ däymäyän yaĢıl gädikdä 700 Här yolcu özünä özü yol açır. asta-asta pıçıltıları.

aldır säslärin. Bilmirik nä deyir ancaġ… Lal säsin nä böyük ġüdräti varmıĢ. Säsinä nä sözüm? Laldır säslärin. Ey tarım. Xäyalın gözüylä eĢidär. görär 720 Gizli mätläbini härä bir cürä. inläyir ancaġ. Bilmiräm yaĢıldır. Ey näğmäm. Min sözdän güclüdür. bir xalın sänin. Härä bu ocaġdan bir od götürär. 725 DanıĢır. Ey pirim mänim . Säsdä sözdän böyük hikmät olarmıĢ… Mübhämdir. Mätläbi gizlädir.78 715 Bizä Därinä iĢläyän täxäyyül gäräk. Tutar säsindäki därinliklärä. 730 Gizlidir sözü näğmänin.

Här säsin. Axıb Ģır-Ģır o. Yanıb Ģırıl-Ģırıl. här kuĢäni yozur bir yerä. här xalın neçä rängi var. Näğmäm ola bilär näzirim mänim O da ki. Yox. Köy dä .79 735 Sänä näzir düĢür… Çox yoxsulam män. Här käs. Hämän hämändir. 740 Onu baĢım üstä bayraġ edärdim. 750 Buludlar dönür. Kim deyä bilär ki. Säsinlä dünyanı män tärpädärdim. Sözümdä olsaydı säsinin gücü. nä danıĢır o? 745 Onda ġucaġ-ġucaġ söz çälängi var. bir anlığa baxaġ göylärä. Gälin. Buludlar burulur. Häränin gözünä bir cür görünür. sönükdür näğmälärindän.

Mänim dağlarımdır sänin ġaynağın. Elädir älbät. 760 Sän dä öz ġälbinin päncäräsindän. .80 755 Bulud da. 770 ĠoĢġarın. Sän özgä çeĢmädän gätirilmädin. Anbaan däyiĢän o buluda bax. Mänim gördüyümü görmäsändä sän. Yoxsa inanmadın? Ġnanma. SEGAH 765 Ey Zabul segahım. Härä öz ġälbini görür buluda. Ulu ġah dağın Bağrından sızılıb sän durulmusan. Mänim öz amanım. Orta segahım. Ġnan gördüyünä. Sän mänä kimsädän pay verilmädin. Män dä häġiġätäm. ancaġ. sän dä häġiġät. mänim öz ahım. Käpäzin.

“Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. tarda böyük yeniliklär elämişdir. çiçäklär kimi 785 Dağlarda kök atdı. 43 XIX. diläklär kimi Bir ġälbdä boy atıb min ġälbä çatdı. äsrin musiġişünaslarındandır. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. Çoban bayatısı… 780 Dağlar baĢından Ġarlara ġarıĢıb ġar-ġar axıbdı. Daha fazla bilgi için bkz.c. 2. Çöllärä boylanan gül baxıĢından Keçdiyi yollara iz buraxıbdı… Häzin bayatılar. ġirin bayatılar.81 Mändä yuvalanıb mänim olmusan. Azerbaycan Edebiyatı.” 44 . sän al canımı. arana çatdı. Mänim öz därädimsän. Nänämin dilindä min il dillänän Segahım sän al. 775 BaĢġa rängä salıb bu zaman säni. Anamın südütäk sän halalımsan. 790 Dilġämin44 dilindä dil-dil dillänän Ay telli sazların telli xanımı. Yenidän taratdı Sadıxcan 43 säni. öz mälalımsan.yüzyılın ilk yarısında yaşamış Azerbaycan âşıklarındandır. 18.

Sonu iniltili. DanıĢır. Bä’zän inläyir. Ey Molla Cumanın ―Ġsmi pünhanı‖. ġikayät süsü. baĢından ötüb keçäni. Ağrılar mayası. Bä’zän üsyan edir. Gizli därdlärinä yandırır säni. 795 Xumar baxıĢdanmı süzülmüsän sän? Segah–bir arzunun.82 Ey Sarı AĢığın sevgi dastanı. iç hönkürtüsü. Ävväli çılğın–– 800 SınmıĢ bir üräyin säs ġırıġları… Ġämdir dolayları o ağlar säsin. Bir himä bänd olan bir ġärib käsim. . 810 Mätläbi gah açır. bir çırpıntının Min üräkdän gälän hıçġırıġları. 805 Könül hıçġırtısı. Vaġifin gönlünü ġana döndärän. Gah düyünläyir.

83 Älilä saldığı kor düyününä Dililä yalvarır: ―Täz açıl‖ – deyir. Bir dilbilmäz ġuĢ idim. bülbül oldum… . Äziziyäm gül oldum. kül oldum. Vätän sarı baxanda Üräyimdän ġan axdı. 820 Dağların sinäsi nä? Gün ġalxıb sinäsinä. 825 Yandım. axır. Ötän keçmiĢini ġoyub önünä 815 Bayatı çağırır. ona dil deyir: Araz gäldi. Alämä sığmaz baĢım Sığıbdır sinäsinä. Dibindä min can axdı. yan axdı. Oxudum.

özü xatirä.84 Segah– naläsinä alıĢan könül. Därdimin yükünä tab gätirmädi Äyilib ġırılan budağa neylim? 840 Därälär keçmiĢäm. dililä amanın. Bämindä. köçü xatirä 830 KeçmiĢi yanğıyla danıĢan könül. Alovu täässüf. Könlümdä dikälän bu dağa neylim? Günahım nä oldu. ahın: –Tale bir üräyä gör neçä ġıymıĢ… Mänim çäkdiklärim. O deyir. 845 ġaxtaya dözmüĢäm. 835 Hansı bäd ämälin öz bahasıymıĢ? Bu därdä bağladı mäni kim?–deyir. sazağa neylim? . dağlar aĢmıĢam. Ġazancı ağrılar. Ġsti näfäsimlä ġar äritmiĢäm. mänim dämadäm. Düzändä käsdilär. zilindä o ―neylim‖? deyir. dağda bitmiĢäm. hansı günahın.

Dedi:–Bu da keçär. Böyük arzulara dünya bir ġäfäs. Neylim. buza neylim. Belä yaranıbdrr bu çärxi-fäläk. . Säsim su yandırar.85 Män danıĢan zaman bir kimsä dinmäz. 855 Gördü ki. Buz tutar. sözüm bilinmäz. Bir üzü gecädir. bulağa neylim? DanıĢdı. Dilimä vurulan ġadağa neylim? 850 Män od härisiyäm. gözläri doldu. Därdilä. od mänä hämdäm. yer üzü gündüz. Günah mändä deyil. yay günü bulağa getsäm. ġämilä baĢġalarına Äzäb verdiyinä peĢman oldu. daĢı äritsäm. dinläyänlärin BaĢından od çıxdı. bir üzü gündüz. axı neylämäk? 860 HämiĢä olmaz ki.

hökm eläyir ağla Segah. Sän mänim göz yaĢım ol. 875 Däli xallardakı hönkürtüyä dalmaġla Segah. här zili od.86 Ey mänim üräyim. Ġälbä atäĢ çiläyir. oyulmaġla Segah? Gözä göz yaĢlarıtäk bir belä dolmaġla Segah? 870 Könül hıçġırtısı. halalım. här bämi ġäm. 865 Öz ällärinlä. Anamın öz südütäk sän hallımsan. çağla. gündüzü gündüz. ġälb atäĢi. Segah. sän öz gözünlä Gecäni gecä gör. Onun här pärdäsi ah. Nä deyirsän. Könüllär Ģad edän ämällärinlä Yoluna gül düz. mäni mändän belä almaġla Segah? Bizi dünyanın o dar çärçiväsindän çıxarır. . Segah. Nä deyir könlümü oymaġla. can yanğısıdır. çağla.

890 Dağlarda göynäyän Mäcnundur Segah.87 Bäxtiyarın da könül telläri titrär beläcä. eĢġin dalınca . Rast–müdrik bir ağıl. DanıĢır aramla. DanıĢır. därin düĢüncä. Segah. ÄyläĢib Ġälbini açır süfrätäk. Rast–onun atası… Näsihät eylär. Ata bu sevdanı mäzämmät eylär. anbaab däyiĢir halı Zoğal çubuğunu tüstülädäräk. DanıĢır bir äsrin öz yarasını. Segah–bir istäyin. Deyär ahästäcä hey:―Ağla. Segah‖. 895 DanıĢır tämkinlä. 885 Sözläri bäm simdän zil simä düĢmüĢ. ağla. Tilsimä düĢmüĢ Bir päri ġızının macärasını. Mäcnun sähralara gätirär pänah. aramla täk-täk. RAST 880 Buharı baĢında el ağsaġġalı.

dözümlü. o säbirlidir. Onun längär vuran här guĢäsindä Därin düĢüncälär dalgalanıbdır. 900 Bir zaman büdräyän ġälbin.88 Mäläyä-mäläyä ġaçan bir üräk. Vuġarlı. istäkdän od ġalanıbdır. Yüz ölçür. bir biçir. Mühit dänizitäk o längärlidir. Gizli fikirlärin sıx meĢäsindä 910 Arzudan. fikirklär… Bir sirdaĢ olmuĢ Ġnsana… Därdinä dolandan bäri. danlağı. Fikirlär. 915 Rast–cavan deyildir. Segah–nalä çäkän. . Rast–tädbirlidir. Rast–çılğın ġälblärä bir ağsaġġalın Öyüdü. kamalın Ayılıb özünü därk etmäsidir. ärk etmäsidir. 905 DüĢünür därin.

bahar gälincä Sellärä döndärib axıdan nädir? 925 Düzdä ayaġ açır dağların ġarı. göyläri öz axıĢıyla Haldan-hala salan bu zaman. nädir? . Här vaxtın öz ġuĢu öz budaġları.89 O. Yerläri. Yuxudan ġaldırıb ulu dağları. yaĢa dolmuĢ. 930 BoĢalır könüllär göz yaĢlarıyla. Müdrik bir üräyin düĢüncäläri: Häyat nä? Ölüm nä? 920 Ömür nä? Yol nä? Ġäflät yuxusunu dağıdan nädir? ĠıĢda yağan ġarı. Bahar havasına oxudan nädir? Çalır üräkläri göz baxıĢıyla.

90 Hökmüylä.iir? Ġlk nä. gün nädir? Ġlk nä. son nädir? EniĢi göstärir bizä dağ kimi. Bir taläyin ibrätli hekayätläridir Rast. 935 GünäĢin baĢına dolanır cahan. Aġil danıĢır. gün näd. fırlanır. Dünyanı oynadır oyuncaġ kimi. ÜĢĢaġda verir sirli suallar bizä räng-räng 950 EĢġin nä cavabsız ġalan hikmätläridir Rast. 940 Ġaranı göstärir bä’zän ağ kimi. ġurur bir yandan. Fırlanır. Ġäsdi bilinmäyän bu oyun nädir? Ay nä. son nädir? 945 Bir aġilin hikmätli näsihätläridir Rast. Tarix danıĢan köhnä rävayätläridir Rast. ġäsdiylä nä deyir zaman? Uçurur bir yandan. canlı misallar çäkir härdän. . fırlanan nädir? Ay nä.

ah atäĢi söz ränginä girmäz. 955 Dünyanı gözäl görmäk üçün ġurbana hazır. Ġnsanın ädalätli Ģikayätläridir Rast. Bilmädi ki. o. särhädläridir Rast. 960 SärçeĢmädän su içmäyä. ahästäcä söylär. pusġudadır Bäräsindä ―aman ovçu‖ Yaman ovçu. bir az aralandı. . niyyätläridir Rast. Häm därdli ġurub çağı vä häm dan yeridir Rast. Ġnsanların ilk arzusu. Zalım ovçu. AMAN OVÇU Maral endi särçeĢmäyä. 965 Ġabırğası ġalın ovçu. Lakin äzabın son dämi. Ġaçdı. Ey Bäxtiyar.91 DilkäĢdä pıçıllar bizä dünya gädärindän. Öz därdini ġıĢġırmaz.

92 ġaraġ-Ģaraġ! Küräyindän yaralandı. Döndü. Ġaçammadı… O dayandı. Ovçu. 980 Tüfängini çiyninä sal. baxdı yazıġ-yazıġ. Bir geri dön. 985 BaxıĢdakı o yalvarıĢ Näğmä oldu. Bu dähĢätä kol titrädi. Gül üĢüdü. Dilä düĢdü: . 970 Göy çämänlik ġızıl ġandan Oda yandı. 975 Neçä ġıydın bu dağların Maralına? Gözlärdäki o çaräsiz yalvarıĢa Neçä dözdün? Aman ovçu. sänin ġolun sına. Bir ora bax. Mälül-mälül.

Ağ yel äsir. YağıĢı da ağ gätirir. vurma mäni. HeykälläĢir häyrätimiz. YAĞ. Tel-tel äsir. Pambıġlanan buludları 1000 Kola-kosa asa-asa Ağ yel. Näğmälärin istisinä Ġızındıġca donuruġ biz. 995 Ağ buludlar Topa-topa. YAĞIġ Ağ yel äsir. ağ-ağ gül bitirir. Göydä bulud damar-damar… 1005 Bu ağ yağıĢ Düz torpağın . yaralıyam‖.93 ―Aman ovçu. Män bu dağın maralıyam. 990 Yaralıyam.

Bu yağıĢın. Ġız islanır. . Yağ ey yağıĢ. ―Yağ. 1015 DaĢ ağara. Gir mağara. Üräyinin tanğısına Dağın. Ağ buludun toy günüdür. Oğlan ġaçar. Üz islanır. 1025 ġırıldayır navalçalar. Tut ucundan sän göğä çıx. Vur nağara…‖ 1020 YağıĢ yağır. Ġopub düĢür budağından Kal alçalar.94 Ġliyinä Damar-damar… Oğul-uĢaġ gülä-gülä 1010 Çıxar çölä. dağ ağara. göz islanır. yağ yağara. yağıĢım. daĢın.

Deyärlär ki. 1035 Sellär. indi günäĢ 1045 Buludlara oldu günü. Açıb ġızıl saçlarını GünäĢ yuyur äl-üzünü… Bäs bu nädir? Bäs bu nädir? . Dilländirär dibsiz ―uzun därä‖läri… Uzundärä ġüĢtärimdän ġopub düĢdü. Älvan-älvan havalardan aldığımız havalar da Öz sözüdür könlümüzün. Bir täräfi açıġ olar. 1040 Arzumuzun. Göy äl çalar… 1030 Sellär yıxar bäräläri. sular çağıldayan Uzun-uzun därälärä. sel oynayar.95 Arxlar daĢar. Açıġ yerdän gün çırtlayır. därälärä… Göy tutular.

1065 Gah färähli hallarımı? O muğamın älvan-älvan hallarımı? Här guĢädä neçä-neçä Räng çağlayır. Kitab kimi o. 1050 YağıĢ käsir… Ġovğası da bitir demäk Göyün. 1060 ―Fatma nänä hana ġurur‖ Hanadakı ränglärä bax.96 Bu da özgä bir näğmädir. Göy üzünä çätir çäkir Göy ġurĢağı. üräyin gah ġüssäli. Göyün tämiz aynasına Äksi düĢür 1055 Çiçäklärin… Çiçäk açır sağdan sola Göyün tağı. . oxunur Varaġ-varaġ. O. yerin. Säslär elä ängindir ki.

ġodu. 1075 Säslärdäki ränglärä bax. 1085 Zämilärdä diĢ ġıcadır Alaġlar. 1090 Çömçäni doldursana…‖ . Äfsanävi nänämizin Üräyinin tellärindän Hanasına bänd etdiyi süslärä bax. Neylämäli? –Pas atıbdır oraġlar. yağıĢ käsmir. Gah da olur. dursana. nä biçinä. sağa.97 1070 Açıb geniĢ ġollarını Bu dünyanı ġucaġlayır. Aman vermir göz açmağa. Çiyinlärdä häyat yükü dağdan ağır. Säpälänir sola. Elä yağır. 1080 Bir yandan da yağıĢ yağır. yağır yenä… Nä äkinä gedän olur. Här ġapıdan pay umub Ġodu gäzir uĢaġlar: ―Ġodu.

dil yanır. DüĢdük ġara. ĠıĢda däyä evimiz 1100 Yayda alaçıġ oldu. borana düĢdük. Dağda. ĠıĢda arana köçdük. Häm ġul olduġ. Bizim mahnılarımız Bä’zän belä yaranır. .98 Äkin-biçin eĢġinä. häm ağa. Ġälbimiztäk evimiz Hamıya açıġ oldu. sazağa. Üräk yanır. 1105 Ġonduġ azad ġuĢ kimi Biz budaġdan-budağa. SAYAÇILAR 1095 Düzdä ġızıl bürküyä. Yayda dağa üz tutub.

1120 Dolanıb gäldi ġoyun. Arxalandıġ dağlara. Yaylaġların çiçäyi Bizä äyin-baĢ oldu. Gälinlär güzämindän Toxuyar xäli. gäldi dağı.99 Särhäd tanımadıġ biz. a däli ġoyun. Ġızlara cehiz ağı… Nänäm. Dağ bizä sirdaĢ oldu. . ġoyun. 1115 ―Nänäm ġoyunun ağı Dolandı. uzaġlara… Ġoyun-ġuzu bäslädim. Läpirimiz yol açdı 1110 Yaxına. Çobana çarıġ bağı.

Biz ġoyunu. Ġırġovul gözlü ġoyun. 1135 Aradan käsdiyimiz Ġarğı tütäyä verdik. Dağların sel suyutäk 1130 Ġälbimiz tämiz oldu. a nazlı ġoyun. Ġatığı üzlü ġoyun…‖ Dağlardakı suların Säsi näğmämiz oldu. 1125 Pendiri käsmä-käsmä. Biz näğmäylä oyanıb Näğmäylä dä yatardıġ. ġuzunu 1140 Näğmälärlä otardıġ… . Dağlardan aldığımız Näğmäni Ġälbimizin Färyadına çevirdik.100 Nänäm.

Çoban sändän küsübdü Südü ver. ġoyun‖.101 ―Nänäm. ĢiĢ ġayalar boyunca Zilä çäkär bayatını çobanlar. . laylalar Ġayalardan sızılar. 1145 Uca dağlar. 1155 Bizim muğam däryamızı yaradır. Ġäm ağladır. Nä dä gülür. Yünü bir ġarıĢ ġoyun. a narıĢ ġoyun. Därälärä hay salar. Bu säsdäki mälahäti duyunca Ġoyun-ġuzu ota gälär. Kiçik-kiçik arxlarım– 1150 Bayatılar. sayaçılar. Arazıma can atar. Sözün özü nä ağlayır. barıĢ. Kürä çatar. dil anlar. Sevinç bizi güldürürsä.

säsdir axı. näğmälär yaranmazdı. ġähġähälär. söz deyil. Sözdän ävväl säs yaranır. Ġähġähä dä. 1165 Min cümlädän daha böyük Mätläb yatır Bircä ġırıġ hönkürtüdä. kädärini Näğmälärlä söylämäzdi. Häm ağladır. Näğmälärin ävvälidir 1170 Hönkürtülär. .102 1160 Amma bizi häm güldürür. 1180 Näğmälärdir ilk dilimiz. Yox. 1175 Ġah-ġah çäkib gülsäydi söz. Bizim kimi hönkür-hönkür ağlasaydı. Könül säsi könül dälär. Bälkä insan Sevincini. Hönkürtü dä. Yox. Ġälbimizdän keçänläri Tamam deyä bilsäydi söz.

Haġġa düĢmän olanı haġġa tanıtdırdı muğam. dayandırdı muğam. Keçilän yolları härdän bizä andırdı muğam. O. Neçä ġäsdin önünü käsdi. ―Kürü ahıyla ġurutdu‖.103 Näğmäläridir Sözümüzün. Su çilär kinli üräklärdä ġäzäb tonġalına. DaĢ üräklärdä yanıb daĢları sındırdı muğam. üräk yanğısı. fikrimizin ibtidası. ―Salı yandırdı‖ muğam. Nä güman eylämisän ondakı tilsimläri sän. vicdanı utandırdı muğam. bir çängä bulud. göz yaĢları. Näğmälärdir 1185 dilimizin älifbası. 1190 Onun här guĢäsi bir xatirä. bir canlı kitab. . 1195 Oyadıb yaddaĢı.

104 Däfn edin siz mäni Zabul segahın mayäsinä. Deyiräm. Mänä çox mätläbi ahästäcä ġandırdı muğam. . bäxtiyaram. Çox kitablar oxudum. bälkä mäni bir gün oyandırdı muğam. zänn elädim.

Feryadıyla zavallı bize 5 Kim bilir ne diyor. Yüreğindeki gamı. Dilini. feryadını. Neler diyor… “ Cik cik ”. Kuşcağızın günahı ne? Sabrını. “cik cik ”… Ne dediğini biliyor muyuz? —Hayır. bilmiyoruz. 10 Kuşdilini bilmiyorsak. bilmiyoruz.İKİNCİ BÖLÜM METNİN TÜRKİYE TÜRKÇESİNE AKTARILMASI FASIL Üzeyir Hacıbeyli’nin Hatırasına BELKİ 1 Bir kuş ötüyor dalında Bu nağmenin ninnisiyle Çayır çimen uyukluyor. . gür sesini.

Önce öğren sen bu dilin Noktasını. 30 Virgülünü. O feryadın ateĢinde Kalbini tutuĢturursan. Gayesini bilmesen de.106 15 Kulağınla değil. 20 Yüreğini duyacaksın. Ayırabil 35 Ocaktaki ateĢ külünden . Ayırabil Dağ gülünden Bağ gülünü. ĠĢte tar da böyle… Sızlıyor için için. Yüreğinle dinle. Ġçindedir tüm arzuları. 25 Tıpkı o kuĢ gibi Tar’ın da kendi dili. sonrası var. Feryadıdır iĢittiğin. Arzusunun öncesi var. lehçesi var.

kulak ver Kayalardan yuvarlanan TaĢ sesine. Ney üstünde yedi sesin. O. Hem düĢündürür. Senin sesine Ses katan kuĢ sesine… 45 O sesteki Kesik kesik hıçkırıklar ne feryattır? Sülünün göğsündeki renkler nedir? O renklerde Fasıl’daki Elvan elvan perdeleri. Oyuk oyuk yuvaları. Bu dünyanın ağrıları.107 Yüreğindeki ateĢin külünü. 55 Nedir böyle? Acaba . 50 Pırıl pırıl sesleri gör. hem düĢünür. sızıları Nasıl sığar Çahargah’ın Bestenigar perdesine? 40 Dağlara çık.

dereyi gez. Dağa giden patikalarda Önüne bak. 75 Patikaları. Adım adım. hayır. yolları gör. halleri gör. nefes nefes Dağı dolaĢ. aynı değil.108 Yavruları ayrı düĢen Karatavuk yuvaları mı? Yoksa bu sesler. Bak etraftaki çiçeklere 70 Tanı dağların çiçeği ne. Derelerin çiçeği ne? Çiçeklerin renginde. kokusunda Nağmedeki seleri duy. Ġnip çıkan geçitleri. O ikisi aynı değil. ulaĢılamamıĢ arzuların can çekiĢmeleri mi? 60 Yuvaları dağıtılmıĢ Tavukların feryadı mı? Kayalardan sızan suyun. . Derelerde coĢan suyun Seslerini 65 Birbirinden ayırabil. dünyayı gör.

nedir? sıradan bir ses. 45 80 Yoksa o da bizim gibi Dünyayı mı ölçmek ister? Bir karıĢlık yeryüzünde Göster bize bu dünyayı… Söz var. Kelimelerin anlatamadığını anlatan. ġiir ise sözün nağmesidir. Belki… Fasıl bir masaldır. efsanedir. kalbe ulaĢmayan 85 Ses de var ki. gönüldeki bir arzunun 90 Kendi sesidir… Nağme. kuru bir nefes. kastı 95 Masallarda bir güvercin Bir garibi padiĢah yapmıĢ. Bilelim.109 Çobanın belindeki ArĢına bak. efsaneye göre arşındır. 45 Çobanın belindeki beyaz kuşak. sözü de Ģiir. bu dünyaya sözü nedir. dünyayı gör. Söz. Bu sesin kendisi de Ģiir. sesin ahengi. .

Halk diyor ki. 105 Belki eĢit bölemedik O zamanlar Gökten düĢen üç elmayı? Anlayalım. Canavarın kandırdığı Gülecektir… . kol varken. niye bekliyor halk ―Zamanın sahibini‖? Belki fasıl bir bekleyiĢ. Niye. BaĢ varken.110 Bu dünyanın düzenini değiĢtirmiĢ… 100 Eskilerin dertleriyle dola dola Ġnansak mı bu masala? Bu arzudur. bu dilektir. niye ĢiĢededir 110 Devin canı?. diĢ varken. Bu bekleyiĢ musibettir.. Bir hasrettir? 115 El varken. arzularım Gelecektir.

125 O tellerin nağmesinde Kendi ruhunu. Hayalini. sualini. 130 Nağmelerini öğren. kendi kalbini ara halkın.111 ġengülümün. Sözünü. Tanımak mı istiyorsun Görmediğin bir halkı sen? Önce nağmelerine kulak ver. duygusunu Halk yaĢatır nağmesinde. ġüngülümün 120 Yoksa kanı mı düĢmüĢ tarın akorduna? Fasıldaki hıçkırıklar Yoksa isyan mı ediyor devin tılsımına? Halkın yüreğinin tellerinden Tara teller çekmiĢ. Tarihten bir devir yatar 135 Bam telinin bir ―ah sesinde‖. .

Kılıçlardan kıvılcım çıkartan SavaĢ sesi… 140 Çahargahın Cevherî’si Çalı dibinde Kar altından Çıkan yalnız menekĢenin üĢümesi. geçmiĢten Usul usul bahseden Ses müzesidir. Ģanlı Ģöhretli bir müze.112 Çahargahın Muhalif’ i ―Çaldıran‖da 46 at süren. dinle neyi. Biri hünerken. kalkan sesi. Kılıç sesi. 145 MenekĢenin üĢümesi. Bir sertlikle bir incelik Bir fasılda yan yanadır. . 150 Dinle tarı. Biri gözyaĢıdır. hem konuĢan 46 Çaldıran Muharebesi. 155 O. O. O.

. Dinle ġur’u Kalbini sana açan. ġUR KarıĢtırma sayfalarını o tarihin. Kâh inliyor hazin hazin.113 Hem de bizi konuĢturan Canlı müze. Kâh sesinde gök gürlüyor. Her kelimesi alev saçan Tarih kadar yaĢlı deden gibi. düĢün. 170 Gözü yaĢlı anan gibi Dumanını savur. 160 Hem dedemin yaĢındadır. AteĢiyle yan. Dur. dur. Hem torunumun. Ġki kalbin hasretini Sayfalarda barındıran 165 Heyecanlı bir roman gibi. DüĢün.

Sızısını Hissettin mi hiç? 185 Hissetmediysen eğer. Kirpiklerden yaĢ akıtır. Her köĢesi KuĢ konmayan kayalardan taĢ oynatır. 180 Fasıllarsa baĢ sallatır.114 175 Dinle onu. Dur. bu vatana Nereden. Bir çiçek bile deremezsin Bu hikmet bahçesinden. Önce öğren. adım atma Bu bahçeye. Mahnılar ayakları. Bu dünyanın Ağrısını. Hangi rüzgâr esmiĢ? Karayelleri dillendiren 195 Bir kamıĢtan . 190 Sırrını açmaz ki sana.

Ne yarattı? 47 Azerbaycan’da kamıştan yapılan nefesli çalgılardan biri. ne zaman taĢ atılmıĢ 200 Dağlardaki pınarların membaına? Öğren ne zaman götürmüĢ Seller Sara’yı? Kim getirmiĢ dilden dile Bu dehĢetli macerayı? 205 Niye kesti sel ovayı. Hamzaları 215 Kim yarattı. ne zaman. Hangi sebeple tütek47 yapar? ġur ne der. niye Hasta Kasım Birden bire böyle yataklara düĢmüĢ? 210 Kerem niye Aslı’sından ayrı düĢmüĢ? Adaletin Ģerbetine Kim ilk defa zehir kattı? Rahipleri. .115 Kim. Hasret bıraktı karĢı kıyıya Hançoban’ı? Öğren. ne söyler narin narin? Öğren.

ritimleri… 235 Cengî sesi… Gümbürdüyor nağaralar. 230 Cengî sesi BirleĢtirir yeri. Tasnifleri. Dün onun kapısında boyun büken Bugün nasıl çaldı Mert yiğidin Kıratı’nı? Ninem Nigar belki de onunla 225 Söyledi ilk manisini? Ovalarda raks eden TaĢlara. . Tabiatın kendi eliyle ġekillenmiĢ oyuk oyuk kaĢlara bak. göğü Belki de buradan geliyordur Fasılların ilk renkleri.48 Ağzını açıyor mağaralar. 220 Gök gürledi. kayalara bak. 48 Azerî müziğinde davula benzer bir vurmalı çalgı aleti. Hakk sesine Yer titredi.116 Köroğlu’nun narasına.

yiğitlerim.117 Kan sıçrıyor beyinlere. Yürüyün meydana. kıĢ bir yana. Omuzlara eller atılıyor: 240 ―Haydi. Her yassı taĢı. baĢ bir yana‖. haydi. 250 Cengi diyor: — DüĢman geliyor. Tabiatın ruhundadır . Titrer ağzımın içinde Dil bir yanda. diĢ bir yanda… Çekince Mısır kılıcını LeĢ bir yana. Havadaki Ģahin gibi Saldırın al kan üstüne…‖ ―Yüce dağ baĢında 245 Yaz bir yana. ilerle! Yeleli gidiyor Boyundur’un. Köroğlu’nun yiğitleri… Burada oku 255 Sineleri nağmeleĢen Her kayayı.

ritimleri? Bu renklerde. Eller süzüyor ince ince. 265 Yeleli de bir birliğidir O sertlikle bu mertliğin… Cengî sesi BirleĢtirir yeri. . nağmelerde SaklamıĢtır fasıllar da Saflığını. fikirlerle. Tasnifleri. 275 Kanadında gurur. Ayaklarsa hızlı hızlı. göğü… Belki de buradan geliyordur 270 Fasılların ilk renkleri. Kayalardaki sertliğe bak. Hallerdeki hayallerle. 260 Tabiatın kendisi çalar ―kaval taĢ‖ı. kâh söndürür. bu ritim. Cengideki mertliğe bak.118 Bu ahenk. Kâh yandırır. özlüğünü. düĢündürür. vakar. Cevherinde gam düğünü… O düĢünür.

119

280

Hayır, boĢalmıyor, Doluyor yürek. Büyük gamın, büyük derdin Gururu da büyük olur. Aydan parlak, sudan berrağım benim

285

Gamlı Ģurum benim Ġsterim ki elvan elvan çiçek olup DolaĢtığın perdelere Saçılayım. ―Yüce dağlar‖ baĢındaki

290

―Azerbaycan ceylanı‖nın Gözündeki ―Kara tanem‖… Ninelerin dokuduğu Halıların tezgâhında sergilendin Kınalandın.

295

Göy Gölü’mün dalgasında Süzüldün. Sevgililerin dudaklarında Yanıp söndün, Sönüp yandın:

300

―Deryada gemim kaldı,

120

Biçmedim tarla kaldı. Çok çektim yar cefasın, Bana da kederin kaldı…‖

Nevruz geçmiĢ, yaz baĢıdır. 305 Bu ses nedir? Gökteki bulut yığınlarının Birbiriyle güreĢi, Dağlardaki karın üzerine Cemre düĢmesi, 310 Derelerde suya dönüĢüp GülüĢmesi, Meralarda kar parçaları KıĢla yazın savaĢıdır. Nevruz geçmiĢ… Yaz baĢıdır… 315 Sular, seller aĢıp taĢıyor. Birbiriyle kucaklaĢıyor. Kayaların önlerinde Eğiliyor, bükülüyor. Tepelerden saçılıyor, 320 Toz toz oluyor.

121

Yaylaları geze geze. Çarpıyor, taĢıyor, iniyor düze Ağaçların dallarına Düğmeleri dize dize… 325 TaĢıyor, coĢuyor, Yollar boyu nağme tutuyor: ―Kahraman‖ı kayalara vurarak Hiddetleniyor. Sazın tellerinde filizleniyor. 330 Bahçelere nağmesini yaya yaya, Gelip kavuĢuyor Aras Kur’a, Kur Aras’a. Her ikisi de dağın karı, Dağın zenginliği. 335 KavuĢunca Köpük köpük raks ediyor: Arazbarı Arazbarı! Bu duygu fırtınası, Kasırgalar, tufanlar, 340 Sığmadı bir yatağa, Budaklandı sağa, sola.

122

Bir fasılda kaç kere DeğiĢtirdi kendi yönünü, Kendi yolunu. 345 Zaman geçti, Bir mecraya sıkıĢtırıp Tanıttı bütün dünyaya Bizim senet kahramanı Fikret onu…

Çoktan unutulmuĢ, izi kalmıĢ yaradır ġur, 350 Aniden akla düĢmüĢ eski bir maceradır ġur.

Bir ârifin hikmet dolu sözü, sohbeti, aĢkı, Hayattan akıl mülkünü açılan bir penceredir ġur.

Fikrin ne kadar yolları, menzilleri varmıĢ, Üzerinde derecikler açılan bir deredir ġur.

355 Dağ baĢları ak, çölleri al, yamaçları rengârenk, Her perdesi bir renge çalan manzaradır ġur.

123

Gurbette vatan hasreti, yurdunda bir anlık, Hafızada birdenbire yanıp sönen hatıradır ġur.

Çok övünür Bahtiyar kendi Ģiiriyle bazen, 360 Güya diyecekmiĢ bize Ģiiriyle nedir ġur?!

TELLER AĞLASIN ġikestenin Zil köĢesi, Esgeran’da vızıldayan gülle sesi. Kara haber her yeri dolandı: Esgeran’da Koç Nebi’yi vurdular. 365 BakıĢlar gözyaĢlarıyla bulandı, Ağıt yaktı buz bağlayan lâl sular. Bayatılar karalar giyindi. Geraylılar gam yükledi omuzlarına. Karabağ’ın kırlarını kar bastı. 370 ġikestenin Zil perdesi karardı: ―Esgeran’da dağıttılar araba. Bu diyar böyle kalmaz harabe. Nebi’nin nâĢı kaldı arada

Diyor:–Hayat bir kavgadır. 390 Sular gibi taĢa taĢa… YaĢa. Ġçerisinde sesler uçuĢur . Mukaddimesidir. çık yokuĢtan Seller gibi coĢa coĢa. heyecanlar. 375 Tarasın saçını. büyük büyük Kayalara kâh çarpıyor 380 Kâh çekiliyor ardınca… Kasırgalar.124 Yürüsün üstüne eller ağlasın. Ġn iniĢten. teller ağlasın‖. ÇAHARGAH ġaha kalkan ak dalgalar Köpük köpük… Yüce yüce. 385 Bir savaĢtır baĢtanbaĢa… Huzuru heyecanların kucağında Ara. önsözüdür Çahargahın. yaĢa. yaĢa.

GeçmiĢ günlerden naklediliyor 395 Bir hadise: …DüĢman ülkeden elçi gelmiĢ Ülkemize. . Eğer savaĢırsanız… Bir taĢınız kalmayacak 405 Büyükler düĢündüler: –Çare nedir? Çare olmaz bu durumda Ne vaaz. Diyor bize. –Teslim olmanız gerekiyor. 410 Ne müezzin.125 Kanat kanat. 400 Eğer teslim olmazsanız… Cesaretiniz varsa eğer SavaĢınız. TaĢ üstünde. Ne minare. Karayeller önünde Fikirler de bölündü ikiye.

DüĢman çok acımasızdır. 415 O bunu reddetti. Derdinden aman. O. sabredin. Acele etmeyin. Yeri vardır her isteğin. Bu beladan kurtulmak için 420 Zekice bir karar gerek. Sabır gerek.126 Bu onu. Bestenigâr dert çeker. –GeçmiĢimiz Ģanlı idi. KarĢımızdaki kansızdır. aman! 430 ġikâyettir Talihin bu gazabından. Ya gelecek? –DüĢünelim. —Ne yapmalı? . tarihe baĢvuryor 425 ―SavaĢ‖ diye Alevlenen yürekleri Bu tedbirle avutuyor.

—O zaman ecdadımızın Ģerefini DüĢmana mı bırakmalı? Teesüf mü? 440 Fikirler yükseldi Fikirler indi. —Nerde bizim o gücümüz?. . —Teesüfün gölgesinde Hangi fikir çiçek açtı? Bestenigâr. Ağıt yakar kızlar.. inler. ―Geçen güne gün kavuĢur mu? 455 Eklesen de günü güne‖. 445 Endamlı güzellerin Dili ile inler. Belindeki bağı bizden. 450 Koymayın düĢmanları Almaya bağı bizden…‖ Toplandılar. . Dağıldılar döne döne.127 435 —DiĢimizle taĢ kırmalı. gelinler: ―Elbise dikersen bezi bizden.

Bin bir fikir Bir tek borcu ödememiĢ. Dağı oynatır yerinden…‖ ―Sis ovaya neyler Zülfün dök yüze. Dertlerimiz kılıçla Biter bizim. 465 Kalkan içinde kaldığımız Yeter artık. meydan bizim DüĢman avcı bize neyler?‖ .128 Kalktı biri: —Günü güne eklemenin Ne faydası var? Yürekte ateĢ yakmalı. 470 Suyu çıkar derinden. neyler? 475 Av bizim. ―Değirmenin çarkından. 460 Günü ateĢe boyamalı. Halkın sözü bir olsa. Kalkan büktü belimizi Çok kısalttı dilimizi.

Yassılandı. Kargı gerek. Cephe yaralım. Tarak tarak. kıralım. 490 Çekiç altta.129 ġimdi bize kılıç gerek. 485 DüĢmanın önüne set çeken Kalelerde Demir ocaklarında ateĢ yakıldı. Çahargahın hisarında. Tar tararak. 495 Elde silah Vuralım. Demir kızdı. 480 ġimdi bize seller gibi coĢmak gerek. Kalbimize gölge düĢüren ―Korku‖ adlı hisarları AĢmak gerek. demir dövmeli. zindan üstte Hamur gibi topaklandı. Ocak yandı. . AteĢ yakmalı.

gök gürledi. Vatan yine bize kaldı…‖ 515 Kalbi volkan gibi coĢan isyandır. hücum! 505 Erenlerin narasıyla Yer titredi.130 Demir. eri. Yüce dağlar duaya durup Erenleri uğurladı. bizimkiler takip ediyor 510 Mensuriyye galibiyettir. düĢmanın üstüne yürü. 500 Durma. AçmıĢ her köĢesinden fikre meydan Çarigah… . Kılıca dön. baĢarıdır: ―Azizim söze kaldı Tatlı bir söze kaldı. Çekiç altında kıvılcıma dönüp aktı Çahargahın perdeleri… Muhalif’te. isyan Çarigah. Hücum. DüĢman kaçıyor. DüĢman atıldı dağlardan.

Belki de çakmak taĢından yoğrulmuĢtur Çarigah. Ġsterim ateĢ alsın asrın ateĢinden Çarigah! KALELER AbĢeron’un49 kaleleri TaĢlardaki o oymalar. coĢkulu Perdelerin? 49 Azerbaycan’da bir bölgenin adı. Sanki can dostundan ayrılmıĢtır Çarigah. hayranım berdaĢtttaki çılgın seslere. sel coĢturuyor. Mızrabın tellerin çarpmasıyla ateĢ çıkıyor. KöĢeler gök gürletiyor. Denizleri yerinden oynatan tufandır. bir zariflik gizleniyor. 525 Bahtiyarım. yer titretiyor. . 520 Gönderiyor düĢmana imzalı ferman Çarigah. Dalgası mı katardaki 530 Dertli.131 ġaha kalkan dalgalardır bir Mühalif köĢesi. Ġçinde bir hüzün. tufan Çarigah.

O. fikir… Ruhumuzla özgürdür. Kabarmalar. ne sıcaktır. ÇıkıĢların çöküĢlere DüĢen hafif gölgeleri. DüĢmanın baĢı üstüne Yumruk gibi düğümlenen bu kaleler.132 Burçlardaki o azamet. Renklerin yerini tutan gölgelerde 540 Fikir. . seste fikir. ard arda. Ne doğumdur. gurur. Acaba hisar perdesi midir Çahargah’ın? 535 Ses dizimi kaledeki diĢler gibi Sıra sıra. Dallardaki 550 Oyma ―nakıĢların dalgaları‖. TaĢta fikir. Ciddiyet. DüĢman hücumuna duvar örer. çökmeler. Kabarmalar 545 Çökmelere gölge olur.

görürsün‖. Bu kaleler tarih boyu Birçok cephe yarmıĢ. YaklaĢma. Gelirsen eğer Yumruğumun lezzetini tadarsın. ben kartalım.133 DüĢman bize saldırdığında Halka sığınak olur. ben kuzgunum. 555 Bu kaleler hürriyeti hâlâ yanan. Tüten ocaklarmıĢ. Geldiğine piĢman olup 50 Azerbaycan’da bir kale. Kalenin adındaki Manaya bak. Ecdadının geçmiĢinden Ġbret al. Bu kartallar meskenini Kartallar gölgesini düĢüremez. 570 DüĢmana diyorlar ki. Kız kalemin kızlığını alamaz… ‖ 565 ―Gelirsen. 560 ―Bakiredir. kızdır. gayeyi gör. . Kız Kalesi!50 Adına bak. kalem.

134 Derhal kaçarsın. 585 Askerimiz. taĢar. KöĢelerde ötüĢen Perdelerden aĢıp taĢan. 575 Neler diyor taĢlardaki O çökmeler. neler. Hiddetlenen ses seli… . burada sertliklerle Ġncelikler kol koladır. 580 Yalnız savaĢlar için Dikilen Kalelerdir. nöbetçimiz Kalelerin sinesinde Neler yatar. neler?! Bu kaleler. TaĢ türküler. Hayır. TaĢlardaki çukurlara dolar. bu kaleler. O duygular. 590 TaĢ üstünde nakıĢ tutan. TaĢ üstünde çiçek açan O yarıklar? Kim diyor ki. düĢünceler. kabarmalar.

135 595 Metlerin. 600 Ben o mihenk taĢında insanların Ġyisini kötüsünü ayırır. cezirler Sinesinde kalkıp inen Ses seli. kanacak ölçümdür fasıl. HERKES BĠR YUDUM… Marifet. Dostumsun… Kendimi görürüm sende. Ben onu kendime mihenk yapmıĢım. ne söyler Seslere bürünmüĢ gözyaĢları? Alev saçar. 610 Dağlar yüreğimizi Sanki bir turna kafilesi göç ediyor… Nereye koĢturuyor böyle? Niye gidiyor? . sürekli yoklarım. Bakın bize ne der. 605 ArkadaĢlarımı da dostlarımı da Tanırım fasılın perdelerinde. Sen de bu odla yanıyorsan.

sisi mi bunları gören.136 Bizim illeri niye terk ediyor? Dökülüyor yapraklar. Ne olur. Adak düĢer sana… Çok yoksulum ben. 625 Sudan alev çıkar… Ey tarım. ey pirim benim. Nasıl kavrulur. nasıl çıkar düğümlü sesler? YaĢlar sızar seslerden. Dumanlı seslerle böyle hıçkıran? 620 Ağlıyor aĢikâr. Hazan rüzgârı kesiyor otları. titriyor dallar. O da sönüktür nağmelerinden… 630 O meçhul dilinle. sırlı sesinle Gizli bir âlemden haber verirsin. ey türküm. Nağmen olabilir adağım benim. benim gibi sesini dinle. Tarzenin parmağının altına bak. Gam bulutları kümeleniyor semada… Dağın dumanı mı. Yanıyor için için. . 615 Soğuktan üĢüyor. susuyor pınarlar.

Sohbetine hazırım ben. ey mukaddes tarım. dedem fikirli. düĢüncelerin . Nağme söyle. HoĢ arzularım. 650 Kays’ı Leyla’dan? Niye bahtlarını taĢlara çaldılar? Yüreklere çekilen bu dağlar neden? Hayallerin. 635 Ey reyhan nefesli. yarpuz kokulu. Hüzünlü hüzünlü Hayâlı namuslu kızlarımızın Utangaç metanetli sevgilerinden. Büyük dedelerimizin kâmil hazinesi. 645 Anlat. 640 KonuĢ. Ey mukaddes pirim. tatlı hayallerim. Niye ayırdılar? Kerem’i Aslı’dan. Ey masal ninelerinin ninni sesi.137 Bakalım buna nasıl dayanacaksın? Ey babam hünerli. Anlat.

Kırmızı. Bir halkın bin yıllık ıstırapları.138 Denizlerden dalgalı. biriz. Bir halkın tarihi Tarihin yolu. Sohbeti aĢikâr. 665 Seslenir fasılın perdelerinde. beĢ yüz yıl. 655 Her halin tarihî Yüz yıl. Biz ki. bir gayede. 660 Bir kalbin değil. ĠniĢi. Sarı… Orada sayfalanır. fikirler yuvalanır. . bir arzu. Sırrı derinlerde Tizinde sanki od ateĢlenir Yangına dayanamaz coĢar. yokuĢu ıstırap dolu. bu yollara yalnız baĢ koyduk. 670 Bam telinde yangını söndürmek için Hayaller. semadan derin. KöĢeler rengârenk: YeĢil. Biz ki.

Dizgin vurulabilseydi böyle bir suya. 675 Hayır.139 ĠĢte bu yüzden de…Ben yalnızım?. . hayır. Yatağına sığmayan dallı budaklı 680 Sele benzer. Yola çıkmadan bilmez yolunu. Notaya dökerlerdi onu nağme gibi. 690 Sık sık değiĢtirir mecrasını. CoĢar. Sonra kükrer adeta. Herkes kendi kalbini bulur fasılda. taĢar 685 Yara yara yatağın kıyılarını.. gizemli Yola benzer. Fasılın her köĢesi sırlı. Resmini çizebilmek için ufaklığın BaĢka bir âlemlerden boyalar gerek. Birden değiĢtirir yatağını. Sefere çıktığında macerasının BaĢını bilir de sonunu bilmez. Önce yemyeĢil ovalarda gezer.

usul usul fısıltısı. Evet. 705 Mağrur Kız Kalesi… O eski Bakü. . Görünmüyor göze Perdede. zili zirvedir. O ayak değmemiĢ yeĢil dağ sırtında 700 Her yolcu yolunu kendi açar. o. Mensur. Zabul üstüne inletir tarı. zirvedir. fasıl söyleyenin Geçtiği yolda bıraktığı iz farklı farklıdır. —Nasıl dumanlısın.. Her fasıl çalanın. O nedir? Suların kayalarda 710 Hüzünlü..140 Bu yolu her yolcu bir Ģekilde kat eder. örtüde çırpınan yürek. Aynı Ģarkıcının Her gönülde yaktığı köz baĢka baĢkadır. 695 Bamı düzlüktür. O zirvede Ayağından yer kayar sanki.

Gür sesindeki derinliklere.141 Gizli arzusunu görebilmek için 715 Bize Yüreğimize iĢleyen hayaller gerek. Bilmiyorum. Arzuların gizlidir. . Ey tarım. Fakat bilemeyiz ne der… Lal olan seslerin kudreti ne büyükmüĢ. Herkes bu ocaktan bir parça ateĢ götürür. kırmızı mıdır sesin? Sesine ne denebilir ki? Laldir seslerin. Ey türküm. Bin sözden güçlüdür. Ey pirim benim. 730 Gizlidir sözü nağmenin. görür 720 Gizli arzusunu herkes bir Ģekilde. Seste sözlerden büyük hikmetler olurmuĢ… Bilinmezdir. Hayalin gözüyle iĢitir. yeĢil midir. ancak inler 725 KonuĢur. bir halin senin.

her halin ayrı rengi var. bir an için bakalım göklere. Her sesin. ne söyler o? 745 Onda kucak kucak söz çelengi var. Herkesin gözüne farklı görünür. Hayır. Gelin. Herkes her köĢeyi yorar bir yere. Yanarak gürül gürül. 750 Bulutlar döner. Kim bilebilir ki.142 735 Adak düĢer sana… Çok yoksulum ben. 740 BaĢımın üstünde bayrak yapar. Nağmen olabilir adağım benim. . Gök de. O da sönüktür nağmelerinden. Sözümde olsaydı sesinin gücü. Sesinle dünyayı yerinden oynatırdım. Tıpkısının aynıdır. Akarak Ģırıl Ģırıl. Bulutlar karıĢır.

Ġnan gördüğüne. SEGÂH 765 Ey Zabul segâhım. Kepez’in. Benim dağlarımdır senin membaın. 760 Sen de kendi yüreğinin penceresinden. 770 GoĢgar’ın. benim ahım. 51 Azerbaycan’da yer alan birer dağ ismleridir. Benim kederim. Herkes kendi kalbini görür bulutlarda.143 755 Bulut da. Yüce ġah Dağ’ın51 Bağrından sızıp durulmuĢsun. sen de. . fakat. Ġnanmıyor musun yoksa? Ġnanma. BaĢka çeĢmelerden getirilmedin. Sen kimseden alınmadın. Benim gördüğümü göremesen de. Doğrudur elbet. Orta segâhım. Anbean değiĢen Ģu buluta bak. Ben de hakikatim.

canımı. sen al. Anamın ak sütü gibi helalimsin. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. 775 Seni baĢka renge boyayıp bu devirde Yeniden yarattı Sadıhcan. 18.” 53 . 52 19. 790 Dilgem’in53 dilinde dil dil dillenen Ey telli sazların kâküllü hanımı. sen al. Azerbaycan Edebiyatı. Çoban bayatısı… 780 Dağların zirvesinden Yağan kara karıĢıp yağardı. Ninemin dilinde bin yıl dillenen Segâhım. ovaya ulaĢtı. “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. Çöllere uzanan gül bakıĢıyla Geçtiği yollara iz bırakırdı.52 Derdimsin. Tarda büyük yenilikler yapmıştır. Güzel maniler.c. kederimsin. çiçekler gibi 785 Dağlarda kök saldı.144 Bende doğup bende olmuĢsun. Hüzünlü bayatılar.yüzyıl müzisyenlerinden biridir. 2. Daha fazla bilgi için bkz. dilekler gibi Bir kalpte kök salıp bin kalbe ulaĢtı.yüzyılın ilk yarısında yaşamış Azerbaycan âşıklarındandır.

ġikâyet süsü. Bazen için için inler. bir çırpıntının Bin yürekten gelen hıçkırıkları. Gizli dertleriyle yakar içini. Sonu inleyiĢ. 795 Hüzünlü bakıĢlarından mı süzüldün sen? Segâh.145 Ey Sarı AĢık'ın sevgi destanı. BaĢı çılgınlık. Kâh düğümlenir. bir arzunun. yürek haykırıĢı. Bazen isyan eder. 800 Kırık bir kalpten gelen ses kırıntıları… Gamdır dolayları o ağlayan sesin. Ey Molla Cuma’nın ―Ġsm-i Püyhanı‖. . Anlatır. Vagif’in yüreğini kanatan. Sızıdır mayası. 810 Arzuları kâh açılır. 805 Gönül hıçkırığı. baĢından gelip geçeni. Bu kadarcık Ģeye bent olan bir garip kesim.

Okudum. 825 Yandım. Dil bilmez bir kuĢ idim. Âleme sığmaz baĢım Sığar onun sinesine. 820 Dağların sinesi nere? GüneĢ doğar sinesine.146 Eliyle yaptığı kör düğüme Diliyle yalvarır:―Çabuk açıl‖ diye. yan aktı. Vatana doğru bakınca Yüreğimden kan aktı. sonunda kül oldum. BaĢından geçenleri koyup önüne 815 Bayatı söyler. bülbül oldum… . Azizim gül oldum. ona dil döker: Aras geldi. Dibinden bin can aktı.

―neyleyim?‖. Kendi diliyle anlatır kederini. Kazancı ıstırap. . Derdinin yüküne dayanamadı Boynunu büken dala neyleyim? 840 Dereler geçmiĢim. Ovada kestiler. dağda bitmiĢim. diyor. diyor. Sıcak nefesimle karlar eritmiĢim. hangi günahın. 835 Hangi suçun bedeliymiĢ? Bu derde kim düĢürdü beni? . göçü hatıra. Gönlümdeki dağa neyleyim? Günahım neydi. benim anbean. AteĢi ıstırap. Bamında da zilinde de. 830 GeçmiĢi özlemle yâd eden gönlün. âhını: —Kader bir yüreğe bak nasıl kıymıĢ… Benim çektiklerim. özü hatıra.147 Segâhın feryadına alıĢan bu gönül. dağlar aĢmıĢım.

Dedi:– Bu da geçer. dinleyenlerin BaĢlarından alevler çıkar. . buza neyleyim. kederiyle baĢkalarına Azap çektirdiğine piĢman oldu. Büyük arzulara dünya bir kafes.148 845 Onca soğuğa dayanmıĢım. ateĢ bana arkadaĢ. pınara neyleyim? Anlattı. ateĢi söndürüyorsam? Buz tutar pınarlar. Neyleyeyim. Suç bende mi. artık neyleyelim? 860 Yeryüzü her zaman gündüz olmaz ki. gözleri doldu. Böyle yaratılmıĢ feleğin çarkı. Derdiyle. yaz günü yanımda. sözüm bilinmez. Dilime vurulan bağa neyleyim? 850 Ben ateĢin delisiyim. Sesim suyu alevlendirir. rüzgâra neyleyim? Ben konuĢunca kimse konuĢamaz. 855 Gördü ki.

. hükmediyor. bir yanı gece. her bamı gam. Sen benim gözyaĢım ol. 875 CoĢup hıçkırıklara boğulduğumuzda Segâh. 865 Kendi ellerinle Gönüller Ģad eden gayelerinle Yoluna güller diz. Ne diyor gönlümü oymakla. oyulmakla Segâh? Böyle. helalim. Ne diyorsun. yürek ateĢi. sen kendi gözünle Geceyi gece gör. Kalbe ateĢ çalıyor. böyle beni benden almakla Segâh? Dünyanın o dar çerçevesinden çıkarır bizi. çağla Segâh.149 Bir yanı gündüzdür. gündüzü gündüz. her zili ateĢ. çağla Segâh. göze gözyaĢlarıyla dolarak Segâh? 870 Gönül hıçkırığı. can yanmasıdır. Anamın ak sütü gibi helalimsin. ağla Segâh. Her perdesi ah. Ey yüreğim.

RAST 880 Dumanı baĢında halkın aksakalı. bu sevdayı kınar. 890 Dağlarda ağlayan Mecnun’dur. OturmuĢ Yüreğini açar sofra gibi. ağla Segâh‖. anlatır tek tek. Anlatır. bir asrın yarasını. derin düĢünce. usulca. 895 Temkinle. 885 Sözleri bam telinden zil teline düĢmüĢ. Anlatır. onun babası… Nasihat eder. Segâh.150 Bahtiyar’ın da gönül telleri titrer böylece. hikmetli bir akıl. yavaĢça. Anlatır. . Tılsıma düĢmüĢ Bir peri kızının macerasını. Rast. Mecnun’u sahralara götürür sığınmaya Baba. Usulca fısıldıyor:―Ağla Segâh. Rast. anbean değiĢir hali Kızılcık sopası yakıp söndürerek.

bir aĢkın. düĢünceler… Bir sırdaĢ olmuĢ Ġnsana… Derdiyle dertlendiğinden beri. feryat eder. 900 Bir zamanlar ritmi bozulan kalbin. Rast. Onun sallantısı her köĢesinde Derin düĢünceler gizlenmiĢtir. Segâh. bir aksakalın çılgın kalplere Tenkidi. DüĢünceler. . metanetli.151 Segâh. Sosyal deniz gibi dalgalıdır o. kemale Erip kendini bulmasıdır. öğüdü. 905 Derin düĢünür. sabırlıdır. Gizli fikirlerin gür ormanında 910 Arzulardan. Yüz ölçer. dostça uyarısıdır. rast tedbirlidir. bir arzunun ardınca Ağlaya ağlaya koĢan bir yürek. Gurulu. bir biçer. isteklerden yangın çıkar.

pınarlarını. Hikmetli bir yüreğin düĢünceleri: Hayat nedir? Ölüm nedir? 920 Ömür nedir? Yol nedir? Gaflet uykusundan uyandıran nedir? KıĢın yağan karı. Yerleri. Mevsimlerin kuĢlarını. bahar gelince Sellere çevirip akıtan kimdir? 925 Ovaya tez gelir dağların karı. gökleri kendi akıĢıyla Halden hale sokan bu zaman. Kemale ermiĢ. genç değil.152 915 Rast. 930 BoĢalır gönüller gözyaĢlarıyla. Uykusundan uyandıran dağları. kimdir? . Bahar havasına sokan kimdir? Çalar gönülleri bir bakıĢıyla.

UĢĢagda sırlı sualler sunar bize renk renk 950 AĢkın da cevapsız hikmetleridir Rast. güneĢ nedir? Ġlk nedir. gayesiyle ne diyor zaman? Bir yandan uçurur. güneĢ nedir? Ġlk nedir. Bir kaderin ibretli sergüzeĢtleridir Rast. son nedir? 945 Bir âkilin hikmetli nasihatleridir Rast. . Gayesi bilinmeyen bu oyun nedir? Ay nedir. canlı örnekler verir zaman zaman. Dünyayı oynatır. Kendi etrafında döner. dönen nedir? Ay nedir. Tarihi anlatan eski rivayetlerdir Rast. oyuncak gibi.153 Hükmüyle. son nedir? ĠniĢi gösterir bize dağ gibi. 935 GüneĢin baĢında dolanır cihan. 940 Siyahı gösterir bazen beyaz gibi. bir yandan kurutur. döner. Âkil anlatır.

Bilmiyordu ki. Hem dertli gurup vakti hem de tan yeridir Rast.154 DilkeĢde fısıldar bize dünyanın kederinden. Ġnsanların haklı Ģikâyetleridir Rast. . niyetleridir Rast. Kaçtı. biraz uzaklaĢtı. AMAN AVCI Ceylan indi çeĢme baĢına. 955 Dünyayı güzel görmek için kurbana hazır. serhattidir Rast. pusuda Tetiktedir ―aman avcı‖ Yaman avcı. Ey Bahtiyar. Lakin ıstırabın son demi. usulca söyler. Kendi derdini haykırmaz o. Ġnsanların ilk arzusu. 960 ÇeĢme baĢından su içmeye. 965 Kaburgası kalın avcı. ah ateĢi sözün rengine girmez. Zalim avcı.

Bu dehĢete otlar titredi. Melül melül. senin kolun kırıla. 975 Nasıl kıydın bu dağların Ceylanına? Gözlerindeki o çaresiz yalvarıĢa Nasıl kıydın? Aman avcı. Bir bak buraya. Ve dön. baktı masum masum.155 ġakır Ģakır! Sırtından yaralandı. Kaçamadı… Durdu. Gül üĢüdü. Dile düĢtü: . 970 YeĢil çimenlik kızıl kandan Alev aldı. 985 BakıĢındaki o yalvarıĢ Türkü oldu. Avcı. Döndü. 980 Tüfeğini omzuna al.

TaĢ olur. Tel tel eser. Küme küme. 995 Ak bulutlar. Pamuklanan bulutları 1000 Çer çöp Asa asa Ak yel. kalırız biz. YAĞMUR Ak yel eser. YAĞ. Gökte bulut damar damar… 1005 Bu ak yağmur Doğru toprağın .156 ―Aman avcı. Yağmuru da ak getirir. Ben bu dağın ceylanıyım. vurma beni. Türkülerin sıcağında Isındıkça donarız biz. yaralıyım‖. Ak yel eser. 990 Yaralıyım. ak ak gül bitirir.

―Yağ. damar… Çoluk çocuk güle güle 1010 Çıkar meydana. Oğlan kaçar. Yüz ıslanır. yağara. taĢ ağara. Yüreğinin yangınına Dağın. 1025 ġıpırdıyor yağmur olukları. Yağ yağmur. yağ. . göz ıslanır. Vur davula…‖ 1020 Yağmur yağar. taĢın. Kız ıslanır. yağmurum.157 Ġliğine Damar. Dalından kopup düĢen Ham erikler. Ak bulutun düğün günü. 1015 Dağ ağara. Tut ucundan göğe çık. Gir mağara. Bu yağmurun.

güneĢ Ģimdi 1045 Bulutlara kuma geldi. Elvan elvan havalardan aldığımız Havalar da Gönlümüzün kendi sözüdür. Derler ki. bu nedir? Bu nedir? . Dile getirir Dilsiz ―uzun dere‖leri… Uzundere ġüĢterimden kopup düĢtü. Bir tarafı açılır.158 Arklar taĢar. sel coĢar. seller çağıldayan Uzun uzun derelere. Gökyüzü alkıĢlar… 1030 Seller yıkar pusuları. GüneĢ çıkar. Salıp kızıl saçlarını GüneĢ yıkar elini yüzünü… Peki. 1035 Sular. 1040 Arzumuzun. derelere… Gökyüzü tutulur.

Göğün parlak aynasına Aksi düĢer 1055 Çiçeklerin… Çiçek açar sağdan sola Gökyüzünün dalları. göğün. yüreğin kâh hüznü. . 1050 Yağmur kesilir… Kavgası da bitti demektir Yerin. Kitap gibi okunur o. Yaprak yaprak. O.159 Bu da baĢka bir türküdür. Sesler o kadar engindir ki. 1065 Kâh neĢeli halleri mi? Fasılın elvan elvan halleri mi? Her köĢede çeĢit çeĢit Renkler çağlar. 1060 ―Fatma nine tezgâh kurar‖ Tezgâhtaki renklere bak. Gökyüzü kâkül kâkül Gök kuĢağı.

160

1070

Açıp geniĢ kollarını Bu dünyayı kucaklar. Efsanevî ninemizin Yüreğinin tellerinden Tezgâhında dokuduğu süslere bak.

1075

Seslerdeki renklere bak, Kâh olur ya yağmur durmaz, Yağar da yağar hani… Ne ekine hayrı olur ne biçene. Omuzlarda hayat yükü dağlardan ağır.

1080

Bir yandan da yağmur yağar, Savrulur sağa, sola, Göz açtırmaz adeta. Ne yapmalı? —Pas tutmuĢ oraklar.

1085

Tarlaları tehdit eder Yabanî otlar. Her kapıdan bir Ģeyler umup Mani söyleyip gezer çocuklar: ―Godu godu dursana,

1090

Kepçeni doldursana…‖

161

Ekin hasat aĢkına, Yürek yanar, dil yanar. Bizim manilerimiz Böyle yaratılır bazen.

SAYAÇILAR 1095 Ovada kızıl havaya Dağda, borana düĢtük. Yazda dağa yüz tutup, KıĢta ovaya göçtük.

KıĢta diye evimiz 1100 Yazda çadır oldu. Kalbimiz gibi evimiz Herkese açık oldu.

DüĢtük kara, soğuğa, Hem kul olduk, hem ağa. 1105 Konduk azat edilmiĢ kuĢ gibi Biz daldan dala.

162

Sınır tanımadık biz, Dayadık sırtımızı dağlara. Ġzimiz öncü oldu 1110 Yakınlara, uzaklara…

Koyun kuzu besledik, Dağlar sırdaĢ oldu bize. Yaylaların çiçeği Bize elbise oldu.

1115

―Ninem koyunun akı Dolandı, geldi dağı. Çobana çarık bağı, Kızlara çeyiz bezi…

Ninem, a deli koyun, 1120 Dolanıp gelen koyun. Gelinler yünlerinden Dokuyor, halı, koyun.

Ninem, a nazlı koyun,

163

Sülün gözlü koyun. 1125 Peyniri kesme kesme, Yoğurdu kaymaklı koyun…‖

Dağlardaki suların Sesi türkümüz oldu. Dağların sel suyu gibi 1130 Kalbimiz temiz oldu.

Dağlardan aldığımız Nağmeyi Kalbimizin Feryadına çevirdik. 1135 Arasını açtığımız KamıĢı tüteye verdik.

Biz nağmeyle uyanıp Nağmeyle de yatardık, Biz koyunu kuzuyu 1140 Nağmelerle güderdik. ―Ninem, a sevecen koyun,

164

Yünü bir karıĢ koyun. Çoban sana darılmıĢ Sütünü ver barıĢ koyun‖.

1145

Yüce dağlar, iri kayalar boyunca Yüksek sesle bayatını çalar çobanlar. Bu sesteki letafeti duyunca Koyun kuzu otlamaya gelir, dil anlar. Küçük küçük arklarım

1150

Bayatılar, sayaçılar, ninniler Kayalardan sızarlar, Derelere ses verir, Kura’ya varır, Aras’ıma can atar,

1155

Fasıl deryamızı yaratır. Sevinç bizi güldürür de, Keder ağlatır. Sözün özü ne ağlar, Ne de güler.

1160

Ama bizi hem güldürür, Hem ağlatır.

165 Hayır. 1180 Nağmelerdir ilk dilimiz. kederini Nağmelerle söylemezdi. söz değil. Hayır. Tamam diyebilseydi söz. türküler yaratılamazdı. Nağmelerin ilkidir 1170 Hıçkırıklar. 1175 Kahkaha atıp gülseydi söz. Nağmelerdir Sözümüzün. 1165 Bin cümleden daha büyük Arzu yatar Kırık bir hıçkırıkta. Kalbimizden geçenleri. Belki insan Sevincini. kahkahalar. fikrimizin . Sözden önce ses gelir. Kahkaha da. Feryat da. Bizim gibi hıçkıra hıçkıra ağlasaydı. Gönül sesi gönül deler. sestir âhı.

bir avuç bulut. . canlı bir kitap. Nağmelerdir 1185 Dilimizin elifbası. O. utandırdı vicdanı fasıl. TaĢ yüreklerde yanıp taĢları parçaladı fasıl. Hakka düĢman olanı hakla tanıĢtırdı fasıl. 1190 Onun her köĢesi bir hatıra. Ne sanmıĢtın ondaki tılsımları sen. 1195 Uyutup hafızayı. Su serper kinli yüreklerdeki gazap ocağına. son verdi fasıl. Geçilen yolları zaman zaman hatırlatır bize fasıl. ―Salı yaktı‖ fasıl.166 BaĢlangıcı. ―Kuru âhıyla kuruttu‖. Kaç kastın önüne geçti. yürek ağrısı. gözyaĢları.

167

Defnedin siz beni Zabul segâhının mayasına, Derim, belki de bir gün, beni uyandırır fasıl.

Çok kitaplar okudum, sandım ki bahtiyarım, Bana birçok gayeyi usulca öğretti fasıl.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

MUHTEVA ĠNCELEMESĠ ―Muğam‖ poeması; ―Bälkä‖, ―ġur‖, ―Teller Ağlasın‖, ―Çahargah‖, ―Kaleler‖, ―Herkes Bir Yudum‖, ―Segâh‖, ―Rast‖, ―Aman Avcı‖, ―Yağ, Yağmur‖, ve ―Sayaçılar‖ olmak üzere on bir bölümden oluĢmaktadır. ÇalıĢmamızın bu bölümünde yukarıdaki baĢlıklar takip edilerek poema, muhteva bakımından incelenecektir. Söz konusu poemanın konusu, adından da anlaĢılacağı gibi fasıl 54 makamlarıdır. Ancak biz bu çalıĢmamızda ―muğam‖ kelimesini her ne kadar ―fasıl‖ Ģeklinde aktarmıĢ olsak da bu kelime Azerbaycan literatüründe, Azerî klasik musikisinin tamamını içine alacak kadar geniĢ anlamda kullanılan özel bir terimdir.55 Muğamların doğuĢları tarih kadar eskidir. Yakın ve Orta Doğu, Orta Asya ülkelerinin çoğunda muğam ifa edilmektedir. ġifahi ananelere dayanan müzik türünü Araplar ve Türkiye Türkleri ―makam‖ , Azerbaycan Türkleri ―muğam‖, MerakeĢliler ve Cezairliler ―nubba‖, Tacikler ve Özbek Türkleri ―makom‖, Uygur Türkleri ―mukam‖, Ġranlılar ―destgah‖, Hintliler ―raka‖, Japonlar ―kakaku‖, Endonazyalılar ―patet‖, Kazak Türkleri ―küy‖, Kırgız Türkleri ―kü‖ olarak adlandırırlar. Ancak Ģunu ifade etmeliyiz ki; Azerbaycan, muğamatta hatrı sayılır bir yere sahiptir. 56 Azerbaycan’da muğamlar, herkes tarafından merak edilen bir alandır. Muğamlar sevilmiĢ ve halkın müzik serveti olarak benimsenip korunmuĢtur.57 Değerli Ģairimiz de bu poemsında muğam hakkındaki düĢüncelerini,
54

Fasıl: Bir bestekârın aynı makamdan bestelediği iki beste. (Geniş manasıyla) Türk musikisinde klasik bir konser programı.( Ferit Devellioğlu Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, , Ankara, Aydın Kitabevi, 17. Baskı, 2000, sf. 251) 55 Yavuz Akpınar, Azerî Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul, Dergâh Yayınları,1.Baskı, Haziran 1994, sf.394. 56 bkz. www.azerbaijan.news.az 57 Arif Hüseynov, “Muğam Xäzinäsinin İnciläri, Yaxut Muğam Virtuozları”, Çarp Versiyası, Azärbaycan Räsmi Dövlät Qazeti Milli Mäclis Orqanı ( www.azerbaijan.news.az ).

169

hissettiklerini dile getirmiĢtir. Vahabzâde bu eserinde düĢündüklerinin, hissettiklerinin yanında destan havasında makamların felsefesini yapmıĢtır âdeta. Üzerinde çalıĢma yaptığımız poemada Ģair, fasıl makamlarını58 edinmiĢtir. Eseri okurken söz konusu fasıl makamlarının tınıları kulakta hissedilir ve adeta o lezzeti verir okuyucularına. Fasıl makamları yer yer tabiat olaylarıyla yer yer tarihten sahnelerle yer yer de halkın günlük yaĢantısıyla bir arada çıkıverir karĢımıza. Vahabzâde, Üzeyir Hacıbeyli’nin hatırasına yazdığı ―Muğam‖

poemasını kaleme almadan önce makamların nereden geldiğini, oluĢumlarını araĢtırmıĢ, birçok ġark kaynaklarını taramıĢ, Hacıç, Ehsen, Kâmil, Habil gibi musikî alanında önde gelen sanatçıların yorumlarını dinlemiĢ, konuyla ilgili yazılar okumuĢ ve daha sonra her makamın kendisinde bıraktığı tesiri, bir dinleyici olarak onda uyandırdığı hisleri yazmaya baĢlamıĢtır. Böylelikle ―Muğam‖ poeması ortaya çıkmıĢtır.59 Poemayı okunmaya baĢlamadan önce ―Muğam‖ baĢlığının hemen altında ―H.Üzeyirbäyin xatiräsinä‖ ifadesi dikkatleri çeker. Sanatçılar eserlerini değer verdikleri herhangi bir Ģahsa ithaf edebilirler. Ancak Vahabzâde’nin bu poemayı Üzeyir Hazıbeyli’ye atfetmesinin sebebi Hacıbeyli’nin 20.yüzyıl Azerbaycan müziğinin büyük isimlerinden biri, Türk- Müslüman dünyasında ilk operanın müellifi, gazete, yazar ve dram yazarı ve aynı zamanda kültür tarihçisi60 olmasındandır ―Muğam Poeması‖nın ilk bölümü ―Bälkä‖ adlı Ģiirdir. Poemaya dalında öten bir kuĢun cıvıl cıvıl Ģarkısıyla girilir. Ancak kuĢcağızın söylediği Ģarkıdan kuĢdili bilinmediği için bir Ģey anlaĢılmaz. ġair, bu durumda kuĢun günahsız
58

Makam dizi, durak, güçlü, yeden, tiz durak, asma kararlar ve arıza işaretleri ile makamsal dizi aralıkları esas alınan kendine özgü seyir ve makamsal çeşni geçkileri ile oluşan özel melodik yapıdır. (Ş. Şeref Çakar, Türk Müziği Teorisi ve Makamlar, Ankara, MEB. Yayınları, 2004, sf,43). 59 Yard. Doç. Dr. Hüsniye Zal Mayadağlı, “Bahtiyar Vahabzâde Hayatı ve Eserleri” Ankara, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 1998, sf. 67. 60 Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, Azerbaycan Edebiyatı, 6.c, Ankara, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, 1997.

170

olduğunu ifade eder ve dinleyenlerin bu melodiyi kulakları ile değil yürekleri ile dinlemelerini ister. Böylece kuĢun sözlerindeki gaye anlaĢılamayacaktır ancak Ģair kuĢun yüreğini hissetmeye davet eder dinleyicileri. Tabii asıl amacı tara61 kulak vermelerini istemesindendir. Çünkü birkaç mısra sonra tıpkı kuĢun söylediklerini anlamaya yönelik olan çabayı tarın anlatmaya çalıĢtıklarına da gösterilmesini ister. Tardan çıkan seste62 dinleyenler sadece onun feryadını dinlemektedirler. Tar, için için sızlar ama tarın asıl anlatmak istedikleri içinde saklıdır. Tıpkı kuĢun kendine has dili varsa tarın da bir dili, lehçesi vardır Ģaire göre. Bu dil öğrenildikten sonra dağ gülünden bağ gülünün, ocaktaki ateĢ külünden yürekteki dağ külünün farkı ancak anlaĢılabilir. ĠĢte bundan sonra belki algılanabilir bu dünyada çekilen acıların çahargâhın63, bestenigârın64 perdelerine nasıl sığdığı. Daha sonra dinleyiciler bir dağın baĢında bulurlar kendilerini. ġairin ricasıyla kayalardan yuvarlanan taĢın sesine, kuĢların seslerine kulak verirler. KuĢların seslerindeki feryadı, sülünün düĢlerini hissederler sonra. ġair makamlardaki renkleri65 bulur bu seslerde. Yavruları ayrı düĢen sülünlerin sesi mi, yuvaları dağıtılmıĢ horozların sesi mi, yoksa kırık bir arzunun can çekiĢmeleri midir bu sesler? Ardı sıra gelen mısralarda ise kayalardan sızan su ile derelerde coĢan suyun farkına çeker dikkatlerimizi. Adım adım dağı dolaĢtırır, derelerinin etrafında gezdirir ve dağlardaki çiçeklerle dere boylarındaki çiçeklerin renklerinde, kokularında türkülerin seslerini iĢittirir. Dağlardaki geçitlerden geçirir, patikalarda yürüyüĢ yaptırır, çobanın belindeki arĢınla dünyayı ölçmek mi istediğini sorgular, bu patikalarda buldurmaya çalıĢır dünyayı. Sonra sesin niteliklerini anlatır. Bazı seslerin kalbe giden yolu bulamadığından, kuru bir nefesten ibaret olduğundan bahseder. Bazı seslerin ise sözle bile ifade
61

Tar: Doğu Anadolu ile Azerbaycan’da çalınan bir çalgı aleti. (Türkçe Sözlük, Ankara, TDK Yayınları, 9.Baskı,1998, c. 2, sf. 2136.) 62 Ses: Bir ortam içerisinde dalgalar halinde yayılan titretişim hareketinin duyu organında oluşturduğu fiziksel olaydır. (Ş.Şeref Çakar, a. g. e.sf.3. 63 Çargâh: Türk mûsikîsinin 1 numaralı basit makamı ve anadizisidir. (Ferit Devellioğlu, a. g. e. sf.152) 64 Bestenigâr: En eski mürekkep Türk makamlarındandır. Husûsî ve orijinal bir kıymet taşıyan bu makam rağbetle kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır. Bilhassa kuvvetli hüzün, ıstırap ve dindarlık mevzûlarında kullanılabilir. (Ferit Devellioğlu, a. g. e. sf. 91) 65 Renk: Muğamatta tesniften sonra, bazen de müstakil olarak çalınan parça. (Seyfettin Altaylı, a. g. e. sf.994)

171

edilemeyen duyguları ifade edebildiklerini söyler. ĠĢte böyle sesin özü de Ģiirdir Ģaire göre sözü de. Ardından sözün, türkünün66 ve Ģiirin tanımını yapar. Söz; yürekten gelen bir arzunun sesi; türkü, sesin Ģiir hali; Ģiir ise sözün türküsüdür. ―Fasıl da bir masal mıdır acaba?‖ diye sorgular Ģair. ―Onun bu dünyaya anlatmak istediği ne, amacı ne acaba? ‖ diye de sorgulamasına devam eder. Bu sorulara daha ileriki mısralarda geniĢçe yer verecektir Ģair. Ama Ģimdilik masal bahçesinden bir demet sunar önümüze. Masalların birinde güvercin garibin birini padiĢah yapar. Böylece dünyanın düzenini de değiĢtirmiĢ olur. Aslında bu bir arzudur. Halk bu arzuların gerçekleĢeceğine inanmak ister. Acaba zamanında gökten düĢen üç elma düzgün bölünememiĢ midir? Ya da devin canı neden ĢiĢededir? Halk neden bekler zamanın sahibini? Fasıl belki de bir bekleyiĢ, bir hasrettir? Tarın teline ġengülüm ġüngülüm67 masalındaki kurdun döktüğü kan mı düĢmüĢtü? Fasıldaki hıçkırıklar belki de devin tılsımına isyan ediyordur. Tardan dökülen namelerinde halkın ruhu, yüreği saklıdır. ġair, hiç tanımadığımız bir halkı tanımanın yolunun türkülerini anlamaktan geçtiğini söyler. Bam telindeki bir ah sesinde tarihin bir devri yatar. Çahargahın muhalif makamı adeta Çaldıran savaĢında koĢturan atların, vuruĢan kılıçların sesidir. Çhargahın cevherîsi ise ağaç dibinde, kar altında üĢüyen menekĢenin titremesidir sanki. Kılıç sesiyle üĢüyen menekĢe aynı fasılda yer alır. Fasıl, inceliklerle sertliklerin birleĢim noktasıdır. ġair poemanın ilk bölümünün son mısralarına doğru yol alırken tarın ve neyin seslerine kulak verir ve bize bu seslerini geçmiĢten olaylar anlatan canlı bir müze olduğunu hatırlatır. Son mısralarında ise bu seslerde bazen gökyüzü Ģahlanır, bazen de inler hazin hazin diyerek kulak verdiğimizde iĢiteceklerimize rehberlik ederken fasılın hem dedelere hem torunlarına hitabet gücünü göstererek zaman aĢımına uğramadığını gözler önüne serer.

66

Türkü: Türk halk edebiyatında dörtlükler şeklinde değişik hece vezni ile ve bazen vezinsiz olan şiir türüdür. Müzikte türkü, bu şiirler ile beslenmiş olan müzik türüdür. (Ş.Şeref Çakar, a. g. e. sf.341) 67 Türk Dünyası Masallarından biri olan Şengülüm Şüngülüm masalının tamamı için bkz. www.kultur.gov.tr

e. Mahlasındaki “Hasta” kelimesi bildiğimiz manasının dışında “teklik.” 67 Kerem Aslı: Azerbaycan varyantı için bkz. g. Türk müziğinde bir küçük usul olup10 zamanlı ve 10 vuruşludur. ġair. e. (a. a. 1. İstanbul. Ankara. Ancak herkes anlayamaz Ģurun anlattıklarını. Çünkü onun her köĢesi69 kuĢ konmayan kayalardan taĢ oynatır. sf. a. g. Bu hikmet bahçesindeki sırlar Ģu soruların cevabında saklıdır: Vatana esen rüzgârların yönleri neler? Karayelleri dile getiren kamıĢtan kim.Baskı. a. tek+düm. Bu bölümde Ģair Ģur makamında neleri arayabileceğimizden. g. tek. (Seyfettin Altaylı. sf. ne zaman tütek70 yapmıĢ? Ne zaman taĢ atılmıĢ dağ baĢındaki pınarların membaına? Sara71 ne zaman sulara kapılmıĢ? Kim bu dehĢeti bu günlere taĢımıĢ? Hançoban72 karĢı kıyıya niye hasret çekmiĢ? Hasta Kasım73 neden birdenbire yataklara düĢmüĢ? Kerem Aslı’sından74 neden ayrı düĢmüĢ? Rahipleri. e. g. sf. g. www. a. MEB. e.582. a. tek. g.“ceng-i harbî” olarak geçen kelime şu şekilde tanımlanmıştır. TDK Yayınları. Anlattıklarını anlayabilmek için bu dünyanın acısını hissetmiĢ olmak gerekir. Ģuru ilk mısralarda birbirine hasret iki yüreğin romanına benzetir. Başta iki adet nîm sofyan sonra iki yürük semâî vardır. 9. tek+düm. Tabii mertebesi 10/8’dir.(Seyfettin Altaylı. Nahçıvan Folkloru. tek+düm.” 69 Nigar Köroğlu’nun sevgilisidir.172 Poemanın ikinci bölümünü ―ġur‖68 adını taĢıyan manzum eser oluĢturur. e. a. nağmenin en etkili kısmı. Bakü. a.“Azerbaycan Folkloru Antologiyası 1. 2.994) 72 Täsnif: Azerbaycan halk musikisinde Desgahlar( büyük hacimli muğamlar)ın bölümleri arasında öncekine son vermek ve bir sonrakine geçmek için ifa olunan musiki parçasına benzer kesin ve sabit ölçülü nağme. bazen de müstakil olarak çalınan parça. düĢüne düĢüne dinlenilmesini ister. 1998. . bkz. den yapılan nefesli müzik aleti.c. 71 Renk: Muğamatta tesniften sonra. (Seyfettin Altaylı.net. 1790). yüzyıl Azerbaycan âşıklarındandır. Efsanenin tamamı için bkz. g. Vuruşları: (hepsi 1 zamanlı olmak üzere) düm.) 70 Tütek: Kamıştan vs. g.1159) 71 Sara: Azerbaycan efsanelerinden biri olan “Arpaçay Gözeli” adlı efsanenin kahramanlarından birinin adı.” 72 Hançoban: Azerbaycan efsanelerinden biri olan “Arpaçay Gözeli” adlı efsanenin kahramanlarından birinin adı. 2. sf. “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. 73 18.1132) 73 Perde: Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Özellikle mehter müziğinde kullanılan çok hareketli bir usuldür. e.c. 1994. e. Efsanenin tamamı için bkz. e. Tarih kadar yaĢlı olan Ģurun dura dura. 70 Ferit Devellioğlu’nun Osmanlı Türkçesi Ansiklopedik Lugatı’nda.c. Köşe: Melodinin. 1.(Türkçe Sözlük. Daha fazla bilgi için bkz. Hamzaları kim yaratmıĢ? Bir zamanlar Köroğlu’nun75 kapısında boyun bükenler Ģimdi nasıl onun Kıratını çalarlar? Nigar 76 belki de ilk 68 69 Şur:Azerbaycan muğamlarından biri olduğuna dair bkz. Yoksa bu hikmet bahçesinden bir dal çiçek bile derilemez. sf.”  68 Destanın Azerbaycan varyantı için bkz. gözlerden yaĢ akıtır. .azadtribun. neleri bulabileceğimizden bahseder. c. yalnızlık ve yoksulluk” manalarında kullanılmıştır.

gamı büyüktür. baĢ bir yana ayrılır. buradan mı gelmiĢtir? DüĢünür düĢündürür. sevgililerin dudaklarında bulur onu. Bu olayın anlatıldığı mısralar Aras Nehri ile Kur Nehri’nin Azerbaycan’da Mugan bozkırının kuzeyinde yer alan Sabir Ģehri yakınlarındaki kavuĢmalarını canlandırmıĢtır Ģair. tufanlarla sığmazlar bir yatağa. Türküye İş Bankası Kültür Yayınları. Bu duygu yoğunluğunda kasırgalar. ġair. çekildiği takdirde leĢ bir yana. Türk Musikisinin Nazariye ve Esasları. Ekrem Karadeniz. bazen yandırır. UnutulmuĢ izi kalmıĢ bir yara. Cengi sesi birleĢtirir yeri göğü. Vahabzâde’ye göre Arazbarı makamı bu olayın sonucu oluĢmuĢtur. Aslında bütün bu melodiler tabiatın kendisinde mevcuttur Ģaire göre. Bir yandan tepelerden düze inen sular. ninelerin dokuduğu halılarda. Gerçek böyleyken zamanın olumsuz Ģartlarında senet kahramanı olarak ilan edilen Fikret bir mecraya sıkıĢtırmıĢ bu macerayı. 1979. hikmet dolu bir ârifin aĢkı.173 manisini bu olay üzerine Ģurla söylemiĢtir. ĠĢte Ģurun içindeki sırlar… Derken cengî77 ritmiyle savaĢın içinde bulurlar okuyucular kendilerini.102). ritimleri. tasnifleri79. Büyük derdin büyük vakarı olur. ġurun da derdi. sf. bir yandan yapraklara düğme dizen yağmurlar… Aras Kur’a. (M. dans ederler Arazbar’da81. Dügâh perdesinde kara verir. 1. Dağ baĢındaki ceylanda. Acaba fasılların ilk renkleri 78. Bu bölümün son mısralarına gelirken Ģair. âĢıklara ilham kaynağı olan Göy Gölün’ün dalgalarında. Doğa kendisi çalar ―Kaval TaĢ‖ını. sf. Çoğunlukla Acem ve Gerdaniye perdelerinden terennüme başlar. gurbette vatan hasreti… Son mısrada ise 74 Arazbar: Türk müziğinde birleşik bir makamdır. Derelerde kayalara çarpa çarpa inen sular. (Türkçe Sözlük. dağlarıyla çölleriyle yamaçlarıyla bir manzara. aniden akla düĢen eski bir macera. c. elvan elvan çiçek olup saçılmak ister Ģurun dolaĢtığı perdelerde80. TDK Yayınları. savaĢ halinde olan bulutlar. . budaklanırlar sağa sola. Ģuru tanımlar baĢka baĢka açılardan. Kur Aras’a doğru uzanır derken kavuĢurlar. 128). Nevruz geçer yaz gelir derken tabiat bir türkü daha tutturur tepelerden. Ankara. Mısır kılıcı çekilmeye görsün yiğitler tarafından. Cengi sesi meydandaki yiğitleri savaĢa davet eder. bazen güldürür.

Ģiiriyle Ģuru sadece anlatmaya çalıĢtığını. e. yaĢanan heyecanların kucağında aranmalıdır.385” 85 Bayatı: 1. a. 87 Şiirin tamamı için bkz. sf. Azerbaycan Şifahi halk edebiyatında nazım şekillerinden birisi. ġaha kalkan dev dalgalarla girilir Ģiire. ne etmeli? Ecdadın Ģerefi düĢmana mı bırakılmalı?‖ bu sorulara cevap arar yürekler. a. çekilen derdi. Azerbaycan Edebiyatı. gelinler.f. (Seyfettin Altaylı. a. c. 84 Kaçak Nebi Destanının tamamı için bkz. Mısralar ise serbest olur. sf. (Seyfettin Altaylı. g. Ģikestenin zil perdesinin yaktıkları ağıtlardan bahseder Ģair. Huzur.395. a.” . Tarihe baĢvurur alevlenen yürekler. “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. ġanlı geçmiĢe bakarak geleceği sorgularlar. ―Teller Ağlasın‖ bölümünde Ģair Ģikestenin82 zil83 köĢesiyle girer ve Kaçak Nebi Destanıyla84 bütünleĢtirir bu makamı. geraylıların86.105) 86 Geraylı: Âşık şiirinde her kıtası dört mısradan ibaret sekiz heceli şiir. ġikâyettir dillendirdiği. Eskilerden bir olay anlatır dinleyenlere. mani. Çahargahın mukaddimesini kasırgalar. Farklı farklı fikirler öne sürülür. ―Teller Ağlasın‖ bölümünün ardından Azerbaycan muğamlarından birinin adı olan ―Çahargah‖ bölümü gelir. c. Zil: Müzik aletlerinin en yüksek tonu. 2. sf. bayatıların85. Bu bölüme. Aksi takdirde taĢ üstünde taĢ kalmayacaktır. Olay genel hatlarıyla Ģöyledir. e. e. g. fasıl makamları hakkında çok malumatı olmayan okuyucularca da anlaĢılabilmektedir. ġairin bu makamla bütünleĢtirdiği sahnelerden Çahargahın gayet coĢkulu.c. tiz.495) . 1. sf.1088). Bestenigârla ağıt yakar kızlar.g . İstanbul. ―Ne yapmalı. s. yaĢanmalıdır Ģaire göre. Kaçak Nebi Destanının içinde yer alan ―Teller Ağlasın‖87 adlı Ģiirden alınan bir beĢlikle son verilir. Hayatın bir kavga. ve 4. Azerbaycan Edebiyatı. 2.c.e.174 minik bir nükteyle Ģair. harekeli bir müzik ziyafeti çektiği.1284). ikinci ile dördüncü diğer kıtaların üç mısrası birbiriyle kafiyeli olur). aslında bunun mümkün olamayacağını ima ederek bitirir bu bölümü. tufanlar oluĢturur. insanların yanı sıra suların. tasayı dillendirir hüzünlü sesiyle. g. Mısralar aynı kafiyede 3. Azerbaycan halk musikisinde hüzünlü bir makamın adı. çoğunlukla 1. Araya bestenigâr girer. bir savaĢ olduğunu anlatır bize.1. sf.1. (Seyfettin Altaylı. düĢman ülkeden bir elçi gelir ve teslim olunması gerektiğini söyler. (Seyfettin Altaylı. 1.( birinci kıtanın mısraları bazen birinci ile üçüncü. Bütün güçleriyle savaĢıp kendi 82 83 Şikeste: Segâh makamında ritimli muğam. “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. Esgeran’da Nebi’nin baĢına gelenlere telmih yapılarak onun vurulmasıyla.

taĢlardaki çukurlara doluĢur duygular. ikinci derecede de sûz-i dilin güçlüsü olan pûseliktir. a. DüĢmana imzalı fermanı gönderen de odur. Son iki mısra de ise Ģair berdaĢttan çıkan seslere olan hayranlığını dile getirerek Çarigahın asrın ateĢinden bir parça alması temennisinde bulunur. Medlerin. ―Kaleler‖ baĢlığıyla ele alacağımız bölüm. (Ferit Devellioğlu. zarifliğiyle can dostundan ayrılmıĢ bir eda çizer. Mahremdir elleri düĢmanın.853. ardından mihenk taĢı ilan eder onu. Bu çağrıĢımlardan birkaç tanesi Ģöyledir. Güçlüleri birinci derecede sûz-i dilin tiz durağı ve hüseynînin güçlüsü olan hseynî. sf. Mensuriyye 88 ile ilan edilir zafer. Kalelerin sinesinde neler neler yatar. Burçlardaki azamet. e. “Azerbaycan Folkloru Antologiyası 1. (Seyfettin Altaylı. c.) Hisâr: Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarından dır. e. Hüseynî ile Dügâh2da kalır. ” . fasılı benzetmelerle anlatır bu bölümde. bemolü ve fa bakıyye diyezi kullanılır. si koma. Göğü gürletir. g. sesteki diziler gibi. denizde tufanlar oluĢturur.2. Kız Kale’sinin namusuna el süremez. 1994. Tellerin mızraba dokunmasıyla ateĢ çıkar adeta. gökyüzü gürler. volkan gibi coĢan bir isyan mahiyetinde görülen Çarigahın her köĢesinde bir fikir yatar. Azerbaycan kalelerinden birkaç betimlemeyle baĢlar. Katar’daki kederle coĢkuyu ifade eden perdelerin müzik ritimleri gibi iniĢli çıkıĢlıdır. Kanacak ölçü olarak niteler önce. Nahçıvan Folkloru. gurur Çahargah’ın hisar89 perdesi midir acaba? Kaledeki diĢler. g. ġair. a.i dil makamına hüseynî beşlisinin veya hüseynî makamının ilavesinden mürekkeptir. Donanımına sûz-i dilinki gibi sol ve re bakıyye diyezleri konulur. sf. re bekar. Attıkları narayla yer titrer. Hüseynî için sol bekar. Hücuma davet vardır bu seslerde. düĢünceler. Tarihî Kız Kalesi’ni 90 konu alır Ģair. Bu 88 89 Mensuriyye: Azerbaycan klasik muğamlarının birinin adı. 372) 90 Azerbaycan efsanelerinden birinin adı. cezirlerin sinelerindeki seslerdir kalelerdeki sesler. ―Kaleler‖ bölümünün ardı sıra ―Herkes Bir Yudum‖ baĢlığını taĢıyan Ģiirle fasıl ziyafeti devam eder. Ocaklar yakıp demirler dövülür Çahagahın perdelerinde. Bakü. Erenler de Ģereflendirir mekânı. Kalelerdeki oymalar. yeri titretir. Efsanenin tamamı için bkz. sûz. Bu bölümün son mısralarında Çarigahı. Yoksa çakmak taĢından mı yoğrulmuĢtur Çarigah? Ġçindeki hüznüyle. Ģairin bakıĢ açısıyla farklı çağrıĢımları yer alır. seli coĢturur. DüĢmanları yaklaĢtırmaz kaleye. Sonra kalelerin fonksiyonundan bahsedilir. Yüce dağların dualarıyla uğurlanır erenler.175 meydanlarını düĢmana bırakmama kararı alırlar.

Dökülen yapraklar. Bu nedenle zirvedir. a. Sanki o yangına ―dur‖ dercesine bir tavrı vardır. Bu yolun iniĢi de çıkıĢı da ıstırap doludur. TDK Yayınları.9. ġair. Eğer karĢısındaki okuyucu da fasılı bu gözle görüyorsa onu da dostu kabul eder. Tizinden92 sanki ateĢ çıkar. Yola çıkmadan gideceği yolu bilmez o. Bam teli 93 dayanamaz yangını söndürmek içim fikirler öne sürer. Fuzûlî. sf. kötüsünü ayırt eder. Seslerinde sayfalanır bir kalbin değil. yatağına sığmayan sele benzetir Ģair. e. c. Sızan gözyaĢları adeta alev saçar etrafa. Yine bilindiği üzere bam teli en kalın sestir. a. g. 1. Kays’ı Leyla’dan91 niye ayırdıklarını. e. Kerem’i Aslı’dan. Sanki turna kafilesinin göçüdür bulundukları diyardan. hazan rüzgârlarıyla kesilen otlar. neden kaderlerine kara taĢlar çalındığını bir bir anlatmasını ister. Verilecek adağı da kendi belirler. Bazı sazlarda kalın ses veren tel veya kiriş. Bu zirvede sanki insanın ayağı kesilir 91 Türk edebiyatlarının ortak halk hikâyelerindendir. zili zirve. semada kümelenen gam bulutlarıdır fasılın çizdiği manzaradır.) 89 Bam Teli: Bir müzik aletinin en kalın teli veya kirişi. 214. Bir milletin tarih yoludur. Resmedebilmek için baĢka âlemlerden boyalar getirttirmek gerekir Ģaire göre. türküden adak ister. (Ş. bir milletin bin yıllık ıstırapları. Fasılın her köĢesini gizemli bir yola. 1998) . Ankara. Bası. onunla konuĢmasını ister. Andelip Karacadağî gibi Azerî şairlerinin bu hikâyeyi kaleme aldıklarına dair bkz. ―Böyle coĢkun bir suya dizgin vurulabilseydi eğer. ancak makam durakta karar verir. Tarzenin parmağının altından çıkan seslerden sızar gözyaĢları. sf. Seslere bürünmüĢ gözyaĢlarıyla alev saçar. Fasıl icra edilirken tiz öyle acıklı bir ses çıkarmıĢtır ki. Sohbeti aĢikârdır ancak sırrı derinlerdedir. (Türkçe Sözlük. ArkadaĢlarını. sf. keskin bir sestir. Fasılın perdelerinde seslenir bu ıstıraplar. 42 ” 92 Dizideki karar perdesinin oktavı tiz duraktır. çıkardığı alev yangındır adeta.25. soğuktan titreyen dallar. Bilindiği üzere tiz sesi ince. Bamı düzlüktür.19. Sonra fasılın söylediklerini anlamak üzere dinlemeye davet eder okuyucuları.Şeref Çakar. Fasılın her halinde yüzyılların yattığını anlatır Ģair. ġaire göre bu yolu aslında herkes bir Ģekilde kat eder. susayan pınarlar. dostlarını bulur fasılın perdelerinde.176 mihenk taĢıyla insanların iyisini. hüzünlü hüzünlü türkü söylemesini. dağlar yürekleri. “Yavuz Akpınar. çok fakir olduğunu söyler ve çalan tardan. Bu yüzden sık sık mecrasını değiĢtirir. g. Türküsüyle namuslu kızların sevgilerini. notalara döker türkü yaparlardı onu‖ görüĢündedir. Zil tonu müzik aletlerinde en yüksek sestir.

Aslında çıkan sesler laldir. Perdede çırpınan yüreğin gizli arzusunu anlayabilmek için yüreğe iĢlemiĢ hayaller gerekir. Aslında gökyüzü de aynıdır bulut da. Makam dizisi niseb-i şerîfeden 5 tanesini içine aldığından gizli mütenâfir sayılır. Zabul94 makamından bir parça çalar tarıyla. Donanımına “si” ve “mi” koma bemolleri ile “fa” bakıyye diyezi konulur. Durağı segâh.azerbaijan.com. 929) 96 “Çoban Bayatısı” nın bir Azerî müziği olduğuna dair bkz. sünbüle. Ģırıl Ģırıl akarak dünyayı yerinden oynatabileceğine inanır. Muğam türlerinden biri olan ―Segâh‖95. Hüzünlü bayatılar. Çünkü hepsi gerçektir bakan gözlerde. geçtiği yollara iz bırakırken. a. www. güçlüsü-üçüncü derecesi olan. ġair.9sekiz. Bu nedenle anlaĢılmaz söyledikleri. evic. geçen bölümün ardı sıra gelen Ģiirin baĢlığını taĢır. (Ferit Devellioğlu. Kuvvetli bir zühd ve açık bir hüzün bildirir. (Şu halde. görülür bu âlemde.nevâ (re) perdeleridir. Farklılığa bakılarak gerçek olan aranmamalı Ģaire göre. Fasıl öyle bir Ģeydir ki. nota içerisinde kullanılır.şöyledir. Kendi memleketinde doğup kendi memleketinde akıp gitmesine rağmen Sadıxcan adlı bir Ģahıs onun doğumunu baĢka yerlere dayandırmasına da telmihte bulunur. ġair bu güce o kadar özenir ki. Mensur. Ama herkes kendi yüreğini görür bulutlara bakarak kurduğu hayallerde. ve tiz segâh. Fasılı dinleyen gönüllerin aynı Ģarkıda aldıkları lezzet de baĢka baĢkadır.az Segâh: Türk müziğinin en eski makamlarındandır. e. www. Umumiyetle çıkıcı olarak seyreder. bu suyun anansının ak sütü gibi helali olduğunu savunur ve ona sahip çıkar. Hayalin gözüyle iĢitilir. Dağların zirvesinden yağan karda görür Çoban Bayatısını96. hikmeti sözlerinkinden de büyük olduğu hükmüne varır Ģair. çargah. arzular gizlidir. g. dizisi bir sekizli dâhilinde ifade edilebilen mürekkep makamlardan olmuş oluyor). nevâ. çiçekler gibi 94 95 “Zabul” un Azerbaycan muğamlarından biri olduğuna dair bkz. hicaz dörtlüsünün “lâ” bakıyye diyezi.177 yerden. bir an için o gücü kendinde hissedebildiğinde gürül gürül yanarak. Ġstekler. dik hisar. Orta sekizlisindeki sesleri – pestten tize doğru olmak üzere. Bu zirvenin dağında herkes kendi yolunu kendi açar. Tıpkı göklerdeki bulutların insanlar üzerindeki tesirleri gibi. sf. En eski devirlerden beri rağbetle kullanılmıştır. Ancak lal olan bu seslerin kudreti. segah. söyleyen de çalan da farklı farklı izler bırakır.news. . Sanki suların kayalardaki hüzünlü fısıltısıdır bu ses. Herkes farklı yerlere yorar her köĢeyi. Herkes bu ocaktan bir parça ateĢ götürür. Segâh beşlisi ile hicaz dörtlüsünden mürekkeptir. gerdâniye. ġair bu bölüme Orta Segâh ve Zabul Segâhı bir akarsuya benzeterek baĢlar ve bu akarsuyun kaynağının baĢka memleketlerden değil de kendi memleketinin dağlarından doğduğunu söyler.

Kendi eliyle yaptığı düğüme. a.c.― Vakıf’ın100 yüreğini kanatan bakıĢlardan mı geldin?‖ diye sorar Ģair Segâh’a. Sarı AĢığın 98 sevgi destanı. Ninelerin. 97 18. bazen inler için için. Ancak o kadar acı duyar ki. Sonra bayatı söyler. Bazen isyan eder. Elden bir Ģeyin gelmeyeceğini.178 dağlarda kök salar.” 99 1854-1920 yılları arasında yaşamış Azerbaycan âşıklarındandır. Segâh’ın her köĢesi ah.yüzyılın ilk yarısında yaşamış Azerbaycan âşıklarındandır. gündüzü gündüz görebileceğini anlatır ardından. Bir çırpıntının bin yürekten gelen hıçkırıkları. Yürek haykırıĢıyla anlatır baĢından geçenleri. Bu hatıradan arda kalan sadece ıstıraptır. Söylediği bayatı da canları yakar. “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. a. Daha fazla bilgi için bkz. Dilgem’in97 dilinde dillenir. nefesimle karlar erittim. Vahabzâde’ ye de fısıldar―ağla. sf. her bamı gam. gözlerine yaĢlar doldurur Segâh. “Yavuz Akpınar. Bu bölümün son mısralarında. e. Aras’tır. 2. Vagıf. ovaya ulaĢır. Çünkü konusu vatandır. diğer bazı bölümlerin son satırlarına benzer bir üslupla Segâh’la ilgili birebir bazı açıklamalar ve tanımlamalar yapar. yürek ateĢi. ağla‖ diye. Daha fazla bilgi için bkz. dağda bittim. Sanki ağla diye emreder kalbe. Azerbaycan Edebiyatı. diline vurulan bağdan yakınır. Yüzyıl Azerbaycan âşıklarındandır. g. 2. ancak bir yanının gündüz olabileceğini anlatır. dünyanın dar çerçevesinden kurtulurlar. e. Sonra telli sazların kâküllü hanımı oluverir Segâh. g. soğuk havaya neyleyim? Bu dert hangi günahın bedeli?‖ diye. dağları geçtim ama gönlümdeki dağa neyleyim? Ovada kestiler. kırık bir kalpten gelen ses kırıntılarıdır o. Bu bayatıyla yâd edilir geçmiĢ. yalvarır diliyle açılması için. g. 2. yüzyılda yaşamış Azerbaycan şairlerindendir. Bamıyla. can yanmasıdır o. süsü Ģikâyettir. Gönül hıçkırığı. Dayanamaz derdinin yüküne.32 ” . Dolayları gam. mayası sızı. Sonra ateĢle olan arkadaĢlığından bahseder.” 100 18. Azerbaycan Modern Edebiyatının öncülerindendir. Dinleyenlere bakınca anlattıklarıyla onları üzdüğüne piĢman olur. Ziliyle sorgular ―Dereleri. Sözünün anlaĢılamamasından. Molla Cuma’nın99 ―Ġsm-i Püyhan‖ıdır o. a. Daha fazla bilgi için bkz. e. Yeryüzünün her zaman gündüz olamayacağını. ancak insan kendi yüreğiyle geceyi gece.c. Dinleyenlerin yüreğini oyar. Ve son mısrasında Ģairin ifadesiyle Segâh. ateĢi söndürürken bir yandan da yaz günü pınarları dondurmaktan. Onları teselliye koyulur ardından. her zili ateĢtir.c. GözyaĢlarıyla coĢarken yürekler. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. Ayrıntılı bilgi için bkz.” 98 17.

UĢĢag’da102 sırlı sualler sunar. anlatmak istediklerine geçer Ģair. tasavvufî hissiyet için iyi kulölanılırsa en yüksek bir ifade vasıtası olabilir. Bölümün sonlarına doğru yaklaĢırken Rast’ın tanımlamalarına yer verir Ģair. ardı sıra gelen mısralarda da açıkladığı gibi. çargâh. Mülayim olup dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane vardır. . bu bölümde Segâh’la Rast’ı çeĢitli benzetmelerle açıklayarak karĢılaĢtırmalarda bulunur. gururludur. Dünya’nın GüneĢ etrafındaki ve kendi etrafındaki dönüĢünden bahseder. Durak dügâh “lâ” ve güçlü –dörtlü ile beşlinin birleştikleri dördüncü derece olannevâ “re” perdeleridir. tılsıma düĢmüĢ bir peri kızının macerasını anlatır. Rast. ömür. rast beşlisi ile rast dörtlüsünden müteşekkildir. ilkin sonun ne olduğunu sorar. Âkilin hikmetli nasihatleri. 4 numaralı basit makam olan rast. metanetli. sf. Hayat. kıĢın yağan karı baharda kimin sele çevirdiğini. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tîze doğru olmak üzere şöyledir. tarihi anlatan eski rivayetler. en eski ve esas makamlardandır. Segâh önce dağlarda ağlayan Mecnun olur. Ses tonu bamdan zile düĢmüĢtür. Donanımına ”si“ için koma bemolü konulur(uşşak dörtlüsünün segâh perdesi için). ölüm. Birkaç mısralık karĢılaĢtırmadan sonra Rast’ın asıl gayesine. Asırlardan beri en çok kullanılmış olan uşşak. en eski devirlerden zamanımıza kadar ehemmiyetini ve rağbetini muhafaza etmiştir. a. derin düĢüncenin yerine koyarken Segâh çılgın bir aĢkın ardınca koĢan. DilkeĢde103 101 Rast: Türk müziği makamlarındandır. Bütün bu sorularıyla zamanın ne ifade ettiğini fark ettirmeye çalıĢır dinleyicilere. Aşk. yol kavramlarının ne anlama geldiklerini sorgular. ġair bu benzetmeyle. bugün elimizdeki Türk müziği eserleri içerisinde birinci gelmektedir. gözyaĢlarından boĢalan. Bir zamanlar ritmi bozulan kalpleri kemale erdirip kendine getirir. g. e. kuĢları. Rast en çok kullanılmış makamlardandır. bir aksakalın dostça öğüdü olarak değerlendirilir. Makam çıkıcı olarak seyreder. gökleri kendi akıĢıyla halden hale sokan zaman kavramının tanımını arar. nevâ. Ay’ın GüneĢ’in.179 ―Rast‖101 bölümünde sofra gibi yüreğini açmıĢ bir aksakal karĢılar okuyucuları. Durağı rast (sol) ve güçlüsü – beşli ile dörtlünün birleşmiş olduğu beşinci derece – nevâ (re) dir. Makam çıkıcıdır. garâm. aĢkın cevapsız hikmetleridir Rast. uşşak dörtlüsüne pûselik beşlisi ilavesinden ibarettir. (Ferit Devellioğlu. Segâh feryat ederken Rast sabırlı. Çok tabîi bir dizi arzeden uşşak. Makam. hüseynî. ağlayan bir yürektir. ġair. Kemale ermiĢ bir yüreğin düĢünceleridir Rast. Rast da ona nasihat eden babası. bir kaderin ibret verici sergüzeĢtleridir. rast. dağları. Bir bakıĢıyla gönüller çalan. gaflet uykusundan kimin uyandıracağını. Bir asrın yarasını. pınarları bahar havasını kimin soktuğunu araĢtırır Ģair Rast’ın diliyle. segâh. evic ve gerdâniyye. dügâh. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. yerleri. Rast’ı hikmet dolu bir aklın. 877) 102 Uşşak: Türk müziğinde 5 numaralı basit makam (inici şekline beyâîtî denmiştir). Dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane olmakla mülayimdir.

ġair. hüseynî. e. g. Yağmur‖ bölümünde Ģair. birinci derecede muhayyerin durağı ve ferahfezânın ikinci güçlüsü olan dügâh.turkcesarkisozleri. acem. Bulutların kümelenip yağmurun yağmasıyla baĢlar bu portrenin çizimi. gerdâniye. muhayyer makamına ferahfezâ terkibinin ilavesinden müteşekkildir. www. 187). bölümün sonunda millet olarak ne türküleri derece ne derece önemsediğimizi. www. e. YeĢil çimen kızıl kanla alev alır adeta. muhayyer. taĢ olup kalmak‖ ifadeleriyle özetleyerek bölümü sonlandırır.105 Türkünün kısaca hikâyesi Ģöyledir. avcıya seslenir ―Bu dağların ceylanına.180 dünyanın kederinden bir Ģeyler fısıldar. Konuk’un terkip ettiği bir mürekkep makamdır. Derdini haykırmaz o. usulca fısıldar. Donanıma muhayyer gibi si için koma bemolü ve fa için bakıyye diyezi konulur. Ceylanın masum bakıĢları dillere düĢer türkü olur.104 Tabii hikâye kısmı da manzum Ģekilde aktarılmıĢtır. (Ferit Devellioğlu. gözlerindeki o masum bakıĢa nasıl kıydın ?‖ diye. 1123) 103 Dilkeşde: A. a. (Ferit Devellioğlu. segâh. çargâh. çoluk çocuğun yağmur altında koĢuĢturması derken halk ağzından birkaç mısralık bir yağmur türküsüyle iyice havaya sokar okuyucuları. bir ceylan çeĢme baĢına su içmeye iner. A. Umumiyetle inicidir. üçüncü derecede de ferahfezânın güçlüsü olan acem-aşîrândır.com 105 Bu türkünün Iğdır yöremize ait bir türkü olduğuna dair bkz. nevâ. ―Aman Avcı‖ baĢlığı altındaki bölümde Ģair. ikinci derecede muhayyerin güçlüsü olan hüseynî. Güçlüler. dügâh. sf. Buna rağmen ıstırabın son demi. g.turkudostlari. Bu güçlüler bir sekizli tiz ve pestede şâmil olup. Söz konusu türkünün farklı bir varyantı aynı zamanda ülkemiz türkü geleneğinde de mevcuttur. sf. bir Azerbaycan Türküsünün hem sözlerinin küçük bir kısmına hem de bu türkünün kısaca hikâyesine yer vermiĢtir. Ceylan yaralanır. yağıĢlı bir havanın portresini çizer okuyuculara. ferahfezâya geçilince bu iki ârıza bekar yapılarak. oluĢumlarındaki olaylardan etkilendiğimizi ―türkülerin sıcağında ısındıkça donmak. Bu makam. Bu portrede damlalar henüz olgunlaĢmamıĢ ham eriklerdir. Pestten tîze doğru orta sekizlisindeki sesleri şöyledir. Ancak pusuda bekleyen avcıdan habersizdir. 104 “Aman Avcı” türküsünün Azerî türkülerinden biri olduğuna dair bkz. Son iki mısrada kendine seslenir Ģair. ah ateĢinin sözün rengine boyanamayacağını ifade eder ve son olarak Rast’ı hem dertli gurup vakti hem de tan yeridir nitelendirerek son benzetmesini yapar.net . her birinin makamın terkibindeki diziler içinde vazife aldığı unutulmamalıdır. ―Yağ. Makam ferahfezâ ile onun gibi yegâh perdesinde durur. ġair. ġair. a. Ankara. kaçamaz. si için küçük mücenneb bemolü ve do için bakıyye diyezi ilave olunur. Rast insanların haklı Ģikâyetleridir. serhattidir.

sf. 20). g. Ancak bizi ağlatan da güldüren de sestir. 2. c. a. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. a. g. 107 Sayaçı: Yayla zamanı kapı kapı dolaşıp çoban türküleri söyleyen kimse (Seyfettin Altaylı. Ve bütün bu seslere eĢlik eder derelerden. hakka düĢman olanı hakla tanıĢtıran. salıp kızıl saçlarını elini. Azerbaycan deyimlerinden biri olan ―Tut ucundan göğe çıx‖ ifadesini doğrular sanki. Ankara. sözlerle ifade edemediklerimizi daha iyi ifade ederler. yüzünü yıkar yağmurdan kalan damlacıklarla. 1994. unutulanları hatırlatan canlı bir kitap.1. Ardından yine yağmurun altında ıslanır ekinlerle beraber okuyucular. ―TaĢ yürekleri yumuĢatan. sf. Ehliman Ahundov. Sular sel olup taĢar derken uzun uzun dereler de dile gelir ―Uzun Dere‖ türküsünü söylerler birlikte. Tezgâhtaki yürekten kopup gelen renklerle birleĢir fasıl köĢelerindeki renkler. (Derleyip Düzenleyen: Ehliman Ahundov. e. biter yerin göğün kavgası. e. öncelikle okuyanları sayaçı 107 sözlere doyurur. ―Sayaçılar‖ baĢlığı altında Ģair. Böylece fasıl deryamız oluĢuverir. TDK. Yayınları. Ve son mısralarda bütün bunlar manilerin oluĢumuyla birleĢtirilerek bölüm tamamlanır. Bu mısraların ardından çobanın söylediği bayatılara. Son mısralara geldiğinde Ģair. sf. Bu sesler Kur’a varsalar da Aras’a varmak için can atarlar. Kesilir yağmur. kirli yüreklerdeki gazap 106 Şairin şiirinde yer verdiği “godu godu” mısraları Azerbaycan edebiyatında mevsim ve tören koşuklarından olup “Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri” adlı kitapta yer almaktadır. Gökyüzü alkıĢ tutar bu manzaraya. ne de güler. Baskı. Gökyüzünün parlak aynasına düĢer rengârenk çiçeklerin aksi. 16. ninnilere kulak verip söylenenleri anlarmıĢçasına otlamaya gelen koyunlardan. Sonra bir ―godu godu‖106 koĢuğu mırıldanır ıslanan yürekler. kendi mısralarıyla doğa manzaraları çizerken bir yandan da doğadaki seslerle milli varlığımızın delillerinden biri olan türkülerimizin oluĢumunu bir noktada kesiĢtirir. sayaçılara. Soldan sağa çiçek açar gökyüzünün dalları ve gökkuĢağı oluĢur. Ģöyle bir toparlar fasılın manasını. Bazen sesler.1020) 108 Şairin poemada yer verdiği bazı sayaçı sözler için bkz. Sevinç bizi güldürse.181 Yağmur o kadar çok yağar ki. kayalardan gelen su sesleri. kuzulardan söz açılır. Ardından güneĢ kuma gelir bulutlara. . keder ağlatsa da aslında sözün özü ne ağlar. ġair Azerbaycan halkı arasında söylenen sayaçı sözlere de yer verir.108 Bu sayaçılar arsında Ģair. Birdenbire Fatma ninenin halı tezgâhında bulur okuyucular kendilerini.

ġair. bir avuç bulut‖.182 ocağına su serpen. poemanın son mısralarını oldukça derin sözlerle sonlandırır. . Zabul Segâh’ın mayasına defnedilmeyi ve kendisini bu makam tarafından uyandırılmasını ister. Ancak onun gönlünde fasıl makamlarından usulca öğretilenler daha manidardır. gözyaĢları. kötü olaylara engel olan. fasılın vasıflarından bazılarıdır. yürek ağrısı. Son iki mısrada da çok kitap okuduğunu ve bununla kendini bahtiyar sandığını vurgular.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DĠL VE ÜSLÛP ĠNCELEMESĠ Biçim açısından bir eser. Çeviren: Yılmaz Onay. Eserin dil sistemindeki normal kullanılıĢtan sapmaları ve bozmaları araĢtırır ve bunların estetik amacını bulmaya çalıĢır. çünkü bir edebî eserin kendine özgü karakteristik tarafını ancak üslûba ait yöntemlerle tanımlayabiliriz. s. Yukarıda bahsi geçen sistematik tahlil. Buna aykırı olmayan ikinci yaklaĢım ise bu dil sistemini kendisiyle karĢılaĢtırılabilecek diğer sistemlerden ayıran ferdî özellikler bütününü incelemektir. O zaman üslûp bir eserin veya eserler grubunun kendine özgü dil sistemi olarak gözükür. çok sayıda nesnel. Böyle bir üslûp tahlilini yapmak için baĢvurulabilecek iki yöntem vardır. çalıĢmamızda Ģu sırayla yer alacaktır: ―Kelime 109 Genndiy Pospelov. René Wellek. Akademi Kitabevi.f. eserdeki biçimin bütün imgesel ifadeli ayrıntılarının. içlerinde belli düĢüncelere ve heyecanlara dair ifadeler saklarlar. Ancak bu estetik amacın esas olmasıyla. 154. seslendirme ve söz dizimi usullerden meydana gelen bir imgeler sistemidir ki. Edebiyat Teorisi. Burada yöntem zıtlıklara dayanır.110 Bu bölümde söz konusu poemanın dil ve üslûp incelemesi birinci yöntem uygulanarak gerçekleĢtirilmeye çalıĢılacaktır. dilsel ve anlamsal ayrıntıdan oluĢan ayrıca düzenleme. üstelik önemli bir parçası olacaktır. 109 Üslûp bilgisinin sırf edebî ve estetik kullanılıĢı onu estetik iĢlev ve anlamlarına göre tasvir edilecek olan bir sanat eseri ve eserleri grubuyla sınırlandırır. Edebiyat Bilimi. 110 Austin Warren. İzmir. Aralık 2005.451. burada imgesel ayrıntı ve usuller. sf. İstanbul. Birincisi eserin dil sisteminin sistematik bir tahlilinden baĢlamak ve buradan giderek eserin estetik amacı çerçevesinde onun çeĢitli niteliklerini bir ―topyekûn anlam‖ olarak yorumlamaktır. Çeviren: Ömer Faruk Huyugüzel. . üslûp bilgisi edebiyat biliminin bir parçası. 2005. Evrensel Basım Yayın. içeriğe uygun olan bu estetik birliğidir. ĠĢte üslûp.

e. g. ―Ġsim Tamlamaları‖. 111 İ.f. Ankara. Akçağ Yayınları. s. Vezin. Sayı: 4. buluĢ gücü ve kalem ustalığına sahip olması gereklidir‖114 düsturunca Ģairimizin bu özelliklerini görmeye çalıĢacağımızı belirtmek isteriz. toprağa can veren sihirli kelimeleri. Ercilasun. Yazar kendi fikrini tahlil ederek: ―edebî üslup yahut edebî dil Ģekilli.451. Çeviren: Yılmaz Onay.f.‖ der. anten gibi teknik vasıtalar onun Ģiirinde adeta madenî olmaktan çıkıp manevî bir mahiyet alır. 113 Sistematik tahlile geçmeden önce bu üslûp incelemesinde. ġair sadece bu eserinde değil hemen hemen bütün eserlerinde takınmıĢtır bu tutumunu. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi. 454. 442. . seçtiği her konuya ―lirizm‖i tatbik edebilen Ģairdir. Baskı. ―Sıfat Tamlamaları‖. duygusallık ve tasvir vasıtalarından ferdî istifadenin önemli olduğunu kaydeder. ―Ġçeriğine uyan tam bir biçim yaratması için yazarın mutlaka yetenek. ―Ritim. Yani bu durum onun genel üslubunu ortaya koyuyor. 114 Genndiy Pospelov. Nasıl bir ressam fırçasını öznel bir Ģekilde kullanarak kendisine has orijinal eserler meydana getiriyorsa Vahabzâde de kendine has kalemiyle bir resim sergisi sunmuĢ okuyucularına.sureti daha canlı resmetmek için en elveriĢli kelimeyi bulup kullanmak gerekir.f. “Edebî Üslupla İlmî Üslubun Mukayesesi”. ―Tekrarlar‖. ―Ġsimler‖. 112 Onun taĢa. s. suretli dildir: Bu üslupta Ģekli.f. g.111 Vahabzâde. 113 a. e.42. ―Zarflar‖. 2. Vahabzâde. Kafiye‖ ve ―Söz Sanatları. Ağayeva. S.‖ E. ―Sıfatlar‖.184 Hazinesi‖. yalnız tabiattaki varlıkların değil. insan elinden çıkan eĢyanın da ruhunu yakalar. Güz. ġiirin giremeyeceği bir saha gibi telâkki edilen ―teknik‖ dahi onun kalbinin hararetinde ateĢteki altın madeni gibi eriyerek bir kuyumcu elinden çıkmıĢ sanat eseri haline gelir. s. Poemanın her bölümünde kelimelerle çizilmiĢ yeni bir tabloyla karĢılaĢılır. Türk Dünyası Üzerine İncelemeler. bu poemadaki üslubu incelendiğinde yukarıda sayılan vasıtalardan son derece faydalandığı gözler önüne serilmektedir. a. teknik harikalara. Demircizâde edebî üslup için canlılık. B. yorumunda bulunulabilir. s. uçak. ―Zamirler‖. 112 A. ―Cümle‖. O. 1997. 1997. Ģiirin bediî damgasını rahatça vurur. Saat. ―Kâğıt‖ dahi onun Ģiirinde ―lirik‖ bir unsur olur.

kendisiyle eĢ anlamlı ve sesteĢ olan kelimelerin havasını da beraberinde taĢır. ―Muğam Poeması‖nın kelime dünyasına girerek aynı zamanda bu yorumu örneklendirmiĢ olacağız. Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Yayınları. bu makamları tabiat olaylarıyla. Çeviren: Ömer Faruk Huyugüzel. Ancak Ģair. bağlamla yakından ilgilidir. anlam veya türeme bakımından ilgili olduğu kelimelerin.1. g. 1994. 116 René Wellek. hatta kendine zıt veya kendi dıĢında kalan kelimelerin anlamlarını da çağrıĢtırırlar. 178. e. Ġyi bir Ģiirde kelimeler arasındaki iliĢkiler çok kuvvetli bir Ģekilde vurgulanırlar. Kelimeler sadece bir anlama sahip olmakla kalmayıp ses. tarihten sahnelerle ve halkın günlük yaĢantısıyla bir araya getirirken kelimelerle okuyucuların kulaklarına müzik ziyafeti çekmiĢtir âdeta. fasıl makamlarını konu edinmiĢtir. bu konuyu iĢlerken kelimeleri öylesine güzel kullanmıĢtır ki. Austin Warren.‖ 116 Bahtiyar Vahabzâde’nin eserlerinde bu gerçeğe hemen hemen her mısra topluluğunda rastlanır. kelime sadece sözlük anlamını değil. ―Muğam Poeması‖nda Vahabzâde.185 4. düĢünce ve ruh dünyası. Ankara. ġairin duygu. Modern stilistikte ―yapı analizlerine‖ önem verilmesinin sebebi budur. tercih edilen kelimelerle yakından ilgilidir. sf. diġġät elä 115 Hüseyin Özbay. a.‖ 115 ―ġiirde anlam. Çolpan’ın Şiirleri. . ĠĢte bütün bu açıklamaların poemamızda yer alan birçok örneğinden bir tanesi Ģu mısraların yer aldığı satırlardır: Bu dünyanın ağrıları. 149. Üslup bir bakıma tercih edilen kelimelerin kombinezonuyla ortaya çıkar. KELĠME HAZĠNESĠ ―Üslubu tayin eden mühim vasıtalardan biri de kelime hazinesi (leksikoloji)dir. acıları Necä sığır Çahargahın Bästänigar pärdäsinä? Dağlara çıx. sf.

çarpma gibi durumlarda çıkardığı tını‖ gibi ifadelerde kullanılan ―säs‖ kelimesiyle ―müzikte bir sanat eserinin icrası esnasında kullanılan‖ ―säs‖ kelimesi Ģüphesiz farklı manalardadır. yer yer de terim anlamlılık görevlerini üstlenmiĢlerdir. Buna benzer bir kullanım ―säs‖ kelimesinde de söz konusudur. Bu mısralarda Ģairin kullanmakta tercih Örneğin ettiği kelimeler yer yer eĢ anlamlılık yer yer mecaz anlamlılık. AĢağıda yer verilecek mısralarda bir kelime üzerine anlam bakımından farklı görevler yükleme iĢlevinin yukarıdaki örneklerden biraz daha farklı olarak kullanımı gözlenmektedir. ―räng‖ kelimesi.186 Ġayalardan yumalanan DaĢ säsinä. Pırıl-pırıl säsläri gör. . Bu örneklerin yanı sıra hem doğadaki bir takım olaylarla musikide mevcut olan bir fasıl makamının anlattığı bir takım duygular mükemmel bir uyum içerisinde okuyuculara sunulmuĢtur. düĢme. Bu mısralarda doğadaki seslerle Çahargâhın Bestenigâr perdesindeki sesler bir senfoni oluĢturmuĢ gibidirler. Öz säsinä Säs axtaran ġuĢ säsinä… O säsdäki Ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar nä nalädir? Ġırġavulun döĢündäki ränglär nädir? O ränglärdä muğamdakı Älvan-älvan pärdäläri. Yukarıdaki mısralarda bu kelime iki farklı anlamıyla ardı ardına gelen mısralarda bir aradadır. hem ―renkli rüyalar‖ ifadesindeki anlamıyla hem de ―muğamda çalınan bir parça‖ ifadesindeki anlamıyla dikkat çekicidir. yer yer yan anlamlılık. seslenme esnasında çıkan ses veya herhangi bir nesnenin temas etme. Günlük hayattaki ―gürültü.

118 İ.43. g.117 Dolayısıyla Ģair. Edebî üslupta çeĢitli ilmî terimlerin 118 kullanılması özellikle 19. ÇeĢitli bilim alanlarına ait terimlerin edebî üsluba sokulması ilmin. çağdaĢ dünya düzeyi ve bilgi çağında. “Bahtiyar Vahabzâde’nin “Ana dili” Şiiri Üzerine”. yüzyıl edebiyatında görülmektedir. sf. ġair hayatı boyunca ―ana dil‖ mevzuunda ciddi mücadele vermiĢ ve tüm ―ana dil‖ kullanımında oldukça hassas davranmıĢtır. a. “Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı”.54. Bu unsurlar duygusallığa hizmet etmez. birlikte kullanıldıkları kelimelerle uyum içerisindedir. Kullanılan 117 Rasim Özyürek. Ġncelediğimiz eserde terim anlamındaki sözcükleri poemanın konusu itibariyle sıklıkla kullanmıĢtır. makalelerinin kısacası onun eserlerinin dili. Edebî üslubun önemli ayırıcı belirtisi terimler olmakla birlikte. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. ilmî üsluba ait farklı unsurlara da rastlamak mümkündür. gerek Bahtiyar Vahabzâde’nin ana dili üzerine yazdığı Ģiirlerinin. onda. halkın yaĢayıĢıyla doğrudan ilgisini fazlaca yansıtır. gerekse yabancılara öğretiminde örnek metin olarak kullanılabilir niteliktedir. Bundan baĢka Bahtiyar Vahabzâde metni. Azerbaycan Türkçesinin millî okullardaki eğitiminde. Bu eserinde Ģair hem ana dili kullanmakla beraber ana dille yazılmıĢ halk edebiyatı ürünlerinden de serpiĢtirmiĢtir mısraları arasına. .187 AĢağıdaki mısralar da bu konuyla alakalı olarak eserde rastladığımız baĢka bir örnektir. s.f. S. Edebî üslupta kendini gösteren böyle unsurlar. d. hemen hemen bütün eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de ana dilin bütün incelikleriyle kullanımına yer vermiĢtir. Türk yazı dillerinin karĢılıklı eğitimi ve araĢtırılmasında dil ve millî kültür bağlılığının en önemli kaynaklarından biri olarak değerlendirilebilir. doğrudan doğruya toplumsal geliĢmeyle ilgili olarak ortaya çıkar ve onu zenginleĢtirir. Gah inläyir häzin-häzin. Gah säsindä göy gurlayır. Ağayeva. Ancak bu terimler kesinlikle yığılma Ģeklinde değil.

muğam. diğer eserlerinde de sıklıkla kulandığı kelimelerdir. zil. Söz–ġälbdäki bir mätläbin Öz säsidir… Näğmä– säsin Ģe’riyyäti. savaĢmak. ġikeste. Arazbarı.188 terimler arasında müzikle ilgili olanlardan bazıları Ģunlardır: ―Çahargâh. Mensuriyye. Bu kelimeler Ģairin sadece bu eserinde değil. dövr. ġala. mizrab. sözü Ģe’r. sığnaġ. yurt. söz. rävayät. layla. cäbhä. döyüĢ. säs. düĢman. Çargâh. kelime. dil. tütäk. tarzän. Bunun yanı sıra az . Zengule. perde räng. Sözün deyä bilmädiyi sözü deyir. ġalxan. türkü. bam teli. ġalxan. Segâh. ġe’r–sözün näğmäsidir. lähcä. nağme. hücum. Säs dä var ki. Cängi. säfär. nağıl. Elä säsin özü Ģe’r. Tarihten sahnelerin yer aldığı mısralarda ―savaĢ. sim. bayatı. mahnı. ritm. nöġtä. cäbhä. Tüfäng. sayaçı. bergül‖ gibi edebiyat terimleri de yer alır eserde. nota. hekayät.‖ Müzikle ilgili bu terimlerin dıĢında ―efsane. Rast. tar. ġılınc. ġälbä yol açmayan Adi bir säs. hayranlığı bir kez daha gözler önüne sermektedir. ġur. guĢä. geraylı. ney. ġuru näfäs. vätän. yadelli. färman. tarix. Ģiir. yâd ölkä. tiz. güllä. türkü. ox. roman. täsnif. Bestenigâr. nizä. UĢĢak. tarix. hasar. vuruĢ. Diğer bölümlerde de farklı konularda ele alındığı gibi bu durum Ģairin vatanına ve milletine duyduğu sevgiyi. ġorucu. Söz var. AĢağıdaki mısralarda bu açıklamanın örnekleri gözlenebilmektedir. elçi. DilkäĢdä. ġair bu terimlere yer vermekle kalmayıp bazen kendine has benzetmeler kullanarak Ģiir diliyle tanımlamalara da yer verir mısralarında. keĢikçi‖ gibi savaĢ terimleri de sıklıkla çıkar karĢısına okuyucuların. at.

2. ―ġengülüm. Eserde geçe söz konusu özel isimler Ģunlardır: ―Sara. dua vermek äränlär ‖ gibi dinî terimlere de yer verilmiĢtir.‖ Yine bu kategoride değerlendirilecek olan bir diğer isim grubu da yer isimleridir. Ġırat. Molla Cuma. minarä. Koroğlu.‖ ġair bu eserinde uydurma bir özel isme yer vermemiĢtir. Bayandur.1. Misri. Ġäys. ġüngülüm‖. Ancak bu isimler. Xançoban. Ģahsiyetlerin KeĢiĢ. rivayet. Varlıklara VeriliĢine Göre: 4. 4. Mänsur. Uydurma özel isim olarak değerlendirilebilecek iki isim vardır. 4. Fikrät. Bu ifade aĢağıdaki satırlarda yapılacak olan incelemelerle desteklenecektir. Äsli. farklı açılardan sınıflandırılarak Ģairin bu eserdeki kullanım Ģekli değerlendirilmeye çalıĢılacaktır. eserde alıntı olarak yer alan halk edebiyatı ürünlerinde mevcut olup Ģair tarafından karakterize edilmemiĢtir. Leyli. Dilġäm. Käräm. masal ve hikâyelerdeki kahraman isimleri oluĢturmaktadır. Fatma nänä.189 olmakla beraber ―moizä.1. Kür. Özel Ġsimler: Vahabzâde bu eserinde özel isimlere oldukça fazla yer vermiĢtir. Bu kategoride incelenecek isimlerin çoğunu Türk Dünyası Edebiyatıyla beraber bilhassa Azerbaycan Edebiyatı içerisinde yer alan efsane. Bu ismler Ģunlardır: ―Nänäm Nigar. Ġoç Näbi. Dil ve Üslûp Ġncelemesi bölümünün ―Ġsimler‖ alt baĢlığı altındaki bu bölümde eserde yer alan isimler.1.2. Hämzä. Vaġif.2. Sadıxcan. . Bäxätiyar Edebiyat Tarihi içerisinde yer alan ve eserde zikredilen bazı edebî Vahabzâde. ―Araz. .‖ Bunların yanı sıra Azerbaycan isimleri Ģunlardır: ―Xästä Ġasım. kategori bakımından incelendiğinde sıfatlar ağır basmaktadır. müäzzin. Sarı AĢıġ. Eserde geçen yer isimleri Ģunlardır. ĠSĠMLER Vahabzâde’nin bu eserde kullandığı kelimeler.

küläk.3.1. Yiyecek Ġsimleri: Eserde geçen yiyecek isimleri ise Ģunlardır: ―Pendiri. sahil. payaz. göy. AbĢeron. barmaġ. reyhan. cahan. yer. dil. bağ.2. dağ. Varlıkların Niteliklerine Göre. bulud. Hayvan Ġsimleri: Eserde geçen hayvan isimleri Ģunlardır: ―ĠuĢ. ġol. bulaġ. göz. yay. çiyin. Yukarıdaki satırlarda yer alan ―Cins Ġsimler‖ 4.1.‖ Cins Ġsimler: Vahabzâde’nin bu eserde kullandığı cins isimler Ģu Ģekilde gruplandırılabilir: 4.‖ 4. ay. ağac. yel. täpä.2. därä.1. ġıĢ. ġaya. Ġnsan Vücudundaki Organ Ġsimleri: Poemada yer alan organ isimleri Ģunlardır: ―Ġulaġ. tälatüm. boran. göyercin. ġah dağ. Ġız ġalası Bakı.2. ġar. diĢ. ġatığı.2. baĢ. gün. ġarġ. bel. çolpa. üz. ĠoĢġar. ġıĢ. yaylaġ. oğul. yağıĢ. ġaratoyuġ.2.2.1. beyin. äkin. süd.2. säma. meĢä. . därya. Çaldıran. ġartal.1. Käpäz.1. ayaġ. ġuzğun. Novruz. alça. ġuzu. ġaraġuĢ. bülbül. ġara yel. bänövĢä. döĢ. dalğa. sis. kirpik.1. düz. zoğal.‖ 4.1. çöl. ġaĢ.2.2. Somut Ġsimler: Gruplandırmanın bu bölümünde somut isimlere tek tek yer verilmeyecektir.2. növä. dil. durna. biçin. ana. täbiät. saç. gül. budağ. ağız. torpağ. fäsil. boran. mağara.190 Äsgäran. yarpız. äl. Aile ve Akraba Ġsimleri: Eserde geçen aile ve akraba isimleri Ģunlardır: ―Baba. sel. Ġarabağ. dodaġ. göl.2.2. maral. mänzärä. uĢaġ. tufan. ġırġavul. Ģaxta. ġırġovul. günäĢ.2. 4.5. ot. yaz. Tabiatla Alakalı Ġsimler: Eserde yer alan tabiatla alakalı isimler Ģunlardır: ―Çämän.2. bahar. cığır. ġoyun.‖ 4. göy ġurĢağı. bala.‖ 4.2. Ģahin. günäĢ. zirvä. sazaġ.4. daĢ.‖ 4. yarpaġ.2.2. meĢä. ay. çiçäk. çayır. su.

cahan. ġarġ. meĢä. Bu isimler eserde sıfatlarla nitelenerek kaleme alınmıĢ olup okuyucunun ruhuna hitap edebilecek kabiliyete sahip hale getirilmiĢlerdir. bahar.191 baĢlıklı bölümde kategorize edilen ismlerin heps. sazaġ. su. payaz. sevgi. boran. täbiät.2. Poemada yer alan ve soyut isim özelliği gösteren isimler ise Ģunlardır: ―Üräk. dile gelir de bazen bir türkü seslendirirler bazen de bir âĢığın. Gerek ruha hitap eden soyut isimleri kullanması gerekse somut isimlere kullandığı sıfatlarla soyut anlamlar yüklemesi Ģairin ne derece ince bir ruha sahip olduğunu göstermekte ve kendisinin bir gönül insanı olduğunu gözler önüne sermektedir. häzin. budağ. torpağ. yarpız. can. ġırġavul.2. yaylaġ. fäsil. küläk. ġıĢ. yağıĢ. Ģäräf. yay. äkin. daĢ.2. boran.‖ 4. eĢġ. aynı zamanda bu grubun kapsamında yer almaktadır. döĢ. çayır. tufan. Eserde yer alan soyut isimler okuyucuyu tesiri altına alacak derecede etkili kullanılmıĢtır. çiçäk. ġuĢ. bulaġ. bir halk ozanının. reyhan. täpä. mänzärä. ġürür. hikmät. mağara. gül. düz. bulud. ot. günäĢ. tässüf. cığır. meĢä. sis. ġıĢ.2. ağac. xäyal. çöl. sir. ġara yel. säma. Ģaxta. bağ. zaman.3. yer. biçin. dalğa. därya. Novruz. zoğal. häsrät. okuyucunun gözünde cennetvari manzaralar canlandırıverir. Tekil Ġsimler: Eserde geçen tekil isimler Ģunlardır : ―Çämän. därä. därt. vuġar. sahil. gün. mälal. sevda. säbir. günäĢ. ġorxu. . bir vatanseverin. ömür. dağ. ağıl. ay. yel. ġaya. bänövĢä.2. Özellikle doğa olaylarının anlatıldığı satırlarda yer alan ve herkesce bilinen isimler. duyğu.1. bir aksakalın derdini dillendiriverirler. zirvä. göy. ay. tälatüm. häyat. ġäflät. yarpaġ. sinä. Soyut Ġsimler: Vahabzâde’nın bu eserde kullandığı soyut isimler doğrudan doğruya ruha hitap eden isimlerdir. 4. täxäyyül. göy ġurĢağı. ġäm. ölüm. ġar. ġälb.3. sel. göl. ağrı. yaz. Bununla da kalmazlar. Varlıkların Sayılarına Göre: 4. xatirä. acı.

192

ġaratoyuġ, çolpa, göyercin, Ģahin, ġuzğun, ġartal, ġaraġuĢ, durna, bülbül, maral, ġoyun, ġuzu. ġırġovul, ġulaġ, ayaġ, äl, ġol, baĢ, diĢ, kirpik, ġaĢ, beyin, çiyin, ağız, dil, dodaġ, bel, dil, barmaġ, göz, üz, saç, baba, ana, bala, növä, oğul, uĢaġ, pendiri, ġatığı, süd, alça üräk, ġälb, sinä, ağrı, acı, xäyal, duyğu, häsrät, hikmät, sir, ġürür, vuġar, ġäm, därt, eĢġ, sevgi, ağıl, xatirä, Ģäräf, tässüf, ġorxu, häzin, täxäyyül, mälal, can, sevda, säbir, häyat, ölüm, ömür, ġäflät, zaman‖ Çoğul Ġsimler: ġair, bu eserinde çokluk ekini sadece gramatikal anlamda kullanmamıĢtır; ritmi kuvvetlendirmek amacıyla çokluk ekine sıkça yer vermiĢtir. Eserde geçen çoğul isimler Ģunlardır: ―Dağlar, ġayalar, hıçġırıġlar, pärdälär, säslär, yuvalar, balalar, çolpalar, därälär, çiçäklär, xallar, keçidlär, cığırlar, yollar, nağıllar, ötänlär, därdlär, arzular, ġılınclar, varaġlar, kirprklär, mahnılar, ayaġlar, muğamlar, nağaralar, mağaralar, beyinlär, ġollar, çiyinlär, dälilär, xäyallar, fikirlär, ġaĢlar, sevgililär, marxallar, täpälär, ağaclar, duyğular, tälatümlär, ġaynamalar, baxıĢlar, bayatılar, gäraylılar, tarixlär, sellär, hasarlar, kürälär, däryalar, guĢälär, boyalar, ġartallar, ġaraġuĢlar, babalar, batıġlar, ġabarmalar, ġalalar, incäliklär, çalalar, insanlar, säslär, çöllär, yarpaġlar, bulaġlar, buludlar, ġızlar, ağrılar, sözlär, üräklär, könüllär, yerlär, göylär, navalçalar, açlalar, arxlar, bärälär, saçlar, gälinlär, sayaçılar, laylalar, hönkürtülär, ġähġähälär.‖ 4.2.3.3. Topluluk Ġsimleri: Vahabzâde, bu poemasında topluluk

4.2.3.2.

isimlerinden sadece iki tanesini kullanmıĢtır. Bunlar, ―el‖ve ―xalġ‖ kelimeleridir. Eserin kelime hazinesinde yer alan terimler ve yansıma sözcükler de incelemeye değerdir. AĢağıdaki satırlarda bu konulara yüzeysel de olsa değinilecektir.

193

ġair, eserinde yansıma kelimelere sıklıkla yer vermiĢtir. Bu durumun malum sebebi eserin konusunun doğa olaylarıyla iç içe iĢlenmesidir. Eserdeki yansıma kelimelerden bazıları Ģunlardır: ―Cik cik, ah, gurlamak, çarpalanmak, gumbuldamak, Ģaġġıldamak, fıĢġırtı, vıyıldamak, toġġuĢmak, ġaġġıldaĢmak, hönkürmäk, Ģırıl-Ģırıl, Ģır-Ģır, hıçġırıġ, hönkürtü, mälämäk, Ģaraġ-Ģaraġ, ġähġähä, fıĢġırtı.‖ Bu kelimeler öylesine yerli yerinde kullanılmıĢtır ki, yer aldıkları mısralarda konuyla bağlantılı olarak okuyucuları etkileme gücüne sahiptirler. AĢağıdaki mısralarda geçen ―ah‖ kelimesi bam telinden çıkan bir ―ah‖ sesidir, ancak bu ses tarihten bir devre isnat edilmiĢ ve o devrin acılarını yansıtmıĢtır âdeta. Tarixin bir dövrü yatır Bir bämdäki ―ah‖ säsindä.

4.3.

ZAMĠRLER Eserde zamirlerin kullanmı incelendiğinde Ģu tabloyla karĢılaĢılır: 4.3.1.ġahıs Zamirleri: ġair, bu poemada en çok üçüncü teklik Ģahıs zamirini kullanmıĢtır. Eserde bu zamirin en fazla kullanılan Ģahıs zamiri olmasının baĢlıca sebebi poemada iĢlenen konudur. Daha önceki bölümlerde de bahsedildiği gibi konu fasıl makamlarıdır ve bu makamlar tabiat olaylarıyla, tarihten sahnelerle bağdaĢtırılarak okuyucuya sunulmuĢtur. Bu nedenle sık sık soyut kavramlar tanımlanmıĢ veya kiĢileĢtirilmiĢ varlıkların düĢünceleri aktarılmıĢtır. Üüçüncü teklik Ģahıs zamiriyle Ģair, genellikle ya soyut bir kelimeyi ya da soyutlaĢtırdığı olayları, varlıkları tanımlar. ġair, ikinci olarak birinci çokluk Ģahıs zamirini kullanmıĢtır. Eserde bu Ģahıs zamiri ―millet‖ kavramının yerine kullanılmıĢtır. Daha sonra sırayı takip eden ―män‖ ve ―sän‖ zamirleriyle Ģairin diyalog ve hitap tekniğine yer verdiğini görmekteyiz. ġahıs zamirlerinin eserde kullanım sayıları Ģu Ģekildedir:

194

1. Teklik ġahıs Zamiri: Män :44 2. Teklik ġahıs Zamiri: Sän :38 3. Teklik ġahıs Zamiri: O 1. Çokluk ġahıs Zamiri: Biz 2, Çokluk ġahıs Zamiri: Siz :50 :45 :1

3. Çokluk ġahıs Zamiri: Onlar: 0 4.3.2. ĠĢaret Zamirleri: Eserde iĢaret zamirlerinin kullanımı oldukça azdır. Poemada yer alan iĢaret zamirleri ve kullanımları Ģöyledir: ―burada, buna, orda varaġlanır.‖ 4.3.3. Belirsizlik Zamirleri: Poemada iĢaret zamirleri gibi belirsizlik zamirleriyle de çok sık karĢılaĢılmaz. Eserde geçen belirsizlik zamirleri Ģunlardır: ―härä bir cürä, här käs, kimsä, bir kimsä, hamı. 4.3.4. Soru Zamirleri: Poemada geçen soru zamirleri Ģunlardır: ―näsä, nä, kim, hansı‖dır. En çok ―nä‖ soru zamiri kullanılmıĢtır. Eserdeki kullanımları ise Ģu Ģekildedir: ―Näsä deyir… Nädir belä? Därälärin çiçäyi nä? Niyä ĢüĢädädir? Kim tütäk käsib? Nä deyir? Nä danıĢır? Kim salıbdır? Kim zähär ġatdı? Kim yaratdı? Nä yaratdı? Bu nä säsdir? Nädir ġur? Hansı diläk? Nä fayda? Nälär deyir? Nälär yatır, nälär, nälär. Nädän ötrü ayrı saldılar? Hansı günahın hansı bäd ämälin öz bahasıymıĢ? Bu därdä bağladı mäni kim? Häyat nä? Ölüm nä? Ömür nä? Yol nä? Ġäflät yuxusunu dağıdan nädir? Sellärä döndärib axıdan nädir? Haldan-hala salan bu zaman, nädir? Hökmüylä, ġäsdiylä nä deyir zaman? Fırlanır, fırlanır, fırlanan nädir? Ay nä, gün nädir? Ġlk nä, son nädir? Ġäsdi bilinmäyän bu oyun nädir? Bäs bu nädir? Ġesdi nädir? Niyä taleläri daĢa çaldılar? Nä danıĢır o?‖ 4.3.5 DönüĢlülük Zamiri: azımsanmayacak Eserde dönüĢlülük zamir kullanımı Ancak Azerbaycan Türkçesinde

derecededir.

195

Türkiye Türkçesinden farklı olarak belirsiz isim tamlaması oluĢturma özelliği yüklenerek sıkça kullanılır. Türkiye Türkçesinde bu tarz ifadeler gereksiz sözcük kullanımı olarak değerlendirilip anlatım bozukluğu olarak kabul edilir. Ancak Azerbaycan Türkçesinde böyle bir durum söz konusu değildir. Bilindiği üzere Azerbaycan Türkçesinde dönüĢlülük zamiri ―öz‖ kelimesidir. Eserde geçen kullanımları Ģöyledir: ―Öz ġälbi, öz lähcäsi, öz säsi, öz rängi, özü Ģe’r, öz ruhu, öz ġälbi, öz sözü, öz sorğusu, öz äli, özü çalır, öz yönü, öz yolu, öz Ģe’ri, özümä mähäk sanmıĢam, görüräm özümü sändä, öz hämdämim, öz mäcrası, özünä özü yol açır, öz amanım, öz ahım, özü xatirä, öz bahası, öz gözün, öz ällärin, öz südütäk, öz yarası, özünü därk etmäsi, öz ġuĢu, öz budaġları, öz axıĢı, öz därdi.‖

4.4.

SIFATLAR Vahabzâde, bu eserinde sıfat kullanımına çok yoğun bir Ģekilde yer

vermiĢtir.

Adeta

eserinde

kelimelerle

çizdiği

manzaraları

sıfatlarla

oluĢturmuĢtur. Sıfatların kullanımı yapı olarak değerlendirilecek olursa eserin bir manzum eser özelliği göstermesi sebebiyle sıfatların kullanımı kurallı bir yapıya sahip değildir. Daha açık bir ifadeyle yer yer ismin önünde yer alırlar yer yer de sonunda bulunurlar. Bazen tasvirler birkaç mısrayı bile geçer. Her yeni sıfat, ismi (ismin gösterdiği eĢyayı, kâinatı) bambaĢka bir Ģekle sokar. Gözle görülmeyen, elle tutulmayan Ģeyler, eĢyanın sıfatları kendilerine izafe olunarak gözle görülür, elle tutulur bir hale getirilir; mevcut olmayan soyut Ģeyler varlık kazanır. Bunun aksine manevî sıfatlar eĢyaya izafe olunca eĢya; ruh, duygu ve düĢünce ile dolar. Üçüncü bir tarz olarak sırf eĢyaya ait sıfatlar arasında aktarma yapılır; bu Ģekilde de somut âlem gözlerimize yeni bir hüviyetle görünür.119

119

Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret (Devir-Şahsiyet-Eser), Dergâh Yayınları, İstanbul, Mayıs 2005 (İlk Baskı, 1971), sf. 235.

196

Vahabzâde bu poemasında sıfatların bu özelliklerinin tamamından faydalanmıĢtır. Eserde kullanılan sıfatlar Ģunlardır:. 4.4.1 Vasıflandırma sıfatları: Poemada yer alan vasıflandırma sıfatları Ģunlardır: ―Yazıġ biz, ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar, älvan-älvan pärdälär, pırıl-pırıl säslär, oyuġ-oyuġ yuvalar, sızan su, azan su, enib ġalxan keçidlär, adi bir säs, ġuru näfäs, elä säs, düĢän alma, kök sim, Ģöhrätli müzäy, Ģanlı müzäy. maraġlı roman, tarix yaĢlı baba, gözüyzĢlı ana, ġara yellär, dähĢätli macära, märd kiĢi, çapıġ-çapıġ ġaĢlar, al ġan, uca-uca dağ baĢı, böyük ġäm, böyük därd, yanıġlı Ģur, älvan-älvan çiçäk, ġara giläm, tänha bänövĢä, göy göl, topa buludlar, ağ läpälär, ötän macära, hikmät dolu söz-söhbät, hikmät dolu eĢġ, ġara xäbär, lal sular, göpük-göpük ağ dalğalar, ca-uca ġayalar, böyükböyük ġayalar, ötän gün, ağıllı tädbir, yaman düĢmän, amansız düĢmän, ġansız düĢmän bästäboylu Nigarlar, yad ovçu, bir Ģirin söz, imzalı färman, häzin pärdälär, Ģirin pärdälär, xäfif kölgälär, oyma naxıĢ läpälär, dumanlı säslär, düyünlü säslär, mächul dil, sirli säs, gizli bir aläm, atam hünärli, babam fikirli, reyhan näfäsli, yarpız ätirli, ulu babalar, çılğın säslär, Ģirin arzular, xoĢ xäyallar, müġäddäs pir, müdrik tar, abırlı ġızlar, häyalı ġızlarım, utanġac sevgilär, dözümlü sevgilär, sirli yol, soraġlı yol, yamyaĢıl düz, köhnä yer, özgä bir dünya, yaĢıl gädik, eyni müğänni, mäğrur Ġız ġalası, köhnä Bakı, asta-asta pıçıltılar, gizli mätläb, lal säslär, böyük ġüdrät, böyük hikmät, ġucaġġucaġ söz çälängi, özgä çeĢmä, baĢġa räng, häzin bayatılar, häzin çiçäklär, Ģirin bayatılar, Ģirin diläklär, telli xanım, xumar baxıĢ, ağlar säs, ġärib käsim, gizli därdlär, kor düyün, ötän keçmiĢ, dilbilmäz ġuĢ, hikmät dolu eĢġ, bäd ämäl, isti näfäs, büyük arzular, dar çärçivä, däli xallar, müdrik bir ağıl, därin düĢüncä, çılğın ġälblär, gizli fikirlär, sıx meĢä, müdrik bir üräk, ulu dağlar, köhnä rävayätlär, canlı misallar, ibrätli hekayätlär, sirli suallar, ädalätli Ģikayätlär, ġabırğası ġalın ovçu, göy çämänlik, ġızıl ġan, çaräsiz yalvarıĢ, ağ yel, ağ buludlar, ağ gül, ağ yağıĢ, düz torpaġ, kal açlalar, uzun därä, älvan-älvan havalar, açıġ

bir ġälb. o äzämät. bu dähĢätli macära. yüz il. o duyğular. bu ġäza. bu dil.2.4. bu ġalalar.‖ 4. bu ocaġ.2. kürü ah. bu ağ yağıĢ. bu çämän.‖ 4. o tellär.4. daĢ üräklär. o birisi. bu dilek. o ġuĢcuğaz. bu därd. bu sevda. kinli üräklär. bir yatak.4. ġırġovul gözlü ġoyun.2. min can.2. bu ġalalar. ġızıl saçlar. yünü bir ġarıĢ ġoyun. bu od. bu bäla.4. o mächul dil. belä bir axın. o dar çärçivä. ġırıġ hönkürtü. o särtlik. bu arzu. bu uyarlıġ. Sıra Sayı Sıfatları: Bu poemada sıra sayı sıfatlarından sadece ―ilk‖ kelimesine yer verilmiĢtir. bu yollar. bu diyar. bu dünya.2. bu duyğular fıĢġırtısı. o nalä. min ġälb. nazlı ġoyun. min il. o zaman. o ġuĢ. bir äsr. bu gözläm. bir çäçäk. bu märdlik. bu säs. ġatığı üzlü ġoyun. bu maġam. min cümlä. bu dağ. o täräf. o batıġlar. Örnekler: ―Ġlk bayatı. o bulud. färähli halar. bu nağıl. azad ġuĢ. böyük mätläb. kiçik-kiçik arxlar. ilk rängläri. äfsanävi nänämiz. bu incälik. narıĢ ġoyun.2. özgä bir näğmä. ġızıl bürkü. . Bu sıfatların eserde yer alan Ģekilleri Ģunlardır: ―Bu näğmä. bu zaman. üç alma. o oymalar. tämiz ayna.1 ĠĢaret Sıfatları: Eserde ―bu‖ ve ―o‖ iĢaret sıfatları oldukça sık kullanılmıĢtır. o ağlar säs.2. iki ġälb. bir daĢ. geniĢ ġollar. däli ġoyun. bu zaman. o çaräsiz yalvarıĢ. o köhnä Bakı.4. bu ränglär. bu näğmälik.‖ 4. bu ġartallar mäskäni. bu dağlar. bir fäsil. bir xalġ.2. bir mäcra. älvan-älvan halar. bu çärxi-fäläk. o tarix. o säs. bu hikmät çämäni. bir üz. ġüssäli halar. bir ġarıĢ. Sayı sıfatlarının eserdeki örnekleri Ģunlardır: 4. ĢiĢ ġayalar. ilk täsnifläri. ilk ritmläri‖ dir. o mähäk daĢı. o zirvälik. min-min fikir.197 yer. min söz. Sayı Sıfatları: Eserde sayı sıfatlarına çok fazla yer verilmemiĢtir. beĢ yüz il. o yarmalar.2.1. Asıl Sayı Sıfatları: ―Yeddi säs. o fikirlär. Belirtme Sıfatları: 4.

―nä ġädär‖ ve ―neçä‖ kelimeleridir. bir himä. bir Müxalif güĢäsi. här xalı. bir xäfiflik. bir räng.2. här pärdäsi.4.2. bir ġarğı. här mätläb. bir aläm. här muğam çalan. här ġapı. Bu belirsizlik sıfatları ―bir‖. bir ağsaġġal. här bämi. bir xatirä. bir näğmä. här guĢäsi. bu oyun. ―här‖ ve ―bircä‖ kelimeleridir.4. här yolcu. Soru sıfatı olarak kullanılan kelimeler ―nä‖. bircä ġarıĢ. 4. bir äfsanä. bir aġil. bir arif. här säs.198 4. bir häsrät. bir arzu. bir ġala.4.5.Kesir Sayı Sıfatları: Eserde kullanımına hiç Sayı Sıfatları: Eserde kullanımına hiç rastlanmamaktadır. här istäk. här muğam deyän. hansı küläk. bircä borc. här ġaya. bircä hönkürtü. bir vuruĢ. här vaxt. genel bir bakıĢ açısıyla değerlendirildiğinde Ģairin . bir gözläyiĢ. bu poemasında zarf kullanımına çok fazla yer vermemiĢtir. bir dövr.‖ 4. bir ġäfäs. här dinläyän.ÜleĢtirme rastlanmamaktadır. bir xalġ. bir anlıġ.2. bir ġärib. bir od. bir arzu. neçä kärä.2.‖ 4. bir can sirdaĢı.2. bir çängä bulud.3. bir anlıġ.Soru Sıfatları: Eserde soru sıfatları çok az kullanılmıĢtır. bir vahid. bir päncärä. här sal daĢ.2. bir dünya. bir göyercin. bir xal.4. ZARFLAR Vahabzâde. bir sirdaĢ. bir ähvalat. här zili. Örnekler Ģunlardır: ―Bir ġuĢ. här kälmä. 4. här yer. bir häzinlik. ―Nä nalädir. bir muğam. neçä räng. neçä ġäsd. här guĢäsi. här zängüläsi. bir vuruĢ. bir täräf. neçä cäbhä. bir nağıl. Eser. bir kam. här ikisi.3. nä ġädär yollar. här pärdä. ―hansı‖. bir vähdät. bir axı. bir canlı kitab.4.4.Belirsizlik sıfatları: Poemada belirsizlik sıfatları oldukça sık kullanılmıĢtır.

nä zaman. aĢikar ağlamaġ.‖ . bu gün. Eserin muhteva bakımından incelendiği satırlarda da ifade edildiği gibi Ģair. bir az aralanmaġ.1. Azlık-Çokluk Zarfları: Eserin birkaç yerinde rastlanır.5. çox yoxsul olmaġ. çox ġısaltmaġ. axır. asta-asta söhbät açmaġ. bir yana. Soru Zarfları: Eserde yer alan soru zarfları Ģunlardır: ―Necä. yenidän taratmaġ. Nasıllık-Nicelik Zarfları: Eserde yer alan nasıllık. axı. budaġlandı sola sağa. hanı neçä.5. ġar-ġar axmaġ. yaza-yaza gälib çatmaġ.3. belä dolmaġ. coĢa-coĢa yaĢamaġ. härdän. birdän yada düĢmek. Eserde kullanılan zarflar Ģunlardır: 4. ahästäcä söylämäk. ävvälcä. axın axın çäkilmäk. ahästäcä deymäk. narın-narın danıĢmaġ. bu poemasıyla anlatmak istediklerini kelimelerle çizmiĢtir adeta. burada oxu. nädän ötrü.‖ 4.‖ 4. tämkinlä danıĢmaġ. Bunlar: ―Çox ġürrälänmäk. niyä.4.5. Yer Zarfları: ―Burdan gälir. anbaan däyiĢmäk.‖ 4.199 zarflardan ziyade isim sıfatlara yer verdiği dikkatleri çeker. düzgün bölämämäk. ġanad-ġanad uçmaġ. Dolayısıyla eserde yer alan kelime türleri içerisinde zarflar. Zaman Zarfları: ―Ävväl. Ģırıl-Ģırıl yanmaġ.nicelik zarfları Ģunlardır: ―Ġçin-için sızlamaġ. çoxdan.5. sıfatlar kadar yer tutmamaktadır. elä yağmaġ. mälül-mälül baxmaġ. häzin-häzin näğmä oxumaġ. nä vaxt.2. häzin-häzin inlämäk. täz açılmaġ. dünän. ahästäcä ġandımaġ. vätän sarı baxanda. coĢa coĢa enib ġalxmaġ.5. dönä-dönä dağılmaġ. Ģır-Ģır axmaġ. birdän däyiĢdirmäk. därin düĢünmäk. el-obanı yan axdı.‖ 4. tez-tez däyiĢdirmäk. necä. belä elä incä-incä süzmäk. belä almaġ. yazıġ-yazıġ baxmaġ. ilk däfä. ora bax. gizlicä yanmaġ. aramla danıĢmaġ. toz-toz olmaġ. tel-tel äsmäk. bir cür ġät edmäk. hämiĢä. bir gün. täktäk danıĢmaġ.5. hardan. varaġ-varaġ oxunmaġ. bä’zän.

suyun säsläri. onun ġesdi. Vahabzâde bu poemasında Arapça ve Farsça tamlamaları sadece iki yerde kullanmıĢtır. därälärin çiçäyi. Bunun yanı sıra bazen somut kavramları soyutlaĢtırmak bazen de soyut kavramları derinleĢtirmek için üslubunu tamlamalarla zenginleĢtirmiĢtir. Kullanılan isim tamlamaları belirlilik. Zoğal çubuğu. tarın kök .1. çiçäklärin öz rängi. belirsizlik bakımından değerlendirildiğinde belirli isim tamlamaları daha fazladır. säsin özü. isim tamlamalarına da bolca yer verilmiĢtir. här yerin çiçäyi.200 4. 4. ġırġavulun döĢü. ġayaların ġabağı. dilin bergülü. mätläbin öz säsi. ĠSĠM TAMLAMALARI Sıfat ve sıfat tamlaması kadar olmamakla beraber eserde. Metinde geçen isim tamlamaları aĢağıdaki satırlarda belirlilik ve belirsizlik bakımından gruplandırılmıĢtır. ġüngülümün ġanı.) ġairin eserinde isim tamlamasına bu derece yer vermesinin sebebi eserde anlattığı olayları. Orta segâh. divin canı. säsin sözü. sözün näğmäsi. dünyanın ağrıları. Söz kon usu tamlamalar: ―Ġsmi pünhan‖ ve ―Sahibi ezzaman‖dır. onun sözü. Bunlardan biri de alıntıdır. dağların çiçäyi. çiçäklärin öz ätri.6. bir arzunun can säsi. säsin Ģe’riyyäti. Daha açık bir ifadeyle somutu soyut. dilin nöġtäsi. ötänlärin därdläri. soyutu da somut yapmak için tamlalamardan faydalanmıĢtır. Belirli Ġsim Tamlamaları Poemada yer alan belirli isim tamlamaları Ģunlardır: ―Mätläbinin axırı. çizdiği manzaraları en ince ayrıntısına kadar belirtmesidir. dünyanın acıları. mätläbinin ävväli. ġeklen belirsiz olduğu halde mana bakımından belirli veya Ģeklen belirli olduğu halde mana bakımından belirsiz tamlamalara da rastlamak mümkündür. Hasar pärdäsi.6. dünyanın iĢläri. canavarın aldatdığı. sığırçının beli. Ġız ġalası gibi. tutar säsi. (Ġnsanların ilk arzusu.

täbiätin özü. ämälin öz bahası. dağın dumanı. insanların ilk niyyätläri. täbiätin ruhu. mänim öz ahım. tellärin näğmäsi. insanların ilk arzusu. yerin ġovğası. ĠoĢġarın bağrı. xalġın ruhu. äsrin atäĢi. arifin hikmät dolu söz-söhbäti. päri ġızının macärası. müdrik bir üräyin düĢüncäläri. mänim öz därdim. bir istäyin dalı. Nağıl nänälärin laylay säsi. belinin bağı. xäyalın gözü. eĢġin hikmätläri. onun här pärdäsi. üräyinin telläri. növämin yaĢı. ulu babaların kamal häznäsi. Ulu ġah dağın bağrı. könlümüzün öz sözü. göyün tağı. insanın ädalätli Ģikayätläri. Molla Cumanın ―Ġsmi pünhanı‖. fikrin mänzilläri. öz ġälbinin päncäräsi. eĢġin dalı. ġikästänin zil guĢäsi. ädalätin Ģärbäti. tarixin yolu. üräyin färähli halları. mänim öz mälalım. göyün tämiz aynası. däyirmanın päri. ayağın altı. torpağın iliyi. taläyin bu ġäzası. täbiätin öz äli. göyün ġovğası. günäĢin baĢı. bir arzunun hıçġırıġları. dünyanın o dar çärçiväsi. ağsaġġalın öyüdü. bänövĢänin üĢümäsi. muğamın pärdäläri. yadellinin ġabağı. onun näğmäsinä. dağların sinäsi. Çahargahın pärdäläri. mänim gördüyüm. arifin hikmät dolu eĢġi. aġilin hikmätli näsihätläri. mänim çäkdiklärim. ağacların budağı. sänin düĢüncälärin. Vaġifin gönlü. macärasının sonu. onun atası. ġalasının adı. divin tilsimi. bir çırpıntının hıçġırıġları. yumruğumun läzzäti. çıxıġların sinäsi. Azärbaycan maralı‖nın gözü. vaxtın öz budaġları. anamın südü. babamın yaĢı. xalıların xanasın. babaların märamı. bir xalġın tarixi. dağın barı. dinläyänlärin baĢı. Koroğlunun nä’räsi. dağın sisi. ata-babaların Ģäräfi. yadellinin hücumu. sänin ġolun. Sarı AĢığın sevgi dastanı. xalġın min illik iztirabları. ağsaġġalın danlağı. Ġarabağın çölläri. nänämin dili. häränin gözü. tarixin bir dövrü. üräyinin telläri. üräyinin tanğısı. üräyin ġüssäli halları. sänin xäyalları. äränlärin nä’räsi. bizim . Bayandurun däliläri. Koroğlunun däliläri. üräyin säs ġırıġları.201 simi. taläyin ibrätli hekayätläri. säsinin gücü. ġalaların sinäsi. äzabın särhädläri. macärasının ilkini. ġayaların ġabağı. näğmälärin itsisi. äzabın son dämi. sänin ġaynağın. mänim dağlarım. därdimin yükü. här guĢäsi. ağzın içi. batıġların sinäsi. mänim öz amanım. çiçäklärin äksi. payazın sazağı. tässüfün kölgäsi. ġälbin häsräti. Käpäzin bağrı. AbĢeronun ġalaları. xalġın ġälbi. dağın ġarı. Dilġämin dili. göy gölümün läpäsi. ġıĢın savaĢı. vaxtın öz ġuĢu. muğamın pärdäläri. märd kiĢinin Ġıratı. fikrin yolları. yadellinin baĢı. elin sözü Çahargahın hasarı.

naxıĢ läpäläri. saz üstü. ġäm säsi. söz rängi. durna ġatarı. ġäm düyünü. bağ gülü. Zabul segahın mayäsi. tutar säsi. könül säsi. yaylaġların çiçäyi. xal düĢmäsi. ön sözü.‖ .2. ney üstü. çolpaların naläsi. ah säsi. yer üstü. cängi säsi. ġäsdin önü. suların säsi. dünya gädäri. bahar havası. ġar altı. ġälb atäĢi. ġälbimizin färyadı. mühit dänizi. Belirsiz Ġsim Tamlamaları Poemada yer alan belirsiz ism tamlamaları Ģunlardır: ―ĠuĢ dili. çarıġ bağı. häyäcanlar ġucağı. Hasar pärdäsi. öz Ģe’ri. ah atäĢi. öz sorğusu. ġartallar mäskäni. dağlar baĢı. säs düzümü. göz baxıĢı.6. könül hıçġırtısı. toy günü. säs ġırıġları. üräk yanğısı. ağıl mülkü. öz äli. ġar üstü. öz yolu. daĢ näğmälär. ġar uçġunu. duyğular fıĢġırtısı. meydan üstü. ilk arzusu. ġäflät yuxusu. öz sözü. çaxmaġ daĢı. ġan üstü. gälä-götür iĢlär. ġara yellär ġabağı. daĢ üstü. öz därdi. öz ruhu. dilimizin älifbası. dağ gülü. öz hämdämim. könül telläri. dağ külü. ġuĢ säsi. Zabul segahı. ilk dilimiz. ġaval daĢ. öz ġälbi. öz duyğusu. Hasar pärdäsi. cehiz ağı. barmağı altı. yad ölkä. laylay säsi. häyat yükü. dağ baĢı. çäkic altı. därdli ġurub çağı. yar cäfası. öz yarası.‖ 4. bizim muğam däryamız. kol dibi. kamal häznäsi. säs axını. öz ġälbi. söz çälängi. vätän häsräti. Orta segahım. sözün özü. ġäm buludları. tarix boyu. öz xäyalı.202 mahnılarımız. döyüĢ säsi. mähäk daĢı. od külü. can sirdaĢı. sel suyu. döyüĢ säsi. ġılınc säsi. öz lähcäsi. sözümüzün ibtidası. öz axıĢı. fikrimizin ibtidası. can säsi. zil sim. näğmälärin ävväli. ġaratoyuġ yuvaları. öz älläri. öz mäcrası. son däm. ön sözü. haġġ säsi. bäm sim. säs müzäyi. güllä säsi. Müxalif güĢäsi. öz gözü. öz yönü. öz säsi. Zoğal çubuğu. Çoban bayatısı. dan yeri. ġoyunun ağı. sänät bahadırı. Ġız ġalası. Zabul segahım. ġäzäb tonġalı. daĢ säsi. dağların sel suyu. yay günü. ġalxan säsi. iç hönkürtüsü. hikmät çämäni. can yanğısı. düĢmän üstä. ilk niyyätläri.

söhbät açan säs müzäyi. dolaĢdığın pärdälär. tez sönän xatirä. sf. birdän yada düĢmüĢ bir ötän macära. yumruġ kimi düyümlänän bu ġalalar. sıfat yapan ―ki‖ ekiyle oluĢturulmuĢ sıfat tamalamaları. ötän gün. azan su. varlık. sözün deyä bilmädiyi söz. dağa gedän cığırlar. göydän düĢän üç alma. ötän macära. hasar çäkän ġalalar. buz bağlayan lal sular. varaġlarda döyündürän bir maraġlı roman. ġälbä yol açmayan söz. ikinci grup. vasıf ve hareketleri arasındaki idrak Ģeklini veya bunlarla ilgili imaj ve tasavvurları göstermesi bakımından stilistiğin önemli malzemelerinden biridir. hadise ve kavramların. g. längär vuran här guĢäsi. ġayalardan yumalanan daĢ säsi. nänälärin toxuduğu xalılar. od aldıran döyüĢ säsi. enib ġalxan keçidlär. ġuĢ ġonmayan ġayalar. säs axtaran ġuĢ säsi. çarpalanan çapıġ-çapıġ ġaĢlar.203 4. düĢän alma. çıxıĢların batıġlara düĢän xäfif kölgäläri. äväz edän kölgälär. längärlädän tufan. 4. Birinci grup. görmädiyin bir xalġ. . ġara yellär dilländirän bir ġarğı. 194. üstündä cığırlar açılan bir därä. durum. daĢ üstündä çiçäklänän o 120 Hüseyin Özbay.SIFAT TAMLAMALARI Sıfat tamlamaları Ģair ile eĢya. sıfat-fiiller ile oluĢturulan sıfat tamlamaları.7. e. ötän keçmiĢ. yuvaları dağıdılmıĢ çolpaların naläsi.120 Poemada geçen sıfat tamlamaları üç grup altında toplanmıĢtır. coĢan üsyan. tüstülänän ocaġlar.7. cavabsız ġalan hikmätlär. här kälmäsi alov saçan tarix yaĢlı baban. a.Sıfat-Fiillerle OluĢturulmuĢ Sıfat Tamlamaları: Poemada geçen sıfatfiil ekleriyle oluĢturulmuĢ sıfat tamalamaları Ģunlardır: ―Sızan su. ġobustanda räġs eläyän daĢlar. bir rängä çalan mänzärä.1. Ģaha ġalxan dağlalar. üçüncü grup ise isim kökenli kelimelerin oluĢturduğu sıfat tamlamalarından oluĢmaktadır. balaları perik düĢän ġaratoyuġ yuvaları. yeri ġalmıĢ yara. ġar altından çıxan tänha bänövĢä. ġobustanda räġs eläyän ġayalar. vıyıldayan güllä säsi.

adındakı mä’nä. yatağa sığmayan ġollu-budaġlı sel. tarix danıĢan köhnä rävayätlär. muğamdakı pırıl-pırıl säslär. ġanacaġ ölçü. cängidäki märdlik.Sıfatı “-ki” Ekiyle YapılmıĢ Ġsimler Olan Sıfat Tamlamaları: Poemada geçen sıfat yapan ―ki‖ ekiyle oluĢturulan sıfat tamlamaları Ģunlardır: ―Ġırġavulun döĢündäki ränglär. çalalara naxıĢ tutan o fikirlär. säslärdäki ränglär. daĢlardakı o oymalar. Dilġämin dilindä dil-dil dillänän telli sazların telli xanımı. könüllär Ģad edän ämällär.7. pambıġlanan buludlar. ġaladakı diĢlär. tağlardakı oyma naxıĢ läpälär. här muğam çalanınkeçdiyi açtığı iz. keçmiĢi yanğıyla danıĢan könül. havadakı Ģahin. keçilän yollar. sınmıĢ bir üräyin säs ġırıġları. hiddätlänän säs axını.‖ . äyilib ġırılan budaġ. ġaldırılan bir ġala.204 yarmalar. daĢlardakı o batıġlar. tutar säsindäki därinliklär. suların ġayalardakı häzin asta-asta pıçıltıları. muğamdakı älvan-älvan pärdälär. däli xallardakı hönkürtü. ġaġġıldaĢan pärdälär.‖ 4. dilimä vurulan ġadaġ. bürclärdäki o äzämät. dağlardakı ġar üstü. gözlärdäki o çaräsiz yalvarıĢ. bänd etdiyi süslär. cavabsız ġalan hikmätlär.2. naläsinä alıĢan könül. dağlardakı bulaġlar. säslär. ġatardakı häzin Ģirin pärdälär. längär vuran här guĢäsi. uca dağlar baĢındakı ―Azärbaycan maralı‖nın gözündäki ġara giläm. çöllärä boylanan gül baxıĢ. könlümdä dikälän bu dağ. büdräyän ġälb. haldan-hala salan bu zaman. ondakı tilsimlär. Vaġifin gönlünü ġana döndärän xumar baxıĢ. tilsimä düĢmüĢ bir päri ġızının macärası. könlünü yandıran köz. älilä saldığı kor düyün. säslärä bükülmüĢ bu göz yaĢları. därinä iĢläyän täxäyyül. bir bämdäki ―ah‖ säsi. ġalxıb enän säs axını. yağan ġar. çırpınan üräk. muğam deyänin keçdiyi açdığı iz. bahar havasına oxudan zaman. dağlardakı suların. bir himä bänd olan bir ġärib käsim. hanadakı ränglär. ġälbdäki bir mätläbin öz säsi. sığırçının belindäki arĢın. ġäsdi bilinmäyän bu oyun. sinänä çäkilän bu dağlar. ġayadakı särtlik. bu säsdäki mälahät. dağlardan aldığımız näğmä. baxıĢdakı o yalvarıĢ. daĢlardakı o duyğular. mäläyä-mäläyä ġaçan bir üräk. ayaġ däymäyän yaĢıl gädik.

köhnä yer. däli ġoyun. xumar baxıĢ. tämiz ayna.7. böyük ġäm. pırıl-pırıl säslär. amansız düĢmän. dilbilmäz ġuĢ. hikmät dolu eĢġ. yamyaĢıl düz.205 4. atam hünärli. älvanälvan havalar. ġırġovul gözlü . ağlar säs. babam fikirli. özgä bir näğmä. oyuġ-oyuġ yuvalar. ağ yel. maraġlı roman. sirli yol. müdrik tar. düyünlü säslär. gizli mätläb. gizli därdlär. oyma naxıĢ läpälär. Ģanlı müzäy. göy göl. böyük därd. ġızıl ġan. gizli bir aläm. kök sim. dar çärçivä. ağıllı tädbir. çapıġ-çapıġ ġaĢlar. müdrik bir ağıl. sıx meĢä. mäğrur Ġız ġalası. baĢġa räng. elä säs. ibrätli hekayätlär. düz torpaġ. isti näfäs. ağ buludlar. azad ġuĢ. böyük hikmät. çaräsiz yalvarıĢ. häzin pärdälär. sirli säs. eyni müğänni. uzun därä. ġara yellär. reyhan näfäsli. yazıġ biz. ġucaġ-ġucaġ söz çälängi. Ģirin diläklär. köhnä rävayätlär. ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar. bir Ģirin söz. därin düĢüncä. müdrik bir üräk. imzalı färman. geniĢ ġollar. soraġlı yol. özgä bir dünya. häyalı ġızlarım. ġara xäbär. färähli halar. böyük-böyük ġayalar. ġüssäli halar. ulu babalar. adi bir säs. açıġ yer. telli xanım. topa buludlar. äfsanävi nänämiz. märd kiĢi. dähĢätli macära. sirli suallar. älvan-älvan çiçäk. abırlı ġızlar. bäd ämäl. göy çämänlik. böyük ġüdrät. özgä çeĢmä. kor düyün. lal säslär.Sıfatı Vasıflandırma Sıfatı. ġansız düĢmän bästäboylu Nigarlar. yaman düĢmän. ädalätli Ģikayätlär. ulu dağlar. ġızıl bürkü. häzin çiçäklär. lal sular. uca-uca dağ baĢı. häzin bayatılar. Ģöhrätli müzäy. ġärib käsim. yarpız ätirli. xäfif kölgälär. yad ovçu. dözümlü sevgilär. yanıġlı Ģur. älvan-älvan halar. müġäddäs pir. mächul dil. ġuru näfäs. tänha bänövĢä. ağ läpälär. büyük arzular. ġara giläm. hikmät dolu eĢġ. hikmätli näsihätlär. ġabırğası ġalın ovçu. Belirtme Sıfatı Olan Sıfat Tamlamaları: Poemada geçen isim kökenli kelimelerin oluĢturduğu sıfat tamlamaları Ģunlardır: ―ġırıġ bir arzu.3. utanġac sevgilär. nazlı ġoyun. Ģirin bayatılar. ağ yağıĢ. gizli fikirlär. al ġan. däli xallar. kal açlalar. çılğın ġälblär. canlı misallar. Ģirin arzular. xoĢ xäyallar. hikmät dolu söz-söhbät. asta-asta pıçıltılar. ġızıl saçlar. ağ gül. tarix yaĢlı baba. göpük-göpük ağ dalğalar. çılğın säslär. yaĢıl gädik. ucauca ġayalar. köhnä Bakı. dumanlı säslär. älvan-älvan pärdälär. Ģirin pärdälär. gözüyaĢlı ana.

här xalı. bu därd. min il. o nalä. bir häzinlik. nä ġädär yollar. bir räng. iki ġälb. bu oyun. ĢiĢ ġayalar. bu çämän. o äzämät. bu näğmä. bir od. här ikisi. bir ağsaġġal. bu od. bir dövr.‖ . min can. min cümlä. o birisi. här ġaya. bir vahid. bir päncärä. o zirvälik. bir ġarğı. bu märdlik. här guĢäsi. här sal daĢ. här zängüläsi. bir dünya. här vaxt. bir näğmä. ġırıġ hönkürtü. här muğam deyän. bir kam. o ağlar säs. bir gözläyiĢ. böyük mätläb. bir anlıġ. bir äfsanä. o ġuĢcuğaz. bir xalġ. här bämi. bir sirdaĢ. bu maġam. bir xalġ. bir xatirä. bir arzu. bu säs. kürü ah. här istäk. bir aläm. bir arzu. här pärdä. bir vuruĢ. bir Müxalif güĢäsi. üç alma. bu ocaġ. neçä räng. bir himä. bu dähĢätli macära. bu bäla. bu dil. bir yatak. bu ġartallar mäskäni. bir aġil. bir ġäfäs. bir vähdät. o ġuĢ. yünü bir ġarıĢ ġoyun. bir mäcra. o duyğular. o säs. bu zaman. bu dünya. kiçik-kiçik arxlar. narıĢ ġoyun. o çaräsiz yalvarıĢ. ilk rängläri. här zili. ilk ritmläri. bu uyarlıġ. bu yollar. bu hikmät çämäni. bir xäfiflik. o tarix. bir xal. bu sevda. bu çärxi-fäläk. här muğam çalan. bircä ġarıĢ. yeddi säs. bu dağ. här ġapı. bu ağ yağıĢ. här guĢäsi. min ġälb. yüz il. daĢ üräklär.206 ġoyun. bu diyar. o köhnä Bakı. bir nağıl. ilk bayatı. bir göyercin. bir täräf. här dinläyän. bu duyğular fıĢġırtısı. bir can sirdaĢı. ġatığı üzlü ġoyun. o särtlik. bir fäsil. bir ġala. belä bir axın. o tellär. bir ġuĢ. bir ġälb. här yer. bu zaman. min söz. bu ġäza. här kälmä. o fikirlär. ilk täsnifläri. bircä borc. o dar çärçivä. bu näğmälik. bir häsrät. bir ġärib. neçä kärä. müdrik bir üräk. o mähäk daĢı. bir canlı kitab. bir daĢ. kinli üräklär. här mätläb. här pärdäsi. bir muğam. bu incälik. o bulud. neçä ġäsd. här yolcu. bir ġarıĢ. bu ġalalar. bir anlıġ. bir äsr. bir ähvalat. här säs. min-min fikir. bu gözläm. bir arif. o yarmalar. bir axı. bu dağlar. bu ġalalar. bir çängä bulud. bir çäçäk. o zaman. o täräf. nä nalädir. o batıġlar. bu ränglär. bu nağıl. neçä cäbhä. bircä hönkürtü. bir vuruĢ. o oymalar. hansı küläk. o mächul dil. beĢ yüz il. bir üz.

―Segah‖. ―ġur‖. Eserde yer alan cümleler yüklemine göre değerlendirilecek olursa isim ve fiil cümleleri hemen hemen aynı oranda kullanılmıĢtır. Ancak ―Segâh‖ baĢlıklı Ģiirin orta bölümünde dörder mısralık dört kıtadan oluĢan düzenli bölüm gözde çarpar.g. CÜMLE ―Ġsim. bu unsurları hususî bir nizam içinde terkip eder. Eserin Ģekil bakımından incelemesinde bu baĢlıkları takip edeceğiz. sf. Eserin nazım Ģeklini inceledikten sonra eserdeki cümle yapılarını inceleyebiliriz. ―Härä Bir Cüda‖. son bölümleri beyitlerden oluĢmaktadır. cümlede daha büyük çapta kendisini gösterir. YağıĢ‖ adlı Ģiirlerin de tamamı ―Bälkä‖ adlı Ģiirde olduğu gibi serbesttir. sayaçı sözlerdir. Sanatkârın sentez kabiliyeti. Genel itibariyle serbest nazım Ģekliyle yazmıĢsa da yer yer dörtlüklere yer yer de beyitlere yer vermiĢtir. ardı ardına gelen ve düz bir Ģekle sahip olan on beĢ mısralık bir Ģiirden ibarettir. Cümle.207 4. ―Aman Ovçu‖. halk edebiyatı ürünlerinden olan ve eserin bu bölümünde de alıntı Ģeklinde karĢımıza çıkan Mehmet Kaplan. ―Rast‖ adlı Ģiirlerin ilk ve orta bölümleri serbest. a. asıl yapı cümledir. ―Tellär Ağlasın‖ baĢlıklı Ģiir. kendisine dâhil olan parçaların toplamından ayrı bir Ģeydir. Bu tarzla onun duyuĢ ve düĢünüĢü arasında sıkı bir münasebet mevcuttur. 246. Bu terkibin hüviyet ve kıymeti. . ―Bälkä‖ adlı Ģiirin tamamı serbest Ģekilde yazılmıĢtır. ―Sayaçılar‖ baĢlıklı bölümde dört mısradan oluĢan kıtalara rastlanır. Ancak poema. ―Yağ. farklı baĢlıklar altında yazılmıĢ Ģiirlerden müteĢekkildir.‖ 121 Cümle yapısını incelemeye geçmeden önce eserimizin nazım türünde kaleme alınmıĢ bir eser olması sebebiyle nazım Ģekline göz atmak uygun olacaktır. ―Ġalalar‖.e. ―Çahargah‖. bu poemasını Ģekil itibariyle tek bir nazım Ģekliyle yazmamıĢtır. fiil ve cümlenin diğer unsurları ancak malzemedir.8. sıfat. Her yazarın hususî bir cümle ve mısra yapıĢ tarzı vardır. Aynı özellik ―Rast‖ adlı Ģiirin orta kısımlarında iki kıtadan oluĢan bölümde de dikkatleri çeker. ġairin kendince 121 Bu kıtalar. Vahabzâde.

BileĢik cümlelelr arasında ise en çok kullanılan Ģartlı birleĢik cümle olup ki’li bileĢik cümle de azımsanmayacak derecededir. Ünlem cümleleri ise bütün bu karĢılaĢtırmaların içerisine giremeyecek kadar az sayıdadır.9. Cümleler yapılarına göre değerlendirildiğinde birleĢik cümleye oranla basit cümle daha fazladır.208 çeĢitli tanımlamaların yapıldığı ve tabiat manzaralarının çizildiği satırlar. 4. Poemada yer alan cümleler anlamları bakımından değerlendirilecek olursa olumlu cümle sayısı olumsuz cümle sayısına oranla daha fazladır. Yapılan bu tekrarlar. Eserde yer alan tekrarlar incelendiğinde Ģöyle bir tabloyla karĢılaĢılır: . Bunun yanı sıra fazla olmamakla beraber mısra ve cümle tekrarlarına da yer vermiĢtir. Tarihten sahnelerin yer aldığı ve bir olayın vukû bulduğu satırlar ise umumiyetle fiil cümlelerinden müteĢekkildir. Cümleleler öğe diziliĢlerine göre değerlendirildiğinde ise incelenen eserin manzum bir eser olmasının da etkisiyle devrik cümle baskın gelmektedir. ġart cümleleri istek cümlelerine oranla fazla olsa bile emir cümleleri kadar yer tutmaz. ek ve kelime tekrarlarına bolca yer vermiĢtir. sıralı cümleler de poemada yer almaktadır. eserinde ses. BirleĢik cümleler içerisinde en az kapsama sahip olan iç içe birleĢik cümle çeĢididir. Eksiltili cümle ikinci sırayı alırken kurallı cümle oldukça az yer tutmaktadır. poema içerisinde ahengi sağlamakla beraber anlatımda manayı tamamlayıcı yönde katkıları olmuĢtur. Soru cümleleri ve emir cümleleri ise olumlu cümle oranından aĢağı kalmaz. TEKRARLAR ġair. Sıralı cümlelerde bağımsız sıralı olanlar bağımlı sıralıya oranla daha fazla kullanılmıĢtır. genellikle isim cümlelerinden oluĢmaktadır.

ġälbä yol açmayan Adi bir säs. 229. ―Ġayalardan sızan suyun Därälärdä azan suyun‖ ġiirin bir diğer kısmında yer alan Ģu satırlar da aynı ses tekrarına örnek teĢkil eder. a. Säs dä var ki. sf. Ses Tekrarları Ses tekraraları. ―Söz var.1. Ģiir sanatında baĢvurulan armonik vasıtalardan biridir.209 4.2. Sözün deyä bilmädiyi sözü deyir. 122 4. Belirli seslere bir mısra veya bir bölümde daha fazla yer vermek suretiyle sesle mana arasında ahenk kurulur. Söz–ġälbdäki bir mätläbin Öz säsidir… 122 Hüseyin Özbay.9. sözü Ģe’r. Elä säsin özü Ģe’r. . Tekrar eden seslerin müzikal bir ensturman görevi yapması yanında manayı tamamlayan bir hususiyet taĢıması da mümkündür. Ünsüz Tekrarları (Aliterasyon): AĢağıdaki mısralarda ―s‖ sesinin yoğun bir Ģekilde kullanıldığı bariz bir Ģekilde ortadadır. g. ġuru näfäs. e.9.

―Ġayalardan yumalanan DaĢ säsinä.3. däräni gäz. ―a‖ sesinin tekrarına örnek: . näfäs näfäs Dağı dolan. ĠuĢ dilini bilmiriksä Günahkarmı o ġuĢcuğaz?‖ AĢağıdaki mısralarda da ―n‖ sesinin yoğunluğu kulakta hissedilir. Ünlü Tekrarları ġiirdeki ünlü tekrarları genellikle ―a‖. Därälärdä azan suyu 4. biz bilmirik. ―ä‖ ve ―ı.‖ AĢağıdaki satırlarda ise ―k‖ sesi hâkimdir.9. bilmirik.210 Näğmä– säsin Ģe’riyyäti. Öz säsinä Säs axtaran ġuĢ säsinä… O säsdäki Addım-addım. ―Bilirikmi dediyini? –Yox. ġe’r–sözün näğmäsidir. i‖ ortak kullanımı sonucu oluĢan tekrarlardan ibarettir. Ġayalardan sızan suyun.

211 ―Bästänigar aman çäkir.‖ ―ı‖ ve ―i‖ sesinin ortak kullanılmasıyla oluĢan ses tekrarına örnrk: ―O sızlayır için-için. Ġçindädir här mätläbi. DüĢmän yaman amansızdır. Naläsidir eĢitdiyin. O ġansızdır.. Amanından aman. Mätläbinin axırı var. Därälärin çiçäyi nä? Çiçäklärin öz rängindä öz ätrindä Näğmädäki säsläri gör. O ġuĢ kimi Tarın da öz lähcäsi var.‖ ―ä‖ sesinin tekrarına örnek: ―Bil dağların çiçäyi nä. . xalları gör. ġikayätdir Taläyin bu ġäzasından. Ävväl öyrän sän bu dilin Nöġtäsini. dili var. aman!. ävväli var.

dinlä neyi. Ayıra bil Dağ gülünden Bağ gülünü. yox. Ayıra bil Ocaġdakı od külündän Sinändäki dağ külünü.9.‖ ―Hoydu. bir deyil. acıları Necä sığır Çahargahın Bästänigar pärdäsinä?‖ 4. Kelime Tekrarları ġair kelime tekrarlarına oldukça fazla yer vermiĢtir. Esrede kelime tekrarı yapılan mısralar sırasıyla Ģöyledir.212 Bergülünü.‖ ―Bu arzudur. cik-cik. ―Näsä deyir. biz bilmirik.‖ . näsä deyir. bu diläkdir.‖ ―O. bilmirik.4. bir deyil.‖ ―Yox.‖ ―Cik-cik.‖ ―Niyä. niyä gözläyib el?‖ ―Dinlä tarı. Bu dünyanın ağrıları. hoydu.

halalım. tufan Çarigah.‖ ―Ov bizim.‖ ―Yaralıyam.‖ ―Täläsmäyin.‖ ―Arazbarı Arazbarı!‖ ―Ġulağınla ġulaġ asma.213 ―Böyük ġämin. böyük därdin. Üräyinlä sän ġulaġ as. üsyan Çarigah. sän dä häġiġät.‖ ―Nälär yatır. dil yanır. ġurur bir yandan. inlär. ovlaġ bizim. nälär.‖ ―Hücum.‖ ―Dili ilä inlär.‖ ―Anamın öz südütäk sän hallımsan.‖ ―Däryalar längärlädän tufandı. nälär. täläsmäyin. yaralıyam‖ ―Üräk yanır.‖ ―Män dä häġiġätäm. fikirklär‖ ―Uçurur bir yandan.‖ ―Fikirlär.‖ . hücum!‖ ―Ġälbi vulkan täk coĢan üsyandır.

Ayıra bil. Häm dä bizi düĢündürür. ―Bax här yerin çiçäyinä. Bil dağların çiçäyi nä. ävväli var.‖.214 ―Tarın da öz lähcäsi var. Därälärin çiçäyi nä?‖ . ocaġdakı od külündän Sinändäki dağ külünü.‖ ―DaĢ säsinä. Öz säsinä säs axtaran ġuĢ säsinä. Därälärdä azan suyun.‖ ―Bil dağların çiçäyi nä.‖ ―O düĢünür. Mätläbinin axırı var.‖ ―Ġayalardan sızan suyun.‖ ―Ayıra bil. dili var. dağ gülünden bağ gülünü.

215 ―Çiçäklärin öz rängindä Öz ätrindä. ġol var ikän. Sözün deyä bilmädiyi sözü deyir. Biläk onun bu dünyaya sözü nädir. . ġe’r sözün näğmäsidir. Elä säsin özü Ģe’r.‖ ―Üräyinin tellärindän Tellär çäkib tara xalġın. Näğmä säsin Ģe’riyyäti. ġesdi nädir?‖ ―Äl var ikän. Söz–ġälbdäki bir mätläbin öz säsidir. BaĢ var ikän. Näğmädäki säsläri gör. Xalları gör. Sözü Ģe’r. diĢ var ikän.‖ ―Säs dä var ki.

dayan. O Ģöhrätli. ayaġları. Kirprklärdä yaĢ tärpädär.‖ ―Yer gurladı.216 O tellärin näğmäsindä Öz ruhunu. ġalxan säsi. öz ġälbini ara xalġın. düĢün.‖ ―Asta-asta söhbät açan säs müzäyi. Ģanlı müzäy.‖ ―Dayan. Göy gurladı.‖ ―ĠuĢ ġonmayan ġayalardan DaĢ tärpädär. Mahnılar var. Muğamlarsa baĢ tärpädär.‖ ―Ġılınc säsi. DüĢün.‖ ―Tarix yaĢlı baban kimi. GözüyzĢlı anan kimi.‖ .

LeĢ bir yana.‖ ―DaĢda fikir. açdığı iz baĢġa-baĢġa. säsdä fikir.‖ ―Bästänigar aman çäkir. Amanından aman. Boyaları äväz edän kölgälär dä Fikir.217 ―Yaz bir yana.‖ ―Här muğam çalanın.‖ ―Yanıb söndün. aman!‖ ―Taraġ-taraġ. Sönüb yandın. ġıĢ bir yana. Dil bir yana. Muğam deyänin Keçdiyi. . diĢ bir yana. Taġ-tararaġ. baĢ bir yana. fikir.

nädir? Hökmüylä. fırlanan nädir? Ay nä. ġäsdiylä nä deyir zaman? Fırlanır. son nädir? Ġäsdi bilinmäyän bu oyun nädir?‖ ―Bäs bu nädir? Bäs bu nädir?‖ .218 Eyni müğännini här dinläyänin Könlünü yandıran köz baĢġa-baĢġa. fırlanır.‖ ―Häyat nä? Ölüm nä? Ömür nä? Yol nä? Ġäflät yuxusunu dağıdan nädir? Sellärä döndärib axıdan nädir? Bahar havasına oxudan nädir? Haldan-hala salan bu zaman. gün nädir? Ġlk nä.

Gah düyünläyir‖ ―O. son nädir?‖ 4. Täsnifläri. O da ki. yaz baĢıdır. ― Ey tarım. Eserde geçen söz konusu tekrarlar Ģyunlardır: ―Cängi säsi BirläĢdirir göyü. yeri… Bälkä elä burdan gälir Muğamların ilk rängläri. Tekrar eden edatlarla kurulan cümleler ―Gah säsindä göy gurlayır.5.9. Sänä näzir düĢür… çox yoxsulam män. gün nädir? Ġlk nä. Mısra ve Cümle Tekrarları Eserde mısra ve cümle tekrarlarına fazla olmamakla beraber yer verilmiĢtir. Näğmäm ola bilär näzirim mänim.6. Gah çırpılır. ey pirim mänim.‖. ―Ay nä. ―Novruz ötüb.9. Gah färähli hallarımı?‖ . gah söndürür‖ ―Gah inläyir häzin-häzin. Gah çäkilir‖ ―Mätläbi gah açır. Tekrarlanan bu mısralar ve cümleler sadece ikiĢer kere tekrarlanmıĢtır. ey näğmäm. üräyin gah ġüssäli. ritmläri?‖. Gah yandırır.‖ 4.219 ―Araz Kürä. Kür Araza. sönükdür näğmälärindän‖.

yaĢa. 4.9.1.Zıt anlamlı kelimelerle kurulan ikilemeler: Eserde sadece bir örneğine rastlanır. Nä minarä aĢa.Yakın anlamlı kelimelerle kurulan ikilemeler: Bu poemada sadece iki örneğine rastlanır. Bunlar: ―äyin baĢ‖ ve ―Ġoyun ġuzu‖dur.220 ―Häm babamın yaĢındadır.7. .9.7. Ġkilemeler Eserde kullanılan ikilemeler dört Ģekilde oluĢmuĢtur.7. Bu örnek de ―Yaxına uzaġlara‖ ikilemesidir.‖ ―Sözün özü nä ağlayır.9. Nä müäzzin. Häm növämin‖ ―Häm därdli ġurub çağı vä häm dan yeridir Rast‖ ―Amma bizi häm güldürür. 4.2. Nä dä gülür‖ ―Nä doğmadır. häm ağa.‖ 4. nä itsidir‖ ―Nä moizä. Häm ağladır‖ ―Häm ġul olduġ.

düzä düzä. kafiye.RĠTĠM. damar damar. aliterasyon ve diğer ses oyunlarının Ģiire. dilin her yönüyle iliĢkilidir. sf. tez tez.Bir kelimenin ard arda getirilmesi ile kurulan ikilemeler: Poemada çok sık kullanılan ikileme türüdür.Bir isme çıkma hali eki getirilerek kurulan ikilemeler: Eserde sadece üç örneğine rastlanırç. e. Vezin. g. VEZĠN. Ģaraġ Ģaraġ. oyuġ oyuġ. kiçik kiçik.123 Modern Ģairler vezne. hönkür hönkür. incä incä. yazıġ yazıġ.7. Gelenekleri kaldırınca toplumlar bir külçe gibi çöker. böyük böyük. käsmä käsmä.10.4. Çeviren: Ömer Faruk Huyugüzel. yaza yaza. addım addım. toz toz. seslerinden. axın axın neçä neçä. gäzä gäzä. yerin yerin. ses terkiplerinden istifade edilerek yazılmıĢtır. çapıġ çapıġ. Ġnsanlığın neden dilin ahengine bu kadar değer verdiği üzerinde düĢünmek gerekir. KAFĠYE Dil incelemesinin önemi elbetteki tek tek kelimelerin veya kelime gruplarının manasının anlaĢılmasıyla sınırlı değildir. baĢġa baĢġa.3. varaġvaraġ. Austin Warren.221 4. ġodu ġodu. asa-asa. gelenek de yabana atılacak bir Ģey değildir. dola dola. dağıdadağıda. Edebiyat.7. Bunlar da ―Haldan hala‖. axın axın. narın narın. asta asta.‖ 4. göpük göpük. näfäs näfäs. kafiyeye. a. 150. ġah-ġah. manadan gayrı veya daha ilave olarak bir 123 René Wellek. pırıl-pırıl. Sanat eseri ilkin bir sesler sistemi. dil dil. älvan älvan.9. Toplumların bel kemiğidir gelenek. dolayısıyla da belli bir dilin ses sisteminden yapılmıĢ bir seçmedir. coĢa-coĢa daĢa-daĢa Ġanadġanad dönä-dönä sıra sıra. ġırıġ ġırıġ. räng räng. uca uca. ġar ġar.9. mälül mälül topa topa. Kaldı ki. Eserdeki kullanımları Ģunlardır: ―Ġçin için. Bunu körü körüne geleneğe bağlılık olarak görmek yanlıĢ olur. häzin häzin. . 4. ahenge önem vermiyorlar ama Ģiir bütün dünya dillerinde binlerce yıldan beri değiĢik Ģekillerde kelimelerinden. ―baĢdan baĢa‖ ve ― budaġdan budağa‖ ikilemeleridr.

125 a. O’nu okurken insan. Piyano ve keman büyük musikî Ģinasların dehalarını ortaya koymalarına nasıl engel olmamıĢsa vezin ve kafiyede olmamıĢtır. sf. . Usta Ģair. daha önce içi doldurulmayan bir ritme göre söylenir‖ der. Duygular. Görüm bu diyarı ġalsın xaraba. Alain: ―Ģiir. kafiyelerde düğümlenir. Pek az Ģiirde fikirle kafiye bu denli uyum içindedir Kafiye Ģiirin atardamarıdır. bu poemada kafiyenin her çeĢidine bol miktarda yer vermiĢtir.222 güzellik kattığına hiç Ģüphe yoktur. fikirler ve hayaller adeta kafiyelerden fıĢkırır.35. ses tonunun ahenginin değiĢtiğini hisseder. “Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı”. Ancak dikkat çekicidir. Bahtiyar bu Ģiirini yazarken âhengi adeta bir piyano gibi kullanmıĢtır. Tunç kafiyenin kullanımı Ģiirin birkaç yerinde mevcuttur. 125 ġair. ġiirin muhtevasına uygun yücelik duygusu telkin eden bir söyleyiĢtir bu. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. “Pırlanta Gibi Bir Şiir”. d. Bahtiyar Vahabzâde’nin Ģiirinde fikirler. g. vezin ve kafiyeye dayanarak söyleyeceğini söyler.‖ ―Nädir belä? Bälkä elä‖ 124 Mehmet Kaplan. Belli ki. sf. mısranın sonunda oluĢu ona ayrı bir önem verir. Poemada yer alan tunç kafiye kullanımları Ģunlardır: ―Äsgäranda dağıtdılar araba.36.124 Bahtiyar Vahabzâde Ģiirinde vezin ve kafiyeyi çok usta bir Ģekilde kullanmıĢtır.

Poemanın sonlarına doğru yer alan halk edebiyatı ürünlerinden alınan dörtlüklerde ise yedili hece vezni kullanılmıĢtır. aynı bölümün son mısraları on dörtlü hece vezniyle yazılmıĢtır. Hülya Kasapoğlu Çengel.11. ―Segah‖ baĢlıklı bölümün sonundaki beyitler aruzun ―Feilâtün Feilâtün Feilâtün Feilün‖kalıbıyla yazılmıĢtır. Austin Warren.126 Vahabzâde. o eserde tercih edilen edebî sanatların anlaĢılmasına bağlıdır. ―Sayaçılar‖ baĢlıklı bölümün son mısraları ise aruzun ―Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün‖ kalıbıyla yazılmıĢtır. Abdürrahim Ötkür’ün Şiirleri. 4.223 ―Tanımaġmı istäyirsän Görmädiyin bir xalġı sän?‖ Vezin. 149. Halk edebiyatı ürünlerinden bölümlerin yer aldığı kısımlarda hece ölçüsü kullanılmıĢtır.SÖZ SANATLARI Bir sanat eserini iyi anlayabilmek ve yorumlayabilmek. 268. . 2000. İstanbul. Baskı. sf. e. Ancak Ģiirlerin son kısımlarında yer alan beyitlerde aruz vezni kullanılmıĢtır. 127 Vahabzâde. aruzun ―Mef’ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün‖ kalıbıyla kaleme alınmıĢtır. Çeviren: Ömer Faruk Huyugüzel. bu poemada söz sanatlarının kullanımına bolca yer vermekle birlikte onları 126 127 René Wellek. Bu beyitlerde kullanılan aruz kalıpları Ģunlardır: ―ġur‖ baĢlıklı Ģiirin sonunda yer alan ve altı beyitten oluĢan bölüm. 1. bu poemasında farklı vezin tipleri kullanmıĢtır. dilin ses bakımından gösterdiği özellikleri bir düzenlemeye tâbi tutar. MEB Yayınları. ―Çahargah‖ baĢlıklı Ģiirin son satırlarını oluĢturan beyitler aruzun ―Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün‖ kalıbıyla yazılmıĢtır. sf. g. a. ―Segâh‖ baĢlıklı bölümün orta kısmında yer alan dört mısralık bölüm on birli hece vezniyle. Genel vezin serbest vezindir.

O–keçmiĢdän . AĢağıdaki satırlarda bu benzetmeler birkaç tanesi hariç. dinlä neyi. Bu mısralarda Ģair. Dinlä tarı. Poemada yer alan sanatlar Ģunlardır: 4. Ancak poema bütün olarak değerlendirildiğinde teĢbihlerin usta kullanımı daha ziyade göze çarpar. Bunda Ģairin tabiatı çok iyi gözlemlemesinin. Bazen teĢbihin bütün unsurları kullanılarak sanat icra edilmiĢ bazen de unsurların herhangi biri kullanılmayarak farklı türde bir teĢbih yapılmıĢtır. tarih sahnesinden rivayetler. Poemada geçen Ģu benzetme Ģairin kullandığı orijinal teĢbihlerden biridir. Poemada yer alan teĢbihler yapı olarak değerlendirildiğinde farklı türlere rastlanır. poemanın tamamında benzerlik kurularak okuyucuya sunulmuĢtur. Yukarıdaki bölümlerde de bahsedildiği gibi fasıl makamları ile tabiat olayları. neyden çıkan sesleri bir ses müzesine benzetiyor. Bu nedenle eser okunurken yapılan teĢbihler okuyucu tarafından kolayca algılanır ve okuyucuya ayrı bir lezzet verir.11.1. olaylara farklı açılardan bakarak farklı yorumlar getirebilmesinin ve bunları eserine yansıtacak kalem gücüne sahip olmasının etkileri vardır. tardan. Sanki bir resim sergisi gibi sergilemek istiyor onları. sadece geçtikleri mısralar Ģeklinde bir arada verilmiĢtir. TeĢbih TeĢbih sanatı bu poemada oldukça fazla kullanılmıĢtır. tarihî olayları sentez yaparak anlatmak istedikleriyle iliĢkilendirebilmesinin. Poemanın konusunun bu durumla yakından ilgisi vardır. Bu poemada yer alan teĢbih sanatları klasik benzetmelerden ziyade orijinal özellik gösterirler. Vahabzâde teĢbihin benzetilen unsurlarını çok farklı alanlardan seçmiĢtir.224 özgün bir Ģekilde mısralarına yansıtmıĢtır.

O–danıĢan. . 128 Çaldıran Muharebesi. gerçekten Ģairlik hissiyatı gerektirir. aĢağıdaki satırlarda aynı makamın baĢka bir perdesinde menekĢenin üĢümesini hisseder. Bir musiki makamında bu duyguları yaĢayabilmek. AĢağıdaki mısralarda Ģair. Kılıçlardan od aldıran SavaĢ sesi… Yukarıdaki satırlarda bir makam perdesinde savaĢ sesleri duyan Ģair. ―Çaldıran‖ 128 da at süren.225 Asta-asta söhbät açan Säs müzäyi… O–Ģöhrätli. Ġar altından çıxan Tänha bänövĢänin üĢümäsi. Çahargahın Muhalif’i. kılıç seslerinin birbirine karıĢtığı savaĢ sesine bezetmektedir. Ģanlı müzäy. Häm dä bizi danıĢtıran Canlı müzey. Çahargahın Muhalif’ perdesini Çaldıran SavaĢı’ndaki at sesleriyle. Çahargahın Cövhärisi Kol dibinde.

―Ney üstündä yeddi säsin. bir lehçesinin olduğu anlamına gelir. bu yavruların feryadıdır âdeta. ġikeste makamının zil köĢesinin Kaçak Nebi destanında geçen olayda vızıldayan gülle sesine benzetir. Mätläbinin axırı var. konu olarak ele aldığı fasıl makamını.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. Äsgäranda vıyıldayan güllä säsi.226 AĢağıdaki mısralarda Ģair. Neyden çıkan hüzünlü ses. iki âĢığın hasretini anlatan heyecanlı bir romana benzetmektedir. dalda öten kuĢ sesine benzetmiĢtir. . Nädir belä? Bälkä elä Balaları perik düĢän Ġaratoyuġ yuvaları?‖ ġair. Bu da kuĢun bir dilinin. ġikästänin Zil guĢäsi. bir çalgı aleti olan neyin deliklerini Karatavuk adlı kuĢ türünün yuvalarına benzetir. ―O ġuĢ kimi. AĢağıdaki mısralarda Ģair. kuĢ kendi diliyle bir Ģeyler anlatmaya çalıĢıyorsa tar da kendi dilinde bir Ģeyler anlatmaya çalıĢır. Nasıl ki. Tarın da öz lähcäsi var. tarın sesini. dili var. Oyuġ-oyuġ yuvaları. Karatavuk kuĢunun yavruları birbirlerinden ayrı düĢmüĢtür. ġiirin aĢağıdaki mısralarından önceki bölümlerinde dalda öten kuĢun bir Ģeyler anlatmak istediğinden bahseder Ģair. aĢağıdaki mısralarda. ävväli var.

‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. acısı hâlâ hissedeilen bir hatıraya benzetilir.‖ AĢağıda verilen mısra. Daha sonra üzerinden çığırlar açılan derin derelere. bu benzetmenin ardından rengârenk bir manzaraya. Här kälmäsi alov saçan. Birdän yâda düĢmüĢ bir ötän macäradır ġur.‖ . poemanın savaĢ sahnelerinden birinin anlatıldığı bölümden alınmıĢtır. Askerlere hitaben düĢmana karĢı.‖ ―Üstündä cığırlar açılan bir därädir ġur. Ģur makamının dinleyenlere kalbini açtığını ifade eder. ―Çoxdan unudulmuĢ. ―Havadakı Ģahin kimi Tökülün al ġan üstünä. Öz ġälbini sänä açan. ―Dinlä ġuru.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģur makamı hakkında çeĢitli benzetmelerde bulunulmuĢtur. tıpkı kan görmüĢ Ģahin gibi saldırmaları emredilir. GözüyzĢlı anan kimi. Ġlk olarak âniden akla gelen. Tarix yaĢlı baban kimi. Tıpkı hayat tecrübelerini anlatan yaĢlı bir dede.227 “Ġki ġälbin häsrätini Varaġlarda döyündürän Bir maraġlı roman kimi. yeri ġalmıĢ yaradır ġur. son olarak da bir arifin hikmet dolu sohbetiyle özdeĢtirilir. gözyaĢlarıyla içini döken bir anne gibi açar gönlünü.

akın akın hücum etmeleri istenmiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda fasıl makamlarından çıkan sesler ile kalelerin burçları bazı yönleriyle benzetilmiĢtir. Askerlerden tıpkı coĢarak yatağına sığmayan su gibi dalga dalga.‖ ―Bir arifin hikmät dolu söz-söhbäti.‖ AĢağıdaki mısralarda çekicin altında dövülerek silah elde edilen demirin durumu. yoğurulan hamura benzetilmiĢtir.‖ ―ġaha ġalxan dalğalardır bir Müxalif güĢäsi. Heyätdän ağıl mülkünä bir päncärädir ġur‖ AĢağıdaki mısralarda yine bir savaĢ sahnesinde askerlere çoĢan su gibi düĢmanın üzerine akın akın gitmeleri gerektiği anlatılmıĢtır. Däryalar längärlädän tufandı. zindan üstdä. Xamır kimi kündäländi.228 “Här pärdäsi bir rängä çalan mänzärädir ġur. eĢġi. Makamlardaki seslerin belli bir ahenkle. . düĢmanın mağlup edildiği darbeye ve son olarak da tüten bir ocağa benzetilmiĢtir. üsyan Çarigah. Askerlerin bu haraketlleri suyun coĢmasına benzetilmiĢtir. tufan Çarigah. ―Ġndi bizä sellär kimi daĢmaġ gäräk. Ardından kaleler. ―Çäkic altda. denizleri yerinden oynatan tufana benzetilerek bölüm sonlandırılmıĢtır. kalelerdeki burçların birbirini takip etmesine ve burçların iniĢlerine. ―Ġälbi vulkan täk coĢan üsyandır. Çarigahın muallif köĢesi ise Ģaha kalkan dalgaya benzetilir ve son olarak da söz konusu makam. çıkıĢlarına benzetilmiĢtir. belli bir sırayla icra edilmesi.‖ AĢağıdaki mısralarda çarigah makamı önce kalpten çoĢan bir isyana benzetilmiĢtir.

män ġartalam. DüĢän xäfif kölgäläri. öncelikle taĢların üzerindeki desenlerin bir duygu. ―Yaxın gälmä. GuĢälärdä ġaġġıldaĢan. Sıra sıra. “DaĢ üstündä naxıĢ tutan O fikirlär. perdelerden çıkan sesleri bu duygular. män ġuzğunam.‖ AĢağıdaki mısrada Ģair. Tüstülänän ocaġlarmıĢ. bir fikir anlattığını ifade etmiĢdaha sonra ise köĢelerden. düĢüncelere benzetmiĢtir. bir kartala benzetmiĢtir. Hiddätlänän säs axını… ‖ . O duyğular.229 ―Säs düzümü ġaladakı diĢlär kimi. axın axın.‖ ―Bu ġalalar azadlığı hälä yanan. ülkesine yapılacak herhangi bir saldırı sonucunda kendisinin bir kuzgun. Pärdälärdän aĢıb-daĢan. bir kartal olabileceğini ifade etmek için böyle bir sahnenin yer aldığı bölümde kendisini bir kuzgunz.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. Tağlardakı oyma ―naxıĢ läpäläri‖ ―Yadellinin baĢı üstdä Yumruġ kimi düyümlänän bu ġalalar. ÇıxıĢların batıġlara.

önce gizemli bir yola. Dağ basır üräyimizä. muğamı mihenk taĢına benzetmiĢtir. ―Ey müġäddäs pirim. Bir xalġın min illik iztirabları. Onunla ölçer Ģair. Benzetilen su o . ardından da yatağına sıgmayan. Män onu özümä mähäk sanmıĢam. Bir ġälbin deyil. kutsal bir zâta benzetmiĢtir. ―Mä’rifet. ey müdrik tarım. Elä bil köç edir durna ġatarı…‖ AĢağıdaki mısrada Ģair. yüreklere alev saçan feryada benzetilmiĢtir. ―Säslärä bükülmüĢ bu göz yaĢları? Od saçır.‖ AĢağıdaki mısralarda fasılın köĢeleri sayfaları farklı farklı olaylarla dolu bir kitaba benzetilmilĢtir. Sanki hasreti sembolize eden bir turna kafilesinin göçü gibidir. büyük bir milletin baĢından geçenler anlatılmaktadır.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam. ġanacaġ ölçümdür muğam. coĢarak akan bir sele benzetilmiĢtir. sarı… Orda varaġlanır. marifetin ne olduğunu.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam icrasında çıkan hüzünlü sesler. ―GuĢälär rängbäräng: YaĢıl.230 AĢağıdaki mısralarda Ģair. muğamı hürmete lâyık. al. Bu kitapta bir kiĢinin baĢından geçenler değil.

―Bu yolu här yolcu bir cür ġät edir. Bämi düzänlikdir. ana sütünün kendisine nasıl helâl ise muğam da tıpkı ana sütü gibi milletine aittir ve milletine helâldir. kükräyir. soraġlı Yola bänzäyir. bu su eğer dizginlenebilse tıpkı bir nağme gibi notaya dökülür. dağlarda kök salıp da ovada açan bir çiçeğe. Nota salardılar onu näğmätäk. milletine ait olan muğamı. zil konumu ise bir dağın zirvesine benzetilmiĢtir. zili zirvädir. yorumu yapılmıĢtır. här guĢäsi sirli.‖ AĢağıdaki mısralarda muğamın bam teli düz bir ovaya.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam. Cilova gälsäydi belä bir axın. Bayatılar. ―Anamın südütäk sän halalım. çiçekler nasıl dağlardan. bir bayatıya benzetilmiĢtir. Yatağa sığmayan ġollu-budaġlı Selä bänzäyir. O coĢur. .231 kadar coĢkun akmaktadır ki. ovalara ulaĢıyorsa muğam da bir yürekten çıkıp bin yüreğe ulaĢmaktadır. ―Muğam. daĢır. O axır.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. Dağıda-dağıda sahillärini.

arana çatdı. çiçäklär kimi. müdrik bir ağıl. ―Buharı baĢında el ağsaġġalı.‖ AĢağıdaki mısrada segah makamı. her zili ayrı bir ıstıraba. kedere benzetilmiĢtir. ÄyläĢib Ġälbini açır süfrätäk. Bu mısraları takip eden mısralar da ise muğam.‖ AĢağıdaki mısrada segâh makamı. idrak sahibi bir akla. dağlarda gezen Mecnuna benzetilmiĢtir. gür bir ormana benzetilir. Nasıl herhangi bir ihmal sonucu ormanlarda yangın . ―Dağlarda göynäyän Mäcnundur Segah. dumanı baĢında dertli bir aksakala benzetilmiĢtir.232 ―Häzin bayatılar. Här zili od. diläklär kimi. her bamı. Bir ġälbdä boy atıb min ġälbä çatdı. Här bämi ġäm. därin düĢüncä. ―Onun här pärdäsi ah.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam dalgalı bir denize benzetilmiĢtir. Dağlarda kök atdı. derin düĢünceye banzetilmiĢtir. ġirin bayatılar. Nasıl dalgalar denizin kıyısına vuruyorsa muğamda da dalgalar muğamın köĢelerine vurur. ―Rast.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam.‖ AĢağıdaki mısralarda muğamın her perdesi. Bu aksakal bir sofra gibi yüreğini halka açmaktadır.

―EniĢi göstärir bizä dağ kimi.233 çıkıyorsa muğamda da derin düĢüncelerden. son olarak da mecazî olarak tıpkı bir oyuncak gibi dünyayı yerinden oynatabilecek güce sahip olduğu anlatılmaktadır. sonra siyahın ne olduğunu ancak yan yana getirildiğinde anlaĢılan beyaza. oxunur. eriĢilmesi zor arzulardan yangın çıkar.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam. Onun längär vuran här guĢäsindä Därin düĢüncälär dalgalanıbdır.‖ . Dünyanı oynadır oyuncaġ kimi‖ AĢağıdaki mısrada ceylanın vurulmasıyla kana bulanan çimenliğin durumu alev yanan bir alana benzetilmiĢtir. önce yokuĢu gösteren yüksek bir dağa. yaprak yaprak okunan bir kitaba benzetilmiĢtir. Kitab kimi o. Gizli fikirlärin sıx meĢäsindä Arzudan. Hanadakı ränglärä bax. Ġaranı göstärir bä’zän ağ kimi. Varaġ-varaġ. ―Göy çämänlik ġızıl ġandan oda yandı. istäkdän od ġalanıbdır. ―Fatma nänä hana ġurur.‖ AĢağıdaki mısralarda kurulan bir halı tezgâhı. ―Mühit dänizitäk o längärlidir.

Bu ifade ―Tar da elä‖ ifadesinden ibarettir.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. ―Ġonduġ azad ġuĢ kimi.234 AĢağıdaki mısralarda Ģair.‖ AĢağıdaki mısrada muğamın her köĢesi bir hatıraya. Aslında o da çeliĢkili bir kullanımdır. “Ġälbimiztäk evimiz. “O. Hamıya açıġ oldu. Ġstiare Poemada istiare sanatının kullanımı kendisiyle benzerlik gösteren teĢbih sanatı kadar fazla değildir. göz yaĢları. milletinin kalbinin tıpkı evleri gibi herkese açık olduğunu ifade ederek kalbi. canlı bir kitaba benzetilmiĢtir. bir canlı kitab. milletinin kalbinin temizliğini. bir çängä bulud. Ġälbimiz tämiz oldu. ―Onun här guĢäsi bir xatirä. yağmur çiseleyen bir avuç buluta benzetilmiĢtir. üräk yanğısı.‖ AĢağıdaki mısrada muğam. dağlarda sürekli akan sel suyunun temizliğine benzetmiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. Kapalı istiare ile sadece bir mısrada karĢılaĢılır. ―Dağların sel suyutäk. Yapılan açıklamalardan Ģairin daha çok benzetilen yönü kullanarak bu sanatı icra . Eserde genellikle açık istiare ile karĢılaĢılır.‖ 4.11. Biz budaġdan-budağa. yürek yangınına. eve benzetmiĢtir. halkının göç esnasındaki durumlarını daldan dala konan özgür kuĢlara benzetir.2. gözyaĢına.

Eserde istiare sanatının açık istiare çeĢidine Ģu mısralarda rastlanır: AĢağıdaki mısralarda muğamın sesi önce gök gürültüsine ardından da acı çeken bir insanın çektiği acıyla inlemesine benzetilmiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam. ―Bir arifin hikmät dolu söz-söhbäti.‖ AĢağıdaki almamaktadır. Gah inläyir häzin-häzin. eĢġi. Ġürbätdä vätän häsräti. Ancak benzeyen yönüne dair herhangi bir ifade yer . vätän häsräti‖ ifadeleri kullanılmıĢtır. Ancak benzeyen yönleri verilmemiĢtir. Ancak benzeyen yönleri verilmemiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam önce bir ârifin hikmetli sözlerine. eĢġ. mısralarda muğamdaki teessüf sözleri ağaca benzetilmiĢtir. ―Duymadınsa. ardından da gurbette yaĢayan bir insanın vatanında bir anlık hasret gidermesine benzetilmiĢtir. Sadece benzetilen yönlerini ifade eden ―söz. Sadece benzetilen yönleri olan ―gök gürültüsü‖ ve ―inilti‖ kelimeleri verilmiĢtir. Ancak benzeyen yönü verilmemiĢtir. Sadece benzetilen yönü ifade eden ―hikmnet bahçesi‖ kelime grubu yer almaktadır. yurdunda bir anlıġ. hikmet bahçesine benzetilmiĢtir. ―Gah säsindä göy gurlayır. Bir çäçäk dä därämäzsän Sän bu hikmät çämänindän.235 etmeyi tercih ettiği sonucuna varılabilir. söhbät.

Ancak bütün bu benzetmelerin benzeyen yönlerini açıklayan ifadeler kullanılmamıĢtır. masal ninelerinin ninni söyleyen seslerine ve ecdadın erdiği kemal noktasının hazinelerine benzetilmiĢtir. sazın tellerine. Ey Molla Cumanın ―Ġsmi pünhanı‖. ―Ey atam hünärli. . Ancak bütün bu benzetmelerin benzeyen yönlerini açıklayan ifadeler kullanılmamıĢtır. bir büyüğün fikirlerine.‖ AĢağıdaki mısrada muğam. Ancak benzeyen yönü yer almamaktadır. babam fikirli. Nağıl nänälärin ey laylay säsi.‖ AĢağıdaki mısrada muğam. öz mälalımsan. Ancak benzeyen yönü yer almamaktadır. ağlayan bir gönlün hıçkırıklarına benzetilmiĢtir. bir babanın hünerine. Ey Sarı AĢığın sevgi dastanı.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam sırasıyla. ―Ay telli sazların telli xanımı. kırık bir yüreğin inleyen sesine benzetilmiĢtir. Ancak bu benzetmenin benzeyen yönünü açıklayan herhangi bir ifade kullanılmamıĢtır ―Mänim öz därädimsän. Molla Cumanın ―Ġsmi pünhanı‖na benzetilmiĢtir.236 “Tässüfün kölgäsindä. ―SınmıĢ bir üräyin säs ġırıġları. Sarı AĢığın sevgi dastanına.‖ AĢağıdaki mısrada muğam. Hansı diläk çiçäkländi?‖ AĢağıdaki mısralarda muğam sırasıyla. Ulu babaların kamal häznäsi. melâline benzetilmiĢtir. Ģairin derdine.

ġairin bu poemada icra ettiği teĢhis sanatları orijinal özellik gösterirler. ―Göyün tämiz aynasına âksi düĢür çiçäklärin. . ―Çämän. çimen için kullanılmıĢtır. iç hönkürtüsü.237 ―Könül hıçġırtısı. kalp ateĢine ve kötü bir olay sonucu insan ruhunun çektiği acıya benzetilmiĢtir. Özellikle de edebî eserlere sansürün uygulandığı siyasî dönemlerde diğer Ģair ve yazarlar gibi Vahabzâde de sıkça baĢvurmuĢtur bu sanata.11.‖ AĢağıdaki mısralarda tardan çıkan seslerin aslında dinleyenlere bir Ģeyler anlatmak istrediğinden bahsedilmektedir.‖ 4. ―anlatmak‖ manasında kullanılan ―demek‖ fiili bir çalgı aleti olan tar için kullanılarak teĢhis sanatı yapılmıĢtır. Bu sanatın geçtiği mısralar Ģunlardır: AĢağıdaki mısrada. doğadaki varlıklar ve fasıl makamları üzerinde yoğunlaĢmıĢtır. ―Könül hıçġırtısı. ġälb atäĢi. çayır mürgüleyir. diğer eserlerinde de teĢhis sanatını sıkça kullanmıĢtır. aynaya benzetilmiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda muğam.3. TeĢhis Poemada kullanımına çok sık rastlanan sanatlardandır. Vahabzâde sadece bu eserinde değil. Ancak bütün bu benzetmelerin benzeyen yönlerini açıklayan ifadeler kullanılmamıĢtır.‖ AĢağıdaki mısrada gökyüzü. ağlayan bir gönlün hıçkırıklarına. Ancak benzeyen yönü yer almamaktadır. kendi hissettiklerini farklı varlıklara yükleyerek anlatmak istediklerini onların pozisyonlarıyla dile getirir. insana mahsus olan ―uyuklamak‖ hareketi çayır. Bu sanatı kullanırken Ģair. can yanğısıdır. Poemada yer alan teĢhisler.

238 ―Naläsilä yazıġ bizä. feryat etmek‖ fiilleri tardan çıkan ses için kullanılmıĢtır. ―O sızlayır için-için. isteği olmak‖ gibi insana mahsus olan özellikler bir çalgı aleti olan tar için kullanılmıĢtır. insana mahsus olan ―feryat etmek‖ fiili tavuk için kullanılmıĢtır. Dilindäki ġäm säsinä‖ AĢağıdaki mısralarda ―sızlamak. Ġçindädir här mätläbi. ―Bu dünyanın ağrıları. Näsä deyir…‖ AĢağıdaki mısralarda ―sabretmek. insana mahsus olan ―acı çekmek. . hayvanlara ve insanlara mahsus olan ―üĢümek‖ fiili hem menekĢe hem de fasıl makamlarından biri olan Çahargahın Cevherî makamı için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısrada. Näsä deyir. ağrı hissetmek‖ gibi hususiyetler dünya için kullanılmıĢtır. ―O säsdäki ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar nä nalädir?‖ AĢağıdaki mısrada. dil bilmek. ―Yuvaları dağıdılmıĢ çolpaların naläsimi?‖ AĢağıdaki mısralarda. acıları‖ AĢağıdaki mısrada. naläsinä. Lähcäsinä. insana mahsus olan ―hıçkırmak. hissettiği acıyı ifade edebilmek‖ gibi insana mahsus olan davranıĢ ve hareketler bir çalgı aleti olan tar için kullanılmıĢtır. ―Säbrini bas.

dinlä neyi.‖ . keçmiĢdän asta-asta Söhbät açan säs müzäyi. O. ĠuĢ ġonmayan ġayalardan DaĢ tärpädär. ―taĢı yerinden oynatmak‖ ve ―gözlerden yaĢ akıtmak‖ yani ―ağlatmak‖ fiilleri fasıl makamlarının köĢeleri için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda ―anlatmak‖ manasında kullanılan ―demek‖ ve ―konuĢmak‖ fiilleri bir muğam makamı olan ġur için kullanılmıĢtır. insana mahsus olan ―bir konu hakkında sohbet açmak‖ fiili bir çalgı aleti olan tar için kullanılmıĢtır ―Dinlä tarı.‖ AĢağıdaki mısralarda. Kol dibinde. DaĢlara bax. Ġar altından çıxan Tänha bänövĢänin üĢümäsi. Nä danıĢır narın-narın?‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―dans etmek‖ fiili taĢlar. ―Ġobustanda räġs eläyän ġayalara. ―ġur nä deyir. ―Här guĢäsi. kayalar için kullanılmıĢtır.239 ―Çahargahın Cövhärisi.‖ AĢağıdaki mısralarda. Kirprklärdä yaĢ tärpädär.

vakar‖ fasıl makamlarından biri için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda ―konuĢmak‖ ve ―konuĢturmak‖ fiilleri fasıl makamlarından çıkan sesler için kullanılmıĢtır. hayvanlara ve insanlara mahsus olan ―ağzını açmak‖ fiili mağaralar için kullanılmıĢtır. insana mahsus olan ―kaval çalmak‖ fiili tabiat için kullanılmıĢtır. ―O. ―Bu ränglärdä. insana ait olan ―masumiyet‖ manasındaki ―saflık‖ özelliği ve ―saklamak‖ fiili fasıl makamları için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısrada. ―Täbiätin öz älilä çarpalanan Çapıġ-çapıġ ġaĢlara bax. ―Täbiätin özü çalır ―ġaval daĢ‖ı. özlüyünü.240 AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―Ģekil vermek‖ fiili tabiat için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısrada. insana ait olan ―gurur.‖ AĢağıdaki mısralarda. ―Ağız açır mağaralar. . Häm dä bizi danıĢtıran Canlı müzey. danıĢan. Näğmälärdä saxlayıbdır Muğamlar da saflığını.‖ AĢağıdaki mısralarda.

Därälärdä suya dönüb GülüĢmäsi. ―Sellär. ―O düĢüğnür. Birbirilä ġucaġlaĢır. insanlara mahsus olan ―düğme dikmek‖ manasındaki ―düğme dizmek‖ tabiri yağmur damlaları için kullanılmıĢtır. düĢündürür.241 ―Ġanadında ġürür. insana mahsus olan ―güreĢmek‖ ve ―gülüĢmek‖ fiilleri gökyüzündeki bulutlar için kullanılmıĢtır. insanlara mahsus olan ―kucaklaĢmak‖ fiili akan sular için kullanılmıĢtır. sular aĢıb-daĢır. ―Yazla ġıĢın savaĢıdır. vuġar. gah söndürür.‖ AĢağıdaki mısralarda. Gah yandırır. insanlara mahsus olan ―savaĢmak‖ fiili mevsimler için kullanılmıĢtır. ―Göydä topa buludların Birbirilä güläĢmäsi.‖ . ―Ağacların budağına düymäläri düzä-düzä. insana ait olan ―acıdan yanmak‖ özelliği ve ―yangını söndürmek‖ fiili fasıl makamlarından biri için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda. Cövhärindä ġäm düyünü.‖ AĢağıdaki mısrada.‖ AĢağıdaki mısrada.‖ AĢağıdaki mısralarda.

insana mahsus olan ―türkü söylemek‖ fiili tabiat için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda. ―Yollar boyu näğmä ġoĢur:‖ AĢağıdaki mısrada.‖ AĢağıdaki mısralarda. Bästäboylu Nigarların Dili ilä inlär.‖ AĢağıdaki mısrada. inlär. insana mahsus olan ―ağıt yakmak‖ fiili ve ―lâl‖ olmak özelliği sular için. ―karalar giymek‖ deyimi bayatılar için. insana mahsus olan ―dans etmek‖ fiili tabiat için kullanılmıĢtır.‖ mısrada. insana mahsus olan ―dert çekmek‖ manasındaki ―aman çekmek‖ deyimi fasıl makamlarından Bestenigâr için . ―Ağ läpälär räġs eläyir. Bayatılar ġara geydi äyninä. Gäraylılar ġäm götürdü çiyninä. ―Ġähräman‖ı ġayalarda Ģaġġıldayıb ġähärlänir. ―Ağı dedi buz bağlayan lal sular. ―Bästänigar. insana mahsus olan ―acı çekerek inlemek‖ fiili fasıl makamlarından Bestenigâr için kullanılmıĢtır. insanlara mahsus olan ―vurmak‖ ve ―hiddetlenmek‖ fiilleri tabiat için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki kullanılmıĢtır ―Bästänigar aman çäkir. ―omuzlarında gam taĢımak‖ deyimi geraylılar için kullanılmıĢtır.242 AĢağıdaki mısrada.

‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―bakirelik‖ durumu Azerbaycan’daki Kız Kalesi için kullanılmıĢtır. ―Uca dağlar dua verib äränläri uğurladı. ġabarmalar. ―Ġalxan äydi belimizi Çox ġısaltdı dilimizi. ―Nälär deyir daĢlardakı o batıġlar.‖ AĢağıdaki mısralarda ―konuĢmak‖ fiili fasıl makamlarından çıkan sesler için kullanılmıĢtır. ―anlatmak‖ manasında kullanılan ―demek‖ fiili cansız bir varlık olan kale için kullanılarak teĢhis sanatı yapılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda kalelerdeki batıkların kabarmaların aslında insanlara bir Ģeyler anlatmak istrediğinden bahsedilmektedir.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―dua etmek‖ ve ―uğurlamak‖ fiilleri dağlar için kullanılmıĢtır. Ayrıca insana mahsus olan ―ağlamak‖ fiili direkt olarak kullanılmasa da makamların gözyaĢlarından bahsedilmiĢtir.243 AĢağıdaki mısralarda insan gücüyle gerçekleĢtirilebilecek ―eydir‖ fiili ve ―birini susturmak‖ manasında kullanılan ―dilini kısaltmak‖ ifadesi kalkan için kullanılmıĢtır. ―Ayrılıbdır öylä bir can sirdaĢından Çarigah. .‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―sırdaĢından ayrılmak‖ durumu fasıl makamlarından Çarigah için kullanılmıĢtır. ġızdır ġalam. ―Göndärir yadelliyä imzalı färman Çarigah. ―Bakirädir.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―ferman göndermek‖ fiili fasıl makamlarından Çarigah için kullanılmıĢtır.

‖ . çox yoxsulam män‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―sohbet etmek‖ özelliği fasıl makamları için kullanılmıĢtır. ―Ey tarım. ―Ağlayır aĢikar. Dumanlı säslärdä belä hönkürän?‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―ağlamak‖ ve ―yanmak‖ fiilleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır.244 ―Görän nä danıĢır. ey näğmäm. Sänä näzir düĢür. sisimi görän. inläyir ancaġ. ―Söhbäti aĢkarda. ey pirim mänim. Sirri därindä‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―isteği olmak‖ durumu ve ―acıdan inlemek‖ fiili fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Mätläbi gizlädir. Nä däyir bizä säslärä bükülmüĢ Bu göz yaĢları?‖ AĢağıdaki mısralarda fasıl makamlarının efkârlanıp ağladıkları imâ edilmiĢtir.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―adak düĢmesi‖ durumu tar için kullanılmıĢtır. ―Dağın dumanımı. Yanır gizlicä.

‖ AĢağıdaki mısralarda insana ait olan ―isteklerini anlatmak‖ ve ―arzularını saklamak‖ ifadesi fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Mätläbi gah açır.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―isyan etmek‖ ve ―çektiği acıdan dolayı inlemek‖ fiilleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Bä’zän üsyan edir. baĢından ötüb keçäni.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―baĢından geçenleri anlatmak‖ fiili fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―DanıĢır. Bä’zän inläyir.‖ AĢağıdaki mısralarda insana ait olan ―dertleriyle insanları yakmak‖ ifadesi fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Gizli därdlärinä yandırır säni.‖ AĢağıdaki mısrada insana ait olan ―bayatı söylemek‖ ve ―dil dökmek‖ durumu fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Bayatı çağırır.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―dert anlatmak‖ ifadesi gönül için kullanılmıĢtır ―KeçmiĢi yanğıyla danıĢan könül‖ . ona dil deyir. Gah düyünläyir.245 AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―ağlamak‖ fiili fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Ġämdir dolayları o ağlar säsin.

‖ . ―vakarlı olmak‖. ―metanetli olmak‖ ve ―sabırlı olmak‖ sıfatları Segah ve Rast makamları için kullanılmıĢtır ―Segah–nalä çäkän.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ve akrabalık ifade eden ―dede‖ kelimesi. Vuġarlı.246 AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―azap vermek‖ ve ―piĢman olmak‖ ifadeleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Därdilä. ―nasihat etmek‖.‖ DanıĢır tämkinlä. dözümlü. Rast–tädbirlidir.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―konuĢmak‖ fiili fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―DanıĢır bir äsrin öz yarasını. Hökm eläyir ağla Segah. ―temkinle konuĢmak‖ ve ―utanmak‖ fiilleri Rast makamı için kullanılmıĢtır ―Rast–onun atası… Näsihät eylär.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―kalbe ateĢ çalmak‖.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―nâra çekmek‖. ―tedbirli olmak‖. o säbirlidir. deyimi ile ―hükmetmek‖ ve ―ağlamak‖ fiilleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır ―Ġälbä atäĢ çiläyir. ġämilä baĢġalarına Äzäb verdiyinä peĢman oldu. Aramla täk-täk.

Öz därdini ġıĢġırmaz.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―genç olmak‖ ve ―yaĢlanmak‖ ifadeleri Rast makamı için kullanılmıĢtır. ahästäcä söylär. o. canlı misallar çäkir härdän. Gül üĢüdü. cavan deyildir. ―Yüz ölçür.247 AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―yüz ölçmek. fikirlär. ―Rast. ―haykırmak‖ ve ―yavaĢça söylemek‖ fiilleri fasıl makamlarından DilkeĢte için . o. Bir sirdaĢ olmuĢ. ―Aġil danıĢır.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―konuĢmak‖ ve ―canlı örnekler vermek‖ fiilleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır. DüĢünür därin. bir biçir.‖ mısralarda insana mahsus olan ―fısıldamak‖. bir biçmek‖ ve ―derin düĢünmek‖ deyimleri fasıl makamları için kullanılmıĢtır. yaĢa dolmuĢ. ―Fikirlär. ―DilkäĢdä pıçıllar bizä dünya gädärindän.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―dehĢet karĢısında titremek‖ ve ―üĢümek‖ fiilleri bitkiler için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―sırdaĢ olmak‖ ifadesi fikir için kullanılmıĢtır. ―Bu dähĢätä kol titrädi.

‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―saçlarını salmak‖ ve ―elini yüzünü yıkamak‖ fiilleri güneĢ için kullanılmıĢtır. dibsiz ―uzun därä‖läri. ―Ġovğası da bitir demäk göyün. Ġndi günäĢ buludlara oldu günü. . ―Säslär elä ängindir ki. ―Ağ buludun toy günüdür.248 AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―düğün gününe sahip olmak‖ durumu bulutlar için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―alkıĢlamak‖ fiili gökyüzü için kullanılmıĢtır. ―Deyärlär ki. yerin. ―Sellär yıxar bäräläri. ―Göy äl çalar.‖ AĢağıdaki mısrada insana mahsus olan ―kavga etmek‖ davranıĢı yeryüzü ve gökyüzü için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda insanlara mahsus olan ―kuma gelmek‖ durumu güneĢ için kullanılmıĢtır. Dilländirär.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―kollarını açmak‖ ve ―kucaklamak‖ fiilleri ses için kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―dillendirmek‖ fiili sel suları için kullanılmıĢtır. ―Açıb ġızıl saçlarını GünäĢ yuyur äl-üzünü.

ġoyun.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―barıĢmak‖ fiili koyun için kullanılmıĢtır.‖ 4. barıĢ.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―su serpmek‖ ve ―bir Ģeyi engellemek‖ fiilleri muğam yani fasıl makamları için kullanılmıĢtır.11. ―Bu säsdäki mälahäti duyunca Ġoyun-ġuzu ota gälär. dayandırdı muğam. Neçä ġäsdin önünü käsdi.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―söyleneni anlamak‖ fiili koyun ve kuzu için kullanılmıĢtır. ―Çoban sändän küsübdü.249 Açıb geniĢ ġollarını Bu dünyanı ġucaġlayır. Ġntak Poemada fasıl makamları bazen akıl veren bir aksakal bazen de evladını korumaya çalıĢan bir baba olarak çıkarlar okuyucuların karĢısına. dil anlar. Südü ver.‖ AĢağıdaki mısralarda insana mahsus olan ―tanıtmak‖ ve ―hatırlatmak‖ fiilleri muğam yani fasıl makamları için kullanılmıĢtır.4. Dile gelir tavsiyelerde bulunurlar.‖ Keçilän yolları härdän bizä andırdı muğam. ―Haġġa düĢmän olanı haġġa tanıtdırdı muğam. Eserde intak sanatının kullanıldığı mısralar Ģunlardır: . ―Su çilär kinli üräklärdä ġäzäb tonġalına.

Bir vuruĢdur baĢdan-baĢa.‖ AĢağıdaki mısralarda ayrı ayrı fasıl makamları konuĢturulmuĢ. ön sözüdür Çahargahın. onların diliyle ya bir olay anlatılmıĢ ya da okuyuculara öğüt verilmiĢtir. BärdaĢtıdır. Gäldiyinä peĢman olub Dabanına tüpürärsän. mısralarda fasıl makamlarından Çahargah .‖ AĢağıdaki konuĢturulmuĢtur. ―Tälatümlär. Äğär gälsän yumruğumun läzzätini Sän görärsän. häyäcanlar. ―DüĢmäninä o deyir ki.‖ AĢağıdaki mısralarda Azerbaycan’ daki bir kale konuĢturulmuĢtur. .250 AĢağıdaki konuĢturulmuĢtur. mısralarda fasıl makamlarından Cängi ―Cängi deyir: –DüĢmän gälir. Deyir:–Häyat bir döyüĢdür. Koroğlunun däliläri. Bayandurun. Keç iräli! Yallı gedir.

Hansı bäd ämälin öz bahasıymıĢ? Bu därdä bağladı mäni kim?–deyir. dağda bitmiĢän. mänim dämadäm. . sazağa neylim? Män danıĢan zaman bir kimsä dinmäz. hansı günahın. dililä amanın.‖ ―O deyir.‖ ―Bu därdä bağladı mäni kim?–deyir. Könlümdä dikälän bu dağa neylim? Günahım nä oldu. ġaxtaya dözmüĢäm.251 ―Dililä yalvarır: ―Täz açıl‖ – deyir. Äyilib ġırılan budağa neylim? Därälär keçmiĢäm.‖ ―Därdimin yükünä tab gätirmädi.‖ ―Bämindä. ahın: –Tale bir üräyä gör neçä ġıymıĢ… Mänim çäkdiklärim. dağlar aĢmıĢam. Düzändä käsdilär. Ġsti näfäsimlä ġar äritmiĢäm. zilindä o ―neylim‖? deyir.

Deyär ahästäcä hey:―Ağla.‖ mısralarda fasıl makamlarından Segah . Öz ällärinlä. ağla. Dilimä vurulan ġadağa neylim? Män od härisiyäm. yer üzü gündüz.‖ AĢağıdaki konuĢturulmuĢtur. Könüllär Ģad edän ämällärinlä. Neylim. Belä yaranıbdrr bu çärxi-fäläk. axı neylämäk? HämiĢä olmaz ki. Günah mändä deyil. gündüzü gündüz. bir üzü gündüz. Ey mänim üräyim. daĢı äritsäm. ―Bäxtiyarın da könül telläri titrär beläcä.252 Säsim su yandırar. yay günü bulağa getsäm. buza neylim. bulağa neylim?‖ ―Dedi:–Bu da keçär. Bir üzü gecädir. Büyük arzulara dünya bir ġäfäs. sän öz gözünlä Gecäni gecä gör. Segah‖. Yoluna gül düz. Segah. sözüm bilinmäz. od mänä hämdäm. Buz tutar.

―En eniĢ. AĢağıdaki mısralarda ―dinlemek‖ ve ―dinlememek‖ manalarındaki ―kulak asmak‖ ve ―kulak asmamak‖ deyimleri bir arada kullanılmıĢtır. O särtliklä. iztirab dolu.‖ AĢağıdaki mısralarda ―kahkaha‖ ve ―hıçkırarak ağlamak‖manasındaki ―hönkürtü‖ kelimesi bir arada kullanılmıĢtır. bu incälik Bir muğamda yanaĢıdır. Poemada tezat sanatı oldukça az kullanılmıĢtır. ―kabalık‖ ve incelik‖ manalarında ―särtlik‖ ve ―incälik‖ kelimelerini kullanmıĢtır. ġalx yoxuĢa. yoxuĢu. ―Yox. söz deyil. Ġähġähä dä. .‖ AĢağıdaki mısralarda ―gülmek‖ ve ―ağlamak‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır.253 4.5.11. Tezat Eserde dikkatleri çeken bir konu da olayların anlatımında kullanılan zıtlıklardır.‖ ―EniĢi. ―Sevinç bizi güldürürsä. AĢağıdaki mısralarda Ģair. ―Ġulağınla ġulaġ asma. Ġäm ağladır. Üräyinlä sän ġulaġ as.‖ AĢağıdaki mısralarda ayrı ayrı ―iniĢ‖ ve ―yokuĢ‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır. säsdir axı.

Eski dönemlerde insanların bellerine doladıkları kuĢağın boyu da bir arĢındır. ġair. . Efsaneye göre sığırçının beline doladığı kuĢak. Ġah-ġah çäkib gülsäydi söz.‖ 4.254 Hönkürtü dä.‖ AĢağıdaki mısralarda ―sevinç‖ ve ―keder‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır.6. ―Sığırçının belindäki arĢına bax. bu mısrada efsaneye telmihte bulunmuĢtur.‖ AĢağıdaki mısralarda hemen hemen bütün masalların sonunda dile getirilen gökten düĢen üç elmaya telmihte bulunulmuĢtur.11. Kädärini näğmälärlä söylämäzdi. arĢındır. Dünyanı gör. Telmih Poemada telmih sanatı fazla olmamakla beraber kullanılmıĢtır. ―Bizim kimi hönkür-hönkür ağlasaydı. AĢağıda poemada geçen telmih sanatları verilirken özellikle Azerbaycan Edebiyatında olup da Türkiye Sahası Türk Edebiyatında pek bilinmeyen olaylara yapılan telmihler kısaca açıklanacaktır. AĢağıdaki mısralarda ―kahkayla gülmek‖ ve ―hüngür hüngür ağlamak‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır. Poemada telmih sanatının geçtiği mısralar Ģunlardır: AĢağıdaki mısralarda geçen telmih sanatı eski bir efsaneye dayanır. ―Bälkä insan sevincini.

―Niyä käsdi sel aranı Häsrät ġoydu o täräfä Xançobanı?‖ AĢağıdaki mısralarda Azerbaycan âĢıklarından biri olan Hasta Kasım adlı âĢığın hastalığına telmihte bulunulmuĢtur. ―Canavarın aldatdığı ġengülümün.‖ . Yenidän taratdı Sadıxcan säni. Bu masalın sonunda anne koyunun yuvada bırakıp gittiği kuzularını kurt yemiĢtir. Ancak düğün günü köyün beylerinden biri Sara nehirden at üstünde geçirilirken Sara’yı kaçırmak ister. ―Öyrän. ―Öyrän nä vaxt aparıblar sel Saranı?‖. Sara buna izin vermez ve nehrin sularına atar kendini. ġüngülüm‖ masalına telmihte bulunmuĢtur.255 ―Bälkä düzgün bölämmädik biz o zaman Köydän düĢän üç almanı?‖ AĢağıdaki mısralarda Azerbaycan masallarından biri olan ―ġengülüm. niyä Xästä Ġasım Birdän belä sayru düĢüb?‖ AĢağıdaki mısralarda 19. Rivayete göre nehrin iki ayrı tarafında yaĢayan Sara ve Hançoban adlı iki genç birbirlerine âĢık olurlar. yüzyılın Azerbaycanlı ünlü müzisyen Sadıkcan’ın çaldığı makama telmihte bulunulmuĢtur. ―BaĢġa rängä salıb bu zaman säni. ġüngülümün ġanı Bälkä düĢüb tarın kök sininä?‖ AĢağıdaki mısralarda Azerbaycan rivayetlerinden birine telmihte bulunulmuĢtur.

‖ AĢağıdaki mısrada bazı masallara konu olan.256 AĢağıdaki mısralarda Türk Tarihi açısından büyük önem arzeden Çaldıran SavaĢı’na telmihte bulunulmuĢtur. niyä ĢüĢädädir divin canı?‖ AĢağıdaki mısralarda hemen hemen bütün Türk topluluklarının edebiyatlarında yaĢayan Leyla ile Mecnun efsanasine telmihte bulunulmuĢtur ―Dağlarda göynäyän Mäcnundur Segah.‖ . ―Biläk. ―Çahargahın Muhalif’i ―Çaldıran‖ da at süren.‖ AĢağıdaki mısralarda hemen hemen bütün Türk topluluklarının edebiyatlarında yaĢayan Aslı ile Kerem efsanasine telmihte bulunulmuĢtur ―Käräm niyä Äslisindän ayrı düĢüb?‖ AĢağıdaki mısralarda hemen hemen bütün Türk topluluklarının edebiyatlarında yaĢayan Köroğlu Destanı’na telmihte bulunulmuĢtur ―Koroğlunun nä’räsinä. uygulanan tılsım sonucu devin veya herhangi bir varlığın hayatının belli bir süre ĢiĢeye mahkûm edilmesi olayı hatırlatılmaktadır. Yer gurladı. Göy gurladı. Haġġ säsinä. Kılıçlardan od aldıran savaĢ sesi.

Bir fäsildä neçä kärä DäyiĢdirdi öz yönünü. Mübalağa Poemada mübalağalı bir anlatıma pek rastlanmaz.9. ġaire göre koskoca dünyanın çektiği ağrılar ve acılar bir fasıl makamının perdesine sığdırıldığı söylenmektedir. Bu anlatım sadece bir yerde tesbit edilmiĢtir. zänn elädim. Tevriye Tevriye sanatı poemada sadece bir yerde kullanılmıĢtır.‖ Söz konusu mısrada ―Bahtiyar‖ kelimesi hem ―mutluluk‖ manasında hem de Ģairin ismi olarak kullanılmıĢtır. bäxtiyaram. öz yolunu. Bu mısra ise Ģudur: ―Çox kitablar oxudum. Necä sığır Çahargahın . Bir mäcraya sığıĢdırıb tanıtdırdı bu dünyaya Bizim sänät bahadırı–Fikrät onu.257 4.7. 4. Budaġlandı sola.8.11. ―SığıĢmadı bir yatağa.11.‖ 4.11. Kinaye Poemada kinaye sanatına aĢağıdaki mısralarda yer alan ―Fikret‖ kelimesinde baĢvurulduğu muhtemeldir. Zaman keçti. acıları. sağa. ―Bu dünyanın ağrıları.

―Uca-uca dağ baĢında. ―kaya‖ ve ―taĢ‖ isimleri bir arada kullanılmıĢtır.10.11. ―Äl var ikän. diĢ var ikän‖ AĢağıdaki mısralarda tabiata ait olan ―ova‖. ―patika‖ ve ―yol‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır. ―Enib ġalxan keçidläri.‖ . yolları kör. Bunun yanı sıra bu sanatın yer aldığı mısralarda genellikle tasvir yapılmıĢ olduğundan anlamı güçlendirmeye yönelik tesiri de söz konusudur. ―kol‖. Bu sanatın icra edildiği mısralar Ģunlardır: AĢağıdaki mısralarda tabiata ait olan ―geçit‖. Tenasüp sanatı poemadaki konu bütünlüğünü destekleyici yöndedir.‖ AĢağıdaki mısralarda mevsim isimlerinden ―yaz‖ ve ―kıĢ‖ bir arada kullanılmıĢtır. Tenasüp Poemada tenasüp sanatı çok geniĢ yer tutmasa da kayda değer bir yere sahiptir. Cığırları. ―baĢ‖ ve ―diĢ‖ gibi organ isimleri bir arada kullanılmıĢtır. Yaz bir yana. ―Ġobustanda räġs eläyän Ġayalara.258 Bästänigar pärdäsinä?‖ 4.‖ AĢağıdaki mısralarda insan vücuduna ait olan ―el‖. ġol var ikän. ĠıĢ bir yana. daĢlara bax. BaĢ var ikän.

Dil bir yana. Soyuġdan üĢüyür.‖ AĢağıdaki mısralarda tabiata ait olan ―tepe‖. susur bulaġlar. ―Ällär süzür incä-incä. Yaylaġları gäzä-gäzä. bir anlığa baxaġ göylärä.‖ AĢağıdaki mısralarda tabiata ait olan ―yaprak‖. ―Tökülür yarpaġlar. ―Täpälärdän säpälänir. ―yayla‖. ―rüzgar‖. diĢ bir yana.‖ AĢağıdaki mısralarda insan vücuduna ait ―el‖ ve ―ayak‖ isimleri bir arada kullanılmıĢtır. Däyir daĢa. ve ―diĢ‖ gizi insan vücuduna ait organ isimleri bir arada kullanılmıĢtır. ―pınar‖. Göydä topalanır ġäm buludları. ―Gälin. . ―ova‖ ve ―taĢ‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır. äsir budaġlar.259 AĢağıdaki mısralarda ―ağız‖. ―TiträĢir ağzın içindä. toz-toz olur. Ayaġlarsa yerin-yerin. Payazın sazağı käsir otları. ―bulut‖ ve ―dal‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda tabiata ait olan ―gökyüzü‖ ve ―bulut‖ kelimeleri bir arada kullanılmıĢtır. enir düzä. ―gökyüzü‖. ―dil‖.

Üräyinin tellärindän Tellär çäkib tara xalġın. Bu sanatın yer aldığı mısralar poemaya ayrı bir hava katar.11.260 Buludlar burulur. .‖ AĢağıdaki mısralarda ―kalmak‖ fiili ilk mısrada ―mahsur kalmak‖. Buludlar dönür. Cinas sanatının yer aldığı mısralar Ģunlardır: AĢağıdaki mısralarda kullanılan ―tel‖ kelimesi hem insanın yüreğindeki tel olarak mecâzî anlamda kullanılmıĢ hem de bir müzik aleti olan tarın telleri manasında yer almıĢtır. son mısrada ise ―yaĢanan bir olay sonucu geriye kalan‖ manalarında kullanılmıĢtır. öz ġälbini ara xalġın AĢağıdaki mısralarda kullanılan ―kül‖ kelimesi ilk mısrada ateĢin sönmesiyle yanan cisimden kalan kalıntı manasında kullanılırken ikinci mısrada çekilen dertler. ―Ocaġdakı od külündän.Cinas Poemada cinas sanatı sadece birkaç yerde mevcuttur. sinenin dağlanmasıyla oluĢan mecâzî bir külden bahsedilmektedir. Sinändäki dağ külünü.‖ 4.11. O tellärin näğmäsindä Öz ruhunu. ikinci mısrada ―iĢin yapılamayarak kalması‖.

‖ 4. Ġaratoyuġ yuvaları?‖ AĢağıdaki mısralarda ―kar almak‖ ifadesi ilk olarak ―kar basmak‖ anlamında.11.261 ―Däryada gämim ġaldı. durumlara okuyucu da bir yandan manalar yükleme çabasına girmektedir. Bu sanatın kullanımı Ģairle okuyucu arasında kurulan diyaloğu destekleyici yöndedir. ardından da ―bir türün yeni doğmuĢ hali‖ manasında kullanılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda cinas-ı nâkıs yapılmıĢtır.‖ AĢağıdaki mısralarda ―yuva‖ kelimesi ilk olarak ―delik‖ manasında. ġikästänin Zil guĢäsi ġaraldı. Bu da okuyucuyu poemanın derinliklerine . Bu yolla Ģairin aslında bilip de bilmemezlikten geldiği olaylara. Mänä dä ġämin ġaldı. ―Ġarabağın çöllärini ġar aldı. Çox çäkdim yar cäfasın. Biçmädim zämin ġaldı. ―ne‖ kelimesi ikinci mısrada kelimenin eki olarak kullanılmıĢtır.Tecahül-i Arif Poemada tecahül-i arif sanatının kullanımı çok olmamakla birlikte azımsanmayacak derecededir. ardından da ―kararmak‖ anlamında kullanılmıĢtır. Oyuġ-oyuġ yuvaları.12. ―Dağların sinäsi nä? Gün ġalxıb sinäsinä. ―Ney üstündä yeddi säsin.

aynı durum üzerine düĢünmeye yöneltmektedir. Nädir belä? Bälkä elä. Pekâlâ. ―ġur‖ mkamını uzunca açıklamıĢtır. dilini anlamayan insanlar karĢısında günahkâr olup olmadığını sorgulamaktadır Ģair. ―Çox ġürrälänir Bäxtiyar öz Ģe’rinä härdän. Guya deyäcäkmiĢ bizä Ģe’rilä nädir ġur?!‖ AĢağıdaki mısralarda ise dalda kendi diliyle insanoğluna bir Ģeyler anlatmak isteyen kuĢun.262 sürükleyerek Ģairle aynı olay. Bu makamın anlatıldığı bölümün sonunda ise makam hakkında çok bir Ģey bilmediğini ifade ederek bu sanatı icra emiĢtir. Oyuġ-oyuġ yuvaları. ―Ney üstündä yeddi säsin. ‖ĠuĢ dilini bilmiriksä. Bu sanatın kullanıldığı mısralar Ģunlardır: AĢağıdaki mısralardan Ģair önce. Günahkarmı o ġuĢcuğaz?‖ AĢağıdaki mısrada ise müzik enstürmanından çıkan seslerin aslında enstürmanın hıçkırıkları olduğu ifade edilmiĢ ve nasıl bir feryat içerdiği sorgulanmıĢtır. Aslında bunun bir ses armonisi olduğu bilinmektedir. Önce birbirlerinden ayrı düĢen civcivlerin yuvaları olup olmadığını sorgular. gerçeğin farkındadır. Aslında Ģair. bu sorunun cevabını bilen Ģair. ―O säsdäki ġırıġ-ġırıġ hıçġırıġlar nä nalädir?‖ AĢağıdaki mısralarda bir çalgı aleti olan neyin üzerindeki deliklerin ne olduğunu dair sorular sorar Ģair. okuyucuların dikkatini konuya çekmek amacıyla bu sanatı uygulamıĢtır. ardından da kırık bir hayalin sesi olma ihtimalini ortaya koyar. .

―Sığırçının belindäki ArĢına bax. dünyanı gör. bu durumun gerçekte olmadığını bilmektedir. Bälkä o da bizim kimi Ölçmäk istär bu dünyanı?‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. bu durumun gerçek olmadığını bilmektedir. ―Bälkä Muğam bir gözläyiĢ. Ancak yine de sorgulamaktadır. ―Ġanı bälkä düĢüb tarın kök sininä?‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. ―Muğamdakı hıçġırıġlar Üsyan edir bälkä divin tilsiminä?‖ .263 Balaları perik düĢän Ġaratoyuġ yuvaları? Säslär ġırıġ bir arzunun can säsimi? Yuvaları dağıdılmıĢ Çolpaların naläsimi?‖ AĢağıdaki mısralarda Ģair. muğamdaki hüzünlü makamların masallarda kötü karekter olan devin büyüsüne isyan edip etmediğini sorgular. Aslında Ģair. muğamın ne olduğunu bildiği halde onun bir bekleyiĢ olup olmadığını sorgulamaktadır. gerçekte çobanın dünyayı arĢın arĢın ölçmek istemediğini bilmektedir. Bir häsrätdir?‖ AĢağıdaki mısralarda Azerbaycan masallarından biri olan ġengülüm ġüngülüm masalında ölen hayvan kahramanın kanının tarın tellerine düĢüp düĢmediğini soran Ģair.

Okuyucu sadece poemada geçen konular üzerine düĢünmez bu eserde. ―Äziziyäm gül oldum. Kim yaratdı.13. fasılın icrasında dinleyenlere müzik ziyafeti çeken tar ve tarın çıkardığı sese seslenir Ģair. AĢağıdaki mısrada ise Ģair okuyucuya seslenir. Türkiye Türkçesindeki ―Azizim‖ ifadesinin Azeri Türkçesindeki karĢılığıyla.Nida Nida sanatı poemada sadece iki yerde geçmektedir. Yandım.11. ey pirim mänim.11. axır.14. tarihe dair birçok konuda hem bu konuları hem de bu konular üzerinde kendi yerini sorgular eseri okurken.264 AĢağıdaki mısralarda sorulan soruların cevabını bilen Ģair. ‖ 4.Ġstifham Poemada çok sık kullanılan sanatlardandır. Birbirlerini tamamlayan bu iki ensur Ģairin gözünde kutsal bir yere sahiptir. ey näğmäm. dünyaya. Nä yaratdı?‖ 4. kül oldum. Onu hürmete layık bir ―pîr‖ olarak değerlendirir. . bilmemezlikten gelmektedir. ―KeĢiĢläri. Hämzäläri. Bu mısralar Ģunlardır: ―Ey tarım.‖ Yukarıdaki mısrada Ģair. Hayata. Poemada soruların sık sorulmasının sebebi Ģairin okuyucuyu söz konusu konularda düĢünmeye yönlendirmek istemesidir.

oyulmaġla Segah?‖ ―Gözä göz yaĢlarıtäk bir belä dolmaġla Segah?‖ ―Nä deyirsän.265 Poemada sorulan sorular baĢka soruları da peĢinden getirir. buna necä tab gätirirsän?‖ ―Niyä taleläri daĢa çaldılar?‖ ―Sinänä çäkilän bu dağlar nädän?‖ ―O nädir?‖ ―Nä deyir könlümü oymaġla. mäni mändän belä almaġla Segah?‖ ―Häyat nä?‖ ―Ölüm nä?‖ ―Ömür nä?‖ ―Yol nä?‖ ―Ġäflät yuxusunu dağıdan nädir?‖ ―Hökmüylä. ġäsdiylä nä deyir zaman?‖ ―Fırlanır. Bu sanatın yer aldığı mısralar Ģunlardır: ―Ġırġavulun döĢündäki ränglär nädir?‖ ―Ġnanaġmı bu nağıla?‖ ―Günü gün çalamağın nä faydası?‖ ―O bizim çölläri niyä tärk edir?‖ ―Göräk. fırlanan nädir?‖ . Kısacası bu poemada okuyucu. bir filozof gibi düĢündürülmeye yönlendirilir. fırlanır.

ġüngülümün ġanı Bälkä düĢüb tarın kök sininä?‖ ―Muğamdakı hıçġırıġlar Üsyan edir bälkä divin tilsiminä?‖ ―Dünän onun ġapısında boyun bükän. Bu gün necä oğurladı Märd kiĢinin Ġıratını?‖ . son nädir?‖ ―Ġäsdi bilinmäyän bu oyun nädir?‖ ―O muğamın älvan-älvan hallarımı?‖ ―Bälkä Muğam bir gözläyiĢ.266 ―Ay nä. gün nädir?‖ ―Ġlk nä. Bir häsrätdir?‖ ―Canavarın aldatdığı ġengülümün.

Dalğasımı ġatardakı häzin. vuġar. Bälkä… Hasar pärdäsidir Çahargahın?‖ ―Görän nä danıĢır. Tämkin.267 ―Nänäm Nigar Bälkä onda çağırıb ilk bayatını?‖ ―DaĢlardakı o oymalar. Nä däyir bizä säslärä bükülmüĢ Bu göz yaĢları?‖ ―O hara täläsir? O niyä gädir?‖ ―Nädän ötrü ayrı saldılar Kärämi Äslidän. Ġäysi Leylidän?‖ . Ģirin pärdälärin?‖ ―Bürclärdäki o äzämät.

Gah färähli hallarımı?‖ 4. göyläri öz axıĢıyla Haldan-hala salan bu zaman.15. üräyin gah ġüssäli. Ġrsâl-i Mesel Poemada bu sanat sadece iki yerde kullanılmıĢtır.268 ―Suların ġayalardakı häzin.11. Bahar havasına oxudan nädir?‖ ―Yerläri. nä danıĢır o?‖ ―Vaġifin gönlünü ġana döndärän. Kim deyä bilär ki. Xumar baxıĢdanmı süzülmüsän sän?‖ ―ĠıĢda yağan ġarı. Asta-asta pıçıltıları. nädir?‖ ―O. Ġrsâl-i Mesel olarak kullanılan biri deyim diğeri atasözü olan satırlar Ģunlardır: . Bahar gälincä sellärä döndärib axıdan nädir?‖ ―Yuxudan ġaldırıb ulu dağları.

Calasan da günü günä.‖ ―Tut ucundan sän göğä çıx.‖ . bu yağıĢın.269 ―Ötän günä gün çatarmı.

4.270 SONUÇ Bu çalıĢmamızla büyük Azerbaycan Ģair ve yazarlarından biri olan Bahtiyar Vahabzâde’nin ―Muğam‖ adlı poemasının dil ve üslup bakımından incelemesini yaptık. ―Metnin Latin Harflerine Aktarımı‖ bölümünde transkripsiyon iĢlemi yapılmıĢtır. 3. Sanat AnlayıĢı ve Eserleri‖ hakkında bilgi verilmiĢtir. ÇalıĢmamızın değerlendirmesini kısaca Ģu satırlarla özetleyebiliriz. ―Muhteva Ġncelemesi‖ bölümünde poema muhteva bakımından ayrıntılarıyla incelenmiĢtir. Ruhî Portresi ve Fikir Yapısı. ―Metnin Türkiye Türkçesine Aktarımı‖ bölümünde metnin Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmıĢtır. Aynı baĢlık altında bazı Türkologların ve siyaset adamlarının Vahabzâde hakkındaki sözlerine yar verilmiĢtir. 1. Tezin ―GiriĢ‖ bölümünün ilk alt baĢlığı olan ―ġair Hakkında‖ bölümü hazırlanırken Ģair hakkında ―ġairin Hayat Hikâyesi. Bu bölümün son alt baĢlığı olan ―Poemanın Özeti‖ bölümünde poemadaki Ģiirlerin konuları birkaç cümleyle özetlenmiĢtir. Bu inceleme sonunda Ģairin poemada fasıl makamlarını sadece konu olarak iĢlemekle kalmayıp makamların felsefesini de yaptığı anlaĢılmıĢtır. Dil incelemesinde bu eserde diğer kelime türlerine ve gruplarına yoğun bir nazaran Ģekilde sıfatların kullanıldığı ve sıfat tamlamalarının daha sonucuna . ―Dil ve Üslûp Ġncelemesi‖ bölümünde yapılan dil ve üslup incelemesinin sonunda Ģairin Azerbaycan Türkçesini eserinde büyük bir ustalıkla kullandığı ortaya koyulmuĢ olup eserde uyguladığı teknikler ayrıntısıyla incelenmiĢtir. Ġkinci alt baĢlık olan ―Modern Azerbaycan ġiiri Hakkında Bilgi‖ ve üçüncü alt baĢlık olan ―Poema Yazı Türü Hakkında Bilgi ve Azerbaycan Edebiyatında Poawma Türü‖ bölümlerinde söz konusu konular hakkında bilgi verilmiĢtir. 5. 2.

ġair tarafından çeĢitli tanımlamaların yapıldığı ve tabiat manzaralarının çizildiği satırlar. .271 varılmıĢtır. Eserde kullanılan cümlelerin incelenmesiyle varılan sonuçlar Ģu Ģekilde özetlenebilir: Eserde yer alan cümleler yüklemine göre değerlendirilecek olursa isim ve fiil cümleleri hemen hemen aynı oranda kullanılmıĢtır. genellikle isim cümlelerinden oluĢmaktadır. telmih ve istifham sanatlarının diğer sanatlara nazaran daha yaygın olarak kullanıldığı sonucuna varılmıĢtır. Eksiltili cümle ikinci sırayı alırken kurallı cümle oldukça az yer tutmaktadır. ―Söz Sanatları‖ incelemesinde sonucunda eserde teĢbih. Cümleleler öğe diziliĢlerine göre değerlendirildiğinde ise incelenen eserin manzum bir eser olmasının da etkisiyle devrik cümle baskın gelmektedir. teĢhis. Tarihten sahnelerin yer aldığı ve bir olayın vukû bulduğu satırlar ise umumiyetle fiil cümlelerinden müteĢekkildir.

―Edebî Üslupla Ġlmî Üslubun Mukayesesi‖. Men Ġnamın Övladıyam‖.f. ―Türk Dünyasının Ortak Sesi‖. 8 CAFEROV. Ġstanbul. 1997. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi. . Ankara. 5 AYDOĞAN. Yayınları. Deniz Kitabevi. Azerî Edebiyatı AraĢtırmaları. 2 AHUNDOV. 6 AYTMATOV..1. Baskı. Türkiye Türkçesinden Azerbaycan Türkçesine Büyük Sözlük. S. MEB. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. Yayınları. TDK.Baskı.42. Nizami. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. YaĢar. 1994. 2. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi.Baskı 1994. Yavuz. Nahçıvan Folkloru. Ġ. 2000. ―Yaradıbdır Ġnam Meni. ―Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı‖. Sayı: 4. ġeref.‖ 7 Azerbaycan Folkloru Antologiyası 1. Dergâh Yayınları. 1994. MEB. 3 AKPINAR. (Cilt 1-2). 4 ALTAYLI. Ehliman. Haziran 1994. ―Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı.272 KAYNAKÇA 1 AĞAYEVA. 1. Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü. Baskı. s. Seyfettin. ġ. Cengiz. Türk Müziği Teorisi ve Makamlar. Ankara. 1. Ġstanbul. Bakü. Güz. Azerbaycan Türkçesinden aktaran: Perviz Sultanov. 9 ÇAKAR. Yayınları. 2004. Ġstanbul.

Ferit. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. Türkoloji Dergisi. TDK. ―Pırlanta Gibi Bir ġiir‖. 11 DĠLÇĠN. ―Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı‖. Cem. B.273 10 DEVELLĠOĞLU. Ankara. Azärbaycan Räsmi Dövlät Qazeti Milli Mäclis Orqanı ( www. Sayı 1. ―BolĢevik Ġhtilalinden Sonraki Azerbaycan Edebiyatında ġiir ve Poema Türü‖. DTCF Yayınları. 6. Bayrak Yayınları. Çarp Versiyası. 1997. Ankara. 16 HÜSEYNOV. Ġstanbul. 2000. ―Muğam Xäzinäsinin Ġnciläri. .azerbaijan. 2000. Ġstanbul. Akçağ Yayınları. ―Vahabzâde’nin ġiirleri Arasında‖. 2000. Arif. 15. Cilt. Ankara. Bican. (Ġlk Baskı. Türk Dünyası Üzerine Ġncelemeler. 13 ERCĠLASUN. Tevfik Fikret (Devir-ġahsiyet-Eser). 2002. Dergâh Yayınları. Türk Dil Bilgisi. 17 KAPLAN. Örneklerle Türk ġiir Bilgisi. 1971).news. 2. 15 ERGĠN. A. 18 KAPLAN Mehmet.Baskı. 17. 12 DURMUġ. Baskı. Ankara Üniversitesi. Yayınları. Mehmet.az ). Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. Yaxut Muğam Virtuozları‖. ―Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı‖. Aydın Kitabevi. Ankara. A. Mitat. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. 14 ERCĠLASUN. Mayıs 2005. Baskı. Muharrem.

Eski Türk Edebiyatına GiriĢ. Abdürrahim Ötkür’ün ġiirleri. Türkiye Türkçesi Grameri (ġekil Bilgisi). Ahmet. ―Bahtiyar Vahabzâde’nin Vatan ġiirleri‖. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. 27 MUSAOĞLU. Ankara. TDK. 26 MUSAOĞLU Mehman. ÇENGEL Hülya. ZAL. ―Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı‖. Yüzyıl Türk Edebiyatı Üzerine Bir Deneme‖. . Türküye ĠĢ Bankası Kültür Yayınları. 1. 21 KASAPOĞLU. Baskı. 20 KARAKAġ. 2006. Ankara.. Ġstanbul. ―Bahtiyar Vahabzâde Hayatı ve Eserleri‖ Ankara. ġuayip. M. MEB Yayınları. Cilt 1. ―Bahtiyar Vahabzâde’nin Hayat Hikâyesi‖. 1998.2001. Zeynep. Baskı. Türk Musikisinin Nazariye ve Esasları. Mehman. 1979. 24 MAYADAĞLI. ―Bahtiyar Vahabzâde ve Ana Dili. Hüsniye. Hüseyin. Akçağ Yayınları. Ankara. M. 22 KORKMAZ. Sayı 2.274 19 KARADENĠZ. Ekrem. Çolpan’ın ġiirleri. 28 ÖZBAY. 2000. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Türk Kültürü AraĢtırma Enstitüsü Yayınları. ―Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı‖. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi. 25 MERMER. Türk Yurdu Dergisi. ―20. 1. Halistin. y. 23 KUKUL. Ankara. Yayınları. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. Güz 1996. Aralık 2003. 1994.

Ankara. René Wellek. Azerbaycan Edebiyatı. Halil Ġbrahim. Ankara. T. Ankara. Kaynak Yayınları. Bahtiyar. Çeviren: Yılmaz Onay. Ġzmir. 31 Türkiye DıĢındaki Türk Edebiyatları Antolojisi. Haziran 2006. 6. Baskı. Açılan Sähärlärä Salam.24. Bakü.9. Yazıcı Yayınları.Baskı.1998. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi. Akademi Kitabevi. TDK. 2002. Edebiyat Teorisi.C. ―Modern Azerbaycan ġiiri (Kuzey)‖. 33 Türkçe Sözlük (Cilt 1-2). Ġstanbul. Rasim. Evrensel Basım Yayın.Yayınları. Ġstanbul. 34 USTA. TDK Yayınları. . Türk Dili. Genndiy. . Kültür Bakanlığı Yayınları. 2005. Aralık 2005. 36 VAHABZÂDE. c. 38 Yazım Kılavuzu. 1997. ―Bahtiyar Vahabzâde Özel Sayısı‖ 30 POSPELOV.c. Atatürk Kültür Merkezi BaĢkanlığı Yayınları. (Türk ġiiri Özel Sayısı 5). ―Bahtiyar Vahabzâde’nin ―Ana dili ‖ ġiiri Üzerine‖.275 29 ÖZYÜREK.1979. Ankara. Bahtiyar. Baskı. 35 VAHABZÂDE. 1. 32 Türk Dünyası Edebiyatı Tarihi 7. Çeviren: Ömer Faruk Huyugüzel. Aralık 2005. Gün Var Bir Aya Değer. Edebiyat Bilimi. 37 WARREN. Austin.

news.az 42 www.9sekiz.net.com. Dursun.net 45 www.turkudostlari. .tr 43 www. ―Bahtiyar Vahabâde Özel Sayısı‖. 41 www.azerbaijan.gov.azadtribun.― ―Payız DüĢünceleri‖ Üstüne DüĢen― Büyük Arzular‖ ‖.turkcesarkisozleri.276 39 YILDIRIM. Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisi.com 44 www. 40 www.kultur.

tabiat olaylarıyla. Poemanın muhteva bakımından değerlendirilmesi sonucunda söz konusu eserin konusu kısaca Ģu Ģekilde açıklanabilir: Poemada fasıl makamları. Dil ve üslup değerlendirmesinde ise Bahtiyar Vahabzâde’nin güçlü kalemini bu esere nasıl yansıttığını müĢahede ettik. Bu konular yer yer benzetmeler yer yer de karĢılaĢtırmalar yapılarak kombine edilmiĢtir. halkın günlük yaĢantısıyla iç içe iĢlenmiĢtir. Ġncelememizin sonunda söz konusu poemanın muhteva bakımından sıradan bir manzum eser olmadığı. tarihten sahnelerle.277 ÖZET Bu çalıĢmamızda Azerbaycan Edebiyatının önemli Ģair ve yazarlarından biri olan Bahtiyar Vahabzâde’nin ―Muğam‖ adlı poemasını dil ve üslup bakımından inceledik. Poemanın dil ve üslup bakımından değerlendirmesinde. Bununla beraber edebî sanatlar orijinal bir Ģekilde icra edilmiĢtir. Poemanın dili oldukça sadedir. Söz konusu eserde sıfatlar ve sıfat tamlamaları diğer kelime türlerine ve gruplarına nazaran daha yoğun kullanılmıĢtır. ANAHTAR SÖZCÜKLER Transkripsiyon Metin Aktarma Metin Ġnceleme Edebî Sanatlar Poema . Ģairin bu poemada kullandığı dil özelliklerini ayrıntılarıyla inceledik. poemanın konusu olan fasıl makamlarının felsefesini ihtiva ettiği sonucuna vardık.

which is written by Bahtiyar Vahabzade. And in the language and wording study. one of the most important poet and writer of Azerbaijan. historical scenes. This is done with many similes and comparisons. After our study. In the poems study by language and wording. The subject of this poem. which is musical styles. Poems language is very simple. In the poem.278 ABSTRACT In this thesis. we saw how Bahtiyar Vahabzade reflects his strong pen to this poem. the adjectives and adjective phrases are used more than other word types and phrases. we investigate the language used in this poet in detail. the subject can be summarized as follows. daily life. we studied the poem ―Muğam‖ by language and wording. Additionally. we conclude that the poem is not an ordinary work by its content and it includes the philosophy of the musical styles inside itself. After studying the poem by its content. literary arts were put in original styles. KEY WORDS Language Text Grammar Literature Vocabulary Poet Poem . is written together with natural events.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->